Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Cenaze Nakli Yardımlaşma Fonu aracılığıyla yarın İstanbul’a gidecek olan cenazeler, daha sonra Bulgaristan’a götürülüp toprağa verilecek.
DİTİB Solingen Merkez Camisi’nde düzenlenen cenaze törenine, Türkiye’nin Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul’un yanı sıra, yangında yaşamını yitirenlerin yakınları ile çevre sakinleri katıldı.
Türk kökenli Bulgaristan vatandaşı aynı aileden ikisi bebek 4 kişinin cenaze törenine katılanlar hüzünlü anlar yaşadı.
“Davayı federal savcılık üstlensin” çağrısı
Öte yandan, Almanya’da yaşayan avukat Adnan Menderes Erdal, kundaklamaya ilişkin soruşturmayı Alman Federal Başsavcılığının üstlenmesi gerektiği çağrısında bulundu.
Erdal, gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları söyledi:
“Yakılan evde oturanların tamamı yabancı. Alman, Bulgar ve Türkiye Cumhuriyeti resmi makamlarının, milletvekillerinin yangın sürecine ilişkin girişimleri var. Uluslararası ve toplumun tüm kesimlerinde bir ilgi söz konusu. Bu nedenle yangın yerel olma niteliğini yitirdiği gibi tüm Almanya ve Alman devleti için artık bir anlam arz ediyor. Benim diğer davalardan edindiğim tecrübelere göre, Solingen’de Bulgaristanlı 4 soydaşımızın yaşamını yitirdiği kundaklamanın soruşturmasını Karlsruhe Alman Federal Başsavcılığının üstlenmesi gerekiyor.”
Solingen ve çevresindeki, benzin istasyonlarının kamera kayıtlarının değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Erdal, “Bu aşamada aileler avukatlara yetki vererek, avukatlar aracılığıyla soruşturma sürecine müdahil olabilir. Müdahil avukatların derhal şahitler ile konuşmaları gerekiyor. Ailelere tavsiyem, olay gecesi çevredeki gözlemlerini polise anlatmaları.” diye konuştu.
Avukat Erdal, yetkili Wuppertal Savcısı’nın ilk gün kundaklamada ırkçı neden olmadığını açıkladığına işaret ederek, “Ancak bir gün sonra ise ‘soruşturmayı tüm yönleri ile sürdürüyoruz’ şeklinde düzeltme yaptı. Savcı böylesi bir değerlendirmeyi tahkikat süreci bitmeden yapmamalıydı. Bu bir usul hatası.” değerlendirmesinde bulundu.
Olay
Almanya’nın Solingen kentinin Höhscheid semtindeki 4 katlı binada çıkan yangında aynı aileden ikisi bebek olmak üzere Türk asıllı Bulgaristan vatandaşı 4 kişi hayatını kaybetmiş, ikisi ağır 9 kişi de yaralanmıştı.
Wuppertal Savcılığınca yapılan açıklamada, incelemenin ardından hazırlanan ön raporda, yangının kundaklama sonucu çıktığı belirtilmişti.
Bilirkişi raporuna göre, 24 Mart’ı 25 Mart’a bağlayan gece meydana gelen yangının, eski binanın merdiven boşluğunda başladığı ve “baca etkisi”yle 5 dakika içinde çatıya sıçradığı ifade edilmişti.
Ahşap merdiven boşluğunda bazı kalıntıların bulunduğu, bu kanıtlara göre yangının kasten kundaklama sonucu çıkarıldığı sonucuna varıldığı kaydedilmişti.
Wuppertal Savcısı Heribert Kaune-Gebhardt, yaptığı açıklamada, ellerinde olayla ilgili “yabancı düşmanlığı saiki olduğunu gösteren” bir kanıt bulunmadığını belirtmişti.
Solingen faciası
Almanya’nın Solingen kentinde 29 Mayıs 1993’te Genç ailesinin Untere Werner Caddesi’ndeki evleri kundaklanmış, saldırıda Gürsün İnce (28), Hatice Genç (19), Gülüstan Öztürk (12), Hülya (9) ve Saime Genç (5) hayatını kaybetmişti.
Yakalanan failler Markus Gartmann, Felix Köhnen, Christian Reher ve Christian Buchholz, hapis cezalarını çektikten sonra tahliye edilmişti.
Kimlikleri gizli tutulan saldırganlar, yaşamlarını Almanya’da sürdürüyor.
]]>Yanan binanın camlarından atlayarak büyük şans eseri ölümden kurtulan bina sakinleri, AA muhabirine yaşananları anlattı, kundaklamanın tüm detaylarıyla aydınlatılmasını istedi.
Binanın birinci katında oturan Ali Mirka, alevlerin binayı sarmasıyla kuzeni ile camdan atladıklarını, kendisinin çenesinden hafif yaralandığını ancak kuzeninin kuyruk sokumu kırıldığı için tedavi altında olduğunu söyledi.
O gece yaşadıklarını anlatan Mirka, “İçeriye bir duman kokusu geldi. O esnada yangın dedektörü ötmeye başladı. Biz kapıyı açar açmaz ateş zaten üzerimize geldi dumanıyla beraber, o panikle arka taraftan kendimizi attık. Caddeye inip insanlara haber vermeye çalıştık. O esnada zaten can pazarı yaşanıyordu. İnsanların çığlıkları hala aklımızdan çıkmıyor.” dedi.
Camdan arabanın üzerine 3. kattan atlayan ve yoğun bakımda olan arkadaşıyla yangından 1-2 saat önce sohbet ettiklerini anlatan Mirka, “Güzel şeylerden bahsediyorduk, sonra bu acı hadise yaşandı. Faillerin bulunmasını istiyoruz sadece.” diye konuştu.
Bina sakinlerinden Lokman Akman da o gece yaşadıklarına ilişkin şunları kaydetti:
“O gece duman dedektörü biraz geç uyardı ama bir koku vardı. Biz kapıyı açtığımızda dumanlar üzerimize üzerimize geldi. Önden atlamayı planladık ama yüksek gördüğümüz için arkaya gittik. Kararımızı değiştiremeden duman içeri sardı, alevler geliyordu, atladık. Benim çenem yarıldı, kuzenimin kuyruk sokumu kırıldı. Arkadaşımızın da ayağı yaralandı, şu an ameliyata girecek. Arabanın üzerine atlayan arkadaşımız yoğun bakımda. Bebeği ile şu an hayattalar, onlara sağlık diliyorum, ölenler için başsağlığı diliyorum.”
Akman, “Yetkililerden isteğim kesinlikle bu kundaklama olayının çözülmesi. Bu olayda ikisi çocuk 4 insan öldü. Sadece üzülmekten başka elimizden bir şey gelmiyor.” dedi.
Saffet Öztürk de “İlk başta ön camdan atlamaya çalıştım. Yangın yeni başlamıştı henüz itfaiye yoktu. Arka tarafa banyoya koştum, oradan yandaki binanın balkonuna atlayarak kendimi kurtardım. Uykudaydım, dumanın etkisiyle, çok hafif de alarm çaldı ondan uyandım.” ifadelerini kullandı.
Olayın aydınlatılmasını istiyorlar
Solingen Wald Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Eyüp Sultan Camisi Dernek Başkanı Ruhan Canol ise bulundukları şehirde ikinci kez kundaklama olayının yaşanmasından dolayı çok üzgün olduklarını belirtti.
Canol, şunları kaydetti:
“Solingen’de biz 1993 yılında da aynı şeyi yaşadık. Yine aynı şekilde 31 yıl sonra Solingen şehrinin isminin anılması çok üzücü bir şey. Burada kısa süre içinde gelişen yangında 4 kişi can verdi. Çok üzücü, bunlar bizim vatandaşımız, kendi insanımız, hiçbir şey olmasa insan bunlar, iki çocuk, iki büyük insan. Elbette bizler sivil toplum kuruluşu olarak bu tür olayların kısa süre içinde aydınlatılması ve bir daha böyle olayların vuku bulmamasını istiyoruz. Bizler, Solingen’de yaşıyoruz ve burada ikinci kez böyle bir olay oluyor. Bu tür olaylar karşısında hem cami hem Türk toplumu olarak çok üzülüyoruz ve korku içinde yaşıyoruz.”
Olay
Almanya’nın Solingen kentinin Höhscheid semtindeki 4 katlı binada çıkan yangında aynı aileden 2’si çocuk olmak üzere Türk asıllı Bulgaristan vatandaşı 4 kişi hayatını kaybetmiş, 2’si ağır 9 kişi de yaralanmıştı.
Wuppertal Savcılığınca yapılan açıklamada, incelemenin ardından hazırlanan ön raporda, yangının kundaklama sonucu çıktığı belirtilmişti.
Bilirkişi raporuna göre, 24 Mart’ı 25 Mart’a bağlayan gece meydana gelen yangının, eski binanın merdiven boşluğunda başladığı ve “baca etkisi”yle 5 dakika içinde çatıya sıçradığı ifade edilmişti.
Ahşap merdiven boşluğunda bazı kalıntıların bulunduğu, bu kanıtlara göre yangının kasten kundaklama sonucu çıkarıldığı sonucuna varıldığı kaydedilmişti.
Wuppertal Savcısı Heribert Kaune-Gebhardt, yaptığı açıklamada, ellerinde olayla ilgili “yabancı düşmanlığı saiki olduğunu gösteren” bir kanıt bulunmadığını belirtmişti.
Solingen faciası
Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki Solingen kentinde 29 Mayıs 1993’te Genç ailesinin Untere Werner Caddesi’ndeki evleri kundaklanmış, saldırıda Gürsün İnce (28), Hatice Genç (19), Gülüstan Öztürk (12), Hülya (9) ve Saime Genç (5) hayatını kaybetmişti.
Yakalanan failler Markus Gartmann, Felix Köhnen, Christian Reher ve Christian Buchholz, hapis cezalarını çektikten sonra tahliye edildi. Kimlikleri gizli tutulan saldırganlar, yaşamlarını Almanya’da sürdürüyor.
]]>