Ölüm – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 18 Sep 2024 07:35:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Süper bakteri yayılıyor: Milyonlarca insan ölebilir https://www.haber28.com.tr/super-bakteri-yayiliyor-milyonlarca-insan-olebilir/ https://www.haber28.com.tr/super-bakteri-yayiliyor-milyonlarca-insan-olebilir/#respond Wed, 18 Sep 2024 07:35:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/super-bakteri-yayiliyor-milyonlarca-insan-olebilir/ Süper bakteri yayılıyor: Milyonlarca insan ölebilir

Antibiyotiklere direnç kazanarak tedavileri zorlaştıran bakteri veya patojen türleri olan süper bakteriler, küresel sağlık için artan bir tehdit olarak kabul ediliyor.

“The Lancet” dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 1990-2021 yılları arasında dünya genelinde antimikrobiyal direnç (AMR) olarak da adlandırılan süper bakteriler nedeniyle yılda bir milyondan fazla insan öldü.

YAŞLILAR SAVUNMASIZ

Çalışmada, süper bakterilerden kaynaklanan 5 yaş altı çocuk ölümlerinin son 30 yılda yüzde 50 azaldığı, bunun bebeklerde enfeksiyonları önleme ve kontrol etme önlemlerinin iyileştirilmesiyle gerçekleştiği belirtildi.

Ancak artık çocuklar süper bakterilere yakalandıklarında enfeksiyonların tedavisi çok daha zorlaşıyor.

Yaşlanan nüfusun enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale gelmesiyle ise aynı dönemde 70 yaş üstü ölümlerde yüzde 80’den fazla artış görüldü.

39 MİLYON KİŞİNİN ÖLÜMÜNE YOL AÇABİLİR

Çalışmada, birçok antibiyotiğe dirençli hale gelen bir stafilokok türü olan MRSA enfeksiyonlarından kaynaklanan ölümlerin 2021’de, 30 yıl öncesine göre iki katına çıkarak 130 bine çıktığı belirtildi.

Yeni araştırmada, ilaca dayanıklı süper bakteriler nedeniyle 2050 yılına kadar dünyada 39 milyon insanın öleceği, özellikle yaşlıların risk altında olacağı tahmin edilirken bu kasvetli senaryonun önlenmesi için harekete geçilmesi çağrısı yapıldı.

“TEHDİT BÜYÜYOR”

ABD merkezli Sağlık Ölçümleri Enstitüsü’nden çalışmanın ortak yazarı Mohsen Naghavi, AFP’ye yaptığı açıklamada “Bu bulgular, antimikrobiyal direncin onlarca yıldır bir küresel sağlık tehdidi olduğunu ve bu tehdidin giderek arttığını ortaya koyuyor.” dedi.

Çalışmanın 204 ülke ve bölgedeki 520 milyon kişinin sağlık verilerini içerdiği bildirilirken “Antimikrobiyal direnç doğal bir olgu olmakla birlikte antibiyotiklerin aşırı ve yanlış kullanımı sorunu kötüleştirdi.” denildi.

PROBLEMİN ADI: ANTİMİKROBİYAL DİRENÇ

Araştırmacılar, antimikrobiyal dirençten kaynaklanan ölümlerin 2050’ye kadar yılda yaklaşık iki milyona ulaşarak yüzde 67 artacağını tahmin etmek için modelleme kullandı.

Modellemeye göre, bu durum yıllık yaklaşık yüzde 75’lik bir artışla 8.2 milyon ölüme daha yol açacak.

Senaryoya göre, antimikrobiyal direncin önümüzdeki çeyrek yüzyılda doğrudan 39 milyon insanı öldüreceği belirtildi.

ÖLÜMLER YÜZDE 146 ARTACAK

70 yaş üstü kişilerde ölümlerin yüzde 146 oranında artacağı tahmin edildi.

Modellemede, dünya ciddi enfeksiyonlara yönelik bakımı ve antimikrobiyal ilaçlara erişimi iyileştirmek için çalışırsa, 2050’ye kadar 92 milyon insanın hayatının kurtarılabileceği belirtildi.

ensonhaber iconFurkan Can
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/super-bakteri-yayiliyor-milyonlarca-insan-olebilir/feed/ 0
Eskişehir’de Özel Ümit Hastanesi’nde Anestezi Teknisyeni Hayatını Kaybetti https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ozel-umit-hastanesinde-anestezi-teknisyeni-hayatini-kaybetti/ https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ozel-umit-hastanesinde-anestezi-teknisyeni-hayatini-kaybetti/#respond Sat, 17 Aug 2024 14:45:40 +0000 https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ozel-umit-hastanesinde-anestezi-teknisyeni-hayatini-kaybetti/ Eskişehir’de Özel Ümit Hastanesi’nde çalışan 34 yaşındaki anestezi tenkiyesini Özlem Sarı, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Özel Ümit Hastanesi’nde anestezi tenkiyesini olarak çalışan 34 yaşında Özlem Sarı, dün gece geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Genç sağlık çalışanın acı haberi, başta ailesi ve mesai arkadaşları olmak üzere yakınlarını yasa boğdu.

Özel Ümit Hastanesi de sosyal medya hesabından, “Değerli çalışma arkadaşımız Özlem Sarı vefat etmiştir. Sevenlerine başsağlığı dileriz. Cenazemiz bugün Gündoğdu Mahallesindeki Emir Sultan Camii’nden kaldırılacaktır” ifadelini içeren taziye mesajını yayımladı. – ESKİŞEHİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ozel-umit-hastanesinde-anestezi-teknisyeni-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Sosyal Medya Fenomeni Yağmur Taktaş’ın Ölümüne Sevgilisinin Neden Olduğu İddia Edildi https://www.haber28.com.tr/sosyal-medya-fenomeni-yagmur-taktasin-olumune-sevgilisinin-neden-oldugu-iddia-edildi/ https://www.haber28.com.tr/sosyal-medya-fenomeni-yagmur-taktasin-olumune-sevgilisinin-neden-oldugu-iddia-edildi/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:49:25 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26537 ABD’de yaşamını yitiren sosyal medya fenomeni Yağmur Taktaş’ın teyzesinin anlattıkları tüyler ürpertti. Yeğeninin darbedilip tutulduğu yerde aç bırakıldığını da söyleyen teyze, “Kıskançlığı yüzünden yeğenimin kaşını ve saçlarının ön kısmını kazıyordu. Kimse ona bakmasın, beğenmesin, diye. Hem ABD’de hem Türkiye’de hukuk mücadelesi başlattık.” ifadelerini kullandı.

SOSYAL MEDYA FENOMENİ ABD’DE HAYATINI KAYBETTİ

“İşte Benim Stilim” isimli televizyon yarışmasıyla ünlenen Adanalı sosyal medya fenomeni Yağmur Taktaş (28), 3 Nisan’da ABD’de fenalaşarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi için otopsi yapılan Taktaş’ın cansız bedeni, 20 Nisan’da hava yoluyla getirildiği Adana’daki Kabasakal Mezarlığı’nda toprağa verildi. Taktaş’ın ailesi, daha önce darbedilen ve dalağını kaybeden kızlarının ölümüne sebep olduğunu iddia ederek avukatları aracılığıyla Türk asıllı ABD vatandaşı ressam sevgilisi A.C.F.’den şikayetçi oldu.

“DAYAK YEDİĞİ İÇİN YEĞENİMİN DALAĞI ALINMIŞTI”

Taktaş’ın yaşadığı tüm sıkıntıları sürekli paylaştığı Adana’da yaşayan ve kimliğinin açıklanmasını istemeyen teyzesi K.C, yeğeninin 2 senedir A.C.F. ile sevgili olduğunu öne sürdü. A.C.F.’nin yeğenine saplantılı bir aşk beslediğini anlatan K.C., “Geçen yıl yeğenimi İstanbul’a geldiklerinde dövmüştü. Ağır darbe alan yeğenimin götürüldüğü hastanede dalağı alınmıştı. Bu olayla ilgili açılan dava halen devam ediyor. Ancak yeğenim tehditler sonucu şikayetini geri çekti ama yargılama kamu davası olduğu için sürdü” diye konuştu.

Taktaş’ın sevgilisiyle geçen yıl ağustos ayında tatil amaçlı ABD’ye gittiğini ancak geri dönmediğini aktaran K.C., baskı ve tehdit nedeniyle psikolojisinin her geçen gün kötüye giden yeğenini sevgilisinin bırakmadığını da anlattı.

“KANINDA ÖLÜME SEBEP OLMAYACAK KADAR UYUŞTURUCU ÇIKTI”

DHA’ya açıklamalarda bulunan teyze K.C. şunları söyledi: “Yeğenimin ölümünü konsolosluğun açtığı telefonla öğrendik. Annesi, babası, biz, yıkıldık. Ailenin tek çocuğuydu. Hayatını kaybettiği hastanedeki doktorla tercüman aracılığıyla görüşme yaptık. Kesin ölüm sebebi otopsi sonucunda belirlenecek. Bu da 4-5 ay sürüyormuş. Kanında ölüme sebep olmayacak kadar uyuşturucu çıktığını söylediler. Yeğenimin ölmesinde sevgilisinin mutlaka bir bağlantısı olduğunu düşünüyorum hatta adım kadar eminim çünkü biz sürekli iletişimdeydik.

“KISKANÇLIĞI YÜZÜNDEN YEĞENİMİN SAÇLARININ ÖN KISMINI KAZIYORDU”

Yeğenimi bu madde öldürdüyse onu bile sevgilisinin verdiğinden eminim. Kıskançlığı yüzünden yeğenimin kaşını ve saçlarının ön kısmını kazıyordu. Kimse ona bakmasın, beğenmesin, diye. Yeğenimi öldüresiye dövdü, dalağını kaybetti. Türkiye’deyken de bu şiddet sürüyordu. Yağmur yanına gitmeyince sosyal medya hesabından paylaşımlar yapıp, kötü fotoğraflarını paylaşıyordu. Evimize geliyordu. Yağmur 1.80 boyunda ama son zamanlarda 50 kiloya kadar düşmüş, ufacık kalmıştı. Kızımı darbetmesinin yanı sıra aç bırakıyordu, dışarı çıkarmıyordu. Psikolojisi de bozulmuştu, adeta paranoyak olmuştu.”

“BANA ‘YÜRÜYECEK KADAR BİLE HALİM YOK’ DİYORDU”

Yağmur ile mesajlaşmalarını da dava dosyasına koyduklarını dile getiren K.C., soruşturmanın tüm yönleriyle araştırılmasını isteyerek şöyle konuştu: “Bana gönderdiği mesajlarda sürekli Türkiye’ye dönmek istediğini ancak erkek arkadaşının buna izin vermediğini, ona sürekli vurduğunu ve kötü davrandığını söylüyordu. Son dönemde konsolosluğa başvurmasını söylüyordum ama ‘Teyze yürüyecek kadar bile halim yok’ diyordu. Kızımı aç bırakarak işkence yaptığını düşünüyorum.

“CEP TELEFONU KULLANMASINA İZİN VERMİYORDU”

Cep telefonu kullanmasına genellikle izin vermiyordu. Daha önceki tehditlerinden de şikayetçi olmuştuk ama işlem yapılmadı. Hem ABD’de hem Türkiye’de hukuk mücadelesi başlattık. Bu konunun asla peşini bırakmayacağız. Kesin ölüm nedeniyle ilgili otopsi raporunu bekliyoruz. Yeğenimin en azından mezarında rahat uyumasını istiyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sosyal-medya-fenomeni-yagmur-taktasin-olumune-sevgilisinin-neden-oldugu-iddia-edildi/feed/ 0
Erzurum Trafik İstatistikleri: Ölüm ve yaralanmalı kazalarda 3. sırada https://www.haber28.com.tr/erzurum-trafik-istatistikleri-olum-ve-yaralanmali-kazalarda-3-sirada/ https://www.haber28.com.tr/erzurum-trafik-istatistikleri-olum-ve-yaralanmali-kazalarda-3-sirada/#respond Thu, 27 Jun 2024 00:24:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22953 TÜİK 2024 Mart ayı dönemi Erzurum Trafik istatistiklerini paylaştı. Erzurum, Bölge illeri düzeyinde, ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazası sayısında 3, maddi hasarlı trafik kazası sayısı düzeyinde 1, trafik kazaları yaralı sayısında da 3’üncü sırada yer aldı.

Erzurum Trafik Verileri

Erzurum’da Mart ayında 1, yılın ilk üç ayında kaydedilen trafik kazalarında 2 kişi yaşamını yitirdi. İlde Ocak – Mart döneminde meydana gelen ölüm ve yaralanmalı trafik kazası sayısı Doğu Anadolu Bölgesi toplamında yüzde 12,67, ülke toplamında ise yüzde 0,53’lük oran gösterdi.

Erzurum Mart 2024 Verileri

TÜİK verilerine göre Erzurum’da 2024 Mart ayı döneminde 100 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, 194 maddi hasarlı kaza oluştu. Bu kazalarda 1 kişi yaşamını yitirdi, kazalarda 169 kişi ise yaralandı.

Erzurum Ocak – Mart Dönemi

Erzurum’da bu yılın Ocak – Mart ayları kapsamında 274 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, 602 maddi hasarlı kaza kaydedildi. 3 aylık düzeyde yaşanan trafik kazalarında 469 kişi yaralandı, 2 kişi yaşama veda etti.

Doğu Anadolu Verileri

Bölgede, bu yılın ilk 3 ayında 2 bin 162 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, 3 bin 330 maddi hasarlı trafik kazası tespit edildi. Bölgede yaşanan kazalarda 31 kişi yaşamına veda etti, 3 bin 800 kişi yaralandı. Bölgede kaydedilen ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazası sayısı ülke toplamında yüzde 4,19’luk oran gösterdi.

Ülke Verileri

Ülkede, bu yılın Ocak – Mart ayları diliminde 51 bin 549 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, 82 bin 318 maddi hasarlı trafik kazası tespit edildi. Ülkede yaşanan kazalarda 554 kişi yaşamına veda etti, 73 bin 568 kişi yaralandı.

Erzurum’un Bölge Toplamındaki Oransal Verileri

Erzurum’da kaydedilen ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası sayısı bölge toplamında yüzde 12,6’lık oran gösterirken, maddi hasarlı trafik kazası oranı yüzde 18,07, kaybedilen kişi sayısı yüzde 6,45, yaralı sayısı ise yüzde 12,34’lük oran verdi.

Bölge İlleri Kaza Dağılımı

Trafik istatistik Bülteni Mart 2024 sonuçları itibariyle Ağrı’da 145, Bingöl’de 121, Bitlis’te 115, Elazığ’da 263, Erzincan’da 147, Erzurum’da 274, Hakkari’de 44, Kars’ta 85, Malatya’da 450, Muş’ta 68, Tunceli’de 37, Van’da 307, Ardahan’da 26, Iğdır’da 80 ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazası tespit edildi.

Bölge İlleri Ölüm Sayısı Dağılımı

Malatya bölge illeri içinde en fazla sayıda trafik kazası kaybı yaşayan il oldu. TÜİK verilerine göre, Yılın ilk 3 ayında meydana gelen trafik kazalarında Doğu Anadolu Bölgesi illeri Ağrı’da 2, Bingöl’de 5, Bitlis’te 2, Elazığ’da 4, Erzincan’da 1, Erzurum’da 2, Kars’ta 2, Malatya’da 6, Muş’ta 3, Tunceli’de 1, Van’da 3 kazazede yaşamını yitirdi.

Bölge İlleri Yaralı Sayısı

2024’ün Ocak – Mart döneminde meydana gelen trafik kazalarında, Bölge illeri olan Ağrı’da 266, Bingöl’de 255, Bitlis’te 216, Elazığ’da 418, Erzincan’da 243, Erzurum’da 469, Hakkari’de 65, Kars’ta 187, Malatya’da 757, Muş’ta 120, Tunceli’de 63, Van’da 584, Ardahan’da 49 ve Iğdır’da ise 108 kişi yaralanarak tedavi altına alındı. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzurum-trafik-istatistikleri-olum-ve-yaralanmali-kazalarda-3-sirada/feed/ 0
Eskişehir’de 6 yaşındaki Nur Elif T’nin ölümüyle ilgili babaanne ve halasına hapis cezası https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-6-yasindaki-nur-elif-tnin-olumuyle-ilgili-babaanne-ve-halasina-hapis-cezasi/ https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-6-yasindaki-nur-elif-tnin-olumuyle-ilgili-babaanne-ve-halasina-hapis-cezasi/#respond Thu, 20 Jun 2024 06:12:49 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21871 Eskişehir’de 6 yaşındaki Nur Elif T’nin ölümüyle ilgili tutuklu yargılanan babaannesine 29 yıl 2 ay, halasına 26 yıl 8 ay hapis cezası verildi, amcası ise suçlamalardan beraat etti.

4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Nur Elif T’nin babaannesi Cihangül K, amcası Sezer T. ve halası Deniz T. katıldı. Nur Elif T’nin babası Gökhan T. ve annesi Sibel T. ile tarafların avukatları da duruşma salonunda yer aldı.

Ölen kızın babası Gökhan T, duruşmada Sezer T’nin kendisinin öz kardeşi olduğunu ve mütalaaya bir diyeceğinin bulunmadığını söyledi.

Sezer T’nin olayla ilgisi olmadığını kaydeden baba, “Sezer’den şikayetim yok. Deniz ve Cihangül’ü de Allah’a havale ediyorum, şikayetçiyim. Cezalandırılmalarını istiyorum.” dedi.

Sanık babaanne Cihangül K. savunmasında, oğlu Gökhan T’nin kendisi hakkında yalan söylediğini öne sürerek, “Sibel, Gökhan ve eski eşimin iftiralarından dolayı yargılanıyorum. Hiçbir şeyden haberdar değildim. Ölüm olayını gerçekleştiği gün öğrendim. Bana iftira atıldı. Ben o evde kalmıyorum. Sibel ve Gökhan eski eşimle bir olup beni suçluyorlar. Çocuklara hiçbir zaman bakmadım. Bu olayla benim alakam yoktur. Beraatimi talep ediyorum.” diye konuştu.

Sanık amca Sezer T. ise yeğeninin ölümüyle ilgisinin bulunmadığını belirterek, “Yeğenimin ölüm haberini yakınlarımıza veren benim. Ağabeyimin dediği gibi yeğenimin ölümünden yararlanıp bana iftira atılıyor. Diğer suçlamaları da kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum.” dedi.

Sanık hala Deniz T. de suçlamaları kabul etmeyerek, “Çocukların dedesi Ali T. onlara bakmak için ara ara götürürdü. Yeğenlerime çok iyi bakmıştım. Bunu ağabeyim de iyi bilir. Tahliyemi talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, babaanne Cihangül K’ya “kasten öldürme” suçundan 23 yıl hapis cezasına hükmetti. İyi hal indirimi uygulanarak ceza, 19 yıl 2 aya düşürüldü. Cihangül K’ye ayrıca Nur Elif T’nin kardeşleri Y.T. (10) ve M.T’ye (13) yönelik “eziyet” suçundan da 5’er yıl hapis cezası verildi.

Hala Deniz T. hakkında ise “kasten öldürme” suçundan verilen 22 yıl hapis cezası, iyi hal indirimiyle 18 yıl 4 aya indirildi. Deniz T. için Nur Elif’in 2 kardeşine yönelik “eziyet” suçundan verilen 5’er yıl hapis cezası da iyi hal indirimiyle beraber 4 yıl 2’şer ay olarak kararlaştırıldı.

Amca Sezer T’ye de yeğeninin ölümünün ardından çıkan tartışmada akrabasını tehdit ettiği gerekçesiyle “tehdit ve hakaret” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Sezer T. ayrıca yeğeninin ölümüne ilişkin “kasten öldürme” ve “eziyet” suçlamalarından ise beraat etti.

Kararın ardından birbirine sarılarak ağlayan sanıklardan Cihangül K. duruşma salonundan çıkarılırken “Ben suçsuzum, hiçbir şey yapmadım.” diye bağırdı.

İddianameden

Tepebaşı ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Uzunpınar Sokağı’nda iki ağabeyi ile yaşayan Nur Elif T. (6), 14 Aralık 2022’de rahatsızlanmasının ardından tedaviye alındığı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetmiş, bakımsız kaldığı iddia edilen kızın ölümüne ilişkin gözaltına alınan halası Deniz T, amcası Sezer T. ve babaannesi Cihangir K. tutuklanmıştı.

Babası Gökhan T. ile annesi Sibel T. cezaevinde tutuklu bulunan Nur Elif T’nin ağabeyleri Y.T. (9) ve M.T. (12) ise Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce korumaya alınmıştı.

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianamede yer verilen adli tıp raporunda, Nur Elif T’nin farklı tarihlerde fiziksel istismara maruz bırakıldığı ve ölümünün uzun süreli beslenme yetersizliğine bağlı gerçekleştiği belirtilmişti.

Ayrıca iddianamede, maktul ve mağdurların insani şartlarda ve insani koşullarda yaşamadıkları, soğuk bir ortamda, eşyasız, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine uygun olmayan koşullarda yaşadıkları, odadan ayrılmalarına engel olacak şekilde kapıya çan bağlamak suretiyle kapının açılmasından sanıkların haberdar oldukları, mağdur çocukların ve maktulün günlerce herhangi bir besin maddesi yemeden çatı arasında kaldıklarına yer verilmişti.

Elif Nur T’nin günlerce hatta haftalarca aç bırakılarak şüpheliler tarafından ölüme terk edildiği aktarılan iddianamede, mağdurların ise yine açlığa ve susuzluğa terk edildikleri buna rağmen sanıkların bu duruma aldırış etmeden yaşantılarına devam ettikleri, kendileri uygun ortamda ve yeterli beslenme imkanı bulmuşken maktul ve mağdurları bu imkanlardan bilerek mahrum ettikleri belirtilmişti.

Sanıkların, “çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, korumaya alınan 2 kardeş için “çocuğa karşı eziyet” suçundan 16’şar yıla kadar hapsi isteniyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-6-yasindaki-nur-elif-tnin-olumuyle-ilgili-babaanne-ve-halasina-hapis-cezasi/feed/ 0
Pregabalin: Tehlikeli Bir İlaç mı? https://www.haber28.com.tr/pregabalin-tehlikeli-bir-ilac-mi/ https://www.haber28.com.tr/pregabalin-tehlikeli-bir-ilac-mi/#respond Mon, 20 May 2024 22:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18804 Pregabalin son dönemde dünya genelinde ölüm vakalarıyla anılmaya başlandı.

Bu etkin maddeye sahip ilaçlar 2019’dan bu yana Türkiye’de de yeşil reçeteyle satılıyor. Yeşil reçete, bağımlılık ve kötüye kullanma potansiyeli olan ilaçlar için düzenlenen özel bir reçete türü.

Dünya genelinde pek çok kullanıcı bu ilacı düzenlemelere tabi olmayan internet sitelerinden veya yasa dışı yollardan alıyor.

Peki bu ilaç nedir ve neden tehlikeli?

Pregabalin ne için kullanılıyor?

Pregabalin epilepsi, sinir ağrıları ve anksiyete tedavisinde kullanılıyor.

Tablet, kapsül ve likit olarak bulunabiliyor.

Alzain, Axalid, Lyrica ve Signature gibi markalı ilaçlar da bu etkin maddeyi içeriyor.

Yan etkileri nedir?

Pregabalin yeni Valium veya yeni bira lakabıyla da anılıyor. Bunun nedeni, sakinleştirici veya alkol gibi kullanan kişiyi rahatlatması.

Öte yandan fazla miktarda almak veya diğer rahatlatıcı maddelerle birlikte kullanmak uyuşukluk veya nefes sorunlarına yol açabiliyor.

Bu ilacı kullananlara alkolden uzak durmaları tavsiye ediliyor.

Opiatlarla birlikte kullanıldığında nefes almayı yavaşlatıyor. Opiatların etkisini gidermek için kullanılan naloxone adlı antidot ise pregabalinin etkilerini hiçbir şekilde hafifletemiyor.

Pregabalin bağımlılık yapar mı?

Pregabalinin “hafif kafa” olarak da adlandırılan sakinleştirici etkisi nedeniyle bazı kullanıcılar buna zaman içinde bağımlı olabiliyor.

Özellikle de geçmişinde madde bağımlılığı olanlar pregabaline de bağımlılık riski taşıyor.

Nasıl bırakılır ve yoksunluk hissettirir mi?

Bazı kullanıcılar ilacı bırakmakta zorlanıyor.

Yoksunluk belirtileri arasında ruh halinde değişim, öfke, uyarılma, anksiyete, panik gibi psikolojik etkilerin yanı sıra terleme, baş ağrısı ve üşüme yer alabiliyor.

Bunu bırakmak isteyenlerin sağlık profesyonellerinden yardım alması tavsiye ediliyor.

Doktorunuz tarafından öyle yapmanız söylenmedikçe ilacı aniden bırakmamanız gerekiyor. Genellikle bir hafta veya daha uzun süreli bir doz azaltımıyla ilaç bırakılıyor.

Reçetesiz almak yasa dışı mı?

İngiltere ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelerde pregabalin yalnızca reçeteyle alınabiliyor.

Fakat Orta Doğu’daki bazı ülkelerde reçetesiz satılıyor.

Ayrıca çok sayıda internet sitesi de bu ilacı başka ülkelerden göndererek satıyor.

Pregabalin kaç ölümle ilişkilendirildi?

Bu ilaç ABD ve İngiltere’de 1993 yılında piyasaya sürüldü.

Nature Communications dergisinde yayımlanan bir araştırma, pregabalin ve benzer bir diğer ilaç olan gabapentin kullanımının dünya genelinde 2008-2018 arası dört katına çıktığını ortaya koymuştu.

Yalnızca İngiltere’de 2022’de sekiz milyon reçeteli pregabalin satıldı. Aynı yıl 441 ölüm bu ilaçla ilişkilendirildi.

2023’te Avustralya Yıllık Aşırı Doz Raporu’nda, ülkede 2000-2021 yılları arasında 887 ölüm pregabalin ve gabapentinle ilişkilendirildi. Bu ölümlerin yüzde 93’ünde pregabalin kullanılmıştı.

İngiltere’de 2004-2020 arası gerçekleşen pregabalin ölümlerinin çoğunlukla bu ilacın başka uyuşturucularla birlikte kullanıldığı durumlarda görüldüğü tespit edildi.

Hayatını kaybedenlerin büyük kısmı bu ilacı reçetesiz edinmişti.

Tehlikeli pregabalin kullanımı başka hangi ülkelerde arttı?

Sırbistan’da pregabalin ve gabapentin kullanımı 2008-18 yılları arasında her sene yüzde 60 arttı.

Sırbistan Ulusal Zehir Kontrol Merkezi verilerine göre 2012-2022 arasında bu iki ilaçtan kaynaklanan 374 akut zehirlenme vakası tespit edildi. Bunların yüzde 96’sı pregabalin kaynaklıydı.

Suudi Arabistan ve Ürdün’deki yetkililer de ülkelerinde bu ilacın kullanımının arttığını, özellikle de genç erkeklerin daha çok kullandığını belirtiyor.

2017’de Birleşik Arap Emirlikleri Ulusal Rehabilitasyon Merkezi, 30 yaş altında en yaygın kullanılan uyuşturucunun pregabalin ve gabapentin olduğunu açıklamıştı.

Mart ayında bu ülkede 2,75 milyon adet yasa dışı pregabalin hapı ele geçirildi.

Geçen yıl Kuveyt’te de 15 milyon pregabalin kapsülü ve yarım ton da toz halinde pregabalin yakalandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/pregabalin-tehlikeli-bir-ilac-mi/feed/ 0
Navalni’nin cenazesi Cuma günü Moskova’da yapılacak https://www.haber28.com.tr/navalninin-cenazesi-cuma-gunu-moskovada-yapilacak/ https://www.haber28.com.tr/navalninin-cenazesi-cuma-gunu-moskovada-yapilacak/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10608 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en önemli muhaliflerinden Aleksey Navalni’nin cenazesinin Cuma günü Moskova yapılacağı bir sözcüsü tarafından doğrulandı.

Cenaze töreni, Moskova’daki bir kilisede düzenlenen veda töreninin ardından Borisovskoye Mezarlığı’nda yapılacak.

Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya, cenazenin barışçıl bir şekilde yapılıp yapılamayacağını ve polisin katılımcıları gözaltına alıp almayacağını bilmediğini söyledi.

Navalni’nin 16 Şubat’ta cezaevinde rahatsızlanarak aniden hayatını kaybettiği bildirilmişti.

Yıllarca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en önemli muhalifleri arasında sayılan Navalni’nin ölümünden, eşi Yulia Navalnaya ve birçok dünya lideri Rus devletini sorumlu tutuyor.

Ölüm nedenine ilişkin şimdiye kadar çok az ayrıntı açıklandı.

Rus yetkililer ölümünden sonra 8 gün boyunca Navalni’nin cenazesini annesi Lyudmila’ya teslim etmeyi reddetti.

Geçtiğimiz günlerde Navalni’nin sözcülerinden bir tanesi, annesine üç saat içinde “gizli” bir cenaze töreni yapılmasını kabul etmesinin söylendiğini belirtti.

Aksi takdirde Navalni’nin öldüğü IK-3 ‘Kutup Kurdu’ adlı cezaevi tesisinde defnedileceği söylendi.

Navalni’nin annesi, oğlunun doğal nedenlerle öldüğüne dair bir ölüm belgesi imzalamaya zorlandığını söyledi.

Navalni’nin sözcüsü Kira Yarmysh, Salı günü yaptığı açıklamada cenaze törenini yapmak için bir yer bulmakta zorlandıklarını söyledi.

Yarmysh, bazı yerlerin tamamen dolu olduklarını iddia ettiklerini, diğerlerinin ise etkinliğin kimin için olduğunu öğrendiklerinde reddettiklerini söyledi.

Sosyal medyada yaptığı paylaşımda Yarmysh, “Konuştuğumuz bir yer, cenaze hizmetleri sağlayan şirketlerin bizimle çalışmasının yasak olduğunu söyledi” dedi.

Navalnaya, AP’de konuştu: ‘Batı’nın stratejisi işe yaramıyor’

Cenaze törenine ilişkin ayrıntılar, Yulia Navalnaya’nın bugün Strazburg’da Avrupa Parlamentosu’nda konuşma yaptığı sırada geldi.

Navalnaya konuşmasında Rusya’nın Ukrayna’daki “acımasız ve sinsi” savaşını kınadı ve Batı’nın Rusya ile mücadele stratejisinin işe yaramadığını söyledi.

Navalnaya, “Daha öncekilerden hiçbir farkı olmayan yeni bir karar ya da yeni bir dizi yaptırımla Putin’e zarar veremezsiniz” diye konuştu.

Bunun yerine milletvekillerini eşinden ilham almaya çağırdı ve onu “her şey için ama özellikle de siyaset için her zaman yeni fikirleri olan” bir “mucit” olarak nitelendirdi.

Navalnaya, “Sıkıcı olmayı bırakmalısınız” dedi.

Aleksey Navalni’nin kurucusu olduğu Yolsuzlukla Mücadele Vakfı’nın Direktörü Ivan Zhdanov, X’te (eski adıyla Twitter) yaptığı paylaşımda, cenazeyi 29 Şubat’ta yapmak istediklerini, ancak “o gün etrafta mezar kazabilecek tek bir kişinin bile olmadığının kısa sürede anlaşıldığını” söyledi.

Zhdanov, bunun nedeninin de Putin’in aynı gün önemli bir konuşma yapacak olması olduğunu ima etti:

“Kremlin, Aleksey’e veda edeceğimiz günde kimsenin Putin’i ve konuşmasını umursamayacağının farkında.”

Zhdanov, insanları “Aleksey’e veda etme şansına sahip olmak için” erken gelmeye teşvik etti.

Sabah yapılacak veda töreninin ardından yerel saatle 14:00’te cenaze töreni ve 16:00’da defin işlemi gerçekleştirilecek.

İnsan hakları grubu OVO-Info’ya göre, Navalni’nin ölümünden bu yana, Rusya genelinde yaklaşık 400 kişi onun için çiçek bıraktıktan sonra gözaltına alındı.

Cenaze törenine de polisin yoğun katılım göstermesi bekleniyor.

Geçtiğimiz günlerde Navalni’nin sağ kolu olarak tanınan araştırmacı gazeteci Maria Pevchikh, ölümünün bir mahkum takasıyla serbest bırakılmak üzere olduğu sırada gerçekleştiğini açıkladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/navalninin-cenazesi-cuma-gunu-moskovada-yapilacak/feed/ 0
Polen Kıtlığı ve Hastalıklar Nedeniyle Arı Kovanlarında Kayıplar Yaşanıyor https://www.haber28.com.tr/polen-kitligi-ve-hastaliklar-nedeniyle-ari-kovanlarinda-kayiplar-yasaniyor/ https://www.haber28.com.tr/polen-kitligi-ve-hastaliklar-nedeniyle-ari-kovanlarinda-kayiplar-yasaniyor/#respond Fri, 15 Mar 2024 06:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9950 Polen kıtlığı nedeniyle yavru yapamayarak kışa yorgun giren ve parazitsel hastalıkla mücadelede yaşanan sorunlar nedeniyle arı kovanlarında ciddi kayıplar yaşandığı belirtildi.

Kayseri’de 35 yıldır arıcılık yapan İsmail Genç, AA muhabirine, Esenyurt Mahallesi’ndeki alana 3 yıl önce 200 kovan yerleştirdiğini, çeşitli nedenlerle yaşanan arı ölümlerinden dolayı bu yıl elinde 10 kovan kaldığını belirtti.

Arı kayıplarının zamanla arttığına ve bu durumun endişe verici olduğuna dikkati çeken Genç, “Bu yılki arı ölüm oranı yüzde 90 civarında. Sonbaharda yağışların olmaması ve polen eksikliğinden dolayı bu arılar güz yavrusunu atamadı. Havalar soğuk gitseydi ve arılar uyuşmuş olsaydı yani salkım yapmış olsaydı o zaman bu arı ölmezdi. Hava bu şekilde gittiği, üretim yani yavru olmadığı için ölüyorlar.” diye konuştu.

Metin Kirazgiller de 29 yıldır arıcılık yaptığını, geçen yıl arı zararlısı varroa (parazit) ile mücadele ettiklerini ve kovanlarda önemli kayıplar yaşadıklarını söyledi.

Bu sezon da arı ölümleri yaşadıklarına değinen Kirazgiller, “Havalar iyi gidiyor, ağaçlar uyanıyor. Arılar kış uykusuna tam geçemedi, bu da üremeyi olumsuz etkiledi.” ifadelerini kullandı.

Süleyman Sanoğlu da Kocasinan ilçesi Mollahacı Mahallesi’nde 14 yıldır arıcılık yaptığını dile getirdi.

Arıların havanın güneşli olmasına aldandığına işaret eden Sanoğlu, dışarı çıkan arıların geri gelmediğini ve öldüklerini bildirdi.

Sanoğlu, 2023 yılının arıcılar için sıkıntılı geçtiğini anımsatarak, “Bizim de hatalarımız var, varroa ile mücadeleyi fazla yapamadık, geç kaldık, balı erken alamadık.” dedi.

Arıcıların eğitilmesi ve desteklenmesi önerisi

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necati Muz ise arıcıların 2023 yılını ciddi kuraklık neticesinde polen kıtlığı yaşayarak geçirdiklerini hatırlattı.

Bu durumdaki arı kolonilerinin sonbaharda kendilerini yeterince toparlayamadıklarını ve yavru yapamayarak kışa yorgun, yaşlı arı nüfusuyla girmek zorunda kaldıklarını belirten Muz, “Arıcılar varroa mücadelesini de ihmal edebiliyorlar. Bal hasadından sonra etkili varroa tedavisi yapılamayan ve sonbaharda yeterince polen bulamayan kolonilerde viral hastalık rastlanma oranı ciddi şekilde artıyor. Bu da arı kayıplarına yol açıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Muz, Türkiye’de 12 farklı bal arısı virüsü tespit edildiğini belirterek, erken ilkbaharla özellikle şeftali, kayısı gibi meyve ağaçlarına kullanılan zirai ilaçların arıların kimyasal kalıntı içeren polenleri kovana getirmesine sebep olduğunu, bu ilaçların kovanın sıcak ortamında buharlaşarak arıların tamamını etki altına aldığını ve küresel ölçekte ciddi kayıplar yaşadığını vurguladı.

Prof. Dr. Muz, arıların milyonlarca yıldır her türlü iklim değişikliğine karşı dayanabilen, buz devrini bile atlatan ve günümüze kadar ulaşabilen canlılar olduğunun altını çizerek, “Türkiye’deki meteorolojik verilere göre arıların ölümüne sebep olacak çok ciddi ortalama ısı farkları resmi kayıtlarda yer almamaktadır. Ölümlerin kontrol altına alınabilmesi için arıcıların, yetiştiricilerin, üreticilerin farklı şekillerde desteklenmesi ve eğitilmesine önem verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde insanların ihtiyaç duyacağı kalıntıdan ari gıda güvenliği yüksek bal, polen, arı sütü, propolis gibi ürünler yerli kaynaklardan yeterince temin edilemeyecektir.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/polen-kitligi-ve-hastaliklar-nedeniyle-ari-kovanlarinda-kayiplar-yasaniyor/feed/ 0
Navalni’nin cesedinin nerede olduğu belirsizliğini koruyor https://www.haber28.com.tr/navalninin-cesedinin-nerede-oldugu-belirsizligini-koruyor/ https://www.haber28.com.tr/navalninin-cesedinin-nerede-oldugu-belirsizligini-koruyor/#respond Sun, 25 Feb 2024 22:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7213 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en önemli muhaliflerinden Aleksey Navalni’nin cezaevinde rahatsızlanarak hayatını kaybettiğinin bildirilmesinin üzerinden üç gün geçmesine rağmen cesedinin nerede olduğuna dair belirsizlik sürüyor.

Navalni’nin annesinin üç gündür oğlunun cenazesine erişemediği belirtiliyor.

Navalni’nin sözcüsü Kira Yarmysh, Navalni’nin annesinin bugün oğlunun tutulduğu cezaevinin yakınındaki kasabada bulunan morgu ziyaret etmek istediğini ancak girişine izin verilmediğini söyledi.

Onunla birlikte morga giden avukatlardan birinin “dışarı atıldığını” söyleyen Yarmysh, görevlilerin Navalni’nin cesedinin orada olup olmadığı sorusuna yanıt vermediğini belirtti.

Rus cezaevi yetkilileri, Navalni’nin Cuma günü bulunduğu cezaevi tesisinde yürüyüş yaptıktan sonra rahatsızlandığını ve bilincini kaybettiğini, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak öldüğünü duyurdu.

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, cezaevi yetkililerinin Navalni’nin ölümüyle ilgili tüm incelemeleri yaptığını açıkladı.

Ancak Kira Yarmysh, Navalni’nin ölümünü araştıran komitenin ilgili soruşturmanın genişletildiğini ve ölüm nedeninin hala “bilinmediğini” söylediğini aktardı.

Sosyal medya platformu X’ten yaptığı paylaşımda Yarmysh, “Yalan söylüyorlar, zaman kazanmaya çalışıyorlar ve bunu gizlemiyorlar bile” ifadelerini kullandı.

Yarmysh, incelemenin neden geciktiğine dair resmi bir açıklama yapılmadığını, ne zaman sonuçlanacağının bilinmediğini söylüyor.

Navalni’nin ekibi, Kremlin yetkililerini ölümle ilgili “izleri örtmekle” suçluyor.

Ekip, Navalni’nin bedeninde herhangi bir yaralanma belirtisi olup olmadığını kontrol etmek istiyor.

Navalni üç yıl önce askeri alanda kullanılan bir sinir gazı ile zehirlenmiş, tedavi için yurt dışına gitmesi ise yetkililer tarafından geciktirilmişti.

Nerede tutuluyordu?

47 yaşındaki muhalif lider, 2021’den bu yana Rusya’nın ücra bir bölgesindeki cezaevinde tutuluyordu. Navalni’nin 19 yıllık hapis cezası vardı.

Navalni’nin tutulduğu IK-3 ‘Kutup Kurdu’ adlı cezaevi tesisi, Moskova’nın 1900 kilometre kuzeydoğusundaki Harp’ta bulunuyor.

Tesis, Kuzey Kutup Bölgesi’nin kuzeyinde yer alıyor ve kış aylarında hava sıcaklığı -30 dereceye kadar düşebiliyor.

Tesis o kadar ücra bir yerde ki ziyaretçilerin bölgeye ulaşması neredeyse imkansız.

Navalni daha önce Moskova’dan yaklaşık dört saat uzaklıktaki Melekhovo’daki cezaevinde tutuluyordu.

Hapishanede geçirdiği süre boyunca Navalni çeşitli sağlık sorunları yaşadı.

2020 yılında Noviçok adlı kimyasal madde ile zehirlendi ve ardından tedavi için Almanya’ya götürüldü.

22 Ocak’ta Navalni, IK-3 tesisindeki gardiyanların Rus milli marşını çalmak için herkesi sabah 05:00’te uyandırdığını anlatmıştı.

Navalni, “Ve hemen ardından ülkedeki en önemli ikinci şarkı: Shaman’ın ‘Ya Russky’ geliyordu” demişti.

Bu şarkı “Ben Rus’um” anlamına geliyor ve Rusya’da Putin’in resmi olmayan bir marşı haline geldi.

Yulia Navalnaya: Ben korkmuyorum, siz de korkmayın

Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya bu sabah sosyal medya platformu X’ten video aracılığıyla yeni bir açıklama yaptı.

Eşinin çalışmalarını kendisinin sürdüreceğini ve Rusya için savaşmaya devam edeceğini söyleyen Yulia, “Merhaba ben Yulia Navalnaya. Benim yerimde bir başkasının olması gerekiyordu ama o kişi Vladimir Putin tarafından öldürüldü” dedi.

“Putin, Kuzey Kutup Bölgesi’nin ötesinde bir hapishanede, Aleksey Navalni’yi sadece bir insan olarak öldürmekle kalmadı, umudumuzu, özgürlüğümüzü ve geleceğimizi de öldürmek istedi” diyen Yulia şöyle devam etti:

“Putin’in üç gün önce Aleksey’i neden öldürdüğünü tam olarak biliyoruz. Yakında size anlatacağız. Aleksey için yapabileceğimiz en önemli şey savaşmaya devam etmek.”

“Ben korkmuyorum, siz de korkmayın” diye devam eden Yulia, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Sizi yanımda durmaya çağırıyorum. Sadece bizi saran ve bir türlü bırakmayan keder ve bitmek bilmeyen acıyı paylaşmaya değil, sizi ayrıca geleceğimizi öldürmeye yeltenenlere karşı duyduğumuz öfke ve nefreti paylaşmaya çağırıyorum.

“Sizinle Aleksey’in sözleriyle konuşuyorum ve buna yürekten inanıyorum. Az şey yapmanın utanılacak bir yanı yok. Ama hiçbir şey yapmamanın utanılacak bir tarafı var.

“İhtiyacımız olan şey özgür, huzurlu ve mutlu bir Rusya. Kocamın hayalini kurduğu geleceğin harika Rusya’sı. Benim yaşamak ve çocuklarımızın büyümesini istediğim ülke. Sizinle birlikte inşa etmek istediğim ülke. Aleksey Navalni’nin hayal ettiği ülke. İhtiyacımız olan şey bu.

“Ancak bu şekilde yaptığı akıl almaz fedakarlık boşa gitmemiş olacak.”

AB, Navalni adına Rusya’ya yaptırım uygulanmasını önerdi

Birçok ülke lideri geçtiğimiz günlerde yaptıkları açıklamalarda Navalni’nin ölümünden Kremlin’i sorumlu tuttu.

ABD Başkanı Joe Biden Putin’in sorumlu olduğunu söyledi ve Ukrayna’ya yönelik yardımlara muhalefet eden Donald Trump ve Cumhuriyetçileri eleştirdi.

ABD’nin Navalni’nin ölümüyle ilgili olarak Rusya’ya yönelik yaptırım düşünüp düşünmediği sorusunu yanıtlayan Biden, birden çok seçenek üzerinde düşündüklerini kaydetti.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü, Navalni’nin ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, “Tamamen şeffaf ve güvenilir bir soruşturma” beklediklerini kaydetti.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Navalni’nin cesaretini hayatıyla ödediğini söyledi.

Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya ise “Bu korkunç habere inanıp inanmamam gerektiğini bilmiyorum” dedi.

Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bugün AB Dış İlişkiler Konseyi için AB liderlerinin bir araya geldiği Brüksel’de konuştu.

AB’nin Rus muhalefetine bir “destek mesajı” göndermesi gerektiğini söyleyen Borrell, insan hakları ihlallerinden sorumlu kişi ve kurumları hedef alan yaptırımların Navalni’nin adıyla yeniden isimlendirilmesini önerdi.

Güvenlik Konseyi üyelerinin bugünkü toplantıda Moskova’ya yönelik yeni yaptırımları görüşmesi bekleniyor.

Görüşmelere Yulia Navalnaya’nın da katılması öngörülüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/navalninin-cesedinin-nerede-oldugu-belirsizligini-koruyor/feed/ 0
Stoltenberg: “(Navalny’nin ölümü) Rusya’nın cevaplaması gereken sorular var” https://www.haber28.com.tr/stoltenberg-navalnynin-olumu-rusyanin-cevaplamasi-gereken-sorular-var/ https://www.haber28.com.tr/stoltenberg-navalnynin-olumu-rusyanin-cevaplamasi-gereken-sorular-var/#respond Wed, 21 Feb 2024 00:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6440 – Stoltenberg: “(Navalny’nin ölümü) Rusya’nın cevaplaması gereken sorular var”

Avrupalı liderlerden Rus muhalif Navalny’nin ölümüne ilişkin açıklamalar

MOSKOVA – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rus muhalif lider Alexei Navalny’nin tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetmesinin ardından yaptığı açıklamasında, “Tüm gerçeklerin ortaya konması gerekiyor. Rusya’nın cevaplaması gereken sorular var. Navalny, uzun yıllar boyunca özgürlüğün ve demokrasinin güçlü sesi oldu” dedi.

Rusya Federal Cezaevi Servisi (FSIN), 47 yaşındaki Rus muhalif lider Alexei Navalny’nin tutuklu bulunduğu Yamal Yarımadası’ndaki cezaevinde yaşamını yitirdiğini açıkladı. Navalny’nin ölümüyle ilgili yapılan açıklamada, “3 No’lu cezaevinde hükümlü Aleksey Navalny, 16 Şubat’ta yürüyüş yaptıktan sonra kendini kötü hissetti ve bilincini kaybetti. Kurumun sağlık çalışanları hızlıca geldi ve ambulans çağrıldı. Hayata döndürme çabaları sonuç vermedi. Acil servis doktorları Navalny’nin ölümünü raporladı. Ölüm nedeni tespit edilmeye çalışılıyor” denildi. Rus muhalifin ölümünün açıklanmasının ardından Avrupalı politikacılar da açıklama yaptı.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rus muhalif lider Alexei Navalny’nin ölümüne ilişkin, “Rusya’dan gelen haberler karşısında üzgün ve endişeliyim. Tüm gerçeklerin ortaya konması gerekiyor. Rusya’nın cevaplaması gereken sorular var. Navalny, uzun yıllar boyunca özgürlüğün ve demokrasinin güçlü sesi oldu. Bugün, duygu ve düşüncelerim ailesi ve sevdiklerinin yanında ve Navalny’nin uzun yıllar yaptığı gibi demokrasi, özgürlüğe inan herkesi desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Rusya’nın yanıtlaması gereken ciddi sorular olduğunu sözlerine ekleyen Stoltenberg, “Rusya’nın giderek daha otoriter bir güç haline geldiğini ve muhalefete karşı uzun yıllar boyunca baskı uyguladığını gördük, görüyoruz” dedi.

“Cesaretinin bedelini hayatıyla ödedi”

Almanya Başbakanı Olaf Scholz ise Rus aktivistin “cesaretinin bedelini hayatıyla ödediğini” söyledi.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medya paylaşımında demokrasi ve özgürlük değerleri için mücadele ettiğini kaydederek, “İdealleri uğruna en büyük fedakarlığı yaptı. AB, bu trajik ölümden yalnızca Rus rejimini sorumlu tutmaktadır. Ailesine ve dünyanın dört bir yanında en karanlık şartlarda demokrasi için mücadele edenlere en derin taziyelerimi sunuyorum. Mücadele edenler ölür ancak özgürlük için mücadele asla sona ermez” ifadelerini kullandı.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak da Navalny’nin hayatı boyunca inanılmaz bir cesaret sergilediğini dile getirerek ölümünün ise “korkunç bir haber” ifadesini kullandı.

“Rusya sorumludur”

ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Münih Güvenlik Konferansı’nda gerçekleştirdiği konuşmasında Navalny’nin bir Rus hapishanesinde hayatını kaybetmesine ilişkin haberini “korkunç bir haber” olarak nitelendirerek, “Elbette korkunç bir haber. Eğer doğrulanırsa Putin’in acımasızlığının bir başka işareti olacaktır. Anlattıkları hikaye ne olursa olsun, açık olalım: Rusya sorumludur” dedi.

“Putin tarafından öldürüldü”

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise, Rus muhalifin Putin tarafından öldürüldüğünün “aşikar” olduğunu kaydederek, “Putin hesap vermeli” dedi. Zelenskiy, “Açıkçası, işkence gören diğerleri gibi Putin tarafından öldürüldü” ifadelerini kullandı.

“Navalny’nin sürgündeki ölümü Putin rejiminin gerçekliğini gösteriyor”

Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus muhalif Navalny’nin “Rus zulmüne yönelik direnişini hayatıyla ödediğini” dile getirerek, “Navalny’nin sürgündeki ölümü Putin rejiminin gerçekliğini gösteriyor” dedi.

Çekya Dışişleri Bakanı Jan Lipavsky, Putin’e karşı mücadele ettiği için hapse atılan ve işkenceye uğrayarak hayatını kaybeden bir adamın anısını onurlandırma çağrısında bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/stoltenberg-navalnynin-olumu-rusyanin-cevaplamasi-gereken-sorular-var/feed/ 0
ABD’de Nitrojen Gazıyla İdam Edilecek İlk Kişi: Kenneth Eugene Smith https://www.haber28.com.tr/abdde-nitrojen-gaziyla-idam-edilecek-ilk-kisi-kenneth-eugene-smith/ https://www.haber28.com.tr/abdde-nitrojen-gaziyla-idam-edilecek-ilk-kisi-kenneth-eugene-smith/#respond Wed, 24 Jan 2024 05:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3423 Kenneth Eugene Smith, Perşembe günü ABD’de daha önce test edilmemiş bir yöntemle idam edilecek. ABD’de nitrojen gazıyla zehirlenerek infaz edilen ilk kişi olacak. İnfaza günler kala, BBC’ye konuşan Smith, bu deneysel sürece dair düşüncelerini anlattı.

Uyarı: Bu yazı, infaza dair bazı okuyucuların rahatsız edici bulabileceği anlatılar içeriyor.

Kenneth Eugene Smith, ölüme ilk yaklaştığında, Alabama eyaletindeki infaz memurlarının onu öldürmek için birkaç saati vardı.

Onu sedyeyle Holman İnfaz Merkezi’ndeki “ölüm odasına” taşıdılar ve öldürücü seviyede kimyasal enjekte ettiler.

Ancak başarısız oldular.

Smith’in avukatına göre, çok sayıda denemeye ve kolunda açılan yaralara rağmen damar bulunamadı. Saat geç olduğunda artık eyaletin ölüm yetkisinin süresi dolmuştu.

Bu Kasım 2022’deydi. Şimdi, Alabama onu bir kez daha öldürmeyi deneyecek.

Eyalet bu kez Smith’e hava sızdırmaz bir maske takarak saf nitrojeni içine çekmeye zorlayacak. Bu inaktif gaz, vücudundaki oksijeni tüketecek.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği geçtiğimiz hafta, daha önce kullanılmamış bir infaz yönteminin işkence ya da diğer bir acımasız, insanlık dışı, aşağılayıcı uygulama anlamına gelebileceğini söyledi. İnfazın durdurulması çağrısında bulundu.

Federal Mahkeme, avukatının infazı durdurma talebini reddettiği için son karar hala geçerli. Smith, Perşembe günü idam edilecek.

Smith, 1989’da 1.000 dolar karşılığında bir vaizin karısı Elizabeth Sennett’i bıçak ve darpla öldüren iki kişiden biriydi.

Modern Amerika’da iki kez idama götürülen tek ve nitrojen gazı uygulamasıyla karşı karşıya kalan ilk kişi olacak.

Smith, BBC’nin aracı ile yönlendirdiği sorulara yazılı olarak cevap verdi.

‘Bedenim çöküyor, sürekli kilo kaybediyorum’

Alabama eyaletinde idam mahkumları ve gazetecilerin yüz yüze görüşme gerçekleştirmesi yasak. Geçtiğimiz hafta ona telefonla ulaştık ancak kendini iyi hissetmediği için röportajı devam ettirmek istemedi.

“Sürekli berbat haldeyim. Düzenli olarak panik atak geçiriyorum. Bunlar gün içinde başa çıkmaya çalıştıklarımın küçük bir parçası. En basit haliyle işkence” diye yazıyor Smith.

Alabama’ya “çok geç olmadan [idamı] durdurma” çağrısı yapıyor.

Eyalet, nitrojen gazı infazının kısa sürede bilincini kaybetmesine neden olacağını ancak bir kanıt bırakmayacağını söylüyor.

Tıbbi uzmanlar ve bu yönteme karşı olanlar, sinir sistemini etkileyecek şiddetli kasılmadan bitkisel hayatta kalacak şekilde sağ kalmasına, hatta maskede sızıntı olup odadaki diğer kişileri de öldürme olasılığına kadar, karşılaşılabilecek felaketlere karşı uyarıyor.

BBC’ye yaptığı açıklamada, “Kenny’nin ölümden korkmadığına eminim, bunu gayet net belirtti. Ancak bu süreçte daha büyük bir işkence yaşamaktan korkuyor” diyor manevi danışman Dr. Jeff Hood.

Hood, nitrojen sızıntısının tehlikelerini açıklayan yasal bir feragatname imzaladı.

“Ondan birkaç adım uzakta olacağım ve bunu yaparak hayatımı tehlikeye attığım konusunda tıbbi uzmanlar tarafından defalarca uyarıldım. Eğer hortumda, maskede bir sızıntı olursa, odaya kesinlikle nitrojen sızabilir”.

BM’ye gönderilen araştırmanın yazarlarından bir uzman, bunun kabul edilemez bir tehlike seviyesi olduğunu söylüyor.

Emory Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden anesteziyoloji profesörü Dr. Joel Zivot Alabama yetkililerini, “acımasız” infazlar konusunda “korkunç” bir kaydı olmakla suçluyor:

“Kenneth Smith’in Amerika’nın en kötü insanı olduğu sonucuna varmak zorundayım çünkü Alabama onu öldürmekte o kadar kararlı ki onu öldürmek için başka insanları da öldürmeyi göze alıyorlar.

“Nitrojen gazıyla ilgili sağlıklı gönüllülerle yapılan erken bir çalışmada, hemen hemen herkes yaklaşık 15 ila 20 saniyelik nefes alma sırasında bir nöbet geçirdi.”

Bu senaryoya göre, Smith şiddeti spazmlar yaşamaya başlamadan önce bilincini kaybedecek.

Alabama, ABD’de en çok idam cezası verilen eyaletlerden biri. Şu anda 165 kişi ölüm sırasında.

2018’den beri, eyalette hüküm giymiş mahkumların hayatta kaldığı üç başarısız ölümcül enjeksiyon girişimi oldu.

Avukatlarının, zaman sınırının dolduğu gerekçesiyle müvekkillerinin hayatını kurtarmaya çalıştıkları belirtiliyor.

İncelemede bunun infazcılar için “gereksiz zaman sınırı baskısı” yarattığı belirtildi.

Bu kez Smith’i infaz etmek için geceyarısına kadar değil, daha uzun bir “saat aralığı” verilecek.

Yasal idamları durdurma yetkisi bulunan Alabama Valisi Kay Ivey, uzmanların uyarılarına ve eyalete yapılan suçlamalara yorum yapmayı reddetti. Başsavcılık ofisi BM’nin endişelerini “Smith’inkiler gibi asılsız” olarak değerlendirdi.

Yapılan açıklamada, mahkemenin Smith’in endişeleri ve farklı tıbbi uzmanların görüşlerini dinlediği ve Smith’in nitrojen hipoksiyasıyla ilgili endişelerinin “spekülatif” ve “teoritik” olduğuna karar verildiği yazıldı.

Nitrojen gazı ile idam lehine oy veren Cumhuriyetçi eyalet avukatı Reed Ingram BM’nin eleştirilerine karşı geldi.

BBC’ye yaptığı açıklamada, “Bence bu süreç onun kurbanına yaptığından daha iyi” dedi ve ekledi:

“Valimiz bir Hıristiyan. Bütün bunları tartıştı ve bunun ölçülü olduğunu düşünüyor. Eminim onu çok üzmüştür ama kanun böyle”.

BBC Elizabeth Sennett’in ailesine ulaştı. Aile, Perşembeden önce yorum yapmak istemediklerini söyledi.

1996 yılında jüri Smith için şartlı tahliye olmadan ömür boyu hapis cezası tavsiye etmişti. Ancak yargıç buna uymayarak ölüm cezası verdi.

Duruşma sırasında Smith, kurban öldürüldüğünde orada olduğunu ancak saldırıda rol almadığını söylemişti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/abdde-nitrojen-gaziyla-idam-edilecek-ilk-kisi-kenneth-eugene-smith/feed/ 0