Kentte görev yapan ulusal ve yerel medya temsilcilerinin katılım sağladığı toplantıda, DSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Mehmet Serter ve Osman Uğurlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Levent Çaputçu ve Orçun Alptekin ile DSO personeli yer aldı. Basın toplantısında DSO’nun çalışma ortamını nasıl geliştirdiğine dair bilgiler de verildi. Daha sonra DSO personeli basın mensuplarının iş yerindeki çalışma ortamı ile ilgili sorularını da yanıtladı.
Başkan Kasapoğlu, Happy Place to Work tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen “Türkiye’nin En Mutlu İş Yerleri” araştırması sonucunda açıklanan listede ilk kez bir Sivil Toplum Kuruluşu’nun yer almasının önemli bir kazanım olduğunun altını çizdi. DSO’nun bu başarısının Denizli ve Türkiye için de bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Kasapoğlu, “Denizli Sanayi Odası olarak mutlu çalışanların başarı için kritik bir faktör olduğuna inancımızı her zaman yüksek tuttuk. Başarılı bir işletme için sadece rakamlar ve grafikler yeterli değil. Başarımızın sırrı, insan odaklı yaklaşımda yatıyor. İş yerindeki her bir çalışanımızın sosyal, kişisel ve mesleki gelişimine önem veriyoruz. Çalışanlarımızın mutluluğunu artırmak için çeşitli programlar ve faaliyetler düzenliyoruz. Şeffaf iletişim ve adil bir çalışma ortamı oluşturmak, öncelikli hedeflerimiz arasında” dedi.
DSO’nun bu yıl ilk kez katıldığı “Türkiye’nin En Mutlu İş Yerleri” araştırmasında yer alarak büyük bir başarı elde ettiğini belirten Kasapoğlu, “Denizli Sanayi Odası olarak ‘Türkiye’nin En Mutlu İş Yerleri’ listesinde yer almanın gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, tüm çalışanlarımızın özverili çalışmaları ve emeklerinin sonucudur. Çalışanlarımızın mutluluğu ve refahı bizim için her zaman öncelik olmuştur. Bu nedenle, çalışma ortamımızı sürekli geliştirmek ve iyileştirmek için çaba gösteriyoruz.” diye konuştu.
DSO’nun bu başarısının Denizli ve Türkiye için de bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Kasapoğlu, “Bu vesileyle tüm çalışanlarımıza huzurunuzda bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.
DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu da “Sanayi ve Ticaret Odaları içerisinde bir ilki gerçekleştiriyoruz. Emeği geçen mesai arkadaşlarımıza ve Yönetim Kurulu’na elde edilen bu başarıdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Sürdürebilir olması için insanların bulunduğu ortamdan mutluluk duyması gerekiyor. Zorla yapılan organizasyonların sürdürebilir olma ihtimali yok. Bu başarının birçok organizasyona örnek olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
DSO Sürdürülebilirlik ve Yeşil Dönüşüm Müdürü Cansun Özdülger ise “Denizli Sanayi Odası, ortak değer oluşturabilmek için çalışanlarının fikirlerini özgürce ifade edebilmelerini destekliyor. Kapsayıcı ve yenilikçi işlere verdiği önem ile kişisel ve profesyonel gelişimim için fırsat sunuyor” dedi.
DSO Yazı İşleri ve Yönetim Asistanı Serpil Cengiz de “Üyelerine ve biz çalışanlarına verdiği yüksek değere nispetle, ayrıcalıklı hissetmemizi sağlayan elit yönetim anlayışı ile bireysel katkılarımızı sunmamıza fırsat veren bu kurumda çalışmaktan gurur duyuyorum” dedi.
DSO İhracat İşlemleri ve Teşvikler Uzmanı Burcu Özcan Tarhan ise “Denizli Sanayi Odası bir ailedir. Ben bu ailede büyüdüm ve yetiştim. Ailenin her ferdine değerli ve kıymetli olduğunu göstermesi; başarılarını destekleyip, güçlükleri hep beraber göğüslenmesi, DSO’ nun birlikte güzel işlere imza atan, büyük hedefler koyabilen güçlü bir kurum olduğunun göstergesidir” dedi.
DSO Kalite Yönetim Sistemleri Uzmanı Nurcihan Çakır da, açıklamasında şunları kaydetti:
“Denizli Sanayi Odası’nda muhteşem ekiple birlikte çalışmak, iş birliği ve dayanışmanın gücünü her gün hissetmek benim için gerçekten gurur verici. Stephen Covey’in dediği gibi, alite, bizi başkalarından ayıran detaylardır” – DENİZLİ
]]>(MANİSA)-CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 484.Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen Mesir Şenliği Kortej Yürüyüşü ve Mesir Macunu Saçım etkinliğine katıldı. Özel, Sultan Camii ve külliyelerinden 7 ton mesir macunun saçıldığı törende ilk önce mesir macunu attı, ardından Manisalılarla birlikte camiinin kubbesinden ve minaresinden atılan mesir macunlarından yakaladı.
Mesir saçım töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayıp Sultan Camii önünde sona eren yürüş sırasında açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Valimizin ev sahipliğinde çok güzel bir gün geçiriyoruz. Ben de Genel Başkan olarak ilk kez mesir törenlerine katılıyorum. Çok güzel bir gün. Türkiye’nin dört bir yanından misafirlerimiz var. Ümit ediyoruz ilerleyen yıllarda uluslararası boyutunun çok daha güçlendiği, bütün bir aya yayılan bütün dünyadan ziyaretçilerin, turistlerin geldiği; Manisa’da hem coşkumuza ortak oldukları hem de Manisa’ya, esnafımıza katkı sağladıkları bir festivale dönüşür. Her geçen yıl bir öncekinden iyi olur diye ümit ediyoruz” dedi.
“BUGÜN SİYASET YOK, BUGÜN MANİSALILIK RUHU BURADA”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivallerine çok şey katacağını belirten Özel, “Sayın Valimiz, AK Parti’den, Milliyetçi Hareket Partisi’nden çok değerli milletvekillerimizle yürüyoruz. Bir ay önce herkes kendi kortejinde yürüyordu. Bugün kol kola yürüyoruz. Bunun anlamı şu; mesir hem tıbbi değeri olan hem çok farklı mistik değeri olan insanların o şifalı mesiri kapıpta hastaların şifa bulduğuna inandıkları yönleri olan, böylesine de önemli sosyolojik bir yönü olan Bugün dün rekabet edenler kol kola aynı kortejde yürüyorlar. Manisa bir anlamda zor günlerden sonra kol kola iyi günlere doğru hareket ediyor. Böyle bir anlamı da var. Bugün siyaset yok, bugün Manisalılık ruhu burada. Türkiye’nin dört bir yanından misafirlerimiz de var. Çok mutluyuz.” ifadelerini kullandı.
MANİSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ZEYREK: “MUTLULUĞUMUZ 5 YIL BOYUNCA DAİM OLACAK”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ise “Çok mutluyuz, Manisa’m mesiri çok özlemiş. Ben de çok özlemişim. Yaklaşık dört yıl sonra bu mesir vesilesiyle Manisa’mın hem siyasi partileri hem farklı görüşten olanları tek bir omuzda birleşti, kol kola girdi. Manisalılık ruhunu ortaya koydu. Yaklaşık on gündür mesir festivalimiz karnaval havasında şehrin her yerinde kutlanıyor. Bugün de son anlarına denk geldik, mesir saçımıyla birlikte sona erecek. Ama bu festivalimin sona ermesinin ardından festivallerimiz katlanarak devam edecek. Artık Manisa karnavalların bir şehri olacak. İnsanların güldüğü bir şehir haline gelmesi için elimden gelen her şeyi yapacağım ve çok çalışacağım. Hak ettiği değere kavuşturacağım. Artık yaşanılabilir bir kent nasıl oluyor bunu hem Manisa’mda yaşayanlar hem de çevre illerde yaşayan herkes görecek. Mutluluğumuz beş yıl boyunca daim olacak” diye konuştu.
ŞEHZADELER BELEDİYE BAŞKANI DURBAY: “MUTLU VE GURURLUYUZ”
Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay da “Dört yıl aradan sonra biz de Manisa ve tüm Türkiye gibi mesiri çok özlemiştik. Hem de bizim yeni seçilmiş belediye başkanları olarak ilk mesirimiz. O yüzden çok mutlu ve guruluyuz” diye konuştu.
]]>FIBA Süper Kupa, Kadınlar Türkiye Kupası, FIBA Kadınlar Avrupa Ligi ve ING Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde şampiyonluk yaşayarak 4 kupa kazanan sarı-lacivertli ekibin genel menajeri Nalan Ramazanoğlu, Fenerbahçe Müzesi’nde AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Her sporcunun, her çalışanın, kulüplerdeki herkesin hayalinin bütün kupaları kazanmak olduğunu dile getiren Razamanoğlu, yorucu bir sezonun ardından bunu başardıkları için mutluluk duyduklarını dile getirdi.
Takımdaki herkesin yoğun özverisiyle başarıya uzandıklarını aktaran Ramazanoğlu, “Çok mutluyuz. Hayallerin ötesinde bir sezon geçirdik. Olabilecek her kupayı aldık. Çok güzeldi. Dünyanın en büyük spor kulübü olarak başkanımıza, yönetimimize hediye ettik. Mutlu ve gururluyuz. Bu anı herkese yaşattığımız için sevinçliyiz.” dedi.
“Şubemize, kızlarımıza, bizlere verilen değer çok fazla”
Fenerbahçe’de 1992-1993 sezonunda basketbola başlayıp, 2009 yılında kariyerini noktalayana dek sarı-lacivertli formayı giydiğini belirten Nalan Ramazanoğlu, bu periyotta 23 kupa kaldırdığını vurguladı.
Sarı-lacivertli kulübün, kadın basketbol şubesi için her zaman yatırımını sürdürdüğünün altını çizen Ramazanoğlu, bu yatırımın karşılığının da geldiğini ifade etti.
Şube olarak 2 sene önce en dibi gördüklerini kaydeden Ramazanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İki sene önce 10 bin taraftarımızın önünde kaybettiğimiz bir final vardı. Ligde ciddi farkla yendiğimiz rakibin karşısında finalde kaybetmiştik. Aylarca kendimize gelemedik. Seyircimizin önünde çok utanmıştık. Taraftarlarımızdan, bize emek veren herkesten utanmıştık. Başkanımıza da yönetime de teşekkür ediyoruz, yatırımı kesmediler. En dibi görmüştük o dönemde. Belki de bu durumu yaşamamız gerekiyordu. Ardından ayaklarımızı yere basarak sıçrayış yaptık. Bu da başkanımız sayesinde oldu. Peşinden arka arkaya gelen 2 FIBA Avrupa Ligi şampiyonluğu ve tarihte ilk kez kazanılan FIBA Süper Kupası oldu. Bu kupaları kazanırken geçmişi de unutmamak lazım. Bu yatırım her zaman katlanarak gitti. Bir başarının arkasına saklanıp ertesi yıl bütçeler düşmedi. Kulübümüzde her zaman şampiyonluklar hedef alınıyor. Şubemize, kızlarımıza, bizlere verilen değer çok fazla. Biz de bunun karşılığını mutlu şekilde verdik diyebilirim.”
1999 yılında yaşanan şampiyonluğun ardından yatırımların her geçen gün arttığının altını çizen Ramazanoğlu, “Fenerbahçe; Türkiye’de ve Avrupa’da lokomotif görevi görüyor. O dönemde kazanılan kupayla başlayan bir hikaye oldu. Anlatılacak çok hikayesi olan başarıların geldiği yerdeyiz. O ilk kupayı aldığımız andan itibaren Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, basketbolda lokomotif görevi görüyor.” ifadelerini kullandı.
“Tarih onların isimlerini yazacak”
Fenerbahçe’nin kadın basketbolunda büyük saygı gördüğüne dikkati çeken Ramazanoğlu, “Şu anda Avrupa’da da çok büyük saygı görüyoruz. Herkes bizi Avrupa’nın en büyüğü olarak görüyor. Bizle oynarken takımlar çekiniyor. Biz de bundan mutluyuz. Sesimiz Türkiye’yle sınırlı kalmıyor.” diye konuştu.
Röportajın yapıldığı Fenerbahçe Müzesi’nin çok önemli bir mekan olduğunu aktaran Ramazanoğlu, şunları söyledi:
“Bu müze bir ilk. Hem kadın şube hem de erkek şube olarak önemli bir müze. Çok güzel bir yer. Çocuklarım buraya girdiklerinde, adımı gördüklerinde, formamı asılı gördüklerinde mutlu ve gururlu oluyorlar. Annelerinin böyle bir müzede isminin olduğunu görmeleri çocuklarımı çok mutlu ediyor. Fenerbahçe benim ikinci ailem. Bunu sadece taraftarlarımızın yansıtmasıyla değil, ailelerimizden de görüyoruz. Bu durum bizi mutlu ediyor. Bu müzenin açılışında ilk kaptanımız Ayten Salih’i misafir etmiştik. Bir kaptandan dinlediğimiz hikayeler inanılmazdı. Ben de ondan çok şey öğrendim. Basketbol kariyerleri sona erince, buranın ne kadar emek verilerek oluşturulduğunu fark edecekler, bu gururu yaşayacaklar. Herkese nasip olmayacak bir şey. Tarih onların isimlerini yazacak.”
Son olarak Fenerbahçe taraftarlarına teşekkür eden Nalan Ramazanoğlu, ” Mersin’de oynadığımız final maçında evimizde gibiydik. İki senedir tarih yazıyoruz. Bu takımın her zaman taraftarın itici gücüne ihtiyacı var. Önümüzdeki sezonlarda da maçları izleyip desteklemeye devam etsinler.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>ANKARA – Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu il başkanları toplantısına katılarak, “31 Mart’ta tam 13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını Yerli ve Milli Parti olarak alacağız” dedi.
Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Mutlu, partisinin il başkanlarıyla genel merkezde bir araya geldi. İl başkanları ve teşkilat üyelerinin katıldığı toplantıda Mutlu, YMB’nin siyasi partiler kanununun ötesine geçerek 55 ilde teşkilat kurduğunu söyledi. En kısa sürede 81 ilde teşkilat kurmayı hedeflediklerini kaydeden Mutlu, toplantıya katılan teşkilat üyelerine teşekkür etti.
“Vatandaşlarımız yerel seçimlerde bütün belediyeleri iktidarın ellerinden aldı”
Genel Başkan Mutlu, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçim sonuçlarını değerlendirerek, “Vatandaşımız yapılan yerel seçimlerde bütün belediyeleri iktidarın ellerinden aldı, halktan özür dileyeceklerine, fakir halkın gözüne ıstakoz tabaklarına soktular. O zaman bunun faturasını ödeyecekler arkadaşlar ne zaman ödeyecekler biliyor musunuz? Yapılacak olan ilk seçimde. 2026 yılında yapılacak olan erken seçimlerde vatandaş bunun faturasını şimdiki iktidara ödetecek. Öyle buradan bakmayın 4 sene palavrasına inanmayın çünkü değil 4 sene bunların 2 yılı bile kalmadı. Size bir örnek vereyim buradan arkadaşlar. 1989 yılında o zamanki ANAP en kudretli döneminde tıpkı bugünkü gibi kibire kapıldı bütün belediyeleri kaydetti. Tıpkı bugünkü gibi ders almadı. 2 yıl sonra 1991 yılında bulunduğu iktidarı kaydetti. Yerli ve Milli Parti Türkiye’nin her yerinde teşkilatlarıyla birlikte bu kağıttan kaplanlara hepsini, sandığa gömerek gerekli cevabı da verecektir” dedi.
“Maalesef arkadaşlar CHP siyaseti bilmiyor”
Mutlu, CHP’de sabah erken kalkanın genel başkan adayı geç kalkanın ise partiden ihraç edildiğini savunarak, “Dolayısıyla böyle bir partiye bizim halkımız güvenip bu iktidarı kendilerine asla oy vermezler. Peki neden CHP’ye belediyeleri verdiler? Çünkü başka bir alternatifi bulamadılar arkadaşlar. Halk AK Parti’ye bir ders vermek için elde kalan tek parti olan CHP’ye gidip istemeye istemeye oyunu verdi. Peki CHP bu mesajı aldı mı? Maalesef alamadı o da. Çünkü halk silkele bunları düşür bunları dedi. Ama CHP ne dedi? Erken seçime gerek yok dedi. İşte bu olmadı arkadaşlar. Çünkü sen ana muhalefet koltuğunda oturan bir partisin görevin demokratik yollardan iktidarı indirmektir. Eğer sen bu görevi gerçekten başaramıyorsan sen maalesef orda ana muhalefet görevini yapamıyorsun demektir. Üstelik halk bir de sana kalktı. 31 Mart’ta görülmemiş bir kredi verdi. Sen ne yaptın? Erken seçime gerek yok dedin. Maalesef arkadaşlar CHP siyaseti bilmiyor” ifadelerini kullandı.,
“Bugünden itibaren iktidara yürüyüş kampanyamızı başlatmış bulunuyoruz”
Genel Başkan Mutlu sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Biz, 31 Mart’ta tam 13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını Yerli ve Milli Parti olarak alacağız. Sandığı protesto eden düzenin partilerini reddeden insanlara biz kapılarımızı açtık. Bugünden itibaren iktidara yürüyüş kampanyamızı başlatmış bulunuyoruz. Çünkü biz Yerli ve Milli Parti olarak içeride yerli dışarıda milli sözlüyle Atatürk ilkeleri ışığımızdır şiarıyla hareket eden bir partiyiz. Buradan sizlere, mesajlar vermek istiyorum ki asla ve asla Yerli ve Milli Partiyi ne sağcı olarak ne de solcu olarak göremeyeceksiniz. Allah bir, Kur’an-ı Kerim bir, bayrak bir, vatan bir.”
]]>Konak Belediye Meclisi’nin yeni dönemdeki ilk toplantısı Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu yönetiminde gerçekleşti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda düzenlenen ilk oturum İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından Başkan Mutlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Yeni dönemde tarihe geçecek bir Konak yaratacaklarını ifade eden Başkan Mutlu, sosyal demokratik belediyecilik ve eşit hizmet vurgusu yaparak şöyle konuştu:
“Büyük emeklerin ve uzun çalışmaların ardından ülkemizde büyük bir değişim ve bahar yaşadık. Son derece mutluyuz, umutluyuz. Liyakatle, daha çok kadın ve daha çok gençle birlikte yerel yönetimlere geldik. Böyle büyük bir dönüşümün parçası olmaktan, bunun içinde yer almaktan ve bugün burada hep birlikte olmaktan çok mutluyuz. Umuyorum önümüzdeki 5 yıl bütün meclis üyelerinin katılımıyla, oybirliğiyle kararlar alarak tarihe geçecek bir Konak yaratacağız.”
“ŞİMDİ ÇALIŞMA ZAMANI, İŞE KOYULMA ZAMANI”
Güçlü bir ekiple yola çıktıklarına ve Konak’ı makamdan değil sokaklardan yöneteceklerine de dikkat çeken Başkan Mutlu, ilçedeki her mahallede çalışma yaptıklarını ve çözüm önerileriyle göreve geldiklerini hatırlattığı konuşmasına şöyle devam etti:
“Kentimizde de ülkemizde de pek çok sorun var. Seçim çalışmaları boyunca ve öncesinde bu sorunları birebir öğrenme, deneyimleme ve çözüm yöntemlerini de hazırlama şansı bulduk. Herkes sahada çok aktifti. Hazır çözüm önerileriyle, bunları yapma becerimizle buradayız. Dolayısıyla önümüzdeki beş yılda daha güçlü, yenilenmiş, yaşayanların daha mutlu ve keyifli olduğu bir Konak yaratacağız. Her mahalleye gittik ve her mahallenin sorunlarını ayrı ayrı çıkardık. Bu sorunların çözüm yöntemlerini de konuştuk. Şimdi çalışma zamanı, işe koyulma zamanı. Konak’ı masa başında değil sokaklardan yönetmek için geldik. Bayramda da alandaydık. Sorunları yerinde saptayarak çözme yolunda ilk adımları attık.”
“KADININ SESİ DAHA GÜR ÇIKACAK”
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, yeni dönemde kadının sesinin daha gür çıkacağını ve sosyal demokratik belediyecilik uygulayacaklarını dile getirerek, “Öncelikle kadın bir belediye başkanı olduğu için kadınların sesinin çok daha gür çıkacağı, gençlerin kaygılarından arınıp umutla dolacağı, engellilerin sosyal hayata, kamusal hayata engelsizce katılabileceği, sosyal ve halkçı, toplumcu, sosyal demokratik bir belediyecilikle herkesin mutlu, umutlu olduğu bir Konak olacak” dedi.
ADİL KENT EŞİT YURTTAŞ
Yola, adil kent, eşit yurttaş diyerek çıktıklarını hatırlatan Başkan Mutlu tüm mahallelere eşit hizmet ulaştıracaklarını belirtti ve sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:
“Konak’ta yaşayan 330 bin kişinin birbirine eşit hissettiği, bir mahallede yaşayanın diğer mahallenin daha fazla hizmet aldığı yolunda bir duyguya, düşünceye kapılmadığı; herkesin yan yana, omuz omuza olduğu, kimsenin bir adım önde ya da geride hissetmediği ve herkesin eşit hizmet almaktan mutlu olduğu bir Konak isteğiyle yola çıktık. Tüm mahallelere eşit hizmetin dağıtılacağı, Konak Belediyesi bütçesinin tüm mahallelerde eşit olarak hizmete dönüşeceği, karar alma süreçlerinde de mahalle meclislerinden başlayarak herkesin aktif olarak içinde yer alacağı bir Konak için yola çıktık. Çalışmaya, komşularımızın huzurlu yaşadığı, mutlu olduğu bir Konak hayaliyle başlıyoruz.”
ŞEFFAF YÖNETİM
Başkan Mutlu, 5 yılın sonunda Konak’ta yaşayanların “İyi ki Konak’ta yaşıyorum” diyeceğini ifade ederek, sözlerini şöyle noktaladı:
“Açık, şeffaf, hesap verebilir bir yerel yönetim modeli oluşturmak istiyoruz. Rantçı değil halkçı belediyecilik, sloganımız. Tüm bu süreçlerde kamunun yararı, toplumun yararı bizim önceliğimiz olacak. Beş yılın sonunda da herkes ‘İyi ki Konak’ta yaşıyorum, her şey ne kadar güzel, ne kadar mutluyum’ diyecek. Tüm meclis üyelerimizin, ilçe başkanlarımızın, bürokratlarımızın, hepimizin yolu açık olsun. Kararların oybirliğiyle alındığı, keyifli, mutlu; birlikte ortak akılla, güzel üretim yaparak, her bir Konaklıya tek tek dokunduğumuz, her bir mahalleye hizmet götürmeyi başardığımız bir beş yıl olsun. Güzel bir beş yıl dileğiyle çalışmalarımız başlıyor, hayırlı olsun.”
KOMİSYONLAR SEÇİLDİ
Yeni dönemin ilk toplantısını CHP Konak İlçe Başkanı Ozan Ali İlgazi, Ak Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, MHP Konak İlçe Başkanı Ahmet Yeniçırak, CHP Konak İlçe Gençlik Kolları Başkanı Okan Uslu ve yönetim ile Konak Belediyesi bürokratları takip etti. Konak Belediye Meclisinin yeni dönemdeki ilk toplantısında divan katibi, başkan vekilleri, encümen, ihtisas komisyonları ve kurum temsilcileri seçildi. Yapılan oylamalar sonucu seçilen isimler şöyle oldu:
Konak Belediye Meclisi Divan Katibi (asil)
Simge Tokgöz
Behçet Emir
Taner Deniz
Konak Belediye Meclisi Divan Katibi (yedek)
Emrah Kazımoğlu
İlhan Önen
Çetin Taylanhan
Meclis 1. Başkan Vekili
Kazım Umdular
Meclis 2. Başkan Vekili
Emine ışık Doğusoy
Belediye Encümeni
Aras Kaynarca
Emine Işık Doğusoy
Hamit Mumcu
Konak Belediye Meclisi İhtisas Komisyonları Üyeleri:
İmar Komisyonu:
Saygın İkiz
Aras Kaynarca
Mert Uslu
Ayşın Akyarlı Savatlı
Hakan Yıldız
Plan ve Bütçe Komisyonu:
Ahmet Yıldız
Alaaddin Kurt
Saygın İkiz
Kazım Umdular
İlhan Önen
Hukuk Komisyonu:
Ayşın Akyarlı Savatlı
Çetin Taylanhan
Melda Erbaykent
Ahmet Yıldız
Ali Hakan Kerci
Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu:
Alaaddin Kurt
Simge Tokgöz
Emrah Kazımoğlu
Murat Yıldız
Emrah Erol
Sosyal Hizmet, Sağlık ve Engelsiz Yaşam Komisyonu:
Tuğçe Gülcüler
Cem Eren
Abdullah Siyahkoç
Hamit Mumcu
Hasan Uzunkaya
Esnaf Komisyonu:
Erhan Kahraman
Murat Arat
Abdullah Siyahkoç
Şerafettin Bahtiyar
Taner Deniz
İklim Değişikliği ve Çevre Komisyonu:
Melda Erbaykent
Cem Eren
Tuğçe Gülcüler
İlhan Yaman
İsmail Özen
Turizm Geliştirme, Tarihsel ve Kültürel Değerleri Koruma Komisyonu:
Emine Işık Doğusoy
Nazlı Kayı
Behçet Emir
Ayşın Akyarlı Savatlı
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu:
Nazlı Kayı
Tuğçe Gülcüler
Melda Erbaykent
Simge Tokgöz
Kader İlhan
Dirençli Kentler ve Kentsel Yenileme Komisyonu:
Mert Uslu
Aras Kaynarca
Saygın İkiz
İlhan Yaman
İlhan Önen
Madde Bağımlılığı ile Mücadele Komisyonu:
Nazlı Kayı
Tolga Küleş
Simge Tokgöz
Çetin Taylanhan
Faruk Kartal
Sokak Hayvanlarını Koruma Komisyonu:
Simge Tokgöz
Tuğçe Gülcüler
Hamit Mumcu
Ayşın Akyarlı Savatlı
Faruk Kartal
Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonu:
Nazlı Kayı
Behçet Emir
Birol Özkardeşler
Ayşın Akyarlı Savatlı
Yusuf Çoban
İnsan Hakları ve Emek Komisyonu:
Cemal Küpeli
Cem Eren
Tolga Küleş
Ahmet Yıldız
Ali Peynirci
Birlik temsilcilikleri:
Tarihi Kentler Birliği:
Aras Kaynarca (asil)
Mert Uslu (yedek)
Ege Belediyeler Birliği:
Hamit Mumcu (asil)
Birol Özkardeşler (yedek)
Kıyı Ege Belediyeler Birliği:
Erhan Kahraman (asil)
Emrah Kazımoğlu (asil)
Emine Işık Doğusoy (asil)
Melda Erbaykent (yedek)
Murat Arat (yedek)
Abdullah Siyahkoç (yedek)
Sağlıklı Kentler Birliği
Cem Eren (asil)
Cemal Küpeli (asil)
Çetin Taylanhan (asil)
Şerafettin Bahtiyar (asil)
]]>Ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle kent yoksulu sayısında çok fazla artış olduğu belirten Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Biz hiçbir komşumuzun, hiçbir çocuğunun yatağa aç girmemesini istiyoruz. Elimiz hep komşularımızın üzerinde olacak.” dedi.
İzmir’de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde Konak Belediye Başkanı seçilen CHP’li Nilüfer Çınarlı Mutlu, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Ramazan Bayramı’nın huzur, mutluluk, barış ve güzellikler getirmesini dileyen Mutlu göreve başlar başlamaz, küçük dokunuşlarla daha temiz, daha iyi aydınlatılmış, daha güvenlikli bir Konak için çalışmaya başladıklarını ifade etti.
Mutlu, “Sokak hayvanlarıyla ilgili ilk çalışmamızı Veteriner Hekimleri Odasıyla yaptık. Mobil cihazımızla birlikte onların daha az üremesini sağlayacak operasyonlar ve çeşitli tedavi yöntemleriyle hemen dokunuşa başladık. İlk etapta isteğimiz hızlıca bir emekli lokali ve mahallelerde kreşleri açmaya başlamak. Yirmi dört saat açık kütüphane gibi gençlik merkezleri açmak. Bunlar gündelik hayatlarında yaşayanların dokunduğumuz, bizim geldiğimizi hissedeceği çalışmalar. En kısa sürede başlamak istiyoruz. Asfaltlama, kaldırımlar, bunlar hep konumuz.
“EMEKLİLER KENDİLERİNİ DAHA İYİ HİSSEDECEK”
Yeni dönemde hayata geçecek Emekli Lokali projesinin detaylarını da paylaşan Mutlu şunları söyledi:
“Emekliler, herhalde Türkiye’de hiç olmadığı kadar kent yoksulu konumuna düştüler. İzmir, Konak için bunu söyleyebilirim. İlçe olarak bizim yaş ortalamamız yüksek. Bu kadar ileri yaşı barındıran bir ilçede biz bu sorunu birebir yaşıyoruz. İnsanların yıllarca çalışıp artık ikinci baharlarını daha keyifli, daha dinlenerek ve keyif alarak geçirecekleri bir dönemde ülkede çok büyük ekonomik kriz var. Emekli maaşları da açlık sınırının altında. Dolayısıyla bu kişilerin evden çıkıp kentin olanaklarından yararlanmaları, bir mekanda oturup arkadaşlarıyla sohbet edebilmeleri ya da bir kültür-sanat faaliyetine katılabilmeleri gittikçe zorlaştı. Biz bu duruma bir el atacağız. Emekli lokali sadece böyle çay, kahve içilen bir yer değil. Fikir üretiminin olduğu, el becerilerinin geliştirildiği, belki kendilerine yeni bir ikinci meslek kazanabildikleri ve kültür-sanatla da uğraşabildikleri bir yer olacak. Emeklilerin ruhen, fiziken, yeni beslenme alanları olacak. Belki de el becerisi öğrenecek ya da bir tiyatro oyunu sahneleyecek ya da bir müzik aleti çalmayı öğrenecek. Bunların hepsinin ben emeklilikte onlara çok daha iyi geleceğini, kendilerini daha iyi hissettireceğini düşünüyorum.”
“ÇOCUKLARIN DAHA NİTELİKLİ EĞİTİM ALMALARINI SAĞLAYACAĞIZ”
Mutlu, kreş fiyatlarının yüksek olduğuna da dikkat çekerek, “Günümüzde kreşe çocuk göndermek de çok kolay değil. Biz mahallelerde kreşlerimizi açarak, bunların çok daha belediye tarafından desteklenip düşük ücretli olmasını sağlayarak kadınların hem sosyal hayata hem iş hayatına atılmasını sağlamak istiyoruz. Çocukların da daha nitelikli, daha kendilerine özgün bir birey olarak konumlandıracakları bir eğitim almalarını sağlayacağız” diye konuştu.
YERİNDE KENTSEL DÖNÜŞÜM
Konak’ta yeni dönemde kentsel dönüşümü İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte gerçekleştireceklerini belirten Mutlu, “Kentsel dönüşüm bütüncül bir karar. Bütün İzmir’in dönüşümünün aynı bakış açısıyla, aynı politikayla yapılmasını önemsiyoruz. Bu da nasıl bir dönüşüm? Yerinde dönüşüm. Büyükşehir belediyesinde bu düşünce hakim ve biz de bunu çok destekliyoruz. Yerinde dönüşüm; insanları bulundukları yerlerden etmeden yani bir soylulaştırmaya tabi tutmadan bulunduğu yerde, kendi mahallesinde dönüşümü sağlamak. Bu uzun soluklu bir çalışma ama planı biten alanlarımız var. Planı biten alanlarda parselasyon planları da tamamlanan bölgelerde hızlıca uygulamaya geçmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“KONAK ÇOK ŞANSLI BİR BÖLGE”
Yeni dönemde Konak’ta yapılacak restorasyon çalışmalarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Mutlu, “Konak aslında çok şanslı bir bölge. Kadifekale, Agora, Kemeraltı, Kordon hep bizim sınırlarımız içerisinde. Bu kent kimliğini korumak ve kendi kimliğini öne çıkarmak için de aslında müthiş yerlerimiz var. Söylediğim gibi Kadifekale, Agora’ya, oradan Kemeraltı’na başlayan bir restorasyon çalışmasıyla hızlıca bir rota belirleyerek buralardaki binaları ayağa kaldırmak, Kemeraltı’nı canlandırmak ve tekrar ayağa kaldırmak, hızlı bir restorasyon çalışmasına girmek önümüzdeki dönem projelerimizin arasında” dedi.
“ELİMİZ HEP KOMŞULARIMIZIN ÜZERİNDE OLACAK”
“Korkunç bir ekonomik kriz ve kent yoksulu sayısında çok fazla artış var” diyen Mutlu, yeni dönemde Konak Belediyesi olarak verecekleri sosyal desteklere ilişkin ise şunları kaydetti:
“Biz hiçbir komşumuzun, hiçbir çocuğunun yatağa aç girmemesini istiyoruz. Bunun için bugüne kadar olduğu gibi seçtiğimiz mahallelerde yine her gün yemek dağıtmaya devam edeceğiz. Bu söylediğim gibi insanların hem nitelikli beslenmesi hem de yatağa aç girmemesi. Bu sosyal desteğimiz aşevi aracılığıyla yemek dağıtımlarımız devam edecek. Onun dışında kırtasiye desteği, eğitim desteği, işte kıyafet desteği gibi başka desteklerimizle de elimiz hep komşularımızın üzerinde olacak.”
Vatandaşların Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Mutlu, “Ramazan Bayramı’nın ülkemize, İzmirimize, Konakımıza huzur, mutluluk, barış ve güzellikler getirmesini istiyorum. Hepimizin birlikte kardeşçe, mutluluk içinde yaşayacağımız bir bayram olsun” dedi.
]]>Erdem Can ile yolların ayrılmasının ardından 2010’dan bu yana görev yaptığı lacivert-beyazlı ekipte ilk kez başantrenörlük görevine getirilen Mijatovic, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Bu sezon takımda büyük bir değişimin yaşandığını vurgulayan Hırvat çalıştırıcı, “Erdem Can ile başarılı bir iş ortaya koymaya çalıştık. Bazen saha içinde ve dışında bir şeyler olur. Bu da olayların hangi yöne gideceğini belirler. Bu göreve başladığımda sadece meslektaşlarımdan değil başkanımız Tuncay Özilhan’dan da teşvik edici sözler duydum. Beni aradı. Kısa ama cesaret verici bir konuşma yaptı. Bu, beni son derece gururlu ve mutlu hissettirdi. Kendime güveniyorum ve başarılı olacağımı umuyorum.” ifadelerini kullandı.
Anadolu Efes’te çalıştığı için kendisini şanslı hissettiğini dile getiren Tomislav Mijatovic, “Ben sadece teknik ekibimle birlikte oyuncuları yönlendirmeye ve yardımcı olmaya çalışan küçük bir parçayım. Bizim burada bir kültürümüz var. İnsanlara her zaman ‘Biz Anadolu Efes’iz’ derim. Bunun derin bir anlamı var. Bu forma ve kulübün tarihi, bizden tüm gayretimizi yansıtmamızı talep ediyor. Anadolu Efes, muazzam bir organizasyona sahip. Biz de bunu korumak için en iyisini yapmak zorundayız.” şeklinde görüş belirtti.
“Bir hanedanlık kurduk ve bunu sürdürmek zorundayız”
Anadolu Efes’in her zaman en büyük başarıların peşinde koştuğunu anlatan 44 yaşındaki başantrenör, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Küçük savaşları kazanmadan uzun vadeli bir hedefe ulaşamazsınız. Her şeyin farkındayız. Sadece bir sonraki maça odaklanıyoruz. Şu anda en büyük hedefimiz bu. Kazanılan şampiyonluklardan da gördüğünüz gibi bir hanedanlık kurduk ve bunu sürdürmek zorundayız. Kulübün içinden gelen biri olarak büyük bir sorumluluk hissediyorum. Anadolu Efes geleneğini sürdürmeye çalışan müthiş bir oyuncu grubuna sahibiz. Bu yarış içinde hangi takımın kazandığını, kaybettiğini, kimlerin sakat olup olmadığını düşünürseniz kendinizi kaybedersiniz. Sakinliğimizi korumak istiyoruz. Biz Anadolu Efes’iz ve kendimiz için en yüksek hedefi belirleyeceğiz. Standartlarımızı düşürmeyeceğiz. Kendi seviyemizin altındaki bir şeyden memnun olmayacağız.”
“Bizi başarıya ulaştıracak sistem için çok sıkı çalışıyoruz”
Tomislav Mijatovic, sezon başında takımda yaşanan değişikliklerle ilgili şunları kaydetti:
“Bazen takımda değişiklikler gerekli olabiliyor. Bazı oyuncular kariyerini sonlandırabiliyor. Micic gibi NBA’e giden oyuncularımız oldu. Başarılı olduğunuzda oyuncularınıza teklif gelmesi çok normaldir. Herkes o pastadan bir dilim almaya çalışacaktır. Bu durumda takımı yeniden inşa etmek durumundaydık. En iyisini yapmaya çalıştık. Kaliteli oyuncular transfer ettik. Bu mirası devam ettirebilecek isimleri takıma kattık. Ancak beklenmedik sakatlıklar yaşadık. Hayatta bazen böyle durumlarla karşılaşabilirsiniz. Anadolu Efes olarak kazanmaya devam etmeliyiz. Yeni oyuncularla bizi başarıya ulaştıracak bir sistem uygulamak için çok sıkı çalışıyoruz. Bireysel hedeflerim yok. Bu rolü yerine getirmem istendi ve harika bir ekiple bunu yapmaya çalışıyorum.”
“Perasovic’in daveti hayatımı değiştirdi”
Antrenörlüğe çok küçük yaşlarda ülkesi Hırvatistan’ın Cibona Zagreb takımında başladığını belirten Mijatovic, Anadolu Efes macerasının 2010 yılında başladığını hatırlatarak, “Velimir Perasovic, beni Anadolu Efes’e çağırdı. Bu, kesinlikle hayatımı değiştiren bir davetti. Profesyonel ve özel hayatımı büyük ölçüde etkileyen bir deneyim oldu. Perasovic’i her gördüğümde bana sağladığı bu fırsat için teşekkür ediyorum. Anadolu Efes’te birçok kaliteli başantrenörle çalıştım. Bu sadece basketbolda değil her yönden gelişmemi ve yeni şeyler öğrenmemi sağladı.” değerlendirmesinde bulundu.
“Ergin Ataman’ın aynı başarıları kazanacağından eminim”
Tomislav Mijatovic, Anadolu Efes’te yardımcılığını yaptığı ve ikisi THY Avrupa Ligi’nde olmak üzere birlikte birçok şampiyonluk yaşadığı Panathinaikos Başantrenörü Ergin Ataman hakkında da görüşlerini paylaştı.
Ataman’ın kendisi için kullandığı övgü dolu ifadelerden dolayı çok mutlu olduğunu aktaran Hırvat çalıştırıcı, “Ergin Ataman ile çok iyi bir ilişkimiz var. Her şey hakkında konuşuyoruz. Tüm zamanların en iyilerinden biri ve onunla 5 yıl geçirdim. Benim hakkımda söylediği sözler için ona minnettarlığımı anlatacak kelime bulamıyorum. Böyle harika bir koç ve insanın arkadaşı olduğum için şanslı hissediyorum. Hayattaki en büyük kazançlarımdan biri de böyle kaliteli koçlarla kurduğum arkadaşlıklar. Elimden gelenin en iyisini yapacağım. Umarım onun beni öngördüğü noktaya ulaşacağım. Ergin, büyük hedeflere ulaşacak takımlar kurar. Bunu kariyeri boyunca yaptı ve birçok şampiyonluk kazandı. Panathinaikos’ta da kazanan bir takım oluşturdu. Aynı başarıları yakalayacağına yüzde 100 eminim.” şeklinde konuştu.
“İki mükemmel şehri aile ve arkadaş bağlarıyla birleştiriyoruz”
Türkiye’de yaşamaktan dolayı mutlu olduğunu ve İstanbul’u çok sevdiğini dile getiren Hırvat başantrenör, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sıcaklık ve sevgi olmazsa yeterince mutlu olamazsınız. Ben mükemmel bir şehir olan Zagreb’denim. İstanbul da dünyanın en güzel şehirlerinden biri. İnsanlar çok sıcak. Oğlum burada doğdu. İki mükemmel şehri, aile ve arkadaşlık bağlarıyla birleştiriyoruz. Böyle büyük şehirlere ev diyebildiğimiz için son derece mutlu ve gururlu hissediyoruz. İnsanlar çok misafirperver ve iletişime açık. İstanbul’da normal bir hayatımız var. Burada insanlar bize kapılarını değil, kalplerini de açıyor. Bu harika şehre evimiz diyebildiğimiz için çok şanslıyız.”
]]>31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Küçükçekmece’de yeniden Belediye Başkanı seçilen Kemal Çebi, Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen tören ile mazbatasını aldı. Küçükçekmece’de 2019 Yerel seçiminin ardından ikinci dönemine başlayan Çebi, Parti Meclis üyelerine de aynı tören ile mazbatalarını teslim etti. Törene CHP Parti meclis üyeleri ve birçok vatandaş katıldı.
“Bana ikinci defa yönetme fırsatını verdikleri için Küçükçekmeceli hemşerilerime çok teşekkür ediyorum”
Tören öncesi konuşan Belediye Başkanı Kemal Çebi, “Öncelikle bana ikinci defa yönetme fırsatını verdikleri için Küçükçekmeceli hemşerilerime çok teşekkür ediyorum. Ayrıca bu seçimin ülkemize, milletimize, Küçükçekmece’mize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Bu bir demokrasi yarışıydı. Beklentimizin üzerine bir demokratik yarış oldu. Öncelikle bu çok sevindirdi ve çok güzel bir şeydir. Herhangi bir tatsız olay çıkmadan seçimlerin sonuçlandırılması ve herkes tarafından da bu demokrasi şöleninin kabullenilmesi aslında ülkemizin geleceği ile ilgili çok güzel bir şey. Kendimizin seçilmesi ayrı bir mutluluk, Büyükşehir’i kazanmamız, tekrar Ekrem Bey’in ikinci 5 yılı bir hizmet yılı olarak kabul etmesi de çok güzel bir şey. Onun için mutluyuz. Türkiye genelinde sosyal demokratlar olarak bir başarımız var. Yeniden önemli bir sorumluluk yüklendik. Bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Bütün seçilen belediye başkanlarına başarılar diliyorum. Parti ayırmaksızın hepsinin ayağı taşa değmeden vermiş oldukları hizmetin bir hizmet yarışı içerisinde olmasını diliyorum. Böyle olacağından da büyük bir beklentim var. Ülke olarak bir dönüşümü yakaladık diye düşünüyorum. İnsanları bölmeden, parçalamadan, ayırmadan, ayrıştırmadan hizmet yarışı içerisinde olmamız beni belki en fazla mutlu edecek şeydir. Herkese hayırlı olsun” dedi.
“İlçe belediyeleri tamamen sosyal belediyecilik üzerine kurgulanmalıdır”
Yeni dönem özelinde de açıklamalarda bulunan Başkan Çebi, “Bizim birinci dönem yapmış olduğumuz belediyeciliğin, ikinci dönem devamı olacak çünkü birinci dönem yaptığımız belediyeciliği vatandaşımız onayladı. Küçükçekmece’de doğru işler yaptığımızı, sosyal belediyeciliği onayladı. Artık özellikle ilçe belediyeleri çok büyük projeler söylememeleri lazım. ‘Tüneller açacağız, köprüler yapacağız’ bunlar artık ilçe belediyeleri için değil. İlçe belediyeleri tamamen sosyal belediyecilik üzerine kurgulanmalıdır. Bizim de ikinci dönemle ilgili sosyal belediyeciliğimizi daha da geliştirerek halkın mutluluğunu artırmak, günlük ihtiyaçlarının her bakımdan karşılanması, kentte barışın sağlanması demokrasimizin gelmesi, kentin adaleti çok önemli. Kentte eşitlik çok önemli. Bütün bunları 5 yıl içerisinde yaptık. İkinci 5 yılda da devam edeceğiz. Zaten ben kampanya süresi içinde de bunları işlemeye çalıştım. Sosyal belediyecilik, günübirlik işler, sanat, kültür, edebiyat ve bütün bunlara önem vermek. Küçükçekmece çok değerli çok kıymetli bir yaşam merkezi. Bu yaşam merkezimizdeki insanların refahını daha da yukarıya doğru tırmandırarak Küçükçekmece’de yaşadıkları için mutluluk oranlarını artırmayı planlıyoruz. Gençlerle, çocuklarla, kadınlarla, emeklilerle, işsizlerimizle ilgili yeni projeler hazırladık. Bunu da vatandaşa kampanya süresi içerisinde sunduk. Onların devamını yapacağız. Kitapçıklarımızı dağıttık. Vatandaşlarla her karşılaşmamda yeni 5 yılla ilgili neden aday olduğumu anlatmaya çalıştım. Küçükçekmecelilerle Küçükçekmece’de birlikte mutlu yaşayacağız diye düşünüyorum” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>Yazlık ve kışlık mekan diye iki farklı konseptle hazırlanan yeni nikah salonunda çiftler, en mutlu ‘Evet’ini çok daha modern bir salonda dediklerini dile getiren Başkan Çolakbayrakdar, “Unutulması zor rakam olan 04.04.2024 tarihinde evlenmek isteyen çiftlerimizin nikahlarını kıydık. Kocasinan Belediyesi olarak bugün 24 çiftin nikahına ev sahipliği yaptık. Vatanımızın birliğini muhafaza edecek, milletimizin bütünlüğünü koruyacak ve kutsal değerlerimize sahip çıkacak birer aile yuvası olmasını Allah’tan niyaz ediyoruz. Kocasinan belediyesi olarak bizler yeni yuvaların kurulmasına vesile oluyoruz. Yeni evlenen çiftlerin ve ailelerin mutlu zamanlarında yanlarında olmamız bizleri mutlu ediyor. Geçen yıl, daha konforlu ortamda daha iyi hizmet vermek amacıyla hizmete sunduğumuz yeni nikah salonu, Kayseri’mize çok yakıştı. Hem açık havada hem de daha nezih ve ferah ortamda nikah işlemleri gerçekleştiriyoruz. Çiftlerimiz, mutlu başlangıçlarına ve yeni hayatlarına burada ‘Evet’ diyor. Böylesine nezih bir ortamda çiftlerin, evlilik yolunda attıkları ilk adımda en iyi hizmeti sunuyoruz. Hemşehrilerim, her zaman her şeyin en iyisini hak ediyor. Gençlerimizin daha huzurlu ve daha mutlu yuva kurmaları için her zaman yanlarındayız ve olmaya da devam edeceğiz. Bu vesileyle evlenen bütün çiftlerimize sevgi, saygı ve anlayış içinde huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum” ifadelerini kullandı.
Kocasinan Belediyesi Evlendirme Dairesi’nde 04.04.2024 tarihinde 24 çiftin nikahlarına ev sahipliği yaptıklarını belirten Nikah Memuru Alper Çandıroğlu ise “Kimileri için özel bir gün, kimileri için ise denk geldi. Nikahlarımızı kıymaya devam ediyoruz. 04.04.2024 tarihi özel bir gün. Bazıları özel olması anlamında bugüne denk getirdiler. Nikahlarımızı Kocasinan Belediye’mizin yeni nikah salonunda kıymaya devam ediyoruz. Bugün gün boyunca 24 tane nikahımız var ve mutluluklarına ortak olmaya devam edeceğiz. Bizim içinde özel bir gün. Böyle bir günde çiftlerimizin mutluluklarına şahitlik etmek, bizim içinde özel bir gün. Senede bir çok nikah kıyıyoruz ama böyle özel bir günde de nikahları kıymak bizim içinde mutluluk verici bir anı oluyor” diye konuştu.
Evlilik tarihlerinin özel bir gün olmasını istediklerinden dolayı bu tarihi beklediklerini belirten genç çiftler ise “Unutulması zor bir tarih olan bu özel günde nikahımızın olması bizlere güzel bir anı oldu. Bu mutlu günümüzde böyle imkanlar sağlayan Kocasinan Belediye Başkanı’mız Sayın Ahmet Çolakbayrakdar’a ve Kocasinan Belediyesine teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Nikahı kıyılan çiftlerin aileleri ise daha modern ortamda daha güzel hizmet verildiği için Başkan Çolakbayrakdar’a teşekkür etti. – KAYSERİ
]]>İzleme öncesi basının sorularını yanıtlayan ‘Mucize Aynalar’ ekibi heyecanını paylaştı.

Tolga Örnek: Ekip olarak bizim için en özel olan şey ismimizin Aziz Nesin ile birlikte anılacak olması. Biz çok severek, isteyerek ve heyecanlanarak yaptık bu filmi. Umarım Aziz Nesin’in ruhuna, sanatına uygun bir film çıkarmışızdır. Seyircilerin kendilerini çok iyi hissedeceği bir film yaptığımızı düşünüyorum. Farklı anlatımı ve tarzı olan ‘Aziz Nesin’ kafasında bir film seyircileri bekliyor.
Cengiz Bozkurt: Aziz Nesin bu toprakların yetiştirdiği inanılmaz bir yetenek. Türk insanını son derece iyi tanıyan, mizahi yönlerini ortaya çıkaran ve bunu nüktedan bir dille anlatan hem oyun yazarı hem yazar hem şair inanılmaz bir fikir adamı. Bu projenin en heyecan verici noktası Aziz Nesin’i eski nesillere tekrar hatırlatmak ve onu bilmeyen nesillere tanıtmak. Böyle bir Aziz Nesin hikayesi içerisinde bulunmaktan, böyle bir ekiple çalışmaktan çok mutluyum. Filmde de bir mucidi canlandırıyorum. O mucit de Aziz Nesin’in ne kadar öngörülü bir yazar olduğunu tekrar ortaya çıkaracak. Bir ayna üzerinden ilerliyor hikaye ama aslında ayna ‘yapay zeka’nın aynısı. Aziz Nesin’in ne kadar öngörülü bir yazar olduğunu siz oradan anlayın. Onun için böyle bir projenin içinde olduğum için çok mutluyum.
Boran Kuzum: Ben çok mutluyum bu ekibin bir parçası olduğum için. Filmi izleme şansımız oldu ve ben çok beğendim filmi, gururla buradayım. Seyircilerin de çok güzel zaman geçireceğini düşünüyorum. Hikayemiz bize hiç uzak olmayan bir hikaye. Bütün gençlerin hayalleri var ama o hayallere ulaşmak o kadar kolay değil, birçok fedakarlık yapmamız gerekiyor. Kerim de öyle bir karakter. Yazar olmak istiyor fakat hayatını sürdürmek için ambulans şoförlüğü yapıyor. En önemli nokta hayallerinden vazgeçmiyor.
Şebnem Bozoklu: Ben bu filmi çok önemsiyorum. Galalardan önce normalde filmi izlemem fakat ilk defa galadan önce bir filmimi izleyebildim. Unuttuğumuz bazı şeyleri, umutlu olmayı, iyi olmayı, birlikte mutlu olmayı bize hatırlatan bir film Mucize Aynalar. Bizi bize her zaman çok güzel aynalıyor Aziz Nesin. Çok şık, çok çağdaş bir film bekliyor seyirciyi. Şu anda yapay zeka çok konuşulan bir şey. Aziz Nesin bunu yıllar öncesinden görmüş. Bütün seyircilerimizi 5 Nisan’da sinema salonlarına bekliyoruz.
Zerrin Sümer: Beraber çalışmaktan çok mutlu olduğum bir ekipleyim. Aziz Nesin hikayeleri Tolga Örnek’in senaryosu ile harika bir hale geldi. Ben senaryoyu üç defa okudum, üçünde de çok güldüm. Çok keyifli bir çalışma oldu. Yaptığımız işten çok gurur duyuyorum.
Eren Demirbaş: Ben şu an Mucize Ayna’ma bakıyorum. Böyle bir kadro ile böyle bir senaryoda çalışmak benim için inanılmaz bir duygu.
Hayalleri gerçeğe dönüştüren aynaların icadından itibaren kişilerin ve dünyanın değişimi ile başlayan hikaye, trajikomik tesadüfler ile devam ediyor.
Yapımcılığını Orchestra Content adına Mine Şengöz’ün üstlendiği filmi yazıp yöneten Tolga Örnek, Alp Çağrı Günal ve Levent Güneri ile beraber ortak yapımcılar arasında. “Kaybedenler Kulübü”, “Devrim Arabaları” gibi filmlerin yönetmeni Tolga Örnek’in filmi, 5 Nisan’da vizyonda.
]]>Tütüncü, Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’ni ziyaret etti. Tütüncü, Otobüs firmalarını tek tek gezerek sohbet etti, yola çıkacak vatandaşlara da hayırlı yolculuklar diledi. AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse ile beraber, Antalya Şehirler Arası Otobüs İşletmeleri Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’ni de ziyaret eden Tütüncü, otobüs işletmelerinin istek ve taleplerini dinledi. Otogar kiralarının ve otobüs giriş çıkış ücretlerinin yüksekliği, otobüs firmalarının şehir içi servislerinin kaldırılması, kışın otobüslerin park alanları ile ilgili sorunlar dile getirildi. Tütüncü, otogar esnafının sıkıntısını yakından takip ettiklerini söyledi. Şehir içi trafiğinden dolayı kaldırılmak istenen otobüs firmaları servisleri ile ilgili Tütüncü, “Antalya’nın altın çağında öncelikli ele alacağımız konu Antalya’nın trafik sorunu olacak. Antalya’nın ulaşım sorununu çözmek için bir mastır plan üzerinde çalıştık. Çalışılan mastır planda da Antalya’ya araçların şehir dışından az girmelerine yönelik bir adım olacak” ifadelerine yer verdi.
“Çiçek gibi otogar”
Bir otogar esnafının; hiç bir zaman fikrinin alınmadığını söylemesi üzerine Tütüncü, “Antalya Büyükşehir’de, sizlerle ortak aklın yol göstericiliğinde adımlar atacağız. Biz otogarı çiçek gibi bir hale getireceğiz. Evvelinde yapmamız gereken bu olacak. Otogarın girişinden itibaren aşınmış, eskimiş yolları Antalya’mıza yakışır hale getireceğiz. Otogarın öncelikli bütün problemlerini çözeceğiz. Öncelikle sektörle bir buluşma yapacağız. Bu buluşmayı otogarda yapacağız. Otogarı otogarda konuşacağız. ve otogarın kararlarını birlikte alacağız. Ben belediye başkanı olarak sizlerin yanında olacağım. Otogarlar şehrin bir aynasıdır. Havalimanları bir aynıdır. Şehre gelen ya önce havalimanından gelir, ya da otogardan gelir. Bozuk yollarına bakan, peyzajına bakan bu şehir dökülüyor der. Siz hiçbir dönemde olmadığı kadar burada kendinizi yönetimin içerisinde karar alma süreçlerinde göreceksiniz “diye konuştu.
“Esnafın mutluluğu önemli”
“Biz sizlerin tecrübelerine çok kıymet veriyoruz. “diyerek, sözlerini sürdüren Tütüncü, “Biz bütün otogarların işletmesini esnaflarımızın mutlu olacağı şekilde yapmalıyız. Her şeye birlikte, beraber karar vereceğiz. Şehrin geleceğini de birlikte ve beraberce şekillendireceğiz. Kepez’de 15 yıl boyunca esnafımızın istemediği hiçbir şeyi yapmadık. Bizim için önemli olan esnafımızın mutluluğu 15 yıllık zaman zarfında ne esnaf odası, ne esnaf derneği çıkıp bize esnaf istedi, belediye başkanı bunun tam tersini yaptı, diyemez. Buranın aslanı da, kaplanı da, kralı da sizsiniz. Yıllarınızı vermişsiniz bu işe Biz sizin bilgilerinizden, mesleki deneyimlerinizden istifa etmek, kalbimizi ve güçlerimizi sizinle birleştirmek için buradayız ” dedi.
“Taşıyan mutlu olmazsa, taşınan hiç mutlu olmaz”
Antalya Şehirler Arası Otobüs İşletmeleri Eğitim ve Yardımlaşma Derneği ziyaretinde konuşan AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse de, “Esnaf mutlu olmazsa, taşıyan mutlu olmazsa, taşınan hiç mutlu olmaz. İşinizi yaparken severek yapacaksınız ki; hizmet verdiğiniz insanlara daha iyi hizmet vereseniz. Dolayısıyla buradaki temel mantık bu Hakan Tütüncü, bu mantığı belediye başkanı olduğu günden bu yana 15 yıldır sürdüren bir belediye başkanı. ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.’ diye, boşa söylememiş atalarımız. Dolayısıyla yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” diye konuştu. – ANTALYA
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Yuvamız İstanbul Kreş Çocukları ve Aileleriyle İftar Programı’nda bir araya geldi. İmamoğlu: “Beş yıl önce bu yola çıkarken bu şehrin çocuklarının ve kadınlarının hayatlarını kolaylaştırmak için çok çalışacağıma söz vermiştim. Bu güzel çocukların gözlerine baktığımda verdiğim sözleri tutmanın huzurunu yaşıyorum. Ne mutlu bana, ne mutlu 100 tane kreş açan İstanbul halkına” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Yuvamız İstanbul Kreş Çocukları ve Aileleriyle iftar programında bir araya geldi. Yenikapı Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’ndeki iftar programında “çocukların gözlerine baktığımda verdiğim sözleri tutmanın derin huzurunu yaşıyorum” diyen İmamoğlu şunları söyledi:
“VERDİĞİM SÖZLERİ TUTMANIN DERİN HUZURUNU YAŞIYORUM”
Ramazanın huzuru, rahmeti, bereketi hepimizin üzerine olsun. Sizlerle ortak bir sofrada buluşmak gerçekten benim için çok mutluluk verici. Her gün başka bir sofrada vatandaşlarımızla buluşuyoruz. Her gün ramazan ayının ruhuna yakışan bir biçimde hoşgörüyü, tevazuyu, iyiliği özümsüyoruz. Bu sofraların, bu buluşmaların her biri benim için dünyanın en büyük manevi serveti değerinde. Burada bugün sizlerle olmanın sizlerle aynı iftar sofrasını paylaşmanın bambaşka bir önemi var. Beş yıl önce bu yola çıkarken bu şehirin çocuklarının ve kadınlarının hayatlarını kolaylaştırmak için çok çalışacağıma bütün insanlarımızın huzurunda söz vermiştim. Bu yola çıkarken, bu şehrin çocukları, neresinde oturuyorsa otursun eşit olacak demiştim. Siz değerli anne babalara baktığımda bu güzel çocukların gözlerine baktığımda verdiğim sözleri tutmanın derin huzurunu yaşıyorum. Ne mutlu bana, ne mutlu 100 tane kreş açan İstanbul halkına.
“ÇOK ÇALIŞACAĞIZ VE ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ TEMİNAT ALTINA ALACAĞIZ”
Göreve geldiğimizde, ilk etapta ekonomik olarak İstanbul’un en çok ihtiyaç duyulan bölgelerinde kreşlerimizi hizmete sunduk. Şimdi faaliyet gösteren 100 kreş sayımız oldu. Belediyemiz tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. Artık Arnavutköy’den Bağcılar’a, Başakşehir’den Bayrampaşa’ya, Çatalca’dan, Gaziosmanpaşa’ya, İstanbul’un çocuklarının evlatlarının kreşleri var. Bu kreşlerde çocuklarımız bilimsel eğitimle, yeteneklerini ve kendilerini keşfederek mutlulukla, huzurla büyüyorlar. Yapacağımız 50 yeni yuvamız kreş ki bu yeni yuvamız kreşlerimiz şu anda çoğu inşaat halinde zaten ve 50 yeni yuvamız İstanbul Kısa Mola Merkezi ile toplam sayımız tam 200’ü bulacak. 200 kreşimizde İstanbullu çocuklarımızı eşitlemek için her yıl 20 binin üzerinde çocuğumuzu yetiştirmek ve geleceğe hazırlamak için dünyanın hiçbir çocuğuyla arasında hiçbir fark kalmayacak şekilde çok çalışacağız ve çocuklarımızın geleceğini teminat altına alacağız.
“SIRTLANDIĞINIZ YÜKLERİN BİR KISMINI ÜSTLENMEK BİZİM İÇİN PAHA BİÇİLMEZ BİR DEĞERDE”
Kreşlerimiz yalnız çocuklarımıza bir yatırım değil çocuğunu kreşe verip çalışmak isteyen annelerin de hayatlarını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Özel gereksinimli çocuk sahibi olan 50 bin anneye beş bin lira nakit destek vererek hem annelerin sosyalleşmelerine hem de çocuklarının daha iyi bir eğitim almasına yeni dönemde katkı sunacağız. Çünkü kadınların hayata dahil olması, kendi istek ve düşünceleri doğrultusunda yaşamanlarını şekillendirmeleri, kendilerinin arzularını, hayallerini gerçekleştirebilmeleri bizim için çok önemli. Aynı bakış açısıyla 0-4 yaş arası çocuklu annelere ücretsiz ulaşım desteği veriyoruz. İstanbul genelinde 650 bin annemiz bu hizmetten faydalanıyor. Bizim için çok büyük bir gururdur bu. Çok büyük bir vicdan ve çok büyük bir İstanbul adına huzurdur bu. Kadınların ve erkeklerin her zaman sırtlandığı yüklerin bir kısmını üstlenmek bizim için paha biçilemez bir değerde.
“İKİ BÜYÜK OYUN DÜNYASI KURACAĞIZ”
Güzel çocuklarımızın sağlıkla, güvenle vakit geçirebilecekleri iki büyük çocuk oyun dünyası kuracağız. İki milyon beslenme destek paketi okula yeni başlayacak 30 bin kız çocuğumuza eğitim desteği vereceğiz ve daha fazlasını yapacağız. Geçtiğimiz beş yılda çocuklarımızı, annelerimizi nasıl unutmadıysak önümüzdeki senelerde de asla unutmayacağız. Unutmayacağız çünkü bu ülkenin güzel insanlarına borcumuz var. İnsanca, adilce, eşitçe mutlulukla bu güzel şehirde yaşamak her vatandaşımızın hakkı. Bu anlamda biz görevimizi yerine getiriyoruz. Biz bu şehrin güzel evlatları, çocukları, anneleri, gençleri, mutlu olduğunda o zaman görevini iyi yapmış bir belediye başkanı oluruz. Bu anlamda kararlı bir şekilde yol yürüyeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Bu duygularla hepinizi sevgi, ve saygıyla selamlıyor, yavrularımızın gözlerinden öpüyorum şimdiden mübarek Ramazan Bayramınızı kutluyor, tutulan oruçlarımız kabul olsun diliyorum. Hepinize teşekkür ederim”
]]>Mega kentin trafiğin yoğun olduğu noktalarda bir anda ortaya çıkarak kimi zaman bale yapan, horon tepen, zeybek oynayan kimi zaman da Micheal Jackson dansı yaparak sürücüleri şaşırtan “İstanbul’un Yıldızları: Bir Mutluluk Hareketi” grubu Beşiktaş’ta basın açıklaması yaptı.
“Şehrimizin daha yaşanılır bir yer olmasını istiyoruz”
Grup adına konuşan Emrullah Kavak, “Biz, İstanbul’un Yıldızları olarak, şehrimizin her köşesinde umut ve mutluluk tohumları ekmek için bir yola çıktık. İstanbul; tarihin, kültürün ve insanlığın mozaik gibi iç içe geçtiği, her köşesinde ayrı bir güzelliği barındıran eşsiz bir şehir. Gençler olarak, İstanbul’un tüm bu renklerini çok seviyoruz. Biz, İstanbul’un umudu, sokaklarının sesi, bugünün parlayan yıldızları olarak bir araya gelmiş arkadaşlarız. Biz üniversite kantinlerinden sokaklara, tribünlerden eğlence yerlerine, sahillerden parklara her an karşılaştığınız gençlerin ta kendisiyiz. Toplumsal değerlerimizden ve farklılıklarımızdan güç alarak her birimiz kendisini İstanbul’un evladı olarak görüyor, İstanbul’a ailemiz gibi bakıyoruz. Bu bakış açısıyla; yola çıktığımız arkadaşlarımızla birlikte, şehrimizde pozitif değişimler oluşturmak için çeşitli etkinlikler düzenledik. İstanbul’un kaotik trafiğinden sıkılanlara, sürpriz danslarımız ve hediyelerimiz ile bir nebze de olsa nefes aldırdık, farkındalık oluşturduk. Çocukluk oyunlarımızı meydanlarda doyasıya oynadık, hep birlikte güldük, eğlendik ve eğlendirdik. Ancak, tüm bu güzellikler içerisinde İstanbul’u yaşarken, bu şehrin zorluklarının da farkındayız. Bizler İstanbul’un deprem gerçeğiyle yüzleşiyor, trafik çilesini her gün çekiyoruz. Bizler için herhangi bir siyasi parti ve düşünce mensubu olmak ya da olmamak; ortak hayallerimizin ve isteklerimizin olmadığı anlamına gelmiyor. Hep birlikte şehrimizin daha yaşanılır, daha mutlu, daha yeşil ve daha çağdaş bir yer olmasını istiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözünden aldığımız güç ile şehrimizin geleceğini şekillendirmede kritik bir role sahip olduğumuza inanıyoruz” dedi.
“Herkesten Murat Kurum’a destek vermesini istiyoruz”
31 Mart yerel seçimlerini İstanbul için yeniden bir başlangıç olarak gördüklerini söyleyen Beyza Nur Koca ise, “Bu seçimin, İstanbul’un karşı karşıya olduğu sorunlara çözümler getirecek bir dönüm noktası olduğuna inanıyoruz. İstanbul’un Yıldızları olarak seçimden sonra pişman olmamak için sessiz kalmamaya karar verdik ve şimdi sorumluluk duygusuyla harekete geçerek, sesimizi yükseltiyoruz. İstanbul’a iyi geleceğini, bu şehri mutlu edeceğini düşündüğümüz, bizlere umut veren bir isim var. Bu ismin Murat Kurum olduğuna inanıyoruz. Çünkü Murat Kurum’u İstanbul’un yarınlarındaki en önemli tehdit olan depreme hazırlıkta bir şans olarak görüyoruz. Son yıllarda, ülkemizin dört bir tarafında yaşanan afetlerde gösterdiği mücadele, bu görüşümüzü destekledi. Bizlerle birlikte İstanbul’un temel problemlerine ortak akılla kalıcı çözümler üretmesini istiyoruz. İstanbul’u, gençlerin mutluluğunu göz ardı etmeden yönetmesini istiyoruz. İstanbul’un Yıldızları olarak, şehrimize olan sevgimizi ve umudumuzu paylaşan herkesten Murat Kurum’a destek vermesini istiyoruz. Bizler ufukları gözleyen, başları yukarıda istikbalin göklerde olduğunu bilen İstanbul’un Yıldızları’yız” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen döneminde hizmete açılan ve yaşlıların korunması, desteklenmesi ile rutin sağlık kontrollerinin yapıldığı, gün boyu kaliteli vakit geçirebilmelerinin sağlandığı Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezini ziyaret etti. Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezi sakinleri tarafından düzenlenen hatim duasına katılan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen yoğun ilgiyle karşılaşırken, yaşılar tarafından da ilahiler okundu, ziyarette zaman zaman duygusal anlar yaşandı.
Isparta Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Ender Güven, 2021 yılında Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatlarıyla Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezinin faaliyete geçtiğini söyledi. Güven, projenin başlangıcının 65 yaş üstü vatandaşlara bulundukları mekanlarda rehabilitasyon hizmeti sunmak olduğunu belirterek, “Sizler o süreçte biz bir yer kuralım, gelebilenler gelsin, gelemeyenlerin evine gidelim dediniz. O süreçte 400 yaşlımızı kaydettik. Yaşlılarımızı sabah alıyoruz, kahvaltı öğle yemeği veriyoruz, gün içinde halk eğitim merkezinden gelen hocalarımız el sanatları ve zihinsel becerilere yönelik faaliyetlerde bulunuyor. Haftanın belirli günlerinde dışarıda gezi programları yapıyoruz, araçlarımızla yaşlılarımızı gezilere götürüyoruz, kültürel faaliyetlerin ardından evlerine bırakıyoruz. Bunun yanında fizyoterapistimiz her gün saat 10.30’da yaşlılarımıza egzersiz yaptırıyor, psikoloğumuz öğleden sonra burada oluyor destek veriyor. Doktorumuz haftanın 2 günü burada yaşlılarımızın şeker, tansiyon kontrolleri yapılıyor, reçeteleri varsa onlar yazılıyor. Bunu yaparken de bizler Isparta Belediyesi bünyesinde yetkilendirilmiş aile hekimliği merkezi olduk. Sağlık Bakanlığı yapılan incelemeler sonucunda bu yetkiyi bize verdi” dedi.
Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezinden hizmet alan yaşlılar da yapılan çalışmalardan dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Yaşlılar, “Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez, Allah razı olsun her şeyden memnunuz. Evden çıkamıyorduk, burada hem gülüyoruz hem güzel vakit geçiriyoruz, elimizden tutuyorlar, istediğimiz yere götürüyorlar. Buraya berberimiz bile geliyor. Sabahtan güler yüzle karşılaşıyoruz, moralimizi alıyoruz. Evimizden alıyorlar, evimize bırakıyorlar. Yaptığınız hizmetleri 7’den 70’e herkes beğeniyor. Tüm sağlık kontrollerimiz yapılıyor. Evde yalnızlıktan usanmıştık. Bu binalar eskiden de vardı, buralar vardı, bize bugüne kadar niye kimse yapıp da ‘gelin’ demediler. Eşim vefat etmişti, evde kapanıyordum. Evde bırak duvarları beton çöküyordu üzerimize. Bu yer olmasaydı biz ne yapacaktık. Eskiden yüzümüze bakmıyorlardı. Allah bin kere razı olsun başkanımızdan” görüşlerinde bulundu.
“Bir büyüğümüzün mutlu olduğunu görmekten daha değerli ne olabilir”
Yaşlıların söylemiş oldukları güzel sözlerinden dolayı teşekkür eden Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, nerede kendilerine bir görev düşüyorsa orada olduklarını belirtti. Başkan Başdeğirmen, “Büyüklerimizin yanında olmaktan bizlerde son derece memnun ve mutluyuz. Sizlerin gülen yüzlerini görmek mutlu ediyor. Sağlığınız mutluluğunuz bizleri daha çok sevindiriyor. Sizler bizim değerlerimizsiniz, büyüklerimizsiniz. Sizlerin huzurlu yaşaması bizler için çok değerli. Anneler, babalar, evlatlar herkes için çok kıymetli. Ataerkil yetişen bir toplumuz. Bir insanın büyüğüne saygısı, küçüğüne sevgisi akranına dostluğu çok önemli. Burayı hizmete sunduğumuzdan buyana çok misafirimizi ağırladık. Burada sizlerin mutlu olduğunuzu gördük. Evlerinizde kendi başınıza kalmıyorsunuz. En zor şey evde yalnız başına akşama kadar oturmak. Sohbet edeceğiniz, konuşacağınız bir dosta ihtiyacınız vardı. Burası da onu sağlıyor. Bu yönden buranın çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bazı kişilerin bu işi çok basite almalarından da üzülüyoruz. Bir partinin belediye başkan adayı ‘Dere Mahallesinde bir yer yapmışlar, içinde 7 kişi var, 7 kişiyle bir şey yaptıklarını zannediyorlar’ diyor. Bu çok üzücü, bir kişi de olsa, eğer biz bir büyüğümüzün, teyzemizin, annemizin, babamızın bir amcamızın burada mutlu olduğunu görmemiz kadar değerli ne olabilir” dedi. – ISPARTA
]]>Altınokta Körler Derneği’nden seçilen 18 özel eğitim ve rehabilitasyon öğrencisi, doktor kontrollerinin ardından Türkiye’nin en gözde kış turizm merkezlerinin başında gelen Uludağ’da bir otele yerleştirildi. Kayak eğitmenleri ile birlikte eğitim alan görme engelli gençler ısınma egzersizlerinin ardından telesiyejler ile zirveye çıktı. Zirveden aşağıya eğitmenleri ile birlikte kayak yapan gençler unutulmaz anlar yaşadı.
“Kimseye bağlı olmadan yaşayabileceğinin farkına vardım”
Kayak sayesinde özgüven kazandığını ve günlük yaşamına yansıyacağını söyleyen özel eğitim ve rehabilitasyon öğrencisi görme engelli Sibel Sancar, “Kayak yapmak çok güzel bir duygu. Sadece görenlerin değil, görmeyenlerin de yapabileceği bir şeymiş. İlk başta çok korkuyordum ama şimdi o korkularımı yendim. Bunu yapabildiysem sokakta özgür bir şekilde gezebileceğimiz düşünüyorum. Kimseye bağlı olmadan yaşayabileceğimin farkına vardım” şeklinde konuştu.
“Onlara göz olmak çok güzel bir duygu”
Görme engeli bireylere kayak eğitimi vermekten mutluluk duyduğunu belirten Kayak Eğitmeni Aslan Dursun, “Bu güzel gençlere göz olmak çok güzel bir duygu. Gerçekten çok duygulandım ve güzel bir iş çıkardık. Bir şeyler öğretebildiğim için çok mutluyum” dedi.
“Özgür bir şekilde yukarıdan kayarak aşağıya inmelerini görmek çok güzel”
Öğrencilerinin kayak sayesinde daha özgür hissettiğini söyleyen Eğitim Görevlisi Yıldız Gözlemci, “Öğrencilerimiz için çok güzel bir aktivite. Burada çok eğlendik. Daha fazla aktivitelerimiz var, at binmeye de gidiyoruz, tiyatroya da gidiyoruz ama burada bambaşka bir deneyim yaşıyorlar. Özgür bir şekilde yukarıdan kayarak aşağıya inmelerini görmek çok güzel bir duygu. Öğrencilerimiz buradan gittiğimizde bir sonraki yıl tekrar burada tatil yapmak istediklerini söylüyor” diye konuştu.
Gecekonduda büyüdü, Uludağ’da kayak yaptı
Çevresinin Uludağ’a kayak yapmaya gideceğini öğrenince şaşırdıklarını söyleyen görme engelli Ali Bilen, “Biz Görme Engelliler Rehabilitasyon Merkezi’nden geliyoruz. Bize böyle bir imkan sundular. Böyle bir imkan sundukları için çok mutluyuz. Ben doğuştan görme engelliyim. Gecekonduda büyüdüm. Gecekondu görmemişsinizdir belki ama bir yerde okumuşsunuzdur, zor bir yaşamı vardır. Ben o şartlarda bağlama çalmaya çalıştım. Kimi zaman soğuktan titredim ama vazgeçmedim. Bir yerlere gelmeye çalıştım. Sen yapamazsın diyenlere karşı bir cevap vermek istedim. Uludağ’a kayak yapmaya gideceğimi söylediğimde insanlar çok şaşırdılar. Geçmişte kayak yapan arkadaşların görüntülerini gösterdim. Çevrem buraya geldiğim için çok mutlu oldu. Umarım bu tarz etkinlikler daha da artar” dedi.
Kayak sayesinde kazandıkları özgüven günlük yaşantılarına yansıyacak
Uludağ’da kazandıkları özgüven sayesinde günlük yaşantılarında birçok problemin üstesinden gelebileceklerini kaydeden Organizatör Aydın Çetin, “Projenin amacı görme engellileri kar ve kızakla tanışmalarını sağlamak, özgüvenlerini arttırmak ve burada bir sosyal aktivite içerisinde olmalarını sağlamak. Görme engelli gençleri Altınokta Körler Derneği’nden seçiyoruz. İlk etapta temel ihtiyaçlarını nasıl gidereceklerini öğrenmiş oluyorlar. Bazı eğitimlerden geçmiş oluyorlar. Doktor kontrolünden geçirilip buraya geldiler. Her yıl 15 ila 20 öğrenciyi buraya getiriyoruz. Evet çok iyi kaymıyorlar ama en azından başlangıç olarak kızakla nasıl kayılabileceğini öğreniyorlar. Çok mutlu olarak buradan dönüyorlar. Bu yıl 18’incisini yaptık” ifadelerini kullandı. – BURSA
]]>Ülker Stadı’nda oynanan müsabakanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Mert Hakan, “Kasımpaşa maçına istediğimiz gibi başlayamadık, Kasımpaşa takımı iyi analiz yapmış, önde iyi baskı yaptılar. Orada biraz zayıf kaldık. Bunu hafta içi değerlendireceğimizi, hocamızın da bize eksiklerimizi anlatacağını düşünüyorum. Oyunu biraz daha güçlendirmemiz gerek, bunun farkındayız. Galip gelmek son 11 haftaya girmişken çok önemli. Bir de iki haftadır böyle anlamlı galibiyetler bizi daha da mutlu ediyor. İnşallah kazanmaya devam ederiz. Her maç bizim için final. İnşallah her maç aynı coşkuyla devam ederiz. Kazandığımız için mutluyuz. Eksiklerimizi de çalışacağız.” ifadelerini kullandı.
Sarı-lacivertli futbolcu, frikikten attığı gol hakkında, “Son idmanda Bonucci ile frikik çalıştık. O bana ‘Sana yarın baskı yapmaya geleceğim, yarın da frikikten gol ataksın’ dedi. Bugün de maçtan önce ‘Gol atarsan seni bekliyorum’ dedi, golün yarısı onun. Dün çok iyi çalıştırdı beni. O da topa inanılmaz vuruyor. Bugün aslında ilk yarıda da 2-3 pozisyonum var. Bugün birçok kişiden mesaj aldım uzaktan gol atacağıma dair. Onlar da beni inandırdılar. Benim içimde de bir his vardı. Bunun frikikten olacağını düşünmüyordum çünkü kariyerimde Süper Lig’de ilk frikik golüm. Özel oldu benim için o yüzden çok mutluyum. Maçtan sonra da golü izledim.” şeklinde konuştu.
Mert Hakan, bir gazetecinin “İç sahada puanlar kaybettiniz. İç sahada bir problem olduğunu düşünüyor musun?” sorusuna, “Problem olduğunu düşünmüyorum. Bunlar olacak. Deplasmanda da her maçı kazanıyoruz. Biz oyunumuzu güçlendirmek zorundayız. Bunun da farkındayız. Bugünkü tribün olduğu sürece iç sahada bizim en büyük kozumuz olacak. Geçen hafta yaptığım konuşmanın değeri ortaya çıktı, anlamlı oldu. Fenerbahçe, birlikte olduğunda yıkılması imkansız bir camia. Bunu bir kez daha gösterdi. Bugün taraftarımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Maçın sonuna kadar iyi oynamasak da arkamızda durdular. Bugün bizi yerdeyken ayağa kaldıran onlar oldu. Önemli olan günün sonunda ne olduğudur. Sezon sonuna kadar dişimizi sıkalım. Nelerle mücadele ettiğimizi onlar da biliyor. En azından sezon sonuna kadar birlikte kalalım, sonra faturayı kime keseceklerse keserler.” yanıtını verdi.
“Ben de ailem de iki haftadır gülmeye başladık”
Mert, eleştiriler almasıyla ilgili olarak, “Ben de ailem de iki haftadır gülmeye başladık. Kendi hatalarım da var bunda yol açtığım. Oyuna motive olmam gerekli. Belki de bir musibet bin nasihatten iyidir derler. Başıma talihsiz bir olay geldi. Oradaki tek hatam sadece kendim kırmızı kart yemem. Fred’i ben attırmadım, öyle bir algı oluştu. Ama dediğim gibi başımıza gelen her olayda bir hayır vardır. Ondan sonra sahaya çıkmayı dört gözle bekledim. Sahaya çıkmak için de güçlü olmam gerektiğini biliyordum. İki haftadır da o şans bana geldi. Çok mutluyum, çok şükür. Ailem ve ben de gülmeyi özlemişiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Mert Hakan Yandaş, devre arasında Fenerbahçe’den ayrılma ihtimalinin olduğunun hatırlatılması üzerine ise şöyle konuştu:
“3,5 sezon olmuştu devre arasındayken. Gerçekten işin arka kısmında bir sürü emek var. Bir sürü mücadele var. Yaptığımız yanlışlar da var. O günkü şartlar camia için belki de gitmemi gerektiriyordu. Kalıp mücadelede etmek istedim. Bu sezon hedefe ulaşabileceğimizi hissettim. Bir yerde benimde sahneye çıkabileceğimi düşündüm. Mücadele etmeyi tercih ettim, 1 dakika bile oynamasam bile kalıp sezon sonu şampiyonluğu görmek istiyordum. Rabbim de nasip etti. İki haftadır arkadaşlarıma yardımcı oluyorum. Şampiyon olursak dünyanın en mutlu insanlarından biri olurum. Camia da öyle zaten. Gerisinin pek bir önemi yok. Uzun süredir forma şansı bekliyorum. Kendimi de hazır tutmaya çalışıyorum. Yaklaşık 2-3 ay sonra ilk Adana maçıyla gelen bir şans vardı. Hocamız da bugünleri hesapladığını, sabırlı olmam gerektiğini söyledi ve zamanı geldiğinde iyi şeyler olacağına inandı. Çünkü Samandıra’da birlikte olduğumuz için dışarıdan gözükmeyen şeyleri içeride birbirimize yakın olduğumuz için görüp anlayabiliyoruz. Zor günlerde yanımda olan insanlara çok teşekkür ediyorum. Daha hiçbir şey başarmadık. İnşallah sezon sonunda hep birlikte sevinçten ağlarız.”
Sarı-lacivertli futbolcu, uzatmalarda kazanılan penaltıyı Batshuayi’nin kullanmasıyla ilgili bir soruya, “Michy öz güveni yüksek bir oyuncu. Gol atmayı da çok seviyor. Penaltı olduğunda ben izleyemedim açıkçası, orada bir duygu patlaması yaşadık. Gol sevincini hep beraber yaşadık. Bende kendimi tutmadım ve takım arkadaşlarım yanına gittim. Çok stresliydi bizim için. İnşallah bunlar şampiyonluğun habercisi olur.” yanıtını verdi.
Mert Hakan Yandaş, “Uzatmalarda kazandığınız penaltıyla ilgili görüşün nedir?” sorusunu, “Sana kenarında konuşamadık heyecandan ama pozisyonu maç sonunda izledim. Bence çok net bir penaltı. Bunun üzerine tartışmak ülkemizde gelenekselleşen algı oluşturma kısmına girer. Yüzde yüz penaltı. Yerden sekiyor, zamanı var, eli açık, eliyle oynuyor. Hakem orada autu gösterdi, pozisyon penaltıya döndü.” şeklinde yanıtladı.
]]>Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında sahasında Kasımpaşa’yı 2-1’lik skorla mağlup etti. Mücadelenin ardından Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Maça iyi başlamadıklarını belirten Yandaş, “Kasımpaşa takımı iyi analiz yapmış. Önde iyi baskı yaptılar. Orada biraz zayıf kaldık. Bunu hafta içi değerlendireceğimizi düşünüyorum. Hocamızın da bize eksiklerimizi anlatacağını düşünüyorum. Oyunu biraz daha güçlendirmemiz lazım, bunun farkındayız. Galip gelmek son 11 haftaya girmişken çok önemli. Bir de 2 haftadır böyle anlamlı galibiyetler bizi daha da mutlu ediyor. İnşallah kazanmaya devam ederiz. Her maç final bizim için. İnşallah her maç aynı coşkuyla devam ederiz. Kazandığımız için mutluyuz. Eksiklerimizi de çalışacağız. Golüme gelince de, son idmanda Bonucci ile frikik çalıştık. O, ‘Sana yarın baskı yapmaya geleceğim. Yarın da frikikten gol ataksın’ dedi. Bugün de maçta önce ‘Gol atarsan seni bekliyorum’ dedi. Golün yarısı onun. Dün çok iyi çalıştırdı beni. O da topa inanılmaz vuruyor” ifadelerini kullandı.
“Fenerbahçe, birlikte olduğu süre yıkılması imkansız bir camiadır”
İç sahada puan kayıplarının sebebinin sorulması üzerine ise Mert Hakan Yandaş, “Problem olduğunu düşünmüyorum. Bunlar olacak. Deplasmanda da her maçı kazanıyoruz. Dediğim gibi biz oyunumuzu güçlendirmemiz gerekiyor. Bunun da farkındayız. Bugünkü tribün olduğu sürece iç sahada bizim en büyük kozumuz olacak. Geçen hafta yaptığım konuşmanın değeri ortaya çıktı. Anlamlı oldu. Fenerbahçe, birlikte olduğu süre yıkılması imkansız bir camiadır. Bunu bir kez daha gösterdi. Bugün taraftarımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Maçın sonuna kadar iyi oynamasak da arkamızda durdular. Bugün bizi yerdeyken ayağa kaldıran onlar oldu. Önemli olan günün sonunda ne olduğudur. Sezon sonuna kadar dişimizi sıkalım. Nelerle mücadele ettiğimizi onlar da biliyor. En azından sezon sonuna kadar birlikte kalalım, sonra faturayı kime keseceklerse kessinler” diye konuştu.
“Oradaki tek hatam sadece kendim kırmızı kart yemem. Fred’i ben attırmadım”
Son zamanlarda Fenerbahçe taraftarının kendisine sert bir yaklaşım sergilemesiyle ilgili konuşan Yandaş, “Ben de, ailem de iki haftadır gülmeye başladık. Belki de bir musibet bin nasihatten iyidir. Başıma talihsiz bir şey geldi. Oradaki tek hatam sadece kırmızı kart yemem. Fred’i ben attırmadım. Öyle bir algı oluştu. Ama dediğim gibi başımıza gelen her olayda bir hayır vardır. Ondan sonra sahaya çıkmayı dört gözle bekledim. Sahaya çıkmak için de güçlü olmam gerektiğini biliyordum. İki haftadır da o şans bana geldi. Çok mutluyum, çok şükür. Ailem ve ben de gülmeyi özlemişiz” şeklinde aktardı.
Attığı golle birlikte galibiyete önemli bir katkı sağladığının hatırlaması üzerine Mert Hakan Yandaş, “Bugün aslında ilk yarıda da 2-3 pozisyonum var. Bugün birçok kişiden mesaj aldım uzaktan gol atacağıma dair. Onlar da beni inandırdılar. Benim içimde de bir his vardı. Bunun frikikten olacağını düşünmüyordum çünkü kariyerimde Süper Lig’de ilk frikik golüm. Özel oldu benim için de o yüzden çok mutluyum” şeklinde konuştu.
“Bu sezon hedefe ulaşabileceğimizi hissettim”
Kış transfer döneminde adının transferde birçok takımla anılmasının ardından kulüpte kalmasıyla ilgili ise Yandaş, “3-5 sezon olmuştu devre arasındayken. Gerçekten işin arka kısmında bir sürü emek var. Bir sürü mücadele var. Yaptığımız yanlışlar da var. O günkü şartlar camia için belki de gitmemi gerektiriyordu. Kalıp mücadelede etmek istedim. Bu sezon hedefe ulaşabileceğimizi hissettim. Bir yerde benim de sahneye çıkabileceğimi düşündüm. Mücadele etmek istedim ve 1 dakika bile oynamasam bile sezon sonu şampiyonluğu görmek istiyordum. Rabbim de nasip etti. 2 haftadır arkadaşlarıma yardımcı oluyorum. Şampiyon olursak dünyanın en mutlu insanlarından biri olurum. Camia da öyle zaten. Gerisinin pek bir önemi yok” dedi.
“İnşallah sezon sonunda hep birlikte sevinçten ağlarız”
Sezonun geri kalanını da değerlendiren Yandaş, “Dediğim gibi uzun süredir forma şansı bekliyorum. Kendimi de hazır tutmaya çalışıyorum. Yaklaşık 2-3 ay sonra ilk Adana maçıyla gelen bir şans vardı. Hocamız da bu günleri hesapladığını söylemişti bana. Sabırlı olmam gerektiği ve zamanı geldiğinde iyi şeyler olacağına inandı. Çünkü Samandıra’da birlikte olduğumuz için dışarıdan gözükmeyen şeyleri birbirimize yakın olduğumuz için görüp anlayabiliyoruz. Zor günlerde yanımda olan insanlara çok teşekkür ediyorum. Daha hiçbir şey başarmadık. İnşallah sezon sonunda hep birlikte sevinçten ağlarız. Michy özgüveni yüksek bir oyuncu. Gol atmayı da çok seviyor. Penaltı olduğundan ben izleyemedim açıkçası, orada bir duygu patlaması yaşadık. Gol sevincini hep beraber yaşadık. Ben de kendimi tutmadım ve takım arkadaşlarım yanına gittim. Çok stresliydi bizim için. İnşallah bundan şampiyonluğun habercisi olur. Sana kenarında konuşamadık heyecandan ama bence çok net bir penaltı. Bunun üzerine tartışmak ülkemizde gelenekselleşen algı oluşturma kısmına girer. Yüzde yüz penaltı. Hakem orada autu gösterdi, pozisyon penaltıya döndü” diye sözlerini sonlandırdı. – İSTANBUL
]]>Görme engellerine rağmen, neşeli tavırlarıyla dikkat çekiyorlar
SİVAS – Sivas’ta yaşayan görme engelli 3 kardeş engellerine rağmen neşelerinden vazgeçmeyerek herkesin dikkatini çekiyorlar.
Sivas’ta 5 çocuğundan 3’ü görme engelli olan Fatma ve Recep Işık çiftinin kızları Eda Işık doğuştan görme engelli olarak dünyaya gelirken Emre Işık geçirdiği çiçek hastalığından Hasan Işık ise Menenjit hastalığından dolayı görme kabiliyetini kaybetti. Buna rağmen yaşam azimlerinden hiçbir şey kaybetmeyen 3 kardeş adeta kendilerini müziğe adadı. Eda eğitim alarak bağlama çalmayı öğrenirken diğer iki kardeş ise kendi kendilerini darbuka ve ney çalmayı başardı. Engellerine rağmen neşeli halleriyle dikkat çeken kardeşler, müzik sayesinde hayata tutundu. Eşini yaklaşık 1 yıl önce kaybeden anne Fatma Işık ise çocuklarının mutluluğu için elinden gelen her şeyi yapıyor.
“Ben yalnız kaldım ama çocuklarım gülsün ağlamasın”
Anne Fatma Işık, çocuklarının mutluluğunun kendisi için önemli olduğunu ifade ederek, ” İlk kızım sağlıklı doğdu, diğer çocuklarımda doğuşta sağlıklıydı. Doğduktan sonra birisi menenjit diğeri de çiçek hastalığı geçirdi. Kızımda ben hamileyken karnımda taşırken geçirdiğim hastalıktan dolayı görme engelli oldu. Eşimle akrabaydık ama çocuklarımızın böyle olmasının akraba evliliği ile bir alakası yok, kanlarımızda bir sorun çıkmamıştı. Çocuklarımla mutluyum, eşimi kaybettim çok üzüldüm ama çocuklarıma yansıtmadım. Babalarının yokluğunu hissettirmemeye çalışıyorum. Ben yalnız kaldım ama çocuklarım gülsün ağlamasın engelliyim deyip de geride kalmasınlar. Her şeyden önce ben çocuklarıma bakarım önce onların karınlarını doyururum, önce onları giydiririm sonrasında ben kendime bakarım. Eşimi kaybettim içim kan ağlıyor ama çocuklarım mutlu olsun, onların mutluluğu bana yeter. Mutluluğumun kaynağı çocuklarım oldu, eşim oldu her ne olursa olsun mutlu olmaya çalışıyorum. Kimi insanlar engelli diyerek daha çok engel oluyor ama engeller aşılabilir, anne baba aştıktan sonra çocukların engeli olduğunu unutuyor. Benim çocuklarım benim için gören çocuklardan üstündür” şeklinde konuştu.
“Çoğunlukla neşem annemden, bağlamamdan gelir”
Ailesinin her zaman arkasında olduğunu belirten Eda Işık, “Biz 5 kardeşiz ben ve abilerim görme engellidir. Ben müzik öğretmeniyim, bu yıl atandım. Annemizden kaynaklı çok neşeliyizdir, babam artık yok onu çok arıyoruz ama annemiz neşe kaynağımız olmaya devam ediyor. Çoğunlukla neşem annemden, bağlamamdan gelir. Bağlamayı okuduğum görme engelliler ilkokulunda öğrendim. Bağlama kursu açılmıştı bende oraya gittim, 3 ay içeresinde türkülerden çalmaya çalışıyordum. İlk çaldığımda babamın da duymasını çok istemiştim. Sonrasın da çok gördü beni bağlama çalarken. Babam bana ‘ne güzel öğrenmişsin’ demişti. Azimden hiçbir şey kurtulmaz, ben engelliyim diye pes etmedim. Evet, pes ettiğim oldu ama babam dedi ki ‘başarırsın’, annem dedi ‘başarırsın’ hep arkamda oldular. Ailemin beni sevenlerin duasıyla azim ettim başardım. Öğretmen olacağımdan da pek emin değildim. Arkadaşımın söylemesiyle girdim, nasibimde varmış ki öğretmen oldum” dedi.
]]>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022 yılında yüzde 49,7 iken 2023 yılında 3 puan artarak yüzde 52,7 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2022 yılında yüzde 15,9 iken 2023 yılında 2,2 puan azalarak yüzde 13,7 olarak gerçekleşti.
Kadınlar daha mutlu
Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022 yılında yüzde 46,5 iken 2023 yılında yüzde 50,3 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2022 yılında yüzde 52,7 iken 2023 yılında yüzde 55,1 oldu.
Evliler evli olmayanlardan daha mutlu
Evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 45,8 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu gözlendi.
Mutluluk oranında en yüksek artış 18-24 yaş grubunda oldu
Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı, 2022 yılında yüzde 47,9 iken 2023 yılında 6,1 puan artarak yüzde 54,0 oldu.
Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranı 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak yüzde 49,7 olarak tahmin edildi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2022 yılında yüzde 57,7 iken 2023 yılında 1,7 puan azalarak yüzde 56,0 oldu.
Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,9 olurken bunu sırasıyla; yüzde 15,0 ile çocukları, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.
Bireyleri en çok sağlıklı olmak mutlu etti
Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,5 olurken bunu sırasıyla; yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş takip etti.
Her 100 kişiden 67’si geleceğinden umutlu
Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı yüzde 67,2 iken kadınlarda bu oran yüzde 67,1 oldu.
Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 5,7 oldu
Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için “0”, çok memnun olanlar için “10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022 yılında 5,5 hesaplanırken 2023 yılında 0,2 puan artış ile 5,7 oldu. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2023 yılında 5,6, kadınlarda ise 5,8 oldu.
En yüksek memnuniyet oranı yüzde 74,6 ile asayiş hizmetlerinde
Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2023 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 olurken bunu sırasıyla yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61,0 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.
Ülkenin en önemli sorunu hayat pahalılığı oldu
Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2020 yılında birinci sırada yüzde 18,5 ile işsizlik, ikinci sırada yüzde 17,3 ile hayat pahalılığı, üçüncü sırada yüzde 17,2 ile eğitim yer aldı. 2023 yılında hayat pahalılığı yüzde 33,8 ile ilk sırada yer alırken, yüzde 16,5 ile eğitim ikinci sırada ve yoksulluk yüzde 13,4 ile üçüncü sırada yer aldı. – ERZİNCAN
]]>Sık sık vatandaşların talep ve önerilerini yerinde dinlemeye devam eden, onlarla kucaklaşmayı ihmal etmeyen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, önce insan, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ felsefesiyle çalışmalarını sürdürüyor. Cumartesi ve pazar günü yoğun bir hafta sonu mesaisi geçiren Başkan Büyükkılıç, hem vatandaşlarla birlikte oldu hem de birbirinden önemli toplantı ve açılışlara katıldı.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, cumartesi sabahı Anadolu’nun göz bebeği Kayseri’de gerçekleşen AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığı İç Anadolu Bölge Toplantısı’na katılarak hafta sonuna başladı. AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya başkanlığında gerçekleşen toplantıya katılan Başkan Büyükkılıç, İç Anadolu Bölgesi’ndeki şehirlerin dış ilişkilerden sorumlu ekipleriyle bir araya geldikleri toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.
Ayrıca Başkan Büyükkılıç, AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya ve beraberindeki heyeti Büyükşehir Belediyesi’nde de misafir etti. TMMOB Makine Mühendisleri Odası Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen 17’nci Dönem Olağan Genel Kurulu’na katılan Başkan Büyükkılıç, şubenin yönetimi, üyeleri ve mühendislerle bir araya geldi. Büyükkılıç, Kocasinan Belediyesi tarafından Kedi Kasabası’nda düzenlenen 17 Şubat Dünya Kediler Günü Temalı Fotoğraf Sergisi açılışına katılarak, “Patileriyle yüreğimize dokunan, hayatımıza neşe katan minik dostlarımızı her zaman sahipleniyor, dilsiz dostlarımıza her türlü imkanı sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Talas İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen Avşarlar Buluşması’na da katılan Başkan Büyükkılıç, kadim şehir Kayseri’de Avşar vatandaşlarla birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın en güzel örneğini sergilemekten dolayı büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.
Büyükkılıç, Yöresel Ürünler ve Bahçe Botanik Günleri kapsamında fuar alanını ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi.
Büyükkılıç, Vatandaşın Hem Hüzünlü Hem de Mutlu Günlerinde Yanlarında
Vatandaşların hem hüzünlü hem de mutlu günlerinde yanlarında yer alan Başkan Büyükkılıç bu kapsamda Orgeneral Hulusi Akar Camii’nde TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın vefat eden dayısı Ahmet Maraşlıoğlu ile vefat eden vatandaşlardan Batuhan Ünlü, Şaziye Yürük ve Hatice Benk’in cenaze namazlarına katıldı.
Şehrin iş insanlarından İrfan ve Yavuz Dursun’un vefat eden babaları Mehmet Dursun’un ve Ahmet Maraşlıoğlu’nun evlerine taziye ziyaretinde bulunan Büyükkılıç, merhumlara Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine sabırlar diledi.
Çat kapı düğün ziyaretleri
Başkan Büyükkılıç, ayrıca çat kapı düğün ziyaretleri de yaparak, genç çift Ümmiye ile Celal’in ve TV 1 ailesinden Şahin Morkoç’un oğlu Arda ile gelini Umay’ın düğün törenlerine katılarak, hayatlarının en anlamlı günlerindeki mutluluklarına ortak oldu.
Sivaslılar Federasyonu ve Sivaslılar Derneği başkanları, yöneticileri ve Sivaslılarla güzel bir pazar sabahında keyifli bir buluşma gerçekleştiren Başkan Büyükkılıç, çocukları da yalnız bırakmayarak, Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Kukuli Bakkal Amca Müzikali’ni ziyaret edip, çocukların mutluluğuna ortak olarak, aileleriyle keyifle sohbet etti.
Öte yandan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. tarafından Kayseri Park Alışveriş Merkezi’nde düzenlenen Spor Etkinliği’ne katılarak, çocukların eğlenceli anlarına da ortak oldu.
AK Parti Melikgazi İlçe Danışma Meclis Toplantısı’na katılan Büyükkılıç, teşkilatın her bir kademesine gönül vermiş dava arkadaşlarıyla bir araya geldi. Başkan Büyükkılıç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin de telefonla arayarak selamlarını iletti.
Birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın sembolü oldu
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Doğu Türkistanlı vatandaşlarla da bir araya gelerek, birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın adeta sembolü oldu. – KAYSERİ
]]>Türkiye İstatistik Kurumu, (TÜİK) “Yaşam Memnuniyet Araştırması, 2023” başlıklı araştırmasının sonuçlarını açıkladı.
Farklı parametrelere göre değerlendirilen yaşam memnuniyeti oranları şöyle:
KADINLAR DAHA MUTLU
Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022 yılında yüzde 46,5 iken 2023 yılında yüzde 50,3 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2022 yılında yüzde 52,7 iken 2023 yılında yüzde 55,1 oldu.
EVLİLER EVLİ OLMAYANLARDAN DAHA MUTLU
Evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 45,8 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu gözlendi.
MUTLULUK ORANINDA EN YÜKSEK ARTIŞ 18-24 YAŞ GRUBUNDA OLDU
Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı, 2022 yılında yüzde 47,9 iken 2023 yılında 6,1 puan artarak yüzde 54,0 oldu.
Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranı 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak yüzde 49,7 olarak tahmin edildi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2022 yılında yüzde 57,7 iken 2023 yılında 1,7 puan azalarak yüzde 56,0 oldu.
BİREYLERİN MUTLULUK KAYNAĞI ÇOĞUNLUKLA AİLELERİ
Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,9 olurken bunu sırasıyla; yüzde 15,0 ile çocukları, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.
BİREYLERİ EN ÇOK SAĞLIKLI OLMAK MUTLU ETTİ
Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,5 olurken bunu sırasıyla; yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş takip etti.
HER 100 KİŞİDEN 67’Sİ GELECEĞİNDEN UMUTLU
Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı yüzde 67,2 iken kadınlarda bu oran yüzde 67,1 oldu.
BİREYLERİN ORTALAMA YAŞAM MEMNUNİYET DÜZEYİ 5,7 OLDU
Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için “0”, çok memnun olanlar için “10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022 yılında 5,5 hesaplanırken 2023 yılında 0,2 puan artış ile 5,7 oldu. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2023 yılında 5,6, kadınlarda ise 5,8 oldu.
EN YÜKSEK MEMNUNİYET ORANI YÜZDE 74,6 İLE ASAYİŞ HİZMETLERİNDE
Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2023 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 olurken bunu sırasıyla yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61,0 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.
ÜLKENİN EN ÖNEMLİ SORUNU HAYAT PAHALILIĞI OLDU
Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2020 yılında birinci sırada yüzde 18,5 ile işsizlik, ikinci sırada yüzde 17,3 ile hayat pahalılığı, üçüncü sırada yüzde 17,2 ile eğitim yer aldı. 2023 yılında hayat pahalılığı yüzde 33,8 ile ilk sırada yer alırken, yüzde 16,5 ile eğitim ikinci sırada ve yoksulluk yüzde 13,4 ile üçüncü sırada yer aldı.
]]>EVLİLER DAHA MUTLU
Mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022’de yüzde 49,7 iken 2023’te 3 puan artarak yüzde 52,7’ye yükseldi. Mutsuz olduğunu beyan edenlerin oranı ise 2022’ye göre 2,2 puan azalarak yüzde 15,9’dan yüzde 13,7’ye geriledi.
Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022’de yüzde 46,5 iken geçen yıl yüzde 50,3’e çıktı. Kadınlarda ise bu oranın söz konusu dönemde yüzde 52,7’den yüzde 55,1 yükseldiği belirlendi.
Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu tespit edildi. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, geçen yıl yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran yüzde 45,8 olarak gerçekleşti.
Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde, evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu hesaplandı.
Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde, 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı 2022’de yüzde 47,9 iken 2023’te 6,1 puan artarak yüzde 54 oldu. Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranının 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak 2023’te yüzde 49,7 olduğu belirlendi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise oran 2022’de yüzde 57,7 iken geçen yıl 1,7 puan azalışla yüzde 56’ya düştü.
MUTLULUK KAYNAĞI AİLE
Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde, kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı geçen yıl 69,9 olurken bunu yüzde 15 ile çocuklar, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.
Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde, kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023’te yüzde 69,5 ile ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş izledi.
ÇOĞUNLUK GELECEKTEN UMUTLU
Geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı 2023’te yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranının yüzde 67,2 olduğu hesaplanırken kadınlarda bu oranın yüzde 67,1 olduğu görüldü.
Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile “hiç memnun olmayanlar için sıfır”, “çok memnun olanlar için 10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022’de 5,5 olurken 2023’te 0,2 puanlık artış ile 5,7’ye çıktı. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyinin geçen yıl 5,6, kadınlarda ise 5,8 olduğu belirlendi.
EN BÜYÜK SORUN HAYAT PAHALILIĞI
Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde, 2023’te asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 ile ilk sırada yer alırken bunu yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli hizmetler ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.
Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde ise geçen yıl hayat pahalılığının yüzde 33,8 ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Bunu yüzde 16,5 ile eğitim, yüzde 13,4 ile yoksulluk izledi.
]]>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan 10 bin 500 personeli ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Gerçekleştirilen imza töreninde çalışanlar, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a alkış ve sloganlarla teşekkür etti. Sözleşme, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ve Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı tarafından imzalandı.
“Mutluluğun resmini birlikte çizdik”
İmza töreninde konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, “‘Mutluluğun resmini yapabilir misin?’ derler ya işte mutluluğun resmi bu. ‘Mutlu şehir’ diye yola çıktık. ‘Allah razı olsun’ desinler diye çalıştık. Hep, ‘Belediye şehrin bize bir emanetti ve bu emanetin gereğini yapacağız’ dedik. Ben bunu bir başıma yapmadım, sizlerle yaptım. Bu şehir belediyenin hizmetlerinden memnunsa sizlerin sayesinde oldu. Çalışanları mutlu olmayan şehrin mutlu olması mümkün değil. Öncelikle çalışma arkadaşlarımızı mutlu etmek istedik” dedi.
“Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesidir”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin en borçlu belediye olduğu algısına değinen Başkan Büyükakın, “Anlatmamıza rağmen ‘Tahir Büyükakın Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağına batırdı’ diyebiliyorlar. Bu Yuvacık Barajı’nın borcu. Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağına batıran sizsiniz. Borç yönetimi sayesinde işçilerimin yüzünü güldürebiliyorum. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesidir. Hazine’den başka kimseye borcumuz yok. Bankaları ve diğer borçları eklediğimizde en borçlu belediye İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Sigortasını, vergisini ödeyemeyen ve kapısına haciz dayanan bu zihniyetteki belediyeler ortada” ifadelerini kullandı.
“En düşük ücreti 35 bin 40 TL yaptık”
“Peygamberimiz, ‘İşçinin alnın teri kurumadan hakkını verin’ diyor diyen Büyükakın, “Sizi ötekiler olarak hiç görmedik. Beraber yürüdüğümüz yol arkadaşlarımız olarak gördük. İmkanlarımızı sonuna kadar zorlayalım dedik. Türkiye’nin en iyi anlaşmalarını yaptık. Yüzü gülen işçi vatandaşa hizmet ederken de onları mutlu eder. Sizi enflasyona ezdirmeyen, elimizdeki imkanların en iyi olacak şekilde düzenleme yaptık. En düşük maaşın 34 bin 40 TL olacak şekilde bir düzenleme yaptık. Personelden gelen artış talebine sonrası bin TL daha artış yaparak en düşük ücreti 35 bin 40 TL yaptık” dedi.
“Bizim inancımızda insana çalıştığının karşılığı anlayışı vardır”
Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ise “Bizim inancımızda insana çalıştığının karşılığı anlayışı vardır. Hep birlikte bunun mücadelesini veriyoruz. Emek olmadan ekmek olmayacağını biliyoruz. Hiç kimseyi ayırt etmeden, her bir üyemizi kutsal görerek çalıştık, çalışıyoruz. Her sıkıntıda yanımızda olan ve yoldaş olmaktan onur duyduğum Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyorum. Protokolün kentimiz ve emekçilerimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
Daha sonra konuşan Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı, “Hem işveren hem de sendika olarak bu birlikteliğimizi ortaya koymuş bulunmaktayız. Bu sözleşmenin daha güzel protokollere emsal teşkil etmesiniz arzu ediyorum. Kentimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Geriye dönük farkların ödemesi de yapılacak
Protokol ile 2023 ücretlerine taban iyileştirilmesi yapıldıktan sonra tüm yevmiye ve sosyal haklara zam yapıldı. Protokolün imza tarihi olan 15 Şubattan geriye dönük farkların ödemesi de yapılacak. 1 Ocak 2024’ten itibaren geçerli olacak olan zammı çalışanlar davul zurna eşliğinde halaylarla kutladı. Sözleşme kapsamındaki tüm çalışanlara her ay aile yardımı adı altında bin 729,45 TL ödeme yapılacak. Böylelikle yapılan sözleşme ile Büyükşehir’de en düşük net ücret 35 bin 40 TL oldu. Büyükşehir, İSU ve Belde AŞ’de çalışan personeli ilgilendiren toplu sözleşmede işçilerin en düşük günlük ücreti 640 TL’den bin 130 liraya çıkarıldı. Bu artışa ilave olarak 92 TL olan yemek ücreti 157 TL’ye yükseltildi. 50 TL olan yol ücreti de 80 TL oldu. – KOCAELİ
]]>Çağdaş Atan: Bazı itibarsızlaştırmalar görsem de bunlara cevap vermeden devam ediyoruz
Sami Uğurlu: Fiziksel olarak çok fazla karşılık veremedik
Olgucan KALKAN-Serhan TÜRK/ İSTANBUL,(DHA) – Süper Lig’de ertelenen 16’ncı hafta karşılaşmasında Başakşehir FK deplasmanda Kasımpaşa’yı 3-0 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Başakşehir FK Teknik Direktörü Çağdaş Atan ve Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu basın toplantısında mücadeleyi değerlendirdi.
Kasımpaşa’nın fizik gücünün yüksek olduğunu ve bunun için rotasyon yaparak bu maça çıktıklarını belirten Çağdaş Atan, ‘Oynaması çok zor bir takıma karşı oynadık. Bizden 1 gün fazla dinlendiler. Rotasyon yapmak istedik. Bunun işe yaraması bizi mutlu etti. Bütün oyuncularım oyuna hakim durumdalar. İyi çalışıyorlar. Herkes ne yapması gerektiğini biliyor. Rotasyonun sıkıntı yaratmayacağını biliyorduk. Kasımpaşa fiziksel olarak oynayan bir takım. Uzun toplar atıp Aytaç ve Hajradinovic ile ikinci topları alıp coşkulu atak yapıyorlar. Emirhan, Onur ve Berkay ile rakibimize bunu yaptırmadık. İkinci yarı istediğimiz oyunu oynadık. İlk yarının sonunda belki de 1-1 içeri girecektik. Devrede 2 ve 3’üncü golü aramamız gerektiğini söyledik. Toptan 2-0’dan sonra erken vazgeçtik. Sonrasında kusursuz oynadık. Keny iki tarafta da iyi oynadı. 8 maçtır farklı formasyonla oynuyoruz. Çok fazla gol yemeden devam ediyoruz. Her maç final. Önümüzde final gibi düşündüğümüz Alanyaspor maçı var. Gelişmeye devam edeceğiz. Bazı itibarsızlaştırmalar görsem de bunlara cevap vermeden devam ediyoruz. Sami hoca ile toparlanmış bir Kasımpaşa vardı. Onlara da başarılar diliyoruz’ ifadelerini kullandı.
‘ROTASYONUN PERFORMANS DÜŞÜKLÜĞÜYLE ALAKASI YOK’
Yaptıkları rotasyonun performans düşüklüğü nedeniyle olmadığını söyleyen Çağdaş Atan, ‘Performans düşüklüğüyle alakası yok. Oyuncularımın hepsinden memnunum. Oyuncularım formasyona ve değişikliklere cevap verecek durumdalar. İşe akıl yoruyorlar. Onları futbol, formasyon konuşuyorken görüyorum mutlu oluyorum. Rotasyondaki asıl hedefimiz Kasımpaşa’nın fiziksel gücüne karşı koyabilmekti. İstediğimiz karşılığı almış olduk’ şeklinde konuştu.
‘DUBOIS İLE İLGİLİ SEZON SONUNDA FARKLI ŞEYLER KONUŞABİLİRİZ’
Galatasaray’dan kiralık olarak kadroya dahil olan Dubois’nın takımda çok mutlu olduğunu dile getiren Atan, ‘Dubois ile ilgili bize gelen bir bilgi yok. Dubois ile çok mutluyuz. O da burada olmaktan çok mutlu. Hem sürekli oynuyor hem de katkı veriyor. İki bekimizi de orta saha olarak kullanabiliyoruz. Ömer Ali de iyileşti ve aralarında rekabet var. Sezon sonunda farklı şeyler konuşabiliriz. Ancak şu anda vazgeçmek gibi bir planımız yok’ dedi.
SAMİ UĞURLU: FİZİKSEL OLARAK ÇOK FAZLA KARŞILIK VEREMEDİK
Zor bir maç oynayacaklarını bilerek sahaya çıktıklarını ifade eden Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu, ‘Karşımızda iyi bir takım, iyi kadro var. Geniş kadroya sahip olduklarını için de rotasyon yapma şansına sahiplerdi. Oyunun sonunda yorulacağımızı tahmin etmiştik. 4 maç arka arkaya, aynı kadroyla 90 dakika oynamak takımı fiziksel olarak aşağı çekebiliyor. İlk yarıda oyunu biraz tutarak orta sahada bire bir eşleşerek geçişlere izin vermemeye çalıştık. Geri düşünce baskıyı değiştirdik. Devre arasına berabere ya da önde girebilirdik. Ancak pozisyonları değerlendiremedik. Mağlup girdiğimiz için de biraz daha risk almamız gerekiyordu. İkinci yediğimiz geçiş golü, bizi oyundan düşürdü. Biraz daha tempoyu yükseltebilirdik. Arka arkaya maçlar buna çok müsaade etmedi. Oyuna ortak olabileceğimiz zamanlar oldu. Basit goller yedik. İlk gol özellikle. Yine 3’üncü gol duran toptan. Riskleri aldığınız zaman bu skorlar kaçınılmaz oluyor. Başakşehir ve Çağdaş Hoca’yı tebrik ediyorum. Oynadıkları oyuncular ligin ortalamasının üstünde. Fiziksel olarak çok fazla karşılık veremedik’ şeklinde konuştu.
]]>“Asrın felaketi” olarak nitelenen 6 Şubat depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş’ta yılın ilk bebeği Necip Fazıl Şehir Hastanesi kadın doğum ek hizmet binası doğum servisinde saat 00.00’da dünyaya geldi.
Nuran ve Muhammet el-Türk çiftinin ikinci çocukları olarak 3 kilo 300 gram ağırlığında doğan bebeğe Mahmut Useyd ismi verildi.
Hastane Müdürü Fulya Debgici, gazetecilere, hayata gözlerini açan yılın ilk bebeğinin gayet sağlıklı olduğunu belirterek, “Anne ve bebek gayet sağlıklı. Bebeğimizin aileye hayırlı olmasını diliyor, bu vesileyle de tüm halkımızın yeni yılını kutluyorum.” diye konuştu.
Baba Muhammet el-Türk de ilk çocuğunun kız, ikincisininse erkek olarak dünyaya geldiğini belirterek, ailecek çok mutlu olduklarını söyledi.
Malatya
Malatya’da yeni yılın ilk bebeği 2 kilo 950 gram ağırlığında dünyaya geldi. Anne ve baba kız çocuklarına hangi ismi vereceklerini henüz kararlaştırmadı.
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde saat 00.05’te dünyaya gelen bebeğin annesi 21 yaşındaki Sıla Gökçe, ev hanımı olduğunu söyledi.
İlk bebeğinin, yeni yılın da ilk bebeği olduğunu belirten Gökçe, “İlk bebeğim, yeni yılda bana hediye gibi oldu. İsmine daha tam karar veremedik, kararsızız. Herkes için sağlıklı, mutlu ve huzurlu seneler olur inşallah.” dedi.
Baba Vedat Gökçe de ilk defa baba olmanın heyecanını yaşadığını dile getirerek, “Yeni yıla mutlu, sağlıklı gireriz inşallah. Baba olma duygusu çok farklı ve güzel. Allah herkese nasip eder inşallah. Tarif edilemez, güzel bir şey. Herkesin yeni yılda sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmesini dilerim.” diye konuştu.
Kadın doğum uzmanı Şeyma Çolak Yüksek ise annenin sağlıklı bir kız bebek dünyaya getirdiğini belirterek, “Anne ve bebek şu an için sağlıklı. Herhangi bir problem yok. Yeni yıla iyi dileklerimizle girmek istiyoruz. Hiçbir anne ve bebeğe zarar gelmesin. Her anne ve bebek sağlıklı şekilde birbirlerine kavuşsun istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından hastane çalışanları, bebek ve ailesiyle fotoğraf çektirdi.
Şanlıurfa
Şanlıurfa’da yılın ilk bebeği Derya ve Abdurrezak Öden çiftinin ilk çocuğu “Fevzi” oldu.
Anne Öden, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2 kilo 260 gram ağırlığında bir erkek bebek dünyaya getirdi.
Derya Öden, yılın ilk dakikalarında çocuğunu kucağına almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Hastanede aileyi eşi Fatmanur Şıldak ile ziyaret eden Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, aileye geçmiş olsun dileklerini iletti.
Vali Şıldak, 00.02’de dünyaya gelen ilk bebeği karşılamanın mutluluğunu, heyecanını ailesiyle birlikte yaşadıklarını belirtti.
Fevzi’ye uzun ve sağlıklı ömürler dileyen Şıldak, yeni yılın Şanlıurfa’ya ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu.
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı operatör doktor Yusuf Ziya Kızıldemir de Fevzi’nin sağlık bir bebek olarak dünyaya geldiğini kaydetti.
Vali Hasan Şıldak, daha sonra bebeğe altın taktı.
Gaziantep
Gaziantep’te yılın ilk bebeği Cemal ve Fatma Yıldız çiftinin Gaziantep Şehir Hastanesi’nde dünyaya gelen “Mustafa” adlı bebeği oldu.
Anne Fatma Yıldız, gazetecilere, bebeklerine sağlıklı şekilde kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Sağlık personeline teşekkür eden Yılmaz, “Yılın ilk bebeği oldu, çok mutluyuz.” dedi.
Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu anne Yıldız’ı ziyaret ederek, bebeğe altın taktı.
]]>Kayseri’de eğitim veren bin 150 okulda kullanılan akıllı tahtaların bakım ve onarımı Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından yapılıyor. İş başı eğitim projesi kapsamında liseli öğrenciler, piyasa değeri 250-3 bin 900 TL arasında değişen bakım onarım masraflarını yarı fiyatına mal ederek hem ülke ekonomisine katkı sağlıyor hem de gelir elde ediyor. Bilişim Teknolojileri Alan Şef Öğretmeni olarak görev yapan Metin Özen, kent genelindeki 599 okuldaki arızaları giderdiklerini belirterek, “2022 mayıs ayından itibaren Kayseri’deki etkileşimli tahtaların bakım ve onarımı yapıyoruz. Birçok okulun kullanılamayan, atıl durumda olan akıllı tahtalarını tamir edip kullanıma hazır hale getiriyoruz. Bu yıl bin 144 arıza kaydından bin 72’sini çözüme kavuşturduk. Şu an için 72 arıza kaydımız mevcuttur. Kendi atölyemizde ise okullarda tamirini yapamadığınız akıllı tahtaların tamirini yapıyoruz. Ardından da okullara götürüp monte işini tamamlıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘DEVLETE KATKI SAĞLIYORUZ’
Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol kapsamında etkileşimli tahta destek noktası olduklarını da belirten Özen, “6 öğretmen ve 10 öğrencimiz ile döner sermaye kapsamında bu işi yapıyoruz. Arızaların ortalama piyasa değeri 250 TL’den 3 bin 900 TL’ye kadar arıza tamiri yapıyoruz. Bizim 3 bin 900 TL’ye tamir ettiğimiz arızanın piyasada sadece parça fiyatı 9 bin 500 TL civarında tutuyor. Kamu kurumu olarak kar amacı gütmediğimiz için çok uygun fiyatlara mal ediyoruz. Devletimizi de maddi anlamda çok büyük katkı sağlıyoruz. Öğrencilerimiz hem gelir kazanıyor hem de sahada çalışarak becerisini ve bilgisini güncelliyor” dedi.
‘ÖĞRENCİLERİMİZ MUTLU OLUNCA BİZ DE MUTLU OLUYORUZ’
Okul Müdürü Necati Arıcı ise, “Birçok öğrencimle birlikte akıllı erişim noktasında döner sermaye kapsamında hizmet veriyoruz. Kayseri’de ilçeler dahil olmak üzere her okula ulaşmaya çalışıyoruz. Akıllı tahtaların arızalanması sonrası eğitimin aksamaması için çaba gösteriyoruz. Yapmış olduğumuz tadilatları 4’te 1 fiyatına yapıyoruz. En büyük faydalarından bir tanesi de öğrencilerimizin işi iş başında öğrenmesi oluyor. Bunun karşılığında da ücret alıyorlar. Onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz. Öğrencilerimiz başka okullarda eğitim gören kardeşlerine hizmet etmenin de mutluluğunu yaşıyor” diye konuştu.
‘HEM HARÇLIĞIMIZI ÇIKARIYORUZ HEM DE GELİR ELDE EDİYORUZ’
12’nci sınıf öğrencisi Zeki Yücebaş da, “Okulların akıllı tahtalarını tamir ediyoruz. Bu sayede okul harçlığımızı çıkarıp hem gelir hem de işi öğrenmiş oluyoruz. Ayrıca yaşıtlarımızın sorunlarını çözmek hem onları hem bizi mutlu ediyor” dedi. (DHA)
]]>KAYSERİ genelinde eğitim veren bin 150 okulda kullanılan etkileşimli tahtaların (akıllı tahta) bakım ve onarımı Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından yapılıyor. Bilişim Teknolojileri Alanı Şef Öğretmeni Metin Özen (44), “Bu yıl bin 144 arıza kaydından bin 72’sini çözüme kavuşturduk. Arızaların ortalama piyasa değeri 250 TL’den 3 bin 900 TL’ye kadar çıkıyor. 3 bin 900 TL’ye tamir ettiğimiz arızanın piyasada sadece parça fiyatı 9 bin 500 TL civarında. Devletimize de maddi anlamda büyük katkı sağlıyoruz. Öğrencilerimiz bu sayede hem gelir kazanıyor hem de sahada çalışarak becerisini ve bilgisini geliştiriyor” dedi.
Kayseri’de eğitim veren bin 150 okulda kullanılan akıllı tahtaların bakım ve onarımı Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından yapılıyor. İş başı eğitim projesi kapsamında liseli öğrenciler, piyasa değeri 250-3 bin 900 TL arasında değişen bakım onarım masraflarını yarı fiyatına mal ederek hem ülke ekonomisine katkı sağlıyor hem de gelir elde ediyor. Bilişim Teknolojileri Alan Şef Öğretmeni olarak görev yapan Metin Özen, kent genelindeki 599 okuldaki arızaları giderdiklerini belirterek, “2022 mayıs ayından itibaren Kayseri’deki etkileşimli tahtaların bakım ve onarımı yapıyoruz. Birçok okulun kullanılamayan, atıl durumda olan akıllı tahtalarını tamir edip kullanıma hazır hale getiriyoruz. Bu yıl bin 144 arıza kaydından bin 72’sini çözüme kavuşturduk. Şu an için 72 arıza kaydımız mevcuttur. Kendi atölyemizde ise okullarda tamirini yapamadığınız akıllı tahtaların tamirini yapıyoruz. Ardından da okullara götürüp monte işini tamamlıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘DEVLETE KATKI SAĞLIYORUZ’
Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol kapsamında etkileşimli tahta destek noktası olduklarını da belirten Özen, “6 öğretmen ve 10 öğrencimiz ile döner sermaye kapsamında bu işi yapıyoruz. Arızaların ortalama piyasa değeri 250 TL’den 3 bin 900 TL’ye kadar arıza tamiri yapıyoruz. Bizim 3 bin 900 TL’ye tamir ettiğimiz arızanın piyasada sadece parça fiyatı 9 bin 500 TL civarında tutuyor. Kamu kurumu olarak kar amacı gütmediğimiz için çok uygun fiyatlara mal ediyoruz. Devletimizi de maddi anlamda çok büyük katkı sağlıyoruz. Öğrencilerimiz hem gelir kazanıyor hem de sahada çalışarak becerisini ve bilgisini güncelliyor” dedi.
‘ÖĞRENCİLERİMİZ MUTLU OLUNCA BİZ DE MUTLU OLUYORUZ’
Okul Müdürü Necati Arıcı ise, “Birçok öğrencimle birlikte akıllı erişim noktasında döner sermaye kapsamında hizmet veriyoruz. Kayseri’de ilçeler dahil olmak üzere her okula ulaşmaya çalışıyoruz. Akıllı tahtaların arızalanması sonrası eğitimin aksamaması için çaba gösteriyoruz. Yapmış olduğumuz tadilatları 4’te 1 fiyatına yapıyoruz. En büyük faydalarından bir tanesi de öğrencilerimizin işi iş başında öğrenmesi oluyor. Bunun karşılığında da ücret alıyorlar. Onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz. Öğrencilerimiz başka okullarda eğitim gören kardeşlerine hizmet etmenin de mutluluğunu yaşıyor” diye konuştu.
‘HEM HARÇLIĞIMIZI ÇIKARIYORUZ HEM DE GELİR ELDE EDİYORUZ’
12’nci sınıf öğrencisi Zeki Yücebaş da, “Okulların akıllı tahtalarını tamir ediyoruz. Bu sayede okul harçlığımızı çıkarıp hem gelir hem de işi öğrenmiş oluyoruz. Ayrıca yaşıtlarımızın sorunlarını çözmek hem onları hem bizi mutlu ediyor” dedi.
]]>