
Duyanları dehşete düşüren olay geçtiğimiz günlerde İstanbulEsenyurt’ta gerçekleşti. Hakan K., boşanma aşamasında olduğu ve 1 yıldır sığınma evinde bulunan Ayşe K.’nin anne ve babasının yaşadığı eve gitti.

Burada küfür ve hakaretler ederek bağırmaya başlayan Hakan K., eve taşla saldırdı. Bir süre sonra kaçan Hakan K’nin geçen yıl da eve saldırıda bulunduğu ortaya çıktı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“ZİLE BASTI ÇOCUKLARA KÜFÜR ETTİ”
Saldırı sırasında evde bulunan baba Zeki Yılmaz, “Gece saat 23.00 civarında yatsı namazını kıldıktan sonra yatağa uzandım. Kendim de rahatsızım, aniden buraya gelince zile bastı, çocuklara küfür etti. Ondan sonra saldırdı, camları taşlamaya başladı” diye konuştu.
Esenyurt’ta boşanma aşamasındaki eşinin evine saldıran koca kamerada

“BU NASIL BİR İŞ ANLAMIYORUM”
Evi taşlanan, küfür ve hakaretlere maruz kalan baba Zeki Yılmaz, “Benim kızım burada değil, sığınma evinde 1 senedir. Geçen seneden beri oradadır. Bu adam hala benim kapımda ne arıyor. Geçen sene de evimi kurşunladı, kurşunların yeri belli.

Boşanmak üzereler. Benim istediğim buna bir çare bulsunlar. Bilmiyorum bu nasıl iş, bir şey anlamıyorum.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Koca, Sağlık Bakanlığı’nda düzenlenen “Ulusal Sağlık Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı”na katıldı.
Toplantının ardından basın açıklaması yapan Koca, verimlilik ilkesinin, her alanda olduğu gibi sağlık sitemi ve sağlık hizmetinde de esas olduğunu belirtti.
Türkiye’deki sağlık sisteminin sıradan bir sistem olmadığını, sağlık hizmetlerinin tamamının, bütün vatandaşlara sosyal güvenlik kapsamında, bedelsiz sunulduğuna ve bunu sunabilen ender ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Bakan Koca, “Buna bağlı olarak, sınırlı kaynakla sınır konulmayan bir sağlık hizmeti talebini karşılamaya çalıştığımız da bir gerçektir. Bir vatandaşımızın hissettiği herhangi bir sağlık sorunu; ona, hizmet talep etme ve özgürce başvurma hakkını tanımaktadır. En büyük gücümüzse sağlık çalışanlarımızdır. Onlara çabaları için teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Sağlık Bakanlığını üstlendiği günden itibaren, gerekli her hususta vatandaşları bilgilendirmeyi esas aldığını belirten Koca, bu prensibin değişmediğini ve aynı şekilde devam ettiğini vurguladı.
Koca, sosyal medyanın, sağlıklı bir bilgi kaynağı olmadığını, sağlıkla ilgili konularda doğru bilgi kaynağının Sağlık Bakanlığı olduğuna dikkati çekerek, “Bilgi kirliliğinin önüne geçmek için, tıpkı bugün olduğu gibi sizleri, Sağlık Koordinasyon Kurulumuzun kararları konusunda düzenli bir şekilde bilgilendireceğim. Sağlık Koordinasyon Kurulu, yeni dönemdeki en önemli değerlendirme organımızdır.” şeklinde konuştu.
Sağlıkta “beyaz reform”
Sağlıkta, yakın dönemde nelerin gerçekleştirildiğine de değinen Koca, “beyaz reform”a atıfta bulundu.
Bu reformun, hekimlerin kamuya geçişi başta olmak üzere pek çok sonucu beraberinde getirdiğini aktaran Koca, şunları kaydetti:
“Dünyada eşi görülmemiş bir yasayla, malpraktis davalarına ilişkin sorunlar, yine yakın bir dönemde, kökten çözülmüştür. Sağlıkta şiddet yasası sonucunda, şiddet olayları önemli ölçüde azalmıştır. ‘Beyaz kod’ uygulaması yanı sıra ‘Gri Kod’ uygulaması pilot uygulama olarak başlatılmıştır. Çalışmalarımız sonucunda Beyaz kod sayısı 1 milyonda 31’den bir milyonda 14’e inmiştir. Gri kod uygulanan bölgelerde ise bu düşüş ilave olarak yüzde 50’den fazladır.”
Bakan Koca, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının emekliliklerine dair özlük haklarında önemli iyileştirmeler yapıldığını da hatırlatarak, sağlık çalışanlarının verdikleri her hizmetin karşılığını aldığı bir teşvik sistemine geçtiklerini dile getirdi.
Görevi medikal kurtarma olan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) çatısı altında, UMKE ATAK adını taşıyan yeni bir birim kurduklarını belirten Koca, bu ekiplerin, medikal arama kurtarma çalışması yaptığını anlattı.
Koca, koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önemin arttığını, kaynakların yaklaşık üçte birini koruyucu hekimlik için kullandıklarını vurguladı.
Uzaktan sağlık hizmeti ile ilgili altyapı çalışmalarını tamamladıklarını ve pilot uygulamalarına başlandığına dikkati çeken Bakan Koca, “Kronik hastaların takibi, rapor ve reçete yenileme için de bu uygulama sayesinde çevrimiçi hizmet sunmayı planlıyoruz. Kısa adı YAŞAM olan Sağlıklı Yaş Alma Merkezlerimizi hayata geçirdik. Uygulamaya 80 yaş üzeri vatandaşlarımızdan başladık. Yaş sınırını aşağı indirerek uygulamayı yaygın hale getireceğiz.” ifadesini kullandı.
“2 milyon 200 binden fazla bebeğimiz için tarama yaptık”
Bakan Koca, evlilik öncesi SMA Taşıyıcı Tarama Programı kapsamında 1 milyon 400 binden fazla çifti taradıklarını aktararak, “Yeni Doğan SMA Tarama Programı’nda 2 milyon 200 binden fazla bebeğimiz için tarama yaptık. Erken tanı, tedavi başarımızın yüzde 90’ın üzerine çıkmasını sağladı.” dedi.
Aile diş hekimliği uygulamasını 3 ilde pilot olarak başlattıklarını ve 42 aile diş hekimliği biriminde 12 bini aşkın çocuk ile ailelerine ulaştıklarını kaydeden Koca, “23 şehir hastanemizde toplam 34 bini aşkın yatak kapasitesi ile hizmet veriyoruz. Yatak kapasitesi 15 bini bulacak olan 12 şehir hastanemizin yapımı devam etmektedir.” diye konuştu.
Kullanılan her 100 kutu ilacın 91’inin, değer bazında ise 57’sinin artık Türkiye’de üretildiği paylaşan ve Sağlık Vadisi kurma çalışmalarını hızlandırdıklarını bildiren Koca, şöyle devam etti:
“Hıfzıssıhha Aşı ve Biyoteknolojik Ürün Üretim Merkezimizin inşaatını tamamlayarak pilot üretimlere iki yıl içinde başlayabileceğiz. Hedefimiz, ihtiyacımız olan aşıların tamamının Türkiye’de üretilmesidir. 3 aşımız yani kuduz, Hepatit A ve suçiçeği aşıları, teknoloji transferi ile artık ülkemizde üretilecek. Bağışıklama programındaki diğer bütün aşılar da Hıfzıssıhha’da üretilecek. 2028’de ise tüm aşılar yüzde 100 yerli üretim olacak. Tip 1 diyabet hastaları başta olmak üzere, bütün diyabet hastalarımızın kullanabilecekleri sürekli glikoz ölçüm sensörlerini tamamen yerlileştiriyoruz. Klinik değerlendirmesini de tamamlayıp, en kısa sürede hastalarımıza sunacağız. Nadir hastalıklar için Hücre ve Gen Terapisi Hastanesini kuruyoruz. Böylece en güncel tedaviyi kendimiz geliştirerek uygulayacağız. Bağımlılıkla mücadele için rehabilitasyon amaçlı BAHAR merkezlerini hayata geçiriyoruz. İlki bu yıl Sancaktepe’de hizmete başlayacak. Çok kısa bir sürede tüm büyükşehirlerimiz bu merkezlere sahip olacak.”
“Gelinmeyen toplam randevu sayısı 81 milyon”
Bakan Koca, Kovid-19 pandemisi döneminde şartlar gereği hastanelerin, alışılageldiğinden çok farklı kullanıldığına işaret etti.
Kalabalık ortamların oluşmasını önlemek için ayaktan muayeneye karşı, randevu sistemini çok daha yaygın kullanmayı teşvik ettiklerini vurgulayan Koca, “O dönemden itibaren hastalarımız, çalışanlarımız, böyle bir gereklilik olmadığı halde, randevu sistemine yöneldiler. Aynı muayene, randevulu yapılabildiği gibi randevusuz da yapılabiliyorken tercih, atıl kalma riski olan randevulu muayeneye kaydı. Buna rağmen randevulu ve randevusuz bakılan hasta sayıları neredeyse eşittir.” diye konuştu.
Randevulu muayeneye yönelişin, beraberinde bazı uygulama zorluklarını da getirdiğini aktaran Koca, geçen yıl 23 milyon kişinin aldığı randevulardan en az birine gelmediğini bildirdi.
Bunun nüfusun yaklaşık 4’te birine geldiğine işaret eden Koca, “Gelinmeyen toplam randevu sayısı 81 milyon. 3-4 saat kala iptal edilen randevu sayısı ise 21 milyon. Bu gibi sebeplerle randevu kapasitesinin yüzde 30’u kullanılamadı.” dedi.
Küresel salgının, yaşattıklarının yanında bazı gerçekleri de apaçık görme fırsatı verdiğini dile getiren Koca, şehir hastanelerinin, sağlık hizmetlerinde kapasitesinin arttığına şahit olduklarını söyledi.
Tüm büyükşehirlerde şehir hastanesi kurulmasını ve her ilde üçüncü basamak sağlık hizmetinin verilebilir olmasını hedeflediklerini vurgulayan Koca, şunları kaydetti:
“Artık vatandaşlarımız, sağlık hizmeti almak için en iyi adres olarak kamu hastanelerimizi görüyor, sağlık sorunlarında kamu hastanelerimize müracaat ediyor. Eskiden ‘kamu hastaneleri’ denince anlaşılan ile bugün kamu hastaneleri denince anlaşılan aynı değildir. Söz konusu başarı, kamu hastanelerine yönelişi her geçen gün artırmaktadır. Bu tercihi, kamu hastanelerinde, pandemi öncesi dönemle şimdi bakılan hasta sayılarını kıyasladığımızda açıkça görüyoruz. Bu ve özel sektörün sağlık hizmetlerindeki payının azalması kamuya talepte artış demektir. Talep ise yeni randevu anlamına gelmektedir. Randevu sorununun bir nedeni de budur. Başarı, beraberinde bir sorun da getirmiştir.”
Sağlık hizmeti almayı kolaylaştıracak bir gelişmeyi de paylaşan Koca, sağlık yöneticileri ve yazılım mühendisleriyle birlikte kurdukları MHRS sisteminin yeni bir özellik kazandığını belirterek, “Ertesi gün randevusu olan her hastamız, akşam saat 20.00’ye kadar randevusuna onay verecek veya gelemeyeceğini bildirecek. Bu sisteme Onaylı Randevu Sistemi, MHRS’de başlatılan bu yeni döneme de Onaylı Randevu Dönemi diyoruz. Uygulama pazartesi günü başlıyor.” şeklinde konuştu.
“Hasta gelemeyeceği randevuyu iptal edecek”
Bakan Koca, yeni dönemde 65 yaş üstü hastalar ve kanser hastalarının ayrıcalıklı olarak kabul edileceğini, bu gruptaki hastaların onay işlemlerinden istisna olduğunu hatırlattı.
Onaylı Randevu Sistemi’nin, hastanelere, hekimlere zamanı verimli kullanma imkanı sağlayacağına vurgu yapan Koca, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hasta gelemeyeceği randevuyu iptal edecek. Böylece, randevu sadakatsizliği sebebiyle, şu an boş kalan kapasitemizi hizmet bekleyen hastalar için kullanabileceğiz. Boş kalan her bir randevuda, sistemden randevu alamayıp, talep bırakmış hastalarımıza ulaşacağız. Öncelik talep bırakan hastalarda olacak. Onaylı Randevu Sistemi sayesinde, öngörümüze göre, birçok branşta hastamızın talebine 24 saat içinde cevap verebiliyor olacağız. Bu yeni sistemden, beklenen sonucu alacağımıza inanıyoruz. Taleplerin etkin şekilde karşılanabilmesi içinse Randevu Koordinasyon Merkezi’ni devreye alıyoruz. Bu merkezin faaliyetlerini şahsen takip edeceğim.”
(Sürecek)
]]>12 yaşındaki Berat Koca, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Çocuk Kütüphanesi’nde 4 yılda 400 kitap okudu
Okuduğu kitaplar sayesinde okuma becerilerini geliştiren Koca, yüzlerce sayfalık kitapları birkaç günde bitirebiliyor
GAZİANTEP – Gaziantep’te yaşayan 12 yaşındaki Berat Koca, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Hasan Celal Güzel Çocuk Kütüphanesi’nin kapısını 8 yaşında aralayarak geride kalan 4 yılda 400 kitap okudu. Okuduğu kitaplar sayesinde okuma becerilerini geliştiren Koca, yüzlerce sayfalık kitapları birkaç günde bitirebiliyor.
Gaziantep’te ilk kez 2016 yılında açılan ve şu anda sayısı 6’ya ulaşan Uygulamalı Çocuk Kütüphaneleri, fırsat eşitliği tanımak için dezavantajlı bölgelere öncelik tanıyor. Açıldığı günden beri Hasan Celal Güzel Çocuk Kütüphanesi’nin on binlerce üyesinden biri olan 12 yaşındaki Berat Koca, şu anda 539 sayfalık kitabı 2 günde bitirebiliyor. Koca, ilgisi ve merakının yanı sıra kelime dağarcığının gün geçtikçe artması sebebiyle de artık yetişkin kitaplarını rahatlıkla okuyabiliyor. Koca’nın en çok etkilendiği yazar ise Jack London.
Çocuk Kütüphanesi’nin fırsat eşitsizliğinin önüne geçtiğini ve artık haritasının kitaplar olduğunu vurgulayan Koca, “Kitaplar yön gösteriyor. Rehberi bulduktan sonra ilerlemek kolaydır. Çocuk kütüphaneleri fırsat eşitsizliğinin önüne geçiyor. Çocukların kitaba erişiminde hayati bir şey ve benim de rehberim oldu” dedi.
“Çocuklar için kesinlikle kitaplar haritadır”
Çocuk Kütüphanelerine gelmeye başlamasının ardından kitap kurduna dönüşen ve ilgisinin bilgilerle farkındalığa dönüştüğünü ifade eden Berat Koca, “Korsanlar hazinelerini bulmaya çalışırken hazine haritalarına bakarlar. Doğru haritayı kullanırsa hazineyi bulur. Dediğim hazine kişinin başarısıdır. Korsan biziz, başarıyı arayan denizci diyebiliriz. Çocuklar için kesinlikle kitaplar haritadır. Çünkü onlara yön gösteriyor. Kitaplar çocuklar için rehberdir. Rehberi bulduktan sonra ilerlemek kolaydır. Çocuk kütüphaneleri benim rehberim oldu. Bilim, kurgu ve fantastik sanatları okuyorum. Açıkçası heyecanlı olduğu için okumayı seviyorum. Bilime merakım var. Merakım gün geçtikçe ilgiye dönüştü ve tam ilgimin doruklarındayken bu kütüphane açıldı. Bu kütüphaneye gelmeye başladığımda ilgim bilgilerle farkındalığa dönüştü ve bilim insanı olmak istediğime karar verdim” diye konuştu.
“Çocuk kütüphaneleri fırsat eşitliği sağlıyor”
Kitaba erişimde Çocuk Kütüphanelerinin çok önemli olduğunu ifade eden Koca, “Fırsat eşitliği, bu çocuk kütüphaneleri bunu sağlıyor. Maalesef günümüzde her ailenin kitap alacak kadar maddi gücü yok. Bu kütüphaneler fırsat eşitliğini koruyor. Çocuk kütüphaneleri genel olarak bu imkanı sağlıyor. Çocukları kitaplarla beslemeyen bir devletin sonu hazindir. Çocuk sayısına göre kütüphane açılması gerekiyor” dedi.
Berat’ın annesi Hatice Koca ise insanların kitaba ulaşmada zorluk yaşadığını belirterek, “Buna gerek bütçe gerek bulunduğun yer fırsat vermiyor. Ama kütüphane olduğu zaman her bilgiyi her araştırdığın konuya kolaylıkla ulaşabileceğin bir alan benim gözümde” diye konuştu.
Çocuk kütüphaneleri birçok fayda sağlıyor
Kütüphaneler 0-12 yaş aralığına hitap ediyor. On binlerce üyesi olan ve sayısı 6’ya ulaşan Çocuk Kütüphanesi’nde çocuklar sadece kitapla buluşmuyor. Mozaik, müzik, resim kursları, drama çalışmaları ve meslek tanıtımları da yapılıyor. Çocuklar hem eğleniyor hem öğreniyor.
Kütüphanenin bir diğer öğrencisi Belinay Kaya, kütüphanede kitap okumanın yanı sıra çeşitli kurslar olduğunu ifade ederek, “Burada mozaik, müzik, resim kursu yani daha çok değer vereceğimiz şeyler var. Kitaptan ibaret değil. Hem kitap okuyoruz hem kurslara gidiyoruz. Kitapları çok güzel. Birçok etkinlik oluyor. Masal saatleri oluyor” şeklinde konuştu.
Kitap okumanın farklı faydalarına değinen Mir Nafi Ünlü ise, “Ben kitap okumadan önce pek hayal kuramazdım. Kitap okuduktan sonra gözümde canlandırmam daha güzel oldu. Kitap okumam konuşmamı da etkiledi. Önceden kekeliyordum ona fayda sağladı. Güzel bir şey tavsiye ederim” ifadesini kullandı.
]]>Gaziantep’te ilk kez 2016 yılında açılan ve şu anda sayısı 6’ya ulaşan Uygulamalı Çocuk Kütüphaneleri, fırsat eşitliği tanımak için dezavantajlı bölgelere öncelik tanıyor. Açıldığı günden beri Hasan Celal Güzel Çocuk Kütüphanesi’nin on binlerce üyesinden biri olan 12 yaşındaki Berat Koca, şu anda 539 sayfalık kitabı 2 günde bitirebiliyor. Koca, ilgisi ve merakının yanı sıra kelime dağarcığının gün geçtikçe artması sebebiyle de artık yetişkin kitaplarını rahatlıkla okuyabiliyor. Koca’nın en çok etkilendiği yazar ise Jack London.
Çocuk Kütüphanesi’nin fırsat eşitsizliğinin önüne geçtiğini ve artık haritasının kitaplar olduğunu vurgulayan Koca, “Kitaplar yön gösteriyor. Rehberi bulduktan sonra ilerlemek kolaydır. Çocuk kütüphaneleri fırsat eşitsizliğinin önüne geçiyor. Çocukların kitaba erişiminde hayati bir şey ve benim de rehberim oldu” dedi.
“Çocuklar için kesinlikle kitaplar haritadır”
Çocuk Kütüphanelerine gelmeye başlamasının ardından kitap kurduna dönüşen ve ilgisinin bilgilerle farkındalığa dönüştüğünü ifade eden Berat Koca, “Korsanlar hazinelerini bulmaya çalışırken hazine haritalarına bakarlar. Doğru haritayı kullanırsa hazineyi bulur. Dediğim hazine kişinin başarısıdır. Korsan biziz, başarıyı arayan denizci diyebiliriz. Çocuklar için kesinlikle kitaplar haritadır. Çünkü onlara yön gösteriyor. Kitaplar çocuklar için rehberdir. Rehberi bulduktan sonra ilerlemek kolaydır. Çocuk kütüphaneleri benim rehberim oldu. Bilim, kurgu ve fantastik sanatları okuyorum. Açıkçası heyecanlı olduğu için okumayı seviyorum. Bilime merakım var. Merakım gün geçtikçe ilgiye dönüştü ve tam ilgimin doruklarındayken bu kütüphane açıldı. Bu kütüphaneye gelmeye başladığımda ilgim bilgilerle farkındalığa dönüştü ve bilim insanı olmak istediğime karar verdim” diye konuştu.
“Çocuk kütüphaneleri fırsat eşitliği sağlıyor”
Kitaba erişimde Çocuk Kütüphanelerinin çok önemli olduğunu ifade eden Koca, “Fırsat eşitliği, bu çocuk kütüphaneleri bunu sağlıyor. Maalesef günümüzde her ailenin kitap alacak kadar maddi gücü yok. Bu kütüphaneler fırsat eşitliğini koruyor. Çocuk kütüphaneleri genel olarak bu imkanı sağlıyor. Çocukları kitaplarla beslemeyen bir devletin sonu hazindir. Çocuk sayısına göre kütüphane açılması gerekiyor” dedi.
Berat’ın annesi Hatice Koca ise insanların kitaba ulaşmada zorluk yaşadığını belirterek, “Buna gerek bütçe gerek bulunduğun yer fırsat vermiyor. Ama kütüphane olduğu zaman her bilgiyi her araştırdığın konuya kolaylıkla ulaşabileceğin bir alan benim gözümde” diye konuştu.
Çocuk kütüphaneleri birçok fayda sağlıyor
Kütüphaneler 0-12 yaş aralığına hitap ediyor. On binlerce üyesi olan ve sayısı 6’ya ulaşan Çocuk Kütüphanesi’nde çocuklar sadece kitapla buluşmuyor. Mozaik, müzik, resim kursları, drama çalışmaları ve meslek tanıtımları da yapılıyor. Çocuklar hem eğleniyor hem öğreniyor.
Kütüphanenin bir diğer öğrencisi Belinay Kaya, kütüphanede kitap okumanın yanı sıra çeşitli kurslar olduğunu ifade ederek, “Burada mozaik, müzik, resim kursu yani daha çok değer vereceğimiz şeyler var. Kitaptan ibaret değil. Hem kitap okuyoruz hem kurslara gidiyoruz. Kitapları çok güzel. Birçok etkinlik oluyor. Masal saatleri oluyor” şeklinde konuştu.
Kitap okumanın farklı faydalarına değinen Mir Nafi Ünlü ise “Ben kitap okumadan önce pek hayal kuramazdım. Kitap okuduktan sonra gözümde canlandırmam daha güzel oldu. Kitap okumam konuşmamı da etkiledi. Önceden kekeliyordum ona fayda sağladı. Güzel bir şey tavsiye ederim” ifadesini kullandı. – GAZİANTEP
]]>Koca, Zeytinburnu Millet Camisi’nde kıldığı öğle namazının ardından Millet Çayevi ve Millet Kıraathanesi’ni ziyaret etti.
Burada ders çalışan öğrencilerle bir süre sohbet eden Koca, gençlere meslek tercihlerini sordu, sınavlarda başarılar diledi.
Koca, daha sonra 58. Bulvar Caddesi’ndeki dükkanları gezerek esnafla sohbet etti. Esnafın sorunlarını ve taleplerini dinleyen Koca, kendisine ilgi gösterenlerle de fotoğraf çektirdi.
Ardından Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geçen Bakan Koca, burada Başhekim Prof. Dr. Sedat Altın tarafından karşılandı.
Bakan Koca, bir vatandaşın lösemi hastalarının yatak talebi hakkındaki sorusuna, “3 aydır niye sizler bir şekilde bu gündemle meşgul ediliyorsunuz? Niye her defasında seçim öncesi sizler bu şekilde gündemle meşgul ediliyorsunuz? Sizleri istismar etmeye hiç kimsenin hakkı yok. Hiç kimse kendisini devletten büyük görmesin.” şeklinde yanıt verdi.
Kendilerinden lösemi için yatak ve yoğun bakım talebinde bulunulması halinde mevzuat neyse bu çerçevede yanıt verdiklerini belirten Koca, “LÖSEV’e biz 75 yatağı 200’e çıkarırken devamında da 400’e çıkarmayı söylerken çocuklarımızın kemik iliği yatağı ve yoğun bakım, çocuk yoğun bakım talepleri için ‘Biz yapmaya hazırız.’ dedik. Başkasına tanımadığımız ayrıcalığı tanıdık. Buna rağmen bizden çocuklar için yatak talebi olmadığı halde sizlerin gündemine sokulmasını ve birçok yerde haber ve yazılar yazdırılmasının anlamı nedir? Niye istismar ediliyor?” dedi.
Söz konusu hastanelerde diğer hasta grupları için yatak talebinde bulunulmasının doğru bir şey olup olmadığını soran Koca, şöyle devam etti:
“Ben zaten 120 yatak verdim, 200’e tamamladım. Şu an 200 yatak lösemi hastaları için kullanılmıyor. 28 kemik iliği yatağı var, 52 yoğun bakım var, gerisi servis yatağı. Bizden servis yatağı isteniyor kadın doğum ve diğer hizmetler için. Bizden kemik iliği yatağı ve lösemi hastaları için yoğun bakım yatağı istenmiyor, böyle bir talep de yok. Sizi de lütfen istismar etmesinler. Eğer lösemi hastalarımız için yeni bir yatak talebi olursa bununla ilgili branşlardan da talepte kadın doğum ve benzeri bizden istemesinler. Medyaya söylenen ‘Lösemi hastaları için yatak verilmiyor, lösemide başarımız şu kadar niye verilmiyor?’ Ben de diyorum ki lösemi hastaları için niye kemik iliği yatağı, yoğun bakım yatağı istemiyorsunuz? Kadın doğum ve benzeri normal hastalar için yatak istiyorsunuz. Eğer normal hastalar için istiyorsan mevzuata tabiisin. Öbüründe de yine mevzuat. Burada da yine 5 yıldan bu yana ayrıcalık tanıyoruz. Seçim öncesi 2-3 ay lösemi hastalarını gündemde tutmanın maksatlı bir yaklaşım olduğundan endişe ediyorum.”
Malpraktis (Yanlış Tedavi) Yasası
Başhekim Prof. Dr. Altın ile görüşmesinin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Koca, beyaz reformla birlikte düzenlenen hatalı tıbbi uygulama (malpraktis) yasası hakkında, konunun dünyada benzeri olmayan şekliyle Türkiye’de kökten çözüldüğünü, kasıt olmadıkça sağlık çalışanına veya hekime rücu edilme durumunun söz konusu olmadığını söyledi.
Koca, şöyle devam etti:
“1,5 yıldan fazla zaman geçti. Devam eden davalar dahil olmak üzere bugüne kadar hiçbir hekim arkadaşımıza rücu söz konusu olmadı. Kasıt olmadıkça rücu söz konusu olmayacak. Zaten kasıt varlığı mahkeme kararıyla sabitse o durumda cezaevinde olan bir kişiden bahsetmiş oluyoruz. Dolayısıyla bu anlamda özellikle beyaz reformun en büyük kazanımlarından bir tanesi malpraktis yasası oldu.”
Dünyada hekimliğin sigorta şirketiyle avukatlar arasında sıkıştığını belirten Koca, Türkiye’nin uygulamada dünyada örneği bulunmadığını, hekimlerin uygulamadaki başarısını çok iyi bildiklerini ve malpraktis yasasının bu anlamda son derece önemli olduğunu kaydetti.
Kamuoyunda yer alan ve malpraktis yasasından dolayı bir hekimin 39 milyon lira ceza aldığı iddialarını da değerlendiren Koca, “Bilirkişi raporuyla tespit edilen özel sektörde çalışan biriyle ilgili olan bir davadan bahsediyoruz. Kamuda çalışan hiç kimsenin bu anlamda kasıt olmadıkça rücu durumu söz konusu olmayacak. Özel sektör ayrı, kamuyla ilgili güvence sağlanmış durumda. Bu anlamda hiçbir hekim arkadaşımız endişe etmesin.” diye konuştu.
Zeytinburnu’na 1000 yataklı hastane
İlçede ciddi bir sağlık kuruluşuna ihtiyaç duyulduğuna değinen Koca, “Arsasını planladığımız, imar durumunu Sayın Başkanımın (Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy) bitirdiği ve projesini de bitirmiş olduğumuz 700 yataklı bir hastaneyi yakında yapım ihalesine çıkıyoruz.” dedi.
Zeytinburnu’nun, var olan 300 yataklı hastaneyle birlikte toplam 1000 yataklı eğitim araştırma hastanesine kavuşacağını, bununla ilgili 2026 yılının sonunda bitirmek üzere planlamasını yaptıklarını söyleyen Koca, şunları kaydetti:
“Burada göğüs hastalıkları, göğüs cerrahisinin önemli olduğunu biliyoruz. Yine göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisinin önde olduğu ama onkoloji, kardiyovasküler??????? cerrahi (KVC) dahil bütün birimleriyle yetkin olan, hastanın bir başka hastaneye sevk edilmediği, şehir hastanesi standartlarında bir hastaneye Zeytinburnu’muz kavuşmuş olacak.”
]]>Koca, Sancaktepe’deki Fatma Fitnat Camisi’nde öğle namazını kıldıktan sonra cami cemaatiyle bir araya gelerek sorun ve taleplerini dinledi, Atatürk Caddesi’ndeki esnafa ziyarette bulunarak vatandaşlarla sohbet etti.
Bakan Koca, ziyaretlerinin ardından yapımı süren Sancaktepe’deki şehir hastanesinde incelemelerde bulundu.
Koca, yaptığı açıklamada, şu an faaliyetlerine devam eden 24 şehir hastanesinin bulunduğunu, 14 şehir hastanesinin de yapımının sürdüğünü belirterek, Muğla, Malatya ve Van’da da yapılacak hastanelerle birlikte bütün büyük şehirlerde şehir hastanesinin olacağını söyledi.
İstanbul için düşünülen ilave 3 şehir hastanesinin daha bulunduğunu kaydeden Koca, Türkiye’nin en büyük kapasiteli şehir hastanesinin inşaatı süren Sancaktepe Şehir Hastanesi kompleksi olduğunu belirtti.
Koca, 4 bin 100 yatak kapasiteli hastanenin, bitişiğindeki 1008 yataklı Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin de entegre edilmesiyle toplam 5 bin 108 yataklı sağlık kampüsüne dönüşeceğini anlattı.
“Önümüzdeki 6 ay içinde BAHAR Projesi’ni hızla faaliyete geçirmek istiyoruz”
Bakan Koca, ihalesi yapılan hastanenin kapalı alanının bir milyon metrekare olduğunu ve genel hastane, kadın doğum, çocuk, ortopedi, KVC, fizik tedavi, YGAP ve psikiyatri olmak üzere 6 hastaneden oluşan sağlık kampüsü olacağını söyledi.
Koca, ayrıca kampüste Bağımlı Hastalar için Rehabilitasyon Merkezinin (BAHAR) de olacağını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Burada AMATEM, ÇEMATEM lojmanlarıyla birlikte bir BAHAR Merkezi olacak. Bir-iki katlı yer yer olan villaların hızla yapımı da devam ediyor. Önümüzdeki 6 ay içinde BAHAR Projesi’ni hızla faaliyete geçirmek istiyoruz.”
Bu projenin de 30 büyük şehirde yapılmasının planlandığını anlatan Koca, bu merkezlerden yatırıma alınan 10 projeden ihalesi ilk yapılanın Sancaktepe’deki kampüs olduğunu kaydetti.
Koca, “Bu kapasitesiyle, AMATEM, ÇEMATEM ve bağımlı hastalar için rehabilitasyon merkezinin bir arada olduğu yapı ise yeni nesil bir BAHAR Projesi, bu anlamda da dünyada ilk merkez olacak.” dedi.
“SMA gibi nadir hastalıkların tedavisinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz”
Bakan Koca, Sancaktepe’de havaalanı ve pist olmasının avantajıyla burada ilk kez gen hücre terapi hastanesi yapacaklarını belirterek, şunları söyledi:
“SMA gibi nadir hastalıkların tedavisinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu anlamda nadir hastalıklar için gen ve hücre terapi hastanesi de kişiye özel hem üretim hem de uygulamanın yapılacağı bir hastane olacak yani burada ilk defa hem kişiye özel üretim ve uygulamanın yapıldığı hem de ruhsatının dijital olarak düzenlendiği bir hastaneden bahsediyorum. Dijital ruhsatlamanın yapılmasıyla ilgili de dünyada bir ilk olduğunu söylemek istiyorum.”
Koca, inşaatı devam edenlerin tamamlanmasıyla 42 olan şehir hastanelerinin sayısının 2026 sonunda 50’ye ulaşacağını belirterek, bu hastanelerin toplamda 18’inin kamu özel işbirliğiyle, diğer 32’sinin ise merkezi bütçeden yapılarak devam ettiğini bildirdi.
Burada bir simülasyon merkezi de yapacaklarını anlatan Bakan Koca, sözlerini şöyle tamamladı:
“Simülasyon merkezi hem laparoskopik hem robotik müdahalelerin yapılabildiği hem de eğitim açısından son derece önemli bir merkez olacak. Ayrıca İl Sağlık Müdürlüğümüzün binası da burada ihale kapsamında yapılmış oluyor. Gelecek yıl sonunda hizmete açmak istiyoruz. Gen ve hücre terapi hastanesiyle, BAHAR Projesi’yle ve lojman dahil olmak üzere kompleksin tamamıyla birlikte devreye girdiğinde en az 20 bin çalışanın burada hizmet verdiği bir kompleks olacak.”
Bakan Koca’ya Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü de eşlik etti.
]]>Koca, Bayrampaşa’daki Barbaros Hayrettin Paşa Camisi’nde cuma namazını kıldıktan sonra Ali Fuat Başgil Caddesi’nde esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.
Sohbet ettiği esnaf ve vatandaşların sorunlarını dinleyen Koca, bir esnafın “Enflasyona karşıyız.” demesi üzerine, “Hepimiz karşıyız, enflasyon denen canavar yok olmalı.” ifadesini kullandı.
Giyim ürünleri satan bir esnaf da Bakan Koca’ya bir yakınının Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde ameliyat geçirdiğini söyleyerek, hastanenin imkanlarından dolayı memnuniyetini dile getirdi. Koca ise Çam ve Sakura Şehir Hastanesi gibi hastanelerin sayısını artırmak gerektiğini ifade etti.
Ziyaretleri sırasında Koca, vatandaş ve esnafla fotoğraf çektirip karanfil dağıttı.
“Depreme dayanıklı, 256 izolatörlü, yeni nesil hastanelerimizden biri olacak”
Bayrampaşa Devlet Hastanesinde de acil servisteki hastaları ziyaret ederek durumları hakkında bilgi alan Koca, sağlık çalışanlarıyla da bir araya geldi.
Ardından açıklama yapan Koca, Bayrampaşa Devlet Hastanesinin 13 bin metrekare kapalı alana sahip ve 100 yataklı olduğunu söyledi.
Koca, Bayrampaşa’nın daha büyük, ihtiyaca cevap verebilecek üçüncü basamak bir hastaneye ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu:
“Bayrampaşa’ya yapılacak hastanenin, üçüncü basamak olarak düşündüğümüz hastanenin ihalesi yapıldı. Yer teslimi yapıldı ve 2025 yılının aralık ayında bitmek üzere planlandı, ihalesi de ona göre yapılmış oldu. Firma da belli olmuş oldu. Bu yapılacak hastanenin büyüklüğü proje değişikliği de yapılarak 85 bin metrekare kapalı alanı olan, 400 yataklı, 100 yoğun bakım yatağı ayrıca olan bir üçüncü basamak hastane olacak. Yani bütün birimlerin, branşların yetkin olduğu, bu anlamda hastanın bir başka hastaneye sevkinin olmadığı şeklinde planladığımız, kurguladığımız bir hastane inşa ediliyor olacak. Sadece anjiyoda 4 anjiyo cihazı planlandı. Onkoloji ve diğer birimlerimiz de burada söz konusu olacak.”
Bakan Koca, Bayrampaşalıların gelecek yıl sonu itibarıyla bir üçüncü basamak hastaneye kavuşmuş olacaklarını dile getirdi.
Bayrampaşa’da otopark sorunu olduğunu bildiklerini vurgulayan Koca, “Proje değişikliğiyle 400 araçlık otoparkı 800 araçlık otoparka dönüştürdük. Yapılacak hastane depreme dayanıklı, 256 izolatörlü bir hastane olacak dolayısıyla bu anlamda da yeni nesil hastanelerimizden biri olacak.” dedi.
Yoğun bakım doluluk oranları
Yoğun bakım doluluk oranlarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Koca, iki ay kadar önce Türkiye’de kısmen, İstanbul’da biraz daha belirgin yoğun bakım yatak sorunu yaşandığını söyledi.
Bakan Koca, şunları kaydetti:
“Şu an Türkiye’de yoğun bakım yatak doluluk oranı yüzde 69, İstanbul’umuzda ise yüzde 72. Servis yatak doluluk oranı ise Türkiye’de yüzde 60, İstanbul’da yüzde 66. Bu anlamda yoğun bakım ve servis yataklarımızda Türkiye’de olmadığı gibi, İstanbul’da da iki ay önceki yoğunluk söz konusu değil. Bu anlamda daha rahatız.”
Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nden (MHRS) randevu alıp gelmeyen hastalar hakkında da konuşan Koca, vatandaşın randevularla ilgili yer yer birtakım sorunlar yaşadığını bildiklerini, sorunun özellikle yan dal branşlarda olduğunu belirtti.
Yoğun çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Koca, şunları söyledi:
“Yan dal uzmanlık dahil olmak üzere kanun değişikliği yapılarak ve en son geçen ay yapılan imtihanla yüzde 100’e yakın doluluk söz konusu oldu. Yer yer yaşadığımız bu sorunlarla birlikte vatandaşımızın da bize destek olmasını bekliyoruz. Ben birkaç defa söyledim. ‘Herhalde sorumlusu vatandaşımız görülüyor.’ diyerek ifade edenler oldu, o anlamda söylemiyorum. Sorunun farkındayız, özellikle bazı branşlarla ilgili bu sorunun daha belirgin olduğunu biliyoruz. Bunu aşmak için çaba gösteriyoruz ve vatandaşımızın da bu anlamda üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz.”
Konuyla alakalı örnek de veren Koca, Bayrampaşa’da geçen yıl bakılan hasta sayısının yaklaşık 1 milyon 100 bin, randevuyla gelen hasta sayısının 400 bin, randevusunu aldığı halde gelmeyen kişi sayısının ise 110 bin olduğuna dikkati çekti.
Bakan Koca, “Bu doğru bir şey değil. Bu noktada hassasiyet göstermeliyiz. Tedavi edilme imkanı olabilecek 110 bin hastamızın hakkı alınmış oluyor. Ödeyemeyecek olduğumuz bir haktan bahsediyorum. Hepimiz birlikte üzerimize düşeni, bizler bakanlık olarak, vatandaşımızın da bu anlamda üzerine düşeni hassasiyetle yapmasını bekliyoruz. Gelecek aydan itibaren özellikle randevusunu alıp gelmeme durumuna karşı birtakım çalışmalar yaptık, buna aşama aşama, sorunu çözene kadar devam edeceğimizi söylemek istiyorum.” diye konuştu.
Bakan Koca’ya ziyaretlerinde, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner ve Cumhur İttifakı’nın Bayrampaşa Belediye Başkan adayı İlknur Kovaç Bayraktar eşlik etti.
]]>Bahçelievler’de 8 Mart günü meydana gelen olayda Vahdet T., sevgilisinin evine gitmişti. Bu sırada sevgilisi Esra S.’nin eski eşinin eve gelmesi üzerine Vahdet T. 4’üncü kattan çamaşır ipi ile atlamaya çalıştığı sırada ip kopmuştu. Vahdet T. Hafsa Mina isimli çocuğun üzerine düşerek hayati tehlike geçirmesine neden olmuştu.
Yaşanan olaya ilişkin bilgi veren Demet Bayraktar yaralanan arkadaşının kızı ve kendi oğlu ile birlikte yaya olarak kaldırımdan geçtiği esnada Vahdet T. isimli kişinin bir anda üzerlerine doğru düştüğünü belirtti. Hafza Mina isimli çocuğun yaralandığını belirten görgü tanığı, bir vatandaşın çocuğu hastaneye götürdüğünü aktardı.
Olaya ilişkin ifade veren Turgay E. ise Esra S.’nin eski eşi olduğunu söyleyerek “Dairem kentsel dönüşümde olduğu için birlikte yaşıyoruz. 8 Mart günü eve gelerek kapıyı çaldım. 30-40 dakika kapıda bekledim. Aşağıdan çığlık sesleri gelmesi üzerine hızlıca indim. Yerde yatan çocuk vardı. Bir kadın çığlık atıyordu, erkek şahsı ise net olarak göremedim. Sonra tekrar kapıya vurdum. Esra kapıyı açtı. Odalara baktım ‘kim var’ dedim. Kimseyi bulamadım. Balkona çıktık. Esra’ya ‘düşen şahıs o mu?’ dedim, ‘hayır’ dedi. Israrlı şekilde hayatında birisi mi var diye sorunca ‘evet var, artık kocam değilsin başka bir şey söylemeyeceğim’ dedi. Ben ardından polis memurlarına giderek böyle bir durum var şüpheleniyorum dedim” şeklinde ifade verdi.
Esra S. ise Vahdet T.’nin sevgilisi olduğunu söyleyerek “Olay günü Vahdet bana geldi. İlerleyen dakikalarda eski eşim kapıyı çaldı. Biz korktuk Vahdet saklanmaya çalıştı. Ben kapıyı açtım. Bu sırada çığlık sesi duyduk eski eşim ile balkona koştuk. Balkondan bakarken Vahdet’in yerde yattığını gördüm” şeklinde bilgi verdi.
Vahdet T. ise Esra S.’nin eski eşinin kapıyı çalması üzerine saklanmasını istediğini belirterek “Saklanacak bir yer yoktu. Şahısla aramda bir gerilim çıkmaması için çamaşır ipiyle 4’üncü kattan aşağı inmeye çalıştığım sırada bir kat indikten sonra çamaşır ipi koptu ve yere düştüm. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Daha sonra bir çocuğun üzerine düştüğümü öğrendim. Kasıtlı olarak yaptığım bir şey yoktur” dedi.
Öte yandan yaralanan çocuğun babası Hamza Koca ise kızının yoğun bakımda tedavisinin ver hayati tehlikesinin devam ettiğini söyleyerek “Kızımın üzerine düşerek hayatını tehlikeye sokan Vahdet T. isimli şahıstan şikayetçiyim” dedi.
5 yaşındaki kızı için adalet istediğini belirten baba Hamza Koca, “Olay 8 Mart günü saat 10: 45 sıralarında çocuğum annesi ile birlikte sokaktan geçerken binanın dördüncü katında bulunan şahıs eve gelen eski kocasının olduğu dairedeki kadın ile dost hayatı yaşıyormuş. Eski kocası eve gelince kapıyı zorluyor. Ama kadın kapıyı kilitlediği için açmıyor. Açmadığı için de içerdeki adam da nereye saklanayım diye plan yapıyor. Bu süreçte balkona çıkıyor. Eve gelen kocası yarım saattir kapıyı açtıramadığı için balkondaki adam kafasında nasıl aşağıya inebilirim diye planlar yapıyor. O esnada kendisini ipe bağlayıp 4’üncü kattan aşağıya atlıyor. O esnada benim kızın annesi ile beraber bu sokaktan geçerken üzerine düşüyor. Benim kızım 10 gündür yoğun bakımda. Halen sıkıntısı devam ediyor. Kendisini psikolojik olarak hazır hissedemiyor. Altı tane kaburgasında kırık var. Omurgasında bir kırık var. Kafatasında da çatlaklar var. Şahsı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakmışlar. Ben adalet istiyorum. Tutuklanmasını istiyorum. Başkalarının canının yanmasını da istemiyorum. Adam neye dayanarak da buraya gelip böyle bir olayı yapıyor hayret ediyorum” dedi. – İSTANBUL
]]>Bakan Koca, Konya’nın Kulu ilçesinde Atatürk Caddesi’nde esnafı ziyaret etti, vatandaşlarla görüştü.
Daha sonra Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Acıkuyu Güneş Enerjisi Santrali açılış törenine katılan Koca, buradaki konuşmasında, Konya ve Kulu’da yapılan projeleri yakından takip ettiğini söyledi.
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan ve Kulu Belediyesi tarafından işletilmeye başlanan Acıkuyu Güneş Enerjisi Santrali’nin 64 milyon 400 bin liraya mal olduğunu dile getiren Koca, “20 dönüm arazi üzerinde kurulan santral, 4 Aralık’ta faaliyete geçti. Güneş enerji santrali ve elektrikli şarj istasyonu yeni dönemde Kulu Belediyemizin olacak. Yıllık geliri 230 bin dolar olan bir santralden bahsediyoruz. İmkanlar ölçüsünde bunu daha da büyüteceğimizi söylemek istiyorum.” ifadesini kullandı.
Bakan Koca, Kulu, Cihanbeyli ve Altınekin ilçelerine doğal gaz getirilmesiyle ilgili görüşmelerin devam ettiğini belirterek, Kulu’da kurulan Organize Sanayi Bölgesi’nin doğal gaz hattında değişikliğe neden olduğunu, kapasitenin artmasıyla doğal gaz ihtiyacının daha da belirginleşeceğini dile getirdi.
Kulu’da yapılan yatırımlara değinen Koca, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Uğur İbrahim Altay ile Kulu Belediye Başkanı adayı Abdurrahim Sertdemir’e destek istedi. Koca, şöyle konuştu:
“Elimizin güçlü olması son derece önemli. Elimizin güçlü olmadığı durumda veya hedef birliği içinde olunmadığında bizim talebimizde, heyecanımızda, Kulu’ya yapacaklarımızda eksilme söz konusu olur mu? Asla olmaz ama sözümüzün etkisi için elimizi güçlendirmeniz gerekiyor. 31 Mart önemli. Her birimizin farklı düşünceleri olabilir. Farklılığımız aslında zenginliğimiz. Bununla ilgili söylenecek hiçbir şey yok. Dolayısıyla bu dönemde renklerimizi koruyalım. Bunu bu dönem için Kulu için özellikle istiyorum. İşbirliği yapalım. Bir ve beraber olalım. Asla birbirimizi ötekileştirmeyelim. Birbirimizi kucaklayalım. Kim için? Kulu’nun geleceği için, Kulu’nun bölgenin merkezi olması için.”
“Konya’ya ikinci şehir hastanesini yapıyoruz”
Koca, daha sonra Kulu Bölge Devlet Hastanesinin açılış törenine katıldı. Bakan Koca, burada, Kovid-19 salgını döneminin ülkelerin sağlık sistemini test etme dönemi olduğunu, Türkiye’nin bu mücadeleyi başarılı bir şekilde tamamladığını söyledi.
Türkiye genelinde 24 şehir hastanesinin hizmet verdiğini belirten Koca, “Şehir hastanelerimiz, bütün Türkiye’de bakılan hastaların dörtte birini tedavi etmektedir. Yani hastaların dörtte biri artık şehir hastanelerimize tedavi ediliyor. Yapımı devam eden 14 tane daha şehir hastanemiz var. Projeleri devam eden 3 şehir hastanemiz var. 30 büyük şehrimizde şehir hastaneleri yapılmak üzere bir plan yaptık. Konya’mızda ise geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanı’mız müjde vermişlerdi. İkinci şehir hastanemizi yapıyoruz.” ifadesini kullandı.
Koca, Kulu Bölge Devlet Hastanesinin, Cihanbeyli, Haymana, Bala, Şereflikoçhisar’dan gelen hastalara hizmet edeceğini, sevk gerektiren durumlarda da Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile eşleştirildiğini dile getirdi.
Kulu Bölge Devlet Hastanesinin 250 yataklı olduğunu belirten Koca, şunları kaydetti:
“5 ameliyathanesi var. 41 polikliniği var ama yetmeyecek, muhtemelen artırmaları gerekecek. 10 yoğun bakım yatağı olan bir bölge hastanesi. Burada sağlıkla, hastaneyle birlikte sağlık eğitimini de aynı kampüste yapalım istedik. Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültemiz kuruldu. Sağlık Bilimleri Fakültemize bu yıl hemşirelik, fizyoterapi ve diyetisyenlik olmak üzere 3 bölümde öğrenci alınacak. Burada yoğun bir öğrenci olacak. Tahminim 4 yıl sonunda 1250-1300 öğrenci burada olacak. Şu an 350 yataklı yurt imkanımız var. Burada 600 yataklı yurt inşaatı da başlamak üzere.”
Hastanenin 360 personelinin olduğunu söyleyen Koca, 4 Nisan’da işçi kadrosuyla ilgili atama olacağını ifade etti.
Koca, Kulu Fen Lisesi inşaatının da devam ettiğini, gelecek yıl öğrenci alacağını belirtti.
]]>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sultangazi Belediyesi tarafından yapılan Esentepe Mahallesi’nde inşa edilen Sezai Karakoç Gençlik, Spor ve Engelliler Merkezi’nin açılış törenine katıldı. Bakan Koca’ya Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, ilçe ve ilçe teşkilatları üyeleri ile vatandaşlar eşlik etti. Sağlık Bakanı Koca, daha sonra açılışı gerçekleştirilen merkezi ziyaret edip öğrencilerle sohbet etti. Bakan Koca, daha sonra hizmete açılacak olan onkoloji hastanesinde de incelemelerde bulundu.
“31 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de hizmetinin Sultangazi’ye gelmesi lazım”
Programda konuşan Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, “Ancak çok önemli bir seçime gidiyoruz. Sultangazi çok güçlü bir ilçe, AK Parti’nin Cumhur İttifakının en güçlü ilçesinden biri. Esentepe’de başka olmak üzere bize çok güçlü destek verdiniz Sultangazi Belediyesi’ni çok güçlü kazandık. Ancak 31 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de hizmetinin Sultangazi’ye gelmesi lazım. Sevdası İstanbul olan gönlü İstanbul için atan ve ben geldiğimde sadece İstanbul için çalışacağım diyen sadece İstanbul’un derdiyle dertleneceği İstanbul’un bir sorunu varsa çözmek için elimden gelen bütün gayreti göstereceğim diyen bir Murat kurum var” dedi.
“Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı Onkoloji hastanemizin yapımına hız verdik”
Programa katılan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Sultangazi’de Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı onkoloji hastanemizin yapımına hız verdik. İnşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Proje değişiklikleri yapılıyor, gelecek ay yapım ihalesi yapılacak. Onkoloji hastanemizin yatak kapasitesi 411, poliklinik sayısı 153 olacak. Ameliyathane sayısı ise 12 olacak. Bu törenin ardından hastaneyi ve yanındaki bu inşaatı ziyaret etmiş olacağız” şeklinde konuştu.
“Önümüzdeki 1 yıl içerisinde hızla bu hastanemizi bitirmek istiyoruz”
Hastanedeki incelemelerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Koca, “Arkada görmüş olduğunuz bina 4 bin metre kare kapalı alan. Daha önce diş hastanesi olarak planlanmıştı. Bu bina belediye başkanımızın gayretleriyle birlikte bakanlığımıza geçmiş oldu. Proje değişikliği yapıldı. Gelecek ay içinde yapım ihalesine başlanacak. Bu binayı Sultangazi için büyük ihtiyaç olarak gördüğümüz onkoloji hastanesi olarak planlıyoruz. Burada onkoloji ile ilgili bütün teknik alt yapıların yeterli olduğu özellikle linac, hem Pet CT hem spect hem kemik iliği nakli hem de brakiterapinin de yapıldığı bir onkoloji hastanesi olacak. İçinde aynı zamanda 12 ameliyathane, 63 yoğun bakımı olan bir hastane olacak. Biz önümüzdeki 1 yıl içerisinde hızla bu hastanemizi bitirmek istiyoruz. Bununla ilgili yatırım ödeneğini de yıl sonuna doğru bütçemizden valiliğe aktardık. 1 milyara yakın maliyetle ilgili bu aktarım yapıldı. İKOP üzerinden gelecek ay ihalesini yapmış olacağız” ifadelerini kullandı.
“Yan dal uzmanlığını ana dal uzmanlığından sonra kazandıktan itibaren hemen başlayabilecekler”
Ana dal ve yan dal ile ilgili düzenlemenin yapılacağını söyleyen Bakan Koca, “Yan dal uzmanlığı ile ilgili özellikle ana dal uzmanlığından sonra yan dal uzmanlığını kazandıktan sonra hemen başlayabilmeyi ve devamında olan mecburi hizmetle ilgili sorumluluk taşımamayı ve kalan mecburi hizmeti yapılmadığı, bu mecburi kaldırıldığı bir düzenleme önümüzdeki 1-2 ay içerisinde meclis açıldığında gündeme gelmiş olur. Özetle şu an yan dal uzmanlığında kazandıktan sonra mecburi hizmetin yarısını tamamladıktan sonra başlayabiliyorsunuz. Yapmak istediğimizle düzenleme ile yan dal uzmanlığını ana dal uzmanlığından sonra kazandıktan itibaren hemen başlayabilecekler. Başladıktan sonrası için kalan mecburi hizmeti de kaldırmış oluyoruz. Yani sorumlu kılmıyoruz” dedi. – İSTANBUL
]]>14 Mart Tıp Bayramı kapsamında Sağlık Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programında konuşan Koca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hekimlerin yaşadığı zorlukları aşması için iradesiyle hep yanlarında olduğunu belirtti.
Koca, Tıp Bayramı için 14 Mart’ın seçilmesinin 105 yıl önceki bir “hekim vatanseverliği” örneğine dayandığını söyleyerek, “14 Mart 1919’da tıp öğrencileri, İstanbul’daki işgal kuvvetlerine karşı hürriyet bayrağı açmışlardı. 14 Mart hem modern tıp eğitiminin bizdeki başlangıcını hem de tıbbiyelilerin vatan ve hürriyet aşkını esas alır.” diye konuştu.
“14 Mart, ülkemizde tıbbın bugününe ve geleceğine tutulmuş alkıştır”
Kendileri için özel bir gün olan bu günün arka planında “vatan” ve “modernlik” kavramlarının bulunduğuna işaret eden Koca, “Modernleşme sürecinde ülke olarak çeşitli sancılar yaşadık. Hekimlik alanı modernleşmesini en hızlı tamamlayan alanlar arasındaydı. Bu durumu, bugünün kıvanç verici gerçeğiyle bir arada düşünmeliyiz. Tıp bilimi ve hekimlikte bugün dünya ölçeğinde bir yetkinliğimiz var. 14 Mart bunların da kutlandığı bayramdır. 14 Mart, ülkemizde tıbbın bugününe ve geleceğine tutulmuş alkıştır. Hocalarımızı, hekimlerimizi tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Bakan Koca, hekimin hastaya şifa, devletine gurur veren kişi olduğunu dile getirdi.
Toplum ve insan için böylesine kıymetli, kıymetinden ötürü hakkıyla ayrıcalıklı bir mesleğin mensuplarına karşı devletin de değerbilir olacağına vurgu yapan Koca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iradesi ve mutlak destekleriyle gerçekleşen “Beyaz Reform”un tamamen bu yaklaşımın sonucu olduğunun altını çizdi.
Koca, bu yıl bayramı pek çok sorunu çözmüş olarak kutladıklarını belirterek şöyle devam etti:
“Pek çok sorun çözülmekle kalmadı, soruna dönüş yolu da kapandı. Malpraktis davalarına karşı, dünyada bir örneği olmayacak şekilde hekim, yasanın güvencesi altındadır. İradeleri için Cumhurbaşkanı’mıza teşekkür ediyorum. Sağlıkta şiddete karşı alınan yasal, kati önlemler ve diğer çözüm bileşenleri için Sayın Cumhurbaşkanı’mıza ayrıca teşekkür ediyorum. Sağlıkta şiddeti terörle eş tutarak, en yüksek hassasiyeti gösterdiler. Özlük haklarında önemli iyileştirmeler yapıldı. Birçok sebebe bağlı olan yurt dışına gidişler artık çok az. Öte yandan, 10 binin üzerinde hekim ‘Beyaz Reform’la özel sektörden kamuya döndü.”
Tıpta uzmanlık sınavında yapılan düzenleme ile uzmanlık kontenjanlarına yüzde 100 yerleşme sağlandığını aktaran Koca, “Şu an uzman hekim sayımız Sağlık Bakanlığı hastanelerimizde 51 bin. Yapılan düzenleme sonucunda 4 yıl sonra 51 bin uzman hekim daha kadromuza katılacak. Uzman hekim sayısı 2 katına çıkacak. 4 yıl sonra geleceğimiz nokta, ülkemizin gelecek 30 yıllık uzman hekim ihtiyacını karşılayacak.” dedi.
Yapılan düzenlemeyle yan dal uzmanlık tercihlerinin yüzde 100 dolulukla neticelendiğini dile getiren Koca, yan dal uzmanlıkları konusunda da geleceğin güvence altına alındığını, bunların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sağlıkta Türkiye Yüzyılı” vizyonunun eseri olduğunu kaydetti.
Sırada sağlık eğitiminde yapılacak reformların bulunduğunu anlatan Koca, hekimlerin her meselesini tüm milletin meselesi kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, iradesiyle bu yolu çizdiğini söyledi.
Bakan Koca, son yılların en anlamlı Tıp Bayramı’nı kutladıklarını ve gelecek bayramların daha da güzel olması için kararlı olduğunu ifade etti.
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bolu’ya gelen Bakan Koca, esnafı ziyaret etti, vatandaşlarla selamlaştı.
Dükkanları gezerek esnafla fotoğraf çektiren Koca, yerel seçimlerde AK Parti Bolu Belediye Başkan adayı Muhammed Emin Demirkol için destek istedi.
Ardından Hükümet Meydanı’nda bulunan AK Nokta’ya giden Koca, çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
Temasları kapsamında Valiliği ziyaret eden Koca, şeref defterini imzaladıktan sonra Vali Erkan Kılıç ile makamında görüştü.
Daha sonra Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi’ni ziyaret eden Koca, hastane personeliyle fotoğraf çektirdi.
Bakan Koca, gazetecilere, Bolu’da bir 340 yataklı eğitim ve araştırma hastanesinin bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Ama giderek eskidiğini de biliyoruz. Bolu’nun ihtiyaçlarının da daha da arttığını biliyoruz. Bu çerçevede inşaatı devam eden 250 yataklı Fizik Tedavi Hastanemiz şu an yüzde 30 seviyesinde. Bir diğer hastanemiz ise Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi. Bununla ilgili de haftaya, ayın 20’sinde ihalesi yapılmış olacak. 47 bin metrekarelik kapalı alanlı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi var. Fizik Tedavi Hastanesi de 64 bin metrekare kapalı alanlı, büyük bir hastane.”
Koca, Bolu’da talebin artmasıyla yatak kapasitesinin daha da artırılması gerektiğini bildiklerini dile getirerek, “Bu çerçevede eski devlet hastanesinin olduğu yere 150 yataklı Ruh ve Sinir Hastanesi ile birlikte ilave 600 yataklı şehir hastanesi konseptinde bir hastane çalışmamız var. Dolayısıyla o durumda 1000 yatağın üzerinde olabilecek, eğitim ve araştırma hastanesi fonksiyonuyla hizmet verecek bir hastaneye sahip olmuş olacağız. Bunu geciktirmeden hızla yapmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Yan dal uzmanlığıyla ilgili düzenlemeler yapıldı”
Yan dal uzmanlığı konusuna değinen Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yan dal uzmanlığı ile ilgili yüzde 50’ye yakın başvurularda boş olan alanlarımız söz konusuydu. Bununla ilgili birtakım düzenlemeler yapıldı. Kanun maddesi Meclisten geçti. Özellikle tavan ücrette bir artış söz konusu oldu. İlave olarak bir taban ilavesi yapılmış oldu. Bunun dışında önümüzdeki dönemde Meclis açıldıktan sonra sağlık paketinin içerisinde düşündüğümüz, öneri olarak düşündüğümüz bir durum daha var. Özellikle yan dal uzmanlığıyla ilgili mecburi hizmet çok gündeme getirilir. Mecburi hizmete; uzmanlıktan sonra imtihana girebiliyorsunuz. Ama mecburi hizmetin yarısını tamamlamadıkça başlamıyorsunuz yan dal uzmanlığına. Biz, mezun olduktan sonra imtihanı kazanan, yan dal uzmanlık sınavını kazanan arkadaşlarımızın mecburi hizmetin yarısını tamamlamayı beklemeden başlayabilecekleri şekilde bir düzenlemeyi yakında getirmiş oluyoruz.”
Koca, bu düzenlemenin önemli olduğunu düşündüğünü dile getirerek, “Pratisyenken nasıl uzmanlık sınavını kazandığınızda başlıyorsanız ve devamındaki mecburi hizmetten sorumlu değilseniz benzer şekilde uzmanlık sonrası da kazandığınız yan dal uzmanlığında mecburi hizmetin devamından sorumlu olmayıp hemen başlama imkanı verilmiş olacak. Bu son derece önemli olacak. Yan dal uzmanlığına, zaten şu an yapılan düzenlemeyle iki hafta önceki imtihanda yüzde 100 doluluk söz konusu oldu. Bu düzenlemeyle özellikle mecburi hizmet beklentisinin de önemli oranda, yan dal uzmanlığına tercihi daha da artıracağını düşünüyorum.” diye konuştu.
“Bolu PET-CT’ye kavuşacak”
Konuşmasının ardından AK Parti Bolu Belediye Başkan adayı Muhammed Emin Demirkol ile sohbet eden Bakan Koca, Bolu’nun PET-CT ihtiyacının olduğunu belirterek, “Nüfusa bakıldığında aslında ihtiyaç yok gibi görünüyor. Ama Düzce dahil olmak üzere birçok hasta Bolu’ya geldiği için Bolu’ya PET-CT’yi planlıyoruz. Muhtemelen birkaç ay içerisinde PET-CT’yi de doğrusu hizmet alımıyla değil, kendi imkanlarımızla alımı daha çok önceliklemek istiyorum, satın alma süreçlerini hızla başlatmış olacağız. Bolu PET-CT’ye kavuşacak inşallah.” diye konuştu.
Bakan Koca’ya temaslarında AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, İl Başkanı Suat Güner, AK Parti Bolu Belediye Başkan adayı Muhammed Emin Demirkol ve partililer eşlik etti.
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Düzce’ye gelen Bakan Koca, Büyük Cami’de öğle namazını kıldıktan sonra İstanbul Caddesi’nde esnafı ziyaret etti.
Bakan Koca, dükkanları gezerek esnafla sohbet etti, vatandaşlarla fotoğraf çektirdi.
Daha sonra Millet Bahçesi’ndeki AK Nokta’ya giden Koca, seçim çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı.
Temasları kapsamında Düzce Valiliğini de ziyaret eden Koca, şeref defterini imzaladıktan sonra Vali Selçuk Aslan ile görüştü.
Kentte yapılacak eğitim ve araştırma hastanesi arazisinde incelemede bulunan Koca, ardından Düzce Atatürk Devlet Hastanesi girişinde gazetecilere açıklama yaptı.
Bakan Koca, hastaların internet ya da mobil uygulama üzerinden randevu almalarına olanak sağlayan Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ile ilgili bazı sorunların olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Türkiye’de bakılan hastanın yarısı MHRS ile bakılıyor, MHRS ile bakılan hasta kadar da ilave gelen randevusuz hasta bakılıyor. Yani sadece randevuyla gelen hastaya bakılmıyor, bir o kadar hastamız da randevusuz, acil hastalar dışında hastaneye geldiklerinde bakılmış oluyor. Düzce için bunu düşündüğümüzde, 2023 yılında toplam bakılan hasta sayısı 1 milyon 800 bin kişi. 400 bini acile müracaat eden hastamız, 500 bine yakın kişi ise MHRS üzerinden randevuyla gelen hastalarımız. Yani 1 milyon 800 bin kişi bakılıyor; 500 bini sadece randevuyla bakılmış oluyor. Randevuyla bakılanın 2 katından fazlası randevusuz bakılmış oluyor.”
MHRS üzerinden randevu alıp randevusuna gitmeyenlerle ilgili de bilgi veren Koca, “Türkiye’de bir yıl boyunca MHRS üzerinden randevu alıp randevusuna gelmeyenlerin sayısı 23 milyon kişi. Düzce’de ise randevu alıp randevusuna gelen 500 bin, randevu alıp randevusuna gelmeyen 100 bin kişi. Yani 23 milyonun 100 bini de Düzce’den. Türkiye genelinde 23 milyon kişi, bir başka hasta vatandaşımızın sağlık hizmeti almasının önüne geçmiş oluyor. Yani bir başka hastanın hakkını gasbetmiş oluyor. Dolayısıyla bu anlamda çok hassasiyet göstermeliyiz.” diye konuştu.
“Bundan sonraki süreçte yan dal uzmanlığının daha çok tercih edileceğini düşünüyorum”
Koca, sağlık alanında düzenlemeler içeren kanun teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştığını hatırlatarak, bundan sonraki süreçte yan dal uzmanlığının daha çok tercih edileceğini ve bu konuyla ilgili sorun olacağını düşünmediğini kaydetti.
Kamu hastanelerinde 56 bine yakın uzman hekim çalıştığını aktaran Koca, “4 yıl içinde ise bir bu kadar daha uzman hekimimiz mezun olmuş olacak. Yani önümüzdeki 4 yıl sonunda toplamda 56 bine yakın uzman hekimimiz daha olacak. Yani var olan uzman hekim sayımız 2 katına çıkmış olacak.” ifadelerini kullandı.
Bakan Koca, Düzce’de bir eğitim ve araştırma hastanesinin eksikliğinin söz konusu olduğunu bildiklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada en önemli sorun arsayla ilgiliydi. Var olan hastanenin büyütülerek eğitim araştırma vasfına kavuşmasını arzuladık. Bu nedenle de bu hastanenin bitişiğinde belediyeye ait yaklaşık 38 dönümlük alana yeni, şehir hastanesi konseptinde bir hastane yapmak istiyoruz. Şu an mevcutta bulunan hastanenin yatak kapasitesi 355, Muncurlu’da bulunan ek binada 145 yatak kapasitesi var. Yani toplam 500 yatak kapasitesine sahip. Biz, 355 yatağı 1000 yatağa tamamlamak istiyoruz. Yani toplam 650 yataklı burada hizmet verebilecek, toplamda 1000 yatak kapasitesiyle eğitim araştırma hastanesi olarak fonksiyon görecek bir hastaneye sahip olacağız.”
Bunun için arsanın tevhit işlemlerinin devam ettiğini belirten Koca, “Bize geçtiği zaman bunu hızlandırmış olacağız. Ayrıca Muncurlu’daki ek binaya ilave olarak BAHAR projesini projelendirdik. BAHAR’dan kastım; Bağımlı Hastalar için Rehabilitasyon Merkezi yapmak. Bu anlamda 150 yataklı BAHAR projesini de Muncurlu’ya ilave etmiş olacağız. Dolayısıyla toplamda burada 1000 yataklı, şehir hastanesi konseptinde bir eğitim araştırma hastanesi, Muncurlu’da da ilave 150 yataklı özellikle bağımlı hastalarla ilgili rehabilitasyon fonksiyonunu ve ihtiyacını giderecek bir hastanemiz olacak.” ifadelerini kullandı.
Koca, Akçakoca ilçesinde de temeli atılan 50 yataklı devlet hastanesini 100 yataklı olarak tescil etmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.
Bakan Koca’ya, temaslarında Vali Selçuk Aslan, AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Belediye Başkanı Faruk Özlü, İl Sağlık Müdürü Yasin Yılmaz, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, protokol üyeleri ve partililer eşlik etti.
]]>Koca, ilçede ilk olarak partisinin seçim standını ziyaret etti, burada vatandaşlarla sohbet etti.
Ardından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yapılan Kadın ve Yaşam Festivali’ni ziyaret eden Koca, yaptığı konuşmasında, Türkiye’nin iki yıllık pandemi sürecinde sağlık sisteminin sınavını geçtiğini ve ülkenin sağlık sisteminin altyapısının dünyaya örnek olduğunu söyledi.
Pendik’teki sağlık altyapısının yetersiz olduğunu ifade eden Koca, “İki yıla yakın bir zaman diliminde ısrarla dar olan devlet hastanesinin, 5-6 dönümlük yanındaki otoparkın olduğu yerin genişletilerek hizmet verilmesi talebi yoğundur. Ben de ısrarla gelişen bir ilçemiz olduğunu ve sağlık hizmetine erişim anlamında uzun vadede sorunların daha ciddi yaşanabileceği için daha büyük bir hastanenin vatandaşın da kolay erişebileceği bir lokasyonda olmasında ısrar ettim. Tabii Pendik’te boş alan yok. Kamunun alanı yok. Hatta periferili olsa, gerektiğinde kamulaştırmaya da razıydık. Ona rağmen bulamadık.” diye konuştu.
Koca, sözlerine şöyle devam etti:
“En sonunda ısrarla Tarım Bakanlığına ait sahile yakın olan Batı Mahallesi’ndeki arazinin alt kısmını daha önceki Bakanımız Vahit Bey’den istedim. Dediler ki, ‘Biz alt kısmını vermek istemiyoruz. Üstü verebiliriz.’ Eyvallah üst kısımdan da razı olalım dedik. Üst kısmıyla ilgili de var olan binanın birtakım sorunları nedeniyle bitişiğinde belediyenin de küçük alanı vardı. Bu alanı önce Sağlık Bakanlığımıza Sayın Başkanımız kullanımını vermiş oldu. En son iki gün önce yeni Tarım Bakanımız İbrahim Bey’in bu noktadaki çabasıyla o arazide karar kılındı. Sözleşme yapılarak o arazi Bakanlığımıza geçmiş oldu.”
Araziye yoğun bakımla birlikte 600 yataklı hastane yapılacağını belirten Koca, birimlerini projelendirerek eğitim araştırma hastanesi fonksiyonunda hizmet verilmesi gerektiğini ve sahile yakın olduğu için felaket durumunda bütün birimleriyle üçüncü basamak hizmeti verebilir bir hastane olmasını planladıklarını anlattı.
Koca, yerel seçimlere de değinerek 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin siyasi polemikler yerine eser ve hizmetin ihya edildiği gün olacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
İstanbul ve Pendik’in ihya edildiği gün olacak. İstanbul için İstanbul’un muradına kavuşacağını, vereceğimiz kararların kendisine hizmetin önünü açacağından eminim. Bundan bir şüphem yok. Beş yıl boyunca kabinede birlikte yol aldık, arkadaşlık yaptık. Nasıl hizmet yapabildiğini ve yaptığına Elazığ, Hatay, Van ve İzmir’de şahidim. Dolayısıyla ben İstanbul’u ihyasında önemli hizmetlerini olacağına inanıyorum. 31 Mart Türkiye Yüzyılı için ben de varım dediğimiz günün adıdır.”
Konuşmasından sonra Gazi Paşa Caddesi’ndeki esnafı da ziyaret eden Koca, ardından Çarşı Camii’nde namaz kıldı.
Bakan Koca’ya Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin de eşlik etti.
]]>Koca, Beykoz’daki Rüzgarlıbahçe Camisi’nde kıldığı cuma namazının ardından avlusundaki çay ocağında vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti.
Koca, burada yaptığı konuşmada, 2 hafta önce Meclis’ten hastanelerde koordinasyon kurulu kurulacağına dair kanunun geçtiğini anımsatarak, “Başhekimle birlikte hastaneyi yönetecek olan bir yönetim kurulu olsun istiyoruz. Bu yönetim kurulu etkili bir kurul olarak faaliyet göstersin istiyoruz.” diye konuştu.
Koca, hastanelerin, verimlilik, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS), ameliyat randevuları, MR, tomografi, ultrason ve benzeri işlemlerde yaşanabilecek sorunlar, hastaların hastanelerden memnuniyeti gibi belirlenen kriterlere göre koordinasyon kurulu içinde hizmet vereceğini aktardı.
Ortalamanın üzerinde hizmet veren ve hastaları memnun eden hastanelerin başhekimlerinden başlayarak bütün yöneticilerine teşvik vereceklerini kaydeden Koca, “Ortalamanın üzerinde hizmet veremiyorsa, yöneticileri de o teşviki dolayısıyla alamayan bir hastaneyse, o bizim için alarm işareti olacak ve ne yapmamız gerekiyorsa yapıyor olacağız. Onun için bundan sonraki süreci takip ettiğimizden emin olun.” şeklinde konuştu.
Beykoz’a 800 yataklı hastaneye yapılacak
Vatandaşların Beykoz’a hastane yapılması talepleri hakkında konuşan Bakan Koca, ilçenin kendine yetecek bir sağlık hizmetine kavuşması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Büyük bir araziyi hızla bulalım dedik. Şu an düşünülen yer Milli Eğitime tahsis edilen bir yerdi, Türk Alman Üniversitesinin bitişiğiydi. Hatta orada İETT’nin kullandığı yerdi, hastanenin dibinde İETT’nin bu yeri de olmaz dedik. Plan değişikliğinde orayı da içine aldık. Dolayısıyla 200 dönümün üzerinde inşaatıyla birlikte, 500 yataklı olarak bu ay sonu ihalesi yapılıyor. Bu yer 500 yataklı ama her odası tek yataklı olarak planlandı. Bunun dışında 219 yoğun bakımı olan bir yer. Yani toplamda muhtemelen 800 yataklı bir hastane olarak fonksiyon verecek. Yer teslimiyle birlikte önümüzdeki 2-2,5 yıl içerisinde şehir hastanesi konseptinde bir hastaneye Beykoz’umuz kavuşmuş olacak.”
Paşabahçe’de bulunan Beykoz Devlet Hastanesinin durumuyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Koca, hastanenin Boğaz görünümlü bir yere sahip olduğu için tadilatının çok zaman alabileceğini söyledi.
Koca, hastanenin ihya adı altında başka amaçla kullanılmasına hiçbir şekilde izin vermeyeceklerini kaydederek, “Orası da sağlık amaçlı yine hastane olarak kullanılmaya devam edecek. Kim ne derse desin asla inanmayın. Bugüne kadar ben sağlık amaçlı kullanılan herhangi bir hastanemizi, bütün bakan arkadaşlarım bilir, asla vermedim ve vermem.” ifadelerini kullandı.
Koca, Beykozlu gençlerle bir araya geldi
Koca, daha sonra Cumhuriyet Caddesi’ndeki esnafı ziyaret ederek sorunlarını ve taleplerini dinledi. Yoldan geçen öğrencilerle fotoğraf çektiren Koca, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınlara karanfil verdi.
Daha sonra Beykoz Belediyesine ait Millet Sofrası’na gelerek vatandaşlarla çorba içip sohbet eden Koca, ardından Beykoz Belediyesi tarafından inşa edilen Beykoz Kahvecisi’nde kadınlara karanfil verdi.
Öğrencilerin merak ettikleri soruları yanıtlayan ve meslek seçimleri hakkında tavsiyeler veren Koca’ya, psikolojik danışmanlık ve rehberlik kulübünün rozeti verildi.
Koca’ya programlarında AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan ve Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın eşlik etti.
]]>Koca, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen Kepez ilçesindeki Antalya Şehir Hastanesi ile bağlantı yolları açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Sağlıkta Türkiye Yüzyılı” hedeflerinden birine daha ulaşmanın, Antalya Şehir Hastanesi’nin açılışını yapmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
“Çok sayıdaki hastaneyi tek çatı altında toplayan şehir hastanelerimizle 2013’te, Türkiye olarak, sağlıkta yeni bir dönem açmıştık. Bugün bu hastanelerin sayısı 24’e ulaştı. Sağlık hizmetlerinin dörtte birini artık şehir hastanelerimizde vermekteyiz.” diyen Koca, bu muazzam gelişmenin geçmişle kıyaslanamayacak bir güç ve konfor olduğunu anlattı.
Koca, 2002 yılından bu yana Antalya’da 26 hastane, 2 ağız ve diş sağlığı merkezi, 38 birinci basamak sağlık tesisi olmak üzere 66 sağlık tesisini hizmete açtıklarını bildirdi.
Antalya’da Bakanlık olarak sağlık kuruluşlarında hizmet veren sağlık çalışanı sayısını 4 kat artırdıklarını vurgulayan Koca, “Uzman hekim sayısını ise 450’den 2 bin 110 uzman hekim sayınına çıkardık. Yani uzman hekim sayısını, sadece Bakanlığımız sağlık kuruluşlarında yaklaşık 5 kat artırdık. Bugün Bakanlığımız, Antalya’da yaklaşık 23 bin personeliyle hizmetinizde.” diye konuştu.
Her atılımın devamı olduğuna işaret eden Koca, şunları kaydetti:
“300 yataklı Manavgat Devlet Hastanesi, 300 yataklı Aksu Devlet Hastanesi, 200 yataklı Alanya Devlet Hastanesi, 150 yataklı Konyaaltı Devlet Hastanesi ve 150 yataklı Döşemealtı Devlet Hastanesi’nin aralarında bulunduğu yatırım değeri 7 milyarı aşan, 9 sağlık tesisimizi süratle hizmete açacağız. Buradan müjdelemek istiyorum. Döşemealtı Devlet Hastanemizin inşaatı bitti, altyapı çalışmaları devam ediyor. Çok yakında hasta kabulüne başlayacağız. Öte yandan, yeni yatırım programımızda ihale, proje ve arsa tahsisi aşamasında olan 38 yeni sağlık tesisimiz daha bulunuyor. Bizim için hiçbir hizmet final değildir. Tamamlanan yatırım, yenisi için başlangıçtır. Şehir Hastanesi dahil. Türkiye’miz 24, Antalya’mız da kendi Şehir Hastanesi’ne kavuşuyor. Merkezi bütçeden yapılan Antalya Şehir Hastanemiz, 1500 yatak kapasitesine ve 285 bin metrekare kapalı alana sahiptir. Hastanemizde, Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, Kalp Damar Hastalıkları Hastanesi, Genel Hastane ve Onkoloji Hastanesi bulunmaktadır. Şehir Hastanemiz, 300 poliklinik ve 43 ameliyathane yanında, Yanık Merkezi, Uyku Laboratuvarı, İnme Merkezi, Organ Nakli Merkezi, Perinatal Merkezi ve Genetik Hastalıklar Merkezi gibi özellikli birimlere sahiptir. Antalya Şehir Hastanesi, şuna yeni örnektir: Sağlık yatırımlarında gerçek, hayali aştı.”
Ulaşılan her hedefin yerini, yenisinin aldığını aktaran Koca, hizmet yolunda aldıkları güç sayesinde bir gün bile mola vermeyerek hizmet ettiklerini vurguladı.
130 bine yakın hasta muayene edildi
Yeni eserler, daha da gurur verici günler olacağına dikkati çeken Koca, Antalya Şehir Hastanesi’nin 4 Aralık’ta hasta kabulüne başladığını, bugün resmi açılışını yaptıklarını hatırlattı.
Koca, üç ayda 130 bine yakın hastanın muayene, 1500’e yakın hastanın ameliyat edildiğini vurgulayarak, şu anda 2 bin 150 personelle sağlık çalışanıyla hizmet ettiklerini bildirdi.
Hastanede, 400’ü aşan uzman hekim ve akademisyen kadrosuyla hizmet verdiklerinin altını çizen Koca, “Günlük bakılan poliklinik hasta sayısı 4 bine ulaştı. Acilde verilen hizmetle birlikte 5 bin hasta. Hastanemiz tam devreye girdiğinde günlük 20 bin hastanın muayene edildiği hastane olacak. Hastanemiz 32 ayda hizmete açılmış oldu.” ifadelerini kullandı.
]]>Genel Kurul’da DEM Parti’nin “kadına karşı şiddet ve cinayetlerin araştırılmasına” ilişkin verdiği grup önerisinde DEM Parti adına konuşan Mersin Milletvekili Perihan Koca, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne bir hafta kala Türkiye’de son 24 satte 8 kadının erkekler tarafından katledildiğini söyledi.
“8 MART’TA BİR HAFTA KALA 8 KADIN CİNAYETİ MÜNFERİT DEĞİL”
Koca, “24 saat içerisinde işlenen 8 kadın cinayeti tesadüfü ya da münferit değildir. Bu cinayetler politiktir. İktidarın yürütmüş olduğu kadın düşmanı politikaların eseri ve ağır sonuçlarıdır. Bizzat burada iktidar koltuklarında oturan milletvekillerinin sorumluluğu vardır bu cinayetlerde” dedi.
AKP’Lİ ÖNCÜ: “SİYASİ RANT ELDE EDİLİYOR”
DEM Parti’nin önerisi üzerine AKP Parti adına konuşan Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, DEM Parti sıralarındaki Miletvekillerine, “Dinle sana öğreteceğim” diyerek AKP’nin kadın politikalarını anlatmaya çalıştı. Öncü, “Bu konuya siyasi bir pencereden bakmak yanlıştır. O zaman size şunu sorarız, kadına şiddetin en çarpıcı örnekleri terör örgütleridir. Burada alıkoyulan, istismar edilen kadınları neden konuşmuyorsunuz? Siyasi rant elde etmek için çabalarınız boşuna. Biz 2002’den bu yana kadın politikaları üzerine dinle sana öğreteceğim mücadelemiz sınırsız devam etmekte…” dedi.
Öncü Konuşmasının ardından, DEM Partili Koca’nın, kürsüde konuşurken kendisine “el hareketi”nde bulunduğunu söyledi, konuyla ilgili işlem yapılmasını istedi.
BOZDAĞ: “HERHANGİ BİR GÖRÜNTÜ YOK”
Meclis Başkanı Bekir Bozdağ, Fatma Öncü’nün iddiası üzerine, “İddia edilen konuda herhangi bir gözlem yapmadık. TRT ve Meclis kayıtlarını incelediğimizde de herhangi bir görüntü, kayıt söz konusu değil. Bu nedenle de herhangi bir işlem yapma yetkimiz bulunmamaktadır” dedi.
Bozdağ’ın sözlerinin ardından Meclis Genel Kurulu’nda AKP sıralarından tepkiler gelmeye başladı. Bozdağ, “Burada iç tüzüğe göre işlem yapılır. Ben görmedim, divan arkadaşlarım görmedi. Kayıtları incellettim kayıtlarda da yok” diye konuştu.
KOÇYİĞİT: “KADINLARI ‘YAŞATALIM’ DİYORUZ AKP BİZE ‘TERÖR’ DİYOR”
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, kadın cinayetlerine ilişkin, “Meclis bu konuya eğilsin, bir araştırma komisyonu kurulsun dediğimizde kalkıp bize kürsüden ‘terör’ diye cevap veriliyorsa bu sorumsuzluktur. Gelin ‘kadınları yaşatalım’ diyoruz. AKP bize ‘terör’ diyor.” ifadelerini kullandı.
AKP’Lİ YENİŞEHİRLİOĞLU: “ERKEĞİN BİLE YAPAMAYACAĞI HAREKET”
AKP Grup Başkanvekili Bahadır Nihat Yenişehirlioğlu da, konuyla ilgili, “Bir kadın vekilin bizim vekilimize karşı malumunuz kendisi engelli olarak tabir edilir ama biz onu engelsiz olarak kabul ediyoruz… Konuşmasını yaptığı esnada bir erkeğin bile yapmasından hicap duyacağı davranışı bizatihi burada dünya kadar vekil gördü. Meclisin kameraları sabittir görmemiş olabilir ama bu hareketin yapıldığını yok sayamayız. Kadın haklarından bahsederken kendi bir kadın milletvekiline bir erkeğin bile yapmayacağı o küfür hareketi yaparsa özür dilemesi gerekir” dedi.
KOCA: “FEMİNİST OLARAK BU HAREKETİ YAPMAM SÖZ KONUSU DEĞİL”
Koca da, “Kadın özgürlük mücadelesinin, feminist hareketin içerisinden gelen bir kadın vekil olarak asla ve asla bu manipülasyonu kabul etmiyorum. Söylenildiği gibi bir hareket söz konusu olamaz. Bunu kendim için zul görürüm” diye konuştu.
]]>Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koca, TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmede bulundu.
Kanun teklifiyle, hastanelerin daha verimli ve nitelikli hizmet vermesi amacıyla hastanelerde koordinasyon kurulu kurulmasının düşünüldüğünü ifade eden Koca, ayrıca 27 bin olan sözleşmeli personel sayısına 9 bin kişi daha ilave edilerek 36 bin sözleşmeli personel alımının söz konusu olacağını belirtti.
Teklifte, Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce karar verilen üç hususla ilgili de düzenlemenin yer aldığını aktaran Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlardan bir tanesi disiplinle, bir tanesi birlikte kullanımla, diğeri de malpraktisle ilgili olan konu. Malpraktisle ilgili düzenleme, kasıt olmadıkça rücunun olmadığı, kastın da mahkeme kararına bağlandığı bir düzenlemeydi. Anayasa Mahkemesi bu anlamda üniversitelerimizdeki öğretim üyelerimizi bu düzenlemeden çıkarmış oldu, daha doğrusu boşlukta kaldı. Teklifle, öğretim üyesi arkadaşlarımızın da, Sağlık Bakanlığındakine benzer şekilde, rücunun kasıt olmadıkça uygulanmayacağını belirleyen düzenlemeden faydalanması sağlanmış olacak.”
Koca, yan dal uzmanlığıyla ilgili daha önce taban ücreti arttıran bir düzenleme yapıldığını anımsatarak, “Taban ücretin arttırılmasıyla ilgili düzenlemeyle birlikte tavanın da benzer oranda arttırılması gerekiyordu. Düzenlemeyle tavan ücretinin de şu an ödeme yaptığımız taban kadar yani yaklaşık 200 puan kadar arttırılması sağlanarak bu anlamda daha verimli ve de teşvik boyutuyla rahatlatılmış olacak.” dedi.
Teklifte, acil tıp uzmanlığı, sosyal pediatri ile ebelerin görev tanımlarına yönelik de düzenleme yapıldığını dile getiren Koca, Meclisin iradesiyle kanun teklifinin bir kaç gün içerisinde yasalaşmasını ümit ettiklerini kaydetti.
“Bir suça iki ceza verilme durumu söz konusu değil”
Teklifin içeriğinde yer alan disiplin hükümleri bağlamında hekimlerin endişe yaşadığı belirtilerek, değerlendirmesinin sorulduğu Koca, bu konunun yönetmelikle yer aldığını ancak Anayasa Mahkemesinin, kanunla düzenlenmesi gerektiği yönünde karar verdiğini anlattı. Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir suça, iki ceza verilme durumu söz konusu değil, zaten verilemez. Ama bildiğiniz gibi bizim ödüllendirme adı altında, motive etmek amaçlı verdiğimiz bir taban ücret var. Herhangi bir emeğe karşı verilen bir ödemeden bahsetmiyorum. Teşvik veya performans adını verdiğimiz, bakılan hastaya göre verilen ücretin eksilme durumu söz konusu değil. Motivasyon ve ödüllendirme amaçlı verilen taban ödeme, bir disiplin durumu olmamasına bağlandı. Bu zaten vardı yönetmelikte, kanunla bu düzenleme yapılmış oluyor. Bugüne kadar uygulamada da, bir yılı geçti, bir yılı geçen zaman diliminde toplamda binde 6 uygulama durumu söz konusu oldu. Yoğun uygulanan bir durum olmadığını, sadece disiplin durumu olmadığında ödüllendirme ve motivasyon amaçlı verilen taban ücretin, Koordinasyon Kurulunca verilip verilmemesine karar verilmiş oluyor. Bir suça iki ceza değil.”
Bakan Koca, “Sağlık Bakanlığının ilaçların ruhsatlandırma süreci uzun olduğu için ilaçları analiz etmeden piyasaya süreceği” iddialarının sorulması üzerine, “Önemli düzenlenmelerden bir tanesi. Burada özellikle ruhsat ve denetim süreci, iyileştirilerek sağlanmış oluyor. Burada Avrupa Birliği ve dünya standartlarına göre yapılan birtakım analizlerimizin mükerrerliği söz konusuydu. Bu mükerrerlik ortadan kaldırılıyor, analizlerin ortadan kaldırılma durumu söz konusu değil. Dünya standartlarına uyumlu hale getirilerek ve mükerrerliği kaldırılarak ruhsatlandırma süreci bu anlamda daha da kolaylaştırılmış oluyor.” yanıtını verdi.
]]>BURSA’da SMA Tip-1 hastası Havvanur Koca (3) için 2,5 yıl önce başlatılan valilik onaylı kampanyada gerekli paranın yüzde 63’lük bölümü toplandı. Kızının ilacı kullanabilmesi için kilo almaması gerektiğini belirten Nurcan Koca (28), “İçimi en çok acıtan şey; şu an evladımı aç bırakıyorum. Havvanur, şu an 12,5 kilogram. Bu ilacın kilo sınırı da 13,5 kilogram. Eğer Havvanur 13,5 kilogram olursa ilacı alamayacak ve ilaç alma hakkını kaybedecek. Hiçbir şekilde evladımın sesini duyuramıyorum” dedi.
Bursa’da yaşayan Nurcan Koca ile Aslan Koca (34), 2018 yılında evlendi. 3 çocuğu olan Koca ailesi, Mart 2021’de dünyaya gelen en küçük kızları Havvanur’un hareketsiz olmasından şüphelenince hastaneye götürdü. Kontrol ve tetkikler sonucunda 2 aylık Havvanur’a Spinal Musküler Atrofi (SMA) Tip-1 teşhisi konuldu. 9 aylık olduğunda yoğun bakıma alınıp, taburcu edildikten sonraki 2 aylık süreçte fenalaşıp, 5 kez hastaneye kaldırılan Havvanur için Bursa Valiliği’nden alınan izinle yardım kampanyası başlatıldı.
KAMPANYA YÜZDE 63’E ULAŞTI
Koca ailesi, valilik izinlerinin ardından Havvanur’un tedavisi için gerekli olan 1 milyon 880 bin doları biriktirebilmek için çeşitli kampanyalar yürüttü. Okullara zarf bırakıp, kermes düzenleyen, sosyal medyada paylaşım yapıp, kurdukları stantlarla kızları için bağış toplayan aile, gerekli olan miktarın yüzde 63’üne ulaştı.
“Kızımın hastalığını öğrenince dünyam yıkıldı” diyen Nurcan Koca, yaşadıklarını anlattı:
“2 aylıkken SMA hastası olduğunu öğrendik. Havvanur’un hareketsizliği vardı. Sadece göz temasları vardı. Benim evladım hiçbir şekilde hareket edemiyordu. Hastaneye getirdik, götürdük. Araştırana kadar 2 aylıkken tanısı konuldu. İlaç maalesef dolar bazında alınıyor. Fiyatı çok yüksek. Tek başımıza bir aile olarak asla başaramayız. Herkesten destek bekliyoruz. Evladımı kaybedeceğim diye çok korkuyorum. Onun bir dakikası, bir dakikasını tutmuyor. Bir bakıyorsunuz çok iyi, bir bakıyorsunuz çok kötü.”
‘BAZEN MAMA BİLE VEREMİYORUM’
Tedavi için kilo sınırı olduğunu, bu nedenle kızını aç bıraktığını ifade eden Koca, “İçimi en çok acıtan şey; şu an evladımı aç bırakıyorum. Havvanur, şu an 12,5 kilogram. Bu ilacın kilo sınırı da 13,5 kilogram. Eğer Havvanur 13,5 kilogram olursa ilacı alamayacak ve ilaç alma hakkını kaybedecek. O yüzden Havvanur’u aç bırakıyoruz. Mamadan daha çok su veriyoruz. Zaten şu an 3 saatte bir besliyorum. Bazen mama bile veremiyorum. Çünkü evladım o kiloyu alırsa ilacını alamayacak. Kampanyamız 2,5 senedir devam ediyor. Kampanyamız tamamen valilik onaylı. 2,5 senedir sadece yüzde 63’e varabildik. Hiçbir şekilde evladımın sesini duyuramıyorum. Evladıma bir şey olacak diye çok korkuyorum ve her gün o korku ile uyanıp, kalkıyorum” dedi.
‘KIZIMI PARKA GÖTÜRMEK İSTİYORUM’
En büyük hayalinin 3 kızı ile dışarı çıkıp, gezmek olduğunu söyleyen Nurcan Koca, “Şu an dört duvar arasındayız. Şu an kapıya çıkıp, bir çöp bile atamıyorum. Bir şey olacak diye evladımın yanından ayrılamıyorum. 10 ton makineye bağlı. Artık o makinelerden kurtulmak istiyoruz, her yere gitmek istiyoruz. Kızımı parklara götürmek istiyorum. Kızıma ayakkabı ve oyuncak almak istiyorum” diye konuştu.
]]>