Elazığ’da Fırat Kalkınma Ajansı tarafından, Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli’deki kadın ve gençlerin istihdamının desteklenmesi amacıyla İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Programı çerçevesinde hayata geçirilen TRB1 Bölgesindeki Dezavantajlı Kişilerin İş Gücüne Sürdürülebilir Entegrasyonu Operasyonu kapsamında kadın ve genç istihdamının desteklenmesi konferansının kapanışı gerçekleştirildi. Bir otelde düzenlenen konferansın, bölgedeki kadınlar ve gençler olmak üzere, dezavantajlı grupların iş gücü piyasasına entegrasyonunu sağlamak amacıyla tasarlanması ve bireylerin sürdürülebilir istihdam imkanlarını artırmayı ve bölgesel ekonomik kalkınmaya katkıda bulması hedefleniyor.
Konferansta konuşan Elazığ Vali Yardımcısı Armağan Yazıcı, “Avrupa Birliği ve devletimizin katkılarıyla finanse edilen koordinatörünü Fırat Kalkınma Ajansının yürüttüğü kadın ve genç istihdamının artırılması olan kadın ve genç istihdam projesiyle işin var gücün var mottosuyla hayat bulan programın kapanış konuşmasında bir araya geldik. Toplantımızın hayırlarla sonuçlanmasını temenni ediyorum. Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli illerimizi kapsayan bu programın temel amacı iş gücü piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasıdır. Bunu hedeflerken de özellikle dezavantajlı konumda bulunan kadın ve girişimcilerimizin iş hayatında entegrasyonunu sağlayarak sürdürülebilir kalkınmanın hedeflenmesidir. Kadın girişimcilerimize fırsat eşitliği sunarak mesleki eğitim ve danışmanlık hizmeti vererek kendilerine geliştirme, mesleki beceri kazandırma ve iş dünyasında ve sosyal hayatta var olarak hem aile ekonomilerine hem de ülke ekonomisine katkı sunmaları desteklenmiş girişimciliğin de artması hedeflenmiştir” dedi.
33 aylık çok önemli bir projenin kapanış konuşmasını yaptıklarını belirten Kalkınma Ajansları Koordinasyon Daire Başkanı Abdulvahap Yoğunlu, “Gerçekten çok kapsamlı bir proje tasarım aşamasında ajansın istihdama yönelik ihtiyaç ve sorunları tespit eden ve o sorunları kolaylaştırmaya yönelik faaliyetler yürüten kapsamlı bir projedir. İstihdamı artırmak hem ulusal hedefimiz hem de kalkınma ajanslarının önemli görevidir. Ulusal ve yerel anlamda çok başarılı çalışmalar yapılıyor. İstihdamın artırılmasına yönelik özellikle gençlerimizin geleceğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Fırat Kalkınma Ajansları yerelde ve bölgede boşlukları dolduran ulusal anlamda yapılan çalışmaların yerel de iş birliği çerçevesinde faaliyet gösteren kurumlardır. Bu anlamda yerelde ve ulusalda iş birliği kombinasyonu sağlanıyor. Bu projenin en önemli faaliyetlerinden bir tanesi mesleki eğitim. İş gücü piyasasına girmek için öncelikle mesleğinin olması gerekiyor. Bu mesleklerin de piyasa tarafından talep edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Programa; Elazığ Vali Yardımcısı Armağan Yazıcı, Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu, Kalkınma Ajansları Koordinasyon Daire Başkanı Abdulvahap Yoğunlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Uğur Güneş, AB Türkiye Delegasyonu İnsani ve Sosyal Kalkınma Bölümü Program Yöneticisi Melahat Güray, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcısı Ersoy Günay, STK temsilciler ve iş dünyasından vatandaşlar katıldı. – ELAZIĞ
]]>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Moritanya Dışişleri Bakanı Muhammed Salim Merzuk ile bakanlığın İstanbul temsilciliğinde bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın Irak’a yapacağı ziyarete ilişkin bilgi verdi.
Fidan, özetle şunları söyledi:
“Bizim amacımız bölgesel istikrarın, refahın ve kalkınmanın mümkün olduğu bir ilişki trafiği içerisinde bulunmak, ilişkilerimize bu şekilde kurumsallaşma getirmek, bölgede düzenin ve refahın gelişmesi için elimizden geleni yapmak.
Cumhurbaşkanımızın ziyareti esnasında 20’den fazla anlaşmanın imzalanması için ön mutabakatları tamamlamış durumdayız. Seyahat iki ayaklı olacak, Bağdat ve Erbil ayağı var. Bağdat’ta Cumhurbaşkanımız hükümet başkanı ile bir araya gelip bir çalışma toplantısı yemeği olacak. Daha sonra anlaşmalar imzalanacak. Kendisi ayrıca Irak Cumhurbaşkanı ile bir araya gelecek. Irak, büyük potansiyeli ve imkanlara sahip olmasına rağmen temel hizmetlerin halka ulaştırılması konusunda büyük sıkıntılar yaşamakta. Mevcut hükümetin farkındalık geliştirdiğini görüyoruz. Hep beraber neler yapabiliriz, daha iyi bir sulama sistemi nasıl kurulabilir, enerji konuları nasıl hayata geçirilebilir; bu konuda Türkiye olarak her türlü desteği verme konusunda bir kararlılığımız var. Bakanlığımız düzeyinde, iş adamları düzeyinde çeşitli temaslar devam ediyor. Artık Cumhurbaşkanımızın Irak’a ziyareti, orada bir stratejik çerçeve anlaşmasının imzalanması konusunda mutabık kalınmış durumda.
“IRAK’IN İÇ KARIŞIKLIKLARLA ANILMASINI İSTEMİYORUZ”
Çok alanda aynı anda nasıl iş birliği yürütülebilir? Bu iki ülke ilişkisi açısından önemli bir yol haritası teşkil edecek. İki ülke arasındaki ilişkilerde kalıcı faydaları ortaya koymak arzusundayız. Bölgemizin özellikle Irak’ın iç karışıklarla anılmasını istemiyoruz. Onun için ekonomik kalkınmanın siyasal istikrarın esas olmasını temenni ediyoruz. Bunun alt başlıkları arasında terörle mücadele bulunmakta. Terörle mücadelede nasıl büyük adımlar atılabilir, Bağdat hükümeti ile yoğun görüşmeler içerisindeyiz. Biz Irak-Türkiye ilişkilerinin bölgemizde önemli bir örneklik teşkil edeceğine inanıyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanımızın önem verdiği Kalkınma Yolu projesinin hayata geçmesi durumunda Irak halkı ve bölge halkları için önemli bir örnek teşkil edeceğine inanıyoruz. Bölge çatışmalarla, istikrarsızlıklarla değil kalkınma ile refah ile kültür ile sanatla gündeme gelmeli. Bunun için çabalarımız artırıyoruz.
“GAZZE MESELESİ ELE ALINACAK”
Gazze meselesi de ele alınacak. Bağdat hükümeti ile Gazze konusunda aynı hassasiyetlerimizi paylaşıyoruz. Uluslararası sistem de verdiğimiz sese destek veriyor, bu da önemli bir konu. Cumhurbaşkanımızın Erbil ziyareti esnasında da bölgesel yönetim yetkilileri ile bir araya gelerek kendilerine verdiğimiz destek aramızdaki ilişkinin artırılması, Irak iç istikrarının sağlanmasında kendilerine düşen birtakım rollerin hatırlatılması konusunda da kendileri eminim vizyonlarını paylaşacaktır.”
]]>15 yılda 3,9 milyon TL proje desteği ve 7,2 milyon TL yatırım
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten OKA, 15 yıldır bölgede bin 200 projeye güncel rakamla 3,9 milyon TL destek vererek, 7,2 milyon TL yatırım yapılmasını sağladı. İmalat sanayi, turizm, sosyal kalkınma, çevre, enerji, kentleşme, tarım ve kırsal kalkınma, kurumsal kapasite, yatırım ve tanıtım gibi tematik alanlarda özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları tarafından merkezi ve yerel programlar aracılığıyla uygulanan bu projeler Amasya ve Tokat illerinde turizm sektöründe mekansal bir dönüşüm sağlarken, Çorum ve Samsun illerinde yoğunlukla imalat sanayi alanında dönüşüm sağlayarak üretim kapasitesi ve istihdam olanaklarını artırdı. Ajans, ülke ölçeğinde başarılı uygulama örneği niteliğindeki bu çalışmalarıyla Bölgenin kalkınma sürecine ivme kazandırdı.
En fazla uluslararası kaynağı bölgesine çeken kalkınma ajansı
Ajans, bugüne dek başvuru sahibi, ortak ve iştirakçisi olduğu 15 dış kaynaklı proje ile 54,3 milyon avro AB kaynağını da bölgesine kazandırarak, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından “En Fazla Uluslararası Kaynağı Bölgesine Çeken Kalkınma Ajansı” olarak başarı sertifikasına layık görüldü. 2023 yılında genç istihdamı, turizm, katma değerli üretim ve ihracat, girişimcilik ile bölge planlaması odaklı başarılı çalışmalarını 2024 yılında da devam ettirmeyi hedefleyen OKA, yeni dönemde Bölge potansiyelinin değerlendirilmesine ve geliştirilmesine yönelik etkili hamleleriyle, kapasiteyi güçlendirip öncü ve örnek çalışmalarına devam ediyor.
“Bölgesel Kalkınmanın Yüzyılı olacak bir sürecin başındayız”
Bölgenin, ülkenin kalkınma hedeflerine katkısını devam ettirmek üzere OKA olarak gayretle çalışmaya devam edeceklerini söyleyen OKA Genel Sekreter Vekili Mehlika Dicle, “Cumhuriyetimizin 100. yılında Bölgesel Kalkınmanın Yüzyılı olacak bir sürecin başındayız. Bölgelerimizin potansiyellerinin harekete geçirilmesi, kendilerine özgü imkan ve kabiliyetlerinin yenilik temelinde geliştirilmesi, bölge dirençliliklerinin artırılması ve afet sonrası ekonomik ve sosyal iyileşmenin sağlanması yoluyla ülkemizin dengeli kalkınmasına azami katkının sağlanması ile bölge içi ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması temel amacı ile tüm Ajanslarımız çalışmalarını yürütmeye devam edecektir. Yılın ilk 3 aylık dönemini geride bıraktık. Mart ayının başında ilan ettiğimiz Fizibilite ve Teknik Destek Programları ile yatırım, üretim, istihdam, ihracat temelinde bölgemizin kalkınmasına yönelik proje portföyünü geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bölgemizde sayıları her geçen gün artan organize sanayi bölgelerine yeni özel sektör yatırımlarının kazandırılması kadar yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik altyapı projeleri de önem arz ediyor. Önümüzdeki beş yıl gündemimizde yer alacak ikiz dönüşüm başlıkları yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm ajansımızın da önemli gündem maddeleri arasında yer alacak” dedi.
Kalkınmaya yönelik faaliyetlerini yatırım destek faaliyetleri ile bütünleşik olarak sonuç odaklı programları çerçevesinde yürüttüklerini vurgulayan Dicle, “Ajansımızda uygulamakta olduğumuz 3 sonuç odaklı programımızla bölgemizde mekansal, ekonomik ve toplumsal dönüşüm süreçlerinin öncüsü olduğumuzu söylememiz gerekir. ‘Kültür ve Doğa Turizmi Ekseninde Şehirlerin Markalaşması’, ‘Katma Değerli Üretim ve İhracat’ ve ‘Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesi’ sonuç odaklı programları faaliyetleri ile 2024 yılında turizm, ihracat ve girişimcilik alanlarını desteklemeye devam edeceğiz. Ajansımızın etkin hizmet üreten birimleri olan Yatırım Destek Ofislerimizin, Bölgedeki potansiyel yatırım konularında tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerine ağırlık vereceğiz. Ayrıca YDO faaliyetlerinin çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Araştırma, analiz çalışmalarının yanı sıra kapasite geliştirme, tanıtım ve iş birliği faaliyetleri uygulayacağız” diye konuştu.
“İş birliği, koordinasyon ve yönlendirme kavramları ön plana çıkacak”
2024-2028 dönemini kapsayan Orta Karadeniz Bölge Planı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Mehlika Dicle, “Ajansımız, bölgenin gelecek 5 yılına yön verecek 2024-2028 yılı TR83 Bölgesi Bölge Planı hazırlık çalışmalarını Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ile koordine şekilde yürütmüş ve belirlenen takvim çerçevesinde tamamlamıştır. 2024 yılındaki çalışmalarımızı da yeni Bölge Planımızın ortaya koyduğu vizyon çerçevesinde tasarladık. Bu dönemde Ajansımız açısından iş birliği, koordinasyon ve yönlendirme kavramları ön plana çıkacak” şeklinde konuştu.
“Kadın girişimciliğini ve kadın istihdamını destekleyeceğiz”
Genel Sekreter Dicle, kalkınma ajansları için belirlenen 2024 yılı temasına da değinerek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğümüzce, kalkınma ajanslarının 2024 yılı çalışma teması ‘Kadın Girişimciliği/Kadın İstihdamı’ olarak belirlendi. Bu kapsamda Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesi Sonuç Odaklı Program faaliyetlerimizde kadın girişimciliği ve kadın istihdamı odağında çalışmalarımıza başladık. Yeni kadın girişimciler yetiştirecek, kadın istihdamı ve iş yaşamında kadına bakış açısında farkındalık oluşturacak, iş hayatında kadın temsilini güçlendirecek, yeni kadın girişimcilere rol model oluşturacak, imalat sanayi özelinde nitelikli kadın işgücünü artıracak faaliyetlerimiz planlı şekilde ilerliyor. Bu alanda önemli bir kapasite oluşturmayı ve nitelikli sonuçlar elde etmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı. – SAMSUN
]]>İSTANBUL, 1 Nisan (Xinhua) — Ankara merkezli Türkiye Asya-Pasifik Araştırmaları Merkezi Direktörü Selçuk Çolakoğlu, Çin’in kalkınma modelinin hızlı modernleşme ve büyümeye örnek teşkil ettiğini belirtti.
Çolakoğlu kısa süre önce Xinhua ile yaptığı söyleşide, Çin’in son 40 yılda önemli bir kalkınma ve dönüşüm süreci geçirdiğinin altını çizdi.
Uzman, “Çin özellikle son on yılda stratejik olarak daha yenilikçi stratejilere, yüksek teknolojili endüstriler geliştirmeye, katma değerli üretim birimlerine ve daha çevre dostu üretime öncelik verdi” dedi.
Hızla gelişmekte olan ülkeler için en önemli zorluğun orta gelir tuzağı olduğuna dikkat çeken uzman, Çin ile Güney Kore ve Singapur gibi bazı Asya ülkelerinin bu tuzaktan başarıyla kaçındığını ve dönüşümlerini sürdürdüğünü vurguladı.
Çolakoğlu, “Bu bağlamda Çin’in kalkınma modeli, diğer bazı Asya ülkeleriyle birlikte, hızlı modernizasyon ve kalkınma alanında en iyi uygulamalar açısından başarılı bir örnek teşkil ediyor” dedi.
Çin’in dünyada önde gelen ekonomilerden birine dönüştüğünü ve kalkınma deneyiminin büyük önem taşıdığını belirten Çolakoğlu, “Bu stratejik değişim sadece Çin’in ekonomik dönüşümü açısından değil, aynı zamanda küresel ekonomik kalkınma açısından da çok önemli” diye konuştu.
Akademisyen, Çin’in kalkınma stratejilerinin, benzer bir ilerleme kaydetmek isteyen gelişmekte olan diğer ülkeler için örnek uygulamalar sunduğunu ifade etti.
Çolakoğlu, “Çin’in yüksek teknolojili endüstrileri ilerletme ve yenilikçi stratejiler uygulama kararlılığı, ülkenin daha olgun bir kalkınma sürecine doğru ilerlediğini gösteriyor” ifadesini kullandı.
Akademisyen, Çin’in imalat, bilişim, malzeme, enerji, uzay ve sağlıktan oluşan geleceğin altı kilit sektörünü desteklemek üzere kısa süre önce bir kılavuz hazırladığını belirtti.
Bu stratejinin en iyi uygulaması olarak Çinli elektrikli araç üreticilerinin üretim ve teknolojik yenilikler konusunda küresel pazarda liderliği ele geçirdiğini belirten akademisyen, Çin’deki yüksek teknoloji endüstrisinden güç alan çevre dostu kalkınmada bir artış görüleceğine dair inancını dile getirdi.
Çin’in küresel tedarik zincirlerinin merkezinde yer aldığını ve dünya ekonomisini daha canlı hale getirdiğini kaydeden Çolakoğlu, Çin’in siyasi nedenlerle küresel tedarik zincirlerinden koparılmasının küresel ekonomi açısından öngörülemeyen sıkıntılar yaratacağını ve genel anlamda küresel sistem için zorluklar oluşturacağını belirtti.
Çolakoğlu, durgun seyreden küresel ekonomik toparlanma sürecinde Asya ülkelerinin ekonomik yükseliş yaşadığını ve küresel ekonomi, ticaret ve üretim faaliyetlerine daha aktif şekilde katıldığını belirtti.
Akademisyen, “Sadece Çin değil, Güneydoğu Asya ve Doğu Asya ülkeleri dahil olmak üzere diğer ülkeler de çoğunlukla yüzde 5 ila 10 arasında değişen ve küresel ortalamayı aşan büyüme oranlarıyla çok başarılı kalkınma süreçlerine sahipler” dedi.
Çolakoğlu, Asya ekonomilerindeki dinamik ve güçlü kalkınmanın küresel ekonomik görünümü önemli ölçüde canlandırdığını, büyümeyi ve uluslararası ticareti güçlendirdiğini ifade etti.
Akademisyen, özellikle Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasının imzalanmasının ardından Doğu Asya’da artan bölge içi ticaretten övgüyle söz ederek, bu ticaretin dünya gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 30’u gibi önemli bir paya karşılık geldiğini vurguladı.
Çolakoğlu, “Asya ülkelerinin olumlu etkisi aynı zamanda bölge içi ticareti ve genel olarak ekonomik entegrasyonu daha da ileriye götürüyor. Bu ticari hareketlilik, ticari entegrasyon ve ekonomik bütünleşme ise dünyanın ekonomik büyümesi üzerinde olumlu etkiler yaratıyor” dedi.
Akademisyen, Batılı ülkelerin çatışmalar, savaşlar veya pandemiler sırasında küresel tedarik zincirindeki kesintilere karşı dayanıklılığı artırmak için Asya’nın organizasyon yapısından ilham almalarını önerdi.
Çolakoğlu, “Bu bağlamda önde gelen ekonomiler, özellikle de gelişmekte olan ve gelişmiş ekonomiler bir araya gelerek işbirliği yapmalı ve mevcut mesele ve sorunlara çözüm bulmalı” dedi.
]]>Kacır, Mersin Üniversitesi Gençlik Bilim Sanat Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde düzenlenen Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) projeleri açılış törenine katıldı.
Burada konuşan Kacır, eşsiz tarihi, göz kamaştıran doğal güzellikleriyle Akdeniz’in incisi, ülkenin önemli liman kenti Mersin’e yeni projeler kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Mersin’in sanayisi, ticaret, kültür ve turizmiyle kendileri için ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade eden Kacır, bugün kente değer katacak 19 projeyi Çukurova Kalkınma Ajansı eliyle hayata geçirdiklerini bildirdi.
Kacır, Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşımak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı ve güçlü liderliğiyle ülkeyi demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla buluşturmaya devam ettiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Bütün dünya krizlerin pençesinde kıvranırken, küresel siyasi ve ekonomik dengeler her geçen gün değişirken, ülkemizde hayalden gerçeğe dönüşen sayısız projeye, sayısız esere hep birlikte imza attık. Sanayiden enerjiye, ulaştırmadan eğitime, sağlıktan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda 81 şehrimizi yatırımlarla ilmek ilmek dokuduk. Tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefimiz doğrultusunda eser ve hizmet siyasetinden ödün vermedik. 22 yıldır, durmadan, yorulmadan tüm kadrolarımızla önümüze vizyoner yeni hedefler, projeler ve programlar koymaya devam ettik. Kazanımlarımızı Cumhuriyetimizin ikinci asrında Türkiye Yüzyılı ile daha ileriye taşıyoruz. Tüm illerimizin mevcut kapasitesini, potansiyelini, o şehrin kendi kimliğiyle birlikte değerlendiriyor, harekete geçiriyoruz.”
Kacır, Bakanlık olarak Mersin’i sanayisiyle, üretimiyle, istihdamıyla, sağladıkları yatırım teşvikleriyle desteklemeye devam ettiklerini dile getirdi.
Son 22 yılda Mersin’de 28 bin işletmeye 3,7 milyar lira ile KOSGEB katkısı
Ülke ekonomisinin lokomotif şehirlerinden Mersin’i yatırım teşvikleriyle geliştirmeye devam etiklerini anlatan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son 22 yılda şehrimizde yeni ya da ilave yatırımlar için 2 bin 483 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 371 milyar lira tutarında sabit yatırımın ve 51 bin 300 nitelikli istihdamın önünü açtık. Şehrimizde sanayinin çarklarının daha hızlı dönmesi adına 5 yeni organize sanayi bölgesi ve 2 endüstri bölgesi kurduk. 24 bin 500 ilave istihdam oluşturduk. Şehirlerimizin kalkınmasının, sürdürülebilir büyümesinin teminatı olarak gördüğümüz KOBİ’lerin yanında olmaya devam ettik. Mersin’imizde 2002’ye kadar parmakla sayılabilecek kadar az sayıda KOBİ’miz KOSGEB desteklerinden yararlanmışken son 22 yılda Mersin’de 28 bin işletmeye 3,7 milyar lira ile KOSGEB katkısı verdik.”
Kacır, katma değerli üretim ve teknoloji geliştirme altyapısını güçlendirmek adına Mersin’e 2 teknopark, 11 AR-GE merkezi ve 1 tasarım merkezi kazandırdıklarını, firmaların AR-GE ve teknoloji odaklı projelerine 2,8 milyar lira destek sağladıklarını dile getirdi.
Bilimsel araştırma ve AR-GE kapasitesini güçlendirmek üzere TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında 444 projeye ve 823 bilim insanına 1,3 milyar lira kaynak sağladıklarını belirten Kacır, “Türkiye’nin teknoloji üssü olma yolundaki yürüyüşünde Mersinli gençlerimizin de yer alması adına Mersin’de 2 Deneyap Teknoloji Atölyesi kurduk. Gençlerimize, robotik kodlamadan, tasarım ve programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine pek çok yenilikçi teknoloji alanında 3 yıllık ücretsiz eğitim imkanı sunuyoruz. Mersin’in yerel değerlerini, lezzetlerini coğrafi işaretle tescilledik, 22 yöresel ürünümüzü koruma altına aldık.” diye konuştu.
Bakan Kacır, kalkınma ajansları programları vasıtasıyla, kamu kurumlarının, üniversitelerin, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının toplam 532 yerel kalkınma projesine 2,1 milyar lira destek sağlandığı bilgisini verdi.
“Mersin’i plan ve projelerimizle geliştirmeye devam edeceğiz”
Projelerin bazılarıyla ilgili bilgi veren Bakan Kacır, şunları kaydetti:
“Gilindire ve Silifke Astım mağaralarının doğal ve arkeolojik değerlerini koruyarak yeniden düzenliyoruz. Bu doğa harikası mağaralarımızı şehrimizin önemli turizm bölgeleri haline getiriyoruz. Mut Organize Sanayi Bölgesinin altyapısını gerçekleştirerek ilçemizde daha çok yatırım ve daha fazla istihdamın önünü açıyoruz. Erdemli’de ‘Ekolojik Kamping’ modelini hayata geçirerek, bölgede ekstrem sporlar ve macera turizminin geliştirilmesine katkı sağlayan bir turizm altyapısı kurmuş olduk. ‘Üretimde Birlikteyiz Kadın Girişimi’ projesiyle Anamur’da yöreye özgü tarımsal ürünlerin işlendiği, kurutulduğu, paketlendiği ve aromatik yağların çıkarıldığı bir tesis kurduk. Kadınlarımızın iş gücüne daha yoğun katılmasını mümkün kıldık. Akdeniz’in göz bebeği Mersin’imiz her şeyin en iyisini hak ediyor. Daha güzel, daha müreffeh, daha yaşanılır bir Mersin hedefi doğrultusunda, Mersin’i plan ve projelerimizle geliştirmeye devam edeceğiz.
Mersin’de Türkiye Yüzyılı bayrağını en yukarılara hep birlikte çıkaracaklarının altını çizen Kacır, sözlerini, “İnanıyoruz ki 31 Mart’ta da Mersinli kardeşlerimiz mührü büyük ve güçlü Türkiye’ye vuracak. Mersin kazanacak, Türkiye kazanacak.” diye tamamladı.
Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan da kalkınma ajanlarının bölgesel farklılıkları ortadan kaldırmak, illerdeki potansiyelleri ön plana çıkarmak ve o potansiyeller doğrultusunda projeler üretmek, geliştirmek ve uygulamak üzere kurulduğunu anlattı.
Kentin dahil olduğu Çukurova Kalkınma Ajansı bünyesinde Adana’nın da yer aldığını anımsatan Pehlivan, kaynakları iki il arasında etkin ve verimli bir şekilde paylaşma ve bu doğrultuda da projeler geliştirme üzere yola çıkan ajansın kentte 19 projeyi tamamladığını aktardı.
Pehlivan, projelerin Mersin’e hayırlı olmasını diledi.
]]>Bartın’ın Ulus ilçesi Ulukaya köyünde cenaze törenine katılan Tunç, vefat eden Sadık Özkan’ın ailesine başsağlığı diledi.
Törene, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Garnizon Komutanı Deniz Kıdemli Albay Erkan Şahin, Cumhuriyet Başsavcısı Faruk Kaynak, İl Jandarma Komutanı Albay Ersin Aslan, AK Parti İl Başkanı Yaşar Arslan da katıldı.
Daha sonra AK Parti İlçe Başkanlığınca Amasra Spor Salonu’nda düzenlenen iftar programına katılan Tunç, burada yaptığı konuşmada, AK Parti döneminde ilçeye çok önemli eserler kazandırıldığını anlattı.
Tünel yaparak ulaşımı kolaylaştırdıklarını ve ilçeye yolcu limanı kazandırdıklarını anlatan Tunç, limanı daha da geliştirerek Amasra’yı marka yapacaklarını söyledi.
Tunç, AK Parti Belediye Başkan adayı Ahmet Reis’in projelerini tek tek hayata geçireceklerini belirterek, “Daha fazlasını yapacağız çünkü böyle dünya cenneti bir yerde yaşamanın biraz ayrıcalığı olmalı. Onun için doğal gaz gecikmemeli, bütün mahallelerde doğalgaz yanmalı. Sokaklarımızda asfalt, kaldırım problemi olmamalı. Amasra’mız bunları çoktan aşmış olmalı.” diye konuştu.
Gerçek belediyeciliğin 1994’te İstanbul’da başladığını, Cumhuriyet Halk Partisi yönetimindeki İstanbul’u, yaşanılamaz hale getirilmiş İstanbul’u yaşanılır hale getirdiği için milletin Recep Tayyip Erdoğan’ı başbakan yaptığını vurgulayan Tunç, şöyle devam etti:
“Millet ona ‘Bir parti kur arkandayım.’ dedi. ve gerçek belediyecilikten doğdu AK Parti. İstanbul’da doğan o gerçek belediyecilik 2002’de AK Parti’nin iktidara gelmesiyle 81 ilde, bütün ülkemize eser ve hizmet siyaseti olarak yayıldı. Türkiye’nin 81 vilayetinin fiziki kalkınmasını, altyapı sorunlarını, yollarını, otobanlarını, barajlarını, üniversitelerini, KÖY-DES ve BEL-DES projeleriyle yaşanılan yerleri daha müreffeh hale getirdik. Dünya projeleriyle ülkemizi tanıştırdık.”
“Halkımızın alım gücünü artırmaya devam edeceğiz”
Bakan Tunç, ülkenin fiziki kalkınmasını sağlarken bir yandan da demokrasi mücadelesi verdiklerini, Türkiye’nin gelişimini, kalkınmasını, terörle mücadelede başarılı olmasını istemeyenlerin boş durmadıklarını dile getirdi.
Her zaman müdahalelerle karşı karşıya kaldıklarına işaret eden Tunç, “Partimizi kapatmaya bile kalktılar. 367 krizleri, e-muhtıralar, gezi olayları, 17-25 Aralık emniyet, yargı, darbe girişimi, terör olaylarının artırılması, hendek kazmalar, 15 Temmuz hain darbe kalkışmasıyla karşı karşıya kaldık. Tüm bu engelleri sizin desteğinizle aşmayı başardık. Hem o engelleri aştık, hem ülkemizin kalkınmasını sağladık.” şeklinde konuştu.
Tunç, gelecek dönemde de eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre, adalete, güvenliğe varıncaya kadar her alanda insanı güçlendirmek için çalıştıklarını vurgulayarak, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle Türkiye’mizi ‘enerjide bağımsız olsun’, ‘savunma sanayinde yerli ve milli olsun’ diye çalıştık. Türkiye’yi IMF’ye muhtaç olmaktan kurtardık. Pandemiden, depremden ve dış gelişmelerden kaynaklanan o olumsuz etkilerden çok çabuk sıyrılacağız ve halkımızın alım gücünü artırmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
31 Mart’ta milletin vereceği karar sonrasında önlerinde 4 yıllık istikrar süreci ve seçimsiz, yatırımlarla, halkın refahını artırmayla geçen tartışmasız dönem yaşanacağına değinen Tunç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Dünyada da mazlumun hakkını savunmaya devam edeceğiz. Bakın bugün yine İsrail, mübarek ramazanda bir ailenin üzerine bomba atıyor, 36 Filistinli maalesef katledildi, şehit edildi. Aylardır dünyanın gözü önünde insanlık dramı yaşanıyor ama buna ses çıkarabilen sadece Türkiye var, Recep Tayyip Erdoğan var. Dünyada mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz. Dünyada adaleti savunmaya devam edeceğiz. Dünyada hakkaniyeti savunmaya devam edeceğiz. İnşallah Türkiye’yi sizlerle beraber, çocuklarımızın geleceği için, gençlerimizin geleceği için, terörün her türlüsünden arınmış huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde olacağız.”
]]>Tele1’de yayınlanan “Forum Hafta Sonu”, Eskişehir’den yaptığı canlı yayında Eskişehir Büşükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile CHP’nin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ayşe Ünlüce’yi konuk etti.
Büyükerşen programda şunları söyledi:
“Eskişehir, doğup büyüdüğüm şehir. Ömrüm hep burada geçti. Çocukluğumdan beri Eskişehir için hayaller kurardım. Anadolu Üniversitesi kuruluşunda, Akademi Başkanlığı, Kurucu Rektör olarak başlayan süreçte hayallerimizle ortaya çıkan bu bakışı Eskişehir’e yaydık. Ayşe Hanım bir hukukçu olarak adalete çok dikkat eder. Belediye kadar vatandaşın da hakkını korur. Çok tevazu sahibidir. Bu çok önemlidir. Halkı yöneten bürokraside bu kıymetlidir. Eskişehir’de tabandaki ittifakı 25 yıldır kurduk ve devam edeceğini düşünüyorum. Son seçimde yüzde 53’e yakın oy aldım. Eskişehirliler kime oy vereceğini bilirler. Eskişehirlilere hakkım varsa helal olsun diyorum. Onlar da helal etsinler. Ayşe Ünlüce ile bu güzellikleri ve başarıları devam ettireceklerine inanıyorum.”
70’TEN FAZLA PROJE
Ayşe Ünlüce de 8 ana başlıkta 70’ten fazla projeyi içeren Dengeli Kalkınma Modeli ile başta çocuklara, gençlere, kadınlara, emeklilere ve kırsala yönelik projelerini izleyicilerle paylaştı.
Emeklilerin çok zor koşullarda yaşamaya çalıştığını belirten Ünlüce, şunları kaydetti:
“Sosyal kart çalışmamız ile yardımlarımızdan düşük maaş alan emeklilerimiz faydalanabilecekler. Yine kıdemli yaşam merkezini hayata geçirerek, yaşları nedeniyle bakıma muhtaç olanların bakım hizmetlerini burada sağlayacağız. Emeklilerimizden en çok gelen taleplerden biri de şehir merkezindeki bir lokal kafeterya ve yemek lokantası ihtiyacıydı. Bunu da Emek Kafe ve Halk Lokantası ile gidereceğiz. Gençlerimize yeni gençlik merkezleri, teknoloji ve inovasyon merkezi, sosyal kütüphaneler gibi birçok proje hazırladık. Gençlik merkezleri ve diğer konularda onların görüşleri ve önerileriyle projeleri uygulayacağız.”
Kırsal kalkınmada sözleşmeli tarım modeli ile Halk Et ve Halk Bakliyat projelerinin hem üreteci hem de tüketicilere büyük fayda sağlayacağını dile getiren Ünlüce, kırsalda altyapının ardından kalkınma için büyük adımlar atılacağını kaydetti. Çiftçileri ve hayvan üreticilerini desteklemeye devam edeceklerini belirten Ünlüce, “Ancak bunlar sadece bir can suyu olacaktır. Bu bir devlet politikası olmalı ve Bakanlıklar bu alana yoğunlaşmalıdır.” diye konuştu.
31 Mart Yerel Seçimleri’ne yönelik düşüncelerini de aktaran Ünlüce “Son 25 yıldaki büyük dönüşümün canlı şahidiyim. Ben de Yılmaz Hoca’mdan devralacağım bayrakla şehriyle gurur duyan Eskişehirlilere hizmet etmenin onurunu taşıyacağım. Geleceğe ilişkin son 25 yılın 8 yılını belediyede geçirdim ama öncesinde sivil toplum örgütlerinde hep aktif görev aldım. Benim yapacağım çalışmalarda son 25 yılın imzası olacak. Eskişehir hiçbir zaman agresif büyüyen şehir olmadı. Şehirlerin gelecek vizyonu olması lazım. Anlık kararlarla aklınıza geleni yapamazsınız. 8 ana başlıkta Dengeli Kalkınma Modeli’miz ile Eskişehir’i dengeli bir kalkınma ve büyüme ile gelişimini sürdüreceğiz. Sahada Eskişehirlilerin şehrini çok benimsediğini ve Eskişehir ittifakını görüyorum. Bu seçimi onların inancıyla, Eskişehir için kazanacağız.”
]]>Tunç, Artvin’de bir düğün salonunda düzenlenen iftar programında, Artvinlilerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, başarılı bir yönetici olarak tanıttığı AK Parti Artvin Belediye Başkan adayı Mehmet Kocatepe’ye destek istedi.
Türkiye’de gerçek belediyeciliğin temellerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın attığını dile getiren Tunç, Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yapılan çalışmaları anlattı.
Tunç, bu gerçek belediyeciliğin AK Parti’nin kurulmasını sağladığına işaret ederek, “Kısa süre içinde iktidara gelmesine neden oldu. Gerçek belediyecilik 2002 yılında AK Parti’nin iktidara gelmesiyle tüm Türkiye genelinde eser ve hizmet siyasetine dönüşerek, 22 yılda ülkemizin her alanda kalkınmasını sağladı.” diye konuştu.
“Önce insan.” dediklerini vurgulayan Tunç, şu değerlendirmede bulundu:
“İnsanımızı güçlendirmek için çalıştık. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre, adalete, güvenliğe varıncaya kadar her alanda insanımızı güçlendirmek için çalıştık. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ dedik, hastaneler, okullar, yollar, barajlar, üniversiteler yaptık. Dünya projeleriyle ülkemizi tanıştırdık. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle Türkiye’nin 81 vilayetini eserlerle donattık. Enerjide de bağımsız olsun, savunma sanayiinde de bağımsız olsun, ekonomide de IMF’ye muhtaç olmadan yolumuza devam edelim diye istikrarlı bir şekilde kalkınma hamlelerinden hiç vazgeçmedik.”
“Temel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri birer birer kaldırdık”
Bakan Tunç, Türkiye’nin fiziki kalkınmasını sağlarken bir taraftan da bu kalkınmanın önünde engel olmak isteyen şer güçlerle hep mücadele ettiklerini söyledi.
Vesayetçi, darbeci anlayışın kendilerine sürekli engel koymaya çalıştığının altını çizen Tunç, “Muhtıralar ilan etti, Gezi olaylarını çıkardı, 17-25 dedi. Terörü azdırmaya çalıştılar, hendekler kazdılar. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasına giriştiler ama tüm bu badireleri milletimizin desteğiyle aştık.” ifadesini kullandı.
Tunç, millete şükran borçlu olduklarını belirterek, “Milletimiz için ne kadar hizmet etsek azdır. İnşallah önümüzdeki süreçte de bu istikrarlı kalkınma hamlelerini sürdürmeye devam edeceğiz. Yine ülkemizin demokrasi standardını yükseltmeye devam edeceğiz. Temel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri birer birer kaldırdık.” diye konuştu.
Anayasa’da gerçekleştirdikleri, sessiz devrim sayılan reformlarla temel hak ve özgürlükleri genişlettiklerine dikkati çeken Tunç, şöyle devam etti:
“Hak arama hürriyetini arttırdık. Bilgi edinme hakkından kamu denetçiliği hakkına varıncaya kadar, kadın haklarının güçlendirilmesinden çocuk haklarına varıncaya kadar temel hak ve özgürlükleri Anayasa’mızda alabildiğine genişlettik. Anayasa’mızda darbeci ve vesayetçi ruhu azaltan reformları hayata geçirdik. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ni, Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırdık. Yüksek Askeri Şura, Hakimler Savcılar Kurulu, Anayasa Mahkemesi’nin yapısı, tüm bunları demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdik.”
Bakan Tunç, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Türkiye vizyonunun başlangıcında hedefimiz, yeni, demokratik, sivil bir anayasayı yapmak. Onu da inşallah Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi partilerimizin bir uzlaşma sağlayarak gerçekleştireceklerine yürekten inanıyoruz. Terörün her türlüsüyle mücadele ettiğimiz ve terörün kökünün kazındığı, çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğe güvenle baktığı huzurlu bir Türkiye inşa ediyoruz inşallah. Dünyada hakkaniyeti, adaleti savunmaya, mazlumun yanında durmaya devam edeceğiz.”???????
]]>Kacır, Edirne programı kapsamında Vali Yunus Sezer’i makamında ziyaret etti.
Ziyaretin ardından Kacır, “Trakya Kalkınma Ajansı Edirne Projeleri” açılış töreninin yapılacağı Edirne Ticaret ve Sanayi Odasına geçti.
Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, her yanı tarih kokan, serhat şehri Edirne’nin, geçmişte olduğu gibi bugün de özel bir yere sahip olduğunu söyledi.
Anadolu’yu Avrupa’ya bağlayan, pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, Osmanlı’ya başkentlik yapmış Edirne’ye yeni eserler kazandırmanın mutluluğu içinde olduklarını ifade eden Kacır, şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, onun tasavvur ettiği büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etme yolunda emin adımlarla ilerledik. Büyüme ve kalkınma yolundaki mücadelemizde önümüze çıkartılan nice engellere, kurulan nice tuzaklara, oynanan nice oyunlara rağmen ülkemize asırlık demokratik haklar ve kalkınma atılımları kazandırdık. 81 vilayetimizin, 85 milyon vatandaşımızın hiçbirini diğerinden ayırmadan, ötekileştirmeden, dışlamadan şehirlerimize eserler kazandırdık ve hizmetler ürettik. Ülkemizi, muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşıyacak yatırımlara imza attık. Ancak elbette ‘yetmez’ diyoruz.”
Bakan Mehmet Fatih Kacır, Cumhuriyet’in ikinci asrında, Türkiye Yüzyılı’nda daha gelişmiş, refah seviyesi artan marka şehirler için durmadan, duraksamadan çalışmaya devam ettiklerini vurguladı.
Bu vizyon doğrultusunda Edirne’nin de sanayisini, üretimini, istihdamını, kalkınmasını desteklemeye devam ettiklerini dile getiren Kacır, şöyle devam etti:
“Edirne’de gerçekleşecek toplam yatırım tutarı 24 milyar liraya yaklaşan 346 yeni ya da ilave yatırımlar için teşvik belgesi düzenledik. 8 bin 700’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. 22 yıl önce Edirne’de sadece 1 organize sanayi bölgesi (OSB) varken, 237 milyon lira bakanlık desteğiyle bu sayıyı 4’e çıkardık. Organize sanayi bölgelerimizde 1400’den fazla vatandaşımızın istihdamını sağladık. Çevre duyarlılığını önceliklendirdiğimiz organize sanayi bölgelerimizdeki tüm parsellerin üretime geçmesiyle bu rakamı 9 bine çıkararak Edirne’mize sanayi kenti kimliği de kazandıracağız.”
Edirne’deki yatırımlar
Kacır, şehirlerde kalkınmanın baş aktörü, ekonominin sac ayağı saydıkları KOBİ’lere destek vermeye devam ettiklerine işaret etti.
Edirne’de son 22 yılda 6 bin 400’den fazla KOBİ’ye 644 milyon liranın üzerinde KOSGEB destek ödemesi gerçekleştirildiğini vurgulayan Kacır, şunları anlattı:
“Teknoloji girişimciliğini desteklemek üzere Edirne’de teknopark kurduk. Teknoparkta faaliyet gösteren firmalara 1,1 milyar liradan fazla AR-GE teşviki sağladık. TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında 142 projeye ve 280 bilim insanına 323 milyon lira destek verdik. Bilime ve teknolojiye meraklı gençlerimizi, çocuklarımızı keşfetmek, onların potansiyellerini ortaya çıkarmak, şehrimize kazandırmak için Edirne’ye Deneyap Teknoloji Atölyesi’ni kurduk. Ortaokul ve lise öğrencilerimize, tasarımdan robotik kodlama, yapay zekadan havacılık ve uzay teknolojilerine 11 farklı yenilikçi teknoloji başlığında 36 ay ücretsiz eğitim imkanı sunduk ve sunmaya da devam ediyoruz.”
Deneyap Teknoloji Atölyelerine başvurular devam ediyor
Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı kapsamında 81 ilde bulunan Deneyap Teknoloji Atölyelerine başvuruların devam ettiğini ifade eden Kacır, 25 Mart’a kadar tüm kentlerdeki 4, 5, 8 ve 9. sınıflar ile lise hazırlık sınıfında okuyan öğrencilerin başvurularını beklediklerini kaydetti.
Kacır, Edirne’deki 11 meşhur yöresel lezzeti coğrafi işaretle tescilleyerek, kültürün koruma altına alındığına vurgu yaptı.
Trakya Kalkınma Ajansı aracılığıyla kamu kurumları, mahalli idareler, üniversite, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının 341 kalkınma projesine 533 milyon lira destek verildiğini söyleyen Kacır, şöyle devam etti:
“Bugün Trakya Kalkınma Ajansı eliyle Edirne’mizde, gençlerimize, kadınlarımıza, çocuklarımıza, çiftçilerimize, sanayicimize ve dezavantajlı vatandaşlarımıza yönelik projelerin açılışını gerçekleştiriyoruz. Tarımdan turizme, sanayiden sosyal içermeye kadar yerel kalkınmayı destekleyecek, şehrimizin ekonomisine katkı sağlayacak 17 eseri Edirne’mize kazandırıyoruz. Bu projelerin bazılarından kısaca bahsetmek isterim. ‘Kadının Emeği Evinin Ekmeği’ Projesi’yle kadınlarımızın ürettiği el emeği göz nuru ürünlerin markalaşması, pazarlanması ve satışını destekliyoruz. Bu projemizle kadın istihdamını da artırıyoruz.
Keşan Belediye’mizle gerçekleştirdiğimiz ‘Yıl Boyu Üretim ve İstihdam ile Okula Giden Mutlu Çocuklar’ projesiyle sezonluk tarım işçisi ailelerimize 12 ay iş olanağı sunuyoruz. ‘Gastro-Akademi ile Gelecek Mutfakta’ projesiyle hizmet sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için istihdam garantili eğitimler veriyoruz. Engelsiz Yaşam Merkezi Projemizle engelli bireylerin atölyeler ve eğitimler aracılığı ile sosyal hayata ve üretime katılmalarını destekliyoruz.”
Kacır, Türkiye Yüzyılı’nda Edirne’yi gerçekleştirilen projelerle ihya etmeye devam edeceklerini belirtti.
“Edirne maalesef gerçek belediyeciliğe, gönül belediyeciliğine hasret”
Edirne’nin belediyecilik hizmetlerinden yeterince yararlanamayan bir kent olduğunu ifade ederek, Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı Belgin İba’ya destek isteyen Kacır, şöyle sürdürdü:
“Edirne maalesef gerçek belediyeciliğe, gönül belediyeciliğine hasret. Gelin 31 Mart’ta Edirne’de bu hasrete son verelim. Edirne gerçek belediyecilikle tanışsın, Türkiye Yüzyılı’nda yoluna güçlü devam etsin. Biz, bu kadim şehir Edirne’yi bir başka seviyoruz.
Biz bu şehrin yiğitliğini, cesaretini seviyoruz. Biz bu kadim şehrin söz konusu millet ve memleket olunca hep en ön safta olan vatanperver insanlarını seviyoruz. İnanıyoruz ki inşallah Edirne, 31 Mart’ta tercihini sadece vatan ve millete hizmet aşkıyla çalışanlardan yana kullanacaktır. Ecdadın iftihar şehri Edirne’de inşallah emanet, ehil olana teslim edilecektir. Tarih boyunca şanlı akıncılar çıkaran, bileği bükülmez pehlivanlar yetiştiren Edirne için biz de var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”
Edirne Valisi Yunus Sezer de tarihi ve kültürel değerleriyle ön plana çıkan Edirne’nin stratejik konumuyla dikkati çektiğini belirtti.
Edirne’nin Balkanlar’ın başkenti olduğunu, orada yaşayan insanların da Edirne’ye bu şekilde baktığını ifade eden Sezer, “Umudumuz burada serbest ticaret bölgesi ve teknolojiye dayalı endüstri bölgelerinin oluşturulması. Kentin Balkanların cazibe merkezi olması noktasında yoğun bir şekilde çalışıyoruz.” dedi.
Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin de bölgeyi kalkındıracak projelere desteklerinden dolayı Bakan Kacır’a teşekkür etti.
Konuşmaların ardından projelerin açılış kurdelesi kesildi, ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak ve üretici kadınlar Bakan Kacır’a hediye takdim etti.
Kacır, daha sonra “Gastro Akademi ile Gelecek Mutfakta” Projesi kapsamında ETSO’da açılan mutfağı ziyaret etti, kursiyerlerle ramazan pidesi hazırladı.
Programa AK Parti Milletvekili Fatma Aksal, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, AK Parti İl Başkan Vekili Aydoğan Akıncı, Cumhur İttifakı Edirne Belediye Başkan Adayı Belgin İba ve kurum müdürleri katıldı.
Bakan Kacır, daha sonra Trakya Teknopark’ı gezerek bilgi aldı.
Cuma namazını Eski Cami’de kılan Kacır, ardından esnaf ziyaretinde bulundu, Saraçlar Caddesi’nde AK Parti ve CHP stantlarını ziyaret etti.
Saraçlar Caddesi’nde bir kuyumcu esnafının, “Görüyorsunuz şehrimiz virane” demesi üzerine Bakan Kacır, “Çok güzel olacak bu şehir. İnşallah 31 Mart’ta iyi bir netice bekliyoruz.” dedi.
]]>Kacır, Güney Ege Kalkınma Ajansı desteğiyle hayata geçirilen Denizli Projeleri’nin Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen açılış törenine katıldı.
Konuşmasında Güney Ege Kalkınma Ajansı desteğiyle kentin nitelikli ve çok yönlü kalkınmasını sağlayacak 32 projenin hayata geçirileceğini aktaran Kacır, projelerin hayırlı olmasını temenni etti.
Son 22 yılda gerçekleştirdiği kalkınma hamleleriyle, üretimiyle, istihdamıyla, eser ve hizmetleriyle adeta tarih yazan bir Türkiye olduğunu aktaran Kacır, milli geliri 238 milyar dolardan 1,1 trilyon dolara, istihdamı 19 milyondan 32 milyona, ihracatı 36 milyar dolardan 255 milyar dolara taşıdıklarını belirtti.
Bakan Kacır, şöyle konuştu:
“Piyade tüfeğini dahi üretemeyen, savunma envanteri neredeyse tümüyle dışa bağımlı bir Türkiye’yi askeri insansız hava aracı üretiminde lider, ihtiyaç duyduğu tüm kritik platformları yerli ve milli olarak geliştirebilen bir ülke haline getirdik. Savunma sanayiinde yüzde 80’leri bulan dışa bağımlılığımızı yüzde 20’lere indirdik. 60 yıl öncesinin Devrim Otomobili hayalini, devrin otomobili TOGG üreterek gerçeğe dönüştürdük. Siyasetin eksenini emek ve eser üzerinde yeniden kuran bir Türkiye var. Şimdi son 22 yılda gerçekleştirdiğimiz kazanımları Türkiye Yüzyılı ile taçlandırıyoruz.”
Son 22 yılda Denizli’deki yatırımlar için 2 bin 226 yatırım teşvik belgesi düzenlediklerini, 134,1 milyar lira sabit yatırımın ve 40 bin 600’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtıklarını söyleyen Kacır, 594 milyon lira yatırımla 2 yeni organize sanayi bölgesi kurduklarını hatırlattı.
Kurdukları 15 AR-GE, 12 tasarım merkezi ve 1 teknoparkla Denizlili sanayicilerin, girişimcilerin katma değerli üretim yolculuğunda yanında yer aldıklarını vurgulayan Kacır, Denizli’nin 2. teknoparkını da Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçireceklerini bildirdi.
TÜBİTAK’ın burs ve destek programları kapsamında 412 projeye ve 573 bilim insanına 1,2 milyar lira kaynak sağladıklarını ifade eden Kacır, Denizli’ye Deneyap Teknoloji Atölyesi kazandırdıklarını aktardı.
Kacır, Denizli’nin yerel 14 lezzetini coğrafi işaretle tescilleyerek hem üreticileri hem tüketicileri hem de kültürü koruduklarını, kalkınma ajansının mali ve teknik destek programları kapsamında 493 kalkınma projesine 866 milyon lira destek verdiğini dile getirdi.
Açılışa Vali Ömer Faruk Coşkun, AK Parti Denizli Milletvekilleri Şahin Tin, Nilgün Ök ve Cahit Özkan, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Bakan Kacır ve beraberindekiler, konuşmaların ardından Denizli Projeleri arasında yer alan Denizli Mesleki Eğitim ve Test Merkezi’ni gezerek incelemelerde bulundu.
Güney Ege Kalkınma Ajansının 84 milyon 258 bin lira desteğiyle kentte toplam 110 milyon 385 bin lira yatırımla farklı sektörlerdeki 32 projenin hayata geçirildiği belirtildi.
]]>Kentteki programları kapsamında Yalova Belediyesi ve esnaf ziyaretinde bulunan Bakan Kacır, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’ndeki Yalova Meyve Suyu Üretim Tesisi’nin açılış törenine katıldı.
Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, eşsiz doğası, bereketli toprakları ve güzel iklimiyle Türkiye’nin meyve üretiminde öncü şehirlerinden Yalova’nın ilk coğrafi işaretli tarım ürünü Yalova aronyasının üretim hacmini artıracak, aynı zamanda şehrin tarım potansiyelini açığa çıkaracak projenin, Yalova’ya ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.
Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşımak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı ve güçlü liderliğiyle ülkeyi asra bedel demokrasi ve kalkınma hamleleriyle buluşturduklarını aktaran Kacır, “Yurdun dört bir yanını ulaştırmadan sağlığa, turizmden ticarete, teknolojiden savunma sanayine, güvenlikten tarıma kadar her alanda eserlerle, hizmetlerle adeta ilmek ilmek dokuduk. Sıfırdan inşa ettiğimiz araştırma geliştirme ve inovasyon ekosistemizle, altyapısı güçlü planlı sanayi alanlarımızla, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’yi küresel üretim üssü haline getirdik.” diye konuştu.
Bakan Kacır, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığını tahkim edecek hamleleri bir bir hayata geçirerek yerli ve özgün, teknoloji geliştiren, teknoloji üreten Türkiye’yi inşa ettiklerini belirterek “Artık ürettiği askeri insansız hava araçlarıyla terörü vatan toprağından silen, 60 yıl öncesinin devrim otomobili hayalini devrin otomobilini üreterek gerçeğe dönüştüren bir Türkiye var. Makus talihini yenmiş, yeniden yükselişi gerçekleştirmiş, kadim tarihinden aldığı ilhamla geleceğe umutla bakan güçlü ve büyük Türkiye.” ifadelerini kullandı.
“48 bin 500’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık”
“Türkiye Yüzyılı” adını verdikleri Cumhuriyetin ikinci asrının, ülkenin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine yükselişinin, milletin layık olduğu noktaya taşınmasının asrı olacağını belirten Bakan Kacır, konuşmasına şöyle sürdürdü:
“Tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi inşa ederken, yatırım teşvikleriyle, sanayi sektörümüze, KOBİ’lerimize sağladığımız imkanlarla ve bölgesel kalkınma projelerimizle son 22 yılda Yalova’mızı da ihya ettik. Yalova’ya yaptığımız yatırımlarla, eser ve hizmetlerimizle şehrin çehresini değiştirdik. Düzenliğimiz 628 teşvik belgesiyle şehrimizde 133 milyar lira tutarındaki yatırımın ve 48 bin 500’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Yalova’mızın kalkınmasının başat aktörü olarak gördüğümüz KOBİ’lerimize can suyu olduk. 22 yıl öncesinde parmakla sayılabilecek kadar az KOBİ’miz, KOSGEB desteklerinden faydalanmışken biz bu sayıyı 452 milyon liranın üzerinde destekle 5 bin 100’ün üzerine çıkardık. 22 yıl önce Yalova’mızda organize sanayi bölgesi (OSB) yoktu. Biz şehrimize 4 OSB kazandırdık. Organize sanayi bölgelerimizde 5 bine yakın yeni istihdam oluşturduk.”
Yalova’yı, bilimde ve teknolojide daha ileriye taşımak için TÜBİTAK akademik, bilim insanı ve özel sektör Ar-Ge destek programları kapsamında 73 projeye ve 133 bilim insanına, 342 milyon lira destek sağladıklarını açıklayan Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji üssü olma yolundaki yürüyüşünde, Yalovalı gençlerin de yer alması adına Yalova’da Deneyap Teknoloji Atölyesi kurduklarını aktardı.
“171 kalkınma projesine 291 milyon lira destek olduk”
Yalova’nın yerel tatlarını, lezzetlerini koruduklarını, dünyaya tanıttıklarını dile getiren Kacır, şöyle devam etti:
“Yalova aronyası, Çınarcık işi ve Yalova kivisini coğrafi işaretle tescilledik. Kalkınma Ajansı mali ve teknik destek programları kapsamında kadın ve genç istihdamını destekledik. Şehrimizin tarımda, katma değerli üretim potansiyelini harekete geçiriyoruz. Yalova’yı her alanda kalkınma yolculuğunda hızlandırıyoruz. Bugüne kadar kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın 171 kalkınma projesine 291 milyon lira destek olduk. Bugün de yine başta kadınlarımız ve gençlerimizin iş hayatına aktif katılımlarını sağlayacak, şehrimizin tarımsal kalkınmasını destekleyecek ‘Üzümsü Meyvelerle Yalova’da Kır Kent Elele’ projesinin açılışını gerçekleştiriyoruz. Doğu Marmara Kalkınma Ajansımızın 4,4 milyon lira destek verdiği bu proje ile şehrimizin coğrafi işaretli ürünleri Yalova aronyası ve Yalova kivisi başta olmak üzere üretilen meyvelerin işlenmesi için bir meyve suyu üretim hattı ama aynı zamanda bir kuluçka merkezi kurduk. Yerel meyve üretiminin sürdürülebilirliğini destekleyecek, bölgesel kalkınmayı hızlandıracak bu tesisi, meyve üreticilerinin, kooperatiflerin hizmetine sunduk. Aynı zamanda şehrin meyve üretiminde verimliliğini, kaliteyi ve sürdürülebilirliğini artırmak için 20 vatandaşa eğitim verdik.”
“Yalova’nın büyüme yolculuğunda her daim yanında olmaya devam edeceğiz”
Yalova’nın üretimde, istihdamda, büyüme yolculuğunda her daim yanında ve yakınında olmaya devam edeceklerini belirten Kacır, “Şehrimizi son 22 yılda olduğu gibi kalkındırmaya, potansiyelini harekete geçirmeye devam edeceğiz.” dedi.
Yalova’nın, 1999 depreminde en fazla yara alan illerden birisi olduğunu hatırlatan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:
“Allah, aynı acıları bir daha yaşatmasın. Şehrimiz küllerinden yeniden doğmasına, güçlenmesine hükümet olarak muazzam katkı sunduk. Yalova son 22 yılda, hızla toparlanarak ülkemizin en cazip, en gözde şehirlerinden biri haline geldi. Afetlere dayanıklı, güvenli, güçlendirilmiş şehirler ancak gerçek belediyecilik anlayışı ile kurulur, imar edilir. Şimdiye kadar gerçek belediyecilik yaptık, gönül belediyeciliği yaptık, bundan sonra da Türkiye’nin dört bir yanında bu anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Çünkü bizim ajandamızda farklı siyasi ikballer, farklı hedefler yok. Bizim ajandamızda sadece millete kesintisiz hizmet etmek, şehirlerimizi geleceğe taşımak, büyük ve güçlü Türkiye hedefini gerçekleştirmek var. Yalova’mız bu anlamda inanıyorum ki, 31 Mart’ta emaneti ehline teslim edecektir. Biz şehirlerimize yatırım yapmaya, potansiyellerini harekete geçirerek kalkınma hareketini yerelden genele taşımaya devam edeceğiz. İnanıyoruz ve biliyoruz ki milletimiz artık ağır bedeller ödeyerek, zorluklara göğüs gererek elde ettiği kazanımlarından ödün vermeyecek. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde müreffeh, daha itibarlı daha güçlü Türkiye için kutlu yürüyüşümüz devam edecek.”
İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk okuduğu duanın ardından Bakan Kacır, Yalova Valisi Hülya Kaya, AK Parti Yalova Milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş ve Meliha Akyol, Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı ile birlikte kurdele keserek tesisin açılışını gerçekleştirdi.
Bakan Kacır, açılışın ardından tesisi gezerek yetkililerden bilgi aldı.
]]>Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla düzenlenen Creavit AR-GE Merkezi açılış töreninde konuşan Tunç, ülkenin sanayi alanında son yıllarda kalkınmasını, ilerlemesini sürdürürken, AR-GE ve inovasyona da büyük önem verildiğini söyledi.
Tunç, şirketlerin, şehirlerin, ülkelerin AR-GE ve inovasyona önem verdiği ölçüde rekabetçi olduğuna işaret ederek, Zonguldak’ın da Filyos endüstri bölgesiyle öne çıktığını görmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Bakan Kacır’ın, ülkenin 22 yılda sanayi ve teknoloji alanındaki gelişimini anlattığını aktaran Tunç, şunları kaydetti:
“Gurur duymamak mümkün değil. Bundan 22 yıl önce AR-GE ve tasarım noktasında hiç firma yokken bugün 1600’lere ulaşması; gelişmenin, kalkınmanın göstergesi. Organize sanayi bölgelerimizin sayısının artması, organize sanayi bölgelerimizdeki fabrikaların çoğalması, bölgemizde de bunların örneklerinin artarak devam etmiş olması hepimizin malumu. Türkiye genelinde 2002’ye göre organize sanayi bölgelerinde 3 kat artış söz konusu. Yine uluslararası liman sayısı bakımından 2-3 kat, tersane sayısı bakımından yine 3 kat, havalimanı sayısı bakımından 2 kattan fazla artış söz konusu. Ulaşım, demir yolu, kara yolları tüm bunları anlatmama gerek yok. Nereden nereye gelindiğini, ne kadar büyük mesafe alındığını hepimiz biliyoruz.”
Tunç, kalkınmanın, sanayileşmenin, teknolojinin en önemli temelinin eğitim olduğuna dikkati çekerek, derslik ve üniversite sayılarında kat kat artışlar söz konusu olduğunu ifade etti.
Türkiye ekonomisinin 3-4 kat büyüdüğünü belirten Tunç, bunun tüm alanlardaki olumlu etkisinden bahsetti.
“Milletimiz 22 yıldan bu yana güvene, gelişmeye, kalkınmaya destek verdi”
Bakan Tunç, istikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkenin 81 vilayetini eserlerle donatırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkenin demokrasi standardını da yükseltmenin gayretinde olduklarını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Temel hak ve özgürlük alanını daha da genişletti. Hak arama hürriyetini, hak arama yollarını yaptığımız mevzuat ve anayasa değişiklikleriyle alabildiğine genişlettik, demokratik hukuk devleti ilkesini güçlendirdik. Birileri ‘Türkiye’de hukuki güvenlik yok, öngörülebilirlik yok.’ diye kara propaganda yapsa da bunun hiçbir aslı ve astarı yoktur. Birkaç böyle siyasallaştırdıkları davaları öne çıkararak, Türkiye’de hukuki güvenliğin olmadığı, Türkiye’de hukuki öngörülebilirliğin, yatırım ortamının olmadığı yönündeki kara propagandalara milletimiz de inanmıyor ve Türkiye’ye gelmek isteyen yabancı sermaye de buna inanmıyor. Rakamlar ortada. Türkiye’ye gelen yabancı sermaye miktarı, doğrudan yabancı sermaye miktarı 2002’de sadece 15 milyar dolardı. Bugün bu rakam 262 milyar doları geçti. Türkiye’de yabancı yatırımcı hukuka güvenmese, öngörülebilirlik olmasa 15 milyardan 262 milyara doğrudan yabancı sermaye çıkabilir miydi?”
Türkiye’ye 2002’de doğrudan yabancı sermaye getiren şirket sayısının 5 bin 600 olduğunu aktaran Tunç, “Bugün bu sayı 80 bin 500’ü aştı. Türkiye’ye güven olmasa Türkiye’de hukuk olmasa öngörülebilirlik olmasa yabancı şirketler Türkiye’ye yatırım yapılabilir miydi? İşte bu kara propagandayı yapanlar; maalesef Türkiye’ye yabancı yatırımcı gelmesin, sanayi gelişmesin, kalkınma hızı azalsın ve siyaseten de zor durumda kalsın iktidar ve sıra da bize gelsin diye düşünseler de milletimiz gerçekleri gördüğü için de 22 yıldan bu yana bu güvene destek verdi, gelişmeye destek verdi, kalkınmaya destek verdi.” ifadelerini kullandı.
Tunç, bölgenin doğal gaz keşfiyle enerji üssü olmaya devam edeceğini belirterek, endüstri bölgesinde oluşturulacak parsellere, yeni organize sanayi bölgelerine gelecek yatırımcılarla istihdamın artacağını kaydetti.
Bölgeye katkı sunan sanayicilere, yatırımcılara teşekkür eden Tunç, her zaman yatırımcıların destekçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı.
Bundan sonra da ülkenin gelişmesi, kalkınması için “önce insan” diyerek, refahı artırmaya yönelik çalışmalara devam edeceklerini dile getiren Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin 81 vilayetini eser ve hizmet siyasetiyle icraatlarla donattık. Yeterli görmüyoruz, daha fazlasına bu millet layık. Çünkü bu millet 22 yıldan bu yana demokrasi mücadelesinde hep Türkiye’ye, Türkiye Yüzyılı’na omuz verdi. O nedenle milletimize biz şükran borçluyuz. Türkiye Yüzyılı’na omuz veren milletimizle beraber gençlerimizle beraber inşallah ülkemizi şehirleriyle köyleriyle beldeleriyle daha müreffeh hale getirmenin gayreti içerisinde olacağız.” şeklinde konuştu.
]]>İmza töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, son 22 yılda, ülkeyi zaferden zafere, başarıdan başarıya birlikte koşturduklarını, ülke tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlelerini beraber yaşattıklarını söyledi. insanların inancına, diline, kültürüne değer vermeyen inkar politikalarını bir daha asla gündeme gelmemek üzere reddettiklerini belirten Bakan Kacır, şimdi de cumhuriyetin ikinci asrında, Türkiye Yüzyılı’nın harcını beraber kurmaya devam edeceklerini kaydetti. Son 22 yılda; 26,4 milyar lira tutarında sabit yatırım için bin 570 yatırım teşvik belgesi düzenlediklerini söyleyen Bakan Kacır, böylece kente 113 bin 500’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtıklarını belirtti. Bakan Kacır, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ilmek ilmek dokuduğumuz güven ve istikrar ikliminde durmadan, yorulmadan millete hizmet aşkıyla çalışmaya devam ediyoruz. Bakanlık olarak sağladığımız 1 milyar liradan fazla finansmanla bugüne gelen organize sanayi bölgemizde 12 bin 500’ün üzerinde yeni istihdam oluşturduk. Geçtiğimiz yıl Batman OSB’nin 200 hektarlık genişleme alanının altyapı inşaatını tamamlayarak sanayicimizin hizmetine sunmuştuk. Bu yıl da 430 hektarlık 5. ilave alanın altyapı çalışmalarını yatırım programına aldık. Kalkınmanın sac ayaklarından biri olan KOBİ’lerimize KOSGEB destek programlarımızla can suyu olduk. 22 yıl önce Batman’da KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ’lerin sayısı bir elin parmağını geçmiyor iken, AK Parti döneminde bu sayıyı 1.4 milyar lira destekle 6 bin 680 KOBİ’ye çıkardık. Katma değer ve teknoloji odaklı kalkınmayı hızlandırmak için şehrimize 1 Ar-Ge merkezi kazandırdık. Tüm bunlarla beraber Batman’ı, Batmanlı gençlerimizi bilim ve teknoloji dünyasında bir adım öteye taşımak adına faaliyetlerimiz sürüyor” dedi.
Son 22 yılda, TÜBİTAK destek programlarıyla 15 proje ve 67 bilim insanına 40 milyon lira destek sağladıklarının altını çizen Bakan Kacır, “Türkiye’nin teknoloji üssü olma yürüyüşünde Batmanlı gençlerimizin de yer alması adına Batman’ımızda Deneyap Teknoloji Atölyesi’ni kurduk. Dicle Kalkınma Ajansımız ve GAP Bölge Kalkınma İdaremiz tarafından desteklenen projelerle Batman’ımızın bir taraftan güçlü sanayi altyapısını desteklerken diğer taraftan şehrimizin tarihi ve doğal güzelliklerini koruyarak zengin kültürel ve tarihi mirasını ekonomik değere dönüştürüyoruz. Kadınlarımızın ve gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Dicle Kalkınma Ajansımız ile şehrimizde bugüne kadar kamudan özel sektöre 200 projeye 612,2 milyon lira destek sağladık. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı lise ve dengi okullar düzeyinde ülkenin tek mobil oyun ve animasyon merkezini ilimize kazandırdık. Şehrimizin önemli inanç ve kültür merkezlerinden Mor Kuryakus Manasatırı’nın restorasyonuna ilk desteği Kalkınma Ajansımız verdi ve eserin gün yüzüne çıkmasını sağladı. Bu projeye katkılarını esirgemeyen çok değerli Gençlik ve Spor Bakanımıza da huzurlarınızda şükranlarımı iletiyorum. Hasankeyf’te gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla kültürel mirası koruyarak doğa turizmi altyapısını güçlendirdik. Ajans destekleriyle hayata geçirdiğimiz Hasankeyf, Kozluk ve Gercüş Tekstil Atölyesi Projeleriyle toplam 4 bin 500 metrekare kapalı alana sahip ve 450 vatandaşımıza istihdam sağlayacak tekstil atölyelerini şehrimize kazandırıyoruz. Hasankeyf ve Kozluk Tekstil Atölyelerini firmalarımıza teslim ettik. Gercüş Tekstil Atölyesinin de inşaatını tamamladık” dedi.
“1750 metrekare alana kurulacak 5 atölye ile 900 kişiye istihdam”
Batman’a yeni istihdam müjdesi veren Bakan Kacır, “Batman-OSB Tekstilkent Projesiyle de organize sanayi bölgesi bünyesinde her biri bin 750 metrekare kapalı alana sahip 900 kişilik istihdama imkan verecek 5 tekstil atölyesi kuruyoruz. Bu atölyeleri de uygun özel sektör işletmelerine tahsis edeceğiz. GAP Bölge Kalkınma İdaremiz ile Batman’daki kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin 84 projesine verdiğimiz destek 428,3 milyon liraya ulaştı. Batman’ın kadim tarihini koruyarak, turizm ve nitelikli insan kaynağı potansiyelini harekete geçirecek projelere imzamızı attık. Bugün de GAP Bölge Kalkınma İdaresi ile 24,7 milyon lira destek sağladığımız ve Batmanın kalkınma yolculuğuna güç katacak 7 projenin imza törenini gerçekleştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz projelerle nice medeniyetlere ev sahipliği yapmış, Batman’da, Ezidi ziyaretgahlarının çevresel düzenlemesini gerçekleştirirken, soyut kültürel miras unsurlarını da gelecek kuşaklara aktarıyoruz. Hasankeyf Müze Bahçesi’nin çevre düzenlemelerini gerçekleştirerek müzemizin tam anlamıyla turizme entegre olmasını sağlıyoruz” diye konuştu.
“Dikey tarım uygulamalarında yenilenebilir enerji kullanımını destekliyoruz”
Bakanlık olarak verdikleri desteklerle istihdamın da önünü açtıklarını söyleyen Bakan Kacır, kadınlara da girişimcilik desteği verdiklerini kaydetti. Bakan Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Dikey tarım uygulamalarında yenilenebilir enerji kullanımını destekliyoruz. Kışlık sebze yetiştiriciliği ve ikinci ürün yetiştirmeyi teşvik ediyoruz. Üreticilerimize sağladığımız tohum ve ekipman desteğiyle hem çiftçimizin gelirinin, hem de istihdamın artırılmasına katkı sağlıyoruz. Kadın girişimciliğini güçlendirerek kadınlarımızın ekonomiye katılımını sağlıyoruz. Yıllardır terörle, yokluk ve yoksullukla anılan bölgemize hakiki baharı biz getirdik. İnanıyorum ki artık bu kazanımlardan geriye bir dönüş olmayacaktır. Bölgemizde sükünet ve huzur hakim oldukça, milletimiz de bu güven ortamına yetki ve destek verdikçe şehrimiz daha da büyüyecek ve kalkınacaktır. Batman’ımız bölgemizin parmakla gösterilen, yıldızı parlayan şehri olacaktır. Bizi kimse ayıramaz, bölemez, birbirine düşüremez. Tam bağımsız Türkiye’nin Türkiye Yüzyılı’nın Lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sıklıkla ifade ettiği gibi ‘Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız’.”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise projelerin Batman’a hayırlı, uğurlu olmasını temennisinde bulundu. Yapılan konuşmaların ardından projeler imzalandı. – BATMAN
]]>Bakan Kacır ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Batman’daki temasları kapsamında, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen, “Kalkınma Ajansları 2023 Proje Açılışı ve GAP 2024 Projeleri İmza Töreni”ne katıldı.
Törende konuşan Bakan Kacır, bugün Batman’a yeni projeler kazandırmanın sevincini ve gururunu yaşadıklarını söyledi.
Son 22 yılda ülkede tarihin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlelerini gerçekleştirdiklerini ifade eden Kacır, “Cumhuriyetimizin ikinci asrında, ‘Türkiye Yüzyılı’nın harcını inşallah beraber karmaya devam edeceğiz. Evlatlarımıza, üzerinde özgürce yaşayabilecekleri, yarının büyük ve güçlü Türkiye’sini beraber emanet edeceğiz. Ülkemizde, huzur ve güven ortamını yine beraber güçlendireceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ilmek ilmek dokuduğumuz güven ve istikrar ikliminde durmadan, yorulmadan millete hizmet aşkıyla çalışmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.
Kacır, Bakanlık olarak, “Türkiye Yüzyılı”nda sayısız projeyi Batman’a, Batmanlılara kazandırmayı sürdürdüklerini belirtti.
“Son 22 yılda, 26,4 milyar lira tutarında sabit yatırım için 1570 yatırım teşvik belgesi düzenledik. Böylece şehrimizde 113 bin 500’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Bakanlık olarak sağladığımız 1 milyar liradan fazla finansmanla bugüne gelen organize sanayi bölgemizde 12 bin 500’ün üzerinde yeni istihdam oluşturduk. Geçtiğimiz yıl Batman OSB’nin 200 hektarlık genişleme alanının altyapı inşaatını tamamlayarak sanayicimizin hizmetine sunduk. Bu yıl da 430 hektarlık 5’inci ilave alanın altyapı çalışmalarını yatırım programına aldık.” diyen Kacır, kalkınmanın sac ayaklarından biri olan KOBİ’lere KOSGEB destek programları ile can suyu olduklarını bildirdi.
KOBİ’lerin sayısındaki artış
22 yıl önce Batman’da KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ’lerin sayısının bir elin parmağını geçmediğine işaret eden Kacır, AK Parti döneminde bu 1,4 milyar lira destekle bunu 6 bin 680 KOBİ’ye çıkardıklarını aktardı.
Katma değer ve teknoloji odaklı kalkınmayı hızlandırmak için şehre AR-GE merkezi kazandırdıklarını anlatan Kacır, Batmanlı gençleri bilim ve teknoloji dünyasında bir adım öteye taşımak adına faaliyetleri sürdürdüklerini söyledi.
Kacır, 22 yılda, TÜBİTAK destek programlarıyla 15 proje ve 67 bilim insanına 40 milyon lira destek sağladıklarını ifade ederek, Türkiye’nin teknoloji üssü olma yürüyüşünde Batmanlı gençlerin de yer alması adına Batman’da Deneyap Teknoloji Atölyesi’ni kurduklarını belirtti.
Dicle Kalkınma Ajansı ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi tarafından desteklenen projelerle Batman’ın bir taraftan güçlü sanayi altyapısını desteklerken diğer taraftan şehrin tarihi ve doğal güzelliklerini koruyarak zengin kültürel ve tarihi mirası ekonomik değere dönüştürdüklerini dile getiren Kacır, kadınların ve gençlerin yanında olmaya devam ettiklerini belirtti.
Dicle Kalkınma Ajansı ile kentte bugüne kadar kamudan özel sektöre 200 projeye 612,2 milyon lira destek sağladıklarını anlatan Kacır, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı lise ve dengi okullar düzeyinde ülkenin tek mobil oyun ve animasyon merkezini kente kazandırdıklarını söyledi.
Şehrin önemli inanç ve kültür merkezlerinden Mor Kiryakus Manastırının restorasyonuna ilk desteği Kalkınma Ajansının verdiğini ve eserin gün yüzüne çıkmasını sağladığını anlatan Kacır, bu projeye katkılarını esirgemeyen Gençlik ve Spor Bakanına da teşekkür etti.
“900 kişilik istihdama imkan verecek 5 tekstil atölyesi kuruyoruz”
Bakan Kacır, Hasankeyf’te gerçekleştirdikleri çalışmalarla kültürel mirası koruyarak doğa turizmi altyapısını güçlendirdiklerini ifade ederek, ajans destekleriyle hayata geçirdikleri projelerle toplam 4 bin 500 metrekare kapalı alana sahip ve 450 vatandaşa istihdam sağlayacak tekstil atölyelerini şehre kazandırdıklarını ifade etti.
Hasankeyf ve Kozluk Tekstil atölyelerini firmalara teslim ettiklerini, Gercüş Tekstil Atölyesinin de inşasını tamamladıklarını belirten Kacır, “Batman-OSB Tekstilkent Projesiyle de organize sanayi bölgesi bünyesinde her biri 1750 metrekare kapalı alana sahip 900 kişilik istihdama imkan verecek 5 tekstil atölyesi kuruyoruz. Bu atölyeleri de uygun özel sektör işletmelerine tahsis edeceğiz. GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Batman’daki kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin 84 projesine verdiğimiz destek 428,3 milyon liraya ulaştı. Batman’ın kadim tarihini koruyarak, turizm ve nitelikli insan kaynağı potansiyelini harekete geçirecek projelere imzamızı attık.” diye konuştu.
“Bölgemize hakiki baharı biz getirdik”
Bugün de GAP Bölge Kalkınma İdaresi ile 24,7 milyon lira destek sağladıkları ve Batman’ın kalkınma yolculuğuna güç katacak 7 projenin imza törenini gerçekleştirdiklerini ifade eden Kacır, hayata geçirdikleri projelerle nice medeniyetlere ev sahipliği yapan Batman’da Ezidi ziyaretgahların çevre düzenlemesini gerçekleştirirken, soyut kültürel miras unsurlarını da gelecek kuşaklara aktardıklarını söyledi.
Hasankeyf Müze Bahçesi’nin çevre düzenlemelerini gerçekleştirerek, müzenin turizme entegre olmasını sağladıklarını anlatan Kacır, dikey tarım uygulamalarında yenilenebilir enerji kullanımını desteklediklerini aktardı.
Kacır, kışlık sebze yetiştiriciliğini ve ikinci ürün yetiştirmeyi teşvik ettiklerini dile getirerek, üreticilere sağladıkları tohum ve ekipman desteğiyle hem çiftçinin gelirinin hem de istihdamın artırılmasına katkı sağladıklarını bildirdi.
Kadın girişimciliğini güçlendirerek onların ekonomiye katılımını sağladıklarını ifade eden Kacır, şunları kaydetti:
“Yıllardır terörle, yokluk ve yoksullukla anılan bölgemize hakiki baharı biz getirdik. İnanıyorum ki artık bu kazanımlardan geriye bir dönüş olmayacaktır. Bölgemizde sükunet ve huzur hakim oldukça, milletimiz de bu güven ortamına yetki ve destek verdikçe şehrimiz daha da büyüyecek ve kalkınacaktır. Batman’ımız bölgemizin parmakla gösterilen, yıldızı parlayan şehri olacaktır. Projelerin Batman’ımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.”
Programda, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Hasan Maral, Dicle Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Aykut Aniç, Kültür Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu da birer konuşma yaptı.
Törene, Batman Valisi Ekrem Canalp, AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, Batman Üniversitesi Rektörü Prof. İdris Demir, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Törenin ardından kente kazandırılan Teknokent’in açılışını gerçekleştiren Bakanlar Şimşek ve Kacır, TPAO Kristal Park Sosyal Tesislerinde sanayicilerle bir araya geldi.
İstişare toplantısı basına kapalı gerçekleştirildi.
]]>Erdoğan, partisinin, Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen Aydın mitinginde yaptığı konuşmada, ülkenin siyasetiyle, diplomasisiyle, üretimiyle, ihracatıyla, teknolojisiyle, savunma sanayisiyle güçlendirildikçe Türkiye’ye karşı kurulan tuzakların çapının da büyüdüğünü belirtti.
“Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi krizlerin etkisiyle kendi canlarının dertlerine düşmeselerdi daha neler yaparlardı Allah bilir?” diyen Erdoğan, bu hadiselerin ülkeye olumsuz yansımalarını en alt düzeyde tutmak için çok çalıştıklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“En büyük başarılarımız ne yaşarsak yaşayalım ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasında tutmak olmuştur. Bugün de milletimizi yılgınlığa sürükleyerek, küresel ve yerel dinamikleri aleyhimize kışkırtarak ülkemizi yeniden darbe iklimine sokmaya vesile yanıp tutuşanlar olduğunu biliyoruz. Ama artık işleri daha zor. Çünkü Türkiye, eski Türkiye değil. Milletiyle, altyapısıyla, siyasetiyle, ordusuyla, bölgesel ve küresel dengelerdeki stratejik konumuyla artık bambaşka bir Türkiye var. Bambaşka bir devlet var.
Türkiye Yüzyılı’na kilitlenmiş bu ülkenin önünü kesmek, ayaklarına pranga vurmak, diz çöktürmek, istikamet belirlemek öyle kolay değil. Sağda solda kendi kendilerine gelin güvey olanlar varsa buradan, milli iradenin şehri Aydın’dan hepsini de ikaz ediyorum. Hayalinizde 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat gibi bir darbe veya cunta girişimi varsa karşılaşacakları gerçek en hafif benzetmesiyle söyleyeyim, 15 Temmuz olacaktır.
Dik duracağız, diklenmeyeceğiz. Artık bu milletin, kendi iradesini hiçe sayanlara tahammülü kalmamıştır. Bu millet bir daha rahmetli Menderes’in ardından yaptığı gibi göz yaşı dökmeyecektir. Bu millet bir daha rahmetli Özal’a edilen eziyetlerin tekrarlanmasına rıza göstermeyecektir. Bu millet bir daha merhum Erbakan’a ve merhum Türkeş’e yapılan hoyratların tekrar sahnelenmesine ‘eyvallah’ etmeyecektir. Bu millet bir daha geçtiğimiz 21 yılda yaşadığımız türden hiçbir sinsi girişimin tekerrürüne izin vermeyecektir.”
“Biz Türkiye’yi lafla değil, çalışarak büyütmeyi taahhüt ediyoruz”
Ülkenin ihtiyacının çalışmak, gücünü artırmak, refahını yükseltmek, üretmek ve Türkiye Yüzyılı’nın inşasını sürdürmek olduğunu dile getiren Erdoğan, “Elbette bugün de çözmemiz gereken sıkıntılarımız var. Bunları, ülkemizi milli irade hırsızlarının, demokrasi hazımsızlarının, kalkınma düşmanlarının eline teslim ederek değil daha çok mücadele vererek, alın teri dökerek çözeceğiz. Her kim gelir de size vizyonsuz, programsız vaatlerde bulunursa emin olun söylediklerini zaten yapamayacağı gibi sizi elinizdekilerden de edecektir. Biz, Türkiye’yi lafla değil, çalışarak, üreterek, alın teri dökerek, tehditlere direnerek, imkanları değerlendirerek büyütmeyi sizlere taahhüt ediyoruz. Aydın’ın da bu kutlu yolculuğun lokomotiflerinden biri olacağına inanıyorum.” sözlerini sarf etti.
“Demokrasi ve kalkınma yolculuğumuzun bu durağını da zaferle geride bırakacağız”
Vatandaşlara “Aydın’la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” diye seslenen Erdoğan, ramazan ayının da yaklaştığını hatırlattı.
Bu mübarek günlerin, gündüzüyle ayrı gecesiyle ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Ramazanın bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını ne yapacağız, ilan edeceğiz. Demokrasi ve kalkınma yolculuğumuzun bu durağını da zaferle geride bırakacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Aydın’ın 21 yılda 177 milyar lira kamu yatırımı yapılarak geliştirildiğini, büyütüldüğünü, zenginleştirildiğini ifade eden Erdoğan, şehre 3 bin 494 yeni derslik kazandırıldığını kaydetti. Erdoğan, 12 bin 306 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açıldığını, 43 spor tesisi inşa edildiğini söyledi.
Sosyal yardımlarda Aydın’lı ihtiyaç sahibi vatandaşlar için 7 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını, aralarında bin 499 yataklı 63 sağlık tesisi yapıldığını ifade eden Erdoğan, yatak kapasitesi 950 olan Aydın Şehir Hastanesiyle birlikte 8 sağlık tesisinin yapımına devam edildiğini vurguladı.
TOKİ eliyle 2 bin 75 konutun, sosyal donatı alanlarıyla tamamlanıp vatandaşların hizmetine sunulduğunu aktaran Erdoğan, bin 552 konutun inşasına devam edildiğini bildirdi.
Aydın’da 9 bin 717 riskli bağımsız bölümün kentsel dönüşümünün gerçekleştirildiğini dile getiren Erdoğan, “İktidara geldiğimizde Aydın’da 7 atık su arıtma tesisi varken bugün 34 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 88’ine hizmet veriyoruz. Belediye nerede? Bunları kimin yapması lazım, belediyenin yapması lazım. Aydın’daki 4 millet bahçesi projemizden 2’sini tamamlayıp hizmete sunduk. Diğerleriyle ilgili çalışmalar sürüyor. Kimin yapması gerekirdi? Belediyenin.” diye konuştu.
(Sürecek)
]]>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir dizi açılış ve ziyaretler için Konya’ya geldi. Konya Valisi Vahdettin Özkan’ı makamında ziyaret eden Bakan Kacır, daha sonra Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Taş Binasına gelerek KOP Bölge Kalkınma İdaresi Protokol İmza Törenine katıldı.
“Ülkemizi küresel üretim ve inovasyon üssü haline getirdik”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Konya’da bu yıl toplam bütçesi 128 milyon lira olan 22 projeyi hayata geçireceklerini ifade ederek, “Tarım şehri, tarımın başkenti Konya’da bugün, modern sulama tesislerinden hayvancılığa, seracılığa kadar Konyamızı ihya edecek projelerin altına imzamızı atacağız. Cumhurbaşkanımız liderliğinde 22 yıldır büyük ve güçlü Türkiye’ye doğru emin adımlarla yürürken araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla ülkemizi küresel üretim ve inovasyon üssü haline getirdik. Hayalden gerçeğe dönüşen sayısız projeye, sayısız esere hep birlikte imza attık ve şimdi Türkiye Yüzyılı’nı ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ ile taçlandırarak ‘tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’ hedefine emin adımlarla ilerliyoruz” dedi.
“81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz”
Yatırım, istihdam, üretim, ihracat yoluyla büyüme üzerine kurulu ekonomi yaklaşımımızdan taviz vermediklerini hatırlatan Bakan Kacır, “Eser ve hizmet odaklı kalkınma hamlemizle ülkemizi taşıdığımız noktayı ifade etmek adına bazı rakamları burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) çalışan sayımızı 415 binden 2,6 milyona, İhracatımızı 36 milyar dolardan 255,8 milyar dolara, Ar-Ge harcamalarımızı 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara, Ar-Ge personeli sayımızı 29 binden 272 bine çıkardık. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, demir-çelik, çimento üretiminde Avrupa’da lider Türkiye’yi inşa ettik. Silahlı kuvvetlerinin kullandığı piyade tüfeğini dahi üretemeyen, savunma envanteri neredeyse tümüyle dışa bağımlı Türkiye’yi 22 yılda kendi insansız hava araçlarını, savaş uçağını, uçak gemisini, uydularını yerli ve milli imkanlarla üretebilen ve geliştirebilen bir ülke konumuna taşıdık. 60 yıllık hayalimiz, yerli ve milli otomobilimiz TOGG’u ürettik ve aziz milletimizin hizmetine sunduk. İnsanlı ilk uzay bilim misyonumuzu gerçekleştirdik. Şimdi 5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere kadar birçok alanda büyük hamleler gerçekleştirme hedefiyle yolumuza devam ediyoruz. 272 bin kişilik Ar-Ge ordumuzla, milyonlarca gencimizin akın ettiği TEKNOFEST’lerde doğan, teknoparklarda büyüyen binlerce teknoloji girişimiyle, rekabet gücü yüksek sanayimizle ‘vakit Türkiye vaktidir’ diyoruz. 81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz. Tabi Cumhurbaşkanımız liderliğinde yürüttüğümüz büyüme ve kalkınma yolculuğunda Konya, bizler için müstesna bir yere sahip. Vefanın en güzel örneğini her zaman Konya’da gördük. Bizler de her zaman ilim, irfan şehri Konya’ya gece gündüz demeden aşkla hizmet etmekten geri durmadık” şeklinde konuştu.
“Yarınlar için soluklanmadan çalışmaya devam ederken”
Bakan Kacır, Konya’nın tarihi ve doğal güzelliklerini korumanın yanında zengin kültürel mirasını ekonomik değere dönüştürdüklerini söyleyerek, “Ülkemizin gıda üretim merkezlerinden Konyamızın her karış toprağını daha verimli kullanmamızı sağlayacak projeleri hayata geçiriyoruz. Mevlana Kalkınma Ajansımız ile şehrimizde bugüne kadar bin 210 projeye 2,2 milyar lira destek sağladık. Bin 750’den fazla vatandaşımızın istihdamına öncü olduk. KOP Bölge Kalkınma İdaremiz ile de sulama, bitkisel üretim, hayvancılık, kültür, turizm, enerji ve imalat sektörlerinde hazırlanan 832 projeye 6,2 milyar lira destek sağladık. Geniş tarım arazilerine sahip Konya Kapalı Havzası, maalesef ülkemizin en az yağış alan bölgesi. Konya Ovası Projesi’nin kazanımlarına çarpan etkisini oluşturacak yeni teknolojileri çiftçilerle buluşturmak şehrimizde tarım altyapımız için hayati öneme sahip. Bu nedenle ilimizde su kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılması gerekiyor. Bugün imza atacağımız 22 proje kapsamında kuracağımız modern sulama sistemleri ve seralar, sağlayacağımız makine ve ekipman destekleri, eğitim ve yayım faaliyetleriyle şehrimizde tarım ve hayvancılıkta kalite ve verimliliğin arttırılmasına katkı vereceğiz. Çiftçinin ambarı artık sabanın ucunda değil. Medeniyet harcını erenlerin kardığı, hoşgörü diyarı, Anadolu’nun kadim hafızası Konya’ya eser kazandırmaya, hizmet üretmeye devam edeceğiz. İnşallah Konya, Anadolu’daki varlığımızın, birliğimizin, dirliğimizin sembolü olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nın da teminatı olacaktır. Biz ülkemizi Türkiye Yüzyılı’nda kalkındırmaya, daha müreffeh yarınlar için soluklanmadan çalışmaya devam ederken, 80 ilimizde olduğu gibi Konya için de aşkla, şevkle üretmeye devam edeceğiz” dedi.
Vali Özkan’dan işbirliği vurgusu
Konya Valisi Vahdettin Özkan, KOP İdaresi’nin ve kalkınma ajanslarındaki nitelikli insan kaynaklarına vurgu yaparak, “Kırsalda yaşam kalitesinin arttırılması ve sürdürülebilir bir hayat için bütün kurumların iş hedeflerinin olması, işbirliğinin olması ve o sinerjinin oluşturması önemli. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız nitelikli insan kaynakları kalkınma ajansları başta olmak üzere ona çok iyi bir rehberlik yapmaktadır. Bakanımız hassaten bugün ilimizde bu faaliyetlere hem yerinde müşahede etmek hem de etkinleştirmek için teşrif ettiler. Kendilerine teşekkür ederiz. KOP gibi kalkınma ajansları gibi birimlerin çok güzel hizmetler yaptığını, bu hizmetlerin artarak devam edeceğini, bunun sürdürülebilir olması için de hiyerarşik taşra kamu kuruluşu değil bir hizmet üretme ofisleri olarak devam etmesini arz ve talep ediyorum” diye konuştu.
“KOP ile yapmış olduğumuz projelerin hayırlı olmasını temenni ediyorum”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, kentte birçok açılış gerçekleştireceklerini belirterek, “Büyükşehir Yasasından sonra büyükşehirler için kırsal kalkınma önemli bir hale geldi. Bu konuda da en dikkat çeken şey her zaman Konya oldu. Çünkü coğrafi büyüklüğü olarak Konya 42 bin kilometrekare alan, 28 merkez dışındaki ilçe ve 900 bine yakın dışarıda yaşayan nüfusuyla büyükşehir yasasının en zor uygulanacağını düşünülen yerlerden birisiydi. Ama bugün gelinen noktada aradan geçen 10 Büyükşehir Belediye olarak koymuş olduğumuz hedeflere ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu konuda en önemli önceliğimiz de kırsal kalkınma, kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın gelirini arttırmak bizim için en önemli konulardan birisi. Çünkü insanlar eğer bulundukları yerde belli bir gelir seviyesine ulaşamazlarsa çeşitli sosyal haklara eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşamazlarsa merkeze doğru bir göç oluşuyor. Bu hem kırsalda bir boşalma hem de merkezde problemlerin artmasına ama aynı zamanda Konya gibi üretimin çok yoğun olduğu bir şehirde ülkenin gıda güvenliği adına önemli sorunlar oluşturan bir problem haline dönüşüyor. Onun için kırsaldaki vatandaşlarımızın sosyal hayatlarının geliştirilmesi, altyapı eksiklerinin tamamlanması ve kalkınma modelleri oluşturarak, gelirlerini arttırması konusu bizim en önemli önceliğimiz. Bu konuda en önemli paydaşımız da KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı bugüne kadar ilçelerimizin eksiği olan hayvan pazarından mezbahaneye kadar altyapı eksiklerinden tarımsal desteklere kadar birçok konuda işbirliği yaptık. Bugün de imzalayacağımız protokol ve özellikle kapalı sistem sulama sistemleri ve kırsalda vatandaşlarımızın hizmetlerine dokunacak projeleri birlikte gerçekleştiriyoruz. Böyle bir imkanı oluşturduğu için bakanımızın şahsında tüm ekibine teşekkür ediyoruz. KOP Bölge İdaresinde yapmış olduğunuz projelerin hayırlı olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
“KOP geniş bir coğrafyada kalkınmanın yerel unsurlarını desteklemek üzere faaliyet göstermektedir”
KOP İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu, KOP Bölge Kalkınma İdaresinin gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgi vererek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı olan KOP Bölge Kalkınma İdaresi 8 il ve 89 ilçeyi içerisine alan geniş bir coğrafyada kalkınmanın yerel unsurlarını desteklemek üzere faaliyet göstermektedir. Büyümeyi tabana yaymak ve daha geniş ilkelerin yararlanmasını sağlamak adına Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın maddi nitelikleri projeleriyle paralel bir biçimde adına kırsal kalkınma modeli dediğimiz bir program yürütmektedir. Tarımdan sanayiye, beşeri, sosyal, kurumsal kapasitenin geliştirilmesinden enerji ve turizm altyapılarının iyileştirilmesine kadar pek çok alanda faaliyet gösteren KOP idaresi bugüne kadar destek verdiği plan ve projeler var. Tarımsal sulama alanlarının genişletilmesinden, üretim faaliyetlerinin arttırılmasına, dezavantajlı alanların iyileştirilmesi ve bölge potansiyelinin ortaya çıkarılmasını sağlayacak pek çok hizmet vermektedir. Bu kapsamda bölgenin en geniş coğrafyasına sahip olan Konya’da valiliğimiz ve büyükşehir belediye başkanlığımız başta olmak üzere bölgedeki kamu kuruluşları ve yerel paydaşlarla koordineli olarak çalışmakta ve bölgemizin milli gelirden daha fazla pay alması sağlayacak projeler gerçekleştirmektedir. Söz konusu bu projelerin oluşturulmasına destek veren kamu kurumlarımıza bu süreç içerisinde katkılarını esirgemeyen Konya Valimiz Vahdettin Özkan’a yoğun bir işbirliği gerçekleştirdiğimiz, Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a ve bölgesel kalkınmaya büyük önem veren her bir projenin şekillenmesine, bizzat katkılar sunarak, himayelerini esirgemeyen, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a teşekkür ediyor, projelerimizin projemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Konuşmaların ardından KOP İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Valisi Vahdettin Özkan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından imzalandı. – KONYA
]]>KUDAKA 2024 Yılı Fizibilite Desteği Programı’nın hedeflerini, “Bölgenin kalkınması ve rekabet gücü açısından önemli fırsatlardan yararlanılmasına, bölgenin yenilik ve girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesine ve yapılması muhtemel yatırımlara ilişkin ihtiyaç duyulacak fizibilite çalışmalarının ve “Sonuç Odaklı Programlar” kapsamında güdümlü proje desteği verilmesi planlanan projelere tahsis edilen kamu kaynağının etkin kullanılması için fizibilite çalışmalarının yapılması amaçlanıyor” şeklinde açıkladı.
Hangi programlara destek veriliyor?
KUDAKA 2024 yılı fizibilite desteği programının önceliklerini; turizmin geliştirilmesi, et, süt ve arıcılık sektörlerinin geliştirilmesi, tabi kaynaklar ve yapı malzemeleri sektörlerinin geliştirilmesi, afet risk yönetimi ve yerel kalkınma fırsatları olarak belirledi. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı 2024 yılı bütçesinden Fizibilite Desteği Programı için ayrılan toplam yıllık tutar 4 Milyon TL olarak açıkladı. Program çerçevesinde projelere Ajans tarafından sağlanacak asgari destek tutarı 150 Bin TL, azami destek tutarı ise 750 Bin TL şeklinde olacak. Program kapsamında azami proje süresi 12 ay şeklinde ilan edildi.
2024 Yılı Fizibilite Desteği Programı Başvuru Süreci
Söz konusu programda her bir fizibilite teklifi KUDAKA’ya ulaştığı tarihten itibaren en fazla bir ay içerisinde teknik ve mali açıdan değerlendirilecek ve başarılı bulunan başvurular destek kararı için ilk toplantısında gündeme alınarak onaylanmak üzere Yönetim Kuruluna sunulacak. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulunun vereceği destek kararları neticesinde program için ayrılmış olan destek bütçesinin başarılı bulunan tekliflere tahsis edilmesinden sonra başvuru kabulüne son veriliyor. Başvuru Formu ve başvuru için talep edilen diğer belgeler www.kudaka.ka.gov.tr ve www.kaysuygulama.sanayi.gov.tr adreslerinden ulaşılacak olan Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden elektronik ortamda doldurulacak. Destek taleplerinin KAYS üzerinden tamamlanması ve onaylanması için son tarih 22 Aralık 2024. Taahhütnameler ise e-imzalı ya da ıslak imzalı olarak 31 Aralık 2024 tarihi mesai bitimine (18.00) kadar Ajansa sunulması gerekiyor. Başvurular taahhütnamelerin teslim edilmesi ile birlikte tamamlanmış olacak.
KUDAKA’nın görevleri nelerdir?
Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), 25.01.2006 tarih ve 5449 sayılı “Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun”un 3. maddesine dayanılarak Kalkınma Bakanlığı’nın koordinasyonunda, 10 Kasım 2008 tarih ve 2008/14306 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kuruldu. KUDAKA, Erzurum ili merkez olmak üzere Erzincan ve Bayburt illerini kapsayan TRA1 Düzey 2 bölgesinde faaliyet gösteriyor. Ajansın amacı bölgedeki kurumlar arası işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma planı ve programlarda öngörülmüş olan ilke ve politikalarla uyumlu biçimde bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak olarak ifade ediliyor. – ERZURUM
]]>Uraloğlu, AA muhabirine, ulaştırma sektöründe geçen yıl yaşanan gelişmeler ve 2024 yılı beklentilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerden sonra bölgede yoğun bir çalışma yapıldığına işaret eden Uraloğlu, Bakanlık olarak bölgede neye ihtiyaç varsa karşılanması için uğraştıklarını söyledi.
Uraloğlu, geçen yıl birçok projenin açılışını yaptıklarına dikkati çekerek, “Mayısta Avrupa’nın en uzun tüneli Zigana Tüneli’ni açtık. Yıl içerisinde yine metro, kara yolu ve havacılıkla ilgili de birçok açılışımız oldu. En son Sabiha Gökçen Havalimanı’nın ikincinin pistinin açılışıyla yılı kapattık.” diye konuştu.
Bu yıl da Bakanlık olarak yatırımlara devam ettiklerini anlatan Uraloğlu, yılın ilk günlerinde yerli ve milli sürücüsüz metroyu teslim aldıklarını dile getirdi.
“Kalkınma Yolu Koridoru’nu, Irak’la beraber hayata geçireceğiz”
Uraloğlu, Türkiye’nin doğusunda ve batısında ticaret hareketinin yoğun olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Burada üç ana koridor var. Kuzey Koridoru, Güney Koridoru ve Orta Koridor. Türkiye, Orta Koridor üzerinde yer alıyor. Orta Koridor’u, Hazar Denizi geçişi hariç, Pekin’e kadar demir yoluyla tamamlayabiliyoruz. Pekin’den Londra’ya kadar bir yükü çok rahatlıkla ulaştırabiliyoruz. Burada, ayrıca, İran üzerinden Rusya’dan geçen Kuzey-Güney Koridoru hayata geçirilmeye çalışılıyor.”
Türkiye’nin doğu-batı koridorlarını besleyecek Kalkınma Yolu’nu kuracağını bildiren Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Kalkınma Yolu Koridoru’nu, Irak’la beraber hayata geçireceğiz inşallah. Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın da bu sürece dahil olacağı gözüküyor. Buradan deniz yoluyla gelen yükleri demir yoluna aktardığımızda artık Avrupa’nın her köşesine demir yoluyla gidebileceğiz ya da Türkiye’nin herhangi bir limanından tekrar denize aktarabileceğiz. Bu koridorun böyle bir faydası olacak. Bu, aynı zamanda, Orta Koridoru da destekleyici bir koridor olacak. Yani bu bölgedeki enerjinin hem batıya hem de gerektiğinde doğuya, Çin’e kadar gitmesine imkan sağlamış olacak.”
Zengezur Koridoru
Uraloğlu, Zengezur Koridoru ile ilgili Türkiye, Azerbaycan ve İran’ın çalışmalar yürüttüğüne işaret etti.
Ermenistan’ın da söz konusu koridordaki 43 kilometrelik kesime müsaade edeceğini anlatan Uraloğlu, ifadeleri kullandı:
“Çünkü o da bu işten faydalanacak. En son aldığımız bilgiler bu yönde. Zengezur Koridoru’nda Azerbaycan kendi tarafını yapıyor. Ermenistan tarafının nasıl yapılacağıyla ilgili netleşme yok. Zengezur Koridoru’nda, bizim tarafa geldiğimizde Dilucu, Iğdır tarafıyla ilgili ihalemizi yaptık. Bu yıl mevsimle beraber çalışmalara başlayacağız.”
Kalkınma Yolu’nun çok büyük bir proje olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, “Proje bitme aşamasında. Kalkınma Yolu’nda enerji ve ulaştırma sistemlerini düşündüğümüz zaman 15 milyar dolarlar civarında bir yatırım olacağını söyleyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.
Marmaray’dan, gece saatlerinde, Avrupa’ya giden yük trenlerinin geçtiğini dile getiren Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde de demir yolu yapıldığını ve bu yolun bağlantıları için çalışmalar yürütüldüğünü sözlerine ekledi.
]]>