Opera – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 20 Oct 2024 23:09:53 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İstanbul’da Sukhishvili gösterisi https://www.haber28.com.tr/istanbulda-sukhishvili-gosterisi/ https://www.haber28.com.tr/istanbulda-sukhishvili-gosterisi/#respond Sun, 20 Oct 2024 23:09:53 +0000 https://www.haber28.com.tr/istanbulda-sukhishvili-gosterisi/ Georgian National Ballet “Sukhishvili”, 8 Aralık’ta İstanbul Kongre Merkezi’nde sahne alacak. “Sukhishvili” Gürcistan’daki ilk profesyonel devlet dans topluluğu ve Gürcü ulusal dansını tüm dünyada popüler hale getirdi.

Gürcistan’ın geleneksel folklor öğelerini modern bir koreografiyle bir araya getiren gösteri, izleyenlere görsel bir şölen yaşatacak. Gürcü halkının mücadelesini, acılarını ve kahramanlığını anlatan gösteri, muhteşem kostümler ve etkileyici koreografiyle dikkat çekiyor. 2 Erkekler hem savaşçı hem de asil doğalarını sergileyen bir coşkuyla dans ederken, sahnede süzülen kadınlar zarif danslarıyla izleyicileri büyülüyor.

.png.png

Gürcistan Ulusal Balesi “Sukhishvili” 1945 yılında Iliko Sukhishvili ve Nino Ramishvili tarafından resmi olarak kuruldu. Gürcistan Ulusal Balesi, 500’den fazla turnede beş kıtada, 90’dan fazla ülkede sahne aldı, 10.000’den fazla konser gerçekleştirdi ve 50 milyondan fazla seyirciye ulaştı. Gürcistan Ulusal Balesi’nin yaklaşık 100 dansçısı ve kendi orkestrası bulunuyor. Gösterinin biletleri Biletinial’da satışa çıktı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbulda-sukhishvili-gosterisi/feed/ 0
Antalya Devlet Opera ve Balesi 25 Yılda 90 Eser ve 366 Konserle Sanatseverlerin Karşısına Çıktı https://www.haber28.com.tr/antalya-devlet-opera-ve-balesi-25-yilda-90-eser-ve-366-konserle-sanatseverlerin-karsisina-cikti/ https://www.haber28.com.tr/antalya-devlet-opera-ve-balesi-25-yilda-90-eser-ve-366-konserle-sanatseverlerin-karsisina-cikti/#respond Sat, 29 Jun 2024 05:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23365 Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü bünyesinde 1999’da sanat hayatına başlayan Antalya Devlet Opera ve Balesi (DOB), 25 yılda 90 eser ve 366 konserle sanatseverlerin karşısına çıktı.

İlk kez “Gala Konser” ve “Çardaş Prensesi” isimli operet ile perdelerini aralayan Antalya DOB, Haşim İşcan Kültür Merkezi’ndeki opera sahnesinde sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

Kurulduğu günden bu yana sahnesinde, Giuseppe Verdi, Giacomo Puccini, Gaetano Donizetti ve Pietro Mascagni gibi opera dünyasının önemli bestecilerinin tınıları yankılanan Antalya DOB, seçkin bale eserlerini ve müzikalleri de sahnesine taşıyor.

Sanat sezonunda birçok temsili kapalı gişe oynayan Antalya DOB, festivallerde, yurt içinde ve yurt dışındaki temsillerde de Türk kültüründeki eserlere yer vererek sanata katkıda bulunuyor.

“25 yıllık süreçte yaklaşık 700 bin kişiyi ağırladık”

Antalya DOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Akın Ulutaş, AA muhabirine, kurumun 5 Nisan 1999’da kurulduğunu anlattı.

Mevcut durumda 330 kişilik bir kadroya sahip olduklarını belirten Ulutaş,” “Başladığımız günden bugüne 35 opera, 43 bale, 12 müzikal ve operet, 366 konser sahneledik. 25 yıllık süreçte yaklaşık 700 bin kişiyi ağırladık. Konserlerimiz ve temsillerimiz hala seyircilerimizin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Antalya DOB olarak her sene çıtamızı daha da yükseğe koyarak, daha güzel işler yapmaya gayret ediyor ve çok başarılı işler yapıyoruz.” diye konuştu.

Ulutaş, Antalya DOB’un kentte düzenlenen Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali’nde de aktif görev aldığını ve çok sayıda eseri sahnelediğini dile getirdi.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde de sanatseverlerle buluştuklarını belirten Ulutaş, “Bu zamana kadar Finlandiya, Almanya gibi çeşitli ülkelerde sahne aldık. Hatta bu sene Macaristan’da bir Türk operası olan ‘IV. Murat Operası’nı sanatseverlerle buluşturacak, ülkemizi temsil edeceğiz. Ayrıca bu 25 yılda sanatçılarımızın birçoğu yurt dışından ödüller aldılar. Orkestramız en başarılı orkestralardan biri seçildi. Bunlar da kurumumuz için oldukça gurur verici.” ifadelerini kullandı.

Antalya DOB’un her eserde seyircilerden aynı coşku ve sevgiyi gördüğüne dikkati çeken Ulutaş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Genel müdürlüğümüze bağlı 6 operadan en çok turist ağırlayan operayız. Bu da ayrı bir gurur ve mutluluk. Bu yıl 6 operamızın da biletlerine yoğun ilgi var. Türkiye’de opera ve baleye gittikçe artan bir ilgi var. Bu oldukça gurur verici bir tablo. Hemen hemen bütün operalarda biletler çıktığı anda tükeniyor. Biz en büyük keyfi seyircilerimizin alkışlarından aldığımız için bilet satışlarıyla da çok mutlu ve gururluyuz. Nice 25 yıllara diyoruz.”

“Şehir dışından izlemeye gelen daimi seyircilerimiz var”

25 yıldır kurumda çalışan Genel Müdürlük Sanat Danışmanı ve solist sanatçı Nurdan Küçükekmekçi ise kente geldiklerinde kendilerini kültür elçileri gibi hissettiklerini anlattı.

Bir nevi, Antalya’ya bu sanatı tanıtma görevini üstlendiklerini belirten Küçükekmekçi, “Bu nedenle bizim için çok önemli ve kutsaldı. Yıllar içerisinde geldiğimiz nokta gerçekten çok güzel. Bizi takip eden, şehir dışından izlemeye gelen daimi seyircilerimiz var. Bu da sanatsal ivmemizin yükseldiğini ve eser seçimlerimizin doğruluğunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Antalya DOB Baş Rejisörü ve solist sanatçı Serhat Konukman da kurumun, İstanbul’dan sonra Türkiye’de nüfusuna göre en çok izleyici ağırlayan ikinci kent olduğunu söyledi.

Kurumun, sanatçıları, sahne arkasında teknik ve sanat ekibiyle oldukça başarılı olduğunu belirten Konukman, seçkin eserlerin sahneye konulmasında tüm ekibin büyük titizlikle çalıştığını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-devlet-opera-ve-balesi-25-yilda-90-eser-ve-366-konserle-sanatseverlerin-karsisina-cikti/feed/ 0
Muş’ta Azerbaycanlı besteci Üzeyir Hacıbeyli’nin eseri sahnelendi https://www.haber28.com.tr/musta-azerbaycanli-besteci-uzeyir-hacibeylinin-eseri-sahnelendi/ https://www.haber28.com.tr/musta-azerbaycanli-besteci-uzeyir-hacibeylinin-eseri-sahnelendi/#respond Sat, 25 May 2024 02:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19031 Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü repertuvarındaki Azerbaycanlı besteci Üzeyir Hacıbeyli’nin eseri “Arşın Mal Alan” opereti, Muş’ta sahnelendi.

Muş Valiliği, Muş Belediyesi ve Muş Alparslan Üniversitesi işbirliğiyle kente gelen Ankara Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü sanatçıları, “1071 Malazgirt Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Arşın Mal Alan” opereti için sahne aldı.

Modern Azerbaycan müziğinin öncüsü ve 1908’de bestelediği “Leyla ile Mecnun” eseriyle “Doğu’nun ilk opera bestecisi” ünvanını elde eden Hacıbeyli’nin, genç bir tüccarın, kurnaz arkadaşının yardımıyla arşın malcı (kumaş satıcısı) kılığında kapı kapı dolaşırken girdiği bir evdeki kızı görüp aşık oluşunun hikayesinin anlatıldığı operet ilgiyle izlendi.

Etkinlik sonrasında konuşan Muş Valisi Avni Çakır, Muş’un kültür ve sanat alanındaki etkinlikler konusunda ne kadar hassas olduğunu bu gece gördüklerini söyledi.

Daha önceki tiyatro, müzik ve gösterilerde olduğu gibi salonun muhteşem olduğunu ifade eden Çakır, “Sanatçılarımızla sohbet ettik. Onlar da Muş halkının ilgisinden memnun olduklarını söylüyorlar. Harika bir geceydi. Bundan sonra da Muş’un kültür ve sanat hayatına bu etkinliklerle renk katmaya devam edeceğiz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi.

“Tüm devlet kademesinin yanımızda olması çok değerliydi”

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk ise ana temalarından birinin mesleklerini en iyi şekilde icra etmek olduğunu belirtti.

Mükemmel bir ekiplerinin olduğunu ifade eden Sağtürk, şunları kaydetti:

“En iyi seçilmiş sanatçılarımız ve teknik ekibimizle bu işi yürütmeye çalışıyoruz. En büyük görevimiz sanatı tanıtmak, sevdirmek, yaymak. Muş’ta da birçok gittiğimiz şehir gibi hayatında belki de ilk kez bir opera seyredecek seyircimiz vardı. İlk kez seyredecek seyircimizin hassasiyetlerini, onların beğenisini alabilmek adına eser seçimlerinde dikkat etmek gerekiyor. Benim mutluluğum şu açıkçası. Hem seyircimizin teveccühü hem de tüm devlet kademesinin yanımızda olması çok değerliydi.”

Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican da “Muş Alparslan Üniversitesi’nde 6 yıl sonra ikinci kez opereti izliyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Biz de göreve başladığımız günden beri üniversitemizi sanat, kültür ve spor merkezi haline getirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.” dedi.

Muş Belediye Başkanı Feyat Asya ise “Burada bulunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Dediğimiz gibi bundan sonra, sosyal, kültür, sanat, spor ve eğitimi zirveye taşıyacağız. Bu anlamda kültür ve sanata verdiği önemden dolayı Sayın Valimize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Ankara Devlet Opera ve Balesi Müdürü Volkan Kıran da opereti bu akşam Muşlularla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurguladı.

Kıran, “Muşlu kardeşlerimiz bu akşam bizi yalnız bırakmadılar. Gerçekten bugün çok güzel bir akşam yaşadık. İnşallah, bizi bugün dakikalarca ayakta alkışlayan kıymetli kardeşlerimizin karşısına başka eserlerle de gelebilme imkanı buluruz.” diye konuştu.

Etkinliğe, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, vali yardımcıları Tahir Yılmaz, Cihat Abukan, Mustafa Batuhan Alpboğa, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/musta-azerbaycanli-besteci-uzeyir-hacibeylinin-eseri-sahnelendi/feed/ 0
Ankara Devlet Opera ve Balesi Aşk İksiri Operasını Sahneleyecek https://www.haber28.com.tr/ankara-devlet-opera-ve-balesi-ask-iksiri-operasini-sahneleyecek/ https://www.haber28.com.tr/ankara-devlet-opera-ve-balesi-ask-iksiri-operasini-sahneleyecek/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:37:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15960 Ankara Devlet Opera ve Balesi, 192 yıl dünya prömiyeri yapan ve o zamandan beri dünyada en çok sahnelenen komik opera türlerinden biri olarak gösterilen Aşk İksiri operasını, klasik haliyle yeniden sanatseverlerle buluşturacak.

Yazıldığından bu yana birçok kez farklı yorumlarla sahnelenen İtalyan besteci Gaetano Donizetti’ye ait Aşk İksiri, ilk kez 1832 yılında Milano’da seyirci karşısına çıktı.

Ankara Devlet Opera ve Balesince sahnelenecek komik opera türünün en iyi örnekleri arasında gösterilen eser, Opera Sahnesi’nde yarın akşam prömiyer yapacak.

Eserin rejisörü Aydın Buğra Güven, temsilin genel provası sonrası AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aşk İksiri’nin 1800’lerde geçse de Türkiye’de de çok sık işlenen ve filmlere konu olan zengin kız, fakir oğlan aşkını anlattığını söyledi.

Güven, “Zengin kız, fakir bir oğlana aşık oluyor ama evlenemiyorlar. Onun yerine kendi sınıfından olduğunu düşündüğü Belcore ile evleniyor. Ama sonuçta ne olursa olsun, aşk ve sevgi kazanıyor. Ankara Operası olarak Başkent seyircisi için bu eseri tekrar yorumladık. Klasik bir reji oldu. Dünyada en çok sergilenen operalardan biri Aşk İksiri. Türkiye’de de çok kez sergilendi. Özüne dönerek, eseri 1832’de ilk sahnelendiğindeki haliyle yani klasik bir anlayışla ele alarak sunduk.” dedi.

Rejisör Güven, eserin dekor tasarımını Özgür Usta, kostüm tasarımını Gazal Erten, koreografisini Özge Ay ve ışık tasarımını Bülent Arıslan’ın yaptığını ve bu zamana kadarki tüm eserleri bu ekiple çalıştıklarını söyledi.

Temsilin reji asistanlığını Zeynep Utku ve Cansın Nehir Mansuroğlu’nun yaptığını belirten Güven, Ankara DOB orkestrasını dönüşümlü olarak şef Antonio Pirolli ile Rustam Rahmedov’un yöneteceğini söyledi.

Güven, “Tenorlar için vazgeçilmez olan ve herkesin aşina olduğu ‘Una Furtiva Lagrima’ aryası bu eserin içinde var. Hatta Aşk İksiri’ni bu kadar başarıya taşıyanın bu arya olduğu söylenir. Ankara seyircisinden bizi takip etmelerini ve eserimizi izlemelerini istirham ediyoruz.” dedi.

“Una Furtiva Lagrima, tenor aryaları içerisinde çok özel yeri olan bir arya”

Eserde “Nemorino” rolünü canlandıran tenor Arda Doğan daha önce de aynı rolü severek seslendirdiğini söyledi.

Doğan, Adina’ya aşık bir köylü olan Nemorino’nun aşk iksirine sahip olunca Adina’nın ona aşık olacağını zannettiğini ve olayların bu şekilde geliştiğini anlattı.

Keyifle çalıştıkları bir prova dönemi geçirdiklerini belirten Doğan, “Rolümde müzikseverlerce bilinen ‘Una Furtiva Lagrima’ aryasını da seslendiriyorum ve tenor aryaları içerisinde çok özel yeri olan bir arya. Zorlayıcı ve insanı müziğin içine çeken bir arya. Bu eseri söylemek stresli de olsa keyifli.” dedi.

Arda Doğan, klasik bir anlayışla sahneye koyulan eserleri sevdiğini belirterek, eserin uzun yıllar sahnede olmasını diledi.

“Komik operanın en tatlı örneklerinden bir tanesi”

Soprano Görkem Ezgi Yıldırım ise köyün zengin, neşeli, insanları parmağında oynatan bir kız olan Adina’yı canlandırdığını söyledi.

Yıldırım, “Aşk İksiri, komik opera türlerinden. Bu açıdan çok zevk alıyorum. Müzik parçası içerisindeki duygusal farklılıkların vurgulanması tekniği olan ‘bel kanto’nun sevilen ve dünyada en çok sahnelenen örneklerinden birisi Aşk İksiri. Bir şarkıcı için bel kanto eseri seslendirmek, çok öğretici, teknik olarak ilerletici ve bu açıdan da çok kıymetli. Bir operacı için okul gibi ve onu diri tutan, iyileştiren bir müzik stili. Aşk İksiri tüm dünyada en çok sahnelenen komik operanın en tatlı örneklerinden bir tanesi. Ankara seyircisi zaten çok bilinçli bir izleyici ve komik operaya hasret kaldıklarından keyifle izleyeceklerdir.” ifadelerini kullandı.

Alp Can Kocaay, canlandırdığı Dr. Dulcamara karakterinin eserde, insanlara “iksir” adı altında rahat konuşmalarını sağlayan keyif verici bir içecek ikram ettiğini söyledi.

Eserin bir oyun operası olduğunu ve canlandırdığı karakterin en oyuncu ve dalavereci karakter olduğunu belirten Kocaay, seslendirirken çok keyif aldığını dile getirdi.

Eserin kostüm, makyaj ve dekor açısından son derece başarılı olduğunu kaydeden Kocaay, Ankaralı sanatseverleri oyuna beklediklerini ifade etti.

Fakir genç Nemorino ile servetli toprak sahibi Adina arasındaki aşk üzerine odaklanan eserde dönüşümlü olarak “Adina”yı Görkem Ezgi Yıldırım, Esra Çetiner, Ezgi Biçici, “Nemorino”yu Arda Doğan, Mehmet Kavil, “Belcore”yi Kamil Kaplan, Faik Mansuroğlu, “Dr. Dulcamara”yı Can Kocaay, Savaş Gençtürk, Murat Göçken, Yiğitcan Tatlıoğlu, “Giannetta” rolünü ise İlayda Büyükyörük ve Aslı İşcan canlandıracak.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ankara-devlet-opera-ve-balesi-ask-iksiri-operasini-sahneleyecek/feed/ 0
Üniversite öğrencisi Öykü Yanık, yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyor https://www.haber28.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/#respond Sun, 31 Mar 2024 09:00:26 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12438 Yurt içi ve dışında çok sayıda orkestranın şefliğini yapan ve geçen ay İtalya’daki Saluzzo Opera Akademisi’ne şef asistanı olarak seçilen üniversite öğrencisi Öykü Yanık, “Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyorum.” dedi.

Maltepe Üniversitesinde Bestecilik ve Orkestra Şefliği bölümü son sınıf öğrencisi Yanık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, orkestra şefliği eğitimi süreci, şimdiye kadarki tecrübeleri ve geleceğe yönelik hedeflerini açıkladı.

22 yaşındaki Yanık, yurt içinde ve dışında birçok orkestra ve koroyla çalıştığını söyleyerek. “Hocam Serdar Yalçın’dan çok şey öğrendim. Kendisinin opera şefi olması aslında biraz operaya da yoğunlaşmama, opera ile ilgili çalışmalar yapmama da sebep oldu.” şeklinde konuştu.

“Leipzig, Navigli ve Metz-Grand Est Senfoni Orkestrasını yönettim”

Genç yaşta çok sayıda orkestra ve koroyla çalışma fırsatı bulduğunu belirten Yanık, “Leipzig Senfoni Orkestrası ile çalıştım. Gittiğim yarışmalarda Navigli Senfoni Orkestrasını yönettim. Cemal Reşit Rey konser salonunda Metz-Grand Est Senfoni Orkestrası’nı yönettim. O da Fransız bir orkestraydı ve çok iyiydi. Devlet Çoksesli Korosu ile çalıştık geçen sene ve çok güzel bir tecrübeydi çünkü ben koroyla çok haşır neşir olmadım hiçbir zaman. Koro şefliği kesinlikle çok farklı bir alan.” ifadelerini kullandı.

Öykü Yanık, orkestra şefliğinin diğer müzisyenlik alanlarından farklı olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Bizim bir enstrümanımız yok. Ben aslında keman ve piyano çalabiliyorum ama sahnede bu enstrümanı çalan kişi ben değilim. Bizim yaptığımız iş sahnenin üstünde olmak değil, sahnenin üstüne çıkma yolundaki hazırlığı yapmak diyebilirim. Yani biz aslında orkestra şefliğinin ne olduğunu, nasıl yapıldığını orkestra provalarında görüyoruz. Yani provayı kesip, burası olmadı bir daha yapalım, bunlar birlikte olmadı, oralar birlikte olsun gibi ayrıntılarla uğraşıyoruz.”

Saluzzo Opera Akademisi için maddi destek gerekiyor

Geçen ay İtalya’daki Saluzzo Opera Akademisi’ne şef asistanlığı için yaptığı başvurunun kabul edildiğini, ancak akademiye gidebilmek için maddi destek arayışında olduğunu aktaran Yanık, “Giulio Cesare isimli bir operanın asistan şefi olarak görev alacağım eğer gidebilirsem. Biz bu tarz çalışmalara, akademilere ve kurslara gittiğimiz zaman aslında bütün orkestra için bir ödeme yapıyoruz ve bu bizi zorlayabiliyor.” diye konuştu.

Yanık, orkestra şefliği eğitimine yurt dışında yüksek lisans ile devam etmek istediğini vurgulayarak, Avrupa’da iyi bir eğitim alarak Türk operasına daha fazla katkı sağlamayı amaçladığını dile getirdi.

Yurt dışında çok sayıda yetenekli Türk müzisyenin bulunduğuna dikkati çeken genç isim, “Yüksek lisans başvurusu için gittiğim okullarda çok sayıda Türk öğrencinin buralarda eğitim gördüğüne şahitlik ettim. Oradaki konservatörler de buna alışmış anladığım kadarıyla. Çünkü sürekli oradaki okullara geliyor Türk öğrenciler. Hatta keşke fırsatımız olsa da bu öğrencileri bir araya toplayabilsek yurt dışında. Eminim ki birkaç orkestra kurabilecek kadar müzisyenimiz var Avrupa’da.” değerlendirmesinde bulundu.

Geleceğe yönelik hedeflerini de anlatan Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyorum. Bunun için çalışmalarıma da bir şekilde başlamış oldum. Eğer bu bahsettiğim opera akademisine de gidebilirsem, benim için çok önemli bir adım olacak. Çünkü Saluzzo, festival tarzında bir etkinlik aslında ve bu akademi sürekli devam etmiyor. Belirli zamanlarda kuruluyor ve bu klasik müzikte çok fazla olan bir şey. Böyle belirli festivaller ve akademiler Avrupa’da çok var ve bu festivallerin bazılarının içinde genç müzisyenlerin eğitimiyle ilgili bazı çalışmalar, girişimler de oluyor. Ben de kabul aldığım sürece bu tür etkinliklere katılım sağlamak istiyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/feed/ 0
Dünyaca ünlü besteci Rossini’nin ‘2. Mehmet’ operası AKM’de prömiyer yapacak https://www.haber28.com.tr/dunyaca-unlu-besteci-rossininin-2-mehmet-operasi-akmde-promiyer-yapacak/ https://www.haber28.com.tr/dunyaca-unlu-besteci-rossininin-2-mehmet-operasi-akmde-promiyer-yapacak/#respond Sun, 10 Mar 2024 03:36:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9151 Dünyaca ünlü besteci Gioachino Rossini ve librettist Cesare della Valle tarafından kaleme alınan “2. Mehmet” (Maometto II) operasının prömiyeri bu akşam Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) bünyesinde sahnelenecek eser, Fatih Sultan Mehmet’in Venedik Cumhuriyeti hakimiyetindeki Eğriboz kuşatması sırasında yaşadıklarını anlatıyor.

Eser aynı zamanda Gioacchino Rossini’nin en yenilikçi ve iddialı operası olarak değerlendiriliyor.

Ünlü orkestra şefi Alessandro de Marchi’nin yönetimini üstlendiği esere İDOB Orkestrası eşlik ederken, rejiyi daha önce birçok Gioacchino Rossini oyunu sahneye koyan Renato Bonajuto yönetiyor.

Eserin dekor tasarımını Zeki Sarayoğlu, kostüm tasarımını Gizem Betil, ışık tasarımını Ahmet Defne yaparken, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu’nu Paolo Villa yönetiyor. Eserdeki koreografi ise Nil Berkan İmzalı.

Tüm dekor ve kostümler İDOB atölyelerinde hazırlandı

Operanın rejisörü Renato Bonajuto, orkestra şefi Alessandro de Marchi, oyuncular Mert Süngü, Burak Bilgili ve İDOB Müdürü Caner Akgün prömiyer öncesi yapılan son provada AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

AKM ve İDOB’un tüm imkanlarının kullanıldığı hacimli bir operanın repertuvara eklenmesi hakkında Akgün, marangozdan kunduracısına, demirden boyahanelere kadar tüm prodüksiyonu yerli imkanlarla İDOB atölyelerinde yaptıklarını anlattı.

Akgün, “Yaş sınırı düşük bir seyirci kitlemiz var. Gençlerin ve orta yaşlı kesimin de Fatih Sultan Mehmet’in bu incelikli yapısını tanımaları bizi çok mutlu ediyor.” dedi.

“Böyle bir sahneyi Avrupa’da bulmak çok zor oluyor”

Rejisör Renato Bonajuto, AKM Türk Telekom Opera Salonu teknolojisinin gelişmiş olduğuna değinerek, “2. Mehmet” gibi komplike bir sahne kurgusuna sahip operada, dönen sahne, asansör gibi tüm imkanlardan yararlandıklarını söyledi.

Bu eser için sahnedeki bütün özellikleri kullandıklarını belirten Bonajuto, “Dönen sahne, asansörler, ışıklar. Mutluyuz, çünkü böyle bir sahneyi Avrupa’da bulmak çok zor oluyor. Bu çok büyük bir şans İstanbul için, Türkiye için.” diye konuştu.

Orkestra şefi Alessandro de Marchi ise, Türkiye’de ilk defa bulunmanın kendisi için çok güzel bir his olduğunu, İDOB Orkestrası ile yakaladıkları uyumla birlikte ilk anından beri kendini evinde gibi hissettiğini ifade etti.

AKM sahnesi hakkında Marchi, “Burada ufak detaylar üzerine çalışma imkanı bulduk. Bu kadar çok sesin, enstrümanın olduğu aynı zamanda gerçek bir atın olduğu bir sahnede detaylar önemli. Büyük resmin güzelliği buradan geliyor.” değerlendirmesini yaptı.

“Bu operanın evrensel bir fikri var”

Oyunu daha önce Almanya’da da oynadıklarını ve Alessandro bir Rossini uzmanıyla çalışmanın çok keyifli olduğunu söyleyen Mert Süngü de, “Bu operanın evrensel bir fikri var. Fatih Sultan Mehmet yurt dışında da çok önemli bir figür, İtalya’da özellikle. Rossini’nin bunu yazma sebebi de bu.” diyerek, herkesin kendisinden bir parça bulabileceği “2. Mehmet” operasına sanatseverleri davet etti.

Operada 2. Mehmet rolünde oynayan Burak Bilgili ise eserin dayandığı Eğriboz savaşının çok bilinmediğinden bahsederek, yurt dışında birçok sanatçının Türklere bakarken bir merhamet gördüğünü, hayranlık beslediğini aktardı.

Rossini’nin teknik olarak Türkleri kahramanca bir bas tonla yazdığı yorumunda bulunan Bilgili, “Rossini, bir Türk opera sanatçısının Türk karakterini söyleyeceğini hayal edemezdi.” ifadesini kullandı.

Eser, 24 Şubat’taki prömiyerinin ardından 28 Şubat, 2 ve 6 Mart’ta Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.

“2. Mehmet” operasında “2. Mehmet” rolünde Burak Bilgili ve Doğukan Özkan, “Anna” rolünde Dilruba Bilgi ve Gülbin Günay, “Calbo” rolünde Barbora Hitay, Asude Karayavuz ve Esen Demirci, “Paolo Erisso” rolünde Mert Süngü ile Ufuk Toker, “Condulmiero” rolünde Berk Dalkılıç ve Yoel Keşap, “Selim” rolünde Hazal Ata ve Anıl Önder dönüşümlü olarak oynuyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dunyaca-unlu-besteci-rossininin-2-mehmet-operasi-akmde-promiyer-yapacak/feed/ 0
İstanbul Devlet Opera ve Balesi, II. Mehmet operasını sahneye taşıyor https://www.haber28.com.tr/istanbul-devlet-opera-ve-balesi-ii-mehmet-operasini-sahneye-tasiyor/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-devlet-opera-ve-balesi-ii-mehmet-operasini-sahneye-tasiyor/#respond Mon, 04 Mar 2024 22:00:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8271 İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), Gioachino Rossini ve librettist Cesare della Valle tarafından kaleme alınan “II. Mehmet” (Maometto II) operasını sanatseverlerle buluşturacak.

Fatih Sultan Mehmet’in 1470’te Venedik Cumhuriyeti hakimiyetindeki Eğriboz (Negroponte) adası kuşatması sırasında aşık olduğu Anna ile hikayesini işleyen eserin prömiyeri, 24 Şubat’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilecek.

Etkileyici kostüm ve dekorlarıyla da dikkati çeken eserin kostüm tasarımını Gizem Betil üstlenirken, dekor tasarımını Zeki Sarayoğlu hazırladı. Uzun ve hummalı çalışmalar sonunda, sahneye çıkacak 138 kişi için dönemi yansıtan Venedik kaskları, şapka, sarık ve miğferlerin de aralarında yer aldığı 250 kostüm ile 300 şapka hazırlandı.

İDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, operada kostüm ve dekorun önemine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Opera sanatı farklı sanat disiplinlerinin bir araya gelmesi aslında. Anlamı da o. Kostüm ve dekor da tarihsel ve edebi değerleri sahneye taşıyor. Günümüz insanını da daha çok etkiliyor artık. Neden? Tek bir odağa bağlanmayı seçmiyor beyinlerimiz artık. Farklı alanlarda, odaklarda anlam arayışımız var. O yüzden kostüm ve dekor, operada hep bir anlatım, hep bir metafor… Bir objeyi alıyor, hemen tarihle edebiyatla veya oradaki teatral akışla beynimiz eşleştiriyor. O yüzden bence günümüzün daha da yükselen sanat dalı diyebilirim. İnsanlarımızın ve insanlığın ihtiyacı olan sanat dalı. Kostümlerimiz ve dekorlarımız da heybeti ve çeşitliliğiyle sanatseverleri çok etkiliyor. Atatürk Kültür Merkezi’nde açıldığımız günden beri, hemen hemen her oyunumuzun biletleri tükeniyor.”

“II. Mehmet” operasının 1470’te, Osmanlı Venedik Savaşı esnasında Fatih Sultan Mehmet ile adanın valisinin kızı Anna’nın aşk hikayesini anlattığına değinen Akgün, “O dönemi, o tarihsel dokuyu, Osmanlı kültürünü ve aynı zamanda Bizans kültürünün de stilizasyonunu, giyim şeklini yansıtan, kısaca tarihe bir mercek tutan, tekrar 1470’li yıllara döndüğümüz bir yapıyla karşılaşıyoruz. Bu bizi heyecanlandırıyor.” diye konuştu.

Akgün, dönem yapımları ile güncel yapımların kostümleri arasındaki değişimin sosyolojik bir durum olduğuna değinerek, şu bilgileri verdi:

“Çok önceki yüzyıllarda daha çok şablon üzerine çalışıyordu insanoğlu. Hem davranışları hem giyim kuşamı üzerine. Yeni dünyada artık bütün şablonlar, çerçeveler kırılıyor ve insanlar özgür düşüncenin yanında şu an onlara gösterilen, öğretilmeye çalışılan şeyleri kırmaya çalışıyor. İlginç bir süreç yaşıyoruz aslında. Bu sosyolojik bir süreç ve tarihin akışında da sanat tabii ki kostüm ve dekor tasarımlarında bunu takip ediyor. ‘Stilize ettik, günümüze stilize ediyoruz’ gibi yaklaşımlarla çok karşılaşabilirsiniz. ‘Günümüz insanının düşünme şekline adapte etmeye çalışıyoruz.’ diyor tasarımcılar. Biz de DOB olarak, evrensel kriterleri, toplumun arayışlarını takip ettiğimiz için bu stilize etme hareketini destekleyip, onları doğru çerçeveler içinde yansıtmaya çalışıyoruz.”

“Fatih Sultan’ın görkemini gösteren bir kostümle çıkıyoruz sahneye”

II. Mehmet rolünde sahneye çıkacak sanatçı Burak Bilgili, esere ilişkin, “Sadece kostüm yok, at da var sahnede. Atın üzerinde geliyoruz. Fatih Sultan Mehmet’in beyaz atı var. Bir beyaz atla geliyorum. Çok güzel bir kostüm, çok güzel siyah bir kaftanı, güzel de bir miğferi var. Gizem (Betil) Hanım gerçekten çok başarılı bir dizayncı. İkinci bir kaftan da var. Son perde de akan kanı ifade eden çok büyük bir kuyruğu var kostümün. 3 farklı kostüm var.” ifadelerini kullandı.

Sahnelenen eserlerde karakteri meydana çıkaracak şeyin kostüm olduğunu dile getiren Bilgili, şunları kaydetti:

“Önce kostümün ne olduğunu görmek lazım operada. Dünyada da böyle. Gerçekten Fatih Sultan Mehmet karakterini çıkartan kostümdür. Çok başarılı bir kostüm tasarımcısı var İDOB’un. O yüzden çok şanslılar. Fatih Sultan’ın görkemini, yüceliğini gösteren bir kostümle çıkıyoruz sahneye. Kostümün haricinde bir de ses tabii ki çok daha önemli. Yaklaşık 75 kişilik bir orkestra, AKM gibi bir çok güzel bir salonda seyircilere sesimizi duyurmamız çok önemli.”

Anna karakteri, 6 kostüm giyecek

II. Mehmet rolünde dönüşümlü olarak sahneye çıkacak Doğukan Özkan da dönemi yansıtan 3 kostüm kullanacağını dile getirerek, “Üçü de gayet rahat, kullanışlı, ağır değiller. Rahat bir şekilde eserleri seslendirebiliyoruz. Kostümlerin provalarını yaptık. Gayet iyi. Ufak dokunuşlar kaldı sadece. Onları da yaptıktan sonra genel provayla beraber daha iyi bir şekilde deneyimleyeceğiz.” dedi.

Eserde “Anna” rolünü canlandıracak Dilruba Bilgi ise hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü vurgulayarak, “Çok zorlu süreçlerden de geçtik ama güzel bir prodüksiyon çıkacağına inancım sonsuz.” ifadelerini kullandı.

Bilgi, eserin ortaya çıkmasında verilen emeğe işaret ederek, şunları aktardı:

“Burada gerçekten çok titizlikle çalışıldı. Operanın içinde Anna’nın rolü çok önemli ve çok büyük bir role sahip. O yüzden aryalarımdaki bütün duygu geçişlerinin hepsini farklı kıyafetlerle de yansıtmaya özen gösterdiler. Bir hayli kostüm değiştireceğim. 6 kostümüm olacak Anna rolü için.”

Dilruba Bilgi, tüm opera, klasik müzik sevenleri eseri izlemeye davet etti.

İlk kez 3 Aralık 1820’de Napoli’deki Teatro di San Carlo’da dünya prömiyerinde sanatseverlerle buluşan iki perdelik eser, 3 Kasım 1990’da AKM’de ilk kez Türkçe yorumlandı.

Eserde Burak Bilgili, Doğukan Özkan, Dilruba Bilgi, Gülbin Günay, Barbora Hitay, Asude Karayavuz, Esen Demirci, Mert Süngü, Ufuk Toker, Berk Dalkılıç, Yoel Keşap, Hazal Ata, Anıl Önder rol alacak.

Renato Bonajuto’nun rejisiyle sahnelenecek eserde, İDOB Orkestrasını dönüşümlü olarak Alessandro de Marchi ile Zdravko Lazarov yönetecek.

Işık tasarımını Ahmet Defne, koreografisini Nil Berkan’ın hazırladığı eserde, Paolo Villa yönetimindeki İDOB Korosu da sahnede olacak.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-devlet-opera-ve-balesi-ii-mehmet-operasini-sahneye-tasiyor/feed/ 0