Torku Şekersporlu milli bisikletçi Haktan Ramazan Sayan, Bulgaristan’ın Plovdiv Velodromunda 25-27 Ekim 2024 tarihlerinde düzenlenen Balkan Pist Şampiyonasında Balkan şampiyonu oldu. İlk gün yarışlarında Scratch kategorisinde Balkan Şampiyonu olan Sayan, Türkiye’ye bir altın madalya kazandırdı. Şampiyonanın ikinci gününde de üstün performans sergileyen başarılı sporcu, diğer yarışlarda da dereceye girerek başarısını taçlandırdı ve toplam dört madalya ile organizasyonu tamamladı. Sayan, Scratch kategorisinde altın madalyanın yanı sıra, Omnium Balkan Bronz Madalyası, Madison Balkan Gümüş Madalyası ve Takım Sprint Balkan Bronz Madalyası kazandı.
“Tarihi başarılara yenilerini ekleyeceğiz”
Torku Şekerspor Onursal Başkanı Ramazan Erkoyuncu, spora ve sporcuya verdikleri önem ve desteği yineleyerek, “Sporcumuzun Balkan Şampiyonluğu bizleri çok mutlu etti. Bizlere bu gururu yaşatan şampiyonumuzu ve antrenörümüzü canı gönülden tebrik ediyorum. Bilindiği üzere Türk bisikleti tarihinde Avrupa’da alınan üç derece de kulübümüz sporcularına ait. Alınan tarihi başarılara yenilerini eklemek için bu coğrafyanın evlatlarına desteklerimiz artarak devam edecek” dedi.
“Emeklerimizin karşılığını görmek bizleri mutlu ediyor”
Torku Şeker Bisiklet Takımı Milli Antrenörü İsmail Uğurlu da yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Bugüne kadar güçlü bir altyapıyla yetiştirdiğimiz sporcularımızın ulusal ve uluslararası arenada derece alması ve emeklerimizin karşılığını görmek bizleri mutlu ediyor. Başarılarımız artarak devam edecektir. Bizlere her şartta desteklerini esirgemeyen Torku Şekerspor Onursal Başkanı Ramazan Erkoyuncu’ya teşekkür ederiz.” – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KüçükÇiftlik Park’ta konser veren ikili, Türkiye milli takım formalarıyla sahne alarak, performanslarını sergiledi.
Epifoni organizasyonu ile gerçekleştirilen konser öncesi, çalışmalarını Türkiye’de sürdüren ses mühendisi, Brezilya asıllı DJ ve prodüktör Fred Lenix sahne aldı.
Etkinliğin açılışını ise Türkiye’nin üretken prodüktörlerinden biri olarak gösterilen Sezer Uysal yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Uluslar B Ligi 4’üncü Grup’ta 6 Eylül’de deplasmanda Galler ve 9 Eylül’de İzmir’de İzlanda ile karşı karşıya gelecek A Milli Futbol Takımı, maçların hazırlıklarına TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yaptığı antrenmana başladı. Ay-yıldızlılarda, tecrübeli kaleci Mert Günok, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
EURO 2024’te başarılı sayılabilecek bir turnuva geçirdiklerini belirten Mert Günok, “Ayrıldıktan sonra çok uzun bir süre olmadı aslında. Hemen toplanmış gibi olduk. Birbirimizi özlemiştik, uzun bir süre kamp yaptık beraber. Başarılı sayılabilecek bir turnuva geçirdik. Tabii ki gönül daha ötesini görmeyi isterdi. Ancak böyle genç bir takımla çeyrek finale ulaşmış olmamız, yarı finalin ucundan dönmemiz, ülkece yarı finale çıkamadığımız için turnuvadan dönmemiz aslında iyi yolda olduğumuzu gösteriyor. Şimdi Uluslar Ligi başlıyor. Orada da hedefimiz grubumuzu birinci sırada bitirebilmek. Bugün toplandı. Güzel bir kamp olacağını düşünüyorum. İnşallah iki maçımızı da galibiyetle kapatıp, devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘İLK MAÇIN DEPLASMANDA OLMASI HEM AVANTAJ HEM DE DEZAVANTAJ SAYILABİLİR’
İlk maçın deplasmanda olmasının hem avantajlı hem de dezavantajlı olabileceğine dikkat çeken tecrübeli file bekçisi, “Son zamanlarda sanki hep aynı takımlarla karşılaşıyormuşuz gibi oldu. Onlar da bizi biliyor. Biz de onları biliyoruz. Fizikli bir takımla oynayacağız. İlk maçın deplasmanda olması hem avantaj hem de dezavantaj sayılabilir. Biz kaldığımız yerden devam etmek istiyoruz. Hem ülke hem de milli takım olarak yakaladığımız bu güzel atmosferi bozmadan devam edebilmek için ilk maçı galibiyetle kapatmak istiyoruz. Daha sonrasında ikinci maçı düşüneceğiz. Umarım her şey yolunda gidecek” şeklinde konuştu.
‘BURAYA GELEN OYUNCULAR, HAK EDEREK GELMİŞ OYUNCULAR’
Genç bir takım olduklarını, kadroya da yeni genç isimlerin dahil edildiğine dikkat çeken Mert Günok, “Hali hazırda genç bir takımdık. Genç oyuncular da eklenmeye devam ediyor. Bizim takımdan da Emirhan ve Mustafa da takıma dahil oldu. Buraya gelen oyuncular, hak ederek gelmiş oyuncular. Yaşları ne olursa olsun fark etmiyor. Hocamız da bunu hediye olarak değil, hak ettikleri için burada olduklarını söyledi. Artık gerisi kendi yeteneklerine ve ileriyi ne kadar düşünmek istediklerine bağlı. Ben hepsinden umutluyum. İyi ve genç bir takımız. Önümüz açık” diye konuştu.
‘KONSANTRE VE OYUN ANLAMINDA BAZEN SIKINTILAR YAŞANABİLİYOR’
Sezon başı olması nedeniyle oyun anlamında bazen sıkıntılar yaşanabileceğine değinen Mert Günok, “Bu seviyede sonuçta kararları biz vermiyoruz. Bizim yapmamız gereken, elimizden geleni yapıp, önümüzdeki bütün maçları yüzde 100 konsantre ile oynamak. Sezonun başında olmamız itibarıyla, konsantre ve oyun anlamında bazen sıkıntılar yaşanabiliyor. Biz bu turnuvada hem birlik beraberliğimizi hem de takım oyunumuzla iyi bir görüntü verdiğimizi düşünüyorum. O yüzden maçların arası kısa bile olsa, yine aynı takım oyununu oynayarak, iyi bir şekilde ilerleyebileceğimizi düşünüyorum.
‘BİR HİKAYE DAHA YAZMAK İÇİN DÜNYA KUPASI’NA GİTMEYİ ÇOK İSTİYORUZ’
Yeni bir hikaye yazmak için Dünya Kupası’na katılmak istediklerini dile getiren Mert Günok, sözlerini şöyle tamamladı:
“Dünya Kupası’na uzun süredir katılamadığımız bir ortam var. En büyük hedefimiz Dünya Kupası’na katılmak. Ama öncesinde yakalanan bu iyi havayı devam ettirmek önemli. O da Uluslar Ligi’nde grubu birinci bitirmekten geçiyor. Bunlar uzun süreli düşünülecek şeyler. Maç maç bakmamız lazım. O yüzden ilk maçımızı düşünüyoruz. Ama bir hikaye daha yazmak için Dünya Kupası’na gitmeyi çok istiyoruz”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ARDA GÜLER ANTRENMANDA YOK, KEREM AKTÜRKOĞLU İZİNLİ
A Millilerde Arda Güler, uçak saatinin antrenman saatine denk gelmesi nedeniyle bugün yapılan antrenmanda yer almadı. Ayrıca izinli olan Kerem Aktürkoğlu da bugün yapılan antrenmana katılmadı.
SEMİH KILIÇSOY’DA ZORLANMA, HAKAN ÇALHANOĞLU GÜNÜ TEDAVİYLE GEÇİRDİ
Milli takımın genç golcüsü Semih Kılıçsoy da bugün yapılan antrenmanda sakatlığı nedeniyle yer almadı. Sol kasığında zorlanma tespit edilen19 yaşındaki golcü oyuncu, bugün yapılan antrenmanda yer almadı. Öte yandan kalçasında problem olan takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu da tedavi olması nedeniyle yapılan antrenmana katılmadı.
ÜMİT MİLLİ TAKIMDAN 7 İSİM ANTRENMANDA YER ALDI
Ümit Milli Takım’dan 7 futbolcu da bugün A Milli Takım ile yapılan antrenmanda yer aldı. Dün maç oynayan isimler günü rejenerasyon çalışmasıyla tamamlarken, Ümit Milli Takım’dan kaleciler Deniz Dilmen, Emre Bilgin, Jankat Yılmaz, Metehan Baltacı, Emrecan Terzi, Bartuğ Elmaz ve Yunus Emre Konak, antrenmanda A Milli Takım ile çalıştı.
BAŞKAN HACIOSMANOĞLU ANTRENMANI TAKİP ETTİ
A Milli Futbol Takımı’nın bugünkü antrenmanını TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da takip etti. Hacıosmanoğlu’na 1’inci Başkanvekili Mecnun Otyakmaz ve Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ceyhun Kazancı da eşlik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri’de yaşayan 15 yaşındaki down sendromlu Hacı Ömer Aslantürk; sosyalleşmesi için amatör bir futbol takımının başkanlığını da yapan babası Abdullah Aslantürk ile beraber maçları izlemeye gitti. Futbola olan ilgisi her geçen gün artan Aslantürk; futsala başladı. Burada forvette ter döken down sendromlu genç, daha sonra kaleye geçti. Kendini geliştiren ve futsal milli takımına davet edilen Aslantürk, milli takımla beraber dünya 2.’liğine kadar uzandı. Spor lisesinde eğitim hayatını sürdüren Aslantürk’ün hedefi ise milli takımla beraber dünya şampiyonu olmak.
“1 yaşından itibaren sürekli özel eğitimler ile de destekledik”
Oğlunun bu şekilde sosyalleştiğini kaydeden baba Abdullah Aslantürk, “3 yıl önce arkadaşım vesilesi ile Kocasinan Spor Kulübü antrenörü Uğur Arı ile tanıştım. Daha sonra Hacı Ömer’in futsal hayatı başladı. İlk zamanlar forvet başlayan Hacı Ömer daha sonra kaleye geçti. O tarihten sonra milli takıma kadar yükseldi. Eğer ki aile bu özel çocukları kabullenmezlerse çok büyük sıkıntı. Çocuğu eve hapsederlerse, çocuk sürekli daha da geri gider. Ben oğlumu diğer çocuklardan hiçbir farkı yokmuş gibi her gittiğim yere götürdüm. Bunlar özel çocuklar. Çok daha fazla İlgi isterler alaka isterler. Hacı Ömer şuan kendi işini kendi halledecek düzeyde. Kaynaştırma kapsamında diğer çocuklar ile beraber 9.sınıfta ve spor lisesinde okuyor. 1 yaşından itibaren sürekli özel eğitimler ile de destekledik. Allah razı olsun eşim de eğitimi ile bire bir ilgileniyor. Hacı Ömer’in başarıları da bizi çok fazla duygulandırıyor. Her baba evladının başarılı olmasını ister ve başarıları ile de gurur duyar tabi ki ancak biz daha fazla mutlu oluyoruz, aldığı her madalya da ve kupa da ağladım. İnşallah Futsal Milli takımımızın Dünya Şampiyonu olduğunu ve oğlumun o kupayı da kaldırdığını göreceğim. Oğlum Hacı Ömer Cumhurbaşkanımız ile tanıştı, sağ olsun Cumhurbaşkanımız Dünya 2.si olduğumuzda milli takımımızı ziyarete geldi. Bilgiler aldı, tebrik etti. Başarılarının devamını diledi. Oğlum hala o günü o anı da unutamıyor. Hacı Ömer’in sportif başarı anlamın da, bu aşamaya gelmesinde Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar’ın da büyük bir emeği var. Kurduğu Kocasinan Spor Kulübü ve Kayseri’de tek olan Futsal takımı bu özel çocuklara adeta bir umut ışığı oldu. Desteklerini bizden hiç esirgemeyen Kocasinan Belediye Başkanımıza bir kez daha çok teşekkür ediyoruz” dedi.
“Kalede göstermiş olduğu başarılı performanslardan dolayı milli takımı da seçildi”
Kocasinan Spor Kulübü antrenörü ve Down Futsal Milli Takım Antrenörlüğü görevini de yerine getiren Uğur Arı da, “2021 yılında Özel Sporcular Federasyonuna bağlı, Kocasinan Belediyesi Down Futsal Takımını kurduk. Hacı Ömer’de 2021 yılında bizimle antrenmanlara başladı. Kalede göstermiş olduğu başarılı performanslardan dolayı milli takımı da seçildi. Milli takımımız 2017 yılında kuruldu. Şuanda milli takım kadromuz 12 kişi. 2018 yılında ilk Avrupa Şampiyonasına katıldık. Burada Avrupa 3.lüğü derecesi elde ettik. 2021 yılında ise, İtalya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonasında, Avrupa şampiyonu olarak ülkemize milli bir gurur yaşattık. 2022 yılında ise, Peru’da düzenlenen Dünya şampiyonasına katıldık. Burada da milli takımımız Dünya 3.sü olarak ülkemize döndü. Son olarak Antalya’da düzenlenen 2024 Dünya Şampiyonasında Dünya 2.si olarak kürsüye çıktık. Bundan sonraki hedefimizde, Dünya şampiyonu olmak” ifadelerini kullandı.
Down sendromlu Hacı Ömer Aslantürk ise, dünya şampiyonu olmak için çalışacaklarını ve kupayı da alacaklarını dile getirdi. – KAYSERİ
]]>Milli takımın genç ikiz oyuncuları Sinem ile Gizem Yapıcı (22), hentbola başlama serüvenlerini ve spor yaşamlarını AA muhabirine değerlendirdi.
Gizem Yapıcı (Kırşehir Belediyespor), hentbola İstanbul Bahçelievler’de 13 yaşında ortaokulda okurken beden eğitimi öğretmenlerinin teşvikiyle başladıklarını belirterek, şöyle konuştu:
“Başlangıçta ailemizden gizli antrenmanlara gidip geliyorduk. Antrenörümüzün de desteğiyle devam ettik, sonrasında ailemiz de öğrendi ve bize çok destek oldular. Daha sonra İbrahim Yalçın antrenörümüzün yanında 5-6 sezon devam ettik ve ardından Ankara’ya Yenimahalle 1923’e kardeşimle beraber transfer olduk. Daha sonra Muratpaşa Belediyespor’a transfer olduk, Muratpaşa Belediyespor’dan sonra da Yalıkavakspor’da oynamaya başladık. Sonra kardeşimle takımlarımız ayrıldı, kardeşim Yalıkavakspor’da devam etti, ben Kırşehir Belediyespor’a gittim. Kırşehir Belediyespor’dan 1,5 sene sonra Tekirdağ’a gittim daha sonra da tekrar Kırşehir’e geri döndüm.”
Anne ve babasının hentbola gittiklerini nasıl öğrendiklerine ilişkin ise Gizem, “O dönem derslerimize çok yoğunlaşamamıştık, biz etütlere diye antrenmanlara devam ediyorduk. Sonrasında ailemiz de bizimle geldi, öğrendiler ve daha çok destek olmaya başladılar.” dedi.
Gizem: “İlk milli takıma çağrıldığımızı duyunca ağlamıştık”
Diğer oyuncuların ikiz olduklarını öğrendiklerinde verdikleri tepkilere yönelik de Gizem, “Bizi hala daha karıştıranlar oluyor, çoğu zaman şakalaşmalar oluyor, bizi görünce gülüyorlar.” ifadelerini kullandı.
Ay-yıldızlı sporcu Gizem, kardeşiyle rakip takımlarda ilk karşılaşma anısına ilişkin ise “Rakip olarak ilk karşılaşmamız, kardeşim Bursa Büyükşehir Belediyespor’da ben de Kırşehir Belediyespor’da oynarken play-off maçında oldu. Maçı kaybetmiştik sonuç kötü olsa da iyi bir maçtı, kardeşimle karşılıklı oynamak çok keyif vericiydi. Kırşehir adına ne kadar gol atarsam aslında bir o kadar da buruktum çünkü kardeşimin takımıydı. Eminim ki o da benim gibi düşünüyordur.” şeklinde konuştu.
Anne ve babasının maçlarını izlemesinden, bazen kardeşini desteklemelerinden daha çok gururlandığını belirten Gizem, “İkimiz de aslında birbirimizi yükseltiyoruz.” dedi.
İlk milli takıma çağrıldıklarında yaşadıkları sevinç ve duygusallık için ise Gizem, “İlk milli takıma çağrıldığımızı duyunca birbirimize sarılmış ve ağlamıştık, sonunda hedefimize gidiyoruz diye sevinmiştik. 16 yaşında ilk kez milli takım kampına beraber çağrıldık, o zamandan beri milli takımdayız, beraber devam ettik. Bir ara kardeşimin sakatlığı olmuştu ben de o dönemde İtalya’ya Avrupa Şampiyonası’na gitmiştim onun dışında hiç ayrılmamıştık. Milli takım olarak inşallah Avrupa Şampiyonası’nda oynarız. İleride Avrupa’da iyi bir takımda oynamak istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Sinem: “Milli takımın Avrupa Şampiyonası’na katılması için çok çalışıyoruz”
Hentboldan önce atletizm yaptıklarını ancak atletizmi çok sevemediklerini belirten Sinem Yapıcı ise şöyle konuştu:
“Ortaokuldaki hocamız bize hentbolu çok iyi tanıttı. Hentbol ile enerjimizi atarken antrenörlerimiz de bizi gördükçe yetenekli olduğumuzu söylediler ve devam ettik. Yalıkavakspor’a profesyonel olarak transfer olana kadar kardeşimle beraber oynarken çok heyecanlanıyorduk çünkü o hata yapınca ben de hata yapıyordum. Kardeşim çok iyi olunca ben de iyi oluyordum, birbirimize destek oluyorduk ama açıkçası çok da sıkıntı yaşadık.”
Kardeşiyle takımlarının ayrılmasından sonra yaşadıklarına ilişkin de Sinem, “Ben Bursa Büyükşehir Belediyespor’a transfer oldum o sırada kardeşim Kırşehir Belediyespor’da idi. Biz play-off oynarken ilk kez karşılıklı rakip olarak maçımıza çıkacaktık o maç çok heyecanlıydık, inanılmaz güzel bir atmosferde maçımızı yaptık. Çok şükür biz kazandık ama heyecandan ne yaşadığımı unuttuğum bir maçtı.” diye konuştu.
Ailelerinin kulüp maçlarını ve milli maçlarını izlediklerinde yaşadıkları duygular için de Sinem, “Anne ve babamız çok gururlanıyor, bizim buralarda olmamızdan çok mutlular, bizi milli takımda görmek ve daha üst seviyelere gidebilmemiz için bize çok destek oluyorlar. Sağ olsunlar bizden desteklerini hiç esirgemiyorlar.” dedi.
Şu ana kadar genç milli takımda oynadıklarını şimdi ise A milli takımda kamp yaptıklarının hatırlatılması üzerine de Sinem, “Çalışmalarımız çok güzel gidiyor, hedeflere yönelik tamamen koordineli bir şekilde çalışıyoruz, bunun için antrenörlerimize teşekkür ederiz. Milli takımın Avrupa Şampiyonası’na katılması için çok çalışıyoruz. Bu tarihi başarının içinde oyuncu olarak bulunmak bizi çok mutlu ediyor.” ifadelerini kullandı.
Bursa Büyükşehir Belediyespor ile ligi iyi bir sırada bitirmek istediklerini de kaydeden Sinem, “Gelecekte Avrupa’da Şampiyonlar Ligi’ne giden bir takımda oynamayı hedefliyorum.” diye konuştu.
]]>Kuzey Makedonya Milli Takımı’nın hazırlık maçları için geldiği Antalya’da AA muhabirinin sorularını cevaplandıran 24 yaşındaki futbolcu, Türkiye ile gönül bağının hiçbir zaman kopmadığını dile getirdi.
Süper Lig’deki şampiyonluk yarışını yakından takip ettiğini belirten RB Leipzig oyuncusu, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin dişe diş bir mücadele ortaya koyduğunu belirterek, “İki takım da çok iyi gidiyor. İkisinin de birer mağlubiyeti var. Zorlu bir yarış. Bence bu mücadele sonuna kadar devam eder. İnşallah Fenerbahçe şampiyon olur.” dedi.
Türkiye’de tüm derbilerin zor geçtiğini vurgulayan Elmas, Trabzonspor forması giyen Enis Bardhi ile milli takım kampında olaylı Trabzonspor-Fenerbahçe maçının kritiğini yaptığını anlattı.
Fenerbahçe’ye transfer olduğu dönem ligdeki ilk maçında Trabzonspor’a karşı forma giydiğini hatırlatan Eljif Elmas, şunları söyledi:
“Oradaki ateşli atmosferi gördüm. Bardhi de şimdi bana, ‘Hayatımda böyle bir maç görmedim. Bu nasıl olur Elif?’ dedi. Tabii Türkiye’de ben de böyle olaylı bir maçın içinde yer almıştım. 2018’deki Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde Jailson önümde Belhanda’ya tokat atmıştı. Bir anda saha karıştı, herkes birbirine girdi. Ben de o zamanlar Bardhi gibi çok şaşırmıştım. Tabii böyle olayların futbolda yaşanmaması lazım.”
“İtalyan futbolu Türk futboluna göre daha kaliteli”
Ocak 2024’te Bundesliga ekiplerinden RB Leipzig ile 4,5 yıllık sözleşme imzalayan Elmas, Fenerbahçe’den Napoli’ye transfer olduğunda kendisinin üst seviyeye geldiğini sandığını ancak İtalya’da farklı bir durum yaşadığını kaydetti.
Transferini o dönem Napoli’yi çalıştıran Carlo Ancelotti’nin istediğine dikkati çeken Elmas, “Ancelotti ile bayağı bir çalıştım, eksik yönlerimi gördüm. İtalyan futbolu Türk futboluna göre daha çok taktiksel. Türkiye’de daha çok açık futbol oynanıyor. Sertlik olarak iki ülke futbolu da aynı. Ancak İtalyan futbolu Türk futboluna göre daha kaliteli. Çünkü daha büyük takımlar mücadele ediyor. Serie A’nın kalite üstünlüğü var ve taktiksel anlamda daha iyi.” değerlendirmesinde bulundu.
İtalya’daki tribünlerin ise Türkiye ile mukayese edilemeyeceğini belirten Kuzey Makedonyalı futbolcu “Türkiye’deki kadar ateşli bir taraftar görmedim. Şampiyonlar Ligi’nde, büyük maçlarda da oynadım ama Türkiye’deki futbol coşkusuna başka bir yerde şahit olmadım. Türkiye taraftar konusunda başka bir seviyede.” diye konuştu.
“Ailem Kütahya taraflarından gelmiş”
Türk gurbetçilerin Avrupa’da kendisine destek olduğunu aktaran Elmas, “Almanya’daki Türk taraftarlar her zaman yanımda. Bana büyük ilgi gösteriyorlar. Zaten ben Türküm. Kuzey Makedonya’da yaşıyorum, doğduğum ülke bana çok şey verdi ama ben Türk asıllıyım.” ifadelerini kullandı.
Kuzey Makedonya’da bilinen Türk ailelerden olduklarını kaydeden Elmas, “Ben Üsküp’te doğdum, babam Tetovalı (Kakandelen). Ailem Osmanlı zamanında Kütahya taraflarından gelmiş. Bursa ve İzmir’de akrabalarımız var.” bilgisini verdi.
“Fatih Terim beni milli takıma istedi ama olmadı”
Fatih Terim’in teknik direktör olduğu dönemde kendisine Türk Milli Takımı için teklif ulaştığını açıklayan Elmas, şöyle devam etti:
“Üsküp’te 5 Haziran 2017’de Türkiye’nin Kuzey Makedonya ile 0-0 biten bir maçı vardı. Öncesinde Fatih Terim beni milli takıma istedi ama olmadı. Ben de o zaman Kuzey Makedonya Milli Takımı kadrosuna çağrıldım. Daha sonra 21 Yaş Altı Takımı’na gönderildim. 11 Haziran’da ise ilk kez Kuzey Makedonya A Milli Takımı formasını giydim. Bu süreçte eğer Kuzey Makedonya’nın teklifini kabul etmeseydim, iki sene yurt dışında oynayamama gibi bir ceza söz konusuydu. Zaten böyle bir karar vermek gerçekten zordu. Doğduğum ülke Kuzey Makedonya’yı tercih ettim.”
“Arda Güler’in kendisini fiziksel olarak geliştirmesi lazım”
Arda Güler’i Fenerbahçe’de oynarken takip ettiğini dile getiren genç yıldız, Real Madridli futbolcu için, “İyi topçu. İyi tekniği ve futbol vizyonu var. Bence biraz kendisini fiziksel olarak geliştirmesi lazım. Onu da Real Madrid’de yapacağını düşünüyorum. Ona tek tavsiyem, üst seviyelerde olan futbolculardan bir şeyler öğrenmesi. Panik yapmasın. Kendisi daha çok genç. Adım adım gitmesi lazım. Eğer bunları yaparsa, kesinlikle Arda Güler en iyi Türk futbolcusu olabilir.” şeklinde görüş belirtti.
Antalya’daki hazırlık maçlarının Ramazan ayına denk gelmesine değinen Eljif Elmas, çocukluğundan itibaren oruç tuttuğunu ve bunun futbolculuk hayatını etkilemediğini anlatırken, “Hiçbir zaman oruçla futbolculuğu karıştırmadım. Çünkü oruç benim için bambaşka bir ibadet. Müslümanım ve her zaman, her şartta orucumu tutarım. Benim için ilk başta ailem ve dini değerlerim, sonra ise futbol gelir.” açıklamasını yaptı.
“Napoli’de başarılıydım”
Serie A ekiplerinden Napoli’de geçirdiği dört seneyi değerlendiren Elmas, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Napoli’de bazen yedek de olsam başarılı bir dönem geçirdim. Osimhen ve Khvicha’nın ardından en çok asist yapan ve gol atan üçüncü oyuncuydum. Bu anlamda başarılıydım. Napoli’de 33 yıl aradan sonra şampiyonluk sevincine ortak oldum. Bu Juventus’un ve Inter’in kazandığı şampiyonluklara benzemez, daha değerliydi. Napoli her sene şampiyon olmuyor çünkü. İyi bir dönem geçirdim. İtalya Kupası’nı da aldık. Yaklaşık 200 maçta forma giymişim. 19 yaşımda gittim İtalya’ya ve 24 yaşına kadar oradaydım. Artık değişmenin vakti geldi diye düşündüm. Sürekli 11’de forma giyebileceğim bir takım olsun istedim. O yüzden Leipzig’i seçtim. Leipzig genç oyunculara şans tanıyan bir ekip. Şimdi Alman futboluna adapte oluyorum. Seneye tam formunda bir Eljif Elmas izleyebilirsiniz.” diye konuştu.
“Kuzey Makedonya ile Dünya Kupası’nda oynama hayalim var”
Antalya’daki kampın milli takıma iyi geleceğini ifade eden Elmas, takımdaki genç oyuncularla yeni bir hava yakalamayı hedeflediklerini söyledi.
Moldova önünde 1-1 biten hazırlık maçında iyi mücadele ettiklerini vurgulayan Elmas, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu sezonun sonunda iki hazırlık maçımız daha olacak. Haziran ayında Hırvatistan ve Çekya ile karşılaşacağız. Kuzey Makedonya Milli Takımı olarak önümüzdeki senelerde güzel işler başaracağımızı düşünüyorum. Kuzey Makedonya, Türkiye gibi 80 milyonluk bir ülke değil. Sadece 1,5 milyon nüfusumuz var. Bu yüzden milli takıma oyuncu bulmak bile zor oluyor. 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılarak adımızı duyurduk. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Milli takımdaki hedeflerim, bir kez daha Avrupa Şampiyonası’na gidebilmek. Kuzey Makedonya ile Dünya Kupası’nda oynama hayalim var.”
]]>Uçar, A Milli Takım kadrosundan çıkarılıp Ümit Milli Takım’a gönderilen Semih Kılıçsoy ile yaptığı özel konuşmayı anlattı. A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella için sert ifadeler kullandı.
İşte Feyyaz Uçar’ın gündem yaratacak o açıklamaları;
“ARDA GÜLER’E YAPAMAZLARDI”
“Semih Kılıçsoy, ağlamaklı bir halde beni aradı. ‘Hocam üç gündür buradayım. Hiçbir teknik, taktik idmana alınmadım. Beni buradan alır mısınız?’ diyor. Ne kadar acı bir şey! Bir yönetici için bunu duymaktan daha acı bir şey var mı? ‘Hocam çok mutsuzum, beni alabiliyorsanız alın’ dedi. ‘Oğlum, orası milli takım, oradan alınmak gibi bir şey olmaz’ dedim. Çok mutsuz olduğunu söyledi çocuk. Samet ağabey ayrı, ben ayrı çocuğu telkin etmeye çalıştık. Uzun zamandır beklediği ve hak ettiği bir şey orada olmak. Erken desen değil, Beşiktaş’ın banko oyuncusu şu anda. Bizim derdimiz, oyuncumuza yapılan kötü tavır. Yoksa milli takım tamamen Beşiktaş’tan oluşsun demiyoruz. Hak eden oynasın diyoruz. Karşı tarafta değişen bir şey yok. Bu şekildeki bir tavrı, Arda Güler’e ya da başka bir oyuncuya yapamazlardı.”
“AHMETCAN’A YAPILAN DA HAKSIZLIK”
“Ümit Milli Takım’ın önemli bir maçı olduğu söyleniyor. Ümit Milli için yaşı tutan birkaç tane oyuncumuz daha var, o zaman onlar niye gitmedi? Bir tek Ahmetcan Kaplan ve Semih gitti. Ben hafta sonu Ajax maçını izlemeye gittim, sahanın en iyisiydi Ahmetcan. Sadece Semih’e değil, o çocuğa yapılan da bir haksızlık var.”
“KONUŞTUKÇA BATIYORLAR”
“Beşiktaş’ın maçına gelen ciddi bir kitle var, birçoğu Semih’i izlemeye geliyor. Konuştukça batıyorlar, sussunlar bari. En önemlisi bizim çocuğumuzun üzülmesi. Üzerine düşünülmemiş bile, ‘İşte onları da alt takıma yollarız, oynarlar’ şeklinde alınmış bir karar. Bunu bize daha net açıklamaları gerekirdi. Açıklamalar, yapılan şeyden daha kötü ve daha berbat.”
“HERHALDE MONTELLA’YA SEMİH’İ ANLATAMADILAR”
“Biz konuyla ilgili milli takım görevlilerinden bazılarıyla kulüp düzeyinde görüşmeler yaptık, onlar da anlamamış zaten. Neyin ne olduğunu bilmiyorlar. Tatmin edici bir cevap alamadık. Montella’ya etki edebilecek bir üst akıl varsa bu daha da üzücü Türk insanı için. Orada bir teknik adam var, kararlarını inşallah o alıyordur. Herhalde Semih’i ona iyi anlatmadılar. Selçuk kardeşimiz (Şahin) var, Montella’nın yardımcısı. Bizim her maçımıza geliyordu Semih ve Mert için. Herhalde yeterince anlatamadı.”
“TARİH, BEŞİKTAŞ’I HEP HAKLI ÇIKARMIŞTIR”
“Semih Kılıçsoy, şu an milli takımda oynayan kanat oyuncularının hepsinden daha iyi kanat oynar ve forvet oynayanların da hepsinden daha iyi bir golcüdür. Semih’e bu hareketi layık görenler, yaptıkları şeyden utanacaklar zaman içinde. Tarih, Beşiktaş’ı hep haklı çıkarmıştır. Son yıllarda Türk futbolunun yetiştirdiği en yetenekli oyunculardan biridir Semih, sakın ola ki Avrupa Şampiyonası’nda bir hata yapmayın. Bunu bir Beşiktaş yöneticisi olarak değil, bir Türk evladı olarak söylüyorum.”
]]>Almanya 2. Bundesliga ekiplerinden Nürnberg forması giyen Can Uzun, milli takım tercihini Türkiye’den yana kullandı. 18 yaşındaki futbolcu, milli takım tercihi sonrası soruları yanıtladı. Milli takım tercihini Türkiye’den yana kullanması ve karar sürecinden bahseden Can Uzun, “Kalbimin sesini dinledim. Böyle bir karar kulüp değiştirmek gibi bir kariyer kararı değil, kalpten verilen bir karar. Milli takımı hissetmeniz gerekir. Kalbim ve içgüdülerim bana Türkiye’nin benim için doğru seçim olduğunu söyledi. Düşünmek için biraz daha zaman istedim sadece. Son birkaç ay boyunca ailemle, kuzenlerimle, danışmanımla ve en yakın arkadaşlarımla bu konu hakkında çok konuştum ve onların fikirlerini de dinledim, ancak sonunda kalpten gelen, çok kişisel bir karar verdim. Benim için çok iyi ve kesinlikle doğru hissettiren kendi kararım bu” ifadelerini kullandı.
“Kendi memleketinizde bir futbol efsanesi olmaktan daha büyük bir şey yok”
Genç futbolcu, milli takım tercihinde sportif kaygıların ne ölçüde rol oynadığının sorulması üzerine, “Dediğim gibi, bu kalbimden gelen bir karardı ve hangi milli takımın bana şampiyonluklar kazanma veya daha iyi reklam anlaşmaları yapma şansı verebileceğine dair herhangi bir taktiksel değerlendirme yapmadım. Milli takımda yüreğinizle oynarsınız ve bu şan, şerefle ilgilidir. Kendi memleketinizde bir futbol efsanesi olmaktan daha büyük bir şey yok. Elimden gelen her şeyi yapacağım ve Türkiye için gururla oynayacağım. 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası, Türkiye’de gerçekleşecek ve biz olağanüstü yeteneklere sahip güçlü bir jenerasyonu. Avrupa Futbol Şampiyonası 2032’ye kadar her turnuva benim için bir onur ve mükemmel bir hazırlık” cevabını verdi.
“Kenan benim çocukluğumdan beri en yakın arkadaşım”
Kendisi gibi Regensburg doğumlu olan Kenan Yıldız’la ilgili düşüncelerini aktaran Can, “Bu da bir bonus tabii ki. Kenan benim çocukluğumdan beri en yakın arkadaşım. Regensburg’da futbol sahasında o kadar çok gün geçirdik ama hiç kulüpte birlikte oynamadık. Şimdi nihayet Türk Milli Takımı’yla bunu telafi edebileceğiz. Saha içinde ve dışında birbirimizi çok iyi anlıyoruz ve elbette büyük planlarımız var” cümlelerine yer verdi.
“Rudi Völler’in de bana tavsiye ettiği gibi kalbimin sesini dinledim”
Alman futbolunun efsanelerinden biri olarak görülen Rudi Völler ile yaptığı görüşmeyle ilgili bilgi de veren Uzun, “Rudi Völler sadece Almanya’da bir futbol efsanesi değil. Ailem ve ben, Rudi Völler’in bizimle bu kişisel sohbeti gerçekleştirmesini ve özellikle bunun için Nürnberg’e gelmesini büyük bir onur olarak görüyoruz. Babam da çok duygulandı ve gurur duydu. Rudi Völler son derece nazik ve saygılıydı ve ayrıca bana kalbimin sesini dinlemem gerektiğini ve kararımı Almanya’nın lehine vermezsem de kimsenin kırılmayacağını söyledi. Bunu duymak iyi geldi. Hiçbir baskı yoktu, dürüst, açık ve çok saygılıydı. Andreas Rettig ve Antonio Di Salvo da çok sempatikti. Sonuç olarak Rudi Völler’in de bana tavsiye ettiği gibi kalbimin sesini dinledim. Ancak kararımı vermeden önce her iki milli takımla da konuşmak benim için önemliydi, bu aynı zamanda bir saygı meselesi. Türkiye’nin yanı sıra Almanya da hayatımda her zaman çok önemli bir rol oynayacak. Regensburg’da doğdum, Regensburg, Ingolstadt ve Nürnberg’de futbol oynamayı öğrendim, Regensburg’da okula gittim, burada birçok arkadaşım var ve Nürnberg’de profesyonel futbolcu oldum. Bu nedenle Alman milli takımına ev sahipliği yapacakları Avrupa Şampiyonası ve gelecek için en iyi dileklerimi sunuyorum. Herkese Almanya’ya çok minnettar olduğumu söyleyebilirim. Türkiye ve Almanya benim memleketlerim” şeklinde konuştu.
“Kuntz, kulüpte iyi bir performans sergilersem EURO 2024’e katılma şansım olduğunun sinyalini verdi”
Can Uzun, Türkiye A Milli Takımı’nı tercih etmesi öncesinde karşılıklı görüşmeleri değerlendirerek, “U17’lerden beri Türk Milli Takımı için oynuyorum. Türkiye ile bir U17 Avrupa Şampiyonası’nda oynadım ve bana her zaman inandılar. Antrenörlerimin çoğu beni sık sık aradı ve benimle ve ailemle iletişimde kaldı. Stefan Kuntz da geçtiğimiz sonbaharda görevden alınmadan önce bana, kulüpte iyi bir performans sergilersem Almanya’daki 2024 Avrupa Şampiyonası’na katılma şansım olduğunun sinyalini verdi. Hamit Altıntop ve Vincenzo Montella da kişisel bir görüşmede bunu bana teyit ettiler. Hamit Altıntop ile de geçen yazdan beri diyalog halindeyiz. Kendisi büyük çaba sarf etti ve benim için önemli bir faktör oldu” açıklamasını yaptı.
“Hamit Altıntop ile kısa bir süre önce Münih’te şahsen tanıştım”
Türkiye Futbol Federasyonu Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop’un da kendisiyle Rudi Völler gibi şahsen buluştuğunu söyleyen Can, şunları dile getirdi:
“Hamit Altıntop ile kısa bir süre önce Münih’te şahsen tanıştım. Ailem ve ben, Hamit Altıntop’un İstanbul’dan Münih’e özellikle benim için uçup bana, aileme ve danışmanıma Türk milli takımının planlarını kişisel bir toplantıda anlatmasını büyük bir onur olarak karşıladık. Neredeyse iki saat boyunca futbol, Türkiye ve Türk futbolunun hedefleri hakkında konuştuk. Ayrıca Türk milli takımındaki gelecek rolüm hakkında da konuştuk. Daha sonra bir de kendisinden çok şey öğreneceğimden emin olduğum Vincenzo Montella ile telefonda uzun uzun konuştum. Onun beni futbolcu olarak görme şeklini ve futbol oynatma tarzını seviyorum. İtalya Serie A’da Roma’nın en iyi forvetlerindendi. Hamit Altıntop da bana çok yardımcı olacak, dünyanın en iyi kulüplerinde oynadı, çok fazla tecrübeye sahip ve çok açık sözlü. Bu konuda da içim rahattı. Hamit’in Rudi Völler ve Alman futbolu hakkında o denli pozitif konuşmasını da gerçekten etkileyici buldum, çok saygılıydı.”
“EURO 2024 kadrosunda yer almak için ligdeki her maçta elimden geleni yapacağım”
Almanya’da düzenlenecek EURO 2024 ile ilgili düşüncelerini paylaşan Uzun, “Benim için kesinlikle çok özel bir Avrupa Şampiyonası olacak. Yaz aylarındaki Avrupa Şampiyonası benim şu anki en büyük hedefim. Hamit Altıntop ve Vincenzo Montella da bana 1.FC Nürnberg’de iyi performans sergilemeye devam edersem dahil olacağımı açıkça söyledi. Çocukken bile bir Avrupa Şampiyonası’nda ve tabii ki bir Dünya Kupası’nda oynamayı hayal ederdim. Bir futbolcu için bundan daha büyük bir şey olamaz. Olabildiğince çok turnuvada oynamak ve mümkün olduğunca ileri gitmek için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum. Elbette orada olmak istiyorum, bu yüzden kadroda yer almak için ligdeki her maçta elimden geleni yapacağım. Sonra neler olabileceğini göreceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. – İSTANBUL
]]>FIBA EuroBasket 2025 Elemeleri B Grubu’nda 22 Şubat Perşembe günü deplasmanda İtalya ve 25 Şubat Pazar günü evinde İzlanda ile karşılaşacak olan A Milli Erkek Basketbol Takımı, Sinan Erdem Spor Salonu’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıya Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Hidayet Türkoğlu, A Milli Erkek Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman, A Milli Erkek Basketbol Takımı Genel Menajeri Alper Tunca Yılmaz ve milli takım oyuncuları katıldı.
Toplantıda açıklamalarda bulunan Başantrenör Ergin Ataman, “Burada yeniden milli formayla karşınızda olmak, heyecan ve gurur verici. A Milli Takım olarak Sinan Erdem Spor Salonu’nda dün akşam ilk antrenmanımız yaparak hazırlıklarımıza başladık. Yeni bir süreç başlıyor. Avrupa şampiyonası elemeleri başlıyor. İlk etapta iki maç oynayacağız. Perşembe günü İtalya’da, İtalya Milli Takımı ile pazar günü ise burada İzlanda ile oynayacağız. Kadromuzu, şu anda Türkiye liglerinde en formda olan oyunculardan oluşturmaya çalıştık. Birkaç eksik var. Ligde kendi takımında çok fazla şans bulamasa da taktiksel anlamda milli takıma katkı sağlayacağını düşündüğümüz isimleri de aramıza dahil ettik. Tabii ki bu pencere maçları antrenörler için kolay maçlar değil. Takdir edersiniz ki perşembe günü maç var ve biz henüz bugün tam anlamıyla kapsamlı bir antrenman yapacağız. Yarın da İtalya’da bir antrenman yapıp, maça çıkacağız. Bizim takımımızın bir iskeleti var. Bu Avrupa şampiyonasında NBA’de (Amerikan Basketbol Ligi) forma giyen oyuncular oynayamayacak. Sadece bizim takımımızda değil, şampiyonaya katılan tüm takımlar için bu durum geçerli. Bu durumun sorgulanması gerekiyor. Bizim için dezavantaj olan bir durum. Çünkü NBA’de en fazla oyuncu bulunan ülkelerden bir tanesi de biziz” diye konuştu.
İtalya ve İzlanda müsabakalarını değerlendiren Ataman, “Zor bir maç oynayacağız. İtalya, zor bir takım. Tecrübeli bir takım. Onlar da 2-3 yıldır aynı hocayla istikrarlı bir şekilde devam ediyorlar. Euroleague’de oynayan tecrübeli oyuncuları var. 10-12 bin kapasitelik bir salonda oynayacağız. Oradan en iyi sonuçla buraya dönüp, kendi sahamızda İzlanda ile oynayacağız” şeklinde konuştu.
“Son Avrupa şampiyonasının tadı damağımızda kaldı”
Ergin Ataman, güçlü bir takım olduklarının altını çizerek, “Şampiyonada gruplar 4 takımlı. Grubumuzda ayrıca Macaristan’da var. Biz milli takım olarak basketbola bu kadar yatırım yapan bir ülke olarak gruptan çıkacağımızı ve 2025 Avrupa Şampiyonası’na katılacağımızı düşünüyorum. Orada da başarılı sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyorum. Şu anki mevcut kadromuza NBA’de forma giyen oyuncularımızı da eklediğimiz zaman başarılı bir turnuva geçireceğimizden şüphemiz yok. En son Avrupa şampiyonasının tadı damağımızda kalmıştı. Grubu İspanya ile oynanan müsabakadaki son saniye basketi ile ikinci olarak tamamlamıştık. Çeyrek finalde Fransa’ya kaybetmiştik. Hatırlarsanız o turnuvada da Fransa ile İspanya final oynamıştı. Dolayısıyla bizim takımımızın güçlü olduğunu biliyoruz. Gücümüz var ama bu gücü kullanmamız gerekiyor” açıklamalarında bulundu.
“Umarım Tarık Biberovic’i devşirme değil de Türk oyuncu olarak kullanabiliriz”
Devşirme olarak Tarık Biberovic’i milli takıma dahil ettiklerini dile getiren Başantrenör Ergin Ataman, “Tarık Biberovic, çok ciddi bir gelişim gösterdi. Son iki yılda, özellikle de bu yıl göstermiş olduğu performans ile üzerine koyarak oynuyor. Euroleague’de de ciddi dakikalar alıyor. Ben de takip ediyorum. Bu pencere maçlarında Tarık’ı kullanacağız. Genç bir oyuncu. Takıma katkıda bulunacağını düşünüyorum. Kendisi uzun yıllardır Türkiye’de oynuyor. Umuyorum ki Tarık Biberovic’i devşirme değil de Türk oyuncu olarak kullanabiliriz. Ercan Osmani örneğinde olduğu gibi. Aynı örnek olduğunu düşünüyorum. Diğer oyuncularımızın da eksiksiz bir şekilde buraya dahil olmasının ardından belki bir tane de Avrupa veya NBA’den takıma ayrıca bir çıta atlatacak devşirme bir oyuncuya kapımız açık olur. Bu da planlarımızda var” yorumunu yaptı.
A Milli Takım’ın, oyuncu yetiştirme yeri olmadığını sözlerine ekleyen Ataman, “Oyuncunun gelişimini gerçekleştireceğimiz yerler Genç Milli Takım, Ümit Milli Takımı ve B Milli Takımı’mızdır. A Milli Takım, en iyi ve en formda olan oyuncuların yer aldığı ve başarı odaklı olan bir sistemdir. Ben bu durumun böyle olduğuna inanıyorum” dedi.
“Ülke olarak NBA’de en fazla oyuncusu olan ülkelerden bir tanesiyiz”
Başantrenör Ergin Ataman, NBA’de forma giyen oyuncu sayısının çok olmasının dezavantaj olabildiğini aktararak, “Futbol ve voleybolda oyuncuların ya Türkiye’de ya da Avrupa’da oynadıklarını görüyoruz. Ama basketbolda durum böyle değil. Sanırım biz ülke olarak NBA’de en fazla oyuncusu olan ülkelerden bir tanesiyiz. Bu da çoğu zaman dezavantaj oluyor bizim için. NBA oyuncularımız bazen hazırlık dönemi için aflarını talep ediyorlar. Bu durum açıkçası bizim için sıkıntı oluşturuyor. Futbol ve voleybolda olduğu gibi oyuncular ile sürekli bir arada olamıyorsunuz. Bu çocukları sadece yaz aylarında görebiliyoruz” açıklamalarında bulundu.
“Hedefim A Milli Takım’da da mutlaka bir kupa kazanmak”
Kulüp düzeyinde Avrupa’da tüm kupalara ulaştığını vurgulayan Ataman, “İlk göreve başladığımda bana eksik olan ne var diye sormuştunuz. Ben de size milli takımlar düzeyinde kupam olmadığını söylemiştim. Kulüpler bazında Avrupa’da her kupaya ulaşmış bir hocayım. Hedefim A Milli Takım’da da mutlaka bir kupa kazanmak. İnşallah iyi başlarız ve turnuvada da madalya kazanabiliriz. Benim antrenör olarak hedefim bu” cümlelerine yer verdi. – İSTANBUL
]]>Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’na ve milli takımın geleceğine dair basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Öncelikle Avrupa şampiyonasında milli güreşçilerin performansını değerlendiren Eroğlu, “Bu Avrupa şampiyonasında yine ilkleri yaşıyoruz. İlk defa bir Avrupa şampiyonasında grekoromende 5 sıklette finale kaldık. 2’si altın, 3’ü gümüş, 1 bronz olmak üzere 6 madalya, 147 puan elde ettik. Geçen sene yine bu takım Zagreb’de Avrupa şampiyonu olmuştu. Bu sene rüştünü bir kez daha ispat etti. 147 puan biz aldık, 142 puanlı Azerbaycan ve 99 puanlı Ermenistan ile ilk üç sırayı paylaştık. Haklı bir gururu yaşıyoruz. Cumhuriyet tarihinde katıldığımız hiçbir şampiyonada üst üste 2 Avrupa şampiyonluğumuz yoktu. Bu da Türkiye Güreş Federasyonu başkanı olarak bana, bizim ekibimize, teknik ekibimize ve yönetimimize nasip oldu. İlklerin yaşandığı bir Avrupa şampiyonası dedik, kadın güreşimizde ilk defa bir Avrupa şampiyonasında 4 altın madalya ile güreşmiş oluyoruz. 4 final tarihte yoktu, ilk defa bu şampiyonada oldu. Bugün 1 altın, 3 tane de bronz maçımız var. Bunları da alırsak kadın güreşimiz 7 madalya alabilir. Bugünkü bronz maçına bağlı. Şu anda kadın güreşi olarak Avrupa ikinciliğimiz garanti, akşamki maçlara göre Avrupa şampiyonu da olabiliriz. Serbest güreşimiz başladı. Sabah 1 maç aldık. Yarın efsane Taha, kaptan çıkacak. Kaptan burada 11. Avrupa şampiyonluğuna güreşiyor. İnşallah o da diğer şampiyonlar gibi gerekeni yapacak” diye konuştu.
“116 Avrupa şampiyonluğu rakamına ulaşmış bulunuyoruz”
Grekoromonde elde ettikleri başarılarla adından söz ettiren Alperen Berber ve Selçuk Can ile ilgili görüşlerini de aktaran Başkan Eroğlu, “Türk güreşi grekoromen güreşte iki tane yeni değer kazandı. 19 yaşında Alperen Berber, 82 kiloda ilk defa büyükler kategorisinde yarıştı. Türkiye’nin de büyük bir gururla, mutlulukla izlediği şampiyonada Avrupa şampiyonu oldu. Gerçekten federasyon olarak çok tebrik telefonu aldık. Bu çocuğu ben 2 yıl önce İtalya’da, Yıldızlar Dünya Şampiyonası’nda izledim. Dedim ki, ‘Benim aradığım adam bu’. İki yıldır takip ediyorduk. A takımlarda antrenmana alıyorduk, 82 kiloda Burhan Akbudak’ın peşinden rezerv takımda elimizde bulunuyordu. Fakat Burhan burada güreşmeyince Alperen’e bu mayoyu teslim ettik ve o da bizi mahcup etmedi. Selçuk Can, 4 şampiyonada bronz madalya alan tek sporcuydu. Ona dedim ki artık şampiyonlar kulübüne katılman lazım. Selçuk da geldi ve maçı bütün Türkiye izledi. Onu da tekrar alnından öpüyorum. Bir adım, bir santim bile geri adım atmadan defalarca yenildiği Azeri rakibi yenerek burada Avrupa şampiyonu oldu. O da 28 yaşında, Türk güreşinin 114. Avrupa şampiyonu olarak adını tarihe yazdırdı. Bu şampiyonaya gelirken Avrupa şampiyonalarında 112 altın madalyamız vardı. Şu anda 4 altınla 116 Avrupa şampiyonluğu rakamına ulaşmış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kaliteli sporcularla bu milli takımı değiştirmeye, onlara şans vermeye devam edeceğim”
Şeref Eroğlu, yönetime geldikleri dönemden bugüne süregelen değişimle alakalı ise, “2022’ye baktığınızda serbest, grekoromen ve kadınlarımız kürsü yapmıştı. 2023’e baktığınızda grekoromen güreşçimiz Avrupa şampiyonu, serbest kadın güreşçimiz Avrupa ikincisi, serbest erkek güreşçimiz Avrupa üçüncüsü olmuştu. O kadar gurur verici bir şey ki birkaç sporcunun şampiyon olduğu, bütün yükün ağır sıkletlere verildiği bir milli takımdan, artık takım halinde her sene rüştünü ispat eden bir milli takıma kavuşturduk. Aday olduğumda da benim kontrolümdeki bir güreşte devletimizin, milletimizin, devlet büyüklerimizin gururla seyredeceği bir milli takım oluşturacağım demiştim. Bunu başarmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Değişim olmadan asla gelişim olmaz. Hem tecrübeli, aktif sporunun sonuna gelmiş şampiyonlarımız var hem de onlardan sonra bayrağı yere düşürmeyecek ve ülkesini, milletini gururla temsil etmek isteyen, yüreği vatan sevgisiyle dolu gençlerimiz var. Elimden geldiği kadar yerli yerinde, zamanında, takımlarımı revize etmeye ve gençleştirmeye çalışıyorum. Çünkü bu çocuklar bizim geleceğimiz. Çok kaliteli sporcularla bu milli takımı değiştirmeye, onlara şans vermeye devam edeceğim” cümlelerine yer verdi.
“Geçmişte milli takıma hizmet etmiş sporcularımızı değerlendirmek zorundayız”
Değişimin yalnızca milli takımda değil, federasyondaki yönetim anlayışı ve teknik ekip yönünde de olduğuyla ilgili yapılan hatırlatma üzerine TGF Başkanı Eroğlu, şunları söyledi:
“Grekoromen güreşin başında şu an dünya ve Avrupa şampiyonu, olimpiyat üçüncüsü Nazmi Avluca var. Yanında Avrupa şampiyonu Bayram Özdemir, yine yanında olimpiyat üçüncüsü, dünya üçüncüsü Cenk İldem var. Güreşi, güreşçiler yönetecek diye boşuna söylememiştim. Hazıra dağ dayanmıyor, hep dışarıdan getirdiğimiz antrenörler gün gelip sözleşmesi bitince gidiyor veya biz devam etmiyoruz. Biz bunlara fırsat vereceğiz, bunları Türk güreşine teknik adam olarak, sporcu olarak kazandıracağız ki hem Türk sporunun hem de Türk güreşinin geleceği teminat altında olsun. Ben savaşmayı seviyorum. Hayat karar ve eylemdir. Ben bir karar alırım, eyleme geçerim. Eğer yaptıklarımız yanlış olsaydı bu sonuçlar böyle olmazdı. Geçmişte milli takımlarda minderde, bize hizmet etmiş, başarılar kazanmış sporcularımızı değerlendirmek zorundayız. Bu benim asli görevim.”
“Her geçen gün aşağıdan gelen gençlere bu fırsatı vermeye devam edeceğiz”
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, altyapı sistemiyle alakalı bilgiler de vererek, “Türkiye bir güreş ülkesi diyoruz ama oraya lisanslı sporcu sayısı açısından oraya hala erişmiş bir spor ülkesi veya federasyon değiliz. Şu an 15 bin lisanslı sporcu görünüyor. Baktığınız zaman ABD’de sadece 400 bin kolejlerdeki lisanslı sporcu sayısı olarak görünüyor. Ortalama 600 kişiden milli takımımızı oluşturuyoruz, 700-750 kişiden yıldızlarımızı oluşturuyoruz. Biz bu havuzdan gördüğümüz, yakaladığımız yetenekleri milli takımlarımıza davet ediyoruz. 18 yaşındaki gençlerimizi de bazen A takım ile antrenmanlara alıyorum ki tecrübeli sporcularla antrenman yapma şansı olsun. Bu çocuklar, çok hızlı yol kat ediyorlar. Rol modelleri olan sporcular da yanlarında oluyor. Bu sistemi böyle kurduk ve bunun doğru olduğuna da inanıyorum. Her geçen gün aşağıdan gelen gençlere bu fırsatı vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Türk güreşi olarak duramayız, durduğumuz zaman kaybederiz”
Güreşte başarıları kalıcı hale getirmek zorunda olduklarını belirten ve gelecek planlamasına verdikleri önemin altını çizen Eroğlu, “Biz Türk güreşi olarak duramayız. Durduğumuz zaman kaybederiz. Yeni yüzler bulacağız, planlamamızı doğru yapacağız. Mesela bizim yakın planımız Paris’teki olimpiyat oyunları. Asıl planımız ise 2028’de ABD’de yapılacak olimpiyat oyunları. Biz burada gelecek 4 yılın, 5 yılın planını yapmak zorundayız. Hatta 2032’nin planını yapmak zorundayız. Güreşi ancak böyle teminat altına alabiliriz. Avrupa’da olimpiyata katılacak en fazla kotayı biz kazandık. Bizim 6 kotamız var, en yakın takipçimiz Rusya’nın 4 kotası var. Grekoromen, serbest ve kadınlarda 3 stilde Avrupa şampiyonu çıkartan tek ülkeyiz. Biz olimpiyat oyunlarında gücü temsil eden güreşte daha güçlü olmak zorundayız. Bunun için de çalışıyoruz. Aynı kadın güreşinde Japonya’nın hegemonyası gibi, serbest güreşte ABD ve İran’ın olduğu gibi biz de başarımızı kalıcı hale getirmek zorundayız. Bizim başka çaremiz yok” dedi.
“Tesis anlamında kesinlikle yeterli değiliz”
Başkan Eroğlu, tesisleşme konusunda önemli adımlar atıldığından bahsederek, “Tesis anlamında kesinlikle yeterli değiliz. Bunu da hak etmediğimizi düşünüyoruz. Biz biliyorsunuz Sarıyer Mersinli Ahmet Kamp Tesisleri’ndeki spor salonumuzu yıktık. Bakanlığımıza, özellikle Muharrem Kasapoğlu ve Süleyman Şahin genel müdürüme teşekkürü bir borç biliyorum. Ben anlattım ve 3-4 ay içinde Sarıyer’deki 6 minderli salonun ihalesini yapıp bitirip bize teslim ettiler. Şu anda bizim aslanlarımız 6 minderli, en son sistemle yapılmış kapalı spor salonunda antrenmanlarını yapıyorlar. İkinci müjdemiz de şu, Ankara Elmadağ’daki tesislerimiz bitmek üzere. 70 kapasiteden 110 kapasiteye çıktı. Otel ayarında, şampiyonların orada kalırken huzur bulacağı, bütün altyapının tamamlandığı tesisimiz bitmek üzere olduğu mevcut Bakanımız Osman Aşkın Bak’a teşekkür ediyorum. Şu anda 2 tane tesisimizi 2 yılda bitirdik, ekip olarak kenara koyduk. Tabii, yeterli değil. İnşallah Ankara Keçiören’de Taha Akgül Spor Salonu’nun yanındaki büyük kamp eğitim tesisimizin ihalesi biterse bu 400 kişilik kamp ve eğitim merkezi olacak. Türkiye, bu sayede 10-15 ülkeyi ağırlayabilecek bir güreş üssü haline gelecek” diye konuştu. – BÜKREŞ
]]>Türkiye Kick Boks Federasyonu’nun 2024 yılı faaliyet programında yer alan Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası 22-29 Ocak tarihleri arasında Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce Antalya Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Şampiyonaya Eskişehir’den katılan Mehmet Furkan Karabek, 84 kişi arasında 2. oldu.
Sporcu Mehmet Furkan Karabek ile antrenör Antrenör Musa Coşkun, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Başarısıyla hem ailesini hem de Eskişehir’i gururlandıran Karabek, birinciliği kıl payıyla kaçırdığını ancak ilerleyen dönemlerde milli takım sporcusu olmayı ve dünya şampiyonluğu elde etmeyi hedeflediğini belirtti. Bu süreçte Mehmet Furkan Karabek’in yanında olan Antrenör Musa Coşkun ise genel olarak amatör sporlara yeterli desteğin verilmediğini ifade ederek, yerel yönetimlerden ve iş insanlarından destek istedi.
Mehmet Furkan Karabek: “Dünya Kupası’nda şampiyonluk hedefim var”
Birçok derecesi olduğunu belirten Mehmet Furkan Karabek, “Milli taekwondo sporcusuyum. Eskişehir’de birçok derecem var. Taekwondoda da aynı şekilde. Önümüzdeki Dünya Kupası’nda da şampiyonluk hedefim var. Türkiye Şampiyonası’nda da aynı şekilde. Bu sene milli takıma gitmek istiyorum. Orada da dünyada veya Avrupa’da bir derece yaparsam iyi olur. Orada 8 maç yaptım. Farklı farklı illerle, şehirlerle karşılaştım. Hepsiyle dövüştüm. Yarısını nakavtla aldım, yarısını da sayı farkıyla kazandım. 84 kişi vardı. Haftada 6 gün antrenman yapıyorduk. Tabii birincilik olabilirdi. Kıl payı kaçtı ama Dünya Kupası’nda birinci olacağım. Önümüzdeki dünya şampiyonluğunda birinci olacağım. Bu zamana kadar maçlarda maddi ve manevi desteği olan öncelikle ailem olmak üzere sponsorlarıma ve antrenörüm Musa Coşkun ile Sibel Koçak’a teşekkür ederim. Sürekli hep arkamdaydılar. Bu arada amatör sporlara önem gösterilmiyor ama herkesin desteğini bekliyoruz. Bir yerlere gelmemiz için bize biraz destek verilsin” diye konuştu.
Musa Coşkun: “Sporcularımızı milli takımda yarıştırmak bizim için en büyük hedef”
Bu sene yoğun bir çalışma programları olduğunu dile getirerek Antrenör Musa Coşkun şunları söyledi:
“Haftanın 6 günü antrenman yapıyoruz. Hem ilçede hem burada sporcularımıza günlük ortalama 2 buçuk saatlik bir antrenman periyodu hazırlıyoruz. Yoğun bir tempoda çalıştırıyoruz. Türkiye Kick Boks Şampiyonası’na yaklaşık 7 bin sporcu gibi rekor bir katılım vardı. Her kategoride ortalama 80’in üzerinde sporcu vardı. 5 madalya ile döndük. Yaklaşık 8 sporcumuz madalya maçında son saniyelerde verdi. 2 üçüncülük, 3 ikincilik aldık. Final maçlarında verdik. Şimdiki hedefimiz Dünya Kupası. Mayıs ayında yapılacak olan Dünya Kupası’nda dereceye girmek demek çocuklar için hem ünvan maçı hem de milli takım seçmesinin ikinci ayağı. Kick boks branşında 3 ayak var. Birincisi ocak ayında yapılan Türkiye Şampiyonası, ikincisi İstanbul’da yapılacak olan Dünya Kupası, üçüncüsü ise temmuz ayında gerçekleştirilecek olan açık Kick Boks Türkiye Şampiyonası. Sonrasında milli takım için yurt dışına çocuklarımızı gönderiyoruz. Allah izin verirse sporcularımızı milli takımda yarıştırmak, Türk bayrağını dalgalandırması, İstiklal Marşı’nı okuması bizim için en büyük hedef. Sporcularımız için dünyanın şartları belli. Onlar adına yerel yönetim ve iş insanlarından elinden gelen her şeyi yapmasını istiyoruz. Destek verilmesini istiyoruz çünkü amatör sporlarda destek yok.” – ESKİŞEHİR
]]>Yetenekleri keşfedilerek boks takımına katılmaları sağlanan Evin Erginoğuz, Helin Çaça, Şeyma Düztaş ve Yaren Düztaş, kısa sürede kendilerini geliştirerek yer aldıkları organizasyonlarda birçok kez Türkiye şampiyonu oldu.
Avrupa şampiyonalarında da önemli dereceler elde ederek milli takımın en başarılı sporcuları arasında yer alan kadın boksörler, son olarak 7-13 Ocak’ta Kocaeli’de düzenlenen Büyük Bayanlar Türkiye Şampiyonası’ndan da madalyayla döndü.
Bir yandan eğitimlerini sürdüren bir yandan da milli takım formasıyla yeni başarılar elde etmek isteyen kadın boksörler, Van Ferdi Sporlar Merkezi’nde boks milli takım antrenörü Ayhan Öz nezaretinde günde 4 saat antrenman yapıyor.
Nisan ayında Hırvatistan’da yapılması planlanan Avrupa Şampiyonası’na katılmayı hedefleyen sporcular, milli takım kadrosunda yer almak için ringde ter döküyor.
8 yıl önce başladığı boksta 5 kez Türkiye şampiyonu oldu
Boksa 8 yıl önce başlayan 22 yaşındaki milli boksör Evin Erginoğuz, AA muhabirine, azimli çalışması sayesinde 5 kez Türkiye şampiyonu olduğunu söyledi.
Bu yılki şampiyonalar için her gün antrenman yaptığını belirten Evin Erginoğuz, şunları kaydetti:
“Aynı zamanda 2019’da Bulgaristan’da Avrupa, 2020’de Polonya’da Dünya ve 2023’te 22 Yaş Altı Avrupa Boks Şampiyonası’nda ülkemizi temsil ettim. Önümüzde Dünya ve Avrupa şampiyonaları var. Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için çalışmalarımı sürdürüyorum. Hedefimiz şampiyonada büyük başarılar elde etmek ve ilerleyen süreçte 2028 Olimpiyatları’na katılmak. Ortaokul zamanlarımda sporla ilgili olduğumu fark ettim. Boksa başladığımda iyi dereceler elde edince insanların bana olan ön yargılarının kırıldığını gördüm. Bakış açısı değişen aileler kız çocuklarını boks sporuna yönlendirmeye başladı.”
“Hedefimiz tüm şampiyonalarda madalya kazanmak”
Boksa başladığında “Kadın boks yapar mı?”, “Boks erkek sporudur” şeklindeki ifadelerle karşılaştığını anlatan 19 yaşındaki milli boksör Yaren Düztaş, zamanla ve elde ettiği başarılarla bu ön yargıların kırıldığını dile getirdi.
Bu yıl yapılacak şampiyonalara iddialı hazırlandığını ifade eden Yaren Düztaş, “Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağız. 2022’de Türkiye şampiyonu olarak milli boksör oldum. Bulgaristan’da Avrupa ve İspanya’da Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil ettim. 2023’te üniversiteler arasında düzenlenen müsabakalarda ve 22 Yaş Altı Türkiye Şampiyonası’nda üst üste iki kez derece elde ettim. Hedefimiz tüm şampiyonalarda madalya kazanmak.” diye konuştu.
20 yaşındaki milli boksör Helin Çaça ise hedeflerini her zaman yüksek tuttuklarını aktararak, “Uluslararası organizasyonlarda şampiyon olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hocamızın eşliğinde elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Şu an milli takıma gidip oradan da uluslararası organizasyonlarda yer almaya gayret ediyoruz.” dedi.
2019’da boksa başladığını belirten Şeyma Düztaş da Avrupa ve Türkiye’de dereceler elde ettiğini kaydederek, “Bundan sonra düzenlenecek tüm müsabakalarda derece elde edip, ülkemi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyorum. 2028 Olimpiyatları’nda kendimizi görmek istiyoruz. Antrenörümüz Ayhan Öz’ün desteklerini görüyoruz. Bize her konuda yardımcı oluyor.” ifadelerini kullandı.
“Çalışmalarımızı sıkı tutuyoruz”
Boks Milli Takımı antrenörlerinden Ayhan Öz, gençlerin spora kazandırılması amacıyla çalışma yürüttüklerini söyledi.
Dört kadın sporcusunu Hırvatistan’da yapılacak Avrupa Şampiyonası’na hazırladığını anlatan Öz, şöyle konuştu:
“Önemli dereceler elde eden 4 kadın milli sporcumuz, Kastamonu’daki kampa giderek, nisanda Hırvatistan’da yapılacak Avrupa Şampiyonası için seçmelere katılacak. Hemen ardından Dünya Şampiyonası da var. Biz de çalışmalarımızı sıkı tutuyoruz. 2023’te önemli başarılar elde ettik. Sporcularımız 14 Türkiye şampiyonluğu, 8 ikincilik ve 8 de üçüncülük elde etti. 22 yaş altında hem Dünya hem de Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi temsil ettik. Milli takımın 12 kişilik kadrosunda 3 Vanlı sporcu yer aldı. Bu da başarımızı ortaya koyuyor. 2024’te başarılarımızı devam ettirip, ülkemizi ulusal ve uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz.”
]]>İSTANBUL,
Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın 2024/25 UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta Galler, İzlanda ve Karadağ ile eşleştiği kura çekimini yerinde takip eden Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Başkan Vekili Mustafa Eröğüt ve Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop, törenin ardından açıklamalarda bulundu.
Fransa’nın başkenti Paris’te çekilen kuraların öncesinde TFF heyetinin gün boyunca katıldığı etkinlikler hakkında bilgi veren Başkan Büyükekşi, “Bugün gerçekten uzun bir gündü. UEFA’nın Genel Kurulu’nu yaptık önce. Orada bir takım statü değişiklikleri vardı. En önemli konu da Aleksander Ceferin’in bir dönem daha uzatma konusunda önerisi, 2.5 yıllık yaptığı dönemi saymayıp onun ayrı bir değerlendirmesiydi ki bu da büyük bir çoğunlukla kabul edildi. Bazı ülkeler başta olmak üzere ret oyu kullandılar. Aleksander Ceferin de burada şunu ima ediyor; ben kendim için yapmıyorum, burada bir boşluk var, bu boşluğu, yanlış olan şeyi düzeltmek adına yapıyorum, 2027’de aday olmayabilirim veya aday olmayacağım şeklinde bir açıklama var. Ama diğer taraftan biliyorsunuz özellikle bu Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi, Konferans Ligi dışında bir girişim vardı bazı ülkelerin takımlarında, buna karşı çok sert konuştu. Bugün 70’inci yıldönümüydü UEFA’nın, 70 yıllık bir oluşum, ‘Bu 70 yıllık oluşumu siz yok sayamazsınız, onun için bunun dışındaki girişimleri de kesinlikle kabul etmiyorum’ dedi. Avrupa’da Kulüpler Birliği’nin de temsilcileri seçildi. Daha sonra biliyorsunuz Aleksander Ceferin’le bir görüşmemiz oldu” ifadelerini kullandı.
BAŞKAN BÜYÜKEKŞİ: 1 MİLYON ÇOCUĞA ULAŞMAK İSTİYORUZ
Paris’te bulunan FIFA Ofisi’nde FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya gerçekleştirdikleri ziyarete değinen Başkan Büyükekşi, “Infantino ile güzel bir görüşmemiz oldu. Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik Spor Bakanlığı ile yaptığımız protokol çerçevesinde hedefimiz 500 bin çocuktu, şimdi hedefimizi 1 milyon çocuğa çıkardık, orada destek istedik. Belki bir etkinlik yapıp Infantino’yu davet etmek konusunda görüştük. O da çok güzel karşıladı. Çünkü UEFA’nın şu anda çocukları için kurduğu vakıf var. Bu vakıf çocuklara futbolu sevdirmek için çalışıyor ama bütün ülkelerde yaptığı çalışmalarla ilgili bugün bir sunum yaptılar, 230 bin çocuğa ulaşmışlar. Halbuki bizim projemizde şu anda ilk hedefimiz 500 bin ki hemen hemen yaklaştık. Daha sonra da 1 milyon çocuğa ulaşmak istiyoruz. O yüzden bu konuda çok memnun oldu Infantino Başkanımız. İnşallah Türkiye’ye gelecek, beraber bir program yapacağız. Ayrıca bu konuda da destek istedik. Hem malzeme desteği hem de maddi olarak destek. İnşallah güzel olacak” şeklinde konuştu.
“HEDEFİMİZ GRUP LİDERİ OLMAK VE A LİGİ’NE YÜKSELMEK”
Kura çekiminin ardından rakiplerimizi değerlendiren Başkan Büyükekşi, “Güzel bir kura çektik. Galler’i biliyorsunuz Türkiye’de Samsun’da yendik, arkasından deplasmanda berabere kaldık. İzlanda, geçmişte belki bize ters gelen bir takımdı ama şu anda Avrupa’nın en genç oyuncularından oluşan bir Milli Takımımız var. Hocamıza güveniyoruz. Aynı şekilde futbolcularımıza güveniyoruz. Karadağ da tanıdık bir takım. İnşallah burada da hedefimiz grup lideri olmak ve A Ligi’ne yükselmek. Burada bir konu daha çok önemli. Burayı lider bitiren takımlara Dünya Kupası’na katılmak için bir şans oluyor ama inşallah buna gerek kalmaz; Dünya Kupası grup kuraları çekildiğinde orada da play-off’a gerek kalmadan Dünya Kupası’na gidecek bir şekilde başarılı oluruz” yorumunu yaptı.
“MİLLİ TAKIM OLARAK ÜLKEMİZİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRMEK İSTİYORUZ”
A Milli Takımımızın son dönemdeki yükselen grafiğine dikkat çeken Başkan Büyükekşi, “Özellikle son aylarda Milli Takımımız son derece başarılı. Hedefimiz de yeni genç oyuncularımız geliyor; Arda gibi, Kenan gibi Juventus’ta iyi işler çıkarıyor, yine şu anda Beşiktaş’ta Semih gibi genç bir yıldızımız güzel işlere imza atıyor. Gelecek adına gençlerimize, Milli Takımımıza ve hocamıza güveniyoruz. İnşallah hedeflerimize ulaşmak için yönetim olarak, teknik ekip olarak elimizden gelen bütün desteği verip Milli Takım olarak ülkemizin yüzünü güldürmek istiyoruz, başarılar yaşatmak istiyoruz ve moral vermek istiyoruz. Avrupa Şampiyonası var; ilk hedefimiz orası şu anda. Biliyorsunuz Mart ayında önce Macaristan sonra Avusturya’da milli maç yapacağız. Yine bugün açıkladığımız Haziran ayının başında İtalya ile bir hazırlık maçı yapacağız. Bu maçlarda başarılı olup hedef Almanya’da da öncelikle bir yarı finale ulaşıp daha sonra da üzerini düşünmek hedefimiz. Ülkemize hayırlı olsun, inşallah hep birlikte güzel, başarılı bir turnuva gerçekleştiririz” diyerek sözlerini noktaladı.
INFANTİNO: DOSTUM MEHMET BÜYÜKEKŞİ VE HEYETİYLE PARİS’TE BİR ARAYA GELMEK HARİKAYDI
Ziyaretle ilgili FIFA Başkanı Gianni Infantino ise, şunları söyledi:
“Dostum Mehmet Büyükekşi ve heyetiyle Paris’te bir araya gelmek harikaydı. TFF, milli takımlarının gelişmesi için altyapıyı geliştirmek üzere harika işler yaptı ve şimdi futbol yelpazesinin diğer ucuna, yani taban seviyesine ve okullara odaklandığını görmekten memnuniyet duyuyorum.”
HAMİT ALTINTOP: TÜRKİYE’MİZİN TARİHİNDEKİ EN İYİ MİLLİ TAKIM’I OLUŞTURABİLİRİZ
A Milli Takımımızın son 3 yılda yakaladığı ivmenin ve benimsediği sistemin altını çizen Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop, “Hayırlı olsun, güzel bir kura. Bildiğiniz gibi C Grubu’ndan B Grubu’na çıkma hakkı kazandık. Şimdiki hedefimiz de özellikle bu kuradan sonra A Grubu’na çıkmak ve Türkiye’mizi en iyi şekilde temsil etmek. 3 yıldır A Milli Takım sorumlusuyum. Son 3 yılı analiz ettiğimizde iyi bir gidişatımız var. Sadece sonuç olarak değil, oyuncu grubunun yaş ortalaması düştü, oyun güzelleşti. Bu sistemde devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Rakipleri değerlendirerek sözlerine devam eden Altıntop, “Bildiğiniz gibi tarihimizde İzlanda’da çok iyi sonuçlar almadık. Galler’e karşı da dönem dönem zorlandığımız oldu. Ama ben inanıyorum ki bu olumlu süreci, olumlu gelişimi yansıtmaya devam edeceğiz. Takımımızın ve oyuncularımızın dominant oyunlarını sürdürmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
Milli Takım havuzunda yer alan genç oyuncuları sürekli takip ettiklerini vurgulayan Altıntop, “Benim 5. yılım görevimde. İlk yıldan itibaren Genç Milli Takımlardan sorumluyum. 3 yıldır da A Milli Takım’dan da sorumluyum. Aslında Semih Kılıçsoy bir sürpriz değil, Semih’le biz aylardır, yıllardır beraberiz. Saha içerisinde takip ediyoruz, yakından ilgileniyoruz. Hocalarımız çok özveriyle çalışıyor. Semih’in Beşiktaş’ta süre alması ister istemez biraz daha göz önüne gelmesini sağladı. Ama her zaman radarımızda, her zaman potansiyeline inandığımız bir oyuncuydu. Tabii ki kadromuzu güçlendirmesi, rekabeti artırması bizler için çok gurur verici” dedi.
Başarıya giden yolun çalışma, destek ve inançtan geçtiğine dikkat çeken Altıntop, “Bizim hayallerimiz büyük ama hayallerin içini de doldurmak lazım. Bu nedir; çok çalışmak lazım, beraber çalışmak lazım. Biliyorsunuz futbolda 3 tane sonuç var. Bu sonuçlardan biri yenilmek, biri berabere kalmak, diğeri de kazanmak. Ben bunu öncesinde söylemiştim. Yan yana oynamak var, beraber oynamak ve birbiriniz için oynamak var. Bizim hedefimiz yönetici olarak veya teknik ekibi destekleyerek birbirimiz için sahaya çıkmak. Bunu başarabilirsek, kardeşlerimiz de iyi performans gösterirse, kendilerine inanırlarsa inanıyorum ki çok güzel sonuçlar elde edebiliriz. Bildiğiniz gibi EURO 2032 ülkemizde olacak. Bu kardeşlerimizle beraber oraya çok güçlü, çok büyük hedefler koyarak ilerleyebiliriz ve Türkiye’mizin tarihindeki en iyi Milli Takım’ı oluşturabiliriz” yorumunu yaptı.
MUSTAFA ERÖĞÜT: BİZİM AMACIMIZ BU GRUBU LİDER TAMAMLAMAK VE HAK ETTİĞİMİZ BİR ÜST GRUBA ÇIKMAK
Hedeflenen başarılar doğrultusunda çalışmaya devam ettiklerini dile getiren Başkan Vekili Mustafa Eröğüt de, “Montella hocamızla sözleşme görüşmeleri yaparken, 3 tane hedefimiz olduğunu söylemiştik. Bir tanesi Avrupa Şampiyonası’na gitmek ve başarılı olmak, bir tanesi Uluslar Ligi’nde tur atlamak ve Dünya Kupası’na katılmak. Uluslar Ligi önemli hedeflerimizden biri. Avrupa Şampiyonası’na katıldık. Büyük hedeflerimiz var. İnşallah ülkemizi gururlandıracağız. Ondan sonra da Uluslar Ligi başlıyor. Formatı değişti biliyorsunuz. Bizim amacımız bu grubu lider tamamlamak ve hak ettiğimiz bir üst gruba çıkmak. Ondan sonra da Dünya Kupası heyecanı başlayacak
Biz şu anda yükselişte olan bir ülkeyiz. Genç ve potansiyelli bir takımız. Bu takımların en iyi dönemlerinde olmadığını biliyoruz. Bir her maçı, son dönemdeki ciddiyet ve arzuyla oynarsak grup liderliğinde bir sıkıntı yaşayacağımızı sanmıyorum” dedi.
Gün içinde FIFA Başkanı Infantino’ya gerçekleştirilen ziyaret hakkında bilgi veren Eröğüt, “Infantino, FIFA’nın ofisinde bizi ağırladı. Çok iyi geçti toplantı. Konularımızdan biri, bizim 1 milyon çocuğa dokunmak istediğimiz, futbolu okullara sokmak istediğimiz programdı. Bununla ilgili istişarelerde bulunduk. FIFA’yla birlikte hangi organizasyonları Türkiye’ye getirebiliriz bunları istişare ettik” ifadelerini kullandı.
]]>Fatih Karagümrük’ün 23 yaşındaki kaptanı Levent Mercan, kırmızı-siyahlı takımın ligin ilk yarısındaki performansı, kariyer hedefleri, orta sahadan sol bek pozisyonuna geçişi ve milli takım ile EURO 2024’e dair Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu.
Kırmızı-siyahlı ekibin ligdeki durumuna değinerek sözlerine başlayan Levent Mercan, “Puan olarak şu an çok iyi bir durumda değiliz ama ben iyi oyunculara sahip olduğumuza inanıyorum. İkinci yarıya en iyi şekilde dönmek istiyoruz. İyi bir takımız. Puan olarak da bunu göstermek istiyoruz” diye konuştu.
“GEÇEN SENE İYİ BİR SEZON GEÇİRDİM”
Fatih Karagümrük’te gösterdiği performansı değerlendiren Levent, “Son iki sezonda oynamaya başladım. Geçen sene iyi bir sezon geçirdim. Bu sezon da kendi adıma iyi gidiyor. Ben her zaman takımıma en iyi katkıyı vermeye çalışıyorum. Bence iyi performans verdim. En iyi performansımı vermek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
“DAHA İYİ SONUÇLAR ALACAĞIZ”
Takımın yeni teknik direktörü Shota Arveladze’nin takıma uyumu için henüz çok fazla zaman bulamadığını belirten sol bek oyuncusu, “Alparslan Erdem, iyi bir hocaydı. Shota hocanın çok zamanı olmadı. Bizimle iki maça çıktı. Maçlara en iyi şekilde hazırlandık. İyi de oynamaya çalıştık. Zaman kazandık, ikinci yarı umarım takım daha iyi kaynaşır. Hoca da kendi istediği oyunu takıma yansıtır. İkinci yarıya daha iyi başlayacağımızı düşünüyorum. Daha iyi sonuçlar alacağız” şeklinde konuştu.
“İYİ BİR SOL BEK OLDUĞUMU DÜŞÜNÜYORUM”
Sol bekte ilk kez eski teknik direktörü Andrea Pirlo zamanında forma giydiğini anımsatan 23 yaşındaki futbolcu, “Önceden 6 ve 10 numara pozisyonlarında oynuyordum. Teknik bir oyuncuydum. Şimdi teknik bir sol bekim. Kendi performansımı arttırdıktan sonra iyi bir sol bek olduğumu düşünüyorum. Pirlo’nun katkısı oldu. Beraber orta açma ve serbest vuruş çalışıyorduk. Ben kendim de çalışıyordum. Pirlo en iyi frikikçilerden biriydi. Ondan da bir şeyler öğrendik. Bunu da sahaya yansıtmaya çalışıyoruz. Ofansif olarak daha iyiyim. Katkı verebiliyorum. Ortalarla hücuma destek veriyorum, orta alanda yer alabiliyorum. Defansif anlamda da İkili mücadelelerde de geliştim” sözlerini sarf etti.
“TRANSFER KONUSUNU BAŞKANIMIZ DEĞERLENDİRİR”
Hakkında çıkan transfer iddialarıyla ilgili de konuşan kırmızı-siyahlı ekibin kaptanı Levent Mercan, “Sol bek sıkıntıları olduğunu ben de duyuyorum. Diğer kulüplerde de duyuyorum. Şu an takımımı düşünüyorum. Kaptan olarak doğrusu da bu olur. Puan olarak iyi bir konumda değiliz. İkinci devreye en iyi nasıl başlarız bunu düşünüyorum. Diğer şeyleri başkanımız değerlendirir. Lig ayrımı yapmıyorum. Şu an Karagümrük benim için önemli” diye konuştu.
“MİLLİ TAKIMA SEÇİLMEKTEN GURUR DUYARIM”
Ay-yıldızlı formayı giymeyi hedeflediğini vurgulayan Levent Mercan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milli takıma seçilmekten gurur duyarım. Performansımı böyle sürdürürsem bir gün çağırılacağım diye düşünüyorum. Bunun için çalışıyorum, mücadele ediyorum. Herkesin bir hedefi vardır. Benim de hedefim milli takıma seçilmek.”
“MİLLİ TAKIM EURO 2024’TE İZ BIRAKABİLİR”
14 Haziran – 14 Temmuz tarihleri arasında Almanya’nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda aday kadroda yer almak istediğini dile getiren Levent Mercan, “Tabii ki orada olmak isterim. Oynanacak maçların ikisi Dortmund’un stadında. Orada doğup, büyüdüm. Oradaki maçlar bizim için avantaj. Çok fazla Türk var. Berlin’de gördük. Herkes Türk milli takımını destekliyor. Bu bizim için avantaj olabilir. Maçlar Almanya’da oynanacak ve iyi bir ekip var. Hoca da çok iyi. Milli takım orada iz bırakabilir. İlk hedef gruptan çıkmak. Bu başarılırsa takımın önü açık olabilir” şeklinde konuştu.
Kırmızı-siyahlı takımın sol beki, ligde kendini en çok zorlayan hücum oyuncusunun Galatasaray forması giyen Hakim Ziyech olduğunu aktararak, “Bire birlerde bayağı mücadele ettik. Çok hızlı ve teknik bir oyuncu. O beni bayağı bir zorladı” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>