Nefes – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 13 Jul 2024 23:00:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Isparta’da Öğretmen, Boğazına Şeker Kaçan Öğrenciyi Kurtardı https://www.haber28.com.tr/ispartada-ogretmen-bogazina-seker-kacan-ogrenciyi-kurtardi/ https://www.haber28.com.tr/ispartada-ogretmen-bogazina-seker-kacan-ogrenciyi-kurtardi/#respond Sat, 13 Jul 2024 23:00:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25220 Isparta’da boğazına şeker kaçan ilkokul öğrencisi Heimlich manevrası ile kurtaran öğretmen Özlem Kara, “Heimlich manevrası yaptım ve cismin çıktığını gördük ikimizde rahat bir nefes aldık. Hayat kurtarmak çok mutluluk verici” dedi.

Olay, Hafız İbrahim Demiralay İlkokulunda meydana geldi. Okulun koridorunda nöbet tutan öğretmen Özlem Kara, ikinci sınıf öğrencisinin aniden nefes alamadığını ve nefes borusuna şeker kaçtığını fark etti. Heimlich manevrası uygulayan Kara, öğrencisini kurtardı. O anlar okulun koridorunda bulunan güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde öğretmenin nöbet tuttuğu esnada bir öğrencinin nefes alamadığını fark ettiği ve Heimlich manevrası uygulayarak kurtardığı anlar yer aldı. Öte yandan öğrencinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

5 yıldır Hafız İbrahim Demiralay İlkokulunda öğretmenlik yaptığını belirten Özlem Kara, “Nöbetçiydim. Bir anda birkaç öğrencinin sesine döndün ve yanlarına gittiğimde bir öğrencinin boğazına bir cisim takıldığını fark ettim. Kontrolümü yaptıktan sonra baktım soluk borusu tıkanmış ve nefes alamıyordu. Hemen Heimlich manevrası yaptım ve cismin çıktığını gördük ikimizde rahat bir nefes aldık. Hayat kurtarmak çok mutluluk verici” dedi.

İki hafta önce Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere yönelik verilen ilk yardım kursunda eğitim aldığını belirten Kara, “Sakin olup manevrayı uygulamamda aldığım eğitimin etkisi çok büyük oldu. Bakanlığımıza çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Isparta’da şu ana kadar 3 bin 200 öğretmen ilk yardım eğitimi aldı

Özlem Kara’yı Milli Eğitim Müdürlüğü binasında ağırlayarak tebriklerini ileten İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur, öğrenciye geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Milli Eğitim Bakanlığının vermiş olduğu ilk yardım eğitimi hakkında bilgiler veren Baydur, “Milli Eğitim Bakanlığımızın uzun yıllardır tüm öğretmenlerimizin üzerine özellikle kurguladığı bir ilk yardım eğitimi çalışmasının aslında bir neticesini yaşamış ve görmüş olduk. Öğrencimizin yaşadığı bu olay talihsiz ve üzücü bir hadise ama öğretmenlerimizin böyle bir konuya hazır olarak müdahale edebildiğini görmek bizim için de sevindirici bir mesele oldu. Isparta merkezimizde bulunan Hafız İbrahim Demiralay okulumuzda ikinci sınıf öğrencimiz boğazına bir cisim kaçması neticesinde bir problem yaşadı. Özlem Kara öğretmenimiz kendisini tam yerinde ve zamanında bir müdahaleyle bu konuyu sağlıklı ve güzel bir şekilde neticelendirmiş oldu. Ben öğretmenimize hem eğitime katılımından, eğitim esnasındaki dikkat ve özverisinden ve müdahale esnasındaki doğru yaklaşımından dolayı teşekkür ediyorum ve kendisini tebrik ediyorum. Isparta’da 6 bine kadar öğretmenimiz var yaklaşık şu ana kadar 3 bin 200 öğretmenimiz ilk yardım merkezimizde bu eğitimde tamamlamış oldular. Zaman zaman alınan eğitimlerine yine hatırlatıcı eğitimleri devam etmekle birlikte diğer öğretmenlerimiz de eğitimleri hızlı bir şekilde tamamlayarak bütün öğretmenlerimiz bu ilk yardım bilgisi ve becerisine sahip olmuş olacaklar” şeklinde konuştu.

Milli Eğitim Müdürlüğü İlk Yardım Eğitim Merkezi Mesul Müdürü Şahide Yılmaz Bardakçı ise, ilk yardım eğitim merkezinin 2018 yılından itibaren il merkezi ve ilçelerde öğretmenler, öğrenciler ve velilere yönelik ilk yardım eğitimleri düzenlediğini belirterek, “Öğretmenlerimize iki günlük teorik ve uygulamalı eğitim yaparak ilk yardım uygulamaları konusunda beceri kazanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Isparta’da yüzde elli öğretmenimize ilk yardım eğitimi verdik amacımız tüm öğretmen öğretmenlerimizin eğitim alması. Böyle güzel bir haber bizi onurlandırdı, gururlandırdı. Özlem hocamıza da teşekkür ederiz. İlk yardım hayat kurtarır” açıklamalarında bulundu. – ISPARTA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ispartada-ogretmen-bogazina-seker-kacan-ogrenciyi-kurtardi/feed/ 0
Uyku apnesi olanlar tedavi olmazsa ehliyet alamayacak https://www.haber28.com.tr/uyku-apnesi-olanlar-tedavi-olmazsa-ehliyet-alamayacak/ https://www.haber28.com.tr/uyku-apnesi-olanlar-tedavi-olmazsa-ehliyet-alamayacak/#respond Sun, 28 Apr 2024 21:00:57 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16068 Uyku apnesi olanlar tedavi olmazsa ehliyet alamayacak

-Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım DerneğiUyku Bilim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Mehmet Karadağ:

-“Hipertansiyon ve obezite uyku apnesinin birlikte gittiği iki bozukluk, yılbaşı gelmeden mutlaka bir hekime başvurmlılar”

-Bu yıl sonu ehiyetler yenilenecek, sağlık raporlarında uyku apnesi sendromunun sorgulanması artık yasal bir zorunluluk”

-“Sürücü belgeleri için insanların uyku apnesi olmaması gerekiyor, uyku apnesi var ise de tedavi olup öyle sürücü olmaları gerekiyor”

ANTALYA – Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım DerneğiUyku Bilim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Mehmet Karadağ, uykunun sağlığın altın anahtarı olduğunun altını çizerek, “31 Aralık 2024 tarihi eski sürücü belgelerinin son tarihi, 2016 yılında çıkan yasayla birlikte artık sürücü belgeleri eğer ağır vasıtaysa 5 yılda bir, diğerleri ise 10 yılda bir yenilenmek zorunda ve her yenilenişte bir sağlık raporu alınması gerekiyor. Bu sağlık raporlarında uyku apnesi sendromunun sorgulanması artık yasal bir zorunluluk” dedi.

Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi 2024, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde gerçekleştirildi.

Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım DerneğiUyku Bilim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Mehmet Karadağ, bu yıl sloganı “Küresel Sağlık İçin Uyku Eşitliği” olarak belirlenen Dünya Uyku Günü hakkında açıklamalarda bulundu.

Prof.Dr. Mehmet Karadağ, uykunun sağlığın altın anahtarı olduğunu belirterek, tüm insanların sağlıklı uyuma hakkı olduğunu bildirdi.

Dünya Uyku Konfederasyonu’nun bu yıl ki sloganının ‘küresel sağlık için uyku eşitliği’ olduğunu kaydeden Karadağ, “Tüm dünyada insanların sağlıklı uyumasına ihtiyaç var. Sağlıklı uyanıklık için sağlıklı uyku gerekiyor. Sağlıklı uyku için de uyku sırasında da sağlıklı nefes alıp vermek gerekiyor. Bugün tüm dünyada bildiğimiz bir uyku apne hastalığı var. Kişi uyuduğu zaman rahat nefes alamıyor, nefesi duruyor demektir. Rahat nefes alamayan kişi, rahat uyuyamazsa ertesi gün de sağlıklı bir uyanıklık yaşayamaz. ve tüm sağlığını etkiler. Bu tüm beden sağlığı, ruh sağlığı beyin sağlığı. Bütün trafik kazalarının, iş kazalarının altında uyku apnesi yatmaktadır” diye konuştu.

“Ehliyet alırken zorunluluk”

Uyku apnesinin önemli bir konu olduğunu ve bu nedenle Avrupa’da ve Türkiye’de bazı yasal düzenlemelerin yapıldığını aktaran Karadağ, ” Örneğin sürücü belgeleri için insanların uyku apnesi olmaması gerekiyor. Uyku apnesi var ise de tedavi olup öyle sürücü olmaları gerekiyor. Yoksa tüm trafik kazalarının altında bunlar yatıyor. Bizim yasalarımıza göre bu yıl 31 Aralık 2024 tarihi eski sürücü belgelerinin son tarihi. Yani eskiden biz bir sürücü belgesi alırdık, bu ömür boyu geçerli olurdu. 2016 yılında çıkan yasayla birlikte artık sürücü belgeleri eğer ağır vasıtaysa 5 yılda bir, diğerleri ise 10 yılda bir yenilenmek zorunda ve her yenilenişte bir sağlık raporu alınması gerekiyor. Bu sağlık raporlarında uyku apnesi sendromunun sorgulanması artık yasal bir zorunluluk. Uyku apneli kişilerin direksiyon başına geçmemesi lazım ya da geçeceklerse mutlaka tedavi olup ondan sonra geçmeleri gerekiyor”ifadelerine yer verdi.

“Obezine ve hipertansiyon hastalarına uyarı”

Uyku apnesinin obeziteyle yakından bağlantığı olduğunun altını çizen Karadağ, “Hipertansiyon ve obezite uyku apnesinin birlikte gittiği iki bozukluk. Hipertansif ve obez hastalarımızın tümünde uyku apnesini araştırıyoruz. ve onların yılbaşı gelmeden mutlaka bir hekime en azından aile hekimlerine müracaat ederek gerekiyorsa mutlaka bunları yaptırmalarını öneriyoruz. Çünkü uyku apnesinin tedavi ettiğimiz zaman sadece trafik kazalarını önlemiyoruz. O kişinin yaşam kalitesini de arttırıyoruz. Rahat nefes alan kişi uyku sırasında, sağlıklı bir yaşam sürmeye başlıyor. Sabah uyandığı zaman yorgun uyanmıyor, dinç uyanıyor. ve sabahları olan baş ağrılarından kurtulmuş oluyor. Gece uyanmalarından kurtulmuş oluyor. Konsantrasyonu daha yüksek oluyor. Kişilerin kalp, karaciğer, beyin sağlığı düzeliyor. Uyku apneli kişiler unutkan olurlar, sinirli olurlar, kişilik bozukluklar olur. Bütün bunların çözülmesi için rahat nefes almak gerekiyor. Çünkü sağlığın anahtar anahtarlarının bir tanesi oksijendir, temiz havadır” diye konuştu. Alınan her nefesin kanı temizlediğini dile getiren Karadağ, bir kişi saatte yaklaşık 1000 defa nefes alıp verdiğini kaydetti.

“Sağlıklı kişi için ideal uyku saati 6ile 9 arasıdır”

Kişinin nefes aldığının farkına varması halinde bir nefes darlığının başladığını işaret eden Karadağ, ” İşte gece uyku sırasında horlamakta, nefes alışverişin belirgin olması demektir. Horlamak bir nefes darlığıdır. Horlayan kişiler uykudan zor nefes alıyor demektir. ve bu sırada da nefesler durursa da işte tehlike çanları çalmış demektir. Uykuda kişinin nefesi ne kadar sık durursa ve ne kadar uzun süre durursa sağlığı da o kadar fazla etkilenecek demektir. Bu yıl Dünya Uyku Günü’nde 15 Mart’ta dünyada bu konuda bir duyarlılık oluşması için etkinlikler yapılıyor. Bilindiği gibi 21 Mart’ta gece ve gündüz eşit olur. Bu insan sağlığında da tavsiyelerin sembolizasyonudur. Kişinin çocukluk dönemiyle erişkinlik dönemi ve yaşlılık döneminde uyku uyuma mimarisi de değişir. Yeni doğan bir bebek günde 16-18 saat uyurken, sağlıklı bir erişkin 6-9 saat ara uyuması yeterlidir ve gereklidir” ifadelerine yer verdi. Uyku ve uyanıklığın birbirine dengeli olması gerektiğine değinen Karadağ, her insanın eşit şekilde uyku sağlığı açısından eşit fırsatlara sahip olması gerektiğini belirtti.

“Sahurdan sonra 2 saat uyku önemli”

Ramazan ayında sahura uyanmanın gerekli olduğunu bildiren Karadağ, ” Uyku gece sabaha kadar sürekli tek bir şekilde devam etmiyor. Bizim sağlıklı bir uykumuzla gece sabaha kadar kişi dört ila altı kez döngüler yaşar. Bu döngü dediğimiz şeyler her birisi yüzeyel uyku, derin uyku ve rem uykusundan oluşan bir döngü yaklaşık 90 ile 120 dakika arasında sürmektedir. Her iki saatte bir kişi bir döngü uyur. ve bu döngü gece sabaha kadar dört ila altı kez tekrar eder. Sağlıklı bir döngü bittikten sonra ikinci bir döngüden önce kısa bir uyanma dönemi vardı. Bu kısa uyanma dönemleri sahur dönemine denk geldiği zaman uzun bir uyanma dönemi olacaktır. Kişiyi etkilemeyecektir, eğer sahur sabaha karşıysa daha sonra uymayacaksa zaten sorun yok. Ama uyuyacaksa da en az bir iki saat daha uyuyabilecek bir ortamı olmasını biz öneriyoruz. Sağlıklı bir döngü için. Çünkü yaklaşık iki saatlik bir sürüye ihtiyacımız var. Sahurda işçinin uyanması, onun sağlığı açısından çok sıkıntılı olmayacaktır. Tabii mümkün olduğunca akşam erken yatmalarını öneriyoruz. ve uykusunu aldıktan sonra da kişinin günlük hayatında herhangi bir sorunu olmayacaktır”değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/uyku-apnesi-olanlar-tedavi-olmazsa-ehliyet-alamayacak/feed/ 0
Siirt’te Bebeğin Ağzındaki Kitle Ameliyatla Çıkarıldı https://www.haber28.com.tr/siirtte-bebegin-agzindaki-kitle-ameliyatla-cikarildi/ https://www.haber28.com.tr/siirtte-bebegin-agzindaki-kitle-ameliyatla-cikarildi/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:36:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5231

SİİRT’te Gülbahar Erdal’ın (30) ultrason muayenesinde, karnındaki bebeğinin ağzını kaplayan 3 santimetrelik kitle tespit edildi. Doğunca nefessiz kalacağı için kaybedilme olasılığı yüksek olan bebeğin kordonu kesilmeden yapılan ameliyatla ağzındaki kitle çıkartıldı. Perinatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Obut, “Bebeğin oksijensiz kalmaması için kordonunu kesmeden kısmen doğurtarak ameliyatı gerçekleştirdik. Bebeği omuza kadar doğurttuk. Bu sırada başka bir doktorumuz buruna cihaz takarak nefes almasını sağladı. Yaklaşık 6 dakika süren bir işlemden sonra, yeni doğan doktoruna teslim ettik” dedi.

Baykan ilçesinde 4’üncü çocuğuna hamile olan Gülbahar Erdal’ın yapılan ultrason muayenesinde bebeğinin ağzını kaplayan 3 santimetrelik bir kitle tespit edildi. Aile, doktorların tavsiyesi üzerine Diyarbakır’a gelerek Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Ek Hizmet Binası’nda tedaviye alındı. Doktorlar, doğunca nefessiz kalma riski yüksek olan bebeğin, kısmi doğum ile anne ile kordon bağı kesilmeden ameliyat edilmesine karar verdi. Bebek doktorların yaklaşık 6 dakika süren operasyonunun ardından ağzındaki kitle çıkarılarak sağlığına kavuştu. Bir süre gözetim altında tutulan ve Zeynep adı verilen bebek, taburcu edildi. Bebeğin annesi Gülbahar Erdal başarılı geçen operasyonun ardından, “Benim çocuğumun yaşamayacağını ve doğar doğmaz öleceğini söylediler. Çok şükür atlattık. Bu 4’üncü çocuğumdur. Çocuğumun ağzında bir kitle vardı. Onu doktorlar aldı. Çok mutluyum, çok şükür benim de bebeğin de ameliyatım iyi geçti. Allah onlardan razı olsun” diye konuştu.

‘AĞZI AÇIKTA BIRAKAN 3 SANTİMLİK BİR KİTLE VARDI’

Operasyona katılan Perinatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Obut çok zorlu bir ameliyat gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Hastamız 34 haftayken ağız içinde 3 santimetrelik bir kitle görülmesi üzerine tarafımıza yönlendirildi. Geldiğinde yaptığımız ultrason incelemesinde 34 hafta ile uyumlu, ağız içini komple dolduran ve genize doğru uzayan, ağzı açıkta bırakan 3 santimetrelik bir kitle vardı. Çocuk cerrahimizden bir ön değerlendirme istedik. Hocalarımızla hastayı tekrar değerlendirdik. Bu hastanın doğumunda bebeğin nefes almasıyla ilgili sıkıntı yaşayabileceğini öngördük. Bu yüzden bebeği, anne ile olan dolaşımını kesmeden, bebeğin oksijensiz kalmaması için kordonunu kesmeden kısmen doğurtarak ameliyatı gerçekleştirdik. Bu şekilde hava yolunu garantiye aldık ve ondan sonra göbek bağını kesmeyi amaçladık. Bebeği omuza kadar doğurttuk. Bu sırada başka bir doktorumuz buruna cihaz takarak nefes almasını sağladı. Yaklaşık 6 dakika süren bir işlemden sonra vaka entübe edildi ve yeni doğan doktorlarına verildi” diye konuştu.

Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı  Doç. Dr. Nilüfer Okur ise solunum yolunu tıkayan böyle kitleleri olan bebeklerin genelde kaybedildiğini söyledi. Doç. Dr. Okur, “Çünkü nefes yolunu açmak için acil müdahaleler sırasında hastalar kaybediliyor. Ancak bu işlem sayesinde bu hastanın solunum yolu açılabildi ve hastanın oksijensiz kalması engellendi. İşlem sonrasında yoğun bakıma alındı. Dilinde, ağız içerisindeki ödem giderek azaldı. Hasta solunum cihazından ayrıldı” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/siirtte-bebegin-agzindaki-kitle-ameliyatla-cikarildi/feed/ 0
Çorlu’da SMA hastası bebeğin tedavi kumbaraları çalındı https://www.haber28.com.tr/corluda-sma-hastasi-bebegin-tedavi-kumbaralari-calindi/ https://www.haber28.com.tr/corluda-sma-hastasi-bebegin-tedavi-kumbaralari-calindi/#respond Sat, 30 Dec 2023 07:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1468

TEKİRDAĞ’ın Çorlu ilçesinde SMA TİP-1 hastası 11 aylık Yağız Batu Demirtaş’ın tedavi giderlerini karşılamak için iş yerlerine bırakılan yardım kumbaralarından 10’u çalındı. Yağız Batu’nun annesi Zeynep Demirtaş, “Bu kumbaraları biz gram gram, damla damla biriktirmeye çalışırken bebeğimizin kumbaralarının başka birileri tarafından çalınmış olması, onun nefesine göz dikilmiş olması, gerçekten bir anne için çok zoruma gitti” dedi.

Çorlu’da Zeynep- Hakan Demirtaş’ın 2 çocuğundan Yağız Batu’ya, henüz 9 günlükken götürüldüğü Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde SMA Tip-1 teşhisi konuldu. Tekirdağ Valiliği’nden alınan izinle Yağız Batu’nun gen tedavisi görmesi için gerekli olan 1 milyon 819 bin doların toplanması amacıyla yardım kampanyası başlatıldı. Eşi ev kadını olan Hakan Demirtaş, çocuğunun hastalığı üzerine şoför olarak çalıştığı özel şirketten ayrıldıktan sonra, stantlar kurup, para toplamaya başladı. Ailenin bugün marketler, iş yerlerine koyduğu yaklaşık 100 yardım kumbarasına son günlerde hırsızlar dadandı. Son 10 gün içinde Yağız Batu için konulan kumbaralardan 10’u hırsızlar tarafından çalındı. Bazı kumbaraların çalınma anları da iş yerlerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Polis, şüphelileri yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.

‘OĞLUMUN NEFESİNİ ÇALMAYIN’

Oğlunun SMA hastası olduğunu 9 günlükken öğrendiklerini söyleyen Zeynep Demirtaş, “Çok insanın az parasına ihtiyacımız var. Bu süreçte biz bebeğimizin ilacına kavuşması için kumbaralar dağıttık. Bu kumbaraları biz gram gram, damla damla biriktirmeye çalışırken bebeğimizin kumbaralarının başka birileri tarafından çalınmış olması, onun nefesine göz dikilmiş olması, gerçekten bir anne için benim çok zoruma gitti. Benim evladım her gün acı çekerken bir de üstüne böyle bir şey yaşamak bir aile olarak bizleri çok üzdü. Ben buradan tüm Türkiye’ye seslenmek istiyorum; bu çok zor bir durum, hastalık gerçekten bebeğimi gün gün öldürürken sizlerin desteği olmadan biz bunları tamamlayamayız. Sizlerden tek isteğim 5 lira, 10 lira demeden bize destek olmaları insanların. Ben çocuğumun nefes almasını istiyorum. Bu kumbaraları çalan kişilerin de yakalanmasını istiyorum. Kumbaralarımızı çalan kişiye sesleniyorum; ne olursunuz benim evladımın sesini nefesini geri getirin. Bizim o kumbaralardaki 1 TL’ye dahi ihtiyacımız var. Allah rızası için yapmayın, biz onu damla damla biriktirmeye çalışıyoruz. Siz neden bizim emeklerimizi, nefeslerimizi çalıyorsunuz? Ne olursunuz geri getirin. Ben her gün çocuğumla burada acı çekiyorum. Neden benim acı çekmemi sağlıyorsunuz. Sizden hiç vicdan yok mu?” dedi.

‘1 LİRA, 1 LİRA BAĞIŞ TOPLUYORUZ’

Oğluna yardım toplamak için Edirne’de Bulgar turistlerin de yoğunlukla geldiği pazarda stant kuran Hakan Demirtaş, tedavi gideri 1 milyon 819 bin doları toplamak için 10 aydır tek başına koşturduğunu söyledi. Demirtaş, “Yağmur, çamur, kış demeden pazar yerlerine yetişmeye çalışıyorum. Evladımızın sesini duyurmak, kampanyamızı bir şekilde bitirmek istiyorum. Fakat ben burada evladım için koşarken 1 lira, 1 lira diye pazar yerlerinde bağış toplayıp evladımın sesini duyurmaya çalışırken arka planda sahadaki kumbaralarımız kimliği henüz belirlenemeyen 2 kişi tarafından günden güne toplanıyor. Her gün bana esnaftan ‘Kumbaranız çalındı, polise haber verelim mi?’ diye güvenlik kamerası görüntüleri gelmeye başladı. Bu konu bizi çok yaraladı. Biz 1 lira, 1 lira diye bağırarak bağış toplarken kumbaralarımızın çalınması bizi çok üzdü. Evladımızın sesini duyurmaya çalışırken, böyle olumsuz durumla karşılaşmak çok üzücü gerçekten. Ben buradan seslenmek istiyorum. Acılı bir baba olarak evladımın nefesi çalınsın istemiyorum. Evladımın nefesini çalanların da bir an önce bulunmasını yakalanmasını rica ediyorum” dedi.

’10 KUMBARAMIZ ÇALINDI’

Çorlu’da bugüne kadar 10 yardım kumbarasının çalındığını söyleyen Demirtaş, “Ne yapacağımı bilmiyorum. Artık stantlarda durmayıp hırsızların peşine kendim mi düşeyim. Kampanyayı mı yürüteyim. Kur ile mi yarışalım. Ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Lütfen yetkililerden destek bekliyorum. Sesimize ses, bize destek olsunlar. Kampanyada şu anda yüzde 30’luk dilimi topladık, yüzde 70’lik henüz toplayamadık. Valilik iznimizin bitmesine de 67 günümüz kaldı. Nasıl yapacağımızı şaşırdık. Evime gidemiyorum, çocuklarımın yüzüne, eşimin yüzüne bakamıyorum. Bu durum beni çok üzüyor. Bir çıkar yol alıyorum, bulamıyorum. Lütfen bize destek olun, elimizden tutun. Biz çaresiz olan bir hastalık yüzünden evladımızı kaybetmek istemiyoruz. Bizim yüzdelik dilimimiz çok yükse, toplamamız gereken miktar çok yüksek olduğu için miktar olarak söylersek kumbara başına 2 bin 500 TL olarak hesaplayabiliriz. 10 tane kumbaramız çalındı. Biz bunları 1 lira, 1 lira topluyoruz. Yüzde 30’luk dilimi de bu şekilde geldik. Evladımızın nefesi var o kumbaralarda çalınmasını istemiyoruz. İnşallah yakalanıp cezasını çekerler diyorum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/corluda-sma-hastasi-bebegin-tedavi-kumbaralari-calindi/feed/ 0