Kaza, Güneysu ilçesi Ulucami köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet Can S. idaresindeki 53 ADF 795 plakalı öğrenci servisi ile Soner Ç. (35) idaresindeki 53 BB 947 plakalı cip çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle cip, yoldan çıkarak dereye düştü. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, AFAD ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada dereye düşen cipin içerisinde sıkışan Soner Ç. için kurtarma çalışması yapıldı. İplerle dere yatağına inen ekipler Soner Ç.’yi bulunduğu yerden çıkararak sedyeye yerleştirdi. Sonrasında yaralının içerisinde bulunduğu sedye iplerle yaklaşık 10 metre boyunca yukarıya çekildi. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Soner Ç., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazada yaralanan servisteki Eyma Y., Ereva E., İbrahim T., Umut Ö., Elif Su T., Ömer Faruk V., Esma Y., Feyza T., Emin Y. isimli öğrenciler çevredeki hastanelere kaldırıldı.
Kaza sonrası yapılan incelemelerde servis sürücüsü Ahmet Can S.’nin ehliyetinin olmadığı öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – RİZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Boğazı’nda içinde 4 kişi ve 1 köpeğin bulunduğu tekne gece saatlerinde battı. Denize düşen 3 kişi ve köpek başka bir tekne tarafından kurtarılırken, 1 kişi denizde kayboldu. Denizde kaybolan Emre Erdoğan’ı (30) arama çalışmaları sürüyor.
Olay, saat 22.00 sıralarında SarıyerTarabya açıklarında meydana geldi. İddiaya göre, içerisinde 4 kişi ve 1 köpeğin bulunduğu tekne henüz bilinmeyen bir nedenle battı. Teknenin batmasıyla 1 kişi gözden kaybolurken, 3 kişi ve köpek yüzmeye başladı. O sırada teknesiyle olayın yaşandığı yere yakın bir noktadan geçen tekne kaptanı Akın Bektaş sesleri duyarak 3 kişiyi ve köpeği kurtararak tekneye aldı. Kurtarılan vatandaşlar ve köpek kıyıya çıkarılarak polis ve sağlık ekiplerine haber verildi. Kıyıya çıkarılan 3 kişinin ve köpeğin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, denizde kaybolan Emre Erdoğan için arama çalışması başlatıldı.
Gece saatlerinde başlayan arama çalışmaları sabah saatlerinde geniş bir alana yayıldı. Arama çalışmalarına Sahil Güvenlik ekiplerinin yanı sıra, Deniz polisi ve İtfaiye ekipleri de katılıyor. Çalışmalar kapsamında yüzey araştırması devam ederken, AFAD ekipleri de drone kamerasıyla çalışmalara katılıyor. Aile üyelerinin de Sarıyer’deki bekkleyişi sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(MUĞLA) – Deniz, Kara, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarının katıldığı KURTARAN-2024 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci ve Basın Günü, senaryo gereği su yüzüne çıkma kabiliyetini yitiren denizaltının kurtarılmasıyla tamamlandı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve ilk kadın amiral Tuğamiral Gökçen Fırat’ın yanı sıra tatbikata 16 ülkeden 35 yabancı gözlemci katıldı.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ev sahipliğinde 24-30 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen KURTARAN-2024 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci ve Basın Günü Marmaris Aksaz sularında yapıldı.
16 ÜLKEDEN 35 YABANCI GÖZLEMCİ
Marmaris Aksaz Limanı’ndan hareket eden TCG ALEMDAR Denizaltısı Akdeniz’e açıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu, ilk kadın amiral Tuğamiral Fırat’ın yanı tatbikata sıra ABD, Azerbaycan, Bangladeş, Bahreyn, Bulgaristan, Brezilya, Fas, Güney Afrika, Hollanda, Malezya, Mısır, Mozambik, Pakistan, Suudi Arabistan, Tayland ve Umman’dan olmak üzere 16 ülkeden 35 yabancı gözlemci katıldı.
Bu yıl yedincisi yapılan tatbikat hakkında bilgi veren Albay Necati Koray Salar; tatbikatın amacının satha (su yüzüne) çıkma kabiliyetini yitiren bir denizaltı gemisi personelinin NATO üyesi ülkeler ve diğer ülkelerin katılımıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki kurtarma unsurlarıyla kurtarılması, NATO üyesi olmayan ülkeler ile denizaltıdan personel kurtarma konusunda yapılabilecek ortak kurtarma faaliyetleri için yöntemler geliştirmesi, denizaltı tahliye ve kurtarma harekatında ortaya çıkabilecek yaralanma senaryolarına uygun tedavilerin yapılması olduğunu belirtti. Salar devamında “Kurtaran-2024 Tatbikatı, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından planlanan, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı tarafından icra edilen ve bu yıl yedinci olarak Marmaris/Aksaz bölgesinde icra edilen fiili denizaltından personel kurtarma tatbikatıdır. Tatbikat süresince üç farklı sahada dibe oturmuş üç denizaltıya milli kurtarma gemileri müdahalede bulunulacaktır. Tatbikatın hedef kitlesi denizaltı arama kurtarma harekatında görev alan yüzer, dalar, uçar unsurlar ve teşkil edilmiş karargahlardır” dedi.
207 METRE DERİNLİĞE KADAR PERSONEL KURTARILMASI
Tatbikatta kullanılan Deniz, Hava, Kara Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesindeki platform ve sistemlere ilişkin bilgi veren Albay Salar, “Tatbikatın fiili safhası; 25 Nisan 2024 tarihinde denizaltı harekat kontrol makamınca verilen alarm mesajı ile başlamış, tatbikata iştirak eden arama kurtarma birlikleri, Aksaz Deniz Üssü’nden ileri hareket ettirilerek, satha çıkma kabiliyetini yitirmiş denizaltının aranması, tespiti ve teşhisi faaliyetleri icra edilmiştir” dedi. Salar, denizaltıdan personel kurtarma çanı ile yüzeye çıkma kabiliyetini yitiren denizaltı gemisinden bir seferde 6 personel olacak şekilde 207 metre derinliğe kadar personel kurtarılabildiğini söyledi.
Ardından Oramiral Tatlıoğlu ve beraberindeki heyet TCG ALEMDAR’da konuşlu ve tatbikatta kullanılan sistemleri inceledi. Tatbikat senaryosu gereği su yüzüne çıkma kabiliyetini yitiren denizaltı kutarıldı. TCG ALEMDAR’da bulunan uzaktan kumandalı sualtı aracı (ROV) ile tespit edilen cisimlerin denizaltı olup olmadığı ve yüzeyinde hasar bulunup bulunmadığı saptandı. Deniz yüzeyine çıkamayan denizaltının konumu sonar cihazlarıyla tespit edildi. Ardından birinci sınıf dalgıçlar aracılığıyla denizaltıya acil yaşam destek paketleri ulaştırıldı. Denizaltındaki iki yaralı tahliye edilerek gemiye getirildi. Gemiye getirilen yaralılara tıbbi müdahale yapılarak, tetkik ve basınç odası tedavileri uygulandı.
TATLIOĞLU: TATBİKATTA İMKAN VE KABİLİYETLERİMİZİN YETERLİLİĞİNİ GÖRDÜK
Tatbikat kapsamındaki senaryonun sona ermesinin ardından askerlere hitap eden Tatlıoğlu, personelin tatbikatı başarıyla icra ettiğini belirtti. Türk Deniz Kuvvetleri’nin dalgıçlık tarihinin 17’nci yüzyıla uzandığına dikkati çeken Tatlıoğlu, “17’nci yüzyılda Gelibolu civarında yaptığımız dalgıçlık çalışmaları bilinmekte. 1877-1878 Osmanlı-Rus harbinde dalgıçlarımız mayın tespit etme görevlerinde bulunmuşlardır” dedi. 1889 yılında Japonya’ya gönderilen Ertuğrul Fırkateyni’nde de dalgıçların olduğunu kaydeden Tatlıoğlu, 1951’de ABD’den alınan Kurtaran gemisi vasıtasıyla kurtarma faaliyetlerinin yapıldığını anımsattı. Tatlıoğlu devamında şöyle konuştu:
“Bugün itibariyle milli ve yerli olarak hem gemilerimizi hem gemilerimizdeki kurtarma cihazlarımızı milli ve yerli imkanlarla yaptık ve üç adet gemimizi de Alemdar, Akın ve Işın gemimizi de bu tatbikatta satha çıkma kabiliyetini kaybetmiş 3 adet denizaltıdan personel kurtarmak için kullandık. 3 bin metre derinliğine kadar dipteki enkazları ve batıkları tespit etme kabiliyetine sahibiz. 600 metre derinlikteki denizaltıya oksijen gönderebilme kabiliyetine sahibiz. Atmosferik dalış elbiselerimizle 365 metreye dalıyoruz ve 207 metre derinliğindeki bir denizaltıdan denizaltı çanımız vasıtasıyla altışar kişi olmak üzere su üzerine gelme kabiliyetini kaybetmiş olan denizaltıdan personel kurtarabiliyoruz. Bugün bu yapmış olduğumuz tatbikatta bu imkan ve kabiliyetlerimizi kullandık. İmkan ve kabiliyetlerimizin yeterliliğini gördük.”
Tatlıoğlu’nun ardından söz alan Tuğamiral Gökçen Fırat ise tatbikatın bu yıl yedincisinin düzenlendiğini anımsatarak “Bu tatbikat 2021 yılında Dynamic Monarch NATO denizaltı arama, kaçış ve kurtarma tatbikatı ile gerçekleştirilmiş, Türk donanması da 2017 yılında Dynamic Monarch’a ev sahipliği yapmıştı” dedi.
]]>Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde vargel sisteminin bulunduğu ve 55 kişilik çift kabinli teleferik istasyonundaki tatbikatta senaryo gereği arıza durumunda teleferikte mahsur kalan vatandaşları kurtarmaya yönelik tahliye işlemi gerçekleştirildi. Tatbikatta itfaiye ekipleri de yer alırken, güvenlik önlemleri eşliğinde kabinde yer alan tahliye kapağının açılmasıyla yolcular halat yardımıyla futbol sahasına indirildi.
Başarılı geçen tatbikatla ilgili açıklamalarda bulunan istasyon görevlisi Ömer Faruk Abak, her yıl en az 3 kere tatbikat gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Abak “Buradaki teleferik sistemleri zaten dünyanın en güvenli sistemlerinden bir tanesi. Vargel Sistemi. Bu sistemde kurtarma malzemeleri teleferik kabininin içinde oluyor. Bizim olası bir durumda teleferiğimiz duruş yaşadığı zaman dışarıdan herhangi bir müdahale olmadan kurtarma yapabiliyoruz. Kurtarma malzemeleri kabinin içinde olduğu için de biz anında kabin içerisindeki operatör arkadaşımız hemen kabin içindeki misafirlerimizi tahliye edebiliyor. Yani en az beş dakikada operasyona başlamış oluyoruz” dedi.
“İki kabinde de aynı anda kurtarma operasyonuna başlayabiliyoruz”
Teleferik istasyonunda bulunan iki kabinde aynı anda kurtarma operasyonu başlatabildiklerini kaydeden Abak, “Kurtarmayla alakalı personellerimiz her yıl iş güvenlik uzmanlarımızdan yüksekte çalışma eğitimi alıyorlar, bunlarla alakalı eğitiliyorlar, her an denetleniyorlar. Mesela elektrik gitti, burada jeneratörümüz var. Jeneratör bozulduğu zaman dizel tahliye edebilecek ekipmanlarımız var. Şu anki tatbikatta da kabin gidecek. Kabin içinde operatör arkadaşlarınız olacak. Kabine 5 ya da 6 misafir alacağız. Bir kurtarma senaryosu yapacağız. Yüz metre ileride bir futbol sahası var. Oranın içine indireceğiz yolcularımızı. Aşağıdan tahliyesini yapacağız. Bununla beraber jandarma ve itfaiye ekiplerimiz de burada bize destek olacak. İki kabinin aynı anda arıza verirse sistem birbirine bağlı, kabinlerin biri giderken öteki de aşağıya geliyor. Vargel sisteminde bu süreç böyle. İki kabinde de bu kurtarma sistemleri mevcut. İki kabinde de kurtaracak arkadaşlarımız mevcut. Yani iki kabinde de aynı anda kurtarma operasyonuna başlayabiliyoruz” şeklinde konuştu.
“Bir yolcuyu ortalama 5 dakikada tahliye ediyoruz”
“Vargel Sisteminde bu kabinlerde ortalama 55 kişi taşıyoruz” diyen Abak, “Bu sistemin dışındaki sistemlerde kurtarma ekipmanları dışarıdan geliyor. Kurtarıcı önce direğe çıkıyor, sonra kabine inip yolcuyu kurtarıyor. Fakat bizim ekipmanlarımız kabinin içerisinde olduğu için anında müdahale edebiliyoruz. Bir yolcuyu ortalama 5 dakikada tahliye ediyoruz. Tabi bu süre bulunulan yüksekliğe göre de değişiyor. Kabinlerimizin düşme ihtimali diğerlerine sıfır çünkü burası Sanayi Bakanlığı tarafından denetlenen bir kurum. Ayrıca Türkiye Makine Mühendisleri Odası’ndan da bizi denetliyorlar. İnanılmaz kontroller yapılıyor. Ayrıca bu şirketin yani firmasının kendi denetimleri, denetmenleri tarafından da gelip denetleniyor” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>Marmara Depremi’nin en çok etkilediği illerden Yalova’da arama kurtarma çalışmaları konusunda oluşan farkındalık, örnek proje olarak gösterilen eğitim alanıyla farklı bir boyuta taşınacak.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Yalova Valiliği ve Yalova Üniversitesi işbirliğiyle yerleşkede ilk etap inşaatı süren eğitim alanında, deprem öncelikli olmak üzere, su altı kurtarma, derin ve yüksek kurtarma, yangın, trafik, çadır yapımı konularında uygulamalı eğitimler gerçekleştirilecek.
Teorik eğitimlerin de verileceği, aynı anda 6 tatbikatın yapılabileceği Kentsel Arama Kurtarma Eğitim Alanı’nın yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.
Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, AA muhabirine, eğitim alanıyla, Türkiye’nin birçok yerinden insanların gelerek burada tüm alanlarda eğitim alabilmesinin önünün açılacağına inandığını söyledi.
Bahçekapılı, özellikle küresel ısınmanın etkisiyle yaşanan sel felaketleri ve Türkiye’nin gerçeği depremler sonrası için arama kurtarma eğitimi almış kişilerin sayısının yetersizliğinin, önemli bir eksiklik olduğunu dile getirdi.
Bu tür olaylar yaşandığında insanların daha nitelikli ve işlevsel şekilde kurtarılması amacıyla birtakım teorik ve uygulamaya yönelik eğitim programlarının gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret eden Bahçekapılı, “Genelde bu programların birbirinden ayrı, bağımsız yapıldığını görüyoruz. Burada Yalova Üniversitesi, Yalova Valiliği ve AFAD ile bir proje geliştirdik. Bizler bu anlamda yer temini sağlarken ve birtakım yeni alanların oluşmasına da katkı verirken, AFAD özellikle bu binaların inşa edilmesi noktasında çok ciddi şekilde bize destek sağlıyor.” diye konuştu.
“Bu hem bizim hem AFAD’ın hayal ettiği bir proje”
Rektör Bahçekapılı, projeyi planlarken sadece kurtarma üzerine bir alan kurmak yerine daha fazla etkinin bir arada bulunacağı bir yapıyı hedeflediklerini vurguladı.
Eğitim alanının önemli bir işlev göreceğini anlatan Bahçekapılı, şöyle devam etti:
“Özellikle deprem sonrası enkaz altından, yüksek derinliklerden insanların kurtarılması, yangın gibi felaketler sırasında insanların nasıl kurtarılabileceği, diğer taraftan trafik kazalarında insanların hayatlarını kurtarma adına yapılacak faaliyetlerin öğretildiği trafik kazası uygulama alanı ile bunların yanında teorik bilgilerin önceden verildiği bir eğitim alanı inşa ediyoruz. Ayrıca bunların yanında çadır eğitim alanı da var. Özellikle deprem yaşandığında zamanla yarışılıyor ve insanlarımızın belirli bir noktaya konumlandırılması gerekiyor. Bunun da eğitiminin verildiği çok kompleksli, aynı anda 6 uygulamanın yapılabildiği bir merkez inşa etme kararı aldık. Sadece Yalova için değil, ülkemizde yaşanan veya yaşanabilecek her türlü afet durumlarında destek sağlayabilecek ve bu anlamda bu desteğe katkı sağlayabilecek insanların eğitimi noktasında son derece önemli bir hizmet vereceğini düşünüyoruz.”
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden sonra 50 kişilik arama kurtarma ekibiyle Hatay’a gittiklerini dile getiren Bahçekapılı, üniversitelerinde 18 bin öğrencinin bulunduğunu ve onların da kurulacak eğitim alanından faydalanabileceğini belirtti.
Sistem tam teşekküllü faaliyete geçtiğinde üniversitelerindeki her öğrencinin birer AFAD gönüllüsü olacağını aktaran Bahçekapılı, şunları kaydetti:
“Rabb’im felaketlerden hepimizi korusun ama yaşandığında da kurtarma noktasında harekete geçebilecek AFAD gönüllüleri için bu merkez son derece önemli olacak. Çünkü sadece tek bir kurtarma alanı projesi değil, birçok farklı afet durumunda yaşanabilecekler noktasında kurtarma organizasyonlarının yapılabilmesine ve bu alanda çalışacak insanımızın yetiştirilmesine katkı sağlayacak. Burası tamamlandığında sadece bizim üniversitemizin öğrencilerinin değil, ülkemizin birçok şehrinde bu işe gönül verenlerin de buraya gelip eğitim alabilme imkanı doğacak. Burası sadece yerel için değil ülkenin tamamı için hedeflenmiş bir proje olacak. Bu hem bizim hem AFAD’ın hayal ettiği bir proje.”
]]>İlçenin Kayaönü köyü mevkisinde özel bir krom madeninde göçük meydana geldiği ihbarı üzerine bölgeye jandarma, 112 Acil Sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Göçük altında kalan işçilerin kurtarılması için çalışma başlatıldı.
Valilikten yapılan açıklamada, saat 10.04’te özel bir şirkete ait krom maden işletmesinde meydana gelen göçükte 4 işçinin göçük altında kaldığı bildirildi.
Yapılan ilk müdahale neticesinde 3 işçinin kurtarıldığı ifade edilen açıklamada, 1 işçinin kurtarılması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Açıklamada, olayla ilgili adli ve idari tahkikat başlatıldığı kaydedildi.
Elazığ Valisi Ömer Toraman, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, Palu Kaymakamı Hulusi Teke ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Evren ile maden ocağında yürütülen kurtarma çalışmalarını yerinde takip etti.
4’üncü işçi de kurtarıldı
Ekiplerin çalışmaları sonucu 4’üncü işçi de göçük altından çıkarıldı. İşçi, hastaneye kaldırılmak üzere ambulansa alındı.
Vali Toraman, gazetecilere, göçüğün ilk anında bir işçinin kurtarıldığını, arama kurtarma ve tahlisiye ekiplerinin yoğun gayretleri neticesinde 2 işçinin daha yaralı olarak çıkarılarak, hastaneye sevk edildiğini belirtti.
4’üncü işçinin kurtarılması için yürütülen çalışmalara değinen Toraman, şunları kaydetti:
“Sıkışmadan mütevellit çalışılması zor bir alan olduğu için arama kurtarma ve tahlisiye ekiplerimiz de yeni bir sıkıntıya yol açmamak için emniyetli bir şekilde çalıştı ve 4’üncü işçi kardeşimize de ulaştılar. Onunla göz ve sözlü temas sağladılar. Göçükten kaynaklanan malzemeyi bertaraf etmeye çalışarak kendisine ulaştılar. İşçi kardeşimize bulunduğu yerde ilk tıbbi müdahaleyi UMKE gerçekleştirdi. Hamdolsun bilinci açık, şuuru yerinde, hayati tehlikesinin olmadığını değerlendiriyoruz, ilk tespitlere göre. Böylece göçük altında kalan 4 işçimizin tamamını kurtarmış olduk.”
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı yetkililerinin de olayı yakından takip ettiğini ifade eden Toraman, sürekli olarak gelişmelerle ilgili kendilerini bilgilendirdiklerini bildirdi.
Toraman, destek veren tüm ekiplere teşekkür ederek, “Çok şükür can kaybı olmaması en büyük tesellimiz. Palu Cumhuriyet Savcılığı tarafından adli tahkikat da sabah itibarıyla başlamıştı. Bir taraftan o da devam edecek. Ayrıca idari tahkikatlar da yürütülecek. Hiç kimsenin tereddüdü olmasın. Bu konular en ince ayrıntısına kadar tetkik edilecek, incelenecek ve durum ne ise bütün açıklığıyla ortaya konulacaktır. Bundan kimsenin endişesi olmasın.” dedi.
Toraman, yaralanan işçilere acil şifa, ailelerine ve sevenlerine geçmiş olsun dileyerek, bu ve benzeri kazaların bir daha yaşanmamasını temennisinde bulundu.
Gazetecilerin göçüğün nasıl meydana geldiğine ilişkin sorusu üzerine Toraman, şunları söyledi:
“Adli ve idari tahkikat yürüyor ama ilk tespitler bir tahkimat göçüğü olduğu şeklinde. Bu bir krom madeni ocağı, dolayısıyla kömür madeni ocaklarıyla karıştırmamak lazım. Dolayısıyla bir tahkimat çöküntüsü neticesi bir göçükle karşı karşıya olduğumuzu ifade ettiler. Hamdolsun, tahlisiye, arama kurtarma ekiplerimiz burada Eti Krom başta olmak üzere civarda faaliyet yürüten bütün maden şirketleri yardıma koştular, arama kurtarma faaliyetlerine bizzat katıldılar ve başarılı bir şekilde 4 kardeşimizi de göçük altından çıkarmanın mutluluğunu bize yaşattılar. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”
Öte yandan Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları da kurtarılan işçileri tedavi gördükleri hastanede ziyaret etti.
Şerifoğulları, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alınan yaralı işçileri ziyaret ettiklerini belirterek, “Maden ocağında meydana gelen göçükten yaralı olarak kurtarılan ve tedavi altına alınan madenci kardeşlerimizi ve ailelerini ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Rabb’im acil şifalar versin.” ifadelerini kullandı.
]]>Belediyeden giden mesai arkadaşlarının depremin yıldönümünde Litvanya arama kurtarma gönüllülerine selamlarını ve teşekkürlerini ilettiğini hatırlatan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, “Litvanya İçişleri Bakanlığı Yangından Korunma ve Kurtarma Dairesi Başkanlığına gerçekleştirilen ziyarete Melikgazi Belediye Başkan Yardımcımız Turan Akdağ ve beraberindeki heyet ile ülkemizin Litvanya Büyükelçisi Barış Tantekin ve büyükelçilik heyeti katıldı. 6 Şubat depremlerinde birçok insanımız enkaz altında kalarak can verdi. Bizler Melikgazi Belediyesi olarak deprem günü afetin yaşandığı bölgelere hızlıca ulaştık. Asrın Felaketinde tüm dünyadan ülkemize yardım ekipleri hızlıca ulaştı. Litvanya da bu ülkelerden biriydi. Litvanya’dan 42 kişilik bir ekip askeri uçakla deprem bölgesine geldiler. İşbirliklerimizin dostluklar ve barış içinde devam etmesini diler, Litvanyalı arama kurtarma gönüllülerini teşekkür ederim. Yaşadığımız kötü günde Litvanya’nın dostluğunu ve desteğini asla unutmayacağız” dedi.
Türkiye’ye yardıma gelen ekip ile tanışmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Melikgazi Belediye Başkan Yardımcısı Turan Akdağ ise, “Yardımlarınız için hepinize teşekkür ederiz. Ülkemizin en zor günlerinde bize yardımcı oldunuz. Deprem günü Türkiye’nin en soğuk günüydü ve kar yağmaya başladı. Bu zorlu şartlarda bizlerle birlikte olduğunuz için sizlere teşekkür ediyor ve Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Palancıoğlu’nun selamını iletiyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye Büyükelçisi Barış Tantekin ise yardımlarından dolayı Litvanya uluslararası kurtarma ekibi üyelerine teşekkür ederek, “Geçen yıl ocak ayında görevime başladım ve bir hafta sonra 6 Şubat’ta Türkiye’de deprem meydana geldi. İlk günlerde diğer ülkelerden kurtarma ekiplerine büyük ihtiyaç duyuldu. Litvanya 42 kişilik bir ekibi askeri uçakla deprem bölgesine gönderdi. Ülkemize yardım ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Umarım sadece afet zamanlarında değil, iyi günlerde de iş birliğimizi sürdürürüz” diye konuştu.
Litvanya İçişleri Bakanlığı Yangından Korunma ve Kurtarma Dairesi Başkanlığı Departman Direktörü Saulius Greiius da şunları söyledi:
“Seçkin konukları burada, Litvanya’da görmekten çok memnunuz. Deprem sonrasında Türk yetkililerle yakın iş birliği yaptık. Bir kez daha deprem mağdurlarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bu tür afetlerde iş birliği yapmak zorunda kalmak canımızı acıtıyor ama umarım gelecekte her iki ülkenin itfaiye ve kurtarma hizmetleri güçlendirilerek iş birliği geliştirilir. Türkiye’de arama kurtarma çalışmaları yürüten Litvanya uluslararası kurtarma ekibimiz kurtarma çalışmaları sırasında Türk halkının sıcak ilgisini, samimiyetini ve yardımlarını hala hatırlıyor. Türkiye’den dönüşte birçok Türk vatandaşı bizi havalimanında karşıladı, teşekkür etti. Ülkemize bir felaket gelirse Türkiye’den gelecek ekiplerin de bize yardım edeceğini biliyoruz.”
Litvanya Uluslararası Kurtarma Ekibinin Komutanı Gediminas ukta ise kendilerini hatırlayan ve olay yerinde Türk halkının sağladığı yardımlar için ziyarete gelen Türk heyete teşekkür ederek, çok samimi ve açık sözlü insanlarla tanıştıkları için mutlu olduklarını dile getirdi. – KAYSERİ
]]>“Asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerden sadece birkaç saat sonra Türkiye’ye kara yolu ile geçen Gürcistan Acil Durum Yönetim Servisinin arama kurtarma ekibi, 7 Şubat’ta Adıyaman’da çalışmaya başladı.
Türkiye’deki görevleri hakkında Anadolu Ajansı (AA) muhabirine konuşan Acil Durum Yönetim Servisinin yöneticileri, afet bölgesinde yaşadıklarını aktardı.
Gürcistan Acil Durum Yönetim Servisi Başkanı Tümgeneral Temur Mgebrişvili, “Gerçekten sadece birkaç saat sonra 60 kişiden oluşan ilk ekibimiz 6 Şubat’ta Türkiye sınırından (kara yoluyla) geçti.” dedi.
Ayrıca yine 6 Şubat’ta Gürcistan’dan ikinci 40 kişilik ekibinin Türkiye’ye gittiği bilgisini paylaşan Mgebrişvili, birkaç gün boyunca Gürcü ekiplerinin Adıyaman’da, daha sonra ise Antakya’da göreve devam ettiğini söyledi.
Dönemin Gürcistan Başbakanı İrakli Garibaşvili’nin afet bölgesine gelerek arama kurtarma çalışmaları hakkında bilgi aldığını hatırlatan Mgebrişvili, şu ifadeleri kullandı:
“Gerçekten çok zor dönemdi. Ekiplerimizin, deprem de dahil doğal afetlere karşı mücadele etme konularında her türlü eğitimi görmelerine ve hazırlıktan geçmelerine rağmen bu bizim için zordu. Ekiplerimizin, bu zorluğu onurlu ve cesurca karşıladıklarını düşünüyorum.”
Bölge halkının zor durumda olmasına rağmen arama kurtarma ekiplerine misafirperverlik gösterdiğine dikkati çeken Mgebrişvili, “Şunu da ayrıca belirtmek gerekir ki, afet bölgesinde durum çok ağırken, ekiplerimiz yerel halkın saygısını sürekli hissetti ve bu durum kurtarıcılarımızı daha da cesaretlendirdi.” değerlendirmesini yaptı.
“Türkiye bize önemli destek veriyor”
Kurtarma ekiplerinin çalışmalarında uzmanlaşmak amacıyla Türkiye tarafıyla yakın işbirliği içinde bulunduklarını aktaran Mgebrişvili, “Gerek ekipman imkanlarının artırılması gerekse eğitim vermek için Türkiye bize önemli destek veriyor.” dedi.
Mgebrişvili, Gürcistan’daki orman yangınlarında Türkiye’nin özel uçaklarla yardım ettiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Elbette 6 Şubat 2023’teki felaket, orman yangınları ve diğer doğal afetler gibi durumlarda karşılıklı işbirliği ve hızlı yardım büyük önem taşıyor. Bu alanda her şey iki komşu olan Türkiye ile Gürcistan arasındaki stratejik ortaklığa göre ayarlanmış durumda.”
Deprem enkazından ilk kurtarma 7 Şubat’ta gerçekleşti
Türkiye’de afet bölgesinde görevli Gürcü ekiplerin koordinatörü Gürcistan Acil Durumlar Yönetimi Servisi Yangın ve Kurtarma Kuvvetleri Dairesi Başkan Yardımcısı Albay Mamuka Sepiaşvili, 6 Şubat depremlerini “bölgedeki son yüzyılın en büyük depremi” olarak nitelendirdi.
Gürcistan’dan 6 Şubat’ta yola çıkan ilk ekibin sonraki gün göreve başladığını dile getiren Sepiaşvili, şunları anlattı:
“Oraya vardığımızda çok ağır bir durumla karşılaştık. Evlerin neredeyse tamamı yerle bir olmuştu ve vatandaşlar yardım istiyordu. Orada görev yapmak son derece zordu. Orada çok zor anlar yaşandı. Tüm bunları söz ile aktarmak benim için bile oldukça zor. 7 Şubat’ta Adıyaman’a vardık ve aynı gece kurtarıcılarımız bir vatandaşı molozların arasından kurtardı.”
Sepiaşvili, Gürcü ekiplerin bu büyüklükteki bir deprem bölgesinde daha önce hiç çalışmadığını ancak bütün zorluklara rağmen görevlerini en iyi şekilde yerine getirdiğini belirtti.
“Türk halkının misafirperverliğini her adımda görüyorduk”
Bölge halkının büyük destek verdiğini aktaran Sepiaşvili, şu ifadeleri kullandı:
“Görevimizin ilk gününde ekibimizin bir kadını kurtarması bize büyük motivasyon verdi. Molozların altından insanların cansız bedenlerinin çıkarılmasında çok zor anlar yaşanıyordu. Türk halkı çalışmalarımızı çok takdir ediyordu. Halkın misafirperverliğini her adımda görüyorduk. Biz araçlarla konvoy halinde hareket ederken, ağır durumda kalan halk bizi sık sık durdurup içme suyu ve yemek ikram ediyordu. Çok net hatırlıyorum 9 yaşındaki bir erkek çocuğunu arıyorduk ve çocuğun babası bize sürekli çay getiriyordu.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, depremlerin ardından başlatılan arama kurtarma faaliyetlerine sağladığı katkılarından dolayı kendisine sertifika ve üstün fedakarlık nişanı takdim ettiğini belirten Sepiaşvili, sözlerini şöyle tamamladı:
“Erdoğan’ın, üstün fedakarlık ödülünü bizzat takdim etmesi, büyük bir mutluluk ve onurdu. Çalışmalarımızı takdir eden Türk tarafına ve tüm Gürcü kurtarma ekiplerine yoğun çalışmalarından dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bu ödül, tüm kurtarma ekibimize ait.”
]]>6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen, asrın felaketi olarak nitelendirilen ve pek çok kentte yıkıma yol açan depremlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Kahramanmaraş merkezli meydana gelen deprem nedeniyle 11 ilde çok sayıda yapı yıkılırken, 10 binlerce kişi de hayatını kaybetti. Depremin merkezi olan Kahramanmaraş’ta Çayeli Bakır İşletmelerinde çalışan madenciler günlerce arama kurtarma çalışmalarında görev yaptı. Bölgede çalışan madenciler, çok sayıda vatandaşı enkazdan sağ kurtardı.
“Bizi kurtarın sesleri geliyordu, ortam çok kötüydü”
Arama kurtarma çalışmaların görev yapan madencilerden Mehmet Uzun, “Biz Kahramanmaraş’ta Trabzon Caddesine gittik. Çok kötüydü. Her yer darmadağındı. Zaten Kahramanmaraş’a girerken yollar 3-4 metre sağa veya sola kaymıştı. Biz gece 11-12 civarlarında vardık. Biz oradan kurtarmaya başladık. Ayakta çok az ev vardı. Her taraftan ‘Bizi kurtarın’ sesleri geliyordu, ortam çok kötüydü. Biz ilk gittiğimiz gün sahada doğru düzgün kimse yoktu. Bizde de ekip kısıtlıydı. 8-10 kişi falandık. Ekipleri bölmüştük. Yanımıza bir kadın geldi. ‘Babam şurada babamı kurtarın’ diyordu. Bir türlü fırsat bulamamıştık. 2. günün akşamına doğru fırsat bulduk. Bizim arkadaşları çağırdım. Nokta yerini söylüyordu. Binanın en üst katındaydı. Tablaya çıktık. Beton o kadar zayıftı ki 3-4 kazma darbesiyle betonu kırdık. Babasını tarif ettiği yerden çıkarttık. Yani o kadının mutluluğu, insanların mutluluğu, o duygu seli bambaşkaydı” ifadelerini kullandı.
“İnsan hayatını kurtarmak tarif edilecek bir duygu değil”
Enkaz altından insanları canlı bir şekilde kurtarmanın duygusunu sözlerle anlatılamayacağını vurgulayan Uzun, “İnsan hayatını kurtarmak tarif edilecek bir duygu değil. İlk gün çok duygusal geçti. Sağdan soldan alkışlar geliyordu. Biraz da insan duyguyu yitiriyor. Biraz zaman geçtikten sonra insan hepten kurtarmaya odaklanıyor. Kelimelerle anlatılacak duygular değil. Her taraf yıkılmıştı. Başını sokabileceğin hiçbir yer yok. Lavabo ihtiyacını karşılayabileceğin hiçbir yer yok. Biz sokaklarda yattık. Açlık falan hiç aramadık” şeklinde konuştu.
“Orada ölü gördüğümüz bütün çocuklar annelerine sarılmıştı”
Enkaz altında kalan ve annelerine sarılı olarak hayatını kaybeden çocuklardan çok etkilendiğini belirten İbrahim Şeker, “Deprem olduğu sabah biz yola çıktık. Gece 11’de hava şartları kötü olsa da oraya gittik. Bölgeyi gördüğümüzde daha çok şoke olduk. Her taraf yıkılmıştı. İnsanlar bizi gördüğünde yardım etmeye çalıştı. Jandarmamız, polisimiz bize yardım etmeye çalıştı. Çaresizce orada insanların sesleri duyuluyordu ama müdahale edemiyorlardı. Bizde olay yerine gittik. Hemen ekipmanlarımızı hazırladık. Ben orada 9 gün kaldım. Kaldığım sürede yorulduğumu bile hatırlamıyorum. Amacımız insanları kurtarmaktı. Elimizden geldiğince kurtarmaya çalıştık. Anlatılacak bir duygu gibi görülmüyor ama bizi en çok etkileyen çocuklardı. Orada enkazın altında hamile kadın vardı. Eşi kadının öldüğünü biliyordu ama bizden çıkartmamızı istedi. Normalde biz ölüye ilk günler hiç bakmadık ama onu aldık. O olay beni çok etkilemişti. Bir de çocuklar bizi çok etkilemişti. Bir enkazda çalışırken polisler bize yardımcı oluyordu. Çocuğu kurtardığımız zamanlarda kim kucaklayacak diye şaşırıyorduk. Çocuklar genelde annelerine sarılıp uyur. Orada ölü gördüğümüz bütün çocuklar annelerine sarılmıştı” dedi. – RİZE
]]>DEPREM GÜNÜ NELER YAŞANDI?
6 Şubat itibariyle yaşanan süreç hakkında ayrıntılı bilgi veren Bakan Yerlikaya’nın açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde:
“AFAD depremden sadece 45 dakika sonra saat 05.02’de ise en üst seviye olan ve uluslararası acil yardım çağrısını kapsayan 4. Seviye acil durum ilan etti. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla felaketlerin yaşandığı her ile koordinasyonu sağlamak üzere Kabinemizin tüm bakanları görevlendirildi.
Saat 05.45’te valilerimizin deprem bölgelerine gitmeleri talimatı verildi. İllerdeki mevcut yöneticilerimizi desteklemek üzere 59 valimiz, 8 vali mülkiye başmüfettişimiz, 47 mülkiye müfettişimiz, 302 kaymakam ve vali yardımcımız ile 292 kaymakam adayımız yani toplam 708 mülki idare amirimiz deprem bölgesine hareket ettiler. Yine saat 05,45’te bölgeye arama ve kurtarma personeli ile AFAD gönüllüleri ve iş makineleri sevk edilmeye başlandı.
Saat 07.57’de İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan uçaklar Adana Havalimanı’na arama kurtarma personeli ile ağır tonajlı arama-kurtarma araçlarını ulaştırmak için havalandılar. Saat 11.25’te deprem bilgelerinde ilk bireysel çadırlar kuruldu. Birinci depremden 9 saat sonra saat 13.24’te Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde ikinci bir depremle daha sarsıldık. Bu yıkıcı depremden sonra da hem arama-kurtarma çalışmalarımız hem de yardımların sevkiyatı aralıksız devam etti.
“53 BİN 537 CANIMIZI YİTİRDİK”
Maalesef 6 Şubat’ta milletçe asrın felaketini yaşadık. 120 bin kilometrekarelik alanda 11 il, 124 ilçe, 6929 köy ve mahallede ağır yıkımlara neden olan bu depremlerde 53 bin 537 canımızı yitirdik, 107 bin 213 vatandaşımız da yaralandı. 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen depremler etki alanı bakımından dünya literatürüne geçti.
“650 BİN PERSONEL GÖREV YAPTI”
Depremin daha ilk anında yoğunlaştığımız iki alan vardı. Biri arama-kurtarma faaliyetleri diğeri ise geçici barınma hizmetleri. Depremler sonrasında maalesef 38 bin 901 bina yıkılmıştı. Bu binaların tamamında arama içinde yaşam olduğu belirlenen 26 bin binada arama-kurtarma faaliyeti yürütüldü. 11 bin 488’i uluslararası, 35 bin 250’si arama-kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı. Ayrıca yürütülen bu çalışmalarda 20 bin araç ve iş makinesi, 141 helikopter, 182 uçak ve 23 gemi görevlendirildi.
Uçak ve helikopterlerimiz toplam 17 bin 500 sorti yaptı. Enkaz altından kurtarılan her canımız yaşanan her mucize, bir bebeğin hayata tutunma azmi, bir annenin yavrusuna kavuşma mutluluğu tüm bu unutulmaz anlar sahada arama-kurtarma çalışması yapan arkadaşlarımızı daha da gayretlendiriyor, bizleri de daha da umutlandırıyordu.
“3 MİLYON 549 BİN AFETZEDEMİZİ TAHLİYE ETTİK”
Önce çadırlar kuruldu. Bölgeye 1 milyon çadır sevk edildi. Bunların bir kısmı bireysel olarak dağıtıldı. 350 çadır kent alanında 645 bin çadır kuruldu. Yaklaşık 2,5 milyon afetzedemize buradalarda geçeci olarak barınma imkanı sağlandı. Tüm bunlar yapılırken depremden etkilenen ve yakınlarının yanlarına gitmek isteyen 3 milyon 549 bin afetzedemizin tahliyesini sağladık. Türk Hava Yollarımız bu dönemde 13 bin 701 sefer ile 2 milyonu aşkın yolcu taşıyarak unutulmaz bir tarih yazdı. Aynı zamanda THY, 712 kargo seferi ile 32 bin 770 ton yardım malzemesini deprem bölgesine ulaştırdı.”
]]>