Edirne Valisi Yunus Sezer, kentteki bir tesiste düzenlenen ve Bulgaristan, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Arnavutluk, Kosova, Sırbistan’dan iş insanlarının katıldığı organizasyonun açılışında yaptığı konuşmada, tarih boyunca önemli konuma sahip Edirne’nin aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olduğunu söyledi.
Edirne’nin, Avrupa’ya açılan dört sınır kapısına ev sahipliği yaptığını belirten Sezer, özellikle Kapıkule Sınır Kapısı’nın dünyada en fazla araç ve yolcu sirkülasyonunun olduğu ikinci kapı olarak bilindiğini ifade etti.
Kapıkule’nin, her yıl potansiyelini ortalama yüzde 15 artırdığının altını çizen Sezer, “Bu neyin göstergesi? Bu Avrupa’nın ötesinde ticaretin ve sanayinin ve üretimin çok arttığının göstergesi. Dolayısıyla bizim her yıl kapılarımızda, tır trafiğimizde ve yolcu trafiğinde yüzde 15 bir artış var. Bu da devam edeceğe benziyor. Ticaretin ve sanayinin bu topraklarda giderek artacağını gösteriyor.” dedi.
-“Edirne Balkanlar’la köprü olmaya devam edecek”
Trakya’nın hem tarım faaliyetleri hem de stratejik açıdan önemli bir bölge olduğunu vurgulayan Sezer, Edirne’deki organize sanayi bölgelerinin sayısını artırdıklarını belirtti.
Edirne’nin tarım, sanayi, ticaret, kültür, spor ve diğer alanlarda Balkanlar’la köprü olma vazifesine talip olduğunu dile getiren Sezer, “Balkan Şehirleri İş Birliği Edirne Platformu’nun kuruluş amacı da budur. Edirne’nin, tarihi olarak üstlenmiş olduğu misyonu ete ve kemiğe büründürmeyi amaçlıyoruz. Köprüler sadece Edirne’nin sembolü değil aynı zamanda tüm Balkanlar’ın sembolü. Bu köprüleri biz fiziki olmaktan çıkartıp gönül köprülerine dönüştürmeyi, kalıcı dostlukların inşası için bir vesile olmayı amaçlıyoruz.” diye konuştu.
Sezer, Edirne’nin her alanda kendi potansiyelinin yüzde 10’unu kullandığını bunu yüzde 100’e çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.
-“Forum fuara dönüşecek”
Sezer, Balkan İş Forumu’nu kalıcı hale getirmek amacıyla yaklaşık 2 bin iş insanının katılacağı bir fuar düzenleyeceklerini söyledi.
Balkanlı iş insanlarının sanayi ve ticaretle ilgili yapacağı işlemlerde Edirne’nin bürokrasiyi üslenmeye talip olduğunu aktaran Sezer, şöyle devam etti:
“Bir kapı olmaya, bir nokta olmaya talibiz. Gelen insanlar, gelen iş insanlarının hepsi bir muhatap bulsunlar ve kendileri adına bütün iş süreçlerini biz takip edelim. Bütün bürokratik işlemleri biz takip edelim. Biz buna talibiz. Biz aynı zamanda kadim şehir Edirne’de şuna talibiz, güven ortamını sağlamaya talibiz. Güven ortamı dediğimiz şudur. İş insanlarının güvenli platformlarda bir araya gelmesi, birbirlerini tanıması dolayısıyla kuracakları birlikteliklerin de kalıcı olması ve güven ilişkilerinin sağlam temelleri üzerinde yürümesine talibiz.”
Vali Sezer, organizasyonun düzenlenmesinde Türkiye’nin Balkan ülkelerinde görev yapan büyükelçilerinin de çok katkıları olduğunu ifade ederek, büyükelçilere teşekkür etti.
Diğer konuşmacılar
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın da Edirne’nin, tarih boyunca farklı kültürlerin, inançların ve etnik grupların kardeşçe yaşadığı bir kent olarak bilindiğini belirtti.
Edirne’nin, kendini Balkanlar’ın ayrılmaz bir parçası olarak gören bir şehir olduğunu ifade eden Akın, “Edirne’mizin bu yönü hiç kuşku yok ki yine Balkan coğrafyası ile kökleri geçmişe dayanan komşuluk, dostluk ve bazı ülkelerle sağlanan müttefiklik bağlarıyla da güçlü bir şekilde desteklenmektedir. Tüm bunların sonucunda geçmişten gelen bu kıymetli mirası geleceğe taşımak, var olan dayanışma ve işbirliğini daha da artırmak önemli bir sorumluluğumuzdur.” dedi.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak da bölgedeki iş insanlarının Balkanlar’da yeni pazarlar açılması ve karşılıklı ticari faaliyetlerde bulunmak için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini söyledi.
Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ve Türkiye Bulgaristan İş Konseyi Başkanı Mustafa Sarıbekir de konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından katılımcılara “Trakya İş ve Yatırım Fırsatları” sunumu gerçekleşecek, ardından ikili iş görüşmelerine geçilecek.
Balkan İş Forumu yarın sona erecek.
]]>KONYA – Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Avdancık Mahallesi’nde günümüzde birçok yerleşimde unutulmaya yüz tutan bayram gelenekleri ve eski adetler yaşatılmaya devam ediliyor.
Avdancık Mahallesi’nde her bayramın ilk günü mahalle sakinleri bayram namazını kıldıktan sonra kurulan yemek sofralarında bir araya geliyor. Yerleşim merkezinde kahvehanenin yanı sıra mahallenin simgesi olan asırlık dut ağacının çevresindeki alanda evlerden sinilerle getirilen yemek, tatlı ve börekleri yemek için bir araya gelenler burada bayramlaşıp, sohbet ediyor, yapılan dualara eşlik ediyor. Yemeğin ardından ise mahalle meydanında çocuklar ve gençler renkli görüntüler oluşturan düzenlenen farklı oyun ve çeşitli etkinliklere katılarak eğlenceli vakitler geçiriyor. Ardından mahallede yaşayan çocuklar “bişilik” adı verilen ellerindeki çatallı bişi değnekleri ile hep birlikte kapı kapı gezerek evlerde hazırlanan bişileri topluyor. Toplanan bişiler, bişi değneklerinin çatallarına asılarak taşınıyor. Çocukları, büyükler bişinin yanı sıra şeker, çikolata ve çeşitli hediyelerle harçlıklar vererek sevindiriyor.
“Köyümüzde asırlardan gelen bir gelenek”
Avdancık Mahallesi Muhtarı Mehmet Arkan, yerleşim merkezinde her yıl bayramların birinci günü bayram namazı sonrasında köylülerle yemek buluşmalarında bir araya gelip bayramlaştıklarını anlatarak, “Yemeklerimizin yanı sıra çeşitli ikramlar da olur. Çocuklarımız ise düzenlenen eğlencelere katılır. Çocuklarımızın bişi gezisi de olur. Köyümüzde asırlardan gelen bir gelenek. Artık, pek çok yerde olmayan, unutulan. Mahalle sakinlerimiz gönlünden ne koparsa getirir kurulan sofralarda hep beraber yeriz, nüfusumuz ise bayramlarda daha da artar. Köyümüz dışından, ilçemizden ve gurbetten hatta yurtdışından gelen gurbetçilerimiz de bu etkinliklere katılarak sılai rahim gerçekleştirir. Bu gelenekleri başlatan ceddimizden yaşatan herkesten Allah razı olsun” dedi.
Hollanda’da yaşadığını ve her bayram bu etkinlikler için köyüne gelmeye çalıştığını anlatan Yusuf Koç ise, “Hollanda’da da yemekler olur ama böyle bir etkinlik olmaz” şeklinde konuştu.
Mahalle sakinlerinden Halil Canan, ilçe merkezinde ikamet ettiğini belirterek, “Köyümüzde devam eden bu gelenek ve görenekleri yaşama, yaşatma adına bayramlarda hep köyümüze geliyoruz. Bayram namazından sonra yemeğimizi yedikten sonra sohbet muhabbet devam ediyor” diye konuştu.
Gülizar Gözeller Ata ise, bayram yemeğinden sonra düzenlenen bişi toplama etkinliği hakkında bilgiler verdi. Köyün çocukları ile birlikte bayramın ilk günü kapı kapı gezerek büyüklerin bayramlarını kutladıklarını belirten Ata, “Hem bayramlarını kutluyoruz, hem bişi alıyoruz. Bişilerimizi bu ‘bişilik’ dediğimiz çatallı özel değneklerimize takıyoruz. Halkalı şekerler veriyorlar, çikolata ve harçlıklar veriliyor. Bu etkinlikle yeni nesil eski nesli, eski nesil de yeni nesli tanıyor. Bu gelenek yıllardır geçmişten gelen, insanlarımızın, köyümüzün insanlarının yaptığı bir gelenek. Zamanla unutulmuş ve biz tekrar yaşatmaya çalışıyoruz. Kapısı hiç çalınmayan yaşlılarımız var. Uzakta evlatları olanlar oluyor. Gelemiyorlar, onların kapısı çaldığında çok mutlu oluyorlar. Onlar mutlu olunca biz daha çok mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>Olay, Samsun’un İlkadım ilçesi Yenidoğan Mahallesi’nde 31 Mart’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çeşitli suçlarda kaydı bulunan R.K.(38), komşusun evine balkondan girip mutfakta yemek yapan H.U. (59) adlı kadının üzerine atlayarak tecavüz etmeye kalktı. Feryat edip yardım isteyen kadının ağzını tuttu. R.K.’nin parmağını ısırıp elinden kurtulan H.U., dış kapıyı açıp yardım istedi. Kadının yeniden yanına gelen R.K. onu zorla sürükleyerek yatak odasına götürdü ve burada da tecavüz etmeye çalıştı. H.U.’nun feryatları üzerine, “Bağırma, yüzüğümü düşürdüm. Alıp gideceğim ve bu olayı polise haber verirsen seni de kocanı da öldürürüm” diye tehdit eden R.K. emeline ulaşamadan evden kaçtı. Evden çıkıp bakkala sığınan kadın ise polis şikayette bulundu.
H.U.’nun ifadesinde, “Mutfağında iftar için yemek yaptığım sırada bir anda mutfağın balkon kapısından kendisini şahsen tanıdığım karşı kapı komşum olan ancak ismini bilmediğim şahıs içeri girdi. Şahsı içeride gördüğüm esnada şok geçirdim ve ‘imdat’ diyerek bağırdım. Bir anda üzerime atladı her iki eli ile bağırmamam için ağzımı kapattı ve beni sürükleyerek zorla oturma odasına doğru götürdü ve yere yatırdı. Ağzımı tuttu ve ayakları ile kollarımı bastırarak beni hareketsiz bıraktı. Elini ve bacağını ısırdım. Kollarımı kurtararak şahsın vücudunun değişik yerlerini tırmaladım. Yüzüğünü düşürdüğünü söyleyip beni bırakarak oda içerisinde yüzüğünü aramaya başladı. Fırsat bularak evimin giriş kapısını açtım ve yardım istedim. Yakamdan tutup beni sürükleyerek zorla yatak odasına götürdü. Burada da tecavüze kalkıştı. Kendisine direndim ve ‘birazdan eşim gelecek senin için çok kötü olur yapma’ dedim. Benim aşırı derecede bağırdığımı görünce, ‘Tamam, daha bağırma sana zarar vermeyeceğim. Polise şikayet etme, seni de kocanı da öldürürüm, bu yaşadıklarınız seninle benim aramda kalacak’ dedi ve kaçıp gitti. Şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum” dediği öğrenildi.
Olaydan sonra kaçan R.K., İlkadım İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Bugün Samsun Adliyesine sevk edilen R.K. hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, “Evde tek başıma alkol alıyordum. Sigara içmek için balkona çıkınca yol üzerinde 5 tane peri gördüm. Görmüş olduğum periler beni yanlarına çağırdılar. Ben de perilerin beni çağırması üzerine balkon demirlerine çıktım. Aşağıya atlayacağım esnada bu kez de yan balkondan beni bir peri ‘Aşağı atlama benim yanıma gel’ diye çağırdı. Ben de atlamaktan vaz geçerek beni yanına çağıran ve yan daireye ait balkonda bulunan perinin yanına atladım. Balkon kapısı açıktı. İkamet içerisinde mutfakta bayanı gördüm. Bu bayan beni görünce panikleyerek ‘Senin burada ne işin var’ diyerek bağırmaya başladı. Bağırmasın diye elimle ağzını kapatıp yere yatırdım. Kadına zarar vermeden kapıdan çıkıp gittim. Suçlamaları kabul etmiyorum” savunmasında bulundu.
Nöbetçi mahkemeye ifade veren R.K. “nitelikli cinsel saldırı” suçundan tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. – SAMSUN
]]>Büyükçekmece’de 9 Ekim 2023 tarihinde polis memuru Cihat Ermiş’i (31) şehit eden Muhammet Berke Çorak’ın (20) yargılanmasına başlandı. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Muhammet Berke Çorak ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmaya şehit polis memuru Cihat Ermiş’in eşi, annesi ile babası ve kız kardeşi de katıldı. Duruşma öncesi sanık yakını olduğunu söyleyen bir grup, adliye içinde yaşanan tartışma nedeniyle uzaklaştırılmak istenirken 1 polis memuruna saldırarak yaralanmasına neden oldu. Yaralanan polis memuru ambulans ile hastaneye kaldırılırken 4 kişi ise gözaltına alındı. Dışarda yaşanan olaya ilişkin soru soran mahkeme başkanına müşteki avukatı “Şehit ailesi saldırıya uğradı kalabalık bir grup tarafından” şeklinde cevap verdi.
Muhammet Berke Çorak ise duruşmada yaptığı savunmasında “Ben sosyal medya hesabım üzerinden Serhat Bozkurt ile tartıştım. Yanımda Atakan diye bir arkadaşım vardı. Atakan sonra ayrılıp evine gitti. Onun da benim de evime ateş ettiler. 155’i aradım. Gelmişler. Ben bilmiyordum geldiklerini. Evin kapısının açıldığını gördüm. Ben dolabın arkasına yaslandım, bakmadan 2 el ateş ettim. Ondan sonra ‘memur vuruldu’ diye birisi seslendi. Sonra silahı yerden uzattım. Olaylar olduğunda ben uyuşturucu kullanmıştım onun etkisindeydim. Polisiz dediklerini de hiç duymadım” dedi. Sanık evde uyuşturucu madde bulunduğuna dair soru üzerine “100 gram uyuşturucu madde benimdir kullanıyordum” dedi. Sanık tahliyesini ve beraatini istemediğini ve cezasını çekmek istediğini söyledi.
Cihat Ermiş’in eşi Nülüfer Ermiş ise “Benim eşim vatanını, mesleğini seven bir insandı. Benim çocuğumun o gün doğum günüydü. Çocuğumun doğum gününü kutlayacakken eşimin cenazesine gittim. Bu insanın nefes alıyor oluşu bile zoruma gidiyor. Eşimin sesi çok gürdü duymadığına inanmıyorum. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum” şeklinde beyanda bulundu.
Şehit polis memurunun babası Şefik Ermiş ise “Ben Ankara’da yaşıyorum. Sabah öğrendim olayı. Gencecik oğlumu hayattan kopardılar. Gencecik eşini dul bıraktılar, çocuğunu yetim bıraktılar şikayetçiyim” dedi.
Şehit polisin annesi Sare Ermiş ise gözyaşlarına boğularak “Haince bir pusu kurdu oğluma. Oğlum 4 defa polis diye bağırmış. Gencecik çocuğumu öldürdü en ağır şekilde cezalandırılsın, şikayetçiyim” dedi.
Tanık polis memuru Nuh Ş. ise “Ben arkadaşım ile ihbarın yapıldığı konuta gittim. İhbarcının aradığı numarayı aradık ne olduğunu sorduk. 2 kişinin duvara tırmandığını ve siteye doğru ateş ettiğini söyledi. Biz siteden içeri girdik. Cihat ve özel güvenlik görevlisi eve bakmak için yukarı çıktılar. Ben aşağıda bekledim. Bir süre sonra aşağı indiler. Kapıya vurduk. ‘Polis diye bağırdık açan olmadı’ şeklinde konuştular. Biz evi dışardan gözlemledik. Eve ateş edildiğini gördük. Evde birilerinin olabileceğini değerlendirdik. Telefonla aradık ama cevap veren olmadı. Oradan ayrılacakken Cihat ‘ben bir daha bakayım’ dedi. Özel güvenlik görevlisi ile yukarı çıktılar. Daha sonra site güvenlik görevlisi yanıma geldi. Polis memurunun vurulduğunu söyledi. Ben güvenlik görevlisi gelmeden 2 el silah sesi duydum. Yukarı koştuğumda polis diye bağırdım cevap veren olmadı. Evin kapısı açıktı Cihat yerdeydi. Ambulansı ve polis merkezini aradım. Sanık evin içinden silahla bana doğru geldi. Silahı yere bıraktı. Kendisine yere yatmasını söyledim ancak direndi. Kontrollü zor kullanarak kendisini yere yatırdım” şeklinde beyanda bulundu.
Yeniden söz verilen sanık “Ben ailesine sabır diliyorum, dua ediyorum. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.
Sanığın savunmasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, dinlenilmeyen tanıkların dinlenmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
İddianameden
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın evine silahla ateş edilmesi sebebiyle ekip olarak olay yerine giden maktul Cihat Ermiş’in kapıyı” Polis” şeklinde seslenerek çaldığı aktarıldı. İddianamede, cevap verilmemesi nedeniyle can güvenliğinden endişe edilerek yardım etmek için özel güvenlik görevlisi eşliğinde ikamete girildiğinde maktule silahla iki kez ateş edildiği belirtildi. Polisin hayatını kaybettiği açıklanan iddianamede, sanık Çorak’ın ifadesine de yer verildi. Çorak “Olay günü uyuşturucu madde kullandım. Husumetli olduğum arkadaşlarım evime silahla ateş etti ve zorla girmeye çalıştı. Polise haber vererek yardım istedim. Silahı alarak mutfak duvarının arkasında beklemeye başladım. 10-15 dakika sonra kapı tekrar zorlanınca hasımlarımın geldiğini düşündüm. Kapı açılıp biri girince 2 kez ateş ettim. Hedef gözetmedim. Polis diye seslenildiğini duymadım ve ölen kişinin polis olduğunu da bilmiyordum” dedi.
Hazırlanan iddianamede sanık Çorak’ın ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’ ve ‘kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. – İSTANBUL
]]>