Devlet Bahçeli’nin mesajından öne çıkan başlıklar:
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 86’ıncı yıldönümünde saygıyla anıyoruz. Aziz Atatürk fani bir insandır, ömrü hem sayılı hem de sınırlıdır.
Fakat geride bıraktığı muhteşem eserleri, muazzam emanetleri, müstesna hizmetleri, muhterem mücadeleleri maşeri vicdanda, milli hafızada ebediyen varlık hükmünü koruyacaktır.
“Bir arada ve bağımsız olarak yaşama azim ve iradesi kırılmadıkça bir milletin asla yok edilemeyeceğini” herkese ispat ederek mazlum milletlerin istiklal mücadelelerine örnek olan Atatürk’ü yüzyılın dehası yapan özelliklerinin başında, “kuvvetli öngörüsü” gelmektedir.
Atatürk, Türk milletinin varlığına kast eden her türlü açık veya kapalı zalim tertibe gecikmeksizin müdahale etmiş, müteakiben milli uyanışı tetikleyerek kurtuluşun meşalesini körüklemiştir.
Her alanda bağımsız olmayı esas alan, milli menfaatlerden taviz vermeyen, baskıya ve esarete karşı geri adım atmayan bir politika izlemiş, tüm dünyanın Türkiye’ye gıptayla bakmasına neden olmuştur.
“O, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş hükmü, kurucu haysiyetidir”
O, Türk milletinin tarihi ve milli ortak değeridir. O, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş hükmü, kurucu haysiyetidir. Atatürk’ün özellikle Milli Mücadele yıllarındaki askeri ve siyasi liderliği, ömrü boyunca maruz kaldığı olaylar ve yaşanan zorlu dönemler her Türk vatandaşı tarafından çok iyi öğrenilmeli ve aynı şekilde ibret alınmalıdır.
Çünkü Aziz Atatürk’ün de dediği gibi, Türk milletinin; “Şahsi menfaatlerini düşmanların siyasi emelleriyle birleştirebilecek gafillerin ihanetleriyle” her zaman karşılaşması mümkündür.
Atatürk; bir yandan Türk milletinin kendine olan güveniyle var oluş kararlılığını güçlendirirken; diğer yandan da her türlü iç ve dış musibetle başa çıkacak dirayet ve direnci azami düzeyde göstermiştir.
Bu nedenle; “Türk milletinin gurur duyduğu, feyiz aldığı değerleri yıpratarak güven duygusunu yok etmek isteyenlerin” yakın hedeflerinden birisi de Atatürk olmuştur.
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Türk nesilleri her daim saygıyla hatırlayacaktır”
Selanik’teki pembe boyalı evin ikinci katındaki ocaklı odada doğan, 57 yıllık hayata devasa bir tarihi sığdırıp İstanbul Dolmabahçe’de rahmeti rahmana kavuşan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Türk nesilleri her daim saygıyla hatırlayacaktır.
10 Kasım esasen bir matem günü değil, Aziz Atatürk’ü idrak vesilesi, düşüncelerini ifade vetiresi, eserlerini muhasebe veçhesi, Cumhuriyet’i öncesi ve sonrasıyla kavrama vefasıdır.
Bizatihi dile getirdiği şu sözleri paha biçilemez değerdedir: Benim hayatta yegâne fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
Türklüğün medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyetinin, bundan sonraki inkişafı ile istikbalin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacağından şüphe duymuyordu. Devamında aynen dediği şuydu: Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, dileğim şudur: Beni hatırlayınız.
Elbette her zaman hatırlayacağız, her ortamda hatırlatacağız, bu azimkar iradeden hiç de vazgeçmeyeceğiz.
Milli Mücadele’nin Lideri, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 86’ıncı yıl dönümünde kemali hürmet ve sonsuz rahmetle anıyorum.
“Türk milleti hiçbir güç karşısında eğilmeyecektir”
Türk milleti, dün olduğu gibi bugün de, hiçbir güç karşısında eğilmeyecek, mütecaviz dayatmalara teslim olmayacak, mukadderatının onurundan ve müstakbelinin parlak ülkülerinden taviz vermeyecektir. İnancım ve güvencem odur ki, tarih boyunca birbirine eklemlenerek devam edegelen, en zorlu dönemlerde tıpkı bir yıldırım gibi tecessüm ve tezahür eden kahramanlar kuşağının hiçbir zaman arkası kesilmeyecektir.
Aziz milletimiz sinesinden volkan ağzı gibi fışkıran kahramanlarıyla tek yürek halinde istiklalini ve milli birlik iradesini titizlikle koruyacak, işgal ve ihanet hevesinde olanları mahvı perişan edecektir.
Bu vesileyle, Kurtuluş Savaşı’nın isimli isimsiz nice kahramanına, şehitlerimize, elleri öpülesi ceddimize de Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, aziz hatıraları önünde tazimle eğiliyorum.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “İYİ Parti grup toplantısında Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’ye makam odasına koyması gerekçesiyle atılan ipi aldık. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, ipi makam odasına astı” denildi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kula’nın sevilen simalarından olan MHP’nin 2009 yılı Belediye Başkan Adayı emekli Öğretmen Tahsin Akşit, geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti. Akşit’in ölüm haberi Kula’da büyük üzüntüye sebep oldu. Merhum Akşit’in cenazesi, 30 Eylül Pazartesi günü kılınacak cenaze namazının ardından Ayazören Mahalle Mezarlığı’nda defnedilecek. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısında konuştu. Bugünün sosyal ve ekonomik temelli ihtiyaç ve isteklerin aksine siyaset yapılamayacağını belirten MHP lideri Devlet Bahçeli, “Geleceğin tasarım ve planlamasını ihmal ederek de asla mevzi ve mesafe alamayız. Biz görevimizin farkındayız. Yapacaklarımızın da şuurundayız. Vizyonu yetişmeyenlerin nefeslerinin tükendiği yerde terk etmeleri, hatta farklı tesirlerin sonucu yılmaları, umutsuzluk ve yılgınlık çarkına kapılmaları bundan sonra da muhtemeldir. Ancak Milliyetçi Hareket Partisi’nin inanmış, irade göstermiş, ahlaki ve fikri olgunluğa erişmiş hiçbir mensubunun devşirilip yarı yolda devrilmesi artık söz konusu değildir. Türkiye’mizi hak ettiği gelişmişlik statüsüne mutlaka çıkarmalıyız. Türk milletini layık olduğu yüksek mevkie muhakkak ulaştırmalıyız. Bütün bunları yaparken siyaset önceliğimiz sınıflara, zümrelere, şahıslara hiçbir ayrıcalık tanımadan yalnızca milletimizin tamamını tarihi perspektif içinde kucaklayan ve onun devamını amaçlayan bir kavrayışla hareket etmektir” diye konuştu.
“Yeni yüzyılda Türkiye ekonomisini zincirlerinden kurtarmalıyız”
“Siyaset, medya ve ekonomi ilişkilerini demokratikleştirmeli” diye konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şunları söyledi:
“Türk devrinde insanımızın mutlu, müreffeh ve güvenli olacak bir dönemin kapılarını el birliğiyle, ortak değerler etrafında kenetlenerek açmalıyız. Sosyal ve ekonomik ihtiyaçlara köklü cevaplar hazırlayarak, Türk ve Türkiye Yüzyılı’na temel olacak kalıcı ve güçlü reformları peş peşe hayata geçirmeliyiz. Üreterek, yabancı sermayeyi özendirerek, tasarrufu artırarak, fiyat ve finansal istikrarı kurumsallaştırarak, ihracat ve yatırım seferberliğini teşvik ederek, bilhassa adil ve insani paylaşımı canlandırarak yeni yüzyılda Türkiye ekonomisini zincirlerinden kurtarmalıyız. Milletler mücadelesinin acımasız rekabetinde Türk milleti ortak paydasında buluşmalı, hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiç kimseyi yabana atmadan geçmişin muzaffer hatıralarını geleceğin ufkuyla eklemleştirmeliyiz. Bunu yapacak irade, inanç ve itibar Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nda mevcuttur.”
“Türkiye ve Türk milleti 2071’de cihan ve uzay hakimiyeti mefküresini Allah’ın izniyle başaracaktır”
Geleceğin süper gücünün Türkiye olduğunu söyleyen Bahçeli, “İstanbul’un fethinin 600’üncü yıl dönümü olan 2053’te bu ideal gerçekleşecektir. İstiklalin ve istikbalin güvencesi Cumhur İttifakı’dır ve varlığını kararlılıkla devam ettirecektir. Tarihte büyük devletler kurmuş ve bu potansiyeli defalarca göstermiş olan Türk milletinin bugün her evde, her ocakta, her ailede, her ana yüreğinde yaşattığı medeniyet kudreti, onu saklı durduğu yerden çıkaracak samimiyeti, marifeti ve cesareti beklemektedir. Beklenen o samimiyet, o marifet, o cesaret şükürler olsun ki, Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’nda tecessüm ve tecelli etmiştir. Gelen Türk asrıdır, Türkiye ve Türk milleti 2071’de cihan ve uzay hakimiyeti mefküresini Allah’ın izniyle başaracaktır. Zafer sabredenlerin ve inananlarındır” dedi.
“Yeni yüzyılın ilk seçimi tamamlanmış, seçimsiz geçecek 4 yılın önü açılmıştır”
31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimi’ne ilişkin değerlendirme yapan MHP lideri Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Türk milleti hükmünü vermiştir. Önümüzdeki beş yılın yerel yöneticileri seçilmiştir. Geldiğimiz bu aşamada, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 31 Mart seçimleriyle ilgili görüş ve değerlendirmeleri 3 madde halinde şunlardan müteşekkildir. 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinden yaklaşık 10 ay sonra milletimiz bu defa da yerel seçimler için sandık başına gitmiştir. Yeni yüzyılın ilk seçimi tamamlanmış, seçimsiz geçecek 4 yılın önü açılmıştır. Milletimizin hür iradesiyle verdiği demokratik karara saygılıyız, seçim sonuçlarının ülkemize, milletimize ve siyasi partilere hayırlı olması da temennimizdir. Yerel seçimlerin doğasıyla genel seçimlerin doğası elbet farklıdır. İkisini birbirine karıştırmak fahiş bir yanlıştır. Yerel seçimlerde özne ve öncelik adaylar olduğu halde, genel seçimlerde partilerdir, bununla mündemiç ülkenin ve uluslararası ilişkilerin bütününü kapsayacak program ve projeleridir. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra el değiştiren, birisinin çıkıp diğerinin indiği bir iktidar yapısı yoktur. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra rota değiştiren, hedeflerinden sapan, iddialarından cayan, yerinde sayan bir Türkiye yoktur, olması da mevzu konusu değildir. ‘Yerelde iktidar olduk’ diyenler hayal alemindedir. Türkiye’de iktidar tektir ve o da Cumhurbaşkanlığı Kabinesidir. Fazladan üç beş belediye başkanlığı kazanmakla yerel iktidar tantanası koparanların siyasetin nesnel gerçeklerine, milletin irade künhüne vakıf olmadıkları ayan beyan ortadadır.”
“Milli irade tam ve eksiksiz olarak sandığa yansımamıştır”
“Kendi partilerinde disiplini tesis edemeyenlerin, birlik ve beraberlik vasatını kaybedenlerin, üstelik hiçbir projeleri olmayanların, hasbelkader, konjonktürel sebeplerle ulaştıkları sonuçlara güvenip zafer nutukları atmaları sadece mizahi bir yanılgıdır” diye konuşan Bahçeli, şunları kaydetti:
“Şımarıklığın alemi hiç yoktur. Çünkü bugün şımaranların yarın milletten şamarı yemeleri mukadderdir. 31 Mart seçimlerine katılım oranı diğer seçimlerle mukayese edildiğinde çarpıcı şekilde düşüktür. Nitekim 31 Mart 2019 seçimlerinde yüzde 84,1 olan katılım oranı, 31 Mart 2024’te yüzde 78,11’e inmiştir. 31 Mart’ta yaklaşık 13 milyon 300 bin vatandaşımızın sandığa gitmediği anlaşılmaktadır. Bundan dolayı milli irade tam ve eksiksiz olarak sandığa yansımamıştır. CHP Genel Başkanı’nın ‘yüzde 25’lik cam tavanı çatlatma’ masalını anlatmasının dayanağı da budur. Tavanı çatlamış bir partinin ayağı yere basmayacaktır. Kaldı ki, tavanı çatlak olanın temeli çürüktür, ayakta kalması mucizelere bağlıdır. ‘Sokağın sesini duyduk, değişim sandığa yansıdı, sandık ittifakı işliyor, rehavet yok, şimdi icraat vakti’ diyerek böbürlenen, kendilerini dev aynasında gören DEM’lenmiş siyasi garabetlerin; ne bir dünya görüşü, ne de mütekamil bir fikir ve siyaset çizgisi vardır. Tesadüflerin ve tepkiselliklerin bileşkesinde elde edilen gelip geçici seçim başarısının nasıl ağır bir yüke dönüşeceğine her insanımız yakın bir vadede şahit olacaktır. Geçmişinden ibret almayanların geleceği de hüsrandır. 31 Mart seçimlerine tesir eden olgulardan birisi ekonomik sıkıntılar ve emeklilerimizin yaşadığı sorunlar, diğeri ise mahalli özellik ve şartlara muvafık adayların tespitindeki bazı açmazlardır. Parti olarak milletimizin mesajını aldık ve gerekli çalışmaları başlattık. Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’nın çok güçlü bir şekilde millete hizmet yolculuğunu sürdüreceğinden herkesin emin olması başlıca arzumdur. 31 Mart seçimlerinden sonra müfteriler yine boş durmadılar. Partimizin oy oranının düştüğünü, tabanımızın kaydığını, seçmen kaybettiğimizi, eridiğimizi, dibe çöktüğümüzü utanmadan, sıkılmadan, yüzleri kızarmadan yazanlar, söyleyenler, televizyon televizyon gezip boş keseden sallayanlar, ulu orta atıp tutanlar oldu. Hepsini takip ve not ettik. Kötürüm emel sahibi bu bay ve bayanların Milliyetçi Hareket Partisi’ni tanımadıklarını, tanısalar bile karalamak için her yola saptıklarını gayet iyi biliyoruz.”
“51 ili kapsamına alan il genel meclis seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisi’nin oy oranı yüzde 16,62’dir”
Yerel seçimlerde parti oylarının doğru ve sağlıklı anlaşılması için il genel meclisi seçim sonuçlarına bakılmasının kaçınılmaz bir mecburiyet olduğunu belirten Bahçeli, “51 ili kapsamına alan il genel meclis seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisi’nin oy oranı yüzde 16,62’dir. Hani nerede yüzde 5’in altına inen oy oranımız? Hani nerede zayıflayan seçmen desteğimiz? Hani nerede küçülen, kaybeden, tekleyen ve gerileyen Milliyetçi Hareket Partisi? 31 Mart seçimlerini işlerine geldiği gibi okuyanlar, keyfi olarak yorumlayanlar, ilkel ve ideolojik dürtülerle asıl bağlamından koparanlar zillettedir, ziyandadır, kalpleri de kaskatı kesilmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinden başarıyla çıkmıştır. Hiç kimse bu gerçeği karalamaya ve kapatmaya teşebbüs etmemelidir, zira buna güç yetiremeyecektir. Türk milleti sevdalılarına sahip çıkmıştır. Türk milleti geleceğini Cumhur İttifakı’nda görmüştür” şeklinde konuştu.
“Bölgesel bir savaşın patlak vermesi zincirleme felaketleri tetikleyecektir”
Rusya ile Ukrayna, İsrail ile Filistin arasındaki savaş ve çatışmaların önce ateşkes, sonra barış ve siyasi çözümle düğümlenmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, şunları aktardı:
“Kiev ile Moskova, İstanbul’da el sıkışmalı, üçüncü dünya savaşı senaryosunu tedavüle sokan, nükleer savaştan bahseden zalimlerin tezgahı boşa çıkartılmalıdır. Yeni bir dünya savaşı cinayettir, Allah muhafaza beşeriyetin sonunu hazırlayacaktır. Rusya ile NATO’yu çatıştırma, Fransa’nın Ukrayna’ya asker yollama ihtimalleri ateşe benzin dökmektir. Barış herkesin yararına, her ülke ve millet için hayat memat konusudur. İsrail ile İran arasındaki yoğunlaşan gerilimin, karşılıklı çatışma ve silaha sarılma tercihinin son bulması, Ortadoğu’ya barış, sağduyu ve sükünetin hakim olması dileğimizdir. Bölgesel bir savaşın patlak vermesi zincirleme felaketleri tetikleyecektir. Buna hiç kimsenin, hiçbir devletin hakkı yoktur. İsrail’in 1 Nisan’da İran’ın Şam diplomatik misyonunu hedef alması, İran’ın da 13 Nisan’ı 14 Nisan’a bağlayan gece yarısı 100 balistik füze, 30 seyir füzesi, 170 İHA ile misilleme de bulunması herkesin gözü önünde cereyan etmiştir. ABD ve Batı Avrupa ülkeleri İsrail’e destek vererek ikiyüzlü siyasetlerini teyit etmişlerdir. İran’ın, operasyonun başarıyla tamamlandığı açıklaması, dahası bu operasyonda fırlatılan füze ve uçurulan İHA’ların tamamıyla etkisiz hale getirilmesi, tek bir kişinin dahi burnunun kanamaması başka bir tartışma konusudur. Adeta Gazze katliamının perdelenmesi ve dikkatlerin farklı yöne çekilmesi için iki devletin ön planda olduğu bir tiyatro gösterisi sahnelenmiştir. İsrail’in Gazze’deki soykırım suçuna tahammül etmek, sabır göstermek, alttan almak hiçbir vicdan sahibinin yapacağı bir şey de değildir. Netanyahu canidir, istifa etmelidir, hesap vermelidir, barış yanlısı bir hükümet kurulmalıdır.”
“HDP’nin kapatma davası sonuçlanmalı, arkasından sıra DEM’e gelmeli”
“Tavsayan ve kasten uzatılan HDP’nin kapatma davası sonuçlanmalı” diye konuşan Bahçeli, “Arkasından sıra DEM’e gelmeli, nitekim bölücü partilerin kapısı kilitlenmeli, başka isimlerle açılmaları anayasal çerçevede engellenmelidir. İttifak sistemi gözden geçirilerek siyasi ve demokratik istikrarı zaafa uğratan ve uygulamada şahit olunan bazı çarpıklıklar ilerleyen süreçte giderilmelidir. Önümüzdeki sıcak gündemlerden birisi de sivil, demokratik ve kapsayıcı yeni anayasa hazırlığı olmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, 100 maddelik anayasa teklifiyle mezkur hazırlığa katkı vermek için samimi çağrısını yineleyerek herkesi sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etmektedir. Biz hazırız, darbe anayasasını rafa kaldırmanın sadece zaman, emek, sabır, sağduyu ve ahlaki uzlaşma gerektirdiğine inanıyoruz. Türkiye’nin tarihsel varlığı, Türk milletinin istikbal umudu sekteye uğratılmayacaktır. Milletimizin her talebi başımızın üstündedir, çözülmesi de acildir” ifadelerini kullandı. – ANKARA
]]>İYİ Parti yerel seçimler sonrası kurultay kararı aldı ve genel başkanlığa aday olan isimler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. İlk olarak İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Günay Kodaz aday olacağını açıkladı. Meral Akşener’in bugün gerçekleştirdiği ‘aday olmayacağım’ açıklamasından sonra İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu ve İYİ Parti Grup Başkanı Koray Aydın adaylığını açıkladı. İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Adayı Günay Kodaz yaşanan süreci ve genel başkanlık seçimi hakkında İhlas Haber Ajansına değerlendirmelerde bulundu.
“İYİ Parti’yi Meral Akşener’le birlikte milletin gözüne ve yönüne koyamayacağımızı, dolayısıyla aday olmamasını defalarca ifade ettim”
İYİ Parti’nin yerel seçimlerden 3.7 gibi çok düşük bir oy alarak çıkmasının İYİ Parti camiasında da, Türkiye’de İYİ Parti’ye gönül vermiş olan tüm insanlarda da ciddi bir hayal kırıklığı oluşturduğunu söyleyen Kodaz, “Meral hanımın bir daha aday olmaması gerektiğini, aday olursa akıbetinin Sayın Kılıçdaroğlu gibi olacağını, parti tabanından oy alamayacağını, Türk milletinin gözünden ve gönlünden düştüğünü, bizim ne kadar uğraşırsak uğraşalım tekrar İYİ Parti’yi Meral Akşener’le birlikte milletin gözüne ve yönüne koyamayacağımızı, dolayısıyla aday olmamasını defalarca ifade ettim. Bu sosyal medya hesaplarında da mevcuttur. Meral Akşener’in ilk yola çıktığında kendisiyle yola çıkan yol arkadaşlarındanım. O günün koşullarındaki Meral Akşener için biz Türk siyasetine demokrasiyi getireceğini, istişare kültürünü hakim kılacağını, Türk milliyetçilerini, yalnızca ülkücüleri değil, Türk milliyetçilerini makul bir noktada düşünen Türk vatandaşlarının oylarını alarak ülkede herkesi kucaklayarak, iktidar yapacağını düşünerek kendisine destek vermiştik. Sıfırdan başlayarak kendisini bir partinin Genel Başkanı haline getirdik ve İYİ Parti’yi de Türkiye gündemine taşıdık” ifadelerini kullandı.
“Meral Akşener’in 2015 yola çıktığım Meral Akşener olduğuna ben artık inanamıyorum”
Meral Akşener’in 2022’den itibaren sürekli yanlış ve hatalı kararlar verdiğini söyleyen Kodaz, “Sayın Meral Akşener’in 2015’te yola çıktığım Meral Akşener olduğuna ben artık inanamıyorum ve çok şaşkınlıkla izliyorum. Verdiği kararlara bunu nasıl verdi diye hayretler içerisinde takip etmekle yetiniyorum, kahroluyorum. Dolayısıyla Meral hanım kendi açısından kendi siyasete son verme noktasındaki akıbeti açısından çok doğru bir karar vermiş oldu. İYİ Parti içinde doğru bir karar vermiş oldu. Çünkü sayın Akşener ile İYİ Parti artık bundan sonra bir adım öteye taşınmaz” diye konuştu.
“Mühim olan İYİ Parti’de bir adım daha yukarıya taşımaktır”
Müsavat Dervişoğlu’nun adaylığı hakkında da konuşan Kodaz, “Biz demokrasiye gönül vermiş insanlarız ve çok ciddi bir demokrasi mücadelesinden sonra İYİ Parti’yi kurduk ve bu süreç içerisinde de sayın Müsavat Dervişoğlu, ben diğer aday arkadaşlarımızdan birçoğu emek vererek yol yürümüş insanlarız ve hikayemizi bilen hikayenin yazılmasına da katkısı olan insanlarız. Sayın Müsavat Dervişoğlu’na başarılar diliyorum. Bundan sonra çıkacak bütün adaylarımıza başarılar diliyorum. Mühim olan İYİ Parti’de bir adım daha yukarıya taşımaktır” ifadelerine yer verdi.
“Hiç kimsenin ‘hatalı davranıyorsunuz’ diye net bir tavır almayıp, bugün aday olmalarını da Türk milletinin takdirine bırakıyorum”
Daha önce Meral Akşener’in yanışlarının kimse tarafından dile getirilmediğini bunu sadece kendisinin yaptığını söyleyen Günay Kodaz, “Meral Akşener ‘ben aday değilim’ dedikten sonra herkes adayı çıkabilir. Sokaktaki herhangi bir İYİ Partili üye gelip ‘ben adayım’ diyebilir. Mühim olan bu süreçten önceki bu kadar hata yapıldığında hiç kimsenin hatasını dışa vurmayıp, hiç kimsenin hatasını kendisine hatırlatmayıp, hiç kimsenin ‘hatalı davranıyorsunuz’ diye net bir tavır almayıp, bugün aday olmalarını da Türk milletinin takdirine bırakıyorum” dedi.
“İYİ Parti’nin içerisindeki herkesi alıp Milliyetçi Hareket Partisi’ne taşımanız imkansızdır”
İlerleyen süreçte Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak bir yola girmenin ya da birleşmenin mümkün olmadığını dile getiren Kodaz, “Milliyetçi Hareket Partisi’nde 11 yıl siyaset yaptıktan sonra sayın Akşener’le beraber buraya geldik. İYİ Parti’nin tabanı ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin tabanının belirli bir kesimi birbirine geçirgenlik arz etmekte ise de İYİ Parti’nin içerisindeki herkesi alıp Milliyetçi Hareket Partisi’ne taşımanız imkansızdır. Bunu hayal eden arkadaşlarımız da bunu değerlendirmek zorundadır. Bunu belki birçok ülkücü, birçok Türk milliyetçisi, birçok Milliyetçi Hareket Partisi’nden ayrılarak gelip bu partiyi kuranın ciddi bir hayali olabilir ama gerçekliğinin çok iyi araştırılması gereken bir husus olduğunu, kendilerinin ayrı bir siyasi oluşum ve parti olarak kaldığını, bizlerin ayrı bir parti kurduğunu, seçmen tabanımızın geçirgenlik arz etmesine rağmen çok farklılıklar arz ettiğini, İYİ Parti’yi Milliyetçi Hareket Partisi’yle birleştirmenin Türk siyasetinde iktidar alternatifi olmanın önünü açmayacağını, İYİ Parti’nin tek başına yürüyerek her kesimden oy alarak iktidar olmak için çaba harcamaya devam etmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. – ANKARA
]]>