CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Habertürk’te gazeteci Esra Toptaş ve Fevzi Çakır’ın konuğu oldu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi hakkında konuştu.
Özel, şunları söyledi:
“Şüphesiz yeni bir dönem başladı. Atanmayan öğretmenler, mülakat mağdurları ve müfredatın böyle hızla değiştirilmesine itiraz eden herkesi 18 Mayıs’ta yani Gençlik Bayramı’ndan bir gün önce İstanbul’da Saraçhane Meydanı’nda bir büyük mitinge davet ettik. 26 Mayıs günü de Ankara’da Emeklilerle Tandoğan Meydanı’nda 10 bin liralık en düşük emekli maaşına isyan edeceğimiz ve tüm emekli maaşlarında iyileştirme için kamuoyunun dikkatini çekeceğimiz bir mitingi duyurduk. Bu tip mitingler, bu tip tematik mitingler sürecek. CHP hem seçim zamanında şunu söyledi; ‘halkın gündeminde olmayan hiçbir gündemin peşine takılmayacağız’ dedi. Seçimden sonra da ‘mağdurların mutlaka sesini duyacağız diye söz vermiştik. Bunlar emeklilerdir, asgari ücrete mesela zam yapılmaması gündemde ve asgari ücret hızla eriyor enflasyon karşısında, onlarla ilgili de haziran ayının ilk haftası içinde bir büyük miting yapacağız. Yani şu günden bir ay sonraya kadar üç büyük kitlesel miting yapılmış olacak ve devamı da gelecek bunların. Bugüne kadar sesini duyurmayan, sessizce kendi ıstırabı çekmek zorunda kalan insanların sesi olacağız. Sesini duyuracağız. Mücadeleyi sürdüreceğiz. Ama bu mücadele sadece miting meydanında ya da sadece örneğin TBMM’nin kürsüsünde mücadele etmekle olmuyor. Bunun bir de müzakere tarafı var. O tarafı da eksik bırakmamak önemli.
“YUMUŞAMA LAFINI DOĞRU BULMUYORUM”
Siyaset sadece münakaşa yapılacak bir kurum değildir. Küslük kaldıracak bir kurum değil. Bu çünkü siyaset konuşularak yapılır. Ama yumuşama lafını hiç doğru bulmuyorum. Defalarca da söyledim, normalleşme. Normali bu. Geçen gün Sayın Bahçeli’yi ziyaret ettim. Randevu istedim bir gün içinde verdi. 7 yıl sonra ilk temas diye bütün gazeteler yazmış. Böyle bir şey olmaz. ‘7 yıl sonra ilk temas ya da işte 22 yılda ikinci kez bir araya geldiler.’ Bunlar doğru değil. Biz yanlış gördüğümüze yanlış diyeceğiz, doğru gördüğümüze doğru diyeceğiz. Müzakereyi yapacağız. İsteklerimizi sıralayacağız. Yerine gelirse teşekkür edeceğiz yerine gelmezse tepki göstereceğiz, mücadele edeceğiz. Bu kadar basit. Gerçek demokrasilerde el sıkışmayan parti liderleri olmaz. Kısa süreli tansiyonlar olur. Bunu sürdürenleri zaten siyaset eler gider. Ayrıca 1977-1980 arası Adalet Partisi ve CHP’nin genel başkanları sıkışmıyordu. Darbeciler el ovuşturdular onları sıkışmayınca. Bunu görmek lazım.
“ERDOĞAN, ‘GENEL BAŞKANA BRİFİNG VERİLSİN’ TALİMATI VERDİ”
Sayın Cumhurbaşkanı’yla yaptığımız görüşmede yaptığım dış temaslar hakkında bilgiler verdim. Bir dosya sundum. Filistin için sol ve sosyalist partilere yazdığım mektuplar, SPD konuşmam, Türkçeleri sayın Cumhurbaşkanına verdiğim dosyalarda var. Ayrıca dedim ki; ‘bir devlet geleneğini terkettik son 20 yılda. Benim yurt dışına gitmeden önce Dışişleri Bakanlığı’ndan brifing almam lazım. O ülkeyle ilişkilerim nasıl, sorunlarımız nasıl, iş birliklerimiz de noktada, önümüzdeki fırsatlar riskler ne ve aslında benden ne beklersiniz? Üzerinde mutabık olmadığım bir konu varsa o zaman ayrı düşündüğümü söylerim. Ama yüzde 85 Türkiye’nin dış politikasında benzer müştereklerde birleşiyor olmamız lazım. Eskisi gibi sürekli bilgilendirme de yapılmıyor. Gideceğimiz ülkeyle ilişkiler konusunda bize brifing vermelisiniz. ve dönüşte de bizim bilgi vermemiz lazım.’ Bunları Sayın Cumhurbaşkanına bunları söyledim. Burada pozitif yaklaşıp bir talimat verdiği için bunu söyleyeceğim. Kendisi dedi ki; ‘Bu konularda hatta daha da genişletti, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanlarımız, Sayın Başkan ihtiyaç duyduğunda brifing versinler ve bu temaslar sağlasın.’ Biz diğer bakanlarla da bizim genel başkan yardımcılarımızın iletişiminin faydalı olacağını söyledik. Bu konuda da bir talimat vereceğini söyledi. Bu önemli bir adımdı.
“‘OTURMA DÜZENİ BİZİM AÇIMIZDAN SORUNLUDUR, TELAFİSİ GEREKİR’ DEDİM”
Cumhurbaşkanı’yla görüşmeye gittiğimizde odaya girdiğimde karşılıklı oturma düzeni beklerken üç koltuk vardı. Şaşırdım, burada denge nasıl sağlanacak diye. Hemen fark ettim. Oturma düzeni önemli bir şey, önceden de konuşmuştuk. Sayın büyükelçimiz, Sayın Hasan Doğan’la görüştüğünde oturma düzeninin her iki tarafın eşit şartlarda oturacağı düzen olmasını temin edeceklerini taahhüt etmişti. Girdiğimizde ona uygun düzen yoktu. İlk anda kameralar önünde sorun edip, gerginlik yaşanıyor görüntüsünü vermek istemedim. Biz üç yerde randevu talep ettik: Çankaya Köşkü, TBMM ve AK Parti Genel Merkezi ancak Beştepe’de verilseydi, oraya da giderdik ama orada zorluklarımız olduğunu söyledim. Bunun için Hasan Bey de emek sarfetti. ‘Oturma düzeni bizim açımızdan sorunludur, telafisi gerekir’ dedim. Sayın Cumhurbaşkanı da AK Parti kaynakları da doğruladı, o yüzden söylüyorum; kendisi ‘Biz de bir iadeiziyarette bulunalım, CHP Genel Merkezi’ne olur mu’ dedi. Ben de ‘Gayet isabetli olur, memnun oluruz’ dedim.
“SİYASETÇİ ELEŞTİRİYE AÇIK OLACAK”
Taha Hüseyin Karagöz, Yeni Şafak’ta çalışırken bana bir yolla ulaştı. ‘Ben TV Net’te program yapıyorum ‘Zor Sorular’ diye, sizin Meclis’te performansınızı görüyorum, benim zor sorularıma cevap vermek istemezsiniz’ gibi bir mesajla programına davet etmişti. Nezaketli dille söylemişti. Ben de ‘tamam’ deyip gitmiştim. Kamuoyunda çok tartışılan konuyu sert üslupla soruyor. Karşı mahallede programın bizim tezlerimiz açısından faydası olmuş. Meclis’te geldi, evleniyormuş. ‘Birçok yere dağıttım, şeref verirsiniz’ dedi, davetiye verdi. Siyasetçi eleştiriye açık olacak. Bütün eleştiriler başım üstüne. Kızıp da bir şey demem. Yeni dönemin ruhu başka bir şey. Buna belki içinden rahatsız olup, kamuoyundaki büyük destek üzerine bir şey demeyen, mahalle kavgasının yaralarını unutmayan, haklı da olabilecek kadar bazı arkadaşların tepki gösteriyor olmasını anlıyorum. Eleştirileri anlıyorum, buradaki pozisyonum eleştiren arkadaşlar gibi değil. AK Partili kalemlerle sıkı fıkı oluyorum diye bir şey yok. Hayatımda kimsenin elini havada bırakmadım. Kapıma gelen, randevu isteyen birisine ‘hadi kardeşim git’ diye bir şey olmaz.
“CHP’NİN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNÜ, OKYANUSU GEÇECEK İKEN DEREDE BOĞULMASINA KİMSEYE İZİN VERMEYECEĞİZ”
İlk önce Balıkesir’de belediye başkanımız, 6 ay boyunca kendisine yardımcı olduğu gerekçesiyle milletvekilinin ağabeyini danışman atadı. Telefon açtık, istifa etti. Dün Bursa’yla konuştum, net olarak mesajımızı verdik. İstifa ettirdiler. Adana’dan haber geldi, çözülecek. Eş, dost kayırmacılığı CHP’nin yapacağı bir şey değil. AK Parti’de bunun olmadığı belediye yoktu, normal karşılıyorlardı. Biz bunu eleştirdik. Adalet ve Kalkınma Partisi koyu gri, bir nokta koysan kolay görünmüyor; CHP bembeyaz, dokunduğun yerde sırıtıyor. Kurşun kalemle kimsenin dokunmasına izin vermem. CHP belediyelerinde eşgüdüm, eğitim ve denetim departmanı kuruyoruz, başında Yılmaz Büyükerşen var. Denetimin altında 20 Sayıştaycı, onun yanında mülkiye müfettişleri, önceki dönem milletvekilleri. Bundan sonraki dönemde CHP’nin iktidar yürüyüşünü, okyanusu geçecek iken derede boğulmasına kimseye izin vermeyeceğiz.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Keçiören’de; “Ankara’nın çeşitli yerlerine bizi terörle ilinti yapan afişler asıyorlar. Sahte ve korsan afişler asıyorlar. Bunlardan ümit bağlıyorlar. Geçen seçim bunu yaptınız tutmadı. Bizi teröristle itham ediyorsunuz. Biz İstiklal Marşı’mızdan gurur duyarız. İstiklal Marşı’mızdan, bayrağımızdan hazetmeyenlerle asla yan yana gelmeyiz. Siz çok tecrübelisiniz. Eğer seçim için böyle bir ümidiniz varsa bu akşam televizyonlara bebek katilinin kardeşini çıkarın onun da mektubunu okutun bakalım ne olacak? Alışkın bunlar. Kendileri terör örgütüyle aynı düşünen Hizbullah’ın uzantılarına sesi çıkmaz. Var mı HÜDAPAR’ın Ankara’da adayı? Sayın Altınok’a destek olmak için ağızlarını açmadılar aday çıkartmadılar. Bir tek kelime söylediğini duydunuz mu? Bunlar iki yüzlü” dedi.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile birlikte Keçiören’de ‘Büyük Miting’ düzenledi. Yavaş, burada şöyle konuştu:
“ANKARA’DA FARK 20 Mİ 25 Mİ OLACAK BU TARTIŞILIYOR”
“Aşağı yukarı kampanyanın başladığından beri bugüne kadar 44 tane açılış, miting yaptık. İftarları saymıyoruz. Gündeme iki üç iftara gitmek suretiyle epey bir vatandaşımızla hemşehrimizle de yan yana gelme fırsatı bulduk. Sağ olsun gönüllülerimiz, ilçe teşkilatlarımız hepsi çalıştı. Bizler beş yılda yaptıklarımızı meramımızı anlattık. Beş yıldır nasıl bir belediyecilik yaptığımızı anlattık. ve son güne geldik. Anketleri görüyorsunuz. Artık Ankara konuşulmuyor. Fark 20 mi 25 mi olacak bu tartışılıyor. Bunlar eğer bu hale geldiyse bu sizin sayenizde onun için öncelikle emek veren herkese sonsuz minnettarım çok teşekkür ediyorum.
“BİR TANE SAYIN CUMHURBAŞKANI’YLA YAPTIKLARI MİTİNGTEN BAŞKA HERHANGİ BİR ANKARA’NIN İLÇESİNDE MİTİNG YAPABİLDİKLERİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? HALKIN KARŞISINA ÇIKACAK YÜZLERİ YOK”
Ankara halkı beş yıllık belediyeciliğimizi onaylayacak. Başından beri şunu yaptı yapmadı, bunu yaptı bunu yapmadı ancak boş boş konuştular. Çünkü onlar gerçek belediyeciliğin ne olduğunu bilmiyorlar. Belediyecilik insanların yaşadığı yerde mutlu olmasıdır. Belediye başkanı da yaptığı hizmetlerle insanların gönlüne giriyorsa başarılıdır. Eğer siz insanların gönlüne giremiyorsanız arkanıza kimi alırsa alsın boş. Biz bugün 45. mitingimizi yapıyoruz. Bir tane Sayın Cumhurbaşkanı’yla yaptıkları mitingden başka herhangi bir Ankara’nın ilçesinde miting yapabildiklerini gördünüz mü? Yapamazlar. Halkın karşınıza çıkacak yüzleri yok. Anlatacakları bir şey yok. Çünkü siz beş yıldır son beş yıldır Keçiören’in Belediye Başkanısınız benim yaptıklarımı taklit edin, şunu yapacağım ben bir fazla yapacağım demenin karşılığı yok. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Keşke bu insanların mağduriyetini görüp Ankara’daya en azından Keçiörenlilere siz de Keçiören Belediyesi olarak destek olsaydınız. Onu da yalan söylemişsiniz. Ben et dağıtmıyorum but dağıtıyorum diyorsunuz. Ocak ayında iki kişi kasım ayında 11 kişiye verdiğini görüyorum. Sizin öyle bir derdiniz yok ki. Yaptığınız betonları eser diye yutturup Ankara halkından aldığınız bu paraları kalkıp betona döküp ondan sonra eser yaptığını düşünüyorsunuz. Eser belediye başkanı halkın gönlüne girdiğinde eserdir. Onun gerisi boştur. İçinde insan olmayan hiçbir şeye bir beş kuruş para yatırmadık. ve şimdi diyor ki iş İstanbul’daki 2 bin 500 lira verecekmiş emeklilere. Ankara’daki beş bin verecekmiş. Bunu niye Cumhurbaşkanı’na anlatmıyorsunuz? Niye Cumhurbaşkanı’na emeklilerin durumu söylemiyorsunuz?
“EĞER SEÇİM İÇİN BÖYLE BİR ÜMİDİNİZ VARSA BU AKŞAM TELEVİZYONLARA BEBEK KATİLİNİN KARDEŞİNİ ÇIKARIN ONUN DA MEKTUBUNU OKUTUN BAKALIM NE OLACAK?”
Peki bu sonuç nereden ortaya çıktı? Bu kadar fark nereden ortaya çıkıyor? Siz şeffaf değilsiniz. Siz halka yalan söylediniz. Mal beyanınızı tam açıklamadınız. Servetinizi tam açıklamadınız. ve dolayısıyla halk inşallah bu yalanlarınızın cevabını sandıkta verecek. Şimdi bunları en iyi yaptığı iş, hangi ilçe belediyesine giderseniz gidin belediye başkanı adayının sözü şöyle başlıyor; hakkımızda şöyle şöyle karalamalar yapılıyor diye. Ben de aldım elime mikrofonu bunlar zaten düzgün siyaset yapamaz ki. İşleri güçleri aynı düzen devam etsin diye karşısındakini karalarlar, takmayın. Artık vatandaşın buna inanacak bir şeyi kalmaz dedim. Öyle mi? İftira siyaseti karalama siyaseti. Artık inşallah bunun da fayda etmediğini görecekler. Bugün Ankara’nın çeşitli yerlerine bizi terörle ilinti yapan afişler asıyorlar. Sahte ve korsan afişler asıyorlar. Bunlardan ümit bağlıyorlar. Beni iyi dinleyin; bunlardan ümit bağlamayın. Geçen seçim bunu yaptınız tutmadı, Ekrem Bey’in seçiminde yaptınız orada tutmadı. Fakat bu işleri yeniliyorsunuz. Bizi teröristle itham ediyorsunuz. 45 mitingimizin hepsi şehitlerimize saygı ve İstiklal Marşı’nı okuyarak başladı. Biz İstiklal Marşı’mızdan gurur duyarız. İstiklal Marşı’mızdan, bayrağımızdan hazzetmeyenlerle asla yan yana gelmeyiz. Bunu söylememize dahi gerek yok. Ama bir şey söyleyeyim. Siz çok tecrübelisiniz. Eğer seçim için böyle bir ümidiniz varsa bu akşam televizyonlara bebek katilinin kardeşini çıkarın onun da mektubunu okutun bakalım ne olacak? Alışkın bunlar.
“VAR MI HÜDAPAR’IN ANKARA’DA ADAYI? SAYIN ALTINOK’A DESTEK OLMAK İÇİN AĞIZLARINI AÇMADILAR ADAY ÇIKARTMADILAR. BUNLAR İKİ YÜZLÜ”
Kendileri terör örgütüyle aynı düşünen Hizbullah’ın uzantılarına sesi çıkmaz. Var mı HÜDAPAR’ın Ankara’da adayı? Sayın Altınok’a destek olmak için ağızlarını açmadılar aday çıkartmadılar. Bir tek kelime söylediğini duydunuz mu? Bunlar iki yüzlü. Çünkü bunlar aynı düzenin devam etmesini istiyorlar. Ama bu düzen devam etmeyecek. Ankara’da servet kaybedecek halk kazanacak. Beton kaybedecek yeşil kazanacak. Çirkinlik bitecek güzellik kazanacak. Ayrımcılık gidecek, kardeşlik kazanacak inşallah.
“BURADAKİ BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARIMIZ ELİNE, BELİNE, DİLİNE SAHİP OLMAYAN, İFTİRA ATAN BELEDİYE BAŞKANLARINI SANDIĞA GÖMECEKLER”
Ankara bunların adı proje adı altında yaptıkları ANKAPARK benzeri projelerin proje olmadığını çöp proje olduğunu gördü. Gerçek projeler, bizim projelerimizdi. Yaptığımız asfaltları, kaldırımları belediyecilik saymadık, açılış bile yapmadık. İçinde insana faydası olmayan hiçbir şeye bu halkın tertemiz parasının beş kuruşunu dahi yatırmayız. ve şimdi Ankara’da inşallah 25 beldenin üzerinden yeniden sosyal belediyecilik, yeniden halkçı belediyecilik, yeniden vatandaşı önceleyen belediyecilik anlayışı inşallah hakim olacak. ve inşallah bu seçim dönemi sayesinde artık Mansur Yavaş Belediyeciliği hepsi öğrendiler, hepsi örnek almaya taklit etmeye başladılar ama aslı varken taklidin hiçbirisini önemi yoktur.
Gerçekten buradaki belediye başkan adaylarımız destansı çalışmalar yaptılar. Vatandaşa ulaştılar. Eline, beline, diline sahip olan belediye başkanlarını bir araya getirecekler. Eline, beline, diline sahip olmayan iftira atan belediye başkanlarını da sandığın dibine gömecekler, siyasi hayatlarına son verdirecekler.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Sultanbeyli Kent Meydanı’nda düzenlediği mitingdeki konuşmasında, dün Bursa mitinginde 85 bin, Kocaeli’de ise 90 bin kişinin olduğunu söyledi.
Bu millete aşık olduğunu belirten Erdoğan, “Seçim dönemlerinin dışında da toplu açılış ve benzeri programlarla aynı şekilde milletimizle hasret gideriyoruz. Türkiye’de Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız döneminde bizim kadar çok il gezisi yapan, program gerçekleştiren siyasetçi bulamazsınız. Çünkü bizim gıdamız, beslenme ve motivasyon kaynağımız milletimizin sevgisi, coşkusu, kalpten kopup gelen duasıdır.” ifadelerini kullandı.
“Biz milletimize gitmekle yorulmuyoruz tam tersine adeta şarj oluyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, halksız halkçılık, insansız hümanistlik, yeşilsiz çevrecilik peşinde koşanların, milletle aralarındaki bu deruni muhabbeti anlayamadığını kaydederek, “Biz milletimize gitmekle yorulmuyoruz tam tersine adeta şarj oluyoruz. Şehre ayak bastığımız andan itibaren ayrıldığımız vakte kadar yolda, parkta, evinin balkonunda, iş yerinin önünde, miting meydanında gördüğümüz her vatandaşımızla aramızda bir gönül köprüsü kurulur. Tek dünya kelamını etmesek de biz o gönül köprüsü vasıtasıyla insanımızın derdini anlarız, sevincine de ortak oluruz, heyecanını paylaşırız.” diye konuştu.
Tüm mitinglerinde açık yüreklilikle ifade ettiği bir hususu tekrarlamak istediğini belirten Erdoğan, tüm dünya gibi kendilerinin de sorunu olan enflasyonun yol açtığı sıkıntıların farkında olduklarını dile getirdi.
“Komşumuz hangi ilçe?” sorusunu yönelten Erdoğan, “Sancaktepe.” cevabı üzerine, “Sultanbeyli, Sancaktepe’yle el ele çalışmaya var mıyız?” diye sordu. Mitingdekilerin “Evet.” demesi üzerine Erdoğan, “Çünkü, Sancaktepe’yi kaybedemeyiz. Orayı da alacağız. Tamam. Aynen yola beraber devam edeceğiz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu bankalarının emeklilere yönelik promosyon ödemeleriyle ilgili, “Özellikle, dünden itibaren kamu bankalarımız başvuran emeklilerimizin yeni banka promosyonunu biliyorsunuz, ödüyor. Sizler de 2 Nisan’dan itibaren bunu alma imkanına sahipsiniz ve bu emeklilerimiz için önemli bir kaynak olacak.” diye konuştu.
“Çöp, çukur, çamur… Bu ne demek, CHP”
Mitingde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması sırasında, “Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik” başlıklı video gösterildi.
Ümraniye’de, 28 Nisan 1993’te meydana gelen çöp patlamasına dair görüntülerin gösterildiği esnada Erdoğan, “Pisliği görüyorsunuz değil mi? Bunun adı ne biliyor musunuz? Çöp, çukur, çamur… Bu ne demek, CHP.” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanı seçildiği zamana dair görüntülerin gösterildiği sırada miting alanındakilere, “Sancaktepe’yi unutmuyorsunuz. Tamam.” diye de seslendi.
İstanbul’da hayata geçirilen projelerin gösterildiği esnada Erdoğan, “Marmaray’ı kim yaptı? Avrasya Tüneli’ni kim yaptı? Peki bu beyler ne yaptı?” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentteki toplu taşıma ve trafikle ilgili görüntülerin gösterildiği sırada ise “Tam yol ileri.’ diyor ya tam gaz geri.” dedi.
Videonun ardından konuşan Erdoğan, “Allah’ın izniyle biz bunlara çok daha fazlasını ekleyeceğiz. Cumhurbaşkanınız olarak ben grup yönetimiyle birlikte hızla İstanbul’umuza çok daha büyük hizmetleri inşallah gerçekleştireceğiz. Hiç endişeniz olmasın. Biz belediye başkanlığımızda bu sınavı verdik. Başbakanlığımızda bu sınavı verdik. Cumhurbaşkanlığımızda 2014’ten bu yana yine bu sınavı verdik, veriyoruz. Bizim şu anda tecrübemiz bu iş için zaten yeterli. Hiçbir zaman biz aşk ile çalıştığımız ülkemizde geri dönüş olmayacak.” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli’nin 31 Mart’ta yine rekor oy oranlarıyla eser ve hizmet yolculuğunun en başında yer alacağına inandığını ifade etti.
“Bu iş, beceri, kabiliyet işidir”
Büyükşehirde Murat Kurum’u, Sultanbeyli’de Ali Tombaş’ı vatandaşlara emanet ettiğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Şimdi kardeşlerimi sizlere emanet ederken diyorum ki Allah razı olsun. Büyükşehirde de Sultanbeyli’de de emanetimi kabullendiniz mi? Fakat pazar gününe kadar durmak yok, durmak yok, durmak yok. İnşallah pazar akşamı Ankara’dan Sultanbeyli’nin durumunu takip edeceğim. Bu sonradan hani ortaya çıkanlar falan var, biliyorsunuz. Bunlara asla yüz vermiyoruz değil mi? Çünkü bu iş beceri işidir, bu iş kabiliyet işidir. Biz Murat Kurum’u bir kenardan bulup da getirmedik. Önce bakanlıkları var mı? Bakanlıklarının dışında bu süreç içerisinde adımları var mı? Dolayısıyla diğerlerinin kabiliyeti ne? Onlar kayağa gitsin, başka işleri yok.”
Konuşmasının ardından AK Parti’nin Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Ali Tombaş’ı sahneye çağırıp katılımcılara takdim eden Erdoğan, “Ali Tombaş, inşallah Sultanbeyli’nin kaptanı olacak.” dedi.
Miting alanında Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum, Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin, AK Parti Sultanbeyli İlçe Başkanvekili Ayhan Uşdi, Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Ali Tombaş da birer konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe de mitingde yer aldı.
(Bitti)
]]>Karşıyaka Spor Kulübü taraftarları bir ilke imza atarak 2015 yılında yeni stadyum projesi yapmak için yıkılan eski Karşıyaka İlçe Stadı’nın yeniden yapılması için miting düzenledi. Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, “10 yıl önce yıkıldı ve artık biz stadyumumuzu geri istiyoruz” dedi. Mitinge katılan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay da bakanlığın stadı yapmaması halinde belediye olarak yapmaya hazır olduklarını söyledi.
İzmir’in 112 yaşındaki en köklü spor kulübü olan Karşıyaka Spor Kulübü camiası, yönetim, sporcular ve binlerce taraftar birleşip, senelerdir yapımı beklenen yeni stadyum için Türkiye’nin ilk taraftar mitingini düzenledi. 2015 yılında yeni stadyum projesi kapsamında yıkılan eski Karşıyaka İlçe Stadı’nın atıl kalan arazisinde gerçekleştirilen mitinge, yeşil-kırmızılı yönetim, Karşıyaka Futbol Takımı Teknik Direktörü Erkan Sözeri, A Takım ve altyapıların sporcularının yanı sıra siyasilerden de destek geldi. Mitinge, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, AKP Karşıyaka Belediye Başkan Adayı İsmail Çiftçioğlu da destek verdi.
“İZMİR’İN ÖNDE GELENLERİ BİZE DESTEK OLMALI VE KARŞIYAKA STADYUMUNU GERİ ALMALI”
Mitingde konuşma yapan Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, “Taraftarımızın bu hafta başı yaktığı ateşe biz de Karşıyaka Spor Kulübü yönetimi, Divan Kurulu ve Danışma Kurulu olarak eşlik ettik. Sonucu da şu anda gördüğüm kadarıyla muhteşem oldu. Karşıyaka Spor Kulübü her şeyden önce bir eğitim öğretim kurumudur. Yıllarca birçok gence spor hayatıyla beraber kötü alışkanlıklara bulaşmadan büyüme imkanı sağlamıştır. Birçok milli ve değerli sporcu yetişmesini sağlamıştır. Burası da bizim okul binamızdır. 10 yıl önce burası bir sebepten dolayı yıkıldı ve biz artık stadyumumuzu geri istiyoruz. İzmir’in önde gelenleri bize destek olmalı ve Karşıyaka stadyumunu geri almalı. Sizlere de bunun için büyük bir iş düşüyor. Hep beraber bunu başaracağız” dedi.
“YILLARCA EMEK VERDİĞİMİZ TER DÖKTÜĞÜMÜZ VE RUHUMUZU VERDİĞİMİZ BU ALANI GERİ İSTİYORUZ”
Karşıyaka Voleybol Takım Kaptanı Selen Naz Kıran da “Yıllarca emek verdiğimiz ter döktüğümüz ve ruhumuzu verdiğimiz bu alanı geri istiyoruz. Sadece bir spor tesisi değil; aynı zamanda topluluk merkezi olacak stadyumumuz için yetkililerden bir adım bekliyoruz. Karşıyaka Spor Kulübü olarak artık yeter diyoruz. Yıllardır bekledik, umut ettik ancak sonuç alamadık. İnşaatın bir an önce başlatılması ve stadyumun yeniden yapılarak eski günlerdeki gibi sporun, toplumun hizmetine sunulması için gerekli adımların atılmasını talep ediyoruz. Artık sessiz kalmayacağız. Sesimizi duyurmak için birlik olacağız ve hak ettiğimiz tesisi geri alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
“BİZE YILLARDIR VERİLEN SÖZLERİN TUTULMASINI İSTİYORUZ”
Karşıyaka’da doğup büyüdüğünü ve bu kulübün altyapısında yetiştiğini dile getirerek söze başlayan Basketbol oyuncusu Mert Celep ise “Artık bize yıllardır verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. En kısa zamanda bize verilen sözlerin tutulmasını ve stadın yapımına başlamasını istiyoruz” dedi.
“KARŞIYAKA STADINI İSTİYOR”
Karşıyaka Spor Kulübü Kaptanı Haydar Yılmaz da “Karşıyaka’nın bu stada çok ihtiyacı var. Bu haklı bir isyan ve haklı bir direniştir. Karşıyaka stadını istiyor. Hep birlikte bunu başaracağız” dedi.
“KARŞIYAKA’YA YAPILAN HAKSIZLIĞI YAŞADIK”
Mitinge katılarak destek veren CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ise mitingin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Tugay, şunları söyledi:
“Seçime üç gün var ve Karşıyaka taraftarı bu dönemde madem bu konular siyasetle ilişkilendiriliyor, seçim öncesinde stadı yapma sorumluluğu kimdeyse onun söz vermesini isteyerek bu mitingi düzenledi. Ben de burada bulunmak istedim, bulundum. Aslında hep beraber bir üzüntüyü yaşadık. Karşıyaka’ya yapılan haksızlığı yaşadık tekrar. Ben göreve geldiğim, aday olduğum günden beri 5 yılı geçen bir süredir stadın eski yerinde bir an önce yapılması için çaba gösteriyorum ve benim üzerime düşen neyse bunu yapmaya hazır olduğumu söyledim. Belediyeden hiçbir beklenti yoktu. Sadece bir encümen kararı vardı bekleyen onu hemen aldık bir hafta içerisinde. Daha sonra stadın yapımıyla ilgili hiçbir engel olmadığı halde yani engel olunuyor söylemleriyle beraber beklemeye devam edildi. Bunun üzerine eski Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu’na Sayın Hamza Dağ’ın eşliğinde ve o dönem kulüp başkanı olan Turgay Büyükkarcı ile beraber gittik ve kendisine şu soruyu sordum. Dedim ki ‘Stadın yapılmasıyla ilgili şu anda hiçbir engel yok. Biz de üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Stadı yapmayı düşünüyor musunuz? Ne zaman başlamayı düşünüyorsunuz?’ Bakan o zaman ‘Bizim bu stat için ayıracak kaynağımız yok. Dolayısıyla şu an için yapmayı düşünmüyoruz’ cevabını verdi. Stadın yapımının Karşıyaka için çok önemli olduğunu bu nedenle yapılması için benim büyükşehir belediyesiyle konuşacağımı ve onlardan yapımını isteyeceğimi söyledim. Buna sözlü olarak tamam öyle olsun dediler. Büyükşehir Belediye Başkanımızla o zaman konuştuğumuzda o da onayladı. Kulüp başkanıyla beraber gittik. Hepsi şahitlik etti. Fakat sonraki süreçte bu stat arazisi tamamen bakanlığın yetkisinde devretmeleri gerekiyor. Bunu yapmadılar. Devredeceğiz diye bir yazı yazdılar ama sonra devir işlemi için gereken işlemleri yapmadılar. Burada değişik bahaneler ürettiler ve konuyu beklettiler. Yani özetle stadı hükümet yapmak zorunda olduğu halde yani onlar bu sorumluluğu aldığı halde burada Karşıyaka Belediyesi’nin de hissesi var, parseli var, onu da bakanlığa devretmiş olduğu halde stadın yapımıyla ilgili hiçbir adım atmadıkları gibi Büyükşehir Belediyesi’nin devralmasını da sağlamayarak yapımına da engel oldular açıkçası. Gerçek budur. Bununla ilgili bütün belgeler kayıtlarda elimizde istenen herkese bunları her zaman sunmaya hazırız.”
“RESMEN STADI YAPMAYACAĞIZ DİYOR”
İzmir Ticaret Odası’nda (İTO) basına kapalı düzenlenen bir toplantıda AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın ‘Ben hükümete gidip de üçüncü ligdeki bir takıma stat yapın diyemem. Büyükşehir Belediyesi de ben Büyükşehir Belediye Başkanı olursam buna kaynak ayıramaz’ dediğini iddia eden Tugay, “Yani resmen ‘Stadı yapmayacağız’ diyor. Bugün burada yoktu kendisi. Bunun orada basına kapalı bir ortamda söylenmiş olması nedeniyle şu anda size belgeli olarak sunamıyorum ama o toplantıya katılan pek çok iş adamı buna şahitlik eder durumdalar” diye konuştu.
“NASIL BİR ADALETSİZLİKTİR?”
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ülkenin pek çok yerinde stat vaatlerinde bulunduğunu söyleyen Tugay, “Sayın Cumhurbaşkanının Mardin’de, Cizre’de, Uşak’ta, stat yapımı sözü verdiğini de duyuyoruz bir taraftan. Yani insan hakikaten sormak istiyor. Bu nasıl bir haksızlıktır? Nasıl bir adaletsizliktir? Nihayetinde ben kulübü ve stat yapımı konusunu bütün siyasi tartışmalardan uzak tutmak, kulübe zarar verilmesini istemediğim için geçen beş yıl boyunca çok çaba gösterdim. Ama şu gün itibariyle açık çağrım şudur. Ben pazar günü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olursam ondan sonraki süreçte bu stadın yapımı için eğer bakanlık kesin olarak yapmıyoruz diyorsa ki bunu diyecekler biliyorum. O zaman bu görevi üstlenmeye İzmir Büyükşehir Belediyesi eliyle bu stadı yapmaya hazırım. Bunu büyük Karşıyaka taraftarı bilsin. Bu görev benimdir. Bu bizim onurumuzdur aynı zamanda. Hiç kimse buraya bundan sonra stat yapımına engel olamayacak. Bunu herkes duysun.”
]]>
Erdoğan, partisinin Kocaeli Kongre Merkezi Miting Alanı’nda düzenlediği mitingde, ulaştırmada 151 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol mesafesini 376 kilometreye çıkardıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul-İzmir Otoyolu’nu, Osmangazi Köprüsü’nü, Kuzey-Marmara Otoyolu’nu şehrimize kazandırdık. TEM-Otogar Köprülü Kavşağı’nı inşa edip trafiğe açtık. Derince Limanı-D-100 ve TEM Otoyol bağlantısını 2025 yılında tamamlayacağız. İzmit Doğu Kavşağı’ndan Kavacık Kavşağı’na kadar bu kesimdeki TEM Otoyolu ve bağlantı yollarında üstyapı onarım çalışmalarına başladık. İzmit-Kandıra-Kaynarca yolunun 18 kilometresini tamamladık. Kalan kesimlerdeki çalışmalarımız devam ediyor.” diye konuştu.
Yalova-İzmit Otoyolu projesinin çalışmalarını başlattıklarını kaydeden Erdoğan, “Büyükşehir Belediyemiz aracılığıyla Otogar-Kuruçeşme tramvay hattını ve Kartepe teleferik hattını hizmete aldık. Kocaeli Şehir Hastanesi tramvay hattını da 17 Mart’ta hizmete verdik. Kocaeli’yi yüksek hızlı tren merkezi haline getirdik. Gebze-Halkalı banliyö tren hattı sayesinde Gebze’yi Boğaz’ın altından Halkalı’yla buluşturduk. Yılda 2 milyon ton taşıma kapasitesine sahip Köseköy Lojistik Merkezi’ni hizmete aldık.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gebze, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve Halkalı arasındaki yüksek hızlı tren projesinin ihale hazırlıklarını da yaptıklarını vurgulayarak şöyle devam etti:
“Yapımı devam eden Gebze Organize Sanayi Bölgesi-Darıca metro hattını da Marmaray’a entegre edeceğiz. Şehrimize Karamürsel, Kızderbent ve İhsaniye barajlarını, 4 sulama tesisi, 10 taşkın koruma tesisi ve 5 HES tesisi kazandırdık. Kocaelili çiftçilerimize 5,5 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Sanayi ve teknolojide 6 yeni organize sanayi bölgesi, 2 endüstri bölgesi, 5 teknopark,136 araştırma-geliştirme merkezi ve 17 tasarım merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Kocaelili işverenlerimize yaklaşık 24 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. İlimizdeki aktif sigortalı sayısı 276 binden 786 bine çıktı. Enerjide, Kocaeli’nin bütün ilçelerine doğal gaz arzını sağladık.”
Mitingde, şehre yapılan yatırımların yer aldığı film gösterildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu esnada katılımcıların kendisine uzattığı bazı pankartları imzaladı.
Film gösteriminin ardından konuşmasını sürdüren Erdoğan, “Allah’ın izniyle, 31 Mart’tan sonra bunlara belediyelerimizle, Cumhurbaşkanınız olarak şahsım, tüm bakan arkadaşlarım hep birlikte çok daha fazlasını ilave edeceğiz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını mitingdekilere emanet ettiğini söyleyerek, “Tamam. Sahip çıkıyor musunuz? Fire yok.” demesi üzerine katılımcılar “Evet” yanıtını verdi.
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, platforma Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı ve yeni dönem adayı Tahir Büyükakın, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, MHP İl Başkanı Murat Nuri Demirbaş ve BBP İl Koordinatörü Metehan Küpçü’yle birlikte çıktı.
Mitingde, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Büyükakın ve Talus da konuşma yaptı.
Programın sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediye başkan adaylarını tek tek platforma davet ederek, vatandaşları selamladı.
Kartepe Belediye Başkanı ve yeni dönem adayı Mustafa Kocaman’ı çağırdığı esnada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maşallah boya bak boya, Cumhurbaşkanı’ndan daha uzun.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra milletvekilleri, parti yöneticileri ve belediye başkan adaylarıyla aile fotoğrafı çektirdi.
“Hazır mıyız?” diyen Erdoğan, “Elleri kaldıralım ama öyle bir haykıralım ki yarın İstanbul mitinglerinde ilçeler, hepsi duysun. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Buradaki gibi kardeş olacağız. Hep beraber Türkiye olacağız.” sözlerini alandakilerle birlikte söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanatçı Cengiz Kurtoğlu’nun “Duyanlara duymayanlara” şarkısına alandakilerle birlikte eşlik etti.
Mitingin sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Kocaeli’yi çok seviyoruz. Seviyoruz be. Çok seviyoruz be. Pazar akşamı daha çok seveceğiz.” ifadesini kullandı.
(Bitti)
]]>gündeme dair açıklamalarda bulunan Arıkan; mitinglerin yasaklanması gerektiğini söyleyerek, “Mitinglerin artık yasaklanması gerektiğini düşünüyorum. En son geçen hafta cumhurbaşkanımız geldi bir miting yaptı. Günlerce hazırlıklar yapıldı, milyonlarca para harcandı. Görüntü kirliliği, gürültü kirliliği yapıldı. Nihayetinde 15 bin insanın katıldığı bir miting ortaya çıktı. Ezbere konuşulmuş, hava fotoğrafından söylemiyorum. Alanın metrekare hesabından söylüyorum. Teşkilatların motivasyonunu sağlıyorsa miting, cumhurbaşkanının Kayseri İl Teşkilatı’nı görevden alması gerekir. Sayısal sonuca baktığımızda böyle bir tablo ortaya çıkıyor. Ben orada Kayseri’ye ne kazandırdı, onu merak ederim. İlk defa oturdum bir miting dinledim. Cumhurbaşkanımızın uzun konuşması içerisinde Büyükkılıç’ın yapmış oluğu çalışmalardan hiç bahsetmedi, 20 yıllık iktidar boyutunda yapılan yatırımların rakamlarından bahsetti. Yeril seçim değil de genel seçim yapılıyormuş gibi bir metin vardı. akabinde Büyükkılıç’ı takip ettim neler söyleyecek diye. Büyükkılıç konuşması esnasında 4 projeden bahsetti. Ulaştırma Bakanlığı’nın projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın projesi, Necmettin Erbakan Bulvarı ve üniversitede çocuklarımızın kirli çamaşırlarının yıkanması projesi. Mitingde benim notlarım bunlar oldu; sayıdır, yolların kapanmasıdır, şehrin kirlenmesidir bunları bir tarafa bırakıyorum. Kayseri’ye bu miting ne kazandırdı, sonuçta ülkenin cumhurbaşkanı geliyor ve bunlar karşınıza çıkıyor” dedi.
“Hızlı tren 2028’de gelecek”
Kayseri’ye Yüksek Hızlı Tren’in ne zaman geleceğini Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdukadir Uraloğlu’na sorduğunu ve 2028 cevabı aldığını aktaran Arıkan; “Son 10 yılda cumhurbaşkanımızın her mitingde dillendirdiği, bu mitingde dillendirmediği bir konu vardı. Hızlı tren meselesi. Her zaman bir tarihi verirdi ‘Kayseri’ye şu tarihte hızlı tren gelecek’ derdi, bu seçimde enteresan vermedi. ‘Yapıldı, devam ediyor’ dedi. Orada da benim bir araştırmam oldu bu şehrin bir vekili olarak hızlı trenin peşine düştüm. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na sordum 23.11.2023 tarihinde Uraloğlu’na Kayseri’ye yüksek hızlı trenin ne zaman yapılacağını sormuşum; bakan bana de demiş ki; ‘Yozgat-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin yapım çalışmasına başlanmış olup tamamlanma tarihi 2028’ şeklinde cevap verdi. siyasetçiyiz, net olmakta fayda var. Ağzımızdan çıkan belgeler, vakti geldiğinde önümüze konuyor. İnşallah yanılırım ama 2026’da bitmez bu proje. Geçtiğimiz yıllara baktığımızda söz verilen tarihte bitirirlerse öpüp başımıza koyarız. Arkadaşlarımız söz verdikleri tarihten öncesini işaret ediyor arkadaşlarımız. Bu da şehir adına üzücü bir durum” ifadelerini kullandı.
Yerel seçimlerin ardından başkan seçildiği taktirde bütün adaylarla bir araya gelmek ve Kayseri için fikir birliği yapmak istediğini aktaran Arıkan; “1 Nisan’dan sonra bütün adaylarımızla bir araya gelmek istiyorum. Belediye başkanı olduğum taktirde parti rozetimi çıkaracağım yakamdan. ‘Gelin x, y, z partisini bir kenara itelim, Kayseri hepimizin derdi, projeleriniz vardı fikir birlikteliği yapalım’ diyeceğim. Sonuçta kopyaladığınızda o işin ruhunu alamazsanız o proje olmuyor. Kim o projeyi ortaya koyduysa ondan dinlemeniz lazım. Böyle bir şey hayalimde var, belki de bu Türkiye siyasetinde hiç olmamış bir şeydir. Yani başkan seçiliyorsunuz, bütün adaylarla bir araya geliyorsunuz; ‘arkadaşlar ben başkanım ama gelin hep beraber bu şehrin geleceğine katkı sağlayalım’ diyorsunuz. Bu da benim bu şehir için bir hayalim” şeklinde konuştu.
“Hakkımı helal etmem”
Kendisi ile ilgili DEM Parti ile birlikte hareket edildiğinin söylendiği ve üzerine atılan iftiradan dolayı hakkını helal etmediğini de sözlerine ekleyen Saadet Partisi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mahmut Arıkan konuşmasını şöyle sürdürdü;
“14 Mayıs seçimleri öncesi İsveç’in NATO’ya alınıp alınmaması olayı vardı. Cumhurbaşkanı cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde en üst perdeden demişti ki ‘bu muhalefet var ya bu muhalefet iktidara gelecek olursa PKK destekçisi İsveç’i NATO’ya alacaklar. O İsveç var ya Kuranı Kerim’i yakan İsveç. Bunlar İsveç’in yanında olacaklar’ cümlesini kullandı. Adaylığımdan 1 hafta önce Ocak ayının son haftasıydı, telefonumdan partilerin önerileri geliyor. Bakıyorum; İsveç’in NATO’ya alınıp alınmaması noktasında bir görüşme teklifi var. Baktım; teklifi veren AK Parti Teşkilatı, ‘eyvah’ dedim. Oylamaya geçilecek, elektronik oylama talep ettik. Meclis başkanı kabul etti. Meclis başkanı ‘kabul edenler’ dedi; iktidar vekilleri tam kadro ‘tamam’ dediler, ‘kabul etmeyenler’ dedi; bir tek Kayseri’den Mahmut Arıkan kabul etmemiş. Ben bunu paylaşmak istiyorum hemşehrilerimle. Kim PKK destekçisi İsveç’in yanında durmuş, kim karşısında durmuş 10 vekilden. 10 Kayseri vekilinden 7 tanesi ‘evet’ oyu vermiş. AK Parti ve MHP’li milletvekili arkadaşlarımız PKK dostu İsveç’in NATO’ya alınmasına ‘evet’ demiş. Bir tek ben NATO’ya alınmamasına oy vermişim. Ben bunu gururla anlatmak istiyorum. Şimdi bakıyorum geçen gün iktidar partili milletvekili arkadaşımız bir ilçede iftar sofrasında ‘Saadet Partili vekiller DEM Partisiyle hareket ediyor’ diyorlar. Bana bir tane veri söyle Allah aşkına, hangi ifademden dolayı böyle bir yakıştırma yaptınız? Ben verileri paylaşıyorum; siz PKK destekçisi İsveç’in NATO’ya girmesine ‘evet’ oyu verdiniz. Siz de bir şey koyun ortaya deyin ki; ‘Mahmut Arıkan DEM ile beraber hareket ediyor’. İftara gelen kaç kişi varsa onların kafasında soru işareti oluşturmaya yönelik ifadeler kullanıyorsunuz, ben buna üzülüyorum. Akşama kadar oruç tutuyorsunuz, Allah’ın rızasını kazanmaya gayret gösteriyorsunuz, iftarınızı açıyorsunuz, belki o arada akşam namazını kılıyorsunuz ama namazdan sonra iftira atıyor, kul hakkına giriyorsunuz. İki büyük günahtan biri kul hakkı. Bana bu cümlenizden dolayı hakkımı helal etmem. Niye bana iftira atıyorsunuz? üzüldüğüm hususlardan bir tanesi.” – KAYSERİ
]]>“Sen yeni bir film yaz, masken düştü”
İSTANBUL – AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Ümraniye’de Mitingi’nde vatandaşlara seslendi. Mitingde mal beyanını sakladığı gerekçesiyle İmamoğlu’na tepki gösteren Kurum, “Devlete, millete mal beyanları açıkladılar, bir süre sonra 1,5 milyar liralık yepyeni mallar ortaya çıktı. Mal beyanındaki malı İstanbullu hemşerilerimizden niye saklarsın, niye açıklamazsın?” dedi.
Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Ümraniye’de Mitingi’nde vatandaşlara seslendi. Mitinge Kurum’un yanı sıra Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, AK Parti Ümraniye İlçe Başkanı Salim Çetinkaya, MHP Ümraniye İlçe Başkanı Seyfi Sönmez, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mitingde ilgiyle karşılanan Kurum’a vatandaşlar konuşmaları sırasında alkışlarla eşlik etti. Kurum, miting sonunda vatandaşlara karanfil attı.
“Adaylığımızın açıklandığı günden bu yana İstanbul’umuzu ayağa kaldırmak için çalışıyoruz”
Mitingde konuşan İBB Başkan Adayı Murat Kurum “Adaylığımızın açıklandığı günden bu yana aşkla, şevkle, büyük bir heyecanla İstanbul’umuzu ayağa kaldırmak için çalışıyoruz. İstanbul’un 5 yıllık fetret devrini bitirmek için 90 güne yakındır sahadayız. Nereye fitsek bu sevgiyi ve heyecanı görüyoruz. Bu heyecan birilerini rahatsız ediyor. Birileri telaşlı. Şimdi hangi tatil beldesine gitsek diye rezervasyon yapıyorlar. Onları 31 Mart’ta uzun bir süre çok sevdikleri tatile göndereceğiz. İstanbul’umuza, hayallerimizin olduğu bu aziz şehre hizmetkar olmak için yollardayız. Biliyoruz ki, ancak samimi hayaller, ancak gönülden kurulan hayaller muradına kavuşur. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, hiçbir annemizin, evladımızın deprem endişesi kalmasın. Bütün yuvalarımız güvenli hale gelsin. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, trafik çile olmaktan çıksın. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, sokaklarının huzur ve güvenle dolduğu, gençlerin, kadınların geleceğe umutla baktığı, kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir İstanbul. Biz İstanbul’umuzu asla ve asla kendi kaderine terk etmeyeceğiz. Milletimizin her anında hep yanında olacağız. Bu söz, onların verip de tutmadıkları, hatırlamadıkları sözlere benzemez” dedi.
“Sen yeni bir film yaz, masken düştü”
Mevcut İBB yönetimini eleştiren Kurum, “İstanbul iş bilmez bir yönetimin elinde huzursuz ve mutsuz. Çünkü geride bıraktığımız 5 yılda İstanbul, liyakatsizliğin beceriksizliğin kurbanı oldu. Bu şehri depreme hazırlayacağız dediler, tek bir çivi çakmadılar. Reklama, algıya ayırdıkları bütçeyi depreme ayırmadılar. Ulaşım sorununu çözeceğiz dediler, tam bir çileye dönüştü. Bu aziz milletin kaynaklarını kendi partilerini dizayn etmek için çar çur ettiler. İstanbul’un kaynaklarını yetimin hakkıdır demeden, balya balya kendi ikballeri için dağıttılar. Üstelik bunu da yüzleri kızarmadan savundular. İsrafı bitirdik dediler, en büyük israfı yaptılar. İstanbullu hemşerilerimizi ötekileştirdiler. Kadınlarımız arasında bile ev kadını ve çalışan kadınlar diye ayrımcılık yaptılar. Binlerce kadın emekçimizin ekmeğiyle oynadılar, işlerine son verdiler. Verdikleri hiçbir sözü yerine getirmediler. 100 bin konutu, metro hatlarını, megabüsleri, Hızray’ı unuttular. Bu milleti kandırdılar, bu milleti aldattılar. Hala aldatmaya da devam ediyorlar. Bir algı siyaseti tutturmuşlar oradan gidecekler. O film bitti. Sen yeni bir film yaz, masken düştü. 2019’daki kampanyalarında geldiler, konuştular, vaad ettiler. Her şey çok güzel olacak dediler. Oyunuzu isteyip gittiler” ifadelerine yer verdi.
“Mal beyanları açıkladılar, bir süre sonra 1,5 milyar liralık yepyeni mallar ortaya çıktı”
İmamoğlu’nun mal beyanını eksik verdiğini dile getiren Kurum, “Yüzlerce vaat verdiler, makamlarına oturur oturmaz hepsini unuttular. Biz afetzede kardeşlerimiz için sağlam ve huzurlu yuvalar yaparken, bunlar saya say bitiremedikleri balya balya paraları kule yaptılar. Devlete, millete mal beyanları açıkladılar, bir süre sonra 1,5 milyar liralık yepyeni mallar ortaya çıktı. Mal beyanındaki malı İstanbullu hemşerilerimizden niye saklarsın, niye açıklamazsın? Biz afet bölgesindeki kardeşlerimizin yaralarını sararken, bunlar kendi konforları için burada villa inşaatlarını yürütüyorlarmış. Biz onların savurduğu paraları, İstanbul’un projelerine harcayacağız. Onların siyasi kariyeri için ayırdıkları kaynakları biz İstanbul’a harcayacağız. İstanbul’un hakkını, İstanbul’a teslim edeceğiz. İstanbul’un gücü her şeye yeter. Sen bu gücü rant olarak görüp kapalı kapılar arkasında burayı herkese peşkeş çekmeye kalkarsan olmaz. Bu millet kendini unutanlara, kaybolan yıllarının hesabını 3 gün sonra soracak. Sandık milletin mahkemesidir. Sandık günü hesap günüdür. İşte o gün, 31 Mart’ta sandık gelecek, hesap kesilecek” şeklinde eleştirilerini sürdürdü.
]]>Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Ümraniye’de Mitingi’nde vatandaşlara seslendi. Mitinge Kurum’un yanı sıra Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, AK Parti Ümraniye İlçe Başkanı Salim Çetinkaya, MHP Ümraniye İlçe Başkanı Seyfi Sönmez, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mitingde ilgiyle karşılanan Kurum’a vatandaşlar konuşmaları sırasında alkışlarla eşlik etti. Kurum, miting sonunda vatandaşlara karanfil attı.
“Adaylığımızın açıklandığı günden bu yana İstanbul’umuzu ayağa kaldırmak için çalışıyoruz”
Mitingde konuşan İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Adaylığımızın açıklandığı günden bu yana aşkla, şevkle, büyük bir heyecanla İstanbul’umuzu ayağa kaldırmak için çalışıyoruz. İstanbul’un 5 yıllık fetret devrini bitirmek için 90 güne yakındır sahadayız. Nereye fitsek bu sevgiyi ve heyecanı görüyoruz. Bu heyecan birilerini rahatsız ediyor. Birileri telaşlı. Şimdi hangi tatil beldesine gitsek diye rezervasyon yapıyorlar. Onları 31 Mart’ta uzun bir süre çok sevdikleri tatile göndereceğiz. İstanbul’umuza, hayallerimizin olduğu bu aziz şehre hizmetkar olmak için yollardayız. Biliyoruz ki, ancak samimi hayaller, ancak gönülden kurulan hayaller muradına kavuşur. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, hiçbir annemizin, evladımızın deprem endişesi kalmasın. Bütün yuvalarımız güvenli hale gelsin. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, trafik çile olmaktan çıksın. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, sokaklarının huzur ve güvenle dolduğu, gençlerin, kadınların geleceğe umutla baktığı, kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir İstanbul. Biz İstanbul’umuzu asla ve asla kendi kaderine terk etmeyeceğiz. Milletimizin her anında hep yanında olacağız. Bu söz, onların verip de tutmadıkları, hatırlamadıkları sözlere benzemez” dedi.
“Sen yeni bir film yaz, masken düştü”
Mevcut İBB yönetimini eleştiren Kurum, “İstanbul iş bilmez bir yönetimin elinde huzursuz ve mutsuz. Çünkü geride bıraktığımız 5 yılda İstanbul, liyakatsizliğin beceriksizliğin kurbanı oldu. Bu şehri depreme hazırlayacağız dediler, tek bir çivi çakmadılar. Reklama, algıya ayırdıkları bütçeyi depreme ayırmadılar. Ulaşım sorununu çözeceğiz dediler, tam bir çileye dönüştü. Bu aziz milletin kaynaklarını kendi partilerini dizayn etmek için çarçur ettiler. İstanbul’un kaynaklarını yetimin hakkıdır demeden, balya balya kendi ikballeri için dağıttılar. Üstelik bunu da yüzleri kızarmadan savundular. İsrafı bitirdik dediler, en büyük israfı yaptılar. İstanbullu hemşerilerimizi ötekileştirdiler. Kadınlarımız arasında bile ev kadını ve çalışan kadınlar diye ayrımcılık yaptılar. Binlerce kadın emekçimizin ekmeğiyle oynadılar, işlerine son verdiler. Verdikleri hiçbir sözü yerine getirmediler. 100 bin konutu, metro hatlarını, megabüsleri, Hızray’ı unuttular. Bu milleti kandırdılar, bu milleti aldattılar. Hala aldatmaya da devam ediyorlar. Bir algı siyaseti tutturmuşlar oradan gidecekler. O film bitti. Sen yeni bir film yaz, masken düştü. 2019’daki kampanyalarında geldiler, konuştular, vaad ettiler. Her şey çok güzel olacak dediler. Oyunuzu isteyip gittiler” ifadelerine yer verdi.
“Mal beyanları açıkladılar, bir süre sonra 1,5 milyar liralık yepyeni mallar ortaya çıktı”
İmamoğlu’nun mal beyanını eksik verdiğini dile getiren Kurum, “Yüzlerce vaat verdiler, makamlarına oturur oturmaz hepsini unuttular. Biz afetzede kardeşlerimiz için sağlam ve huzurlu yuvalar yaparken, bunlar saya say bitiremedikleri balya balya paraları kule yaptılar. Devlete, millete mal beyanları açıkladılar, bir süre sonra 1,5 milyar liralık yepyeni mallar ortaya çıktı. Mal beyanındaki malı İstanbullu hemşerilerimizden niye saklarsın, niye açıklamazsın? Biz afet bölgesindeki kardeşlerimizin yaralarını sararken, bunlar kendi konforları için burada villa inşaatlarını yürütüyorlarmış. Biz onların savurduğu paraları, İstanbul’un projelerine harcayacağız. Onların siyasi kariyeri için ayırdıkları kaynakları biz İstanbul’a harcayacağız. İstanbul’un hakkını, İstanbul’a teslim edeceğiz. İstanbul’un gücü her şeye yeter. Sen bu gücü rant olarak görüp kapalı kapılar arkasında burayı herkese peşkeş çekmeye kalkarsan olmaz. Bu millet kendini unutanlara, kaybolan yıllarının hesabını 3 gün sonra soracak. Sandık milletin mahkemesidir. Sandık günü hesap günüdür. İşte o gün, 31 Mart’ta sandık gelecek, hesap kesilecek” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Başkan Günel’in Ege ve Davutlar Mahalleleri’nin ardından Hacıfeyzullah Mahallesi mitingi de binlerce Kuşadalının katılımıyla coşku içerisinde gerçekleşti. Kuşadalılar, Başkan Günel’i ellerinde çiçek, meşale, döviz ve pankartlarla karşıladı.
Mitingde konuşan CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, şunları söyledi:
“ARKAMIZDA TÜRKİYE’NİN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ VAR”
“Bana sizin mitingleriniz çok kalabalık ve coşkulu geçiyor, bunun nedeni nedir diye soruyorlar. Ben de diyorum ki bizim arkamızda 5 yıldır yaşanan pandemiye, depremlere, ekonomik krize rağmen hizmet üretmeyi sürdüren çalışkan Kuşadası Belediye Başkanı’mız Ömer Günel var. Bizim arkamızda Aydın’a yıllardır hizmet eden Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Özlem Çerçioğlu var. Bizim arkamızda Türkiye’nin birleştirici gücü Cumhuriyet Halk Partisi var.”
CHP İlçe Başkanı Gürbilek’in ardından Kuşadalılara seslenen Başkan Günel, katılımın yüksek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Günel, şöyle konuştu:
“‘KAPALI GİŞE MİTİNG’ GÖRMEK İSTEYEN BURAYA GELSİN”
“Bugün burada siyasete ‘kapalı gişe miting’ diye yeni bir kavram eklemek istiyorum. Kapalı gişe miting görmek isteyenler buraya gelsin. Ismarlama sevgi olmaz. Organik sevgi görmek isteyenler buraya gelsin.”
2019 yılında göreve geldiğinde belediyenin personel maaşlarını bile ödeyemez durumda olduğunu aktaran Günel, şöyle devam etti:
“Önümdeki karanlık tabloya rağmen, oturduğum koltuğun hakkını vermek için çalışmaya başladım. İhaleleri yeniden yaptım. Gelirleri artırdım. Geldiğimiz noktada 23 mahallenin tamamına hizmet götürür noktaya geldik. 218 kilometre yol yaptık. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Özlem Çerçioğlu ile kol kola girerek hizmet ürettik. Elazığ depremi ile başlayıp, pandemi ile süren ve ekonomik krizle derinleşen olumsuzluklara rağmen ‘ama’ demeden, ‘fakat’ demeden, bahane üretmeden sizler için çalıştım. 5 yılın sonunda karşınıza alnı ak, başı dik çıktım. Buradayım. Ayrıcalıklı bir zümrenin değil, Kuşadası halkının başkanı oldum. Yeni dönem için de destek istiyorum. Kuşadalılar vefayı, onlara hizmet edeni bilir.”
AK Parti Kuşadası Belediye Başkan Adayı Mustafa Gökçe ile İYİ Parti Kuşadası Belediye Başkan Adayı Behçet Alp’in söylemlerini ve siyaset tarzını da eleştiren Başkan Günel, şunları kaydetti:
“DERTLERİ KAZANMAK DEĞİL, CHP’YE KAYBETTİRMEK”
“Onlar Kuşadası’nda seçim kazanamayacaklarını bilmiyorlar mı? Elbette ki biliyorlar. Dertleri seçim kazanmak değil, CHP’ye seçim kaybettirmek. Ancak CHP seçim kaybettiğinde, kaybeden sadece CHP olmaz. Kaybeden bu ülkenin kadınları, çocukları, gençleri olur. Takdir sizlerin. Biz mertçe mücadele ederiz. CHP’liler yüreklerinde kini, öfkeyi değil, sevgiyi büyütür. Sizleri çok seviyorum. Başlattığım işler var. Bana bir dönem daha verin, başlattığımız işlerimizi tamamlayalım. Kuşadası’nı hep birlikte daha yaşanılabilir bir yer yapalım. Nasıl ki 5 yılda hizmet rekoru kırdıysak seçime katılım rekoru kıralım. Ben de size bir söz veriyorum. 5 yıl boyunca günde 18 saat çalıştım. Söz verdiğimden çok daha fazlasını yaptım. Önümüzdeki 5 yılda söz verdiklerimin 3 katını yapacağım.”
]]>Başkan Ömer Günel’in Ege ve Davutlar mahallelerinin ardından Hacıfeyzullah Mahallesi mitingi de binlerce Kuşadalı’nın katılımıyla coşku içerisinde gerçekleşti. Başkan Ömer Günel’i ellerinde taşıdıkları çiçek, meşale, döviz ve pankartlarla karşılayan Kuşadalılar yine meydana sığmadı.
“Arkamızda Türkiye’nin birleştirici gücü var”
Mitingde konuşan CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, “Bana sizin mitingleriniz çok kalabalık ve coşkulu geçiyor, bunun nedeni nedir diye soruyorlar. Ben de diyorum ki bizim arkamızda 5 yıldır yaşanan pandemiye, depremlere, ekonomik krize rağmen hizmet üretmeyi sürdüren çalışkan Kuşadası Belediye Başkanımız Ömer Günel var. Bizim arkamızda Aydın’a yıllardır hizmet eden Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu var. Bizim arkamızda Türkiye’nin birleştirici gücü Cumhuriyet Halk Partisi var” diye konuştu. Kuşadası’nda Başkan Ömer Günel’le başlayan hizmet çağının önümüzdeki 5 yılda da süreceğini ifade eden CHP İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, sandıklara sahip çıkma çağrısında bulundu.
“Kapalı gişe miting görmek isteyen buraya gelsin”
CHP İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek’in ardından Kuşadalılara seslenen Başkan Ömer Günel, katılımın yüksek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Bugün burada siyasete ‘kapalı gişe miting’ diye yeni bir kavram eklemek istiyorum. Kapalı gişe miting görmek isteyenler buraya gelsin. Ismarlama sevgi olmaz. Organik sevgi görmek isteyenler buraya gelsin” diyen Başkan Ömer Günel, mitinge katılım sağlayan binlerce Kuşadalı’ya teşekkür etti.
2019 yılında göreve geldiğinde belediyenin personel maaşlarını bile ödeyemez durumda olduğunu ifade eden Başkan Ömer Günel şöyle konuştu: “Önümdeki karanlık tabloya rağmen, oturduğum koltuğun hakkını vermek için çalışmaya başladım. İhaleleri yeniden yaptım. Gelirleri artırdım. Geldiğimiz noktada 23 mahallenin tamamına hizmet götürür noktaya geldik. 218 kilometre yol yaptık. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu ile kol kola girerek hizmet ürettik. Elazığ depremi ile başlayıp, pandemi ile süren ve ekonomik krizle derinleşen olumsuzluklara rağmen ‘ama’ demeden, ‘fakat’ demeden, bahane üretmeden sizler için çalıştım. 5 yılın sonunda karşınıza alnı ak, başı dik çıktım. Buradayım. Ayrıcalıklı bir zümrenin değil, Kuşadası halkının başkanı oldum. Yeni dönem için de destek istiyorum. Kuşadalılar vefayı, onlara hizmet edeni bilir”
“Dertleri kazanmak değil CHP’ye kaybettirmek”
AK Parti Kuşadası Belediye Başkan Adayı Mustafa Gökçe ile İYİ Parti Kuşadası Belediye Başkan Adayı Behçet Alp’in söylemlerini ve siyaset tarzını da eleştiren Başkan Günel, “Onlar Kuşadası’nda seçim kazanamayacaklarını bilmiyorlar mı? Elbette ki biliyorlar. Dertleri seçim kazanmak değil, CHP’ye seçim kaybettirmek. Ancak CHP seçim kaybettiğinde, kaybeden sadece CHP olmaz. Kaybeden bu ülkenin kadınları, çocukları, gençleri olur. Takdir sizlerin” dedi.
Kendilerini kumpasla, yalanla iftirayla yıldırmaya çalışanlara geçit vermeyeceklerini vurgulayan Başkan Ömer Günel “Biz mertçe mücadele ederiz. CHP’liler yüreklerinde kini, öfkeyi değil, sevgiyi büyütür. Sizleri çok seviyorum. Başlattığım işler var. Bana bir dönem daha verin, başlattığımız işlerimizi tamamlayalım. Kuşadası’nı hep birlikte daha yaşanılabilir bir yer yapalım. Nasıl ki 5 yılda hizmet rekoru kırdıysak seçime katılım rekoru kıralım. Ben de size bir söz veriyorum. 5 yıl boyunca günde 18 saat çalıştım. Söz verdiğimden çok daha fazlasını yaptım. Önümüzdeki 5 yılda söz verdiklerimin 3 katını yapacağım” diye konuştu. – AYDIN
]]>Seçimlere çok kısa bir süre kalırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bursa ziyareti ile ilgili İHA’ya konuşan AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, ” Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Bursa’ya gelmesi bizim için büyük bir mutluluk. İnşallah seçime iki gün kala sayın Cumhurbaşkanımızı Bursa’da ağırlamış olacağız. Bu da bizim için ayrı bir sevinç. Bu süreçte teşkilatlarımız ciddi manada hazırlıklarını tamamladı. 28 Mart Perşembe günü saat 13.00’da Gökdere Meydanı’nda Bursa’nın büyük buluşmasında Cumhurbaşkanımızla birlikte bir araya gelmiş olacağız. Cumhurbaşkanımızın Bursa’ya ne kadar değer verdiğini, önem verdiğini ve Bursa’ya yapılan yatırımlarla ilgili destek verdiğini hepimiz biliyoruz. Bu bizim için çok kıymetli. Çünkü geçtiğimiz dönemlerde de merkezi hükümetten Bursa’ya getirilmiş olan destekler ile ciddi manada ivmeler sağlanmış oldu. Bu süreçte de Cumhurbaşkanımızın önümüzdeki süreçlerde güzel açıklamaları olacaktır. Bunların da Bursa’ya güzel bir hava katacağına inanıyorum. Özellikle de 31 Mart seçimlerine giderken biraz endişe veya tereddüt yaşayan vatandaşlarımızın bu tereddütlerini bu mitingle biraz daha kalkmış olacağını, Cumhurbaşkanımızı da güzel ve mutlu karşılayacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Tüm ilçemizde teşkilatlarımız teyakkuzda”
Hazırlıkların tamamladığını ifade eden Gürkan, “17 ilçemizde bütün teşkilatlarımız teyakkuzda ve özellikle de biz davetlerimizi özel olarak yapıyoruz. Bütün teşkilatlarımızı önceden haberdar ettik. Önceki dönem görev yapmış olan bütün teşkilatlarımızı mitinge davet ettik. Bununla birlikte sivil toplum kuruluşlarımızı, derneklerimizi ve sahada faaliyette bulunan bütün camiamızı mitinge davet ettik. Güzel bir miting olacağına inanıyorum” diye konuştu.
“Cumhurbaşkanımızın seçime 2 gün kala gelmesi çok önemli”
Cumhurbaşkanın son günlerde Bursa’ya gelmesinin faydalı olduğunu belirten Gürkan, ” Cumhurbaşkanımızın her gelişinde aslında bizde güzel bir hava esiyor ama seçime 2 gün kala gelmesi çok daha önemli. Aslında Bursa’ya ne kadar önem verdiğini de göstermiş oluyor. Bunun seçim atmosferini değiştireceğine gönülden inanıyoruz. Miting coşkusunun hem sahaya, hem vatandaşlara, hem de teşkilatımıza olumlu yansıyacağını biliyoruz” dedi.
“Cumhurbaşkanımız en iyi şekilde ağırlamak istiyoruz”
Cumhurbaşkanını en iyi şekilde karşılamak istediklerini belirten Gürkan, ” Cumhurbaşkanımızı önceki karşıladığımız gibi güzel bir sürpriz ile karşılamak istiyoruz. Daha önce 21 Mayıs 2023’te böyle bir mitingimiz olmuştu. Hakikaten çok coşkulu ve güzel bir atmosfer vardı. Cumhurbaşkanımız da bundan çok etkilenmişti. Çünkü vatandaşımızın böylesi güzel bir etkinliği Cumhurbaşkanımızı bağrına basması kendisine sevgi gösterisinde bulunmaları çok kıymetliydi. Biliyorsunuz ardından TOGG açılışına geldiğinde de aynı heyecanı yaşamıştık” dedi. – BURSA
]]>Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen miting alanının çevresinde polis ekiplerince yoğun güvenlik önlemi alındı.
Sabah saatlerinden itibaren vatandaşlar alana gelmeye başlarken, katılımcılar 15 ayrı arama noktasında güvenlik kontrolünden geçirildikten sonra içeri alındı. Alanda çok sayıda sağlık ekibi ve ambulans da hazır bekletildi.
Mitinge gelen bazı vatandaşların Türk bayrağı ve AK Parti flamaları taşıdığı, bazılarının kafasında “Recep Tayyip Erdoğan” yazılı bandana olduğu görüldü.
İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş da miting alanına gelerek incelemelerde bulundu.
Katılımcıların bazıları toplu taşıma bazıları ise kendi araçlarıyla gelmeyi tercih ederken, yaşlı ve çocuklar da mitinge ilgi gösterdi.
Katılımcılar, alana kurulan 40 ayrı LED ekrandan mitingi izlerken, engelliler için de özel bölüm oluşturuldu.
Ayrıca, vatandaşların ihtiyaçları için 120 tuvalet, 40 şadırvan ve 80 mescit kurulan alana 80 vinç, 140 mobil jeneratör ve 45 ses kulesi getirildi.
Çok sayıda yerli ve yabancı basın mensubu, alanda kendileri için kurulan platformdan mitingi takip etti.
Miting alanının çevresi Türk bayrağı ve AK Parti flamalarıyla donatılırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum ve ilçe belediye başkan adaylarının fotoğraflarının da yer aldığı “Türkiye Yüzyılı Şehirleri İçin Hazırız Kararlıyız” yazılı pankart asıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşma yaptığı sahnenin arkasındaki dijital ekrana “Yeniden İstanbul Sadece İstanbul” yazıldı.
Erdoğan, Kurtoğlu’nun “Duyanlara Duymayanlara” şarkısına eşlik etti
Vatandaşların alanı doldurmasının ardından saat 14.00 itibarıyla miting başladı.
İlk olarak AK Parti İstanbul Milletvekili ve besteci Yücel Arzen’in sahneye çıktığı mitingde, Ceyhun Çelikten, Uğur Işılak, Alişan ve Sinan Akçıl şarkılarını seslendirdi. Sanatçıların sahne aldığı sırada katılımcılar, miting alanında dev Türk bayrağı açtı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı taşıyan helikopter, miting alanı üstünde tur attıktan sonra indi.
Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan adayı Murat Kurum, eşi Şengül Kurum ve çocuklarıyla platforma çıkıp vatandaşları selamladı.
Mitingde, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Murat Kurum birer konuşma yaptı.
Ardından platforma çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabaktepe ve Kurum ile MHP İstanbul İl Başkanı Sertel Selim’i de sahneye davet ederek katılımcıları selamladı.
Erdoğan daha sonra, Yeniden Refah Partisinden istifa ederek AK Parti’ye katılan İstanbul Milletvekili Suat Pamukçu’ya parti rozetini taktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabından önce sahneye çıkan sanatçı Cengiz Kurtoğlu’nun “Duyanlara Duymayanlara” isimli şarkısına eşlik etti.
Erdoğan belediye başkan adaylarıyla alandakileri selamladı
Şarkının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara seslendi. Erdoğan, konuşması sırasında miting alanında 650 bin kişinin bulunduğunu açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasına ara verdiği esnada “Türkiye Yüzyılı Şehirleri İçin Gerçek Belediyecilik” konulu 6 dakikalık video gösterildi.
Konuşmasını tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İl Başkanı Kabaktepe, MHP İstanbul İl Başkanı Selim, Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan adayı Kurum ve 38 ilçenin belediye başkan adaylarını sahneye davet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın Silivri Belediye Başkan adayı Volkan Yılmaz’ın rahatsızlığı nedeniyle mitinge katılamadığını söyledi.
Erdoğan, adayları takdim ettikten sonra beraberindekilerle vatandaşları selamladı.
Bu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Buradaki gibi kardeş olacağız. Hep beraber Türkiye olacağız.” sözlerini alandakilerle beraber söyledi.
]]>31 Mart yerel seçimleri kapsamında miting programlarına Mumcular Mahallesi’nden başlayan Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, miting öncesinde hemşehrileriyle iftar yaptı. Mumcular pazaryerinde gerçekleştirilen iftar yemeğine yüzlerce kişi katıldı. İftar yemeği sonrası saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından sahneye Bodrum’un sevilen yerel sanatçılarından Reha Ergene çıktı. Çökertme ile başlayan mini konserin ardından Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun’un mitingi alkışlar ve tezahüratlar eşliğinde başladı.
Mehmet Tosun sözlerine “Bu coşkulu kalabalık değişimin Karaova’dan başladığının göstergesi” diyerek başladı. Mumcular’ın, Bodrum Yarımadası’nın pek çok mahallesi gibi sorunlarıyla birlikte büyüdüğünü ve on yıldır Bodrum’un Muğla’yı yönetenler tarafından yok sayıldığını belirten Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, “Karaova mutsuz, Bodrum mutsuz. 31 Mart 2024 seçimlerinde bir kez daha iş başa düştü ve Bodrum’u hizmetle buluşturmak için yine yollara düştük. Gözbebeği bu memleketimiz can çekişiyor. Mumcularımızın merkezindeki iki kilometrelik yolu üç ayda yapamayan, esnafa, vatandaşa eziyet eden bu belediyeden hiç kimse memnun değil” diye konuştu.
Karaova’da doğup büyüdüğünü, tarlada çalışıp tütün kırdığını, eğitim hayatının ardından ise Bodrum Konacık’ta 10 yıl belediye başkanlığı yaptığını söyleyen Mehmet Tosun, Mumcular bölgesini de yakından ilgilendiren projelerini anlattığı konuşmasında, “Biz Konacık beldemizi, Bodrumumuzun en yaşanabilir mahallelerinden biri yaptık. Sadece Konacık’la da yetinmedik. Mumcular’daki köylerimizin ihtiyaçlarını da elimizden geldiğince karşılamaya çalıştık. Hizmette sınır tanımadık, yetkilerimizi zorladık. Fakat 2014’ten sonra geçen on yıl içerisinde sizi unuttular, bizi unuttular. Biz bu beceriksizliğe razı olamayız arkadaşlar. Biz proje konuşuyoruz, onlar gibi laf üretmiyoruz. Siz on yıl boyunca çalışmayacaksınız, üretmeyeceksiniz sonra afişlere ‘işimiz gücümüz Bodrum, işimiz gücümüz Muğla’ yazacaksınız. On yıldır Bodrum’umuzu, Muğla’mızı kim yönetiyor? On yıl boyunca ne yaptınız? Bunu 31 Mart’ta sormak gerekmiyor mu değerli hemşehrilerim? Size söz veriyorum, sizin bu evladınız çalışarak üreterek nasıl Atatürkçü ve Cumhuriyet’e bağlı olunduğunu bu memlekete gösterecek.”
Bodrum’un ulaşım ve trafik sorununun her geçen yıl içinden çıkılmaz hale geldiğini, musluklarından su akmadığını, imar, kanalizasyon ve arıtma sorunlarıyla boğuştuğunu söyleyen Tosun, başta yeni çevre Yolu olmak üzere, kentin trafik sorununu tümüyle çözecek üç ayrı ulaşım projesini derhal hayata geçireceklerini belirtti. Su Eylem Planı ile Bodrum’un içme ve kullanma suyu sorununu da çözeceğini kaydeden Tosun, konuşmasının devamında Mumcular’a yönelik kapalı spor salonu, gençlik merkezi, açık spor kompleksleri, kreş ve düğün salonu ile mezbaha ve soğuk hava deposu yatırımlarının müjdesini verdi.
Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Tosun, “Karaova’nın ne imar sorunu kalacak, ne de altyapı. Köylerin her birinde kanalizasyon şebekesi olacak. Önümüzdeki beş yıl içerisinde benim güzel memleketim Karaova, daha yaşanılabilir daha mutlu insanların olduğu bir bölge haline gelecek. Size bunun sözünü veriyorum” diye konuştu.
“Çalışmadan, üretmeden Atatürkçü olunmaz”
Mumcular’da kalabalığa seslenen Mehmet Tosun şöyle devam etti: “Biz çevremize, doğamıza, toprağımıza sahip çıkacağız. Hani diyorlar ya ‘Cumhur ittifakından Mehmet Tosun gelirse rant gelirmiş, Bodrum’da yapılaşma olurmuş!’ Olmayacak kardeşim! Mehmet Tosun bu yörenin evladıdır. Biz göreve geldiğimizde Bodrum’u bütüncül bir şekilde planlayacağız, vahşi yapılaşmaya son vereceğiz. Bunların yaptığı gibi de her yeri yapılaşmaya açmayacağız. Sizler beni biliyorsunuz. Bu kardeşiniz hizmet insanıdır. Seçildikten sonra bir dakika boş durmaz, çalışır çalıştırır. Sizin hakkınız nerede var ise oraya gider, gerekirse Ankara’dan gerekli yatırımları alır ve üzerine düşeni de yapar. Konacık’ta yaptıklarımız Bodrum’da yapacaklarımızın teminatıdır.”
Bütün hizmetleri Atatürk’ün izinde Cumhuriyet değerlerine bağlı milli ve manevi değerlere saygılı belediyecilik anlayışıyla gerçekleştireceklerini söyleyen Tosun “Çalışmadan, üretmeden Atatürkçü olunmaz. Mehmet Tosun ve ekibinin kırmızı çizgisi Atatürk ve Cumhuriyet’tir. Tartışmaya kapalı arkadaşlar” dedi.
Tosun, konuşmasının sonunda Karaovalı hemşehrilerinden 31 Mart seçimlerinde destek isteyerek “Bodrum Belediye Meclisinde Cumhur İttifakı’na, Bodrum Belediye Başkanlığında Mehmet Tosun’a, şahsıma oy istiyorum” dedi. Tosun, konuşmasının sonunda meclis üyesi adaylarını sahneye çağırarak ekibiyle birlikte vatandaşları selamladı. Miting, Reha ve Mustafa Ergene’nin türküleriyle devam etti.
Mumcular merkez ve mahallelerinden çok sayıda vatandaşın katıldığı iftar ve miting organizasyonunda, Ak Parti Bodrum İlçe Başkanı Hacı Dalda, MHP İlçe Başkanı Tayyar Şafak, BBP İlçe Başkanı Mustafa Kıroğlu, Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Meclis Üyesi adayları ile partililer de hazır bulundu. – MUĞLA
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Gaziosmanpaşa Mitingi’nde vatandaşlara seslendi. Mitinge Kurum’un yanı sıra Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta, AK Parti Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Fatih Aydemir, MHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Korhan Çalışkan, MKYK üyeleri, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mitingde ilgiyle karşılanan Kurum’a vatandaşlar konuşmaları sırasında alkışlarla eşlik etti. Kurum, miting sonunda vatandaşlara karanfil attı.
“Bizi kimse, tatil beldelerinde bulamayacak”
Mitingde konuşan Kurum, “Biz, bugün de, yarın da daima milletimizin her anında hep yanında olacağız. 650 bin konutu dönüştürerek yanında olacağız. Metroları iki katına çıkararak yanında olacağız. İki yakaya tüneller yaparak milletimizin yanında olacağız. Millet bahçeleriyle, kültür merkezleriyle, çocuk sağlık merkezleriyle milletin yanında olacağız. Biz milletimizin zor anında nasıl yanında olduysak 31 Mart’tan sonra da aynı anlayışla olmaya devam edeceğiz. Bizi daima kapınızın önünde, dizinizin dibinde bulacaksınız. Bizi arayanlar dün nasıl Adıyaman’ın yollarında, Gaziantep’in yollarında bulduysa, yarın bizi Fikirtepe’de, Kirazlıtepe’de, Tozkoparan’da bulacaksınız. Burada vatandaşlarımızla birlikte çalışacağız. Dün nasıl Karadeniz’de sellerde milletimizin yanında olduysak, bugün de Esenler’de, Bakırköy’de, Fatih’te aynı anlayışla çalışacağız. İstanbul’un 39 ilçesi için mücadele edeceğiz. Bizi arayan herkes İstanbul’u depremden korurken, milletimizin yuvalarını yaparken görecek. Bizi kimse polemiklerin, kavgaların yanında bulamayacaklar. Bizi kimse, tatil beldelerinde bulamayacak. Bu şehirde, hiçbir annemiz deprem korkusu çekmesin diye, 650 bin yeni yuva yaparken bulacaklar. Tarihin, milletin ve Gaziosmanpaşalıların önünde size söz veriyorum. Bu söz, onların verip de tutmadıkları sözlere benzemez. Onlar sözlerini bile hatırlamıyor. Sordukları zaman verdikleri vaatleri unutuyorlar. O da yetmezmiş gibi ‘bu süreçte bunlar zaten yetişmezdi’ diyorlar” şeklinde konuştu.
“Biz onların savurduğu paraları İstanbul’un projelerinde kullanacağız”
Mevcut İBB yönetimini eleştiren Kurum, “Bu İBB yönetiminin 5 yılda başlayıp da bitirdiği tek şey İstanbul’dur. Metrolar bozuldu, umursamadılar. İstanbul halkını metrobüsleri itmek zorunda bıraktılar. Tramvaylar rayların üzerinde kaldı. Otobüsler yandı, tutuştu. İş yapmadıkları gibi, tembelliklerini bile ‘çalıştırmıyorlar, engelliyorlar’ algısıyla üzerlerinden atmaya çalışıyorlar. Kendi partileri için balya balya paraları savuranlar da onlardı. Biz onların savurduğu paraları İstanbul’un projelerinde kullanacağız. Biz onların israflarını bitirip İstanbul’a, Gaziosmanpaşa’ya harcayacağız. İstanbul’un hakkını İstanbul’a teslim edeceğiz. Ev kadınlarını bize oy veriyor diye ikiye böldüler. Ev kadınlarımız bu zihniyete 31 Mart’ta sandıkta gereken cevabı verecek. Binlerce kadın emekçimizin ekmeğiyle oynadılar, işlerine son verdiler. İSMEK’in bütün şubelerini kapattılar. Meydanlarda verdikleri vaatleri, makamlarına oturdukları gün unuttular. Gaziosmanpaşa’yı hatırlamadılar. Gaziosmanpaşa’nın sorunlarıyla ilgilenmediler. İstanbul’a hizmet etmek yerine İstanbul’u cezalandırdılar. Hiçbir yatırım gerektirmeyen İSPARK bile zarar ettirdiler. Kapı arkasında kurdukları ittifaklarla birlikte İstanbul’un kaynaklarını rant görüp peşkeş çekiyorlar” diye konuştu.
“Sarıgöl, Karayolları ve Mevlana Mahallesi’nde 7 bin konutluk bir kentsel dönüşüme imza attık”
“Biz her zaman olduğu gibi 1 Nisan’dan itibaren de Gaziosmanpaşalı kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” diyen Kurum sözlerini şöyle sürdürdü:
“Alibeyköy-Küçükköy Tramvay Hattı, Vezneciler-Sultangazi Metro Hattı, Kazlıçeşme-Levent metrosunu bu kardeşiniz yapacak. Gaziosmanpaşa’mız bizi iyi bilir. Biz Gaziosmanpaşa’ya Yıldıztabya’da, Bağlarbaşı’nda, Yeni Mahalle’deki dostlarımıza verdiğimiz sözleri tuttuk. Sarıgöl, Karayolları ve Mevlana Mahallesi’nde 7 bin konutluk bir kentsel dönüşüme imza attık. Bizim sadece Gaziosmanpaşa’ya yaptığımız konut sayısı İBB’nin 5 yılda yaptığı proje sayısından daha fazla. İstanbul’un kaynaklarını kendi geleceğin için harcamayı biliyorsun. İstanbul’un sorunlarını çözmek yerine İstanbul’un paralarını il başkanlığı binası almak için balya balya paraları harcamayı biliyorsun. İş Gaziosmanpaşa’nın kentsel dönüşümüne geldiğinde ortada yoksun.” – İSTANBUL
]]>Erdoğan, partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ı “milli irade bayramı” olarak görmek istediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Artık yavaş yavaş ortasına doğru yaklaştığımız ramazan-ı şerifinizi tebrik ediyorum. Şu mübarek günlerde Gazze’de ve dünyanın başka yerlerinde zulüm altında iftarını ve sahurunu yapmaya çalışan kardeşlerimizin Allah yardımcısı olsun. Netanyahu denilen malum kişiyi, Kahhar ismi şerifiyle Rabb’imize havale ediyoruz. Rabb’imiz kahru perişan eylesin. Bize düşen hem bu kardeşlerimize var gücümüzle yardımcı olmak hem de sahip olduğumuz güvenliğin, huzurun, nimetlerin kıymetini bilmektir.”
“2 bin 300 konutun yapımına devam ediyoruz”
Kayseri’ye 21 yılda 171 milyar lirayı aşkın kamu yatırımı yaptıklarını ifade eden Erdoğan, eğitimde 5 bin 343 yeni derslik kazandırdıklarını, 2’si devlet olmak üzere 3 yeni üniversite kurduklarını söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
“Gençlik ve sporda 10 bin 992 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Stadyumla birlikte 49 spor tesisi inşa ettik. Kayserili ihtiyaç sahiplerine 7 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Şehrimize 2 bin 407 yataklı 21 hastane dahil 60 sağlık tesisi açtık. Hizmete açtığımız 1607 yataklı Kayseri Şehir Hastanemiz sadece ilimiz için değil bölgemiz için de önemli bir şifa kaynağı oldu. TOKİ vasıtasıyla 19 bin 845 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 2 bin 300 konutun yapımına devam ediyoruz. Riskli yapı olan 20 bin 912 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Kayseri’deki 4 millet bahçesi projemizden 2’sini bitirdik. Birinin yapımına, birinin proje çalışmasına devam ediyoruz.”
“Diğerleri zaten meydanda yok”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’ye ulaştırmada yapılan yatırımları anlatarak, “Kayseri-Felahiye yolunu, Kayseri-Niğde yolunu, Nevşehir-Ürgüp-Kayseri yolunu ise 2026’da bitireceğiz. Kapadokya turizmine katkı sağlayacak, Ürgüp-Soğanlı-Yeşilhisar yolunu, yatırım programına aldık. Proje çalışmaları devam ediyor. Demir yollarında, Kayseri il sınırlarındaki mevcut konvansiyonel hattı tamamen yeniledik.” dedi.
Kayseri’ye yapılan içme ve sulama suyu yatırımlarını da anlatan Erdoğan, son 21 yılda inşa ettikleri tesislerle Kayseri’de 570 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını ve çiftçilere yıllık 3 milyar lira zirai gelir artışı sağladıklarını dile getirdi.
Yapımı devam eden 10 sulama tesisiyle 144 bin dekar zirai araziyi daha sulamaya açacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Develi Ovası, Bünyan, Sarıoğlan, Bünyan-Elbaşı, Karadayı sulama projelerinin yapımına devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kayseri’de nüfusun yaklaşık yüzde 90’ını doğal gaz imkanına kavuşturduklarını belirten Erdoğan, bu yıl Pınarbaşı ve Sarız’a da doğal gaz arzı sağlamayı planladıklarını söyledi.
Mitingde şehre yapılan yatırımlara ve projelere dair bir video da gösterildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin sonunda Kilis’e gideceğini belirtti, “Durmak yok. Diğerleri zaten meydanda yok.” dedi.
Erdoğan, vatandaşlardan İstanbul’da yaşayan Kayserilileri arayarak, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’a destek istemelerini söyledi.
Notlar
Mitingin sonunda Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan adayı Memduh Büyükkılıç ile ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırıp, vatandaşları selamladı.
Mitinge, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, bazı AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, AK Parti ve MHP milletvekilleri ve partililer katıldı.
Miting alanının yanından bulunan Kayseri Kalesi’ne Türk bayrağı ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın portreleri asıldı.
Erdoğan, miting sırasında, meydanda açılan “Vatan sana, sen bize emanetsin Reis”, “Bay Kemal’den bile beter Özgür Özel”, “Özeniyorlar ama çözemiyorlar” pankartlarını okudu.
(Bitti)
]]>Elazığ’da Yeniden Refah Partisinin 22 Mart günü yapılması planlanan mitingi Elazığ İlçe Seçim Kurulu tarafından “belirtilen alanın miting alanı olmadığı” gerekçesiyle reddedildi. Aynı alanda bir hafta önce AKP tarafından miting yapıldığını belirten Yeniden Refah Partisi Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Erhun Karakuş, “Siyasi parti olarak rakip olduğumuz bir partinin o meydanda bir hafta bile geçmeden miting yapması düşünülecek olursa, halkımızın bizi gerçek manada kıyaslayabileceği aynı alanda miting yapmak istememiz kadar doğal bir durum yoktur” dedi.
Elazığ’da Yeniden Refah Partisinin 22 Mart günü Genel Başkan Fatih Erbakan’ın katılımıyla yapılması planlanan miting Elazığ İlçe Seçim Kurulu tarafından “belirtilen alanın miting alanı olmadığı” gerekçesiyle reddedildi. Yeniden Refah Partisi Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Erhun Karakuş, şunları kaydetti:
“Değerli hemşehrilerimiz, bilindiği üzere 22 Mart Cuma günü saat 15.30’da Genel Başkanımız Sayın Fatih Erbakan’ın katılacağı Elazığ mitingimizi yapacaktık. Bununla ilgili olarak resmi müracaatımızı 11 Mart Pazartesi günü seçim kuruluna yazılı dilekçemizi teslim ederek Cumhuriyet Meydanı Valilik önünde bulunan ve AK Parti’nin kendi seçim mitingini yaptığı alanın bize tahsis edilmesini talep ettik. Yine konunun cevabı olarak 13 Mart Çarşamba günü seçim kurulundan tarafımıza gönderilen yazıda, Cumhuriyet Meydanı Valilik önündeki alanın miting alanı olmadığı gerekçesiyle talebimizin reddedildiğini bize bildirdiler. Siyasi parti olarak rakip olduğumuz bir partinin o meydanda bir hafta bile geçmeden miting yapması düşünülecek olursa, halkımızın bizi gerçek manada kıyaslayabileceği aynı alanda miting yapmak istememiz kadar doğal bir durum yoktur. Bu kararı öncelikle Elazığlı hemşehrilerimizin iradesine bir saygısızlık olarak görüyoruz. Bu kararı Elazığlı hemşehrilerimizin vicdanına bırakıyoruz. ‘
“DEVLET, SİYASİ PARTİLERE EŞİT DAVRANMAK ZORUNDA”
Sayın Cumhurbaşkanımızın mitinginden önce AK Parti İl Başkanı tarafından yapılan basın açıklamasında ifade edildiği gibi, Cumhurbaşkanı sıfatıyla değil, siyasi bir program ve miting amacıyla ve AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla ilimize gelmişlerdi. Program, herhangi bir açılış ve temel atma gibi resmi bir tören olarak değil, AK Parti’nin belediye başkanlarına oy istenmesine yönelik siyasi bir miting olarak icra edilmişti. Bu programın siyasi program olması bile Cumhuriyet Meydanı Valilik binası önünde yapılmasına itirazımız yok. Ancak aynı alanı, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın da katılacağı miting için talep etmemize rağmen bu alan bize tahsis edilmemiştir. Yapılan uygulama devletin eşitlik ve adalet olma vasıflarına gölge düşürmüştür. Devlet, vatandaşlarına olduğu gibi siyasi partilere de eşit ve adil davranmak durumundadır. Devletin bazı kurumlarının ayrımcı tutum takınmaları ve siyasi partileri iktidar partisi ve diğerleri olarak ayırmaları, halkımızın devlete ve kurumlara olan inancını sarsmaktadır. Alınan bu karar, bu şehre 2 dönem milletvekilliği yapmış hizmet etmiş Belediye Başkan adayımız Sayın Faruk Septioğlu’na bir saygısızlıktır, alınan bu karar Genel Başkanımız Sayın Fatih Erbakan’a bir saygısızlıktır ve en nihayetinde bu karar kıymetli Elazığlı hemşehrilerimizin iradesine saygısızlıktır. Hiçbir kimse veya kurumun, talimatla verilen bu kararlar sebebiyle devletimizi ayıran ve tarafsızlığını yitirmiş bir konuma düşürmeye hakkı yoktur. Bizler yapılan bu ayrımcılığı ve haksızlığı reddediyoruz ve daha da önemlisi, devleti, siyasi iktidarın bir aparatı olarak gören ve kullanan zihniyeti halkımızın takdirine bırakıyoruz.”
]]>