Madencilik – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 10 Sep 2024 22:35:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Zonguldak’ta Kaçak Madencilikle Mücadele https://www.haber28.com.tr/zonguldakta-kacak-madencilikle-mucadele/ https://www.haber28.com.tr/zonguldakta-kacak-madencilikle-mucadele/#respond Tue, 10 Sep 2024 22:35:58 +0000 https://www.haber28.com.tr/zonguldakta-kacak-madencilikle-mucadele/ Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, kaçak maden ocağı faaliyetlerini sonlandıracaklarını belirterek, “Kaçak madencilikten geçinen her kim ise ona iş bulacağız. Bu geçimle izah edilecek bir konu değildir. Tamamen gündemimizden kalkması için kararlıyız.” dedi.

Hacıbektaşoğlu, Valilik binasındaki genel asayiş ve güvenlik toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, kaçak maden ocaklarının kente özgü bir mesele olduğunu söyledi.

Kaçak maden ocaklarına yönelik 1 Temmuz- 9 Eylül tarihlerinde 167 denetim yapıldığını, 96 kaçak ocağın kapatıldığını, 66 adli ve idari işlem yapılarak 61 ton kaçak kömür ele geçirildiğini bildiren Hacıbektaşoğlu, “Bu konuda geçmiş yıllarda alınan tedbirler, mevzuat değişikliklerini de göz önüne alarak önceki ay kapsamlı toplantı yapmıştık. Arkadaşlarımız teknik çalışmalarını devam ettirdiler. Bu çalışma da son aşamasına geldi.” diye konuştu.

Hacıbektaşoğlu, amaçlarının kaçak maden faaliyetlerinin sonlandırılması olduğunu vurgulayarak, “Buna toleransımız yoktur, bunun açıklanabilir tarafı yoktur. Bugüne kadar mevzuatımıza uygun olarak, uygulamada yapılacak çalışmalar, alınacak tedbirler ve uygulamayı gözden geçiriyoruz. Uygulamanın kaçak maden faaliyetleriyle daha etkin mücadeleyi sağlayacağını, yardımcı olacağını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin kaçak ocak işletenlere adli ceza verilmemesine ilişkin sorusuna Hacıbektaşoğlu, şu yanıtı verdi:

“Esasında bir kanun değişikliği olmadı. Kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla uygulamada cezasızlık durumu ortaya çıkmıştı ancak en son burada yerel mahkemenin bu konuda kaçakçılığı cezasız bırakıp Kabahatler Kanunu’na göre cezalandırılması yönünde verdiği karar, Yargıtayda bozuldu. Yargıtay burada cezasızlığın olamayacağını, Orman Kanunu’na göre cezalandırılması gerektiğine hükmetti. Dolayısıyla yargı uygulamasıyla ortaya çıkan bu durumu tekrar Yargıtay verdiği bir kararla düzeltilmiş oldu.”

Son verilen yargı kararına göre cezasızlık durumunun ortadan kalktığına dikkati çeken Hacıbektaşoğlu, “Kabahatler Kanunu’na göre işlem yapıldığında kaçakçılıkta kullanılan malzemenin müsadere edilememesiydi, dolayısıyla bu da giderilmiş oldu. Savcılarımız, soruşturma makamları son verilen kesinleşmiş yargı kararına göre işlem yapacaktır. Şu anda sorun giderilmiş oldu gibi görünüyor, takip ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Hacıbektaşoğlu, “Kaçak madencilikten geçinen her kim ise ona iş bulacağız. Bu konuda çok açığız. Bu geçimle izah edilecek bir konu değildir. Tamamen gündemimizden kalkması için kararlıyız.” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/zonguldakta-kacak-madencilikle-mucadele/feed/ 0
Kritik mineraller: Çin’in dünya çapında madenlerden büyük paylar alması gerilimi nasıl artırdı? https://www.haber28.com.tr/kritik-mineraller-cinin-dunya-capinda-madenlerden-buyuk-paylar-almasi-gerilimi-nasil-artirdi/ https://www.haber28.com.tr/kritik-mineraller-cinin-dunya-capinda-madenlerden-buyuk-paylar-almasi-gerilimi-nasil-artirdi/#respond Thu, 25 Jul 2024 23:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27578 Yeşil ekonomi için hayati önem taşıyan minerallerin işlenmesinde halihazırda hakim konumda olan Çin, bu madenlerdeki katılımını dünya çapında genişletiyor. Bu, Çinli işletmeler ve ev sahibi topluluklar arasındaki gerilimi de gittikçe artırıyor.

Madencilik yayınlarına, kurumsal, hükümet ve basın kaynaklarına göre, Çin son on yılda dünya çapında pek çok yeni madencilik yatırımı yaptı.

BBC, hisselerine göre Çinli şirketlerin bugün lityumu üreten veya minerali üretmek için yapım aşamasında olan projelerin yüzde 33’ünü kontrol ettiğini hesapladı.

Ancak Çinli işletmeler büyüdükçe, diğer uluslararası madencilik devlerine sıklıkla yöneltilen suiistimallere benzer suçlamalarla karşı karşıya kaldılar.

BBC Küresel Çin Birimi, dünya çapında Çinli şirketlerin de hisse sahibi olduğu, kobalt, nikel ve manganez minerallerinden birini çıkarmak için tasarlanmış en az 62 madencilik projesi belirledi.

Bunların tümü, elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon pillerin yapımında kullanılıyor; bu piller, güneş panelleriyle birlikte artık Çin için yüksek endüstriyel öncelikler arasında yer alıyor. Çin’in pay sahibi olduğu bazı projeler bu minerallerin dünyadaki en büyük üreticileri arasında yer alıyor.

2023 yılında dünya çapında satılan elektrikli araçların yarısından fazlasını üretti

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’a göre Çin, lityum ve kobaltın damıtılmasında uzun süredir lider konumunda ve küresel tedarikteki payı 2022’de her bir mineral için sırasıyla yüzde 72 ve yüzde 68’e ulaşıyordu.

Bunları ve diğer kritik mineralleri damıtma kapasitesi, ülkenin 2023 yılında dünya çapında satılan elektrikli araçların yarısından fazlasını ürettiği, küresel rüzgar türbini üretim kapasitesinin yüzde 60’ına sahip olduğu ve güneş paneli tedarik zincirindeki her aşamanın yüzde 80’ini kontrol ettiği bir seviyeye ulaşmasına yardımcı oldu.

Çin’in sektördeki rolü bu ürünleri dünya çapında daha ucuz ve daha erişilebilir hale getirdi.

Ancak yeşil ekonomi için gerekli olan mineralleri çıkarması ve işlemesi gereken tek ülke Çin değil. BM, dünyanın 2050 yılına kadar net sıfır sera gazı salımı hedefine ulaşması için, minerallerin kullanımının 2040 yılına kadar altı kat artması gerektiğini söylüyor.

Diğer yandan ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği de Çin kaynaklarına olan bağımlılıklarını azaltmak için stratejiler geliştirdiler.

Çinli şirketlerin denizaşırı madencilik faaliyetlerini artırmasıyla birlikte bu projelerinden kaynaklanabilecek sorunlara ilişkin suçlamalar da giderek arttı.

İş ve İnsan Hakları Kaynak Merkezi adlı bir STK, bu tür sorunların “Çin’in madenciliğine özgü olmadığını” söylüyor. Buna karşın geçen yıl kuruluş, kritik minerallerin çıkarılmasında çalışan Çinli şirketlere karşı, yerel halkın haklarının ihlal edilmesinden ekosistemlere zarar verilmesi ve güvensiz çalışma koşullarına kadar 102 suçlamanın listelendiği bir rapor yayınladı.

Bu suçlamalar 2021 ve 2022 yıllarına aitti. BBC, 2023 yılında STK raporlarında veya basında bildirilen 40’tan fazla suçlama daha tespit etti.

Dünyanın karşıt iki tarafındaki iki ülkeden insanlar bize hikayelerini anlattılar.

‘Nehrin suyu artık içilemez durumda’

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin en güneyindeki Lubumbashi’nin eteklerinde Christophe Kabwita, 2011’den bu yana Jinchuan Grubu’na ait olan Ruashi kobalt madenine karşı ayaklanmaya liderlik ediyor.

Kapısının 500 metre uzağında bulunan açık maden ocağının, kayaları haftada iki veya üç kez patlatmak için patlayıcılar kullanarak hayatlarını mahvettiğini söylüyor. Patlama başlamak üzereyken sirenler, herkese elindeki işi bırakıp siper almaları için bir işaret olarak çalıyor.

“Sıcaklık ne olursa olsun, ister yağmur yağsın ister fırtına essin, evlerimizden çıkıp madenin yakınındaki bir sığınağa gitmek zorundayız” diyor.

Bunun herkes için geçerli olduğunu, hastalar ve yeni doğum yapmış kadınlar da dahil olmak üzere başka hiçbir yerin güvenli olmadığını ekliyor.

2017 yılında Katty Kabazo adlı genç bir kızın okuldan eve giderken bir kayanın çarpması sonucu öldüğü bildirilirken, diğer kayaların da çevredeki evlerin duvarlarına ve çatılarına delikler açtığı söyleniyor.

Ruashi madeni Sözcüsü Elisa Kalasa, “o bölgede küçük bir çocuğun bulunduğunu, kızın orada olmaması gerektiğini ve saçılan kayalardan etkilendiğini” kabul etti.

Kalasa, o günden bu yana, “teknolojiyi geliştirdik ve artık uçan kayaların olmadığı bir patlatma yöntemine sahibiz” dedi.

Ancak BBC’nin İşleme Müdürü Patrick Tshisand farklı bir tablo çizdi: “Madencilik yapıyorsak patlayıcı kullanırız. Patlayıcılar kayaların fırlamasına neden olabilir, halkın madene çok yakın olması nedeniyle onların içine düşebilir… bu yüzden buna benzer çok sayıda kaza yaşadık.”

Kalasa ayrıca 2006 ile 2012 yılları arasında şirketin 300’den fazla aileye madenden daha uzağa taşınmaları için tazminat ödediğini söyledi.

Endonezya’nın uzak Obi Adası’nda, Çinli bir şirket olan Lygend Resources and Technology ile Endonezyalı madencilik devi Harita Group’un ortak olduğu bir maden, Kawasi köyünün çevresindeki ormanları hızla yuttu.

Yerel madenleri izleyen Jatam, köylülerin taşınmaları ve devlet tazminatını kabul etmeleri konusunda baskı altında olduklarını söylüyor. Onlarca aile, teklifleri yetersiz bularak taşınmayı reddetmiş.

Bazıları, ulusal stratejik öneme sahip bir projeyi aksattıkları iddiasıyla yasal işlem başlatılmasıyla tehdit edildiklerini söylüyor.

Jatam, madene yer açmak için kadim ormanların kesildiğini; nehirlerin ve okyanusların tortuyla dolduğunu ve bir zamanlar el değmemiş deniz ortamını kirlettiğini belgelediklerini söylüyor.

Kawasi köyünde yaşayan öğretmen Nur Hayati, “Nehrin suyu artık içilemez durumda, çok kirli ve genellikle berrak mavi olan deniz, yağmur yağdığında kırmızıya dönüyor” diyor.

Madeni korumak için adaya Endonezya askerleri konuşlandırıldı ve BBC burayı yakın zamanda ziyaret ettiğinde, askeri varlığın gözle görülür şekilde arttığını tespit etti.

Nur, madenin etkisini protesto etmek için Haziran 2018’de Endonezya’nın başkenti Cakarta’ya giden bir grup köylü arasındaydı. Ancak yerel yönetim temsilcisi Samsu Abubakar, BBC’ye halktan çevreye zarar konusunda herhangi bir şikayet gelmediğini söyledi.

Ayrıca Harita Group’un “çevre yönetimi ve izleme yükümlülüklerine uyduğu” sonucuna varan resmi bir raporu da paylaştı.

Harita Group da bize yaptığı açıklamada, “etik iş uygulamalarına ve yerel yasalara sıkı sıkıya bağlı kaldığını” ve “her türlü olumsuz etkiyi gidermek ve azaltmak için sürekli çalıştığını” söyledi.

Ormansızlaşma ve suların kirletildiği iddialarını yalanlayan şirket bağımsız testlerin suyun hükümetin kalite standartlarını karşıladığını gösterdiğini belirtti.

Çin’in payı daha da artabilir

Bir yıl önce, CCCMC olarak bilinen Çin Madencilik Ticaret Odası Çin’in sahip olduğu madencilik projelerine karşı yapılan şikayetleri çözmeyi amaçlayan bir şikayet mekanizması kurmaya başladı.

Odanın Sözcüsü Lelia Li, şirketlerin yerel topluluklarla veya STK’larla etkileşimde bulunma konusunda “hem kültürel hem de linguistik yetenekten yoksun” olduğunu söylüyor.

Ancak mekanizma henüz tam olarak çalışmıyor.

Çin’in yabancı madencilik faaliyetlerine katılımının artacağı kesin görünüyor.

Birleşik Krallık merkezli iklim odaklı düşünce kuruluşu Ember’in Asya Program Direktörü Aditya Lolla, bunun sadece kilit bir pazarı kontrol etmeye yönelik bir “jeopolitik oyun” olmadığını, aynı zamanda iş perspektifinden de mantıklı olduğunu söylüyor.

“Satın almalar Çinli şirketler tarafından yapılıyor çünkü onlar için her şey kârla alakalı” diyor.

Sonuç olarak Çinli işçiler dünya çapındaki madencilik projelerine gönderilmeye devam edecek. Bu projeler onlar için çoğunlukla iyi para kazanma şansı sunuyor.

Kongo’da Çin’e ait kobalt madenlerinde 10 yıl boyunca çalışan Wang Gang bunlardan biri. 48 yaşındaki işçi, şirketin sağladığı yerde kalıyor, personel kantininde yemek yiyor, haftada yedi gün, günde 10 saat çalışıyor ve ayda dört gün izin alıyor.

Çin’in Hubei eyaletindeki ailesinden ayrılmayı kabul ediyor çünkü orada kazanabileceğinden daha fazlasını kazanıyor. Ayrıca Kongo’nun berrak gökyüzünün ve yüksek ormanlarının tadını çıkarıyor.

Yerel maden işçileriyle Fransızca, Svahili ve İngilizce karışımı bir dille iletişim kuruyor ancak şunu söylüyor: “İşle ilgili konular dışında nadiren sohbet ediyoruz.”

Wang Gang kişiyi korumak için kullanılan takma adı.

Emery Makumeno, Byobe Malenga, Lucien Kahozy’nin katkılarıyla hazırlandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kritik-mineraller-cinin-dunya-capinda-madenlerden-buyuk-paylar-almasi-gerilimi-nasil-artirdi/feed/ 0
CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, madencilik faaliyetleriyle ilgili Meclis araştırma komisyonu kurulması için önerge verdi https://www.haber28.com.tr/chp-ordu-milletvekili-seyit-torun-madencilik-faaliyetleriyle-ilgili-meclis-arastirma-komisyonu-kurulmasi-icin-onerge-verdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-ordu-milletvekili-seyit-torun-madencilik-faaliyetleriyle-ilgili-meclis-arastirma-komisyonu-kurulmasi-icin-onerge-verdi/#respond Thu, 25 Jul 2024 02:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27426 (ANKARA) – CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Ordu başta olmak üzere ülke genelinde mevzuata aykırı olarak yapılan madencilik faaliyetleriyle ilgili araştırma önergesi verdi. Torun, “Ülkemizde vahşi bir yayılma içerisinde olan madencilik faaliyetleri her geçen gün yeni insanlık ve çevre facialarına yol açmaktadır. Madencilik çok sıkı kurallar ve düzenlemeler çerçevesinde yürütülmesi gereken, hassas bir sektör olmasına karşın Türkiye’de madencilik bir katliam sektörüne dönüşmüştür” dedi.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, madencilik faaliyetleriyle ilgili Meclis araştırma komisyonu kurulması için önerge verdi. Torun, araştırma önergesinin gerekçesinde şunları kaydetti:

“Ülkemizde vahşi bir yayılma içerisinde olan madencilik faaliyetleri her geçen gün yeni insanlık ve çevre facialarına yol açmaktadır. Madencilik çok sıkı kurallar ve düzenlemeler çerçevesinde yürütülmesi gereken, hassas bir sektör olmasına karşın Türkiye’de madencilik bir katliam sektörüne dönüşmüştür. Siyanürle altın arama çalışmaları toprağımızı, suyumuzu ve havamızı tehlikeye atmakta, maden sahalarının kontrolsüzce genişlemesi ve işçi sağlığına yönelik önlemlerin alınmaması maden emekçilerimizin canlarına mal olmaktadır. Erzincan İliç’te yaşanan ihmaller faciası da en son örneklerden birisidir. Yalnızca altın madenleri değil taş ocakları ve diğer cevherler için açılan madenler insanlarımız ve doğamız için tehdit unsurları haline gelmiştir.

“ORDU’NUN YÜZDE 74’Ü MADENLERE RUHSATLANDIRILMIŞ DURUMDADIR”

Türkiye’de fındık üretiminin merkezi olan ve eşsiz doğası ile tanınan Ordu’nun yüzde 74’ü madenlere ruhsatlandırılmış durumdadır. Ordu adeta madenlere parsellenmiş durumdadır. Sekiz ilçede ruhsatlılık oranı yüzde 90’ın üzerindedir. Fatsa, Çatalpınar, Çamaş, Gülyalı, Gürgentepe, Kabadüz, Karataş, Ulubey ruhsat oranlarının yüzde 100’e yaklaştığı ilçelerdir. Orman alanlarının yüzde 65’i madenler için ruhsatlandırılmıştır. Ordu’da bulunan uluslararası koruma kriterlerine göre belirlenen ve nadir flora ile fauna barındıran, dünya ölçeğinde önemli ekosistemler olan Önemli Doğa Alanları’nın yüzde 80’i madenler için ruhsatlandırılmıştır. Tarım alanlarının yüzde 76’sı madenler için ruhsatlandırılmıştır. Meralarının yüzde 64’ü madenler için ruhsatlandırılmıştır. Ordu’nun nadir canlı tür çeşitliliği, doğal ve kültürel özellikleriyle tabiatı koruma alanı, milli park gibi statülerle koruma altına alınmış alanlarının yüzde 91’i madenlere ruhsatlıdır. Korunan alanların içinde yer alan arkeolojik sit alanlarının yüzde 94’ü ve tohum-meşcere alanlarının tamamı madenlere ruhsatlıdır.

“RUHSAT VERME SÜREÇLERİNDE USULSÜZLÜK VE HUKUKSUZLUK YAŞANDIĞINA İLİŞKİN BULGULAR VARDIR”

Maden işletmesi kurulması için ruhsatlandırılan arazilerin çoğunluğunda kurulan ve kurulacak maden ocaklarının ekonomik olarak artı değer sağlamayacağı yıllar öncesinden bilindiği halde Ordu’nun taşına, toprağına maden ruhsatı verilmesinin sebepleri anlaşılamamıştır. Maden sahalarındaki cevher rezervlerinin sınırlı miktarlarda olması sebebiyle madenlerden elde edilen gelirin yatırım ve işletme maliyetini karşılayamayacağı öngörülmektedir. Rezervleri yetersiz ve çevre katliamına davetiye çıkaran bu maden sahalarına ısrarla ruhsat çıkartılması daha farklı soruları da beraberinde getirmektedir. Söz konusu madenlere ruhsat verilmesi süreçlerinde çok sayıda usulsüzlük ve hukuksuzluk yaşandığına ilişkin çeşitli bulgular kamuoyunun bilgisine sunulmuş olmasına karşın söz konusu aykırılıklar herhangi bir resmi sürece konu olmamıştır.

“BAHAR MADENCİLİK SANAYİ VE LİMİTED ŞİRKETİ İÇİN İŞLETİLEN SÜREÇ BAŞTAN SONA ŞAİBELİDİR”

15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain FETÖ darbe girişimi sonrasında devlet tarafından el konulan ve kayyum atanan KOZA Altın A.Ş. isimli firmanın 2007-2013 yılları içerisinde bütün altın işletme işlerini Bahar Madencilik Sanayi ve Limited Şirketi’ne ihalesiz olarak devrettiği bilinmektedir. Söz konusu şirketin yönetim kurulu başkanının çok sayıda arazide maden arama izinleri için başvurduğu ancak yürütülen istihbarat soruşturmasının ardından şirketin FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilerek başvurular reddedilmiştir. Başvuruları reddedilen Bahar Madencilik Sanayi ve Limited Şirketi, ismini Bahar Madencilik ve Sanayi Anonim Şirketi olarak değiştirilerek şirketin yönetim kurulu başkanlığına önceki başkanın kardeşi getirilmiştir. Söz konusu değişikliklerin ardından şirkete ilişkin istihbarat raporlarının olumlu hale getirildiği ve üst düzey siyasilerin on milyonlarca lira rüşvet aldığı iddia edilmiştir. Bir diğer deyişle şirket, limited şirketten anonim şirket statüsüne geçirilip yönetim kurulu başkanı değiştirilerek FETÖ kırmızı listesinden çıkmayı başarmıştır. Bu süreçlerin işleyişi baştan sona şaibelidir.

“FATSA’DA MADEN GENİŞLETİLMESİNE İZİN VERİLEMEMESİNE RAĞMEN YENİ CEHENNEM ÇUKURLARI AÇMA GİRİŞİMLERİ BULUNDUĞU İDDİA EDİLMEKTEDİR”

Bütün bu hukuka aykırılıklara karşın konuya ilişkin herhangi bir yasal süreç başlatılmamış ve Bahar Madencilik çok hassas bölgelerde siyanürle altın madenleri işletmeye devam etmiştir. Şirketin işlettiği altın madenlerinden birisi de Fatsa’da bulunmaktaydı ve Fatsa yıllarca felaketin eşiğinde yaşadı. Fatsa’da devasa bir ormanlık alanı kazarak adeta bir krater çukuru oluşturan şirket, maden sahasını genişletme talebinin reddedilmesi üzerine şimdilik Fatsa’dan çekilmiş olsa da işlettikleri çok sayıda maden sahası olduğu bilinmektedir. Fatsa’da altın madeni alanının genişlemesine izin verilmemiş olmasına rağmen şirketin orada yeni cehennem çukurları açmak için girişimlerde bulunduğu iddia edilmektedir.

“MEVZUATA AYKIRI İZİNLER İLE MADENCİLİK YAPAN FİRMALARIN TESPİT EDİLMESİ AMACIYLA MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINI ARZ EDERİZ”

Ordu’da ve Türkiye’nin dört bir yanında ilgili mevzuata aykırı izinler ile madencilik faaliyeti yürüten bütün firmaların tespit edilmesi, hukuka aykırı işletilen maden sahalarının kapatılması, ekonomik değeri bulunmayan maden sahalarında israfa son verilmesi, usulsüzce iş yapan firmalara maden ruhsatı verilmesinin önüne geçilmesi yoluyla maden emekçilerimizin ve ülkemizin doğal zenginliklerinin korunması ve hukuka aykırılıklara göz yuman devlet görevlilerinin yargı önüne çıkartılması amacıyla Anayasa’nın 98’inci, TBMM İçtüzüğünün 104’üncü ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.”

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-ordu-milletvekili-seyit-torun-madencilik-faaliyetleriyle-ilgili-meclis-arastirma-komisyonu-kurulmasi-icin-onerge-verdi/feed/ 0