Mert – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 27 Jul 2024 01:00:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Özel Yetenekli Öğretmeni, 160 Üstün Yetenekli Öğrenciyi Yetiştirerek Başarıya Ulaştı https://www.haber28.com.tr/ozel-yetenekli-ogretmeni-160-ustun-yetenekli-ogrenciyi-yetistirerek-basariya-ulasti/ https://www.haber28.com.tr/ozel-yetenekli-ogretmeni-160-ustun-yetenekli-ogrenciyi-yetistirerek-basariya-ulasti/#respond Sat, 27 Jul 2024 01:00:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27792 Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Özel Yetenekliler Eğitim Programı’nda yüksek lisansını tamamlamasının ardından bu alanda uzmanlaşan sınıf öğretmeni Osman Sıtkı Mert, görev yaptığı okulda 160 üstün yetenekli öğrenciyi yetiştirerek eğitim hayatlarına değer kattı.

Öğretmenlik mesleğine 2008 yılında başlayan Mert, 2011’de Anadolu Üniversitesinin Özel Yetenekliler Eğitim Programı’nda yüksek lisansını bitirdi.

Üstün yetenekli öğrencilerin eğitimi konusunda uzmanlaşan Mert, Nisan 2015’te Tepebaşı Kaymakamlığı ile Anadolu Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında hayata geçirilen Üstün Yetenekli Çocukların Eğitimi Projesi’nin (ÜYÇEP) yürütücülüğüne getirildi.

Ticaret Borsası İlkokulunda görevini sürdüren 40 yaşındaki Mert, Anadolu Üniversitesinin özel yetenekli ve diğer öğrencilerin bilişsel düzeyleri ile profillerinin belirlenmesi için geliştirilen “Anadolu Sak Zeka Ölçeği”ni uygulaması sonucu 10 eğitim öğretim yılında 4 bin 250 öğrenci arasından üstün yetenekli 225 çocuğu belirledi.

Milli Eğitim Bakanlığı müfredatının yanı sıra zenginleştirilmiş ve farklılaştırılmış uygulamalar yapan, öğrencilerinin “hayatta kalma becerileri, doğada matematik ve doğada fen” gibi eğitimler almasını sağlayan Mert, bilim ve deney merkezlerindeki atölyelerde öğrencilerini ödüllü yarışmalara hazırlıyor.

Dokuz yıllık süreçte bu öğrencilerden 160’ı mezun olup eğitim hayatına devam etti.

Bakanlık tarafından 2021 ve 2023’te “Yılın Fark Yaratan Öğretmeni” seçilen Mert, Uluslararası Dubai Eğitim Zirvesi’nde “En Başarılı Özel Eğitim Öğretmeni Ödülü”ne layık görüldü.

Mert, İngiltere’nin Cambridge Üniversitesi tarafından 141 ülkeden 14 bin 800 öğretmen arasında düzenlenen “Özel Öğretmen Ödülleri”ne yaptığı başvuruyla Avrupa’da ilk 10 öğretmen arasına girdi.

ÜYÇEP kapsamında yetiştirdiği öğrencilerle katıldığı atölyeyeler, yarışmalar ve elde ettikleri başarıları içeren dosya hazırlayan Mert, İngiltere merkezli Varkey Vakfı tarafından verilen “Global Teacher Prize-Küresel Öğretmen Ödülü”ne başvuru yapıp, kazanmayı planladığı ödülle çalışmalarını taçlandırmak istiyor.

“Her yıl programa 10-12 öğrenci dahil oluyor”

Öğretmen Osman Sıtkı Mert, AA muhabirine, 16 senelik öğretmenlik yaşamının son 10 yılında Ticaret Borsası İlkokulunda özel yetenekli çocukların eğitimiyle ilgilendiğini söyledi.

Anadolu Üniversitesinin Özel Yetenekliler Eğitim Programı’nda yüksek lisans yaptığını belirten Mert, “Anadolu Sak Zeka Ölçeği çalışmalarında okulumuzda proje yürütücüsü olarak görevlendirildim. Şu anda okulumuzda üstün yetenekli olarak belirlenen 65 öğrenciyle çalışıyorum, 160 üstün yetenekli öğrenci de mezun oldu.” dedi.

Mert, öğrencilerinin her ay farklı eğitimcilerle “orman okulu” adı altında verilen eğitimlere katılarak, hayatta kalma becerileri, doğada matematik ve doğada fen gibi programlarda yer aldığını ifade etti.

Bilim ve deney merkezleriyle işbirliği yaptıklarını kaydeden Mert, “Çeşitli atölyeler tasarlıyoruz. Okulumuzda farklı konularda 68 atölye uyguladık. Öğrencilerimle katıldığım çeşitli bilim yarışmalarından dereceler elde ettik. Okulumuza kayıt yaptıran bütün birinci sınıf öğrencilerine ailelerinden izin alarak zeka ölçeğini uyguluyoruz. Her yıl programa 10-12 öğrenci dahil oluyor.” diye konuştu.

ÜYÇEP programını tamamlayarak ilkokuldan mezun olan çocukların, Ticaret Borsası İlkokulu ile aralarında protokol bulunan benzer programların yürütüldüğü ortaokullara yönlendirildiğini anlatan Mert, ayrıca öğrencilerin sonraki süreçlerde T3 Vakfı, Deneyap Atölyeleri ile Anadolu Üniversitesi Üstün Yetenekliler Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi programlarına katılma imkanına sahip olduğunu dile getirdi.

Mert, yürüttüğü çalışmalar sonucu iki kez “Yılın Fark Yaratan Öğretmeni” seçildiğini, 2023’ün başında “Küresel Eğitim Ödülü”nü kazandığını belirtti.

Öğrencileriyle yaptığı atölyeler, projeler, çalışmalar ile yarışmalardan elde ettikleri ödüller raporlayıp gönderdiği Cambridge Üniversitesinin uzman jürisinin değerlendirmesi sonucunda Avrupa’da ilk 10 öğretmen arasına girdiğini dile getiren Mert, “Varkey Vakfı tarafından verilen ve ‘Eğitimin Nobel’i’ olarak nitelendirilen ‘Global Teacher Prize-Küresel Öğretmen Ödülü’ için özel yetenekli öğrencilerin eğitimi için yaptığım çalışmalarla bu yıl başvuru yapacağım. O ödülü de kazanarak mesleki çalışmalarımı taçlandırmak istiyorum.” ifadesini kullandı.

Osman Sıtkı Mert, kazandığı ödüllerin mesleki gelişimi ve kariyerine katkı sağlanmasının yanı sıra özel yetenekli öğrenciler konusunda dikkati çekmesi bakımından önemli olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozel-yetenekli-ogretmeni-160-ustun-yetenekli-ogrenciyi-yetistirerek-basariya-ulasti/feed/ 0
Mert Müldür: EURO 2024’te ilk hedefimiz gruptan çıkmak https://www.haber28.com.tr/mert-muldur-euro-2024te-ilk-hedefimiz-gruptan-cikmak/ https://www.haber28.com.tr/mert-muldur-euro-2024te-ilk-hedefimiz-gruptan-cikmak/#respond Wed, 29 May 2024 22:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19286 A Milli Futbol Takımının savunma oyuncularından Mert Müldür, Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2024) ilk hedefin gruptan çıkmak olduğunu ve sonrasında da her rakibi yenebilecek güçte olduklarını söyledi.

EURO 2024 hazırlıkları kapsamında yarın Avusturya ile karşılaşacak ay-yıldızlı ekibin Macaristan kampında açıklamalarda bulunan Mert, Almanya’daki turnuvada başarılı olacaklarına inandığını belirtti.

Milli takımın son iki şampiyonada gruptan çıkamadığını hatırlatan ancak bu kez işlerin farklı olacağına inandığını söyleyen Mert, şöyle konuştu:

“Avrupa Şampiyonası’nda ilk hedefimiz kesinlikle gruptan çıkmak. Zaten hepimiz takımın gücünü, oyuncularımızın kalitesini biliyoruz. Avrupa Şampiyonası’nda istediğimiz kadar ilerlemek istiyorsak gelen her rakibi elememiz gerek. Bu İngiltere, Fransa, Portekiz veya İtalya olabilir. Gelen her rakibi eleyebilecek güçteyiz. Ana hedefimiz gruptan çıkmak ondan sonra da gelen her rakibi eleyip finale çıkmayı hepimiz istiyoruz. Bu kaliteye sahip olduğumuzu da herkes biliyor. Çok iddialı konuşmayı sevmem ama kalitemiz belli. İnşallah çok ileriye gidebileceğiz.”

EURO 2024’te Türkiye’nin F Grubu’ndaki rakiplerini de değerlendiren Mert, “Diğer gruplara bakarsak iyi bir kura çektik. Bu, grubun kolay olduğu anlamına gelmiyor. Kesinlikle gruptan çıkmak istiyoruz. Portekiz’in gücü ve kalitesini konuşmaya gerek yok. Üst düzey oyunculara sahip bir ülke. Taraftar desteği açısından da bizim adımıza özel bir turnuva olacak. Neredeyse her maç evimizde oynayacağız gibi hissediyorum. Statlarda çok Türk taraftar olacak. Bu bizim için ayrı bir avantaj. Turnuvayı dört gözle bekliyoruz. Genç oyuncularımız çok evet ama tecrübeli daha önce 2-3 turnuva görmüş oyuncular da takımımızda var. Kombinasyon olarak çok iyi bir gruba sahibiz. Bunu da herkese göstereceğimizi düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Milli futbolcu, Macaristan’a 1-0 mağlup oldukları karşılaşma hakkında ise “Çok iyi bir maç oynadığımızı düşünüyorum. Skor bizden yana olmasa da hocamızın dediklerini uyguladık. Taktiksel olarak çok iyi oynadık, rakibe pozisyon vermedik, çok pozisyona girdik. Gol atabilirdik olmadı ama kesinlikle çok iyi bir maç oynadığımızı düşünüyorum. Maçın analizini de yaptık. Gerçekten çok iyi şeyler yapmışız. Penaltıdan bir gol yedik, onun dışında rakibe pozisyon vermedik.” şeklinde konuştu.

“Bütün ailem Viyana’da yaşıyor, hepsi maça gelecek”

Avusturya doğumlu olan Mert, ay-yıldızlı ekibin yarın Avusturya ile oynayacağı karşılaşmayla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:

“Avusturya Milli Takımı çok iyi takım. Çoğu oyuncusu Almanya’da oynuyor, birçoğunu da tanıyorum. Gerçekten çok kaliteli bir takım. Elimizden geleni yapacağız, tabii ki hedefimiz kazanmak. Avusturya karşılaşması benim için de ayrı bir maç olacak. Bütün ailem Viyana’da yaşıyor, arkadaşlarım da orada. Hepsi maça gelecek. Benim için de Avusturya maçının ayrı bir özelliği var. Kesinlikle o maçı kazanıp, bir dahaki kampa motive şekilde gelmek istiyoruz.

“Son birkaç ay içinde taktiksel olarak çok geliştik”

Mert Müldür, ” Stefan Kuntz’un ardından Montella’nın gelişiyle takımda önemli bir fark olduğu görülüyor? Sana göre Montella’nın gelişiyle takımdaki en büyük fark ne oldu?” sorusunu, “Bence her iki hoca da Avrupa Şampiyonası’na katılmamıza çok büyük katkı sağladı. Kuntz hoca da çok şey kattı. Montella hoca da kısa bir süre içinde çok şey kattı. Her iki hocanın çok etkili olduğunu düşünüyorum. Benim açımdan son birkaç ay içinde taktiksel olarak çok geliştik. En büyük etkinin bu olduğunu düşünüyorum.” şeklinde yanıtladı.

Mert, oynadığı mevkide en beğendiği oyuncuyu ise “Benim mevkiimde İngiltere’de ve İtalya’da oynayan üst düzey isimler var. Bunlardan birini seçmek gerekirse Liverpool’dan Alexander-Arnold’u çok beğeniyorum. Bunun dışında da sağ bekte çok büyük isimler var.” sözleriyle açıkladı.

“Beni en çok zorlayan isimler Ronaldo ve Leao oldu”

Milli futbolcu, “Bugüne kadar karşılıklı oynadığın ve seni en çok zorlayan futbolcular kimler oldu?” sorusuna, “İtalya’da çok üst düzey futbolcularla karşı karşıya oynama şansı buldum. Aralarında çok iyi futbolcular vardı. Beni en çok zorlayan isimler Ronaldo ve Leao oldu. Perisic’i de söyleyebilirim. Bu üçüne karşı oynamak ayrı bir keyifti. Ronaldo’nun büyüklüğünü konuşmaya gerek yok. Çok büyük bir futbolcu. Ona karşı oynamak her zaman büyük bir zevk. Şimdiye kadar 6-7 maç karşı karşıya oynadık. Her turnuvada görmek istediğimiz bir isim.” yanıtını verdi.

Mert Müldür, “Ronaldo ile daha önce çok kez karşılıklı oynaman turnuvada Portekiz ile oynayacağımı maçta senin için bir avantaj sağlayabilir mi?” sorusunu, “Olabilir tabii ama İtalya’da karşı karşıya oynadık. Portekiz’de oynayan Ronaldo ile İtalya’da oynayan Ronaldo arasında mevki olarak fark olabilir. Onu turnuvada göreceğiz.” şeklinde yanıtladı.

“En beğendiğim stat İtalya’da açık ara San Siro’ydu.” sözlerini kullanan Mert, “Atmosfer çok başarılı, stat yapısı, tarihi bir stat olması… Daha önce Şampiyonlar Ligi’ne ev sahipliği yaptı. Her açıdan muazzam bir stat.” dedi.

“De Zerbi çok büyük bir hoca”

Mert Müldür, Sassuolo’da teknik direktörlüğünü yapan ve son dönemde futbol dünyasında adından söz edilen teknik adamlarda biri olan Roberto de Zerbi hakkında ise şunları söyledi:

“De Zerbi çok büyük bir hoca. Brighton’da çok iyi işler yapıyor aynı şekilde bunu Sassuolo’da da birlikte yaptık. Ligi 2-3 sene peş peşe 8. sırada bitirdik. Çok büyük bir hoca, taktiksel olarak çok iyi bir hoca. Bana da çok şey kattı. Buradan da ona tekrar teşekkür ederim. Oyuncularla ilişkisi çok iyiydi. Sahada ne kadar sert olsa da oyuncularına bazen kızsa da saha dışında çok farklı bir isim. Çok iyi ve karakterli bir hoca. Sassuolo’da çok iyi işler yaptı, her oyuncuyu geliştirdi, her oyuncuya bir şeyler kattı. Sassuolo da birlikte oynadığım her oyuncuda kısa sürede gelişim gördüm. Bu da tabi de Zerbi sayesindeydi.”

Mert, Sassuolo’nun de Zerbi sonrasında yaşadığı düşüşle ilgili, “Hoca değişiminde bazen böyle şeyler olabiliyor. Bazen bir hoca gelip farklı sistem oynatır. Sassuolo’nun, de Zerbi ile oynadığı futbolla şu an oynadığı futbol arasında büyük fark var. Bunun da kesinlikle hoca etkisi olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Hedefler Avrupa Şampiyonası ve Fenerbahçe ile şampiyonluk

Mert, bu yılki hedefleriyle ilgili olarak, “Avrupa Şampiyonası’nda milli takımla çok büyük işler yapmak istiyorum. Onun öncesinde de Fenerbahçe’de şampiyonluk yaşamak istiyorum. Bunlar hedeflerim.” şeklinde konuştu.

Milli futbolcu, oyun tarzını beğendiği liglerin başında İtalya’nın geldiğini belirterek, “İtalya Ligi’nin taktiksel seviyesini çok beğeniyorum. Tempoya bakarsak Premier Lig çok önde. Premier Ligi izlemesini çok seviyorum, çok keyif alıyorum. Daha sonra İspanya var, İspanya’yı da çok beğeniyorum, çok sevdiğim bir lig.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/mert-muldur-euro-2024te-ilk-hedefimiz-gruptan-cikmak/feed/ 0
İmamoğlu Kasımpaşa’dan Seslendi: 31 Mart’ta Mertlik Kazanacak, Kumpas Kaybedecek! https://www.haber28.com.tr/imamoglu-kasimpasadan-seslendi-31-martta-mertlik-kazanacak-kumpas-kaybedecek/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-kasimpasadan-seslendi-31-martta-mertlik-kazanacak-kumpas-kaybedecek/#respond Wed, 15 May 2024 23:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18238 Haber: OKTAY YILDIRIM – Kamera: ADEM KARABAYIR

İBB Başkanı İmamoğlu, Kasımpaşa’da halkla buluştu. “Bizim iki şeyle işimiz olmaz. İsrafla işimiz olmaz, ihanetle işimiz olmaz” diyen İmamoğlu, “Bizim hiç kimseye diyet borcumuz yok. Biz, sadece size borçluyuz. Ben, sadece 16 milyon vicdanlı, mert İstanbulluya teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta ne kazanacak? Mertlik kazanacak, mertlik. Mertlik kazanacak, kumpas kaybedecek! Yalan kaybedecek! İftira kaybedecek! Particilik değil, belediyecilik yapanlar kazanacak. Bir avuç insan kaybedecek, 16 milyon İstanbullu kazanacak” diye konuştu. İmamoğlu para sayma görüntülerine ilişkin de “4,5 yıl önce olmuş olay. Sanki dün olmuş gibi, çevirip duruyorlar. Sanki çok gizli bir konuymuş gibi millete duyurmaya çalışıyorlar. Satanın ifadesi orada, alanın ifadesi belli. Zaten millet de sizin bu kumpaslarınıza hiç yüz vermedi. Vermeyecek. O yüzden kıvır kıvır kıvranıyorlar” dedi.

İmamoğlu, CHP Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Dr. Mithat Bülent Özmen ile birlikte ilçe turu yaptı. Göktürk Atatürk büstü önünden başlayan tur, Kemerburgaz Meydan, Alibeyköy Meydan, Namık Kemal Caddesi, Sayayolu Caddesi, Mustafa Kemal Bulvarı ve Yeşilpınar Girne Caddesi boyunca devam etti. Vatandaşlar, yol boyunca İmamoğlu ve Özmen’e sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, bazı noktalarda otobüsün önünü kesen vatandaşlara ve okuldan ayrılan öğrencilere kısa konuşmalar yaptı. Eyüpsultan’dan Beyoğlu’na geçen İmamoğlu, CHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı İnan Güney ile birlikte Kasımpaşa Kızılay Meydanı’nda halkla buluştu.

Coşkulu kalabalığın ellerindeki dövizleri tek tek okuyan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“HAYAT DERSİ VERİYORUZ ONA”

“Buraya gelirken, bu acemi, dersine çalışmayan aday demiş ki, -hoşuma gitti- ‘Sen git köfteci dükkanını işlet’ demiş. Hani benim 21 yaşında köfteci dükkanım vardı ya. Şimdi nedir mesele biliyor musunuz? Keşke o da benim yaşımda, 21 yaşında köfteci dükkanı çalıştırsaydı, kıymanın ne olduğunu bilirdi, etin ne olduğunu bilirdi. Pazarcının, marulun, salatanın nasıl yapıldığını, bulaşığın nasıl yıkandığını bilirdi. Bunları bilmediği için, hayatı öğrenmediği için, hayatı bilmediği için… Şu anda aslında hayatının en büyük hayat dersini veriyoruz ona, hep birlikte. Hayatı öğreniyor. Emekliyi öğreniyor, kadını öğreniyor, anneyi öğreniyor, çocuğu öğreniyor. Bunları bilmediği için, bugün bu durumda.

“BİZ MERTÇE BİR YARIŞ İSTİYORUZ”

Siyaset bir hizmet yolculuğudur. Hizmeti yaparsınız, hizmet sizi insanlarla buluşturur, hizmet sizi insanlarla coşturur. Daha sonra, daha fazla hizmet yaparsınız. Ama siyasetin yolu sizi uzaklaştırırsa, yani Kasımpaşa sokaklarında gezerken, vatandaşla dolaşabilmek yerine, vatandaştan uzaklaştırırsa o siyasetin bana da faydası yok, o siyasetin vatandaşa da faydası yok. Ben hep söylüyorum; insanlarından uzaklaşan, insanlarından uzak olanın, halka hizmet etme şansı yok sevgili dostlar. Sevgili Kasımpaşalılar, inanın eşit, adil mertçe bir seçim yarışı istiyoruz biz. Mertçe olsun. Kasımpaşa’nın bir tarafı da nedir? Mertliktir. Öyle değil mi İnan Başkan? Başka bir şeyle anılmaz. Yiğitliktir, mertliktir. Eş, dost hakkı, komşu hakkı, vatandaş hakkını korur. Biz de mertçe bir yarış istiyoruz. Bu, karar vericisinin milletin olduğu, aynı zamanda demokratik de bir yarıştır. Seçim öyle olmalı.

“İFTİRALARI, KUMPASLARI DURDURMUYORLAR”

Kampanyaları vatandaşı ikna etmek için yaparsın. Kendini anlatırsın, projelerini anlatırsın. Aynı zamanda başka hususlar var ise ifade etmek istediğin devletine, milletine dair, onu anlatırsın. ‘Ben daha çok çalışacağım’ dersin. ‘Ben sana daha iyi hizmet edeceğim’ dersin. ‘O yüzden beni tercih et’ dersin. Kampanya öyle yapılır. Vaatlerin reklamı yapılır. Reklam filmi çekilir. Vaatleri için ama. Yani otobüs yandırmak için, yanarken otobüs çekmek için kumpas filmleri çekmezsin. Yaptığın icraatların tanıtımlarını yaparsın. Sonra da dersin ki; millet karar versin. Bu kadar basit. Hele hele yerel seçimler, genel seçimlere hiç benzemez. O zaman millet, çoğu zaman partisinden çok belediye başkan adayına bakar. Memnunsa devam eder, değilse yeni birini seçer. Ki inşallah Beyoğlu’nda öyle olacak, İnan Başkan seçilecek. Türkiye’de ne yazık ki seçim süreçlerini kirlettiler. Seçim kazanmak için her yol mubah sayıldı. İftira atmıyorlar mı? Kumpas kurmuyorlar mı? İftiraları, kumpasları durdurmuyorlar.

“KUL HAKKI DEĞİL Mİ BU?”

Pek çok yalana, pek çok iftiralara maruz bırakıldık. 5 yıl önce de bunu yaşadık, hatırlar mısınız? Baktılar ki iş tehlikeye giriyor, Ekrem’in adına demediklerini bırakmadılar. Hatırlayın; Ramazan’ın ilk iftarını Sultanbeyli’de açarken, iftar sofrasında seçimin iptal edildiğini öğrendim. Seçimi haksızca, hukuksuzca elimizden aldılar. O seçimin iptalinden önce ve sonra, peş peşe iftiralar sıraladılar. Allah’ım Allah’ım; nasıl peş peşe yani! Sayın Cumhurbaşkanı, rakibim olan Sayın Binali Yıldırım, bakanları… Neredeyse herkes. Ne dediler? ‘Çaldılar’ dediler. ‘Hırsız’ dediler, ‘hırsızlar’ dediler. Hatta bir bakanı, çıkıp televizyonda aynen şöyle ciddi ciddi anlattı. Dedi ki, ‘Sandıklarda 700 tane terörist tespit ettik’ dedi. Hatırlıyor musunuz? Hani terörist? Hani hırsız? Bir kişi yakalanmaz mı? Bakın; kolayı unutuyoruz. Bunları unutmayalım. Bir tane terörist yok. Bir tane, bir tane hırsız yok. Bir tane düzenbaz yok. E peki bunları söyleyene ne oldu? Bunları söyleyen, bu iftiraları atana ne oldu? Ayıp değil mi? Kul hakkı değil mi bu? Ramazan ayındayız. Bakın; o kadar dava açtılar. Peki niye bir tane adam suçlu bulunmadı? ya bir kişi, bir kişi hapse girer değil mi?

“SATANIN İFADESİ ORADA, ALANIN İFADESİ BELLİ… KIVIR KIVIR KIVRANIYORLAR”

Sonra ne dediler hatırlayın; ‘Söylediklerimiz hukuki değildi, siyasiydi. Yani şimdi şurada ben birisine siyaseten ‘hırsız’ diyeceğim. Böyle bir şey denir mi birine? Denmez. ya da birisi bana gelecek yüzüme, ‘Hırsız dedim ama siyaseten’ dedim. Hadi oradan. Hadi oradan. Bakın bu olmaz. Bu, ahlak dışı bir durum. Sen bunu niye yapıyorsun? Seçimi kazanmak için! Seçimi kazanmak için, ben bir Allah’ın kulunu bile bile yalanla, iftirayla, kalbini kıracak olsam, siyaseti bırakırım. Yalanla, iftirayla siyaseti, partizanlığı en başa koyan akla, ben karşıyım kardeşim. Kul hakkı yiyene karşıyım ben. Kul hakkı yediler. Şimdi görüyorum ki; bu kul hakkı yeme işi, bu kaset işi, kumpas işi onlarda huy olmuş. Çünkü bu seçim gündeminde de şimdi de iftiralara başladılar. Farkında mısınız; sabahtan akşama kumpaslar hem de mübarek Ramazan ayında yine devam ediyor. Bundan 4,5 yıl önce, il binasının satın alma olayını, sanki dün olmuş gibi… Bakın; bunlar bu kadar sinsi ha. 4,5 yıl önce olmuş olay. Sanki dün olmuş gibi, çevirip duruyorlar. Sanki çok gizli bir konuymuş gibi millete duyurmaya çalışıyorlar. Satanın ifadesi orada, alanın ifadesi belli. Zaten millet de sizin bu kumpaslarınıza hiç yüz vermedi. Vermeyecek. O yüzden kıvır kıvır kıvranıyorlar. Hiç devletin en başına yakışır mı bunları göstermek?

“KARDA LEKE OLUR, BİZDE OLMAZ”

Zaten talimatlarınızla 5 yıldır İBB’nin bir kapısından müfettişler giriyor, öbüründen çıkıyor. Öbüründen çıkarken öbür tarafından giriyor. Didik didik ettiniz, Ekrem İmamoğlu’nda bir şey bulamadınız. Biz, 5 yıldır denetlediğiniz bir belediyeyiz. Hiçbir şey bulamadınız. Karda leke olur, bizde olmaz. Onun için size söyleyeyim. Bunlar yalanlarında boğulacak. Onlar neyi kapatıyorlar şimdi aklı sıra biliyor musunuz? Benim emekli annem perişanmış, emekli ağabeyin perişanmış; kimin umurunda? Bunu umursamıyorlar. 11 ay önce seçimde, ‘Mülakat kalkacak’ dediler mi? Hani? Hani 11 ay? Söz verdin, yapmadın. Umurunda değil. Bakın mülakatı kaldırmak, Cumhurbaşkanlığına biz dosya yolluyoruz da imzalanmıyor ya, öyle bir şey de değil yani. Mülakat kaldırmak, talimat verdin mi kalkıyor. ‘Mülakatı kaldırdım’ diyeceksin, kalkacak. En kolay iş. Niye demiyorsun? Ben size bir şey söyleyeyim mi? Bu kadar işlerini ihmal etmişler, üstünü kapatmaya çalışıyorlar. Bakın çok söze gerek yok. Sadece şunu söylüyorum: Sözünü tutmamanın o ağırlığı altında eziliyorlar. Şimdi mülakatı kaldırsa ne olacak? Bu milletin çocukları, alın teriyle hak ettikleri makama gelecek mi? Onu engellemek için kaldırmıyorlar. Ondan korkuyorlar. Ama Atatürk’e ağız dolusu hakaret eden kişinin bütün sülalesi kurumlarda ya müdür ya daire başkanı ya milletvekili. Öyle değil mi?

“MİLLETİN SESİ DEĞİL, MİLLETİ KANDIRMA MAKİNESİ”

Bu milleti geçim derdi almış başını gitmiş… Bunların televizyonları var biliyorsunuz değil mi? Hepsi, kaç tanesi hayat pahalılığının haberini yapıyor? Milletine bu kadar yabancılaşmış bir medya, yeryüzünde yok. Hani basın milletin sesidir. Bunların kendi basınları var ya, kendi basınları. Milletin sesi değil, milleti kandırma makinesi. Bakın millet, ‘Ekonomi kötü’ diyor, feryat ediyor; bunlar havanda su dövüyor. Talimat geliyor; ‘Sakın ekonomiyi, hayat pahalılığını demeyin. Siz televizyonlarda boş muhabbetler yapın.’ Bunların tüm millete faydası yok, onu söyleyeyim. Bakın size de hiç yok. Dün, dünyanın en önemli haber ajanslarından birisi, Türkiye’de medyanın güvenilirlik raporunu yayınladı. Bahsedeyim mi size? En güvenilmez dört yayın kuruluşundan üçünü sıralayayım mı? A Haber, Sabah, ATV. Hiç şaşırdınız mı? Zaten onların şanı, yalan ve iftiradan geliyor. Ama o listede hepimizi üzecek, bize de ait olan bir kurum daha var. O da ne biliyor musunuz? TRT. Evet. Dünyada önemli bir kuruluşun yaptığı araştırmada, 4 güvenilmez medya kuruluşunun arasında TRT var. O TRT, bizim malımız. Ama başına geçmiş bir adam; yalakalık yapacak, partizanlık yapacak, siyasetin emir kulu olacak diye, bize ait olan kurumu rezil rüsva ediyorlar. Kamunun televizyonu, kendi ülkesinde en güvenilmez bir kurum olabilir mi? Biraz utanma olsa, biraz utansalar… Ama utanmazlar söyleyeyim size. Bunlar utanmazlar.

“ONLARIN DERDİ BAŞKA”

Bu seçim -yine şaşırmıyoruz- mertçe geçmiyor. Kıymetli dostlar, 10 gün sonra sandığa gideceksiniz. Vereceğiniz oy ne biliyor musunuz? Vereceğiniz oy, önünüzdeki 5 yılın en önemli kararı. 5 yılınızı ipotek altına alacak. Yalnız sizin değil, ailenizin, sevdiklerinizin, çocuklarınızın 5 yılı söz konusu. Çok önemli bir karar bu. İyi düşünmeniz lazım. Aslında meselenin özü basit. Onun için size meselenin özünü unutturmak istiyorlar. Kafanız karışsın istiyorlar. Dikkat dağıtmak istiyorlar. Meselenin özünün ne olduğunu siz herkesten iyi biliyorsunuz. Birincisi; tabii ki işinize gelen, günün sorunlarını çözüme kavuşturan, fakirin, yoksulluğun, çocuğun, kadının, gencin yanında olan, çevreyi düzene sokan, 3-5 insanın imar rantıyla uğraşmayan, milletin çıkarını savunan belediye başkanı seçmek. Doğru mu? İkincisi de bugünün esas konusu… Hayat pahalılığı ne kadar artacak diye dert etmiyor musunuz? Borçlar nasıl ödenecek? Bakın; çocuğa, toruna nasıl harçlık verilecek diye, dert etmiyor musunuz? İşte meselenin özü bu. 3 kuruş paranın hesabını yapmadan, şöyle gönlünüzce, huzur içerisinde tek bir gün bile geçiremezken, vatandaşın başka nesi olsun? Meselenin özü bu iken, onların derdi başka.

“ONLARIN DERDİ, SİZİN GEÇİM SIKINTINIZ DEĞİL”

Onların derdi, sizin geçim sıkıntınız değil. Sandıkta buna göre oy kullanacaksınız. Bakın; 5 yıl boyunca siz geçim derdiyle uğraşırken, hükümeti hiç yanınızda hissettiniz mi? Hükümet, ne yaptı? Bir verdiyse 10’u geri aldı. Ekonomiyi batırdı. Enflasyonu üç haneli rakama getirdi. Onlar, ekonomiyi batırıp, pahalılığı yaratanlar. O bakımdan, siz geçim derdiyle uğraşırken, İstanbulluların yanı başında her zaman biz olmaya gayret ettik. Sizin yanınızdan hiç ayrılmadık. Hiç ayrılmayacağız yanınızdan, hiçbir zaman ayrılmayacağız. ve biz göreve gelirken, geçim derdinizi hissettiğimiz için, onlar 2019’da ağzına bile almazken, biz, sosyal yardımlarımızı anlattık. Hayatlarınızı biraz rahatlatabilmek için, ne gerekiyorsa yaptık? Sizin paranızı, yani milletin parasını yine millete verdik.

“YENİ DESTEKLERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Yüz binlerce ihtiyaç sahibi haneye, İstanbulkart aracılığıyla doğrudan nakit desteği sağladık. Yüz binlerce haneye evlilik desteği, gıda desteği, yenidoğan desteği gibi yardımlarda bulunduk. Halk Ekmek üretimini ve satış noktalarını görülmemiş ölçüde arttırdık. 257 bin çocuğa Halk Süt dağıttık. 650 bin annenin cebine Anne Kart koyduk. Toplam 300 bin öğrenciye burs dağıttık. Onlar 2 tane, 3 tane kişiye burs verdiler, torpilli burs. Biz, milletin evlatlarına, 300 bin gencimize burs dağıttık. Yüz binlerce çocuğumuza beslenme ve eğitim desteği verdik. İBB tarihinde, ilk kez kreşleri biz yaptık. Yurtları biz yaptık. Kent Lokantalarını biz açtık. İstihdam Ofislerini biz açtık. Milyonlarca İstanbullunun geçim sıkıntısını hafiflettik. Önümüzdeki dönemde de bunu daha da katlayacağız. Daha da fazla vermek zorundayız. Çünkü ekonomiyi batırmaya devam ediyorlar. Milletin parasını, millete dağıtmaya, millete vermeye devam edeceğiz. Sosyal desteklerimizin parasal miktarını da sayısını da arttıracağız. Yeni destekleri hayata geçireceğiz.

“30 YILDIR NE YAPTILAR KASIMPAŞA’YA?”

30 yıldır ne yaptılar Kasımpaşa’ya? Hani Kasımpaşa canıydı, ciğeriydi? Ne yaptılar? Beyoğlu bir şey yaptı mı? İBB yaptı mı? Biz, yaptık. Bakın; Kasımpaşa’yı iyileştiriyoruz. Sizi sahille buluşturuyoruz. Sahili yapıyoruz. Bir yandan Piyalepaşa’dan buraya doğru geliyoruz. İnan Güney’i seçtiğinizde, biz Kasımpaşa’yı pırlanta yapacağız, pırlanta. Onun ailesi de İnan Güney’e oy verecek bir dahaki seçimde. Belli olmaz, bu seçimde de verir belki.

“HİÇ KİMSEYE DİYET BORCUMUZ YOK”

Bizim iki şeyle işimiz olmaz. İsrafla işimiz olmaz, ihanetle işimiz olmaz. Bizim hiç kimseye diyet borcumuz yok. Biz, sadece size borçluyuz. Biz, sadece vatandaşa borçluyuz. Bakın benim en büyük çabam, şu güzel çocuklara… Onlara layık olayım da Allah beni onlara mahcup etmesin, bana yeter. Bu kadar net. Ben, sadece 16 milyon vicdanlı, mert İstanbulluya teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta ne kazanacak? Mertlik kazanacak, mertlik. Mertlik kazanacak, kumpas kaybedecek! Yalan kaybedecek! İftira kaybedecek! Particilik değil, belediyecilik yapanlar kazanacak. Bir avuç insan kaybedecek, 16 milyon İstanbullu kazanacak. Oyumuzu ve gücümüzü birleştireceğiz. İstanbul’un en büyük, en güçlü buluşmasını 31 Mart’ta sandıkta gerçekleştirmeye hazır mı Kasımpaşa? Şu ya da bu partinin değil, İstanbul’un zaferi için, İstanbullunun zaferi için birleşmeye hazır mı Kasımpaşa? Şu ya da bu ittifak değil, 16 milyonluk İstanbul’un ittifakı, halkın ittifakı, halkçı ittifakına hazır mı Kasımpaşa? İstanbul’un rotasını geri çevirmek isteyenlere, israf ve rant düzenini yeniden hakim kılmak isteyenlere biz ne diyeceğiz biliyor musunuz 31 Mart’ta? Sizi tarihe gömdük diyeceğiz, tarihe gömdük. Milletin bileğini bükemeyeceklerini bir kez daha görecekler. ve bükemedikleri eli öpecekler. O el milletin eli.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-kasimpasadan-seslendi-31-martta-mertlik-kazanacak-kumpas-kaybedecek/feed/ 0
Beşiktaş-Galatasaray Derbisinde Gözler Kalecilerde https://www.haber28.com.tr/besiktas-galatasaray-derbisinde-gozler-kalecilerde/ https://www.haber28.com.tr/besiktas-galatasaray-derbisinde-gozler-kalecilerde/#respond Sun, 24 Mar 2024 08:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11306 Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında 3 Mart Pazar günü yapılacak Beşiktaş-Galatasaray derbisinde gözler, iki takımın kalecilerinde olacak.

Ligde yaptığı 27 müsabakada 72 puan toplayarak liderlik koltuğunda oturan Galatasaray, 46 puan elde ederek 4. sırada bulunan Beşiktaş ile karşılaşacak.

Siyah-beyazlıların ev sahipliğinde Tüpraş Stadyumu’nda yapılacak derbi, şampiyonluk yarışında kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Bu önemli karşılaşmada Beşiktaş’ta milli file bekçisi Mert Günok, Galatasaray’da ise Uruguaylı kaleci Fernando Muslera’nın forma giymesi bekleniyor.

Beşiktaş’taki üçüncü sezonunu yaşayan 34 yaşındaki Mert ile Galatasaray’da 13. sezonunu geçiren 37 yaşındaki Muslera’nın derbide ortaya koyacağı performans, takımlarının alacağı sonuçta belirleyici olacak.

Mert Günok, ligde bu sezon 22 maçta forma giydi

Bu sezon 2 farklı file bekçisinin görev yaptığı Beşiktaş’ta Mert Günok, 22 maçla Süper Lig’de siyah-beyazlı formayı en fazla giyen kaleci oldu.

Siyah-beyazlı takımda bu sezon Mert’in yanı sıra Ersin Destanoğlu 7 lig maçında süre aldı.

Beşiktaş, Mert Günok’un kaleyi koruduğu lig karşılaşmalarında 11 galibiyet, 4 beraberlik ve 7 yenilgi yaşadı. Siyah-beyaz ekip, söz konusu müsabakalarda kalesinde 24 gol gördü. Mert, forma giydiği maçların 10’unda kalesini gole kapatmayı başardı. Tecrübeli file bekçisi, son 5 Süper Lig müsabakasında gol yemedi.

Siyah-beyazlı ekip, Ersin Destanoğlu’nun kalede olduğu 7 mücadelede de 3 galibiyet, 4 yenilgi yaşadı. Ersin, söz konusu mücadelelerin 3’ünde kalesini gole kapatırken, diğer 4 karşılaşmada 7 gol yedi.

Beşiktaş, Mert Günok’un 11’de başladığı devamında Ersin Destanoğlu’nun oyuna girdiği Yukatel Adana Demirspor maçını 4-2, Galatasaray derbisini 2-1 kaybetti. İki kaleci de Adana Demirspor mücadelesinde ikişer, Galatasaray derbisinde birer gol yedi.

Mert, Galatasaray’a karşı 13 kez oynadı

Tecrübeli file bekçisi, kariyerinde Galatasaray’a karşı 13 müsabakaya çıktı.

Fenerbahçe, Bursaspor, İstanbul Başakşehir ve Beşiktaş formaları giyen Mert Günok, sarı-kırmızılılara karşı Süper Lig’de 10, TFF Süper Kupa’da ise 3 kez kaleyi korudu. Lig maçlarında ikişer galibiyet ve beraberlik ile 6 yenilgi yaşayan Mert, Süper Kupa’daki 3 karşılaşmadan üzgün ayrıldı.

Mert, söz konusu lig müsabakalarında 16 gol yerken sadece 1 maçta kalesini gole kapatabildi. 34 yaşındaki file bekçisi, Süper Kupa’daki 3 mücadelede ise 5 gol yedi.

Mert Günok, siyah-beyazlı formayla Galatasaray’a karşı yaptığı 1 galibiyet, 2 yenilgi gördü. Mert, tüm derbilerde gol yerken, topu 5 kez ağlarından çıkardı.

Muslera, bu sezon ligde 26 müsabakaya çıktı

Galatasaray’ın tecrübeli file bekçisi Fernando Muslera, bu sezon sadece 1 lig maçını kaçırdı.

Sarı-kırmızılı ekibin fiilen çıktığı 27 müsabakanın 26’sında Muslera, 15 gol yedi. Uruguaylı futbolcu, süre aldığı müsabakaların 13’ünde kalesini gole kapattı.

Muslera’nın sarı kart cezalısı olduğu 17. haftadaki VavaCars Fatih Karagümrük maçında kaleyi devralan Günay Güvenç ise 1-0’lık galibiyette kalesini gole kapattı.

Muslera’nın derbi deneyimi yüksek

Galatasaray’a 2011-2012 sezonunda transfer olan Muslera, 13 sezonda toplam 55 derbi maçta görev aldı.

Deneyimli file bekçisi, Beşiktaş ve Fenerbahçe derbilerinde 24 galibiyet, 16 beraberlik ve 15 mağlubiyet gördü. Söz konusu karşılaşmalarda rakiplerin 52 golüne engel olamayan Muslera, 22 derbide gol yememeyi başardı.

Sarı-kırmızılı file bekçisi, Beşiktaş’a karşı 25’i Süper Lig, biri de TFF Süper Kupa’da olmak üzere 26 müsabakada kaleyi korudu. Galatasaray, bu maçlardan 13 galibiyet, 5 beraberlik ve 8 mağlubiyetle ayrıldı.

Uruguaylı kaleci, siyah-beyazlı takım ile yapılan derbilerde 28 gol yerken, 9 mücadelede kalesini gole kapattı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktas-galatasaray-derbisinde-gozler-kalecilerde/feed/ 0