Konusunda – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 17 Jul 2024 03:36:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kritik ziyareti öncesi Irak’tan açıklama: İlişkilerde sıçrama yaşanacak https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-kritik-ziyareti-oncesi-iraktan-aciklama-iliskilerde-sicrama-yasanacak/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-kritik-ziyareti-oncesi-iraktan-aciklama-iliskilerde-sicrama-yasanacak/#respond Wed, 17 Jul 2024 03:36:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25869 Irak Hükümet Sözcüsü Basim el-Avvadi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak ziyaretiyle iki ülke ilişkilerinde “niteliksel sıçrama” yaşanacağını söyledi.

Avvadi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 22 Nisan’da Irak’a gerçekleştireceği ziyaretin iki ülke ilişkilerine yansımaları ve ziyaretten beklentileri AA muhabirine değerlendirdi.

“İLİŞKİLERDE SIÇRAMA YAŞANACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak ziyareti için hazırlıklara yaklaşık bir yıl önce başlandığını belirten Avvadi, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ziyaretiyle Irak- Türkiye ilişkilerinde önemli ve niteliksel bir sıçrama yaşanacak.” dedi. Avvadi, Erdoğan’ın Bağdat temaslarında masada olacak “su meselesi, Kalkınma Yolu Projesi, terör örgütü PKK’nın Irak’taki varlığı ve Türk şirketlerinin Irak’taki yatırımları” konularına ilişkin ortak komisyonların çalışmalarının sona erdiğini ifade etti.

“KALKINMA YOLU PROJESİ’NİN EN ÖNEMLİ MERKEZLERİ IRAK VE TÜRKİYE’DİR”

“Su meselesinde Başkan Erdoğan ile Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani arasında çok önemli ve stratejik anlaşma imzalanacak.” diyen Avvadi, “Türkiye, su yönetimi ve suyu değerlendirme konusunda dünyadaki başarılı ülkelerden biri ve bu alanda büyük tecrübeye sahiptir. Bu çerçevede büyük ve sürpriz bir anlaşmaya imza atılacak.” ifadelerini kullandı.

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani

“TERÖRİSTLERİN HİÇBİR PARTİ VEYA SİYASİ FAALİYETLERİ OLMAYACAK”

Irak Ulusal Güvenlik Konseyi’nin terör örgütü PKK’yı Irak’ta “yasaklı örgüt” olarak tanımladığını anımsatan Avvadi, şunları kaydetti: “Onlara (PKK) Irak’ta Birleşmiş Milletler (BM) denetiminde ‘mülteci’ statüsü verilecek ve hiçbir parti veya siyasi faaliyetleri olmayacak. Bu, hemen hemen Irak ve İran arasında imzalanan güvenlik anlaşmasına benzer bir şekilde olacak.”

KALKINMA YOLU PROJESİ

Kalkınma Yolu Projesi’ndeki Irak ve Türkiye ortaklığına vurgu yapan Avvadi, bu projenin Erdoğan’ın Irak ziyaretinin en önemli ayağını oluşturduğunu söyledi. Avvadi, “Kalkınma Yolu Projesi’nin en önemli merkezleri Irak ve Türkiye’dir. Bu konuda da önemli anlaşmalar yapılacak. Türk şirketlerinin bu proje kapsamında Irak’taki rolü de değerlendirilecek.” ifadelerini kullandı.

Irak petrolünün yeniden Türkiye’ye ihracatı meselesinin Türkiye tarafından çözüme kavuştuğunu aktaran Avvadi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Petrol ihracatı meselesi Bağdat merkezi hükümetiyle Kürdistan Bölgesel Hükümeti (IKBY) arasında bir meseleye dönüştü. Esasen bu konudaki gecikme, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin petrol ihracatı konusunda orada faaliyet gösteren şirketlerle imzaladığı anlaşmalardan kaynaklanıyor. Bu şirketlerin artık Irak Federal Petrol Bakanlığı ve Irak Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) ile müzakere aşamasına geçmesi gerekiyor. Petrol Bakanlığının da kendisine ait yasalarının yanı sıra Anayasa’ya karşı sorumluluğu söz konusu. Bu konu, Başbakan Sudani’nin Washington ziyareti sırasında genişçe tartışıldı.”

“ERDOĞAN’IN ZİYARETİYLE ORTAK TİCARET HACMİ ARTACAK”

Öte yandan Irak Ticaret Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Riyad Fahir el-Haşimi de Türkiye ile mevcut ticaret hacminin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bağdat ziyaretiyle artabileceğini ifade etti.

Erdoğan’ın Irak ziyareti sırasında iki ülke arasında “ortak ticaret komisyonu” kurulması için anlaşma imzalanacağını kaydeden Haşimi, şöyle konuştu: “Irak ile Türkiye arasındaki ortak ticaret hacmi şu an yaklaşık 16 milyar dolar. Bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti sonrası oluşacak pazara göre artabilecek.”

“ÇOK UZUN ZAMANDIR BU ZİYARET HAZIRLIK YAPMAKTAYIZ”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da, Moritanya Dışişleri Bakanı Muhammed Salim Merzuk ile Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliğindeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Bakan Fidan, konuşmasının ardından bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak ziyaretine ilişkin sorusu üzerine, 2011’den itibaren ilk defa Cumhurbaşkanı düzeyinde Irak’a ziyaret gerçekleştirileceğini dile getirerek, “Çok uzun zamandır bu ziyarete hem Irak tarafı, hem Türkiye tarafı olarak büyük önem vermekte ve hazırlık yapmaktayız. Devam eden yoğun çalışmalar var.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak ziyaretinin en verimli şekilde gerçekleşmesini hedeflediklerini söyleyen Fidan, Erdoğan’ın Türkiye-Irak ilişkilerindeki vizyonunun Türkiye’nin bölgeye ilişkin vizyonunu yansıttığını kaydetti. Fidan, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani hükümetinin kalkınmayla ve siyasi istikrarla ilgili attığı adımları desteklediklerinin altını çizerek, “Irak, uzun yıllardır çok sıkıntılı dönemlerden geçti. Siyasi istikrarın sağlanması çok güç oldu. Siyasi istikrar olmadığı zaman da özellikle halkın ihtiyacı olan temel hizmetlerin götürülmesi konusunda da büyük problemler yaşandı.” dedi.

TÜRKİYE, IRAK’A DESTEK OLMAYA HAZIR

Irak’ın büyük potansiyele ve imkanlara sahip olmasına rağmen temel hizmetlerin halka ulaştırılması konusunda da büyük sıkıntılar yaşadığını belirten Fidan, mevcut Irak hükümetinin bu konuda büyük farkındalık geliştirdiğini söyledi. Fidan, Irak ve Türk hükümetlerinin, bu sıkıntıların giderilmesi için neler yapılabileceği konusunda görüştüğüne değinerek, Türkiye’nin, sulama sistemi, eğitim, sağlık, altyapı, ticaret ve enerji gibi alanların geliştirilmesi için “her türlü desteği” vermeye kararlı olduğunu vurguladı.

Uzun zamandır bakanlar, bürokratlar ve iş adamları düzeyinde Irak ile çeşitli temasların yoğun şekilde devam ettiğini bildiren Fidan, gelinen “olgunluk noktası” itibarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak’a ziyareti ve Stratejik Çerçeve Anlaşması’nın imzalanması konusunda mutabık kalındığını söyledi.

BÖLGEDE İSTİKRAR VE REFAH VURGUSU

Fidan, Stratejik Çerçeve Anlaşması’yla çok alanda ve aynı anda nasıl işbirliği yürütülebileceğinin stratejik vizyonunun ortaya konacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Bu, iki ülke ilişkilerinin geleceği açısından önemli bir yol haritası teşkil edecek. İlişkilerimizi, daha önce de söylemiştim, kurumsallaştırarak ileriye götürmek, başarıyı bir tesadüf olmaktan çıkartmak, daha sistemli hale getirmek ve iki ülke arasındaki ilişkilerde kalıcı faydaları ortaya koymak arzusundayız.”

Bölgenin ve Irak’ın iç karışıklıklarla, savaşla ve çatışmayla anılmasını istemediklerinin altını çizen Fidan, bu sebeple, ekonomik kalkınmanın ve siyasal istikrarın esas olmasını temenni ettiklerini belirtti. Fidan, Türkiye’nin terörle mücadele konusundaki yoğun temaslara ve işbirliği arayışlarına işaret ederek, “Irak’taki mevcut siyasal dengeleri çok fazla rahatsız etmeden, terörle mücadelede nasıl büyük adımlar atılabileceği” hususunda Bağdat hükümetiyle çok yoğun görüşmeler içerisinde olduklarını kaydetti.

IRAK İLE TEMASLAR

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin’in koordinasyonunda Irak Savunma Bakanlığı, istihbarat ve diğer güvenlik kurumlarından Türkiye’ye gelen heyete işaret eden Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu ile Irak’ı ziyaret ettiğini hatırlattı. Fidan, şunları söyledi: “Bu ziyaretimiz esnasında Cumhurbaşkanı’mızın Irak’a yapacağı ziyaretin stratejik çerçevesini de Iraklı muhataplarımızla uzun uzun tartışmıştık. Biz, Irak-Türkiye ilişkilerinin bölgemizde önemli bir örneklik teşkil edeceğine inanıyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanı’mızın da çok önem verdiği Kalkınma Yolu Projesi’nin hayata geçmesi durumunda hem Irak halkı için, hem bölge halkları için çok önemli bir örnek teşkil edeceğine inanıyoruz.”

Dışişleri Bakanı Fidan, bölgenin çatışmalarla, karışıklıklarla ve istikrarsızlıklarla değil kalkınmayla, teknolojiyle, refahla, istikrarla, kültürle ve sanatla gündeme gelmesi gerektiğini dile getirdi.

IRAK’IN GAZZE KONUSUNDA TÜRKİYE’YE DESTEĞİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak ziyaretinde İsrail’in Gazze’ye saldırılarının da ele alınacağını bildiren Fidan, Bağdat hükümetiyle Gazze konusunda aynı hassasiyetleri paylaştıklarına dikkati çekti. Fidan, Irak’ın uluslararası sistemde Gazze’ye ilişkin Türkiye’ye destek verdiğini, oylamalarda Türkiye ile hareket ettiğini vurgulayarak, “Cumhurbaşkanı’mızın Erbil ziyareti esnasında da özellikle bölgesel yönetim yetkilileriyle bir araya gelerek kendilerine verdiğimiz destek, aramızdaki ilişkinin artırılması, Irak iç istikrarının ve barışının sağlanmasında kendilerine düşen birtakım rollerinin hatırlatılması konusunda da kendileri eminim vizyonlarını paylaşacaktır.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-kritik-ziyareti-oncesi-iraktan-aciklama-iliskilerde-sicrama-yasanacak/feed/ 0
Anka Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam’ın Kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: Ekonomide Seçim Sonrası Süreci Şimdi Başlıyor https://www.haber28.com.tr/anka-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-ekonomide-secim-sonrasi-sureci-simdi-basliyor/ https://www.haber28.com.tr/anka-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-ekonomide-secim-sonrasi-sureci-simdi-basliyor/#respond Sun, 07 Jul 2024 03:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23975 ERDAL SAĞLAM

Seçim sonrası ekonomide beklenen hareketlenme, uzun bayram tatili nedeniyle, biraz gecikmeyle bu hafta başlayacak. İran- İsrail gerginliği nedeniyle, seçimden sonra başlayan döviz rezervlerindeki seyrin ne olacağı merak ediliyor. Ekonomi yönetimi de alınacak yeni tedbirler konusunda çalışmalarını hızlandıracak.

9 günlük bayram tatili olmasına rağmen, bu bayramda yurt içi seyahatlerin nispeten düşük kaldığı gözleniyor. Bu nedenle, tam rakamı belli olmamakla birlikte, piyasadaki likiditenin geçen yılki bayram tatillerinde olduğu kadar artmadığı, emisyon hacmindeki artışın düşük kaldığı tahmin ediliyor.

Artış çok fazla olmasa bile, böyle dönemlerde hep görüldüğü gibi, emisyon hacminin önümüzdeki hafta içinde yeniden dengelenmesi, piyasaların da birkaç gün sonra normal trendine girmesi bekleniyor. İktisatçılar, seçim sonrası piyasalarda oluşacak yeni dengenin önümüzdeki hafta ortalarından itibaren belirginleşmeye başlayacağı görüşündeler.

Seçim öncesinde başlayan döviz rezervlerindeki iyileşmenin bayram tatiline kadar sürdüğü gözlendi. Bayram öncesinde piyasaların açık olduğu 1,5 günde de yaklaşık 2 milyar dolar civarında bir rezerv artışı kaydedildiği tahmin ediliyor. Rezerv artışının bu hafta da devam edip etmeyeceği konusunda ise tahminlerin değişik olduğu gözleniyor. Geçtiğimiz hafta tırmanan İran-İsrail gerginliğinin uluslararası finans piyasalarını derinden etkilediği gözlenirken, küresel risk iştahının belirgin biçimde azaldığı görülüyor.

O nedenle Türkiye’ye yabancı sermaye girişinin, geçtiğimiz iki haftada olduğu kadar yüksek olup olmayacağı merakla bekleniyor. İsrail-İran gerginliği ve olası çatışmaların küresel ekonomide olduğu gibi, bizi de, özellikle de döviz girişlerini yakından etkilemesi bekleniyor.

Döviz girişlerinin hızlı seyrini koruması halinde Merkez Bankası’nın önümüzdeki haftadan itibaren para politikası çerçevesinde değişiklik yapması gerekebilir. İktisatçılar döviz girişleri nedeniyle Merkez Bankası’nın satın aldığı döviz karşılığı TL’yi piyasaya vermesinin, piyasadaki likidite dengesini bozduğuna dikkat çekiyorlar. Rezerv artışının devam etmesi halinde Merkez Bankası, yüzde 52-53 ile faiz koridorunun üstünden fonladığı piyasaları, likidite fazlası nedeniyle daha düşük faizle fonlamak zorunda kalabilir. Çünkü rezerv karşılığı oluşan likidite fazlası, bankaların fon ihtiyacını azaltıyor.

Bu durumda ise likidite fazlası olan bankaların TL mevduat faizlerini indirmesi sonucu ortaya çıkabilir. Halbuki Merkez Bankası üst limitten fonlama yaparak bankaları TL mevduata daha fazla faiz vermeye itmiş ve geçtiğimiz hafta TL mevduat faizleri yüzde 46’ye kadar çıkmıştı. Likidite fazlası nedeniyle mevduat faizlerinin düşmesi, TL’ye dönüş konusunda yeniden tedirginlik oluşmasına, bu da sıkı para politikası etkinliğini azalmasına neden olabilir.

ALINACAK TEDBİRLER FATURANIN KİME KESİLECEĞİNİ GÖSTERECEK

İşte bu nedenle rezerv artışının sürmesi halinde Merkez Bankası’nın yeni önlem almak zorunda kalabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda likidite fazlasının ya “likidite bonosu” çıkartılarak ya da zorunlu karşılık oranları artırılarak geri çekilmesi gerekebilir. Buna karşılık iktisatçılar, Merkez Bankası’nın bu sözü edilen “teknik gerekçeler” gerekçesiyle, politika faiz oranını yükseltmek zorunda kalabileceğini şimdiden konuşmaya başladılar.

Piyasalardaki yeni dengeyi görmek için hem küresel çatışma ortamına ilişkin haberlerini yakından izlemek, hem de piyasaların bayram tatili sonrası dengelenmesini beklemek gerekecek. Piyasalardaki bu beklentilere karşılık, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yeni dönemde enflasyonla mücadele kapsamında alacağı yeni tedbirler konusunda hazırlıklarını yoğunlaştırması bekleniyor.

Bakan Mehmet Şimşek’in enflasyonla mücadele politikalarının devam edeceği kesinleşti ama alınacak önlemler konusunda henüz netlik bulunmuyor. Bakan Şimşek, “alınacak güçlü mali tedbirlerle para politikasına enflasyonu düşürmek için katkı verileceğini” söylemişti. Şimdi artık sıra, mali dengenin sağlamlaştırılması için gereken vergi tahsilatını artıracak, kamu yatırımlarını kısacak yeni tedbirlerin alınmasına geliyor.

Ankara’da bürokrasi çevrelerinde, alınacak kararlar konusunda seçimden önce yoğun çalışmalar yapıldığı, belirli bir çerçevenin ortaya çıktığı, gereken yasalar ve alt düzenlemelerin büyük ölçüde hazırlandığı konuşuluyor. Ancak bu tedbirlerin detayı konusunda fazla bir haber kamuoyuna yansımış değil.

Alınacak tedbirlerin bir önemi de, önümüzdeki dönem için enflasyonla mücadelenin faturasının hangi kesimlere çıkacağını belli etmesiyle görülecek. Sermaye kesimine tanınan vergi istisnalarının azaltılmasına, varlık üzerinde alınan vergilere ağırlık verilmez, kamu tasarrufu sembolik düzeyde kalırsa, o zaman dar ve sabit gelirlinin “faturanın yükünün yine tümüyle kendi omuzlarına yıkılacağı” konusunda tedirgin olması kaçınılmaz.

Özellikle artan yoksulluk nedeniyle seçimlerde büyük fatura ödediği belli olan AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, şimdiye kadar kollanan kesimlere yine dokunmayıp, dar ve sabit gelirli üzerine daha fazla yüklenmesi halinde siyasi faturanın daha da büyüyeceğini anladığı konuşuluyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/anka-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-ekonomide-secim-sonrasi-sureci-simdi-basliyor/feed/ 0
CHP İstanbul İl Başkanlığı binası satın alma sürecindeki soruşturmada Canan Kaftancıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı https://www.haber28.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligi-binasi-satin-alma-surecindeki-sorusturmada-canan-kaftancioglunun-ifadesi-ortaya-cikti/ https://www.haber28.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligi-binasi-satin-alma-surecindeki-sorusturmada-canan-kaftancioglunun-ifadesi-ortaya-cikti/#respond Sun, 19 May 2024 05:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18652 GAYE ŞEYMA CAN

2019 yılında CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınması sürecinde bir avukatlık bürosunda çekilen “para sayma” görüntülerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında CHP eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun ifadesinde, “Avukat bey tapu konusunda sıkıntı olmayacağını, mal sahibinin tapuyu aldıktan sonra pazarlığı yapabileceğimizi ancak mal sahibinin binanın gerçek değerinin tapuda resmi olarak gösterilmesini kabul etmeyeceğini söyledi. Siyasi partiler taşınmaz satın alımlarında herhangi bir vergi ödemedikleri için ben özellikle satın alınan gerçek değerin tapuda resmi olarak gösterilmesi konusunda ısrarcı oldum” dediği öğrenildi.

Görüntülerin sosyal medyaya yansıması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla resen soruşturma başlatıldığını açıklamıştı. CHP İstanbul İl Başkanlığı da görüntüleri yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacağını duyurmuştu. Soruşturma kapsamında 6 kişi şüpheli sıfatıyla 1 kişi ise tanık sifatıyla ifade vermişti. Eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Kaftancıoğlu’nun da ifadesinde paranın bir kısmının elden verilmesi konusunda mal sahibinin ısrarcı olduğunu belirterek şunlara değindiği öğrenildi:

İLK İFADEYE ÇAĞIRILAN BEN OLSAYDIM İFADE VERMEYİ REDDEDERDİM

-Yasadışı yollarla elde edilen görüntü nedeniyle şüpheli olarak ifadeye çağrılmış olmamın hukuki tanımını yapamıyorum ve ilk ifadeye çağrılan ben olsaydım eğer ifadeye geldiğimde öncelikle bu gayrimeşru yollarla elde edilen görüntüler nedeniyle ifade vermeyi kabul etmezdim. Önce bu gayrimeşru görüntülerle ilgili sebep olanların ve sebep olanlarla ilgili sürecin ortaya çıkarılmasını ve bu husus ortaya çıkarıldıktan sonra bildiğim her şeyi anlatacağımı ifade ederdim. Ama madem benden önce davet edilen arkadaşlar ifade vermişler, dolayısıyla şu anda her ne kadar şüpheli

sıtatıyla çağrılmış da olsam ben de sürece dair bilgi vermek üzere geldim.

İL BAŞKANI OLDUĞUMDA EL BİRLİĞİYLE BİR BİNA ALACAĞIZ DEMİŞTİM

-2018 Şubat ayında CHP İstanbul İl Başkanı olduğumda İstanbul örgütünün il kongresinde bir şey söylemiştim, “İstanbul’u yeniden halka

vereceğiz” Bu birincisiydi. Bir seyi de özellikle söylemiştim, o güne kadar yapılan bütün il kongrelerinde adaylar İstanbul İl Başkanlığına yeni bir bina alacakları söz vermişler ama ne yazık ki alamamışlar. Ben de il kongresine giderken kimi arkadaşlar, ‘Adet olduğu üzere siz de kongrede herhalde bir il binası özü verirsiniz” dediklerinde ‘Ben söz vermeyeceğim ama Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul örgütüne yakışan bir binayı İstanbul örgütü ile birlikte inşallah el birliğiyle alacağız’ yapacağız demiştim.

İL BİNASI BİR İHTİYAÇTIR

-İstanbul örgütüne yakışan bir bina bakılmaya başlanıldı. Hatırlanacağı üzere tam bu çalışmalar yapılırken bir erken seçim kararı alındı. Cumhurbaşkanlığı seçimi. Siyasi partilerde takdir edilir ki seçim çalısmaları daha önceliklidir. Dolayısıyla seçim çalışmaları başladı, bitti ve devamında yerel seçim çalışmaları başladı. Bu arada hala il binasi alımı için araştırmalar devam ediyordu. Biz seçimlere giderken binalar sistematik çalışmak için bir ihtiyaçtır ve Şişhane’deki binamızın metrekaresi ve koşulları nedeniyle yeterli olmadığını bildiğim için bina arayışımız hızlandı.

AVUKATLARIMIZLA GÖRÜŞEBİLECEĞİMİZİ SÖYLEDİM

-Son olarak Sanyer’de Avangart isimli bir projede satılık bir bina olduğunu ve bu binanın il parti binası için uygun olduğu yönünde arkadaslarımdan öneri aldım. Bizzat yere giderek gördüm ve çok beğendim. Bunun üzerine emlakçı sitesinde bu binanın satışını yapacak kişinin telefon numarasını aranarak irtibata geçildi. Yanlış hatrlamıyorsam avukat mal sahibinin bina için 43 veya 44 milyon TL istediğini söyledi. Ben de kendisine bununla ilgili bir pazarlık yapılması gerektiğini ifade ettim ve mal sahibiyle de pazarlık konusunda ben, avukatlarımız ve kendisinin de olduğu ortamda görüşebileceğimizi söylediğimi hatırlıyorum. Bunun zerine mal sahibi ile pazarlık yapmak için görüşmek istediğimi söyledim.

MAL SAHİBİ TAPUDA RESMİ RAKAMI GÖSTERMEK İSTEMEDİ

-Fakat mal sahibiyle görüşemeyince avukat beye tam olarak siyasi parti olduğumuzdan dolayı satış vaadi sözleşmesine istinaden bu binayı satın alamayacağımı, bu şartlar altında pazarlığa oturmayacağımı, ayrca siyasi parti olduğumuzdan dolayı ne kadar bedelle satın alma konusunda anlaşırsak o bedeli olduğu gibi tapuda resmi olarak göstereceğimizi söyledim. Avukat bey tapu konusunda sıkıntı olmayacağını, mal sahibinin tapuyu aldıktan sonra pazarlığı yapabileceğimizi ancak mal sahibinin binanın gerçek değerinin tapuda resmi olarak gösterilmesini kabul etmeyeceğini söyledi. Siyasi partiler taşınmaz satn alımlarında herhangi bir vergi ödemedikleri için ben özellikle satın alınan gerçek değerin tapuda resmi olarak gösterilmesi konusunda ısrarcı oldum. Çünkü tapuda bedelin 24 milyon TL olmasi ile 41 milyon TL olmasi arasında partimiz açısından herhangi bir fark olmayacaktır. Ancak sonradan bana söylendiği kadarıyla satıcı bu binayı yaklaşık 1 yıl önce bize satılandan daha düşük bedelle aldığı için tapuda gerçek bedelin gösterilmesi halinde, aldığı taşınmazı 5 yıl içerisinde sattığı için aradaki farkın vergisini ödemek zorunda kalacakmış. O tarihlerde uzun süredir bina arayışında olmamız ve binanın CHP İl Örgütüne çok yakışacağını düşündüğümden dolayı, satıcının bize ilettiği tapuda rayicin üzerindeki bedel olan tapu bedeli ile geriye kalan kısmın elden verilmesini kabul ederek binayı satın alma konusunda anlaştım.

ELDEN VERİLEN PARANIN TUTANAK ALTINA ALINMASINI İSTEDİM

-Bu konuda bütün sorumluluk bana aittir. Mal sahibi ile bu şekilde anlaştıktan sonra toplanan bağış parasının olduğu gibi muhatabına gitmesi gerektiği için elden verilen paranın mutlaka tutanak ile kayıt altna alnması gerektiğini bütün arkadaşlarıma ben söyledim… Her ne kadar satıcının avukatı Gökhan Taşkapan satış sürecinin benimle başladığını ve daha sonra benim tabiri caizze süreçten el çektirildiğimi beyan etmiş ise de bu husus gerçeği yansıtmamakla birlikte bu hususta bilgi sahibi olması mümkün değildir. Kamera kayıtlarındaki avukat Gökhan Taşkapan’ın ofisine gidilmesi talebi satıcı taraftan gelmiştir.

İfade işlemi sırasında savcının “Bir tuğla da sen koy” bağış kampanyasında toplamda ne kadar bağış toplandığını, bağışlara karşı usulüne uygun şekilde makbuz verilip verilmediğini ve bağışların resmi kanallar üzerinden mi elden mi yapıldığını sorduğu, bu soruya ise Kaftancıoğlu’nun, bağışların bankaya yatan ve resmi olarak hesaba gönderilen paralar olduğunu söylediği, ayrıca satın alma için elden ödenen paralarla ilgili de il yöneticileri, ilçe başkanları, meclis üyeleri, milletvekilleri ve üyelerle de görüştüğünü, aradan geçen süre nedeniyle kiminle birebir ne konuştuğunu hatırlamasının mümkün olmadığını söylediği öğrenildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligi-binasi-satin-alma-surecindeki-sorusturmada-canan-kaftancioglunun-ifadesi-ortaya-cikti/feed/ 0
Barış ve Kalkınmanın Teşvikinde Parlamentoların Rolü https://www.haber28.com.tr/baris-ve-kalkinmanin-tesvikinde-parlamentolarin-rolu/ https://www.haber28.com.tr/baris-ve-kalkinmanin-tesvikinde-parlamentolarin-rolu/#respond Fri, 29 Mar 2024 00:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12047 Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenen “Barış ve Kalkınmanın Teşvikinde Parlamentoların Rolü” başlıklı “ADF Round”da, bölgesel ve küresel krizlerde parlamenterlerin önemine işaret edildi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TRT World uluslararası haber sunucusu ve muhabiri Jaffar Hasnain’in üstlendiği “Barış ve Kalkınmanın Teşvikinde Parlamentoların Rolü” başlıklı “ADF Round”a, Parlamentolar Arası Birlik (IPU) Başkanı Tulia Ackson, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Genel Sekreteri Asaf Hajiyev, Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı Rıfat Çubarov, Arnavutluk Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Mimi Kodheli, eski Türk Konseyi Genel Sekreteri Ramil Hasan, Avrupa Parlamentosu (AP) Avrupa için Liberaller ve Demokratlar İttifakı (ALDE) Eş Başkanı İlhan Küçük, Finlandiya Parlamentosu Üyesi Jouni Ovaska ve Yunanistan’da milletvekili olan Hüseyin Zeybek ve Özgür Ferhat katıldı.

Ackson, IPU olarak Orta Doğu’da meselelerin ele alındığı özel bir komite kurduklarını ve Gazze’de hayatını kaybeden insanlardan dolayı endişeli olduklarını belirtti.

Komite kapsamında toplantılar yaptıklarını, orada barış ve güvenlik meselesini ele aldıklarını aktaran Ackson, kendisinin bizzat bölgeye ziyarette bulunarak hem Filistinlilerle hem İsraillilerle görüşmeler yaptığını dile getirdi.

Ackson, IPU olarak diyaloğa önem verdiklerini ve bu kapsamda tarafların parlamento üyelerinin kendi aralarında diyalog kurabilmesi için bir platform sunduklarını söyledi.

Parlamento üyelerinin sorunları tartışmasının önemli olduğuna dikkati çeken Ackson, bu çerçevede onların barışın tesis edilmesi konusunda ciddi rolünün bulunduğunu ifade etti.

Hajiyev, KEİPA’nın bölgede barışı ve refahı temsil etmek zorunda olduğunu söyledi

Hajiyev ise KEİPA olarak bölgede barışı ve refahı temsil etmek zorunda olduklarını vurgulayarak, bunu yaparken ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini kaydetti.

Karabağ konusunda KEİPA’nın Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki görüşmelere katkı sağlayacağını belirten Hajiyev, tartışma ortamının yaratılması adına KEİPA’nın önemli bir rolü olabileceğine işaret etti.

Çubarov, toprak bütünlüğünü tanımayan parlamentoların bir araya gelemeyeceğini belirtti

Çubarov, demokratik yöntemlerle seçilenlerle otoriter yönetimlerce gösterilen parlamenterler arasında diyalog kurulamayacağını söyledi.

Ukrayna’da seçimlerin yaklaştığını ancak savaş zamanı seçimlerin olmayacağını vurgulayan Çubarov, toprak bütünlüğünü tanımayan parlamentoların bir araya gelemeyeceğini kaydetti.

Kodheli, barışın bir “ütopya” olmadığını vurguladı

Kodheli, parlamenterlerin sorun çözülmesi için ortak bir akılda buluşmasının önemine dikkati çekerek, parlamentolar arası diplomasinin yanı sıra kadınların da bu görüşmelerin bir parçası olması gerektiğinin altını çizdi.

Barışın bir “ütopya” olmadığına işaret eden Kodheli, “Barışa şans vermeliyiz geç olmadan.” dedi.

Kodheli, çatışmalar ve küresel meseleler konusunda parlamenterlerin daha fazla rol alabilmesi gerektiğini vurguladı.

Hasan, 21. yüzyılın milletvekillerinin barışı tesis etme görevine sahip olduğunu söyledi

Hasan, 21. yüzyılın milletvekillerinin barışı, sürdürülebilir kalkınmayı, cinsiyet eşitliğini ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi tesis etme konusunda önemli bir göreve sahip olduğunu kaydetti.

Diyaloğun ön planda tutulması gerektiğini söyleyen Hasan, parlamenterlerin dünya barışını tesis etmek konusundaki rolünün önemli olduğunu ifade etti.

Hasan, Karabağ konusunda parlamentolar arası diplomasinin çok büyük bir rolünün bulunduğunu ve her iki ülkenin parlamento üyelerinin de barış görüşmelerine katılmak konusunda istekli olduğunu aktardı.

Küçük, AB’nin tek bir ses olması taraftarı

Küçük, Avrupa Parlamentosunun Kuzey Makedonya konusunda çok önemli bir rol oynadığını kaydetti.

Parlamenterlerin “önleyici bir görev” üstlenebileceğini dile getiren Küçük, Avrupa Birliğinin (AB) bütün kuruluşlarıyla tek bir ses olması taraftarı olduğunu söyledi.

AB ve mevcut kuruluşların 20. yüzyıl şartlarına göre kurulduğunu belirten Küçük, o dönemdeki küresel sorunlara müdahale edebilme konusunda “belki” yeterli olduğunu ancak şu anda şartların değiştiğini belirtti.

Küçük, bu kapsamda AB’nin ancak bütün kurumlarıyla bir araya gelebilmesi durumunda “ahlaki ve siyasi” yükümlülüklerini yerine getirebileceğini vurguladı.

Ovaska da barışın tesisi konusunda parlamenterlerin daha aktif rol alabileceğini ve barışın korunmasında da önemli olduklarını kaydetti.

Sorunların çözülmesi konusunda parlamenterlerden daha fazla faydalanılması gerektiğini anlatan Ovaska, bu kapsamda parlamenterlerin daha aktif olması için platformlar oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

“Gözümüzün önünde bir soykırım söz konusu ve BM yaptırım bile yapamıyor İsrail’e karşı”

Birleşmiş Milletler (BM) gibi kurumların krizlerin çözülmesinde daha aktif rol alması gerektiğine işaret eden Zeybek ise, “Orada da görüyoruz ki güçlü ülkeler kendi lehine kararlar çıkartıyor. Bir Ukrayna savaşı, bir Filistin katliamı. Gözümüzün önünde bir soykırım söz konusu ve Birleşmiş Milletler yaptırım bile yapamıyor İsrail’e karşı.” ifadelerini kullandı.

Zeybek, “ben”den “bize” geçilmesi ve bugüne değil yarın için çalışılması gerektiğini dile getirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/baris-ve-kalkinmanin-tesvikinde-parlamentolarin-rolu/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail’in Gazze’ye saldırılarına karşı diplomasi faaliyetlerimiz devam edecek https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-israilin-gazzeye-saldirilarina-karsi-diplomasi-faaliyetlerimiz-devam-edecek/ https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-israilin-gazzeye-saldirilarina-karsi-diplomasi-faaliyetlerimiz-devam-edecek/#respond Sat, 17 Feb 2024 09:00:44 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5821 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in Gazze’ye saldırıları konusunda Türkiye’nin benzer düşüncedeki ülkelerle yoğun diplomasi faaliyeti içinde olmayı sürdüreceğini belirterek, “Diplomasinin bütün sınırlarını son limitine kadar kullanarak bu vahşetin bir an önce durmasının, İsrail’in sadece insanlık vicdanında lekelenmekle kalmayıp aynı zamanda hak ettiği cezaya bir an önce çarptırılmasının mücadelesini vermeye devam edeceğiz.” dedi.

Fidan, Gürcistan Dışişleri Bakanı İlia Darçiaşvili ile Bakanlıktaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Bakan Fidan, Gürcistan’ın Türkiye için önemli bir komşu ve stratejik ortak, coğrafi konumuyla enerji ve ulaştırma projelerinde de önemli bir paydaş olduğunu vurguladı.

İki ülke arasında tarihi, insani ve kültürel bağlara dayanan, özellikle siyasi ve ekonomik alanlarda güçlü ilişkilerin bulunduğunu ifade eden Fidan, “Geçen yıl yaşadığımız deprem felaketinde yardım ve kurtarma ekibi gönderen ilk ülkelerden birisi Gürcistan olmuştur. Bu vesileyle Sayın Bakan’a bir kez daha bu insani dayanışmaları için teşekkür etmek istiyorum.” diye konuştu.

Fidan, Türkiye-Gürcistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin (YDSK) müteakip toplantısının hazırlıklarını da görüştüklerini belirterek, “Son 15 yıldır Gürcistan’ın en büyük ticaret ortağıyız. Daha önce belirlenen 3 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine geçen yıl itibarıyla bildiğiniz gibi ulaşmıştık. Şimdi yeni hedef 5 milyar dolar. Buna ulaşmak için de neler yapabiliriz, bunları görüştük.” dedi.

Bakan Fidan, Karma Ekonomik Konseyinin (KEK) bir sonraki toplantısının en kısa sürede yapılması konusundaki talebin, Gürcistanlı mevkidaşına iletildiğini aktardı.

Ahıska Türklerinin yaşadığı sürgünün 80. yıl dönümü olduğunu belirten Fidan, Gürcistanlı mevkidaşıyla anma etkinliklerinin de ele alındığını söyledi.

Fidan, “Ahıskalı soydaşlarımızın Gürcistan’daki vatanlarına geri dönüşleri konusunda kendilerinden beklediğimiz desteği bir kez daha yineledim.” diyerek, Darçiaşvili’nin de bu konuda ülkesinin yasal mevzuat çalışmalarını ve hükümet olarak yapıcı tutumlarını kendisiyle paylaştığını dile getirdi.

Bakan ile Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya bölgelerindeki gelişmeleri de değerlendirdiklerini anlatan Fidan, “Bu bölgelerdeki sorunların Gürcistan’ın egemenliği, toprak bütünlüğü ve uluslararası tanınmış sınırlar çerçevesinde çözümünü savunuyoruz. Bu konudaki kararlı tutumumuzu bugün bir kez daha teyit ettik. Sorunların çözümüne Türkiye’nin yapabileceği katkıları da konuşma imkanımız oldu.” şeklinde konuştu.

Fidan, Gürcistanlı mevkidaşıyla Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini de ele aldıklarını söyleyerek, “Bölgenin bir an önce istikrara kavuşması konusundaki arzumuzu ve yapıcı pozisyonumuzu yineledik.” dedi.

Karadeniz’in güvenliğinin de görüşüldüğünü belirten Fidan, bu konunun “iki ülke için sadece bir işbirliği alanı değil aynı zamanda yaşamsal bir hayati çıkar alanı olduğu” görüşünün teyit edildiğini vurguladı.

Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda da Gürcistanlı mevkidaşıyla görüştüklerini kaydederek, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine desteğimizi karşılıklı olarak bir kez daha vurguladık. Bu savaşın uluslararası hukuk temelinde adil bir barışla sona erdirilmesi için neler yapılabileceği hakkında fikir alışverişinde bulunduk.” diye konuştu.

“İsrail’in hak ettiği cezaya bir an önce çarptırılmasının mücadelesini vermeye devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyareti, Gazze’deki durum ve Refah kentine saldırılara ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, Türkiye’nin Gazze’ye yardım konusunda elinden geleni büyük bir hassasiyetle ve dikkatle yaptığını belirterek, Mısır’a verdiği destek için teşekkür etti.

Türk Kızılayı, AFAD ve sivil toplum örgütlerinin Bakanlık koordinesinde bölgede “muazzam bir insani yardım faaliyeti” içinde olduklarını kaydeden Fidan, “Maalesef Refah’tan içeriye alınabilen günlük yardım miktarı sınırlı olduğu için istediğimiz miktarda veya gönderdiğimiz miktara denk düşebilen bir orantıda içeriye yardım giremiyor.” dedi.

Fidan, Türkiye’nin Refah’tan içeriye alınan yardımları arttırmanın yolları konusunda uluslararası toplumla beraber çalıştığına dikkati çekerek, “Önümüzdeki iki hafta içerisinde çok önemli 3 tane uluslararası platformda görüşmeler olacak. Bunların hiç şüphesiz ki bir numaralı maddesi Gazze meselesi olacak.” şeklinde konuştu.

Bakan Fidan, 16-18 Şubat’ta Almanya’nın Münih kentinde Münih Güvenlik Konferansı’nın düzenleneceğini belirterek, Türkiye’nin de katılacağını ve Gazze konusundaki gelişmelerin, küresel ve bölgesel güvenliğe olumsuz etkilerinin ciddi şekilde gündeme getirileceğini söyledi.

Ayrıca, Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı ve ardından 1-3 Mart’ta Antalya Diplomasi Forumu’nun düzenleneceğini kaydeden Fidan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu önümüzdeki iki hafta içerisinde çok yoğun bir şekilde Türkiye olarak, diğer benzer düşüncede olduğumuz kardeş ve dost ülkelerle beraber yoğun bir diplomasi faaliyeti içerisinde olmaya devam edeceğiz. Diplomasinin bütün sınırlarını son limitine kadar kullanarak bu vahşetin bir an önce durmasının, İsrail’in sadece insanlık vicdanında lekelenmekle kalmayıp aynı zamanda hak ettiği cezaya bir an önce çarptırılmasının mücadelesini vermeye devam edeceğiz.”

(Bitti)

]]>
https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-israilin-gazzeye-saldirilarina-karsi-diplomasi-faaliyetlerimiz-devam-edecek/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail’in saldırılarına uluslararası camia tepki gösteriyor https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-israilin-saldirilarina-uluslararasi-camia-tepki-gosteriyor/ https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-israilin-saldirilarina-uluslararasi-camia-tepki-gosteriyor/#respond Sat, 17 Feb 2024 08:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5815 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine yönelik saldırılarına ilişkin, “Bölgeye yapılacak bir karadan müdahalenin daha fazla sivil katliamına ve kaybına yol açacağı konusunda uluslararası camia tek ses olmuş durumda. Bütün ülkeler bütün siyasi liderler teker teker beyanatlarda bulunuyorlar ve İsrail’e uyarı veriyorlar. İsrail’in bir an önce bu uyarıları dikkate almasını da bekliyoruz.” dedi.

Fidan, Gürcistan Dışişleri Bakanı İlia Darçiaşvili ile Bakanlık’taki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Fidan, Türkiye-Gürcistan ilişkilerinin ekonomik ayağını daha da ileri götürmek için her iki tarafın da elinden geleni yaptığını ve iş insanlarının olağanüstü performans sergilediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaretin “tarihi bir ziyaret” olduğunu aktaran Fidan, bunun, iki ülke arasında hem ikili hem de bölgesel ilişkilerin niteliğini, olumlu yönde derinden etkileyen bir ziyaret olduğunu belirtti.

Fidan, Mısır-Türkiye arasında ekonomik, bölgesel ve savunma sanayisindeki ilişkilerin ön plana çıktığını, liderlerin bu konuda her türlü adımı beraber atma, yoğun bir şekilde çalışma konusunda kararlılıklarını ve iradelerini ortaya koyduğunu bildirdi.

“Özellikle geçtiğimiz yıllarda ihmal edilen ikili ilişkilerdeki alanlardaki açıkların bir an önce kapatılmasını konusunda iki lider tarafından büyük bir irade ortaya kondu. Biz bu olumlu iradenin bölgeye ve bölge istikrarına son derece ciddi katkılarının olacağını öngörüyoruz şimdiden.” diyen Fidan, Gazze meselesi, Filistin-İsrail barışı ve Filistin devletinin kurulması meselesinin de çok yoğun tartışılan bir konu olduğunu aktardı.

Fidan, Libya konusunda da yakından çalışılması gerektiği hususunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin prensip kararında mutabık kaldığını belirterek şöyle devam etti:

“Öteden beri zaten Mısır’ın hem diplomasi hem istihbari kurumlarıyla karşılıklı bu konuda görüş alışverişlerimiz oluyordu ama Libya’ya daha fazla nasıl olumlu katkı görebiliriz, karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Afrika’da çatışmaların önlenmesi konusunda genel bir mutabakat var. Başta Sudan olmak üzere, iki ülkenin yakından çalışabileceği buradaki çatışmaların durdurulması sona erdirilmesi konusunda ne türden bir yaklaşım sergilenebilir, ona da değinildi. Aynı zamanda Somali’nin son günlerde biraz tartışmaya açılan detayına da girmek istemediğim toprak bütünlüğüyle ilgili problemler var. İki ülke bu konuda kendi ortak yaklaşımlarının benzerliği üzerinden nasıl bir ortak hareket tarzı geliştirir, bu konuyu da görüşme imkanları oldu liderler arasında.”

Bakan Fidan, son günlerde 2 milyona yakın Filistinlinin Gazze’nin güneyinde Refah bölgesine sıkıştırmasıyla çok yeni ve daha önce eşi benzeri görülmemiş bir dram seviyesine, trajedi seviyesine ulaşıldığını belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Mısır ziyareti öncesinde Dubai’de olduğunu, bu kapsamda bölge liderleriyle görüşme imkanı olduğunu söyledi.

“İsrail’in bir an önce bu uyarıları dikkate almasını da bekliyoruz”

Fidan, Mısır’da da bu konunun gündeme geldiğini belirterek şunları kaydetti:

“Şu anda Refah bölgesi ağırlıklı olarak havadan bombalanmakta. Bölgeye yapılacak bir karadan müdahalenin daha fazla sivil katliamına ve kaybına yol açacağı konusunda uluslararası camia tek ses olmuş durumda. Bütün ülkeler bütün siyasi liderler teker teker beyanatlarda bulunuyorlar ve İsrail’e uyarı veriyorlar. Yani özellikle Refah bölgesine bir saldırı olmaması, artık dayanacak hiçbir gücü kalmamış aç ve sefil durumda olan sivil nüfusun daha fazla baskı altına ve katliama maruz bırakılmaması konusunda çok ciddi uyarılar var. İsrail’in bir an önce bu uyarıları dikkate almasını da bekliyoruz.

Özellikle Uluslararası Adalet Divanının almış olduğu ihtiyati tedbir kararının bir an önce uygulanması, bu konuda elzemdir diye düşünüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır’da Gazze’ye ilişkin devam eden ateşkes görüşmeleriyle ilgili de bilgi aldığını, oradaki kendi gözlemlerini ve yorumlarını da aktardığını belirten Fidan, taraflar arasında Mısır’ın ve Katar’ın kolaylaştırıcı ve arabuluculuğuyla bir ateşkes sürecinin devam ettiğini fakat henüz bir anlaşmaya ulaşılamadığını ve bunun için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Fidan, “Bunun bir an önce hayata geçmesini ve özellikle insan katliamının bir an önce durmasını, Filistinli kardeşlerimizin başta kuzeydeki evler olmak üzere bütün yerlerinden edilmiş kardeşlerimizin yerlerine dönmesini umut ediyoruz.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-israilin-saldirilarina-uluslararasi-camia-tepki-gosteriyor/feed/ 0
Bakan Fidan, Gürcistan Dışişleri Bakanı Darchiashvili ile ortak basın toplantısı gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/bakan-fidan-gurcistan-disisleri-bakani-darchiashvili-ile-ortak-basin-toplantisi-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/bakan-fidan-gurcistan-disisleri-bakani-darchiashvili-ile-ortak-basin-toplantisi-gerceklestirdi/#respond Sat, 17 Feb 2024 06:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5782 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretinin tarihi bir görüşme olduğuna dikkat çekerek, “Geçtiğimiz yıllarda ihmal edilen bütün ilişkilerdeki alanlardaki açıkları bir an önce kapatılması konusunda iki lider tarafından büyük bir irade ortaya kondu. Biz bu olumlu iradenin bölgeye ve bölge istikrarına son derece ciddi katkılar olacağını öngörüyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan, Gürcistan Dışişleri Bakanı Ilia Darchiashvili ile bakanlıkta bir araya geldi. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Bakan Fidan, Gürcistan’da yeni seçilen hükümet ile tekrar Dışişleri Bakanı olarak atanan Gürcü mevkidaşı Darchiashvili’nin ilk ziyaretini Ankara’ya gerçekleştirdiğini belirterek, mevkidaşına başarılar dileklerini iletti.

“Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin mevcut durumu memnuniyet verici bir düzeyde”

Türkiye ve Gürcistan arasındaki ilişkilere değinen Bakan Fidan, Gürcistan’ın coğrafi konumu sebebiyle enerji ve ulaştırma konularında önemli bir paydaş olduğunu ve siyasi ilişkilerin ikili düzeyde ilerlediğini dile getiren Fidan, “Ülkelerimiz arasında tarihi, insani ve kültürel bağlara dayanan özellikle siyasi alanlarda güçlü ilişkiler bulunmaktadır. Geçen sene yaşadığımız deprem felaketinde yardım ve kurtarma ekibi gönderen ilk ülkelerden birisi Gürcistan olmuştur. Bu vesileyle Sayın Bakan’a bir kez daha teşekkür ederim. Bugün kıymetli mevkidaşım ile yaptığımız görüşmelerde ikili ilişkilerimizin tüm vehçelerini kapsamlı bir şekilde değerlendirme imkanımız oldu. Türkiye-Gürcistan Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi’nin mutakip toplantısını hazırlıklarını ele alma imkanımız oldu. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin mevcut durumu memnuniyet verici bir düzeyde. Son 15 yıldır Gürcistan’ın en büyük ticaret ortağıyız. Daha önce belirlenen 3 Milyar Dolarlık ticaret hacmine geçen yıl itibariyle ulaşılmıştır, şimdi yeni hedef 5 Milyar Dolara ulaşmak. Karma Ekonomik Konseyi’nin bir sonraki toplantısının en kısa sürede yapılması konusunda talebimizi kendilerine ilettik” ifadelerini kullandı.

“Gürcistan’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde çözümü savunuyoruz”

Ahıska Türklerinin vatanlarından sürgün edilmelerinin 80. senesinde olunduğuna hatırlatan Bakan Fidan, bölgesel istikrara dikkati çekerek, “Bugün mevkidaşımla birlikte düzenlemek istediğimiz anma etkinliklerini ele alma imkanımız oldu. Ahıskalı soydaşlarımızın Gürcistan’daki vatanlarına geri dönüşleri konusunda kendilerinden beklediğimiz desteği yineledik. Kendileri de bu konuda yaptığı yasal mevzuat çalışmalarını hükümet olarak yapacaklarını ifade ettiler. Ayrıca Sayın Bakan’la Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya bölgelerindeki gelişmeleri de değerlendirdik. Bu bölgelerdeki sorunların Gürcistan’ın egemenliği, toprak bütünlüğü ve uluslararası tanınmış sınırlar çerçevesinde çözümünü savunuyoruz. Bu konudaki kararlı tutumumuzu bugün bir kez daha teyit ettik” değerlendirmesinde bulundu.

Görüşmede Azerbaycan-Ermenistan ve Rusya-Ukrayna gibi bölgesel sorunların da ele alındığını bildiren Fidan, Karadeniz’in güvenliğinin Türkiye ve Gürcistan için aynı zamanda bir hayat alanı olduğuna vurgu yaptı. Fidan ayrıca, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün, egemenliğine olan destek ve adil bir barışın sağlanması hususunda iki ülkenin hemfikir olduğunu dile getirdi.

“Mısır ile ihmal edilen ilişkilerin canlandırılmasında büyük bir irade ortaya kondu”

Sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlandıran Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır ziyareti hakkındaki soruyu, “Cumhurbaşkanımızın Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaret tarihi bir ziyaretti. Gerçekten iki ülke arasında özellikle hem ikili ilişkilerin hem de bölgesel ilişkilerin niteliğini derinden olumlu yönde etkileyen bir ziyaret diyebiliriz. İki ülke arasındaki ilişkilerin başında biliyorsunuz ekonomik ilişkiler gelmekte. Bölgesel ilişkiler ön plana çıkmakta. Savunma sanayindeki ilişkiler ön plana çıkmakta. Bu konuda her türlü adımı beraber atma, yoğun bir şekilde çalışma konusunda her iki lider de kararlılıklarını ve iradelerini ortaya koydular. Özellikle geçtiğimiz yıllarda ihmal edilen bütün ilişkilerdeki alanlardaki açıkları bir an önce kapatılması konusunda iki lider tarafından büyük bir irade ortaya kondu. Biz bu olumlu iradenin bölgeye ve bölge istikrarına son derece ciddi katkılar olacağını öngörüyoruz. Özellikle Mısır’la Türkiye arasında bölgesel konular olarak söylediğiniz gibi birinci konu Gazze meselesi. Filistin-İsrail barışı ve Filistin Devleti’nin kurulması meselesi. Bu çok yoğun zaten tartışılan bir konu. Aynı zamanda Libya konusunda tabii yakından çalışmamız gerekiyor. İki lider bu konuda da prensip kararında mutabık kaldılar. Öteden beri zaten Mısır’ın hem diplomasi hem de istihbarat kurumlarıyla karşılıklı bu konuda görüş alışverişlerimiz oluyordu ama Libya’ya daha fazla nasıl olumlu katkı verebiliriz, bu konuda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Diğer bir konu da özellikle Afrika’da çatışmaların önlenmesi konusunda genel bir mutabakat var. Başta Sudan olmak üzere iki ülkenin yakından çalışabileceği ve buradaki çalışmaların durdurulması, sona ermesi konusunda getirilen bir yaklaşım sergilenebilir. Aynı zamanda Somali’nin son günlerde biraz tartışmaya açılan detaylarına girmek istemediğim toprak bütünlüğüyle ilgili problemler var. İki ülke bu konuda kendi ortak yaklaşımlarının benzerliği üzerinden nasıl bir ortak hareket tarzı geliştirilir, bu konuyu da görüşme imkanları oldu liderler arasında” şeklinde yanıtladı.

“İsrail’in bir an önce uyarıları dikkate almasını bekliyoruz”

İsrail-Filistin çatışmalarındaki güncel durum ve Gazze’de yaşanan insani kriz hakkında da konuşan Fidan, Refah Kenti’nde yaşanan son gelişmelerin meseleyi başka bir boyuta taşıdığını belirterek, “Bildiğiniz gibi şu anda Refah bölgesi ağırlıklı olarak havadan bombalanmakta. Bölgeye yapılacak karadan bir müdahalenin daha fazla sivil katliamına ve kaybına yol açar konusunda uluslararası camia tek ses olmuş durumda. Bütün ülkeler, bütün siyasi liderler teker teker beyanatlarda bulunuyorlar. İsrail’e uyarı veriyorlar. Özellikle Refah bölgesine bir saldırı olmaması artık dayanacak hiçbir gücü kalmamış aç ve sefil durumda olan sivil nüfusun daha fazla baskı altına ve maruz bırakılmaması konusunda çok ciddi uyarılar var. İsrail’in bir an önce bu uyarıları dikkate almasını da bekliyoruz özellikle Uluslararası Adalet Divanı’nın almış olduğu ihtiyati tedbir kararının bir an önce uygulanması, bu konuda elzem diye düşünüyoruz. Cumhurbaşkanımız ayrıca Gazze’yle ilişkin devam eden ateşkes görüşmeleriyle ilgili de bilgi aldılar. Oradaki kendi gözlem yorumlarını da aktardılar. Şu anda biliyorsunuz taraflar arasında Mısır’ın ve Katar’ın kolaylaştırıcılığı ve ara buluculuğuyla devam eden bir ateşkes süreci devam etmekte. Fakat henüz bir anlaşmaya ulaşılmadı. Bunun için çalışmalar devam ediyor. Bir an önce hayata geçirilmesi ve özellikle insan katliamının durmasını Filistinli kardeşlerimizi başta kuzeydeki evleri olmak üzere bütün yerlerinden edilmiş kardeşlerimizin yerlerine dönmesini umut ediyoruz. Türkiye özellikle yardım konusunda elinden geleni büyük bir hassasiyetle ve dikkatle yapıyor. Mısır’la bu konuda yoğun bir işbirliği içerisindeyiz. Kızılay, AFAD, sivil toplum örgütlerimiz, diğer kurum kuruluşlarımız, bakanlığımızın koordinesinde muazzam bir insani yardım faaliyeti içerisindeler. Ama maalesef refahtan içeri alınabilen günlük yardım miktarı sınırlı olduğu için istediğimiz miktarda veya gönderdiğimiz miktarda bir orantı da içeriye yardım maalesef giremiyor. Bunun artırılması hususunda uluslararası toplumla beraber çalışıyoruz. Önümüzdeki iki hafta içerisinde çok önemli üç tane uluslararası platformda görüşmeler olacak. Buranın şüphesiz ki bir numaralı maddesi Gazze meselesi olacak. Önümüzdeki hafta sonu biliyorsunuz Münih Güvenlik Konferansı var. Buraya çok sayıda ülke geliyor. Buraya biz de gideceğiz ve özellikle Gazze konusundaki gelişmeleri küresel güvenliğe, bölgesel güvenliğe, olumsuz etkilerini ve yapılması gereken konuları ciddi şekilde gündeme getireceğiz. Arkasından Brezilya’da G20 üyesi ülkelerin Dışişleri Bakanları toplantısı var. Onun da arkasından bildiğiniz gibi 1-3 Mart tarihleri arasında Antalya Diplomasi Formu var. Bu önümüzdeki iki hafta içerisinde çok yoğun bir şekilde Türkiye olarak ve diğer benzer düşüncede olduğumuz ülkeler ile yoğun bir diplomasi faaliyeti içerisinde olmaya devam edeceğiz. Diplomasinin bütün sınırlarını son limitine kadar kullanarak bu vahşetin bir an önce durmasını, İsrail’in Sadece insanlık vicdanında lekelenmekle kalmayıp aynı zamanda hak ettiği cezaya bir an önce çarptırılmasının mücadelesini vermeye devam edeceğiz” dedi.

“Türkiye, Gürcistan’ın en büyük ticari partneri”

Gürcistan Dışişleri Bakanı Darchiasvili ise, Türkiye ve Gürcistan’ın kadim iki dost ve stratejik partner olduğunu belirterek, kendisi için burada bulunmanın bir şeref olduğunu, görüşmelerde iki ülkedeki güncel ve hareketli gündeme yönelik fikir alışverişinde bulunduklarını ve iş birliğini arttırmaya yönelik neler yapılabileceği hususunda somut adımların belirlendiğini söyledi. Darchiashvili, “Türkiye Cumhuriyeti, Gürcistan’ın en büyük ticari partneri olarak yerini korumaktadır. İki ülke arasındaki potansiyeli tam kapsamlı bir şekilde kullanmak için çalışmalar devam edecektir. Bunun yanı sıra kültür, eğitim ve halklar arası bağların güçlendirilmesi için de iş birliği imkanlarımız ele alındı. Sizlerin Gürcistan’a ziyaretinizi sabırsızlıkla bekliyorum” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-fidan-gurcistan-disisleri-bakani-darchiashvili-ile-ortak-basin-toplantisi-gerceklestirdi/feed/ 0