Yerlerinden edilmiş Filistinliler evlerine dönüp, geriye ne kaldıysa kurtarmaya çalışırken, bir başka tehlike kol geziyor: Patlamamış bombalar.
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (UNOCHA), İsrail askerlerinin çekilmesinden kısa süre sonra bir değerlendirme çalışması yaptı.
Çalışmaya ilişkin yazılı açıklamada “Han Yunus’taki sokaklar ve kamusal alanlar patlamamış mühimmatla dolu ve siviller açısından büyük risk oluşturuyor. Ekip, ana kavşaklarda ve okulların içinde 450 kiloluk patlamamış bombalar buldu” denildi.
Askeri uzmanlar, İsrail ordusunun savaşın başlamasından sonra on binlerce bomba attığını tahmin ediyor.
Birleşmiş Milletler’in (BM) Gazze’de patlamamış bombaları temizleyen ve güvenli hale getiren BM Mayın Eylem Servisi (UNMAS) adlı bir özel ekibi var.
Bu kuruluşun başındaki Charles (Mungo) Birch, Gazze’de Ukrayna’dan daha çok enkaz olduğunu söylüyor.
Birch “Uçaklardan atılan büyük bombalar, amatör yapım roketler ve bu ikisinin arasındaki her şeyden var” diyor ve atılan bombaların %10’unun patlamadığını tahmin ettiklerini söylüyor.
BM uzmanı ayrıca, İsrail’in yeraltı yapılarını ya da tünellerini hedef almak için bombalar kullandığını vurguluyor.
Hamas’ın İsrail’e saldırmasından önce UNMAS, Gazze’de “derine gömülü” 21 bombayı etkisiz hale getirmeyi neredeyse tamamlamıştı. Her bir bombanın etkisiz hale gelmesi bir ay aldı ve sonra her şey değişti.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant, İsrail Ordusu’nun savaşın ilk 26 gününde Gazze’ye 10 bin bomba ve füze attığını söyledi.
Charles Birch, “Çok zor bir durumdu” diyor.
Mart ayının sonunda, insan hakları kuruluşları ve ABD Başkanı Joe Biden’ın Demokrat Partisi’nin bazı kesimlerinden gelen çağrılara rağmen, Washington Post ve Reuters Haber Ajansı, ABD’nin İsrail’e 1800’den fazla MK84 (900 kilo) ve 500 MK82 (225 kilo) bombasının gönderilmesine onay verdiğini duyurdu.
Bu büyük bombalar Gazze’de kitlesel ölüm ve yaralanmaların meydana geldiği saldırılarla ilişkilendiriliyor. Gazze yönetimine göre Gazze’de şu ana dek 33 bin 970 Filistinli öldürüldü.
Bombardıman
İsrail Hava Kuvvetleri ve İsrail ordusu saldırılarda nasıl mühimmat kullandıklarını açıklamıyor. Ancak sosyal medya paylaşımlarındaki fotoğraflarda uçaklarda görülen bombalarla, saldırılarda kullanılanların aynıları olduğunu düşünmek makul.
Uluslararası Af Örgütü’nden silah uzmanı Brian Castner, Gazze’deki yıkımın, İsrail’in güdümsüz MK84 (900 kilo) bombalarını kullandığını gösterdiğini vurguluyor.
Castner, “MK84 bombalarındaki zorluk ağırlıkları çünkü ağırlıkları 900 kilo civarında. Yarısı patlayıcı madde yarısı da çelik. Sivillere yüzlerce metre öteden zarar verebiliyorlar” diyor ve devam ediyor:
“Bu nedenle bu bombaların başka bir yere götürülmeleri ve güvenli bir şekilde etkisiz hale getirilmeleri gerekiyor.”
Castner ayrıca, kalabalık yerlerde enkaz altında bomba olmasının büyük bir risk olduğunu vurguluyor.
BBC Arapça, İsrail ordusuna, Gazze’deki hangi bölgelerin patlamamış mühimmattan arındırıldığını sordu. Bir sözcü, “Üzgünüz ama ayrıntı veremeyiz” yanıtını verdi.
Castner, Hamas’ın attığı roketlerin daha çok patlamama riski olduğunu ve bunların da enkaz altında kalmasının risk oluşturduğunu belirtti. Castner ayrıca, Hamas’ın patlamamış İsrail mühimmatını geri dönüştürme kabiliyetinden bahsetti.
Birch ise uçaktan atılan ve yer altına saplanmış bombaların imhası için 10 ila 15 metrelik bir tünel kazılması gerektiğini belirtiyor.
Daha sonra bir patlayıcı uzmanı aşağı indiriliyor, fitilini çıkartıyor ve bomba etkisiz hale getiriliyor.
Ancak Birch, şu anda Gazze’deki asıl işin yerdeki patlamamış mühimmatı etkisiz hale getirmek olduğunu vurguluyor:
“Gazze’nin kuzeyindeki patlamamış mühimmat kirlenmesi konusunda herhangi bir fikrimiz yok, çünkü gidip değerlendirme yapamadık.
“Daha önce görülmemiş bir operasyon olacak. Avrupa’daki son büyük konvansiyonel savaştan sonra böyle bir durum görülmedi.”
İngiliz sivil toplum kuruluşu Humanity and Inclusion (HI) geçtiğimiz günlerde durumu değerlendirmek için Refah’a iki bomba uzmanı gönderdi.
Kuruluş, çatışmanın ilk 89 gününde 45 bin bomba atıldığını tahmin ediyor. Kurum, yüzde 14’lük bir patlamama oranı üzerinden çalışıyor ve 6 bin 300 bombanın patlamamış olduğunu düşünüyor.
HI’ın patlayıcı uzmanı Simon Elmot, “Gazze’de durum değişirken, insanlar daha sık yer değiştiriyor. En büyük korkumuz, hasar görmüş ya da yıkılmış evlerine döndüklerinde eşyalarını almak için içeri girmeye çalışmaları” diyor.
“Rakka ve Musul gibi çatışma bölgelerindeki tecrübemiz en büyük riskin burada olduğunu gösteriyor.”
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze’deki ev, hastane, okullar, su ve su arıtma tesisleri gibi sivil altyapının yüzde 80’inin tamamen yıkıldığını ve ağır hasar gördüğünü tahmin ediyor.
Dünya Bankası ve BM, Gazze’nin yeniden inşasının 1,85 milyar doları bulabileceğini tahmin ediyor. 26 milyon tonluk enkazın kalkması içinse yıllar sürecek bir operasyon gerekecek.
UNMAS, operasyona hazırlanması için 45 milyon dolar gerektiğini ve şu ana dek sadece 5,5 milyon dolarlık ödenek aldığını belirtiyor. Kuruluş, savaş bitince daha fazla fon alabilmeyi umuyor.
Şu anda Gazze’de, yardım konvoylarının hareket edebilmesi ve açlık çeken insanlara ulaşabilmesi, ayrıca Filistinlilerin bu tür mühimmatın tehlikeleri konusunda eğitilmesi için çalışan 12 UNMAS çalışanı bulunuyor.
]]>ANKARA – Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristlerin kırsalda eylem yapmak amacıyla mağara ve sığınaklara sakladıkları çeşitli silah, mühimmat ve patlayıcıların yok edilmesine yönelik gerçekleştirilen “Bozdoğan-19” operasyonlarında 4 ilde 22 mağara, sığınak ve barınma alanı imha edildi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristlerin kırsalda eylem yapmak amacıyla mağara ve sığınaklara sakladıkları çeşitli silah, mühimmat ve patlayıcıların yok edilmesine yönelik gerçekleştirilen “Bozdoğan-19” operasyonlarında 4 ilde 22 mağara, sığınak ve barınma alanının imha edildiğini belirterek 19 adet roketatar mühimmatı, 16 adet roketatar sevk fişeği, 10 adet el bombası, 444 adet çeşitli çap ve ebatlarda mühimmat ile çok sayıda silah ve patlayıcı maddenin ele geçirildiğini kaydetti.
“Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; teröristlerin inlerini bir bir başlarına yıkıyoruz, yıkmaya da devam edeceğiz. Tek bir hedefimiz var; o da son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar durmadan, duraksamadan mücadele etmek” diyen Bakan Yerlikaya operasyonlarla ilgili şu bilgileri verdi:
“1 Haziran 2023 – 31 Mart 2024 tarihleri arasında Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristlerin kırsaldaki kış yapılanması ve eylem amaçlı patlayıcıların yok edilmesine yönelik düzenlenen ‘Kahramanlar’ ve ‘Bozdoğan’ operasyonlarında toplam; 667 adet mağara, sığınak ve depo imha edildi. Bombalı eylemler için hazırlanan; 1 ton 662 kg amonyum nitrat patlayıcı, 77 adet plastik patlayıcı C4, 180 adet mayın, EYP, saldırı için hazırlanan 80 bin 398 adet muhtelif çap ve ebatta mühimmat ile fişek, 10 bin 644 adet ağır silah mühimmatı, (RPG-7, bombaatar, havan ve uçaksavar mühimmatı), bin 30 adet el bombası, 36 adet roketatar, havan, bombatar, uçaksavar, lav silahı 340 adet uzun namlulu silah, 198 adet tabanca ve 163 adet av tüfeği ele geçirildi.
Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Şırnak, Diyarbakır, Siirt ve Hakkari Jandarma Özel Harekat (JÖH), Komando ve Güvenlik Korucularından oluşan 107 tim, bin 445 Jandarma personelinin katılımı ve J- SİHA ile ATAK helikopterlerinin desteğiyle “Bozdoğan-19” operasyonları gerçekleştirildi.
Şırnak merkez, Uludere, Silopi, Lice, Eruh ilçesi kırsalı ve Yüksekova kırsalında düzenlenen Bozdoğan-19 operasyonu sonucunda; 19 adet roketatar mühimmatı, 16 adet roketatar sevk fişeği, RPD makineli tüfek, 10 adet el bombası, EYP, 105 adet pil bloğu (EYP hazırlamak üzere kullanılan), 3 adet fünye (EYP hazırlamak üzere kullanılan), AK-47 piyade tüfeği, 5 adet AK-47 piyade tüfeği şarjörü, 444 adet mühimmat (1 adet 20 mm, 18 adet 5.56 mm, 425 adet 7,62 mm), 4 adet tüp, 2 adet akü, 84 adet pil ile çok sayıda örgütsel doküman, mutfak, sağlık ve yaşam malzemeleri ele geçirildi.
Terör örgütünün lojistik amaçlı kullanmak ve eylem yapmak için hazırladığı sığınaklar tek tek tespit edilip imha edildi.
Operasyonları gerçekleştiren kahraman jandarmamızı tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle.”
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) mensubu teröristlerin kırsalda eylem yapmak amacıyla mağara ve sığınaklara sakladıkları çeşitli silah, mühimmat ve patlayıcıların yok edilmesine yönelik gerçekleştirilen “Bozdoğan-19” operasyonlarında 4 ilde 22 mağara, sığınak ve barınma alanının imha edildiğini belirterek 19 adet roketatar mühimmatı, 16 adet roketatar sevk fişeği, 10 adet el bombası, 444 adet çeşitli çap ve ebatlarda mühimmat ile çok sayıda silah ve patlayıcı maddenin ele geçirildiğini kaydetti.
“Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; teröristlerin inlerini bir bir başlarına yıkıyoruz, yıkmaya da devam edeceğiz. Tek bir hedefimiz var; o da son terörist etkisizleştirilinceye kadar durmadan, duraksamadan mücadele etmek” diyen Bakan Yerlikaya operasyonlarla ilgili şu bilgileri verdi:
“1 Haziran 2023 – 31 Mart 2024 tarihleri arasında Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) mensubu teröristlerin kırsaldaki kış yapılanması ve eylem amaçlı patlayıcıların yok edilmesine yönelik düzenlenen ‘Kahramanlar’ ve ‘Bozdoğan’ operasyonlarında toplam; 667 adet mağara, sığınak ve depo imha edildi. Bombalı eylemler için hazırlanan; 1 ton 662 kg amonyum nitrat patlayıcı, 77 adet plastik patlayıcı C4, 180 adet mayın, EYP, saldırı için hazırlanan 80 bin 398 adet muhtelif çap ve ebatta mühimmat ile fişek, 10 bin 644 adet ağır silah mühimmatı, (RPG-7, bombaatar, havan ve uçaksavar mühimmatı), bin 30 adet el bombası, 36 adet roketatar, havan, bombatar, uçaksavar, lav silahı 340 adet uzun namlulu silah, 198 adet tabanca ve 163 adet av tüfeği ele geçirildi.
Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Şırnak, Diyarbakır, Siirt ve Hakkari Jandarma Özel Harekat (JÖH), Komando ve Güvenlik Korucularından oluşan 107 tim, bin 445 Jandarma personelinin katılımı ve J- SİHA ile ATAK helikopterlerinin desteğiyle “Bozdoğan-19” operasyonları gerçekleştirildi.
Şırnak merkez, Uludere, Silopi, Lice, Eruh ilçesi kırsalı ve Yüksekova kırsalında düzenlenen Bozdoğan-19 operasyonu sonucunda; 19 adet roketatar mühimmatı, 16 adet roketatar sevk fişeği, RPD makineli tüfek, 10 adet el bombası, EYP, 105 adet pil bloğu (EYP hazırlamak üzere kullanılan), 3 adet fünye (EYP hazırlamak üzere kullanılan), AK-47 piyade tüfeği, 5 adet AK-47 piyade tüfeği şarjörü, 444 adet mühimmat (1 adet 20 mm, 18 adet 5.56 mm, 425 adet 7,62 mm), 4 adet tüp, 2 adet akü, 84 adet pil ile çok sayıda örgütsel doküman, mutfak, sağlık ve yaşam malzemeleri ele geçirildi.
Terör örgütünün lojistik amaçlı kullanmak ve eylem yapmak için hazırladığı sığınaklar tek tek tespit edilip imha edildi.
Operasyonları gerçekleştiren kahraman jandarmamızı tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle.” – ANKARA
]]>KAAN’ın alt yüklenicilerinden Altınay Savunma Teknolojileri AŞ’nin bünyesinde bulunduğu Altınay Teknoloji Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay, alt yüklenicilerin yerli savunma sanayi projelerindeki rolüne ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.
Altınay, Türk savunma sanayisinin sahip olduğu teknolojik yetkinliğin, özellikle son 20 yılda yapılmış çalışmaların büyük bir iradeyle arkasında durulmasıyla gerçekleştiğini vurguladı.
Türkiye’nin uluslararası düzeyde birçok alanda dünyadaki üçüncü, bazen dördüncü ve beşinci sanayi üreticisi konumuna geldiğine işaret eden Altınay, “Türkiye, teknolojiyi geliştiren ve bunu seri olarak üretebilme yeteneğini kazanmış bir ülke. İnsansız hava araçlarımız özellikle son dönemde birçok muharebe alanında etkin olarak kullanılmış ve o muharebenin seyrini başarıyla değiştirebilme yeteneğini göstermiştir.” ifadesini kullandı.
Kritik zırhlıların modernizasyonunda yeni ve özgün ürünler geliştirildi
Altınay Teknoloji Grubu’nun 1991’de İstanbul Teknik Üniversitesinde ilk AR-GE şirketini kurarak yola çıktığını belirten Altınay, “Türkiye’nin ilk sanayi robotunu geliştiren firmayız. Hareket, kontrol, hassas mekanizma tekniği konularında 30 yıllık önemli bir kazanıma sahibiz. 30 yılda 10 milyon saatlik AR-GE birikimine ulaştık. 1000’in üzerinde çalışanımız var.” dedi.
Altınay, 2006’da NATO’nun şemsiyesi altında mühimmat teknolojisiyle ilgili bir projeyle savunma alanındaki çalışmalarının başladığını anlatarak, şunları kaydetti:
“Bu projede ana sorumlu proje lideri Roketsan’ın altında ona özgün ve yenilikçi bir çözüm sunduk. Mühimmatları insansız sökebilen ve söktükten sonra da ayrıştıran ve ayıklayan sistemler yapma konusunda projemiz uluslararası düzeyde takdir gördü. 2007 sonuna geldiğimizde entegre tek bir çatı altında farklı tipteki mühimmatları söken, ayrıştıran bir tesise kavuşturmuş olduk. Bu aynı zamanda NATO’nun elde ettiği en büyük akıllı mühimmat teknolojileri altyapısı oldu ve bunu Türkiye’de gerçekleştirdik.”
Altınay Teknoloji Grubu’nun kısa zamanda mühimmatları sökebilen geniş bir teknolojik yetkinliğe sahip olmasının savunma alanındaki yeni projelerde büyümesine imkan sağladığını aktaran Altınay, 2010’lu yıllarda Türkiye’nin milli tank projesinde namlu eyleyicisinin hareket kontrolünü sağlayan hassas mekanik sistemlerin geliştirilmesinde görev almaya başladıklarını, kritik zırhlıların modernizasyonunda yeni ve özgün ürünler geliştirdiklerini, Leopard tankının ve Fırtına obüsünün eyleyicileri konusunda da bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirtti.
Yerli hava ve deniz platformları milli teknolojilerle donatıldı
Altınay, 2011’de havacılık alanında yeni teknolojiler geliştirmeye başladıklarını dile getirerek, “Şu anda Türkiye’nin en geniş hava aracı ailesine sahibiz. Mikro, mini, hafif, orta ve ağır sınıf olmak üzere 12 ayrı üründe hava aracı geliştiren bir altyapımız var. ASELSAN ile ortak DASAL firmamızla, bir cepte rahatlıkla taşıyabileceğiniz hava aracından yaklaşık 700 kilogram ağırlığında, faydalı yükü 200 kilograma kadar olan geniş bir ürün yelpazesi içinde ürünler geliştiriyoruz.” dedi.
Hakan Altınay, 2019’da TUSAŞ’la TAAC şirketini kurduklarını belirterek, bu şirketin Türkiye’nin yerli ve milli savaş uçaklarının ihtiyacı olan uçağı havada tutan bütün uçuş kontrol eyleyicileri geliştirmek amacıyla kurulduğunu söyledi.
TAAC’ın ayrıca dünyada sadece uçak yapabilen ülkelerin geliştirdiği, yerde uçmayacak şekilde fakat uçuş simülasyonunun yapıldığı Demir Kuş Test Sistemi’ni geliştirdiğine değinen Altınay, milli muharip uçak KAAN’ın iniş takımlarının da TAAC tarafından yapıldığını vurguladı.
Altınay, milli gemiye inen helikopterleri güvenli şekilde yakalayıp geminin içine alan KUŞKAPANI sistemini de geliştirdiklerine dikkati çekerek, şunları söyledi:
“3 yıl öncesine kadar Türkiye bu ürünleri yurt dışından alıyordu fakat sonra ülkemize bununla alakalı bir sınırlama getirildi. 2 yıllık bir çalışmayla gerçekleştirdik ve TCG İstanbul fırkateynimizde helikopter yakalama sistemimizi başarıyla devreye aldık. Bütün milli gemi platformlarımızda da geliştirdiğimiz KUŞKAPANI’mızı başarılı şekilde uygulamak için çalışıyoruz.”
Dünyanın sayılı ülkesinde olan sistemle mühimmatlar güvenli şekilde atılıyor
Hakan Altınay, mühimmatların yerli uçaklarda güvenli şekilde taşınması, taşınan mühimmatların ses üstüne yakın hızlarda uçaktan güvenli atılmasını sağlayan mühimmat bırakma sistemlerini geliştirdiklerini, bunun dünyada 4-5 ülkenin geliştirdiği bir yapı olduğunu kaydetti.
Savunma sanayisinin stratejik kurgusunun temel bir yapısı olduğuna değinen Altınay, “En yukarıda büyük teknoloji geliştiren firmalarımız bulunuyor. Sistem düzeyinde ara firmalara ihtiyacımız var. Bu ara firmaları arzu ettiğimiz seviyede büyütebilirsek bu piramidi ülkemiz açısından tamamıyla gerçekleştirmiş olacağız.” dedi.
Altınay Savunma Teknolojileri AŞ’nin Kocaeli Dilovası Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yüksek teknolojili üretim tesisi yatırımından bahseden Altınay, şöyle konuştu:
“Savunma grubumuzun ihtiyacı olan alanlardaki kapasitesini, teknolojik ürünlerde üretim kabiliyetini artırmak, özellikle kendi elektronik kart dizaynlarımızı yaptıktan sonra kendi kartlarımızı da kendi dizgi altyapımızda üreterek hayata geçirmek istiyoruz. 2023 Mart’ta başladığımız, yaklaşık 13 bin metrekare kapalı alana sahip tesisimiz bitmek üzere. En kısa zamanda devreye alınacak. 100’e yakın yeni insan kaynağı istihdam edilecek.”
]]>Macron, Ukrayna’nın müttefiki 20 kadar ülkeye ev sahipliği yaptıktan sonra yaptığı açıklamada, “Bu aşamada asker gönderme konusunda bir fikir birliği yok” dedi.
“Hiçbir şey göz ardı edilmemeli. Rusya’nın kazanmaması için yapmamız gereken her şeyi yapacağız.”
20 kadar Avrupalı lider Pazartesi günü Ukrayna’nın yanında oldukları mesajını vermek için Paris’te toplandı.
Bir Beyaz Saray yetkilisi Reuters’a, ABD’nin ya da NATO’nun Ukrayna’ya asker gönderme planının olmadığını söyledi.
Macron, Ukrayna’ya mühimmat tedarikini hızlandırma konusunu görüşmek üzere ani bir kararla Avrupalı mevkidaşlarını Elysee Sarayı’na davet etti.
Fransa Cumhurbaşkanı’nın danışmanlarına göre, Rusya son haftalarda Ukrayna’daki askeri faaliyetlerini yeniden artırmaya başladı.
Rus ordusunu geri püskürtmedeki ilk başta başarı elde etse de Kiev, son haftalarda ülkenin doğusunda toprak kaybetti.
Ukraynalı liderler ve generaller, silah ve asker sıkıntısından şikayetçi.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Pazar günü Rusya’nın Ukrayna işgalinin ikinci yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, savaşın başından beri 31.000 Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini söyledi.
Zelenskiy’nin açıklamasından önce, Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, Batı’nın Ukrayna’ya yaptığı yardımların yarısını ertelediğini, bunun da can ve toprak kaybına mâl olduğunu söyledi.
Geçen hafta Ukrayna, birliklerinin kilit doğu kasabası Avdiivka’dan çekildiğini açıkladı. Bu, Moskova’nın son aylardaki en büyük galibiyeti.
Zelenskiy, Batı’dan gelecek mühimmatın gecikmesinin kısmen bunda payı olduğunu söyledi.
Ukrayna’ya askeri yardım yapılmasına karşı çıkan Slovakya Başbakanı Robert Fico, çok sayıda NATO ve AB üyesinin Ukrayna’ya ikili anlaşma kapsamında asker göndermeyi düşündüğünü söyledi.
Ülkesine geri dönmeden önce yaptığı açıklamada Robert Fico, liderler arasında üç farklı anlayış olduğunu belirtti:
“Ukrayna’ya askeri birliklerini göndermeye hazır olan ülkeler olduğunu doğrulayabilirim. Asla göndermeyeceklerini söyleyen ülkeler var, Slovakya da bunların arasında. Bu teklifin düşünülmesini isteyen ülkeler de var.”
NATO’nun bir sonraki genel sekreteri olma yolunda olan Hollanda Başbakanı Mark Rutte ise Pazartesi günkü görüşmelerin odak noktasının asker gönderme olmadığını söyledi.
?Macron “Bugün ‘Asla, asla’ diyen pek çok kişi, iki yıl önce ‘Asla tank, asla uçak, asla uzun menzilli füze’ diyenlerle aynı kişiler” dedi.
“Sık sık altı ila on iki ay arasında geciktiğimizi kabullenecek kadar alçakgönüllü olalım. Bu akşamki tartışmanın amacı buydu: Hedefimize ulaşmamıza yarayacak her şey ihtimal dahilinde.”
Macron, Avrupa’nın Ukrayna’da savaşmak için ABD’ye bağlı olmaması gerektiğini de belirtti.
Üçüncü ülkelerden mühimmat tedariğinde anlaşıldı
Çekya liderliğindeki, üçüncü ülkelerden yüz binlerce mühimmatın satın alınmasına yönelik girişimde ilerleme kaydedildi.
Fransa, Avrupa’nın kendi sanayisini geliştirmeye öncelik vermesini istediği için bu girişime ihtiyatlı yaklaşıyor.
Mühimmat tedariki Kiev’in savaşta kazananım elde etmesi için kritik.
Avrupa Birliği ise Mart ayına kadar Ukrayna’ya bir milyon top mermisi gönderme hedefine ulaşamıyor.
Çekya Başbakanı Petr Fiala yaklaşık 15 ülkenin girişime katkı sunmayı kabul ettiğini söyledi.
Macron, Paris’in de girişime katılacağını belirtti ve uzun menzilli füze teslimatını hızlandırma konusunda anlaşmaya varıldığını kaydetti.
Fiala gazetecilere, “Nispeten kısa sürede tedarik etmemiz gereken ve tedarik edebileceğimiz yüz binlerce parça mühimmattan bahsediyoruz” dedi.
Portekiz Başbakanı Antonio Costa, savunma bakanlarına gelecek 10 gün içinde bir plan hazırlama görevi verildiğini açıkladı.
Rutte, yurt dışından mühimmat satın alımı için Hollanda’nın 100 milyon euro katkı sağlayacağını söyledi.
Ayrıca mühimmat sağlayacak ülkelerin gizli kalma talebinde bulunduklarını kaydetti.
Almanya Başbaşkanı Olaf Scholz, İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron’un yanı sıra İskandinav ve Baltık ülkelerinden liderler de toplantıya katılanlar arasındaydı.
Ukrayna’ya son askeri yardım paketi Kongre’de takılı kalan ABD’yi, Avrupa ve Avrasya’dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Jim O’Brien temsil etti.
]]>