Kürt – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 19 Jul 2024 06:36:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Yeni Bir Anayasa Çağrısı Yaptı https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-yeni-bir-anayasa-cagrisi-yapti/ https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-yeni-bir-anayasa-cagrisi-yapti/#respond Fri, 19 Jul 2024 06:36:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26288

(ANKARA) – TBMM, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve 104. açılış yıl dönümü dolayısıyla özel gündemle toplandı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yeni bir anayasa çağrısı yaparak, “Gelin yamalı 12 eylül darbe anayasasını hep birlikte değiştirelim ve demokratik bir anayasayı hep beraber inşa edelim. Gelin başta parlamento olmak üzere siyaset kurumunu her türlü vesayetten kurtaralım” dedi.

TBMM’de konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları savaşlarda hayatını kaybeden Filistinli ve Kürt çocukları andı. Hatimoğulları, “Mücadelemiz çocuk işçiliğinin son bulması erken yaşta evliliklerin sonlandırılması, çocuk istismarının olmaması çocukların öldürülmemesi ve aydınlık yarınlar da yaşayabilmesi içindir” dedi.

Hatimoğulları, Kürt sorununun demokratik müzakere, özgür siyaset ve evrensel hukuk dışında bir pusula ile çözülemeyeceğini kaydederek, “Burada Meclis kurucu bir iradeyle Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratik bir yüzyıla adım atmasının tarihi bir sorumluluğu ile karşı karşıyadır. DEM Parti olarak bizler bu noktadaki çözüm konusunda elimizi taşın altına dün koyduğumuz gibi bugün de elimizi taşın altına koymaya ve çözümün odağında hazır olduğumuzun altını bir kez daha buradan çiziyoruz” diye konuştu.

Demokratik yeni bir anayasa yapma çağrısında bulunan Hatimoğlu şunları söyledi:

“Cumhuriyetinin ikinci yüzyılında krizlerden çıkış yolunun 1920 ruhuyla 1921 yılında yapılan toplumsal mutabakatın güncellenmesinden geçmektedir. Cumhuriyet ikinci yüzyılında geçmişle yüzleşme, geleceğin demokratik inşası, siyaset kurumunun temel görevleridir. Bu görev elbette önclikle bu Meclis’indir. Meclis geçmişle yüzleşme başta olmak üzere demokratikleşme konusunda sorumluluk almalıdır. Zira, 31 Mart seçimlerinde bu sorumluluklar halk tarafından bütün siyasete hatırlatılmıştır. Kürt halkının verdiği ortak yaşam mesajı bu parlamento tarafından en iyi şekilde anlaşılmalıdır. Kürt halkı seçim döneminde oy için akla gelen ama hakları ve barış talepleri söz konusu olunca kriminalize edilen bir halk olmayı kabul etmedi etmiyor. İktidar, Kürt meselesinde güvenlikçi anlayışa çakılı kaldıkça geçmişteki diğer partiler gibi kaybetmeye mahkumdur. Oysa Kürt sorunu bir tanınma ve statü sorunudur. Bugün Kürt sorunu demokratik müzakere, özgür siyaset ve evrensel hukuk dışında bir pusula ile çözülemez. Shakespare’in dediği gibi; çözümü güvenlikçi politikalarda aramak, bir taştan çiçek açmasını beklemek gibidir. Çiçeklerin açması ve gerçek baharın gelmesinin tek yolu müzakereye dayalı demokratik çözümün ta kendisidir. Burada Meclis kurucu bir iradeyle Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratik bir yüzyıla adım atmasının tarihi bir sorumluluğu ile karşı karşıyadır. DEM Parti olarak bizler bu noktadaki çözüm konusunda elimizi taşın altına dün koyduğumuz gibi bugün de elimizi taşın altına koymaya ve çözümün odağında hazır olduğumuzun altını bir kez daha buradan çiziyoruz.

İkinci yüzyılda siyasetin görevi yaşanan sorunlara kalıcı çözümler bulacak halkların demokratik yönetimini kurmaktır. Bunun en önemli adımlarından birisi demokratik anayasa yapım sürecine girmektir. Bunun için de yapılması gereken acil şeyler; çatışma ve kutuplaştırıcı iklime son vermek, toplumsal barışı tesis etmek, en geniş toplumsal mutabakatı aramak üzere yol ve yöntemler üzerine çalışmaktır. Türkiye’nin katı merkeziyetçi anayasalara değil, demokratik, özgürlükçü, emekten yana olan halkların inançlarına ve özgürlüklerine eşit şekilde yaklaşabilen bir anayasaya ihtiyacımız vardır. Bu anayasa için hep birlikte çalışabilir.

Bu ülkeye kalıcı ve barışın gelmesinin yolu Kürt sorunun çözülmesiyle mümkündür. Ortak bir yaşam ve demokratik bir toplum için tüm kesimlerle konuşmayı ve yol almayı isteriz elbette. Bu sebeple, gelin yamalı 12 eylül darbe anayasasını hep birlikte değiştirelim ve demokratik bir anayasayı hep beraber inşa edelim. Gelin başta parlamento olmak üzere siyaset kurumunu her türlü vesayetten kurtaralım. Gelin dünyada tohumu ekilen, Orta Doğu’da fidelenen savaş ve kargaşaya karşı Türkiye ve bölge halklarını korumak için büyük bir iç barış mutabakatı yapalım.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-yeni-bir-anayasa-cagrisi-yapti/feed/ 0
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: Buna kanacak Türkiyeli de Kürt de yok bu ülkede https://www.haber28.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-buna-kanacak-turkiyeli-de-kurt-de-yok-bu-ulkede/ https://www.haber28.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-buna-kanacak-turkiyeli-de-kurt-de-yok-bu-ulkede/#respond Thu, 18 Jul 2024 00:00:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26001 (ANKARA)-DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin PM ve MYK toplantıları sonrasında açıklama yaptı. Doğan, İçişleri Bakanlığı’nın Mardin ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye meclisleri ile Diyarbakır Sur Belediyesi mazbata töreniyle ilgili inceleme başlatmasına ilişkin “Suçların ve günahların üstü hep marşla ve bayrakla örtülmeye çalışıldı. ‘Onlar sahip çıkmıyor, saygı duymuyor ortak sembollere ve değerlere’ denilerek yapıldı. Ama artık bunun da miadı doldu. Buna kanacak Türkiyeli de Kürt de yok bu ülkede. Hiç kimse DEM Parti’ye bu şekilde parmak sallayarak, başka provokatif girişimlere heveslenmemeli ve bu yollara tenezzül etmemelidir” dedi.

DEM Parti, Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantıları bugün yapıldı. Toplantıların ardından açıklama yapan Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye meclisleri ile Diyarbakır Sur Belediyesi mazbata töreniyle ilgili inceleme başlatmasına ilişkin “Suçların ve günahların üstü hep marşla ve bayrakla örtülmeye çalışıldı. ‘Onlar sahip çıkmıyor, saygı duymuyor ortak sembollere ve değerlere’ denilerek yapıldı. Ama artık bununda miadı doldu. Buna kanacak Türkiyeli de Kürt de yok bu ülkede. Hiç kimse DEM Parti’ye bu şekilde parmak sallayarak, başka provokatif girişimlere heveslenmemeli ve bu yollara tenezzül etmemelidir” diye konuştu. Doğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“BASKIYA RAĞMEN VAZGEÇMEDİLER”

“Her türlü baskıyı göze alarak, seçim çalışmalarında en güçlü, kararlı ve coşkulu bir şekilde yer alan kadınlara ve gençlere teşekkür ediyoruz. Tüm DEM Parti gönüllülerine minnettarız. Çok çeşitli baskı türleriyle karşı karşıya kalmalarına rağmen vazgeçmediler. Direndiler ve neticede böyle bir başarılı sonucu ortaya çıkardılar. Ortaya çıkan sonuç, DEM Parti’nin bu ülkenin umudu, demokratik gelecek, özgür ve onurlu bir arada yaşamın garantisi olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

31 Mart yerel seçimlerine, müthiş bir umutsuzluğun ve yılgınlığın hakim olduğu bir ortamda gittik. İktidar neredeyse devletin bütün olanak ve imkanlarıyla sahadaydı. DEM Parti önceden de belirttiğimiz üzere bir siyasi partiyle rekabet halinde değildi. İşte devletin bütün olanaklarını ve imkanlarını kullanan bir blokla mücadele etti. Yarıştı diye bile diyemiyorum çünkü yarış eşit koşullarda olur.

“KİM NE HAKLA İRADELERİ GASP EDEBİLİR?”

Kayyum rejimi, bir nevi kayyum seçmenle başka türlü kalıcı hale getirilmek istendi. Bu fotoğraf en çarpıcı haliyle Şırnak’ta Tümgeneral Ömer Keçecigil Ortaokulu’nda tüm dünyanın gözü önünde ortaya çıktı. Orada 5 bin 940 taşımalı seçmen taşınarak, kolluk güçleri aracılığıyla Şırnak halkının iradesi gasp edildi. Yalnızca Şırnak değil. O gece sandıklarımız yakıldı, bazı yerlerde veri akışı durduruldu. Bitlis’de, Uludere’de taşımalı seçmenle halkın iradesi orada yaşamayan insanlar tarafından gasp edildi. Bu yerleri de DEM Parti kazandı. Bu eşit olmayan koşullardaki yarışta kolluk güçlerinin kullanılması suç olmasına rağmen ‘Konuş sen nerelisin?’ diyen Süleyman Salğucak hakkında seçim kanuna muhalefetten soruşturma açıldı. İfadeye çağrılan başka Şırnaklılar olduğunu da biliyoruz. Kim ne hakla orada yaşayan insanların iradesini bu şekilde gasp edebilir?

“İNSANLARIN KAYYUM REJİMİNİ İSTEMEDİKLERİ ORTAYA ÇIKTI”

Hem iktidar hem de muhalefet açısından öyle kolay yorumlanabilecek sonuçlar ortaya çıkmadı. Ama çok açık biçimde söylemek gerekirse iktidar bloku ağır bir yenilgiye uğradı. Türkiye halkları yerleştirilmek ve kalıcı hale getirilmek istenen bu rejime dur dedi. İtiraz edenler, itirazlarını sandıkta oy kullanarak itirazlarını dile getirdi. Yerel yönetimler seçimleri DEM Parti için sadece bir belediye seçimi değildir. Türkiye’de ülkenin bir yarısı, Kürtlerin ağırlıklı olarak yaşadıkları yerler, Kürt coğrafyası en az 10 yıldır kayyum rejimiyle yönetiliyordu. Bu kayyum rejimi her defasında çeşitli bahaneler bulunarak, sanki orada yaşayan insanların isteği doğrultusunda olmuş gibi anlatılmaya çalışılıyordu. İnsanların kayyum rejimini istemedikleri ortaya çıktı. Kayyum rejimi iflas etti.

“BUNA KANACAK TÜRKİYELİ DE KÜRT DE YOK”

Yıllarca bu ülkede her şeyin üstü, bütün suçların, bütün günahların üstü 80’lerde, 90’larda öncesinde ve sonrasında soygunların, yolsuzlukların, usulsüzlüklerin, hortumlamaların her şeyin üstü neyle örtüldü? Maalesef sözü edilen ve çok kutsandığı söylenen ama bu şekilde de değer verilmeyen, en çok bunu ifade edenlerin değer vermediği yani iktidarların da değer vermediği, sahip çıkmadığı, korumadığı, kollamadığı… Çünkü suçların ve günahların üstü hep marşla ve bayrakla örtülmeye çalışıldı. ‘Onlar sahip çıkmıyor, saygı duymuyor ortak sembollere ve değerlere’ denilerek yapıldı. Ama artık bunun da miadı doldu. Buna kanacak Türkiyeli de Kürt de yok bu ülkede. Hiç kimse DEM Parti’ye bu şekilde parmak sallayarak, başka provokatif girişimlere heveslenmemeli ve bu yollara tenezzül etmemelidir. Beklenen bu değildir. 31 Mart seçimleri totalinde Türkiye açısından baktığımızda aynı zamanda kutuplaştıran değil, uzlaştıran, ayrıştıran değil bir araya getiren, bölüştüren değil, birleştiren bir eşit, özgür, onurlu yaşam istediğinin de yansıması olarak de okumalı.”

]]> https://www.haber28.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-buna-kanacak-turkiyeli-de-kurt-de-yok-bu-ulkede/feed/ 0 Dem Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: “Seçim Sonuçlarında Ortaya Çıkan Bu Zemini, Demokratik İttifakları Büyüterek Sonuca Ulaştıracağız” https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-secim-sonuclarinda-ortaya-cikan-bu-zemini-demokratik-ittifaklari-buyuterek-sonuca-ulastiracagiz/ https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-secim-sonuclarinda-ortaya-cikan-bu-zemini-demokratik-ittifaklari-buyuterek-sonuca-ulastiracagiz/#respond Mon, 15 Jul 2024 06:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25522 (ANKARA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bu seçimlerde önemli bir fırsat elimize geçti. Seçim sonuçlarında ortaya çıkan bu zemini, demokratik ittifakları büyüterek sonuca ulaştıracağız. Kürt halkı, inkar, düşmanlık, zulüm, kayyum ve kıyım politikalarına ‘hayır’ diyerek sandığa gömmüştür. Kendilerini kutluyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda iradesini bir daha güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Türkiye halkları sandıkta söz birliği etmiştir” dedi.

DEM Parti Parti Meclisi, seçim sonuçları ışığında ileriye dönük nasıl bir yol izleyeceğini belirlemek üzere parti genel merkezinde toplandı. Toplantının açılış konuşmasını Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan yaptı.

Bakırhan, 31 Mart yerel seçimleri öncesi zorlu tartışmaların yürütüldüğünü ifade ederek, “Resmen ülkenin üzerine alacakaranlık çökmüştü. 31 Mart’ta gençler, kadınlar, Kürtler bu alacakaranlığı dağıtarak yeni bir ışık yakmış ve yeni bir yol açmıştır. Bu yolu hep birlikte yapacağımız tartışmalar ve değerlendirmelerle, sizlerin katkısıyla birlikte güçlendirerek, büyüterek hayata geçireceğiz” değerlendirmesini yaptı.

“STRATEJİMİZ BAŞARILI BİR ŞEKİLDE HAYAT BULDU”

31 Mart yerel seçimlerinde Kürt halkının iradesine sahip çıktığını, kayyum anlayışını ve kayyumları gönderdiğini söyleyen Bakırhan, “Partisine oy vermiş ve partisinin yanında durmuştur. Bölge halkı ranta, talana, yıkıma, ‘hayır’ demiştir. Her türlü hileye, yalana ve rüşvete karşı DEM Parti çatısı altında bir araya gelerek tekrar belediyelerini kazanmıştır. Batı’da da ezilenler, emekçiler, kadınlar, gençler yine DEM Parti çatısı altında yerel yönetimlerde söz sahibi olmuştur. Seçime başlarken de söylemiştik. Bölgede kayyum anlayışını, kötü yönetilen belediyeleri kazanacağımızı, kayyumları göndereceğimizi, Batı’da da halklarımızın, emekçilerin yaşadığı her yerde iradelerinin sandığa yansıyacağını belirtmiştik. Stratejimiz başarılı bir şekilde hayat buldu” diye konuştu.

“KAYBETTİĞİMİZ YERLERDE EKSİKLERİMİZİN OLDUĞUNU GÖRDÜK”

DEM Parti’nin seçim sonuçlarını ve geleceğe yönelik rotasını belirlediğini belirten ve “Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi sonrasında belirleyici konumunu yitirdi diyenlere, 31 Mart’ta halklarla birlikte büyük bir cevap vermiştir” diyen Bakırhan, şöyle konuştu:

“Belirleyiciliğini, denge konumunu koruduğunu bir kez daha herkese kanıtlamıştır. Hile, yalan, dolan seçmenlerle Kars, Şırnak, Bitlis’in iradesi ve buna benzer birçok ilçemizin, beldemizin iradesi, gasp edilmiştir. Aslında Kars, Şırnak, Bitlis kazanmıştır. Onlar kaybetmemiştir, kaçak seçmenlerle iradeleri çalanlar kaybetmiştir. Bu durumda olan ilçelerimizde yaşayan halklarımıza buradan selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Üzülmeyin, siz kaybetmediniz, kazandınız. Emin olsun bu kentlerde yaşayan halklarımız oralarda daha güçlü çalışmalar yürüteceğiz. Bu haram ve kaçak seçmenlerle gasp edilen bu kentleri elbirliğiyle önümüzdeki seçimlerde kayyumları gönderdiğimiz gibi, hırsızları göndererek tekrar halklarımızın iradesini yönetime taşıyacağımızın sözünü veriyoruz. Kaybettiğimiz yerlerde hata ve eksikliklerimizin olduğunu gördük. Bu toplantıları seçimlerde eksik kaldığımız, kaybettiğimiz yerlerdeki neden ve sebepleri tartışarak araştırarak ve bunları ortadan kaldırmaya dönük bir çalışma için yapıyoruz. Evet bir kazanım var. Bu kazanım haklarımızındır, eksik ve yetmezlikler bizimdir.”

“BU SEÇİMLERDE ÖNEMLİ BİR FIRSAT ELİMİZE GEÇTİ”

DEM Parti’nin yeni dönem perspektifinin çok net olduğunu, örgütlenme ve genişleme çalışmaları yürütecekleri bilgisini veren Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hiç kimsenin kuşkusu olmasın daha güçlü örgütleneceğiz. En önemli çalışma alanlarımızdan biri örgütlü olduğumuz, olmadığımız kentlerde olacak. Bu seçimlerde önemli bir fırsat elimize geçti. Sadece Kürdistan’da seçimleri kazanmak, batıda kent uzlaşısıyla yönetimlere girmek yetmiyor. Daha da büyüteceğiz. Seçim sonuçlarında ortaya çıkan bu zemini, demokratik ittifakları büyüterek sonuca ulaştıracağız. Hakkari’den İzmir’e Van’dan İstanbul’a hemen her yerde halk tek bir şey söylemiştir; değişim talebini dile getirmiştir. Bu seçimlerde Kürdistan’da ve batıda kazanan adaylar değil, emekçiler, kadınlar, yoksullar, Kürtler, Aleviler olmuştur.

“EMEKLİLER ÇIĞLIĞINI OY PUSULALARINA YANSITMIŞTIR”

Kürt halkı, inkar, düşmanlık, zulüm, kayyum ve kıyım politikalarına ‘hayır’ diyerek sandığa gömmüştür. Kendilerini kutluyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda iradesini bir daha güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Türkiye halkları sandıkta söz birliği etmiştir. Kürt meselesi, Alevi meselesi, eşitlik ve adalet sorunlarının çözümü demokratik bir anayasadır. Demokratik anayasa hareketini başlattığımızı belirtmiştir. Çok ciddi çalışmalarımız var. Önümüzdeki günlerde Türkiye halkları ile buluşacağız ve konuşacağız. Açlığa ve yoksulluğa sandıkta mesaj verilmiştir. Emekliler, çığlığını oy pusulalarına yansıtmıştır. Gençler sandıkta geleceksizliğe ‘hayır’ demiştir. İşçiler ‘krizin faturasını biz çekmeyeceğiz’ demiştir. Kürtler, Aleviler eşit yurttaşlık taleplerini sandıkta net bir şekilde ortaya koymuştur. Önümüzdeki dönemi barış siyasetini güçlendirerek karşılayacağız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-secim-sonuclarinda-ortaya-cikan-bu-zemini-demokratik-ittifaklari-buyuterek-sonuca-ulastiracagiz/feed/ 0
AK Parti MKYK Üyesi Orhan Miroğlu: AK Parti Kürtlerden biraz daha uzaklaştı https://www.haber28.com.tr/ak-parti-mkyk-uyesi-orhan-miroglu-ak-parti-kurtlerden-biraz-daha-uzaklasti/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-mkyk-uyesi-orhan-miroglu-ak-parti-kurtlerden-biraz-daha-uzaklasti/#respond Fri, 28 Jun 2024 01:13:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23139 AK Parti 25. ve 26.Dönem Mardin Milletvekili ve AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Orhan Miroğlu, 31 Mart Yerel Seçimleri’nin ardından sandıktan çıkan sonuçları değerlendirdi. Miroğlu, Kürt seçmenin tercihlerinin nasıl ortaya çıktığına bakılmasına ve iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kabahati halkta değil kendi politikalarımızda aramalıyız” dedi. Ayrıca, AK Parti’nin Kürtlerden bu seçimlerde de biraz daha uzaklaştığını ifade etti.

AK Parti MKYK Üyesi Orhan Miroğlu “Kürtlerin iki ana partisi var , AK Parti ve DEM. Kendilerini Kurdi Parti olarak tanımlayan Kürt partileri ve son seçimde oy arttıran, Batman’da AK Partiyi 3. Parti yapan HÜDA-PAR ve Urfa’yı kazanan YRP’de Kürtlerin oy verdiği partilerdir.” sözleriyle Kürt seçmenin tercihlerini ifade etti.

“KABAHATİ HALKTA DEĞİL POLİTİKALARIMIZDA ARAMALIYIZ”

Miroğlu, AK Parti’nin 2015 yılından beri Mardin’de düşüş yaşadığını belirterek şunları söyledi: AK Parti’nin merkez yöneticileri teşkilatları da dahil, bunca “ilgi ve alakaya” reformlara, şehirlerimizde güven ve istikrar sonucu canlanan turizme (Mardin’de iki aydan beri, otellerde bayram rezervasyonları kapalıydı, doluluk oranı yüzde yüzdü) ekonomik mucizelere rağmen, 2015’ten bu yana genel bir düşüş içinde olmamıza ve Kürtlerden bu seçimlerde de biraz daha uzaklaştığımıza şahit olmak, AK Parti’de siyaset yapan Kürtleri de yeteri kadar üzmüş olmalıdır. Ama kabahati halkta değil kendi politikalarımızda aramamız en doğrusu olacaktır.

AB’nin yolu hala Diyarbakır’dan mı geçiyor ayrı bir tartışma konusu belki, ama Diyarbakır her bakımdan hala Kürtler’in kalbine giden ve siyasi hafızalarına açılan yolların geçtiği; Kürtler için ve Kürtler adına yapılan siyasetin tecrübe edildiği bir şehir. AK Parti , Diyarbakır’da % 17’de kalmışken, başka sonuçlara sevinemiyor insan.

“KÜRTLER SİYASETİN MERKEZİNDE OLMAK İSTİYOR”

AK Parti MKYK Üyesi Orhan Miroğlu, AK Parti’de seçimlerin ardından çalışma grupları kurulduğunu ve beyin fırtınası yapıldığını ve bunun sevindirici bir gelişme olduğunu kaydetti.

Miroğlu, Kürt seçmenin, 31 Mart Seçimleri’nde aldığı siyasi tutumu iyi okumak gerektiğinin altını çizerek “Bir kere Kürtler gece gündüz kimlik sorunlarını düşünen bir toplum değil artık. İster AK Parti ister DEM’e oy vermiş olsunlar, marjinal sokak siyasetinden kurtulup kelimenin geniş anlamıyla’siyasetin merkezinde ‘ söz sahibi olmak istiyorlar.

Bunun en önemli sebebi, 30 yıldır verilen mücadeleler ve AK Parti’nin siyasi- ekonomik reformlarının yarattığı değişim, sekülerleşme , demografik çeşitliliğin güçlenmesi ve Kürt nüfusun Batı’da giderek yoğunlaşıyor olmasıdır. İstanbul unutmayalım ki, dünyanın en büyük Kürt şehri vasfını korumaya devam ediyor.

AK Partinin bitirdiği İnkar süreci, sert kimlik mücadelesiyle ifade edilen siyasi alanın, başka değerler ve taleplerle buluşmasına yol açtı. Bu talepleri kısaca “siyasi temsil ve eşitlenme” , ” büyüyen ve gelişen şehirlerin rantından adil şekilde eşit pay alma” olarak tanımlayabiliriz. Kültürel talepler de elbette önemli bir faktör.

Nitekim Beyoğlu belediyesi Dengbejler Evi açmaya hazırlanıyor, dünyanın,bazı branşlarda en azından ilk Kürtçe anadille eğitim verecek özel üniversitesi Diyarbakır’da değil, 2028 seçimlerinden önce İstanbul’da kurulursa hiç sürpriz olmaz!” dedi.

“KÜRTLER BENZER TECRÜBEYİ CHP İLE DENEMEK İSTİYOR”

Orhan Miroğlu, Kürt meselesinin gelip durduğu alanın siyasi temsil ve eşitlenme alanı olduğunu ve bu alanda şiddetin, terörün reddedildiğini kaydetti. Miroğlu, AK Parti iktidarıyla bu taleplerinihayata ilk kez geçirme imkanı bulan Kürtlerin2019’dan başlayarak, son seçimin de gösterdiği gibi, benzer bir tecrübeyi şimdi de CHP ile denemek istediğini ve ve CHP’nin de bu talebe kapalı olmadığını göstermeye devam ettiğini söyledi.

“2028 YILINDA ŞEHİR İTTİFAKI STRATEJİSİ”

Miroğlu, CHP ve DEM’in ilişkilerinde anlamlı bir siyasi repliğe dönüşen şu “birlikte salladık” repliğiİstanbul ve Ankara da dahil bir çok metropol şehirde gerçeğe dönüşmüş oldu. Esenyurt ve Beyoğlu Belediye Başkanları Kürt.

DEM Parti Meclisinin bir üyesinin “kayda alınan” ve sonrasında servis edilen bir konuşmasında da ifade ettiği gibi İstanbul’da 25 ilçede CHP listelerinde DEM’li siyasetçilere meclis üyeliği verilmesi, Türkiye’de yepyeni siyasi gelişmelere yol açabilecek ve eğer başarılı olursa , CHP’li liderlerin( İmamoğlu- Özel) tariflediği “Şehir İttifakı “stratejisi, 2028’in de temel seçim stratejisi olarak sürdürülecektir.” ifadeleriyle bir sonraki genel seçimleri işaret etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-mkyk-uyesi-orhan-miroglu-ak-parti-kurtlerden-biraz-daha-uzaklasti/feed/ 0
Van’da mazbata krizi: DEM Parti’nin itirazı kabul edildi https://www.haber28.com.tr/vanda-mazbata-krizi-dem-partinin-itirazi-kabul-edildi/ https://www.haber28.com.tr/vanda-mazbata-krizi-dem-partinin-itirazi-kabul-edildi/#respond Sun, 23 Jun 2024 05:24:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22440 AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Van’daki mazbata krizi ve sonrasında çıkan sokak olaylarına ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Uçum’un “İktidar içindeki neoliberallerin tutumu da kaydedildi” sözlerine ilişkin Miroğlu, “Partinin kurucusu arkadaşlarımız ve vekillerimiz susturulacaksa parti içindeki Kürt aktörlerin fikirlerini ifade etmelerini nasıl bekleriz?” dedi.

31 Mart yerel seçiminde DEM Parti’den Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın seçilme hakkı, Adalet Bakanlığı’nın itirazı üzerine geri alınmış ve Yüksek Seçim Kurulu ise DEM Partili Zeydan’ın yerine AK Parti adayı Abdulahat Arvas’ı belediye başkanı olarak belirleyip mazbata vermişti. Karara tepki gösteren DEM Partililer, Van ve Güneydoğu’daki birçok ilde protesto gösterisi düzenlemişti. DEM Parti’nin itirazını kabul eden YSK, mazbatanın Abdullah Zeydan’a verilmesine hükmetti.

AK PARTİ MKYK ÜYESİ MİROĞLU’NDAN MEHMET UÇUM’A TEPKİ

Van’daki mazbata krizine ilişkin ve yaşanan sürece ilişkim Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un açıklamaları gündem oldu. Uçum’un partili bazı kişileri de hedef alan açıklamasına AK Parti içinden tepkiler geldi.

Eski Mardin Milletvekili ve AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu da, Uçum’un “İktidar içindeki neoliberallerin tutumu da kaydedildi” açıklamasına yanıt verdi.

AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu

Miroğlu’nun paylaşımı şöyle:

“Aday tercihlerinin, hemen son birkaç seçimde değişmeden devam eden siyasi vitrinin, Kürt muhafazakarları HÜDA- PAR ve YRF’a, seküler Kürtleri’de CHP ve DEM’e ‘havale etme’ ve ‘ mecbur etme’ siyasetinin, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, partinin karar organlarına uzanan bilgi kanallarının aydınlanmaya muhtaç hale gelmiş olmasının, istişare mekanizmalarındaki ve entelektüel zemindeki vasatlığın, emekliler ve ekonomi gibi , seçmenin “Türkiye Yüzyılı” ufku sebebiyle tolere etmesini bekleyemeyeceğimiz durumlar ve daha bir çok sebebin AK Parti’nin seçim başarısızlığında elbette ama az ama çok payı var. Ama bütün bunlar birer sonuçtur. Sebep değildir.

“ASGARİSİNDEN BİR TARTIŞMA ORTAMI SUNULMALI”

AK Parti için gerçek yüzleşme alanı, son on yılın iç ve dış politikasını şekillendiren siyasi paradigmalarda aranmalıdır.Siyasi paradigmalarımızın şekillendirdiği, ama değişmesinin de vakti gelmiş politikalarımızı tartışmadan ve gündeme getirmeden, bu seçim yenilgisini 2028’de zafere dönüştürmemiz mümkün değildir.

Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi güneşe maruz kalan buz gibi erir gideriz. Diyeceğim gerçek yüzleşme olabilmesi için insanlara asgarisinden bir tartışma özgürlüğü ve fırsat ortamı sunulabilmelidir. Kimse, acaba yazar ve konuşursam siyasi istikbalim işim gücüm ne olur gibi bir endişeyle hareket etmeye zorlanmamalıdır!

Partimizin sembolü haline gelmiş bir dostumuz, partimizin siyasi ve hukuki işler başkanı olarak konuşur bir başka dostumuz “devlet adına kayıt” tutarsa, hiç birimiz Cumhurbaşkanımızın bizi davet ettiği yüzleşmeyle ‘gerçek bir yüzleşme’ yaşayamayız.

Kimse kimsenin yurtseverliğini ve bin yıllık tarihin getirdiği bütün belaların içinden her defasında Türkler’in ve Kürtler’in silah ve kalem yoldaşlığı sonucu küllerinden yeniden doğan bu güzelim, bu aşık olunası ülkeye aidiyet duygusunu sorgulayacak hak ve yetkiye sahip değildir!

“AK PARTİ İÇİNDEKİ KÜRT AKTÖRLER ‘BÖLÜCÜ’ MÜ SAYILACAKLAR?”

Van’da mazbatanın hak eden sahibine, YSK onayından geçmiş ve seçilmesinde bir engel görülmemiş DEM Adayı Abdullah Zeydan’a verilmemesini doğru bulmayan partinin kurucusu arkadaşlarımız ve milletvekillerimiz şu bu sayılacak ve susturulacaksa- seçim yenilgisinin en büyük kısmı Kürt mahallesinde yaşanmışken- parti içindeki Kürt aktörlerin fikirlerini özgürce ifade etmelerini nasıl bekleyebiliriz?

Onlar da “devletin istediği doğrultuda konuşmazlarsa” kayıt altına mı alınacaklar, film başa sarılıp “aslında bölücü” mü sayılacaklar?!!!

“HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DAVRANAMAYIZ”

Güneydoğu’da 2015 seçimleri gibi bir sonucun dokuz yıl sonra yeniden yaşanmasının, Diyarbakır’da %16’da kalmanın, Van’da sıfır çekmenin sebeplerini AK Partili Kürtler kendi aralarında ve partileriyle nasıl konuşabilecek, yüzleşebilecekler?! Hiç bir şey olmamış gibi davranamayız. Bin yıl sonra en zor ve çetrefilli bir süreçte tarihin AK Partiye ve liderine sunduğu tarihi misyona uygun bir ilerleme ve yol haritasını yeniden tasarlamak ve bunu mümkün kılacak özgür bir tartışma ortamını inşa etmek hepimizin sorumluluğundadır, yoksa partimize de , liderimize de , devletimize de, bu ülkeye de yazık olur.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/vanda-mazbata-krizi-dem-partinin-itirazi-kabul-edildi/feed/ 0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erdoğan’ın sözlerine yanıt verdi https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-erdoganin-sozlerine-yanit-verdi/ https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-erdoganin-sozlerine-yanit-verdi/#respond Wed, 12 Jun 2024 01:24:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20505 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Kürt kardeşlerimizin toparlanıp, iradeleri üzerindeki ipotekleri parçalayıp atmasını bekliyoruz” sözlerine “Hadi oradan Erdoğan… DEM Parti halkları özgürleştiren DEM Parti şu güzelim ağacı ile köklerini Anadolu ve Mezopotamya topraklarından devrimcilerden yurtseverlerin mücadelesinden almış bir partidir. DEM Parti 72 milletten herkese aynı nazardan bakan bir partidir. Bizler kimsenin iradesine ipotek koymayız. Bizde adalet, özgürlük, eşitlik var. ama AKP’de ne var? Tek adam rejimi var. Bütün Türkiye’yi bir tek adam mahkum etmek istediler. Bütün Türkiye’yi saraydan tıpkı bir padişahlık sistemi gibi yönetmek istediler ve biz buna karşı çıktık. Demokrasi dedik. Milyonlarca Kürt’ün iradesine kayyım atamak ipotek değil de nedir” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Silopi’de mitinginde seçmenlere seslendi.  Hatimoğulları, “Kürdistan’ın dört bir yanında AKP’nin bu bitmeyen Bizans oyunları devam ediyor. AKP’nin hileyle, hurdayla seçim kazanma faaliyetleri devam ediyor ama bizler bu kez hırsızların hepsini suçüstü yakalayacağız. Şırnak merkez başta olmak üzere, Şırnak’ın birçok belediyesine bunların kayyIm seçmen gönderdiklerini biliyoruz, bu kayyım seçmenlerin çoğu asker ve polisten oluşuyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır ve Batman’da DEM Parti’ye yönelik eleştirilerine de yanıt vererek, şöyle devam etti:

“Buradan, bütün Türkiye halklarına ilk kez şu bilgiyi paylaşmak istiyorum, biliyorsunuz bu kayyımcu anlayış Kürdün iradesini çalan bu anlayış ne yapmış biliyor musunuz? Hazro’da bizden belediye eş başkanı olan bir kişiyi kayyım atandıktan sonra oradaki belediye eş başkanlarından birisini bir biçimde yanlarına çekiyorlar. Bu seçimde bu zat AKP’nin adayı, yuh sana AKP. Adeta Erdoğan ve AKP, saray ve şürekası ve işbirlikçileri resmen şöyle diyorlar, ‘ben varsam her şey mübah, ben yoksam her şey günah’ biz de onlara diyoruz ki, ‘bir toplumda adalet varsa, özgürlük varsa, eşit kardeşlik varsa o zaman halklar için her şey o zaman mı olur’ Halklarımız adına taleplerimiz budur ama AKP günah işlemeye devam ediyor. Hırsızlığa devam ediyor. Hırsızlığı sadece belediyelerde, Kürt halkının iradesini tanımayarak atadığı kaymakam ve valilerle bizleri yönetmeye kalkarak en büyük hırsızlığı zaten yapıyor.

Kürdistan’ın kalbine gidiyor Erdoğan. Dün yaptığı mitingi biliyorsunuz. Amed ve Batman mitingini gerçekleştirdi. Özellikle Amed’de şu sözleri sarf ediyor, diyor ki, ‘Bu kardeşinize oy vermediniz, biz de düşünüyoruz’ diyor. E sen tabii Amed’e gelip oy mu istiyorsun Erdoğan. Seçim propagandası olarak ne yapıyor biliyor musunuz? Amed’e gitmiş Irak’ta yaptıkları savaş zirvesini anlatıyor. Kürt halkını nasıl katledeceklerini anlatıyor, sınır ötesi operasyonları anlatıyor. Kürde diyor ki, ‘ben sana savaş vadediyorum ama sen bana oy vermiyorsun’ dercesine aklını yitirmiş bunlar aklını.

“HADİ ORADAN ERDOĞAN”

Bunlarda sınır tanımayan Kürt düşmanlığı hadsafhada devam ediyor. Bu sınırdan bir kez daha diyoruz ki savaşa geçit vermeyeceğiz. Bizler onurlu bir barış için mücadele ettik. Kürt halkı onurlu bir barış için mücadele ediyor. Az mı bedel ödediniz halkımız, az mı gözyaşı döküldü bu topraklarda. Artık yeter diyoruz, barış diyoruz.

Yine Erdoğan aynı mitingde şöyle konuşmuş. DEM Parti halkın iradesine ‘ipotek’ koyuyormuş. Hadi oradan Erdoğan. DEM Parti halkları özgürleştiren DEM Parti şu güzelim ağacı ile köklerini Anadolu ve Mezopotamya topraklarından devrimcilerden yurtseverlerin mücadelesinden almış bir partidir. DEM Parti 72 milletten herkese aynı nazardan bakan bir partidir. Bizler kimsenin iradesine ipotek koymayız. Bizde adalet, özgürlük, eşitlik var. ama AKP’de ne var? Tek adam rejimi var. Bütün Türkiye’yi bir tek adam mahkum etmek istediler. Bütün Türkiye’yi saraydan tıpkı bir padişahlık sistemi gibi yönetmek istediler ve biz buna karşı çıktık. Demokrasi dedik. Milyonlarca Kürt’ün iradesine kayyım atamak ipotek değil de nedir.

“AKP-MHP İTTİFAKI JİTEMCİLERLE EL ELE VERMİŞ”

Birçok devrimci ve yurtseverin kanına giren, yargısız infazlarla onları katledenler, şimdi JİTEM ittifakı kurmuş olan bu AKP-MHP ittifakı JİTEM’cilerle el ele vermiş. Kürdistan’ı nasıl alırız? Kürdistan belediyelerin nasıl alırız diye bakanlar, hırsızlılar halkın iradesine ipotek koymuyorlar da ne yapıyorlar. Eş başkanlık sistemimize saldıranlar kadınların katledilmesine göz yumanalar kadın düşmanları kadınları iradesine ipotek koymuyor da ne yapıyor?

İnanın bu ramazan ayında insanlar doğru düzgün bir iftar sofrası bile kuramıyorlar. Sen halkın ekmeğine ipotek koydun Erdoğan ve bu halk adil ekonomi için mücadele etmek için devam edecek. Seni sandıklara gömecek Erdoğan.

Kürt sorununun ve barışın demokratik yöntemlerle çözülmesindeki ısrarımızı bizler sürdürüyoruz. Ama bu talebimiz asla ve asla bir seçime kurban edilecek sıradan bir talep değildir. Bizler seçimden önce de bu taleplerde bulunduk mücadelesini verdik. Seçimden sonra da bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Kürt halkının sorunlarının çözülmesi için bizler mücadele etmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-erdoganin-sozlerine-yanit-verdi/feed/ 0
Akil İnsanlara Göre, Kürt Seçmen İmamoğlu ile İş Birliğini Sürdürecek https://www.haber28.com.tr/akil-insanlara-gore-kurt-secmen-imamoglu-ile-is-birligini-surdurecek/ https://www.haber28.com.tr/akil-insanlara-gore-kurt-secmen-imamoglu-ile-is-birligini-surdurecek/#respond Sun, 02 Jun 2024 02:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19580 31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kala İstanbul’daki Kürt seçmenin tercihleri tartışılmaya devam ediyor. Kürt sorununun çözümü için bir araya gelen Akil İnsanlar Heyetinde yer alan isimler, İstanbul seçimleri, DEM Parti tabanının tercihleri ve bu tercihlerin Kürt sorunun yeniden ele alınması konusunda bir etki yaratıp yaratmayacağı konusunda değerlendirmelerde bulundu. Gazeteci yazar Etyen Mahçupyan, “İstanbul çok kozmopolit ve İstanbul Kürtleri de buna ayak uydurmuş durumda. Hayat pahalılığı ve AK Parti’nin güvenlikçi politikaları karşısındaki güçlü aday Ekrem İmamoğlu’nu destekleyebileceğini düşünüyorum” dedi.

Yerel seçimlere sayılı günler kala İstanbul’da seçmenin tercihi ve bunun seçim sonuçlarına yansımaları da tartışılmaya devam ediyor. Kürt sorununun çözümü için başlatılan barış sürecinde Akil İnsanlar Heyeti’nde yer alan isimler, İstanbul seçimleri, DEM parti seçmeninin tercihleri ve bu tercihlerin sonucunda Kürt sorununa yönelik yeni bir sürecin başlayıp başlamayacağı konusunda görüşlerini açıkladı.

MAHÇUPYAN: İSTANBUL KÜRTLERİ İMAMOĞLU’NU DESTEKLEYECEK

Akil insanlar heyetinde de görev alan gazeteci yazar Etyen Mahçupyan, yerel seçimlerde en çok konuşulan İstanbul’daki Kürt oyları için; “İstanbul’da yaşayan Kürtler, vatandaşlık bağına daha bağlı. İstanbul’daki Kürtler sadece Kürt değil ve bu yüzden İmamoğlu’na oy kayacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Mahçupyan seçim sonrası siyasetinin güç dengelerinin sandıkta oluşacağını belirterek, ” Seçimler sonrası bir anayasa tartışması ülkeyi bekliyor ve bu tartışmalar arasında Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı seçim hakkı olacak ve Kürt sorunu da konuşulabilir. Bu durumda DEM oylarının yüzde birlerde olmasını istemez. İstanbul çok kozmopolit ve İstanbul Kürtleri de buna ayak uydurmuş durumda. Hayat pahalılığı ve AK Parti’nin güvenlikçi politikaları karşısındaki güçlü aday Ekrem İmamoğlu’nu destekleyebileceğini düşünüyorum” dedi. Kürt sorunu ile ilgili olarak 3. yol girişimlerinin oluştuğunu ve Kürt kimliğine sahip olanların bu sorun çözülmeden demokrasiye ulaşamayacakları düşüncesini ön plana çıkarttığını belirten Mahçupyan, “AK Parti eskisi gibi değil, Tayyip Erdoğan’ın partisi oldu ve dindar kesimlerin de içine alındığı yeni bir Türklük anlayışı ile devlete bağlandı”dedi.

BARIŞ SÜRECİ İHTİMALİ ÇOK AZ

Etyen Mahçupyan ‘yeni bir barış süreci olabilir mi’ sorusuna ise “Bu ihtimalin çok az olduğunu düşünüyorum. 2016’dan sonra yeni bir rejim anlayışı oluştu ben buna ittihatçılık diyorum. Makbul kimlik anlayışı yeniden oluşturuldu ve dindarlarda katılarak yerli ve milli denilen Türkçü bir anlayış oluşturuldu. Devlet ile siyaset iç içe geçti, devlet kadroları siyasetin bir üyesi gibi davranıyor. Devlet bu meseleye dış politikacı bir bakışla bakıyor” yanıtını verdi.

ALİ BAYRAMOĞLU: DEM OLMASA DA KÜRT SEÇMEN MUHALEFETLE İŞ BİRLİĞİNİ SÜRDÜRECEK

Akil İnsanlar Marmara Grubu temsilcilerinden gazeteci yazar Ali Bayramoğlu ‘kimlik dışında da saikler var’ diyerek İstanbul’da da muhalefet desteğinin sebebinin AK Parti’ye yönelik tavır olduğunu iddia etti. Bayramoğlu: “Üç tane faktör var. Bunlardan birisi kimlik, ikincisi genel siyasi saikler üzerinden davranmak, üçüncüsü de hizmet faktörü üzerinden davranmak. Bunlardan hangisi öne çıkar kahinlik yapmak olur ama ben bunların hepsinin birlikte oy verecek sandık başına gidecek Kürdün kim olduğuna göre, hangi mahallede yaşadığına göre hangi sınıfa ait olduğuna göre Kürt meselesi dışındaki beklentilerinin neler olduğuna göre değişeceğini sanıyorum. DEM’in sürdürmediği muhalif olan partilerle iş birliğini bağımsız seçmen, önemli ölçüde Kürt kesimi sürdürecektir. Bu da AK Partiye yönelik bir tavırdır, bir değişim beklentisidir diye düşünüyorum” dedi.

DEM SEÇMENİ İMAMOĞLU’NA OY VERME EĞİLİMİ TAŞIYOR

İstanbul’da DEM seçmeninin oylarının bölüneceğine inandığını belirten Bayramoğlu şunları söyledi:

“Bir siyasi partiye yani DEM’e oy verecek sadakatini oradan yürütecek bir seçmen grubu muhtemelen var. Zaten kamuoyu araştırmalarında da bu kendisini gösteriyor. Zana’nın son yaptığı konuşma, başka konuşmalar Kürdi olarak siyasi anlamda vurgu buna işaret ediyor. Bununla birlikte, yine araştırmalardan gördüğümüz kadarıyla bir miktar DEM seçmeni serbest davranıp İmamoğlu’na oy verme eğilimi taşıyor böyle bir tablo çıkması karşımıza çok şaşırtıcı olmaz.”

İMAMOĞLU KAZANIRSA 4 YIL SONRA GÜÇLÜ BİR LİDER HALİNE GELİR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için girdiği siyasi yarışı da hatırlatan Bayramoğlu, “Muhtemelen CHP başarılı olacaktır. Daha önce kazandığı büyük şehirleri yine kazanacaktır diye bekliyorum. Muhalefet açısından kendi gücünü olduğu yerde bir tahkimat sonucundan bahsedebiliriz, büyük yerlerde de kazanır. Muhtemelen İstanbul’u da İmamoğlu alır gibi görünüyor. 4 yıl sonra Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. İmamoğlu çok avantajlı bir yerde bekleyecek. Zamanında Tayyip Erdoğan da İstanbul Belediyesi’nde bekledi o da burada bekleyecek hem dışarıdan siyasete müdahale edecek hem partinin asli patronu olacak hem de gündelik işlerin içine girmeyecek. 2028 de Erdoğan seçimlere katılır mı katılmaz mı bilmiyoruz ama katılacak olsa da katılmayacak olsa da karşısında bu 4 yılı da biriktirmiş güçlü lider bulacak” değerlendirmesini yaptı.

AHMET TAŞGETİREN: GÖZLEMLER İMAMOĞLU’NA YÖNELİK KÜRT SEÇMEN İLGİSİNİ ORTAYA KOYUYOR

Akil İnsanlar Heyeti İç Anadolu Grubu başkanlığı görevini yürüten gazeteci yazar Ahmet Taşgetiren İstanbul’da bazı ilçelerde yapılan kent uzlaşısı formülünün birliktelik algısını sağladığını ve seçmenin etkilendiğini söyledi. Taşgetiren: “DEM, Meral Danış Beştaş gibi güçlü bir adayla seçime girmesine rağmen çok etkili bir seçim çalışması yapıyor gözükmüyor. Bazı ilçelerde de sanki muhalefet birlikteliği var gibi. Bazı gözlemler İmamoğlu’na yönelik Kürt seçmen ilgisini de ortaya koyuyor. İmamoğlu, oluşturduğu dil ile daha geniş çevrelerin ortak paydası olabilecek gibi bir izlenim veriyor. Ancak sanki DEM dünyasında içeride bir takım farklılaşmalar yaşanıyor. İktidarla temaslar da var gibi. İstanbul’da Kürt oyların seyri her halükarda sonucu etkileyecek. DEM’li seçmenin tavrı bir, YRP’ye gidecek oylar iki… 31 Mart’ta bu oyların akışı önemli etki yapacak” dedi.

SON İSTANBUL MİTİNGİ DE ERDOĞAN’A ÜMİT VERMEDİ

Ahmet Taşgetiren ekonomik sıkıntının bu kez seçmeni etkileyeceğini iddia ederek, “Ekonomik sıkıntılar çok yakıcı. Geniş toplum kesimlerini sarsıyor. Bu ortamda bile etkili olmazsa ne zaman etkili olur tencere, sorusu sorulabilir. 14-28 Mayıs’ta soğan mı vatan mı sorusu muhafazakar – milliyetçi kitleleri iktidar lehine etkiledi. Ama yerel seçimler ortamında çok daha yakıcı bir ekonomik süreç var. Orta gelir grubu dahil sarsılıyor. Emekliler ise adeta bir faciayı yaşıyor. Üstelik umut verecek bir yarın da gözükmüyor. İktidar bile güvenlikçi söylem içine girmekten kaçınıyor, güvenliğin istismar edildiği izlenimi verecek diye. Buna rağmen, Erdoğan seçime abanıyor ve bu, belli kitleleri hala toparlayabilir. İstanbul mitingi Erdoğan’a fazla ümit vermedi gibi… İstanbul seçimi zorlu geçecek. Belki de foto finişle… ya da mahkemede bitebilir. İkinci seçimi de yaşayan bir şehir İstanbul” dedi.

PERİNÇEK VE BAHÇELİ İLE YENİ BİR ÇÖZÜM SÜRECİ KUŞKULU

Son günlerde dillerden düşmeyen yeni çözüm sürecini kuşkulu bulduğunu ifade eden Taşgetiren, “DEM cenahı o noktada istekli gibi. Erdoğan’a yönelik mesajlar veriyorlar. Ancak şu ana kadar iktidar cenahında ‘açık’ bir pas yok. Henüz iktidar “DEM şeytanlaştırması”ndan vaz geçmiş değil. DEM’e sinyal vermek, CHP’ye yönelik negatif dili sarsacaktır. Ancak ümit verip, DEM’i CHP ile ittifaktan uzaklaştırmak da istiyorlar. Ak Parti yeniden çözüm süreci atmosferine gelir mi, bence kuşkulu. Yıprandı o formül bir hayli. Ayrıca şu anda, geçmiş çözüm sürecine, Vatan Partisi ve Perinçek ile birlikte en keskin muhalefeti sürdüren MHP – Bahçeli iktidar ortağı. MHP’nin ikna edileceği bir çözüm süreci nasıl olur, bilinmez” dedi.

TARIK ÇELENK: İMAMOĞLU KÜRTLERDEN BİR FAN (HAYRAN) GRUBU KURMAYI BAŞARDI

Akil İnsanlar Grubu Akdeniz Bölgesi üyesi ve sekreteri stratejist yazar Tarık Çelenk, İmamoğlu karizmasının sokakla iletişim kurabildiğini ve hatta bunu Kürtlerle de sağladığını söyledi. Çelenk, “İmamoğlu yeni bir siyasetçi ve geçmişe yönelik bagajı yok. Muhalif siyasetçileri toplum yargılarken geçmişlerini doğru parantezlemelerini ister. İmamoğlu sokak kültürü ile ilişki kurabiliyor, kendine bir taban bir fan grubu oluşturabiliyor. Böyle bir iletişim modeli var. Bu iletişim modeli üzerinden baktığınız zaman İmamoğlu Kürtlerle de böyle bir iletişim modeli kurabilir. Bunu kurduğu zaman da kendisine yönelik pozitif geri dönüşlerini sağlayabilir ve bunu da yapıyor” dedi.

YENİ MESAJ GELMEZSE KÜRT SEÇMEN İMAMOĞLU DİYECEK

Çelenk, “Eğer Öcalan açıklama yapmazsa ve Selahattin Demirtaş da işi biraz muallakta bırakırsa Kürt seçmen kendi iradesini kullanarak İmamoğlu lehine davranacak gibi görünüyor. Eğer İmamoğlu seçimi kazanırsa 2028’i hedefleyecek. 2028’i hedeflediği zaman uluslararası ilişkiler ve güçler aynı Ak Partinin 2000 yolculuğu gibi ilgi çekecektir; çağıracaklardır, görüşeceklerdir. O da o ilişkileri iyi yönetebilirse bunu başarabilir” diye konuştu.

İMAMOĞLU MUHAFAZAKAR KÜRTLERİ DEKAZANABİLİR

Tarık Çelenk büyükşehirlerde yaşayan Kürt kadınlarının yüzde 15’inin Türkçe bilmediğini iddia etti ve bu kitle ile iletişim sorununu çözmenin bir yolunun muhafazakarları ikna etmekten geçtiğini söyledi. Çelenk, “Muhafazakar ve feodal yapıya saygılı olmalarından kaynaklanıyor. CHP’de muhafazakar kodlara karşı bir güven yok, bir de anlama çabası yok. Eğer İmamoğlu bu anlama çabasını içten gösterirse, buna inanılırsa muhafazakar Kürt kadınları ya da önderleri o eşiği de kendi adına 2028’de aşabilir” değerlendirmesini yaptı.

DOĞU ERGİL: BUGÜNLERDE BARIŞ GİRİŞİMİ SÖZLERİ TAMAMEN SİYASİ

Akil İnsanlar İç Anadolu grubunda görev yapan Prof. Dr. Doğu Ergil yeni bir sürecin şu anda mümkün olmadığını söyledi. Ergil, “Türkiye’nin demokratikleşmesi dünya ile bütünleşmesi girişimiydi barış girişimi ve akil insanlar grubu. Bu demokratikleşme girişiminden vazgeçildi Bugün hükümetin küçük ortağına bakıldığı zaman böyle bir demokratikleşme gibi bir bakışı yok. Merkezden yerele bir yetki bölüşümü niyeti var yok ve asıl olan hukukun üstünlüğü ilkesi var mı o da yok. Eğer barış süreci sözleri dolaştırılıyorsa Kürt sorunu denilen şeyin çözümü için değil tamamen siyasi bir söylem olarak dolaştırılıyordur. Bugünkü iktidar ortakları bir Kürt sorunu olduğunu düşünmüyor bir isyan hareketi Ankara’ya ihanet olarak görüyor bu sorunun tanımı değişmezse zor” dedi.

İLLERDE PAZARLIKLAR SON ANA KADAR SÜRER

Yerel seçim pazarlıklarının son ana kadar devam edeceğini ifade eden Ergil, “Kürt seçmenin Ekrem İmamoğlu’na teveccüh gösterip göstermeyeceğine araştırma sonucu ile bakmak lazım ama sonuçta DEM kendi adayıyla katılmaya karar verdi. Bu süreçte aradıkları tepkileri göremedikleri için aday gösterdiler belki de onlar da kendi güçlerini sınayıp göstermek istediler. Ama bu işler son ana kadar devam eder. Mesela YRP ile AK Parti arasında Urfa İstanbul pazarlığında olduğu gibi. Görüşmeler şu anda durdu ama hükümet baktı İstanbul gidiyor Urfa’yı bırakıp İstanbul’u isteyebilir. Pazarlıklar sonuna kadar devam edecektir. DEM için de aynı şeyleri söyleyebiliriz partiler arasında son anda karar verilecektir” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/akil-insanlara-gore-kurt-secmen-imamoglu-ile-is-birligini-surdurecek/feed/ 0
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit Elazığ’da Partililere Seslendi https://www.haber28.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-elazigda-partililere-seslendi/ https://www.haber28.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-elazigda-partililere-seslendi/#respond Tue, 28 May 2024 21:24:43 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19203

DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Elazığ’da partisinin Seçim Koordinasyon Merkezini (SKM) ziyaret etti. Partililere seslenen Koçyiğit, “Ne yazık ki ülkeyi yiyip bitiren bir iktidarla karşı karşıyayız. Elazığ Kürdüyle Türküyle Alevisiyle Sünnisiyle yıllardır iç içe yaşayan bir kent. Ama ne yaptılar Elazığ’ın Kürt kimliğini yok etmeye çalışıyorlar, Elazığ’ın Kürt kimliğini devşirmeye çalışıyorlar, Elazığ’ı faşizmin üssü haline getirmeye çalışıyorlar. İşte biz bu anlayışa karşı Elazığ’ı barışın, kardeşliğin, özgürlüklerin şehri yapacağız.” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Elazığ’da esnaf ziyaretinin ardından merkez Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki SKM’de partililerle buluştu. Koçyiğit’e partisinin Elazığ Belediye Eş Başkan adayları Hayrettin Kaya ve Songül Cengiz de eşlik etti. Koçyiğit, SKM önünde partililer halay çekti.

TÜRKİYE HALKLARININ MESAJI NET”

Yerel seçimlere sayılı günler kaldığına işaret eden Koçyiğit şunları söyledi:

“Çok görkemli bir Nevruz’u geride bıraktık. 2024 Nevruz’u muhteşemdi. İstanbul’dan Hakkari’ye, Diyarbakır’dan Tekirdağ’a, Mersin’den Kars’a kadar halklarımız alanlarda, meydanlardaydı. O alanlar, meydanlar şunu haykırdı; bu ülkede zulmeden, elinden geleni ardına koymayan, DEM’i, bu ülkedeki muhalifleri sınırlandırmaya çalışan, onun siyasetini engellemeye çalışan, partisini kapatan, siyasetçisini Eş Genel Başkanını tutuklayıp cezaevine koyan anlayışa karşı milyonlar sokaklara, meydanlara aktı ve ‘Biz buradayız burada olmaya devam edeceğiz’ dedi. Selam olsun Nevruz meydanlarına, selam olsun bu iradeyi ortaya koyan halkımıza. Kürt halkının, Türkiye halklarının, bu ülkedeki ezilenin, emekçinin, kadınların mesajı net; ‘AKP- MHP faşizmine geçit yok, jitem ittifakına geçit yok, savaştan geçinenlere geçit yok, emeğimize el koyanlara geçit yok, kadını köleleştiren evlere kapatanlara geçit yok, dedi Nevruz meydanları. Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında gerçek anlamda Kürt sorununun demokratik, barışçıl yollardan çözülmesi mesajını açık ve net bir şekilde verdiler. Bütün Nevruz meydanlarına bakın barışı haykırdılar. Ama karşımızda ne var? Bu barışa gözünü, kulağını kapatmış, varsa yoksa savaştan çıkarını gözeten, güvenlikçi politikaları esas alan bir ittifak var, bir savaş ittifakı var. Bu ittifak şu seçim meydanlarında bile halkın yarasına merhem olacak tek bir söz kurmuyorlar. Varsa yoksa dertleri Kürtlerle. Meydanlar savaş ilanına karşı barıştan yana tutumunu ortaya koydu. Yeniden ekmeğimizin, aşımızın soframızdaki zeytinimizin, peynirimizin, çocuğumuzun nafakasının götürülüp tanklara, topa, mermiye yatırılmasına itiraz ediyoruz.”

“ELAZIĞ’I FAŞİZMİN ÜSSÜ HALİNE GETİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Ülkeyi yiyip biteren bir iktidar olduğunu söyleyen Koçyiğit, şöyle konuştu:

“Elazığ Kürdü’yle Türküyle Alevisiyle Sünnisiyle yıllardır iç içe yaşayan bir kent. Ama ne yaptılar Elazığ’ın Kürt kimliğini yok etmeye çalışıyorlar, Elazığ’ın Kürt kimliğini devşirmeye çalışıyorlar, Elazığ’ı faşizmin üssü haline getirmeye çalışıyorlar. İşte biz bu anlayışa karşı Elazığ’ı barışın, kardeşliğin, özgürlüklerin şehri yapacağız. Bu güzel bu tarihi kenti özüyle, kimliğiyle, dilleriyle buluşturacağız. Bu kentte yan yana eşit ve özgür bir yaşamı beraber inşa edeceğiz. O nedenle bu kısıtlı sürede her birinizin belediye eş başkanlarımız gibi belediye meclis üyelerimiz gibi gece gündüz çalışmasını istiyoruz. Yan yana durmalıyız, beraber olmalıyız, birlikte çalışmalıyız. Herkesin ama herkesin bu mücadeleye koyacağı bir katkı var. Biz bu katkıları üst üste koyarak, yan yana getirerek bu kontra ittifakına, jitem ittifakına karşı tarihi tarihi bir ders vereceğiz. İnanıyorum ki Harput’tan, Elaziz’den mücadelenin sesi yükselecek, DEM Parti’nin sesi yükselecek.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-elazigda-partililere-seslendi/feed/ 0
İstanbul’daki Kürt Seçmenlerin Tercihleri Araştırılıyor https://www.haber28.com.tr/istanbuldaki-kurt-secmenlerin-tercihleri-arastiriliyor/ https://www.haber28.com.tr/istanbuldaki-kurt-secmenlerin-tercihleri-arastiriliyor/#respond Sun, 26 May 2024 23:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19105 31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken, araştırma kuruluşları, siyasi analistler ve sosyologlar, İstanbul’daki Kürt seçmenlerin eğilimlerini analiz etmeye ve değerlendirmeye devam ediyor. Kürtler üzerine araştırmalarıyla tanınan isimlere göre, Kürt seçmenler, kimlik tartışmalarının yanı sıra şehrin günlük yaşamına ilişkin verilen hizmetler ölçeğinde de oy kullanma eğilimi gösterecek. Araştırmacı Reha Ruhavioğlu, “İmamoğlu’nun muhalefette olması, muhalefet blokunun güçlü lideri olması ve Kürt seçmeninin de Erdoğan ve iktidar karşıtı olması, bu oy geçişkenliğini kolaylaştırıyor. Kürtlerin İmamoğlu’na açtığı kredi hala devam ediyor gibi görünüyor” dedi. Yazar Emine Uçak Erdoğan da 2019 yılında başörtülü kadınların belediyenin hizmetlerinden dışlanıp dışlanmayacağı endişesi olduğunu ancak beş yıllık süreç içinde korkulacak bir şey olmadığının görüldüğünü bunun da oy tercihlerini etkileyeceğini söyledi.

Yerel seçimlere bir hafta kala, araştırmacılar, siyasi analistler ve sosyologlar Kürt seçmenlerin tercihleriyle ilgili değerlendirmelerini sürdürüyor. Araştırmacı, Reha Ruhavioğlu, Kürt seçmenin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na kredilerinin sürdüğünü belirtirken, Siyaset bilimci ve sosyolog Mesut Yeğen, “DEM Partisi’ne oy vermek, Kürtler açısından bu seçimde hayat memat meselesi değil. Buna karşılık, İmamoğlu’na oy vermek, iktidara bir uyarı, sarı kart göstermek anlamına gelir” dedi.

İMAMOĞLU GÜNDELİK HAYAT ÜZERİNDE KÜRTLERLE İLİŞKİ KURUYOR

Mazlumder ve Hak İnisiyatifi başta olmak üzere sivil toplum örgütlerinin farklı kademelerinde yöneticilik yapan araştırmacı Reha Ruhavioğlu’na göre, Kürt seçmenin büyük çoğunluğu iktidar karşıtı. Ruhavioğlu, İstanbul’daki Kürt seçmenin eğilimleriyle ilgili şunları söyledi:

“İmamoğlu’nun muhalefette olması, muhalefet blokunun güçlü lideri olması ve Kürt seçmeninin de Erdoğan ve iktidar karşıtı olması, bu oy geçişkenliğini kolaylaştırıyor. Ancak İmamoğlu, bunun ötesinde bir aktör. Günlük yaşam sorunları, ortak gelecek gibi meseleler üzerinden Kürtlerle ilişki kurmayı tercih ediyor. Kimlikler ve değerler üzerinden değil, gündelik hayat sorunlarıyla temas kurmayı daha makul buluyor. Kürtlerin İmamoğlu’na açtığı kredi hala devam ediyor gibi görünüyor. Bu, Kürt seçmeninin İstanbul özelinde taleplerinin kısmen de olsa karşılandığı anlamına geliyor. İmamoğlu kazandıktan sonra muhtemelen şöyle bir duyguya kapılacağını düşünüyorum: ‘Kürtlerle kazandım, bu ilişkiyi sürdürmeliyim. O halde, yerel hizmetlerde Kürtlerin taleplerini biraz daha görünür kılmalıyım ve karşılandığını göstermek için çaba sarf etmesi muhtemel.”

BAZI MUHAFAZAKAR KÜRT AKTÖRLER İMAMOĞLU’NUN YANINDA

Reha Ruhavioğlu’na İmamoğlu’nun CHP’nin klasik profilinden uzak olduğunu da belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“AK Partili muhafazakar Kürtlerle de iletişim kurabiliyor. İmamoğlu, klasik bir CHP’li değil, bu gerçeği kabul etmek gerekiyor. İmamoğlu’nun, CHP’li olmasına rağmen merkez sağ bir aileden gelmesi ve Türkiye genelinde muhafazakarlıkla ilgili anlayışı, muhafazakarlarla iletişim kurma yeteneğini güçlendiriyor. Özellikle AK Parti çevresindeki muhafazakar Kürtlerle konuşma becerisi, İmamoğlu’nun bu profili sayesinde artmaktadır. İmamoğlu, AK Parti seçmeni olan muhafazakarlarla da iyi diyalog kurabiliyor, kişisel gözlemlerime göre. 2019’dan önce AKP’nin çeşitli kademelerinde yetişen İstanbul’daki çok sayıda Kürt aktör bugün muhalefet blokunda bu seçimde ve büyük çoğunluğunun İmamoğlu’nu destekliyor. Dolayısıyla, bu mesele İmamoğlu’nun kendisini destekleyen havzadan daha geniş bir kesime hitap edebildiği açıkça ortaya çıkıyor.”

KÜRTLER AK PARTİ’YE İ SARI KART GÖSTERECEK

Siyaset bilimci ve sosyolog Mesut Yeğen de İstanbul seçimlerinde Kürt seçmenlerin olası tercihleri üzerine yaptığı değerlendirmede, “DEM Partisi’ne oy vermek, Kürtler açısından bu seçimde hayat memat meselesi değil. Buna karşılık, İmamoğlu’na oy vermek, iktidara bir uyarı, sarı kart göstermek anlamına gelir. Yani, ‘Senin Kürt siyasetinden memnun değilim’ demektir. Üçüncüsü ise, Kürt seçmeni, nasıl bir belediye istediğiyle ilgili bir cevap vermiş olacak İmamoğlu tercihiyle. Bu şekilde, AK Parti belediyeciliğini onaylamadığını gösterecek. İstanbul’da da 2019’a benzer bir seçim sonucu bekleniyor” dedi.

KÜRTLER NASIL BİR BELEDİYECİLİK İSTİYOR

Mesut Yeğen, DEM Parti’nin İstanbul’da aday çıkarmasının seçim sonuçlarına etkisiyle ilgili de şunları söyledi:

“DEM’in adayı kuvvetsiz değil ama partililer bu seçimde nasıl bir belediyecilik istediğini İstanbul’da gösterecek. Başak Demirtaş ile yarışsaydı büyük bir ihtimalle daha iyi bir netice alırdı ve fakat şu anda yarışılan aday da kuvvetsiz bir aday değil ve şunu görüyoruz aslında; DEM Parti kuvvetli bir aday çıkarmış olmasına rağmen partili seçmenler için başka sahipler, ‘nasıl belediye tarafından yönetilmek istiyoruz ve Ak Parti ne demek istiyoruz’ seçmenlerin kendi cevaplarını buldukları sorular” dedi.

KAYYUM TARTIŞMASI

Yeğen, Kürt şehirlerindeki seçim sonuçlarının belediyeler kayyum atanıp atanmayacağı üzerinde doğrudan bir etkisi olacağına inanmadığını belirterek bu duruma, İstanbul seçim sonuçlarına dayanarak kesin bir şekilde karar verilemeyeceğini ifade ediyor.

MUHAFAZAKAR KADINLAR KORKULACAK BİR ŞEY OLMADIĞINI GÖRDÜ

“Çanakkale savaşında Kürt Civanlar” gibi araştırma hikaye kitapları bulunan gazeteci yazar Emine Uçak Erdoğan, muhafazakar başörtülü kadınların korkulanın aksine belediye hizmetlerinde daha çok görünür hale gelmesinin oylara pozitif yansıyacağını söyledi. Erdoğan: “Başörtülü genç dindar kadın yoksa başörtülü kadınlar muhafazakar kadınlar gibi hani seçmen kümesi tanımlamalardan hoşlanmasam da 2019’a dönersek o zaman başörtülü kadınların kamusal hizmetten belediyenin hizmetlerinden dışlanıp dışlanmayacağı meselesi bir tartışmaydı. Ama bu beş yıllık süreç içinde gördük ki bu bir aslında korkulacak bir tartışma olmadığını, aksine başörtülü kadınların da ve daha çok da kadınların İBB’de daha görünür olduğunu gördüğümüz bir deneyim ve aynı şekilde mesela ben geçtiğimiz günlerde başörtülü bir belediye otobüs şoförü gördüm yani böyle çevre ilçelere giden bir hatta. O yüzden ben mesela başörtülü kadınları açısından da kadınlar açısından da yani vatman gibi itfaiye gibi böyle hani erkeklerin alanına verilmiş bazı mesleklerde yer almalarının bu eşitliğin bu katılımın görülmesinin kamuoyunda dönüştürücü çok etkisi olduğunu düşünüyorum. Tabii ki kadınların önemsenmesinin hayatın her alanında temsil değerini görülmesinin kadınları etkileyeceğini düşünüyorum.”

SADECE KİMLİK DEĞİL ANNE KART DA ETKİLİ OLACAK

Emine Uçak Erdoğan Kürt ve muhafazakar seçmenin bu seçimin bir yerel seçim olduğunu unutmayacağını belirterek, özellikle geçim sorununun ve anne kart gibi uygulamaların seçmeni teşvik ettiğini söyledi. Erdoğan, “Kürtlerin de muhafazakarların da bu seçimde tabii ki kendi kimlik değerlerini etrafında düşüneceğini ama bir yandan da İstanbul’daki düzenin İstanbul’daki gündelik hayatın daha eşit daha adil bir şekilde üretilmesi ve aynı zamanda bu hizmetlere ulaşma noktasındaki deneyimlerinden de kaynaklanacak şekilde davranacağını düşünüyorum. ve şöyle diyeyim mesela bir anne sonuçta mesela ‘Anne Kart’ sahibi birisi bu hangi görüşten olursa olsun bu onun hayatında yapılmış bir değişiklik. Bu bir hizmet mesela orada bunu mutlaka günleri hayatını nasıl değdiğini veya bunun gibi hizmetlerin hayatını nasıl dönüştürebileceğini artık deneyimlediği için daha farklı davranabilir demek istiyorum” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbuldaki-kurt-secmenlerin-tercihleri-arastiriliyor/feed/ 0
CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi: İstanbul’daki Kürt oyları Ekrem İmamoğlu’na yönelecek https://www.haber28.com.tr/chp-istanbul-milletvekili-turkan-elci-istanbuldaki-kurt-oylari-ekrem-imamogluna-yonelecek/ https://www.haber28.com.tr/chp-istanbul-milletvekili-turkan-elci-istanbuldaki-kurt-oylari-ekrem-imamogluna-yonelecek/#respond Mon, 20 May 2024 23:48:24 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18819 CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, İstanbul’daki Kürt oylarının Ekrem İmamoğlu’na yöneleceğini söyledi. Elçi, “Seçim bölgem olan İstanbul üçüncü bölgede temas kurduğum kişilerden yola çıkarak değerlendirme yapmak isterim. Ekrem İmamoğlu’na Kürt seçmen nezdinde tahminlerin üzerinde bir teveccüh var. Bu teveccühün pekiştirilmesi, muhalefetin güçlenmesi açısından elzemdir” dedi.

Türkan Elçi, seçim bölgesinde yürüttüğü çalışmalar sonrasında değerlendirmelerde bulundu.

“Ekrem İmamoğlu’na Kürt seçmen nezdinde tahminlerin üzerinde bir teveccüh var. Bu teveccühün pekiştirilmesi, muhalefetin güçlenmesi açısından elzemdir” diyen Elçi, iktidarın Cumhur İttifakı ile son dönemdeki söylemlerinin Kürt muhalefetinde tepkiye neden olduğunu söyledi.

Elçi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Kürtçe konusundaki açıklamalarının seçmende sempatiye neden olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“İBB’nin Kürtçe kurslar açması veya Kürtçe konserlerin engellenmemesi gibi girişimlerinin kıymetli olduğunu düşünüyorum. Özellikle son dönemlerde Ekrem İmamoğlu’nun Kasımpaşa’da ‘Ne güzel Kürtçe yazmış, kurban olurum senin diline. Onları öğreneceğiz öyle görünüyor’ söyleminin de Kürtçenin üzerindeki baskıcı politikalara çözüm arama, Kürtler ile bağ kurma gibi bir meramdan ileri geldiği söylenebilir.”

“İMAMOĞLU’NUN AFYON TEPKİSİ İLE KÜRTLERLE BAĞI PEKİŞTİ”

DEM Parti’nin İstanbul’dan aday çıkarması ve CHP’nin Afyon Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın açıklamalarını da değerlendiren Elçi, “Afyon’dan yapılan açıklamanın hemen sonrasında Ekrem İmamoğlu’nun açıklaması önemli bir hamleydi. Olumsuz sonuçlar doğuracak bir söylem, kısa sürede olumlu bir yöne evrildi. Kürtler ile Ekrem İmamoğlu arasındaki bağ biraz daha pekişmiş oldu diyebiliriz. Bu değerlendirmeyi yine kahvehanelerde, çarşıda, pazarda yaptığımız görüşmelerden yola çıkarak yapıyoruz” diye konuştu.

“ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN NEDENLERİ HAKKIYLA İZAH EDİLMEDİ”

“Barış süreci olarak adlandırılan 2015 yılının travmasını üzerimizden henüz atamadık” diyen Elçi, ” Maalesef ki şeffaf olmayan, müphemliklerle ilerleyen süreçte yaşanan çözümsüzlüğün nedenleri hakkıyla izah edilmedi. Büyük umutlarla bekleyiş içinde olan toplumun aklı başında bireylerinin hayallerinin yıkıldığını, bunun yanında farklı sebeplerden dolayı rahatsızlığını dile getirmede imtina ettiğini, sorunları çözmek için yola çıkanlara karşı güven yitimi yaşadığını da göz ardı etmemek gerekir” görüşüni dile getirdi.

“BU SEÇİM RECEP TAYYİP ERDOĞAN İLE EKREM İMAMOĞLU ARASINDA”

AK Parti- MHP ortaklığında bölgede yeni bir barış süreci beklentisinin inandırıcı olmadığını vurgulayan Elçi, “Elbette ki hepimiz güneşin doğuşunu bekliyoruz ama güneşin doğması için göğün karanlıktan kurtulup alaca karanlığa evirilmesi ve daha sonra güneşin aydınlık emarelerinin belirmesi gerekmez mi? Örneğin, meseleye yargının bağımsız ve objektif olamamasından, adalet dağıtamamasından hareketle nasıl bir karanlıkta yaşadığımızı anlatmakla başlayabiliriz. Yargı makamlarının baskılandığı, temel hak ve özgürlüklerin, ifade özgürlüğünün olmadığı, adaletin tecelli etmediği bir ülkede aydınlığa yani barışa doğru bir yola evirileceğimiz ne derece inandırıcıdır?” ifadesini kullandı.

Türkan Elçi, yerel seçimlerde Kürt seçmenin tavrının ne olacağını değerlendirirken, “Recep Tayyip Erdoğan ve Ekrem İmamoğlu’nun arasında gerçekleştiğini göz ardı etmemek gerektiğini hatırlatmak isterim. Bir nevi içinde bulunduğumuz koşulların devamına icazet verip vermemenin oylamasıdır bu seçim” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-istanbul-milletvekili-turkan-elci-istanbuldaki-kurt-oylari-ekrem-imamogluna-yonelecek/feed/ 0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Nevruz kutlamalarında çağrıda bulundu https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-nevruz-kutlamalarinda-cagrida-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-nevruz-kutlamalarinda-cagrida-bulundu/#respond Wed, 15 May 2024 22:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18216

AHMET ÜN

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da düzenlenen Nevruz kutlamalarında iktidara ve muhalefete altı başlıkta çağrıda bulundu. “Birinci çağrımız devlete, iktidaradır” diyen Bakırhan, “Sizi savaş yerine Türk ve Kürt ittifakını demokratik bir şekilde güncellemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. Kutlamaya katılan Leyla Zana da konuşmasında barış ve çözüm sürecinin yeniden başlatılması için çağrı yaptı.

DEM Parti öncülüğünde Nevruz kutlamalarının sonuncusu Diyarbakır’da yapıldı. Bağlar ilçesindeki Nevruz Parkı’nda yapılan kutlamalara DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Berdan Öztürk, HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, DBP Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, DEM milletvekilleri Ayşegül Doğan, Sezai Temelli, Gülistan Kılıç Koçyiğit ve CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile çok sayıda siyasetçi katıldı.

Kutlamada 2016 yılından bu yana siyasi faaliyetlerde yer almayan Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden, eski milletvekili Leyla Zana da konuşmacı olarak yer aldı. Zana konuşmasında barış ve çözüm sürecinin yeniden başlatılması için çağrı yaptı, Diyarbakırlalara “Bu ülkeyi yönetenlere sesiniz ulaştı, hep beraber seçimden sonra barışın yolunu açacağız” diye seslendi.

“BÜYÜK OPERASYON YERİNE MÜZAKEREYİ TERCİH EDİN”

Programda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Savaş sevenler, çatışma isteyenler, Kürt düşmanları bu ülkeye barış gelmesin diye, demokrasi gelmesin diye maalesef 2013 yılındaki deklarasyonu görmediler, tanımadılar, dikkate almadılar” dedi. DEM Parti olarak barış ve demokrasi deklarasyonunun arkasında olduklarını vurgulayan Bakırhan, iktidarı diyalog ve müzakereden kaçmakla eleştirdi ve sözü son günlerde gündemde olan Irak merkezi hükümetiyle işbirliği konusunda ve olası askeri operasyona getirdi. DEM Parti Eş Başkanı, Irak’ın kuzeyine yönelik olası askeri operasyon hazırlıklarını hatırlatarak “Savaşın maliyeti büyük, maliyeti en az olan şeyi tercih edin. Gelin savaş yerine, ‘büyük operasyon’ yerine, Süleymaniye ve Duhok’ta sivil Kürt insanlarını öldürmek yerine barışı tercih edin, diyalog ve müzakereyi tercih edin” dedi. Bakırhan şunları söyledi: “Bu ülkenin geleceği savaş ve çatışmada değildir; bu ülkenin geleceği İstanbul’un, emekçilerin, Amed’in, Kürtlerin, ezilenlerin ortaya koymuş olduğu barış iradesindedir. Bunların derdi, biz değiliz; bunların derdi Kürtler değil, emekçiler değil, emekliler değil. Bunların derdi savaş, rant ve ölümdür. Savaşa hayır, savaşa izin vermeyeceğiz. Büyük operasyonlara karşı el birliğiyle, güç birliğiyle duracağız. Türkiye’nin emekçileri ve yoksullarıyla birlikte büyük bir barış iradesi örgütleyerek bu savaş çığırtkanlığına, savaş üzerinden rant devşirenlere hep birlikte gereken cevabı vereceğiz.”

“TÜRK-KÜRT İTTİFAKINI GÜNCELLEMEYE DAVET EDİYORUZ”

Bakırhan, iktidar ve muhalefet partilerine de altı madde halinde çağrıda bulundu ve şunları söyledi:

“Birkaç çağrı yaparak sözlerimi bitirmek istiyorum. Birinci çağrımız devlete, iktidaradır. Savaşla, statüsüzlükle, cezaevlerine koyarak bu halkı yolundan çeviremezsiniz. İşte meydan, işte halkın ortaya koyduğu irade görüyor ve duyuyorsanız buradadır. Onun için sizi savaş yerine Türk ve Kürt ittifakını demokratik bir şekilde güncellemeye davet ediyoruz. İkinci çağrımız toplumsal kesimleredir. Türkiye’nin önünde iki yol var; ya bunların dediği gibi savaş-çatışma ya da demokratik-barışçıl yöntem. Onun için toplumsal kesimleri, bu savaş çığırtkanlığı karşısında doğru yol olan barış ve demokrasi mücadelesini büyütmeye ve yürütmeye çağırıyoruz. Üç; ‘bilinmeyen dil’, ‘teröristan’ kavramlarından vazgeçeceksiniz. Bilinmeyen dil dedikleri 13 bin yıldır bu topraklar üzerinde konuştuğumuz Kürtçe’dir. Teröristan dedikleri yer dört parçaya ayrılan Kürdistan’dır. Bir an önce bu siyasetinizden vazgeçin. Kürt gerçekliğini, Kürdistan gerçekliğini anlamak ve tanımak zorundasınız. Dördüncü çağrımız ezilenlere ve muhalefetedir. Kürt meselesinde cesur olalım, doğruları dile getirelim. İktidarın baskıcı ve yok sayan tutumunun yanında hizalanmaktan ziyade Kürt meselesini, demokrasi ve özgürlük meselesini daha fazla sahiplenerek muhalefeti büyütelim. Savaş çığırtkanlığı yapanların karşısında büyük bir barış zemini örelim.

“ORTAK MÜCADELE ZEMİNİNİ YAKALAMAK ZORUNDAYIZ”

DEM Parti Eş Başkanı Bakıhan çağrısında beşinci maddenin muhatabının ise Kürtler olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bütün Kürt partilerine, oluşumlarına; dört parçada yaşayan Kürtlerin oluşumlarına çağrı yapıyorum; şimdi ulusal birlik zamanı değilse ne zaman? Şimdi ulusal birliğimizi kuramazsak, bu büyük operasyonu, bu Kürt karşıtı savaşı nasıl önleyeceğiz? Bugünden tezi yok Kürtler ulusal birliklerini sağlamalı, ulusal birlikleri önündeki engelleri ortadan kaldırmalıdır. Son çağrımız Türkiye’deki devrimci sol sosyalist demokrat kesimlere, bu faşizan düzene itiraz eden ezilen ve yoksullaradır. Bizler büyük bir ortak mücadele zemini yakalamak zorundayız. Türkiye’nin yarısı açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşıyor. Yarısı dilini kullanamıyor, inancını yaşayamıyor. Bütün kesimlerin taleplerinin demokratik bir zeminde karşılık bulması için sol sosyalist güçleri, demokratik ve büyük bir devrimci mücadele zemininde bir araya gelmeye çağırıyoruz.”

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI

DEM Parti öncülüğünde Bağlar ilçesindeki Nevruz Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlik sabah saatlerinde başladı. 136 bin metrekarelik alanda toplam uzunluğu 10 kilometreyi bulan bariyerle çevrilen kutlama noktasında 7 bin 500 polisi görev yaparken, alana gelenler altı ana giriş kapısında oluşturulan üç kademeli arama noktasından geçerek içeri alındı. Birçok noktada bomba imha uzmanı ve eğitimli bomba arama köpekleri ile aramalar yapıldı. Nevruz alanı helikopterle havadan kontrol edildi. Emniyet güçlerinden alınan bigiye göre alana girişte ve kutlamalar sırasında zaman zaman polisle karşı karşıya gelen gruplar arasında yer alan toplam 166 kişi gözaltına alındı.

EMEL MATHLOUTHİ’DEN FİLİSTİN MESAJI

Diyarbakır Nevruzu sanatçıların sahne almasıyla sona erdi. Alandaki coşkulu kitle, yağışlı havaya aldırış etmeden çalınan şarkılar eşliğinde uzun süre halaylar çekerek eğlendi. Leyla Zana’nın konuşmasının ardından dünyaca ünlü Tunuslu sanatçı Emel Mathlouthi sahne aldı. Mathlouthi, Filistin halkı için de bir parça seslendirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-nevruz-kutlamalarinda-cagrida-bulundu/feed/ 0
İstanbul’daki Kürt Seçmenlerin Eğilimleri Araştırılıyor https://www.haber28.com.tr/istanbuldaki-kurt-secmenlerin-egilimleri-arastiriliyor/ https://www.haber28.com.tr/istanbuldaki-kurt-secmenlerin-egilimleri-arastiriliyor/#respond Mon, 06 May 2024 04:12:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16969 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimleri yaklaşırken, araştırma kuruluşları, siyasi analistler ve sosyologlar, İstanbul’daki Kürt seçmenlerin eğilimlerini analiz etmeye devam ediyor. Kürt Z kuşağı üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Spectrum House Araştırma Merkezi Genel Direktörü ve sosyolog Azad Barış, “Kürt Z kuşağı, kendi kültüründen utanmıyor ve baskıya karşı da bir şekilde direnç gösteriyor. Gitarını alıp sokakta Çevraşam şarkısını çalabiliyorlar. Bu nedenle yerel dinamiklerden hareketle aslında evrensel değerler merkezine en yakın kim duruyorsa, oyunu ona verecekler. Ağırlıklı ekseriyetin İmamoğlu’na vereceğini düşünüyorum, çünkü DEM’in İstanbul’u kazanmayacağını çok iyi biliyor” dedi. Kürt dindarların da İmamoğlu’na karşı önyargısı olmadığını belirten Barış “Araştırmalarımıza göre İstanbul seçimlerinde İmamoğlu 4 puan önde gidiyor” dedi.

Yerel seçimlere iki haftadan az bir süre kala İstanbul’da Kürt seçmenin eğilimleri de uzmanlar tarafından analiz edilmeye devam ediyor. Kürt Z kuşağı üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Spectrum House Araştırma Merkezi Genel Direktörü ve sosyolog Azad Barış, İstanbul seçimleri üzerine yaptığı araştırma hakkında bilgi verdi. Barış’a göre, Kürt Z kuşağının İstanbul seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nu destekleyecek. Azad Barış, “Kürt Z kuşağı, kendi kültüründen utanmıyor ve baskıya karşı da bir şekilde direnç gösteriyor. Gitarını alıp sokakta Çevraşam şarkısını çalabiliyorlar. Bu nedenle yerel dinamiklerden hareketle aslında evrensel değerler merkezine en yakın kim duruyorsa, oyunu ona verecekler. Ağırlıklı ekseriyetin İmamoğlu’na vereceğini düşünüyorum, çünkü DEM’in İstanbul’u kazanmayacağını çok iyi biliyor” diye konuştu.

KENT PROBLEMLERİNİN YANI SIRA 2028’İ DE DÜŞÜNEREK OY VERECEK

Barış şunları söyledi:

“İstanbul Kürtleri hangi kaygılarla gidecek? Tabii ki, kentin problemlerinden hareketle bunu yapacaklar. İlk etapta, ulaşım, ekonomi, kentsel dönüşüm ve diğer bütün insanları ilgilendiren sorunlar gibi meseleler ön planda. Ancak bunları aşan bir boyut var. Kürtlerin, tabii ki herkes gibi barışa ihtiyacı var, ancak Kürt meselesinin çözülmesi, bu sorunun ortadan kaldırılması ve toplumsal barışın sağlanması için bütün Kürtlerin beklentileri var. Dolayısıyla, İstanbul seçimleri sadece yerel bir seçim olarak değil, yerel meseleleri aşan bir seçim olarak görülüyor. İstanbul’u kazanan, Türkiye’yi kazanır mantığıyla hareket ederek, 2028’e yönelik oy vereceğini düşünüyorum.”

İMAMOĞLU MUHAFAZAKAR KÜRTLERİ DE ETKİLİYOR, 4 PUAN ÖNDE

Kürt dindarların İmamoğlu’na karşı ön yargısı olmadığını belirten Barış “Araştırmalarımıza göre İstanbul seçimlerinde İmamoğlu 4 puan önde gidiyor. İmamoğlu’na karşı Kürt dindarların bir ön yargısı olduğunu düşünmüyorum. Daha önce yaptığınız spesifik çalışmalar da bunu gösterdi. İstanbul Kürtleri hangi kaygılarla gidecekler? AK Parti seçmeninin önemli bir kısmının da aslında İstanbul’u İmamoğlu’nun yönetmesini istiyor. Bizim elde ettiğimiz verilere göre, çok net bir şekilde belirlenen bir durum var. Ak Parti seçmenlerinin yaklaşık olarak üçte biri İmamoğlu’nun kenti bireysel olarak yönetmesini istiyor, ancak bu isteğe rağmen oy vermiyorlar. Örneğin, DEM Parti seçmenlerinin yüzde 70’i İmamoğlu’nun kenti yönetmesini tercih ediyor. Bu tercihin sebebi, İmamoğlu’nun elde ettiği başarıların olumlu etkilerinin farkında olmalarıdır” dedi.

AK PARTİ’NİN KÜRT OYLARI GERİLEDİ

Spectrum House Araştırma Merkezi Genel Direktörü ve sosyolog Azad Barış, kayyum uygulamaları ve güvenlikçi politikalar nedeniyle AK Parti’nin Kürt seçmenler açısından gerilediğini belirtti. Daha önce yüzde 25’lerde olan oy oranının şimdi yüzde 16’lara kadar düştüğünü ifade etti. Özellikle batı illerinde bu düşüşün belirgin olduğunu vurguladı.

AZAD BARIŞ KİMDİR?

Dr. Azad Barış, Leuphana Lüneburg Üniversitesi ve Ruhr Üniversitesi’nde Felsefe alanında doktora eğitimi almıştır. Akademik serüvenine Hamburg Üniversitesi’nde Siyasal Bilimler ve İktisadi Fakültesinde araştırma görevlisi olarak görev yaptı. Azınlıkların kültürel antropolojisi ve inanç kökenleri üzerine kapsamlı araştırmalarıyla tanınan Barış, 2021 yılından bu yana Spectrum House Düşünce ve Araştırma Merkezi’nde Genel Direktör olarak görev yapıyor. Spectrum House, Kürt Z kuşağının eğilimleri üzerine yaptığı araştırmalarla da tanınıyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbuldaki-kurt-secmenlerin-egilimleri-arastiriliyor/feed/ 0
Diyarbakır İş Dünyası İstanbul Seçimlerini Değerlendirdi https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-is-dunyasi-istanbul-secimlerini-degerlendirdi/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-is-dunyasi-istanbul-secimlerini-degerlendirdi/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:01:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15714 Diyarbakır’ın iş dünyası temsilcileri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya ve Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, seçimlerin bölge üzerindeki etkilerini değerlendirerek kayyım atamalarının İstanbul seçimlerine doğrudan etki edebileceğine dikkati çekti.

Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya, CHP’nin Afyon Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın açıklamalarını ve İmamoğlu’nun verdiği yanıtı değerlendirdi. Kaya, “Irkçı bir açıklamanın karşısında İmamoğlu’nun açık net bir şekilde sahiplenmesi bana göre önemli bir adım, yeterli mi hayır. İmamoğlu’nun ilişkileri kadar CHP’nin genel anlamda Kürt politikası da İmamoğlu’yla Kürtlerin oy geçişini belirleyecektir” dedi.

“KÜRTLER ARAYIŞTA, İMAMOĞLU AVANTAJA DÖNÜŞTÜREBİLİR”

AKP’nin özellikle 2015 sonrasında güvenlikçi politikalara yöneldiğine dikkati çeken Kaya, “Şimdi bunu İmamoğlu tam olarak avantaja dönüştürebilir mi? Buna dönüp baktığınız zaman, aslında Kürtlerin bu konuda bir arayış içinde olduklarını söyleyebiliyoruz. Yani Kürtler, gerçek anlamda kendilerini temsil edip, kendileriyle sağlıklı diyalog oluşturabilecek bir yönetici arayışındalar, özellikle batıdaki illerde. İmamoğlu, bu hükümetin ve tavırlarına karşılık yeni bir açılımla bunu gerçekleştirebilir. Bunun gerçekleştirecek altyapısı da uygun ama tabii ki bunlar riskli konular. Özellikle seçime giderken yüzde 10 oy alacağım diye diğer oylarla ilgili sorun yaşama endişesi de var” diye konuştu.

“AK PARTİ’NİN BU POLİTİKASIYLA KÜRTLERDEN OY ALMA ŞANSI YOK”

Kayyım atamalarından genel anlamda Kürtlerin rahatsız olduğunu ve İstanbul’da durumun bu şekilde olduğunu ifade eden Kaya, “Kayyım atamalarını Kürtler, kendi yönetim ve kültürlerine yapılan bir saldırı olarak algılıyor. Bu Diyarbakır’da böyle algılanıyor, İstanbul’daki Kürtlerde de böyle algılanıyor. Bu da Kürtlerde AK Parti ve şu anki Cumhur İttifakı’na karşı bir defans oluşmasına sebep oluyor. AK Parti adayına oy vermek şu an Kürtler için son sıralarda. İstanbul’da öncelik kendi adayı, ikinci İmamoğlu’na oy verebilir miyiz tartışması. Henüz AK Parti’nin bu politikasıyla Kürtlerden oy alma şansı yok. Burada İstanbul seçiminin sonucu bir kayyım atama atamama gibi bir sürece de dönüştürüldü. Türkiye’nin gözü sadece İstanbul seçiminde olacak” dedi.

“DEM YÜZDE 3-4 OY ALIR, GERİSİ İMAMOĞLU’NA GİDER”

Bölgenin en önemli sivil toplum kuruluşlarından GÜNSİAD (Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği) Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, sık sık İstanbul’a gidip geldiğini hatırlatarak, gözlemlerini paylaştı.

Bedirhanoğlu, “İstanbul’a sıkça giden birisi olarak gözlemim, DEM’in yüzde 8-10 arasından bir oyu var. DEM’in orada aday çıkarmış olmasına rağmen, mevcut adayın yüzde 3-4 arasında bir oy alabileceğini, diğer oyların da İmamoğlu’na akacağını düşünüyorum. Başak Demirtaş neden aday gösterilmedi, seçmen bunu sorguluyor. İmamoğlu bir yönü ile muhafazakar, bir yönü ile liberal, böyle klasik Kemalist ve ulusalcı olan bir aktör değil. Bu yönünü de öne çıkararak hem muhafazakarları hem Kürtleri etkilemek bakımından böyle bir profil çiziyor ve bu profilini akıllıca kullanıyor. Bu profil, muhafazakar Kürtlerden de kısmen oy almasını sağlar; bu profil İstanbul özelinde bir avantaj” diye konuştu.

“KAYYIM MESELESİ SEÇİMLERLE ALAKALI”

Kayyım meselesi ile İstanbul seçimleri arasında ilinti olduğunu belirten Bedirhanoğlu, “Sadece Diyarbakır değil, tüm Kürt seçmeninin gözü İstanbul’da. Herkes biliyor ki AK Parti iktidarı da İstanbul’u çok istiyor. Dolayısı ile önümüzdeki dönemlerde Kürt meselesi bağlamında bu yumuşamanın ya da tansiyon düşüklüğünün, İstanbul seçim sonuçları ile doğru orantılı olacağını hepimiz biliyoruz. Bunu hepimiz kendi aramızda konuşuyoruz. Kayyımlar meselesinin bu seçimlerle bağlantılı olacağını düşünüyorum” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-is-dunyasi-istanbul-secimlerini-degerlendirdi/feed/ 0
Tepebaşı ve Odunpazarı Belediye Başkanları Doğu ve Güneydoğu kültürünü yaşatan derneklerle buluştu https://www.haber28.com.tr/tepebasi-ve-odunpazari-belediye-baskanlari-dogu-ve-guneydogu-kulturunu-yasatan-derneklerle-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/tepebasi-ve-odunpazari-belediye-baskanlari-dogu-ve-guneydogu-kulturunu-yasatan-derneklerle-bulustu/#respond Thu, 18 Apr 2024 07:36:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14819

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile birlikte Doğu ve Güneydoğu kültürünü Eskişehir’de yaşatan derneklerin üyeleriyle bir araya geldi. Başkan Ataç ve Kurt, Eskişehir olarak her kesimle birlik, beraberlik ve uyum içinde yaşadıklarını vurguladı.

Başkan Ataç, Başkan Kurt ile birlikte sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile bir araya gelmeye devam ediyor. Ataç ve Kurt, Doğu ve Güneydoğu kültürünü kentte yaşatan derneklerin temsilcileri ve üyeleriyle bir araya geldi.

Tepebaşı Davet Salonu’nda düzenlenen kahvaltı programında üyelere seslenen Başkan Ataç, şunları söyledi:

“HALKTAN KORKMAYAN BİR SİYASETÇİ HER ZAMAN BAŞARILI OLUR”

“Arkadaşlar biz birbirimizi tanıyoruz. Kazım Başkan 10 yıldır, ben 20 yıldır sizlerle beraberiz. Bu şehirde güzel şeyler paylaştık. Şehrin iyi olması adına güzel işleri siz de yaptınız, biz de yaptık. Biz halkın yanındayız. Gerisi bizim için teferruat inanın. Çünkü halktan korkmayan siyasetçi her zaman başarılı olur. Anadolu kültürler medeniyeti. Mustafa Kemal Atatürk bu toprakları kurtarırken gerek Çanakkale’de gerek Kurtuluş Savaşı’nda hiç kimseyi ayırt etmeden herkesle beraber savaşmış ve o savaşı birlikte kazanmışız. Biz niye insan ayırt edeceğiz ki? Bugün Tepebaşı’na gelip de geri dönen insanımız olmaz. Ben 1999’da makamın kapısını bir açtım ondan sonra hiç kapatmadım. Niye? Sizler gibi güvenilir dostlarımız var. Biz birbirimize güveniyoruz. Arkamızı rahatça dönebiliyoruz. Samimiyet var, sıcaklık var. O açıdan lütfen bu seçimde çok şey vaat edenler var. Onları aramıza sokmayın. Çünkü biz yalan dolan, yolsuzluk bilmeyiz. Kimseyi kandırmadık bugüne kadar. O nedenle 31 Mart’ta elinizi vicdanınıza koyun, oyunuzu ona göre atın.”

Doğu ve Güneydoğulu hemşehri derneklerine sıcak ev sahiplikleri ve ilgileri için teşekkür eden Kurt da şöyle konuştu:

“31 MART HÜKÜMETE SARI KART GÖSTERMENİN ZAMANIDIR”

“Sosyal demokrat, solcu bir belediyede hiç kimsenin siyasi düşüncesine, etnik kökenine, mezhebine bakılmadan hizmet edilir. Şimdiye kadar ettiğimiz gibi, bundan sonra da aynı hizmet anlayışıyla devam edeceğiz. Esas olan, insanların eşit yurttaş hakları çerçevesinde insan olarak yaşayabilmesidir. Biz sizi seviyoruz. Biz sizinle birlikte yaşamak istiyoruz. 31 Mart seçimleri, Türkiye’nin temel değerlerinin demokrasi, laiklik, Cumhuriyet mi yoksa karşı düşünce mi olduğu noktasında bir sürüklenmeye girdi. 31 Mart, en temel insan haklarına, en temel anayasal güvencelere sahip çıkmayan hükümete ihtar göstermenin, sarı kart göstermenin zamanıdır. Şimdiye kadar verdikleri sözlerin hiçbirini tutmayan, şimdiye kadar söylediklerinin hiçbirini yerine getirmeyen bir iktidar, bundan sonrakileri de yerine getiremez. En basitinden sizin birçok köyünüzün geçtiği Alpu yoluna bir bakın. Her seçimde ancak 2 kilometre yapılıyor. Bu, o sözlerin ne kadar yalan olduğunu ortaya koyar. Biz seçim sözü vermiyoruz, biz insanlarla birlikte çözüm üretmek istiyoruz.”

Dost Dernekleri Platformu Genel Başkan Yardımcısı ve Es Ağrılılar Dernek Başkanı Cemil Nazlı ve Dost Dernekleri Başkan Vekili Ayhan Taşçı, yapılan hizmetlerden dolayı başkanlara teşekkürlerini iletti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tepebasi-ve-odunpazari-belediye-baskanlari-dogu-ve-guneydogu-kulturunu-yasatan-derneklerle-bulustu/feed/ 0
Doğu ve Güneydoğu’nun önde gelen aşiretlerinden Ekrem İmamoğlu’na destek https://www.haber28.com.tr/dogu-ve-guneydogunun-onde-gelen-asiretlerinden-ekrem-imamogluna-destek/ https://www.haber28.com.tr/dogu-ve-guneydogunun-onde-gelen-asiretlerinden-ekrem-imamogluna-destek/#respond Thu, 18 Apr 2024 06:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14798 Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin önde gelen aşiretleri ve kanaat önderleri, kayyum atamaları ve AK Parti’nin MHP ile iş birliğine karşı tepki gösteriyor. Özellikle kayyum atamalarının ardından, İstanbul’da yaşayan Kürt seçmenlerinin büyük bir kısmının Ekrem İmamoğlu lehine oy kullanması bekleniyor.

“KAYYUMLAR NEDENİYLE SEÇMEN İMAMOĞLU’NA YÖNELECEKTİR”

İzol Aşireti, Türkiye’nin birçok iline yayılmış durumda ve 3 milyon yakın nüfusa sahip olduğu belirtiliyor. İzol Aşireti’ni bir çatı altında toplayan Diyarbakır İzol Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İrfan Akba, 31 Mart’ta yapılacak İstanbul seçimlerine ilişkin açıklama yaptı. Doğu ve Güneydoğu bölgesinde belediyelere kayyum atamaları ile bölge insanının iradesinin gasp edildiğini Akba, “Bizim bölgemizde son yedi yıldır seçimlerden bir ay sonra kayyum atanıyor. Bölgede 96 tane belediyeye kayyum atanmış, bana göre son derece yanlış bir hareket. Halkın iradesi, yaptığı tercih gasp ediliyor. Bu hem bölge insanını hem Kürt insanını ciddi anlamda rahatsız ediyor. Türkiye’de gerçek anlamda bir demokrasi varsa halkın iradesine karşı konulmaz. DEM seçmeninin yüzde 70’e yakını Ekrem İmamoğlu’na yönelecektir. Kürtlerin İmamoğlu’na destek verilmesinin tek amacı, bölgede var olan sıkıntıları yaratan iktidar partisine karşı bir duruştur” şeklinde konuştu.

BAHÇELİ ZARAR VERİYOR

Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük bir devlet olduğunu ve oluşumunda Kürtlerin büyük bir katkısı olduğunu belirten İrfan Akba, “Hiç kimse bu saatten sonra Türk ve Kürtleri karşı karşıya getiremez, böyle bir şansları olamaz. Türkler ve Kürtler kardeştir, ancak tek taraflı kardeşlik olmaz. Biz nasıl Kürtler olarak Türkleri kardeşimiz olarak görüyorsak, Türklerin de aynı şekilde düşünmesi gerekir. Türkiye adına politika yapan sayın Devlet Bahçeli, Ümit Özdağ gibi kişileri muhatap almam. Bunların ağzından ateş çıkıyor. Buradan sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, böyle bir insanı yanına almanız ciddi anlamda zarar veriyor” ifadelerini kullandı.

OYUM İMAMOĞLU’NA

İstanbul’da yaşayan ve Van Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Seyithan Bilici, kayyum atamalarına karşı AK Parti iktidarına kızgın olduklarını belirterek İstanbul seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı. Bilici, “Ben seçimde oyumu Ekrem İmamoğlu’na kullanmayı düşünüyorum. Ben bir Kürt olarak, ülkemin ekonomisi çok zor durumda, yurt dışına gidip geliyoruz. Paramızın değeri iyice düşüyor. Kimse bize vize vermiyor. İstanbul’da DEM’in kazanma ihtimali yok. Bir de Ekrem İmamoğlu daha sempatik geliyor, halka yakındır. İnsanlara dokunuyor. Kürtler, mevcut ekonomik şartlar, kayyumlar ve AK Parti’nin halka üstten bakmasından dolayı Ekrem İmamoğlu’nu destekleyeceklerdir” dedi.

İSTANBUL’DA YAŞASAYDIM OYUMU İMAMOĞLU’NA VERİRDİM

Batman’da bölgenin en büyük tarım alanına sahip olan Tarhanlar Ailesinin önde gelen isimlerinden Eşref Tarhan, İstanbul’daki Kürt seçmenin tercihini Ekrem İmamoğlu’ndan yana kullanması gerektiğini belirtti. Tarhan, “İstanbul’da yaşasaydım, oyumu İmamoğlu’na verirdim” dedi.

Eşref Tarhan, Kürt seçmenin İstanbul Belediye seçiminde kritik bir rol oynayabileceğine dikkat çekti. “Kürt seçmen, Belediye, AK Parti’nin eline geçmesin düşüncesiyle İmamoğlu’nu desteklemeli. İmamoğlu, çağdaş ve demokrat bir kafaya sahip olduğu için tercih edilmelidir. Muhafazakar, Kürt seçmene de bir çağrı yapıyorum; AKP, MHP kafasına teslim olmuştur, bu nedenle İmamoğlu’na destek vermeli ve bu tarihi fırsatı değerlendirmelidir” ifadelerini kullandı.

EKONOMİ KÖTÜ, HAYAT ÇEKİLMEZ HALDE

Eşref Tarhan, ekonomik sorunlara da vurgu yaparak, “İktidar, hayatı çekilmez hale getirmiştir. Çiftçilerden köylülere, esnaftan vatandaşa kadar birçok kesim etkilenmiştir. Kürtler, bu olumsuz durumdan en çok etkilenen gruplardan biridir. Bu nedenle, Kürtlerin iktidardan yana tavır almaması gerekiyor. Vatandaşlar oy kullanırken hayat pahalılığını da gözetecektir, buna inanıyorum Vatandaşlar, bu konuda duyarlı olmalıdır” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dogu-ve-guneydogunun-onde-gelen-asiretlerinden-ekrem-imamogluna-destek/feed/ 0
Tarihçi: ‘Kürdistan’ ifadesi tarih sürecinde kullanılmadı https://www.haber28.com.tr/tarihci-kurdistan-ifadesi-tarih-surecinde-kullanilmadi/ https://www.haber28.com.tr/tarihci-kurdistan-ifadesi-tarih-surecinde-kullanilmadi/#respond Mon, 25 Mar 2024 01:24:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11363 Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Eğilmez, tarih süreci içinde “Kürdistan” ifadesinin kullanılmadığını ifade etti.

Terör örgütünün siyasi uzantısı olan şimdiki adıyla DEM partisinin tüm yöneticileri ve vekillerinin sık sık bölücü söylemlerde bulunduğunu hatırlatan Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “PKK terör örgütüne olan bağlıklarını, bebek katili terörist elebaşı Abdullah Öcalan’a olan sevgilerini saklamıyor ve varlık nedenleri olan bu durumu inkar etmiyorlar. Garip olan ülkemizde faaliyet gösteren bir kısım siyasi gruplar, böyle bir bağlantının olmadığını iddia ediyorlar. Yani düşünün ki biz, ‘bir siyasi parti eylemleriyle, söylemleriyle biz terör örgütüne bağlıyız diyor, başka bazı siyasi partiler de hayır hayır sizin terör örgütüyle bağınız yok, siz yanlış biliyorsunuz’ şeklindeki diyalogların geçtiği trajikomik ve garip bir tiyatro izliyoruz” dedi.

Kürdistan hayali

DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın, partisinin Batman’daki mitingindeki konuşmasında yeni bir bölücü söylemle ortaya çıktığını belirten Eğilmez, “Ülkemizin bir kısmını hadsiz ve cahil bir şekilde Kürdistan olarak nitelendirdi. Sonuçta DEM Parti, bugün bölgeyi yeniden dizayn etmek ve ülkemizi bölmek isteyen küresel güçlerin, gerçekte Kürt düşmanı olan piyonlarından birisidir. İşte bu güçlerin parçala ve yönet projelerinde kullandıkları en gözde enstrümanları Kürdistan tabiridir. Biz de bugün ‘Kürdistan’ konusunu kısaca irdeleyip, özet bir çerçeve çizelim istedik” diye konuştu.

“Kimse Kürdistan’ı bulamıyor”

Bin yılı aşkın bir süredir Türklerle kardeşlikten öte bir bağ içerisinde yaşayan Kürtlerin, özellikle günümüz Türkiye, İran, Irak, Suriye sınırındaki bölgelerde yerleşmiş Asyanik bir halk olduğunu anlatan Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Kürtler bu dağlık arazide çok uzun zamandan beri ikamet etmektedirler. İran’ın kuzeyindeki Türkmen steplerinden, İskenderun Körfezi’ne kadar uzanan ve eski çağlardan beri çeşitli kavimlerin gelip geçtiği bu geniş bölgeler, diğer ırklar gibi muhtemelen Kürt aşiretleri tarafından da dolaşılmıştır. Tarihi süreç içerisinde, Kürtlerin ikamet ettiği bölgeyi tanımlamaya çalıştığımızda, Birkaç söylem dışında, hele hele siyasi bir otoriteyi kastederek Kürdistan adına ulaşmanın mümkün olmadığını görürüz” şeklinde konuştu.

“Batılı araştırmacılar hemfikir değil”

Selçuklu Sultanı Sencer’in (1117-1157), o dönemdeki demografik yapıya vurgu yaparak Hemedan, Kirmanşah, Dinver ve Şerhizar şehirlerini kapsayan bölgeye Kürdistan adını verdiğini vurgulayan Eğilmez sözlerini şöyle sürdürdü:

“14. yüzyıla gelindiğinde ise dönemin en önemli kaynaklarından Hamdullah Kazvini’nin Nüzhet’l-Kulüb adlı eserinde Kürdistan diye isimlendirilen bölgenin 16 kasabadan ibaret olduğunu zikredilir. Osmanlı Devleti de ara ara yukarıda zikredilen bölgelerden bazılarını coğrafi olarak Kürdistan ismiyle nitelendirmiştir. Ayrıca şunu da belirtmeliyiz ki bu az sayıdaki coğrafi tanımlamalar içerisinde bugün Türk Devleti’nin sınırları içerisinde bulanan herhangi bir toprak parçasını bulmak imkansızdır. Kürtlerin kökenleri hakkında sınırlı bir alanda araştırma yapmak zorunda kalan batılı araştırmacılar da Kürdistan tanımı üzerinde fikir birliğine varamamışlardır. Hatta batının önde gelen araştırmacı ve oryantalistleri, böyle bir coğrafi ismin ortaya çıkarılabilmesinin imkansızlığından bahsederler.”

Türk-Kürt kardeşliği

Türklerin Anadolu’ya doğru büyük göçe başladıklarında bu coğrafyada Rumlar, Ermeniler ve Süryanilerin bulunduğunu belirten Eğilmez, “Kürtlerin bugünkü coğrafyaya yerleşmelerinde, Selçukluların Bizans’ı bölgeden geri çekilmeye mecbur etmesinin payı çok büyüktür. Bölgede kurulan Türk Beylikleri, Kürtleri kendilerinden ayrı görmüyor ve kardeş olarak tanımlıyorlardı. Bir an için ayrı ırklar oldukları düşünülse bile dindaşlık faktörü, çok kapsamlı ilişkilerin oluşturduğu bütünlük, Türkleri ve Kürtleri hiçbir zaman karşı karşıya getirmemiş, aksine derin bir birliktelik sağlamıştır. Nüfus yoğunluğuna ve yaşam tarzına göre zaman zaman bazı Kürt aşiretleri Türkleşmiş, bazı Türk obaları da Kürtleşmiştir” dedi.

“Kardeşliği bozamamışlar”

Doç. Dr. Savaş Eğilmez, konuyla ilgili konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün üzerinde bulunduğumuz, dünyanın kalbinin attığı bu bölgedeki Türk hakimiyetini zayıflatmak, kesintiye uğratmak ve nihayetinde sona erdirmek adına, tarih boyunca çok defa Türk-Kürt kardeşliği bölünmek istenmiş, bu insanlar çatışma içerisine çekilmeye çalışılmış ama hiçbir zaman başarıya ulaşılamamıştır. Bu insanlar asırlar boyunca Selçuklu, Osmanlı nihayet Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde kardeşçe yaşadılar. Kürtler; Selçuklu-Haçlı, Selçuklu-Moğol, Osmanlı-Safevi, Osmanlı-Batı mücadelelerinde hep Türklerin yanında yer aldılar. I. Dünya Savaşı’nda beraber şehit düştüler. Yeni Türk Devleti kurulurken yine Türklerle beraberdiler.”

“Türk milleti şiddetli bir ceza keser”

Türk Devletlerinin sonuncusu olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, her zaman devletin asli unsuru olarak gördüğü Kürt vatandaşlarının, sınır dışındaki akrabalarını bile koruması altına aldığına vurgu yapan Eğilmez, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Hangi oluşum içerisinde olursan ol, Türk Devleti ile ne kadar sıkı ilişkilerin olursa olsun, sen eğer ülkemizin bir karış toprağını veya sınırlarımız dışında Kerkük ve Musul gibi tarihi Türkmen bölgelerini, sözde Kürdistan bölgesi içerisine katıp, ben buraları Kürdistan olarak tanıyacağım gibi safsatalarla ortaya çıkarsan, Türk Devleti ve Türk milletinden büyük bir tepki görür ve Türk Devleti tarafından şiddetli bir şekilde cezalandırılırsın.” – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarihci-kurdistan-ifadesi-tarih-surecinde-kullanilmadi/feed/ 0
Hulusi Akar: “Filistin’e yapılan etnik temizliğe, soykırıma varan bir katliamdır” https://www.haber28.com.tr/hulusi-akar-filistine-yapilan-etnik-temizlige-soykirima-varan-bir-katliamdir/ https://www.haber28.com.tr/hulusi-akar-filistine-yapilan-etnik-temizlige-soykirima-varan-bir-katliamdir/#respond Sun, 03 Mar 2024 23:24:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8119 Hulusi Akar: ” Filistin’e yapılan etnik temizliğe, soykırıma varan bir katliamdır”

AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar:

“Operasyonlar son terörist derdest edilinceye kadar sürecek”

“Bize NATO’daki toplantılarda biri geldiğinde ‘YPG ayrı demeyin kavga ederiz’ diyoruz”

“PKK ve YPG hiçbir şekilde Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değildir”

DENİZLİ – EGEKAF’ta “Millet Olma Bilinci ve Terörle Mücadele” konulu söyleşi gerçekleştiren Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar, “Bunlar burada durduğu müddetçe bizim operasyonlarımız da durmayacak. Operasyonlar bitmiyor, gece gündüz her an operasyon söz konusu. En son terörist derdest edilinceye kadar sürecek” dedi.

Ege Kariyer Fuarı konuklarından Milli Savunma eski Bakanı, AK Parti milletvekili, Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar “Millet Olma Bilinci ve Terörle Mücadele” adlı söyleşi gerçekleştirdi. Öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte milletvekili Akar, Irak’ın kuzeyinde gerçekleşen operasyonlarda hudutların ve vatandaşların güvenliğini amaçladıklarını ifade etti. Geçmiş yıllarda teröristlerin toparlandıktan sonra tekrar saldırı girişimlerinde bulunduklarını ifade eden Genelkurmay eski başkanı ve Milli Savunma eski Bakanı Akar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni konseptinin kaynağında yok etmek olduğunu söyledi. Teröristleri kaynağında yok etmek amacıyla Mehmetçiğin nefesinin teröristlerin ensesinde olduğunu dile getiren Akar, “Nereye kaçarlarsa kaçsınlar barınaklarını, sözde karargahlarını başlarına yıkmakta. Sadece teröristleri oraya gömmekte azimli ve kararlıyız. PKK ve YPG dünya kamuoyunu yanıltmak için her türlü hileyi kullanıyorlar. İsim değişikliği bunlardan biri. PKK ile YPG arasında hiçbir fark yok. Bize NATO’daki toplantılarda biri geldiğinde ‘YPG ayrı demeyin kavga ederiz’ diyoruz. Bu aklımıza hakarettir. Bu kadar istihbarata, görgüye, bilgiyle biz bunları gördükten sonra siz bize ‘Bunlar ayrı’ derseniz aklımıza hakaret olur, kavga ederiz. Siz 10 bin kilometreden kendi menfaat ve çıkarlarınız için geldiğinizi söylüyorsunuz. Bizden de bir şey yapmamızı bekliyorsunuz. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunlar burada durduğu müddetçe bizim operasyonlarımız da durmayacak. Operasyonlar bitmiyor, gece gündüz her an operasyon söz konusu. En son terörist derdest edilinceye kadar sürecek” dedi.

“PKK ve YPG hiçbir şekilde Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değildir”

PKK ve YPG’nin Kürt vatandaşların temsilcisi olmadığını vurgulayan milletvekili Akar, “DEAŞ nasıl Müslümanların temsilcisi değilse, PKK ve YPG’de Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değil. Kürt kardeşlerimiz de PKK’lı veya YPG’li değil. Bizim operasyonlarımız teröristlere karşı. Kürtler, Türkler, Zazalar, Araplar kim varsa orada hepsi kardeştir. Bunun delili de Çanakkale’de beraber savaştık, Milli mücadeleyi beraber yaptık. Şehitliklerimizde Türk’ü, Kürt’ü, Zaza’sı yan yana yatıyor” ifadelerini kullandı.

“Etnik temizliğe, soykırıma varan bir katliamdır”

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını da değerlendiren Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iki devletli çözümü öldürmeye çalıştığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti olarak Doğu Kudüs’ün başkent olacağı, egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu söylediklerini vurgulayan Akar, “Bunun içinde yapılması gereken her şeyi yapacağız. Burada ‘Ben ne yapabilirim’ demek yok. Birisi sizin ayağınıza bassa, çocuğunuza bir tokat atsa, gelip camınızı kırsa ne yaparsınız? Bir şey yapın. Sosyal medyayla, STK’larla ve ya bir şey söyleyerek mutlaka bir şey yapmak zorunda olduğumuzu görelim. Biraz rahatsız olun diye en son rakamları söyleyeceğim. 12 bin çocuk, 8 bin 190 kadın öldürüldü. Ne silahı ne tüfeği ne topu var. Bu bir savaş değil. Asla savaş dememeliyiz. Bazıları bilerek İsrail – Filistin savaşı diyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Bir tarafta nükleer silah dahil her türlü silahı var, diğer tarafta sapan taşı var. Bu nedenle savaş olması söz konusu değil, bu bir katliam. Etnik temizliğe varan, soykırıma varan bir katliamdır. Toplam 29 bin 62 Filistinli şehit oldu. ‘Burada Hamas var. Biz onlarla çatışıyoruz. Bunlarda o nedenle öldü’ diyorlar. Batı Şeria’da Hamas yok. 334 kişiyi katlettiler. Bir tarafta 29 bin olduğu için 334 az geliyor. 130 basın mensubu öldürüldü. Kendi ülkemizde yaşıyoruz. Bazı sebeplerden dolayı tutuklanan bir basın mensubu için Amerika, Avrupa ayağa kalkıyor. 337 sağlık görevlisi katledildi. 7 bin 700 kayıp var, kayıp demek ölü demek” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/hulusi-akar-filistine-yapilan-etnik-temizlige-soykirima-varan-bir-katliamdir/feed/ 0
EGEKAF’ta Hulusi Akar: Operasyonlar teröristler derdest edilinceye kadar sürecek https://www.haber28.com.tr/egekafta-hulusi-akar-operasyonlar-teroristler-derdest-edilinceye-kadar-surecek/ https://www.haber28.com.tr/egekafta-hulusi-akar-operasyonlar-teroristler-derdest-edilinceye-kadar-surecek/#respond Sun, 03 Mar 2024 03:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8004 EGEKAF’ta “Millet Olma Bilinci ve Terörle Mücadele” konulu söyleşi gerçekleştiren Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar, “Bunlar burada durduğu müddetçe bizim operasyonlarımız da durmayacak. Operasyonlar bitmiyor, gece gündüz her an operasyon söz konusu. En son terörist derdest edilinceye kadar sürecek” dedi.

Ege Kariyer Fuarı (EGEKAF) konuklarından Milli Savunma eski Bakanı, AK Parti milletvekili, Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar “Millet Olma Bilinci ve Terörle Mücadele” adlı söyleşi gerçekleştirdi. Öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte milletvekili Akar, Irak’ın kuzeyinde gerçekleşen operasyonlarda hudutların ve vatandaşların güvenliğini amaçladıklarını ifade etti. Geçmiş yıllarda teröristlerin toparlandıktan sonra tekrar saldırı girişimlerinde bulunduklarını ifade eden Genelkurmay eski başkanı ve Milli Savunma eski Bakanı Akar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni konseptinin kaynağında yok etmek olduğunu söyledi. Teröristleri kaynağında yok etmek amacıyla Mehmetçiğin nefesinin teröristlerin ensesinde olduğunu dile getiren Akar, “Nereye kaçarlarsa kaçsınlar barınaklarını, sözde karargahlarını başlarına yıkmakta. Sadece teröristleri oraya gömmekte azimli ve kararlıyız. PKK ve YPG dünya kamuoyunu yanıltmak için her türlü hileyi kullanıyorlar. İsim değişikliği bunlardan biri. PKK ile YPG arasında hiçbir fark yok. Bize NATO’daki toplantılarda biri geldiğinde ‘YPG ayrı demeyin kavga ederiz’ diyoruz. Bu aklımıza hakarettir. Bu kadar istihbarata, görgüye, bilgiyle biz bunları gördükten sonra siz bize ‘Bunlar ayrı’ derseniz aklımıza hakaret olur, kavga ederiz. Siz 10 bin kilometreden kendi menfaat ve çıkarlarınız için geldiğinizi söylüyorsunuz. Bizden de bir şey yapmamızı bekliyorsunuz. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunlar burada durduğu müddetçe bizim operasyonlarımız da durmayacak. Operasyonlar bitmiyor, gece gündüz her an operasyon söz konusu. En son terörist derdest edilinceye kadar sürecek” dedi.

“PKK ve YPG hiçbir şekilde Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değildir”

PKK ve YPG’nin Kürt vatandaşların temsilcisi olmadığını vurgulayan milletvekili Akar, “DEAŞ nasıl Müslümanların temsilcisi değilse, PKK ve YPG de Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değil. Kürt kardeşlerimiz de PKK’lı veya YPG’li değil. Bizim operasyonlarımız teröristlere karşı. Kürtler, Türkler, Zazalar, Araplar kim varsa orada hepsi kardeştir. Bunun delili de Çanakkale’de beraber savaştık, Milli Mücadele’yi beraber yaptık. Şehitliklerimizde Türk’ü, Kürt’ü, Zaza’sı yan yana yatıyor” ifadelerini kullandı.

“Etnik temizliğe, soykırıma varan bir katliamdır”

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını da değerlendiren Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iki devletli çözümü öldürmeye çalıştığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti olarak Doğu Kudüs’ün başkent olacağı, egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu söylediklerini vurgulayan Akar, “Bunun için de yapılması gereken her şeyi yapacağız. Burada ‘Ben ne yapabilirim’ demek yok. Birisi sizin ayağınıza bassa, çocuğunuza bir tokat atsa, gelip camınızı kırsa ne yaparsınız? Bir şey yapın. Sosyal medyayla, STK’larla veya bir şey söyleyerek mutlaka bir şey yapmak zorunda olduğumuzu görelim. Biraz rahatsız olun diye en son rakamları söyleyeceğim. 12 bin çocuk, 8 bin 190 kadın öldürüldü. Ne silahı ne tüfeği ne topu var. Bu bir savaş değil. Asla savaş dememeliyiz. Bazıları bilerek İsrail-Filistin savaşı diyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Bir tarafta nükleer silah dahil her türlü silahı var, diğer tarafta sapan taşı var. Bu nedenle savaş olması söz konusu değil, bu bir katliam. Etnik temizliğe varan, soykırıma varan bir katliamdır. Toplam 29 bin 62 Filistinli şehit oldu. ‘Burada Hamas var. Biz onlarla çatışıyoruz. Bunlarda o nedenle öldü’ diyorlar. Batı Şeria’da Hamas yok. 334 kişiyi katlettiler. Bir tarafta 29 bin olduğu için 334 az geliyor. 130 basın mensubu öldürüldü. Kendi ülkemizde yaşıyoruz. Bazı sebeplerden dolayı tutuklanan bir basın mensubu için Amerika, Avrupa ayağa kalkıyor. 337 sağlık görevlisi katledildi. 7 bin 700 kayıp var, kayıp demek ölü demek” şeklinde konuştu. – DENİZLİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/egekafta-hulusi-akar-operasyonlar-teroristler-derdest-edilinceye-kadar-surecek/feed/ 0