Yeni mezun teğmenlerin ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganı tartışma yarattı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Ankara İl Danışma Kurulu Toplantısı gerçekleştirdi.
Toplantıya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve partililer katıldı.
ÖZEL’DEN TEĞMENLERE DESTEK
Teğmenlere ilişkin tartışmalar sürerken CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den ilk değerlendirme geldi.
Özel açıklamalarında yeni mezun teğmenelerin arkasında olduğunu söyledi.
“NE DİYECEKLERDİ, ‘HEPİMİZ TRİKOPİS’İN ASKERLERİYİZ’ Mİ”
Kara, Deniz ve Hava Harp Okulları birincileri kadın teğmenleri tebrik eden Özel, “Tören bittikten sonra andı içtiler. Bu metin 2016 yılına kadar resmi törenlerde okunan metin. Birileri bu metinden rahatsız olmuşlar. Sonrasında da ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demişler. Ne diyeceklerdi, “Hepimiz Trikopis’in askerleriyiz” mi? Elbette Mustafa Kemal’in askerleri onlar” dedi.

“MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ DİYENLERİ HEDEFE KOYANLARI AFFETMEYECEĞİZ”
Özgür Özel açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demeyen bir teğmen varsa beka sorunu oradadır. Mustafa Kemal’in askeriyim demeye itiraz edecek bir teğmen mezun ediyorsak işte yandığımızın resmi oradadır. Bu ne siyasettir, ne 28 Şubatçılıktır bilmem ne… Bir gün askerler işlerini bırakıp bizim işlerimize karışmaya kalkarsa 15 Temmuz gecesi nasıl 14 arkadaşımızla gittik Meclis’i açtırdık. Orada durmaya biliriz. Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyenleri hedefe koymaya kalkanları, bu andın herhangi bir kelimesiyle çelişkili olanları tarih de biz de affetmeyeceğiz.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE – Çanakkale Savaşları’nda Gelibolu’da düşman askerini durdurarak Anafartalar Kahramanı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün, Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından cephede çekilen orijinal fotoğrafı ile fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi, Çanakkale Deniz Müzesi’ndeki Çimenlik Kalesinde sergileniyor.
Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, 8 Ağustos 1915 tarihinde Anafartalar Grup Komutanlığa atanan Mustafa Kemal Atatürk, Gelibolu’da düşman askerini durdurarak Anafartalar Kahramanı oldu. Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman Mehmetçik, ‘Çanakkale Geçilmez’ destanını kıldı.
Çanakkale Savaşları’nda ‘Çanakkale Geçilmez Destanı’nın dönüm noktası olan ‘Anafartalar Zaferi’nin kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’ün, Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından 17 Haziran 1915 tarihinde 18’nci Alay’ın siperlerinin bulunduğu bölgede tarihi fotoğrafı çekildi. Atatürk’ün cephedeki orijinal fotoğrafı ile fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi Alganer’in torunları tarafından 2007 yılında Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığına hediye edildi. Fotoğraf ve fotoğraf makinesi, müzenin en nadide parçaları arasında bulunuyor.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, “Çimenlik Kalesine gittiğimiz zaman oradaki sergilenen malzemelerden bir tanesi Mustafa Kemal’in Gelibolu Yarımadası’nda siperde bulunan fotoğrafı ve o fotoğrafı çeken fotoğraf makinesiyle karşılaşırız. Bu fotoğraf Haydar Mehmet Alganer tarafından 17 Haziran 1915 tarihinde çekilmiştir. Haydar Algener kendisi Psikolojik Hareket Subayı olarak görev yapmış olan bir kişidir. O kendi hatıratında baktığımız zaman 17 Haziran tarihinde 19’uncu Tümen bölgesine geldiğini, Mustafa Kemalpaşa’yla görüştüğünü görüyoruz. Onlar daha önceden de birbirlerini tanıyorlardı. ve orada Mustafa Kemal’le karşılaştığında iki eski arkadaş olarak kucaklaştıklarını ve onun karargahında biraz oturduğunu ve kahve içtiğini görüyoruz. Ayrıca orada Mustafa Kemal’in karargahının çok düzenli olduğunu, karargahta bir tane kuzu, bir tane de köpek bulunduğunu belirtiyor. Mustafa Kemal, Haydar Algener ve yanındaki askerleriyle birlikte siperleri gezmeye çıkıyorlar. Özellikle yer altı siperlerinden de geçerek korunaklı bölgelerden geçtiklerini, Mahmut Sırtı ve Kemikli’yi görecek bir yere geldiklerini ve burada fotoğraf çektiklerini görüyoruz. Bu fotoğraf o bölge de çekilen bir fotoğraf ve orada hatıratında diyor ki, ‘Biz bugün 27’nci Alay, 57’nci Alay ve 18’inci Alay siperlerini dolaşmış olduk.’ ve muhtemelen de bu fotoğrafın 18’nci Alay’ın siperlerinin bulunduğu köşe de çekildiğini söyleyebiliriz. Akşamüzeri kendisi tekrar birliğine dönmüş. ve Vilmerle beraber o gün yaşadıklarını anlatmıştır. Bu fotoğraf makinesi ve çekilen fotoğraf ailesi tarafından Çimenlik Kalesine hediye edilmiş ve bugün Çimenlik Kalesi’nin en önemli koleksiyonları arasında bulunmaktadır. Mutlaka Çanakkale’ye gelen bu fotoğraf makinesi ve Atatürk’ün o tarihi fotoğrafını görmeleri tabiki tarihimiz açısından çok önemli. Gezi yapacak kişiler için de önemli bir hatıradır” dedi.
Binbaşı Haydar Mehmet Alganer
Haydar Mehmet Alganer, 1880’de İstanbul’da doğdu, 1966’da vefat etti. Çanakkale Cephesi’nde bulunduğu dönemde binbaşı ve 35 yaşında olan Alganer, 28 Nisan 1915’te Arıburnu’ndaki 16’ncı Kolordu Kurmay Başkanlığı 1’nci Şube Müdürlüğüne tayin edildi. Aynı yıl 28 Mayıs’ta yeniden Gelibolu üzerinden Kolordu Kurmay Başkanı olarak cepheye hareket eden Alganer, 15 Ağustos’ta, 1’nci Kolordu Kurmay Başkanı sıfatıyla Kumkale civarındaki Asya Grubu’nda görev aldı. Alganer’in cephedeki son görevi ise 1 Kasım 1915’te Uzunköprü civarında bulunan 3’üncü Piyade Tümeni Kurmay Başkanlığı oldu.
]]>Birinci Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı yıllarında özellikle Doğu Anadolu’da gösterdiği kahramanlıklar dolayısıyla ‘Şark Fatihi’ unvanı ile anılan Kazım Karabekir’in 83 yaşındaki kızı Timsal Karabekir, “Beşikten mezara kadar Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmek borcumuz, görevimiz ve ibadetimizdir. Atatürk, ‘Ben Cumhuriyeti siyasilere emanet ediyorum’ dememiş ki. Var mı öyle bir sözü? Yok. ‘Cumhuriyeti gençlere emanet ediyorum’ demiş ve ben de gençlerden çok şey bekliyorum. Hakikaten biliyorum ki içinizden ne Karabekirler, ne Atatürkler, ne güzel insanlar çıkacak” dedi.
İstanbul Rumeli Üniversitesi tarafından Mehmet Balcı Yerleşkesi Akın Akkan Konferans Salonunda ‘Alçıtepe Kahramanının kızı Cumhuriyeti anlatıyor’ konulu bir konferans düzenlendi. Program, şehitlerin anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Sempozyuma konuşmacı olarak katılan Milli Mücadele Kahramanı Kazım Karabekir’in 83 yaşındaki kızı Timsal Karabekir, babasına ait fotoğraf arşivi eşliğinde sunum yaparak savaşlarda yaşanan olayları anlattı.
“BU VATANA SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Cumhuriyet’e giden yolu açan iki kelime olduğunu ifade eden Timsal Karabekir, “Padişah, Kazım Karabekir’e ‘Mustafa Kemal’i derdest et (tutukla) İstanbul’a gönder’ diyor. Kazım Karabekir ‘Hayır, ben Mustafa Kemal’i tutuklamam’ diyor ve bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa’ya ‘Emrindeyim Paşam’ diyor. İşte bu iki kelime Cumhuriyete giden yolu açan kelimedir. ya bir an tersini düşünsek ya padişahın emrine uyup da Mustafa Kemal’i tutuklasaydı? Bütün cumhuriyet evlatlarına şunu söylüyorum ki; Beşikten mezara kadar Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmek borcumuz, görevimiz ve ibadetimizdir. Bu vatana sahip çıkacağız. Atatürk ‘Ben cumhuriyeti siyasilere emanet ediyorum’ dememiş ki. Var mı öyle bir sözü? Yok. ‘Cumhuriyeti gençlere emanet ediyorum’ demiş ve ben de gençlerden çok şey bekliyorum. Hakikaten biliyorum ki içinizden ne Karabekirler, ne Atatürkler, ne güzel insanlar çıkacak” ifadelerini kullandı.
“CUMHURİYETE GİDEN YOL AÇILMIŞ”
Karabekir, “Uğursuz bir Mondros Ateşkes ilan ediliyor. Bu ateşkes sonucunda vatanımıza yabancılar geliyor neredeyse parselleyip bize bir Sevr haritası çıkarıyorlar, bu harita Türk’ün vatanının parçalanma haritasıdır. İşte orada evvela inanmış beş yürek Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, Mustafa Kemal Atatürk Anadolu’ya çıkıyorlar. Kars’ın kurtuluşundan sonra Karabekir, Ermenilerden aldığı top, tüfek ve tank gibi ağır silahları Büyük Taarruz için Mustafa Kemal Paşamıza götürüyor. Ondan sonra şükürler olsun ki Türkiye Büyük Millet Meclisi Açılmış Kars’ın kurtuluşu olmuş ve Cumhuriyete giden yol açılmış” diye konuştu.
“İNGİLİZLERLE SAVAŞIYOR VE ÇOK BÜYÜK BAŞARI ELDE EDİYORLAR”
Babası Kazım Karabekir’in Çanakkale’de Yarbay olarak görev yaptığı dönemi anlatan Karabekir, “Kazım Karabekir Albay mevkiine terfi edince onu Kut’ül Amare Irak Cephesi’nde görüyoruz, İngilizlerle savaşıyor ve çok büyük başarı elde ediyorlar. 40 yıl süren Rus zulmü, Brest Litovsk Antlaşması ile son buluyor, Ruslar memleketine dönmeye başlamış. Yani Kazım Karabekir doğuya gittiği zaman daha çok Ermenilerle çarpışıyor. Fakat Rus’lar ellerindeki ağır silahları, topları ve tüfekleri Ermenilere bırakmış. Bizim o kadar büyük teçhizatımız yok. Erzincan kurtuluyor ama düşmanın kötü bir adeti var, daha sonra İzmir’de de onu görüyoruz, yakıp yıkıp kaçıyorlar. Karabekir diyor ki; ‘Erzurum’a giderken İstanbul kapıdan girdiğim zaman halkı gördüm beni gülerek karşılıyorlardı, dişlerini görecek mesafedeydim. Fakat yaklaştığım zaman ortada gayri tabiilik hissettim, bu insanlar hiç kımıldamıyordu. Daha da yaklaştığım zaman dehşetle gördüm ki her biri Ermeni’ler tarafından birer kazığa oturtulmuştu, öyle can vermişlerdi. Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin” dedi.
“ATATÜRK’ÜMÜZE BORÇLU OLDUĞUMUZU BURADAN TEKRAR ETMEK İSTERİM”
İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Çetin ise programda yaptığı konuşmada “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında üniversitemizde bu güzel ve anlamlı konferansta konuşabiliyorsak, Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatıp zafere ulaştıran başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve Kazım Karabekir Paşamız ile onların aziz silah arkadaşlarına ve şehitlerimize borçlu olduğumuzu belirtmek isterim. Yetimlerin babası olarak da anılan Paşamızın Sevgili Kızları Timsal Karabekir Hanımefendiye bizlere ve öğrencilerimize Paşamız ile ilgili vermiş oldukları bilgilerden ötürü Rumeli ailesi olarak çok teşekkür eder, saygılarımızı sunarız” diye konuştu.
]]>