Olmak – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 28 Jul 2024 01:36:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 ESTÜ Emekli Personeli İçin Emeklilik Töreni Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/estu-emekli-personeli-icin-emeklilik-toreni-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/estu-emekli-personeli-icin-emeklilik-toreni-duzenlendi/#respond Sun, 28 Jul 2024 01:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27968 Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) emekli akademik ve idari personeli için 30 Nisan 2024 Salı günü Yabancı Diller Yüksekokulu Konferans Salonu’nda emeklilik töreni düzenlendi.

Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başladı. Ardından, ESTÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Hatice Nur Güçlü ile Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nden Merve Maide Yiğit’in solo piyano konseri gerçekleştirildi. Tören, Doçent Bengi Baraz Çınar ile ESTÜ Kariyer Gelişimi ve Öğrenci Destek Birimi’nden Öğr. Gör. İlayda Karaköse’nin flüt ve piyano konseri ile devam etti.

“Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin bir mensubu olmanın gurur ve mutluluğunu taşıyorum”

Konserin ardından söz alan emekli ESTÜ personeli Celal Çelebi, ESTÜ’deki profesyonel yaşamında Hasan Polatkan Havalimanı Uçak Bakım Hangarı Sorumlusu olarak görev yaptığını belirtti. ESTÜ’nün bir mensubu olmanın gurur ve mutluluğunu taşıdığını da sözlerine ekleyen Çelebi, “Böyle güzel bir tören vasıtasıyla hatırlanmış olmak mutluluk verici. Başta ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Sayın Adnan Özcan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

“Böyle bir törenle hatırlanmış olmak mutluluk verici”

Törende konuşan ESTÜ Eski Genel Sekreteri Menderes Ünal, meslek yaşamı boyunca memurluk, şeflik, şube müdürlüğü, daire başkanlığı gibi görevler yürüterek 40 yıllık bir hizmet hayatını tamamlamasının ardından ESTÜ’de Genel Sekreter olarak çalışma şansını elde ettiğini belirtti. 2022 yılında ESTÜ’deki göreviyle birlikte emekliliğe adım attığını da vurgulayan Ünal, “Başta ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Sayın Adnan Özcan olmak üzere bu töreni düzenleyen herkese tüm emekli arkadaşlarım adına ayrı ayrı teşekkür ederim. Böyle bir törenle hatırlanmış olmak mutluluk verici” ifadelerini kullandı.

“Göreviniz, bu güzel ülkeye katkıda bulunmak”

Zorlu ve emek yoğun bir profesyonel yaşamın ardından emeklilik yaşamına girmiş olmak hakkında duygu ve düşüncelerini paylaşan ESTÜ Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Hoşçan ise şunları söyledi:

“Kırk dört yıl boyunca zorlu süreçlerden geçerek kurumuma en iyi katkıyı sağlamaya çalıştım. ‘Ben’ yerine ‘biz’ diyerek ekip arkadaşı olduğum meslektaşlarımla büyük başarılara imza attık. Şimdi o dönemleri gurur ve mutlulukla anıyorum. Göstermiş olduğum tüm mücadeleler benim hazinem. Değerli akademisyen dostlarım, mesleğinizi çok sevin. Göreviniz, bu güzel ülkeye katkıda bulunmak. Başta ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Sayın Adnan Özcan olmak üzere bu töreni düzenleyen tüm ESTÜ mensuplarına teşekkür ediyorum.”

“Sürdürülebilir bir başarı için güçlü bir kurumsal hafızaya da sahip olunması gerekmektedir”

Rektör Prof. Dr. Adnan Özcan, Emeklilik Töreni’ni emekli olan ESTÜ akademik ve idari personeline çalışma hayatları süresince sundukları özverili ve değerli katkıları için teşekkür etmek amacıyla düzenlediklerini belirterek, “Dünyadaki ve ülkemizdeki her kurumsal yapıda olduğu gibi sürdürülebilir bir başarı için güçlü bir kurumsal hafızaya da sahip olunması gerekmektedir. Bu güçlü kurumsal hafıza ise güçlü, her anlamda donanımlı ve özverili çalışan bir insan gücüyle inşa edilebilir. Bugün emeklilik törenimizle kendilerine teşekkür ederek uğurladığımız tüm mensuplarımıza Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin bugünlere ulaşmasında ve kurumsal hafızanın aktarılmasında vermiş oldukları çok değerli katkılar için teşekkürlerimi sunuyorum. 2024 yılının Cumhurbaşkanlığımız tarafından Emekliler Yılı olarak ilan edilmesi vesilesiyle başta siz değerli emeklilerimiz olmak üzere ülkemizin kalkınmasına emekleri ile katkıda bulunmuş olan tüm emeklilerimize saygılarımı sunuyor, emeklilerimizin bilgi ve tecrübelerini kullanabilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri sosyal ve sağlıklı bir yaşam diliyorum” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Adnan Özcan tarafından ESTÜ emekli akademik ve idari personeline emeklilik plaketi ve teşekkür belgesi takdim edildi. ESTÜ Emeklilik Töreni, fuaye alanında ikram servisinin ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Törene, Rektör Prof. Dr. Adnan Özcan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yunus Özdemir, Prof. Dr. Onur Kaya, Genel Sekreter Cengiz Kaçal, ESTÜ Senatosu Üyeleri, ESTÜ öğretim elemanları, emekli akademik ve idari personeli ile aileleri katıldı. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/estu-emekli-personeli-icin-emeklilik-toreni-duzenlendi/feed/ 0
Meral Akşener: İYİ Parti, halkın sesi olmak için kuruldu https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-iyi-parti-halkin-sesi-olmak-icin-kuruldu/ https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-iyi-parti-halkin-sesi-olmak-icin-kuruldu/#respond Mon, 06 May 2024 07:36:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17005 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Siyasetin çok rahat yapıldığı bu kutuplaşma sistemini yıkmak için partimiz kuruldu. Bizim partimiz sizin sesiniz olmak üzere kuruldu. Bu sesi de duyurmak için elimizden geleni yaptık.” dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere Trabzon’a gelen Akşener, Şalpazarı ilçesinde esnafı ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti.

Bir iş yerinde Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Ali Yazıcı ile karşılaşan Akşener, seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulunarak, Necmettin Erbakan ile olan anılarını anlattı.

Daha sonra Beşikdüzü ilçesine geçen Akşener, halka hitaben yaptığı konuşmada, halkın sesi olmaya çalıştıklarını belirterek, “Siyasetin çok rahat yapıldığı bu kutuplaşma sistemini yıkmak için partimiz kuruldu. Bizim partimiz sizin sesiniz olmak üzere kuruldu. Bu sesi de duyurmak için elimizden geleni yaptık. Şimdi 2023 yılında bana dediniz ki siz seçmen olarak ‘Ey Meral Akşener ve İYİ Partililer biz sizi muhalefet ettik, gözümüzün önünde bulunacaksınız, takip ediyoruz sizi.’ Verdiğiniz görev ne? Halkın avukatı olmak, yani sizin sesiniz olmak, sizin sesiniz olmaya devam etmek.” diye konuştu.

Akşener, halkın kendilerine verdiği görev çerçevesinde üzerlerine düşeni yaptıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fakat bir ara bu ucube sistemin getirdiği ittifak sistemine mecbur kaldığımız için biz de malum seçmenin bir denge kurabilmesi için, bu sisteme muhalefet edenlerin güç edinebilmesi için, güç hissetmesi için, umutlanması için bu ittifak sisteminin birinin içine dahil olduk. Yapılan eksiklikleri gördük 2018’de, sonra 2019’a giderken. Sizin hemşehriniz Koray Aydın karşımda, geldi bana ‘Bacım.’ dedi, ‘Bu seçmen umutsuz halde, yani bu ucube sistemi değiştirmeye yönelik yetersiz kalındığını hissediyor.’ Dolayısıyla ‘Ne yapalım ağabey?’ dedim. Dedi ki ‘Biz Cumhuriyet Halk Partisine gidelim, belediye dahil bir ortaklaşmayı, bir ittifakı teklif edelim.’ Bakın karşımızdakiler akıl etmedi ha gene sizin hemşehriniz akıl etti. Randevuyu bizzat ben aldım. Sayın Kılıçdaroğlu’na gitti, görüştü ve Allah’ım şahittir ki ‘Biz Türkiye mi, İYİ Parti mi?’ dendiğinde Türkiye’yi tercih ettik. Sonuç itibarıyla İstanbul ve Ankara kazanıldı.”

Kimseyi kötülemek için konuşma yapmadığını dile getiren Akşener, “2023’e giderken bu iki arkadaşımızı istediniz. İç Anadolu Mansur Bey’i istedi, bu bölgeler Akdeniz, Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi de Sayın İmamoğlu’nu istedi. Sonuç itibarıyla öyle oldu, böyle oldu derken mesele Tayyip Erdoğan’a düşmanlık veya dostluk değil. Bu sistemin yamukluğu, bu sistem yamuk bir sistem, bu sistem sizi yok farz eden sistem. Sonuç itibarıyla bu sistemi değiştiremedik.” dedi.

“Rekabet hizmet üzerinden, rekabet proje üzerinden olsun”

Akşener, sonra kuruluş felsefelerine dönmeye karar verdiklerini kaydederek, “Nedir bu? Sizin sesiniz olmak, hür ve müstakil olarak kutuplaşmış bu sistemin içerisinden sadece sizi düşünen, sadece köylüyü, esnafı, atanamayan öğretmeni, mülakatta elenen çocukları, şiddet gören kadınları, ülkenin refahını ve elbette dertli olan insanların sesi olmayı öne koyalım. Rekabet hizmet üzerinden, rekabet proje üzerinden olsun. Nasıl sizin için müşteri velinimetse, seçmen de siyasetçi için velinimet olmalı.” ifadesini kullandı.

İYİ Parti lideri Akşener, emekli maaşlarını eleştirerek, “Erdoğan’a diyorum ki ‘Emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin.’, ona diyecek bir şeyimiz yok. Dönüp diyorlar ki ‘Erdoğan’a Akşener oy istiyor.’ Ne alakası var kardeşim? Ben sizin sesinizim, yapsın, gereğini yaparsınız yapmazsınız, o beni ilgilendirmez ama yapmadığı takdirde oylarınıza talibim. Tutun elimi bakın 2028’e kadar muhalefet nasıl yapılır görün, göstereyim herkese.” diye konuştu.

Akşener, konuşmasının ardından esnafı ziyaret ederek belediye başkan adayları için oy istedi.

Son olarak Yomra ilçesine giden Akşener, esnaf ziyaretinde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-iyi-parti-halkin-sesi-olmak-icin-kuruldu/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadın girişimcileri destekleyecek yeni bir proje başlattıklarını açıkladı https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadin-girisimcileri-destekleyecek-yeni-bir-proje-baslattiklarini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadin-girisimcileri-destekleyecek-yeni-bir-proje-baslattiklarini-acikladi/#respond Fri, 12 Apr 2024 22:24:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14056 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ocak ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK ile iki işbirliği protokolü imzaladıklarını belirterek, “Bugün bu protokoller kapsamında yeni bir proje başlattığımızın da müjdesini sizlerle paylaşmak isterim. Bu proje, temiz teknoloji alanında kadın girişimcilerin şirketlerini büyütme süreçlerini desteklemektir. Böylece teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilere destek olacağız.” dedi.

Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı “Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı”nda yaptığı konuşmada, kadınların, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

Programda açıklanan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nın ülke ve millet için hayırlı olmasını dileyen Göktaş, Anadolu’nun, cesur ve arif, devletinin bekasını kendisinden, evladından aziz bilen, cesaretiyle, fedakarlığıyla kadim medeniyeti ilmek ilmek oya gibi işleyen kadınların yurdu ve toprağı olduğunu söyledi.

Göktaş, kadın olmayı “farklı kültürleri, sesleri ve renkleri birleştirerek bir olmak, beraber olmak, bilgisi, emeği, alın teriyle ülkenin güzel yarınlarına umut olmak, her türlü eşitsizlik karşısında adalet ve hakikat yolunda öncü olmak” şeklinde tanımlayarak, şöyle devam etti:

“Bu toprakların kadını olmak fedakarca vatanını savunmak, değerlerini korumaktır. Nene Hatun, Onbaşı Nezahat, Aybüke öğretmen olmaktır. Safiye Ali, Alev Alatlı olmaktır. Bugün bu salonda, sporcudan sanatçıya, sağlıkçıdan generale, iş kadınından ev hanımına kadar ülkemizin her rengini yansıtan kadınlar var. Bizim için her kadın kıymetli, her kadın değerli. Biz her biriyle gurur duyuyoruz.”

“Türkiye Yüzyılı kadınların yüzyılı olacak”

Bakan Göktaş, hikayeleriyle herkese örnek ve öncü olan bu kadınların, yola çıkmakta tereddüt eden birçok kadına ilham ve cesaret verdiğini kaydederek, “El birliğiyle Türkiye’nin her alanda büyümesini, gelişmesini, kalkınmasını sağlayacağız. Gönül birliğiyle evlatlarımıza güzel yarınlar bırakacağız. Bunu bizler yapacağız, el ele yapacağız, hep birlikte yapacağız. Bu ülkenin kadınları yapacak. Türkiye Yüzyılı, kadınların yüzyılı olacak.” şeklinde konuştu.

Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye anlayışıyla, büyük Türkiye hedeflerine doğru emin adımlarla yürüdüklerini dile getiren Göktaş, “Bugün zatıalinizin (Cumhurbaşkanı Erdoğan) liderliğinde, devrim niteliğinde sosyal politikaları ve uygulamaları hayata geçirmiş bir Türkiye var. Bugün, hayatın her alanında eşit fırsatlara ve eşit imkanlara sahip olan kadınlarıyla güçlü bir Türkiye var. Kadınlar, siyasi, sosyal ve hukuki haklarda önemli kazanımlar elde etmiştir.” ifadelerini kullandı.

Göktaş, kadının katılımını hayatın her alanında güçlendirdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüm bu kazanımları eşit bir şekilde istisnasız tüm kadınlar için ulaşılabilir kılmak sizin eserinizdir. Nobel Ödülü alan kadının da Belçika’da değerlerini savunduğu için partisinden ihraç edilen milletvekilinin de yanında siz oldunuz. Uluslararası müsabakalarda ay yıldızımızı temsil eden sporcu kızlarımıza da şehit annelerine de Diyarbakır annelerine de siz destek oldunuz. Bugün bu ülkenin başörtülü bir doktoru, bir hakimi, bir profesörü, bir pilotu, bir milletvekili, bir bakanı varsa bu sizin sayenizdedir. Sizin öncülüğünüzde ‘Daha adil bir dünya mümkün.’ diyerek Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyalarda yaşayan kadınların yanında olduk, olmaya devam ediyoruz. 8 Mart’ın, Filistin başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde insanüstü bir güçle mücadele eden kadınların sesi ve sözü olmasını diliyorum.”

“Teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilere destek olacağız”

Türkiye’nin geleceğini inşa eden, kadınların haklarını koruyan ve refahını artıran bir anlayışla çalışmaları sürdürdüklerini vurgulayan Göktaş, 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile kadınların gücüne güç katmaya devam edeceklerini söyledi.

Göktaş, bu strateji belgesini kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliğinde, temsil gücü yüksek bir katılımla hazırladıklarını aktardı.

Eylem planını eğitim, sağlık, ekonomi, liderlik ve karar alma mekanizmalarına katılım, çevre ve iklim değişikliği olmak üzere 5 ana eksende belirlediklerini kaydeden Göktaş, “Planımız 5 temel politika, 20 strateji, 83 faaliyetten oluşuyor. Bu kapsamda, kadınların eğitimin tüm kademelerine tam erişimini ve etkin katılımını hedefliyoruz. Kadınlara, tüm yaş gruplarını ve ihtiyaçlarını gözeten, kapsamlı ve bütüncül sağlık hizmeti sunmayı amaçlıyoruz. Diğer yandan kadının değişen iş gücüne tam, eşit ve etkin katılımıyla ekonomik yönden güçlenmelerini hedefliyoruz.” diye konuştu.

Göktaş, siyaset, liderlik ve karar alma mekanizmalarında kadınların temsil ve etkinliklerini artırmayı amaçladıklarını anlattı.

Bunun yanı sıra çevre ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı mücadelede kadının etkin katılımını hedeflediklerini aktaran Göktaş, kadını metalaştıran, araçsallaştıran ve sömüren ideolojilerin etkisinden kurtarmak istediklerini dile getirdi.

Kadınların, ekonomik ve sosyal hayatta etkin roller üstlenmelerinin yalnızca bireysel bir kazanım olmadığını vurgulayan Göktaş, aynı zamanda toplumsal ve sosyal gelişimi sağlayan, kalkınma hızını destekleyen temel bir değer olduğunu aktardı.

Göktaş, belirledikleri hedefler çerçevesinde tüm kurumların eylem planını büyük bir titizlikle uygulayacağına yürekten inandıklarını kaydederek, “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’mız ülkemiz için, milletimiz için hayırlı, uğurlu olsun.” dedi.

“Kadınların iş gücüne katılım oranı 2023 yılında yüzde 36’ya ulaştı”

Son 22 yılda kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer almaları için büyük atılımlar gerçekleştirdiklerini dile getiren Göktaş, 2002 yılında yaklaşık yüzde 28 olan kadınların iş gücüne katılım oranının 2023’te yüzde 36’ya ulaştığını anlattı.

Göktaş, 12. Kalkınma Planı’nda kadınların geleceğine dair önemli hedefler belirlediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e yükseltmeyi hedefliyoruz. Bu hedefi gerçekleştirmek adına geçtiğimiz ocak ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ve TÜBİTAK ile iki işbirliği protokolü imzalamıştık. Bugün bu protokoller kapsamında yeni bir proje başlattığımızın da müjdesini sizlerle paylaşmak isterim. Bu proje, temiz teknoloji alanında kadın girişimcilerin şirketlerini büyütme süreçlerini desteklemektir. Böylece teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilere destek olacağız. Diğer yandan, yine bu protokol kapsamında, kadın ve aile odaklı bilimsel çalışmaları desteklemek üzere TÜBİTAK ile araştırma projeleri çağrısına yakında çıkacağız, şimdiden ülkemize hayırlı uğurlu olsun.”

Kadınların, hayatın her alanına aktif katılımı için yürütülen çalışmaların, büyük başarılara imza atmalarıyla meyvelerini verdiğini belirten Göktaş, bu sonuçların kadınlar için her zaman daha iyisini yapmak adına motivasyonu ve heyecanı arttırdığını ifade etti.

Göktaş, “Konuşan Oyalar” sergisiyle, 81 ilin rengini, desenini, kültürel değerlerini geleceğe aktaran tasarımcı-yazar Gönül Paksoy’a, kadınlara her daim güvendiği ve destek olduğu için de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadin-girisimcileri-destekleyecek-yeni-bir-proje-baslattiklarini-acikladi/feed/ 0
İmamoğlu: Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak benim asla vazgeçmeyeceğim şiarımdır https://www.haber28.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-benim-asla-vazgecmeyecegim-siarimdir/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-benim-asla-vazgecmeyecegim-siarimdir/#respond Tue, 26 Mar 2024 05:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11673 Haber: OKTAY YILDIRIM – ÇAĞATAN AKYOL/ Kamera: UMUT EMRE AKBULUT

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediyesi’nin düzenlediği Vefa Ödülleri Töreni’nde konuştu; “Açık söyleyeyim Cumhuriyet Halk Partili olmam ve az önce bahsettiğim gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak benim asla vazgeçmeyeceğim şiarımdır. Onun kurduğu Cumhuriyeti, aziz vatanı, kayıtsız şartsız beklemeden sevmek büyük bir özel bir vefa bağlılığı demektir” dedi.

Beylikdüzü Belediyesi’nin bu yıl 6’ncısını düzenlediği Vefa Ödülleri Töreni, İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı. Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen, eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Sevgi Kılıç, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ile çok sayıda partili ve dernek temsilcisi katıldı.

Törende konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“CHP BÜNYESİNDE OLMAK ELBETTE GÜÇLÜ DUYGULAR GEREKTİRİR”

“Özel bir buluşmayı çok değerli kıldınız. Vefa çok değerli bir kavram. Bence Vefa kurumsallaşmayı kurumları daha güçlü kılmayı sağlayan en özel duygu. Bu yönüyle Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde siyasetle uğraştığım zaman diliminin 15 yılını bitirmiş durumdayım ve 15 yıl bittiği dönem içersinde her zaman yaptığımız her işin sonrasında işin içinde olan herkese teşekkür etmeyi, onlara minnet duygularımı iletmeyi hiç ihmal etmemeye çalıştım ve beni çok daha güçlü ve çok daha özenli kıldı. Bu yönüyle uzun soluklu siyasi yolculuğun daha güçlü olabilmesi için dostluğun, sevginin, dayanışmanın çok önemli olduğunu bilen birisiyim. Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde olmak elbette ki güçlü duygular da gerektirir. Çünkü bu parti ülkemizin kurucu partisi. Bu partinin kurucusu da ülkemizin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk. Dolayısıyla biz çok daha özenli davranmak, çok daha kurumsal gücü büyütmek yönünde adımlar atmakla da yükümlüyüz.

“ATATÜRK’E DERİN BİR VEFA DUYGUSUYLA BAĞLI OLMAK BENİM ASLA VAZGEÇEMEYECEĞİM ŞİARIMDIR”

Tabii vefa bir insanın, toplumun geçmişine ve değerlerine duyduğu güçlü bağlılık sayesinde geleceğe doğru emin adımlarla yürümesini de sağlar. 2016’da böylesi bir süreci başlatmayı ilk düşünce olarak masaya koyduğumuzda dün gibi hatırlıyorum değerli dostlarımla, özellikle sevgili Süleyman Çelebi ve o dönem ilçe başkanımız Sayın Turan Taşkınözer, diğer dostlarımızla oturup konuştuğumuzda böylesi bir duygunun ve bizim içimizdeki birçok arkadaşımızın daha güçlü çalışmaya, daha fazla motive etmeye sevk edeceğini konuşmuştuk. Bunu da açıkçası o günden bugüne ilçemiz yaşıyor ve yaşatıyor. Şimdi tabii benim İstanbul’da görev almamın bu süreci biraz daha farklı bir seviyeye taşımış olması beni de ayrıca gururlandırıyor. Tabii hafızayı güçlü tutmak taze tutmak çok da değerli. Böylesi bir akışı sağladığınızda dünden bugüne gelen çok kıymetli isimler yarınlara dönüp de partimizi çok daha özel bir sürece taşıyacaktır. Açık söyleyeyim Cumhuriyet Halk Partili olmam ve az önce bahsettiğim gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak benim asla vazgeçmeyeceğim şiarımdır. Onun kurduğu Cumhuriyeti, aziz vatanı, kayıtsız şartsız beklemeden sevmek büyük bir özel bir vefa bağlılığı demektir.

“CHP’Lİ OLMAK HER TÜRLÜ GÖREV VE SORUMLULUĞA KAYITSIZ ŞARTSIZ KOŞMAYI GEREKTİRİR”

“Şunu da söyleyelim Atatürk, ömrünü, milletine vefa borcunu ödemekle geçinmiş. Dehşet bir vatansever, emsalsiz bir kahramandı. Onun partisine, onun partisi içinde bulunan hiç kimseye vefasızlık asla ve asla yakışmaz. Bizler siyaseti bu ülkeye, bu millete vefa borcumuzu ödemenin bir yolu olarak görürüz öyle yaparız. O nedenle nice partiler gelir geçer Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayakta kalır Dimdik ayakta. Cumhuriyet Halk Partili her zaman herkesten çok çalışmayı da gerektirir. Çalışmanın çok değerli olduğunu bilen birisiyim. Çalışkan olmanın, partimiz için olmazsa olmaz ve vazgeçilmez temel prensibi olduğunu da buradan paylaşmak isterim. Zira partimizin de ülkemizin çıkarı için durmadan, yorulmadan, çalışmak ancak ve ancak o zaman başarıya ulaşmak mümkün olabilir. Cumhuriyet Halk Partili olmak her türlü görev ve sorumluluğa kayıtsız şartsız da koşmayı gerektirir. Koşmayı gerektirir ve koşmakta zorundayız. Cumhuriyetimiz, yurdumuz, halkımız için, görevden göreve koşacağız. Ne zaman ihtiyaç olursa, nerede, nasıl bir koşuya, nerede, nasıl bir emeğe, nerede nasıl bir mücadeleye gerek var ise o yönde o mücadelenin en önde koşan neferi olma çabasını ben kendime ayrıca ilave bir şiar olarak da edindiğimi ifade edeyim.

“ATATÜRK’ÜN PARTİSİNE BORCUMUZU ANCAK BÖYLE ÖDEYEBİLİRİZ”

Bu yönüyle asla ve asla kim ne kadar koşuyor bakmadan kendi emeğini en güçlü seviyede ortaya koymanın Cumhuriyet Halk Partili her bireyin ortaya koyması gereken bir karakter olduğunu da düşünmekteyim. Atatürk’ün partisine borcumuzu ancak böyle ödeyebilir, refahımızı da ancak böyle gösterebiliriz. Bu duyguları hisseden gereğini yerine getiren büyük Cumhuriyet Halk Partisi ailesinin tüm üyeleriyle birlikte kutluyor, yürekten hep birine teşekkür ediyorum. Vefa ödüllerine layık görülen, partimizin çok değerli, çok kıymetli isimlerini yürekten kutluyorum. Burada onlarla olmaktan da büyük onur duyuyorum. Yöneticilerimiz, siyasetçilerin, vefasızlığı dolayısıyla tek bir vatandaşın bile kalbinin sevgi dolu çok mutlu bir ülke diliyorum. Umuyorum bunu başaran, bu adımları bize attıran yine hep birlikte bu başarının bir parçası olacağımızı düşündüğüm Cumhuriyet Halk Partisi olur.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-benim-asla-vazgecmeyecegim-siarimdir/feed/ 0
Hocalı Soykırımı 32. yıldönümü Denizli’de anıldı https://www.haber28.com.tr/hocali-soykirimi-32-yildonumu-denizlide-anildi/ https://www.haber28.com.tr/hocali-soykirimi-32-yildonumu-denizlide-anildi/#respond Wed, 13 Mar 2024 05:12:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9651 Hocalı Soykırımı 32. yıldönümü Denizli’de anıldı

Başkan Zolan: “Biz güçlü, bir ve beraber olmak durumundayız”

DENİZLİ – Denizli Büyükşehir Belediyesi Hocalı Soykırımı’nın 32. yıldönümü nedeniyle anma töreni düzenledi. Hocalı Soykırımı’nı asla unutmayacaklarını ve bu bilinçle gayret ettiklerini vurgulayan Başkan Osman Zolan, “Biz güçlü olduğumuz, tek millet iki devlet kol kola girip birlik ve beraberlik içerisinde olduğu sürece bize kimse dokunamaz” dedi.

Denizli Büyükşehir Belediyesi, 26 Şubat 1992’de, 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 83’ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycan vatandaşının katledildiği Hocalı Soykırımı’nın yıldönümü dolayısıyla anma töreni düzenledi. Tören, Denizli Büyükşehir Belediyesinin Hocalı Soykırımı anısına yaptığı Azerbaycan- Karabağ Parkı’ndaki Hocalı Soykırımı Anıtı önünde düzenlendi. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan tarafından Hocalı Soykırımı Anıtı’na çelenk konulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra Azerbaycan Milli Marşı ve İstiklal Marşı Denizli Büyükşehir Belediye Bandosu tarafından çalınırken, Lütfi Ege Anadolu Lisesi öğrencisi Cevdet Şahin tarafından Hocalı Soykırımı’nı anlatan şiir okundu.

Milliyetçi Hareket Partisi Denizli İl Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ve gazilerin de katıldığı törende konuşan Başkan Osman Zolan, 26 Şubat 1992’de yaşanan Hocalı’da yaşanan soykırımın sadece bir gün içerisinde gerçekleşmediğini, öncesinde aylarca yapılan kuşatma ile Hocalı’nın izole edilerek, açlık ve yoklukla sınandığını vurguladı.

“Biz güçlü, bir ve beraber olmak durumundayız”

Başkan Zolan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün olduğu gibi maalesef Birleşmiş Milletler, sözde çağdaş dediğimiz, insan haklarını savunan devletler yapılanlara göz yummuştur. Hocalı’da yaşananlar, Bosna’da yaşananlar bugün Gazze’de yaşanan olayları da görüyoruz. On binlerce çocuk, kadın katlediliyor. Birleşmiş Milletler ve çağdaş devletler için oradakiler insan değil, insan olsaydı o insan haklarını savunanlar bugün yapılan katliamı önlemek için olağanüstü gayret sarf ederdi. Geçmişte yapılanlara göz yumdular, teşvik ettiler. Hocalı bizim için çok önemli ve kendimizi tanımamız, birbirimizi kucaklamamız ve tarihimizi bilerek onun üzerine inşa ederek kiminle nasıl yürüyeceğimizi de çok iyi belirlememiz gerekir. Dost gibi gözükenlerle iş birliği içinde olmamak gerekir. Yüz yıl önce ülkemizi işgal eden o emperyalistler yine aynı katliamı burada, Ege’de ve birçok yerde gerçekleştirdi. İşte Gazi Mustafa kemal Atatürk’ümüzün liderliğinde oluşan milli mücadele sonucunda düşmanlarımızı buradan kovduk. Biz güçlü olmak, bir ve beraber olmak durumundayız. Eğer güçlü olmazsak sevgili gençler size söylüyorum bu gün Gazze’de yaşananlar dün Hocalı’da, Bosna Hersek’te yaşananların tekrar yaşanmaması için bir garantisi yok. Biz güçlü olmak, birbirimizi sarılmak durumundayız. Yerli ve milli bilinçle hareket etmek zorundayız”

Başkan Zolan, Paşayeva’yı andı

2016 yılında Büyükşehir Belediye Meclisi’nde aldıkları karar ile Azerbaycan Karabağ Parkı ve Hocalı Soykırımı Anıtı’nın yapım sürecini anlatan ve geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Azerbaycan milletvekili Paşayeva’yı rahmetle anan Başkan Osman Zolan, “30 yıldır işgal altında olan Karabağ şu anda özgürlüğüne kavuştu. Azerbaycanlı kardeşlerimizle ülkemiz bir araya geldi, kol kola girdi ve 30 yıldır Ermeniler tarafından işgal edilen Azerbaycan toprakları kurtuluşa erdi. Biz güçlü olduğumuz, tek millet iki devlet kol kola girip birlik ve beraberlik içerisinde olduğu sürece bize kimse dokunamaz. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere huzur vermek, barış getirmek ve kim masumsa, ezilenin yanında olmak için hep beraber güçlü şekilde hareket ediyoruz. İnşallah katliamlar tekrarlanmasın. Bundan ders çıkarmak birlik ve beraberliğimizi daimi kılmak gerekiyor. Orada ölen tüm kardeşlerimiz, büyüklerimize, kadınlara, çocuklara yönelik yapılan soykırımı kınıyorum ” diye konuştu.

“Gece gündüz çalışmamız gerekiyor”

Türk milletinin asla soykırımla anılamayacağını ifade eden Başkan Osman Zolan, şöyle konuştu: “Birlik ve beraberlik içinde biz ülkemizi daha ileriye daha güzele götürmek için gayret sarf edelim. Bize düşen budur, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak için gece gündüz çalışmamız gerekiyor. Vatanımıza, bayrağımıza sahip çıkmak için gece gündüz çalışmamız gerekiyor. Sevgili gençler yaptığımız şeyi, en iyi şekilde yaparak ülkemize, şehrimize ve insanımıza hizmet etmek gerekiyor. Hocalı Soykırımı unutulmaması için burada anıtlar yaptık. Bizi soykırımla suçlayanlar aslında kendileri soykırım yapmıştır. Bizim ecdadımızın geri dönüp baktığımızda hiçbir soykırım, insanlık suçu ve insan hakları ihlali hiçbir girişim yapmamıştır. Halbuki bizler soykırıma uğrama noktasında bir çok girişimler olmuştur. Yürüyüşümüzü güçlendirerek el ele, kol kola vererek Allah’ım yarınımızı bu günden daha güzel etsin.”

Konuşmaların ardından Başkan Zolan ve protokol üyeleri anıta karanfil bıraktı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/hocali-soykirimi-32-yildonumu-denizlide-anildi/feed/ 0
Beşiktaş’ın yeni transferi Al-Musrati: Hedefim şampiyonluklar yaşamak https://www.haber28.com.tr/besiktasin-yeni-transferi-al-musrati-hedefim-sampiyonluklar-yasamak/ https://www.haber28.com.tr/besiktasin-yeni-transferi-al-musrati-hedefim-sampiyonluklar-yasamak/#respond Fri, 16 Feb 2024 07:48:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5639 Beşiktaş’ın yeni transferi Al-Musrati, hedefinin kulüp tarihinin bir parçası olup, şampiyonluklar yaşamak istediğini söyledi.

Beşiktaş’ın, Portekiz temsilcisi Braga’dan 11 milyon Euro bonservis bedeliyle kadrosuna kattığı Libyalı futbolcu Al-Musrati, Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde gerçekleştirilen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Siyah-beyazlı takıma geldiği için mutlu olduğundan bahseden 27 yaşındaki futbolcu, “Ülkenin en büyük takımlarından birindeyim. Hedeflerim var. Takımımla beraber en üst seviyede olmayı hedefliyorum. Bu sene, özellikle önümüzdeki sene en üst seviyelerde kalmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı. Musrati ayrıca transfer döneminin bitimine 4-5 gün kala Teknik Direktör Fernando Santos ile bir görüşme gerçekleştirdiğini dile getirerek, “Hedeflerimizden bahsetti. Ben de bu fikirleri beğendim. Sonra ailemle buraya gelme kararı aldık” şeklinde konuştu.

“Serdar Saatçı ile konuştum”

Beşiktaş’a transfer olmadan önce Braga’dan takım arkadaşı ve siyah-beyazlıların eski oyuncusu Serdar Saatçı ile görüştüğünü aktaran Al-Musrati, “O da burayla ilgili her şeyi anlattı. Burada çok mutlu olacağımı söyledi. Taraftarımızın ne kadar harika olduğunu söyledi. Bunu son maçta deplasmanda olmamıza rağmen gördüm. Burada olduğum için mutluyum” ifadelerini kullandı.

“Hedefim Şampiyonlar Ligi’nde olmak”

“Burada herkese Musrati’nin nasıl bir futbolcu olduğunu göstermem gerekiyor” diyen Libyalı futbolcu, şöyle devam etti:

“Portekiz’den bilenler vardır ama hedefim önümüzdeki sene şampiyonluk mücadelesi vermek ve Şampiyonlar Ligi’nde olmak.”

“Şampiyonlar Ligi hedefiniz varsa paralar harcamanız gerekiyor”

Kulüp tarihinin en fazla bonservis bedeli ödenen futbolcusu olduğunun hatırlatılması üzerine Musrati, “Bu tabii ki bir oyuncunun hoşuna gider ama iyi bir takım için paralar harcamamız gerekiyor. Şampiyonlar Ligi hedefiniz varsa paralar harcamanız gerekiyor. İyi bir hocanızın da olması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Takım arkadaşlarımın kalitesinin fakrındayım”

Tecrübeli futbolcu, Beşiktaş’ta kaliteli futbolcuların bulunduğuna dikkat çekerek, “Zor bir dönemde geldiğimi biliyorum ama büyük geçmişi olan bir takımdayım. Oyuncu kalitesini de görebiliyorum. Takım arkadaşlarımın kalitesinin fakrındayım. Yapmamız gereken daha profesyonel olmak. Burada başarılı olmak için her şey var. Büyük bir kulüp” diye konuştu.

Musrati, üzerinde bir baskı hissetmediğini ve hem saha içinde hem de saha dışında sakin bir yapıya sahip olduğunu da sözlerine ekledi.

“Burayı seçme sebebim başarılı olmak”

Beşiktaş’ı ailesi gibi gördüğünü belirten Libyalı futbolcu, “Burayı seçme sebebim de başarılı olmak. Kulüp tarihinin bir parçası olup, şampiyonluklar yaşamak” dedi.

“Geçtiğimiz yaz Bazı temaslar oldu”

Al-Musrati, daha önce Süper Lig’den herhangi bir takımdan teklif alıp, almadığına yönelik soruya şu cevabı verdi:

“Bazı temaslar oldu geçtiğimiz yaz ama Braga bu teklifleri kabul etmedi. Şampiyonlar Ligi’nde oynamamı istemişlerdi. Bu transfer dönemimde transferime izin verdiler.”

27 yaşındaki futbolcu, transferde direkt Başkan Hasan Arat ile temas kurduğunu da söyleyerek, “Kulübü ve ligi kendisi anlattı. 7 sene Portekiz’de bir kariyer geçirdikten sonra yeni bir kariyer istedim. Kulübü en üst seviyede tutmak için buraya geldim” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktasin-yeni-transferi-al-musrati-hedefim-sampiyonluklar-yasamak/feed/ 0
Beşiktaş yeni transferlerini tanıttı -3- https://www.haber28.com.tr/besiktas-yeni-transferlerini-tanitti-3/ https://www.haber28.com.tr/besiktas-yeni-transferlerini-tanitti-3/#respond Sat, 10 Feb 2024 18:00:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4860 – Beşiktaş yeni transferlerini tanıttı

Beşiktaş Başkanı Hasan Arat:

“Santos hocam ve Samet hocam, Muçi’yi çok istedi”

“Santos hoca geldiği ilk günden beri Al-Musrati’yi istedi”

Beşiktaş’ın yeni transferi Ernest Muçi:

“Bu büyük kulübün parçası olduğum için çok mutluyum”

Beşiktaş’ın yeni transferi Al-Musrati:

“Büyük bir geçmişi olan bir kulüpteyim”

Beşiktaş’ın yeni transferi Joe Worrall:

“Saha içerisinde lider olmaya çalışacağım”

İSTANBUL – Beşiktaş, yeni transferleri Al-Musrati, Ernest Muçi, Jonas Svensson, Joe Worrall ve Yağız Karabulut ile sözleşme yeniledikleri Semih Kılıçsoy ve Emir Yaşar için imza töreni düzenledi.

Beşiktaş, bu transfer döneminde kadrosuna kattığı Al-Musrati, Ernest Muçi, Jonas Svensson, Joe Worrall ve Yağız Karabulut ile sözleşme yeniledikleri genç futbolcuları Semih Kılıçsoy ve Emir Yaşar için Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, İkinci Başkan Hüseyin Yücel ve Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba’nın katılımıyla Tüpraş Stadyumu Moda Merkezi’nde imza töreni düzenlendi.

Göreve geldiklerinden bu yana 68 gün geçtiğini hatırlatan Hasan Arat, “Sportif olarak zor bir dönem geçirdik. Yerli ve yabancı 6 yeni sözleşme imzaladık. Bugün de 2’siyle imzalayacağız. Camiamız zor günleri nasıl atlatacağı çok iyi biliyor. Beşiktaş’ın haklarını korumamız gerekir. Bir bütün olmalıyız. Yönetim olarak her türlü eleştiriye açığız. Sporcularımıza da aynı özeni camiamızın göstereceğine eminim. Kimsenin Beşiktaş’a borcu yoktur, herkesin Beşiktaş’a borcu vardır. Seçildikten sonra işlerimizin zorluğu içeriye girdikten sonra daha fazla oldu. Camiamızın en eski üyesi Onursal Başkanımız Süleyman Seba’nın çok yakın dostu Rahmi Koç kulübümüzü ziyaret etti, hem kutlama hem de hatır sormak için. Halkımız Beşiktaş semtini istiyor dedik. Rahmi Bey’e yönetim kurulumuzun kararıyla Seba’nın yerinde özel köşe yapıp kendilerine sürpriz yaptık. Son transferden bir gün önce Rahmi Koç’un talimatıyla Beko ile sözleşme yaptık. Onlarla 5 lig şampiyonluğu toplamda 11 kupa kazandık. Tarafımızda özel bir yere sahip oldular. Göğüs sponsorumuz oldu. Teşekkür ediyoruz. Bu güzellikleri, dostlukları ve vefayı anlamayıp başka yere çekenlere karşı birlikte olmalıyız. Beşiktaş 120 yıllık bir çınardır. Beşiktaş gerekeni gereken zamanda yapmıştır. Beşiktaş’ın itibarı her şeyden öndedir. Kartallar yüksekten uçar” diye konuştu.

Hasan Arat: “Santos hocam ve Samet hocam, Muçi’yi çok istedi”

Muçi’nin transferiyle çok uğraştıklarını ifade eden Başkan Arat, “İlk profesyonel maçını 16 yaşında Tiran’da oynadı. Muçi sen Beşiktaşlıların çok seveceği bir oyuncu olacaksın. Santos hocam ve Samet hocam seni çok istiyordu. Bu anlaşma çok zor oldu. Muçi takımıyla kamptaydı başka bir şehirde. Varşova’nın değerli başkanı Darius ile değerli dostluğumuz, çeşitli vesilelerle Polonya cumhurbaşkanının bizi tanıması… Bizi kırmadılar. Bu iş sadece bir transfer değil. Anlamlı bir anlaşma oldu. Muçi’nin babası da bu süreci takip etti. Santos hocamız, ‘Muçi’nin gelmesini istiyorum’ dedi. Samet hoca 80’e yakın oyuncu gösterdi, iki oyuncuyu istedi” şeklinde konuştu.

Muçi: “Bu büyük kulübün parçası olduğum için çok mutluyum”

Beşiktaş’ta olduğu için çok büyük gurur duyduğunu söyleyen Ernest Muçi, “Ben ve ailem yeni yolculuk için heyecanlıyız. Taraftarımızın önünde oynamayı sabırsızlıkla bekliyorum. Bu büyük kulübün parçası olduğum için de çok mutluyum. Takım arkadaşlarımla çalıştım. Çokça dostça karşılandım. Maçta oynayıp, oynamayacağım hocamızın kararı” dedi.

Bu transfer için konuşan Hüseyin Yücel, “Bu transferin bitiminde özellikle Polonya Cumhurbaşkanı devreye girdi, bu transferi bitiremezdik. Bugün burada huzurunuzda olmaktan kıvanç duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Hasan Arat: “Santos hoca geldiği ilk günden beri Al-Musrati’yi istedi”

Al-Musrati’nin Beşiktaş’a çok gelmek istediğini aktaran Hasan Arat, “Karısı hamile ve onu bırakıp geldi. Çünkü ‘Beşiktaş’a gelmek istiyorum’ dedi. Santos hoca geldiği ilk günden beri onu istedi. Gelmez dediler. ‘Beşiktaş’a gelir, burası büyük bir camiadır’ dedik. Kendisinden gelmek istiyorum telefonunu duyunca büyük bir trafiğe girdik. Çok yakın dostlarımdan destek aldık. Beşiktaş için çok önemli bir transfer. Santo hocam, kendisine çok güveniyor. O da kendisini aradı. PSG sahipleri Nasser ve arkadaşlarımız aynı zamanda Braga’nın ortaklarından onlar bize yardımcı oldu. Pazarlıkları Kaan Bey yaptı. Al-Musrati ile anlaşmayı yaptık. Kendisi direkt bizle konuştu arada kimse yok. Tam Beşiktaş ruhuna uygun bir oyuncu. Libya’nın Büyük Kartal’ı, hoş geldin Beşiktaş’a. Türkiye ve Beşiktaş seni çok sevecek. Sen bir kaptansın. Yolun açık olsun, camiamıza hoş geldin” değerlendirmesinde bulundu.

Al-Musrati: “Büyük bir geçmişi olan bir kulüpteyim”

Siyah-beyazlılarda olmak dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Al-Musrati, “Büyük bir geçmişi olan kulüpteyim. Beni buraya getiren herkese teşekkür ederim. Beşiktaş’a ve taraftarımıza her şeyi vereceğimin sözünü veriyorum” diye konuştu.

Joe Worrall: “Saha içerisinde lider olmaya çalışacağım”

Joe Worrall’ın çok karakterli bir futbolcu olduğunu belirten Başkan Arat, “Kulübüne çok büyük bir teklif gitti. Joe, kulübüne gelen büyük teklife ‘Hayır, Beşiktaş’a gitmek istiyorum’ dedi. Biz karakterli sporcular transfer ettik. Joe bunlardan biri. Takım oyuncusu, lider, iyi bir sporcu. Beşiktaş’a hoş geldin. Bizi seçtiğin için teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.

Transferiyle ilgili konuşan Joe Worrall, “Sıcak karşılaşmadan dolayı teşekkür ederim. Takımda geçirdiğim 1 hafta çok iyi geçti. Çok dostça karşılandım. Sezonuna devamı için tutkulu taraftarımızın önünde oynayacak olmaktan dolayı sabırsızlanıyorum. Buraya gelmek kolay bir karar oldu. Elimden gelenin en iyisini vereceğim. Saha içerisinde lider olmaya çalışacağım. Mümkün olduğunda başarılı olmaya çalışacağım. Beşiktaş çok tanınan bir kulüp. Herkes çok fazla tanıyor. Herkes teşekkür ediyorum. Her şeyim Beşiktaş’a uyuyor. Cennet gerçekleşen evliliğe benzetiyorum” açıklamasında bulundu.

Semih Kılıçsoy: “Bu camianın bir parçası olmak gurur verici”

Siyah-beyazlı kulüp ile sözleşme yenileyen genç oyuncu Semih Kılıçsoy, “10 yaşında Beşiktaş’a geldim. Burada olmaktan dolayı mutluyum. Bu camianın bir parçası olmak gurur verici. Dünyanın en güzel en büyük kulübünde oynuyorum. Bunun için kendimi çok şanslı hissediyorum. Şuan da düşündüğüm tek şey Beşiktaş formasını uzun yıllar boyunca giymek” ifadelerini kullandı.

Samet Aybaba: “Semih bizim için değerli bir oyuncu”

Semih Kılıçsoy’un ön plana çıkmasında ilk adımı kendisinin attığını dile getiren Samet Aybaba, “Semih bizim için değerli bir oyuncu. Kendisinin değerini en önce ben anladım. Daha sonra herkes anladı. Kendisi Beşiktaş’ta olmaktan mutlu. Semih için İngilizce ve diksiyon dersleri de alıyor. Kendisini her anlamda hazırlıyoruz” diye konuştu.

Başkan Hasan Arat da, Semih Kılıçsoy için, “2014 yılında 10 yaşındayken Arnavutköy’den takımımıza kattığımız bir oyuncu. Beşiktaş formasıyla Avrupa liglerinde gol atan en genç oyuncumuzu yanımızda ağırlıyoruz. Fernando Santos’un yerine kimseyi istemediği bir oyuncu. Takımımız bir parçası olduğu için gurur duyuyoruz. Karakterin kişiliğinin göstergesi. İnşallah Avrupa Şampiyonası’nda seni gururla izleyeceğiz. Hep birlikte bir sonraki dönem Türkiye’de şampiyonluk yaşayacağız. Semih, yaşanacak şampiyonluklarda lider kişilik olarak takımda ön plana çıkmalı. Kafasını bir tek bunlarla doldurması gerekiyor. Allah kendisini kazadan beladan korusun” şeklinde konuştu.

Jonas Svensson: “Burada olduğum için çok mutluyum”

Toplantıda Türkçe konuşan Norveçli sağ bek Jonas Svensson, “Yaklaşık 1 ay önce imza attım. Bu camiada olduğum için çok mutluyum. İnşallah her şey çok güzel olacak. Geldiğim günden itibaren bana gösterilen ilgi ve alaka sebebiyle de tüm ekibime teşekkür ediyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Hırslı ve disiplinli bir oyuncuyu takıma kattıklarını dile getiren Hasan Arat, “Norveç Milli Takımı’nın en değerli oyuncularından bir tanesi. Kendisi hakkında Samet Hoca ve Teknik Direktörümüz Fernando Santos’un, raporları hep olumluydu. Mücadeleci ve disiplinli bir oyuncu. Beşiktaş’ımıza yakışan bir transfer oldu” şeklinde konuştu.

Emir Yaşar: “Beşiktaş’a layık olmak için elimden geleni yapacağım”

Başta Samet Aybaba olmak üzere tüm antrenörlerine teşekkür ettiğini vurgulayan Emir Yaşar da, “Çok mutluyum ve gururluyum. Başkanımıza ve Samet Hocaya çok teşekkür ediyorum. Beşiktaş’a layık olmak için elimden geleni yapacağım” diye konuştu.

Milli takım düzeyinde bir kaliteye sahip olduğunu söylediği Emir Yaşar için Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, “9 yaşında futbol akademimize geldi. Hocalarımız ve antrenörlerimiz Emir için Türkiye Milli Takımı’nın gelecekte kalesini koruyacak kapasiteye sahip olduğunu dile getirdiler. Beşiktaş, 9 yaşında kapısını açtığı sporcusu ile 2028 yılına kadar sözleşme imzaladı. Kendisinin bu camiaya hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Son olarak Bandırmaspor altyapısından transfer edilen 2010 doğumlu Yağız Karabulut takdim edildi. Yağız, Ricardo Quaresma ve Semih Kılıçsoy’u örnek aldığını ifade etti.

Toplu fotoğraf çekimin ardından imza töreni sona erdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktas-yeni-transferlerini-tanitti-3/feed/ 0