31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde istediği başarıyı elde edemeyen İYİ Parti’nin Türkiye genelinde oyu yüzde 3’ün altına düştü. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve kurmayları eleştirilerin hedefi haline gelirken, Akşener 27 Nisan’da yapılacak genel başkanlık seçiminde tekrar aday olmayacağını ilan etti.
Koray AydınGenel başkanlık koltuğuna aday olan İYİ Partili Koray Aydın ise sosyal medya hesabından yaptığı çarpıcı bir paylaşımla bir iddia ortaya attı.
“OLAĞANÜSTÜ KURULTAYI İPTAL ETTİRME GİRİŞİMLERİ KABUL EDİLEMEZ”
Aydın, “Olağanüstü kurultayı iptal ettirme girişimleri kabul edilemez” notunu düştüğü paylaşımında “İYİ Parti, haksızlığa, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe tavır koyan, yeri geldiğinde isyan eden İYİ ve cesur insanlar tarafından kurulmuştur. 2016 yılında MHP olağanüstü kurultayının toplanması için yeter sayının 3 katını aşan hatta salt çoğunluktan bile fazla imza toplanmasına rağmen, o kurultay, iktidarın açık müdahalesi ve garabet bir yargı darbesiyle engellenmişti. Bu haksızlık karşısında susmayan ve gerektiğinde baba ocağına bile eyvallah etmeyen Türk milliyetçileri, İYİ ve cesur insanlarla el ele vererek olağanüstü hal dönemi şartlarında İYİ Parti’yi kurmuştur.” dedi.
Koray AydınYerel seçim sürecinden bahseden Aydın, “Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener, yerel seçimlerin ardından yaptığı değerlendirme sonucunda olağanüstü kurultay kararı almış ve kendisi de aday olmayacağını Türk ve dünya kamuoyuna ilan etmiştir. Ancak İYİ Parti’mizin bazı Milletvekilleri ve İl Başkanları organize edilerek kurultayın iptal edilmesi çabaları hız kazanmıştır. Nitekim Sayın Bahçeli, iktidar tarafının Genel Başkanımızın görevine devam etmesi ve olağanüstü kurultayın iptal edilmesi yönündeki talebini açık ve net bir şekilde ifade etmiştir.” ifadelerini kullandı.
“İKTİDARIN YAZDIĞI TANIDIK BİR SENARYO SAHNEYE KONULMAK İSTENMEKTEDİR”
“Olağanüstü kurultayın iptal edilmesi senaryosuyla iktidarın yazdığı tanıdık bir tiyatro, sahneye konulmak istenmektedir.” diyen Aydın, “Böylesine talihsiz girişimler milletvekillerimizin, il başkanlarımızın ve kurultay delegelerimizin yüksek şahsiyetlerini hiçe saymak ve onların hür iradelerine ipotek koymak demektir. Olağanüstü kurultay yerine olağan kurultay sürecini başlatma yönündeki söylemler, süreci sulandırma ve çalınan minareye kılıf bulma girişiminden ibaret kalacaktır.” ifadelerini kullandı.
Meral Akşener ve Koray AydınMERAL AKŞENER’E ÇAĞRI YAPTI
Akşener’e çağrı yapan Aydın, “Olağanüstü kurultay kararının sonuna kadar arkasında durması için Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’e açık bir çağrıda bulunuyorum. Olağanüstü kurultayın iptal edilmesi, İYİ Parti’nin siyaset ve toplum nazarındaki güvenilirliğini ve ciddiyetini sarsacaktır. Olağanüstü kurultayın iptal edilmesi, aynı zamanda Sayın Meral Akşener’in duruşuna, itibarına ve siyasi kariyerine de büyük zarar verecektir. İYİler ve Cesurlar Hareketi olan İYİ Parti’nin büyük kurultay delegelerinin vereceği karar, başımızın üstündedir. Söz, İYİ Parti’yi siyasi intihara sürükleyecek senaryoyu yazanların değil, delegenin olmalıdır. Demokrasinin ve hukukun gereği budur.” dedi.
]]>Meral Akşener15 Mayıs 2016tarihinde uğrunda kendini polis barikatına zincirlediği , siyasi mücadeleden ve 25 Ekim 2017 tarihinde kurduğuİYİ Parti’de31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde aldığı yenilgiden sonra genel başkanlığa aday olmayacağını açıkladı .
Beğenin ya da beğenmeyin ama o Türkiye’de1994 yerel seçimlerinde Doğru Yol Partisi’nden İzmit Büyükşehir Belediyesi başkanı adayı olarak girdiği siyasi hayatına çok önemli bir aktördü.Akşener, siyasi tarihimizin mihenk taşlarından olan bir çok liderle çalıştı ve parti kurucusu olmanın yanısıra bakanlık milletvekilliği yaptı.
Hadi biraz geçmişe gidelim…
Akşener Temmuz 1956 tarihinde Kocaeli’de doğdu. 1974 yılında Bursa Kız Öğretmen Lisesi’nden “İlkokul öğretmeni” olarak mezun olmuş, 1979 ile 1982 yılları arasında öğretmen olarakgörev yapmış. Aslında kabına sığmayan bu deli dolu mücadele azmi olmasa belki de Öğretmen olarak sakin, sade ve kim bilir belki de daha mutlu bir şekilde hayatına devam edebilirdi.
Bu sırada bir yandan da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde tarih okur ve 1979 yılında mezun oldu. Aradan geçen 3 yılın ardından ise1982’deYıldız Teknik Üniversitesi Kocaeli Mühendislik Fakültesinde araştırma görevlisi oldu Ardından Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yakın çağ tarihi dalında yüksek lisans, ve yine aynı üniversitenin Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk tarihi dalında da doktorasını tamamladıktan sonra “Tarih Doktoru” unvanı aldı.
Artık o bir tarihçidir ancak siyasete hep ilgilidir. Aslına siyaset aile geleneğidir çünkü Isparta milletvekilliği yapmış Hasan Tahsin Argun’un yeğenidir. 1994 yerel seçimlerinde siyasete Doğru Yol Partisi İzmit Büyükşehir Belediyesi başkanı adayı olarak ilk adımını atsa da seçilemez.
1 yıl sonraki1995 Türkiye genel seçimlerinde Doğru Yol Partisi milletvekili olarak meclise girer ve siyasi hayatında uzun bir yolculuğa adım atar. Bu kadar azimli, kararlı bir siyasetçi elbette sadece bir milletvekili olarak kalamazdı. Bu nedenle Akşener, Milli Savunma Komisyonu ile İçişleri Komisyonu üyelikleri yaptı.
Nitekim 1996 ile 1997 yılları arasında Necmettin Erbakan tarafından kurulan koalisyon hükümetinde İçişleri Bakanı gibi en önemli bakanlıklardan birinin başına gelir. Ancak bu koalisyon çok sürmez, ve 30 Haziran 1997 yılında dağılır. Bu hükümet döneminde bazı söylemleri çok konuşuldu, siyasi rakipleri tarafından her fırsatta aleyhinde kullanıldı.
PARTİ DEĞİŞTİRME SÜRECİ
Meral Akşener’in bugün eleştirilen parti ya da taraf değiştirme süreci 4 Temmuz 2001 tarihinde DYP’den istifa ederek başlar. 3 Kasım 2001 tarihinde MHP’ye geçer ve daha orta sağ , bir çizgiden, ülkücü milliyetçi çizgiye evrilir. Elbette burda da sade bir üye ya da bu partinin sadece bir vekili olmayacaktı.
19 Kasım 2006 tarihli MHP 8. Olağan Büyük Kurultayında MYK üyeliğine seçilerek parti içindeki ilk yönetim görevini aldı. Ama parti başkanlığı asıl hedefi oldu. MHP de değişim gerektiği söylemlerini dile getirir, parti başkanlığına aday olur Parti yönetimi ile görüş çatışmasına girer ve Kasım 2015 Genel Seçimleri’nde partisi onu milletvekili adayı göstermez. Partideki değişim talepleri ve adeta muhalif bir kanat oluşturma çabası MHP’de ciddi bir tartışmaya yol açtı. Bu tartışmaların basında çokça yer almasından sonra MHP Disiplin Kurulu, Meral Akşener’i parti üyeliğinden “kesin çıkarma” cezası vererek, partiden ihraç etti.
O dönemde parti içi demokrasinin sesi gibi adeta kamuoyu onutakdirle takip ediyor, ve bir kesimin ciddi şekilde övgü dolu sözlerine mazhar olarak yıldızı parlayan bir siyasetçi konumuna geliyordu . Hafızalarda kendisini, MHP’nin kongre gerçekleştireceği salonu önünde polis barikatına zincirleyen görüntüleri ile yer almıştı.

İYİ PARTİ SÜRECİ
Nitekim MHP içinde verdiğimücadele sonuç vermeyince ve kamuoyundan aldığı desteğin rüzgarı ile2017 yılında İYİ Parti’yi kurdu. 2018 Türkiye Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde partisinin cumhurbaşkanı adayı oldu ve yüzde 7,29 oy alarak seçimde 4’ncü sırada yer aldı.
Yeni kurulmuş bir partiye göre bu oy oranı oldukça iyi bir sonuç olarak hanesine yazıldı. Bundan sonra İYİ Parti, Türk siyasetinde iktidara gelmese bile önemli bir rol oynayacaktı. Meral Akşener, bu rüzgar ile ,Cumhur İttifakına karşı Millet İttifakının içerisinde yer aldı. Böylelikle muhalefetin umudu haline geldi. Hatta bu ittifakın adayı kim olursa olsun Cumhurbaşkanı seçileceği yönünde umutlar arttı.
Ancak umulan olmadı. Millet İttifakı aylarca toplantı yaptı ve her toplantının sonucunda seçmen, Cumhurbaşkanı adayının ilan edilmesini bekledi. Fakat görüşmeler somut olmayan neredeyse temenni niteliğindeki açıklamalarla bitti. Gelinen son aşamada dönemin CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının kesinleşmesi Akşener’i kızdırdı. Akşener, hiçbir şekilde bu durumu kabullenmedi ve nitekim 6’lı masanın 6 Mart Pazartesi günü yapılacak toplantısı öncesi düzenlenen İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısının ardından açıklama yaptı ve yumruğunu masaya vura vura Kılıçdaroğlu’nun adaylığını yanlış bulduğunu, bunu asla kabul etmeyeceğini açıkladı.
2 gün süren krizin ardından kim ne şekilde ikna etti bilinmez ama Akşener masaya tekrar döndü. Seçime gidildi ve bu seçim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı 2’nci turda 2,29 milyon oy farkla kaybedildi. Bunun elbet bir muhasebesi olacaktı ve fatura Meral Akşener’e kesildi .
VE FİNAL
14 Mayıs 2023 tarihindeki Milletvekili Genel Seçimleri’nden 31 Mart 2024 tarihine kadar geçen zaman diliminde Akşener’in masayı devirdiği seçimin kaybedilmesindeki rolü tartışıldı ve eleştirildi. Oysa Akşener ısrarla “Masadan kalkmadım, gönderildim” diye ifade etse bile kimseye dinletemedi. 31 Mart Yerel Seçimleri’nde gözler bir kez daha Millet ittifakına ve dolayısı ile Meral Akşener’e çevrildi. İYİ Partibir ittifakta mı yer alacak yoksa müstakil adaylarını mı çıkaracaktı?
Akşener, Cumhurbaşkanı olarak önerdiği Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkan adayı olduğu Ankara ve İstanbul’da da kendi adayları ile seçime gireceklerini açıkladı. Başta kimse inanmadı. Çünkü Akşener’in Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda 2 isimden birinin aday olması için verdiği mücadelesi hafızlarda henüz tazeydi.
Ancak, o kararlıydı. Seçimlerde Buğra Kavuncu’yu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterdi. Buğra Kavuncu, yüzde 0,63 oy oranıyla 6’ncı olarak hezimete uğradı. Yorgun savaşçı Akşener, bir kez daha eleştirilerin tam olarak odağına yerleşti. Parti içerisinden istifa sesleri dahi yükseldi.
Meral Akşener bu çağrılara kulak tıkamak yerine İYİ Parti’nin olağanüstü kurultay kararı aldığını ilan ederek 27 Nisan’da genel başkanlık seçimine gideceğini duyurdu. ‘Aday değilim’ diye de belirtti.
İYİ Parti’nin daha 1 yıl önceki siyasi iklimdeki gibi etkin bir rol oynayıp oynayamayacağı bilinmez. Ancak bilinen tek bir gerçek var. Meral Akşener her ne kadar siyasette umduğunu bulamasa da bir tarih yazdı. İsmi kolay kolay unutulmayacak bir aktör olmayı başardı.
Meral Akşener, hayatı boyunca öfkelendiği, kızdığı ve düşündüğü her şeyi gizli kapılar arkasında değil, 6’lı Masa’dan ayrıldığını ilan ettiğinde olduğu gibi kim ne der demeden haykıra haykıra anlatan, bir mücadele örneği oldu. Bu günlerde çok çok eleştiriliyor, ancak biliyoruz ki partisinin oy oranı daha yüksek olsa ve umut edildiği gibi büyük bir başarı yakalasa kahraman olarak konuşulacaktı.
]]>İYİ Parti yerel seçimler sonrası kurultay kararı aldı ve genel başkanlığa aday olan isimler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. İlk olarak İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Günay Kodaz aday olacağını açıkladı. Meral Akşener’in bugün gerçekleştirdiği ‘aday olmayacağım’ açıklamasından sonra İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu ve İYİ Parti Grup Başkanı Koray Aydın adaylığını açıkladı. İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Adayı Günay Kodaz yaşanan süreci ve genel başkanlık seçimi hakkında İhlas Haber Ajansına değerlendirmelerde bulundu.
“İYİ Parti’yi Meral Akşener’le birlikte milletin gözüne ve yönüne koyamayacağımızı, dolayısıyla aday olmamasını defalarca ifade ettim”
İYİ Parti’nin yerel seçimlerden 3.7 gibi çok düşük bir oy alarak çıkmasının İYİ Parti camiasında da, Türkiye’de İYİ Parti’ye gönül vermiş olan tüm insanlarda da ciddi bir hayal kırıklığı oluşturduğunu söyleyen Kodaz, “Meral hanımın bir daha aday olmaması gerektiğini, aday olursa akıbetinin Sayın Kılıçdaroğlu gibi olacağını, parti tabanından oy alamayacağını, Türk milletinin gözünden ve gönlünden düştüğünü, bizim ne kadar uğraşırsak uğraşalım tekrar İYİ Parti’yi Meral Akşener’le birlikte milletin gözüne ve yönüne koyamayacağımızı, dolayısıyla aday olmamasını defalarca ifade ettim. Bu sosyal medya hesaplarında da mevcuttur. Meral Akşener’in ilk yola çıktığında kendisiyle yola çıkan yol arkadaşlarındanım. O günün koşullarındaki Meral Akşener için biz Türk siyasetine demokrasiyi getireceğini, istişare kültürünü hakim kılacağını, Türk milliyetçilerini, yalnızca ülkücüleri değil, Türk milliyetçilerini makul bir noktada düşünen Türk vatandaşlarının oylarını alarak ülkede herkesi kucaklayarak, iktidar yapacağını düşünerek kendisine destek vermiştik. Sıfırdan başlayarak kendisini bir partinin Genel Başkanı haline getirdik ve İYİ Parti’yi de Türkiye gündemine taşıdık” ifadelerini kullandı.
“Meral Akşener’in 2015 yola çıktığım Meral Akşener olduğuna ben artık inanamıyorum”
Meral Akşener’in 2022’den itibaren sürekli yanlış ve hatalı kararlar verdiğini söyleyen Kodaz, “Sayın Meral Akşener’in 2015’te yola çıktığım Meral Akşener olduğuna ben artık inanamıyorum ve çok şaşkınlıkla izliyorum. Verdiği kararlara bunu nasıl verdi diye hayretler içerisinde takip etmekle yetiniyorum, kahroluyorum. Dolayısıyla Meral hanım kendi açısından kendi siyasete son verme noktasındaki akıbeti açısından çok doğru bir karar vermiş oldu. İYİ Parti içinde doğru bir karar vermiş oldu. Çünkü sayın Akşener ile İYİ Parti artık bundan sonra bir adım öteye taşınmaz” diye konuştu.
“Mühim olan İYİ Parti’de bir adım daha yukarıya taşımaktır”
Müsavat Dervişoğlu’nun adaylığı hakkında da konuşan Kodaz, “Biz demokrasiye gönül vermiş insanlarız ve çok ciddi bir demokrasi mücadelesinden sonra İYİ Parti’yi kurduk ve bu süreç içerisinde de sayın Müsavat Dervişoğlu, ben diğer aday arkadaşlarımızdan birçoğu emek vererek yol yürümüş insanlarız ve hikayemizi bilen hikayenin yazılmasına da katkısı olan insanlarız. Sayın Müsavat Dervişoğlu’na başarılar diliyorum. Bundan sonra çıkacak bütün adaylarımıza başarılar diliyorum. Mühim olan İYİ Parti’de bir adım daha yukarıya taşımaktır” ifadelerine yer verdi.
“Hiç kimsenin ‘hatalı davranıyorsunuz’ diye net bir tavır almayıp, bugün aday olmalarını da Türk milletinin takdirine bırakıyorum”
Daha önce Meral Akşener’in yanışlarının kimse tarafından dile getirilmediğini bunu sadece kendisinin yaptığını söyleyen Günay Kodaz, “Meral Akşener ‘ben aday değilim’ dedikten sonra herkes adayı çıkabilir. Sokaktaki herhangi bir İYİ Partili üye gelip ‘ben adayım’ diyebilir. Mühim olan bu süreçten önceki bu kadar hata yapıldığında hiç kimsenin hatasını dışa vurmayıp, hiç kimsenin hatasını kendisine hatırlatmayıp, hiç kimsenin ‘hatalı davranıyorsunuz’ diye net bir tavır almayıp, bugün aday olmalarını da Türk milletinin takdirine bırakıyorum” dedi.
“İYİ Parti’nin içerisindeki herkesi alıp Milliyetçi Hareket Partisi’ne taşımanız imkansızdır”
İlerleyen süreçte Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak bir yola girmenin ya da birleşmenin mümkün olmadığını dile getiren Kodaz, “Milliyetçi Hareket Partisi’nde 11 yıl siyaset yaptıktan sonra sayın Akşener’le beraber buraya geldik. İYİ Parti’nin tabanı ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin tabanının belirli bir kesimi birbirine geçirgenlik arz etmekte ise de İYİ Parti’nin içerisindeki herkesi alıp Milliyetçi Hareket Partisi’ne taşımanız imkansızdır. Bunu hayal eden arkadaşlarımız da bunu değerlendirmek zorundadır. Bunu belki birçok ülkücü, birçok Türk milliyetçisi, birçok Milliyetçi Hareket Partisi’nden ayrılarak gelip bu partiyi kuranın ciddi bir hayali olabilir ama gerçekliğinin çok iyi araştırılması gereken bir husus olduğunu, kendilerinin ayrı bir siyasi oluşum ve parti olarak kaldığını, bizlerin ayrı bir parti kurduğunu, seçmen tabanımızın geçirgenlik arz etmesine rağmen çok farklılıklar arz ettiğini, İYİ Parti’yi Milliyetçi Hareket Partisi’yle birleştirmenin Türk siyasetinde iktidar alternatifi olmanın önünü açmayacağını, İYİ Parti’nin tek başına yürüyerek her kesimden oy alarak iktidar olmak için çaba harcamaya devam etmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. – ANKARA
]]>İzmir’de gerçekleştirilen Aday Tanıtım ve Proje Lansman toplantısında İzmirli seçmenlere seslenen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “alt tarafı belediye bu. Alt tarafı bir seçim. Seçeceksiniz; sizin düğününüz, bayramınız. Seçmenimizden, milletimizden bahsediyorum, onlara hitap ediyorum. Seni hiçbir zaman velinimet kabul etmemiş birine göre gavur İzmir’sin, öbürüne göre mecbur İzmir’sin… ‘Hadi oradan be!’ demek durumundayız” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugün İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde düzenlenen İzmir Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkan Adaylarının yer aldığı Aday Tanıtım ve Proje Lansman Toplantısı’na katıldı.
İYİ Parti Lideri Akşener, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bu kadar sevilen, bu kadar sayılan, bu kadar özlenen bir lider dünyada yoktur ve pergelin ucunun konduğu yerdeyiz, İzmir’deyiz. İyi ki varsınız. Ben insan olarak pek çok haksızlığı, pek çok iftirayı, pek çok çirkinliği zaman zaman asabileşsem de hazmetmeye gayret etmişimdir. Çünkü isteyenim. Şahsi olarak kendime bir şey istemiyorum ama bir siyasi parti kurduk. O siyasi partiyi kuran arkadaşlarımız ‘öne geç’ dediler, ben öne geçtim ve milletimize doğru işler yapacağımız, milletimizi bu iki yumruk arasından, bu tahteravalli, kayıkçı siyasetinden kurtaracağımız iddiasıyla yola çıktık. Milletimiz için isteyenim, arkadaşlarımızın adına isteyenim ama kişisel olarak ben isteyen değilim. Milletim adına, milletimden istiyorum. Ne istiyorum? Oy istiyorum. Ne istiyorum? Destek istiyorum. Ne istiyorum? Teveccühünüzü istiyorum. Dolayısıyla hazmetmişimdir, zaman zaman çok zor olsa da yutmuşumdur ama Atatürkümüze, ailesine söylenen hiçbir sözü yutamadım ben!”
“ZÜBEYDE HANIM’IN HAKKINDA BU DÖNEMDE KONUŞULAN ÇİRKİNLİKLERİN HİÇBİRİNİ HAZMEDEMEDİM!”
Atatürk’ün arkadaşı olan Amcası Hasan Tahsin Argun’dan Atatürk ve ailesine dair birçok hatıra dinlediğini de ifade eden Meral Akşener; “Ben Zübeyde annemizin, Zübeyde Hanım’ın hakkında bu dönemde konuşulan çirkinliklerin hiçbirini hazmedemedim. Zaman zaman ağzımı bozdum, küfrettim. ‘Şerefsiz’ dedim, küfür dediğim o. İsterdim ki Türkiye’de yer yerinden oynasın, oynamadı.” dedi.
“ATATÜRK’ÜN VARİSİ OLANLAR DEM’LENİYOR BUGÜN!”
Atatürk’ün Afet İnan’a anlattığı şehit düşen bir milli mücadele kahramanının hikayesini hatırlatarak sözlerine devam eden Meral Akşener; “Biz bunları doğru anlatamadığımız için Atatürk’ün varisi olanlar DEM’leniyor bugün. Atatürk’ün varisi olanlar bu derece bazı konularda çok geniş düşünceli olamaz. Bir tarafta bu var bir tarafta da anasından başlayarak Atatürk’ün her bir anına, her bir haline iftira atanlar var. ve bunu seyreden yöneticiler var. Ben seyredemem kardeşim. Seyredemediğim için başıma her şey geldi, gelmesine de razıyım.” şeklinde konuştu.
“YA; ‘İZMİR BENİMDİR KARDEŞİM, CEKETİMİ ASSAM KAZANIRIM.’ DİYEN YA DA ATATÜRK’ÜN BUGÜNKÜ TORUNU SAYABİLECEĞİMİZ İYİ PARTİLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ADAYIMIZ ÜMİT ÖZLALE’YE ‘EVET’ DİYECEKSİNİZ.”
Meral Akşener konuşmasına şu sözlerle devam etti; “İzmir bir karar vereceksiniz, 31 Mart’ta bir karar vereceksiniz. Ya; ‘İzmir benimdir kardeşim, ceketimi assam kazanırım.’ diyen, ondan sonra da canı istediği irtibatları kuran bir anlayışa evet diyeceksiniz ya da Atatürk’ün bugünkü torunu sayabileceğimiz, onun uğruna, onun ilkeleri uğruna, onun adına ne gerekiyorsa yapacağından emin olduğunuz İYİ Partili büyükşehir belediye başkanı adayımız Ümit Özlale’ye ‘evet’ diyeceksiniz. ve ne o tarafla ne bu tarafla olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. Bu aynı zamanda Türkiye’de oluşan mecburiyetleri ortadan kaldıracak. Türkiye’yi gerçekten zora sokan, çok önemli bir anlayışı değiştireceksiniz. İnşallah kendimi doğru anlatabilirim, inşallah partimin ne istediğini doğru anlatabilirim, siz de doğru olarak İzmirlilere anlatabilirsiniz.”
“ATATÜRK MEÇHULDEN BAŞARILI ÇIKACAĞINA İNANIYORDU. NİYE? ÇÜNKÜ MİLLETİNE GÜVENDİ!”
Henüz Cumhuriyet kurulmadan önce iktisat kongresinin İzmir’de gerçekleştirildiğini hatırlatan Meral Akşener, İzmirlilerin sadece bunun için bile bir emanete sahip çıkması gerektiğini söyleyerek; “O günden bugüne İzmir’in hiç siz Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen insanlara kötü davrandığını gördünüz mü? Hayır görmezsiniz. İzmir Atatürk’ün şehri olduğu için; aynı zamanda Türkiye’nin her bir köşesinden gelen, burada doğduğu yerde doyduğu yerde İzmir’e katkı sunan kişisine, ailesine herhangi bir yanlış davranış gördünüz mü? Şahit oldunuz mu? Olamazsınız. Şimdi eğer İzmir’de o yıllarda ‘Ne gerek var koş Yunan gelmiş, koskoca İngilizler burada, koskoca Fransızlar burada…’ deyip, onlarla el sıkışılsaydı ne olurdu? O mecburiyeti hissetseydi İzmirli ne olurdu? Atatürk’ümüz manda ya da sığınmacılık gibi bir sistemin içinde yer alsaydı ne olurdu? O günün şartlarında mantıklısı neydi? Mandayı kabul etmekti. Hiçbir şeyin yok. Ama ne yaptı? Meçhule gitti. Herkesin gözünde meçhule gitti. Samsun’a çıktı, oradan Havza’ya, oradan Amasya’ya, oradan Erzurum’a, oradan Sivas’a ve Havza’daki çiftçiden Sivas’taki, Erzurum’daki kadınlara… Dolayısıyla o meçhulden başarılı çıkacağına inanıyordu. Niye? size güvendi. Milletine güvendi. Milletinin ferasetine, irfanına güvendi.” dedi.
“BİRİNE GÖRE GAVUR İZMİR’SİN, ÖBÜRÜNE GÖRE MECBUR İZMİR’SİN… ‘HADİ ORADAN BE!’ DEMEK DURUMUNDAYIZ!”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Türkiye’nin iki kutuplu siyaset anlayışına sürüklendiğini ifade ederek; “Yahu alt tarafı belediye bu. Alt tarafı bir seçim. Seçeceksiniz; sizin düğününüz, bayramınız. Seçmenimizden, milletimizden bahsediyorum, onlara hitap ediyorum. Seni hiçbir zaman velinimet kabul etmemiş birine göre gavur İzmir’sin, öbürüne göre mecbur İzmir’sin… ‘Hadi oradan be!’ demek durumundayız. Şimdi soru şu, Ümit Özlale seçildi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkan adayı ya da bundan önceki yöneten belediye başkanlarıyla, Ak Parti’nin İstanbul’da, Ankara’da, Kocaeli’de, Sakarya’da belediye başkanlığı yönetiminin ne farkı var? ya tekrar söylüyorum belediye. Sanki Allah Allah nidalarıyla cenge gidiyoruz. Ümit Özlale kazandığında laik hassasiyetleri yüksek, Atatürk’ü seven, Atatürk’e sahip çıkan, demokrasiye inanan, hukukun üstünlüğüne inanan, adalete inanan, liyakate inanan İzmirlinin dediğinin dışında ne yapar ki? Tam tersine bu istediklerimizin hepsini yapar. Ben kefilim kendisine.” ifadelerini kullandı.
“HER 5 YILDA BİR BELEDİYE SEÇİMLERİ OLUR, BU DEFA SEÇİN ÜMİT’İ!”
Meral Akşener; “Hiç kimseye, hiçbir şeye mecbur değilsiniz. Siz patronsunuz, siz öznesiniz, siz milletsiniz, siz seçmensiniz. Her 5 yılda bir belediye seçimleri olur, bu defa seçin Ümit’i. Beğenmezseniz, yanlış yaparsa değiştirin ama manevi korkularla, maneviyat üzerinden oluşturulmuş korkularla, kamplaşmaya katılırsanız kazandık zannedersiniz ama kazanmamış olursunuz. Merkez ilçelerin arka sokaklarına gidin. İzmirli olarak kabul edilen, İzmirli olarak kendini kabul eden, belli hassasiyetleri yüksek insanlara karşı o hizmetsizliğin nasıl bir nefret oluşturduğunu görürsünüz. Bunu da engellemek için Ümit’i seçmenizi sizden istirham ediyorum.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
]]>