Olsun – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 14 Jun 2024 05:24:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çorum Belediyesi Hayvan Hastanesi Hizmete Açıldı https://www.haber28.com.tr/corum-belediyesi-hayvan-hastanesi-hizmete-acildi/ https://www.haber28.com.tr/corum-belediyesi-hayvan-hastanesi-hizmete-acildi/#respond Fri, 14 Jun 2024 05:24:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20822 Çorum Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Hayvan Hastanesi düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Veteriner İşleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösterecek olan ve bölgenin en modern tesisi olarak gösterilen Hayvan Hastanesi’nde kedi, köpek ve kanatlılar başta olmak üzere tüm hayvanlara müdahale edilebilecek.

Tesisin açılışında konuşan Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, bölgenin en güzel Hayvan Hastanesi’ni açmanın onurunu yaşadığını söyledi.

Hayvan Hastanesi’nin 6 bin 500 metrekare bir alana kurulduğunu anlatan Başkan Halil İbrahim Aşgın, “Burası göstermelik yapıp geçiştirilebilecek bir tesis değil. Bugüne kadar olduğu gibi burada da işimizi göstermelik yapmadık. Burası baştan sona bize ait bir proje.

Bir hastanede olması gereken ne varsa hepsi var. Ameliyathanelerimiz, müşahede, gözlem ve muayene odalarımız, laboratuvarımız, röntgen cihazlarımız var. Buraya gelen sahipsiz, kimsesiz bir sokak hayvanı kendi diliyle kendi yüreğinden geçtiği şekliyle dua bize etsin. Hastanemiz 46 milyon 500 milyon liraya mal oldu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’mızdan 3 milyon liralık bir ödenek tahsis edildi. Bu projeye gönül verdik. Burasının parasına değil duasına talip olduk. Çorum nasıl ki sıradan bir şehir değilse Çorum Belediyesi’de sıradan bir belediye değil. Hiçbir müteahhide gecikmiş bir kuruş borcumuz yok. Sadece sahipsiz sokak hayvanları hastanesi değil kimsesiz, sokakta kalmış, yaşlanmış, yardımı muhtaç hayvanları geçici bakımevinde barındıracağız. Orada da her türlü konforu düşündük” dedi.

Türkiye genelinde ve Çorum’da sahipsiz sokak hayvanları ile ilgili ciddi bir problem olduğuna dikkat çeken Aşgın, “Bu problemi hiçbirimiz görmemezlikten gelemeyiz. Şehir içi hayvan popülasyonu bütün şehirlerde olduğu gibi ilimizde de yüksek. Merhamet ikliminin çocukları, şefkat medeniyetinin insanları olarak asla sokaktaki hayvanlara farklı bir gözle bakamayız. Onları da Allah yarattı. Peygamber efendimiz (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) siz yerdekilere rahmet edin, şefkat gösterin ki Allah’ta size rahmet etsin, şefkat göstersin buyuruyor. Sahipsiz sokak hayvanları meselesini en güzel şekilde çözmek için çalışma başlattık. Önce durum tespiti yaptık. Sadece mücavir alanlarda sokak hayvanları ile mücadele etse belediye asla başarılı olamaz. Çünkü sokak hayvanları meselesi sınır tanımıyor. Türkiye’ye örnek bir projeyi hayata geçirdik. Çorum Sahipsiz Sokak Hayvanları Birliği’ni kurduk. Birliğe Valiliğimiz üye olsun, Özel İdare köyler nedeniyle üye olsun. Tüm belediyelerimiz üye olsun dedik. Belediyelerimiz gelir bütçesinin binde 5’ini buraya versin dedik. Bu birlik sıradan kurulan bir birlik değil. Cumhurbaşkanımızın da onayına tabi” ifadelerini kullandı.

‘Sokak hayvanları için 75 bin metrekare doğal yaşam alanı kurulacak’

Sokak hayvanları için doğal bir yaşam alanı oluşturacaklarını açıklayan Aşgın, “Birlik aracılığıyla 6 ayda binlerce köpeğimiz kısırlaştırıldı. İlk kez köylerde kısırlaştırma faaliyetleri birlik marifetiyle devam ediyor. Ancak esas yapılması gereken sokak hayvanları sokaktan alınsın. Doğal bir alana getirilsin. Özgürce orada yaşasın. Doğal yaşam alanında sağlık ve gıda hizmetleri ile ilgili hiçbir sorun yaşamasın. Demir parmaklıkların arkasında sanki mahpus gibi kalmasın doğal yaşamını sürdürsün istedik. İnsanları mutlu olan bu şehrin sokak hayvanları da mutlu olsun. Bütün telaşımız, gayretimiz bu olsun. Birlik marifetiyle il geneli 4 bölgeye ayrıldı. Sungurlu, İskilip, Osmancık ve merkezde sokak hayvanları için doğal yaşam alanları oluşturulacak. Merkeze kurulacak olacak olan doğal yaşam alanı için Çatak yolunda 75 bin metrekarelik bir alanı birliğe tahsis ediyoruz. Tahsisin ardından doğal yaşam alanında sokak hayvanı neye ihtiyaç duyacaksa onları Türkiye’ye örnek bir doğal yaşam alanı oluşturacağız. En kısa sürede onu da gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu. – ÇORUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/corum-belediyesi-hayvan-hastanesi-hizmete-acildi/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Teröristlere, ırkçılara ve Türk düşmanlarına izin vermeyeceğiz https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-teroristlere-irkcilara-ve-turk-dusmanlarina-izin-vermeyecegiz/ https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-teroristlere-irkcilara-ve-turk-dusmanlarina-izin-vermeyecegiz/#respond Sun, 09 Jun 2024 21:48:43 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20211 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa ülkelerindeki Türk vatandaşlarına seslenerek, “Teröristlerin, ırkçıların, Türk ve İslam düşmanlarının sizlere zarar vermesine asla müsaade etmeyeceğiz.” dedi.

Fidan, İstanbul’un Sarıyer ilçesinde, Karadeniz Eğitim Kültür ve Çevre Koruma Vakfının düzenlediği iftarda konuştu.

Vakıf temsilcilerine davetleri dolayısıyla teşekkür eden Fidan, katılımcılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti.

Fidan, “Devlet hayatında olsun, millet hayatında olsun, başarıya giden yol birlik ve beraberlikten geçiyor. Bir dava etrafında kenetlenmekten geçiyor. Binlerce yıllık tarihimiz, şartlar ne olursa olsun bizlere bir ve beraber olmayı öğütlüyor.” ifadelerini kullandı.

20 yılı aşkın süredir devletin ve milletin birliğini ve bekasını ilgilendiren görevlerde bulunduğunu aktaran Fidan, bu sürede birliğin başarıyı getirdiğini tecrübe ettiğini dile getirdi.

Fidan, “Ancak bu birlik kendiliğinden olmuyor, kolay sağlanmıyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu milletin bütün kahramanlarını, bütün neferlerini, büyük ve güçlü Türkiye davasında birleştirdi.” diye konuştu.

Türkiye’nin 21 yılda vesayet zincirlerini kırdığını, kalkınmayı sağladığını, milli savunma sanayisinde yeni bir çığır açtığını, enerji güvenliğini sağladığını dile getiren Fidan, bunlarla da yetinmeyerek Türk Devletleri Teşkilatı’nı kurduğunu, yenilikçi diplomatik girişimler geliştirdiğini ve ” İsrail’i vahşetiyle bir başına bırakan uluslararası bir baskı” oluşturduğunu söyledi.

Fidan, terörle mücadelede de eşi benzeri görülmemiş başarılar kazanıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Vizyoner liderlik, artan milli kabiliyetlerle birleşince PKK’sından FETÖ’süne, DHKP-C’sinden DEAŞ’ına, bütün terör örgütlerinin belini kırdık. Gelinen noktada hamdolsun, terör odaklarına alan da bırakmıyoruz, nefes de aldırmıyoruz, göz de açtırmıyoruz.”

Yurt içinde yaşam alanı bulamayan terör örgütlerinin çareyi dışarıda aradığını belirten Fidan, bazı ülkelerde konumlarını tahkim etme derdine düşen terör örgütlerine karşı Türkiye’nin tavrının çok net olduğunu dile getirdi.

Fidan, “Arkasında kim olursa olsun, Irak’tan Suriye’ye uzanan bir terör koridoru kurulmasına asla izin vermeyeceğiz. Milli güvenliğimizi ilgilendiren her konuda gerekli her tür önlemi aldık, alıyoruz, alacağız. Bunun için de kimseden icazet beklemeyeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni dönemde, komşu ülkelerle dayanışma içinde terörün kökünü kurutmaya kararlı olduklarını belirten Fidan, ilk adımı Irak’la attıklarını ve gerisinin de geleceğini vurguladı.

Fidan, komşu ve bazı müttefik ülkelerin topraklarında bulunmasına izin verdiği ve göz yumduğu terör örgütlerinin bir gün onların da başına bela olacağını yıllardır söylediklerini ve dediklerinin çıktığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bu sığ tartışmaları işiten ve belki de üzülen yurt dışındaki kardeşlerimize sesleniyorum; içiniz ferah olsun. Türkiye Cumhuriyeti, bütün güç ve imkanlarıyla sizlerin arkasındadır. Teröristlerin, ırkçıların, Türk ve İslam düşmanlarının sizlere zarar vermesine asla müsaade etmeyeceğiz.”

“Güçlü Türkiye” derken bir milli şahlanış döneminden bahsedildiğini anlatan Fidan, bugüne kadar yapılanlarla yetinilmemesi ve Türkiye’yi daha ileri götürmek için daha fazla mücadele edilmesi gerektiğini, 31 Mart seçimlerinin yerelden küresele her alanda şahlanış için bir şans olduğunu anlattı.

Fidan, ” Ukrayna’da savaşın geniş bir coğrafyaya yayılmaması için, yeni bir enerji ve gıda krizi çıkmaması için, verdiğimiz bütün mücadelenin ana sahnesi Boğazlar ve Karadeniz…Sarıyer bu yüzden akışına bırakabileceğimiz bir yer asla değil. Bunlar ve diğer bütün aciliyet arz eden konularda etkin şekilde ilerlemek için, Ankara ile İstanbul arasında, Ankara ile Sarıyer arasında uyumu ve fikir birliğini yeniden sağlamak şart.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Sarıyer Belediye Başkan adayı Hüseyin Coşkun’un bu uyumu sağlamak için yetki istediğini söyleyen Fidan, Coşkun ve Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’u halka emanet ettiklerini belirtti.

Fidan, konuşmasını “Öyleyse haydi vira bismillah. 31 Mart’ta Sarıyer kazansın. İstanbul kazansın, Türkiye kazansın. Nazik misafirperverliğiniz için tekrar teşekkür ediyorum. Rabbim ibadetlerimizi, dualarımızı, oruçlarımızı kabul eylesin. Sağ olun, var olun. Allah’a emanet olun.” sözleriyle tamamladı.

(Bitti)

]]>
https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-teroristlere-irkcilara-ve-turk-dusmanlarina-izin-vermeyecegiz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Biz herkesin yanındayız’ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-herkesin-yanindayiz/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-herkesin-yanindayiz/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:01:26 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19685 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz çiftçi olsun, işçi olsun, emekçi olsun, emekli olsun, siftahsız esnaf olsun, ayın sonunu getiremeyen herkesin yanındayız. Bundan sonra da hep birlikte olmaya devam edeceğiz.” dedi.

Özel, Balıkesir’in Edremit ilçesindeki Şehit Hamdi Bey Meydanı’nda partisince düzenlenen “halkla buluşma” programında yaptığı konuşmada, CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Akın için seçmenlerden destek istedi.

Balıkesir’de, 2019 yılındaki Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde İYİ Parti ile ortak aday çıkardıklarını anımsatan Özel, şöyle devam etti:

“Bundan 5 yıl önce Balıkesir Büyükşehir Belediye seçiminde adayımız Ahmet Akın’dı. Allah var ya hepimiz biliyoruz, Ahmet Akın adım adım Büyükşehir Belediye Başkanlığına gidiyordu. Sonra ittifak siyaseti gereğince Balıkesir’i istediler. Parti dedi ki ‘Her yer olur da Balıkesir olmaz’. Ama inanılmaz bir ısrar vardı ve dediler ki ‘Balıkesir olmazsa ittifak olmaz’. Herkes döndü, Ahmet Akın’ın yüzüne baktı. Ahmet Akın’ın gırtlağı düğümlendi, gözleri yaşlandı, sesi titredi ama ‘Partim içinse, ülkem içinse yaparım bu fedakarlığı’ dedi. Oradaydım ben, hepimiz oradaydık ve o gün İYİ Partiye Balıkesir Büyükşehir bırakıldı.”

Özel, o dönem İYİ Partinin adayı İsmail Ok’a destek olduklarını ancak seçimin kaybedildiğini, Ok’un daha sonra AK Parti’den milletvekili seçildiğini dile getirdi.

Balıkesirli seçmene seslenen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçmişte birlikte olduğumuz güneş gözlü, gönlünde güneş olan iyi insanlar. Geçmiş ittifak ortaklarımız ve ‘Balıkesir’i AK Parti yönetmesin’ diyen herkes, eğer başka bir partiye oy verirseniz Balıkesir’i AK Parti kazanır ama Cumhuriyet Halk Partisine oy verirseniz Balıkesir’i hep birlikte kazanırız, siz de kazanırsınız. Balıkesir’in sosyal demokratlarından, milliyetçi demokratlarından, muhafazakar demokratlarından ve Balıkesir’de yaşayan herkesten dürüst bir belediyecilik, çalışkan bir belediyecilik için cana yakın, halkın içinde gezen, birikmiş bütün sorunları çözmek için gün sayan, o günden bugüne de 5 yıl boyunca yaptıklarıyla, projeleriyle bu göreve son derece hazır, son derece motive ve insan ilişkileriyle de gerçek bir belediye başkanını, Ahmet Akın kardeşimi Edremit’e emanet etmeye geldim. Hakikaten diyorsunuz ya ‘On numara şehre, on numara başkan’. Gerçekten on numara şehirdir Balıkesir ve on numara başkanı hak ediyor.”

Balıkesir’in sorunlarını, sıkıntılarını, adayları Ahmet Akın’ın çözeceğini belirten Özel, “Biz çiftçi olsun, işçi olsun, emekçi olsun, emekli olsun, siftahsız esnaf olsun, ayın sonunu getiremeyen herkesin yanındayız. Bundan sonra da hep birlikte olmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Özel, tüm seçmenlere, 31 Mart’ta sandığa gitmeleri çağrısında bulundu.

Alanda bir pankarttaki “Gençlere gelecek vermeyen sarı kartı alır” yazısını okuyan Özel, şunları kaydetti:

“Biz Türkiye ittifakıyız. Türkiye ittifakı sadece sosyal demokratlardan değil, milliyetçi demokratlardan, haramdan ve yalandan bıkmış muhafazakar demokratlardan, Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle bu milleti oluşturan herkesten oluşur. Türkiye ittifakı milli takım gol atınca ayağa kalkan herkestir. Türkiye ittifakı ‘Filenin Sultanları’ şampiyon olunca gözyaşı döken herkestir. Türkiye ittifakı, gücünü milletinden, renklerini ay yıldızlı şanlı bayrağımızdan alır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-herkesin-yanindayiz/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği iftar programında konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-onder-imam-hatipliler-dernegi-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-onder-imam-hatipliler-dernegi-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 24 May 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18994 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Son dönemde terör örgütlerini, kendi vekilleri olarak kullananlar yani terör örgütleri üzerinden vekalet savaşlarını sürdüren güçler artık bir safha daha yukarıya çıktılar. Şimdi vekil devletler üzerinden savaşlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bu, çıkar yol değildir.” dedi.

Kurtulmuş, Bağcılar’daki Kadir Topbaş Halk Sarayı’nda düzenlenen ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Geleneksel İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de başarılı olmuş bir camianın mensupları olarak, iftarda bir arada olduklarını ifade ederek dernek yönetimine teşekkür etti.

İmam hatip okullarının mimarlarından biri olan Celaleddin Ökten ile Yahya Kutluoğlu’nun kurduğu bu camianın faaliyetlerinin bugün belli bir noktaya geldiğini dile getiren Kurtulmuş, İlim Yayma Cemiyeti ile İlim Yayma Vakfının ise işin en başından itibaren bir motor gücü oluşturduğunu söyledi.

İmam hatip camiasının bu noktaya gelmesinde emeği geçenlere şükranlarını dile getiren Kurtulmuş, “Onların çabaları, gayretleri olmasaydı, maddi imkanlar yokluğu ve her bakımdan zorlukların yaşandığı dönemlerde mücadele azimleri olmasaydı, bugüne gelmemiz belki de mümkün olmazdı. Hepsinin emeği var olsun. Bugün de gayretle bu mücadeleyi sürdüren arkadaşlarımızdan da Cenabıallah razı olsun.” diye konuştu.

Türkiye’deki imam hatip davasının ne kadar başarılı olduğunu uzun uzun anlatmaya gerek olmadığını belirten Kurtulmuş, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bir imam hatip mensubudur, bir imam hatip mezunudur ve imam hatip davasına gönül vermiş bir öncüdür. Bu bile tek başına bu projenin ne kadar başarılı olduğunu göstermek bakımından yeterlidir. Ayrıca Türkiye’nin her yerinde millete hizmet için gayret sarf eden, ömrünü vakfeden, yüzlerce, binlerce imam hatip mensubu ve mezun olduğunu biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Dünyada artık İsrail’in zulümlerine seyirci kalmayan milyonlarca insan var”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, iftarların buruk bir şekilde idrak edildiğini belirterek İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım boyutlarını çoktan aşan katliamın bütün insanlık için yüz karası olmaya devam etiğini vurguladı.

Aldığı birtakım siyasi ve daha ötesindeki desteklerle bu zulme devam eden Netanyahu ve çetesinin, yaptıklarının yanına kar kalacağını zannettiğini ifade eden Kurtulmuş, “Ancak şunu açıklıkla ifade etmek isteriz ki dünyada artık İsrail’in yapmış olduğu bu zulümlere seyirci kalmayan milyonlarca insan var. Dinleri bizim gibi olmayan, dilleri bize benzemeyen, renkleri bizim gibi olmayan bu milyonlarca insan, dünyanın birçok yerinde adalet ve hakkaniyet adına sokağa çıkıyorlar ve bu zulmün durdurulmasını talep ediyorlar.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak ilk andan itibaren milletin hemen hemen tamamının ortak duygusunun tercümanı olarak Gazze’de acil ateşkesin sağlanması, İsrail’in zulmünün durdurulması ve oradaki mazlumlara yardım elinin ulaştırılması için bütün uluslararası platformları sonuna kadar zorladıklarını anlatan Kurtulmuş, Türkiye’nin bu konudaki duyarlılığı ve ortaya koyduğu kararlılığının ne kadar haklı olduğunun her gün biraz daha teyit edildiğini söyledi.

Rusya’nın başkenti Moskova’daki terör saldırısı

Kurtulmuş, dün Rusya’nın başkenti Moskova’daki “Crocus City Hall” adlı konser salonunda düzenlenen terör saldırısına da değinerek şunları kaydetti:

“Dün Rusya’da yaşadığımız olayla, Gazze’de yaşanan olaylar arasında bir bağlantı kurarak değil ama iki olayın bizim önümüze koyduğu vahim durumu hatırlatmak için söylüyorum. Türkiye olarak biz, nasıl Gazze’de ilk andan itibaren acil bir ateşkes sağlanması, Gazze’de İsrail’in bu saldırganlığının çevre ülkelere yayılmaması için hayati bir iş olduğunu savunuyorsak aynı şekilde Ukrayna-Rusya Savaşı süresince de Sayın Cumhurbaşkanı’mız defaatle devreye girerek Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın adil, kalıcı ve her iki tarafın da razı olabileceği bir şekilde sonlandırılması için gayret sarf etti. Türkiye bu gayreti ortaya koydu.

Ukrayna ve Rusya, Dolmabahçe’deki toplantıda neredeyse masada anlaşma noktasına gelmişti. Ancak birileri bu savaşın devam etmesini istedi. Şimdi Netanyahu ve çetesi ne olursa olsun ‘Ben Refah’a gireceğim’ diyor ya… Savaşı devam ettirmek istiyor. Çünkü bu savaşın devam etmesi bölgede ve dünyada yeni istikrarsızlıklar demektir. Bunu biliyor. Diğer tarafta da Rusya-Ukrayna Savaşı’nın bitmesini istemeyen güçler, Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sadece iki ülke arasında bir savaş olarak değil, Rusya’yla topyekun Batı arasında bir savaşa döndürmek arzusundalar. Korkarak ifade ediyorum, üçüncü dünya savaşının fitilini ateşliyorlar.”

Terör örgütlerinin dünyada bir dış politika kartı olarak kullanılarak dünyanın dizayn edilmeye çalışıldığını belirten Kurtulmuş, “Allah aşkına, kendi ülkesinin başkentini bile doğru dürüst bilmeyen insanlar nasıl oluyor da dünyanın en büyük başkentlerinden birisi olan Moskova’da en modern silahlarla böyle bir terör eylemini ortaya koyuyorlar? Bunun bir tane açıklaması vardır. Demek ki Rus istihbaratının da üstünde büyük bir istihbarat aklıyla bu olaylar ortaya çıkıyor.” dedi.

Türkiye’deki Reina saldırısını unutmadıklarını da aktaran Kurtulmuş, terör örgütlerinin arkasındaki büyük güçlerin, desteklerinden vazgeçmesi halinde bir ayda dünyada terör kalmayacağını vurguladı.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu sorunun cevabı verilsin. Bunlara bu silahları kim veriyor? Bu lojistiği kim sağlıyor? Bu istihbaratı kim veriyor? Kimin lehine çalışıyorlar? Yaptıkları eylemler kime yarıyor? Böyle baktığınız zaman bir şeytani akıl, dünyaya hakim olmak adına dünyayı hızla bir üçüncü dünya savaşına doğru sürüklüyor. Buna ‘Dur’ demek lazım. Türkiye, ‘Ukrayna-Rusya Savaşı bir an evvel bitsin’ derken, bunun için gayret ederken, çırpınırken en önemli motivasyon noktalarımızdan birisi burasıydı. Biz Filistinli kardeşlerimizin çektiği bu zulüm bitsin, İsrail’deki zulüm mekanizması sonlandırılsın, durdurulsun derken aynı duyguyla hareket ediyoruz.

Şunu üzülerek ifade ediyorum ki son dönemde terör örgütlerini, kendi vekilleri olarak kullananlar, yani terör örgütleri üzerinden vekalet savaşlarını sürdüren güçler artık bir safha daha yukarıya çıktılar. Şimdi vekil devletler üzerinden savaşlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bu, çıkar yol değildir. Burada bu iftar sofrasında bütün insanlığı hayırlı ve yararını düşünen bir milletin mensupları olarak ve bütün insanlık için iftar sofralarımızda esenlik, barış ve adalet duaları eden bir inancın mensupları olarak diyoruz ki bu gittikleri yol doğru yol değildir. Terörün her türlüsünün lanetli olduğunu, her bir terör örgütünün motivasyonu ne olursa olsun şeytani bir yapı olduğu ama o terör örgütlerine destek verenlerin de en az bu terör örgütü mensupları kadar çok daha fazla hatta şeytani bir zihin içerisinde olduğunu ifade etmek istiyorum.”

Bu coğrafyada sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye’ye ihtiyaç olduğunun altını çizen Kurtulmuş, Türkiye Yüzyılı’nın da ancak böyle bir Türkiye’yle kurulabileceğini belirtti.

Kurtulmuş, “Türkiye’nin öncülüğünde dünyada barış ve adalet ortaya konulabilir. Sözümüzün doğru, hakkaniyetli, adil, güçlü olması ne kadar önemliyse o sözün arkasına güç koymamız gerektiği de en az onun kadar önemlidir.” diye konuştu.

“Gençlik yıllarımızda neyi tasarladıysak hepsi gerçekleşmiştir”

Türkiye’de milli mefkureye sahip olan, milli siyaset anlayışını benimsemiş olan insanların verdiği mücadelenin, on yıllar süren büyük bir mücadele olduğunu ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti.

“Hemen hemen bizim gençlik yıllarımızda neyi tasarladıysak, ‘Şu şöyle olsun’ dediysek, neyi hedef olarak ortaya koyduysak hepsi gerçekleşmiştir ama bir şey eksik kalmıştır. İnşallah onu da önümüzdeki dönemde gerçekleştirmek sizin temsil ettiğiniz kitleye nasip olacaktır. O da yeni, hakkaniyetli bir dünya sisteminin kuruluşunu temin etmek, buna öncülük etmektir. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın Ayasofya’nın açılışını ilan ettiği konuşmasındaki bir cümle, bu söylediğimin şifresidir… Orada şunu ifade etmiştir. ‘Nasıl Ayasofya’yı yıllar süren temenniler, dualar, dilekler sonucu açtıysak inşallah Ayasofya’nın açılışı, Ayasofya’nın özgürleşmesi, Mescid-i Aksa’nın özgürleşmesinin öncüsüdür, Mescid-i Aksa’nın özgürleşmesinin habercisidir.’ Allah yardımcımız olsun, sözümüz kuvvetli olsun, gücümüz tesirli olsun, yolumuz açık olsun.”

Konuşmaların ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan ve Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir katılımcılarla fotoğraf çektirdi.

Kurtulmuş, Sivaslılar iftar programına katıldı

Öte yandan Kurtulmuş, Bağcılar’daki Kadir Topbaş Halk Sarayı’nın diğer bölümünde gerçekleşen Sivaslılar İftar Buluşması’na da katıldı.

TBMM 26. Başkanı İsmet Yılmaz ve iftar programına öncülük eden Sivaslılar, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a hediye takdim etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-onder-imam-hatipliler-dernegi-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Kayseri’de Yabancı Uyruklu Çiftçilerin Çoğunlukta Olması Sorunu https://www.haber28.com.tr/kayseride-yabanci-uyruklu-ciftcilerin-cogunlukta-olmasi-sorunu/ https://www.haber28.com.tr/kayseride-yabanci-uyruklu-ciftcilerin-cogunlukta-olmasi-sorunu/#respond Sun, 12 May 2024 01:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17696 Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, çiftçilikle uğraşanların büyük çoğunluğunun yabancı uyruklu olduğunu ve yerli çiftçi bulamadıklarını söyleyerek, “Gençler, kız vermedikleri için çiftçi olmak istemiyor” dedi.

Kayseri Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, “Şu anda herkes biliyor Suriyeli ve Afganlar tarımda istihdam ettiğimiz insanlar. Niye? Adam gelmiş buraya, onlar da kendi aralarında sosyal iletişim grubu kurmuşlar. Ben mesela 20 TL veriyorum, Konya’daki arkadaşı diyor ki “Ben burada 30 TL’ye çalışıyorum sen buraya gel” diyor. Adam da gece bırakıp gidiyor. Bir sözleşmemiz yok, elimizde adamın kimliği yok. Böyle de yaşayan çok, böyle de olaylar çok ama şu anda hayvancılık, tarım ve sulamada yüzde 90 onlarda. Yerli çoban bulma şansımız yok. 50 TL de versek 100 TL de versek yerli çoban çalıştırma şansımız yok. Ben şahsen diyorum ki gelin çalışın aylığınızı verelim sigortanızı da yapalım ama yine de gelmiyor adam. Diyor ki özellikle gençler ben çobanlık yaparsam, hayvana baksam evlenecek olsam bana kız vermiyorlar diyor. Bir de bu sıkıntı var. Çiftçilik yapıyoruz 100 tane hayvanımız bin dönüm arazimiz var, buradaki asgari ücretlinin 5 katı para kazanırız, yeri geldiği zaman kazanıyoruz da ama çiftçi çocuğunu evlendiremiyor. Diyor ki ben şehirde oturayım sabah kocam işe gitsin, akşam evine gelsin. Benim ne işim var köyde diyor. Böyle de durumlar var ve gerçekten bundan da sıkıntı yaşıyoruz” dedi.

“32 TL’ye tarladan alınan nohutun 70 TL’ye satılması vicdansızlık”

Tarladan toptancıya 32 TL’ye sattıkları nohutun marketlerde 70 TL’ye satılmasının vicdansızlık olduğunu söyleyen Güneş, “Ben geçen görüşmemizde bakanımıza da söyledim; bu seneki açıklanacak ürün fiyatlarını bu maliyetler göz önüne alınarak açıklanması lazım ve onun üzerinde bir fiyat açıklanması lazım. Çünkü girdi maliyetleri pahalandı. Özel arabaya mazot alınmasına bir şey diyemem keyfe keder biniliyor ama biçerdöverde kullandığımız mazot, çiftçinin tarlada kullandığı mazot, gübre gibi kalemlerde mutlaka bunlara çeki düzen vermek zorundayız. Şöyle ki mazot gübre desteği var, bin TL de pirim ödüyorlar ama geçen yılki açıklanan gübre ve mazot fiyatları iyiydi ama durmuyor ki yerinde fiyatlar. Bizim primlerde sıkıntımız yok, gününde ödeniyor. Bizim inşallah bu sene fiyatlar noktasında iyi bir beklentimiz var. Buğday olsun, nohut olsun, mercimek olsun. Zaten şu anda nohut ve mercimek afaki yüksek ama o fiyatlarda o yükseklikte kalmaz biraz düşer. Biz 32 TL’ye nohut sattık markette 70 TL. Biz 32 TL’ye satarken markette 70 TL’ye satılıyor. Biz pahalı satmadık ki, biz 32, 35, 26 TL’ye nohut sattık. Bizden alan toptancı direkt markete veriyor. Sen de kazan sen de yap ama az kazan. Benden 30 TL’ye aldığını markette 70 TL’ye satma, 40 TL’ye sat 45 TL’ye sat ama 70 TL nedir ya. Allah’tan korkun yani ondan sonra vatandaş ne kadar pahalanmış diyor. Biz pahalı satmıyoruz, vicdansızların eline geçiyor. Devletimiz, hükümetimiz asıl bunlarla uğraşmalı” ifadelerini kullandı.

“Tarlalarda fareye karşı herkes seferber oldu”

Güneş, havaların soğumamasından dolayı tarlalarda ortaya çıkan fareler için herkesin seferber olduğunu söyleyerek, “Biz belediyelerimizle bir olursak başarabiliriz. Ben anlamam, bilmem dersek Talas’ta da Kocasinan’da da başarılı olamayız. Hep beraber olursak başarılı olabiliriz. Hava çok soğuk olur bazen ekinler soğuk alır, kışın soğuk olmaz fare çoğalır, zararlılar çoğalır. Normalde Kayseri’de en az 3 ay -5 ile -10 arasında bir soğuk olması lazım her türlü ürün için. Yani havanın -5’in altına düşmemesi lazım. Eğer hiç eksiye düşmezse fare de çoğalır başka zararlılar da çoğalır. Fare de ondan dolayı çoğaldı. Sis olmadı, kar yağmadı. Geçen seneden beri zaten bu sıcakta çok üreyen bir hayvan. Aşırı derecede de zarar var ilçelerimizde. Felahiye’de olsun Sarıoğlan’da olsun Akkışla’da olsun özellikle Kocasinan’ın köylerinde olsun aşırı zarar var. Herkes seferber oldu, Allah razı olsun. Kime dediysek zarar verdiğini farenin ve yardımını istediysek, ellerine sağlık bütün hepsi kendi ziraat odasına alıp ücretsiz verdi ilaçları” – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseride-yabanci-uyruklu-ciftcilerin-cogunlukta-olmasi-sorunu/feed/ 0
Ali Koç, Kulüpler Birliği Başkanlığı’ndan istifa etti https://www.haber28.com.tr/ali-koc-kulupler-birligi-baskanligindan-istifa-etti/ https://www.haber28.com.tr/ali-koc-kulupler-birligi-baskanligindan-istifa-etti/#respond Mon, 06 May 2024 22:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17030 Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, olaylı Trabzonpor maçı sonrası yaptığı açıklamayla Kulüpler Birliği Başkanlığı görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Ali Koç’un açıklamalarından satır başları;

“Uzun tutmayacağım, sadece bilgi vermek istiyorum. Türk futbolu için utançtır. Bu iki kulübü birbirine vurdurmaya, iki kulüp arasında şiddet ve nefret tohumu ekmeye son 13-14 yıldır ön ayak olanlar var. 1996 şampiyonluğundan sonra aslında tansiyon yükseldi ama hiçbir zaman böyle nefret tohumu ekilmemiştir. Bu terör örgütü iki kulüp arasındaki istediği seviyeyi getirmeyi başarmıştır. Bu camiaların aklıselim insanlarını, uzun vadeli, sabırlı ve akil düşünüp bu sorunları ortadan kaldırmamız lazım. Trabzonspor ülke futbolunun en önemli değerlerinden birisidir.

“İKİ BAŞKAN ARASINDA HİÇBİR SORUN YOK”

Dün bizi belki bizim onları ağırladığımızdan daha iyi ağırladılar. İki başkan arasında hiçbir sorun yok. Fenerbahçe olarak hem kendimize hem de Trabzonspor camiasına geçmiş olsun demek istiyoruz. Üzülerek öğrendim ki Trabzon tarafında belirli çalışmalar olduğunu duyuyoruz. Bu gerginlikleri Fenerbahçe’ye bağlayacaklarına dair duyumlar alıyoruz. Umarım bunu yapmazlar, hiçbir başkan ve yönetim kurulu dün yaşananların yaşanmasını istemez.

“ŞİDDETİ ARTIK MEŞRULAŞTIRMAYA BAŞLAYAN HALE GELDİK”

Trabzon’da turuncu yelek giyen özel güvenlik görevlilerine teşekkür etmek istiyorum. Bu olayların en büyük mağduru Fenerbahçe’dir ve taraftarıdır. Yönetim Kurulu ile oturduk, konuştuk. Artık bu iş çığırından çıktı. 3 Temmuz’da yaşananları biliyorsunuz. Fenerbahçe’yle ilgili ne devletimiz ne futbolu yönetenler hiçbir aksiyon olmadı. Saldırı hala faili meçhul, ya başına bir şey gelseydi ne olacaktı. Ya bir futbolcu linç edilseydi ne olacaktı. Bu son olsun diyecektik. Hep son olsun diyoruz. Şiddeti artık meşrulaştırmaya başlayan hale geldik. Kendinize gelin. Dün yaşananlara futbol açısından bakmayın. Futbol üzerinden organizasyon mu yapılıyor bilmiyorum ama dün yaşananlar organizeydi.

“DÜNKÜ MAÇ İPTAL EDİLMELİYDİ”

Maç başladı ve aşama aşama olaylar büyüdü. Hakem uyguladıklarında geç kaldı ve tribünler cesaretlendi. Goller gelince tribünler daha da cesaretlendi. İşi az bilen biri olayların nereye gittiğini görürdü. Denizli’de kaybettiğimiz maç, su savaşı denilen Galatasaray maçı da iptal edilmeliydi. Dünkü maç da iptal edilmeliydi. Ülkenin içinde bulunduğu futbol ortamı nedeniyle hangi hakem olursa olsun, o maçı iptal edemezdi. Rakibimizin gücünü biliyorsunuz. Siyasi ve bürokrasi gücünü biliyorsunuz. Sahaya meşale geliyor. Hakem görüyor meşaleyi ve oyunu devam ettiriyor ve 2-2 oluyor. Ya biz 3-2 yenilseydik veya 2-2 berabere kalsaydık ne olacaktı? Zorbalıkla bir şampiyonluğumuzu daha mı alacaktınız?

Hangi derbi olursa olsun bizim maçlarımızda bütün polisler gelir, saha kenarını doldurur. Dün polis yoktu stadyumda. İnsanların üstleri ne kadar arandı? Ramazan’da geçen sene buraya geldiler. İnsanların pet şişelerini almadılar. Belki polis haklıydı. Trabzon’a da geçmiş olsun. Ertuğrul başkana dün oğlumu teslim ettim. Bizi çok güzel ağırladılar.

“KULÜPLER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI’NDAN İSTİFA ETTİM”

Dün Cumhurbaşkanımızın da müdahil olmasıyla, bakanlarımıza da teşekkür ediyoruz fakat onların müdahil olmasına gerek kalmayacak ortam sağlanmalıydı. Dünkü yaşananlar herhangi bir Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşanacak olaylar değildi. Dolayısıyla biz 2 Nisan’da toplanacağız. Ben biraz evvel Kulüpler Birliği Başkanlığı’ndan istifa ettim. Biz bu muameleyi kabul etmeyeceğiz.”

NE OLDU?

Fenerbahçe’nin dün 3-2 kazandığı maç sonrasında Trabzonsporlu taraftarlar, sahaya girerek sevinen Fenerbahçeli futbolculara saldırdı. Fenerbahçeli futbolcular, saldıran taraftarların arasından soyunma odasına gitmeye çalıştı.

FUTBOLCULAR İÇERİ ZOR GİRDİ

Fenerbahçeli futbolculara saldıran Trabzonsporlu taraftarları güvenlik güçleri engellemeye çalıştı. Bazı futbolcular, kargaşanın arasında kalırken bazıları soyunma odasına zor girdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ali-koc-kulupler-birligi-baskanligindan-istifa-etti/feed/ 0
Prof. Dr. Orhan Alimoğlu, Gazze’deki Acıları ve Tecrübelerini Paylaştı https://www.haber28.com.tr/prof-dr-orhan-alimoglu-gazzedeki-acilari-ve-tecrubelerini-paylasti/ https://www.haber28.com.tr/prof-dr-orhan-alimoglu-gazzedeki-acilari-ve-tecrubelerini-paylasti/#respond Sat, 27 Apr 2024 07:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15939 Mesleği nedeniyle birçok kez acının ve gözyaşının hakim olduğu Gazze’ye gitme fırsatı yakalayan Genel Cerrah Prof. Dr. Orhan Alimoğlu, şahit olduğu Filistinlilerin dramını, anıları ve tecrübelerini paylaştı.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Alimoğlu, Sağlık Bakanlığının hasta tahliye operasyonları, uluslararası tıp kongreleri ve kursları, sağlık merkezlerinin açılışları ile yardım faaliyetleri için pek çok kez Gazze’ye gitti.

2014’te İsrail’in Gazze’ye saldırısı sonucu yaralanan ağır hastaların tespiti ve Türkiye’ye getirilmesi, 2015’te düzenleyicilerinden biri olduğu Türkiye-Filistin Cerrahi Kongresi ile bazı sağlık merkezlerinin açılışları, 2016’da Gazze’deki cerrahlar için düzenlenen damar cerrahisi kursu ve geçen yıl düzenlenen Filistin Cerrahi Kongresi için Filistin’e giden Prof. Alimoğlu, burada yaşadıklarını ve tecrübelerini “Sevgili Gazze, Bir Doktorun Anıları” isimli kitapta bir araya getirdi.

Prof. Alimoğlu, acının ve gözyaşının kök saldığı toprakları olan, onurlu, cesur ve vakur insanların yaşadığı Gazze’nin içinde hep ukde olarak kalacağını ve onları asla unutmayacağını belirterek, “Gazze’den ayrılırken ‘Şimdi gidiyorum ama bu bir daha gelmeyeceğim, seni unutacağım anlamına gelmiyor. Mutlaka yine sana doğru geleceğim. Çünkü kalbim burada kalıyor.’ diye yazmıştım.” ifadelerini kullandı.

“Yahudi olsun, Hristiyan olsun, Budist olsun fark etmez, çocuk çocuktur”

İsrail’in 2014’te Gazze’ye yönelik saldırılarında boynu kırılan, annesi ile babasını aynı saldırıda kaybeden 7 yaşındaki Maha’yla anısını aktaran Prof. Alimoğlu, “Maha’yı gördüğümde siyah saçlarında kan ve toz toprak lekeleri duruyordu. Dünyalar güzeli bir çocuktu.” dedi.

Bütün çocukların güzel ve değerli olduğunu, gördükleri karşısında tüm dünya çocukları için ağladığını aktaran Alimoğlu, “Yahudi olsun, Hristiyan olsun, Budist olsun fark etmez, çocuk çocuktur.” dedi.

Maha’ya nefes alamadığı için boynundan bir delik açıldığını dile getiren Alimoğlu, şöyle devam etti:

“Hırıltılı bir şekilde oradan nefes alıyordu. Yanı başında bir oyuncak bebek vardı. Yıkıntının içinden almışlardı. Geride bir tek oyuncak bebeği kalmıştı. Evi, barkı yıkılmıştı. Annesiyle babası o yıkıntının altında can vermişlerdi. Geceleri korktuğunda sarıldığı annesi babası yoktu. Bir tek bebeği vardı ama ona da dokunamıyordu, kucaklayıp sarılamıyordu. Sadece başını çevirip bakabiliyordu. Gözyaşları, göz kapaklarında tuz zerreciklerine dönüşmüştü. Maha, çok akıllı bir çocuktu. Bu felaket başına gelmemiş olsaydı belki de okuyacak, vatanına milletine bilim insanı, öğretmen, doktor olarak ya da hangi mesleği istiyorsa o şekilde hizmet edecekti. Oysa şimdi bırakın okuyup meslek sahibi olmasını çocukluğunu bile yaşayamayacak.”

Prof. Alimoğlu, yaralanan Maha’nın kollarını ve bacaklarını oynatamadığını, bakışlarıyla bir şeyler yapmaya çalıştığını ve konuşamadığı için dudaklarını kıpırdatıp yaşadıklarını anlattığını dile getirdi.

Çocuğun, saldırılar gerçekleştiğinde evindeki merdivenin altına girdiğini ifade ettiğini kaydeden Alimoğlu, “Babası köşeye geçmesini söylemiş, saldırı olunca da yere düşmüş. Annesi karnından yaralanmış. Ambulans geldiğinde ayağa kalkamamış, annesine bakmış, o da kalkamamış. Küçücük yaşında gördükleri, yaşadıkları akıl almaz şeyler. ‘Anne, baba’ diye seslenmiş ama ne annesinin ne de babasının seslerini duyabilmiş. Duyabildiği sesler sadece İsrail uçaklarının motor sesleri ve bombaların tahrip ettiği, canlı cansız, her şeyin boşluğa bıraktığı seslermiş. Boynundan aşağısı tutmuyordu, felç olmuştu. Uzun yıllar gerektirecek bir tedavi süreci onu bekliyordu. Başarı şansı çok düşüktü. Maha’nın yanından ayrıldığımda yüreğim buruktu.” diye konuştu.

“Gazze iyileşmeden dünya iyileşmez”

Prof. Alimoğlu, Gazzelilerin İsrail’in saldırıları altında ramazana girdiğini vurguladı.

Dünyanın vicdan sahibi insanlarının Filistinlilere sahip çıktığını dile getiren Alimoğlu, “Gazze hiçbir zaman umudunu kaybetmedi. Ağızlarından çıkan tek cümle: ‘Allah bize yeter.’ Öyle görünüyor ki sevgili Gazze iyileşmeden dünya iyileşemez. Zulümden en çok yaralanan Gazze’nin yaralarının iyileştiği, zulmün yok olduğu günleri en kısa zamanda görmek umuduyla.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/prof-dr-orhan-alimoglu-gazzedeki-acilari-ve-tecrubelerini-paylasti/feed/ 0
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Ahmet Şafak Konseri ve Cumhur İttifakı Proje Tanıtımı Programı’na katıldı https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-ahmet-safak-konseri-ve-cumhur-ittifaki-proje-tanitimi-programina-katildi/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-ahmet-safak-konseri-ve-cumhur-ittifaki-proje-tanitimi-programina-katildi/#respond Tue, 16 Apr 2024 04:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14509 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Bünyan ilçesinde gerçekleşen Ahmet Şafak Konseri ve Cumhur İttifakı Proje Tanıtımı Programı’na katıldı. Başkan Büyükkılıç, Kayseri sevdası ile hizmetten başka hiçbir kaygısı olmadıklarını dile getirirken, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy ise; “Kayseri’de tecrübenin adı Memduh Büyükkılıç’tır. Allah şahidim olsun, hizmet yağdırdı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle yeniden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Cumhur İttifakı Ortakları Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Bünyan’a adeta çıkarma yaptı. Bünyan Kapalı Spor Salonu’nda, Türk müziğinin güçlü sesi Ahmet Şafak Konseri ve Cumhur İttifakı Proje Tanıtımı Programı, coşkulu ve muhteşem bir kalabalık ile gerçekleşti. ‘Sevdamız Bünyan’ sloganı ile gerçekleşen programa Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, MHP Kayseri İl Başkanı Seyit Demirezen, Kayseri Ülkü Ocakları Başkanı Halit Yağmur, Bünyan Belediye Başkanı Özkan Altun, yerel seçimlerde yeniden aday gösterilen Bünyan Belediye Başkan Adayı Selahattin Metin, ilçe belediye başkanları ve ilçe sakinleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Bünyanlılara hitap eden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Buraya gelince sevgimiz bir başka oluyor. Sizleri seviyorum. Sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum. Allah’a şükürler olsun sizler seçtiniz, dua ettiniz, bizler de hizmet ettik. Sadece hizmet ettik. Başka kaygımız olmadı” dedi. Kayseri sevdası ile ayrıştırmadıklarını ve ötekileştirmediklerini söyleyen Başkan Büyükkılıç, “Bize sözden çok uygulamalarımız yakışır. Biz sizin için varız. Biz sizlere gerçekten sevdalıyız. Çünkü bizim öğretimizde ‘insanların hayırlısı hizmetkar olandır’ biz bunun için varız. Bütçeleri bunun için emanet ediyorsunuz. Şehrin emin insanı. Bizler güvenilir insanlar olarak, emanete sahip çıkacağız. Verdiğimiz sözü tutacağız” diye konuştu. Büyükkılıç, herkesi bağrıma bastıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Şehrin ağabeyi olarak, bu şehrin hizmetkarı olarak, siyaseti adeta ilmek ilmek yaşamış birisi olarak çalışırız. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. O devlet ay yıldızlı Türk Bayrağı ile o devlet vatan duygusuyla, o devlet millet kaygısıyla, o devlet inancına sahip çıkan vatandaşlarıyla, işte bu güzel tablo. Sizlere minnettarız. Belediye başkanlığı Allah’ın izniyle bizim işimiz. Bakanım bugün beni şehrin profesörü ilan etti. Allah sizden razı olsun. Şehrimizin, birbirimizin kıymetini bileceğiz. Bugüne kadar bu hizmetleri yapan, bundan sonra daha fazlasını yapar, hiç şüpheniz olmasın. Biz insanlara dokunan projelerle sizlerin yanında yer alacağız. Çok şükür hizmetten başka da hiçbir kaygımız olmadı. Bizim sözden çok icraatımız var. El ele gönül gönle başımız dik.”

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ise; “Türkiye bugün cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde Devlet Bahçeli’nin destekleri ve iş birliği ile Cumhur İttifakı olarak büyük ve güçlü Türkiye yolunda emin adımlarla ilerliyoruz” dedi. AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm ise; “Milli görüş, milli duruş, yerli ve milli duruş bir yanda, Cumhur İttifakı bir yanda” ifadelerini kullandı. MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy da; “Bu organizasyonda Cumhur İttifakı ile birlikte olmaktan gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Bu zamana kadar Bünyan’da son 5 yılda Özkan Altun başkanımın göklere çektiği bayrağı nasıl yükseklerde dalgalandığını düşünen ve düşünmekte kalmayan Bünyan’ın evladı Selahattin Metin başkanıma da selam olsun. Memduh Başkanımın ağabeyliğinde, Büyükşehir’de onun destekleriyle, bakanlarımızın kurumlarımızın kıymetli destekleriyle Bünyan’ı ihya edecek” şeklinde konuştu. Konuşmasında ‘Kayseri’de tecrübenin adı Memduh Büyükkılıç’tır’ diyen Ersoy, şöyle konuştu;

“Tam 35-40 yıllık siyasi hayatına il başkanlığını sığdırmış. Milletvekilliğini sığdırmış. İlçe belediye başkanlığını 4 dönem sığdırmış ve son dönemde de 5 yılda da gece uyumadan, gündüz yorulmadan Kayseri’ye hizmet etmiş ve her şey Kayseri için demiş. Memduh Büyükkılıç başkanımdan bahsediyoruz. Birileri aday olabilir, olsunlar. Ama karşınızda kim var diye bir bakacaksınız. Memduh Büyükkılıç başkanımı bizler ülkücüler olarak 31 Mart günü saat 17.00’ye kadar elimizden geldiği kadar destekleyeceğiz. 4 belediyemiz var bizim. Son 5 yılda neler yaptı biliyor musunuz? Allah şahidim olsun, hizmet yağdırdı. Allah kendisinden razı olsun. Bir şeyi laf olsun diye söylemem. Cumhur İttifakı kapsamında bize destek verdi. Allah razı olsun.”

Bünyan Belediye Başkanı Özkan Altun da, “5 yıldan beri sizinle el ele gönül gönle değerli başkanlarımız, ilçe teşkilatlarımız ve meclis üyelerimizle birlikte Bünyan’a hizmet ettik. İnşallah sizlerin oylarıyla yeni seçilecek, bizlerin desteğiyle sonuna kadar arkasında bulunduğumuz Cumhur İttifakı adayımız MHP adayımız Selahattin Metin’e hepinizin desteğini sonuna kadar bekliyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Bünyanlılar ile konserde bir araya gelen Ahmet Şafak sevilen şarkıları ile izleyicileri coşturdu. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-ahmet-safak-konseri-ve-cumhur-ittifaki-proje-tanitimi-programina-katildi/feed/ 0
Talas Belediyesi Kırsal Mahallelere Sosyal Tesisler Açmaya Devam Ediyor https://www.haber28.com.tr/talas-belediyesi-kirsal-mahallelere-sosyal-tesisler-acmaya-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/talas-belediyesi-kirsal-mahallelere-sosyal-tesisler-acmaya-devam-ediyor/#respond Sat, 06 Apr 2024 00:48:42 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13179 Talas Belediyesi’nin kırsal mahallelere yaptırdığı sosyal tesislerin seri açılışları hız kesmeden sürüyor. Bunların sekizincisi olan Sosun Sosyal Tesisi’nin açılış töreninde konuşan Sosun Mahalle Muhtarı Fatih Boyraz, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın hizmetlerinden övgüyle bahsederek, “Başkanım kadar kırsala sahip çıkan başkan görmedim” dedi.

Mahalle meydanında düzenlenen törende Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, yediden yetmişe her yaştan mahallelinin sevgi gösterileriyle karşılandı. AK Parti Talas İlçe Başkanı Mustafa Kiraz ile MHP Talas İlçe Başkanı Kayhan Saraç’ın yanı sıra AK Parti ve MHP ilçe teşkilatları, meclis üyeleri ve mahalle muhtarlarının da katıldığı törenin açılış konuşmasını yapan Sosun Muhtarı Fatih Boyraz, Başkan Yalçın’a hizmetlerden dolayı teşekkür etti. Boyraz, “Sağ olsun var olsun bizi hiç kırmadı. Milyonluk yatırımla bizi rahatlattı, sosyal tesis sahibi yaptı. Allah razı olsun. Sosun’a sahip çıkıyorlar. Başkanım ‘kırsala sahip çıkmayan şehri yönetemez’ der. Başkanım kadar kırsala sahip çıkan bir başkan da görmedik” dedi.

“Başkanımızdan Allah razı olsun”

MHP Talas İlçe Başkanı Kayhan Saraç, “Muhtarımız sağ olsun bütün yapılan hizmetleri anlattı. Mustafa Yalçın başkanımın tecrübelerini söyledi. Başkanımızdan Allah razı olsun. Tesisin yapımında emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Yalçın başkana teşekkür

AK Parti Talas İlçe Başkanı Mustafa Kiraz, “Tesisin yapımında emeği geçen bütün kardeşlerimize ve başkanımıza teşekkür ediyorum. Buranın güzel günlerde kullanılmasını diliyor, hayırlı olsun diyorum” şeklinde konuştu.

“Tesislere sahip çıkılmasından keyif alıyoruz”

Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “Kırsal mahallelerimize böyle tesis yaptığımızda vatandaşlarımızın tamamının da sahip çıktığını gördüğümüzde değmeyin keyfimize. Allah sizden razı olsun. Sizler burada toprağımıza, hayvanımıza sahip çıkıp da şehirde yaşayanların gıdasını temin etmeye canla başla çalıştığınız sürece size ne yapsak az. Bu mahallemizin farklı bir yönü var. Yarısından fazlası şehirde olmasına rağmen bir ayakları burada. Bakıyoruz ki köy şehir, şehir köy gibi. Biz ne kadar köylüysek o kadar kentliyiz. Ne kadar kentliysek o kadar köylüyüz” ifadelerini kullandı.

“Bugüne kadar korona ve deprem dışında 43 defa muhtarlarla toplantı yaptık” diyen Başkan Yalçın, şunları söyledi:

“Koronada iki yıl şehirlerde evlere kapandık. Sizin ne kadar kıymetinizi bilsek yerinizi dolduramayız. Sosun’a yaptıklarımız anlatmayla bitmez. Mobil koyun banyoluğundan taş toplama makinesi, pres makinesinden anıza direkt ekim makinesine, gübre ve tohum desteğine kadar hep yardım ettik.”

Başkan Yalçın sosyal tesisin önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirterek, “Kızlar, gelinler, ağabeyler, hanımlar hepsi burayı bir toplantı salonu olarak düşünmeli. Dinlenmek isteyen, arkadaşıyla sohbet etmek isteyen buraya gelebilir. O nedenle buranın çok uygun bir hizmet olduğunu gördük. Bu yıl 8 tane sosyal tesis açtık. Bir taraftan da açılışlara devam ediyoruz. Önemli olan köylümüzün burada bir araya gelmesi” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Sosun Muhtarı Fatih Boyraz ve mahallenin ileri gelenleri, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’a Arapça “Bismillahirrahmanirrahim” yazılı tablo hediye ederken, sosyal tesis dualar eşliğinde kurdelesi kesilerek hizmete girdi. Başkan Yalçın törenin sonunda sosyal tesiste mahalle sakinleriyle birlikte çay eşliğinde sohbet etti. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/talas-belediyesi-kirsal-mahallelere-sosyal-tesisler-acmaya-devam-ediyor/feed/ 0
Felç Geçiren Eşine Gözü Gibi Bakıyor https://www.haber28.com.tr/felc-geciren-esine-gozu-gibi-bakiyor/ https://www.haber28.com.tr/felc-geciren-esine-gozu-gibi-bakiyor/#respond Sun, 10 Mar 2024 00:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9117 Beyinden pıhtı atması sonucu 13 yıl önce felç geçiren eşine gözü gibi bakıyor

Eşi felç geçirince ona bakmak için 7 ay kalan emekliliğinden vazgeçti

Hakan Ünsal: “Ona gözüm gibi bakıyorum, ölene kadar benim bebeğim o”

Gülay Ünsal: “Eşimden çok memnunum, Allah ondan razı olsun”

ESKİŞEHİR – Eskişehir’de yaşayan Gülay Ünsal’ın 2010 yılında beyinden pıhtı atması sonucunda felç geçirmesi nedeniyle eşi Hakan Ünsal, 7 ay kalan emekliliğinden vazgeçerek işini bıraktığı günden bu yana hanımına gözü gibi bakıyor.

58 yaşındaki Hakan Ünsal, 2007 yılından beri evli olduğu 45 yaşındaki eşi Gülay Ünsal’ı geçirdikleri tüm zorluklara rağmen bırakmıyor. 2010 yılında beyinden pıhtı atması sonucunda felç geçiren ardından bacağı kesilen eşine gözü gibi bakan Ünsal, eşinin her şeyiyle kendi başına ilgileniyor. Çalıştığı dönemlerde emekliliğine 7 ay kaldığını ancak eşinin hastalanması üzerine işini bıraktığını belirten Ünsal, eşinin zamanında yaptığı fedakarlıkları unutamadığını ondan dolayı biran olsun yanından ayrılmadığını ifade etti. Vefalı koca, seven insanlar için bu tarz işlerin karşılıklı olduğuna vurgu yapan yaparken, eşinden çok memnun olduğunu dile getiren Gülay Ünsal ise ‘Hem ondan hem de ailesinden Allah razı olsun’ dedi.

“Ona gözüm gibi bakıyorum, ölene kadar benim bebeğim o”

Felç geçiren eşi Gülay Ünsal’a 13 yıldır gözü gibi bakan Hakan Ünsal, “2007’den beri evliyiz. Eşim 2010’da beyinden pıhtı atmasından dolayı felç geçirdi ve bunu müteakip bacakta morarma olduğu için kangren olmasın diye diz kapağının üstünden kestiler. İlaçlarıyla, iğnesiyle, kan sulandırıcısıyla, hastaneye gidiş gelişleriyle, gezdirmeyle, yemekleriyle, her şeyiyle ben ilgileniyorum. Daha önce çalışıyordum, hanım böyle olunca bıraktım. Emekliliğime 7 ay vardı, emekli olamadım. Öyle bekliyor hala. Öğlene kadar evdeyiz, öğleden sonra da dışarlara gezmeye gidiyoruz. İşimiz varsa hastaneye gidiyoruz. O bana zamanında çok yardımcı oldu, çok kol kanat gerdi. Ben de bırakmak istemedim. Evet, karımı çok seviyorum. Geçimimiz için bize yardımcı oluyorlar, destekliyorlar. Bana evde bakım parası, karıma da engelli parası veriyorlar. Onunla geçinmeye çalışıyoruz. Sadece bez ve ilaç parasında zorluk çekiyoruz. Seven insanlar için bu iş karşılıklı. İnsanlar seviyorlarsa birbirlerine katlanacaklar. Tamam bazen kavgalar oluyor. Biz şimdi de kavga ediyoruz. Geceleri uyumuyor, uykusuzluk çekiyor. Beni uyutmuyor, çok zorlanıyorum. Bazen atışıyoruz ama yine de ben bırakmam. Ona gözüm gibi bakıyorum, ölene kadar benim bebeğim o” şeklinde konuştu.

“Eşimden çok memnunum, Allah ondan razı olsun”

Başından geçen süreci anlatan Gülay Ünsal ise şunları söyledi:

“Bayıldım, beynime pıhtı akmış. Düştüm, bir daha da kalkamadım. Eşimden çok memnunum, Allah ondan razı olsun. Annesinden de Allah razı olsun, iyi doğurmuş bana bakıyor. Onu beni sevdiği kadar seviyorum. Durunca çok sıkılıyorum, hastalık daha da çoğalıyor. Ben gezmeyi seven insanım. Eskiden sağlamken de seven insandım, şimdi de aynıyım.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/felc-geciren-esine-gozu-gibi-bakiyor/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Korumaları ile Gazeteciler Arasında Arbede Yaşandı https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelin-korumalari-ile-gazeteciler-arasinda-arbede-yasandi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelin-korumalari-ile-gazeteciler-arasinda-arbede-yasandi/#respond Fri, 23 Feb 2024 02:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6775 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in korumaları ile gazeteciler arasında arbede yaşandı. Korumalardan birinin gazeteciye omuz atması karşısında Özel, kameramandan özür diledi.

Ankara’nın Yenimahalle Belediyesince ilçede Pir Sultan Abdal Kültür ve Cemevi açıldı. Açılışa, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Etimesgut Belediyesi Başkan adayı Erdal Beşikçioğlu katıldı.

ABB Başkanı Yavaş, yaptığı konuşmasında, yönetimi boyunca herkese eşit bir şekilde hizmet ettiklerini söyledi. “Savaş düşmana benzediğinizde kaybedilir” diyen Yavaş, şunları kaydetti:

“Zaman zaman bu tür eleştirilere muhatap oluyoruz. Onlar bize şunu yaptı. Siz neden yapmıyorsunuz gibi sözleri maalesef söyleyenler var. Onlar diyorum ‘bu ayrımcılığı yaptılar iyi mi oldu? Hayır diyorlar’ O zaman aynı şeyi bizim yapmamızı neden istiyorsunuz? İşte bizim farkımız bu. Ankara’da yaşayan Altı milyon insanın hiçbirisini ayırmadan, hepsini kucaklamak hizmet etmeye söz vermiştik. Yine aynı şekilde hizmet etmeye söz veriyoruz.”

Özel ise açılışta yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

“Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında Alevilerin inançlarını bir ibadet değil de bir kültürel faaliyet olarak gören. Onların bir zamanlar dediği gibi ‘Cemevi Cümbüşevi’ mantığıyla kültürün, sanatın bir parçası ilan edenlere karşı günün birinde bu ülke Sünnilere hangi imkanları tanıyorsa Alevilere de o imkanları tanıyana, onların bu haklarını görene kadar sizinle birlikte mücadele edeceğiz.”

Özel’den İYİ Parti lideri Akşener’e ve DEM’e gönderme

Özel, 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerinde Cumhur İttifakına karşı kuvvetli bir ittifak kurmak istediklerini fakat olumlu sonuçlanmadığını belirterek, “Karşısında ittifak olsun diye resmi iş birlikleri olsun diye samimi gayret gösterdik. Maalesef, eleştirmeyeceğim, saygı duyacağım gerekçelerle birlikte olma taleplerimiz reddedildi ve maalesef pek çok yerde karşımıza pek çok geçmiş dönemlerle birlikte oldu siyasi partiler rakipler çıkardılar” diye konuştu.

Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu seçim ya Recep Tayyip Erdoğan’ın adayları ya da mevcut belediye başkanlarımız ya da iddialı adaylarımız tarafından kazanılabilir. Bu durum bize kaybettirirse Türkiye’ye kaybettirir. Çünkü Cumhur İttifakı’nın hedefi bellidir. Bunun karşısında bir çare var mı? Evet var. Bunun karşısında ikinci bir ittifak. Çok güçlü bir ittifak. Aslında kendine inandığında, güvendiğinde Cumhur İttifakı’nın canından bile geçemeyeceği bir ittifak var. O ittifakın adı Türkiye ittifakıdır. Türkiye ittifakı. Türkiye ittifakında Alevin olsun, Sünni olsun, eşitliği savunan Herkes var. Türkiye ittifakında Kürt olsun, Türk olsun, kardeşliğe inanan herkes var. Türkiye ittifakında sağcı olsun, solcu olsun, belediyeler namuslu yönetilsin, israf olmasın, dayanışma olsun garibi fukaraya sahip çıkanlar olsun. Rantçıların yerine halkçılar olsun diyen herkes var.”

Öte yandan programın tamamlanmasının ardından gazeteciler, CHP lideri Özel’e soru sormak için hazırlandı. Mikrofonlarını uzatan gazeteciler, Özel’in korumalarının sert tepkisiyle karşı karşıya kaldı. Özel’in korumasının bir gazeteciyi omuz atması ve itmesi tepkiyle karşılandı. Özel, olayı görmesinin ardından gazeteciden iki defa “Kusura bakma, kusura bakma” diyerek özür diledi. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelin-korumalari-ile-gazeteciler-arasinda-arbede-yasandi/feed/ 0
Özgür Özel: “Cemevlerinin Yasal Bir İbadethane Kabul Edilmesine Kadar Mücadeleyi Sürdüreceğiz” https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-cemevlerinin-yasal-bir-ibadethane-kabul-edilmesine-kadar-mucadeleyi-surdurecegiz/ https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-cemevlerinin-yasal-bir-ibadethane-kabul-edilmesine-kadar-mucadeleyi-surdurecegiz/#respond Thu, 22 Feb 2024 23:00:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6729 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da Pir Sultan Abdal Cemevi’nin açılışında; “Anayasal eşit vatandaşlık hakkı tanınana ve sonuna kadar yaşanana kadar bu toplumun yanındayız, omuz omuzayız, kol kolayız. Camilerin ibadethane olarak kabul edilip, bunun yasal güvenceyle, Meclis’ten çıkacak kanunla, Cumhurbaşkanı’nın onayı ile Resmi Gazete’de yayınlanması ile cemevlerinin yasal bir ibadethane kabul edilmesine kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. ÇEDES programı adı altında laik eğitimin örselendiği bu saldırılara karşı sizlerle birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Ankara Yenimahalle’de Pir Sultan Abdal Cemevi’nin açılışına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“ÇEDES PROGRAMI ADI ALTINDA LAİK EĞİTİMİN ÖRSELENDİĞİ SALDIRILARA KARŞI SİZLERLE BİRLİKTE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Buraya CHP Genel Başkanı olarak geldim, bunu önemsiyorum. Her sene temmuz ayının başında yüreğimizde bir kor gibi yanmaya devam eden Madımak’a giderdik, bu sene de yıl dönümüne CHP Genel Başkanı olarak gidip, biraz önce anonsta söylendiği gibi orası bir utanç müzesi olana kadar, devlet mağdurlardan özür dileyene kadar, o ayıptan hepimiz bu ülkeyi, devleti kurtarana kadar bu mücadeleye sizlerle birlikte devam edeceğim.

Bir kucağında ceylanı bir kucağında aslanı tutabilen Hacı Bektaşı Veli’nin, ‘Kadılar müftüler fetva yazarsa, işte kement, işte boynum asarsa, işte hançer, işte kellem keserse, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’ diyen Pir Sultan Abdal’ın ve bu topraklarda kardeşlikle, bu topraklarda beraberce, bu topraklarda yalana, harama bulaşmadan kimsenin ekmeğine, kimsenin namusuna yan gözle bakmadan kardeşçe yaşamak isteyip de bir kirli, karanlık zihniyet tarafından sürekli ötekileştirilmeye çalışılan; hatta Cumhuriyet’in 100’üncü yılını geri bıraktığımız bu dönemde Anayasa’nın eşitliğe bütün vurgularına rağmen ‘herkes eşittir ama Aleviler daha az eşittir’ anlayışı ile bu ülkeyi yönetenlere inat, Alevilerin maaşlarından kesilen vergi herkesin maaşından kesilenden aynıyken, hatta tüm dezavantajlarıyla geri bırakılmışlıklarıyla, yoksul bırakılmışlıklarıyla, dolaylı vergilerle aslında bu ülkede en büyük yükün altında ezilen, toplumun mağdur kesimlerden olan bu canların, maaşlarından aynı vergi kesiliyorken, vergi yükü altında daha çok eziliyorken herkes ibadethanesini seçebiliyorken, ibadetine karar veriyorken Alevilerin ibadetini ibadet görmeyen, onların ibadethanesini ibadethane olarak görmeyen, onlara bu hizmeti vermeyen bir anlayışa karşı bugün burada kahramanca bir iş yapan bir yerel yöneticimizle, bugün burada gurur duyduğum bir örnek belediye başkanımızla karşınızdayım. Daha önce Serçeşme Cemevi, şimdi Pir Sultan Abdal Cemevi’ni Türkiye’de kamu bütçesiyle yapmaya cesaret eden belediye başkanımızı yürekten alkışlıyorum. Hepiniz adına ona binlerce teşekkür ediyorum. İyi ki varsın Fethi Yaşar.

Biz CHP olarak bundan sonra ‘Kim ne der’ demeden, kimseden çekinmeden hem doğrularımızı hem de sizin bildiğiniz doğruları özgürce savunmaya devam edeceğiz. Anayasal eşit vatandaşlık hakkı talebini dile getirmeyi sanki ifade edilemeyecek bir mesele ya da var olmayan bir eşitsizliğe itiraz olarak küçümseyenlere, bu talebi küçük görenlere ya da bu talebi yersiz görenlere karşı ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak diyorum ki; anayasal eşit vatandaşlık hakkı tanınana ve sonuna kadar yaşanana kadar bu toplumun yanındayız, omuz omuzayız, kol kolayız. Camilerin ibadethane olarak kabul edilip, bunun yasal güvenceyle, Meclis’ten çıkacak kanunla, Cumhurbaşkanı’nın onayı ile Resmi Gazete’de yayınlanması ile cemevlerinin yasal bir ibadethane kabul edilmesine kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. ÇEDES programı adı altında laik eğitimin örselendiği bu saldırılara karşı sizlerle birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında Alevilerin inançlarını bir ibadet değil de kültürel faaliyet olarak gören, onların ibadethanesini bir zamanlar dediği gibi ‘cemevi cümbüş evi’ mantığı ile sanatın, kültürün bir parçası ilan edenlere karşı günün birinde bu ülke Sünnilere hangi imkanları tanıyorsa, Alevilere de o imkanları tanıyana, onların bu haklarını görene kadar sizinle birlikte mücadele edeceğiz.

Mülakatlarda mezhep ve din ayrımı yapılıp da Alevi canlar teker teker elenip, bu devlette bir yere gelmesine engel olanların zihniyeti ortadayken sanki bu yokmuş gibi söylemlerle, göstermelik atamalarla, ‘Siz gidin burada oyalanın’, ‘Bu mevki ve makamı da size vereyim’ gibi yapmacıklıklara karşı hep birlikte samimi gayret göstermek durumundayız.

“AJANDALARINDA ANKARA’YA, ANKARA’YI PARSEL PARSEL SATAN MELİH GÖKÇEK ZİHNİYETİNİ GERİ GETİRMEK VAR”

Bu hafta içimize çok sinen, içinize çok sinen bir süreci hep beraber başlatacağız. CHP aday belirleme süreçlerini tamamladı. Pazartesi günü itibarıyla da son bulacak. Bundan sonra hep beraber sokaklarda, meydanlarda, kahvelerde, evlerde, beldelerde, köylerde büyük bir mücadele başlayacak. Bir seçim var. Bu seçimi şöyle tanımlamak mümkün, bu seçimde iki ittifak, iki anlayış yarışacak. Biri Cumhur İttifakı, Adalet ve Kalkınma Partisi ve MHP’den oluşan, her geçen gün birbirine benzeyen, farklılıkları reddeden, tekçi, baskıcı ve bu ülkede ittifakı genişletmek istediğinde aklına domuz bağcılar gelen, onları ittifakına dahil eden, kadınları sahiplendirilecek varlıklar gibi gösterenleri Meclis kürsüsüne taşıyan hadsizlikte olan ve bu ülkeyi her geçen gün biraz daha baskının arttığı, bir inancın alabildiğine serbest, diğer inançların dışlandığı, baskılandığı, bu ülkede etnisite farklılıklarını renk olarak görmeyip ayrım olarak gören bir anlayış Cumhur İttifakı olarak seçimlere giriyor. Hedefleri belli. Kimse seçim beyannamelerini merak edip açmıyor. Çünkü yapacakları iş ne sosyal donatı alanıdır, ne sosyal yardımdır, ne halkçı belediyeciliktir, ne başka bir şeydir. Ajandalarında şu var: Ankara’ya Ankara’yı parsel parsel satan, peşkeş çeken Melih Gökçek zihniyetini geri getirmek. İstanbul’a üzerinde helikopter ile uçup, kupon arsaları Arap şeyhlerine ve Katar emirlerine ayıran, satacak arsa kalmıyor endişesi ile Kanal İstanbul gibi İstanbul’un böğrüne bir bıçak dayayarak, yeni bir boğaz yaratıp, etrafını satmayı planlayan rantçı ve talancı anlayışı geri getirmek istiyorlar. Onlardan alıp, özgür ve insanların istedikleri gibi kendilerini ifade edebildikleri, yaşayabildikleri, ayrımcılığın ve kötü muamelenin her geçen gün azaldığı, Mersin’de, Adana’da, Antalya’da bir önceki baskıcı, iktidara geldikleri gün binlerce canı, binlerce garibanı, binlerce sosyal demokratı kapı önüne koyan bir aşırı politik ve karşısındakileri düşman gören anlayışı oralara tekrar hakim kılmak istiyorlar. Bu, Cumhur İttifakı ve onun 31 Mart’tan sonraki 1 Nisan planı.

“BU SEÇİM YA ERDOĞAN’IN ADAYLARI YA DA MEVCUT BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ YA DA İDDİALI ADAYLARIMIZ TARAFINDAN KAZANILABİLİR”

Karşısında bir ittifak var mı? Karşısında ittifak olsun diye, resmi işbirlikleri olsun diye samimi gayret gösterdik. Maalesef, eleştirmeyeceğim, saygı duyacağım gerekçelerle birlikte olma taleplerimiz reddedildi. Maalesef pek çok yerde karşımıza geçmiş dönemlerde birlikte olduğumuz siyasi partiler, rakipler çıkardılar. Oysa bu seçim ya Recep Tayyip Erdoğan’ın adayları ya da mevcut belediye başkanlarımız ya da iddialı adaylarımız tarafından kazanılabilir. Bu durum bize kaybettirirse Türkiye’ye kaybettirir. Çünkü Cumhur İttifakı’nın hedefi bellidir. Bunun karşısında bir çare var mı? Evet var. Bunun karşısında ikinci bir ittifak, çok güçlü bir ittifak, aslında kendine inandığında, güvendiğinde Cumhur İttifakı’nın yanından bile geçemeyeceği bir ittifak var. O ittifakın adı Türkiye ittifakıdır.

Türkiye ittifakında Alevi olsun, Sünni olsun eşitliği savunan herkes var. Türkiye ittifakında Kürt olsun, Türk olsun kardeşliğe inanan herkes var. Türkiye ittifakında sağcı olsun, solcu olsun belediyeler namuslu yönetilsin, israf olmasın, dayanışma olsun, garibe, fukaraya sahip çıkanlar olsun, rantçıların yerine halkçılar olsun diyen herkes var. Türkiye ittifakında karşı tarafın despotluğuna karşı demokratlar var. Sadece sosyal demokratlar yok, sosyal demokratlar var, muhafazakar demokratlar var, milliyetçi demokratlar var. Ama Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne inanan bütün demokratlar var. Tüm demokratlar olduğu gibi Kürt demokratlar da var. Alevi’si, Sünni’si, Çerkez’i, Laz’ı var ama bizim içimizde iyi insanlar var.

“KORKMAYIN. 31 MART’TA BİZ BİRLİKTE OLURSAK 31 MART BİZİMDİR, YARINLAR BİZİMDİR”

Buradan, Ankara’dan Yenimahalle’den bütün Türkiye’ye, Pir Sultan Abdal Cemevi’nin karşısından binlerce candan, ülkesini seven, namuslu, dürüst, çalışkan, haramdan, yalandan korkan bu güzel insanlardan aldığım enerji ile Türkiye’ye sesleniyorum: Korkmayın. 31 Mart’ta biz birlikte olursak, iyi insanlar birlikte olursak, dürüst insanlar birlikte olursak, çalışkan insanlar birlikte olursak, bu ülkede Cumhuriyet’e inanan, Atatürk devrimlerine inanan, Atatürk ve Cumhuriyet’in kurucu kadroları ile bir sorunu olmayan, onlara husumet değil hayranlık duyan bizler birlikte olursak 31 Mart bizimdir, yarınlar bizimdir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-cemevlerinin-yasal-bir-ibadethane-kabul-edilmesine-kadar-mucadeleyi-surdurecegiz/feed/ 0
Erdoğan: Milletimizin canına kasteden tüm alçaklarla mücadelemizi sürdüreceğiz https://www.haber28.com.tr/erdogan-milletimizin-canina-kasteden-tum-alcaklarla-mucadelemizi-surdurecegiz/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-milletimizin-canina-kasteden-tum-alcaklarla-mucadelemizi-surdurecegiz/#respond Sun, 11 Feb 2024 15:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5027 CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin her ne surette olursa olsun, bir güvensizlik ve huzursuzluk ortamına sürüklenmesine asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Son 21 yıldır olduğu gibi terör örgütleriyle, suç şebekeleriyle, çetelerle, şehir eşkıyalarıyla, milletimizin canına ve malına kasteden tüm alçaklarla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu vesileyle dünkü hadise sonrasında farklı mecralardan geçmiş olsun dileklerini ileten tüm siyasi parti genel başkanlarına teşekkür ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri kapsamında Tekirdağ’da miting düzenledi. Tarihi Valilik Binası Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka seslenen Erdoğan, selam ve sevgilerini ilettiği Tekirdağ’ın bugün bir başka güzel olduğunu belirterek, “Tekirdağ, bizim gözbebeğimiz. Tekirdağ’ı başkaları gibi öyle hesabi değil, hasbi olarak yürekten bağlıyız. 3 Kasım 2022’den beri Tekirdağ’ın tercihi ne olursa olsun, Tekirdağ’ı hiç kaderine terk etmedik, her fırsatta Tekirdağ’ın misafiri olduk. ya partimizin kongreleri, ya açılış törenleri, ya da mitinglerimiz vesilesiyle şehrimize sık sık geldik, sizlerle hasret giderdik. Son olarak bundan 8 ay önce Tekirdağlı kardeşlerimizle birlikteydik. 14-28 Mayıs seçimlerinde temennimiz; Tekirdağ’da Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaktı ancak bu arzumuzu maalesef gerçekleşemedi. Hayırlısı olsun diyoruz, demek ki kendimizi ve projelerimizi Tekirdağlı kardeşlerimize tam olarak anlatamadık. Demek ki Tekirdağ’ı ikna etmekte yetersiz kaldık. İnşallah bu eksiğimizi 31 Mart mahalli idareler seçimlerine telafi etmeye var mıyız? Bunun için önümüzde 50 gün var, bu 50 günü çok iyi değerlendirmemiz lazım. Hata varsa düzeltecek, sıkıntı varsa giderecek şayet insanımıza ulaşma noktasında engeller varsa mutlaka aşacağız. Çok daha fazla sayıda Tekirdağlı kardeşimizin gönlüne girmenin yollarını arayacağız ama hiçbir şart altında tercihinden dolayı milletimizi asla yargılamayacak, milletimize karşı kesinlikle hürmetsizlik etmeyeceğiz” dedi.

‘TIPIŞ TIPIŞ OYUNUZU VERECEKSİNİZ DİYEN KİBİRLİ BİR DİL OLAMAZ’

Erdoğan, birleştiren bir anlayışla siyaset yaptıklarını belirterek, “Muhalefet gibi hatayı, kusuru, yanlışı oy tercihinden dolayı seçmende değil, daima kendimizde arıyoruz. Bize oy versin veya vermesin, sandığa giden, özgür iradesini ortaya koyan, kullandığı oyla demokrasimizin gücüne güç katan her bir vatandaşımızın başımızın üstünde yeri var. Hangi siyasi partiden olursa olsun seçmen velinimetimizdir. Bizi, partimizi ve ittifakımızı rakiplerimizden ayıran temel vasfımız budur. Biz de CHP gibi vatandaşa; ‘tıpış tıpış gideceksiniz, oyunuzu vereceksiniz’ diyen kibirli bir dil olamaz. Bizde oy tercihleri sebebiyle insanımızı ‘makarnacı’, ‘kömürcü’, ‘göbeğini kaşıyan adam’ yaftası vurarak aşağılama olmaz. Bizde sırf kendisine oy verilmedi diye depremzedelere hakaret etmek, mağdurları gecenin bir yarısında kapı dışarı atmak olmaz. Bizde CHP’li belediye başkanları gibi ‘oy yoksa hizmet de yok’ diye milleti açık açık tehdit etmek olmaz. Meselenin trajikomik tarafı CHP’nin sadece oy vermeyenlere değil, yüksek oranlarda oy veren il ve ilçelerimize dahi hizmet etmemesidir. Beceriksizlik, iş bilmezlik, ideolojik bağnazlık bunları öyle bir esir almış ki nereye el atsalar orası adeta kuruyor, çöküyor, çürüyor. CHP’nin idare ettiği illerimizde vatandaşlarımız bırakın vizyonel projelerle tanışmayı, klasik belediyecilik hizmetlerini dahi almakta zorlanıyor. Düşünebiliyor musunuz? Millet görev vermiş, yetki vermiş, imkan vermiş ama bunlar çıkıyor, temel atmamakla, asfalt dökmemekle, yol yapmamakla övünebiliyor” diye konuştu.

‘BİR KEZ OLSUN VATANDAŞA ÖZ ELEŞTİRİ VERMEDİLER’

Erdoğan, 14-28 Mayıs seçim süreci ve sonrasında muhalefetin depremzedelere haraket savurmaktan çekinmediğini ifade ederek, “Depremzedelerimize bugün bile hatırladıkça onlar adına hicap duyduğumuz hakaretleri savurmaktan çekinmediler. Ama bir kez olsun kendilerini hesaba çekmediler. Bir defa bile egolarını ayaklar altına alıp, vatandaşa öz eleştiri vermediler. Millete parmak sallamadan önce şöyle aynanın karşısına geçip, ‘acaba nerede hata yapıyoruz?’ sorusu kendilerine sormadılar. Bir günah keçisi bulup, hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ettiler. Son seçim yenilgisinde de tüm faturayı ’13’üncü cumhurbaşkanımız’ diyerek yere göğe sığdıramadıkları bay Kemal’e kestiler. Türkiye’yi yönetmeye namzet gördükleri zatı, kendi partilerini yönetmeye yeterli görmediler. Aziz kardeşlerim, CHP başta olmak üzere muhalefetin mazisine baktığınızda bunun gibi sayısız garabet ve skandallarla karşılaşırsınız. Anadolu insanını hiçbir zaman hizmete ve hürmete layık bulmadılar. Biraz emek verip çalışıp, ter döküp, seçmenin kalbini ve zihnini kazanmak yerine kolaya kaçtılar. Kimi zaman vesayet odaklarından, kimi zaman emperyalist güçlerden, kimi zaman da son seçimlerde olduğu gibi terör baronlarından medet umdular. Aylarca Kandil’deki terör elebaşları, bunlar için açıkça oy istedi. Öyle değil mi? Kandil’den oy istediler. Benim Tekirdağlı kardeşim, Kandil’den oy isteyenlerin uzantılarına oy verir mi? 50 gün sonra sandıklarda bunlara gereken cevabı vermeye hazır mıyız? CHP ve şürekasından bir kez olsun, bu utanmazlığa itiraz gelmedi. Bugün de kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzaktan kumanda ettikleri yapılarla dikkat edin, çay demlemiyorsunuz, demlenerek seçim kazanmanın hesabını yapıyorlar. Niçin bu tür yollara tevessül ediyorlar biliyor musunuz? Çünkü bunların millete ve milli iradeye saygıları yok. Bunlarda demokrasiye ve demokrasi kültürüne bağlılık yok. Türkiye’nin önünü açmak, şehirlerimizi yeni yatırımlarla geliştirmekle ilgili bir dert yok. Bunun yerine ne var? Tek parti dönemi faşizmine özlem var. Vatandaşa tepeden bakma hastalığı var, terör örgütlerine şaşı bakma zihniyeti var. Siyasi ikballeri için her şeyi yapma omurgasızlığı var. Seçim meydanlarında tutamayacakları sözleri verme hainliği var. Ama artık millet nazarında tüm kredilerini bitirmiş, sıfırı tüketmişlerdir. CHP’nin istismar ve korku siyaseti inşallah 31 Mart’ta son bulacaktır” dedi.

‘SALDIRGANLARINDAN BİR TANESİ YAKALANDI’

Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışmaları esnasında gerçekleşen menfur olayı bir kez daha lanetlediğini söyleyen Erdoğan, “Saldırıda yaralanan vatandaşımıza Rabbi’mden acil şifalar diliyorum. İstanbul Emniyetimiz ve İstanbul Başsavcılığımız, gerekli tahkikatı titizlikle yürütmektedir. Türkiye’nin her ne surette olursa olsun, bir güvensizlik ve huzursuzluk ortamına sürüklenmesine asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Son 21 yıldır olduğu gibi terör örgütleriyle, suç şebekeleriyle, çetelerle, şehir eşkıyalarıyla, milletimizin canına ve malına kasteden tüm alçaklarla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu vesileyle dünkü hadise sonrasında farklı mecralardan geçmiş olsun dileklerini ileten tüm siyasi parti genel başkanlarına teşekkür ediyorum. Siyaset kurumunun bu konudaki hassas tavrını, demokrasimiz adına takdirle karşıladığımızı burada tekrar ifade etmek istiyorum. Bir tanesi yakalandı, diğerlerini de inşallah yakalayacağız” diye konuştu.

‘TESLİM ETTİĞİMİZ KONUT VE KÖY EVİ SAYISI, 31 BİNDEN FAZLA’

Deprem bölgesine yaptığı ziyareti anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Sevgili Tekirdağlılar, geçen hafta ‘asrın felaketi’ olarak nitelenen 6 Şubat depremlerinin birinci seneyi devriyesiydi. 53 binden fazla insanımızı toprağa verdiğimiz bu büyük afetin yıl dönümünü, deprem bölgesinde geçirdik, depremzedelerimizle kucaklaştık, dertleştik. Bu zor günde devlet olarak yanlarında olduğumuzu, acılarını samimiyetle paylaştığımızı gösterdik. Hükümetimizin deprem bölgesini asla ihmal etmediğini ve etmeyeceğini, çok açık ve net biçimde ziyaretimizde bir kez daha ortaya koyduk. Yapımı tamamlanan afet konutları ve köy evlerinin kuralarını çekerek hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Yalan yok, laf ola beri gele yok ve şu anda bütün illerimizi dolaşıyoruz ve hak sahiplerine de konutlarını teslim ediyoruz. Ziyaret ettiğim 5 ilimizde bizzat teslim ettiğimiz konut ve köy evi sayısı, 31 binden fazladır. Deprem turistleri görmese ve kabul etmese de devletimizin şefkat eli, deprem bölgesinin her daim üzerindedir. Durmak yok, yola devam. Bu gerçeği yurt dışından bölgeyi ziyarete gelen yabancı basın mensupları da açıkça dile getirmektedir. Sadece 11 ilimizi ve 14 milyon insanımızı değil, 85 milyon olarak hepimize acıya boğan bu afetin üstesinden Allah’ın izniyle geliyoruz ve geleceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi gideni geri getiremeyiz ama maddi zararları telafi etmek mümkün. Bu sürecin bize hatırlattığı en önemli husus, depreme dayanıklı binalar ve konutlar yapmamız gerektiğidir. Aslında TOKİ vasıtasıyla son 21 yılda 1 milyon 300 binden fazla konut üreterek, bu konuda ciddi mesafe kat ettik. Aynı şekilde kentsel dönüşüm projelerini destekleyerek, teşvik ederek hukuki süreçlerini basitleştirerek, kararlılığımızı ispat ettik. Tüm bunları da muhalefetin engelleme çabalarına rağmen yaptık. Sizler de gayet iyi biliyorsunuz. TOKİ ve kentsel dönüşüm meselesinde bize demediklerini bırakmadılar. Vatandaşımızın zihnini bulandırmak için ortaya olmadık yalanlar attılar. Mahalle ve apartman sakinlerini örgütleyerek, kışkırtarak, hukuki destek altında provoke ederek, kentsel dönüşüm projelerini sabote ettiler. Reklama verdikleri önemin yarısını, yönettikleri şehirlerin depreme dirençli hale getirilmesine vermediler. Kentsel dönüşümle şehrini depreme hazırlamak yerine vatandaşın önüne geçip eylem yapan, nümayiş yapan, belediye başkanları bile gördük. Maalesef aynı aymazlığı bugün de sergiliyorlar. Daha bir sene önce yaşadığımız büyük acıya ve yıkıma rağmen illerimizi afetlere hazırlama konusunda elle tutulur somut hiçbir adım atmıyorlar. Benzer çarpık bakış açısının Tekirdağ’da da olduğunun farkındayım. 31 Mart’tan sonra hükümet, belediye el ele vermek suretiyle iş birliği içinde kentsel dönüşüm süreçlerini daha da hızlandıracağız. Buna hazır mıyız? Özellikle çarpık ve sağlıksız yapılaşmanın yaygın olduğu deprem riski yüksek illerimize daha fazla yoğunlaşacağız.”

‘TEKİRDAĞ’I AYAĞA KALDIRACAĞIZ’

Tekirdağ’ı, Büyükşehir Belediye başkan adayı Cüneyt Yüksel ile yeniden ayağa kaldıracaklarını söyleyen Erdoğan, “Yeniden Tekirdağ diyoruz. Genç, dinamik bir yapıyla, Tekirdağ’da merkezi yönetim ve Tekirdağ Belediyemiz el ele vereceğiz ve Tekirdağ’ı ayağa kaldıracağız. Tekirdağ’ın da bu süreçte bizlere destek vereceğine, bu mücadelemizde bizleri yalnız bırakmayacağına inanıyorum. Tekirdağ’ı tıpkı hükümet işlerinde olduğu gibi yerel yönetim tarafında da hak ettiği hizmetlerle buluşturmak istiyoruz. Tekirdağ’ın, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuna acil ihtiyacı olduğu açıktır. İnşallah 31 Mart yerel seçimleri bu noktada, Tekirdağ’ımız için bir milat olacaktır. Tekirdağ ve Tekirdağlı kardeşlerimin 31 Mart’ta sandıklara gittiklerinde en doğru, en isabetli kararı vereceklerinden şüphe duymuyorum. Tekirdağ’a soruyorum; hazır mıyız? Tekirdağ, 31 Mart’ta ‘Türkiye Yüzyılı’ şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı Tekirdağ’la Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun” diye konuştu.

‘BİZLER DE EMANETİ SAHİBİNE TESLİM EDECEĞİZ’

Tekirdağ’a güncel rakamlarla 157 milyar liralık yatırım yaptıklarını söyleyen Erdoğan, “Asya-Avrupa koridorunun ilk parçasını oluşturan Halkalı-Kapıkule hızlı tren projemizle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. 2 kesimden oluşan bu projenin 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kesimi ve 76 kilometrelik Halkalı-Çerkezköy hattındaki çalışmalar devam ediyor. Türkiye’yi bir bütün olarak kalkındırmanın, büyütmenin, yüceltmenin çabasındayız. Tüm bu mücadeleyi, koltuk veya siyasi ikbal uğruna değil; evlatlarımıza daha müreffeh daha güçlü ve itibarlı bir Türkiye bırakmak için yapıyoruz. Ne diyoruz? Bu millete efendi olmaya değil; hizmetkar olmaya geldik. Bizlerin de eksiği, hatası, gücünü aşan sebeplerle ortaya çıkan bazı aksaklıklar olabilir. Gün olacak, bizler de emaneti sahibine teslim edeceğiz” dedi.

‘TEKİRDAĞ, CHP’NİN ESERSİZLİK SİYASETİNE MECBUR DEĞİLDİR’

Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Devletimizin bekası, milletimizin huzuru, evlatlarımızın aydınlık yarınları için döktüğümüz terin tanığı, 85 milyonun her bir ferdidir. 31 Mart’ta Tekirdağ’da artık bir yola ama yepyeni bir yola girelim diyorum. Öyleyse ne yapacağız? Şu 50 günde çok çalışmaya var mıyız? Tekirdağ, CHP’nin korku ve istismar üzerine kurulu esersizlik siyasetine mecbur değildir, mahkum değildir. Tekirdağ gelişme ve ilerleme yerine CHP’nin beceriksiz yönetimi altında hayatta kalma mücadelesi vermeye mahkum değildir. Tekirdağ’da muhalefetin sömürdüğü sahte ve sanal kaygılar, hizmetin önüne artık geçmemelidir. Tekirdağ, mevcut durumdan çok daha iyisini hak ediyor. Büyük şehir kimliğine uygun hizmetleri artık fazlasıyla hak ediyor. Gelin hep birlikte Tekirdağ’ı içine düştüğü bu dehlizden çıkaralım. Gelin Tekirdağ’ı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturalım. Bu konuda şehrimizde her açıdan çağ atlatacak güçlü bir kadro kurduk. Başka hesaplar peşinde koşmadan sadece hizmet edecek her anınızda hep yanınızda olacak ehil isimleri aday olarak belirledik. Geçtiğimiz günlerde tüm adaylarımızın tanıtımı yapıldı. Belediye başkan adaylarımızın tamamına güveniyoruz, inanıyoruz, kararlıyız ve kazanacağız. Tekirdağ’ın tercihinin de başta büyükşehir olmak üzere inşallah bu sefer Cumhur İttifakı’ndan yana olmasını temenni ediyoruz. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. 31 Mart akşamı Tekirdağ’dan müjdeli haberler bekliyorum. Şimdi son bir kez daha soruyorum. Tekirdağ, 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Tekirdağ, 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na destek veriyor muyuz? Rabbi’m yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-milletimizin-canina-kasteden-tum-alcaklarla-mucadelemizi-surdurecegiz/feed/ 0