İlke TV’de Dilek Odabaş ile “Konuşma Zamanı” programına konuk olan Başkan Özer, ilk 100 gün içinde Esenyurt’a yeni kreşler ve kent lokantaları kazandıracaklarını söyledi. İlk 100 gün için planladığı projelerini anlatan Başkan Özer’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“KENT LOKANTASI’NI DA, AŞEVİNİ DE AÇACAĞIZ”
“Makro düzeyde yapacaklarımızın yanında proje bazında yapacaklarımız da var. Kreş yapacağız. Kocaman Esenyurt’ta 9-10 tane kreşimiz var. Biz ilk 100 gün içinde en az 5, 10 tane kreşin temelini atmak istiyoruz. Bugüne kadar halka bir hizmet yapıldığında lütuf gibi görülmüş. Ancak biz hızla yola çıkacak, Kent Lokantası’nı da açacağız, aşevini de açacağız.
Matematik Köyü isminde bir projemiz var, herkesin ilgisini çeker. Bu projemiz, Esenyurt’u bir silikon vadisi haline getirme projesidir. Katma değeri yüksek ürünler üreterek ihraç edebileceğimiz bir yer yaratabiliriz. Esenyurt aynı zamanda lojistiğin başkenti olabilecek bir yer. Kara ulaşımı var, deniz ulaşımı var, demir yolu ulaşımı var, hava yolu ulaşımı var ama hala bir lojistik köyü yok. Bunlara derhal el atarak, projelerimizi el birliğiyle hayata geçireceğiz.
“ENGELLİLERLE İLGİLİ PROJELERİMİZİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Esenyurt’un çocukları için kültür merkezlerinde kendilerini geliştirebilecekleri sinema, tiyatro gibi sanat kursları, çocuk meclisleri, gençlik meclisleri kuracağız. Kadın ve gençlik bizim kırmızı çizgimizdir. Kadınlarla ilgili kanser tarama testleri, önleyici sağlık hizmetleri ve evde bakım hizmetleri gibi projelerimizi hayata geçireceğiz. Eğitimle ilgili Kampüs Lise projesine başlanmış ama hiç ilerleme sağlanmamış, bu projeyi ilerleteceğiz. Engellilerle ilgili projelerimizi hayata geçireceğiz.
“PROJE DEMOKRASİSİ UYGULAYACAĞIZ”
Biz burada Anadolu kültürlerini bir araya getirecek bir yer yapmayı planlıyoruz. Esenyurt’ta var olan 950 derneğimizi burada buluşturacağız. Mesela bir dil merkezimiz var, bu merkezimizde onlarca dil eğitimi yapacağız. Her kültürün kendini geliştirebileceği olanakları sunacağız. Bunları birbiriyle çatışma içinde değil, bir zenginlik olarak görüp birbirlerini besleyecekler. Mütevazi olup taş üstüne taş koyacağız. Bizim şöyle bir anlayışımız yok: Tepeden inme. Biz biliyoruz, her şeyi biz yapacağız. Proje demokrasisi uygulayacağız. Örneğin muhtarlarla, sivil toplum örgütleriyle, kent konseyiyle, kanaat önderleriyle bir araya geleceğiz, onların da önerilerini alacağız. Bir proje havuzu oluşturacağız. Belki orada elli tane, yüz tane projemiz birikecek. Önceliği kime vereceğiz? Acil sorun çözen, kaynağı ve geri dönüşü kente dokunan, katma değer katan ve kalıcı olan projeleri öne çıkararak hayata geçireceğiz, çünkü belediye başkanı demek, halkın parasını halka kullanan insan demektir. Olmayanı olduracağız, bulacağız ve bu hizmet yolumuz olacak.
“REHABİLİTASYON MERKEZİ KURACAĞIZ”
Rehabilitasyon merkezi kuracağız ve geliştireceğiz. Ancak bunlar radikal çözüm değil. Radikal çözüm halkı bilinçlendirmedir. Ben hemen talimat verdim. Şimdi arkadaşlarımız bir çalışma yapıyorlar. Başlayacağız. Hem velileri hem de okullarda konferanslar yoluyla bu uyarılarımızı yapacağız. Sonra bu anlamda suça teşvik edenlerin cezasını emniyet verecek. Sonra da halkı bilinçlendireceğiz.”
]]>İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, seçimden önce Şirintepe Mahallesi sakinlerine bölgeye bir kreş yapacaklarının müjdesini vermişti. EMCO İnşaat’ın sahibi Ertuğrul Kolaylı’nın bağışıyla kazandırılacak olan kreş için bugün itibariyle çalışmalar başladı. İlk kazmanın vurulduğu anda alanda olan Başkan Hürriyet, yeni eğitim dönemine artı 3 kreşle başlayacaklarını belirtti.
Konuyla ilgili bilgi veren Başkan Hürriyet, “Şirintepe Mahallemize seçimden hemen önce bir sözümüz vardı. 6’ncı kreşimizi Ekopark’a yapacağımızı söylemiştik. Bağışçımızın katkılarıyla beraber temel atacağız demiştik. Mazbatamızı alır almaz, ruhsat onaylarımız da tamamlandıktan sonra bugün itibariyle ilk kazmayı vurmuş bulunuyoruz. Temel atma törenimizi de yapacağız. Törenden önce tüm Şirintepe halkımıza müjdeyi vermek istedik” dedi.
“Kreşler bizim olmazsa olmazımız”
Kreşleri çok önemsediklerinin altını çizen Hürriyet, “Kreşler bizim olmazsa olmazımız. Kreşlerimizde çocuklar çok mutlular. Aileler çok mutlu. Öğrenci sayımız giderek artıyor. 2. dönemimizde daha fazla kreş yapmak istiyoruz. Yeni yer tespitlerine başladık. 5’nci kreşimiz Yenimahalle’de olacak. İlk ihaleye giren olmamıştı fakat tekrar ihale yapacağız. Burada tek katlı ve 3 derslikli bahçesiyle birlikte bir kreş yapacağız. Ekopark’ı zaman içerisinde bir macera parkına dönüştüreceğiz. Çocuklarımız ve aileleri burada gönüllerince eğlenebilecek. Çok uğrak bir nokta ve cazibe merkezi olacak. İçerisinde Gülümse Kafe’mizi açmıştık. Bu dönemde Gülümse Kafe’mizi daha nitelikli hale getireceğiz. Bu bölgeyi önemsiyoruz ve bu bölgenin insanları bunu hak ediyor. Çocuklarımız için buraya güzel bir kreş kazandırdığımızda Ekopark’ın içerisi çok daha güzelleşecek. Bizim kreşlerimizde hem eğitim çok nitelikli hem de fiziki koşulları çok güzel. Yüksek fiyatlarla eğitim veren özel kreşlerde bile bu şartlar olmayabiliyor. Biz çocuklarımızın en iyi şekilde eğitim alması için çok çaba sarf ediyoruz. İnşallah burayı da yakın zamanda bitirmeyi arzu ediyoruz. Çocukları gerçekten önemsiyoruz ve onların en iyi eğitimi alması, en güzel hizmeti alması için uğraşıyoruz. Çocukların sevgisi de bizleri motive ediyor. Erenler ve Tepeköy kreşleri ile birlikte yeni eğitim dönemine artı 3 kreşle başlayacağız. Böylelikle daha fazla çocuğumuza kreş hizmeti vereceğiz. Temele hazırlık çalışmalarımız kendi iş makinalarımızla yapılıyor. İnşallah yeni dönemde iş makinalarımızın sayılarını da arttıracağız” diye konuştu.
Kreş Müdürlüğü geliyor”
Cumartesi günü ilk meclis toplantısının olacağını hatırlatan Hürriyet, “İlk meclisimizde öncelikle Kreş Müdürlüğü kuracağız. İlk işimiz bu olacak. Sonrasında yeni iş makinaları ve kamyonlarımızı arttıracağız. Mecliste kredi taleplerimiz olacak. Kamyon hacmimizi genişletip kırsal bölgeye çok daha fazla hizmet götüreceğiz. Kendi öz gücümüzü arttıracağız. Kendi taş işleme tesisimizi kurma çalışmalarımız sürüyor. Allah nasip ederse onu da yapacağız. Daha hızlı ve daha çok alana hizmet götüreceğiz. Biz var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. – KOCAELİ
]]>MELTEM KARAKAŞ
Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Derneği (AHPADİ) Başkanı Avukat Mehmet Ektaş, yaptığı basın açıklaması ile kreş vaadinde bulunan AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu’nu eleştirdi. Ektaş, “Sayın Hatipoğlu’nun bugüne kadar kreş açmasında fabrikasında hiçbir engel de söz konusu değildi. Sayın Hatipoğlu vaadinde samimi olsaydı, kadın istihdamına destek sağlamak isteseydi öncelikle yönetmeliğin 13. maddesine uygun, elverişli koşullar oluşturarak işe başlayabilirdi. Ancak Hatipoğlu iş yerinde bugüne kadar herhangi bir çocuk yurdu açmamıştır” dedi.
İş insanı olan AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu, seçimleri kazandığı taktirde kadınların istihdama daha fazla katılması adına 12 saat boyunca açık olacak 20 adet kreşi Eskişehir’e kazandıracağını ifade etti. Hatipoğlu’nu eleştiren AHPADİ Derneği Başkanı Avukat Mehmet Ektaş, Hatipoğlu’na kendi fabrikasında kreş olup olmadığını sordu.
“VAAT SİYASETİNİN EN ÖNEMLİ ARAÇLARINDAN BİR TANESİ KREŞLER OLDU”
Avukat Mehmet Ektaş açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yerel seçim propaganda döneminde vaat siyasetinin en önemli araçlarından bir tanesi kreşler oldu. Mevcut belediye başkanlarımız açmış oldukları kreşlerle, vermiş oldukları kreş hizmetlerinin sayılarıyla kendilerine övünç kaynağı oluşturdular. Bunun yanında Eskişehir’imizin sayılı sanayicilerinden olup önümüzdeki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığına AK Parti’den aday olan Sayın Nebi Hatipoğlu ise kreş sayılarının yetersiz olmasını, kreşlerin 8 saatle çalışmalarının sınırlı olmasını, bunun kadın istihdamının önünde engel olduğunu, bu başarısızlığın da belediyelere ait olduğu eleştirisi üzerinden hareket etti ve kendisinin büyükşehir belediye başkanı seçilmesi durumunda günde 12 saat çalışacak 20 adet kreşi Eskişehir’de açacağını vaat etti.
EKTAŞ İŞ İNSANLARINA YÖNETMELİĞİ HATIRLATTI
Sayın Hatipoğlu’nun bu vaadi iş verenlerin kreş ve çocuk yurdu açma konusundaki sorumluluğunu hatırlamamıza da vesile oldu. 16 Ağustos 2013 tarihli 28737 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan gebe veya emziren kadınların çalıştırılma şartlarıyla emzirme odaları ve çocuk bakım yurtlarına dair 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları işverenlere emzirme odaları ve çocuk yurtları açma sorumluluğu yüklüyor. Yönetmeliğin 13. maddesinin birinci fıkrasında 100-150 arasında kadın çalıştıran iş yerlerinde emzirme odalarının bulundurması 150’den daha fazla kadın çalıştıran iş yerlerinde ise çocuk yurtları oluşturulması zorunlu olarak gösteriliyor. Çocuk yurtlarından kasıt da çocukların bakımlarının korunmasının ve kişisel gelişmelerinin sağlanması olarak ifade ediliyor.
“İŞ YERİNDE BUGÜNE KADAR HERHANGİ BİR ÇOCUK YURDU AÇMAMIŞTIR”
Yine yönetmelik bu çocuk yurtlarının işverenlerin bir veya birkaçının bir araya gelerek açabilmelerine veya kamu kurumlarınca onaylanmış çocuk yurtlarından hizmet satın alma yolunu da onlara bir olanak olarak sunuyor. Sayın Hatipoğlu’nun Eskişehir’de bulunan fabrikasında 2 bine yakın çalışanı var. Sayın Hatipoğlu’nun bugüne kadar kreş açmasında fabrikasında hiçbir engel de söz konusu değildi. Sayın Hatipoğlu vaadinde samimi olsaydı, kadın istihdamına destek sağlamak isteseydi öncelikle yönetmeliğin 13. maddesine uygun, elverişli koşullar oluşturarak işe başlayabilirdi. Ancak Hatipoğlu iş yerinde bugüne kadar herhangi bir çocuk yurdu açmamıştır. Herhangi bir yurtla anlaşması olmadığı da bilinmektedir. Sadece Hatipoğlu’nun değil organize sanayide bulunan büyük fabrikalarında herhangi bir çocuk yurdu söz konusu değildir. Bu nedenle yönetmeliğin kendi yüklediği görevi yerine getirmeyen Hatipoğlu’nun seçilirse kreş açacağı yönde vaadini samimi bulmak mümkün değildir.
“ORGANİZE SANAYİ BAŞKANLIĞI VE SANAYİ ODASINI ÇALIŞMAYA DAVET EDİYORUZ”
Hatipoğlu’nun elinde yine de bir fırsat vardır. Milletvekili olması sebebiyle kanunlara uyulmasının da takipçisi olması gereken sayın Hatipoğlu’nu seçimden hemen sonra 2 ay içinde fabrikasına çocuk yurdu açacağı ve kadın işçi sayısını toplam işçi sayısının en az yüzde 30 oranına yükselteceğine söz verebilir. Bu vesileyle Eskişehir’imize büyük hizmetleriyle övündüğümüz organize sanayide bulunan fabrikalarımızı ve organize sanayi başkanlığıyla sanayi odasını çocuk yurtlarının hizmete alınması, kanuni sorumluluklarını yerine getirilmesi noktasında çalışmaya davet ediyoruz.”
]]>
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Yuvamız İstanbul Kreş Çocukları ve Aileleriyle İftar Programı’nda bir araya geldi. İmamoğlu: “Beş yıl önce bu yola çıkarken bu şehrin çocuklarının ve kadınlarının hayatlarını kolaylaştırmak için çok çalışacağıma söz vermiştim. Bu güzel çocukların gözlerine baktığımda verdiğim sözleri tutmanın huzurunu yaşıyorum. Ne mutlu bana, ne mutlu 100 tane kreş açan İstanbul halkına” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Yuvamız İstanbul Kreş Çocukları ve Aileleriyle iftar programında bir araya geldi. Yenikapı Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’ndeki iftar programında “çocukların gözlerine baktığımda verdiğim sözleri tutmanın derin huzurunu yaşıyorum” diyen İmamoğlu şunları söyledi:
“VERDİĞİM SÖZLERİ TUTMANIN DERİN HUZURUNU YAŞIYORUM”
Ramazanın huzuru, rahmeti, bereketi hepimizin üzerine olsun. Sizlerle ortak bir sofrada buluşmak gerçekten benim için çok mutluluk verici. Her gün başka bir sofrada vatandaşlarımızla buluşuyoruz. Her gün ramazan ayının ruhuna yakışan bir biçimde hoşgörüyü, tevazuyu, iyiliği özümsüyoruz. Bu sofraların, bu buluşmaların her biri benim için dünyanın en büyük manevi serveti değerinde. Burada bugün sizlerle olmanın sizlerle aynı iftar sofrasını paylaşmanın bambaşka bir önemi var. Beş yıl önce bu yola çıkarken bu şehirin çocuklarının ve kadınlarının hayatlarını kolaylaştırmak için çok çalışacağıma bütün insanlarımızın huzurunda söz vermiştim. Bu yola çıkarken, bu şehrin çocukları, neresinde oturuyorsa otursun eşit olacak demiştim. Siz değerli anne babalara baktığımda bu güzel çocukların gözlerine baktığımda verdiğim sözleri tutmanın derin huzurunu yaşıyorum. Ne mutlu bana, ne mutlu 100 tane kreş açan İstanbul halkına.
“ÇOK ÇALIŞACAĞIZ VE ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ TEMİNAT ALTINA ALACAĞIZ”
Göreve geldiğimizde, ilk etapta ekonomik olarak İstanbul’un en çok ihtiyaç duyulan bölgelerinde kreşlerimizi hizmete sunduk. Şimdi faaliyet gösteren 100 kreş sayımız oldu. Belediyemiz tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. Artık Arnavutköy’den Bağcılar’a, Başakşehir’den Bayrampaşa’ya, Çatalca’dan, Gaziosmanpaşa’ya, İstanbul’un çocuklarının evlatlarının kreşleri var. Bu kreşlerde çocuklarımız bilimsel eğitimle, yeteneklerini ve kendilerini keşfederek mutlulukla, huzurla büyüyorlar. Yapacağımız 50 yeni yuvamız kreş ki bu yeni yuvamız kreşlerimiz şu anda çoğu inşaat halinde zaten ve 50 yeni yuvamız İstanbul Kısa Mola Merkezi ile toplam sayımız tam 200’ü bulacak. 200 kreşimizde İstanbullu çocuklarımızı eşitlemek için her yıl 20 binin üzerinde çocuğumuzu yetiştirmek ve geleceğe hazırlamak için dünyanın hiçbir çocuğuyla arasında hiçbir fark kalmayacak şekilde çok çalışacağız ve çocuklarımızın geleceğini teminat altına alacağız.
“SIRTLANDIĞINIZ YÜKLERİN BİR KISMINI ÜSTLENMEK BİZİM İÇİN PAHA BİÇİLMEZ BİR DEĞERDE”
Kreşlerimiz yalnız çocuklarımıza bir yatırım değil çocuğunu kreşe verip çalışmak isteyen annelerin de hayatlarını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Özel gereksinimli çocuk sahibi olan 50 bin anneye beş bin lira nakit destek vererek hem annelerin sosyalleşmelerine hem de çocuklarının daha iyi bir eğitim almasına yeni dönemde katkı sunacağız. Çünkü kadınların hayata dahil olması, kendi istek ve düşünceleri doğrultusunda yaşamanlarını şekillendirmeleri, kendilerinin arzularını, hayallerini gerçekleştirebilmeleri bizim için çok önemli. Aynı bakış açısıyla 0-4 yaş arası çocuklu annelere ücretsiz ulaşım desteği veriyoruz. İstanbul genelinde 650 bin annemiz bu hizmetten faydalanıyor. Bizim için çok büyük bir gururdur bu. Çok büyük bir vicdan ve çok büyük bir İstanbul adına huzurdur bu. Kadınların ve erkeklerin her zaman sırtlandığı yüklerin bir kısmını üstlenmek bizim için paha biçilemez bir değerde.
“İKİ BÜYÜK OYUN DÜNYASI KURACAĞIZ”
Güzel çocuklarımızın sağlıkla, güvenle vakit geçirebilecekleri iki büyük çocuk oyun dünyası kuracağız. İki milyon beslenme destek paketi okula yeni başlayacak 30 bin kız çocuğumuza eğitim desteği vereceğiz ve daha fazlasını yapacağız. Geçtiğimiz beş yılda çocuklarımızı, annelerimizi nasıl unutmadıysak önümüzdeki senelerde de asla unutmayacağız. Unutmayacağız çünkü bu ülkenin güzel insanlarına borcumuz var. İnsanca, adilce, eşitçe mutlulukla bu güzel şehirde yaşamak her vatandaşımızın hakkı. Bu anlamda biz görevimizi yerine getiriyoruz. Biz bu şehrin güzel evlatları, çocukları, anneleri, gençleri, mutlu olduğunda o zaman görevini iyi yapmış bir belediye başkanı oluruz. Bu anlamda kararlı bir şekilde yol yürüyeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Bu duygularla hepinizi sevgi, ve saygıyla selamlıyor, yavrularımızın gözlerinden öpüyorum şimdiden mübarek Ramazan Bayramınızı kutluyor, tutulan oruçlarımız kabul olsun diliyorum. Hepinize teşekkür ederim”
]]>Tepebaşı Belediyesi, Eskişehirli hayırseverlerin iş birliği ile kente değer katacak yatırımlar kazandırmaya devam ediyor.
Bu kapsamda Uçkan ailesinin destekleriyle yapımı tamamlanan ve 2023-2024 eğitim öğretim yılında faaliyete geçen Hüsniye Recep Uçkan Erken Çocukluk Eğitimi Merkezi’nin açılışı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Merkezin açılışına Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet İlker, merkezin yapımında desteklerini esirgemeyen Özcan Uçkan, Erkan Uçkan, Tepebaşı Belediyesi meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“TEPEBAŞI’NIN SOSYAL HAYATINA OLUMLU KATKI SAĞLAR”
Merkezin açılışında konuşan Özcan Uçkan, “Bir vasiyeti yerine getirmiş olmaktan dolayı aile olarak gerçekten mutluyuz. Bu imkanı bize sağlayan Tepebaşı’nın değerli Başkanı Ahmet Ataç kardeşime ve katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum. Ahmet Başkanı bu mevkiiyle gördük, sevdik ve sevmeye de devam edeceğiz. Bu kreş umarım, Tepebaşı’nın sosyal hayatına olumlu katkılarda bulunur. Bu vesileyle hayrımızın hayırlara vesile olmasını canı gönülden temenni ediyorum” dedi.
“ÇOCUKLARIMIZIN ÇAĞDAŞ EĞİTİMİ ALABİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ”
Başkan Ataç ise mahallelilere şöyle seslendi:
“Bu mahallede 1999’dan beri çok zor ama güzel günlerimiz geçti. Hatırlarsanız mahallemizde bir karış altyapı, bir karış üst yapı yoktu. Bakın biz burada iyi şeyler yapmasaydık bu kadar insan toplanır mıydı? Mümkün değil. Yemin ediyorum 10 kişi gelmezdi. Sizlerle gurur duyuyorum. Yani bunları beraber haber yaptık. Tabii şehirler geliştikçe ihtiyaçlar bitmiyor. Mahallemizde de bir takım ihtiyaçların yokluğunu tespit ettikçe belediye olarak bize düşen görevleri yapmaya devam ettik. Esasında kreşler devlete de aittir. Ama hatta bir tebliğde tasarruf yasaklarında kreş yapmak yasaktır diye bir karar da çıkarttılar. Ama biz onları dinlemedik, kreş açmaya devam ediyoruz. Son yaptığımız kreş de Fevzi Çakmak Mahallemizde. Çünkü burada çok ciddi bir ihtiyaçtı. Burada çalışan annelerimizin çocuklarını güvenle bırakacağı yerlere ihtiyacı vardı. Onu da belediyemiz bu şekilde sağladı. Tabii bu kreşi yaparken çalışma arkadaşımız Erkan Uçkan, Özcan abinin kardeşi, sevgili hocam birlikte belediyede çalışıyoruz. O dedi ki bunu dedi bizim ailemiz adına yapalım, ailemizin ismini verelim. Olur mu dedi. Tabii ki olur dedim. Önemli olan buraların yeni tesislere ihtiyacı var. Çocuklarımız çok önemli. Bizim geleceğimiz, yarınımız, her şeyimiz. Onların doğru eğitim alabilmesi, çağdaş eğitimi alabilmesi en önemli şey. Bizim 3 yaş, 4 yaş grupları daha kimsenin fark etmediği dönemlerde 2010 yılında biz bu eğitimlere başladık. Eğitimlerimizi 21 farklı yerlerde devam ettiriyoruz. Ama şöyle bir şey var. Bu 3 yaş eğitiminde Türkiye’nin oranı yüzde 20.5, Tepebaşı bölgesinin oranı yüzde 30. Yani yüzde 10’luk bir fazlalıkla bu işi de en iyi şekilde yapıyoruz. Çünkü bizim kreşlerimizde Milli Eğitim Bakanlığının gösterdiği mevzuata göre her şeyiyle yerli yerinde devam ediyor.”
MAHALLELİYE İMAR MÜJDESİ
Mahallede farklı hizmetlerin de olacağını belirten Başkan Ataç, bir de müjde verdi. Başkan Ataç, “Fevzi Çakmak Mahallemizin imar sorununu da halletmek üzereyiz. Şimdi Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Ayşe Hanım’la ilk konuştuğum şey bu imar durumlarıydı. Ayşe başkanla imar konusunda çalışacağız, inşallah çözeceğiz” dedi.
BELDE EVİ VE DENEYİMLİ KAFE İÇİN YENİ BİNA
İlki Fevzi Çakmak Mahallesi’nde açılan Belde Evi için yeni hizmet binasının inşaatına da başlandığını belirten Başkan Ataç, “Eskişehir’de 2001 yılında Belde Evi konusundaki ilk düşüncemiz Fevzi Çakmak’la başladı. O dönemde Türkiye’de Belde Evi diye bir şey yoktu. Bugün farklı isimlerle birçok belediye uygulamalarını yapıyor. Ama bizim o Belde Evlerimiz o kadar güzel ki bu mahallelere farklı bir canlılık getirdi. Şimdi açacağımız tesisimizin içinde Belde Evimiz, Deneyimli Kafemiz ve muhtarlık binamız olacak. 120 kursiyeri alabilecek büyüklükte 7 derslik olacak. 435 metrekare bir alan olacaktır. İnşallah bunların açılışını hep beraber yapacağız” diye konuştu.
]]>CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, kreş fiyatlarındaki artışlara dikkat çekerek bunun kadınları çalışma yaşamının dışında bırakmaya zorladığını ifade etti. Salıcı, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda şunları söyledi:
“BU SİSTEM KADINLARI ÇALIŞMA HAYATININ DIŞINDA KALMAYA ZORLUYOR”
“Kreş fiyatları uçmuş durumda. Aylık 15, 20, 30 hatta İstanbul’da 1 milyon liraya kadar çıkıyor. Bakıcı tutsan en az aylık 25 bin lira. Türkiye’de asgari ücret net 17 bin lira. Çalışan her iki kişiden biri asgari ücretli. Yani çalışan bir anne çocuğunu kreşe vermek isterse, ya kazancının tamamını hatta daha fazlasını kreşe verecek ya da çocuğuna bakmak için işini bırakmak zorunda kalacak. Bu sistem açıkça kadınları çalışma hayatının dışında kalmaya zorluyor.
“AKP, ‘ÜÇ ÇOCUK YAPMANIZI İSTİYORUM AMA KREŞ AÇMIYORUM’ DİYOR”
TÜİK’e göre 0-3 yaş arası çocuk sahibi annelerin istihdam oranı, genel kadın istihdam oranından iki puan daha düşük. Bu da yaklaşık 200 bin annenin iş gücü piyasasından çocuğuna bakmak için çekildiğini gösteriyor. Zaten ülkemizde 10 kadından 7’si çalışmıyor. Çalışanlar da işleri ve evleri arasında tercih yapmak zorunda kalıyor. Oysa mevzuata göre 150’den fazla kadın çalışanın olduğu işyerleri annelere kreş hizmeti vermek zorunda. Bankalardan, atölyelere kadar bu böyle. Ama kurala uymayan iş verene uygulanan ceza sadece aylık 18 bin lira. Yani yaptırım, caydırmıyor. Aksine yuva açmamayı teşvik ediyor. AKP ‘üç çocuk yapmanızı istiyorum ama kreş açmıyorum’ diyor.
Bugün tek kişinin maaşıyla aile geçindirmek mümkün değil. Çalışmak erkeklerin olduğu gibi kadınların da hakkı. Çalışan erkeğe ya da kadına değil, çalışan insana ihtiyacımız var. Büyük bir reform gerekiyor. Beş yılda kreş sayısını üç katına çıkaran CHP’li belediyelerin yaptığı gibi bol bol kreş açılması gerekiyor. İşyerlerinde anneler için bakım desteğine, emzirme odalarını sağlamamız gerekiyor. Ücretli doğum izni sürelerini artırılması, babaların da doğum izni alabilmesini, doğum sonrası iş kaybetmeme garantisini konuşmamız gerekiyor. İş mülakatlarında kadınlara hamilelik planlarını sormayı da tarihe gömelim artık. Bu mesele evin geçimidir. Evladın bakımıdır. Geleceğin garantilenmesidir. Kadınlar için Türkiye’nin çağdaşlık sınavıdır, eşitlik davasıdır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, şehrin 11 ilçesine kazandırılan 11 yeni Yuvamız İstanbul kreşinin açılışını, çocuklarla birlikte yaptı. Karnaval havasında geçen açılışta konuşan İmamoğlu, “Maalesef, bizden önceki 20- 25 yılda, tek bir kreş dahi İstanbul’a açmayan bir yönetim vardı. Onca yıl tek bir kreş açmayan bu yönetim, şimdi sanki sıfırdan başlayacakmış gibi, kreş açmayı şehre vadetmeyi en önemli vaatlerinden birisi olarak dile getiriyor. Buna ben ne yapıyorum? Vallahi de billahi de seviniyorum. En azından böylesi önemli bir projenin ne kadar mega bir proje olduğunu, ne kadar büyük bir proje olduğunu anlayabilmişler. Bizim yarışımızın adı, başkalarının yaptığı gibi, bir siyaset yarışı değil. Bizim yarışımızın tek adı var. Vallahi de billahi de milletine hizmet yarışı. Bu konuda da ben şahsen iddia ediyorum ki; beni geçecek bir belediye başkanı Türkiye’de yok. Başkası da desin ki ‘Ben daha çok koşacağım.’ Başımın üstünde yeri var” dedi.
İBB, kurum tarihinde sıfır olan kreş sayısını, İmamoğlu döneminde, bugün 11 farklı ilçede açılışı yapılan 11 yeni kreşle birlikte, 100’e çıkardı. Açılışları, Yenikapı Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen 11 kreş için düzenlenen etkinlik, karnaval havasında geçti. İBB kreşlerinde eğitim gören çocuklar etkinliği, kendileri için oyun bahçesi şeklinde tasarlanan alandan izledi. İkramlar ve palyaçolar eşliğinde ağırlanan çocuklar, salona el ele giren İmamoğlu ve eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu’na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu çifti, renkli görüntülerin yaşandığı etkinliği, kreş çocuklarının arasında izledi. Etkinlikte ilk sahneyi yine çocuklar aldı. Eğitmenleri eşliğinde sahneye çıkan minikler, Şubadap Çocuk’un, “Özgürlük” ve “Neşeli Bir gün” isimli şarkılarıyla coştu.
Çocuklar sahnedeyken mikrofona davet edilen İmamoğlu, miniklerin arasında yaptığı konuşmasında şunları söyledi:
“ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ DÜŞÜNMEK BİR YÖNETİCİ İÇİN EN KUTSAL GÖREV: Çocukların olduğu yer, bir anda böyle çok keyifli, çok moralli bir hal alıyor. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek, onun için bir şeyler yapabilmek, bir yönetici için belki de en kutsal görev. Çocuklarımızla bir arada olmaktan, o çocuklarımızın çok kıymetli anneleriyle, babalarıyla ve sevgili öğretmenleriyle birlikte olmaktan, çok mutluyum. Sevgili çocuklarımızın huzurunda söylemek istiyorum. Onların o sımsıcak, tertemiz kalplerinin ve zihinlerinin önünde,5 yıldır, özellikle bu çocuklarımıza mahcup olmamak için, inanınız gece-gündüz çok çalışıyoruz. ve hiçbir siyasi hesabın, hiçbir çıkar grubunun gözetilmediği, inanın tümüyle tertemiz ve bereketli bir bütçeyle, muazzam işler yapıyoruz. Bu anlamda emeği geçen çok dostlarım, yol arkadaşlarım var. ve bu işler arasında bu süreci yönetirken, bizi en fazla gururlandıran, içimizi en çok ısıtan, bu Yuvamız İstanbul ve Yuvamız İstanbul’un çocuklarının kullandığı o güzel kreşlerimiz, bizi çok mutlu ediyor. Onun ayrı bir yeri var.
VALLAHİ DE BİLLAHİ DE SEVİNİYORUM: Biz, böylesi bir hizmeti, hiç gündeminde olmayan bir siyasal süreçte, bütün Türkiye’nin gündemine, hatta bir kısım adayların bile gündemine dahil etmekten de mutlu oluyoruz. Çocukların eşitlenmesi, çocukların eşit ve adil bir biçimde eğitim alabildiği bir ortamın var edilmesi, bizim en önemli görevlerimizden birisidir. Çünkü bu prensip, Cumhuriyetin prensibidir. Biz, Cumhuriyetin bize söylediğini yapıyoruz. Çocuklarımızı eşitliyoruz. Cumhuriyet, bu topraklarda yaşayan her çocuğa, eşit fırsatlar sunan rejimin adıdır. Cumhuriyet, yöneticilerin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamayı kendilerine en önemli vazife olarak bildikleri rejimin adıdır. Ama maalesef, bizden önceki 20-25 yılda, tek bir kreş dahi İstanbul’a açmayan bir yönetim vardı. Onca yıl tek bir kreş açmayan bu yönetim, şimdi sanki sıfırdan başlayacakmış gibi, kreş açmayı şehre vadetmeyi en önemli vaatlerinden birisi olarak dile getiriyor. Buna ben ne yapıyorum? Vallahi de billahi de seviniyorum. En azından böylesi önemli bir projenin ne kadar mega bir proje olduğunu, ne kadar büyük bir proje olduğunu anlayabilmişler.
ZANNETTİLER Kİ EKREM İMAMOĞLU BUNU VAAT EDECEK, SONRA DA UNUTACAK: Çünkü ben, şu an yanımda bulunan çocuklarımızın her birinin gelecekteki İstanbul Belediye Başkanı ya da gelecekteki bir bilim insanı ya da gelecekteki çok değerli bir eğitimci, mesleğini en iyi yapan bireyler olması noktasındaki yolculuğun başarılı çocukları olduğunu düşünüyorum. Siz, tabii bütün bunları ıskalar, devleti yönetirken böylesi önemli bir konuyu unutursanız, işte bugün komik duruma düşersiniz. Tabii biz 2019 yılında bu kreşler vaadimizi söylediğimizde, hafife aldıklarını lütfen hatırlayınız. Zannettiler ki, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları bunu vaat edecekler ve ondan sonra da unutacaklar. Öyle bir şey yapmadık tabii. Biz, samimiyiz. Onlar gibi, 25 yıl unutup, bugün seçimden önce -ceyiz, -cağız demiyoruz. Biz söyledik; yaptık.
ÇOCUĞUNUZA, GENÇLERE, YAŞAMINIZA DEĞER VEREN YÖNETİM ANLAYIŞINI TERCİH EDİN: Mart ayı itibariyle, 100’ü aşkın kreşimiz, İstanbul’da hemşehrilerimizin bu biricik çocuklarına hizmet ediyor olacak. Kapasiteyi böylesi devasa bir rakama çıkartmak hem de zor zamanda, zor koşullarda, bizim için çok önemli. İstanbul çocuklarının kreşe ihtiyacı var. İstanbul’un çocuklarının kreş ihtiyacını, elbette tek başına Büyükşehir Belediyesi çözemez. Buna elbette başka kurumlar da destek olmalı. İstanbul’da 14 Cumhuriyet Halk Partili belediye, kaç kreşte hizmet ediyor; geri kalan 25 belediye kaç kreşte hizmet ediyor? Buna bile baktığınızda, anlayış farkını görüyor olacaksınız. Yani neredeyse sayısının iki katı kadar belediyeye sahip olmalarına rağmen, öbür taraftaki kreş sayısının neredeyse 6-7 katı kadar kreşte de ilçe belediyelerimiz hizmet sunuyor. Bu nedir biliyor musunuz? Bu neye önem verdiğinizle ilgili bir konudur. Biz, bu şehrin çocuklarına, bu şehrin geleceğine önem veriyoruz. O bakımdan biz, buradan şunu söylüyoruz: Sevgili hemşehrilerim; çocuğunuza, hayatınıza, gençlere, yaşamınıza değer veren yönetim anlayışını tercih edin. Sizin yaşamınızla değil, sadece bir avuç insanın yaşam kalitesiyle uğraşanlara ya da ona değer verenlere önceliği o alanlara asla fırsat vermeyin.
BİZİ KÜÇÜMSEDİLER: Bizi yine küçümsediler. Hatırlayınız; kreş dedik, küçümsediler. Hiç yoktu; 100’ü aşkın kreşimiz var. Tek bir yurt yatağımız yoktu çocuklarımız için, gençlerimiz için. Eylül ayı itibariyle 6000 yatağa geçiyoruz. Şu an 5 bin 200 gencimiz var yurtlarımızda. ‘Süt dağıtacağız’ dedik. ‘Hani nerede? Süt dağıtacaktınız, göremedik’ dediler. Çünkü biz, göstererek dağıtmadık. Yüz binlerce çocuğumuza süt dağıttık milyonlarca litre. ‘Burs vereceğiz’ dedik. ‘Hayır veremezsiniz ki, ‘Yasa engel’ diye bağırdınız’ dediler. Biz, bu sene tam 750 milyon lira bütçe ayırarak, gençlerimize burs verdik. Peki sadece onunla mı? İstanbul Vakfı üzerinden 3000 kız öğrencimize burs veriyoruz. Sadece onunla mı? Yine 100 bini aşkın ilk, orta, lise öğrencilerimize, destek bursu veriyoruz. Sadece o mu? Değil. Ne yazık ki kötü yönettikleri ekonominin, insanların yaşamlarını zorlaştırdığı bu dönemde dedik ki, ‘4 yaşına kadar çocuğuyla annelerimiz, bu şehirde daha huzurlu yaşasın. Onlara çocuklarıyla birlikte seyahat ederken ücretsiz ‘Anne Kartı’ vereceğiz’ dedik. Verdik. Hem de kaç tane biliyor musunuz? 650 bin annenin cebinde kart var.
BİRİLERİ, BAZI AİLELERİN ÇOCUKLARINI SEÇEREK, TEK BİR KİŞİYE 150-200-250 BİN DOLAR BURS VERİP, YURT DIŞINA, AMERİKA’YA, ORAYA BURAYA GÖNDERİP, ONU 5-10 YIL SONRA MİLLETVEKİLİ YAPIYOR OLABİLİR: Allah aşkına; bütün bu hizmetleri verirken kime, bir kişiye bile, partisini sorduk mu? Düşüncesini sorduk mu? Başka bir şeyi sorduk mu? Sormayız. Bizim insanımız aynı. Bizim insanımız, bizim insanımız, bizim annemiz. Bu evlatlar, bu çocuklar, anneleri, babaları var. Allah o annelere, bu çocukların güzel geleceklerini görmeyi nasip etsin. Onların mutluluklarını nasip etsin. Ama ya bu şehrin çocukları ya bizim çocuklarımız? Onun için hangisine ayırt edebiliriz? Öyle bir şey yok. Birileri, bazı ailelerin çocuklarını seçerek, tek bir kişiye 150-200-250 bin dolar burs verip, yurt dışına, Amerika’ya, oraya buraya gönderip, sonra onu 5-10 yıl sonra da milletvekili yapıyor olabilir. Ama Allah şahit; biz, milletin her evladını evlat kabul ediyoruz. Şehrin hangi imkanı varsa da onu dağıtıyoruz. Bunu her yerde anlatacağım, sıkılmadan. Kürsüye çıkıp dedi ki… Bunu bize bakarak söyledi, milletimize bakarak söyledi. ‘Sen’ dedi, ‘Anne Kart verecekmişsin, -ben ilave yapıyorum, süt dağıtacakmışsın, kreş yapacakmışsın- kimin parasını kime veriyorsun’ dedi. Ben de o kadar temiz bir cevap verdim ki: ‘Vallahi billahi milletin parasını millete veriyorum’ dedim. Milletin parasını millete ve milletin evlatlarına vermeye de aralıksız devam edeceğiz.
BU ŞEHRİN EVLATLARINI EŞİTLEYECEĞİZ: Okul öncesi eğitim almayan çocukların aralarındaki fark açılıyor. Benim evladım ister Bahçelievler’de, ister Sancaktepe’de, ister Bağcılar’da, ister Silivri’de, ister Tuzla’da, ister Beşiktaş’ta, Kadıköy’de… Biz, bu şehrin evlatlarını, bu şehirde eşitlemek için bütün çocuklarımızı eşitleyeceğiz. Eğitimde eşitleyeceğiz. Fırsatta eşitleyeceğiz. Dolayısıyla başka bir fayda daha. Çocuklarımız kreşe geliyorlar. Bu gördüğünüz ortamda sadece buraya usulen genç, hanımefendi eğitimcilerimizi çıkarmadık. Bizim kreşlerimiz, aynı zamanda bir kadın istihdam merkezine dönüştü. Çünkü, aynı zamanda kreşlerimizde, gördüğünüz gibi kalpleri temiz, liyakatleriyle burada görev yapan, pırlanta gibi yüzlerce genç eğitimcimiz var. Öyle de bir faydası var. Sadece onunla da bitmiyor. Kreşlerimiz aynı zamanda annelerin, babaların daha bilinçli oldukları merkezler haline geliyor. Eğitimler yapılıyor. Buluşmalar yapılıyor. Oralar, o mahallenin toplumsal olarak moral bulma yerleri oluyor. Sadece onunla da bitmiyor. Kreşlerimize evlatlarını bırakan güzide annelerimiz, iş bulup çalışıyorlar. Doğru mu? Her konuda fayda, faydayı getiriyor.
ÇOK SES GETİREN KENT LOKANTALARI AÇTIK: Biz, kreşlerin yanı sıra, çok ses getiren Kent Lokantaları açtık. Artık neredeyse 10 bine yakın insanımız, her gün orada ama öğrenci olsun ama emekli olsun ama işsiz olsun, 40 liraya 3 çeşit yemek yiyor. Aynı zamanda her Kent Lokantası, en az 12-13, yerine göre 15 kadın çalışan için de bir istihdam merkezi oluyor. Toplumda kadın emeği artarsa, o toplum zenginleşir. Aksi takdirde, yoksullukla mücadele etmeye devam ederiz. Biz, toplumun zenginleşmesinin kadının zenginleşmesinden geçtiğini iyi bilen insanlarız. Kadının istihdamdaki yerini de bu şekilde arttırıyoruz. Biz bugün Sarıyer Maden’de, Sancaktepe Meclis’te, Avcılar Tahtakale’de, Kağıthane Gürsel’de, Ataşehir Barbaros’ta, Silivri Gümüşyaka’da, Şile Kumbaba’da, Eyüpsultan Güzeltepe’de, Sultangazi Yunus Emre’de, Üsküdar Kısıklı’da, Fatih Kariye’de kreşlerimizi açıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.
EN FAZLA NE KONUDA ‘TAM YOL İLERİ’ DİYECEĞİZ BİLİYOR MUSUNUZ: Kreşlerimiz, öyle alelade kreşler değil. Her yapı nitelikli, depreme dayanıklı ve çevresine en estetik duyguları veren güzel binalar, kalıcı binalar, içindeki konforu yüksek yapılar. Aynı zamanda, Allah korusun, afet anında bizler için soluk alacağımız, bir arada olacağımız değerli merkezlerimiz olacak. Dolayısıyla göreceksiniz, bu kardeşiniz, bu hemşehriniz, bu evlatların Ekrem Amcası, Ekrem Abisi söz veriyor: Biz, en fazla ne konuda ‘Tam yol ileri’ diyeceğiz biliyor musunuz? Kreş yapmada tam yol ileri diyeceğiz. Çok güçlü yürüyeceğiz bu konuda. Bu şehrin çocuklarının ailelerine yeni imkanlar, yeni hizmetler sunmaya da devam edeceğiz. Göreceksiniz; önümüzdeki dönem daha fazlasını yapıyor olacağız. Çok yakında bunları tek tek sizlere açıklayacağım. O zaman bir kere daha göreceksiniz; anneler-babalar bir kez daha görecekler ki, bu şehrin çocuklarını, bu şehrin çocuklarının eğitimini, sağlığını, mutluluğunu, yaptıklarımızın üzerine yeni yapacaklarımızı ekleyerek, daha güçlü ‘Tam yol ileri’ deyip, Türkiye’nin geleceği için koşacağız.
İCRAAT VE YATIRIM YARIŞINDA YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ: Bizim yarışımızın adı, başkalarının yaptığı gibi, bir siyaset yarışı değil. Bizim yarışımızın tek adı var. Vallahi de billahi de milletine hizmet yarışı. Bu konuda da ben şahsen iddia ediyorum ki; beni geçecek bir belediye başkanı Türkiye’de yok. Başkası da desin ki ‘Ben daha çok koşacağım.’ Başımın üstünde yeri var. Yarışın en güzeli, hizmet yarışı. Hizmette yarışırken, kimseyi rakip görmezsin. Ama siyasette yarışırken, herkesi kötü görürsün, herkesi rakip görürsün. Ben hizmette yarışan bir karaktere sahip olduğum için, vallahi billahi hiç kimseyi rakip görmüyorum. Yani ‘Rakipsizim’ demek istemiyorum, yanlış anlamasın kimse. Rakip görmüyorum. Hizmette yarışalım, hizmette koşalım. Güzel konuşalım. Milletimizin lehine uzlaşalım, anlaşalım. İşte bu yönüyle icraat ve yatırım yarışında yolumuza devam edeceğiz. Bizim yarışımız, adalet ve eşitlik yarışıdır. Ben bu koşuyu yaparken, bu yüreği ortaya koyarken, 7/24 çalışırken, kalbimdeki sesin ifadesini şöyle söyleyeyim. Niçin biliyor musunuz? Burada bulunan birçok yol arkadaşımın, vatandaşımın da hikayesinde vardır. Ben, Türkiye Cumhuriyeti’nin 40 haneli bir köyünde doğarak, bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapabiliyorsam… Tabii ki annemin, babamın bana büyük emeği var. Ama bana en büyük emeğin, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin emeği olduğunu biliyorum. Beni bugüne getiren Cumhuriyetimizin, devletimizin ve onu var eden milletimizin evlatlarına hizmet etmek de benim en büyük sorumluluğum, en büyük borcumdur. Allah’ım beni size mahcup etmesin. Bu çocuklara mahcup etmesin.
KURDELE ÇOCUKLARLA VE BAĞIŞÇILARLA BİRLİKTE KESİLDİ
İstanbul’a kazandırılan 11 yeni kreşin açılışı; Yuvamız İstanbul öğrencileri, İmamoğlu, CHP milletvekilleri Engin Altay, Zeynel Emre, PM üyeleri Mahir Yüksel, Berker Esen, Turgay Özcan ile CHP’nin Eyüpsultan (Mithat Bülent Özmen), Fatih (Mahir Polat), Avcılar (Utku Caner Çaykara), Bakırköy (Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu), Esenler (Hasan Dalkıran), Zeytinburnu (Onur Soytürk) Kağıthane (Tonguç Çoban) belediye başkan adayları ve bağışçı ailelerin birlikte kestiği kurdele ile hizmete girmiş oldu.
Mevcut durumda hizmet vermeye devam eden İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezlerinde, toplamda 6276 kapasite ile hizmet sunuluyor. Bu kapsamda, yeni açılan 11 yeni Yuvamız İstanbul kreşi ile toplam kapasite ise 7231’e ulaşacak.
]]>