Kuru – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 30 Jul 2024 07:48:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Diyanet İşleri Başkanlığı, yemek ihalesi iddialarını yalanladı https://www.haber28.com.tr/diyanet-isleri-baskanligi-yemek-ihalesi-iddialarini-yalanladi/ https://www.haber28.com.tr/diyanet-isleri-baskanligi-yemek-ihalesi-iddialarini-yalanladi/#respond Tue, 30 Jul 2024 07:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28464 Son günlerde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş için kiralanan lüks otomobille kamuoyunda gündemden düşmeyen Diyanet bu kez özel yemek listesiyle gündeme geldi. Bir gazetede yer alan habere göre Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Elazığ’da aday din görevlileri için düzenlediği yemek ihalesinde kurumun “özel yemek” listesi olduğu iddia edildi. Buna göre haftanın dört günü kebap, iskender, biftek gibi etin hakim olduğu yemekler ana yemek olacak, sebze yemeklerinde ise yeterli et olacak. Diyanet’ten yapılacak açıklamada ise aday din görevlileri için gerçekleştirilen yemek ihalesinin çarpıtıldığı ve kamuoyunun yanıltıldığı belirtildi.

DİYANET’TEN “BİR KUŞ SÜTÜ EKSİK” HABERLERİNE YALANLAMA

Diyanet İşleri Başkanlığı, bir gazetede yer alan, aday din görevlileri için yapılan yemek ihalesiyle ilgili iddianın gerçeği yansıtmadığını, haberle alakalı hukuki yollara başvurulacağını bildirdi. Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamada, bugün bir gazetede “Bir kuş sütü eksik” başlığıyla yayımlanan haberde Diyanet Akademisi Elazığ Harput Dini İhtisas Merkezi’nde 26 Mart’ta aday din görevlileri için gerçekleştirilen yemek ihalesinin çarpıtıldığı ve kamuoyunun yanıltıldığı belirtildi.

İhalenin, Devlet İhale Kanunu ve Aday Din Görevlileri İstihkak Yönetmeliği’ne uygun şekilde açık ihale yöntemiyle gerçekleştirildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Aday din görevlilerinin eğitiminin yapıldığı 28 akademi merkezinden 6’sında yemek hizmeti alımı yapılmaktadır. 6 akademi merkezinin kişi başı günlük azami (KDV dahil) 375 lirayı aşmayacak şekilde yapılacak hesaplamada ortaya çıkan toplam tutarı üzerinden hizmet alımı başlatılmıştır. Elazığ Harput Akademi Merkezi’nde yapılan ihaleye verilen 7 tekliften 4’ü geçerli sayılmıştır. Böylece 210 günlük, 190 aday din görevlisi için günde 3 öğün olarak yapılan ihale, kişi başına belirlenen azami 375 liranın altında kalıp 325 lira (KDV hariç) olarak belirlenmiştir.”

“HUKUKİ YOLLARA BAŞVURULACAKTIR”

Açıklamada, haberin içeriğiyle ilgisinin bulunmamasına rağmen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın 2023 Hac döneminde, 24 Haziran 2023’te Mekke’de hacıların yemeklerinin hazırlandığı mutfağın denetimi sırasında çekilen fotoğrafının da kullanıldığı bildirildi.

Haberde Erbaş’ın fotoğrafı kullanılarak kamuoyu nezdinde olumsuz algı oluşturulmaya çalışıldığının görüldüğü belirtilen açıklamada, “Gazetenin çarpıtma haberiyle ilgili olarak Başkanlığımız tarafından hukuki yollara başvurulacaktır.” ifadesi kullanıldı.

İŞTE O YEMEK LİSTESİ

Söz konusu habere göre; Diyanet’in “özel yemek” listesi ise şu şekilde:

  • “Haftanın dört gününde biftek, bonfile, et haşlama, et kızartma, rosto, tavuk, ciğer, kebap türleri, rosto, kuru köfte, İzmir köfte, kadınbudu köfte, dalyan köfte, iskender kebap vb. gibi etin hakim olduğu yemekler ana yemek olarak verilecek.
  • Haftanın üç gününde de mevsime göre taze sebzeler, kuru sebze yemekleri parça etli konserve ya da taze sebze yemekleri, bezelye, patlıcan musakka, etli dolma ve sarmalar vb. (bu yemeklerde de yeterli oranda et veya kıyma kullanılacaktır) verilecek. Garnitürler yemek çeşidi sayılmayacaktır. Dini bayramlarda da etin hakim olduğu ana yemekler verilecek.
  • Dana eti; 1,5-2 yaş arasındaki danalardan elde edilmiş olacak.
  • Tavuklar: Orta derecede derin ve uzun göğüs kemiğinin sivri kısmına kadar tüm uzunluğunca taşıdığı et dolayısıyla, ona yuvarlak bir görünüm vermeye yetecek kadar etli, üzerinde boyun bulunmayan, kanat tamamen çıkarılmış ve sırt kemiği alınmış olacaktır.
  • But: İyi etlenmiş, aşağı doğru taşıdığı et dolayısıyla yuvarlak, dolgun bir görünüş kazanmış, arka orta ayrılmış ve kuyruk sokumu alınmış olmalı.
  • Yemek üretiminde kullanılacak kuru gıdalar, yeni sene mahsulü, yeterli derecede kurumuş, taneleri tek çeşitli, normal büyüklükte olacak, buruşmuş olmayacak, piyasanın en iyisi ve lezzetli cinsinden olacak.
  • Makarna ve böreklerde beyaz peynir veya kaşar kullanılacak.”
]]>
https://www.haber28.com.tr/diyanet-isleri-baskanligi-yemek-ihalesi-iddialarini-yalanladi/feed/ 0
TBMM’de İYİ Parti’nin yerel basın önerisi reddedildi https://www.haber28.com.tr/tbmmde-iyi-partinin-yerel-basin-onerisi-reddedildi/ https://www.haber28.com.tr/tbmmde-iyi-partinin-yerel-basin-onerisi-reddedildi/#respond Sun, 28 Jul 2024 06:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28039

(ANKARA)- TBMM Genel Kurulu’nda, İYİ Parti’nin yerel basının sorunlarına yönelik araştırma önergesiyle ilgili verdiği grup önerisi reddedildi. Öneri üzerine konuşan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, “Güçlü bir yerel medya vardı ancak bugün yok. Burada ilerleyen teknolojiye ayak uyduramama var, değişen siyasi iklim var, finansman sıkıntıları var ama buna çözüm nedir derseniz, AKP’nin yaptığının tersini yapmaktır. Yani siz buraları organize etmeye kalkarsanız İletişim Başkanı’nın aklıyla, Basın İlan Kurumu’yla bu iş olmaz. Bu mesleğin özünde özgürlük vardır” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda, İYİ Parti’nin ‘yerel basının sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin gündemin önüne çekilerek bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi reddedildi. Devletin tasarruf tedbirlerini basın üzerinden değil diğer kaynaklar üzerinden sağlaması gerektiğini belirten İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı Hamşıoğlu, şunları söyledi:

“DEVLETİN EKONOMİK BEKAASI ABONELİK GELİRLERİYLE KURTULMAZ”

“Siyasette olduğu gibi medyada da merkez ve makul alan yok edilir yaygın medya yazık ki bir ucu yandaşlaşmaya bir ucu marjinalleşmeye çıkan iki kutup arasında asli görevlerinden uzaklaştırılır, bir algı operasyonu merkezi haline dönüştürülürken güçlü bir yerel basının varlığı her zamankinden elzemdir. Hal böyle iken tasarruf tedbirleri genelgesinin yerel basına son nefesini verdiren bir giyotine dönüşmesi kabul edilemez. Çocukların yatağa aç girdiği, açlık intiharlarının başladığı, deprem bölgesinde hala binlerce insanın açıkta olduğu bir ülkede kiralıklar hariç 408 taşıtı bulunan Diyanet’in hizmetine ihtiyaca binaen bir lüks araç daha verilebiliyorsa bu ülkede tasarruf elbette çok gereklidir ama o tasarrufun adresi döviz kuru dolayısıyla kağıt ve matbaa maliyetlerini karşılayamaz haldeki yerel basın olamaz. Devletimizin ekonomik bekası kıt kanaat ayakta durmaya çalışan yerel basının ilan ve abonelik gelirleriyle kurtulamayacağına göre bu, onu bitirmenin kılıfından ibarettir. Açıkça da uyarmak istiyorum; yerel basını hedef alan bir ekonomik pranga oluşturulursa onu kerametinin nereden menkul olduğu tartışmalı güç odaklarının maşasına, tehdit ve şantaj aracına dönüştürüsek sonuçlarını hep birlikte ve çok can yakıcı şekilde ödemek durumunda kalabiliriz.”

“TÜRKSAT’A DOLAR ÜZERİNDEN ÜCRET ÖDENİYOR”

Saadet Partisi Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan ise şunları söyledi:

“Yerel basın, basınımızın en önemli sac ayağı fakat bugün kötü ekonominin en çok etkilediği sektörlerden biri maalesef yerel basınımız. Türkiye’de basın hem özgürlük hem de ekonomik anlamda kan ağlamakta. Mesela yerel içerikli yayın yapan uydu televizyonları Türksat’a kiralarını dolar kuruna endeksli olarak yapmakta. Sağ olsunlar yetkili arkadaşlarımız dolar kurunu 1 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak kaydıyla 30 TL’ye sabitlediler. Doların 32.37 TL olduğu bir zamanda bu yapılan ancak yerel basın mensupları ile alay etmektir. Hani bu ülkede dolar üzerinden ticaret yasaklanmıştı? Devletin kurumu olan Türksat, milletin sesini suyuran hem de haberi direkt olarak sokaktan, haneden alan yerel basını günden güne dolar kuru üzerinden yok etmekte.”

“YEREL BASIN SAHİPSİZLİK İÇİNDE”

DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, şunları söyledi:

“Özgür ve bağımsız bir basın bir ülkenin olmazsa olmazlarındandır. Özgür basına olan ihtiyaç haksızlıkların ayyuka çıktığı yolsuzlukların arttığı bir ülkede ise hayati değer taşımaktadır. Bugün hakikat arayışı sürdükçe ifade özgürlüğünü by-pass etme girişimi o denli artmakta. Yazılı ve sözlü basın ciddi baskı altında. AKP Türkiye’sinde toplumun bilgi alma hakkı gasp ediliyor, gazeteciler nefes alamaz hale getirilmiş durumda. Basın emekçilerinin özgürlük sorununun yanında ekonomik sorunları da katlanmış durumda. Özellikle yerel medya tam bir sahipsizlik içinde. Bunu da Basın İlan Kurumu üzerinden ortadan çıkaran iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız. Kürt basını da birçok açıdan ciddi bir baskı altında. Kürt basınına yönelik baskılar ülke sınırlarını aşmış durumda.”

“MEDYADAN ELİNİZİ ÇEKERSENİZ EN İYİ ÇÖZÜMÜ KENDİSİ BULUR”

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu da şöyle konuştu:

“Yerel medya, ulusal medya arasında bir hiyerarşi var gibi geliyor. Ulusal medya daha geniş kitlelere gidiyor, daha fazla para kazanıyor ama bu sadece Türkiye’de böyle. Mesela Amerika’da bütün gazeteler aslında yerel medyadır. Türkiye’nin özel koşulları nedeniyle Cumhuriyet’in ilk yıllarında medyaya da düşen bir sorumluluk vardı. Bizim gazetelerimiz ve televizyon kanallarımız yerel değildir ulusaldır çünkü temelinde bir temsiliyet yatar. Türkiye’nin sorunlarının tartışılacağı, çözüm bulunacağı noktalarda medyanın katkısı aranır. Yerel medyanın yapısında bu coğrafi yapıyı göremiyoruz. Mesela Doğu, Güneydoğu’da neredeyse yerel medya sıfır güçteyken zaten zengin olan batıda yerel medyanın daha kuvvetli olduğunu görüyoruz. Güçlü bir yerel medya vardı ancak bugün yok. Burada ilerleyen teknolojiye ayak uyduramama var, değişen siyasi iklim var, finansman sıkıntıları var ama buna çözüm nedir derseniz, AKP’nin yaptığının tersini yapmaktır. Yani siz buraları organize etmeye kalkarsanız İletişim Başkanı’nın aklıyla, Basın İlan Kurumu’yla bu iş olmaz. Bu mesleğin özünde özgürlük vardır. Sansür yasası ile nasıl düzenleyemezseniz kağıt fiyatlarıyla nasıl düzenleyemezseniz yasaklarla, emirlerle de düzenleyemezsiniz. Medyadan elinizi çekin, en iyi çözümü medya kendi kendisine bulur. Yerel medya öldüğü zaman ana akım medyaya hangimiz, bu 600 milletvekilinden şimdiki süreyi alabileceğiz?”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmmde-iyi-partinin-yerel-basin-onerisi-reddedildi/feed/ 0
Deniz Yücel’den Bakan Mehmet Şimşek’e: “Akp’nin Kaymak Tabakası Hariç Geri Kalan Herkesi Kastediyor” https://www.haber28.com.tr/deniz-yucelden-bakan-mehmet-simseke-akpnin-kaymak-tabakasi-haric-geri-kalan-herkesi-kastediyor/ https://www.haber28.com.tr/deniz-yucelden-bakan-mehmet-simseke-akpnin-kaymak-tabakasi-haric-geri-kalan-herkesi-kastediyor/#respond Thu, 18 Jul 2024 03:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26055 (ANKARA) – CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “locals-yerel halk” ifadesini eleştirerek, “Bu ‘Yerel halk’ ne demek değerli arkadaşlar? AKP’nin ekonomiyi düzeltmesini beklediği Mehmet Şimşek adeta sömürge valisi gibi konuşuyor. Herhalde; 22 yıldır iktidar olmanın nimetlerinden faydalanan AKP’nin Creme de la Creme – kaymak tabakası hariç geri kalan herkesi kastediyor. Yerel halk değil, Sayın Şimşek Türk Halkı, Türk milleti. 100 yıllık Cumhuriyet ve vatansever Türk milleti bu tavrı hak etmiyor” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, genel merkezde Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında Merkez Yönetim Kurulu  toplantısı devam ederken basın açıklaması yaptı. Yücel, şöyle konuştu:

Takip ettiğiniz gibi, Belediye Başkanlarımızla ve İl başkanlarımızla 20 – 21 Nisan tarihlerinde, ‘İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği’ çalıştayımızı yaptık. Seçilmiş 409 belediye başkanımız ve il başkanlarımızla büyük bir salonu hınca hınç doldurabilmenin, o koltuklarda oturan kişilerin sandıkta kurduğumuz Türkiye İttifakı’nın oyları ile seçilmiş belediye başkanlarımız olmasının gururunu yaşadık.

31 Mart Yerel seçimlerinde baba evine dönüşler başladı. Köklerini Anadolu ve Rumeli müdafa-i Hukuk Cemiyetlerinden alan, emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesini örgütleyen, her türlü yokluğa ve zorluğa rağmen çağının çok ilerisinde, demokratik, özgür ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran CHP hepimizin baba evidir. Genel başkanımız Sayın Özgür Özel’in ifade ettiği gibi ‘Baba evinin tapusu kimseye ait değildir.’ Baba evinin tapusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ündür. O yüzden vakit kaybetmeden, daha fazla yurttaşımızı baba evine bekliyoruz. Hayat pahalılığı nedeniyle ezilen, üç kuruş maaşla ayın sonunu getirmeye çalışanları baba evine bekliyoruz. İnançları nedeniyle, etnik kimlik ve kökenleri, siyasi görüşleri, yaşam tarzları nedeniyle ötekileştirilen, ayrıştırılan, yok sayılanları baba evine bekliyoruz. Dini duyguları, milli duyguları, vatan, millet, bayrak sevgisi yıllarca sömürülen kim varsa baba evine bekliyoruz. Baba evinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençler var.

“HERKESİ BABA EVİNE BEKLİYORUZ”

Baba evinde Cumhuriyet kadınları var. Baba evinde, 10 bin liraya geçinmek zorunda olan emekliler, atanmayan öğretmenler, staj ve çıraklık mağdurları var. Baba evinde 17 bin lira asgari ücretle çalışıp, kira ödeyip, çocuk okutup geçinmeye çalışanlar, gece boyu ayazda titreyerek ucuz kıyma kuyruğunda bekleyenler, pazarda çürük meyve – sebze toplamak zorunda kalanlar var. Baba evinde, vatan toprağını korumak için şehit düşenlerin aileleri var. Baba evinde bağımsız ve tarafsız yargı hasreti çekenler, haksız ve hukuksuz bir şekilde özgürlüğü elinden alınanlar var. Baba evinde ‘oy yoksa hizmet de yok’ diyerek tehdit edilen depremzedeler var. Baba evinde ağaca, suya, toprağa siper olmuş doğa katliamlarına dur diyen milyonlar var. Kısacası baba evinde ezilenler var. Mazlumlar var, mağdurlar var. O yüzden herkesi baba evine bekliyoruz.

“BAZI BELEDİYELER GİDERAYAK YAĞMALANMIŞ, TALAN EDİLMİŞ”

Yerel seçimlerin sonunda 14 büyükşehir, 21 il merkezi olmak üzere toplam 35 ilde belediyeleri kazandık. 314 ilçeyi CHP’li belediye başkanları yönetecek. Yüzde 38 oy oranına ulaşarak partimizi hep birlikte birinci parti yaptık. CHP artık toplumun her kesiminden oy alabilen bir siyasi partidir. 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerini Türkiye ittifakı kazanmıştır, Türkiye kazanmıştır. Göreceksiniz, iktidar yolunda ilerleyen CHP ve CHP’li belediyeler önümüzdeki 5 yıl boyunca halkımıza en güzel hizmetleri götürecek. Ancak kazandığımız belediyelerde inanılmaz bir israf tablosu ortaya çıktığını da bilmenizi isterim. Bazı belediyeler giderayak yağmalanmış, talan edilmiş. Hemen hemen tüm belediyelerin milyonlarca liralık borcu yeni belediye başkanlarının sırtına yüklendi. Bu kadar para nerelere harcandı? Hangi vakıf, hangi dernek, hangi medya gruplarına ne kadar kaynak aktarıldı? Kaç paralık çerez, kuru yemiş alındı? Kimlere hangi ballı ihaleler verildi. Bunların hepsi yeri ve zamanı geldiğinde kamuoyuyla paylaşılacak.

“AKP İKTİDARI VE YÖNETİM KADROSU İSRAİL KONUSUNDA KONUŞTUKÇA BATIYOR”

Bir söylediği bir söylediğini tutmayan AKP iktidarı ve yönetim kadrosu İsrail konusunda konuştukça batıyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 27 Mart’ta bir televizyon programında İsrail ile ticaret yapılmadığını savundu, bunu eleştirenleri de ‘MOSSAD ajanı’ olmakla suçladı. Aynı Ömer Bolat 28 Mart’ta yani bir gün sonra katıldığı bir başka programda ‘Hükümet olarak kamu kurumları, devlet şirketleri asla İsrail firmaları ile ticaret yapmıyor’ dedi, hatta baş yandaş bir gazetede 8 Nisan 2024 tarihinde ‘İsrail ile ticaret koca bir yalan’ başlığıyla haber yapıldı. Sonra ne oldu? Ticaret Bakanlığı 9 Nisan’da bir açıklama yaptı ve İsrail ile ‘olmadığını iddia ettikleri’ ticarete kısıtlama getirdi. Tarih 20 Nisan 2024’ü gösterdiğinde; AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi katıldığı bir programda, İsrail’le yapılan ticareti ‘zarar veren’ ve ‘vermeyen’ diye ayırarak yaptıklarına iki yüzlülüğe kılıf bulmaya çalıştı. Şu sözlere bakın. İsrail’in Müslümanlara yaptığı bebek katliamını nefretle kınıyorlarmış ama İsrail serbest ticaret anlaşmasından da vazgeçemezlermiş. Neden? Çünkü; altı satıp bir alıyorlarmış. Ayıptır, günahtır. Bir taraftan Gazze mitingi yap bir taraftan gelsin yeşil dolarlar. Bir taraftan büyük Filistin mitingi yap. Diğer taraftan altı sat, bir al. AKP zihniyetine göre, masum insanlar ölebilir, çocuklar, siviller ölebilir ama ticaret devam eder. ‘Meydanlarda insanları toplarız, iki nutuk atarız, kitlelerin, insani ve vicdani duygularını okşarız, biraz inanç ve din sömürüsü yaparız ama ticaret devam eder, dolarlar akmaya devam eder.’ Neden? Çünkü altı satıp, bir alıyorlar. İsrail Uluslararası Adalet Divanında soykırım suçlamasıyla yargılanıyor. Nihat Zeybekçi ise soykırım suçu için ‘Eyvallah ama…’ diyor. Yalnız AKP’lilere söyleyelim. Artık herkes bu yalanların, bu riyakarlıkların ve iki yüzlülüğün farkında. AKP’li yetkililerin, Saraydaki Göbels özentisi danışmanların, medyadaki trollerin bu çelişkili ve manipülatif açıklamalarına artık kimse inanmıyor.

“CEMEVİ KÜLTÜR SANAT KURUMU YA DA TANITIM OFİSİ DEĞİLDİR, İBADETHANEDİR”

Geçen hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bir yönetmelik yayımlandı. Cemevlerinin aydınlatma giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden ödenmesinde uygulanacak usul ve esaslar düzenlenmiş. Cemevlerini hala Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesi altında tutarak alevi yurttaşlarımızın ibadetlerine ve alevilik inancına bir kültürel değer muamelesi yapan zihniyet, lütfetmiş ve cemevlerinden -eğer şartları sağlarsa- aydınlatma gideri almayacakmış. Bir kere Cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde işi ne? Cemevi kültür sanat kurumu ya da tanıtım ofisi değildir, ibadethanedir. Tekrarlayalım, cemevleri ibadethanedir. Alevilik de kültürel bir etkinlik değil, inançtır. Cem ve semah da birer kültürel aktivite değil, ibadettir. Şatafatlı sofralara, makam araçlarına, yurtdışı toplantılarına akıttığınız Diyanet bütçesi ne güne duruyor? Aleviler vergilerini ödüyor ama Diyanetten haklarını alamıyor. CHP iktidarında, hiç kimse inançları ve etnik kimlik kökeni nedeniyle ayrımcılığa maruz kalmayacak. Ötekileştirmeye son vereceğiz. Toplumdaki her kesim, bu ülkeye aidiyet duygusunu sonuna kadar hissedecek.

“NİHAYET MECLİS’TE İLİÇ FACİASI’NA İLİŞKİN ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULABİLDİ”

Hepinizin bildiği gibi Erzincan İliç’teki maden faciasının üzerinden iki ay geçti. Nihayet Meclis’te faciaya ilişkin araştırma komisyonu kurulabildi. Komisyonda AKP’li Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman yer alıyor. Süleyman Karaman, 22 Temmuz 2004’te 41 yurttaşımızın yaşamını yitirdiği Pamukova tren katliamının yaşandığı dönemde TCDD Genel Müdürü olan kişi. Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, o dönemde Karaman hakkında soruşturma açılmasına izin vermemişti. Aynı Karaman, 2022 yılında Anagold’un madeninde şirketin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca sıkça denetlendiğini iddia etmişti. Bu kişinin yer aldığı komisyondan tarafsız, bilimsel ve objektif bir rapor bekleyeceğiz. Öyle mi? AKP iktidarının bu ve benzeri facialarda izlediği bir yol var değerli arkadaşlar. Meclis’te kurulacak olan araştırma komisyonlarına, araştırılacak konuda sicili bozuk olan birini mutlaka atarlar. Kazaların gerçek nedeninin, yapılan ölümcül ihmallerin ve ihmaller silsilesinin üzerini örtecek, manipüle edecek birilerini mutlaka ama mutlaka bulurlar ve atarlar. Atarlar ki; komisyonda olayın üstünü kapatsın, atarlar ki gerçek sorumlular aklansın ve ortaya çıkacak olan ihmaller zincirini yok saysın, atarlar ki AKP’ye zeval gelmesin. Bunu FETÖ Araştırma Komisyonu’nda da gördük. Soma’nın katilini, Amasra Araştırma Komisyonu’nun başkanı yaptıklarında da gördük. Çünkü asıl amaçları olayı araştırmak değil toplumda oluşması muhtemel infiali bastırmak. Biz CHP olarak şimdiye kadar TBMM’de kurulan araştırma komisyonlarında, gerçeklerin ortaya çıkması, ihmal ve kusuru olanların tespit edilerek yargı makamlarının önüne çıkarılması ve bu olaylardan ders çıkarılarak, tedbirler alınarak benzer olaylar yaşanmaması için doğru bildiğimizi söylemekten asla geri durmadık. İliç Faciası’nı araştırmak için kurulan komisyonda CHP’yi temsilen Genel Başkan yardımcımız ve Çalışma Gölge Bakanımız Gamze Taşçıer, Enerji Gölge Bakanımız Deniz Yavuzyılmaz, Adana Milletvekilimiz Müzeyyen Şevkin, Erzincan Milletvekilimiz Mustafa Sarıgül ve Muğla Milletvekilimiz Cumhur Uzun ile aynısını yapacağız. Komisyon çalışmalarının adaletten bir gram sapmasına dahi izin vermeyeceğiz. Bu bizim İliç’te toprak altında kalan canlarımıza karşı boynumuzun borcudur, kimsenin şüphesi olmasın.

“KENT LOKANTASI PROJEMİZİ AKPLİ BELEDİYELER UYGULAMAYA BAŞLADI”

AKP iktidarı seçim şokunu hala atlatamadı. ‘Kent lokantası oy mu kaybettirir’ diyen bir genel başkanla, daha çok şok yaşarlar. CHP olarak her konuda öncü olmaktan mutluluk duyuyoruz. CHP’nin ısrarlarıyla emeklilere bayram ikramiyesi geldi, taşeron işçilerimizin kadro sorunu büyük ölçüde çözüldü, EYT sorununu gündemden düşürmedik, kısmen çözüldü. Şimdi de kent lokantası projemizi AKP’li belediyeler uygulamaya başladı. Gaziantepli vatandaşlarımız da ‘Kent Lokantası Projesi’ sayesinde dört kap yemeği 40 liraya yiyebilecek. Fatma Şahin gibi diğer AKP’li belediye başkanlarını da bizi takip etmeye çağırıyoruz. CHP’yi ve CHPli Belediyeleri takip etmeye devam edin. Çünkü; her şey çok güzel oluyor.

“BAKANINIZİN TABİRİNİZLE SİZ BU ‘YEREL HALK’A YENİLDİNİZ SAYIN ERDOĞAN”

AKP’nin her bir şeyi çok bilen ekonomist genel başkanı Kent Lokantaları’na yenik düştü. 10 bin lirayla geçinin dediniz. Emekli vatandaşlarımızla dalga geçtiniz, açlığa mahküm ettiniz, emeklilere yenildiniz Sayın Erdoğan. Asgari ücretin altında kira kalmadı. Ev demeye bin şahit isteyen, dört duvarı olan üstü kapalı bir bina bile, durduğu yerde asgari ücretli bir işçiden daha fazla para kazanır oldu. Bir işçinin ödeyemediği ev kirasına yenildiniz. Ekonomik darboğazın huzur bırakmadığı ailelere, buzdolapları bomboş, tencere kaynamayan evlere, geleceğinden umudu kesmiş gençlere, yarınını göremeyen annelere, babalara, parasızlığın, mutsuzluğun, kapana kısılmışlığın sebep olduğu asık suratlara, çaresiz bakışlara yenildiniz Sayın Erdoğan. Bakanınızın tabirinizle siz bu ‘Yerel halk’a yenildiniz Sayın Erdoğan. Bu ‘Yerel halk’ ne demek değerli arkadaşlar? AKP’nin ekonomiyi düzeltmesini beklediği Mehmet Şimşek adeta sömürge valisi gibi konuşuyor. Herhalde; 22 yıldır iktidar olmanın nimetlerinden faydalanan AKP’nin Creme de la Creme – kaymak tabakası hariç geri kalan herkesi kastediyor. Yerel halk değil Sayın Şimşek Türk Halkı, Türk milleti. 100 yıllık Cumhuriyet ve vatansever Türk milleti bu tavrı hak etmiyor.

Aynı Hazine ve Maliye Bakanı geçtiğimiz günlerde ‘Harcamaları mümkün olduğu ölçüde kontrol edip kesintiye gideceğiz’ dedi biliyorsunuz. Peki biz de soralım. Bu zorunlu tasarruf kimin cebinden yapılacak? Ortada yıllarca borcu ödenecek, dolarla avroyla ödeme garantisi verilmiş plansız projeler var. Holdingler için sürekli vergi afları çıkarılıyor. Onlar anladığımız kadarıyla tasarruf kapsamında değil. Peki kim ödeyecek bu faturayı? Mehmet Şimşek’in deyimiyle ‘Yerel Halk.’ Yani mahallenin bakkalı, okulun yanındaki kırtasiye sahibi, gençlerin kahve içmek için gittiği kafenin sahibi ödeyecek hesabı. Menüyü hükümet hazırladı, yemeği yandaşlar yedi, sömürge valisi gibi konuşan Mehmet Şimşek de hesabı halka ödetecek. Kamuda tasarruf sağlanacak mı? diye sorsak onun da yanıtı belli. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyecekler. Saatlerini, yemeklerini, pahalı çantalarını gösterecekler.

“AKP SEBEP, HUKUKSUZ UYGULAMALAR SONUÇTUR”

İtibardan tasarruf olmaz diyen, Mehmet Şimşek birkaç gün önce IMF Başkan Yardımcısı ve Avrupa Direktörüyle görüştü. Görüşmenin ardından IMF Avrupa Direktörü Alfred Kammer ‘Türkiye’deki yürürlükte olan programı destekliyoruz’ dedi. Buradan görüyoruz ve anlıyoruz ki; Türkiye IMF’siz IMF programı uygulanıyor. AKP genel başkanından bakanlarına kadar hepsi kendileri dışında bir sorumlu bulma ve yanlış politikalarının bedelini başkalarına ödetme derdinde. Hazine Bakanı, ekonomik buhranın acı faturasını halka ödetmek istiyor. AKP Genel Başkanı Erdoğan da, ekonomideki kendi başarısızlıklarının faturasını başkalarından çıkarmaya çalışıyor. Ona göre sorumlu, kimi zaman marketler, kimi zaman büyük şirketler. Utanmasalar, kiraların emlakçılar yüzünden, altın fiyatlarının da kuyumcular yüzünden arttığını iddia edecekler. Serbest piyasa ekonomisi dediler, CHP’li belediyelerin sosyal devlete yönelik hizmetlerini kendilerince küçümsediler. ‘Kent lokantası da neymiş’ dediler ama kendileri market kurdu. AKP’nin Genel Başkanının ‘Kar amaçlı kurulmadı’ dediği Tarım Kredi Marketleri meğer fahiş fiyatları bayağı seviyormuş. market 2023’te bir hayli kar elde ettiği gibi, yöneticilerine de 5 milyon liralık menfaat sağlamış. Neyse ki ülkede namuslu, işinin ehli, bağımsız denetim firmaları var da biz de gerçekleri öğrenebiliyoruz. AKP, istediği kadar hedef şaşırtmak istesin bu halk, derinleşen yoksulluğun sebebinin, ayyuka çıkan yolsuzluğun, artan işsizliğin, bir avuç yandaşı zenginleştirip, yaşadıkları şatafatlı hayatın, bu talan düzeninin sebebinin AKP olduğunu biliyor. Halk şunu artık çok iyi biliyor. AKP sebep, hayat pahalılığı sonuçtur. AKP sebep, yolsuzluk ve yoksulluk sonuçtur. AKP sebep, ekonomik buhran sonuçtur. AKP sebep, liyakatsizlik sonuçtur. AKP sebep, hukuksuz tüm uygulamalar sonuçtur.

“MİLLETVEKİLLERİ PAHALI YEMEKLERLE, KOLLARINA TAKTIKLARI PAHALI SAATLERLE GÜNDEME GELMEMELİ”

Yarın 23 Nisan. Milli egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş günü. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkanlığında kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi ile büyük Türk ulusu kendi kaderini ve kendi istikbalini kendi belirledi. Bugün Türkiye dünyanın saygın ülkeleri arasında ise, bunun temelleri 23 Nisan 1920’de Ankara’da atıldı. Bu güzel ülkenin tüm vatandaşları eşit haklara ve sorumluluğa sahip artık. Hiç kimse diğerinden üstün değil. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletin. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görevi vatandaşlarımızın öncelikle hak ve özgürlüklerini korumak. Anayasa’ya sahip çıkmak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliklerini işler hale getirmek. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine üzerine çıkarmak. Bu saydıklarım, bu milletin seçtiği her bir milletvekilinin de asli sorumluluğu ve ödevi. Meclis, saygınlığı ile Türk ulusumuza örnek olmalı. Şatafat ve görgüsüzlük parlamentonun kapısından girmemeli. Milletvekilleri yedikleri pahalı yemeklerle, kollarına taktıkları pahalı saatlerle, lüks uçaklarla yaptıkları seyahatler ile gündeme gelmemeli. Halkın vekili, halk gibi yaşamalı.

Bizim çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras, saygın, her alanda temiz, eşit, özgür ve adil bir Türkiye’dir. Çocuklarımıza, saygınlığın şekil ile değil, özle kazanılacağını, bilgiyle kazanılacağını göstermeliyiz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 104. Kuruluş yıldönümünü şimdiden kutluyorum. Milyonlarca çocuğumuzun, evladımızın gözlerinden öpüyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/deniz-yucelden-bakan-mehmet-simseke-akpnin-kaymak-tabakasi-haric-geri-kalan-herkesi-kastediyor/feed/ 0
CHP Milletvekili: Çiftçiden alınan ürünler markette 4 katına satılıyor https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-ciftciden-alinan-urunler-markette-4-katina-satiliyor/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-ciftciden-alinan-urunler-markette-4-katina-satiliyor/#respond Mon, 15 Jul 2024 04:12:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25495 (ANKARA)- CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, çiftçiden alınan ürünlerin, market raflarında 4 katına satıldığına dikkat çekerek, “Sebzeden meyveye, etten süte kadar vatandaşlarımızın yaşamak için tüketmesi gereken tüm gıdalar el yakıyor. Bu fiyatlarla vatandaşların gıdaya erişimi bile imkansız hale geldi” dedi.

CHP Manisa Milletvekili, TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, üretici fiyatlarıyla market fiyatları arasında oluşan fahiş fiyat farklarına dikkat çekti. Başevirgen, üretici fiyatlarıyla market fiyatları arasında 4 katı fark olduğunu söyledi.

Başevirgen yaptığı yazılı açıklamada, “TÜİK verilerine göre tarım ürünleri üretici fiyat endeksi geçen yılın aynı dönemine göre yıllık yüzde 61,87, bir önceki aya göre ise yüzde 5,57 oranında arttı. En yüksek yıllık artış yüzde 170,17 ile yağlı meyvelerde olurken, yüksek fiyat artışlarını koyun, keçi ve işlenmemiş süt takip etti. Sebzeden meyveye, etten süte kadar vatandaşlarımızın yaşamak için tüketmesi gereken gıdaların fiyatları el yakıyor. Bu fiyatlarla vatandaşların gıdaya erişimi bile imkansız hale geldi” ifadelerini kullandı.

Hem üreticinin hem de tüketicinin en büyük sorunlarından birinin üretici fiyatlarıyla market fiyatları arasındaki uçurum olduğunu belirten Başevirgen, “Çiftçilerimizin ürünleri, market raflarında 3 hatta bazı ürünlerde 4 katı fiyatına yer buluyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre Mart ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 378 ile limonda görülürken, limondaki fiyat farkını yüzde 255,2 ile kuru incir, yüzde 245,9 ile patlıcan, yüzde 232,4 ile yeşil soğan, yüzde 184,3 ile maydanoz takip etti. Üreticide 3 lira 50 kuruş olan limon markette 16 lira 73 kuruşa, 115 lira olan kuru incir 408 lira 48 kuruşa, 15 lira 88 kuruş olan patlıcan 54 lira 93 kuruşa, 10 lira 17 kuruş olan yeşil soğan 33 lira 81 kuruşa, 4 lira 33 kuruş olan maydanoz 12 lira 31 kuruşa satılıyor” dedi.

VATANDAŞLARIMIZ NE DANA ETİNİN NE TAVUK ETİNİN NE DE SEBZELERİN YANINA YANAŞABİLİYOR”

Üretici fiyatlarıyla, market fiyatlarına ilişkin verileri de paylaşan Başevirgen şunları söyledi:

“TZOB verilerine göre; Mart ayında markette 39 ürünün 15’inde fiyat artışı yaşandı. Mart ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 61,2 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 45,7 ile sivri biber, yüzde 16,2 ile tavuk eti, yüzde 7,9 ile kuzu eti, yüzde 7,8 ile dana eti takip etti. Rekor üstüne rekor kıran fiyatlar, vatandaşlarımızın temel gıda ürünlerinden oluşuyor. 17 bin liralık asgari ücret, 10 bin liralık emekli maaşıyla vatandaşlarımız ne dana etinin ne tavuk etinin ne de sebzelerin yanına yanaşabiliyor. Dana eti ve tavuk etini bir kenara bırakıp sadece sebze fiyatlarındaki değişime bakacak olursak; limonun üreticideki kilogram fiyatı 3 lira 50 kuruş, haldeki fiyatı 8 lira 50 kuruş, pazar fiyatı 15 lira 8 kuruş, market fiyatı ise 16 lira 73 kuruş.

Yine sofraların değişmez sebzelerinden biri olan patlıcanın üreticideki kilogram fiyatı 15 lira 88 kuruş, haldeki fiyatı 36 lira 40 kuruş, pazar fiyatı 46 lira 67 kuruş, market fiyatı ise 54 lira 93 kuruş. Yeşil soğanın üreticideki demet fiyatı 10 lira 17 kuruşken markette 33 lira 81 kuruş. Marulun adedi üreticide 12 lira 71 kuruşken markette 34 liraya kadar yükselmiş durumda. Sebzelerdeki üretici ve market fiyatları arasındaki fahiş fark baklagillerde de benzerlik gösteriyor. Yeşil mercimeğin üreticideki kilogram fiyatı 26 lira 40 kuruş, markette 67 lira 18 kuruş. Nohut, üreticide 29 lira 44 kuruş, markette 73 lira 96 kuruş. Kırmızı mercimek üreticide 17 lira 50 kuruş, markette 43 lira 30 kuruşa yer buluyor.”

TÜM YÜK VATANDAŞIMIZIN SIRTINA YÜKLENDİ”

Başevirgen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın asgari ücrete Temmuz’da ara zam gelmeyeceğine ilişkin açıklamalarını da hatırlatarak, “Yine tüm yük vatandaşımızın sırtına yüklendi. Milyonlarca vatandaşımızın tek derdi bir sonraki ayı getirebilmek. Asgari ücretin açıklanmasının üzerinden henüz 4 ay geçmesine rağmen açlık sınırının altına düşen ücretlerle çalışmaya mahkum edilen yurttaşlarımız, 8 ay daha yeni asgari ücret için bekleyecek. Her geçen gün yoksulluğun altında biraz daha ezilecek” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-ciftciden-alinan-urunler-markette-4-katina-satiliyor/feed/ 0
Başkan Böcek, Korkutelililer Derneği’nin İftar Buluşmasına Katıldı https://www.haber28.com.tr/baskan-bocek-korkutelililer-derneginin-iftar-bulusmasina-katildi/ https://www.haber28.com.tr/baskan-bocek-korkutelililer-derneginin-iftar-bulusmasina-katildi/#respond Tue, 30 Apr 2024 08:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16285 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, Korkutelililer Derneği’nin iftar buluşmasına katıldı. Korkuteli’nin ‘Çakma değil, öz evladıyım’ diyen Başkan Böcek, doğup büyüdüğü topraklara hizmet etmenin gurur ve onurunu yaşadığını söyledi. Başkan Böcek, ilçeye yaptıkları ve yapacaklarını anlattı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, Antalya Korkutelililer Derneği Başkanı Adnan İmirgi ev sahipliğinde düzenlenen iftar buluşmasına katıldı. İftar buluşmasına, CHP İl Başkanı Nail Kamacı, Milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar, oda ve STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İftarda Korkutelili hemşerilerine ‘Sevgili Istanazlılar’ diye seslenen Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, “Ben Korkuteli’nin çakma değil öz evladıyım. Siyaset gelir geçer, uzun ince bir yoldur. Asıl olan benim hemşerilerimin arasında olmaktır. 5 yıllık sürede Antalya’da mecliste kent adına kentli adına çalışan meclis üyelerime, kurum, kuruluşlara teşekkür ediyorum. Siyasi hayatım boyunca kimseyi ötekileştirmeden doğup büyüdüğüm bu topraklara hizmet ettim. 19 ilçe 913 mahallede iyi, kötü günde beraber olduk. Bundan sonra da azim kararlılıkla çalışacağız, birlikte olacağız” dedi.

“GES kurduk”

Korkuteli’ye yaptıkları hizmetlerden de söz eden Başkan Böcek, “Sürdürülebilir bir Antalya için çevreci yatırımlar yaptık. Korkuteli’nin Bozova Mahallesi’nde toplam 4 MW kurulu güçte Bozova-1, Bozova-2, Bozova-3, Bozova-4 Güneş Enerji Santralleri’ni hayata geçirdik. Belediye Hizmet Binası çatısına 249 kW ve Antalya Ulaşım A.Ş. – Antray binasının çatısına 80 kW gücünde depolamalı GES kurduk” dedi.

“Tarımsal sulama”

Korkuteli Beğişsusuzu Mahallesi’nde tarımsal sulama sorununu, örnek bir proje ile çözdüklerini de hatırlatan Başkan Böcek, “Susuzluk nedeniyle tarım yapılamayan ve terkedilen Korkuteli Beğişsusuzu Mahallesi’nde tarımsal sulama sorununu, örnek bir proje ile çözdük. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek arıtma suyunu tarımsal sulamada kullanacağız. Beğişsusuzu Kapalı Devre Sulama Projesi ile sulama mevsiminde 2000 dekar alan ilk defa suyla buluşacak” diye konuştu.

“Kadınlar üretsin”

Yerelden kalkınma hedefiyle “Kadınlar üretsin Antalya kazansın” dedik ve Korkuteli’nde Kuru Gıda Üretim ve Paketleme Tesisi kurduklarını da belirten Başkan Böcek, “Antalya Toptancı Hal içerisinde Merkez Gıda Üretim Tesisi açtık. Kurulan tesislerde Kadın Kooperatifleri bünyesinde kadınlarımızın istihdamını sağladık. Kadınlarımızın ürettiği makarna, erişte, tarhana, zeytin, meyve-sebze kurusu, salça, nar ekşisi, pekmez, reçel gibi ürünlerin satışını sağladık” dedi.

“Hemşehrilerle dayanışma alanı”

Başkan Böcek, yaptıkları ve yapacakları projeleri anlattığı konuşmasında ‘Hemşerilerle Dayanışma Alanı’ oluşturacaklarını da belirterek, “Hemşerilerimizle Antalya’da Hep Yan Yana olacağız. Antalya’mıza yurdun dört bir yanından gelen vatandaşlarımızın mensubu olduğu hemşeri derneklerine alan oluşturacağız. Bu alanı dönemsel olarak kullanacağımız bir organizasyon alanı olarak inşa edeceğiz. Böylece. Antalya halkının farklı yörelere ait kültürleri deneyimlemesini kolay hale getirerek, tüm vatandaşlarımızın birlik ve beraberliklerine katkı sağlayacağız” dedi. Başkan Muhittin Böcek daha sonra Korkuteli ye emek ve hizmet vermiş hayırsever vatandaşlara plaket takdim etti. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/baskan-bocek-korkutelililer-derneginin-iftar-bulusmasina-katildi/feed/ 0
DİSK Emekli Sen Samsun Şubesi Üyeleri Düşük Emekli Maaşlarına Tepki Gösterdi https://www.haber28.com.tr/disk-emekli-sen-samsun-subesi-uyeleri-dusuk-emekli-maaslarina-tepki-gosterdi/ https://www.haber28.com.tr/disk-emekli-sen-samsun-subesi-uyeleri-dusuk-emekli-maaslarina-tepki-gosterdi/#respond Mon, 22 Apr 2024 00:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15245

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

DİSK Emekli Sen Samsun Şubesi üyeleri Gazi Müzesi önünde bir araya gelerek düşük emekli maaşlarına tepki gösterdi. DİSK Emekli Sen Samsun Şube Başkanı Arif Kutlu, “Şirketler karlarını katlarken işçilerin payına yoksulluk, saraylar ışıl ışıl parlarken emeklilerin payına sefalet düşüyorsa ne sosyal devletten ne eşitlikten ne de adaletten ne de yaşamdan söz edilebilir. Meclis, emeklilerin bayram ikramiyesini 3 bin lira olarak belirledikten sonra tatile girdi. 16 milyonu aşkın emekli ve hak sahibinin sesine kulaklarını tıkayarak, 3 kuruşluk sözde artışa gönül rahatlığıyla el kaldıranlar, gönül rahatlığıyla dinlenmeye çekildi” dedi.

DİSK Emekli Sen Samsun Şubesi üyeleri Gazi Müzesi önünde düşük emekli maaşı ve 3 bin lira bayram ikramiyesini protesto etti. Basın açıklamasını okuyan DİSK Emekli Sen Samsun Şube Başkanı Arif Kutlu, “Açlık sınırındaki hiçbir ücret, hiçbir maaş ya da aylık, emeklilerin yaşamını idame ettirebilmesinde bir kıstas değildir. İnsanın, sadece beslenme ihtiyacını karşılayarak insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşamayacağı açıktır. Bizler, emeklilere ısınmayı, ulaşımı, sağlığı, kültürel ve sosyal ihtiyaçları lüks gören bir zihniyete karşı bir aradayız. Buzdolabımızın boş… Her seçim dönemi öncesinde, seçim yatırımı olarak önümüze atılan üç kuruşluk müjdelere ise karnımızın tok olduğu bilinsin diye buradayız” ifadelerini kullandı.

“EMEKLİLERİN PAYINA SEFALET DÜŞÜYOR”

Arif Kutlu, şunları söyledi:

“Sarayın istatistik uydurma kurumunun dahi bağımsız araştırma şirketlerinin üzerinde enflasyon oranları açıkladığı bir dönemden geçiyoruz. Dar gelirlilerin gıda enflasyonu ise resmi enflasyonun çok üzerinde seyrediyor. Biz emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 87,3 olmuşken Cumhurbaşkanı şöyle sesleniyor; en düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı, ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi, elbette değil. Ömrümüzü kendimizin ve ailemizin geçimi için harcadığımız doğrudur. Hazine katkılarıyla 10 bin liraya tamamlanan emekli aylıklarımızın yetersiz olduğu doğrudur ancak bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerekenler, bir kez daha sorumluluktan kaçmakta; emeklileri sırtında küfe olarak görenler, tüm sorunların çözümünü işçinin ve emekçinin daha fazla çalışmasında aramaktadır. Şirketler karlarını katlarken işçilerin payına yoksulluk, saraylar ışıl ışıl parlarken emeklilerin payına sefalet düşüyorsa ne sosyal devletten ne eşitlikten ne de adaletten ne de yaşamdan söz edilebilir. Tüm bunların sözünün edilmediği yerde barıştan söz etmek mümkün değildir. Meclis, emeklilerin bayram ikramiyesini 3 bin lira olarak belirledikten sonra tatile girdi. 16 milyonu aşkın emekli ve hak sahibinin sesine kulaklarını tıkayarak, 3 kuruşluk sözde artışa gönül rahatlığıyla el kaldıranlar, gönül rahatlığıyla dinlenmeye çekildi. And olsun ki emeklilere bir kez daha kuru ekmekten ibaret bayram sofrasını layık gören zihniyet, layık olduğu yerde, tarihin çöplüğünde kalacak. Emeklilerin insan onuruna yakışır bir yaşam için sokağa çıktığı her gün ise mücadele tarihine kazınacak. Emekliler, talep ettikleri, hak ettikleri bayram ikramiyelerine er ya da geç kavuşacak.

“BUZDOLABIMIZ BOŞ”

Açlık sınırındaki hiçbir ücret, hiçbir maaş ya da aylık, emeklilerin yaşamını idame ettirebilmesinde bir kıstas değildir. İnsanın, sadece beslenme ihtiyacını karşılayarak insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşamayacağı açıktır. Bizler, emeklilere ısınmayı, ulaşımı, sağlığı, kültürel ve sosyal ihtiyaçları lüks gören bir zihniyete karşı bir aradayız. Buzdolabımızın boş… Her seçim dönemi öncesinde, seçim yatırımı olarak önümüze atılan üç kuruşluk müjdelere ise karnımızın tok olduğu bilinsin diye buradayız. Bizler, Türkiye’nin kalkınması için yıllarını harcamış emeklileriz. Kimimiz işçiydik, madenlerde, petrol ve kimya endüstrilerinde, limanlarda, fabrikalardaydık. Kimimiz memurduk, öğretmendik. Kimimiz tarladaydık. Emeğimizle geçindik. Bizler o zamanlar yeri geldiğinde greve, yeri geldiğinde haklarımız için sokaklara çıktık. Bugün de sokaktayız. Haklarımız için, yalnızca kendi haklarımız için değil; gençlerin, çocukların, torunlarımızın hakları için sokaklardayız. Onlar bölerek, ayrıştırarak ve nihayet sefalette eşitleyerek yönetmek istiyorlar ancak biz emekliler, birleşe birleşe kazanacağımızı biliyor; bizleri ayrıştırmak isteyenlerin karşısında dayanışmayla, inatla, umutla eşit ve adil bir geleceği kuracağımıza inanıyoruz.

“EMEKLİLERİ AÇLIĞA MAHKUM EDENLERE OY YOK”

Bu bağlamda bir kez daha haykırıyoruz; emeklileri sefalete, açlığa, yoksulluğa mahkum edenlere oy yok. Gençleri umutsuzluğa, işsizliğe mahküm edenlere, emeklilerden oy yok. Yaşamak için çalışmak zorunda olmadığımız bir emeklilik istiyoruz. En temel tüketim mallarına dahi ulaşmamızın engellendiği; açlık değil ölüm sınırında bir yaşamı kabul etmiyoruz. Her günümüzün bir yaşam mücadelesi içinde geçmesine neden olan bu kara, köhne düzene karşı ses çıkarıyoruz. Dostlar, bir kez daha sesimizi yükseltiyoruz; emeklilikte insan onuruna yaraşır bir ücret istiyoruz. Vermeyecekler; alacağız! Emekli aylıklarının enflasyona değil milli gelire endeksli olmasını istiyoruz. En düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılmasını istiyoruz. Emekli ikramiyelerinin yılda iki defa ve en az asgari ücret seviyesinde ödenmesini istiyoruz. Emeklilikte intibak yasası çıkarılmasını istiyoruz. Emeklilerin sağlık hizmetlerinde ödedikleri katılım payının koşulsuz şartsız kaldırılmasını istiyoruz. Emeklilerle ilgili politika yapılacağında emeklilere danışılmasını; sendikal hak ve özgürlüklerimizin teslim edilmesini istiyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/disk-emekli-sen-samsun-subesi-uyeleri-dusuk-emekli-maaslarina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Erdoğan: İsrailli yöneticiler Gazze’deki bebeklerin hesabını versin https://www.haber28.com.tr/erdogan-israilli-yoneticiler-gazzedeki-bebeklerin-hesabini-versin/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-israilli-yoneticiler-gazzedeki-bebeklerin-hesabini-versin/#respond Sun, 21 Apr 2024 03:48:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15123 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Katile katil, zalime zalim demekten bizi alıkoyamazlar. İsrailli yöneticiler bize saldırarak soykırım gerçeğini saklamaya çalışmak yerine Gazze’de susuzluktan ve açlıktan ölen bebeklerin hesabını versin.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu’nda bu yıl 15’incisi düzenlenen Geleneksel Büyükelçiler İftarı’nda konuştu.

Konuşmasına, davete icabet ederek iftar sofrasını paylaşan büyükelçiler ve partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyelerine teşekkür ederek başlayan Erdoğan, Ramazan-ı Şerif’in tüm insanlığa barış, huzur ve esenlik getirmesini diledi.

Barış, dayanışma ve rahmet ayı olan ramazanı, Gazze başta olmak üzere Türkiye’nin yakın çevresinde yaşanan hadiseler sebebiyle bu sene buruk karşıladıklarını belirten Erdoğan, mübarek günlere rağmen gönül coğrafyasında acıların, gözyaşlarının, gönül yaralarının devam etmesi nedeniyle üzüntü içinde olduklarını söyledi.

Erdoğan, Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarında 5 aydır süren İsrail saldırılarında 32 bin kişinin şehit olduğunu, sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan ağır bombardımanlarda da 73 bin Filistinlinin yaralandığını anlattı.

İsrail’in 7 Ekim öncesinde 17 sene boyunca uyguladığı ablukayla Gazze’yi bir açık hava hapishanesine çevirdiğine dikkati çeken Erdoğan, “Son 5 aydır ise Gazze’yi örneklerine ancak İkinci Dünya Savaşı’nda şahit olduğumuz büyük bir imha kampı haline getirdi.” diye konuştu.

İsrail’in vahşi saldırıları sonucu Gazze’nin, dünyanın en büyük çocuk ve kadın mezarlığına dönüştüğünü vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bunu sadece biz değil, bölgeyi ziyaret eden, Gazze’de yaşayan, Gazze’yi gören vicdan sahibi herkes söylüyor ama biz böyle konuştuğumuzda Netanyahu ve cinayet şebekesi rahatsız oluyor, hemen antisemitizm yaftası vurarak, bizi susturabileceğini zannediyor. Bu amaçla şimdiye kadar gizli açık her yolu denediler ama Tayyip Erdoğan’ın hakkı ve hakikati haykırmasına asla engel olamadılar. Bugün de katile katil, zalime zalim demekten bizi alıkoyamazlar. İsrailli yöneticiler bize saldırarak soykırım gerçeğini saklamaya çalışmak yerine Gazze’de susuzluktan ve açlıktan ölen bebeklerin hesabını versin.”

“İsrail, savaş suçlarını pervasızca sürdürüyor”

Erdoğan, Netanyahu ve suç ortaklarının, kimsenin itibar etmediği yalanlara sarılmadan önce Gazze’deki 35 hastaneden 31’inin niçin devre dışı bırakıldığını, doktoru ve hemşiresiyle niye 400’e yakın sağlık personelini öldürdüklerini, aralarında tarihi camilerin de olduğu 220 ibadethaneyi neden yıktıklarını ve eğitim kurumlarının yüzde 90’ını niçin enkaza döndürdüklerini açıklamalarını istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir miktar un, bir miktar makarna, belki bir adet kuru ekmek alabilmek için sıra bekleyen masum sivilleri katledenlerin bize söyleyecek sözü olamaz. İsrail yönetimi ne yaparsa yapsın katil, zalim, hırsız, yalancı ve faşist olduğu gerçeğini artık gizleyemez.” ifadelerini kullandı.

Meselenin çok daha vahim tarafının, Uluslararası Adalet Divanının ihtiyati tedbir kararına rağmen İsrail’in hiçbir şey olmamış gibi katliamlarına devam etmesi olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kimseyi dinlemeyen İsrail, savaş suçlarını pervasızca sürdürüyor, hatta acil ateşkes çağrısı yapan ülkeleri dahi tehdit edecek kadar küstahlaşıyor. İsrail yaklaşık bir asırdır şımartılmanın, katliamları, toprak gaspları, hırsızlıkları karşısında sessiz kalınmasının faturasını sadece Filistin halkına ödetmiyor, bu fatura aynı zamanda uluslararası kurumlara da ödetiliyor. Uluslararası kurumlara yönelik güven kaybının bedeli önümüzdeki yıllarda daha fazla terör, daha fazla istikrarsızlık olarak hepimizin önüne gelecektir. Netanyahu ve suç ortaklarına bu cesareti veren, üzülerek ifade ediyorum, İsrail’e koşulsuz askeri ve diplomatik destek sağlayanların ikircikli politikalarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kargo uçakları Batı başkentlerinden Tel Aviv’e sürekli silah ve mühimmat taşırken yasak savma kabilinden kurulan cümlelerin hiçbir anlamı olmadığının altını çizdi.

Gazze’ye yönelik saldırılar ve abluka devam ederken mevcut yardım miktarının yeterli olmadığının çok iyi bilindiğini belirten Erdoğan, Refah Sınır Kapısı’ndan tır geçişlerinin olması gereken düzeye çıkarılmasının en acil ihtiyaç olduğunu bildirdi.

Bunun için İsrail’in üzerinde daha fazla baskı kurulması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, “Türkiye olarak şimdiye kadar 40 bin tondan fazla insani yardım malzemesini Mısır üzerinden Gazze’ye ulaştırdık, ulaştırmaya da devam ediyoruz. Son olarak önceki gün Kızılay’ımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza ait bir gemi Mısır’ın El Ariş limanına vardı.” bilgisini verdi.

“Garantör olarak sorumluluk üstlenmeye de hazırız”

Ramazan ayı boyunca resmi kurumlar, belediyeler, vakıf ve dernekler vasıtasıyla yardımları artırarak sürdüreceklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gazze’deki katliamların tekrar etmemesi ve bölgenin ihyası için garantör olarak sorumluluk üstlenmeye de hazırız. Şu gerçeğin artık herkes farkındadır, Filistin meselesi adil bir çözüme kavuşturulmadan ne bölgemizde ne dünyada kalıcı barış ve istikrar mümkündür. Bunun tek yolu ise 1967 sınırları temelinde Doğu Kudüs’ün başkent olduğu, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin kurulmasıdır. Hepimizin katledilen Filistinli çocuklara borcu vardır. Bu borç da ancak bağımsız Filistin devletinin tesis edilmesiyle ödenebilir. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistinli kardeşlerine sahip çıkacak, hakkı ve hakikati haykırmaya devam edecek, zalimler karşısında da kesinlikle geri adım atmayacaktır.”

“Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’i ağırlayacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yılı aşkın süredir Ukrayna’da devam eden savaşta da Türkiye’nin vicdanlı ve ilkeli yaklaşımıyla barışın sağlanmasına dönük her türlü çabayı sergilediğini anımsatarak, “Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğimizi ortaya koyarken, Rusya’yı dışlayan barış planlarının sonuç getirmeyeceğini de ifade ettik.” dedi.

Karadeniz’de komşu olan her iki ülkeyle de diyaloğun sürdürüldüğünü anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Cuma günü Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenskiy’i İstanbul’da misafir ettik. Seçimler sonrasında da Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’i ağırlayacağız. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğini yeniden tesis etmek ve tahıl ticaretinin güvenli şekilde yapılmasını temin etmek amacıyla çalışıyoruz. Bölgede çatışmaları kızıştıracak, NATO’ya da sirayet etmesine sebep olacak her türlü adımdan uzak durulması gerektiği inancındayız. Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmayacağı düsturuyla Rusya-Ukrayna arasında barışın tesisi için gayretlerimizi devam ettiriyoruz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-israilli-yoneticiler-gazzedeki-bebeklerin-hesabini-versin/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İsrailli yöneticiler, soykırım gerçeğini saklamak yerine Gazze’de ölen bebeklerin hesabını versin” https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilli-yoneticiler-soykirim-gercegini-saklamak-yerine-gazzede-olen-bebeklerin-hesabini-versin/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilli-yoneticiler-soykirim-gercegini-saklamak-yerine-gazzede-olen-bebeklerin-hesabini-versin/#respond Sun, 21 Apr 2024 03:24:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15118 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İsrailli yöneticiler, soykırım gerçeğini saklamak yerine Gazze’de ölen bebeklerin hesabını versin” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen büyükelçilerle iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene ramazan ayını buruk karşıladıklarını vurguladı. “Gönül coğrafyamızda acıların gözyaşların gönül yaralarının devam etmesi nedeniyle gerçekten üzüntü içerisinde olduklarını” ifade eden Erdoğan, “Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarında 5 aydır süren İsrail saldırıların da 32 bin kardeşimiz şehit oldu. Sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan ağır bombardımanlar da 73 bin Filistinli de yaralandı. İsrail 7 Ekim öncesinde 17 sene boyunca uyguladığı ablukayla zaten Gazze’yi bir açık hava hapishanesine çevirmişti. Son 5 aydır ise Gazze’yi örneklerine ancak 2. Dünya Savaşı’nda şahit olduğumuz büyük bir imha kampı haline getirdi. İsrail’in vahşi saldırıları sonucunda Gazze, dünyanın en büyük çocuk ve kadın mezarlığına dönüşmüştür. Bunu sadece biz değil bölgeyi ziyaret eden, Gazze’de yaşayan, Gazze gören vicdan sahibi herkes söylüyor. Ama biz böyle konuştuğumuzda Netanyahu ve cinayet şebekesi rahatsız oluyor. Hemen antisemitizm yaftası vurarak bizi susturabileceğini zannediyor. Bu amaçla şimdiye kadar gizli açık her yolu denediler ama Tayyip Erdoğan’ın hakkı ve hakikati haykırmasına asla engel olamadılar. Bugün de katile katil zalime zalim demekten bizi alıkoyamazlar” diye konuştu.

“İsrailli yöneticiler, soykırım gerçeğini saklamak yerine Gazze’de ölen bebeklerin hesabını versin”

İsrailli yöneticilerin Türkiye’ye saldırarak soykırım gerçeğini saklamaya çalışmak yerine Gazze’de susuzluktan ve açlıktan ölen bebeklerin hesabını vermesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, “Netanyahu ve suç ortakları kimsenin itibar etmediği yalanlara sarılmadan önce niçin Gazze’deki 35 hastaneden 31 devre dışı bırakıldığını doktoru ve hemşiresiyle niye 400 yakın sağlık personelini öldürdüklerini neden aralarında tarihi camilerin de olduğu 220 ibadet yıktıklarını niçin eğitim kurumlarının yüzde 90 enkaza döndürdüklerini açıkladılar. Bir miktar un, bir miktar makarna, belki bir adet kuru ekmek alabilmek için sıra bekleyen masum sivilleri katledenlerin bize söyleyecek sözü olamaz. İsrail yönetimi ne yaparsa yapsın, katil, zalim, hırsız, yalancı ve faşist olduğu gerçeğini artık gizleyemez” diye konuştu.

“Uluslararası kurumlara yönelik güven kaybının bedeli önümüzdeki yıllarda daha fazla terör, daha fazla istikrarsızlık olarak hepimizin önüne gelecektir”

Meselenin çok daha vahim tarafı uluslararası adalet divanının ihtiyati tedbir kararına rağmen İsrail’in hiçbir şeyi olmamış gibi katliamlarına devam etmesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimseyi dinlemeyen İsrail savaş suçlarını pervasızca sürdürüyor, hatta acil ateşkes çağrısı yapan ülkeleri dahi tehdit edecek kadar küstahlaşıyor. İsrail yaklaşık bir asırdır şımartılmanın, katliamları, toprak gaspları, hırsızlıkları karşısında sessiz kalınmasının faturasını sadece Filistin halkına ödetmiyor. Bu fatura aynı zamanda uluslararası kurumlara da ödetiliyor. Uluslararası kurumlara yönelik güven kaybının bedeli önümüzdeki yıllarda daha fazla terör, daha fazla istikrarsızlık olarak hepimizin önüne gelecektir” şeklinde konuştu.

Netenyahu ve suç ortaklarına bu cesareti veren üzülerek ifade ediyorum ki İsrail’e koşulsuz askeri ve diplomatik destek sağlayanların ikircikli politikaları olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kargo uçakları, batı başkentlerinden Tel Aviv’e sürekli silah ve mühimmat taşırken yasak savma kabilinden kurulan cümlelerin hiçbir anlamı yoktur. Gazze’ye yönelik saldırılar ve devam ederken mevcut yardım miktarının yeterli olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Refah sınır kapısından tır geçişlerinin olması gereken düzeye çıkartılması en acil ihtiyaç olduğunu belirtti. İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, “Türkiye olarak şimdiye kadar 40 bin tondan fazla insani yardım malzemesini mısır üzerinden Gazze’ye ulaştırdık. Ulaştırmaya da devam ediyoruz. Son olarak önceki gün Bugün Kızılay’ımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza ait bir gemi Mısır’ın El-Ariç Limanı’na vardı. Ramazan ayı boyunca hem resmi kurumlarımız hem belediyelerimiz hem de vakıf ve derneklerimiz vasıtasıyla yardımlarımızı arttırarak sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“Gazze’deki katliamların tekrar etmemesi ve bölgenin ihyası için garantör olarak sorumluluk üstlenmeye de hazırız”

Gazze’deki katliamların tekrar etmemesi ve bölgenin ihyası için garantör olarak sorumluluk üstlenmeye de hazır olduklarını aktaran Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Şu gerçeğin artık herkes farkındadır, Filistin meselesi adil bir çözüme kavuşturulmadan ne bölgemizde, ne dünyada kalıcı barış ve istikrar mümkündür. Bunun tek yolu ise 1967 sınırları temelinde Doğu Kudüs’ün başkent olduğu bağımsız Egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin Devleti’nin kurulmasıdır. Hepimizin katledilen Filistinli çocuklara borcu vardır. Bu borçla ancak bağımsız Filistin Devleti’nin tesis edilmesiyle ödenebilir. Türkiye bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistinli kardeşlerine sahip çıkacak hakkı ve hakikati haykırmaya devam edecek. Zalimler karşısında da kesinlikle geri adım atmayacaktır.”

2 yılı aşkın süredir Ukrayna’da devam eden savaşta da vicdanlı ve ilkeli yaklaşım ile barışın sağlanmasına dönük her türlü çabayı sergilediklerini ifade eden Erdoğan, “Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğimizi ortaya koyarken Rusya’yı dışlayan barış planlarının sonuç getirmeyeceğini de ifade ettik. Karadeniz’den komşumuz olan her iki ülkeyle de diyaloğumuzu sürdürüyoruz. Cuma günü Ukrayna Devlet Başkanı Zelenksi’yi İstanbul’da misafir ettik. Seçimler sonrasında da Rusya Devlet Başkanı Putin’i ağırlayacağız. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğini yeniden teşhis etmek ve tahıl ticaretinin güvenli şekilde yapılmasını temin etmek amacıyla çalışıyoruz. Bölgede çatışmaları kızıştıracak, NATO’ya da sirayet etmesine sebep olacak her türlü adımdan uzak durulması gerektiği inancındayız. Savaşın kazananı, barışın kaybedeni düsturuyla Rusya, Ukrayna arasında barışın tesisi için gayretlerimizi devam ettiriyoruz” açıklamalarında bulundu.

“Güney sınırlarımızın ötesinde bir teröristan kurulmasına hiçbir şart altında müsaade etmeyeceğiz”

Cumhuriyet’in 100. yılını geride bırakmanın gururunu yaşayan ülkemiz, Türkiye Yüzyılının inşası için hedeflerine emin adımlarla ilerlediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze ve Ukrayna’nın yanı sıra Suriye, Irak, Libya, Yemen ve Afganistan’da barış ve istikrara yönelik çabalara aktif katkı sağlıyoruz. PKK, PYD, FETÖ ve DEAŞ başı olmak üzere terörün her çeşidine karşı mücadele veriyoruz. Güney sınırlarımızın ötesinde bir teröristan kurulmasına hiçbir şart altında müsaade etmeyeceğiz. Bu konuda artık müttefiklerimiz başta olmak üzere dost ülkelerden en azından DEAŞ bahanesiyle bölücü terör örgütüne verilen desteği keserek Türkiye ile dayanışma sergilemelerini bekliyoruz. Son 10 yılda yaşanan tüm gelişmeler şu gerçeği çok net göstermiştir. Terör örgütleri vasıtasıyla çıkarların korunması mümkün değildir. Bu tür hesaplar tıpkı kumdan kale misali sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Bölgemizde kalıcı istikrar ve huzurun tesisi yılanla aynı çuvala girmekten değil meşru aktörlerle ortak bir zeminde buluşmaktan geçiyor. İnşallah önümüzdeki dönemde bu ortak bulunacağına inanıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kafkasya’da istikrarın korunması, Türkiye’nin öncelikleri arasında ilk sıralarda yer aldığını vurguladı.

“Balkanların istikrarı ve huzuruna katkı sağlayan adımların her zaman olduğu gibi destekçisiyiz”

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış anlaşmasının imzalanmasıyla bölgede yeni bir dönemin başlamasını arzu ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz ve Ege’de Yunanistan ile son dönemde hakim olan olumsuz atmosferin somut sonuçlar vermesini ümit ediyoruz. Burada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve çıkarları ile egemen eşitliği göz ardı edilerek bir çözüme ulaşılması mümkün değildir. Balkanların istikrarı ve huzuruna katkı sağlayan adımların her zaman olduğu gibi destekçisiyiz” dedi.

Geçtiğimiz ekim ay bu yana Kosova’daki NATO gücünün komutasını Türkiye’nin yürüttüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam yetmiş yıldan fazladır etkin ve güçlü üyesi olduğumuz NATO güvenliğimizin temel taşlarından biridir. NATO müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri’yle Washington’da düzenlenen son stratejik mekanizma toplantımızda işbirliğimizi geliştirmeyi kararlaştırdık. Avrupa Birliği üyeliği de stratejik hedefimiz olmaya devam ediyor. Yeniden Asya girişimimizi güçlendirirken Latin Amerika ve Afrika politikalarımızın müspet sonuçlarını alıyoruz” ifadelerini kullandı.

Dördüncü Türkiye Afrika ortaklık zirvesini bu yıl içinde gerçekleştirmek üzere çalışmalara başladıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Diplomasi Formunun üçüncüsünü 1-3 Mart tarihlerinde 148 ülkeden 4 bin 700 katılımcıyla başarıyla düzenledik. Foruma katılımlarınız için bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

“Yaklaşık 2 milyar Müslüman’ın inancına ve mukaddesatına yönelik bir saldırı olan bu eylemlere fırsat verilmemesini bekliyoruz”

Her 15 Mart’ı İslamofobi Mücadele Uluslararası günü olarak idrak ettiklerini hatırlatan Erdoğan, “Bu yıl Ramazan’a tekabül eden 15 Mart vesilesiyle giderek artan İslam düşmanlığıyla mücadelenin önemini bir kez daha vurgulamak isterim. Kutsal kitabımızın yakılmasına kadar varan alçakça saldırılara fikir hürriyeti denilerek müsamaha gösterilmesini hiçbir şekilde kabul edemeyiz. Yaklaşık 2 milyar Müslüman’ın inancına ve mukaddesatına yönelik bir saldırı olan bu eylemlere fırsat verilmemesini bekliyoruz” dedi.

30 Mart’ı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edildiğini aktaran Erdoğan, “Eşim Erdoğan’ın himayesinde yürütülen sıfır atık projesiyle çevre ve atık bilincini yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Gelecek kuşakların bize emaneti olan çevrenin korunması noktasında siz dostlarımızdan gerekli desteği bekliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, elçilerle en son iftarı Türkiye 14-28 Mayıs’ta yapılan genel seçimlerin hemen arifesinde bulunduğunu hatırlattı. İftarda sizlere dalga dalga büyüyen zaferin seslerini duyduğumuzu söylediklerini belirten Erdoğan, “Yaşadığımız asrın felaketi 6 Şubat depremlerine rağmen Mayıs seçimlerini yüzde 90 bulan rekor katılım oranıyla tam bir demokrasi şöleni havasında gerçekleştirdik. Seçimlerin ikinci turunda yüzde 52 aşan oy oranıyla aziz milletimizden beş sene daha Türkiye’ye ve kendisine hizmet etmeye çalıştık. Tıpkı geçen seneki gibi bugünkü iftar programımızı da yine bir seçim sürecinde yapıyoruz. 31 Mart mahalli idareler seçimlerinde amacımız son 22 yıldaki yirmi 28. sandık zaferimize imza atmaktır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak yerel yönetimler boyutunda da inşallah neticeler elde edeceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilli-yoneticiler-soykirim-gercegini-saklamak-yerine-gazzede-olen-bebeklerin-hesabini-versin/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, ANSTOP ile Buluştu https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-muhittin-bocek-anstop-ile-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-muhittin-bocek-anstop-ile-bulustu/#respond Tue, 19 Mar 2024 02:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10508 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Sivil Toplum Platformu (ANSTOP) yönetimi ve üyeleriyle buluştu. Hizmet ve projeleriyle ilgili katılımcıları aydınlatan Başkan Böcek, “Gazipaşa’dan Kaş’a kadar yarım kalan projeleri tamamladık. Ranta dönük değil halka dönük olan bütün projelerimizi bitirdik. Benim en büyük rakibim, kendim” dedi.

Başkan Böcek, ANSTOP yönetimi ve üyeleriyle bir araya geldi. ANSTOP Kurucu Üyesi ve Sözcüsü Reşat Güney, Kurucu Üyeler Ekonomi İş Geliştirme Derneği Başkanı İzzet Ünlü, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Okan Hançer, Peyzaj Mimarları Odası Antalya Şube Başkanı Gülsüm Kıldan, Antalya Şehir Plancıları Odası Şube Başkanı Funda Yörük, Türkiye Spor Yazarları Derneği Antalya Şube Başkanı Şifa Çiçek, Seyahat Acenteleri Yöneticileri Derneği Başkanı Mehmet Gem’in katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda, Antalya’nın sorunları konuşuldu, talep ve öneriler dile getirildi.

Ulaşımdan altyapıya, turizmden kültür ve çevreye pek çok konunun görüşüldüğü toplantıda, yapılacak projeler ile ilgili birlik ve beraberlik içinde hareket edileceği vurgusu yapıldı. Böcek toplantıda hizmet ve projeleri, şöyle anlattı:

“GAZİPAŞA’DAN KAŞ’A KADAR YARIM KALAN PROJELERİ TAMAMLADIK”

“Gazipaşa’dan Kaş’a kadar yarım kalan projeleri tamamladık. Ranta dönük değil halka dönük olan bütün projelerimizi bitirdik. Benim en büyük rakibim, kendim. Sen ben yok, biz birlikte yaparız anlayışı içerisinde borç edebiyatı yapmadık. Bütçesine göre en borçlu belediyeyi aldık ve yürüdük. 30 Büyükşehir Belediyesi içerisinde çalışanlara en yüksek zammı yaptık. Hiçbir kurum kuruluşa günü geçmiş borcumuz yoktur. Antalya turizm kenti yerli nüfusu ile birlikte sayı 26 milyonu buluyor ve tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte 26 milyona ev sahipliği yapıyoruz. Bize 2 milyon 686 bin nüfusa göre para geliyor. Ama buna rağmen hizmet ediyoruz.

“DEPREM MASTER PLANI’NI BAŞLATTIK”

İmar yönetmeliğini değiştirdik. Deprem Master Planı’nı 22 Mayıs 2022 başlattık. Türkiye’de 30 büyükşehir içerisinde en ucuz suyu Antalya’da yaptık. Sur Yapı’da 3 bin 500 daireyi sahiplerine teslim ettik. 570’i de hazır olmak üzere. Güneş Mahallesi’nde kentsel dönüşüm gerçekleştirdik. 545 dairenin kura çekimini yaptık yakında teslim edeceğiz. Oraya cami de yapıyoruz. Korkuteli’nde 110 milyon liraya mal olan kurutma tesisi tamamlandı. Şimdi 250 kişiyi istihdam edeceğiz. Yazları bu sayı 500’e çıkacak.

“ÇEVRECİ ALTYAPI PROJELERİNDE KULLANMAK ÜZERE FİNANSMAN ANLAŞMASI İMZALADIK”

Fransız Kalkınma Ajansı ile Antalya’nın geleceğini kurtaracak çevreci altyapı projelerinde kullanılmak üzere ortak finansman anlaşması imzaladık. Hazine garantisiz 59 milyon 850 bin euro bütçeli krediyle öncelikli olarak Hurma’da atıksu arıtma çamuru yakma ve enerji geri kazanma tesisini yapacağız. Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne konu geldiğinde AK Parti grubu ret verdi. ASAT tarafından yıllık 500 milyon lira çamur bertarafına gidiyor. Şimdi çamur yapma tesisini kuruyoruz. Lara arıtmasının kapasitesine de iki kat artıracağız.”

Böcek, kentteki nüfus artışının yanı sıra araç sayısında da ciddi artış yaşandığını kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“‘ALTIN ÇAĞ’ DİYORLAR, İNSANLAR KURU SOĞANA MUHTAÇ OLDU”

“Pandemi öncesi toplu taşımada 386 bin kişiyi taşıyordu pandemi sonrası 40 bine düştü. Ulaşımla ilgili 2019 yılından itibaren merkezde 186 bin nüfus artışı oldu. 381 bin araç trafiğe girdi. Rus-Ukrayna Savaşı’ndan gelenler, depremden gelen vatandaşlarımız var bunları saymıyorum. 127 tane akıllı kavşak yaptık. Cırnık Köprüsü’nü 4-5 şerite çıkardık yollar genişledi. Batı Çevre Yolu’yla ilgili 5.2 kilometre sorunu çözen bir kardeşinizim. Batı Çevre Yolu’nun mimarı biziz. İktidar olalı 22 yıl olacak, çevre yollarını yapmadığınız sürece trafiği çözemezsiniz.  Alanya’ya gittim 71 trafik lambasından geçtim. Altın çağ diyorlar, insanlar kuru soğana muhtaç oldu. Bu altın çağları biz çok gördük.”

BÖCEK’E TEŞEKKÜR

ANSTOP Kurucu Üyesi ve Sözcüsü Reşat Güney, düzenlenen toplantı dolayısıyla Muhittin Böcek’e teşekkür ederek, “Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Antstop olarak projeler üretmek ve çözümün bir parçası olma yolunda da görev almak isteriz. Kentin turizminden, şehir planından, iş hayatından, engelli gençlerimizden oluşan ciddi bir kompakt bir sivil toplum yapısı olarak kentimizde sorunları çözüme kavuşturmak istiyoruz”  diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-muhittin-bocek-anstop-ile-bulustu/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Dünyada zulme karşı bir insanlık cephesi kurulmuştur https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunyada-zulme-karsi-bir-insanlik-cephesi-kurulmustur/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunyada-zulme-karsi-bir-insanlik-cephesi-kurulmustur/#respond Sat, 16 Mar 2024 08:24:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10116 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Zalimler, kuvözlerde ölen bebekleri purolarını içerek izleyebilirler. Zalimler, sokakta açlıktan ölen ninelerin ızdırabına gülerek yanıt verebilirler. Ama mazlumlardan, insanlıktan yana olanlar, vicdanı olanlar ayağa kalkmıştır ve dünyada zulme karşı bir insanlık cephesi kurulmuştur, güçlenerek yoluna devam edecektir.” dedi.

Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) tarafından düzenlenen “Gazze: İnsanlığın Felaketi” Özel Raporu Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, gösterdikleri hassasiyet ve ortaya koydukları nitelikli çalışma dolayısıyla Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Kamu Denetçisi Fatma Benli ile kurumdaki uzmanlara teşekkür etti.

İsrail’in saldırganlığının karşısında durmak, dost ve kardeş Filistin halkıyla dayanışma ve işbirliğini ifade etmek için her seviyede büyük bir titizlikle mücadeleyi devam ettirdiklerini dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mız bütün katıldığı uluslararası toplantılarda, bendeniz katıldığım bütün uluslararası toplantılarda, Dışişleri Bakanımız hem toplantılarda hem ikili temaslarda; işin başından itibaren tezlerimizi çok net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Ayrıca Türkiye’nin bütün kurumları da bu süreç içerisinde Filistin halkının yanında yer almaya büyük gayret gösteriyor.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin teşebbüsüyle Uluslararası Adalet Divanında açılan davada gündeme getirilen delillerin önemli bir kısmı Anadolu Ajansının sağladığı, TRT’nin çekimini yaptığı delillerdir. Bu anlamda Cumhurbaşkanlığına bağlı İletişim Başkanlığının, özellikle İsrail’in en iyi şekilde bildiği dezenformasyona karşı uluslararası alanda vermiş olduğu mücadele de fevkalade takdire şayandır. Ayrıca insani yardımların ulaştırılması bakımından Kızılay başta olmak üzere bütün yardım kuruluşlarımızın, yine aynı şekilde oradan yaralıların getirilmesi bakımından da Sağlık Bakanlığımızın, velhasıl bütün kuruluşlarımızın en önemli vazifelerinden birisi 7 Ekim’den bu yana İsrail’in saldırganlığının karşısında durmak, Filistin halkının yanında durabilmektir.”

Kurtulmuş, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel ve Anayasa Komisyonu Üyesi ve Denizli Milletvekili Cahit Özkan’ın TBMM’yi temsilen Uluslararası Adalet Divanındaki duruşmaları takip ettiğini anımsattı.

“Hiç şüphesiz çok büyük bir takdir, çok büyük bir teşekkür ve çok büyük bir tebriki de Sayın Büyükelçi’nin şahsında Güney Afrika Hükümetine ve Güney Afrika halkına yapmak da vazifemizdir” diyen Kurtulmuş, Güney Afrika’nın bu uğurda verdiği mücadelede Türkiye olarak kendilerini hiçbir zaman yalnız bırakmayacaklarını vurguladı.

“Dünyada zulme karşı bir insanlık cephesi kurulmuştur”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları karşısında susanlar ve destek verenler olduğu gibi, ilk günden itibaren insanlık ve vicdan adına ayağa kalkan ve seslerini yükseltenlerin de bulunduğunu söyleyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Dini, ırkı, teninin rengi ne olursa olsun, kullandığı dil ne olursa olsun; kültürü, siyaseti ne olursa olsun ‘Ben insanım ve insanlığın yanındayım’ diyen milyonlarca, yüz milyonlarca insanlık ailesi mensubuna saygılarımızı ve şükranlarımızı ifade ediyorum. Yönetimler, hükümetler kendi tuzu kuru hesapları içerisinde gelecek hesabı yapabilirler. Ama dünyanın her yerinde sokaklara çıkan ve Filistin’in masum halkının yanında durduğunu ifade eden insanların her birisini Türkiye’den saygıyla selamlıyoruz.

Şunu açıklıkla söyleyebiliriz; Zalimler, kuvözlerde ölen bebekleri purolarını içerek izleyebilirler. Zalimler, sokakta açlıktan ölen ninelerin ızdırabına gülerek yanıt verebilirler. Ama mazlumlardan, insanlıktan yana olanlar, vicdanı olanlar ayağa kalkmıştır ve dünyada zulme karşı bir insanlık cephesi kurulmuştur, güçlenerek yoluna devam edecektir. Bundan sonra dünyanın neresine giderlerse gitsinler zalimler ve destekçileri için iş hiç kolay değildir. Hangi büyük üniversitede konuşurlarsa mutlaka Filistin’e karşı yaptıkları zulümler için yüzlerine haykıran, hatta bir müddet sonra yüzlerine tüküren insanlar olacaktır.”

“Zaten insanlığın vicdanında yargılandılar, mahkum oldular”

İnsanlık cephesinin dünyanın her yerde tahkim edilmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, “İşin bu insanlık tarafını; siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, araştırma merkezleri olarak ortaya koyacağız. İnsanlık cephesinin tahkim edilmesi için Uluslararası Adalet Divanında açılan bu dava, aslında büyük bir kaldıraç görevi görmektedir ve inşallah bu mahkemenin sonuçları olumlu neticelenecek.” diye konuştu.

Kurtulmuş, Uluslararası Adalet Divanından sonra ikinci olarak uluslararası savaş suçları mahkemesinde davanın görüleceğini ifade ederek, “Karadziç o katliamları yaparken, ‘yanıma kar kalır’ zannediyordu. Netanyahu ve çetesi de bu katliamları yaparken ‘yanımıza kar kalır’ zannediyorlar. Öyle zannetmesinler, yanlarına kar kalmayacaktır ve inşallah uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılanacaklardır. Zaten insanlığın vicdanında yargılandılar, mahkum oldular.” değerlendirmesini yaptı.

“Netanyahu ve ekibi eski itibarlarını bulamayacak ve yalnızlaşacaktır”

Uluslararası Adalet Divanındaki mahkemenin, Filistin davasının başlangıcı olduğunu bildiren Kurtulmuş, şimdi on yıllar sürecek büyük bir mücadelenin başladığını söyledi.

Netanyahu ve ekibinin, bu büyük zulümlere zemin hazırlayanlarla birlikte uluslararası alanda yalnızlaştırılması siyasetini gerçekleştirmek gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, “Bunlar nereye giderlerse gitsinler, artık uluslararası sistemin içinde asla ve asla eski itibarlarını bulamayacaklar ve yalnızlaşacaklardır. Dün bunlarla aynı kare içerisinde fotoğraf vermek için yarışanlar, yarın bunlarla aynı binada bulunmamaya gayret edeceklerdir.” dedi.

Başta İslam ülkeleri olmak üzere mazlum milletlerin aralarındaki dayanışmaları arttırmaları gerektiğine işaret eden Kurtulmuş, “Bu kadar büyük zulümler, bu kadar büyük insanlık suçları işlenirken, İslam İşbirliği Teşkilatı nerede? İslam ülkeleri nerede? Niçin yeterince, etkin bir şekilde bu zulmü önleyecek mekanizmayı oluşturamamaktadır.” şeklinde konuştu.

İsrail’in en büyük gücünün başta İslam ülkeleri olmak üzere mazlum milletlerin dağınıklığı, kararsızlığı ve inisiyatif kullanamamaları olduğunu dile getiren Kurtulmuş, burada mutlaka ortak hareket etmek gerektiğinin altını çizdi.

“Uluslararası sistemin mazluma destek verme kabiliyeti hiç yoktur”

Kurtulmuş, uluslararası alanda yeni bir sistemin kurulabilmesi için bütün güçle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu son gelişmelerin “uluslararası sistem” diye bir şeyin olmadığını öğrettiğini söyleyen Kurtulmuş, “Uluslararası sistemin herhangi bir konuda, herhangi bir bölgede barışı sağlama, zalim ve mazlumu birbirinden ayırt ederek mazluma destek verme kabiliyeti hiç yoktur. Tabiri caizse uluslararası sistem çökmüş, uluslararası sistem topluca mezarlığa gömülmüştür. Birleşmiş Milletlerinden tutun uluslararası yardım kuruluşlarına kadar hiçbirisinin bir fonksiyonu kalmamıştır. Ukrayna’da iki yılı aşkın süren bir savaşta çözüm üretemeyen bir uluslararası sistem, çoktan çökmüştü. Şimdi Gazze meselesi, insanlığın gözüne sokarak bunu gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kurtulmuş, “Dünya beşten büyüktür” derken söylediklerinin bir hayal olmadığını; bugünün ihtiyacı olan bir sistemin kurulmasındaki samimiyet olduğunu bildirdi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, yakın zamanda Filistin direnişinin başarıya kavuşacağını gördüklerini de belirtti.

Tam manasıyla bağımsız, toprak bütünlüğü sağlanmış ve 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmadan siyasi çözüm elde edilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, başta Mescid-i Aksa olmak üzere Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin kutsal mekanlarının masuniyetinin korunması ve yerleşimci politikalarının önlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunyada-zulme-karsi-bir-insanlik-cephesi-kurulmustur/feed/ 0
Başkan Kılıç seçim beyannamesini duyurdu https://www.haber28.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu-2/ https://www.haber28.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu-2/#respond Wed, 28 Feb 2024 23:36:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7688 Başkan Kılıç seçim beyannamesini duyurdu

Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, projelerini anlattı

GAZİANTEP – Oğuzeli Belediye Başkanlığına yeniden aday gösterilen Mehmet Sait Kılıç, düzenlediği toplantı ile seçim beyannamesini duyurdu.

Üretken belediyecilik anlayışı ile 10 yıl boyunca Oğuzeli Belediyesi’ne değer katan projelere imza atan Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri öncesi hayata geçireceği projeleri Oğuzeli Belediyesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıyla tanıttı. Düzenlenen vizyon tanıtım toplantısına “Ayırmadan Ayrışmadan Oğuzeli için canla başla” sloganıyla kentsel dönüşüm çalışmaları, sıfır atık, ulaşım, çevre, ticaret merkezleri, sosyal, kültürel, tarım, spor ve tesis projelerini tanıtan Kılıç; Oğuzeli için aralıksız hizmet anlayışıyla, tüm yöneticilerle birlikte yürümeye devam edeceğini belirtti.

“Cumhur İttifakı olarak yanlarındayız”

Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep İl Başkanı Mustafa Bozgeyik Cumhur İttifakının önemine değinerek, tüm Gaziantep’te ve 9 ilçede ve Büyükşehir belediyesi başkanı aday seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak yanlarında olduklarını ifade etti. Bozgeyik, “Cumhurbaşkanımız ve genel başkanımızın iradesiyle kurulan Cumhur İttifakı, kurulduğu günden bu yana birlik ve beraberlik içerisinde her türlü fitne ve fesada mahal vermeden, iki saygı değer liderin Türkiye Cumhuriyeti devleti Türk dünyası ve Alemi İslam için oluşturmuş olduğu mücadele azmidir. Bu nedenle hem cumhurbaşkanımızın hem genel başkanımızın her türlü pazarlıkla münezzeh her türlü siyasi ikbalden, şahsi ve nefsi ikbalden uzak bir şekilde önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben anlayışıyla bu günlere geldi. Bugün de buradayız. Büyükşehir belediye başkanımız 2014 yılından beri burada. Biz Büyükşehir belediye başkanımızdan da memnunuz ve razıyız. Bizler Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatları olarak, tüm Gaziantep’te ve 9 ilçede ve Büyükşehir belediyesi başkanı aday seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak yanlarındayız” dedi.

“Bugün itibariyle sıfır borcu olan bir belediyeyiz”

2014 yılında devraldıkları belediyenin tüm borçların tamamını bitirdiklerini söyleyen Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, yollarıyla, caddeleriyle, sosyal tesis ve tüm sosyal donatılarıyla vatandaşların hayatını kolaylaştıracak çalışmalara yeni dönemde de devam edeceklerini söyledi.

Oğuzeli Belediye Başkanı M. Sait Kılıç, “2014 yılında yeni bir umutla, yeni bir ümitle, yeni bir nefesle, Oğuzeli’mize ve ilçemizde yaşayan insanlarımıza ilçe belde ve gerekse kırsalda yaşayan insanlarımızın hayatını kolaylaştırmak için elimizden gelen bütün gayreti gösterdik. Gece gündüz demeden çalıştık. Başta Fatma Şahin başkanımız olmak üzere tüm müdürlüklerimiz yol gösterdi. Size bir müjdemiz var. Biz Oğuzeli Belediyemizi devraldığımızda belediyemiz bütçesinin kat kat üzerinde borcu vardı. Bugün itibariyle sıfır borcu olan bir belediyeyiz. Yollarıyla, caddeleriyle, sosyal tesis ve tüm sosyal donatılarıyla sizin hayatınızı kolaylaştırmak adına ne varsa onu yaptık. Bundan sonra da aynı şekilde sizlerle birlikte bu memlekete, bu topraklara hizmet etmek bizim için şereftir. 2014 yılında göreve başladığımızda bir analiz yaptık. Oğuzeli’nin güçlü ve zayıf yanlarını belirledik. Güçlü yanlarımızı daha yukarıya çıkarmak için ön plana çıkardık. Zayıf olan yanlarımızı da güçlendirmeye çalıştık. Oğuzeli Sacır deresinin arıtılması gerekiyordu, bu yöredeki insanlar tarımla geçimini sağlıyor. Belediye Başkanı Fatma Şahin’e çok teşekkür ediyoruz. Şuanda milyarlarca liralık tesis faaliyete geçti. 2 baraj gölünü besleyen bu tesis 200 bin dönüm araziyi besliyor. Bu yöredeki nar, nar ekşisi, kurutmalık gibi ürünlerin değerlenmesi için patentini aldık. Bu ürünlerin katma değerini arttırmak adına her yıl festivaller düzenliyoruz. Destekleriniz olduğu sürece bu kutlu yürüyüşte hep birlikte, büyükşehir belediye başkanımızla ve tüm yöneticilerimizle birlikte yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Millet ne diyorsa o olacak

31 Mart 2024 seçimlerine ve Cumhur İttifakı’nın önemine değinen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Şehrin kapısı Oğuzeli’dir. Şehre Oğuzeli ile giriyorsunuz. Oğuzeli’nin adına yakışır olması gerekiyordu. 2014 yılında bize verdiğiniz destekle şehri emin olduk. Canınız, malınız, inancınız, aileniz bize emanet. Hepimiz insanız hatalarımız olabilir ama önce vatan. Bu Cumhur İttifakı niye kuruldu, bu 15 Temmuz bir daha olmasın diye kuruldu. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse millet ne diyorsa o olacak” diye konuştu.

Yoğurtçu tepesi uydu kent projesi

Şehir planlarını, afetleri ve şehrin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak Oğuzeli’mizin geleneksel yapısına uygun ‘Yoğurtçu Tepesi Uydu Kent’ projesi hayata geçirilerek deprem ve doğal afetlere karşı ilçe merkezine yakın ve korunaklı alanlarında yeni ‘Vizyon Şehir Oğuzeli’ yapılacak.

Dirençli akıllı şehirler; Yeni Yeşil Oğuzeli

Bilgi ve iletişim altyapısının geliştirilmesi yoluyla kurumun verimli hizmet kapasitesinin artırılması ve nesnelerin interneti teknolojilerinden yararlanarak, Gaziantep’teki doğal afetlerin daha öngörülebilir olunmasının sağlanması, iklim değişikliğine yönelik meteorolojik verilerin toplanarak analiz edilmesi ve bu öngörü ile kentsel sorunlara alternatif ve efektif yeni çözümler üretilmesine katkıda bulunulacak.

Kentsel dönüşüm ve sokak sağlıklaştırma

Oğuzeli millet bahçesi, Deliklitepe’de hayata Geçirilecek ‘Tabiat Parkı ve Mesire Alanı’ projesi ile günübirlik mesire alanları, kamp alanları, yürüyüş rotaları ve çeşitli aktivite merkezleri oluşturarak Oğuzeli’nin turizm potansiyeli Geliştirilecek. Diğer yandan yeni turizm trendlerini hayata geçirerek vatandaşın doğa ile iç içe tatil yapabilmeleri için hayata geçirilecek ‘Bungalov Ev’ projesi Oğuzeli’ni turizm Şehri Haline Getirecek. Sosyal belediyecilik anlayışının önemli bir yapı taşı olan aile ve çocuklar için önemli bir proje olan ‘Macera Parkı’ projesi Deliklitepe’de Hayata Geçirilecek. Macera Parkında zipline, tırmanma duvarı survivor parkı paint ball, atv sürüş alanı, raylı kızak benzeri parkurlar yer alacak.

GES Projesi ile enerjiden gelir elde edilecek

Hayata geçirilecek olan GES Projesi ile birlikte tesislerin ihtiyacı olan elektrikler üretilecek. İhtiyaç fazlası enerjiler ise satılarak belediyeye gelir sağlanacak.

Kütüphane projesi

Oğuzeli’nde eğitim gören tüm öğrencilerin eğitim ve spor hayatı için gereken kütüphane ve futbol sahası projesi ile destek verilmeye devam edilecek.

Sağlık ve ulaşımda vatandaş ile yan yana

Deprem sonrası yıkılan Oğuzeli Hastanesi yerine 16 bin metrekare alanda çelik konstrüksiyonlu 72 yataklı hastane yapılacak. Diğer yandan Gaziantep-Oğuzeli yolu refüj düzenlemesi ile ulaşımdaki aksaklıklar giderilecek ve çevre düzenlemesi yapılacak.

Sosyal tesis projeleri ve hobi bahçeleri

Kırsal mahallelerin önemli ihtiyaçlarından olan sosyal tesis sorunu her mahalleye sosyal tesis projesi ve hobi bahçeleri projesi ile vatandaşlara hizmet vermeye devam edilecek.

Eğitim platosu projesi ve kreş projesi

4-11 Yaş Arası Çocukların hem eğleneceği hem de yeni şeyler öğrenecekleri bir eğitim platosu kurulacak. Çocukların hem motor becerilerini hem de fiziksel ve sosyal becerilerini geliştirecek olan bu proje ile çocuklar, meslekleri deneyimleyerek ve oynayarak öğrenecekler. Bu merkez ile çocukların sağlıklı bir şekilde gelişimine katkı sunulacak. Diğer yandan çalışan ebeveynlerin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kreş projesi ile ailelerin gönül rahatlığıyla çocuklarını bırakabileceği merkezler oluşturulacak.

Bağımlılıkla mücadele merkezi projesi

Oğuzeli ilçesinde her türlü bağımlılıkla mücadele eden dezavantajlı grupların tespit, tedavi ve rehabilite edilmeleri, sosyalleşmeleri, meslek ve iş sahibi yapılmaları için çalışacak olan merkez gençleri yeniden topluma kazandırırken, ilçedeki huzur ve güvenliğe de büyük katkı sağlayacak. Yeşilay basta olmak üzere konuyla ilgili tüm taraflarla etkin iş birliği geliştirmeyi hedefleyen bağımlılıkla mücadele merkezi, ilçede tüm gücüyle çalışacak.

Salça ve kuru biber çekme tesisi projesi ve sıfır atık projesi

Oğuzeli Belediyesi bünyesinde kurulacak ‘Salça ve Kuru Biber Çekme Tesisi’ projesi ile vatandaşın Gaziantep’e gitmesine gerek kalmayacak ve daha uygun ücretlerle çekimlerinin yapılması sağlanacak. kadınların salçalık dönemindeki çilesine son verilecek. Sıfır atık vizyonu kapsamında nar atıklarının ürüne dönüşmesi projesi GAP kalkınma idaresi başkanlığı tarafından 2024 yatırım programına girdi. Nar’ın kabuğu, posası ve çekirdeğinden de faydalanılacak proje ile nar üreticilerinin ürünlerine değer katılacak. Diğer yandan Hayata Geçirilecek ‘Soğuk Hava Deposu’ projesi ile üreticilerin emeği değer kazanacak. Kurulan tesis ile çiftçilerin ürettikleri taze ürünlerin kullanım ömrünü uzatacak olup, üretilen ürünlerin mevsimi dışında daha iyi kazanç elde ederek satılması sağlanacak.

Maharetli eller çarşısı projesi ve yaşlı ve emekli yaşam evi projesi

Oğuzeli ilçesine kazandırılacak tesis ile ilçede yaşayan ev hanımları bir yandan kendi evlerinde el emeği göz nuru ürettikleri ürünleri satma imkanı bulurken diğer yandan sosyalleşip ev ekonomisine katkı sağlayabilecek. Diğer yandan ‘yaşlı/emekli yaşam evi’ projesi ile ilçede yaşayan emekli ve yaşlı vatandaşların sabah saatlerinden akşam 5’e kadar faydalanabilecekleri tesis oluşturulacak. Tesisin içinde bulunan hobi odasında açılan kurslar ile yaşlı vatandaşlar resim, dikiş, patik, tesbih vb. ürünler tasarlayarak satışını yapabilecek. Satıştan elde edilen gelir çocuklara ‘yaşlı bursu’ olarak geri dönecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu-2/feed/ 0
Başkan Kılıç seçim beyannamesini duyurdu https://www.haber28.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu/ https://www.haber28.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu/#respond Wed, 28 Feb 2024 05:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7610 Oğuzeli Belediye Başkanlığına yeniden aday gösterilen Mehmet Sait Kılıç, düzenlediği toplantı ile seçim beyannamesini duyurdu.

Üretken belediyecilik anlayışı ile 10 yıl boyunca Oğuzeli Belediyesi’ne değer katan projelere imza atan Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri öncesi hayata geçireceği projeleri Oğuzeli Belediyesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıyla tanıttı. Düzenlenen vizyon tanıtım toplantısına “Ayırmadan Ayrışmadan Oğuzeli için canla başla” sloganıyla kentsel dönüşüm çalışmaları, sıfır atık, ulaşım, çevre, ticaret merkezleri, sosyal, kültürel, tarım, spor ve tesis projelerini tanıtan Kılıç; Oğuzeli için aralıksız hizmet anlayışıyla, tüm yöneticilerle birlikte yürümeye devam edeceğini belirtti.

“Cumhur İttifakı olarak yanlarındayız”

Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep İl Başkanı Mustafa Bozgeyik Cumhur İttifakının önemine değinerek, tüm Gaziantep’te ve 9 ilçede ve Büyükşehir belediyesi başkanı aday seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak yanlarında olduklarını ifade etti. Bozgeyik, “Cumhurbaşkanımız ve genel başkanımızın iradesiyle kurulan Cumhur İttifakı, kurulduğu günden bu yana birlik ve beraberlik içerisinde her türlü fitne ve fesada mahal vermeden, iki saygı değer liderin Türkiye Cumhuriyeti devleti Türk dünyası ve Alemi İslam için oluşturmuş olduğu mücadele azmidir. Bu nedenle hem cumhurbaşkanımızın hem genel başkanımızın her türlü pazarlıkla münezzeh her türlü siyasi ikbalden, şahsi ve nefsi ikbalden uzak bir şekilde önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben anlayışıyla bu günlere geldi. Bugün de buradayız. Büyükşehir belediye başkanımız 2014 yılından beri burada. Biz Büyükşehir belediye başkanımızdan da memnunuz ve razıyız. Bizler Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatları olarak, tüm Gaziantep’te ve 9 ilçede ve Büyükşehir belediyesi başkanı aday seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak yanlarındayız” dedi.

“Bugün itibariyle sıfır borcu olan bir belediyeyiz”

2014 yılında devraldıkları belediyenin tüm borçların tamamını bitirdiklerini söyleyen Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, yollarıyla, caddeleriyle, sosyal tesis ve tüm sosyal donatılarıyla vatandaşların hayatını kolaylaştıracak çalışmalara yeni dönemde de devam edeceklerini söyledi.

Oğuzeli Belediye Başkanı M. Sait Kılıç, “2014 yılında yeni bir umutla, yeni bir ümitle, yeni bir nefesle, Oğuzeli’mize ve ilçemizde yaşayan insanlarımıza ilçe belde ve gerekse kırsalda yaşayan insanlarımızın hayatını kolaylaştırmak için elimizden gelen bütün gayreti gösterdik. Gece gündüz demeden çalıştık. Başta Fatma Şahin başkanımız olmak üzere tüm müdürlüklerimiz yol gösterdi. Size bir müjdemiz var. Biz Oğuzeli Belediyemizi devraldığımızda belediyemiz bütçesinin kat kat üzerinde borcu vardı. Bugün itibariyle sıfır borcu olan bir belediyeyiz. Yollarıyla, caddeleriyle, sosyal tesis ve tüm sosyal donatılarıyla sizin hayatınızı kolaylaştırmak adına ne varsa onu yaptık. Bundan sonra da aynı şekilde sizlerle birlikte bu memlekete, bu topraklara hizmet etmek bizim için şereftir. 2014 yılında göreve başladığımızda bir analiz yaptık. Oğuzeli’nin güçlü ve zayıf yanlarını belirledik. Güçlü yanlarımızı daha yukarıya çıkarmak için ön plana çıkardık. Zayıf olan yanlarımızı da güçlendirmeye çalıştık. Oğuzeli Sacır deresinin arıtılması gerekiyordu, bu yöredeki insanlar tarımla geçimini sağlıyor. Belediye Başkanı Fatma Şahin’e çok teşekkür ediyoruz. Şuanda milyarlarca liralık tesis faaliyete geçti. 2 baraj gölünü besleyen bu tesis 200 bin dönüm araziyi besliyor. Bu yöredeki nar, nar ekşisi, kurutmalık gibi ürünlerin değerlenmesi için patentini aldık. Bu ürünlerin katma değerini arttırmak adına her yıl festivaller düzenliyoruz. Destekleriniz olduğu sürece bu kutlu yürüyüşte hep birlikte, büyükşehir belediye başkanımızla ve tüm yöneticilerimizle birlikte yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Millet ne diyorsa o olacak

31 Mart 2024 seçimlerine ve Cumhur İttifakı’nın önemine değinen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Şehrin kapısı Oğuzeli’dir. Şehre Oğuzeli ile giriyorsunuz. Oğuzeli’nin adına yakışır olması gerekiyordu. 2014 yılında bize verdiğiniz destekle şehri emin olduk. Canınız, malınız, inancınız, aileniz bize emanet. Hepimiz insanız hatalarımız olabilir ama önce vatan. Bu Cumhur İttifakı niye kuruldu, bu 15 Temmuz bir daha olmasın diye kuruldu. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse millet ne diyorsa o olacak” diye konuştu.

Yoğurtçu tepesi uydu kent projesi

Şehir planlarını, afetleri ve şehrin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak Oğuzeli’mizin geleneksel yapısına uygun ‘Yoğurtçu Tepesi Uydu Kent’ projesi hayata geçirilerek deprem ve doğal afetlere karşı ilçe merkezine yakın ve korunaklı alanlarında yeni ‘Vizyon Şehir Oğuzeli’ yapılacak.

Dirençli akıllı şehirler; Yeni Yeşil Oğuzeli

Bilgi ve iletişim altyapısının geliştirilmesi yoluyla kurumun verimli hizmet kapasitesinin artırılması ve nesnelerin interneti teknolojilerinden yararlanarak, Gaziantep’teki doğal afetlerin daha öngörülebilir olunmasının sağlanması, iklim değişikliğine yönelik meteorolojik verilerin toplanarak analiz edilmesi ve bu öngörü ile kentsel sorunlara alternatif ve efektif yeni çözümler üretilmesine katkıda bulunulacak.

Kentsel dönüşüm ve sokak sağlıklaştırma

Oğuzeli millet bahçesi, Deliklitepe’de hayata Geçirilecek ‘Tabiat Parkı ve Mesire Alanı’ projesi ile günübirlik mesire alanları, kamp alanları, yürüyüş rotaları ve çeşitli aktivite merkezleri oluşturarak Oğuzeli’nin turizm potansiyeli Geliştirilecek. Diğer yandan yeni turizm trendlerini hayata geçirerek vatandaşın doğa ile iç içe tatil yapabilmeleri için hayata geçirilecek ‘Bungalov Ev’ projesi Oğuzeli’ni turizm Şehri Haline Getirecek. Sosyal belediyecilik anlayışının önemli bir yapı taşı olan aile ve çocuklar için önemli bir proje olan ‘Macera Parkı’ projesi Deliklitepe’de Hayata Geçirilecek. Macera Parkında zipline, tırmanma duvarı survivor parkı paint ball, atv sürüş alanı, raylı kızak benzeri parkurlar yer alacak.

GES Projesi ile enerjiden gelir elde edilecek

Hayata geçirilecek olan GES Projesi ile birlikte tesislerin ihtiyacı olan elektrikler üretilecek. İhtiyaç fazlası enerjiler ise satılarak belediyeye gelir sağlanacak.

Kütüphane projesi

Oğuzeli’nde eğitim gören tüm öğrencilerin eğitim ve spor hayatı için gereken kütüphane ve futbol sahası projesi ile destek verilmeye devam edilecek.

Sağlık ve ulaşımda vatandaş ile yan yana

Deprem sonrası yıkılan Oğuzeli Hastanesi yerine 16 bin metrekare alanda çelik konstrüksiyonlu 72 yataklı hastane yapılacak. Diğer yandan Gaziantep-Oğuzeli yolu refüj düzenlemesi ile ulaşımdaki aksaklıklar giderilecek ve çevre düzenlemesi yapılacak.

Sosyal tesis projeleri ve hobi bahçeleri

Kırsal mahallelerin önemli ihtiyaçlarından olan sosyal tesis sorunu her mahalleye sosyal tesis projesi ve hobi bahçeleri projesi ile vatandaşlara hizmet vermeye devam edilecek.

Eğitim platosu projesi ve kreş projesi

4-11 Yaş Arası Çocukların hem eğleneceği hem de yeni şeyler öğrenecekleri bir eğitim platosu kurulacak. Çocukların hem motor becerilerini hem de fiziksel ve sosyal becerilerini geliştirecek olan bu proje ile çocuklar, meslekleri deneyimleyerek ve oynayarak öğrenecekler. Bu merkez ile çocukların sağlıklı bir şekilde gelişimine katkı sunulacak. Diğer yandan çalışan ebeveynlerin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kreş projesi ile ailelerin gönül rahatlığıyla çocuklarını bırakabileceği merkezler oluşturulacak.

Bağımlılıkla mücadele merkezi projesi

Oğuzeli ilçesinde her türlü bağımlılıkla mücadele eden dezavantajlı grupların tespit, tedavi ve rehabilite edilmeleri, sosyalleşmeleri, meslek ve iş sahibi yapılmaları için çalışacak olan merkez gençleri yeniden topluma kazandırırken, ilçedeki huzur ve güvenliğe de büyük katkı sağlayacak. Yeşilay basta olmak üzere konuyla ilgili tüm taraflarla etkin iş birliği geliştirmeyi hedefleyen bağımlılıkla mücadele merkezi, ilçede tüm gücüyle çalışacak.

Salça ve kuru biber çekme tesisi projesi ve sıfır atık projesi

Oğuzeli Belediyesi bünyesinde kurulacak ‘Salça ve Kuru Biber Çekme Tesisi’ projesi ile vatandaşın Gaziantep’e gitmesine gerek kalmayacak ve daha uygun ücretlerle çekimlerinin yapılması sağlanacak. kadınların salçalık dönemindeki çilesine son verilecek. Sıfır atık vizyonu kapsamında nar atıklarının ürüne dönüşmesi projesi GAP kalkınma idaresi başkanlığı tarafından 2024 yatırım programına girdi. Nar’ın kabuğu, posası ve çekirdeğinden de faydalanılacak proje ile nar üreticilerinin ürünlerine değer katılacak. Diğer yandan Hayata Geçirilecek ‘Soğuk Hava Deposu’ projesi ile üreticilerin emeği değer kazanacak. Kurulan tesis ile çiftçilerin ürettikleri taze ürünlerin kullanım ömrünü uzatacak olup, üretilen ürünlerin mevsimi dışında daha iyi kazanç elde ederek satılması sağlanacak.

Maharetli eller çarşısı projesi ve yaşlı ve emekli yaşam evi projesi

Oğuzeli ilçesine kazandırılacak tesis ile ilçede yaşayan ev hanımları bir yandan kendi evlerinde el emeği göz nuru ürettikleri ürünleri satma imkanı bulurken diğer yandan sosyalleşip ev ekonomisine katkı sağlayabilecek. Diğer yandan ‘yaşlı/emekli yaşam evi’ projesi ile ilçede yaşayan emekli ve yaşlı vatandaşların sabah saatlerinden akşam 5’e kadar faydalanabilecekleri tesis oluşturulacak. Tesisin içinde bulunan hobi odasında açılan kurslar ile yaşlı vatandaşlar resim, dikiş, patik, tesbih vb. ürünler tasarlayarak satışını yapabilecek. Satıştan elde edilen gelir çocuklara ‘yaşlı bursu’ olarak geri dönecek. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu/feed/ 0