“SEN ANCAK 1. LİG’DE MAÇ YÖNETİRSİN”
Okan Buruk’un sarı-kırmızılı tribünlerin de kararlarına tepki gösterdiği Oğuzhan Çakır’a maç içerisinde “Hocam, sen ancak 1. Lig’de maç yönetirsin” dediği öne sürüldü. Öte yandan Buruk’un karşılaşmanın ardından hakeme olan sitemine devam ettiği ve tribünlere işarette bulunduğu görüldü.
DAHA ÖNCE DE BENZER BİR OLAY YAŞANDI
Daha önce 3-3 biten Galatasaray – Kasımpaşa maçında düdük çalan Oğuzhan Çakır’a konuk ekip lehine çaldığı düdük sonrası Okan Buruk’un “Hocam bu penaltıyı verirsen burada maç yönetemezsin” dediği iddia edilmişti.
TFF BAŞKANI, “O HAKEM GALATASARAY MAÇINA GİDECEK” DEMİŞTİ
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, canlı yayında “Bakalım o hakem ne zaman Galatasaray maçına gidecek, bana göre en büyük ceza o, Okan Buruk’un onu çiçekle karşılaması lazım” demişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trabzonsporlu Uğurcan belki de sahanın en iyisiydi. En az 2 net %100’lük golü kurtardı. Sonuçta Beşiktaş kazanabilirdi, kazanamadı. Herhalde Trabzonspor da 77dakika bir kişi eksik oynadığımaçı 1 puanla tamamladığıiçin mutludur. Maç çok zordu, sert başladı. Hakem Ali Şansalan, VAR yardımı ile Visca’ya verdiği kırmızı kartta haklı, belki 1-2 ufak hatayaptı amagenel olarakyönetiminiçokbaşarılıbuldum.
***
PENALTIYI NE VAR NE DE MELER GÖRMEK İSTEDİ!
Bu tür maçlardan sonra Fenerbahçe rahat kazandı demek kolay… Aslında rahat kazandılar amafutbol, tempo ve pozisyon olaraktaraftarı çok memnun ettilerdiyemeyiz. Kişisel kalite skoru belirledi. Maximin’in attığı ilk gol fevkalade iyi. Topu çekişi ve harika şutu. Ardından da yine Maximin kişisel gayretiyle ceza sahasının son çizgisine girdi ve takımı adına penaltıyı kazandırdı. Maçabakıncaözellikleikinci yarıÇağlar’ınbir metredenkaçırdığı golü saymazsaktüm kontrol Kasımpaşa’daydı. Peki gol kaçırdılar mı? Hayır, bal yapmayan arı gibiydiler. Tüm ortalarını ya Becao ya da Çağlar yanlarında rakipten kimse olmadan rahatça savuşturdu. Maçın özeti bu… Hakemin özetiyse; tam bir rezalet. Maçın hemen başında İsmail’in elle oynadığı bir pozisyon var, kimse top kafadan sekti eline geldi lafına itibar etmesin, el yukarıda ve topu çekiveriyor. Ardından Fenerbahçe’nin güme giden çok net bir penaltısı var. Kasımpaşalı oyuncu, 30 metreden gelen topu koluyla kesti, ama ne Meler nede VAR hakemigörmedi ya dagörmek istemedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLK 11’LER
Kasımpaşa: Giannotis, Winck, Opoku, Yasin, Rodrigues, Gökhan, Sadiku, Hajradinovic, Brekalo, Mortadha, Da Costa.
Fenerbahçe : Livakovic, Mert, Çağlar, Becao, Oosterwolde, İsmail, Fred, Tadic, Szymanski, Maximin, En Nesyri.
İKİ TAKIMIN DURUMU
Ligde oynadığı 4 maçta 3 galibiyet ve 1 beraberlik alan Jose Mourinho’nun ekibi, topladığı 10 puan ve maç fazlasıyla lider durumda bulunuyor. Kasımpaşa’da teknik direktör Sami Uğurlu’nun cezası devam ediyor. Tümosan Konyaspor ile ligin ilk haftasında oynanan müsabakanın ardından 7 maç ceza alan Uğurlu, Fenerbahçe maçında takımının başında olamayacak.
SÜPER LİG’DE 43. RANDEVU
İki takımın bugüne kadar karşı karşıya geldiği 42 lig maçında Fenerbahçe 34 kez sahadan galibiyetle ayrılırken, 4 karşılaşma beraberlikle sonuçlandı. Kasımpaşa ise 4 kez 3 puana uzanan taraf oldu. Sarı-lacivertli takım bu maçlarda 106 kez gol sevinci yaşarken, kalesinde ise 38 gol gördü. İki takım arasında ligde oynanan son 10 karşılaşmada Fenerbahçe 9 kez galip gelirken, 1 maçı da Kasımpaşa kazandı. Sarı-lacivertli takım bu maçlarda rakip filelere 28 gol atarken, kalesinde ise 10 gole engel olamadı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FENERBAHÇE, Süper Lig’in 5’inci haftasında 15 EylülPazar günü deplasmanda Kasımpaşa ile oynayacağı maçın hazırlıklarını sabah saatlerinde yaptığı antrenmanla sürdürdü. Milli futbolcular, günü aktif dinlenmeyle tamamladı.
FenerbahçeCan Bartu Tesisleri’nde teknik direktör Jose Mourinho yönetiminde gerçekleştirilen idman, salonda yapılan core ve dayanıklılık çalışmaları ile başladı. Ardından sahaya geçen oyuncular; ısınma, çabukluk ve koordinasyon hareketlerinin ardından pas çalışması yaptı. Antrenman dar alanda gerçekleştirilen çift kale maçlarla tamamlandı.
Sarı-lacivertlilerin idmanında milli oyuncular günü aktif dinlenmeye yönelik çalışmalarla noktaladı. Fenerbahçe, hazırlıklarına yarın yapacağı antrenmanla devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAŞKANLAR SEVK EDİLDİ
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan PFDK’ye sevk edildi. Galatasaray Başkanı Dursun Özbek de sevk edilen isimler arasında yer aldı.
İşte PFDK’lık olan isimler;
PFDK’ye sevk edilen diğer isimler;
TFF’den yapılan açıklama şu şekilde;
1- VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK Kulübü’nün 15.03.2024 tarihinde oynanan VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK-TÜMOSAN KONYASPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Stadyum ve Güvenlik Komitesi Talimatı’nın Geçici Madde-2 uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
2- YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş. Kulübü Başkanı METİN KORKMAZ’ın 16.03.2024 tarihinde oynanan YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş.-EMS YAPI SİVASSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Akreditasyon Talimatı’nın 7/1 maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
3- KASIMPAŞA A.Ş. Kulübü’nün 17.03.2024 tarihinde oynanan KASIMPAŞA A.Ş.-GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
KASIMPAŞA A.Ş. Kulübü idarecisi SERKAN REÇBER’in aynı müsabakadaki “hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 19.03.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
4- GALATASARAY A.Ş. Kulübü’nün 17.03.2024 tarihinde oynanan KASIMPAŞA A.Ş.-GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
GALATASARAY A.Ş. Kulübü görevlisi AYHAN AKMAN’ın aynı müsabakadaki “hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 19.03.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
GALATASARAY A.Ş. Kulübü futbolcusu GÜNAY GÜVENÇ’in aynı müsabakadaki “hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 19.03.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
5- BEŞİKTAŞ A.Ş. Kulübü İdarecisi HÜSEYİN YÜCEL’in 21.03.2024 tarihinde resmi (X) hesabından yapmış olduğu açıklamalarında yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
6- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü’nün, 13.03.2024 tarihinde Kulüp Başkanı Yıldırım Ali Koç’un basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda yer alan beyanlarının kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yayınlanması suretiyle “sportmenliğe aykırı hareket” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
YILDIRIM ALİ KOÇ’un (Fenerbahçe A.Ş. Kulübü Başkanı) 13.03.2024 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabında (youtube) yayınlanan beyanlarında yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
7- GALATASARAY A.Ş. Kulübü’nün 13.03.2024 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) yapılan paylaşımda yer alan “sportmenliğe aykırı hareket” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
DURSUN AYDIN ÖZBEK’in (Galatasaray A.Ş. Kulübü Başkanı) 13.03.2024 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) yapılan paylaşımda yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
8- TRABZONSPOR A.Ş. Kulübü’nün, 20.03.2024 tarihinde Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan’ın basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda yer alan beyanlarının kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yayınlanması suretiyle “sportmenliğe aykırı hareket” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
ERTUĞRUL DOĞAN’ın (Trabzonspor A.Ş. Kulübü Başkanı) 20.03.2024 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabında (youtube) yayınlanan beyanlarında yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

İBB Başkanı İmamoğlu, Kasımpaşa’da halkla buluştu. “Bizim iki şeyle işimiz olmaz. İsrafla işimiz olmaz, ihanetle işimiz olmaz” diyen İmamoğlu, “Bizim hiç kimseye diyet borcumuz yok. Biz, sadece size borçluyuz. Ben, sadece 16 milyon vicdanlı, mert İstanbulluya teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta ne kazanacak? Mertlik kazanacak, mertlik. Mertlik kazanacak, kumpas kaybedecek! Yalan kaybedecek! İftira kaybedecek! Particilik değil, belediyecilik yapanlar kazanacak. Bir avuç insan kaybedecek, 16 milyon İstanbullu kazanacak” diye konuştu. İmamoğlu para sayma görüntülerine ilişkin de “4,5 yıl önce olmuş olay. Sanki dün olmuş gibi, çevirip duruyorlar. Sanki çok gizli bir konuymuş gibi millete duyurmaya çalışıyorlar. Satanın ifadesi orada, alanın ifadesi belli. Zaten millet de sizin bu kumpaslarınıza hiç yüz vermedi. Vermeyecek. O yüzden kıvır kıvır kıvranıyorlar” dedi.
İmamoğlu, CHP Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Dr. Mithat Bülent Özmen ile birlikte ilçe turu yaptı. Göktürk Atatürk büstü önünden başlayan tur, Kemerburgaz Meydan, Alibeyköy Meydan, Namık Kemal Caddesi, Sayayolu Caddesi, Mustafa Kemal Bulvarı ve Yeşilpınar Girne Caddesi boyunca devam etti. Vatandaşlar, yol boyunca İmamoğlu ve Özmen’e sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, bazı noktalarda otobüsün önünü kesen vatandaşlara ve okuldan ayrılan öğrencilere kısa konuşmalar yaptı. Eyüpsultan’dan Beyoğlu’na geçen İmamoğlu, CHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı İnan Güney ile birlikte Kasımpaşa Kızılay Meydanı’nda halkla buluştu.
Coşkulu kalabalığın ellerindeki dövizleri tek tek okuyan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
“HAYAT DERSİ VERİYORUZ ONA”
“Buraya gelirken, bu acemi, dersine çalışmayan aday demiş ki, -hoşuma gitti- ‘Sen git köfteci dükkanını işlet’ demiş. Hani benim 21 yaşında köfteci dükkanım vardı ya. Şimdi nedir mesele biliyor musunuz? Keşke o da benim yaşımda, 21 yaşında köfteci dükkanı çalıştırsaydı, kıymanın ne olduğunu bilirdi, etin ne olduğunu bilirdi. Pazarcının, marulun, salatanın nasıl yapıldığını, bulaşığın nasıl yıkandığını bilirdi. Bunları bilmediği için, hayatı öğrenmediği için, hayatı bilmediği için… Şu anda aslında hayatının en büyük hayat dersini veriyoruz ona, hep birlikte. Hayatı öğreniyor. Emekliyi öğreniyor, kadını öğreniyor, anneyi öğreniyor, çocuğu öğreniyor. Bunları bilmediği için, bugün bu durumda.
“BİZ MERTÇE BİR YARIŞ İSTİYORUZ”
Siyaset bir hizmet yolculuğudur. Hizmeti yaparsınız, hizmet sizi insanlarla buluşturur, hizmet sizi insanlarla coşturur. Daha sonra, daha fazla hizmet yaparsınız. Ama siyasetin yolu sizi uzaklaştırırsa, yani Kasımpaşa sokaklarında gezerken, vatandaşla dolaşabilmek yerine, vatandaştan uzaklaştırırsa o siyasetin bana da faydası yok, o siyasetin vatandaşa da faydası yok. Ben hep söylüyorum; insanlarından uzaklaşan, insanlarından uzak olanın, halka hizmet etme şansı yok sevgili dostlar. Sevgili Kasımpaşalılar, inanın eşit, adil mertçe bir seçim yarışı istiyoruz biz. Mertçe olsun. Kasımpaşa’nın bir tarafı da nedir? Mertliktir. Öyle değil mi İnan Başkan? Başka bir şeyle anılmaz. Yiğitliktir, mertliktir. Eş, dost hakkı, komşu hakkı, vatandaş hakkını korur. Biz de mertçe bir yarış istiyoruz. Bu, karar vericisinin milletin olduğu, aynı zamanda demokratik de bir yarıştır. Seçim öyle olmalı.
“İFTİRALARI, KUMPASLARI DURDURMUYORLAR”
Kampanyaları vatandaşı ikna etmek için yaparsın. Kendini anlatırsın, projelerini anlatırsın. Aynı zamanda başka hususlar var ise ifade etmek istediğin devletine, milletine dair, onu anlatırsın. ‘Ben daha çok çalışacağım’ dersin. ‘Ben sana daha iyi hizmet edeceğim’ dersin. ‘O yüzden beni tercih et’ dersin. Kampanya öyle yapılır. Vaatlerin reklamı yapılır. Reklam filmi çekilir. Vaatleri için ama. Yani otobüs yandırmak için, yanarken otobüs çekmek için kumpas filmleri çekmezsin. Yaptığın icraatların tanıtımlarını yaparsın. Sonra da dersin ki; millet karar versin. Bu kadar basit. Hele hele yerel seçimler, genel seçimlere hiç benzemez. O zaman millet, çoğu zaman partisinden çok belediye başkan adayına bakar. Memnunsa devam eder, değilse yeni birini seçer. Ki inşallah Beyoğlu’nda öyle olacak, İnan Başkan seçilecek. Türkiye’de ne yazık ki seçim süreçlerini kirlettiler. Seçim kazanmak için her yol mubah sayıldı. İftira atmıyorlar mı? Kumpas kurmuyorlar mı? İftiraları, kumpasları durdurmuyorlar.
“KUL HAKKI DEĞİL Mİ BU?”
Pek çok yalana, pek çok iftiralara maruz bırakıldık. 5 yıl önce de bunu yaşadık, hatırlar mısınız? Baktılar ki iş tehlikeye giriyor, Ekrem’in adına demediklerini bırakmadılar. Hatırlayın; Ramazan’ın ilk iftarını Sultanbeyli’de açarken, iftar sofrasında seçimin iptal edildiğini öğrendim. Seçimi haksızca, hukuksuzca elimizden aldılar. O seçimin iptalinden önce ve sonra, peş peşe iftiralar sıraladılar. Allah’ım Allah’ım; nasıl peş peşe yani! Sayın Cumhurbaşkanı, rakibim olan Sayın Binali Yıldırım, bakanları… Neredeyse herkes. Ne dediler? ‘Çaldılar’ dediler. ‘Hırsız’ dediler, ‘hırsızlar’ dediler. Hatta bir bakanı, çıkıp televizyonda aynen şöyle ciddi ciddi anlattı. Dedi ki, ‘Sandıklarda 700 tane terörist tespit ettik’ dedi. Hatırlıyor musunuz? Hani terörist? Hani hırsız? Bir kişi yakalanmaz mı? Bakın; kolayı unutuyoruz. Bunları unutmayalım. Bir tane terörist yok. Bir tane, bir tane hırsız yok. Bir tane düzenbaz yok. E peki bunları söyleyene ne oldu? Bunları söyleyen, bu iftiraları atana ne oldu? Ayıp değil mi? Kul hakkı değil mi bu? Ramazan ayındayız. Bakın; o kadar dava açtılar. Peki niye bir tane adam suçlu bulunmadı? ya bir kişi, bir kişi hapse girer değil mi?
“SATANIN İFADESİ ORADA, ALANIN İFADESİ BELLİ… KIVIR KIVIR KIVRANIYORLAR”
Sonra ne dediler hatırlayın; ‘Söylediklerimiz hukuki değildi, siyasiydi. Yani şimdi şurada ben birisine siyaseten ‘hırsız’ diyeceğim. Böyle bir şey denir mi birine? Denmez. ya da birisi bana gelecek yüzüme, ‘Hırsız dedim ama siyaseten’ dedim. Hadi oradan. Hadi oradan. Bakın bu olmaz. Bu, ahlak dışı bir durum. Sen bunu niye yapıyorsun? Seçimi kazanmak için! Seçimi kazanmak için, ben bir Allah’ın kulunu bile bile yalanla, iftirayla, kalbini kıracak olsam, siyaseti bırakırım. Yalanla, iftirayla siyaseti, partizanlığı en başa koyan akla, ben karşıyım kardeşim. Kul hakkı yiyene karşıyım ben. Kul hakkı yediler. Şimdi görüyorum ki; bu kul hakkı yeme işi, bu kaset işi, kumpas işi onlarda huy olmuş. Çünkü bu seçim gündeminde de şimdi de iftiralara başladılar. Farkında mısınız; sabahtan akşama kumpaslar hem de mübarek Ramazan ayında yine devam ediyor. Bundan 4,5 yıl önce, il binasının satın alma olayını, sanki dün olmuş gibi… Bakın; bunlar bu kadar sinsi ha. 4,5 yıl önce olmuş olay. Sanki dün olmuş gibi, çevirip duruyorlar. Sanki çok gizli bir konuymuş gibi millete duyurmaya çalışıyorlar. Satanın ifadesi orada, alanın ifadesi belli. Zaten millet de sizin bu kumpaslarınıza hiç yüz vermedi. Vermeyecek. O yüzden kıvır kıvır kıvranıyorlar. Hiç devletin en başına yakışır mı bunları göstermek?
“KARDA LEKE OLUR, BİZDE OLMAZ”
Zaten talimatlarınızla 5 yıldır İBB’nin bir kapısından müfettişler giriyor, öbüründen çıkıyor. Öbüründen çıkarken öbür tarafından giriyor. Didik didik ettiniz, Ekrem İmamoğlu’nda bir şey bulamadınız. Biz, 5 yıldır denetlediğiniz bir belediyeyiz. Hiçbir şey bulamadınız. Karda leke olur, bizde olmaz. Onun için size söyleyeyim. Bunlar yalanlarında boğulacak. Onlar neyi kapatıyorlar şimdi aklı sıra biliyor musunuz? Benim emekli annem perişanmış, emekli ağabeyin perişanmış; kimin umurunda? Bunu umursamıyorlar. 11 ay önce seçimde, ‘Mülakat kalkacak’ dediler mi? Hani? Hani 11 ay? Söz verdin, yapmadın. Umurunda değil. Bakın mülakatı kaldırmak, Cumhurbaşkanlığına biz dosya yolluyoruz da imzalanmıyor ya, öyle bir şey de değil yani. Mülakat kaldırmak, talimat verdin mi kalkıyor. ‘Mülakatı kaldırdım’ diyeceksin, kalkacak. En kolay iş. Niye demiyorsun? Ben size bir şey söyleyeyim mi? Bu kadar işlerini ihmal etmişler, üstünü kapatmaya çalışıyorlar. Bakın çok söze gerek yok. Sadece şunu söylüyorum: Sözünü tutmamanın o ağırlığı altında eziliyorlar. Şimdi mülakatı kaldırsa ne olacak? Bu milletin çocukları, alın teriyle hak ettikleri makama gelecek mi? Onu engellemek için kaldırmıyorlar. Ondan korkuyorlar. Ama Atatürk’e ağız dolusu hakaret eden kişinin bütün sülalesi kurumlarda ya müdür ya daire başkanı ya milletvekili. Öyle değil mi?
“MİLLETİN SESİ DEĞİL, MİLLETİ KANDIRMA MAKİNESİ”
Bu milleti geçim derdi almış başını gitmiş… Bunların televizyonları var biliyorsunuz değil mi? Hepsi, kaç tanesi hayat pahalılığının haberini yapıyor? Milletine bu kadar yabancılaşmış bir medya, yeryüzünde yok. Hani basın milletin sesidir. Bunların kendi basınları var ya, kendi basınları. Milletin sesi değil, milleti kandırma makinesi. Bakın millet, ‘Ekonomi kötü’ diyor, feryat ediyor; bunlar havanda su dövüyor. Talimat geliyor; ‘Sakın ekonomiyi, hayat pahalılığını demeyin. Siz televizyonlarda boş muhabbetler yapın.’ Bunların tüm millete faydası yok, onu söyleyeyim. Bakın size de hiç yok. Dün, dünyanın en önemli haber ajanslarından birisi, Türkiye’de medyanın güvenilirlik raporunu yayınladı. Bahsedeyim mi size? En güvenilmez dört yayın kuruluşundan üçünü sıralayayım mı? A Haber, Sabah, ATV. Hiç şaşırdınız mı? Zaten onların şanı, yalan ve iftiradan geliyor. Ama o listede hepimizi üzecek, bize de ait olan bir kurum daha var. O da ne biliyor musunuz? TRT. Evet. Dünyada önemli bir kuruluşun yaptığı araştırmada, 4 güvenilmez medya kuruluşunun arasında TRT var. O TRT, bizim malımız. Ama başına geçmiş bir adam; yalakalık yapacak, partizanlık yapacak, siyasetin emir kulu olacak diye, bize ait olan kurumu rezil rüsva ediyorlar. Kamunun televizyonu, kendi ülkesinde en güvenilmez bir kurum olabilir mi? Biraz utanma olsa, biraz utansalar… Ama utanmazlar söyleyeyim size. Bunlar utanmazlar.
“ONLARIN DERDİ BAŞKA”
Bu seçim -yine şaşırmıyoruz- mertçe geçmiyor. Kıymetli dostlar, 10 gün sonra sandığa gideceksiniz. Vereceğiniz oy ne biliyor musunuz? Vereceğiniz oy, önünüzdeki 5 yılın en önemli kararı. 5 yılınızı ipotek altına alacak. Yalnız sizin değil, ailenizin, sevdiklerinizin, çocuklarınızın 5 yılı söz konusu. Çok önemli bir karar bu. İyi düşünmeniz lazım. Aslında meselenin özü basit. Onun için size meselenin özünü unutturmak istiyorlar. Kafanız karışsın istiyorlar. Dikkat dağıtmak istiyorlar. Meselenin özünün ne olduğunu siz herkesten iyi biliyorsunuz. Birincisi; tabii ki işinize gelen, günün sorunlarını çözüme kavuşturan, fakirin, yoksulluğun, çocuğun, kadının, gencin yanında olan, çevreyi düzene sokan, 3-5 insanın imar rantıyla uğraşmayan, milletin çıkarını savunan belediye başkanı seçmek. Doğru mu? İkincisi de bugünün esas konusu… Hayat pahalılığı ne kadar artacak diye dert etmiyor musunuz? Borçlar nasıl ödenecek? Bakın; çocuğa, toruna nasıl harçlık verilecek diye, dert etmiyor musunuz? İşte meselenin özü bu. 3 kuruş paranın hesabını yapmadan, şöyle gönlünüzce, huzur içerisinde tek bir gün bile geçiremezken, vatandaşın başka nesi olsun? Meselenin özü bu iken, onların derdi başka.
“ONLARIN DERDİ, SİZİN GEÇİM SIKINTINIZ DEĞİL”
Onların derdi, sizin geçim sıkıntınız değil. Sandıkta buna göre oy kullanacaksınız. Bakın; 5 yıl boyunca siz geçim derdiyle uğraşırken, hükümeti hiç yanınızda hissettiniz mi? Hükümet, ne yaptı? Bir verdiyse 10’u geri aldı. Ekonomiyi batırdı. Enflasyonu üç haneli rakama getirdi. Onlar, ekonomiyi batırıp, pahalılığı yaratanlar. O bakımdan, siz geçim derdiyle uğraşırken, İstanbulluların yanı başında her zaman biz olmaya gayret ettik. Sizin yanınızdan hiç ayrılmadık. Hiç ayrılmayacağız yanınızdan, hiçbir zaman ayrılmayacağız. ve biz göreve gelirken, geçim derdinizi hissettiğimiz için, onlar 2019’da ağzına bile almazken, biz, sosyal yardımlarımızı anlattık. Hayatlarınızı biraz rahatlatabilmek için, ne gerekiyorsa yaptık? Sizin paranızı, yani milletin parasını yine millete verdik.
“YENİ DESTEKLERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Yüz binlerce ihtiyaç sahibi haneye, İstanbulkart aracılığıyla doğrudan nakit desteği sağladık. Yüz binlerce haneye evlilik desteği, gıda desteği, yenidoğan desteği gibi yardımlarda bulunduk. Halk Ekmek üretimini ve satış noktalarını görülmemiş ölçüde arttırdık. 257 bin çocuğa Halk Süt dağıttık. 650 bin annenin cebine Anne Kart koyduk. Toplam 300 bin öğrenciye burs dağıttık. Onlar 2 tane, 3 tane kişiye burs verdiler, torpilli burs. Biz, milletin evlatlarına, 300 bin gencimize burs dağıttık. Yüz binlerce çocuğumuza beslenme ve eğitim desteği verdik. İBB tarihinde, ilk kez kreşleri biz yaptık. Yurtları biz yaptık. Kent Lokantalarını biz açtık. İstihdam Ofislerini biz açtık. Milyonlarca İstanbullunun geçim sıkıntısını hafiflettik. Önümüzdeki dönemde de bunu daha da katlayacağız. Daha da fazla vermek zorundayız. Çünkü ekonomiyi batırmaya devam ediyorlar. Milletin parasını, millete dağıtmaya, millete vermeye devam edeceğiz. Sosyal desteklerimizin parasal miktarını da sayısını da arttıracağız. Yeni destekleri hayata geçireceğiz.
“30 YILDIR NE YAPTILAR KASIMPAŞA’YA?”
30 yıldır ne yaptılar Kasımpaşa’ya? Hani Kasımpaşa canıydı, ciğeriydi? Ne yaptılar? Beyoğlu bir şey yaptı mı? İBB yaptı mı? Biz, yaptık. Bakın; Kasımpaşa’yı iyileştiriyoruz. Sizi sahille buluşturuyoruz. Sahili yapıyoruz. Bir yandan Piyalepaşa’dan buraya doğru geliyoruz. İnan Güney’i seçtiğinizde, biz Kasımpaşa’yı pırlanta yapacağız, pırlanta. Onun ailesi de İnan Güney’e oy verecek bir dahaki seçimde. Belli olmaz, bu seçimde de verir belki.
“HİÇ KİMSEYE DİYET BORCUMUZ YOK”
Bizim iki şeyle işimiz olmaz. İsrafla işimiz olmaz, ihanetle işimiz olmaz. Bizim hiç kimseye diyet borcumuz yok. Biz, sadece size borçluyuz. Biz, sadece vatandaşa borçluyuz. Bakın benim en büyük çabam, şu güzel çocuklara… Onlara layık olayım da Allah beni onlara mahcup etmesin, bana yeter. Bu kadar net. Ben, sadece 16 milyon vicdanlı, mert İstanbulluya teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta ne kazanacak? Mertlik kazanacak, mertlik. Mertlik kazanacak, kumpas kaybedecek! Yalan kaybedecek! İftira kaybedecek! Particilik değil, belediyecilik yapanlar kazanacak. Bir avuç insan kaybedecek, 16 milyon İstanbullu kazanacak. Oyumuzu ve gücümüzü birleştireceğiz. İstanbul’un en büyük, en güçlü buluşmasını 31 Mart’ta sandıkta gerçekleştirmeye hazır mı Kasımpaşa? Şu ya da bu partinin değil, İstanbul’un zaferi için, İstanbullunun zaferi için birleşmeye hazır mı Kasımpaşa? Şu ya da bu ittifak değil, 16 milyonluk İstanbul’un ittifakı, halkın ittifakı, halkçı ittifakına hazır mı Kasımpaşa? İstanbul’un rotasını geri çevirmek isteyenlere, israf ve rant düzenini yeniden hakim kılmak isteyenlere biz ne diyeceğiz biliyor musunuz 31 Mart’ta? Sizi tarihe gömdük diyeceğiz, tarihe gömdük. Milletin bileğini bükemeyeceklerini bir kez daha görecekler. ve bükemedikleri eli öpecekler. O el milletin eli.
]]>Çağdaş Atan: Bazı itibarsızlaştırmalar görsem de bunlara cevap vermeden devam ediyoruz
Sami Uğurlu: Fiziksel olarak çok fazla karşılık veremedik
Olgucan KALKAN-Serhan TÜRK/ İSTANBUL,(DHA) – Süper Lig’de ertelenen 16’ncı hafta karşılaşmasında Başakşehir FK deplasmanda Kasımpaşa’yı 3-0 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Başakşehir FK Teknik Direktörü Çağdaş Atan ve Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu basın toplantısında mücadeleyi değerlendirdi.
Kasımpaşa’nın fizik gücünün yüksek olduğunu ve bunun için rotasyon yaparak bu maça çıktıklarını belirten Çağdaş Atan, ‘Oynaması çok zor bir takıma karşı oynadık. Bizden 1 gün fazla dinlendiler. Rotasyon yapmak istedik. Bunun işe yaraması bizi mutlu etti. Bütün oyuncularım oyuna hakim durumdalar. İyi çalışıyorlar. Herkes ne yapması gerektiğini biliyor. Rotasyonun sıkıntı yaratmayacağını biliyorduk. Kasımpaşa fiziksel olarak oynayan bir takım. Uzun toplar atıp Aytaç ve Hajradinovic ile ikinci topları alıp coşkulu atak yapıyorlar. Emirhan, Onur ve Berkay ile rakibimize bunu yaptırmadık. İkinci yarı istediğimiz oyunu oynadık. İlk yarının sonunda belki de 1-1 içeri girecektik. Devrede 2 ve 3’üncü golü aramamız gerektiğini söyledik. Toptan 2-0’dan sonra erken vazgeçtik. Sonrasında kusursuz oynadık. Keny iki tarafta da iyi oynadı. 8 maçtır farklı formasyonla oynuyoruz. Çok fazla gol yemeden devam ediyoruz. Her maç final. Önümüzde final gibi düşündüğümüz Alanyaspor maçı var. Gelişmeye devam edeceğiz. Bazı itibarsızlaştırmalar görsem de bunlara cevap vermeden devam ediyoruz. Sami hoca ile toparlanmış bir Kasımpaşa vardı. Onlara da başarılar diliyoruz’ ifadelerini kullandı.
‘ROTASYONUN PERFORMANS DÜŞÜKLÜĞÜYLE ALAKASI YOK’
Yaptıkları rotasyonun performans düşüklüğü nedeniyle olmadığını söyleyen Çağdaş Atan, ‘Performans düşüklüğüyle alakası yok. Oyuncularımın hepsinden memnunum. Oyuncularım formasyona ve değişikliklere cevap verecek durumdalar. İşe akıl yoruyorlar. Onları futbol, formasyon konuşuyorken görüyorum mutlu oluyorum. Rotasyondaki asıl hedefimiz Kasımpaşa’nın fiziksel gücüne karşı koyabilmekti. İstediğimiz karşılığı almış olduk’ şeklinde konuştu.
‘DUBOIS İLE İLGİLİ SEZON SONUNDA FARKLI ŞEYLER KONUŞABİLİRİZ’
Galatasaray’dan kiralık olarak kadroya dahil olan Dubois’nın takımda çok mutlu olduğunu dile getiren Atan, ‘Dubois ile ilgili bize gelen bir bilgi yok. Dubois ile çok mutluyuz. O da burada olmaktan çok mutlu. Hem sürekli oynuyor hem de katkı veriyor. İki bekimizi de orta saha olarak kullanabiliyoruz. Ömer Ali de iyileşti ve aralarında rekabet var. Sezon sonunda farklı şeyler konuşabiliriz. Ancak şu anda vazgeçmek gibi bir planımız yok’ dedi.
SAMİ UĞURLU: FİZİKSEL OLARAK ÇOK FAZLA KARŞILIK VEREMEDİK
Zor bir maç oynayacaklarını bilerek sahaya çıktıklarını ifade eden Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu, ‘Karşımızda iyi bir takım, iyi kadro var. Geniş kadroya sahip olduklarını için de rotasyon yapma şansına sahiplerdi. Oyunun sonunda yorulacağımızı tahmin etmiştik. 4 maç arka arkaya, aynı kadroyla 90 dakika oynamak takımı fiziksel olarak aşağı çekebiliyor. İlk yarıda oyunu biraz tutarak orta sahada bire bir eşleşerek geçişlere izin vermemeye çalıştık. Geri düşünce baskıyı değiştirdik. Devre arasına berabere ya da önde girebilirdik. Ancak pozisyonları değerlendiremedik. Mağlup girdiğimiz için de biraz daha risk almamız gerekiyordu. İkinci yediğimiz geçiş golü, bizi oyundan düşürdü. Biraz daha tempoyu yükseltebilirdik. Arka arkaya maçlar buna çok müsaade etmedi. Oyuna ortak olabileceğimiz zamanlar oldu. Basit goller yedik. İlk gol özellikle. Yine 3’üncü gol duran toptan. Riskleri aldığınız zaman bu skorlar kaçınılmaz oluyor. Başakşehir ve Çağdaş Hoca’yı tebrik ediyorum. Oynadıkları oyuncular ligin ortalamasının üstünde. Fiziksel olarak çok fazla karşılık veremedik’ şeklinde konuştu.
]]>