Karahan – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 04 Aug 2024 08:12:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Fatih Karahan: “Ücretlerin Yüksek Enflasyondan Dolayı Erimesi Söz Konusu. Enflasyonu Düşürürsek Kalıcı Refah Artışı Olacaktır” https://www.haber28.com.tr/fatih-karahan-ucretlerin-yuksek-enflasyondan-dolayi-erimesi-soz-konusu-enflasyonu-dusurursek-kalici-refah-artisi-olacaktir/ https://www.haber28.com.tr/fatih-karahan-ucretlerin-yuksek-enflasyondan-dolayi-erimesi-soz-konusu-enflasyonu-dusurursek-kalici-refah-artisi-olacaktir/#respond Sun, 04 Aug 2024 08:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29340

NİSANUR YILDIRIM

(ANKARA) – Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyondaki artışa asgari ücrete gelen zamların etkisinin ne olduğuna ilişkin soruya, “Şu anda ücretlerin yüksek enflasyondan dolayı erimesi söz konusu. Bizim birinci yapmamız gereken şey kalıcı bir şekilde fiyat istikrarını sağlamak. Biz enflasyonu öngörülerimiz çerçevesinde düşürürsek ki bunda kararlıyız, kararlı duruşumuzu da yaptığımız işlerde  gösteriyoruz. Bunu yapabilirsek zaten kalıcı refah artışı olacaktır. Ücretler enflasyonist olmayacak şekilde artmaya devam edecektir” diye yanıt verdi. Karahan, 500 ve 1000 TL’lik banknotların ihtiyaç görülürse dolaşıma girmesi için adımların atılacağını belirtti. Karahan, KKM’nin toplam bakiyesinin 70 milyar dolar civarına indiğini açıkladı.

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci enflasyon raporunu sunmasının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Karahan, bir gazetecinin “Enflasyonda istenen tablonun oluşması için iç talebi yavaşlatmak adına maliye politikasında atılması gereken ilave adımlar olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusunu, şöyle yanıtladı:

“Talebi dengeleyerek enflasyonu düşürmek istiyoruz. Bu noktada sıkı bir para politika duruşumuz var. Bunu sözde bırakmadık, aksiyonlarla da gösterdik. Bundan sonra da ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Kamu maliyesi tarafından gelecek destek önemlidir. Harcamalar için bir tasarruf tedbiri çalışılıyor. Bu konuda gerekli detaylar yetkili merciler tarafından zamanı geldiğinde açıklanacaktır. Biz ikinci devrede ve 2025 yılı için de dezenflasyon sürecinde destek alacağımızı düşünüyoruz.”

Karahan, bir gazetecinin “Mevcut parasal sıkılıkla bu enflasyon hedeflerine ulaşabilecek miyiz” sorusuna, şu cevabı verdi:

“ENFLASYONUN ANA EĞİLİM SEVİYESİNDEN DOLAYI YÜZDE 36 HEDEFİNİ KORUMAYI DOĞRU BULMADIK”

“İhtiyatlı duruşumuzu koruyarak 36 hedefimize ulaşacağımızı düşünüyorduk. Fakat talep daha güçlü gerçekleşti, hatta bir ivmelenme oldu bizim tahminimizin aksine. Çeşitli sebepler var. İlk dört ayda 4 puana yakın bir ilave enflasyon gerçekleşti. Bizim tahminlerimizin 4 puan üzerinde. Piyasa tahminlerine de baktığımızda 4 puanlık bir bozulma söz konusu. Bunu tamamen telafi etmek ek sıkılaşmayla dahi çok kolay gözükmüyor. Yıl sonunda enflasyon yüzde 36 yine olabilir. Fakat baz senaryo olarak ek sıkılaştırma yapılsa dahi bunun ana eğilimindeki artışı telafi edeceğini görüyoruz.  Hatta bir önce öngördüğümüz seviyenin bir miktar altına çekeceğini öngörüyoruz. Fakat bu 4 puanlık artışın tamamının telafi etmesini çok kolay olmadığını değerlendiriyoruz. 36’dan 38’e yapılan ayarlama tamamen bu sebepledir. Yüzde 36 hala bandın içinde. Yukarı yönlü riskler var ve biraz daha belirgin. Bu doğru. İlk 4 ay gerçekleşmesine, talep koşullarına  ve enflasyonun ana eğiliminin seviyesine baktığımızda yüzde 36 hedefini baz senaryo olarak korumayı doğru bulmadık. Enflasyon görünümünde herhangi bir bozulma olmasında halinde ek sıkılaşma yapmaya hazırız.”

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Osman Cevdet Akçay, bir gazetecinin enflasyon tahminleri hakkında hangi sapma miktarı ya da aralığının endişe duyulabilecek noktayı temsil ettiği ve ne kadarlık bir sapmanın müdahale gereksinimi doğuracağına ilişkin sorusunu, şöyle yanıtladı:

“ENDİŞE SEKTÖRÜNDEYİZ. BİZİM İŞİMİZ ASLINDA ENDİŞE ETMEK”

“38’e, yukarıya kayış çok önemli bir kayış değil. 36’nın da tutturulması hala mümkün. Talebin nasıl daralmaya başlayacağı önemli. Biz sadece politika faizini arttırmadık. Miktarsal kısıtlar da getirdik. Bunların bir tanesi tek başına birden ufak olurdu. Ama 1+1 ikisi beraber 2’den fazla bir sıkılaşmaya tekabül ediyor. Bunun devreye gireceği kanaatindeyiz.  Orta noktayı 38’e çektik. Bandın üst tarafını kesinlikle aşacağımız kanaatinde değiliz. 42’nin içinde kalma ihtimalimizin çok çok yüksek olduğunu düşünüyoruz. Endişe sektöründeyiz. Bizim işimiz aslında endişe etmek. Sapmamız endişe tarafında. Verdiğimiz bantla ilgili hiçbir sıkıntımız yok. Sert inişin zorunlu olduğu bir durum vardı. O da şu, aktarım mekanizmasının zayıflığı. Aktarım mekanizmanız zayıfsa sert inişiniz kaçınılmaz. Bizim yapmaya çalıştığımız bu mekanizmayı güçlendirmek. Kanatimiz, mart ayından itibaren biz bu mekanizmayı güçlendirdik.”

Karahan, ekonomist Uğur Gürses’in “TÜİK’in enflasyon madde sepeti fiyatlarını yayınlamamasına ve KKM’nin döviz karşılığına” ilişkin sorusunu şu yanıtı verdi:

“KKM’NİN TOPLAM BAKİYESİ 70 MİLYAR DOLAR CİVARINA İNDİ”

“TÜİK’İn kendi tercihidir. O konuda benim fikir belirtmem doğru olmaz. Enflasyon düştükçe beklentiler de olumlu yönde ilerleyecektir. KKM’nin toplam bakiyesi, ağustos itibarıyla 140 milyar dolar. Şu anda geldiğimiz noktada 70 milyar dolar civarına indi.

“HER ZAMAN İHTİYATI ÖN PLANA ÇIKARMAYI DOĞRU BULUYORUZ”

Eski bir Merkez Bankacı’nın çok sevdiğim bir lafı var. ‘Merkez Bankacı’nın görevi endişe duymaktır.’ Özellikle enflasyonun yüksek olduğu seviyelerde, her zaman ihtiyatlı duruş önemlidir. Aşağı-yukarı yönlü riskler var. Ama biz yukarı yölü risklere daha çok önem veriyoruz. Katılığın umduğumuz gibi çözülmemesi, talepteki dengelenmenin beklediğimiz gibi olmaması halinde görünümde bir bozulmaya yol açacak olursa risk açısından ilave sıkılaşma yapacağız. Her zaman ihtiyatı ön plana çıkarmayı daha doğru buluyoruz. Endişe sektörü bunu içeriyor.”

Karahan, bir gazetecinin 500-1000 TL’lik banknotların ve yeni para sayma makinelerin satışa çıkacağı iddiasına ilişkin soruya şöyle cevapladı:

“İHTİYAÇ GÖRÜLÜRSE GEREKLİ ADIMLARI ATACAĞIZ”

“Paranın kendisi ortada yokken bunla uyumlu banknot makinesi nasıl oluyor onu bilmiyorum. Birçok faktöre bağlı. Makroekonomik ve finansal analizlere, teknik olarak yapılan değerlendirmelre göre karar veriyoruz. Bu kapsamda, tedavüldeki küpür kompozisyonunun değişimlerini dikkate alıyoruz. Bunu dikkatle takip ediyoruz. Bu yaptığımız analizler sonucunda ihtiyaç görülürse gerekli adımları atacağız.”

Bir gazetecinin “enflasyondaki artışa asgari ücrete gelen zamların etkisinin ne olduğuna” ilişkin soruyu Karahan, şöyle yanıtladı:

“HİZMET FİYATLARI ÜSTÜNDE ASGARİ ÜCRETİN ETKİSİ SÖZ KONUSU”

“Asgari ücret konusu TCMB uhdesinde bir konu değil. Biz burada karar verici de görüşmelerin tarafı da değiliz. Dolayısıyla bir tavsiye verilmesi de söz konusu değil. Biz enflasyon tahminlerimizi yaparken birtakım varsayımlarda bulunmak durumundayız. Belirlediğimiz hedefler var. Hizmet enflasyonu, emek-yoğun bir sektör olduğu için, hizmet fiyatları üstünde asgari ücretin etkisi söz konusu. Bu konuda bir varsayım yaptık. Daha önce yapılan açıklamaları gösterge olarak ele aldık. Tek asgari ücret artışı olacağı dillendirildiği için biz bunu varsaydık. Şu anda ücretlerin yüksek enflasyondan dolayı erimesi söz konusu. Bizim birinci yapmamız gereken şey kalıcı bir şekilde fiyat istikrarını sağlamak. Biz enflasyonu öngörülerimiz çerçevesinde düşürürsek ki bunda kararlıyız, kararlı duruşumuzu da yaptığımız işlerde  gösteriyoruz. Bunu yapabilirsek zaten kalıcı refah artışı olacaktır. Ücretler enflasyonist olmayacak şekilde artmaya devam edecektir.”

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, bir gazetecinin “Kamu zamları biriktirilerek yapılıyor. Yaz aylarında elektrik fiyatlarına yüklü bir zam beklentisi konuşuluyor. Bu birikimli zamlar yaratacağı maliyet enflasyonu açısından risk oluşturuyor mu” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Bahsettiğiniz kalemler konusunda yetki mercii değiliz. Enflasyonun öncelik olduğu, dezenflasyonun sağlıklı bir şekilde tesis edilmesi gerektiğine ilişkin hükümetin çeşitli kanallarından yapılan açıklamalar var. ‘Yönetilen/yönlendirilen fiyatlar belirlenirken enflasyon hedefine riayet edileceği’ açıklamalarından dolayı biz enflasyon hedefimizi bu varsayımlar doğrultusunda oluşturduk.”

(BİTTİ)

]]> https://www.haber28.com.tr/fatih-karahan-ucretlerin-yuksek-enflasyondan-dolayi-erimesi-soz-konusu-enflasyonu-dusurursek-kalici-refah-artisi-olacaktir/feed/ 0 Türkiye, Patates Tohumu Üretiminde Dünyada Söz Sahibi Olmak İstiyor https://www.haber28.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:36:49 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14935 Nevşehir’de 2000 yılında kurduğu laboratuvarda 23 çeşit yerli patates tohumu üreten 62 yaşındaki Yakup Karahan, Türkiye’nin patates tohumu konusunda dünyada söz sahibi ülkelerden biri olması için çabalıyor.

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nden 1986 yılında mezun olduktan sonra bir süre Nevşehir’de ilaç mümessilli olarak çalışan Karahan, daha sonra iş hayatına patates üretimi yapan firmalarda devam etti.

Sektörde beş yılda edindiği deneyimle kendi firmasını kurarak patates üretimine yönelen Karahan, 1990’lı yıllarda patates tohumundaki dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için çalışma başlattı.

Karahan, 2000 yılında borçla kurduğu Doğa Tohumculuk Doku Kültür Laboratuvarı’nda 15 kişilik ekibiyle bugüne kadar “Zirve”, “Doruk”, “Kutup”, “Bahar”, “Kaya”, “Volkan”, “Ayaz”, “Yediveren”, “Yaprak”, “Yankı”, “Yaldız”, “Maden”, “Kafkas”, “Altay”, “Aydos”, “Petek”, “İlkmor”, “Bulut”, “Ses”, “Turaç”, Taş”, “Yakut” ve “Deniz” adlı 23 yerli tohum çeşidini Türk tarımına kazandırdı.

“Başarıya ulaşmamız 22 yılı buldu”

Karahan, AA muhabirine, patates üretimine başladığı dönemde yurt dışından getirilen tohumların arazilerde hastalık oluşturduğunu, Avrupa firmalarının Türkiye’ye kaliteli tohum göndermemek için çaba gösterdiğine şahit olduğunu söyledi.

Yerli ve dayanıklı tohum çeşitleriyle ilgili çalışmasına Hollanda’daki bir tohum firması yetkilisiyle aralarında geçen konuşmanın ardından başladığını anlatan Karahan, şöyle konuştu:

“Patates üretim maliyetinin yüzde 35’lik kısmını tohum oluşturuyor. O dönem tohum yurt dışından geliyordu ve kalitesi çok düşüktü. Hastalıklı tohum geliyordu. Nevşehir ve Niğde’deki arazilerde patates siğili hastalıkları o dönem yurt dışından tohumla birlikte geldi. Distribütörü olduğum yabancı firmaya, ‘Biz size çok büyük para ödüyoruz fakat bize çok kötü tohum gönderiyorsunuz. Biz daha iyi para verelim, iyi tohum gönderin’ dedim. O da bana ‘iyi tohumu git Mars’tan al’ dedi. 2000 yılında yaşanan bu görüşme bizi ateşledi. İlk laboratuvarı kurduk. Yaklaşık 5 yıl mesafe alamadık. Doku kültüründe bitki çoğaltıyoruz ama yüzde 80’e kadar küflenme oluyor, çürüyordu. Daha sonra yurt dışından uzman getirdik. Onlarla devam ettik. Sil baştan laboratuvarı değiştirdik. Sonuçta başarıya ulaşmamız 22 yılı buldu.”

Karahan, patatesin ülkeler için buğday kadar stratejik bir bitki olduğunu, yurt dışından gelen niteliksiz tohumlar nedeniyle Türkiye’deki bazı arazilerde uzun yıllar sürecek hastalıklar oluştuğunu söyledi.

Virüslere karşı dayanıklı tohum üretmek için uzun yıllar büyük uğraşlar verdiklerini dile getiren Karahan, “Ürettiğimiz çeşitlerin yüzde 90’ı virüse dayanıklıdır. Bu bölgedeki (Nevşehir) araziler patates siğili nedeniyle 39 yıl karantinaya alınmış. Buraya merhem olalım, uygun bir çeşit geliştirelim dedik. Bu hastalığın ilaçlı tedavisi yok, tek çare dayanıklı çeşit yapmak. ‘Kafkas’ adlı çeşit yaptık. Dünyanın en verimli ve yüzde 100 dayanıklı bir tohum türü oldu.” dedi.

Karahan, tohum geliştirme çalışmasına başladığında yeterli maddi imkana sahip olmadığını, süreç boyunca birçok kez iflasla karşı karşıya kaldığını ancak yılmadığını kaydetti.

Azim ve kararlılıkla sürdürdükleri laboratuvar çalışmalarının meyvelerini birkaç yıldır topladığını, Türkiye’nin patates tohumu üretiminde önemli ülkelerden biri konumuna yükseldiğini belirten Karahan, şunları kaydetti:

“Ben bu işe 2000 dolarla başladım. Nevşehir’de 28 banka vardı hepsiyle çalışıyordum. Faiz ne kadar diye hiç sormuyordum. Yeter ki kredi versin. Bu çeşitleri geliştirmek beni 4-5 kez iflas noktasına getirdi ama yine de bırakmadık. Çok sıkıntı çektik ve gelinen noktada muazzam bir ekip oluştu. 2030 yılında üretimimiz 100 bin tona çıkacak. Yapacağım tek şey, seralarımızı genişleteceğiz. Patates tohumu üreten dünyadaki 5 ülkeden biri olduk, 100 bin tonu aştığımızda söz sahibi iyi bir oyuncu olacağız.”

AB’den tescil alınan çeşitler var

Laboratuvarın genel müdürü Mete Kaan Bülbül de uzun yıllar verdikleri mücadele sonunda ilk yerli tohum tescillerinin 2018’de gerçekleştirildiğini anlattı.

Şu an 20 tescilli tohum çeşidinin bulunduğunu, 3’ünün de tescil sürecinin devam ettiğini belirten Bülbül, “Asıl hedefimiz Avrupa’ya tohum satmak. Elimizdeki en iyi çeşitler olan Kafkas, Bahar, Yankı ve Yaprak türleri Avrupa’da da tescillendi. Yıllık yaklaşık 40 bin ton üretimiz bulunmaktadır. Geçen yıl Avrupa’ya 4 bin ton tohum satışımız oldu, bu yıl da 10 bin ton hedeflemekteyiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/feed/ 0