Kanunu – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 28 Jul 2024 07:48:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Kabul Edildi https://www.haber28.com.tr/maden-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/ https://www.haber28.com.tr/maden-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/#respond Sun, 28 Jul 2024 07:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28063 (ANKARA)- Enerji alanında düzenlemeler içeren 16 maddelik Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda 2 gün süren görüşmelerin ardından kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu’nda, bugün 16 maddelik enerji alanında düzenlemeler içeren Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ikinci bölümünde yer alan maddeler görüşüldü. İkinci bölümde yer alan 9-16 arasındaki maddeler üzerine milletvekillerinin konuşmasının ardından, maddeler tek tek oylanarak kabul edildi. Genel Kurul’da 2 gün süren görüşmelerin ardından kanun teklifinin tümü oylanarak kabul edildi. Açık oylama usulü ile yapılan oylamada 324 milletvekili oy kullandı; kanun teklifini 244’ü kabul ederken 80’i reddetti.

Kanun teklifinin 15. maddesinin görüşmelerinde AKP grubu öneri vererek ilgili maddenin “Bu Kanunun;1’inci ve 3’üncü maddeleri 28/2/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde; diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer” şeklinde değiştirilmesini teklif etti. AKP grubunun önerisi kabul edildi. Buna göre IV. Grup haricindeki maden grupları açısından UMREK koduna göre raporlama yapma zorunluluğu 28 Şubat 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kaldırılacak.

Önerinin kabul edilmesine Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, “Bu teklifle kanunun geriye yürümezliği ilkesi açıkça ihlal edilmiştir. Hukuk devletinde keyfiliğe yer yoktur. Siz kanunu geriye yürütürseniz vatandaşın ekonomik, sosyal hayatını kaosa sürüklersiniz” diyerek tepki gösterdi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de aynı önergeye tepki göstererek, “Bu aslında maden kazası nedeniyle yasa yetişmediği için böyle bir şeye gidildi ama başka türlü telafi edilebilirdi. Bu öngörülebilirlik açısından çok ciddi bir sorun. O zaman 5 yıl sonra bir yasa yapalım ve diyelim ki 3 yıl öncesini de kapsar. Böyle bir hukuk ilkesi yok, böyle bir yasa yapma tekniği yok” dedi.

TBMM’de kubul edilen Maden Kanunu teklifi, özetle şu düzenlemeleri içeriyor:

-Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu (UMREK) koduna göre raporlama zorunluluğu sadece ‘IV. Grup’ maden işletme ruhsatları açısından devam edecek. Böylece bunun haricindeki maden grupları açısından bu zorunluluk ve mevcut taksir yaptırımı kaldırılıyor.

-İçme-kullanma suyu temin edilen rezervuarlar ve sulak alanlar ile Kıyı Kanunu kapsamında kalan kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere denizler, baraj gölleri, suni göller ve tabii göllerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak ilan edilen alanlarında imar planı yapılmaksızın yenilenebilir enerji üretim santralleri kurulabilecek.

-İçme-kullanma suyu temin edilen rezervuarlar ve sulak alanlar ile yasa kapsamında kalan kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere baraj gölleri, suni göller ve tabii göllerde imar planı yapılmaksızın Elektrik Piyasası Kanunu’na göre hidrolik kaynaklara dayalı önlisans veya üretim lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından yenilenebilir enerji kaynağına dayalı birden çok kaynaklı üretim tesisi kurulması mümkün olacak.

-Doğal Gaz Piyasası Kanunu’na “doğal gazın sıvılaştırılması” tanımı eklenerek, hem yerli üretim doğal gazın hem de farklı kaynaklardan ithal edilen veya ithal edilecek doğal gazların ülkede sıvılaştırılarak dünya piyasalarına LNG olarak pazarlanabilmesi hedefleniyor.

-Yurt içinde üretilen veya ithal edilen doğal gazın sıvılaştırılarak yurt dışına ihraç edilmesi ya da yurt içinde yeniden satışı amacıyla kurulacak sıvılaştırma tesislerini işletecek tüzel kişilerin Kuruldan lisans almaları gerekecek.

-10 yıllık süresini bitiren lisanssız üretim faaliyeti kapsamındaki tesisler, talep halinde ve lisans alma bedeli ile lisans süresi boyunca elektrik piyasasında oluşan saatlik piyasa takas fiyatını, tesis tipi bazında uygulanan güncel YEK Destekleme Mekanizması fiyatından fazla olması halinde aradaki fiyat farkının YEK Destekleme Mekanizmasına katkı bedeli olarak ödeyerek lisanslı üretim faaliyetine geçebilecek.

-Lisanssız üretime devam edecek üretim tesislerinde üretilecek ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi için elektrik piyasasında oluşan piyasa takas fiyatını geçmemek üzere uygulanacak fiyat ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek.

-Enerji verimliliğini artırmak amacıyla hazırlanan projeler, Bakanlık tarafından 15 milyon lirayı geçmemek kaydıyla bedellerinin en fazla yüzde 30 oranında desteklenecek. Bu kapsamdaki destekler hibe veya faiz desteği şeklinde verilecek. Destek bedeli her yıl, bir önceki yıla ilişkin ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılacak.

-Elektrik Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklikle, olağanüstü hal kararı alınan veya genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, elektrik hizmetlerinin kesintisiz karşılanabilmesi için geçici süreli elektrik enerjisi talepleri Kurul kararı ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde karşılanabilecek.

-Nükleer Düzenleme Kanunu’nda yapılan değişiklikle, nükleer madde taşıyan kişinin talebi, nükleer tesis işletenin muvafakati ve Nükleer Düzenleme Kurumunun onay yönündeki kararıyla, taşıyıcının sorumlu olabilmesine imkan tanınıyor. Buna göre, işleten, nükleer maddelerin taşınmasına ilişkin sigorta yaptırma veya teminat gösterme yükümlülüğünü Kurumun onaylaması şartıyla taşıyıcıya devredebilecek. Yükümlülüğü devralan taşıyıcı, düzenleme kapsamında işleten olarak sorumlu olacak.

]]>
https://www.haber28.com.tr/maden-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/feed/ 0
Kars Barosu avukatlarından Eylem Othan: Hayvanlara yönelik yasalar daha etkin olmalı https://www.haber28.com.tr/kars-barosu-avukatlarindan-eylem-othan-hayvanlara-yonelik-yasalar-daha-etkin-olmali/ https://www.haber28.com.tr/kars-barosu-avukatlarindan-eylem-othan-hayvanlara-yonelik-yasalar-daha-etkin-olmali/#respond Sun, 23 Jun 2024 04:12:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22418 Kars Barosu avukatlarından Eylem Othan, hayvanlara yönelik haksız muamelelere karşı yasaların daha etkin hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

Othan, yüzlerce hayvan türünün neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalındığını söyledi. Avukat Eylem Othan, “Bugün 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü, hayvanlar insanlar için hayati önem taşıyan canlılardır. Doğanın dengesi, insan yaşamının sürebilmesi için insanların hayvanlara ihtiyacı vardır ve hep olacaktır. Yaşadığımız coğrafyada, hayvanları korumak bir yana; türlerini yok edecek düzeyde hak ihlalleri ile hak ettiği değeri görmeyen ve hatta toplumun bir kesimi tarafından görülmek istenmeyen en savunmasız canlı türü olarak hayvanları ilk sıraya koyabiliriz. Her gün sayısız sahipli veya sahipsiz hayvana ‘vicdan’ ‘merhamet’ yoksunu insanlarca kanuni tanımı ile işkence edilmekte veya acımasız ve zalimce muamelede bulunulmaktadır” dedi.

“Günümüzde yüzlerce tür, yüzlerce av hayvanı nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor” diyen Othan, “Avcılığın resmi makamlar nezdinde kabul görmesi neticesinde hayvanların yaşam hakkına devlet eliyle müdahale edilmektedir. Deneylerde kullanılarak öldürülen yunus parklarında, hayvanat bahçelerinde, pet shoplarda sömürülen canlılar insanlık adına affedilemez bir ayıptır. Temelde bu canların yaşam hakkı ihlal edilmektedir. Maalesef ki bu haksız muamelelerin tek kaynağı da insandır. Kendini her şeyin sahibi sanan, her şey insan için mantığıyla hareket eden insanoğlu, bu canlıların yaşam alanlarına müdahale ettiği yetmezmiş gibi doğanın da yalnız ve daimi sahibi gibi davranmakta ve merhametsiz, canice davranışlarla hayvanların yaşam hakkına haksızca müdahale etmektedir. Yıllardır değişmeyen bu gerçeklik son yıllarda devlet yetkilileri ve kurumların 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve 7332 Sayılı “Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’na ve yönetmeliklere aykırı nefret söylemi denebilecek hayvan düşmanı açıklamaları ile daha vahim bir hal almıştır” diye konuştu.

Othan, “Caydırıcı olmayan yasaların ve devlet kurumlarının hayvanları koruyamamasından güç alan vicdan merhamet duygusundan yoksun kişilerce sosyal medya üzerinden sahipsiz köpeklerin insanlara saldırdıklarına yönelik gerçek dışı video ve haber paylaşımları ile tüm topluma nefret aşılanmaktadır. Yasaya göre yaşam alanlarından alındıktan sonra hayvanların bakım evlerinde rehabilite edilip, aşılanıp, kısırlaştırılmaları sonrasında tekrar alındıkları yere bırakılmaları veya sahiplendirilmeleri düzenlenmişken, ömür boyu hapis olacakları ve haberlerde de gördüğümüz üzere kimi bakım evi çalışanlarınca işkenceye maruz kalmalarına göz yumularak, bilinmezliğe sürüklenmeleri, barınak adı altında ölüm kamplarına kapatılmaları istenilmektedir. Mevzuatımızda mevcut 5199 sayılı kanun ise hayvanların yaşam hakkına yönelik yalnızca sözde bir koruma sağlamaktadır. Adli makamlarca söz konusu hayvanlar olduğunda etkin soruşturma ve kovuşturma yürütülmemektedir. Caydırıcı olmayan yaptırımlar neticesinde hayvanların yaşam hakkına müdahale edenlerin bu eylemleri karşılıksız kalmaktadır. 5199 sayılı kanunun geliştirilmesi ve daha etkin hale getirilmesi için çalışmalar yapılması gerekliliği aşikardır. Ancak her ne kadar mevcut hali yetersiz kalıyor olsa da sonuç itibariyle mevzuatımızda hayvanların yaşam hakları güvence altına alınmıştır. Adli makamların hayvanların yaşam hakkına yönelik olaylarda 5199 sayılı kanunu mevzuattaki diğer kanunlardan ayırmadan en etkin ve işlevsel şekilde uygulaması gerekmektedir. İlgili makamların hayvanlarla ilgili olaylarda daha az duyarlı inceleme yapmaları kabul edilemez olup başlıca problemlerden biridir. Mevzuat kapsamında yerel yönetimlere yüklenen sorumluluklar yerine getirilmedikçe, kısırlaştırma seferberliği başlatılıp en etkin şekilde yürütülmedikçe, hayvanlar asılsız komplolarla hedef haline getirildikçe, popülasyon artmaya devam edecek ve hayvanlar açlık ve ölüme terk edilecektir. Yanlış politikalara son verilerek, işlevsel mekanizmalar geliştirilerek ve en nihayetinde hayvanlara bir canlı olarak değer verilmesi zihniyetinin topluma aşılanmasına yönelik faaliyetlerle günümüzde sorun olarak yansıtılan durumlar kalıcı çözüme kavuşabilecektir” şeklinde konuştu. – KARS

]]>
https://www.haber28.com.tr/kars-barosu-avukatlarindan-eylem-othan-hayvanlara-yonelik-yasalar-daha-etkin-olmali/feed/ 0
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Kabul Edildi https://www.haber28.com.tr/ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/ https://www.haber28.com.tr/ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:48:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8092 Kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

Teklife göre, İcra ve İflas Kanunu’nda kanun yoluna başvuru süreleri hafta olarak belirlendiği için buna uyum sağlanması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki benzer hükümler dikkate alınarak düzenleme yapılacak. Süre, hafta olarak belirlenmişse başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde bitecek.

Hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılması amacıyla İcra ve İflas Kanunu’nun kanun yollarına başvuru bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uyumunun sağlanması için düzenlemeye gidilecek. Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurabilecek.

İcra ve İflas Kanunu’na göre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmasına yönelik sürede düzenleme yapılacak. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilecek, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılacak.

Bu düzenlemeler 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.

Kişiliğin veya mal varlığının korunması kriteri

Terörle Mücadele Kanunu’nun “terör örgütleri”ne ilişkin düzenlemesi, Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe uyumlu hale getirilecek.

Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda değişiklik yapılması öngörülüyor. Özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanma kurumu değiştirilerek, ceza infaz kurumunda bulunma hali doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarılıyor. Ergin kişilerin fiil ehliyetinin bulunduğundan hareketle iradeleri ön plana çıkarılarak kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlanması esas olarak kendi isteğine bırakılırken, toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı bakımından hükümlünün kısıtlanması, kişiliğinin veya mal varlığının korunması kriterine bağlanarak bu konuda vesayet makamına takdir hakkı veriliyor.

Buna göre, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanacak veya kendisine kayyum atanacak. Toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya mal varlığının korunması bakımından gerekli görülmesi halinde kısıtlanabilecek. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, hapis cezasının infazına başlandığını derhal vesayet makamına bildirecek. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinleyecek. Kanun’un kayyumluğa ilişkin hükümleri, niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu düzenleme için de uygulanacak.

Anayasa Mahkemesi kararı gereğince Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmi sağlık kurulu raporunun temini amacıyla, yasanın “usul” başlıklı madde hükümlerine başvurulabilecek.

Vesayetin sona erdirilmesi

Anayasa Mahkemesi kararı bağlamında Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, resmi sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilecek.

Kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilecek ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla 20 gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilecek. Hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararı derhal ilgiliye ve yakınlarına bildirilecek. İlgili veya yakınları, bu karara karşı bildirimden itibaren 10 gün içinde denetim makamına itiraz edebilecek. Yapılan itiraz, kararın icrasını durdurmayacak. İtiraz, denetim makamınca ivedilikle karara bağlanacak.

Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilebileceği haller düzenleniyor.

Buna göre, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacak. Hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilmesi, toplam 5 yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması ve toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya mal varlığının korunması sebebinin ortadan kalkması halinde mümkün olacak.

Örgüt adına suç işleme

Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla bir günlük adli para cezası alt tutarı 20 liradan 100 liraya, üst tutarı ise 100 liradan 500 liraya yükseltilecek. Bu düzenleme, 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiili müstakil bir suç olarak düzenleniyor. Buna göre, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecek. Bu hüküm sadece silahlı örgütler hakkında uygulanacak.

Örgüt adına suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüt adına suç işleme cürümünden ayrı ayrı cezalandırılacak.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/feed/ 0
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’nin İlk 14 Maddesi Kabul Edildi https://www.haber28.com.tr/ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-teklifinin-ilk-14-maddesi-kabul-edildi/ https://www.haber28.com.tr/ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-teklifinin-ilk-14-maddesi-kabul-edildi/#respond Thu, 29 Feb 2024 22:48:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7736 Kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ilk 14 maddesi TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

Teklifin kabul edilen maddelerine göre, İcra ve İflas Kanunu’nda kanun yoluna başvuru süreleri hafta olarak belirlendiği için buna uyum sağlanması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki benzer hükümler dikkate alınarak düzenleme yapılacak. Süre, hafta olarak belirlenmişse başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde bitecek.

Hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılması amacıyla İcra ve İflas Kanunu’nun kanun yollarına başvuru bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uyumunun sağlanması için düzenlemeye gidilecek. Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurabilecek.

İcra ve İflas Kanunu’na göre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmasına yönelik sürede düzenleme yapılacak. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilecek, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılacak.

Bu düzenlemeler 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.

Kişiliğin veya mal varlığının korunması kriteri

Terörle Mücadele Kanunu’nun “terör örgütleri”ne ilişkin düzenlemesi, Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe uyumlu hale getirilecek.

Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda değişiklik yapılması öngörülüyor. Özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanma kurumu değiştirilerek, ceza infaz kurumunda bulunma hali doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarılıyor. Ergin kişilerin fiil ehliyetinin bulunduğundan hareketle iradeleri ön plana çıkarılarak kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlanması esas olarak kendi isteğine bırakılırken, toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı bakımından hükümlünün kısıtlanması, kişiliğinin veya mal varlığının korunması kriterine bağlanarak bu konuda vesayet makamına takdir hakkı veriliyor.

Buna göre, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanacak veya kendisine kayyum atanacak. Toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya mal varlığının korunması bakımından gerekli görülmesi halinde kısıtlanabilecek. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, hapis cezasının infazına başlandığını derhal vesayet makamına bildirecek. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinleyecek. Kanun’un kayyumluğa ilişkin hükümleri, niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu düzenleme için de uygulanacak.

Anayasa Mahkemesi kararı gereğince Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmi sağlık kurulu raporunun temini amacıyla, yasanın “usul” başlıklı madde hükümlerine başvurulabilecek.

Vesayetin sona erdirilmesi

Anayasa Mahkemesi kararı bağlamında Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, resmi sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilecek.

Kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilecek ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla 20 gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilecek. Hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararı derhal ilgiliye ve yakınlarına bildirilecek. İlgili veya yakınları, bu karara karşı bildirimden itibaren 10 gün içinde denetim makamına itiraz edebilecek. Yapılan itiraz, kararın icrasını durdurmayacak. İtiraz, denetim makamınca ivedilikle karara bağlanacak.

Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilebileceği haller düzenleniyor.

Buna göre, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacak. Hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilmesi, toplam 5 yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması ve toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya mal varlığının korunması sebebinin ortadan kalkması halinde mümkün olacak.

Örgüt adına suç işleme

Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla bir günlük adli para cezası alt tutarı 20 liradan 100 liraya, üst tutarı ise 100 liradan 500 liraya yükseltilecek. Bu düzenleme, 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiili müstakil bir suç olarak düzenleniyor. Buna göre, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecek. Bu hüküm sadece silahlı örgütler hakkında uygulanacak.

Örgüt adına suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüt adına suç işleme cürümünden ayrı ayrı cezalandırılacak.

Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) düzenlemeler yapılacak. Buna göre de TCK’de belirtilen “devletin güvenliğine karşı suçlar ile anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” bakımından, silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecek.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişiklikle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin kapsamı genişletiliyor. Düzenlemeye göre, yakalama ve tutuklama işlemlerinin yanı sıra adli kontrol işlemlerine karşı da kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmayan kişiler, tazminat isteminde bulunabilecek.

Konutu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak ve bunları kabul etme şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilerin, tazminat isteminde bulunabilmelerine imkan tanınıyor.

Koruma tedbirleri nedeniyle yapılacak tazminat istemlerinin kurulan Tazminat Komisyonuna yapılması öngörülüyor ve bu istemlerin idari başvuru yoluyla hızlı bir biçimde sonuçlandırılması amaçlanıyor. Böylelikle, yargılama yapılmasını gerektirmeyen tazminat istemleri hakkında kısa sürede karar verilmesi sağlanmış olacak. Bu hükümler 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.

Teklifin ilk 14 maddesinin kabul edilmesinin ardından Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, teklifin diğer maddelerinin görüşülmesine bugün saat 11.00’de devam edileceğini bildirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-teklifinin-ilk-14-maddesi-kabul-edildi/feed/ 0
Türkiye’nin Uzay Yarışında Öncü Olması İçin Uzay Kanunu Şart https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-uzay-yarisinda-oncu-olmasi-icin-uzay-kanunu-sart/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-uzay-yarisinda-oncu-olmasi-icin-uzay-kanunu-sart/#respond Thu, 25 Jan 2024 07:48:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3522 Hava ve Uzay Hukuku Uzmanı Doç. Dr. İlyas Gölcüklü, Türkiye’nin uzay yarışında öncü olması için iç mevzuatını oluşturmasının şart olduğunu belirterek, “‘Ulusal ve Ticari Uzay Programları Kanununu ya da Ticari Uzaya Fırlatma Kanunu’gibi kapsamlı bir Uzay Kanunu yapılmalı. Akabinde mutlaka özel sektörün de uzay yarışına teşvik edilmesi gerekliliğini vurguladı” dedi.

Türkiye’nin uzay yarışında hak ettiği payı almak için çalışmalarına hız verdiği ve uzay çalışmalarının sistematik olarak yürütülmesi bakımından Türkiye Uzay Ajansı’nın (“TUA”) kurulması önemli bir aşamaydı. Nitekim bunun önemli bir sonucu olarak ‘insanlığın ortak keşif alanı’ olan uzayda, Türk vatandaşımız Sayın Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’na (“ISS”) bir takvim çerçevesinde çeşitli çalışmalar yürütmek üzere gitmiş olması, Türkiye için ortak bir gurur ve mutluluk vesilesi oldu. Konuyla ilgili hususların altını çizen Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi, Hava ve Uzay Hukuku Uzmanı Doç. Dr. İlyas Gölcüklü, Türkiye Cumhuriyeti’nin bununla yetinmeyerek bir sonraki adıma hazırlık yapması ve mutlaka uzay hukukuna dair iç mevzuat temelini de güçlendirmesi gerektiğini belirtti. Bu çerçevede Ulusal ve Ticari Uzay Programları Kanununu ya da Ticari Uzaya Fırlatma Kanunu gibi kapsamlı bir Uzay Kanunu yapılmasını önererek, akabinde mutlaka özel sektörün de uzay yarışına teşvik edilmesi gerekliliğini vurguladı. Yakın zamanda Azerbaycan’ın kendi ulusal uzay kanununu yapmış olmasının da bu konuda iyi bir örnek olduğunu belirtti.

Hukuki bir zemine oturması neden önemli

Doç. Dr. İlyas Gölcüklü, “istikbal göklerdedir” sözünün haklılığını teyit eden güncel gelişmelere dayanarak, “ABD bu tür işlerin hukuki altyapısını yıllar önce oturttu. Bu nedenle özel bir şirket olan SpaceX, sadece kendi ülkesinde değil Türkiye dahil yabancı ülkelerdeki uzay çalışmalarına da yön verir durumda” dedi. Bu yolculuktan geri kalmamak için sadece bu tür bilimsel çalışmalar için değil, uzay turizmi kapsamında da ISS ziyaretlerinin mümkün kılındığını anlattı. Gölcüklü, milli gurur yaşadığımız bu gelişmede dikkat çeken önemli detaylara işaret ederek hukuki alt yapının neden önemli olduğunu şöyle açıkladı:

“Ticari şirketlerin uzay çalışmalarına dahil olabileceğini düşünmeden yapılmış Birleşmiş Milletler antlaşmaları ve düzenlemeleri var. Bunlar artık yeterli olmuyor. Bu nedenle Türkiye’nin de bu adımlarla yetinmeyerek özellikle ABD’de yapıldığı üzere Ulusal ve Ticari Uzay Programları Kanunu ya da Ticari Uzaya Fırlatma Kanunu gibi kapsamlı bir Uzay Kanunu yapması ve bu düzenleme kapsamında mutlaka özel sektörün de uzay yarışına teşvik etmesi gerekiyor. Söz konusu şirketlerin teknoloji ve uzay araçları üretecek, know-how ve bilimsel birikimleriyle Türkiye’nin uzay hedeflerine katkıda bulunacak şekilde uzay yarışına dahil edilmesi önemlidir. Nitekim şu anda SpaceX, Blue Origin gibi şirketler hem gücünü bu hukuki altyapıdan ve desteklerden alıyor hem de yaptıkları özel sektör çalışmalarıyla kanuni düzenlemelerin şekillenmesinde önemli rol oynuyorlar” dedi.

Altınbaş Üniversitesi’nden Doç. Dr. İlyas Gölcüklü gerek TUA’nın kuruluşu gerek Türk vatandaşımız Sayın Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) belirli çalışmalar yürütmek üzere gönderilmiş olmasının, Türkiye Cumhuriyeti adına çok önemli adımlar olduğunu kaydetti. Bununla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin uzay hukuku alanındaki yol haritasının da en kısa zamanda belirlemesi gerekliliğinin altını çizdi. Gölcüklü son olarak bu tür bir yol haritasıyla, Türkiye’nin ancak bu şekilde uzay yarışından salt hizmet alan değil hem Türk vatandaşlarına ve hem de yabancı devletlere hizmet veren öncü konumda bir güçlü devlet statüsüne erişebileceğini ifade etti. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-uzay-yarisinda-oncu-olmasi-icin-uzay-kanunu-sart/feed/ 0