GENÇAĞA KARAFAZLI
(RİZE) – Rize’nin Pazar ilçesinde kurulmak istenen balık çiftliğine bölgedeki balıkçılar tepki gösterdi. Pazar Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İsmail Hakkı Kambay, “Bu konuda 4 kooperatif olarak biz karar vermiş durumdayız. Büyük teknelerimiz var 10- 12 tane. Eğer o kafesleri yerleştirmeye kalkışırlarsa takacağız kancayı onları sahile çekeceğiz” dedi.
‘nin Pazar ilçesinde yapılmak istenen Günvak Gıda Tarım ve Endüstriyel Temizlik Pazarlama Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin açmak istediği Su Ürünleri Yetiştiriciliği Tesisine tepkiler devam ediyor. Havaalanına giden güzergahta böyle bir tesisin yapılmasının balıkçılığı etkilediği kadar havacılık sektörünü de etkileyeceğini belirten bölge halkı, projeye karşı olduklarını belirtti.
“BALIKÇILAR BURAYI TERK ETMEK ZORUNDA KALACAK”
Pazar Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı ve Balıkçı köyü muhtarı İsmail Hakkı Kambay şunları söyledi:
“Bizim bu kafes balıkçılığına karşı olmamızın nedeni şudur; bir tarlayı düşünün ekip biçilen bir yer vatandaşlar buradan faydalanıyor. 30 ile 52 metre arasında bu kafesler yapıldığı zaman herhangi ne kıyı balıkçısı ne gırgır ne de avlama balıkçıları burayı tamamıyla terk etmek zorunda kalacaklar.
Bütün balığın geçiş yerleri buraları, avlanma sahaları, tüm balıkçılar buradan etkileniyor. Sayın valimiz olumlu bir yaklaşımda bulundu daha sonra yüz yüze görüştüğümüzde da aynı şekilde dile getirdim dedi ki o zaman, ‘ne sizi yok sayarım ne de onları. Onlar da bir istihdam yaratıyor’ dedi. Şöyle ki, 400 kişi bayan eleman çalışıyor. O zaman dedim ki ‘sayın valim, ‘burada üç firma faydalanıyor ama 2 bin tondan gırgır başına sade kurumlara fabrikalara gidecek hamsinin miktarı 40 bin ton.’ Burada çalışan her gemide 40 kişi, gemici 30 kişi arabalar peşinde dolaşıyor. Belki de dedim bin 500 kişi 2 bin kişi istihdamdan faydalanıyor. En son olarak da havaalanı müdürüne biz gittik. Havaalanı müdürü Fikret Bey olmamasından yana tavır koymuştu bütün dilekçelerim orada mevcut vaziyette. Sayın Milletvekilimiz (Tahsin Ocaklı) bu konuyu da dile getirmiş Meclis’te.
“KAFESLERİ YERLEŞTİRİRLERSE SAHİLE ÇEKECEĞİZ”
En son dilekçemde ‘bir martı pervaneye girdiği zaman 200 kişi yolcu yok olacak, ölümle karşı karşıya gelecek’ dedim. Uçağın da yok olacağını düşünürsek, maddi ve manevi zararını kim karşılayacak? Burada olacak bir olayın dedim sorumluluğunu kim alacak? Kuzuoğlu şirketi mi alacak? Günvak 1, Günvak 2 şirketi mi alacak, yoksa Tarım İl Müdürlüğü mü ve Çevre İl Müdürlüğü mü alacak? Eğer buraya bu insanlar bu şirket sahipleri gelmeye kalkışırsa biz bütün köy halkı olarak, mevcut komşu köylerle birlikte bin kişiyi bu limana yığıp karşı geleceğimizi şu andan itibaren söylemek istiyorum. Herhangi bir olaya sebebiyet vermeden biz kendi basın açıklamamızı yapmayı düşünüyoruz, bütün bu konuda 4 kooperatif olarak biz karar vermiş durumdayız. Büyük teknelerimiz var 10- 12 tane. Eğer o kafesleri yerleştirmeye kalkışırlarsa takacağız kancayı onları sahile çekeceğiz.”
“SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ, BOŞUNA UĞRAŞMASINLAR”
Balıkçı Kemal Kambay da “Balıkçı köyündenim 69 yaşındayım doğduğumdan beri buradayım. En küçük balıkçılıktan 50 metreye kadar balıkçılık yaptım. Yüze yakın burada balıkçı var, burada kafes yapılmasını kesinlikle hiçbiri istemiyor çünkü 500 seneden beri buranın balıkçısı buradan geçimini sağlıyor. Onun için burada kesinlikle yapılmasını istemiyoruz eğer buraya direnirlerse biz de burada direneceğiz. Sonuna kadar mücadele yapacağız yürüyüş yapacağız yaptırmayacağız yalandan boşuna uğraşmasın” dedi.
]]>
Uraloğlu, MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu tarafından Balçova Termal Otel’de organize edilen “Sürdürülebilirlik Odağında Lojistik Sektörü ve Gelecek Trendleri” ana temalı Türkiye İstişare Toplantısı’nın açılış oturumuna katıldı.
Konuşmasında bakanlığın ulaştırma ve haberleşme ağına yönelik yatırımları hakkında bilgi veren Uraloğlu, 2028’e kadar 1780 kilometre daha otoyol yapmayı, yaklaşık 14 bin kilometre olan demir yolu ağını 28 bin kilometreye, 57 olan havalimanı sayısını ise 61’e çıkarmayı planladıklarını belirtti.
Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Hava yolunda ciddi gelişmelerimiz olacak ama demiryolu hem yük hem yolcuda çok büyük oranlarda gelişecek. Biz de yatırımımızı ona göre yapacağız. Her 15 saniyede bir uçak geçiyor ülkemizden. Böyle bir coğrafyadayız ve 173 ülkeyle hava yolları anlaşmamız var. Şu anda da 130 ülkede 143 noktaya doğrudan uçuş yapan bir ülkeyiz.
2023 yılında İstanbul ve Çanakkale boğazlarından yaklaşık 84 bin gemi geçti. Bu her boğazdan yaklaşık 40 bine yakın gemi demektir. 4 saatlik bir uçuş mesafesinde 67 ülkeye ulaşabiliyoruz. Bu 67 ülkede de 1,4 milyar insan yaşıyor. Bunların 40 trilyon dolar gayri safi milli hasılası var. 8 trilyon dolar da ticaret potansiyeli bulunuyor. Coğrafya haritasını bilmeyen birisine gösterirseniz ‘en kritik yer, en stratejik yer neresidir’ derseniz oranın Türkiye olduğunu size gösterebilir. Böyle kıymetli bir coğrafya üzerinde bulunuyoruz.”
“Projeler bitme aşamasında”
Uraloğlu, ticaretin genel anlamda doğu-batı ekseninde geliştiğini, son zamanlarda kuzey-güney aksında da çok ciddi gelişmeler olduğuna işaret etti.
Basra Körfezi’nden Ovaköy’e 1200 kilometrelik otoyol, demir yolu, enerji nakil ve iletişim hatlarını içeren Kalkınma Yolu Koridoru’nu bu gelişmeyi önceden görerek planladıklarını aktaran Uraloğlu, “Bugün bitirmiş olsaydık Süveyş Kanalı’ndaki sıkıntılar konuşulmuyor olurdu ve sadece 21 günde bu ulaşımı biz sağlamış olurduk. Projeler bitme aşamasında. Bu sene içerisinde başlayabilir miyiz diye gayret içerisindeyiz.” diye konuştu.
Ankara-İstanbul arasındaki yeni bir otoyol yapmayı planladıklarını vurgulayan Uraloğlu, Aydın-Denizli Otoyolu’nu bitireceklerini, devamında da bu yolu Antalya’ya bağlayacaklarını anlattı.
İhalesi yapılan ve proje aşamasında olan yatırımları anlatan Uraloğlu, İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin Polatlı’dan itibaren 508 kilometre olduğunu, 2026 sonu ya da 2027 başında tamamlanmasının hedeflendiğini aktardı.
İzmir için yeni çevreyolu projesi
Uraloğlu, İzmir’de geçmişte Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yaptığını, kentin ihtiyaç duyduğu yatırım ve hizmetleri bildiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Biz tercihlerinden dolayı hiçbir ilimizi cezalandırmadık. Siz hiç duydunuz mu? Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de devletin bir yatırımının durdurulduğunu gördünüz mü tercihinden dolayı? Asla görmediniz. Ama şunu atlamamamız lazım; daha iyisini yapmak için mutlaka mahalli idarelerle, özellikle büyükşehirlerle iş birliği yapmamız lazım. Ekip halinde yürümemiz lazım. O anlamda biz İzmir’e daha iyi hizmet etmeye talibiz.”
Bakan Uraloğlu, İzmir’de yeni çevre yolu projesini de bitirdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Onunla ilgili ÇED süreçleri ve imar planı genel anlamda bitti diyebilirim. Yatırım programıyla, fizibiliteyle ilgili çalışmalarımızı yürütüyoruz. Artık özellikle Karşıyaka, Bayraklı tarafındaki günlük trafik 120 binleri geçti. Belki birazcık daha yukarı Buca’ya doğru giderken o rampaların olduğu kesimde trafik ciddi bir şekilde aksıyor. Bu sene yatırım programına aldırabilirsek bu sene, olmadı önümüzdeki sene mutlaka ona başlamalıyız. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyeyim. Yüksek hızlı tren inşallah geliyor. İzmir’deki bu anlamda kavşak projelerinden bahsediyor Hamza Bey. Onlarda nasıl işbirliği yaparız, konuşacağız. İzmir mutlaka daha iyisine layık. ‘Biz ceketimizi koysak kazanır’ diyenlere 1 Nisan’da bunun böyle olmadığını, 1 Nisan şakasıyla beraber göstermiş olacağız.”
Diğer konuşmacılar
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da İzmir’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu, ticaretin ve kültürün merkezi olarak öne çıkmış bir şehir olduğunu söyledi.
İzmir’in sahip olduğu eşsiz potansiyeli en üst düzeye çıkarmak ve şehri daha da yaşanabilir hale getirmenin en büyük arzuları olduğunu bildiren Dağ, ” İzmir’imizin tarihini, kültürünü ve doğal güzelliklerini koruyarak, modern belediyecilik anlayışıyla kalkındırmayı hedefliyoruz. İş dünyasıyla olan işbirliğimizi güçlendirerek, İzmir’i bir yatırım cennetine dönüştüreceğiz.” dedi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı da taşımacılık sektörünün Türkiye’de ve dünyada önemini artırdığını söyledi.
Türkiye ekonomisinin depreme rağmen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüyerek büyük bir direnç gösterdiğini vurgulayan Asmalı, şunları kaydetti:
“Yine geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinde ki o dönem biliyorsunuz genel seçimlerin de olduğu bir dönemdi, bu performansını sürdürerek yüzde 3,9 oranında büyüyerek küresel ekonomiler içerisinde pozitif olarak ayrışmıştır. Nihayet yılın 3. çeyreği yüzde 5,9 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi bu dönemde de G20 ülkeleri arasında en çok büyüyen ikinci ülke olmayı başarmıştır. Öncü ekonomilerle birlikte ülkemizin de enflasyon sorunuyla yüzleştiği ve parasal sıkılaşma sürecinde olduğu böyle bir dönemde Türkiye ekonomisinin büyüme hızının artması takdir edilmesi gereken bir gelişmedir.” diye konuştu.
İzmir Valisi Süleyman Elban, MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu Başkanı Mehmet Metin Korkmaz ile MÜSİAD İzmir İl Başkanı Gökhan Temur da toplantıda birer konuşma yaptı.
]]>