Marmara – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Thu, 13 Jun 2024 00:36:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ulaştırma Bakanı Uraloğlu, Kilyos Tüneli’nde incelemelerde bulundu https://www.haber28.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-kilyos-tunelinde-incelemelerde-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-kilyos-tunelinde-incelemelerde-bulundu/#respond Thu, 13 Jun 2024 00:36:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20617 Kilyos Tüneli şantiyesinde incelemelerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “İnşallah projemizi 2026 yılının sonuna doğru bitirerek hizmete açacağız. Sarıyer-Kilyos Tüneli ile vatandaşlarımız Avrupa Yakasını neredeyse bir boydan bir boya geçebilecek” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kilyos Tüneli şantiyesinde incelemelerde bulundu. Uraloğlu, incelemenin ardından yaptığı İncelemenin ardından açıklama yaptı. Uraloğlu, Bakanlık olarak İstanbul’da yaptıkları yatırımlar ile İstanbul’un trafiğine önemli ölçüde nefes aldırdıklarını belirterek, “15 Temmuz Şehitler Köprüsünden günde yaklaşık 200 bin civarında araç, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden 250 bin, Avrasya Tüneli’nden 80 bin civarı, Marmaray’da günde yapılan 300 sefer ile günde yaklaşık 650 bin insanımızı taşıyoruz. Kuzey Marmara Otoyolu’nda, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden günde yaklaşık 150 bine yakın bir araç geçişi oluyor ve bunun önemli bir bölümü de ağır taşıt trafiği. Bir yandan da bu yapılan yatırımların yapılmadığını düşünelim, bırakın İstanbul’u tüm Türkiye’yi etkilemiş olurdu. Bu projelerin ne kadar kıymetli olduğunu hep beraber yaşayarak görüyoruz” diye konuştu.

“Bu projelerin ne kadar kıymetli olduğunu yaşayarak görüyoruz”

Avrasya Tüp Tüneli, Marmaray, Kuzey Marmara Otoyolu başta olmak üzere çok büyük projeleri hayata geçirdiklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Bugün baktığımızda 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden günde yaklaşık 180-200 bin civarında araç geçişi oluyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden yaklaşık 250 bin araç geçiyor. Avrasya Tüneli’nden 80 bin civarında araç geçiyor. Marmaray’da 300 sefer yapılıyor günde ve orada yaklaşık 650 bin insanımızı taşıyoruz. Kuzey Marmara Otoyolu’nda Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde günde yaklaşık 150 bine yakın araç geçişi oluyor ve bunun önemli bir bölümü de araç taşıt trafiği. Bunların bir an olmadığını düşünelim. Bütün Türkiye’yi etkilemiş olurdu. Bu projelerin ne kadar kıymetli olduğunu yaşayarak görüyoruz. Ancak bir ihtiyaçtan öte sadece bir siyasi duruş ile bu projeyi eleştirdiler. Projemiz bugün Avrupa’nın birincisi, dünyanın altıncı büyük havalimanlarından. Geçen yıl 78 milyon kişi seyahat ettirmişiz. Hedefimiz 200 milyon ve ona yönelik yeni terminal binası ve pistlerin yapımına devam ediyoruz” dedi.

“Bugünü, yarını değil, ileriki yüzyıllar planlıyoruz”

Bakan Uraloğlu, İstanbul ile ilgili bir deprem riskinin bulunduğuna da işaret ederek, “İstanbul depremine yönelik ulaştırma yapılarıyla ilgili bütün önlemlerimizi aldık. Eski yapılmış olanları güçlendirdik. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün tabliyesini askıya aldık yeniden yaptık. Gece çalıştık, İstanbullu vatandaşlarımızın fark etmemesini sağladık. Bütün viyadüklerdeki deprem takozlarından tutun güçlendirilmesine kadar bütün çalışmalarımızı yaptık. Normal kullanımda ne lazımsa bunu planlarken bir taraftan da deprem durumunda İstanbul’un, öncelikle İstanbul’a acil yardım ekiplerinin ve malzemelerinin nasıl gireceği ve vatandaşların ulaşımı için projeler yapıyoruz. Bugünü, yarını değil, ileriki yüzyıllar planlıyoruz” diye konuştu.

Sarıyer-Kilyos Tüneli hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, “Projemiz Kilyos’tan başlayıp Karadeniz’den İstanbul’un kuzey noktalarından başlayıp Sarıyer’e oradan Çayırbaşı Tüneli devamında da Beşiktaş’a kadar uzanacak. O güzergahtaki bütün yerleşime hizmet edebilecek. Avrupa Yakasını neredeyse bir boydan bir boya geçebilecek olan ve Murat Kurum Başkanımızın de bahsettiği ‘İki Yakaya İki Tünel’ projesinden bir tanesidir. İlk etapta burayı bitirdiğimizde ciddi bir hizmet görecektir. Devamında Beşiktaş’a kadar uzatılması gündemimizde olan işlerden bir tanesi” ifadelerini kullandı.

“Zamandan 30 dakika tasarruf sağlayacağız”

Bu projeyle ilgili sahilden başlayarak yaklaşık 8 bin 200 metrelik bir güzergahta yapılan 7 bin metrelik tünelin yaklaşık yüzde 30’unu bitirdiklerini açıklayan Uraloğlu, iki tüpte toplam 3 bin 850 metrelik kazı gerçekleştirdiklerini bildirdi. Çalışmaların 7 gün 24 saat devam ettiğini de belirten Uraloğlu şöyle konuştu:

“İnşallah projemizi 2026 yılının sonuna doğru bitirerek hizmete açacağız. Bir kısmını tünel delme makinesi TBM ile bir kısmını ise normal aç kapa yöntemi ile yapacağız. TBM ile yüzde 60’ını geçiyoruz. Onun da imalatı yapılarak Çin’den geldi ve kurulumunu yapacağız. 110 civarında makine ve 550 kadar çalışanımızı 24 saat çalışıyor. Tüneli bitirdiğimiz de 350 bin nüfusa hizmet edecek. Devamını Beşiktaş’a kadar düşündüğümüzde İstanbul’un sahil şeridinin tamamına, Avrupa tarafının tamamına hizmet etmiş olacak. Tamamlandığında Sarıyer’den 35 dakika süren seyahat süresi sadece 5 dakikaya düşecek. Bunu Kilyos’tan Kuzey Marmara Otoyolu’na bağlayacağız. İsterseniz doğu istikametine ister batı istikametine gidin. İstanbul’un kuzeyindeki, Zekeriyaköy, Uskumruköy gibi yerleşimlere bağlantısı kolaylıkla sağlanmış olacak. En kıymetlimiz zamandan 30 dakika tasarruf sağlayacağız. Yakıttan ve karbon emisyonundan da önemli tasarruf sağlayacağız.”

“1 Nisan’dan Sonra Daha Verimli Çalışmalara İmza Atacağız”

Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak İstanbul’da hiçbir yatırıma ara vermediklerini ve çalışmalar devam ettiklerini söyledi. Uraloğlu, “Bildiğiniz gibi İstanbul’da tüm çalışmalarımızı yapıyoruz. Ancak daha iyi hizmet edebilmemiz için tüm belediye başkanlarımızla birlikte çalışabilmek önemli. Bizim için onlarla yapacağımız birliktelik çok kıymetlidir. Bu nedenle biz Cumhur İttifakı olarak gerek Sarıyer’de gerek İstanbul’un tamamında, inşallah 1 Nisan’dan itibaren de daha verimli daha iyi çalışmalara beraberce imza atmış olacağız” dedi.

Öte yandan Kilyos Tüneli’ni ziyaretin ardından Bakan Uraloğlu, Sarıyer Merkez Mahallesi’nde esnaf ziyaretinde bulunarak Sarıyerliler ile bir araya geldi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-kilyos-tunelinde-incelemelerde-bulundu/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Denizanası Araştırması https://www.haber28.com.tr/istanbul-universitesi-su-bilimleri-fakultesinden-denizanasi-arastirmasi/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-universitesi-su-bilimleri-fakultesinden-denizanasi-arastirmasi/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:36:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8177 İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesindeki bilim insanları tarafından yapılan araştırmada, denizanası popülasyonunun Marmara Denizi’ni kapsayacak şekilde özellikle İstanbul kıyıları ile körfezde yoğun şekilde arttığı tespit edildi.

İÜ Su Bilimleri Fakültesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan “Marmara Denizi’nde Denizanası Artışları Sebep ve Sonuçları” başlıklı proje kapsamında “R/V Yunus-S” gemisiyle Marmara Denizi’nde araştırma yapıldı.

Dalgıçlar tarafından Marmara Denizi’nde su altı gözlemleri yapılarak, bazı örnekler alındı. Ayrıca farklı derinliklerden denizanası örnekleri alınıp incelendi.

Üniversitenin Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar, AA muhabirine, dünyada olduğu gibi Türkiye’nin denizlerinde de son yıllarda ciddi denizanası artışı yaşandığını söyledi.

Denizanalarının ekosistemdeki olumsuz değişiklikleri faydalarına kullanılabilme kabiliyetleri bulunduğunu ve hayatta kalma konusunda başarılı olduklarını belirten Okyar, “Bunlar 500 milyon yıldır dünya üzerinde yaşamlarını sürdüren, sayılarını ve çeşitliliklerini arttıran canlılar.” dedi

Prof. Dr. Okyar, Marmara Denizi’nin farklı nedenlerden kaynaklı yoğun insan baskısı altında olduğunu, bunun denizanası artışına ortam hazırladığını ifade etti.

Denizanalarının kirli bölgelere tahammül gösteren canlılar olduğuna dikkati çeken Okyar, “Sıcaklık artışıyla bunların üreme kapasiteleri artıyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak da tüm denizlerde bu sıcaklık artışları mevcut. Marmara Denizi’nde de kış ayı olmasına rağmen su sıcaklığı yaklaşık 20 derece olarak ölçüldü. Sıcaklıktaki bu artış denizanalarının üreme aktivitelerini tetiklemektedir. Son yıllarda tüm Marmara Denizi’ni kapsayacak şekilde ama başta İstanbul kıyıları olmak üzere, Marmara Denizi’nin kıyısal alanlarında ve körfezlerde yoğun denizanası artışı görüyoruz.” diye konuştu.

“Projenin birinci kısmını Doğu Marmara’da yaptık”

Prof. Dr. Okyar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Su Bilimleri Fakültesi tarafından denizanası artışının nedenlerinin belirlenmesi için çalışma başlatıldığını dile getirdi.

Projenin birinci kısmını Doğu Marmara’da uyguladıklarını vurgulayan Okyar, “Denizanaları aşırı çoğaldıklarında belli bir süre sonra öldüklerinden dolayı parçalanmaya başlıyorlar. Bu da su kalitesinin bozulmasına ve ekosistemin işleyişinde değişimlere neden oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Okyar, dron kullandıkları çalışmalarda denizanalarının büyük metrekarelerde yayıldığını tespit ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bunun yanında dalışlar gerçekleştirerek özellikle hangi su kütlesinde toplandıklarını tespit ettik. Özellikle 5 ila 10 metre arasında denizanalarının daha fazla bulunduklarını belirledik. Suyun yüzeyinde tek tük görünen denizanası aslında 5 metre derinliklerde devasa büyüklükte stoklara sahip. Projenin ikinci aşamasında da tüplü dalış yapıp, bunların safhalarını takip edip üremelerinin ekosistemindeki mevsimsel sürecini takip edeceğiz. İklim değişikliğine bağlı olarak Marmara Denizi’ne pek çok yeni istilacı denizanası türü giriyor. Son yıllarda yaptığımız çalışmalarda pek çok yeni tür bulduk. Bunlar bolluklarını arttırmaya başladılar. Yeni türlerin girişiyle denizel ekosistemdeki denizanasına bağlı çözünmüş organik madde yükü artıyor.”

Denizanası ile beslenen canlıların ekosistemdeki çeşitli baskılar sebebiyle azalmasının, bunlar üzerindeki avcı baskısının kalkmasına ve sayılarının artmasına neden olduğuna dikkati çeken Okyar, “Denizanası artışları artık her mevsimde yaşanıyor. Küresel ısınmanın tetiklemesiyle son 20-30 yılda denizanaları aşırı artış gösterdi.” dedi.

Prof. Dr. Okyar, Marmara Denizi’nin akıntı sistemiyle taşınan denizanalarının özellikle İzmit Körfezi’nin doğu havzasında birikip bu bölge için ciddi sorun oluşturduğunu ifade etti.

Deniz ekosistemine zararlı bu canlıların Uzak Doğu’da gıda olarak tüketildiğinden bahseden Okyar, denizanalarından ekonomiye fayda sağlayacak ürünlerin elde edilmesi için çalışma yaptıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-universitesi-su-bilimleri-fakultesinden-denizanasi-arastirmasi/feed/ 0
27. Avrasya Ekonomi Zirvesi https://www.haber28.com.tr/27-avrasya-ekonomi-zirvesi/ https://www.haber28.com.tr/27-avrasya-ekonomi-zirvesi/#respond Sun, 03 Mar 2024 04:12:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8010 Marmara Grubu Vakfı (MGV) tarafından İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin (İHKİB) desteğiyle düzenlenen 27. Avrasya Ekonomi Zirvesi, “Krizlerden İstikrara, Kapsayıcı Bir Dünya İnşa Etmek” ana temasıyla başladı.

Zirveye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, TBMM NATO Parlamenter Asamblesi (PA) Türk Delegasyonu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) Genel Sekreter Yardımcısı ve Büyükelçi Merve Safa Kavakcı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Genel Sekreteri Asaf Hajiyev, eski bakanlardan Ali Talip Özdemir ile çok sayıda yerli ve yabancı davetli katıldı.

Etkinlikte konuşan MGV Genel Başkanı Akkan Suver, dünyada küresel krizlerden geçildiğini, itilaflar ve savaşlar yaşandığını söyledi.

İklim krizi, su kıtlığı, atık yönetimi ile boğuşulduğunu belirten Suver, şunları kaydetti:

“Gezegenimizde çatışmanın nedenini oluşturan itilaflar, savaşlar ve küresel iklim değişikliği ile ekonomide durgunluktan dolayı korkunç bir fırtına yaşıyoruz. Daha insancıl bir dünya için uluslararası işbirliğini geliştirmeyi hedefleyen diplomatik dil ve diplomasi kayboldu. Devletlerarası farklı ilişkilerin geliştiği yeni bir dönemin başlangıcındayız. Arkalarında popülizm ve demagojinin bulunduğu bu ilişkiyi son derece tehlikeli bulduğumuzu belirtmek isterim.

Gene bu düzende tabandan yukarıya doğru işleyen toplumlar oluşturuyoruz. Tepeden aşağıya değil. Karşı karşıya olduğumuz yeni dünya düzeninde geleneksel kuruluşlar, siyasi partiler, gücü paylaşan kurumlar önemini günden güne kaybediyor. Sosyal ağlarla, sosyal medya ile bireysel fikir ve güçlü mesajlarla yönetilen sanal bir düzene gidiyoruz. Savaşlar sürse de krizler devam etse de ben inanıyorum ki yarın bir şekilde bir araya geleceğiz. Gelmemiz de gerekir, yarınları barış, karşılıklı saygı içinde yaşayabilmemiz için sürdürülebilir, eşitlikçi, geleceği inşa etmek zorundayız. Bunun içinde güveni tekrar inşa etmeliyiz.”

“Marmara ana yol ticari hatlarının kesiştiği bir nokta”

KEİPA Genel Sekreteri Asaf Hajiyev de Marmara’nın Asya ve Avrasya arasında köprü olduğunun altını çizdi.

Bölgenin aynı zamanda ana yol ticari hatlarının kesiştiği bir nokta olduğunu dile getiren Hajiyev, “Marmara doğudan batıya ve kuzeyden güneye bir kesişme noktasıdır. Aynı anda bölge enerji kaynakları açısından da zengindir. Avrupa ve dünya piyasalarına bir çok enerji hattı buradan geçmektedir ama bölgenin en büyük zenginliği coğrafik konumu değildir. Enerji kaynaklarından zenginliği de değildir. Bölgenin asıl zenginliği, temel zenginliği halkıdır.” diye konuştu.

Hajiyev, Marmara Bölgesi’nde değişik ülkelerden insanların, geleneklerin, kültürlerin ve dinlerin bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Yaradan bütün yaşayan şeyleri yaratmıştır. Aynı anda yaradan insanı da yaratmıştır. İnsanın temel görevi doğayı, hayvanları, ağaçları ve çiçekleri korumaktır ama günümüz dünyasında yok edenleri daha çok görüyoruz. Sadece doğayı değil, halkları da o yüzden bunu ciddi olarak ele almalıyız.”

KEİ Genel Sekreter Yardımcısı ve Büyükelçi Merve Safa Kavakcı da “Burada amaç üye devletlerimizle işbirliği ve birlikteliği sağlamak, bu sayede barışı sağlamak ve bölgemize refah sunmak.” dedi.

Kavakcı, devletlerarası bir organizasyon olarak bölgenin ihtiyaçlarına uyum sağlayarak bölgesel bağlamda çözüm sunmaya çalıştıklarını belirtti.

Zirvede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de mesajları okundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/27-avrasya-ekonomi-zirvesi/feed/ 0
Zonguldak Üniversitesi, yapay zeka destekli deprem tehlike yazılımı geliştirdi https://www.haber28.com.tr/zonguldak-universitesi-yapay-zeka-destekli-deprem-tehlike-yazilimi-gelistirdi/ https://www.haber28.com.tr/zonguldak-universitesi-yapay-zeka-destekli-deprem-tehlike-yazilimi-gelistirdi/#respond Sun, 31 Dec 2023 07:36:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1547

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi’nden (ZBEÜ) Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ile ekibi, coğrafi bilgi sistemi destekli deprem tehlike yazılımı geliştirdi. Yapay zeka desteği ile fay hatlarındaki gerilimi gözlemlediklerini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, Doğu Anadolu’da 1, Marmara Bölgesi’nde 3 fayın 7 büyüklüğünde ve üzeri deprem üretebilecek gerginlikte olduğunu belirterek, “İstanbul anlamında sadece kuzey koldan değil; Sakarya’dan güneye dalan Geyve- Pamukova hattında devam eden yine Gemlik’ten Mudanya önlerinden devam eden Bandırma- Erdek hattına da son derece dikkat edilmesi gerekiyor” dedi.

ZBEÜ Rektör Yardımcısı ve Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kurucusu Geomatik Mühendisliği’nden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, ekip arkadaşları Doç. Dr. Çağlar Bayık ve Doç. Dr. Gökhan Gürbüz ile araştırmacı Fatemeh Ghsampour ile coğrafi bilgi sistemi destekli deprem tehlike yazılımı geliştirdi. Yazılımda, bölgelerdeki tarihsel depremler ile yıllık yeryüzü hareket verileri, coğrafi bilgi sistemi destekli programa aktarılarak, fay hatlarının ‘mavi’, ‘yeşil’ ve ‘kırmızı’ tonlarına göre değerlendirilen ‘fay gerginlikleri’ belirlendi.

‘MARMARA BÖLGESİ’NDEKİ FAYLAR ÇOK DAHA GERGİN’

Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın analizini tamamladıklarını, diğer fay hatları için de çalışmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, geliştirdikleri yapay zeka destekli dijital model ile gergin fayları tespit edebildiklerini söyledi. 1’i Doğu Anadolu’da, 3’ü Marmara’da olan 4 faya dikkat çeken Prof. Dr. Kutoğlu, ” Erzincan’ın 40-50 kilometre doğusunda kalan Yedisu Fayı zaten biliniyordu. En doğuda, en gergin fay olarak burası gözüküyor. Marmara Denizi’ne kadar, Yedisu Fayı’ndan daha gergin bir fay görmüyoruz. Ancak Marmara Bölgesi’nde çok daha gergin faylar olduğunu görüyoruz. 1999’da İzmit Düzce’de deprem meydana gelen hattın çok soğuk olduğunu görüyoruz. Koyu lacivert görüyoruz. Çünkü 24 senelik yer hareketi sebebiyle enerji biriktiriyor, o yüzden burası soğuk. Gerginliğin artması için çok daha uzun yıllara ihtiyaç var. Ama onun altında Sakarya’dan Pamukova- Geyve’ye doğru dönen bir hat var. Onun kırmızı renkte olduğunu görüyoruz. Burada en son depremin 1000’li yıllardan önce olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla yıllık yer hareketlerini buraya uyguladığımızda fayın oldukça gergin durumda olduğu tabloda ortaya çıkıyor” dedi.

‘BANDIRMA VE ERDEK’TEKİ KOLLAR, HEPSİNDEN DAHA GERGİN’

Doğudan Marmara’ya kadar gergin hat gözlemlemediklerini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, “99 depreminden sonra kuzey kollardaki fayların üzerinde duruluyor. Çınarcık segmentinin gerginlik seviyesinin artmış olduğunu, hemen batısında da Marmaraereğlisi, Silivri önlerindeki hattın ondan daha da gergin olduğunu, turuncu renkte olduğunu görüyoruz. Bu orta kol üzerinde, Çınarcık’tan Tekirdağ’a olan kısımda Marmaraereğlisi ve Silivri önlerindeki kısmın daha gergin olduğu, yer hareketlerine göre ortaya çıkıyor. Ama buralar, her ne kadar gergin olsa da güneyde özellikle Gemlik Körfezi’nden denize dalan ve Mudanya önlerinden devam eden hattın kuzeydeki koldan daha da gergin olduğunu ama biraz daha batıya geçtiğimizde Bandırma ve Erdek’teki kolların ise hepsinden daha da gergin olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

İSTANBUL İÇİN KRİTİK 2 HAT

İstanbul ile ilgili güneydeki hatlara da dikkati çeken Prof. Dr. Kutoğlu, “Çalışmamızdan hareketle baktığımızda İstanbul anlamında sadece kuzey koldan değil; Sakarya’dan güneye dalan Geyve-Pamukova hattında devam eden yine Gemlik’ten Mudanya önlerinden devam eden Bandırma- Erdek hattına da son derece dikkat edilmesi gerekiyor. Çünkü bizim yaptığımız çalışmaya göre, tarihsel depremlerden yola çıkarak ve yıllık hareket hızlarına bakarak elde ettiğimiz gerginlik değerlerine göre, bu hatlar diğerlerinden çok daha gergin durumda gözüküyor” dedi.

‘7’NİN ÜZERİNDE BÜYÜK DEPREM ÜRETMİŞLER’

?Fay uzunluğu 30 kilometre üzerine çıktığında, deprem büyüklüğünün de 7 ve üzeri deprem üretme potansiyelinin arttığını anlatan Prof. Dr. Kutoğlu, “Bölgede de bu potansiyel var. Geçmişteki depremlere baktığımız zaman da bu faylar zaten tarihin değişik zamanlarında 7’nin üzerinde büyük depremler üretmişler. Mesela Mudanya önündeki Gemlik’teki fayın tarihsel dönemine baktığımız zaman 6.6 büyüklüğünde bir deprem üretmiş. Bandırma tarafında 7.2 gibi bu civarda depremler var. En gergin Bandırma ve Erdek tarafı, 2’nci sırada Sakarya, 3’üncü sırada Gemlik tarafı, 4’üncü sırada Marmara Denizi bölgesini koyabiliriz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/zonguldak-universitesi-yapay-zeka-destekli-deprem-tehlike-yazilimi-gelistirdi/feed/ 0