Küçükçekmece Belediyesi’nin edebiyatseverleri ve kitap tutkunlarını buluşturduğu 2. Kitap Günleri sona erdi. Sefaköy Atatürk Parkı’nda gerçekleşen ve festival havasında geçen Kitap Günleri, Türk edebiyatının ve yazın dünyasının 70’e yakın kalemini ağırladı. Yayıncılar Birliği (YAYKOOP) iş birliği ile düzenlenen ve binlerce kişinin geçit noktası haline gelen fuarda, “Askıda Kitap” kampanyası da büyük ilgi gördü.
Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, “Bu etkinliği, kültürel zenginliğimizi büyütmek ve paylaşmak adına çok önemsiyorum. Burada 9 gün boyunca birbirinden değerli yazarlar, fikir insanları ve yayınevleri ile buluşma şansına sahip olduk. Onların kaleminden çıkan eserler, bizlere yeni Dünyaların kapılarını araladı. Küçükçekmecelilerin büyük ilgisi bizleri çok mutlu etti. Etkinliğimizin düzenlenmesinde emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma, katılımcı yayınevlerine, değerli yazarlarımıza ve kitapseverlerimize teşekkür ediyorum. İkincisini düzenlediğimiz Kitap Günleri’ni geleneksel hale getirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
‘Askıda Kitap’ büyük ilgi gördü
Kitap Fuarı’nın son gününde usta kalemler Adnan Özyalçıner, C.Hakkı Zariç ve Güney Özkılınç edebiyat söyleşileriyle okurlarıyla buluştu. 9 gün boyunca süren fuara; İlber Ortaylı, Merdan Yanardağ, Serhan Kansu, Murat Menteş, Tansu Özcan, Serhan Asker, Barış İnce, Adnan Özyalçıner, Şeyhmus Diken, Mehmet Erte, Betül Kanbolat, Zülal Kalkandelen gibi ünlü yazarlar katıldı. Fuarda; çocuklar için birbirinden farklı ve eğlenceli ‘Çocuk Atölye Etkinlikleri’ ve imza günü etkinlikleri düzenlendi.
‘Küçükçekmece’de Kitap, Kitapta Hayat Var’ sloganıyla düzenlenen ikinci Kitap Günleri’nde kitaplar; sadece fuar alanında değil metrobüste, parklarda ve ağaçlarda vatandaşlar için yerini aldı. Vatandaşlardan büyük ilgi gören ‘Askıda Kitap’ projesiyle, hiçbir okurun kitapsız kalmaması hedeflendi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>METROBÜS KAZASINDA 1 KİŞİ CAN VERDİ
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, Beylikdüzü istikametinde ilerleyen metrobüsün Sefaköy mevkisinde karşı yönden gelen metrobüse yandan çarptığı kazaya ilişkin soruşturması sürüyor. Küçükçekmece Adliyesi’ne getirilen 8 şüphelinin savcılıkta ifadeleri alındı.

5 KİŞİ TUTUKLANDI
Cumhuriyet savcısı, metrobüs sürücüsü D.M.Ç ve denetim amiri Ş.Y’nin de aralarında bulunduğu 5 şüpheliyi, haklarında “taksirle yaralamaya ve ölüme neden olma” suçundan tutuklama talep ederek sulh ceza hakimliğine gönderdi. Şüpheliler tutuklandı. Diğer 3 şüpheli ise savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

NE OLMUŞTU
Küçükçekmece’de dün sabah saatlerinde iki metrobüsün çarpışması sonucu 22 yaşındaki Ferhat Uçar hayatını kaybetmiş, 2’si ağır 51 kişi yaralanmıştı. Kazanın ardından gözaltına alınan 4 kişiden 2’si ifadeleri alındıktan sonra savcılık talimatıyla serbest bırakılmıştı. Diğer 2 kişi ise adliyeye sevk edilmişti.

Soruşturma kapsamında, yol bakım çalışmasında görev yapan metrobüs komuta amiri, bölge şefi, proje müdürü, şantiye şefi ile yol bakım onarım müdürlüğünde görevli müdür ve müdür yardımcısı hakkında gözaltı kararı verilmişti. Bunun üzerine harekete geçen emniyet güçleri, 6 şüpheliyi daha gözaltına almıştı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>METROBÜS ŞOFÖRÜNÜN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, Beylikdüzü istikametinde ilerleyen metrobüsün Sefaköy mevkisinde karşı yönden gelen metrobüse yandan çarptığı kazaya ilişkin soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında savcılıkça ifadesi alınan metrobüs şoförü D.M.Ç, Söğütlüçeşme-Beylikdüzü hattında günde 2 gidiş, 2 geliş şeklinde çalıştıklarını, olay günü sabah saat 07.50’de Söğütlüçeşme- Beylikdüzü seferini yapmak üzere Söğütlüçeşme perondan M3070 kapı numaralı metrobüsü aldığını ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden ilk yolcularla yola çıktığını anlattı.

“İKİ ARACA DA ÇARPMAMAK İÇİN ARALARINDAN GEÇMEYE KARAR VERDİM”
Yenibosna durağından yolcuları alıp Sefaköy durağına doğru seyrettiği sırada Küçükçekmece Adliyesi’nin önündeki rampayı geçtikten sonra saha çalışması için metrobüs hattında bulunan kapalı yol içindeki Doblo aracı gördüğünü aktaran D.M.Ç, şunları kaydetti: “O sırada şeritten de başka bir metrobüs aracı geliyordu. İkisine de çarpmamak için aralarından geçmeye karar verdim. Aralarına girdiğim esnada benim kullanımımdaki metrobüsün sağ ön tarafı ile diğer metrobüsün sağ arka tarafına çarpmam sonucu kaza meydana geldi. Ben 28 Ağustos’ta haftada bir gün olan iznimi kullanıyordum.
“HERHANGİ BİR UYARI İŞARETİ YOKTU”
En son salı günü Sefaköy durağını geçtikten sonra baypas yol açılmıştı, orayı kullanmıştım. Olay günü Küçükçekmece Adliyesi’nin karşısındaki kaza mahallinde baypas yolun açıldığını önceden bilmiyordum. Bununla ilgili herhangi bir bilgilendirme yapılmadı. Ayrıca olay yeri öncesindeki rampayı çıktığımda herhangi bir uyarı işareti de yoktu.”
“BAYPAS YOL AÇILDIĞINA DAİR BİR UYARI GÖRMEDİM”
Normal hızda, beşinci viteste ilerlediğini, hızının 67 kilometre olduğunu tahmin ettiğini anlatan D.M.Ç, savunmasına şöyle devam etti: “Doblo aracı son anda görünce frene asıldım. ABS sistemi çalışmadı ve aracın kayarak durmaması sonucunda kaza meydana geldi. Olay günü Telegram’daki bilgilendirme yapılan ‘Kaptanlar Köşkü’ isimli grupta ve kullandığım metrobüsün ekranında Küçükçekmece Adliyesi’nde baypas yol açıldığına dair bir uyarı görmedim. Görsem dikkat ederdim.

“ARACIN HIZI STANDARDA UYGUNDU”
Normalde araç ve güzergahlar ile yolun durumu konusunda hem Telegram grubunda metrobüs filo yönetimi tarafından bilgilendirme yapılır hem de kullandığımız araçların ekranına uyarı mesajları gelir. Ancak olay günü bu hususta herhangi bir mesaj gelmedi. Kullandığım aracın hızı yolun standardına uygun şekilde seyrediyordum. Olay mahallinde ve öncesinde, olayın olduğu yerde baypas açıldığına ve hızımı ona göre düşürmem gerektiğine dair herhangi bir uyarı levhası yoktu. Daha büyük bir kaza yaşanmaması için elimden gelen her şeyi yaptım ancak kaza meydana geldi. Kazadan dolayı üzgünüm. Olayda herhangi bir kusurum yoktur. Yoldaki işaretlemelerden kimin sorumlu olduğu konusunda bilgim yoktur.”
DENETİM AMİRİNİN İFADESİ
Metrobüs yolundaki aracın şoförü ve denetim amiri olan Ş.Y. ise savcılık ifadesinde, 11 yıldır İETT’de şoför olarak çalıştığını ve son 5 senedir metrobüste şoförlük yapmadığını söyledi. Son 2 aydır saha amiri olarak görev yaptığını anlatan Ş.Y, olay günü saat 08.00 sıralarında 34 DFL 305 plakalı Fiat Doblo marka otomobili Küçükçekmece Adliyesi’nin karşısındaki sabit noktada bulunan trafiğe kapalı alanda durdurduğunu aktardı.

Ş.Y, görevinin, metrobüs yolu çalışmasından ötürü meydana gelebilecek metrobüs arızaları veya kazalarda yolcuların mağduriyet yaşamaması için olay mahalline başka bir metrobüsün gelmesini ve yolcuların o araca alınmasını sağlamak olduğunu söyledi. 28 Ağustos’ta haftalık iznini kullandığı belirten Ş.Y, şöyle devam etti: “Salı günü metrobüs sahasındaki baypas yol Beşyol ile Cennet durağı arasında bir yerde bulunuyordu. Küçükçekmece Adliyesi’nin karşısındaki alana açılan baypas yolu dün sabah işbaşı yaptığımda gördüm. İki günde bir veya günlük olarak metrobüs çalışma alanındaki baypas yol giriş-çıkışları değişmektedir.
“UYARI MESAJLARINI KİMİN GÖNDERDİĞİNİ BİLMİYORUM”
Yolda tamirat yapıldıkça baypas yol kaydırılarak ilerlemektedir. Bununla ilgili araç şoförlerinin bulunduğu Telegram’daki ‘Kaptanlar’ grubuna ve çalıştıkları metrobüsün ekranına uyarı mesajları gitmektedir. Ancak bu mesajları kimin gönderdiğini bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla İBB Metrobüs İşletme Amirliği tarafından gönderiliyor. Bildiğim kadarıyla metrobüs çalışma alanındaki işaretlemeler ve dubalar yüklenici firma personeli tarafından konulmaktadır.”

Denetim amiri Ş.Y, savunmasının devamında, olay günü idaresindeki aracın 20 metre önünde, üzerinde iki tane ışıklı uyarı lambası ve “Dur” yazısı olan dikdörtgen levha bulunduğunu, bu levhanın yüklenici firma görevlilerince konulduğunu söyledi. Önceki günlerde daha büyükken olay günü levhanın boyutunun daha küçük olduğunu ifade eden Ş.Y, “Kazadan son anda kurtuldum. Zafer Ömür ile araçta bulunduğum sırada Yenibosna istikametinden gelen metrobüsün fren yaptığını ve tekerlerinden duman çıktığını gördüm. Ancak aracın duramayıp bize çarpacağını düşündüğüm için Zafer ile araçtan hızla uzaklaştım. Metrobüs bizim bulunduğumuz araca çarpmadı. Bize çarpmamak için manevra yaptığı sırada karşı istikametten gelen metrobüse yandan sürtmesi sonucu kaza meydana geldi.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hafif ticari araçtaki sürücü ve 2 yolcu yaralandı. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle cadde bir süre trafiğe kapanırken polis ekipleri kazayla ilgili çalışma başlattı.

YAN YATAN ARAÇTA KURTARILMAYI BEKLEDİLER
Diğer yandan, kaza sırasında savrulan hafif ticari araç yan yattı. Araçta bulunan sürücü ve 2 yolcu yaralandı. 2 kişi yan yatan hafif ticari araçta kurtarılmayı bekledi. Çevre sakinlerinin yardımlarına koştuğu 2 kişi araçtan çıkarılarak hastaneye kaldırıldı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Murat Kurum, Küçükçekmece’de düzenlenen Caferiler ile Sahur Sofrası programında vatandaşlara hitap etti.
“Caferi kardeşlerimizin hiçbir endişesi olmayacak. Sizlerle birlikte eyleme geçeceğiz. Ne eksiğimiz varsa, ne sorunumuz varsa masada oturacağız, birlikte karar vereceğiz” diye konuşan Kurum, göreve geldiklerinde inanç özgürlüğüne sahip çıkacaklarını belirtti.
İstanbul’un 72 milletten insanın barış ve huzur içinde yaşadığı kadim bir şehir olduğunu, hizmet anlayışlarında kimin nereli olduğu veya neye inandığı hususlarına bakmadıklarını dile getiren Kurum, herkesin belediyecilik hizmetlerinden eşit ve adil yararlanmasını esas aldıklarını söyledi.
Milletin her anında hep yanında olacaklarını vurgulayan Kurum, “Bu söz, onların verip de tutmadıkları sözlere benzemez. Bu söz, eser adamlarının sözüdür. Bu söz, sağlam adamların sözüdür. Bu söz, Murat Kurum sözüdür.” ifadelerini kullandı.
İBB Başkan adayı Kurum, bakanlık yaptığı dönemde afetlerle ilgili yaptıkları çalışmaları aktardı.
Bu acıların bir daha yaşanmamasını istediklerini, yaşanmaması adına da çalışıp çabalayıp İstanbul’u depreme hazır hale getirmek istediklerini belirten Kurum, “Burada yapılması gereken tek şey, depremle mücadele etmektir. Gerçekten bir milli güvenlik meselesidir, beka sorunudur. Bu sorunu halletmek için de çalışmak gerekir, çabalamak gerekir.” değerlendirmesini yaptı.
Murat Kurum, “asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından vatandaşlara verdikleri sözleri tuttuklarını, 3 ayda 180 bin konutun inşasına başladıklarını, 1 yılın ardından afetzedelerin yeni evlerine yerleşmeye başladıklarını aktardı.
“Burada mesele İstanbul, mesele İstanbul’un geleceği”
Çaresizlik kadar zor bir durumun olmadığının altını çizen Kurum, “O yüzden biz kaderimizi hep birlikte çizmek zorundayız. Mücadele edeceğiz, üstümüze düşen vazifeyi yapacağız, takdir Rabb’imizindir ama bekleyip duramayız, burada mücadeleyi 31 Mart’ta sandığa gittiğimizde birlikte vereceğiz. Sandığa gittiğimizde İstanbul’da deprem çilesi bitsin mi, trafikte yaşadığımız o sorun artık İstanbul’un gündeminden tamamen kalksın mı, bunun kararını vereceğiz. Burada mesele İstanbul, mesele İstanbul’un geleceği.” diye konuştu.
Kurum, mevcut İBB yönetiminin verdikleri sözleri tutmadığını kaydederek, “Hani her şey güzel olacaktı? Hani herkes mutlu olacaktı, huzurlu olacaktı? Nerede bu sözler, hepsi unutuldu.” ifadelerini kullandı.
Caferiler Derneğinin bulunduğu alanın avlusunun yapılması gerektiğini, gençlerin spor tesisine ihtiyaç duyduğunu anlatan Kurum, göreve geldiğinde bu hizmetleri hayata geçireceğini dile getirdi.
“Küçükçekmece’nin hali ortada”
Murat Kurum, Küçükçekmecelilerin mevcut İBB yönetimi tarafından yalnız bırakıldığını belirterek, şunları kaydetti:
“Küçükçekmece’nin hali ortada, 5 yıllık süreçte maalesef bizim bıraktığımız dönemden geriye gitmiş. Halbuki ne uğraşlar verdik. Ben burada yaşadım, burada çalıştım. Birçok sokakta emeğim var, alın terim var. Okullar, hastaneler, konutlar, parklar yaptım. Üstüne sen de bir şey koy. Sel olduğunda buraya geldim. Milletvekiliyim, vatandaşlarımızın ne ihtiyacı var diye geldim, baktım ne ilçe belediyesi var ne de Büyükşehir Belediyesi var.”
Programa, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Cumhur İttifakı Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay, Türkiye Caferileri lideri Selahattin Özgündüz, Caferilik İnancını Tanıtma, Araştırma ve Eğitim Derneği Başkanı Hasan Babur ile vatandaşlar katıldı.
]]>Kavuncu, ilk olarak Çekmeköy’de Hacı Yusuf Cebir Camisi’nde İYİ Parti Çekmeköy İlçe Başkanı Dilaver Koç’un vefat eden annesi Narin Koç’un cenazesine katıldı.
Cenaze namazının ardından Koç ve ailesine başsağlığı dileklerini ileten Kavuncu, burada karşılaştığı Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz ile kısa süre sohbet etti.
Daha sonra Küçükçekmece’ye geçen Kavuncu, Atakent Mahallesi’ndeki bir sitedeki kafede kadınlarla bir araya geldi.
Site sakinlerine İstanbul’da gerçekleştireceği projeleri anlatan Kavuncu, belediye başkanı seçilirse en önemli ve tek önceliğinin deprem olacağını, belediyedeki ihalelerin İBB TV’den canlı yayınlanacağını ve belediyede işe alımları kura ile yapacağını söyledi.
Daha sonra Evrencikliler Yardımlaşma ve Kalkındırma Derneğine giden Kavuncu, Dernek Başkanı Selçuk Koyuncu ve üyelerle bir araya geldi. Kavuncu, burada yaptığı konuşmada, İYİ Parti olarak daha önce hem genel hem de yerel seçimlere birlikte girdikleri ittifakı neticelendirme kararı aldıklarını söyledi.
Kendisinin Ekrem İmamoğlu ya da Murat Kurum’a seçim kaybettirmek ya da kazandırmak için aday olduğu iddialarının yalan olduğunu belirten Kavuncu, “Biz 31 Mart gecesi İYİ Parti olarak Küçükçekmece’de Mümin Günler’i belediye başkanı yaparsak, Büyükşehir’de de ben belediye başkanı seçilirsem bundan mutlu oluruz. Bizi mutlu edecek sonuç budur.” dedi.
Kendilerini üzecek tek sonucun da Küçükçekmece’de Mümin Günler’in, Büyükşehir’de ise kendisinin seçimi kaybetmesi olacağını kaydeden Kavuncu, “Falanca aday kazandı diye mutlu olmayız, filanca aday kaybetti diye de mutsuz olmayız, memnun olmayız. Böyle bir siyasi parti de olamaz.” ifadelerini kullandı.
Kavuncu ve beraberindekiler daha sonra esnafı ziyarete ederek sorunlarını dinledi, kendisine oy istedi.
Kavuncu Küçükçekmecelilerle iftarda buluştu
Ardından bir düğün salonunda muhtarlar, kanaat önderleri, STK ve spor kulüplerinin temsilcilerinin yer aldığı iftar programına katılan Kavuncu, burada yaptığı konuşmada, “Size iki taraf iki yalan söyleyecek. Bir taraf ‘Aman Buğra Kavuncu’ya vereceğin oy Murat Kurum’un işine gelir.’ diyecek, koca bir yalandır. Bir başka taraf da diyecek ki; ‘Buğra Kavuncu’ya vereceğin oy Ekrem İmamoğlu’nun işine yarar.’ Bu da koskocaman başka bir yalandır. Bunlara itibar etmeyin.” diye konuştu.
Kavuncu, kendisine verilecek oyun 25 yıldır İstanbul’da deprem riskini bitiremeyen, aksine deprem riskini artıran AK Parti ve CHP’ye kırmızı kart göstermeye yarayacağını söyledi.
Kavuncu, şöyle devam etti:
“Zamanında sözde açılım sürecine bu ülkeyi sokan AK Parti’ye, şimdi de ‘Kent Uzlaşısı’ altında DEM’le işbirliği yapan ve kendi listelerinden 25 tane, eski adıyla HDP bugünkü adıyla DEM Partiliyi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisine sokacak CHP’ye, Buğra Kavuncu’ya vereceğiniz oy kırmızı kart göstermektir.”
İftara katılanlara teşekkür eden Kavuncu, 31 Mart’taki seçimlerde kendisine oy vermelerini istedi.
Kavuncu’ya ziyaretlerinde İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun, İYİ Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Mümin Günler ve İYİ Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Rasim Yıldırım ile partililer eşlik etti.
]]>Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, seçim çalışmalarına devam ediyor. Kurum, Küçükçekmece’de düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi. Mitinge Murat Kurum’un yanı sıra İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Sami Şahin, MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy, Küçükçekmece İlçe Başkanı Mehmet Cem Özel, AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kurum’a konuşması sırasında vatandaşlar alkışlar ve sloganlarla eşlik etti. Mitingde ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla hatıra fotoğrafı da çektirdi.
“İstanbul’da akın akın büyüyen bir değişim iradesi var”
Mitingde konuşan İBB Başkan Adayı Kurum, “Bu meydanları görünce muhalefetin aklı karışıyor. Bu coşkuyu, heyecanı, sevgiyi görünce ne yapacaklarını bilmiyorlar. Gelsinler Küçükçekmece’deki bu morali görsünler. Tam 54 gündür İstanbul’umuzun her yerinde milletimizle kucaklaşıyoruz. Gittiğimiz her sokakta, girdiğimiz her dükkanda, her evde şunu net bir şekilde görüyorum; İstanbul’da akın akın büyüyen bir değişim iradesi var. İstanbul’da sokak sokak büyüyen bir değişim dalgası var. 31 Mart’ta Küçükçekmece kararını vermiştir. 31 Mart’ın ayak seslerini dinlemek isteyen, coşkuyu görmek isteyen bu meydana gelsin. Bu meydan bize, tıpkı 28 Mayıs’ta olduğu gibi 31 Mart zaferimizi müjdeliyor. 31 Mart’ta bu coşkuyla önce Küçükçekmece’yi ardından İstanbul’umuzun her bir mahallesini inşa edeceğiz. Biz reklam belediyeciliği değil, gerçek belediyecilik diyoruz. ‘Yeniden İstanbul’, ‘Sadece İstanbul’ diyoruz. 31 Mart’ta Küçükçekmece’miz Cumhur İttifakı’mızı sandıkta rekor oyla destekleyecek. Küçükçekmece sandıkları öyle bir patlatacak ki, İstanbul’da herkes Küçükçekmece’yi konuşacak. Bu millet için biz uykusuz da kalsak, ailemizden de her türlü fedakarlığı yapsak azdır. İstanbul’umuz, kendisine vefası olmayanların elinde çile çekiyor. İstanbul’umuz beceriksiz ellerde dertleniyor. İstanbul’umuz ehliyetsiz ellerde eser görmüyor. Bekle İstanbul hizmet siyaseti geliyor” dedi.
“Kendi geleceklerini için her türlü kirli ittifakın içine girerler”
Mevcut İBB yönetiminin 10 yıl sonra hatırlanacak tek bir projesinin bile olmadığını dile getiren Kurum, “Bu aziz şehir 5 yıl boyunca sevgisizlikten, ilgisizlikten neler çekti neler. Halbuki İstanbul nazlıdır. Bir bebek gibi ilgi ister. Sevgi, sevda, aşk ister. İstanbul’la ilgilenecek belediye başkanı ister. İstanbul, arada bir belediyeye uğrayanların, başka işler peşinde koşanların ilgisizliğinden bıktı. Küçükçekmece’ye gel, insanların çekmiş olduğu sıkıntıya şahit ol. İstanbul için sevgi Murat Kurum’dur. Sevgi polemik değildir. Sevgi zor zamanda bu şehirden kaçmak değildir. Sevgi, İstanbul’a emektir. Sevgi yarınlara eserdir. Sevgi Küçükçekmece’ye hizmettir. Bunlarda bu şehre emek yok. CHP’li büyükşehir belediye yönetiminin 10 yıl sonra hatırlanacak tek bir projesi yok. Bunlar ancak İstanbul’un kaynaklarını kendi emelleri için harcamayı bilirler. Bunlar israfı bitirdik deyip boy boy tabelalara reklam asıp tam 175 milyon harcamayı bilirler. Bunlar yol yürüdükleri dava arkadaşımız dedikleri genel başkanlarını, il başkanlarını arkadan hançerlemeyi bilirler. Bunlar ablam abla dediği Meral Akşener’i görse yolunu değiştirir. Hani ablandı, hani sarılıyordunuz? Bunların derdi kendi gelecekleri. Kendi geleceklerini için her türlü kirli ittifakın içine girerler. Biz Küçükçekmece’yi arkamıza alır omuz omuza dağları deleriz. İstanbul bizim mazimiz, tarihimiz ve kimliğimizdir. İstanbul bize şanlı Türk tarihinin, bin yıllık Anadolu yürüyüşümüzün emanetidir. İstanbul bize ‘Bu şehir daima benimdir’ diyen Sultan Fatih’in emanetidir. İstanbul bize ‘En büyük hayalim İstanbul’u yeniden yükseltmekti’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir” şeklinde konuştu.
“1 Nisan’dan itibaren Küçükçekmece’miz için dev yatırımlarımızı hemen başlatacağız”
Küçükçekmece’ye yönelik projelerini anlatan Kurum, “Küçükçekmece CHP belediyeciliğinin pençesinde inim inim inliyor. Şu 5 yıldır, ne Büyükşehir’in ne Küçükçekmece Belediyesi’nin sizlere en ufak bir hizmeti var mı? Yok. Küçükçekmece’mizi maalesef 20 yıl öncesine geri götürmek istiyorlar. Ben ve Aziz başkanım 5 yılda gerekirse 20 yıllık eser üreteceğiz ama sizi CHP’nin insafına asla teslim etmeyeceğiz. 1 Nisan’dan itibaren Küçükçekmece’miz için dev yatırımlarımızı hemen başlatacağız. Yarımburgaz Mahallemizde evlatlarımızın sağlıklı ve güvenli yarınları için tüm sorunları çözeceğiz. Önce imar planını yapacağız. Yapacağımız imar planıyla kıyı rekreasyon projemizde vatandaşımız dönüşümü istediği gibi gerçekleştirecek. Küçükçekmece Gölü’nü, gençlerimizin, yavrularımızın istifade edeceği muazzam bir Su Sporları Festival Merkezi’ne dönüştüreceğiz. Annelerimizin hem üretime hemde istihdama katkı sağlamaları için projelerimizi yapacağız. Daha konforlu bir alanda alışveriş yapmaları için yeni Pazar alanlarını ve otoparklarımızı süratle hizmetinize sunacağız. Mevcut CHP’li İBB yönetiminin 5 yıl görmezden geldiği Ayamama Deresi’ndeki koku problemini çözmediler. Biz göreve gelir gelmez Ayamam Deresi’ni tamamen ıslah ediyoruz. Etrafına yürüyüş yolları ve dinlenme alanları yapıp Küçükçekmece’mize kazandıracağız. Mahmutbey-Küçükçekmece-Bahçeşehir-Esenyurt, Halkalı-Bahçeşehir-Çatalca, İstanbul Havalimanı-Arnavutköy-Başakşehir-Halkalı raylı sistem hatlarıyla metro hizmetlerini Küçükçekmece’mize getireceğiz. Sefaköy-Halkalı-Başakşehir ve Kirazlı-Halkalı raylı sistem hatlarıyla birlikle Küçükçekmece’nin her yere ulaşımını sağlayacağız. Trafiği rahatlatacak Ayazma-Altınşehir Kavşak problemini hızlı bir şekilde giderecek, Bahçeşehir’e kadar yan yolu inşa edeceğiz. Mahmutbey kavşağını düzenleyeceğiz. Küçükçekmece’ye giriş çıkış eziyet olmayacak. Olimpiyat Tünelini hızla inşa edip daha bir Küçükçekmece için hep birlikte çalışacağız” ifadelerine yer verdi.
“Bunların işi algı ve sosyal medya belediyeciliği”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir televizyon programındaki konuşmasını eleştiren Kurum, “Özgür efendiye televizyonda soru soruyorlar. ‘Siz ittifak kurdunuz mu?’ diyorlar. Bu soru şu an milletin merak ettiği soru değil diyor. Cevap vermemek için kıvırıyor. Lafı çevirmekte ve algıyı yönetmekte bunların eline kimse su dökemez. Bunların işi algı ve sosyal medya belediyeciliği. Bana sordukları soruların hiçbiri İstanbul’la ilgili değil. Hep başka gündemleri pişirip pişirip İstanbulluların önüne getiriyorlar. 31 Mart’tan sonra biri kapı arkası ilişkilerle eş başkanlığı görevini bırakacak, biri de süresiz olarak tatile gidecek” dedi. – İSTANBUL
]]>Projenin tanıtım filmini izleyen İmamoğlu, şunları söyledi:
“İSTANBUL’UMUZUN ALTYAPISIYLA İLGİLİ ATTIĞIMIZ ADIMLARIN, GÖRÜNMEZ AMA, ÇOK GÜÇLÜ BIR HATTI: Bu, çok önemli bir hizmet. Aslında yer altında yapılan bu tünel çalışması, İstanbul’umuzun altyapısıyla ilgili attığımız adımların, görünmez ama, çok güçlü bir hattı. Küçükçekmece Gölü’nün doğu yakasındaki, özellikle atık su noktasında alanların toplandığı ve ön arıtmayla beraber denize deşarj edilen Küçükçekmece’deki arıtma tesisinin tümden devre dışı bırakılarak, bir sistemin kurulmasının adımları bunlar. Yani Küçükçekmece’deki ön arıtmanın yerine, Ataköy’deki ileri biyolojik arıtmamız ve Haramidere’deki ileri biyolojik arıtmamızın devreye alınması meselesi.
ÖZENSİZ DAVRANDIĞIMIZ HER AŞAMA, MARMARA DENİZİ’NİN ÖLÜMÜNÜ HIZLANDIRIYOR: Projenin tüm aşamaları tamamlanmasından sonra, şehrin atık sularının tamamının, ileri biyolojik arıtmadan geçirilecek Ataköy’den Marmara Denizi’ne deşarj edilecek. Bu, şu anlama geliyor: Yaklaşık 3 yıl önce başlattığımız bu çalışmaların tümü, yine bu kadarlık bir zaman dilimiyle beraber, ileri biyolojik arıtma yapılmadan, bir damla atık suyun bile Marmara’ya aktarılmadığı bir sistemin hayata geçmesini sağlamış olacağız. Marmara Denizi, çok yakın zamanda oluşmuş bir iç deniz. Dolayısıyla çok özel ama bir o kadar da narin, yani korunması gereken bir alan. Bundan sonraki sürece dönük, bilim insanlarının ifadesiyle, özensiz davrandığımız her aşama, Marmara Denizi’nin ölümünü hızlandırıyor. Biz, yaptığımız her konuyu, doğayı nasıl koruyacağımız üzerinden inşa etmeye çalışıyoruz. Burada yaptığımız bu yatırımın evet planlaması, projelendirilmesi, imalatı biraz zaman alıyor. Ama keşke bu işler, bu şehrin gündeminde yıllar yıllar önce tamamlanmış ve toparlanmış olsaydı. Biz, İstanbul’un atık suyun Marmara Denizi’ne, hatta Karadeniz’e, o canım Boğaz’a, Haliç’e bırakılan halini tümden ortadan kaldıran bir çalışmayı yönetiyoruz. Bu haliyle Marmara Denizi’ne olan büyük kötülüğü de ortadan kaldırmış olacağız.
KANAL İSTANBUL’U BİR KELİME BİLE ANAMIYORLAR. NİYE: Böyle hassas bir kent, böyle hassas bir ilçe ve yaşayanların hassas olduğu bir ortamda ifade edeyim ki; en önemli ihaneti de Kanal İstanbul ihanetini de hep birlikte öteledik. Bugüne kadar ertelettirdik. Yaptırmadık. Şimdi de onlara konuşturtmuyoruz farkındaysanız. Bir kelime bile anamıyorlar. Niye? Oy hesabı için. Bu çok kurnazca bir aldatma yolculuğu. Bu aldatma meselesi çok önemli. Hani daha önce kendilerinin ‘aldatıldık’ diye tarifledikleri psikolojiyi, aslında görüyoruz ki ‘aldatma’ ve ‘aldatılma’ bunların anlayışlarında ve ruh hallerinde var. Bu açıdan biz ne onların aldatmalarına ne de aldatılmalarına bundan sonra müsaade edeceğiz. Kanal İstanbul’un ne büyük tehdit olduğunu, üstüne basa basa milletimize anlatacağız. Az önce anlattığım Marmara Denizi’nin yok olması noktasında, tabiri caizse kötülükle ilgili gaza basan ve kötüleştiren, denizi bitiren bir çalışma. Bunu bütün bilim insanları, ortaya koydukları tezlerle ispat etmiş durumdalar. Bu şekilde bunu dile getirmemeleri… ‘Efendim toplumun gündeminde olmayan, bizim de gündemimizde olmaz’ cümleleriyle bu milleti uyutamazlar. Milletimizi diri tutacağız, uyanık tutacağız. ve onların aldatmalarına müsaade etmeyeceğiz. Aldatılmalarını da müsaade etmeyeceğiz. Nasıl? Bir daha bu bir avuç insanın İstanbul’da iktidar yüzü görmemelerini sağlayarak. Onlar bir daha burada iktidar olamayacaklar. Ne aldatacaklar ne de aldatılacaklar.
BİLİMİN VE AKLIN IŞIĞINDA, ÇOK ÖZENLİ BİR SÜRECİ İSTANBUL’UMUZDA VAR ETTİĞİMİZ GİBİ: İnşallah bilimin ışığında, aklın ışığında, çok özenli bir süreci İstanbul’umuzda var ettiğimiz gibi, Bakırköy’de de İstanbul’un her ilçesinde de o bilim ve akıl önümüzde duracak ve o ışıkla beraber geleceğe hep beraber yürüyeceğiz. Bu yatırımımızın da İSKİ kurumumuzun, o kadim kurumumuzun… Dün de konuşmamda söyledim. Onun da -şaşırmayın ki- bizlere 90 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün hediyesi ve emaneti olduğunu, İSKİ’nin onun talimatıyla kurulduğunu da unutmayın. Bu da çok özel bir durum. O bakımdan, Cumhuriyetin bize emaneti İSKİ kurumumuzun bu özenli, çevreci ve dünyanın en nitelikli altyapı çalışmalarını yapan kurumu olması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Genel müdürümüze, bütün yönetici ekibine, bütün çalışma arkadaşlarına ve aynı zamanda burada süreci yürüten yüklenici firmamıza, sahiplerine, çalışanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Hızlıca inşallah Allah tamamına erdirsin. Bir an önce bu süreci sonlandıralım ve tertemiz Marmara’yı hep birlikte elde edelim”
MARMARA DENİZİ’NE KİRLİ SU AKIŞI ÖNLENECEK
İSKİ tarafından projelendirilen “Ataköy Atıksu Tüneli”, Marmara Denizi’nde yakın zamanda ve afet niteliğinde yaşanan müsilaj tehdidinden korunmak için yürütülen çalışmaların önemli bir aşaması. Mevcut durumda; Küçükçekmece Gölü’nün sol havzasından toplanan atık sular, Küçükçekmece Ön Arıtma Tesisi’nde ön arıtmadan geçerek, Marmara Denizi’ne karışmakta. Ataköy Atıksu Tüneli ile bölgenin atık suları Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’ne yönlendirilerek, ön arıtma yerine, ileri biyolojik olarak arıtılacak. Böylece atık suda bulunan askıda katı madde, karbon, azot ve fosfor gibi kirletici maddeler giderilerek, Marmara Denizi çevre ve halk sağlığı açısından korunmuş olacak. Proje ile mevcutta yetersiz kapasitede olan kuşaklama kolektörlerinin de yükünü azaltarak, atık su kaynaklı su baskınları da önlenecek.
YATIRIM MALİYETİ 940 MİLYON
Ataköy Atıksu Tüneli; Küçükçekmece Ön Arıtma Tesisi’nden başlayıp, Küçükçekmece ve Bakırköy ilçelerinden geçerek, Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’ne ulaşacak. Ø3600mm çaplı 8620 metre uzunluğundaki tünel, 6 adet tünel şaftı ve 635 metre Ø1200/1800 mm “branşman” tünelinden oluşmakta. Projenin 3895 metrelik kısmı ve 4 adet şaftı tamamlanarak, S4 numaralı şafta (İmamoğlu’nun TBM cihazının geçişine tanıklık ettiği nokta) ulaştı. Ataköy Atıksu Tüneli’nin yatırım maliyeti, yaklaşık olarak 940 milyon TL olarak ön görülüyor.
]]>
