Meloni, İtalya’nın dönem başkanlığını yaptığı G7’nin ilk liderler zirvesine Ukrayna’dan katıldı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin 2. yıldönümünde Meloni ile birlikte Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Kiev’de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya geldi.
Meloni, işgalin 2. yıldönümü ve bu ziyaret vesilesiyle İtalya’da yayımlanan Il Giornale gazetesine bir söyleşi verdi. Burada, “Rus işgalinin, Putin’in uzun yıllardan beri çeşitli cephelerde kendini gösteren neo-emperyalist vizyonunun doğal ve öngörülebilir bir sonucu” olduğunu söyledi.
Gazetenin “ Papa Francesco, parçalar halinde bir Üçüncü Dünya Savaşı yaşandığını söylüyor.
Ukrayna ve Orta Doğu’dan sonra üçüncü “parça” Uzak Doğu’da patlayabilir. Böyle bir senaryodan korkuyor musunuz?” sorusuna Meloni şöyle yanıt verdi:
“Bence Rusya Ukrayna’yı işgal etmeseydi, Hamas büyük olasılıkla (7 Ekim’de) İsrail’e böyle bir saldırı düzenlemezdi. Hukuka dayalı uluslararası sistemin, üstelik BM Güvenlik Konseyi’nin daimi bir üyesi tarafından bu kadar ciddi bir şekilde çiğnenmesinin, Orta Doğu’dan Balkanlar’a ve Afrika’ya kadar dünyanın diğer bölge ve coğrafyalarında da peş peşe sonuçlar doğurması kaçınılmazdı… Eğer Ukrayna’da uluslararası hukuk yeniden tesis edilmezse, çatışmalar artarak patlak vermeye devam edecek.”
İtalya Başbakanı, “Hamas’ın vahşi saldırısının İsrail’i çok sert bir tepki vermeye ittiğini”, ancak bu tepkinin boyutları nedeniyle bugün İsrail’in hem Ortadoğu’da hem de Batı’da kamuoyu nezdinde “izole edildiğini” söyledi.
Meloni, “iki halk-iki devlet” hedefinin gerçekleştirilebilmesi için uzun süreli bir ateşkes ve rehineler için çözüm bulunması gerektiğini belirtti.
Polis göstericileri copladı
Başbakan Meloni’nin sözünü ettiği kamuoyu görüşü İtalya’da son günlerde düzenlenen çok sayıda gösteriyle yansıtılıyor. Kamu yayıncısı Rai’nin İsrail tezlerine yakın yayın yaptığı iddiasıyla çok sayıda protesto eylemi düzenleniyor.
Geçen Cuma günü de Floransa ve Pisa kentlerinde Filistin’e destek amacıyla gösteriler düzenlendi. Öğrencilerin, sendika temsilcilerinin ve Filistin toplumu üyelerinin de aralarında yer aldığı göstericilere sert müdahalede bulunulması ise ülkede infial yarattı.
Polisin aralarında reşit olmayan öğrencilerin de yer aldığı ve barışçıl şekilde protesto eylemi yaptıkları görülen göstericilere coplarla saldırması hükümete yönelik tepkilere yol açtı.
Muhalefet, sağcı hükümeti karşıt görüşleri susturmaya çalışmakla suçladı. Merkez soldaki Demokratik Parti’nin lideri Elly Schlein, ara sokaklarda mahsur kalan öğrencilerin polis tarafından dövülmesinin kabul edilemeyeceğini, hükümetin bir “baskı ortamı” yarattığını söyledi.
Hükümet kanadından ise polisi savunan ve göstericilerin hassas bölgelere girişinin önlenmesi amacıyla müdahale edildiğini belirten açıklamalar geldi. İktidar partisi İtalya’nın Kardeşleri, sol muhalefeti ‘şiddete destek vermekle’ suçladı. Muhalefete yönelik bu sözler de demokratik diyaloğa aykırı olduğu gerekçesiyle eleştiri aldı.
Cumhurbaşkanı ‘polisi azarladı’
Tartışmalara, genel olarak ihtiyatlı duruşu ve sert çıkışlardan uzak durmasıyla bilinen Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella da müdahil oldu.
Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella dün yayımladığı mesajında, İçişleri Bakanı’yla görüştüğünü, “güvenlik güçlerinin otoritesinin coplarla sağlanamayacağını” bildirdiğini açıkladı. Mattarella, insanların görüşlerini açıklama özgürlüğünün korunması gerektiğini vurguladı ve “Gençlerin coplanması iflasın göstergesidir” dedi.
Cumhurbaşkanının açıklaması sıra dışı biçimde sert bulundu ve bugünkü ulusal gazetelerin hemen hepsinin baş sayfalarında yer aldı.
Corriere della Sera Cumhurbaşkanı Mattarella’nın “Gençlerin coplanması iflastır” sözlerini manşetine taşıdı. La Repubblica, “Mattarella’nın öfkesi” manşetiyle çıktı. Il Giornale “Mattarella polisi azarladı” derken, Il Manifesto ise Cumhurbaşkanının fotoğrafı üzerine “Ellerinizi indirin” manşetini attı.
]]>Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında Afrika’dan göç akşının ilk duraklarından olan İtalya, Roma’da düzenlenen İtalya-Afrika Zirvesi kapsamında, bu kıtaya yönelik kalkınma-istikrar projelerini içeren Mattei Planı’nı açıkladı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, bu planla Afrika’nın enerjisini özgürleştireceklerini, bu kıtadan gençlerin göç etmeme ve köklerinden kopmama hakkını garanti altına almak istediklerini belirtti.
Başkent Roma’daki Senato binasında dün akşam saatlerine kadar süren “İtalya-Afrika: Ortak Büyüme İçin Bir Köprü” başlıklı zirveye 45 Afrika ülkesinden devlet ve hükümet liderleri ile dışişleri bakanları ve İtalyan hükümetinin yanı sıra Afrika Birliği (AfB), Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletlerin bazı kuruluşları, Uluslararası Enerji Ajansı ve Uluslararası Para Fonu gibi 25 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcileri katıldı.
Daha önce bakanlar seviyesindeyken ilk kez liderlerin katılımıyla düzenlenen zirve, İtalya’nın G7 başkanlığını yılbaşında üstlenmesinin ardından gerçekleştirdiği ilk uluslararası etkinlik olma özelliğini taşıyor. Ev sahibi Başbakan Giorgia Meloni, bu girişimin, G7 gündeminde Afrika’ya onurlu bir yer verilmesine yol açacak son derece kesin bir dış politika tercihinin sonucu olduğunu ifade etti.
MATTEI PLANI
Afrika’dan Avrupa’ya göç akışının önüne geçmek için göçe yol açan sebepleri zayıflatarak bu kıtadaki ülkeleri ekonomik açıdan istikrara kavuşturmayı amaçlayan İtalya’nın Mattei Planı adını, enerji devi ENI’nin kurucusu Enrico Mattei’den alıyor. Bunun için Afrika ülkeleriyle ikili ilişkilerin güçlendirilmesinin yanı sıra, Afrika Kalkınma Bankası bünyesinde çok taraflı bir fon oluşturulması da bekleniyor.
5.5 MİLYAR EUROLUK PİLOT PROJELER
2022’nin sonbaharında bu göreve gelmesinden önce seçim kampanyasının hatırı sayılır bir kısmını Afrika’dan göç akışına karşıtlık üzerine kurarak “Bu meseleyi kaynağından çözmek gerek” diye Afrika’yı işaret etmiş olan Meloni, Roma’daki zirvenin başarılı geçtiğini, ancak önlerinde yapacak çok iş olduğunu söyledi. İlk etapta 9 Afrika ülkesinde başlatılacak eğitim ve öğretim ile sağlık, tarım, enerji ve su alanlarında bazı pilot projeleri hayata geçirmeyi hedefleyen İtalya, 5.5 milyarlık Euroluk bir kaynakla bu planı devreye soktu.
Başbakan Meloni, bunun 3 milyar Euro’sunun ülkesinin iklim fonundan, 2.5 milyar Euro’sunun ise kalkınma işbirliği fonundan sağlandığını aktardı. Meloni, bunun yeterli olmadığını, bu nedenle uluslararası kuruluşların ve bağışçıların bu plana dahil olmasının gerekliliğini de ifade etti.
“AFRİKALILAR GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALMAMALI”
Afrika uluslarıyla işbirliği, kalkınma ve eşit ortaklık modeli yoluyla birlikte büyümeyi hedefleyen Mattei Planı’nın başarılı olacağına inanan Başbakan Meloni, Afrikalı gençlerin göç etmek zorunda kalmaması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Bu, Afrika’nın enerjisinin özgürleşmesine katkı sağlamasını istediğimiz bir müdahale planıdır. Aynı zamanda oradaki genç nesillerin şimdiye kadar reddedilen hakkını garanti altına almak istiyoruz; Avrupa’da sık sık göç etme hakkından bahsettik, ancak göç etmeye zorlanmama hakkının nasıl garanti altına alınacağından neredeyse hiç bahsetmedik. Onlar, Avrupa’da elde edilmesi giderek zorlaşan daha iyi bir yaşam arayışı için köklerinden kopmak zorunda kalmamalı.”
Başbakan Meloni, eğer Afrika’daki insanların evini terk etmeye iten nedenler ele alınmazsa kitlesel yasadışı göçün asla durdurulamayacağını ve insan kaçakçılarının asla yenilmeyeceğini de ekleyerek, “Bir yandan üçüncü binyılın köle tüccarlarına savaş ilan edip, diğer yandan Afrika halklarına fırsatlar, iş, eğitim ve yasal göç yollarından oluşan bir alternatif sunmaya çalışmak, yapmak istediğimiz şey tam olarak budur,” diye sözlerini sürdürdü.
MELONI: ZENGİN OLANIN DOĞAL, FAKİR OLANIN SENTETİK GIDA YEMESİNE MÜSAADE EDEMEYİZ
Zirvede konuşan Başbakan Giorgia Meloni, Afrika’yı İtalya’nın stratejik önceliği olarak tanımlarken Afrika ülkeleri olmadan geleceği düşünemeyeceklerini söyleyerek, “Afrika’nın fakir bir kıta olduğuna ilişkin bazı yanlış anlatıları ortadan kaldırmalıyız. Çünkü öyle değil; Afrika dünya maden kaynaklarının yüzde 30’unu, ekilebilir arazinin de yüzde 60’ını barındırıyor. Nüfusunun yüzde 60’ı 25 yaşın altında; dünyanın en genç kıtası ve bu aynı zamanda onu insan sermayesi için muazzam potansiyele sahip bir ülke haline getiriyor,” ifadelerini kullandı.
Bugün Afrika ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açıldığını belirten Meloni, “Hayırsever ya da vahşi bir tavırla değil, eşitlerin işbirliğinden bahsedilen bir işbirliğini düşünüyoruz,” dedi.
Zirvenin önemli başlıklarından biri olan tarıma ve gıda güvenliğine de değinen Meloni, Afrika kıtasındaki ekilebilir arazilerin çoğunun bir dizi nedenden dolayı kullanılamadığını ve amaçlarının onları kullanmaya uygun hale getirmek olduğunu dile getirerek, “Amaçlarımızdan biri herkese sadece güvenli gıda değil, kaliteli gıda da sağlamak. Zengin olanın parası olduğu için doğal gıdayı yiyebilmesi ve fakirin de sentetik gıdaya muhtaç edilmesi, inşa etmek istediğimiz bir dünyayı temsil etmiyor,” diye konuştu.
Zirveye katılan Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Moussa Faki Mahammed, kıtada büyük sorunlar olduğunu, ancak bu planla ilgili kendilerine danışılmadığını söyleyerek soğuk rüzgarlar esmesine neden oldu. Muhammed, yine de bu planı tartışmaya hazır olduklarını, verilen sözlerin ötesine giderek artık harekete geçilmesi gerektiğini dile getirerek, “Hiçbir zaman yerine getirilmeyen basit vaatlerle artık bizi mutlu etmelerine izin veremeyiz,” dedi.
]]>