Büyükşehir Belediyesi, Kayseri’de sektörün nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla birçok kurs ve eğitim vermeye devam ediyor. Bu kapsamda eğitimin öncü kuruluşu ve amiral gemisi olan 11 birimiyle şehir merkezinde ve tüm ilçelerde 41 tesiste 55 farklı noktada sergiler, seminerler, sosyal, sanatsal ve kültürel etkinlikler, geziler düzenleyen KAYMEK, şimdi de Kayseri’de bulunan çağrı merkezlerinde istihdam imkanı sağlamak amacıyla Çağrı Merkezi Kursu açtı. Çağrı merkezi alanında çalışabilecek bilgili ve donanımlı elemanlar yetiştiren KAYMEK tarafından Sümer Tesisleri’nde haftanın 5 günü Çağrı Merkezi Kursu eğitimi veriliyor.
KAYMEK Sümer Tesisleri’nde açılan kursta kursiyerlere toplamda 544 saatlik eğitim verilecek. Sabah 09.00-12.00 saatleri arasında 10, öğlen ise 13.30-16.30 saatleri arasında 11 olmak üzere toplamda 21 öğrenci bulunan kursta, eğitimini tamamlayan ve MEB onaylı belgesini almaya hak kazanan kursiyerler sadece çağrı merkezlerinde değil iletişimin olduğu her alanda istihdama hazır bilgilere sahip olma hakkı kazanacak.
“Başkan Büyükkılıç’ın Vatandaşın Talepleri Konusunda Hassasiyeti Fazla”
Büyükşehir Belediyesi KAYMEK Eğitmeni Hatice Demirel, vatandaşın talebi üzerine açılmış olan Çağrı Merkezi Kursu’nun özelliklerini anlatarak, şunları söyledi:
“Çağrı merkezi alanı Kayseri’de ve Türkiye’de çok hızlı gelişmektedir. Sektöre biz de katkıda bulunmak amacıyla Çağrı Merkezi Kursu’nu açmış bulunmaktayız. Amacımız çağrı merkezi kursunda, sektör adına buradaki öğrencilerimizi tam donanımlı bir şekilde yetiştirmek. Sadece çağrı merkezi alanında değil, aynı zamanda iletişimin gerektiği her alanda kursiyer yetiştiriyoruz. Öğrenciler çok istekli bir şekilde katılıyorlar, kurslardan çok memnunlar. 544 saatlik bir eğitim veriyoruz kursumuzda. Haftada 5 gün. Halkımızın talebi üzerine açılmış bir kurs. Büyükşehir Belediyemiz bu konuda çok hassas. Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç’ın bu konularda hassasiyeti fazla olduğu için halkın taleplerine karşılık vermeye çalışıyoruz.”
“Çağrı Merkezlerinde İş İmkanı Daha imkanlı Olduğu İçin Bu Kursu Tercih Ettim”
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a bu imkanlardan dolayı teşekkür eden kursiyer Dilek Söylemez, “Büyükşehir Belediyesi’nin açmış olduğu kursları çok beğeniyorum. Açıkçası çağrı merkezlerinde iş imkanı daha imkanlı olduğu için bu kursu tercih ettim. Alanında uzman olduğunu düşündüğümüz hocalar tarafından eğitim görüyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Memduh Büyükkılıç’a öncelikle çok teşekkür ediyoruz. Bize güzel imkanlar sağlıyor. Gerçekten bu eğitimi alıp, işe başlayanların tam donanımlı olacağına inanıyorum” diye konuştu.
“Çok Verimli Geçiyor. İş imkanları da Sağlıyorlar”
Kursiyerlerden Diler Ekinci ise “Büyükşehir Belediyesi KAYMEK’te birçok kursa katıldım. Çok verimli geçiyor. İş imkanları da sağlıyorlar. Hobi olarak da kendinizi geliştirmek için tercih edebilirsiniz. Çağrı merkezine gelme sebebim var. Daha öncesinde bu alanı araştırdım. Bu yüzden kursa gelmek istedim. İletişim olan her yerde geçerli bir kurs. Çok faydalı olduğuna inanıyorum” dedi.
“Daha Donanımlı Olmak İçin Geliyorum Bu Kursa”
Çağrı merkezine kendini geliştirmek için geldiğini ifade eden Ali Karakurt da “Hayatıma renk kattığını düşünüyorum. Hocalarımıza öncelikle teşekkür ediyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Daha donanımlı olmak için geliyorum bu kursa” şeklinde konuştu. – KAYSERİ
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca il merkezi ve 7 ilçede hizmet veren destek merkezlerinde, kadınlara mesleki eğitim ve istihdam imkanı sunuluyor.
Bu sayede sosyal ve ekonomik hayata katılan kadınlar, aşçı çırağı, aşçı yardımcılığı, yaşlı ve hasta bakımı, manikür, pedikür, kuaförlük, cilt bakımı, deri tasarımı, el sanatları ve cicim (nakışlı ince kilim) dokuma alanında meslek sahibi oluyor.
İsmet İnönü Mahallesi’ndeki merkezde de yaklaşık 5 ay önce yörede kaybolmaya yüz tutmuş ve “cicim” olarak adlandırılan el dokumacılığı kursu açıldı.
Kayıt işlemleri sonrası kursa başlayan 12 kadın, haftanın belirli günlerinde atölyeye gelerek usta öğretici Zerican Tunç’tan cicim dokumacılığının püf noktalarıyla ilgili eğitimler alıyor.
El becerilerini geliştirerek meslek öğrenen kadınlar, kurs için çevre köylerden toplanan keçi ve koyun yünlerini yün tarağı sayesinde ipliğe dönüştürüyor.
İpleri daha sonra kök boyasıyla renklendiren kadınlar, cicim motiflerinde genellikle vişne kırmızısı, kınalı sarı, lacivert, siklamen, mor, siyah ve ceviz yeşili renkleri tercih ediyor.
İğ aleti yardımıyla da ipliğin düzgün sarılmasını sağlayan kadınlar, yaptıkları kilim, çanta, heybe ve çuval gibi ürünleri satarak kazanç sağlıyor.
“Yeniden canlandırmaya başladık”
Usta öğretici Zerican Tunç, AA muhabirine, yaklaşık 20 yıldır cicim dokumacılığıyla ilgilendiğini söyledi.
Mesleğini atalarından öğrendiğini belirten Tunç, “Herkes bu işi öğrensin, atölye açsın ve mesleğim kaybolmasın istiyorum. Çünkü yıllar önce kaybolmaya yüz tuttu ve biz yeniden canlandırmaya başladık. Cicim yapabilmek için ilk olarak yünlerimizi tarıyoruz ve ondan sonra eğirmeye başlıyoruz. Bu işlemin ardından ipleri boyuyoruz ve tezgahta çözgüye başlayıp renkleri ve desenleri ayarlıyoruz.” dedi.
Tunç, bir cicimin tamamlanmasının yaklaşık 1 ya da 3 ay sürdüğünü dile getirerek, “Kursa gelen öğrenciler yaptığı ürünlerden kazanç da sağlıyor. Bir ürünü satıp diğer ürünü kuruma veriyorlar. Çok güzel ve neşeli bir iş. Başladığım zaman gerçekten bırakmak istemiyorum. Mesleğimi çok seviyorum ve devam ettirmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Kültürün yok olmaması için tezgah başına geçtiler
Şükran Çakıcı da aile destek merkezlerinde açılan kurslara zaman zaman katıldığını anlattı.
Yaklaşık 2 ay önce cicim kursuna kayıt yaptırdığını kaydeden Çakıcı, şöyle konuştu:
“Cicim dokumayı meslek olarak çok beğeniyorum. O yüzden öğrenmek için bayağı gayret gösteriyorum. Eskiden annem ve ninelerim de yün ipleriyle çok uğraşıp böyle şeyler yapardı. Bu mesleğin geçmişten günümüze gelmesi ve yaşatılması güzel bir örnek. Daha önce zamanımın çoğunu evde geçirip televizyonda programlar izliyordum. Burası açıldığından beri bana çok katkısı oldu.”
Gülistan Kayarcı ise tezgahta oturup cicim dokumanın keyif verdiğini ifade etti.
Kayarcı, kursta başarılı çalışmalar yaptığını dile getirerek, “Bu mesleği tamamen öğrendikten sonra ekonomik anlamda aileme destek olmayı amaçlıyorum. Sadece tanıtım amaçlı değil, ileriye dönük de bir şeyler yaparak kültürümüzün yok olmamasını istiyorum.” dedi.
]]>Merkez Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi’ndeki Habib-i Neccar Konteyner Kenti’nde kurulan 3 ahşap atölyede gerçekleştirilen açılış öncesi, Vali Masatlı ve eşi Esra Masatlı, kırmızı karanfil ve hediye sepeti verdikleri kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı.
Daha sonra saygı duruşunda bulunulan ve İstiklal Marşı’nın okunduğu açılışta, Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı.
Vali Masatlı, açılışta yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023 depremlerinde başta kadınlar olmak üzere hayatını kaybeden herkese Allah’tan rahmet diledi.
Tarih boyunca kadınların her şeyin inşasında var olduğu gibi bundan sonra da Hatay’ın yeniden ihya ve inşasında yer alacağını aktaran Masatlı, şöyle devam etti:
“Bizler de buraya geldiğimiz günden beri sağ olsunlar kadınlarımızın çok ciddi teveccühüyle karşılaştık. Onların bu afetten, yıkımdan daha fazla etkilenmemeleri için bizler de sahada çalışmalarımızı devam ettirdik. Öncelikli olarak şehrimizde bulunan 35 kadın kooperatifimizi tespit ederek bunların sorunlarıyla yüz yüze geldik. Daha sonra 5 de biz kooperatif kurdurduk ve hepsini aynı platform etrafında topladık. Devamında bu kadınlarımıza 30 prefabrik iş yeri, Belen’de bir lojistik depo ve bunların da üstünde üretmiş oldukları, el emeği, göz nuruyla yapmış oldukları o ürünleri pazarlamaları için üst bir marka olarak ‘Hayat Hatay’ ismini aldık. Şu an itibarıyla sağ olsunlar kadınlarımız bu bizim uzatmış olduğumuz ele iki elleriyle birlikte sarıldılar.”
Bugün de Hatay için önemli bir sektör olan ayakkabıcılık için kadınlara kurs açtıklarını anımsatan Masatlı, bu kursun kadınlara iş kapısı açacağına vurgu yaptı.
Bu anlamda kursun açılışında emeği olan Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA), İŞKUR İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (HESOB) ve Hatay Ayakkabı İmalatçıları Esnaf ve Sanatkarları Odasına teşekkür eden Masatlı, önemsedikleri bu kurs sayesinde kadınların kentteki üretime katkı sunacaklarını söyledi.
Masatlı, 3 ay sürecek kurs kapsamında kadınların hem sigortalı olacağını hem de günlük 550 lira kazanç elde edeceğini belirtti.
Kurs bitiminde kadınların sektörde aktif olarak iş hayatına atılabileceğini aktaran Masatlı, bu sayede afetzede kadınların meslek sahibi olacağına dile getirdi.
Ayakkabıcılık sektörünün de depremlerden etkilendiğine değinen Masatlı, kadınların ve erkeklerin işbirliğiyle bu sektörün kaybını telafi edeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın kadınların iş hayatına katılmalarıyla ilgili çok ciddi çaba sarf ettiğini belirten Masatlı, “Bununla ilgili de İş-Pozitif şeklinde bir sloganla yani pozitif ayrımcılıkla kadınlarımızı iş hayatına girmeleri noktasında çok ciddi çalışmalar yürütülüyor. Aslında bu da onun bir sonucudur diyebiliriz. Biz bu ve buna benzer çalışmaları yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Aziz Fatih Yılmaz da bu kursun ayakkabıcılık sektörünü daha ileriye taşıyacağını belirterek hayırlı olması dileğinde bulundu.
Hatay Ayakkabı İmalatçıları Esnaf ve Sanatkarları Odası Başkanı Doğan Aydın, açılışta emeği geçenlere teşekkür etti.
Daha sonra Masatlı ve beraberindekiler kursun açılış kurdelesi keserek atölyelerde incelemelerde bulundu.
]]>Aralarında profesör, doktor, eczacı, mühendis gibi farklı meslek grupları ile emekliler ve ev hanımlarının da yer aldığı gönüllü 40 kadın, çini kursundan ve “İyilik Standı”ndan elde ettikleri gelirle onlarca öğrencinin eğitim hayatına dokunuyor.
Gönüllü kadınların çeşitli etkinliklerle elde ettikleri paraları bağışladıkları Tohumluk Vakfı, 2023 yılında “Haydi Kızlar Spora” ve “Haydi Çocuklar Spora” projeleriyle Yahyalı ilçesindeki iki ortaokulda eğitim gören 115 kız çocuğuna 355 bin liralık burs ile spor malzemeleri desteği sağladı.
Öte yandan gönüllü kadınların çini atölyesinde düzenlediği kursa katılan kursiyerlerden elde edilen gelirle kırsaldaki çocukların ihtiyaçları karşılandı.
Talas Maharetli Eller Kadın Üretici Pazarı’nda “Tohumluk İyilik Standı” da açan kadınlar, evlerde kullanılmayan eşyaları satarak öğrencilerin eğitimine destek oluyor.
Tohumluk Vakfı Kayseri İl Temsilcisi Nilüfer Bıçakçıoğlu, AA muhabirine, vakfın sosyal yardımlaşma, eğitim, kültür ve sanat alanlarında aktif olduğunu söyledi.
Amaçlarının insanlığa katkı sağlamak olduğunu anlatan Bıçakçıoğlu, “Bir büyüğümüz şöyle diyor, ‘Bazen bir ülkeyi sevmek yetmez. Çılgınca sevmek gerekir.’ Biz o insanlardan olduğumuzu düşünüyoruz. İçimizde öğretim görevlileri, profesörler, öğretmenler, eczacılar, doktorlar, ziraat mühendisleri halkın her kesiminden insan var.” dedi.
Bıçakçıoğlu, Kayseri’de Haydi Kızlar Spora Projesi’yle kız çocuklarına ayakkabıdan kıyafete bütün spor malzemelerini sağladıklarını, bir yatılı bölge okulunda eğitim gören öğrencilere de okçuluk konusunda malzeme desteği verdiklerini dile getirdi.
Kadınlar etkinliklere gönüllü olarak katılıyor
Gönüllü kadınlarla yola çıktıklarını vurgulayan Bıçakçıoğlu, köylerdeki okullarda tütün ve tütünün zararları eğitimlerinin yanında müze ve bilim merkezinde etkinlikler yaptıklarını da kaydetti.
Çocuklara burs verebilmek için kaynak geliştirici faaliyetler yaptıklarını belirten Bıçakçıoğlu, bu kapsamda çini atölyesinde kurs açtıklarını, dolaplardaki kullanılmayan eşyaların satılması için de stant açarak binlerce lira topladıklarını ifade etti.
Bıçakçıoğlu, “Bütün bunlar çocuklara daha fazla fayda sağlayabilmek için yaptığımız işler. Çin atölyelerimizi 8’er kişilik 3 grup halinde yaptık. Arkadaşlar da sağ olsunlar geldiler ve çalışmalarını yaptılar. Şu anda 24 kişiye ulaştık.” diye konuştu.
Gönüllü çini eğitmeni Füsun Bayer ise “Yaklaşık on beş senedir çini yapıyorum. 5-6 yıldır da arkadaşlarımla birlikte Firuze Çin Tasarım Atölyesi’ni kurdum. Amacımız geleneksel sanatları yaşatmak, güzel vakit geçirmek ve bu vakit geçirirken de birtakım faydalı işlerde bulunmak. Hem sanat eserleri oluşturuyoruz hem öğrencilerimize yardımda bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Etkinliklere ilk kez gelenler var
“Tohumluk İyilik Standı”na evindeki eşyaları getiren Serap Tokat ise “Kullanmadığım eşyalarımı getirdim çocuklar için. Maalesef bizim kültürümüzde ikinci el çok yerleşmiş durumda değil ama özellikle Avrupa ülkelerinde insanlar ikinci ele çok rağbet ederler. Biz de biraz ayıp gibi algılansa da aslında öyle değil. Biraz bunu da kırmak istedik bağışlarımızla ve bu etkinlikle. Eğitime, yapılan yatırım, geleceğe ve ülkemize yapılan yatırımdır.” dedi.
Naz Değermenci de ailesiyle geldiği etkinlikte öğrencilere destek olmak için kitap satın aldığını ve bu tür etkinliklerin toplumun yararına olduğunu söyledi.
Atölyede düzenlenen çini kursuna katılan Betül Şapçı da hayatında ilk defa çini yaptığını, kurs ücretlerinin öğrencilere yardım olarak gitmesinin gurur verici olduğunu vurguladı.
Bir diğer kursiyer Arzu Erbil ise öğrencilere katkıda bulunduğu için çok mutlu olduğunu belirtti.
]]>Tuşba ilçesine bağlı İskele Mahallesi’ne geçen yıl taşınan Avcı, çevresindeki kadınların günlerinin büyük bölümünü evde geçirdiklerini fark ederek onlar için çalışma yapmaya karar verdi.
Kadınların yeteneklerini gösterebilmelerini sağlamak ve sosyalleşmelerine öncülük etmek için geçen yıl eylülde kurs açan, mahalledeki okulun bodrum katında atölye kuran Avcı, ev ev dolaşarak kadınları kursa katılmaya ikna etmeye çalıştı.
İlk günlerde 3 kişiyle başladığı kursta şimdi 15 kadına eğitim veren Avcı, onlara eski ürünleri geri dönüşümle süs eşyasına dönüştürmeyi, dikiş nakış yapmayı öğretti.
Şişeden gece lambası, eski vazo ve iplerle abajur, kutudan çiçeklik, yağdanlıktan vazo ve el işi ürünler yapan kadınlar, bu ürünleri farklı platformlarda satışa sunarak gelir elde etmeye başladı.
“Dükkanlara, sokaklara, okula afişler astım”
Avcı, AA muhabirine, geçen yıl taşındığı mahallede açtığı kurs için ev ev dolaşarak kadınları ikna etmeye çalıştığını söyledi.
Mahalleye taşındıktan sonra kadınların evden çıkmadığını fark ettiğini belirten Avcı, “Kadınlarımız günlerini evde yemek yaparak ve televizyon izleyerek geçiriyordu. Bu durum dikkatimi çekti, ben de kadınlarımızın yeteneklerini gösterebilmeleri ve sosyalleşebilmeleri için kurs açmayı düşündüm. Uzun zamandır halk eğitim merkezinde kurs açmıyordum ancak kadınlar için bir şey yapmak istedim ve kurs başvurusu yaptım.” dedi.
Kursu ilk açtığında iki gün boyunca kimsenin gelmediğini anlatan Avcı, “Kurs açıldıktan sonra mahalleye yakın bir yer bulmam gerekiyordu ve ben de İnci Kefali İlkokulu’na talepte bulundum. Müdürümüz kursun amacını dinledikten sonra kapılarını bize açtı. İlk başladığım zaman çok büyük zorluklar yaşadım. Kadınlarımızı ikna edebilmek için mücadele ettim. İlk başlarda kapılar yüzüme kapandı. Ben de okul girişine, dükkanlara ve sokaklara afişler astım ve ardından kadınlar gelmeye başladı.” diye konuştu.
Okuldaki velilerin kursa ilgi gösterdiğini dile getiren Avcı, şunları kaydetti:
“Kursa ilk başlarda 3 kişi geliyordu, şimdi ise 15 kadına ulaştık. Önceleri dikiş nakışla başladık fakat kadınlarımız daha farklı şeyler yapmak istediklerini söyledi. Ben de geri dönüşüm kapsamında evde kullanmadıkları eşyaları getirmelerini istedim. Getirilen eşyalarla farklı ürünler yaptık. Kadınlarımız, aile bütçesine katkı sağladıklarını görünce işe daha sıkı bağlandılar. Geri dönüşümden elde ettiğimiz ürünleri Türkiye’nin birçok noktasına gönderiyoruz. Evimizde bulunan eskimiş tabak, bardak, kavanoz ve çöpe atılacak ürünleri toparlayıp geliyoruz. Sadece atıl durumdaki malzemeleri kullanmıyoruz, bizi sokaklarda ve göl kenarında ürün toplarken görebilirsiniz.”
“Okul olarak kadınlarımızın yanındayız”
Okul Müdürü Önder Baki Güden ise velilerin kursa katılım sağlamasının mutluluğunu yaşadığını ifade etti.
İhtiyaç olması halinde kursa yardımda bulunduklarını belirten Güden, “Kadın velilerimizin kursa katılması sonucu güzel ürünlerin ortaya çıktığını gördük. Ürünlerin geri dönüşüm kaynaklı olması ve aile bütçelerine katkı sağlaması çok güzel bir şey. Okul olarak kadınlarımızın yanındayız.” dedi.
Kursiyerlerden Yıldız Avcı da torununun okulda öğrenci olduğunu belirterek, “Neriman hoca sayesinde evde oturmaktansa bütün günümüz okulda geçiyor. Neriman hoca bizi getirmek için çok uğraştı, biz de kırmadık. Elimizden geldiğince ürünler üretiyoruz ve satarak aile bütçesine katkı sağlıyoruz. Ailem de bana destek oluyor.” ifadelerini kullandı.
]]>Merkez Bağlar ilçesinde bulunan 9 kurs yeri, Bağlar Belediyesi’nin Valilik nezdinde Halk Eğitim Merkezi ile yapılan protokolleri çerçevesinde açtığı 80 atölye ile özellikle dezavantajlı kadınların deprem ve pandemi sürecinde yararlanmalarını sağladı.
Buraya gelen kadınlar, katıldıkları atölyelerde zamanlarını değerlendirip hem el becerilerini geliştirdi, hem de aile ekonomisine kimi yerde yaptıklarını satarak katkı sağladı, kime yerde ise ücret verilecek işleri burada yapıp masraftan kısmayı sağladı.
Bağlar Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Neşe Anlı, 9 kurs yerleri olduğunu, bölge olarak deprem, pandemi gibi çok kötü sorunlar yaşadıklarını hatırlatarak bu süreçte ev kadınlarının kendilerini rahatlatacak ortamlar bulamadığını söyledi.
400 bin gibi bir nüfusu olan bir ilçenin belediyesi olduklarını dile getiren Anlı, en çok yoksulluğun yaşandığı bir ilçede olduklarını, bununla ilgili vatandaşlarla toplantı ve istişareler yaparak akla gelmeyen o kadar talepleri oldu ki, mutlulukla bunları dinledikleri ifade etti.
“Nasıl detaylandırırız diye düşünürken baktık ki onlar bizi yönlendirmiş” diyen Anlı, şöyle konuştu:
“Sosyal belediyecilik bu oldu. Halkla beraber yürümenin vermiş olduğu avantajları da kullandık. Valilik nezdinde halk eğitim üzerinden protokollerimiz vardı. Usta öğreticilerimizle bunlar hayata dönüştürülsün, ev ekonomisine katkı sunsun. Buraya geldikleri zaman farklı arkadaşlar, sosyal ortam buluyorlar. Daha çok bilgi akışını sağlayacakları ortam oluyor. Çünkü bilginin sınırı yok. Tekstile geliyordu, bir baktı ki aşçılık kursu var. Bu yörenin kadınları çok güzel yemek yaparlar, teknik yemek yapmayı burada öğrendiler. Yüzme kursunu gördüler. Çocukları olan anneler, çocukları okula giderken akran zorluğu yaşıyordu. Bununla ilgili de eğitimleriniz var mı, bize bununla alakalı eğitim verirseniz biz, bu çocuklara nasıl yaklaşırız? Sadece tekstil atölyelerimiz ile değil, 80 farklı atölyemiz var.”
İmkanlar sağladığı için belediye başkanına teşekkür eden Anlı, “Kursiyerlerimiz öğrendikçe heyecanla daha farklı talepleri oluyor. Profesyonel bir iş yapmıyoruz. Ama ev gittikleri zaman her hangi bir objeyi değerlendirebiliyorlar. Attık malzemelerden kullanabilecekleri ev eşyası üretebiliyorlar. Çocukları oyuncaklar üretebiliyorlar. Detaylandırmak o kadar çok ki, kısa hatlarla belirtebiliriz. 30 bine yakın kadın kursiyerimiz faydalandı” dedi.
Kursta usta öğretici olan Fatma Taşkesen, daha çok kadınlara yönelik kursları olduğunu söyledi. Kursiyerlere ilk önce makine eğitimi verdiklerini aktaran Taşkesen, “Daha sonra karma olarak istedikleri ürünleri dikme şansı veriyoruz. Hem ev ekonomisine katkıları çok oluyor. Hem de kendilerine özgüven geliyor. Deprem sürecinde psikolojik çok sorun yaşadıkları için buraya gelip kendilerini adapte ediyorlar. Ürünlerimiz daha çok geri dönüşümlü olarak çalışılıyor. Nevresim, pike takımı, el örgüsü, seccade, koltuk ayaklığı, yatak örtüleri, genç kızları varsa kızların çeyizine daha çok katkı da olsun diye çeyizlik ürünlerde diktiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Kursiyer Berivan Yetiştiren ise buraya gelerek el becerilerini gösterdiklerini dile getirerek, “Kendimizi daha rahat hissedebiliyoruz. Evde olan eşyaları buraya getirip değerlendirebiliyoruz. Satarak ailemize katkıda bulunabiliyoruz” şeklinde konuştu. – DİYARBAKIR
]]>DİYARBAKIR – Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kentteki işsizlik oranının Türkiye ortalamasından yüzde 50 daha fazla olduğunu söyledi. 30 farklı dalda istihdam garantili mesleki eğitim kurslarıyla kentin ara eleman ve kalifiye sorununu çözeceklerini ifade eden Bilden, “Bizim açıklayacağımız her projenin çıktısı istihdam olacak” dedi.
AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, Sümerpark içerisindeki Engelsiz Yaşam Merkezi ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Mesleki Eğitim Kurslarını ziyaret ederek kursiyerlerle bir araya geldi.
“Diyarbakır’ı engelsiz bir şehir yapacağız”
Engelsiz Yaşam Merkezinde müzik ve çeşitli sanat dallarında kurs gören engellilerle türkü söyleyip halay çeken Bilden, en büyük projelerinden birinin Diyarbakır’ı engelsiz bir şehir yapmak olduğunu söyledi. Engelli vatandaşların evlerinden çıkıp tekrar evlerine dönene kadar hiçbir engelle karşılaşmayacağını vurgulayan Bilden, “Diyarbakır’ın hepsini engelsiz hale getireceğiz, bu bizim en büyük projelerimizden biri. Siz evinizden çıktığınızda işinize gittiniz, bir ziyarete gittiniz, alışverişe gittiniz, ne yapacaksanız engelsiz bir şekilde yapacaksınız. Kaldırımlar, yollar, ışıklar, hep siz engelli kardeşlerimiz ön planda olacaksınız. Evden çıkıp tekrar eve gelene kadar şehrin hepsini engelsiz hale getireceğiz bundan şüpheniz olmasın” diye konuştu.
Engelli vatandaşları sanatla buluşturacaklarını da aktaran Bilden, “Büyükşehir belediyemizin özellikle engelli kardeşlerimize yönelik çok güzel sosyal faaliyetleri var, inşallah bizim başkanlık dönemimizde bu tür sosyal faaliyetleri çok sayıda arttıracağız. Belediyemizin mola evleri adı altında faaliyetleri de var, onları çok ciddi bir şekilde yaygınlaştıracağız ve özellikle engelli kardeşlerimizin sanatla buluşmalarını, Diyarbakır kültürünü ciddi bir şekilde öğrenip bunu tüm dünyaya yaymaları için elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Ara ve kalifiye eleman sorununu çözeceğiz”
DİSMEK kurslarıyla ilgili de açıklama yapan Mehmet Halis Bilden, başkanlığı döneminde istihdam garantili 30 farklı dalda mesleki eğitim ve kurs açacaklarını belirterek Diyarbakır’ın ara eleman ve kalifiye sorununu çözeceklerini söyledi. Kurslara kayıt olan kursiyerlerin kurs süresince sigortalarını yatırıp harcırah vereceklerini de vurgulayan Bilden, “Bizim açıklayacağımız her projenin çıktısı istihdam olacak. Buraya gelmek isteyen hemşerilerimizi biz alacağız, diyelim ki dokumayla ilgili eğitim almak istiyor, kaç ay kurs vermemiz gerekiyor diyelim 3 ay, biz bu sürenin tamamında o kursiyerin sigortasını yatıracağız başlattığımız günden itibaren, işsizlikten de kendini kurtarmış olacak, 3 ay çalıştığı sürece de onun harçlığını vereceğiz, asgari ücret değil ama belediye olarak ulaşımı için kart vereceğiz bedava gidip gelecek, yemeğini vereceğiz, biraz da harçlık vereceğiz ki kimseye muhtaç olmasın diye. 3 ay bittikten sonra da biz onu havuzumuza alacağız ve Diyarbakır’daki iş insanlarına, fabrikalara diyeceğiz ki; biz bunu yetiştirdik, sertifika verdik sen bunu istihdam et. İstihdam ederse 6 ay belediye olarak biz yatırmaya devam edeceğiz, o iş insanına da yardımcı olalım diye. Böylelikle oluşturduğumuz bu havuzdaki kardeşlerimizin hepsini iş sahibi yapmış olacağız. Kalifiye eleman sorunu müthiş var, bakın TÜİK rakamlarına göre yüzde 8 bir işsizlik rakamı var, ancak Diyarbakır’da bu rakam yüzde 12, yani yüzde 50 daha fazla işsizimiz var TÜİK rakamlarına göre. Dolayısıyla bizim açıklayacağımız her projenin çıktısı istihdam olacak” dedi.
AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden, daha sonra Huzurevleri semtinde esnafı ziyaret etti. Çüngüş ve Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine de bir ziyaret gerçekleştiren Bilden, seçim çalışmalarına Diclekent’teki Perşembe pazarında esnaf ve vatandaşlarla görüşerek devam etti.
]]>AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, Sümerpark içerisindeki Engelsiz Yaşam Merkezi ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Mesleki Eğitim Kurslarını (DİSMEK) ziyaret ederek kursiyerlerle bir araya geldi.
“Diyarbakır’ı engelsiz bir şehir yapacağız”
Engelsiz Yaşam Merkezinde müzik ve çeşitli sanat dallarında kurs gören engellilerle türkü söyleyip halay çeken Bilden, en büyük projelerinden birinin Diyarbakır’ı engelsiz bir şehir yapmak olduğunu söyledi. Engelli vatandaşların evlerinden çıkıp tekrar evlerine dönene kadar hiçbir engelle karşılaşmayacağını vurgulayan Bilden, “Diyarbakır’ın hepsini engelsiz hale getireceğiz, bu bizim en büyük projelerimizden biri. Siz evinizden çıktığınızda işinize gittiniz, bir ziyarete gittiniz, alışverişe gittiniz, ne yapacaksanız engelsiz bir şekilde yapacaksınız. Kaldırımlar, yollar, ışıklar, hep siz engelli kardeşlerimiz ön planda olacaksınız. Evden çıkıp tekrar eve gelene kadar şehrin hepsini engelsiz hale getireceğiz bundan şüpheniz olmasın” diye konuştu.
Engelli vatandaşları sanatla buluşturacaklarını da aktaran Bilden, “Büyükşehir belediyemizin özellikle engelli kardeşlerimize yönelik çok güzel sosyal faaliyetleri var, inşallah bizim başkanlık dönemimizde bu tür sosyal faaliyetleri çok sayıda arttıracağız. Belediyemizin mola evleri adı altında faaliyetleri de var, onları çok ciddi bir şekilde yaygınlaştıracağız ve özellikle engelli kardeşlerimizin sanatla buluşmalarını, Diyarbakır kültürünü ciddi bir şekilde öğrenip bunu tüm dünyaya yaymaları için elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Ara ve kalifiye eleman sorununu çözeceğiz”
DİSMEK kurslarıyla ilgili de açıklama yapan Mehmet Halis Bilden, başkanlığı döneminde istihdam garantili 30 farklı dalda mesleki eğitim ve kurs açacaklarını belirterek Diyarbakır’ın ara eleman ve kalifiye sorununu çözeceklerini söyledi. Kurslara kayıt olan kursiyerlerin kurs süresince sigortalarını yatırıp harcırah vereceklerini de vurgulayan Bilden, “Bizim açıklayacağımız her projenin çıktısı istihdam olacak. Buraya gelmek isteyen hemşerilerimizi biz alacağız, diyelim ki dokumayla ilgili eğitim almak istiyor, kaç ay kurs vermemiz gerekiyor diyelim 3 ay, biz bu sürenin tamamında o kursiyerin sigortasını yatıracağız başlattığımız günden itibaren, işsizlikten de kendini kurtarmış olacak, 3 ay çalıştığı sürece de onun harçlığını vereceğiz, asgari ücret değil ama belediye olarak ulaşımı için kart vereceğiz bedava gidip gelecek, yemeğini vereceğiz, biraz da harçlık vereceğiz ki kimseye muhtaç olmasın diye. 3 ay bittikten sonra da biz onu havuzumuza alacağız ve Diyarbakır’daki iş insanlarına, fabrikalara diyeceğiz ki; biz bunu yetiştirdik, sertifika verdik sen bunu istihdam et. İstihdam ederse 6 ay belediye olarak biz yatırmaya devam edeceğiz, o iş insanına da yardımcı olalım diye. Böylelikle oluşturduğumuz bu havuzdaki kardeşlerimizin hepsini iş sahibi yapmış olacağız. Kalifiye eleman sorunu müthiş var, bakın TÜİK rakamlarına göre yüzde 8 bir işsizlik rakamı var, ancak Diyarbakır’da bu rakam yüzde 12, yani yüzde 50 daha fazla işsizimiz var TÜİK rakamlarına göre. Dolayısıyla bizim açıklayacağımız her projenin çıktısı istihdam olacak” dedi.
AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden, daha sonra Huzurevleri semtinde esnafı ziyaret etti. Çüngüş ve Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine de bir ziyaret gerçekleştiren Bilden, seçim çalışmalarına Diclekent’teki Perşembe pazarında esnaf ve vatandaşlarla görüşerek devam etti. – DİYARBAKIR
]]>Diyarbakır’da Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Edindirme Kursları kapsamında açılan aşçılık ve pastacılık kursuna katılan 38 kursiyer, Türk ve dünya mutfaklarını öğrenme fırsatı buluyor.
Kursiyerler, kursta ciğer kebabından mumbar dolmasına kadar bilinen onlarca yöresel lezzetin yanı sıra unutulmaya yüz tutan yemeklerin yapımını da öğreniyor.
Yemek ve yiyecek eğitmeni Sultan Bakır, AA muhabirine, kursta Türk ve dünya mutfağını öğreterek, kursiyerleri aşçı olmaya hazırladıklarını söyledi.
Kursla unutulmaya yüz tutan Diyarbakır yemeklerinin de yeniden ön plana çıkmasını istediklerini ifade eden Bakır, “Amacımız unutulmaya yüz tutmuş kentin yöresel yemeklerini gün ışığına çıkarmak ve bunları kursiyerlerimize öğretmek. Bunların yanı sıra Türkiye’nin farklı bölgelerinden de yöresel yemekleri kursiyerlerimize tanıtıyoruz. İtalyan, Rus, Fransız ve Hint mutfağını da kursiyerlerimize öğretiyoruz.” dedi.
Kursiyerlerin aldıkları “aşçı yardımcılığı” ve “aşçılık” belgeleriyle gıda ve yemek sektöründe istihdam imkanı bulduğunu belirten Bakır, mezun olan kursiyerlerin gıda sektöründe rahatlıkla çalışabildiğini dile getirdi.
Bakır, şöyle konuştu:
“Aldıkları sertifikalarla hak ettikleri yerde oluyorlar, öz güven kazanıyorlar, bu sektöre kendilerini daha hazır hissediyorlar. Burada onlara mutlu, samimi bir ortam sunuyoruz. Kendi iş yerini açan, internet üzerinden ürünlerinin satışını yapan kursiyerlerimiz oluyor. Bu da bizim için gurur verici. Emeğimizin karşılığını alıyoruz.”
“Diyarbakır mutfağını dünyaya yaymak istiyorum”
Kursiyerlerden Irak uyruklu Merve Menderes de 4 yıl önce evlendiğini ve Diyarbakır’da yaşamaya başladığını, Diyarbakır mutfağını öğrenmenin keyifli olduğunu söyledi.
Diyarbakır mutfağını öğrendiği için ailesi ve çevresinin de mutlu olduğunu anlatan Menderes, “Eğitimin ardından kısmet olursa pasta dükkanım olsun isterim. Burada öğrendiklerimi orada hazırlayıp, servis ederim.” dedi.
Yusuf Genç ise restoranda çalıştığını, Diyarbakır mutfağına özgü yemeklerin yapımını öğrenmek için aşçılık kursuna katıldığını belirtti.
Kurs sayesinde yöresel yemekler ve dünya mutfağı hakkında bilgi sahibi olduğunu anlatan Genç, “Diyarbakır mutfağını bütün şehirlere ve dünyaya yaymak istiyorum. Bu konuda kendimi geliştiriyorum. Daha sonra iş yerimi açmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Sertifika alan kadınlar yemek sektöründe iş imkanı buluyor
Batman’da da 19 Mayıs Mahallesi Çok Amaçlı Toplum Merkezi’nde (ÇATOM) aşçı yardımcılığı kursuna katılan 12 kadın yemek pişirmenin inceliklerini öğreniyor.
Yemek sektöründe ara eleman ihtiyacını karşılamak için açılan kursa katılan kadınlar meslek öğrenirken, alacakları sertifika ile iş sahibi olup aile bütçelerine de katkı sağlamak istiyor.
Kadınlara kursta sıcak yemek, salata, pasta, konserve ve turşu yapımı eğitimleri veriliyor.
Usta öğretici Gülşen Karataş, kursta toplam 450 saat eğitim verdiklerini, kursun amacının yemek sektörüne kalifiye eleman yetiştirmek olduğunu söyledi.
Kurs sayesinde kadınların aile ekonomilerine de katkı sunmalarını sağladıklarını belirten Karataş, kursu bitirip sertifika alan kadınların bu sektörde iş bulabildiğini kaydetti.
Karataş, “Ayrıca sipariş usulü kendi evlerinde de yemek hazırlayabiliyorlar. Yemek sektöründe çok fazla kalifiye eleman ihtiyacı var. Bu kurslar sayesinde kalifiye eleman ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Kursa ilgi güzel. Yemek pişirmenin püf noktalarını öğretiyoruz. Ayrıca kadınlara konserve yapmayı, sac ekmeği pişirmeyi, turşu hazırlamayı, içli köfte yapmayı da öğretiyoruz.” diye konuştu.
Kursiyerlerden Selma Dağ, yemek yapmayı öğrenmek için kursa geldiğini, sertifika alıp kendi iş yerini açmak istediğini söyledi.
Maşallah Akçala ise üniversite sınavlarına hazırlandığını, üniversitede gastronomi bölümünde okumak istediğini söyledi.
Kursta yemek yapmayı öğrendiğini anlatan Akçala, şöyle dedi:
“Daha önce yufkayı marketten alırdım ancak şu anda hamuru kendim açıyorum. İçli köfte hamurunu daha önce yapamazdım artık içli köfte yapabiliyorum. Ailem de yaptığım yemekleri beğeniyor.”
]]>Toplumun dijitalleşmesine katkıda bulunmak, kadınların gelişimini desteklemek ve iş gücüne katılımını artırmak amacıyla hayata geçirilen “Dijital Benim İşim” Projesi üçüncü yılını tamamladı. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Türkiye Vodafone Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen projede bugüne kadar 20 ilde 15 bini aşkın kadın kursiyere dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri verildi. Projenin sosyal etkisini ölçmek üzere hazırlanan raporun ikincisine göre, bu eğitimlerle 21 milyon TL’yi aşkın sosyal değer elde edilirken, proje için yapılan her 1 TL’lik yatırım bir önceki döneme kıyasla yaklaşık 2 katına çıkarak 9 TL’nin üzerinde sosyal getiri sağladı. Bu değerin yüzde 33’ü dijital okuryazarlık, yüzde 67’si dijital pazarlama kursiyerlerinde oluşturulan değişimden kaynaklandı.
Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, şöyle konuştu: “Genel Müdürlüğümüz, hayat boyu öğrenme kapsamında “hayata mutlu bireyler hazırlamak için her zaman, her yerde, herkese eğitim” anlayışıyla, çağımızın gereklilikleri doğrultusunda bireylerin eğitim, sosyal, kültürel, ekonomik vb. alanlarda kişisel ve mesleki bilgi, davranış, tutum, yeterlilik ve becerilerinin gelişimlerine katkı sağlayarak ulusal ve kişisel ölçekli değişim ve gelişim sürecine uyum sağlamalarını amaçlamaktadır. Bünyemizde Türkiye genelinde faaliyet gösteren 1000 halk eğitimi merkezi ve 31 olgunlaşma enstitüsünde 3 bin 771 adet yaygın eğitim kurs programıyla örgün eğitimin içinde veya dışında kalan bireylere yönelik açılan genel, mesleki ve teknik alanlardaki kurslar ve diğer faaliyetlerle hayat boyu öğrenme çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Ayrıca sosyal ortaklarımızla, kursiyerlerimizin mesleki, sosyal, kültürel olarak geliştirilmesi amacıyla çeşitli projeler yürütüyoruz. Türkiye Vodafone Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Benim İşim Projesi de dijital dünyanın gücünü, kadınların potansiyeliyle buluşturmak üzere kamu ve özel sektör birlikteliğinin başarılı örneklerinden biridir. Proje kapsamında on binlerce kadının teknoloji alanında farkındalığının, bilgi ve becerilerinin artırmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Bu faydanın kadınların özgüvenine, motivasyonuna da yansıdığını görmek hepimiz için çok kıymetli.”
Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel ise şunları söyledi: “Amaç odaklı bir şirket olarak, dijital geleceğin toplumdaki her kesimi kapsaması için çalışıyoruz. ‘Dijital Benim İşim’ de bu vizyonla hayata geçirdiğimiz bir proje. Temel amacımız, kadınları dijital dünyayla tanıştırarak onlara dijital okuryazarlık becerileri kazandırmak, kadınların sosyal hayatta güçlenmelerini sağlamak ve onları potansiyel dijital iş olanaklarıyla buluşturmak. Bu projeyle bugüne kadar 20 ilde 15 bini aşkın kadına dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri verdik. Projemizin etkisini de düzenli olarak ölçümlüyoruz. İkinci sosyal etki raporumuza göre, projemiz kadınların yalnızca dijital bilgi ve becerilerini artırmıyor, aynı zamanda özgüven ve motivasyonlarının artmasında, dijital dünyanın önemine dair farkındalık kazanmalarında ve destekleyici ilişkiler geliştirmelerinde önemli rol oynuyor. Diğer yandan, projeye yaptığımız her 1 TL’lik yatırımın geçen döneme kıyasla yaklaşık 2 katına çıkarak 9 TL’nin üzerinde değer oluşturduğunu gördük. ‘Dijital Benim İşim’ Projesi’ni deprem bölgesine de taşıdık. Bu doğrultuda Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman’da toplam 15 eğitim konteyneri kurduk. Eğitim konteynerlerimizde, kadın kursiyerlerimiz geleneksel el sanatları kurslarına katılıyor ve el emeği ürünler üretiyor. Aynı zamanda, bölge özelinde geliştirdiğimiz ‘Dijital Dünyaya Giriş’ eğitimleriyle kadınların dijital becerilerini geliştirmelerine ve ürettikleri geleneksel ürünleri dijital kanallarda satmalarına destek oluyoruz. Türkiye Vodafone Vakfı olarak, kadınların yanında durmaya devam edeceğiz.”
Dijital okuryazarlık bilgi ve becerisinde yüzde 50 artış
“Dijital Benim İşim Projesi Sosyal Etki Analizi”nde 2022 Nisan – 2023 Mart arasında gerçekleştirilen dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri ile eğitimler sonunda düzenlenen Sosyal Medya Kampanya Yarışması kapsamında oluşturulan sosyal etki değerlendirildi. Buna göre, “Dijital Benim İşim” Projesi kapsamında dijital okuryazarlık katılımcılarındaki en büyük değişim yaklaşık yüzde 50 ile bilgi ve becerilerindeki artış olurken, en yüksek ikinci değişim alanı ise yüzde 28,5 ile özgüven ve motivasyondaki artış oldu. Eğitmenler de dijital okuryazarlık kursiyerlerindeki en büyük değişimin yüzde 65 ile özgüven ve motivasyon başlığı altında yaşandığını belirtti. Bu kursiyerlerin yüzde 70’e yakını bilgisayar ve internet konusunda yeni şeyler öğrenme isteğinin arttığını, yüzde 50’sinden fazlası ise güvenli internet kullanımı konusunda daha fazla bilgi sahibi olduğunu söyledi. Diğer yandan, eğitimlerden sonra dijital okuryazarlık katılımcılarının yüzde 60’ının özgeçmişini güncellediği ve yüzde 35’inin yeni bir iş baktığı görüldü.
Dijital pazarlama bilgi ve becerilerinde yüzde 43 artış
“Dijital Benim İşim” Projesi’nde dijital pazarlama kursiyerlerinin gözünden kendilerindeki en büyük değişim yüzde 43 oranında dijital pazarlama konusundaki bilgi ve becerilerindeki artış olurken, ikinci en yüksek değişim yüzde 31 ile motivasyon alanında oldu. Eğitmenler de dijital pazarlama kursiyerlerindeki en büyük değişimin yüzde 83 ile motivasyon ve yüzde 82 ile özgüven alanlarında yaşandığını belirtti. Dijital pazarlama kursiyerlerinin yüzde 62’sinin eğitimlerden sonra özgeçmişini güncellediği, yüzde 47’sinin yeni bir iş baktığı, iş baktığını belirten katılımcıların yüzde 10’unun yeni bir işte çalışmaya başladığı görüldü. Dijital pazarlama kursiyerlerinin yüzde 20’si eğitimlerden sonra girişimde bulunduğunu da belirtti. Bu katılımcıların yüzde 41’i satış yapmak üzere profesyonel hesap oluşturduğunu ve satış yapmaya başladığını, yüzde 33’ü sosyal medya hesabı açtığını, yüzde 11’i YouTube kanalı açtığını, yüzde 4’ü ise web sitesi kurduğunu paylaştı. Katılımcıların yüzde 11’i ise çalıştıkları işte daha verimli hale geldiğini ve dijital pazarlamayla ilgili iş alanlarına girdiğini aktardı.
Dijital pazarlama kursiyerlerinin yarısından fazlası kendi iş alanını oluşturmak için kursa katıldığını belirtirken, çalıştığı iş sebebiyle dijital pazarlama yetkinliğini geliştirmek için katılanlar geçen döneme oranla neredeyse 2 katına çıktı. Bu kursiyerlerin yüzde 54,75’i dijital pazarlamaya dair sahip olduğu bilginin arttığını, yüzde 52,82’si kendine yeni bir iş alanı oluşturma ya da sahip olduğu işi büyütme motivasyonunun güçlendiğini, yüzde 51,29’u dijital platformlarda farklı kitlelere ulaşma ve etkileşime geçme becerisinin geliştiğini belirtti.
Eğitmenler için önemli deneyim
Projenin eğitmenler üzerinde de etkisi oldu. Buna göre, dijital pazarlama eğitmenlerinde en yüksek değişim yüzde 32 ile bilgi, beceri ve yetkinlik gelişimi başlığında gerçekleşti. Dijital okuryazarlık eğitmenlerinde ise en yüksek değişim yüzde 6,6 ile iletişim becerileri ve sosyalleşme alanında oldu.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkı
Proje, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na sağladığı katkıyla da öne çıkıyor. “Dijital Benim İşim”, doğrudan kadın kursiyerleri hedef grup olarak belirleyen, kadınların güçlenmesini ve ekonomik hayata katılımlarını artırmayı amaçlayan bir proje olduğundan, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (Amaç 5) ve Eşitsizliklerin Azaltılması (Amaç 10) hedeflerini doğrudan destekliyor. Proje ayrıca, kadınlara eğitim ve istihdam fırsatları oluşturarak uzun vadede yoksulluğun sonlandırılmasına (Amaç 1), kadınlara nitelikli beceriler kazandırma ve kapsayıcı öğrenme fırsatları sunması ile birlikte nitelikli eğitmen yetiştirilmesini de desteklemesiyle Nitelikli Eğitim’e (Amaç 4), istihdam, gelir artışı ve girişimcilik becerileri kazandırmasıyla İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme’ye (Amaç 8) ve son olarak Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Türkiye Vodafone Vakfı işbirliğinden güç alması nedeniyle Amaçlar İçin Ortaklıklar (Amaç 17) hedeflerine katkıda bulunuyor.
Yatırımın Sosyal Getirisi (SROI) metodolojisi kullanıldı
“Dijital Benim İşim Projesi Sosyal Etki Analizi” kapsamında uygulanan Yatırımın Sosyal Getirisi (SROI) metodolojisi, sosyal temelli projelerin oluşturduğu sosyal değerin hesaplanması için kullanılıyor. SROI yolu ile değişim, bu değişimi yaşayan ya da ona etki eden paydaşları kapsayacak şekilde hesaplanıyor. SROI analizinde, saha çalışmaları yolu ile paydaşlar üzerinde oluşturulan sosyal değişimi anlamak hedefleniyor ve bu değişimin, finansal değerler kullanılarak yansıtılması yolu ile değişimin hikayesi anlatılmaya çalışılıyor. Bu sayede, sosyal kazanım ve maliyetleri yansıtacak bir oranın hesaplanması mümkün oluyor. Buna göre, 2: 1 oranında bir etki, 1 birimlik yatırımın 2 birimlik sosyal değer oluşturabildiğini dile getiriyor. – İSTANBUL
]]>Gençlerle sohbet eden, istişarelerde ve fikir alışverişinde bulunan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri ile kent estetiğini konuştu.
“Akçaabat’ımız bir kültür, sanat ve turizm şehridir” diyen Genç “Bizler de bu sloganın altını dolduracak işler yapma hevesinde ve gayretindeyiz. Yılın 12 ayında, dört mevsiminde, Akçaabat’ımızda çeşit çeşit kültür ve sanat faaliyeti gerçekleştiriyoruz. Söyleşiler, konferanslar, sergiler, seminerler, sanat kursları, çalıştaylar, Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halkoyunları festivalimiz, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği konserleri kültür sanat faaliyetlerimizden bazılarıdır. Tüm bu etkinliklerle şehrimizin kültür ve sanat hayatını canlı tutmayı, hemşehrilerimizin sosyalleşmesine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Kültür ve sanat etkinliklerimizin yanı sıra yine kültür sanat kursları adı altında birçok kurs açıyoruz. Açtığımız sanatsal kursları tek çatı altında topladık ve Akçaabat Belediyesi Sanat Akademisi’ni oluşturduk. Burada Halk Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği halinde alanında uzman eğitmenler tarafından 13 farklı branşta kurs veriliyor. Estetik görüşü ve sanat anlayışı yüksek olan Güzel Sanatlar Fakültemizin siz değerli öğrencilerinin bu kurslardan faydalanmasını yürekten arzu ederim” dedi.
Başkan Osman Nuri Ekim, ilçelerinin estetik görüntüsüne de önem verdiklerini belirterek “Şehrimizin estetiğine dokunan, şehrimizin siluetine yakışan işler ve projeler yapmaya da özen gösteriyoruz. Öncelikle, fakültemizin tam karşısında ve daha önce atıl durumda bulunan eski tekel binamız, artık beş yıldızlı bir otel. Şehir merkezimizde böyle bir otelin olması hem şehrimizde yaşayanlar için hem de şehrimize gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler için müthiş bir kazanım. Devamında Akçaabat’ımızın incisi sahil parkımız, etap etap yaptığımız çalışmalar neticesinde, yenilenen yüzüyle daha modern ve fonksiyonel hale geldi. Yine sahilde ilginizi çekecek diğer bir husus da yöresel ürün satış reyonlarımız olacaktır. Burada hanımların el emeği göz nuru yöresel ürünleri satılıyor. Şehrin içerisinde yayalaştırdığımız ve trafiğe kapattığımız İstiklal Caddemiz var. Bu cadde tarihten beri Akçaabat’ın kalbi olan bir caddedir. Tüm ticaretler bu sokakta yapılır. Hatta köftenin doğduğu sokaktır İstiklal Caddesi ve Orta Cadde. İstiklal Caddesi’nde ve Orta Cadde’de sokak sağlıklaştırma, cephe ve tabela yenileme çalışmaları yaptık. İstiklal Caddesi’ni adeta açık hava AVM’sine çevirdik. Yine Akçaabat’ın tam kalbinde yer alan ve gün içerisinde insan sirkülasyonunun oldukça fazla olduğu Fatih Parkı’nı tamamen yeniledik. Yine Akçaabat’ımızın incisi tarihi Ortamahalle’mizde sokak sağlıklaştırma çalışmaları yaptık ve 1. Etabını tamamladık. Tarihi mahallemizde bulunan tarihi yapıyı da restore ederek Ortamahalle Müzesi olarak şehrimize kazandırdık. Bu müzede ise Akçaabat’ın tarihi ile ilgili eserler sergileniyor” diye konuştu.
Programın sonunda, Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri görüş ve taleplerini tek tek bildirirken, program günün anısına hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi. – TRABZON
]]>