Kolon – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 17 Jul 2024 00:00:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Gaziantep’teki Furkan Apartmanıyla İlgili Yeni Bilirkişi Raporu Açıklandı https://www.haber28.com.tr/gaziantepteki-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu-aciklandi/ https://www.haber28.com.tr/gaziantepteki-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu-aciklandi/#respond Wed, 17 Jul 2024 00:00:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25806 HABER: MEHMET OFLAZ

(ANKARA) – Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 51 kişinin ölümüne neden olan Gaziantep’in Nizip ilçesindeki Furkan Apartmanıyla ilgili hazırlanan yeni bilirkişi raporunda; “Statik Proje Müellifi’nin, Yapım Sorumlusu Müteahhidin, Teknik Uygulama Sorumlusu (TUS), Fenni Mesul, Şantiye Şefi’nin, Projesiz ve ruhsatsız olarak yapılan teras kat ilavesi ile zemin ve asma katlarda yapılan tadilat ve değişikliklerden sorumlu olan kişi veya kişilerin, belediyenin ilgili birimindeki yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişilerin asli kusurlu olduğu” belirtildi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Gaziantep’in Nizip ilçesinde yalnızca Furkan Apartmanı yıkılmıştı. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede tutuklu sanıklar Eyüp Öğüt, Faik Öğüt, Nejdet Alpay, Yılmaz Şahin Yurtyapan, tutuksuz sanıklar Abdullah Devrim Sever, Hasan Hüseyin Sever hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

Son duruşmada mahkeme, firari sanıklar ve binanın müteahhitleri Abdullah Devrim Sever ve Hasan Hüseyin Sever hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartılmasına karar vermişti. Mahkeme, ayrıca bilirkişi raporunun yetersizliği nedeniyle Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden yeni bilirkişi raporu talep etmişti.

ASLİ VE TALİ KUSURLULAR…

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin 7 kişilik akademisyen heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; “Statik Proje Müellifi’nin, Yapım Sorumlusu Müteahhidin, Teknik Uygulama Sorumlusu (TUS), Fenni Mesul, Şantiye Şefi’nin, Projesiz ve ruhsatsız olarak yapılan teras kat ilavesi ile zemin ve asma katlarda yapılan tadilat ve değişikliklerden sorumlu olan kişi veya kişilerin, belediyenin ilgili birimindeki yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişilerin asli kusurlu olduğu” kaydedildi. Raporda, belediyenin yapı kontrol ile diğer ilgili birimlerin tali kusurlu olduğu belirtildi.

ZEMİN ETÜT RAPORU YOKMUŞ!

Bilirkişi raporunda, “Furkan Apartmanı’nın proje aşamasında zemin raporunun olmadığı, statik proje içeriğinin yeterli olmadığı, temel boyutlarının yetersizliği, temel zemin emniyet gerilmesi yetersizliği ve kolon donatı alanı yetersizliğinin tespit edildiği” belirtildi. Raporda, apartmanın yapım aşamasında ise rölöve ve projedeki taşıyıcı sistem eleman sayısı ve boyut uyumsuzluğu ve donatı detaylandırması yetersizliğine işaret edildi. Ayrıca, Furkan Apartmanı’nın iş bitim aşamasında da proje ile uygulama arasında farklılık olduğuna vurgu yapıldı.

KOLONLAR KESİLMİŞ!

Raporda, şu tespitler yer aldı:

“Dosya kapsamında heyete gönderilen bütün raporlar ve kanıtları dikkate alındığında; taşıyıcı sistem elemanlarının bazılarının inşasında statik projeye göre kesit ve yerleşim aksı farklılıklarının olduğu, binanın taşıyıcı sistem elemanlarının inşasında donatı detaylandırma (entriye sıklaştırması, kanca, gönye vb.) yetersizliklerin olduğu kanaatine varılmıştır.

Dosya kapsamındaki heyete gönderilen bütün raporlar dikkate alındığında, binanın inşası tamamlandıktan ve kullanıma başlandıktan sonra zemin, asma ve teras katlarda projesiz ve izinsiz bir şekilde eklentilerin yapıldığı tespit edilmiştir. Heyete gelen bütün raporlar ve kanıtları ortak bir şekilde değerlendirildiğinde, S11 kolonunun bina inşası tamamlandıktan sonra kesildiği, bodrum katta bulunan S4A ve S5A kolonların inşa edilmediği, bu kolonların yan kısımlarında bulunan S3A ve S4A kolonlarının ise kaydırılarak inşa edildiği değerlendirilmiştir.”

“BİR ADET KOLONUN KESİLDİĞİ AÇIKKEN…”

Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuşan mağdurların avukatı Mehmet Aykut Başderici, “Sürecin başından itibaren kusur durumu belli olmayan sanıklar hakkında en azından yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol talebimiz reddedildiği için şu anda sanıkların savunması mahkemece alınamamakta. Savunması alınmayan sanıklarla ilgili cezalandırmaya yönelik hüküm verilemeyeceği için kuvvetle muhtemeldir ki yakalama emri olanların dosyası tefrik edilecek ve diğer savunması alınanlarla ilgili karar verilecektir. Ancak firari kişilerin savunmasının alınmadan da diğer sanıklar hakkında hakkında karar verilmesinin uygun olmadığını düşünüyoruz.” dedi.

Kahramanmaraş’ta Ezgi Apartmanı’nda kolon kesen kişilere karşı “olası kast ile adam öldürme suçu”na yönelik iddianame düzenlendiğini hatırlatan Başderici, “Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden gelen bilirkişi raporlarında Furkan Apartmanı’nda bir adet kolunun kesildiği açık bir şekilde meydanda iken bilinçli taksirle adam öldürmeye yönelik cezalandırma istemek bizce usul ve yasaya aykırı olacak.” diye konuştu.

Davanın bir sonraki duruşması 26 Nisan’da görülecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/gaziantepteki-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu-aciklandi/feed/ 0
İçmimarlar, binalardaki tadilat hatalarına dikkat çekti https://www.haber28.com.tr/icmimarlar-binalardaki-tadilat-hatalarina-dikkat-cekti/ https://www.haber28.com.tr/icmimarlar-binalardaki-tadilat-hatalarina-dikkat-cekti/#respond Fri, 28 Jun 2024 00:36:41 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23130 İçmimarlar Odası İstanbul Şubesi Başkanı Herdem Süer, binalarda yapılan tadilatların önemli olduğunu belirterek, kolonlara bir delik dahi açılmaması gerekirken kolon ve kiriş kesilmesine kadar, yani komple yok edilmesine kadar giden süreçleri maalesef gördüklerini söyledi.

Süer ile Demirarslan, 9 Nisan’daki “Mimar Sinan’ı Anma ve Mimarlar Günü” dolayısıyla binalardaki ölümcül tadilat hataları ile iç mimari projelerde dikkat edilmesi gereken unsurları AA muhabirine anlattı.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından İçmimarlar Odası yöneticileri olarak bölgeye gittiklerini ve yapılardaki hasarlara ilişkin rapor hazırladıklarını belirten Süer, binaların taşıyıcı unsurları olan kolon ve kirişlerin kesilmesinin, deprem sırasında binaların çökmesinde önemli etkenlerden biri olduğunu söyledi.

İzmir, Van ve Elazığ depremlerindeki inceleme ve araştırma sonuçlarını da aktaran Süer, bütün depremlerde kolonları ve kirişleri kesilmiş çöken binalarla karşılaştıklarını belirterek, “En alt katta bir market, kafe veya bir galeri yapıyorlar ve taşıyıcı unsurlara müdahale ediyorlar. Kolonlara bir delik dahi açılmaması gerekirken kolon, kiriş kesilmesine kadar, yani komple yok edilmesine kadar giden süreçleri maalesef gördük.” ifadelerini kullandı.

Kartal’da 2019’da çöken Yeşilyurt Apartmanı gibi İstanbul’da kendiliğinden çöken binalar olduğunu hatırlatan Süer, “Şöyle düşünün. Bir yapının dört ayağı var. Birini kestiğiniz zaman o yapının ayakta kalması mümkün olmuyor. Bir binanın altında 10 tane, 20 tane kolon var. Bu kolonlardan bir tanesini bile kestiğiniz zaman o binanın bütün direncini bitirmiş oluyorsunuz. Bu da tabi ki ne kadar dirençli olsa da binanın yıkılmasına yol açıyor.” diye konuştu.

Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında mevcut yapıların revizesi sırasında iç mimarlara danışılması taleplerini de dile getiren Süer, yapılarda iç mimari projesinin kullanılması neticesinde maliyetin azalması, ergonomik tasarımların oluşması ve toplum sağlığının korunabilmesi için gerekli olduğunu söyledi.

Tadilatlar iç mimari proje ile yapılmalı

Beşiktaş’ın Gayrettepe Mahallesi’ndeki bir gece kulübünde 29 kişinin öldüğü yangının tadilat sırasında meydana geldiğine dikkati çeken Süer, şunları kaydetti:

“Buralarda gördüğümüz şey aslında bir iç mimari projenin olmayışı ve iç mimarların kontrolör olmayışı. Gayrettepe’den örnek vermek gerekirse işçi, elinde kaynak makinesiyle çalışıyor ve burada akustik malzemeler alev alıyor. Orada iç mimarın kontrolör olması gerekiyor ki buna müdahale edebilsin. İç mimari projeler olsa belediyeler ruhsat verirken bilecekler, ‘Burada şöyle bir proje var, taşıyıcı unsurlara müdahale edilmiş veya edilmemiş’ diye bir bilgi sahibi olacaklar. İç mimar taşıyıcı unsura müdahale etmez, etmemesi gerektiğini bilir. Orada nasıl bir yönlendirme yapacağını, süreci nasıl yöneteceğini bilir. Bu anlamda tüm yapıda tadilat projelerinde iç mimari proje kullanılması zorunlu hale gelmesi gerekiyor. Biz bu talebimizi dile getiriyoruz. İç mimari proje olursa hem kent estetiğine hem insan sağlığına daha faydalı bir şehir oluşturabiliriz. Çünkü depremlerde can kayıplarının yüzde 40’ı gibi bir oran kolon, kiriş kesilmesinden oluyor.”

İç mekanlar da depreme uygun hale getirilmeli

İçmimarlar Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aslıhan Demirarslan ise binalarda eşyaların doğru bir şekilde sabitlenmesinin önemine dikkati çekti.

6 Şubat depremlerinin şiddetli yıkıcılığına rağmen ayakta kalmış bir apartmanda tabakların bile hareket etmeden kalabildiğini anlatan Demirarslan, şöyle konuştu:

“Adıyaman’da bir apartmanın en alt katında bir züccaciye dükkanında raflar ve hatta raflarda tabaklar bile hareket etmemişti. Hemen yan binada olan tahribat o binada gerçekleşmemişti. Burada tabi ki yapının mimar ve mühendisler tarafından depreme uygun üretilmesi ve yapılması ayrı bir konu ama içerideki sistemin iç mimarlar veya bilinçli kişiler tarafından sabitlenmesi, bunun önlem olarak alınması ayrı bir konu. Bu noktada halkın bilinçlenmesi gerekiyor. Sadece temelin ve binanın yapımının depreme uygun olup olmadığını kontrol etmekten ziyade iç mekanda oluşturacağınız alanda da profesyonel iç mimari destek alınmasını öneriyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/icmimarlar-binalardaki-tadilat-hatalarina-dikkat-cekti/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremde 35 kişinin öldüğü Ezgi Apartmanı’na ilişkin davanın görülmesine başlandı https://www.haber28.com.tr/kahramanmarasta-depremde-35-kisinin-oldugu-ezgi-apartmanina-iliskin-davanin-gorulmesine-baslandi/ https://www.haber28.com.tr/kahramanmarasta-depremde-35-kisinin-oldugu-ezgi-apartmanina-iliskin-davanin-gorulmesine-baslandi/#respond Sun, 24 Mar 2024 03:12:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11244 “Asrın felaketi” olarak nitelenen 6 Şubat 2023’teki depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş’ta, 35 kişinin yaşamını yitirdiği 10 katlı Ezgi Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin ikisi tutuklu, biri tutuksuz, ikisi firari 5 sanığın yargılanmasına başlandı.

4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, tutuklu sanık Mehmet Tekin, tutuksuz sanık Yakup Aktaş, müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık Ertan Danacı ise bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.

Tutuklu sanık Ertan Danacı, iç mekan tasarımcısı olarak binada dekorasyon işi yaptığını, kolon kesilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yaptığı çalışma sonrasında ilgili kurumların herhangi bir aykırılık olmadığına dair rapor verdiğini savundu.

Binanın altında bulunan pastanedeki tadilatlar ile bu binanın yıkımının hiçbir ilgisinin bulunmadığını öne süren Danacı, “Pastanede tadilat yapılmasa dahi o binanın ayakta kalma şansı yoktur. Binanın beton dayanımı ve demirleri oldukça kalitesizdir. Bu yüzden pastanede yapıldığı iddia edilen tadilatlarla ilgili analiz yapılırsa, bu iddia edilen tadilatların yıkıma etkisinin olmadığı görülecektir.” dedi.

Danacı, binanın projesinde bulunan ancak uygulamada yapılmayan yerler olduğuna değinerek, mimari statik projede olmamasına rağmen binanın en statik bölgesine kaçak kat yerleştirildiğini, 8 metre uzunluğundaki taşıyıcı perdenin yapılmadığını ve binanın zemin etüdünün olmadığını savundu.

Kim tarafından ne zaman kesildiği bilinmeyen bir kolonun kepçe ile kazılarak çıkarıldığını belirten Danacı, şöyle devam etti:

“Sadece zemin ile asma kat arasında bulunan ama diğer 9 katta bulunmayan kolonun kesildiği görülmüş ve bunun yıkıma etkisinin araştırılması gerekmektedir. Ancak bu raporda dikkate alınmamış, herhangi bir akstan geçmiyor ve temelle bağlantısı yok. Bu kolona yükleme yapılmadığı için taşıyıcı olma özelliğe de yoktur. Bu direğin asma kat dışında düşey olarak yük taşımasına olanak yoktur. Bu raporların daha uzman bir yere gösterilmesi gerekmektedir.”

Fenni mesul tutuklu sanık Mehmet Tekin de hakkındaki iddiaları reddederek sürekli raporların konuşulduğunu ancak mühendislikten bahsedilmediğini söyledi. Tekin, “Burada her kolonda ve kirişin iki ucunda yükler sıfırlanır. Bir önceki kolon diğerine yük aktarmaz. Eğer oradaki bir kolon kaldırılırsa, o zaman kiriş kendisini imha etmeye çalışır.” dedi.

“İlk başta ‘kolon yok’ dediler ama statikte gözüküyor”

Binanın 1978 yönetmeliğine göre yapıldığını ancak 2018 yönetmeliğine göre ele alındığını belirten Tekin, binaya hazır beton dökmelerine rağmen kendilerine hala içinden çıkan kağıt parçalarından bahsedildiğini, bu konunun fizik kuralları çerçevesinde ve mühendislik açısından bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Tekin, “İlk başta ‘kolon yok’ dediler ama statikte gözüküyor. Daha sonra ‘bu kolon buraya hiç yapılmamış’ dediler, var olduğunu nasıl kabul ettiniz? Şimdi hangi güç ile ‘bu kolonun kesilmesi binanın yıkımına etki etmez’ diyorsunuz? Burada binanın hasar gören yeri belli ama hala neden yıkıldığını tartışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

60 yıllık mühendis olduğunu dile getiren Tekin, Ezgi Apartmanı’nda donatı ve betonun kalitesiz olduğu iddia edilse de o dönemde aynı ekiple yaptıkları Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi, Vali Konağı, Kahramanmaraş Müzesi gibi binaların hala sağlam olduğunu kaydetti.

Tutuksuz sanık Yakup Aktaş ise Ezgi Apartmanı’nı 8 şiddetindeki depreme dayanıklı olarak yaptıklarını savunarak, şöyle konuştu:

“O dönem bunun projesi Kahramanmaraş’ta 1 liraya yapılıyorken, ben bunu Ankara’da 10 liraya yaptırdım çünkü burada yapacak statikçi yoktu. Binanın projesini nervürlü demire göre yaptırdım. O dönem bu demir bulunmuyordu, yurt dışına ihraç ediliyordu gittim Hatay’dan getirttim. Kültür Sitesi’ndeki şantiyeme indirdim. Ben malzemeden çalmam, beni herkes bilir.”

Binaya torununun adını vermiş

4 defa vergi rekortmeni olduğunu, 1996 ile 1999 yıllarında Cumhurbaşkanı’ndan plaket aldığını anlatan Aktaş, ilk torunu Ezgi’nin adını binaya verdiğini, bu binayı saygın bir insan olarak eksik yapmayacağını savundu.

Aktaş, “2003 yılında yaşanan ekonomik krizde iflas ettim. Binanın alt tarafı iki ayrı büroydu, birisi bana ait diğer taraf Lütfi Bilir’e aitti. Ben iflas edince burası bankaya geçti, onlar da pastaneye sattılar. Binanın aradaki taşıyıcı perdeyi kırıp birleştirdiler ve 400 metrekare yaptılar. Benim yaptığım 23 tane bina var sadece ikisi yıkılmış. İki binada da kat malikleri tarafından kolon kesme ve dükkan genişletmeyle ilgili şikayetler var.” diye konuştu.

Binada 1999’dan beri apartman görevlisi olarak çalışan müşteki Mulla Kenger, kapıcı dairesinin iş yerine dahil edildiğini, kendisinin de 4. kata apartman yönetimiyle yapılan anlaşmayla yerleştirildiğini, 2017’de pastanede geniş çaplı tadilat yapıldığını, aynı iş yerinin daha önce boyacıyken gördüğü kolonu tadilat sonrası görmediğini söyledi.

Müştekilerin dinlendiği duruşma bugün devam edecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kahramanmarasta-depremde-35-kisinin-oldugu-ezgi-apartmanina-iliskin-davanin-gorulmesine-baslandi/feed/ 0