Bornova ilçesindeki 3. Oto Sanayi Sitesinde farklı alanlarda faaliyet gösteren onlarca esnaf, bugünlerde mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Esnaf, birçok meslek dalının bu nedenle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade ederken, sorunun ‘eğitim sistemi üzerinden yapılacak teşvik’ ile kısmen çözülebileceğini aktarıyor. Tek başına mesleğini sürdürmekte zorlanan esnaf, kendi çocuklarını yanlarına alıp çırak olarak yetiştiriyor.
“Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır”
3. Oto Sanayi Sitesi Eski Başkanı Bülent Akşakar, “Şu anda çırak bulma sorunu çok büyük bir aşamada. Sanat okullarında uygulanan ‘4 + 4 + 4’ sistemi ile öğrenci, eğitiminin son 4 senesini esnafın içerisinde çalışarak, bizlerin vereceği başarı raporlarıyla dönemini bitirecekti. Bu öğrencilerin maaşlarını devlet verecek ve sigortalarını da ödeyecek; fakat biz de onlara bir bahşiş verdiğimiz takdirde bu durumun daha yaygın hale geleceğini düşünüyorum. 25-30 seneden beri bu sorun devam ediyor. Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır. Devletimizin ve sanat okullarımızın bu işi düşünüp, bir masaya yatırıp bunun için bir çalışmalar yapmalarını ve teşvikte bulunmalarını istiyoruz” dedi.
“Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek”
Yanında bir çırak çalıştığını, başka da başvuran çırakların olmadığını söyleyen oto servis esnafı İshak Güzel, “Şu anda çırak yok desek doğrudur. Meslek liseleri teşvikte bulunmaya başladı; ama ilköğretimden öğrenciler seçmeleri lazım. Liseden ve ortaokuldan sonra seçilirse olmaz. İlköğretim 4. sınıftan sonra başlanırsa çırak bulmak daha sağlıklı olur. Yanımda bir çırak çalışıyor. Onun dışında başvuran olmuyor. Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek. Elbette çocuklar okumalı; ama öğretmenler, ‘çocuklar okumak mı istiyor yoksa meslek mi seviyor?’ diye ayrım yapıp yönlendirmeleri lazım” diye konuştu.
Sorun devam ederse tek başına mesleğini sürdürmeye çalışacağını vurgulayan Güzel, sözlerine şunları da ekledi:
“Müşterilerimiz aradığında bakım zamanı bile gelse ’10-20 gün sonra randevu vermek zorunda kalacağım. Bu kadar piyasaya araba sürülürken, bunları yapacak ustaların da bulunması lazım. Bizim çalışma zamanımız dolduğu zaman, yetişen çıraklar bizim arkamızdan bu işi sürdürebilmeli.”
Oto kaportacı olarak 42 yıldır sanayide faaliyet gösteren ve çırak bulamadıkları için yakınan İbrahim Yazgan da, “Günümüzde, bizim çıraklık dönemimizdeki gibi yetişen çırak bulamıyoruz. Sanayilerde son 10 yıldır çırak sorunu çok büyük. Eskisi gibi çekiç atıp, doğrultma yapıp arabayı tekrar imal eden insanlar kalmadı. Çırak sorunu bundan sonra hep devam eder. Biz mesleğe ilk başladığımızda babalarda, ‘çocuklarımız esnaf olsun, zanaatı olsun’ düşüncesi vardı. Şimdiki çocuklarımız da okuyor, belki mühendis oluyor, belki mimar oluyor, doktor oluyor; ama olmayanlar da piyasada aç kalıyor. Artık Avrupa, sök-tak sistemine geçiyor. Sanayide de sök-tak dönemi ile birlikte çıraksızlık ortaya çıkıyor. Çok üzülüyoruz” ifadelerini kullandı.
Çırak bulamayınca oğlunu yetiştirmeye başladı
3. Oto Sanayi Sitesinde oto boyacı olarak uzun yıllardır faaliyet gösteren, çırak bulamadığı için oğlunu yanına alarak yetiştirdiğini belirten Ramazan Budak, “Oğlum ortaokulu bitirdi. Çırak bulamadığım için onu yanıma aldım ve ona meslek öğretiyorum. Baba mesleğini alacak. Hem okumasına devam edecek hem meslek öğrenecek. Elinde bir mesleği olsun. Biz bu mesleği 10 sene daha yaparız. 10 sene sonra çırak bulamazsak meslek ne olacak belli değil. Çırak bulamazsak meslek dalları sıkıntıya girecek. Çocuklarımızı yönlendirmemiz lazım” cümlelerini aktardı.
Sanayide otomotiv sektöründe 3 aydır çırak olarak çalışan 16 yaşındaki Adnan Özyaşar ise “Buraya hem kendi isteğimle geldim hem de okulumun yönlendirmesi etkili oldu. Ben de burada meslek öğrenmeye çalışıyorum. Sanayide çırak sorunu var. Ben ellerimle yağlı paslı olmak istiyorum. Bunu kendim seçtim. Arkadaşlarım tercih etmiyor ama ben kaliteli bir usta olmak için geldim. Çalışıyorum, çabalıyorum” şeklinde konuştu. – İZMİR
]]>Olay, 22 Haziran 2023’te, Osman Aksüner Mahallesi 5733 Sokak’ta meydana geldi. Evli ve 3 çocuk babası oto boyacısı Sedat Necmi Gültiren, kızı ve 10 yaşındaki kız torunuyla bir lokantada yemek yedi. Yemek sonrası Gültiren hesap öderken, torunu lokantanın önünde park halindeki otomobillerine binmek için dışarı çıktı. Küçük kız, dedesinin otomobili sandığı inşaat firması sahibi Nihat Pekyen’e ait otomobilin arka koltuğuna bindi. İddiaya göre, aynı lokantada oturan ve küçük bir kızın otomobiline bindiğini görüp, koşarak aracın yanına giden Pekyen, kızı darbetmeye başladı. Bu sırada lokantadan çıkan Sedat Necmi Gültiren, olaya müdahale etti. Gültiren ile Pekyen arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Çevredekiler tarafları ayırmak için araya girdi. Kavga sırasında Pekyen, Gültiren’in yüzüne ve göğsüne yumruk attı. Yere yığılan Sedat Necmi Gültiren, hareketsiz kaldı. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Gelen sağlık ekipleri Gültiren’i ambulansla İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı.
KAVGA ANI KAMERADA
8 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Gültiren, 30 Haziran 2023’te hayatını kaybetti. İzmir Adli Tıp Kurumu’nda otopsisi yapılan Gültiren, İzmir’de toprağa verildi. Kavgaya karışan Pekyen ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri sonrası adliyeye sevk edilen Pekyen, tutuklandı. Gültiren’in ölümü ile sonuçlanan kavga anları ise bir iş yerine ait güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Soruşturmanın ardından Sedat Necmi Gültiren’in ölümüne neden olan Nihat Pekyen hakkında ‘kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan 12 yıldan 16 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
‘ARKA KAPIYI AÇIP KIZLARI İNDİRMEK İSTEDİM’
Davanın ilk duruşması İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Nihat Pekyen, taraf avukatları, ölen Sedat Necmi Gültiren’in yakınları yer aldı. Savunmasını yapan Nihat Pekyen, Denizli’den İzmir’e Kız arkadaşımla gelmiştik. Yol kenarında bir restoranda yemek yiyorduk. 10 ile 15 dakika sonra aracımın kapısının kapandığını gördüm. 20 ve 10 yaşlarında 2 kız çocuğunu aracımda gördüm. Koşarak aracın başına gittim. Kapıyı kilitlemeyi unutmuşum. 20’li yaşlardaki kız çocuğu kapıyı tutup açmadı. Arka kapıyı açıp kızları indirmek istedim. Araçta kız arkadaşımın çantası, valizim, 4 bin dolar ve 6 bin 800 TL param vardı. Kızları aracımdan indirmeye çalıştım. Sonra maktul geldi. Tartışmaya başladık. Kız arkadaşım araya girdi, ayrıldık. Bu kişi bana küfür etti. Avucumun içiyle boyuna vurdum. 30 saniye sonra yere düştü. Çevredeki esnaf bizi lokantanın içerisine soktu. Sonra da polisler geldi. Aracımdan 3 bin 200 dolarım çalındı dedi.
‘YEĞENİMİN KAFASINI CAMA VURARAK DARBETTİ’
Necmi Gültiren’in kızı Söngül Gültiren, Babam esnaftır. Olay günü beraber yemek yemek istedik. O gelmek istemedi ancak ikna ettik. Yeğenimle birlikte babam ile lokantaya gittik. Babam bir müşterinin aracı ile bizi lokantaya götürdü. İçeri girdik, babam aracı park edip peşimizden geldi. Biz sonrasında babamdan önce restorandan çıktık. Babamın bizi restorana getirdiği, ilk kez olay günü bindiğimiz sanık ile aynı renk ve modele sahip otomobili kapının önünde gördük. Restorana geldiğimiz araç zannedip, kapıları açık olan ve sanığa ait olduğunu sonradan fark ettiğimiz otomobile oturduk. Bu sırada sanık koşarak aracın başına geldi. Arka kapıyı açarak burada oturan yeğenimin kafasını cama vurarak darbetti ve dışarıya çıkartmaya çalıştı. Sonra babam olay yerine yetişti. Sanık babamın yüzüne ve göğsüne yumruk attı. 8 gün yoğun bakımda falan babam yaşamını yitirdi. Şikayetçiyim ifadelerini kullandı.
‘BUGÜN SEVGİLİLER GÜNÜ’
Necmi Gültiren’in eşi Sevim Gültiren ise Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Ben bu sandık yüzünden 2 çocuğumla kaldım. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum. 60 yaşındaki adama mı gücü yetti dedi.
Nihat Pekyen’in kız arkadaşı Dudu Yılmaz da Olay günü erkek arkadaşımla yemek yedik. Bu sırada Nihat birden koştu, aracın başına gitti. Araçtaki kızları indirmeye çalıştı, vurmadı. Sonra ölen kişi ve diğer yakınları toplandı. Bize sövüp, vurdular. Lokantaya yürürken, saldırı sürünce Nihat sinirlenip geri döndü. Ben arkamı döndüğümde, adamın yere düştüğünü gördüm. Paramız çalındı. Gerçi karakolda kızların üzerine baktılar ancak para çıkmadı diye konuştu.
Taraf avukatlarının savunmalarının ardından duruşma savcısı sanığın tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme heyeti ise sanığın tutukluluğunun devamına hükmedip, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için davayı ileri bir tarihe erteledi. (DHA)
]]>İZMİR’in Karabağlar ilçesinde, yanlışlıkla otomobiline binen kız çocuğunu darbettiği sırada olaya müdahale eden dedesi Sedat Necmi Gültiren’e (62) yumruk atarak ölümüne neden olan Nihat Pekyen’in (45) ‘kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan 16 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. İlk duruşmasında Necmi Gültiren’in eşi Sevim Gültiren, “Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Bu sanık yüzünden 2 çocuğumla kaldım. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum” dedi. Tutuklu sanık Pekyen ise karşı tarafın kendisine küfür ettiğini söyledi.
Olay, 22 Haziran 2023’te, Osman Aksüner Mahallesi 5733 Sokak’ta meydana geldi. Evli ve 3 çocuk babası oto boyacısı Sedat Necmi Gültiren, kızı ve 10 yaşındaki kız torunuyla bir lokantada yemek yedi. Yemek sonrası Gültiren hesap öderken, torunu lokantanın önünde park halindeki otomobillerine binmek için dışarı çıktı. Küçük kız, dedesinin otomobili sandığı inşaat firması sahibi Nihat Pekyen’e ait otomobilin arka koltuğuna bindi. İddiaya göre, aynı lokantada oturan ve küçük bir kızın otomobiline bindiğini görüp, koşarak aracın yanına giden Pekyen, kızı darbetmeye başladı. Bu sırada lokantadan çıkan Sedat Necmi Gültiren, olaya müdahale etti. Gültiren ile Pekyen arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Çevredekiler tarafları ayırmak için araya girdi. Kavga sırasında Pekyen, Gültiren’in yüzüne ve göğsüne yumruk attı. Yere yığılan Sedat Necmi Gültiren, hareketsiz kaldı. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Gelen sağlık ekipleri Gültiren’i ambulansla İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı.
KAVGA ANI KAMERADA
8 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Gültiren, 30 Haziran 2023’te hayatını kaybetti. İzmir Adli Tıp Kurumu’nda otopsisi yapılan Gültiren, İzmir’de toprağa verildi. Kavgaya karışan Pekyen ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri sonrası adliyeye sevk edilen Pekyen, tutuklandı. Gültiren’in ölümü ile sonuçlanan kavga anları ise bir iş yerine ait güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Soruşturmanın ardından Sedat Necmi Gültiren’in ölümüne neden olan Nihat Pekyen hakkında ‘kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan 12 yıldan 16 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
‘ARKA KAPIYI AÇIP KIZLARI İNDİRMEK İSTEDİM’
Davanın ilk duruşması İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Nihat Pekyen, taraf avukatları, ölen Sedat Necmi Gültiren’in yakınları yer aldı. Savunmasını yapan Nihat Pekyen, “Denizli’den İzmir’e Kız arkadaşımla gelmiştik. Yol kenarında bir restoranda yemek yiyorduk. 10 ile 15 dakika sonra aracımın kapısının kapandığını gördüm. 20 ve 10 yaşlarında 2 kız çocuğunu aracımda gördüm. Koşarak aracın başına gittim. Kapıyı kilitlemeyi unutmuşum. 20’li yaşlardaki kız çocuğu kapıyı tutup açmadı. Arka kapıyı açıp kızları indirmek istedim. Araçta kız arkadaşımın çantası, valizim, 4 bin dolar ve 6 bin 800 TL param vardı. Kızları aracımdan indirmeye çalıştım. Sonra maktul geldi. Tartışmaya başladık. Kız arkadaşım araya girdi, ayrıldık. Bu kişi bana küfür etti. Avucumun içiyle boyuna vurdum. 30 saniye sonra yere düştü. Çevredeki esnaf bizi lokantanın içerisine soktu. Sonra da polisler geldi. Aracımdan 3 bin 200 dolarım çalındı” dedi.
‘YEĞENİMİN KAFASINI CAMA VURARAK DARBETTİ’
Necmi Gültiren’in kızı Söngül Gültiren, “Babam esnaftır. Olay günü beraber yemek yemek istedik. O gelmek istemedi ancak ikna ettik. Yeğenimle birlikte babam ile lokantaya gittik. Babam bir müşterinin aracı ile bizi lokantaya götürdü. İçeri girdik, babam aracı park edip peşimizden geldi. Biz sonrasında babamdan önce restorandan çıktık. Babamın bizi restorana getirdiği, ilk kez olay günü bindiğimiz sanık ile aynı renk ve modele sahip otomobili kapının önünde gördük. Restorana geldiğimiz araç zannedip, kapıları açık olan ve sanığa ait olduğunu sonradan fark ettiğimiz otomobile oturduk. Bu sırada sanık koşarak aracın başına geldi. Arka kapıyı açarak burada oturan yeğenimin kafasını cama vurarak darbetti ve dışarıya çıkartmaya çalıştı. Sonra babam olay yerine yetişti. Sanık babamın yüzüne ve göğsüne yumruk attı. 8 gün yoğun bakımda falan babam yaşamını yitirdi. Şikayetçiyim” ifadelerini kullandı.
‘BUGÜN SEVGİLİLER GÜNÜ’
Necmi Gültiren’in eşi Sevim Gültiren ise “Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Ben bu sandık yüzünden 2 çocuğumla kaldım. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum. 60 yaşındaki adama mı gücü yetti?” dedi.
Nihat Pekyen’in kız arkadaşı Dudu Yılmaz da “Olay günü erkek arkadaşımla yemek yedik. Bu sırada Nihat birden koştu, aracın başına gitti. Araçtaki kızları indirmeye çalıştı, vurmadı. Sonra ölen kişi ve diğer yakınları toplandı. Bize sövüp, vurdular. Lokantaya yürürken, saldırı sürünce Nihat sinirlenip geri döndü. Ben arkamı döndüğümde, adamın yere düştüğünü gördüm. Paramız çalındı. Gerçi karakolda kızların üzerine baktılar ancak para çıkmadı” diye konuştu.
Taraf avukatlarının savunmalarının ardından duruşma savcısı sanığın tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme heyeti ise sanığın tutukluluğunun devamına hükmedip, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için davayı ileri bir tarihe erteledi.
]]>MUĞLA’nın Bodrum ilçesinde emlak ve oto kiralama işiyle uğraşan Ümit Erol’un (50) ormanda çuvalda cesedinin bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada 4’ü tutuklu, 8 sanık için iddianame hazırlandı. İddianamede, Hasan Tahsin Akbal (32), Erol’un eski ortağı Fatma Nihal Akbal (50), Burak Aydoğan (30) ve Gökhan İlkay (27) hakkında ağırlaştırılmış müebbet, delilleri gizleyip, yok ettikleri ileri sürülen Aybars Talu S. (24), Erkan D. (34), Sinan E. (45) ve Tevfik Bülent S.’nin (54) ise 5 yıla kadar hapis cezası istendi.
Bodrum ilçesi Ortakent Mahallesi Üniversite Caddesi’nde 28 Haziran 2022’de saat 00.30 sıralarında yürüyen bir kişi, yol kenarından gelen yoğun koku üzerine şüphelenip, ihbarda bulundu. Bölgeye sevk edilen ekiplerin incelemesinde, toprakla dolu çuvalda erkek cesedi bulundu. Üzerinden kimlik çıkmayan ceset, yapılan incelemenin ardından otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Cesedin emlak ve oto kiralama işi yapan Ümit Erol’a ait olduğu belirlendi. Ümit Erol’un Çiftlik Mahallesi’nde oturan kardeşi Uğur Erol’un, ağabeyinin 20 Haziran’da saat 18.30 sıralarında evden ayrıldığını ve hayatından endişe ettiğini belirterek, 25 Haziran’da jandarmaya kayıp başvurusunda bulunduğu tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, Ümit Erol’un telefon kayıtlarını incelemeye aldı.
8 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Soruşturma kapsamında Hasan Tahsin Akbal, annesi Fatma Nihal Akbal, Gökhan İlkay, Erkan D., anestezi teknikeri Burak Aydoğan, Aybars Talu S., Sinan E., Tevfik Bülent S. gözaltına alındı. Çapraz sorguya alınan şüphelilerin ifadesi doğrultusunda, Ümit Erol’un para meselesi nedeniyle öldürüldüğü ortaya çıktı. Olay günü şüphelilerin, Erol’u uyutup, tabancayla vurduktan sonra cesedi, içi toprak dolu çuvala koyup, 20 kilometre mesafedeki boş araziye attığı belirlendi. Şüphelilerden 7’si tutuklandı, Aybars Talu S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ümit Erol’un cenazesi Bitez Mezarlığı’nda toprağa verilirken, itiraz üzerine şüpheliler Erkan D., Sinan E. ve Tevfik Bülent S., serbest bırakıldı.
Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı, Ümit Erol’un ölümüyle ilgili soruşturmayı tamamladı. 6 sayfalık iddianamede tutuklu Hasan Tahsin Akbal, annesi Fatma Nihal Akbal, Burak Aydoğan ve Gökhan İlkay hakkında, ‘beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, tutuksuz sanıklar Aybars Talu S., Erkan D., Sinan E. ve Tevfik Bülent S. için ‘delilleri yok etme ve gizleme’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istendi.
KİN BESLEDİ, İÇECEĞİNE İLAÇ KATIP, UYUTTU
İddianamede, Hasan Tahsin Akbal’ın öldürülen Ümit Erol ile münasebetinin annesi Fatma Nihal Akbal ile olan oto- kiralama işindeki ortaklığından ileri geldiği, ortaklığın bozulmasından sonra da devam ettiği belirtildi. Burak Aydoğan’ın savcılıktaki beyanında Hasan Tahsin Akbal’ın annesinin parasını vermemesi nedeniyle Ümit Erol’a kin güttüğünü söylediğine iddianamede yer verildi. Hasan Tahsin Akbal’ın, olay günü 20 Haziran’da Ümit Erol’u annesinin ortağı olduğu oto-kiralama şirketine çağırdığı, güttüğü kin nedeniyle de içeceğine arkadaşı anestezi teknikeri olan Burak Aydoğan’dan temin ettiği ilaçları katarak, etkisiz hale getirdiği belirtildi. Ardından da sonradan yanlarına gelen Aydoğan ile Erol’u otomobile taşıdıklarına da iddianamede yer verildi. Aydoğan’ın otomobilde Erol’un koluna uyku ilacı enjekte ederek, kendisini savunamayacak hale gelmesini sağladığı vurgulandı.
ORMANA GÖTÜRÜP, OTOMOBİLİN İÇİNDE GÖĞSÜNE ATEŞ ETMİŞ
Hasan Tahsin Akbal, ardından Aydoğan’ı yol üzerinde bir yere bıraktıktan sonra baygın haldeki Erol’u Kızılağaç tarafındaki ormana götürüp, otomobilin içinde göğsüne ateş ederek yaraladığı belirtildi. Akbal’ın ardından Erol’u ormana atıp, tekrar oto-kiralama yaptıkları iş yerine döndüğünün HTS kayıtlarından belirlendiği de iddianameye girdi. Akbal’ın bir süre sonra Erol’un öldüğünden emin olmak için çalışanı Gökhan İlkay ile ormana gittiği belirtildi.
ÇOCUĞUNUN TEDAVİSİ İÇİN SUÇU ÜSTLENMESİNİ İSTEDİ
Hasan Tahsin Akbal’ın burada Gökhan İlkay ile henüz ölmeyen Erol’u birlikte öldürdükleri kaydedildi. Akbal’ın ardından da annesi Fatma Nihal Akbal ile cesedin ortadan kaldırılması ve suçu üstlenmesi için önceden tanıdıkları Erkan D. ile görüşüp, karşılığında hasta olan bebeğinin tedavisini üsteleneceklerini vadettikleri ifade edildi. Teklifi kabul eden Erkan D.’nin cesedin gömeceği gece taşıyabilmek için Fatma Nihal Akbal’dan battaniye istediği de iddianameye girdi. Erkan D.’nin arkadaşları Sinan E. ve Tevfik Bülent S.’den yardım aldığı da iddianamede yer buldu. Erkan D. ve 2 arkadaşının Erol’un cesedinin bulunduğu yere gittiği ve cesedi sarmak için marketten alet satın aldıkları belirtildi. Daha sonra 3 arkadaşın araç kiralayıp, cesedi Ortakent yol kavşağı kenarına götürüp, çuval içinde attıkları, üzerine moloz dökerek gömdükleri ifade edildi.
Olayın ardından Sinan E. ve Tevfik Bülent S.’nin alınan beyanlarında, Hasan Tahsin Akbal’ın hesaplarına para gönderdiğini söylediği iddianameye girdi. Öte yandan, Hasan Tahsin Akbal’ın yanında çalışan Aybars Talu S. ile iş yerine ait güvenlik kamera kayıtlarını teknik ekip çağırarak sildirdiği de kaydedildi.
]]>