BURSA – Nilüfer Belediyesi’nin kente kazandırdığı Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi, envanterine 22 adet son teknoloji kentsel arama ve kurtarma malzemeleri daha ekledi. Hayat kurtaran malzemeler hakkında bilgi alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ” Deprem, her zaman gündemimizde ve çalışmalarımızı bu doğrultuda yapıyoruz” dedi.
Nilüfer Belediyesi’nin 2017 yılında kente kazandırdığı, bünyesindeki simülasyon odaları ve envanteriyle Türkiye’de ilklere sahip olan Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi, bir yandan çalışmalarını titizlikle sürdürürken, bir yandan da envanterine son teknolojiye sahip, hayat kurtaran yeni malzemeler ekliyor. Kentte yaşanan afet ve acil durum niteliği taşıyan tüm olayların 7 gün 24 saat takip edildiği merkez, yeni kentsel arama ve kurtarma malzemelerini bünyesine katarak daha donanımlı hale geldi. Sismik enkaz altı dinleme cihazı, havalı enkaz kaldırma seti, enkaz altı görüntüleme kamerası, termal kameralı drone, spiral hortumlu duman tahliye fanı, aydınlatma, taşlama, kesme, kırma aletleri gibi 22 adet malzemeyi envanterine ekleyen merkez, afet ve acil durum anlarında artık daha nitelikli hizmet verecek.
Başkan Şadi Özdemir: “Halkın bilinçlenmesi önemli”
Deprem başta olmak üzere her türlü afetle mücadeleye büyük önem veren, deprem parkları ve deprem lojistik merkezi gibi projeler hayata geçirmeyi planlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de, Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’ne giderek, kentsel arama ve kurtarma malzemelerini yerinde inceledi. Nilüfer Belediyesi Sivil Savunma Amiri ve İş Güvenliği Uzmanı Fatih Işık’tan malzemeler hakkında detaylı bilgi alan Başkan Şadi Özdemir, halkın afet ve acil durum öncesi, sırası ve sonrasında yapılacaklar hakkında bilinçlenmesinin önemine değindi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’ndeki kullanım ömrünü tamamlamış aletleri yenilediklerini, ayrıca envantere yeni malzemeler de kazandırdıklarını belirtti. Nilüfer Belediyesi’nin afet ve acil durum konusundaki bilincinin yüksek olduğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Bu merkezde hem afetle mücadelede halkın her an hazır olması için eğitimler veriliyor hem de kentteki afet ve acil durum niteliğindeki durumlar 7 gün 24 saat takip ediliyor. Halkın bu merkezde verilen eğitimlere katılarak, bilinçlenmesi çok önemli” dedi.
Deprem parkları ve lojistik merkezi
Muhtemel bir deprem sonrasında hızlı müdahaleyi sağlamak ve kargaşayı önlemek adına deprem parkları ve deprem lojistik merkezi gibi önemli projeleri kente kazandırmayı hedeflediklerini de ifade eden Başkan Özdemir, “Deprem sonrası, en az iki günlük acil ihtiyacın içinde olduğu, temel yaşam malzemelerinin yer aldığı mekanlar oluşturmayı düşünüyoruz. Deprem sonrası alet ve edevat ihtiyacı da çok yüksek oluyor. Basit aletlerle birçok insanın hayatını kurtarmak mümkünken, eksiklerden dolayı birçok insan yaşamını yitiriyor. Bu nedenle deprem lojistik merkezi yapma hedefimiz var. Deprem anında ihtiyaç duyulabilecek her türlü alet ve edevata sahip bir mekan oluşturmayı, afet sonrası ihtiyaç bölgelerine hızlıca eriştirilmesini hedefliyoruz” diye konuştu.
Bursa’nın bir deprem kenti olduğunu, Nilüfer’de alüvyonlu toprakların yer aldığını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, depremin her zaman gündemlerinde olduğunun altını çizdi. Başkan Şadi Özdemir, “Çalışmalarımızı, bu bilinçle yapacak, tedbirlerimizi alacağız. Yeni planlamalarda, kentsel dönüşüm çalışmalarında fay hatlarını dikkate alacağız. Önemli olan Nilüferliler’in deprem konusunda bilinçli olması. Biz, her zaman onların yanındayız” ifadelerini kullandı.
]]>Nilüfer Belediyesi’nin 2017 yılında kente kazandırdığı, bünyesindeki simülasyon odaları ve envanteriyle Türkiye’de ilklere sahip olan Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi, bir yandan çalışmalarını titizlikle sürdürürken, bir yandan da envanterine son teknolojiye sahip, hayat kurtaran yeni malzemeler ekliyor. Kentte yaşanan afet ve acil durum niteliği taşıyan tüm olayların 7 gün 24 saat takip edildiği merkez, yeni kentsel arama ve kurtarma malzemelerini bünyesine katarak daha donanımlı hale geldi. Sismik enkaz altı dinleme cihazı, havalı enkaz kaldırma seti, enkaz altı görüntüleme kamerası, termal kameralı drone, spiral hortumlu duman tahliye fanı, aydınlatma, taşlama, kesme, kırma aletleri gibi 22 adet malzemeyi envanterine ekleyen merkez, afet ve acil durum anlarında artık daha nitelikli hizmet verecek.
Başkan Şadi Özdemir: “Halkın bilinçlenmesi önemli”
Deprem başta olmak üzere her türlü afetle mücadeleye büyük önem veren, deprem parkları ve deprem lojistik merkezi gibi projeler hayata geçirmeyi planlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de, Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’ne giderek, kentsel arama ve kurtarma malzemelerini yerinde inceledi. Nilüfer Belediyesi Sivil Savunma Amiri ve İş Güvenliği Uzmanı Fatih Işık’tan malzemeler hakkında detaylı bilgi alan Başkan Şadi Özdemir, halkın afet ve acil durum öncesi, sırası ve sonrasında yapılacaklar hakkında bilinçlenmesinin önemine değindi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’ndeki kullanım ömrünü tamamlamış aletleri yenilediklerini, ayrıca envantere yeni malzemeler de kazandırdıklarını belirtti. Nilüfer Belediyesi’nin afet ve acil durum konusundaki bilincinin yüksek olduğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Bu merkezde hem afetle mücadelede halkın her an hazır olması için eğitimler veriliyor hem de kentteki afet ve acil durum niteliğindeki durumlar 7 gün 24 saat takip ediliyor. Halkın bu merkezde verilen eğitimlere katılarak, bilinçlenmesi çok önemli” dedi.
Deprem parkları ve lojistik merkezi
Muhtemel bir deprem sonrasında hızlı müdahaleyi sağlamak ve kargaşayı önlemek adına deprem parkları ve deprem lojistik merkezi gibi önemli projeleri kente kazandırmayı hedeflediklerini de ifade eden Başkan Özdemir, “Deprem sonrası, en az iki günlük acil ihtiyacın içinde olduğu, temel yaşam malzemelerinin yer aldığı mekanlar oluşturmayı düşünüyoruz. Deprem sonrası alet ve edevat ihtiyacı da çok yüksek oluyor. Basit aletlerle birçok insanın hayatını kurtarmak mümkünken, eksiklerden dolayı birçok insan yaşamını yitiriyor. Bu nedenle deprem lojistik merkezi yapma hedefimiz var. Deprem anında ihtiyaç duyulabilecek her türlü alet ve edevata sahip bir mekan oluşturmayı, afet sonrası ihtiyaç bölgelerine hızlıca eriştirilmesini hedefliyoruz” diye konuştu.
Bursa’nın bir deprem kenti olduğunu, Nilüfer’de alüvyonlu toprakların yer aldığını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, depremin her zaman gündemlerinde olduğunun altını çizdi. Başkan Şadi Özdemir, “Çalışmalarımızı, bu bilinçle yapacak, tedbirlerimizi alacağız. Yeni planlamalarda, kentsel dönüşüm çalışmalarında fay hatlarını dikkate alacağız. Önemli olan Nilüferliler’in deprem konusunda bilinçli olması. Biz, her zaman onların yanındayız” ifadelerini kullandı. – BURSA
]]>Ramazan Bayramı’nın 9 gün olmasıyla dolyısıyla sevdikleriyle birlikte bayramın tadını çıkaran aileler, çocuklarıyla birlikte keyifli vakit geçirmek için Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nin yolunu tuttu. Gözlemevi seansları, deney düzenekleri ile çocuklara iklim ve çevre bilincinin aşılanmasını sağlayan merkez, hem şehir içinden hem şehir dışından gelen ziyaretçilerinin beğenisi topladı.
Türkiye’nin en büyük perde çapına sahip planetaryumu ile ülkemizde ilk ve tek olma özelliği taşıyan merkezde, ‘Kozmik Macera’ adlı kısa filmi izleyen aileler, çocuklarıyla birlikte evrenin derinliklerine doğru yolculuk yaptı. Çocuklar, galaksi ve uyduları, güneş sistemini planetaryum aracılığıyla yeniden keşfetmenin tadını çıkardı. 29 Ekim’den bu yana hizmet vermeye başlayan merkez, şimdiye kadar 66 bin kişi tarafından ziyaret edildi.
KARAER: “ÇOCUKLAR BURADA ZİHİNLERİNİ TAZE TUTUYOR”
İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde çalışan Özge Karaer, Ramazan Bayramı’nın 2. gününden itibaren merkezin ziyaretçilere açık olduğunu belirtti. Merkezi görmek için hem şehir içinden hem şehir dışından ziyaretçi ağırladıklarını belirten Karaer, “Bayram dolayısıyla diğer illerden gelen çok fazla misafirimiz var. Bu da bizi mutlu ediyor. Güzel bir ilgi görüyoruz. Burada çocuklarımız hem tatilini yapıyorlar hem dinlenip eğleniyorlar. Bir yandan da okullarında müfredatta gördükleri bilgileri de düzenekler sayesinde yeniden deneyimliyorlar. Bu sayede zihinlerindeki bilgileri taze tutuyorlar” dedi.
“29 EKİM’DEN BU YANA 66 BİN KİŞİ MERKEZİMİZİ ZİYARET ETTİ”
Gün içinde randevulu sistemle çalıştıklarını ve 29 Ekim’den bu yana merkezin hizmet vermeye başladığını kaydeden Karaer, merkezin şimdiye kadar 66 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini ifade etti. Karaer, “Burada iklim ve çevre temalı düzeneklerimiz var. Öğrencilerimiz, okullarda teorik olarak öğrendiği bilgileri burada inceleyip anlayarak veya izleyerek kafalarında pekiştiriyorlar. Bu da öğrencilerimizin ilgisini çekiyor. Üniversite öğrencilerimiz de merkezimize çok fazla rağbet gösteriyor. Bunun dışında İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürüttüğümüz işlerimizi de burada sergileyebiliyoruz. Güncel olarak vatandaşlarımızın, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaları burada görme şansları oluyor. Bu yüzden 7’den 70’e herkesin ilgisini çekiyoruz” diye konuştu.
Uzay ve gök bilimlerine ilginin oldukça yoğun olduğunu ve planetaryum aracılığıyla vatandaşların bunların yeniden keşfettiğini sözlerine ekleyen Karaer, “Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’miz, açıldığı günden bu yana vatandaşımız tarafından yoğun ilgi gösterilen hem bilim anlamında hem eğlence anlamında uğrak bir yer haline geldi. Bayram boyunca akın akın ziyaretçilerimizi ağırlamaya devam edeceğiz” dedi.
Merkezi ziyaret eden ebeveynler ve çocuklar ise çok güzel bir deneyim yaşadıklarını belirterek, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ettiler.
]]>Konya’nın Karapınar ilçesinde bulunan santralin işletilmesi amacıyla bir çok teknik altyapı ve dijital araçlarla donatılan bina, fütürist tasarımıyla dikkati çekiyor.
Dış yüzeyi 4 farklı güneş paneli tasarımından esinlenerek oluşturulan örtü materyalleriyle binanın iç kısmının aşırı ısınması önlenirken, estetik ve modern bir görünüş sergileniyor.
Kentin sahip olduğu bitki örtüsü dikkate alınarak tasarlanan SCADA Merkezi’nin iç bahçesi ise yenilenebilir enerji ve doğanın uyum içinde olduğu bir atmosfer sunuyor.
Güneş santralinin beyni olarak faaliyet gösteren ve görüntüsü dolayısıyla “Vaha” olarak isimlendirilen SCADA Merkezi, santraldeki 3,5 milyondan fazla güneş panelinin elektrik üretim verilerini anlık olarak takip ederek, analiz ediyor.
SCADA Merkezi, tasarımıyla Türkiye’nin elektrik ihtiyacının temiz ve sürdürülebilir kaynaklardan karşılanması hedefinde güneş enerjisine ilginin artmasına katkı sunuyor.
Güneş santrali Türkiye’nin tamamını temsil ediyor
Kalyon Enerji Yatırımları Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gürler Duman, enerji santralleri, rafineri, petrokimya tesisleri ve benzeri büyük tesislerin stratejik önemi sebebiyle özel ve merkezi kontrol odaları tarafından yönetildiğini belirterek, “Güneş enerjisi santralleri işletim tarafında çok sofistike olmamasına rağmen, Kalyon yönetimi olarak en başından beri hem stratejik anlamı ve önemi hem de büyüklüğü sebebiyle merkezi bir kontrol binasını kesinlikle hak eden bir santral olduğunu düşündük.” dedi.
Duman, SCADA Merkezi’nin ihtişamlı, sürdürülebilir ve teknolojik özellikleri barındıran bir bina olarak tasarlandığına dikkati çekerek, 1350 megavat kurulu güçteki santralin merkezi bir kontrol binasından yönetilmesi gerekliliğini göz önünde bulundurduklarını söyledi.
Duman, “Bu tesis, dünyada 5 büyük tesisten biri. Santral, Kalyon’u değil Türkiye’nin tamamını temsil ediyor. Bu, sektörde Türkiye’nin sembol bir santrali olacak. SCADA Merkezi’nin bu stratejik önemi temsil eden ikonik bir yapı olması gerekiyordu.” değerlendirmesini yaptı.
Merkez tasarlanırken, çevresel, teknolojik ve estetik kaygılar gözetildi
Söz konusu merkezin, teknoloji kampüsü olarak da faaliyet göstereceğine işaret eden Duman, “Güneş enerji sistemlerinin görülebileceği, deneyimleyebileceği bir yer de olsun istedik. Sektöre ve bu alanda eğitim gören öğrencilere özellikle böyle de bir katkımız olsun istedik. Dolayısıyla yapıyı tasarlarken hem estetik kaygılar hem çevresel kaygılar, hem de bu tür teknolojik ve fonksiyonel kaygıları gözettik.” diye konuştu.
Duman, Caner-Begüm Bilgin çiftinin tasarımı olan merkezin 65 proje arasından seçildiğini ve inşaatın 2023’te tamamlandığını söyledi.
“Vaha” elektrik ihtiyacını kendi karşılıyor
Merkezin “sıfır atık” esasıyla tasarlandığını ve enerjisinin tamamen güneşten karşılandığını ifade eden Duman, şunları kaydetti:
“Binanın iç elektrik tüketimi üzerine koyduğumuz güneş panellerinden sağlanıyor. Toplamda 113 kilovat pik, 400 vatlık panellerden oluşan bir kurulu şebekeden bağımsız sistemimiz var. Bu sistemde sadece binanın enerjisini değil, aynı zamanda oradaki başka tüketim noktalarımızın enerjisini de kapasitenin izin verdiği oranda sağlamaya çalışıyoruz.”
Duman, “enerji kampüsü” olarak tasarlanan binanın yönetim, bakım-onarım, işletme ve operasyon kısımlarından oluştuğuna işaret ederek, binada ayrıca sanal gerçeklikle santral turları düzenleyeceklerini anlattı.
Fiziki olarak çok sayıda ziyaret talebi aldıklarını aktaran Duman, “Binaya okullardan, teknik liselerden, üniversitelerden çok fazla talep var. İran’dan ABD’ye, Uzak Doğu’dan Avrupa’ya kadar dünyanın her yerinden merkezi ziyaret talebi var. Sistemimizi hazır hale getirip, ziyaretçi başvurularını almaya başlayacağız.” ifadelerini kullandı.
Duman, merkezde 110 kişi çalıştığını belirterek, sözlerini, “Türkiye’nin elektrik sistemine 1000 megavatlık elektrik deşarj ediyoruz. Dolayısıyla bu sistemlerin yönetilmesinde 24 saat esası vardır. Onun dışında 3 milyon 256 bin panelin olduğu, yaklaşık 31 bin motorun çalıştığı, devasa bir enerji santralının bakım-onarımından bahsediyoruz. Son verilere göre, 8 milyon dolar civarında bir yatırımımız oldu. Bina, tamamen öz kaynaklarla yapıldı.” diye tamamladı.
]]>Buğday Tanesi Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, sosyal belediyecilikte öncü olan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi (GBB), vermiş olduğu bu hizmetle engelli vatandaşların ihtiyaç duyduğu ortez ve protezlerin maliyetlerini düşürüyor, fonksiyonel ve estetik ortez veya protezlere kolaylıkla ulaşılabilirlik sağlıyor.
GBB Sağlık ve Engelli Yaşlı Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından hayata geçirilen bu projeler, engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik çeşitli hizmetlerin yanı sıra toplumsal yaşama daha rahat katılımlarını sağlamak adına önemli adımlar içeriyor. Bu kapsamda, sosyo-ekonomik gelir seviyesi düşük olan dezavantajlı gruplara, yatağa bağımlı hastalara, yaşlılara ve diğer ihtiyaç sahibi bireylere yönelik koruyucu teşhis, tedavi edici bakım ve yönlendirme hizmeti veriyor.
Engelsiz Yaşam Merkezi’nin müzik öğretmenlerinin müzik ile başlayan program, Buğday Tanesi Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi’nde görev yapan fizyoterapist Zeynep Büyükardıç’ın hayat hikayesini konu alan kısa film ile devam etti.
“Yaşanan zorlukları da kendi hayatımda yaşadım”
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yaptığı açılış konuşmasında engelli bireylerin yaşadığı zorlukları çok iyi bildiğini ifade ederek, “Geldiğimiz noktada ben nasıl bakıyorum. Gözümü açtığımda engelli bir babanın evladı olarak doğdum. Engelli bir annenin babanın çocuğunun olduğunu biliyorum. Yaşanan zorlukları da kendi hayatımda yaşadım. Vazgeçmedik mücadele ettik. Çocukların önündeki bütün engelleri kaldırıyorlar. Dünyanın kabul gördüğü en iyi üniversiteleri kazanıyorlar. Bu beyinler bizim için kalkınma projesi. Ben buna böyle bakıyorum. Bu ülkeyi eğer kalkındıracaksak, orta gelir tuzağından kaldıracaksak, kadını, erkeği, yaşlıyı, engellisi herkesi birinci sınıf vatandaş yapacaksak karar mekanizmasına almayı başarmamız lazım” dedi.
“Bu memleketi engelsiz yapacağız”
Gaziantep’te bütün engelleri kaldırıp memleketi engelsiz yapacağını belirten Başkan Şahin, “Damdan düşen çözüm üretiyor. Kalp gözleri açık onların. Bu nasıl bir irade, bu nasıl bir fazilet. Önce insan dedik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. Bütün engellilerin duasını alın. Eğitim sağlık istihdam bizim kalkınma modelimiz. Engellerin önündeki engelleri kaldıralım. Bu şehri engelsiz hale dönüştürelim. Bu memleketi engelsiz yapacağız. Engelli dostu yapacağız. O yüzden insanı bakacağız. İnsanca bakacağız. Vicdani bakacağız. Birbirimizin yeteneklerini keşfedeceğiz. Bu memleketi güçlü, huzurlu, mutlu bir memleket yapacağız” ifadelerini kullandı.
Projenin öncüsü ve gönül elçisi hayırsever Şehnaz Çehreli Shefik, depremde ampute olan bir anneden etkilenen ve bu projeye hayalle başladığını belirterek, “Fatma Şahin daha deprem olmadan bir buçuk yıl önce büyük ileri öngörüyle protez ve ortez merkezinin projesini hazırlatmış. Başkanın ve ekibinin destekleriyle bu merkezin de yapılmasını hep birlikte sağlayabildik. Bu sadece küçük bir başlangıç. Amacımız farkındalığı artırmak. Burada bu proje ilk olarak yerel yönetime ait. Gaziantep lokasyonu itibariyle tüm bölgeye hitap edecek. Sadece Türkiye değil tüm bölgeye hitap edecek. Burayı bu konudaki önemli bir sağlık merkezi haline getirmek bizim paydaşlarımızın ana amacıdır” şeklinde konuştu.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, Fatma Şahin’in tecrübesiyle ekibinin destekleriyle ortaya çıkan projeye teşekkür ederek, “Bugün ki proje sadece Gaziantep’te değil, Türkiye’de değil dünya da yok. Yürekten teşekkür ediyorum. Hiçbir iş, hiçbir ürün emek vermeden ortaya çıkmıyor” dedi.
Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi, Başkan Fatma Şahin’in engellilere yönelik farkındalığı artırdığından dolayı teşekkür ederek, “Herkesin yapacağı bir iş var. Devlet yönetmek elle ayakla değil, akılla olur. Büyükşehirlerin tamamında Engelliler Daire Başkanlığı ve müdürlüğü kurulmalıdır” ifadelerine yer verdi.
6 Şubat depremlerinde kolu ve bacağı ampute olmasının ardından Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi’ndeki tedavisinden sonra orada Fizyoterapist olarak devam eden Zeynep Büyükardıç, “Tedavilerimin ardından bu merkezde göreve başladım. Depremden sonraki mottom benimle aynı hayatı paylaşan hastalarımıza bir rol model olmak. Yeni hayata tutunmama sebep olduğu için sayın Fatma Şahin’e çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Programın sonunda hediye ve plaket takdim edildi. – GAZİANTEP
]]>AĞRI – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, terör tehdidinin sınırların dışına atılmasıyla bölgede gözle görülür iyileşmeler olduğunu belirterek, “Bölgenin kalkınmasına engel olmak isteyen tüm odaklara rağmen son 21 yılda Ağrı’ya 84 milyar lira yatırım yaptık” dedi.
Ağrı’da Hakemoğlu Konferans Salonu’na düzenlenen iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmada, “Peygamber Efendimizin kutlu emrine ram olarak iki günümüzü birbirine eşit geçirmemek için hep canla başla, aşkla çalışıyoruz. 10 Ramazan, sizler gibi kardeşlerimizle buluştuğumuz iftar sofralarında daha bir anlam kazanıyor. Bu bölgenin bir evladı olarak bir önceki haftadan bu yana ya bölgede bir şehrimizde ya da hemşehri buluşmalarında iftar sevincini paylaşıyoruz. Tüm illerimize yüzümüz, alnımız ak şekilde gidiyoruz. İktidardaki 21 yıllık eser ve hizmet yolculuğumuzda daha önce hayal dahi edilemeyen nice yatırımı, eseri ve projeyi ülkemize kazandırdık. Ülkemizin eksiklerini gidermekle kalmadık, her alanda Türkiye’yi tarihinin en büyük kalkınma ve yatırım hamlesiyle tanıştırdık” dedi.
Bölgede terör tehdidinin sınırların dışına taşınmasıyla gözle görülür iyileşmeler sağlandığını ifade eden Yılmaz, kente yapılan hizmetlere değinerek şunları söyledi:
“Yıllarca bölgenin kalkınmasını engelleyerek, refahının önüne geçenlerin bertaraf olmasıyla bu topraklar tarihiyle, kültürüyle yeniden ayağa kalmaya başladı. Bölgenin kalkınmasına engel olmak isteyen tüm odaklara rağmen son 21 yılda Ağrı’ya 84 milyar lira yatırım yaptık. Çocuklarımıza ve gençlerimize hizmet eden bir bilim merkezi kurduk. İbrahim Çeçen Üniversitesi’ni şehrimize kazandırdık. Şimdi de üniversitemize tıp fakültesi binası yapıyoruz. 400 yataklı merkez, 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere bin 125 yataklı 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehre kazandırdık. TOKİ vasıtasıyla 4 bin 240 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 386 konutun yapımı sürüyor. Ağrı’daki beş millet bahçesinden dördü bitti, Murat Nehri Millet Bahçesi en güzel şekilde hazırlanıyor. Ağrı, şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum-Ağrı-Doğubayazıt- Gürbulak Sınır Kapısı yolunu, Doğubayazıt-Çaldıran yolunu, Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos yolunu, Erciş-Patnos yolunu ve Doğubayazıt- Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık. Ağrı’nın hasretle beklediği Yazıcı Barajı başta olmak üzere iki baraj, bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı Barajı’yla Ağrı şehir merkezi ve 15 yerleşim yerinin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Havalimanımızda hizmete açtığımız yeni terminal binası ile yılda 2,5 milyon yolcu taşıma kapasitesine ulaştık. Ağrı ilinde bir ilke imza atıp Diyadin ilçesinde ‘Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin temelini attık ve alt yapı çalışmalarına başladık. 1,3 milyar TL yatırım yapılacak olan proje ile bin 500 kişi iş sahibi olacak. Ağrı’ya kurduğumuz tekstil kent sayesinde çok sayıda kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz 17 fabrikada 15 bin istihdama ulaşmak. Doğubayazıt Kültür Merkezi’ni, Doğubayazıt Şafii Camii’ni, Ahmed-i Hani Türbesi’ni ve İshak Paşa Sarayı’nı restore ederek hizmete açtık. Ayrıca Ağrı’ya 11 bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi yaptık. Doğal gaz ağını genişlettik, bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturacağız. Merkezi yönetim belediye uyumu işte tüm bu hizmetlerin hızlı şekilde sağlanması için önemlidir. Ağrı’da bu uyumun başarısı saydığım hizmetlerden okunuyor.”
Türkiye Yüzyılı idealine ulaşmak için hizmet seferberliğini sürdürdüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Değerli kardeşlerim, her daim geleceği inşa etmenin sorumluluğuyla vizyon projelerini hayata geçirmeyi sürdürüyor, ülkemizin ‘Türkiye Yüzyılı’ idealine ulaşması için büyük bir hizmet seferberliği yürütüyoruz. Bu idealimiz doğrultusunda Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik diyoruz. 31 Mart ile birlikte ‘Türkiye Yüzyılı şehirleri’ imarından ödün vermeden çalışmaya hazırız ve kararlıyız. Türkiye Yüzyılı’nın Ağrı’sı için hazırız ve kararlıyız. Hizmetle, icraatla, özveriyle çalışacak isimler bellidir; Ağrı Belediye Başkan adayımız Mehmet Salih Aydın, Doğubayazıt Belediye Başkan adayımız Cengiz Çelik, Diyadin Belediye Başkan adayımız Rıfat Polat, Eleşkirt Belediye Başkan adayımız Ramazan Yakut, Hamur Belediye Başkan adayımız Cezmi Ergül, Patnos Belediye Başkan adayımız Abdülhalik Taşkın, Taşlıçay Belediye Başkan adayımız İsmet Taşdemir, Tutak Belediye Başkan adayımız Fevzi Sayan, Dedeli Belediye Başkan adayımız Veysi Durak, Tahir Belediye Başkan adayımız Alparslan Yavuz, Yaylaüstü Belediye Başkan adayımız Selami Demirtaş, Yücekapı Belediye Başkan adayımız Nurettin Öztürk. Yerelde gönülden çalışacak tüm adaylarımıza itimadımız tamdır. Tüm adaylarımız Ağrı’nın her bir köşesine eser ve hizmet siyasetinin izlerini bırakmak, şehrimizi Türkiye Yüzyılı’nda daha ileriye taşımak için seferber olmuş durumda. Ağrı’daki eser ve hizmet belediyeciliğimiz yeni dönemde Mehmet Salih Aydın’a emanet. Herkese eşit ve adil hizmet sunmayı şiar edinen Salih Bey, hizmet götürülmemiş tek bir Ağrılı kalmayana kadar çalışmaya hazır. Kentsel dönüşüm ve altyapı sorunlarının çözülmesi, üniversite öğrencilerinin eğitim masraflarına destek, yöresel ürünler ticaret merkezi, kadın kooperatifleri kurulması ve belediye spor kulübünün açılması gibi projeleriyle Türkiye Yüzyılı şehirleri vizyonumuz doğrultusunda Ağrı’ya yeni bir soluk getirecek. Salih Bey’de bu heyecan, hazırlık, plan, program varken ortaya koyacak bir vizyonu ve projesi olmayanlara sandıkta gereken cevabı vereceğinize inanıyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin” diye konuştu.
Düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Ağrı Valisi Mustafa Koç, AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, İbrahim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, AK Pati İl Başkanı Orhan Güngör ve Belediye Başkan adayı Mehmet Salih Aydın katıldı.
]]>Ağrı’da Hakemoğlu Konferans Salonu’na düzenlenen iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmada, “Peygamber Efendimizin kutlu emrine ram olarak iki günümüzü birbirine eşit geçirmemek için hep canla başla, aşkla çalışıyoruz. 10 Ramazan, sizler gibi kardeşlerimizle buluştuğumuz iftar sofralarında daha bir anlam kazanıyor. Bu bölgenin bir evladı olarak bir önceki haftadan bu yana ya bölgede bir şehrimizde ya da hemşehri buluşmalarında iftar sevincini paylaşıyoruz. Tüm illerimize yüzümüz, alnımız ak şekilde gidiyoruz. İktidardaki 21 yıllık eser ve hizmet yolculuğumuzda daha önce hayal dahi edilemeyen nice yatırımı, eseri ve projeyi ülkemize kazandırdık. Ülkemizin eksiklerini gidermekle kalmadık, her alanda Türkiye’yi tarihinin en büyük kalkınma ve yatırım hamlesiyle tanıştırdık” dedi.
Bölgede terör tehdidinin sınırların dışına taşınmasıyla gözle görülür iyileşmeler sağlandığını ifade eden Yılmaz, kente yapılan hizmetlere değinerek şunları söyledi:
“Yıllarca bölgenin kalkınmasını engelleyerek, refahının önüne geçenlerin bertaraf olmasıyla bu topraklar tarihiyle, kültürüyle yeniden ayağa kalmaya başladı. Bölgenin kalkınmasına engel olmak isteyen tüm odaklara rağmen son 21 yılda Ağrı’ya 84 milyar lira yatırım yaptık. Çocuklarımıza ve gençlerimize hizmet eden bir bilim merkezi kurduk. İbrahim Çeçen Üniversitesi’ni şehrimize kazandırdık. Şimdi de üniversitemize tıp fakültesi binası yapıyoruz. 400 yataklı merkez, 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere bin 125 yataklı 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehre kazandırdık. TOKİ vasıtasıyla 4 bin 240 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 386 konutun yapımı sürüyor. Ağrı’daki beş millet bahçesinden dördü bitti, Murat Nehri Millet Bahçesi en güzel şekilde hazırlanıyor. Ağrı, şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum-Ağrı-Doğubayazıt-Gürbulak Sınır Kapısı yolunu, Doğubayazıt-Çaldıran yolunu, Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos yolunu, Erciş-Patnos yolunu ve Doğubayazıt-Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık. Ağrı’nın hasretle beklediği Yazıcı Barajı başta olmak üzere iki baraj, bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı Barajı’yla Ağrı şehir merkezi ve 15 yerleşim yerinin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Havalimanımızda hizmete açtığımız yeni terminal binası ile yılda 2,5 milyon yolcu taşıma kapasitesine ulaştık. Ağrı ilinde bir ilke imza atıp Diyadin ilçesinde ‘Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin temelini attık ve alt yapı çalışmalarına başladık. 1,3 milyar TL yatırım yapılacak olan proje ile bin 500 kişi iş sahibi olacak. Ağrı’ya kurduğumuz tekstil kent sayesinde çok sayıda kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz 17 fabrikada 15 bin istihdama ulaşmak. Doğubayazıt Kültür Merkezi’ni, Doğubayazıt Şafii Camii’ni, Ahmed-i Hani Türbesi’ni ve İshak Paşa Sarayı’nı restore ederek hizmete açtık. Ayrıca Ağrı’ya 11 bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi yaptık. Doğal gaz ağını genişlettik, bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturacağız. Merkezi yönetim belediye uyumu işte tüm bu hizmetlerin hızlı şekilde sağlanması için önemlidir. Ağrı’da bu uyumun başarısı saydığım hizmetlerden okunuyor.”
Türkiye Yüzyılı idealine ulaşmak için hizmet seferberliğini sürdürdüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Değerli kardeşlerim, her daim geleceği inşa etmenin sorumluluğuyla vizyon projelerini hayata geçirmeyi sürdürüyor, ülkemizin ‘Türkiye Yüzyılı’ idealine ulaşması için büyük bir hizmet seferberliği yürütüyoruz. Bu idealimiz doğrultusunda Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik diyoruz. 31 Mart ile birlikte ‘Türkiye Yüzyılı şehirleri’ imarından ödün vermeden çalışmaya hazırız ve kararlıyız. Türkiye Yüzyılı’nın Ağrı’sı için hazırız ve kararlıyız. Hizmetle, icraatla, özveriyle çalışacak isimler bellidir; Ağrı Belediye Başkan adayımız Mehmet Salih Aydın, Doğubayazıt Belediye Başkan adayımız Cengiz Çelik, Diyadin Belediye Başkan adayımız Rıfat Polat, Eleşkirt Belediye Başkan adayımız Ramazan Yakut, Hamur Belediye Başkan adayımız Cezmi Ergül, Patnos Belediye Başkan adayımız Abdülhalik Taşkın, Taşlıçay Belediye Başkan adayımız İsmet Taşdemir, Tutak Belediye Başkan adayımız Fevzi Sayan, Dedeli Belediye Başkan adayımız Veysi Durak, Tahir Belediye Başkan adayımız Alparslan Yavuz, Yaylaüstü Belediye Başkan adayımız Selami Demirtaş, Yücekapı Belediye Başkan adayımız Nurettin Öztürk. Yerelde gönülden çalışacak tüm adaylarımıza itimadımız tamdır. Tüm adaylarımız Ağrı’nın her bir köşesine eser ve hizmet siyasetinin izlerini bırakmak, şehrimizi Türkiye Yüzyılı’nda daha ileriye taşımak için seferber olmuş durumda. Ağrı’daki eser ve hizmet belediyeciliğimiz yeni dönemde Mehmet Salih Aydın’a emanet. Herkese eşit ve adil hizmet sunmayı şiar edinen Salih Bey, hizmet götürülmemiş tek bir Ağrılı kalmayana kadar çalışmaya hazır. Kentsel dönüşüm ve altyapı sorunlarının çözülmesi, üniversite öğrencilerinin eğitim masraflarına destek, yöresel ürünler ticaret merkezi, kadın kooperatifleri kurulması ve belediye spor kulübünün açılması gibi projeleriyle Türkiye Yüzyılı şehirleri vizyonumuz doğrultusunda Ağrı’ya yeni bir soluk getirecek. Salih Bey’de bu heyecan, hazırlık, plan, program varken ortaya koyacak bir vizyonu ve projesi olmayanlara sandıkta gereken cevabı vereceğinize inanıyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin” diye konuştu.
Düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Ağrı Valisi Mustafa Koç, AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, İbrahim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, AK Pati İl Başkanı Orhan Güngör ve Belediye Başkan adayı Mehmet Salih Aydın katıldı. – AĞRI
]]>Seyhan ilçesinde hafta sonu çok sayıda köyde vatandaşlarla buluşan ve sorunları birinci ağızdan dinleyen Başkan Karalar, Sarıçam ilçesi Kürkçüler Mahallesi’nde de halkla bir araya geldi. Dağcı Mahallesi’nde seçim ofisinin açılışını yapan Başkan Karalar, Tellidere ve Fatih mahallelerini kapsayan Büyükşehir iftarına katıldı.
Çukurova Genç İş Adamları Derneği’nde konuk edilen Karalar, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin 5 yıl boyunca yaptığı ve gelecek 5 yıl için planlanan hizmet ve projeleri tanıttı. Adana Müteahhitler Birliği’ni de ziyaret eden Başkan Karalar, belediyenin icraat ve projelerini anlattı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarını ve derneklerini de ziyaret eden Karalar, siyasiler ve ilçe belediye başkan adaylarıyla birlikte katıldığı toplantılarda vatandaşın sorun ve istekleriyle bizzat ilgilendi.
Gittiği her noktada hemşehrilerinin yoğun ilgi ve sevgisi ile karşılaşan Başkan Karalar, şöyle konuştu:
“Seyhan’da ve Büyükşehir’de 10 yıldır hemşehrilerime daha fazla hizmet etmek için Adana’ya adanmış bir şekilde çalışıyorum. Bundan sonra da daha fazla istek ve fedakarlıkla hizmet etmeye devam edeceğim. Geride kalan dönemde 3 alt geçit, 5 bulvar yapımı, 440 kilometre asbestli boru değişimi, 2 bin 340 kilometre su isale hattı döşenmesi, 3 milyon tona yakın asfalt dökümü, 321 iş makinesi ve 111 otobüs alımı, arıtmalar, kütüphaneler, yurtlar, kreşler, mahalle merkezleri, Kadın Akademisi, Niyet Akademi, Payhane, mahalle merkezleri önemli altyapı hizmetleri, sosyal belediyecilik hizmetleri, üreticiye ve zor durumdaki vatandaşa destek, aşevi yapımı ile başka birçok hizmeti hemşehrilerimizle buluşturduk. Güneş Enerjisi Santralleri yapıldı ve tam kapasite çalıştığında yılda 40 milyon metreküp su kayıp kaçağının önleceği SCADA Merkezi kuruldu. Girişimlerimiz ve kentin bütün dinamikleriyle ile gerçekleştirdiğimiz çabalar sonucu Adana festivaller ve karnavallar şehri oldu. Geçmişte adliye haberleriyle yaygın basının gündemine giren Adana, artık bütün güzellikleriyle gezilmesi, görülmesi gereken bir şehir haline geldi. Adana’mız; gastronomisi, nehirleri, denizi, dağları, endemik bitki çeşitliliği, iklimi, yetiştirdiği sanatçıları, sanayisi, tarımı, ovası ve sıcakkanlı insanlarıyla dünyanın eşsiz şehirlerinden biri. Kentimizin hak ettiği yere gelmesi, Türkiye’nin her konuda lokomotifi olduğu günlerdeki gücüne ulaşması ve bölgenin incisi, önderi ve lideri olması için kararlı şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Bunu mutlaka başaracağız.”
Karalar, gelecek dönemde yapılacak hizmet ve projeleri de şöyle sıraladı:
“-Yeni Nesil Otogar
-8 Yeni Farklı Seviyeli Kavşak
-Yeni Tramvay Hattı ve Nostaljik Tramvay
-2. Etap Metro Hattı
-Yeni Bulvarlar
-Yeni Köprüler
-Bisiklet Yolları Yeni Etap
– Deprem Eylem Plan
– AKOM (Afet Koordinasyon Merkezi)
-Sosyal Konutlar 480 Konutluk Sıra Evler ve 900 Konutluk Apartman Modeli
-Ziyapaşa Kentsel Dönüşüm Projesi
-2000 Evler Kentsel Dönüşüm Projesi
-Yedi Göze İçme Suyu
-6 Yeni Atık Su Arıtma Tesisi
-936 bin 275 metre İçme Suyu Hattı
-410 bin metre Kanalizasyon ve Yağmur Suyu Hattı
-19 Yeni Terfi Merkezi
-12,6 kilometre Dere Islah
-Adana Spor Kampüsü
-Çukurova Spor Kampüsü
-Sarıçam Olimpik Yüzme Havuzu
-Yaşlı Yaşam ve Bakım Merkezi
-Beyazevler Kent Kütüphanesi
– Kurttepe Kent Kütüphanesi
-Toplam 20 Kreş
-Nikah Salonları
-Kültür ve Sanat Merkezi
-Semt Merkezleri
-Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Merkezi
-Öğrenci Yurdu
-Sivil Toplum Yerleşkesi
-100. Yıl Ekolojik Kent Parkı
-5 Ocak Parkı
-Sarıçam Osmangazi Kent Parkı
-Engelsiz Vadi Rekreasyon Alanı
-Nöbetçi Kütüphane
– Orhan Kemal Müzesi
– Kurtkulağı Pamuk Müzesi
– Çocuk Arkeoloji Müzesi ve Atölyesi
-Puduhepa Kültür Yolu
– Karataş ve Yumurtalık Sahil Projeleri
-Mezbaha Kompleksi
-Canlı Hayvan Satış Merkezi
-Tarım Enstitüsü
-Geri Dönüşümcüler ve Nakliyatçılar Sitesi.”
]]>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Cumhur İttifakı adayı Aktaş, Bursa’nın, uzun senelerdir aralıksız devam eden, ulusal ve uluslararası festivalleriyle ünlü bir şehir olduğunu ifade etti.
Aktaş, Bursa Festivali, Altın Karagöz Halk Dansları Festivali gibi markalara ilave olarak geçen dönemde Gastronomi Festivali başta olmak üzere yeni değerlerle bu alanda önemli işlere imza attıklarını hatırlattı.
Gelecek dönemde var olan festivalleri daha da zenginleştirerek festival takvimine özel temalarda yeni festivaller ekleyeceklerini aktaran Aktaş, düzenlenen programların gerçekleştirileceği mekanlara olan ihtiyacın da üst düzeye çıktığını dile getirdi.
Aktaş, bu ihtiyaçları gidermek üzere mega projelere imza atma fırsatı bulduklarını vurgulayarak, şunları aktardı:
“Mega projenin ne anlama geldiğini anlamayan ve 20 yılda nitelikli bir etkinlik mekanı oluşturamayanlardan değiliz. Bu dönemde şehrimize iki büyük kongre ve kültür merkezi kazandırıyoruz. Bunlardan ilkini şehrimizin doğusuna Yıldırım ilçemizde gerçekleştiriyoruz. 800 kişi kapasiteli, tüm sahne sanatlarının icrasına yönelik altyapıya sahip olacak ana salonuyla birlikte sergi alanları, B2B ve workshop alanlarına sahip modern bir tesisi şehrimizin kullanımına sunuyoruz. Bu alandaki ikinci önemli eseri de Nilüfer ilçesinde inşa ediyoruz. 20 senedir yapılamadı. Onu da biz yapacağız. Yine 800 kişilik ana salon ve diğer eklentilere sahip olacak tesisimiz, yıl boyunca düzenlenecek etkinlikler sayesinde şehrimizin kültür sanat hayatına önemli katkılarda bulunacak.”
Çekirge Teras projesi
Uzun senelerdir atıl vaziyette kalan Çelik Palas’ın ek otel yapısını yıkarak şehir silüetindeki olumsuz etkiyi kaldırdıklarını hatırlatan Aktaş, “Bu alanı her yaştan şehirlinin gurur duyacağı, yenilikçi yaklaşımla oluşturulan kullanımlarıyla sosyo-kültürel bir merkez olarak hizmete sunuyoruz. Çekirge Teras Sosyal ve Kültürel Tesis, Bursa’ya hayat verecek. İnşaat çalışmaları devam eden ve önümüzdeki yıl içinde tamamlayacağımız projemizle Modern Sanat Müzesi, Akıllı Şehircilik İnovasyon Merkezi, Hayat Boyu Sağlık Merkezi, spor alanları, kütüphane, E-spor ve Dijital Gençlik Merkezi, kültür-sanat atölyeleri gibi çağdaş kullanımları panoramik Bursa manzarası eşliğinde halkımızın hizmetine sunacağız.” açıklamasında bulundu.
Motospor kompleksi ve Mudanya Su Sporları Merkezi
Aktaş, Bursa’da off-road, enduro, drift, tuning, moto cross gibi motor sporlarına olan rağbetin her geçen gün arttığını gözlemlediklerini anlattı.
Bu sporların düzenli, güvenli ve nitelikli bir şekilde yapılabilmesi için ihtiyaç duyulan “Motospor Kompleksi”ni bu dönemde kente kazandıracaklarını belirten Aktaş, “Sahillerimizi su sporlarıyla da öne çıkarmayı hedefliyoruz. Yelken, kano, dalış ve buna benzer su sporlarımızı geliştirmek ve bu branşlarda hizmet veren kulüpleri bir çatı altında toplamak, bu branşlarda şampiyon sporcular yetiştirmek üzere Mudanya Su Sporları Merkezini de şehrimize kazandıracağız.” ifadelerini kullandı.
Ata Sporları Kamp Merkezi
İznik’te 2022’de düzenlenen Dünya Göçebe Oyunları’nın vatandaşlardan büyük ilgi gördüğünü dile getiren Aktaş, okçuluk, binicilik, mas güreşi, matrak gibi geleneksel spor dallarına yönelik eğitim kampı şeklinde hizmet verecek ‘Ata Sporları Kamp Merkezi’ni de İznik Gölü kenarında devreye alacaklarını bildirdi.
Ekonomik ömrünü doldurduğu için yıkımı yapılan Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda çalışmaların temel atma töreniyle başladığına değinen Aktaş, proje doğrultusunda 18 bin 900 metrekare inşaat alanlı, 3 bin 100 seyirci kapasiteli tüm birimleriyle kompleks halde yeni Atatürk Kapalı Spor Salonu’nu gelecek dönemde aynı yerinde şehrin hizmetine sunacaklarını aktardı.
Büyükşehir Belediyesi şehrin batı bölgesine artan talepler doğrultusunda yeni bir spor kompleksi kazandıracaklarına işaret eden Aktaş, bünyesinde futbol sahası, yüzme havuzu, salon sporları, tenis ve squash gibi branşları barındıran “Batı Spor Kompleksi” ile bölgenin önemli bir ihtiyacını da karşılayacaklarını sözlerine ekledi.
]]>NATO inovasyon hızlandırıcısı ağına Türkiye’den 8 yeni üye daha katıldı!
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ulusal eşgüdümlü olarak yürütülen NATO Hızlandırma Programı DIANA’nın Test Merkezleri Ağına Türkiye’den 8 yeni merkezin daha katıldığını duyurdu. Bu sayede ülkenin ağda yer alan test merkezi sayısının 10’a ulaşmış olduğu söylendi.

Dokuz ileri teknoloji alanında sivil ve askeri amaçlı teknolojiler geliştiren, şirketlere 300.000 Avro’ya kadar hibe desteği sağlayan bu DIANA Programı’nın ayrıca danışmanlık, yatırımcı ağlarına ulaşım, hızlandırma ve test merkezlerine ücretsiz erişim, NATO ve müttefik ülkelerin pazarlarına erişim gibi hizmetler sunduğu da belirtildi.
STM, NATO için istihbarat yazılımı geliştirecek!
Programın 2023 yılında açılan pilot çağrılarında desteklenmeye hak kazanan 44 firma içerisinde 2 Türk firma da yer almıştı. DIANA Hızlandırma Programına seçilen şirketlerin teknolojilerini geliştirebilecekleri, test edebilecekleri ve doğrulayabilecekleri alt yapılara sahip 10’u Türkiye’de olmak üzere 182 Test Merkezine ücretsiz erişim imkanı sağlayabilecekleri vurgulandı.
Kuzey Atlantik Savunma İnovasyon Hızlandırıcısı Programının Türkiye’deki Test Merkezleri ise şöyle:
TÜBİTAK BİLGEM
TÜBİTAK SAGE
TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM)
Biyolojik Kimyasal Test Merkezi
KBRN Savunma Teknolojileri Araştırma Grubu
ODTÜ Mikro Elektromekanik Sistemler Merkezi (MEMS)
ODTÜ Güneş Enerjisi Araştırma Merkezi (GÜNAM)
Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM)
Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM)
İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG)
TUSAŞ Türk Havacılık ve Uzay Sanayi Anonim Şirketi
BİAS Mühendislik
Türkiye’nin teknoloji altyapısı ve kabiliyetlerine yaptığımız yatırımların getirilerini uluslararası arenada da görüyoruz.
Ulusal eşgüdümü Bakanlığımızca yürütülen NATO Hızlandırma Programı DIANA’nın Test Merkezleri Ağına Türkiye’den 8 yeni merkez daha katıldı. Böylece… pic.twitter.com/ZgWHNZPRMc
— Mehmet Fatih KACIR (@mfatihkacir) March 19, 2024
Tüm bu açıklamalarda bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır şu ifadeleri de kullanarak projeyi destekledi.
“Türkiye’nin teknoloji altyapısı ve kabiliyetlerine yaptığımız yatırımların getirilerini uluslararası arenada da görüyoruz. Ulusal eşgüdümü Bakanlığımızca yürütülen NATO Hızlandırma Programı DIANA’nın Test Merkezleri Ağına Türkiye’den 8 yeni merkez daha katıldı.
Böylece ülkemizin ağda yer alan test merkezi sayısı 10’a ulaştı. DIANA programı dokuz ileri teknoloji alanında çift kullanım (sivil ve askeri) amaçlı teknolojiler geliştiren şirketlere 300.000 Avro’ya kadar hibe desteği sağlıyor.
Ayrıca, danışmanlık, geniş bir yatırımcı ağına ulaşım, hızlandırma ve test merkezlerine ücretsiz erişim, ürün test imkanları, NATO ve müttefik ülkelerin pazarlarına erişim imkanı sunuyor. Programın 2023 yılında açılan pilot çağrılarında desteklenmeye hak kazanan 44 firma içerisinde 2 Türk firmamız da yer aldı. DIANA Hızlandırma Programına seçilen şirketler teknolojilerini geliştirebilecekleri, test edebilecekleri ve doğrulayabilecekleri alt yapılara sahip 10’u ülkemizde yer alan 182 Test Merkezine ücretsiz erişim imkanı elde ediyor.
Bu ağda Türkiye’den daha çok merkezinin yer alması sayesinde programın uygulamasında ülkemizin etkinliği artacak, desteklerden daha çok şirketimiz faydalanırken, programa seçilen şirketler ülkemizdeki test merkezlerini kullanabilecekler.”
Peki inovasyon hızlandırıcısı ağı nedir?
İnovasyon hızlandırıcısı ağı yani DIANA programı büyük veri, yapay zeka, otonomi, kuantum, biyoteknolojiler ve insan gelişimi, hipersonik, enerji ve itki, yeni malzemeler ve gelişmiş üretim ve uzay olmak üzere dokuz teknoloji alanında sivil ve askeri amaçlı teknolojiler geliştiren şirketlere hibe desteği sağlayan NATO’nun yürüttüğü bir programdır.
]]>Koca, Sancaktepe’deki Fatma Fitnat Camisi’nde öğle namazını kıldıktan sonra cami cemaatiyle bir araya gelerek sorun ve taleplerini dinledi, Atatürk Caddesi’ndeki esnafa ziyarette bulunarak vatandaşlarla sohbet etti.
Bakan Koca, ziyaretlerinin ardından yapımı süren Sancaktepe’deki şehir hastanesinde incelemelerde bulundu.
Koca, yaptığı açıklamada, şu an faaliyetlerine devam eden 24 şehir hastanesinin bulunduğunu, 14 şehir hastanesinin de yapımının sürdüğünü belirterek, Muğla, Malatya ve Van’da da yapılacak hastanelerle birlikte bütün büyük şehirlerde şehir hastanesinin olacağını söyledi.
İstanbul için düşünülen ilave 3 şehir hastanesinin daha bulunduğunu kaydeden Koca, Türkiye’nin en büyük kapasiteli şehir hastanesinin inşaatı süren Sancaktepe Şehir Hastanesi kompleksi olduğunu belirtti.
Koca, 4 bin 100 yatak kapasiteli hastanenin, bitişiğindeki 1008 yataklı Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin de entegre edilmesiyle toplam 5 bin 108 yataklı sağlık kampüsüne dönüşeceğini anlattı.
“Önümüzdeki 6 ay içinde BAHAR Projesi’ni hızla faaliyete geçirmek istiyoruz”
Bakan Koca, ihalesi yapılan hastanenin kapalı alanının bir milyon metrekare olduğunu ve genel hastane, kadın doğum, çocuk, ortopedi, KVC, fizik tedavi, YGAP ve psikiyatri olmak üzere 6 hastaneden oluşan sağlık kampüsü olacağını söyledi.
Koca, ayrıca kampüste Bağımlı Hastalar için Rehabilitasyon Merkezinin (BAHAR) de olacağını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Burada AMATEM, ÇEMATEM lojmanlarıyla birlikte bir BAHAR Merkezi olacak. Bir-iki katlı yer yer olan villaların hızla yapımı da devam ediyor. Önümüzdeki 6 ay içinde BAHAR Projesi’ni hızla faaliyete geçirmek istiyoruz.”
Bu projenin de 30 büyük şehirde yapılmasının planlandığını anlatan Koca, bu merkezlerden yatırıma alınan 10 projeden ihalesi ilk yapılanın Sancaktepe’deki kampüs olduğunu kaydetti.
Koca, “Bu kapasitesiyle, AMATEM, ÇEMATEM ve bağımlı hastalar için rehabilitasyon merkezinin bir arada olduğu yapı ise yeni nesil bir BAHAR Projesi, bu anlamda da dünyada ilk merkez olacak.” dedi.
“SMA gibi nadir hastalıkların tedavisinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz”
Bakan Koca, Sancaktepe’de havaalanı ve pist olmasının avantajıyla burada ilk kez gen hücre terapi hastanesi yapacaklarını belirterek, şunları söyledi:
“SMA gibi nadir hastalıkların tedavisinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu anlamda nadir hastalıklar için gen ve hücre terapi hastanesi de kişiye özel hem üretim hem de uygulamanın yapılacağı bir hastane olacak yani burada ilk defa hem kişiye özel üretim ve uygulamanın yapıldığı hem de ruhsatının dijital olarak düzenlendiği bir hastaneden bahsediyorum. Dijital ruhsatlamanın yapılmasıyla ilgili de dünyada bir ilk olduğunu söylemek istiyorum.”
Koca, inşaatı devam edenlerin tamamlanmasıyla 42 olan şehir hastanelerinin sayısının 2026 sonunda 50’ye ulaşacağını belirterek, bu hastanelerin toplamda 18’inin kamu özel işbirliğiyle, diğer 32’sinin ise merkezi bütçeden yapılarak devam ettiğini bildirdi.
Burada bir simülasyon merkezi de yapacaklarını anlatan Bakan Koca, sözlerini şöyle tamamladı:
“Simülasyon merkezi hem laparoskopik hem robotik müdahalelerin yapılabildiği hem de eğitim açısından son derece önemli bir merkez olacak. Ayrıca İl Sağlık Müdürlüğümüzün binası da burada ihale kapsamında yapılmış oluyor. Gelecek yıl sonunda hizmete açmak istiyoruz. Gen ve hücre terapi hastanesiyle, BAHAR Projesi’yle ve lojman dahil olmak üzere kompleksin tamamıyla birlikte devreye girdiğinde en az 20 bin çalışanın burada hizmet verdiği bir kompleks olacak.”
Bakan Koca’ya Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü de eşlik etti.
]]>Yılmaz, Esenyurt’taki Vanlılar İftar Buluşması’nda katılımcıların ramazanını tebrik ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti.
Siyaset anlayışlarının odağında milletin olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’nin son 21 yılda tüm atılımlarını eser ve hizmet siyaseti ile gerçekleştirdiğini söyledi.
Demokrasi ve kalkınma hamlelerinin yurdun dört bir yanına ulaştığını anlatan Yılmaz, terör operasyonlarının ardından şehirlerde huzur ve iyileşmeler olduğunu vurguladı.
Etnik ayrımcılık ve bölgecilik ile siyaset yapanların milletin huzurunu düşünemediğini dile getiren Yılmaz, “Her türlü ayrımcılığa, her türlü ötekileştirmeye karşı olduk, karşı olmaya devam edeceğiz. Bizim Kürt vatandaşlarımızla, onların sorunlarıyla ilgilenmek için de başka bir aracıya ihtiyacımız yok. AK Parti Kürtlerin partisidir, her zaman Kürt vatandaşlarımız AK Parti’ye sahip çıktılar, bundan sonra da sahip çıkacaklar. Bizler Kürt vatandaşlarımızın sorunlarını doğrudan onlarla konuşarak, neyse sorunları, sıkıntıları, dertleri her zaman onlarla konuşmaya, onların hizmetinde olmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Yılmaz, milletin hizmetkarı olduklarının altını çizerek, “Önceliğimiz millet, milletimizin sıkıntısı neyse bizim de önceliğimiz o. Bugünlerde en önemli konumuz enflasyon. Bizler enflasyona yoğun mesai harcıyoruz. Öncelikli mesele olarak görüyoruz. Bu konuda planlarımızı, programlarımızı hayata geçiriyoruz. Yılın ikinci yarısında inşallah enflasyonda belirli bir düşüş olduğunu hep birlikte göreceğiz. Gelecek yıl itibarıyla çok daha farkla bir noktada olacağız. 2026 ise tek haneli enflasyona Allah’ın izniyle yeniden ülkemizi kavuşturacağız.” diye konuştu.
Bazıları gibi seçimden önce vaatlerde bulunup, seçimden sonra vaadini unutanlardan olmadıklarına dikkati çeken Yılmaz, “Bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da biziz, AK Parti’dir, Cumhur İttifakı’dır. Ülkemizi 21 yılda nasıl büyüttüysek, gelecekte de çok daha yüksek noktalara sizlerin desteğiyle çıkaracağız.” değerlendirmesini yaptı.
“Kimse başarısızlıklarına merkezi idareyi bahane yapmasın”
Türkiye Yüzyılı’nı inşa ettiklerini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:
“Yerel seçimleri de birlik, beraberlik, kardeşlik içerisinde atlatarak Türkiye’nin yürüyüşünü devam ettireceğiz. Kalkınma anlayışımızın yurdun her köşesinde devam etmesi için belediyeler kritik öneme sahiptir. Merkezi bütçeden belediyelere aktardığımız payları parti ayrımı yapmadan, büyük-küçük demeden, merkez-taşra ayrımı yapmadan dağıtıyoruz. Bu anlayışla geçtiğimiz 20 yılda belediyelerimize büyük destek verdik, kalkınmacı, şeffaf belediyecilik anlayışını güçlendirdik. 2002 yılında belediyelere toplam 4,7 milyar kaynak ayırıyorduk. 2022 yılında bunu biz 270 milyara çıkarmışız, 2023’te yaklaşık 500 milyar kaynağı belediyelere vermişiz. Bunu da hiç parti gözetmeden vermişiz. Hiç kimse başarısızlıklarına merkezi idareyi bahane yapmasın. Biz kaynak gönderiyoruz. Kaynaklarını iyi, verimli kullanan başarılı oluyor, verimli kullanmayan, çarçur eden, reklama harcayan, popülist birtakım faaliyetlere harcayanlar ise başarısız oluyor. Bu çok açık ve net, bunun altını çizmek istiyorum.”
Depremin yaralarını sarmak için geçen yıldan bu zamana kadar 2 trilyondan fazla kaynağın merkezi bütçeden tahsis edildiğine vurgu yapan Yılmaz, 2011’de Van’da meydana gelen depremin ardından bölgeye giden ilk ismin kendisi olduğunu söyledi.
Yılmaz, Van’ı ve Erciş’i depremden sonra neredeyse yeniden inşa ettiklerini, Van’ı cazibe merkezi haline getirdiklerini anlattı.
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum ile Esenyurt Belediye Başkan adayı Hamit Öncü’ye destek isteyen Yılmaz, her iki adayın şehrin ve ilçenin sorunlarına çözüm getireceğine inandığını kaydetti.
Programda, AK Parti MKYK Üyesi Harun Çelik, AK Parti Esenyurt İlçe Başkanı Harun Özer, Cumhur İttifakı’nın Esenyurt Belediye Başkan adayı Hamit Öncü de konuşma yaptı.
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 10×10=100 Büyük Proje’ toplantılarının altıncısını, “Olimpik kent İstanbul için tam yol ileri” başlığıyla gerçekleştirdi. Ülke gündemini ciddi bir şekilde etkileyen ‘sporda şiddet’ konusuna da değinen İmamoğlu, ” Spor, partiler ve siyaset üstüdür. Kutuplaşmaya, gerilime ve şiddete asla izin vermez. Yapılan sporların tamamı, bir oyundan ibarettir. Konulan kurallar, zaten hiçbir olumsuzluğa izin vermez. Konu, sadece kuralların doğru uygulanabilmesindedir. Yeter ki, spordan siyaseti sonuna kadar temizleyelim. Spor ve federasyonlar üzerindeki etkisini yok edelim. O zaman, müdahale edilemeyen branşlarda olduğu gibi, nasıl dünya çapında yıldızlara sahip olabildiğimizi, yaratılan bu başarılarla vatandaşlarımızı nasıl mutlu edebildiğimizi göreceğiz” dedi.
İmamoğlu, “10×10=100 Büyük Proje” toplantılarının altıncısını, “Olimpik kent İstanbul için tam yol ileri” başlığıyla gerçekleştirdi. Sunumda İmamoğlu’na, İBB Spor’un başarılı sporcuları eşlik etti. İstanbul’un birçok doğal ve kültürel özelliğinin yanı sıra, aynı zamanda bir spor kenti olduğunu belirten İmamoğlu, kentin bu özelliğinin kendi yönetimlerinden önce uzun süre ihmal edildiğine vurgu yaptı. Çocukluğundan itibaren sporun farklı branşlarıyla ilgilendiğini, gençlik yıllarında ise spor yöneticiliği yaptığını aktaran İmamoğlu, bu anlamda İstanbul’un ‘spor kenti’ olma özelliğini çok önemsediğinin altını çizdi.
İmamoğlu, spor anlamında nasıl bir İstanbul teslim aldıklarını şu sözlerle dile getirdi:
“NASIL BİR İSTANBUL TESLİM ALDIK?”
“Bu kadim kentin diğer pek çok alanda olduğu gibi, spor alanı da ihmal edilmiş, imar planlarında spor alanı olarak tanımlanmış çok sayıda kamu arazisi imara açılarak, ortadan kaldırılmıştı. Maalesef diğer kamu arazilerinde olduğu gibi, bu arazilere de ‘kupon arazi’ gözüyle bakan bir anlayışla, biz bu dönemde de mücadele ediyoruz. Ülkemize çok sayıda sporcu ve spor insanı kazandırmış köklü semt kulüplerimizin spor sahaları, ellerinden alınmış ve çeşitli sözler verilmesine rağmen, bu kulüplerimize yeni yerler gösterilmemiş, bunların büyük bölümü kapanmak zorunda kalmıştır. Ne yazık ki, yılda 20 bin spor bilimleri fakültesi mezunu varken, 20 yıldır ilkokullarda beden eğitimi öğretmeni bulunmuyor. Nüfusu Avrupa ülkelerinin çoğunun nüfusundan büyük olan İstanbul’da, spor alt yapısındaki yetersizlikler, spor alanındaki başarılarımıza engel olan temel etkenlerin başında geliyordu. Biz biliyoruz ki, spor; aileden, sokaktan, okuldan, mahalleden ve bütün toplumsal yaşamın içinden başlar. Özetle; sokakları güvensiz, okulları salonsuz, salonları beden eğitmensiz, mahalleleri spor sahalarından yoksun bir İstanbul bırakırsanız, oradan başarılı sonuçlar elde etmeniz mümkün olmaz.
İSTANBUL’UN BU ALANDAKİ TALİHİNİ DEĞİŞTİRECEK ADIMLAR ATMAYA BAŞLADIK”
Görevi devraldıklarında 13 ilçede İBB’ye ait tek bir spor tesisi bulunmadığı bilgisini paylaşan İmamoğlu, “İstanbul’da uluslararası standartlara uygun bir atletizm pistimiz yoktu. Düşünebiliyor musunuz; İstanbul gibi her yanı denizle çevrili bir kentin su sporlarına yönelik bir tek su sporları merkezi bile yoktu. İstanbul’da en fazla havuza sahip olan İBB’ye ait 26 havuz, klüplere, federasyonlara ve sporcularına kapalıydı. Bırakın İBB tesislerini, İstanbul’da ‘erişilebilirlik belgesi’ olan tek bir spor tesisi yoktu. Spor altyapısı bu derece yetersiz bırakılmış bir kentin, Olimpik ve Paralimpik Oyunlar gibi büyük uluslararası organizasyonları bu zamana kadar alamamış olması, ne yazık ki bir tesadüf değil. İşte bu nedenlerle, işbaşı yaptığımızda İstanbul’un bu alandaki talihini değiştirecek adımlar atmaya başladık” dedi.
Ülke gündemini ciddi bir şekilde etkileyen ‘sporda şiddet’ konusuna da değinen İmamoğlu, şunları söyledi:
“SPOR, PARTİLER VE SİYASET ÜSTÜDÜR”
“Spor, genel tanımıyla tüm dünyada barış, kardeşlik ve dostluk demektir. On yıllardır spor denildiğinde, ülkeler, birbirleri ile aralarında olan savaşlara bile ara vermişler ve insanoğlunun yetenekleriyle, birbirleriyle olan mücadelelerinin yaratmış olduğu o muhteşem duyguyu, zevkle izlemişlerdir. Maalesef ülkemizde, siyasi iradenin sporun her noktasına müdahale etme arzusu vardır. Bu, büyük bir tehdittir. Bu nedenle tüm topluma parti, din, dil ve mezhep ayrımı olmaksızın, tarifsiz mutluluk anları yaratan bu olgu, yerini ülkemizde gerilime bırakmaktadır. Toplumun maddi ve manevi tüm sorunlarını geride bırakarak mutlu olmalarını, hatta sokaklara dökülmelerini sağlayan bu muhteşem olgu, kutuplaşma ve şiddet aracı olmaktadır. Ben, her zaman, spor adına bulunduğumuz her noktada yapmış olduğumuz çağrılarda olduğu gibi; buradan da bir çağrıda bulunmak istiyorum. Spor, partiler ve siyaset üstüdür. Kutuplaşmaya, gerilime ve şiddete asla izin vermez. Yapılan sporların tamamı, bir oyundan ibarettir. Konulan kurallar, zaten hiçbir olumsuzluğa izin vermez. Konu, sadece kuralların doğru uygulanabilmesindedir. Özünde; spor demek fair play demek, barış ve kardeşlik demektir”
“YETER Kİ, SPORDAN SİYASETİ SONUNA KADAR TEMİZLEYELİM”
“Siyaset kurumları olarak, sporda bilgiye, birikime ve bilime olan inancı hep birlikte, topyekun arttırmak zorundayız” diyen İmamoğlu, “Olimpizm felsefesini, sporla ilgili her kurumun olmazsa olmaz anayasası haline getirmeliyiz. Türkiye, çok büyük bir ülke. Siyasetin sağladığı sınırsız olanaklar var. Bu olanakları, hep birlikte spor aracılığı ile gençlerimizi eğitecek, onların yaşamlarını sağlıklı ve tertemiz bir dünyaya dönüştürecek, engin deneyime sahip, birbirinden değerli kulüplerimiz var. Bu kulüplerin yaşamış olduğu borç problemlerini iyi analiz etmeliyiz. Finansal sorunlarını çözebilecek siyasi iradenin elinde birçok fırsatın olduğunu düşünüyorum. Yeter ki, spordan siyaseti sonuna kadar temizleyelim. Spor ve federasyonlar üzerindeki etkisini yok edelim. O zaman müdahale edilemeyen branşlarda olduğu gibi, nasıl dünya çapında yıldızlara sahip olabildiğimizi, yaratılan bu başarılarla vatandaşlarımızı nasıl mutlu edebildiğimizi göreceğiz. İBB olarak, olimpizm ve yaratmış olduğu değerlere yürekten inanıyoruz. Gerek İstanbul’umuz gerekse de Türkiye adına tüm kulüplerimizle birlikte sporda yetenek havuzunu genişletecek bir branş çeşitliliği ile ülkenin en geniş ve zengin olimpik ve paralimpik sporcu altyapısını oluşturmaya, öncü olmaya, liderlik yapmaya kararlıyız ve emin adımlarla yürüyeceğiz”
İmamoğlu, yaklaşık 5 yıllık görev sürelerinde, spor konusunda yaptıkları icraatları şöyle özetledi:
“NELER YAPTIK?”
“Türkiye’nin ilk ‘Spor Master Planı’ yapıldı. İBB Spor tesisinin olmadığı 13 ilçede 6’sına tesisler yapılarak bu sayı 7’ye indirildi. Kalan 7 ilçe için projeler hazır. İBB’nin ilk atletizm pisti, Maltepe dolgu alanında hizmete açıldı. Gaziosmanpaşa’da İBB Halit Kıvanç Şehir Stadyumu, Sultanbeyli 100. Yıl Spor Kompleksi, Arnavutköy Yaşam Merkezi, Yedikule Spor Tesisi, Bayrampaşa Spor Kompleksi İstanbul’a kazandırıldı. Haliç’te su sporları merkezi açıldı. Zeytinburnu ve Kartal’da, kent tarihinde bir ilk olarak, ‘engelsiz spor parkları’ yapıldı.
İBB spor tesislerinde, 2019’da, 6.3 milyon seans hizmet üretebilen tesisler, yeni dönemde seans sayısını, yüzde 72 artışla 10.8 milyona çıkardı. Bu seanslardan, okullarında spor salonu olmayan öğrenciler de yararlandırıldı. 39 ilçede park, bahçe, meydanlar ve Şehir Hatları seferlerinde de dahil olmak üzere, 350’yi aşkın noktada, sabah saatlerinde, eğitmenler eşliğinde, açık hava egzersizleri başladı. Bisiklet turları ile Tarihi Yarımada, bisiklet severlerin kullanımına açıldı.
Yılda 5000’den fazla çocuk, İBB’nin doğa kamplarından yararlandı. Spor salonu olmayan 3 ilkokul, 14 ortaokul ve 19 lise olmak üzere, toplam 36 okula spor salonu kazandırıldı. Önceki dönemde, okullarda sadece sporun 7 branşında, 15 bin çocuğa eğitim verilirken, yeni dönemde bu rakam, satranç dahil 20 branş ve 120 bin öğrenciye çıkarıldı. Futbol branşına, kız futbol takımı eklendi. İBB spor tesislerinden faydalanan öğrencilerden 528’i, farklı spor kulüplerine transfer oldu ve büyük bölümü 2036 olimpiyatlarına hazırlanmaya şimdiden başladı.
Spor İstanbul, Türkiye’de ilk e-spor okulunu açtı. Aralık 2021’de açılan OGEM (Oyun Geliştirme Merkezi) ile e-spor alanında ilk kuluçka merkezi, Mayıs 2023’te ise ilk E-Spor Merkezi açılmış oldu. E-spor Olimpiyatları olarak adlandırılan, Global E-spor Oyunları’nın 2.’si 2022 yılında İstanbul’a getirildi. 66 ülkenin e-spor oyuncuları ve federasyonları, Türkiye’de ağırlandı.
83 yıldır yapılmayan Ulugazi Yağlı Güreşleri tekrar İstanbullularla buluşturuldu. 2021 yılında “Yürü Be İstanbul”u uygulaması kent hayatına dahil edildi. Bu uygulama ile 500 bine yakın İstanbullu, 30 milyarın üzerinde adım attı ve adımları karşılığında ödüller kazandı. Bu sayede, İstanbul’un fiziksel aktivite oranı yüzde 13’ten, yüzde 30’a çıkarıldı.
İBB Spor Kulübü’nün 34 yıllık tarihinde ilk kez; atletizm, jimnastik, halter, buz hokeyi ve güreş branşlarında kadın şubeleri kuruldu. Engelli sporculara yönelik; judo, atıcılık, atletizm, tekvando, kürek, kano ve binicilik branşları, son beş yılda İBB Spor bünyesine eklendi.
Sporda gerçekleştirilen atılımların sonucu olarak, çok sayıda uluslararası başarıya imza atıldı. İBB Spor, 2020 Tokyo Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları’na toplam 21 sporcuyla katılarak, bu anlamda tarihinin en yüksek sayısına ulaştı. Para okçulukta Bülent Korkmaz, İBB Spor’a, tarihindeki ilk paralimpik madalyasını kazandırdı. İBB Spor Kulübü sporcuları, 2023 yılında, tüm kategorilerde 9 dünya şampiyonluğu, 4 dünya ikinciliği ve 9 dünya üçüncülüğü elde etti. İBB Spor oyuncuları, yeni dönemde Türkiye’ye; 830 Altın, 591 gümüş ve 703 bronz madalya olmak üzere, toplam 2.124 madalya kazandırdı.
İstanbul Maratonu, dünyada pandemi döneminde ertelenmeyen tek maraton oldu ve alınan önlemler ile dünyaya örnek gösterildi. İstanbul Maratonu’na dünyanın her yerinden katılım, son 4 yılda, yaklaşık 90 bin rakamına ulaştı. 45 yıldır maratonu ve 35 yıldır boğaz geçişi yüzme yarışı olan İstanbul’a, Cumhuriyet’in 100. yılında uluslararası bisiklet yarışı “Tour of İstanbul” kazandırıldı. Bu sene, Haliç Uluslararası Kürek yarışlarının 4’cüsünü düzenlenecek.
İstanbul Yarı Maratonu’nda katılım yüzde 70 arttırıldı. Bu yarış ile 2021 yılında, Türkiye topraklarında bugüne kadar kırılmış ilk atletizm dünya rekoruna ev sahipliği yapıldı. Maraton ve yarı maratonda düzenlenen ‘yardımseverlik koşuları’ ile 90 sivil toplum kuruluşunun, 144 milyon TL bağış almasına aracılık yapıldı.
2019’da İBB’ye bağlı 51 spor tesisimiz varken, yeni dönemde bu sayı, 19 yeni tesis ile 70’e çıkarıldı. Temeli atılıp, yapımları devam eden tesis sayısı ise, 13. Baştan aşağı yenilenen Cemal Kamacı Spor Kompleksi ile İstanbul’un ilk erişilebilirlik belgesine sahip spor kompleksi açıldı.
“NELER YAPACAĞIZ”
İmamoğlu, sunumunun “Yapacaklarımız” başlığının altında ise şu 10 projeye yer verdi:
AVRUPA OYUNLARI
“İlk kısa dönemli hedefimiz; Avrupa Oyunları’nı 2027 yılında İstanbul’a getirmek olacak. Tamamladığımız projeler ve organizasyon kapasitemizle İstanbul, Avrupa Oyunları’na hazır. Yaklaşık 25 branşta, 48 ülke ve 6.000 sporcuyu misafir edeceğimiz Avrupa Oyunları için gerekli girişimlerimizi son hızla sürdürüyoruz. Hatta size bir güzel müjde vereyim. Her ne kadar bu ülkenin bazı spor yöneticilerinin baskısı ve durdurma girişimleriyle karşı karşıya olsak da inanın bu sürece dair, sporda da bunu yaşamanın keyifsizliğini dönem dönem hissettim ama bu anlamda biz, her noktadaki direncimizi de burada ortaya koyarak, çabamızı samimi bir şekilde gerçek spor insanlarıyla mücadelemize ortak vererek, inşallah göreceksiniz; Avrupa Olimpiyat Komiteleri Başkanı ve Türkiye Milli Olimpiyat Komiteleri Başkanları ile beraber, 2027 Avrupa Oyunları’nın ilk imzasını kısa sürede atacağız. ve bu kıymetli organizasyonu, İstanbul’umuza hep birlikte kazandırmanın, müjdesini sizlere vereceğiz. Sadece İstanbul değil, Türkiye açısından çok önemli bir etkinliğe imza atmış olacağız. Avrupa Oyunları, bugüne kadar çok sporlu etkinliklere ev sahipliği yapamamış İstanbul için bir ilk olacaktır. Bu deneyim, İstanbul’un bu ölçekteki organizasyonlara yapacağı başvurular için de önemli bir referans olacaktır. Bunların başında da kuşkusuz, olimpik ve paralimpik oyunlar geliyor.
2036 İSTANBUL OLİMPİK VE PARALİMPİK OYUNLARI
Daha önce yaptığı 5 başvurudan sonuç alamayan İstanbul’a, özlemini çektiği olimpiyat oyunlarını biz getireceğiz. Bu oyunları, sadece ekonomik boyutuyla veya sadece bir prestij meselesi olarak görmüyoruz. Bizim için daha önemli olan, sporun birleştirici ve iyileştirici gücüdür. Olimpiyat ruhu ile sporun dostluk, barış ve kardeşlik yüzünü dünyaya en iyi göstereceği kent, şüphesiz 3 imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul’dur. Ekonomik boyutuyla ilgili de kimsenin en ufak bir endişesi olmasın. İstanbul’a spor tesisleri anlamında yapılacak her yatırımı, kayıp değil, kazanç olarak görüyoruz. İstanbul’un tek bir kuruşunu, atıl kalacak tesislerde asla heba etmeyeceğiz. Üstelik hem esnafımıza hem turizm sektörümüze kısa, orta ve uzun vadede büyük bir ekonomik gelir artışı sağlayacağımızdan da eminiz. Organizasyonlar esnasında, sadece spor turizmi ile yüzde 70’lere varan bir artıştan bahsediyorum. Ayrıca, dünyanın dört bir yanından en fazla izlenen spor organizasyonu olan olimpiyatların, ülkemizin ve İstanbul’un tanıtımında çok önemli bir katkısı olacaktır. İstanbul’un ihtiyacı olan, uzun yıllar kullanabileceği, sporcu yetiştireceği spor tesislerini İstanbul’a kazandırarak, İstanbul’u olimpiyatlara, paralimpik oyunlara hep birlikte hazırlayacağız. En az olimpik ve paralimpik oyunların İstanbul’a gelmesi kadar, belki de bundan daha önemli olan, olimpiyatlara sporcu yetiştirebilme meselesidir. Başakşehir’de hayata geçireceğimiz, Olimpik ve Paralimpik Sporcu Merkezi projesi ile hem uluslararası müsabakalara uygun tesisler elde edeceğiz hem de bu tesislerde yaz-kış demeden, farklı branşlarda sporcular yetiştireceğiz. Burası, tam teşekküllü, dünyanın en önemli eğitim kampüslerinden biri olacak.
12 ÇOK AMAÇLI SPOR KOMPLEKSİ
Voleybolda ülkemizin son dönemde kazandığı önemli başarıları hepimiz biliyoruz. Kulüplerimizin bu başarılardaki payı çok kıymetli. Biz, bu başarıların artarak devam etmesi için, gerekli altyapı yatırımlarını ve tesisleri, sporcularımızın ve sporsever vatandaşlarımızın hizmetine sunmaya devam edeceğiz. Bunların birini Sarıyer ilçemize kazandıracağız. Yine Maltepe ilçemizde yapacağımız ‘Maltepe Arena’, basketbol ve voleybol müsabakaları için kullanılabilecek. İçinde çok amaçlı bir salon, tenis kortu, boks salonu, fuar alanı ve konser alanı bulunacak. İstanbul’da önemli eksiklerden biri de kuşkusuz kış sporlarına yönelik spor alanlarında yaşanıyor. Ümraniye ilçemizde yapacağımız Buz Sporları Merkezi ile bu önemli eksikliğin giderilmesine yönelik önemli bir adım atmış olacağız. Planladığımız bir diğer buz sporları merkezini ise, Silivri’de hayata geçireceğiz. İstinye Spor Kompleksi, tüm İstanbul’a hizmet edecek nitelikte bir tesis. İçerisinde koşu ve atletizm pisti, karting pisti, olimpik yüzme ve su sporları yapısı, basketbol ve tenis sahaları, otoparkları ve yürüyüş yollarıyla dört dörtlük bir tesisi İstanbul’a kazandıracağız. Tuzla Aydınlı Spor Kompleksi, Çekmeköy Spor ve Yaşam Merkezi, Bağcılar Ebubekir Spor Merkezi, Küçükçekmece Atakent İBB Spor Kompleksi, Büyükçekmece Pınartepe Spor Merkezi, Esenyurt Yüzme Havuzu, Beşiktaş Levazım Yüzme Havuzu ile İstanbul’un dört bir yanında spor olanaklarını eşitleyeceğiz.
7 SEMT SPOR MERKEZİ
İstanbul’umuza başarıları ile değer katan amatör spor kulüplerimizi desteklemeyi çok önemsiyoruz. İstanbul Güreş İhtisas Kulübü (İGİK), 100 yılı aşkın süredir çok önemli başarılar kazanmış ve Türk modern güreş sporunun gelişimine büyük katkılar sağlamış bir kulübümüzdür. Çağdaş çalışma koşullarla donatacağımız, yeni İstanbul Güreş Kulübü binası, kulübün kurumsal kimliğini geleceğe taşıyarak, örnek bir spor tesisi olacak. Üsküdar Küçüksu Spor Salonu, Sancaktepe Safa Tepesi Spor Tesisi, Bahçelievler Koca Sinan Spor Tesisi, Ataşehir İçerenköy Spor Tesisi, Şişli Kuştepe Zeminaltı Otopark ve Spor Tesisi, Kartal Cevizlik Komşuluk Meydanı projelerimizde yer alan spor alanları ile birlikte, amatör spor kulüplerimizin tesis ihtiyaçlarını önemli oranda karşılayacağız.
JİMNASTİK VE ATLETİZM
Beylikdüzü atletizm pistimizi tamamladığımızda, İstanbul, uluslararası standartlara ve müsabakalara uygun bir atletizm pistine kavuşmuş olacak. Atletizm pistlerimiz için, Başakşehir ve Eyüpsultan’da da yerlerimizi belirledik, projelerimiz hazır. Önümüzdeki dönemde hızla hayata geçireceğiz. Yine İstanbul’un ihtiyaçlarını gözeterek, Pendik Kurtköy’de Uluslararası Jimnastik Salonu Projemizin onaylarını aldık. En kısa süre içerisinde ihalesini yapıp uygulamaya geçireceğiz.
SU SPORLARI
Maltepe’de projesi hazır, izinleri alınmış su sporları merkezimizi de hızlıca hayata geçireceğiz. Mini su sporları tesislerimiz ile denizle temas etmeyen vatandaşımız kalmayacak. 7 tesisimizin yeri belli. Hedefimiz; 15 ilçede, 21 mini su sporları merkezini tamamlamak.
REKREATİF SPOR
Kentsel tasarım için çok önemli bir alan. Göreve geldiğimiz günden bu yana, sporun sokağımızda, mahallemizde, sahillerimizde, parklarımızda yapılabilmesi için tüm halkın erişebileceği imkanları yaratmaya çalıştık ve çalışmaya devam edeceğiz. Yaşam Vadileri ve Doğal Yaşam Parkları’nda 210 kilometre olmak üzere, İstanbul genelinde, toplam 1.050 kilometre bisiklet yollarını yapacağız. Ayrıca her ilçemize açık ve kapalı tenis kortu, halı saha, basketbol ve voleybol sahası olmak üzere, toplamda 1000 tesisi İstanbul’a kazandıracağız.
SPOR SALONSUZ OKUL KALMAYACAK
Spor salonu ihtiyacı bulunan 115 okulumuz için spor salonlarımız yolda. Bu tesisleri tamamladığımızda, İstanbul, tam anlamıyla bir spor kentine dönüşecek. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dilediği gibi, İstanbul; zeki, çevik ve ahlaklı sporcuların yetiştiği bir kent haline gelecek.
SPOR OKULLARI
İlk ve ortaöğretimde bulunan 250.000 öğrenciye, 20 branşta ücretsiz spor eğitimi vereceğiz. E-spor kulübü açılacak. Okullar arası turnuvalar düzenlenerek, e-spor ligi oluşturacağız. Bu spor okullarımız, İstanbul kulüpleri için de bir sporcu fabrikası olarak hizmet vermeye devam edecek.
HER YERDE SPOR
İstanbul genelinde 1000 noktada, 390 profesyonel eğitmen eşliğinde, ücretsiz açık hava spor etkinlikleri ve gezici spor ekipleri ile her mahallede, yaşlılara özel spor programları düzenleyeceğiz. Biz bu altyapı yatırımlarını gerçekleştirdiğimizde, sadece olimpik ve paralimpik oyunlara değil, inanıyorum ki çok sayıda ve çeşitlilikte ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yapacağız. Tesislerimizde yetişen sporcularımız, katıldıkları müsabakalarda, ülkemizi ve kentimizi gururla temsil ederek, bizi onurlandıracaklar”
“Atamızın ‘Bedeni idman, fikri idmanla muvazi olmalıdır’ sözünü hiç unutmadım” diyen İmamoğlu, sunumunu şu sözlerle tamamladı:
“Çocuklara ve gençlere, en önemli kentli hakları olan ‘spor hakkı”nı vermek ve İstanbul’u olimpik ve paralimpik sporların kenti yapmak için ve bu yolda kararlı bir şekilde, hiç durmadan yol yürüyeceğiz. İstanbul’da, başta çocuklar ve gençlerimiz olmak üzere, tüm vatandaşlarımız hayatın her anında, bulundukları yerde spor olanaklarına adil bir biçimde erişebilecekler. Avrupa’nın en genç ülkesi olmamıza rağmen, obezite ve tip2 diyabette ne yazık ki, birinci sıradayız. Avrupa’nın hasta ülkesi olmamız, asla kabul edilemez. Uzun yıllar boyunca spor yapmış ve sporun hem bedene hem zihne hem de hayatın her alanında olağanüstü katkılarını yaşamış birisi olarak, ben kabul edemem. İstanbul’da bir çocuğun bundan mahrum kalmasına, vicdanen asla müsaade edemem. Bu yolda kendimi bir nefer olarak görüyorum. Spor alışkanlığı, bu hastalıkların en temel ve en ucuz ilacıdır. Kentimizde bütün bu dönüşümleri başaracağız. Hep birlikte, ailelerimizle, eğitim kurumlarımızla kulüplerimizle ve belediyelerimizle başaracağız. Böylece sağlık harcamalarımız azalacak ve gençlerimiz kötü alışkanlıklardan uzaklaşacak. Böylece, daha sağlıklı ve mutlu bir İstanbul hedefine hep birlikte ulaşacağız. Bu ayrıca, toplumsal huzur, toplumsal birliktelik projesinin de en önemli aşamasıdır.
“BU AZİZ KENTİN DÖNÜŞÜMÜ ÜLKEMİZİNDE DÖNÜŞÜMÜ DEMEKTİR”
İstanbul, diğer bütün alanlarda olduğu gibi, sporda da büyük hedeflere, ancak bir zihniyet değişimiyle ulaşabilir. Bu nedenle, 2019’dan bu yana İstanbul’u; sorunları bütüncül bir yaklaşımla, bilimsel bir gözle ele alan, kent yönetiminin merkezine insanı koyan, yeni bir anlayışla yönetiyoruz. Kent yönetimini, deyim yerindeyse, bireysel bir spor gibi değil, bir takım oyunu olarak gören ve o takımı 16 milyon İstanbullu olarak tanımlayan bir anlayıştır bu. Biz; icraatçı, halkçı, yatırımcı ve demokrat yönetim anlayışıyla, her geçen gün İstanbul’a daha fazla değer katıyoruz. İstanbul adına hedeflerimizi büyütmeye ve bu hedeflere doğru daha hızlı, daha güçlü adımlarla yürümeye odaklanmış durumdayız. İstanbul’u sadece yatırımlarla da dönüştürmüyoruz. Aynı zamanda bu şehirde zihniyeti değişimine de öncü oluyoruz. Çünkü İstanbul, küresel ölçekte de büyük bir iddia taşıyor. Bunu hem hak ediyor hem de bunu başaracak kaynaklara sahip bir şehirdir. İstanbul, küresel ölçekte çok daha ileri noktalara erişebilmek ve içinde yaşayan vatandaşlara daha yüksek bir yaşam kalitesi sunabilmek için mutlak dönüşmelidir. Bu aziz kentin dönüşümü, ülkemizin de dönüşümü demektir.
O yüzden azmimiz ve kararlılığımız yüksek. Enerjimiz ve inancımız tam. Kondisyon ve dayanıklılık olarak, moral ve motivasyon olarak en üst seviyedeyiz. Bizden daha hızlı koşacak birisini, biz tanımıyoruz. Koşumuzu gerekirse bir gibi kısa mesafe, gerekirse 42 bin 195 metre bir maraton koşucusu gibi yapar, sonuca erişmekte asla geri durmayız… Bundan sadece 11 gün sonra, büyük bir karar vereceğiz. O karar, bu şehri ve bu şehrin kaynaklarını sadece şu kişi veya bu kişi yönetsin kararı değildir. Bu karar, bu şehrin geleceğinin nasıl olmasını istediğimize ait, değerli bir karardır. İstanbul’da başlattığımız bu büyük dönüşüme, daha büyük bir güçle devam edebilmemiz için, bu aziz şehirde başlattığımız büyük hizmet, icraat ve yatırım dönemi devam etsin’ diyoruz. Onun için spora, sporculara, spor insanlarına, herkese ‘Haydi İstanbul, tam yol ileri’ diyoruz.”
]]>Göktaş, Bursa Büyükşehir Belediyesince ücretsiz kreş hizmeti sunacak “Yunuseli Aile Destek Merkezi ve Ana Kucağı”nın açılışında yaptığı konuşmada, merkezin kent sakinlerine hayırlı olmasını diledi.
Bakanlık olarak bütün çalışmaları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda sürdürdüklerini belirten Göktaş, “Güçlü kadın, güçlü aile ve güçlü Türkiye” ilkesiyle aile yapısını güçlendirmeye büyük önem verdiklerini söyledi.
Göktaş, yürüttükleri her çalışmada ülkenin en güçlü kalesi olan aileyi her türlü tehlikeye karşı korumanın öncelikli amaçları olduğunu aktararak şöyle konuştu:
“Aile ve toplum refahı için atılan her adım inanıyorum ki daha sağlıklı ve mutlu bir geleceğe önemli katkılar sağlayacaktır. Bu anlamda, 85 milyon vatandaşımıza götürdüğümüz her hizmette yerel yönetimlerimizi en kıymetli yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Şunu özellikle belirtmek isterim, 0-3 yaş arası çocuklar için mahalle odaklı kreş modeliyle bakım ve eğitim hizmeti veren kurumların yaygınlaştırılmasını çok önemsiyoruz. Ülke geneline yaygınlaştırılacak bu modelle kadınların ev ve iş hayatı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmalarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz aile destek merkezi ve kreşimizi ise bu hedefimiz doğrultusunda atılan güzel bir adım olarak görüyoruz.”
“31 Mart seçimlerinde Cumhur İttifakımızla büyük bir zafere imza atacağız”
Merkezin AK Parti’nin 22 yıldır millete sunduğu hizmet belediyeciliğinin somut göstergesi olduğunu vurgulayan Göktaş, “Yunuseli Aile Destek Merkezimiz açtığı kurslarla bilişim teknolojileri, giyim, el sanatları, yabancı dil ve kişisel gelişim alanlarında vatandaşlarımıza destek olacak. Ücretsiz hizmet verecek olan ana kucağı kreşi ise ailelerin çocuklarını güvenle bırakacakları bir eğitim yuvası olacak. Çocuklarımız paylaşmayı, dayanışmayı ve birlikte çalışmayı öğrenecekleri bu kreşte, aynı zamanda yaşadıkları şehrin kültürel ve manevi değerlerini öğrenerek büyüyecekler.” diye konuştu.
Göktaş, Türkiye’nin dört bir yanında böylesi kuruluşları yaygınlaştırmak için bakanlık olarak çalışmaları büyük gayretle sürdüreceklerini dile getirerek, 22 yıldır AK Parti belediyeciliğiyle 81 ili daha yaşanabilir, dirençli ve huzurlu şehirler haline getirdiklerini anlattı.
Türkiye’nin dört bir yanını büyük eserlerle ve dev yatırımlarla donattıklarını ifade eden Göktaş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Belediyelerimiz şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını giderirken sosyal politikaları da ihmal etmedi. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz merkezlerle AK Parti, yerelde eser siyasetinde, hizmet siyasetinde önemli başarılara imza attı. Şimdi önümüzde 31 Mart seçimleri var. 12 gün sonra hepimiz sandıklara gideceğiz. Bursa’da 31 Mart seçimlerinde Cumhur İttifakımızla büyük bir zafere imza atacağız. Büyük bir samimiyetle Bursa’ya hizmet eden Alinur Aktaş başkanımızla eser siyasetimize, hizmet siyasetimize ilk günkü heyecanla devam edeceğiz. Biz de bakanlık olarak, başkanlarımızın her daim yanında olacağız. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, Cumhur İttifakı ile Türkiye Yüzyılı’nda Bursa’yı her alanda güçlü bir şehir haline getirmek için çalışacağız.”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da Yunuseli Mahallesi’nde hizmete açtıkları merkezin ücretsiz olacağını belirterek, bu tür alanların sayısını gelecek dönemde çok daha ileriye taşıyacaklarını kaydetti.
Konuşmaların ardından “Yunuseli Aile Destek Merkezi ve Ana Kucağı”nın açılışı gerçekleştirildi.
]]>İLK 100 GÜN VAATLERİ
Proje tanıtım lansmanı şehitlerimiz için saygı duruşu, İstiklal Marşı ve selamalar ile başladı. Belediye Başkan Adayı Abdullah Küçükoğlu’nun tecrübeleri ve deneyimlerinin anlatıldığı biyografi filmi gösterildi. Biyografi filminin ardından ilk 100 gün vaatlerinden 5 projenin tanıtım videoları katılımcıların seyrine sunuldu. Bu 5 proje; + 1 KAT Projesi, Yeşilkent-Yeşilvadi Projesi, Avcılar Kent Meydanı, Avcılar Atatürk Kültür Merkezi, Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi olarak yer aldı.
LANSMANA YOĞUN İLGİ GÖSTERİLDİ
Avcılar’da ikamet eden vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği lansmana, Avcılar Koordinatör Milletvekili Nihan Ayan, AK Parti İstanbul il Başkan Yardımcısı Muhammed Emin Saraç, Ak Parti Avcılar İlçe Başkanı, Avukat Gürkan Aksoy, Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkan Yardımcısı, Muhammet Nur Kutun ve birçok isim katıldı.

“TEK RİSKLİ BİNA KALMAYANA KADAR DÖNÜŞECEĞİZ”
Abdullah Küçükoğlu’nun takdimleriyle 55 projenin Avcıların geleceği için öneminden bahsedildi. Abdullah Küçükoğlu “Sözümüz Var Avcılar’a” diyerek Avcılar’ı daha yaşanılabilir bir yer yapmak için projeleriyle beraber sözlerini verdi. Küçükoğlu özellikle kentsel dönüşüm vurgusu yaptı. “Tek bir riskli bina kalmayana kadar dönüşeceğiz. Başkanlığa geldiğim andan itibaren hızlıca Avcılar’ımızı dönüştüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
“PROJELERİMİZİ GELECEĞİ DÜŞÜNEREK TASARLADIK”
Avcılar için oluşturduğu gelecek vizyonunda projelerini 3 ana başlık altında toplayan Abdullah Küçükoğlu Daha dönüşmüş, daha ulaşılabilir, daha sosyal bir Avcılar vadediyoruz. Bir belediye başkanı şehri 5 yıl sonra, 10 yıl sonra, 50 yıl sonra nasıl olacak düşünmek zorunda. Biz de projelerimizi bunu düşünerek tasarladık.”dedi.
Dönüşüm, ulaşım ve yaşam başlığı altında ilan edilen 55 vizyon projesi ise şöyle;
Yılmaz, Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nde, Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan projelerin toplu açılışında, Malatyalıların ramazan ayını tebrik etti.
Malatya’da olmaktan mutlu olduğunu aktaran Yılmaz, şöyle konuştu:
“Bugün ‘AK Parti Belediyeciliği’ vizyonumuza yakışır 44 eserin açılışını yapıyoruz. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin bey ve ekibine teşekkür ediyorum. Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığımıza, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza ve tüm bakanlıklarımıza teşekkür ediyorum. Ben bu bölgenin çocuğuyum. Beş gündür bu bölgedeyim ve Malatya’ya uğramadan gitmek olmazdı. Malatya, bölgemizin cazibe merkezi. Her geldiğimde eser ve hizmet görüyoruz. Malatya’nın da plakası 44 herhalde bu sayı rastgele hazırlanmadı. Biten proje sayımız hepsi uyum içerisinde. İnşallah devam edeceğiz.”
Asrın felaketinin yaşandığı ilk günden bu yana Malatya’da devlet, millet el ele şehri ayağa kaldırmak için çalışıldığını anlatan Yılmaz, çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
“Şu ana kadar 46 bin civarında konutu teslim ettik”
Ticaretin yeniden canlanması, sosyal hayatın yeşermesi için gayret sarf ettiklerini dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bize düşen depremin yaralarını sarmak, bu illerimizi eskisinden de daha iyi bir noktaya taşımaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde ilk andan itibaren bu gayret içinde olduk ve buna da devam ediyoruz. Geçen sene merkezi idareden deprem bölgemize 930 milyar Türk lirası harcama yaptık. Bu yılın bütçesinde ise sadece merkezi idareden 1 trilyon 28 milyar lira ödenek ayırdık. Öncelikle kalıcı konutlar inşa ediyoruz hak sahiplikleri belirlendi, şimdi kalıcı konutlarımızı bitirip hak sahiplerine teslim ediyoruz. Şu ana kadar 46 bin civarında konutu teslim ettik, çok yakın gelecekte Sayın Cumhurbaşkanımız kura çekimiyle daha fazlasını dağıtacak. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonunda inşallah 200 bin civarında konutumuzu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Sadece Malatya ilimizde 17 Şubat’ta 5 bin 140’ı il ve ilçe merkezi, 1041 kırsalda olmak üzere toplam 6 bin 181 konutun kurası çekildi, 18 bin konutun inşaatı da şu anda devam ediyor.”
“Malatya Allah’ın izniyle eskisinden daha iyi hale gelecektir”
Malatya’da 54 bin haneye 3 milyar liraya yakın kira yardımı yapıldığını belirten Yılmaz, vatandaşların en kısa sürede kalıcı konutlara yerleştirileceğini ifade etti.
Yılmaz, şunları kaydetti:
“Yakın bir gelecekte Cumhurbaşkanımız yine bir kura çekimi gerçekleştirilecek tüm illerimiz için Malatya’mızın da bildiğim kadarıyla 1000 civarında hak sahibi bu hemen önümüzdeki günlerdeki kurayla kalıcı konutlarına kavuşmuş olacaklar. Konutlarla yetinmiyoruz, bir taraftan kalıcı konutları inşa ederken diğer taraftan altyapıyı ihya ediyoruz, imar ediyoruz. Yollardan doğal gaz tesislerine, elektrikten eğitim sağlık ünitelerine, ne gerekiyorsa altyapıya ciddi anlamda deprem bölgemizde yatırım yapıyoruz. Bununla da sınırlı değil, bir taraftan konut bir taraftan altyapı diğer taraftan üçüncü bir başlık olarak bu bölgelerimizde ekonomik ve sosyal hayatı canlandırıcı her türlü projeye destek veriyoruz. Malatya’da da biliyorsunuz organize sanayi bölgelerine, küçük sanayi sitelerine, bugün bu açtığımız eserde gördüğünüz gibi iş dünyamızın rahat bir şekilde üretim yapacağı alanlara ciddi destekler veriyoruz, teşvikler veriyoruz. Ekonomik olarak Malatya Allah’ın izniyle eskisinden daha iyi hale gelecektir.”
Yılmaz, 31 Mart yerel seçimlerinde AK Parti Malatya Büyükşehir Belediyesi Başkanı adayı Sami Er’in, belediyecilik tecrübesine sahip ve seçimlere hazır olduğunu söyledi.
Yapılan yatırımlardan emeği geçenlere teşekkür eden Yılmaz, Malatya’nın eskisinden daha iyi olacağını sözlerine ekledi.
Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan hizmetlerin toplu açılışı gerçekleştirildi.
Açılışa, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve vatandaşlar katıldı.
]]>Kadın ve Demokrasi Vakfı, 11-22 Mart tarihleri arasında New York’ta gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu 68. Oturumu çerçevesinde Türkevi’nde “Bütüncül İyi Olma Hali için Birlikte Yürümek: Kadın Merkezlerinden Alternatif Uygulamalar” başlıklı panel düzenledi. Dünyadaki kadın destek merkezleri ve sığınma evlerinin temsilcilerinin katıldığı panelde, dezavantajlı kadınlara destek veren merkezlerin yanı sıra en iyi uygulama örneklerinden biri olan vakfın “Kadın Destek Merkezleri” anlatıldı. Panelistler iyi uygulama örnekleri üzerinde durdu. Türkevi’nde gerçekleştirilen panel, Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı.
“Merkezlerin amacı kadınların ekonomik ve sosyal dönüşümünü desteklemek”
Kadın Destek Merkezlerinin 2022 yılında faaliyete geçtiğini ifade eden Gümrükçüoğlu, “Projenin amacı 15-29 yaş arası NEET, yani ‘Not in Education, Employment or Training’, kadınların ekonomik ve sosyal dönüşümünü desteklemek. NEET kategorisinde yer alan, kendini yalnız hisseden ve desteğe ihtiyaç duyan kadınlar, merkezimize başvurabiliyor. Kadınlar buraya gelerek sorularına cevap bulabiliyor, ihtiyaçları olan her alanda destek isteyebiliyorlar. Merkezlerimizde psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan profesyonel ekiplerimiz var” ifadelerini kullandı.
Merkezin işleyişi hakkında detaylı bilgiler veren Gümrükçüoğlu, sadece İstanbul’daki Kadın Destek Merkezinde 2 bin 517 kadına hizmet verdiklerini söyledi. Konuşmasında 6 Şubat depremine de değinen Gümrükçüoğlu, “Depremin 3. haftasında Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta Kadın Destek Merkezlerimizi açtık. Deprem sonrası ne yapacağını, nereden yardım alacağını bilmeyen kadınlara rehberlik ettik. Kadınlara ve çocuklara kurslar, etkinlikler, eğitimler düzenledik. Deprem bölgesindeki Kadın Destek Merkezleri aracılığıyla psiko-eğitimler ve grup çalışmaları ile 372 kişiye, rehabilitasyon faaliyetleri kapsamında düzenlenen kurslarla 475 kişiye, kadınların istihdamına yönelik eğitimlerle 50 kişiye ulaştık. Toplamda ise deprem bölgesinde açtığımız Kadın Destek Merkezlerimiz ile bir yılda 6 bine yakın kadına hizmet verdik” diye konuştu.
“Amacımız kadınların karşılaştıkları zorlukların parametrelerini ve refah imkanlarını çeşitli örneklerle ele almak”
Moderatörlüğünü vakfın Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Nursem Keskin Aksay’ın yaptığı panelde, kadın destek merkezleri ve iyi uygulamaları anlatmak üzere New Jersey’deki Women’s Rights Information Center adına Lil Corcoran, Faces of Hope adına Jean Fisher, Women Welfare Organisation adına Amna Rumaisa, Malikah adına Rana Abdelhamid ve Türkiye’den vakıf adına Aslıhan Nişancı konuşmacı olarak yer aldı. Nursem Keskin Aksay konuşmasında, “Vakıf olarak bugün düzenlediğimiz programın amacı alternatif kadın destek merkezi modelimizi anlatmak ve kadınların hayatın farklı alanlarında karşılaştıkları zorlukların karmaşık parametrelerini ve bütünsel refah imkanlarını dünyanın dört bir yanından çeşitli örneklerle ele almak” ifadelerini kullandı.
Kadın Destek Merkezi proje danışmanı Doç. Dr. Aslıhan Nişancı ise vakfın kurduğu Kadın Destek Merkezlerinin bütüncül, kapsayıcı ve yenilikçi vaka yönetimi süreçlerini anlatarak, “İstanbul’da ve deprem bölgesinde kadınları desteklemekle kalmıyor, güçlenme süreci boyunca onlara eşlik ederek bu özel yolculuğu kadınlara kolaylaştırıyoruz” dedi.
Vakıf, 2014 yılında Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu 58. Oturumu ile başlattığı gözlemci katılım sürecini 2015 yılından itibaren etkinlik düzenleyici olarak yürütüyor. Vakıf, bu yılki BM oturumlarına biri Kadın Destek Merkezleri, diğeri ise Gazze’de devam eden soykırım konulu iki etkinlikle katılıyor. – NEW YORK
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığı, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Trabzon Üniversitesi iş birliğiyle yapımına 2020’de başlanan Sporda Performans Ölçüm ve Yetenek Merkezi, 2023 yılı nisan ayında faaliyete girdi.
Dünyada performans ölçümleri ve geliştirilmesinde yaygın kullanılan yüksek standartlara ve güncel teknolojilere sahip cihazlarla donatılmış merkezde, mevcut trendler ışığında ölçümlere tabi tutulan sporculara performans gelişiminde kılavuzluk ediliyor.
Ameliyat ya da yaralanma sonrası evredeki sporculara rehabilitasyon hizmeti de sunulan merkezde, 5 antrenör ve 2 fizyoterapist görev yapıyor.
Bektaş: “Herkesi buraya bekliyoruz”
Trabzon Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Bektaş, AA muhabirine, Sporda Performans Ölçüm ve Yetenek Merkezi’nin, Türkiye’de bu alanda hizmet veren 3 kurumdan biri olduğunu söyledi.
Dünyada akredite edilmiş 12 spor merkezinden biri olan ABD’deki SPIRE Academy’yi yerinde inceleyerek Trabzon’daki merkezi oluşturduklarını belirten Bektaş, “Şu an elde ettiğimiz verilere göre, orayla belki yarışmayacağız ama boy ölçüşebilir hale geleceğiz inşallah.” dedi.
Bektaş, merkezin hedefinin dünya standartlarına ulaşmak olduğuna işaret ederek, “Türkiye’de sporcu ve öğrenci eksiği yok, sadece doğru çalıştırılma eksikliği var. O yüzden bizim antrenörlerimizin bilimi okuması, veriyi okuması gerektiğini bilmemiz lazım.” diye konuştu.
Bölgedeki bütün sporcular ile antrenörleri bu tesisten faydalanmaya davet eden Bektaş, şunları kaydetti:
“Bize gelen herkesi bu ölçütlerde ağırlamaya hazırız. Spor insanları ve antrenörler, sporcularını ölçtürmekten, veriyi kullanmaktan korkmasınlar. Burada elde edilen veri muhakkak onlara anlatılacaktır. Dünya ile yarışacaksanız, hedefiniz buysa, onların teknolojileri ile kuşanacaksınız. Biz bu ülkeye hizmet etmekle mükellefiz. Herkesi buraya bekliyoruz.”
İnan: “Tüm bunlar sporcularımıza hizmet etmek için”
Sporda Performans Ölçüm ve Yetenek Merkezi Müdürü İsmail İnan, açıldığı tarihten bugüne bin 200 sporcuya hizmet verdiklerini aktardı.
Türk sporuna katkı sağlamak istediklerini dile getiren İnan, şunları söyledi:
“Sporculardan veri elde ederek her branşa göre daha iyi, daha hızlı ve daha başarılı gençler yetiştirmek istiyoruz. Sadece analiz değil, sakatlık geçiren sporcularımızı eski seviyelerine getirmek için tedavi süreçlerimiz de var. Tüm bunlar sporcularımıza hizmet etmek için. Cihazlarımızla ölçümler yapıldıktan sonra veriler bilgisayarda sunuculara atılıyor. Bu veriler belli bir sayıya geldikten sonra yapay zeka ile değerlendirilecek. Aynı zamanda sporcuların eksikleri ve ne olması gerektiği üzerinde durulacak. Böylece Türk sporcu normunu oluşturacağız.”
Merkezde akademik danışman olarak görev yapan Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Erkan Tortu, bir sporcuyu çalıştırmak için onun fizik ve fizyolojisinin iyi bilinmesi gerektiğini belirtti.
Merkezin bu bilgilerin toplanması konsepti üzerine kurulduğunu kaydeden Tortu, “Burada sporcuların gelişim takibini yapıp, geri bildirimlerini veriyoruz. Özellikle atletizmde bir milisaniyelik hata sizi madalyadan edebiliyor. O hataların önüne geçebilmek için sporcuların nerede problemleri var, bunun geri bildirimlerini veriyoruz.” açıklamasında bulundu.
]]>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, +1 Down Sendromlular Derneği iş birliğiyle, Buğday Tanesi Engelsiz Sosyal Yaşam ve Eğitim Merkezi Köyü’nün açılışı gerçekleşti. Gölcük Nüzhetiye Mahallesinde (Döşeme Köyü) hayata geçen merkezin açılışına Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, Gölcük Belediyesi Başkanı Ali Yıldırım Sezer, özel gereksinimli bireylerle aileleri katıldı. Büyükşehir ortaklığıyla hazırlanan proje, bebekken buğday tarlasında çıkan yangında vücudunun büyük bölümünde kalıcı yanıklar oluşan ve ellerini kaybeden Milletvekili Serkan Bayram’ın hayata tutunma mücadelesini anlatan ‘Buğday Tanesi’ filminden esinlenerek ortaya çıktı. Mucizenin ve yeniden doğuşun simgesi olması planlanan Buğday Tanesi Engelsiz Sosyal Yaşam ve Eğitim Merkezi Köyü’nde, down sendromlu bireylere yönelik günlük yaşam becerileri, çamaşır katlayabilme, yemek ve ütü yapabilme, öz bakım, müzik, halk oyunları gibi daha pek çok konuda eğitim verilerek hayata tutunmalarıyla yeni mucizeler ortaya çıkacak.
Özel bireyler buğday unu öğütecek
Büyükşehir Belediyesinin işbirliği ile açılan Gölcük Nüzhetiye Mahallesinde (Döşeme Köyü) bulunan 120 öğrenci kapasitesine sahip merkezde kütüphane, dinlenme alanı, 2 grup eğitim sınıfı, uygulama evi, 6 bireysel eğitim sınıfı, 6 metrekare sera ve aromatik bitkilerin ekimine uygun halen getirilen 2 dönüm bahçe yer alıyor. Ayrıca özel gereksinimli bireylere ve ebeveynlerine yönelik II. Abdülhamit Han’ın Baş Mabeyincisi Hacı Ali Paşa tarafından yaptırılan Nüzhetiye Hacı Ali Paşa Cami içerisinde değerler eğitimleri verilmesi planlandı. Öğrencilere hizmet verecek merkezin içerisinde yer olan su değirmeninde mısır unu, buğday unu öğütme işlemi yaptırılacak. Buğday Tanesi Eğitim Merkezi Köyü’ne gelen bireylerin ruhsal destek hizmeti yanında günlük spor hareketlerini yapabilecekleri alan da bulunuyor. Ayrıca öğrencilere iki öğün yemek verilecek.
“Yeter ki inanalım”
“Hayalleri gerçekleştirmek için yola çıkarsanız, o hayaller gerçek olur” diyerek ideallerin peşinden koşulması gerektiğine dikkat çeken Başkan Büyükakın, “Dünyayı güzelleştiren insanlar bir idealin, güzelliğin peşinden koşmalı. Hacı Bayram Veli Hazretleri bir sözünde, ‘İnsanın gönlünde ne varsa şehre onu yansıtır. Gönlü taşlı olanın şehri taş, gönlünde aşk olanın şehri gülistan olur’ diyor. Güzel insanlar şehri güzelleştiriyor. Milletvekilimiz Serkan Bayram’ın kitabında yazdığı şu cümleyi size söylemek istiyorum, ‘Düştüğünde değil vazgeçtiğinde kaybedersin’ diye çok güzel bir ifadesi var. Yeter ki inanalım, çok güzel işler yaparız ve şehrimiz her gün daha güzel olur. Önemli olan hoş bir seda bırakmak” dedi.
Ayrıca Başkan Büyükakın, köyde bulunan tarihi caminin restore edilmesi talimatını da verdi.
Engelli ve Yaşlı Refahı Bakanlığı’nı kuracak ve dünyada bir ilk olacağız”
Bebekken başına gelen acı olay sonrasında hayata tutunan Milletvekili Serkan Bayram, “Engelliler öğretmen olamazken öğretmen, hakim olmazken hakim oldu. İnşallah kaymakamlıkla da yasal düzenlemeyi yapıyoruz. Engelliler kaymakam da olacak. Türkiye yüzyılında engelli valimizi, büyükelçimizi, bakanımızı göreceğimiz bir yüzyıl olacaktır. Engelli ve Yaşlı Refahı Bakanlığı’nı Türkiye’ye kuracak ve dünyada bir ilk olacağız” diye konuştu. – KOCAELİ
]]>Piknikte özel bireyler ve ailelerine seslenen Seçer, her kesimin ve herkesin sorununa çözüm bulmak, yanında olmak için çaba sarf ettiklerini söyledi. Özel gereksinimli bireylerin ve ailelerin de yanlarında olduklarını belirten Seçer, “Özel çocuklara ayırdığınız zamanı, yaşadığınız zorlukları, meşakkati tabi ki yaşamayan, yaşayan kadar bilemez ama belediye başkanı hepsini bilmek zorunda. Belediye başkanı herkesin acısını hissetmek zorunda. Evinde hastası olmayan, hastası olanın derdini bilmez, karnı tok olan aç olanın halini bilmez ama belediye başkanı bilecek. İşçinin, çiftçinin, özel çocuğu olanın, kadının, yaşlının, kimsesizin derdini bilecek. Onunla dertlenecek, çözüm üretecek. Biz 5 yıldır böyle devam ettik” dedi.
“Yenişehir’de Otizm Aile Danışma Merkezi kurduk”
Vatandaşlardan aldıkları destekle kendilerini daha güçlü hissettiklerini dile getiren Seçer, “Bize yönelik kötülüklere karşı hep dimdik ayakta durduk. Çünkü sorumluluğumuz var. İnsanlar bize güvendi, inandı. İmkansızı imkana dönüştürdük, bugünlere geldik. Her zaman vatandaşlarımızın desteği, sevgisi, saygısı bizim güç kaynağımız oldu” ifadelerini kullandı.
Büyükşehir Belediyesinin birçok dairesinin özel gereksinimli bireyler için önemli hizmetler verdiğini aktaran Seçer, şöyle devam etti: “Engelsiz yaşam merkezimiz hizmetlerine zenginleştirerek devam etti. Yenişehir’deki engelsiz yaşam parkımızda özel çocuklarımızla ilgili önemli hizmetler yaptık. 0-3 yaş otizm tanısı konan çocukların eğitimi için Yenişehir’de Otizm Aile Danışma Merkezi kurduk. Vatandaşlarımızdan olumlu geri dönüşlerini alıyorum. Bu memnuniyet beni ziyadesiyle memnun ediyor.”
“Etkinliklere 12 bin 259 vatandaşımızın katılmasını sağladık”
Özel gereksinimli bireylerle ilgili verdikleri hizmetleri, katılımcılarla paylaşan Seçer, “Engelli transfer aracı hizmetimiz kesintisiz devam etti. Akülü sandalye şarj istasyonlarımız ilave istasyonlarla hizmetlerini sürdürüyor. Yine medikal malzeme yardımlarımız, işaret dili tercümanı hizmetimiz ve görüntülü destek hattımız devam ediyor. ‘Simit Arabam Engel Tanımam Projesi’ de devam ediyor. Sosyokültürel etkinlikler ve farkındalık çalışmaları kapsamında özel gün ve haftalarda özel gereksinimli bireylere yönelik etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar da yaptığımız 188 etkinliğe, 12 bin 259 vatandaşımızın katılmasını sağladık” diye konuştu.
“Alzheimer Yaşam Merkezi hazırlıyoruz”
Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığının evde sağlık ve bakım ekibi sayesinde ulaştıkları kişi sayısına değinen Seçer, bu kapsamda 5 bin 165 engelli bireye toplam 74 bin 177 kez bakım hizmeti verdiklerini vurguladı. Yeni açılacak sağlık tesisleri hakkında da bilgi veren Seçer, “Tarsus Atatürk Parkı Sağlıklı Yaşam Danışma Merkezi’nde 300 metrekarelik alanda psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen eşliğinde psikolojik danışmanlık, egzersiz ve sağlıklı beslenme ile kilo kontrolü konusunda danışmanlık hizmetleri vereceğiz. Bu birimde, hamilelikte de fiziksel aktivite ve egzersiz danışmanlığı da yapacaklar” dedi. Alzheimer’ın günümüzün ve çağımızın önemli hastalıklarından olduğuna işaret eden Seçer, Yenişehir’de 220 metrekare kapalı alanı Alzheimer Yaşam Merkezi hazırladıklarını da duyurdu.
“Ayrım yapmadan hizmet etme gayreti içerisinde olduk”
Bugüne kadar Mersin halkına Anamur’dan Tarsus’a kadar hiçbir ayrım yapmadan hizmet etme gayreti içerisinde olduklarını vurgulayan Seçer, “Ben ve çalışma arkadaşlarım ile belediyede hizmet veren 11 bin kişi bu anlayışla çalıştı. 1 Nisan’dan sonra da görevimize devam edeceğiz. Mersinli hemşehrilerim, 31 Mart akşamı Mersin’den tüm Türkiye’ye bir mesaj gönderecek ve ayrım yapmadan hizmetin sandıktan destek olarak döneceğini tüm gösterecek” diye konuştu.
Özel çocuklar ve aileleri, verilen yemeğin ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası eşliğinde eğlenme fırsatı buldu. – MERSİN
]]>Karacabey Atatürk Spor Salonunda düzenlenen proje toplantısına; AK Parti MKYK Üyesi Önder Matlı, AK Parti İlçe Başkanı Gültekin Saygısever, MHP İlçe Başkanı Ahat Şanlı, AK Parti kurucu İlçe Başkanı Mehmet Salih Bağış, AK Parti ve MHP ilçe yönetimleri, muhtarlar, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Düzenlenen toplantıya 7’den 70’e Karacabeyli vatandaşlar büyük ilgi gösterirken, organizasyonda sahneye çıkan Başkan Ali Özkan, Karacabey’de ‘gerçek belediyecilik’ anlayışıyla yatırımların hız kesmeden devam edeceğini belirterek, yeni dönemde Karacabey’in altın çağını yaşayacağını söyledi.
Karacabey Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi kurulacak
Konuşmasında, tarımın ülkemizdeki en önemli merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Özkan, Karacabey Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesini yeni dönemde kente kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu söyleyen Özkan, “Deprem maalesef Türkiye’nin gerçeği. İlçemizde bina stoku açısından çok fazla riskli yapı yok. Ancak biz, Karacabey Belediyesi olarak bu konuda tedbirli adımlar atmayı sürdürüyoruz. AKUT ile yaptığımız iş birliği neticesinde, Karaca Park içerisinde modern bir eğitim merkezi yakında tamamlanmış olacak. Hayata geçireceğimiz Afet Farkındalığı Kompleksi şehrimize bu anlamda önemli katkılar sağlayacaktır. Elbette temennimiz bunlara hiç gerek kalmaması ama deprem ülkesinde yer alan konumumuz, bu tarz afetlere karşı bilinçli ve koordinasyon içerisinde olmamızı gerektiriyor. Bu anlamda kentimizde depreme dirençli rezerv yerleşim alanları kazandırmayı hedefliyoruz” dedi.
Karacabey merkezi atık su arıtma tesisi inşa edilecek
Yeni yatırımlarla Karacabey’in geleceğinin sağlam temellerle inşa edildiğini aktaran Özkan, Bursa Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ marifetiyle Karacabey’de yürütülen ve kentin 100 yıllık ihtiyacına yanıt verecek altyapı çalışmalarının ardından, Karacabey’e arıtma tesislerinin inşasının da hızla devam ettiğini söylerken, yeni dönemde Karacabey Merkezi Atık Su Arıtma Tesisini de kente kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.
Karacabey’de bu yıl 12’ncisi düzenlenen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarının, Türkiye’nin dört bir yanından üretici ve çiftçilerin katılımıylabüyük ilgi gördüğünü aktaran Özkan, “Bizler, Karacabey’i her anlamda daha ileri götürebilmek için çalışıyoruz. Şehrimizde düzenlenen organizasyonlara ilgi her geçen gün daha da artıyor ve yeni alanlara ihtiyaç duyuluyor. Bu noktada çok daha geniş kapasiteye sahip fuar ve etkinlik alanını Karacabey’e kazandırmak istiyoruz” dedi.
Başkan Ali Özkan, 3T vizyonunun önemli parçalarından biri olan turizmle ilgili çalışmaları yeni dönemde de hız kesmeden sürdüreceklerini ifade ederken, Karacabey Longozu ve Ihlamur Ormanları Milli Parkı ile Karacabey’in turizm pastasından daha fazla pay almaya devam edeceğini ifade etti.
Kırsal yerleşim alanları genişletilerek, kırsala dönüş teşvik edilecek
Özellikle pandemi sürecinden sonra Türkiye’de kırsala dönüşün hızlanmaya başladığını aktaran Özkan, “Karacabey’imiz, zengin coğrafyasında organik ve doğal tarım faaliyetleri ile bir üretim merkezi konumumda. Ayrıca 23 kilometrelik Türkiye’nin en uzun doğal kumsalı, Marmara Denizi’ne olan kıyıları ve hemen yanı başımızdaki longoz ormanı, ıhlamur ormanı ile sağlıklı ve doğal yaşam için ideal kentlerden biri. Özellikle pandemi sürecinden sonra, alternatif turizmin yaygınlaşması ile kentimize olan ilgi de her geçen gün daha da artmaya başladı. Bu anlamda biz de kırsal yerleşim alanlarımızı daha da genişleterek, kırsala dönüşü teşvik etmeyi hedefliyoruz. Bunu yaparken de kırsal turizm alanlarıyla ilgili yeni rotalar da oluşturacağız” diye konuştu.
Karacabey’e Rehabilitasyon ve Yaşlı Bakım Merkezi
Sosyal belediyecilik anlayışı ile ihtiyaç sahibi vatandaşların her an yanlarında olmaya devam ettiklerini vurgulayan Özkan, yeni dönemde kente rehabilitasyon ve yaşlı bakım merkezi kazandırmayı hedeflediklerini de söyledi.
Okçuluk Kompleksi Karacabey’e yakışacak
Özkan, sporun ve sporcunun kenti Karacabey’de, 7’den 70’e tüm vatandaşları spora yönlendirmek ve spora teşvik etmek amacıyla spora yönelik yatırımlara yeni dönemde de devam edeceklerini söylerken, bu noktada şehre okçuluk kompleksi kazandırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Karacabey’e Yarı Olimpik Yüzme Havuzu
Başkan Özkan, son yıllarda sporla da anılan ve spora verilen destekler sayesinde, pek çok branşta Türkiye’de önemli başarılarla adından söz ettiren Karacabey’in spor yatırımlarının bununla da sınırlı kalmayacağını ve yarı olimpik yüzme havuzunu da yeni dönemde kente kazandırmak istediklerini söyledi.
Dijital Gençlik ve Spor Merkezi yeni cazibe merkezi olacak
Karacabey’de hayata geçirdikleri gençlik merkezinin büyük ilgi gördüğünü belirten Başkan Ali Özkan, yeni dönemde kente dijital gençlik ve spor merkezi kazandırarak, bu konuda hamlelere devam etmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Gençler Teknoloji Atölyesinde geleceği şekillendirecek
Karacabey’in 3T vizyonunun önemli parçalarından biri olan teknolojik yatırımlar noktasında da çalışmalara devam ettiklerini ifade eden Özkan, güçlü Türkiye yolunda teknoloji üreten ve geliştiren gençlere ihtiyaç duyulduğunu, bu noktada da genç mühendisler ile öğrenciler için teknoloji atölyesi ve kuluçka merkezini Karacabey’e kazandıracaklarını söyledi.
Kariyer buluşmaları ve rehberlik araştırmaları hizmeti
Özkan, Karacabey Belediyesi olarak iş dünyasına adım atmaya hazırlanan gençlere de kariyer buluşmaları ve rehberlik araştırmaları hizmeti ile destek olmayı hedeflediklerini söylerken, ülkemizin geleceğine nitelikli iş gücünü kazandırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.
Karacabey’in yöresel lezzetleri geleceğe taşınacak
Tarıma dayalı sanayisiyle köklü bir geçmişi bulunan ve sahip olduğu geniş coğrafyasında, yaygın tarımsal faaliyetlere ve bereketli topraklara ev sahipliği yapan Karacabey’de çok sayıda ürünün yetiştiğini dile getiren Özkan, özellikle Karacabey’in domates, defne, kırmızı biber, soğan, saç tava, ıhlamur ve mihaliç peyniri gibi lezzetlerinin, yöresel ürün pazarı ile geleceğe taşınacağını söyledi.
Öte yandan, düzenlenen lansmanda projelerini açıklayan Özkan, sonrasında vatandaşlarla bol bol fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedi. – BURSA
]]>‘Yeni Dönemde Yıldırım İçin Fazlası Var’ sloganıyla Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nde düzenlenen programa Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra önceki dönem Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, Ayhan Salman, Emel Gözükara Durmaz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Recep Altepe, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, MHP Bursa İl Başkan Yardımcısı Ferhat Daysalı, MHP Yıldırım İlçe Başkanı Kadir Taşçı, Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katılım sağladı. 2019 yılından bu yana sokakları erguvan kokan Yıldırım için canla başla çalıştıklarını ifade eden Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, bu şehrin en temel ihtiyaçları için her alanda ciddi hamleler yaptıklarını ve projeler geliştirdiklerini söyledi. Yıldırım’ı Uludağ’ın eteklerine kurulmuş, derelerle, vadilerle bezenmiş bir kent olarak gördüklerini aktaran Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Bizim bir Yıldırım tasavvurumuz var. Bu şehir ki mayası gönüller sultanı Emir Sultan tarafından yapılmıştır. Yıldırım Beyazıt Han’ın cesaretini, Çelebi Mehmet Han’ın ferasetini ve Emir Sultan’ın manevi şahsiyetini kendimize rehber edindik. Kapıları bereketle açılan sıcacık yuvalara, çocuklarımızın geleceğini inşa eden mekanlara, kadınlarımızın emeklerini destekleyen imkanlara ve her bir insanımızın kendini değerli hissettiği bir Yıldırım’ı inşa etmeye çalıştık. Çünkü Yıldırım değerlerin şehridir dedik. Yıldırım’ı yeşiliyle, tarihiyle, yaşayan mekanlarıyla ve güçlü insan kaynağı ile böyle tasavvur ettik. Bu kadim şehir için daha yapacak çok işimiz, birlikte yürüyecek çok yolumuz var. Şimdi Yıldırım için fazlası var” dedi.
“Parlayan bir marka şehir inşa edeceğiz”
Gelecek dönemde hayata geçirecekleri tüm projeler ve hizmetler ile parlayan bir Yıldırım inşa edeceklerini aktaran Başkan Oktay Yılmaz, imardan ulaşıma, kültür sanattan eğitime, yeşil alanlardan turizme kadar tüm projelerde insan odaklı Yıldırım yaklaşımını ön planda tutacaklarını belirterek, “İnsan odaklı anlayışımızı yönetimde de sürdürüyoruz. Bir zincir halinde ilerleyerek her bir halkamızın bu şehre değer katacak birer unsura dönüşmesini sağlıyoruz. Bunu tek başımıza değil bu şehirde yaşayan aziz Yıldırımlıların katkısı ile başaracağız. Bu şehri dönüştürmek ve geliştirmek yalnızca kentsel dönüşüm çalışmaları sağlamak ile ilgili değildir. Şehre bir ufuk koymayı gerektirir. Şehrimiz eğitim ile parlasın diye kültür yaşam merkezleri ve yeni uyumayan kütüphaneler açmaya devam edeceğiz. Gençlerimizde bu kütüphanelerde çalışıp nice başarılara imza atmaya gayret edecek. Birlikte çalışacağız ve bu Yıldırım eğitim ile parlayacak. Tam donanımlı spor komplekslerine yenilerini ekleyeceğiz, şehrimiz kupa ve madalyalar ile parlasın diye spora gönül vermiş her bir hemşehrimizin gelişimine destek olmaya devam edeceğiz. Gençlerde azimle ve kararlılıkla antrenmanlara katılıp bu şehre yeni başarılar kazandırmak için alın teri dökecekler. Kadınlarımıza da çok görev düşüyor. Bu şehri marka bir değer yapmak için yeni kooperatifler açmaya devam edeceğiz. Onlar da burada üretime destek olacak ve marka değeri kazandıracak coğrafi işaretli ürünlere imza atacak. Hep birlikte parlayan bir marka şehir inşa edeceğiz. Yıldırım’ı dirençli şehirleşmeyle, ulaşımıyla, teknolojiyle, tarih ve turizmle, kültür ve sanatla, yeşiliyle ve doğasıyla, sağlık ve sporuyla, yaşam alanlarıyla, sosyal belediyecilikle parlayan bir tasavvurla hareket edeceğiz” diye konuştu.
40 bin tapu
Yıldırım’ın temel önceliğinin imar ve kentleşme olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, bu problem çözülmeden kentsel dönüşümün sağlıklı yürütülmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Yıldırım Belediyesi olarak imar uygulama planlarına kalıcı çözüm getirerek, adeta sessiz bir devrim gerçekleştirdiklerini vurgulayan Başkan Yılmaz, Yıldırım’da hizmetin önündeki en büyük engeli kaldırdık. Bu minvalde imar uygulamalarımıza başlayarak, 15 bin hak sahibine tapularını teslim ettik. Kısa süre içerisinde bu sayıyı 40 bine çıkaracağız son aşamadayız. Yaptığımız imar uygulamaları bugün belki tam anlamıyla görülmüyor olabilir. Ancak, mülkiyet problemini ortadan kaldıran, özellikle ilçemizin riskli alanda yeni ve güvenli yaşamın önünü açan imar ve plan uygulamaları bu şehir için adeta sessiz bir devrimdir. Bu uygulamalar ile 68 bin metrekare spor alanın, 36 bin metrekare sağlık alanını, 680 bin metrekare yeşil alanını, 93 bin metrekare sosyal ve kültürel alanı, 78 bin metrekare cami alanını ve 250 bin metrekare okul alanını bedelsiz olarak ilçemize kazandırdık” diye konuştu.
30 bin konut hedefi
Yıldırım’da süregelen plansız büyüme ve çarpık yapılaşmanın beraberinde getirdiği sorunları ortadan kaldırmanın tek yolu kentsel dönüşüm olduğunu aktaran Yılmaz, “Güvensiz, sosyal alanları ve ulaşım aksları yetersiz bölgelerimizi, güvenli konutlar, yaşam standartları yüksek, ulaşım ağı gelişmiş, ortak kullanım alanları ile desteklenmiş, yaşam alanlarına dönüştürüyoruz. Mevlana Mahallesi ilk etapta hemşehrilerimiz dün anahtarlarına kavuştu. Çınarönü, Mimarsinan, Ulus ve DavutkadıMahalleleri’nde yürüttüğümüz kentsel dönüşüm projeleri devam ediyor. Gerçekleştirdiğimiz imar planı uygulamaları sonrası Büyükşehir Belediyesi’nin bölgemizde gerçekleştirdiği dönüşüm çalışmaları mevcut. Özel sektöre verdiğimiz destekle 9 noktada katlar hızla yükseliyor. Şu anda proje çalışmaları devam eden 5 kentsel dönüşüm projemiz, önümüzdeki dönem için özel sektöre destek vereceğimiz 4 dönüşüm projemiz var. Kentsel dönüşüm projelerimizi yalnızca bu projelerle değil, gönüllülük ile tüm ilçemizde gerçekleştireceğiz.Hedefimiz, yeni başlatacağımız hamlelerle önümüzdeki 5 yıl içinde 30 bin konutu dönüştürerek hemşehrilerimizi bu güvenli şemsiye altına almaktır. İlçemize Kentsel Dönüşüm Uzlaşma ve Arabulucuk Ofisi ile Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi kazandıracağız. Yine Kent Estetiği ve Kentsel Tasarım Rehberi oluşturacağız” dedi.
Alışveriş merkezi müjdesi
Belediyeciliği altyapı ve yol yapmaktan ibaret gören klasik anlayışı kabul etmediklerinin altını çizen Başkan Yılmaz, “Spor merkezlerinden kütüphanelere, pazar yerlerinden sağlık merkezlerine hemşehrilerimizin yaşam konforunu artıracak tesisleri Yıldırım’a kazandırıyoruz. Hem kamu kurumlarımızın hem de hayırseverlerimizin de desteğini alarak Yıldırım’ı geleceğe taşıyoruz. Yıldırım’ın ilk alışveriş merkezi olan Kaplıkaya Sosyal Yaşam ve Alışveriş Merkezi’ni ilçeye kazandırıyoruz. İlçemizin sosyal ve kültürel yaşamına yeni bir soluk kazandıracak Duaçınarı Kültür ve Kongre Merkezi’ni hayata geçiriyoruz. Sosyal destek hizmetlerimizi tek merkezden daha etkin bir şekilde yürütmek için Yıldırım Sosyal Destek Merkezi’ni Yıldırım’a kazandırıyoruz. Yıldırım Hayvan Barınağı’nı sil baştan yeniliyoruz. Can Dostlar Pati Parkı’nı, Up Kafe’yi, Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi’ni, Yavuzselim ve Hacivat Kütüphane ve Gençlik Merkezleri’ni, Aşık Sümmani Kültür Merkezi’ni, 11 adet modern kapalı pazar alanını, 5 adet aile sağlık merkezini hizmete açacağız” dedi.
Şehirlerin marka değerlerinin en ön önemli göstergelerinden birisinin kişi başına düşen yeşil alan miktarı olduğunu aktaran Başkan Yılmaz, “Daha göreve geldiğimiz gibi Yıldırım’a kişi başı bir metrekare yeşil alan kazandırmayı taahhüt ettik. 663 bin metrekareye tekabül hedefimize kısa süre içerisinde ulaşınca bu sefer hedefimizi 1,5 milyon metrekare olarak güncelledik. Bugün itibari ile bunun 1 milyon 200 bin metrekaresini tamamladık. Önümüzdeki dönem Hünkar Korusu, Cumalıkızık Manej Alanı, Zeyniler Seyir Terası, Yıldırım, Küreklidere, Değirmenönü Orman Parkları’nı, Şirinevler ve Deliçay Kent Parkları’nı, Fevziye Parkı’nı ve Yıldırım Çocuk Köyü’nü, onlarca mahalle parkını ilçemize kazandıracağız. Dere ıslah çalışmaları gerçekleştireceğiz. Enerji Verimliliği Ofisi ve Güneş Enerji Santrali’ni Yıldırım’a kazandıracağız” sözlerini kaydetti.
Teknoloji yatırımları
Yıldırım’a kazandıracakları teknoloji yatırımları ile teknolojide parlayan bir Yıldırım inşa edeceklerini söyleyen Yılmaz, “İlçemize ar-ge odaklı çalışmalar yürütülecek, projeler geliştirilecek Yıldırım Teknopark ve Şehir Kuluçka Merkezi kazandıracağız. Yapay zeka teknolojilerinin kullanımı ve geliştirilmesine yönelik eğitimlervereceğimiz bir yapay zeka merkezi kuracağız. Profesyonel e-spor takımlarının rahatlıkla oyun oynayabilecekleri, yıl boyunca sertifikalı oyunculuk, koçluk menajerlik ve yayıncılık dersleri alabilecekleri Yıldırım e-Spor Merkezi’ni kazandıracağız. İçerik oluşturma, çekim ve kurgunun yanı sıra telif ve kurallar hakkında da teorik ve uygulamalı dersler verilecek Stüdyo Yıldırım’ı gençlerimiz için açacağız ve teknoloji alanında yeni fikirlerin önünü açacağımız Hackathon etkinlikleri düzenleyeceğiz” sözlerini aktardı.
Değerlerin kenti yıldırım
Yıldırım’da sadece inşa edilen değil aynı zamanda ihya edilen bir şehir tasavvurları olduğunu vurgulayan Başkan Yılmaz, “Önümüzdeki dönem için bir ‘Turizm Master Planı’ hazırlayacağız. Kentimizin turizm planlarının gelişimine katkı sunacağımız Yıldırım Külliyesi Sosyal Yaşam Alanı’nı, Zaman Medeniyeti Müzesi’ni, Cumalıkızık Çarşısı’nı, İsabey Cephe Sağlıklaştırma Projesi’ni, Murad Emri Efendi Evi’ni, Yıldırım Bilgi ve Hikmet Evi’ni ilçemize kazandırmak için çalışmalar yürüteceğiz. Müsellim Köşkü’nü ve sivil mimari örneklerini ihya edeceğiz. Büyükşehir Belediyemiz ile Setbaşı- Yeşil Emirsultan Yayalaştırma Projesi ile tarihi mekanlar ve yapılar arasındaki ilişkiyi güçlendirerek Yıldırım’ın turist kapasitesini artıracağız. Ayrıca bu çerçevede tur otobüslerinin parklaşması için imkanlar oluşturacağız” dedi.
Kültür ve sporda marka kent yıldırım
Geride bırakılan 5 yılda 260 bin vatandaşı sporla buluşturduklarının altını çizen Yılmaz, “Kadıyayla Kamp Merkezi’ni, Hoca Taşkın Gençlik ve Spor Merkezi’ni, Gökdere Tenis Kortları ve Naim Süleymanoğlu Kapalı Tenis Kortu’nu hizmete açacağız. Yunus Emre Spor Kompleksi ve Umurbey Kapalı Yüzme Havuzu’nu sil baştan yenileyeceğiz. Sportif Yetenek Tarama Akademisi ile yeni Naim’ler yetiştireceğiz. Kültür ve sanat açısından da önemli projeleri hayata geçireceğiz. Birbirinden renkli festivallerin yanında; Emirsultan Tasavvuf Müzesi’ni, Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Sanat Merkezi’ni, Yıldırım Sanat Galerisi’ni, Aşık Yunus Yazarlık Akademisi’ni, Yıldırım Tiyatro Akademisi ve tiyatro otobüsünü, sokak sanatçıları köşelerini, çocuklar için eğitici sokakları ve graffiti sokaklarını hizmete açacağız” diye konuştu. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, “Biz her zaman taş üstünde taş koymanın derdinde olduk. Her zaman daha fazlasını yapabiliriz. Oktay Başkanımız da dedi ki, ‘Daha fazlası var’. Size daha fazlasını yapmak için gücümüz var, enerjimiz var, gayretimiz var. Bizim bu gayreti göstermek için sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Sizler bizim yanımızda olursanız, Oktay Başkanımızı da değerli Büyükşehir Belediye Başkanımız Alinur Başkanımızı da yalnız bırakmazsanız, onunla yol yürürseniz, biz çok daha farklı bir Yıldırım’ı sizlerle buluşturabileceğimize, size layıkıyla hizmet edebileceğimize inanıyorum” diye konuştu. – BURSA
]]>Cumhuriyet’in 100’üncü yılında 100 yeni projeyi açıklayan Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz; sadece belediye yatırımlarıyla 10 bin kişilik istihdam oluşturacaklarını, kentsel dönüşüm noktasında her yıl ortalama 10 bin konut üreteceklerini açıkladı.
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, 2024-2029 Şehir Yönetim Manifestosu Toplantısında ulaşım, kentsel dönüşüm, üst yapı, tarımsal kalkınma, istihdam, sosyal hizmetlerle ilgili projelerini açıkladı.
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Yücel Yılmaz, 2024-2029 Şehir Yönetim Manifestosunu açıkladı. İlmek ilmek işlenen, emek harcanan, akıl teri dökülen ve Balıkesir’i artık tam anlamıyla dirençli ve güçlü bir şehir haline getirecek projeleri 7 başlık altında toplayarak Balıkesirlilere anlatan Başkan Yücel Yılmaz; heyecanlı ve coşkulu kalabalık tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.
Biz, birlikte başardık sözünün altında 7 bin 690 personel var
100. Yılda 100 Proje ile Balıkesir’i, Balıkesirlilerle birlikte yönetmeye devam edeceklerini söyleyen Başkan Yücel Yılmaz “2014’te bir hikaye başladı. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere teşkilatlarımıza ve gönülden bizi destekleyenlere teşekkür ediyorum. Bir taşla duvar olmaz. Hangi makamda olursanız olun ben lafıyla bir şey yapamazsınız. Biz birlikte başardık sözü buradan geliyor. Biz birlikte başardık sözünün altında 7 bin 690 personel var. Hepsini alkışlıyorum. Bu personelin hepsi organik ve Balıkesir’in çocuğu; dışarıdan transfer değil, burada yaşıyor. Biz onlarla birlikte başardık. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Ben Balıkesir’de yaşıyorum, çocuklarım, ailem Balıkesir’de, Balıkesir’de iş yapıyorum. Biz, herkesi dinleyen yapılar kurduk. Kent Konseyi ve Stratejik Plan Ofisleri kurduk, şehrin nabzını tutuyoruz. Aldığımız enerjiyi akıl teriyle yoğuruyoruz. Sonra bu projeler oluşuyor. Hem günü yakalama hem şehri geleceğe hazırlama, gençler için şehri en iyi şekilde hazırlamak gibi dertlerimiz var. Sakin havada gemiyi limana yanaştırmak her kaptanın harcıdır. Ama diğer türlüsü cesaret, özgüven ve çok çalışmak ister. Ben tek başıma hiçbir şey yapmadım. Ayrım yapmadan 20 ilçemizle beraber çalışıyoruz. Bu işler tesadüfen olmaz. Yapacağız demek kolay. İnsan kaynağı, yönetim kaynağı olmadan bu işler olmaz” dedi.
20’de 20 Balıkesir hamlesi
Konuşmasının ardından projelerini sıralayan Başkan Yücel Yılmaz, ilk olarak Varan 1 başlığı altında “20’de 20 Balıkesir Hamlesi”ni anlattı. 20 ilçenin tamamına; Balbucks, Dijital Gençlik Merkezi, gençlik merkezi, NE10, spor kompleksi, Uydu Kuluçka Merkezi ve Sokak Hayvanları Tedavi Merkezi kuracaklarını ifade eden Başkan Yılmaz ayrıca hobilerin ticarete dönüşmesini sağlayacak 100 yeni BALMEK açacaklarını söyledi. Körfez ve Güney Marmara bölgelerinde de birer Çocuk Köyü oluşturacaklarını belirten Başkan Yılmaz; Ayşebacı Mahallesi yakınında bir Fuar ve Kongre Merkezi ve şehrin farklı bir noktasında da Kültür ve Sanat Merkezleri oluşturacaklarını ifade etti.
Şehir ekonomisi ve istihdam
“Şehir Ekonomisi ve İstihdam” projelerini sıraladığı Varan 2 başlığında da Balıkesir’in çocuklarının, Balıkesir’de doyacakları birçok Organize Sanayi Bölgesi ve sanayi siteleri kurulacağını müjdeledi. Bigadiç ve Edremit’te Tarıma Dayalı İhtisas OSB, Gönen Sera İhtisas OSB, Balıkesir OSB Genişleme Etabı, Marmara OSB Genişleme Etabı, Dursunbey OSB, Susurluk Besi İhtisas OSB’leri, Bakanlıkla beraber yapacaklarını söyleyen Yücel Yılmaz, arsa tahsis sözleşmelerini teslim edeceklerini söyledi. Galericiler Sitesi, Gökköy Sanayi Sitesi ve Marmara Sanayi Sitesi ile birlikte toplamda 25 bin kişiye istihdam sağlanacak.
Büyük hizmet hamlesi
Bu güne kadar; Bandırma, Havran ve merkeze asfalt plent tesisi açtıklarını dile getiren Başkan Yücel Yılmaz, BALTOK Parke Taşı Üretim Tesisi açacaklarını belirterek “Kırsalda asfaltsız ve parke taşsız yol kalmayacak. Kırsalda ilk 1500 gün içerisinde parke sorunu kalmayacak. Ayrıca tüm kırsal mahallelerimizi çok amaçlı salonlarla donatacağız.” dedi.
Balıkesir’in 50 yılık beklentisi olan Cumhuriyet Meydanı’na kavuşturacaklarını söyleyen Başkan Yılmaz “Bu inanılmaz bir proje. Karesi-Altıeylül belediyelerinin binasının yıkımına başlandı. Altını otopark yapıp üstüne ‘Sofra Balıkesir’ yapıyoruz. Askeriyenin tescilsiz olan Gazinosu yıkıyoruz. Astsubay Orduevi Balıkesir Sanat Merkezi, Subay Orduevi Atatürk ve Milli Mücadele Müzesi oluyor. Tren Yolu’nu yer altına alıyoruz. Ayrıca yeni otoparklar yapacağız. Bu, ilçe belediye başkan adayımızla istişare ederek yapacağımız bir konu. Yerlerimiz çoğu her yerde hazır. Projeleri hazır, bütçeleri hazır. Yeni çevre yolları ve yeni kavşaklar yapacağız.” dedi.
Su ve arıtma altyapı hamlesi
Zeytinli, Merkez, Güre, Ayvalık ve Avşa’ya İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi yapacaklarını müjdeleyen Başkan yücel Yılmaz “Zeytinli Arıtması ile Edremit’i Edremitli siyasilere rağmen koruyup, denizimizi temiz tutacağız. Merkezin kapasitesi iyi ancak artıracağız, müsait alanımız var, ileri biyolojik arıtma yapıyoruz. Çıkan suyu tarımsal sulama standartlarında arıtarak Halaca ve Ovaköy Ovalarını sulayacağız. Temelini 6 ay içerisinde atarız. Simav Çayı için de seferberlik başlatıyoruz. Çevre Bakanımızla konuştuk. Kirliliğe neden olan ne kadar unsur varsa incelenecek. DSİ tarafından rehabilitasyonu yapılacak. Bir sene içerisinde çözeceğiz” dedi.
Afetlere dirençli ve güvenli şehir
Kentsel yenilenmeyi başlatacaklarını söyleyen Başkan Yücel Yılmaz “Vatandaşlarımıza dayanıklı ve ucuz konutlar sunacağız. Her yıl 10 bin konutu şehrimize kazandırıyoruz. 1 milyon metrekare yer verdi, Bakanlık bize. 20 ilçemizde 1 Nisan’da yapıma başlıyoruz. Bu binaları çelikten yapacak ve kısa sürede tamamlayacağız. Balıkesir geniş bir coğrafya; neden üst üste binalarda oturuyoruz. Toprakla beraber, iç içe yaşayalım. Ayrıca dayanıksız binasını ‘yıkıyorum’ diyenlere avantaj sağlayacağız. Güney Marmara ve Körfez Bölgesi’ne Afet Koordinasyon ve Lojistik Destek Merkezleri kuracağız. Merkezdeki Afet Koordinasyon Merkezini geliştiriyoruz” dedi.
Kırsal kalkınma ve sürdürülebilirlik
Kırsal kalkınma ve sürdürülebilirliğin en çok önemsediği konulardan biri olduğunu vurgulayan Başkan Yücel Yılmaz “Çiftçinin yüzü gülmesi, şehrin yüzünün gülmesi demek. Tarımla gelişmek istiyoruz. Sulama Birlikleri’nin tamamını bünyemize aldık. 2024 yılında tarımsal sulama ücretsiz. Allah bereket versin. Kadın ve girişimcilerimize, yeni iş kuracaklara ve kooperatiflere 100 bin TL teşvik desteği vereceğiz. Helali, hoş olsun. 1000 yetiştiricimize 11 bin damızlık kuzu Büyükşehir olarak biz veriyoruz. Zaten Damızlık Merkezlerimiz var, dağıtıyoruz. Yapageldiğimiz işi yapmaya devam edeceğiz. Üreticilerle birlikte Balıkesir’i bal üretiminde 7’nci sıradan 4’üncü sıraya yükselttik. Desteklerimiz sürecek; BAÇEM kurslarına katılarak sertifikalarını alan tüm arı yetiştiricilerimize kovan ve fondan kek desteği veriyoruz” dedi.
Sosyal belediyecilik
1,5 yıl önce hayata geçirdikleri “Vefa Kart” uygulamasıyla sosyal destek ağını yaygınlaştırıp, güçlendireceklerini söyleyen Başkan Yücel Yılmaz “65 yaş üstü büyüklerimize aylık 2 bin TL destek veriyoruz. Çalışan annelerimize müjde. Büyükşehir olarak kreş desteği veriyoruz. Kadınlarımıza hayırlı, uğurlu olsun. 2028’de Türkiye’de en yaşanılır ve özenilen şehir Balıkesir olacak, söz veriyorum. 20 ilçede sosyal hayatı dengeleyeceğiz. Devlet Tiyatrosu Balıkesir’e gelecek. İlçelere bunun için sahne kuruyoruz. Biz, bu şehre 5 yıldır hizmet etmeye çalışıyoruz. Her kesimle istişareli çalışıyoruz. Biz, Balıkesir’i her yönüyle güçlendirmeye çalışıyoruz. Tarihi binalarımızı gün yüzüne çıkarıyoruz. Spor kulüplerimizin tamamına destek oluyoruz. Atatürk’ün de dediği gibi ‘Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.” Bir şeye ihtiyacımız var çalışmak. Biz, çalışmamızla ilham oluyoruz.” – BALIKESİR
]]>Belediye Başkanı Evren Dinçer, Kültür Merkezinde 2024-2029 Vizyon Projeler toplantısı gerçekleştirdi. Vatandaşların ve partililerin katıldığı toplantıda 41 ayrı yeni vizyon projesinin olduğunu belirten Başkan Dinçer, “5 yıl önce sizden aldığımız yetkiyle şehrimize değer katacak, şehrimizi ileriye taşıyacak birçok eser ve projeyi hayata geçirdik. Şimdi sıra önümüzdeki 5 yılda. Aksaray Yüzyılı vizyonumuzla önce gönlünüze sonra da sizlerin takdirine talibiz. Biz yaptık, yine biz yapacağız” dedi.
Projeleri tanıtan Başkan Dinçer, “Aile Yaşam Merkezimiz modern tasarım ve zengin olanaklarla donatılmış merkezimizde ailelerimize sağlık, eğlence ve huzur dolu anlar sunmayı hedefliyoruz. Merkezimizin içerisinde yetişkin ve çocuk yüzme havuzları, spor salonları, her yaşa hitap eden sosyal kültürel alanlar ve kafeteryalar olacak. Akademi Bilgihane projemiz çerçevesinde ilkokul, orta ve lise öğrenimine devam eden öğrencilerimiz için Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun teorik ve uygulama eğitimleri, proje uygulama atölyesi, teknoloji atölyesi, sosyal alanlar, sınavlara hazırlık kurslarının yer aldığı modern merkezler yapacağız. Millet Konağı projemiz de mahalle kültürünün hayat bulması amacıyla tüm hemşerilerimize hizmet verebilecek içerisinde kütüphane, çok amaçlı salon, kafeterya ve taziye evi gibi fonksiyonların yer aldığı sosyal ve kültürel etkinliklerin düzenlenebileceği millet konaklarını yapacağız. Sosyal Yaşam Merkezi projemizle şehrimizin ihtiyaç duyulan mahallelerinde hemşerilerimizin kişisel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla kültürel, eğitsel, sanatsal ve spor faaliyetlerinin yer alacağı bir yaşam merkezi yapacağız. Gastronomi Konağı projemizle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait yemek kültürünün sunulduğu, Aksaray mutfağına ait coğrafi işaretli lezzetlerin yer alacağı yeni bir mekan oluştururken Kreş ve Gündüz Bakım Evi projemizle de çocuklarımızın eğitim hayatlarına ışık tutacağız. Alanında uzman eğitimciler ile çocukların fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişmelerine destek sağlanırken aynı zamanda eğlenecekleri modern mekanlar yapacağız. Kültür, Sanat Merkezleri ve Nikah Salonu projemizde şehrimizin kalbinde modern bir etkinlik ve toplantı merkezi olarak çağdaş tasarımı ve geniş olanaklarıyla içerisinde kültürel ve sanatsal aktivitelerin yapılabileceği, nikah salonlarının da yer aldığı ideal bir mekan yapacağız. Planetaryum projemizle bilim merkezimizde gerçekçi bir uzay yolculuğu hissi verilerek insanlara gökyüzü ve ötesini 360 derece görüntülerle etkileyici bir şekilde sunan sanal bir gökyüzü yapacağız. Tasavvuf Müzesi projemizle kültürel zenginliklerimizi korumak ve yaşatmak için bir alan oluştururken 2. Kılıçaslan Hanı projemizle de şehrimizin kalbinde ve tarihi yapısına uygun olarak fonksiyonel ve modern bir tasarımla Aksaray’ımıza 2. Kılıçaslan Hanını kazandıracağız. İçerisinde kapalı otoparkı bulunan ve geniş avlusuyla yeme içme mekanlarının da yer aldığı bir ortamda alışverişi keyifli bir hale getirmeyi planlıyoruz. Kubbe Kitap Kafe projemizle tarihi dokuya uygun şekilde restore edilen 2. Kılıçaslan Hamamı içerisinde kütüphane, oturma salonları etüt salonları, okuma odaları ve sosyal alanların bulunacağı yeni bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyoruz. Eski Cezaevi Dönüşümü projemiz de şehrimizin tarihine tanıklık etmiş bu yapıyı kültürel mirası korumak ve yeni bir heyecanla her yaş grubuna hizmet edecek modern bir alana dönüştürüyoruz. Kalanlar Millet Bahçesi 2. Etap ve Geleneksel Spor Merkezi projemiz çerçevesinde şehrimize estetik ve ekolojik değeri yüksek, halkımızı doğa ile buluşturan ve sosyal gereksinimlerini karşılayan bir yeşil alanda okçuluk ve at biniciliği, piknik alanları tenis kortları ve spor alanları, peyzaj alanları ve kameriyelere sahip sosyal alan kazandırılacaktır. Doğal Yaşam Köyü projemizle şehir yaşantısından ve stresinden uzak doğa ile baş başa kalmak isteyen hemşerilerimizin organik sebze ve meyve yetiştirebileceği alanları hizmete sunacağız. Tıbbi ve Aromatik Bitki Dünyası projemizle tıbbi ve aromatik bitkilerin tanınması, yetiştiriciliğinin kavranması ve üretilen bitkisel yağların ekonomiye kazandırılması amacıyla tarım arazileri değerlendirilecektir. Recep Tayyip Erdoğan Parkı 3. Etap projemiz çerçevesinde şehrimize estetik ve ekolojik değeri yüksek, halkımızı doğa ile buluşturan ve sosyal gereksinimlerini karşılayan özgün bir yeşil alanda peyzaj, pump track, buz pateni, kaykay pisti, çocuk oyun grupları ve kameriyelere sahip sosyal alan kazandırılacak. Kent Ormanı projemizle kent iklimini dengeleme, kentteki hava kalitesini artırma ve biyolojik çeşitliliği zenginleştirmemizin dışında halkımıza şehir merkezinde doğa ile iç içe olacağı sosyal ve eğlence alanları oluşturacağız. Modern Hayvan Barınağı projemizle 20 dönümlük arazi üzerine kurulacak olan modern hayvan barınağı içerisinde tedavi ve kısırlaştırma amaçlı klinik, tekli bölümler, karantina ve yasaklı ırk bölümü, atölye, muayene ve ameliyathane gibi alanlar oluşacak. Yenilenebilir Enerji Tesisi projemizle sınırlı enerji kaynakları yerine yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisi kullanılarak çevre dostu enerji üzerimi yapılacak. Kent Restoran projemizde ise vatandaşlarımıza yakışır, içerisinde yeme, içme ve dinlenme alanlarının olduğu modern bir tesis yapacağız. Yüzme Havuzu ve Spor Kompleksi projemizde tüm yaş gruplarının ve aile fertlerinin aynı anda spor yapabileceği bir tesis yapılacaktır. Modern Balık Hali projemizle şehrimizin çeşitli noktalarında faaliyet gösteren balıkçı esnafının daha nezih ve sağlıklı koşullarda hizmet vermesi sağlanacak. Modern Taksi ve Otobüs Durakları projemizle taksici ve halk otobüslerimizin daha ferah ve modern bir yerde beklemesi amacıyla tüm duraklarımızı yenilerken, OSB Köprülü Kavşak projemizle OSB-Yeni Sanayi Yolu ve şehir merkezi hattındaki trafik yoğunluğunun azaltılması, kesintisiz ulaşımın sağlanması amacıyla köprülü kavşak yapılacak. Ankara-Konya-Adana Yeni Bağlantı Bulvarı projemizle de şehir merkezindeki trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla şehirlerarası yolların birbirine bağlanması yapılacak. Adana-Konya Yeni Bağlantı Bulvarı projemizle şehir merkezindeki trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla şehirlerarası yolların birbirine bağlanması sağlanacak. Kırsal Terminal projemizle ilçe, belde ve köylerden gelen toplu ulaşım araçlarının tek noktadan hareketleri sağlanacak. Akıllı Şehir Uygulaması projemizle şehirdeki trafiğin yoğun olduğu yollarda trafik akışını yönlendirecek ve takip edecek akıllı elektronik uygulamalar yapılacak. Nakliyeciler Sitesi ve Tır Parkı projemizle tır ve kamyon gibi ağır vasıtalar için güvenli bir mekan oluşturulurken, Katlı Otopark projemizle trafiği ve parkı rahatlatmak için yer altı ve yer üstü modern yapıda katlı otoparklar yapılacak. Yemek Üretim Merkezi projemizle ihtiyaç sahibi ailelerimize günlük sıcak yemek yapılırken, Aile Sağlığı Merkezi projemizle şehirde yaşayan insanlarımızın daha hızlı sağlık hizmeti alması sağlanacak. Hanımeli Pazarı projemizde kadın istihdamını artırmaya yönelik ve aile ekonomisine katkıda bulunulmasını sağlamak amaçlı Hanımeli Pazarı yapacağız. Sosyal Konut Projesi çerçevesinde ilimizdeki konut stokunun azalması nedeniyle dar gelirli vatandaşlarımıza yönelik sosyal konutlar yapacağız. ASTİM’e 800 Yeni İşyeri projemizle yeni sanayi alanı içerisindeki iş yerlerine ilave olarak ihtiyaç doğrultusunda 800 yeni iş yeri yapılacak. Kentsel Dönüşüm projemizle şehir merkezinde yer alan mevcut sağlıksız ve riskli yaşam alanlarının yerine estetiğe uygun, modern, sağlam ve sağlıklı yeni konutlar inşa edeceğiz. Geri Dönüşüm Parkı projemizle çevresel sürdürülebilirliğe ve çevre bilincini yaygınlaştırmaya katkı sağlamak amacıyla geri dönüşüm parkı oluşturacağız” dedi. – AKSARAY
]]>8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Manisa Büyükşehir Belediyesi, Kültür Merkezi Lale Salonu’nda “8 Mart Dünya Kadınlar Günü Buluşması” programı düzenledi. Programa Manisa Valisi Enver Ünlü, MHP TBMM Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Zafer Tombul, İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, İş-Kur il Müdürü Günseli Tufan, Cumhur İttifakı Şehzadeler Belediye Başkan Adayı Yavuz Kurt, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
“Kadınların başarıları gurur ve ilham kaynağıdır”
Buluşmada bir konuşma gerçekleştiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, “Toplum bir zincirse, bu zincirin en güçlü halkasını şüphesiz kadınlar oluşturmaktadır. Bu güzel günde, tüm kadınların bu anlamlı gününü kutlamak ve kadın hakları konusundaki farkındalığı artırmak için bir araya gelmemizin önemli olduğuna inanıyorum. Ailenin temel taşı olmasının yanı sıra kadınlar, eğitimde, sanatta, bilimde, sağlıkta, siyasette, sporda ve daha birçok alanda büyük başarılara imza atmışlardır. Pek çok alanda kadınlarımızın gösterdiği başarılar, hepimiz için gurur ve ilham kaynağıdır” dedi.
“Kadınların ve çocukların huzurunu ilk sırada tuttuk”
Kadınların her alanda daha etkin, katılımcı ve söz sahibi olması için Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak üzerlerine düşeni fazlasıyla yerine getirmenin gayreti içinde olduklarını ifade eden Başkan Ergün, “Projelerimizi hazırlarken her zaman bu anlayışla hareket ettik. 3 dönemdir büyük onur ve mutlulukla hizmet ettiğim güzel şehrimiz Manisa’da, kadınların ve çocukların huzurunu ve mutluluğunu ilk sırada tuttuk. Kadınların spor yapabilecekleri alanların sayısını arttırdık. Meslek sahibi olmaları ve ilgi duydukları alanlarda kendilerini geliştirebilmeleri düşüncesiyle MASMEK kurslarımızı hayata geçirdik. Bu kurslarımızda, 2 bin kursiyerimize 53 öğretmenimizle hizmet veriyoruz. MASMEK kurs faaliyetlerimizi ilimiz genelinde yaygınlaştırıp daha fazla sayıda Manisalı kadına kurs vermeyi planlıyoruz. ‘Haydi Kadınlar Manisa’ya’ projemizle kadınlara şehrimizin güzelliklerini yakından görme imkanını sunuyoruz” diye konuştu.
Kadın Emeği Destekleme Merkezi geliyor
Kadın kooperatifleri iş birliğiyle ürettikleri projelerle çiftçi kadınlara yönelik desteklerle önemli adımlar attıklarını da ifade eden Başkan Ergün, 19 kadın kooperatifine makine ve ekipman desteği sağladıklarını hatırlattı. Başkan Ergün, yeni dönemde de kadınlara yönelik hizmet ve projelerin devam edeceğini vurgulayan Başkan Ergün, “Yeni dönemde, Eski Otogar ve Perşembe Pazarının bulunduğu alana yapmayı planladığımız Atatürk Kültür Merkezi projemizin içerisinde ‘Kadın Emeği Destekleme Merkezi’ yapacağız. Daha güçlü kadınlar, daha etkin bir sosyal ve ekonomik yaşam hedefi ile yola çıkan Kadın Emeği Destekleme Merkezi’mizde; kadınlar, eğitim salonlarında çeşitli branşlarda verilecek olan kurslarla becerilerini geliştirecek; sürekli ve geçici sergi alanlarında ürünlerini sergileyecekler. Ev ekonomilerine katkıda bulunmak isteyen girişimci kadınların yerel yönetim ve tüketiciler ile ilişkilerini kolaylaştıracak olan bu merkezimiz; kadınları sergi alanları ve el emeği satış noktalarında tüketicilerle buluşturacak. Batı Kışla’nın taşınması sonrasında o bölgede hayata geçireceğimiz 100. Yıl Millet Parkı projemizle de kadın girişimcilere yerler tahsis edeceğimiz Açık Atölye ve Çalışma Alanları, Lezzet Sokağı, El Emekleri Çarşısı, Anne Yemekleri Sokağı yer alacak. Bu sayede hem kadın girişimcilere kendi işyerlerini kurma fırsatı sağlayacağız hem de kadın istihdamına katkıda bulunacağız” diye konuştu.
Kadın Emeğini Değerlendirme Merkezi
Kadınlar için bir diğer projelerinin de Kadın Emeğini Değerlendirme Merkezi olduğunu belirten Başkan Ergün, “Laleli Konut ve Yaşam Alanı Projemizin içinde Kadın Emeğini Değerlendirme Merkezi olacak. Bu merkezlerimizi bütün ilçelerimizde yaygınlaştıracağız. İlk etapta Salihli, Turgutlu ve Akhisar’da bölgesel olarak hizmet vermek üzere bu merkezlerimizden açacağız. Değerli vakitlerinizi almadan Manisalı kadınlara yönelik yaptığımız çalışmalar ve yeni dönemde hayata geçirmeyi planladığımız projelerimizi de bu şekilde özetlemek istedim. ‘Türkiye’nin gücü, kadınların gücüdür. Küresel sorunların çözümünde de, aktif olabilecek bir potansiyele sahibiz. İklim krizinden sosyal meselelere kadar dünya; her alanda kadın zekasına, sezgisine muhtaçtır’ diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ‘Unutmayınız ki, kadınlar kadar güçlüyüz, kadınlar kadar insanız, kadınlar kadar medeniyiz’ diyen Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde kurulan Cumhur İttifakı’nın temsilcileri olarak değerli liderlerimizin izinde hareket ettiğimizi vurgulamak istiyorum” dedi.
Yenişehirlioğlu, Koçyiğit ve Tuzcuoğlu Manisalılarla buluştu
Yapılan konuşmaların ardından moderatörlüğünü sanatçı İpek Tuzcuoğlu’nun üstlendiği ve konuşmacı olarak sinema ve tiyatro sanatçısı, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Politikaları Kurulu Üyesi Hülya Koçyiğit ile AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu’nun katıldığı “Dünya Kadınlar Günü Buluşması” programı kapsamında konuşmacılar konuklara ve dinleyicilere seslendi. Programın sonunda ise konuşmacılar kendilerine yöneltilen soruları yanıtlayarak dinleyicileri aydınlattı. – MANİSA
]]>Yerlikaya, Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Merkezi (SOBE) Bağışçı Yemeği Programı’nda, gün boyu Konya’da bir dizi programlara katıldığını söyledi.
Her insanın birbirinden farklı yetenekleri olduğunu anlatan Yerlikaya, şöyle konuştu:
“Dünya tarihi birçok kez göstermiştir ki farklı düşünenler, fark yaratırlar. Otizm ise bir eksiklik değil, farklılık. Kırmızı güllerle süslü bir bahçedeki mavi güllerdir. Canınızdan çok sevdiğiniz çocuklarımızın bazıları da nörobiyolojik farklılıklarla dünyaya geliyor. Sosyal etkileşimlerini engelleyen özellikler onları iç dünyalarında bazı sıkıntılarla baş başa bırakabiliyor. İşte SOBE Vakfı’mızın çıkış noktası tam da budur. Otizmli bireylerin dertlerine derman olmak, onların ve ailelerinin omuzlarındaki yükü bir nebze olsun hafifletmek. Bir çocuğun hayatına dokunmak, onun içindeki cevheri çıkarmak için emek sarf etmek, eğitimleri için maddi manevi destek olmak. Allah hepinizden razı olsun, iyi ki varsınız.”
Yerlikaya, SOBE Vakfı’nın bağışçılarının birer kahraman olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Bugün varlığıyla gurur duyduğumuz SOBE’nin çıkış noktası Selçuklu Belediyemiz tarafından 2011’de bir sosyal sorumluluk projesiydi. Her şey bu ulvi düşünce ile başladı. Merkezin inşası ise 2014’te tamamlandı. 8 yıl öncesi ise bu eğitim merkezinin bir gönüllülük ve adanmışlıkla sürdürülebilir kılınması için Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfı kuruldu. 21 bin metrekare üzerinde inşa edilen ki şu an 37 bine doğru gidiyor, bu alanda Türkiye’nin en kapsamlı, büyük merkezine sahip olan vakfımız çalışmalarının büyük bir özveriyle sürdürüyor. Merkezimizde şu anda 102 öğrenciye hizmet veriliyor. Hatay’da açtığı 6 derslikte de 30 otizmli çocuğumuz eğitim görüyor. Otizmli çocuklarımıza hizmet veren bu tür merkezlerimizin önemini her geçen gün artıyor.”
Türk milletinin zorlukların sevgi ve muhabbetle aşılacağına inanmış bir milleti olduğunu vurgulayan Yerlikaya, şunları söyledi:
“Sabrın sorunun selamet olduğunu, her türlü güçlük ve mahrumiyeti azimle, gayretle, çalışmayla yenebileceğimizi biliyoruz. Otizmli bireylerin dertleriyle dertlenmek, onlarla hemhal olmak, hayatın her alanında yanlarında olmak insana ve topluma karşı olan sorumluluğumuzun bir gereğidir. Bu bilinç ve inançla inşa edilen SOBE’nin manevi harcında öyle güçlü bir malzeme var ki işte biz ona sevgi diyoruz. Bu sevgi öylesine özel, öylesine güçlü ki açmadığı kapı, aşamadığı bir engel yok. Sevgiyle ve merhametle yorar bu anlamlı merkez, inşallah yaradılıştan ayrıcalıklı olan evlatlarımıza umut ve tebessüm olacak.”
Öte yandan Yerlikaya, Konyaspor Kulübünü ziyaret etti. Burada bazı taraftarlar Bakan Yerlikaya’yı meşalelerle ve sloganlarla karşıladı.
Konyaspor Başkanı Ömer Korkmaz’dan takım hakkında bilgi alan Yerlikaya’ya, ziyaret sonunda isminin yazılı olduğu forma takdim edildi.
Bakan Yerlikaya’ya ziyaretinde AK Parti Konya milletvekilleri Selman Özboyacı, Mehmet Baykan, Ziya Altunyaldız, Orhan Erdem, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve AK Parti İl Başkanı Hasan Angı eşlik etti.
]]>AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu kapsamında “Eşsiz İstanbul” tanıtım toplantısını gerçekleştirdi. İstanbul’da yaşanan tüm eşitsizlikleri bitireceklerini ifade eden Kurum, istihdamdan ulaşıma kadar kadınlar ile ilgili projelerini anlattı. Programa Ataşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Naim Yağcı, AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı Burak Çiftçi, MKYK üyeleri, milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İlk olarak ‘Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu’nu ilan ettiklerini belirterek konuşmasına başlayan Kurum, “Ardından Risksiz İstanbul diyerek, bu şehri afetlere karşı nasıl dirençli hale getireceğimizi detaylarıyla paylaştık. Sonrasında Uğraştıran Değil Ulaştıran İstanbul hedefi için yapacağımız ulaşım hamlelerini ilan ettik. Şimdi sıra, eşsiz İstanbul’umuzda” dedi.
“Bu şehirde artık hiç kimse haksızlığa uğramayacak, işten çıkarılmayacak”
İstanbul’da yaşanan tüm eşitsizlikleri bitireceklerini ifade eden Kurum, “1 Nisan’dan itibaren İBB, iyi gününüzde kötü gününüzde, her anınızda hep yanınızda olacak. Bu hedefimizi sosyal belediyecilik uygulamalarımızla, çok kısa bir sürede başaracağız. Her gün sahada; İstanbul’un sosyal belediyecilik yerine, sosyal medya ve algı belediyeciliğiyle yönetilmesine isyan eden on binlerce vatandaşımızla dertleşiyoruz. Dün sokaklarda, bugün bu salonda tarihin ve vicdanın önünde İstanbullulara söz veriyoruz. 1 Nisan’dan sonra haksız yere ekmeğinden edilen emekçilerimiz işlerine geri dönecek. Bu şehirde artık hiç kimse haksızlığa uğramayacak, işten çıkarılmayacak. Geçmişten bu yana devam eden tüm sosyal destekleri çeşitlendirecek ve artıracağız. Sembolik ve plansız sosyal destek dönemini kapatacak, insanımızın ihtiyacını, kalıcı politikalarla gidereceğiz.” şeklinde konuştu.
“Bu vatanın her kadını bizim kutsalımızdır”
Kadınların yatırım ve istihdama katkı sunmalarının önünü açacaklarını söyleyen Kurum, “İstanbul’un en büyük gücü; güçlü kadınları ve aileleridir. Biz de, Ailenin ve Kadınların İstanbul’u diyeceğiz. Kadınlar arasında, ev hanımı veya çalışan kadın ayrımı yapmak, yarı zamanlı Belediye Başkanı’na yakışır. Bizim anlayışımızda kadınlar asla ayrıştırılamaz; çünkü bu vatanın her kadını bizim kutsalımızdır. Bu şehrin kadınları güçlü olacak. Yatırım ve istihdama katkı sunmalarının önünü açacağız.” dedi.
1 Nisan’dan itibaren tüm kadın girişimcilere 100 bin lira hibe vererek, ‘İstanbul’u Büyütecek Kadınlar’ı destekleyeceklerine vurgu yapan Kurum, “Belediyemizden başlamak üzere, İstanbul’un her yerinde kadın istihdamını süratle artırıyoruz. İşlerini büyütmek istediklerinde pazarlama, e-ticaret gibi alanlarda doğrudan desteklerimiz hazır. Ürettikleri el emeklerini, alım garantili e-ticaret ve pazar yeri uygulamalarımızla kazanca dönüştüreceğiz. İstanbul’da çocuğu 6 yaşına kadar olan anne ve babalara, yavrularıyla ücretsiz seyahat hakkı veriyoruz. Yine 6 yaşına kadar çocuğu olan annelerimizi; yavruları yanlarında olsun olmasın toplu ulaşımdan ücretsiz faydalandıracağız.” sözleri ile kadınlara dair projelerini sıraladı.
“İstanbul’un kadınları asla yalnız yürümeyecek”
964 mahallede, bir bölümü 7/24 esasıyla çalışacak yeni kreşler açacaklarını müjdesini veren Kurum, “Şehrin en merkezi yerlerinde yapacağımız Emin Eller Durakları’nda da yavrularımıza göz kulak olacağız. Anne Çocuk Atölyeleri’nde annelerimizin ve yavrularımızın birlikte kaliteli zaman geçirmelerini sağlayacağız. Büyükşehir aracılığıyla istihdam edeceğimiz tecrübeli ekiplerle, güvenilir bakıcı ve yardımcıya ihtiyaç duyan on binlerce vatandaşımızın hizmetinde olacağız. Kadınlara özel kıraathaneler yaparak, ücretsiz kütüphane ve ikram hizmetiyle; bu mekanlarda kendilerine özel toplantı ve programlar icra etme imkanı sunuyoruz. İstanbul’un kadınları asla yalnız yürümeyecek. Çünkü Murat Kurum daima yanlarında duracak.” dedi.
“İlkokul ve ortaokul öğrencilerimizden toplu ulaşımda bir kuruş alınmayacak”
Çocuklar ile ilgili projelerine de değinen Kurum, “Bu şehir, ‘Çocukların İstanbul’u olacak. Göreve gelir gelmez, şu anda 6 yaşa kadar olan ücretsiz ulaşım hizmetini değiştiriyoruz. Artık, ilkokul ve ortaokul öğrencilerimizden de toplu ulaşımda bir kuruş alınmayacak. İlkokul çağındaki çocuklarımıza da sistematik ve düzenli bir şekilde beslenme desteği vereceğiz. Tüm devlet okullarımızın temizlik ve güvenlik hizmetlerini biz yapacağız.” şeklinde konuştu.
“Üniversite öğrencilerimize 10 bin TL burs vereceğiz”
İstanbul’un gençler için ilmin kapısı, umudun anahtarı, başarıların mekanı olacağını dile getiren Kurum, “Bu şehir, Gençlerin İstanbul’u olacak. Tüm üniversite öğrencilerimize bu yıl 10 bin TL olmak üzere, her yıl artan oranda eğitim desteği vereceğiz. Gençlerimize mevcut öğrenci tarifesine ek olarak, yüzde 40 daha indirim yapacağız. Artık öğrenci bileti 5 lira 18 kuruşa, aylık abonman ise 250 liradan 150 liraya düşecek. Belediyemizin kültür, sosyal ve spor tesisleri; yüzde 50’ye varan indirimlerle gençlerimizin emrinde olacak. Bizim dönemimizde hiçbir öğrencimiz; aile hasreti çekmeyecek. Memleketine giderken yılda iki defa olmak üzere otobüs biletinin yarısını biz ödeyeceğiz. Öğrenci evlerinde kalan gençlerimize aylık 25 metreküp doğalgaz desteği vereceğiz. Bu şehirde yuva kurmak zor olmayacak. Bu nedenle 50 bin liralık maddi destekle, yeni evlenecek genç kardeşlerimizin yanlarında olacağız. Büyükşehir bundan sonra diyetisyenleriyle, danışmanlarıyla, öğrenci koçları ve kütüphaneleriyle; Mekan İstanbul’ları hızla hizmete alacak. Gençlerimiz bol bol kitap okuyacak, araştıracak, sorgulayacak. Bunun için de büyükşehir, kitap ve ücretsiz internet hizmetiyle donatacağımız Kitaphane’leri ve kitap-kafeleri 39 ilçemizde süratle açacak. ‘İBB BİKAHVE’ uygulamamızı üniversite yakınları ve toplu kullanım alanlarında kurarak, gençlerimizin kahvelerini çok uygun fiyatlarla içmelerini sağlayacağız.” diyerek gençlerle ilgili yapacaklarından söz etti.
Kurum, gençlerin İstanbul’un yönetiminde sadece söz değil hak sahibi de olacaklarını belirtti. ‘Projem İstanbul’ uygulaması ile gençlerin ‘İstanbul Araştırmalarını’ ayni ve nakdi imkanlarla sahipleneceklerini ifade etti. Gençlerin üretime ve istihdama katkı vermeleri adına ‘ilk işinin sermayesini’ vereceklerini söyleyen Kurum, ” ‘İlk işim’ kampanyamızla girişimci gençlerimiz, bizden hemen 100 bin lira hibe alacak ve işine başlayacak. İstanbul’un en merkezi alanlarında ilk ofisin bizden diyerek; tam 100 bin genç girişimcimize; tam donanımlı paylaşımlı ofisler sunuyoruz. Gençlerimiz yeni ofislerinde mesleklerini yapacak, iş stratejilerini buradan yönetecekler. Üniversiteli gençlerimize Belediyenin faaliyetlerinde saatte 200 lira gelir elde edecekleri yarı-zamanlı iş imkanları sunuyoruz ve gençlerimizi asla çaresiz bırakmıyoruz.” dedi.
“Emeklilerimizin İstanbul kartlarına her ay, 2 bin 500 lira destek ödemesi yapacağız”
İstanbul’un yeniden, vefanın şehri olacağının altını çizen Kurum, “Büyükşehir büyüklerimizin ellerini asla bırakmayacak. Emeklilerimizin İstanbul kartlarına her ay, 2 bin 500 lira destek ödemesi yaparak alışverişlerinde, sosyal hayatlarında, ulaşım ödemelerinde daima yanlarında olacağız. Yaşlı ve engelliler için iki yakada 3 büyük Yaşlı ve Engelli Yaşam Merkezi kuracağız. E-sağlık takip sistemiyle; yaşlılarımızın da her anında hep yanında olacağız. Büyüklerimizin sağlığını online olarak an be an takip edeceğiz. Özellikle de Alzheimer Hastalığı gibi takibe ihtiyacı olan büyüklerimizin sağlık durumları daima gözetimimiz altında olacak. İhtiyaç sahibi büyüklerimize evde yemek ve temizlik desteğiyle, hayır duası almak için koşacağız. Bakıma muhtaç anne-babalarımıza ve engelli kardeşlerimize geçici bakım hizmetini kesintisiz olarak vereceğiz.
İstanbul’un en kutsal görevini kimler yapıyor desem ne cevap verirsiniz? Ben yanıt vereyim. Büyüklerimizin, evde yemek ve temizlik hizmetini gören vefalı kardeşlerimiz yapıyor. Biz bakımını üstlendikleri büyüklerimizi ihtiyaç duydukları zamanlarda bir süreliğine evden alacak, tesislerimizde misafir edeceğiz. Bu vefalı kardeşlerimizi bir nebze de olsa rahatlatacağız.” şeklinde konuştu.
“Engelsiz seferberlik ilan edeceğiz”
Engelsiz Sosyal Yaşam Alanları ve koordinasyon merkezlerinin sayısını artıracaklarına dikkat çeken Kurum, “Göreve gelir gelmez, engelli kardeşlerimiz için ‘Engelsiz Seferberlik’ ilan edeceğiz. Tüm İstanbulluların ellerini, engelli kardeşlerimizin mutluluğu için birleştireceğiz. İşe tesisleşmeden başlayacağız. İçerisinde okulların, spor merkezinin, hobi bahçesinin, atölyenin ve inovasyon merkezinin olduğu İstanbul Özel Eğitim Kampüsünün inşasına süratle başlayacağız. İstanbul’umuzda hem 10 yeni engelsiz yaşam merkezimizi hızla açacağız; hem de mevcutların niteliklerini dünya standartlarına ulaştıracağız. Otizmli bireyler için eğitim, bakım ve gelişim hizmetleri vereceğiz. İki Otizm merkezini, Anadolu ve Avrupa yakasında inşa edeceğiz. Benim engelli kardeşim, şehrin her imkanından, eşit bir şekilde faydalanacak. Bizim dönemimizde engelsiz şehir uygulamaları şehrin her yerine yayılacak. İstanbul erişilebilir bir kent olacak.” dedi.
“Bozuk asansör ve merdiven dönemini sona erdiriyoruz”
Engellilerin duraklardaki yürüyen merdiven ve asansörlerin sürekli arızalı olmasından dolayı çile çektiğinin altını çizen Kurum, “Birkaç gün önce 3 kardeşimiz yürüyen merdiven yüzünden yaralandı. ya orada sıkışan kardeşimiz engelli biri olsaydı. İnanın sonucu düşünmek bile istemiyorum. Biz işte bu ‘bozuk asansör ve merdiven dönemini’ sona erdiriyoruz, İstanbul’u bu utançtan kurtarıyoruz. Bizim dönemimizde tüm bu araçlar 7/24 kesintisiz çalışacak. Sadece duraklarda değil, her yerde sensörlü kent mobilyaları kullanacağız. Akıllı uygulamalarla engelli kardeşimin, şehirde çok rahat ve kolay hareket etmesine imkan sağlayacağız. Yani engelliler şehre uyum sağlamayacak; İstanbul baştanbaşa engellilere uyacak. Engellilere ‘Evde Bakım Hizmeti’ kapsamında vereceğimiz eğitimlerle uzmanlaştırdığımız kadrolarla hizmet edeceğiz.
Engelsiz spor merkezlerinin ve spor branşlarının sayısını artıracağız. Her ilçemize kuracağımız spor tesislerinde; engel gruplarına göre yeni spor salonları dizayn edeceğiz. Madde Bağımlılığı Tedavi ve Rehabilitasyon Köyümüzü hemen kuracağız. Üretim tesislerimiz ve sanat okullarımızla kardeşlerimizin hayata uyumunu kolaylaştıracağız.” sözleriyle konuşmasına devam etti.
“Şubeleri kapatılmış İSMEK’imizi özüne döndüreceğiz”
Önce eğitim diyeceklerini söyleyen Kurum, “Şu 5 yılda özünden uzaklaştırılmış, şubeleri kapatılmış İSMEK’imizi hemen özüne döndüreceğiz. Müfredatını güncelleyecek, eğitmen ve bina sayısını süratle artıracağız. Şimdi buradan eğitim fakültelerinde okuyan genç öğretmen adaylarımıza sesleniyorum. Belediyemizin eğitim projelerine sizleri davet edeceğiz; belli bir ücret karşılığı sizlere görevler vereceğiz. İSMEK, etüt merkezleri, kreş ve kütüphaneler gibi belediye hizmetlerimiz içerisindeki eğitim faaliyetlerine öğretmenlerimizi dahil edeceğiz. Hem alanları ile ilgili pratik yapma imkanı sunacağız; hem de öğretmen adayı üniversiteli gençlere ek bir gelir kapısı oluşturmuş olacağız. Ayrıca bundan sonra, memur öğretmenlerimize olduğu gibi sözleşmeli öğretmenlerimize de indirimli ulaşım desteği vereceğiz.” diye konuştu.
“Ücretsiz insani su kullanma hakkını yüzde 50 artıracağız”
Su tarifelerinde de İstanbullulara müjde veren Kurum, “İstanbullular, kişi başı insani su hakkı olarak ayda 500 litre ücretsiz su kullanıyorlar. Bu miktarı, dünya standartlarına getirecek, yarı yarıya artıracak ve tam 750 litreye çıkaracağız. Yeni tarifelerimizle de vatandaşımızın yanında olacağız. Genç Tarifeyle öğrenci evlerinin, Vefa Tarifesiyle 65 yaş üstü aboneler ile ihtiyaç sahibi tüm emekli abonelerimizin, Büyük Aile Tarifesi ile kamu kurumlarından sosyal destek alan kardeşlerimizin 10 metreküpe kadar su tüketimlerinde, faturanın yüzde 50’si büyükşehirden olacak. Bugün, 237 lira olan faturalarınızı, 118 lira olarak ödeyeceksiniz. Küçük Esnaf tarifemizle 5 metreküpe kadar tüketimde yüzde 50 indirim uygulayacağız.” dedi.
” ‘Kültür, Sanat ve Turizm ile yaşayan bir İstanbul’a ulaşacağız”
İstanbul’un kültür sanat hayatını daha da geliştirecek projelere hızla başlayacaklarını sözlerine ekleyen Kurum, “İstanbul’un kültürel planlamasını yapacak, kültürel mirasımızı gelecek nesillere en güzel şekilde aktaracak, turizm potansiyelini en yüksek seviyeye çıkaracağız. Genç sanatçılar için; ‘İstanbul Kültür-Sanat Ekosistemini’ güçlendireceğiz.” dedi.
“Kültür, sanat ve turizm havuzumuzu, çevre ilçelerimize doğru yayacağız”
Bir bölgede yoğunlaşan kültür, sanat ve turistik ziyaretlerin İstanbul’un geneline yayılması için çalışacaklarını dile getiren Kurum, “Kültür, sanat ve turizm havuzumuzu, çevre ilçelerimize doğru hızla yayacağız. İstanbul’u dünyanın en popüler üç destinasyonundan biri haline getirmek için; kamu-özel sektör, yerel yönetim, üniversite ve turizm kuruluşlarının temsilcilerinden oluşacak İstanbul Turizm Şurasını yapacak ve İstanbul Turizm planlamamızı tamamlayacağız. İstanbul Boğaz Hattı boyunca; gastronomi, müzik gibi etkinliklerin yer alacağı Uluslararası Boğaziçi Festivalini hayata geçireceğiz.” diyerek konuşmasına devam etti.
“Anadolu Kültür Merkezi’ni sizlere kazandıracağız”
Atatürk Kültür Merkezi’ne benzer bir yapının Anadolu Yakasına da kazandırılacağını sözlerine ekleyen Kurum, “Havalimanı yakınına farklı uygulamalar için kullanılabilcek bir Fuar ve Kongre Merkezi açacağız. Sahneleri, galerileri, kütüphanesi ve yeme-içme mekanlarıyla Anadolu Kültür Merkezi’ni Ataşehir’de ‘Gümrük’ olarak bilinen mevkide sizlere kazandıracağız. İstanbul’a biri Anadolu Yakasına olmak üzere, Harbiye Cemil Topuzlu Sahnesi gibi görkemli 2 yeni konser alanını da hediye edeceğiz. İstanbul’umuzun atıl duran tiyatrolarını harekete geçireceğiz; bu şehrin tiyatro sahnesi eksikliğini gidereceğiz. 2 yeni tiyatro sahnesini daha bu şehre kazandıracağız.” dedi.
“İstanbullu genç sanatçılarımıza ilk eser desteği vereceğiz”
Amatör sanatçılara her türlü desteğin verileceğini söyleyen Murat Kurum, “İBB Kültür Merkezlerinin sahnelerini amatör tiyatro gruplarına ücretsiz olarak açacağız. İstanbul Kültür Akademisi’ni kuracağız. Şehrimizi konu alan eğitim projelerine, akademik çalışmalara destek vereceğiz. Ayrıca İstanbul kültürü noktasında uzman insan kaynağımızı da kendi bünyemizde yetiştireceğiz. İstanbullu genç sanatçılarımıza ilk eser desteği vereceğiz. Genç sanatçılarımıza yurtiçi ve yurt dışı eğitim desteği verecek, sokak sanatçılarımızın yanında olacağız.” sözleriyle konuşmasına devam etti.
“3 yeni İstanbul Şehir Kütüphanesi kuracağız”
İstanbullulara 7/24 hizmet edecek 3 yeni şehir kütüphanesinin kurulacağını belirten Kurum, “Dış mekanlarıyla, açık yeşil alanlarıyla, ikramlarıyla; okuma sevdalılarına 7/24 hizmet edecek 3 yeni İstanbul Şehir Kütüphanesi kuruyoruz. Her ilçemizde en az 1 çocuk kütüphanesi açıyor; içinde güncel kitapların da yer aldığı e-kitap platformunu oluşturuyoruz. Bu şehrin hafızası olan sahaflara ve antikacılara destek olmak için, her iki yakanın farklı alanlarında yeni sahaf ve antikacılar çarşıları kuruyoruz. Gastronomi kültürünü yaşatmak için her ilçeye trafiğe kapalı lezzet sokakları oluşturuyoruz.” dedi.
Kaybolmaya yüz tutmuş tarihi yapıların da ihya edileceğini belirten Kurum, “Kaybolmaya yüz tutan tüm cami, türbe, hazire, eski mezar ve tarihi çeşmelerimizi ihya ediyoruz. Tarihi surlarımızın asıllarına uygun şekilde yeniden ihyası için hem bölgedeki bostanları hem de çevre binaları tarihi dokuya uygun şekilde düzenleyeceğiz. Kalelerimizi de ihya edecek; Fetih yolunu yeniden canlandıracağız.” şeklinde sözlerine devam etti.
“2016 yılında temeli atılan, 2019’da kaba inşaatı biten İstanbul Müzesi’ni hızla tamamlıyoruz”
İstanbul’un müzeler şehri haline getirileceğini sözlerine ekleyerek, “Bugün adeta bir açık hava müzesi gibi olan İstanbul’umuz; bir müzeler şehri oluyor. 2016 yılında temeli atılan, 2019’da kaba inşaatı biten; ancak 5 yıldır çivi çakılmayan İstanbul Müzesi’ni hızla tamamlıyoruz. Yenikapı Arkeoloji Müzesini, İstanbul Gravür Müzesi’ni, Etkileşimli İstanbul Biyografi Müzesi’ni ve İstanbul Gastronomi Müzesini kuruyoruz. Gastronomi merkezimize hem lezzetlerimizi tanıtacak hem de bu alanda çalışmak isteyen insanımıza mesleki eğitimler vereceğiz.” dedi.
“Nefes İstanbul projelerimizle İklim Dostu İstanbul’u müjdeliyoruz”
Daha yeşil ve daha güzel bir İstanbul inşa edileceğini dile getiren Murat Kurum, ” ‘Nefes İstanbul’ projelerimizle ‘İklim Dostu İstanbul’u müjdeliyoruz. 2040 yılı hedefimizin net sıfır emisyon olduğunu buradan ilan ediyoruz. 39 ilçemizde tüm yeşil alanlarımızı artırıyor, kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarını 7,80 metrekareden 11,80 metrekareye çıkarıyoruz.” diyerek konuşmasına devam etti.
“45 milyon metrekare yeşil alan üretme sözü tutulmadı”
Mevcut yönetimin İstanbul’un yeşil alanlarının artırılmasına yönelik sözlerini de tutmadığını dile getiren Kurum, ” ’15 yeni yaşam vadisiyle 20 milyon metrekarelik yeşil alan açma sözü; kişi başına düşen yeşil alan miktarını 3 katına çıkarma vaadi; toplam 45 milyon metrekare yeşil alan üretme sözü’ tutulmadı. 5 yılda geldikleri sonuç kendi ifadeleriyle bile sadece 9,4 milyon metrekare. Bu doğru olsa bile, vaatlerinin ancak yüzde 20’sini yapabilmişler demektir. Oysa ‘Kazandırdık’ dedikleri 9,4 milyon metrekare yeşil alanın bile; 6,5 milyon metrekaresi zaten daha önce bizim dönemimizde yapılmıştı. Yani ürettikleri yeşil alan aslında sadece ve sadece 3 milyon metrekaredir. Yani mevcut yönetim, vaadinin sadece yüzde 6,5’unu yapabilmiştir. Biz ise İstanbul’umuza, onların şişirilmiş söylemleriyle ulaşabildikleri yeşil alanı, sadece tek projede kazandırıyoruz. Güngören’den daha büyük ve neredeyse Beyoğlu kadar geniş bir parkı, İstanbul’umuza hediye ediyoruz.” şeklinde konuştu.
“8 milyon 140 bin metrekare aktif yeşil alana sahip İstanbul Botanik Bahçesi tüm Türkiye’nin sembolü olacak”
Dünyanın sayılı tematik parklarından birinin İstanbul’a inşa edileceğini sözlerine ekleyen Murat Kurum, “8 milyon 140 bin metrekare aktif yeşil alana sahip bu alanın ismi; İstanbul Botanik Bahçesi olacak. İstanbul Botanik Bahçesi; sadece İstanbul’un değil tüm Türkiye’nin sembolü olacak. İstanbullular ulaşımı çok kolay olan bu parkın içindeki 10 kilometre monoray hattı ve 1 kilometre füniküler hattıyla, keyifli bir gezinti yapabilecekler. Dileyenler 12 km bisiklet yoluyla ve spor alanlarıyla gün boyu doğada spor yapabilecekler. Atlı spor alanları, paintball parkuru, dağ bisikleti rotaları, adrenalin parkları da bir arada bulunacak.” dedi.
“Mahalle Bahçeleri ile 5 milyon metrekare yeşil alan kazandıracağız”
İstanbul’un 964 mahallesinin faydalanacağı ‘Mahalle Bahçeleri’nin süratle açılacağını ifade eden Kurum, “Bu bahçelerde çocuklarımız güvenle oynayacak, spor yapacak. Mahalle kültürümüz bu alanlarda güçlenecek. İstanbul’umuza yaklaşık 5 milyon metrekare yeşil alan kazandıracak bu projelerimizde; uygun olanların altına katlı kapalı otoparklar yaparak İstanbul’un otopark ihtiyacına da büyük oranda cevap vermiş olacağız. Dahası bu Mahalle Bahçeleri, muhtelif afet zamanlarında geçici toplanma alanlarına dönüşecek.” dedi.
“Esenler Otogarı’nı bölgenin en büyük parkına dönüştüreceğiz”
Şehrin ihtiyaçlarına cevap vermeyen Esenler Otogarı’nın taşınacağını belirten Kurum, “Burayı bölgenin en büyük parkına dönüştüreceğiz. Bu parkın içinde atölyeler, bilim merkezi, kuluçka merkezi, kütüphane, aşevi yer alacak; altında ise otoparklar bulunacak. Çevredeki ulaşım rahatlayacak.” diyerek konuşmasına devam etti.
“İstanbullular denizin ve tarihi dokunun keyfini bir arada yaşayacak”
6,2 milyon metrekarelik kıyı şeridinde çevre düzenlemesinin yapılacağının altını çizen Murat Kurum, “Tarihi Haydarpaşa Tren Garı’ndan başlayıp Kadıköy Meydanı’ndan Moda’ya uzanan kıyı hattını, Kültür ve Turizm Bakanlığımızla ortak bir projeyle düzenliyoruz. Haydarpaşa-Kadıköy Meydanı-Moda arasındaki aksta; İstanbullular denizin ve tarihi dokunun keyfini bir arada yaşayacak. Yine Bostancı’dan başlayan yeşil sahil bandını, Pendik’te yapacağımız çevre düzenlemesiyle birlikte taçlandırıyoruz.
Pendik, Haliç, Çatalca, Arnavutköy, Eyüp Sultan, Sarıyer, Beykoz, Şile, Silivri, Büyükçekmece ve Avcılar’ın kıyılarını, ilçe belediyelerimizle birlikte düzenliyoruz. Bu alanlarda da doğa yürüyüş parkurları, halk plajları ve kamp alanları açıyoruz.” dedi.
“Hedefimiz İstanbul’u sıfır atığın model şehri yapmak”
İstanbul’u sıfır atığın model şehri yapma hedefiyle çalışacaklarını belirten Kurum, “Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde küresel bir çevre seferberliğine dönüşen “Sıfır Atık”, en büyük projelerimizden biri olacak. Ulaşımdan kentsel dönüşüme, şehir planlamadan su yönetimine her projemizde; sıfır atık hedefi merkezde yer alacak, şehrimiz her gün daha yaşanabilir olacak. Bu yolda; her ilçemizde atık geri kazanım merkezleri kuruyoruz. İstanbul’un atıklarının tamamını dönüştürüyoruz. İstanbul’umuza yeni RES, GES ve JES’ler kuruyor; ek olarak 2 adet 3’er bin tonluk katı atık yakma tesisi ve 500 tonluk endüstriyel atık yakma tesisiyle; İstanbul’un doğasını koruyoruz. Hedefimiz açık ve net. Bu şehir enerjisini kendisi üretecek, millete ve çevreye asla yük olmayacak.” diyerek konuşmasını sürdürdü.
“Üreticilerimize canlı hayvan, tohum, fide, gübre, zirai ilaç ve mazot destekleri, gezici veteriner hizmeti sunacağız”
İstanbul’un köylerinin kırsal kalkınma projeleri ile kalkındırılacağını sözlerine ekleyen Kurum, “Şehir merkezi ve kırsala bütüncül bir yaklaşım getiriyor; sürdürülebilir yönetim sistemini kuruyoruz. Köylerimizi potansiyellerine göre değerlendiriyor; en yüksek üretkenliğe ulaştırıyoruz. Bakanlığımızla birlikte; ‘Tarımsal Amaçlı Arazi Kullanım Planlaması’ yapacağız. Tarım arazilerimizin her metresini değerlendireceğiz. 1 Nisan itibariyle; her bir kırsal mahallemizi: 151 Tematik Köy Projesi ile kucaklıyoruz. Tarımsal üreticilerimize canlı hayvan, tohum, fide, gübre, zirai ilaç ve mazot desteklerini artırıyoruz. Hayvancılık bölgelerinde; gezici veteriner hizmetini İBB eliyle sunuyoruz.” dedi.
“Çiftçilerimizin ürünlerine yüzde 100 alım garantisi vereceğiz”
Çiftçilere yüzde 100 alım garantisi verileceğinin altını çizen Kurum, “Kuracağımız yöresel pazarlarda ve E-Pazaryerlerinde çiftçimize doğrudan satış imkanı sunacağız. Çiftçilerimiz için en güvenilir depolama şekli olan ‘Lisanslı Depo’ hizmetini hayata geçireceğiz. Tüm su havzalarında, tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğiyle arıcılık faaliyetlerini teşvik edeceğiz. Eğitim, tohum, kovan ve arı desteği vereceğiz. Balıkçılıkla uğraşan kırsal mahallelerde, balıkçı barınaklarımızı arttırıyoruz.” şeklinde konuştu.
“Her kırsal mahallemizi birer turizm rotası haline getiriyoruz”
Kırsal alanların turizm potansiyelinin artırılması için geliştirilen projelere değinen Kurum, “Her kırsal mahallemizi birer turizm rotası haline getiriyoruz. Bu alanlardaki özgün yapıları da yeniliyoruz. Çocuklarımızın meyveyi, sebzeyi dalından yiyeceği, yumurtayı kümesten toplayacağı Çocuk Köylerimizin tasarımlarını tamamladık. Bugün en güzel örneği Üsküdar’da olan Çocuk Köylerini 39 ilçemize de kuruyoruz. Kırsalda her mahallemizde; GES, RES, JES gibi yenilenebilir enerji tesisleri kuracağız. Üretimin en önemli girdisi olan enerji ihtiyacını çevreci ve temiz yoldan karşılayacağız.” dedi.
“İstanbul’a 6 yeni içme suyu barajı yapıyoruz”
İstanbul için hayati olan sürdürülebilir su yönetiminin sağlanacağını dile getiren Kurum, “İstanbul’a 6 yeni içme suyu barajı yapıyoruz. Toplamda 1 milyon 200 bin tonluk 64 yeni su deposu ile arıtılmış su depolama kapasitemizi yüzde 40 artırıyoruz. 27 içme suyu terfi istasyonunu hizmete alıyor; 700 km isale hattını süratle inşa ediyoruz. Bu sayede; şehrimizin temiz su kapasitesini 5 yılda, tam yüzde 21 arttıracağız. İklim krizi olsa da; bundan böyle ‘su sorunu yaşanmayacak bir İstanbul’un’ sözünü veriyoruz. Üstelik bunları gerçekleştirirken, aktif karbon filtreleme sistemlerimizi tüm dağıtım hatlarına yayıyoruz. Yani, her abonemizin kapısına kadar doğal kaynak suyu kalitesinde suyumuzu ulaştıracağız.” diyerek konuşmasına devam etti.
“Marmara Denizimize arıtmadan geçmemiş tek bir damla atık su akmayacak”
Denizleri korumak ve gelecek nesillere temiz bırakmakta kararlı olduklarını dile getiren Kurum, “İlk 5 yılımızın sonunda; Marmara Denizimize ileri biyolojik arıtmadan geçmemiş tek bir damla atık su akmayacak. İlk iş olarak; bu öngörüsüz başkanın, ‘yaprakların kendisini alkışlayacağını vehmederek garip bir Temel Atmama Töreniyle’ durdurduğu Silahtarağa ileri biyolojik arıtma tesisini açıyoruz. Silahtarağa’yla birlikte 9 yeni ileri biyolojik arıtma tesisimizi daha bu şehre kazandırıyoruz. Bu tesisler sayesinde, İstanbul’un atık sularını denize deşarj etmiyor, yeniden değerlendiriyoruz. İleri biyolojik arıtma tesisinden çıkacak çamuru dahi hesap ettik. Tuzla ve Odayeri’ne kuracağımız toplam 1600 tonluk 2 adet çamur yakma tesisi ile; çamuru temiz enerjiye çeviriyoruz. Yine yağmur suyu hasat sistemleri ve deniz suyu arıtma tesisimizi kuruyoruz. Su havzaları ve deniz ekosistemlerini rehabilite ediyoruz.” dedi.
“7’den 70’e sporla yaşayan bir İstanbul vadediyoruz”
“Sağlıklı nesiller için 7’den 70’e sporla yaşayan bir İstanbul vadediyoruz.” diyen Kurum, “Göreve gelir gelmez ‘Olimpik Şehir İstanbul! Hedef 2036!’ diyerek çalışmaya başlayacağız. Altyapımızı kurarak, şehrimizi uluslararası tüm spor organizasyonlarına hazırlayacağız. Gençlik ve Spor Bakanlığımız başta olmak üzere tüm paydaşlarla iş birliği yapacağız. Olimpiyat Master Planını tekrar gözden geçirerek ulaşım akslarını, konaklama imkanlarını ve spor tesislerini geliştireceğiz. Olimpiyat köyü, su sporları merkezi, jimnastik merkezi, velodrom gibi tesisleri; 5 sene içinde tamamlıyor; İstanbul’umuzu olimpiyatlara tam hazır hale getiriyoruz. Her branşı içinde barındıran İstanbul Cup’ı yeniden başlatıp, geleneksel hale getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
“964 mahallemize spor tesislerini süratle inşa edeceğiz”
İstanbul’u bisiklet ve yürüyüşün şehri yapmak için geliştirilen projelerine değinen Murat Kurum, “Bisiklet yolu uzunluğumuzu 2029’a kadar 1000 kilometreye, 2034’e kadar ise 1500 kilometreye çıkarıyoruz. 964 mahallemize farklı olimpik branşlara hitap eden spor tesislerini süratle inşa edeceğiz. Bu tesisleri, halkımızın uygun fiyatlarla, hatta ücretsiz kullanmasını sağlayacağız.” dedi.
Her ilçenin ayrı bir branşın merkezi yapılacağını dile getiren Kurum, “Tesislerimizi, amatör spor kulüplerimizle birlikte planlıyor; kendilerine tesis, malzeme ve ulaşım desteği veriyoruz. Olası bir afet anında ise bu alanları kullanacağız. Bulundukları mahalleye hava ulaşım merkezi ve geçici barınma alanı olarak tasarlayacağız.” şeklinde konuşmasına devam etti.
E-Spor’un tüm şehre yaygınlaştırılacağının altını çizen Kurum, “E-spor geliştiricileriyle iş birliği yapıp daha çok gencimizi e-spor içerikleriyle buluşturuyoruz. Sağlıklı nesiller için; tüm İstanbullular için sporda yetersiz değil, rakipsiz İstanbul diyoruz.” dedi.
“1 Nisan’dan ‘algı belediyeciliği’ değil, ‘gerçek belediyecilik’ yapacağız”
Bugüne kadar verdiği her sözü tuttuğunun altını çizen Murat Kurum, “1 Nisan’dan sonra da birileri gibi ‘algı belediyeciliği’ değil, ‘gerçek belediyecilik’ yapacağız. Haksızlıktan yana değil, daima adaletten yana olacağız. Ayrı gayrıdan değil, birlikten yana duracağız. Öngörüsüz değil, daima vizyoner olacağız. Kibirli değil mütevazı olacağız. Zorlaştırmayacak, kolaylaştıracağız. Milletin değerlerine daima saygılı olacağız. Murat Kurum kardeşiniz; ‘Bakarız’ değil, ‘yaparız’ diyecek. Asla hesap yapmayacak, gerektiğinde hesap verecek. Sadece gerekenleri değil, hep daha fazlasını yapacak. Koltuğuna değil, halkına bağlı olacak. Bahane değil, çözüm bulacak. Daima yapan, daima üreten, daima hizmet eden tarafta olacak. ve bu şehre kazandırdığı her hizmetten sonra; inşallah yediden yetmişe tüm İstanbulluların hayır dualarını alacak.” diyerek konuşmasını tamamladı. – İSTANBUL
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kepez Belediye Başkan adayı Mesut Kocagöz’ün önümüzdeki 5 yıllık süreçte hayata geçireceği projelerinin lansman toplantısını kent merkezindeki bir otelde gerçekleştirildi. Lansman öncesi Kocagöz’ün özgeçmişi ve öğretmenlerinin düşüncelerinin yer aldığı bir kısa film katılımcılara izletildi.
Toplantının kendisi için sadece bir tanıtım toplantısı olmadığının altını çizen Kocagöz, çıktığı yeni yolda herkesle birlikte yürüyeceğini belirtti.
Gazetecilerin Antalya’nın nabzını tuttuğunun altını çizen Kocagöz, “Antalya’nın kanaat önderlerisiniz. Yaptığımız yanlışı da doğruyu da söyleyecek olan sizlersiniz. İnşallah Kepez Belediyesi’ni yönetme ehliyetini aldığımda sık sık bir araya gelip sizlere danışacağım. Uzun zamandır belediyeciliğin mutfağında çalışan bir kişiyim. Antalya’da, Kepez’de ve büyükşehir birçok hizmetlerim oldu. Her zaman halk için, her zaman Kepez ve Antalya için en iyisini yapmaya çalıştım. Öğrenmenin yaşı ve sonu yoktur. Ama en azından belediyeciliğin başkan olduktan sonra öğrenmeyeceğim, gerekli bilgi ve tecrübeye sahip olduğumu düşünüyorum. Kepez’e yıllar boyunca hizmet ettim. İnsanını, mahallelerini, sokaklarını tanırım. Kepez’in fabrikasını da, gecekondusunu da bilirim Kepez’de bir tarafta sadece zengin turistin görebildiği mağazalar ultra modern seralar, en güzel hastaneler var. Diğer tarafta ise yağmur suyunun altında kalan sokaklar var. Diğer tarafta kışlık ayakkabısı olmayan iyi beslenemeyen çocuklar iki otobüs ve günlük temizliğine giden kadınlar geleceğe güvenle bakamayan sanayi kalfası, turizm işçisi ve üniversite öğrencileri var” diye konuştu.
“Dönüştürmeye talip olduk”
Kepez’de, ‘Burası Antalya mı?’ diye sorulabilecek birçok mahalle olduğunun altını çizen Kocagöz, “Bir şehri, bir ilçenin gelişmesi için, vitrin yerlerle değil, en yoksul yeni şartlarıyla ölçülür. Muratpaşa, Lara deyince aklınıza Kaleiçi, turizm, zenginlik gelir. Konyaaltı deyince aklınıza sahilimiz, denizimiz, turizm, zenginlik gelir. Kepez deyince akla ‘işçi’ gelir. Emekçi gelir. Yokluk gelir. Yoksulluk gelir. Sanki Antalya’nın arka bahçesi gelir. Kepez, buraya 3-54 kilometre uzaklıktadır. Bu toplantıyı Kepez’de yapamadık. Çünkü Kepez’de böyle yer yok. Maalesef yok. İşte biz bu durumu değiştirmeye ve dönüştürmeye talip olduk. Kepez’de yaşayanın Kepez’le övünmesini, kendisini Antalyalı olarak görmesini istiyorum. Projelerimizin temelinde önce insan anlayışı yatar. Bu anlayışla Kepez’inizin kadını, erkeği, genci yaşlısı, çocuğu kısacası tüm bireyleri için birleştirici ve ulaşabilir, ulaşılabilir olmayı, adil çözümler sunmayı hedefliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Yoksulluğu yok etmek
Kocagöz, Kepez’in 68 mahallesinin her köşesinde yaşanan sorunlara yönelik, kalıcı, sürdürülebilir ve dönüştürücü projeler geliştirdiklerini kaydetti.
“Yokluğu yönetmeye değil, yoksulluğu yok etmeye” geldiklerinin altını çizen Kocagöz, “Umarım bir gün AŞ evleri açmak değil, o aşevlerini kapatmak bize nasip olur. Yoksulluğu yönetme modeli Atatürk Türkiye’sine, laik, sosyal hukuk devletine, çağdaş demokrasiye yakışmayan bir modeldir. Bu nedenle biz çarenin halkçı belediyecilik olduğunu, çağdaş, sosyal devlet modeli olduğunu herkese göstereceğiz. 31 Mart Seçimi halkçı belediyecilikle, rantlı belediyecilik arasındaki bir seçimdir. Yoksulluğu yok etme politikası ile yoksulluğu yönetme politikası arasındaki bir seçimdir. Seçim adaletle, adaletsizlik arasındaki bir seçimdir. İşte biz bu anlayışla artık gerçekten bir yerel demokrasi ve yerel kalkınma modeli gerçekleştirmek için bu yola çıktık. Bu hedefimizi hep birlikte başaracağız” dedi.
“Sermayem dostlarım”
“Biz neyi nasıl yapacağımızı çok çok iyi biliyoruz” diyen Kocagöz, “Bu dönem önceliğimiz Kepez’de halkın, halkımızın geçim derdine çare bulmak. Yani ekonomi olacaktır. Kepez’de tarım var, sanayi var. turizm zayıf, ticaret olması gerektiği yerde değil. Tarım, ticareti ve turizmi birlikte geliştirecek projelerle Kepez’in gelirini artıracağız. Bu çerçevede kendimize 7 başlık belirledik.
Kepez’in zenginleşmesi, Kepezi dayanışma ve huzur şehri yapmak, Kepez’i daha güzel daha yeşil ve çevreci modern şehir yapmak, yerel demokrasi önderi olmak, eğitim ve bilim şehri yapmak, spor şehri yapmak, sanat ve kültü şehri yapmak. Bunları süs olsun güzel görünsün diye söylediğimizi hedefler değildir. Bu yedi başlık Kepez’e yakışır proje değil vizyondur. Çağdaş ve modern bir şehir vizyonudur. Kepez markasını yeniden tanımlamak ve oluşturmaktan bahsediyorum. Antalya’nın geleceği yer geleceği Kepez’dir. Bunu başarmayı hedefliyorum. Önemli, olan makam ve mevki değil sonrasıdır. Benim seçim servetim sermayem dostlarımdır” açıklamalarında bulundu.
Projeler ve başlıkları
Zengin şehir Kepez; halk market, Kepkart emekli kart, aşevleri ve kent, lokantalar, geçici barınma evleri, turizm çalışanlarına sosyal konut, Kepez üretici dükkanları, fatura ödeme dayanışması, kozadan ipeğe sürdürülebilir ekoloji, şehir bostanları, bahçe market, çevre dostu seracılık, Kesme Çiçek İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Çiçekçiliği Destekleme Merkezi, ekilemeyen alanlarda tarım, arıcılık faaliyetleri, ücretsiz veterinerlik hizmetleri, canlı hayvan borsası, Kamp Kepez Karavan Parkı, teleferik, eko turizm düzenlemesi, kırsalda sosyal yaşam, Duacı Eko Turizm Köyü, açık hava fotoğraf stüdyosu ve selfiepark, gece pazarı, E Kepez satış platformu, dijital pazar yeri, mahalle üretim atölyeleri, Kepez istihdam merkezi.
Sosyal dayanışma ve huzur şehri Kepez; her mahalleye kreş, kadın ve çocuk sığınma evi, yeni doğan desteği, üretici kadınlar markası, engelsiz yaşam ve otizm merkezi, engelsiz parklar, engelsiz mola, emekli kıraathaneleri, yaşlı bakım ve geriatri merkezi, aile yaşam merkezi, sosyal yaşam merkezi, ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmeti, uyuşturucu ile mücadele ve aile destek merkezi, taziye evleri, öğrenci lokantası, öğrenci konuk evi, Kepez gençlik yolu, öğrencilere internet paketi, öğrencilere sağlık taraması, çamaşır yıkama istasyonları.
Çevreci modern şehir Kepez; Kepez’de kentsel dönüşüm, kent meydanı, altyapı hizmetleri, tematik prestij caddeler, yeni parklar ve güvenli park düzenlemesi, tematik parklar, botanik parklar, ışıl ışıl Kepez, modern semt pazarları, bina yalıtımlarına öncülük, apartman yönetimi, ring Kepez, cadde ve sokak düzenlemesi, güvenli trafik eğitimi, sosyal binalar, ibadethane ve okul temizliği, çevre eğitim merkezi, geri dönüşüm atölyesi, yenilenebilir enerji tesisleri, bio briket, çöp ayrıştırma ve kompost projesi, tadilat molozları rehabilitasyonu, sokak canlarına doğal yaşam parkı, kısırlaştırma ve tedavi merkezi, hayvan ambulansı
Yerel demokrasi örneği Kepez; Halk meclisleri, hemşehri platformu.
Eğitim ve bilişim şehri Kepez; Kepez Mimar Sinan Akademisi, yabancı diller akademisi, aşçılık mutfak ve gastronomi, meslek akademisi, tarım enstitüsü, teknoloji geliştirme kampüsü, dijital eğitim merkezi, ‘Kep-on’online eğitim merkezi, dijital platformlara içerik stüdyosu, Kepez tasarım atölyesi, Kepez Belediyesi Afet Takımı(KEPAT), ortak buluşma alanı oba, uzay kampı.
Spor şehri Kepez; Spor tesisleri ve yüzme havuzları, motor sporları yarış alanı, yağlı güreş spor merkezi, spor müsabakaları, Kepez spor akademisi, yürüyüş yolları, Duacı doğa sporları merkezi, kaya tırmanışı, bisiklet yolları, buz pateni pisti.
Kültür sanat şehri Kepez; Sahne Kepez, 100. Yıl dijital müze, çiçek çalıştayı ve festivali,zeytin çalıştayı ve festivali, Kepez gençlik festivali, el emeği festivali, yöreler ve lezzetler festivali.
Projelerin tanıtılmasının ardından Kocagöz, meclis üyesi adaylarıyla birlik beraberlik pozu verdi. – ANTALYA
]]>Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü ile Dicle Üniversitesi (DÜ) işbirliğiyle kurulan Dicle Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde ameliyathaneler, rehabilitasyon merkezleri, gözlem ve karantina odalarıyla yaban hayvanları tedavi ediliyor.
Kurt, alaca sansar, çakal, oklu kirpi, yaban kedisi, dağ keçisi, kaçakçılardan kurtarılan yavru sincaplar, nesli tükenme tehlikesi altında olan Fırat kaplumbağası, kara leylek ve çok sayıda şahin, kartal ve puhunun tedavi ve rehabilitasyonun yapıldığı merkez, ayrıca DÜ Veteriner Fakültesi son sınıf öğrencilerinin akademik gelişimine de katkı sunuyor.
Eğitim programı kapsamında salı ve perşembe günleri merkeze gelen öğrenciler, kadavra, doldurulmuş ve dondurulmuş yaban hayvanları yerine canlılarla uygulamalı eğitim görüyor.
Veteriner hekim adayları alanında uzman akademisyenlerin yanı sıra DKMP Diyarbakır Şube Müdürlüğünde yaban hayvanları üzerine çalışma yürüten veteriner hekim Kasım Ertürk ve Emre Yalçın tarafından birçok konuda destek alıyor.
“Her yerde yaban hayvanı merkezi yok”
Dicle Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Alaeddin Kaya, AA muhabirine, veteriner hekim adaylarına teorik derslerin yanı sıra merkezde biyoçeşitlilik ve ekolojik yaban hayatı kapsamında pratik dersler verdiklerini söyledi.
Türkiye’nin birçok ilinde veteriner fakültesi bulunduğunu fakat yaban hayvanı merkezi olmadığını kaydeden Kaya, öğrenciler için yaban hayvanlarını tanıma ve yapılacak uygulamaları bilmeleri konusunda böyle bir merkezin varlığının çok önemli ve faydalı olduğunu belirtti.
Öğrencilere diğer kliniklerde pet ve evcil hayvanları tanıma noktasında yeterince imkan sağlandığını ifade eden Kaya, şöyle konuştu:
“Her yerde yaban hayvanı merkezi yok. Bu nedenle merkez Veteriner Fakültesi için büyük bir avantaj sağlıyor. Daha önce çok nadir gördüğümüz bazı özel türleri merkezde yakından görme imkanı var. Burada bu kadar çeşitli kuşu, memeliyi veya sürüngeni yakından görmek önemli. Bu hayvanlara dokunmak, onları tanımak ve onların davranışını görmek büyük bir avantaj. Bu yaban hayvanlarını tanımaları, bunlara yapılacak müdahaleleri bilmeleri açısından Veteriner Fakültesi öğrencileri büyük bir şans yakalamıştır.”
“Akademik çalışmalar yapacağız”
Öğrencilerden Mehmet Can Eşgin de merkezin öğrenciler için büyük bir fırsat olduğunu dile getirerek, Türkiye genelinde bu uygulamayı yürüten pek fazla veteriner fakültesi olmadığını söyledi.
Meslek hayatlarında çok fazla yaban hayvanıyla karşılaşmadıklarını belirten Eşgin, merkezde gördüğü eğitimin akademik gelişimine büyük katkı sağlayacağını aktardı.
Eşgin, “Özellikle Avrupa ve Amerika’da geniş kapsamlı çalışmalar yürütülüyor. Türkiye’de son zamanlarda yaygınlaşmaya başladı. Bu da yaban hayvanı merkezlerinin yaygınlaşmasıyla oluyor. Önümüzdeki yıllarda biz de bu akademik çalışmaları yapacağız. Daha önce bir kurt, puhu veya leyleği yakından görmemiştik. Merkez sayesinde onlara müdahale etme şansı bulduk. Onların nasıl tedavi edildiğini gördük.” ifadelerini kullandı.
Berna Töre ise okudukları dönemde pet hayvanları ve diğer evcil hayvanlar üzerinde eğitim gördüklerini kaydetti.
Merkez sayesinde yaban hayvanlarını da yakından tanıma fırsatı yakaladıklarını anlatan Töre, “Bu alanda bize çok büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Daha önce şahin ya da baykuşa yakın temasım olmamıştı. Şimdi ise nasıl tedavi edildiklerini öğreniyoruz.” dedi.
]]>Ulaşımdan altyapıya, eğitimden spora kadar her alanda Bursa’yı marka şehir yapma yolunda çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, sağlık yatırımlarında hız kesmiyor. Vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay erişimini sağlamak amacıyla mahallelere modern aile sağlığı merkezleri kazandıran Büyükşehir Belediyesi, Gülbahçe Mahallesi’nde de benzer yatırımı hizmete aldı. Hayırsever işadamı Davut Çalışkan’ın destekleriyle 640 metrekare alana inşa edilen Aile Sağlığı Merkezi kısmında, 7 doktor muayene odası, 1 engelli odası, 2 gebe izleme odası, 2 aşılama odası, 2 acil müdahale odası, 1 emzirme odası, 1 laboratuvar ve kan alma odası, bekleme salonu, tuvaletler ve diğer birimler yer alıyor. 200 metrekare alana sahip Acil Sağlık Hizmet İstasyonu’nda ise personel dinlenme odaları, depo ve ortak alan, ambulans park alanı mevcut.
Gülbahçe Mahallesi’nde sağlık hizmetlerinin daha nitelikli verilmesini sağlayacak merkezin açılış törenine AK Parti Genel Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Recep Altepe, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve eşi Sevinç Aktaş, hayırsever işadamı Davut Çalışkan, eşi Beyaze Çalışkan ve ailesi, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, İl Sağlık Müdürü Dr. Orkun Yıldırım, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
“Mini hastane gibi oldu”
Davut Çalışkan İlkokulu Halk Oyunları ekibi gösterisiyle başlayan açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Yıldırım Bayezid Han tarafından 1397’de yaptırılan ‘Yıldırım Darüşşifası’nın Osmanlı Devleti’nin ilk hastanesi olarak kabul edildiğini hatırlattı. Darüşşifanın bugün bile şifa dağıtmaya devam ettiğini söyleyen Başkan Alinur Aktaş, Bursa’nın hem sakinlerine hem de misafirlerine sağlık turizmi açısından zengin imkanlar sunduğunu belirtti. Önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe zamanında başlayıp, kendi döneminde çalışmaları süren eserin bugün ortaya çıktığını ifade eden Başkan Aktaş, Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren muhtarımız ve mahalle sakinlerinin özellikle ifade ettiği konuydu. Davut Çalışkan daha öncesinde okul yaptırmış bir büyüğümüz. Ben kendisine teşekkür ediyorum. Allah sayılarını arttırsın. Hayırseverlik için ele cebe tam atmak lazım. Davut Çalışkan bunu başarabilen ve becerebilen hayırseverlerden bir tanesidir. Nihayetinde İl Sağlık Müdürlüğü’nün de destekleriyle hekimlerimiz hizmet vermeye başladığı bir alana dönüştü. Mini hastane gibi oldu desek hiç mübalağa olmaz açıkçası” dedi.
Başkan Aktaş’tan park müjdesi
Bursa büyükşehir Belediyesi’nin çok önemli sağlık hizmetleri sunduğunu anlatan Başkan Aktaş, evde sağlık biriminin 156 personel, 48 binek araç ve 20 ambulansla tam bir sağlık ordusu gibi görev yaptığını dile getirdi. Bursa’nın 17 ilçesindeki evde sağlık hizmetleri çerçevesinde 79 bin doktor muayenesi, 135 bin fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti, 336 bin hemşirelik hizmeti, 235 bin bakım ve refakat hizmeti, 16 bin sosyal inceleme ve 20 bin psikolojik destek hizmeti sunulduğunu söyleyen Başkan Aktaş, “Bunun yanında 12 bin hastanın evine temizlik hizmeti verilirken, bini şehir dışı olmak üzere toplam 178 bin hastanın da ambulansla hastaneye sevki sağlandı. Hikmet Şahin döneminde başlayıp, Recep Altepe döneminde geliştirilmiş, dönemimiz itibariyle de arttırılarak devam eden bu tip projeler var. Bu merkezimiz toplamda 840 metrekare inşaat alanına sahip aile sağlığı merkezi ve acil sağlık hizmet istasyonu, sağlık konusunda hastanelere gitmeden önce ihtiyaca cevap verecek. Davut Çalışkan’a ve evladı Cengiz Çalışkan’a çok teşekkür ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak 18 milyon küsur para harcadık. Helali hoş olsun. Sizin aldığımız paraları size harcıyoruz. Yakınındaki yerde de 10 gün park inşaatına başlıyoruz. Hizmet etmekten onur ve mutluluk duyduğum bu kutlu şehirde Allah bu görev kapısını bizlere nasip etti. Tekrar halkımızın destek vereceğinden şüphem yok. Yeni dönem kentsel dönüşüm dönemidir. Yeni yollar açmak, yeni yeşil alanlar yeni parklar yeni sağlık ve eğitim alanları açmak bizim boynumuzun borcudur. Bu milletin derdiyle dertleniyoruz. Bu güzel mekan hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.
AK Parti Genel Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, güzel eserin mahalleye, ilçeye ve Bursa’ya hayırlı olmasını diledi. Yaptıkları hizmetlerin birer marka olduğunu belirten Ala, “Bir eserin açılışını yaparken öbür eserin müjdesini aynı cümle içerisinde Büyükşehir Belediye Başkanımız verdi. Bu eserin meydana gelmesinde devlet-millet işbirliği var. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a, önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye teşekkür ediyorum. Hayırsever Davut Çalışkan’a ise tebrikimi, teşekkürümü, minnettarlığımı sunuyorum. Ne güzel bir memleketimiz var. Hizmet bizim işimiz. Belediye başkanlarımız canla başla çalışıyorlar. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.
AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Recep Altepe, Bursa’nın güzel bir açılışa daha ev sahipliği yaptığını dile getirdi. Bu açılışı uzun zamandır beklediklerini anlatan Altepe, “Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bursa güzel ve özellikli bir şehirdir. Bursa’da yaşamak bir şans. Bu eserleri bırakmak hepimize nasip oldu. Bundan sonra da buna benzer eserler verilmeye devam edilecek. Hastane ayarında sağlık merkezinin kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bursa’ya, bölgemize hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.
Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, ilçenin neresinde olursa olsun her sıkıntı ve talebe koşturarak orada olduklarını ifade etti. Hayırseverlerin de bu tip hizmetlere destek olmasının sevindirici olduğunu belirten Dündar, merkezin hayırlı uğurlu olmasını diledi.
İl Sağlık Müdürü Dr. Orkun Yıldırım, sağlık hizmetleri konusunda Türkiye’de her zaman liderlik yapan Bursa’ya bu tesisin çok yakıştığını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti.
Hayırsever Davut Çalışkan’ın oğlu Cengiz Çalışkan, geçtiğimiz sene temelleri atılan merkezin açılışında bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Annesi Beyaze Çalışkan’ın adını taşıyan sağlık merkezinin her vatandaşa kaliteli temel sağlık hizmetleri sunacağını söyleyen Çalışkan, projede emeği olan herkese teşekkür etti.
Gülbahçe Mahalle Muhtarı Bayram Saygılı da yıllardır bekledikleri tesisi mahalleye kazandıran herkese teşekkür etti.
Konuşmaların ardından Başkan Alinur Aktaş ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, hayırsever Davut Çalışkan ve eşi Beyaze Çalışkan’a günün anısına plaket takdim etti. Sağlık Merkezi’nde çalışan sağlık personeli de günün anısına hayırsever Çalışkan ailesine plaket ve çiçek verdi. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Başkan Aktaş ve beraberindekiler, sağlık merkezini gezerek yetkililerden bilgi aldı. – BURSA
]]>Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen döneminde hizmete açılan ve yaşlıların korunması, desteklenmesi ile rutin sağlık kontrollerinin yapıldığı, gün boyu kaliteli vakit geçirebilmelerinin sağlandığı Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezini ziyaret etti. Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezi sakinleri tarafından düzenlenen hatim duasına katılan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen yoğun ilgiyle karşılaşırken, yaşılar tarafından da ilahiler okundu, ziyarette zaman zaman duygusal anlar yaşandı.
Isparta Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Ender Güven, 2021 yılında Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatlarıyla Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezinin faaliyete geçtiğini söyledi. Güven, projenin başlangıcının 65 yaş üstü vatandaşlara bulundukları mekanlarda rehabilitasyon hizmeti sunmak olduğunu belirterek, “Sizler o süreçte biz bir yer kuralım, gelebilenler gelsin, gelemeyenlerin evine gidelim dediniz. O süreçte 400 yaşlımızı kaydettik. Yaşlılarımızı sabah alıyoruz, kahvaltı öğle yemeği veriyoruz, gün içinde halk eğitim merkezinden gelen hocalarımız el sanatları ve zihinsel becerilere yönelik faaliyetlerde bulunuyor. Haftanın belirli günlerinde dışarıda gezi programları yapıyoruz, araçlarımızla yaşlılarımızı gezilere götürüyoruz, kültürel faaliyetlerin ardından evlerine bırakıyoruz. Bunun yanında fizyoterapistimiz her gün saat 10.30’da yaşlılarımıza egzersiz yaptırıyor, psikoloğumuz öğleden sonra burada oluyor destek veriyor. Doktorumuz haftanın 2 günü burada yaşlılarımızın şeker, tansiyon kontrolleri yapılıyor, reçeteleri varsa onlar yazılıyor. Bunu yaparken de bizler Isparta Belediyesi bünyesinde yetkilendirilmiş aile hekimliği merkezi olduk. Sağlık Bakanlığı yapılan incelemeler sonucunda bu yetkiyi bize verdi” dedi.
Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezinden hizmet alan yaşlılar da yapılan çalışmalardan dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Yaşlılar, “Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez, Allah razı olsun her şeyden memnunuz. Evden çıkamıyorduk, burada hem gülüyoruz hem güzel vakit geçiriyoruz, elimizden tutuyorlar, istediğimiz yere götürüyorlar. Buraya berberimiz bile geliyor. Sabahtan güler yüzle karşılaşıyoruz, moralimizi alıyoruz. Evimizden alıyorlar, evimize bırakıyorlar. Yaptığınız hizmetleri 7’den 70’e herkes beğeniyor. Tüm sağlık kontrollerimiz yapılıyor. Evde yalnızlıktan usanmıştık. Bu binalar eskiden de vardı, buralar vardı, bize bugüne kadar niye kimse yapıp da ‘gelin’ demediler. Eşim vefat etmişti, evde kapanıyordum. Evde bırak duvarları beton çöküyordu üzerimize. Bu yer olmasaydı biz ne yapacaktık. Eskiden yüzümüze bakmıyorlardı. Allah bin kere razı olsun başkanımızdan” görüşlerinde bulundu.
“Bir büyüğümüzün mutlu olduğunu görmekten daha değerli ne olabilir”
Yaşlıların söylemiş oldukları güzel sözlerinden dolayı teşekkür eden Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, nerede kendilerine bir görev düşüyorsa orada olduklarını belirtti. Başkan Başdeğirmen, “Büyüklerimizin yanında olmaktan bizlerde son derece memnun ve mutluyuz. Sizlerin gülen yüzlerini görmek mutlu ediyor. Sağlığınız mutluluğunuz bizleri daha çok sevindiriyor. Sizler bizim değerlerimizsiniz, büyüklerimizsiniz. Sizlerin huzurlu yaşaması bizler için çok değerli. Anneler, babalar, evlatlar herkes için çok kıymetli. Ataerkil yetişen bir toplumuz. Bir insanın büyüğüne saygısı, küçüğüne sevgisi akranına dostluğu çok önemli. Burayı hizmete sunduğumuzdan buyana çok misafirimizi ağırladık. Burada sizlerin mutlu olduğunuzu gördük. Evlerinizde kendi başınıza kalmıyorsunuz. En zor şey evde yalnız başına akşama kadar oturmak. Sohbet edeceğiniz, konuşacağınız bir dosta ihtiyacınız vardı. Burası da onu sağlıyor. Bu yönden buranın çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bazı kişilerin bu işi çok basite almalarından da üzülüyoruz. Bir partinin belediye başkan adayı ‘Dere Mahallesinde bir yer yapmışlar, içinde 7 kişi var, 7 kişiyle bir şey yaptıklarını zannediyorlar’ diyor. Bu çok üzücü, bir kişi de olsa, eğer biz bir büyüğümüzün, teyzemizin, annemizin, babamızın bir amcamızın burada mutlu olduğunu görmemiz kadar değerli ne olabilir” dedi. – ISPARTA
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kardeş kenti Almanya’nın Oberhausen Belediyesi iş birliğinde ‘İklim Eğitimi ve İklim Diyaloğu Güçlendirme Projesi’nin açılış toplantısı Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Toplantıda, özellikle son yıllarda artış gösteren iklim krizinin getirmiş olduğu problemler ve yaşanan iklim değişikliklerinin önüne geçilmesi için yapılması gereken konular ele alındı. İklim ve çevre konusunda hem yerel, hem de uluslararası yönetimlere çok sorumluluk düştüğünün ve bu paydaşların iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğinin vurgulandığı toplantıda; Oberhausen’dan gelen temsilciler ile Büyükşehir Belediyesi’nin iklim ve çevre ile ilgili gerçekleştirmiş olduğu proje ve çalışmalardan bahsedilerek bilgi alışverişinde bulunuldu.
Almanya’nın Oberhausen kentinden Oberhausen Belediyesi’ni temsilen 6 kişilik bir ekiple toplantı yaptıklarını kaydeden İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi ile Afet İşleri Dairesi Başkanı Dr. Kemal Zorlu, etkinliğin 3 gün süreceğini dile getirdi. Projenin Oberhausen Belediyesi ile ortak bir şekilde yürütüldüğünü aktaran Zorlu, şunları söyledi:
“Projenin amacı; hem Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde, hem de Oberhausen’da iklimin korunması, iklim değişiklikleri ile ilgili uyum ve azaltım çalışmaları hakkında birbirimize bilgi aktarmaktan oluşuyor. Bizler burada yapmış olduğumuz çalışmaları, onlar da kendi yaptığı çalışmaları bize aktaracaklar. Aynı zamanda iklim konusundaki eğitimlerin nasıl yapılacağına dair de bilgi paylaşacağız.”
İklim ve çevre ile ilgili çalışmaları, Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi ile birlikte bir adım daha ileri taşıdıklarını da aktaran Zorlu, merkezin açıldığı günden bu yana çoğunluğu 6-14 yaş arası çocuklardan oluşan 45 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini de sözlerine ekledi.
Oberhausen’dan gelen ekibin Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ni de incelediğini dile getiren Zorlu, şöyle devam etti:
“Onlar burayı gezmekten çok memnun oldular. Almanya’da böyle bir merkezin bulunmadığını ve burayı gıpta ile gezdiklerini ifade ettiler. Böyle bir şeye öncülük etmek de, bizler için oldukça mutluluk verici bir duygu. Daha önce de bir proje kapsamında merkezimizi Almanya’dan ziyaret eden bir ekip oldu. Yakın zamanda biz de bir ekip olarak Oberhausen’ı ziyaret ederek, onların yürüttüğü çalışmaları yerinde inceleyeceğiz. Böylece uluslararası ilişkilerimizi daha iyi noktaya taşımış olacağız. Bu yürütülen çalışmaların bir amacı da, burada vermek istediğimiz eğitimleri vermek ve iyi uygulama örneklerini diğer alanlara taşımak. Böylelikle karşılıklı olarak bilgi aktarma ve diyalog sağlamış olacağız.”
Etkinliğin sonunda, Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Oberhausen Belediyesi’nin kardeş şehir olmasının 20. yıl dönümü kutlandı. 20. yıla özel pasta kesilen etkinlikte, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı İbrahim Evrim de yer alarak, Oberhausen’dan gelen temsilcilere hediyelerini takdim etti.
]]>Tepebaşı Belediyesi tarafından hayata geçirilen Yeşiltepe Yaşam Merkezi, düzenlenen tören ile kent halkının hizmetine sunuldu. Tepebaşı Davet Salonu’nda düzenlenen toplu açılış törenine Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP’nin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (EBB) Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Tepebaşı meclis üyeleri ve çok sayıda Belde Evi kursiyeri katıldı.
Törende konuşan Başkan Ataç, şunları söyledi:
“20 yıldır yan yana çok güzel işler yaptık. Birçok hizmet yeri açtık. Tepebaşı bölgemiz gelişerek büyüyor. Tabii şehirleri, sanat, kültür, bilim, ilim bunlar geliştirir. Bunlara dikkat ederek 20 yılda çok mesafe kat ettik. Belde Evlerimizin ilkini 2001 yılında açtık. O zaman Belde Evi diye bir düşünce yoktu Türkiye’de. Belde Evleri projesine Fevzi Çakmak Mahallesiyle başladık. Şu anda yaklaşık 26 tane Belde Evimiz, 10 tane deneyimli kafemizle sizlere hizmet veriyoruz. Tepebaşı Belediyesi her zaman tasarrufla parasını harcar. Belediyemize ait 4 birimimizi buraya taşıdık. Burada inanılmaz güzel şeyler oldu. İçerisinde Belde Evi, Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, Dil ve Konuşma Terapisi Merkezi ile İki Elin Sesi Var Çocuk Senfoni Orkestrası’nın yer aldığı bu merkez, yaşam merkezi olarak sizlere hizmet verecek. Belde Evleri’ni mülkiyetimizdeki yerlere taşıyarak tasarruf ettik. Şimdi sıfır maliyetle Belde Evleri’miz oldu. Tasarruf ile kalan paraları da yine sizin için harcayacağız. Tasarrufu sizin için yapacağız.”
EBB Başkan Adayı Ayşe Ünlüce de şunları dile getirdi:
“Ahmet Başkan, 1999 seçimlerini kazanıp 1-2 yıl sonra Belde Evleri projesini ilk ortaya attığında bizler de şehirdeki genç kadınlar olarak çok büyük heyecan duymuştuk. O dönemde kadın dayanışma merkezi yoktu ama Belde EvleriWmiz bu alanda birçok çalışmaya imza attılar. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de ‘Eğitimde fırsat eşitliği sunan şehir’ sloganıyla yola çıkarak bugüne kadar Eskişehir’de birçok kadınımıza hizmet etti. ESMEK kurslarımızdan son 10 yılda 250 bin kadınımız, gencimiz ve çocuklarımız yararlandı. Kent merkezinin yanı sıra ilçelere de açtığımız ESMEK kursları sayesinde ilçeler canlandı, kadınlar ev hayatından sosyal hayata adım atmış oldu. Ayrıca Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi’mizden ise son 10 yılda 40 bin kadın yararlandı. Burada şiddete maruz kalan, psikolojik destek isteyen kadınlarımıza merkezimizde destek verdik.”
CHP İl Başkanı Yalaz ise “Bugün burada açacağımız Belde Evi, Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, İki Elin Sesi Var Çocuk Senfoni Orkestrası gibi tesisler, sosyal belediyeciliğin birer örneği. Belde evleri sayesinde siz değerli kadınlarımız hem toplanmak için fiziki bir imkana kavuşuyor hem de kendilerini geliştirmek için çeşitli eğitimler yapıyor. Bu anlamda Belde Evleri Tepebaşı’nda yer bölgeye yayılmış ve sosyal belediyeciliği en iyi örnekleyen oluşum olmuştur” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Yeşiltepe Yaşam Merkezi’nin açılışı yapıldı. Açılışı sonrası Başkan Ataç, EBB Adayı Ünlüce, İl Başkanı Talat Yalaz ve kadın kursiyerler merkezin birimlerini gezdi.
Yeşiltepe Yaşam Merkezi içerisinde; kadınların sosyalleşmesini sağlayan Belde Evi, 4-18 yaş grubu çocuklara psikolojik danışmanlık, diş sağlığı eğitimi ve acil müdahale ve tedavi işlemlerinin ücretsiz gerçekleştirildiği Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği ve İki Elin Sesi Var Çocuk Senfoni Orkestrası Eğitim ve Çalışma Merkezi ile iki buçuk yaş itibarıyla çocuk, ergen, yetişkin ve ihtiyaç duyan herkesin faydalanabileceği Dil ve Konuşma Terapisi Merkezi yer alıyor.
]]>CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, “Geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Hatay’da: ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı’ dedi ve adeta ‘oy yoksa hizmet de yok’ diyerek vatandaşlarımızı tehdit etti. Biz Muğla’da bugüne kadar hiçbir tehdide boyun eğmedik. Kendi göbeğimizi kendimiz kesebildik. Kendi üretimlerimizle kendi işimizi gördük. Bundan sonra da başaracağız. O iradeye ve tüm tehditlere inat şehrimizi, kentimizi bu zihniyetin talanından koruyarak yine sosyal belediyecilik, halk için belediyecilik yapmaya devam edeceğiz” dedi.
CHP Muğla milletvekili Cumhur Uzun, Bozburun Yarımadası İçme Suyu Projesi Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Uzun, şunları söyledi:
“ONAY GEREKEN BU PROJELER MERKEZİ İDARE TARAFINDAN BÜYÜK BİR KISKANÇLIKLA YA UZUN SÜRE BEKLETİLMEKTE YA DA HİÇ ONAYLANMAMAKTADIR”
“Bugün, 70 yıllık bir özlemin sona ermek üzere olduğu bir projenin tanıtımı nedeniyle buradayız. Su hayattır. Hayatın var olabilmesi için o suyun ihtiyaç olduğu her damlasının akıtılması gerekir. ve bu proje, bu ihtiyaca dönük ve önemli bir projedir. Yöremiz çok hızlı büyümekte ve özellikle yaz aylarında nüfusumuz çok artmaktadır. Bu nedenle de birçok ihtiyaç planlanandan daha fazla ve hızla büyümektedir. Buna bağlı hizmetlerin de bir an önce devreye alınması gerekmektedir. Bu konuda, hemen harekete geçen belediyelerimiz maalesef merkezi yönetimin bazı zorluklarını aşmak zorunda kalmaktadır. Bazen çalışmalar yetersiz görülebiliyor olabilir ancak asıl yetersizlik ülkeyi 22 yıldır yönetmekte olan zihniyetten ileri gelmektedir. Projesi hazır, ihtiyaç olup olmadığı doğru tespit edilmiş ve hatta finansmanının hazır olduğu, öz kaynaklarla yapılacak hizmetler dahi merkezi yönetimin imzasına takılmaktadır. Sadece onay gereken bu projeler merkezi idare tarafından büyük bir kıskançlıkla ya uzun süre bekletilmekte ya da hiç onaylanmamaktadır. İktidar yöreye gelecek hizmet için atması gereken imzaları atmamakta. Bu, hizmetlerin gecikmesine ya da tamamen yapılamamasına neden olmaktadır.
“TÜM TEHDİTLERE İNAT ŞEHRİMİZİ, KENTİMİZİ BU ZİHNİYETİN TALANINDAN KORUYARAK HALK İÇİN BELEDİYECİLİK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Hatay’da: ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı’ dedi ve adeta ‘Oy yoksa hizmet de yok’ diyerek vatandaşlarımızı tehdit etti. Biz Muğla’da bugüne kadar hiçbir tehdide boyun eğmedik. Kendi göbeğimizi kendimiz kesebildik. Kendi üretimlerimizle kendi işimizi gördük. Bundan sonra da başaracağız. Özverili ve tahammüllü olmamız gerekecek ancak biz özgürlüğümüzden ve inandığımız değerlerden vazgeçmektense; aç kalmayı, susuz kalmayı, yüreğimize taş basmayı bilen bir toplumuz. O iradeye ve tüm tehditlere inat şehrimizi, kentimizi bu zihniyetin talanından koruyarak yine sosyal belediyecilik, halk için belediyecilik yapmaya devam edeceğiz.
“RANTÇILARA DEĞİL, HALKA HİZMET ETMEK İSTEYENLER HER ZAMAN BAŞARMIŞTIR”
Biz mazeret değil, iş ve hizmet üreten bir belediyecilikle Muğla’mıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Elbette mazeret üretmeyeceğiz, iktidarın engellemelerine ve tehditlerine rağmen vatandaşlarımıza hizmet ettik yine edeceğiz. Çıkış yollarını her zaman bulduk yine bulacağız. Rantçılara değil, halka hizmet etmek isteyenler her zaman başarmıştır. İşte o hizmetlerden birini bugün burada görüyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışında yapacak olduğumuz bayrak değişikliğinin yapılacak olan hizmetlerin aksamasına hiçbir şekilde sebep olmayacağını da bilmenizi isterim. Aynı şevkle yeni adaylarımızla beldemize, belediyemize, kentimize hizmet etmek için sabırsızlıkla bekleyen arkadaşlarımızla aynı yolda devam edeceğiz.”
]]>
İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) önderliğinde hayata geçirilen Uluslararası Kuluçka Merkezi Açılış Töreni’ne Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, ICYF Başkanı Taha Ayhan ve çok sayıda davetli katıldı.
Törende konuşan Dağlıoğlu, buradaki amacın Türkiye’nin bölgesel rolünü güçlendiren bir hikayeye imza atmak olduğunu belirterek, “Çok mütevazi başladık. Burada yaklaşık 12 girişimle başlıyoruz. Ben eminim ki bunun daha fazlasını yapmak mümkün. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın himayelerinde buradaki bu kuluçka merkezini daha ileri aşamalara taşıyacağız.” diye konuştu.
Geçen yıl Türkiye’de erken aşamadaki teknoloji şirketlerine 700 milyon dolardan fazla yatırım yapıldığını belirten Dağlıoğlu, bu girişimler arasında sadece Türk girişimciler olmadığını, uluslararası girişimcilerin de bulunduğunu söyledi.
Dağlıoğlu, şunları kaydetti:
“Türkiye’ye girişimlerini kurmak için gelmiş olan girişimciler var ve birçok uluslararası raporda ve endekste görüyoruz ki Türkiye kendi bölgesinde girişime başlamak için en uygun, en isabetli yer. Bunun tabii çok fazla bileşenleri var. Bileşenlerinden biri de sermayeye erişimin kolay olması, fonlamaya erişimin olması. İstanbul gibi çok sofistike bir pazarda ürün geliştirmek, hizmet geliştirmek ve bunu test etmek çok mümkün. Buradan küresel pazarlara erişmek mümkün. İşte biz bu çerçevede inşallah kurduğumuz Uluslararası Kuluçka Merkezi’nin ilk başarılarını görmeye başladık.
Bizim için önemli bir platform olan TEKNOFEST’in Take Off adında girişimcilik yarışması var. Geçtiğimiz aralık ayındaki etkinlikte bizim Uluslararası Kuluçka Merkezi olarak bir standımız vardı. Orada 6 tane girişimimiz kendini göstermiş oldu ve benim için gurur verici bir andı. Çünkü ürünlerin hazır olduğunu görmek, artık onları ticarileştiğini görmek, yatırım turu yapıyor olduklarını görmek bizim mütevazi adımımızın somut meyvelere dönüştüğünü gösteren göstergelerden biriydi.”
“Bilişim Vadisi’nin en büyük ideali Türkiye’yi dünyanın inovasyon üssüne dönüştürmek”
Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen de, “Bilişim Vadisi’nin en büyük ideali Türkiye’yi dünyanın teknoloji ve inovasyon üssüne dönüştürmek.” diye konuştu.
Girişimcilerle konuşurken, onlarla istişare ederken en çok gündeme gelen hususlardan bir tanesinin “doğuştan uluslararası” ifadesi olduğunun altını çizen Tüzgen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu girişimcilik merkezi de doğduğu günden itibaren uluslararası faaliyet göstermeye başlamış bir girişimcilik merkezi olacak. Bundan sonra biz, yurt dışından, Türkiye’de büyümek isteyen girişimcileri teknoloji vizesiyle buraya adapte olma programlarıyla desteklemeye devam ediyor olacağız. Bu işbirliklerini Medine’de, Taşkent’te, İslam dünyasının her köşesinde ve inşallah özgür Kudüs’te gerçekleştirme hayali ve duasıyla sözlerime son veriyorum.”
ICYF Başkanı Taha Ayhan ise girişimciliğin en doğru çözüm olduğunu gördüklerini belirterek, “İnsanlara ilham vermenin, insanlara fikir vermenin, insanlara bir meslek edindirmenin en doğru yaklaşım olduğunu ve bizim açımızdan en verimli yol olduğunu gördük ve bu yüzden buna odaklandık.” dedi.
Buradaki gençlerin Batı’daki emsallerinden eksileri bulunmadığını, artılarının olduğunu belirten Ayhan, “Çünkü içinde bulundukları imkansızlıklara rağmen çok daha verimli, çok daha farklı yaklaşımlar geliştirerek çok daha güzel çözümler üretebiliyorlar.” şeklinde konuştu.
]]>Delice, AK Parti Kütahya Belediye Başkan Adayı Kamil Saraçoğlu’nun talebi üzerine kentin ulaşımını masaya yatırdı ve sorunun planlı bir çalışmayla çözüme kavuşabileceğini belirtti. Delice, Saraçoğlu’na yaptığı çalışmayla ilgili sunum yaptı.
Kütahya’nın ciddi bir otopark sorunu ile de karşı karşıya olduğunu ifade eden Delice, “Kütahya genelinde yapmış olduğumuz inceleme sonrasında en önemli iki caddesi olduğunu görmüş olduk. Bu caddelerden bir tanesi Adnan Menderes Caddesi bir diğeri ise Atatürk Bulvarı. Adnan Menderes Caddesi üzerinde birçok sinyalize kavşağı barındıran bir cadde ve şehrin ana atar damarı diyebileceğimiz önemli bir cadde. Şimdi genel itibarıyla şehir içi özel otomobil ulaşımı Adnan Menderes Caddesi üzerinden sağlanıyor ve bu cadde üzerindeki sinyalize kavşaklardan kaynaklanan bir trafik sıkışıklığı söz konusu. Yalnızca bunu trafik ışıklarına bağlmıyoruz. Cadde üzerindeki geometrik düzenleme çalışmaları olsun, kavşaklardaki geometrik düzenleme çalışmaları olsun, yolun yatay ve düşey işaretlemeleri olsun, birçok noktada karşılaştığımız eksikliklerden kaynaklanan bir sorun var aslında. Şimdi bu sorun sadece bununla mı kalıyor, tabii ki değil. Bununla birlikte yol üstü otoparklar, bölgedeki otopark ihtiyacı, gerçekten buradaki trafiğin sıkışmasında önemli bir etken oluşturuyor. Burada yapılacak düzenleme çalışmaları ile birlikte gerek otoparkların katlı otoparklara yönlendirmesi, yol üstü otoparkların kaldırılması, gerekse de trafik sirkülasyonu ve geometrik düzenleme çalışmaları yapılması ile burada yaşanan sıkıntılar giderilebilir. Tabii ki bunlar tamamen giderilebilir diyemeyiz. Şöyle bir durum var, Adnan Menderes Caddesi’nin genel itibarıyla bir alternatifi görünmüyor, yani Adnan Menderes Caddesi’nin paralelinde bu ölçekte bir ulaşım aksaması bulunmuyor. Dolayısıyla Adnan Menderes Caddesi’nin yükünü bir şekilde başka akslara aktarmamız çok mümkün görünmüyor. O zaman yapmamız gereken eldeki sistemi en verimli şekilde kullanmak, bunun içinde kent merkezinde geniş kapsamlı bir trafik planlama çalışması yapmak gerekiyor. Bu çalışmayla birlikte kent merkezinde yaşanan trafik sıkışıklığı nispeten azaltılabilir ancak bunun da dışında üst ölçekten eğer Kütahya merkezini incelersek, Kütahya merkezinin aslında güneyinde bulunan dağ ile Tugay arasına şehrin sıkıştığını ve aslında kuzey-güney yönlerinde şehrin büyüdüğünü görmüş oluyoruz. Dolayısıyla doğu tarafında bir Tugay, batı tarafta ise dağlık bir bölge var. Bu ikisi arasına sıkışmış bir şehir ve mecburen kuzey güney istikametinde büyüme gösteriyor ve kuzey güney istikametinde şehir büyüdükçe merkezi alanı baskılamaya devam ediyor. Bunun da giderilmesi için özellikle şehirlerarası karayolunun baypas edilerek bir çevre yolu oluşturulması, şehrin Tugay istikametinde genişlemesi ile aslında radyal bir büyüme sağlanırsa eğer buradaki merkezi alandaki yoğunluğunda nispeten dağılacağını ve şu anki eski kent merkezinde yaşanan yoğunluğunda nispeten giderileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.
“Yeni bir çevre yolu şehrin 50 yılını kurtarmış olur”
Kütahya’nın yeni bir çevre yoluna da ihtiyacının olduğunu dile getiren Delice, “Çevre yolu yapıldığında bu şehrin önümüzdeki 50 yılını aslında kurtarmış olacağız diyebiliriz. Dolayısıyla merkezi alanda yaşanan yoğunluğun nispeten çevre yoluna yani doğu istikametine doğru kentin büyümesi ile birlikte nispeten Merkezi alanda yaşanan yoğunluğu bertaraf edebiliriz diye düşünüyoruz. Yani şöyle düşünebiliriz, Adnan Menderes paralelinde herhangi bir bu büyüklükte ulaşım aksaması olmadığı için mevcutta yer alan şehirlerarası karayolunun zaman içerisinde şehrin doğuya doğru büyümesi ile birlikte kent içi yol haline dönüşmesi mümkün olacaktır. Dolayısıyla bu da Adnan Menderes’in zaman içerisinde yükünü alabilecek bir alternatif olarak değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı.
Delice, Kütahya’nın ulaşım sorunu ile ilgili yaptığı bilimsel çalışmasını tamamlandığını ve bir rapor halinde Saraçoğlu’na sunduğunu sözlerine ekledi. – KÜTAHYA
]]>Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde temeli 1991 yılında atılan ancak hiç kullanılmadan terk edilen yüzme havuzunun bulunduğu alan, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif aktivitelerin merkezi haline getirildi. İlçe girişindeki Etibank’ın karşısında bulunan yaklaşık 37 dönümlük alanı ilçeye kazandıran Büyükşehir Belediyesi, içinde yüzme havuzu, kapalı spor salonu, açık spor alanları, sahalar, bisiklet ve yürüyüş parkurları, konferans, sinema ve sergi salonları ile belediye hizmet birimlerinin bulunduğu Mustafakemalpaşa Gençlik Merkezi Sosyal Yaşam ve Spor Tesisi’ni düzenlenen törenle hizmete açtı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın katkılarıyla hayata geçirilen, bünyesinde kültür merkezi, spor tesisleri ve belediye hizmet birimlerini bulundurması bakımından bir ilk olan proje, ilçe halkının sosyal, kültürel ve spor hayatına katkıda bulunacak.
Tesislerin açılış törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Refik Özen, Ahmet Kılıç, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar, Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım İşletmeleri Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin, Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Ata Öztürk, Cumhur İttifakı Mustafakemalpaşa Belediye Başkan adayı Ahmet Beygirci, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
“Gereğini yapmaya hazırız”
Tahtakıran Kılıç Kalkan Halk oyunları ekibinin kılıç kalkan gösterisiyle başlayan programda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle onlarca projeyi Bursa’nın 17 ilçesine kazandırdıklarını söyledi. 33 sene önce temelleri atılan ancak üzerine herhangi bir şey inşa edilmeyen alanda Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Recep Altepe ve Mustafakemalpaşa Belediyesi eski Başkanı Sadi Kurtulan döneminde sürecin başlatıldığını anlatan Başkan Alinur Aktaş, bu süreçte asıl teşekkürü Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar ve AK Parti eski İlçe Başkanı Murat Hallaçoğlu’nun hak ettiğini belirtti. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bütün imkanlarını seferber ettiklerini dile getiren Başkan Aktaş, “Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın da destekleriyle bu güzel eser ortaya çıktı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Tesisimizde yüzme havuzlarından kültür merkezine, konferans salonlarından bilgisayar salonlarına ve kütüphanesine kadar yok yok. 28 bin metrekare inşaat alanı var. 172 milyon TL para harcandı. Güncellemelerle hesaplasak milyarı bulabilir. Bunun 22 milyonluk kısmını da Bakanlığımız karşıladı. Bursa’nın bir tane olimpiyat derecesi yoktu. Hatice Kübra İlgün bir ilki başardı. Onun adına da tekvando salonu yaptık. Gençlik merkezleri, kapalı spor salonları, halı sahalar, yüzme havuzları, okçuluk salonları yapıyoruz. Bizler siyasi parti gözetmeksizin hangi belediye arsa noktasında yardımcı olursa gereğini yapmaya hazırız. Burası da Mustafakemalpaşa Belediyesi’ne ait bir arsaydı. Bu Nilüfer, Mudanya ve Gemlik için de geçerli. Yeni tesisler yapmak için elimizden tüm gayreti gösteriyoruz. Talepte bulunduğumuz her an bizlerin yanında olan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a teşekkür ediyorum. Tesisimiz, Mustafakemalpaşa’nın evlatlarına hayırlı olsun” dedi.
“Tüm çocuklarımızı spor tesislerimize bekliyoruz”
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, tesisin yapımında ve Mustafakemalpaşa’ya kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Hizmet ve eser siyasetini benimseyen kadroların bir eseri daha Bursa’ya kazandırdığını söyleyen Bakan Bak, “Bu tesisleri gençlerimiz için ortaya çıkardık. İçerisinde yüzme havuzları, kültür merkezi, gençlik merkezi, oyun alanları var. Bu devasa eser, Mustafakemalpaşa’ya hayırlı olsun. Son 22 senede Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye’de spor devrimi gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir tarafına spor tesisleri kazandırmaya devam ediyoruz. Bursa’nın her bir köşesine de tesisler, salonlar, gençlik merkezleri kazandıran Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ı tebrik ediyorum. Türkiye başarılı spor yatırımlarıyla Avrupa’da ve dünyada adından söz ettiriyor. Türkiye geleceğe güvenle yürümektedir. Biz çılgın Türkleriz. Gittiğimiz her yerde heyecan ve dinamizm getiririz. Son haftalarda aldığımız başarılar bunu göstermektedir. Tüm çocuklarımızı spor tesislerimize, gençlik merkezlerimize bekliyoruz. Tesisimiz hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.
Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Bursa’ya geldiği ilk günlerde kendisine Mustafakemalpaşa’daki kültür merkezinden bahsedildiğini, benzerinin Türkiye’de ve Avrupa’da bile olmadığının anlatıldığını söyledi. Tesisi gelip gördükten sonra kendisinin de aynı düşünceye sahip olduğunu belirten Varank, “Güzel tesis, Mustafakemalpaşa’ya çok yakışmış. Hayırlı uğurlu olsun. Bu eserleri hayata geçirebilmek, vatandaşlarla buluşturabilmek kolay işler değil. Gayret etmek, içinizde büyük şevk olması lazım. Eğer öyleyseniz bu eserler hayata geçiyor. 33 sene önce temeli atılan projeyle ortaya çıkan projenin elbette benzerliği yok. Bu tesis, Türkiye’ye ve Avrupa’ya örnek olacak bir tesis. Şehrimizi inşa etmeye devam edeceğiz. Canla başla çalışacağız. Bursa’yı Türkiye’nin en parlayan şehirlerinden biri haline getireceğiz. Tesiste, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, açılışı yapılan tesisin ilçeye hayırlı olmasını diledi. Gençlerin ve çocukların en kıymetli hazineler olduğunun altını çizen Demirtaş, gençlerin tam donanımlı hale gelebilmesi için tüm çalışmaların yapıldığını anlattı.
Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar, ilçenin 33 yıllık hayalinin gerçekleştiğini belirterek, ‘Hayaldi, gerçek oldu’ dedi. Yıllardır tesisin açılışın hasretle ve özlemle beklediklerini anlatan Kanar, Mustafakemalpaşa’nın altyapıdan sonra değerli yatırımı olduğunu dile getirdi. 2022’de yaz okullarında bin 369 öğrencinin spor eğitimlerinden faydalandığını anlatan Kanar, 2019’dan bu yana futbolda 205, güreşte 11 kupa ve 175 madalya, basketbolda 9 kupa ve 182 madalya, karatede 13 kupa ve 218 madalya olmak üzere toplamda 780 madalya ve 46 kupayı gençlerin ilçeye getirdiğini dile getirdi. Kanar, Bursa’nın en nitelikli gençlik merkezini ilçeye kazandıran Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a teşekkür etti.
Cumhur İttifakı’nın Mustafakemalpaşa Belediye Başkan Adayı Ahmet Beygirci, 33 sene önce çalışması başlatılan tesislerin bitirilerek hizmete alınmasından dolayı büyük mutluluk duyduğunu söyledi. İlçede böyle bir tesise her zaman özlem duyduklarını anlatan Beygirci, tesisleri Mustafakemalpaşalılara kazandıran ve emeği olan herkese teşekkür etti.
Konuşmaların ardından Bakan Osman Aşkın Bak, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimiyle tesisi hizmete açtı. Bakan Bak, Başkan Aktaş ve beraberindekiler daha sonra tesisi gezerek yetkililerden bilgi aldı. – BURSA
]]>Göreve geldiği 2019 yılından bu yana, pandemi süreci ve asrın felaketi 6 Şubat depremleri gibi dünyayı ve Türkiye’yi derinden etkileyen olayların yaşandığı yaklaşık 5 yıllık dönemde adeta koltuğunda oturmadan Kayserililere hizmet etmeye gayret gösteren Büyükkılıç, 5 yıllık sürece ve yeni dönemde yapılması planlanan projelere dair açıklamalarda bulundu.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Yapamayacağımız şeyleri vadetmeyen ama vadettiklerimizi de hayata geçirmeye çalışan bir yaklaşım içerisinde süreci yönetmeye çalışıyoruz” diyerek halka hizmet için gayretli çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.
İnsanlara hizmet etmek için çaba gösterdiklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Her şeyden önce bize güvenen, bizi seven, seçen uzun soluklu, hem siyasette hem de yerelde hizmet etmemize vesile olan hemşehrilerime minnetlerimi ve teşekkürlerimi iletmek istiyorum” dedi.
Büyükkılıç açıklamalarında önemli olanın sonuca ulaştıracak altyapının oluşturulması ve gayretin gösterilmesi olduğunu ifade ederek, “Gayret bizden, çalışma bizden, insanları kucaklamak bizden, bağrımıza basmak bizden. Bu güne kadar yaptıklarımızı anlatıp bundan sonraki süreçte inovatif olarak tabi ki teknolojiyi göz ardı etmeden gençlerimizi, büyüklerimizi, çocuklarımızı hizmetlerimizle buluşturarak hemşehrilerimize layık olma yönünde irade gösteriyoruz” şeklinde konuştu.
“Kimseyi ayrıştırmadım, ötekileştirmedim, insan odaklı, bir hekim anlayışıyla, üzerine titreyerek, gayretlerimle, iyi niyetimle, dostluklarımla, samimiyetimle çalıştım” diyen Başkan Büyükkılıç, deneyimi, birikimi, kapasitesi ve ekibiyle hizmette olduğunu ve olmaya gayret göstereceğini ifade etti.
6 Şubat Kahramanmaraş depremleri hakkında da konuşan Büyükkılıç, deprem afetinin acı ve zorlu bir süreci yaşattığını ancak diğer taraftan da birlik, beraberlik ile dayanışmanın bir bakıma vesilesi olduğunu sözlerine ekledi. Başkan Büyükkılıç, bu noktada dirençli şehir olma yolunda geçmişten bugüne başlattıkları kentsel dönüşüm çalışmaları ve diğer çalışmalar sayesinde yol aldıklarını ve şehrin doğusundan batısına belediyeler ve özel sektör eliyle 100 bine yakın konutun dönüştüğünü paylaştı. Büyükkılıç, ilçelerde de kentsel dönüşüm çalışmaları yaptıklarını söyleyerek, etap etap kentsel dönüşüm projelerini yürüttüklerini ve ilerleyen dönemde de yapacakları çalışmalar olduğunu anlattı. Büyükkılıç, hiç kimseyi mağdur etmeden kentsel dönüşüm çalışmalarını gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.
Başkan Büyükkılıç, kentin zemin etüdü ve yapılarıyla ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile proje yapacaklarını dile getirerek, “Dirençli şehirler mantığı içerisinde hareket ederken ayrıca hem kentsel dönüşüm birimimiz var hem de Afet İşleri Daire Başkanlığı’mızı oluşturduk. Şehrimizin bu alandaki eksikliklerini gidermek için kurum ve kuruluşlarımızdan yararlanıyoruz. Melikgazi Belediye Başkanlığı’mız döneminde Erciyes Üniversitemize depremle ilgili laboratuvar yaptırdım. Depremle ilgili onlara çalışma yapıldı. Biz geleceğe hazırlığı yapmış bir şehir olarak anılabiliriz. Daha fazlasını da yapmaya önümüzdeki dönemde dayanışma içerisinde devam edeceğiz” diye konuştu.
12 Ay Sporun Merkezi Erciyes
Erciyes Kayak Merkezi’nden de söz eden Büyükkılıç, şunları söyledi:
“Erciyes Kayak Merkezi’mizde yeterince kar var. Yurt dışından misafirlerimiz var. Yine değişik illerden gelen vatandaşlarımız var. Kayak merkezimiz cıvıl cıvıl doluyor, taşıyor. Hafta sonları yüz binlerce insana ulaşıyor. 19 mekanik tesisimiz, 41 pistimiz, 112 kilometre pist uzunluğu var. Ulusal ve uluslararası standartlarda değişik ödüller almış olan bir Erciyes Kayak Merkezi’nden söz ediyoruz. Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ni hayata geçirdik. Hem futbol takımları hem oradaki olimpik yüzme havuzumuz, yine standartlara uygun spor salonumuz ile bisikletle, motorla, jimnastikle, yüzmeyle ilgili, basket takımları, voleybol takımları kamplara geliyor. Kayseri artık 4 ay kayak merkeziyle anılan bir Erciyes Dağı’ndan öte 12 aya yayılmış durumda. Kazan kazan politikasıyla adeta şehrimiz turizm alanında, gastronomi alanında, kültür turizmi düşüncesinde kendisinden söz ettiren bir şehir olmaya devam ediyor. Yıl boyunca 100 milyon Euro bize kazanım sağlıyor. Kayseri’mize kazandırdığımız Havaalanı Terminal binamız yeni bitti hizmete sunuldu. İnsanlar artık keyifli bir şekilde hem uçuşunu sağlıyor hem de oradan da Erciyes Kayak Merkezi’ne ulaşmada sorun yaşamıyor. Fiyatların da uygunluğuyla tercih edilen bir kayak merkezinden ve Erciyes Dağı’ndan söz ediyoruz.”
“30 Büyükşehir İçinde En Çok Yatırıma Pay Ayıran Büyükşehir”
Başkan Büyükkılıç, Kayseri Havalimanı Yeni Terminal Binası resmi açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti ve birliğin, beraberliğin, dayanışmanın bereketini yaşadıklarını söyledi. Büyükkılıç, “Kayseri, büyükşehirlerin konforunu yaşatan, büyükşehirlerin sıkıntısını yaşatmayan yegane büyükşehir. Yatırımdan yatırıma koşan, hiçbir zaman mazerete sığınmayan hem pandemi dönemi, hem deprem dönemini yaşamamıza rağmen yatırımda 30 büyükşehir içinde en çok yatırıma pay ayıran büyükşehir. Anlatılmaz Kayseri yaşanır” dedi.
İçme Suyuna Yüzde 20 İndirim
İçme suyu fiyatlarında yapılan indirimle alakalı değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin her bölgesinde, ilçeler de dahil şebeke suyu içildiğini dile getirerek, “Altyapımız yenilendi. Kanal boyutu, yağmur suyu boyutu, elbette ki günün şartlarına da uygun boyutu, içilen ve kullanılan bir sudan söz ediyoruz. İnsanımızı önemsiyoruz, onların sağlığını önemsiyoruz. Su konusunda 30 büyükşehir içerisinde 15’inci sıradaydık fiyatlar düşüncesinde. Bunun içerisinde atık su bedeli var, KDV var, çevre temizlik vergisi de var, sadece su değil yani. Bütün bunlara rağmen dedik ki suyun fiyatlarını sabitleyelim. Enflasyonla mücadeleye katkı sağlayalım, ekonomiye can suyu olsun dedik, onu sağladık. Biz halk ile iç içeyiz, halkın beklentilerini göz ardı edemeyiz. Su fiyatlarıyla ilgili beklenti biraz daha var. Dedik ki yüzde 20 indirim yapıyoruz. Şuanda bizim su fiyatlarıyla ilgili 30 büyükşehir içerisinde 22’nci sıradayız” şeklinde konuştu.
Büyükkılıç, yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuklarını ifade ederek, “Büyükşehir olarak yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşuyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyoruz ve insanların gönlüne sinecek anlayış içerisinde su fiyatlarını düzenliyoruz ve bu konuda da büyük bir memnuniyet var. 2024 yılı itibariyle sabit. Halk ile birlikte karar veririz, paydaşlarımız halktır. Onları mağdur etmeyecek çalışmalarımızı yaparız” dedi.
Kayseri’nin birlik, beraberlik ve dayanışmasının takdir gördüğüne işaret eden Başkan Büyükkılıç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Bizim en çok takdir edilen boyutumuz belediye başkanlarıyla dayanışan bir yaklaşım sergilemek. Büyükşehir Belediye Başkanı önder olur, ağabey olur, diğerlerini de bağrına basar, yoluna devam eder. Biz birlikte büyürüz, birlikte kamuoyunda kabul görürüz. O açıdan Haseki Bakanımın hem deneyimi hem en önemli bakanlığı elinde bulunuyor olması, Allah gücünü arttırsın, depremle ilgili yapacağı çalışmalar sıradan çalışmalar değil. Biz kendisine bu alada her türlü desteğimizi esirgemedik, esirgemeyiz. Kahramanmaraş dahil deprem döneminde Allah’a şükür Kayseri’mizin insanlarının her biri adeta rahmet unsuru olarak yağdı. Sayın Cumhurbaşkanımız, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ediyorum dedi ama bu teşekkür şehrimeydi. Bu teşekkür Kayseri’mizin fedakar hayırsever insanlarınaydı. Bizim şehrimize sevdamızdan, hizmetten başka bir kaygımız yok.”
Kayseri’ye Yeni Atık Su Arıtma Tesisi
Kayseri’ye bir atık su arıtma tesisi daha kazandıracaklarını duyuran Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye desteklerinden dolayı teşekkür ederek, “Arıtma konusunda mevcut bir arıtma tesisimiz var. İlave arıtma tesisimizi yapacağız. Onunla ilgili de bize bir miktar hibe sağladı. Krediler konusunda da yasal çerçevede yine desteklerini esirgemedi. Bakanımız Özhaseki, Kayseri denilince dayanamaz, Kayseri sevdalısı, Kayseri aşığı. Hizmetleriyle her noktasında emeği var” ifadelerini kullandı.
Sağlık Alanında İnsan Odaklı Yatırımlar
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kente kazandırdığı sağlık ve insan odaklı projeleri de anlatan Başkan Büyükkılıç, “Hiçbir konuda bu bizim işimiz değil mantığında yaklaşmayız. Her işin altına elimizi koymaya özen gösteririz. Bir hekim anlayışıyla da sağlık turizmi düşüncesinde yaptığımız USHAŞ ile yaptığımız protokol var. Ayrıca gözle, dişle, kanserle ilgili yapılacak çalışmalarda sağlık müdürlüğümüzle, fakültelerimizle yaptığımız çalışmalarımız var. Her semtte aile sağlığı merkezlerimizi hayata geçirerek insanlarımıza hizmet etme manasında çalışmalar üretiriz. KANKA diye kan kanseri hastalarıyla ilgili bir hastane yapıldı, orada yine hayırseverlerimiz ve belediyelerimizin iş birliği. Bununla ilgili büyük oranda destek verdiğimiz çalışma var. Şuanda tıp fakültesiyle yaptığımız çalışmalar var. Yeşilay ile yaptığımız, uyuşturucuyla ilgili mücadele konusunda vermiş olduğumuz destekler var. En önemlisi sosyal içerikli, HOSPİS diye kamuoyunda bilinen ve ödül aldığımız projemiz var. Kanserle ilgili ağırlıklı olarak tedavi süreci tamamlanmış denildiğinde insanların bakmakta zorlanacağı vakalar var” ifadelerini kullandı.
Gönüllere Dokunan Hasta Yakınları Misafirhaneleri
Büyükkılıç, gönüllere dokunan Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhanelerine de bir parantez açarak, “Ayrıca gerek üniversitemize gerek şehir hastanemize, orada yaptığımız çalışma var. Hasta Yakınları Misafirhanesi adı altında, burada çevre iller dahil hastaları tedavi görürken yakınları da araçların içinde, otoparklarda ya da dışarılarda vakit geçirmeye çalışırken dedik ki insanı yaşat ki devlet yaşasın. Misafirhaneler yapalım, sabah kahvaltısını yapsın, akşam yemeğini yesin, duşunu alsın, pijaması, diş fırçasına kadar sağlayalım dedik. Yakını olmayan imkanı olmayanlara da destek verir bu çalışmaları yapmaya devam ederiz” diye konuştu.
Yeni Dönemde Hayata Geçecek Alzheimer Merkezi Projesi
Başkan Büyükkılıç, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan Alzheimer Merkezi projesi hakkında da bilgiler vererek, “Alzheimer ile ilgili yeni bir projemiz var. Dijitalizasyondan sonra da Alzheimer vakalarının arttığını ve aynı zamanda da yaş grubu olarak öne çekildiğini gözlemliyoruz. Bu hastalara günü birlik bakma açısından yeni bir projemiz ile onları sabah alacağız akşam evlerine bırakacağız ama onların hobi, tedavi ya da destek uygulamalarımız ile onlara meşguliyet sağlama projelerimizle hizmet vereceğiz” dedi.
Kayseri’nin hayırseverliğine dikkat çeken Büyükkılıç, “Kayseri hayırseverleriyle insanlara hizmet etmeyi sever. Biz bunları projelendiririz, iş birliği halinde gerekli hizmetleri veririz. En önemlilerinden biri Engelsiz Yaşam Merkezi, 3 gün önce orada havuzumuzu açtık. 400 kardeşimize hizmet ediyoruz. Herkes tarafından takdir ediliyor, tercih ediliyor. Bu manada da dualar alıyoruz” şeklinde konuştu.
Başkan Büyükkılıç, gençlere yönelik önemli hizmetler gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “Kayseri, 5 üniversitesi olan, gençlerle bezenmiş olan bir şehir. 75 bin öğrenci var, ayrıca 325 bin ortaöğrenim öğrencisi var. Gençlere diyoruz ki ihtiyacı olan ailelerin bursları bizden, ulaşım desteği bizden, çayınız çorbanız sabahın erken saatinde bizden, çamaşırlarınızı yıkamak bizden. Gençler, internetiniz ücretsiz bizden, kütüphanelerimiz emrinizde. Gençler, siz yeter ki çalışın, üretin, yeter ki geleceğe kendinizi hazırlayın su paralarınızın yarısı bizden, kira yardımı bizden. Kayseri’de aç ve açıkta hiçbir gencimiz kalmaz, onlarla ilgili gerekli çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Emeklilere yönelik gerekli hizmetleri de sunduklarına değinen Büyükkılıç, “Emeklilerimizle ilgili gerekli destekleri sağlıyoruz. İhtiyaç sahibi olanlara yardımcı oluyoruz. Ayrıca semtlerimizde emeklilerimize hizmet verme düşüncesinde emekli kafeteryaları oluşturduk. Onlara imkanlar sağlıyoruz. Sosyal tesislerimizde imkanlar sağlıyoruz. Onlar bizim için emanet, onların gönlünde yer edip dua alma düşüncesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
1 Milyon 260 Bin Metrekare Alana Sahip Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi
Başkan Büyükkılıç, Türkiye’nin en büyük millet bahçelerinden Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin Kayserililerden büyük ilgi gördüğünü paylaşarak şunları kaydetti:
“29 Ekim’de Gastronomi Günleri yaptık, millet bahçemiz hazırdı, halkımız ile buluşturduk. 1 milyon 260 bin metrekare büyüklüğünde adeta şehrin nazar boncuğu oldu Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi. 40 bin metrekare büyüklüğünde biyolojik gölet, yeme içme mekanlarıyla, yürüyüş yollarıyla, bisiklet yollarıyla, BMX parkuruyla, sportif alanlarıyla, mescitleriyle 1 milyon metrekaresi yeşil alan. 60 bin metrekare büyüklüğünde etkinlik alanı var. 20 bin metrekare bir başka etkinlik alanı var. Ayrıca millet kütüphanesi mantığında 6 bin metrekare büyüklüğünde, Kent ve Mimar Sinan Müzesi 6 bin metrekare büyüklüğünde, yine 6 bin metrekare büyüklüğünde Mutfak Sanatları Merkezi yapıyoruz. Artık Kayseri millet bahçesi uğrak yeri oldu. Ayrıca kişi başına yaklaşık 1 metrekare yeşil alan sunan dünya standartlarının üzerinde bir yeşil alan oldu. Değişik etkinliklerle kendinden söz ettiriyor, herkesin takdirini topluyor. Hafta sonları doluyor taşıyor. Kayseri’miz cıvıl cıvıl geleceğe ümitle bakıyor.”
Öte yandan, Kayseri’nin açık hava müzesi konumunda olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, “Kayseri açık hava müzesi, kültürel ve turizm düşüncesinde. Kültepe Kaniş-Karum ticaretin merkezi. Yeni yaptığımı Kayadan Oyma Müze var. Kültepe’yi orada insanlarla buluşturacağız. 4 organize sanayisi, 1 serbest bölgesi var Kayseri böyle bir potansiyel. 4 milyar dolar ihracatı olan bir şehirden söz ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın gözbebeği olan, Cumhur İttifakı’nın da kalesi olan bir Kayseri’den söz ediyoruz” şeklinde konuştu. – KAYSERİ
]]>Bakanlığın 257 sağlıklı hayat merkezinden biri olan Yalova’daki SHM, 2020 yılının ekim ayından itibaren 39 personelle sorumlu hekim kontrolünde diyetisyen, psikolog, fizyoterapist, çocuk gelişimi uzmanı ve sosyal çalışmacılarla danışmanlık, halk sağlığı eğitimleri, kanser ve diğer sağlık taramaları konularında görev yapıyor.
SHM personeli eğitim, ağız ve diş sağlığı, kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezi (KETEM), aile planlaması eğitim merkezi (APEM), üreme sağlığı eğitim merkezi (ÜSEM), sigarayı bırakma, bulaşıcı hastalıklar, psikolog, çocuk gelişimi, sosyal çalışma, fizyoterapist ile diyetisyen poliklinikleriyle her gün insanlara daha sağlıklı bir yaşam için destek oluyor.
Yalova’daki SHM’de 2023 yılında 4 bin 680 kişiye danışmanlık hizmeti verildi. Görevliler, kurum dışında eğitim, stant gibi faaliyetlerle 109 bin 117 kişiye ulaştı.
Merkezde görevli Halk Sağlığı Uzmanı Dr. İdil İlke Aslan, AA muhabirine, aile hekimlerinin tavsiyesi veya çevrelerinden duyarak gelenlerin yoğun olduğunu söyledi.
Toplum sağlığının geliştirilmesi ve sağlıklı hayatın sürdürülmesi için daha fazla kişinin danışmanlık hizmeti almasını istediklerini belirten Aslan, “En çok rağbet gören alanımız psikoterapi ve beslenme danışmanlığı oluyor. Bunun dışında yoğunluğu artmakta olan fizyoterapi danışmanlığımız da mevcut. Halkımız gelip bunları ücretsiz şekilde talep ederek danışmanlık da alabiliyor.” dedi.
Çocuk Gelişim Uzmanı Şeyma Yıldız da 0-18 yaşlarında olup normal ve anormal gelişim gösteren çocuklar için danışmanlık hizmeti verdiğini bildirdi.
“Okullardan gelen çok fazla çocuk danışanımız var”
Fizyoterapi Danışmanı Seda Şahin, aile hekimlerinin kendilerine yönlendirdiği hastaların fiziksel olarak aktivitelerini düzenlediklerini, bu konuda danışmanlık hizmeti verdiklerini anlattı.
Yoğun talep aldıklarına dikkati çeken Şahin, “Onlara bireysel olarak egzersizlerini öğretiyoruz. Gerekirse burada haftada iki gün şeklinde grup tedavileri yapıyoruz. Bize daha çok egzersiz öğrenmek isteyen, tansiyon, kolesterol, obezite, duruş bozukluğu ya da şekeri olan danışanlarımız başvuruyor. Böyle bir hizmeti aldıkları için mutlu oluyorlar. Daha çok kadınlarımız bize başvuruyor, onlar geliyor.” diye konuştu.
Diyetisyen Gül Hanım ise merkezin asıl amacının eğitim olduğunu, bu nedenle zayıflama merkezi mantığına karşı sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirmeyi hedeflediklerini aktardı.
Hastanelere göre SHM’de danışanlara daha fazla zaman ayırabildiklerini, beslenmede dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili ayrıntılı bilgiler verdiklerini kaydeden Hanım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hedefimiz kişiyi belli bir sürede zayıflatmaktan ziyade buna ek olarak doğru beslenme alışkanlıklarını kalıcı hale getirmek. Görüşme sıklığımız da hastaya göre değişiyor. Hastanın duruma göre 15 günde veya haftada bir çağırdığımız hastalar olabiliyor. Poliklinik hizmetinin yanında okullarda eğitimler veriyoruz, kantinlerdeki yiyeceklerle ilgili bilgi alıyoruz. Okullardan gelen çok fazla çocuk danışanımız var.”
“Hastalanırsanız doğru yerdesiniz”
Yalova SHM’ye gelen Mete Gencer, boynundaki rahatsızlık nedeniyle aile hekiminin fizyoterapi birimine yönlendirdiğini belirtti.
Merkezin kolay erişilebilir ve ücretsiz olmasının büyük avantaj sağladığını vurgulayan Gencer, “Burada gösterilen ilgi, güler yüz beni tatmin etti. Allah hastalık vermesin ama hastalanırsanız doğru yerdesiniz. Ücretsiz olduğunu duyunca şaşırdım. Çünkü fizik tedavi hizmetleri genelde uzun süreli işler ve profesyonellik gerektiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Şentürk Kul da beslenmeyle ilgili sorun yaşadıkları 11 yaşındaki kızı Zeynep için merkeze geldiklerini aktardı.
Kul, ilk basamak sağlık hizmetlerinde SHM’nin önemli bir işlevi yerine getirdiğine işaret ederek, “Kızımla üçüncü seansımız ve gayet iyi gidiyor. Tabii burayı öğrendikten sonra lisede okuyan oğlumuz için de geldik. O şekilde de destek alıyoruz. Hem ücretsiz hem erişilebilir olması hem de buradaki arkadaşlarımızın hoş davranması, iyi yönlendirme yapmaları süreçte bizleri daha da motive ediyor.” ifadesini kullandı.
Zeynep Kul ise yemek yerken genellikle mide bulantısı olduğunu, bu nedenle kilo alamadığını anlatarak, “Gelişimde yaşıtlarımdan gerideyim. Burada gerçekten çok yardımcı oluyorlar. Teşekkür ediyorum.” dedi.
]]>
FATMA ŞAHİN İLE 5 YIL DAHA YOLA DEVAM
Şahin, 2024-2029 yılında hayata geçireceği projeleri düzenlenen tanıtım toplantısında duyurdu. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda insanı merkeze alan belediyecilik anlayışıyla 10 yıl boyunca projelere imza atan Fatma Şahin, yeni dönemde de hizmetlerini hız kesmeden sürdürecek.
Kente kazandırılacak bazı önemli projeler ise şöyle;
TÜRKİYE’NİN İLK HİDROJENLİ OTOBÜSLERİ: 1 DEPO İLE 500 KM
Karsan tarafından üretilen ve Türkiye’de ilk hidrojenli otobüsleri Gaziantep’e geliyor. EBRD tarafından “Yeşil Şehir” ilan edilen Gaziantep’te Büyükşehir Belediyesi yenilenebilir enerjiye yatırımları kapsamında ekosistemin korunarak gelecek nesillere temiz bir şekilde aktarılması için hidrojenli otobüsler toplu taşımada kullanılmak için hazırlanıyor.
Yerli ve milli, sıfır emisyonlu, çevreci hidrojenle çalışan otobüsler, bir depo yakıtla 500 kilometre yol kat ederken yüksek yolcu kapasitesi ve konforuyla ön plana çıkıyor. Diğer araçların aksine hidrojenli otobüsler atık olarak egzozdan su buharı çıkartarak, ulaşımdan kaynaklanan sera gazının salınımının azaltılmasına katkıda bulunuyor. Suyun içindeki hidrojeni ayrıştırıp yakıt olarak kullanacak otobüsler, ayrıca kendini de şarj edebilecek. Büyükşehir Belediyesi, hidrojen yakıtı elde edebilmek için kullanılacak enerjiyi kurduğu güneş enerjisi santrallerinden karşılayacak.
Daha temiz bir çevre için Fatma Şahin başkanlığında yeni döneminde 4 yeni tramvay alımı yapılacak, toplu taşımada otobüs filolarına 20 yeni elektrikli otobüs katılacak.

BELEDİYE ELİYLE İNŞA EDİLECEK EN BÜYÜK İÇME SUYU BARAJI
Gaziantep’in 2050 yılına kadar su ihtiyacını giderilmesi için hayata geçirilen Düzbağ İçme Suyu İsale Hattı’nın devamı olacak, belediye eliyle inşa edilecek en büyük içme suyu barajı Düzbağ Barajı yapılacak. 191 metre yüksekliğindeki baraj, yüzde 100 cazibeyle gelecek suyla yılda 1.5 milyar TL enerji tasarruf sağlayacak, 166 milyon metreküp toplam su tutma hacmine sahip olacak.

GAZİANTEP-İSKENDERUN LİMANI GÜZERGAHI 107 KM’YE DÜŞECEK
Polateli İskenderun’a 20 km’lik bağlantı ve Amanoslar’a yaklaşık 25 kilometrelik tünellerin açılmasıyla mesafe 107 kilometreye düşecek. Gazi şehrin dünya pazarlarına ulaşımı için önemli bir anahtar olacak İskenderun Limanı’na tünellerle mesafe 107 kilometreye düşecek, zaman ve yakıttan tasarruf sağlanacak.

NİZİP’E 3 MİLYONLUK ARITMA TESİSİ YATIRIMI
Planlanan 3 milyar TL’lik yatırımla kurulacak Belkıs İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde ise hizmet vermeye başladığında günlük 1 milyon metreküp su arıtma kapasitesine sahip olacak. Tesis, dünyadaki en son teknoloji ile donatılırken sosyal alanları ile bir cazibe merkezi yaratılacak.
Kent merkezinde gelişen şehrin yeni imar bölgelerinde 6 milyar TL’lik altyapı yatırımıyla 16 bölgenin içme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu ve paket arıtma tesisleri tamamlanacak.

METRO İLE ULAŞIMDA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR
Cumhurbaşkanlığı tarafından 2024 yatırım programına alınan, Gazi şehirde toplu taşımada yeni bir dönem başlatacak Gar – Düztepe – Hastane Sürücüsüz Metro Hattı Projesi için geri sayım başladı. 10 kilometre 440 metre uzunluğundaki 9 istasyon ve 39 tren seti kapasiteli depodan oluşacak 15 milyar TL’lik dev yatırım olan metro hattı, toplu taşımada güvenliğin, konforun ve memnuniyetin artmasını sağlarken, yeşil şehrin ulaşım standartlarını da koruyacak.

YENİ ARITMA TESİSLERİ VE ALTYAPI YATIRIMLARI
Gazi şehrin yeni yerleşim alanlarındaki atık suların arıtılarak doğayı kirletmemesi için dört yeni tesisin temelleri bu yıl atılacak. Kent merkezinde Kuzeyşehir, Kızılhisar 2’nci Etap, Beylerbeyi-Beykent ile depremden etkilenen İslahiye ilçesinde yapılacak İleri Biyolojik Atık su Arıtma Tesisleri ile atık suların tamamı arıtılacak. 2 milyar TL’lik yatırımla yapılacak dört tesis ile altyapıda arıtma yükü alınacak.

GÖNÜLLÜ DÖNÜŞÜM ESASLI KENTSEL DÖNÜŞÜM MASTER PLANI
Gaziantep’in genelinde yapılan çalışmalarla zemin yapısı hakkında edinilen bilgilerle şehirde gönüllü kentsel dönüşüm yapılacak. Başkan Fatma Şahin, yeni döneminde tüm binaların kontrolünü yaparak daha güvenli, daha dirençli, her türlü afete dayanıklı mimarisi ile özgün, estetik yatay ve yeşil, yerinde gönüllü dönüşüm esaslı yeni yaşam alanlarını şehre kazandıracak. İlk etapta Nizip yolundan Gaziantep’e yakışır şekilde yerinde gönüllü dönüşüm yapılacak.

GAZİRAY, HAVALİMANI VE BÜSEM’E BAĞLANIYOR
Gaziantep’in ulaşımında önemli bir dönüm noktası olan ve bugünkü rakamıyla 30 milyarlık değere sahip GAZİRAY’ı Havalimanı ve BÜSEM bağlantıları yapılarak uzatılacak.
16 duraklık 25 kilometrelik dev proje olan GAZİRAY Banliyö Hattı, 1 istasyon ve 7 kilometre uzatılarak BÜSEM’e, 4 istasyon ve 15.3 kilometre uzatılarak Gaziantep Havalimanı’na bağlantı yapılacak. Böylelikle OSB ile KÜSGET arasında hizmet veren GAZİRAY’ın yeni bağlantılarla fonksiyon özelliği arttırılacak.

DÜLÜK TÜNELİ İLE YAKIT VE ZAMAN TASARRUFU
Dülük Tüneli ile 10 OSB’si 250 bin çalışanıyla Türkiye’nin sayılı sanayi bölgelerinden olan Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ne ulaşım kesintisiz olarak gerçekleştirecek. 5 bin 800 metre uzunluğundaki Dülük Tüneli’yle OSB – kent merkezi hattı için çevre yolu ile alternatif bağlantı sağlanacak. Projenin, Dülük Ormanı kısmı 2 bin 900 metrelik 2 tünelden oluşacak ve ormanın doğal ve tarihi yapısı da korunmuş olacak. 6 milyar TL’lik dev proje, Çevreyolu ile D-400’ün kesişim noktasından başlayacak, OSB ve Adana-Şanlıurfa Otoyolu’na (TAG) bağlanacak. Tünel kısmı gidiş geliş 3’er şeritten oluşacak. Proje tamamlandığında yakıt ve zaman tasarrufu sağlanacak.

YENİ ÇEVRE YOLU İLE TRAFİK SORUNUNA ÇÖZÜM
Gelişen şehrin yeni çevre yolu ihtiyacı için Başkan Fatma Şahin yeni projesiyle sorunu çözecek. 126 kilometre uzunluğunda, 50 metre genişliğindeki yeni çevre yolu, doğuda Tem Otoyolu ve D-400 karayolu bağlantısı ile başlayarak, güneyde Güneyşehir yerleşimini ve Oğuzeli ilçesinin kuzeybatı ucunu çevreleyecek. Gaziantep’in batı ucundan devam etmek üzere kuzey batı uçtan D-400 Karayolu ile Tem Otoyolu bağlantısını sağlayarak kuzeyde Kuzeyşehir yerleşimini de kapsayarak Tem Otoyolu ve D-400 karayolu ile yeniden bağlantı sağlanacak.

Ulaşım altyapısının güçlendirilmesi için 7 bin 700 metre uzunluğunda 50 metre genişliğinde Yeşilvadi-Nizip bağlantı yoluyla Yeşilvadi Bulvarı’nı Nizip Yolu’na ve BÜSEM’e direk bağlayarak hızlı, güvenli ve kesintisiz ulaşım sağlanacak. Gazi şehre ayrıca BÜSEM–1 VE 2, Seyrantepe, Abdülhamithan, Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesi ve Tugay Kavşak Genişletme ile 6 yeni katlı kavşak kazandırılacak.
ÇEVRE VE ENERJİ PROJELERİ DEVAM EDECEK
Başkan Şahin’in ustalık döneminde hava kirliliğinin yoğun olduğu mahallelerde 10 bin evin daha doğalgaz dönüşümü yapılacak. Enerji ihtiyacını yenilebilir enerji kaynaklarından karşılayan Gaziantep Büyükşehir, 37 megawattlık güneş enerjisi gücün kurulumunu tamamlarken 16 megawatt yeni güneş enerjisi panelinin kurulumunu sürdürüyor. Öte yandan Mekanik Biyolojik Ayrıştırma Tesisi’nin 2’nci etabı tamamlanarak tüm atıkları ayrıştırarak ekonomiye kazandırılacak.

YENİ BÜSEMLER ŞEHRE KAZANDIRILACAK
3.9 milyon metrekare alana kurulan Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM)’in yenileri şehre kazandırılıyor. Sıkışan şehri rahatlatmak, kent merkezinde kalan üretim ve ticaret yerlerini şehrin dışına taşıyarak modern tesisler kazandırmak için başlatılan projenin devamında ilk durak Kuzeyşehir olacak. 2 milyon metrekare alana kurulacak, 5 bin iş yeri ve 25 bin kişinin istihdamını sağlayacak proje ile Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi elektrik üretim A.Ş., Havalandırma ve İklimlendirme, Asansörcüler Sanayi Sitesi ve Kuzeyşehir Demir Çelik Sanayi Sitesi kurulacak.
Diğer BÜSEM’ler için konum olarak Bedirkent, Taşlıca, Mavikent, Sinan ve Oğuzeli belirlendi. Kurulacak yeni 5 BÜSEM toplam 804 bin metrekare olurken mobilyacılar, dericiler, bağırsakçılar, trikotajcılar ve hububatçılar için yeni iş yerleri ortaya çıkacak.

DEPREM ANMA VE EĞİTİM MERKEZİ
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 il içinde olan Gaziantep’te, Nurdağı’nda 10 bin metrekare alanda hayatını kaybedenleri anmak, yıkımı göstererek gelecek nesilleri bilinçlendirecek, deprem anında yapılması gerekenleri anlatacak, aynı zamanda mimarlık ve inşaat mühendisliği eğitimi alan öğrencilerin eğitim amaçlı ziyaret edebileceği Deprem Anma ve Eğitim Merkezi yapılacak.

YEŞİLİYLE GÜÇLÜ GAZİANTEP
Şehrin grileşen yüzünü son 10 senede yeşile boyayan, ağaçlandırma çalışmalarıyla kentin her noktasını yeşillendiren Başkan Fatma Şahin, yeni döneminde yeni çalışmalarla şehre nefes aldıracak. Şehir merkezinde yapılacak çalışmalarla Türkiye’de şehir merkezinden geçen tek 19 kilometre kesintisiz yeşil yaşam koridoru oluşturulacak.
GASTROBOTANİK BAHÇESİ
Galle Park’ın devamında yapılacak yeni Gastrobotanik Bahçesi, 232 bin metrekarelik alanda kurulacak. Gastrobotanik Bahçesi içerisinde yöresel ve dünya mutfağında kullanılan bitkilerin bulunduğu bahçeler ve tadım merkezleri, laboratuvarlar, seralar, herbaryum, tohum bankası, eğitim salonları, kütüphanesi, arkeobotanik müzesi, sağlıklı yaşam destek üniteleri yer alacak.
FESTİVALLER PARKI ÇOK AMAÇLI SALON VE SEYİR KULESİ
Festivaller Parkı içerisinde 10 bin metrekarelik alana kurulacak alanda içinde her türlü festivallerin, fuarların ve etkinliklerin düzenleneceği çok amaçlı salon ve seyir kulesi yapılacak. 10 kilometrelik yeşil dokuyu görebilecek bakış açısına sahip olacak seyir kulesi keyifli bir izlenim ve manzara sunacak.
Başkan Şahin açıkladığı yeni projeleriyle Çınarlı Parkı ve Şehitler Abidesi revize edilecek, Humanız, TRT Orman Parkları yapılacak. Yeni yaşam alanları olan Kuzeyşehir ve Güneyşehir’e yeni millet bahçeleri inşa edilecek.
İSLAHİYE’YE YAYLA TURİZMİ YATIRIMI
Yayla turizmini canlandırmak amacıyla Huzur Yaylası Tabiat Parkı kurulacak. Bitki ve hayvan çeşitliliği bakımından zengin bölge olan Huzur Yaylası için yeni yol çalışması tamamlandı. 150 hektar büyüklüğünde alanda ilk etapta karavan park yapılacak.
İLERİ YAŞ BAKIM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ
Kentte yaşayan yaşlıların hizmetine sunulacak 27 bin metrekare alanda 94 odadan oluşacak yeni İleri Yaş Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, 8 postop, 16 özel bakım odası, fizik tedavi odaları, havuz, hamam ile hizmet verecek.
HAYDİ BÜFELERİ ÇOĞALIYOR KAPASİTE ARTIYOR!
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Haydi Büfe uygulaması büyüyecek. Meslek liseleri tarafından Gazi şehirlilere sunulan kaliteli ve ucuz ekmeklerin üretim kapasitesinin arttırılması için günlük 120 bin ekmek üretim kapasiteli yeni fabrika kuruluyor. Öte yandan 57 noktada hizmet veren Haydi büfelerinin sayıları artırılacak, üç noktada yeni Haydi Market kurulacak.
TARIMIYLA GÜÇLÜ GAZİANTEP
Çiftçilere başta olmak üzere mazot, gübre, yem, sertifikalı tohum, fidan ve fide destekleri artarak devam edecek. İlçelerde kurulan kadın kooperatifleri eliyle başlatılan ata tohumuna dönüş projesi kapsamında yeni tohumlar üretilecek.
EĞİTİM VE GENÇLİĞİYLE GÜÇLÜ GAZİANTEP
“Eğitim Şehri Gaziantep” sloganıyla çocuklara ve gençlere fırsat eşitliği sunan ve zenginliğin yetişmiş insan gücü olduğuna inanan Başkan Fatma Şahin, yeni dönemde projeleriyle Gazi şehre hizmeti sürdürecek.
ŞEHİR KÜTÜPHANESİ
Mevcut Valilik binasının boşatılmasının ardından yıkılmadan Şehir Kütüphanesi’ne dönüştürülecek. Yeni kütüphane klasik anlayışın aksine gençlerin kendilerini evlerinde hissedebileceği 7/24 hizmet verecek şekilde planlanıyor.
Özellikle Gazi şehirde büyük ihtiyaç olan ders çalışma alanlarının oluşturulması, ihtisas kitaplıklarıyla kitaba erişimin kolaylaştırılması, dijital alanlar ile modern kütüphanecilik hizmetleri verilmesi, yetenek atölyeleri gibi onlarca etkinlikle desteklenmesi ve yazar buluşmaları hedefleniyor.
BEBEK VE OYUNCAK KÜTÜPHANESİ
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin Çocuk Kütüphanesi projesi sonrasında yeni dönemde Bebek ve Oyuncak Kütüphanesi kurulacak. Türkiye Yüzyılı Cumhuriyet Parkı’nda yer alacak kütüphane, 0-5 yaş arası gruplar için yapılacak atölyeler ile temel becerileri, görsel algılamayı ve yabancı dil öğrenimi gibi kazanımları, bebeklere, görsel, fiziksel ve işitsel anlamda katkı sağlayacak. Kütüphanede çocuklar yüzlerce oyuncak arasından oyuncağını seçecek, iki hafta oynadıktan sonra iade edip yenisini alabilecek.
SPOR TESİSLERİNİN SAYISI ARTACAK
4O yeni spor salonunu şehre kazandıran Başkan Fatma Şahin, 10 yeni spor salonunu yeni dönemde vatandaşların hizmetine sunacak. Şehir merkezinde 3 bin kişi kapasiteli Kamil Ocak Çok Amaçlı Spor Salonu ise 1.5 yıl içerisinde hizmet vermeye başlayacak.
Öte yandan engelli vatandaşların yararlanabileceği Engelsiz Spor Salonu yapılacak. Futbolun gelişmesi için amatör futbol kulüplerinin kullanacağı Amatör Futbol Kompleksi hizmete sunulacak.
KÜLTÜR VE TURİZMİYLE GÜÇLÜ GAZİANTEP
Gaziantep’in zengin kültürü, Başkan Fatma Şahin ile dünyaya duyuruluyor, turizme kazandırılıyor. Yeni yapılacak müzeler, yabancı turistleri Gazi şehirde tarihi yolculuğa çıkaracak.
MÜZELER ŞEHRİ GAZİANTEP
Sabun, pekmez ve zeytinyağı üretim süreçlerini anlatan, ziyaretçinin yapımını deneyimleyeceği Sabun ve Pekmez Müzesi için sona yaklaşılırken eski Merkez Bankası, Para Müzesi’ne dönüştürülecek. Eski Ticaret Lisesi binasında, Gazi şehrin tarihi belleğinin korunduğu Bellek Gaziantep Müzesi şehre kazandırılacak. Öte yandan Pürsefa İpekyolu ve İslam Medeniyeti Müzesi, İpekyolu El Sanatları Müzesi ve Nizip Han Restorasyonu ve Kent Müzesi çalışmaları başladı.
FESTİVALLER ŞEHRİ GAZİANTEP İÇİN 12 AY 12 FESTİVAL
Her ay yapılacak ulusal ve uluslararası festivallerle kültürümüze, tarihimize, gençliğimize, sanatımıza ve geleneklerimiz vatandaşlarla buluşturulacak. Bu kapsamda gastronomi, gençlik, hemşehri, opera bale, film, tiyatro, Rumkale su sporları, spor festivalleri, geleneksel çocuk oyunları, sanat festivali, bilim filmleri ve kısa film festivali düzenlenecek.
YAVUZELİ’NDE BULUNAN FIRAT’IN İNCİSİ RUMKALE’YE TELEFERİK
Türkiye’nin en büyük seyir terasına sahip Rumkale için yen 4 istasyonlu teleferik projesi hayata geçirilecek. Böylelikle Rumkale’den Nizip Yolu’na bağlantı sağlanmış olacak.
KARKAMIŞ EKOPARK PROJESİ İLE EKOSİSTEM KORUNACAK
Sınır ilçesi Karkamış’ta 5.5 milyon metrekare toplam alanda yürütülecek proje ile bölgede bulunan endemik çeşitlilik başta olmak üzere ekosistem korunarak turizme kazandırılacak.
TEKNOLOJİ İLE SANATI BULUŞTURACAK MERKEZ
Dijital sanatlar ve sergilenmesi konusunda Gaziantep’in öncü bir şehir olmasını sağlamak amacıyla Dijital Sanatlar Gösteri Merkezi bölgede bir ilk olacak.
Köyceğiz Su Sporları Merkezi’nde Kano ve Kürek Milli Takımı’nın yanı sıra Fenerbahçe ve Galatasaray’ın kürek takımları ile yurt dışından gelen ekipler kamp yapıyor.
Merkezin yanı sıra ilçedeki otellerde de yoğunluğa neden olan takımlar, kamp süresince Türkiye’nin 16’ncı sakin şehir (“Cittaslow) ünvanlı Köyceğiz’in doğal ve tarihi güzelliklerini de yakından görme fırsatı yakalıyor.
Sporcular sabahın ilk saatlerinden itibaren Köyceğiz Gölü’nde çalışma yürütürken, günün ilerleyen saatlerinde ise bölgenin tarihi alanlarını, antik kentleri, İztuzu Plajı, Dalyan Kanalı, Sultaniye Kaplıcaları’nı gezerek dinlenme imkanı buluyor.
Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürü Kazım Açıkbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Muğla’nın elverişli doğası, tarihi ve kültürel dokusuyla her türlü sportif etkinliğe ev sahipliği yaptığını, özellikle sonbahar ve kış dönemlerinde deniz ve göllerde bu çalışmaların daha yoğunlaştığını söyledi.
Yurt içi ve yurt dışından kulüp ve federasyonlar için Muğla ve ilçelerinin, uygun iklimi ve tesisleriyle bulunmaz bir yer olduğunu anlatan Açıkbaş, su sporlarında Köyceğiz’in de önemine dikkati çekti.
-“Milli sporcular Köyceğiz’de yetişecek”
Su sporlarını ön plana çıkaracak birçok aktive ve yatırım yaptıklarını vurgulayan Açıkbaş, şöyle konuştu:
“Köyceğiz Gölü son yıllarda Avrupa’nın en iyi kano ve kürek merkezi haline dönüşmüş durumda. Bunun en büyük göstergesi ise Avrupa’nın en ünlü kano ve kürek milli takımları periyodik aralıklarla Köyceğiz’e gelerek uzun bir süre kamp yapıyor. Bizde su sporlarında Muğla’nın bu potansiyelini ön plana çıkarmak için 2 yıldır yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bunun karşılığını da almaya başladık. Kano başta olmak üzere birçok branşta dereceler elde etmeye başladık. Çalışmalar kapsamında Köyceğiz’de bulunan kamp eğitim merkezimizi Bakanlığımıza yapmış olduğumuz müracaatla kanoda sporcu eğitim merkezine dönüştürdük.”
Bu kapsamda merkezin bundan sonraki süreçte sınavla öğrenci alacağını anlatan Açıkbaş, aldıkları öğrencilerin ise Türkiye’yi uluslararası arenada temsil edecek milli sporcular olacağını dile getirdi.
Köyceğiz’de turizm işletmeciliği yapan Mustafa Ilık ise Köyceğiz’in son yıllarda gerçekleştirilen organizasyon ve kamplarla su sporları merkezi haline geldiğini söyledi.
Önceki yıllarda özellikle kampların çoğunun Antalya ve Sakarya’da yapıldığına işaret eden Ilık, şunları kaydetti:
“Artık kürekte de kanoda da biz iddialıyız. Türkiye ve yurt dışından birçok takım kış döneminde kamp için artık Köyceğiz’e geliyor. Şu anda bizim otelimizde ve bizim bağlantımız olan otellerde Litvanya, Özbekistan milli takımı ile Özbekistan’ın paralimpikleri var. Danimarka’nın kano kulübü var. Türk genç millilerimiz, kano milli takımımız var. Civarda da yine münferit olarak gelen kulüpler var.”
Sporcuların gölde ve kaldıkları otellerde sabah ve akşam antrenman yaptıklarına dikkati çeken Ilık, gölün doğal olarak güzel bir parkur olduğunu ifade etti.
Köyceğiz Gölü’nün özellikle kış aylarında sabah ve akşam çok durgun olduğunu, bu nedenle kano ve kürek sporcuların rahat antrenman yapma imkanı bulduğunu anlatan Ilık, sporcuların spor yaptığı kano ve küreklerini sıralayabileceği bir alan yapılmasının bölge için önem arz ettiğini dile getirdi.
]]>Sultangazi Belediyesi Engelliler Koordinasyon Merkezi tarafından ‘EKPSS Hazırlık Kursu Kitap Dağıtım’ programı düzenlendi. Program kapsamında sınava girecek 46 öğrenciye ücretsiz olarak kitap dağıtıldı.
Sultangazi Belediyesi ve Sultangazi Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde kamuda çalışmak isteyen engelli vatandaşlar için ücretsiz EKPSS (Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı) hazırlık kursu düzenleniyor. 2022 yılında hayata geçirilen proje kapsamında bu sene kursa başvuru yapan 46 öğrenci için ‘EKPSS Hazırlık Kursu Kitap Dağıtım’ programı düzenlendi. Sezai Karakoç Gençlik, Spor ve Engelliler Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Sultangazi Belediye Başkanı Av. Abdurrahman Dursun, Sultangazi Halk Eğitim Müdürü Aziz Akdoğan ve çok sayıda öğrenci katıldı.
“EKPSS İLE İLGİLİ BİR HAZIRLIK DÖNEMİ BAŞLATIYORUZ”
Engelli bireylerin önlerindeki engelleri kaldırmak için belediye olarak büyük gayretle çalıştıklarını ifade eden Sultangazi Belediye Başkanı Av. Abdurrahman Dursun, “Öncelikle teşekkür ediyorum. Bugün Sultangazi’de Sezai Karakoç Gençlik, Spor ve Engelliler Merkezi’ndeyiz. Burası çok güzel bir kültür merkezi oldu. Ama kültür merkezimizin engellilere yönelik hizmet vereceğimiz alanı bizim için çok daha önemli. Onların önündeki engelleri de kaldırıyoruz. Bugün de EKPSS ile ilgili bir hazırlık dönemi başlatıyoruz. Engelli kardeşlerimizden 46 başvurumuz oldu. Onları EKPSS’ye hazırlayacağız. 2022 yılında başladık. Başladığımız yıl Türkiye birincisini çıkartmıştık. İnşallah bundan sonra da Türkiye birincilerinin Sultangazi’den çıkması için belediye olarak elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Engelli kardeşlerimizin önlerinde engel olarak ne varsa en başta da zihinlerde olan engelleri kaldırmak için gayret edeceğiz. Fiziki engelleri kaldırmak için gayret edeceğiz. Hem engelli kardeşlerimiz için hem de Sultangazi’de yaşayan bütün komşularımız için çalışmaya devam edeceğiz. İyi bir eğitim süreci olmasını umut ediyoruz” şeklinde konuştu.
‘ENGELSİZ SAATLER’ PROJESİ İLE AİLEYE ZAMAN HEDİYE ETMİŞ OLACAĞIZ
‘Engelsiz Saatler’ projesinden bahseden Dursun, “Engelli kardeşlerimize bakan anneler, babalar veya başka kişilerin zamana ihtiyacı olduklarını biliyoruz. Hastaneye giderken veya herhangi bir komşusuna giderken engellisini yanında taşımak kadar zor bir şey yoktur. Dolayısıyla biz ‘Engelsiz Saatler’ projemizle bu saatleri o kardeşlerimize vereceğiz. O engelliye biz bakacağız. Evinden alıp tekrar evine götüreceğiz. Ama engelliye bakan aileye zaman hediye etmiş olacağız. Onun o zamanı kendi başına geçirmesi için bir zaman dilimi tanımış olacağız. Böylece bu merkezimizde ‘Engelsiz Saatler’ projemizde başlamış oluyor. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.
Sınava dördüncü kez giren Ömer Teker, “İlk defa girdiğim sınavdan 69 puan, son girdiğim sınavdan 80 puan aldım. Şu an hedef puanım 90 almak. 2024 EKPSS sınavlarına hazırlanıyorum. Bu arada başta Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun’a teşekkür ediyorum. Kursun bana muhteşem katkıları oldu” ifadelerini kullandı.
EKPSS Hazırlık Kursu öğrencilerinden Eren Can, “Çok iyi bir yöntem şeklinde ilerleniyor. EKPSS kursunu başka belediye yapıyor mu yapmıyor mu bilemiyorum. Ama böyle bir şey yapılması gerçekten çok iyi. KPSS girecek kişilere karşı çok iyi bir kurs. Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun’a teşekkür ediyorum” dedi.
Sınava Sultangazi Belediyesi’nin kurslarında hazırlanan 2022 EKPSS birincisi Mehmet Hüseyin Can Ağkoç ise “Çalışın. Olmuyor diye bir şey yoktur. Siz kendiniz istemiyorsunuzdur. Çünkü yaparsanız en iyisini yapacağınızı tek kendiniz bilirsiniz. Başkası değil. Çünkü onlar çalışmıyor siz kendiniz için çalışıyorsunuz” şeklinde konuştu.
Program kitap dağıtımından sonra toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Bir salonda gerçekleştirilen ve ikincisi düzenlenen geleneksel kahvaltı etkinliğine Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç ile birlikte katıldı. Programa, Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, KANKA Derneği Başkanı Prof. Dr. Musa Karakükcü, ilçe belediye başkanları, dernek üyeleri ve davetliler katıldı. Programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde şehit olan 9 askere Allah’tan rahmet dileyerek sözlerine başladı. Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 9 kahraman askerin şehit olduğu kalleş saldırıda yaralanan askerler arasında 2 Kayserili Mehmetçiğin de olduğunu ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Şehit olan 9 canımız, kahramanımızın şahsında tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize de Cenab-ı Allah’tan şifalar diliyorum. 2 Kayseri’mizden gazimiz var. Onlarla da telefonda konuştum, çok şükür durumları iyi, Ankara GATA’da tedavileri sürüyor” dedi. Büyükkılıç, Kayseri’nin birliğin, beraberliğin merkezi olduğunu vurgu yaparak; “Hayırlı bir iş için burada toplanılırken, Kayseri hayırseverler şehri, gönül insanlarının yoğun olduğu bu güzel şehrimizde hiçbir hayırlı iş yerde kalmaz. KANKA ile ilgili yapılan çalışmalardan dolayı başta Musa ve Ekrem hocalarım olmak üzere hayırsever dostlarımıza ve tüm katkısı olan, emeği geçenlere bir doktor olarak teşekkür etmek istiyorum. Kayseri, hayırseverleriyle birlikte huzur şehri, birliğin, beraberliğin merkezi, bir bakıma güvenli bir limandır” diye konuştu. Kayseri’nin onkoloji merkezi olması için üzerine düşen ne varsa yapma sözü veren Başkan Büyükkılıç, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Car T Cell tedavisi ya da gen tedavisi ile ilgili Kayseri’nin mutlaka onkoloji merkezi olma anlayışı içerisinde bu çalışmaları yapması lazım. Bir hekim ağabeyleri olarak bizlerin üzerine düşen ne varsa, kurum olarak üzerimize düşen ne varsa yaparız. Rutin belediyecilik önemlidir, aslolan burayı bir merkez haline getirmektir. Bu konuyu biz sahipleniyoruz, üzerimize ne düşüyorsa yapma konusunda meclisimizden kararımızı alacağız. En kısa zamanda bu alanda öğretim üyesi ya da araştırmacı olacak meslektaşımızı ülke dışına da gönderilmesi gerekiyorsa, masraflarını karşılayıp, sizlerin yanında varız. Bugün bunun müjdesini veriyorum. İnsan odaklı canlarımız, kanser diye nitelendirilen hastalıkla boğuşan yavrularımızı çok daha önemli olarak paylaşmak istiyorum.”
Kanser Hastalarına Tedavi Sonrası Bakım Merkezi (HOSPİS) projesinde sona geldiklerini hatırlatan Başkan Büyükkılıç, kanser hastalarına ‘Artık yapılacak bir şey yok, alın evinize götürün denildiği noktada HOSPİS Merkezi’ni hayata geçireceklerini belirterek, insanların ümitsizliklerini bitirecek, yüklerini paylaşacakları hayırsever destekli sosyal sorumluluk projesini çok önemsediğini vurguladı. Büyükkılıç, HOSPİS Projesi’nin İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden özel ödül aldığını, Türkiye’de tek, yurt dışında da sayılı bir proje olacağını ifade etti. Gazze’de çocukları katleden İsrail terör devletini de kınayan Başkan Büyükkılıç, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle bir olacağız, diri olacağız. Hep beraber Türkiye olacağız, hep beraber mazlum insanların sesi olacağız” dedi. – KAYSERİ
]]>Yüksek rakımlı dağları, doğal parkurları ve keşfedilmemiş güzellikleriyle kış ve dağ turizminin önemli merkezlerinden Hakkari, son yıllarda yapılan yatırımlarla bölgenin en modern merkezlerinden biri haline getirilen kayak merkeziyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.
Kent merkezine 12 kilometre mesafede bulunan 2 bin 800 rakımlı merkezde, amatör ve profesyonel kayakçıların kullanabildiği farklı uzunluklardaki 5 pist, 1165 metrelik dörtlü telesiyej, 680 metrelik teleski, 200 metrelik kapalı yürüme bandı, çocuklar ve aileler için 2 kızak alanı, dağ evi ve restoran bulunuyor.
Ziyaretçilerin konaklaması için 120 yataklı otel yapılan ve 2 bin 900 rakımlı zirvesine kafe inşa edilen kayak merkezi, her yıl ağırladığı binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyle kentte kış turizminin gelişmesine katkı sağlıyor.
Yurdun dört bir yanından, İran, Irak ve diğer ülkelerden turistlerin ilgi gösterdiği merkezde, telesiyejle 2 bin 900 rakımlı zirve ve yamaçlardaki pistlere çıkan kayak tutkunları, kar kalınlığının yer yer 1,5 metreyi aştığı bölgede, eşsiz manzaraya karşı kayak ve snowboard yaparak adrenalin dolu anlar yaşıyor.
Merkezde, kayak yaparken pistlerden çıkıp kaybolan, yaralanan ve telesiyejde mahsur kalanlar olması riskine karşı Jandarma Arama Kurtarma timi hazır bekliyor.
“Ciddi bir talep var”
Gençlik ve Spor İl Müdürü Emin Yıldırım, AA muhabirine, sezonu yeni açmalarına rağmen kayak merkezine kent sakinlerinin yanı sıra çevre illerden de yoğun talep olduğunu söyledi.
Ülkenin birçok yerinde doğal karın olmaması nedeniyle Hakkari’deki kayak merkezinin ilgi gördüğünü belirten Yıldırım, “Tesisteki bütün mekanik sistemlerimiz devrede. Yaklaşık 11 kilometrelik pistlerimizin tamamı ziyaretçilere açık. Ciddi bir talep söz konusu. Merkezden, ilçelerden, diğer illerden de ciddi bir talep var. İnşallah gelecek hafta oteli de hizmete sunacağız.” dedi.
Yıldırım, Merga Bütan Kayak Merkezinin Türkiye’nin en iddialı kayak merkezlerinden biri olduğuna işaret ederek, tesise ulaşımın rahat sağlandığını ve kar kalitesinin iyi olduğunu dile getirdi.
Türkiye Kayak Federasyonu ve Türkiye Dağcılık Federasyonu işbirliğiyle dağ kayağı ve alp disiplininde müsabakalar almaya başladıklarını anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:
“Hakkari her geçen gün büyüyor, turizmin ciddi mekanlarından birisi oluyor. Sezonun uzun ve kar kalitesinin iyi olması nedeniyle tercih edilen bir yeriz. Önümüzdeki yıllarda sezonu uzatmak için hem gece kayağı hem de suni karlamayla ilgili süreci başlattık. İnsanların burada dolu dolu zaman geçirmesi için çaba sarf ediyoruz. Tüm kayakseverleri buraya bekliyoruz. 2 bin 900 rakıma yaptığımız zirve kafenin yüzde 90’ı tamamlandı. Buraya insanlar sadece kayak yapmaya gelmeyecek. Aynı zamanda aileleriyle mekanik sistemi kullanarak kafede çayını, kahvesini içecek, yemeğini yiyip manzaranın tadını çıkaracak. Kayak merkezimiz o kadar zengin bir kapasiteye sahip ki sadece kışın değil yazın da burayı doğa sporları merkezi yapıyoruz. Burada kampçılar, yamaç paraşütü, dağ bisikleti, trekking rotaları için alanlar oluşturacağız.”
“Hakkari çok güzel bir yer”
Üniversite öğrencisi Zeynep Zaycı da sınav stresini atmak için arkadaşlarıyla merkeze geldiklerini dile getirerek, “Burada çok eğlendik. Kayak yapmak çok eğlenceli bir aktivite. Birazdan telesiyeje bineceğiz. Yukarıdaki manzarayı görmek için sabırsızlanıyoruz. Hakkari çok güzel bir yer.” dedi.
Adana’dan gelen Mehmet Yalçın ise “Kayak yapmak için buraya geldik. Çok güzel pistler var. Soğuk diye bekliyorduk ama hava çok güzel. Bir haftaya kadar buradayız. 6 kişiyle geldik. Çevreyi gezdik. Bugün de buradayız. Buralar anlatılmaz yaşanır.” diye konuştu.
Şırnak’tan gelen Mehmet Gökçe, kayak merkezinde güzel zaman geçirdiklerini belirterek, “Her yıl buraya geliyoruz. Rafting sporcularıyız. Hafta sonlarını burada değerlendiriyoruz. Herkesi buraya davet ediyoruz. İnsanıyla, doğasıyla mükemmel bir yer. Hakkari yaşanması gereken bir memleket. Dört mevsim bölgemiz doğal güzellikleriyle öne çıkıyor. Yanı başımızda Sümbül Dağı var, eteklerinde kent merkezi. Karla da buluşunca kartpostallık görüntüler ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
]]>ANTALYA’da, Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma, 2 kilometre uzunluğunda savaş mevzileri ve komuta kontrol merkezi keşfedildi. Mevziler hakkında tespit ve tescil çalışmaları yapan emekli albay Suat Akgül, “Bütün olarak düşündüğümüzde hem Antalya hem Akdeniz kıyısında bu şekilde büyük, geniş ve korunaklı siperlerin olması bir ilktir” dedi.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın emriyle, Antalya’nın karadan ve denizden işgalini önlemeye yönelik yapılan mevziler, tesadüfen bulundu. Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma Antalya Bölgesi’nin ilk savaş mevzilerinin kalıntıları, 2020 yılında Antalya Hayvanat Bahçesi’nde çalışan bir görevli tarafından fark edildi. Görevlinin durumu tanıdığı bir emekli albaya iletmesi üzerine Antalya’da yaşayan emekli öğretmen albay Dr. Albay Suat Akgül ile iletişime geçildi. Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD), Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD), Antalya Karatay Çalışma Grubu gibi sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışan Suat Akgül, Antalya’da ilk kez ortaya çıkarılan Birinci Dünya Savaşı’na ait savaş mevzileri ile siperlerin detaylarını DHA’ya açıkladı.
Uzun yıllar Kara Harp Okulu’nda tarih derslerinde öğretmenlik yaptığını aktaran Akgül, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Daire Başkanlığı’nda (ATASE) Arşiv Şube Müdürü görevindeyken Çanakkale, Kütahya- Eskişehir, Sakarya ve Büyük Taarruz Muharebe bölgelerinde saha araştırmalarında bulunup Eskişehir-Tandır bölgesindeki siperlerin tespiti konusunda çalışmalar yaptığını söyledi. Akgül, Sakarya Harbi muharebe bölgesinde Polatlı-Basrikale mevzilerinde ve diğer siperler hakkında incelemelerde bulunduğunu anlattı. 4 yıl önce Antalya Hayvanat Bahçesi sınırlarında bulunan mevziler üzerine kendisiyle iletişime geçildiğini aktaran Akgül, “Mevzilerle ve siperlerle ilgili tecrübem olduğu için beni buldular. Ben de burada değerlendirmeler yaptım. Türkiye Emekli Subaylar Derneği, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği’nden emekli albaylarla inceleme yaptık. Bunların Birinci Dünya Savaşı’ndan kalan siperler olduğunu tespit ettik. Bu; Antalya’da, hatta Akdeniz kıyısında bu şekilde büyük, geniş ve korunaklı siperlerin olması bir ilktir ve önemlidir. Birinci Dünya Savaşı’ndan kalmış canlı siperlerdir” dedi.
‘1917 YILINDA ENVER PAŞA’NIN EMRİYLE OLUŞTURULDU’
Mevzilerin yapım aşamasını anlatan Akgül, “1916 yılının başında Çanakkale Cephesi kapandığında gerek düşman kuvvetleri gerek bizim birliklerimiz Çanakkale cephesinden başka yerlere doğru ayrılıyor. Bizim birliklerimiz genellikle Aydın cephesine gidiyor. Düşman birlikleri, özellikle İngiliz birlikleri Akdeniz kıyısındaki çeşitli adalarda, Mısır İskenderiye bölgelerinde askeri birliklerini konuşlandırıyor. Bu noktada Akdeniz Bölgesi’ni sürekli gemileriyle taciz ediyor ve abluka altına alıyorlar. Özellikle Antalya bölgesini ablukaya almayı ve bir kara harekatıyla girileceğini değerlendiriyorlar. Bu noktada bu tehdidi değerlendiren genelkurmayımız, o zamanki Erkan-ı Harbiye askeri bir tedbir almak gerektiğini emir haline getiriyor. O dönemdeki siperlerin yapılmasıyla ilgili Enver Paşa’nın emriyle 1917 yılının sonlarında Antalya’ya ve kıyı bölgelerine emirler gönderiliyor. Bu bölgede savunma mevzilerinin yapılması ve düşmana karşı direnç noktalarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapılıyor. İşte bu hayvanat bahçesinin içerisindeki siperler, 1917 yılının sonlarından itibaren oluşturulan siperlerdir” diye konuştu.
‘CANLI BİR ŞEKİLDE BOZULMADAN MUHAFAZA EDİLMİŞ’
Suat Akgül, açıklamasında, “Mevzilerin 2 kilometre civarında genişliği olduğunu düşünüyoruz. Ancak şu an inceleme yapabildiğimiz alan 250 metre civarında. Buranın doğal yapısı biraz taşlık kayalık olduğu için daha zor yapılmıştır. Onun avantajını bugün görebiliyoruz. Bugüne kadar canlı bir şekilde bozulmadan muhafaza edilmiştir” dedi.
Savaş mevzilerinin yanı sıra bölgede komuta kontrol merkezinin de keşfedildiğini açıklayan Akgül, “Çevresinde komuta kontrol merkezi, komuta idare merkezi ve aynı zamanda gözetleme merkezi var. Makineli tüfek nişancısının, sahra topunun mevzilendiği yerler var. Buralarda hem yol irtibat noktaları hem de gözetlemek için gözetleme mevzileri oluşturulmuş. Sadece siperlerin olduğu yer değil, aynı zamanda askeri birliğimizin de konuşlandığı yer. Anlıyoruz ki Milli Mücadele döneminde burada da bir askeri birlik muhafaza edilmiş. Antalya’nın bir şekilde işgali ve bölgede bir muharebe olması düşünülerek burada da bir askeri yapılanma oluşturulmuş” diye konuştu.
ANTALYA KIYILARI RAHATLIKLA GÖRÜLÜYOR
Burdur-Antalya yolu Kepezüstü’ne konuşlandırılan Kontrol Komuta Gözlem Merkezi’nin Antalya’nın her yerini görebilecek bir noktaya yapıldığına dikkati çeken Akgül, “Herhangi bir gemi Antalya kıyılarına geldiğinde dürbünle rahatlıkla görülebilecek bir mevkide. Burdur-Antalya yolu karşısında da siperler olduğunu biliyoruz. Buradaki siperlerin ve askeri yapılanmanın birinci amacı kıyı güvenliğini, ikinci amacı ise yol güvenliğini sağlamaktır” dedi.
‘BU ÖNEMLİ KEŞİF ANTALYA’DA BİR İLK’
Mevziler ve ‘Komuta Kontrol Merkezi’nin ilk kez keşfinin hem Antalya, hem de Türkiye açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Akgül, şöyle konuştu:
“Birinci Dünya Savaşı’ndan kalan siperlerin Çanakkale’de, Sakarya’da olduğunu biliyoruz. Antalya Bölgesi’nde Birinci Dünya Harbi’nden ve Milli Mücadele döneminden kaldığını bilmiyorduk. Burada bunu tespit etmiş olduk. Bu alanın canlandırılarak, görsel desteklerle öğrencilere ve gelecek nesillere, turistlere görülebilecek bir hale getirilmesi istiyoruz. Milli Savunma Bakanlığı’nın, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Antalya Valiliği’nin, il kurum ve kuruluşlarının ilgisini bekliyoruz. Çanakkale gibi bir gezi, eğitim alanı olabilir. Bu siperleri ve gözetleme merkezini bütün olarak düşündüğümüzde hem Antalya hem Akdeniz Bölgesi açısından bu kadar canlı ve net mevzi ve siperler yoktur. O anlamda düşündüğümüzde bu çok önemli bir keşiftir ve Antalya’da ilktir.”
]]>3 bin 917 metre yüksekliği, üzerindeki doğal gölleri, kayak yapmaya uygun kar kalitesi ve dizayn edilmiş pistleri, tesisleri, oksijen deposu temiz havası, doğal güzellik ve muhteşem manzarası ile turizmin amiral gemisi Erciyes’te yeni sezon başladı. Erciyes, 112 kilometrelik 41 kayak pisti ve 19 mekanik tesisi ile yeni sezonun hemen başında yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrarken Başkan Büyükkılıç, yurt içi ve yurt dışından Erciyes Kayak Merkezi’ne gelen kayak severlerle buluştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a kayak merkezi ziyaretinde AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da eşlik etti. Başkan Büyükkılıç, yurt dışından gelen turistlerin yanı sıra hafta sonunu fırsat bilen yurdun çeşitli yerlerinden ve Kayseri’den Erciyes Kayak Merkezi’ne gelen vatandaşlarla yakından ilgilenerek sohbet etti. Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’nde sezonun başladığını belirterek, “Cenab-ı Allah’a şükürler olsun bir sezona daha eriştik. Erciyes Kayak Merkezi’mizde sezon başladı. Otellerimiz dolu. Kayak merkezlerimiz hizmete girdi ve vatandaşlarımız da pırıl pırıl ortamda bu hizmetlerden yararlanmaya çalışıyor. Görüldüğü gibi teleferiklerimiz, telesiyejlerimiz, gondollarımız, kızaklarımızın hepsi çalışıyor ve vatandaşlarımıza hizmet veriyor. Yeni dönemin hayırlı, uğurlu olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” diye konuştu. Yeni yılı da kutlayan Büyükkılıç, “Daha nice yıllara diye dua ve temennide bulunuyorum. 2024’ü de bu vesileyle kutluyorum” dedi. Başkan Büyükkılıç, turizmin amiral gemisi olarak nitelendirerek, şunları söyledi;
“Erciyes’i Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’yle, sıcak suyuyla inşallah termal boyutuyla Kayseri’mizin gururu olan, turizmin amiral gemisi olan, çok değerli Mehmet Özhaseki Bakanımızın bu anlamlı projesini daha da iyi noktalara taşıyarak 4 mevsim Erciyes’in hizmet verdiği ve sporun, sporcunun da dostu ve merkezi bir alan olarak anılacağına inanıyorum. Emeği geçen tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum.”
Büyükkılıç ayrıca AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı’ya da teşekkür ederek, “Milletvekilimizin de yıllarca burada emeği göz ardı edilmeyecek şekilde. Halen de bizim her zaman istişare ettiğimizi her zaman yanımızda gördüğümüz ve güç aldığımız bir milletvekilimiz olarak da ayrıca kendisine teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise; “Erciyes’te yeni bir sezon başladı. Arkadaşlarımız üstün gayretle kayak merkezimizi halkımızın hizmetine sundular. Yabancı misafirlerimizi getiren uçaklarımızda şehrimize birer birer iniyor. Şuanda Erciyes’te birçok vatandaşımız yılbaşını geçirmek üzere burada bulunuyor” dedi. Erciyes’in kente çok ciddi ekonomik ve sosyal canlılık kazandırdığına değinen Cıngı; “Otellerimizde doluluk oranları iyi gidiyor çok şükür. Bu şartlarda açılacak en ideal kayak merkezini şuanda vatandaşlarımız keyifle kullanıyorlar. Çok şükür Erciyes şehrimize, sağ olsun Büyükşehir Belediyemizin, başkanlarımızın gayret ve destekleriyle çok ciddi bir ekonomik ve sosyal canlılık kazandırıyor. Her geçen gün bu faaliyetlerin arttığını görüyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda turizmin bütün çeşitlerinin yapıldığı bir Erciyes’e hep beraber kavuşacağız” şeklinde konuştu. Milletvekili Cıngı, vatandaşların yeni yıllarını da tebrik etti.
Kayak severlerin ilgisi ve sevgisi ile karşılaşan Büyükkılıç, vatandaşlarla günün anısına hatıra fotoğrafı da çektirirken kayak severler ise Erciyes Kayak Merkezi’ne hayranlıklarını dile getirerek Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ettiler. – KAYSERİ
]]>