Kentteki bir alışveriş merkezinde, gönüllülerin el emeğiyle yaptığı bileklik, yiyecek ve takılardan oluşan kermese vatandaşlar ilgi gösterdi.
Kermesten elde edilen gelir ile alınacak olan ürünler ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılacak.
Türk Kızılay Kastamonu Şubesi Kadın Kolları Başkanı Ümran Cabbar, AA muhabirine, gönüllülük esasına dayalı olarak alışveriş merkezinde kermes düzenlediklerini söyledi.
Emek sarf edilerek ortaya güzel ürünlerin çıktığını ifade eden Cabbar, “Gönüllülerimizle birlikte el emeği göz nuru ürünler hazırladık. Bu ürünlerimizden gelen gelir ile ihtiyaç sahibi çocuklarımıza yardımda bulunacağız. Tüm Kastamonu’yu standımıza bekliyoruz. Gıda ürünlerimiz var kek, poğaça, börek. El emeğiyle hazırlanan bilekliklerimiz var. Tokalarımız, takılarımız var.” dedi.
Vatandaşları davet eden Cabbar, dün başlayan kermesin bugün akşam saatlerinde sona ereceğini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Kızılay tarafından depremzede kadınlara yönelik “İyilikle pişen hayatlar” aşçılık atölyesi düzenlendi.
Kızılay’a ait Gaziantep Aşevi’nde düzenlenen etkinliğe, Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, ünlü şef Somer Sivrioğlu ve depremden etkilenen 6 ilden 34 afetzede kadın katıldı.
Etkinlikte konuşan Türk Kızılay Başkanı Yılmaz, deprem bölgesinin her anlamda toparlandığını belirterek şöyle konuştu:
“Son depremzede evine kavuşup kafasını yastığa koyana kadar çalışmalara devam edeceğiz. Deprem bölgesini iyileştirme fazı bir taraftan sosyokültüreli güçlendirme bir taraftan hayatı normale döndürmektir. Bunun yanında meslek edindirme ihtiyacı varsa bunu yerine getirmektir. ‘İyilikle pişen hayatlar’ projesini hem psikososyal destek hem de meslek edindirme şeklinde düşünebiliriz. Burada deprem bölgesinden gelen kız kardeşlerimiz var. Tabi kadın olunca hepimiz evin mutfağında yemek pişiriyoruz. Profesyonel mutfak daha farklı bir mecra. Bu kurs serimize temel mutfak eğitimiyle başladık.”
Şef Sivrioğlu, katılımcılara kesme-doğrama, yemek pişirme teknikleri, mutfak yönetimi ve gıda güvenliği gibi temel mesleki becerilerini uygulamalı olarak anlattı.
Sivrioğlu ise projede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Başımıza gelen felakette Kızılay’ın ne kadar ihtiyacımız olduğunu gördük. Yemeğin iyileştirici gücünü kullanarak bunu yapmamız çok güzel. Yemek bizim için şifadır. Hayatımızın her anında var.” dedi.
Programın ardından depremzede kursiyerlere sertifika verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Kızılay’dan yapılan açıklamaya göre, toplumun dayanışma ruhunu güçlendirmek, gönüllülüğü teşvik etmek ve insani yardım çalışmalarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanan Kızılay Haftası’na bu sene de ilgi yoğun oldu.
Yurdun dört bir yanında yapılan etkinliklerin yanı sıra ülkenin sembol yapıları da Kızılay Haftası kapsamında kırmızı ışıkla aydınlatıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının desteğiyle yapılan etkinlikte, dün akşam Ankara’da 2. Meclis (Cumhuriyet Müzesi), Atakule ve TOBB İkiz Kuleler ile İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Galata Kulesi, Kızılay’ın kırmızısı ile ışıklandırıldı.
Sembol yapıları görsel şölene dönüştüren ve Türk Kızılay’ın iyilik hareketiyle ilgili toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlik, vatandaşlarca ilgiyle karşılandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARALARINDA 2’nci Meclis ve Galata Kulesi’nin de bulunduğu Ankara ve İstanbul’daki sembol yapılar 29 Ekim – 4 Kasım Kızılay Haftası’na özel Kızılay bayrağındaki hilalin rengi olan kırmızıya büründü.
Toplumun dayanışma ruhunu güçlendirmek, gönüllülüğü teşvik etmek ve Kızılay’ın insani yardım çalışmalarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl geniş kitlelerce kutlanan Kızılay Haftası’na bu sene de ilgi yoğundu. Yurdun dört bir yanında gerçekleşen etkinliklerin yanı sıra ülkenin sembol yapıları da Kızılay Haftası kapsamında kırmızı ışıkla aydınlatıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın desteği alınarak yapılan ışıklandırma ile başkent Ankara’da; 2’nci TBMM (Cumhuriyet Müzesi), Atakule ve TOBB İkiz Kuleler ile İstanbul’da; Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Galata Kulesi 1 Kasım akşamı Kızılay’ın kırmızısı ile ışıklandırıldı.
Sembol yapıları görsel bir şölene dönüştüren ve Türk Kızılay’ın iyilik hareketiyle ilgili toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlik vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Program kapsamında şiirler okunurken, karate gösterileri ve öğrenci performansları katılımcılardan tam not aldı. Etkinliğe Söke Kaymakamı Ali Akça, Garnizon Komutanı Mesut Kılınç, Belediye Başkan Yardımcıları Vural Tosun ve Yağız Pullukçu, İlçe Emniyet Müdürü Fatih Demiralp, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Türk Kızılay Söke Şube Başkanı Funda Öztürk, konuşmasında, “Kızılay Haftası, Türk Kızılay’ının insanlık için yaptığı özverili çalışmaları hatırlamak ve bu bilinci yaymak adına önemli bir fırsattır” dedi.
Kızılay’ın köklü tarihinden de bahseden Öztürk, “1868’de kurulan Hilal-i Ahmer Cemiyeti, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle ‘Kızılay’ adını aldı. Bugün ise Türkiye ve dünyadaki ihtiyaç sahiplerine yardım eli uzatmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Kızılay’ın dayanışma, şefkat, hoşgörü ve tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde çalıştığını belirten Öztürk, Türkiye genelinde yürütülen kan bağışı kampanyalarına dikkat çekerek, yılda yaklaşık 3 milyon ünite kana ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Konuşmasını, Kızılay’ın misyonu ve vizyonuyla sonlandıran Öztürk, “Kızılay, iyiliğin gücüyle birey ve toplumun direncini artırmayı, insan onurunu koruyarak acıları dindirmeyi amaçlıyor. Vizyonumuz ise herkes için güvenli bir yaşam sağlamak” dedi.
Program’da Kızılay tarafından çocuklara çeşitli hediyeler ve broşürler dağıtılırken; izci grubu ve karate grubunun gösterisi yer aldı. Öğrenciler Kızılay’ı anlatan şiir ve özlü sözleri de okudu.
İlçe Kaymakamı Ali Akça, Türk Kızılay’ı Söke Şubesi yönetici ve gönüllülerinin haftasını kutladı, çalışmalarında başarılar diledi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Şarkışla Aşık Veysel Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, Türk Kızılayı Şarkışla Şubesi, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Sivas Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Narkotik Suçlarla Mucadele Şubesi görevlileri, öğrencileri çeşitli konularda bilgilendirdi.
Türk Kızılayı Şarkışla Şube Başkanı Ahmet Yılmaz, Kızılay’ın afet yardımları, kan bağışı kampanyaları, sosyal yardımlar ve eğitim faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
Emniyet personeli de öğrencileri uyuşturucuyla mücadele, “Narkorehber”, “Narkogençlik” ve “En iyi narkotik polisi anne” projeleri konusunda bilgilendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Kızılay öncülüğünde temin edilen gıda, bebek malzemeleri ve uyku tulumu gibi acil ihtiyaç ürünlerinin yüklenmesinin ardından 16 Nisan’da Mersin Limanı’ndan yola çıkan gemi, 55 saat süren deniz yolculuğunun ardından gece saatlerinde El-Ariş Limanı açıklarına ulaştı.
Geceyi açıkta geçiren gemi, sabah saatlerinde kılavuz kaptan eşliğinde limana girdi.
Limana yanaşan gemiden indirilecek 3 bin 774 ton insani yardım malzemesi, tır ve kamyonlarla Refah Sınır Kapısı’na taşınacak.
Buradaki gümrük işlemlerinin tamamlanmasıyla Filistin Kızılayına teslim edilecek yardımlar, İsrail saldırıları altındaki Gazzelilere ulaştırılacak.
Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Şen, gemiyi karşıladı
Gemiyi karşılayan Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen, gazetecilere, “9. İyilik Gemisi”nin çok hızlı kargo doldurma ve boşaltma imkanına sahip olduğunu söyledi.
Taşınan malzemelerin büyüklüğünü vurgulayan Şen, şöyle devam etti:
“Buraya gelen 9. gemimiz bir rekor kırdı hamdolsun, 3 bin 774 ton yardım malzemesi taşıyor. Bu o kadar büyük bir rakam ki Kahire’deki Amerikalı, İngiliz, Alman büyükelçi meslektaşlarımla konuşurken ‘3 bin tonluk bir gemi geliyor onu karşılamaya gideceğim’ dediğimde bana tekrar sordular, emin olamadılar çünkü alıştıkları şey genelde 30-50 ton, bir uçağın taşıyabileceği bu kadar. Dolayısıyla Türkiye gerçekten insani yardım konusunda dünya liginde en önlerde yer alıyor hamdolsun. Bu Türk milletinin, halkımızın cömertliği, hayırseverliği, yardımseverliği, Türk Kızılay ve AFAD gibi kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşlarımızın etkin, içten şekilde Gazze halkı için seferber olmasından kaynaklanıyor.”
Şen, yardımlarda emeği geçenleri kutlayarak, “Buradan aziz milletimize gerçekten tek tek teşekkür etmek istiyorum. Türk Devleti’nin başını dik hale getirdiler. Gazze bağlamında Türkiye, insani yardım konusunda bir numara. Bu gelen gemimiz de bunun en güzel, büyük ispatı.” dedi.
Türk Kızılay ve AFAD ile koordinasyon halinde olduklarını belirten Şen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Amacımız Gazze’ye en az 2 haftada bir gemi göndermek çünkü Mısır makamları, Mısır Dışişleri acil bir duyuru yayımladı ve ‘Gazze’ye giren tır sayısı çok arttı, günlük 500’e çıktı, başlarda 50-100 gibi bir rakamdı. Dolayısıyla stoklarımız tükeniyor bize acil yardım.’ dedi. Hemen AFAD ve Türk Kızılay başkanlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızda görüştüm. Sağ olsunlar hepsi, ‘Tabii derhal, memnuniyetle Türk halkının yaptığı yardımlar hamdolsun bizi 1 yıl boyunca 2 haftada bir gemi gönderecek şekilde besler’ dediler. Hakikaten Türk milletinin bu alicenaplığı, yüce gönüllülüğü, cömertliği hiçbir yerde yok. Mısır makamları ve bütün dünya bunu fark ediyor, görüyor, takdir ediyor.”
“Ümidimiz bu yardımlarımızın en etkin, hızlı şekilde girmeye devam etmesi”
Şen, El-Ariş Limanı’nın Refah Sınır Kapısı’na 25-30 kilometre uzaklıkta olması dolayısıyla yardımların en kısa zamanda iletildiğine dikkati çekerek, buradaki yerel makamların ve halkın Türkiye’ye karşı son derece ilgili ve sevgili olduğunu dile getirdi.
Yardımlarda koordinasyonun önemini vurgulayan Büyükelçi Şen, “Mısır Kızılayı, Dışişleri Bakanlığı, güvenlik makamları, hepsiyle koordinasyon halinde bunları yapıyoruz. Kolay bir iş değil ama makamlarımız kendi muhataplarıyla o kadar güzel bir çalışma sistemi kurdu ki hamdolsun tabii amaç da halis olunca gayet güzel işliyor. Ümidimiz bu yardımlarımızın en etkin, hızlı şekilde girmeye devam etmesi çünkü şu anda Refah Sınır Kapısı’nda gayet iyi tır sayısına ulaşıldı, 500 gayet iyi. Temennimiz biraz daha artsın ve biz yardımları akıtalım, bütün dünya akıtsın, Türkiye’yi örnek alsın, hayırda yarışılsın.” ifadelerini kullandı.
Şen, Mısır Dışişleri Bakanlığı, güvenlik makamları ve Mısır Kızılayına da işbirliklerinden dolayı teşekkür ederek, “Son tahlilde Türk halkının, milletinin bu alicenaplığı, cömertliği, hayırseverliği ve Gazze’ye, mağdur ve masum Filistin halkına bağlılıkları, onlar hakkında hissettikleri hassasiyetleri her türlü takdirin üzerinde. Biz de halkımızın emrinde, onların isteklerini yerine getirmek üzere Kızılay, Sağlık Bakanlığı, AFAD’ımızla, Ariş’te ekip olarak bulunuyoruz ve yardımlara katkıda bulunmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.
“Yardımlar tek tek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor”
İnsani yardımın, savaştan ayrı bir konu olduğunu dile getiren Şen, İsrail’in uluslararası hukuk uyarınca insani yardım malzemelerinin önünü açmakla, bunları iletmekle mükellef olduğunu anlattı.
Şen, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılma sürecini takip ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Burada Kızılayımız, AFAD’ımız, bu malları Mısır Kızılayının emanetine vererek tırlarla Refah Sınır Kapısı’na ulaştırıyor. Buralarda İsrail makamları tarafından güvenlik kontrolü yapılıyor. Koordinasyon sonucunda tırlar, UNRWA, Filistin Kızılayına, Filistin tarafındaki makamlarına teslim ediyor. Burası çok yakın olduğu ve sürekli Ariş’e getirdiğimiz için en kısa sürede 1-3 gün içerisinde Gazze’ye intikal ediyor. Bundan şüphe duymamak gerekiyor.”
İsrail’in de yardımların geçişindeki güvenlik kontrollerini hızlandırdığını işaret eden Şen, “Halkımızın içi rahat olsun. Biz ve Mısır makamları buradayız. Bütün dünyanın gözü Gazze üzerinde. Gelen malların, yardımlarımızın Gazze’ye girmemesi diye bir şey asla söz konusu değil. İçleri ferah olsun. Kesinlikle bütün mallar, yardımlar tek tek bizim ekibimizle, Mısır Kızılayı ile gerekli koordinasyonla Gazze’ye giriyor ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Hiç merak etmesinler.” diye konuştu.
]]>Yılmaz, İsrail’in saldırısı altında bulunan Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkıyla dayanışma amacıyla gönderilen insani yardımlarla ilgili AA muhabirine açıklamada bulundu.
Türk Kızılay ile AFAD işbirliğinde bugüne kadar deniz yoluyla 9 “İyilik Gemisi” gönderildiğini, son gemide 3 bin 774 ton insani yardım malzemesi bulunduğunu anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Uzun süreli bir plan yaptık. Bu planımız, bir AFAD bir Türk Kızılay olacak şekilde ayda 2 gemiyi gönderebilmek üzerine yapıldı. Oradaki ihtiyaç, 1-2 seferle bitecek bir ihtiyaç değil. Bizim sürdürebilir, uzun vadeli planlar yapmamız lazım. Artık maalesef süreç uzadıkça temel ihtiyaçlar ön plana çıkıyor. Şu anda temiz su, en ufak bir gıda, hijyen malzemesi, bebek gıdaları, hepsi son derece önemli hale gelmiş durumda.”
Yardım elinin, bağışçıların ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle uzatıldığını dile getiren Yılmaz, “Değerli bağışçılarımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın yardımlarıyla buna ‘iyilik hareketi’ diyoruz. Burada ‘rotamız insanlık, yükümüz iyilik’ diyoruz. Bu iyilik gemileriyle, aslında Türkiye’deki bağışçılarımızın bütün bağışlarını bir arada getirip hep birlikte Türk halkının bağışları olarak Gazze’ye ulaştırmayı hedefliyoruz.” dedi.
Gemilerdeki insani yardım malzemelerinin Filistin halkına uzanan yolculuğuna değinen Yılmaz, “Öncelikle iyilik gemileri Mersin Limanı’nda yükleniyor, 2-2,5 günlük seyahatin ardından Mısır’ın El- Ariş Limanı’na ulaşıyor. Burasının, deniz yoluyla bakıldığında Refah Sınır Kapısı’na en yakın liman olduğunu söyleyebiliriz. Tırlara yüklenen malzemelerin, 30-45 dakika arasındaki bir yolculukla direkt Refah’tan içeriye girebildiği bir rota burası.” diye konuştu.
Yardımlara barkod sistemi
Fatma Meriç Yılmaz, gemiden indirilen yardımların Refah Sınır Kapısı’ndaki gümrük işlemleri sonrasında Filistin Kızılayı’na teslim edildiğini, bu kuruluşun da malzemeleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığını söyledi.
Yardımların türünün üzerindeki barkod aracılığıyla tanımlandığını anlatan Yılmaz, “Kızılayımızın 4 personeli El-Ariş’e yerleşmiş durumda, Mısır Kızılayı ile hareket ediyorlar. Orada yardım malzemelerinin her birinin üzerine barkod yapıştırılıyor. Bu barkod sisteminin içerisinde yardımın nereden geldiği ve ne içerdiği elektronik olarak kodlanmış oluyor. Refah’tan içeriye girip Filistin Kızılayı devraldıktan sonra onlar da barkodu okutup içindeki un, pişmiş veya pişirmeye hazır gıda, bakliyat gibi içerikleri tanımlayabiliyor.” bilgilerini paylaştı.
Gazze’nin içerisinde bulunan yerel personelin günlük 10 bin sıcak yemek dağıttığını, yardımların sürdürülebilirliği konusunda yardım kuruluşlarıyla ortak hareket edildiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Barkod sistemi üzerinden yardımların yüzde kaçının girdiği, hangi sebeple reddedildiği hepsi elimizde. Şu anda 7. İyilik Gemisi’ndeki yardımların tamamı içeriye girmiş durumda, 8. gemide ise 22 tır kaldığı haberi geldi. Bize günlük kaç tanesi girdi, kaç tanesi reddedildi bunun bilgisi geliyor. Şu ana kadar Türkiye yardımlarının yüzde 93’ü içeriye girmiş durumda, yüzde 7’si reddedilmiş. Bu yüzde 7’nin içerisinde mesela bir jeneratör gönderdiniz, bu jeneratör eğer taşınabilir ise İsrail içeriye almıyor, ‘Tünellere götürülür ışık kaynağı olarak kullanılabilir’ diyor. ya da güneş enerjisiyle çalışan hiçbir şeyi, hastanede kullanılacak malzemeleri, ‘asker yeşili’ olan kıyafetleri almıyor mesela. Mısır, bunun gibi öğrenmemiz gereken reddedilen malzeme listesini sürekli bizimle paylaşıyor, geri dönüyor ve biz reddedilen malzeme yüklemiyoruz. Bu nedenle organizasyon bu kadar sıkı iletişimle yapıldığı için son giden 2-3 gemimizde reddedilen hiçbir malzeme yok, tamamı içeriye giriyor diyebilirim.”
Filistin halkı Kurban Bayramı’nda da unutulmayacak
Yılmaz, Kurban Bayramı’nda da Filistin halkı için özel çalışma yapacaklarını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kurban Bayramı’nda, ‘Mısır’da kurban kesip oraya ulaştırabilir miyiz, Gazze’nin içerisinde kesebilir miyiz ya da buradan konserve haline getirip mi göndermeliyiz?’ diye bunların tamamının araştırmasını yapıyoruz. Mutlaka Gazze için Kurban Bayramı’nda özel bir operasyon yapacağız ve en azından kurban kampanyasının içerisinde ayrı bir sayfa açacağız. Bunların araştırılması devam ediyor. Orada mutlaka bir miktar kurban keseceğiz. ‘Şoklayıp gönderebilecek miyiz, soğuk depo bulabilecek miyiz?’ gibi konular biraz Mısır’ın ve Gazze’nin kendi içerisindeki kapasitesiyle orantılı. Bizim bir sene boyunca dağıtabilen, 18 aylık raf ömürlü konserve modelimiz var. Orada bu organizasyonu yapamazsak bile konservelerimizden mutlaka gönderecek durumda oluruz.”
]]>Türkiye’nin 300 noktasında 7 gün 24 saat esasına göre bağış noktalarında ülkenin kan operasyonunu yürüten Türk Kızılayı’nın kan stoku Ramazan ayında düşüşe geçti. Türk Kızılayı Genel Merkezi’nde yapılan çağrılar sonucu bağışlarla Kızılay’ın stoklarında bir miktar artış yaşandı ancak yeterli artış sağlanmadı.
“Operasyonlar için stokumuz olması gerekiyor”
Türk Kızılayı Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Saygılı, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Saygılı, herkesi kan bağışına davet ederek, “Ramazan’ın son haftasına girerken çok sıkıntı yaşamadan ucu ucuna getirdik. Bütün kan bağışçılarımızı Türkiye’deki 300 noktaya gelerek, bilmedikleri ve tanımadıkları birilerine şifa olma adına kan bağışlarını yapmalılar. Kan sürekli ve acil bir ihtiyaç. Ramazan ayında gerekli stoklarımızın olması gerekiyor. Ramazan Bayramı’nda Allah muhafaza bir kaza olması durumu ya da hastanelerde yapılan operasyonlar için stokumuz olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Düzenli kan bağışı yapmaya davet ediyorum”
Kan vermenin iyiliği bulaştırdığını vurgulayan Saygılı, “Türkiye’nin 300 noktasında canlı operasyon yönetiyoruz. Kanları aldıktan sonra akredite olmuş laboratuvarda işliyoruz. Sonrasında ülke çapındaki özel ve kamu hastanesi olan bin 156 hastaneye lojistiğini sağlıyoruz. Kıymetli bağışçılarımız akşam eve gidince anne ve babaları bugün ne iş yaptınız dediklerinde bugün kan verdik, tanımadığımız birilerine iyiliği bulaştırdık ve hayata tutunmasına vesile olduk demeleri için de Kızılay noktalarımız açık. Özellikle bağışçı sayısı olarak bayram sonu artmasını bekliyoruz. Kızılay’a erkek kardeşlerimizi 3 ayda bir kadın kardeşlerimizi de 4 ayda bir düzenli kan bağışı yapmaya davet ediyorum” diye konuştu.
“Her bireye kan ihtiyacı hasıl oluyor”
Ramazan dolayısıyla bazı Kızılay Kan Bağış Merkezlerinin gece 24.00’a kadar açık olduğunu aktaran Ramazan Saygılı, “Ailemizin her bireyine bu kan ihtiyacı hasıl oluyor. Dolayısıyla stoklarımızda hazır olursa hastanede şifa bekleyen vatandaşlarımız kan bağışından dolayı sıkıntı yaşamamış olur ve şifa bulurlar. Gece 24.00’a kadar kan merkezleri açık” dedi.
Kan bağışı yapan doktor Kayhan Süreyya İşgüzar ise hastanelerde kan ihtiyacının her zaman olduğuna dikkat çekerek, “Bir hekim olarak herkesi kan vermeye davet ediyorum. Hastanelerde inanılmaz ihtiyacımız oluyor. Bu konuda bütün vatandaşları duyarlı olmaya davet ediyorum. Kan vermek orucu bozmuyor bu aslında bilinen bir şey, o nedenle gönül rahatlığıyla gelip bağış yapabilirler” ifadelerini kullandı.
“Kan bağışını alışkanlık haline getirmemiz lazım”
270’inci kan bağışını yapan Zeki Özen de düzenli kan bağışına çağrı yaparak, “Kan bağışında mühim olan düzenli kan vermektir. Düzenli kan bağışı yapmak hem sizin kendi sağlığınız hem de diğer insanlara yardımcı olmanız içindir. Bir olay oldu hemen gideyim kan vereyim olayı değil, bunu alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor. Akdeniz bölgesinde yaşıyoruz ve Akdeniz anemisi olduğu için burada trombosit ihtiyacı fazla oluyor. Yılda 4 defa kırmızı kan verebiliriz fakat 24 defa dediğimiz trombosit verebiliriz. Genelde ağırlıklı olarak trombosit kan veriyorum. Çünkü Akdeniz bölgesinde bunun hastası çok. 270’inci kan bağışımı yapıyorum” diye konuştu. – ADANA
]]>Altun, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca Galataport Paket Postanesi’nde düzenlenen “Yüzyıllık Emanet: Kızılay Esir Mektupları Sergisi”ni ziyaret etti.
Burada konuşan Altun, sergiyi ilk kez geçen yıl kasım ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katılımlarıyla Millet Kütüphanesi’nde açtıklarını hatırlatarak, serginin büyük teveccüh gördüğünü ve bu sene de İstanbul’da açtıklarını söyledi.
Sergiyi düzenlerken savaşın ve esaretin insanlık dışı koşullarına dair farkındalık yaratmayı ve vatan için büyük bedeller ödeyen esirlerin anılarını yaşatmayı hedeflediklerini belirten Altun, “Sergimizdeki mektuplar ve belgeler, savaşın sadece cephede değil, cephe gerisinde de ne kadar yıkıcı olduğunu göstermektedir. Zira bir savaşın ardında bıraktığı trajediyi ve hikayeyi anlamadan yarattığı yıkımı idrak etmek mümkün değildir.” dedi.
Altun, amaçlarının, kendilerine bir vatan bırakmak uğruna atalarının yaşadığı acıları gözler önüne sermek, onların aziz hatırasını saygıyla, hürmetle yad etmek olduğunu kaydederek, “Çünkü ağaç köküyle, insan atasıyla yaşar.” ifadesini kullandı.
Sergilenen, Birinci Dünya Savaşı esirlerinin yazdığı 25 bin mektubun, savaşın ve esaretin karanlığında filizlenen umutların, özlemlerin ve zorlu mücadelelerin hikayesini anlattığını aktaran Altun, şöyle devam etti:
“Bu sergimizde esir mektupları, kartpostallar ve kayıtlarla birlikte esir askerler tarafından çıkarılan gazeteler yer alıyor. Tüm bu mektupları, gazeteleri Mısır’dan Hindistan’a, Fransa’daki çalışma kamplarından Sibirya’ya kadar dünyanın dört bir yanına savrulan esirler kaleme aldı. Postane önünden başlayarak Kelimeler enstalasyonundan özgürlüğü simgeleyen Kuş enstalasyonuna, Manifesto’dan Aynalı Oda ve Yas Odası gibi bölümlere kadar sergide her detayın titizlikle planlandığını görüyoruz. Burada esaretin ne kadar zorlu bir durum olduğu ziyaretçilere tam anlamıyla yansıtılıyor. Bu mektupların her biri, aynı zamanda canını, özgürlüğünü, sevdiklerini vatan uğruna feda etmiş olan Mehmetçiğin duygularını, düşüncelerini, özlemlerini yansıtıyor.”
Her bir mektubun kendilerine bırakılmış bir vasiyet niteliğinde olduğunu vurgulayan Altun, “Bu vasiyet bizlere, atalarımızın canları pahasına, özgürlükleri pahasına koruduğu vatanın her karışına gözümüz gibi bakma sorumluluğunu yüklüyor. Aynı zamanda vatan uğruna her cephede, her mevki ve her mevzide canla başla çalışmamız gerektiğini söylüyor.” diye konuştu.
“Filistin, tarihimizin ayrılmaz bir parçasıdır”
Altun, “Bugün, teknolojiden ekonomiye, dış politikadan eğitime, spordan kültür sanata her alanda inkişaf eden büyük bir devletin ve büyük bir ülkenin fertleriyiz. Bunu başardıysak, fedakar ve cefakar ecdadımıza borçluyuz.” dedi.
Ecdadın büyük fedakarlıklar gösterdiği cephelerden birisinin de Filistin Cephesi olduğuna dikkati çeken Altun, şunları kaydetti:
“Biz sergimizde bu cephede esir düşen askerlerimizin mektuplarına ve görsellerine de özel bir yer ayırdık. Bu resimler ve görsellerin bize söylediği şudur; Filistin, tarihimizin ayrılmaz bir parçası, mütemmim bir cüzüdür. Tarih boyunca da tüm dünyada adaletin ve barışın müdafaasını yapmış bir millet olarak bugün de Filistin bir parçamızdır, biz de Filistin halkının yanındayız, arkasındayız, haklı davalarının destekçisiyiz. Bu itibarla, Gazze’de İsrail’in tarihte eşi benzeri olmayan bir vahşilikle yaptığı saldırılara ve soykırıma karşı çok güçlü bir şekilde karşı çıkıyoruz. Dün bizim topraklarımızı işgale yeltenen müstevliler, bugün Filistin’in işgal edilmesini savunuyor. Bebeklerin, çocukların, kadınların, doktorların katledilmesini, hastanelerin, okulların, yardım kuruluşlarının bombalanmasını, 2 milyon insanın aç, susuz ve ilaçsız bırakılmasını destekliyor. İstilacı ve işgalci bir güç olan İsrail’e karşı, mazlumun yanında yer almak inancımızın ve tarihimizin bize yüklediği görevimizdir. Dolayısıyla Türkiye, hak-batıl mücadelesinde dün olduğu gibi bugün de taraftır, haklının ve mazlumun yanında, zalimlerin de tam karşısındadır.”
Sergiyi, kendilerinin hak ve batıl mücadelesinde durdukları yeri göstermesi açısından çok kıymetli bulduğunu dile getiren Altun, 25 bin esir mektubunu 100 yıl boyunca muhafaza eden Türk Kızılay’a ve katkıları için TRT’ye teşekkür etti.
Altun, sözlerini, “Vatan topraklarını kanlarıyla yoğurarak bize armağan bırakan aziz şehitlerimizi, gazilerimizi şükranla, minnetle yad ediyorum. İçinde bulunduğumuz mübarek ramazan ayında Filistin’in özgürlüğü için dua ediyoruz.” diyerek tamamladı.
Altun, daha sonra TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı ve Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz ile sergiyi gezdi. Altun, Sobacı ve Yılmaz’a, esir mektuplarının bulunduğu tablo hediye edildi.
Yüzyıllık Emanetler: Kızılay Esir Mektupları Sergisi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Galataport Paket Postanesi’nde ziyaretçilere açılan sergi, Birinci Dünya Savaşı’nda esir düşen asker ve sivillerin mektupları üzerinden esaret yaşamını konu alıyor.
Sergide, Kızılay Arşivi’nde özenle korunan 25 bin mektup arasından seçilen mektuplar; fotoğraf ve enstalasyonlar eşliğinde ziyaretçilerle buluşuyor.
Sergi, savaşın ve esaretin karanlığında filizlenen umutların, özlemlerin ve zorlu mücadelelerin hikayesini anlatıyor.
Filistin Cephesi’nde savaşan ve orada esir düşen askerlerin fotoğraf, mektup, esir kartı ve eşyasına özel bir bölümün ayrıldığı sergi, insanlık tarihinin hüzünlü kafiyelerine dikkati çekiyor.
Sergide esir mektupları, esir kamplarından, günlük yaşamdan ve mektuplardan fotoğraflar, esir kayıt defterlerinin, esir kartlarının ve Kızılay tahkikat belgelerinin fotoğrafları, enstalasyonlar, dijital deneyim alanları (belgesel, fotoğraf ve video gösterimi), yas odası (askerlerden ve esirlerden kalan kişisel eşya) bulunuyor.
“Yüzyıllık Emanet: Kızılay Esir Mektupları Sergisi”, İstanbul Galataport Paket Postanesi’nde bir ay boyunca ziyarete açık olacak.
]]>Başkan Halit Özdemir, Ünye’ye 2023 yılında 19 milyon liralık ayni, 867 bin liralık ise nakdi yardımda bulunduklarını söyleyerek, doğal afet gibi durumlar için de 171 bin liralık nakdi yardımda bulunduklarını ifade etti. Başkan Özdemir ayrıca, Ünye’ye sabit bir Kan Bağış Merkezi kurulması için yoğun bir gayret içinde olduklarını ve Ünye’nin Altınordu’dan sonra en büyük ilçesi olarak sabit bir Kan Bağış Merkezi kurulması için yoğun bir hayret içinde olduklarının müjdesini verdi.
“Ünye’ye Kan Bağış Merkezi kurulacak”
Ünye’ye kan bağış merkezinin kurulacağını söyleyen Türk Kızılay Ünye Şubesi Başkanı Halit Özdemir, “Ünye Ordu’daki megapol ilçelerden bir tanesidir. Nüfus yoğunluğu Altınordu’dan sonra ikinci sırada geliyor. Bizim mobil kan araçlarımız var. Bunlar bir program dahilinde geliyorlar. Dolayısıyla Ünye’ye bir sabit Kan Bağış Merkezi kurmak istiyoruz. Araba konusu, idare ofisi ve depolama konusuyla ilgili Ünye Belediye Başkanımız bizlere çok büyük destek verdi. Yakın gelecekte inşallah sözünü ettiğimiz bu altyapı olaylarını bir birimizi destekleyerek çok yakın gelecekte ulaşmayı umut ediyoruz. Kızılay Ünye Şubesi olarak biz hem ayni hem de nakdi yardımlarda bulunuyoruz. 2023 yılında Ünye Şubesi olarak yaptığımız ayni yardımların ekonomik değeri karşılığı 19 milyon liradır. 2022 yılında bu 1 milyon lira iken, 2023 yılında 19 milyon liralık ekonomik değeri karşılığı olan birinci sınıf, defolu olmayan kullanılmamış ürünleri biz Ünye’deki muhtaçlara, kardeşlerimize ulaştırdık. Bunun dışında ise nakit olarak 867 bin TL yardımda bulunduk. Kızılay’ımızın bize tanımladığı sanal bir bütçe var. Bunu da doğal afetlerin ortaya çıkması durumunda bizden kullanmamızı istediği bir bütçedir. Bu geçen yıl 171 bin liraydı. 5 tane yangın oldu. Yangın bölgelerine gittik raporlarını çıkardık. İtfaiye raporlarını ile birlikte onları Genel Merkeze gönderdik. 1 ay içinde onlara 30’ar bin TL nakit para yardımı yapıldı. 2023 yılında ise bize tanımlanan bütçe 387 bin liradır” dedi.
Programda konuşan Ünye Belediye Başkanı Hüseyin Tavlı ise, “Kızılay nerede bir felaket, dünyanın herhangi bir yerinde deprem, sel, yangın gibi adet ve felaketlerde oralara ilk koşan, ilk oradaki ihtiyaçlara müdahale eden bir kurumdur. Yerel yönetim olarak onların sahadaki bu faaliyetlerini yürütebilmeleri adına onlara oluşturmamız gereken imkanlar noktasında ki kurumsal anlamda deponun oluşturulmasından işletme faaliyetlerinin yürütülmesi, takip sistemlerinin yürütülmesi gereken büroya kadar özellikle destekçileri olduk. Kızılay’ımızın başarılı olduğu her noktada bizlerde onların yanında olmaya çalıştık. Kızılay Başkanımız ve ekibini bu başarılarından dolayı tebrik ediyorum” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Türk Kızılay Ünye Şubesi’ne verdikleri desteklerden dolayı basın mensuplarına teşekkür belgesi verildi. – ORDU
]]>Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, IFRC Başkanı Kate Forbes’ı ve beraberindeki heyeti Türk Kızılay Genel Merkezi’nde ağırladı. Forbes ve beraberindeki heyetle görüşen Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz görüşme sonrasında basın açıklamasında bulundu. Açıklamasında bir müjde paylaşan Fatma Meriç Yılmaz, Uluslararası Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu’nun, dünyada 4 tane olan Küresel Lojistik Merkezi’nin 5’incisinin Türkiye’de kurulması için anlaştıklarını ve yakın zamanda imzaların atılacağını duyurdu.
Kızılay Lojistik ve IFRC iş birliğiyle İstanbul Havalimanı içerine kurulacak olan insani yardım üssü IFRC’nin bölgesel lojistik operasyonlarının İstanbul merkezli konuşlandırılmasının yanında kuruluşun acil durumlara müdahale kapasitesine katkı sağlayacak. Toplam 4 bin metrekarelik kısmın depolama alanı 3 bin metrekare olacak. Depolama alanı olarak kullanılacak 3 bin metrekarenin bin metrekaresi serbest depolama alanı olarak kullanılacak, 2 bin metrekaresi ise Antrepo olarak planlandı. Merkezle çalışma ofisleri, çok amaçlı salon da yer alacak. Merkezin palet kapasitesi 1500-2000 civarında hedefleniyor. Antrepo kısmından İstanbul Havalimanı’ndaki aprona direk çıkış imkanı olacak. Merkez, İstanbul Havalimanı sembolü olan Lale biçimli hava kontrol kulesin yakınında yer alacak. Bu merkez IFRC’nin dünyadaki 5. büyük lojistik merkezi olacak. Avrupa, Afrika, Asya ve Kafkasya bölgelerinde meydana gelebilecek herhangi bir afete hızlı müdahale imkanı verecek.
“Bugün insanlığın yardıma çok daha fazla ihtiyacı var”
Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, “Değerli dostum Kate aslında zor bir zamanda göreve geldi. Bir yanda Gazze bir yanda Ukrayna, Sudan, Yemen, Afganistan gibi gerek insan kaynaklı afetlerin gerek doğal afetlerin çokça bulunduğu bir zamanda, doğrusu bugün insanlığın yardıma çok daha fazla ihtiyacı var. Ama kaynaklarımız kısıtlı. İhtiyaç duyan insanlar artarken kaynaklar artmıyor. O nedenle belki hepimizin birlikte yardımlaşması, bir araya gelmesi, birbirinin elini tutması bugüne kadar önemliydi, bundan sonra daha da önemli olacak diyebiliriz” ifadelerini kullandı.
“Bizlerin yanında olduğunu başından sonuna kadar her zaman hissettirdiler”
Gerçekleştirilen görüşmede iş birliklerinin arttırılmasına yönelik çalışma yaptıklarını ifade eden Yılmaz, “Uluslararası alanda her gittiğimiz ülkede bizler ya bir Kızılay ya da Kızılhaç Uluslararası Derneği ile çalışırız ve bu da bize gerek barış zamanı gerek savaş zamanında bize çok önemli ayrıcalıklar sağlar. En son Gazze’ye kurduğumuz yardım köprüsünde de her zaman altını çiziyoruz. Biz Mısır Kızılay’ına, Mısır Kızılay’ı Filistin Kızılay’ına şeklinde oluşturduğumuz insani yardım köprüsü aslında bağışların Gazze’nin içerisine kadar ulaşabilmesi için çok önemli bir yol teşkil etmiş oldu ve devam ediyor. IFRC ve IFRC bünyesindeki ulusal dernekler Şubat’ta yaşadığımız bu büyük deprem felaketinde bizlerin yanında olduğunu başından sonuna kadar her zaman hissettirdiler” diye konuştu.
“5’incisini de İstanbul’a açmak üzere anlaşmış durumdayız”
Açıklamasında yeni bir haberi de duyuran Yılmaz, “IFRC’nin şu anda 4 tane küresel lojistik merkezi var operasyonlarını yürüttüğü. 5’incisini de İstanbul’a açmak üzere anlaşmış durumdayız. Teknik çalışmalar tamamlandı, imzası da yakın zamanda atılmış olacak. Bu biz bizler için de IFRC ile iş birliğimizi geliştirmek adına IFRC için de bizim lojistik gücümüzdeki imkanların daha güzel paylaşılması ve kullanılması adına büyük bir imkanı sağlamış olacak” ifadelerine yer verdi. – ANKARA
]]>