Müzik – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 12 Mar 2025 09:23:29 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Şişli Belediyesi’nden Sevgililer Günü’ne Özel Etkinlikler https://www.haber28.com.tr/sisli-belediyesinden-sevgililer-gunune-ozel-etkinlikler/ https://www.haber28.com.tr/sisli-belediyesinden-sevgililer-gunune-ozel-etkinlikler/#respond Wed, 12 Mar 2025 09:23:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/sisli-belediyesinden-sevgililer-gunune-ozel-etkinlikler/

ŞİŞLİ Belediyesi, bu yıl Sevgililer Günü’nü aşkla birlikte ‘adalet’, ‘eşitlik’, ‘özgürlük’, ‘barış’, ‘dönüşüm’ ve dayanışmayı da vurgulayan özel bir konseptle karşılıyor. 14 Şubat’ta Şişli sokaklarında, aşkın farklı hallerini yansıtan sanatsal enstalasyonlar, canlı müzik performansları, moda tasarımcılarıyla düzenlenen etkinlikler ve lezzetli ikramlar yer alacak.

‘Aşk=Şişli’ sloganıyla hayata geçirilen bu etkinliklerle, Sevgililer Günü’nü yalnızca romantik bir kutlama olmaktan çıkarıp, birlikteliği ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan bir festivale dönüştürmek hedefleniyor. Abdi İpekçi Meydanı ve Kurtuluş Caddesi girişi gibi merkezi noktalara yerleştirilecek bu büyük kalp enstalasyonları, sanatçılar ve tasarımcılar tarafından atık kumaşlarla işlenecek. Çalışma, Osmanbey bölgesinden toplanan atık kumaşlarla çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirildi.

Moda Tasarımcıları Derneği’nin katkılarıyla oluşturulan bu tasarımlar, sürdürülebilirlik ve sanatın bir araya geldiği özgün bir anlatı sunacak. Şişli’nin kalbinde yer alacak bu enstalasyonlar, ziyaretçileri aşkın doğa, sanat ve toplumsal dayanışmayla nasıl bütünleştiğini düşünmeye davet edecek.

‘ŞİŞLİ’NİN DEĞERLERİNİ YİNE ŞİŞLİLİLERLE BULUŞTURUYORUZ’

Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, kentte dayanışmayı ve birlikte yaşamı güçlendirecek bu etkinliklerle ilgili olarak, “Çok kültürlülüğün önemli simgelerinden biri olan Şişli’de icraat aşkıyla, birbirine saygı duyan ve dayanışmayı güçlendiren insanlarla ortak yaşamı güçlendiriyoruz. Şişli’nin değerlerini yine Şişlililerle buluşturuyoruz. Bu özel günü sanatseverlerle ve Şişli’ye değer katan esnafımızla kutluyoruz” dedi.

MODA VE DAYANIŞMA NİŞANTAŞI’NDA BULUŞUYOR

Sevgililer Günü kapsamında, Nişantaşı’ndaki showroom’lar özel etkinliklere ev sahipliği yapacak. Tasarımcıların en yeni koleksiyonlarını sergileyeceği bu alanlar, alışverişin ötesinde bir buluşma noktası olacak. Etkinlik kapsamında Özel Sevgililer Günü indirimleri sunulurken, tasarımcılar ve mağazalar satışlardan elde edilen gelirin bir kısmını patili dostlar için mama bağışına ayırarak aşkın sadece insanlar arasında değil, tüm canlılarla paylaşılması gerektiğini hatırlatacak.

ŞİŞLİ SOKAKLARINDA CANLI MÜZİK PERFORMANSLARI

Müzik, Sevgililer Günü’nün en güçlü ifade biçimlerinden biri olacak. Şişli’nin dört bir yanında gerçekleşecek canlı caz performansları, sokaklara romantik ve neşeli bir atmosfer kazandıracak. Nişantaşı Abdi İpekçi Meydanı’nda 16: 00-17: 00 ve 19: 00-20: 00 saatleri, Kurtuluş Caddesi girişinde 18: 30-19: 30 saatleri, Mıstık Parkı’nda 16: 00-17: 00 saatleri, Cevahir AVM önünde 15: 00-16: 00 ve Mecidiyeköy Meydanı’nda 17: 30-18: 30 saatleri arasında düzenlenecek performanslar, ziyaretçilere müziğin büyüsü eşliğinde keyifli anlar yaşatacak.

LEZZETLİ İKRAMLARLA ŞİŞLİ’NİN SICAK ATMOSFERİ

Etkinlik alanlarında ziyaretçilere sıcak içecek ve çeşitli ikramlar sunularak Sevgililer Günü’nün samimi atmosferi desteklenecek. Şişli’nin farklı noktalarına kurulan stantlarda sunulacak bu ikramlar, sokakları gezen ziyaretçilere küçük ama keyifli mola anları sağlayacak.

Abdi İpekçi Meydanı’na kurulacak özel photobooth alanları, etkinliğe katılan herkesin aşk dolu anlarını ölümsüzleştirmesi için tasarlandı. Ziyaretçiler, özel konseptle hazırlanmış fotoğraf alanlarında hatıra fotoğrafları çekerek Sevgililer Günü’nün coşkusunu sosyal medyada #İSTANBULUNKALBİNDESİN etiketiyle paylaşabilecek.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sisli-belediyesinden-sevgililer-gunune-ozel-etkinlikler/feed/ 0
‘Türkiye’nin en seksi kadını’ seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/#respond Fri, 10 Jan 2025 19:34:42 +0000 https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/ Ünlü şarkıcı Zeynep Bastık geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen bir ankette ” Türkiye‘nin en seksi kadını” seçildi.

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bastık, “Bana göre ‘en’ kavramı çok zor. Kendini seven, kendini güzel hisseden herkesi çok seviyorum. En güzel, en seksi kavramları bana garip geliyor. Bunlar boş şeyler” dedi.

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

TAKİPÇİLERİNİ GEÇMİŞE GÖTÜRDÜ

31 yaşındaki şarkıcı, son olarak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

Bir takipçisinin “18 yaşına dönsen neyi değiştirmek isterdin?’ sorusuna yanıt veren Bastık, “Saç rengimi” dedi ve 18 yaşındaki halini paylaştı.

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

Zeynep BastıkSosyal MedyaMagazinTürkiye3-sayfaMüzikYaşamMedya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/feed/ 0
Roby Lakatos ve CRR Senfoni Orkestrası’ndan Yeni Yıl Konseri https://www.haber28.com.tr/roby-lakatos-ve-crr-senfoni-orkestrasindan-yeni-yil-konseri/ https://www.haber28.com.tr/roby-lakatos-ve-crr-senfoni-orkestrasindan-yeni-yil-konseri/#respond Sat, 28 Dec 2024 12:01:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/roby-lakatos-ve-crr-senfoni-orkestrasindan-yeni-yil-konseri/ Dünyaca ünlü keman virtüözü Roby Lakatos önderliğindeki Lakatos Ensemble ile CRR Senfoni Orkestrası, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda müzikseverlerle buluştu.

Lakatos Ensemble ile Türkmen şef Rustam Rahmedov yönetimindeki orkestra, “Yeni Yıl Konseri”nde, yaklaşık iki sanat sahnede kaldı.

Georges Bizet’nin “Carmen” operasından “Üvertür” ile başlayan konserin ilk bölümünde, Rus halk ezgilerinden “İki Gitar”, Georges Boulanger’in “Avant de Mourir” ve Jerry Bock’ın “Damdaki Kemancı” eserleri icra edildi.

Grup, konserin ikinci yarısında ise Arturo Marquez’in “Danzon No: 2”, Darius Blasband’in “TicTac”, Roby Lakatos’un “Budapesti Symphonia”, Astor Piazzolla’nın “Chiquilin de Bachin” ve Vladimir Cosma’nın “Grand Blond” eserlerini izleyenlerin beğenisine sundu.

Vittorio Monti’nin “Csardas” eseriyle son bulan konserde sanatçılar, Türk valslerinden “Pervane” ile bis yaptı.

Kültür SanatistanbulEtkinlikGüncelKültürSanatMüzikYaşam

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/roby-lakatos-ve-crr-senfoni-orkestrasindan-yeni-yil-konseri/feed/ 0
Haberler.com, Halil Ergün’e Yaşam Boyu Başarı Ödülünü Takdim Etti https://www.haber28.com.tr/haberler-com-halil-ergune-yasam-boyu-basari-odulunu-takdim-etti/ https://www.haber28.com.tr/haberler-com-halil-ergune-yasam-boyu-basari-odulunu-takdim-etti/#respond Thu, 21 Nov 2024 11:16:41 +0000 https://www.haber28.com.tr/haberler-com-halil-ergune-yasam-boyu-basari-odulunu-takdim-etti/ Bu yıl 11’incisi düzenlenen Altın Palmiye Ödülleri, sahiplerini buldu. Ödül törenine çok sayıda ünlü isim katılırken, gecede 5 kategoride ödüller dağıtıldı ve halk oylamasına 2 milyon 309 bin kişi katıldı. Usta sanatçılar, performansları ile geceye renk kattı.

Türkiye’nin en geniş kapsamlı haber platformu Haberler.com, bir kez daha başarısını tescilleyerek “Yılın Haber Portalı” ödülünü kazandı. Bu yıl 11’incisi düzenlenen Golden Palm Awards & Altın Palmiye Ödül Töreni’nde ödüller, halk oylaması ile sahiplerini buldu. Zorlu Center’daki Raffles Hotel’de gerçekleşen törene, kültür-sanat, televizyon, iş, müzik ve medya dünyasından ünlü isimler katıldı.

Haberler.com, Halil Ergün'e Yaşam Boyu Başarı Ödülünü Takdim Etti

Haberler.com, Halil Ergün’e Ödülünü Takdim Etti

Zorlu Center’da Altın Palmiye Ödülleri’nin 11’incisi düzenlendi. Gecenin en özel anlarından biri, Türk sinema ve televizyonunun usta ismi Halil Ergün’ün Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülmesiydi. Sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan Halil Ergün’ün ödülünü, onun adına oyuncu Levent Sülün teslim aldı. Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur, bu anlamlı ödülü sahnede takdim ederek geceye damgasını vurdu.

2 Milyon 309 Bin Oy Kullanıldı

Halkın yoğun katılımıyla gerçekleşen oylamada, 2 milyon 309 bin kişi oy kullandı. Hem halkın tercihleri hem de jüri özel ödülleriyle kazananlar belirlendi.

Haberler.com, Halil Ergün'e Yaşam Boyu Başarı Ödülünü Takdim Etti

Haberler.com, Yılın Haber Portalı Ödülünü Aldı

Türkiye’deki dijital medya dünyasının öncülerinden olan Haberler.com, “Yılın Haber Portalı” ödülüne layık görüldü. Tarafsız ve hızlı habercilik anlayışıyla tanınan platform, aldığı bu ödülle güvenilirliğini ve sektördeki lider konumunu bir kez daha pekiştirdi. Ödülü, Haberler.com adına Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur kabul etti.

Bayhan ve Norm Ender Gecenin Ritmini Yükseltti

Gecede, ünlü sanatçılar Bayhan ve Norm Ender performanslarıyla davetlilere unutulmaz anlar yaşattı. Bayhan, son dönemin popüler şarkısı “Tiryakinim”i seslendirirken; Norm Ender, “Parla” isimli şarkısıyla sahne aldı. Yaklaşık 500 davetlinin katıldığı etkinlikte, konuklar renkli ve keyifli anlar yaşadı.

Haberler.com, Halil Ergün'e Yaşam Boyu Başarı Ödülünü Takdim Etti

Nedim Delibaş: “Sosyal Sorumluluğu Öne Çıkaran Bir Organizasyon”

Etkinliğin organizatörü iş insanı Nedim Delibaş, 11 yıldır düzenlenen Altın Palmiye Ödülleri’nin toplumsal mesajlar verdiğini belirtti. Bu yılın temasının “Çocuğa ve Kadına Dokunma” olduğunu vurgulayan Delibaş, ödül sürecinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü ve halk oylamasıyla ödüllerin belirlendiğini ifade etti.

Gecede Ödül Alan İsimler

Yılın Yarışma Programı: Oktay Kaynarca – “Kim Milyoner Olmak İster”

En İyi Kadın Dram Oyuncusu: Gonca Vuslateri

En İyi Dram Erkek Oyuncusu: Aras Bulut İynemli

En İyi Çıkış Yapan Oyuncu: Barış Baktaş

Yılın Reklam Filmi: Fuzul Ev – Murat Yıldırım

Yılın İş Kadını: Görkem Kiremitçi

Haberler.com, Halil Ergün'e Yaşam Boyu Başarı Ödülünü Takdim Etti

Yılın Kadın Dizi Oyuncusu: Yağmur Yüksel

Yılın Şarkısı: Bayhan – “Tiryakinim”

Yılın Yazarı: Celal Şengör

Yaşam Boyu Başarı Ödülü: Halil Ergün

Yılın Erkek Rap Sanatçısı: Norm Ender

Yaşam Boyu Onur Ödülü: Özkan Uğur

Yılın CEO’su: Enes Örer

Yılın Kurumsal Markası: Üstün Teknik A.Ş.

Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi: “Çocuklar Gülsün Diye”

Yılın Tekstil Markası: Giotelli

Yılın Haber Portalı: Haberler.com

Yılın Genç İş İnsanı: Faruk Koç

Yılın Kozmetik Markası: Bioterra

Yılın Gayrimenkul Markası: Arsey Investment

En İyi Residence Operatör Ödülü: Uğur Talayhan – “Rotana Hotels”

Yılın Tasarım Ödülü: Royal Forklift

Yılın Teknoloji Ödülü: Royal Forklift

Performans ve Dayanıklılık Ödülü: Royal Forklift

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/haberler-com-halil-ergune-yasam-boyu-basari-odulunu-takdim-etti/feed/ 0
Sivaslı Usta, Dünyaya Bağlama Gönderiyor https://www.haber28.com.tr/sivasli-usta-dunyaya-baglama-gonderiyor/ https://www.haber28.com.tr/sivasli-usta-dunyaya-baglama-gonderiyor/#respond Wed, 13 Nov 2024 08:38:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/sivasli-usta-dunyaya-baglama-gonderiyor/

SİVAS’ta bağlama ustası ve halk ozanı Şentürk İyidoğan’ın (55) ürettiği sazlar, dünyanın birçok yerinde kullanılıyor. İyidoğan, çocukken yıldırım çarpması sonucu yaşadığı dil tutukluğunun ardından ailesi tarafından sazla tanıştırıldığını belirterek, “Hıdır isimli komşumuz bana saz yapmanın tarifini verdi. İlk sazımı o zaman yaptım. Sonra hayatım saz yapmakla geçti. Bu zamana kadar yaptığım saz sayısı yaklaşık 11 bini geçti. Türkiye’nin her yerine, hatta dünyanın birçok yerine bu sazlardan gönderdim” dedi.

Halk ozanı Şentürk İyidoğan, Sivas’ta 4 Eylül Sanayi Sitesi içerisinde bulunan atölyesinde bağlama üretimi yapıyor. 2,5 yaşındayken yaşadığı Zara ilçesine bağlı Beypınar köyünde yıldırım çarpması sonucu dil tutukluğu yaşayan, İyidoğan, bağlama eşliğinde seslendirdiği türkülerle yeniden konuşmaya başladı. 5 yaşındayken bir komşusunun kendisine saz yapmasını tarif etmesiyle bağlama üretimine ilgi duyan ve bunu geliştiren İyidoğan, köyde amatör olarak bağlama üretimi yaptıktan sonra 1993 yılında bir atölyeye ortak olarak, üretimini devam ettirdi. Bulduğu uygun ağaçları oyarak, bağlamaya dönüştüren ve meslekte kendini geliştirerek, kişiye ve sanatçıya göre özel ürün üreten İyidoğan, bugüne kadar 11 binden fazla bağlama üretti. İyidoğan’ın ürettiği sipariş üzeri satılan bağlamalar, Türkiye’nin yanı sıra başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde de kullanılıyor.

‘HAYATIM SAZ YAPMAKLA GEÇTİ’

Mesleğini çok sevdiğini ve ömrü yettiği sürece de üretime devam edeceğini belirten Şentürk İyidoğan, “Ben 2,5 yaşındayken yıldırım çarpması sonucu dil tutukluğu oluştu. Ben o anları hatırlıyorum. Babam beni çok severdi ve gezdirirdi. Dilim açılsın diye çok uğraştı. Dilim bir türlü açılmadı. Ben 5-6 yaşındayken Muhlis Akarsu bize gelirdi ve bana türkü söyletirdi. O zaman türküye eşlik ettiğimde dilim normale döndüğü için babam bana saz aldı. Ben küçükken köyde komşumuz ‘Hıdır Amca’ diye biri vardı. Hayatı boyunca saz yapmaya çalışmıştı ama yapamamıştı. Onun yanına gittim ve ‘Saz nasıl çalınıyor’ diye sordum. O da yatağından kalkıp sazın akordunu yaptı ve bana ‘Saz çalmayı ne yapacaksın, saz yapsana’ dedi. Bana saz yapmanın tarifini söyledi. Ondan sonra hayatım saz yapmakla geçti. Profesyonel olarak değil ama kendi köyümde uygun bulduğumuz ağacı oyarak saz yapardık. 1993 yılında atölyeye ortak oldum. Daha sonra ise tamamını aldım. Toplamda 50 yıla yakındır bu işle uğraşıyorum” dedi.

‘YAPTIĞIM SAZ SAYISI 11 BİNİ GEÇTİ’

Şimdiye kadar ürettiği el yapımı bağlama sayısının 11 bini geçtiğini ifade eden İyidoğan, “Bazen kendi kendime hesaplıyorum. Bu zamana kadar yaptığım saz sayısı 11 bini geçti. Askere kadar, köyde yaptıklarım, Zara ilçesine geldikten sonra aylık 15-20 tane yapıyordum. Sivas merkeze gelince de belli bir zamandan sonra seri imalat yapmaya başladım. 2004’e kadar aylık 100 tane yapıyorduk. Sonrasında biraz daha rakamlar düştü” diye konuştu.

‘KİŞİYE ÖZEL SAZ YAPIYORUZ’

Bugüne kadar ürettikleri sazlardan bozulan ya da geri dönen olmadığını ifade eden İyidoğan, “Sazlarımıza garanti veriyorduk ve bu zamana kadar hiçbiri geri dönmedi. Bugüne kadar da ürettiklerimizden hiçbiri bozulmamıştır. Her sazı, herkese vermiyoruz. Kişiye özel saz yapıyoruz. Türkiye’de satılan bağlamaların yüzde 90’ı yanlış ve sese göre üretilmediği için belirli sıkıntılar yaşanıyor. Ben mümkün olduğu kadar, bize gelen arkadaşların seslerine ve tonlamalarına bakarak, sesine göre saz yapıyorum. Ayrıca hiç yapıştırıcı kullanmadan saz yapan tek ustayım. Türkiye’nin her yerine, hatta dünyanın birçok yerine bu sazlardan gönderdim. Yurt dışına, yurt içine, her yere gönderiyorum” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sivasli-usta-dunyaya-baglama-gonderiyor/feed/ 0
Konya’da Müzik Hackathonu Ödülleri Sahiplerini Buldu https://www.haber28.com.tr/konyada-muzik-hackathonu-odulleri-sahiplerini-buldu/ https://www.haber28.com.tr/konyada-muzik-hackathonu-odulleri-sahiplerini-buldu/#respond Sat, 02 Nov 2024 13:51:01 +0000 https://www.haber28.com.tr/konyada-muzik-hackathonu-odulleri-sahiplerini-buldu/ Konya’da Genç Kültür Kart tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen ödüllü Müzik Hackathonu’nda üniversiteleriler yarıştı.

Büyükşehir Belediyesince, Türkiye’nin genç yeteneklerine ilham vermek amacıyla organize edilen etkinlik, Atmosfer Bosna Gençlik Merkezi’nde düzenlendi.

Müziğe gönül veren gençlerin bir araya geldiği etkinlikte, en iyi söz ödülü “Mofongolar” en iyi beste ödülü “Karanfil”, en iyi grup performansı ödülü ise “Kadavra” grubuna verildi.

Jüri özel aranje ödülü ise “Ludovico” ve “Dementia Band” grupları arasında paylaştırıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/konyada-muzik-hackathonu-odulleri-sahiplerini-buldu/feed/ 0
ADSO 25. Yıl Konseri Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/adso-25-yil-konseri-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/adso-25-yil-konseri-duzenlendi/#respond Sat, 02 Nov 2024 13:50:53 +0000 https://www.haber28.com.tr/adso-25-yil-konseri-duzenlendi/ Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın (ADSO) 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla konser verildi.

Atatürk Kültür Merkezi Aspendos salonunda gerçekleştirilen konseri orkestra şefi ve besteci Tolga Taviş yönetti.

Piyanist ve eğitimci Gökhan Aybulus, piyano repertuarının başyapıtlarından Franz Lizst’in 1. Piyano Konçertosu’nu seslendirdiği konserde, ADSO keman sanatçısı Olgu Kızılay başkemancı olarak görev aldı.

Konserde, Tolga Taviş’in ADSO’nun 25. kuruluş yılı dolayısıyla orkestraya ithafen bestelediği Ağırlama, Fugherzo, Noktürn ve Bayramyeri isimli 4 bölümden oluşan 1. Senfonisi’nin ilk kez seslendirilişi gerçekleştirildi.

Sanatçıların performansları sanatseverlerin büyük beğenisini topladı. Konserin sonunda Tolga Taviş’e ADSO Müdürü Uğur Deniz tarafından teşekkür plaketi verildi.

ADSO, 8 Kasım Cuma akşamı Saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezinde gerçekleştireceği “Atatürk’ü Anma Konseri”nde sanatseverlerle buluşacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/adso-25-yil-konseri-duzenlendi/feed/ 0
Osmangazi Belediyesi’nden Unutulmaz Klasik Müziğe Gece https://www.haber28.com.tr/osmangazi-belediyesinden-unutulmaz-klasik-muzige-gece/ https://www.haber28.com.tr/osmangazi-belediyesinden-unutulmaz-klasik-muzige-gece/#respond Thu, 31 Oct 2024 14:37:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/osmangazi-belediyesinden-unutulmaz-klasik-muzige-gece/ Osmangazi Belediyesi’nin kültürel etkinlikler kapsamında düzenlediği Oda Orkestrası Klasik Esintiler konseri, büyük beğeni aldı. Dinleyenin ruhunu dinlendiren seslerin yankılandığı konsere gelenler, müzik dolu unutulmaz bir gece yaşadı.

Sanata, sanatçıya ve kültürel etkinliklere büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, Oda Orkestrası Klasik Esintiler konseri düzenledi. Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen konseri dinleyenler keman, yan flüt ve çello, seslerinin yankılandığı muhteşem bir konsere şahit oldu.

Dinleyenlerin ruhunu dinlendiren eserlerin yankılandığı konserde, müzik severler unutulmaz bir gece yaşadı. Kemanda Rasim Yokuşlu, yan flütte Ceyda Su Erciyas ve Çello da Erdinç Çandar, klasik müzik tarihinin unutulmaz eserlerini sergiledi. Her Çarşamba günü Osmangazili sanat severlere buluşan Oda Orkestrası, her hafta olduğu gibi bu hafta da büyük beğeniyle dinlendi. – BURSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/osmangazi-belediyesinden-unutulmaz-klasik-muzige-gece/feed/ 0
Volkan Konak, Cumhuriyet Coşkusunu Edremit’te Yaşattı https://www.haber28.com.tr/volkan-konak-cumhuriyet-coskusunu-edremitte-yasatti/ https://www.haber28.com.tr/volkan-konak-cumhuriyet-coskusunu-edremitte-yasatti/#respond Tue, 29 Oct 2024 00:44:52 +0000 https://www.haber28.com.tr/volkan-konak-cumhuriyet-coskusunu-edremitte-yasatti/ 15 bin kişi Cumhuriyet coşkusunu Volkan Konak ile yaşadı

Volkan Konak Edremit’te Cumhuriyet konserinde sevenleri ile buluştu

BALIKESİR – Balıkesir’in Edremit ilçesinde Cumhuriyetin 101. Yılı kutlamaları dahilinde düzenlenen Cumhuriyet Konseri’nde Volkan Konak sahne aldı. Akçay Sahilinde yapılan konsere yaklaşık 15 bin kişi katıldı.

Balıkesir’in Edremit Belediyesi tarafından organize edilen Cumhuriyet Konseri Akçay Kordonunda yapıldı. Yaklaşık 15 bin kişinin izlediği konserde sahne alan Volkan Konak şarkıları ile hayranları ile buluştu. Sevilen şarkılarını seslendiren Volkan Konak’a Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş eşi ile birlikte sahnede çiçek verdi. Volkan Konak ise başkandan izin isteyerek kendisine verilen çiçeği izleyiciler arasında bulunan genç bir öğretmene hediye etti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/volkan-konak-cumhuriyet-coskusunu-edremitte-yasatti/feed/ 0
Berkay, Bursa’da Cumhuriyet Bayramı Konseri Verdi https://www.haber28.com.tr/berkay-bursada-cumhuriyet-bayrami-konseri-verdi/ https://www.haber28.com.tr/berkay-bursada-cumhuriyet-bayrami-konseri-verdi/#respond Mon, 28 Oct 2024 10:19:52 +0000 https://www.haber28.com.tr/berkay-bursada-cumhuriyet-bayrami-konseri-verdi/

CUMHURİYET’in 101’inci yılı kutlamaları kapsamında şarkıcı Berkay, Bursa’da sahne aldı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında şarkıcı Berkay, Bursa’da sahneye çıktı. Berkay, Bursa Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi’ndeki konserde, DJ Uğur Başaran’ın gösterisinin ardından çıktığı sahnede, kendisini bekleyen hayranlarıyla birlikte şarkılarını seslendirdi. ‘İnanırım’ şarkısıyla konserine başlayan Berkay, ‘Gel gel’ ve ‘İki Hece’ adlı şarkılarıyla coşturdu. Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi de gecede 1’inci yılını kutlarken, Atış Grup Yönetim Kurulu Üyesi Metin Atış, Berkay’a gecenin anısına çiçek verdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/berkay-bursada-cumhuriyet-bayrami-konseri-verdi/feed/ 0
Arnavut Müzikolog 40 Yılda 128 Geleneksel Enstrüman Topladı https://www.haber28.com.tr/arnavut-muzikolog-40-yilda-128-geleneksel-enstruman-topladi/ https://www.haber28.com.tr/arnavut-muzikolog-40-yilda-128-geleneksel-enstruman-topladi/#respond Mon, 23 Sep 2024 16:20:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/arnavut-muzikolog-40-yilda-128-geleneksel-enstruman-topladi/ Arnavutluk’un başkenti Tiran’da 68 yaşındaki Mark Luli, 40 yılı aşkın süredir topladığı geleneksel enstrümanlardan 128 parçalık koleksiyon oluşturdu.

Besteci, Arnavut folkloru araştırmacısı ve müzikolog Luli’nin koleksiyonunda bazıları ahşap, pirinç alaşımı, deri, kemik, kamış ve hayvan boynuzundan yapılmış, yüzyıllardır Arnavutlar tarafından kullanılan 128 enstrüman bulunuyor.

Enstrümanların bir kısmı bugün aktif olmasa da bazıları Arnavut zanaatkarlarca üretilip çeşitli etkinliklerde kullanılıyor.

Yüzyıllar boyunca aile törenlerine, düğünlere ve bayramlara eşlik eden geleneksel Arnavut enstrümanları, kültür ve sanatın ayrılmaz parçası konumunda.

Luli, koleksiyonunu oluşturan enstrümanlarla çevrili çalışma stüdyosunda AA muhabirine, çalgıları Arnavutların yaşadığı ve Arnavutçanın konuşulduğu bölgelerden topladığını söyledi.

40 yılı aşkın süredir enstrüman topladığını anlatan Luli, “Arnavutluk’un bütün köylerine gittim, 10’dan fazla kez ziyaret ettiğim köyler olabilir. Bunların dışında da Karadağ’dan Kosova’ya, Kuzey Makedonya’dan Patra’ya, Preveze’ye ve Yanya’ya kadar gidip topladım.” ifadelerini kullandı.

“Tutku seni araştırmaya, keşfetmeye ve çalışmaya yönlendirir”

Koleksiyonundaki en eski enstrümanın hayvan boynuzundan yapıldığını dile getiren Luli, Avusturyalı araştırmacıların, Arnavutluk’taki Mat Nehri’nde bulunan bu enstrümanın 400 yılı aşkın süredir kullanıldığını tespit ettiklerini söyledi.

Koleksiyonunun Balkanlar’da bu açıdan en eksiksiz ve büyüğü olduğuna dikkati çeken Luli, “Koleksiyonda toplamda tam olarak 128 enstrüman var. Arnavutça konuşulan bölgelerde kullanılan tüm enstrümanlar burada yer almakta.” dedi.

Luli, Arnavutların “lahut” olarak adlandırdığı, “gusle” diye de bilinen yaklaşık 300 yıllık enstrümanın da koleksiyonunun özel parçalarından olduğunu ifade etti.

Enstrümanlarının çoğunu koleksiyon oluşturma tutkusuyla satın aldığını söyleyen Luli, “Tutku seni araştırmaya, keşfetmeye ve çalışmaya yönlendirir. Genellikle Arnavutluk’un kuzeyinde çok zenginlik var, çok fazla enstrüman bulunur. Kuzeyde gayda, davul, zurna, kaval, düdük, çifteli var. Güneyde ise daha az enstrüman var, kaval, çift borulu zurna ve tef bulunur.” bilgisini paylaştı.

Enstrümanların bakımlarını orijinal unsurlarla kendisinin yaptığını anlatan Luli, çalgıların tanımları, kökenleri, özellikleri ve yaşlarına dikkat ederek yayınlar ve çalışmalar yaptığını dile getirdi.

Luli, geleneksel Arnavut enstrümanlarını toplamayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/arnavut-muzikolog-40-yilda-128-geleneksel-enstruman-topladi/feed/ 0
Osmangazililer Güz Konseri’nde Menteşeli Cengiz ile Coştu https://www.haber28.com.tr/osmangazililer-guz-konserinde-menteseli-cengiz-ile-costu/ https://www.haber28.com.tr/osmangazililer-guz-konserinde-menteseli-cengiz-ile-costu/#respond Sat, 21 Sep 2024 23:34:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/osmangazililer-guz-konserinde-menteseli-cengiz-ile-costu/ Osmangazililer Menteşeli Cengiz konseri ile coştu

Menteşeli Cengiz söyledi, Osmangazililer eşlik etti

Osmangazi Belediyesi’nin ‘Güz Konseri’ne büyük ilgi

BURSA – Osmangazi Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ‘Güz Konseri’ kapsamında sahneye çıkan dağ yöresinin sevilen sanatçısı Menteşeli Cengiz, türküleriyle sanatseverleri doyasıya eğlendirdi.

Osmangazi Belediyesi, Alemdar Mahallesi’nde düzenlediği ‘Güz Konseri’ ile Bursa’nın sevilen ses sanatçılarından biri olan usta sanatçı Menteşeli Cengiz’i sevenleriyle buluşturdu. Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık ve Keles gibi dağ ilçelerindeki yurttaşlar tarafından beğeniyle takip edilen, Osmangazi’de yaşayan dağ yöresi vatandaşlarının da severek dinlediği usta sanatçı, Türk Halk Müziği’nin nadide eserlerini hayranlarıyla birlikte seslendirdi. Dağ yöresinden yurttaşların yoğun olarak yaşadığı Alemdar Mahallesi’ndeki pazar alanında gerçekleşen konsere, sanat severlerin ilgisi büyük oldu. Konser alanını dolduran binlerce kişi, sanatçının hareketli türkülerine dans ederek eşlik etti. Menteşeli Cengiz, konser sonunda hayranları tarafından ayakta alkışlandı. Konsere, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, belediye meclis üyeleri ve binlerce vatandaş katıldı.

“Yaşamda tutunmak için sanat da bir ihtiyaç”

Sanata ve sanatçıya her zaman destek verdiklerini ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bu tür etkinlikler, özellikle yöre insanımızın yoğun yaşadığı yerlerde karşılık buluyor. İnsanoğlu sadece karnını doyurmakla yaşamına devam edemiyor. Ruhunu da doyurması gerekiyor. Yaşamda tutunmak için bu da bir ihtiyaç. Osmangazi Belediyesi olarak, her biri birbirinden güzel ve özel kültürel etkinlikler düzenliyoruz. Bu etkinliklerimizi mahallelerimize de taşıyoruz. İnşallah bundan sonra da bu etkinliklerimize devam edeceğiz. Bu etkinliklerin düzenlenmesinde büyük emeği olan Kültür İşleri Müdürlüğü’müzden sorumlu Başkan Yardımcımız Mutlu Esendemir’e teşekkürlerimi sunuyorum. Emeği geçen personelimize de ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hep birlikte daha güzel işlere imza atacağız” dedi.

Gecenin sonunda Başkan Aydın, usta sanatçı Menteşeli Cengiz’e çiçek takdim etti. Ayrıca Başkan Aydın’a üzerinde isminin yazılı olduğu Fatihgücü Spor forması hediye edildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/osmangazililer-guz-konserinde-menteseli-cengiz-ile-costu/feed/ 0
Artbat İstanbul’da Coşkulu Bir Konser Verdi https://www.haber28.com.tr/artbat-istanbulda-coskulu-bir-konser-verdi/ https://www.haber28.com.tr/artbat-istanbulda-coskulu-bir-konser-verdi/#respond Sat, 21 Sep 2024 23:34:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/artbat-istanbulda-coskulu-bir-konser-verdi/ Artur Kryvenko ve Vitaliy Limarenko’dan oluşan Ukraynalı DJ ve müzik prodüksiyon ikilisi Artbat, İstanbul’da müzikseverlerle bir araya geldi.

KüçükÇiftlik Park’ta konser veren ikili, Türkiye milli takım formalarıyla sahne alarak, performanslarını sergiledi.

Epifoni organizasyonu ile gerçekleştirilen konser öncesi, çalışmalarını Türkiye’de sürdüren ses mühendisi, Brezilya asıllı DJ ve prodüktör Fred Lenix sahne aldı.

Etkinliğin açılışını ise Türkiye’nin üretken prodüktörlerinden biri olarak gösterilen Sezer Uysal yaptı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/artbat-istanbulda-coskulu-bir-konser-verdi/feed/ 0
İBB, Metro Müzisyenlerini Yeniden Seçiyor https://www.haber28.com.tr/ibb-metro-muzisyenlerini-yeniden-seciyor/ https://www.haber28.com.tr/ibb-metro-muzisyenlerini-yeniden-seciyor/#respond Sun, 15 Sep 2024 13:26:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/ibb-metro-muzisyenlerini-yeniden-seciyor/

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirak şirketlerinden Metro İstanbul, istasyonlarda bulunan müzisyenleri yeniden seçiyor. Akademisyenler, uzman eğitmenler ve İBB Kültür Daire Başkanlığı yetkililerinin seçilecek yeni isimler 235 istasyonda belirlenen 55 noktada İstanbullulara hizmet verecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinden Metro İstanbul, istasyonlarda bulunan müzisyenleri yeniden seçiyor. Bu yıl yeniden düzenlenecek ‘ Metro İstanbul Müzisyen Seçmeleri’ ile akademisyenler, müzik konusunda uzman eğitmenler ve İBB Kültür Dairesi Başkanlığı yetkilileri kentteki yetenekleri keşfedecek. 3 milyonu aşkın İstanbullunun kullandığı 55 farklı noktada İBB Kültür Dairesi Başkanlığı ve Kültür AŞ iş birliğiyle metrolarda performans sergileyecek 160 asil, 80 yedek; toplam 240 metro müzisyeni yeniden seçilecek. Seçmeler Pop-Rock, Dünya Müzikleri, Türk Halk Müziği-Türk Sanat Müziği ve Enstrümantal olmak üzere dört farklı kategoride gerçekleştirilecek. Sonuçlar 7-13 Ekim tarihleri arasında açıklanacak. Yeni seçilen Metro İstanbul Müzisyenleri, görevlerine 26 Ekim Cumartesi günü başlayacak.

BAŞVURU ŞARTLARI AÇIKLANDI

İstanbul‘da ikamet eden ya da öğrenim gören ve en az bir enstrümanı yetkin bir şekilde çalabilen tüm müzisyenler, 14-23 Eylül 2024 tarihleri arasında, belirlenen 4 kategoriden birinde çekecekleri 1 dakikalık performans videoları ile seçmelere katılabilecek. Başvurular, ‘Kültür İstanbul‘ internet sitesinden, Radar Türkiye ve İstanbul Senin uygulamaları üzerinden yapılabilecek.

20 KİŞİLİK JÜRİ SEÇİMİ YAPACAK

Başvurular her kategori için akademisyenler, müzik profesyonelleri ve İBB Kültür Dairesi Başkanlığı yetkililerinden oluşan toplam 20 kişilik jüri tarafından çevrim içi ortamda değerlendirilecek. En yüksek puanı alan 160 kişi/grup 1 yıl boyunca metro müzisyeni olmaya hak kazanacak. Asil olarak belirlenen metro müzisyenlerinin haklarından feragat etmesi durumunda, belirlenen 80 kişi/grup yedek metro müzisyeni puan sıralamasına göre görevlendirilecek.

İLK 3’E GİRENLERE ÖDÜLLER HAZIRLANDI

İBB yöneticilerinden oluşan müzik komisyonu; ödül süreci için akademisyenler ve müzik dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan bir de ödül jürisi belirledi. Jüri ilk etapta, 16 Ekim’de Müze Gazhane’de her bir kategorinin ilk 10’unu dinleyecek ve tüm kategorilerde ilk 3’ü belirleyecek. 17 Ekim’de ise; elemeler sonucunda her kategoriden en yüksek puanı alan ilk 3 kişi/grup, toplam 12 finalist, Müze Gazhane sahnesinde İstanbul halkına performans sergileyecek. Düzenlenecek final konserinde; ödül jürisinin ve etkinliğe katılan İstanbulluların Radar Türkiye uygulaması üzerinden verdiği oylar, en iyi 3 metro müzisyenini/grubunu belirleyecek ve ödüller sahibini bulacak.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-metro-muzisyenlerini-yeniden-seciyor/feed/ 0
Ünlü İspanyol Müzisyen Cecilia Krull: ‘Türkiye, Doğu ve Batı’nın Karışımı’ https://www.haber28.com.tr/unlu-ispanyol-muzisyen-cecilia-krull-turkiye-dogu-ve-batinin-karisimi/ https://www.haber28.com.tr/unlu-ispanyol-muzisyen-cecilia-krull-turkiye-dogu-ve-batinin-karisimi/#respond Sun, 15 Sep 2024 13:26:00 +0000 https://www.haber28.com.tr/unlu-ispanyol-muzisyen-cecilia-krull-turkiye-dogu-ve-batinin-karisimi/ Dünyaca ünlü İspanyol müzisyen Cecilia Krull, Türkiye‘yi “Doğu ve Batı’nın karışımı” şeklinde yorumlayarak, “Burası dünyanın çok özel bir yeri.” dedi.

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonunun Ankara’da düzenlediği “Paylaştığımız Ortak Kültür ve Değerler” adlı konserde Türk müzisyen Barbaros’la sahne alan Krull, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Krull, “Paylaştığımız Ortak Kültür ve Değerler” adlı konserin Ankara’daki üçüncü konseri olduğunu belirterek, bu konuda kendisini çok mutlu ve heyecanlı hissettiğini söyledi.

Ünlü İspanyol dizisi La Casa de Papel’in jenerik müziği “My Life is Going On”u seslendiren Krull, organizasyonun çok iyi olduğunu vurgulayarak, konser için bolca prova yaptıklarını belirtti.

AB Türkiye Delegasyonunun düzenlediği konserin bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Krull, ünlü müzisyen Barbaros’la aynı sahneyi paylaşmaktan çok memnun olduğunun altını çizdi.

Krull, Türkiye’yi “Doğu ve Batı’nın karışımı” şeklinde yorumlayarak, Türk kültürününü çok özel olduğunu belirtti.

Türklerin kendilerine has yemekleri, müziği, dansı olduğunu vurgulayan Krull, “Burası dünyanın çok özel bir yeri.” dedi.

Krull, kariyerine 7 yaşındayken katıldığı Disney İspanya seçmeleriyle başladığını söyleyerek, “Bunun kariyerimin başlangıcı olduğunu bilmiyordum. Mesleği, dil öğrenen bir çocuk gibi çok erken öğrendim. Bu yüzden benim için süreç çok doğal oldu. Bu mesleğe çok erken sahip olduğum için gerçekten minnettarım.” diye konuştu.

Unutamadığı pek çok konser anısının olduğunu söyleyen Krull, en özel anısının İspanya’nın başkenti Madrid’de tüm La Casa de Papel ekibinin ve izleyicilerinin katılımıyla 20 bin kişinin önünde şarkı söyleme imkanı bulduğu konser olduğunu belirtti.

Krull, İspanya’da çok fazla Türk arkadaşı olduğunu ifade ederek, “Umarım bu konserle ilişkilerimiz daha da iyi olacak.” dedi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/unlu-ispanyol-muzisyen-cecilia-krull-turkiye-dogu-ve-batinin-karisimi/feed/ 0
Şişli Plak Festivali 4. Kez Kapılarını Açtı https://www.haber28.com.tr/sisli-plak-festivali-4-kez-kapilarini-acti/ https://www.haber28.com.tr/sisli-plak-festivali-4-kez-kapilarini-acti/#respond Sat, 14 Sep 2024 20:20:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/sisli-plak-festivali-4-kez-kapilarini-acti/

Şişli Plak Festivali’nin 4’üncüsü, Feriköy Organik Pazarı otoparkında başladı. Müzikseverler, ‘ Şişli Plak Festivali’ne ilk günden yoğun ilgi gösterdi. Festival kapsamında gerçekleşen söyleşiler, imza etkinlikleri ve plak mezatları renkli anlara sahne oldu. Festivalin ilk gününde Gaye Su Akyol ve Miskinler sahne aldı.

Festival alanını ziyaret eden Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, plakçılar ve plakseverler ile bir araya geldi. Plak Festivaline ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Şahan, “4’üncüsünü düzenlediğimiz Plak Festivali’nde birlikteyiz. Bu sene farklı olarak Şişli ve Kadıköy Belediyesi ortaklaşa yapıyoruz. ‘İki yaka plakla buluşuyor.’ Yurttaşımızı festivallerle, kültür projeleriyle birleştiren, doğru projelerle bir araya getiren, onları kamusal alana çeken işler üretmeye çabalıyoruz. Burada yaptığımız plak festivali, çok kapsamlı, geniş ve derin bir içeriğe sahip. Sanatçılarıyla, söyleşilerle ve İstanbul’un birçok yerinden gelmiş plakçılarıyla burada buluşuyoruz” dedi. Şişli Plak Festivali’nde, yakın zamanda hayatını kaybeden gazeteci ve müzik yazarı Tolga Akyıldız da anılıyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sisli-plak-festivali-4-kez-kapilarini-acti/feed/ 0
İstanbul’un İlk Müzik Ortaokulu Açıldı https://www.haber28.com.tr/istanbulun-ilk-muzik-ortaokulu-acildi/ https://www.haber28.com.tr/istanbulun-ilk-muzik-ortaokulu-acildi/#respond Thu, 12 Sep 2024 15:11:24 +0000 https://www.haber28.com.tr/istanbulun-ilk-muzik-ortaokulu-acildi/ Medeniyet Üniversitesi bünyesinde açılan İstanbul’un ilk müzik ortaokulu olan İstanbul Güzel Sanatlar Müzik Ortaokulu ile Yeni TürkiyeEğitim Vakfı (YETEV) bünyesinde faaliyet gösteren Palet Türk Müziği İlkokulu ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında işbirliği protokolü imzalandı.

Medeniyet Üniversitesi Ziraat Bankası Kütüphanesi’nde düzenlenen imza törenine, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik katıldı.

Protokolün imzalanmasının ardından gazetecilere açıklama yapan Bilal Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu olarak 6. yıllarında olduklarını belirterek, “Okulumuzun ulaşabileceği alandaki bütün çocuklara, anaokulu düzeyinde ulaşıp, onların yeteneklerini tarayıp, ondan sonra en yetenekli çocukları okulumuza kazandırmaya çalışıyoruz.” dedi.

Vakıf olarak ailenin ihtiyaç durumuna göre burs verdiklerini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Tam burslu, kısmi burslu, bütün çocuklarımız ve bu çocuklarımızın artık ilkokuldan sonra konservatuvara devam etmek için Medeniyet Üniversitesi bünyesindeki müzik bölümüyle çalışan bir ortaokul imkanına kavuşmuş olmaları bizim için çok sevindirici. Biz bir tarafından tuttuk ilkokul düzeyinde, ilkokul düzeyinde olmasının tabii kritik bir önemi var. O da nedir? 6 yaşında müzik yeteneği üst düzeyde olan bir çocuğumuzu Türk müziğiyle tanıştırıyoruz. Türk müziği eğitimiyle tanıştırıyoruz. İlkokul ikinci sınıfta enstrümanını seçiyor bu öğrenciler.”

Erdoğan, çocukların hem ses hem icra kabiliyeti olarak çok erken yaşta gelişmeye başladıklarını ve ilkokulun sonuna geldiklerinde birçoğunun aldığı müzik eğitiminin üniversite düzeyinde konservatuvara başlayan gençlere yakın olduğunu ifade etti.

“Türk müziğine yeni bestecileri kazandıracağız”

Bu çocukların artık 10-11 yaşında ilkokul eğitiminden sonra ortaokulda müzik bölümüne başlayabileceklerini vurgulayan Erdoğan, “Bu müzik ortaokulu sayesinde, bu gelişimin sonucunda ne olacak? Hem bizim belki okulumuzdan mezun olanlar hem bölgedeki diğer yetenekli belki de ortaokul düzeyinde bu işe başlamak isteyen çocuklarımız Türk müziğine çok daha yetenekli, çok daha icra kabiliyeti yüksek belki de yeni bestecileri kazandıracağız.” dedi.

Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu’ndan mezun olan çocukların, konservatuvara veya müzik bölümüne devam etmeseler de kültürel yönü güçlü, entelektüel bireyler olarak yetiştiklerini söyledi.

Ortaokuldaki bütün öğrencilerin destekçisi olmaya YETEV olarak gayret göstereceklerini belirten Erdoğan, “Palet Türk Müziği okulumuzun bütün tecrübesini, birikimini de Medeniyet Üniversitesi müzik bölümümüzle beraber bu öğrencilerimizin daha iyi gelişimine katkı olarak sunacağız.” ifadelerini kullandı.

Müzik ortaokulunda 30 öğrenci kaydoldu

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür de YETEV’in Palet Okullarının İstanbul’daki yeni açtıkları ortaokulla tecrübe paylaşımı, bilgi paylaşımı yapacağını dile getirdi.

Çocukların müzikteki yetkinliğini artırmak üzere çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yentür, İstanbul Güzel Sanatlar Müzik Ortaokulu’nda 30 öğrenci kaydolduğunu, ilerleyen zamanlarda sayının artacağını söyledi.

Yentürk, “Bu protokolden de ilham alarak İl Müdürlüğü olarak yeni bir müjdemiz, yeni bir faaliyetimiz daha olacak. Çocuklarımızın ilgi, istidat ve yetenekleri doğrultusunda yetişmesi için onlara ortam hazırlamak, bu birliktelikle dinamiklerini harekete geçirmek ve motive etmek amacıyla okul öncesinde de müzik ve sanat eğitiminin olduğu Beşiktaş’taki bir okulumuzda ekim ayında hep birlikte yeni bir açılış yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik de çağı yakalama ve daha öteye geçme niyetinde olduklarını vurgulayarak, işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Törende, İstanbul Üniversitesi Itri Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ve Palet Türk Müziği İlkokulu 4. sınıf öğrencisi Süveyda Fatma Köksal müzik dinletisi sundu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbulun-ilk-muzik-ortaokulu-acildi/feed/ 0
Melek Mosso, Silifke Festivali’nde Sahne Aldı https://www.haber28.com.tr/melek-mosso-silifke-festivalinde-sahne-aldi/ https://www.haber28.com.tr/melek-mosso-silifke-festivalinde-sahne-aldi/#respond Thu, 05 Sep 2024 23:35:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/melek-mosso-silifke-festivalinde-sahne-aldi/ Şarkıcı Melek Mosso, 51. Uluslararası Silifke Müzik ve Folklor Festivali kapsamında konser verdi.

Bu yıl 51’incisi düzenlenen Uluslararası Müzikve Folklor Festivali kapsamında kentte gelen Melek Mosso, Göksu Parkı’nda düzenlenen platformda sahneye çıktı.

Ünlü şarkıcı, konser alanını dolduran binlerce kişiye en güzel şarkılarını seslendirdi.

Melek Mosso ve orkestrası güzel şarkılarıyla hayranlarına muhteşem bir gece yaşattı.

Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut, konser sonrası sanatçıya günün anısına plaket verdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/melek-mosso-silifke-festivalinde-sahne-aldi/feed/ 0
Sarıgöl’ün düşman işgalinden kurtuluşu kutlandı https://www.haber28.com.tr/sarigolun-dusman-isgalinden-kurtulusu-kutlandi/ https://www.haber28.com.tr/sarigolun-dusman-isgalinden-kurtulusu-kutlandi/#respond Thu, 05 Sep 2024 16:10:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/sarigolun-dusman-isgalinden-kurtulusu-kutlandi/ Sarıgöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yılı kutlamalarında Sanatçı Emre Fel sahne aldı. Sevilen şarkılarını ilçe halkı için seslendiren Emre Fel, Sarıgöl’ün kurtuluş coşkusunu taçlandırdı.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı ile başlattığı, kurtuluş günleriyle de tüm Manisa’ya yaydığı konser etkinlikleri devam ediyor. Sarıgöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yıl dönümünde Sanatçı Emre Fel sahne aldı. Sarıgöl Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen konseri Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ali Kılıç ile Sarıgöllü yurttaşlar takip etti. Sevilen şarkılarını Sarıgöllüler için seslendiren Emre Fel, izleyenlerin beğenisini topladı.

Kurtuluşun 102’nci yılını kutladı

Konserde Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz ile Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Kılıç, sanatçıya çiçek ve hediye takdim etti. Genel Sekreter Yardımcısı Ali Kılıç, “Sarıgöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yılı kutlu olsun. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’in öncülüğünde tüm ilçelerimizde bu coşkuya ortak olarak etkinlikler düzenledik. Sanatçımız Emre Fel’e de katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

Başkan Zeyrek’e teşekkür etti

Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz ise konser nedeniyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’e teşekkür etti. Başkan Akdeniz, “Bugün 4 Eylül. Bu topraklar üzerinde kirli hesaplar yapan emperyalist güçlere unutamayacakları bir ders verdiğimiz gündür. Bugün Sarıgöl’ün gurur günüdür, bayramımızdır. Bayramımız kutlu olsun. Bizler, bugün burada sıradan bir kutlama yapmıyoruz. 102 yıl önce bu vatan için nasıl can verildiyse, bugün de aynı kararlılık ve inançta olduğumuzu göstermek için toplandık. Bugün Sarıgöl’ümüzün doğum günüdür” ifadelerini kullandı. – MANİSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sarigolun-dusman-isgalinden-kurtulusu-kutlandi/feed/ 0
Babylon’da sezon 10 Eylül’de başlıyor https://www.haber28.com.tr/babylonda-sezon-10-eylulde-basliyor/ https://www.haber28.com.tr/babylonda-sezon-10-eylulde-basliyor/#respond Wed, 28 Aug 2024 09:35:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/babylonda-sezon-10-eylulde-basliyor/ 10 Eylül itibariyle yeni sezona ve müzikseverlere kapılarını açmaya hazırlanan Babylon’un programında yer alan ilk isimler belli oldu.

CURTIS HARDING // 10 EYLÜL SALI

Amerikalı şarkıcı ve multi-enstrümanist Curtis Harding, 10 Eylül’de Babylon’da olacak.

Harding’in vintage bir soul, funk, R&B, hip-hop, garage rock ve psikedelia karışımı olan müzikal paletinin kökeni gospel şarkıcısı annesine uzanıyor. Michigan doğumlu müzisyenin kuzey ve güney arasında sürekli gezinen ailesi, sonunda Atlanta’ya kalıcı olarak yerleşti. Kilisede şarkı söylemeyi ve davul çalmayı öğrenen Harding, aynı dönemlerde Mahalia Jackson ve Mavis Staples gibi isimlerle bu esnada tanıştı. Ablasının hip-hop kaset koleksiyonundan ilhamla müzik hayatına atılan müzisyen; yazmaya ve rap yapmaya bu dönemde başladı, Atlanta’nın yerel sahnesinin tanınan simaları arasında yerini aldı. Gitar ve canlı enstrümantasyon çalışmalarıyla müzikal birikimini bir araya getirerek özgün sound’unu oluşturduktan sonra 2014’te çıkış albümü Soul Power’ı yayımladı. Güçlü çıkışının ardından Sam Cohen ve Danger Mouse prodüktörlüğündeki ikinci albümü Face Your Fear ile birçok mecradan övgü topladı, NPR tarafından yılın en iyi R&B albümü olarak gösterildi. Pandemi döneminde çalkalanan dünyanın, sosyal ve politik hareketlerin ve müzik endüstrisinin duraklamasının etkisiyle yeniden yazım sürecine dönen Harding, 2021’de If Words Were Flowers’ı paylaştı. Hala mümkünken sevdiklerine çiçekler vermek isteyen Harding, kelimelerin gücü, gururu ve güzelliği taşıdığını söylüyor: “Eğer kelimeler çiçek olsaydı, hepsini size verirdim.”

REKLAM

AYYUKA // 13 EYLÜL CUMA

Retro çılgınlığına yakalanmadan, Türkiye psikedelik müziğini kendi sesleriyle yeniden birleştiren Ayyuka, 13 Eylül’de sahnede…

2001’den bu yana aktif olan Ayyuka; 70’lerin Türkiye psikedelik müziğini, özgün sesleri ve kendi ifade biçimiyle geliştirmeyi başardı. Dick Dale, John Frusciante, Erkin Koray ve Orhan Gencebay gibilerinden ilham alarak gitar ağırlıklı bir tınıya ulaşsalar da film müzikleri ve doğaçlamaya yönelik tutkularıyla, müziklerinde dinleyicilerini beklenmedik köşelerle karşı karşıya getiriyor. Sonic Youth ve Jonathan Richman’la aynı sahneyi paylaşan, Afrobeat efsanesi Orlando Julius’la kayıtlar yapan Ayyuka, Calibro35 üyesi Tommaso Colliva ile ortaklaştıkları Maslak Halayı albümünü 2019’da Tantana Records etiketiyle yayımladı. 2024 tarihli, dört enstrümantal parçadan oluşan kısaçalarları Zaman Ziyan’ın, dinleyiciler için farklı müzikal manzaralardan oluşan bir kaleydoskop etkisi taşıyor. Şarkı yazarlığına deneysel bir tavırla yaklaşan Ayyuka; funk, arabesk, Afrobeat ve bossanova gibi türlere bulanan bu yolculuğu yeniden Babylon’a taşıyor.

REKLAM

CALIBRE DJ SET // 27 EYLÜL CUMA

Kuzey İrlandalı drum’n’bass prodüktörü ve DJ’i Calibre, DJ setiyle 27 Eylül’de müzikseverlerle buluşacak.

Belfast doğumlu ressam, multi-enstrümanist, şarkıcı, yazar, prodüktör ve DJ Dominick Martin, sahne ismiyle, Calibre; farklı şapkalarıyla yaptığı üretimlerle ön planda. 1995’ten bu yana, diskografisindeki 23 albümle, başta drum’n’bass olmak üzere dubstep, techno, house, ambient, caz, soul, blues ve folk türleri arasında geziniyor. Calibre, ödül kazanan ve yoğunlukla kendi parçalarına yer verdiği DJ performanslarında; kendine has düşünce şekli ve yeteneğiyle şekillenen bir yaklaşım, samimi duygulara yer açan spiritüel bir deneyim sunuyor.

MOODYMANN // 28 EYLÜL CUMARTESİ

Detroit’in house ve techno müzik ikonlarından Moodymann 1765 sunumuyla 28 Eylül’de sahnede olacak!

Prodüktör ve DJ Kenny Dixon Jr., nam-ı diğer Moodymann, house müziğin en gizemli ve karizmatik figürlerinden. Blues ve soul parçalarından aldığı sample’ları, kusursuz ve kendine özgü tarzıyla ileri bir seviyeye taşıyor. 90’ların ortasından itibaren Detroit plakçılarında çalışan ve Outcast Motorcycle Club’ın resident DJ’liğini yapan Moodymann, bu dönemlerde “House” ismiyle tanınıyordu. Bu dönemde Planet E Records etiketiyle ilk kayıtlarını yayımladı ve global olarak bilinirliğini de artırmayı başardı. Techno ve house karışımı olan sound’u; riff’lerin, sample’ların ve groove’ların yeni üretimlerde yenilikçi bir stilde kullanımından ortaya çıkan bir dans müziği. Klasikleşmiş soul ve caz sample’larını kullanması ve temponun gitgide hızlandığı davul programlamasıyla bilinen Moodymann, “Sunday Morning” ve “Shades of Jae” gibi parçalarıyla kendi ismini de klasiklerin arasına yazdırmayı başardı. 12 inç teklilerini yayımladığı yılların ardından en iyi üretimlerini topladığı Silenintroduction 90’ların sonunda yayımlanmış en iyi albümler arasında anılıyor. 2014 tarihli ikonik albümü Moodymann’in ardından 2019’da Sinner ve 2020’de Taken Away kariyerine devam eden Moodymann, 28 Eylül’de Babylon’da!

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/babylonda-sezon-10-eylulde-basliyor/feed/ 0
Teoman’ın Nusret açıklaması olay oldu! Sözleri sosyal medyayı salladı https://www.haber28.com.tr/teomanin-nusret-aciklamasi-olay-oldu-sozleri-sosyal-medyayi-salladi/ https://www.haber28.com.tr/teomanin-nusret-aciklamasi-olay-oldu-sozleri-sosyal-medyayi-salladi/#respond Tue, 20 Aug 2024 19:35:45 +0000 https://www.haber28.com.tr/teomanin-nusret-aciklamasi-olay-oldu-sozleri-sosyal-medyayi-salladi/ Teoman'ın Nusret açıklaması olay oldu! Sözleri sosyal medyayı salladı

Türk rock müziğinin en önemli isimleri arasında yer alan Teoman, geçtiğimiz haftalarda miras açıklamasıyla çok konuşulmuştu.

ALKIŞ ALMIŞTI

Teoman “Kanuni düzenlemeler nedeniyle vasiyetimi istediğim gibi yazamadım ama. Ölümüm halinde birikimlerimin dörtte biri Çocuk Esirgeme Kurumu’na gidecek. Gerisini doğal mirasçım olarak kızım alacak.” demişti.

Son olarak Teoman, Ot TV için verdiği söyleşide yine olay yaratacak açıklamalarda bulundu.

“Ben mesela kişilik olarak etçi Nusret’ten nefret eden insan tipinden değilim. Zenginleri s.kiyor, beni s.kmiyor.” diyen Teoman, sosyal medyada gündem oldu.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/teomanin-nusret-aciklamasi-olay-oldu-sozleri-sosyal-medyayi-salladi/feed/ 0
Atık malzemeler ‘çelloda’ hayat buldu https://www.haber28.com.tr/atik-malzemeler-celloda-hayat-buldu/ https://www.haber28.com.tr/atik-malzemeler-celloda-hayat-buldu/#respond Fri, 05 Jul 2024 23:00:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23723 Atık malzemeler ‘çelloda’ hayat buldu

İZMİR – Türkiye’de kanun yapımı ustası tek kadın olan Burçin Bayar Babaoğlu, topladığı atık malzemelerden geleneksel ve modern müzik enstrümanları yapıyor. Babaoğlu, son olarak ise atık malzemeleri kullanarak yaptığı kadın figürlü ‘çello’ heykeli ile dikkat çekiyor.

Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı Çalgı Bölümü mezunu Burçin Bayar Babaoğlu, Türkiye’deki tek kadın kanun yapımı ustası olarak biliniyor. Çeşitli enstrümanların minyatür ve profesyonel hallerini de yapan Babaoğlu, son yıllarda atık malzemelerden müzik aletleri tasarlamaya başladı. Atölyesinde atık malzemelerden yapılan çok sayıda çeşitli enstrümanı bulunan Babaoğlu, son olarak disiplinler arası sanatçı ve eğitimci Fırat Karapınar ile birlikte, atık malzemelerden yaptıkları kadın heykelini ‘çelloya’ dönüştürdü. Babaoğlu ve Karapınar, ‘çelloyu’ açık artırmada satıp, kazanılan para ile ihtiyaç sahiplerine ve deprem bölgesine yardımda bulunmayı hedefliyor.

‘Umay’ figüründen esinlenildi

Karşıyaka Belediyesi Mahmure Handan Hanım Müzik Aletleri Yapım Atölyesi’nde yaklaşık 4 aylık bir süre içerisinde yapılan ‘çello’ heykeli, Türk mitolojisindeki ‘umay’ figüründen esinlenildi. Kömür, patates çuvalı, halat ipi, plastik kasa, baza altı, mobilya dolap kapağı ve abiye kumaş atıklarından yapılan heykelin iskeleti ise pencere kasasından oluşuyor.

Sadece atıklar kullanılıyor

Metruk binaların üstlerine atılan atıkları da toplayarak onlardan faydalandıklarını belirten disiplinler arası sanatçı ve eğitimci Fırat Karapınar, heykelin içeriğinde Karabağlar ve Gaziemir çevresindeki mobilya atıklarının kullanıldığını söyledi. Atık malzemeleri toplama aşamasını ekip halinde gerçekleştirdiklerini aktaran Karapınar, şunları kaydetti:

“Dolap kapağı, ağaç kasası, plastik şişeler, vitrin mankenleri, denize atılmış ipler, kumaşlar, portakal kasaları, çöp kovaları ve çeşitli gemilerden atılan ipler kullanıldı. Toplama aşaması biraz uzun. Üretim aşamasında da bunlar parçalanıyor ve daha küçük hallere getiriliyor. Sonra iskelet halinde kurulup birleştiriliyor. Sıfır malzeme kullanılmadı. Çalışmayı Karşıyaka Belediyesi işbirliği ile gerçekleştiriyoruz.”

Heykelin ortaya çıkış hikayesini anlatan Burçin Bayar Babaoğlu, “Avrupa Hareketleri Haftası’nda Fırat Hocamızla bir sergi durumlarımız vardı, orada tanıştık. Müzik aletleri hep doğadan ya da farklı şeylerden etkilenerek yapılmıştır. Ben de bu heykele baktığımda, bir kadın hatlarını gösterdiğini ve bunu bir müzik aletine nasıl çevirebilirim diye düşündüm. Bu heykel için Fırat Hocama ‘bu heykeli bana bırakın ve ben bunu bir müzik aletine çevirmek istiyorum’ dedim” diye konuştu.

Kullandığı çoğu malzemeyi sokakta yürürken buldu

Heykelde bulunan çiçek süslemelerinin, düğün salonlarından toplanan atık çiçeklerden oluştuğunu vurgulayan Babaoğlu, “Heykelin bir yerinde ahşap kullanacaktım ama heykelin orijinalliğini kapatacağı için yavana atılmış bir pleksi malzemeyi kullandım. Kullandığım çoğu malzemeyi sokakta yürürken buldum. Bulduğum vidayı bile kavanozumun içine atıyorum ve müzik aletini ya da yapacağım ürünlerde kullanmaya çalışıyorum. İki sanatı birleştirdik. Şu an sahnede istediğiniz gibi icra edebileceğiniz bir çello oldu. Aslında kontrbas olarak düşünmüştüm ama bazı müzik aletlerinin malzemelerini çok rahat bulamıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yaptıkları heykel ile ilgili ortak bir fikirlerinin bulunduğunu kaydeden Babaoğlu, şu sözlere yer verdi:

“Çelloyu açık artırmada satıp kazanılan parayla da ihtiyacı olan birilerine yardım olsun isteriz. ya da deprem bölgesine gönderilsin. Buradan gelen gelirle de kime ne kadar dokunursak biz çok mutlu oluruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/atik-malzemeler-celloda-hayat-buldu/feed/ 0
Odalarda Işıksızım: Kayahan’ın Vefatının Üzerinden 9 Yıl Geçti https://www.haber28.com.tr/odalarda-isiksizim-kayahanin-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/ https://www.haber28.com.tr/odalarda-isiksizim-kayahanin-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/#respond Thu, 20 Jun 2024 03:24:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21830 “Odalarda Işıksızım”, “Yemin Ettim”, “Geceler”, “Ben Anadolu Çocuğuyum” ve “Allah’ım Neydi Günahım” adlı unutulmaz eserlere imza atan yorumcu, besteci ve şarkı sözü yazarı Kayahan’ın vefatının üzerinden 9 yıl geçti.

Albay Süleyman Açar ile Firuzan Hanım’ın oğlu Kayahan Açar, 29 Mart 1949’da İzmir’de doğdu. Henüz çocukken müziğe tutkuyla bağlanan sanatçı, ilk ve ortaokulu Kars’ta Fevzi Çakmak Okulunda tamamladı.

Kayahan, babasının askerlik görevi nedeniyle Türkiye’nin birçok ilini dolaştı, gençlik yıllarını ise Ankara’da geçirdi. Sanatçı ilk evliliğini 8 Mart 1973’te Nur Açar ile yaptı. İkilinin çocukları Beste 1974’te dünyaya geldi. Çift, 1991’de ayrıldı.

Vatani görevini İzmir’de tamamlayan sanatçı, daha sonra İstanbul’a gelerek profesyonel müzik çalışmalarına başladı.

Sanatçı, müzik dünyasına 1971’de “Yosun Gözlü Sevgilim-Bir Mektubun Var” adlı 45’liğiyle adım attı.

“İstanbul Hatırası” ile 1978’de Eurovision elemelerine katıldı

Kayahan, 1978’de düzenlenen Türkiye Eurovision elemeleri için bestelediği “İstanbul Hatırası” adlı şarkı ile elemeyi geçemedi.

“Bekle Gülüm – Ateş” adlı 45’liğini 1980’de müzikseverlerin beğenisine sunan sanatçı, seslendirdiği bütün eserleri kendisi yazıp besteledi.

Usta sanatçı, adını ilk olarak Sezen Aksu, Zerrin Özer, Bilgen Bengü ve yakın dostu Nilüfer’e verdiği şarkılarla duyurdu.

Kayahan’ın Nilüfer tarafından yorumlanan “Geceler”, “Kar Taneleri” ve “Esmer Günler” adlı eserleri, Türk pop müziğinin unutulmazları arasına girdi.

Sanatçı, “Geceler” adlı şarkısıyla 1986’da Ayşegül Aldinç ile katıldığı “Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması”nda “Altın Portakal” ödülüne layık görüldü.

TRT Müzik kanalında 1985’te “Cumartesiden Cumartesiye” kuşağı içinde çocuklar için bilim kurgu temalı “Sanmer 2095” adlı programı sunan sanatçı, 1987’de yine çocuklar için “Merhaba Çocuklar” albümünü hazırladı.

“Yemin Ettim” ve “Odalarda Işıksızım” albümleriyle iz bıraktı

Kayahan, ilk albümü “Yemin Ettim”i de 1991’de, ikinci albümü, “Odalarda Işıksızım”ı 30 Nisan 1992’de müzikseverlerle buluşturdu. İkinci albümün ardından büyük bir başarı elde eden sanatçı, aynı yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Ankara Kızılay Meydanı’nda on binlerce kişinin izlediği bir konsere imza attı.

Sanatçının, 1993’te çıkardığı “Son Şarkılarım” albümündeki “Sarı Şekerim”, “Vazgeçmem” ve “Aman” adlı şarkıları müzikseverlerin büyük beğenisini kazanarak, geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.

“Sevenleri ayırmayın, sevenler ayrılmayın” sloganıyla 1995’te “Benim Penceremden” albümünü yayımlayan sanatçının, “Ben Anadolu Çocuğuyum” ve “Allah’ım Neydi Günahım” adlı eserleri, birçok müzisyen tarafından yorumlandı. Sanatçı, “Ben Anadolu Çocuğuyum” şarkısında, kültürel erozyon karşısındaki tepkisini dile getirdi.

Kayahan, hemen her albümünde “sevgi” temasını işlerken, 1996’da “Allah kimseyi sevgisiz bırakmasın” sloganıyla “Canımın Yaprakları” albümünü yayınladı.

“Emrin Olur” albümünü 1997’de müzikseverlerle buluşturan sanatçı, albümdeki “Şampiyon” şarkısını, taraftarı olduğu Galatasaray’ın şampiyonluğu dolayısıyla yeniden yorumlayarak, “Cimbom Şampiyon” adlı tekli çıkardı.

Sanatçı, 15 Ekim 1992’de Lale Yılmaz ile evlendi ancak çift 1993’te ayrıldı. Vokalisti İpek Tüter ile de 1999’da dünya evine giren Kayahan’ın, Aslı Gönül adını verdiği kızı 2000’de dünyaya geldi.

Usta müzisyen, “Beni Azad Et” albümünü 1999’da müzikseverlerle buluşturdu. “Gönül Sayfam” albümünü ise 2000 yılında çıkaran sanatçı, albümde 17 Ağustos 1999 depremi için yazdığı “17 Ağustos” şarkısı ile kızı Aslı Gönül için bestelediği “Ninni” adlı eserlerine yer verdi.

Kayahan, 45 yıllık kariyerinde, 45’likler, long playler ve albümlerin yanında “365 Gün” ve “Mevsim Hala Sen” adlı teklileri de müzikseverlerle buluşturdu.

Doğa ve çevre duyarlılığı ile de bilinen usta sanatçı, yaşamı boyunca birçok yardım konseri verdi ve gönüllü olarak çeşitli çalışmalara katıldı.

“Ölüm bir ceza değil, mezuniyettir”

Sanatçı, 1990’da yumuşak doku kanseri ile mücadele etti. 2004’te kansere yeniden yakalanan usta isim, tekrar iyileşti. Hastalık 2014’te nüksetti. Bir yıl boyunca hastalığıyla mücadele eden Açar, küçük hücreli akciğer kanseri nedeniyle 3 Nisan 2015’te hayatını kaybetti.

Cenazesi Teşvikiye Camisi’nden kaldırılan sanatçı, vasiyeti gereği Kanlıca Mihrimah Sultan Mezarlığı’na defnedildi.

Romantik dizelerinin yanında inançlı yapısıyla da bilinen sanatçı, bir röportajında şunları söylemişti:

“Ölüm bir ceza değil, bana göre bir mezuniyettir. Yani, Cenab-ı Allah’ın katına çıkacaksınız, orada hesap vereceksiniz. Buradaki dünyanın yalan olduğunu, eğer bir düşünürseniz, zaten huzur kendiliğinden gelir. Cenab-ı Allah’ın gönderdiği Kuran-ı Kerim’i okusanız, o kitapta size ticareti nasıl yapacağınız bile anlatılıyor. En kolayını da söyleyeyim; helal ve haram. Bunu bilen bir dünyada, hiçbir problem çıkmaz.”

Tarkan, Sezen Aksu, Funda Arar ve Nilüfer’in de aralarında olduğu birçok ünlü sanatçı, 2014’te bir araya gelerek “Kayahan’ın En İyileri” albümünde yer aldı.

Arkadaşlarının deyimiyle, romantik melodileri iğne oyası gibi eserlerine işleyen ve şarkılarında daima insanları birlik ve sevgiye davet eden usta sanatçının, 45 yıllık sanat hayatında geride bıraktığı eserleri şöyle:

“Canım Sıkılıyor Canım (1981)”, “Merhaba Çocuklar (1987)”, “Benim Şarkılarım (1988)”, “Benim Şarkılarım 2 Siyah Işıklar (1989)”, “Yemin Ettim (1991)”, “Odalarda Işıksızım (1992)”, “Son Şarkılarım (1993)”, “Benim Penceremden (1995)”, “Canımın Yaprakları (1996)”, “Emrin Olur (1997)”, “Beni Azad Et (1999)”, “Gönül Sayfam (2000)”, “Ne Oldu Can? (2002)”, “Kelebeğin Şansı (2004)”, “Biriciğim’e (2007)”, “365 Gün (2011)”

]]>
https://www.haber28.com.tr/odalarda-isiksizim-kayahanin-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/feed/ 0
Otizmli Ahmet Kaan hayatın ritmini öğretmeniyle yakaladı https://www.haber28.com.tr/otizmli-ahmet-kaan-hayatin-ritmini-ogretmeniyle-yakaladi/ https://www.haber28.com.tr/otizmli-ahmet-kaan-hayatin-ritmini-ogretmeniyle-yakaladi/#respond Thu, 20 Jun 2024 00:00:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21785 Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde yaşayan 11 yaşındaki otizmli Ahmet Kaan Aktaş, özel eğitim öğretmeniyle yaklaşık bir yıldır süren müzik dersleri sayesinde davul ve bateri çalmayı öğrendi.

Küçük yaşlarda otizm tanısı konulan Şehit Yalçın Baykuş İlkokulu Özel Alt Sınıfı 4’üncü sınıf öğrencisi Ahmet Kaan’ın annesi Emine Aktaş, oğlunun sosyal hayata uyum sağlaması için arayışa girdi.

Komşusu olan özel eğitim öğretmeni Serkan Can’ın müzik çalışmalarının olduğunu öğrenen Aktaş, kendisine ulaşıp Ahmet Kaan’ın müziğe merakından bahsetti.

Can ile yaklaşık bir yıl önce haftada iki saat ritim, davul ve bateri derslerine başlayan Ahmet Kaan, bu enstrümanları çalmayı öğrenmesi ve dikkat süresinin artmasının yanı sıra konser için kente gelen bazı sanatçılarla bir araya gelme imkanı buldu.

Çeşitli etkinliklerle sosyalleşen Ahmet Kaan, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla ramazan davulu çalarak komşularını ziyaret etti. Ahmet Kaan’a teşekkür eden komşular, ikramlarda bulundu.

Anne Emine Aktaş en büyük şanslarının, özel eğitim öğretmeni Serkan Can olduğunu vurguladı.

Can’ın oğluna eğitim verirken asla pes etmediğini dile getiren Aktaş, “Ahmet Kaan’ın yapabileceğini biliyorum ama bazı şeyleri söylemekte yetersiz kalıyoruz. İnsanların, ‘Otizmli, yapamaz zaten’, ‘Dokundurtmaz kendine’, ‘Yok, olmuyor, şunu yapamadık’ gibi ifadelerine karşı ‘Aslında isteyince oluyor’ demek istiyorum. Çocukla o frekansı yakalayınca çok güzel şeyler oluyor. Bu da onun bir örneği.” ifadesini kullandı.

Aktaş, oğlunun müzik derslerinden keyif alarak yola devam etmesine özen gösterdiklerini belirtti.

Bazen nazlandığını, böyle durumlarda müzik eğitimine ara verdiklerini aktaran Aktaş, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Zorla değil de severek yaptırıyoruz. Çünkü zorla yaptırdığımız zaman kısa sürede başarı katedebiliyoruz ama bu uzun mesafede olmuyor. İçine kapanmaya neden oluyor. Biz böyle mutluyuz. Benim hep hayalimdi. Bu müzikle olacakmış, mutluyum. Herkesin görmek istemediği çocuk şu an sahnede. Herkes onu alkışlıyor. Bu benim için inanılmaz bir duygu.”

“İleride bir açık hava konseri neden olmasın”

Baba Erdal Aktaş, Ahmet Kaan’ın müziğe olan yeteneğinin öğretmeni sayesinde ortaya çıktığını anlattı.

Oğlunun müzikteki başarısının kendilerini çok mutlu ettiğini bildiren Aktaş, şunları kaydetti:

“Bu durumdan çok memnunuz. Aklımızdan böyle bir şey hiç geçmiyordu, düşünmüyorduk. Şu an bulutların üstündeyiz. Biz Ahmet Kaan’la normalde bir adım ileri gitmeyi düşünürken bu durum sayesinde koşmaya başladık. İleride bir konser vermesini istiyoruz. Halkın, insanların içine girsin. Daha öncesinde mesela biz sese çok duyarlıydık. Hiçbir seste rahat duramazdık. Bir düğünde duramazdık. Şu an bir düğünde durup düğünü tamamlayabiliyoruz. Bu bizim için çok büyük bir şey. İleride bir açık hava konseri neden olmasın.”

“Doğru eğitimle gündelik hayatlarına rahatlıkla devam edebiliyorlar”

Odunpazarı ilçesindeki Türkiye Futbol Federasyonu Özel Eğitim Anaokulunda görevli öğretmen Serkan Can, AA muhabirine, doğru eğitimle otizmli bireylerin gündelik hayatlarına rahatlıkla devam edebildiğini söyledi.

Bu durumu Ahmet Kaan ile müzik sayesinde başardıklarını belirten Can, “Amacımız aslında yaşadığımız duruma bir farkındalık kazandırmak. Çünkü otizmli bireyler bunu yapabiliyorlar. Otizmli çocuklar öğrenebiliyorlar. Otizm bir hastalık değil sadece bir farklılık. Herkese bunun mesajını vermek istiyoruz.” diye konuştu.

Can, Ahmet Kaan’ın öğrenmeye karşı dirençli olduğunu ancak bunu doğru metotlarla aşabildiklerini dile getirdi.

Onun toplumsal hayata katılımı için sahne aldıklarını, bunun için okullara gittiklerini aktaran Can, şu bilgileri verdi:

“Bateri çalışmalarına yoğurt kovalarıyla başladık. Elimizde enstrüman yoktu, sadece inancımız vardı. ‘Nasıl yapabiliriz?’ dedik. ‘Yoğurt kovalarıyla başlayalım’ dedik. Daha sonra bunu projeye döktük. Ahmet Kaan’ın babası Erdal Bey’in çalıştığı şirkete bir proje sunduk. Okulumuza şu anda herhalde Türkiye’deki en donanımlı müzik sınıfını kurdular. Bu, Ahmet Kaan’ın parmakları ve başarısı sayesinde. Şu an her şeyimiz var. Onun okulunda bütün enstrümanlarımız var.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/otizmli-ahmet-kaan-hayatin-ritmini-ogretmeniyle-yakaladi/feed/ 0
38. Uluslararası Ankara Müzik Festivali’nde 12 ülkeden 300 sanatçı bir araya geliyor https://www.haber28.com.tr/38-uluslararasi-ankara-muzik-festivalinde-12-ulkeden-300-sanatci-bir-araya-geliyor/ https://www.haber28.com.tr/38-uluslararasi-ankara-muzik-festivalinde-12-ulkeden-300-sanatci-bir-araya-geliyor/#respond Sun, 02 Jun 2024 02:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19584 Sevda-Cenap And (SCA) Müzik Vakfı Genel Sekreteri Pınar Alpay Yüksel, 38. Uluslararası Ankara Müzik Festivali’nin caz müzikten oda müziğine kadar farklı kategorilerde 12 ülkeden 300 sanatçıyı bir araya getireceğini söyledi.

Yüksel, 4 Nisan’da başlayacak 38. Uluslararası Ankara Müzik Festivali’ne ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Kuruluşunun 50. yıl dönümünü kutlayan vakfın, Ankaralı sanatsever bir ailenin kültürel mirasını sürdüren bir sivil toplum örgütü olduğunu belirten Yüksel, bu emanetle Uluslararası Ankara Müzik Festivali’nde bugüne kadar dünyaca ünlü sanatçıları ağırlama fırsatı bulduklarını söyledi.

İlk yıllarda festivalin Dışişleri ve Kültür ve Turizm bakanlıklarının talepleri ile oluşturulduğunu belirten Yüksel, zaman içinde etkinliklerin çeşitlendirilerek, Türk bestecilerin eserlerinin seslendirildiğini ve ilk seslendirilişlerin de yapıldığı programlar hazırlandığına dikkati çekti.

Festivalin Türk sanatçılara eğitim olanağı yarattığını ve yurt dışında konser verme imkanı sağladığını vurgulayan Yüksel, etkinliğin Ankara’nın ekonomik ve kültürel hayatına da canlılık kattığını söyledi.

Festivalin her sene vakıfın kurucusu Cenap And anısına bir konserle başladığını belirten Yüksel, “Tüm nesillere hitap edecek, Ankaralı seyircimizin de katkıları, talepleri ve değişen kategorilerin eklenmesi ile çok zengin bir festival programı oluştu. Klasik müzik, oda müziği, barok müzik, caz, dans, erken dönem müziği toplulukları ile zengin bir program hazırladık.” dedi.

Sabancı Vakfının onur üyesi olduğu 38. festivalin, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın kuruluşunun 50. yılında, sanatseverlere armağan olarak vakıf öz kaynakları ile yerli ve yabancı kurumların katkılarıyla düzenlendiğini belirten Yüksel, festivalin MEB Şura Salonu, CSO Ada Ankara konser salonları, Bilkent Konser Salonu, Çankaya Sahne, Flow Digital Theater CerModern ve Resim Heykel Müzesi Salonunda gerçekleşeceğini bildirdi.

Yüksel, festivalin açılış konserinin şef Ender Sakpınar yönetiminde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası ve ödüllü genç gitarist Özberk Miraç Sarıgül solistliğinde, Cemal Reşit Rey’in gitar konçertosunun eksiksiz halinin ilk seslendirilişi ile yapılacağını belirtti.

“Ankara baharı müzikle daha güzel”

Festivalde, Japonya, Almanya, Çekya, Hırvatistan, Rusya, Macaristan, Gürcistan, Norveç, Azerbaycan, Fransa ve İtalya’dan senfonik konser, modern bale, oda müziği ve caz kategorilerinde klasik müzik, barok müzik, dans ve caz alanlarının seçkin örneklerinin sunulacağı, Türkiye dahil 12 ülkeden 300’ü aşkın sanatçı ve topluluğun da etkinlikte yer alacağı bilgisini veren Yüksel, festival kapanış konserinin, Rus şef Vladimir Fedoseyev yönetimindeki Rusya’nın ve dünyanın en bilinen senfoni orkestralarından biri olan Moskova Çaykovski Senfoni Orkestrası ile gerçekleşeceğini söyledi.

Yüksel, festivalde, Delattre Modern Dans Topluluğu ile geleneksel çalgılarla Japon müziğinin önde gelen usta sanatçılarınca “aslan dansı” eşliğinde eğlenceli Japon davul ve dans gösterisinin, sunulacak ilgi çekici programlardan olduğunu kaydetti.

Pınar Alpay Yüksel, caz müziği seven Ankaralılar için Norveçli caz topluluğu “Tord Gustavsen Trio”nun 23 Nisan’da, 6 müzisyenden oluşan “Spin Caz Altılısı”nın ise 27 Nisan’da MEB Şura Salonu’nda konser vereceğini söyledi.

“Ankara baharı müzikle daha güzel. Ankara’nın gençleşmiş ve genişlemiş bir nüfusu var, bu yüzden tüm Ankaralıları festivalimize bekliyoruz.” ifadelerini kullanan Yüksel, vakfın web sitesi “www.ankarafestival.com” adresinde konserlere ilişkin detaylara ulaşılabileceğini kaydetti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/38-uluslararasi-ankara-muzik-festivalinde-12-ulkeden-300-sanatci-bir-araya-geliyor/feed/ 0
Gönül Dağı… SELMA İLK İFTAR YEMEĞİNDE TÜM AİLEYİ MİSAFİR EDER! https://www.haber28.com.tr/gonul-dagi-selma-ilk-iftar-yemeginde-tum-aileyi-misafir-eder/ https://www.haber28.com.tr/gonul-dagi-selma-ilk-iftar-yemeginde-tum-aileyi-misafir-eder/#respond Sat, 18 May 2024 01:25:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18516 Gönül Dağı’nın 132. bölümünde neler olacak:

Amcaoğulları deprem çalışması ile ilgili yazılım sistemi geliştirmeye karar verir. Yazılım sistemini kurmaya çalışırken zorluk yaşayan amcaoğulları ne yapacaktır?

Kaya Ailesi gelini olarak Selma, ilk iftar yemeğine bütün aileyi misafir edecektir. İftar hazırlığı sırasında neler olacaktır?

Keriman’ın dönüşüyle birlikte Selami eşine karşı yabancılık çeker. Japonya’dan misafirleri gelen Keriman’a amcaoğulları yardım eder. Ramazan’ın misafirlerden birini yanlışlıkla kaybetmesiyle neler yaşanacaktır?

KERİMAN GEDELLİ’YE GERİ DÖNÜYOR…

Tam 4 sezondur, TRT 1 ekranlarında reyting rekorları kıran Gönül Dağı kadrosuna genç ve yetenekli bir oyuncu daha katıldı: İmren Şengel… Şengel, uzun zamandır şehir dışında işleriyle uğraşan Selami’nin karısı Keriman karakterini canlandıracak.

Gedelli’nin sevimli, sıradışı, müzik aşığı Keriman’ı memleketine geri dönüyor, kasaba şenleniyor… Selami, Kaya ailesi ve kasaba sakinlerinin çok özlediği Keriman, sürprizleriyle geliyor, neşesi ve enerjisiyle Gedelli’ye renk katıyor.

GÖNÜL DAĞI’NA YENİ TRANSFER: İMREN ŞENGEL

Uzun yıllardır gurbette çalışan ve farklı rüzgarları soluyan Keriman’ı canlandıran İmren Şengel ile Gönül Dağı’nı ve özel yaşamıyla ilgili bilinmeyenleri anlattı:

-Gönül Dağı ailesine Keriman karakteriyle 132. Bölümde katılıyorsunuz. TRT 1’in sevilen dizisinden teklif geldiğinde neler hissettiniz?

-Çok heyecanlandım. Yıllardır bir numara olan bir dizinin kadrosuna dahil olmak mutluluk verici.

-Keriman, Selami’nin eşi. Komik, samimi, sempatik, müzik tutkunu tam anlamıyla sıradışı bir karakter olan Keriman, görevi nedeniyle uzun süredir şehir dışındaydı. Dönüşü Keriman’da ve eşi Selami’de neler yaşatacak?

– Keriman da Selami de oldukça sıra dışı karakterler. Bir araya geldiklerinde her şey olabilir…

-Keriman’ı biz kimi zaman uçarken, kimi zaman sahnede şarkı söylerken, kimi zaman tehlikenin tam ortasında ama hep sıradışı olayların kahramanı olarak izledik. Keriman dönüşünde biraz durulmuş, sakinleşmiş mi olacak yoksa kaldığı yerden devam mı edecek?

-Keriman’ın durulma ihtimali olduğunu hiç sanmıyorum.

-4 sezon önce başladığından bu yana her hafta birinci olan Gönül Dağı’nın başarısının nedenleri nelerdir?

– Farklı coğrafyaların hikayelerini görmek seyircinin hoşuna gidiyor. Hayat sadece İstanbul’da akmıyor. Onun dışında gerçek, samimi bir bağ var dizideki karakterler arasında.

Kavga gürültü de olsa en sonunda o bağ herkesi bir arada tutar ve hep birlikte o sofraya otururlar.

-Daha önce Eskişehir Sivrihisar’a gelmiş miydiniz? Bölgeyi nasıl buldunuz?

-Ben Eskişehir doğumluyum. Üniversiteyi de burada okudum Anadolu Üniversitesi mezunuyum. Dolayısıyla bölgeye oldukça hakimim.

-Bir diziye sonradan katılmak hele ki daha önce dizide var olan bir karakteri

canlandırmak zordur. Siz zorluk çektiniz mi?

-Evet zor bir durum. Kendi gördüğünüz yerden değil de başkasının gördüğü yerden bakmanız gerekiyor. Ayrıca Keriman çok da sevilen bir karakter seyirci tarafından.Sette rol arkadaşım Eser ve yönetmenlerimiz çok yardımcı oldular ve olmaya da devam ediyorlar.

-Keriman, şarkı söylemeyi çok seviyor. Hatta albüm bile yapmıştı ancak satış yapmadığı için hayal kırıklığı yaşamıştı.

Ancak Keriman’ın en önemli özelliği de baş koyduğu işlerden kolay kolay vazgeçmemesi. Azimli ve sevdiği konularda hırslı olması. Onu müzikten kimse kopartamadı. Keriman’ı yine müzik dünyasının içinde izleyecek miyiz?

-Gelecek bölümler hakkında bilgim yok ancak evet Keriman oldukça hırslı, aklına koyduğunu yapan bir karakter. Belki müziğe döner belki başka bir alan bulur kendine. Sürprizlere açık bir karakter her zaman.

-Sizin müzikle aranız nasıl? Şarkı söylemek, enstrüman çalmak, söz yazıp beste yapmak ilgi alanınıza giriyor mu?

-Müzikle aram fena değil diyebilirim. Söz yazmak, beste yapmak bende hiç yok. Ancak kendi kendime çalmaya çalıştığım bir mızıkam var. Uzun süredir kenarda bekleyen bir kemanım var.

Profesyonel bir şekilde çalamıyorum ama kendimi eğlendirebiliyorum. Daha çok müzik dinlemeyi ve dans etmeyi seviyorum.

-Sizi daha önce birçok tiyatro oyununda, dizide ve filmde izledik. Bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Ailenizde daha önce sanatçı var mıydı? Sanat dünyasına yönelmenizin sebebi neydi? İmren Şengel’in hayattaki en büyük isteği nedir?

Kariyeriyle ilgili hedefleri nelerdir? Tiyatro, sinema, dizi sektörü onu en çok mutlu eden dal hangisidir? Boş zamanlarında neler yapmayı sever? Hayatta vazgeçilmezleri nelerdir? Bize kendinizi anlatır mısınız?

-Ailemde bildiğim kadarıyla sanatçı yoktu. Küçükken annemle hep sinemaya, tiyatroya giderdik. İlkokul zamanlarında etrafımda tiyatroyla ilgilenen insanlar oldu.

Sanırım en büyük etki o zaman oldu. Evde aileme gösteriler hazırlardım, okulda da arkadaşımla skeçler yazıp boş derslerde oynadığımızı hatırlıyorum. Aktif bir öğrenciydim. Hayatımda dans ve spor hep oldu.

Konservatuvara gitmeye tam olarak ne zaman karar verdiğimi hatırlamıyorum ancak hep hareketli bir iş hayatı istediğimi hatırlıyorum. Yeni yerler görebiliyorum, her yeni proje yeni bir başlangıç ve yeni insanlar demek.

Öğrenmenin asla bitmediği, sürekli kendinizi yenilemeniz ve geliştirmeniz gereken bir meslek. Tabii ki beraberinde büyük fedakarlıklar da getiriyor. Her şey güllük gülistanlık diyemem. Her meslek bu şekilde aslında.

İyi ve kötü yanlarını birlikte kabul etmek gerekiyor ilerleyebilmek için. Ben de gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum. Ne kadar çok projede farklı karakter oynarsam o kadar mutlu oluyorum.

Tiyatronun yeri her zaman ayrı oluyor. Seyirciyle karşılıklı o alışverişin yarattığı enerjiyi başka bir yerde yakalamak mümkün değil. Oyuna çıkmadan önceki o heyecanı seviyorum.

Bir de tiyatroda uzun süre prova yapılıyor. Çalışmanın verdiği bir rahatlık ve güven oluyor dolayısıyla tiyatroda. Sinema ve dizi daha hızlı ilerleyen işler. Tiyatrodan sonra oyuncuları tedirgin eden nokta genellikle bu oluyor sanırım.

Her şey çok hızlı oluyor ve sahneyi çektikten sonra artık geri dönüşü yok. O saatten sonra hiçbir şey sizin kontrolünüzde değil. Bu duyguya da alışmak gerekiyor. Ama hepsinin keyfi ayrı tabii. Her alanı deneyimleme fırsatım olduğu için mutluyum.

Çok boş zamanı olan biri değilim. Kendimi oyalayacak bir şeyler muhakkak bulurum. Genellikle evde olmayı severim ama gezmeyi de severim.

Evde olduğum zamanlarda bir şeyler okurum, izlerim. Düzenli spor yapmaya çalışıyorum. Herkesin sevdiği şeyler aslında. Yemek yemeyi severim. Güzel bir yemek beni mutlu etmeye yeter: )

]]>
https://www.haber28.com.tr/gonul-dagi-selma-ilk-iftar-yemeginde-tum-aileyi-misafir-eder/feed/ 0
Dicle Üniversitesi Hastanesinde Hemşire Şarkılarla Çocukları Mutlu Ediyor https://www.haber28.com.tr/dicle-universitesi-hastanesinde-hemsire-sarkilarla-cocuklari-mutlu-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/dicle-universitesi-hastanesinde-hemsire-sarkilarla-cocuklari-mutlu-ediyor/#respond Sun, 05 May 2024 04:36:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16836 Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde görev yapan hemşire Nilüfer Şimşek, mesaisinden arta kalan zamanlarda, yatarak tedavi gören çocuk hastalara bağlama ve gitar eşliğinde şarkılar seslendiriyor.

Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesinden mezun olan Şimşek, hemşire olarak görev yaparken müziğe olan ilgisinden dolayı bu alanda da eğitim almak istedi.

DÜ Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümünde okuyan Şimşek, 2022’de mezun olduktan sonra da hemşireliğe devam etti. DÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde görev yapan Şimşek, müzik yeteneğini çocukları mutlu etmek ve tedavilerine katkı sunmak için değerlendirmeye karar verdi.

Nilüfer hemşire, hastanedeki mesaisini tamamladıktan sonra DÜ Çocuk Hastanesi Hematoloji ve Psikiyatri servislerinde yatarak tedavi gören çocuklarla ve onlara refakat eden aileleriyle bir araya geliyor, bağlama çalarak şarkı söylüyor.

Nilüfer hemşirenin çocukların yüzlerini güldüren bu aktivitesine zaman zaman Çınar ilçesinin Kılıçkaya İlkokulu/Ortaokulunda görev yapan müzik öğretmeni arkadaşı Deniz Kakunç da gitarıyla eşlik ediyor.

“Sadece ilaç değil, moral ve motivasyon da iyi bir tedavi yöntemi”

Hemşire Nilüfer Şimşek, AA muhabirine, hastanede yatarak tedavi gören çocuk hastalara moral ve motivasyon sağlamak, onları müzikle, şarkılarla hayata bağlamak istediklerini söyledi.

Kimi zaman kendisine müzik öğretmeni arkadaşı Deniz Kakunç’un da eşlik ettiğini ifade eden Şimşek, moral ve motivasyonun hastalıkları atlatmada önemli bir faktör olduğunu, müzik yeteneğini çocuklar için böyle değerlendirmek istediğini belirtti.

Şimşek, meslekte 13 yılını doldurduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

“Sadece ilaç değil, moral ve motivasyon da iyi bir tedavi yöntemidir diye düşünüyorum. Müzik yaparak, eğlenerek moral ve motivasyonla tedaviyi sürdürüyoruz. Mesaiden sonra eve gidiyorum ama aklım sürekli burada kalıyor. ‘Daha neler yapabilirim, onlara nasıl destek olabiliriz?’ diye düşünüyorum. Onlara yapabileceğim en güzel şey müzik. Böyle bir yeteneğim de var. Yeteneğimi bu şekilde onlarla paylaşmak beni de mutlu ediyor.”

Tedavi sürecinde müziğin, eğlenceli zaman geçirmenin önemli olduğunu dile getiren Şimşek, bir araya geldikleri çocuk hastalarla zaman zaman oyun da oynadıklarını aktardı.

“En güzel şey güler yüz göstermek, onlara sıcak davranmak, kendi çocuğunuz gibi davranabilmek” diyen Şimşek, bu empatiyi yakalamanın önemli olduğunu vurguladı.

“Bir hastayı hayata bağlamak en güzel şey”

Şimşek, hastaların ilgiye, şefkate çok ihtiyaç duyduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Müzikle kendilerini mutlu hissediyorlar. Onlar da bize eşlik ediyorlar. Bize eşlik ettiklerinde biz de daha mutlu ve huzurlu oluyoruz. Beyaz önlüğün hakkını vermiş olduğumuzu düşünüyorum. Damar yolu açmak, serum takmak bir tedavi yöntemidir ama onlarla beraber gülüp, oyunlar oynamak, şarkılar söylemenin de en güzel tedavi yöntemi olduğunu düşünüyorum. Müzik ruhun gıdası. Bu süreçte çocuklar mutlu, aileler mutlu. Bir hastayı hayata bağlamak en güzel şey. Bir çocuğun tedavisinde en güzel şey ona müziği aşılamak. Bir kişiyi hem psikolojik hem de fiziksel olarak iyileştirecek tek şey enstrümandır, müziktir. Hem hemşirelik görevimi yerine getireceğim hem de onlara müzikle destek olmaya devam edeceğim.”

“Çocuklar enstrüman görünce heyecanlanıyorlar”

Anne Sebahat Altun, çocuğunun yaklaşık bir yıldır hastanede lösemi tedavisi gördüğünü ifade ederek, Nilüfer hemşirenin, çocuğunun hem tedavisiyle ilgilendiğini hem de mesaisi dışında çocuklara bağlama çaldığını, şarkılar söylediğini dile getirdi.

İrem Yıldırım da kız kardeşinin lösemi hastası olduğunu, hastanede tedavisinin sürdüğünü anlatarak, hastanede sadece ilaçla tedavi yapılmadığını, aynı zamanda farklı aktivelerle de hastalara moral desteği sunulduğunu söyledi.

Yıldırım, “Hem kemoterapi süreciyle ilgileniyorlar hem de şarkı söyleyerek, onları eğlendiriyorlar. Kardeşlerimizle, çocuklarımızla böyle ilgilendikleri için hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çocuklar da enstrüman görünce heyecanlanıyorlar. Hemşire hanıma teşekkür ediyorum.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dicle-universitesi-hastanesinde-hemsire-sarkilarla-cocuklari-mutlu-ediyor/feed/ 0
Müzisyen ve besteci Can Canel, Hollywood ve Türkiye’de birçok filmin müziğine imza atıyor https://www.haber28.com.tr/muzisyen-ve-besteci-can-canel-hollywood-ve-turkiyede-bircok-filmin-muzigine-imza-atiyor/ https://www.haber28.com.tr/muzisyen-ve-besteci-can-canel-hollywood-ve-turkiyede-bircok-filmin-muzigine-imza-atiyor/#respond Sun, 21 Apr 2024 23:00:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15225 Müzisyen ve besteci Can Canel, Hollywood ve Türkiye’de birçok filmin müziğine imza atıyor.

Son olarak “Türkler Çıldırmış Olmalı 2: Mavi Vatan” komedi filminin müziklerini yapan genç müzisyen, film müziği yolculuğunu, aldığı eğitimleri ve içinde bulunduğu projeleri AA muhabirine anlattı.

Çocukluktan beri hep sinemacı olmak istediğini ve yönetmenliğe ilgi duyduğunu belirten Canel, “İleri yaşlarda müzikle tanıştım. Lise zamanında Berklee Müzik Koleji’nin yaz okuluna gitmiştim. Orada film müziği eğitimi vardı. Sinema aşkından dolayı film müziği yapmaya kesin olarak karar verdim.” dedi.

Canel, ABD’de film müziği ve kompozisyon alanındaki eğitiminin ardından Los Angeles’ta film müzikleri alanında 3 yıl çalıştığını söyledi.

“Hayranlık duyduğum isimler: John Williams, Howard Shore ve Hans Zimmer”

Sinemada müziğin önemine vurgu yapan Canel, ABD’de müzisyen Emir Işılay’la çalışma imkanı olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“Netflix’te, Dream Works’un bir animasyonun orkestrasyonlarını yazdım. Oraya yönelik devam eden işler hala var. National Geographic’te benim bir müziğimi kullandılar. Yurt dışında yapılan işlerle burası arasında çok fark var. Orada genelde daha iyi bir iş ortaya çıkarmak adına bu işe daha çok bütçe ayırıyorlar. Burada biraz daha o konuda eksikler var. Ama onu da inşallah genç müzisyenler olarak biz değiştiririz. Bana en çok ilham veren John Williams olabilir. Bütün bestecilerin, hayranlık duyduğu bir isim. Küçük yaşta hep onun yaptığı film müziklerini dinleyerek büyüdük. Onun dışında aşırı önem verdiğim Yüzüklerin Efendisi serisinin bestecisi Howard Shore ve Hans Zimmer. Bunlar benim gerçekten sevdiğim, hayranlık duyduğum isimler.”

Can Canel, film müziklerinin çoğu zaman kısa sürelerde ya da bir koşturmacayla yapıldığına dikkati çekerek, “Her ne kadar yaratıcılık kısmını korumaya çalışsam da bir noktada, ister istemez fabrikaya bağlıyor. Her gün masa başı iş gibi oluyor. Bunun için en güzeli o yaratıcılık kısmını kaybetmemektir.” ifadelerini kullandı.

“En iyi müzik iki tarafın da çok iyi anlaşmasından geliyor”

Film müziklerinde önceden daha çok orkestra müziğinin baskın olduğunu ancak bugünlerde hibrit ya da elektronik müziğin daha fazla tercih edildiğini aktaran müzisyen Canel, şunları kaydetti:

“Pek çok projede müzisyenler yapımcı ve yönetmenler tarafından yönlendiriliyor. Bir istek var. Ne istediklerini biliyorlar, söylüyorlar, örnek veriyorlar. Dolayısıyla bence ortaya çıkan en iyi müzik, iki tarafın da çok iyi anlaşmasından geliyor. Bunun da bir sürü örneği var. John Williams’ın Star Wars’un müziklerini yaparken George Lukas’la anlaşması, Christopher Nolan’ın Hans Zimmer’le olan çok iyi ilişkisi… Aslında bir yönetmen ne istediğini biliyorsa ve bunu güzel bir şekilde anlatabiliyorsa bence müzisyen de o kadar adrese teslim bir şey yaratıyor ki böyle unutulmaz, akılda kalıcı şeyler çıkıyor.”

Canel, müziğini yapacağı filmlerin ya da dizilerin senaryosunu okuduğunu, eğer bittiyse izleyip üzerinde düşünerek demo müzikler hazırladığını, filmin müzik konseptini bu şekilde oluşturduğunu dile getirdi.

Film ve dizi müziklerindeki benzerliklerin sebebini müzisyenden kısa sürede çok iş beklentisi ya da daha önce beğenilmiş işe yakın müzik talep edilmesinden kaynaklanabileceğinin altını çizen Canel, “Burada önemli olan ortaya çıkan eserin izleyici tarafından beğenilmesi. Beğeniliyorsa hiçbir sorun yok demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Gelecek hedeflerinden de bahseden genç müzisyen, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Ben meslek anlamında ülkemde kalmak istiyorum. Benim hayalim Türkiye’den çıkacak ve dünya çapında izlenen bir projeye müzik yazmak. Şu anda da tabii çok izlenen, sevilen projelerimiz var. Bütün dünyada konuşulacak bir projeye müzik yazmak benim en büyük hayallerimden biri. Türk bir besteci olarak içeriğinin ne olduğundan ziyade, bizim ülkece dünya sinemasına kattığımız bir projede yer almak hedeflerim” arasında. Şu ana kadar birçok türde müzik yazma fırsatım oldu. Bilim kurgudan komediye, romantikten drama kadar… Bana en çok keyif veren aksiyon ve bilimkurgu türündeki filmlere müzik yazmak. Ne kadar yaratıcılık imkanımı sergileyebilirsem ondan o kadar keyif alıyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/muzisyen-ve-besteci-can-canel-hollywood-ve-turkiyede-bircok-filmin-muzigine-imza-atiyor/feed/ 0
Kahramanmaraş Depremi Sonrası Müzik Öğretmenlerinden Teşekkür Konseri https://www.haber28.com.tr/kahramanmaras-depremi-sonrasi-muzik-ogretmenlerinden-tesekkur-konseri/ https://www.haber28.com.tr/kahramanmaras-depremi-sonrasi-muzik-ogretmenlerinden-tesekkur-konseri/#respond Sat, 13 Apr 2024 23:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14196 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından, Kahramanmaraş’a atanan müzik öğretmenlerinin öncülüğünde kurulan ‘Dulkadiroğlu Orkestrası’, depremin acılarını ve yaşanan travmaları atlatmak ve deprem sonrasında yardım elini uzatan illere teşekkür etmek için müziğin birleştirici gücünü kullandı.

Kahramanmaraş’ta görev yapan 18 müzik öğretmeni tarafından kurulan Dulkadiroğlu Orkestrası, deprem bölgesine yardım elini uzatan Nevşehir’e müzik ile teşekkür etti. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi yerleşkesinde bulunan Vali Şinasi Kuş Kongre merkezinde düzenlenen konsere, öğrencilerin yanı sıra Nevşehir halkıda büyük ilgi gösterdi.

Dulkadiroğlu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Mart İhlas Haber Ajansına yaptığı açıklamada “6 Şubat Depremlerini en acı şekilde yaşayan illerden birisi de Kahramanmaraş. Kahramanmaraş’ta da Dulkadiroğlu ilçesi oldu. Depremden sonra travmaları nasıl atlatabiliriz şeklinde çeşitli düşünceler vardı. İlimize yeni atanan 420 tane öğretmenin içerisinden müzik öğretmenleri bir moral, motivasyon konseri şeklinde ilk olarak 24 Kasım’a hazırlık yaptı. Bu konser ekibimizin 14 tanesi ilçemize ilk atanan öğretmenler oluşmakta. Dört tanesi de ilçemizde görev yapan öğretmenlerimizden oluşuyor. İlk olarak 24 Kasım’da moral motivasyon konserimizi yaptık. Hem sosyal, hem kültürel alanda çeşitli faaliyetlerle depremin yaralarını sarmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Dulkadiroğlu orkestrasının şefliğini yapan müzik öğretmeni Ahmet Metin Arslan’da yaptığı açıklamada “Biz Kahramanmaraş’ta görev yapan müzik öğretmenleri olarak, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gelen talep üzerine bir orkestra kurulması kararlaştırıldı. Öğretmenlerimiz ile istişare sonucu ortak bir orkestra kurmaya karar verdik. Orkestranın ana amacı da depremden etkilenen 11 ilimizin yaralarının sarılmasına yardımcı olmak. Müzik öğretmeni olarak amacımız aynı zamanda moral motivasyon artırıcı konserler yapmak. Bu amacımızı da kısmen başarıyoruz. Bundan sonrası için de Deprem illerine yardım eden illerimize teşekkür konserleri düzenleme niyetindeyiz. İlk olarak Nevşehir ile açılış yaptık. İnşallah bundan sonraki süreçte de teşekkür konserlerimizi devam ettirmeyi umuyoruz. Ekibimize sekiz hanımefendi öğretmenimiz, sekizde erkek öğretmenimiz ve bir şefimiz bulunuyor. Toplamda 17 kişilik bir ekibimiz var. Haricinde bir tane sunucu öğretmenimiz var, bu şekilde 18 kişilik bir orkestra ekibiyle devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışmalarına dernek çatısı altında devam ettiklerini söyleyen Dulkadiroğlu Eğitimciler Sanat Eğitim Kültür Derneği Başkanı Ertuğrul Tekerek’de yaptığı açıklamada, deprem sonrası süreçte inşalarda çok ciddi psikolojik travmalar yaşandığını söyledi.

Tekerek, “Devletimiz ve milletimiz bizlere yarım etti. Ama her şey maddiyatla olmuyor. Maddi yardımlar yapılıyor. Devlet elinden geldiği imkanları vatandaşı ve şehri tekrar ayağa kaldırmak için seferber oldu. Ancak bu işin bir de psikolojik yönü var. Peki bunu nasıl ayağa kaldırabiliriz diye düşündüğümüzde en iyi çözümün sanat ve kültür olduğuna karar verdik. Bundan hareketle Dulkadiroğlu Eğitimciler Sanat Eğitim Kültür Derneği’ni kurduk. Yaptığımız bu çalışmayı bir kartopu olarak düşünüyoruz. Orkestramız ile bize yardıma gelen gönlü büyük milletimizin her bir ferdine ulaşmak istiyoruz. Bu amaçla da bütün illerimizi tek tek dolaşmayı hedefliyoruz. Yine bize yurtdışından yardıma gelen Kardeş cumhuriyetlerimize ve diğer ülkelere imkanlar dahilinde gidip bir teşekkür konseri sunmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Müziğin iyileştirici gücünü kullandıklarını söyleyen Şube Müdürü Hacı Yaşık’da yaptığı açıklamada, “Bu bizim ikinci konserimiz. O dönemde Türk milletinin çok büyük iyiliklerini gördük. O çaresizlik içinde uzatılan eller, açılan kapılar, açılan yürekler gördük. Tüm halkımıza minnettarız. Bizlerde müziğin iyileştirici gücünü kullanarak bu travmaları bir an önce silmek, en azından hafızalarda mazi yerine bırakmak adına hem de Türk milletine teşekkür adına bu yola çıktık. Niyetimiz güzel, ben her şeyin daha güzel olacağını düşünüyorum bu günleri böyle aşacağımıza da inanıyorum” dedi. – NEVŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/kahramanmaras-depremi-sonrasi-muzik-ogretmenlerinden-tesekkur-konseri/feed/ 0
İranlı kadın DJ’ler tabuları yıkıyor https://www.haber28.com.tr/iranli-kadin-djler-tabulari-yikiyor/ https://www.haber28.com.tr/iranli-kadin-djler-tabulari-yikiyor/#respond Sun, 07 Apr 2024 04:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13349 İran’da kadın ve erkeklerin birlikte katıldığı partiler yasak olsa da ahlak polisinin gözetiminden uzaktaki yerlerde yapılmaya devam ediyor. Kalabalıkları dansa kaldıran ritimleriyle kadın DJ’ler tabuları yıkarken kültürel kalıpları da bozuyorlar. BBC 100 Kadın ekibi bu kadınlarla görüştü.

1979 İran İslam Devrimi ülkenin kültürel yaşamını altüst etti.

Devrime aykırı görülen pop müziğin yasaklanmasıyla birçok müzisyen ülkeden kaçtı. Kadınların şarkı söylemesi de haram ilan edildi.

İran’da devrimden önce yükselişe geçen pop ve kabare sahnesi de bir gecede yok oldu. Yine de kapalı kapılar ardında baze şeyler kaldığı yerden devam etti.

“Uygunsuz” müzik ülkeye yurt dışından kaçakçılık yoluyla girerken yasadışı kaset ve CD’ler evlere gizlice dağıtılıyordu. Akşam yemeğinden sonra ışıklar kapandığında bazı evlerin salonları dans pistine dönmeye başladı.

Bugün Berlin’de yaşayan DJ, yapımcı ve müzik şirketi sahibi Paramida, “Her mehmunide (aile partisinde) dans yıldızıydım” diyor.

Paramida’nın annesi İran’ı terk etti çünkü kızının “kadınların bu kadar kötü muamele gördüğü” bir ülkede yaşamasını istemiyordu. Kadınların başörtüsü giyinme zorunluluğu karşı çıktığı sınırlamalardan sadece biriydi.

Almanya’ya yerleşti ancak 2002’de ailevi nedenlerle dönmek zorunda kaldı. Paramida dört yıl boyunca Tahran’da okula devam etti. Kısa bir süre sonra evde dans etmekle kalmıyor, gizli düzenlenen partilere de katılıyordu.

Paramira, “Kız ve erkekler ayrılıp arabalara doluşuyorduk. Şehrin dışına çıkıyorduk. Müzik ve ışıkları ayarladıktan sonra herkes dans ediyordu ve hepsi bu” diyor.

1990’ların sonunda ve 2000’lerin başında İran’da yeni bir parti kültürü gelişti. Yasadışı uydularla birlikte MTV gibi müzik kanalları dinleniyor ve yeraltı parti kültürü oluşmaya başlıyordu.

40 yaşındaki Tahranlı DJ Nesa Azadikhah “İlk kez bir partiye gitmiştim ve bir DJ, house müzik çalıyordu.

“Heyecanlıydı. Gözümü DJ’den ayırmıyordum ve kendi kendime ‘ben de bu işi yapmak istiyorum’ diyordum” diye hatırlıyor.

Birkaç sene sonra Nesa, özel mekanlarda ücretsiz ancak sadece davetlilerin katıldığı house ve tekno müzik partilerinde DJ’lik yapan ilk İranlı kadınlardan biri olmuştu.

İlk dönemlerde partiler çoğunlukla İspanya’nın partileriyle meşhur İbiza’ya referansla “Şibiza” diye tanınan Şemşak Kayak Merkezinde yapılıyordu.

Ancak İran’da parti vermek bir suç. Ceza hukukunda tanımlanmasa da yeraltı buluşmalara katılanlar sık sık tutuklanıyor, alkol sağlamaktan ya da tüketmekten ya da karşı cinsle aynı ortamda bulunmaktan hapis ya da kırbaçlama gibi cezalara çarptırılıyor.

Her yıl ne kadar kişinin bu suçlarla tutuklandığı bilinmiyor ancak geçen Kasım’da bir partiye giden 300 kişinin tutuklandığı haberleri yerel basında yer almıştı.

5 Mart’ta ülkenin en iyi üniversitelerinden birinde okuyan 11 öğrenci karşı cinsle aynı partiye katıldıkları gerekçesiyle tutuklanmış ve üç döneme kadar kayıtları dondurulmuştu.

Nesa, “Ailem bana hep polis beni bir partide yakalarsa başımın belaya gireceğini söylüyordu. Bu beni çok temkinli biri haline getirdi” diyor.

Ne o ne de Paramida partilere gitmekten tutuklanmadı. Ancak sürekli bir tehlike hissiyle büyümek İranlı müzisyenlerin hayatlarını şekillendirmiş olabilir.

İki DJ’in de İran’da son 45 yıldır değişim isteyen kadın hareketlerine bağlı hissetmelerinin bir sebebi de bu olabilir.

Paramida, başörtüsünü takma şekli nedeniyle polis tarafından gözaltına alındıktan sonra ölen Mahsa Amini’nin ardından 2022’de düzenlenen protestolarda binlerce kadının “Kadın, Yaşam, Özgürlük” diye slogan atmasından çok etkilendiğini söylüyor.

“Bir kadınım ve yaşamak istiyorum, özgür olmak istiyorum. Bu (hareket) bana kadınlar olarak hepimizin arasında bir bağ olduğuna dair umut verdi” diyor.

Nesa da aynı fikirde.

“‘Kadın, Yaşam, Özgürlük’ dünyadaki tüm kadınlar için” diyor.

İran hareketinin dünyanın “kendisine başka bir açıdan bakmasını” sağladığını düşünüyor.

Nesa, bir başka İranlı DJ Aida İranlı bir grup sanatçının elektronik müzik parçalarını bir araya getiren Kadın, Yaşam, Özgürlük projesine başlamış.

Bu, İran ve Orta Doğu’da yeraltı müzik sahnesinden elektronik müzik yapımcılarının işlerini derleyen Deep House Tehran adlı bir başka projesine eşlik ediyor.

Hem Nesa hem Paramida bir kadının yeraltı elektronik müzik partisine gitmesinin İran gibi geleneksel ve dini bir ülkede haddini aşan bir eylem ve siyasi bir tavır olduğunu hissediyor.

Nesa, “İlgilendiğimiz şeylerin çoğunluğu ya tabu ya da yasak olduğu için bunları yapmaya başladığımız andan itibaren tabuları ve kuralları bozuyoruz. Bu eylemler itaatsizlik ve protestoya dönüşüyor” diyor ve ekliyor:

“İran’da bu kadar çok kadın için yasaklı bir şeyi yapabiliyor olduğun gerçeği beni yaşayan bir protesto haline getiriyor.”

Küresel dans müziği sektörü erkek egemen bir sektör, ancak Paramida ve Nesa 2010’da DJ’liğe başladığında durum daha da kötüydü

Nesa aldığı tepkilerin pek de olumlu olmadığını söylüyor: “Dansçılar bana garip garip bakarlardı” diyor.

Bu sorun tamamıyla oradan kalkmadı.

Nesa, “Cinsiyetçilik hala mevcut, sadece farklı” diyor. Ülkenin ilk kadın DJ’lerinden biri olan Nesa, bugün en az 10 kadın DJ’in yeraltı müzik sahnesinde çaldığını söylüyor.

Paramida, “Bütün bir hayatım boyunca, ‘Şunu yapamazsın, bunu yapamazsın çünkü bir kadınsın’ dendi. Ben de ‘yapabilirim ve size göstereceğim’ dedim.”

Berlin’in uluslararası çapta üne sahip tekno müzik kulübü Berghain Panorama Bar’da DJ’lik yapıyor.

Nesa da Berghain’de çalmayı hayal ediyor. Yıllar boyunca Avrupa kentlerine vize başvuruları, birçok İranlı sanatçıda olduğu gibi, reddedildi.

Ve o da kariyerini artık İran’da sürdüremeyeceğini hissetmeye başladı. Kamuya açık sanat galerilerinde lisanslı etkinliklerde çalmaya başladı ama bu etkinliklerin ardı ardına iptal edildiğini söylüyor.

Sonunda yurt dışında çalma şansı doğdu:

“2017’de Ermenistan’ın Erivan şehrine davet edildi. İran Yeni Yılıydı. Gece kulübü doluydu ve harika geri dönüşler aldım. Bu bana güzel bir enerji verdi” diyor.

Şimdilik Fransa’da yetenek vizesiyle bir yıllık oturum izninin sağladığı rahatlığa sahip.

Nesa, İngiltere’nin Liverpool kentinde sahne almaya hazırlanırken, “Daha sıkı ve daha hızlı çalışmak zorunda olduğumu hissediyorum. Burada daha çok rekabet var” diyor.

Diğer yandan kollektif bir sorumluluk hissettiğini de söylüyor:

“Buradayım ve İran’da çok sayıda kadın DJ bu fırsata sahip değil, Avrupa’da çalmalarına yardım etmek benim görevim”.

Paramida bugün Japonya’da Brezilya’ya gece kulüplerinde ve festivallerde çalıyor. BBC 100 Kadın’a konuştuğu sırada İbiza’nın ünlü gece kulüplerinden birinde sahne almaya hazırlanıyordu.

İran’a 2006 yılından beri dönmedi.

“En büyük hayallerimden biri geri dönüp Tahran’da bir parti verebilmek. Bu ne kadar muhteşem olurdu!” diyor.

Nesa bu hissi paylaştığını söylüyor:

“İran dışında çalmak özgürleştirici. Yakalanmaktan endişe etmiyorum. Ama İran’daki yeraltı partilerin havası hiçbir yerde yok”.

]]>
https://www.haber28.com.tr/iranli-kadin-djler-tabulari-yikiyor/feed/ 0
Valentina Lisitsa: Müzik, ruhtan ruha bir iletişimdir https://www.haber28.com.tr/valentina-lisitsa-muzik-ruhtan-ruha-bir-iletisimdir/ https://www.haber28.com.tr/valentina-lisitsa-muzik-ruhtan-ruha-bir-iletisimdir/#respond Mon, 25 Mar 2024 00:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11350 “Rachmaninoff’un Kraliçesi” adıyla tanınan dünyaca ünlü piyanist Valentina Lisitsa, “Dünyanın bittiği yerde müzik başlar diye bir söz var. Bu çok doğru. Çünkü müzik, ruhtan ruha bir iletişimdir.” dedi.

İstanbul’da sanatseverlerle buluşan Ukrayna asıllı ABD’li piyanist, AA muhabirine yaptığı açıklamada, en son 2021’de Türkiye’de konser vermeyi planladığını fakat Kovid-19’den ötürü organizasyonun iptal edildiğini belirterek, uzun bir aranın ardından burada hayranlarıyla buluşmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.

Lisitsa, Türklerin çok sıcakkanlı ve coşkulu olduğunu, sadece konser salonunda değil, sokakta dolaşırken bile bazı öğrencilerin yanına gelerek konserden habersiz olmalarına karşın kendisini tanıdığını ve fotoğrafını çektiğini anlatarak, “Burada insanlar beni tanıyor ve takip ediyor. Böylesine coşkulu bir kalabalığın önünde performans yapmak harika.” dedi.

Lisitsa, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insani dramların müziğini etkilediğini söyleyerek, “Savaş bölgelerinde çok konser verdim. Oraya geldiğimde izleyici çok farklı duygular yaşıyor. Müzik o insanlar için bir eğlence değil, bir oksijen gibi. Sadece savaş halinde değil, her zaman içimizde bir gerginlik yaşıyoruz. Bu zorlu zamanlarda müzik, insanları bir araya getirme görevi görmeli. ‘Dünyanın bittiği yerde müzik başlar’ diye bir söz var. Bu çok doğru. Çünkü müzik, ruhtan ruha bir iletişimdir. İnsanlık olarak iletişim sağlamamız çok önemli, çünkü sıradan iletişim yolları tahrip olmuş durumda.” diye konuştu.

Konser verdiği savaş bölgeleri arasında Ukrayna’nın da yer aldığını kaydeden sanatçı, Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde Rusya ile çatışmaların başladığı 2015’te sığınaklarda ustalık dersi verdiğini aktardı.

“İyi müzisyen olmak, seyirciyi daha iyi dünyaya taşımaktır”

Lisitsa, yakın zamanda gerçekleştirdiği müzik projelerine de değinerek, şunları kaydetti:

“Geçen yıl Sergei Rachmaninoff’un 150. doğum yılı dolayısıyla Rachmaninoff Terapisi adı altında bir program başlattım. Bu kapsamda ünlü bestekarın 24 prelütünü aralıksız çaldım. Rachmaninoff bu çalışmaları 100 küsur yıl önce, tüm dünyada medeniyetlerin yıkılma aşamasında olduğu bir dönemde, Birinci Dünya Savaşı yıllarında yazmış. Ben yıllar sonra bu müziği yeniden seslendirdim ve 100’ün üzerinde yardım amaçlı konser düzenledim. Beni çağıran her yere gittim.”

İnsanların Rachmaninoff’un müziğini dinlediğinde ağladığını söyleyen Lisitsa, “Hep beraber ağladık. Müziğin böyle bir sihri var. Mesela geçen sene Lübnan Beyrut’ta bir festivale davet edildim. Festivalin ardından bir hastanede kanser hastası çocuklar için çalmamı rica ettiler. ‘Küçük bir piyano var. 10 dakika da olsa piyano çalar mısın? Daha önce hiç piyano dinlemediler.’ dediler. Etrafta çok fazla acı vardı. Aileler ve çocuklar stresliydi. Yüzlerinde yaşam ve ölüm vardı. ‘Tabii.’ dedim. Orada da Rachmaninoff’un prelütlerini çaldım. Piyano duvara dönük olduğu için seyircilere arkam dönük çalmak durumundaydım. Doktorlar çok şaşırdı çünkü bütün ağlamalar, koşturmalar bitti. Her şey durdu. O anın videosunu çekmişler. Eğer onu görmesem, müziğin bunu yaptığına inanmazdım. Bu benim için yıllar boyunca verdiğim emeklerin en büyük ödülü gibiydi. Benim için iyi bir müzisyen olmak, insanlara piyanoyu çok hızlı çalıyorsun dedirtmek değildir. Seyirciyi daha iyi bir dünyaya taşımaktır.” dedi.

“İlk fırsatta Filistin’de konser vermek isterim”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da tepki gösteren Lisitsa, “Daha önce İsrail’de konser verdim ve çok eğlenceli geçti. Aynı zamanda Ramallah’ta bir konservatuvardan çağrıldım ustalık dersi vermek için. Bu yılın ilkbaharında düzenleyecektik, fakat geçen yıl başlayan savaştan ötürü sınırı geçemeyeceğimi söylediler. İlk fırsatta orada konser vermek isterim. Bölgedeki çocuklarla ailelerinin zarar görmesi çok feci bir durum.” değerlendirmesinde bulundu.

Lisitsa, Ukrayna’da Rusya ile devam eden savaştan ötürü de üzüntüsünü dile getirerek, “Ben Ukrayna’da doğdum. Maalesef orada kardeş kardeşle anlamsızca savaşıyor ve bu şiddet sarmalı sürüyor. Umuyorum müzik ve sanatla orada yaşananları durdurabiliriz.” diye konuştu.

Kiyev’de 1973’te dünyaya gelen Valentina Lisitsa, 2012’de YouTube kanalındaki bir performansının 50 milyonun üzerinde izlenmesinin ardından dünyaca tanındı.

Konserlerinde Sergei Rachmaninoff ve Charles Ives gibi bestecilerin eserlerini seslendiren Lisitsa, çok sayıda ülkede büyük övgü alan performanslara imza attı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/valentina-lisitsa-muzik-ruhtan-ruha-bir-iletisimdir/feed/ 0
Kocaeli’de 40 Yıldır Plak ve Kaset Satan Ahmet Kara, Hatıraların Uğrak Noktası Oluyor https://www.haber28.com.tr/kocaelide-40-yildir-plak-ve-kaset-satan-ahmet-kara-hatiralarin-ugrak-noktasi-oluyor/ https://www.haber28.com.tr/kocaelide-40-yildir-plak-ve-kaset-satan-ahmet-kara-hatiralarin-ugrak-noktasi-oluyor/#respond Mon, 11 Mar 2024 04:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9346 Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 40 yıldır plak ve kaset satan Ahmet Kara, ölümsüz şarkılarda hatıralarını arayan vatandaşların uğrak noktası oluyor. Söz ve müziğiyle hafızalara kazınan şarkıları 6 metrekarelik dükkanındaki pikaptan çalan Kara, kuşaklar arası bağ kuruyor.

Değirmendere’de “Plakçı Ahmet” olarak bilinen 63 yaşındaki Ahmet Kara, 1980’de hayallerinin peşinden giderek çok sayıda plak ve kasetlerin bulunduğu dükkan kurdu. Müziğe olan tutkusuyla bilinen Kara’nın ünü, yıllar içinde Değirmendere’den Türkiye’ye yayıldı. Ömrünü müziğe adayan Ahmet Kara, bu zamana kadar binlerce plak ve kaset sattı.

6 metrekarelik dükkanında günlerini müzik dinleyerek geçiren Kara, geniş koleksiyonuyla vatandaşları adeta maziye yolculuğa çıkarıyor. Vatandaşlar, burada sadece plak satın almıyor, aynı zamanda Kara’nın küçük mekanından yükselen ölümsüz şarkılarda hatıralarını arıyor.

“Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada plak dinlenmeye başladı”

Yıllardır müzik ile ilgilendiğini anlatan Kara, “Değirmendere’de teknoloji bu kadar gelişmeden önce müzik işi bendeydi. Şu anda tabii duraksama dönemine girdi fakat yeniden plaklar gündeme geldi. Daha eski yıllar istenmeye başladı. Taş plaklar, bildiğimiz normal plaklar, 45’lik, 33’lük dediğimiz plaklar vatandaşların ilgi alanına girdi. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada plak dinlenmeye başladı. İnsanlar eski sahafları araştırır oldu” dedi.

“İmkansızlıklar yüzünden alamıyordum, şimdi hem alıyorum hem satıyorum”

Ahmet Kara, çocukluğundan bu yana müzik dinlemeyi çok sevdiğini ancak o yıllarda maddi imkansızlıklar sebebiyle plak alamadığını söyledi. İçinde kalan ukde dolayısıyla dükkan açtığını anlatan Kara, “Benim çocukluğumda plaklar çok pahalıydı. ‘İleride böyle bir iş yapacağım’ dedim ve böyle bir işim oldu. İmkansızlıklardan alamadığım plakları sonradan hem alıyor hem de satıyor oldum. Güzel bir hobi oluştu” diye konuştu.

“Ağlaya ağlaya gelenler var”

Sürekli plak dinlediğini ifade eden Ahmet Kara, “Çalışırken hiç sessiz durmak yok, hep plak dinliyorum. Sessiz durduğum zaman anormal oluyor. Halk da alışmış. Müziğin sesini duymadıklarında tuhaflık oluyor. Burası küçük yer. İnsanlar sanki eviymiş gibi geliyor. Örneğin plaktan müzik çalıyor ve o sanatçının her şeyini anlatıyorlar. Onunla geçmişini, ailesinin bağını anlatıyor. Senelerdir her gün ders alıyoruz. Dükkanın önünden geçen Değirmenderelilerin neyi sevdiğini bilirim. Ağlaya ağlaya gelenler var. Beni görünce ağlayanlar oluyor. ‘Babam seninle çay içerdi, sen ona müzikler dinletirdin’ diyenler oluyor. Hatta ailelerinden kalan plakları vasiyet edildiği için bana bırakanlar var” şeklinde konuştu.

“Müzik dinlerken sanki bulutların arasında uçuyorum”

Değirmendere’nin Plakçı Ahmet’i müzik dinlemekten büyük keyif aldığını da belirterek, “Müzik dinlerken sanki bulutların arasında uçuyorum. Stresi, üzüntüyü unutuyorum. Bütün beynimdeki olumsuzlukları siliyorum. Birisi stresliyse o an sinirleniyorum ama biraz müzik dinleyince unutuyorum” ifadelerini kullandı.

“Donanma Komutanlığı olduğu gibi müşterim”

Vatandaşların plaklara olan ilgisini değerlendiren Ahmet Kara, “Kocaeli’de çok büyük bir sevgi var. Avukatlar, hakimler, Donanma Komutanlığı’nın subayları… Donanma Komutanlığı olduğu gibi müşterim. Müthiş bir alaka var” dedi.

“Bulunamayan plakları ben satıyorum”

Ahmet Kara, piyasada zor bulunan hatta bulunamayan değerli plakların dükkanında ulaşılabileceğine de dikkat çekerek, “Örneğin Sezen Aksu’nun Allahaısmarladık long playı piyasada yok. Yaşanmış Yıllar da yok, bende var. Erkin Koray’ın Sevince adlı 45’liği de bende var. Piyasada Nil Burak da pek yoktur ama bende bulunur. Bu plaklar plakseverler tarafından piyasadan hep toplandı. Bulunamayan plakları ben satıyorum dersem yanlış olmaz. Piyasadaki çoğu kişinin arşivi de genel anlamda benden kuruldu” diye konuştu. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kocaelide-40-yildir-plak-ve-kaset-satan-ahmet-kara-hatiralarin-ugrak-noktasi-oluyor/feed/ 0
Yıllardır aynı yerde kuşaklar arası bağ kuruyor 6 metrekarelik dükkanda hatıralarını arıyorlar https://www.haber28.com.tr/yillardir-ayni-yerde-kusaklar-arasi-bag-kuruyor-6-metrekarelik-dukkanda-hatiralarini-ariyorlar/ https://www.haber28.com.tr/yillardir-ayni-yerde-kusaklar-arasi-bag-kuruyor-6-metrekarelik-dukkanda-hatiralarini-ariyorlar/#respond Mon, 11 Mar 2024 04:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9343 Yıllardır aynı yerde kuşaklar arası bağ kuruyor

6 metrekarelik dükkanda hatıralarını arıyorlar

KOCAELİ – Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 40 yıldır plak ve kaset satan Ahmet Kara, ölümsüz şarkılarda hatıralarını arayan vatandaşların uğrak noktası oluyor. Söz ve müziğiyle hafızalara kazınan şarkıları 6 metrekarelik dükkanındaki pikaptan çalan Kara, kuşaklar arası bağ kuruyor.

Değirmendere’de “Plakçı Ahmet” olarak bilinen 63 yaşındaki Ahmet Kara, 1980’de hayallerinin peşinden giderek çok sayıda plak ve kasetlerin bulunduğu dükkan kurdu. Müziğe olan tutkusuyla bilinen Kara’nın ünü, yıllar içinde Değirmendere’den Türkiye’ye yayıldı. Ömrünü müziğe adayan Ahmet Kara, bu zamana kadar binlerce plak ve kaset sattı.

6 metrekarelik dükkanında günlerini müzik dinleyerek geçiren Kara, geniş koleksiyonuyla vatandaşları adeta maziye yolculuğa çıkarıyor. Vatandaşlar, burada sadece plak satın almıyor, aynı zamanda Kara’nın küçük mekanından yükselen ölümsüz şarkılarda hatıralarını arıyor.

“Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada plak dinlenmeye başladı”

Yıllardır müzik ile ilgilendiğini anlatan Kara, “Değirmendere’de teknoloji bu kadar gelişmeden önce müzik işi bendeydi. Şuanda tabii duraksama dönemine girdi fakat yeniden plaklar gündeme geldi. Daha eski yıllar istenmeye başladı. Taş plaklar, bildiğimiz normal plaklar, 45’lik, 33’lük dediğimiz plaklar vatandaşların ilgi alanına girdi. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada plak dinlenmeye başladı. İnsanlar eski sahafları insanlar araştırır oldu” dedi.

“İmkansızlıklar yüzünden alamıyordum, şimdi hem alıyorum hem satıyorum”

Ahmet Kara, çocukluğundan bu yana müzik dinlemeyi çok sevdiğini ancak o yıllarda maddi imkansızlıklar sebebiyle plak alamadığını söyledi. İçinde kalan ukde dolayısıyla dükkan açtığını anlatan Kara, “Benim çocukluğumda plaklar çok pahalıydı. ‘İleride böyle bir yapacağım’ dedim ve böyle bir işim oldu. İmkansızlıklardan alamadığım plakları sonradan hem alıyor hem de satıyor oldum. Güzel bir hobi oluştu” diye konuştu.

“Ağlaya ağlaya gelenler var”

Sürekli plak dinlediğini ifade eden Ahmet Kara, “Çalışırken hiç sessiz durmak yok, hep plak dinliyorum. Sessiz durduğum zaman anormal oluyor. Halk da alışmış. Müziğin sesini duymadıklarında tuhaflık oluyor. Burası küçük yer. İnsanlar sanki eviymiş gibi geliyor. Örneğin plaktan müzik çalıyor ve o sanatçının her şeyini anlatıyorlar. Onunla geçmişini, ailesinin bağını anlatıyor. Senelerdir her gün ders alıyoruz. Dükkanın önünden geçen Değirmenderelilerin neyi sevdiğini bilirim. Ağlaya ağlaya gelenler var. Beni görünce ağlayanlar oluyor. ‘Babam seninle çay içerdi, sen ona müzikler dinletirdin’ diyenler oluyor. Hatta ailelerinden kalan plakları vasiyet edildiği için bana bırakanlar var” şeklinde konuştu.

“Müzik dinlerken sanki bulutların arasında uçuyorum”

Değirmendere’nin Plakçı Ahmet’i müzik dinlemekten büyük keyif aldığını da belirterek, “Müzik dinlerken sanki bulutların arasında uçuyorum. Stresi, üzüntüyü unutuyorum. Bütün beynimdeki olumsuzlukları siliyorum. Birisi stresliyse o an sinirleniyorum ama biraz müzik dinleyince unutuyorum” ifadelerini kullandı.

“Donanma Komutanlığı olduğu gibi müşterim”

Vatandaşların plaklara olan ilgisini değerlendiren Ahmet Kara, “Kocaeli’de çok büyük bir sevgi var. Avukatlar, hakimler, Donanma Komutanlığı’nın subayları…Donanma Komutanlığı olduğu gibi müşterim. Müthiş bir alaka var” dedi.

“Bulunamayan plakları ben satıyorum”

Ahmet Kara, piyasada zor bulunan hatta bulunamayan değerli plakların dükkanında ulaşılabileceğine de dikkat çekerek, “Örneğin Sezen Aksu’nun Allahaısmarladık long playı piyasada yok. Yaşanmış Yıllar da yok, bende var. Erkin Koray’ı Sevince adlı 45’liği de bende var. Piyasada Nil Burak da pek yoktur ama bende bulunur. Bu plaklar plakseverler tarafından piyasadan hep toplandı. Bulunamayan plakları ben satıyorum dersem yanlış olmaz. Piyasadaki çoğu kişinin arşivi de genel anlamda benden kuruldu” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/yillardir-ayni-yerde-kusaklar-arasi-bag-kuruyor-6-metrekarelik-dukkanda-hatiralarini-ariyorlar/feed/ 0
Salih Yılmaz: Beni dinleyen de memleketimi görsün isterim https://www.haber28.com.tr/salih-yilmaz-beni-dinleyen-de-memleketimi-gorsun-isterim/ https://www.haber28.com.tr/salih-yilmaz-beni-dinleyen-de-memleketimi-gorsun-isterim/#respond Thu, 07 Mar 2024 00:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8681 “Yaylanın Çimenine”, “Şelale” ve “Yüreğin Gözyaşları” adlı şarkılarıyla tanınan Karadeniz müziği sanatçısı Salih Yılmaz, Karadeniz’e olan sevgisine işaret ederek, “Ben bütün kliplerimi Karadeniz’de çekerim. Karadenizliyim. Beni dinleyen de memleketimi görsün isterim.” dedi.

Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aslen Artvin Kemalpaşalı olduğunu belirterek, “İlkokuldan liseye kadar Rize’deydim. Üniversiteyi de Eskişehir’de okudum. Ardından İstanbul serüveni başladı. Babam Çaykur fabrikasında çalıştığı için Rize’de doğdum, büyüdüm.” diye konuştu.

Şarkı söylemeye ilkokulda öğretmeninin ısrarıyla başladığını, okul yolunda şarkı ve türküler söylediğini aktaran Yılmaz, müziğe başlama hikayesini şu sözlerle aktardı:

“Liseye geçince komşumuzdan ödünç bir gitar aldım. Onunla çalıştım biraz, kendimi geliştirdim. Sonra bir gitar aldım ve serüven başladı. Aslında hikaye biraz yayla kısmında kopuyor. Bizde bir yayla kültürü var. İlkokuldan itibaren 15 yaşıma kadar yazları yaylada olurdum. Kesinlikle elektrik yok. Hiçbir zaman okulun ilk günü okula gidememişimdir. Hep bir hafta geç gelmişizdir yayladan. Okulun ilk gününü o yüzden hiç hatırlamam. Bu benim zamanla karakterimin oluşumunda büyük etki yapmıştır. Ben müzikteki bütün farklılıkları bir dereden karşıya geçmeye benzetiyorum. O dönem Karadeniz müziğinde İsmail Türüt, Birol Topaloğlu, Volkan Konak, Fuat Saka ve Kazım Koyuncu gibi isimler vardı.”

“O kültürle büyüyünce o bağlardan kurtulamıyorsun”

Salih Yılmaz, müziğin hisle alakalı olduğuna dikkati çekerek, yapılan her işe aşkla bağlanmak gerektiğini söyledi.

Geleneksel Karadeniz müziğini çok sevdiğini ve bu müziği yapma arzusunun Karadenizli olmaktan kaynaklandığını vurgulayan Yılmaz, şu bilgileri verdi:

“Bunun nedenini ben iklim olarak görüyorum. Çok basit düşünüyorum. Bir hava düşünün yarım saat içinde yağmur yağar, 5 dakika sonra güneş vurur, yakar, sonra bir rüzgar eser. Bu senin psikolojini, söylemlerini, hayatını, kurduğun işini, her şeyini etkiliyor. Bütün Karadenizlilerin göç ettiği yerler istisnasız olarak Karadeniz’e benzeyen yerlerdir. Bunu İstanbul’da test edebilirsin. Ben tamamen buna bağlıyorum. Hemşinlilikten kaynaklı sosyal yönlerimiz güçlüdür. Şenlikli bir bölgedeyiz. O kültürle büyüyünce o bağlardan kurtulamıyorsun.”

Yılmaz, ilk albümün heyecanını hala yaşadığını, “Yaylanın Çimeni” albümünden sonra fiziki olarak tanınmasa da insanların bildiği bir sese dönüştüğünü kaydederek, “İlk albümde öyle bir başarı elde edince güzel bir özgüven geldi. İlk albümdeki o tecrübe ikinci albümü getirdi. ‘Şelale’ o çıtayı biraz daha yukarı taşıdı. Ben de artık bir müzik yapımcısı oldum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Halkın zekasını ve hafızasını hafife almamak lazım”

Sanatçı Yılmaz, çocukluğundaki Karadeniz müziğiyle bugünün müziğini kıyasladığında sound değişse de duygunun aynı şekilde devam ettiğine işaret ederek, “Kazım Koyuncu belgeseli benim hayatımı ciddi anlamda etkilemiştir. Orada, ‘Herkesle iyi olan adam şüphelidir.’ diyor. İnsan herkesle iyi olamaz. Ben bunu biraz sonra anladım. O yüzden kötü olman gereken insanlarla kötü olmalısın.” diye konuştu.

Değişen teknolojiyle müzik üretim formunun da değiştiğini vurgulayan Yılmaz, “Ben bu dönemi ilk 45’liklerin çıktığı döneme benzetiyorum. Türkiye’nin müzikle ilk tanıştığı plaklarda da böyle olmuş. Halkın zekasını ve hafızasını hafife almamak lazım. Bir sanatçı olarak insanlara tepeden bakmazsan onlar seni sever, bağrına basar, yol gösterir. Ben bütün kliplerimi Karadeniz’de çekerim. Karadenizliyim. Beni dinleyen de memleketimi görsün isterim.” ifadelerini kullandı.

Salih Yılmaz, hayatı kaçırmamayı hedeflediğini ve keyif aldığı biçimde müzik üretimine devam etmeyi arzuladığını söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Düğündür, festivaldir, gidiyorum, geliyorum. Öncelikle her zaman hissettiğim şeyi yapmaya çalışacağım. Kariyer olarak hedeflerime şu an tam ulaşamadım. İnşallah güzel şarkılarla hissettiklerimi yapmaya devam edeceğim. Karadeniz iklimi bize yol gösteriyor, bütün duygularımızı şekillendiriyor. Ben Karadeniz insanının siyasetinde de sanatında da kesinlikle iklimin rolünün olduğunu düşünüyorum. Yerel müzik yapıyoruz neticede. Karadeniz müziği bence bu anlamda muhafazakar. Bu müziği yapanlara değer veriliyor. Köyde benim albümümü almış veya şu anda dinleyen adam hala daha fazla. Bizde çünkü kültür yaşatma arzusu daha fazla. O yüzden ben Karadeniz müziğinin geleceğini de parlak görüyorum. Karadenizlilerin müziğini bırakacağını asla düşünmüyorum.”

Karadeniz müziğinde zaman içinde enstrüman çeşitliğinin de arttığına değinen Yılmaz, kemençe ve tulumun yanı sıra dilli kaval, davul ve zurnanın da eklendiğini, horon tepme kültürünün de ilçeden ilçeye değişiklik gösterebildiğini dile getirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/salih-yilmaz-beni-dinleyen-de-memleketimi-gorsun-isterim/feed/ 0
Karadenizli Sanatçı Onay Şahin: Müzikte Evrenseli Kazandıkça Yöreyi de Kaybedersin https://www.haber28.com.tr/karadenizli-sanatci-onay-sahin-muzikte-evrenseli-kazandikca-yoreyi-de-kaybedersin/ https://www.haber28.com.tr/karadenizli-sanatci-onay-sahin-muzikte-evrenseli-kazandikca-yoreyi-de-kaybedersin/#respond Tue, 27 Feb 2024 00:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7394 Karadenizli sanatçı Onay Şahin, halk müziğinde usta-çırak ilişkisinin önemine değinerek, “Müzikte evrenseli kazandıkça yöreyi de kaybedersin. Ben o konuda genelde yaptığım aranjede annemin-babamın hoşuna gidip gitmeyeceğine göre hareket ederim.” dedi.

Şahin, kemençe icracılığından türkü bestelemeye nasıl başladığını, iki üniversite bitirmesine rağmen neden sanatçılığa devam ettiğini ve Karadeniz müziğinin geleceğini AA muhabirine anlattı.

Trabzon’da 1981’de dünyaya gelen sanatçı, 10 aylık olarak doğduğu için doktorların kendisine “Onay” adını verdiğini belirterek, “Babam bir banka memuruydu. Çeşitli yerlere tayin edildi. Biz de Karadeniz’de çeşitli ilçeler ve şehirlerde babamın peşinde koşturduk. Sürekli okul değiştirdim, her okul değiştirmede yeni arkadaşlar yeni çevre edindim.” diye konuştu.

“İki diplomayı duvara astım, sevdiğim işi yapmaya devam ettim”

Şahin, 7 yaşına kadar babaannesiyle büyüdüğünü ve yayla kültürünü öğrenmesinde babaannesinin etkisinin çok fazla olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bugün yaptığım işte o kültürden çok feyz alıyorum. Bir türküyü ‘Babaannem nasıl söyler?’ diye düşünerek yazıyorum. Biz orijinal Karadeniz uşağı nasıl yetişiyorsa öyle yetiştik. Çocuk yaşlarımda müzikle sadece dinleyici olarak ilgileniyordum. 13 yaşımdayken babam bir kemençe hediye etti. Müzik hayatım o kemençe ile başladı. 1999’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni kazandım. Tabii İstanbul’da bir üst kültür vardı. Hele basın-yayın sektöründe Anadolu’dan gelmiş, şivesi olan bir adamın başarılı olması zordu. Okumaya geldiğimde kemençe de yanımdaydı. Eğitim hayatım devam ederken küçük çaplı çalıp söylüyordum. Mezun oldum ama annemin memur olma ısrarından dolayı tekrar üniversite sınavlarına girdim. Bu sefer sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünü kazandım. Kemençe ve müzik daha çok profesyonel hayatıma girmeye başladı. İlk albümümü 2008’de yaptım. İkinci üniversiteyi de başarılıyla bitirdim. İki diplomayı duvara astım, sevdiğim işi yapmaya devam ettim.”

Aile ortamında Karadeniz müziğinin çokça sevildiğini İsmail Türüt, Erkan Ocaklı, İbrahim Can kasetlerini hemen alıp dinlediklerini ifade eden Onay Şahin, babasının hediye ettiği kemençenin müzisyen olmasındaki en etkili unsurlardan biri olduğunu söyledi.

Şahin, yıllarca İstanbul’da solistlerin arkasında kemençe icrası yaptığını aktararak, “Üniversite okurken yazları Uzungöl’de turistlere yönelik program yapardık. Seyfettin Çakıral solistimdi. Bir akşam Seyfettin Ağabey işe gelmedi. ‘Becerebildiğim kadar söyleyeyim’ dedim. Çıktım söyledim.” şeklinde konuştu.

Karadeniz müziğinde çok değerli usta isimlerin yer aldığına dikkati çeken Şahin, Bahattin Çamurali, Picoğlu Osman Gökçe, Katip Şadi, Hüseyin Dilaver, Rizeli Sadık gibi çok önemli saz ve söz ustaları olduğunu ifade etti.

“Sonuçta herkes bir şekilde bu sofraya bir şey koydu”

Şahin, halk müziğinin yerelden evrensele doğru yolculuğuna işaret ederek, “Benim ilk albümümü çıkardığım yıllarda Kazım Koyuncu rüzgarı esiyordu. O yerel müziği doğru aranjelerle ulusala ve evrensele taşımıştı. Bunu Fuat Saka, Resul Dindar, Volkan Konak da yapar. Müzikte evrenseli kazandıkça yöreyi de kaybedersin. Ben o konuda genelde yaptığım aranjede annemin, babamın hoşuna gidip gitmeyeceğine göre hareket ederim.” açıklamasını yaptı.

Karadeniz müziğinin başlarda sadece kemençe ve tulumun üzerine söylenen otantik icralarla başladığını, 1980-1990’lı yıllarda arabesk müziğin etkisinde kaldığını, 2000’li yıllarda ise ulusallaştığını aktaran Onay Şahin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sonuçta herkes bir şekilde bu sofraya bir şey koydu. Herkes elinden geleni yapmış. Zaman zaman da müzik, sağa sola evrilmiş ve devam da edecek. Çünkü bu akan bir deredir, sabit bir şey değildir. Hepimizin artık YouTube kanalları var. Benim ayda 1 tane klip prensibim var, yılda 12 yapar. Bazen yaşadığımız sıkıntılar, savaşlar, depremler hızımızı kesebiliyor. Ben dinleyicisine göre şekillenen bir adam değilim. Benim Karadeniz müziğinden anladığım şekil, form budur. Bu şekilde yoluma devam edeceğim. Şu ana kadar 120’nin üzerinde şarkı yaptım, bunların 100’e yakını kendime aittir. Sanatçılar insanları eğlendirmek pahasına ahiretlerini riske atan adamlardır. İnşallah ben onlardan olmam. Türkücü de olsak imansız adam olmaz. Allah herkesin imanını kuvvetlendirsin.”

Şahin, halihazırda Karadeniz müziğinde başarılı olan isimler arasında Ekin Uzunlar, Ali Tetik ve Ali Alkurt gibi sanatçılar olduğunu dile getirerek, sosyal medyanın etkisiyle yöresel müziklerin artık sadece kendi yöreleriyle sınırlı kalmadığını ve diğer yöreler tarafından da çok sevildiği bilgisini paylaştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/karadenizli-sanatci-onay-sahin-muzikte-evrenseli-kazandikca-yoreyi-de-kaybedersin/feed/ 0
Müzik Müzesi, Musiki Muallim Mektebi binasında açıldı https://www.haber28.com.tr/muzik-muzesi-musiki-muallim-mektebi-binasinda-acildi/ https://www.haber28.com.tr/muzik-muzesi-musiki-muallim-mektebi-binasinda-acildi/#respond Mon, 19 Feb 2024 04:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6139 Müzik araştırmacısı ve yazar Oğuz Elbaş, Cumhuriyet döneminin ilk konservatuvarı olan Musiki Muallim Mektebi binasında kurduğu “Müzik Müzesi”nde, dünyanın dört bir yanından yaklaşık 300 enstrümanı meraklıların ilgisine sundu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle kurulan ve Türkiye’nin pek çok sanatçısını yetiştiren Musiki Muallim Mektebi, Mamak Belediyesi tarafından restore edilerek sanat kurslarına ev sahipliği yapıyor.

Mamak Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Düğmeci’nin desteği ve Çamlıdere Belediye Başkanı Hazım Caner Can’ın koleksiyonunu hediye etmesi ile müzik araştırmacısı ve yazar Oğuz Elbaş tarafından tarihi binada kurulan Müzik Müzesi ise sanatseverleri müzik tarihinde yolculuğa çıkarıyor.

Müze hakkında AA muhabirine açıklamada bulunan Elbaş, uzun yıllar yüksek kimya mühendisi olarak çalıştığını, bu sürede müzik tarihi araştırmalarını da sürdürdüğünü söyledi.

Elbaş, 1990’lı yılların başlarından itibaren müzik araştırmalarına yoğunluk verdiğini anlatarak, 1992’den sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde danışman olarak görev yaptığı yıllarda 40 bin kilometre yol giderek Anadolu müzelerindeki müzikal değerleri fotoğraflayarak 2 bin fotoğraflık arşiv oluşturduğunu ifade etti.

Müzenin oluşturulması ve enstrümanların sınıflandırılmasının bu arşiv ve belgelere dayandığını belirten Elbaş, “Belgeniz yoksa sözünüz yoktur. Tevatüre dayalı anlatım dünyanın hiçbir yerinde değer bulmaz. Birinci öncelik olarak belge bulmanız gerekiyor. Bunun için çok çalışmanız gerekiyor.” dedi.

Anadolu’nun arkeoloji zengini olduğuna dikkati çeken Oğuz Elbaş, arşiv araştırması yaparken, 7 yıl çalıştığı Alman müzik arkeoloğu Werner Bachmann’dan ders aldığını söyledi.

“Müziği anlamak için çalgılar yapı taşıdır”

Anadolu’nun, 12 bin yıllık müzikal geçmişi olduğunu aktaran Elbaş, Türkiye’nin bu zenginliğine sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

Elbaş, “Müzik tarihimizi anlatan büyük bir müzik müzemiz yok, müzik tarihimize yönelik nitelikli yayın ve kitap yok. Yazılı dünya müzik tarihinde yer edinmemiş Anadolu’nun müzik tarihini artık anlatmamız, yayınlar yapmamız gerekiyor. Batı dünyasına kendi değerlerinizi anlatmak istiyorsanız belgelerinizin olması gerekiyor, müzik müzelerinizin olması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Elbaş, müzenin Çamlıdere Belediye Başkanı Hazım Caner Can’ın çalgı koleksiyonu ile kendisinin arkeolojik dönem enstrümanlarından yaptırdığı bire bir replikasyonlardan oluştuğunu bildirdi.

Oğuz Elbaş, şu bilgileri verdi:

“Hindistan, Uzak Doğu, Avrupa, Afrika ve Anadolu’dan 100, 150 yıllık 300’e yakın enstrüman müzemizde sergileniyor. Çalgılar Çamlıdere’den geldiği zaman durumları hiç iyi değildi. Müzeden önce burada bir atölye kuruldu, 2 restöratör çalıştı ve tek tek tüm enstrümanlar onarıldı, cilalandı, restore edildi ve en sonunda sergilenebilir hale getirildi. Sonra çalgıları teşhir ve tanzim çalışmaları yaptık. Yer dar olduğundan bazılarını sunamadık, depomuzda sunulmayı bekliyor. Müziği anlamak için çalgılar yapı taşıdır. Müziği anlatmanız, sunmanız çalgılar sayesinde oluyor. Müzede çalgısal anlamda iki bölüm var. Biri bizim topraklarımızdan çıkan enstrümanları kapsıyor, diğeri de dünya çalgılarından oluşuyor.”

“Türkiye, 5 bin yıldır zil üretiyor”

Müzenin ilk teşhir alanında arkeolojik çalgıların yer aldığını belirten Elbaş, “Bu bölümde dünyanın en eski zilleri var. Çalpara ismi verilmiş. Bunların bire bir imitasyonlarını getirdik müzeye. Dünyanın en iyi zilleri halen Türkiye’de yapılıyor. Türkiye, 5 bin yıldır zil üretiyor. Müzenin ilk bölümünde raspa, Hitit dönemine ait darbuka, Hitit arpı ve Hitit dönemine ait bir de bağlamamız var.” diye konuştu.

Her enstrümanın da müze için uygun olmadığını belirten Elbaş, şunları kaydetti:

“Çalgının, yapımcısı, çalan kişi, dönemi anlatan yapım tekniklerini üzerinde taşıyor olması ve eskiliği ile pek çok kriter eseri müzelik hale getiriyor. Mesela İstanbul’da Zeki Bülent Ağcabay’ın elindeki eserler müzelik, son derece harika. Kıymetli sanatçıların çalgıları var. O eserler burada görünebilirse çok güzel olur. Bizim zengin müzik tarihimizi, Cumhuriyet’in ilk konservatuvarında göstermemiz çok kıymetli. Saraylarımızdaki enstrümanlara da bakım yapmamız, değer vermemiz gerekiyor. Dünyadaki müzik müzelerinin tamamı şatolardan, saraylardaki çalgıların toplanması ile yapılmıştır. Çalgı bakmak çok zordur, özel ihtisas ister. Çalgı bilimi diye bir alan var ve çok detaylı çalışma istiyor. Hava, iklim koşulları enstrümanın yaşamasını etkiliyor.”

1924’ten eğitim hayatına başlayan konservatuvarda yine sanat var

Mamak Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Düğmeci de müzeye ev sahipliği yapan Musiki Muallim Mektebinin Türkiye Cumhuriyeti’nin konservatuvarı ve ilk müzik öğretmen okulu olduğunu belirterek, binanın 1924’ten 1983’e kadar, 1939’da ismi Devlet Konservatuvarı olarak değiştirilerek eğitim verdiğini söyledi.

Düğmeci, Türkiye’deki kıymetli pek çok sanatçının Musiki Muallim Mektebinden mezun olduğunu belirterek, “Sanatçılarımız buraya geldiğinde gözyaşlarını tutamıyorlar. Çok güzel anıları var. Biz de onların anılarını yaşatmak için mekanı koruyoruz.” dedi.

Mehmet Düğmeci, 1983’ten 2005’e kadar Mamak Belediyesi Hizmet Binası olarak kullanılan konservatuvarı, 5 yıl önce göreve geldiklerinde incelemeye aldıklarını ve restore ettiklerini aktardı.

Düğmeci, şöyle devam etti:

“Binayı aslına uygun, aslına yakışır bir şekilde hizmet versin diye restore ettik. Sanatçılarımız tamamen eskisinin aynısı gibi olmasını istiyor ama bu mümkün görünmüyor. Mezunlarımızın, sanat camiamızın memnun kalacağı, onların mutlu olacağı, geçmişine özel bir yere dönüştürmekti esas amacımız ve bu yolda da önemli gelişmeler kaydettik. Restore ettik ve yine bir sanat mekanı olarak kullanıyoruz. Enstrüman kursları, tiyatro kursu veriyoruz. Yaklaşık 300 gence tiyatro kursu veriyoruz. Geleneksel sanatlarımızın kursları veriliyor. Musiki Muallim Mektebinin kimliğine uygun başka bir şey yapmamız gerekiyordu o da müzeydi ve onu da başardık.”

Bu okulun kimliğine uygun olacak şekilde opera ve tiyatro müzesi kurmak istediklerini kaydeden Düğmeci, “Enstrüman Müzemizi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü envanterine kayıt ettirmek için başvurumuzu yaptık. Resmi açılışı yapılmadı ama ziyarete açtık.” dedi.

Oğuz Elbaş’ın Türk müzik kültürüne büyük hizmetleri olduğunu belirten Düğmeci, Elbaş’a ve Çamlıdere Belediye Başkanı Hazım Caner Can’a teşekkür etti.

Müzede, kaval, kemane, kemençe, bağlama, cura, koltuk davulu, darbuka, çıngırak, zilli tef, çömlek darbuka, klasik kemençe, ut, lavta, kanun gibi Anadolu çalgıları ile flüt, org, ağız orgu, melodika, armonika, ağaç flütü, marakas, conga, düdük, tef ve gitar, zither, akordiyon gibi farklı materyallerden yapılmış yabancı menşeli enstrümanlar bulunuyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/muzik-muzesi-musiki-muallim-mektebi-binasinda-acildi/feed/ 0