YÖK; dijitalleşme, yapay zeka ve büyük veri konusunda yürüttüğü teknik çalışmalar kapsamında “Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Faaliyetlerinde Üretken Yapay Zeka Kullanımına Dair Etik Rehber” hazırladı. ÜYZ alanındaki riskleri ve fırsatları anlamaya, değerlendirmeye, risklere karşı önlem almaya katkı sağlamak üzere yükseköğretim kurumlarını bilgilendirme amacıyla hazırlanan rehber üniversitelere gönderildi.
YÖK Başkanı Erol Özvar, etik rehbere ilişkin yaptığı değerlendirmede; ÜYZ’nin yükseköğretim süreçlerine entegre edilmesinde etik değerlerin belirlenmesinin ve bu değerlere dayalı olarak etik kuralların oluşturulmasının bilimsel dürüstlüğün ve bilime olan güvenin
korunması açısından son derece önemli olduğunu belirtti. Yükseköğretim kurumlarının ve bilim insanlarının akademik çalışmalar ve bilimsel üretimde etik standartların korunması ve geliştirilmesinde topluma karşı sorumluluk taşıdıklarını belirten Özvar, “ÜYZ’nin bilimsel araştırma ve yayınlarda kullanımı ile ilgili kararlarda bilim, teknoloji ve etik belli bir dengeye oturtulmak zorunda. Yükseköğretimde ÜYZ kullanımı, bünyesinde pek çok fırsatın yanı sıra çeşitli riskleri de barındırıyor. Bu rehber hızla gelişen ÜYZ alanındaki riskleri ve fırsatları anlamaya, değerlendirmeye, risklere karşı önlem almaya katkı sağlamak üzere yükseköğretim kurumlarını bilgilendirmek amacıyla hazırlandı” dedi.
“ALAN UZMANI HOCALARDAN OLUŞTURULAN KOMİSYON TARAFINDAN HAZIRLANDI”
Rehberin hazırlık sürecinde ÜYZ’nin yükseköğretime sunduğu fırsatları ve ortaya çıkardığı tehditleri anlamaya yönelik çalıştaylar düzenlediklerini, akademisyenlerin ve iş dünyasının görüşlerinin alındığını vurgulayan Özvar, şu bilgileri verdi:
“İlk olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde ‘Yükseköğretimde Üretken Yapay Zeka: Fırsatlar ve Tehditler’ başlıklı çalıştay düzenledik. Sonrasında, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde iş dünyasından teknoloji profesyonellerinin katılımıyla ‘Yükseköğretimde Üretken Yapay Zeka: YÖK-Sektör Buluşması’ toplantısı gerçekleştirildi. Alan uzmanı hocalarımızdan oluşturulan bir komisyon tarafından hazırlanan rehber taslağı çeşitli üniversitelerimizden hocalarımızın da görüşleri alındıktan sonra Genel Kurulumuza sunuldu. Genel Kurul üyelerimizin de katkılarıyla rehbere son hali verildi.”
“ÜNİVERSİTELERİMİZ KENDİ İHTİYAÇLARI DOĞRULTUSUNDA DÜZENLEMELER YAPABİLİR”
Özvar, rehberde yer alan etik değer ve ilke ve tavsiyelerin üniversitelere rehberlik etmesini umut ettiklerini belirterek şöyle devam etti:
“Yaşadığımız bu dinamik süreçte, önümüzdeki dönemde gelişmelere bağlı olarak üniversitelerimiz bu rehberi kullanarak yapay zekanın yalnızca bilimsel araştırma faaliyetlerinde değil aynı zamanda derslerde kullanımına yönelik kendi ihtiyaçları doğrultusunda düzenlemeler yapabilirler.”
“ŞEFFAFLIK, DÜRÜSTLÜK, ÖZEN, ADALET, GİZLİLİK, HESAP VEREBİLİRLİK”
Başlıca dört başlıktan oluşan rehberde “ÜYZ’nin Bilimsel Araştırma ve Yayınlarda Kullanımının Etik Boyutu” başlığı altında; ‘ÜYZ’nin Amaç ve Kapsamı, Dayandığı ve Tehdit Ettiği Etik Değerler’ ile ‘Bilimsel Doğruluk ve Dürüstlük Açısından Taşıdığı Riskler’ ele alınıyor. İkinci başlıkta, “ÜYZ Kullanımında Temel Etik Değer ve İlkeler” adı altında; “Şeffaflık”, “Dürüstlük”, “Özen”, “Adalet ve Saygı”, “Gizlilik ve Mahremiyetin Korunması”, “Hesap Verebilirlik ve Sorumluluk Üstlenme” ve “Etik iklime katkıda bulunma” gibi ilke ve değerler açıklanıyor. Üçüncü başlıkta, “ÜYZ Kullanımında Karşılaşılabilecek Önemli Bazı Riskler ve Başlıca Etik Sorunlar” sıralanırken “ÜYZ Sistemlerinin Kullanımında Bazı Önemli Tavsiyeler” ve “Sık Sorulan Sorular”la rehber tamamlanıyor.
Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Faaliyetlerinde Üretken Yapay Zeka Kullanımına Dair Etik Rehber’e buradan ulaşılabilir: https://www.yok.gov.tr/Documents/2024/yapay-zeka-kullanimina-dair-etik-rehber.pdf
]]>SEYFİ ÇELİKKAYA
Endüstriyel kenevir alanında ihtisaslaşan Yozgat Bozok Üniversitesi’nde kenevir katkılı inşaat malzemesi üretiminin ardından yapılan deney sonuçları paylaşıldı. Kenevir katkılı malzemeler kullanılarak inşa edilen yapıların daha az çevresel etkilerden etkilendiği belirtildi. Yapıların kış aylarında oda sıcaklığını dışarıya daha az verdiği, yaz aylarında ise oda serinliğinin daha uzun süreli olduğu saptandı.
Yozgat Bozok Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yuşa Şahin, kenevirle ilgili yaptıkları çalışmanın sonuçlarını paylaşarak, inşa edilen yapıların çevresel faktörlerden daha az etkilendiğini söyledi. Şahin, “Yapılar kışın oturduğunuzda evin sıcaklığını dışarıya daha az verirken yazın ise evin serinliği daha uzun süre tutmaktadır” dedi.
“KENEVİR DUVAR ÖRMEDE KULLANILABİLİR”
Yozgat Bozok Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yuşa Şahin, kenevir karışımlı yapı malzemeleri sonuçlarının olumlu olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:
“Üniversitemiz 2020 yılından itibaren kenevir araştırmaları konusunda, endüstriyel kenevir konusunda ihtisaslaşmış bir üniversitedir ve akademisyenleriyle bu süreçte kenevir üzerine birçok bilgiyi üretmiş ve toplumun kullanımına sunmuştur. Bunlardan bir tanesi kenevirin yalıtım malzemesi olarak kullanımıdır. Bu konuyla ilgili olarak da uzmanlık alanımız olan yapı malzeme ilgili kenevirin tuğla olarak kullanımı, diğer kaplamalar da kullanımı, diğer malzeme olarak kullanımı üzerine çalışmalar yaptık. Bu sonuçlarımız neticesinde üretmiş olduğumuz kenevir ve karşılaştırma amacıyla yine sıkça kullanmış olduğumuz tuğla ve gaz betonla elde edilen yapıları karşılaştırdık. Yapılarımız her biri iki seneye yakın süredir kullanılmakta olup, biz birebir kullanmıyoruz. Yani keneviri, yalıtım konusunda rahatlıkla duvar örmede kullanılabilir olduğu ortaya konulmuştur. Odak noktamız olmayan fakat kenevir kullanılan yapılar çok doğal yapılardır. Doğal yapılar olmalarıyla beraber suya maruz kalınan yapılarda dahi küf ve benzeri, rutubet kaynaklı oluşumlar gözlemlenmemiştir. Kenevirin ayrıca kullanımıyla dünyamızın şu anda önemli sorunlarından biri olan karbon salınımının da azaltacağı aşikardır. Bunu gerek kullanımda kendisinin kullanımı, gerekse de kendisini oluşturan bağlayıcı malzemenin kullanımının azaltılmasında gösterdiği etkilerle açıklayabiliriz.
“KENEVİR EKİM ALANLARI GÜN GEÇTİKÇE ARTMAKTADIR”
Kenevirle inşa edilen yapılarda şunları gözlemledik; bu yapılarda daha az çevresel etkilerden etkileniyor. Yani yapılar kışın oturduğunuzda evin sıcaklığını dışarıya daha az verirken yazın ise evin serinliği daha uzun süre tutmaktadır. Kenevir üretimi, kenevir ekim alanları gün geçtikçe artmaktadır. Firmalarında bu sektörün oluşmasına yönelik planları olduğunu biliyoruz. Çünkü ihtisaslaşan bir üniversiteyiz. Bizlerle iletişime geçilmekte, planlar paylaşılmakta ve değerlendirilmektedir. Bunun neticesinde sözleşmeli tarımın artacağını ve bir döngü oluşarak tarım sanayisinin, kenevir, endüstriyel kenevir özelinde kurulacağını söyleyebiliriz. Bununla beraber kenevir gayet doğal bir malzemedir. Küf oluşumuna veya benzeri yapılar oluşumuna imkan da vermemektedir. Kenevirin çeşitli formlarda, yani tuğla olarak, panel olarak ve döküm olarak yani doğrudan dökülebilir olarak kullanımıyla kenevir, duvarlar, kenevir esas duvarlar inşa edilebileceği ortaya konulmuştur.”
]]>EKONOMİDE DEPREMİN ETKİSİNE İŞARET EDİLDİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan toplantı sonrasında yapılan yazılı açıklamada, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen; 11 ili ve yaklaşık 14 milyon vatandaşı doğrudan etkileyen ve ‘asrın felaketi’ olarak nitelendirilen depremlerin etkilerine ve küresel ekonomideki zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve güçlü yapısını korumakta olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Bu süreçte yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı dengeli ve sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda enflasyonu düşürmeye, kamu maliyesini güçlendirmeye, ithalata bağımlılığı azaltmaya ve cari açıkta kalıcı düşüş sağlamaya yönelik politikaları uygulamaya devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
“YAPISAL REFORM HIZLA DEVAM EDİYOR”
Enflasyonla mücadeleye yönelik para ve maliye politikası etkin bir şekilde uygulanırken yapısal reform çalışmalarının da hızla devam ettiği açıklamada EKK toplantısında görüşülen konular ise şu şekilde sıralandı: “2024-2026 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) takvimlendirilmiş yapısal reform alanlarında gelinen son durum ele alınmıştır. Bu kapsamda; afetlerle mücadeleden yeşil ve dijital dönüşüme, fiyat istikrarından kamu maliyesine, iş ve yatırım ortamından yüksek katma değerli üretim ve ihracata, enerjiden ulaştırmaya, işgücü piyasalarından sosyal güvenlik sistemine kadar tüm öncelikli alanlarda atılan somut adımlar belirtilen takvim çerçevesinde ilerlemektedir.
Reform niteliğinde düzenlemeleri içeren ve hayata geçirildiğinde ekonomik ve sosyal alanlarda yapısal iyileşmeleri sağlayarak kalkınma hızımızın artmasına önemli katkı sağlayacak tedbirlerden yılın ilk çeyreği itibarıyla tamamlanması planlanan tüm adımlarda önemli bir mesafe kaydedilmiş olup, ilgili tüm kurumların etkin koordinasyon içinde atacakları adımlarla çeyrek sonunda tamamının hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.” denildi.
“TROY KART KULLANIMI YAYGINLAŞTIRILACAK”
Sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmalar Kurul üyeleriyle paylaşıldığı belirtilen açıklamada, çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılması amaçlandığı aktarıldı.
Katma değeri yüksek ihracat potansiyelimizi artırıcı ve cari işlemler dengesinde sürdürülebilir iyileşmeyi sağlayıcı yatırımlara yönelik Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri’ne (YTAK) ilişkin mevcut durum değerlendirildiği ifade edilen açıklamada, “Büyük ilgi gören YTAK programı, önümüzdeki dönemde güçlendirilerek sürdürülecektir. Tasarrufların toplumun yararına olan ihracat, yatırım ve girişimcilik gibi öncelikli üretken alanlarda kullanılmasını sağlamak için bankalara verilmesi planlanan ‘Toplumsal Yatırım Notu’ çalışmalarında gelinen son durum üzerinde durulmuştur.
Finansal altyapımızı güçlendirmek üzere teknolojisi Türkiye’de geliştirilen ve kartlı ödeme sistemleri alanında ülkemizin markası olan Türkiye’nin Ödeme Yöntemi’ne (TROY) ilişkin son dönem gelişmeler Kurul üyeleriyle paylaşılmıştır. TROY’un kullanımında düzenli bir artış gözlenmekte olup, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın öncülüğünde TROY kullanımı yaygınlaştırılacaktır” ifadeleri kullanıldı.
]]>