Kararı – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 02 Aug 2024 21:25:12 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çanakkaleli tekel bayi sahibi, alkollü içki satışı yasağını Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı https://www.haber28.com.tr/canakkaleli-tekel-bayi-sahibi-alkollu-icki-satisi-yasagini-anayasa-mahkemesine-tasidi/ https://www.haber28.com.tr/canakkaleli-tekel-bayi-sahibi-alkollu-icki-satisi-yasagini-anayasa-mahkemesine-tasidi/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:25:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29065 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA) – Pandemi döneminde tam kapanma tedbirlerine alkollü içki satışı yasağının da eklenmesini yargıya taşıyan ve sonuç alamayan Çanakkaleli tekel bayi sahibi Deniz Öztürk,  bu sefer de “hak ihlali” iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Türkiye’de Covid-19 ile mücadele kapsamında alınan 17 günlük tam kapanma sürecinde alkol satışı yasaklanmıştı. İçişleri Bakanlığı’nca 81 il valiliğine gönderilen genelgeye dayanarak, Çanakkale Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu da “Tam kapanma döneminde tekel büfelerinin kapalı olmasına, market, bakkal, büfe gibi yerlerde de alkol ürünü satılmaması” kararı vermişti. Bu karar nedeniyle 17 günlük süreçte tekel büfesini kapatmak zorunda kalan Deniz Öztürk, Çanakkale İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun alkollü içki satışı yasağını yargıya taşımıştı.

Deniz Öztürk, “kişilerin özel hayatına, yaşam tercihlerine, tüketim alışkanlıklarına, kültürüne yönelik hukuka aykırı bir müdahale niteliğindeki alkollü içki satış yasağını düzenleyen Çanakkale İl Umumi Hıfzısıhha Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtı. Öztürk, alkol satış yasağının bilimsel ve tıbbi dayanağı olmadığını belirtti.

900 TL PARA CEZASI KESİLDİ

Deniz Öztürk’ün dava açmasının basında yer alması sonrasında iş yerinin kolluk tarafından takip edildiği iddia edilirken, Öztürk’ün ikamet ettiği evinin zemin katında bulunan iş yerine giderek bilgisayarını almak istediği ve bu sırada polislerin gelerek pandemide konulan yasağı ihlal ettiği gerekçesiyle 900 TL para cezası kesildiği öne sürüldü.

ÇANAKKALE 2. SULH CEZA HAKİMLİĞİ “PARA CEZASI HUKUKA AYKIRI” DEDİ

Bu sırada Çanakkale 1. İdari Mahkemesi ise yürütmenin durdurulması istemini reddetti. Bunun üzerine Deniz Öztürk, Çanakkale Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nün para cezasına Çanakkale Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne de itiraz etti. Çanakkale 2. Sulh Ceza Hakimliği, Öztürk’ün itirazını kabul etti ve Çanakkale Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen idari yaptırım kararının hukuka aykırı olduğunu ve olayın kanunda bahsi geçen yasak ve zorunlulukları getiren tedbirlerden olmadığı kanaatine varıldığı ifade edildi ve para cezası iptal edildi.

KISMEN İPTAL, KISMEN EHLİYET NEDENİYLE RET KARARI

Söz konusu kararı, Çanakkale 1. İdari Mahkemesi’ne sunan Öztürk’ün ilk duruşmasında mahkeme dava konusu Çanakkale İl Hıfzısıhha Kuru kararının “Tam kapanma döneminde tekel büfelerinin kapalı olmasına ve ‘büfe gibi yerlerde de alkol ürünü satılmamasına yönelik kısmının iptaline; ‘market ve bakkallarda alkol ürünü satılmamasına’ yönelik kısmı yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verdi.

Taraflar Çanakkale 1. İdari Mahkemesi’nin söz konusu kararını istinafa taşıdı. Deniz Öztürk, büfesinde diğer temel gıda ürünleri ve gündelik ihtiyaçlara yönelik ürünlerin satışını yapamadığını ve dolayısıyla yoksun kaldığı bir gelir ve ürünleri satamamaktan dolayı uğradığı zararlar söz konusu olduğunu belirtti.

İSTİNAF REDDETTİ

Bursa Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Dava Dairesi, Öztürk’ün istinaf başvurusunu kabul ederken, Çanakkele Valiliği’nin Çanakkale 1. İdare Mahkemesinin kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin “tam kapanma döneminde tekel büfelerinin kapalı olmasına” ve ” büfe gibi yerlerde de alkol ürünü satılmamasına” yönelik kısmı yönünden davanın reddine karar verdi.

Kararı temyiz eden Deniz Öztürk, Bursa Bölge İdari Mahkemesi’nin kararının temel hak ve hürriyete, hukuka aykırı olduğunu beyan ederken, davanın reddedilmesinin yerinde olmadığını ehliyet hususundaki istinaf başvurusunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtti. Çanakkale Valliği de temyiz isteminin reddi talebinde bulundu.

AYM’YE BİREYSEL BAŞVURU

Danıştay 4’üncü Dairesi, Bursa Bölge Mahkemesi Üçüncü Dava Dairesi’nin kararının onanmasına kesin olarak karar verdi. Deniz Öztürk, kararın kesinleşmesinin ardından bu sefer de Anayasa Mahkemesi’ne “hak ihlali” iddiasıyla bireysel başvuruda bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/canakkaleli-tekel-bayi-sahibi-alkollu-icki-satisi-yasagini-anayasa-mahkemesine-tasidi/feed/ 0
Türkiye’nin tüm ticareti durdurması İsrail’de paniğe neden oldu: Sonuçları çok büyük olacak https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-tum-ticareti-durdurmasi-israilde-panige-neden-oldu-sonuclari-cok-buyuk-olacak/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-tum-ticareti-durdurmasi-israilde-panige-neden-oldu-sonuclari-cok-buyuk-olacak/#respond Sun, 28 Jul 2024 23:36:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28123 İsrail ordusu, 7 Ekim 2023’ten bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde çocuk ve kadın demeden katliamlarına devam ediyor. Dünyanın gözü önünde yapılan bu katliamın durdurulması için Türk makamlarından da tepkiler yükselmiş ve Ticaret Bakanlığı, 9 Nisan’da İsrail ile yapılan ihracat işlemlerini kısıtlama kararı almıştı. Bu gelişmenin ardından Ticaret Bakanlığı, yayınladığı yeni açıklamada her türlü ihracat ve ithalat işleminin durdurulduğunu duyurdu. Ticaretin kesilmesi ise İsrail medyasında, “Türk boykotunun İsrail ekonomisi üzerindeki sonuçları çok büyük olacak” başlıklı yazıyla yer buldu.

KISITLAMANIN ARDINDAN ŞİMDİ DE DURDURMA KARARI

Ticaret Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail’in hükümetinin uluslararası ateşkes çabalarını karşılıksız bıraktığı ve insani yardımları engellediği vurguladı ve “Türkiye bunun üzerine 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 54 ürün grubunun İsrail’e ihracatını kısıtlamıştır. Alınan bu kararda, İsrail Gazze’de derhal ateşkes ilan edene ve yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye kadar kısıtlama tedbirlerinin yürürlükte kalacağı vurgulanmıştır. Buna rağmen, İsrail Hükümetinin saldırgan tutumunu sürdürdüğü, Filistin’deki insani trajedinin kötüleştiği müşahede edilmektedir. Bu itibarla, devlet düzeyinde alınan tedbirlerin ikinci aşamasına geçilmiş, İsrail’le ilgili ihracat ve ithalat işlemleri tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurulmuştur” dedi.

İSRAİLLİ BAKAN, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I HEDEF ALDI

Türkiye’nin aldığı kritik kararı resmi sosyal medya hesabından duyuran İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili skandal açıklamalarda bulundu. Türkiye’yi ticaret anlaşmalarını ihlal etmekle suçlayan Katz, İsrail Dışişleri Bakanlığı’na ‘yerel üretim ve diğer ülkelerden ithalata odaklanarak ticarette alternatifler aranması talimatı verdiğini söyledi.

İSRAİL BASINI TİCARETİN KESİLMESİNE ÖFKELENDİ

Türkiye’nin kararı sonrası İsrail medyasında gözle görülür bir öfke hakim. Maariv gazetesi “Erdoğan adım atıyor, İsrail kambur duruyor” başlıklı haberinde, Türkiye’nin kararının İsrailli iş insanları arasında öfkeye neden olduğunu yazdı.

“TÜRKİYE’YE BAĞIMLILIKTAN KURTULMALIYIZ”

Gazeteye konuşan Merhavim Belediye Başkanı Shay Hajaj “Defalarca uyarıda bulunduk. İsrail taze gıda üretiminde bağımsız olmalı, diğer ülkelere bağımlı olmamalıdır.” derken, Üreticiler Birliği Başkanı Dr. Ron Tomer ise, “Türkiye’den yapılan tüm ithalata hemen şimdi üç yıl süreyle %100 oranında koruyucu gümrük vergisi uygulanmalı ve bazı ürünlerin ithalatı tamamen yasaklanmalıdır.” dedi ve ekledi; “Hükümet Türkiye’ye bağımlılıktan kurtulmak elinden gelen her şeyi yapmalıdır.”

“TÜRK BOYKOTUNUN SONUÇLARI ÇOK BÜYÜK OLACAK”

Calcalist, “Türk boykotunun İsrail ekonomisi üzerindeki sonuçları çok büyük olacak” başlıklı haberinde Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nden Yigal Maor’un sözlerine yer verdi.

Türkiye’nin şimdiye kadar birçok ürünün makul fiyatlarla temin edildiği bir kaynak olduğunu söyleyen Maor, Ankara’nın hamlesinin sonuçlarının İsrail için çok ağır olacağını belirterek şunları söyledi;

“Tatlı ve konservelerden, sebze ve meyvelere kadar aklınıza gelebilecek her şey Türkiye’den geliyor. Uluslararası şirketler Türkiye’de montaj yapıyor. Örneğin Toyota Corolla Türkiye’de monte ediliyor ve şimdi İsrail’e araba göndermenin mümkün olmadığı söyleniyor. Durum gemilerin İstanbul ve Çanakkale Boğazı’ndan geçmesinin engellenmesi veya Türkiye semalarında uçuş yasağı getirilmesiyle daha da kötüleşebilir”

TÜRKİYE’NİN KARARI DÜNYA MANŞETLERİNDE

İngiliz Guardian gazetesi Türkiye’nin Gazze’deki ‘insani trajedi’ nedeniyle İsrail’le tüm ticareti durdurduğunu yazdığı haberinde söz konusu hamlenin, eski iki yakın müttefik arasında kötüleşen gerilimi daha da derinleştireceğini iddia etti.

BBC de iki ülke arasındaki ticaretin geçtiğimiz yıl neredeyse 7 milyar dolar değerinde olduğuna dikkat çekti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana Tel Aviv yönetimini sert sözlerle eleştirdiğini hatırlattı.

“BU ADIM TÜRKİYE’NİN İSRAİL MÜCADELESİNDE BİR CEPHE”

Aljazeera de iki ülke arasındaki ticaret hacmine dikkat çekerken Türkiye’nin kararının İsrail’in tepkisini çektiğini yazdı.

Fox News, Türkiye’nin Gazze’deki savaşa karşı protestosunun son hamlesi olarak İsrail ile ticareti kestiğini yazdı. İsrail’in duruma tepki gösterdiğini yazan Fox News “Bu adım Türkiye’nin İsrail’e karşı mücadelesinde sadece bir cephe. Türkiye Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhinde süren soykırım davasına müdahil olma kararı aldı.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN TAVRI GİDEREK SERTLEŞİYOR”

Middle East Eye (MEE) Türk hükümetinin ilk olarak 9 Nisan’da İsrail’e 50’den fazla ürüne ihracat kısıtlaması getirdiğini, daha sonra soykırım davasına müdahil olma kararı aldığını şimdi de ülke ile olan tüm ticaretini durdurduğunu belirterek Ankara’nın tavrının giderek sertleştiğini yazdı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-tum-ticareti-durdurmasi-israilde-panige-neden-oldu-sonuclari-cok-buyuk-olacak/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Taksim’e Gitmek İsteyenlerin Anayasal Haklılığı Var https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksime-gitmek-isteyenlerin-anayasal-hakliligi-var/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksime-gitmek-isteyenlerin-anayasal-hakliligi-var/#respond Sat, 27 Jul 2024 02:01:02 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27807 HABER: MEHMET OFLAZ/ KAMERA: MEHMET MEHMETLİOĞLU

(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane’de yaptığı açıklamada, “Demokrasilerde bir hakem vardır o da yargıçtır. Geçtiğimiz yıla kadar emekçiler, Taksim’e gitmek istedi. Hükümet ‘gidemezsiniz’ dedi. Hakeme başvurdular, hakem ‘Gitmeleri lazım’ dedi. Bugün Taksim’e varmak isteyenlerin anayasal ve mahkeme kararına dayanan bir haklılıkları var. Götürmeyenler de Anayasa’ya aykırı iş yapıyorlar. Biz sendikaların kararıyla ilgili bir şey diyemeyiz ama bir gerçeklik var ki oraya emekçileri sokmamak Anayasa’yı çiğnemektir. Türkiye’de anayasa tartışması, anayasa çalışması başlamasını istiyorlar. Mevcut Anayasa’ya daha üç ay önce uygun olarak alınmış bir kararı uygulamamak, mevcut Anayasa’ya uymamak yeni bir anayasayla ilgili taleplerin de ne kadar suni talepler olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla emekçilerle birlikte Taksim’e yürümek üzere Saraçhane’ye geldi. Özel’e; İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP grup başkanvekilleri, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ve İstanbul ilçe belediye başkanları eşlik etti. Özel, burada Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Başkanı Ayfer Koçak, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı ile görüştü.

ÖZGÜR ÖZEL: “ORAYA EMEKÇİLERİ SOKAMAMAK ANAYASA’YI ÇİĞNEMEKTİR”

CHP lideri Özel, burada gazetecilere yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Demokrasilerde bir hakem vardır o da yargıçtır. Geçtiğimiz yıla kadar emekçiler, Taksim’e gitmek istedi. Hükümet ‘gidemezsiniz’ dedi. Hakeme başvurdular, hakem ‘Gitmeleri lazım’ dedi. Bugün Taksim’e varmak isteyenlerin anayasal ve mahkeme kararına dayanan bir haklılıkları var. Götürmeyenler de Anayasa’ya aykırı iş yapıyorlar. Biz sendikaların kararıyla ilgili bir şey diyemeyiz ama bir gerçeklik var ki oraya emekçileri sokmamak Anayasa’yı çiğnemektir. Türkiye’de anayasa tartışması, anayasa çalışması başlamasını istiyorlar. Mevcut Anayasa’ya daha üç ay önce uygun olarak alınmış bir kararı uygulamamak, mevcut Anayasa’ya uymamak yeni bir anayasayla ilgili taleplerin de ne kadar suni talepler olduğunu ortaya koyuyor.

“AYM KARARINA RAĞMEN KANUNSUZ EMİRLERİ VERENLERİ BU KARARLARINI GÖZDEN GEÇİRMEYE DAVET EDİYORUZ”

Tabii sendikaların Sayın Başkanlarına ne yapacaklarını sorabilirsiniz ama bizim burada gözettiğimiz en önemli şey, bayramın bayram gibi kutlanması. Bugün Saraçhane önemli bir kazanım alanıdır çünkü bütün sendikalar, en son Beşiktaş’a çağrı yapan sendikalar da Saraçhane’ye geldiler. Emekçiler kol kola girdi ve birlikteler. Bu birliktelik, burada toplanabilmek önemlidir. Taksim’e çıkılmasına karşı kaba kuvvet, kanunsuz emir olursa bu onu uygulayanların ayıbı olur. Biz çatışma olsun istemeyiz, ne emekçiler ne polis yaralansın, gaz sıkılsın, istenmeyen görüntüler ortaya çıksın istemeyiz. O yüzden de Anayasa Mahkemesi (AYM) kararına rağmen kanunsuz emirleri verenleri bir kez daha bu kararlarını gözden geçirmeye, suç işlememeye, suç işlettirmemeye davet ediyoruz. Onun dışında gün içinde buraya çağrı yapan legal örgütler, sendikalar ne söylüyor, ne yapıyorlarsa ona göre davranılacak.”

EKREM İMAMOĞLU: “5 YILDIR SARAÇHANE’DE HALK NE DİYORSA O OLUYOR”

Ekrem İmamoğlu da şu açıklamayı yaptı:

“Son 5 yıldır Saraçhane hak arama noktasına dönüştü. Bugün de ne tesadüftür ki ne yazıktır ki 1 Mayıs ile ilgili hak arama buluşmasına dönüştü Saraçhane’deki buluşma. Sonuçta Saraçhane’deki hak arama mücadelesi her zaman başarıyla sonuçlandı, halkın istediği oldu. Muhtemelen bunun da sonunda Taksim’de bir buluşmaya dönüşecek, ama bugün ama seneye. Bu hak arama mücadelesini umuyorum ki şu anda bu sürece karar verenler iyi izlerler ve vicdanlarıyla hukuka uygun davranmalarıyla bir an önce bu tür sertleşen, şehri kıskaç altına alan böyle bir bayramı yok saymaya gayret eden anlayıştan vazgeçerler. Temennimiz o. 5 yıldır Saraçhane’de halk ne diyorsa o oluyor. Muhtemelen bundan sonra da böyle bir yolculuk başlar.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksime-gitmek-isteyenlerin-anayasal-hakliligi-var/feed/ 0
Kurultay için kararını verdi! İYİ Parti’de Meral Akşener dönemi kapanıyor https://www.haber28.com.tr/kurultay-icin-kararini-verdi-iyi-partide-meral-aksener-donemi-kapaniyor/ https://www.haber28.com.tr/kurultay-icin-kararini-verdi-iyi-partide-meral-aksener-donemi-kapaniyor/#respond Wed, 26 Jun 2024 22:49:46 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22927 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde istediği başarıyı elde edemeyen İYİ Parti’de Meral Akşener ve kurmayları eleştirilerin hedefi haline gelmişti. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 27 Nisan’da yapılacak genel başkanlık seçiminde tekrar aday olmayacağını ilan etti.

İşte Akşener’in açıklaması:

“ÖDENMESİ GEREKEN BEDELLERİ ÖDEDİM”

“30 yıllık siyasi kariyerim boyunca; ülkemizin geleceğini, milletimizin huzurunu, devletimizin iyiliğini yakından ilgilendiren birçok meselede kararlar almam, tutumlar benimsemem gerekti. Bu kararları alırken, bu tutumları takınırken de; her defasında bireysel çıkarlarımı, kısa vadeli potansiyel kazanımları ve yapılan her türlü “cazip” teklifi bir kenara bırakıp; sahip olduğum ahlaki değerleri, Cumhuriyetimizin temel ilkelerini ve Türkiye’nin ihtiyaçlarını merkeze aldım. Rabbime şükürler olsun ki; aldığım her kararın, benimsediğim her tutumun ne kadar isabetli olduğu da, her zaman kısa vadede olmasa da, zaman içerisinde mutlaka ispatlandı.

Ayrıca günümüz siyasetinde görmeye pek alışık olmadığımız biçimde; şartlar ne kadar Çetin, siyasi konjonktür ne kadar elverişsiz olursa olsun; her kararımın, her tutumumun sorumluluğunu almayı da mutlaka bildim. Nitekim ödenmesi gereken bedelleri de başkalarından bir beklentim olmaksızın her defasında ödedim. Bundan da asla pişman olmadım.”

“SORUMLULUĞUN ŞAHSIMA AİT OLDUĞUNU VURGULADIM”

Akşener, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler seçimleri öncesinde İYİ Parti olarak; yetkili kurulların kararı doğrultusunda seçimlere hür ve müstakil olarak girmeyi tercih ettiğinin altını çizerek, “Bu kararı almamızdaki gayemiz; partimizi Türkiye’de gittikçe yerleşik hâle gelen siyasi kutupların yörüngesinden çıkartmak, milletimize de iki seçenek arasına sıkıştırıldığı rekabetsiz siyasetten kurtaracak nitelikte yeni bir seçenek sunarak ülkemize toplumsal, siyasi ve kurumsal çerçevede zararlarını hep beraber deneyimlediğimiz kutuplaşma ortamına son vermek için ilkesel bir adım atmaktı.

Bu kararı alırken, kararı alan partinin genel başkanı olarak; karşımıza kimleri aldığımızı, elbette biliyordum. Göğüsleyeceğimiz türlü zorlukların, gayri ahlaki propagandaların, satın alınmış iradelerce yapılacak galiz taarruzların, elbette bilincindeydim. Potansiyel olarak alabileceğimiz menfi seçim sonucu riskinin, velhasıl yine bir bedel ödeme gerekliliğinin doğabileceğinin de pek tabii farkındaydım. Bu nedenle de süreç boyunca sonuçların sorumluğunun şahsıma ait olduğunu her fırsatta vurguladım.” dedi

“MEMLEKETİMİN İYİLİĞİ İÇİN HER TÜRLÜ BEDELİ ÖDERİM”

Akşener, “Seçim sonuçları kapsamında ödediğimiz ve ödediğim bedele razıyım. Geldiğimiz noktada İYİ Parti olarak ismimiz, bugünü kazanmak uğruna yarınları tehlikeye atan kirli pazarlıklarla anılmıyorsa, ben bu bedele razıyım. Bugün İYİ Parti sarsılmış; ama ne iktidarın ne ana muhalefetin, ne de 2028 hesapları kovalayan bir takım aktörlerin arka bahçesi olmaya direnmişse, ben bu bedele razıyım. Ve hatta İYİ Parti, bugünü feda etme uğruna, bu gidişle yarın Türkiye’nin önüne çıkacak türlü musibetlere karşı her zamanki dik duruşunu gösterebilecek bir tutum almayı başarabildiyse, ben bu bedele razıyım. Çünkü ben, dün olduğu gibi bugün de milletimin, devletimin, memleketimin iyiliği için her türlü bedeli öderim.

Bu kapsamda, seçimlere dair muhasebemizi yapacağımız, 2028’e giden yolda rotamızı belirleyeceğimiz seçimli olağanüstü kurultayımızda Genel Başkanlığa aday olmayacağımı ilan ediyorum.

Kurultayımızın şimdiden; partimiz, milletimiz ve memleketimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, aday olacak tüm arkadaşlarıma başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

SEÇİM SONRASI ÜST ÜSTE İSTİFALAR YAŞANDI

31 Mart yerel seçimlerinin ardından İYİ Parti’de ardı ardına istifalar yaşanmıştı. İlk olarak Bilge Yılmaz Ekonomi Politikaları Başkanlığı görevini bıraktığını açıklayıp, Akşener’i de istifaya çağırmıştı. İYİ Parti GİK üyesi Ahmet Zeki Üçok da başarısızlığın sorumlusu olarak Meral Akşener gördüğünü belirterek “Son elli yılın en büyük başarısına, en büyük sevincine, ortak olmamıza engel oldu. Sizleri affetmiyoruz” açıklamasını yapmıştı.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz ise Akşener’in seçim öncesi “Akşener’in aday olmayacağını düşünüyorum” ifadelerini kullanmıştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kurultay-icin-kararini-verdi-iyi-partide-meral-aksener-donemi-kapaniyor/feed/ 0
Bakan Göktaş: “Temennimiz İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan kararı bir an önce yerine getirmesidir” https://www.haber28.com.tr/bakan-goktas-temennimiz-israilin-bm-guvenlik-konseyinde-alinan-karari-bir-an-once-yerine-getirmesidir/ https://www.haber28.com.tr/bakan-goktas-temennimiz-israilin-bm-guvenlik-konseyinde-alinan-karari-bir-an-once-yerine-getirmesidir/#respond Mon, 03 Jun 2024 02:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19649 Bakan Göktaş: “Temennimiz İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan kararı bir an önce yerine getirmesidir”

İSTANBUL – Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “BM Güvenlik Konseyi’nde ilan edilen Gazze’de acil ateşkes talep kararını katliamın sonlandırılması adına atılmış olumlu bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz, insani yardımların bir an önce Gazze’ye ulaştırılmasıdır. İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir” şeklinde konuştu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı tarafından İstanbul’da düzenlenen Gazze Sempozyumu’na katıldı. Programa ayrıca SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“7 Ekim’den beri İsrail yönetimi, Filistin’de 32 bini aşkın sivili katletti”

Programda konuşan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “1948 yılından 1967 yılına kadar devam eden gerginlik sınır tanımayan bir hukuksuzluğa dönüştü. Bugün Gazze şehri değil, Gazze şeridi olarak tanımlanan coğrafya, yerli halkın ne düzeyde bir sıkışmışlık yaşadığının en belirgin göstergesidir. Nitekim Gazze, İsrail’in yerinden ederek daracık bir koridora sıkıştırdığı insanların adeta ölümü beklediği bir yer haline geldi. Çocukların ölürlerse tanınsınlar diye kollarına ve bacaklarına isimlerini yazdıkları bir dünyada herkesin, hepimizin daha fazla düşünmesi gerektiği açık bir gerçektir. Savaşın hiçbir zaman kazananı olmamıştır. Fakat kaybedeni her zaman kadınlar ve çocuklar olmuştur. Dijital teknolojilerin yarıştığı bir çağda, savaşın gölgesinde yaşayan insanlar, eğitim, sağlık başta olmak üzere pek çok temel insan haklarından mahrum kalıyor. 7 Ekim’den beri İsrail yönetimi, Filistin’de 32 bini aşkın sivili katletti. Sivilleri hedef alan bu saldırılarda hayatını kaybedenlerin yüzde 70’i ise kadın ve çocuklardan oluşuyor. Büyük bir hukuksuzluğa imza atan İsrail karşısında uluslararası yetkililer sessiz kalıyor” dedi.

“Çocuklara ölümün daha merhametli olduğunu düşündüren bir yönetimin insanlık adına hiçbir değeri temsil edebileceğine inanmıyoruz”

Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonunun 68’inci Oturumu’nda İsrailli Bakan söz aldığı sırada salonu terk ettiğini hatırlatan Bakan Göktaş, “İşte biz de, bu iradeye sadık kalarak, bu yıl, BM Kadının Statüsü 68. Oturumunda, İsrailli Bakanın konuşmaları esnasında salondan ayrıldık. Çünkü, çocuklara ölümün daha merhametli olduğunu düşündüren bir yönetimin insanlık adına hiçbir değeri temsil edebileceğine inanmıyoruz. Acıyla yükselen çığlıklara duyarsız kalan tüm söylemleri, kendi sesleriyle baş başa bırakıyoruz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin de belirttiği gibi ‘İnsanlığın zulüm ile bükülen belini ancak mazlumlar arası ayrım gözetmeden doğrultabiliriz’ Bunu daha adil bir hayatın mümkün olduğu inancıyla, kardeşlik hukukunu güçlendirerek yapacağız. ‘Savaş beni mahvetti, eskiden daha güzeldim’ diyen yavrumuzun yüreğinde yeniden mutluluk yeşertmek için, Filistinlilerin yanında olmak, bugün tarihi bir sorumluluktur. Bu sorumluluk duygusuyla Filistinlilere uygulanan soykırımı, küresel gündemin en üst sıralarında tutmak ve buna bir son vermek için kararlı duruşumuzu asla bozmadık, bozmayacağız” şeklinde konuştu.

“Bakanlık olarak, Gazzeli misafirlerimizin sosyal hizmetlerimiz ve psiko-sosyal desteklerimizden faydalanmalarını sağlıyoruz”

Bakanlık olarak Gazzelilere sosyal hizmet ve psikososyal destek verdiklerini söyleyen Bakan Göktaş, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, güçlü bir barış çağrısında bulunmaktadır. Özellikle şiddetin kadınlar ve çocuklar üzerindeki orantısız etkisine dikkat çekerek, temel insan haklarına saygı gösteren adil ve kalıcı bir çözüm ihtiyacına vurgu yapmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız açıkça, İsrail’e yayılmacı hayallerinden vazgeçmesi ve 1967 sınırlarına dayalı, bağımsız bir Filistin devletinin varlığını tanıması gerektiğini ifade etmiştir. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Gazze Şeridi’nde yaşanan çatışmaların bir an önce son bulması gerektiğini her fırsatta ve her platformda dile getiriyoruz. Bugün ülkemizde misafir ettiğimiz Gazzeli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için elimizden gelen her türlü çabayı ve gayreti gösteriyoruz. Bakanlık olarak, Gazzeli misafirlerimizin sosyal hizmetlerimiz ve psikososyal desteklerimizden faydalanmalarını sağlıyoruz. Diğer yandan, Saygıdeğer Hanımefendinin öncülüğünde Gazzeli çocuklarımızı ülkemizde ağırlamak için girişimlerimiz devam ediyor. Kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere dünyanın her neresinde olursa olsun mazlumun umudu, mağdurun sesi olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

“İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir”

Konuşmasına dün BM Güvenlik Konseyi’nde alınan Gazze’de acil ateşkes talep kararına ilişkin konuşan Bakan Göktaş, “BM yetkililerinin dahi söz geçiremediği bir katliamdan bahsediyoruz. Dün, BM Güvenlik Konseyi’nde ilan edilen Gazze’de acil ateşkes talep kararını katliamın sonlandırılması adına atılmış olumlu bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz, insani yardımların bir an önce Gazze’ye ulaştırılmasıdır. İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir. Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi, herkesi bu katliamların sona ermesi ve İsrail-Filistin meselesinde kalıcı bir çözüm sağlanması için ortak bir duruş sergilemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-goktas-temennimiz-israilin-bm-guvenlik-konseyinde-alinan-karari-bir-an-once-yerine-getirmesidir/feed/ 0
Mahkeme Kararına Rağmen Vatandaşlar Yol Kenarı Otoparklarına Para Ödüyor https://www.haber28.com.tr/mahkeme-kararina-ragmen-vatandaslar-yol-kenari-otoparklarina-para-oduyor/ https://www.haber28.com.tr/mahkeme-kararina-ragmen-vatandaslar-yol-kenari-otoparklarina-para-oduyor/#respond Sat, 18 May 2024 23:00:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18584 Mahkeme kararına rağmen vatandaş yıllardır zoraki ödüyor

Yol kenarı otoparklarından para alınması kararını mahkeme yıllar önce iptal etti ama Eskişehir’de vatandaşlar ödemeye devam ediyor

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen otopark davasında zaman aşımından beraat etti

Avukat Pınar Turhanoğlu Gücüyener: “Karara bir gün dahi uymadılar”

ESKİŞEHİR – Eskişehir’de mahkeme kararına uymayarak yol kenarı otoparklarından para alınması nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan hakkında dava açılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in davası zaman aşımından düştü.

Eskişehir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ekrem Birsen, 2012 yılında evinin bulunduğu Sakarya Caddesi’nin otopark olarak kullanılması kararının iptali talebi ile idare mahkemesine dava açtı. Açılan davada mahkeme “yürütmeyi durdurma” kararı verdi. UKOME’nin mevzuata göre mahkeme kararını uygulaması gerekiyordu.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen başkanlığındaki UKOME kararı ile Sakarya 1 Caddesi’nin otopark olarak kullanılması kararı iptal edildi. Ancak bir gün sonra tekrar toplanan UKOME, yeniden caddenin otopark olmasını kararlaştırdı. Ekrem Birsen, yapılanın yargı kararını uygulamamak anlamına geleceği gerekçesiyle duyurusunda bulundu. Bunun üzerine açılan davada Büyükerşen, Yakup Çolak, Mahmut Korhan Koyuncu, Selattin Arpacı, Ümit Güney, Soner Özkan, Nedret Coşkun, Ali Bircan Süzen, Erkan Kırcı, Remziye Eser, Niyazi Solak, Mithat Arslan, Ahmet Kahraman beraat etti. Beraat kararını Ekrem Birsen’in avukatı Pınar Turhanoğlu Gücüyener, “Yargı Kararını Fiilen İşlevsiz Kılmak Suretiyle” suçun işlendiği gerekçesiyle üst mahkemeye taşıdı. Yargıtay’a giden dosya hakkında, “yürütmenin durdurulmasına konu kararı iptal ettikten sonra aynı konuda karar almak suretiyle anılan yargı kararını fiilen işlevsiz kılmak suretiyle atılı suçu işledikleri” gerekçesi ile beraat kararının bozulmasına oy birliği ile karar verildi. Dosya, yeniden görülmesi için 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi. Mahkeme heyeti, görülen son duruşmada ise dosyanın zaman aşımına uğraması nedeniyle dosyanın düşmesine karar verdi.

“Biz artık kamu vicdanına bırakıyoruz”

Dava hakkında konuşan Avukat Pınar Turhanoğlu Gücüyener, yaşanan süreç ve gelişmeler hakkında şunları söyledi:

“Bugün bu davanın son duruşması yapıldı. ve sanıklar beraat etti. Yılmaz Büyükerşen ve bürokratları, 12 yıllık bir yargılamadan sonra zaman aşımı nedeniyle beraat ettiler. Bildiğiniz gibi yol kenarı otoparkının iptali ve vatandaşların bu yönde artık ödeme yapmamasıyla ilgili bir karar vermişti İdare Mahkemesi. Yılmaz Büyükerşen ve bürokratları bir gün saat 11.30’da toplanıp bu kararı uygulama yönünde karar aldılar. Ertesi günü saat 11.30’da toplanıp kararın uygulanmasına fiilen olanaksız hale getirerek caddeyi tekrar otopark olarak ilan ettiler. 2012 yılında şikayet ettik, 2024 yılı içindeyiz. Geldiğimiz yılda artık yargılama hala devam ettiği için Yargıtay’ın ‘görevi kötüye kullanma nedeniyle suçlular. Buna karşın beraat kararı verilemez’ demesine rağmen bu kimseler hakkındaki dava düştü. Uzun yargılama nedeniyle davanın düşmüş olması ve vatandaşların geçtiğimiz bu yıllarda otopark nedeniyle para ödüyor olmuş olmasını biz artık kamu vicdanına bırakıyoruz.”

“Karar bir gün dahi uygulanmadı”

Bölge İdare Mahkemesinin cadde otoparkını iptal etme kararına bir gün dahi uyulmadığına dikkat çeken Gücüyener, “Eskişehir’de Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen’in açtığı davayla biz bugünkü duruma gelmiştik. Yol kenarı otoparkı iptal edilmişti. Ama karar bir gün dahi uygulanmadı. Kararı uygulamayanlar bunun karşılığında bir ceza da görmediler. İçinde bulunduğumuz durum bu. Vatandaşlar hala ödeme yapmaya devam ediyorlar. ve haktan, hukuktan, adaletten bahseden insanlar zaman aşımı nedeniyle cezasız kalırken, bununla ilgili topluma herhangi bir hesap verme zorunluluğu da hissetmiyorlar.

]]>
https://www.haber28.com.tr/mahkeme-kararina-ragmen-vatandaslar-yol-kenari-otoparklarina-para-oduyor/feed/ 0
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın davası zaman aşımından düştü https://www.haber28.com.tr/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskaninin-davasi-zaman-asimindan-dustu/ https://www.haber28.com.tr/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskaninin-davasi-zaman-asimindan-dustu/#respond Sat, 18 May 2024 04:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18544 Eskişehir’de mahkeme kararına uymayarak yol kenarı otoparklarından para alınması nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan hakkında dava açılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in davası zaman aşımından düştü.

Eskişehir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ekrem Birsen, 2012 yılında evinin bulunduğu Sakarya Caddesi’nin otopark olarak kullanılması kararının iptali talebi ile idare mahkemesine dava açtı. Açılan davada mahkeme “yürütmeyi durdurma” kararı verdi. UKOME’nin mevzuata göre mahkeme kararını uygulaması gerekiyordu.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen başkanlığındaki UKOME kararı ile Sakarya 1 Caddesi’nin otopark olarak kullanılması kararı iptal edildi. Ancak bir gün sonra tekrar toplanan UKOME, yeniden caddenin otopark olmasını kararlaştırdı. Ekrem Birsen, yapılanın yargı kararını uygulamamak anlamına geleceği gerekçesiyle duyurusunda bulundu. Bunun üzerine açılan davada Büyükerşen, Yakup Çolak, Mahmut Korhan Koyuncu, Selattin Arpacı, Ümit Güney, Soner Özkan, Nedret Coşkun, Ali Bircan Süzen, Erkan Kırcı, Remziye Eser, Niyazi Solak, Mithat Arslan, Ahmet Kahraman beraat etti. Beraat kararını Ekrem Birsen’in avukatı Pınar Turhanoğlu Gücüyener, “Yargı Kararını Fiilen İşlevsiz Kılmak Suretiyle” suçun işlendiği gerekçesiyle üst mahkemeye taşıdı. Yargıtay’a giden dosya hakkında, “yürütmenin durdurulmasına konu kararı iptal ettikten sonra aynı konuda karar almak suretiyle anılan yargı kararını fiilen işlevsiz kılmak suretiyle atılı suçu işledikleri” gerekçesi ile beraat kararının bozulmasına oy birliği ile karar verildi. Dosya, yeniden görülmesi için 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi. Mahkeme heyeti, görülen son duruşmada ise dosyanın zaman aşımına uğraması nedeniyle dosyanın düşmesine karar verdi.

“Biz artık kamu vicdanına bırakıyoruz”

Dava hakkında konuşan Avukat Pınar Turhanoğlu Gücüyener, yaşanan süreç ve gelişmeler hakkında şunları söyledi:

“Bugün bu davanın son duruşması yapıldı. ve sanıklar beraat etti. Yılmaz Büyükerşen ve bürokratları, 12 yıllık bir yargılamadan sonra zaman aşımı nedeniyle beraat ettiler. Bildiğiniz gibi yol kenarı otoparkının iptali ve vatandaşların bu yönde artık ödeme yapmamasıyla ilgili bir karar vermişti İdare Mahkemesi. Yılmaz Büyükerşen ve bürokratları bir gün saat 11.30’da toplanıp bu kararı uygulama yönünde karar aldılar. Ertesi günü saat 11.30’da toplanıp kararın uygulanmasına fiilen imkansız hale getirerek caddeyi tekrar otopark olarak ilan ettiler. 2012 yılında şikayet ettik, 2024 yılı içindeyiz. Geldiğimiz yılda artık yargılama hala devam ettiği için Yargıtay’ın ‘görevi kötüye kullanma nedeniyle suçlular. Buna karşın beraat kararı verilemez’ demesine rağmen bu kimseler hakkındaki dava düştü. Uzun yargılama nedeniyle davanın düşmüş olması ve vatandaşların geçtiğimiz bu yıllarda otopark nedeniyle para ödüyor olmuş olmasını biz artık kamu vicdanına bırakıyoruz.”

“Karar bir gün dahi uygulanmadı”

Bölge İdare Mahkemesinin cadde otoparkını iptal etme kararına bir gün dahi uyulmadığına dikkat çeken Gücüyener, “Eskişehir’de Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen’in açtığı davayla biz bugünkü duruma gelmiştik. Yol kenarı otoparkı iptal edilmişti. Ama karar bir gün dahi uygulanmadı. Kararı uygulamayanlar bunun karşılığında bir ceza da görmediler. İçinde bulunduğumuz durum bu. Vatandaşlar hala ödeme yapmaya devam ediyorlar. ve haktan, hukuktan, adaletten bahseden insanlar zaman aşımı nedeniyle cezasız kalırken, bununla ilgili topluma herhangi bir hesap verme zorunluluğu da hissetmiyorlar.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskaninin-davasi-zaman-asimindan-dustu/feed/ 0
AB Liderler Zirvesi’nde Gazze, Ukrayna ve Bosna Hersek konularında tarihi kararlar https://www.haber28.com.tr/ab-liderler-zirvesinde-gazze-ukrayna-ve-bosna-hersek-konularinda-tarihi-kararlar/ https://www.haber28.com.tr/ab-liderler-zirvesinde-gazze-ukrayna-ve-bosna-hersek-konularinda-tarihi-kararlar/#respond Thu, 16 May 2024 22:24:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18335 – AB Liderler Zirvesi’nde Gazze, Ukrayna ve Bosna Hersek konularında tarihi kararlar

BRÜKSEL – Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin liderleri, Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen AB Liderler Zirvesi’nde Gazze, Ukrayna ve Bosna Hersek’in AB’ye üyelik sürecine ilişkin tarihi kararlar aldı. AB liderleri, Gazze’de yaşanan insani trajediye rağmen aylardır devam eden anlaşmazlıkların ardından bugün ilk defa “savaşa ateşkesle sonuçlanacak bir insani ara” çağrısı yaptı. Daha önce ” İsrail’in kendini savunma hakkı olduğu” gerekçesiyle ortak kararı veto eden Macaristan ve Çekya gibi ülkelerin de muhalefetlerini askıya almalarıyla birlikte ilk defa Gazze için nihai ateşkese yönelik bir çağrı yapıldı.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, zirvenin ilk gününün ardından gerçekleştirilen basın toplantısında Gazze’ye ilişkin kararı “güçlü ve birlik içerisinde yapılan bir çağrı” olarak nitelendirdi.

Gazze’de bir insani trajedi yaşandığını ve Gazze’ye insani yardım ulaşması için mümkün olan tüm çabaları destekleme konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Michel, “Biz uluslararası hukuka, uluslararası insani hukuka inanıyoruz. Bu nedenle de (İsrail’i) ikna etmek için her şeyin yapılması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.

Gazze’de durumun bölgesel düzeyde bir krize dönüşmesinden kaçınmak istediklerini de vurgulayan Michel, “İsrail hükümetine, Refah’ta bir insansız hava aracı operasyonu başlatmama çağrısı yapıyoruz zira böyle bir operasyonun sonuçlarının ne olacağını tahayyül edebiliyoruz” dedi.

Basın toplantısında konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise Gazze’nin bir kıtlık ve bir felaket durumuyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Von der Leyen, “Gazze’ye, tüm yollar kanalıyla tam, hızlı, güvenli ve engelsiz insani erişim şarttır. Günde 500 kamyon veya eşdeğeri insani yardım malzemesinin karayolu, havayolu ve deniz yoluyla Gazze’ye girmesi gerekiyor. Avrupa Konseyi, ilave yardımların teslim edilmesi için Kıbrıs’tan Gazze’ye bir deniz koridorunu özellikle onayladı. İsrail hükümetine Refah’ta bir kara operasyonu başlatmaması çağrısında bulunuyoruz. Son olarak, Avrupa Konseyi olarak, iki devletli çözüme dayanan kalıcı ve sürdürülebilir bir barışa sıkı sıkıya bağlı olduğumuzu yineledik” diye konuştu.

Dondurulan Rus varlıklarını Ukrayna’ya askeri destek için kullanma kararı

Avrupa Konseyi Başkanı Michel, dondurulan Rus varlıklarından elde edilen karların büyük bir kısmına el konulması ve bunların Ukrayna’ya verilmesi üzerinde prensipte anlaşma sağladıklarını duyurdu.

AB üyelerinin bugün alınan kararlarla AB içerisindeki birliği bir kez daha ortaya koyduklarını söyleyen Michel, “Hızlı hareket etme konusunda kararlıyız. Bu paraların bir kısmını askeri teçhizat dahil Ukrayna’yı desteklemek için kullanmak istiyoruz. Bu, masadaki 27 liderin durumun ciddiyetini anladığını ve Ukrayna’ya daha fazla destek sağlama hususundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi.

Senelik yaklaşık 3 milyar Euro kaynak

Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen ise Ukrayna’nın savaş alanında Rusya’ya karşı verdiği mücadeleyi desteklemek zorunda oldukları konusunda hemfikir olduklarını söyledi. Bu çerçevede AB liderlerinin dondurulan Rus varlıklarından elde edilen gelirler ile Ukrayna’nın desteklenmesi yönündeki kararı desteklediklerini vurgulayan Von der Leyen, “Bu Ukrayna’ya askeri teçhizat için fon sağlayacak. Buradan 2024 yılı için yaklaşık 3 milyar Euro, önümüzdeki yıllarda da benzer meblağlarda kaynak gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Bosna Hersek ile müzakerelere başlama kararı

Michel, Avrupa Konseyi’nin bugün ayrıca Bosna Hersek ile üyelik müzakerelerine başlama kararına da onay verdiğini duyurdu.

Gelişme nedeniyle Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Borjana Kristo’yu tebrik eden Michel, ülkenin AB üyeliği yolunda atması gereken birçok adım olacağına dikkat çekti.

Haberi sosyal medya üzerinden de paylaşan Michel, “Avrupa Konseyi, Bosna Hersek ile katılım müzakerelerini başlatma kararı aldı. Tebrikler! Yeriniz, Avrupa ailesidir. Bugünkü karar, AB yolunda önemli bir ileri adım teşkil ediyor. Şimdi, Bosna Hersek halkının da istediği üzere istikrarlı bir şekilde ilerleme sağlanabilmesi için zorlu çalışmaların devam etmesi gerekiyor” diye yazdı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen de Bosna Hersek ile müzakerelere başlama kararını tarihi bir karar olarak nitelendirdi.

Bosna Hersek basını, Liderler Zirvesinde Bosna Hersek’in AB’ye üyelik müzakerelerine başlamasına en çok destek veren ülkelerin Avusturya, Hırvatistan, Çekya, Yunanistan, İtalya, Slovakya ve Slovenya olduğunu duyurdu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ab-liderler-zirvesinde-gazze-ukrayna-ve-bosna-hersek-konularinda-tarihi-kararlar/feed/ 0
25 bungalova onay çıktı https://www.haber28.com.tr/25-bungalova-onay-cikti/ https://www.haber28.com.tr/25-bungalova-onay-cikti/#respond Tue, 19 Mar 2024 04:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10530 25 bungalova onay çıktı

BOLU – Bolu’nun önemli turizm merkezlerinden Gölcük Tabiat Parkı’nda 2018 yılında yapılan ve mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı sebebiyle 6 yıldır atıl halde kalan 25 bungalov için Danıştay onay verdi.

Kente 13 kilometre uzaklıkta olan ve her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin ziyaret ettiği Gölcük Tabiat Parkı’na 19 odalı dağ köşkü ile 25 bungalov yapımı ve göl gazinosunun özel işletmeye verilmesi için 19 Aralık 2017’de Bolu Belediyesi Meclis Salonu’nda ihale yapıldı. Yapılan ihale daha sonra Bolu Belediyesi Encümeni tarafından iptal edilerek, projenin belediye tarafından gerçekleştirilmesine karar verildi. Kararın ardından projenin içerisinde bulunan 25 bungalov evin gölden 500 metre uzaklıkta belirlenen bir alanda yapımına başlandı. Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Bolu İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararına itiraz ederek davayı Ankara Bölge İdare Mahkemesine taşıdı. Ankara Bölge İdare Mahkemesi geçtiğimiz yıl mart ayında konuya ilişkin kararını açıkladı. Kararda, “Ankara Bölge İdare Mahkemesi dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi, kısmen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda Bolu İdare Mahkemesi’nce verilen kararın istinafa başvurulan kısmı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine karar vermiş ve 30 gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 11 Mart 2020 tarihinde oy çokluğu ile karar vermiştir” denildi.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı Hukuk Müşavirliği tarafından dosya temyize taşınarak Danıştay’a itiraz edildi.

Gölcük Tabiat Parkında doğanın katledilmemesi için 6 yıldır süren davada Danıştay, 2016 yılı onaylı Gölcük Tabiat Parkı Gelişme Planı Revizyon Planını onayladı. Kararda, davanın 2013 yılı onaylı “Gölcük Tabiat Parkı Gelişme Planı” yönünden karar verilmesine yer olmadığının belirlendiği ifade edilerek, “2016 yılı onaylı Gölcük Tabiat Parkı Gelişme Planı Revizyonunun alanın çitle çevrilmesini öngören kısmının iptaline, planın kır evleri (bungalov) kamp alanı ile idare-konuk evi kullanım kararları dışında kalan kısımları ile kır lokantası, teleferik, dağ kızağı öngörülen kullanım kararları yönünden davanın reddine dair mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava kararının oybirliğiyle onanmasına” denildi.

“Aykırılık bulunmadı”

Kararda, bungalov kamp alanı ile idare-konuk evinin iptali yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmına da değinilerek, “Plan kararlarında yapılarda doğal malzemenin kullanılacağı, doğayla bütünlesen yerel mimariyi bozmayan malzeme seçiminin zorunlu olduğu, ağaç dokusu ve doğal bitki örtüsünün hiçbir amaç için tahrip edilemeyeceğinin belirtildiği, bilirkişi raporuna göre kır evlerinin plan kararlarına uygun olarak tek katlı projelendirildiği ve tek katlı olarak, örme tastan ayaklar üzerinde yerden yükseltilerek inşa edildiği, yine dosyada bulunan kamp alanı görüntülerinden de anlaşıldığı üzere çatı saçaklarında ve merdiven sahanlıklarında ağaçların olduğu yerde dişler oluşturularak ağaçların korunduğu, ayrıca kır evlerinin ağaç kesilmeden inşa edildiği, alana yönelik yıllar itibarıyla sürekli ve beklenenin üzerinde artan ziyaretçi sayısıyla kendini gösteren talep durumu da dikkate alındığında, alanda kır evleri (bungalov) kamp alanı yapılmasını öngören plan kararında, sürdürülebilir yasam ilkeleri açısından doğal dengenin korunarak alanın kontrollü kullanımının sağlanmasına yönelik plan amaçlarına aykırılık bulunmadığı” ifadeleri kullanıldı.

Danıştay 6 yıl sonra kararı bozdu

İdare ve konuk evi plan projesinde danışma birimi, broşür, kitap, hediyelik eşya ile yöresel ürün satış birimi, çok amaçlı salon, bilgilendirme panoları, herbaryum, tahnit ile fotoğraf sergi alanı, idari birim ve ilk yardım ünitesi alanlarının bulunacağının vurgulandığı kararda, “Bu haliyle alanın korunarak kullanılmasına yönelik temel amacın gerçekleştirilmesine idari, sosyal ve ekonomik katkı sağlanacağı, hatta alanda verilmesi zorunlu hizmetler ile mahallinde sunumu halinde etkili ve verimli olabilecek hizmet unsurlarını da ihtiva eder tarzda uygulamanın sürdürülebilirliğini sağlayacak şekilde alanın tümüne hizmet verecek idare ve konuk evinin alanda yer almasının, Gelişme Planının temel amacını oluşturan sürdürülebilir koruma işlevinin, idari ve ekonomik yönlerden gerçekleşmesini sağlayacağı sonucuna ulaşıldığından, davanın oy çokluğuyla bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine kesin olarak, karar verildi” denildi.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi de Danıştay’ın bozma kararına uyarak, Bolu İdare Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın kaldırılarak, davanın reddine dair karar verdi. Açıklanan kararda, “Danıştay 6. Dairesinin bozma kararına uyularak davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile 2016 yılı onaylı Gölcük Tabiat Parkı Gelişme Planı Revizyonunun kır evleri (bungalov) kamp alanı ile idare-konuk evi kullanım kararlarına ilişkin olarak dava konusu işlemin iptali yolunda Bolu İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, esastan incelenen davanın reddine” ifadeleri kullanıldı.

Kararın ardından 6 yıldır atıl şekilde bulunan 25 bungalovun bakım ve onarımları yapılarak, projenin geri kalan kısımları da tamamlanıp, tatilcilerin hizmetine sunulması bekleniyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/25-bungalova-onay-cikti/feed/ 0
Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’in Filistin İşgali Davası Görülüyor https://www.haber28.com.tr/uluslararasi-adalet-divaninda-israilin-filistin-isgali-davasi-goruluyor/ https://www.haber28.com.tr/uluslararasi-adalet-divaninda-israilin-filistin-isgali-davasi-goruluyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 00:12:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9594 İsrail’in Filistin topraklarını işgaline ilişkin Uluslararası Adalet Divanı’nda (ICJ) görülen davanın son gününde, yani bugün, Türkiye, İspanya, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Afrika Birliği sözlü beyanda bulunacak.

Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda 19 Şubat’ta başlayan davada, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ahmet Yıldız bugün Türkiye’nin görüşlerini dile getirecek.

Yaklaşık 30 dakika sürecek sunumda Büyükelçi Yıldız, 1967 yılından bu yana İsrail’in Filistin topraklarında sürdürdüğü hukuksuz uygulamalara ilişkin Ankara’nın görüşlerini aktaracak.

Duruşmaların son gününde Türkiye’nin yanı sıra, İspanya, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Afrika Birliği de sözlü beyanlarını açıklayacak.

Birleşmiş Milletler’in (BM) kurulduğu 1945 yılından bu yana en çok katılımcının yer aldığı davada, 52 ülke ve üç kurum, İsrail’in Filistin topraklarındaki eylemlerine ilişkin görüşlerini aktarmış olacak.

Bu dava, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin soykırım suçlamasıyla İsrail hakkında açtığı ve 26 Ocak’ta kabul edilen davadan farklı.

Dava nasıl gündeme geldi?

Davanın açılmasına, 2021 – 2022 yılları arasında Filistin topraklarındaki durumu kapsamlı bir şekilde inceleyen BM İnsan Hakları Konseyi’nin hazırladığı rapor kaynak teşkil etti.

Raporda, İsrail’in politikalarının insan haklarını ve savaş yasalarını ihlal ettiği vurgulandı.

Bunun üzerine BM Genel Kurulu, “İsrail’in Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının hukuki sonuçlarına” ilişkin bir kararı kabul etti.

Ardından Birleşmiş Milletler yönetimi, 2022 yılı sonunda, tavsiye amacıyla Uluslararası Adalet Divanı’nın görüşünü talep etti.

BM Genel Kurulu’ndaki oylamada Rusya Çin ve Arap ülkeleri, bu talep lehine oy kullanırken İsrail, ABD, Almanya’nın da aralarında olduğu 27 ülke karşı çıktı.

Uluslararası hukuk uzmanlarına göre BM’nin başvurusu, Uluslararası Adalet Divanı’nın, İsrail’in Filistin topraklarındaki eylemleri konusunda  resmi ve kapsamlı bir karar almasını öngörüyor.

BM, 1967 yılından bu yana gündemde olan İsrail işgalinin niteliği ve Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkı konusunda mahkemenin vereceği kararı bunun ve uluslararası toplum açısından yaratacağı hukuki sonuçları görmek istiyor.

Dava neden önem taşıyor?

Belçikalı kamu yayıncısı VRT’ye değerlendirmelerde bulunan Londra’daki Queen Mary Üniversitesi uluslararası hukuk uzmanı Prof. Dr. Dimitri Van Den Meerssche’ye göre, mahkeme, İsrail işgalinin yasa dışı olduğuna karar verirse, işgalin derhal sona erdirilmesi gerekiyor.

Van Den Meersche’ye göre, böyle bir karar yalnızca İsrail’e değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in tüm üye devletlerine de sorumluluk yükleyecek.

Belçika’daki Leuven Üniversitesi’nden uluslararası hukuk uzmanı Prof. Dr. Jan Wouters da, Uluslararası Adalet Divanı’nın alacağı kararın, diğer BM üye ülkeleri açısından bağlayıcı olmasa da, güçlü bir etkiye sahip olacağının altını çiziyor.

Wouters, VRT’ye yaptığı açıklamada, Uluslararası Adalet Divanı’nın alacağı kararın, üye ülkeleri harekete geçirmek ve İsrail üzerinde baskı oluşturmak için kullanılacağına işaret etti.

Uluslararası Adalet Divanı’nın vereceği kararın ne gibi bir etkisi olacak?

Uluslararası hukuk uzmanlarına göre, Lahey’deki mahkemenin kararı bir tavsiye niteliğinde ve alınacak kararının hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor.

İsrail ve ona destek veren ülkelerin, Uluslararası Adalet Divanı kararını görmezden gelme olasılığı oldukça yüksek.

Ancak, siyasal ahlak açısından güçlü bir etkiye sahip olan bu tür kararlar, İsrail üzerindeki diplomatik baskıyı arttırması ve Filistin topraklarındaki uygulamalarının daha yakından izlenmesi açısından büyük önem taşıyor.

Uluslararası Adalet Divanı’nın alacağı kararın neleri içermesi bekleniyor?

Prof. Dr. Dimitri Van Den Meerssche’ye göre, BM, öncelikle Uluslararası Adalet Divanı’nın, İsrail’in Filistin topraklarındaki eylemlerinin ve işgalin yasal olup olmadığını belirlemesini istiyor.

Mahkemenin alacağı karar, eğer bu işgal Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ihlal ediyorsa, bunun ne gibi hukuki sonuçlar doğurduğunu da ortaya koyacak.

Mahkeme kararı doğrultusunda İsrail işgalinin uzun vadeli etkisi, yerleşimler, demografik değişimler, ilhaklar, işgal altındaki topraklardaki ayrımcı mevzuat ve bazı insani unsurlar gibi sonuçları da mercek altına alınacak.

Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’ne göre işgal edilen bölgelerdeki nüfusun zorla yer değiştirmesinin yasaklandığına işaret eden Van Den Meerssche, uluslararası hukuka göre, işgalin geçici olması ve işgal edilen bölgenin demografik yapısının değiştirilemeyeceğini vurguluyor.

Prof. Dr. Jan Wouters da, Filistin sorunu konusunda 57 yıldır “savunulamaz bir durumda olduğunu” düşünen BM’nin, bu dava ile işgal altındaki toprakların durumunu uluslararası hukuk açışından yorumlamak istediğini söylüyor.

İsrail yönetiminin davaya tepkisi ne?

İsrail, bunun, Uluslararası Adalet Divanı’nın karar vermesi gereken bir konu olmadığını savunuyor. Bu nedenle duruşmalara katılmama ve Lahey’e heyet göndermeme kararı aldı.

İsrail tarafı, barış sürecinin hukuki değil, diplomatik kanallardan sürdürülmesi gereken siyasi bir süreç olduğunu öne sürüyor.

İsrail, Filistin topraklarındaki eylemlerinin de işgal olmadığını iddia ediyor.

İsrail, 1967’den önce Filistin devleti bulunmadığı için işgal altındaki yerleri, “tartışmalı bölgeler” olarak tanımlıyor.

Prof. Dr. Van Den Meerssche, “tartışmalı bölgeler” iddiasının İsrail tarafından onlarca yıldır kullanıldığını ancak yasal olarak ciddiye alınmadığını vurguluyor.

Prof. Dr. Jan Wouters de İsrail’in, 2004’te olduğu gibi, uluslararası mahkemenin tavsiyesini görmezden gelme ihtimalinin yüksek olduğuna işaret ediyor.

Uluslararası mahkeme, 2004 yılında aldığı tavsiye kararında, İsrail’in Batı Şeria’da inşa ettiği duvarın Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 49. maddesini ihlal ettiğini bildirmişti.

İsrail yönetimi, bu kararı görmezden geldi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/uluslararasi-adalet-divaninda-israilin-filistin-isgali-davasi-goruluyor/feed/ 0
Adalet Bakanı Tunç: “Danıştay’ın karar verdiği göreve iade dosyaları yeniden incelenecek” https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-tunc-danistayin-karar-verdigi-goreve-iade-dosyalari-yeniden-incelenecek/ https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-tunc-danistayin-karar-verdigi-goreve-iade-dosyalari-yeniden-incelenecek/#respond Thu, 22 Feb 2024 03:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6639 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Danıştay 5. Dairesi tarafından FETÖ’den ihraç edilen yargı mensuplarının göreve iadesi kararı ile ilgili, “HSK olarak yeniden bir inceleme başlattık ve bu inceleme neticesinde de bu dosyalar yeniden değerlendiriecek” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç bir dizi ziyaretler için Zonguldak’ın Alaplı ilçesine gitti. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, olağanüstü hal çerçevesinde 2016 yılından itibaren 4006 hakim ve savcının meslekten ihraç edildiğini hatırlatarak, “Bunlardan dava açanlardan 387’sinin mesleğe iadesine karar verdi Danıştay. Bu karar gereğince de mesleklerine geri dönmüş oldular. Tabii burada özellikle temyiz süreci, Danıştay İdari Dava Dairelerinde devam eden dosyalar da söz konusu. İlk derece olarak Danıştay’da devam eden ilgili dairede devam eden de 64 dosya var. Bin 286’sının da temyizi devam ediyor. Dava açılan dosyalarla alakalı olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu özellikle iadesine karar verilmiş olan 387 davayla ilgili olarak da itirazları o zaman içerisinde yapılmış, temyiz süreçleri sağlanmıştı. Temyizde devam eden kesinleşmeyen dosyalarda söz konusu. Şimdi tabii bu 387 iade kararı sonrasında da yani yaklaşık 2021, 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan dönemlerde bu kararlar verilmişti. Şimdi bu kararın neticesinde mesleklerine geri dönen 387 isimle alakalı olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) olarak biz yeniden bir inceleme başlattık ve bu inceleme neticesinde de yeniden bu dosyalar incelenecek. Bir hatalı karar olmamasına özen gösteriliyor” dedi.

FETÖ ile mücadeledeki kararlılıktan hiçbir zaman taviz verilmeyeceğini ifade eden Tunç, “Çünkü bu bizim kırmızı çizgimiz. Tüm terör örgütleriyle mücadelemizi sürdürdüğümüz gibi özellikle FETÖ’nün devlet kurumlarından özellikle yargı, emniyet gibi bu noktalarda özellikle bu hassasiyetin korunmasını istiyoruz. Cumhurbaşkanımız da sorular üzerine Danıştay kararıyla ilgili olarak gerekli açıklamaları yapmıştı ve Hakimler ve Savcılar Kurulumuz da bu dosyalarla ilgili olarak yeniden inceleme başlattı . Bu inceleme neticesinde eğer bir soruşturmaya dönüşecek olan dosyalar varsa yine bunun kararını verecek olan tabii ki Hakimler ve Savcılar Kurulu Teftiş Kuruludur ve ilgili dairesidir. Teftiş kurulunun incelemeleri neticesinde bu süreci hep beraber takip ediyoruz” diye konuştu.

“Temennimiz bir an önce o canlara ulaşılması”

Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen maden kazası ile ilgili değerlendirmede bulunan Tunç, şunları söyledi: “Erzincan’daki maden kazası hepimizi derinden sarstı. Şuanda 9 canımızı enkaz altından kurtarma çalışmaları devletimizin ilgili kurum ve kuruluşları tarafından devam ediyor. Temennimiz bir an önce o canlara ulaşılması. Tabii kazada kimin kusuru var, bu kazanın nedenleri nedir, hemen bir adli soruşturma başlatmıştık. Çalışma Bakanlığımız ve diğer Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız kendi idari soruşturmalarını başlattıkları gibi özellikle bu kazaya neden olan sebepler ve kimlerin bunda kusuru varsa ortaya çıkarılması anlamında adli soruşturma Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda İliç Cumhuriyet Başsavcılığımızca görevlendirilen 4 savcımız soruşturmayı başlatmışlardı ve 8 bilirkişi görevlendirildi.”

“Kimlerin sorumluluğu varsa yargı huzurunda hesabını vereceklerdir”

Bilirkişinin hazırladığı rapor neticesinde 8 gözaltının yapıldığını hatırlatan Tunç, “Şirketin yabancı firmanın başkan yardımcısı olarak görev yapan şahsın da aralarında bulunduğu, orada saha sorumlusu ve oradaki operasyonlardan görevli iş güvenliğinden sorumlu şirket firma yetkilileriyle ilgili olarak da 8 gözaltı vardı. Bu 8 kişi ön kusur durum raporuna göre savcılığa ve ardından sorguya sevk edildiler. 6’sı hakkında tutuklama kararı verildi. İkisi hakkında da adli kontrol kararı verildi. Burada tabii süreci hep beraber takip ediyoruz. Bu kaza hepimizi derinden üzdü. Erzincanlı hemşerilerimizi derinden sarstı. Bu tür kazaların bir daha meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınması noktasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Meclis Araştırma Komisyonu da kuruldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama olarak bir taraftan onlar araştıracak diğer taraftan yargımız soruşturmayı titizlikle takip ediyoruz. Bilirkişiler de incelemelerine devam ediyorlar ve bu süreç içerisinde kimlerin sorumluluğu varsa bu faciayı kim sebep olmuşsa tabii ki elbette ki yargı huzurunda hesabını vereceklerdir. Tabii ki temennimiz 9 canımızın bir an önce toprak altından çıkarılması. Bütün dileğimiz onların kavuşmak” şeklinde konuştu.

Yargı paketi hakkında da bilgi veren Tunç, “Adalet Bakanlığı olarak yargının hızlandırılması, vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden daha etkin bir şekilde yararlanabilmesi anlamında gerek bu uygulamayla ilgili olarak gerekse de mevzuatla ilgili olarak iyileştirmelerimizi yapmaya devam ediyoruz. Daha önce yargı reformu strateji belgesi kapsamında 7 tane yargı paketi önceki yasama döneminde hayata geçirilmişti. Bu da onun devamı. Sekizinci yargı paketi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. Önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşmelerine başlanacak. Burada yargıyı hızlandıracak, yargı hizmetlerinin etkinliğini arttıracak, hak arama hürriyetini daha da güçlendirecek. Kişisel verilerin ve özel hayatın korunmasına yönelik önemli düzenlemeler var. Yaklaşık 70 maddeden oluşan bir pakettir. İçerisinde önemli hususlar var. Özellikle yargıyla ilgilendiren önemli hususlar var” ifadelerini kullandı.

“Biliyorsunuz kanun yollarında belli süreler vardır” diyen Bakan Tunç, “İşte her davada süre farklıdır. Bazı davalarda temyiz süresi 8, bazı davalarda 7, bazılarında 15 gündür. Dolayısıyla bu da bir karışıklığa neden oluyor. Yani özellikle hem avukatların takibi açısından hem vatandaşlarımızın takibi açısından temyiz sürelerini itiraz sürelerini kaçırmaları acaba o davada kaç gündü tartışmalarını o karışıklıkları sona erdirecek bir madde düzenlememiz var. Bütün davalarda temyiz itiraz ve istinaf süreçlerinde kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde itiraz ya da temyiz yoluna başvurulabilecek. Bu ortadaki karışıklığı, hak kayıplarının önüne geçilecek bir düzenleme. Bunun yanı sıra tabii kişisel verilerin korunmasıyla ilgili özel hayatın korunmasıyla ilgili bir düzenleme var. Biliyorsunuz küresel şirketler artık tabii müşterilerinin kimlik bilgilerini alarak işlemler yapıyorlar. Bunlar tabii yurt dışı kaynaklı şirketler de olabiliyor. Burada vatandaşlarımızın özellikle kişisel verilerinin korunması anlamında birtakım güvencelere ihtiyaç duyuluyordu. Bu güvenceleri ortaya koyan, kişi özel nitelikteki kişisel verilerin korunmasını daha etkin sağlayabilecek madde düzenlemeleri var. Yine Anayasa Mahkemesi’nin süreç içerisinde İptal ettiği hususlar var. Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işleyen kişilerin cezalandırılmasına yönelik maddede Anayasa Mahkemesi kanunilik ilkesi açısından maddeyi iptal etmişti. Burada tabii ki bizim terörle mücadeledeki kararlılığımızdan taviz vermemiz mümkün değil. Hem Anayasa Mahkemesi kararının gerekçelerini dikkate alarak hem de terör örgütü üyesi olmamakla beraber terör örgütü adına suç işleyen kişilerin cezasız kalmaması anlamında onların özellikle ceza kanununda belli bir ceza terör örgütü üyeliğinin cezasını sağlayacak şekilde bir düzenleme yapıyoruz. Bu da terörle mücadeledeki kararlılığımızı ortaya koyan önemli bir düzenleme” ifadelerine yer verdi.

Uzun yargılamalardan dolayı Anayasa Mahkemesi’nin önüne giden çok sayıda dosyanın bulunduğunu aktaran Tunç, “Tabii bizim hedefimiz uzun yargılamaları ortadan kaldırmak, özellikle vatandaşlarımızın adil yargılanma hakkı bakımından yargıyı daha da hızlandıracak, daha etkinliğini artıracak düzenlemeleri de hayata geçiriyoruz. Vatandaşlarımızın uzun yargılamalardan dolayı Anayasa Mahkemesi’ne başvurması nedeniyle Anayasa Mahkemesine başvurmadan önce bir ara mekanizma dediğimiz Adalet Bakanlığı bünyesinde Tazminat Komisyonuna başvurup, hakkını orada öncelikle arayabilmesi anlamında. Tabi o karara karşı da eğer tatmin olmuyorsa Anayasa Mahkemesi yolu yine açık. Yine Ağır Ceza Mahkemelerimizin vermiş olduğu kararlar vardı. Özellikle soruşturmadaki koruma tedbirleri bakımından hak ihlalinde bulunduğunu iddia edenler Ağır Ceza Mahkemesine başvuruyorlardı. Maddi manevi tazminat için. Burada da yine Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna başvurma imkanını getiriyoruz. Burada hükmün açıklanmasının geri bırakılması diye bir müessese var ceza hukukumuzda. Anayasa Mahkemesi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir itiraz yolunun olmaması, bir kanun yolunun olmaması nedeniyle bir İptal kararı vermişti. Bununla ilgili de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının istinaf kanun yolunu açarak burada da hak arama yolunu genişletme noktasındaki düzenlemeler içeriyor bu pakette” dedi. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-tunc-danistayin-karar-verdigi-goreve-iade-dosyalari-yeniden-incelenecek/feed/ 0
Battal İlgezdi istifasının ayrıntısını paylaştı: “İmamoğlu beni çağırdı” https://www.haber28.com.tr/battal-ilgezdi-istifasinin-ayrintisini-paylasti-imamoglu-beni-cagirdi/ https://www.haber28.com.tr/battal-ilgezdi-istifasinin-ayrintisini-paylasti-imamoglu-beni-cagirdi/#respond Mon, 29 Jan 2024 07:48:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3800 Yerel seçimlere sayılı günler kala CHP’den istifa eden Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, süreçle ilgili sosyal medya hesabından yeni bir açıklama yaptı. İlgezdi, “Kamuoyu bilmelidir ki Battal İLGEZDİ aday gösterilmediği için istifa etmedi.” dedi.

“İMAMOĞLU BENİMLE YOL YÜRÜMEYECEĞİNİ SÖYLEDİ”

İlgezdi, istifasına giden sürecin ayrıntılarını paylaşarak İmamoğlu’nun kendisini görüşmeye çağırıp kendisiyle “Yol yürümeyeceği” kararını duyurduğunu belirtti. İlgezdi, açıklamasının devamında “Bu kararı bana ilettiğinde partimizin en üst kurulları olan ve aday belirlemede tek yetkili merci olan MYK ve PM henüz toplanmamıştı” ifadelerini kullandı. İlgezdi’nin açıklamasının tamamında şu ifadeler yer aldı:

” Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek sahipleri ve kamuoyunun dikkatine!

41 yıldır Cumhuriyet Halk Partimizin ilçe başkanlığı, il yöneticiliği, il sekreterliği ve son olarak 3 dönem Ataşehir Belediye Başkanı olarak partimizin bayrağını dalgalandırmaktan her zaman gurur duydum.

2009 yılında da dört ilçenin arka mahallelerinin birleştirilmesi ile kurulan ve Ataşehir halkımızın büyük desteği ile Kurucu Belediye Başkanı olarak seçildiğim günden bugüne kadar Ataşehirimizi, İstanbul’un en gözde ilçelerinden biri haline getirdik.

Gerek Partimiz, gerekse şahsımın yaptırdığı anketlerde açık ara önde olmama rağmen son yapılan kurultayda Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediğim için aday gösterilmedim.

Oysa Partimizin yöneticileri tarafından yapılan açıklamalarda anket sonuçlarına göre aday belirleneceği üzerine basa basa ifade edilmişti.

“BATTAL İLGEZDİ ADAY GÖSTERİLMEDİĞİ İÇİN İSTİFA ETMEDİ”

Kamuoyu bilmelidir ki Battal İLGEZDİ aday gösterilmediği için istifa etmedi. Tam aksine Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimlik ve hiyerarşisini korumak adına istifa etmiştir.

26 Ocak Cuma günü sabah saat 09.00’da İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu şahsımı makamına davet ederek benimle bir görüşme gerçekleştirdi.

Mevkidaşım Sayın Ekrem İmamoğlu Ataşehir’de belediye başkan adayı olarak benimle yol yürümeyeceği kararını şahsıma ifade etti.

Bu kararı bana ilettiğinde partimizin en üst kurulları olan ve aday belirlemede tek yetkili merci olan MYK ve PM henüz toplanmamıştı. Yani Ataşehir ile ilgili bir karar alınmamıştı.

Yüzyıllık Ulu Çınar olan Partimizin hukuki işleyişi ve parti kültüründe üst kurullarında karar alınmadan böylesi bir kararı tarafıma tebliğ etmeye mevkidaşım olan bir belediye başkanının görev ve yetkisi yoktur.

Bu kararı alacak kurul, MYK ve PM’dir!

Buradan soruyorum herkese, İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu, şahsımla ilgili hangi görev ve yetki ile böyle bir karar veriyor ve partimizin üst kurullarının karar alma yetkisini hangi hakla kullanıyor?

Tüm bunların neticesinde aday yapılmadım diye istifa ettiğimi düşünenlere ifade etmek isterim ki, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yıllarını veren her bir yol arkadaşımın hakkını hukukunu

korumak ve partimin kurumsal kimliğine sahip çıkmak için istifa ettim.

Saygılarımla;

Battal İLGEZDİ”

ÖZGÜR ÖZEL’DEN “TASFİYE” İDDİASINA YANIT

CHP Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin istifası ve yerine Onursal Adıgüzel’in aday gösterilmesi sürecinde İlgezdi’nin “tasfiye” iddiasıyla ilgili CHP lideri Özgür Özel, Sözcü’den İsmail Saymaz’a konuşarak iddiayı yalanlamış ve “900 aday açıkladık. Çok sayıda Alevi aday gösterdik. Alevi adaylara bakması lazım. Hangi Kürt’ün tasfiye edildiğini görmüş? Böyle bir şey yok. Kemal Bey’i en çok destekleyen iki arkadaşımızı Bursa ve Balıkesir’de aday gösterdik.” ifadelerini kullanmıştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/battal-ilgezdi-istifasinin-ayrintisini-paylasti-imamoglu-beni-cagirdi/feed/ 0
İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı: Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail kararı tarihi bir karardır https://www.haber28.com.tr/istanbul-2-nolu-barosu-baskani-uluslararasi-adalet-divaninin-israil-karari-tarihi-bir-karardir/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-2-nolu-barosu-baskani-uluslararasi-adalet-divaninin-israil-karari-tarihi-bir-karardir/#respond Sat, 27 Jan 2024 08:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3714 İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Yasin Şamlı, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail aleyhine açılan “soykırım” davasında ihtiyati tedbir kararı vermesine ilişkin, “Divan, uluslararası hukuk kurallarının ihlal edildiğini, insani dram yaşandığını açıkça ifade etti. Bu karar tarihi bir karardır.” dedi.

Şamlı, UAD’nin, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin açıkladığı ihtiyati tedbir kararına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

İnsanlık vicdanının sesinin UAD’de yankılandığını dile getiren Şamlı, Divanın kısaca “İsrail’in soykırım fiillerinin durdurulması ve soykırım delillerinin korunması” kararı verdiğini aktardı.

Şamlı, “Divan, uluslararası hukuk kurallarının ihlal edildiğini, insani dram yaşandığını açıkça ifade etti. Bu karar tarihi bir karardır. Divan, taleplerden birisi olan ‘ateşkesle saldırıların derhal durdurulması’ kararı verse çok daha iyi, hukuka daha uygun bir karar olurdu. Ancak verdiği karar da bu sonucu doğuracak niteliktedir.” diye konuştu.

Birleşmiş Milletlerin (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin 2. maddesindeki soykırım suçunu oluşturan eylemlere değinen Şamlı, bu maddenin “a” bendinde, uluslararası hukuka göre korunan tek kişinin, gruba mensup olduğu gerekçesiyle öldürülmesinin dahi soykırım suçunu oluşturduğunu vurguladı.

Şamlı, İsrail’in binlerce kadın ve çocuğu Gazzeli olduğu için bombalarla katlettiğini vurguladı.

“İslam ve Türk dünyasında bir Uluslararası Ceza Mahkemesi mutlaka kurulmalı”

UAD’nin bu kararıyla kendi meşruiyetini de kurtardığını dile getiren Şamlı, “Çünkü insanların artık uluslararası kurumlara güveni ciddi anlamda sarsılmıştı. BM başta olmak üzere uluslararası hukuk kurumları, kuruluş amacı olan insani dramları ve soykırımları durduramamıştır. Bunun sebebi bu kurumların adalete değil de bazı ülkelere hizmet edecek şekilde yapılandırılmasıdır. Bu bakımdan İslam ve Türk dünyasında bir Uluslararası Ceza Mahkemesi mutlaka kurulmalıdır. Türkiye böyle bir kuruluşa öncülük edecek güçtedir.” ifadelerini kullandı.

Yasin Şamlı, devam edecek mahkeme sürecine ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Mahkeme başkanının ifadelerine ve ihtiyati tedbir kararının mahiyetine baktığımızda, davanın esası hakkında verilecek kararın bütün dünyanın gözü önünde İsrail’in işlediği soykırım suçunun Uluslararası Adalet Divanınca karara bağlanacağı anlaşılmaktadır. Mahkeme başkanının, suç faillerinin ‘İnsansı hayvanlarla mücadele ediyoruz.’ ve benzeri beyanlarını zikretmesi hukuki bakımdan çok önemli. Zira bu beyanlar soykırım suçunun manevi unsurunun, yani soykırım işleme iradesinin olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”

İstanbul 2 Nolu Barosunun, Uluslararası Ceza Mahkemesine sunduğu 6 klasörlük deliller arasında fail beyanları da olduğunu belirten Şamlı, şunları kaydetti:

“Yine Gazze halkının ileriye dönük yaşayacağı fiziksel ve psikolojik acılar ile Gazze’deki çocukların yaşadığı travmanın büyüklüğü tedbir kararında etkili bir gerekçe olarak ileri sürülmüştür. Bunun yanında İsrail’in bu iddiaları reddettiği şeklinde beyanlara da yer verilmiştir. Tedbir talebinin, yargıçların büyük çoğunluğuyla kabul edilmesi umut verici olsa da aynı zamanda karar sürecinin uzamaması, adil bir hüküm verilmesinde etkili rol oynayacaktır.”

“AA’nın ‘Kanıt’ kitabı soykırım suçunu gelecek nesillere aktarması nedeniyle de çok önemli”

Şamlı, Anadolu Ajansının “Kanıt” kitabının bu davalar açısından çok büyük bir delil kaynağı olduğunu söyledi.

Kitabın, Gazze’de işlenen “soykırım”, “savaş suçu” ve “insanlığa karşı suçlar” ile “saldırı suçları” anlamında bizzat Gazze’den elde edilmiş delilleri ihtiva eden çok önemli bir eser olduğunu vurgulayan Şamlı, “Bu eserin ihtiva ettiği delillerin çıkan olumlu kararda çok büyük payının olduğunu ifade etmemiz gerekir. ‘Kanıt’ kitabı soykırım suçunu gelecek nesillere aktarması nedeniyle de çok önemlidir. Baromuz, bu delil kaynağını Uluslararası Ceza Mahkemesine de sunmuştur. Bu kitapta emeği olan herkese bütün insanlar adına çok teşekkür ediyorum.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-2-nolu-barosu-baskani-uluslararasi-adalet-divaninin-israil-karari-tarihi-bir-karardir/feed/ 0