Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü sporcusu milli tekvandocu Hatice Kübra İlgün, 13 yaşında tanıştığı tekvandoda 18 yılı geride bıraktı. Çocukken enerjisini atmak ve okuluna gelen antrenörünün fiziğinin uygun olduğunu keşfetmesinden sonra tekvandoya başlayan milli tekvandocu İlgün, 18 yıl içerisinde ulusal ve uluslararası birçok başarı elde etti. Avrupa şampiyonluğu, Dünya şampiyonalarında dereceler, Akdeniz Oyunlarında şampiyonluk, 2021 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda bronz madalya ve Bursa’ya ilk olimpiyat madalyasını kazandıran milli tekvandocu İlgün, son katıldığı Sırbistan’da düzenlenen 21. Sırbistan Open Taekwondo Turnuvası’nda gümüş madalya kazandı. Şimdilerde 10-12 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek Avrupa Tekvando Şampiyonası’nda 57 kilogramda mücadele etmeye hazırlanan milli tekvandocu İlgün, Avrupa Tekvando Şampiyonasının kendisini denemek için iyi bir turnuva olduğunu ifade ederek, asıl hedefinin 2024 Paris Olimpiyatlarında altın madalya olduğunu belirtti.
“Tekvandoya enerjimi atabilmek, sağlıklı bir birey olabilmek için başlamıştım”
Tekvandoya 18 yıl önce başladığını söyleyen milli tekvandocu Hatice Kübra İlgün, “Tekvandoya okuduğum okula öğrenci seçmelerine gelen antrenörüm sayesinde başladım. Zayıf ve uzun bacaklı olmam dikkatlerini çekti. Okuduğum okulda erkeklerle oynamayı çok seviyordum. Futbol oynuyordum ve çok kavga ediyordum. Tekvandonun ne olduğunu bile bilmiyordum. Beden eğitimi öğretmeniyle beraber başla dediler ve başladım. Başladığımda enerjimi orada atabileceğimi düşündüm. Bu da beni cezbetti ve tekvando sporuna başladım. 18 yıldır bu sporun içindeyim. İlk başladığım zamanlarda bu kadar profesyonel düşünmüyordum. Sadece enerjimi atabilmek, sağlıklı bir birey olabilmek için başlamıştım. 2008 – 2009 yılından sonra hedeflerim büyümeye başladı ve şu an bu konumdayım” dedi.
“Gelecek nesillere örnek olabilmek beni çok mutlu ediyor”
Başarılı olduktan sonra hayatının değiştiğini anlatan milli tekvandocu İlgün, “Başarılı olmaya başladıktan sonra hayatım çok değişmeye başladı. Üniversite açısından benim için çok iyi oldu. Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi mezunuyum, şu an beden eğitimi öğretmeniyim aynı zamanda. Sporun birçok avantajı var. Hem sağlıklı bir birey olmak hem de etrafından çok ilgi görüyorsun. Bursa’da yaşıyorum ve Bursa’nın ilk olimpiyat madalyasını kazandım, aynı zamanda tarihine geçtim. Gittiğim her yerde herkes beni tanıyor. Bu da benim için gurur verici. Gelecek nesillere örnek olabilmek beni çok mutlu ediyor” şeklinde konuştu.
“2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazanıp ülkeme geri dönmek istiyorum”
Avrupa Şampiyonasına gideceğini ancak hedefinin olimpiyatlarda altın madalya kazanmak olduğunu ifade eden İlgün, “İkinci kez Avrupa Şampiyonu olmak istiyorum. Benim için Avrupa Şampiyonası bir prova gibi olacak. 2024 Paris Olimpiyat Oyunlarında altın madalya kazanıp ülkeme geri dönmek istiyorum. Sadece başarılı olmak için değil aslında herkes sevdiği işi yapmalı. Sevdiğin işi yaptıktan sonra başarısız olsan da seviyordum yaptım ve değdi diyorsun. Aynı zamanda sağlığınızı, bedeninizi ve ruhunuzu korumak için bile spor yapmalısınız. Buradan herkese tek tavsiyem sevdiği işi yapmaları” diye konuştu. – KONYA
]]>Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile başlattığı güç birliğiyle Paris 2024 yolculuğunda Team Türkiye’ye desteklerini sürdüren İş Bankası, çocukları ve gençleri olimpik değerlerle buluşturmayı ve daha fazla gencin olimpiyatlarda ülkemizi temsil etmesine katkı sunmayı hedefliyor. Dünyanın merakla beklediği spor şöleninin başlamasına 3 ay gibi kısa bir süre kalırken, olimpiyat kotası için süren müsabakalarda şimdiye kadar 59 sporcumuz, Paris 2024’te olmayı garantiledi. Sporcularımız artistik cimnastik, atıcılık, atletizm, bisiklet, boks, güreş, halter, okçuluk, taekwondo, voleybol, yüzme ve yelken olmak üzere 12 branşta ülkemizi temsil edecek.
26 Temmuz – 11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Paris 2024 Olimpiyat Oyunları için heyecan dorukta. 17 Nisan’da Antik Olimpiyat oyunlarının doğduğu yer olan Olimpia’da yakılan Olimpiyat Meşalesi, 1896’da ilk modern oyunların düzenlendiği Atina’daki Panathenaic stadyumunda bugün Paris Oyunları organizatörlerine teslim edilerek yola çıkıyor.
Haziran ayına kadar sürecek kota müsabakalarında olimpiyata katılım gösterecek Team Türkiye’nin sporcu sayısının artması beklenirken, Mayıs 2022’de Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) ile güç birliğine giden İş Bankası, Paris 2024 yolunda Team Türkiye’ye destek çalışmalarında hız kesmiyor. Daha fazla gencimizin olimpiyatlarda ülkemizi temsil etmesi ve başarılarımızın artırılmasının yanında çocuklara spor alışkanlığı kazandırılması, daha fazla gencin bu yola çıkmasının teşvik edilmesi hedefiyle Team Türkiye’nin olimpiyat yolculuğuna eşlik eden İş Bankası, aynı zamanda farklı branşlardan sporculara bireysel destek de sağlıyor.
“Geri sayım başlarken ülke olarak sporcularımızın heyecanını paylaşıyoruz”
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, Türkiye’nin Paris 2024 Olimpiyat Oyunları yolculuğuna 3 ay gibi kısa bir süre kalmasının oluşturduğu heyecana vurgu yaparak şöyle konuştu: “Sporcularımızın büyük bir disiplin, özveri ve azimle uzun süredir hazırlandıkları Paris Olimpiyatları için geri sayım başladı. Başta sporcularımız olmak üzere antrenörleri, branşların federasyonları ve aileleri çok yoğun ve yorucu bir o kadar da heyecanlı bir sürecin içindeler. Ülke olarak sporcularımızın heyecanını paylaşıyoruz. Paris 2024 vizesi alan tüm sporcularımızı tebrik ediyor ve kota mücadelesi veren tüm sporcularımıza başarılar diliyorum. Biz ülkemizde birçok alanda olduğu gibi sporda da keşfedilmemiş cevherler olduğunu biliyoruz. Gençlerimizin kendilerine uygun imkanlar sağlandığında her zaman bizleri gururlandıracak, göğsümüzü kabartacak başarılara imza atacağına inanıyoruz. Gençlerimizin sporun gücüyle geleceğe sağlam adımlarla ilerlemelerine destek olmaya ve dünya spor arenasında ülkemizin genç yıldızlarının parlamasına katkı sağlamaya devam edeceğiz.”
İş Bankası ve Türkiye Cumhuriyeti’nin olimpiyat serüveni 100. yaşında
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın İş Bankası açısından güzel bir hikayesi olduğunu da vurgulayan Sözen, “1924, Cumhuriyet kurulduktan bir yıl sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından İş Bankası’nın kurulduğu tarih. Türkiye Cumhuriyeti de ilk kez 1924’te Paris’te olimpiyatlara katılıyor. 2024’te İş Bankası 100. yılını kutlarken Olimpiyat Oyunları yine Paris’te düzenleniyor. Ülkemizin olimpik yolculuğunun 100. yılında yeni başarı hikayelerinin yazılacağı inancıyla aynı gurur ve heyecanı yaşıyoruz” diye konuştu.
Paris 2024 pek çok ilke imza atacak
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na 206 ülkeden 32 dalda 10 bin 500 sporcu katılacak. 306 madalya için sporcular rekabet edecek. Birçok alanda ilklerin yaşanacağı Paris 2024’te çevre, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık başlıklarına odaklanılacak.
Olimpiyat Köyü, düşük karbonlu çevre dostu binalar, yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımı ve sıfır atık politikasının uygulanmasıyla bir “sürdürülebilir kalkınma modeli” örneği olacak. Sıfır emisyonlu araçlardan oluşan bir filo, yarışma boyunca köyde ulaşımı sağlayacak. Paris 2024’te ayrıca kadın ve erkek sporcuların sayısı eşitlenecek ve dev organizasyonda 5 bin 250 kadın sporcu ile 5 bin 250 erkek sporcu madalyalara ulaşabilmek için ter dökecek. Tören için seyircilerin çoğundan giriş ücreti alınmayacak Paris 2024’te, maraton yarışı da ilk kez halkın katılımına açık olarak gerçekleştirilecek. – İSTANBUL
]]>Çintimar, Antalya’da EXPO 2016 alanında yapılan şampiyonaya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Organizasyonda 52 ülkeden 431 sporcunun, kürsüye çıkmak ve Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na kota almak için mücadele verdiğini ifade eden Çintimar, 20 kilometre mücadelesinde 90’ı kadın toplam 198, 20 yaş altı kategorisi 10 kilometrede 50’si kadın toplam 106, Dünya Atletizm Birliği (WA) tarafından ilk kez düzenlenen karışık bayrak maraton yarışına ise 127 sporcunun katıldığını söyledi.
Çok önemli bir şampiyonayı geride bıraktıklarını anlatan Çintimar, “Burada bir tarih yazdık. Dünya tarihinde yürüyüşte olimpiyata kota veren organizasyonun ilkini ülkemizde yapmak çok önemliydi. Bundan sonra bu yarışma nerede yapılırsa yapılsın ‘ilk yapılan yer’ Türkiye ve Antalya olarak anılacak. En fazla olimpiyat kotası dağıtılan bu şampiyonayı ülkemizde düzenlemek bizim için çok önemliydi. Türkiye’de düzenlenen organizasyonda takım kotası alabilmek son derece güzel oldu. Bu başarı şampiyonayı taçlandırdı.” diye konuştu.
“Şampiyonaya gelen herkes çok mutluydu”
Çintimar, organizasyonu en güzel şekilde gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hakemlerimize, gönüllülerimize, görev yapan tüm arkadaşlarımıza ve Antalya Valiliğine çok teşekkür ediyorum. İşin başından beri bize destek olan Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak ve tüm spor teşkilatımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Antalya’da olimpiyatlar için 70’in üstünde bir kota dağıtımı yapıldı. Olimpiyatlarda yürüyüş dalında yürüyecek sporcular ‘Türkiye’de, Antalya’da seçildik’ diyecekler. Şampiyonaya gelen herkes çok mutluydu. Bu kadar kolay olabileceğini hiç kimse tahmin etmiyordu. Parkurun her iki tarafı tamamen izoleydi. Sporcuların dikkati hiç dağılmadı. Doğanın, yeşilliğin ve EXPO gibi önemli bir mirasın içinde bu işi yapmış olmak onları da bizi de mutlu etti.”
“25’i yabancı 70 basın mensubu organizasyonu yerinde takip etti”
Organizasyonun akreditasyon direktörü Burak Bastaban da Antalya’ya gelen hiçbir sporcu, antrenör ve gazetecinin mağdur olmaması için çalışmalara çok önceden başladıklarını belirterek, “Antalya’daki Dünya Yürüyüş Şampiyonası’na 1900 kişinin akreditesini yaptık. Akreditelerle ilgili hiçbir olumsuz geri dönüş almadık. Akreditasyon sürecinde kimseyi bekletmedik. Gelenler strese girmeden kartlarını aldı. 25’i yabancı 70 basın mensubu organizasyonu yerinde takip etti. Gerçekten çok ciddi bir ilgi vardı.” değerlendirmesini yaptı.
Milli atletler, karışık bayrak maraton yarışında Paris 2024 kotası aldı
Salih Korkmaz ve Meryem Bekmez’den oluşan milli takım, Dünya Yürüyüş Şampiyonası’nda ilk defa yapılan karışık bayrak maraton yarışında Paris 2024 Olimpiyat Oyunları kotası aldı.
Salih Korkmaz ve Meryem Bekmez ikilisi, yarışı 3.05.33’lik dereceleriyle 20. sırada bitirdi. Milli sporcular, bu sonuçla 22 takımın katacağı Paris 2024’e kota almayı başardı.
]]>2024 Modern Pentatlon Dünya Kupası’nın Ankara’da düzenlenen ikinci etabının basın toplantısı, Ankara Atlı Spor Kulübü’nde yapıldı.
Toplantıya Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır’ın yanı sıra Uluslararası Modern Pentatlon Birliği (UIPM) Başkanı Klaus Schormann, uluslararası federasyon delegeleri ve basın mensupları katıldı.
Veli Ozan Çakır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları hazırlıklarının tüm hızıyla devam ettiğini söyledi.
Türkiye’nin yer aldığı ilk olimpiyatın 1924 yılındaki Paris Olimpiyat Oyunları olduğuna dikkati çeken Çakır, “Yüz yıl sonra olimpiyatlardaki yüzüncü yılımızı yine Paris’te kutluyor olacağız. O Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk olimpiyatıydı, bu da birçok ilkleri yaşadığımız bir olimpiyatımız olacak. Umutlu gidiyoruz, mutlu geleceğiz.” dedi.
Türkiye’nin Paris’te birçok branşta ilk olimpiyat ve paralimpik oyunları madalyasını almaya yakın olduğunu dile getiren Çakır, “Sporcularımız sadece bizim tarafımızdan değil, uluslararası kuruluşlar tarafından da favori gösteriliyor. Ben Paris’te madalya aldığımız spor dallarına en az bir tane ekleyeceğimize inanıyorum. Yani daha önce olimpiyat madalyası kazanmadığımız bir spordan da madalya geleceğine ve olimpik madalya alınan spor branşımızın en az bir artacağına inanıyorum.” diye konuştu.
Paris’te ülke olarak en az 3 altın madalya almayı hedeflediklerini vurgulayan Çakır, “Tokyo’dan 2’si altın, 13 madalyayla dönmüştük. Madalya sayısında 10’un altına düşmemeliyiz. Ama altın madalya sayımızı arttırmak istiyoruz. Ülke sıralaması buna göre yapılıyor.” ifadelerini kullandı.
Olimpik sporcuların gelişimlerinin yakından takip edildiğini dile getiren Çakır, şöyle devam etti:
“İyi bir kadromuz var. Tüm federasyonlarımız zaten artık bu bilinçte. Olanaklarımız çok iyi. Cumhurbaşkanımıza, Bakanımıza teşekkür ediyorum. Gerçekten bize çok güzel olanaklar sunuyorlar. Bu olanakları federasyonlarımıza çok iyi bir şekilde, adil bir şekilde dağıttık. Zaten tesisleşme anlamında 20 yılda gelinen nokta biliniyor. Bize düşen tüm bunları en iyi şekilde koordine edip, kaynakları en doğru şekilde yönlendirmek.”
Veli Ozan Çakır, Paris Olimpiyat Oyunları’nın birçok konuda Türkiye için dönüm noktası olacağına inandığını söyledi.
Paris’ten çok mutlu dönüleceğine ve sonraki hedefleri çok daha yükseğe taşıyacaklarına yürekten inandığını anlatan Çakır, “Biz Dünya Kupası’nda 3 yıldır hem bir etap hem de finali organize ediyoruz. Bunu yapan tek ülkeyiz ve iki yıldır da en iyi organizasyon ödülünü kazandık. Yani buraya gelen sporcular da çok memnun. Düzenlediğimiz organizasyonlar sporcu performansına da olumlu yansıyor.” diye konuştu.
Modern pentatlon camiasından milli takım antrenörlerine ya da teknik direktörlere “Paris’te kadınlar kategorisinde kim madalya alabilir?” diye sorulsa verecekleri ilk cevabın İlke Özyüksel olacağını dile getiren Çakır, sözlerini şöyle tamamladı:
“Çünkü İlke, Tokyo Olimpiyatları’nın beşincisi. İlk kez Rio’da yarışmıştı ve 35. olmuştu. Tokyo’da kıl payı kaçırdık ama madalya zamanı geldi. İlke’nin hedefi zaten altın madalya. Altın madalya olursa tabii biz de çok seviniriz. İlk madalyayı alabilirsek bu sadece modern pentatlonda değil çoklu spor dallarında da aldığımız ilk olimpiyat madalyası olacak. Böyle bir tarihi önemi var. Bunun da Türkiye’nin olimpiyat geçmişinin yüzüncü yılında olması büyük gurur verecek. İlke buna hazır. Modern pentatlonda ikinci, üçüncü kotayı da alacağız diye umuyorum. Madalya da inşallah gelecek.”
Klaus Schormann’ın açıklamaları
UIPM Başkanı Klaus Schormann, Türkiye’nin modern pentatlonda çok önemli bir ülke durumuna geldiğini ifade etti.
Dünya Kupası organizasyonunda üç yıldır Ankara’da bulunmaktan duyduğu memnuniyetle açıklamalarına başlayan Schormann, “Türkiye, modern pentatlonda çok önemli bir ülke durumuna geldi. Dünya Kupası finali de yine burada düzenlenecek. Türkiye, Mısır, Bulgaristan ve Macaristan’da düzenlenen etaplarda en iyi puanı toplamış 36 erkek ve 36 kadın sporcu, yine Ankara’da yarışacak.” dedi.
Modern pentatlonda binicilik branşının yerini alan engel parkurunun ilk kez Türkiye’de denendiğini hatırlatan Schormann, Türkiye Modern Pentatlon Federasyonu ve Türk modern pentatlon camiasının uluslararası modern pentatlon ailesinin çok güçlü ve etkin bir üssü olduğunu aktardı.
Schormann’ın basın toplantısındaki konuşmasının çevirisini ise Veli Ozan Çakır yaptı.
2024 Modern Pentatlon Dünya Kupası’nın ikinci etabı, 21 Nisan Pazar gününe kadar Ankara Atlı Spor Kulübü ve Yenimahalle Spor Kompleksi’nde devam edecek.
]]>Serbest Güreş Milli Takımı’nın teknik kadrosu, Paris 2024 Yaz Olimpiyatları öncesinde kamp çalışmalarını Kastamonu’da tamamladı. Kastamonu Milli Takımlar Olimpiyat Hazırlık ve Kamp Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen kampa katılan milli güreşçi Taha Akgül de geçirdiği sakatlığın ardından yoğun bir tedavi programı sonrası tamamen iyileşerek çalışmalara başladı.
“Rusya A Milli Takımı ile kampımız olacak”
Kastamonu Milli Takımlar Olimpiyat Hazırlık ve Kamp Eğitim Merkezi’nde çalışmalarını sürdüren Taha Akgül, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, “Allah’a şükür Kastamonu’da hazırlık kampında her şey iyi gidiyor. Sakatlığım da tamamen geçti diyebilirim. Kendi adıma güzel bir hazırlık kampı geçirdik. Olimpiyat vizesi almayan 4 sıklet diğer arkadaşlarımız da kalifikasyon müsabakalarına hazırlandılar. Onlara da moral olduk. Birlikte kampa hazırlandık. Onları da en iyi şekilde hazırladığımızı düşünüyorum. İnşallah 4’te 4 yaparız. Güreş olarak biz 6 sıklette 6 kotayla gitmek istiyoruz. Şu anda 4 tane eksiğimiz var. İnşallah genç arkadaşlarımız bu eksikleri tamamlayacaklar. Genç bir kadromuz var. Bizler de bu kadronun en tecrübeli isimleriyiz. Olimpiyatlara da 3 ay gibi kısa bir zaman kaldı. Bu 3 ayı en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz. Gelecek ay Rusya A Milli Takımı ile kampımız olacak. Onlar da Dünyanın en iyi takımı. Onlarla orada ikili kamp yapmanın özellikle genç kardeşlerimiz açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum. Bana da çok faydası olacak. Ben de antrenman partneri sıkıntısı yaşıyorum. Bu açığı da iyi güreşçilerle antrenman yaparak kapatmayı planlıyoruz. Olimpiyatlarda hedefim ikinci kez altın madalya almak. Bunun için gecemi gündüzüme katıyorum” dedi.
“Kastamonu bize uğurlu geldi”
Kastamonu’nun kendilerine uğurlu geldiğini söyleyen Akgül, “Kastamonu bize uğurlu geldi. Kastamonu’nun manevi havasını iyi biliyoruz. Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerinde duamızı ettik, kurbanımızı kestik. Ben bunun bize fayda sağlayacağını düşünüyorum. Buradaki kampımız sonrasındaki Avrupa şampiyonluğu yolculuğumuz çok iyi geçmişti. Arkamızda bir güç bir dua vardı. Bunun Kastamonu’nun havasından olduğunu düşünüyorum. Biz Kastamonu’yu olimpiyatlardan önce tekrar değerlendireceğiz. En az 2 kamp daha gelmeyi düşünüyoruz. Kondisyon ve kuvvet kamplarını Kastamonu’da yapmayı planlıyoruz. Artık bizler de Kastamonu’nun birer evladı olduk” diye konuştu.
Abdullah Çakmar: “Taha ile Paris Olimpiyatlarında ikinci şampiyonluğu kazandırmak istiyoruz”
Serbest Güreş A Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Çakmar ise, Taha Akgül ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, “Taha tedavi oldu. Hem fizik tedavi hem de kök hücre tedavisi oldu. Şu an durumu çok iyi. Kastamonu’da çok iyi çalışma yaptı. Taha, Rio olimpiyatlarında altın madalya alan tek güreşçimiz. Takım kaptanımıza 2024 Paris Olimpiyatlarında ikinci şampiyonluğu kazandırmak istiyoruz. Şu an tek olan olimpiyat. 11 kez Avrupa şampiyonluğu, 3 dünya şampiyonluğu var. İnşallah bizler bunu da 2 altın madalya yapmak istiyoruz. Taha’yı anlatmaya gerek yok. 150 yıllık başarıya imza attı. Serbest güreşte Yaşar Doğu’nun 3 Avrupa şampiyonluğu varken Taha’nın 11 Avrupa şampiyonluğu var. Olimpiyatlara güzel bir şekilde çalışıyoruz. Taha burada genç arkadaşlarımıza rol model oluyor, abilik yapıyor. Güzel bir aile olduk. İnşallah olimpiyatlara güzel bir şekilde gitmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU
]]>Sıradışı bir tören için ilk kez stadyum sınırları içinde olmayan bir açılış organize edildi.
Ülke kafilelerinin Paris’in sembollerinden Seine Nehri’nde botlarla geçit yapması planlanıyordu. Bu plan halen yürürlükte ancak IŞİD’in saldırı tehditleri karşısında alternatif bir plan devreye girebilir.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, nehir törenini halen yapılabileceklerini savunurken, “B ve C planlarının” bulunduğunu da kabul etti.
Farklı tören seçenekleri olduğunu ilk kez kabul eden Macron bu olasılığa karşı da hazırlandıklarını söyledi.
Fransız organizatörler, 10 binden fazla atletin, 6 kilometrelik nehir boyunca, görsel bir şölen içinde geçidi tamamlamasını planlıyordu.
600 bin kişinin izlemesi için yapılan ilk plan, 300 bin kişiye çekilmiş durumda. Bununla birlikte kente oyunlar için gelecek turistlerin açılışa biletsiz giriş yapabilmesi planı da değişti. Buna göre seyirciler açılış törenine davetiye ile katılabilecek.
Güvenlik endişeleri nedeniyle Seine Nehri’nde vazgeçilmek zorunda kalınırsa, Eiffel Kulesi manzaralı Trocadéro Meydanı alternatif olarak belirlendi.
Açılış töreninin Stade de France’e bile çekilebileceği konuşuluyor.
Paris yaklaşık iki ay sporun başkenti olacak
Paris Yaz Olimpiyatları, 26 Temmuz-11 Ağustos arasında 10 bin 500 atletin katılımıyla 329 farkı müsabaka yapılacak.
Ardındansa 28 Ağustos – 8 Eylül arasında Paralimpik Oyunları başlayacak. 4 bin 400 atlet 549 farkı müsabakada yarışacak.
Olimpiyat Oyunları’na 206 ülke, Paralimpik Oyunlara 184 atlet katılacak.
Paris’e oyunlar boyunca 15 milyondan fazla turist gelmesi bekleniyor.
Merakla beklenen atletizm etkinlikleri Stada de France’te yapılacak.
Türkiye kaç sporcu ile katılıyor?
Türkiye Olimpiyat Komitesi, 15 Nisan tarihinde oyunlarda yarışması kesinleşen sporcuların listesini yayımladı.
Buna göre Türkiye Paris’te olacak. Bireysel dalların yanında Filenin Sultanları takım olarak yarışacak.
A Milli Kadın Voleybol Takımı, Tokyo 2020’de ilk kez çeyrek finale yükselmeyi başarmıştı.
Okçuluk ve artistik cimnastik dallarında takım halinde kota alan sporcular, hem bireysel hem de takım olarak yarışabilecek.
Tokyo’da düzenlenen 32’nci Yaz Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye 2’si altın, 2’si gümüş ve 9’u bronz olmak üzere toplam 13 madalya kazanmıştı.
Olimpiyat altınları Okçulukta Mete Gazoz ve Boksta Busenaz Sürmeneli’den gelmişti.
Türkiye Tokyo’da madalya sıralamasını 35. olarak bitirdi.
Türkiye’nin olimpiyatlar tarihinde kazandığı madalyalar, atletizm, boks, güreş, halter, judo, tekvando ve okçuluk branşlarında geldi.
Fransa güvenlik güçleri nasıl hazırlanıyor?
Fransız hükümeti oyunların güvenliği için yaklaşık 20 bin asker ve 40 binden fazla polis memuru görevlendirdi.
Ayrıca diğer ülkelerden yaklaşık 2 bin asker ve polis de bu büyük güvenlik operasyonuna destek verecek.
Oyunlarda yer alacak kafileler, gönüllüler, sağlık personelinin yanında Olimpiyat Köyü’ne yakın yaşayanları da kapsayan yaklaşık bir milyon kişi güvenlik taramasından geçiriliyor.
Fransa Başbakanı Gabriel Attal, ülke istihbaratının 2024’ün başlarında iki saldırı hazırlığını ortaya çıkardığını duyurdu ve “Terör tehdidi gerçek” dedi.
Rusya ve İsrail oyunlara kabul edilecek mi?
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve Belarus’un da işgale desteği nedeniyle ne Rusya’nın ne de Belarus’un katılımına izin verilecek.
Ancak bu ülkelerden sporcular, tarafsız sporcular olarak müsabakalara katılabilecek.
Bu iki ülkeden atletler açılış törenine katılamayacak, kazanırlarsa milli marşları çalınmayacak veya ulusal bayrakları göndere çekilmeyecek.
Rusya misilleme olarak Eylül ayında Moskova ve Yekaterinburg’da ” Dünya Dostluk Oyunları” düzenleneceğini duyurdu.
1984 yılında Los Angeles Olimpiyatları’nı boykot eden Sovyetler Birliği de benzer bir organizasyon yapmıştı.
Emmanuel Macron, Rusya’nın oyunları organizasyon anlamında itibarsızlaştırmak için de çalıştığını savundu.
Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da, İsrail’in katılımıyla ilgili Olimpiyat Komitesi’ni hedef aldı. Lavrov Gazze Savaşı nedeniyle İsrail’in yasaklanması gerektiğini savunuyordu.
Olimpiyat Komitesi Başkanı Thomas Bach, benzer talepleri reddetti ve İsrail’in katılımını onayladı.
Paris halkı oyunlara nasıl bakıyor?
Yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre Paris halkının yüzde 44’ü Olimpiyatlara ev sahipliği ile ilgili “olumsuz” düşünüyor ve birçoğu şehri terk etmeyi planlıyor.
Oyunlar sırasında Paris’te otobüs ve metro ücretleri iki katına çıkacak.
Olimpiyat Köyü, Paris’in ve Fransa’nın en yoksul bölgelerinden olan Seine-Saint-Denis’ye kuruldu.
Bölgedeki yapılarda kira vermeden gecekondu tipi yaşayan çok sayıda kişi buralardan çıkarıldı. Yardım kuruluşları bu adımı protesto etti.
Paris halkını endişelendiren bir başka adım ise araç trafiğine ilişkin getirilen sınırlamalar olacak
Bazı metro istasyonları ve tren istasyonları Oyunlar boyunca kapalı olacak.
Bir bölge sakini BBC’ye, “Paris çekilmez olacak, park edemeyeceğiz, hareket edemeyeceğiz, hiçbir şey yapamayacağız” diyerek endişesini dile getirdi.
]]>2024 Paris Olimpiyatları’na daha fazla kota alabilmek için yoğun tempoda çalışmalarını sürdüren Serbest Güreş Milli Takımı, Kastamonu Milli Takımlar Olimpiyat Hazırlık ve Kamp Eğitim Merkezi’ndeki hazırlıklarını tamamladı. Serbest Güreş A Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Çakmar gözetiminde çalışmalarını yoğun tempoda sürdüren Serbest Güreş Milli Takımı, Bakü’de elde edeceği kotalarla Paris Olimpiyat Oyunları’na daha fazla sporcu ile katılmayı hedefliyor. Kalifikasyon mücadelelerine günde üç antrenman ile hazırlanan ay-yıldızlılar, Şeyh Şaban-ı Veli Camii’nde sabah namazı gerçekleştirilen dua ve kesilen kurban sonrasında Azerbaycan’a hareket etti.
Abdullah Çakmar: “Azerbaycan’da ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek güzel haberlerle dönmek istiyoruz”
Serbest Güreş A Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Çakmar, Paris Olimpiyatları’na daha fazla sporcu ile katılım sağlamak istediklerini belirterek, çalışmalarını bu yönde sürdürdüklerini söyledi. Dördüncü kampı gerçekleştirdiklerini dile getiren Cakmar, “Kastamonu’da da üçüncüyü tamamladık. Buradan Azerbaycan’a gidiyoruz. Olimpiyat kalifikasyon müsabakalarına katılım sağlayacağız. 57 kg’da Süleyman Atlı, 65 kg’da Abdullah Toprak, 74 kg’da Soner Demirtaş ve 86 kg’da Osman Göçen ile gidiyoruz. Burada Süleyman, Soner ve Osman deneyimli güreşçilerimiz. Abdullah Toprak ise genç bir güreşçimiz. Müsabakalara Kastamonu’da güzel bir şekilde hazırlandı. İnşallah Allah da nasip ederde Bakü’de 2 kota alırsak, İstanbul’da yapılacak olan kalifikasyona daha rahat gideceğiz. Burada sporcularımız, federasyonumuz ve bakanlığımız olarak iç içe, bir bütün olarak hazırlandık. Herkes bizler için seferber oldu. Azerbaycan’da ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek ülkemize güzel haberler ile dönmek istiyoruz” dedi.
Soner Demirtaş: “Hedefimiz kotalarda 4’te 4 yapmak”
Serbest stil 74 kilogramda mücadele eden milli sporcu Soner Demirtaş ise, “Uzun yıllar ülkemi gururla temsil ettim. Avrupa şampiyonluklarım var. Olimpiyat üçüncülüklerim var. Olimpiyat elemeleri için Azerbaycan’a gideceğiz. Bizimkisi 2024 Paris Olimpiyat Oyunları için kota turnuvası olacak. Kotayı almak istiyoruz. Ülkemi en güzel şekilde temsil etmek istiyorum. Güzel hazırlandık. Zor bir turnuva olacağını biliyoruz. Buna göre çalıştık. Paris Olimpiyatları’na kota alabilmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım. Burada üçüncü kampımızı tamamladık. Buradan önce Yaşar Doğu Turnuvası ile Avrupa şampiyonamız oldu. 31 yıl aradan sonra Serbest Milli Takımımız şampiyon oldu. Takım ve bireysel olarak güzel performans sergiledik. Kastamonu’nun atmosferi bize iyi gelmişti. Azerbaycan’a, Kastamonu’nun güzel atmosferi ile gideceğiz. Hedefimiz kotalarda 4’te 4 yapmak. İnşallah güzel sonuçlarla ülkemize döneceğiz” diye konuştu.
Abdullah Toprak: “İnşallah Azerbaycan’da vize, Paris Olimpiyatları’nda da altın madalya almak nasip olur”
Ekip olarak ellerinden geleni yapacaklarını aktaran milli güreşçi Abdullah Toprak da, “Güzel bir hazırlık kampı geçirdik. Umarım hayallerimizi kurduğumuz gibi dileklerimiz de gerçekleşir. İnşallah ilk olarak Azerbaycan’da vize, daha sonrasında ise Paris Olimpiyatları’nda altın madalya almak nasip olur. Önce vizeyi alalım. Şu anda 18 yaşında olup da olimpiyat kotalarına giden var mı bilmiyorum ama en genç ben gideceğim diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Osman Göçen: “Paris olimpiyatlarında ülkemi temsil etmek, altın madalyayı almak istiyorum”
Başarılı güreşçi Osman Göçen de bu sene Avrupa şampiyonasında bronz madalya kazandığını hatırlatarak, “Altın madalyayı kıl payı kaçırdım. 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda ülkemi temsil ettim. Yine olimpiyatlar öncesinde kalifikasyonlarda olimpiyat vizesi almıştım. Pazar günü maçım var. İnşallah ilk kalifikasyonda vizeyi alarak Paris Olimpiyatları’nda ülkemi temsil etmek, altın madalyayı almak istiyorum. Bu sene dördüncü kampımızı yaptık. Çok iyi bir hazırlık kampı geçirdik. Güzel antrenmanlar yaptık. Yola çıkıyoruz. Dua bekliyoruz” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU
]]>Konya’da yaşayan ve aslen Şanlıurfalı olan 23 yaşındaki milli sporcu Besra Duman, doğuştan boyu kısa olmasına rağmen, kendisinin iki katı kilodaki ağırlıkları kaldırıyor. 11 yaşında başladığı para halter sporunda 12 yılı deviren Besra, uluslararası turnuvalarda birçok başarı elde etti. En son katıldığı Mısır’da düzenlenen Para Halter Dünya Kupası’nda 55 kiloda altın madalya kazanarak, 2024 Paris Paralimpik Olimpiyat Oyunları’na da katılma hakkı elde eden milli sporcu, ülkesini en iyi şekilde temsil ederek altın madalya kazanmak istiyor. Spora başlamadan önce tarlada çalışan Duman, spora başlamanın kendi hayatı için inanılmaz olduğunu ifade etti.
“Para halter sporunda bir çok başarı elde ettim”
12 yıldır para halter sporu ile uğraştığını belirten Besra Duman, “İlk derecem 2018 yılında dünya üçüncülüğünden geldi. 2021 yılında olimpiyatlar oldu, olimpiyatlarda madalyamı aldım. Burada kazandığım ilk olimpiyat madalyam oldu. Sonrasında ardı kesilmedi, Dünya üçüncülüğüm, Avrupa ikinciliğim ve Avrupa şampiyonluklarım art arda geldi” şeklinde konuştu.
“İlk başta kaldırdığım 70 kilo oldu”
Spora başlama serüvenini anlatan Duman, “Bir hocamın tavsiyesi üzerine başladım. Halterin ne olduğunu daha önceden bilmiyordum. Hocam bana ‘Bu sporu yapmak ister misin?’ diye sordu. Ben de kendisine ‘Hocam ben halterin ne olduğunu bilmiyorum’ dedim. ‘Gel kızım bir göstereyim belki yapmak istersin, istemezsen sana kalmış’ dedi. Denedim, ilk başta kaldırdığım 70 kilo oldu. Bu da onun için büyük bir derece oldu. O zamanki kilomla bu kilom bir değil o zaman 39 kilo geliyorum ve 70 kilo kaldırıyordum. Hocanın beğenmesiyle bu spora başladım” diye konuştu.
“2024’te inşallah olimpiyatlara katılacağım”
Dubai ve Mısır’da aldığı dereceleri anlatan milli sporcu, “Dubai’de yarıştım. Art arda yarışmalarım oldu. Dubai’de 110, 115 ve 120 kilo kaldırarak dünya üçüncüsü oldum. Aynı zamanda 1 hafta sonra Mısır’a gittim. Mısır’da 110, 113 ve 115 kilo kaldırdım. Mısır’da fazla zorlamamıza gerek yoktu çünkü oraya gidip derdimiz kota almaktı. Çünkü bundan sonra alacağımız başarı, başarı olacaktır. Tabii 2024’te inşallah olimpiyatlara katılacağım” ifadelerini kullandı.
Besra Duman, olimpiyatlarda hedefinin ilk 3’e girmek olduğunu da belirterek, “Altın madalyayı da alabilirsem çok mutlu olacağım. Elimden geleni yapacağım. Altın madalya önceliğim ama ilk 3’te garanti olmak istiyorum” dedi.
“Spora başlamadan önce tarladan çalışıyordum”
Spor sayesinde hayatındaki neredeyse her şeyin değiştiğini anlatan Besra Duman, “Spor sayesinde hayatımda a’dan z’ye her şeyim değişti. Bu spora başlamadan önce tarladan çalışıyordum. Yani şu aklımda vardı; bu spora başlamasaydım diyorum acaba nerede olurdum? Çünkü ben tarlada çalışırken havuç, turp, meyve gibi işler yaparken bu spora başlamam inanılmaz diyebilirim” sözlerini kaydetti.
“Evde kalmanıza gerek yok, dışarı çıkıp bir spora başlamanızı öneriyorum”
Kendisi gibi engeli olanlara ve gençlere tavsiyelerde bulunan Besra Duman, “Gençlerin spor yapmasını çok istiyorum. Çünkü gerçekten Türkiye genelinde spor yapan bireyler olarak çok azız. Yani spor salonları olsun, yaptığımız bir aktivite, sporumuz olsun. Yabancı devletlere baktığımızda bizden biraz biraz daha öndeler. Bizim bunun için biraz yetersiz olduğumuzu düşünüyorum. Engelliler için de şunu söylemek istiyorum. Ben de ortopedik olarak engelli bir bireyim, onlara söylemek istediğim; evde kalmanıza gerek yok, dışarı çıkıp bir spora başlamanızı öneriyorum” diye konuştu. – KONYA
]]>Başkan Talat Ünlü, Eryaman’daki Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde Dünya Kupası hazırlıklarını tamamlayan ve Tayland’a hareket eden milli haltercileri, AA muhabirine değerlendirdi.
Olimpiyatlar öncesinde Tayland’daki Dünya Kupası’na her ülkenin katılımının zorunlu olduğunu vurgulayan Ünlü, ” Olimpiyat kotası kazanmak isteyen her ülke Dünya Kupası için ciddi hazırlık yapıyor. Biz de bütün hazırlıklarımızı olimpiyatlara yönelik yaptık. Kalifikasyonlarda katılması zorunlu olan maçlar var. Bunlardan birisi de Phuket’teki Dünya Kupası. Buraya katılamayan hiçbir ülke sporcusu halter için olimpiyatlara gidemez. Biz de Tayland için hazırlıklarımızı tamamladık.” dedi.
Tayland’da milli haltercilerden, kadınlar 49 kiloda Duygu Alıcı ile 81 kiloda Dilara Narin, erkekler 61 kiloda Mustafa Eliş, 73 kiloda ise Muhammed Furkan Özbek ve Yusuf Fehmi Genç’in madalya mücadelesi vereceğini hatırlatan Ünlü, şöyle devam etti:
“2021’de seçimleri kazanarak göreve geldiğimizde, mevcut şartları gözden geçirdik ve hızlıca kadın ile erkek milli takımlarımızı toparladık. Şu anda erkeklerde olimpiyatlar için kota mücadelesi veren sporcularımız Mustafa Eliş, Muhammed Furkan Özbek ve Yusuf Fehmi Genç. Olimpiyatlarda her sıklette bir sporcu yarışabiliyor. 73 kilodaki sporcularımız Muhammed Furkan ve Yusuf Fehmi’den hangisi daha iyi performans sergilerse, bu Tayland’da ortaya çıkacak. Tabii her üç sporcumuz da olimpiyatlara kadar ciddi anlamda hazırlıklarını devam ettirecek.”
Paris 2024’te yarışacak haltercilerin sıklet sayısında bir azalma olduğunu, bunun da dezavantaj oluşturduğunu kaydeden Başkan Ünlü, “Bazı sıkletler birleştirildi. Özellikle kadınlarda biz bunun darbesini yedik. Çünkü o sıkletlerde bizim sporcumuzun olmaması bizi zorladı. Sporcularımız sıkletlerini değiştirince bazı sakatlıklar oluştu. Son Avrupa Şampiyonası’nda Tuana Süren sakatlandı. Madalya ve olimpiyatlar ne kadar önemliyse, elbette sporcularımızın sağlığı da çok önemli. 64 kilodaki Nuray Güngör’ün sıkleti 71 kiloya çıktı. Nuray’ın bu sıkletteki sporcularla kota mücadelesine girmesi son derece zordu. Sporcumuzun sakatlığı da var, tedavi süreci devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz olimpiyat madalyası”
Paris’te olimpiyat madalyası şanslarının yüksek olduğunu dile getiren Ünlü, “Şunu net belirteyim ki kadınlarda bir kota alma derdindeyiz ama erkeklerde biz hem kota hem de olimpiyat madalyası kovalıyoruz. Kotamızı aldıktan sonra bütün hedefimiz olimpiyat madalyası, inşallah onu da gerçekleştireceğiz.” şeklinde konuştu.
Kadınlarda kota mücadelesinde Dilara Narin ve Duygu Alıcı’nın bulunduğunu ancak biraz zorlanacaklarını belirten Ünlü, “Dilara, geçmişte yaptığı dereceyi yakalarsa, hiç değilse kıta kontenjanından kota alma şansı yüksek.” diye konuştu.
Erkeklerde kıta kontenjanı dışında dünya sıralamasından da kota içerisinde yer alan sporcuları bulunduğunu dile getiren Ünlü, “Bildiğiniz gibi dünyada ilk 10 sıraya giren kota alıyor. Şu anda Muhammed Furkan sekizinci sırada, Yusuf Fehmi de hemen ardından geliyor. Yusuf Fehmi onu geçerse kotaya girer ama her iki sporcumuzun da durumu çok iyi. Maşallah Muhammed Furkan son zamanlarda güzel performans gösterdi. Bu performanslarını Dünya Kupası’na yansıttıkları zaman, her ikisi de kotanın içinde olacak. Mustafa Eliş de genç bir sporcu ve mücadele veriyor. En azından bu heyecanı yaşasın ki 2028 için kendisini daha güçlü, daha motivasyonlu hazırlasın.” ifadelerini kullandı.
“Paralimpik oyunlar için dört sporcumuz kotayı garantiledi”
Bedensel engelli haltercilerin de artık federasyonları bünyesine dahil olduğunu hatırlatan Ünlü, şöyle devam etti:
“Para haltercilerimizin de kota müsabakaları devam ediyor. 2024 Paris Paralimpik Oyunları için dört sporcumuz kotayı garantiledi. Son katıldığımız Mısır’daki Dünya Kupası’nda yaptığımız dereceler ve öncesinde aldığımız puanlarla, sıralamalara baktığımız zaman dört sporcumuzun kotası garanti. Para halterde üç sporcumuz daha kota mücadelesi veriyor. Önümüzdeki günlerde Tiflis’te bir Dünya Kupası daha var. Orada inşallah dünya sıralamasındaki yerlerini korudukları zaman, kotayı garantilemiş olacaklar.”
Ünlü, yetişen genç jenerasyonun 2028 Los Angeles Olimpiyatları’nda Türk halteri adına büyük bir başarı yakalayacağına inandığını sözlerine ekledi.
]]>Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, İstanbul Mersinli Ahmet Kireççi Kamp ve Eğitim Merkezi’nde iftar düzenledi. İftara Spor Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Veli Ozan Çakır, kulüp başkanları ve aynı yerde kamp yapan milli güreşçiler ile antrenörler katıldı. Spor Hizmetleri Genel Müdürü Çakır, iftar öncesinde kamp merkezini ziyaret etti.
Veli Ozan Çakır: “Türk güreşi tekrar yükselişte”
Sporcular, teknik heyet ve yöneticilerle güzel bir anı olduğunu belirten Veli Ozan Çakır, “Bizim olimpiyat madalyalarımızın yüzde 60’ı güreşte. Güreşin, Türk sporundaki yeri ayrı. İnşallah Paris’te düzenlenecek olan olimpiyat oyunlarında da güreş başta olmak üzere tüm spor dallarında ben büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Öncelikli hedefimiz olimpiyat madalyası kazandığımız spor dalı sayısını arttırmak. Daha önce madalya kazanmadığımız branşlarda madalya kazanmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte Atina’dan beri 20 yıldır 3 altın madalya almamıştık. İnşallah Paris Oyunları’nda en az 3 altın madalya kazanmayı hedefliyoruz. Gerçekten bu şampiyonluğa yakın birçok sporcumuz var. Türk güreşi de hepinizin gördüğü gibi tekrar yükselişte. İnşallah eski günlerini görecek. Bugün bu kampta da güzel anlar yaşadık. Burada 17-18 yaş grubu genç milli sporcularımız vardı. Onlarla da konuştuk. Aynı zamanda onlara antrenörlük yapan şampiyon ağabeyleri de vardı. Nazmi Avluca’nın 2008 Pekin’de sakat sakat kazandığı madalyayı da hatırlıyorum. Olimpiyat şampiyonumuz Mehmet Akif Pirim’in, 1992 Barcelona’da kazandığı finali hatırlıyorum. Hepsinde çok heyecanlıydık. Federasyon başkanımız zaten dünya ve Avrupa şampiyonu, aynı zamanda da olimpiyat ikincisi. Baktığınız zaman Türkiye’nin güreşte böyle bir geçmişi var. Bugün de burada şampiyon antrenörlerle sporcuların çalıştıklarını görüyoruz. Bu tabii sporcuların olimpiyat oyunları gibi önemli bir organizasyona mental hazırlığı açısından da çok önemli. Türk güreşçisinin ve sporcusunun nelere muktedir olduğunu, geçmişte neler yaptığını görüyorlar. Bu sürecin nasıl yönetilmesi gerektiğini, kendilerini nasıl hazırlamaları gerektiğini öğreniyorlar. Bunun da ben çok büyük etkisinin olacağına inanıyorum” diye konuştu.
“İnşallah bu yaz Türk sporunun yazı olacak”
Başta güreş olmak üzere Paris’te tüm spor dallarında daha önce eşi benzeri görülmemiş başarılara imza atmak istediklerini vurgulayan Çakır, “İnşallah bu yaz Türk sporunun yazı olacak. Bunun için de gayet bilinçli bir hazırlığımız var. Bakanımız, sporcun içinden gelen birisi. Eski güreş federasyonu başkanı. Cumhurbaşkanımız, sporun içerisinden gelen birisi. Sporu seven, sporu bilen ve sporu destekleyen liderimiz var. Türkiye’de sporcuların başarılı olmamak için herhangi bir gerekçesi yok. Biz de bize verilen bu olanakları en verimli şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Sporcularımızı en verimli şekilde desteklemeye çalışıyoruz. İnşallah hep birlikte bu desteklere layık olmaya çalışacağız. Tabii ki burada başrol sporcunun. Konu bir spor müsabakası ise başrolde onlar var. Bizim görevimiz onları desteklemek. Onların bu şanlı görevi en iyi ve en başarılı şekilde icra etmelerini sağlamak. Biz de Spor Genel Müdürlüğü olarak tüm teşkilatımız gayret gösteriyor. Benim de genel müdür sıfatıyla ilk kamp ziyaretim oldu. Ata sporumuz güreş olmasının da ayrı bir anlamı var. İnşallah bu yaz emeklerin karşılığı alınacak. Elbette dünya ve Avrupa şampiyonalarında alınan başarılar ortada. Ama olimpik ve paralimpik spor dalları için olimpiyat ve paralimpik oyunlarının ayrı bir önemi var. 4 yılda bir gündemin ana unsuru olmak, herkes tarafından konuşulup takip edilmek farklı bir heyecan ve motivasyon. Burada bizim üzerimize düşen görevler var. Sporcularımızı hem fizyolojik hem de psikolojik olarak en iyi şekilde hazırlamamız gerekiyor. Biz de bu anlamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Akademik bilimsel metotlarla, her türlü tecrübeden istifade ederek bu hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Sporcularımıza en iyi olanakları sunmaya çalışıyoruz. Sporcularımız da bunun karşılığını girdikleri müsabakalarda veriyorlar. İnşallah bu yaz da Paris’te bunun karşılığını almış olacağız” şeklinde konuştu.
Şeref Eroğlu: “10’un üzerinde kota bekliyoruz”
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, Paris Olimpiyatları’nda başarılı olmak istediklerini ifade ederek, “Önümüzde bir olimpiyat var. Olimpiyat hem ülkelerin hem de federasyonların kantara çıktığı alanlar. Biz 104 olimpiyat madalyası kazanmış, bugüne kadar da 66 tanesini güreşten kazanmış bir ülkeyiz. Türk güreşi olarak bundan önce olduğu gibi bu olimpiyatta da yine milletimize, devletimize ve güreş ailemize karşı görevimizi layıkıyla yapmak istiyoruz. Bunu yapacak sporculara sahibiz. Efsane olmuş, büyük başarılara imza atmış şampiyonlarımız var; Taha, Rıza, Yasemin, Burhan, Ali Cengiz ve Buse gibi. Adını sayamadığım sporcularımız var. Bugün itibarıyla bizim 2 serbest, 2 grekoromen ve 2 de serbest kadınlar olmak üzere 6 tane kotamız var. Biz 3 Nisan’da Azerbaycan Bakü’ye gidiyoruz. Burada final yapan sporcularımız olimpiyata katılmaya hak kazanacaklar. Yasemin, Burhan ve Selçuk Can gibi olimpiyatta madalya alacak favori oyuncularımız geride kaldı. Biz önce Azerbaycan’ı görelim diyoruz. Ondan sonra 9-11 Mayıs’ta İstanbul’da buluşmak üzere diyoruz. Çünkü en son kota sayın bakanımızın talimatıyla geçen yıl İstanbul’a alındı. Yani ne olur ne olmaz herhangi bir aksaklık olursa bunu telafi edelim diye. Bu bizim için önemli. Bakanıma ve genel müdürüme daha önce bilgi verdim. Biz 10’un üzerinde, 10-11-12 bu civarlarda kota bekliyoruz. Katılan sporcularımız elit sporcular olduğu için madalya sayısının fazla olmasını istiyoruz” dedi.
“Devletimiz hep yanımızda oldu”
Çalışmaların iyi gittiğini vurgulayan Eroğlu, “Şu anda çalışmalarımız iyi gidiyor. Türk güreşinde biz 2024 Ocak ayında seferberlik ilan ettik ve bu seferberliğin meyvesini de geçtiğimiz ay Zagreb’de, Avrupa şampiyonasında gösterdik. Tarihte ilk defa hem Serbest Milli Takımımız hem de Grekoromen Milli Takımı’mız Avrupa şampiyonu oldu. Bunun yanında 13 tane final maçı yaptık. 7 altın, 6 gümüş ve 4 bronz madalya kazandık. Kırılması çok zor rekorları burada yazdırdık. 18 yaşında Alperen’imiz Avrupa şampiyonu oldu. Nesrin 21 yaşında kadınlarda ilk defa Avrupa şampiyonu oldu. Taha kendisini yeniledi. Rıza’da ufak bir aksaklık oldu ama onu olimpiyatlarda telafi edecek, etmeli de. Dolayısıyla iyi yolda olduğumuzu düşünüyoruz. ‘Marifet iltifata tabii’ diye bir söz var. Devletimiz bizim yanımızdaysa ki bugüne kadar hep yanımızda oldular, destek onlardan, başarı da Türkiye Güreş Federasyonu ve milli sporcularımızdan” açıklamasını yaptı.
Mehmet Akif Pirim: “Milletimizin Türk sporunun lokomotifi olan güreşten beklentisi çok”
Olimpiyatlarda her zaman olduğu gibi güreşten beklentiler olduğunu belirten Türkiye Güreş Federasyonu yöneticisi Mehmet Akif Pirim, “Türk toplumunun olimpiyatlarda çok büyük bir beklentisi var. Haklı olarak burada en büyük hedef her zaman olduğu gibi yine güreşten bekleniliyor. Milletimizin Türk sporunun lokomotifi olan güreşten beklentisi çok. Şu anda iyi bir ekiple çalışıyoruz. Hem teknik ekip hem federasyon başkanımız hem de bakanlık olarak uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. İnanıyorum ki yine olimpiyatlarda, Türk sporunu ve Türk güreşini layık olduğu yerde olacaktır. En fazla madalya alacağımızı ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.
Nazmi Avluca: “İnşallah olimpiyatlarda altın madalyalar alarak güreşimizi taçlandırmak istiyoruz”
Milli Takım Antrenörü Nazmi Avluca, Azerbaycan’da yapılacak kota müsabakaları için 5 Nisan’da orada olacaklarını aktararak, “Burası için 4 tane kota müsabakası yapacağız. Avrupa ülkelerinin katılacağı bir müsabaka olacak. İnşallah kotayı tamamlarız. Kotayı tamamlayamazsak İstanbul’da bir şansımız daha olacak. İstanbul’a da dünya ülkeleri gelecek. Neticesinde Paris’te olimpiyatlar var. Hedefimiz burası, iyi hazırlanıyoruz, sporcularımızı hazırlıyoruz. Onlar gerçekten büyük fedakarlıklar yaparak çalışıyorlar. İyi çalışıyorlar. Türk güreşi olarak geçmişte büyük başarılara imza attık. İnşallah bu olimpiyatlarda da altın madalyalar alarak güreşimizi taçlandırmak istiyoruz” diye konuştu.
Efrahim Kahraman: “4 kota almak için gidiyoruz”
5 gün boyunca deniz seviyesinde çalıştıktan sonra kota müsabakalarına gideceklerini söyleyen Kadın Milli Takım Teknik Direktörü Efrahim Kahraman, “Bunun sorumluluğunu daha çok anlıyoruz. Şu anda biz kadın güreşi olarak 4 kota almak için gidiyoruz. İçlerinde Tarih yazan Yasemin Adar var. Biliyorsunuz geçen yıl bir sakatlık geçirdi. Orada güreşememişti. İnşallah şimdi de bir sakatlık veya herhangi bir sıkıntı olmadan kotalarımızı alarak olimpiyatlarda istediğimiz neticeleri ve en çok özlem duyduğumuz altın madalyayı alarak tarihe yazmış oluruz” değerlendirmesinde bulundu. – İSTANBUL
]]>Eyüp Gözgeç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şu ana kadar olimpiyatlara 4 kadın, 3 erkek sporcu olmak üzere toplam 7 kota aldıkları ve bu sayının 10’a yükseleceğine inandıklarını belirtti.
Tayland’da mayıs ayında son kota müsabakalarının yapılacağını hatırlatan Gözgeç, “Buraya da 2 kadın, 4 erkek sporcuyla katılacağız. İnşallah tüm şartlar istediğimiz gibi giderse en az 10 sporcuyla Paris 2024’e gitmeyi planlıyoruz. Dünya boksunda belirli bir yerdeyiz. Kadınlarda dünyada ilk sıradayız. Erkeklerde de iyiyiz. Genç bir takımız. Olimpiyatlarda altın madalya favorisi 3-4 sporcumuz var. Tabii olimpiyatta kura şansı da önemli. Paris’te büyük bir patlama yapacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da nisan ayında düzenlenecek Avrupa Boks Şampiyonası’na da dikkati çeken Gözgeç, şöyle konuştu:
“As takımla gitmeyi düşünmüyorduk ama olimpik sporcularımız Paris öncesi iyi bir turnuva geçirmek istediler. Onlardan gelen isteği de kabul ettik. Avrupa şampiyonluğunun da en büyük adayıyız. Avrupa şampiyonluğundan sonra olimpiyatta da rekor sayıda madalya beklentimiz var. Kadınlarımız iyi ama erkeklerimiz de artık iyi. Olimpiyata da 3 erkek sporcumuz kota aldı. 5’e de yükselebilir. Kadınlarımız Avrupa Oyunları’ndan sonra turnuva yapmamıştı, bizim için önemli ve iyi bir turnuva olacak.”
Boksu bekleyen 2028 tehlikesi
Eyüp Gözgeç, boks branşının Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları’nda olmama ihtimaline dikkati çekti.
Uluslararası Boks Birliği (IBA) ile Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) arasındaki gerginliği anlatan Gözgeç, alınan son kararlarla ilgili şu bilgileri verdi:
“IOC’nin uzun zamandır IBA’yı tanımama durumu vardı elli reformlar isteniyordu. Artık yeni kararla kesin olarak tamamen tanımama kararı alındı. 2028’deki olimpiyatlarda boksun olabilmesi için IBA’nın değil yeni bir oluşumun olması gerekiyor. Aksi takdirde 2028’de olimpiyatlara boks gitmeyecek. Boks olimpiyatta izlenme oranı en yüksek branşlardan birisi. Olimpiyatlara renk katıyoruz. IOC’de istemez çıkmasını ama mevcut yönetim şartları yerine getiremedi. IOC, sporda ve yöneticilerde şeffaflık arıyor. Bu yüzden IBA tanınmıyor. Rus bir başkanı var IBA’nın, yapmış oldukları mücadelede de kendilerini kabul ettiremediler. Demek ki eksiklik var.”
Eyüp Gözgeç, IBA’nın IOC hakkında söylemlerinin de doğru olmadığını anlatarak, “IBA’nın yönettiği boksun artık olimpiyatlarda olması mümkün değil. Tokyo’da olduğu gibi boksun olimpiyat elemelerini yine IOC yaptı. Böyle inatlaşma devam ederse ve yeni bir oluşum olmazsa 2028’de boksun olimpiyatta olmayacağını artık herkesin kabullenmesi lazım.” ifadelerini kullandı.
Uluslararası bir organizasyona daha ev sahipliği yapılacak
Eyüp Gözgeç, 2024 Üst Minikler Avrupa Boks Şampiyonası’nın Antalya’da düzenleneceğinin müjdesini verdi.
Türkiye’nin sporun her branşında organizasyonları en iyi yapan ülke olduğunu vurgulayan Gözgeç, “2010 yılında başkanlığa geldiğimden bu yana Türkiye’de boksla ilgili yapmadığımız uluslararası organizasyon kalmadı. İtalya’da Üst Minikler Avrupa Şampiyonası düzenlenecekti ama yapamayacaklarını bildirdiler. Bize teklif ettiler ve bu şampiyonayı 25 Ağustos-2 Eylül’de Avrupa Şampiyonası’nı Antalya’da düzenleyeceğiz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine büyük destek verdiğini aktaran Eyüp Gözgeç, “Şampiyon kadın boksörlerimizin Cumhurbaşkanımıza şans getirdiğini düşünüyorum. Her seçimden önce ya bir miting ya da davet öncesi şampiyon sporcularımız Cumhurbaşkanımızla bir araya geliyor. Önce Cumhurbaşkanımız girdiği seçimi kazanıyor sonra da kızlarımız gittiği organizasyonlardan altın madalya kazanıyor. Verdiği desteklerden dolayı kendisine teşekkür ederiz.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen 8.? ?Fazza Para Okçuluk Dünya Sıralama Turnuvası’nda elde ettiği dereceyle olimpiyat kotası alan ay-yıldızlı sporcu, AA muhabirine, 2013’te geçirdiği kaza sonrası yaşadığı zorlu süreci, spordaki kariyerini ve başarı için verdiği mücadeleyi anlattı.
Geçirdiği kazada boynundan ağır yaralandığını, adeta ölümden döndüğünü ifade eden Yiğit Caner, “Altı gün yoğun bakımda kaldım. Önce o yaşam mücadelesini kazandım ama belki de böyle bir kazadan sonra yaşam mücadelesini kazanmak değil yaşamak çok daha zor olabilirdi. Bu mücadeleye hep kafam dik bir şekilde devam ettim.” dedi.
Yoğun bakımda tedavi görürken kendisine sözler verdiğini aktaran milli sporcu, “Günlerce tavanı izlerken kendime sadece şunu söyledim: Yaşadığım bu kazadan sonra insanlar bana acıyarak mı bakacaklar, kendi sahip olduklarına mı şükredecekler? Yoksa öyle bir mücadele vereceğim, öyle şeyler yapacağım ki ben insanlara örnek mi olacağım, ilham mı olacağım? Ben bu sözü tuttuğuma inanıyorum. Şu anda dünyada beni gören, tanıyan birçok insan var ve çok güzel bir hayat hikayesine sahip olduğumu düşünüyorum. Beni örnek alan insanlar var. O yüzden kendimi çok iyi hissediyorum. Bu yaşam tecrübesini en güzel yerinden ilerlettiğimi, çok güzel bir hikaye yazmaya devam ettiğimi hissediyorum.” diye konuştu.
Geçirdiği zorlu süreçlerin ardından Okçular Vakfında başladığı bu sporda önemli aşamalar kaydeden, 2022’de Dubai’de düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda şampiyonluklar elde eden milli sporcu, “Dubai bana çok uğurlu geliyor. Bu yıl Paris 2024 yolunda çok önemli bir turnuva daha vardı. Orada da kota yarışmasında ve dünya sıralaması formatında 2 altın madalya kazanarak hem şampiyon oldum hem Paris 2024 yolunda çok güzel bir başarı elde ettim hem de kota aldım.” ifadelerini kullandı.
“Altın madalya, telefonumun ekranında duvar kağıdı olarak duruyor”
Tokyo 2020 Paralimpik Oyunları’na katılma hakkını 1 puanla kaçırdığını anlatan Yiğit Caner, kota süreçlerinin çok zorlu geçtiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Olimpiyata gitmek, olimpiyatta madalya kazanmaktan daha zor. Çünkü kota aslanın ağzında. Geçen sene Dünya Şampiyonası’nda finale kalan iki sporcuya, Avrupa’da şampiyon olan sporcuya ve son olarak da Dubai’deki turnuvada finale kalan sporculara kota verilecekti. Ben hepsinde böyle son okta ucundan kaçırdım. Tokyo 2020 sürecinde bir puanla paralimpik oyunlar kotasını kaçırmıştım. Benim için paralimpik oyunlarına gitme hayali aslında pes etmeme mücadelesine dönüştü. Her gittiğim yarışmada bir şekilde bir puanla ucundan kaçırdığım için aslında çok büyük hayal kırıklıkları yaşadım. Dubai’ye giderken kendime çok büyük bir söz verdim. ‘Bu sefer kotayı alacağım ve olimpiyatlara gideceğim, hatta olimpiyatlarda da şampiyonluk kazanacağım.’ dedim. Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nın altın madalyası telefonumun ekranında duvar kağıdı olarak duruyor. Her gün ona bakarak uyanıyorum. Çok iyi bir şekilde o konsantrasyonu sağlayıp, antrenman yapmaya devam ederek motive oluyorum.”
Dubai’de olimpiyat kotasını getiren yarı final mücadelesinde ABD’li dostu Jason Tabansky ile eşleştiğini aktaran milli sporcu, “Onunla finalde eşleşmeyi çok istiyorduk. Son seriye kadar ben hep 2 puan gerideydim. Son seride kendimi motive ettim. Tribünde milli takım teknik direktörümüz Göktuğ (Ergin) Hoca bir anda ayağa kalktı, okları takmaya başladığımız 10 saniyelik süre içerisinde bana, ‘Yiğit sen çok çalıştın, çok güçlüsün, çok emek verdin. Sadece sakin kal, süreni iyi kullan ve atışlarını iyi bir şekilde yap.’ diye seslendi. Her şey film şeridi gibi gözümün önünden geçti. İnanarak atışlarımı yaptığımda 3 tane 10 gönderdim hedefe ve attığım o 3 tane 10, bana Paris 2024 Paralimpik Oyunları kotasını getirdi. Final maçında da Finlandiyalı rakibimle karşılaştım. Orada yine sonuna kadar mücadele ettim ve birinci olarak Paris 2024 Paralimpik Oyunları kotasını aldım. Şimdiki hayalim paralimpik oyunlarda da en güzel atışlarımı yaparak altın madalyaya ulaşmak.” şeklinde konuştu.
Olimpiyatta altın madalya kazanma hayaliyle çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran milli sporcu, antrenmanlarda bile, final sahasında son oku atıyormuş gibi hissederek atış yaptığını belirterek, “Bir sonraki aşama, Paris’te kalabalık tribünlerin önünde o heyecanı, stresi bastırarak, atışları yapmak olacak. Yıllardır bunun için kendimi hazırlıyorum, çalışıyorum. Bunun da gerçek olacağına yürekten inanıyorum. O inanç bence beni oraya taşıyacak. O kürsünün tepesinde olacağım ve İstiklal Marşı’nı dinleteceğim diye hissediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
“Paralimpik okçuluk takımı olarak çok başarılıyız”
Türkiye Okçuluk Federasyonu bünyesinde faaliyetlerine devam ettiklerini ve hem olimpik hem de paralimpik takım sporcularının kamplarda bir araya geldiğini anlatan Yiğit Caner, arkadaşlık ortamının üst düzey olduğunu aktardı.
Takımlarında çok sayıda şampiyon sporcu bulunduğunun altını çizen Yiğit Caner, “Hep birbirimize bağlıyız. Bence birimizin başarı elde etmesi, diğerinin de o hayali kurabilmesini sağlıyor. Ben bunu gerçekten çok kıymetli görüyorum. Birlikte çalışıyoruz, birlikte mücadele ediyoruz. Arkadaşım bir şeyi başardığı zaman, ‘Ben de başarabilirim.’ diyorum. Ben başardığım zaman yanımdaki arkadaşım da bunun hayalini kuruyor. Bu şekilde çok güzel bir jenerasyon geliyor aslında. Paralimpik okçuluk takımı olarak bence çok başarılıyız. Dünyayı şu an çok iyi bir şekilde domine ediyoruz. Çünkü o önemli eşiği aştık, o inanç hepimizde var.” değerlendirmesinde bulundu.
“Okçular Vakfının hem bana hem de Türk okçuluğuna kattığı çok şey var”
Okçular Vakfının kendisi ve Türkiye’de okçuluğun gelişimi için çok önemli olduğunu dile getiren milli sporcu, tesisin açılışının 2013’te kaza geçirdikten sonra kaldığı yoğun bakımdan çıktığı güne denk geldiğini (29 Mayıs) anlatarak, şunları kaydetti:
“Yoğun bakımdan çıktığım gün, 29 Mayıs’ta Okçular Vakfı açılmış. Burada gerçekten insanlar benim elimden tuttular. Daha sandalye bile kullanamazken, bağımsız bir şey yapamazken, burada ben okçuluğa başladım. Burada yetiştim, burada büyüdüm, burada yaş aldım ve milli takıma girip, başarılar elde ettim. Hala buradayım ve burada olmaktan çok mutluluk duyuyorum. Okçular Vakfının hem bana hem de Türk okçuluğuna kattığı çok şey var. O yüzden buraya karşı çok büyük bir vefa duyuyorum, çok kıymet veriyorum. Yine Türkiye Okçuluk Federasyonunun ve geleneksel federasyonun yaptığı çalışmalar var. Bunlar da çok değerli. Mete Gazoz gibi bir olimpiyat şampiyonu var. Bu başarıyı elde etmesi, arkadan gelen jenerasyon için hayal kurabilmeyi sağlıyor. Bu çok değerli.”
]]>Bursa’yı sporda da marka şehir haline getirmek amacıyla amatör kulüpleri desteklemenin yanında şehre ‘branşlara özel’ spor tesisleri kazandıran Büyükşehir Belediyesi, Emek Mahallesi’nde de ayrıcalıklı bir tesis inşa etti. Toplamda bin 420 metrekare kullanım alanına sahip olacak tesis, Bursa Büyükşehir Belediyespor’un olimpiyat madalyalı milli tekvandocusu Hatice Kübra İlgün’ün adını taşıyacak. Emek Hatice Kübra İlgün Gençlik ve Spor Tesisinin zemin katında giriş katında tekvando ve güreş salonu, soyunma odaları ve antrenör odaları yer alıyor. Birinci katında ise gençlik merkezi, kütüphane, sesli okuma salonu, diyetisyen/psikolog odası, mescit ve ders çalışma alanları ile idari birimler bulunuyor. Çevre düzenlemesi ve açık otoparkı ile bölgedeki önemli bir ihtiyacı karşılayacak olan tesis, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle inşa edildi. Tesisin açılış törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın yanı sıra Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy, Büyükşehir Belediyespor Başkanı ve AK Parti ve Cumhur İttifakı Mudanya Belediyesi başkan adayı Gökhan Dinçer, olimpiyat madalyalı milli tekvandocu Hatice Kübra İlgün ve ailesi, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, sporcular ve vatandaşlar katıldı.
“Hepsi gençlerimiz için”
Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, olimpiyatlarda derece elde ederek bayrağımızı göndere çeken Hatice Kübra İlgün’ün adını bir tesiste vermekten büyük mutluluk yaşadığını söyledi. Bu tesisten birçok başarılı sporcunun yetişeceğini belirten Başkan Alinur Aktaş, yeni Hatice Kübra İlgün’lerin, Mete Gazoz’ların yetişmesine tesisin aracılık edeceğine inandığını ifade etti. Gençlere ve çocuklara ayrı önem verdiklerini dile getiren Başkan Aktaş, “Emek bölgesinde ana kucağı ve yüzme havuzu beklentisi olduğunu biliyoruz. Mayıs ayında havuz inşaatına başlıyoruz. Emek bölgesine ikinci ve büyük kapasiteli ana kucağımızı da en kısa zamanda açacağız. YKS kurslarıyla, meslek lisesi ve üniversite öğrencilerine verilen burslarla, BİKO marifetiyle istihdam ve stajlarla, yurtiçi ve yurtdışı gezilerle, sportif faaliyetlerle gençlerimizi hayata en iyi şekilde hazırlıyoruz. Yeni dönemde gençlere dair önemli projelerimiz var. Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan destekler alarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni başarılar da peşi sıra gelmeye başlıyor. 10 bin olan burs sayımızı yeni dönemde 16 bine çıkartıyoruz. 16 olan gençlik merkezi sayısını 50’ye çıkartacağız. 6 olan YKS kurs merkezini 15’e çıkartacağız. Hepsi gençlerimiz için” dedi.
“Gurur duyuyoruz”
Gençlere kendilerine güvenmesini isteyen Başkan Aktaş, “Hatice Kübra İlgün’ün ailesine, böyle hayırlı bir evladı Türkiye’ye armağan ettikleri için teşekkür ediyorum. Hatice Kübra da çalışarak, inanarak ve kendine güvenerek başarılar elde etti. Yeter ki içinizde inancınız olsun. Gayretinizi ortaya koyarsanız mutlaka gerisi gelecektir. Tekvando branşında göğsümüzü kabartan Hatice kızımız, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda üçüncü olarak Bursa’ya tarihindeki ilk olimpiyat madalyasını kazandırdı. Sporcumuzun 2 dünya üçüncülüğü, 1 dünya ikinciliği var ve aynı zamanda son Avrupa şampiyonu. Kendisi bu yılın başında Türkiye Kristal Küre Ödülleri’nde ‘yılın en iyi kadın sporcusu’ da seçildi. Hatice Kübra’ya az bile diyorum. Kendisini tebrik ediyorum. Gurur duyuyoruz. Bundan sonraki hayatında başarılar diliyorum. Bu isim de bu salona hayırlı olsun”
Hedef 2024 Paris Olimpiyatları
Bursa’ya ilk olimpiyat madalyasını getiren milli tekvandocusu Hatice Kübra İlgün, adının çok kıymetli bir tesiste yaşatılacak olmasından dolayı büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Konuşması sırasında gözyaşlarını tutamayan milli sporcu İlgün, “Başarılarımın böyle bir tesiste yaşatılacak olması, arkamda bir eser bırakmış olmak benim için gurur verici. Elbette ben tek başıma değilim. Beni her zaman destekleyen aileme teşekkür ediyorum. 18 senedir beni bu sporda sonuna kadar destekleyen ve arkamda duran, bu seviyeye gelmeme yardım eden antrenörüm Fikret Temoçin’e teşekkür ediyorum. 2009’da babamı kaybettim. Baba yarılarıma, amca yarılarıma, herkese teşekkür ediyorum. Buraya adımın verilmesine vesile başta Gençlik ve Spor Bakanlığı’na, Büyükşehir Belediye Başkanımız Alinur Aktaş’a, kulüp başkanımız Gökhan Dinçer’e, il müdürüne, kulüp müdürüne, beni dualarıyla destekleyen Bursalılara teşekkür ediyorum. İnşallah bu salondan nice olimpiyat, Avrupa ve dünya şampiyonları çıkacak. 2024 Paris Olimpiyatları’nda tüm gücümle savaşıp altın madalyayı Bursa’ya getirerek tekrar tarihe geçmek istiyorum” dedi.
Zekai Gümüşdiş, Fatih Sultan Mehmet, Yenibağlar ve Akpınar mahalle muhtarları adına konuşan Muhtar Naci Özbay, gençlik ve spor tesisini Emek bölgesine kazandıran Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Konuşmaların ardından Başkan Alinur Aktaş, Hatice Kübra İlgün ve ailesi sahneye çıkarak, tesislerin açılış kurdelesini birlikte kesti. Başkan Aktaş ve beraberindekiler daha sonra tesisi gezdi. – BURSA
]]>Atıcılığa hobi amaçlı, 11 yaşında, babasının arkadaşının Antalya’daki poligonunda başlayan Şimal Yılmaz, ortaokulda derslerinin çok yoğun olduğu dönemde yaptığı spor branşının çok faydasını gördüğünü dile getirdi.
Çocukluğundan beri hiçbir zaman silahlardan korkmadığını, atıcılık gibi bir sporun olduğunu duyduğunda da bunun ilgisini çektiğini dile getiren 20 yaşındaki sporcu, “Çevreden ‘Atıcılık, silah, bir kız!’ yorumları alıyorduk ama beni bu yorumlar hiç etkilemedi. Çünkü insanların tutkuları olur, hayatta tutundukları şeyler, benim de tutkum atıcılıktı. İlk elime aldığımdan beri çok hoşuma giden bir şey oldu. Atıcılık, kendimi buldum dediğim yegane sporlardan biri benim için.” diye konuştu.
Poligona girdiğinde kendisini evinde gibi hissettiğini ifade eden Şimal Yılmaz, “Rutine binmiş atış, durduğunuz yer, kolunuzu kaldırdığınız hedef o kadar normal ki doğduğumdan beri yaptığım bir şeymiş gibi.” dedi.
Şimal Yılmaz, Macaristan’ın Györ kentindeki Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nda elde ettiği gümüş madalya ve Paris 2024 Olimpiyat Oyunları için aldığı kotaya ilişkin şunları söyledi:
“Macaristan’da gümüş madalya altın olabilirdi. Birinci başladım ilk elemelerde birkaç atışımda düşüklük yaşadım ve ondan kaçtı. Başladığım ortalamayla altın alıyordum. Minik bir bocalama yaşadım ve altın kaçtı gümüş oldu. İlk defa olimpiyat kotası için bir yarışmaya girdim. Finale kaldığında Avrupa Şampiyonası 2 kota veriyordu. Türkiye tarihinde bir ilk olacaktı kadınlar atıcılıkta. Böyle olduğu için inanılmaz heyecanlıydım. Belki 180 nabızla atış yapıyordum o an. Güzel başlayınca, kota alacak mıyım, öyle olacak mı gibi düşünceler geldi aklıma. Zaten o anda bocaladım. Sonra ‘Hayır, bırakmak yok sonuna kadar atacaksın.’ dedim ve böyle oldu.”
“Kendimi buldum dediğim nokta galiba burasıymış”
Çok güzel tepkiler aldığını ancak kendisinde bir şeyin değişmediğini, ilk başlayan amatör sporcu gibi hissettiğini dile getiren Şimal Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Belki olimpiyatlarda madalya alana kadar da bu devam edecek. Olimpiyatta madalya alsam da değişmeyecek. İlk başlama heyecanı var içimde. Çok heyecanlıyım, çok gururluyum, çok mutluyum. Kendimi buldum dediğim nokta galiba burasıymış. Çok ciddi bir dönüm noktası benim için. Bir şeyleri başarabileceğimi anladığım nokta. Antrenörüm babam, spora da beraber başladık. Benim için güzel bir plan hazırladı. Atıcılıkta boks, güreş gibi belli bir sıklette şunu kazanırım diyemezsiniz. O gün nasıl olduğunuza göre değişir. Belki de yüzde 90’ı psikolojik bir spor. O gün günümdeysem, inanmışsam ki inanıyorum, finale girdiğim zaman madalya bekleyebilirsiniz. Finale girmem yeterli.”
Şimal Yılmaz, 8 Mart’ta kutlanan Dünya Kadınlar Günü’ne dair de “Dünyada kadına şiddet eylemleri, kötü olayları çok üzülerek izliyorum, duyuyorum. Bütün kadınlar adına bu madalyayı aldım. Aldığım kotayı kadınlara armağan ediyorum. Dünya Kadınlar Günü’müzü kutluyorum. Kadın olmak çok farklı. Duygu yüklüsünüz, çok fazla şeyi kaldırıyorsunuz, çok fazla şey başarmanız gerekiyor. Ben başardım. Kadınlarımız yılmadan devam etmeli.” mesajlarını verdi.
Tek eksik olimpiyat madalyası
Milli atıcı Yusuf Dikeç, Avrupa ve dünya şampiyonalarında madalyalar kazandığını, tek eksiğinin olimpiyat madalyası olduğunu ifade etti.
Geldiği seviyeyi yeterli bulmadığını dile getiren 51 yaşındaki Yusuf Dikeç, “Sporcu için en büyük başarı, hedef olimpiyattır. Avrupa, dünya çok madalya var ama olimpiyat eksik, inşallah olimpiyat madalyasını alırsak ancak o zaman yeterli bulacağız.” diye konuştu.
Olimpiyat madalyası hedefinin ardından atıcılıkta Avrupa, dünya, olimpiyat madalyaları alacak sporcular yetiştirerek ülkesine hizmete devam etmek istediğini aktaran Yusuf Dikeç, branşa 28 yaşında tesadüfen başladığını, genç sporcuları gördüğünde çok mutlu olduğunu anlattı.
Yusuf Dikeç, Macaristan’da düzenlenen Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya kazanan 10 Metre Havalı Tabanca Erkek Trio Milli Takımı’nın şampiyonluğuna dair şunları söyledi:
“Biz takımda üçüncü arkadaşı bulamıyorduk, üçüncü ayağımız hep eksik kalıyorduk. Son yıllarda üçüncü arkadaşı da yakalık ve takım olarak çok iyiyiz. 2021’den 2024 yılına kadar bizim hiç boşumuz yok. Takımımız çok güçlü ve iyi. Bazen bu da yetmiyor, ekip çalışması, iyi planlama gerekiyor. Bu yarışmaya iyi hazırlandık. İyi bir kamp dönemi geçirdik. Çalışmalar ve planlamaların sonucunda bu madalyaları ve kotayı kazandık. Adı üstünde takım çalışması… Biriniz eksik ya da yarım kaldığınız zaman sizi birinin destekleyeceğini bilmeniz güzel bir duygu.”
Çalıştığı askeri kurumdan emekli olan Yusuf Dikeç, antrenör ya da yönetici olmaktansa yapabildiği kadar spora devam etmek istediğini sonrasında da sporcu yetiştirerek, yönetici kadrosunda hizmete devam edeceğini kaydetti.
]]>Bakan Bak, Kırklareli Valiliğini ziyaretinin ardından bir düğün salonunda amatör sporcularla bir araya geldi.
Gençlerin Türkiye’nin geleceği olduğunu söyleyen Bak, Gençlik ve Spor Bakanlığının gençlerin hizmetinde olduğunu belirtti.
Gençlerle yol yürümekten gurur duyduklarını ifade eden Bak, “Çünkü bizim hedefimiz var, bu ülkeyi çok üst düzeylere taşımak, güçlü Türkiye olmasını sağlamak. Hem sporda, hem sanatta, hem kültürde, hem de teknolojide… Dolayısıyla sizlere çok ihtiyacımız var. O yüzden sizlerin emrindeyiz. Türkiye Yüzyılı, gençliğin yüzyılı olacak. Bu yüzyıl sporun yüzyılı olacak.” dedi.
Osman Aşkın Bak, bağımlılık ve kötü alışkanlıklarla mücadeleyi önemsediklerini, amatör spor yöneticilerinin bu anlamda çok önemli çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.
Her bir kulübe Valilik üzerinden 50’şer bin lira maddi destek vereceklerini söyleyen Bak, sporu ve sporcuyu desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.
Amatör spor kulüplerinin sayısının artmasının önemine değinen Bak, şunları kaydetti:
“Lütfen amatör spor kulüplerinin yöneticileri, sizler bu göreve amatör ruhla devam edin. Bağımlılıkla mücadele çok önemli. Buradan ailelere, annelere, babalara sesleniyoruz. Çocuklarınızı spor salonlarımıza getirin, yüzme havuzlarımıza getirin, futbol sahalarına getirin. Hizmetimizi çocuklar için yapalım. Biz devlet olarak amatör spor kulüplerinin sayısını arttırmaya devam edeceğiz. Tesis yapmaya devam edeceğiz. Türkiye şu anda dünyada spor tesisleri devrimini yapan bir ülkedir. 2002’de iktidara gelindiğinde uluslararası standarttaki stadyum 3-4 taneydi. Şimdi 40 tane uluslararası standartta, Avrupa standartlarında stadyum var. Ardından kapalı spor salonları, her alanda büyük spor salonları yapıldı, havuzlar yapıldı.”
“Hep beraber 2024 Paris Olimpiyatları’na hazırlanıyoruz”
Bakan Bak, sayısı artan gençlik merkezlerinde sporcuların Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na hazırlandığını belirtti.
Spor yatırımlarının hızla devam ettiğini vurgulayan Bak, “Her alanda gençlerimizin hizmetindeyiz. Hep beraber 2024 Paris Olimpiyatları’na hazırlanıyoruz. Orada da iddialıyız. İnşallah hep beraber bu ülkenin bayrağını Paris’te olimpiyatlarda göndere çektireceğiz. Yine gelecek olimpiyatlarda sizin içinizden gelen sporcular ülkemizi 2028’de, 2032’de olimpiyatlarda temsil edecekler.” diye konuştu.
Türkiye’de UEFA standartlarında tesisler inşa edildiğini belirten Bak, 2032 Avrupa Şampiyonası’nı İtalya’yla beraber Türkiye’nin organize edeceğini anımsattı.
Türkiye’nin adını dünyada sporla duyurduklarını ifade eden Bak, “Türkiye spor altyapısıyla çok önemli bir spor ülkesi haline gelmeye başladı. Bu yapılan tesislerin bir faydası da burada yapılacak uluslararası turnuvalar. Türkiye şampiyonaları tesisler nedeniyle de şehrin dinamizmine, turizmine katkıda bulunuyor. Bu ülkenin gelişmesi için, büyümesi için, güçlü Türkiye için hep beraber çalışmaya devam edeceğiz. Bayrağımızı göndere çektirmeye devam edeceğiz, İstiklal Marşı’mızı söyletmeye devam edeceğiz. Güçlü Türkiye için hep beraber çalışacağız.” diye konuştu.
Programda Kırklareli Valisi Birol Ekici, AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, AK Parti İl Başkanı Yunus Ercan Dağtaş, MHP İl Başkanı Şaban Savaşan, Cumhur İttifakı Kırklareli Belediye Başkan adayı Derya Bulut ile Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Kırklareli Şube Başkanı Hasan Başdemir de konuşma yaptı.
Bakan Bak, konuşmaların ardından sporcularla sohbet etti, fotoğraf çektirdi.
]]>Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda Serbest Stil Güreş Milli Takımı, büyük bir başarıya imza atarak 1993’ten bu yana ilk kez Avrupa şampiyonluğuna ulaşmış ve 31 yıl aradan sonra takım sıralamasının zirvesinde yer almıştı. Avrupa Güreş Şampiyonasına hazırlandıkları için Kastamonu Milli Takımlar Olimpiyat Hazırlık ve Kamp Eğitim Merkezi’nde tekrar kampa giren Serbest Stil Güreş Milli Takımı, 7-9 Mart tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan Uluslararası Yaşar Doğu Güreş Turnuvası’nın da hazırlıklarını burada tamamladı
Çalışmalara kolunda yırtık olduğu öğrenilen ve ışın tedavisi gören son 125 kiloda Avrupa şampiyonu Taha Akgül katılamadı. Taha Akgül’ün 3 haftalık fizik tedavisinin ardından takımla çalışmalara başlayacağı belirtildi.
Abdullah Çakmar: ” Türkiye’nin yeni yüzyılında Avrupa şampiyonu olduk”
31 yıl aradan sonra serbest güreş dalında tarihi bir başarıya imza attıklarını söyleyen Serbest Güreş Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Çakmar, “Serbest Güreş Takımı Türkiye’nin yeni yüzyılında Avrupa şampiyonu oldu. 10 sıkletin 8 sıkletinde madalya maçı yaptık. Serbest takım olarak bu da tarihi bir rekordur. Burada 57’den 125’e kadar bütün sıkletlerde mücadele eden, kanının son damlasına kadar mücadele eden sporcularımı kutluyorum. Türkiye’nin yeni yüzyılında böyle bir başarıya sporcularımla, teknik ekibimizle, federasyonumuzla ve bakanlığımızla imza atmak bizim için çok önemliydi. Bu tarihi başarı en son 1993 yılında başarılmıştı. Bu başarıyı biz Romanya’da yeniden yakaladık. Biz kafilemize genç yetenekleri de dahil ettik. İlk defa takıma giren sporcularımız oldu. Romanya’ya genç ağırlıklı olarak gittik. Müsabakalarda Rus sporcuların olmadığı söylendi ama Rus sporcular da vardı. Biz takım olarak hepsini eze eze yendik. Bu da bize nasip oldu. Şimdi önümüzde Yaşar Doğu Turnuvası var. Yine genç ağırlıklı sporcularımız ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Takımı ikiye ayırıyoruz. Yaşar Doğu Turnuvası sonrasında kalifikasyon turnuvamız var. Kalifikasyon turnuvasına gidecek güreşçilerimizi ayrı tuttuk. 7-8-9 Mart’ta düzenlenecek olan Yaşar Doğu Turnuvası’nda sporcularımız ile güzel mücadele vereceğiz” dedi.
“Milli gururumuz minderlerden 3 hafta uzak kalacak”
Avrupa şampiyonu Taha Akgül’ün sakat olduğunu ve 3 hafta minderden uzak kalacağını belirten Çakmar, “Takım kaptanımız olan milli gururumuz olan Taha Akgül’ün sakat olarak çıktığı karşılaşmada hem 11. şampiyonluğuna ulaşması hem de bizi Avrupa şampiyonu yapması bizim için çok önemliydi. Final müsabakası öncesi 92 kiloda Feyzullah Aktürk Avrupa şampiyonu olduktan sonra artık takım şampiyonluğumuz Taha Akgül’e kalmıştı. Taha Akgül ısınırken kolunda bir sakatlık olmuştu. Son yapılan kontrollerinde kolunda 4 santim yırtık tespit edildi. 3 hafta tedavisi devam edecek. Yani milli gururumuz minderlerden 3 hafta uzak kalacak. Tedavilerinin tamamlanmasının ardından yanımıza tekrar gelecek. Kaptanımız takımının yanında olacak. 2024 Paris Olimpiyatlarına inşallah emin adımlarla gideceğiz. Bizim asıl hedefimiz sporcularımız ile birlikte altın madalya ve madalyalar almaktır. Yeni bir destan yazmak istiyoruz” diye konuştu.
“2024 Paris Olimpiyatları’nda tüm sporcularımız ile birlikte destan yazmak istiyoruz”
Kastamonu’daki kampın kendilerine uğurlu ve çok faydalı geldiğini ifade eden Abdullah Çakmar, “Kastamonu bize çok uğurlu geldi. Romanya’ya burada hazırlanarak gitmiştik. İnşallah Paris Olimpiyatları’na da burada hazırlanmak istiyoruz. Burası çok güzel bir tesis. Bir bütün olarak burada olacağız. 2024 Paris Olimpiyatlarında tüm sporcularımız ile birlikte destan yazmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Feyzullah Aktürk: “Sakatlıkların bizim için önemi yok”
92 kiloda Avrupa şampiyonu olan Feyzullah Aktürk ise, “Son 3 yılın Avrupa şampiyonuyum. Burada Avrupa Şampiyonası’ndan sonra ilk kampımızı gerçekleştirdik. Önümüzde kalifikasyonlar var. Arkadaşlarımız kalifikasyonlara hazırlanıyor. Kota alınamayan sıkletlerimiz var. O sıkletlerimizde mücadele verilecek. Daha sonra da olimpiyatlar olacak. Bir dünya şampiyonluğu müsabakası olacak. İnşallah biz de olimpiyatlarda yarışmak istiyoruz. Milletimiz bize dua ettikçe biz zirvede olmaya devam edeceğiz. 31 yıl sonra biz çok iyi bir jenerasyona denk geldik. 10 stilin 8’inde madalya mücadelesi verdik. Takım halinde Avrupa şampiyonu olduk. Kaptanımız Taha Akgül şu anda sakatlık yaşıyor. Tedavisi devam ediyor. Benim de küçük bir sakatlığım var. Tedavim devam ediyor. Biz dünyanın en ağır sporunu yapıyoruz. Ama bizim için bu sakatlıkların bizim için önemi yok. Kastamonu kampı bize çok iyi geldi. Buradaki tesis çok mükemmel” açıklamasında bulundu.
Abdullah Toprak: “Avrupa şampiyonu, dünya şampiyonu olmak istiyorum”
Kampın en genç sporcusu Abdullah Toprak da hedefleriyle ilgili olarak, “18 yaşında genç bir sporcu olarak büyüklerimin yanında yer alıyorum. Bu sene Avrupa Şampiyonasına katıldım ama madalya almak bana nasip olmadı. İnşallah madalya almak nasip olur. Olimpiyatlara için kalifikasyon düzenlenecek. Kalifikasyon 1 veya 2. olan vize alacak. Şu anda oraya hazırlanıyorum. Genç bir sporcu olarak abilerimin yanında kamp yapmak benim için büyük onur ve gurur veriyor. Müsabakalarda ağabeylerim gibi Avrupa şampiyonu, dünya şampiyonu olmak istiyorum” değerlendirmesinde bulundu. – KASTAMONU
]]>Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen “İstanbul, Spor ve Olimpizm” başlıklı etkinlikte öğrencilerle buluşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur, olimpiyatlar ve Avrupa Oyunları’na dair önemli açıklamalar yaptı.
“Spor İstanbul’un yaptığı çalışmalar bizler için çok önemli”
Yaklaşık 300 öğrencinin katıldığı buluşmanın açılışını Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Mehmet M. Yorulmazlar yaptı. Yorulmazlar, “Bugüne dek Spor İstanbul’da yaptıkları ve İstanbul’a kattığı değer için Renay Bey’e teşekkür ediyorum. Spor İstanbul’da yapılan çalışmalar, düzenlenen hizmet içi eğitimler, antrenörler için getirilen sertifika kriterleri gibi konular, bizler için gerçekten çok önemli” dedi.
Yorulmazlar’ın ardından öğrencilerin karşısına çıkan Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur, İstanbul’da yaşayan vatandaşların spor alışkanlıkları, eğitim sisteminde spora verilmesi gereken önem, Spor İstanbul’un hedefleri, 2036 Yaz Olimpiyatları ve 2027 Avrupa Oyunları konularında önemli bilgiler verdi.
“Avrupa’nın en genci Türkiye obezitede 1 numara”
Türkiye’nin ortalama yaşının 34, Avrupa’nın ise 44 olduğuna dikkat çeken Onur, “Avrupa’dan 10 yaş genç olmamıza rağmen, 18 yaş üstünde obezitede bir numarayız. En genci olan en obez” dedi. Fransa’nın her olimpiyata 500 kişi gönderdiğini kaydeden Onur, “Fransa’nın ortalama yaşı 44-45, nüfusu da 60 milyon. Türkiye’nin nüfusu 86 milyon, ortalama yaşı 33. Bu rakamlara bakıldığında Fransa’dan 500 kişi gidiyorsa, Türkiye’den 700-800 kişi gitmeli. Ama bizim çıkabildiğimiz en yüksek nokta 100 kişi. Yine de 100 kişi gidiyor 13 madalya alıyor. Yüzde 13 başarı demek. Esasında fazla sayıda sporcu çıkarsak gerçekten çok başarılı olabilecek yetkinlik ve fiziksel özelliklere sahip bir ülkeyiz” dedi.
“20 yıldır ilkokullarda beden eğitimi öğretmeni yok”
Bugüne kadar olimpiyatlara 5 kez başvurduğumuzu hatırlatan Onur, “Ancak İstanbul’da jimnastik ve atletizm müsabakaları yapabileceğimiz yer yok. Atletizm pistleri futbol sahaları haline getirildi. Jimnastik Şampiyonası bu yüzden Mersin’de yapıldı” dedi.
20 yıldır Türkiye’de ilkokullarda beden eğitimi öğretmeni olmadığını vurgulayan Onur, “Okulun yanında bir ortaokul veya lise varsa oradan bir öğretmen geliyor ama kendi başına ilkokulda beden öğretmeni yok. Spor bilimleri fakültelerinden her sene 20 bin kişi mezun oluyor ama okullarda beden eğitimi öğretmeni yok. Bugün sporculara, spora nasıl başladıkları sorulsa, ilkokuldaki beden eğitimi öğretmeninin sayesinde olduğunu söylerler. Biz, 20 yıldır bu bağı kesmişiz. Yaptığımız patinajın bir sebebi de bu” dedi.
Spor İstanbul yıllık 900 bin kişiye ulaştı
Spor İstanbul’un 2023 itibarıyla yıllık 900 bin kişiye ulaştığını kaydeden Onur, “Toplamda 11 milyon kez kullanım yapıldı. İlkokullardaki beden eğitimi öğretmeni eksikliğini kısmen biz gidermeye çalışıyoruz. Yılda 120 bin çocuk bizim spor okullarından yararlanmaya başladı. Bunların içinden 200-300 kişiyi de profesyonel kulüplere yolcu ediyoruz” dedi.
Göreve geldiğinde İstanbul’da insanların fiziksel aktivite oranının yüzde 13 olduğunu belirten Onur, “Bunu yüzde 30’a çıkardık. 18 yaş üstü her 100 kişiden 30’u haftada en az bir kez fiziksel aktivite yaptığını söylüyor. Londra’da bu oran yüzde 60. Ana amacımız fiziksel aktivite oranı artırmak” dedi.
2027 Avrupa Oyunları İstanbul’a geliyor
İstanbul’un 2027 Avrupa Oyunları ev sahipliğine yapmaya hazırlandığını belirten İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur, “Saha pratiği açısından olimpiyatların tam yarısı kadar branş ve sporcuya ev sahipliği yapacak. Kulağa tuhaf gelse de İstanbul gibi bir şehrin çok sporlu etkinlikler tecrübesi yok. Avrupa Oyunları, Yaz Olimpiyat Oyunları’nın bir provası gibi. Avrupa Oyunları’nın burada düzenlenmesi, İstanbul’un CV’sine yazılacak keyifli bir iş olacak” dedi.
Onur, temel amaçlarının 2036 Yaz Olimpiyat Oyunları’na ev sahibi olan İstanbul’u öncelikle olimpiyatların gelebileceği bir şehir haline getirmek olduğunu vurgulayarak, “2036 için şansımız olduğunu düşünüyorum. Beş kere aday olduğu ve herkesin merak ettiği bir şehir olduğu için İstanbul’un şansı olduğunu düşünüyorum. Yeter ki doğru yatırımları yapalım. Lozan’da Mayıs 2022’de yapılan ilk görüşme çok iyi geçti. Bizden İstanbul’un spor master planı istendi. İstanbul’un spor master planını çıkardık. İlçe ilçe yapılması gerekenleri belirledik. Bire bir görüşmeler de başladı. Olimpiyatları isteyen şehrin altyapısının hazır olması isteniyor. Biz de bu yüzden bu yatırımların yapılmasını sağlıyoruz. Olimpiyat Komitesi, artık şunu istemiyor: ‘Biz bu kadar yatırım yaptık, olimpiyatlar buraya geldi.’ Bunu duyduğunda hemen öbür ülkeye bakıyor. ‘Bizim yerlerimiz hazır ve kullanılıyor’ diyeni gördüğünde oraya gelmek istiyor” dedi. – İSTANBUL
]]>Erzurum’da düzenlenen olimpiyatlara, Türkiye ile birlikte 36 ülkeden 596 sporcu ve 408 teknik adam olmak üzere 1004 kişi katılım sağlıyor.
Satranç, alp disiplini, curling, snowboard, futsal ve kayaklı koşu olmak üzere 6 branşta madalya mücadelesinin verildiği olimpiyatlar, 12 Mart’ta sona erecek.
Organizasyonun Yenişehir 2000’lik Buz Pateni Salonu’nda düzenlenen resmi açılış töreni, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı’nın gösterisi eşliğinde sporcu ve teknik heyetlerin seremonisiyle başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden programda, olimpiyat meşalesinin kentte yakılma videosu gösterildi.
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, törende yaptığı konuşmada, dünyanın önemli spor organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmanın gururu içerisinde olduklarını söyledi.
Katılımcıları kentin kültürüne ortak olmaya davet eden Çiftçi, şunları kaydetti:
“Erzurum, sporun dilini en iyi kavrayan şehirlerden bir tanesidir. Bugüne kadar 2011 Universiade ve 2017 EYOF Kış Sporları Oyunları başta olmak üzere ulusal ve uluslararası birçok spor organizasyonunu başarıyla tamamlamış olan Erzurum, sporun ortak dilini ve kültürünü kavramış ender şehirlerdendir. Bu dil, sosyal ve kültürel ayrım yapmadan tüm insanları ilgilendiren, insanları bir araya getiren, farklı toplumlar arasında iletişimi sağlayabilen evrensel bir dildir. Spor alanındaki rekabet gücün değil, estetiğin, zarafetin, inceliğin rekabetidir. Sporcularımız bu organizasyonlar sayesinde arkadaşlıklarla pekiştirecek ve toplumdaki diğer engelli vatandaşlarımızın cesaretlendirilmesi için aydınlatıcı bir ışık olacaktır.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu ise Erzurum’un kış sporları ve turizminde sadece Türkiye’nin değil dünyanın önce gelen şehirlerinden birisi olduğunu söyledi.
“Türkiye, tekrar dünya işitme engelli sporunun odak noktasındadır”
Dünya İşitme Engelliler Federasyonu (ICSD) Başkanı Adam Kosa ise işaret diliyle yaptığı konuşmada, 2024’ün birçok açıdan özel bir yıl olduğunu belirterek, “Bu kış işitme engelliler olimpiyatları, katılan ülkelerin ve sporcuların sayısı açısından bir rekor. 36 ülke ve neredeyse 600 sporcu.” dedi.
Kosa, Samsun’da 2017 yılında gerçekleştirilen Yaz İşitme Engelliler Olimpiyatları’nın ardından yedi yıl sonra Türkiye’nin tekrar dünya işitme engelli sporunun odak noktası olduğunu söyledi.
Olimpiyatlara katılanlara seslenen Kosa, “Sayın antrenörler, spor liderleri ve en önemlisi sporcular. Dünyanın gözleri sizin üzerinizde. İşitme engelli olabiliriz, belirli engellerle mücadele ediyoruz ancak aynı zamanda toplumun eksiksiz bir parçasıyız. Bunun gösterilmesinin en iyi yollarından biri de spordur. Alp disiplini, kayaklı koşu, curling, snowboard, satranç ve futsal gibi branşlarda saf spor ve adil oyun anlayışı içinde bunu kanıtlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.
“Erzurum, aynı zamanda bir cazibe merkezidir”
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise sporun kardeşlik, dostluk ve sevgi ruhunun, dünya barışına katkı sunacağına inandığını belirterek, “Erzurum, günümüzde önemli bir turizm potansiyeli taşımaktadır. İnanç, doğa, kış ve yaz turizm başta olmak üzere dünyanın görünmeye değer en önemli şehirlerinden biri olarak sporun başkenti Erzurum, aynı zamanda bir cazibe merkezidir. 2011 Kış Üniversite Oyunları ile 2017 Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali’ne ev sahipliği yapan şehrimiz şimdi de bu olimpiyata ev sahipliği yapmaktadır. Emeği olanlara teşekkür ediyor ve sporculara başarılar diliyorum.” diye konuştu.
Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Kerim Vural da Türkiye’nin ikinci kez İşitme Engeliler Olimpiyatları’na ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, “2017’de Samsun’da 86 ülkenin katılımıyla 21 branşta yaklaşık 6 bin kişilik sporcu, teknik heyet ve yabancı misafirin katılımıyla başarıyla gerçekleştirdiğimiz 23. Yaz Olimpiyatları’nın ardından bugün burada uluslararası arenada birçok önemli faaliyete ev sahipliği yapmış, gerek tesisleri gerek alt yapı ve konaklama imkanlarıyla bir marka haline gelmiş Erzurum’da 20. Kış Olimpiyatları’nı gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmaların ardından ICSD bayrağı 4 sporcu tarafından alana getirilerek, ICSD marşı eşliğinde göndere çekildi.
Acılış töreni, ışık şov, meşalesinin yakılması ve havai fişek gösterisiyle sona erdi.
]]>Ahşap malzemeyle yapılan Olimpiyat Köyü klima yerine rüzgarla serinletilecek. Sporcuların idrarı geri dönüştürülerek gübre olarak kullanılacak.
Ancak olimpiyat köyünün sürdürülebilirlik iddiasına rağmen, çevreciler birkaç farklı açıdan Olimpiyat Komitesi’ni eleştiriyor.
Seine Nehri’nin kirliliği: Macron’da yüzme sözü
Olimpiyatların suyla ilgili bazı yarışlarının çoğu zaman kirli olan Seine Nehri’nde gerçekleştirilecek olması eleştiri konularından birisi.
Geçen Ağustos ayındaki birçok su sporu, nehir suyunun çok kirli olması nedeniyle iptal edilmişti.
Özellikle ciddi bir dışkı kirliliğiyle karşı karşıya olan nehrin sularının, sporcular açısından ciddi sağlık sorunları yaratacağı öne sürülüyor.
Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, çevrecilerin tepkisine karşılık, olimpiyatlar başlamadan Seine Nehri’nin yüzülebilir hale getirileceğini savunuyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da 29 Şubat’ta Olimpiyat köyünün açılışında yaptığı açıklamada, Seine Nehri’nin nasıl temizlendiğinin bir ispatı olarak nehirde yüzeceği yönünde bir söz verdi.
AFP’nin aktardığına göre Macron, “Yüzeceğim ama şimdiden bir tarih vermiyorum” dedi.
Hidalgo da Oyunlar öncesinde nehre girme sözü verdi. Belediye, Olimpiyatlardan sonra Seine’de üç halka açık yüzme alanı oluşturmayı ve 1923’te yasaklanmasından bu yana ilk kez nehirde yüzmeyi yasal hale getirmeyi planlıyor.
Tahiti eleştirileri
Fransa’nın denizaşırı bölgelerini Olimpiyat Oyunları’na dahil etmek amacıyla Paris’ten 15 bin kilometre uzaklıktaki Pasifik adası Tahiti’yi tarihteki ikinci olimpiyat sörf yarışması için seçmesi çevrecilerin tepkisine neden oldu.
Özellikle sörf yarışmaları için tasarlanan alüminyum hakem kulesi yoğun bir şekilde tartışılıyor..
İşlevsiz olduğu için ahşap kulenin alüminyumla değiştirilmesine yönelik protestolar düzenlendi.
Yeni kule ve ek tesis inşaatı nedeniyle bölgedeki mercanların zarar görmesi nedeniyle çevreciler ve yerel halk tepki gösterdi.
Tahiti’deki Teahupo’o plajındaki kule çalışmaları, işçiler tarafından kullanılan bir dubanın bölgedeki mercanlara zarar vermesi üzerine Aralık ayında askıya alınmıştı.
Yaklaşık 200 bin kişi inşaatın durdurulması için bir imza kampanyası da düzenlemişti. Ancak projeye 11 Mart’ta kulenin inşasıyla yeniden başlanacak.
Çalışmaya karşı çıkan derneklerden biri olan Vai Ara o Teahupoo’nun başkanı Cindy Otcenasek, AFP’ye yaptığı açıklamada, “yasanın sınırları dahilinde mümkün olan her şeyi” yaptıklarını söyleyerek “Artık havlu attık” dedi.
Olimpik sörf etkinliğinin 27-30 Temmuz tarihleri arasında yapılması, dalgaların gecikmesi halinde 5 Ağustos’a kadar uzatılması planlanıyor.
Mimarına göre, Olimpiyat Köyü’nün sporcuların kalacağı alanlar en sürdürülebilir ve çevre dostu olarak tanımlanıyor.
Paris’te Belçikalı mimar ve şehir plancısı Anne Mie Depuydt liderliğindeki beş mimarlık şirketi tarafından tasarlanan 6 bin evin bulunduğu olimpiyat köyü 2,5 yılda tamamlandı.
Anne Mie Depuydt, Perşembe günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından açılışı yapılan ve sürdürülebilir olarak tasarlanan tesisin özelliklerini Belçikalı kamu yayıncısı VRT’ye anlattı.
Depuydt’un verdiği bilgiye göre, 14 bin olimpik ve 9 bin paralimpik sporcuya ve onların çevresindekilere ev sahipliği yapacak olan köy, 52 hektarlık eski bir sanayi tesisi üzerinde inşa edildi.
Olimpiyatlar sonrası paralimpik oyunlar içinde kullanılması için binalar, engelli sporculara uygun olacak biçimde tasarlandı. Örneğin tüm koridorlar normalden daha geniş yapıldı, banyolar özel yüzeylerle kaplandı.
Toplam 6 bin binanın bulunduğu olimpiyat köyündeki evlerin tamamı ahşap malzemeyle inşa edildi.
Yaz dönemi Paris’te havanın sıcak olmasına rağmen, olimpiyat köyündeki hiçbir tesiste klima bulunmuyor.
Sürdürülebilirlik amacıyla klima yerine Seine Nehri’nden esen rüzgar kullanılacak. Doğal havalandırma sağlamak için rüzgarın yönü hesaplanarak, bütün binalar Seine Nehri’ne dik olarak inşa edildi.
Özellikle klima bulunmaması nedeniyle eleştirildiklerini belirten Belçikalı mimar, “Ama böylesi daha iyi” diyor.
Sporcuların kalacağı binalar ile ofis bölümleri jeotermal enerji ile ısıtılacak.
Paris’teki sıcaklık artışının 2050 yılına kadar aşırı artacağı yönündeki tahminler dikkate alınarak, binalar buna uygun düzenlendi. Her binada, güneşlikler ve ısıyı önleyici sistemler bulunuyor.
Olimpiyat köyünde, sporcuların idrarı gübreye dönüştürülecek. Köyde, gübre yapmak için idrarın geri kazanıldığı bir tesis oluşturuldu.
Sürdürülebilirlik açısından en önemli çalışmalardan biri de su yönetimi oldu.
Tesisteki yükseklik farkları nedeniyle suyu yerçekimine göre emmesi gereken 220 ağaçtan oluşan bir orman oluşturuldu.
Olimpiyat köyündeki binaların çatıları kuş göçüne uygun şekilde uyarlandı. Kuşlar için yuvalar yapıldı ve evlerin cephesine kondu.
Olimpiyat köyünün, bölge sakinlerine yönelik bir proje olduğunu belirten Debuydt, etkinlik alanından yerleşim alanına dönüşüm projesi olarak inşa edilen tesisin, olimpiyatlardan sonra da hizmet vereceğini söyledi.
]]>Türkiye Atletizm Federasyonunun olimpik kadrosunda yer alan 18 yaşındaki milli atlet, 400 metrede elde ettiği başarılarla dikkati çekiyor.
Edanur Tulum, bu yıl Türkiye Büyükler Salon Şampiyonası’nda 400 metreyi 54.02 saniyede koşarak, Nevin İnce’ye ait 20 yaş altı Türkiye rekorunu egale etti.
Balkan Salon Atletizm Şampiyonası’nda 400 metrede ikinci olan Edanur, aynı organizasyonda 4×400 bayrak yarışında da milli takımla altın madalyaya uzandı.
Edanur Tulum, 2023’te de Slovenya’nın Maribor kentinde düzenlenen Avrupa Gençlik Olimpik Festivali’nde (EYOF) 400 metrede elde ettiği 53.32’lik dereceyle 18 ve 20 yaş altı Türkiye rekorunu kırdı.
Milli sporcu, Türkiye Atletizm Federasyonunun takviminde yer alan turnuvalarda bu derecesini geliştirerek 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmak için Eskişehir’deki Vali Sami Sönmez Spor Kompleksi’nde çalışmalarını sürdürüyor.
“20’nci rekorumu kırıp, altın madalyaya uzandım”
Edanur Tulum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2024 yılının kendisi için güzel başladığını ve katıldığı organizasyonlarda önemli başarılara imza attığını dile getirdi.
İstanbul’da düzenlenen Türkiye Büyükler Salon Şampiyonası’nda kırdığı rekora değinen milli atlet, “Şampiyonada 54.02’lik derecemle 20’nci rekorumu kırıp, altın madalyaya uzandım. Çekişmeli ve heyecanlı bir yarıştı. 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmayı istiyorum ancak en büyük hedefim 2028 Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşmak. Peru’da 26-31 Ağustos’ta 20 Yaş Altı Dünya Şampiyonası var. Orada finalde yarışıp, güzel bir dereceyle kürsüde yer almayı hedefliyorum.”
“Verilerimiz, dereceyi yakalayacağımız gösteriyor”
Edanur Tulum’un antrenörü Gökhan Dede ise Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda 20 yaş altı rekorunu egale eden milli atlete güvendiğini belirterek, “Salonda koştuğumuz derece, açık havadaki derecelerin bir yansıması olacak. Verilerimiz, hedeflerimize yaklaştığımızı gösteriyor. 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmak için gerekli olan zamanı yakalayacağımız bir göstergesi.” ifadelerini kullandı.
2024 Paris Olimpiyat Oyunları’na doğrudan katılım barajının 400 metre için 50.95 saniye olduğu bilgisini veren Dede, Edanur Tulum’un olimpiyat vizesi alabilmesi için gereken şartları şöyle açıkladı:
“Dünya sıralamasındaki sistem var. Orada 52 saniyeyi 3 ya da 4 yarışmada koşarsak, olimpiyatlara gitme şansını yakalayacağız. En iyi 53.32 derecemiz var. Haziran ayına kadar 52 saniye derecelerini koşarsak olimpiyatlara gitme şansımız çok yüksek. 2024 Paris Olimpiyatları’na gitmemiz için dünyada ilk 48 sporcu arasına girmemiz gerekiyor. Bunun için de 1 saniye daha hızlı koşmalıyız. Böylece dünya sıralamasından olimpiyatlara gidebileceğiz. 1 saniye kısa da olsa atletizm için çok güçlü bir zaman. Şu anki verilerimiz bu dereceyi yakalayacağımız gösteriyor. 2028 Olimpiyat Oyunları’nda final koşma hedefimiz var. Edanur’un 400 metrede olimpiyat finali koşan ilk Türk kadın sporcu olmasını planlıyoruz.”
Gökhan Dede, kendilerine destek olan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar, Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürü Osman Ercan’a teşekkür etti.
]]>Beden eğitimi öğretmeninin yönlendirmesiyle güreşe başlayan ve elde ettiği başarılarla ülkeyi gururlandıran 29 yaşındaki milli sporcu, 2024 Paris Olimpiyatları için çalışmalarını sürdürüyor.
Olimpiyatlarda altın madalya hedefleyen Buse Tosun Çavuşoğlu, yaşadığı Yalova’da zaman zaman genç güreşçileri antrenman yaptıkları 90. Yıl Spor Salonu’nda ziyaret ederek onların motivasyonlarını artırmaya çalışıyor.
Buse Tosun Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, güreş öyküsünün sonraki yıllarda kendisine antrenörlük de yapan beden eğitimi öğretmeni Selahattin Karaman’ın teşvikiyle başladığını söyledi.
Çalışmalarının karşılığını katıldığı ilk Türkiye Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak aldığını belirten milli güreşçi, 2023’te dünya, geçen hafta da Avrupa şampiyonu olduğunu hatırlatarak, “Kadın güreşi her zaman tarihi başarılara imza atmış bir branş. Kadınlarımız son yıllarda voleybol, atletizm, halter gibi diğer branşlarda da tarihi başarılara imza atıyor. İnşallah devamı gelecek. Bunu olimpiyatlara taşımak istiyoruz. Olimpiyatlarda Türk kadınının gücünü bir sembol haline getirip zirvede olmak istiyoruz. Hayalimiz, hedefimiz, çalışmalarımız bu yönde.” diye konuştu.
“Şampiyon olarak zirvede kalabilmek çok zor”
Buse Tosun Çavuşoğlu, çok hırslı, istediğini elde etmeyi hedefleyen bir sporcu olduğunu dile getirdi.
Her zaman en iyisini yapmaya çalıştığını kaydeden milli güreşçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çok şükür bugün Türkiye’de sayılı sporcuların elde etmiş olduğu madalyalarla aranızdayım. İnşallah devamı gelecek. Bizden sonra bayrağı teslim alacak olanlar burada çalışan küçük kardeşlerimiz. Sporculuk hayatımız boyunca ülkemize en iyi şekilde hizmet edip, sonrasında da yeni şampiyonlar yetiştirmek için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Başarıya giden yol, fedakarlıklardan geçer. Gençlerimizin özellikle sakatlık ve performans olarak iyi hissetmedikleri dönemler olabilir. Ben de o dönemlerden çok stresli bir şekilde geçtim. Çok sıkıntı yaşadığım dönemler oldu. 4 kez operasyon geçirdim. Oralardan tekrar kalkmak, şampiyon olarak zirvede kalabilmek çok zor ve her sporcuya nasip olmayan bir şey. Çok şükür bugün bir sakatlığımız yok. İnşallah olimpiyatlarda ülkemize altın madalya kazandıracağız. Bütün hedefimiz, çalışmamız bu yönde olacak.”
2024 Paris Olimpiyatları’nda dünya ve Avrupa şampiyonu unvanlarıyla deneyimli bir sporcu olarak yer alacağını vurgulayan milli güreşçi, “Hataya, stres ve heyecana yer vermeden inşallah olimpiyat şampiyonu olarak dönmek istiyorum.” dedi.
Olimpiyatlara yaklaşık 5 aylık sürenin kaldığını ve çalışmalarının yoğun şekilde devam ettiğini bildiren Buse Tosun Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Güreş Federasyonun verdiği destekler sayesinde güreşte Türk sporcuların uluslararası turnuvalarda daha çok madalya kazanacağını sözlerine ekledi.
Sahra Karakaya: “Buse ablamın izinden gidiyoruz”
Türkiye Güreş Federasyonu tarafından alt yaş kategorilerinde düzenlediği Türkiye Şampiyonası’nda üçüncü olan Sahra Karakaya, dünya ve Avrupa şampiyonu Buse Tosun Çavuşoğlu’nu örnek aldıklarını dile getirdi.
Başarılı milli güreşçiyle bir arada olmak, bilgi ve tecrübelerinden faydalanmanın avantajını yaşadıklarını anlatan Sahra Karakaya, şunları kaydetti:
“Ona çok teşekkür ediyoruz. Bize her türlü yardımda bulunuyor. İnşallah Yalova’dan gitmez. Şampiyon olmak kolay değil. Biz de onu örnek alıyor, onun gibi çalışmaya gayret ediyoruz. Bize şampiyon olabilmek için nasıl çalışmamız gerektiğini anlatıyor, yardım ediyor. Genelde burada olduğu için sorularımızı da cevaplıyor. Hayalim onun gibi bir dünya şampiyonu olmak. Olimpiyatlarda altın madalya getirmek, İstiklal Marşı’mızı okutmak istiyorum. İnşallah başaracağım.”
Fransa’da 2022 yılında gerçekleştirilen Dünya Okul Sporları Olimpiyatları’nda gümüş madalya kazanan Aybüke Şevval Şirikçi de Buse Tosun Çavuşoğlu gibi önemli başarılara imza atmayı hedeflediğini belirterek, “Buse ablamın izinden gidiyoruz. Onunla aynı ortamda bulunmak çok güzel. Bizim için çok büyük bir avantaj. Elimizden geldiği kadar Buse abladan bir şeyler öğrenmeye çalışıyoruz. O da çok yardımcı oluyor.” ifadelerini kullandı.
]]>Bak, amatör spor kulüplerinin sporcuları, Bursa Büyükşehir Belediyespor Kadın Hentbol Takımı ve sporcu çocukların velilerinin katılımıyla Mudanya Spor Salonu’nda düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Mudanya ilçesine modern bir spor kompleksi kazandırmak için çalışacaklarını bildirdi.
Türkiye’nin spor devrimlerine devam ettiğini vurgulan Bak, şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye bir spor ülkesi olma yolunda hızla ilerliyor. Malumunuz 36 stadyumu bitirdik. UEFA standartlarında, dünya çapında stadyumlarımız var, yüzme havuzlarımız var, spor salonlarımız var. Her ilde, her ilçede tesisler yapıldı, yapılmaya devam ediliyor. Bundan dolayı dünya şampiyonaları, olimpiyatlar gibi pek çok organizasyonu ülkemizde gerçekleştiriyoruz. Samsun’da İşitme Engelliler Olimpiyatları’nı yaptık. Erzurum’da Kış Üniversite Olimpiyatları’nı yaptık. Karadeniz Oyunları yaptık. Pek çok şampiyonayı, güreşte, tekvandoda ve karatede başta olmak üzere pek çok dünya şampiyonasını ülkemizde organize ettik. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizim en önemli görevimiz. Buradan görüyorum. Burada başarılı bir çalışma var.”
Ailelere teşekkür eden Bak, sporcuların azminin kendilerini umutlandırdığını dile getirdi.
Bağımlılıkla mücadeleye değinen Bak, şöyle devam etti:
“Bizim en önemli görevimiz ailelerle beraber bağımlılıkla mücadele yani çocuklarımızın uyuşturucudan, alkolden, sigaradan, kötü alışkanlıklardan uzak kalması için birlikte çalışacağız. Sizler için çocuklarımız için spor tesisleri, yüzme havuzları, futbol sahaları, basketbol sahaları yapmaya devam edeceğiz. İşte bizim en önemli görevlerimizden biri de bu. Evet, aileler sahip çıkmış. Mudanya’nın kızları, Bursa’nın kızları bir destan yazmış. ‘Poyrazın Kızları’ (Bursa Büyükşehir Belediyespor Kadın Hentbol Takımı) çok alkışı ediyor. Antrenör hocamızı tebrik ediyorum. Onun ortaya koyduğu mücadele gerçekten inanılmaz, destek veren Gökhan kardeşimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyoruz.”
Programda bir efsaneyle yan yana oturduklarını aktaran Bak, bileklerine hakim, ayaklarını çok iyi kullanabilen müthiş bir oyuncu olan eski Bursasporlu futbolcu Sedat 3’ü (Özden) gençliğinde izlediğini anlattı.
Diğer yanında ise olimpiyat üçüncüsü milli tekvandocu Hatice Kübra İlgün’ün olduğunu belirten Bak, “Bize Paris’te söz veriyor. Paris 2024’te bir olimpiyat şampiyonluğu yaşayacak. İşte Hatice Kübra. Bir alkış da olimpiyat şampiyonu adayına.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye bütün branşlarda zirveye doğru yürüyor”
Bakan Osman Aşkın Bak, Türkiye’de spor devrimini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yaptıklarını vurguladı.
2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın Türkiye ile İtalya tarafından ortak düzenleneceğini anımsatan Bak, “A Milli Futbol Takımımız, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılacak Almanya’da. Onları izleyeceğiz haziran ayında, temmuzun sonuyla ağustosta da olimpiyatlarda sporcularımızı izleyeceğiz. Özellikle 2023’ün flaş takımı hangisi? Avrupa şampiyonu, Dünya Kupası şampiyonu ‘Filenin Sultanları.’ İşte burada yine Filenin Sultanları var. Onları da görüyoruz, sporcularımızı görüyoruz.” diye konuştu.
Tekvando ve güreşte de son yıllarda başarılı sonuçlar alındığını dile getiren Bak, “Türkiye bütün branşlarda zirveye doğru yürüyor. Daha önce seyrettiğimiz cimnastikte olimpiyat madalyası kazandık, şimdi olimpiyata 5 sporcuyla gidiyoruz. Onlardan da madalya bekliyoruz. İşte Türkiye’de spor devrimi devam ediyor. Mudanya’da spor devrimi istiyorsanız Gökhan Dinçer, onu alkışlayacağız, ona destek olacağız. Bursa’da spor devrimi yapan Alinur Aktaş’la da yola devam.” değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da Mudanya’nın spor, yatırım ve hizmet anlamında en güzelini hak ettiğini belirtti.
Bunu başarabilmenin yolunun yerel yönetim ile merkezi hükümeti birleştirmekten geçtiğine işaret eden Varank, “Yerel belediyeyle, ilçe belediyesiyle büyükşehri birleştirmekten, aynı sinerjiyi yakalamaktan geçiyor. İnşallah biz inanıyoruz ki bu dönemde biz bu sinerjiyi yakalarız ve Gökhan başkanla (AK Parti Mudanya Belediye Başkan adayı Gökhan Dinçer) ilçemizde, büyükşehirde de Alinur başkanımızla farklı bir hikayeyi Bursa’mıza Mudanya’mıza kazandırırız.” dedi.
Sporun her dalını benimsemiş ve hayat felsefesi haline getirmiş bir şehir olduklarını vurgulayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da kendilerine bu gururu yaşatan sporculara teşekkürlerini sundu.
Programda, Mudanya Kaymakamı Ayhan Terzi ile Mudanya Belediye Başkan adayı Gökhan Dinçer de katılımcılara seslendi.
Eski futbolcu Sedat Özden, Bakan Osman Aşkın Bak ile Milletvekili Mustafa Varank’a Bursaspor forması hediye etti. Alinur Aktaş ve Gökhan Dinçer de Bakan Bak’a ismi yazılı Poyrazın Kızları forması verdi.
]]>Ünlü, Romanya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda madalya alan milli sporcular Cansu Bektaş, Muhammed Furkan Özbek ve Yusuf Fehmi Genç’le AA Spor Sohbetleri’nin konuğu oldu.
Her şampiyonaya bir hedef koyarak hazırlandıklarını ve bu şampiyonada da her sporcunun beklentileri karşıladığını anlatan Talat Ünlü, efsanevi sporcular Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu ve Nurcan Taylan’ı ön plana çıkararak, “Halter denince akla olimpiyat madalyası gelir. Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu… 2004’te 3 altın madalya aldık. Naim ve Halil’in başarı grafiği çok yüksekti. Yeniden Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu bulmak lazım ama onlar istisnai sporculardı. Bugünkü sporcular ise Naim’i, Halil’i, Nurcan’ı idol aldıkları için başarılılar. Muhammed’e ‘Naim ağabeyini andırıyorsun.’ diyenler oldu. Paris’teki olimpiyatlardan altın madalyayla dönmeyi istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda sıkletlerin değişmesinden dolayı kota sayısının düştüğünü hatırlatan Ünlü, “Cansu’nun kilosu 45. Bu olimpiyatta 49 kiloda yarışma şansı yok. Asıl hedefimiz 73 kiloda yarışan iki arkadaşımız. İkisinden biri olimpiyatta olacak. Muhammed Furkan Özbek ve Yusuf Fehmi Genç. İkisinden biri madalya alacaktır.” dedi.
Avrupa Şampiyonası’ndaki başarıya da vurgu yapan Ünlü, “Madalyalar arka arkaya gelince bizi mutlu etti. Bu milletimize de yansıdı. Alınan madalyalardan memnunum. Daha iyi dereceler çıkartabilirdik. 24 madalya aldık ama küçük hatalarla kaybettiğimiz madalyalar da oldu. Hatalardan da ders alacağız. Genç arkadaşlarımız antrenmanda yaptıkları dereceleri şampiyonaya yansıttı.” diye konuştu.
-“Dopingden şüphelendiğim hiçbir sporcuyu milli takımda barındırmam”
Talat Ünlü, dopingle mücadele konusunda “sıfır tolerans” ilkesiyle hareket ettiklerini anlatarak, şunları kaydetti:
“Türk halterinde dopingle mücadele yaşandı. 2004’ün aralık ayında sonra halterde dopingle mücadele başladı. Bakanlığımız bu işe çok ciddi baktı. Cumhurbaşkanımız ‘Dopingde sıfır tolerans’ diyor. Bakanlığımız arkamızda. Sıfırladık diyemeyiz, bazen sporcularımız bilmeden hata yapabiliyor. Dopingden yakalanan sporcuyu da asla perde arkasına göndermeyiz. Biz uluslararası kurumlardan da dopingle ilgili her türlü yardımı istiyoruz. Gencecik, pırıl pırıl arkadaşlarımız büyük özveriyle çalışıyor. Bu çocukların haklarını kimsenin gasp etmesine izin vermeyiz. Türk halteri her zaman temiz anılmalı, başı dik gezmesi lazım. Bazen kendimiz de ihbarlarda bulunuyoruz. Şüphelendiğim hiçbir sporcuyu milli takımda barındırmam. Halterin geleceğini kararttırmam.”
Cimnastikten haltere: Cansu Bektaş
Bulgaristan’da 45 kiloda podyuma çıkarak 2 altın ve 1 gümüş madalyayla Avrupa şampiyonu olan Cansu Bektaş, cimnastik branşından haltere geçiş yaptığını dile getirdi.
Küçük yaşta cimnastikle uğraştığını ve yaşadığı sakatlıktan sonra bir süre ara verdiğini belirten Cansu, “Lisedeyken, cimnastik için spor salonuna gittiğimde, oradaki hocam beni haltere götürdü. Naim Süleymanoğlu’nu bile bilmiyordum, o derece haltere uzaktım. 2-3 ayda Türkiye’de 3. oldum. 40 kilo sıkletinde de ilk dünya şampiyonu oldum. Böylece başlamış oldum. Şimdi büyüklerde dünya şampiyonu olmak istiyorum sonra da 49 kiloya çıkıp 2028’deki olimpiyatlarda altın madalya almayı hedefliyorum. Kadın halterinin Naim’i olmak istiyorum. Dünyaya isimlerini altın harflerle yazdırdılar. Ben de onlar gibi insanlara ilham kaynağı olmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.
73 kiloda iki dost, iki rakip
Türkiye’yi 73 kiloda temsil eden Muhammed Furkan Özbek ile Yusuf Fehmi Genç, hem çok iyi iki arkadaş hem de olimpiyat yolunda birbirlerine rakip olarak madalya mücadelesi veriyor.
Muhammed Furkan Özbek, silkmede 186 kilo ve toplamda 336 kiloyla 2 gümüş madalya kazandı. Yusuf Fehmi Genç ise silkmede 184 kiloyla bronz madalyanın sahibi oldu. Aynı sıklette yarışan iki milli sporcudan sadece biri olimpiyat kotası alabilecek.
Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nda yer alan Muhammed Furkan, Avrupa Şampiyonası’nı iyi geçirdiğini anlatarak, şöyle konuştu:
“Önümde güzel bir yol var. Almam gereken olimpiyat kotası var. 2020 Tokyo’dan bir borcum var. Olimpiyatta küçük hataların önümü kesmemesi lazım. 2024’te beklentimin üzerinde madalya alırsam antrenörlüğe geçebilirim. 10 yaşından beri halteri yapıyorum biraz yıprandım. Erken yaşta yaşlandığımı hissettim. Tokyo’dan sonra kendime geldim. Olimpiyat kotası için Tayland’da yarışacağız. Formumuz çok iyi. Kotayı aldıktan sonra olimpiyat kampına gireceğim. 2020 benim için bir kırgınlıktı, yaraydı. 19 yaşında olimpiyat tecrübesi geçirdim. Artık oraya gidersem daha tecrübeliyim. Rakibim Yusuf’la aynı kiloda olmam, bana artı katıyor, dezavantajı yok. Yusuf ne kadar iyi derece çıkarırsa benim de madalyamın rengi o kadar yüksek olur. İkimizde kota alsak bile bir kişi gidecek. Dostluğumuz rekabeti besliyor. Çok tatlı bir durum. Takım arkadaşım ama sonuçta rakibim.”
Yusuf Fehmi ise çalışmalarının karşılığını Avrupa Şampiyonası’nda aldığını dile getirerek, “Hazırlık sürecinde hastalığım oldu. Şampiyona öncesi zor toparladım. Hastalığımdan dolayı yarışmaya madalya umuduyla gitmedim. Allah nasip etti güzel bir madalya çıkardık. Halterden önce 3 sene güreş yaptım. Vücudum haltere uygundu. İlk katıldığım yıldızlarda dünya şampiyonu oldum. Sporculuk hayatım bir anda yükseğe çıktı. İyi ki haltere devam etmişim. Güreş daha zor spor. Sporculuğun tatmini yoktur. Önümüzdeki süreçte olimpiyatlar var. Umarım yer alırım.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 125 kilo finalinde ezeli rakibi Gürcü Geno Petriashvili’yi yenen Taha Akgül, organizasyon tarihinde 11. şampiyonluğunu elde ederek, serbest stilde kendisine ait rekoru geliştirdi.
AA muhabirine şampiyonluğun hikayesini anlatan milli güreşçi, olimpiyatlar ve kariyer planlamasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Taha, çok sayıda şampiyonluk yaşamasına rağmen her önemli organizasyonda aynı stres ve heyecanı ilk günkü gibi hissettiğini dile getirdi.
Bükreş’te Petriashvili ile yaptığı final müsabakasının ayrı bir öneme sahip olduğuna işaret eden ay-yıldızlı güreşçi, “Eğer o maçta yenilseydim, Gürcistan takım şampiyonu olacaktı. Ben kazandım ve 31 yıl sonra takım halinde şampiyon olduk. Müsabakadan önce bunu stres yaparım diye söylemediler ama bana kalacağını zaten hissettim. Arada 5 puan fark vardı. Tarihte iki takım şampiyonluğumuz vardı, hamdolsun biz üçüncüyü başardık. Turnuvanın son maçı olduğu için hem sıkletimde elde ettiğim altın madalya hem de takım şampiyonluğumuz dolayısıyla arka arkaya iki kez İstiklal Marşı’nı tüm Avrupa’ya dinlettirdik.” değerlendirmesini yaptı.
Final maçından önce ısınırken yaşadığı sakatlığı anlatan Taha, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çok talihsiz bir şey oldu. Bahanelere sığınan biri değilim. Isınmayı bitirdim, üzerimi değiştirirken koluma bir anda ağrı girdi. Kolumu açamaz hale geldim. Doktorlar müsabakadan önce gerekli müdahaleyi yaptı. Ağrı kesici içtim, müsabakaya o şekilde çıktım. Abdullah (Çakmar) hoca işin ciddiyetini anlamış, beni çok iyi tanır. ‘Taha çok ağrıyorsa hiç riske atmayacağız, olimpiyat var.’ dedi. ‘Allah’ın izniyle güreşeceğim, durumumum iyi.’ dedim. Ben güreşmezsem zaten takım şampiyonluğu gidiyordu. O şekilde çıktım, en iyi şekilde mücadelemi yaptım. Kolumun MR’ını çektirdim. Yırtık var, 3 haftalık fizik tedavi sürecim olacak. Ondan sonra olimpiyat hazırlık sürecine başlayacağız.”
Olimpiyatlar öncesi düzenlenen son Avrupa Şampiyonası’ndaki performansına ilişkin milli sporcu, “Finale kadar tüm maçlarımı 10-0 kazandım. Özellikle bana gelen yorumlar, ‘Eski Taha geri döndü.’ şeklinde. Bütün güreş otoriteleri bunu söyledi. ‘Hareketli, iştahlı, teknik Taha geri geldi.’ diyorlar. Bu da beni çok memnun ediyor. Gerçekten ben de biraz eski Taha’ya yönelik, o tarz güreşmeye başladım. Artık güreşimi o şekilde değiştirmeye başladım. Olimpiyatta inşallah daha da üstüne koyacağım. Kendimi çok iyi hissediyorum.” diye konuştu.
31 yıl sonra Avrupa şampiyonu olan Serbest Güreş Milli Takımı’nda aile ortamının bulunduğunun altını çizen Taha, “Takımımızın birlikteliği tam diyebilirim. Hocasından masörüne, doktorundan sporcusuna herkes bir aile oldu. 10 sıkletin 8’inde madalya maçı yapmak kolay değil. Bütün sporcular birbirine yardım etti. Gerçekten çok güzel bir ortam var. O sayede şampiyonluk geldi.” ifadelerini kullandı.
İranlı rakibine özel hazırlanacak
Gürcü Petriashvili karşısında son dönemde üstün bir performans ortaya koyan 33 yaşındaki Taha Akgül, 2023 Dünya Şampiyonası yarı finalinde yenildiği İranlı Amir Zare’den olimpiyatlarda rövanşı almak istediğini dile getirdi.
Ay-yıldızlı güreşçi, olimpiyatlara yönelik ekstra çalışacağını vurgulayarak, “Oraya özel hazırlanacağız. Her müsabakaya ayrı hazırlanıyoruz. İranlı rakibime karşı ayrı taktik yapacağım. Petriashvili’ye karşı farklı güreşiyorum, İranlı rakibime karşı da farklı güreşeceğim. Amir Zare’ye karşı farklı hazırlanacağım. Daha iyi hazırlanmam, olimpiyatta bu performansımın üstüne çıkmam gerektiğinin farkındayım. İranlı rakibimle yapacağım maçta canımın yanmasından korkmayacağım. Buna söz veriyorum. O maçta bitiş düdüğü çalana kadar insan üstü bir çabayla zorlayıp, rakibimi yenmek için her şeyi yapacağım.” şeklinde konuştu.
Kariyeriyle ilgili kararı olimpiyattan sonra verecek
Avrupa Şampiyonası’na gelecek yıl katılıp katılmayacağıyla ilgili soruya Taha, “Olimpiyat benim için çok belirleyici olacak. Annem, ‘Sen niye bırakıyorsun, bak halen şampiyon oluyorsun, durumun iyi.’ diyor. Özellikle ailem devam etmemi istiyor ama ben diyorum ki bu kariyere olimpiyatta güzel bir final yakışır. Olimpiyatı bir görelim. İnşallah olimpiyatta altın madalyayla taçlandırırsam, o zaman benim hiçbir şeye ihtiyacım kalmayacak. Devam etmeye de ihtiyacım kalmayacak.” yanıtını verdi.
12 Avrupa şampiyonluğu bulunan grekoromen güreşçiler Rıza Kayaalp ve Rus Aleksandr Karelin’in bir şampiyonluk gerisinde yer alan Taha, rekora ortak olma ihtimalinin bulunduğunun hatırlatılması üzerine ise şunları kaydetti:
“O da olabilir, neden olmasın? O da bir ihtimal. Zaten Rıza ile aramızda tatlı bir rekabet var. Bir o şampiyon oluyor, bir ben şampiyon oluyorum. Rıza bu sene bir talihsizlik yaşadı. İnşallah seneye 13. kez şampiyon olacak ve rekoru kıracak. Ben de seneye Karelin’in rekorunu egale etmiş olurum. Bu aramızdaki tatlı rekabet başarıyı getiriyor. Beraber de antrenman yapıyoruz. Seneye bir bakarsınız rekorları geliştirmeye devam ederiz. Buna olimpiyattan sonra karar vereceğim.”
Milli güreşçi Taha Akgül’ün kariyerinde 11 Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra 1 olimpiyat ve 3 dünya şampiyonluğu bulunuyor.
Rio 2016 Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan Taha, pandemi nedeniyle 2021 yılında yapılan Tokyo Olimpiyatları’nda ise bronz madalya aldı. Taha, 2023 Dünya Güreş Şampiyonası’nda üçüncü olarak Paris 2024’e katılma hakkı elde etti.
]]>Avrupa Güreş Şampiyonası’nda grekoromen stil 72 kiloda Azerbaycanlı rakibi Ulvi Ganizade’yi 2-0 yenerek altın madalya kazanan milli güreşçi Selçuk Can, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine turnuvada yaşadıkları, altın madalyayla ilgili duyguları, şampiyonluğu ve gelecekteki hedefleriyle ilgili özel açıklamalarda bulundu. İlk olarak zor bir turnuvayı geride bıraktığını, sonu şampiyonluk olduğu için büyük mutluluk yaşadığını ifade eden Selçuk Can, “Turnuva benim için zorlu geçti. Çünkü tam ara bir sıkletim ve çok zorlu takiplerim vardı. Bu yıl, olimpiyat yılı olduğu için tüm dünyadaki sporcular hat safhada emek verip en üst performansını gösteriyor. Bu açıdan bizim için zorluydu ama çok sıkı şartlardan geçtik. Kamplarımız da çok verimli geçtiği için elhamdüllilah şampiyon olduk. Şampiyon olduğum için, sevdiklerime, aileme, kulübüme, milletime mahcup olmadığım için çok ayrı bir mutluluk içerisindeyim. Destek veren herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Skor 2-0 olunca rahatlama geldi ve artık şampiyonluk geldi dedim”
Final maçının son 30 saniyesinin kendisi için en unutulmaz anlar olduğunu söyleyen milli sporcu, “Benim için unutamadığım an final maçında oldu. Çünkü karşılaştığım rakibim daha önce beni defalarca yenmişti ama çok küçük nüanslarla yeniliyordum. Yani skor hep 1-1, 2-1 gibi bitiyordu. Skor 2-0 olunca rahatlama geldi ve artık şampiyonluk geldi dedim. Şampiyon da oldum. O anı hiçbir zaman unutamayacağım. Özellikle o maçın son 30 saniyesini hiç unutmayacağım. Çünkü maçı idare etmem gerekti, son 30 saniye vardı şampiyon olmam için ve şampiyon oldum” ifadelerini kullandı.
“Minderde mutluluğumu tam anlamıyla sergileyemedim”
Şampiyon olduktan sonr sevincini tam yaşayamadığını ve Azerbaycanlı rakibi Ulvi Ganizade’yi teselli ettiğini belirten 28 yaşındaki güreşçi, “Açıkçası minderde mutluluğumu tam anlamıyla sergileyemedim. Sıkı ve defalarca karşılaştığım bir rakibimdi ve Azerbaycanlıydı. Bizim kardeş ülkemiz. Farklı bir ülkeden olduğu zaman farklı sevinç gösterileri yapabiliyorsun. Fakat ‘Can Azerbaycan’ olduğu için rakibimi teselli ettim, kafasından öptüm” sözlerini kaydetti.
“67 kiloda olimpiyat vizesini almak için hemen çalışmalara başladım”
67 kiloda olimpiyat kotasını alabilmek için hemen çalışmalara başladığını söyleyen Selçuk Can, “Geçen hafta final maçımı yaptım. 1 hafta oldu geleli, inanın 2 gün sadece evde dinlendim maçın yorgunluğundan. Üçüncü gün hemen çalışmalara başladım. Çünkü önümüzde çok zorlu bir süreç bizi bekliyor. Hala kota alınmadı benim sıkletimde. 67 kiloda olimpiyat vizesini almak için hemen çalışmalara başladım. Son 40 günümüz. İnşallah vizeyi de alacağız, olimpiyatlara da gideceğiz, şampiyon da olacağız” şeklinde konuştu.
“Bu kulübün bir parçası olduğum için çok mutluyum”
Son olarak altın madalya kazanmasında kulübünün de büyük katkısı olduğunu dile getiren milli güreşçi, “Şu an İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün sporcusuyum. Türkiye’nin en büyük tesisi. Bu tesiste yer aldığım, bu kulübün bir parçası olduğum için çok mutluyum. Destek veren Fatih Keleş başkanıma, genel sekreterimiz Erdem Aslanoğlu’na ve kulüp antrenörlerim Cenk İldem’e çok teşekkür ediyorum” dedi. – İSTANBUL
]]>İSTANBUL – İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan sporcularıyla bir araya geldi.
Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan İBB Spor Kulübü’nün milli sporcuları Selçuk Can, Yunus Emre Başar, Murat Fırat, Zeynep Yetgil, U23 dünya şampiyonu Muhammed Gimri, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ile birlikte basın toplantısı düzenledi.
Fatih Keleş: “İnşallah devamı gelecek”
Güreş milli takımının gururlandıran sporcularıyla bir araya geldiklerini ifade eden Fatih Keleş, “Grekoromen Milli Takımımız, Avrupa şampiyonu oldu. Burada aramızdaki 3 arkadaşımız 3 madalya aldı. Zeynep kadınlarda bronz madalya kazandı. Onun sakatlık sonrasındaki ilk şampiyonasıydı. Sakatlık sonrasında iyi bir dönüş olarak bakıyoruz. Selçuk, Avrupa şampiyonu oldu. İlk kez Avrupa şampiyonu oldu. İnşallah devamı gelecek. Yunus Emre finalde kaybetti ama güzel mücadele etti, gümüş madalya kazandı. Murat 67 kiloda bronz madalya kazandı. Takım halinde de erkek güreşçilerimiz Avrupa şampiyonu oldu, bizi gururlandırdılar. Serbestte U23’te ekim ayında Tiran’da Dünya Şampiyonası yapılmıştı. Orada Muhammed Gimli 92 kiloda dünya şampiyonu olmuştu” diye konuştu.
Selçuk Can: “Şampiyon olduğum için mutluyum”
Altın madalya kazandığı için çok mutlu olduğunu aktaran Selçuk Can, “Avrupa Şampiyonası’nda kariyerimde ilk kez altın madalya kazandım. Daha önce Avrupa ve Dünya şampiyonlarında bronz madalyalarım vardı. Final maçına çıkınca sağ olsun Genel Sekreterimiz Erdem başkanım aradı, ‘Bu kez olacak’ dedi, motive etti. Şampiyon olduğum için mutluyum. Bu yolda emeği gelen herkes teşekkür ediyorum. Türkiye’nin en büyük kulübünde yer aldığım için ayrıca mutluyum” şeklinde konuştu.
Yunus Emre Başar: “En iyi şekilde ülkemi olimpiyatlarda temsil etmek istiyorum”
Şampiyonluk madalyası almak için çalışmalarına devam ettiğini aktaran Yunus Emre Başar, “77 kiloda Avrupa ikincisi oldum. 2021 yılından beri Avrupa ve dünya arenalarında birçok madalyalarım oldum. Henüz şampiyonluk madalyası alamasam da bu yolda şampiyonluk madalyası kazanmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bu kulübün bir üyesi olduğum için çok mutluyum. Kulüp başkanımıza, kulüp hocalarımıza özellikle Cenk İldem hocamıza teşekkür ediyorum. Güçlü bir takımımız var. Olimpik sıklette yarışıyorum. Kotayı alıp en iyi şekilde ülkemi olimpiyatlarda temsil etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Kulübe yeni katıldığını hatırlatan Murat Fırat, “Bu kulübe bronz madalya kazandırdım. İnşallah önümüzde olimpiyat kotaları var. Orada Selçuk kardeşimle yarışacağız. Nasipse ikimizden birisi olacak. Herkese teşekkür ederim” dedi.
Zeynep Yetil: “Çok zor bir süreçten geçtik”
Sakatlıktan iyi döndüğünü şampiyonada madalya kazandığını söyleyen Zeynep Yetil, “53 kiloda ülkemi temsil ettim. Geçen yıl Avrupa Şampiyonası sonrasında operasyon geçirdim. Bu yıl Büyükler Avrupa Şampiyonası bronz madalya elde ettim. Çok zor bir süreçten geçtik. Oraya giderken kafamda tek bir soru işareti vardı, ‘Geri dönecek miyim’ diye. Geri döndüğüm için mutluyum. Hedefim Bakü’de yapılacak olarak olimpiyat kota müsabakaları olacak. Orada ilk 2’ye girmek olacak. Hedefim orada olimpiyat kotasını alıp ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Sakatlık sürecimde kulübümün çok desteği oldu. Çalışmalarımıza devam edeceğiz. Emek veren herkese teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.
Muhammed Gimri ise altyapıdan yetiştiğini belirterek, “Altyapıdan yetiştim. 10 yıldır kulüpteyim. 10 yaşımdan beri Tevfik hocamla birlikte çalışıyoruz. 2023 Gençler Dünya Şampiyonası’nda altın madalya getirdim. Bu serbest güreşte tarihte ilk. İnşallah hedefim ağabeylerim şampiyon olmak. Hedef olimpiyat” şeklinde konuştu.
Toplantı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
]]>Ünlü, başkent Sofya’da gerçekleştirilen Avrupa Şampiyonası’nı, madalya töreninin ardından Sofya Arena’da AA muhabirine değerlendirdi.
Avrupa Halter Şampiyonası’na 10’ar erkek ve kadın toplam 20 sporcuyla katıldıklarını, kazandıkları 24 madalyanın önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Ünlü, şunları kaydetti:
“Sofya’da madalya sayımızı geçen yılki Avrupa Şampiyonası’na göre 2 tane daha artırdık ama burada çok küçük farklarla kaçırdığımız birçok madalya da var. Tabii burası bir yarışma, müsabaka sırasında her şey olabilir. Allah ciddi bir sakatlık vermesin, bazen talihsizlikler yaşayabiliyoruz, sporcumuz hakkını kullanamıyor ya da heyecanlanıyor. İki kadın sporcumuzla da şampiyonanın son gününü daha güzel kapatmak istiyorduk yine de Fatmagül Çevik ile güzel kapattık. Tuana Süren ise çok genç bir sporcumuz, henüz 18 yaşına yeni girdi, dirseğinden küçük bir sakatlık geçirmişti, ancak ciddi bir sakatlığı yok.”
Sofya’da kadınlarda Cansu Bektaş’ın ve Gamze Altun’un Avrupa rekorları kırdığının hatırlatılması üzerine Talat Ünlü, “Kadın ve erkek milli takımlarımız arasında kıyaslama yapmamız doğru olmaz çünkü her iki takımımız da genç bir takım ve gerçekten başarılı oldular. Kadın takımımız ikinci, erkek takımımız üçüncü oldu. Madalyalarımıza Cansu ve Gamze ile başladık, Fatmagül ile bitirdik. Erkeklerde de önceki gün Onur Demirci, gümüş madalya ile kapattı, erkek sporcularımız da madalya ile başladı ve madalya ile kapattı.” diye konuştu.
Olimpiyat kotası hedefiyle de hareket ettiklerini dile getiren Ünlü, “Erkeklerde de asıl altın hedeflediğimiz sporcularımız çok güçlü, tabii bir de olimpiyat hedefimiz var. Evet madalyaya endeksli yarışıyoruz ama olimpiyat kotası hedefini de geri planda bırakmıyoruz. Bu açıdan Sofya’da erkek ve kadın takımımız gayet başarılı oldu. Antrenmanda döktükleri terlerin karşılığı olarak Sofya’da hemen hemen hepsi madalya aldı.” ifadelerini kullandı.
“Paris’ten olimpiyat madalyası ile döneceklerine inanıyorum”
Göreve geleli çok kısa bir süre geçtiğini aktaran Talat Ünlü, şöyle devam etti:
“İşte üçüncü yılımız içinde yaklaşık 6 ay sonra olimpiyatlar var. Bizim zaten takımı toparlamamız, antrenman sistemi ve planlamalarımızı uygulamaya çalıştığımız bu zaman dilimi emin olun çok dar. Dört yıllık bir master planı yapmanız lazım. Hatta ve hatta olimpiyatlar için sekiz-on yıllık bir master plan yapmanız lazım. Fakat şu da unutulmamalı biz geldiğimizde erkek takımımız Avrupa Şampiyonası’nda tek tük madalya alıyordu ama dünyada madalya alamıyordu. Geçen yıla bakınız, bu yıla bakınız, yıldızlarda, gençlerde, 23 yaş altında, büyüklerde, hepsinde hiç altın madalyasız döndüğümüz bir tane müsabakamız yok.”
Olimpiyat hazırlıkları için de Ünlü, “2024 Olimpiyatları’na hedefimiz kadınlarda en az bir kota, erkeklerde ise iki kotayla gitmek ama esas amacımız olimpiyatlardan bir madalyayla dönmek. Olimpiyatlar için özellikle erkeklerde 73 kiloda Muhammed Furkan Özbek ve Yusuf Fehmi Genç’in iddiası çok büyük. İkisinden hangisi iyi olursa o gidecek ve Paris’ten olimpiyat madalyası ile döneceklerine inanıyorum.” diye konuştu.
“2028 Olimpiyatları’nda büyük hedeflerimiz var”
Avrupa şampiyonalarına hazırlanmanın kolay olmadığını, perde arkasında başta antrenörler olmak üzere birçok insanın çalıştığını dile getiren Talat Ünlü, “Sporcularımız da antrenörlerimiz de ailelerinden uzak kalarak büyük fedakarlıklarla çalışıyorlar, hepsine, kulüplerine, onları bulan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Sporcularımızın ve antrenörlerimizin ailelerine de özellikle sabırlarından dolayı teşekkür ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Türk halterinde genç bir jenerasyonun çok güzel bir şekilde yetiştiğini vurgulayan Ünlü, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Görüldüğü gibi genç bir jenerasyon geliyor. 2028 Olimpiyatları’nda büyük hedeflerimiz var. 2028’de inşallah bizi yanıltmayacaklar ve en büyük hedefimiz çok sayıda sporcuyla 2028 olimpiyatlarına kota alıp kürsüdeki sporcu sayımızı da artırmak. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın, Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün ve ülkemizin destekleri devam ettiği sürece elimizden gelenin en iyisini yapıp, 2028 Olimpiyatları’nda Türk halterini çok daha güçlü kılacağız inşallah.”
]]>Romanya’nın başkenti Bükreş’ten tarifeli uçakla İstanbul Havalimanı’na gelen ay-yıldızlı kafile, aileleri ve yakınları tarafından çiçeklerle karşılandı.
Havalimanında AA muhabirine açıklamalarda bulunan Kadın Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Efrahim Kahraman, “Avrupa Şampiyonası güçlü bir organizasyon. Olimpiyat öncesi büyük bir şampiyona geçirdik. Bizim için önemli bir sınav oldu. Üç altın alarak tarihi bir başarıya imza attık. Takım halinde Avrupa ikincisi olduk.” dedi.
2024 Paris Olimpiyat Oyunları hedefiyle çalıştıklarını aktaran Kahraman, “Yolumuz daha uzun. Bu yıl 2024 Paris Olimpiyat Oyunları var. Bunun için çalışacağız. Altı kotayı da almak istiyoruz. Şu anda Evin Demirhan Yavuz ve Buse Tosun Çavuşoğlu’nun kotası var. Yasemin Adar Yiğit büyük bir sakatlık geçirdi. Bel fıtığından ameliyat geçirmesinden kısa süre sonra 7. kez Avrupa şampiyonu oldu. Bu da ayrı bir gurur. Azerbaycan’da nisan ayında yapılacak olimpiyat eleme turnuvasında en az 3 kota daha alarak yolumuza devam etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Milli sporcuların görüşleri
Milli takım kaptanı Yasemin Adar Yiğit, 2024’ün Türk kadın güreşi için tarihi bir yıl olacağını söyledi.
Kariyerinin 7. Avrupa şampiyonluğunu elde eden Yasemin, “Çok mutlu ve gururluyuz. Bireysel olarak 7. kez Avrupa şampiyonu oldum. Türk kadınını en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum. Bayrağımız göndere çekilip İstiklal Marşı çalındığında hepimizin tüyleri diken diken oluyor. 2016’da benimle başlayan bir serüven var. İlk bendim. Şimdi benimle birçok genç kızımız var. Onların burada olması beni çok mutlu ediyor ve bana gurur veriyor. Onlarla birçok ilki başarıyoruz. Çok güzel bir takımımız var. İnşallah 2024 Türk kadın güreşi için tarihi bir yıl olacak.” diye konuştu.
Geçen yılki dünya şampiyonasına sakatlığı nedeniyle katılamadığını aktaran milli güreşçi, “Sakatlığımdan dolayı operasyon geçirdim. Altı ay gibi kısa bir sürede toparlanıp mindere döndüm. Bu Avrupa Şampiyonası’nda, ‘Ben buradayım.’ diyerek yeniden kendimi gösterdim. İnşallah önce nisan ayındaki elemelerde kota alarak Paris Olimpiyatları’na gitmeyi hedefliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
68 kiloda geçen yıl kazandığı dünya şampiyonluğunun ardından bu yıl da Avrupa şampiyonu olan Buse Tosun Çavuşoğlu ise “Hayalim altın madalyayla ülkeme dönmekti. Son 3 şampiyonada final maçlarını 5 saniye kala kaybetmiştim. Artık bu şanssızlığı kırdım ve ülkeme altın madalya ile döndüm. İnşallah darısı olimpiyatlara. Hedefim ve hayalim olimpiyatlar. İnşallah orada da aynı duyguları yaşamak istiyorum. Paris’ten olimpiyat şampiyonu olarak ülkeme dönmek istiyorum. Çok kısa süre kaldı. Bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmemiz gerek.” ifadelerini kullandı.
72 kiloda altın madalya kazanan Nesrin Baş da “Takım halinde çok iyi hazırlanmıştık. Çok emek verdik, alın teri döktük. Avrupa ikincisi olarak güzel bir başarı elde ettik. Daha önce de Avrupa şampiyonu olarak tarih yazmıştık. Bu yıl da 3 altın madalya alarak yeni bir tarih yazmış olduk. Arkadaşlarım sonuna kadar mücadele etti. Ben son Avrupa şampiyonunu yenerek 21 yaşımda ilk kez Avrupa şampiyonu oldum. Çok mutlu ve gururluyum. Hedefim her zaman İstiklal Marşı’mızı dinletmek, bayrağımızı zirveden asla indirtmemek, Türk kadının gücünü göstermek.” şeklinde görüş belirtti.
50 kiloda gümüş madalya alan Evin Demirhan Yavuz ise “Çok iddialı bir takımla gittik. Beklentimiz takım halinde ilk 2’de yer almaktı. Bireysel olarak ilk kez ikinci oldum. 2022’de Avrupa Şampiyonu olmuştum. Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda her yıl madalya alıyorum. Bu istikrarı sürdürmek benim için çok önemliydi. 2024 Paris Olimpiyatları’na hazırlanıyorum. Bu şampiyona da bizim için motive edici oldu. Madalyaya ne kadar yakın olduğumuzu gördük. Takım halinde çok başarılıydık. Herkes kendi sıkletinde en iyisi olmak için mücadele etti.” değerlendirmesinde bulundu.
Üç altın, birer gümüş ve bronz madalya alındı
Kadın Güreş Milli Takımı, Romanya’dan 5 madalyayla döndü.
Milli takım, 3 altın, 1 gümüş, 1 bronz madalyayla organizasyonu 107 puanla 2. sırada tamamladı. Ukrayna 112 puanla birinci, Azerbaycan ise 68 puanla üçüncü oldu. 2022’de Avrupa şampiyonu, 2023’te ikinci olan milli takım, 2024’te de ilk ikide yer aldı.
Türkiye’ye 68 kiloda Buse Tosun Çavuşoğlu, 72 kiloda Nesrin Baş, 76 kiloda Yasemin Adar Yiğit altın, 50 kiloda Evin Demirhan Yavuz gümüş, 53 kiloda ise Zeynep Yetgil bronz madalya kazandırdı.
]]>Topaloğlu, AA muhabirine, 2024 Paris Olimpiyatları’na yönelik hazırlık süreci ve Avrupa Salon Okçuluk Şampiyonası’na ilişkin açıklamalarda bulundu.
Klasik yay kategorisindeki sporcuların Paris 2024 hazırlıklarını yoğun bir şekilde sürdürdüğünü belirten Topaloğlu, “Artık Paris Olimpiyatları için son düzlükteyiz. Hem sporcularımız hem de federasyon olarak bizler Paris için çalışıyoruz. Özellikle güney bölgelerimizde havanın çok müsait olması açık hava çalışmalarını sürdürmemizi sağlayabiliyor. Tüm çalışmalar Paris 2024 için.” değerlendirmesini yaptı.
Abdullah Topaloğlu, olimpiyat kota sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Almanya’da düzenlenen 2023 Dünya Şampiyonası’nda erkeklerde takım halinde kota almıştık. Kadınlar kategorisinde de takım halinde kota hedefliyoruz. Bu olmadığı takdirde bir ferdi kota da bizim için önemli. Çünkü ‘mix takım’ madalyasına talibiz. Dolayısıyla bir kadın sporcumuzun da kota alması bizim için yeterli olacak ama amacımız kadınlarda da takım halinde olimpiyatlara gitmek. Almanya’da mayıs ayında yapılacak Avrupa elemelerinde olmazsa haziranda Antalya’da düzenlenecek son kota yarışmasında yine kadın takımımızın olimpiyat vizesi alması için mücadele edeceğiz.”
Mete Gazoz’un Tokyo Olimpiyatları’nda Türk okçuluğu adına tarihi bir şampiyonluk yaşadığına dikkati çeken Topaloğlu, “Sorumluluğumuzun ve beklentilerin farkındayız. Sporcularımızı da bu yönde kanalize etmeye çalışıyoruz. Onlar da sorumluluklarının farkında. Geçtiğimiz olimpiyattan daha başarılı bir olimpiyat geçireceğimizi umuyorum. Madalya sayısıyla ilgili bir şey söylemek için erken ama sporcularımız gayet başarılı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. ‘Hem mix, hem erkek takım hem de bireyselde madalya veya madalyalar gelecektir’ şeklinde beklentimiz var.” diye konuştu.
Kamplarda sporcular için her detayın düşünüldüğünün altını çizen Topaloğlu, şunları kaydetti:
“Olimpiyat kamplarımızda Paris 2024 için psikoloğumuz, beslenme uzmanımız, fizyoterapistimiz ve diğer destek personellerimizle birlikte toplu bir şekilde çalışma yapılıyor. Sabah 06.30’dan gece 22.00’ye kadar süren çeşitli kategorilerde çalışmalarımız var. Hem ok atışı hem de diğer fizik-kondisyon çalışmaları devam ediyor. Olimpik kamplarımız birer hafta arayla devam ediyor. Bu arada Dünya Kupası yarışmalarımız var. Takımlarımız bu yarışmalara katılacak ve olimpiyat öncesi diğer ülkelerle yarışma imkanı bulacak. Türkiye’de geçtiğimiz günlerde çok uluslu kamp gerçekleştirdik. Kampa 6 ülke katıldı, bunlar olimpiyatlarda madalya şansı olan ülkelerdi. Karşılıklı birbirimizi denedik, birbirimizin çalışmalarını takip ettik. Onlar da dikkatle Türkiye’yi izliyor. Türkiye nasıl çalışıyor, nasıl bir programla hazırlanıyor? Tabii ki sporcularımızın kendi kamplarında daha farklı çalışma şekilleri de uygulanıyor.”
Makaralı yay sporcuları, Avrupa Salon Şampiyonası’na katılacak
Türkiye Okçuluk Federasyonu Başkanı Abdullah Topaloğlu, 19-24 Şubat tarihlerinde Hırvatistan’ın Varazdin kentinde yapılacak Avrupa Salon Okçuluk Şampiyonası’na ilişkin “Şampiyonaya 7 makaralı yay sporcusuyla gideceğiz. Genç sporcularımızla katılacağız. Bu yarışmada da madalyalar kazanacağımızı düşünüyoruz.” dedi.
Topaloğlu, 19 yaşındaki Hazal Burun’un makaralı yay kategorisinde 598 puanla gençler ve büyükler dünya rekoru kırdığını hatırlatarak, “Avrupa’nın en önemli sporcuları arasında. Dünya Okçuluk Federasyonu tarafından da bu rekor tescil edildi. Hazal’dan burada da altın madalya bekliyoruz. Diğer sporcularımız da salon şampiyonalarında çok başarılı. Bu arkadaşlarımızdan da hem takım hem de bireyselde madalyalar bekliyoruz. Şampiyonanın Türkiye adına başarılı geçeğine düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.
]]>Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nı 2 altın, 3 gümüş ve 1 bronz olmak üzere 6 madalya ile tamamlayarak şampiyon olan Grekoromen Güreş Milli Takımı, İstanbul’a geldi. Milli takım kafilesi, İstanbul Havalimanı’nda şampiyonluk kupasıyla poz verdi. Kariyerinde ilk kez altın madalya kazanan Alperen Berber ve Selçuk Can, çok mutlu olduklarını belirttiler.
Alperen Berber: “Bu başarımı Türkiye’ye armağan ediyorum”
Grekoromen stil 82 kiloda altın madalya kazanarak Avrupa şampiyonu olan 18 yaşındaki Alperen Berber, “Çok mutluyum, çok gururluyuz, bu başarımı Türkiye’ye armağan ediyorum. 18 yaşında grekoromen şampiyonu oldum. Tarif edilemez bir duygu. O an ne olduğunu anlayamıyorsun. Yeni yeni fark etmeye başlıyorum” dedi.
72 kiloda şampiyonluğa ulaşan bir diğer milli güreşçi Selçuk Can ise, “Kariyerimde ilk defa Avrupa şampiyonluğu yaşıyorum. Daha önce Avrupa şampiyonluğunda üçüncülük madalyalarım vardı. Ama bir türlü kendimizi finale atamıyorduk. Bu kez şampiyon olduk. Avrupa ve dünya şampiyonu bir takımız. Bu sene tekrar üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olduk. Mükemmel bir takımımız var, üzerimizde emeği olan bütün hocalarımıza antrenörlerimize çok teşekkür ediyorum. Önümüzde olimpiyatlar var, bunun için çalışmalara başlayacağız” şeklinde konuştu.
Rıza Kayaalp: “Belki bu sefer olimpiyat şampiyonluğu nasip olur”
Grekoromen stil 130 kiloda gümüş madalya kazanan Rıza Kayaalp de duygularını şöyle dile getirdi:
“Buraya rekor için gitmiştim, onun için de iyi hazırlanmıştım. Rakibimden üstün olduğumu da biliyordum. Orada dışarı çıkmayalım diye rakibin üstüne gittik, orada talihsiz bir oyunla karşılaştım. Tabii ki üzüntülüyüm. Ama Avrupa’da 14. finalimi yaptım. Bu da nerden bakarsan inanılmaz bir başarı. Her sene hep şunu söyledim, son üç olimpiyattır her olimpiyata Avrupa ve dünya şampiyonu olarak gidiyordum. Bu kez Avrupa ve dünya ikincisi olarak gidiyorum. Belki bu sefer olimpiyat şampiyonluğu nasip olur inşallah” cümlelerine yer verdi.
“Bu yenilgiden sonra yaptığım işe küsecek bir insan değilim”
Rakiplerine karşı daha güçlü olduğunu ifade eden Kayaalp, “Bazen bazı hatalar olabiliyor. Bunu daha önceki yıllarda da yaşadım. Önemli olan psikolojiyi bozmadan kendimin daha iyi olduğunu hissederek çalışmalara devam edip, olimpiyatlara konsantre olup, altın madalya kazanmak hayalim var. Önümüzde 5-6 aylık süre var. Bütün hazırlıklarım o yönde olacak. Orada dakika dakikasına, saniye saniyesine rakibime saldırarak maçları almak istiyorum. Bunu yapacak gücüm, kuvvetim var. Zaten her şampiyonluktan sonra şımaran bir sporcu olmadım. Bu yenilgiden sonra yaptığım işe küsecek bir insan değilim. Daha hırslandıracak beni her zaman. Takım halinde de güzel bir başarı elde ettik. Takım halinde bu sene de şampiyon olduk. Genç kardeşlerimiz Avrupa şampiyonu oldular. Onlar bizler bıraktıktan sonra da madalya kazanmaya şampiyon olmaya devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.
“İçimden o bayrağı öpmek geldi”
Yarı final müsabakasının ardından rakibi Beka Kandelaki’nin formasındaki Azerbaycan bayrağını öpmesiyle ilgili sorulan soruya Rıza Kayaalp, “Azerbaycan ile iki devlet, tek milletiz. O anlık gerçekleşen bir şeydi. Geçen sene de biz finalde karşılaşmıştık. Ondan önceki sene de yarı finalde karşı karşıya gelmiştik. Son üç Avrupa şampiyonasında Azerbaycanlı sporcularla karşılaşıyorum. Güzel bir mücadele oldu. Ondan sonra da o an içimden o bayrağı öpmek geldi. Zaten Azerbaycan sevgisi olan bir insanım. Birçok maç Türkiye ve Azerbaycan bayrağı ile tur attım” cevabını verdi. – İSTANBUL
]]>Avrupa Güreş Şampiyonası 12-18 Şubat tarihleri arasında Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenecek. Şampiyona öncesi Güreş Milli Takım Antrenörü Nazmi Avluca, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Şampiyonada ki hedeflerden bahseden Avluca, Rıza Kayaalp’in bir rekor deneyeceğini söyleyerek, “Aleksandr Karelin’in rekorunu geçen sene egale etmişti. Bu sene o rekoru kırmaya çalışacak. İnşallah orada da Rıza kardeşim bunu başarır ve Türk güreşi olarak bu tarihi rekora sahip oluruz. Diğer sıkletlerde de burada müsabakalarımız olacak. 82 kg’da burada genç bir kardeşimiz bizi temsil edecek. Burhan Akbudak vardı. Bu sıklette Dünya Şampiyonu. Bu sene onu dinlendiriyoruz. Onu Azerbaycan’da yapılacak baraj müsabakasına hazırlıyoruz. Bu Avrupa şampiyonası sonrası bizim iki tane baraj müsabakamız var. Birisi Bakü’de, biri de İstanbul’da yapılacak. Şuan Olimpiyata katılmayı hak ettiğimiz sıkletler var. 4 de eksiğimiz var. Bu baraj müsabakalarını tamamlayıp, olimpiyatlara tam kadro katılma hedefimiz var” ifadelerini kullandı.
“Burada bizim ilk hedefimiz Olimpiyatlar”
Şampiyonanın kendileri için önemli olduğunu fakat olimpiyat kotası alma yoluna asıl hedefin Bakü’de düzenlenecek kota müsabakaları olduğuna değinen Avluca, “Avrupa Şampiyonası’nda arkadaşlarımız mücadele edecek. Bu şampiyonada bizim için önemli. Bizim hedefimiz olimpiyatlar. Avrupa şampiyonasında durumlarını göreceğiz, eksiklerini göreceğiz. Bunları tamamlamak için tekrar çalışmalara devam edeceğiz. Burada bizim ilk hedefimiz olimpiyatlar. Avrupa Şampiyonası’nda şampiyon olsa dahi bize olimpiyata katılmak için hak vermiyorlar. Bunun için bütün Avrupa ülkelerinin katıldığı bir müsabaka var. O da Bakü’de düzenlenecek. Onun müsabakası orada olacak. Bizim ilk hedefimiz Avrupa Şampiyonası’nda sonra orası. Asıl hedefimiz de zirvede olimpiyatlar var. Bütün hazırlığımız buraya yönelik. Basamak basamak hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Antrenmanda gözlediğimiz eksikleri antrenman sonrası özel olarak çalışarak telafi ediyoruz. Bu şekilde çalışmalarımız da devam ediyor” şeklinde konuştu.
Bakü’de yapılacak kota müsabakalarıyla ilgili ise, “Biz burada 4 sıklette katılacağız. Hepsi de alabilir. Alamayan arkadaşlar İstanbul’a kalıyor. İstanbul’da bütün dünya ülkelerinin geleceği bir müsabaka olacak. İstanbul’da da her sıklette 3 kota var. İkisinde de tüm kotaları alıp, Ata sporumuz olan güreşi temsil etmek istiyoruz” diye konuştu.
“Buradaki herkesin hedefinde şampiyonluk var”
Milli takım içerisinde bulunan herkesin hedefinin şampiyonluk olduğunu aktaran Nazmi Avluca, “Buradaki herkesin hedefinde şampiyonluk var. Güreş bir mücadele sporu, ölçülebilen bir spor değil. Başarı yolunda başarıyı etkileyen birçok faktör var. O yüzden ölçülebilen bir spor olsa, ben şu kadar koşarım ve şunu alabilirim. Biz iyi çalışıyoruz. İyi antrenmanlar yapıyoruz, arkadaşlarımız da iyi çalışıyorlar. Hedefimiz her sıklette altın madalya. Bu hedefle gidiyoruz. Ama illa ki kazalar oluyor, yenilgiler, sürprizler oluyor. Bizim hedefimiz bu ve inşallah bunu başarırız. Dediğim gibi güreş bir mücadele sporu ve karşınızdaki rakip bir insan olduğu için sürprizlere açık bir spor. Herkes şampiyonluk için çalışıyor, bizde çalışıyoruz. En iyi olan kazanıyor” diye sözlerini noktaladı. – İSTANBUL
]]>Başantrenör Coşkun ile kadın milli haltercilerden Cansu Bektaş, Tuana Süren, Aysel Özkan ile ikiz kardeşler Duygu ve ve Burcu Alıcı, AA muhabirine kamp yaptıkları Eryaman Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde (TOHM) hedeflerini anlattılar.
Coşkun, yardımcı antrenörler Kenan Erdağı ve Serap Ünlü ile kadın milli haltercileri Bulgaristan’da 12-20 Şubat tarihlerinde düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’na hazırladıklarını belirterek, “Avrupa Şampiyonası için yoğun çalışıyoruz. Sofya’daki Avrupa Şampiyonası’na 10 kadın sporcumuzla katılacağız, 2022 ve 2023’teki Avrupa şampiyonalarında bu takımımız üst üste iki kez şampiyonu olmuştu, bu sene de inşallah üçüncü kez Avrupa Şampiyonu olmayı istiyoruz.” diye konuştu.
Avrupa Şampiyonası’nın 2024 Paris Olimpiyatları’na kota puanı kazanmak için de önemli olduğunu vurgulayan Coşkun, “Olimpiyat kotası için bundan sonra da nisan ayında Tayland’da yapılacak Dünya Kupası müsabakaları var. Ondan sonra olimpiyat kotaları kesinleşmiş olacak, inşallah hedefimiz çok sayıda kota ile olimpiyata gitmek. İyi bir hazırlık dönemi geçiriyoruz. Bundan sonraki hedefimiz de 2024 Paris Olimpiyatları” şeklinde konuştu.
Rakiplerini iyi analiz ettiklerini dile getiren Coşkun, “Tabii ki kuvvetli rakiplerimiz var fakat iyi bir çalışma dönemi geçirdik. İnşallah rakiplerimizi geride bırakıp bütün sporcularımızı kürsüde görmek istiyoruz. Geçen sene Avrupa Şampiyonası’na 10 sporcuyla katıldık 8 sporcumuz kürsüye çıktı, takım halinde şampiyon olduk. Bu sene de Sofya’da takım halinde şampiyon olup yine kürsülerde sporcularımızı göreceğiz.” dedi.
Bulgaristan’da kazanacakları madalyaları Naim Süleymanoğlu’na ithaf edeceklerini de kaydeden Coşkun, şunları söyledi:
“Bulgaristan bize Türk halter tarihine ve dünya halter tarihine damgasını vuran rahmetli Naim Süleymanoğlu’nu hatırlatıyor. Halil Mutlu’yu, Taner Sağır’ı hatırlatıyor. Hedefimiz tabii olimpiyatlar, inşallah üçüncü kez takım halinde Avrupa şampiyonu olursak bunu da Naim ağabeyiye armağan edeceğiz, ruhu şad olsun, hedefimiz bütün sporcularımızla İstiklal Marşı’nı okutmak.”
Tuana Süren: “Geçen yıl madalyayı kıl payı kaçırdım”
Milli halterci Tuana Süren de 2006 doğumlu olduğunu, 4 yıl önce haltere beden eğitimi öğretmeninin tavsiyesiyle başladığını anlatarak, “Dört yıl içinde yıldızlarda dünya şampiyonu oldum, iki kez Avrupa şampiyonu oldum, Avrupa rekorları kırdım, iki kez Avrupa ikincisi, bir kez dünya üçüncüsü oldum. Geçen yıl büyükler Avrupa Şampiyonası’nda madalyayı kıl payı kaçırdım. Bir yıldır bu Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyorum, bu yıl çok istiyorum madalyayı, zor ama imkansız değil.” diye konuştu.
Olimpiyat kotasını kazanmayı da çok istediğini dile getiren Tuana, “Avrupa’da İstiklal Marşı’mızı okutmayı çok istiyorum ayrıca olimpiyat kotasını da kazanarak 2024 Paris Olimpiyatları’na gitmek istiyorum.” dedi.
Cansu Bektaş: “Hedefim üç altın madalya”
Milli haltercilerden Avrupa şampiyonu Cansu Bektaş da “Küçük bir operasyon geçirdim tedavi sürecini yeni atlattım, Avrupa Şampiyonası’na çok iyi hazırlanıyorum, derecemin üstüne koyarak tekrar şampiyon olmayı hedefliyorum, geçen sene Avrupa Şampiyonası’nda yaptığım gibi hedefim üç altın madalya kazanarak, İstiklal Marşı’mızı okutmak, inşallah bunu da başaracağım.” diye konuştu.
Olimpiyat hedefi için ise Cansu, “45 kilogramda yarışıyorum. 2028 Olimpiyatları için 49 kilogramda yarışmak istiyorum. Avrupa Şampiyonası’ndan sonra da Tayland’daki Dünya Kupası’nda büyükler rekorunu kırarak dünya şampiyonu olmak istiyorum. 2023’te yurt dışında 4 müsabakaya katıldım 3 kez İstiklal Marşı’mızı okuttum, büyükler dünya üçüncüsü olarak da ilk kez madalya aldım. Bu seneki hedefim de katıldığım bütün turnuvalarda şampiyon olmak.” değerlendirmesinde bulundu.
Hedefleri madalya
Milli halterci Aysel Özkan da atletizm branşında başladığı spora 9 yıldır halterde devam ettiğini belirterek, “Geçen sene Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandım. İnşallah Sofya’da birinciliği hedefliyorum. Sofya’da Naim Süleymanoğlu’nu da çok güzel bir şekilde temsil etmek istiyorum çünkü kendisi o topraklardan geldi ve bize, ülkemize halter adına çok büyük başarılar kazandırdı.” dedi.
Milli halterci Büşra Çan ise ilk kez büyükler kategorisinde Avrupa Şampiyonası’na gideceğini hatırlatarak, “Bu kategoride ilk deneyimim olacak, en azından bu Avrupa Şampiyonası’na üçüncülük derecesi için gidiyorum. Hayalim 2028 Olimpiyatları’na katılmak ve madalya kazanmak.” şeklinde konuştu.
İkiz kardeşiyle kampa katılan milli halterci Duygu Alıcı d 10 yıldır halter yaptığını dile getirerek, “İslami Dayanışma Oyunları’nda şampiyon oldum, 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda ikinci oldum. Ayrıca üçüncülük derecem de var. Büyükler kategorisinde Avrupa Şampiyonası’na ilk kez katılacağım, şampiyonluk bekliyorum. Hedefim 2028 Olimpiyatları.” diye konuştu.
Milli sporcu Burcu Alıcı ise “Geçen sene 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda ikinci ve üçüncülük kürsüsüne çıktım. Sofya’da hedefim İstiklal Marşı’mızı okutmak ve olimpiyat kotası için yüksek puan kazanmak. Paris Olimpiyatları için hazırlanıyorum, hedefim olimpiyat madalyası.” dedi.
]]>AA’nın Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na kota alan milli sporculara ilişkin hazırladığı haber dosyasının ilk bölümünde boks branşına yer verildi.
Kotalar Polonya’da geldi
Milli boksörler, Paris 2024’e ilk kotalarını 6 sporcuyla Polonya’da düzenlenen Avrupa Oyunları’nda elde etti.
Geçen yaz Polonya’daki organizasyonda kadınlarda Busenaz Sürmeneli, Buse Naz Çakıroğlu, Hatice Akbaş ve Gizem Özer, erkeklerde ise Samet Gümüş ile Tuğrulhan Erdemir, madalya alarak olimpiyat kotası aldı.
Kota müsabakaları devam edecek
Olimpiyat öncesi kota müsabakaları iki farklı organizasyonda sürecek.
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları için Avrupa elemeleri 29 Şubat-12 Mart tarihlerinde İtalya’da yapılacak. Olimpiyatlar için dünya elemeleri ise 23 Mayıs-3 Haziran’da Tayland’da gerçekleştirilecek.
Şu ana kadar kota alamayan milli boksörler, bu iki organizasyonda Paris bileti almaya çalışacak.
İlk altın madalya Busenaz Sürmeneli’den
Türkiye’ye olimpiyat tarihinde altın madalya kazandıran ilk ve tek milli boksör Busenaz Sürmeneli oldu.
Pandemi nedeniyle 1 yıl ertelemeli yapılan 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda Busenaz, kadınlar 69 kiloda Çinli rakibi Hong Gu’yu yenerek olimpiyat şampiyonluğu elde etti.
25 yaşındaki boksörün kariyerinde olimpiyat zaferinin dışında, iki dünya şampiyonluğu (2019 ve 2022), birer Akdeniz Oyunları (2022) ve Avrupa Oyunları (2023) şampiyonluğu ile Avrupa şampiyonalarında (2019 ve 2022) iki bronz madalya bulunuyor.
Buse Naz Çakıroğlu, yarım kalan işini Paris’te bitirmeye çalışacak
Buse Naz Çakıroğlu, Tokyo’da finalde kaybettiği altın madalyayı Paris’te almaya çalışacak.
Tokyo’da 51 kilo finalinde Bulgaristan’dan Stoyka Zhelyazkova Krasteva’ya yenilen Busenaz, gümüş madalya almıştı. Bu madalya olimpiyat tarihinde Türkiye’nin kadınlardaki ilk başarısı olmuştu.
27 yaşındaki milli boksörün büyükler kariyerinde olimpiyat ikinciliğinin yanı sıra bir dünya şampiyonluğu (2022) ile ikinciliği (2019), iki Avrupa şampiyonluğu (2019, 2022) ve bir Avrupa ikinciliği (2018), iki Avrupa Oyunları şampiyonluğu (2019, 2023) ve bir de Akdeniz Oyunları üçüncülüğü bulunuyor.
Madalya umutlarından biri Hatice Akbaş
Türkiye’nin Paris’teki madalya umutlarından birisi de 22 yaşındaki milli boksör Hatice Akbaş olacak.
Genç yaşına rağmen önemli başarılara imza atan, 2016’da Yıldızlar Avrupa Şampiyonası’nda ve 2022’de 22 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya alan Hatice, büyükler kategorisine de hızlı bir başlangıç yaptı.
İstanbul’da düzenlenen 2022 Dünya Şampiyonası’nda 54 kiloda altın madalya alan Hatice, 2022 Akdeniz Oyunları’nda da kürsünün zirvesinde yer aldı. Avrupa Oyunları’nda da bronz madalya alarak 54 kiloda olimpiyat kotası alan başarılı boksör, Paris’te de madalya hedefiyle ringe çıkacak.
Bir diğer genç isim Gizem Özer
Türkiye’nin genç kadın boksörlerinden Gizem Özer, 60 kiloda olimpiyatta yer alacak.
Avrupa Oyunları’nda bronz madalya kazanarak olimpiyat kotası elde eden 22 yaşındaki milli boksör, Akdeniz Oyunları’nda bronz madalya almıştı.
Samet Gümüş, gümüş madalyayla kota aldı
Türkiye’nin en büyük madalya umutlarından Samet Gümüş, 2024 Paris’te erkeklerde 16 yıllık madalya hasretini bitirmek için ringe çıkacak.
Erkek boksunda olimpiyatta son madalyayı 2008’de alan Türkiye, Paris’te bu hasreti bitirmeye çalışacak.
Ringe madalya için çıkacak 22 yaşındaki Samet Gümüş, Avrupa Oyunları’nda gümüş madalya alarak 51 kiloda Paris 2024 kotası elde etti. 22 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya kazanan Samet, Akdeniz Oyunları’nda ise bronz madalya almıştı.
Bir diğer madalya umudu Tuğrulhan Erdemir
Milli boksör Tuğrulhan Demir, alt yaş kategorilerinde aldığı büyük başarıları büyüklere de taşıyarak Paris’te madalya peşinde olacak.
24 yaşındaki milli boksör, gençler kategorilerinde iki kez dünya şampiyonluğu, Avrupa şampiyonalarında ise iki gümüş madalya elde etti. 2018 Akdeniz Oyunları’nda altın madalyaya uzanan Tuğrulhan, Avrupa Oyunları’nda da yarı final maçına sakatlığı nedeniyle çıkamayınca bronz madalyada kaldı. Bu madalya ise Tuğrulhan’a 71 kiloda Paris 2024 yolunu açtı.
]]>Elazığ Gençlik ve Spor Okçuluk Kulübü antrenörü Nida Esen yönetiminde 8-17 yaş arasındaki 50 sporcu makaralı yay ve olimpik okçuluk eğitimi alarak ulusal ve uluslararası yarışmalara hazırlanıyor.
Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye’ye olimpiyat şampiyonluğu sevincini yaşatan Mete Gazoz’dan etkilenerek okçuluk sporuna başlayan sporcular, eğitimlerini geleceğin şampiyonları olmak için sürdürüyor.
“Mete Gazoz gibi olimpiyat şampiyonu olmak istiyoruz hedefiyle geldiler”
Antrenör Nida Esen, AA muhabirine, kentte 17 yıldır okçuluk antrenörlüğü yaptığını belirterek, Mete Gazoz’un olimpiyat şampiyonluğunun ardından okçuluk sporuna ilginin arttığını söyledi.
Okçuluk sporuna artan ilgiyle beraber sporcuları arasında gelecek vadeden okçular yetiştiğini aktaran Esen, şöyle konuştu:
“Mete Gazoz’un olimpiyat şampiyonluğundan sonra taleplerde bir patlama yaşandığını söyleyebiliriz. Özellikle yaz spor okullarında taleplere yetişmekte zorlanıyoruz. Bunun için grup grup eğitim vererek bu taleplere yetişiyoruz. Sporcularımız, Gazoz gibi olimpiyat şampiyonu olma hedefiyle geldiler ve geliyorlar. Bu da bizi çok mutlu eden bir gelişme ve istek. Biz de olimpiyat ve dünya şampiyonluğu için sporcularımızı milli takıma hazırlayıp göndermek istiyoruz. Mete Gazoz’un, sporcu ve antrenörler için büyük bir örnek olduğu kanaatindeyim.”
“Okçuluk sporunun sporculara birçok avantajı oluyor”
Esen, geçmişte bu spora olan ilginin azlığına rağmen kulüp olarak bugüne kadar ulusal müsabakalarda Türkiye şampiyonluğu, ikincilik ve üçüncülük elde eden sporcular ile milli takıma seçilerek yurt dışında ülkeyi temsil eden sporcular yetiştirdiklerini kaydetti.
Okçuluk sporunun her spor dalında olduğu gibi çocuklar ve gençler üzerinde fiziksel ve ruhsal yönden olumlu etkileri olduğunu vurgulayan Esen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Okçuluk sporunun sporculara birçok avantajı oluyor. Öncelikle sosyokültürel açıdan il dışı yarışmalara gittiğimizde farklı illerden, kültürlerden kendi yaş gruplarındaki sporcularla yarışıp kaynaşıyorlar. Öz güvenlerini kazanmaları açısından çok faydalı oluyor. Fiziki açıdan odaklanamama ya da hiperaktivite bozukluğu sorunu yaşayan sporcularımız için de hedef odaklı ve konsantrasyonu yüksek olan bir spor dalı. Sporcular üzerinde gayet olumlu etkileri var.”
Esen, Ahmet Aytar Spor Salonu’nun tamamlanmasıyla sporcularına modern bir yerde eğitim alma imkanı sunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne teşekkür etti.
Damla Çakmak: “Bu sporu bana daha çok sevdiren Mete Gazoz oldu”
Sporculardan 14 yaşındaki Damla Çakmak da, 1,5 yıldır eğitimi aldığı okçuluk sporunu severek yaptığını, en kısa sürede milli sporcu olup ülkesini yurt dışında temsil etmeyi çok istediğini aktardı.
Bunun için okçuluk eğitimini büyük bir heyecanla sürdürdüğünü aktaran Çakmak, “Bu sporu bana daha çok sevdiren Mete Gazoz oldu. Mete Gazoz, olimpiyat ve dünya şampiyonluğu kazandıktan sonra onunla gurur duyduk, bu gururu ben de ülkeme yaşatmak istiyorum.” dedi.
Mehmet Ak (16) ise televizyonda Mete Gazoz’un ülkeye yaşattığı gururu gördükten sonra okçuluğa ilgi duyduğunu aktararak, okçuluk sporunda iyi yerlere gelmeyi amaçladığını dile getirdi.
Fatma Zehra Yılmaz (8) da, Mete Gazoz’un olimpiyat şampiyonluğunu görmesinin ardından okçuluğa başladığını ve onun gibi olimpiyat şampiyonu olmak istediğini kaydetti.
]]>Doğuştan işitme engeli olan 21 yaşındaki Atalay Aydemir, yaklaşık 10 yıl önce antrenörlerin okulda yaptıkları tarama sırasında güreşe yönlendirildi.
Ordu Sporcu Eğitim Merkezi’nde eğitim gören ve ulusal organizasyonlarda çeşitli dereceler elde eden Atalay Aydemir, spor hayatına İstanbul Güreş İhtisas Kulübü’nde devam ediyor.
Geçen yıl eylül ayında Kırgızistan’da organize edilen 7. İşitme Engelliler Büyükler Dünya Şampiyonası’na katılan Atalay Aydemir, serbest stilde 125 kiloda, grekoromen stilde ise 130 kiloda altın madalya kazandı.
Atalay Aydemir, başarısının sevincini paylaşmak için ailesinin yanına geldiği memleketi Ordu’da, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Genç ile Ordu Sporcu Eğitim Merkezi’ndeki antrenörleri Fatih ve Bahattin Keser ile Yüksel Kahraman’ı da ziyaret etti.
“Olimpiyat, bu sporun en üst düzeyi”
Milli sporcu Atalay Aydemir, AA muhabirine, ilkokul 4. sınıftayken öğretmeninin de yönlendirmesiyle antrenör Fatih Keser’le güreşe başladığını söyledi.
Ordu’daki birçok antrenörün kendisinde emeği olduğunu belirten Atalay Aydemir, ulusal anlamda çeşitli dereceleri bulunduğunu aktardı.
Atalay Aydemir, Kırgızistan’da aldığı iki şampiyonluğun duygusunu tarif edemediğini, İstiklal Marşı’nı okutmanın, Türk bayrağını göndere çektirmenin çok büyük bir gurur olduğunu vurguladı.
Dünya şampiyonluğuna ulaştığını, madalya ve kemeri aldığını aktaran Atalay Aydemir, “Önümüzde 2025 yılında olimpiyatlarımız var. 2025 İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları’nda da altın madalya alabilirsem hedefime ulaşmış olacağım. Olimpiyat, bu sporun en üst düzeyi. Olimpiyat şampiyonluğu zirve. İnşallah başarabiliriz, hedefimiz orası.” diye konuştu.
Atalay Aydemir, uzun zamandır çalışmaları dolayısıyla memleketine gelemediğini anlatarak, şunları kaydetti:
“Ailem de burada. Bu süreçte onları da göremedim. ‘Şampiyon oldum, şimdi işte uğrayabilirim.’ dedim. Buranın geçmişteki öğrencisi olarak gurur kaynağı olduk. Hocalarım da ailem de çok sevindi. Müdürlerimizi ziyaret ettim, onlar da çok sevindi. Çünkü onların da çok emeği var. Çocuklarla beraber antrenman yaptık, sohbet ettik. Onlara nasihatte bulundum.”
Antrenör Fatih Keser: “Olimpiyat şampiyonu olmasını bekliyorum”
Güreş antrenörü Fatih Keser ise Atalay Aydemir’in şampiyonadaki başarısının kendileri için çok güzel ve farklı bir duygu olduğunu söyledi.
Atalay Aydemir’in çalışmalarına her zaman destek olduklarını dile getiren Keser, “Türk güreşi ve sporu adına, bayrağımızı dalgalandırma açısından çok güzel ve çok mutluluk verici bir şey. Bir sporcumuzun emek verip bu noktalara gelmesi bizim için çok güzel. Sporcu eğitim merkezinde devletimizin destekleriyle çok güzel çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Keser, bu işin en üst düzeyi olan olimpiyatta Atalay’ın başarılı olmasını istediklerini de vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Olimpiyat şampiyonu olmasını bekliyorum. Kendisinin zaten miniklerde, yıldızlarda, gençlerde, 23 yaş altında, büyüklerde dereceleri var. Bu işin en üst basamağı olimpiyattır. Kendisinin olimpiyatta şampiyon olmasını bekliyorum. Onunla ilgili ailesinin de bizlerin de şu anki kulübünün de büyük desteği var.”
]]>TÜRKİYE’nin ilk ve tek olimpik sürat patencisi Furkan Akar (21), 2022 Kış Olimpiyatları’nda elde ettiği 6’ncılıktan sonra 2023 Avrupa Kısa Kulvar Sürat Pateni Şampiyonası’nda, 1000 metrede 3’üncü oldu. Başarılı bir yılı geride bıraktığını ifade eden Akar, her yarışmada biraz daha mesafe katettiğini belirterek, hedefinin önce Avrupa ve Dünya şampiyonlarında, ardından da 2026 Kış Olimpiyatları’nda madalya olduğunu söyledi.
Erzurum’un ev sahipliğinde 2011 yılında düzenlenen Dünya Üniversite Oyunları’nın (UNIVERSIADE) ardından henüz 10 yaşındayken sürat pateni yapmaya başlayan Furkan Akar, ilk tarihi başarısını Hollanda’da yapılan Short Track (Kısa Mesafe) Dünya Kupası’nda 17’nci olarak elde etti. Bu sonuçla 2022 yılında Çin’de yapılacak Beijing Kış Olimpiyatları’na katılmaya hak kazanan Furkan adını tarihe yazdırdı. Çin’de buz pistine inen Furkan Akar, Türkiye tarihinde ilk kez yarıştığı olimpiyatlarda 6’ncı oldu. Başarısını 2023 yılına da taşıyan Akar, Polonya’nın Gdansk kentindeki 2023 Avrupa Kısa Kulvar Sürat Pateni Şampiyonası’nda, 1000 metre 3’üncü oldu. Katıldığı birçok uluslararası yarışmada ilk 10’a giren Akar, memleketi Erzurum’da yılın sporcusu ödülüne layık görüldü. Düzenlenen törenle ödülünü alan Furkan Akar, DHA muhabirinin sorularını cevaplandırdı.
HER YARIŞ BENİM İÇİN TECRÜBE
Sürat patenine ağabeyinin desteğiyle başladığını ilk yıllarda pist kenarlarındaki minderlere tutunduğunu anlatan Furkan Akar, “Fedakarlık ederek, emek vererek çalıştım. Ailemden uzak kaldım, doğup büyüdüğüm kentimden, ülkemden uzak kaldım. Sadece çalıştım ve istedim. Olimpiyat benim bu alandaki en yüksek yarışımdı. Bayağı heyecanlandım. Tabii antrenörüm psikoloğum oldu, bana her konuda yardım etti. Onun sayesinde biraz daha sakinleyip yarışa odaklandım. Olimpiyatlarda 6’ıncı olarak Türkiye’de bir ilki başardım. 2022’den sonra 2023 yılında da güzel bir ivme yakaladık. Hem takım hem de bireysel olarak güzel sonuçlar almaya başladık. 2023 yılında Avrupa şampiyonasında 3’üncü oldum. Kış branşında Avrupa Şampiyonası’nda ilk madalya getiren tek sporcuyum. Ardından dünya kupalarına katıldık. 2023 yılında aynı zamanda dünya şampiyonası vardı. Dünya şampiyonasında ülkemiz adına sürat pateninde ilk 10’a giren tek sporcuyum. Yaklaşık bir ay önce dünya kupaları yarışlarında mücadele ettim. Orada da 1500 de 15’inci oldum. Tabii ki her yarış tecrübe oluyor benim için. 2023 yılı da 2022 yılı gibi muhteşem geçti. Her yıl, her sezon sonraki sezonda daha ileriye gitmek için sürekli çalışıyoruz” diye konuştu.
SADECE BİREYSEL DEĞİL, TAKIM OLARAK BAŞARI
Sürat pateninde artık bireysel değil takım olarak başarıları hedeflediklerini kaydeden Furkan Akar, Türk Bayrağı’nı göndere çekmek için çalışmalarını sürdüreceklerini bildirdi. 2024’teki Avrupa ve dünya yarışlarında madalya için buza çıkacaklarını söyleyen Akar, 2025 yılından itibaren İtalya’da yapılacak 2026 Kış Olimpiyat Oyunları’na odaklanacaklarını söyledi.
SÜRAT PATENİNE BAŞLAMAK İSTEYENLER VAR
Olimpiyatlarda elde ettiği başarı sonrası ülkenin dört bir yanından gençlerin kendisini aradığını ve bu spora başlamak istediklerini söyleyen Akar, “İzmir’den, Bursa’dan, Ardahan’dan Türkiye’nin dört bir yanından arayanlar var. Her tarafta bu sporu yapacak imkan yok ama bazıları buz salonlarının olduğu yerlere gidiyorlar. Ben de elimden geldiğine yardımcı olarak onları yönlendiriyorum. Spor gerçekten çok güzel bir şey. Gezip görmediğimiz yerleri görüyor, yeni arkadaşlar ediniyoruz. Şu ana kadar 20’den fazla ülke gezdim. Rusya ve Ukrayna’ya savaş sebebiyle gidemedim” dedi.
]]>Samsun’da yapılan yetenek taramasında keşfedilen ve eskrimde Avrupa şampiyonluğu, dünya ikinciliği gibi başarılar elde eden 20 yaşındaki milli eskrimci Nisanur Erbil, kariyer planları ve hedeflerine dair İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.
Eskrim sporuyla küçük yaşlarda tanıştığını aktaran Nisanur Erbil, 6 yıldır ay-yıldızlı formayla Türkiye’yi yurt dışında temsil etmenin gururunu yaşadığını vurguladı. Eskrime başlamasının ardından Türkiye’ye dünya ve Avrupa şampiyonalarında çeşitli dereceler kazandırdığının altını çizen genç sporcu, “Samsun’da yetenek taraması projesi sayesinde Serkan Küçük hocamla tanıştım. Beni eskrim branşına o kazandırdı diyebilirim. Çünkü o zamanlar hayatımda voleybol ve yüzme vardı ve eskrime ilk tanıştığım zaman çok sıcak bakmıyordum. Serkan hocamın çabaları benim bu branşa başlamama ön ayak oldu. Ona buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Samsun’da geçirdiğim 1 yıllık antrenman sürecinden sonra 14 yaşımda Ankara’ya gittim ve bu benim için çok zorlu bir süreçti. 6 yıldır Ankara’dayım, 6 yıldır milli takımdayım. Dünya ve Avrupa şampiyonalarında ülkeme madalya getirdim. Çok gururluyum, onurluyum. Şimdi de olimpiyat hedefim var” ifadelerini kullandı.
“Eskrimde dünya çapında söz sahibi bir ülkeyiz”
Eskrimin son yıllarda Türkiye’de gelişim gösterdiğini vurgulayan Erbil, “Eskrim son yıllarda ülkemizde revaçta. Bundan 5-6 sene önce popülaritesi çok daha düşüktü. Dünya arenalarında da çok fazla yerimiz yoktu ama son 3-4 yıldır her dünya ve Avrupa şampiyonalarından madalyasız dönmüyoruz. Bu tabii ki büyük bir gelişme. 6-7 yıl önce diğer ülkeler Türkleri gördüğünde yenebileceğimiz sporcu olarak algılarken, şimdi korktukları, ‘Dikkat etmem gerek’ dedikleri bir ülkeyiz artık. Eskrimde dünya çapında söz sahibi bir ülkeyiz. Kendi adıma da son 3 yılda her dünya ve Avrupa şampiyonlarında madalya getirdim. Benim yanımda epe ve flörede kadın kılıç takımımız ile erkek kılıç takımımız birçok başarıya imza attı” diye konuştu.
“Olimpiyat hedefli yoluma devam ediyorum”
Şu anda ilk hedefinin 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmak olduğunu belirten 20 yaşındaki Nisanur, “Olimpiyat için bizim son ana kadar kotalarımız belli olmuyor. Sezon içerisinde herhangi bir turnuvada madalya aldığımızda kota almış olmuyoruz. Tüm sezon içinde katıldığımız turnuvalardan puan topluyoruz. Nisan ayında da Avrupa kotası maçımız için Lüksemburg’da olacağız. Olimpiyat kotaları orada belli olacak. Geçtiğimiz sene hem genç hem büyükler kategorisinde yarıştığım için sezonum çok daha yoğundu. Bu sene neyse ki olimpiyatlara daha çok odaklanabiliyorum. Şimdi sadece olimpiyat hedefli yoluma devam ediyorum” açıklamasını yaptı.
“Genç sporcular eskrime yönelebilir”
Kendisi gibi genç sporcuların eskrime yönelmeleri için çok fazla neden olduğunu söyleyen Nisanur Erbil, “Eskrim özellikle çocuklara birçok avantajı olan bir branş. Ayaklı satranç diyoruz zaten. Birçok geri bildirimi olan bir branş. O yüzden genç sporcular yönelebilir. Eskrimde dünya çapındaki durumumuz da çok iyi. Eğer milli takımda çok daha iyi dereceler alırlarsa Gençlik ve Spor Bakanlığımızın verdiği birçok imkandan da yararlanabilirler. Eskrim kendi doğasında da çok eğlenceli bir branş. Çok daha iyi yerlere de gelinebilecek bir branş. Yönelmeleri için çok fazla neden var” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL
]]>Milli cimnastikçi Ferhat Arıcan, geride bıraktığımız 2023 yılı değerlendirmesi, akademi çalışmaları, olimpik branşlardaki başarılar ve hedefleri hakkında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. 2023 yılında tarihte bir ilki başardıklarını aktaran Arıcan, “2023 yine tarih yazarak geçti. En büyük hedeflerimizden biri Olimpiyat Oyunları’na takım olarak gitmekti. Biz de tarihte bir ilki başardık. Biz ilkleri, tarihleri yazan bir takımız. Yeniden bir tarih yazdık, Olimpiyat Oyunları’na takım olarak gidiyoruz. 2024 Olimpiyat Oyunları için de bireysel olarak çok büyük madalya şansımız var. Ayrıca Avrupa Şampiyonası’nda takım olarak madalya kazandık. 3 Avrupa şampiyonu, kürsüden inmeyen bir takım var. Bireysel olarak da Avrupa ikinciliğim var. Yine Avrupa’yı boş geçmediğimiz bir yıl. Tamamen 2024 Paris Olimpiyatları’na odaklandık. 2023 cimnastik takımı ve benim için çok verimli geçti” diye konuştu.
“Cimnastik, diğer branşlarda çok büyük avantaj sağlıyor”
Göztepe Spor Kulübü çatısı altında kurulan akademi hakkında bilgiler veren Arıcan, çocukların cimnastik eğitimi almalarının sporda çok büyük avantaj sağladığını söyledi. Spora başlayan çocuklara tavsiyeler de veren milli sporcu, “Göztepe Spor Kulübü ile bir yapılanmaya girdik. Yaklaşık 10 bin sporcuya ulaştık. Göztepe Cimnastik Akademi’yi kurduk. Mehmet Sepil olimpik branşlarda çok büyük vizyon oluşturdu. Göztepe cimnastik şube başkanlığına beni layık gördü. Şu anda orada çok büyük yapılanma var. Çocukların 2 yaştan 12 yaşa kadar sporla tanışma anlamında, spor kültürünü yaymada çok büyük adımlar atıyoruz. Tabii bu yapılanma sadece spor okulları çerçevesinde devam etmeyecek. Olimpik tesisler, olimpiyatlara sporcu yetiştirme anlamında devam edecek. Ben aldığım başarıları hem rol model olarak hem de sürdürülebilir olarak aktarmak istiyorum. Her türlü göreve varım. Cimnastik, spor branşlarının en temelleri. Cimnastikle başlayan bir sporcu, ileri düzeyde diğer branşlarda çok büyük avantaj sağlıyor. Spora başlayan çocuklara tavsiyem; cimnastikle başlayıp daha sonra branşlaşmaya yönelmeleri ve hiçbir zaman pes etmemeleri. Bizler yarışmalarda madalya kazandıkça onların izleyip, bizden ilham alması, bu da spor kültürünü yayma anlamında sürdürülebilir olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda da çok mutluyum” şeklinde konuştu.
“Sporun bir cinsiyeti yoktur”
Spor kariyerinde kendisine yöneltilen eleştirileri elde ettiği başarılarla kırdığını ifade eden 30 yaşındaki sporcu, “Ben cinsiyet eşitliğine çok önem veriyorum. Bizde çok büyük bir yanlış algı vardı. Sporu cinsiyetçi kavramlarla bağdaştırmak, bunlardan biri de cimnastik. Bana çok fazla, ‘cimnastik kadın sporu’ deniyordu. Sporun bir cinsiyeti yoktur. Erkek cjimnastik de yapar, bale de yapar. O yüzden cinsiyetçi kavramları tamamen uzaklaştırmak gerekiyor. Benim aldığım başarılar erkek bir sporcunun olimpiyat düzeyinde olimpiyat madalyası aldığını da bu yanlış algı yapan insanlara göstermiş oldum. Benim madalyamdan sonra bütün erkek çocukları spora başladı. Bu algıyı da kırmış olduğum için çok mutluyum” dedi.
“Olimpiyatlarda cimnastikte iki kez madalya alan ilk sporcu olmak istiyorum”
Ferhat Arıcan, 2024 yılında bireysel ve takım halindeki hedefler hakkında ise şunları dile getirdi:
“Olimpiyat yılına girdik. Bir sporcu için en önemli yıl. 2024 Paris Olimpiyatları’na takım olarak kota aldık. Onun öncesinde Avrupa şampiyonası var. Ben 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda madalya alırken iki kez üst üste Dünya Kupası şampiyonu, iki kez Avrupa şampiyonu olarak gittim. Şimdi de önce dünya kupalarında şampiyonluk sonra Avrupa şampiyonasında şampiyonluk; bu yıl 3. kez Avrupa şampiyonu olmak istiyorum. 2020’nin aynı şekilde devam ederek 2024’e yansıtmak istiyorum. İnşallah Paris Olimpiyatları’nda da tarihimizin cimnastik branşındaki iki kez üst üste madalya alan ilk sporcusu olmak istiyorum.” – İSTANBUL
]]>OLGUCAN KALKAN-SERHAN TÜRKİSTANBUL,(DHA) – Fanatik Gazetesi ev sahipliğinde, Bitexen, Petrol Ofisi, Türkiye İş Bankası, Ülker, Vestel ve Qnet sponsorluğunda düzenlenen Fanatik Sports & Business Summit 2023, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında Türk sporunu ileri taşıyan sporcular ve yöneticilerin katılımıyla bugün gerçekleşti. Ataköy’de bulunan Olimpiyat Evi’nde Damla Uğurtürk’ün sunuculuğundaki etkinlikte; Kadın Futbolu, Sporda Sürdürülebilirlik, Olimpiyat Yolunda, Geleceğin Yıldız Kızları ve Kadın Futbolu ve Paralimpik Sporlar üzerine oturumlar düzenlendi. Etkinliğin açılış konuşmasını Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Uğur Erdener gerçekleştirdi. Sports & Business Summit’in temel amacının olimpik ve paralimpik spor dallarının sesini kamuoyuna daha fazla duyurmak olduğunu belirten Erdener, ‘En önemlisi sporcularımızı, özellikle elit sporcularımızı markalarla buluşturmak. Bir diğer konu kadın futbolu, bu etkinliğin önemli konularından biri olacak. Bildiğiniz gibi ilk kez 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda katılan sporcuların yüzde 50’si erkek, yüzde 50’si kadın. Kadın futbolunun yükselmesi de belki bir anlamda bu temel amaçlara hizmet bağlamında önem taşıyor. Özellikle Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında sporcunun değerini artıracak, yükseltecek, ona daha fazla destek sağlayacak her türlü projeyi çok önemsiyoruz. Bu bağlamda biz de Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi olarak olimpiyat oyunlarına katılacak 47 sporcuyu paydaşlarımızla birlikte, kendi kaynaklarımızdan da 53 sporcumuzu destekliyoruz. Biz de sporcuya destek anlamında ciddi çalışmalar yapıyoruz. Ne kadar çok elit sporcu yetiştirebilirsek, olimpiyat oyunlarında da o kadar çok kota kazanma şansımız olur. Daha fazla kota ülkemiz açısından büyük önem taşıyor. Daha fazla kota daha fazla madalya demek. Olimpiyat oyunlarındaki temsilimizi mutlaka artırmak zorundayız. Özellikle olimpiyat oyunlarına takım katılımını ülkemizden artırmak zorundayız ifadelerini kullandı.
HAMİT TURHAN SİZLERLE BİR ARADA OLMAK BİZLER İÇİN BÜYÜK GURUR KAYNAĞI
Fanatik Gazetesi Yazarı Hamit Turhan, katılımcılara ve davetlilere teşekkürlerini ileterek, Fanatik Sport & Business Summit’in 5’incisini gerçekleştirdiğimiz bu önemli günde geçtiğimiz yıllarda da olduğu gibi yanımızda olduğunuz için teşekkür ederiz. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Türk sporundaki başarıları konuşacağımız bu heyecanlı zirvede sizlerle bir arada olmak bizler için büyük gurur kaynağı diye konuştu.
Etkinlikte ilk oturum, Fanatik Gazetesi Yazarı Umut Eken’in moderatörlüğünü yaptığı Petrol Ofisi ile Kadın Futbolu oldu. Umut Eken’in konukları arasında Petrol Ofisi Grubu CMO’su Sinan Seha Türkseven, A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, Galatasaray ve A Milli Takım Futbolcusu Berna Yeniçeri yer aldı. Oturumda; kadın futbolunda yaşanan zorluklar, sponsorların kadın futbolundaki önemi ve kadın futbolunun geleceği hakkında açıklamalarda bulunuldu.
SPORDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK’İN ÖNEMİ
Fanatik Gazetesi Yazarı Serkan Akcan moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumun konu başlığı ise Vestel ile Sporda Sürdürülebilirlik’ti. Dünya Şampiyonu Aerobik Cimnastikçi Ayşe Begüm Onbaşı’nın da online olarak katılım sağladığı oturumun diğer konuşmacıları Vestel Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Osman Badur, Türkiye’nin ilk Dünya Şampiyonu Cimnastikçisi İbrahim Çolak ve Avrupa Şampiyonu Ampute Futbol Milli Takım oyuncusu Barış Telli oldu. Milli sporcular; spora başlamaları, zorluklar ve kariyerleriyle ilgili düşüncelerini paylaştı.
BİTEXEN İLE BASKETBOL
Fanatik Gazetesi Yazarı Gökhan German’ın yönettiği oturumun konusu ise Bitexen ile Basketbol konusu oldu. Bitexen Kurumsal İletişim ve Spor İçeriklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ozan Erdoğ, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkan Vekili Ömer Onan ve Infront Managing Director Ender Uslu’nun konuşmacı olduğu oturumda Türk basketboluna yapılan yatırımlar, Basketbol Ligi’nin kaliteli ve takımlar arasındaki rekabet konuşuldu.
TÜRKİYE İŞ BANKASI İLE OLİMPİYAT YOLUNDA
Türkiye İş Bankası ile Olimpiyat Yolunda oturumu ise Fanatik Gazetesi Yazarı Olcay Çakır moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Türkiye’nin ilk Dünya Şampiyonu Cimnastikçisi İbrahim Çolak, Avrupa Şampiyonu eskrimci Nisanur Erbil ve Türkiye Şampiyonu boksör Gizem Özer konuklar arasındaydı. Milli sporcular; olimpiyat yolunda yaşanan zorluklar, olimpiyat hazırlıkları ve kariyerleriyle ilgili bilgiler verdi.
GELECEĞİN YILDIZ KIZLARI VE KADIN FUTBOLU
Etkinlik, Ülker ile Geleceğin Yıldız Kızları ve Kadın Futbolu oturumu ile devam etti. Fanatik Gazetesi Yazarı Serkan Akcan’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda; Ülker Kurumsal İletişim Direktörü Mehmet Uçan, A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget Spor Kulübü ve A Milli Takım futbolcusu Birgül Sadıkoğlu konuk olarak yer aldı. TFF ile Ülker ortaklığında düzenlenen Geleceğin Yıldız Kızları projesiyle ilgili bilgiler paylaşılırken, kadın futbolunda sponsorların önemine dikkat çekildi. Milli futbolcu Birgül Sadıkoğlu da gelecek nesillere örnek olmak istediğini dile getirdi.
Paralimpik Sporlar oturumunun moderatörlüğünü ise Fanatik Gazetesi Yazarı Hamit Turhan üstlendi. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk Kurulu Başkanı Ümit Deniz Kurt, Paralimpik Milli Yüzücü Umut Ünlü, Dünya Üçüncüsü Paralimpik Eskrimci Hakan Akkaya, Dünya ve Avrupa Şampiyonu Paralimpik Atıcı Ayşegül Pehlivanlar’ın konuşmacı olarak yer aldığı oturumda sporcular, paramlimpik sporla hakkında bilgiler verildi.
QNET ile Olimpik Branşlar oturumunu QNET PR & Marketing Communications Executive Deniz Kuvvet yönetti. Olimpiyat Şampiyonu okçu Mete Gazoz’un da online olarak katılım sağladığı oturumun diğer konuşmacıları Dünya Gençler Yüzme Şampiyonu Kuzey Tunçelli, Avrupa Şampiyonu Ciritçi Eda Tuğsuz, Türkiye Cimnastik Federasyon Başantrenörü Yılmaz Göktekin, Dünya ve Avrupa Şampiyonu Cimnastikçi Ferhat Arıcan ve Dünya Şampiyonu Güreşçi Ali Cengiz oldu.
]]>