Oyun – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 11 Dec 2024 22:10:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İBB Şehir Tiyatroları’nda Aralık ayında 33 oyun var https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-aralik-ayinda-33-oyun-var/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-aralik-ayinda-33-oyun-var/#respond Wed, 11 Dec 2024 22:10:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-aralik-ayinda-33-oyun-var/ JAPON DAVUL GRUBU “SAİ” İSTANBUL’A GELİYOR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 110. yıl etkinlikleri kapsamında Japonya’nın geleneksel davulu Wadaiko’nun temsilcilerinden Sai Grubu‘nu seyircisiyle buluşturuyor.

İstanbul’da ilk kez sahne alacak Japonya’nın geleneksel davul grubu “Sai”nin gösterisi, 9 Aralık 2024 Pazartesi günü saat 15.30 ve 19.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde geleneksel Japon kültürü meraklılarının beğenisine sunulacak.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekân ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait. Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik 15 Aralık 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)

Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 29 Aralık 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

REKLAM

Aralık 2024 Programı

BANK BAN (Macar Devlet Tiyatrosu-Konuk Oyun)

József Katona’nın eseri Bánk Bán, Macar ulusal drama literatürünün en önemli eserlerinden birisidir. Bir eserin klasik olabilmesinde ve zamana direnmesinde, içeriğinin daima canlı ve her dönemde geçerli olan mesajlar içermesi, sahneye uyarlayan sanatçıların bunun sayesinde kendi gündemindeki önemli sorunları ve konuları, bunun aracılığıyla işleyebilmesi büyük rol oynar. Bánk Bán tam da böyle bir eserdir. Neticede József Katona, bu tarihi hikâyede tıpkı böylesi, genel insani konulara değinir. Katona seyircilere, eylemleriyle tarihe yön veren insanların, değişim isteyen fakat tarihin ve talihin, kendi gerçeğini savunan bireyi ezip yok edebileceğini ya da diğer taraftan, göklere kadar çıkartabileceğini gösteriyor. József Katona’nın yazdığı oyunu Attila Vidnyánszky yönetti. Oyun, 17 Aralık 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

REKLAM

HEDDA GABLER (Adana Şehir Tiyatrosu-Konuk Oyun)

Çağdaş Tragedya’nın en iyi örneklerinden olan Hedda Gabler’de insan ruhunun derinliklerine inerken onun dünyadaki yalnızlığına tanık oluruz. Jörgen’in Hedda için büyük zorluklarla aldığı villalarında geçen trajedi… Balayından yeni dönen Hedda ve Jorgen Tesman… Süreç içinde anlaşılır ki Hedda aslında, akademisyen olan ve işinden kafasını kaldırmayan Jörgen’i hiç sevmemiştir. Hedda’nın da bir zamanlar arkadaşlık yaptığı ortak tanıdıkları Eiler tLovborg’un gelişi hayatlarını altüst eder… Henrik Ibsen’in yazdığı, Volkan Sarıöz’ün yönettiği oyunda Olca Hayal Çetin, Cevher Hikmet Güzey, Yağmur Özcan, Önder Özcan, Uğur İzgi, Dilek Polat, Kurtuluş Bilgilioğul, Ahmethan Çelebi rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

REKLAM

GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM

Epik Tiyatro’nun büyük ustası Haldun Taner, bu kült eserinde 31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na kadar bireysel ve toplumsal anlamda yaşanan dönüşümlerin yanı sıra hiç değişmeyen şeylerin taşlamasını yapıyor. Oyunda yoksul bir aileden gelen, hayatı sorgulamadan yaşayan “dürüst” Vicdani ile varlıklı bir ailede doğan, servetine servet katarak yükselebilmek için her yolu mubah gören Efruz isimli iki zıt karakterin hayat hikâyesi aktarılıyor. Hiciv, mizah ve yer yer hazin hikâyelerle ilerleyen oyun, sınıfsal farklılıkların birey ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri, insan tabiatı, vatan sevgisi, iyilik-kötülük gibi konulara dair sorular sorduruyor. Vicdani kendi gibi olanlara şöyle sesleniyor: “Ey benim kardeşlerim/ İbret olsun hayatım/ Açın ne olur gözünüzü,/ Sakın siz de benim gibi/ Safçasına/ Plak olmayın”

Haldun Taner’in yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Aybar Taştekin, Cafer Alpsolay, Can Alibeyoğlu, Doğan Şirin, Emrecan Karakurum, Özgür Atkın, Özgür Dağ, Seda Çavdar, Yiğit Ali Uslu rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

REKLAM

KUĞUNUN ŞARKISI

Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

REKLAM

1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BİR HALK DÜŞMANI

Kentin yegâne gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.

Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

HAYAT DER GÜLÜMSERİM

REKLAM

Yıllarca olağanüstü kadın karakterlere hayat vermiş bir oyuncu, AVM yapılmak üzere yıkılacak bir sahneye veda eder. Anlatılmaya değer bulunmayan farklı sınıflardan kadınların sıcak ve aşina hayat hikâyeleri, ilk kez aktarılır.

Özen Yula’nın yazıp yönettiği oyunda Sema Keçik, Serkan Bacak rol alıyor. Oyun,4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir.

Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

ZEHİR

Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 7 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

REKLAM

SAVAŞ VE BARIŞ

1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikâyeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur.

Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Yağmur Topçu, Ali Rıza Kubilay, Ahmet Kahvecioğlu, Boran Bağcı, Cem Eyüpoğlu rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

REKLAM

AĞRI DAĞI EFSANESİ

Kapısına kadar gelen bir atı geri vermeyerek geleneğine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Ahmet’le, hem atın hem de bölgenin yönetiminde sözün sahibi olan Mahmut Han’ın kızı Gülbahar’ın hikâyesi, Yaşar Kemal’in usta kaleminde hem kültürün rengi, hem tarihin izi, hem halkın yükünü taşıyan Ağrı Dağı Efsanesi’ne dönüşmüştür.

Yaşar Kemal’in yazdığı Yiğit Sertdemir’in uyarlayıp yönettiği oyunda Arda Alpkıray, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Can Tarakçı, Cihan Kurtaran, Emrah Can Yaylı, Emre Yılmaz, Ertan Kılıç, Hakan Örge, Murat Üzen, Özge Midilli, Serkan Bacak, Uğur Dilbaz, Yeliz Şatıroğlu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

REKLAM

TARTUFFE

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

REKLAM

YENİLMEZ

Ekonomik kriz sebebiyle Londra’da yaşamaları imkânsız hale gelen Oliver ve Emily çifti, Londra’dan İngiltere’nin kuzeyindeki küçük bir kasabaya taşınırlar ve burada “gerçek” insanlarla tanışmaya karar verirler. Taşralı komşuları Alan ve Dawn’ı evlerine davet ederler. Farklı sınıflara ait insanlar arasında büyük bir hayal kırıklığı ile başlayan ve giderek tuhaflaşan ilişkiler trajik sonuçların ortaya çıkmasına sebep olur.

Torben Betts’in yazdığı, Nazlı Gözde Yolcu’nun çevirdiği, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gizem Akkuş, Gökçer Genç, Nurdan Kalınağa, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun,11-14 Aralık, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

YAFTALI TABUT

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikâyesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 28 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

REKLAM

GÖK KUBBE

Dört ay önce tanımadığı bir adamın atının sırtında evinden ayrılmış olan Sally, biriktirdiği parasını alıp kaçmak üzere evine döndüğünde kocasıyla karşılaşır. Bölgenin güçlü ve zengin ailesi Wax’lerin çocuğu öldürülmüştür. Cinayeti işleyen adam asılmış, ancak o sırada onunla birlikte olan Sally, hamile olduğunu söylediği için asılması ertelenmiştir. Mübaşir olarak görevlendirilen Coombes, hem çamaşırcılık hem de bölgede ebelik yapan Elizabeth’e, Sally’nin gebe olup olmadığını anlamak için bir araya getirilen jüriye katılması gerektiğini söylemek üzere evine gelir. Mahkeme 12 kadından, Sally’nin gebe olup olmadığı hakkında görüşlerini bildirmeleri istemiştir. Dönemin yasalarına göre, Sally şayet hamileyse, asılmaktan kurtulup Amerika’ya sürgün edilecektir. Bir karar çıkana kadar mum, ateş ve yiyecek bulunmayan bir odada tutulan kadınlar, Sally hakkında bir yargıya varmaya çalışırken, kendi geçmişlerine, bağlarına ve kadın olmaya dair gerçekler de açığa çıkacak, başka bir kadının hayatı üzerine adil bir karar vermek, sandıkları kadar kolay olmayacaktır.

Lucy Kirkwood’un yazdığı, Özden Gököz’ün çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Aslıhan Kandemir, Betül Kızılok Bavli, Canan Kübra Birinci, Çağlar Polat, Demet Bozkaya Şalt, Eraslan Sağlam, Eylül Soğukçay, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Gözde İpek Köse, Işıl Zeynep Karaalp, Serap Öztürk, Yağmur Ulusoy Göktürk, Zeliha Güney rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

REKLAM

İKİNCİ PERDENİN BAŞI

Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.

Alp Tuğhan Taş’ın yazıp yönettiği oyunda Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de, 21 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 14 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

REKLAM

İFİGENYA

Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgâra ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgârını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Yağmur Topçu, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

REKLAM

HAMLET

Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

REKLAM

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkûmudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

REKLAM

MAVİYDİ BİSİKLETİM

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor.

Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahkûm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

REKLAM

BEN MEDEA DEĞİLİM

“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikâyesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz.

Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

CADI KAZANI

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller‘ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Seda Yılmaz, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Engin Akpınar,Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

REKLAM

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 8, 15 Aralık 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır.

Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 8, 15 Aralık 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

REKLAM

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 8, 15 Aralık 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 8, 15, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.

REKLAM

MASAL (5+Yaş)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür.

Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 8, 22 Aralık 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)

Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir.

B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor. Oyun, 8, 15, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

REKLAM

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.

E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak,Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

REKLAM

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır.

William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir.

Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 15, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

Oyun biletleri, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden temin edilebilir.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-aralik-ayinda-33-oyun-var/feed/ 0
Sony yeni etkinliğini duyurdu: PlayStation 5 Pro geliyor https://www.haber28.com.tr/sony-yeni-etkinligini-duyurdu-playstation-5-pro-geliyor/ https://www.haber28.com.tr/sony-yeni-etkinligini-duyurdu-playstation-5-pro-geliyor/#respond Tue, 10 Sep 2024 11:20:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/sony-yeni-etkinligini-duyurdu-playstation-5-pro-geliyor/ Sony yeni etkinliğini duyurdu: PlayStation 5 Pro geliyor

Sony’nin 2020’de düzenlediği etkinlikte ilk defa karşımıza çıkan PlayStation 5, birkaç ay sonra ise ülkemizde satışa çıkmış ve oldukça ilgi görmüştü.

İlk dört haftasında 3.4 milyon satarak, PlayStation tarihinin en iyi çıkış yapan konsolu olan PS5, Amerika tarihinin en hızlı satan konsolu olarak da tarihe geçmişti.

PS5 PRO YOLDA

Sony’nin, PlayStation 5’e olan ilgiyi artırmak için Pro versiyon üzerinde çalıştığı biliniyor.

Analistler, Sony’nin PlayStation 5 Pro’nun tanıtımını GTA 6 çıkışına denk getireceğini düşünürken, son sızıntılar PS5 Pro’nun yakında tanıtılacağını söylüyor.

SONY ETKİNLİK DÜZENLEYECEK

Sony, 10 Eylül Salı günü PlayStation “Teknik Sunumu” düzenleyeceğini duyurdu.

PS5 baş mimarı Mark Cerny, dokuz dakikalık yayında yeni bilgiler paylaşacak. PlayStation 5 Pro’nun da bu etkinlikte tanıtılacağı iddia ediliyor. Ancak, bu konuda doğrulanmış bir bilgi yok.

PlayStation 5 Pro, diskli ve dijital sürüm olmak üzere iki seçenekle gelecek ve Pro olmayan versiyona göre 100 dolar daha pahalı olacak.

PS5 PRO FİYATI VE ÇIKIŞ TARİHİ

PlayStation 5 Pro dijital sürüm fiyatı 600 dolar olacak. PS5 Pro diskli versiyon ise 700 dolardan satışa sunulacak.

PlayStation 5 Pro’nun 10 Eylül’de tanıtılacağı, 6 Aralık 2024’te satışa sunulacağı söyleniyor.

ensonhaber iconMuhammet Karal
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sony-yeni-etkinligini-duyurdu-playstation-5-pro-geliyor/feed/ 0
Konami resmen duyurdu: eFootball 2025, Türkçe spiker ile gelecek https://www.haber28.com.tr/konami-resmen-duyurdu-efootball-2025-turkce-spiker-ile-gelecek/ https://www.haber28.com.tr/konami-resmen-duyurdu-efootball-2025-turkce-spiker-ile-gelecek/#respond Tue, 10 Sep 2024 11:20:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/konami-resmen-duyurdu-efootball-2025-turkce-spiker-ile-gelecek/ Konami resmen duyurdu: eFootball 2025, Türkçe spiker ile gelecek

Konami tarafından geliştirilen ve yayınlanan ünlü oyun serisi Pro Evolution Soccer (PES), 2022 yılında eFootball adı altında piyasaya sürülmüştü.

Konami, merakla beklenen eFootball 2025 oyununa dair heyecan verici bir duyuru yaptı.

TÜRKÇE SPİKER GELİYOR

Özel bir etkinlikte oyun hakkında detaylı bilgiler paylaşan şirket, oyuncuların uzun süredir beklediği bir özelliği resmen duyurdu:Türkçe spiker.

Konami, Türkçe spiker özelliğini oyuna resmî olarak entegre edecek. Bu sayede oyuncular, daha keyifli bir oyun deneyimi yaşayacak.

eFootball için TürkiyeFutbol Federasyonu ile yapılan iş birliğinin devam ettiğini belirten Konami, oyunda yeni içerikler görmeye devam edeceğimizi söyledi..

Bu içerikler arasında Süper Lig, Türk takımları ve başka içerikler de yer alacak.

TÜRKÇE SPİKERLER KİMLER OLACAK

Oyunda yorumcu olarak Gökhan Abdik ve Müjdat Mustafa Muratoğlu yer alacak.

eFootball Türkçe spiker güncellemesi Aralık 2024’te resmi olarak kullanıma sunulacak.

Konami ayrıca TFF ile olan ortaklığın devamı ile birlikte Süper Lig ve millî takım temalı etkinlik ve kampanyalar da hayata geçirecek.

ensonhaber iconMuhammet Karal
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/konami-resmen-duyurdu-efootball-2025-turkce-spiker-ile-gelecek/feed/ 0
MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu: Bu işin olacağını düşünüyorum ama zor olacak gibi gözüküyor https://www.haber28.com.tr/mke-ankaragucu-teknik-direktoru-emre-belozoglu-bu-isin-olacagini-dusunuyorum-ama-zor-olacak-gibi-gozukuyor/ https://www.haber28.com.tr/mke-ankaragucu-teknik-direktoru-emre-belozoglu-bu-isin-olacagini-dusunuyorum-ama-zor-olacak-gibi-gozukuyor/#respond Mon, 29 Jul 2024 22:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28307 MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Alanyaspor maçının ardından yaptığı açıklamada, “Bu işin olacağını düşünüyorum ama zor olacak gibi gözüküyor” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 35. haftasında MKE Ankaragücü, sahasında ağırladığı Alanyaspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında karşılaşmayı değerlendiren MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Belözoğlu, “Tabii her şeyden önce üzgünüm. İlk yarıdaki oyun ve ikinci yarıdaki oyunla 10 kişi kalmış rakibe karşı bu kadar panik yapan bir oyun. Açıkçası kendi takımlarım arasında düşündüğümde ilk defa böylesine bir senaryo ile karşı karşıya kaldığım bir maç oldu. İkinci yarıdaki performanstan dolayı çok üzgün olduğumu söylemek istiyorum. Oyuna hamleler yaptık. Hiçbir karşılığı olmadı. İlk yarıdaki oyunun karşılığı belki 2-0’a getirebilirdik. Orada belki maç kopabilirdi. Alanyaspor iyi bir takım, organizasyonu yüksek. Kazanarak buraya geldiler. Bizim de durumumuzda birazcık herhalde zor gitmek var, zor olması var. Bu işin olacağını düşünüyorum ama zor olacak gibi gözüküyor. Oyuncu arkadaşlarıma yine teşekkür ediyorum. Ellerinden gelen, kendi kalitelerince her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Ama ikinci yarıdaki oyunu kabul etmek mümkün değil. Bundan dolayı üzgünüm” diye konuştu.

” Beşiktaş’a karşı oynadığımız iki maçta da takımımın oyun anlamında çok iyi işler yaptığını düşünüyorum”

Alanyaspor müsabakasının ardından aldıkları skor için üzgün olduklarını ve Ziraat Türkiye Kupası’nda hedefleri için çalışmalarına devam edeceklerini dile getiren Belözoğlu, “Bu skor moralimizi bozdu, gerçekçi olmak lazım. Soyunma odasında da o havayı hissettim, oyuncularım üzgün. Ben Ankaragücü’ne geldiğimden beri gerçekten çok mesai harcıyorum bir şeyler yapmak için. Oyuncular özelinde değerlendirmeler yapıyoruz. Oyuncularla birebir tesislerde ve dışarıda hep bir şey yapmaya çalışıyorum. Bu kupa hedefini de devam ettirmek adına önümüzde üç günümüz var. Ben Beşiktaş’a karşı oynadığımız iki maçta da takımımın oyun anlamında çok iyi işler yaptığını düşünüyorum. Bunu uygulamada yine tereddüt etmeyeceğiz, ama skorlar gelmiyor. Bu da benim oyuncularımın da pes edeceği anlamına da gelmiyor. Biz sonuna kadar orada bu taraftara yakışır bir şekilde oyuncuların enerjisinin bir an önce yukarıya çekerek İnönü’de bir meydan okumaya gitmek istiyoruz. Kolay bir maç yok. İki takım için de kolay maç olmayacak. Belki bu sene bu yaşadığımız talihsizliklerin hepsini örtbas edecek bir maç oynarız ve bu sefer de bizden yana olur bazı şeyler. Öyle ümit ederek İstanbul’a gitmek istiyorum” dedi.

“Hiçbir topluma dünyanın hiçbir yerinde bu kadar zulmedilemez”

Müsabakadan önce Ankaragücü tribünlerinden sarkıtılan Filistin koreografisi hakkında, Gazze’de işlenen insanlık suçunun artık dayanılacak noktasının kalmadığını vurgulayan Belözoğlu, “İslam aleminin bu dağınıklığı, Müslüman aleminin bu dağınıklığının çok büyük bir fotoğrafı. Bu orada olanlara hiçbir cevap veremeyen hiçbir aksiyon alamayan bir İslam alemi var. Bence biz kendimize bakmalıyız. Oradaki insanların çektiği acılar, bize sadece bir iki damla gözyaşı olarak geliyor ama baktığınızda İslam alemi kendi haline acımalı, kendimize acımalıyız. Hiçbir topluma dünyanın hiçbir yerinde bu kadar zulmedilemez ve bu kadar uzun süreli zulmedilemez ki dünyada milyarlarca Müslüman var ona rağmen bu yapılıyor. Buna sadece ses çıkararak, lafla karşılık vererek ve ‘İsrail sen teröristsin’ diyerek olmaz. Olmadığını da görüyoruz” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/mke-ankaragucu-teknik-direktoru-emre-belozoglu-bu-isin-olacagini-dusunuyorum-ama-zor-olacak-gibi-gozukuyor/feed/ 0
Kocaelispor – Bandırmaspor Maçının Ardından Teknik Direktörler Değerlendirdi https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-bandirmaspor-macinin-ardindan-teknik-direktorler-degerlendirdi/ https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-bandirmaspor-macinin-ardindan-teknik-direktorler-degerlendirdi/#respond Wed, 24 Jul 2024 23:12:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27369 Trendyol 1. Lig’de 3-1 ev sahibi takımın üstünlüğüyle sonuçlanan Kocaelispor – Bandırmaspor maçının ardından teknik direktörler karşılaşmayı değerlendirdi

Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında Kocaelispor’un Bandırmaspor’u Yusuf Cihat Çelik, Amaral ve Vukovic’in golleriyle 3-1 mağlup ettiği maçın ardından teknik direktörler karşılaşmayı değerlendirdi. Kritik haftada 3 puanı hanesine yazdıran Kocaelispor’da Teknik Direktör Mustafa Gürsel basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Maçtan önce de söylemiştim; bu maçı kazanarak play-off ile ilgili kafamızda soru işareti kalmasın istiyorduk. Sonra bitirebildiğimiz en üst noktada bitirmek istiyorduk. Amacımız sonraki maçlarda da elimizden gelenin en iyisini yapmak. Orası ayrı bir kulvar. Ligle alakası olmayan maçlar oynayacağız, çıkma hedefiyle alakalı. Maça iyi başladık. Maçı koparacak çok pozisyonlar bulduk, değerlendiremedik. İkinci yarı beklemediğimiz anda gol yedik. Sonrasında oyuna tepki verdik. Çok güzel bir şey. Cihat’ın çok güzel vuruşuyla bulduğumuz golden sonra pozisyonları değerlendirdik. Kazanmasını bildik. Mutluyuz. Bandırmaspor da ilk başladığım camia. Onlara da bundan sonra başarılar diliyorum. Önümüzdeki Bodrum maçına ve sonrasında Sakarya maçına bakacağız. Oyuncularımıza da istek ve arzularından, mücadelelerinden dolayı teşekkür ediyorum. Geçen hafta da isteklilerdi ama sonuca yansıtamamıştık. Çalışacağız” dedi.

“Tüm oyuncularımız çok değerli”

Oyuncu tercihleri ve final vuruşlarıyla ilgili soruları da yanıtlayan Gürsel, “Kendi oyun modelimizi sahaya yansıtmak istiyoruz. Hücum da oynasak arkada gerekli önlemleri alarak oynamamız gerekiyor. Önde oynarken arkada da doğru oynamak gerekiyor. Adım adım daha iyiye gidiyor. Geldiğimiz günden bu yana kat ettiğimiz mesafe benim için önemli. Oyunsal anlamda epey yol kat ettiğimize inanıyorum. Sonucu almamız gereken maçlar oynuyoruz, bu da bizi bazen üzdü. Futbolda kim dışarda kalırsa o soruluyor, şimdi de Kouakou. Biz ekibiz. Hiç bireysel bakmıyorum. Hepsiyle aynı çalışmayı yapıyorum. Biri oynadığında diğeri dışarda kalacak. 21 kişilik kadroda bir de genç almak zorundayız. Benim için oynasa da, oynamasa da tüm oyuncularım çok değerli. Bazen oynamadan da takıma çok şey verebilirsiniz. Rekabetin içine girip kendilerini yukarı çekecekler. Amaç takımı hedefe ulaştırmak. Taktiksel değişiklikler yapıyoruz. En iyisini yapmak için buradayız” diye konuştu.

“Ana hedefimiz lig bittikten sonra başlıyor”

Esas hedeflerinin lig bittikten sonra başladığını belirten Mustafa Gürsel, “Biz çalışmaya devam edeceğiz. Ama güzelliği burada. Bazen bir pozisyona girip galip geliyorsunuz, bazen on pozisyona girip kazanamayabiliyorsunuz. Ülkemizdeki futbol iklimi tamamen sonuca odaklı. Benim için takımın oyunu, pozisyon üretmesi önemli. Devamı takımı geliştirmeye çalışıyorum. Futbolun sevilmesinin nedeni bunlar. Emir iyi oynadı. İlk yarıda çok iyiydi, orada istediğimizi yaptı. 6 numarayı başarılı oynadı. Ama artık hamle zamanları geliyor. Gol yedik diye hamle yapmadık. Kazanmak için o hamleleri yapacaktık zaten. Gol gelince hemen yaptık. Ama Emir’in oyunundan memnunum, stoperdeki oyunundan da memnunum. Biz takımız. İyi olması için, başarı için bunu iyi karmamız lazım. Davit hazır gelmedi. Hazır olmadığı için o tepkileri verdi. Şu anki Davit belki o tepkileri vermedi. Antrenmanlardaki isteğini, çalışmasını biliyordum. Şimdi oyuna girdi ve isteğini yansıttı. Hedefin son bölümündeyiz. Telafisi olmadığı için kayıplar bizi de üzüyor. Ana hedefimiz geçen haftaki ya da bu haftaki maç değil. Ana hedefimiz lig bittikten sonra başlıyor. Orayı iyi oynarsak bir şey yapmış olacağız” ifadelerini kullandı.

Yusuf Şimşek: “Şapkayı önüme koyarım”

Ligde maddi ve manevi anlamda sıkıntı yaşayan takımlardan biri olduklarını dile getiren Bandırmaspor Teknik Direktörü Yusuf Şimşek ise, “Kocaelispor’u tebrik ediyorum. İlk yarı çok iyi oynadılar, golleri kaçırdılar. İkinci yarı değişiklikler bizim adımıza olumluydu. Golü de bulduk. Golden sonra yaptığımız basit hatadan dolayı ilk golü yedik. Öne geçtiğimiz maçlarda gol yedikten sonra kırılgan takım oluyoruz. Üzgünüz. Bu ligde maddi ve manevi sıkıntısı olmayan takımlardan biriyiz. Yönetimimizi, onursal başkanımızı, buraya kadar gelen taraftarımızı üzdüğümüz için üzgünüm. Rakip tarafın deplasman takım hocasını istifaya davet etmesi sıkıntı. Ben şapkamı önüme koyarım ama oyuncu arkadaşlarım da koymalı Ben bu sene 4’üncü hocayım. Başka da bir şey söylemek istemiyorum” sözlerini kaydetti. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-bandirmaspor-macinin-ardindan-teknik-direktorler-degerlendirdi/feed/ 0
Eskişehir Kırım Derneği’nin katkılarıyla sahnelenen ‘Hasret’ adlı oyun, Kırım Tatar Türklerinin sürgününü anlatıyor https://www.haber28.com.tr/eskisehir-kirim-derneginin-katkilariyla-sahnelenen-hasret-adli-oyun-kirim-tatar-turklerinin-surgununu-anlatiyor/ https://www.haber28.com.tr/eskisehir-kirim-derneginin-katkilariyla-sahnelenen-hasret-adli-oyun-kirim-tatar-turklerinin-surgununu-anlatiyor/#respond Sat, 20 Jul 2024 01:48:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26401 Eskişehir Kırım Derneğinin katkılarıyla Odunpazarı Belediyesi Tiyatro Topluluğunca sahnelenen “Hasret” adlı oyun, Kırım Tatar Türklerinin 80 yıl önce yaşadığı büyük acıdan kesitler sunuyor.

Senaryosunu Derya Dobrişan’ın kaleme aldığı, yönetmenliğini Elçin Elmalıoğlu Karaahmet’in üstlendiği tek perdelik oyunda Ceren Tüysüz, Ferhat Karataş, Hüseyin Demir, İpek Uzkalan ve Tuğçe Güney rol alıyor.

Eskişehir Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde bu ay sahnelenmeye başlanan oyun, Kırım’da yaşayan Tatarların 14 Mayıs 1944’te Sovyet askerleri tarafından vagonlara bindirilmesi, yolculuk sırasında yaşananlar ve Tatarların yıllar sonra Kırım’a dönüşünü anlatıyor.

Kırım Tatarlarının gündelik hayatlarına dair kültürel unsurların da işlendiği yapıtta, oyuncular çeşitli Tatar ağıtları, deyimleri ve tekerlemeleriyle dönemin ruhunu sahneye taşımaya çalışıyor.

İsmail Gaspıralı gibi Tatar tarihinde öne çıkan isimlerin hatırlatıldığı oyunda, seyircileri anlatıya dahil edebilmek için sahne dışında bulunan farklı yollar da kullanılıyor. Başlangıçta vagon şeklinde kurulan koridorlarda bekletilen seyircilere, Kırım Tatar Sürgünü’ne dair bilgilendirici anons yapılıyor. Seyirciler, karanlıkta bir süre anonsu dinledikten sonra oyun salonuna girebiliyor.

“1,5 ay prova yaptık, sahneye çıktığımız her gün ağladık”

Yönetmen Elçin Elmalıoğlu Karaahmet, AA muhabirine, oyunda anlatılanların tamamının yaşanmış olmasının kendilerini çok etkilediğini söyledi.

Oyunun inşa sürecinde sürgünü yaşamış, tanıklık etmiş kişilerle çalıştıklarını belirten Karaahmet, bu durumun seyirci ile oyuncu kadrosu arasında önemli bağlar oluşturduğunu dile getirdi.

Konuştukları kişilerden bazılarının babasının sürgünü yaşadığını, kimilerinin küçük yaşlarda o trenlere bindirildiğini anlatan Karaahmet, “Henüz projenin başında onların hikayelerini duyar duymaz gözyaşlarına boğulmuştuk. Dolayısıyla sahnede sergilenenler tamamen gerçektir. İzleyiciler de öyle; kiminin babaannesi, dedesi, babası bir şekilde bunu yaşamış. Oyun için 1,5 ay prova yaptık, sahneye çıktığımız her gün ağladık.” diye konuştu.

Ekibin çok zor bir prova süreci geçirdiğini aktaran Karaahmet, gerçek olduğu bilinen her şeyin insanları etkilediğini vurguladı.

Seyircilerin vagondan geçerek yerlerini almasına değinen Karaahmet, “O atmosferi yaşamalarını istedik. O vagona giremeyen, bunu kaldıramayan seyircilerimiz dahi var. Oyuna girmeden ağlamaya başlayan seyircilerimiz var.” dedi.

“İnsanlığın ne kadar korkunç şeyler yaşadığını hissedebiliyorsunuz”

Oyunculardan Ferhat Karataş da “Hasret”in sergilendiği an ve sonrasının, bir oyuncuya hissedebileceği en güzel duyguları yaşattığını ifade etti.

Eserin, yükü ağır ve tarihsel gerçekliğe dayandığı için sorumluluğu fazla bir oyun olduğunu kaydeden Karataş, “Tiyatro anlamında hiçbir örneği olmayan bir oyun bu. Böyle bir şeyin ilk kez yapılması ve bunun içinde yer almak oldukça etkileyici.” değerlendirmesinde bulundu.

İpek Uzkalan, gerçeği olduğu gibi yansıtmaya gayret ettiklerini anlatarak, “Bunun için Kırım Tatarlarına yönelik araştırmalar yaptık, insanlarla görüştük. Eskişehir’deki müzeleri inceledik. Onların dillerini, sözlüklerini araştırdık. Kimi dostlarımız bizlere her kelimenin ne anlama geldiğini tek tek anlatarak yardımcı oldular. Çok çalışarak oyunu bu hale getirdik.” ifadesini kullandı.

En genç oyuncu Tuğçe Güney, turneler düzenlenmesi ve oyunun farklı şehirlerde izleyiciyle buluşmasını diledi.

İzleyicilerden Gönül Karasu ise oyunun seyirci için etkileyici olduğuna işaret ederek, geçmişi hatırlamanın önemli olduğunu vurguladı.

Karasu, “Tatar arkadaşlarımı hatırladım. Onların ne zaman göç ettiği, dedelerinin, babalarının hikayelerini hatırladım. Tarih boyunca insanlığın ne kadar korkunç şeyler yaşadığını hissedebiliyorsunuz. Oyunun şarkılarını ve yapısını çok beğendim.” görüşünü dile getirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehir-kirim-derneginin-katkilariyla-sahnelenen-hasret-adli-oyun-kirim-tatar-turklerinin-surgununu-anlatiyor/feed/ 0
Gaziosmanpaşa Belediyesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Etkinlikleri Düzenledi https://www.haber28.com.tr/gaziosmanpasa-belediyesi-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-etkinlikleri-duzenledi/ https://www.haber28.com.tr/gaziosmanpasa-belediyesi-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-etkinlikleri-duzenledi/#respond Fri, 19 Jul 2024 06:24:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26285 Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Çocuklar, Gaziosmanpaşa Belediye binası bahçesinde düzenlenen etkinliklerde doyasıya eğlendi. Etkinlikte konuşan Başkan Bahçetepe, “Sizlerin mutluluğu bizlerin mutluluğu ile eş değer. Çocuklarımız ne kadar mutlu ve başarılı olursa ülkemiz de gelecekte o kadar güçlü olur” dedi.

Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenlendi. Belediye binası önünde düzenlenen etkinliklere, birçok aile çocuklarıyla birlikte katıldı. Etkinlikte Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’ye de eşi Gözde Bahçetepe eşlik etti. Programda ilk olarak, 3 ve 5 yaş arası çocuklar orf gösterisi yaparken, Sanat Akademisi öğrencileri ise tiyatro oyunu sergiledi. Tiyatronun ardından sahneye çıkan çocuklar şiirler okurken, Gaziosmanpaşa Kültür Sanat Merkezi öğrencileri de gitar, bağlama, piyano ve bateri dinletisi yaptı. Ayrıca etkinlikte çocuklar için sihirbaz gösterisi ve GKM Oyunculuk Akademisi oyuncuları tarafından ‘Çöpleri Dönüştürelim Tiyatro Oyunu’ oynandı. Alana kurulan etkinlik çadırlarındaki çeşitli atölyelerde, çocuklar keyifli vakit geçirdi. Çocuklar alandaki oyun alanlarında oynayıp, ikramlıkların da tadına baktı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı festival havasında kutlanırken, çocuklar doyasıya eğlendi.

“Sizlerin mutluluğu bizlerin mutluluğu ile eş değer”

Programda konuşan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, “Bugün Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Gazi Mustafa Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutluyoruz. Aynı zamanda TBMM’nin açılışı olduğu ve Türk milletinin egemenliğini ilan ettiği günün yıl dönümü olarak tarihimizde büyük bir önem tutuyor. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın dünya sahnesinde barış ve dostluk mesajlarını yaydığı bu günlerde Atatürk’ü yurtta barış dünyada barış idealinin sizlerin yetiştirdiği çocukların omuzlarında yükseldiğini hatırlatmak isterim. Gaziosmanpaşa Belediyesi olarak çocuklarımızın en iyi eğitimi almasını, sağlıklı güvenli bir çevrede büyümesini sağlamak için belediyemizin tüm imkanlarını seferber edeceğimizi bildirmek isteriz. Çocuklarımızın bilgi, sevgi ve güvenle dünya çocukları olmasını ve ülkemizin aydınlık geleceğini şekillendireceğini çok iyi biliyoruz. Sevgili çocuklar bu özel gün sizin gününüz, dilediğiniz gibi eğlenin, dans edin, şarkılar söyleyin. Sizlerin mutluluğu bizlerin mutluluğu ile eş değer. Çocuklarımız ne kadar mutlu ve başarılı olursa ülkemiz de gelecekte o kadar güçlü olur. Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum” dedi.

“Burada olmaktan çok mutluyum”

Etkinliğe babaannesiyle gelen Zeynep Nur Aydoğdu, “Bugün 23 Nisan. Çok güzel bir gün. Burada resim yaptım ve diğer alanlara gittim. Bugün resim çiziyorum daha bitmedi. Güzel vakit geçiriyorum. Buraya babaannemle geldim. Burada olmaktan çok mutluyum” şeklinde konuştu.

“Güzel vakit geçiriyorum”

Resim yapmayı sevdiğini söyleyen Sümer Sayan ise, “Biraz oyun oynayıp vakit geçirdim. Güzel vakit geçiriyorum. Oyunlar oynadım. Resim yapmayı seviyorum” ifadelerini kullandı.

“Çok eğleniyorum”

Etkinliğe anne ve basıyla katılan Yade Karen Özaltun ise, “Bugün 23 Nisan. Burada uçak yaptım, birazdan da ebru yapacağım. Ailemle geldim. Çok eğleniyorum. Çok güzel vakit geçiriyorum. Sabah okuluma gidip gösterileri izledim. Burada da şarkılar dinledim” diye konuştu.

“Belediyemize teşekkür ediyoruz”

Çocukları ile etkinliklere katılan Hilal Tanju ise, “Bugün çocuklarımı etkinlikler için buraya getirdim. Kitaplarımızı alıp çaylarımızı içtik. Palyaçolar eşliğinde yüzlerimizi boyadık. Belediyemize teşekkür ediyoruz. Çocuklarımız için yapılan etkinliklere katılıyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/gaziosmanpasa-belediyesi-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-etkinlikleri-duzenledi/feed/ 0
Emre Belözoğlu: Türk futbolunun düzelmesi için 25-30 seneye ihtiyacı var https://www.haber28.com.tr/emre-belozoglu-turk-futbolunun-duzelmesi-icin-25-30-seneye-ihtiyaci-var/ https://www.haber28.com.tr/emre-belozoglu-turk-futbolunun-duzelmesi-icin-25-30-seneye-ihtiyaci-var/#respond Tue, 16 Jul 2024 00:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25623 MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Türk futbolun geleceğinden umutsuz olduğunu belirterek, “Türk futbolunun düzelmesi için 25-30 seneye ihtiyacı var.” dedi.

Belözoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Spor Zirvesi’nde katıldığı oturumda öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Türk futbolunun son dönemde sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirten Emre Belözoğlu, “Sosyokültürel bir problem var. Bunu gençler düzeltecek. Türk futbolunun şu anki mevcut düzende değişmesi, güneşin buz tutmasıyla bir. Türk futbolunun düzelmesi için 25-30 seneye ihtiyacı var. Söylediklerimizin bir karşılığı yok. Türk futbolunun ameliyat masasında olduğunu düşünmüyorum. Selası okunmak üzere. Çok ümitvar değilim.” ifadelerini kullandı.

Toplum olarak sahanın içinde kalmayı beceremediklerini aktaran Belözoğlu, “Türk futbolunda idealist tipler var. O insanların önünün açılacağı bir yapının inşa edilmesi lazım. Futbol delisi bir adamım. Daha sistemsel ve felsefi değişimler yapmak lazım. Her sene yeni kural olmaz. 8 milyon nüfusa sahip Hırvatistan, tüm branşlarda şampiyonlar yetiştiriyorsa biz bir şeyleri yanlış yapıyoruz. Futbol ikliminin düzelmesi gerekiyor. Bunun için yöneticiler sorumluluk hissetmeli. Şu an bunu becerebilecek bir potansiyel yok. Değişmesi gereken çok şey var. İnşallah bunu yapabilecek yönetici profilleri oluşur.” diye görüş belirtti.

” Beşiktaş’ın işi kolay değil”

Emre Belözoğlu, Türkiye Kupası yarı finalinde Beşiktaş ile yapacakları maçlar hakkında da görüşlerini paylaştı.

Oyun olarak istediklerini yaptıklarını ancak bunu skora yansıtamadıklarını vurgulayan 43 yaşındaki teknik adam, “Bu kulüplerle mücadele etmek kolay değil. Tur ortada. Beşiktaş’ın işi kolay değil. Kupa beyi Ankaragücü’nü temsil ediyoruz. Finale çıkmak ve kupayı kazanmak istiyoruz. İnşallah bunu camiamıza yaşatabiliriz. İyi işler yaptık. MKE Ankaragücü’nü Avrupa’ya götürecek bilgi ve becerimizin olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

MKE Ankaragücü’nde olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Belözoğlu, “Skorlar bizim oyunumuzu destekler nitelikte gitmiyor ama daha iyi yerlere gelebileceğimizi düşünüyorum. MKE Ankaragücü’nü Avrupa’ya taşıyabilecek bir mantalite oluşturmaya başladım. Kupayı kazanırsak MKE Ankaragücü’ne bir ilki yaşatırız. İki sene daha mukavelem var. Ankara’yı da çok sevdim. İyi dostluklarım var. Çok memnunum. İnşallah sonu da iyi olur.” şeklinde konuştu.

Avrupa’nın çok önemli takımlarında görev yapabileceğine inanıyor

Emre Belözoğlu, Avrupa’da çok önemli takımlarda görev yapacağına inandığını söyledi.

Belözoğlu, kariyer hedefiyle ilgili bir soru üzerine, “Bir gün Avrupa’da çok önemli takımlarda çalışabilecek bir teknik adam olabileceğime inanıyorum. Oyunun nereye gittiğini takip etmeye çalışıyorum. Yabancı dile çok önem veriyorum. İtalyancam ve İngilizcem gayet iyi. Dil olmazsa aktarım olmaz. Tercümanlar üzerinden bunu oyuncuya aktaramıyorsunuz. Her insana dokunmanız gerekiyor. Bu anlamda kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Oyuncularla irtibatım çok yüksek.” ifadelerini kullandı.

” Fenerbahçe’ye karşı hiçbir hatam yok”

Emre Belözoğlu, Fenerbahçe’yi kupada eledikleri maçın ardından sarı-lacivertli bazı taraftarların kendisine yönelik gösterdikleri tepki hakkındaki bir soru üzerine şu değerlendirmede bulundu:

“Bir teknik adamın geçmişte oynadığı takıma karşı maç kazandığında eleştiriler ve ağır hakaretler alması gerektiğine inanan herkesin çok fazla futbol bilgisi olduğunu düşünmüyorum. Bunun hakkaniyetle alakası yok. Fenerbahçe’ye karşı hiçbir hatam yok. Fenerbahçe’de formamın sonuna kadar hakkını verdim. İspatlayacağım hiçbir şey yok. Bu eleştirileri Fenerbahçeli olduğum için sineye çekiyorum.”

Belözoğlu, son olarak VAR’da yabancı hakemlerin görev yapmasının Türk hakemlerini olumsuz etkileyeceğini düşündüğünü kaydetti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/emre-belozoglu-turk-futbolunun-duzelmesi-icin-25-30-seneye-ihtiyaci-var/feed/ 0
Ferhan Şensoy’un Hayrola Karyola oyunu AKM’de sahnelendi https://www.haber28.com.tr/ferhan-sensoyun-hayrola-karyola-oyunu-akmde-sahnelendi/ https://www.haber28.com.tr/ferhan-sensoyun-hayrola-karyola-oyunu-akmde-sahnelendi/#respond Fri, 12 Jul 2024 06:00:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24955 Ferhan Şensoy’un kaleme aldığı “Hayrola Karyola” oyunu, Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sanatseverlerle buluştu.

Oyuna ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan oyuncu ve yönetmen Metin Zakoğlu, Şensoy’un oyunu 1960’ta Ayfer Feray’la oynadığını belirterek, “İlk onun için yazıyor. Sonra 1980’de kendisi Nurhan Damcıoğlu’yla oynuyor. 2001 yılında Nurhan ablayla ben TRT’de Kantocunun Düeti diye bir program yapmaya başlamıştım. Nurhan ablayla oyun oynamak istediğimizde, (Ferhan Şensoy) bizim için yeniden yazdı.” dedi.

Zakoğlu, müziğin eşlik ettiği oyunda seyirciyle de etkileşim halinde olduklarına işaret ederek, “Ferhan Şensoy’un yeniden, benim adıma uyarladığı Hayrola Karyola’da zar zor geçinen, dar boğazda sıkışan, biri evli, biri de evlenme hazırlığı yapan iki farklı genç çiftimizin yaşadığı sıkıntılar, komik ve trajik durumlar bir anlatıcı üzerinden seyirciye anlatıyor. Bu arada da çok sevimli müzikler, şarkılar oyuna eşlik ediyor. İnteraktif bir oyun. Seyirciler de oyunun içine bir şekilde dahil oluyor. Bazen oyuna sahneye eşlik ediyor. Bazen sanatçı seyircilerin arasına iniyor. Onlarla iletişim kuruyor.” dedi.

Oyunda geleneksel Türk tiyatrosu normlarından yararlanıldığını kaydeden Zakoğlu, oyunda rol alan Bekir Erdem Öz ile kavuklu ve pişekarı modern bir yorumla sahnelediklerini aktardı.

“Küçük doğaçlamalar yaptım”

Metin Zakoğlu, oyunu kabare için hazırladığını dile getirerek, “Yaklaşık bir buçuk ay sürdü provamız. Provalar esnasında metni biraz daha bugüne güncellemek gerekti. Doğaçlamalarımızda onu yaptık. Çünkü 2001 yılındaki ev kiralarıyla 2024’teki ev kiraları o kadar farklı ki. Metin dramaturjik çalışmalarında böyle küçük doğaçlamalar yaptım.” diye konuştu.

Üç kişilik bir oyun olduğu için hareketi, dinamizmi ve tempoyu hiç düşürmeyen, sürekli yüksekte tutan bir rejiyi tercih ettiğini vurgulayan oyuncu, “Tabii ki açık alan rejisi. Dramatik bir oyun rejisi değil. Seyirciyi içine alan epik tiyatroyla geleneksel Türk tiyatrosundaki orta oyununu harmanlıyor. Anadolu epiği diyorum ben bu yaptığıma. Anadolu epiği oluşturduğum bir reji oldu. O yüzden de insanımıza çok yakın geldi. Çok sıcak buldu. Her gece neredeyse kapalı gişe oynuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Oyuncu Bekir Erdem Öz ise eserin Ferhan Şensoy’un en iyi oyunlarından biri olduğunu belirterek, “Büyük bir keyifle oynuyorum bu oyunu. Oyunu Metin’le ikinci kere oynuyorum. Yıllar önce bayağı uzun bir zaman oynamıştık. Dolayısıyla bu oyunun benim için böyle bir kıymeti var. Özellikle bu seferki oyunda, Metin’in yeni eklemeleri rejiyle bambaşka bir boyut kazandı. Daha keyif aldığımız, eğlendiğimiz, daha mesajları iyi olan bir oyun. O nedenle de çok keyifliyiz. Dün Ankara’daydık. Bugün buradayız. Yarın başka bir yerdeyiz. Yani o nedenle benim bu sene çok keyifli bir tiyatro sezonu geçirdiğim bir yıl.” ifadelerini kullandı.

Zakoğlu’nun yönettiği ve Şebnem Köstem’in de rol aldığı oyun, 21 Nisan’da Kartal İstMarin, 26 Nisan’da Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi, 7 Mayıs’ta ise AKM’de sahnelenecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ferhan-sensoyun-hayrola-karyola-oyunu-akmde-sahnelendi/feed/ 0
İsmail Kartal: ‘Güçlü oyunumuzla yarın rakibimizi yenip yarı finale yükselmek istiyoruz’ https://www.haber28.com.tr/ismail-kartal-guclu-oyunumuzla-yarin-rakibimizi-yenip-yari-finale-yukselmek-istiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/ismail-kartal-guclu-oyunumuzla-yarin-rakibimizi-yenip-yari-finale-yukselmek-istiyoruz/#respond Fri, 12 Jul 2024 00:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24880 – İsmail Kartal: “Güçlü oyunumuzla yarın rakibimizi yenip yarı finale yükselmek istiyoruz”

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal:

“Kendi karakterimizi sahaya koyarak kazanmak istiyoruz”

“Djiku yarın oynayabilir”

“Yarın en ideal 11 ile başlayacağız”

“Sakat oyuncuların yüzde 98’i düzeldi”

İSTANBUL – Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Olympiakos’un iyi bir takım olduğunu belirterek, “Biz de iyi bir takımız. Bizim yarı finale adımımızı atabilmemiz için taraftarlarımızın desteği ile güçlü oyunumuzla yarın rakibimizi yenip yarı finale yükselmek istiyoruz” dedi. Kartal, ayrıca yarın en ideal 11 ile sahada olacaklarını söyledi.

Fenerbahçe, UEFA Avrupa Konferans Ligi Çeyrek Final ikinci maçında yarın saat 22.00’de Yunan temsilcisi Olympiakos ile karşılaşacak. Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, müsabaka öncesi Ülker Stadyumu’nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Karşılaşmaya iyi hazırlandıklarını aktaran Kartal, “Oyuncularımızla yapmış olduğumuz toplantılar ve antrenmanlarla maça hazırlandık. İlk maçta 3-2 kaybederek ülkemize geldik. Yarın muhteşem taraftarımızın önünde yarı finale çıkmak için, rakibimize baktığınız zaman yapmış olduğumuz analizler doğrultusunda oyuna etki edecek oyuncular var. Olympiakos takımı iyi bir takım, biz de iyi bir takımız. Bizim yarı finale adımımızı atabilmemiz için taraftarlarımızın desteği ile güçlü oyunumuzla yarın rakibimizi yenip yarı finale yükselmek istiyoruz” diye konuştu.

“Kendi karakterimizi sahaya koyarak kazanmak istiyoruz”

Yunan takımına karşı üstün oynamaları gerektiğine dikkat çeken Kartal, “Taraftarlarımızın maç başından sonuna kadar bizi destekleyeceğini biliyoruz. Rakibimize karşı daha üstün oynamalıyız. Taraftarlarımızın vereceği destek çok önemli. Oyuncularımızın da daha özgüvenle oynayacağına inanıyorum. Biz ilk maça iyi başlamıştık. Rakip takımın kaliteli oyuncuları var, yarın inşallah bireysel hatalar yapmadan kendi karakterimizi sahaya koyarak kazanmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Her eleştiriye kafayı takarsak kendi işimizi yapamayız”

Kamuoyundan yeterli destek alıp almadıkları ile ilgili soruya Kartal, “Her şey ortada. Yeterli desteği alıp almadığımızı kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bu takımın nasıl futbol oynadığını, ne kadar puanlar aldığını, ne kadar gol attığı her şey ortada. Fakat her eleştiriye kafayı takarsak kendi işimizi yapamayız. Etkilenmeyerek kendi duruşumuzu yapmaya devam edeceğiz” yanıtını verdi.

“Djiku yarın oynayabilir”

İsmail Kartal, Ganalı futbolcu Alexander Djiku ile ilgili de son durumunu paylaşarak şunları söyledi:

“Djiku çok iyi durumda, bu akşam antrenmanda da bakacağız. Yarın oynayabilir. Djiku çok kaliteli, çok karakterli oyuncu. Hatta bir maçta sakatlanmasına rağmen özverisiyle oynadı.”

“Yarın en ideal 11 ile başlayacağız”

Birçok oyuncunun sakatlandığına da vurgu yapan Kartal, “Belki aylarca birçok oyuncu olmadan maça çıktık. Bazen 5 stoperin 5’i de sakattı. Bu oyunculardan yoksun maça çıktık. Oyuncularımla çok zor bir süreçten geçtik. Özverisinden dolayı hepsini tebrik ediyorum. Yarınki maça en ideal 11 ile başlayacağımıza inanıyorum. Kaptanlarım çok karakterli oyuncular, ben de karakterli bir insanım. Güvenimizle bu günlere geldik. Bundan sonra da devam edeceğiz” dedi.

“Oyun felsefemizden asla vazgeçmedik”

Sarı-lacivertli takımın teknik patronu, pozitif futboldan vazgeçmediklerini dile getirerek, “Biz her maça kazanmak için çıkıyoruz. Oyun felsefemizden asla vazgeçmedik. Bir şekilde o evreleri atlatabildik. Olympiakos maçında 3 tane oyuncumu oynatamadım, korumak zorundaydım. Bir futbolcu sakatlığı geçince hemen oynatamazsınız. 8-10 tane antrenmana çıkması lazım ki maç ritmini yakalayabilmesi için. Biz doğru anı bekleyerek oyuna atmaya çalışıyoruz. Yarın oyuncularımın çoğu sahada olacak” diye konuştu.

“Sakat oyuncuların yüzde 98’i düzeldi”

Sakat oyuncularla ilgili de bilgiler veren sarı-lacivertlilerin teknik patronu, “Şu anda sakat oyuncuların yüzde 98’i düzeldi. Bir tek Mert Hakan Yandaş var. Tadic, 8-9 tane milli takımda oynadı. Avrupa’nın birçok kulübüne baktığınız zaman, bu kadar yüksek maç oynayan takımların antrenörlerinin şikayeti var. Covid’den sonra sporcu sakatlığı yüzde 200 artmış. Bu kadar yüksek tempolu maç oynamak kolay şeyler değil. Maalesef sadece ben değil, futbol adamları muzdaribiz” şeklinde konuştu.

Kartal, yarınki maçın penaltılara gitme ihtimali üzerine, “Hafta içi penaltı çalışmamız oldu. Bu akşam da olacak. İnşallah penaltılara kalmaz” dedi.

“Oosterwolde, şu anda iyi durumda”

Yaşadığı sakatlık nedeniyle menisküs ameliyatı olan Jayden Oosterwolde ile ilgili Kartal, “Jayden, şu anda iyi durumda, çok güçlü bir kas yapısı var. Beklenenden önce aramıza döneceğini düşünüyoruz. Belki de lig bitmeden aramıza katılabilir diye düşünüyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ismail-kartal-guclu-oyunumuzla-yarin-rakibimizi-yenip-yari-finale-yukselmek-istiyoruz/feed/ 0
Okan Buruk: “Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak” https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-tek-hedefimiz-galatasarayi-sampiyon-yapmak/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-tek-hedefimiz-galatasarayi-sampiyon-yapmak/#respond Tue, 09 Jul 2024 03:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24351 – Okan Buruk: “Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak”

ANTALYA – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Alanyaspor galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, “Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunun için de 6 maç kaldı. Bu 6 maçı da kazanarak şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyoruz. Bugün de bunlardan bir tanesiydi” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Galatasaray, deplasmanda Alanyaspor’u 4-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, maçın ilk yarısında rakibin daha konsantre olduğunu, ikinci yarıda gollerle birlikte performanslarının arttığını ifade etti. Takımın geniş kadrosunu da değerlendiren Buruk, oyuncuların oynadıkları zaman daha mutlu olduklarını belirtti. Ligde kalan 6 maçta galip gelerek şampiyon olmak istediklerini dile getiren Buruk, “Zorlu bir deplasmandı. Çok formda bir takıma karşı oynadık. Son 4 maçını kazanmış, özellikle iç sahada da uzun zaman kaybetmeyen bir takımdı. Maçın başlangıcı rakibimiz biraz daha bize göre daha konsantreydi. Bizim ilk yarıdaki oyunumuz tabii ki daha hızlı, daha akıcı ve rakip kaleye daha çok zor olmamız gerekirdi. Galatasaray takımı her maçı kazanmak için oynar ve bu kazanmak için oynamayı da sahada daha net bir şekilde ilk yarıda göstermemiz gerekirdi. Bizim açımızdan çok iyi bir ilk yarı geçmedi ama ikinci yarı özellikle golle birlikte performansımız arttı. Özellikle söylediğim gibi gol bazen çok fazla şeyi değiştiriyor. Golün verdiği güven arkadan ikinci gol, devamında hem rakibin 10 kişi kalması hem oyun içerisinde daha iyi yerleşmemiz, devamında 3 ve 4. gol oldu. Önemli bir galibiyet kazandık. Burada oyuncularımı tebrik ediyorum. Oyuna başlayan, devam eden, giren, girmeyen hepsi bizim için önemli, hepsi değerli. Çok geniş, çok iyi kadroya sahibiz. Bu kadro içerisinde tabii ki oynamalar, oynamamalar, girmeler, çıkmalar oluyor. Oyuncuların da üzüntüleri olabiliyor. Oynadıkları zaman tabii ki her oynayan oyuncu daha mutlu. Oynamayan oyuncu psikolojik anlamda daha zor oluyor onlar için. Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunun için de 6 maç kaldı. Bu 6 maçı da kazanarak şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyoruz. Bugün de bunlardan bir tanesiydi. Oyuncularıma teşekkür ederim. Alanyasporlu oyuncuları da tebrik etmek istiyorum. İyi bir takım, iyi bir hocaya sahipler. Bugün şanssız bir şekilde Fatih Tekke dışarı gönderilmek zorunda kaldı hakem tarafından. Alanı terk ettiği için herhalde yapıldı ama çok önemli, çok değerli. Fatih Tekke de kalite olarak, karakter olarak da hepimizin çok sevdiği, hocalığını beğendiğim biri. Ona da geçmiş olsun demek istiyorum” dedi.

“Benim ağzımdan yazılmayanlara itibar etmemek lazım”

Bir basın mensubunun Süper Kupa’daki Fenerbahçe maçıyla ilgili sorusuna cevap veren Okan Buruk, sadece kendi açıklamalarına itibar edilmesi gerektiğini söyledi. Buruk, “Aslında benim net bir açıklamam olmadı. Net açıklamaları maç sonrası veya kendi kanalımız üzerinden yapıyorum. Bunun dışında benim ağzımdan bir şey yazıldığı zaman bunlara bir yandan çok itibar etmemek lazım, bir yandan da doğruluk payı var onun içerisinde. Bizim maç öncesi düşüncemiz rakibimizin ne yaptığını, nasıl sahada başlayacağını bilmediğimiz için özellikle oyuncularımıza söylediğimiz şey orada eğer rakip duruyorsa, hareket etmiyorsa tabii ki topun dışarı atılması veya rakibe atılıp rakip tarafından dışına atılması gibiydi. Onun yanında oyun başladıktan sonra rakip de oyuna başlayınca normal bir maç oynanmaya başladı ve devamında bir gol geldi. O yüzden yani bunun tam açıklaması bizim açımızdan bu ama diğer anlamda benim cümlelerim değil. Ben herhangi bir açıklama yapmadım. Zaten dediğim gibi açıklamaları da ya burada ya antrenman öncesi yaparım. Bu zamana kadar hep bu tür açıklamalar yaptık. Bundan sonra da öyle olacak” şeklinde konuştu.

“Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir”

Maçın ilk yarısı ve ikinci yarısındaki performans farkı ve yabancı VAR hakemi ile ilgili sorulan bir soruya Okan Buruk, şöyle konuştu:

“Bizim için hiç bir problem yok. Yarın sahada olur. Bizim için yine bir problem yok. Bu federasyonun alacağı karar. Federasyon ne karar alırsa biz buna uymak zorundayız. Erden Bey’in bir esprisi var. Robot hakem de olsa ona da tamam diyeceğiz ama bir yandan yabancı hakemlerle ilgili ben de daha önce söyledim. Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir. Bugün çok genç bir hakem vardı ve iyi bir maç yönetti. Yine alttan gelen genç hakemlerimiz iyi maçlar yönetiyorlar. Özellikle VAR odasının bu anlamda daha güçlü bir şekilde olması sahadaki hakemlerin işini de daha çok kolaylaştıracak. Ama bizim için bir şey fark etmiyor. Önemli olan sahada hakemler olsun ama Türk hakemlerine de bence hak ettiği değeri verelim. Onlara da uzun yıllar Türk futbolunu daha iyiye nasıl götürebiliriz bununla ilgili de destek vermek gerekiyor. Halil Umut Meler ve ekibi bence Avrupa’da muhteşem bir maç yönetti. Orada bu kadar iyi yönetebiliyorsa demek ki burada bizim içimizde de bir problem var. Türk hakemlerine de o güveni, o desteği, oradaki rahatlığı verdikten sonra onlar için de Türkiye’de maç yönetmek çok kolay olacak. Ama özellikle VAR odasıyla ilgili şu andaki yapılmış bir karar. Belki bütün maçlarla ilgili bu kararlar verilecek. Önümüzdeki sene bu anlamda yabancı hakemler olacak veya yabancı hakemle ilgili ne karar verilecek bilmiyorum. Ama biz hepsini kabul ediyoruz. Sahada ne oluyorsa her türlü sahadayız. Her türlü maçı oynamak istiyoruz ne olursa olsun. O yüzden Galatasaray olarak Türk futbolu için bu zamana kadar en iyisini hep yapmaya çalıştık. O yüzden bundan sonra da yine sahada olacağız, sahada kalacağız. Ne oluyorsa her türlü karara saygılıyız, destek olacağız. Her şey mükemmel değil. Türk futbolunda sadece Türk hakemleri kötüymüş gibi gösteriliyor.”

“Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti”

Alanyaspor maçının zorluğu ve değişiklikler ile ilgili gelen bir soruya ise Okan Buruk, “Alanyaspor gerçekten iyi futbol oynayan, futbol oynamaya çalışan, oyunun içerisinde olmaya çalışan bir takım. Bu hem Türk futbolu için önemli, değerli. Buradan da çok fazla oyuncu yetiştiriyorlar. Türk futboluna önemli oyuncular kazandırıyorlar. Alanyaspor bu anlamda değerli. Biz de rakibimiz ile ilgili bir plan yapıyoruz, hazırlık yapıyoruz. Ona göre de aslında bugün rakibimizin iki kanat oyuncusunun çok hızlı olması, hücuma direk koşularla gitmesiydi. Onun da defansif gücünü kullanmak istedik. İkinci yarı kalanla da oyun kurma ve hücumda daha çok pas ve orta gücünü kullanmak istedik. O yüzden ilk maçı olduğu için tabi biraz zorlandık ama yine hem kalan hem bize çok önemli destek verecekler. Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti. Orada Ziyech sağ ayakla oyun içerisine alıp Barış’ı da biraz daha hem koşucu hem bire birini hem kafa toplarını kullanmak istedik. Bu da ikinci yarı işimizi çözdü. Yani planlarımız istediğimiz gibi gitti. Çok da önemli, değerli bir galibiyet aldık” şeklinde yanıt verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-tek-hedefimiz-galatasarayi-sampiyon-yapmak/feed/ 0
Okan Buruk: Galatasaray’ı şampiyon yapmak için 6 maç kaldı https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-galatasarayi-sampiyon-yapmak-icin-6-mac-kaldi/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-galatasarayi-sampiyon-yapmak-icin-6-mac-kaldi/#respond Tue, 09 Jul 2024 02:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24345 Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Alanyaspor galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, “Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunun için de 6 maç kaldı. Bu 6 maçı da kazanarak şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyoruz. Bugün de bunlardan bir tanesiydi” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Galatasaray, deplasmanda Alanyaspor’u 4-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, maçın ilk yarısında rakibin daha konsantre olduğunu, ikinci yarıda gollerle birlikte performanslarının arttığını ifade etti. Takımın geniş kadrosunu da değerlendiren Buruk, oyuncuların oynadıkları zaman daha mutlu olduklarını belirtti. Ligde kalan 6 maçta galip gelerek şampiyon olmak istediklerini dile getiren Buruk, “Zorlu bir deplasmandı. Çok formda bir takıma karşı oynadık. Son 4 maçını kazanmış, özellikle iç sahada da uzun zaman kaybetmeyen bir takımdı. Maçın başlangıcı rakibimiz biraz daha bize göre daha konsantreydi. Bizim ilk yarıdaki oyunumuz tabii ki daha hızlı, daha akıcı ve rakip kaleye daha çok zor olmamız gerekirdi. Galatasaray takımı her maçı kazanmak için oynar ve bu kazanmak için oynamayı da sahada daha net bir şekilde ilk yarıda göstermemiz gerekirdi. Bizim açımızdan çok iyi bir ilk yarı geçmedi ama ikinci yarı özellikle golle birlikte performansımız arttı. Özellikle söylediğim gibi gol bazen çok fazla şeyi değiştiriyor. Golün verdiği güven arkadan ikinci gol, devamında hem rakibin 10 kişi kalması hem oyun içerisinde daha iyi yerleşmemiz, devamında 3 ve 4. gol oldu. Önemli bir galibiyet kazandık. Burada oyuncularımı tebrik ediyorum. Oyuna başlayan, devam eden, giren, girmeyen hepsi bizim için önemli, hepsi değerli. Çok geniş, çok iyi kadroya sahibiz. Bu kadro içerisinde tabii ki oynamalar, oynamamalar, girmeler, çıkmalar oluyor. Oyuncuların da üzüntüleri olabiliyor. Oynadıkları zaman tabii ki her oynayan oyuncu daha mutlu. Oynamayan oyuncu psikolojik anlamda daha zor oluyor onlar için. Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunun için de 6 maç kaldı. Bu 6 maçı da kazanarak şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyoruz. Bugün de bunlardan bir tanesiydi. Oyuncularıma teşekkür ederim. Alanyasporlu oyuncuları da tebrik etmek istiyorum. İyi bir takım, iyi bir hocaya sahipler. Bugün şanssız bir şekilde Fatih Tekke dışarı gönderilmek zorunda kaldı hakem tarafından. Alanı terk ettiği için herhalde yapıldı ama çok önemli, çok değerli. Fatih Tekke de kalite olarak, karakter olarak da hepimizin çok sevdiği, hocalığını beğendiğim biri. Ona da geçmiş olsun demek istiyorum” dedi.

“Benim ağzımdan yazılmayanlara itibar etmemek lazım”

Bir basın mensubunun Süper Kupa’daki Fenerbahçe maçıyla ilgili sorusuna cevap veren Okan Buruk, sadece kendi açıklamalarına itibar edilmesi gerektiğini söyledi. Buruk, “Aslında benim net bir açıklamam olmadı. Net açıklamaları maç sonrası veya kendi kanalımız üzerinden yapıyorum. Bunun dışında benim ağzımdan bir şey yazıldığı zaman bunlara bir yandan çok itibar etmemek lazım, bir yandan da doğruluk payı var onun içerisinde. Bizim maç öncesi düşüncemiz rakibimizin ne yaptığını, nasıl sahada başlayacağını bilmediğimiz için özellikle oyuncularımıza söylediğimiz şey orada eğer rakip duruyorsa, hareket etmiyorsa tabii ki topun dışarı atılması veya rakibe atılıp rakip tarafından dışına atılması gibiydi. Onun yanında oyun başladıktan sonra rakip de oyuna başlayınca normal bir maç oynanmaya başladı ve devamında bir gol geldi. O yüzden yani bunun tam açıklaması bizim açımızdan bu ama diğer anlamda benim cümlelerim değil. Ben herhangi bir açıklama yapmadım. Zaten dediğim gibi açıklamaları da ya burada ya antrenman öncesi yaparım. Bu zamana kadar hep bu tür açıklamalar yaptık. Bundan sonra da öyle olacak” şeklinde konuştu.

“Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir”

Maçın ilk yarısı ve ikinci yarısındaki performans farkı ve yabancı VAR hakemi ile ilgili sorulan bir soruya Okan Buruk, şöyle konuştu:

“Bizim için hiç bir problem yok. Yarın sahada olur. Bizim için yine bir problem yok. Bu federasyonun alacağı karar. Federasyon ne karar alırsa biz buna uymak zorundayız. Erden Bey’in bir esprisi var. Robot hakem de olsa ona da tamam diyeceğiz ama bir yandan yabancı hakemlerle ilgili ben de daha önce söyledim. Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir. Bugün çok genç bir hakem vardı ve iyi bir maç yönetti. Yine alttan gelen genç hakemlerimiz iyi maçlar yönetiyorlar. Özellikle VAR odasının bu anlamda daha güçlü bir şekilde olması sahadaki hakemlerin işini de daha çok kolaylaştıracak. Ama bizim için bir şey fark etmiyor. Önemli olan sahada hakemler olsun ama Türk hakemlerine de bence hak ettiği değeri verelim. Onlara da uzun yıllar Türk futbolunu daha iyiye nasıl götürebiliriz bununla ilgili de destek vermek gerekiyor. Halil Umut Meler ve ekibi bence Avrupa’da muhteşem bir maç yönetti. Orada bu kadar iyi yönetebiliyorsa demek ki burada bizim içimizde de bir problem var. Türk hakemlerine de o güveni, o desteği, oradaki rahatlığı verdikten sonra onlar için de Türkiye’de maç yönetmek çok kolay olacak. Ama özellikle VAR odasıyla ilgili şu andaki yapılmış bir karar. Belki bütün maçlarla ilgili bu kararlar verilecek. Önümüzdeki sene bu anlamda yabancı hakemler olacak veya yabancı hakemle ilgili ne karar verilecek bilmiyorum. Ama biz hepsini kabul ediyoruz. Sahada ne oluyorsa her türlü sahadayız. Her türlü maçı oynamak istiyoruz ne olursa olsun. O yüzden Galatasaray olarak Türk futbolu için bu zamana kadar en iyisini hep yapmaya çalıştık. O yüzden bundan sonra da yine sahada olacağız, sahada kalacağız. Ne oluyorsa her türlü karara saygılıyız, destek olacağız. Her şey mükemmel değil. Türk futbolunda sadece Türk hakemleri kötüymüş gibi gösteriliyor.”

“Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti”

Alanyaspor maçının zorluğu ve değişiklikler ile ilgili gelen bir soruya ise Okan Buruk, “Alanyaspor gerçekten iyi futbol oynayan, futbol oynamaya çalışan, oyunun içerisinde olmaya çalışan bir takım. Bu hem Türk futbolu için önemli, değerli. Buradan da çok fazla oyuncu yetiştiriyorlar. Türk futboluna önemli oyuncular kazandırıyorlar. Alanyaspor bu anlamda değerli. Biz de rakibimiz ile ilgili bir plan yapıyoruz, hazırlık yapıyoruz. Ona göre de aslında bugün rakibimizin iki kanat oyuncusunun çok hızlı olması, hücuma direk koşularla gitmesiydi. Onun da defansif gücünü kullanmak istedik. İkinci yarı kalanla da oyun kurma ve hücumda daha çok pas ve orta gücünü kullanmak istedik. O yüzden ilk maçı olduğu için tabi biraz zorlandık ama yine hem kalan hem bize çok önemli destek verecekler. Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti. Orada Ziyech sağ ayakla oyun içerisine alıp Barış’ı da biraz daha hem koşucu hem bire birini hem kafa toplarını kullanmak istedik. Bu da ikinci yarı işimizi çözdü. Yani planlarımız istediğimiz gibi gitti. Çok da önemli, değerli bir galibiyet aldık” şeklinde yanıt verdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-galatasarayi-sampiyon-yapmak-icin-6-mac-kaldi/feed/ 0
Kocaelispor Giresunspor maçının ardından https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-giresunspor-macinin-ardindan/ https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-giresunspor-macinin-ardindan/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:37:01 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24071 Trendyol 1. Lig’in 30.haftasında Kocaelispor’un Giresunspor’u 2-0 mağlup ettiği karşılaşmanın ardından teknik direktörler maçı değerlendirdi.

Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Kocaelispor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, “Rakibimizin içinde bulunduğu durum onlar açısından olumsuz ama lig oynuyoruz. Rakibimizin içindeki durumu ne olursa olsun bu maç için 3 puan bizim için çok önemliydi. Seyirci olmayınca tatsız, tuzsuz enerjisiz geçiyor. 2-0 kazandık. Sonuç olarak mutluyuz. Bu 3 puanın bize ne katacağını biliyorduk. Oyuna gelirsek enerji biraz düşüktü. Bölüm bölüm iyi oynadık. Sonuçta kazandığımız için mutluyuz. Önümüze bakacağız. En iyi şekilde Ümraniye maçına hazırlanacağız. Bu maç puan açısından önemliydi. Bu ligde üçüncülük çok önemli. O hedefe ulaşmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.

“Emir, ilk yarı orta sahada gayet iyi oynadı”

Emir’in orta saha oynamasıyla ilgili olarak ise Gürsel, “Defansif özellikli orta sahamız yok. Bunu kendi içimizde çözmeye çalışıyoruz. Emir de iyi oynadı. Oynadıkça daha iyi olacak. Topu iyi kullanan bir oyuncu. Hava toplarında iyi. Çabukluğu var. Defansif anlamda düşünebileceğimiz oyuncu. Zorluk derecesi değişik maçlara çıkacağız. Bugün de hedeflerimize göre planla oraya bugün Emir ile başladık. Emir’i hazırlayıp geliştirmem lazım. O bölgede ihtiyacımız olan oyuncuyu kazanabilelim. Burak ilk yarı oyuna iyi başlamadı, sarı kart da gördü. İkinci yarı riske atmak istemedik. Emir ilk yarı orta sahada gayet iyi oynadı. İkinci yarı kendi görev bölgesine döndü. Bu maçı ve sonraki süreci düşünerek değişik hamleler yapabiliyoruz” yanıtını verdi. Barış Alıcı ile sorun olup olmadığına dair soruya ise Gürsel, herhangi bir oyuncuya art niyetinin olmadığını, olamayacağını da belirtti.

“Ümraniye maçı değişik maç olacak”

Ümraniye maçıyla ilgili olarak da Mustafa Gürsel, “Kendi hazırladığımız bir takım. İki hazırladığım takım karşı karşıya gelecek. Değişik bir maç olacak. Baktığımızda son maçında 1-0 kaybetti ama kazanabilecek pozisyonlara girdi. Hızlı pas yapan, hızlı yön değiştiren, bıraktığımız oyun felsefesini devam ettiren takım. Burada da iyi bir takım oturtmaya çalışıyoruz. Adım adım daha ileriye gidiyoruz. Bu hafta gereken çalışmaları yapacağız. Bizim için her maç önemli. Buradayız ve Kocaelispor’un hedefe gitmesi için gerekenleri yapacağız. Kocaelispor’un başarısı bizim için önemli. Kazanmak için ne gerekiyorsa ona göre çalışacağız. Yarın dinlenip Ümraniye maçına konsantre olacağız” şeklinde konuştu.

“Bilerek ya da bilmeyerek kadroda olmayan oyuncu oynatmaları bizim için önemli değil, zaten kazandık”

Rakibin kadroda olmayan oyuncu oynatmasıyla ilgili olarak ise Mustafa Gürsel, “Net olarak bilmiyorum. Listede olmayan oyuncu oynattıklarına dair öyle bir konuşma oldu. Bizim dışımızda gelişen bir şey. Maç bizim için bitti. Baktığımızda onların o hatayı bilerek ya da bilmeyerek yapması bize en çok 3-0 hükmen döner. Zaten kazandığımız bir maç. Çok da düşünülecek bir şey değil” yorumunda bulundu.

Serhat Güller: “Gücümüz yetmedi”

Giresunspor Teknik Direktörü Serhat Güller ise maç değerlendirmesinde, “Giresunspor olarak kendi hedeflerimiz doğrultusunda oynamaya çalıştık. Çok genç oyuncularımız var. U19 takımıyla oynuyoruz. Onlara her zaman sahada iyi duruşu, bırakmadan oynamayı, rakibe saygı duymayı, haddimizi bilerek oynamayı ve onlar adına aşama kaydederek oynuyoruz. Bugün de onlardan biriydi. Çok erken gol yedik. Sonra toparlanmaya, kendi oyunumuzu oynamaya çalıştık. Oyuncularımız büyük oranda iyi bir şekilde sergilediler. Zaman zaman gücümüz yetmedi. Bu bölümlerde yediğimiz ikinci golle de mağlup olduk. Küme düşmüş olmamıza rağmen hiçbir maçımıza havlu atmış olarak çıkmıyor, her maçımıza en iyi şekilde hazırlanmaya çalışıyoruz. Bugün de aynı şekilde oynamaya çalıştık. Puan alabilecek pozisyonları çok yakalayamadık ama sevindirici tarafı çok genç oyuncumuz var. Onlara tecrübe kazandırmaya çalışıyoruz. Onların ortaya koyduğu oyun gelişimleri adına önemli. Kaybettiğimiz için de tabii ki üzgünüz. Hiçbir maça kaybetmek için çıkmıyoruz. Tecrübesizliklerinden biraz fazla hata yapıyor genç oyuncularımız. Bu düzeni bozmadan kalan 4 maçı da en iyi şekilde oynamaya çalışacağız. İnşallah önümüzdeki maçları da oyun, skor ve Türk futboluna artı katacak oyuncu yetiştirme anlamında iyi şekilde bitiririz. Kocaelispor’a da başarılar dilerim” ifadelerini kullandı.

“Bizim listemizde var ama federasyon listesinde yok”

25 numaralı oyuncunun esame listesinde olmamasına rağmen oyuna girmesiyle alakalı olarak ise Serhat Güller, “Şu an netleşen bir şeyimiz yok. Sportif direktörümüzle de görüşüyoruz. Bizim verdiğimiz listede adı var ama federasyonun listesinde oyuncumuzun adı yok. Net bir şey söylemem doğru olmaz” yanıtını verdi.

“Transferi açabilirsek seneye şampiyonluğa oynarız”

Kulübün içinde bulunduğu durum ve gelecek sezonla ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Güller şu sözleri kaydetti: “Kulübümüzdeki sıkıntılar maddi. Devre arasında çoğunu halletmiştik. Sezon başlamadan transferi açacak kapasitemiz var diye yola çıktık. Maalesef açamadık. Oyuncularımız da gidince maalesef elimizde böyle bir kadro oluştu. Kimse böyle bir sonuç istemez. Bu kadroyla da rakiplerimizle oynamaya gücümüz yetmiyor. Önümüzdeki sezon yaz tatilinde kulübümüz kongre kararı aldı, transferi açabilirsek önümüzdeki yıl şampiyonluğa oynayan takımla ikinci ligde devam edebilir. Açamazsak buranın da, Bursa’nın da yaşadığı gibi olayla karşılaşılabilir. Sezon sonunda da elimizdeki oyuncuların da sözleşmesi bazılarının bitiyor. Transferi açamazsak daha sıkıntılı bir hale gelebiliriz. Bu kadar genç kadroyla şampiyonluk hayaliyle 2. Lig’de mücadele etmek doğru bir şey değil. Maddi olarak bunu kaldırabilecek yönetimle yola devam etme hedefi var O maddi yük kalkmadığı sürece kulübümüzün geleceği anlamında sıkıntı var diyebilirim. Çok borcumuz yok ama futbol kulüpleri öyle ki 100 lira borcu var dendiğinde bu aslında 200-300, 400, 500 olduğu ortaya çıkıyor. Benim rakam söylemem yanıltıcı olabilir. Maddi sıkıntıyı kaldırabilecek yönetim gelmesi halinde tekrar şampiyonluğa oynayan Girensunspor olacağını söyleyebilirim.” – KOCAELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-giresunspor-macinin-ardindan/feed/ 0
Fenerbahçe, Olympiakos Maçı İçin Avantajlı Skorla İstanbul’a Dönmek İstiyor https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-olympiakos-maci-icin-avantajli-skorla-istanbula-donmek-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-olympiakos-maci-icin-avantajli-skorla-istanbula-donmek-istiyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 00:00:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23470 Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, yarın karşılaşacakları Olympiakos maçı öncesi yaptığı açıklamada, “Avantajlı bir skorla İstanbul’a dönmek istiyoruz. Orada da taraftarlarımızın önünde iyi futbol oynayarak bu turu geçmek istiyoruz” dedi.

UEFA Avrupa Konferans Ligi çeyrek final ilk maçında yarın Fenerbahçe, deplasmanda Yunanistan ekibi Olympiakos ile karşılaşacak. Mücadele öncesi Teknik Direktör İsmail Kartal ile oyunculardan Çağlar Söyüncü maçın oynanacağı Karaiskakis Stadyumu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İsmail Kartal, rakiplerinin gücünü bildiklerini belirterek, “Yunan futbolunda önemli yeri olan köklü bir camia. Ateşli bir taraftarı olduğunu da biliyoruz. Sonuçta bu iki aşamalı bir maç. Rakibimizle ilgili yaptığımız analizler neticesinde güçlü yönlerini biliyoruz. Biz de kendi güçlü yönlerimizi rakibe hissettirerek avantajlı bir skorla İstanbul’a dönmek istiyoruz. Orada da taraftarlarımızın önünde iyi futbol oynayarak bu turu geçmek istiyoruz” diye konuştu.

“İkinci maçta daha dengeli oynadılar”

Olympiakos’un bir önceki turda eşleştiği Maccabi Tel Aviv karşısında iki maçta aldığı skorlarla ilgili soruya Kartal, “Yapmış olduğumuz analize göre ilk maçta alınan sonuç bize biraz sürpriz geldi. İkinci maçta daha dengeli oynadılar. Olympiakos takımı kendi gücünü rakibe hissettirerek orada istediğini aldı” yanıtını verdi.

“Rakibe göre planlarımız hazır”

Rakibi analiz ettiklerini ve oyun planlarının hazır olduğunu belirten sarı-lacivertli takımın teknik patronu, “Rakibimizin oyunun gidişatına, skora, zamana göre nasıl bir oyun planı içerisinde olduğunu gayet iyi biliyoruz. Eğer çift santrfor oynarsa oyun planımız hazır, tek santrfor oynarsa ona göre planlarımız hazır. Yarın ne yapacakları önemli ama bizim de onlara karşı ne yapacağımız önemli. Onun içi rakibe göre planlarımız hazır. Biz her zaman rakiplerimize göre maç maç hazırlanıyoruz. Her maçın hikayesi başkadır. Adana Demirspor maçının hikayesi başka, yarınki maçımızın hikayesi başka. Yaptığımız antrenmanlarla hazırlandık. Yarın Fenerbahçe’ye yakışır şekilde iyi mücadele ve iyi bir sonuçla ayrılmayı düşünüyoruz.” diye konuştu.

“Kulübümüzün yapmış olduğu bu hamlenin karşılık bulduğunu düşünüyorum”

Son olarak Süper Kupa maçıyla ilgili sorulan soruyu yanıtlayan İsmail Kartal, “Lig maçlarında, kupa maçlarında olsun Türkiye’de yaşadıklarımız açık ve net bir şekilde ortada. Haklılığımızı kamuoyuna gösterebilmek için Kulübümüz tarafından bir tepkiydi. Kulübümüzün yapmış olduğu bu hamlenin karşılık bulduğunu düşünüyorum. Ülke futbolunun değişmesini istiyorsak bazı kurumların, herkesin kendisine göre bir değerlendirme yapmasını bekliyoruz. Bu değerlendirmelerin sonucunda her şeyin bundan sonra daha iyi olabileceğini düşünüyoruz ve buna inanıyoruz. Biz işimize bakıyoruz. Sahanın içinde kaldık ve saha içinde kalmaya devam edeceğiz. Yarınki maçla ilgili hazırlıklarımızı bitirdik. İyi mücadele ederek istediğimiz sonuçla İstanbul’a avantajlı şekilde dönmek istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Çağlar Söyüncü: “Kendi planları olan iyi bir takımız”

Fenerbahçe’nin defans oyuncusu Çağlar Söyüncü ise, “Öncelikle tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı kutlu olsun. Sonlara doğru yaklaşıyoruz. Zor bir maç. Ama biz her zaman olduğu gibi rakibe göre değil kendi futbolumuzu oynamak istiyoruz. Çift ayaklı bir tur, bunun bilincindeyiz. Zorluklara alışığız, bir zorluk çekeceğimizi zannetmiyorum. Tabii ki zor maç. Rakibimize de saygı duyuyoruz. Biz kendi planları olan iyi bir takımız. Yarın sahada bunları uygulayıp kazanmak istiyoruz” dedi. – ATİNA

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-olympiakos-maci-icin-avantajli-skorla-istanbula-donmek-istiyor/feed/ 0
İBB Şehir Tiyatroları… BAYRAM HAFTASINDA 16 OYUNLA SEYİRCİ KARŞISINDA! https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-bayram-haftasinda-16-oyunla-seyirci-karsisinda/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-bayram-haftasinda-16-oyunla-seyirci-karsisinda/#respond Fri, 28 Jun 2024 03:36:22 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23177 Bayram tatilinde tiyatroseverleri Nick Whitby’den Arthur Miller’a, Shakespeare’den Cengiz Özek’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Godot Geldi, Cadı Kazanı, Hamlet, İfigenya, Maviydi Bisikletim, Kuğunun Şarkısı, Çingene Boksör, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Çöpsüz Dünya, Herkes Sihirbaz Olacak, Rüya, Fındıkkıran, Benim Küçük Yıldızım, Masal, Bir Gece Masalı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Oyun biletleri, gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

Bu Haftanın Programı

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır.

İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

GODOT GELDİ

“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir… Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

CADI KAZANI

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

HAMLET

Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

İFİGENYA

Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgara ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgarını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Yağmur Topçu, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

MAVİYDİ BİSİKLETİM

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

KUĞUNUN ŞARKISI

Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu. Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

MASAL (5+Yaş)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-bayram-haftasinda-16-oyunla-seyirci-karsisinda/feed/ 0
Rockstar Games, Türkçe Dil Kampanyasına Nasıl Cevap Verecek? https://www.haber28.com.tr/rockstar-games-turkce-dil-kampanyasina-nasil-cevap-verecek/ https://www.haber28.com.tr/rockstar-games-turkce-dil-kampanyasina-nasil-cevap-verecek/#respond Thu, 27 Jun 2024 06:24:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23047 Rockstar Games, hiç şüphesiz dünyanın en büyük oyun şirketlerinden birisi. Grand Theft Auto ve Red Dead Redemption oyunlarıyla bilinen şirket, her ne kadar oyuncuların sevdiği firmalardan biri olsa da ne yazık ki Türk oyunculardan tepki çekiyor. Bunun nedeni ise geliştirdiği oyunlara Türkçe dil seçeneği eklememesi. Bununla ilgili olarak önemli bir gelişme yaşandı. Öyle ki Rockstar Games, GTA 6’yı önümüzdeki sene piyasaya sürmeye hazırlanıyorken Türk oyuncular tarafından Türkçe dil eklenmesi yönünde bir kampanya başlatıldı. İşte ayrıntılar…

Rockstar Games Türkçe dil kampanyasına nasıl cevap verecek?

En popüler Rockstar Games oyunları olan GTA 5, GTA 4 ve Red Dead Redemption 2’de ne yazık ki Türkçe dil seçeneği bulunmuyor. Tabii bu şirketin eski oyunları için de geçerli. Bu bağlamda firmanın artık bir adım atması isteniyor.

Yakın zamanda “KonsolumX” tarafından başlatılan kampanya ile Rockstar Games’ten önümüzdeki sene piyasaya süreceği GTA 6’da Türkçe dil seçeneğine yer vermesi isteniyor. Yüzlerce kullanıcı, şirketin sosyal medya hesabını etiketleyerek paylaşım yaptı ve bu kampanyaya dahil oldu. Hatta oyunlar ile ilgili içerikler hazırlayan YouTuber Enis Kirazoğlu da destek verdi.

GTA 6 çıkış tarihi için oyuncuları sevindiren iddia!

Rockstar Games, GTA 6’ya Türkçe dil seçeneği eklerse, bu adım oyunun satış rakamlarına mutlaka etki edecektir. Zira Türkiye’deki oyuncuların hem firmaya sevgisi artacak hem de oyun daha geniş bir kitleye ulaşacaktır. Bu da Rockstar Games için daha çok para anlamına geliyor.

Tabii GTA 6 Türkçe dil desteği ile gelirse bundan Türkiye’dekiler bir yana aynı zamanda Azerbaycan Türkçesini kullanan oyuncular da faydalanacaktır. Zira iki dil birbirine benziyor. Bu bağlamda aslında önemli ve üzerinde çok konuşulması gereken bir durum.

Rockstar Games, neden Türkçe dil desteği sunmuyor?

Rockstar Games’in oyunlarına neden Türkçe dil seçeneği eklemediğine dair şimdiye kadar resmi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle kesin bir sebep de yok. Ancak tahminler, firmanın ülkemizden hatırı sayılır bir gelir sağlayamadığı yönünde. Bunun sebebi de tahmin edebileceğiniz üzere dövizin yüksek olması ve ekonomik şartlar. Ülkemizdeki oyuncular arasında korsan oyun indirmenin yaygın olduğu da büyük bir gerçek.

Bazı kullanıcılarsa şirketin ülkemize ekonomiden alakasız şekilde ayrımcı bir tutum sergilediğini düşünüyor. Bu ne kadar doğrudur bilinmez. Rockstar Games, büyük bir talep olmasına rağmen GTA 6 için Türkçe dil seçeneği sunacak mı, oyun piyasaya sürüldüğünde hep birlikte göreceğiz. Tabii çıkış yapmadan önce satış platformlarında bununla ilgili ibareler görülecektir. Önümüzdeki dönemlerde iyi bir haber vermeyi umuyoruz.

GTA 6 için Türkçe Dil Desteği Kampanyası! ??????

??Dear Rockstar Games, we are very interested in GTA 6 and we sincerely hope that you include Turkish language support in this game.

We are ready to provide all kinds of support for this, I wholeheartedly believe that you will not… pic.twitter.com/aMsXVZ31AK

— Konsolum X ?? (@KonsolumX) March 30, 2024

Dear Rockstar,

Congratulations on GTA 6. We know you will do a great job!

However, as a Turkish player, please consider adding Turkish subtitles to your game. Especially for the PC version, it will sell much better in Turkey compared to many other countries.

I’m not sure how… https://t.co/u9w4Hdu1H0

— Enis (@EnisKirazoglu) April 7, 2024

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce Rockstar Games, GTA 6 oyununa Türkçe dil seçeneği ekleyecek mi? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rockstar-games-turkce-dil-kampanyasina-nasil-cevap-verecek/feed/ 0
Erzurumspor FK Giresunspor maçının ardından https://www.haber28.com.tr/erzurumspor-fk-giresunspor-macinin-ardindan/ https://www.haber28.com.tr/erzurumspor-fk-giresunspor-macinin-ardindan/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:25:00 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22501 Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında Erzurumspor FK sahasında Giresunspor’u 2-1 mağlup etti. Maçın ardından teknik direktörler açıklamalarda bulundu.

Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Giresunspor Teknik Direktörü Serhat Güller, çok genç oyuncularla ligde mücadele ettiklerini ifade ederek, “Biz Giresunspor olarak zaten küme düştük. Ama her şeye rağmen genç oyuncularımızla bu ligde mücadele etmeyi, pozitif futbol oynamayı, iyi futbol oynamayı öğretmeye çalışıyoruz oyuncularımıza. Bugün de bunlardan bir tanesini oynadık. Gayet de kendileri de zevk aldıkları bir karşılaşma oldu. Tabii gücümüzün yetmediği yerler de oldu. Çok genç oyuncularımızdan dolayı oyunun bazı bölümlerinde biraz sıkıntılar yaşadık. Ama genel anlamda biz taktiksel anlamda da fizik güç anlamında da rakibi elimizden geldiği kadar rakibimize mücadele etmeye çalıştık. Yine söylüyorum genç oyuncularımız 17, 19 yaşlarında. Gelecekte Türk futbolunda ve Giresunspor’da çok iyi yerlerde olacaklar inşallah. Onlara da doğru futbol oynamayı, futbolun güzelliklerinden yana olmayı, sahada iyi mücadele etmeyi, taktiksel anlamda taktiksel disipline uymayı, bunlarla ilgili de katkıları yapmaya çalışıyoruz. Bugün bizim adımıza güzel bir karşılaşma oldu diyebilirim. Öne geçtik, devreyi 1-0 önde kapattık. Genel anlamda maça başlamadan önceki düşüncelerimizi özellikle üçlü defans kurgusu içerisindeki oynayan rakibimize karşı stoper boşta bırakarak özellikle Mustafa Yumlu’yu boşta bırakarak diğer oyunculara ve alan ve adam markajını iyi yaptık. Bunda da başarılı olduk. Çok oyun şansı vermedik rakibimize. Çok pozisyon da vermedik işin doğrusu. Öne geçtik. İkinci yarıda çok önlem almamıza rağmen veya çok uyarmamıza rağmen kafa vuracak tek oyuncu Sader Mustafa olduğunu üzerine basa basa anlatmamıza rağmen maalesef bir adam paylaşım hatadan golü yedik. 1-1 oldu. Sonra da ikinci golü yedik. Tabii genç oyuncular olunca oyunu çevirmek, 2-1’den sonra oyunu çevirmek gerçekten çok zor oluyor. Ama yine söylüyorum biz oyuncuların oynadığı oyunu, ortaya koydukları performans, sonuçta bunlar yine söylüyorum, genç oyuncular ve bir şehri temsil ediyorlar. Kolay bir yük de değil yani bu onlar açısından da. Onlar da sahada ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorlar. Kalan altı haftamız var. O altı haftayı da aynı anlayışla aynı şekilde onlara bir şeyler öğreterek, yapabiliyorsak maç kazanarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Erzurumspor’u da tebrik ediyoruz. Bir galibiyet aldılar. Onlara da başarılar diliyorum” dedi.

Hakan Kutlu: “Sonuna kadar savaşacağız”

Giresunspor karşısında aldıkları galibiyetten dolayı oyuncularını tebrik eden Erzurumspor FK Teknik Direktörü Hakan Kutlu ise, “Son oynadığımız maçtan sonra hedefimizi play-off olarak koymuştuk. Ama alttan da bir an önce matematiksel olarak kurtulmamız gerekiyordu ki, dün de ondan önceki gün oynanan maçlarda alttaki rakiplerimiz puan almıştı. O yüzden bizim için bu maçın değeri bir kat daha arttı. Mutlaka kazanmamız gerekiyordu. Bu maçlar çok zor olur. Çünkü karşımızda isteyen, çok koşan, mücadele eden genç bir takım var. İlk yarı biraz dağınıktık ama ikinci yarı istenen futbolu oynar kazandık. Aslında 43 puanımız var. Silinen üç puanımızı da eklersek. Ama gerçekçi olarak baktığımız zaman 40 puanımız var. Önümüzde çok çok önemli bir maçımız var ve çok önemli altı tane maçımız var. Play-off demiştik, bugünkü maçta biraz daha pekiştirdik. İnşallah elimizden geleni yapıp oraya ulaşmaya çalışacağız. Giresunspor için de bir şeyler söylemek istiyorum. Gerçekten önemli bir camia. Benim de çok büyük zevkle daha önce çalıştığım bir camia. Ama ne yazık ki, Türk futbolu da iyi yönetilemeyen kulüplerin, işte sıkıntısını yaşayan bir kulüp. Başlarında onları sahiplenen bir hocaları var. Serhat abi benim, eski takımdan, arkadaşım, abim diyeyim. Onu da tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum. Onun şu an göstermiş olduğu duruşa bir kişiliğe. Çünkü her hoca durmaz yani. Çünkü onun da bir kariyeri var ve kariyerinde oynadığı çoğu maçta ne yazık ki mağlubiyetle ayrılmak zorunda. Ona da hem Türk futbolu adına hem kendi adıma teşekkür ediyorum. Zemin olarak da ben daha önce de bizim saha çalışanlarımıza, stat personelimize teşekkür etmiştim. Erzurum’da nihayet kışın sonu geldi. Ama sahamız o kadar çetin bir kış yaşanmasına rağmen hala Türkiye’nin en iyi zeminleri arasında. Onlar da ayrı bir teşekkür hak ediyor. Taraftarımız ayrı bir teşekkürü hak ediyor. Oyuncularımız hep zaten iki yıla yakındır söylüyorum, önemli bir duruş sergiliyorlar. Altı maçta elimizden geleni yapacağız. İnşallah ilk koyduğumuz hedefi biraz geride bıraktık. Tabii matematiksel olarak değil ama önemli bir puan farkımız var. İkinci yarı ulaşırsak ne mutlu bize. İlk altı içinde oynayan, ilk yedi içinde bulunan takımlarla çoğu maçımız. Ama tabii bunun da hem avantajı var hem de dezavantajı var. Mağlup edebilirsek bizim için çok büyük bir artı kazandırır. Onlar üç puan kaybettiğim haftada biz üç puan almış oluruz. Ama tabii ki güçlü rakipler gerçekçi de olmak gerekiyor. Dediğim gibi sonuna kadar savaşacağız” diye konuştu. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzurumspor-fk-giresunspor-macinin-ardindan/feed/ 0
Abdullah Avcı: Sorumluluk sahibi insanlar, sorumlu davranacaklar https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-sorumluluk-sahibi-insanlar-sorumlu-davranacaklar/ https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-sorumluluk-sahibi-insanlar-sorumlu-davranacaklar/#respond Sat, 22 Jun 2024 01:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22192 Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Konyaspor maçının ardından yaptığı açıklamada, “Futbolun bütün paydaşları; sizler, bizler, teknik adamlar, antrenörler, futbolcular, yöneticiler, başkanlar, dilimizi, üslubumuzu değiştirmediğimiz sürece kalbimizi, gönlümüzü de değiştiremeyeceğiz. Bu sorumluluk sahibi insanlar, sorumlu davranacaklar” dedi.

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında deplasmanda karşılaştığı Konyaspor’u 3-1mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, “Milli takım arası, 17 günlük bir aradan sonra oynanan maç. Her şeyden önce bir kere oyunu özlemişiz. Oyunu konuşup, oyunun içinde kalmayı, oyunu geliştirmeyi, oyuncuyu geliştirmeyi, saha içinde kalmaya ben ve ekibim devam ediyor olacağız. Bizim hedefimiz lig üçüncülüğü. Bunun için sonuna kadar sağlıklı bir şekilde mücadele ediyoruz. Özellikle oyuncuların son iki haftalık süreçte sadece biz değil tabii, Türk futbolunu da yakından ilgilendiren süreci, net bir şekilde yaşamış bulunuyoruz. Bunun için de oyuncularımızı net bir şekilde, bunun içinden çıkartıp, onların mutlu olduğu alanın saha, sahadaki oyun ve skor alabilmek olduğunu, motivasyon amaçlı birebir görüşmelerde bunları ifade ettik. Sonra da sahada ne yapacaklarına baktık. Bugün oyuna döndüğümüzde, Konyaspor hem şehir olarak hem de futbol kültürü olarak, tarihi olarak çok önemli bir futbol şehri. Bugün belki bulunduğu durum kadro kalitesi, oyun kalitesini göstermiyor ama buradan da sağlıklı biçimde çıkacaklar diye düşünüyorum. Oyundaki üstünlüğümüz son derece sağlıklı biçimde gidiyordu. Sonrasında harika bir vuruş, oyunun aslında senaryosu böyle birden değişti. Bundan sonraki süreçte Konyaspor topa daha fazla sahip oldu. Çünkü o sorumluluğu ve geride olduğu için bu riskleri alacaktı. Düzgün ayakları var. Topa da sahip olabiliyorlar. Bizim bu bölümde belki rakibe pozisyon vermedik ama bu bölümde, rakibi ikinci bölgede de beklerken, baskılarımızı daha sert, sırtında giderek rakibi daha çok geriye püskürtmemiz gereken yerde biraz da bu baskılardan uzak kaldık. İkinci yarıda yakaladığımız penaltı, rakip artık tamamen riskleri aldığı, kenar ortadan yaptığı pozisyonda da bir formasyon değişikliği yaptık orada. Top rakipteyken iki stoperin arasına soktuk. Sonra 5-4-1’e döndük. Kenar ortası çok fazla gelmeye başladı. Sonra Taxiarchis oyuna girip, harika bir vuruş yaptı. Bugün itibarıyla üçüncülük hedefi için, kazandığımız için son derece mutluyuz. Konyaspor, iyi bir takım. Bugün kazanmayı hak ettik. Harika goller oldu. Harika bir galibiyet oldu. Oyuncularımı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

“Sorumluluk sahibi insanlar, sorumlu davranacaklar”

Abdullah Avcı, Trabzonsporlu futbolcuların golü bulduktan sonra oyunu soğutmaya çalıştığıyla ilgili soru üzerine, “Biraz evvel konuşmamın başında Abdullah hoca ve ekibi bu zamana kadar ki çok net bilmeniz lazım, oyun ve oyunun içinde kalıp, oyunu geliştirmek ve oyuncuyu geliştirmekle ilgili bir ifade kullandım. Bu süreç bundan sonra böyle devam edecek. Şöyle bir şey var. Bütün yaşanan olaylarla ilgili bunu söylüyorum ama bir hiçbir şekilde, bu bizde başlık veya manşet olmuyor. Futbolun bütün paydaşları; sizler, bizler, teknik adamlar, antrenörler, futbolcular, yöneticiler, başkanlar, dilimizi, üslubumuzu değiştirmediğimiz sürece kalbimizi, gönlümüzü de değiştiremeyeceğiz. Bu sorumluluk sahibi insanlar, sorumlu davranacaklar. Dillerimizi değiştirirlerse o zaman her şey daha güzel olacak. Bu oyunun, bu futbolun güzel ve geliştirmek ve iyileştirme yönü var. Her şartta futbol oynadık. Onun için ben bu tarafından bakıyorum. Bu bizim yaptığımız bir eylem değil. Bunu herkesin de bir şekilde destek olduğu, eylem midir denir, bir duruş mu denir ben o tarafıyla hiç ilgilenmedim. Bugün şöyle bakabilirim. Biraz evvel yayıncı kuruluşta söyledim. 17 gün sonra maç oynadık. 9 gün sonra bir maç daha oynayacağız. Bir futbol takımı için ritimler açısından, maç oynama açısından, oyundaki devamlılığı sağlamak açısından, sağlıklı bir durum değil. 26 günde iki maç. TFF, rica ediyorum, sezon başı planlamaları yaparken takvimler bunun üzerine dururlarsa bu son derece sağlıklı olur. Futbol, bizim için de, Konyaspor için de bir başkası için de doğru bir süreçtir. Şimdi 9 gün sonra bir maç daha oynarız kendi sahamızda. Dediğim gibi sorumluluk sahibi insanlar, dillerini, üsluplarını değiştirirlerse, bütün paydaşlar bu oyundan güzel faydalanabiliriz diye düşünüyorum” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-sorumluluk-sahibi-insanlar-sorumlu-davranacaklar/feed/ 0
Fenerbahçe, Yukatel Adana Demirspor’u mağlup etti https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-yukatel-adana-demirsporu-maglup-etti/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-yukatel-adana-demirsporu-maglup-etti/#respond Sat, 22 Jun 2024 00:48:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22183 Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Yukatel Adana Demirspor’u sahasında 4-2 mağlup eden Fenerbahçe’de teknik direktör İsmail Kartal, ortaya koydukları oyun gücüyle haklı bir galibiyet aldıklarını söyledi.

Ülker Stadı’nda oynanan mücadelenin ardından basın toplantısında konuşan Kartal, Adana Demirspor mücadelesine camia olarak yüksek motivasyonla çıktıklarını vurguladı.

Karşılaşmanın ilk yarım saatlik bölümünde sezonun en iyi futbolunu oynadıklarını dile getiren Kartal, “İlk yarıda 13 pozisyona girdik ama bir hatayla gol yiyip devreyi 1-1 bitirdik. Devre arasında oyunculara güçlü oyunumuzu sürdürmemiz gerektiğini söyledik. Ortaya koyduğumuz oyun gücümüzle, hak ederek galip geldik. Sonuçta bu akşam kazandığımız 3 puanla yola devam ediyoruz. Oyuncularımı tebrik ediyorum.” açıklamasını yaptı.

Süper Kupa müsabakasına 19 yaş altı takımıyla çıkılması kararı hakkında konuşan Kartal, şöyle devam etti:

“Başkanımız ve yöneticilerimiz Samandıra’ya gelip bizimle konuştu. Yaşananlar ortada. Maçın ertelenmesini istedik. Avrupa maçı oynayacağız. Tehir için zaman varken bizi sıkıştırıyorlar. Biz de başkan ve yöneticilerimizle yaptığımız toplantıda kendi düşüncelerimizi aktardık. Bundan sonraki kararları yöneticilerimiz alacak. Ne karar alırlarsa biz de onu uygulayacağız.”

İsmail Kartal, 19 yaş altı takımını bu hafta çalıştırıp çalıştırmayacağıyla ilgili olarak da “Henüz net bir durum yok.” cevabını verdi.

Fenerbahçe’de üçüncü dönemi olduğunu, göreve her geldiği dönemde çeşitli olaylarla karşılaştığını söyleyen Kartal, “Kriz yönete yönete, nasıl yöneteceğimi çok iyi öğrendim. Son 2, 3 günde önemli konular vardı, bu krizleri de yönettik. Oyuncuların hepsini bir araya toplayarak motivasyonu yükselttik. Bu akşam taraftarlarımıza, camiamıza takımın nasıl oynayabildiğini, güçlü oyundan taviz vermeden yola devam etmemiz gerektiğini anlattım. Bu akşam da çok güçlü oyunumuzu oynayarak yola devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Krunic maça damga vurdu”

???????

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından Jayden Oosterwolde ve İrfan Can Eğribayat’a ceza verilmesiyle ilgili konuşan Kartal, “Normalde biz ceza almayı beklemiyorduk. Dünya basınında çıkan haberleri takip ediyorsunuz. İlk kez bizim ülkemizde böyle bir şey oluyor ve ne hikmetse bize karşı oluyor. Biz hiçbir oyuncumuzun ceza almasını beklemiyorken 2 futbolcumuza ceza verildi. Kulübümüzün itirazları sonrasında ne olacağını göreceğiz. Oyuncular da hayatlarında ilk kez böyle bir ceza durumuyla karşılaştıklarını, şaşkın olduklarını söyledi.” diye konuştu.

Rade Krunic’in performansı hakkındaki soruyu da yanıtlayan Kartal, şunları söyledi:

“Krunic maça damga vurdu. Bu başlangıç, bundan sonrası da gelecek. Adaptasyon dönemi yaşıyordu. Milan’da farklı oynuyordu, burada futbol farklı. Burada biraz daha temas var. 2 haftadır antrenmanlarda yükselen bir performans vardı, bunu da değerlendirdik. Maça damga vurdu. Krunic’in bundan sonra da üzerine koyarak devam edeceğini düşünüyorum.”

Son olarak takımdaki sakatlıklara değinen Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Antrenmanlarda, maçlarda sakatlıklar olabiliyor. Hiçbir antrenörün istemediği, bizi zorlayan bir durum. Bugün hesapladık, milli takımlara giden oyuncularımız 56 maça çıkmış. Futbolun içinde bunlar var. Biz de elimizdeki sağlıklı oyuncularla bir oyun planı oluşturup yolumuza devam etmeye çalışıyoruz. Sakatların Olympiakos maçına yetişeceklerini tahmin ediyoruz. Hatta Becao, Çağlar gibi isimleri bugün kadroya aldık. Diğer oyuncuların da yetişeceğini düşünüyorum. İrfan Can Kahveci kasığında bir ağrı olduğunu söyledi. Yarın yapılacak kontrollerde belli olacak. Çok büyük bir sakatlık olduğunu sanmıyorum. En azından sağlıklı bir oyuncumuzun sakatlanmadan elimizde kalmış olmasını umuyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-yukatel-adana-demirsporu-maglup-etti/feed/ 0
Kocaelispor, üç penaltı golüyle Göztepe’yi mağlup etti https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-uc-penalti-goluyle-goztepeyi-maglup-etti/ https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-uc-penalti-goluyle-goztepeyi-maglup-etti/#respond Sat, 22 Jun 2024 00:24:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22177 Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında Kocaelispor’un üç penaltı golüyle 3-2 Göztepe’yi mağlup ettiği maçın ardından teknik direktörler açıklamalarda bulundu.

Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Kocaelispor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, “Böyle bir galibiyete çok ihtiyacımız vardı. Tüm paydaşların bu 3 puana ihtiyacı vardı. Böyle olacağını biz de tahmin edemezdik. 2-0’dan geri dönmek de çok güzel duyguymuş. Bizi çok memnun etti. Maçın ilk yarısında sahada iyi durduk ama oyunsal anlamında istediklerimizi iyi yapamadık. Rakibe de pozisyon vermedik aslında. İkinci yarı diziliş ve oyuncu değişikliği yaptık. Pozisyon da bulduk. Oyunu ofansif tarafında oynamaya başladık ama golü bulamadık. O arada ikinci golü yedik. Bir kıvılcıma ihtiyacımız vardı. İlk golün gelmesi kıvılcımdı. Sonra tüm taraftarımızla, oyuncularımızla maçı birsek ikiyi istemeye başladık. Üçü bulduk. Oyuncularım adına da çok mutluyum. Yalnızca 3 puan kazandık bunun da bilincindeyiz. Kocaelispor olarak hedefimizi hep biliyoruz. O hedefe gitmek için başlangıç yaptık. Bir adım attık. Önemli olan sezon sonunda hedefe hep birlikte ulaşmamız. Ayaklarımızı yere sağlam basıp bundan sonraki maçları, buradaki moral ve motivasyonu geliştirerek, tempomuzu artırarak sezon sonu hedefine ulaşmak tek isteğimiz. O zaman gerçek sevinci yaşayacağız ve bu maçın da anlamı olacak. Meşaleyi yakmış olduk. Bugün taraftarımıza, oyuncularımıza, yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum. İlk defa camianın enerjisini hissetim. Bunu büyüterek devam ettirmemiz lazım. Hedefe hep birlikte gideceğiz. Galibiyette emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Böyle biteceğini tahmin edemezdik”

Takımın çıkış yapma sinyali verdiğini belirten Gürsel, “Futbol bir az sonuç oyunu. İlk kıvılcımı bir türlü alamıyorduk. Futbol, özgüven, coşku ve enerji olayı. Geldiğimizden beri bunu yakalayamamıştık. Tempo artışı vardı zaten. Çocuklar çok istediler. Coşku ve keyif aldılar. Değişikliklerimiz de tuttu. Giren ve çıkan herkese teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra böyle olur” diye konuştu. Soruları da yanıtlayan Gürsel, “Uzak hedef koymayı sevmiyorum. Yola bakmak lazım. Maç maç gideceğiz. Gerçekçi hedefimiz play-off’a da kalsak bir maçta Süper Lig’e bu takımı taşımak. Benim için geldiğim günden beri amacım; finalleri oynayan, temposu ve taktiğiyle iyi bir takım olmak. Bu takımı bir üst lige çıkarmak hedefimizin hedefi. Bugün moral ve motivasyon anlamında bizim için iyi oldu. Geldiğim günden beri yanımızda olmayan şans bugün bizimleydi. Maçtan önce bu maçın böyle biteceğini hiçbirimiz tahmin edemezdik. Kazanmak güzel” sözlerini kaydetti.

Stoilov: “Duygusallaştık ve oyun aklımızı kaybettik.

Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov ise, “Bugün çok iyi oyun vardı. Özellikle bizim takım gerçekten çok iyi oynadı. İstediğimiz futbolu sahaya yansıttık. Son 5-10 dakika oyun anlamında duygusallaştık. Bu nedenle de oyun akılımızı kaybettik ve defansif organizasyonumuzu kaybetmemize yol açtı. Futbolda bunlar oluyor. Başımızı kaldırıp önümüzdeki maçlara odaklanacağız. Önümüzdeki maçı kazanıp hedefimize ulaşacağız” dedi. Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Stoilov, “Kariyerimde böyle özel bir maç hatırlamıyorum. Futbolda bazen son dakikalarda kaybedersiniz. Sadece son dakikalarda duygusallaştık. İstemediğimiz gollere sebep oldu. Öte yandan atmosfer çok iyiydi. Her zaman taraftarın stada gelmesi çok güzel. Futbol taraftar için oynanıyor. Bir sonraki maçta da umarım stat tekrar ful olur. Her maçımızda dolu stadyuma oynuyoruz. Buna alışkınız. Her zaman taraftarı sahaya çekmek için çalışıyoruz” dedi. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-uc-penalti-goluyle-goztepeyi-maglup-etti/feed/ 0
Boluspor, Gençlerbirliği’ne mağlup oldu https://www.haber28.com.tr/boluspor-genclerbirligine-maglup-oldu/ https://www.haber28.com.tr/boluspor-genclerbirligine-maglup-oldu/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:12:28 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21920 Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında Boluspor sahasında ağırladığı Gençlerbirliği’ne 2-1’lik skorla mağlup oldu. Maçın ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu.

Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Gençlerbirliği Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, Boluspor’un kendinde çok emeği olduğunu belirterek, “Boluspor’un benim için değeri, paha biçilemez açıkçası. Çünkü en alt yaş grubu, minik takımından gelip de A Milli Takım’a kadar uzanmak kolay bir süreç değildi. Bu imkanların hepsini bana Boluspor Kulübü sağlamış oldu. O yüzden bende emeği geçen tüm hocalarıma özellikle de Şener Hocama rahmetli Çetin Erdoğan Hocama, Muharrem Hocama tüm ben de emeği geçen hocalarıma gerçekten sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Çünkü benim için çok özel bir andı ve buraya teknik direktör olarak geldim. Bu statta ilk antrenmanımı hatırlıyorum. Gerçekten çok güzeldi. O yüzden Boluspor’un yeri benim için çok daha farklı bir yerde. İnşallah hem Boluspor hem de biz Süper Lig’e çıkan iki takım oluruz diye düşünüyorum. Oyun içinde değişik planları olan bir rakibe karşı oynadık. Duran top organizasyonlarına önem veren, ki burada da çok gol atan bir takıma karşı oynadık. Buna karşı ben de birkaç tane değişik oyuncuları değişik düşündüm. Bunda da başarılı olduk açıkçası. Oyun içinde planını değiştiren bir rakibe karşı biz de hazırlıklıydık. Bir B planımız, C planımız da vardı. Burada gelip Boluspor gibi güçlü bir takımı yenmek kolay değildi. Biz bunu başardık. İyi bir ivme yakaladık. Haftalardır iyi oynuyoruz, kazanıyoruz. İyi bir havamız var. Süper Lig’i de sonuna kadar zorlayacağız. Boluspor Kulübü’ne Süper Lig yolunda başarılar dilerim. Bizim de gelişerek maç kazanarak devam edeceğiz. Süper Lig yolunda, teşekkürler arkadaşlar kolay sağ olun” diye konuştu.

“Bu kadar kolay kaybetmemiz gerekiyordu”

Play-off barajının altına düştüklerini ve tekrardan barajın içerisine girmek istediklerini belirten Boluspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak ise, “Maç iki takım açısından da çok kritikti. Bizim açımızdan play-off’un içinde kalmak onların açısından da yarışa dahil olmaktı. İki takımın maç öncesi amacı buydu. Oyun aslında ilk yarı itibarıyla iki takım da çok baskın bir oyun oynamadı. Rakip orta sahayı kalabalık tutup biraz daha kontratak geçiş hücumu oynama düşüncesiyle pozisyondaydı. Duruşları oydu. Bize çok oynamaya müsaade ettiler aslında. Topu getirdik rakip kaleye kadar skoru yapamadık. Tabii sonra ikinci yarı işler değişti. Rakip yarı alanda oynarken bir geçiş hücumundan bir gol yedik. Arkadan da bir taç atışından ayrı bir gol yedik. Kolay kaybettik. Bu kadar kolay kaybetmememiz gerekiyordu. Telafi etmenin yolunu arayacağız. Kalan maçlarda bir türlü ne gerekiyorsa oyuncularımla beraber kazanmak için tekrar yarışa dahil olmak için şu anda barajın altındayız. Elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Gençlerbirliği’ni de tebrik ederim. Oyuncu kalitesi yüksek bir kadro” dedi. – BOLU

]]>
https://www.haber28.com.tr/boluspor-genclerbirligine-maglup-oldu/feed/ 0
İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA!.. https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-7/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-7/#respond Thu, 20 Jun 2024 02:36:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21819 Bu hafta tiyatroseverleri Molière’den Lucy Kirkwood’a, Suat Derviş’ten Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Fosforlu Cevriye, Oscar, Zehir, Uçurtmanın Kuyruğu, Öldün, Duydun mu?, Komik Para, Tartuffe, Sivrisinekler, Yaftalı Tabut, Çöpsüz Dünya, Herkes Sihirbaz Olacak, Rüya, Fındıkkıran, Benim Küçük Yıldızım, Karagöz Çiftlik Bekçisi, Masal adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Vakitlerden Bir Vakit (Meddah Hikayesi)

Eski İstanbul’da, aynı mahallenin insanları olan fakat birbirinden hiç haz etmeyen Ahmet ve Namık’ın karşılaşması sonrası yaşanan komik olaylar naklediliyor. Hiçbir konuda anlaşamayan, tamamen farklı tabiata sahip iki kişi üzerinden ortak değerlerde buluşup kardeşçe yaşamanın güzelliği işleniyor.

Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği hikayede Tarık Şerbetçioğlu rol alıyor.

Oyun, 1 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 2 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

Ödüllü (Ortaoyunu)

Kavuklu bu sefer bekardır ve yine işsizdir. Pişekar’la yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekar’dan kendisine bir iş bulmasını ister. Pişekar da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikaye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister.

Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekar ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, aşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?

Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın rol alıyor.

Oyun, 1 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 2 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

Bu Haftanın Programı (3-7 Nisan 2024)

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur.

Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

OSCAR

Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

ZEHİR

Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

UÇURTMANIN KUYRUĞU

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

ÖLDÜN, DUYDUN MU?

İntihar eden bir adamın geride bıraktığı hayatı, hatalarıyla yüzleşmesi ve sonrasında kendini tanıma süreci anlatılıyor. Oyunda ayrıca sabır, mücadele, belleksizlik gibi insanı şekillendiren pek çok kavram irdeleniyor. Yiğit Sertdemir’in yazdığı Burçak Çöllü’nün yönettiği oyunda Emrah Can Yaylı, Pelin Budak, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

KOMİK PARA

Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır. Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler. Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

TARTUFFE

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

YAFTALI TABUT

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 6 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.

E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

KARAGÖZ ÇİFTLİK BEKÇİSİ (3+ Yaş)

Karagöz uzun zamandır işsizdir ve iş aramaktadır. Sonunda kendisine bir çiftlikte iş bulur. İşi hayvanların bakımını yapmaktır. Ama ortada bir sorun vardır. Karagöz, hayvanları tanımamaktadır. Özgür Atkın’ın yazıp yönettiği oyunda Elif Verit, Hakan Örge, İrem Erkaya rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

MASAL (5+Yaş)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-7/feed/ 0
İBB Şehir Tiyatroları… NİSAN AYINDA 33 OYUNU SEYİRCİYLE BULUŞTURUYOR! https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-nisan-ayinda-33-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-nisan-ayinda-33-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/#respond Wed, 19 Jun 2024 05:36:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21693 Nisan ayında tiyatroseverleri Shakespeare’den Molière’e, Suat Derviş’ten Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu ay; Fosforlu Cevriye, Oscar, Zehir, Uçurtmanın Kuyruğu, Öldün, Duydun mu?, Komik Para, Tartuffe, Sivrisinekler, Yaftalı Tabut, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Godot Geldi, Cadı Kazanı, Hamlet, İfigenya, Maviydi Bisikletim, Kuğunun Şarkısı, Çingene Boksör, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Bir Halk Düşmanı, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Ben Medea Değilim, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Geçit, Yatak Odası Komedisi, Kimse Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık, Çöpsüz Dünya, Herkes Sihirbaz Olacak, Rüya, Fındıkkıran, Benim Küçük Yıldızım, Karagöz Çiftlik Bekçisi, Masal, Bir Gece Masalı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Vakitlerden Bir Vakit (Meddah Hikayesi)

Eski İstanbul’da, aynı mahallenin insanları olan fakat birbirinden hiç haz etmeyen Ahmet ve Namık’ın karşılaşması sonrası yaşanan komik olaylar naklediliyor.

Hiçbir konuda anlaşamayan, tamamen farklı tabiata sahip iki kişi üzerinden ortak değerlerde buluşup kardeşçe yaşamanın güzelliği işleniyor.

Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği hikayede Tarık Şerbetçioğlu rol alıyor.

Oyun, 1 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 2 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

Ödüllü (Ortaoyunu)

Kavuklu bu sefer bekardır ve yine işsizdir. Pişekar’la yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekar’dan kendisine bir iş bulmasını ister.

Pişekar da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler.

Hikaye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz.

Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur.

Pişekar ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener.

Peki, aşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?

Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın rol alıyor.

Oyun, 1 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 2 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

Oyun biletleri, ortaoyunu ve meddah hikayesinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

Nisan 2024 Programı

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir.

Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur.

Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu.

Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor.

Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

OSCAR

Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır.

Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor.

Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

ZEHİR

Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür.

Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor.

Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

UÇURTMANIN KUYRUĞU

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar.

Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar.

Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

ÖLDÜN, DUYDUN MU?

İntihar eden bir adamın geride bıraktığı hayatı, hatalarıyla yüzleşmesi ve sonrasında kendini tanıma süreci anlatılıyor. Oyunda ayrıca sabır, mücadele, belleksizlik gibi insanı şekillendiren pek çok kavram irdeleniyor.

Yiğit Sertdemir’in yazdığı Burçak Çöllü’nün yönettiği oyunda Emrah Can Yaylı, Pelin Budak, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, 27 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

KOMİK PARA

Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır.

Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler.

Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor.

Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

TARTUFFE

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.

Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor.

Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor.

Oyun, 3-6 Nisan, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

YAFTALI TABUT

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor.

Oyun, 6 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur.

Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor.

Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

GODOT GELDİ

“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur…

“Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir…

Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir…

İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor.

Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

CADI KAZANI

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar…

İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk…

Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor.

Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HAMLET

Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor.

Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor.

Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

İFİGENYA

Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgara ihtiyacı vardır.

Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgarını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır.

Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Yağmur Topçu, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

MAVİYDİ BİSİKLETİM

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor.

Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 20 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

KUĞUNUN ŞARKISI

Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor.

Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır.

Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu.

Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor.

Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

BİR HALK DÜŞMANI

Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.

Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor.

Oyun, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli…

Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor.

Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…

“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor.

Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor.

Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

BEN MEDEA DEĞİLİM

“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikayesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz.

Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor.

Oyun, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir.

Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır.

Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

GEÇİT

Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

YATAK ODASI KOMEDİSİ

Oyun, evliliklerinin farklı aşamalarında olan dört çiftin iç içe geçmiş hayatlarını sıra dışı ama komik bir bakışla ortaya koyuyor. Evlilik kavramı, çiftlerin tuhaf nedenlerle sarsılan ve yeniden kurulan ilişkileri üzerinden, geleneksel, alışılagelmiş kalıpların ve kuralların dışına çıkılarak irdeleniyor.

Alan Ayckbourn’un yazdığı, Mert Dilek’in çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Aslıhan Kandemir, Ayşen Sezerel, Buket Kubilay, Engin Gürmen, Gökçer Genç, Mert Aykul, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın rol alıyor.

Oyun, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

KİMSE ÖYLE ŞEYLERİ KONUŞMUYOR ARTIK

Oyun, 12 Eylül darbesi dönemini en acı şekilde yaşayıp parçalanan bir ailenin bugüne uzanan hikayesini konu alıyor. Leyla, ailesinin geçmişiyle yüzleşiyor ve onların hikayesini anlatabilmek için hayatını değiştirmeyi göze alıyor.

Şirin Gürbüz’ün yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda Caner Bilginer, Radife Baltaoğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Ebru Üstüntaş, Hazal Uprak, Can Alibeyoğlu, Kamer Karabektaş rol alıyor.

Oyun, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer.

Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor.

Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır.

Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor.

Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar.

1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.

E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor.

Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar…

Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

KARAGÖZ ÇİFTLİK BEKÇİSİ (3+ Yaş)

Karagöz uzun zamandır işsizdir ve iş aramaktadır. Sonunda kendisine bir çiftlikte iş bulur. İşi hayvanların bakımını yapmaktır. Ama ortada bir sorun vardır. Karagöz, hayvanları tanımamaktadır.

Özgür Atkın’ın yazıp yönettiği oyunda Elif Verit, Hakan Örge, İrem Erkaya rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

MASAL (5+Yaş)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar.

Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir.

Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor.

Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur.

Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır.

William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor.

Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-nisan-ayinda-33-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/feed/ 0
Sanatçı Okan Bayülgen: “Buradan İngiltere’ye giden de topraklarımıza gelen de aynı ‘öteki’ kaderi paylaşıyor” https://www.haber28.com.tr/sanatci-okan-bayulgen-buradan-ingiltereye-giden-de-topraklarimiza-gelen-de-ayni-oteki-kaderi-paylasiyor/ https://www.haber28.com.tr/sanatci-okan-bayulgen-buradan-ingiltereye-giden-de-topraklarimiza-gelen-de-ayni-oteki-kaderi-paylasiyor/#respond Thu, 13 Jun 2024 23:24:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20741 Oyuncu, yönetmen, fotoğrafçı ve komedyen Okan Bayülgen, “Buradan İngiltere’ye giden ya da güneyimizden, güney doğumuzdan bizim topraklarımıza gelenler, aslında ortak bir kaderi paylaşıyor ‘öteki’ olarak. Biz göç alıyor, sığınmacı alıyoruz, onlara öteki muamelesi yapıyoruz. Biz de çalışmak, eğitim ya da yerleşmek için başka ülkelere, örneğin Kıta Avrupası’nda Berlin’e, Paris’e, Londra’ya gidiyoruz. Biz de orada öteki muamelesi görüyoruz.” dedi.

Bayülgen’in yazıp, yönetip, oynadığı ve “Yılın Prodüksiyonu”, “Yılın Yönetmeni” ile “Yılın Oyuncusu” dahil 6 ödül sahibi “Richard” oyunu 50. temsilinde sanatseverlerle buluştu.

Oyuna, tiyatroya ve gelecek projelerine ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan sanatçı, Richard eserindeki asıl meselenin ötekileşme olduğunu belirterek, “Richard’ın da bir öteki olması bizi çok ilgilendirdi. Yani kraliyet ailesine doğmuş ama kral olamayacak bir öteki. Buradan İngiltere’ye giden ya da güneyimizden, güney doğumuzdan bizim topraklarımıza gelenler, aslında ortak bir kaderi paylaşıyor ‘öteki’ olarak. Biz göç alıyor, sığınmacı alıyoruz, onlara öteki muamelesi yapıyoruz. Biz de çalışmak, eğitim ya da yerleşmek için başka ülkelere, örneğin Kıta Avrupası’nda Berlin’e, Paris’e, Londra’ya gidiyoruz. Biz de orada öteki muamelesi görüyoruz. İnsan kendi doğduğu ailede, kardeşleri arasında ya da anne babaya karşı bile ötekileşebiliyor. Dolayısıyla bu çok önemli. Bunun işlendiği bir oyun. Bu açıdan Shakespeare’e dayanarak, biraz ona dil çıkartarak, biraz da Shakespeare’i överek yazılmış bir oyun.” ifadelerini kullandı.

Bayülgen, eserin yüzde 20’sinin orijinalin adaptasyonu olduğunun altını çizerek, yüzde 80’ini ise yeniden yazıldığının altını çizdi.

William Shakespeare’in kaleme aldığı ilk eserlerin VI. Henry oyunu ile Kral III. Richard’ın hayatını anlattığı oyun olduğunu dile getiren sanatçı, “O tarihte ya Tudorlara yaranmak için ya Tudorların ısmarlaması sonucu, Shakespeare bunu yapıyor yani III. Richard’ı kötü gösteriyor. Arada yüzyıl var ve o yüzyılda Yorkların yani son savaşta ölen Kral Richard’ın gölgesi kalkmamış devlet üzerinden, Tudorlar üzerinden. Bunu kötüleme çabası var. 16. yüzyıl anlayışıyla yani ‘Tanrı kötü insanları -güya- sakat bırakır ki siz ondaki fenalığı göresiniz diye’ anlayışıyla, adama sakatlıklar ilave edilmiş. İşte kambur, çolak, topal, çirkin yapılmış.” açıklamasını yaptı.

Okan Bayülgen, Shakespeare’in eserinde Richard’ı korkunçlaştırdığının altını çizerek, şu bilgileri verdi:

“Öyle bir adam değil. Çok yakın tarihte, 2012’de kemiklerin bulunması ve 2015’te Richard’a ait olduğunun tescillenmesiyle ortaya çıktı ki bu adamda biraz skolyoz var. O skolyoz da dışarıdan pek belli olmuyor. Yani kambur falan da değil. Eğri büğrü de değil. Yakışıklı bir adam. Savaşta kahramanca ölen son kral. Ama ne olmuş bugüne kadar? Bizim bu pek demokrat kıta Avrupası, İngilizler her şeyi demokrasi adına ve siyaseten doğruculuk yaparak herkesi temize çekmiş, düzeltmiş. Richard’ı bırakmışlar. Richard günden güne daha da korkunç hale getirilerek oynanıyor. Bu oyun bir soru soruyor. Diyor ki siz hala neden korkuyorsunuz? Yani 500 yıldır her gelen oyuncu, kimliği ne olursa olsun demokrat, ilerici, gerici, sağcı, solcu fark etmiyor; aynı hilkat garibesi Richard’ı oynuyor. Bir yandan bu açıdan Shakespeare’e dil çıkartıyor.”

“Söyleşilerle aslında bir şölene dönüştü”

Eserde, “sanatçı nerede durmalıdır?” sorusunun işlenmediğinin altını çizen başarılı sanatçı, “Aleladelik, üst insan olmak, Nietzsche’den, Baudrillard’dan, Alain Badiou’dan, Kierkegaard’dan Freud’a kadar, aslında sanatçının kim olduğu, ne yapması gerektiğiyle ilgili çok mesaj var oyunda. Ama iktidar yazarı olmak, olmamak gibi bir derdimiz yok. Tarih boyunca böyle olmuştur; her iktidara yakın duran yazarlar vardır. Uzak, muhalif olan yazarlar vardır. Bu oyunun özellikle meselesi bu değil.” diye konuştu.

Oyunun 50 temsilde geçirdiği değişikliklere de işaret eden sanatçı, şunları kaydetti:

“İlk oynadığımızda berbattık. Oyun da henüz toparlanmamıştı. Hızla festivale yetiştirilmişti. Hatta ilk 2-3 oyunu seyredenlere de ‘Davetiye vereyim, gelin bu halini görün.’ diyorum. Fakat seyircimizden büyük bir teveccüh gördük. Açık hava tiyatrosunda 4 bin kişiye, Atatürk Kültür Merkezi ya da diğer binli sayıları geçen seyirci kapasiteli yerlerde full oynadık, hakikaten. Ardından, sanatı üretenin ve seyircinin bir araya gelmesiyle birkaç saat süren söyleşilerle aslında bir şölene dönüştü. Bugün ‘Herkes için Shakespeare’ diyerek aslında Shakespeare’in sahibi olduğunu düşünen İngiltere ve Kıta Avrupa’sına da 1tatlı bir iltifat yapıyoruz üst yazıyla. Sinemada alt yazı, tiyatroda da üst yazı vardır. İngilizce üst yazıyla oynanıyor bugün oyun. Bu da önemli bir gelişme. Bu oyun bizim özel hatta ödenekli tiyatrolarımıza iki alışkanlık bırakacak. Bir; ki çoktan başladı, oyun sonrası söyleşileri. İki; İstanbul’umuzda, Türkiye’mizde yaşayan, yerleşik ya da kısa süreliğine burada olan yabancılar için İngilizce üst yazıyla oynanması. Bu iki gelişme de aslında bizim hem seyirciyle ilişkimiz hem de tiyatromuzun yeri açısından ya da seyirciyi önemsememiz açısından güzel göstergeler.”

Okan Bayülgen, tiyatro yapmanın hiçbir zorluğu olmadığına dikkati çekerek, “Tiyatro yapmak, tiyatrocu olmak, tiyatronun, bu atmosferin içinde olmak müthiş bir şey. Bu kadar uğraşıp didinip zar zor konservatuara girip, ayakta kalıp tiyatro yapanlar bir de üzerine şikayet ederse artık fazla geliyor bana. Şikayet etmeye hakkımız yok. Bunu biz istedik. Annemiz, babamız bize mani olmaya çalıştı, ‘Yapma çocuğum.’ dedi, önümüze dikildi, yalvardı, ‘Evlatlıktan reddederiz.’ dedi. Şimdiki aileler değil, bizim zamanımızdaki ailelerden söz ediyorum. Yine de ısrar ettik, yaptık. Neden şikayet ediyoruz o zaman?” değerlendirmesinde bulundu.

Son dönemde tiyatronun, yaptığı birçok işin önüne geçtiğini vurgulayan sanatçı,”Şu anda ‘Richard Otel’de’ diye bir oyunumuz var. Yine Richard’da oynadığım bir arkadaşım, hem ortak yazar hem yardımcı yönetmen Nihal Usanmaz’la orada da çalışıyoruz. Aynı anda o oyunu çıkardık, Richard’da oynuyoruz ve Ankara’da, Devlet Tiyatrosunda ‘Dracula’nın provaları başladı. O da mayıs ortasında sahnelenecek. Araya bir küçük oyun daha sıkıştıracağız. Böylece gelecek sezona 4-5 oyunu aynı anda oynayarak gireceğiz.” dedi.

“Shakespeare aslında bütün dünyaya ait”

Sanatçı, oyunları yurt dışında da sahnelemeyi çok istediklerine işaret ederek, “Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de oyun koyabilirsiniz, yeter ki oyununuz onlar için yeni ve farklı bir şey ifade ediyor olsun.” ifadelerine yer verdi.

Uluslararası tiyatro festivallerine gitmek konusunda ise Bayülgen şunları söyledi:

“Aslında Richard için çok devreye girenler oldu. Fakat bizim, sinemadaki gibi bazı filmlerimizin, yönetmenlerimizin alışageldik şekilde Cannes’da, Berlin’de, farklı festivallerde ödül alması gibi bir lobimiz yok tiyatroda. Bazı oyunlar zar zor gidiyor, geliyor ama bunu da başlatmak lazım. İngilizlere de bir şey söylemek için Shakespeare’i tercihimiz biraz da bu yönde kıymetliydi. Shakespeare ile ilgili bir şey söylediğiniz zaman artık bu sadece İngiltere’ye değil, bütün dünyaya ilginç geliyor. Çünkü artık İngiltere’ye ait bir yazar değil Shakespeare. İngilizler sahip çıkıyor tabii, adam İngiliz ama artık o, tiyatro kütüphanesinin en önemli yazarı olarak aslında bütün dünyaya ait. Dolayısıyla Türkiye’den birisi çıkıyor, diyor ki ‘Ya kardeşim, pek demokratsın ya, senin yapamadığını bak ben yaptım ve sana, senin biraz da kafanı açabilecek, yeni fikirler verecek bir şey söylüyorum. Gelip orada oynayayım mı? Diyecek ki oyna ama sinema filmi nasıl gidiyor? WeTransfer’le, yüksek bir dosya olarak gidiyor. Bir küçük flash diskle gidiyor. Gitmesi bugünkü teknolojiyle rahat. Tiyatro kamyonlarla, insanlarla gidiyor. Biz bugün Anadolu’da bir yere gittiğimizde birkaç kamyon ve 51 kişi gidiyoruz yani kolay değil. Onun için bu kadar adamı götürüp orada oynatmak hiç kolay değil. Tarihte yapılmış. Bunu yapan müthiş tiyatrocu abilerimiz oldu.”

“Yurt dışına oyunla gittiğinizde işin kolayına kaçamazsınız”

Okan Bayülgen, uluslararası gösterimlerde iki kişilik oyunlarla ve dekoru oradan tedarik ederek gidilebildiğini aktararak, “Ama bizim oyun için orada bir inşaat yapmalısınız. Bu kolay bir şey değil. Bir yandan da tiyatronun şöyle bir tarafı da var; hep böyle kolaya kaçamazsınız. Yani ‘Yurt dışına gidecek bir oyun var’. Eee? ‘Bir hırkayla gidelim.’ Hayır o değil. Bu tiyatro. Nasıl sinemanın böyle bir cazibesi, şaşası var. Tiyatroda da bazı oyunlarda seyirciye oyunculuk, müzik performansları, dans gösterdiğiniz kadar, dekor, kostüm ve ışık konusundaki kreasyonunuzu da göstermeniz lazım. Tiyatro çünkü bunların bir bütünü. Çok farklı sanatların bir arada oluştuğu büyük bir sanat diyoruz.” diye konuştu.

Richard oyununun yurt dışına gittiğinde en az 600 kişilik bir salonda oynaması gerektiğinin altını çizen sanatçı, “Dracula’yı Devlet Tiyatrosunda sahneleyeceğiz. Mesela Dracula’nın şahsı daha fazla yurt dışı festivalleri açısından çünkü devlet, Kültür Bakanlığımız, ‘Biz buna uluslararası, dünya markası fantastik kişilik olarak da bakalım. Bunu şu festivalde ya da tiyatroda oynayalım.’ derse oynanır. Bu da aynı şeyi yapabilir.” ifadelerini kullandı.

Bayülgen, bütün tiyatro oyunlarının “Kral Çıplak” dediğine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

“Bütün derdimiz seyirciyle böyle bir alışveriş içinde olmak. Bütün oyunlar bir şey söyler. Hangi oyunlar bir şey söylemez? Oyuncusu, yönetmeni ya da yazarı başka dertler içindeyse bir şey söylemeyebilir. Örneğin gelir der ki ben sana bir hikaye anlatacağım. Niye anlatacaksın bu hikayeyi? İşte ben bunu yazıyor muyum, yazabiliyor muyum diye baktım. ya da oyuncusuna dersin ki ‘Senin derdin ne?’ Oyun bir şey söyler, bir ufuk açar, bir yere dokunur. Katarsis denilen şey gerçekleşir. Bir ahlaki yıkanma ortaya çıkar. Herhangi bir şey. Oyuncu diyorsa ki, ‘Benim derdim kendimi el aleme göstermek. Bakın ne güzel oynuyorum. Gördünüz mü beni? Bir daha alkışlayın bakalım.’ falan. Bunlardan bir şey olmaz. Sanatçının hep bastıramadığı, dert edindiği, paylaşmak istediği bir şey vardır. Resim mi heykel mi tiyatro mu müzik mi, her neyse. Bir yardım çığlığı gibi. Çünkü sanatçı da acayip bir tip. O da bir iletişim kurmak istiyor. Onun da bir derdi olmuş mesela çocukken. İşte anlatırsa çocukken neler olduğunu, çocukken dertli olan başka birileri de onu anlar. Beraber bir şey olur. Ama sürekli aynı şeyi de söyleyemez, yeni bir şey söylemesi lazım. Şimdi ideali mi tarif ediyorum? Hayır. Sanat şurasından bastırdığımız, buradan sıkıştırdığımız, ‘böyle yapılmalıdır’ diye kural koyduğumuz bir şey değildir. Zaten ne zaman bu kuralları koyarsanız birileri çıkıp o kuralları bozmaya çalışır. Ondan sonra da devrim yaptık derler. ‘Bravo’ deriz biz de. Biz devrimcileri severiz zaten.”

Oyunun ikinci sezonu tamamladığını kaydeden sanatçı, üçüncü sezonda da izleyiciyle buluşacağını sözlerine ekledi.

Eser, 5 Nisan’da Maximum Uniq Hall’de, 14 Nisan’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, 16-17 Nisan’da Ankara’da, 3 Mayıs’ta Konya’da, 4 Mayıs’ta Antalya’da, 5 Mayıs’ta Denizli’de, 7 Mayıs’ta ise İzmir’de sahnelenecek.

Kabare Dada ve Net Sanat tarafından sahnelenen eserde Bayülgen’in yanı sıra Şenay Gürler, Ebru Unurtan, Nihal Usanmaz, Kevork Türker, Oral Özer ve Volkan Ateş Gündüz rol alıyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanatci-okan-bayulgen-buradan-ingiltereye-giden-de-topraklarimiza-gelen-de-ayni-oteki-kaderi-paylasiyor/feed/ 0
Diablo IV, Xbox Game Pass Üyelerinin Kütüphanelerine Ekleniyor https://www.haber28.com.tr/diablo-iv-xbox-game-pass-uyelerinin-kutuphanelerine-ekleniyor/ https://www.haber28.com.tr/diablo-iv-xbox-game-pass-uyelerinin-kutuphanelerine-ekleniyor/#respond Wed, 12 Jun 2024 23:13:25 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20601 Microsoft, Xbox Game Pass kütüphanesini genişletmeye devam ediyor. Çıkışıyla birçok oyuncuyu ekran başına kitleyen Diablo IV, bu akşam 20: 00’dan itibaren Xbox Game Pass üyelerinin kütüphanelerine ekleniyor.

Diablo IV, Xbox Game Pass ile ücretsiz

Diablo IV artık Xbox Game Pass Ultimate, PC Game Pass ve Xbox konsolu için Xbox Game Pass aracılığıyla Xbox ve bilgisayar üzerinden oynanabilir. Oyuncular, övgüyle karşılanan görev serisini deneyimlemek, geniş ortak dünyayı keşfetmek ve oyuna düzenli olarak yeni öğeler, düşmanlar, mekanikler ve çok daha fazlasını getiren sezonluk içeriklerin tadını çıkarmak için hemen oynamaya başlayabilir.

Platformlar arası oynama ve ilerleme sayesinde maceraya kaldıkları yerden devam edebilirler veya tüm platformlardaki arkadaşlarıyla birlikte oynayabilirler. Geçen yıl haziran ayında piyasaya sürülen Diablo IV, Blizzard’ın en hızlı satan oyunu oldu. Oyunun ilk genişlemesi olan ve korkunç hikayeyi sürdürerek baş şeytan Mephisto’nun kötücül planlarının derinlerine inecek Nefret Çanağı, bu yıl ilerleyen aylarında geliyor. Diablo 4 için bu yaz daha fazla şey paylaşmak için sabırsızlanılıyor.

Serinin temel oyun mekaniği, giderek daha zorlu düşmanların yenilmesi yoluyla daha güçlü ekipmanların kademeli olarak edinilmesi. Düşmanlarla savaşmak için farklı karakter sınıfı becerileri kullanılır ve bu beceriler, ekipman ve yetenek ağaçları aracılığıyla değiştirilebiliyor. Bu fikrin kullanılmasıyla olay örgüsü ve görevler ilerletilebilir.

Bir teması, dövüş stili ve konumu olan canavar aileleri, düşmanları gruplandırmak için kullanılıyor. Her aile, aile üyeleri arasında uzmanlaşmış becerilerin sinerjisine izin vererek, farklı bir rol oynayan benzersiz bir arketip içerir. Farklı silüetleri, duruşları ve silahları ile birbirlerinden ayırt edilebilirler.

Minimum Gereksinimler

İşletim sistemi: 64 bit Windows 10 sürüm 1909 veya daha yeni

İşlemci: Intel Core i5-2500K veya AMD FX-8350

Bellek: 8 GB RAM

Grafikler: NVIDIA GeForce GTX 660 veya AMD Radeon R9 280 veya Intel Arc A380

DirectX: Sürüm 12

Depolama alanı: 90 GB kullanılabilir alana sahip SSD

İnternet: Geniş Bant Bağlantı

Orta (Önerilen Gereksinimler)

İşletim sistemi: 64 bit Windows 10 sürüm 1909 veya daha yeni

İşlemci: Intel Core i5-4670K veya AMD R3-1300X

Bellek: 16 GB RAM

Grafikler: NVIDIA GeForce GTX 970 veya AMD Radeon RX 470 veya Intel Arc A380

DirectX: Sürüm 12

Depolama alanı: 90 GB kullanılabilir alana sahip SSD

İnternet: Geniş Bant Bağlantı

Yüksek

İşletim sistemi: 64 bit Windows 10 sürüm 1909 veya daha yeni

İşlemci: Intel Core i7-8700K veya AMD Ryzen 2700X

Bellek: 16 GB RAM

Grafikler: NVIDIA GeForce RTX 2060 veya AMD Radeon RX 5700 XT

DirectX®: Sürüm 12

Depolama alanı: 90 GB kullanılabilir alana sahip SSD

İnternet: Geniş Bant Bağlantı

Ultra 4k

İşletim sistemi: 64 bit Windows 10 sürüm 1909 veya daha yeni

İşlemci: Intel Core i7-8700K veya AMD Ryzen 7 2700X

Hafıza 32 GB RAM

Grafikler: NVIDIA GeForce RTX 2060 veya AMD Radeon RX 5700 XT veya Intel Arc A770

DirectX: Sürüm 12

Depolama alanı: 90 GB kullanılabilir alana sahip SSD

İnternet: Geniş Bant Bağlantı

]]>
https://www.haber28.com.tr/diablo-iv-xbox-game-pass-uyelerinin-kutuphanelerine-ekleniyor/feed/ 0
Üzülmez: ‘Fenerbahçe’nin Ligden Çekilmesi Türk Futboluna Katkı Sağlamaz’ https://www.haber28.com.tr/uzulmez-fenerbahcenin-ligden-cekilmesi-turk-futboluna-katki-saglamaz/ https://www.haber28.com.tr/uzulmez-fenerbahcenin-ligden-cekilmesi-turk-futboluna-katki-saglamaz/#respond Mon, 10 Jun 2024 05:48:45 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20292 Pendikspor Teknik Direktörü İbrahim Üzülmez, “Bu lig Fenerbahçe’siyle, Galatasaray’ıyla, Beşiktaş’ıyla güzel diyorsak bunlardan ziyade kafa yapımızı değiştirmemiz gerekiyor. Fanatizmden çıkmalıyız. Fenerbahçe’nin ligden çekilmesi Türk futboluna katkı sağlamaz. Sayın başkanın sağlıklı bir karar alacağını düşünüyorum” dedi.

Pendikspor Teknik Direktörü İbrahim Üzülmez, takımının Süper Lig’deki durumunu, Türk futbolunda son dönemde yaşanan sorunları, sosyal medyanın futbola olan etkisini, eski kulübü Beşiktaş ile ilgili düşüncelerini ve gündeme dair görüşlerini Demirören Haber Ajansı (DHA) muhabirine anlattı.

Süper Lig’in 31’inci haftasında deplasmanda oynayacakları Samsunspor maçının hazırlıklarına iyi çalıştıklarını belirten İbrahim Üzülmez, “Oyuncularımız geldiğimiz günden bu yana bizlere inanmaya başladılar. Hem saha içinde hem saha dışında güzel bir sinerji yakaladık. Fenerbahçe maçını kaybetsek de oyun olarak çıkışa geçen bir Pendikspor var. Amacımız tabii ki milli maç arasını en iyi şekilde değerlendirmek. Takımımızın mental anlamda sorunları vardı. Göreve geldiğimizde oyuncularla bire bir konuşmalarımızda bu mücadelenin içinde, önümüzdeki süreçte Pendikspor’u en iyi yere getirmek için bire bir görüşmelerde çok güzel geri dönüşler aldık. Oyuncularıma inanıyorum, güveniyorum. Çok karakterli bir oyuncu grubuna sahibim” ifadelerini kullandı.

“BU SİNERJİYİ SAMSUNSPOR MAÇIYLA DEVAM ETTİRMEK İSTİYORUZ”

Kazanma alışkanlığını edinmeleri gerektiğini anlatan 50 yaşındaki teknik adam, “Belki Konyaspor maçıyla iyi bir başlangıç yapamadık ama hem Fenerbahçe maçında hem sonraki haftada İstanbulspor karşılaşmasında saha içinde doğruları yapan bir Pendikspor takımı var. Fenerbahçe deplasmanında Fenerbahçe’ye 60’ıncı dakikaya kadar pozisyon vermeyen, herkesin olumlu görüşler belirttiği bir mücadele oldu. İstanbulspor maçını oynadık. Rakibimiz geçiş oyununu en iyi oynayan takımlardan biri. Hem Ankaragücü hem de Antalyaspor deplasmanlarında rakiplerinden puan alan ve 13-15 tane pozisyona giren bir takım vardı. Biz İstanbulspor’u ilk yarıda ceza sahamıza sokmadık, ikinci yarıda ise 2 pozisyon vererek maçı tamamladık. Demek ki biz doğru işler yapıyoruz. Rakibi doğru analiz ediyoruz. Ortaya doğru şeyler çıkarmaya başladık. Bu sinerjiyi Samsunspor maçıyla devam ettirmek istiyoruz” diye konuştu.

“FİNAL BASKISINI YAŞAMAMAMIZ GEREKİYOR”

Ligde kalma mücadelesi verdiklerini aktaran Üzülmez, “Sonuç olarak düşmemeye oynayan bir takımız. Oyuncularımı her maça final havasında hazırlamamız gerekiyor. Her maçın ne kadar değerli olduğunu onlara anlatmaya çalışıyoruz. İstanbulspor maçı nasıl çok önemliyse şimdi oynayacağımız Samsunspor maçı da çok önemli. Final baskısını da yaşamamamız gerekiyor. Bu takım son dönemlere bakınca ligin en çok gol yiyen takımlarından birisi. Öncelikli olarak bu zaafımızı ortadan kaldırmamız gerekiyor. Ön alan baskısını doğru yapmamız lazım. Ön alanda güçlü oyunculara sahibiz. Umut Nayir, Mame Thiam, Abdoulay Diaby, Halil Akbunar ve Erencan Yardımcı gibi çok önemli oyunculara sahibiz. Tabii takım savunmasını da bunun yanında ikinci plana atmamaya çalışıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“BİZİM YAPIMIZDA PES ETMEK YOK”

Ligde son haftaya kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurgulayan İbrahim Üzülmez, şunları kaydetti:

“İstanbulspor karşısında galibiyetin anlam kazanması Samsunspor maçının ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bu sıralamada olduğunuzda kaybetme olasılığınızın daha az olması lazım. Oyuncularımız bu baskıyı zaman zaman yaşıyor. Toplantılar yaparak onları bu baskıda kurtarmaya çalışıyoruz. Pendikspor’un oyunsal anlamda da yavaş yavaş ne kadar güçlü geldiğinin de görülmesini istiyoruz. Oyuncularımın da kazanmaya başladıkça öz güveninin daha da artacağını düşünüyorum. Biz inanıyoruz. Bir kıvılcım yaktık. Bazı kesimler Pendikspor’un çok fazla şansının kalmadığını söylüyor. Bizim yapımızda pes etmek yok. Kaybedebiliriz ama mücadele ederek kaybetmemiz lazım. Oyuncularımın da böyle bir anlayış içinde olmadığını göstermeye başladık yavaş yavaş. Bunu bir tık daha yukarı taşımamız lazım. Bunu yukarıya taşıdığımızda olumlu anlamda konuşacakları bir Pendikspor’un olacağından kimsenin şüphesi olmasın. Bunu devam ettireceğiz. Sonuna kadar bu yarışın içinde olacağız.”

“KRİZ DÖNEMLERİNİN HOCASIYIZ”

Göreve gelmeden önce zihinsel olarak düşüşte olan bir oyuncu grubuyla karşılaştığını belirten Üzülmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz zaten kriz dönemlerinin hocasıyız. Kriz dönemlerinde bu teklifler geldiğinde tabii ki burası Süper Lig. Başkanımızla oturup istişare ettiğimizde başkanımız bize çok güvendi, çok inandı. Benim bu takımın içinde olmam gerektiğini söyledi. Bu anlamda kendisine çok teşekkür ediyorum. Takımı analiz ettiğimizde yetenekli oyuncu sayısının olduğunu düşündük. Biz gelmeden önce düşüşte olan bir oyuncu grubu vardı. Bunu yukarıya çekmeye ve inandırmaya çalıştık. Onlar da inanmaya başladı. Bu teklif geldiğinde heyecanlandık. Süper Lig’deki rekabetin içinde olmamız gerektiğini ekibimizle konuşuyorduk. Alt liglerde şampiyonluklarımız ve başarılarımız var, orada da güzel işler yaptık. Bizim için burasının bir fırsat olduğunu düşünüyorduk. Her oyuncu oynamak istiyor. Bu birliktelik umarım devam eder.”

“KİMSE İĞNENİN KENDİSİNE BATMASINI İSTEMİYOR”

Türk futbolunda son dönemde yaşanan sorunlarla ilgili de konuşan deneyimli teknik adam, “Sevinci de üzüntüyü de abartan yapıda bir ülkeyiz. Futbolun paydaşları olarak böyle bir yapımız var. Kimse iğnenin kendisine batmasını istemiyor. Kimse öz eleştiri de yapmıyor. Herkes şapkasını önüne koyup nerede hata yaptığıyla ilgili o öz eleştiriyi yapmalı. Ben de yapacağım, başkanlar da yapacak, yöneticiler de yapacak, futbolcular da yapacak, taraftarlar da yapacak. Öyle bir kamuoyu oluşuyor ki, keşke olmasaydı. İnşallah son olur. Her tarafta var. Başka sahalarda da oldu. Ben de bir açıklama yaptım. Kendi öz eleştirimi de yapıyorum. O dürüstlüğü de gösteriyorum. Benim misafir olarak yer aldığım karşılaşmada bana yapılan eylemin de doğru olmadığını birilerinin bilmesi gerekiyor. Sen o doğruyu söylemiyorsun ama bu taraftan hep bizi eleştiriyorsun. Beni eleştir, ben de kendimi eleştireyim ama o taraftaki eylemi eleştirmezsen doğruyu bulamayız. Camiaların da öz eleştiri yapması lazım. Bir taraf çıkıyor şöyle bir olay oldu buraya ceza verilmesi gerekiyor diyor. O cezaya bakıyorsunuz doğru ceza verilmesi gereken o taraftar veya camiasına baktığınız zaman o da bir iki sene önce aynı hatayı yapmış. Kendisine geldiği zaman ben ceza almayayım diyor. Ama orası ceza alsın diyor. Bu mantıkla nasıl değiştireceğiz? Bu mantıkla futbolu nasıl yukarıya taşıyacağız? Futbolun bütün paydaşları iyi niyetle, art niyet düşünmeden elini taşın altına sokmalı” görüşlerinde bulundu.

“BİZ KENDİ İÇİMİZDE FUTBOLU DİBE ÇEKİYORUZ”

Türk futbolunun paydaşlarından biri olarak kendisini her konuda eleştirdiğini vurgulayan İbrahim Üzülmez, “Sosyal medyada da inanılmaz programlar var. Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği sürece düzelmeyiz. Ben şampiyon olayım, her şey mubahtır anlayışıyla yola çıkarsak o olaylar yine devam eder. Dürüstçe, hak yemeden, birisinin sırtına basmadan şampiyon olabiliyor muyuz? Olabiliyorsak taraflı tarafsız o şampiyonu herkesin alkışlaması lazım. Biz o anlayışta değiliz. Önemli oyuncular geldi. 5 milyon Euro’nun üzerinde kontratlı oyuncular var. Biz kendi içimizde futbolu dibe çekiyoruz. Bizim maçta Fenerbahçe, zaten favoriydi. Fenerbahçe Pendikspor’u yenebilir. Orada bize de saygı duyulması gerekmiyor mu? Hep biz mi suçluyuz? Evet açıklamalarım keşke olmasaydı. Ben kendimi eleştiriyorum zaten. Karşı taraf da o öz eleştiriyi yapmalı. Futbolun bütün paydaşları ortak bir karar alıp, ortak cezalar alıp o cezaların da uygulanması gerekiyor. Cezalar da ağır olsun. Ben mi yaptım? Alayım cezayı. Başkası mı yaptı? Alsın cezayı. O cezaların ağır yaptırım içinde olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

“ADAMIN SAÇINI BEĞENMİYORSUN KÜFREDİYORSUN”

“Cezaların takım, taraftar, teknik adam gözetmeksizin uygulanması gerektiğini düşünüyorum” diyen Üzülmez, şöyle devam etti:

“Futbol geriye gidiyorsa burada o suçlu, ben suçsuzum deme şansınız yok. Herkes hatalı, herkes hatalar yapıyor. Tek doğruyu hepimizin bulması gerekiyor. Herkesin kendi üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor. Bir arınma olmalı. Adamın saçını beğenmiyorsun küfrediyorsun. Adamın sakalını beğenmiyorsun tepki gösteriyorsun. Adamın tavrını beğenmiyorsun hakaretler ediyorsun. Bunlar yaşandığında bir sonraki maça intikam duygularıyla çıkılıyor.”

“FUTBOLCULARIN SOSYAL MEDYANIN BÜYÜSÜNE KAPILDIĞINI GÖRÜYORUM”

Futbolculuk döneminde sosyal medyanın bu denli yaygın olmadığını belirten Üzülmez, şu ifadeleri kullandı:

“Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu. Benim işim gücüm futboldu. Çalışıyorduk, antrenmanımızı yapıyorduk. Evimize gidiyorduk ve dinleniyorduk. Sosyal medya çıktıktan sonra bazı şeylerin çok değiştiğini düşünüyorum. Futbolcuların sosyal medyanın büyüsüne kapıldığını görüyorum. Camialarına karşı ön plana farklı bir şekilde çıkarak farklı bir düşüncede çıkmak istediklerini de düşünüyorum. Ben 11 sene oynadım. Ben böyle şeyler yaşamadım. Bunlar olunca olay farklı yerlere gidiyor. Sosyal medya çok etkin olmaya başladı. Yeni yeni programlar var. Orada bazı yorumlara saygı duyuyorum. Bazıları da hakaret ediyor. Onlar da cezanın içinde olmalı. Bizim zamanımızda aidiyet duygusunu yaşayan futbolcular vardı. Artık işler profesyonelliğe doğru döndü. Oyuncu biraz daha bilimsel çalışmaya başladı. Biz ruhumuzla, yüreğimizle oynuyorduk. Camialarımıza karşı görevlerimizi en iyi şekilde yerine getiriyorduk. Aidiyet duygularımızı, sorumluluklarımızı taşıyorduk. Saha içinde biraz daha disiplin olarak geride kalmış ancak yetenek olarak biraz daha ön plana çıktığı bir futbol iklimi var. Saha dışına baktığınızda çok fazla yaygara, çok fazla kutuplaşıldığı bir dönem. Buna bir önlem alınmalı.”

“REKABETİN OLMADIĞI YERDE SEYİR KEYFİ OLMAZ”

Türk futbolunda yakın dönemde maddi olarak daralmalar olacağını düşündüğünün altını çizen İbrahim Üzülmez, “Fenerbahçe ve Galatasaray bu sezonki kadrolarına bakınca muazzam bütçelerle muazzam oyuncularla iyi kadrolar kurdular. Sıralamaya bakınca da iki takım da bir şekilde bunun sonuçlarını aldı. Başa baş bir şekilde gidiyorlar. Üçüncü olan takımla 20-30 puanlık fark var. Son yıllarda bu kadar farkın olduğu bir dönem hatırlamıyorum. Bu devam ederse bundan sonraki süreçte bu sürer. Bu makasın daralması için yetkililerin daha fazla kafa yorması gerekiyor. Rekabetin olmadığı yerde seyir keyfi olmaz. Rekabetin olmadığı yerde reyting de olmaz. Bu iki takımın yanına Beşiktaş, Trabzonspor ve herhangi Anadolu takımı geldiği zaman maddi ve manevi anlamda getiriler olacaktır. Hak edenin şampiyon olduğu bir lig olmasını diliyorum. Kendi aralarında maç da oynanacak. İnşallah o maç da Fair-Play çerçevesinde geçsin. Hak eden takım kazansın. Bu iki takımın kalan maçlarını kazanacağını… Tabii ki sürprizler de olacaktır. Kadrolarını en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorlar. Bundan sonraki maçlarda sağduyulu bir şekilde hareket edilmeli. Herkes öz eleştirisini yapmalı. Kendi takımın menfaatini, rakibinin kötü olmasını istiyorsun. Kendi takımına hata olduğunda söyleyebiliyor musun? O zaman büyüksün zaten. Bu olaylar birikiyor ve sonrasında patlıyor. Sonrasında hepimiz yaralanıyoruz” diye konuştu.

“FENERBAHÇE’NİN ÇEKİLMESİ TÜRK FUTBOLUNA KATKI SAĞLAMAZ”

Fenerbahçe Kulübü’nün almış olduğu olağanüstü genel kurul kararına ilişkin de görüşlerini bildiren Üzülmez, “Bu tabii ki Fenerbahçe’nin iç işleridir. Sayın başkan kongreyi toplayacağını söyledi. Fenerbahçe’nin bu ligde olması gerekiyor. Köklü bir camia, büyük bir camia. Milyonlarca taraftarı olan bir camia. Ciddi bir karar. Böyle bir adım çok önemli. Kongre üyelerinin ne karar alacağını bilmiyorum ama öyle bir kararın alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu lig Fenerbahçe’siyle, Galatasaray’ıyla, Beşiktaş’ıyla güzel diyorsak bunlardan ziyade kafa yapımızı değiştirmemiz gerekiyor. Fanatizmden çıkmalıyız. Fenerbahçe’nin ligden çekilmesi Türk futboluna katkı sağlamaz. Sayın başkanın sağlıklı bir karar alacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“BEŞİKTAŞ’TA BAZI OYUNCULARIN AİDİYETTEN UZAKLAŞTIĞINI GÖRÜYORUM”

Şu anki Beşiktaş’ın beklentileri karşılayan bir Beşiktaş olmadığını vurgulayan İbrahim Üzülmez, “Büyük camialarda ön alan baskısını yapmanız lazım. Beşiktaş’ın daha fazla üretken olması lazım. Taraftar bunu ister, taraftar bunu bekler. Maçları kazanırken öndeki baskıları ister. Büyük takımın özelliği budur. Beşiktaş çok gol yiyen bir takımdı. Santos gelince savunmayı geliştirmeyi başardı. Siz az gol yerken de ön tarafta üretkenlik sağlayamazsanız taraftar o oyunu eleştirir. Beşiktaş’ta bazı oyuncuların aidiyetten uzaklaştığını görüyorum. Bir camiaya karşı aidiyetiniz olmalı. Yarışın içinde olmasanız da Beşiktaş sahaya çıktığında o formanın büyüklüğünü, o formanın kutsallığını o oyuncuların bilmesi gerekiyor. Bunu göremiyorum. İzlediğim maçlarda temaslı oyunlarda olmayan bir Beşiktaş takımı var. Saha içinde duruş göstermesi gereken oyuncu sayısının da az olduğunu düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“BİZLERE DE GÜVENİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

İlerleyen zamanda Beşiktaş Teknik Direktörlüğü için beklentisinin ve isteğinin varlığından söz eden Üzülmez, “Beşiktaş büyük camia. Beklentimiz, isteğimiz var. Bunu açık açık söylüyorum. Gerçekleşir mi onu Allah bilir. Bizlere de güvenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Futbolun içinden gelmişiz. Bu oyunculara nasıl bir ruh haliyle yaklaşmamız gerektiğini de biliyoruz. Bu oyuncuları nasıl motive edeceğimizi de biliyoruz. O şans ve bazen o şansı yakalamak kolay olmuyor. Buralarda bir şeyler yapmamız lazım. Oralara gidebilmek için şimdi camiam olan Pendikspor’da güzel sonuçlar almam gerekiyor. Buralarda o sonuçları alınca tabii ki isteriz” dedi.

“BEŞİKTAŞ BÜYÜKLÜĞÜNDEN HİÇBİR ŞEY KAYBETMEZ”

Üzülmez, konuşmasına şöyle devam etti:

“Beşiktaş yarışta olmasa da Beşiktaş büyüklüğünden hiçbir şey kaybetmez. Bu sene olmaz seneye yine yarışın içinde olur. Oyunculara eski futbolcusu ve eski kaptanları olarak şöyle bir serzenişte bulunuyorum: Sahaya çıktığınız zaman Beşiktaş’ın formasıyla daha fazla karakter göstererek mücadele etmeleri gerekiyor. Şampiyonluk yarışından kopabilirsiniz ancak Beşiktaş’ın forması çıktığı zaman kazanmaya odaklı olmalı. Bazı maçlarda bu düşüncemden uzak olduğunu düşünüyorum.”

“NECİP BEŞİKTAŞ’TIR”

Necip Uysal’ın Beşiktaş formasıyla en çok forma giyen oyuncu rekorunu kırarak kendisini geride bıraktığını aktaran Üzülmez, “Necip Beşiktaş’tır. Karakterli bir kardeşimiz. Forma şansı verildiğinde sonuna kadar her şeyini ortaya koymaya çalışan oyunculardan. Beşiktaş taraftarının da sevdiği ve benimsediği bir oyuncu. Mücadele ediyor. Kendisine iyi bakar. Antrenmanını iyi yapar. Beslenmesini iyi yapar. Fiziğini saha içinde iyi bir şekilde kullanmaya çalışır. Yetenekleri ölçüsünde sonuna kadar her şeyini vermeye çalışır. Necip başarılı mı? Başarılı. Beşiktaş’ta zaman zaman Necip oynamadığında eksikliği hissediliyor. Burada Necip’in kendisine ne kadar iyi baktığını, Beşiktaş’ı ne kadar sevdiğini ve saha içerisinde sonuna kadar mücadele ettiğini görüyoruz. Benim rekorumu kırmasaydı iyiydi. İlk sırada ben vardım. Ama canı sağ olsun. Başarılar diliyorum. Beşiktaş’la bütünleşmiş bir oyuncu. Kendine baktığı sürece de 1-2 sene daha futbol oynayacağını düşünüyorum. Çok güzel bir şey var: Necip’e bu yaşta milli takıma seçilsin deniyor. Yaşın çok önemli bir şey olmadığı örnek olarak göstermiş. Siz kendinize iyi baktığınızda sizi eleştirmelerinden ziyade milli takıma seçilmeniz gerektiği söyleniyor. Bu da Necip için bir gurur” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/uzulmez-fenerbahcenin-ligden-cekilmesi-turk-futboluna-katki-saglamaz/feed/ 0
DT Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Amerika Broadway’de bir Türk müzikalini sahnelemek istiyor https://www.haber28.com.tr/dt-genel-muduru-tamer-karadagli-amerika-broadwayde-bir-turk-muzikalini-sahnelemek-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/dt-genel-muduru-tamer-karadagli-amerika-broadwayde-bir-turk-muzikalini-sahnelemek-istiyor/#respond Fri, 07 Jun 2024 23:12:46 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19950 İSA TOPRAK – Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürü Tamer Karadağlı, en büyük hayallerinden birisinin, Amerika Broadway’de bir Türk müzikalini sahneleyebilmek olduğunu söyledi.

Tamer Karadağlı, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla, göreve geldiği günden bugüne yaptığı çalışmaları ve yeni projelerini AA muhabirine anlattı.

Göreve gelir gelmez DT çalışanlarının özlük haklarında düzenlemeye gidilmesi için çalışmalar yaptıklarını belirten Karadağlı, dinamik ve atak bir yönetim tarzı izlediklerini, Türkiye’nin en güzide kurumlarından biri olan DT’de arada ufak tefek aksaklıkların yaşanmasının da doğal olduğunu söyledi.

Devlet Tiyatrolarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, sadece oyunculardan ibaret olmadığını, teknik ekip, idari kadrosuyla herkesi kucaklamaya çalıştıklarını belirten Karadağlı, “Çalışanlarımızın özlük haklarını koruyabilmek en önemlisi.” dedi.

“Yüzyıllık Destan: Savaş” 19 Mayıs’ta prömiyer yapacak

Karadağlı, DT repertuarını genişlettiklerini, daha önce hiç oynanmamış, romandan oyunlaştırılan oyunlara yöneldiklerini belirterek, eskiden 3-5 senede bir oynayan oyunların tekrar sahnelendiğini ve bu anlayıştan biraz vazgeçtiklerini söyledi.

Göreve geldiğinde ilk işlerden birisinin Cumhuriyetin 100’üncü yılına özel bir üçleme olan “Yüzyıllık Destan: Ateş” oyununu sahnelemek olduğunu belirten Karadağlı, “Yüzyıllık Destan: Savaş ikinci oyunumuz ve 19 Mayıs’ta prömiyer yapacak. ‘Yüzyıllık Destan: Bayrak’ üçüncü oyun da 30 Ağustos’ta seyirciyle buluşacak.” dedi.

Devlet Tiyatrolarının oyunlarına özel, yeni afiş tasarımı ve oyun tanıtım videolarının ilgi çektiğini kaydeden Karadağlı, hayatı, gençleri yakalamanın önemli olduğuna işaret etti.

“Bizim toprağımızın hikayelerini anlatmak çok önemli”

Karadağlı, “Benim özel sektörden geliyor olmamın avantajlarını kullanarak, daha insan odaklı bir afiş tasarımına gittik. Belki de pek çok oyuncu arkadaşımız afişlerde kendini göremeyecek. Bizim afişlerimiz biraz klasikti. Şimdi en güzel, en insan odaklı ifadeleri bulmaya çalışıyoruz. Afişler ilgi çekti ve faydasını gördük. Tiyatro interaktif bir iştir, canlıdır. Görsel olarak sosyal medyayı kullanmamız adına videoların çok faydası oldu.” dedi.

Yakın zamanda sahneye konulan Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği, Kemal Tahir’in romanından uyarlanan Devlet Ana oyununun başarı yakaladığını belirten Karadağlı, “Yeni sanat sezonunda bir dengeleme yapacağız eserler arasında. Romandan uyarlanan eserlerimiz ve klasiklerimiz olacak. Yerli yazarlara da önem veriyoruz ve bu dengeyi kurmamız gerekiyor. Bizim toprağımızın hikayelerini anlatmak çok önemli. Klasiklerimiz de olacak, toprağımızın hikayeleri de olacak.” diye konuştu.

“Bugün, bütün oyunlarımızı ücretsiz oynuyoruz”

Karadağlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hem meslektaşlarımın hem de seyircilerimizin 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutluyorum. Bugün, bütün oyunlarımızı ücretsiz oynuyoruz. Salgın döneminde Devlet Tiyatroları özel tiyatrolara sahnelerini açmıştı, açmaya da devam edeceğiz. Devlet Tiyatroları, Türkiye’deki en büyük sanatsal kurum, bir yerde hamilik görevimiz de var. Tabii yardımcı olacağız, boş günlerimizde sahnelerimizi açacağız. Ama her zaman sahnelerimizi açamayız, bunun bir dengesini kurmak gerekiyor. Kızılay’daki 75. Yıl Sahnemizi sadece tahsisler için ayırdık. Diğer sahnelerimizin kapılarını da bizim oynamadığımız günlerde özel tiyatrolara açmaya devam edeceğiz.”

Çok iyi bir ekiple çalıştığını, geldiği günden bugüne çok koşturduğunu, çaba harcadığını ifade eden Karadağlı, her yere oyun götürmek istediklerini söyledi.

Devlet Tiyatrolarının bilet fiyatlarını özel tiyatrolara nazaran oldukça uygun fiyatlarda satışa sunduğunu belirten Karadağlı, şunları kaydetti:

“Londra, New York’a gittiğinizde müzikal izlemek istediğinizde biletler tükenmişse karaborsadan bilet alınıyor ve çok pahalıdır. Biz kar amacı gütmeyen bir kurum olduğumuz için bilet fiyatlarını çok düşükte tutuyoruz. Bizim için önemli olan sanatı, tiyatroyu insanlarımıza yayabilmek. 2023-2024 sanat sezonunun başladığı ekim ayından bugüne 201 oyunla 4 bin 84 temsil gerçekleştirildi. 1 milyon 247 bin 601 seyirciye ulaşıldı. Seyirci sayımızda geçen seneye göre yüzde 10’luk bir artış var. Bu mutluluk verici bir rakam. Demek ki afiş, tanıtım videosu ve repertuvarımızın farkı varmış ki, halkımız teveccüh gösteriyor.”

Yunanistan ile ortak Romeo ve Juliet oyununun provaları sürüyor

DT’nin oyun yazımlarında yapay zeka kullanımına ilişkin de değerlendirmelerini paylaşan Karadağlı, “İnsan odaklı gittiğimiz için yapay zeka oyunu yazdırır mıyız? Sanmıyorum. En azından yakın bir tarihte değil. Belki daha sonra denenebilir, o da deneysel olacaktır.” dedi.

Türkiye ile Yunanistan ortak yapımı Romeo ve Juliet oyunundaki çalışmalara ilişkin bilgi veren Karadağlı, ilk kez sahnelenecek oyunun provalarının Yunanistan’da devam ettiğini, Yunan Pire Şehir Tiyatrosu ile birlikte sahneleyeceklerini söyledi.

Gelecek hafta kendisinin de Yunanistan’a bir ziyaret gerçekleştirerek provaları izleyeceğini belirten Karadağlı, oyunun son yıllarda Yunanistan ile kültürel ve ekonomik yakınlaşmanın da bir göstergesi olduğuna dikkati çekti.

Farklı ülkelerle de bu tür projeleri gerçekleştireceklerini ifade eden Karadağlı, şöyle konuştu:

“Biz hem kendi tiyatromuzu, ulusal tiyatromuzu yurt dışında tanıtmakla mükellefiz aynı zamanda da yurt dışıyla çok yakın temas halinde olmamız gerekiyor. Biz her yıl bir sürü festival yapıyoruz. Yurt dışından onlarca tiyatroyu davet ediyoruz. Onları ağırlıyoruz en iyi şekilde. Bu kültürel alışverişin giderek artması gerektiğine inanıyorum ben, çok büyük faydası oluyor çünkü ülkeler arası ilişkilerde. Ülkelerin kültürel ilişkisinin bu kadar yakın olması aslında birçok problemi ortadan kaldırabiliyor. Çünkü sanat öyle bir şey, güzellik katıyor, barış katıyor, yakınlaştırıyor ülkeleri. Devlet Tiyatrolarının Türk dünyası ülkelerle de yeni çalışmalar planlıyoruz.”

“Devlet Tiyatrolarının ABD ve İngiltere’ye turne yapmadığını öğrendim”

Türk tiyatrosunun yurt dışında sahnelenmesine ilişkin projelerini anlatan Karadağlı, bu zamana kadar Devlet Tiyatrolarının ABD ve İngiltere’ye turne yapmadığını öğrendiğini söyledi.

Tamer Karadağlı, “En büyük hayallerimden biri, Amerika Broadway’de 3, 4 gün bir Türk müzikalini sahneleyebilmek. Apartman boyunda afişlerimizi orada asabilmek ve orada sahneye çıkabilmek, Devlet Tiyatrosunu orada da gösterebilmek. Umuyorum önümüzdeki sene olacak ve Devlet Tiyatrolarının 75’inci yılına denk gelmiş olacak. Kendi topraklarımızın hikayesini en iyi şekilde anlatacağımız bir oyun olursa, bir müzikal olursa, dansıyla, şarkılarıyla, oyunuyla, bundan daha güzel bir şey olamaz.” dedi.

Bu gibi büyük projelerin hazırlanmasının zaman aldığını vurgulayan Karadağlı, 2025’te, DT’nin kuruluşunun 75’inci yılında hayata geçirmek istedikleri bu proje için Devlet Opera ve Balesi, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü gibi kardeş kurumlardan da faydalanabileceklerini belirtti.

“Oyun sayımızı artırabiliriz ama sahne sayımız yeterli değil”

DT Genel Müdürü Karadağlı, yeni sanat sezonu hazırlıklarının başladığını, her sene oyun sayısını ve performansı artırmak istediklerini belirterek, “Yeni sahneler de açıyoruz. Geldiğimden bugüne 4 sahne açtık. Bu tiyatrolara en iyi oyunlarımızı gönderiyoruz, yerleşik hale gelmelerini sağlıyoruz. Oyun sayımızı artırabiliriz ama sahne sayımız yeterli değil. Bu limitler içinde hareket etmemiz gerekiyor. Yakın zamanda Düzce Devlet Tiyatrosu da perdelerini açacak.” dedi.

Öte yandan, kendisinin de oyunlarda rol almasına ilişkin Karadağlı, “Ben şimdi tiyatro için uğraşmalıyım. Daha sonra, ikinci yıl belki, sistem iyice oturur, ben de oyun oynayabilirim. Şu anda arkadaşlarım için, tiyatro için uğraşıyorum.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dt-genel-muduru-tamer-karadagli-amerika-broadwayde-bir-turk-muzikalini-sahnelemek-istiyor/feed/ 0
Vincenzo Montella’dan istifa sorusuna tepki! https://www.haber28.com.tr/vincenzo-montelladan-istifa-sorusuna-tepki/ https://www.haber28.com.tr/vincenzo-montelladan-istifa-sorusuna-tepki/#respond Fri, 07 Jun 2024 01:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19845 – Vincenzo Montella’dan istifa sorusuna tepki!

VİYANA – A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Avusturya’ya karşı alınan 6-1’lik yenilginin ardından; ‘İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?’ şeklinde gelen soruya tepki gösterdi. Montella, sorunun provokasyon amacı taşıdığını söyleyerek cevap vermedi.

A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası hazırlıkları kapsamında Ernst Happel Stadyumu’nda karşı karşıya geldiği Avusturya’ya 6-1 mağlup oldu. A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

“Bu sonuç için üzgünüm”

“Öncelikle buraya gelen ve evden bizi izleyen taraftarlarımız için üzgün olduğumuzu söylemeliyim” diyerek sözlerine başlayan Montella, “Ama baktığınızda ilk yarıdaki futbolla ikinci yarıdaki futbol çok farklı iki maç oldu. İlk yarıda iyi futbol oynadığımızı söyleyebilirim, sadece bazı pozisyonlarda hatalıydık ve bu onlara golleri verdi. Geliştirmemiz gereken kesin bir şey var, o da gol atmak. İlk yarıda çok sayıda pozisyona girdik ama sadece bir gol attık. İkinci yarıda beni üzen konu ise onların golünden sonra birlikteliğimizi bozduk ve mesafeleri açmaya başladık ve sonrasında olanlar oldu. Bu sonuç için üzgünüm, bazı test etmemiz gereken bölgeler vardı, açıkçası istediğimiz cevapları aldım. Bugünden itibaren bütün maçları seyretmeye devam edeceğiz ve en iyi grubu en iyi şekilde getirmeye çalışacağız” cümlelerine yer verdi.

“Denge getirmemiz gerekiyor”

İtalyan çalıştırıcı, milli takımın bazı şeyleri daha fazla geliştirmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Denge getirmemiz gerekiyor. İyi gittiğimiz dönemde havaya giriyor gibi olsak da pozitif anları daha iyi sindirmemiz gerekiyor, bugün de negatif anları daha iyi sindirmemiz gerekiyor. Gelişebilmemiz için bunlar yapıcı olmalı. Geçmişte baktığınızda Fransa’yı yenip İzlanda’ya kaybediyorduk ya da Hollanda’yı yeniyorduk daha düşük bir takıma yeniliyorduk, baktığınızda şu anda olması en doğru zaman çünkü bu bizi geliştirecektir” ifadelerini kullandı.

“İlk yarıda sahaya sürdüğümüz oyuncular sürekli beraber oynamadı”

“Geriden oyun kurarak risk aldığınızı düşünüyor musunuz?” şeklinde gelen bir soruya Montella, “Aslında risk aldığımız bir nokta yoktu, o bölgede rakamsal üstünlüğümüz de vardı, 7’ye 5 oyun kuruyorduk. O dönemde bazı iyi çıkışlarımız da oldu bazen de çıkamayınca öne oynamamız gerekiyordu. O konuda bir risk aldığımızı düşünmüyorum. Golleri biz ikinci yarıda yedik, ilk yarıya nazaran. Bu mağlubiyetin analizini çok iyi yapmamız gerekiyor. İlk yarıda oynadığımız futbol çok fena değildi, tüm detayları unutmamak gerek. İlk yarıda sahaya sürdüğümüz oyuncular sürekli beraber oynamadı, kulüplerinde de az oynayan futbolcular vardı, belki bu ritme alışık olmayan oyuncular da vardı. Bunu da hesaba katmak gerek. İlk yarıda neden memnundum, çünkü hem cesaret vardı hem de arzululardı, pozisyonlara da girdik. Bu ağır mağlubiyetten sonraki dengelerin benim tarafımdan gelmesi gerekiyor. Almanya galibiyetinden sonra da dengeli kalmamız gereken anlar vardı, bunu bu maçta yaşamamız bizim için çok daha verimli olacak. Çünkü çok fazla da pozisyona girdik. Oynadığımız ilk yarı itibarıyla çalışmaya devam edeceğim, çünkü ikinci yarıda belki ağır tokatlar yemiş olabiliriz ama böyle bir ağır mağlubiyetten sonra kendi içsel sorunlarımızı da çözmemiz gerekiyor” cevabını verdi.

“30 yılda hep bu sorunların oluşturulduğunu görüyorum”

Tecrübeli teknik adam, Süper Lig’de son haftalarda yaşanan olayların kendisini etkilemediğine de vurgu yaparak, “O pozisyonda rakamsal üstünlüğün varsa oyunu kurmak zorundasın. Son 30 metrede 7 kişi varsa senden, rakipten 5 kişi varsa oyun kurmak zorundasın. Bu oyunu kuramıyorsan, üstünlüğü sağlayamıyorsan başka bir spor yapmamız gerek. Rakipler adam adama oynarlarsa tabii ki bu riski almayacağız. Bu tarz oyun kurmalar ve oyun kurguları oturduğunda sana maç esnasında cesaret veriyor. İkinci yarıyı tekrar seyretmedim ama ikinci yarıda arkadan daha az oyun kurduk ve daha fazla gol yedik. Zorlandığımız bir andı ve cesaret eksikliği yaşandı. Bu sadece benim için değil futbolcularım için de geçerli. 30 yıldır bu işin içindeyim, 30 yılda hep bu sorunların oluşturulduğunu görüyorum, zihinsel gücüm olmasaydı bu işi yapmamam gerekiyordu” değerlendirmesinde bulundu.

‘İstifa’ sorusuna tepki

Vincenzo Montella, bir basın mensubunun ‘İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?’ sorusuna ise tepki gösterdi. Montella, “Sorunuza cevap vermeyeceğim çünkü provokasyon olduğunu düşünüyorum. Siz soru sorarken hata yaptığınızda işi bırakıyor musunuz? Gereksiz bir provokasyon olduğunu düşünüyorum ve cevap vermeyeceğim” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/vincenzo-montelladan-istifa-sorusuna-tepki/feed/ 0
Megasaray Hotels Open Tenis Turnuvası’nın basın toplantısı gerçekleştirildi -2- https://www.haber28.com.tr/megasaray-hotels-open-tenis-turnuvasinin-basin-toplantisi-gerceklestirildi-2/ https://www.haber28.com.tr/megasaray-hotels-open-tenis-turnuvasinin-basin-toplantisi-gerceklestirildi-2/#respond Tue, 04 Jun 2024 04:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19759 – Megasaray Hotels Open Tenis Turnuvası’nın basın toplantısı gerçekleştirildi

ANTALYA – Türkiye Tenis Federasyonu ve Megasaray Tenis Akademi’nin iş birliğinde 26-31 Mart tarihleri arasında düzenlenecek WTA 125 kategorisindeki Megasaray Hotels Open etkinliğinin basın toplantısı, Antalya Belek’te bulunan Megasaray Otel’de gerçekleştirildi.

Kadınlar Tenis Birliği’nin (Women’s Tennis Association) toplamda 115 bin dolar ödüllü turnuvası WTA 125 kategorisindeki Megasaray Hotels Open, Antalya Belek’teki Megasaray Tenis Akademi kortlarının ev sahipliğinde düzenlenecek. 26-31 Mart tarihleri arasında Türkiye Tenis Federasyonu ve Megasaray Tenis Akademi’nin iş birliğinde yapılacak Antalya’nın ilk WTA turnuvasının basın toplantısı gerçekleştirildi. Etkinliğe Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş, Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin ve milli tenisçiler Çağla Büyükakçay ile Zeynep Sönmez katıldı.

Türkiye Tenis Federasyonu olarak her yapılan organizasyonun, bir öncekinden daha iyi olabilmesi için sürekli çalışmalar yaptıklarından bahseden Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş, “Bugün burada olmamızı sağlayan sporcularımız için Gençlik ve Spor Bakanlığımızın yönlendirmesi ile bizler de paydaşlarımızla birlikte bu işi büyütebilmek için sürekli stratejiler geliştiriyoruz. Şöyle ki tenis oyunu bir stratejidir. Tenis oynayan herkes bilir ki oyun stratejisini kurup kazanmak zorundasınız. Oyuncular bunu kortta planlarken Bakanlığımızın da talimatıyla bizler de sporun tabana yayılması noktasında planlamalar gerçekleştirip kortlarda sporcu sayılarının artmasını sağlayıp artan sporcularımızın da ulusal ve uluslararası başarı sağlayabilmesi için organizasyonlar yapmak zorundayız” dedi.

Cengiz Durmuş: “Tenisin barışçıl dilini Türkiye’nin her noktasına yaydığımızı düşünüyorum”

Tenisin bütçe gerektiren bir spor dalı olduğundan bahseden Başkan Cengiz Durmuş, “Altyapının yeteneklerin taranması ile ilgili eğitim sistemden geçer. Vücudun dilini özellikle yeteneğini korta yansıtabilmeniz için ailesi ile başlayan sürecin il müdürlüklerimizle, antrenörlerimizle, velililerimizle, federasyonumuz ve bakanlığımız ile birlikte tam bir bütünlük içerisinde büyük bir strateji belirlemek gerekmekte. Bunlar olduğu zaman dünyanın en iyisi olabilme şansınız var. Bunlar olduğu zaman turnuvalarda kazanmanın sürekliliğini sağlayabilirsiniz. Bizler de Türkiye Tenis Federasyonu olarak altyapıda Anadolu’nun her yerinde yetenekli gençlerin kortlarda olabilmesi adına Gençlik ve Spor Bakanlığımızın illerde, ilçelerde kortlar yapmasıyla, valilerimizle, belediye başkanlarımızla tenisin barışçıl dilini Türkiye’nin her noktasına yaydığımızı düşünüyorum. Buralardan yetenekli sporcularımızın da yukarılarda temsil edilebilmesi için Çağla ve Zeynep gibi değerli sporcularının ablalarının peşinden gidebilmeleri için büyük organizasyonlar da gerekiyor. Stratejik oyunun en önemli parçası da bizim için bu. Çünkü Türkiye Tenis Federasyonu olarak teniste başarılı olabilmek için biz de kendi stratejimizi kurduk. Bu turnuvaların ülkemizde yapılabilmesi hem sporcularımızın hem ailelerimizin maddi olarak rahatlaması hem de ülkemize spor turizmi adına katabileceğimiz değerler olarak da ülkemizde yapılabilir olması çok değerli” diye konuştu.

Başkan Durmuş, konuşmasının devamında, “Yıllar önce Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanımız Kemal Bey ile bir toplantı yaptığımızda aslında bugün gerçekleştirdiğimiz şeyi bir hayalle başlatıp bu noktaya getirdik. Seyahat, konaklama önceliği olan bu turnuvalar, kendi ülkemizde seyahat ve konaklama imkanlarıyla dünyanın bir çok yerinden yaklaşık 10 bin sporcunun ülkemize sadece turnuva oynamak için gelebildiğini spor turizmi açısından baktığımızda Antalya gibi dünyanın en güzel lokasyonu birinci sırada. Yıllardır dünyanın en fazla turnuva düzenleyen ilk iki ülkesinden biri oluyoruz. Bizlerin bu işi tek başına yapabilmesi mümkün değil. Bu turnuvaların sporcularımıza hizmet edebilmesi ve dünyada söz sahibi olabilmesi adına çok değerlidir. Avrupa Tenis Federasyonu’nun seçimlerinde genel kurulundaydık. Bu yaptığımız ürünlerin bizlere kazandırdıklarını orada görüyoruz. Avrupa ülkelerinin yönetime seçtiği birinci kişi Türkiye’den seçildi. Yönetim Kurulu Üyemiz Cem Tınaz Avrupa Tenis Federasyonu’nun en çok oyunu alarak birinci sıradan seçiliyor. Bu Grand Slam ülkelerinin dahil olduğu bir oluşumda Türkiye olarak bunu başarabilmek sadece benim ya da Cem Tınaz’ın başarısı olamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, Gençlik ve Spor Bakanlığımız, sponsorumuz Şahinler Holding, Türkiye’nin çok önemli ve çok da büyük bir coğrafyaya sahip olmuş olması bizim bu güzel yaptığımız etkinliklerle de Avrupa’nın ve dünyanın dikkatini çekti. Elbette bizler de yıllardır ektiğimiz tohumları ürüne dönüştürebildik. Ayrıca 2025 yılında tüm Avrupa’nın yönetenlerini Antalya’da buluşturacak Tennis Europe Genel Kurulu’na da Megasaray’da ev sahipliği yapacağız. Bizlere ülkemizi temsil edebilme fırsatı verip bu onuru yaşattıkları için Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin ve ekibine teşekkür ediyorum. 6 Türk sporcumuzun da yarıştığı bu güzel turnuvada 60 kortta tenis festivali izleyeceğiz herkesi bu güzel organizasyonu izlemeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yavuz Gürhan: “Antalya turizm olduğu kadar bir spor şehri”

Yapılan doğru planlamanın sonucunda Türk tenisini geliştirdikleri için Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş’a teşekkür ederek sözlerine başlayan Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, “Biz yarışmacı sporcu bulamadığımız bütün branşlarda doğru planlandığında artık dünya şampiyonları, olimpiyat sporcuları ve hedeflerine emin adımlarla ilerleyen genç sporcularla sizleri her organizasyonda farklı bir sporcularımızla buluşturuyoruz. Sporcularımızın da teşekkür ettiği Cengiz Durmuş’a teşekkür etmek istiyorum. Bunlar hep doğru planlamalar, doğru adımlarla geliyor. Her şeyin ilki zordur. Bu ilklerin yaşanması sonucunda geldiğimiz noktalar. Antalya turizm olduğu kadar bir spor şehri ve burası artık bir spor ülkesi dünyanın en güzel tesislerinde özel bir destinasyonda sporcularımız yarışmalara katılıyor. Turizm konuşulduğu kadar artık alternatif sezonlarda sporun konuşulduğu bir kentte yaşıyoruz. Genç tesislerimiz ve alanında başarılı antrenörlerimizle. Çok doğru planlamalar yapan Gençlik ve Spor Bakanlığımız ve paydaş iş birliklerimizle artık şampiyonlar ve organizasyonlar bu güzel şehre çok yakışıyor. Yılda ortalama 100 dolaylarında uluslararası organizasyona ev sahipliği yapıyoruz dünyada tenis sporcularına kucak açan bu kadar çok tenis kortu olan başka bir şehir daha yok. Bunlar planlanırken sektör ve Federasyon iş birlikleri çok önemli. Sporcularımız ve kafileleri her geldikleri organizasyondan çok mutlu anılarla ayrılıyor. Bu yolda bizle yürüyen tüm sektör temsilcilerimize bu planlamanın baş mimarı Gençlik ve Spor Bakanlığımıza ve Türkiye Tenis Federasyonu Başkanlığımıza ilimiz, sporcularımız ve Antalyamız adına teşekkür ediyorum. Katılan bütün sporcularımıza başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

Kemal Şahin: “Bu turnuvada gençlerimizin dünyanın önde gelen sporcularıyla oynama şansı veriyoruz”

Turnuvada, eski dünya 2 numarası Vera Zvonareva ve eski dünya 35 numarası Polona Hercog gibi başarılı oyuncuların mücadelede edeceğinden bahseden Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin, “Bu çok önemli turnuvada 4 MTA oyuncumuz, Türkiye’den 6 sporcumuzda ter dökecek. Megasaray olarak ev sahipliği yapmaktan mutluyuz. Megasaray’da bugüne kadar ITF, Davis Cup, Billie Jean King Cup, ITF Wheelchair, ATP gibi dünya çapında ses getiren yaklaşık 300’ün üzerinde turnuva yapıldı. Bu önemli turnuvalarda dünyanın dört bir bucağından gelen 25.000’e yakın sporcuyu ağırladık. Dünya’nın birçok ülkesinden 40’a yakın oyuncu akademimizde eğitim alıyor. Şu ana kadar 30’un üzerinde Türk ve yabancı genç oyuncuya burs imkanı sağlamaya devam ediyoruz. Bunların 6 tanesi Türk milli takımımızda oynuyor. Ülkemizi Junior Grand Slamlarda temsil etmeye hazırlanan oyuncularımız, 10’un üzerinde profesyonel koçumuzla çalışıyor. Bu önemli turnuva WTA125’de mücadele edecek burslu oyuncularımızdan Anastasia Gureva, 2022’den beri MTA’da eğitim alıyor. 4 ITF Pro şampiyonluğu olan sporcumuz, gençlerde 2023’te Roland Garros tekler yarı finalisti ve Amerika Open çiftler şampiyonu oldu ve 12 numaraya yükseldi. Hedefimiz kızımızı kadınlarda en kısa sürede Grand Slamlarda izlemek. Bu turnuvada mücadele edecek bir diğer sporcumuz 14 yaşta Avrupa 7.si olan Ada Kumru. Hem junior hem de profesyonel turu bir arada yürüten Ada, J200 gençler turnuvasında 15 yasında şampiyon olan ilk Türk tenisçi. Şimdi 15 yaşında ve WTA gibi bu önemli turnuvada teklerde yarışacak. Böylesine büyük organizasyonlarla, gençlerimize daha kariyerlerinin başında dünyanın önde gelen sporcularıyla oynama şansı vermek ve tecrübe kazanmalarını sağlamak oldukça önemli. Bunlar Türk tenisi için de atılmış çok önemli adımlardır. Bu önemli turnuvaları Türkiye Tenis Federasyonu Başkanımız Sayın Cengiz Durmuş’la beraber yapıyoruz. İlk günden beri Türk tenisini Anadolu’ya ve dünyaya yayma vizyonumuzu yavaş yavaş gerçekleştiriyoruz. Belek’te 60 kortumuzda birkaç farklı turnuvalar aynı zamanda yapılıyor. Turnuvada mücadele edecek tüm oyuncularımıza şimdiden başarılar diliyorum. Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Özellikle otellerimizin Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Deniz Şahin’e, Yardımcısı Cüneyt Öztürk’e, MTA’nın direktörü Barış Şahin’e ve MTA’nın baş Antrenörü Nika Kakulia’ya teşekkür etmek isterim” açıklamasını yaptı.

Çağla Büyükakçay: “Bu büyük turnuvalar bizi çok motive ediyor”

Türkiye’nin büyük turnuvalara ev sahipliği yaptığını ve WTA’nın Türkiye’ye çok yakıştığını aktaran milli tenisçi Çağla Büyükakçay, “O yüzden bu sene WTA turnuvası organize eden federasyonumuz ile birlikte Megasaray’a çok teşekkür ederiz oyuncular olarak. Ana tabloda oynama fırsatını bana veren Cengiz Başkanımız olmak üzere Türkiye Tenis Federasyonu’na çok teşekkür ederim. Bu büyük turnuvalar bizi çok motive ediyor. Biz Megasaray’a ITF turnuvaları için gelip gidiyoruz ama bu hafta bir WTA turnuvasının buraya ne kadar yakıştığını hep beraber gördük. Sizlerin desteği bizim için çok önemli sayımızın artması için büyük sporcuların burada yer alıp alttan gelen sporculara örnek olması açısından çok değerli o yüzden çok teşekkür ederiz. Bugün maçım var zor süreçler geçirdim ve heyecanlıyım. Tekrar kendi seviyemi bulmak için ve uluslararası alanda yeni başarılar almak için arkadaşlarımla beraber ilerlemeye devam etmek için elimden geleni yapıyorum. Bu haftanın da çok iyi geçmesini diliyorum. Önümüzde uzun bir sezon var ve bu da turun ilk toprak turnuvalarından biri. Herkese başarılar diliyorum ve destekleyen herkese de teşekkür ediyorum” dedi.

Zeynep Sönmez: “Umarım ki turnuva herkes için çok güzel geçer”

Antalya’da böyle bir turnuva olduğu için çok mutlu olduklarını dile getiren milli tenisçi Zeynep Sönmez ise, “Çok şanslı hissediyoruz kendimizi. Hem de Billie Jean King Cup öncesinde biraz daha ayrı kalmış oluyorduk turnuva öncesi çoğumuzun burada olmuş olması antrenörümüzün de bizi izliyor olabilmesi de çok kıymetli. Böyle bir turnuvayı kendi evimizde oynadığımız için çok şanslıyız. Başkanımıza da teşekkür ediyoruz. Ben ilk kez Türkiye’de düzenlenen bir turnuvada kendi sıralamam ile ana tabloya girebildim bu yüzden de ekstra mutluyum. Umarım ki turnuva herkes için çok güzel geçer. Benim maçım da yarın olacak. Desteklerinizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/megasaray-hotels-open-tenis-turnuvasinin-basin-toplantisi-gerceklestirildi-2/feed/ 0
Megasaray Hotels Open Tenis Turnuvası’nın basın toplantısı gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/megasaray-hotels-open-tenis-turnuvasinin-basin-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/megasaray-hotels-open-tenis-turnuvasinin-basin-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Mon, 03 Jun 2024 22:36:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19699 Türkiye Tenis Federasyonu ve Megasaray Tenis Akademi’nin iş birliğinde 26-31 Mart tarihleri arasında düzenlenecek WTA 125 kategorisindeki Megasaray Hotels Open etkinliğinin basın toplantısı, Antalya Belek’te bulunan Megasaray Otel’de gerçekleştirildi.

Kadınlar Tenis Birliği’nin (Women’s Tennis Association) toplamda 115 bin dolar ödüllü turnuvası WTA 125 kategorisindeki Megasaray Hotels Open, Antalya Belek’teki Megasaray Tenis Akademi kortlarının ev sahipliğinde düzenlenecek. 26-31 Mart tarihleri arasında Türkiye Tenis Federasyonu ve Megasaray Tenis Akademi’nin iş birliğinde yapılacak Antalya’nın ilk WTA turnuvasının basın toplantısı gerçekleştirildi. Etkinliğe Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş, Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin ve milli tenisçiler Çağla Büyükakçay ile Zeynep Sönmez katıldı.

Türkiye Tenis Federasyonu olarak her yapılan organizasyonun, bir öncekinden daha iyi olabilmesi için sürekli çalışmalar yaptıklarından bahseden Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş, “Bugün burada olmamızı sağlayan sporcularımız için Gençlik ve Spor Bakanlığımızın yönlendirmesi ile bizler de paydaşlarımızla birlikte bu işi büyütebilmek için sürekli stratejiler geliştiriyoruz. Şöyle ki tenis oyunu bir stratejidir. Tenis oynayan herkes bilir ki oyun stratejisini kurup kazanmak zorundasınız. Oyuncular bunu kortta planlarken Bakanlığımızın da talimatıyla bizler de sporun tabana yayılması noktasında planlamalar gerçekleştirip kortlarda sporcu sayılarının artmasını sağlayıp artan sporcularımızın da ulusal ve uluslararası başarı sağlayabilmesi için organizasyonlar yapmak zorundayız” dedi.

Cengiz Durmuş: “Tenisin barışçıl dilini Türkiye’nin her noktasına yaydığımızı düşünüyorum”

Tenisin bütçe gerektiren bir spor dalı olduğundan bahseden Başkan Cengiz Durmuş, “Altyapının yeteneklerin taranması ile ilgili eğitim sistemden geçer. Vücudun dilini özellikle yeteneğini korta yansıtabilmeniz için ailesi ile başlayan sürecin il müdürlüklerimizle, antrenörlerimizle, velililerimizle, federasyonumuz ve bakanlığımız ile birlikte tam bir bütünlük içerisinde büyük bir strateji belirlemek gerekmekte. Bunlar olduğu zaman dünyanın en iyisi olabilme şansınız var. Bunlar olduğu zaman turnuvalarda kazanmanın sürekliliğini sağlayabilirsiniz. Bizler de Türkiye Tenis Federasyonu olarak altyapıda Anadolu’nun her yerinde yetenekli gençlerin kortlarda olabilmesi adına Gençlik ve Spor Bakanlığımızın illerde, ilçelerde kortlar yapmasıyla, valilerimizle, belediye başkanlarımızla tenisin barışçıl dilini Türkiye’nin her noktasına yaydığımızı düşünüyorum. Buralardan yetenekli sporcularımızın da yukarılarda temsil edilebilmesi için Çağla ve Zeynep gibi değerli sporcularının ablalarının peşinden gidebilmeleri için büyük organizasyonlar da gerekiyor. Stratejik oyunun en önemli parçası da bizim için bu. Çünkü Türkiye Tenis Federasyonu olarak teniste başarılı olabilmek için biz de kendi stratejimizi kurduk. Bu turnuvaların ülkemizde yapılabilmesi hem sporcularımızın hem ailelerimizin maddi olarak rahatlaması hem de ülkemize spor turizmi adına katabileceğimiz değerler olarak da ülkemizde yapılabilir olması çok değerli” diye konuştu.

Başkan Durmuş, konuşmasının devamında, “Yıllar önce Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanımız Kemal Bey ile bir toplantı yaptığımızda aslında bugün gerçekleştirdiğimiz şeyi bir hayalle başlatıp bu noktaya getirdik. Seyahat, konaklama önceliği olan bu turnuvalar, kendi ülkemizde seyahat ve konaklama imkanlarıyla dünyanın bir çok yerinden yaklaşık 10 bin sporcunun ülkemize sadece turnuva oynamak için gelebildiğini spor turizmi açısından baktığımızda Antalya gibi dünyanın en güzel lokasyonu birinci sırada. Yıllardır dünyanın en fazla turnuva düzenleyen ilk iki ülkesinden biri oluyoruz. Bizlerin bu işi tek başına yapabilmesi mümkün değil. Bu turnuvaların sporcularımıza hizmet edebilmesi ve dünyada söz sahibi olabilmesi adına çok değerlidir. Avrupa Tenis Federasyonu’nun seçimlerinde genel kurulundaydık. Bu yaptığımız ürünlerin bizlere kazandırdıklarını orada görüyoruz. Avrupa ülkelerinin yönetime seçtiği birinci kişi Türkiye’den seçildi. Yönetim Kurulu Üyemiz Cem Tınaz Avrupa Tenis Federasyonu’nun en çok oyunu alarak birinci sıradan seçiliyor. Bu Grand Slam ülkelerinin dahil olduğu bir oluşumda Türkiye olarak bunu başarabilmek sadece benim ya da Cem Tınaz’ın başarısı olamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, Gençlik ve Spor Bakanlığımız, sponsorumuz Şahinler Holding, Türkiye’nin çok önemli ve çok da büyük bir coğrafyaya sahip olmuş olması bizim bu güzel yaptığımız etkinliklerle de Avrupa’nın ve dünyanın dikkatini çekti. Elbette bizler de yıllardır ektiğimiz tohumları ürüne dönüştürebildik. Ayrıca 2025 yılında tüm Avrupa’nın yönetenlerini Antalya’da buluşturacak Tennis Europe Genel Kurulu’na da Megasaray’da ev sahipliği yapacağız. Bizlere ülkemizi temsil edebilme fırsatı verip bu onuru yaşattıkları için Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin ve ekibine teşekkür ediyorum. 6 Türk sporcumuzun da yarıştığı bu güzel turnuvada 60 kortta tenis festivali izleyeceğiz herkesi bu güzel organizasyonu izlemeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yavuz Gürhan: “Antalya turizm olduğu kadar bir spor şehri”

Yapılan doğru planlamanın sonucunda Türk tenisini geliştirdikleri için Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş’a teşekkür ederek sözlerine başlayan Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, “Biz yarışmacı sporcu bulamadığımız bütün branşlarda doğru planlandığında artık dünya şampiyonları, olimpiyat sporcuları ve hedeflerine emin adımlarla ilerleyen genç sporcularla sizleri her organizasyonda farklı bir sporcularımızla buluşturuyoruz. Sporcularımızın da teşekkür ettiği Cengiz Durmuş’a teşekkür etmek istiyorum. Bunlar hep doğru planlamalar, doğru adımlarla geliyor. Her şeyin ilki zordur. Bu ilklerin yaşanması sonucunda geldiğimiz noktalar. Antalya turizm olduğu kadar bir spor şehri ve burası artık bir spor ülkesi dünyanın en güzel tesislerinde özel bir destinasyonda sporcularımız yarışmalara katılıyor. Turizm konuşulduğu kadar artık alternatif sezonlarda sporun konuşulduğu bir kentte yaşıyoruz. Genç tesislerimiz ve alanında başarılı antrenörlerimizle. Çok doğru planlamalar yapan Gençlik ve Spor Bakanlığımız ve paydaş iş birliklerimizle artık şampiyonlar ve organizasyonlar bu güzel şehre çok yakışıyor. Yılda ortalama 100 dolaylarında uluslararası organizasyona ev sahipliği yapıyoruz dünyada tenis sporcularına kucak açan bu kadar çok tenis kortu olan başka bir şehir daha yok. Bunlar planlanırken sektör ve Federasyon iş birlikleri çok önemli. Sporcularımız ve kafileleri her geldikleri organizasyondan çok mutlu anılarla ayrılıyor. Bu yolda bizle yürüyen tüm sektör temsilcilerimize bu planlamanın baş mimarı Gençlik ve Spor Bakanlığımıza ve Türkiye Tenis Federasyonu Başkanlığımıza ilimiz, sporcularımız ve Antalyamız adına teşekkür ediyorum. Katılan bütün sporcularımıza başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

Kemal Şahin: “Bu turnuvada gençlerimizin dünyanın önde gelen sporcularıyla oynama şansı veriyoruz”

Turnuvada, eski dünya 2 numarası Vera Zvonareva ve eski dünya 35 numarası Polona Hercog gibi başarılı oyuncuların mücadelede edeceğinden bahseden Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin, “Bu çok önemli turnuvada 4 MTA oyuncumuz, Türkiye’den 6 sporcumuzda ter dökecek. Megasaray olarak ev sahipliği yapmaktan mutluyuz. Megasaray’da bugüne kadar ITF, Davis Cup, Billie Jean King Cup, ITF Wheelchair, ATP gibi dünya çapında ses getiren yaklaşık 300’ün üzerinde turnuva yapıldı. Bu önemli turnuvalarda dünyanın dört bir bucağından gelen 25.000’e yakın sporcuyu ağırladık. Dünya’nın birçok ülkesinden 40’a yakın oyuncu akademimizde eğitim alıyor. Şu ana kadar 30’un üzerinde Türk ve yabancı genç oyuncuya burs imkanı sağlamaya devam ediyoruz. Bunların 6 tanesi Türk milli takımımızda oynuyor. Ülkemizi Junior Grand Slamlarda temsil etmeye hazırlanan oyuncularımız, 10’un üzerinde profesyonel koçumuzla çalışıyor. Bu önemli turnuva WTA125’de mücadele edecek burslu oyuncularımızdan Anastasia Gureva, 2022’den beri MTA’da eğitim alıyor. 4 ITF Pro şampiyonluğu olan sporcumuz, gençlerde 2023’te Roland Garros tekler yarı finalisti ve Amerika Open çiftler şampiyonu oldu ve 12 numaraya yükseldi. Hedefimiz kızımızı kadınlarda en kısa sürede Grand Slamlarda izlemek. Bu turnuvada mücadele edecek bir diğer sporcumuz 14 yaşta Avrupa 7.si olan Ada Kumru. Hem junior hem de profesyonel turu bir arada yürüten Ada, J200 gençler turnuvasında 15 yasında şampiyon olan ilk Türk tenisçi. Şimdi 15 yaşında ve WTA gibi bu önemli turnuvada teklerde yarışacak. Böylesine büyük organizasyonlarla, gençlerimize daha kariyerlerinin başında dünyanın önde gelen sporcularıyla oynama şansı vermek ve tecrübe kazanmalarını sağlamak oldukça önemli. Bunlar Türk tenisi için de atılmış çok önemli adımlardır. Bu önemli turnuvaları Türkiye Tenis Federasyonu Başkanımız Sayın Cengiz Durmuş’la beraber yapıyoruz. İlk günden beri Türk tenisini Anadolu’ya ve dünyaya yayma vizyonumuzu yavaş yavaş gerçekleştiriyoruz. Belek’te 60 kortumuzda birkaç farklı turnuvalar aynı zamanda yapılıyor. Turnuvada mücadele edecek tüm oyuncularımıza şimdiden başarılar diliyorum. Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Özellikle otellerimizin Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Deniz Şahin’e, Yardımcısı Cüneyt Öztürk’e, MTA’nın direktörü Barış Şahin’e ve MTA’nın baş Antrenörü Nika Kakulia’ya teşekkür etmek isterim” açıklamasını yaptı.

Çağla Büyükakçay: “Bu büyük turnuvalar bizi çok motive ediyor”

Türkiye’nin büyük turnuvalara ev sahipliği yaptığını ve WTA’nın Türkiye’ye çok yakıştığını aktaran milli tenisçi Çağla Büyükakçay, “O yüzden bu sene WTA turnuvası organize eden federasyonumuz ile birlikte Megasaray’a çok teşekkür ederiz oyuncular olarak. Ana tabloda oynama fırsatını bana veren Cengiz Başkanımız olmak üzere Türkiye Tenis Federasyonu’na çok teşekkür ederim. Bu büyük turnuvalar bizi çok motive ediyor. Biz Megasaray’a ITF turnuvaları için gelip gidiyoruz ama bu hafta bir WTA turnuvasının buraya ne kadar yakıştığını hep beraber gördük. Sizlerin desteği bizim için çok önemli sayımızın artması için büyük sporcuların burada yer alıp alttan gelen sporculara örnek olması açısından çok değerli o yüzden çok teşekkür ederiz. Bugün maçım var zor süreçler geçirdim ve heyecanlıyım. Tekrar kendi seviyemi bulmak için ve uluslararası alanda yeni başarılar almak için arkadaşlarımla beraber ilerlemeye devam etmek için elimden geleni yapıyorum. Bu haftanın da çok iyi geçmesini diliyorum. Önümüzde uzun bir sezon var ve bu da turun ilk toprak turnuvalarından biri. Herkese başarılar diliyorum ve destekleyen herkese de teşekkür ediyorum” dedi.

Zeynep Sönmez: “Umarım ki turnuva herkes için çok güzel geçer”

Antalya’da böyle bir turnuva olduğu için çok mutlu olduklarını dile getiren milli tenisçi Zeynep Sönmez ise, “Çok şanslı hissediyoruz kendimizi. Hem de Billie Jean King Cup öncesinde biraz daha ayrı kalmış oluyorduk turnuva öncesi çoğumuzun burada olmuş olması antrenörümüzün de bizi izliyor olabilmesi de çok kıymetli. Böyle bir turnuvayı kendi evimizde oynadığımız için çok şanslıyız. Başkanımıza da teşekkür ediyoruz. Ben ilk kez Türkiye’de düzenlenen bir turnuvada kendi sıralamam ile ana tabloya girebildim bu yüzden de ekstra mutluyum. Umarım ki turnuva herkes için çok güzel geçer. Benim maçım da yarın olacak. Desteklerinizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/megasaray-hotels-open-tenis-turnuvasinin-basin-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Kocaeli’de sahiplenilen köpek tiyatro oyuncusu oldu https://www.haber28.com.tr/kocaelide-sahiplenilen-kopek-tiyatro-oyuncusu-oldu/ https://www.haber28.com.tr/kocaelide-sahiplenilen-kopek-tiyatro-oyuncusu-oldu/#respond Sat, 01 Jun 2024 23:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19555 Kocaeli’de sokaktan sahiplenilen köpek “Şebo”, Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarınca sahnelenen “Fareler ve İnsanlar”ın oyuncu kadrosuna dahil oldu.

John Steinbeck’in yazdığı, çevirmenliğini Zeynep Avcı’nın üstlendiği oyunda, bu sezon yaşlı çiftlik çalışanı Candy’nin köpeğini, Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı ve eşi Dinçer Yılmaz Sigalı’nın sahiplendiği Şebo oynadı.

Sokağa terk edilen Şebo’nun sahneye uzanan yolculuğu, yaklaşık bir yıl önce yağmurlu bir günde Dinçer Yılmaz Sigalı’yla karşılaşmasıyla başladı. Sigalı’nın montuna sarıp eve götürdüğü Şebo sevimliliğiyle eşi Kocaeli Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı’nın da dikkatini çekti.

Kocaeli Şehir Tiyatrolarında sahnelenen “Fareler ve İnsanlar” oyunundaki “Dolores” rolü için yeni bir köpeğin arandığı dönemde provalara katılan Şebo rolü aldı ve sezon boyunca sahnelenen tüm oyunlarda Candy’nin köpeği olarak sahneye çıktı.

Tiyatroseverlerin en sevdiği oyunculardan biri haline gelen Şebo, gelecek sezon da sahnede olacak.

“Şebo oyun bitiminde fuayede seyirciyle buluşuyor”

Kocaeli Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı, AA muhabirine, oyun için köpek aradıkları dönemde Şebo’yu sokakta terk edilmiş halde bulduklarını söyledi.

Köpeği tiyatroya alıp provalara soktuklarını dile getiren Sigalı, çok akıllı olması, oyuncularla iyi anlaşması ve tüm komutları yerine getirmesi sayesinde onu oyuna dahil ettiklerini kaydetti.

Sigalı, Şebo’nun yaşlı çiftlik çalışanı Candy’nin köpeğini oynadığı aktararak, “Aslında romandaki köpek oldukça yaşlı ve biraz bakımsız bir köpek fakat bizim öyle bir olanağımız yok. Oyunun belli bir yerinde yaşlılığından dolayı daha fazla acı çekmesini istemedikleri için Şebo’yu öldürüyorlar. Oldukça çarpıcı ve çok duygusal bir sahnesi var.” diye konuştu.

Birinci perdenin sonlarına doğru Carlson’ın Dolores’i canlandıran Şebo’yu senaryo gereği sahne dışında öldürdüğünü anlatan Sigalı, “Seyirci çok üzülüyor bu duruma. Ciddi tepkiler oluyor. Ağlayanlar olduğunu biliyorum. Bundan dolayı da perde arasında seyirci arasında dolaştırıyoruz. Oyun bitiminde de fuayede seyirciyle buluşuyor Şebo.” ifadelerini kullandı.

Sigalı, Şebo’nun oyunculardan daha fazla ilgi çektiğine işaret ederek, “Oyunculardan daha çok tebrik alıyor. Şebo’yu görmek için bilet alan seyircimiz var. Fareler ve İnsanlar’ı belki üçüncü veya dördüncü defa izliyor. ‘Bu sefer de Şebo’yu izleyeyim’ diye gelen seyircimiz var.” dedi.

Şebo’nun bu sezonki oyunlarda sahne aldığını ve gelecek sezon da aralarında olacağını dile getiren Sigalı, “Sonra yeni bir maceraya atılıp belki sokakta mağdur olmuş başka bir köpeğimizi, can dostumuzu sahiplendireceğiz. Yani bir an önce yeni bir köpek bulalım, sahneye çıkaralım, seyirci onu sevsin, ondan sonra da sahiplendirelim gibi bir durumumuz var.” dedi.

Oyunun 8 yıldır repertuarlarında olduğunu ve kapalı gişe oynadıklarını belirten Sigalı, şöyle devam etti:

“Şebo bu rolde dördüncü oyuncumuz. İlk üç oyuncuyu sahiplendirdik. Her iki sezonda bir Fareler ve İnsanlar oyununda sokaktan, barınaktan bulduğumuz can dostlarımızı insanlarla buluşturup sahiplendiriyoruz. Belki de biraz hayatlarını kurtarıyoruz. Şebo’ya evde bakıyorduk eşimle bu sürede. Onu çok sevdik ve sahiplendik. Şimdi hem tiyatromuzun oyuncularından biri hem de bizim köpeğimiz olarak yaşamına devam ediyor.”

Sigalı, sokağa tek edilmiş çok sayıda canlı olduğuna dikkat çekerek, insanlara sokaktaki muhtaç hayvanları sahiplenme çağrısında bulundu.

“Şebo sayesinde köpek fobimi yendim”

Dinçer Yılmaz Sigalı da Şebo’yu bir yıl önce yağmurlu ve fırtınalı bir günde sokakta bulduğunu, boynundaki tasma izinden sokağa yeni terk edildiğini tahmin ettiğini anlatarak, “Dayanamadım, montumun içine soktum ve eve götürdüm. Yıkadım sonra eşime sokakta bir köpek bulduğumu söyledim. O da ‘Getir bir bakayım.’ dedi. Öyle başladı maceramız.” ifadelerini kullandı.

Şebo’nun rol arkadaşı tiyatro oyuncusu Cüneyt Gürbüz de geçmişte bir köpek tarafından ısırıldığını, bu nedenle rol kendisine teklif edildiğinde biraz tedirgin olduğunu kaydetti.

Gürbüz, Şebo’nun güzel huylu bir köpek olduğunu, onun sayesinde köpek fobisini de yendiğini dile getirerek, “İnanılmaz, çok keyifli bir partner. Sahnede ne yapacağını çok iyi bilen bir partner. Onunla oynamak benim için büyük bir keyif.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kocaelide-sahiplenilen-kopek-tiyatro-oyuncusu-oldu/feed/ 0
A Milli Futbol Takımı, Avusturya maçı öncesi değişiklikler yapacak https://www.haber28.com.tr/a-milli-futbol-takimi-avusturya-maci-oncesi-degisiklikler-yapacak/ https://www.haber28.com.tr/a-milli-futbol-takimi-avusturya-maci-oncesi-degisiklikler-yapacak/#respond Sat, 01 Jun 2024 01:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19487 Hazırlık maçında yarın deplasmanda Avusturya ile karşı karşıya gelecek A Milli Futbol Takımı’nın teknik direktörü Vincenzo Montella, kadroda değişikliklere gideceğini ancak sahada yine savaşan bir takım görmek istediğini söyledi.

Vincenzo Montella, karşılaşmanın oynanacağı Ernst Happel Stadı’nda düzenlenen basın toplantısına milli futbolcu Merih Demiral ile katıldı.

Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşlarına sevgilerini ileterek sözlerine başlayan İtalyan teknik adam, “Macaristan maçına nazaran tabii ki farklı değişikliler görebilirsiniz. Geçen maçta başlamayan oyuncularla başlamak istiyorum. Ama yine de cesaretli, maçı sonuna kadar kovalayan, yüreğini ortaya koyan takımımızı tekrar görmek istiyorum. Her hocanın isteği son 20 metrede biraz daha isabetli olan tarafta bizim olmamızı istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Macaristan ve Avusturya’nın farklı tarzda takımlar olduğunu aktaran Vincenzo Montella, “İki farklı takım kurguları farklı ama baskı yemediklerinde yine çok benzer şekilde 3+1 formasyonuyla oyun kurmaya yatkınlar. Bu maç bizim için çok önemli bir test. Son 4 maçta yenilmeyen ve gol yemeyen bir takımdan bahsediyoruz.” şeklinde konuştu.

Montella, “Özellikle genç oyuncular Arda, Kenan ve Can’ın durumları ayrıca merak ediliyor. Bu üç oyuncunun mental ve fiziksel durumları nasıl?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Bazen unutuyoruz ama Avrupa Şampiyonası’nda en genç milli takımlardan biri olacağız. Hoca olarak her zaman deneyim kazanmalarını tercih ediyorum. Hem bizimle vakit geçirmelerini hem de mümkün olduğunda onlara dakika kazandırmak istiyoruz. Biliyorsunuz temel bir detay var kendi kulüplerinde de alan ve zaman bulmaları gerekiyor ki gelişebilsinler. Dengelerini kaybetmezlerse geleceği çok sağlam olan üç futbolcudan bahsediyoruz. Benim tarafımdan şöyle bir düşünce var, sadece şimdiki zaman için değil gelecekte de bizler için çok önemli oyuncular olacaklar. Antrenmanlarına iyi şekilde devam ediyorlar ve geçen gün de hepsi oynadı.”

“Tabiri caizse kendisine (Hakan) şampiyon diyorum”

Montella, İtalyan bir gazetecinin Hakan Çalhanoğlu’nun milli takımdaki durumu hakkındaki bir sorusunu şöyle yanıtladı:

“Türk basını da gördü ki son maçta milli takım kariyerindeki en iyi performansını gösterdiğini söyleyebiliriz. Nasıl bir muazzam futbolcuyla sahip olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Böyle şampiyon futbolcular her zaman eleştiriye açık oluyorlar. Bazı insanlar onların performans vermediğini düşündüğünde her zaman eleştiri olur, bunun da normal olduğunu düşünüyorum. Tabiri caizse kendisine (Hakan) şampiyon diyorum. Çünkü çok büyük bir futbolcu. Dünya standardında bir orta saha oyuncusu olduğunu söyleyebilirim.”

İtalyan teknik adam, EURO 2024 için ideal 11’ini belirlemeye ne kadar yakın olduğu yönündeki bir soruya, “Dürüst olmak gerekirse tahminde bulunmak çok zor. Çok büyük bir futbolcu grubuna sahibiz. Sezon sonu yaklaştığında bazı futbolular neredeyse 60 maç oynamış olacak, o yüzden kendi kafanızda ideal bir 11 modern futbolda yoktur. Çünkü oynanan maçların seviyesi çok farklı. Sadece 11 futbolcu oynamıyor. Hem zihinsel hem fiziksel olarak umarım kimsede sorun olmaz ve ona göre en doğru şekilde kararlarımızı vermeye çalışacağız.” şeklinde yanıt verdi.

Milli futbolcu Merih Demiral: “Mili formaya döndüğüm için çok mutluyum”

Ay-yıldızlı ekibin savunma oyuncularından Merih Demiral, yarın oynayacakları Avusturya karşılaşmasının ciddi bir test olduğunu söyledi.

Hazırlıklarının iyi gittiğini belirten Merih, “Macaristan’a yenildik ama oyun olarak iyi bir oyun ortaya koyduk. Antrenmanlarımız da gayet iyi gidiyor, hazırlık dönemi kısa bir süre olsa da hocamız gerekli toplantılarla ve antrenmanlarla gerekeni yapıyor. Yarın çok önemli bir maçımız var. Avusturya çok güçlü bir rakip, inşallah elimizden geldiğince kampı en iyi şekilde bitiririz.” ifadelerini kullandı.

Merih, performansı hakkında gelen soruyu, “Sakatlık dönemim oldu, milli takımdan uzak kaldım. Her futbolcu milli takımın içinde bulunmak ister. O dönem benim için biraz zordu ama şimdi milli formaya döndüğüm için çok mutluyum. Sakatlığım geçti oynamaya başladım, her şey yolunda. İnşallah yarınki maç da bizim için iyi geçer ve kampı güzel bitiririz.” şeklinde yanıtladı.

Milli futbolcu, “Zirve dönemindeki Merih’i yeniden görecek miyiz?” sorusuna, “Herkesin zirve dönemi oluyor. Şu an gayet formda olduğumu düşünüyorum. Sakatlık geçirdim, Atalanta döneminde son 3 ayda oynamamıştım. Transfer oldum hemen üstüne sakatlık geçirdim, sahalardan uzak kaldım. Farklı bir ülkedeydim, oraya alışmam gerekiyordu. O dönemler benim için çok zordu. Ama son 1 ayda tüm maçlarda oynadım kendimi gayet iyi hissediyorum, formda olduğumu düşünüyorum çok daha tecrübeliyim. Bu zorluklar bana çok şey kattı. Çok daha iyi olacağıma inanıyorum. İyi çalışıyorum, çok profesyonel yaşıyorum. Çok daha iyi olacağıma inanıyorum.” yanıtını verdi.

Merih, bıyık bırakması hakkında ise “Yeni imajımla ilgili çok soru geliyor. Şu an böyle rahat ediyorum, beğenenler ve beğenmeyenler oluyor ama şu an böyle iyi gözüktüğümü düşünüyorum. İnşallah siz de öyle düşünüyorsunuzdur.” sözlerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/a-milli-futbol-takimi-avusturya-maci-oncesi-degisiklikler-yapacak/feed/ 0
TÜRKİYE’NİN ÇINARLARI Şovmen, komedyen Yalçın Özden: “Ben pozitif adamım, içimden dram oynamak gelmiyor” https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-cinarlari-sovmen-komedyen-yalcin-ozden-ben-pozitif-adamim-icimden-dram-oynamak-gelmiyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-cinarlari-sovmen-komedyen-yalcin-ozden-ben-pozitif-adamim-icimden-dram-oynamak-gelmiyor/#respond Fri, 17 May 2024 08:00:40 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18452 Seksenli yıllara “Figüran Osman” serisi ve tiplemesiyle damga vuran komedyen, şovmen, oyuncu ve yazar Yalçın Özden,

Kültür, sanat, bilim, spor, siyaset ve iş dünyasının duayen isimlerini “Türkiye’nin Çınarları” projesi kapsamında fotoğraflayan Anadolu Ajansı, 76 yaşındaki sanatçı Özden ile oyunculuğu ve hayatının dönüm noktalarını konuştu.

Özden, Milli Türk Talebe Birliği’nde başladığı Direklerarası Kabare, Lale Oraloğlu Tiyatrosu’nda devam ettiği profesyonel oyunculuk yılları, 1998’de hayatını kaybeden Zeki Yurtbaşı ile 20 yıl başarıyla sürdürdükleri “Uğurböcekleri” programını, 26 yıldır her sene oyun üreterek seyirci karşısında dur duraksız aile boyu sergiledikleri tiyatro oyunlarını ve yaşama bakışını Anadolu Ajansı muhabirine anlattı.

SORU: Merhaba Yalçın Bey, nasılsınız?

Yalçın Özden: “Merhaba, çok şükür iyiyiz. Şener’in (Şen) dediği gibi; hayatın kabasını attık.”

SORU: Sanat kronolojinize baktığımızda 50 yılı devirdiğinizi görüyoruz. Tabii ki bunlar bir rakam ama hiç yaşlanmıyorsunuz, maşallah.

Yalçın Özden: “Teşekkür ederim. İçinde spor var, ondan da olabilir.”

SORU: Sosyal medyada spor salonundaki videolarınızı gördüm. Zaten geçmişten gelen bir sporcu kimliğiniz var.

Yalçın Özden: “Var tabii. Sporcu olduğum için o alışkanlığımı devam ettirdim. Bir de kendimi seviyorum, Çünkü kendini sevmeyen kimseyi sevmez ki. Önce sana verilenlere şükredip onu sevmen lazım. Ondan sonra da insanları, hayvanları, tüm varlığı sevmek lazım.”

SORU: Evet bu dışınıza da yansıyor zaten. Halter ve kürek sporu yaptığınızı biliyoruz.

Yalçın Özden: “Halter sporu yaptım lisedeyken. Halterin tüm inceliklerini biliyorum. Kendi branşımda, serbest güreşte şampiyon oldum. Bakırköy Kulübünde devam ettim. Sonra Samatya Deniz Kulübünde kürek çektim, iyi bir kürekçi olduğum için. Oraya gittiğimde kaslıydım, alt yapı olduğundan diğer kürekçilerden farklıydım. Orada başarılı bir kürekçi olunca Fenerbahçe’ye transfer oldum. Şimdi Fenerbahçe’nin 50 yılı aşkın yüksek divan kurulu üyesiyim. Çok keyifli bir spor.”

SORU: Çok enteresan. Susuz diye bir yerde doğmuş, suyun üzerinde spor yapmışsınız…

Yalçın Özden: “Evet, Susuz’da doğdum, suyun üzerinde spor yaptım, çok enteresan.”

SORU: Neden Susuz demişler oraya?

Yalçın Özden: “Aslında orijinal adı Cilavuz’dur. Orada öğretmen okulu çok ünlüydü. Babam da Köy Enstitüsü çıkışlıydı ve o öğretmen okulunda öğretmendi. Cilavuz o kadar ünlü ki. Adam mesela Amerika’da okumuş anlatıyor işte, ‘Şurada okudum.’ diye. Kadın oradan soruyor; ‘Peki ya Cilavuz?’ O yoksa hikaye. Cilavuz o kadar önemliymiş. Orada doğduk işte.”

SORU: Ama sanırım Samatya’da büyüdünüz değil mi?

Yalçın Özden: “Samatya’da ortaokul ve liseyi okudum. Çünkü baba öğretmen olunca bir tur atıyor Anadolu’da. Kars’a, oradan Niğde’nin bir ilçesine ve Kırıkkale’ye gelmiş. Sonra Zeytinburnu Fatma Süslügil İlkokulu. Müdür muaviniydi. Yani 5. sınıfta İstanbul’daydım.”

SORU: Mesleki kariyerinizdeki 50 yıl hem içinde ömrünüzü barındırıyor hem de içinde yüzlerce tiyatro oyunu, şov programı, TV programı, filmler ve diziler var. Sanat hayatına adımınızı kaç yaşında attınız? Biraz o dönemlerinizi anlatır mısınız?

Yalçın Özden: “Amatör ve gerçek anlamda lise ikide. İlkokulda monolog yaptım. 5 yaşındayken çıkardılar sahneye, küçük bir şey oynadım. Onları saymıyoruz. Ama lise 2’deki ciddi ciddi bir İngiliz vodviliydi. Orada komik bir uşağı oynamıştım. Ertesi yıl beni gösterip ‘İşte Dominik bu.’ diyorlardı. Akşam gazetesinin her yıl geleneksel Liselerarası Tiyatro yarışması vardı. Ertesi yıl oynadığımız oyunla katılmıştık ve biz birinci olduk bütün ekip olarak. Zaten ondan sonra Cağaloğlu’nda Milli Türk Talebe Federasyonu vardı, orada tiyatroya başladık. Şehir Tiyatrosundan yönetmenler geliyordu bize. O yönetmenler bizi eğitti orada. Değişik oyunlar ve çocuk oyunları sahneye koyduk. Sonlara doğru ben yazmaya başladım. ‘Ben de yapacağım bu işi, bireysel, kendim yapacağım.’ dedim. Güldüler, yaptım. Sonra ‘aferin.’ dediler. Sonra da profesyonel tiyatrolara geçtim tabii.”

SORU: Alaylısınız o zaman?

Yalçın Özden: “Alaylıyım ama lütfen alay etmeyin.”

SORU: Estağfurullah, alay etmem. Peki alaylı olmanın bir davranışsal tarzı, ritüeli var mıdır?

Yalçın Özden: “Şöyle diyelim: Bir Pavarotti var, bir İbrahim Tatlıses var. Mesela İbrahim Tatlıses için diyorlar ki, ‘İyi ki okumamış.’ Çünkü bazı insanlara o yüklenmiştir. Onun doğasında vardır. Ben de öyleydim. Tiyatro aşkımdı, daha çocuk yaşta. Çünkü beni eğer akademisyen yapsalardı birçok değerimi kaybedebilirdim. Çünkü daha ilk sahneye çıktığımda profesyonel oyuncular, ‘Ya sen sahneyi dolduruyorsun. Daha önce nerelerde oynadın?’ dediler. Ben onu bile anlamadım. ‘Doldurmak’ nedir? Yani ‘sahnede bayağı bir aksiyonun, oyunculuğun var, dolduruyorsun, bu anlamda başarılısın.’ demekti bu. Onu bile anlamamıştım. Ama içte var ya. Bir de usta-çırak ilişkimiz var. Bizde o çok önemli.”

“Ustalarım İhsan Yüce, Lale Oraloğlu, Münir Özkul ve Zeki Yurtbaşı”

SORU: Ustanız ya da ustalarınız kim?

Yalçın Özden: “Ustalarım İhsan Yüce, Lale Oraloğlu, Münir Özkul ve Zeki Yurtbaşı. Zeki Yurtbaşı benim ortağım. Çok tiyatro yaptı. Benden çok yaptı ve tiyatronun her şeyini bilirdi. Biz ikili olduk ya, benim hatalarımı da düzeltirdi.”

SORU: 50 yılın içindeki 21 yılı, şov dünyasında fiili ortağınız Zeki Yurtbaşı ile geçirmeniz inanılmaz önemli bence.

Yalçın Özden: “Tabii, çok önemli. Kavgalarımız oldu, her şeyimiz oldu ama hiç ayrılmadık.”

SORU: Aslında evlilik gibi ve evlilikler bile bazen o kadar sürmüyor, size gerçekten bravo.

Yalçın Özden: “Tabii, tabii. Evlilikler bile o kadar sürmüyor değil mi? Yani, 21 yıl. Şu anda ikili olarak Türkiye’nin en uzun süren ikilisiyiz. Yani şov dünyası diyorum. Metin (Akpınar) – Zeki (Alasya) ne kadar sürdü? Bilmiyorum ama biz tiyatromuz takla attığı için bu işe soyunduk ve tuttu. Yani biz o gün, ‘Para kazanalım da sonra tiyatroya döneriz.’ dedik ama bizi döndürmediler. Çünkü ünlü olduk, çok tuttuk. Televizyona transfer olunca artık devamı geldi.”

SORU: Peki adınız ‘Sivrisinekler’ iken ‘Uğur Böcekleri’ne nasıl döndünüz?

Yalçın Özden: “Sivrisinekler, hani vızıldar, insanları ısırır, uyarır ya, o anlamdaydı. Biz mizah yapıyoruz ya, ‘Biz sizi ısırırız ama uyarırız.’ anlamındaydı. Fakat gazino dünyasında ünlü olunca, dediler ki ‘Sivrisinek mide bulandırır. İnsanlar orada yemek yiyor.’ Peki, ne yapalım? dedik. ‘Ya bu millet böcekten anlar.’ dediler. Ateş Böcekleri, Balarıları filan. O yüzden biz de ‘Uğur Böcekleri’ni bulduk. Bu sefer de Uğur Böcekleri tutar mı? diye korkarak çıktık sahneye, ‘Ateş Böcekleri’nden çaldılar’, falan derler diye. Fakat bir çıktık, insanlar çok iyi karşıladı. Her hafta da televizyondasın, gündemdesin, seviliyorsun. Tuttu.”

SORU: TV şovlarınızın yanı sıra o dönem ünlü mizah yazarı, karikatürist Suavi Sualp’in senaryosunu yazdığı ‘Figüran Osman’ (Eşek Şakası ve Akıllı Deliler) filmleri ekrana sizinle taşındı değil mi?

Yalçın Özden: “Evet, ekrana taşındı. O ara Şener Şen ve Kemal Sunal yoktu. Fakat sinemamız bunalımdaydı. Dekolte filmler yapılıyordu. Hatta diğerleri 4 bin lira alırken, bana 40 bin lira verdiler, oynamadım. Ama özeleştiri yapayım. Biz tutmuş bir ikiliyiz, para da kazanıyoruz. Belki ihtiyacımız olsa, mecbur olsaydık oynardık. Oynayanları onun için eleştirmiyorum.”

“Halk ezilmiş, doğal karakter olduğu için Figüran Osman’ı çok sevdi, tuttu”

SORU: Peki bu Figüran Osman ile absürt bir komedi sundunuz seyirciye. Bekleneni mi verdiniz orada?

Yalçın Özden: “Evet ya çok acayip tuttu.”

SORU: Tutmasının nedeni neydi?

Yalçın Özden: “Ben röportajları izlerdim TRT’de. Röportajları izlerken Anadolu’dan bir çocuk konuşuyor işte ezilmiş falan. Ben de doğal bir karakter bulayım ve ezilmiş bir karakter olsun. Çünkü halk daha sıcak buluyor öyle tipleri dedim. Bu arada müzisyenler kahvesinde de bir figüran Osman vardı, o da şiveliydi ama Kadir İnanır gibi boylu poslu, yakışıklıydı. Ama ben onu karikatürize ettim. Hafif çenemi çıkararak, ‘Vallahi Kadir İnanır’dan ne farkım var? Cüneyt abi filmde değil gerçekten dövüyor adamı ya. Gözümü morarttı.’ diyorum. İnsanlar bayıldı. Sokakta yürüyemedim yani. Ondan sonra Figüran Osman üzerinden önce ben yürüdüm biraz, sonra ‘Biz ikiliyiz.’ dedim, Zeki de katıldı. Çok daha renkli oldu tabii. Skeç halini aldı. Skeçleri genelde ben yazdım çünkü her hafta bir yazar sektörü yoktu. Her hafta bize iki skeç yazsın falan. Sadece rahmetli Ahmet Üstel, radyo skeçlerimizi yazmıştır. Nur içinde yatsın.”

SORU: Mimikleriniz çok kuvvetli. Çok iyi taklit yeteneğiniz de var.

Yalçın Özden: “Esas Zeki’nin daha iyiydi. Ben taklitten taklit alıyordum. O gerçekten taklit alıyordu. O daha büyük başarı. Ama şovmen olduysanız taklit yapacaksınız. Çünkü insanlar orada yiyor, içiyor, onları sizin çekmeniz lazım. Popüler tipleri taklit ederek skeç oynarsan daha çok çekiyorsun sahneye.”

SORU: Evet aslında doğru, sizin mimikleriniz daha kuvvetli.

Yalçın Özden: “Çok. Mimikler doğal olarak çıkıyor. Hatta hocam rahmetli Lale Oraloğlu bir gün kuliste, ‘Yalçın, sen evde çalışıyor musun bu kadar mimik?’ dedi. ‘Hocam ne diyorsunuz? Günde iki saat mimik çalışıyorum.’ dedim. Yalan söyledim. Mimik falan çalışmıyorum. Oynarken kendi çıkıyor. Yani ‘Hadi ya!’ diyorsun, o mimik yüzünde oluşuyor. Ama o yüzün ona uygun olması lazım. Sempati denen bir şey var. Şu üç ölçü, bu burun, bu alın eşit olmayacak, çene biraz uzun olacak. Onu bozduğun zaman sempatik oluyorsun.”

SORU: Efendim siz bu tanıma göre altın orana sahip değilsiniz.

Yalçın Özden: “Değilim ben. İyi ki değilim. Parla Şenol ile oynuyoruz. Biliyorsunuz o da üstattır. Birlikte orta oyunu oynuyoruz. Ben orta oyununda, Komik-i Şehir’de, Kavuklu’da çok iyiyimdir. Yüzüme siyah yapıyorum makyaj çizgilere. Parla, ‘Yalçın hocam ne yapıyorsun? Senin zaten yüzün çok komik. Boyama.’ dedi. Hatta finalde selamda ‘gerçek Komik-i Şehir mimikleriyle ‘üstad’ diyerek beni onore etmişti.”

“İçimden dram oynamak gelmiyor”

SORU: Galiba bu mimiklerinizin rengarenk oluşu sizi sahnede komediye itti?

Yalçın Özden: “Daha fazla itti. Bir de içimden gelmiyor dram oynamak. Çocuk oyunlarında oynarken amatörken, ‘Nalınlar’ı oynayacağız. Başladık prova yapmaya. ‘Kusura bakmayın, Ben oynamayacağım, konsantre olamıyorum.’ dedim. Olamıyorum yani. Ama ‘Seksenler’de dram oynadım, kızımı everirken. Ama profesyoneliz, oynarız artık. Ne olursa oynarım artık.”

SORU: Sizi hep izlediğimiz komedinin ardından yakın dönemde Seksenler’de izledik. Yıllar önce Tatlı Kaçıklar, Türk Malı, Arka Sokaklar gibi bir seri halinde oynadığınız diziler oldu. Seksenler’in ardından yeni bir proje olmadı sanırım?

Yalçın Özden: “Evet şu anda dizi anlamında yok. Çünkü ben hiçbir yere gitmiyorum. Kendimi hatırlatmıyorum. Seksenler’de de Birol Güven’le karşılaştık bir yerde tesadüfen. Tatile gitmiştik. O da gelmişti eşiyle, çocuğuyla. Orada, ‘Kafamda bir ampul yandı. Seni Doksanlar’da oynatacağım.’ dedi. Aramadı. Ben de sitem ettim ‘Ya bu hep böyle.’ dedim. Sonra ‘Seksenler’ için aradı. Yani rastlamanız, kapıyı açmanız, bir ‘Merhaba’ deyip kendinizi hatırlatmanız lazım. İnsanlar yoğun. ‘Türk Malı’na da, bir programa çıkmıştım, orada görmüşler, ‘Atletik, tam emekli Albay tipi.’ demişler. Beni aldılar ama orada biz bir türlü başrol oyuncusuyla uyuşamadık.”

SORU: Anlıyorum. Aslında çok değişik skalada roller üstlenebilirsiniz gibi geliyor bana.

Yalçın Özden: “Benim canım sıkılmayacak. Ben pozitif adamım. Benim setim güzel olacak. İnsanlar birbirine saygılı, sevgili olacak. Türk Malı’nda kaos vardı. İsim vermeyeceğim, özel odadan çıkıyor böyle, selam yok. ya karımı oynuyorsun, böyle bir şey yok. Sen daha yokken Yalçın Özden vardı. Onun için beni itti o. Hele hele başrol oyuncusunun da böyle gel-gitleri olunca, ‘Ben oynayamayacağım.’ dedim. Repliğimi söyleyemedim, söyleyemiyorum. ‘Kusura bakmayın.’ dedim. Bunlar hoş değil yani, işte pişmek lazım. ‘Hamlar maalesef. Bunları söyleyerek üzmedim değil mi sizi?”

SORU: Hayır, hayır üzülmedim.

Yalçın Özden: “Ama gerçekleri söylemek lazım.”

SORU: Mutlaka genel olarak gerçeklik payı var anlattıklarınızın ama biz sizi daha sık ekranlarda görmeyi isteriz.

Yalçın Özden: “O zaman birkaç kapı dolaşayım bari.”

SORU: Onların size teklifle gelmesi gerekiyor bence.

Yalçın Özden: “Evet doğrusu o.”

“Her yıl bir yetişkin oyunu yazarım”

SORU: Siz üretmekten hiç vazgeçmiyorsunuz. Neredeyse her yıl bir tiyatro oyunu yazıyor ve sahneliyorsunuz sanırım?

Yalçın Özden: “Asla. Her yıl bir yetişkin oyunu yazarım. 2-3 yılda bir de çocuk oyunu yazarım.”

SORU: Yazıp-yönettiğiniz ve oynadığınız bu oyunları belediyeler aracılığıyla turnelerle izleyiciye sunuyorsunuz değil mi?

Yalçın Özden: “Belediyeler, turneler, kurumlar, bazen dernekler de oluyor. Ama o eski hızımız yok. Yani bir giderdik, 30 gün oynar gelirdik. Tiyatroyu 1998’de açtım. 26 yıl olmuş. Ama hiç durmadan her sene oyun yazdım. Her sene oynadık.”

SORU: Yalçın Özden Tiyatrosu’na dönüşmek, Allah rahmet eylesin, Zeki Bey’in vefatından sonra bir bocalama döneminiz oldu mu?

Yalçın Özden: “Eşinden ayrılıp İzmirli bir hanımla evlenince İzmir’e gitmek zorunda kaldı. O arada televizyonlar kurulmaya başladı. Star, TGRT, HBB ve daha birçok kanal çıkmıştı. Televizyonlar çoğalınca da gazino dünyasında bir sönme başladı. Yani alaka azaldı. İnsanlar televizyonu evinde izliyor. Birkaç televizyon kanalı olup, biraz uzaklaşınca, Zeki de ‘İş, güç çok yok artık. Gideyim.’ dedi. Gitmeseydi birlikte tiyatro yapardık ve çok da iyi olurdu. Ama eşi herhalde bastırınca o İzmir’e gitti. O zaman ben tek kaldım. Hemen özel televizyonlardan şov işleri gelmeye başladı.”

SORU: O zaman vefatı dolayısıyla değil daha önce ayrıldınız öyle mi?

Yalçın Özden: “Yok, biz öncesinde dostça ayrıldık. Hatta bir ara da Kanal 6’da eğlence programı sunuyorduk. ‘Zeki de gelsin, iyi olur.’ dedim. Çağırınca o da geldi. Ama Kanal 6, Zeki’nin şansına battı. Batınca da paramızı alamadık. İçeride de paramız kaldı. ‘Zeki gelme artık, paramızı da alamıyoruz.’ dedim. Yine birleşemedik.”

SORU: Oyunlarınızda da şöhretin insana neler yaşattığını, ortağınız Zeki Bey ile ne badireler atlattığınızı, nasıl bir ömür geçirdiğinizi ve anılarınızı anlatıyorsunuz. Bugünün izleyicisi geçmişi ve anıları dinlemekten hoşlanıyor mu?

Yalçın Özden: “Gençlerden bazen çıkıyor, işte ‘Oyunun konusu Seksenler.’ diyen oluyor. Benim sahne olayım da 1980-1990 çünkü. Belli yaştakiler, mesela 40 ve üstü çok mutlu oluyor. Tabii bir de benim hep güldürmem lazım. Çünkü onu misyon edindim. Tamam, mesaj da veriyorsun ama böyle siyasi mesaj pek vermiyorum. Niye? Sanatçı siyaset üstüdür. Üstü derken onun üstünde anlamını almasınlar. Sanat farklı, siyaset farklı yerdedir. Bugün Turgut Özal var mı? Yok ama Yalçın Özden olacak. Oyunlarıyla da gelecek kuşaklar yaşatacak.”

SORU: Şu anda sahnelediğiniz ‘Ekşi Elma’ ne anlatıyor?

Yalçın Özden: “Ekşi Elma’da bir aldatma konusu var. Aldattı mı aldatmadı mı, havada kalıyor finalde. Tam da böyle aldattı yapmıyoruz. Ama suçlu durumunda kalınca koca, bayağı bir sıkıştırılıyor. İkinci perdede ben kıyafet değiştiriyorum. Karısının eski okul flörtü gibi, Beatles, altmışlardan çıkmış gibi geliyorum. Orada bir çekişme oluyor. Adamı bayağı bir dellendiriyoruz. Ama sonunda tatlı sona bağlanıyor.”

SORU: Vodvil tarzı yani?

Yalçın Özden: “Yerli Vodvil. Yani tamam, insanlar müstehcene çok güler. Konuşurken insanlar müstehcen de konuşur ama ben genele oynamayı seviyorum. Müstehcen yok, olmaz. Dekolte yok.”

“Münir Özkul, örnek alınacak virtüözdü, stardı”

SORU: Ramazan ayını geçirdiğimiz bu günlerde de aklıma geldi. Bir röportajınızda ramazandan, orta oyunu, meddah, eski filmlerden, kavuklu gösterilerinden bahsederken ‘Rahmetli Münir Özkul’dan İbiş karakterini devraldım.’ demişsiniz, doğru mu?

Yalçın Özden: “Evet, devraldım şöyle, ‘Al senin olsun.’ demedi tabii. Çok izledim. 20-30 kez Kanlı Nigar’ı izledim. Münir ağabeyle bizim filmde oynadık, lütfetti, şeref verdi rahmetli. Münir ağabeyi çok oyunda izledim. ‘Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’, ‘Kanlı Nigar’. Muhteşem bir oyuncuydu. Ama sonrasında tabii yaşlandı. O dönemi başka. Ama onun Münir olduğu zaman, örnek alınacak bir virtüözdü, stardı. Ben de ondan öyle güzel almışım ki Kavuklu’yu. Yani bayağı oldu. Bir kabarenin içinde bir bölüm orta oyunu oynuyoruz. Ünlü bir yazar, adı aklıma gelmiyor, öldü, ‘İşte gerçek kavuklu bu.’ dedi. Sonra ‘Sensin.’ diyerek yanıma geldi. O anlamda onu örnek almak çok önemli. Bir de orta oyunu doğaçlama olduğu için doğaçlamayı seviyorum. Çok güzel oldu.”

SORU: Bu Ramazan da yapıyor musunuz böyle gösteriler?

Yalçın Özden: “Ramazan’da eski hızı kalmadı. Şimdi genelde orta oyunu falan yapmıyorlar. Ama Küçükçekmece’de, Çekmeköy’de oynayacağım. Bir de Bor’a gideceğim. Bor Belediye Başkanı böyle şeylere çok açık. Orada ‘Zoraki Damat’ı oynadık. Şimdi gidip orta oyunu oynayacağız. Bir de ben meddah yapacağım malum tek başıma. Onu da Erol Günaydın’dan aldım. Allah rahmet eylesin, muhteşem adamdı. Onu AVM’lere götürüyordum. ‘Yalçın beni götürme, yoruluyorum, istemiyorum.’ dedi. O sezon ‘Bir kere gel bari.’ dedim. Geldi, oynadık meddah. ‘Başka yok mu?’ dedi. Hoşuna gitti ilgi. ‘Var hocam.’ dedim, gezdirdim onu. Gerçek komedyenler onlar.”

SORU: Geçmişten bugüne baktığımızda sahnede en büyük heyecan duyduğunuz anınız nedir?

Yalçın Özden: “Üç Maymun Kabare’de oynuyoruz. Ercan Yazgan rahmetli, hep rahmetli olmuş andıklarımız vallahi, iyi bir oyuncuydu. Altan Erbulak Kocamustafapaşa’daki Çevre Tiyatrosu’nu açtı. Yani bazen maddi duygusallıklar oluyor. Ben de orada tiplemeleri oynuyorum. Bana dediler ki, ‘Yalçın 3 gün tiyatromuzu kapatıyoruz. Sen Ercan’ın rolünü oynuyorsun. Ercan’la ortağım Zeki de orada, ikisi başrol. ‘İki Kıza Bir Cızbız’ oyununu oynadık. Müjde Ar var, bir sürü baba oyuncular, Özcan Özgür var. Neyse, ‘Lütfen kapatmayın, bu akşam ezberlerim zaten oyunun içindeyim. Yarın oynarız.’ dedim. Ondan sonra beyni acayip yormuşum. Ertesi gün başladık. O bana sorular soruyor, ben cevap veriyorum. Ben ona sorular soruyorum hızlı hızlı gidiyor. Bir an şöyle bir kaldım. Trak geldi, ona trak derler tiyatroda. Hiçbir şey düşünemiyorsun, yani kötü hissetmeyi bile düşünemiyorsun. Sadece bekliyorsun, sonra kendine geliyorsun. Belki o 3 saniye sürüyor ama bana 10 dakika gibi geldi. Onu hiç unutamam mesela. Bunun gibi çok şey var. Bir şey anlatayım mı?”

SORU: Tabii lütfen anlatın.

Yalçın Özden: “Fahrettin Aslan’ın gazinosunda çalışıyoruz. İş kötü o akşam. En önde uzun bir masa var. Belli bir işte çalışanlar, beyaz yakalılar gelmiş. Arkada da müşteriler var. Onlar can kulağıyla dinliyor. ‘One Man Şov’ yapıyorum. Zeki, İzmir’e gitmiş. Ben konuşunca bangır bangır hoparlörden sesler çıkıyor. Onlar bir sohbete giriyorlar ama burnumun dibindeler, rahatsız oluyorum. Bunlar sohbete giriyor ya, ben bir sustum mu hepsi birden susuveriyorlar. Çünkü belli olacak ya! Bu sefer böyle yaptım. Konuşmaya başlayınca, onlar yine konuşmaya başladı. ‘Bakın, görüyorsunuz değil mi? Ön taraf ne biçim konuşuyor değil mi? Onlar hiç dinlemiyor zaten. Ben şimdi susacağım, onlar da nasıl susacaklar.’ dedim. Arka taraf gülmekten yıkıldı, şovu öyle yaptım, bitirdim. Ama arka taraf mutlu oldu ön taraf da yemeğini yedi.”

Cem’i de Ata’yı da çok severim, evladımız gibi”

SORU: Evet, bir şovmen için zor bir durum. Peki yine bir şovmen olarak beğendiniz kimler var?

Yalçın Özden: “Başta tabii ki Cem Yılmaz. Çok zeki. Zaten kalemden, mizahtan gelmiş. Aynı zamanda semttaşızdır, Samatyalıdır. Sadece birinden fotoğraf almış, o da benim. Aynı semtteniz ya, hayranmış bana, vermişim. Hemen arkasından Ata Demirer. Çünkü Ata Demirer de müzisyen kökenli olduğu için, müziği de katıyor. Ama Cem’in de kulağı çok iyi. Mesela Av Mevsimi’nde ne güzel söyledi değil mi? ‘Haydi gidelum, haydi’ şarkısını. Seviyorum, evladımız gibi. Ata’yı da onu da çok severim. Saygılı çocuklar.”

SORU: Üretilen dizi ve sinema projelerimizin dünyada televizyonda, dijital platformlarda ve beyazperdede gösterilmeye başlandığı ve başarı kazandığı günümüzde, siz sanatın görsel dünyada teknolojiyle buluşarak hızla başarı kazandığını düşünüyor musunuz?

Yalçın Özden: “Evet, doğru. Ben asla aynı kafada düşünemiyorum. Çünkü değişmeyen bir şey varsa o da değişim. Değişimin içinde yine o klasını, oyunculuğunu sunabiliyorsan o değişim, teknoloji bize yardımcı olmuş oluyor. O anlamda çok güzel. Mesela eskiden altı demir stüdyo kameraları vardı. Şuraya koyardı. Aktif çekim yapanlar, biliyorsunuz kameramanların omuzu acırdı, sinemada da öyle. Yani şimdi her şey teknoloji. İşi kolaylaştırdı ama aktörler için bu bence değişmiyor. Aktörler onların rahatlığını hissediyor, kendilerini görebiliyorlar, çok kamerayla oynayabiliyor ama aktör yine hayattan bir şey oynuyor. Mesela şu anda ben oyunlarımda güncel konuları işliyorum. Mesela geçenlerde bir borsa televizyonuna konuktum. Oraya gelen bir iş adamı, ‘Siz kendinizi hep güncel tuttunuz, kutluyorum sizi.’ dedi bana. Ama oyunlarımda da öyleyim yani. Tamam orta oyunu bizim geleneksel oyunumuz ama onun içine günceli katabiliyoruz. Ama tiyatronun işlevi zaten öngörülür şeyleri, hayatı anlatmaktır.”

SORU: Yani teknoloji ne kadar hızlı, yenilik dolu olanı yansıtırsa yansıtsın, aktör aktördür diyorsunuz.

Yalçın Özden: “Aktör aktördür. Ama hayatı oynadığı için o da değişimi alacak ve o değişimden sunacak. Şimdi bugünkü dizilere baktığınız zaman, ya hep içinde şiddet var, ya dünyada şiddet var. Romantizm hiç ölmez. Romantizm var, komedi zaten var. Böyle de gidiyor işte. Ana temalar değişmiyor yani.”

SORU: Röportaja başlamadan önce sohbet ederken aile boyu oynadığınızdan konuşmuştuk. Kızınız var sanırım kadroda, başka kimler var?

Yalçın Özden: “Evet, bu kez daha çok oldu. Kardeşim, kızım, yeğenim ve ben olmak üzere 4 kişi aileden. İki de dışarıdan oyuncularım var. Altı kişiyiz. Oyunda altı kişi yetiyor.”

SORU: Uygurlar ile başa baş gidiyorsunuz aile boyu sahnede olarak?

Yalçın Özden: “Şu anda evet. Tabii hiçbir zaman üstadın yerini alamam. Nejat Uygur, nur içinde yatsın. Ama ondan çok feyz aldım. Bizi de çok severdi, hatta bize done de verirdi rahmetli. Ama şu anda sanki onların bir örneği gibiyiz. Yani Nejat Uygur Tiyatrosu örneği gibiyiz.”

“Ben Arıza Severim”

SORU: Peki efendim gerçekleştirmeyi istediğiniz bir hayaliniz var mı?

Yalçın Özden: “Sanatsal anlamda mı?”

SORU: Sanatsal ya da hayatla ilgili.

Yalçın Özden: “Aslında sanatsal anlamda güzel bir hikaye yazmaya başladım. ‘Ben Arıza Severim’ diye bir film düşünüyorum. Onun sinopsisini hazırladım. Şimdi tretmanlarını yazacağım. Yazdıktan sonra da hayata geçirmek istiyorum. Profesyonel bir senaristle çalışarak eğer hayata geçerse, çalışacağımız firmayla ben de masaya oturup birlikte o işi yapmak istiyorum.”

SORU: Komedi ya da durum komedisi olacak galiba değil mi?

Yalçın Özden: “Tabii, komedi, durum komedisi. Çünkü insanlar iyice arıza oldu. Söylemek zorundayım.”

SORU: Son olarak sizin bu röportajınızı okuyacak, izleyecek seyircilere ve gençlere mesajınız var mı?

Yalçın Özden: “Gençlere şunu tavsiye ediyorum. Dijitalden başka bir de bayağı bir kitap okusunlar. Yani bizim bildiğimiz sayfaları olan kitap okusunlar. Onlardan alacakları çok şey var. Hem bellekleri, hayal dünyaları hep çalışacak. Beynin üstündeki o sıvı daha çok çoğalacak ve erken yaşlanmayacaklar. Beyin erken yaşlanmayacak, bunamayacaklar. Öbür türlü o sanalda çabuk bunayacaklar maalesef. Onun için en büyük tavsiyem kitap ve sanat.

Çok teşekkür ederim röportajımız için.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-cinarlari-sovmen-komedyen-yalcin-ozden-ben-pozitif-adamim-icimden-dram-oynamak-gelmiyor/feed/ 0
Kosova’da Türk Tiyatrosu: Kabare Kabare https://www.haber28.com.tr/kosovada-turk-tiyatrosu-kabare-kabare/ https://www.haber28.com.tr/kosovada-turk-tiyatrosu-kabare-kabare/#respond Fri, 17 May 2024 04:12:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18411 Kosova’nın güneyindeki Prizren şehrinde farklı meslekler icra eden, çoğunluğu Türkiye’deki üniversitelerden mezun Kosovalı tiyatro tutkunları tarafından kurulan “Kabare Kabare” topluluğu, ülkede Türk tiyatrosu geleneğini yaşatmaya çalışıyor.

Mühendis, diş hekimi, öğretmen, psikolog ve yönetmen gibi çeşitli mesleklerden bir araya gelenler tarafından “Nafız Gürcüali Türk Tiyatrosu” bünyesinde kurulan topluluk, oyunlarını Prizren’deki sahnelerin tadilatta olması veya tiyatroya uygun olmaması nedeniyle şehrin tarihi Lumbardhi Sineması’nın holünde sergiliyor.

Bir dönem sinemada gösterimde olan filmlerin saklandığı odayı kulis olarak kullanan oyuncular, provalarını ısıtma ve soğutma sistemi bulunmayan sinema salonunda yapıyor.

Son olarak Polonyalı yazar Slawomir Mrozek tarafından kaleme alınan “Açık Denizde” adlı oyunu sahneye koyan yönetmen Kamer Şimşek ve oyuncular, çalışmaları, tiyatro tutkuları, karşılaştıkları zorluklar ve beklentileriyle ilgili AA muhabirine konuştu.

Oyuncular kendi sahnelerinin olmasını istiyor

Trakya Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu Şimşek, Kabare Kabare’yi şehirde alternatif bir sahne oluşturma fikriyle kurduklarını söyledi.

Bugüne kadar yaklaşık 10 oyuncunun katılımıyla 4 oyun sahnelediklerini belirten Şimşek, “Kabare Kabare, 4 yıl önce bir arkadaş topluluğunda ‘Beraber tiyatro hakkında bir şeyler yapabilir miyiz, alternatif bir sahne kurabilir miyiz, tiyatroyu tiyatro sahnesinden dışarı çıkarıp farklı mekanlarda da oyunlar sergileyebilir miyiz?’ fikriyle doğdu. Bu da 4 yıldır devam ediyor.” diye konuştu.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi mezunu Amir Abdula, ekibin, profesyonel alanlarında çalışmalarına devam ettiğini aynı zamanda Türk tiyatrosunun yaşaması için tiyatroya emek verdiğini anlattı.

İleride çalışmalarını daha profesyonel bir alana taşımayı düşündüklerini dile getiren Abdula, “Şu an biz hep başka yerlerde, boş olan yerlerde oynuyoruz. Kendi yerimizin olmasını istiyoruz ya da prova yapabileceğimiz bir alanın olmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Telekomünikasyon Mühendisliği Bölümü mezunu Ferda Derviş Tatar, oyunculuğa 2016’da üniversite eğitimini tamamlayıp Kosova’ya döndüğünde başladığını anlatarak, “Tiyatroda yer almak beni çok mutlu ediyor. Kendimi çok güvende, iyi hissettiriyor. Yaptığımız işlerin halk tarafından beğenilmesinin de beni ayrıca mutlu ettiğini söyleyebilirim.” görüşünü paylaştı.

Süleyman Demirel Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi mezunu Venhar Gjini, Kabare Kabare bünyesinde çok güzel bir ortam oluşturduklarını, oyunlarını Prizren’de sadece tiyatro yapılan bir alanda sahnelemek istediklerini ifade etti.

Levent Bütüçi, 8 yaşında başladığı oyunculuğu yaklaşık 25 yıldır sürdürdüğünü belirterek, tiyatro ile Kosova’nın çok etnikli yapısına katkıda bulunmayı amaçladıklarını vurguladı.

Kosova Türk Tiyatrosu, resmi kayıtlara göre 1930’lu yıllarda Karagöz ve Hacivat gösterileri ve orta oyunların sahnelenmesiyle çalışmalarına başlamış, 1980’li yıllarda altın çağını yaşamıştı.

Çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalan Türk tiyatrosunu, Kabare Kabare’nin yanı sıra “Art Theatre” tiyatro topluluğu da aktif şekilde temsil ediyor. Topluluklar genelde Kosova Kültür, Gençlik ve Spor Bakanlığı gibi kuruluşların sağladığı sembolik desteklerle yılda 1 veya 2 oyunu sahnelemeye gayret gösteriyor.

Topluluklar ayrıca yıl boyunca Türkiye’de düzenlenen festivallere de katılarak oyunlarını sahneliyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kosovada-turk-tiyatrosu-kabare-kabare/feed/ 0
İbrahim Üzülmez: “Misafir gelmiş bir kulübenin önünde o kadar hareketler yapılır mı?” https://www.haber28.com.tr/ibrahim-uzulmez-misafir-gelmis-bir-kulubenin-onunde-o-kadar-hareketler-yapilir-mi/ https://www.haber28.com.tr/ibrahim-uzulmez-misafir-gelmis-bir-kulubenin-onunde-o-kadar-hareketler-yapilir-mi/#respond Fri, 17 May 2024 01:48:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18382 Pendikspor Teknik Direktörü İbrahim Üzülmez, Fenerbahçe maçında yaşanan olaylarla ilgili yaptığı açıklamada, “Öz eleştirimi yapıyorum, ‘Ne gerek var İbo’ diyorum ama misafir gelmiş bir kulübenin önünde de o kadar hareketler yapılır mı? Orada da bize hak versinler. Fenerbahçe büyük camia. Fenerbahçe, Pendikspor’u yener tabii ki, zaten favoridir. Ama benim de verdiğim bir emek var” dedi.

Pendikspor Teknik Direktörü İbrahim Üzülmez, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine takımın son durumu, Fenerbahçe maçında yaşananlar ve Türk futboluyla ilgili açıklamalarda bulundu. Takımın başına geldikten bugüne kadarki olan süreci değerlendiren Üzülmez, “3 maçlık süreç içerisinde Konyaspor ilk maçımızdı ve beklentilerimizin uzağında performans gösterdik. Konyaspor maçında oyun içerisinde istediğimiz şeyi ortaya koyamadık. Oyuncularımız da bunu kabul ediyorlar. Sezon başından beri belki de en kötü maç olarak dillendiriyorlar. Ondan sonra oyuncularımızla daha fazla zaman geçirdik, daha fazla çalışma imkanımız oldu ve Fenerbahçe ile İstanbulspor maçlarında saha içerisinde olağanüstü işler yaptık. Hem taktiksel anlamda hem mental anlamda hem de rakibi analiz etme anlamında oyuncularımla beraber çok güzel şeyler sergiliyoruz. Fenerbahçe deplasmanına herhalde 55-60. dakikaya kadar rakibe şut imkanı vermeyen Pendikspor vardı. Fenerbahçe’yi çok iyi analiz ettik ve puan ya da puanlarla çıkabileceğimiz bir deplasmandı ama olmadı. Bazen istediğiniz gibi ortam oluşmuyor, bazen hakemlerin etkisi oluyor. Geçen hafta İstanbulspor maçı vardı. Geçiş oyununu çok iyi oynayan bir İstanbulspor’un en az pozisyona girdiği maç olarak değerlendiriyorum. Demek ki rakibi iyi analiz ediyoruz. Çok güzel dokunuşlar yaptık. Mental anlamda biraz sıkıntı yaşamış bir takımı ayağa kaldırdık. Oyuncularımız bizi yavaş yavaş benimsediler. Takımdaşlık kimliğini ön plana çıkarmaya çalıştık. Şu anda milli takım arasını en iyi şekilde değerlendiriyoruz. Bu çıkışı Samsunspor deplasmanında da devam ettirmek istiyoruz. Biz inanıyoruz, İstanbulspor maçıyla beraber bir kıvılcım yaktık. Bu kıvılcımı devam ettirmek istiyoruz. Futbolseverlerin sempatisini kazanan bir Pendikspor ortaya çıkartmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

“Puan barajının 44-45’i bulabileceğini düşünüyorum”

Ligdeki durumları hakkında konuşan 50 yaşındaki teknik direktör, “Bir-iki hafta önce 41’leri dillendiriyordum ama şimdi rakiplerin de puan kazandığını düşünürsek 44-45 puan olabilir. Düşme hattındaki takımların birbirleriyle oynayacağı müsabakalar var. 44-45’i bulabileceğini düşünüyorum. Bizim açımızdan bakıldığında 4 ya da 5 galibiyet bizi belki de ligde tutacaktır. Kolay mı? Tabii ki de kolay değil. Samsunspor maçı, Başakşehir maçı arkasından Galatasaray deplasmanı, bu maçlar kolay değil ama zaten bu zorlukları kolaya çevirmek için geldik. Ben inanıyorum. Konyaspor maçı haricinde Fenerbahçe ve İstanbulspor maçıyla beraber yavaş yavaş dikkatleri çeken bir Pendikspor var. Beklentimiz şu andaki bulunduğumuz konumdan bir an önce çıkmak. Yukarıya çıkmak için de maçlar kazanmak gerekiyor. O kıvılcımı da yaktık. Puan barajının 43-44-45’i bulabileceğini ve bu anlamda da kazanacağımız gereken 4-5 maçın da bizi ligde bırakacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Süper Lig’in havası çok farklı”

Pendikspor’dan teklif geldikten sonra neler hissettiğinin sorulması üzerine İbrahim Üzülmez, “Süper Lig’den teklif geldiği zaman çok fazla şartlar aramıyorsunuz. Alt ligde çok başarılı maçlarım var, şampiyonluklarım var, doğru yaptığımız işler var. Tabii üst ligle, alt ligi karşılaştırdığınız zaman çok seviye farkı da olduğunu düşünüyorum. Bize başkanımızdan böyle bir teklif geldiğinde, takımı analiz ettiğimizde, takımda kaliteli oyuncular olduğunu, özellikle ofansif anlamda üretken olduğunu ve bu oyuncularla beraber bir sinerji yakalayacağımızı düşündüm. Bu takımı ligde bırakmak için üstümüze düşen görev ve sorumlulukları en iyi şekilde yerine getirirsek, ‘Bu takımla tarih yazarız’ dedim. Ben o inançla geldim. Oyuncularıma da bu inancı aşılamaya çalışıyoruz. Onlar da bizim isteğimizi, karakterimizi anlamaya başladılar. Biz bu anlamda Süper Lig, Pendikspor, kadro kalitesine baktık ve burada başarabileceğimiz şeylerin olduğuna inandık ve bu teklifi kabul etti. Heyecanlandık, en son 2-3 sene önce Süper Lig’de çalıştık. Süper Lig’in havası çok farklı olabiliyor. Buradaki rekabetin içerisinde olmamız gerektiğini her fırsatta söylüyorum. İnşallah bu rekabetten de güçlü bir şekilde, çok çalışarak çıkacağız” şeklinde konuştu.

“Misafir gelmiş bir kulübenin önünde o kadar hareketler yapılır mı?”

Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında deplasmanda oynadıkları Fenerbahçe maçındaki olaylarla ilgili ise Üzülmez, “Üzgünüm onu söyleyeyim. Öz eleştiri yapmamız lazım. Futbolun bütün paydaşlarının öz eleştiri yapması lazım. Herkes kendi takımı üzerinden yorumlar yapmaya çalışıyor. Böyle bir açıklama yaptığım için üzüntülüyüm. Ben de öz eleştirimi yapıyorum. Şapkamı önüme alıyorum, yakıştı mı yakışmadı mı? Bazen kendime de yakıştırmadım ama bize yapılanları da rakibe yakıştırmadım. Onu da konuşmak lazım. Doğru herkese göre tektir. Herkesin bunda suçu var. Medyasında, oyuncusunda, hocasında, taraftarında suç var. Peki nasıl bunu toparlayacağız? Ağır cezalar gelmesi lazım. Ağır cezaları da uygulamak lazım. Takım üzerinden fanatiklik yaparsak x bir takım hata yapıyor, öbür takım şu hatayı yaptı, şu kadar ceza verilmesi gerektiğini söylüyor ama o hatayı bir, iki sene önce kendisi de yapmış. O videolar da ortaya çıkıyor. Kendi takımına ceza verilmesini istemiyor ama rakibine ceza verilsin diyor. O zaman burada o doğruyu bulamazsınız. Kendine ayrı yorumlarsan rakibi düşman olarak görüp ona ayrı yorumlarsan bu olaylar devam eder. Önce hakkaniyetli olacağız. Kendi öz eleştirimi yapıyorum, ‘Ne gerek var İbo’ diyorum ama misafir gelmiş bir kulübenin önünde de o kadar hareketler yapılır mı? Orada bize hak versinler. Fenerbahçe büyük camia. Fenerbahçe, Pendikspor’u yener tabii ki, Fenerbahçe zaten favoridir. Ama benim de verdiğim bir emek var. Emeğin heba edilmesini istemiyorum. Oyuncularım gayret gösteriyor. 1 hafta boyunca burada bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Orada bize de saygı duyulması gerekmiyor mu? Bazı medyadaki insanlar, bizi de ön plana atmaya çalışıyor. Arkadaşlar herkes kendine baksın. Ben öz eleştiri yapıyorsam siz de yapın. Bize yapılanları görerek doğru bir analiz yapılması gerektiğini düşünüyorum. Üzüntülüyüm, böyle bir olay olmasın. Bundan sonra olmasın. Bunun olmaması için herkes şapkasını oraya koyarsa, cezalar gelirse, cezalar ağır olursa, cezalar yaptırım içeriyorsa ve o cezalar uygulanıyorsa bu olaylar çok daha minimuma iner. Cezalar x bir takıma farklı, b bir takıma farklı olursa nasıl toparlayacağız. Benim Fenerbahçe camiasıyla ilgili bir şeyim yok ki. Ben gelmişim, Pendikspor’da kendimizi göstermeye çalışıyoruz. İnsanların çalıştığımızı görmesini istiyoruz. Fenerbahçe, Pendikspor maçında her zaman favori zaten ama biz orada aslanlar gibi mücadele ettik. Bu görülmedi, onu dediler, bunu dediler. Misafir gelmiş teknik adam, yedek kulübesine de o hareketler olmasaydı. Onu da konuşalım, onu da eleştirelim. Orada da yanlışa rağmen savunursan o zaman doğruyu nasıl bulacağız. Avrupa’da futbol ileriye gidiyor, biz geriye gidiyoruz, niye? Hepimiz sorumluluk alalım, konuşalım, istişareler edelim. Bir şekilde sünger çekmek lazım. Olaylar devam ederse daha bu futbolu nasıl yukarıya taşıyacağız. Eleştiri olacaktır. Ben kendi içimde yapıyorum. Çünkü bazen olmaması gereken şeyler. Oradaki üzüntüm benim verdiğim emek, takımımın ortaya koyduğu direnç, karakter görülmedi. Görülmemesine istinaden böyle fevri bir açıklama yaptım. Bu olaylar her statta oluyor. Ankara’da, Trabzon’da oluyor yarın başka bir yerde olacak. Bu olayların olmaması için ağır cezalar çıkması gerekiyor. O cezaların da uygulanması gerekiyor” açıklamasında bulundu.

“Bana cezayı veriyorsa kim olursa olsun cezayı ver o zaman”

Cezaların verilmesi ve aynı zamanda uygulanması gerektiğini vurgulayan İbrahim Üzülmez, “Ortada bir ceza varsa, federasyonun cezayı sümen altına itmemesi gerekiyor. Cezayı İbrahim Üzülmez yaptıysa, İbrahim Üzülmez ceza alacak. Ben mesela hakeme itiraz ederken çizgiyi geçmişim, adrenalinin yüksek olduğu ortamda haberim yok. Bana kırmızı kart verdi. Ben geçen hafta İstanbulspor maçına çıkamadım. Bana cezayı veriyorsa kim olursa olsun cezayı ver o zaman. Orada kulüp, forma, isim ayırt etmeksizin o cezayı alması lazım. İnsanlar o da cezayı bilerek o adımı atmaması lazım. Federasyonun olayın üzerine gidip, cezaları yerine getirmesi gerekiyor” dedi.

“Şampiyon olmak için kafada farklı senaryolar oluşursa futbol o zaman düzelmez”

Sosyal medyanın etkisiyle söylemlerin sertleştiği bir dönem olduğunu ifade eden Üzülmez, “Teknik adamlar, oyuncular çok fazla bir şey yapamıyor. Onun herkesin söylemlerine de dikkat etmesi lazım. Ben bundan sonraki süreçte olması gereken şey futbolu ayağa kaldıracaksan herkesin iğneyi kendisine batırması lazım. Benim takımım şampiyon olmak için her yol mübahtır anlayışı içerisinde bunu yaparsan o yılan yarın gelir seni sokar. Eğer samimi olursak, öz eleştiri yaparsak, hatalarımızdan dersler çıkartırsak, burada futbolu ön plana çıkartmak için, futbolun güzelliğini anlatmaya çalışıyorsak, burada o zaman futbolla ilgili art niyetimiz olmayacak. Şampiyon olmak için şuradan şunu yapalım, buradan bunu yapalım diye kafada farklı senaryolar oluşursa futbol o zaman düzelmez. Düzelmesi için de hepimizin taşın altına elimizi sokmamız lazım. Bu anlamda herkese düşen görevler var. Başta federasyon, kulüp başkanları, bizler, oyuncular, tribünler bu anlamda taşın altına elini sokup, futbolun boğulmaya başlandığı bir ortamda o sudan çıkarıp, futbolu kurtarmamız lazım. Futbol artık reytingi olan bir sektör. Bu reytingimizi Avrupa’da rekabet ederek yaşayalım. Avrupa’daki başarılarımızı konuşalım. Buraya gelen yabancı oyuncuyu da kendimize benzetiyoruz. Dürüst adam, temiz adam 6 ay, 1 sene sonra bizden daha şey oluyor. Onun için burada o Avrupa rekabeti içerisinde takımlarımızı konuşalım. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor Avrupa’da oynadığı zaman ay-yıldız formayı temsil ediyorsa hepimiz ona destek verelim. Biz o konularda da birlik olamıyoruz. Orada bile takımlarımızın kaybetmesini, kötü olmasını istiyoruz. Biz bu rekabeti Fair-Play duyguları içerisinde yaşayalım ama bu rekabeti yurt dışında başarılara da taşıyalım. Bugün Fenerbahçe’nin, Galatasaray’ın, Beşiktaş’ın kadro maliyetlerine baktığınız zaman muazzam paralar var. Ben bu oyuncuya bu parayı verdikten sonra benim Şampiyonlar Ligi’nde rekabet etmem lazım” değerlendirmesinde bulundu.

“Montella ile çok güzel bir jenerasyon var”

A Milli Futbol Takımı için de konuşan kırmızı-beyazlıların teknik direktörü, “Montella ile çok güzel bir jenerasyon var. Hoca karakteri ortaya çıkmaya başladı. Baskılı orta oyun ortaya koydular, bireysel anlamda çok yetenekli oyuncularımız geldi. Almanya’da da zaten taraftarımız da çok olacak. Güzel bir sinerji olduğunu düşünüyorum. Milli takımımız ile ilgili taraflı, tarafsız herkesin şu anda destek verdiğini de görüyoruz. Önceki dönemlerde bu kadar değildi. Kimse milli maç izlemiyorum diyordu. Şimdi herkesin keyif aldığı, başarıya giden yolda herkes üstüne düşen desteği vermeye çalışıyor. Belki de Şenol hocanın Kore’de yakaladığı jenerasyon, bu jenerasyon onun kadar olur mu Almanya’daki maçlara bakacağız. Yetenekli ve kaliteli oyuncular var” şeklinde konuştu.

“Thiam, oruç tutuyor hiçbir antrenmanı da aksatmıyor”

Senegalli futbolcu Mame Thiam’ın çok karakterli bir futbolcu olduğunu ifade eden İbrahim Üzülmez, “Çok karakterli bir kardeşimiz. Takımdaki oyuncularımız güzel karakterli oyuncular. Zaman zaman mental anlamda sıkıntılar yaşasa da özellikle takıma geldiğimizde bireysel dokunuşlarımla, onlarla konuşmalarımızda, onlara yardım etmemizin ne kadar önemli olduğunu kendileri idrak ediyor ve bizlere dönüşleri iyi. Thiam da bu anlamda bizim önemli bir oyuncu. Kaliteli bir oyuncu. Bazen oruç tutuyor hiçbir antrenmanı da aksatmıyor. Antrenmanlarda da sonuna kadar veriyor. Ben kendisinden memnunum. Tabii onun da, Umut’un da gol atmasını istiyorum. Ofansif anlamda bu oyuncuların en önemli görevlerinden birisi takım savunmasına destek verirken, skor üretmede de önemli oyuncular. Onların saha içerisindeki mücadelesinden memnunum. Takıma konuşarak verdiği coşkulardan memnunum. Planlarımıza bağlı kalmalarından da memnunum. Sadece skor üretmede şu anda yapamadılar, Samsunspor maçıyla beraber inşallah başlayacaklar. Şu süreç içerisinde ortaya koydukları performanslarından dolayı da çok teşekkür etmek istiyorum. Bizleri de sahiplendiler, destek veriyorlar” ifadelerini kullandı.

“Fenerbahçe maçında yanlış anlaşıldığım için üzüntülüyüm”

Son olarak bazen anlaşılamamaktan dolayı üzüntüsünü dile getiren Üzülmez, “Bizim işimizle ön plana çıkmamız gerekiyor. Biz işimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Futbolculuk dönemimizde hep çalışkan bir oyuncu imajı vardı, insanlar bizi o imajla bizi benimsediler. Teknik adam olarak da onu yapmaya çalışıyorum. Fenerbahçe maçında da o anlamda yanlış anlaşıldığım için üzüntülü olduğumu belirtmek istiyorum. İnşallah futbolu yukarıya taşımak için ben de İbrahim Üzülmez olarak elimden gelen gayreti göstereceğimden kimsenin şüphesi olmasın” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibrahim-uzulmez-misafir-gelmis-bir-kulubenin-onunde-o-kadar-hareketler-yapilir-mi/feed/ 0
Sony’nin Yeni Oyun Konsolu PlayStation 5 Pro, Xbox Series X’i ve PS5’i Geride Bıraktı https://www.haber28.com.tr/sonynin-yeni-oyun-konsolu-playstation-5-pro-xbox-series-xi-ve-ps5i-geride-birakti/ https://www.haber28.com.tr/sonynin-yeni-oyun-konsolu-playstation-5-pro-xbox-series-xi-ve-ps5i-geride-birakti/#respond Tue, 07 May 2024 05:24:58 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17107 Sony’nin yeni oyun konsolu PlayStation 5 Pro, sızıntılara göre Xbox Series X’i ve PS5’i geride bıraktı. PS5 Pro’nun tanıtımı, güç, hız ve teknoloji bakımından mevcut oyun konsollarını aşan özellikleriyle oyun dünyasında yeni bir dönemi başlatacak. İşte detaylar…

Bakalım PlayStation 5 Pro özellikleri nasıl ve GTA 6 ile beraber çıkması beklenen konsol bakalım beklentileri karşılıyor mu?

PlayStation 5 Pro özellikleri ne?

PS5 Pro, 33,5 teraflopluk inanılmaz bir işlemci gücüyle geliyor. Bu, standart PS5’in 10,3 teraflopluk gücünü ve Xbox Series X’in 12 teraflopluk performansını üçe katlıyor. Bu yüksek işlemci gücü, oyunların daha karmaşık grafikleri ve daha hızlı yüklenme süreleriyle çok daha akıcı bir oyun deneyimi sunmasını sağlayacak.

Raytracing ve görüntü kalitesi

PS5 Pro, raytracing performansında büyük bir sıçrama yapıyor. Yeni teknoloji, oyunlardaki ışık ve gölge efektlerini iki ila dört kat daha hızlı işleyebilecek. Bu gelişme, oyunların gerçek dünyaya daha yakın ve daha etkileyici bir görsellik sunmasına olanak tanıyor.

Sony’den PS5 Pro adımı! Beklenenden erken geliyor

Ek olarak, PlayStation Spectral Super Resolution teknolojisi 8K içerikleri destekleyerek, oyun grafiklerinde devrim yaratacak bir görüntü kalitesine ulaşıyor. Ayrıca, PS5 Pro’nun çıkarılabilir bir disk sürücüsü ve 1 TB depolama alanı olacak. İşte Ps5 ve Ps5 Pro’nun özellik karşılaştırması:

Sistem belleği: Standart PlayStation 5 – 448 GB/s (14 GT/s) PlayStation 5 Pro – 576 GB/s (18GT/s) – Standart konsola göre yüzde 28 artış oldu.

İşlemci: CPU, standart PlayStation 5 ile aynı. Ancak Pro, CPU’yu 3,85 GHz’e çıkaran bir ‘Yüksek CPU Frekans Moduna’ sahip; bu, standart konsola göre yüzde 10’luk bir artış demek oluyor.

Ses: PlayStation 5 Pro’daki ACV, standart PlayStation 5’e göre daha yüksek saat hızında çalışıyor, bu da ACM kitaplığının yüzde 35 daha fazla performansa sahip olmasını sağlıyor.

GPU: PS5’ten yüzde 45 daha hızlı render.

2-3x Işın izleme (bazı durumlarda x4).

33,5 Teraflop.

PSSR (PlayStation Spectral Süper Çözünürlük Yükseltme) yükseltme/kenar yumuşatma çözümü.

Gelecekteki SDK sürümü için 8K’ya kadar çözünürlük desteği.

Özel makine öğrenimi mimarisi.

AI Hızlandırıcı, 300 TOPS 8 bit hesaplamayı/ 67 TFLOPS 16 bit kayan noktayı destekliyor.

Beklenen çıkış tarihi

PlayStation 5 Pro’nun, 2024 yılının sonbaharında piyasaya sürülmesi bekleniyor. PS5 Pro, mevcut ve gelecek nesil oyunların kapasitelerini maksimuma çıkaracak. PS5 Pro’nun bu derece yüksek performans özellikleri, geliştiricilere oyun tasarımında daha büyük özgürlükler sağlayacak.

Bu, hem grafiksel hem de oynanış açısından daha zengin ve çeşitli oyunların ortaya çıkmasını mümkün kılıyor. PS5 Pro’nun piyasaya sürülmesi, oyun konsolları arasındaki rekabeti yeni bir boyuta taşıyacak. Bu yeni konsol, mevcut ve gelecekteki rakiplerine göre ciddi bir avantaj sağlıyor.

Oyun dünyasının bu yeni üyesi, hem teknoloji meraklılarını hem de sıradan kullanıcıları etkileyecek özelliklere sahip. Peki sizce, PS5 Pro’nun Xbox Series X ve diğer rakipleriyle rekabeti nasıl şekillenecek? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sonynin-yeni-oyun-konsolu-playstation-5-pro-xbox-series-xi-ve-ps5i-geride-birakti/feed/ 0
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’tan Ali Koç’a yanıt https://www.haber28.com.tr/galatasaray-teknik-direktoru-okan-buruktan-ali-koca-yanit/ https://www.haber28.com.tr/galatasaray-teknik-direktoru-okan-buruktan-ali-koca-yanit/#respond Sat, 04 May 2024 00:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16689 Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un kendisiyle ilgili açıklamalarının hatırlatılması üzerine, “Talihsiz bir açıklama. Ne demek istediğini de anlamadım. Hiç hakem arkadaşım yok. Olabilir de. Keşke arkadaş olsak hakemlerle, sayın Ali Koç da hakemlerle arkadaş olsa. Hiç hakem arkadaşım olmadı. Olmasını da garip bulmuyorum” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Galatasaray deplasmanda karşı karşıya geldiği Kasımpaşa’yı 4-3’lük skorla mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Çok zor bir deplasmana geldik. Maçın zor olacağını biliyorduk. Çok gol atan, çok yiyen bir takıma karşı oynayacaktık. Oyun içinde bunu gördük. İlk yarı belki biraz daha iyiydik. İkinci yarı belli dakikadan sonra ikinci topları almakta, pas yapmakta zorlandık. Gündüz maçı oynuyoruz. Bizim için alışık olmadığımız bir ortama girdik. Gece maçı oynamaya alışan bir takım. Bu tür şeyler bazen olumsuz etkiliyor. Oyuncuların da bence maça adapte olmalarında zorlandıklarını gördük. Maçın sonunda attığımız goller, giren oyuncuların katkısı, taraftarımızla birlikte maçın içerisinde kalmamız, kazanacağımıza inanmamız galibiyeti getirdi. Rakibimizi de kutlamak gerekiyor. Sami hoca geldikten sonra takımın geliştiğini ve yukarıya gittiğini gördüm. Büyük bölümde bizden daha çok pozisyona girdiler. Kasımpaşa’nın hakkını vermek gerekiyor. Milli takım arasına kazanarak girmek istiyorduk. Eksiklerimiz var. Bugün kazanmak çok önemliydi. Kazandığımız için mutluyum. Taraftarlarımıza teşekkür ederim” diye konuştu.

“Defansif olarak zorlamamız normal çünkü takım savunmasını iyi yapamadık”

Orta sahada kendi oyunlarının altında kaldıklarını ifade eden Buruk, “İkinci toplar, rakibin alması birebirlerde rakibin hareketliliği bizi zorladı. Bundan önceki maçlardaki analizde de çıkmıştı. Bence en önemli şey yüzde 60’a yakın topa sahip olduk ama pas yüzdemizin daha yüksek olması gerekiyordu. İki kanat oyuncuları etkili oyuncular. Önde 5 etkili bir oyuncuları vardı. Bugün defansif olarak zorlamamız normal. Çünkü takım savunmasını iyi yapamadık” şeklinde konuştu.

“Carlos’un böyle gole ihtiyacı vardı”

Galibiyet golü atan Brezilyalı futbolcu Carlos Vinicius için ise sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Carlos’un gol atmasına çok sevindim. Carlos’un böyle gole ihtiyacı vardı. Son günlerde antrenmanlardaki performansı iyi gidiyordu. İsteğini görüyorduk, buraya da alıştı. Onun gol atması, bize maçı kazandırdı hem de onun burada var olduğunu, Galatasaray’a sezon sonuna kadar hizmet edeceğini gösterdi. Tebrik ve teşekkür ediyorum, bizim için çok değerli bir gol attı” dedi.

İki takımın da şampiyonluk yarışının içinde olduğunu ifade eden Okan Buruk, “İki takım da yarışın içerisinde. Her maçı kazanmak için çıkıyoruz. 11 tane art arda galibiyetimiz oldu. Bazen böyle kötü oynarken de kazanmak önemli. Kötü oynadığınızda da kazanma hırsını gösterebiliyorsanız bu çok daha değerli oluyor. Bence maçı bitirmek de önemliydi” açıklamasında bulundu.

“Mauro Icardi sakatlığı var”

Arjantinli Mauro Icardi’nin sakatlığını olduğunu belirten Buruk, “Yüzde 100’üyle oynamıyor. Savunma arkasına sprintleri atmadan oynuyor. Kendini idare ederek oynuyor. 17 günlük ara var. Onu dinlendireceğiz, tedavi edeceğiz. Hatay maçına bence çok daha iyi bir şekilde çıkacak. Sakatlığını atlatarak çıkacak. Penaltıyı atamadık ama önde çok kalabalık ve kaliteli ayaklara sahip olmamız, rakibin 10 kişi olması kulübede maçı çevirme ışığını gösterdi. 3-3’ü hızlı bir şekilde yaptık. Arkasından 4-3 yaptık” şeklinde konuştu.

“Hiç hakem arkadaşım olmadı”

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un kendisi hakkında söylediklerinin hatırlatılması üzerine Okan Buruk, “Tamamını dinlemedim. Neyi kast ettiğini anlamadım. Talihsiz bir açıklama. Ne demek istediğini de anlamadım. Hiç hakem arkadaşım yok. Olabilir de. Keşke arkadaş olsak hakemlerle, sayın Ali Koç da hakemlerle arkadaş olsa. Hiç hakem arkadaşım olmadı. Olmasını da garip bulmuyorum. Neden böyle bir açıklama yapıldığını anlamadım” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/galatasaray-teknik-direktoru-okan-buruktan-ali-koca-yanit/feed/ 0
Çöp Canavarı: Karagöz ve Hacivat Konseptli Oyun Minik İzleyicilerle Buluştu https://www.haber28.com.tr/cop-canavari-karagoz-ve-hacivat-konseptli-oyun-minik-izleyicilerle-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/cop-canavari-karagoz-ve-hacivat-konseptli-oyun-minik-izleyicilerle-bulustu/#respond Fri, 03 May 2024 21:49:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16663 Gölge tiyatrosu sanatçısı Cengiz Özek’in yazıp yönettiği Karagöz ve Hacivat konseptli oyun “Çöp Canavarı”, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde minik izleyicilerle buluştu.

Tek perde sahnelenen ve 6 yaş üstü çocuklara hitap eden oyun 45 dakika sürdü. Çocuklarla interaktif bir şekilde sahnelenen oyun, izleyicilerin beğenisini aldı.

Oyunun ardından Özek, AA muhabirine, oyunu 1990’lı yılların başında yazdığını ve şimdiye kadar dünyanın birçok ülkesinde sahnelediklerini belirterek, “Bugünlerde devlet tiyatrolarının bir yeni atılım içinde bulunması, kuklayı önemsemesi ve kendi geleneğimizdeki tiyatroya özel bir alan açmasıyla Çöp Canavarı, Devlet Tiyatroları sahnesinde yer alabildi. Bu açıdan son derece mutluyum.” dedi.

Sahnelenme sürecinde Karagöz sanatçısı olmadan hazırlık yaptıklarına işaret eden Özek, şunları kaydetti:

“Konservatuvardan mezun olmuş, klasik oyunculuk eğitimi almış oyuncularla bu işi yapmamız gerekiyordu. İşin en büyük zorluğu buradaydı. Tabii ki benim de konservatuvar kökenli olmam nedeniyle oyuncularla çok rahat iletişim kurabildik. Onlara bir Karagöz sanatçısının nasıl hareket ettiğini, perde arkasında figürleri nasıl tuttuğunu, bileğini nasıl bükmesi gerektiğini, Karagözü elini ve gövdesini tek bir el içinde nasıl oynatabileceğini öğretmeye, göstermeye çalıştım. Hepsiyle tek tek uğraştım. Onlar da yılmadı ve bu işi başarmak için azmettiler. Gerçekten de bugün birçok Karagöz sanatçısına taş çıkaracak başarıda bu oyunu seyirciye ulaştırmasını bildiler.”

“Çöp Canavarı çevre kirliliğini konu alıyor”

Hacivat’ın Karagöz’ü balık tutmaya davet etmesi, Karagöz’ün de bahar geldiği için temizlik yapmak istemesiyle başlayan oyunun çevre kirliliğini sahneye taşıdığını ifade eden Özek, “Evde bir sürü ıvır zıvırın biriktiğini ve bunları atmak istediğini belirtiyor. Neticede eline ne geçerse denize atıyor. Denizin içinde bütün bu çöpleri yiyen bir çöp canavarı olduğunun farkında değil. Artık Karagöz denize balık avlamaya çıktığında yine eline geçenleri denize atmaya devam ediyor. İşte bu sırada çöp canavarı artık dayanamıyor ve Karagöz’e bütün bu çöpleri iade etmeye başlıyor. İade sırasında oldukça sinirleniyor çöp canavarı ve bir anda Karagöz’ü yutuveriyor. Yuttuktan sonra da birçok gelişmeler oluyor. Bütün bu gelişmeleri merak ediyorsak bence oyunu seyretmeye değer.” değerlendirmesini yaptı.

Karagöz ve Hacivat’ın tarihten bugüne günceli her zaman yakalamayı başaran bir mizah türü olduğuna dikkati çeken Özek, “Tabi ki yalnız günlük olaylar Karagöz’ün dağarcığında yer almadı. Bunun dışında gerçeküstü hikayeler ve aşk hikayeleri de Karagöz’de her zaman yer aldı. İşte biz günümüzde Karagöz’ü devam ettirmek istiyorsak Karagöz’ü iyi anlamamız gerekiyor. Karagöz’ün günü anlattığını anlamamız gerekiyor. O zaman Karagöz’ümüz başarıya ulaşacak. Bu oyunumuzda bugünün sorunundan dem vurmaya çalıştık. Umarım başarılı olmuşuzdur.” şeklinde konuştu.

“Dinamik ve güçlü bir sahne arkası oldu”

Oyunculardan Gökçe Kurt Elitez ise Cengiz Özek’in uzun yıllardır icra ettiği oyunun bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Çalışmanın dinamik ve çok güçlü bir sahne arkası olduğunu vurgulayan Elitez, “Oyun üzerine ekip olarak çalıştık Devlet Tiyatrosu’nda. Normalde hayalbazlar sahne arkasında tek başlarına bütün figürleri oynatırlar fakat Devlet Tiyatrosu’nda biz bunu birkaç arkadaşımız birlikte paylaştık.” şeklinde konuştu.

Elitez, oyunun konusu ve amacına ilişkin ise “Hem çocuklara kendi kültürümüz olan milli değerimiz olan gölge sanatını Karagöz ile anlatmak hem de doğamızın korunmasına dair mesajı geleneksel oyunumuzla vermek amacımız.” görüşünü paylaştı.

Çöp Canavarı oyununda tiyatro oyuncuları Onur Soysal Pehlivan, Kamil Gençtürk ve Burak Çağlar da kuklaları oynatan isimler arasında yer alıyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cop-canavari-karagoz-ve-hacivat-konseptli-oyun-minik-izleyicilerle-bulustu/feed/ 0
Survivor’da nefesler tutuldu, Yunus Emre ile Yaman arasında gerginlik yaşandı https://www.haber28.com.tr/survivorda-nefesler-tutuldu-yunus-emre-ile-yaman-arasinda-gerginlik-yasandi/ https://www.haber28.com.tr/survivorda-nefesler-tutuldu-yunus-emre-ile-yaman-arasinda-gerginlik-yasandi/#respond Thu, 02 May 2024 04:51:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16487 Survivor’da nefesler tutuldu. Adada elenenlerden sonra geriye kalan güçlü yarışmacılar, oyunları daha çetin hale getirmeye başladı.

Saniyelerle zorlu mücadeleyi kazanan Kırmızı Takım rahat bir nefes aldı. Konseye moralsiz giden Mavi takım ise haftanın ilk eleme adayını oylayarak belirledi.

YAMAN İLE YUNUS EMRE YİNE GERİLDİ

Geçtiğimiz hafta parkurda birbirlerini iterek düşüren ve ardından kavga eden Yunus Emre ile Yaman yeniden karşı karşıya geldi. Bu hafta da parkura çıkan Yunus Emre ile Yaman yeniden bir noktada sıkıştı ve oyun sonrası gerginlik yaşandı.

Oyun esnasında Yaman’ın arkadaşları zorlamaması gerektiğini kenardan bağırarak söyledi. Oyunu Yunus Emre kazandı ve ortam iyice gerildi. Yaman’a arkadaşları “niye ortak engelde adama sarılıyorsun” dedi.

Olaya Atakan ve Hilmi Cem de müdahil olmak isteyince ortalık bir anda karıştı. Yunus Emre de Yaman’a “Ben artık ortak engellerde sana yol vermeyi düşünüyorum” dedi ve olay tatlıya bağlandı.

MERVE AĞLAYARAK İSYAN ETTİ

Kırmızı Takım’daki Merve “3 gün önce kavalımı vurdum o şişti. Buz yapıyorum ayağımı havaya kaldırıyorum, her şeyi yapıyorum ama geçmiyor. Ayak bileğim olduğu gibi şişti ve morardı.

Bazen insanlar inanmıyorlar burada oyun oynarken, ‘el klasikolar, bilerek yapıyorlar, oyun kaybetti bak kenara çekildi’ gibi sözler söyleniyor.

Ben hiçbir zaman oyun kaybetsem de kenara çekilmiyor. Bugün o kadar çok canım acıdı ki hiç kimseye bunu çaktırmadım. Çünkü bazen farklı konuşmalar olabiliyor.

Ama artık ağrımın şiddeti tepemde, çekemiyorum artık. Yalan değil yani yaşadığım şey gerçek. Herkes de görüyor. Çok kızgınım ve sinirliyim” dedi.

YAMAN VE YUNUS EMRE İLE YAŞANANLAR NORMAL DEĞİL

Konseyde konuşan Acun Ilıcalı “Pınar konuşmalarıyla mücadelesiyle bu sene Survivor’da iz bıraktı. Pınar Ada’ya veda etti, bundan sonraki hayatında başarılar diliyorum” dedi.

Ilıcalı oyun esnasında Yunus Emre ile Yaman arasında yaşananlarla ilgili “Bu görüntüler normal görüntüler değil” diyerek iki taraftan da olayı dinledi.

Yaman “Yunus Emre ile daha önce de olayımız olmuştu. Ortak engelde sorunlar oldu. Öncelikle Emre’nin ailesinden özür diliyorum, kendi ailemden özür diliyorum. Çok güzel bir haber aldı Emre sonrasında kendisini öptüm ve tebrik ettim.

Biz aramızda hallettiğimizi düşünüyorum. Bir daha olmayacak diye düşünüyorum” dedi. Yunus Emre de “Olanları Yaman’ın hırsına veriyorum. Survivor’da kalmayı ve kazanmayı çok istiyor kardeşim. İlk engelde beni bayağı sıkıştırdı.

Dilerim artık böyle şeyler yaşanmaz. Bana da bir güncelleme geldi. Baba oluyorum. Üstünü kapatmak istiyorum. Güzel bir kardeşim” dedi.

YUNUS EMRE’YE DE YAMAN’A DA CEZA VERİLDİ

Acun Ilıcalı “Öncelikle seni zaptetmeye çalışan ve künde yiyen bir Poyraz var. Bir bölümü daha var olayın. Bel altı konuşma dedik sana kaç kere.

Saldırmaya kalkmışsın tutanları yere devirmişsin, söyle ben ne yapayım. Öyle bir şey yapıyorsun ki bize alan bırakmıyorsun. Yaman sana gelelim, olayı çıkaran sensin, sen saldırmışsın Yunus Emre konuyu orada bağlasa iş bitecek ve enteresan laflar ediyorsun.

Yaman sana 2 ödül ceza veriyoruz. Yunus Emre’ye de 1 ödül ceza veriyoruz. Bugün cezan bitmişti ama kendini tutmak zorundasın. Yunus Emre sana yarın iletişim ödülü veriyoruz.

Görüşmen lazım, böyle bir hakkın olduğunu düşünüyoruz. Yarın görüşebileceksin” dedi.

MAVİ TAKIM’DA BİR PROBLEM VAR

Acun Ilıcalı “Mavi Takım’da başka bir problem daha var, o problem de Ogeday. Bu konuyu konuşacağız ama özel bir konu olduğu için ve sadece Mavi Takım’ın bilmesi gereken bir şey olduğu için Mavi Takım ile özel bir konsey yapacağız Ogeday ile ilgili.

Ve sonrasında Kırmızı Takım’la paylaşacağız. Ama Mavi Takım ile özel olarak konuşmamız gerekiyor” dedi.

İLK ELEME ADAYI BELLİ OLDU

Mavi Takım’da konseyde yapılan oylamada Hakan’a 5 oy çıktı ve yeniden eleme adayı oldu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/survivorda-nefesler-tutuldu-yunus-emre-ile-yaman-arasinda-gerginlik-yasandi/feed/ 0
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yılında ‘1915 Bir Hilal Uğruna’ oyunu sahnelenecek https://www.haber28.com.tr/canakkale-deniz-zaferinin-109-yilinda-1915-bir-hilal-ugruna-oyunu-sahnelenecek/ https://www.haber28.com.tr/canakkale-deniz-zaferinin-109-yilinda-1915-bir-hilal-ugruna-oyunu-sahnelenecek/#respond Tue, 30 Apr 2024 07:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16278 Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı Devlet Halk Dansları Topluluğu tarafından hazırlanan “1915 Bir Hilal Uğruna” oyunu, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yılı etkinlikleri kapsamında 19 Mart’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sanatseverlerle buluşacak.

İlk olarak Çanakkale Zaferi’nin 100. yıl dönümünde 2016’da sahnelenen oyuna dair AA muhabirine konuşan Devlet Halk Dansları Topluluğu Sanat Yönetmeni Yıldız Çankaya Sargın, yoğun bir çalışma yaptıklarını belirterek, oyunun Çanakkale şehitleri anısına hazırlandığını söyledi.

Sargın, oyunda, Çanakkale’de yaşananları bir hemşirenin gözünden anlattıklarını belirterek, “Onbeşlilerimizin, Mehmetçiğimizin elinde can verdiği, vatan uğruna verilen canların acısını hisseden bir hemşirenin anlatımıyla geçiyor oyun. Aynı zamanda burada neden olduklarını, ne için ve ne uğruna savaştıklarını bilmeyen, bu savaşı aslında baştan kaybeden Anzakları da anlatıyoruz.” dedi.

Bundan önceki oyunlarda seyirciden büyük takdir gördüklerini anlatan Sargın, şöyle devam etti:

“Çanakkale, Kurtuluş Savaşı’mızın da meşalesidir, Cumhuriyet’imizin kuruluşunun kapısıdır. Bu anlamda önem arz ettiğini düşünerek biz tüm yüreğimizi ortaya koyarak çalıştık. Bizim oyunumuzu izleyip ‘Bir gecede Çanakkale tarihini öğrendi benim yavrum’ diyen velilerimiz geldi. Bunlar bizi çok mutlu ediyor. Arzuladığımız şey seyircimizin duygularına ulaşmak. Buna ulaşabilmek için hem görsel hem işitsel hem içinde sinemanın, dansın ve dış sesin olduğu bir zaman tünelini açıp, bizi o döneme götürecek bir şey denemiş olduk.”

Sargın, uzun zaman sonra yeniden sergilenecek oyuna İstanbul’daki tüm tiyatroseverlerin gelmesi temennisinde bulundu.

“O dönemin insanının duygularını anlamaya çalışıyoruz”

Oyunda dansçı ve repetitör olarak görev yapan Ceyhun Yıldırım, “Topluluğumuz bu projeyi Çanakkale Zaferi’nin 100. yılında ilk kez sahnelemişti. Şimdi zaferin 109. senesinde ve Cumhuriyet’imizin 100. yılında tekrar bu önemli eseri sahneleme fırsatı bize doğdu. Bizim için çok kıymetli, çok duygu yüklü anlar yaşıyoruz provada. Temsil anında da elbette aynısı olacak.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, tüm ekibin Çanakkale ruhuna bürünerek rollerini icra ettiğini anlatarak, şunları aktardı:

“O dönemin insanının duygularını anlamaya çalışıyoruz. Bu elbette mümkün değil ama ‘Bir Hilal Uğruna’ eseri, topluluğumuz için ve biz emek veren dansçılar için çok kıymetli. Çok çaba sarf ettik, çok kıymetli provalar yaptık. Bu işin bir parçası olmaktan, o tarihi zaferi yeniden sahneye uyarlayan ekibin bir parçası olmaktan çok mutluyuz ve çok gururluyuz.”

“Umarım seyirci de benim hissettiğim duyguları yaşar”

Projede yer alan tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu Azra Bölek Güllü, Devlet Halk Dansları Topluluğunda 18 yıldır görev yaptığını dile getirerek, “Biz bu projeyi daha önce 2016’da Ankara’da canlandırdık ve etkisi hala üstümde. O zaman oyunculuk kısmında yer almamıştım ama şu an oyuncu olarak da yer alacağım.” dedi.

Güllü, oyunda ana karakterlerden hemşireyi canlandırdığını kaydederek, “O dönemki savaşa, o küçücük çocukların ölümüne şahit olan, yardım etmeye çalışan, bütün acıyı hisseden bir kadını canlandırıyorum. Şu an bile düşündükçe ve konuştukça tüylerim ürperiyor aslında. Önemli karakterlerden biri benim için. Umarım seyirci de benim hissettiğim duyguları yaşar ve benimle beraber heyecanlanır.” görüşünü paylaştı.

“350 kişilik bir kadroyla çıkacağız sahneye”

Oyunun sahne amiri olarak görev yapan Vehbi Bora Kılınç ise “1915 Bir Hilal Uğruna”nın multidisipliner bir oyun olduğunu belirterek, “350 kişilik bir kadroyla çıkacağız sahneye. Görsel bir şov olacak. Dans, görüntü, müzik, efektler ve dekorlar bunu tamamlayacak.” diye konuştu.

Kılınç, tek sahnede farklı grupları idare etmenin zor bir görev olduğuna dikkati çekerek, “Devlet Halk Dansları 60 kişiden oluşuyor. Onun dışında çocuk topluluğumuz ve gençlik topluluğumuzu bir araya getirdiğimiz uzun provalar olacak. Sahne provaları, çizgi provaları, ışık provaları, dekor provaları, kostüm provaları… Ama yetiştireceğiz.” dedi.

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yılında başta Mustafa Kemal Atatürk ve savaşta şehit düşen askerlerin anısına saygı niteliği taşıyan “1915 Bir Hilal Uğruna”, 19 Mart saat 21.00’de AKM’nin Türk Telekom Opera Salonu’nda sahnelenecek.

Etkinliğin biletleri, “biletinial.com” adresi üzerinden temin edilebilecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/canakkale-deniz-zaferinin-109-yilinda-1915-bir-hilal-ugruna-oyunu-sahnelenecek/feed/ 0
Erdoğan: CHP milletin aklıyla alay etti, deste deste paralarla oyun kirlendi https://www.haber28.com.tr/erdogan-chp-milletin-akliyla-alay-etti-deste-deste-paralarla-oyun-kirlendi/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-chp-milletin-akliyla-alay-etti-deste-deste-paralarla-oyun-kirlendi/#respond Sun, 28 Apr 2024 22:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16084 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “(CHP) Kurdukları çapraşık oyunla milletin aklıyla alay ettiler. İşin içine deste deste paraların da girmesiyle bu oyun iyice kirlendi.” dedi.

Erdoğan, Beşyol Meydanı’nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, dün Hakkari’den dönerken geçirdiği trafik kazasında vefat eden AK Parti Van İl Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Eryiğit’e Allah’tan rahmet, ailesi ve AK Parti Van teşkilatına başsağlığı ve sabır diledi.

İpek Yolu’nun hiç sönmeyen kutup yıldızı, medeniyet beşiği, tabiatıyla, kültürüyle, insanıyla dünyanın gıpta ettiği Van’da olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, “Hasretin cana düşer, çekmesi bana düşer, Fizanlı olsak bile gönlümüz Van’a düşer.” dizelerini okudu.

Erdoğan, Van’a düşen gönüllerini hasret pınarından kana kana doyurmak için her fırsatta Van’a koştuklarını ifade etti.

İyi günlerinde, kötü günlerinde hep Van’ın yanında olduklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Özü sözünden, sözü özünden ayrılmayan, Hak ve hakikatin şehri Van’ın da kendilerini hep bağrına bastığını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz mayıs seçimlerinde, Cumhurbaşkanlığında yüzde 38,5’luk oy oranıyla şahsıma verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Tabii, bu oy oranı Van ile aramızdaki muhabbeti, gönül bağını, vefayı ifade etmekten çok uzaktır. Mayıs seçimlerinde karşımızdaki CHP adayı etrafında birleştiler. Ülkemizde tek parti faşizmi döneminin acılarını bilmeyen, yaşamayan, dinlemeyen yoktur. Yeniden bu zihniyeti diriltmek için var gücüyle çalışan CHP’yi ve adayını getirip sizlere dayattılar. Sizlerin, kapınızın önünden geçirmeyeceğiniz isimleri iradenize ipotek koyarak Meclis’e taşıdılar. Hatta cumhurbaşkanı yapmak istediler, Van’ı da bu oyuna alet ettiler. Oysa ‘şehirler içinde divan kurulsa ehli irfan Van’ı birinci seçer’ derler. İşte bu Van’ı götürüp tek parti faşizminin temsilcisi CHP ve onun kifayetsiz yöneticilerinin ihtiraslarına kurban ettiler. Bugün aynı oyunu yine sahnelemenin peşindeler. Fiyakalı ifadelerle gizlemeye, saklamaya, gözlerden kaçırmaya çalıştıkları ittifaklarla sizlerin iradesini bir kez daha satılığa çıkarttılar.”

Erdoğan, alanda açılan, “Mutfaktan konuşanların sonunu gördük ama balkondan konuşanlar çok şükür karşımızda”, “Havada, karada, denizde, her yerdeyiz, biz bu seçimde Reis’leyiz”, “Yollarda Togg, havada KAAN, kalbimizde Recep Tayyip Erdoğan” pankartlarını okudu.

“Utanma bilmeyen suratlara milli irade tokadını vuracaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Al poşu, ver kalpak pazarlığına girdiler. Şu ilçe senin, bu belediye meclis üyesi benim hesabı yaptılar. Kazanmak için değil kaybettirmek için çalış mantığını devreye soktular. Kurdukları bu çapraşık oyunla milletin aklıyla alay ettiler. İşin içine deste deste paraların da girmesiyle bu oyun iyice kirlendi. Bağırarak, çağırarak, yalan üstüne yalan söyleyerek, arsızca etrafa saldırarak, kibirle milleti aşağılayarak, kimse kendini bu kirden arındıramaz. Milletimiz bu sinsi ve kirli oyunların hesabını 31 Mart’ta sandıkta soracak. Utanma bilmeyen suratlara milli irade tokadını vuracaktır.”

Alandaki coşkuya ve katılıma dikkati çeken Erdoğan, “Şimdi girerken arkadaşlara sordum. Verdikleri rakam 55 bin, maşallah.” ifadesini kullandı.

Bir vatandaş tarafından açılan, “Vanlıyız, şanlıyız, biz Reis’e sevdalıyız” pankartını okuyan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ben de sizlere sevdalıyım. Sizleri karanlık gündemlerine meze etmek isteyenlere hak ettikleri dersi vermeye var mısınız? Vanlının iradesini sapkın ideolojilere, zübük siyasetçilere peşkeş çekmeye çalışanlara ‘dur’ demeye var mısınız? Van’ın geleceğini umursamayanları, maşeri vicdanda mahkum etmeye var mısınız? Van’ı kendisi için değil, emperyalistlere hizmet için enerjisini sömürenlerden kurtarmaya var mısınız? İşte benim gönüldaşım, yoldaşım, ahiretliğim Van budur.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-chp-milletin-akliyla-alay-etti-deste-deste-paralarla-oyun-kirlendi/feed/ 0
Steam İlkbahar İndirimi Başladı: İşte Göze Çarpan Oyunlar https://www.haber28.com.tr/steam-ilkbahar-indirimi-basladi-iste-goze-carpan-oyunlar/ https://www.haber28.com.tr/steam-ilkbahar-indirimi-basladi-iste-goze-carpan-oyunlar/#respond Sun, 28 Apr 2024 05:49:01 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16040 Dünyanın en büyük dijital oyun mağazası Steam’de merakla beklenen İlkbahar İndirimi başladı. Bu kapsamda EA SPORTS FC 24’ten Red Dead Redemption 2’ye, STAR WARS Jedi: Survivor’dan The Last of US Part 1’e birçok popüler yapım, düşük fiyata alınabilir oldu. İşte Steam İlkbahar indirimi sırasında göze çarpan oyunlar…

Steam İlkbahar İndirimi sırasında öne çıkan oyunlar

Bilindiği üzere Steam, geçtiğimiz aylarda aldığı kararla Türk lirasını platformdan kaldırdı ve artık MENA-USD ile işlem yapılmaya başlandı. Bu değişiklikle birlikte artık oyun satın alımları TL yerine dolar üzerinden gerçekleştiriliyor. Doların devreye girmesiyle beraber maalesef fiyatlarda kaçınılmaz bir yükselme söz konusu oldu. Bu doğrultuda fiyatlarda önceki indirimlere kıyasla bir fark görebilirsiniz.

Kampanya kapsamında EA SPORTS FC 24, yüzde 80 indirim ile birlikte 69.99 dolardan (2 bin 255 TL) 13.99 dolara (450 TL) düştü. Dünyanın en iyi hikayeli oyunlarından Red Dead Redemption 2 ise 59.99 dolar (bin 931 TL) yerine 19.79 dolar (637 TL).

Epic Games Bahar İndirimleri başladı! EA SPORTS FC 24 için yüzde 80 indirim

Steam İlkbahar İndirimi sırasında göze çarpan oyunlar şu şekilde sıralandı;

OyunNormal Fiyatıİndirimli Fiyatı

EA SPORTS FC 2469.99 dolar (2 bin 255 TL)13.99 dolar (450 TL) | -80%Grand Theft Auto 5 (Premium)39.98 dolar (bin 287 TL)14.98 dolar (482 TL) | -63% Red Dead Redemption 259.99 dolar (bin 931 TL)19.79 dolar (637 TL) | -67% God of War49.99 dolar (bin 609 TL)24.99 dolar (804 TL) | -50%Alan Wake14.99 dolar (482 TL)4.49 dolar (144 TL) | -70 Hogwarts Legacy59.99 dolar (bin 931 TL)29.99 dolar (965,70 TL) | -50% Cyberpunk 207744.99 dolar (1.448 TL)22.49 dolar (724 TL) | -50%Tom Clancy’s Rainbow Six Siege15.99 dolar (514 TL)3.19 dolar (102 TL) | -80% Dead by Daylight10.49 dolar (337 TL)4.19 dolar (134 TL) | -60% STAR WARS Jedi: Survivor69.99 dolar (2 bin 255 TL)31.49 dolar (bin 14 TL) | -55% The Witcher 3: Wild Hunt (Complete Edition)29.99 dolar (965,70 TL)7.49 dolar (241 TL) | -75% The Last of US Part 159.99 dolar (bin 931 TL)40.19 dolar (bin 294 TL) | -33% Baldur’s Gate 334.99 dolar (bin 126 TL)31.49 dolar (bin 30 TL) | -10%It Takes Two39.99 dolar (bin 287 TL)9.99 dolar (321 TL) | -75% Marvel’s Spider-Man Remastered59.99 dolar (bin 931 TL)35.99 dolar (bin 158 TL) | -40% Battlefield 204259.99 dolar (bin 931 TL)8.99 dolar (289 TL) | -85% Far Cry 647.99 dolar (bin 545 TL)11.99 dolar (386 TL) | -75% Mortal Kombat 149.99 dolar (bin 609 TL)4.99 dolar (160 TL) | -90% Dying Light 2 Stay Human: Reloaded Edition39.99 dolar (bin 287 TL)19.99 dolar (643 TL) | -50% Dying Light (Enhanced Edition)19.49 dolar (627 TL)5.84 dolar (188 TL) | -70% Euro Truck Simulator 210.09 dolar (324 TL)2.52 dolar (81 TL) | -75% Left 4 Dead 25.79 dolar (186 TL)0.57 dolar (18 TL) | -90% Garry’s Mod5.79 dolar (186 TL)3.87 dolar (124 TL) | -33% Diablo 469.99 dolar (2 bin 255 TL)34.99 dolar (bin 126 TL) | -50%Mount & Blade 2: Bannerlord19.99 dolar (643 TL)11.99 dolar (386 TL) | -40% Sea of Thieves: 2024 Edition39.99 dolar (bin 287 TL)19.99 dolar (643 TL) | -50% The Forest10.49 dolar (337 TL)2.62 dolar (84 TL) | -75% Sons of The Forest14.99 dolar (482 TL)11.24 dolar (363 TL) | -25%

Son aylarda dolar kuru sürekli olarak arttığı için satın almak istediğiniz oyun için cebinizden çıkacak ücret de giderek yükseliyor. Bunu bilmenizde fayda var.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? İndirimli fiyatları nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

]]>
https://www.haber28.com.tr/steam-ilkbahar-indirimi-basladi-iste-goze-carpan-oyunlar/feed/ 0
Türk ve Yunan Sanatçılarının Ortak Yapımı: Romeo ve Juliet https://www.haber28.com.tr/turk-ve-yunan-sanatcilarinin-ortak-yapimi-romeo-ve-juliet/ https://www.haber28.com.tr/turk-ve-yunan-sanatcilarinin-ortak-yapimi-romeo-ve-juliet/#respond Sat, 27 Apr 2024 08:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15943 İngiliz yazar William Shakespeare’in asırlardır sahnelenen oyunu “Romeo ve Juliet”, bu kez Türk ve Yunan sanatçıların ortak çalışmasıyla iki ülkede izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Türkiye’deki Devlet Tiyatroları (DT) ile Yunanistan Pire Şehir Tiyatrosunun ortak yapımıyla, iki düşman ailenin birbirini seven genç evlatları Romeo ve Juliet’in aşk hikayesi, farklı bir yorumla anlatılacak.

AA muhabirine konuşan yönetmen Lefteris Yovanidis, “Romeo ve Juliet”in, Türk ve Yunan oyuncuların sahneleyeceği şekliyle nasıl uyarlanacağına ilişkin, “Gösterimizde farklı bir bakış yakalamak istedik. Capulet ailesinin Yunanca konuşmasına, Yunan olmasına ve Montague ailesinin de Türk olmasına ve Türkçe konuşmasına karar verdik.” dedi.

Yovanidis, iki ailenin kendi aralarında İngilizce konuşacağını belirterek, şöyle devam etti:

“Yaşadıkları yeri çok belirtmiyoruz. Buranın kime ait olduğunu söylemiyoruz. Oyunda İngilizce konuşan ve iki aile arasındaki düzeni sağlayan bir lider var. Defalarca dile getirilmiş ‘Romeo ve Juliet’ hikayesini, tüm hikayeyi burada inşa ediyoruz ancak bu kez çok fazla sayıda farklılıkları da ortak noktaları da olan iki halktan ilham alarak anlatıyoruz.”

“Sanat iyi gelir, barışı sağlar, sanat siyaset üstüdür”

Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Eray Eserol da projeyi DT Genel Müdürü Tamer Karadağlı’dan ilk duydukları andan itibaren bunun çok önemli olduğunu hissettiklerini belirtti.

“Romeo ve Juliet”in düşman ailelerin çocuklarının aşkını anlatan hikayesinin bu kez “Türk ve Yunan ailelerin çocuklarının aşkı” olarak yorumlanacağını vurgulayan Eserol, şunları kaydetti:

“Oyunda birbirine düşman iki ailenin çocukları birbirine aşık olur. Herkes bilir Romeo ve Juliet’in hikayesini. Düşman ailenin çocukları aşık olacakları yerde, iki düşman sanılan ülkenin çocukları aşık olsa, bu iki ülke de dünyaya düşman olmadıklarını, aslında sanatın gücüyle dostluğu, barışı istemenin mümkün olabildiğini gösterse nasıl olur diye düşündük.”

Eserol, oyunun önce Ankara, İstanbul ve İzmir’de, ardından Yunanistan’da sahneleneceğini kaydederek, “Projenin amacı da tekrar Türk-Yunan kardeşliğini buradan dünyaya göstermiş olacağız. Bu yolda da ümidimiz sonsuz. Sanat iyi gelir, barışı sağlar, sanat siyaset üstüdür.” diye konuştu.

“Çok güzel bir arkadaşlık kurduk”

Türk ve Yunan sanatçılardan oluşan ekip, provalarına Atina’da başladı.

“Juliet”i canlandıran Kalliopi Haska, projeyi “kendisi için büyük bir armağan” olarak nitelendirdi.

Haska, harika bir ekipleri olduğunu belirterek, “Hiçbirimiz kim Yunanistan’dan kim Türkiye’den diye düşünmüyor. Çok güzel bir arkadaşlık kurduk ve bunun için çok müteşekkirim.” dedi.

Türk ve Yunan ekiplerin harika bir uyum yakaladığına işaret eden Haska, “Yıllar sonra geriye bakıp yaptığımız bu işi ve birbirimizi unutmamız asla mümkün değil.” diye konuştu.

Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Şevki Çapa da Türk ve Yunan oyuncuların, ilk günden itibaren birbirini yıllardır tanıyormuş gibi sıcak bir ilişki kurduğunu anlatarak, “Yunanistan’daki provalarda, sanki hiç başka bir yere gelmemişiz hissi var. Buraya ilk girdiğimizde sanki devlet tiyatrosunun herhangi bir sahnesinde yaptığımız bir provaya, yıllardır oynadığımız arkadaşlarımızla bir provaya başlayacakmışız gibi o enerjiyle girdik.” ifadelerini kullandı.

Ekibin alışma sürecine bile gerek kalmadan birbiriyle hemen kaynaştığını vurgulayan Çapa, proje bittiğinde ayrılık anı için “O kısmı şimdiden bile düşündüğümde, nasıl bitecek diye bir his geliyor açıkçası.” dedi.

“Romeo”yu canlandıran, İstanbul Devlet Tiyatrosu sanatçısı Alp Ünsal, sadece birkaç haftadır birlikte prova yapmalarına rağmen Yunan oyuncularla adeta 5-6 yıldır birlikte kumpanya yapan bir ekip gibi hissettiklerini vurguladı.

Ünsal, oyuna ilişkin şunları kaydetti:

“Kardeşliğini daha çok vurguladığımız ama düşmanlığın sebebinin ne kadar da boş olduğunu irdelediğimiz bir güzel sahneleme fikri var sevgili yönetmenimiz Lefteris’in. Aksiyonu, komedisi çok yoğun başlayan bir oyun. Daha karanlık, daha dramatik bir oyunumuz var ama herkesin gönlüne dokunacak. Kardeş, komşu iki halk için çok güzel sözleri olduğuna inandığım, seyircinin de yüzünde buruk bir gülümseme ve biraz da yaşlı gözlerle çıkacağını düşündüğüm keyifli bir oyun.”

Oyun 3 dilde sahnelenecek

Oyun süresince, Türkçe, Yunanca ve İngilizce diyaloglar yer alacak. Seyircilere üst yazıyla çeviri imkanı sağlanacak.

Ekibin tecrübeli Yunan oyuncularından Rula Pateraki, “Romeo ve Juliet”in eski bir oyun olmasına rağmen bu kez 3 farklı dilde sergilennmesinin kendisi için farklı bir tecrübe olduğunu belirtti.

Pateraki, oyun için “Bu 3 dilli gösteri, halkların dostluğuna örnek teşkil edecek. İnsanların ve halkların birlikte yaşamasına ilişkin çok güçlü bir metin olduğu için de çok güzel bir yolculuk olacak. Tam olması gerektiği gibi.” ifadelerini kullandı.

İzmir Devlet Tiyatrosunda oyuncu Efe Akercan ise eserde Türkçe konuşan bir oyuncuya, Yunan oyuncunun bazen Yunanca cevap vermesini de örnek göstererek, “Aslında dilin bir öneminin de olmadığını galiba öyle bir yerde anlıyoruz çünkü duygular orada çok net anlaşılabiliyor. O açıdan bu projenin tam olarak böyle bir yerden fark yaratacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turk-ve-yunan-sanatcilarinin-ortak-yapimi-romeo-ve-juliet/feed/ 0
İsmail Kartal: ‘Çeyrek final camiamıza hayırlı olsun’ https://www.haber28.com.tr/ismail-kartal-ceyrek-final-camiamiza-hayirli-olsun/ https://www.haber28.com.tr/ismail-kartal-ceyrek-final-camiamiza-hayirli-olsun/#respond Sat, 27 Apr 2024 02:48:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15896 İsmail Kartal: “Çeyrek final camiamıza hayırlı olsun”

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal:

“Süper Kupa’nın daha iyi tarihte oynanmasından yanayız”

“İnşallah 3 kupayı da kazanırız”

İSTANBUL – Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Union SG maçı sonrası yaptığı açıklamada, “1-0 kaybetmemize rağmen turu geçen taraf olduk. Çeyrek finale yükselen taraf olduk. Camiamıza hayırlı olsun” dedi.

UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Turu rövanş maçında Fenerbahçe, Belçika ekibi Union Saint-Gilloise ile karşılaşırken sahadan 1-0 yenilgiyle ayrıldı. İlk maçta elde ettiği 3-0’lık sonuçla birlikte sarı-lacivertliler, çeyrek finale yükseldi. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, “İlk maçta gayet güzel bir oyun planıyla oyuncularımı o maça konsantre etmiştik. Plana sadık kalarak istediğimiz sonucu elde ettik. Bugün kazanarak turu geçmek istiyorduk. 3-0’ın verdiği avantajla taraftarı mutlu ederek kaybetmeden turu geçmekti hedefimiz. Rakip de ikinci yarı yapmış olduğu hamlelerle üzerimize geldi. 1-0 kaybetmemize rağmen turu geçen taraf olduk. Çeyrek finale yükselen taraf olduk. Camiamıza hayırlı olsun” diye konuştu.

“Süper Kupa’nın daha iyi tarihte oynanmasından yanayız”

7 Nisan’da Şanlıurfa’da oynanacak Süper Kupa finaliyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Kartal, “7 Nisan’da oynayacağımız maç bizi baya zorlayacak. Bu konuda biz daha geniş takvimde daha rahat ortamda maça çıkmayı çok isteriz. Başkanımızın federasyonla yapacağı görüşmeler nasıl bir sonuca varacak merak ediyorum. Biz de daha iyi bir tarihte oynanmasından yanayız” ifadelerini kullandı.

“3-4 günde maç oynamak kolay değil”

Sakat oyuncularla ilgili de bilgi veren sarı-lacivertlilerin teknik patronu, şöyle konuştu: “3-4 günde bir maç oynadığımız için kolay değil. Avrupa’da ve ligde oynamak kolay değil. Çok dengeli gitmeye çalışıyoruz. Pazar günü oynayacağımız Trabzonspor maçına kadar sağlık ekibiyle yapacağımız konuşmalar sonrası belli olacak.”

“İnşallah 3 kupayı da kazanırız”

“Sezon başından bugüne kadar Konferans Ligi’nde gidebileceğimiz yere kadar gitmekti hedefimiz. Bu akşam çeyrek finale yükseldik. Yine aynı düşüncedeyim. Süper Kupa ile ilgili; kupaya adayız. Biz Fenerbahçe futbol takımı olarak 3 günde bir maç oynuyoruz. Avrupa seyahati yapıyorsunuz ve maçlarda oyuncuların ne kadar yıprandığını biliyorsunuz. Bunların hepsinin sebebi var. Aşırı yıpranmalar sakatlıklara neden oluyor. Avrupa maçları yüksek tempolu maçlar oluyor. Kendi liginizde de aynı tempoda oynadığınız zaman yıpranmalar oluyor. Elimizdeki en sağlıklı oyuncularla maça çıkmayı hedefliyoruz. Önümüzde Süper Kupa, Konferans Ligi ve Süper Lig maçları var. İnşallah bunların 3’ünü de kazanırız diye düşünüyorum”

“3 puan almak için Trabzon’a gideceğiz”

Pazar günü oynanacak Trabzonspor müsabakası ile ilgili Kartal, “İlk devre çok kontrollü oyun oynadık bu plandı. Kontrollü oynayarak, atabiliyorsak atmak. İkinci yarı başlayamadık. Başlangıç konsantrasyonumuzu çok iyi değildi. Trabzonspor maçıyla ilgili bu tip maçlar her zaman tempolu olur. 2 camia arasında unutulmaz maçlara sahne olmuştur, onlar da iyi takım. Onların da son haftalarda yükselişi var. 3 puan almak için sakin kalıp, futbolumuzu oynamak için Trabzon’a gideceğiz” diye konuştu.

“İki tane kaliteli santrforum var”

Edin Dzeko ve Michy Batshuayi’nin performansının kendisini mutlu ettiğin ifade eden Kartal, şunları söyledi:

“İki tane çok kaliteli hem insan olarak hem oyuncu olarak çok kaliteli santrforum var. İkisi de birbirine çok saygı gösteriyor. Maç maç hangi oyuncumu kullanacağımı çok iyi biliyorum. Batshuayi geçen hafta Saint-Gilloise maçı öncesi, ‘Hocam beni nerede kullanacağını çok iyi biliyor’ demişti. İkisi de birbiriyle attığı gollerle yarışıyorlar. Ben de onlarla kurduğum diyaloglarla bugüne kadar iyi geldik.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ismail-kartal-ceyrek-final-camiamiza-hayirli-olsun/feed/ 0
Epic Games Store Bahar İndirimleri Başladı: İşte Öne Çıkan Oyunlar https://www.haber28.com.tr/epic-games-store-bahar-indirimleri-basladi-iste-one-cikan-oyunlar/ https://www.haber28.com.tr/epic-games-store-bahar-indirimleri-basladi-iste-one-cikan-oyunlar/#respond Sat, 27 Apr 2024 02:25:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15892 2018 yılında hayatımıza giren Epic Games Store, günümüzde dünyanın en büyük oyun mağazalarından birisi. Steam rakibi platform, her ay birçok etkinlik ile oyuncuları kendine çekmeye çalışıyor. Son olarak Epic Games Store’da Bahar İndirimleri başladı. İşte kampanya sırasında öne çıkan oyunlar…

Epic Games Store Bahar İndirimleri sırasında öne çıkan oyunlar

Epic Games Store’un Bahar İndirimlerinin bugün başlayacağı geçtiğimiz günlerde sızmıştı. Kısa süre önce başlayan kampanya ile birlikte popüler futbol oyunu EA SPORTS FC 24, 2 bin 99,99 TL’den 419,99 TL’ye düştü. Yüzde 80 oranında bir indirim söz konusu.

Dünyanın en iyi hikayeli oyunu olarak görülen Red Dead Redemption 2 ise yüzde 67 oranında indirim ile birlikte 1.499 TL’den 494,67 TL’ye düştü. Bir diğer popüler yapım The Witcher 3: Wild Hunt oyunuysa 829 TL yerine 207,25 TL’ye satılıyor.

NBA 2K24 ve Resident Evil 3! PS Plus oyunları açıklandı

Epic Games Store Bahar İndirimleri sırasında öne çıkan oyunlar şu şekilde sıralandı;

OyunNormal Fiyatıİndirimli FiyatıGeri Kazanma (%10)

EA SPORTS FC 242.099,99 TL419,99 TL (-80%)42 TLGrand Theft Auto 5 (Premium)749 TL374,50 TL (-50%)37,40 TLRed Dead Redemption 21.499 TL494,67 TL (-67%)49,47 TLGod of War899 TL449,50 TL (-50%)44,95 TLAlan Wake 2912 TL729,60 TL (-20%)72,96 TLAlan Wake Remastered49 TL16,17 TL (-67%)1,62 TLDead Island 2429 TL235,95 TL (-45%)23,60 TLHogwarts Legacy1.099 TL549,50 TL (-50%)54,95 TLCyberpunk 2077999 TL499,50 TL (-50%)49,95 TLTom Clancy’s Rainbow Six Siege229 TL45,80 TL (-80%)4,58 TLDead by Daylight451,05 TL225,52 TL (-50%)22,56 TLSTAR WARS Jedi: Survivor2.099,99 TL944,99 TL (-55%)94,50 TLThe Witcher 3: Wild Hunt (Complete Edition)829 TL207,25 TL (-75%)20,73 TLThe Last of US Part 11.099 TL736,33 TL (-33%)73,64 TLIt Takes Two1.199,99 TL299,99 TL (-75%)30 TLMarvel’s Spider-Man Remastered1.099 TL659,40 TL (-40%)65,94 TLBattlefield 2042599,99 TL89,99 TL (-85%)9 TLFar Cry 6699 TL174,75 TL (-75%)17,48 TLMortal Kombat 11.199 TL719,40 TL (-40%)71,94 TLDying Light 2 Stay Human (Ultimate Edition)1.632 TL1.077,12 TL (-34%)107,72 TLDying Light (Enhanced Edition)591 TL177,30 TL (-70%)17 TL

Satın alımlarda yüzde 10 geri kazanabilirsiniz

Bahar kampanyası kapsamında satın aldığınız oyunlar için yaptığınız ödemenin yüzde 10’u, Epic Games hesabınıza aktarılıyor. Örneğin indirim ile birlikte 419,99 TL’ye satılan EA SPORTS FC 24’ü satın alırsanız, 42 TL geri kazanabilirsiniz. Bunu da başka bir oyun satın almak için kullanabilirsiniz. Bu geri kazanma için bir alışveriş sınırı olmadığını da belirtelim. Yani 10 bin defa satın alım yaparsanız, 10 bin defa yararlanabilirsiniz.

Epic Games Store Bahar İndirimleri, 28 Mart tarihi itibariyle sonlanacak. Öte taraftan söz konusu bu oyunlar, birkaç ay önce daha düşük fiyatlardaydı. Döviz kurundaki artış sebebiyle rakamlar giderek yükseldi. Önümüzdeki aylardaki büyük indirimlerde daha yüksek fiyatlar görebiliriz.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? İndirimli fiyatları nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

]]>
https://www.haber28.com.tr/epic-games-store-bahar-indirimleri-basladi-iste-one-cikan-oyunlar/feed/ 0
Fenerbahçe, Union SG’yi yenilse de çeyrek finale yükseldi https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-union-sgyi-yenilse-de-ceyrek-finale-yukseldi/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-union-sgyi-yenilse-de-ceyrek-finale-yukseldi/#respond Sat, 27 Apr 2024 02:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15890 Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Union SG maçı sonrası yaptığı açıklamada, “1-0 kaybetmemize rağmen turu geçen taraf olduk. Çeyrek finale yükselen taraf olduk. Camiamıza hayırlı olsun” dedi.

UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Turu rövanş maçında Fenerbahçe, Belçika ekibi Union Saint- Gilloise ile karşılaşırken sahadan 1-0 yenilgiyle ayrıldı. İlk maçta elde ettiği 3-0’lık sonuçla birlikte sarı-lacivertliler, çeyrek finale yükseldi. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, “İlk maçta gayet güzel bir oyun planıyla oyuncularımı o maça konsantre etmiştik. Plana sadık kalarak istediğimiz sonucu elde ettik. Bugün kazanarak turu geçmek istiyorduk. 3-0’ın verdiği avantajla taraftarı mutlu ederek kaybetmeden turu geçmekti hedefimiz. Rakip de ikinci yarı yapmış olduğu hamlelerle üzerimize geldi. 1-0 kaybetmemize rağmen turu geçen taraf olduk. Çeyrek finale yükselen taraf olduk. Camiamıza hayırlı olsun” diye konuştu.

” Süper Kupa’nın daha iyi tarihte oynanmasından yanayız”

7 Nisan’da Şanlıurfa’da oynanacak Süper Kupa finaliyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Kartal, “7 Nisan’da oynayacağımız maç bizi baya zorlayacak. Bu konuda biz daha geniş takvimde daha rahat ortamda maça çıkmayı çok isteriz. Başkanımızın federasyonla yapacağı görüşmeler nasıl bir sonuca varacak merak ediyorum. Biz de daha iyi bir tarihte oynanmasından yanayız” ifadelerini kullandı.

“3-4 günde maç oynamak kolay değil”

Sakat oyuncularla ilgili de bilgi veren sarı-lacivertlilerin teknik patronu, şöyle konuştu: “3-4 günde bir maç oynadığımız için kolay değil. Avrupa’da ve ligde oynamak kolay değil. Çok dengeli gitmeye çalışıyoruz. Pazar günü oynayacağımız Trabzonspor maçına kadar sağlık ekibiyle yapacağımız konuşmalar sonrası belli olacak.”

“İnşallah 3 kupayı da kazanırız”

“Sezon başından bugüne kadar Konferans Ligi’nde gidebileceğimiz yere kadar gitmekti hedefimiz. Bu akşam çeyrek finale yükseldik. Yine aynı düşüncedeyim. Süper Kupa ile ilgili; kupaya adayız. Biz Fenerbahçe futbol takımı olarak 3 günde bir maç oynuyoruz. Avrupa seyahati yapıyorsunuz ve maçlarda oyuncuların ne kadar yıprandığını biliyorsunuz. Bunların hepsinin sebebi var. Aşırı yıpranmalar sakatlıklara neden oluyor. Avrupa maçları yüksek tempolu maçlar oluyor. Kendi liginizde de aynı tempoda oynadığınız zaman yıpranmalar oluyor. Elimizdeki en sağlıklı oyuncularla maça çıkmayı hedefliyoruz. Önümüzde Süper Kupa, Konferans Ligi ve Süper Lig maçları var. İnşallah bunların 3’ünü de kazanırız diye düşünüyorum”

“3 puan almak için Trabzon’a gideceğiz”

Pazar günü oynanacak Trabzonspor müsabakası ile ilgili Kartal, “İlk devre çok kontrollü oyun oynadık bu plandı. Kontrollü oynayarak, atabiliyorsak atmak. İkinci yarı başlayamadık. Başlangıç konsantrasyonumuzu çok iyi değildi. Trabzonspor maçıyla ilgili bu tip maçlar her zaman tempolu olur. 2 camia arasında unutulmaz maçlara sahne olmuştur, onlar da iyi takım. Onların da son haftalarda yükselişi var. 3 puan almak için sakin kalıp, futbolumuzu oynamak için Trabzon’a gideceğiz” diye konuştu.

“İki tane kaliteli santrforum var”

Edin Dzeko ve Michy Batshuayi’nin performansının kendisini mutlu ettiğin ifade eden Kartal, şunları söyledi:

“İki tane çok kaliteli hem insan olarak hem oyuncu olarak çok kaliteli santrforum var. İkisi de birbirine çok saygı gösteriyor. Maç maç hangi oyuncumu kullanacağımı çok iyi biliyorum. Batshuayi geçen hafta Saint-Gilloise maçı öncesi, ‘Hocam beni nerede kullanacağını çok iyi biliyor’ demişti. İkisi de birbiriyle attığı gollerle yarışıyorlar. Ben de onlarla kurduğum diyaloglarla bugüne kadar iyi geldik.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-union-sgyi-yenilse-de-ceyrek-finale-yukseldi/feed/ 0
Fenerbahçe, Union Saint-Gilloise’i eleyerek çeyrek finale yükseldi https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-union-saint-gilloisei-eleyerek-ceyrek-finale-yukseldi/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-union-saint-gilloisei-eleyerek-ceyrek-finale-yukseldi/#respond Sat, 27 Apr 2024 02:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15887 UEFA Avrupa Konferans Ligi son 16 turunda Belçika’nın Union Saint- Gilloise ekibini eleyerek çeyrek finale yükselen Fenerbahçe’nin teknik direktörü İsmail Kartal, “Çeyrek finale yükseldik, camiamıza ve ülkemize hayırlı olsun.” diye konuştu.

Ülker Stadı’nda oynanan mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Kartal, ilk maçta iyi bir oyunla ve oyuncuların oyun planına sadık kalmasıyla istedikleri sonucu elde ettiklerini hatırlattı.

Turu geçmek için sahaya çıktıklarına dikkati çeken Kartal, “Bu akşam aynı ciddiyetle turu geçmek istiyorduk. Kazanamasak da kaybetmeyerek, 3-0’ın avantajını kullanarak, kaybetmeden turu geçmekti hedefimiz. İkinci yarıya iyi başlayamadık, rakip de üzerimize geldi. 1-0 kaybetmemize rağmen turu geçen taraf olduk. Çeyrek finale yükseldik, camiamıza ve ülkemize hayırlı olsun.”

Çeyrek final maçlarının 11 ve 18 Nisan’da oynanacak olmasının hatırlatıldığı Kartal, 7 Nisan’da Şanlıurfa’da Galatasaray ile oynanması planlanan Süper Kupa maçının tarihinin kendilerini zorlayacağını vurgulayarak şöyle devam etti:

“7 Nisan’da oynayacağımız maç bizi zorlayacak. Daha geniş bir takvimde, daha rahat bir ortamda maça çıkmayı çok isteriz. Başkanımızın federasyonla yapacağı görüşmeler nasıl bir sonuca varacak, biz de merak ediyoruz. Mücadelenin daha iyi bir tarihte oynanmasından yanayız.”

“Aşırı yıpranma sebebiyle futbolcularda sakatlıklar yaşanıyor”

Takımın 3 günde bir maça çıkması sebebiyle işlerinin kolay olmadığını sözlerine ekleyen Kartal, “Bu tempoyu sürdürmek de kolay değil. Sakatlarımızın durumu henüz belli değil. Osayi’de şu anda bir sıkıntı yok. Mert Hakan’ın durumu belli değil. Sağlık ekibiyle yapacağımız görüşmenin ardından sakatların durumu belli olacak.” açıklamasını yaptı.

Lig, UEFA Avrupa Konferans Ligi ve Süper Kupa’da hedeflerinin 3 kupayı da kazanmak olduğunu dile getiren Kartal, şunları söyledi:

“Şampiyonluk yarışında hedefimiz devam ediyor. UEFA Avrupa Konferans Ligi’nde de hedefimizi gidebildiğimiz yere kadar gitmek anlamında koymuştuk. Süper Kupa’ya da talibiz. 3 günde bir maç oynuyoruz. Burayı daha iyi anlatmak istiyorum. Bir Avrupa ülkesine gidip, 3 saat uçakta yolculuk edip, otelde kalıp sonra dönmek insanı yıpratıyor. Mesela geçen hafta Pendikspor karşısında ilk yarıda iyi oynayamadık. Aşırı yıpranma sebebiyle futbolcularda sakatlıklar yaşanıyor. Rakibimizde de aynı durum söz konusu. Bizimle oynadıkları maçın ardından evlerinde 1-1 berabere kaldılar. Avrupa maçlarında aşırı yıpranma oluyor. Sakatlıklar olabiliyor. Bütün bunları masaya yatırarak maç maç düşünüyoruz, elimizdeki en sağlıklı oyuncularla devam ediyor. Hedeflerimiz var, şampiyonluk, UEFA Avrupa Konferans Ligi ve Süper Kupa. Bunları yaparken de inşallah bu üç kupayı kazanırız.”

Ligde hafta sonunda oynanacak Trabzonspor mücadelesiyle ilgili de konuşan Kartal, “Bugün ilk devrede kontrollü bir oyun oynadık. Takım ve oyuncularımın çok yıpranmaması adına kontrollü oynayarak, atabiliyorsak atmak, atamıyorsak da yemeden turu geçmeyi hedefledik. İlk yarıda bunu yaptık ama ikinci yarıda konsantrasyonumuz çok iyi değildi. Trabzonspor gibi rakiplerle oynanan maçlar her zaman tempolu olur. İyi bir takım ve son haftalarda yükselişleri var. Biz bugüne kadar nasıl yaptıysak, 3 puanı almak için işimizi yapmaya devam edeceğiz.” diyerek devam etti.

Son olarak Batshuayi ve Dzeko hakkında konuşan Kartal, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“2 tane hem insan olarak hem de oyuncu kalitesi olarak önemli santrforlarım var. Maç maç hangi oyuncumu kullanacağımı çok iyi biliyorum. Batshuayi, Belçika’daki maçta da ‘Hocam beni ne zaman kullanacağını çok iyi biliyor.’ demişti. Onlar birbirlerine saygı gösteriyor. Attıkları gollerle yarışıyorlar ve takıma saygı gösteriyorlar. Şu ana kadar güzel geldik ve güzel gidiyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-union-saint-gilloisei-eleyerek-ceyrek-finale-yukseldi/feed/ 0
Mert Hakan Yandaş: ‘Yarın aynı iştahla, plana sadık kalarak sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz’ https://www.haber28.com.tr/mert-hakan-yandas-yarin-ayni-istahla-plana-sadik-kalarak-sahaya-cikip-turu-gecmek-istiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/mert-hakan-yandas-yarin-ayni-istahla-plana-sadik-kalarak-sahaya-cikip-turu-gecmek-istiyoruz/#respond Tue, 23 Apr 2024 03:12:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15407 – Mert Hakan Yandaş: “Yarın aynı iştahla, plana sadık kalarak sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz”

Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş:

“Kimseyi hedef almadım. Futbolda kalan herkese saygım sonsuz”

“Şampiyon olacaksak benimde ismimin bu hikayede geçmesini çok istiyorum”

İSTANBUL – Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, Union SG maçı hakkında yaptığı açıklamada, ilk karşılaşmayı 3-0 kazandıkları için rehavete kapılmak istemediklerini söyleyerek, “Yarın aynı iştahla, plana sadık kalarak, sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz” dedi.

UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Turu rövanş maçında Fenerbahçe yarın saat 20.45’te sahasında Belçika takımı Union SG ile mücadele edecek. Karşılaşma öncesinde Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, Samandıra Can Bartu Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe olarak, Türkiye’yi Avrupa kupalarında nisan ayına taşımak istediklerini söyleyerek sözlerine başlayan Mert Hakan Yandaş, “Camia ve takım olarak öncelikli hedefimiz budur. İlk maçımız bizim açımızdan iyi geçmesi güzel bir durum oldu. İyi oyuncuları olan sisteme bağlı sert bir takıma karşı oynadık. 3-0’lık bir sonucu biz de beklemiyorduk. Takım, orada plana sadık kalarak, taktik disiplinle inanılmaz bir mücadele ve özveri gösterdi. 3-0’la buraya gelmek çok büyük avantaj ama bu turun bittiği ve çeyrek finale kaldığımızı göstermez. Yarın aynı iştahla plana sadık kalarak sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz. Bunu başarabileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Kimseyi hedef almadım. Futbolda kalan herkese saygım sonsuz”

Kasımpaşa ve Pendikspor maçlarında attığı golleri ve hislerini paylaşan Yandaş, “İdmanlarda zaten özel olarak bütün oyuncular idmandan sonra şut çalışması yapıyoruz. Birbirimizle yarışma halinde oluyor. Bu yüzden de ceza sahası dışından atılan gol olarak takımımız öndedir. O özellikli topa iyi vuran birçok oyuncumuz var. 2 haftadır üst üste gol atmam benim için mutluluk verici bir durum. Ama bundan ziyade takımın kazanması benim için daha önemli. Gol atmanın duygusu tabii bambaşka ama 3 puan almadıktan sonra hiçbir önemi ve anlamı olmuyor. İnşallah bu böyle ben ya da başka bir olarak devam eder. Kim atarsa atsın kazanmaya devam ederiz. Gol sevincine gelince, oyuna odaklı kalmak istiyorum. Coşkuyla devam eden, kendi kulübemize kadar devam ettirdiğim ve bundan sonrada aynı şekilde devam ettireceğim bir gol sevinciydi. Kimseyi hedef almadım. Futbolda kalan herkese saygım sonsuz” diye konuştu.

“Şampiyon olacaksak benim de ismimin bu hikayede geçmesini çok istiyorum”

2 sene önce de İsmail Kartal yönetiminde iyi bir sezon geçirdiğinden bahseden Yandaş, “10-11 asist yapmıştım. Hocamızın oyun planı uyduğumu ve benden istediklerini yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bu sezona da çok iyi başladım ama talihsiz bir sakatlık yaşadım ve sonraki süreçler benim için çok yıpratıcı oldu. Malum Kayserispor maçı. Sakatlık ciddi bir şekilde tabanda oluşan ve 2 ay süren döndükten sonra da 3 haftalık çok kötü bir sürecim vardı. O süreçten nasıl çıkacağımı bilmiyordum ve beni çok yıpratmıştı. Ondan sonraki süreçte de ayrılma durumum konuşulmaya başladı. Bende 3,5 sezonun vermiş olduğunu bir emek vardı. Doğru ya da yanlış, iyi kötü zamanlarım oldu. Pes etmek istemedim. Kalmak istedim. O dönemde hocamızın zamanın gelecek ve yeri geldiğinde cevabını vereceksin gibi bir konuşmamız oldu. Buna hep inandım ve buna inanarak çalışmaya devam ettim. İlk Adana maçıyla birlikte başlayan süre alma serüvenim buraya kadar devam etti. Çok çalıştım ve kendimi affettirmek için bir şeyler vermem gerekiyordu. Şampiyonluk yolunda eğer şampiyon olacaksak benim de ismimin bu hikayede geçmesini çok istiyordum. Henüz başlangıç ve şampiyon olursak çok mutlu olurum” diye sözlerini noktaladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/mert-hakan-yandas-yarin-ayni-istahla-plana-sadik-kalarak-sahaya-cikip-turu-gecmek-istiyoruz/feed/ 0
Abdullah Avcı: Sadece sahanın içinde kalan bir Trabzonspor olacak https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-sadece-sahanin-icinde-kalan-bir-trabzonspor-olacak/ https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-sadece-sahanin-icinde-kalan-bir-trabzonspor-olacak/#respond Tue, 23 Apr 2024 03:00:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15405 Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Fenerbahçe maçına ilişkin olarak, “Sadece sahanın içinde, oyunun içinde kalan bir Trabzonspor olacak.” dedi.

Avcı, Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında sahasında Fenerbahçe ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdüren bordo-mavili takımın antrenmanı öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Bordo-mavili takımın teknik adamı, Trabzonspor taraftarının kendilerine destek verdiğinde her zaman fark yarattıklarını belirterek, bu nedenle pozitif desteklerini yine beklediklerini belirtti.

Ligde bütün hedeflerinin içinde olduklarını ifade eden Avcı, şöyle devam etti:

“Trabzonspor ile Fenerbahçe bu ülkenin en önemli domino taşları. Birçok müsabaka oynadılar bu zamana kadar, bundan sonra da oynayacaklar. Ne bir başlangıç ne bir son. Onun için taraftarımızdan sadece şunu rica ediyorum, takımlarına ne zaman pozitif destek verdilerse, oyunun içinde kaldılarsa, o enerjilerini bize verip sonuna kadar takımı desteklediklerinde biz bunun karşılığını aldık, bu tür maçlarda aldık. Ben sadece onlardan bunu rica ediyorum. Onun için topun oyunda daha fazla kaldığı sürenin, 68’e 105’te oyunun, oyun formasyonlarının ve oyuncu performanslarının konuşulduğu, bir müsabaka bütün arzumuz, isteğimiz bu. Bu şekilde de böyle keyifli enerjimiz yüksek, moralimiz iyi bir şekilde de maça hazırlanıyoruz. Umarım bunun karşılığını alırız.”

Avcı, karşılaşmanın sadece futbolun konuşulduğu bir müsabaka olmasını dileyerek, “Topun oyunda kaldığı fair play ruhunda, herkesin birbirine saygı gösterdiği bir müsabaka olmasını diliyoruz. Güzel hikayeler bırakıyor bu tür oyunlar. Onun dışındakiler zaten benim çok ilgilendiğim alanlar değil. Ben bunun dışında kalmaya yine devam edeceğim.” şeklinde konuştu.

-“İyi bir şekilde hazırlanıyoruz”

Artık günümüzde oyunun sadece bir yönü değil iki yönünün de oynandığını vurgulayan Avcı, şunları kaydetti:

“Bunu oyuncu profilleri belirliyor, rakibin formasyonları belirliyor. Geçen basın toplantısında da söyledim oyunun içinde formasyonlar değişiyor artık yani oyun o kadar hızla değişen ve gelişen bir oyun. Onun için biz yine Trabzonspor büyük takım, savunmasını da yapacak, hücumunu da yapacak. Duran topta ne yapacağını bilecek, taçta ne yapacağını, topun havada olduğu bölümü bilecek. Buna en iyi şekilde detaylı bir şekilde hazırlanıyoruz. Trabzonspor her zaman bu tür oyunları iyi oynamıştır. Dediğim gibi bizim enerjimiz yüksek ve moralimiz yerinde, iyi bir şekilde hazırlanıyoruz. Keyifli bir müsabaka, umarım futbolseverlere sadece dediğim gibi sahanın konuşulduğu hakemin dahi konuşulmadığı bir oyun olur.”

Avcı, Uğurcan Çakır’ın takımla antrenmanlara katıldığı belirterek, “Sağlık ekibinin ve kaleci antrenörünün kontrolünde ona göre çalışmalar yapıyor. Umarım hafta sonu bizimle birlikte olacak gibi duruyor.” dedi.

-“Takımda yüksek konsantrasyon var zaten”

Takımla bu hafta bir toplantı yapmadığını dile getiren Avcı, “Geri bildirim toplantısı yaptım geçen hafta, rakiple ilgili toplantıyı yarın ve ertesi gün. İkiye böldük hem savunma hem hücum olarak. Pratik çalışmaları iki gün içinde yapacağız. Savunmada hücumda neler yapacağız, analizler yapacağız. Takımda sadece genel olarak bu maça hazırlanmada yüksek konsantrasyon zaten var. Sadece sahanın içinde oyunun içinde kalan bir Trabzonspor olacak.” dedi.

Avcı, Orsic’in durumuyla ilgili bilgiler vererek, “Ona cuma günü karar vereceğim. Şu anda bütün sıcak temaslı oyunlara da girmeye başladı. Önceden joker kullanıyorduk, yavaş yavaş adaptasyonların, artık çalışmaların tamamında bulunuyor. Kendisiyle bir görüşme yapıp ona göre karar vereceğiz. Orsic, Fenerbahçe maçında 11 için olmaz, büyük bir sakatlıktan çıktı. Adaptasyonu yavaş yavaş, sadece kadroyla ilgili kendisiyle konuşacağım.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-sadece-sahanin-icinde-kalan-bir-trabzonspor-olacak/feed/ 0
Mert Hakan Yandaş: ‘Yarın aynı iştahla sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz’ https://www.haber28.com.tr/mert-hakan-yandas-yarin-ayni-istahla-sahaya-cikip-turu-gecmek-istiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/mert-hakan-yandas-yarin-ayni-istahla-sahaya-cikip-turu-gecmek-istiyoruz/#respond Tue, 23 Apr 2024 02:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15392 Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, Union SG maçı hakkında yaptığı açıklamada, ilk karşılaşmayı 3-0 kazandıkları için rehavete kapılmak istemediklerini söyleyerek, “Yarın aynı iştahla, plana sadık kalarak, sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz” dedi.

UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Turu rövanş maçında Fenerbahçe yarın saat 20.45’te sahasında Belçika takımı Union SG ile mücadele edecek. Karşılaşma öncesinde Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, Samandıra Can Bartu Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe olarak, Türkiye’yi Avrupa kupalarında nisan ayına taşımak istediklerini söyleyerek sözlerine başlayan Mert Hakan Yandaş, “Camia ve takım olarak öncelikli hedefimiz budur. İlk maçımız bizim açımızdan iyi geçmesi güzel bir durum oldu. İyi oyuncuları olan sisteme bağlı sert bir takıma karşı oynadık. 3-0’lık bir sonucu biz de beklemiyorduk. Takım, orada plana sadık kalarak, taktik disiplinle inanılmaz bir mücadele ve özveri gösterdi. 3-0’la buraya gelmek çok büyük avantaj ama bu turun bittiği ve çeyrek finale kaldığımızı göstermez. Yarın aynı iştahla plana sadık kalarak sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz. Bunu başarabileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Kimseyi hedef almadım. Futbolda kalan herkese saygım sonsuz”

Kasımpaşa ve Pendikspor maçlarında attığı golleri ve hislerini paylaşan Yandaş, “İdmanlarda zaten özel olarak bütün oyuncular idmandan sonra şut çalışması yapıyoruz. Birbirimizle yarışma halinde oluyor. Bu yüzden de ceza sahası dışından atılan gol olarak takımımız öndedir. O özellikli topa iyi vuran birçok oyuncumuz var. 2 haftadır üst üste gol atmam benim için mutluluk verici bir durum. Ama bundan ziyade takımın kazanması benim için daha önemli. Gol atmanın duygusu tabii bambaşka ama 3 puan almadıktan sonra hiçbir önemi ve anlamı olmuyor. İnşallah bu böyle ben ya da başka bir olarak devam eder. Kim atarsa atsın kazanmaya devam ederiz. Gol sevincine gelince, oyuna odaklı kalmak istiyorum. Coşkuyla devam eden, kendi kulübemize kadar devam ettirdiğim ve bundan sonrada aynı şekilde devam ettireceğim bir gol sevinciydi. Kimseyi hedef almadım. Futbolda kalan herkese saygım sonsuz” diye konuştu.

“Şampiyon olacaksak benim de ismimin bu hikayede geçmesini çok istiyorum”

2 sene önce de İsmail Kartal yönetiminde iyi bir sezon geçirdiğinden bahseden Yandaş, “10-11 asist yapmıştım. Hocamızın oyun planı uyduğumu ve benden istediklerini yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bu sezona da çok iyi başladım ama talihsiz bir sakatlık yaşadım ve sonraki süreçler benim için çok yıpratıcı oldu. Malum Kayserispor maçı. Sakatlık ciddi bir şekilde tabanda oluşan ve 2 ay süren döndükten sonra da 3 haftalık çok kötü bir sürecim vardı. O süreçten nasıl çıkacağımı bilmiyordum ve beni çok yıpratmıştı. Ondan sonraki süreçte de ayrılma durumum konuşulmaya başladı. Bende 3,5 sezonun vermiş olduğunu bir emek vardı. Doğru ya da yanlış, iyi kötü zamanlarım oldu. Pes etmek istemedim. Kalmak istedim. O dönemde hocamızın zamanın gelecek ve yeri geldiğinde cevabını vereceksin gibi bir konuşmamız oldu. Buna hep inandım ve buna inanarak çalışmaya devam ettim. İlk Adana maçıyla birlikte başlayan süre alma serüvenim buraya kadar devam etti. Çok çalıştım ve kendimi affettirmek için bir şeyler vermem gerekiyordu. Şampiyonluk yolunda eğer şampiyon olacaksak benim de ismimin bu hikayede geçmesini çok istiyordum. Henüz başlangıç ve şampiyon olursak çok mutlu olurum” diye sözlerini noktaladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/mert-hakan-yandas-yarin-ayni-istahla-sahaya-cikip-turu-gecmek-istiyoruz/feed/ 0
Fenerbahçe, Union Saint-Gilloise karşısında turu garantilemek istiyor https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-union-saint-gilloise-karsisinda-turu-garantilemek-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-union-saint-gilloise-karsisinda-turu-garantilemek-istiyor/#respond Tue, 23 Apr 2024 01:36:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15388 UEFA Avrupa Konferans Ligi son 16 turu rövanşında yarın Belçika’nın Union Saint-Gilloise takımıyla karşılaşacak Fenerbahçe’de teknik direktör İsmail Kartal, ilk maçı 3-0 kazanmanın kendilerinde rehavet oluşturmayacağını söyledi.

Karşılaşma öncesinde Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde gerçekleştirilen basın toplantısında açıklamada bulunan Kartal, rakibi iyi analiz ettiklerini belirtti.

Tempolu bir sistem takımına karşı mücadele edeceklerini vurgulayan Kartal, “Biz orada 3-0 değil de maçı kazanmak ya da en kötü beraberlikle ayrılmayı planlıyorduk. Onlar bir sistem takımı ama bizim kaliteli oyuncularımızın olduğunu ve kazanabileceğimizi biliyorduk. Net bir galibiyet aldık. Çok güzel bir maç oldu, güzel bir futbol akşamı oldu. Avantajlı geldik. 3-0 galibiz ama henüz turu garantilemedik. Futbolda her şey olabilir. Taraftarımız önünde aynı ciddiyette elimizden gelenin en iyisini yapıp mücadelemizi vererek bu turu geçmek istiyoruz. Çeyrek finale kalmak istiyoruz.” diye konuştu.

Kartal, 3 günde bir maç oynamaları sebebiyle kısmi rotasyon yapabileceğini dile getirerek, “Rotasyon kısmen olabilir. Geçen hafta oynadığımız maçtan sonra 1 gün dinlenebildik. Avrupa’dan sonraki maçlar zor geçiyor. Rakibimizin de maçı zor geçti. Daha iş bitmedi, oyuncularımız ‘Aynı şekilde mücadele edebilirsek yenebiliriz.’ bilincindeler. Yarın aynı ciddiyetle maçımızı oynayacağız. Rehavet olmaması gerekiyor. 3-0 kazandık diye her şey bitmediğini altını çizerek söylüyorum. En büyük motivasyonumuz 3-0 kazandık diye turu geçmedik. Kendi taraftarımız önünde maçı kazanmak istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Eksikler nedeniyle Dusan Tadic’in dinlendirilemediğine yönelik bir soruya ise Kartal, “Tadic bu periyoda alışkın bir oyuncu. Alışık olduğu için oynamaktan keyif alıyor. İrfan Can düzeldi, onun da girişiyle elimiz rahatladı. Kent de listede. King’in tedavisi devam ediyor. Net tarih belli değil.” yanıtını verdi.

Şampiyon olacaklarına takım olarak inandıklarını aktaran Kartal, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bütün takım, biz inanıyoruz şampiyon olacağımıza. Avrupa kupalarında gidebileceğimiz yere kadar gideceğimizi biliyoruz. Takımın enerjisi yüksek, fizik olarak iyi durumdayız. Geriye düştüğümüz maçlarda reaksiyon ortaya koymak kolay bir iş değil. Taktik disipline bağlı şekilde bunu başarabiliyoruz, bu önemli bir silah.”

Mert Hakan Yandaş: “Tur atlamak istiyoruz”

Sarı-lacivertli takımın kaptanlarından Mert Hakan Yandaş, turu geçmek istediklerini belirtti.

Fenerbahçe olarak Türk futbolunu Avrupa kupalarında nisan ayına taşımayı hedeflediklerini aktaran tecrübeli oyuncu, “Takım olarak bu noktada hedefimize odaklandık. İlk maç bizim açımızdan çok iyi geçti, bu mutluluk verici bir durum. Güçlü, sisteme bağlı, iyi oyuncuları olan bir takıma karşı oynadık. 3-0’ı bizde beklemiyorduk ama orada taktik disipline uyarak özveri gösterdik. Bu turun bittiğini göstermez. Yarın aynı disiplin, iştah ve plana sadık kalarak sahaya çıkıp tur atlamak istiyoruz. Bunu başarabileceğimize inanıyorum.” diye konuştu.

İdmanlar sonlarında takım olarak şut çalıştıklarını ve bunun meyvesini aldıklarını anlatan Mert Hakan, Pendikspor maçında yaşadığı gol sevincine ilişkin soruya “Tamamen oyuna odaklı kalmak istiyorum, coşkuyla kendi kulübeme kadar devam eden bir sevinçti. Kimseyi hedef almadım.” yanıtını verdi.

İsmail Kartal ile 2 sezon önce de iyi bir sezon geçirdiğini hatırlatan Mert Hakan, şunları kaydetti:

“Hocamızın oyun planına uyduğumu ve onun benden istediklerini doğru yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bu sezona da iyi başladım ama talihsiz bir sakatlık yaşadım. Gerçekten kötü bir süreçti, psikolojik olarak yıpranmıştım. 3,5 sezon verdiğim bir emek vardı ve burada pes etmek istemedim, kalmak istedim. ‘Zamanı gelecek, yeri geldiğinde cevabını vereceksin.’ demişti hocamız. Buna hep inandım. Adana maçıyla başlayan süre alma serüvenim buraya kadar devam etti. Kendimi affettirmek için bir şeyler vermem gerekiyordu. Şampiyon olacaksak ismimin bu hikayede geçmesini çok istiyordum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-union-saint-gilloise-karsisinda-turu-garantilemek-istiyor/feed/ 0
Kocaelispor, Tuzlaspor’a mağlup oldu https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-tuzlaspora-maglup-oldu/ https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-tuzlaspora-maglup-oldu/#respond Wed, 17 Apr 2024 02:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14616 Trendyol 1. Lig 26. hafta karşılaşmasında Kocaelispor’un konuk ettiği Tuzlaspor’a 2-1 mağlup olduğu maçın ardından teknik sorumlular açıklamalarda bulundu.

Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Kocaelispor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, “İlk yarı başında değerlendiremediğimiz pozisyonlarımız var. Sonra maça tempo veremedik. Tam tempo yakalayacağımız zamanlarda rakibin zaman geçirmesi, yatması başladı. Bireysel hatadan golü yedik. Sonra sistemi değiştirdik. Beraberlik golünü de bulduk. Sonra penaltı pozisyonu; bilmiyorum nasıl penaltı. Sonra da oyun oynanmadı. Futbol adına kim olursa olsun gerçekleri söylemek lazım. Bir kalecinin bu kadar yattığı ortamda hakemin oyunun bu kadar durmasına göz yumması oyunu gerdi. Oyun gerildikten sonra da oyun olmadı. Oyun o kadar çok durdu ki. Oyuna tam tempo katacakken oyunun durması, oynatma adına hiçbir şey yapılmaması söz konusu. Bunlara yapana prim tanınan ortamdayız. Verdiği penaltı pozisyonuna da bakıyorum; beş dakika VAR’a gidip, inceliyorsun, sanki bir şey arıyormuş gibi. Varsa vardır. Bir bakışta görünür. Beş dakika VAR’a baktıysanız demek ki tereddütlü bir şey. 20 santimden top değiyor ya da değmiyor, o da net değil. Bütün kararlar, bütün düdükler maçın oynanmaması adınaydı. Oyuna iyi başlamıştık. İlk yarı belli şeyler yaparken. İkinci yarı 1-1’de enerjiyi, sinerjiyi yakalamışken oyunun atmosferi değişti. Kaybettiğimiz için üzgünüz” dedi.

“Statta sanki iyiye gitmemesini isteyen hava vardı”

Camianın tepkisi ve toparlanma adına ne yapılması gerektiğine dair ise Mustafa Gürsel, “İlk kez iç sahada oynuyoruz. Birlik ve beraberlikle bunun içinden çıkmamız lazım. Bugün ilk yarıdan son ana kadar sanki iyi olmaması gibi atmosfer vardı. Olayın iyiye gitmesi istenmiyor gibiydi. Stattaki atmosfer oyunculara da yansıyor. Oyuncunun özgüvenine yansıyor. Yaptığımız hatalar da bundandır. Bu işin altından hep beraber kalkacağız. Birlik ve beraberlik olmadığında herkes başla yere çekiyor. Olay çıkmaza giriyor. Önemli olan Kocaelispor’un başarılı. Bunun için de ne gerekiyorsa onu yapmamız lazım. Bugünkü maçta maçın başından beri stattaki hava oyunculara da yansıyor” diye konuştu.

Kocabıyık: “Mücadeleyle 3 puanı kazandık”

Maç sonunda Kocaelispor taraftarının alkışladığı Tuzlaspor’un teknik sorumlusu Andaç Gürkan Kocabıyık ise, “Ligin en zor deplasmanlarından biriydi. Alt sıralardan kurtulmak için mücadele ettiğimiz maçtı. Çok önemli galibiyet aldık. Mücadele eden takımız. Kocaelispor’un hücum gücünü mücadeleyle kıracağımızı düşünüyorduk. Nispeten de başarılı olduk. İyi mücadele ederek bulduğumuz kontrataklarla pozisyon oluşturduk ve bu da bize 3 puanı getirdi. İlk yarı ortada geçti. İkinci yarı golle başladık. Baskıyla gol yedik. Ardından yine öne geçtik. Haftaya oynayacağımız Erzurum maçı öncesi moral oldu. İki takım da çok iyi mücadele etti. Maç içinde bazı tatsızlıklar ve oyunun durduğu anlar oldu. Kendi adımıza mutluyuz. Haftaya zor deplasmana gideceğiz. Oradan da puan ve puanlarla döneriz inşallah” sözlerini kaydetti. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-tuzlaspora-maglup-oldu/feed/ 0
Okan Buruk: Galatasaray, şampiyonluğa ulaşmak istiyor https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-galatasaray-sampiyonluga-ulasmak-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-galatasaray-sampiyonluga-ulasmak-istiyor/#respond Sat, 13 Apr 2024 23:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14193 Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Trendyol Süper Lig’de kalan 9 haftada galibiyetlere devam ederek şampiyonluğa ulaşmak istediklerini söyledi.

Buruk, Süper Lig’in 29. haftasında RAMS Park’ta 6-2 kazandıkları Çaykur Rizespor maçının ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Karşılaşmayı değerlendiren Buruk, “Maça iyi başladık. 2-0 öne geçtik. Rakibimiz 2-1’i bulduktan sonra çok çabuk cevap verdik. Bence ilk yarıda maç bitti. Devre arasına 4-1 gibi önemli bir skorla girdik. İkinci yarıda da aynı isteğimizi devam ettirdik. Rakibimiz de son ana kadar oynamaya, oyunun içinde kalmaya, gol atmaya, maçı çevirmeye çalıştı. Çaykur Rizespor, ligin önemli ve değerli takımlarından biri. Karşılaşmayı önemli bir skorla bitirdik ama bizim için en önemlisi 3 puan almaktı. Taraftarımızın önünde coşkumuzu sahaya koyduk. Oyuncularımın hepsinin iyi niyeti, takıma katkı vermesi değerliydi.” diye konuştu.

Savunmada Davinson Sanchez ve Abdülkerim Bardakcı’nın eksikliğini hatırlatan sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, “Savunmada eksiklerimiz vardı. Stoperde Berkan’ı oynattım. Kaan’ı sağ bekte oynattım. Geçen haftanın devamını istedim. Barış’ın öndeki performansı son haftalarda çok güçlüydü. Kaan’ın sağ bek performansından memnundum. Savunma merkezinde Nelsson ve Berkan’ı oynattık. Berkan, takıma hem fiziksel hem güç hem de tempo olarak önemli bir katkı verdi. Oyun kurmada bizi rahatlattı. Hak ettiğimiz bir galibiyet aldık. Hedefimiz kalan 9 haftada galibiyetlere devam etmek. Kalan maçları en güçlü şekilde geçerek şampiyon olmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kaan Ayhan’ın sakatlığı

Okan Buruk, sakatlanarak oyundan çıkan Kaan Ayhan’ın tetkiklerinin yapıldığını dile getirdi.

Kaan’ın hastanede tetkiklerinin yapıldığını dile getiren Buruk, “İnşallah önemli bir şeyi yoktur. Maça devam edemeyeceği için bıraktı. Ümidimiz çok önemli bir şey olmaması.” dedi.

“Türkiye’nin en çok şampiyonluk yaşayan takımıyız”

Buruk, Mircea Lucescu’ya ait Galatasaray’ın başında üst üste en fazla iç saha maçını kazanan teknik direktör rekorunu egale etmesiyle ilgili, “Hedefimiz her sene şampiyon olmak. Bu sezona da şampiyonluk hedefiyle başladık. Önemli bir yarışın içindeyiz. Türkiye’nin en çok şampiyonluk yaşayan, en çok yıldızı olan, en çok kupa kazanan takımıyız. Avrupa’da kupa kazanan tek takımız. Hedefimiz şampiyon olabilmek, taraftarımızı sevindirebilmek. Öncelikli hedefimiz bu sezon 24. şampiyonluğu almak. Sonraki sezona da şampiyon olmak için başlayacağız. Şimdi önemli olan kalan 9 maçı çok iyi bir şekilde geçmek.” değerlendirmesinde bulundu.

“Zor olanları yaptık, kolay olanları yapamadık”

Okan Buruk, ceza sahası dışında attıkları 3 golle ilgili konuştu.

Kerem Demirbay ve Derrick Köhn’ün ceza sahası dışından şutlarını değerlendiren 50 yaşındaki teknik adam, “Kerem Demirbay’ın ceza sahası dışından mesafe tanımadan vuruşları var. Bu onun özelliği. Bugün daha çok oralara girdi. Köhn’ü şutu olduğu için dönen topları düşünerek kornerlerde ceza sahası üzerine koyduk. Genel olarak zor olanları yaptık, kolay olanları yapamadık. Çok daha fazla üretebilirdik. Rahat pozisyonlarda son pasları veremedik. Bugün oyunun genelinde zor olanları yapıp, kolaylarını yapamadık.” şeklinde görüş belirtti.

“Torreira, herkes tarafından sevilen önemli bir karakter”

Buruk, Galatasaray formasıyla ilk golünü atan Lucas Torreira’nın takım içinde sevilen bir karakter olduğunu dile getirdi.

Okan Buruk, sarı-kırmızılı formayla çıktığı 71. resmi maçta golle tanışan Uruguaylı orta saha oyuncusuyla ilgili, “Lucas Torreira, herkes tarafından sevilen önemli bir karakter. Oyunculuğu ve insanlığı çok kaliteli. Ayrıca eğlenceli bir kişilik. Zaman zaman kendisiyle de dalga geçiyordu. Bugün ilk golünü attı. Bence önemli ve değerli bir goldü. Onun öne doğru gitmesini, hücuma destek vermesini istiyoruz. Bugün kendisi için önemli bir gündü.” değerlendirmesinde bulundu.

Saçlarını pembeye boyayan Mauro Icardi’nin yeni tarzını yorumlayan Buruk, “Icardi’nin saçlarını sabah antrenmanda gördüm. Dünya Kadınlar Günü’ne özel bir saç rengi yaptı. Önemli bir mesajdı. Bundan sonra aynı şekilde devam eder mi bilmiyorum. Kendisi önemli bir gol attı. Penaltıyı Kerem Demirbay’a bıraktı. Önemli bir jest yaptı. Takım arkadaşını düşünmesi günün değerli anlarında biri.” ifadelerini kullandı.

“Kerem Demirbay formayı kendisi aldı”

Okan Buruk, maçta “hat-trick” yapan Kerem Demirbay’ı överek, şöyle konuştu:

“En büyük sıkıntılarımızdan biri birçok oyuncumun sezon başını bizimle geçirmemesi. Adaptasyon ve fiziksel olarak kendini bulma sorunu vardı. Bazen de mental olarak alışma süreci var. Bu kadar önemli taraftarın önünde oynamak kolay değil. Hala dış saha maçlarında daha iyi performans sergileyen, iç sahada aynı performansı veremeyen oyuncularım var. Bu baskı hepimizi daha dinamik tutuyor. Adaptasyon, baskı, takımı ve oyunu tanımak zaman alıyor. Kerem Demirbay hem topla hem topsuz iyi işler yapıyor. Oyunun iki yönünü çok doğru oynuyor. Kerem formayı kendisi aldı. Birçok oyuncuma forma şansı veriyorum. Bazısı devam ediyor, bazısı devam edemiyor. Kerem formayı aldı ve performansını yukarı taşıdı. Kerem’in şu andaki performansı ve devamlılığı bütün oyuncular için iyi bir örnek.”

“Sıkıntı yaşadığımız bölgelerde devşirme oyuncular kullanıyoruz”

Sakatlıklar ve diğer nedenlerle savunmada istikrar yakalanamamasına rağmen ligin en az gol yiyen takımı olduklarının hatırlatılması üzerine Buruk, şunları kaydetti:

“Savunmada çok fazla sol bek değişti. Stoperlerimiz belli. Onlar da sakatlığa, forma veya maça göre değişiyor. Sağ bekte de Sacha Boey sonrası Barış ve Kaan oynuyor. Bazı maçlarda sıkıntı yaşadığımız bölgelerde devşirme oyuncular kullanıyoruz. Aslında oyuncularıma güvendiğim için oynatıyorum. Bugün Berkan’a stoperde güveniyordum. Barış’ı beklerde kullandık. Oyuncularımızın takıma katkı sağlamakta istekli olması, mevki fark etmeksizin oynamaları çok değerli. Oyuncularımı farklı mevkilerde kullanmamız benim için avantaj. Futbolcularımın da bunun kabul etmeleri, takım oyuncusu olmaları, takıma katkı vermeleri onların karakterleri ve profesyonelliklerini gösteriyor.”

“Köhn’ün hücum özellikleri Sacha Boey’un çok önünde”

Buruk, ara transferde kadrolarına kattıkları Derrick Köhn’ün hücum performansını övdü.

Köhn ile rekor bedelle Bayern Münih’e transfer olan Sacha Boey’u kıyaslayan Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İki farklı oyuncu. Sacha Boey’un defansif yanı, birebirleri, hava topu çok güçlü. Birçok defansif özelliği Derrick’in önünde. Derrick’in hücumdaki ayağı, bindirmeleri, zamanlamaları, ortaları ve şutları Sacha Boey’un çok önünde. Boey son paslarda aynı başarıyı gösteremiyordu. Fizik kalite olarak Sacha Boey takımımızın en büyük güçlerinden biriydi. Rakiplerimize karşı fiziksel üstünlük kurmamızda etkili oluyordu. Öndeki baskılarda Sacha’nın arkada olması savunmadaki güvenliğimiz için önemliydi. Sadca Boey’un hücum yönünü geliştirmek istiyorduk. Derrick, orijinalinde bir hücum beki. Daha çok rakip kaleye yakın, şut atan, orta yapan, hücuma etkili bir şekilde katılan bir oyuncu. Hayal ettiğimiz hücum performansını veriyor. Savunmada da iyi işler yaptığını söyleyebilirim. Savunma yönü düşündürürken Derrick bize doğru cevap verdi.”

Turkcell Süper Kupa’nın ertelenme ihtimali

Galatasaray Teknik Direktörü Buruk, Fenerbahçe ile 7 Nisan’da Şanlıurfa’da yapacakları Turkcell Süper Kupa maçının ertelenme ihtimalinin sorulması üzerine, “Türkiye Futbol Federasyonu ne karar verirse onu yapacağız. Haftalık tek maçlara düştük. Federasyonun verdiği karara göre çıkıp oynayacağız.” dedi.

“Maçın başından sonuna kadar oyuncularımızı desteklemek lazım”

Galatasaray Teknik Direktörü Buruk, taraftarlarından bazı oyunculara destek olmasını istedi.

Wilfried Zaha ve Tete gibi oyunculara zaman zaman tepki olduğunun hatırlatılması üzerine Buruk, “Maçın başından sonuna kadar oyuncularımızı desteklemek lazım. Oyuncuları top ayağındayken en iyisini yapmaya çalışıyor. Ancak bazen hata da yapacaklar. Taraftarımız takımı muhteşem bir şekilde destekliyorlar. Bazen belli oyuncular üzerinden sesler çıkıyor. Bugün bence Zaha ve Tete etkili bir şekilde takıma yardımcı oldu. Bundan sonraki haftalarda özgüvenleri artacak. Hakim Ziyech de döndü. O da değerli oyuncularımızdan biri. Bundan sonraki maçlarda performanslar daha da artacak. Tribünde çatlak sesler olacaktır ama oyuncularımızın performansı arttıkça bunların da biteceğini düşünüyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-galatasaray-sampiyonluga-ulasmak-istiyor/feed/ 0
Fenerbahçe, Belçika deplasmanında galibiyet arıyor https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-belcika-deplasmaninda-galibiyet-ariyor/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-belcika-deplasmaninda-galibiyet-ariyor/#respond Sun, 07 Apr 2024 02:48:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13326 UEFA Avrupa Konferans Ligi son 16 turu ilk maçında yarın deplasmanda Belçika’nın Union Saint- Gilloise ekibiyle karşılaşacak Fenerbahçe’de teknik direktör İsmail Kartal, hem Süper Lig hem de bu organizasyonu şampiyon tamamlamak istediklerini söyledi.

Karşılaşmanın oynanacağı RSC Anderlecht Stadı’nda düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Kartal, rakiplerini iyi analiz ettiklerini dile getirdi.

Union Saint-Gilloise’ı oyuncularına iyi anlattıklarını aktaran Kartal, “Rakibimiz iyi mücadele ediyor, koşan bir takım. Organize bir oyun oynuyorlar. Bunların hepsini izledik ve oyuncularımıza anlattık. Biz de güçlü bir takımız. Kaliteli oyunculara sahibiz. Bu turnuvanın başından beri söylüyoruz. Gidebildiğimiz yere kadar gitmeyi hedefliyoruz. Burada elimizden geleni yapıp, İstanbul’a iyi bir sonuçla dönmek istiyoruz. Türkiye ligi ve Konferans Ligi şampiyonluğunun ikisini de istiyorum.” diye konuştu.

Yarın en iyi kadroyu sahaya sürmeyi amaçladıklarını aktaran Kartal, “3 günde bir maç oynuyoruz ama en önemli maç yarınki maçımız. Elimdeki oyuncuların en idealine yakınını sahaya sürmeye çalışıyorum. Batshuayi duygusal bir çocuk, iyi bir oyuncu. Onu ne zaman oynatacağımızı, hangi maçta neler vereceğini iyi biliyorum. Onu iyi tanıdım. Bizim için lig de Avrupa maçları da çok önemli. Yarın sabah karar vereceğim.” değerlendirmesinde bulundu.

Organizasyonu çok önemsediklerinin altını da çizen Kartal, sözlerini şöyle tamamladı:

“Karakterli bir takıma sahibiz. Futbolda her kulvarda gideceksiniz diye bir kural yok. Rakibimiz de buradan elendi. Biz bugüne kadar çok maç oynadık. Milli takıma gidenler yarın 50. maçını oynayacak. Bu çok yüksek bir rakam. Bu kolay değil. Bugün Liverpool’da 13 sakat oyuncu var. Bütün futbol adamları çok maç oynamaktan yakınıyor. Fazla maç oynadığımız için o gün (MKE Ankaragücü) takımımızı konsantre edemedik ve kupadan elendik. Yarın geçebiliriz ya da elenebiliriz ama bizim şampiyonluk yarışımız devam ediyor.”

Batshuayi: “Rakibi hafife almamalıyız”

Fenerbahçe’nin Belçikalı santrforu Michy Batshuayi ise rakiplerini hafife almamaları gerektiğini belirtti.

Karmaşık bir maç olacağını belirten Batshuayi, “İyi bir rakiple oynayacağız. Hiçbir şekilde hafife almamamız gereken bir rakip ve bunun bilincindeyiz. Genel anlamda güzel bir maç olacak. Benim açımdan burada olmak büyük bir keyif ve mutluluk. Arkadaşlarım, ailem yarın maçta olacak. Dolayısıyla böyle bir ambiyansta maç oynayacak olmak benim için büyük bir keyif olacak. Büyüdüğüm yer burası, benim için özel. İyi bir performans ortaya koymak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Union Saint-Gilloise kalecisi Anthony Moris’in küçüklükten takım arkadaşı olduğunu aktaran Batshuayi, “Onunla karşılaşacak olmak benim için keyifli olacak. Yarın hakem düdüğüyle elimden gelenin en iyisini ortaya koymak istiyorum. Hocamızla gerçekten iyi anlaşıyorum. Bana güvenini fazlasıyla hissediyorum, sürekli iletişim halindeyiz. Her oyuncu gibi ben de oynamak istiyorum. Bu da normal bir durum olmalı. O beni ne zaman kullanması gerektiğini gayet iyi biliyor. Tabi karar onun çünkü patron o.” diye konuştu.

Belçika futbolunun gelişiminden memnun olduğunu da vurgulayan Batshuayi, “Analizde konuştuğumuz her şeyi burada anlatamam ama ofansif anlamda gerçekten tehlikeli bir takıma karşı oynayacağız ama ben de kendi takımıma çok güveniyorum. Biz güçlü bir takımız. Bizim de hızlı ve güçlü defans oyuncularımız mevcut.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-belcika-deplasmaninda-galibiyet-ariyor/feed/ 0
Türkiye’nin oyun sektörü, dijital dönüşümde rol alarak istihdamı artırdı https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-oyun-sektoru-dijital-donusumde-rol-alarak-istihdami-artirdi/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-oyun-sektoru-dijital-donusumde-rol-alarak-istihdami-artirdi/#respond Fri, 05 Apr 2024 02:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13053 Türkiye’nin ilk “unicorn”unu çıkaran oyun sektörü, dünya devleriyle yarışırken hem dijital dönüşümde rol aldı hem de istihdamı artırarak birçok gencin sahaya çıkmasını sağladı.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yerli ve milli dijital oyun uygulamalarını geliştirmek amacıyla gerçekleştirdiği çalışmalar ve sağladığı destekler bu yıl da devam etti.

Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yeni teknolojilere odaklanılırken oyun sektörü de bu alanda gençlere yönelik projeleriyle öne çıktı. Firmalar, geliştirdikleri oyunlarla bir yandan dünya vitrininde boy gösterdi, diğer yandan akademiler, eğitim ve uygulama merkezleri de gençlere bu alanın kapılarını açtı.

Bu kapsamda atılan adımlardan biri, Bakanlık, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi destekleriyle, Google, T3 Girişim Merkezi ve Türkiye Girişimcilik Vakfı paydaşlığında “Oyun ve Uygulama Akademisi”nin hayata geçirilmesi oldu.

Akademi ile dijital ekonominin büyümesine, 18-29 yaş üniversite öğrencisi veya mezunu gençlerin dijital becerilerinin gelişmesine, teknoloji sektöründe istihdamın artmasına ve teknoloji odaklı girişimlerin çoğalmasına katkı hedeflendi.

Yarısı kızlardan oluştu

Her yıl 2 bin gence teknoloji, uygulama ve oyun geliştirme, girişimcilik alanlarında yetkinlik kazandıran akademiye, 2021-2022 ve 2022-2023 dönemlerinde 81 ilden 65 binden fazla başvuru yapıldı. 4 bin 500 genç ilk 2 yıl verilen eğitimlerden yararlandı. 2 yılda 1969 kişiyi mezun eden akademi, 17 bin 841 sertifika verdi.

Akademinin, 2023-2024 dönemi için başvuruları da alınarak değerlendirme süreçleri tamamlandı. 2 bin kişi eğitimlerine Aralık 2023 itibarıyla başladı.

Oyun ve Uygulama Akademisi 3’üncü yılında da yüzde 50’si kadın olmak üzere üniversite öğrencisi veya mezunu 2 bin gence tamamen ücretsiz, çevrim içi eğitim ve etkinlikler sunuyor.

Yeni oyun geliştiriciler yolda

Ayrıca, nitelikli insan kaynağını geliştirmek, bilişim meslekleri özelinde ulusal meslek standardı ve ulusal yeterliliklerin hazırlanması için de protokol imzalandı.

Protokolle hem Türkiye Yazılım Envanteri Projesi’nin çıktısının alınması hem de 42 Yazılım Okulu’ndan mezun öğrencilerin bir ihtiyacı olarak bilişim mesleklerine ilişkin ulusal meslek standardı ile ulusal yeterliliklerinin hazırlanması amaçlandı. İlk etapta çalışılacak meslekler “mobil yazılım geliştirici”, “oyun geliştiricisi” ve “BT mimarisi uzmanı” olarak belirlendi.

Yeni Nesil Yazılımcı Yetiştirme Programı olarak tasarlanan 42 İstanbul ve 42 Kocaeli okullarına geçen yıl 74 bin 106 kişi başvurdu. 6 bin 650 kişinin havuz eğitimine alındığı okullarda 1716 kişi eğitimi başarıyla tamamladı, 1421 kişinin bu okullara kaydı gerçekleşti. Halen okullarda 691 aktif öğrenci bulunuyor. İstanbul kampüste 35 ve Kocaeli kampüste 12 öğrenci olmak üzere, müfredatın temel modülünü tamamlayan toplam öğrenci sayısı 47 oldu.

Öte yandan bilişim, yazılım, dijital oyun, telekomünikasyon, finansal teknolojiler (fintek), akıllı şehircilik alanlarında sektörlerin yurt dışına açılması ve ihracatın artırılmasına yönelik sektöre özel kurgulanan destekler verilmesi de planlanıyor.

Türkiye’nin ilk “unicorn”u oyun şirketi olmuştu

Türkiye’nin ilk “unicorn”u (değerlemesi 1 milyar doları geçen teknoloji girişimi) olan Peak Games’i, ABD’li oyun şirketi Zynga 1,8 milyar dolara satın almıştı.

Unicorn olan bir diğer oyun stüdyosu Dream Games’e bugüne kadar finansal yatırımcılar tarafından yatırım yapıldı. Türkiye’nin ilk unicornlarından Dream Games’in “Royal Match” oyunu geçen yıl 82,62 milyon dolarla dünyada en yüksek gelire sahip oyun olmuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-oyun-sektoru-dijital-donusumde-rol-alarak-istihdami-artirdi/feed/ 0
İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-5/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-5/#respond Tue, 02 Apr 2024 23:48:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12754 Bu hafta tiyatroseverleri Shakespeare’den Molière’e, Eftal Gülbudak’tan Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Tartuffe, Hamlet, Uçurtmanın Kuyruğu, Fosforlu Cevriye, Yaftalı Tabut, Komik Para, Godot Geldi, Çingene Boksör, Zehir, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Masal, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait. Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 10 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

Bu Haftanın Programı (6-10 Mart 2024)

TARTUFFE

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.

Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HAMLET

Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

UÇURTMANIN KUYRUĞU

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur.

Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

YAFTALI TABUT

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

KOMİK PARA

Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır. Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler. Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

GODOT GELDİ

“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir…

Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

ZEHİR

Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 9 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

MASAL (5+Yaş) (Sözsüz Oyun)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-5/feed/ 0
Fatih Tekke: Trabzonspor galibiyeti bizim için çok değerliydi https://www.haber28.com.tr/fatih-tekke-trabzonspor-galibiyeti-bizim-icin-cok-degerliydi/ https://www.haber28.com.tr/fatih-tekke-trabzonspor-galibiyeti-bizim-icin-cok-degerliydi/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:12:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12582 Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Trabzonspor galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, “Çok iyi bir organize bir takımı çok büyük bir risk alarak ve oyuncularımın iyi performansıyla beraber 3 golle kazandık. Bu bizim için çok değerliydi” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Corendon Alanyaspor, sahasında Trabzonspor’u 3-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Alanyaspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, oyun formatını değiştirdikten sonra maçta fırsatlar bulmaya başladıklarını ifade etti.

“Abdullah Hoca çok zarif ve nazik bir insan. Maç öncesinde unutamayacağım bir davranış sergiledi”

Oyun olarak çok iyi organize olan bir takıma karşı galibiyet aldıklarını belirten Fatih Tekke, Abdullah Avcı’nın kendisine maçtan önce çok zarif bir davranışta bulunduğunu ve ona teşekkür ettiğini söyledi. Tekke, “Maç öncesi Trabzonspor’u analiz ederken hemen hemen her detayı değerlendirmeye çalıştık. Özellikle oyunun ilk bölümünde baskımız farklıydı. Fakat çok iyi olduğunu söyleyemem. Bulduğumuz gol bizim için iyi bir şeydi. İkinci gol sahalarda görülmeyecek şekilde bize döndü. Baskı değiştreceğimiz ana kadar rakip fırsatlar buldu açıkçası. Oyun Trabzonspor lehine gidiyordu. Fakat 3-4-3 baskımızı yapmaya başlayınca fırsatlar bulmaya başladık. Gayet de iyi oldu. Bunu hafta içinden beri çalışıyorduk. Risk almamız gerektiğini söylemiştim galip gelmek istiyorsak. Bizim çok ihtiyacımız vardı puan ve puanlara. Çok iyi bir organize bir takımı çok büyük bir risk alarak ve oyuncularımın iyi performansıyla beraber 3 golle kazandık. Bu bizim için çok değerliydi. Takımımdaki tüm oyuncuları tebrik ederim. Abdullah Hoca çok zarif ve nazik bir insan. Maç öncesinde unutamayacağım bir davranış sergiledi. Ona buradan teşekkür ediyorum. Türkiye’deki en çok beğendiğim hocalardan bir tanesi zaten. Biz ligde kalmak için mücadele ediyoruz. Her maç her puan bizim için değerli. Bugün 3 puan aldığımız için mutluyum” ifadelerini kullandı.

Bir basın mensubunun Enis Destan’ın stilinin kendisine benzetilmesiyle ilgili soruya Fatih Tekke, “Uzaktan gördüğüm kadarıyla Enis Destan neyi var neyi yok veren bir oyuncu. Yolu açık gözüküyor. Herkesin eksiği olduğu gibi onun da eksiği var. Oynadıkça daha iyi olma yolunda adımlar atıyor. Ona da başarılar dilerim” dedi.

“Bu sene Alanyaspor’un ligde kalması lazım”

Trabzonlu olmasıyla ilgili olarak ise Fatih Tekke, şunları söyledi:

“Ben Trabzonluyum, her yerde bu böyle. Trabzon şehrine hayran bir insanım. Trabzon şehrini çok seven bir insanım. Trabzonlu olan insanlarla olan bağım başka bir şekilde. Bunun sadece benim performansımla alakalı olduğunu düşünmüyorum. Demeçlerle alakalı da bir şey değil. O şehri tanıyorum, şehir de beni tanıyor. Öyle bir bağ oluştu. Onun için ben de acılar çektim. Onlar da çok sabrettiler. Dolayısıyla o şehirle ilgili benim kafamda hiçbir soru olmayacak. Ama hayat böyle bir şey. Bugün Alanyaspor için her takımda olduğu gibi çok çalışan bir pozisyondayım. Yaptığım işi seviyorum. Çok doğru işler yaptığımızı da düşünüyorum. Her ne kadar insanlar görmek istemese de. Buraya geldiğimden itibaren önceliğin son saniyesine kadar ligde kalmamız lazım. Alanya ilçe takımı ama çok iyi şeyler verebilecek bir camia. Bu seneyi atlatmamız lazım. Bu sene Alanyaspor’un ligde kalması lazım. Allah nasip ederse ok iyi şeyler olacak. Ama şu anlık durumumuz çok güllük gülüstanlık değil. O zorluğu yaşıyoruz, yaşayacağız. Tüm konsantrasyonum tüm ekibimle beraber bu.”

“Elimizdeki malzemeyi en doğru şekilde kullanmaya çalışıyoruz”

Oyuncuların bireysel performansıyla ilgili gelen bir soruya ise Fatih Tekke, “Hiçbir oyuncum bana asla borçlu değil. Bu oyuncuların hepsi bunu hakkediyor. Çünkü iyi antrenman yapıyorlar, yapmak zorundayız. Benim tarzım antrenman olarak spontane oyundan hoşlanmıyoruz. Yıllardır böyle yapmaya çalışıyoruz. Oyunun içinde oyuncunun gücünü artırabilmek kısa sürede olacak şey değil. Bu konuda biraz hak verirsiniz bana. Takıma sonradan dahil olan bir teknik adamım. Elimizdeki malzemeyi en doğru şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Bazen değişiklikler yapıyoruz, insanız hata yapıyoruz. Benim birinci parametrem bunu kim iyi yapabiliyor. Biz robotlarla oynamıyoruz, insanlarla oynuyoruz. Buna karşılık vermeleri önemli. Bunun için çaba göstermeleri önemli. Yorularak, sahada Alanyaspor için ter dökmüş oyuncular var. Bunu net gördük. Mücadeleye devam etmek için çok önemli parametreler. Yüzde yüz bu halde değiliz, sadece 3 puan kazandık. Biz her maça çok dikkatli devam edeceğiz. Oyuncularıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/fatih-tekke-trabzonspor-galibiyeti-bizim-icin-cok-degerliydi/feed/ 0
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı: “Şanssızlıkların hepsini maçta yaşadık” https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-teknik-direktoru-abdullah-avci-sanssizliklarin-hepsini-macta-yasadik/ https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-teknik-direktoru-abdullah-avci-sanssizliklarin-hepsini-macta-yasadik/#respond Mon, 01 Apr 2024 08:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12577 Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Corendon Alanyaspor mağlubiyetinin ardından yaptığı açıklamada, “Bir sezonda belki de çok olmayacak şanssızlıkların hepsini maçta yaşadık. Yapacak bir şey yok. Üçlü oyunumuzun üzerine koyarak devam edeceğiz. Bu dalgalanmalar zaman zaman olacak” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, deplasmanda karşılaştığı Corendon Alanyaspor’a 3-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, oyuna son haftalarda olduğu gibi baskılı başladıklarını belirterek, daha sonrasında devam ettiremediklerini ifade etti. Rakibin beşli savunmaya dönmesiyle hamleler yaptıklarına dikkat çeken Avcı, şöyle konuştu:

“Maçtan önce de söylemiştim organizasyonlu bir takım vardı karşımızda. Özellikle hem bizdeyken hem rakipteyken pozisyonlara çalıştık. Oyun son haftalarda istediğimizi gibi baskılı başladı. Oyunda iki tane yaptığımız doğru baskılarla fırsatlar yakaladık. Rakip ilk baskıyı kırdığında ilk gelen topta sonrasında da belki de futbol sahalarında ender rastlanılacak ikinci bir kırılma golü yedik. İlk yarı bittiğinde topa sahip olma oranı yüzde 70’e 30. Biz 13, rakip 5 tane şut attı. İsabetli şut biz 5, rakip 2 tane attı. 2-0 devreye mağlup girdik. Böyle çok kolay olabilecek bir durum değil. Ama oyunu devam ettirebilirsek altından kalkacağımızı düşünüyorduk. Rakip beşli savunmaya döndü, biz de ona göre hamle yaptık. Oyunun içinde kalmak ve sonuna kadar devam ettirmek gerekiyordu. Zaman zaman oyuna girdik, zaman zaman ikinci yarıda oyundan kopuşlarımız oldu, geçişler verdik. Üçüncü gol de VAR’dan geldi. Bir sezonda belki de çok olmayacak şanssızlıkların hepsini maçta yaşadık. Yapacak bir şey yok. Üçlü oyunumuzun üzerine koyarak devam edeceğiz. Bu dalgalanmalar zaman zaman olacak. Hafta sonu bunu telafi edebilecek bir maç var. Durumumuzu oluşturabiliriz. Lig hedefi devam ediyor ve yerinde duruyor. Aynı zamanda Türkiye Kupası hedefi de duruyor. Buradan çıkaracağımız olumlu olumsuz şeyler var. Onun en iyi şekilde analizini yapıp çalışmaya devam edeceğiz. Alanyaspor’u, Fatih Hocayı tebrik ediyoruz. Bundan sonraki maçlarında başlarılar diliyoruz.”

“Karalar bağlayacak bir skor ama oyun olarak öyle olmadığını düşünüyorum”

Forvet oyuncusu Onuachu’nun durumuyla ilgili sorulan soruya Avcı, “Onuachu uzun zamandır yok biliyorsunuz. Sadece bu maçla ilgili değil, bir buçuk aydır yok. Bu zamana kadar Enis Destan ile çoğu maçı oynadık. Onuachu tabii ki bizim için önemli bir oyuncu. Onuachu niye yok niye vara dönemeyiz. Bugün Umut da oyuna girdi, hamle yaptık. Bizim çıkışa geçen bir oyunumuz var. Çok talihsiz bir maç oldu. Oyunun 60 dakikalık bölümünde tamamen üstündük. Ama daha iyisini yapmak için devam edeceğiz. Karagümrük maçı var ona hazırlanacağız. Lig üçüncülüğü devam ediyor. Kayıplar kazançlar olacak. Karalar bağlayacak bir skor ama oyun olarak öyle olmadığını düşünüyorum” yanıtını verdi.

“Alanyaspor’un nefes alabilecek bir durumu oluştu”

Alanyaspor’un Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin eski bir Trabzonsporlu futbolcu olması ile ilgili bir sorunun sorulması üzerine ise Avcı, Fatih Tekke ile her zaman iletişimi olduğunu ifade ederek, “Biz Fatih hocayla maçtan evvel de konuştuk. İletişimimiz var. Hem hocalığına hem oyunculuğuna saygı duyuyorum. Bu işe kafasını veriyor. Düşmemeye oynuyorlar, onlar için çok kritik bir müsabaka. Nefes alabilecek bir durumları oluştu. Bir dezavantaj olduğunu düşünmüyorum. Trabzonspor ile Alanyaspor oynadı. Hedefler içinde duruyoruz şu an itibarıyla. Transfer bir tane yaptık. Diğer mevcut oyunculardan en iyi performansı alıp bir yanda da önümüzdeki 2, 2 buçuk senenin en iyi şekilde planlamasını yapıyoruz” şeklinde konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-teknik-direktoru-abdullah-avci-sanssizliklarin-hepsini-macta-yasadik/feed/ 0
Fernando Santos: Maçın hakkı beraberlikti https://www.haber28.com.tr/fernando-santos-macin-hakki-beraberlikti/ https://www.haber28.com.tr/fernando-santos-macin-hakki-beraberlikti/#respond Sun, 31 Mar 2024 03:24:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12363 Galatasaray karşısında fırsatlar yakalamalarına rağmen bunları değerlendiremediklerini söyleyen Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos, maçın hakkının ise beraberlik olduğunu dile getirdi.

Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Beşiktaş, sahasında Galatasaray’a 1-0 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos açıklamalarda bulundu.

“Tabiri caizse maça mağlup başladık

“Kaybetmek her zaman kötü” diyerek sözlerine başlayan Portekizli çalıştırıcı, “Bugün çok erken gol yedik. Tabiri caizse maça mağlup başladık ama oyuncularımın golden sonraki reaksiyonundan dolayı mutluyum. Denedik, çalıştık, ilk yarı fırsatlar yakaladık ama golü bulamadık. İkinci yarı daha iyiydik. Baskılı oynadık, öndeydik ama golü bulamadık. Kaybedince taraftar, ben, oyuncular mutlu değiliz. Kazanmamız gerekiyordu ama oyuncuların gösterdiği çaba bence iyiydi. İyi bir derbi olduğunu düşünüyorum. İki takım da kazanmak için mücadele etti. Bence bu maçın hakkı beraberlikti. Kaybetmeyi hak edecek bir maç oynamadık” ifadelerini kullandı.

“Cenk’in pozisyonu yüzde yüz penaltı”

Cenk Tosun’un penaltı pozisyonu ve Omar Colley’in kırmızı kartı hakkında gelen bir soruya Santos, “Hakemlerle ilgili konuşan bir hoca değilim ve yaptıkları işe saygı duyuyorum. Hakemler hata yapabilir ama bu hatalar fazla olmaya başladı. Cenk’in pozisyonu yüzde yüz penaltı. Omar’ın kırmızı kartı çok şüpheli. VAR’ın çağırmaması lazımdı. VAR, Omar’ın pozisyonu için çağırırken, Cenk için çağırmadı. Adana Demirspor maçında 2 penaltımız verilmedi, Sivasspor maçında penaltımız VAR’dan döndü. Bugün 4. kez penaltımız verildi. Hakemlerle ilgili konuşmuyorum, çok çalışıyoruz, Beşiktaş’ın hakkının yenmesine de izin vermem” cevabını verdi.

Bugün defansif oynadıklarını düşünmediğini dile getiren Fernando Santos, “Öyle oynasaydık bu kadar şans yakalamazdık. Hücum odaklıydık, fırsatlar yakaladık. Bu da defansif oynamadığımızın göstergesi. Defansif oynama özelliğimiz var tabii ki ama teknik olarak bugün ofansif olarak oynadık” şeklinde konuştu.

“Rashica’nın ateşi vardı”

69 yaşındaki teknik adam, Semih Kılıçsoy’un, Galatasaray karşısında mücadeleye 9 numara pozisyonunda başladığına dikkat çekerek, “Ardından maç içerisinde sola da geçti. İlk planımız Semih’in önde olmasıydı ama bunlar olabiliyor. Onun performansından dolayı mutluyum, çok çalıştı. Rashica’nın ateşi vardı. Bugün yüzde yüz olacağını da bilmiyorduk, bugün gayet iyiydi, çok çalıştı. Taze kan olarak Ghezzal’ı soktuk oyuna. Net pozisyon da yakaladı ama atamadı. Oyuncularımın çabasından dolayı mutluyum. Gol bulmak için çok mücadele ettik ama son10-15 dakikada gergin olduğumuzu söyleyebilirim. Goller gelmeyince son 10-15 dakika koptuk oyundan” cümlelerine yer verdi.

“Aboubakar kısa zamanda bize yardımcı olacak”

Fernando Santos, Aboubakar’ın kısa zamanda eski performansını yakalayacağına inandığını belirterek, “Sakatlık sonrası bir oyuncunun ritim kazanması kolay değil. Daha fazla süre alacak ve kısa zamanda oyun ritmini kazanıp bize yardımcı olacak” şeklinde konuştu.

“Bugün maçın çoğu anında Galatasaray’dan daha iyiydik”

Müsabakanın ilk yarısında kaleyi bulan 1 şutlarının olmasına rağmen fırsatlar yakaladıklarını söyleyen tecrübeli çalıştırıcı, “Galatasaray’ın duran toplarda neler yapacağını biliyorduk çalıştık ama golü hatadan yedik. Golden sonra 10-15 dakika etkilenmiş olabilir fakat sonra oyunu ele geçirdik. Topları kazandık, fırsatlar bulduk. Bugün maçın çoğu anında Galatasaray’dan daha iyiydik” diye konuştu.

Son olarak geçtiğimiz sezon Fenerbahçe’yi çalıştıran Teknik Direktör Jorge Jesus’un, ‘Bu ligin sportif gerçekliği yok. Bu ligde maçlar sahada kazanılmıyor’ sözleri hatırlatılan Santos, “Şimdi buna biraz daha az gülüyorum. Çünkü fazlalaşmaya başladı bu hatalar” değerlendirmesinde bulundu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/fernando-santos-macin-hakki-beraberlikti/feed/ 0
Okan Buruk: Takım olduğumuzda neler yapabileceğimizi gösteriyoruz https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-takim-oldugumuzda-neler-yapabilecegimizi-gosteriyoruz/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-takim-oldugumuzda-neler-yapabilecegimizi-gosteriyoruz/#respond Sun, 31 Mar 2024 03:12:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12361 Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Beşiktaş derbisi galibiyetinden sonra yaptığı açıklamada, “Takım olduğumuzda neler yapabileceğimizi gösteriyoruz” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Galatasaray deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 1-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Zor bir fikstür sonrası Beşiktaş derbisi son 10 günde 4. maçımızdı. 6 günde 3. maçımızdı. Yorgunluklar, eksiklikler maçın başından sonuna kadar sahada kazanmaya odaklanan, konsantrasyon olarak en maksimumunu veren ve oyunu doğru oynayan Galatasaray sahada vardı. Erken gol bulduk. Devamında gol atabilirdik. Son paslarda iyi işler yapabilecek ikinci golü atabilirdik. Beşiktaş oyun içerisinde golü aradı. İkinci yarı gole yaklaştığı bölümler de vardı. Bu statta Galatasaray hiç kazanamamıştı, ilk galibiyeti. Bunların hepsini yapan oyuncularıma teşekkür ederim. Takım olduğumuzda neler yapabileceğimizi gösteriyoruz. Beşiktaş da iyi bir takım. Son haftalarda az gol yiyen bir takım. Topa sahip olmada iyi işler yaptık. 1-0 öndeyiz diye geri çekilmedik. Genel olarak beni memnum eden bir maç” diye konuştu.

“İkinci yarı bütün maçlarımızı kazandık”

2016 yılında açılan Beşiktaş’ın yeni stadında ilk galibiyetleri aldıklarının hatırlatılması üzerine Buruk, “Burada hiç Galatasaray olarak kazanamamıştık. İlk galibiyetimiz. Bu galibiyet bizim için şampiyonluk yolunda kazanmak zorunda olduğumuz bir deplasmandı. Liderliğimizi devam ettirmek için kazanmak zorundaydık. İkinci yarıya başladığımızdan beri bütün maçlarımızı kazandık. Bugünü de kazanarak geçtik. 3 puan aldığımız için, lider olduğumuz için mutluluğum” şeklinde konuştu.

Defans oyuncusu Abdülkerim Bardakcı’nın durumu hakkında da bilgi veren sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Abdülkerim’in alt adalesinde sakatlığı olmuştu. Onu idareli kullanıyoruz. Dünkü antrenmanda alt adalesinden kendini iyi hissetmedi. Abdülkerim bizim çok önemli ve değerli. Oynadığında önemli performanslar verdi. Bir sonraki maç için doktorumuz kontrol edecek. En yakın zamanda kadronun içerisinde olacak” dedi.

“Türk hakemleri çok daha iyiler”

Fenerbahçe’nin TFF Süper Kupa için yabancı hakem talebi istemesinin sorulması üzerine Okan Buruk, “Yabancı hakemle ilgili tabii Fenerbahçe’nin böyle bir talebi olmuş. Onu da kulüp olarak mı, yazılı mı, orada farklı bir hesap mı var bilemiyoruz. Biz Türk hakemlerinde güveniyoruz. Türk hakemlerinin en iyisini yapabileceğini biliyoruz. Dünyada birçok yerde yabancı hakem uygulaması oluyor. Yunanistan’da da kullanılıyor. Avrupa kupalarında birçok yabancı hakemi de gördük. Bazen Türk hakemlerin hakkın yediğini de düşünüyoruz. Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’ndeki hakemleri gördükten sonra kimse kusura bakmasın bizim Türk hakemleri hepsinden çok daha iyiler. Onların da güvene ihtiyacı var. Çok önemli bir yarış var. Federasyon da onları desteklemek için yeni uygulamalar çıkarıyor. Federasyonun vereceği kara. Türk mü olur yabancı olur mu, kim olursa olsun maça çıkacağız” diye cevap verdi.

Yoğun maç temposunun oyuncuları yorduğunu ifade eden Buruk, “Kaybederek devam ettiğiniz de o yorgunluk daha fazla ortaya çıkıyor. İkinci yarı bütün maçlarımızı kazandık. Burada kazanmak istiyorduk. Bugün her oyuncun alternatifi yoktu. Birçok bölgede de çok fazla alternatifli değildik. Maçı bence iyi götürdük. Çok fazla değişiklik yapmadık. Oyun belli şeyden sonra oturdu. Burada kazanmak güzel. İnşallah kazanarak devam ederiz” dedi.

“Oyuncuların yaptıkları fedakarlıklar Galatasaray’ı başarıya taşıyor”

İyi oyunculara ve iyi karakterli oyunculara sahip olduklarını söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Geçen seneki kadrodan çok fazla oyuncu kullandığımız bölümdeyiz. Bu sene yaptığımız transferler Şampiyonlar Ligi’nde önemli maçlar oynadı. Afrika kupası çıktı. Ziyech sakatlandı. Zaha sakatlandı. Öz güven eksikliği bazen değişik şeyler çıkarabiliyor. Benim görevim elimde ne varsa orada en iyisini çıkarabilmek. Bugün de bunu yaptık. Oyuncularımın iyi niyeti var. Sakat sakat oynayanlar var. Kaan yüzde yüz değil. Icardi sahada yüzde 50’siyle oynadı. Yaptıkları fedakarlıklar da Galatasaray’ı başarıya taşıyor. Ben de onlara liderlik yapmak istemiyorum. Dün geniş bir toplantı yaptık. Hem konuştuk hem maç analizi yaptık. Orada beraber yemek yedik. Bugün de oyuncular net bir şekilde bunun karşılığını verdi” açıklamasında bulundu.

“En büyük avantaj tek maçlık haftaya döndük”

Şampiyonluk yolunda her maçın zor olduğunu vurgulayan Okan Buruk, “Hiçbir maçı ayıramıyorum. 5 gün sonra Rizespor ile sahamızda oynayacağız. O maç da zor olacak. En büyük avantaj tek maçlık haftaya döndük. Daha diri daha konsantre bir şekilde maçlara çıkacağız” şeklinde konuştu.

“Mertens örnek bir oyuncu”

Belçikalı futbolcu Dries Mertens için ise Buruk, “Geçen sene ile bu sene arasında önemli bir fark var. Mertens bu tempoya alışmış bir oyuncu. Biz onu ne kadar korumaya çalışsak da oynamaktan büyük zevk alıyor. 85. dakikada geriden galip topu kazanması takıma olan aidiyetini gösteriyor. Çok akıllı bir oyuncu. Taktiksel olarak düşünceleri sahada uygulan bir oyuncu. Takım için, soyunma odası için, dışarısı içinde önemli bir oyuncu. Kişisel olarak da örnek oyunculardan biri” diye konuştu.

Sakatlığı bulunan Fildişi Sahilli futbolcu Serge Aurier hakkında bilgi veren sarı-kırmızılıların teknik direktör, “Yavaş yavaş başlatacağız. 2 gün önce topla başladı. Tam ağrıları geçmedi. Tahminen 1 haftalık bir süreç daha bizi bekliyor. Bir sonraki maç direkt oynayabilecek durumda olacağını zannetmiyorum” ifadelerini kullandı.

“Başa baş giden bir yarış var”

Şampiyonluk yarışında Fenerbahçe ile birlikte kazanarak gittiklerini ifade eden Okan Buruk, “Birbirine çok yakın puanlar. Her maç aynı önemde. İki takım da kısa vadede kazansa da puan kaybetse de kısa vadede bir şey kaybedeceğini düşünmüyorum. Başa baş giden bir yarış. İki takımın da şansı eşit durumda. Bir maça bakan bir şey. Aynı ciddiyeti aynı konsantrasyonu devam ettirmemiz gerekiyor. İstanbul’a çıkamayacağız ama Karagümrük ve Kasımpaşa ile önemli deplasman maçları oynayacağız” dedi.

Kadroda olmayan Portekizli futbolcu Sergio Oliveira’nın bundan sonraki maçlarda kadroda olup, olmayacağı ile ilgili gelen soruya ise Buruk, “Kalan 10 maçta performansa bağlı. Bugün için kadroda düşünmedim. Bundan sonraki maçlar için her oyuncu bizim oynama potansiyeli olan oyuncular. Bugün için kadroda olmasını düşünmedim. Takım içerisinde aidiyetlere ve katkılara bakacağız. Bundan sonraki maçlarda bakacağız” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-takim-oldugumuzda-neler-yapabilecegimizi-gosteriyoruz/feed/ 0
Fernando Santos: “Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar” -1- https://www.haber28.com.tr/fernando-santos-besiktas-her-sezon-kupa-kazanmak-icin-oynar-1/ https://www.haber28.com.tr/fernando-santos-besiktas-her-sezon-kupa-kazanmak-icin-oynar-1/#respond Sat, 23 Mar 2024 03:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11104 – Fernando Santos: “Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar”

Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos:

“Benim için sahaya çıkan 11’in performansı önemli”

“Daha akıcı ve hızlı oynamak zorundayız”

“Portekiz Milli Takımı’nda yapmak istediklerimi burada yapmak istiyorum”

“Aboubakar kendini buraya yüzde 100 ait hissediyor”

“Galatasaray maçına özel plan yapmayacağız”

İSTANBUL – Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos, ofansif anlamda akıcı ve hızlı oynamaları gerektiğini söyleyerek, “Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar. Bu sene ligde üçüncü olup, Türkiye Kupası’nı almak istiyoruz. Önümüzdeki sezon şampiyonluk yaşamak, Avrupa’da iyi oynayan bir takım kurmak istiyorum” dedi.

Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos, Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

“Takım gelişmeye devam ediyor”

Çalışarak takımı beklenen seviyeye çıkarma gayreti içinde olduklarının altını çizerek sözlerine başlayan Santos, “Bir takım şeyler değişti. Takım gelişmeye devam ediyor. Geleli henüz 2 ay oldu. Yüzde 100 istediğim oyun anlayışı yerleşmedi, bu da çok doğal. Futbol basit bir oyun, gol yemeyin gol atın. Beşiktaş gibi takımlar oyunu domine etmeli, iyi hücum etmeli, iyi savunma yapmalı. Geldiğimizden beri bunu aşılamaya çalışıyoruz. Oyuncular da bunun için çaba sarf ediyor. Hepsi elinden geleni yapıyor. Bizim saygımızı kazandılar. Bir anda bir mantaliteyi oturtmak kolay değil. Oyuncular büyük çaba sarf ediyorlar istediğimiz Beşiktaş’ı ortaya çıkarmak için. Futbol kolektif bir oyun. Bizim beraber oynamayı daha da geliştirmemiz lazım. Büyük takım yüzde 80 kolektif, yüzde 20 bireysel oyunla başarılı olur. Bu yüzde 20’lik kısımda oyuncuların kendi yeteneklerini gösterdiği yerler olabilir. Biz şu an 60 bireysel, 40 kolektifiz. Bunu değiştirmek zorundayız. Futbolcular da bunu değiştirmek için çabalıyor. Beraber oynama alışkanlığı önemli. Bunu yapmak istiyoruz. Bu dediğim seviyeye de geleceğiz” ifadelerini kullandı.

“Benim için sahaya çıkan 11’in performansı önemli”

Portekizli çalıştırıcı, sarı kart cezası nedeniyle Galatasaray müsabakasında görev alamayacak Gedson Fernandes’in eksikliğinin kafasındaki oyunu etkileyip etkilemeyeceğiyle ilgili soruya, “Eksik oynamayacağız, 11 kişi sahada olacağız. Gedson yerine başka biri oynayacak. O da istediklerimi sahaya yansıttığında bir eksiklik olmayacak. Benim için sahaya çıkan 11’in performansı önemli. Benim görevim kolektif olarak takıma odaklanmak ve sahada beraber oynayan güçlü bir grup oluşturmak” cevabını verdi.

Fernando Santos, Tayyip Talha Sanuç’un ise fiziksel olarak henüz hazır olmadığını ama her geçen gün daha iyiye gittiğini söyledi.

“Daha akıcı ve hızlı oynamak zorundayız”

69 yaşındaki teknik adam, ofansif olarak topu hızlı döndüremediklerine dikkat çekerek, “Daha akıcı ve hızlı oynamak zorundayız. Hücumda hedef odaklı oynamak zorundayız. Bazen geriye çok oynuyoruz. Pas hatası yaptığımız zamanlar da oluyor. Geriye bakınca iyi bir aşamaya geliyoruz. Benim istediğim aşamaya henüz gelmedik. Bunun için oyuncular da çabalıyor. Rakip ceza sahasına çok fazla giremediğimizi düşünüyorum. Bundan takıma, oyunculara da bahsediyoruz. Organize hücum değil de direkt topu ileri atma alışkanlığı görüyorum. Defansif olarak pozitif sinyaller var, gelişiyoruz. Türkiye’de çok fazla adam adama baskı yapılıyor. Bir stoper rakibin forvetini rakip takımın ceza sahasına kadar kovalayabiliyor. Ben ön alan presinde alan savunmasını tercih ediyorum. Bu anlamda da eksiklerimiz var. Çok agresif değiliz, ikili mücadele alamıyoruz. Rakip baskımızdan kolay çıkabiliyor bazen. Bu anlamda da iyiye gideceğiz. Kazanmak ve kazanma alışkanlığı önemli. Oyuncular da bu alışkanlıkla daha iyiye gidiyor. Taraftar da daha gollü futbol görmek istiyor. Bu zaten Beşiktaş’ın DNA’sında var. Adım adım gidiyoruz. Gol yemeden kazanmaya devam etmek zorundayız. Hücum olarak istediklerimin yüzde 50’sini yansıttığımızı söyleyebilirim. Fazla bireyseliz. Bu yüzden oyuncu topla çok fazla alan kat etmeye çalışıyor. Koşuyor ve yoruluyor. Bir top ve kaleci hariç 10 oyuncu var. Top bizdeyken sürekli oyuncuların aralara girmesi ve opsiyon göstermesi gerekiyor. Topu alan ya ayağına atıyor ya da kanada atıyor. Böyle olunca topu döndüremiyoruz. Top bizdeyken durağan oynuyoruz. Top kontrolünde sırtımız kaleye dönük kontrol etme alışkanlığımız var. Hedefimiz rakip kale. Oyuncularıma da bunu söylüyorum. Topu ilk kontrolde geriyi düşünmemiz bir alışkanlık bunu idmanlarda değiştireceğiz. İyi organize olmadığımızda topu kaybedince takım boyu uzamış oluyor. Çok fazla geriye koşmak zorunda kalıyoruz ve yoruluyoruz. Beşiktaş’ın oyunu kontra atak oyunu değil. 10 günden beri tüm takım beraber çalışıyoruz. Topu döndürmek ve hızlı oynamak için beraber olmamız gerekiyor. Oyuncularımın bunu yapmak istediğini biliyorum. İdmanlarda bazen istediğim gibi yapıyorlar ama maça yansımayabiliyor. İstediğimi sahaya yansıtmak benim için en önemlisi. Biraz sabır lazım. Defansif olarak çok çok iyi değiliz ama iyiyiz. Orada bazı şeyleri oturttuk. İstediklerimizin yüze 70’indeyiz. Oyuncular farklı mantaliteye alışmak zorunda. Top bizdeyken daha fazla çözüm üretmeliyiz. Bunu da düzelteceğiz” şeklinde konuştu.

“Portekiz Milli Takımı’nda yapmak istediklerimi burada yapmak istiyorum”

Taraftardan biraz daha sabır beklediğini aktaran Santos, “Postacı gibi oynuyoruz. Önemli olan topla koşup takım arkadaşına vermekten ziyade topu pas olarak aktarmamız gerekiyor. Portekiz Milli Takımı’nda yapmak istediklerimi burada yapmak istiyorum. Bunun için sabır gerekiyor. Bu uzun yıllar alacak bir zaman değil. Gelişme kat ettik. Bunu idmanları yapa yapa daha iyi hale getireceğiz” cümlelerine yer verdi.

“Aboubakar kendini buraya yüzde 100 ait hissediyor”

Vincent Aboubakar’ın fiziksel olarak kötü durumda olmadığını belirten Portekizli teknik direktör, “Fiziksel olarak kötü olsa maç listesinde olmazdı. Kadroda olmayan oyuncu hazır değildir. Buraya yüzde 100 ait hissediyor kendini. Benim gördüğüme göre burada bir sıkıntı yok. Oyuncuları maç kadrosuna alırken en önemsediğim nokta kafasının ve kalbinin burada olması. Bu açıdan da kadroya giren her oyuncu yüzde 100 buradadır” diye konuştu.

“Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar”

Gelecek sezon hedefini şampiyonluk olarak belirlediklerini sözlerine ekleyen Fernando Santos, “Taraftarın Beşiktaş’tan ne istediğini biliyorum. Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar. Ben de bir taraftardım. Taraftarlığın ne olduğunu biliyorum. Benim hayalimle bunlar benzerlik gösteriyor. Bu sene ligde üçüncü olup kupayı almak istiyoruz. Önümüzdeki sezon şampiyonluk yaşamak, Avrupa’da iyi oynayan bir takım kurmak istiyorum. Bu anlamda şu an için iyiye gittiğimizi biliyorum. Şimdiden önümüzdeki yılın planlamasına yönetimle başladık. Bu biraz zor olacak. Yabancı sınırı 12’ye inecek. Çok fazla Türk oyuncu ihtiyacımız olacak. Bu planlar kolay iş değil. Bunun için yönetimle beraber çalışıyoruz. Beşiktaş’ı çok sağlam bir temele oturtmamız gerekiyor. Herkesin istediği güçlü oynayan şampiyonluklar yaşayan takımı oluşturmak için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Santos, İstanbul’u çok sevdiğini de kaydederek, “İstanbul’a daha önce de turist olarak gelmiştim. İstanbul’u çok seviyorum. Tek sıkıntısı can sıkıcı trafiği. Buna da alışacağız. Hocalarım da seviyor İstanbul’u. Deniz manzarası olan bir apartman dairesinde kalıyorum. Burada yaşamak çok güzel. Taraftarımız çok iyi, çok tutkulu. Onları çok seviyorum. Takıma destek oluyorlar. Onlardan rica ediyorum, maç esnasında oyuncularımızı maç oynanırken çok fazla eleştirmesek iyi olur. Hepsinin desteğe ihtiyacı var” değerlendirmesinde bulundu.

“Türk Milli Takımı’nı iyi tanıyorum”

A Milli Futbol Takımı’nın, Avrupa Şampiyonası’nda ülkesi Portekiz’le rakip olduğunun hatırlatılması üzerine deneyimli teknik direktör, “Türk Milli Takımı’nı iyi tanıyorum. Dünya Kupası öncesinde Türkiye bize Portekiz’le oynarken zorluk çıkarmıştı. İnanılmaz iyi oyuncular var. Çok güçlü orta sahası var. Defansif olarak da iyiler. Portekiz olarak 2016 Avrupa Şampiyonası ve Uluslar Ligi’ni kazanmıştık. Favori 6-7 takımdan sonra sürpriz yapmaya en yakın takım Türkiye. Çok iyi bir takım ve iyi bir hocası var” dedi.

Türk futbolundaki altyapı sorununa da dikkat çeken Fernando Santos, “2002 yılında Türk Milli Takımı’yla Portekiz Milli Takım’ı arasında çok ciddi fark yoktu. Futbollarının seviyesi benzerdi. Portekiz o yıllardan beri inanılmaz bir altyapı yatırımı yaptı ve sistem kurdu. Türkiye’de değişmesi gereken şeylerden biri birçok alt yaş ligleri var. Türkiye’de sadece U19 var. Tayyip fiziksel olarak iyi olmadığı için oynamıyor. Ben bu oyuncuyu nerede oynatacağım. U23 olsa bu oyuncuyu orada değerlendirebilirim. Altyapıda çok iyi oyuncular geliyor. Çok yetenekli oyuncular var. Çocuk belli bir aşamaya geliyor ve oraya geldikten sonra Beşiktaş’ta oynayamıyor. ya kiralık vereceksiniz ya da U19 var” ifadelerini kullandı.

“Galatasaray maçına özel plan yapmayacağız”

Son olarak Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında 3 Mart Pazar günü Tüpraş Stadyumu’nda oynayacakları Galatasaray müsabakasıyla ilgili gelen bir soruya deneyimli teknik adam, “Galatasaray maçına özel plan yapmayacağız. Rakibi analiz ediyoruz. Önemli olan bizim nasıl oynayacağımız. Rakipten bağımsız bir anlayış oturtmak istiyoruz. Herkes kazanmak istiyor Galatasaray maçını. Oyuncularımız istediklerimizin ne kadarını sahaya yansıtacak bu da çok önemli. İyi defans yapan iyi hücum yapan bir takım görecek taraftarlar” cevabını verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/fernando-santos-besiktas-her-sezon-kupa-kazanmak-icin-oynar-1/feed/ 0
Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos sabır istedi Açıklaması https://www.haber28.com.tr/besiktas-teknik-direktoru-fernando-santos-sabir-istedi-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/besiktas-teknik-direktoru-fernando-santos-sabir-istedi-aciklamasi/#respond Fri, 22 Mar 2024 08:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11022 Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos, ofansif anlamda akıcı ve hızlı oynamaları gerektiğini söyleyerek, “Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar. Bu sene ligde üçüncü olup, Türkiye Kupası’nı almak istiyoruz. Önümüzdeki sezon şampiyonluk yaşamak, Avrupa’da iyi oynayan bir takım kurmak istiyorum” dedi.

Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos, Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

“Takım gelişmeye devam ediyor”

Çalışarak takımı beklenen seviyeye çıkarma gayreti içinde olduklarının altını çizerek sözlerine başlayan Santos, “Bir takım şeyler değişti. Takım gelişmeye devam ediyor. Geleli henüz 2 ay oldu. Yüzde 100 istediğim oyun anlayışı yerleşmedi, bu da çok doğal. Futbol basit bir oyun, gol yemeyin gol atın. Beşiktaş gibi takımlar oyunu domine etmeli, iyi hücum etmeli, iyi savunma yapmalı. Geldiğimizden beri bunu aşılamaya çalışıyoruz. Oyuncular da bunun için çaba sarf ediyor. Hepsi elinden geleni yapıyor. Bizim saygımızı kazandılar. Bir anda bir mantaliteyi oturtmak kolay değil. Oyuncular büyük çaba sarf ediyorlar istediğimiz Beşiktaş’ı ortaya çıkarmak için. Futbol kolektif bir oyun. Bizim beraber oynamayı daha da geliştirmemiz lazım. Büyük takım yüzde 80 kolektif, yüzde 20 bireysel oyunla başarılı olur. Bu yüzde 20’lik kısımda oyuncuların kendi yeteneklerini gösterdiği yerler olabilir. Biz şu an 60 bireysel, 40 kolektifiz. Bunu değiştirmek zorundayız. Futbolcular da bunu değiştirmek için çabalıyor. Beraber oynama alışkanlığı önemli. Bunu yapmak istiyoruz. Bu dediğim seviyeye de geleceğiz” ifadelerini kullandı.

“Benim için sahaya çıkan 11’in performansı önemli”

Portekizli çalıştırıcı, sarı kart cezası nedeniyle Galatasaray müsabakasında görev alamayacak Gedson Fernandes’in eksikliğinin kafasındaki oyunu etkileyip etkilemeyeceğiyle ilgili soruya, “Eksik oynamayacağız, 11 kişi sahada olacağız. Gedson yerine başka biri oynayacak. O da istediklerimi sahaya yansıttığında bir eksiklik olmayacak. Benim için sahaya çıkan 11’in performansı önemli. Benim görevim kolektif olarak takıma odaklanmak ve sahada beraber oynayan güçlü bir grup oluşturmak” cevabını verdi.

Fernando Santos, Tayyip Talha Sanuç’un ise fiziksel olarak henüz hazır olmadığını ama her geçen gün daha iyiye gittiğini söyledi.

“Daha akıcı ve hızlı oynamak zorundayız”

69 yaşındaki teknik adam, ofansif olarak topu hızlı döndüremediklerine dikkat çekerek, “Daha akıcı ve hızlı oynamak zorundayız. Hücumda hedef odaklı oynamak zorundayız. Bazen geriye çok oynuyoruz. Pas hatası yaptığımız zamanlar da oluyor. Geriye bakınca iyi bir aşamaya geliyoruz. Benim istediğim aşamaya henüz gelmedik. Bunun için oyuncular da çabalıyor. Rakip ceza sahasına çok fazla giremediğimizi düşünüyorum. Bundan takıma, oyunculara da bahsediyoruz. Organize hücum değil de direkt topu ileri atma alışkanlığı görüyorum. Defansif olarak pozitif sinyaller var, gelişiyoruz. Türkiye’de çok fazla adam adama baskı yapılıyor. Bir stoper rakibin forvetini rakip takımın ceza sahasına kadar kovalayabiliyor. Ben ön alan presinde alan savunmasını tercih ediyorum. Bu anlamda da eksiklerimiz var. Çok agresif değiliz, ikili mücadele alamıyoruz. Rakip baskımızdan kolay çıkabiliyor bazen. Bu anlamda da iyiye gideceğiz. Kazanmak ve kazanma alışkanlığı önemli. Oyuncular da bu alışkanlıkla daha iyiye gidiyor. Taraftar da daha gollü futbol görmek istiyor. Bu zaten Beşiktaş’ın DNA’sında var. Adım adım gidiyoruz. Gol yemeden kazanmaya devam etmek zorundayız. Hücum olarak istediklerimin yüzde 50’sini yansıttığımızı söyleyebilirim. Fazla bireyseliz. Bu yüzden oyuncu topla çok fazla alan kat etmeye çalışıyor. Koşuyor ve yoruluyor. Bir top ve kaleci hariç 10 oyuncu var. Top bizdeyken sürekli oyuncuların aralara girmesi ve opsiyon göstermesi gerekiyor. Topu alan ya ayağına atıyor ya da kanada atıyor. Böyle olunca topu döndüremiyoruz. Top bizdeyken durağan oynuyoruz. Top kontrolünde sırtımız kaleye dönük kontrol etme alışkanlığımız var. Hedefimiz rakip kale. Oyuncularıma da bunu söylüyorum. Topu ilk kontrolde geriyi düşünmemiz bir alışkanlık bunu idmanlarda değiştireceğiz. İyi organize olmadığımızda topu kaybedince takım boyu uzamış oluyor. Çok fazla geriye koşmak zorunda kalıyoruz ve yoruluyoruz. Beşiktaş’ın oyunu kontra atak oyunu değil. 10 günden beri tüm takım beraber çalışıyoruz. Topu döndürmek ve hızlı oynamak için beraber olmamız gerekiyor. Oyuncularımın bunu yapmak istediğini biliyorum. İdmanlarda bazen istediğim gibi yapıyorlar ama maça yansımayabiliyor. İstediğimi sahaya yansıtmak benim için en önemlisi. Biraz sabır lazım. Defansif olarak çok çok iyi değiliz ama iyiyiz. Orada bazı şeyleri oturttuk. İstediklerimizin yüze 70’indeyiz. Oyuncular farklı mantaliteye alışmak zorunda. Top bizdeyken daha fazla çözüm üretmeliyiz. Bunu da düzelteceğiz” şeklinde konuştu.

“Portekiz Milli Takımı’nda yapmak istediklerimi burada yapmak istiyorum”

Taraftardan biraz daha sabır beklediğini aktaran Santos, “Postacı gibi oynuyoruz. Önemli olan topla koşup takım arkadaşına vermekten ziyade topu pas olarak aktarmamız gerekiyor. Portekiz Milli Takımı’nda yapmak istediklerimi burada yapmak istiyorum. Bunun için sabır gerekiyor. Bu uzun yıllar alacak bir zaman değil. Gelişme kat ettik. Bunu idmanları yapa yapa daha iyi hale getireceğiz” cümlelerine yer verdi.

“Aboubakar kendini buraya yüzde 100 ait hissediyor”

Vincent Aboubakar’ın fiziksel olarak kötü durumda olmadığını belirten Portekizli teknik direktör, “Fiziksel olarak kötü olsa maç listesinde olmazdı. Kadroda olmayan oyuncu hazır değildir. Buraya yüzde 100 ait hissediyor kendini. Benim gördüğüme göre burada bir sıkıntı yok. Oyuncuları maç kadrosuna alırken en önemsediğim nokta kafasının ve kalbinin burada olması. Bu açıdan da kadroya giren her oyuncu yüzde 100 buradadır” diye konuştu.

“Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar”

Gelecek sezon hedefini şampiyonluk olarak belirlediklerini sözlerine ekleyen Fernando Santos, “Taraftarın Beşiktaş’tan ne istediğini biliyorum. Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar. Ben de bir taraftardım. Taraftarlığın ne olduğunu biliyorum. Benim hayalimle bunlar benzerlik gösteriyor. Bu sene ligde üçüncü olup kupayı almak istiyoruz. Önümüzdeki sezon şampiyonluk yaşamak, Avrupa’da iyi oynayan bir takım kurmak istiyorum. Bu anlamda şu an için iyiye gittiğimizi biliyorum. Şimdiden önümüzdeki yılın planlamasına yönetimle başladık. Bu biraz zor olacak. Yabancı sınırı 12’ye inecek. Çok fazla Türk oyuncu ihtiyacımız olacak. Bu planlar kolay iş değil. Bunun için yönetimle beraber çalışıyoruz. Beşiktaş’ı çok sağlam bir temele oturtmamız gerekiyor. Herkesin istediği güçlü oynayan şampiyonluklar yaşayan takımı oluşturmak için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Santos, İstanbul’u çok sevdiğini de kaydederek, “İstanbul’a daha önce de turist olarak gelmiştim. İstanbul’u çok seviyorum. Tek sıkıntısı can sıkıcı trafiği. Buna da alışacağız. Hocalarım da seviyor İstanbul’u. Deniz manzarası olan bir apartman dairesinde kalıyorum. Burada yaşamak çok güzel. Taraftarımız çok iyi, çok tutkulu. Onları çok seviyorum. Takıma destek oluyorlar. Onlardan rica ediyorum, maç esnasında oyuncularımızı maç oynanırken çok fazla eleştirmesek iyi olur. Hepsinin desteğe ihtiyacı var” değerlendirmesinde bulundu.

“Türk Milli Takımı’nı iyi tanıyorum”

A Milli Futbol Takımı’nın, Avrupa Şampiyonası’nda ülkesi Portekiz’le rakip olduğunun hatırlatılması üzerine deneyimli teknik direktör, “Türk Milli Takımı’nı iyi tanıyorum. Dünya Kupası öncesinde Türkiye bize Portekiz’le oynarken zorluk çıkarmıştı. İnanılmaz iyi oyuncular var. Çok güçlü orta sahası var. Defansif olarak da iyiler. Portekiz olarak 2016 Avrupa Şampiyonası ve Uluslar Ligi’ni kazanmıştık. Favori 6-7 takımdan sonra sürpriz yapmaya en yakın takım Türkiye. Çok iyi bir takım ve iyi bir hocası var” dedi.

Türk futbolundaki altyapı sorununa da dikkat çeken Fernando Santos, “2002 yılında Türk Milli Takımı’yla Portekiz Milli Takım’ı arasında çok ciddi fark yoktu. Futbollarının seviyesi benzerdi. Portekiz o yıllardan beri inanılmaz bir altyapı yatırımı yaptı ve sistem kurdu. Türkiye’de değişmesi gereken şeylerden biri birçok alt yaş ligleri var. Türkiye’de sadece U19 var. Tayyip fiziksel olarak iyi olmadığı için oynamıyor. Ben bu oyuncuyu nerede oynatacağım. U23 olsa bu oyuncuyu orada değerlendirebilirim. Altyapıda çok iyi oyuncular geliyor. Çok yetenekli oyuncular var. Çocuk belli bir aşamaya geliyor ve oraya geldikten sonra Beşiktaş’ta oynayamıyor. ya kiralık vereceksiniz ya da U19 var” ifadelerini kullandı.

“Galatasaray maçına özel plan yapmayacağız”

Son olarak Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında 3 Mart Pazar günü Tüpraş Stadyumu’nda oynayacakları Galatasaray müsabakasıyla ilgili gelen bir soruya deneyimli teknik adam, “Galatasaray maçına özel plan yapmayacağız. Rakibi analiz ediyoruz. Önemli olan bizim nasıl oynayacağımız. Rakipten bağımsız bir anlayış oturtmak istiyoruz. Herkes kazanmak istiyor Galatasaray maçını. Oyuncularımız istediklerimizin ne kadarını sahaya yansıtacak bu da çok önemli. İyi defans yapan iyi hücum yapan bir takım görecek taraftarlar” cevabını verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktas-teknik-direktoru-fernando-santos-sabir-istedi-aciklamasi/feed/ 0
Kastamonuspor, Denizlispor maçı için hazırlıklarını sürdürüyor https://www.haber28.com.tr/kastamonuspor-denizlispor-maci-icin-hazirliklarini-surduruyor/ https://www.haber28.com.tr/kastamonuspor-denizlispor-maci-icin-hazirliklarini-surduruyor/#respond Fri, 22 Mar 2024 00:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10931 TFF 2. Lig’de liderlik mücadelesi veren Kastamonuspor, hafta sonu karşılaşacağı Denizlispor maçının hazırlıklarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, Denizlispor’un zorlu ve genç bir takım olduğunu belirterek, “Nasıl kazanılması gerekiyorsa o şekilde oynayıp galibiyete ulaşacağız” dedi.

TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren ve ligin ikinci yarısına istediği gibi başlayamayan Kastamonuspor, yeni hocası Fırat Gül’ün nezaretinde hafta sonu karşılaşacağı Denizlispor maçının hazırlıklarını sürdürüyor. İsmail Dikmenli Tesisleri’nde taktiksel ağırlıklı gerçekleştirilen idmanda hafta sonu Menemen FK karşısında alınan galibiyet sonrasında oyuncuların neşeli tavırları dikkatlerden kaçmadı. Kastamonuspor’un Teknik Direktörü Fırat Gül ise, sık sık oyuncularıyla toplantılar yaparak yeni oyun planlarından bahsederken, antrenmanlarda da istediği oyun taktiklerini çalıştırdığı görüldü.

Yeni hocası Fırat Gül ile çıktığı ilk karşılaşmada Menemen FK’yi 1-0 yenerek galibiyete ulaşan Kastamonuspor, Denizli Atatürk Stadyumu’nda 2 Mart Cumartesi günü saat 14.00’da karşılaşacağı Denizlispor’u da yenerek, galibiyet serisini sürdürmek istiyor.

“Menemen’i sahamızda yenerek lige tekrar tutunduk”

Menemen FK’yi yenerek ligde liderlik noktasında önemli bir galibiyet elde ettiklerini söyleyen Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, “Kritik bir dönemde takımın başına geldik. Menemen maçı bizlerin kırılma maçlarından bir tanesiydi. Çünkü liderlik mücadelesinde üstümüzde bulunan takımlarla bir anda puan farkı açılıp kopabilirdik. O yüzden bütün stratejimiz maçı kazanma üzerine kurulu oldu. Oyunun hem savunma hem de hücum tarafında tamamıyla duran toplar dahil maçı kazanma üzerine bir strateji ile çıktık. Çünkü Menemen maçının bizleri tekrar dirilteceğine inandık. Şu anda 7 puanlık bir avantajımız yok. Bu avantajımızı kaybetmiş durumdayız. Menemen’i sahamızda yenerek lige tekrar tutunduk, kupanın bir tarafından tekrar tuttuk. İnşallah sezon sonunda da istediğimiz hedefe ulaşacağız. Oyuncularımızın bu stratejiye olan uyumları, taktiksel anlamda sadakati, sahaya getirmiş oldukları coşkulu ruhu, bunların hepsi bizleri galibiyete taşıyan noktaydı. Bazen maçları kazanabilirsiniz bazen de kaybedebilirsiniz ama bu ruhtan vazgeçemezsiniz. İnşallah bizleri hedefe götürecek olan da bu diye düşünüyorum” dedi.

“Nasıl kazanılması gerekiyorsa o şekilde oynayıp galibiyete ulaşacağız”

Denizlispor’u da yenerek galibiyet serisini sürdürmek istediklerini belirten Gül, “Denizli takımı genç, dinamik, tecrübeli bir takım. İyi mücadele ediyorlar. Gayretli oynuyorlar, tabii ki bazen şanssız goller de yiyebilen bir takım. Rakibi kim olursa olsun direnebilen bir takım, play-off oynayan bazı takımlar Denizli deplasmanında takıldılar. Bizim için zor bir maç olacak. Kolay değil, hiçbir maç oynamadan kazanılmıyor. Bizler bu maçta da nasıl kazanılması gerekiyorsa o şekilde oynayıp galibiyete ulaşacağız” diye konuştu.

“Daha sıkı çalışıp, takımıma katkı sağlamayı çok istiyorum”

Takıma katkı sağlamayı istediğini belirten Kastamonuspor’un forvet oyuncusu Yusuf Türk ise, “Bizler için Menemen FK maçı çok önemliydi. Bu karşılaşmadan üç puan aldığımız için mutluyuz. İlk devreyi 7 puan önde kapatmıştık ama maalesef ikinci devre biraz skor bulmakta güçlük çektik. Puan tablosunda geriye düştük ama ben, hem takım arkadaşlarıma hem de hocalarıma inanıp güveniyorum. Bir seri yakalayıp, bu haftadan itibaren tekrardan liderliği geri alacağımıza inanıyorum. Birkaç haftadır gol atamıyorum. Performansımda şu anda kendi açımdan bir düşüklük olduğunu hissediyorum ama daha sıkı çalışıp, ilk yarıdaki formumu yakalayıp, takımıma katkı sağlamayı çok istiyorum” şeklinde konuştu.

“Sezon sonunda şampiyon Kastamonuspor olacak”

Liderlik noktasında yarışta olduklarını ve Menemen FK maçıyla bunu da gösterdiklerini anlatan Timur Temeltaş da, “İkinci yarı itibariyle kötü bir gidişatımız oldu. İyi bir avantaj elde etmiştik, 7 puanlık bir avantajımız vardı, bunu kaybettik ama futbolda olabilecek şeyler bunlar. Önemli olan bunları toparlamak ve dersler çıkarmak. Futbol acımasız bir oyun, son düdüğe kadar, son maça kadar hiçbir şey ilan edilmemiş. Bunu maalesef acı bir şekilde tattık ama geride kalmış hikayeler bunlar artık. Yeni hocamızla birlikte çıkışa geçmek istedik. Bunun için de Menemen FK maçını hedef belirledik. Bu maçı da güzel bir şekilde oyun ortaya koyarak yendiğimizi düşünüyorum. Tüm takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum, gerçekten çok güzel ve önemli bir galibiyet elde ettik. Hem kendimize hem de şehrimize yeniden coşkuyu, istek ve arzuyu tekrardan kattığımızı düşünüyorum. Önümüzde daha çok zorlu maçlar var, zorlu bir periyoda gireceğiz. Hafta içinde ve hafta sonlarında zorlu maçlar oynayacağız. Herkese bu karşılaşmalarda ihtiyacımız olacak, bunu da hocamız toplantıda dile getirdi. Önümüz açık, bizler yarışta varız. Menemen maçında bunu net bir şekilde gösterdiğimizi düşünüyorum. Sezon sonunda şampiyon Kastamonuspor olacak inşallah. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU

]]>
https://www.haber28.com.tr/kastamonuspor-denizlispor-maci-icin-hazirliklarini-surduruyor/feed/ 0
İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA!.. https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4/#respond Tue, 19 Mar 2024 07:12:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10570 Bu hafta tiyatroseverleri Tolstoy’dan Alexander Galin’e, Eftal Gülbudak’tan Dinçer Sümer’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Masal (Yeni Çocuk Oyunu), Savaş ve Barış, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Kuğunun Şarkısı, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Ay, Carmela!, Maviydi Bisikletim, Bir Halk Düşmanı, Sivrisinekler, Geçit, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)

Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 3 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

Bu Haftanın Programı (28 Şubat-3 Mart 2024)

MASAL (5+Yaş) (Yeni Çocuk Oyunu)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

SAVAŞ VE BARIŞ

1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir.

Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur.

Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

KUĞUNUN ŞARKISI

Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

AY, CARMELA!

İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır. Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

MAVİYDİ BİSİKLETİM

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

BİR HALK DÜŞMANI

Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.

Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

GEÇİT

Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 2 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4/feed/ 0
İBB Şehir Tiyatroları… MART AYINDA 38 OYUNU SEYİRCİYLE BULUŞTURUYOR! https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-38-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-38-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 05:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10388 Mart ayında tiyatroseverleri Ibsen’den Tolstoy’a, Dinçer Sümer’den Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu ay; Masal (Yeni Oyun), Parkta Güzel Bir Gün (Lefkoşa Belediye Tiyatrosu)(Konuk Oyun), Savaş ve Barış, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Kuğunun Şarkısı, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Ay, Carmela!, Maviydi Bisikletim, Bir Halk Düşmanı, Sivrisinekler, Geçit, Tartuffe, Hamlet, Uçurtmanın Kuyruğu, Fosforlu Cevriye, Yaftalı Tabut, Komik Para, Godot Geldi, Çingene Boksör, Zehir, İfigenya, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Oscar, Ben Medea Değilim, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Öldün, Duydun mu?, Cadı Kazanı, Yatak Odası Komedisi, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya, Rüya, Fındıkkıran, Karagöz Çiftlik Bekçisi, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Behçet Necatigil, Gülten Akın ve Edip Cansever Şiirleri İstanbul Şiirle Buluşuyor Etkinliğine Konuk Oluyor

İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)

Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 3 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait. Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 10, 24 Mart 2024 tarihlerinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Şimdi Değil Sonra”(Behçet Necatigil)

Şimdi Değil Sonra, Behçet Necatigil’in şiir evrenine özel bir yolculuk. Şairin şiirlerinden yapılan uyarlama, merkezine şairin Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca şiirini alıyor. Yıldıray Şahinler’in Behçet Necatigil’in şiirlerinden yola çıkarak oyunlaştırdığı, Levent Üzümcü, Derya Çetinel ve Cihat Faruk Sevindik’in rol aldığı “Şimdi Değil Sonra”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de 17 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de seyirciyle buluşacak.

Mart 2024 Programı

MASAL (5+Yaş) (Yeni Çocuk Oyunu)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 3, 10, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

Parkta Güzel Bir Gün(Lefkoşa Belediye Tiyatrosu-Konuk Oyun)

Oyunda, parkta güzel bir gün geçirmek isteyen Olivia ve Arthur’u bir ülkenin bantla çizilen yeni sınırı ikiye ayırır. İşe yeni başlayan sınır muhafızının sert bakışları altında iki ülke arasında sıkışıp kalan çift, giderek içinden çıkılmaz bir hal alan bu absürd durumun esiri olurlar. Bizi ayıran hayali çizgileri ve bu çizgileri kırmanın ağır yaptırımlarını konu alan acı-tatlı bir komedi Parkta Güzel Bir Gün. Kieran Lynn’in yazdığı, Kıymet Karabiber’in yönettiği oyunda Aytunç Şabanlı, İzel Seylani, Melihat Beşe Günalp rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

SAVAŞ VE BARIŞ

1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

KUĞUNUN ŞARKISI

Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 30 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

AY, CARMELA

İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır. Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde,

MAVİYDİ BİSİKLETİM

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BİR HALK DÜŞMANI

Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.

Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

GEÇİT

Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 2 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

TARTUFFE

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

HAMLET

Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

UÇURTMANIN KUYRUĞU

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

YAFTALI TABUT

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, 16 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

KOMİK PARA

Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır. Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler. Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 23 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

GODOT GELDİ

“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir… Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

ZEHİR

Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 9 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

İFİGENYA

Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgara ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgarını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Ayşecan Tatari, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu. Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

OSCAR

Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BEN MEDEA DEĞİLİM

“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikayesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…

“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

ÖLDÜN, DUYDUN MU?

İntihar eden bir adamın geride bıraktığı hayatı, hatalarıyla yüzleşmesi ve sonrasında kendini tanıma süreci anlatılıyor. Oyunda ayrıca sabır, mücadele, belleksizlik gibi insanı şekillendiren pek çok kavram irdeleniyor. Yiğit Sertdemir’in yazdığı Burçak Çöllü’nün yönettiği oyunda Emrah Can Yaylı, Pelin Budak, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

CADI KAZANI

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

YATAK ODASI KOMEDİSİ

Oyun, evliliklerinin farklı aşamalarında olan dört çiftin iç içe geçmiş hayatlarını sıra dışı ama komik bir bakışla ortaya koyuyor. Evlilik kavramı, çiftlerin tuhaf nedenlerle sarsılan ve yeniden kurulan ilişkileri üzerinden, geleneksel, alışılagelmiş kalıpların ve kuralların dışına çıkılarak irdeleniyor.

Alan Ayckbourn’un yazdığı, Mert Dilek’in çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Aslıhan Kandemir, Ayşen Sezerel, Buket Kubilay, Engin Gürmen, Gökçer Genç, Mert Aykul, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın rol alıyor. Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde,

KARAGÖZ ÇİFTLİK BEKÇİSİ (3+ Yaş)

Karagöz uzun zamandır işsizdir ve iş aramaktadır. Sonunda kendisine bir çiftlikte iş bulur. İşi hayvanların bakımını yapmaktır. Ama ortada bir sorun vardır. Karagöz, hayvanları tanımamaktadır. Özgür Atkın’ın yazıp yönettiği oyunda Elif Verit, Hakan Örge, İrem Erkaya rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)

Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır.

Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-38-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/feed/ 0
Eskişehir’de öğrenciler geri dönüşümle oyun üretiyor https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ogrenciler-geri-donusumle-oyun-uretiyor/ https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ogrenciler-geri-donusumle-oyun-uretiyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 03:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10365 Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin Sıfır Atık Kulübü tarafından okulda toplanan su şişelerinin kapakları, zeka ve strateji oyunu “beştemse” tablası ve boncuklarına dönüştürülüyor.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde 2019 yılında makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında eğitim öğretime başlayan lisede, öğrenciler geri dönüşümden elde ettikleri malzemelerle farklı alanlara yönelik çalışmalar yapıyor.

Okulun Sıfır Atık Kulübündeki 35 öğrenci, geri dönüşüm için topladıkları şişe kapaklarını makine bölümü öğretmeni Ali Yar’ın gözetiminde öğütme makinesinde parçalayarak dönüşüme kazandırıyor.

Öğrenciler, geri dönüştürdükleri malzemeden okuldaki enjeksiyon makinesi yardımıyla mangala benzeri “beştemse” adlı kutu oyunun tablası ve boncuklarını üretiyor.

Okul müdürü Bülent Seğmen, AA muhabirine, 2019’da eğitim öğretime başlayan okulda makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Son teknolojiyle donatılmış okulda 1300 öğrencinin okuduğunu anlatan Seğmen, şöyle konuştu:

“Öğrencilerimiz dışarıdan alınan siparişlerle gerçek işlerde çalışma fırsatı da buluyorlar. Okulumuzda bir iktisadi işletme var. Öğrencilerimizin sadece eğitim olarak değil bütünüyle gelişimini sağlamayı düşünüyoruz. Bu kapsamda Sıfır Atık projesine de destek veriyoruz. Okuldaki atık malzemeleri topluyoruz. Bunlardan okulda öğrencilerimizin yaptığı kalıplarla kendi makinelerimizde ürünler elde ediyoruz. Hazırladığımız kutu oyunu ‘beştemse’ tablaları Romanya’da yapılan bir yarışmada kullanıldı. Böylece okul olarak ilk ihracatımızı yaptık. Öğrencilerimizin kullandığı pet şişeler ve buna bağlı plastik malzemelerin hiçbiri boşa gitmiyor. Son dönemde birkaç fabrika ve bir okul, plastik atıklarını bize göndermeye başladı. Onları da ileri dönüşüm projesine dahil ediyoruz. Hem dönüşümü sağlamış oluyoruz hem de öğrencilerimizde geri dönüşüm bilincini yerleştiriyoruz. Bu arada yaptığımız kalıplar ve üretimle öğrencilerimiz gerçek bir iş üzerinde çalışmış oluyor.”

“Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor”

Okulda plastik alan şefi olarak görev yapan makine bölümü öğretmeni Ali Yar da öğrencilerinin sıfır atık konusunu ön planda tuttuğunu anlattı.

Plastik atık kullanabilecekleri projeleri değerlendirdiklerini vurgulayan Yar, şunları kaydetti:

“Okulumuzda günlük 1300 şişe kapağı ortaya çıkıyor. Sıfır Atık Kulübü’ndeki 35 öğrenciyle bunları toplamaya başladık. Dünya Kumalak Federasyonu okulumuza metalden beştemse oyunu tablası üretme fikriyle geldi. Ancak maliyeti düşürmek ve sıfır atık prensibini yaygınlaştırmak için plastikten yapılabileceğini söyledik. Bu fikir çok hoşlarına gitti. Okulda ortaya çıkan su şişeleri kapaklarından oyun tablasının üretimini yaptık. Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor. Romanya’daki şampiyona için geçen yaz mevsiminde 50 beştemse oyun tablası gönderdik.”

Plastik bölümü öğrencisi Azra Rüzgar da Kazakistan’ın geleneksel oyunlarından beştemsenin tablalarını hazırlamak için plastik su şişelerinin kapaklarını topladıklarını dile getirerek, “Kırdığımız kapakları daha sonra burada enjeksiyon makinalarının kalıbına aktarıyoruz. Kalıplardan çıkardığımız oyun tablalarını küçük vidalar aracılığıyla birleştiriyoruz. Dönüştürdüğümüz plastikten yararlı bir şeyler üretmek mutlu ediyor.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ogrenciler-geri-donusumle-oyun-uretiyor/feed/ 0
Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Uçar: Oyun anlamında gelişme var ancak daha iyi oynamalıyız https://www.haber28.com.tr/besiktas-futbol-sube-sorumlusu-ucar-oyun-anlaminda-gelisme-var-ancak-daha-iyi-oynamaliyiz/ https://www.haber28.com.tr/besiktas-futbol-sube-sorumlusu-ucar-oyun-anlaminda-gelisme-var-ancak-daha-iyi-oynamaliyiz/#respond Tue, 12 Mar 2024 23:24:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9585 Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında İstanbulspor’u 2-0 mağlup eden Beşiktaş’ta futbol şube sorumlusu Feyyaz Uçar, oyun anlamında gelişme gösterdiklerini ancak çok daha iyi oynamak zorunda olduklarını söyledi.

Maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Uçar, “Oyun olarak zaman zaman tatmin etmese de girdiğimiz gol pozisyon sayısı açısından kazanmayı hak ettiğimiz bir maç olduğunu düşünüyorum. Çok fazla pozisyon vermedik. Haklı bir galibiyet aldık. İstanbulspor’u da tebrik ediyorum. Çok iyi mücadele ediyorlar. Önümüzdeki hafta bizim için çok önemli. Kupa’da Konyaspor ile içeride oynayacağız hem de Galatasaray ile maçımız var. Sevindirici gelişmeler tabii ki Afrika Uluslar Kupası’ndan dönen oyuncularımız ve sakatlarımızın iyileşmesi. Gedson ve Zaynutdinov sarı kart sınırındaydılar maalesef sarı kart gördüler ve cezalı duruma düştüler. Oyun anlamında gelişme var ancak Beşiktaş çok daha iyisini oynamak zorunda.” ifadelerini kullandı.

Feyyaz Uçar, Tayyip Talha Sanuç ve Ante Rebic’in kadroya alınmaması hakkında ise, “Afrika Kupası’ndan dönen oyuncularla kadro genişledi. Bazı oyuncular kadroya giremeyecek. Bu hocanın tasarrufudur. Tayyip özellikle stoperlerimizin olmadığı dönemde erken başladı. Performansından son derece memnunuz. İlerleyen haftalarda mutlaka görev alacaktır. Rebic özel bir oyuncu. Oynatmak ya da oynatmamak hocanın tasarrufudur. Gelecek maçlarda katkı vereceğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

“Konya maçını en az Galatasaray maçı kadar önemsiyoruz”???????

Ligde gelecek hafta Galatasaray ile oynayacakları derbi karşılaşmasını da değerlendiren Uçar, “Camialar için derbi maçlar çok önemli. Türk futbolunun lokomotifidir derbi maçları. Bizim ondan önce önemli bir maçımız var. Kupada finali hatta şampiyonluğu hedefliyoruz. İlk oynayacağımız maç bizim için en önemli maç. Konya maçını en az Galatasaray maçı kadar önemsiyoruz.” açıklamasında bulundu.

Salih Uçan ve Cenk Tosun ile Galatasaray maçından sonra sözleşme görüşmelerini sıklaştıracaklarını açıklayan Feyyaz Uçar, “Gedson cezalı duruma düştü. Galatasaray derbisinde yokluğunu hissedecek misiniz?” sorusuna, “Her eksik oyuncunun bu tip maçlarda yokluğu hissedilebilir. Salih’in iyileşip formayı alması, orada Al-Musrati de var. Sanıyorum bu ikili ile Gedson’un yokluğunu çok fazla hissetmeyiz. Tebrik ettik. İlk golünü atması çok önemli. Kalitesini ortaya koyan bir oyuncu. Beklediğimiz performansta ilerliyor. Gol atması öz güven açısında çok önemliydi. Bundan sonra çok daha rahat çok daha fazla yeteneklerini sergileyecek bir Muçi izleyeceğimizi düşünüyorum.” yanıtını verdi.

Uçar, “Semih, A Milli Takım kadrosunda olacak mı? Sizinle bu konuda temas kuruldu mu?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Semih mevcut milli takım kadrosunda olmalı. Milli takımın kadrosuna baktığımızda santrfor mevkinde kaç tane golcü var? Herhalde az. Böyle bir performansla milli takıma mutlaka gitmesini bekliyoruz. Seyrettiğim Semih her yerde oynar. Santrfor gerekiyorsa santrfor, kanat gerekiyorsa kanat. Her zaman golü düşünen bir oyuncu. Gelmiş geçmiş en büyük rekorları kıracak. Son yıllarda yetişen en büyük golcü olduğunu düşünüyorum. Onun için mevki fark etmiyor. Kanatta oynadığında driplinglerle içeriye girişleri tehlikeli. Santrfor olduğunda da bitirici vuruşlarıyla ön plana çıkıyor. Çok özel bir oyuncu, mümkün olduğu kadar onu Beşiktaş’ta tutmak ve Beşiktaş formasıyla seyretmek istiyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktas-futbol-sube-sorumlusu-ucar-oyun-anlaminda-gelisme-var-ancak-daha-iyi-oynamaliyiz/feed/ 0
Abdullah Avcı: Oyuncularım hedefe doğru gitmemize yardımcı oluyor https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-oyuncularim-hedefe-dogru-gitmemize-yardimci-oluyor/ https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-oyuncularim-hedefe-dogru-gitmemize-yardimci-oluyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 08:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9546 Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında sahasında Yukatel Adana Demirspor’u 1-0 yenen Trabzonspor’da teknik direktör Abdullah Avcı, oyuncularının tekrar kafalarını kaldırıp hedefledikleri yere doğru gitmelerine en iyi şekilde yardımcı olduğunu söyledi.

Avcı, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, son 4 resmi karşılaşmayı da galibiyetle kapadıklarını belirterek, “Son 4 maçın biri kupa, ligde gol yemeden alınan 9 puan var. Oyun kalitesinin de arttığı bir süreci yaşıyoruz.” dedi.

Beşiktaş maçıyla birlikte Afrika Kupası ve sakatlıktan çıkan oyuncularının birkaçının döndüğünü ifade eden Avcı, şöyle devam etti:

“1,5 aylık süreçte bu inişleri, çıkışları yaşadık. Arkasından da oyuncuların gelmesiyle beraber oyun kalitemiz Beşiktaş maçıyla yukarıya doğru çıksa da o gün sonucunu alamadık. Ama ondan sonraki süreçte alarak devam ettiğimiz bir süreci yaşıyoruz. Bugün oyunun ilk yarısında harika bir oyun oynadık. Çalıştığımız bütün opsiyonları, topa sahip olma, kenar, iç koridor, oyunun yönünü değiştirme, pozisyona girme, duran top, belki de maçta ilk yarı itibariyle maçı kopartıp 3-0’la da içeri girebilirdik. Burada biraz daha hem final pasında hem vuruşlarda dikkat etmemiz gerekiyor. Bunu tekrar tekrar çalışmalıyız. Çünkü böyle durumlarda bu tür rakipler her an devreye girebilecek rakipler.”

Avcı, ikinci yarı itibariyle bir kenar ortasında pozisyon verdiklerini, rakiplerinin kendilerine baskı yaptığını vurgulayarak, “Bazen opsiyonları kullandık, bazen kullanamadık. Afrika Kupası’ndan dönenlerin fiziksel olarak biraz daha süreç ve zaman alacak, bunun için sürelerini artırarak devam etmek istiyoruz. Bugünün bütününe baktığımda iyi bir oyun, oyun organizasyonu ve oyuncularım oyun disiplinine ve takım oyununa sadık kaldılar. Oyunun içinde kaldılar, onlara teşekkür ediyorum. İyi bir örnek gösteriyorlar. Tekrar kafalarını kaldırıp yukarıya doğru, hedeflediğimiz yere doğru gitmemize en iyi şekilde yardımcı oluyorlar mevcutla.” ifadelerini kullandı.

Umut Güneş’e bir parantez açmak istediğini kaydeden Avcı, “Geldiğim günden itibaren harika çalışıyor, üstüne koyuyor. Bazen 70 dakika ısındı, 60 dakika ısındı ama biz onun için doğru zamanı bulmaya çalışıyorduk. Bugün itibariyle baktığımızda birkaç haftadır hem takıma katkı sağlıyor hem iyi bir profesyonel örneği gösteriyor. Onun için ona teşekkür ediyoruz. Diğerlerine de aynı şekilde katkılarını bekliyoruz. Olacaktır buna da inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Avcı, bordo-mavili taraftarlara da teşekkür ederek, şunları söyledi:

“Bize destek oldular sonuna kadar. Kupa maçımıza da onları davet ediyorum. Şöyle davet ediyorum, sonuna kadar Trabzonspor’a pozitif anlamda destek olsunlar. Biz bu desteğin karşılığını vereceğiz ve yarı final yolunu açmak için onların bize vereceği desteğe son derece ihtiyacımız var. Bir özür de hakemle ilgili, iki pozisyonla ilgili itiraz ettim, birisinde sarı kart gördüm, sarı kart gördüğüm pozisyonda hakem haklıymış sonradan baktım, diğer pozisyonda kendimin haklı olduğunu düşünüyorum. Özür diliyorum ama bizim de genel durumumuzu, ruh halimizi bazen onların da saygı göstereceklerini düşünüyorum. Onlara da başarılar diliyorum. Adana Demirspor’a da Hikmet Hocaya da iyi bir takımları var, yukarı doğru seyrediyorlar oyun olarak da, onlara da bol şans ve başarılar diliyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-oyuncularim-hedefe-dogru-gitmemize-yardimci-oluyor/feed/ 0
Boluspor, Erzurumspor FK’yı 1-0 mağlup etti https://www.haber28.com.tr/boluspor-erzurumspor-fkyi-1-0-maglup-etti/ https://www.haber28.com.tr/boluspor-erzurumspor-fkyi-1-0-maglup-etti/#respond Tue, 12 Mar 2024 05:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9510 Trendyol 1. Lig’in 24. haftasında Boluspor sahasında ağırladığı Erzurumspor FK’yı 1-0’lık skorla mağlup etti. Maçın ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu.

Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Erzurumspor FK Teknik Direktörü Hakan Kutlu, “Hakemlerin hem saha duruşları hem tavırları gerçekten bugün ayrı bir tebriki hak ediyorlar. Ben önlerini açık gördüm. İnşallah bu şekil devam edip üst liglerde onlar da maç yönetmeye başlarlar. Çok yüksek tempoda bir maç oldu. Boluspor da zaten önemli bir takım. Son haftalarda önemli çıkışı var. İyi hocaları var. Bizim takım da gerçekten son haftalarda, son 6 haftadır gol yemiyorduk. Sanki gol yemeyince 6 haftadır defansif bir takım olarak değerlendirmeye başlamışlardı bizi. Biz bu ligin ön alan baskısını en iyi yapan takımlarından biriyiz. Bugün de özellikle maçın 45 dakikasında ön alan baskısıyla girdiğimiz iki tane çok net gol pozisyonu var, değerlendiremedik. Boluspor’u, Yalçın Hoca’yı tebrik ediyorum. Özellikle kendi oyuncularımı tebrik ediyorum. Ligin başından beri çok önemli inanılmaz özveriyle mücadele ediyorlar. Bugün de aynı şekilde iyi futbol oynadılar” dedi.

Yalçın Koşukavak: “Bizi yalnız bırakmayan taraftarımıza teşekkür ederiz”

İlk yarı oyunun seyir zevkinin düşük olduğunu ifade eden Boluspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, “Öncelikle bütün oyuncularımı ve bize destek veren çağrımıza kulak verip, kulak verip bizi yalnız bırakmayan taraftarımıza teşekkür ederiz. Bu galibiyet onlara armağan olsun, bizi desteklemeye devam etsinler. Çalışmak bizden takdir Allah’tan. Oyuna gelince de 45 dakika boyunca hem ekran başındaki hem de türündeki olan taraftarlardan özür dileriz. İyi bir seyir zevki açısından bir oyun yoktu sahada. Oynamak isteyen bir Boluspor vardı. Tamamen sürekli topu üçüncü bölgeye vuran ve düşen ikinci topları kazanmaya çalışan bir Erzurumspor. Biz tabii bunu böyle bir oyunla karşılaşacağımızı tahmin ediyorduk” diye konuştu.

“Hakem arkadaşın çok oyun konsantrasyonu yoktu”

Hakeme yönelik sert eleştirilerde bulunan Koşukavak, “Kazanınca konuşmak lazım. Kaybedince konuşunca olmuyor. Türk futbolu gelişmez başka türlü. Bir oynamak isteyen bir Boluspor tamamen topu üçüncü bölgeye vurup düşen top kazanacak ya Erzurumspor. Orta sahada çok bariz bir faul oyuncumuza yapıldı. Oyuna aktı, devam etti. Unutturuldu. Rakip oyuncu, arkadan aldatmaya yönelik penaltı aradı. İki sarı kartla oyundan atılması gerekiyordu. Bunları neden anlatıyorum? Çünkü hakem arkadaşın çok oyun konsantrasyonu yoktu böyle 1980’de oynanan futbol sürekli topun havada olduğu oyunlarda futbol kuralları artık daha böyle ertelenir ve orada hakemin oyunu yorumlamasına kalır işler. Onları yapamadı hakem arkadaş maalesef. Çok oyunu yönetemedi, idare etti. O yüzden bunları söylemek zorundayım. Ülke futbolunun gelişmesi açısından. Bu kadar ekonomik anlamda yatırım yapılan bir futbol var bu ülkede. Üretemezsek oynayamazsak, ilk yarı herhalde bir file taksak sahaya, ayak tenisi oynasak yeri vardı. Sürekli top havadaydı, bir de topun oyunda kalması süresi herhalde hakemin sakatlığıyla beraber topun önünde kaldığı süre. Bu maçta bu top kaç dakika sahada kaldı? Bir tahminde bulunursam 15 dakika falandır. Bu çok acı bir şey. Bir tarafta oynamaya çalışan bir takımı biz bedavadan bize faul veya bir şey çalsın istemiyoruz. Ama bir takım oynamaya çalışıyor. Diğer takımı tamamen oynatmamaya çalışıyor. Burada kimden yana dikkatli davranmamız lazım, yorum yapmamız lazım. Böyle genç hakem arkadaşların biraz daha oyuna iyi yorumlar getirmesi, akıl getirmesi gerekiyor. Maalesef bugün göremedik. İnşallah ilerleyen zamanda gelişeceğiz. Umudumuz var” ifadelerini kullandı.

“Çok yüksek motivasyonu vardı rakibin”

Erzurumspor FK’nın motivasyonun yüksek olduğunu söyleyen Koşukavak son olarak, “İkinci yarıya da gelince, onların bu kadar topu havaya kaldırıp bize hücum etme planlarını bir orta saha fazla yaparak biraz da takımımı genişleterek alanlar oluşturmaya başladım. Yerden oyunlar oynamaya başladık. Çok yüksek motivasyonu vardı rakibin. Aşırı motivasyonu vardı. 5 sakatlık verdi Erzurumspor. Tebrik etmek lazım. Çok yüksek konsantrasyon motivasyonları vardı. Boluspor’a hayırlı olsun. Erzurumspor’a da başarı dilerim” dedi. – BOLU

]]>
https://www.haber28.com.tr/boluspor-erzurumspor-fkyi-1-0-maglup-etti/feed/ 0
Erdoğan: “CHP’yi bölücü örgütün güdümündeki DEM’in oyuncağı haline dönüştürenler utansın” https://www.haber28.com.tr/erdogan-chpyi-bolucu-orgutun-gudumundeki-demin-oyuncagi-haline-donusturenler-utansin/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-chpyi-bolucu-orgutun-gudumundeki-demin-oyuncagi-haline-donusturenler-utansin/#respond Fri, 08 Mar 2024 05:24:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8897 Balıkesir’de toplanan binlerce kişiye seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin artık oyun kurucu olmaktan çıkıp kurulan oyunların piyonu haline geldiğini belirterek, “Koskoca CHP’yi bölücü örgütün güdümündeki DEM’in ve marjinal örgütlerin oyuncağı haline dönüştürenler utansın” diye konuştu.

Balıkesir Kuvayimilliye meydanında toplanan binlerce kişiye seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tarihimize damga vurmuş nice gönül sultanının, kahramanın, pehlivanın, sanatçının şehri Balıkesir’de sizlerle olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde, Cumhur İttifakı olarak yüzde 46 düzeyinde bir oy oranıyla bize destek olan Balıkesirli kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tabii bu oy oranı Balıkesir ile aramızdaki gerçek muhabbetin seviyesini yansıtmaktan çok uzaktır. Sizlerden 31 Mart seçimlerinde mutlaka yüzde 50’nin üzerinde bir oy oranıyla Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin yanında yer almanızı bekliyorum. Çanakkale’den Milli Mücadele’ye kadar bu toprakları yeniden vatan eylediğimiz zorlu günlerin kahraman şehri Balıkesir’in bugün de Türkiye Yüzyılı’na omuz vereceğine inanıyorum. Buna hazır mıyız? Tarihiyle, kültürüyle, tabiatıyla hepsinden önemlisi baş tacı insanıyla medarıiftiharımız olan Balıkesir, kendine yakışanı yapacaktır” dedi.

“Muhalefet cenahında her şey gizli kapaklı olduğu için kimin kiminle yürüdüğü, kime borçlandığı da tam bir muamma”

Miting alanında 85 bin kişinin olduğunu belirten Erdoğan, “Şu anda resmi rakamları istedim. Bugün, bu alanda ne kadar kişi var biliyor musunuz? 85 bin kişi var. Yani yolda, caddeler boyu Balıkesirli kardeşlerimle hep beraber olduk. Çocuk, kadınlar tüm halk. Bu ne güzellik böyle? Balıkesir’in minnet borcu yok. Ama anlaşılan o ki birileri Balıkesir üzerinden birbirlerine borçlanmışlar. Şimdi de bunu televizyon ekranlarında ulu orta dillendirmeye, hatta açıkça ödenmesini istemeye başlamışlar. Anlaşılan birilerinin ödemek zorunda oldukları diyet borcu hiç bitmiyor ve bitmeyecek. Tabii muhalefet cenahında her şey gizli kapaklı olduğu için kimin kiminle yürüdüğü, kimin kime borçlandığı da tam bir muamma” diye konuştu.

Balıkesir’in oynanan oyunları bozacağını inandığını ifade eden Erdoğan, “Siyasetin, acemi genel başkanı elinde adeta bir kabzımal hesabına dönüştürülmesi gerçekten utanç vericidir. Ama benim bildiğim Balıkesir bu oyunu bozacak basirete sahiptir. Öyle mi? Kazanmak değil, kaybettirmek üzerine kurulu siyasetin bu şehre hiçbir katkısının olmayacağını en iyi benim Balıkesirli kardeşlerim bilir. Esasen diğer şehirlerde de durum çok farklı değil” ifadelerini kullandı.

“İstanbul’da yaşanan komediyi görüyorsunuz”

İstanbul’da bir komedi yaşandığını dile getiren Erdoğan, “İstanbul’da yaşanan komediyi görüyorsunuz değil mi? Takip ediyorsunuz. Kaybedeceklerini görünce panikle sağa sola saldırmaya başladılar. Birileri ‘Son dakikaya kaldık, aday listelerini yetiştiremedik’ numarasıyla kendi akıllarınca milleti kandırmaya çalışıyor. Neyse ki milleti kandırmak isterken bile işlerini doğru dürüst yapamıyorlar da oynadıkları oyunlar kendi ayaklarına dolanıyor. Muhalefet partilerindeki iç çekişmeler de ayrı bir facia. Kelimenin tam anlamıyla rezillik diz boyu. Muhalefetin belediye başkan adayları şehirlere hizmet edecek ismi bulma kriteriyle değil parti içi hiziplerin paylaşım aracı olarak belirleniyor. Biz İstanbul’da Murat Kurum, Ankara’da Turgut Altınok, İzmir’de Hamza Dağ, Balıkesir’de Yücel Yılmaz isimlerini aynı şekilde diğer yerlerdeki adaylarımızı belirlerken şehirlerimizin Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne ayak uyduracak profiller olmasına dikkat ettik. İşte bu şekilde tespit ettiğimiz Cumhur İttifakı’mızın belediye başkan adaylarımızın verdiği her sözün arkasında biz varız. Cumhurbaşkanı var, hükümetimiz var, Cumhur İttifakı var” şeklinde konuştu.

“Muhalefette kavga çok sert geçiyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Muhalefet tarafında ise herhangi bir ölçüm yok. Öyle ki kim nereyi kaparsa, elinde kalıyor havasında bir süreç yaşanıyor. Böyle olunca da tabii kavga çok sert geçiyor. Değerli kardeşlerim, bilhassa CHP’nin içler acısı haline baktıkça bu partiye gönül verenler adına biz de üzülüyoruz. Bunca yıldır siyaset arenasında karşı karşıya olduğumuz CHP’nin ülkenin ve milletin geleceği için hiçbir vizyonu, hiçbir programı, hiçbir projesi bulunmadığını zaten biliyoruz. Hepsinin üzerine son dönemde bu parti varlığını sürdürmek için kendine her yolu mubah sayacak kadar sakil bir yere savruldu. Daha önceki seçimlerde kurduğu örtülü ittifak tezgahını bu seçimde iyice eline yüzüne bulaştırdı.”

“CHP artık oyun kurucu olmaktan çıkıp kurulan oyunların piyonu haline gelmiştir”

CHP’nin kent uzlaşısı diyerek Kandil’le uzlaşı arayışına girmesinin CHP’nin bu ülke ve milletle hiçbir ortak noktasının kalmadığına işaret ettiğini kaydeden Erdoğan, “Her kafadan ayrı bir sesin çıktığı, genel merkezinden teşkilatlarına kadar tüm mekanizmaları dökülen CHP, artık oyun kurucu olmaktan çıkıp kurulan oyunların piyonu haline gelmiştir. Ne diyelim? Koskoca CHP’yi bölücü örgütün güdümündeki DEM’in ve marjinal örgütlerin oyuncağı haline dönüştürenler utansın. Biz kendi işimize bakacağız. Bunu yaparken de birileri gibi işimizi sadece lafta bırakmayacağız. Çünkü biliyoruz ki Balıkesir sadece lafa bakmaz. Balıkesir lafı söyleyenin kim olduğuna, bugüne kadar nerede, ne yaptığına, bundan sonra ne yapabileceğine de bakar. Balıkesir vizyona bakar, esere bakar, hizmete bakar, projeye bakar, yatırıma bakar. Balıkesirli bilir ki Cumhur İttifakı olarak biz kendisine ne söz verdiysek yerine getireceğiz. Buna karşılık daha önceki seçimlerden tecrübeyle, biliyoruz ki muhalefet adayları, söylediklerinin yüzde 90’ını yerine getirmiyor, getiremiyor. Zaten o sözleri verirken gereğini yerine getirmek gibi bir dertleri de yok” dedi.

CHP’nin ‘engellendik’ yalanına inanmamalarını isteyen Erdoğan, “Kardeşlerim belediyelere merkezi idareden ayrılan kaynağı neredeyse iki kat artırdığımız halde muhalefet cenahı, utanmaz, ‘ağır bir şekilde engellendik’ yalanına sığınmaya çalışıyor. Bunlar bütçede engelli değildir. Bunlar eser ve hizmet engellidir. Gözü de, gönlü de şehrinde olmayanlar kendilerine verilen kaynakları şahsi hırsları ve hevesleri uğrunda çarçur etmişlerdir. Şehirlerine yaptıkları ihaneti gizlemek için de tamamı yalan ve yanlış üzerine kurulu kampanyalarla milleti kandırmanın peşindeler. Evet, ben de Dursunbey’in yanındayım. Milleti kandırarak makam mevki elde etme üzerine kurulu siyaset eski Türkiye’nin tarzıdır. Halbuki bizim son 21 yılda hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımları ile ülkemizde siyasetin işleyişi değişti. Eskinin ideolojik istismar korku ve laf cambazlığıyla kifayetsizliğini gizleme siyasetinin yerini eser ve hizmet siyaseti aldı. Türkiye Yüzyılı’yla dünyada hak ettiği yere gelme konusunda kararlı adımlarla ilerleyen günümüz Türkiye’sinde eskinin geçer akçesi, ‘Zübük siyaseti’ işlemez, işlemiyor. Cumhur İttifakı ve AK Parti olarak geçtiğimiz Mayıs ayında Türkiye Yüzyılı vizyonuyla siyasetin çıtasını biraz daha yükseltmiştik. Şimdi de önümüzdeki seçimler vesilesiyle bu vizyonu, şehirlerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Büyükşehir belediyesiyle, ilçe belediyesiyle sizler burada gereken adımları atarken biz de Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla Ankara’da üzerimize düşeni yapacağız. Öyleyse şimdi buradan Balıkesir’den öyle bir ses verin ki ülkemizin dört bir yanından duyulsun. Hazır mıyız? Balıkesir 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Balıkesir’le birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız” dedi.

Balıkesir’e 21 yıldır yapılan yatırımlardan bahseden Erdoğan, “Kardeşlerim bizim eser ve hizmet siyasetimizin lafta kalmadığının icraatla temellendirildiğinin ispatlarından biri son 21 yılda Balıkesir’e 238 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Laf ola beri gele yok, icraat var icraat. Bu yatırımla, eğitimde 4 bin 830 yeni dersliği şehrimize kazandırdık. Bandırma 17 Eylül Üniversitesi’ni faaliyete geçirdik. Gençlik ve sporda 18 bin 168 kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 39 spor tesisi inşa ettik. Balıkesirli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 6 milyar liranın üzerinde kaynak aktardık. Balıkesir’de bin 110 yataklı Atatürk Şehir Hastanesi başta olmak üzere toplamda 2 bin 624 yataklı, 35 hastaneyle birlikte 81 sağlık tesisi yaptık. Aralarında 400 yataklı Merkez Devlet Hastanesi ve 300 yataklı Edremit Devlet Hastanesi’nin de olduğu 16 sağlık tesisimizin inşası TOKİ kanalıyla sürüyor. 8 bin 586 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 4 bin 960 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 7 bin 870 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Söz verdiğimiz 10 millet bahçesinden merkez, Kızpınarı, İvrindi, Sava, Beştepe, Karesi, Dursunbey, Kepsut ve Havran’ı tamamladık. Diğerlerinin de yapımı veya projelendirmesi devam ediyor” diye konuştu.

Yenice, Balya, İvrindi yolunu, Balıkesir-Dursunbey yolunu bu yıl tamamlayacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Eskişehir, Kütahya, Balıkesir ve Bandırma, Balıkesir, Manisa demir yolu hatlarını elektrikli ve sinyalli hale getirerek modernize ettik. Gökköy Lojistik Merkezi’ni hizmete açtık. Şehrimizi hızlı tren ağlarına bağlayacak olan Bursa, Bandırma, Balıkesir, hızlı tren hattı projemizin ilk etabını 2025 yılı sonunda bitireceğiz. Koca Seyit Havalimanı’mıza yıllık 3 milyon kapasiteli Balıkesir Havalimanı’mız, yıllık 1 milyon yolcu kapasiteli terminal binaları yaptık. Balıkesir’e 26 baraj ile 25 gölet inşa ettik. 8 baraj inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 710 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden. 17 sulama tesisimizle 180 bin dekar zirai araziyi daha sulamaya açacağız. Balıkesirli çiftçilerimize toplam 48 milyar lira tarımsal hibe desteği var. İstihdamı desteklemek için Balıkesirli işverenlerimize 5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Sanayide, teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi, bir Teknopark ve 10 araç geliştirme merkezi kurduk. Ayrıca Edremit ve Gönen Organize Tarım Bölgelerini faaliyete geçirdik. Enerjide 302 bin abonesi bulunan Balıkesir’e, 17 ilçemize doğal gaz arzını sağladık. Bu yıl içerisinde Manyas’a ve 2026 Balya’ya, doğal gaz arzı sağlama hedefliyoruz” dedi.

“Kadınlarımıza ve gençlerimize vereceğimiz destekler için kurduğumuz fon bu doğrultuda atılmış bir adımdır. Bunların yanında şehirlerimizin duyarlı bir anlayışla yönetilmesini sağlayacağız. Estetikle biçimlendirilmiş, tarihi ve kültürel birikimi korunmuş, huzurlu, güvenli şehirler kurmakta önceliklerimiz arasındadır” diyerek sözlerine devam eden Erdoğan, “Doğup büyüdüğü yerde kalmak isteyen insanlarımızın sağlayacağımız destekler ve imkanlarla yanlarında olacağız. Kardeşlerim bütün bunları söylerken biz insanımızın günlük hayatında yaşadığı sıkıntıları asla görmezden gelemeyiz. Biliyorsunuz biz ekonomide önceliği istihdama ve üretime veriyoruz. Bu konuda gayet iyi gidiyoruz. Ancak dünyanın başının belası olan enflasyon bizim de canımızı yakıyor. Üstelik enflasyonun yol açtığı maliyetlere ilaveten 6 Şubat depremi ekonomimize yüklediği 104 milyar dolarlık faturayla da karşı karşıyayız. Çok sayıda meseleyle aynı anda mücadele etmekteyiz. Amacımız Türkiye Yüzyılı rotamızı koruyarak bu fırtınalı küresel iklimden ülkemizi selamete çıkarmaktır. Hamdolsun bugüne kadar yaşanan onca sıkıntıya rağmen vatandaşlarımıza mahcup olacak bir kırılmaya meydan vermedik. Küresel bir felakete dönüşen Covid-19 salgınının hem sağlık hem de ekonomik yönünü başarıyla idare ettik” şeklinde konuştu.

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşa da değinen Erdoğan, “Türkiye’yle birlikte tüm dünyaya olumsuz etkileri olan bu savaşın bir an önce sona ermesi için girişimlerimizi sürdürüyoruz. İsrail’in Gazze’deki zulmüne karşı İslam aleminin yekvücut olarak hareket etmesi için gayret gösteriyoruz. Gazze’deki kardeşlerimize ulaştırılmak üzere gönderdiğimiz yardımların toplamı 34 bin tonu geçti. Dün 2 bin 380 ton gıda malzemesi taşıyan bir gemimiz daha bölgeye ulaştı. Bu zulmün durdurulmaması halinde bölgemizde yanacak ateşin bizi de etkilemesi kaçınılmaz. Her kim bu meselenin bizimle ilgisi olmadığını iddia ediyorsa ya dünyadan habersizdir ya da başkaları hesabına çalışıyordur. Dolayısıyla Gazze’deki zulmün, tacizlerin durması için hiçbir istisna koymadan söylüyorum. Elimizdeki tüm imkanları kullanacağız” dedi.

Türkiye’nin güney sınırındaki teröristlerle mücadelenin süreceğini belirten Erdoğan, “Yeni harekatlarla delik deşik etmeyi sürdüreceğiz. Gabar’da bu teröristleri çökerttik mi? Cudi’de bunları çökerttik mi? Bunları o dağlardaki inlerine gömdük mü? Şimdi neredeler? Mesele bu. İnşallah bu yıl sonuna doğru ekonomide başlayacak rahatlamayla ve atacağımız ilave adımlarla çalışanlarımız ve emeklilerimiz başta olmak üzere tüm kesimin beklentilerini karşılayacağız. Devletimizin imkanları arttıkça bunu milletimizin istifadesine sunmaktan geri durmayacağız. İşte bakın şu anda Gabar’da günde 35 bin varil petrol çıkartıyoruz. Bu şimdi nereye gelecek? 100 bin varile. Kardeşlerim ülkemizin 21 yılda asırlık demokrasi ve kalkınma adımlarını gerçekleştirebilmenin gerisinde tüm saldırılara ve tuzaklara rağmen korumayı başardığımız güven ve istikrar iklimi var. Önümüzdeki dönemde de bu iklime sahip çıkarak ülkemizle ilgili sinsi niyetleri inşallah bir kez daha kursaklarda bırakacağız. Bu duygularla tekrar Balıkesir’i selamlıyorum. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum” ifadelerini kullandı. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-chpyi-bolucu-orgutun-gudumundeki-demin-oyuncagi-haline-donusturenler-utansin/feed/ 0
İstanbulspor Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz: Türk futboluna kalite katacak bir oyun üretmeye çalışıyoruz https://www.haber28.com.tr/istanbulspor-teknik-direktoru-osman-zeki-korkmaz-turk-futboluna-kalite-katacak-bir-oyun-uretmeye-calisiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/istanbulspor-teknik-direktoru-osman-zeki-korkmaz-turk-futboluna-kalite-katacak-bir-oyun-uretmeye-calisiyoruz/#respond Thu, 07 Mar 2024 00:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8679 İstanbulspor Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz, Türk futboluna kalite katacak bir oyun üretmeye çalıştıklarını söyledi.

2021-2022 sezonunda İstanbulspor’u 1. Lig’den Süper Lig’e çıkaran Korkmaz, sarı-siyahlı takımdaki ikinci döneminde kaliteli bir futbol üretmek istediklerini belirtti.

İstanbulspor Tesisleri’nde AA muhabirinin sorularını yanıtlayan 41 yaşındaki teknik adam, İstanbulspor için sezonun istenildiği gibi başlamadığına dikkati çekerek, “Geçen sezon olduğu gibi bu sezon da ligde kalmak öncelikli hedefti, ancak işler pek istenildiği gibi gitmedi. Göreve geldikten sonra başkanımla kısa ve uzun vadeli hedefler belirledik. Uzun vadeli hedefimiz takımı bir sonraki sezon hangi platformda olursa olsun tekrar yarışır hale getirmemiz gerekiyor. Kısa vadeli hedefimiz ise sahaya bir strateji üzerine çıkıp, oyuncuların kendi motivasyonlarını yukarı çıkaracak stratejileri uygulamak.” dedi.

Ligdeki puan durumunda son sırada yer almalarının kendileri için öncelik olmadığını belirten Korkmaz, “Şu an puan sıralamasında içinde bulunduğumuz durum belki can sıkıcı olabilir ancak biz buna bakmıyoruz. Puantajdaki yerimize değil ortaya çıkardığımız ürüne bakıyoruz. Şu ana kadar göreve geldiğimizden bu yana, ortaya çıkardığımız ürünün puantajda üzerimizde olan pek çok takımdan daha kaliteli olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“Türk futboluna kalite katacak bir futbol üretmeye çalışıyoruz”

Saha içerisinde mazeretsiz bir oyun izletmek istediklerini aktaran Korkmaz, “Biz İstanbulspor olarak içinde bulunduğumuz durum, puan durumu ya da ekonomik olarak durumumuz ne olursa olsun şikayet etmeyelim, saha içinde mazeretsiz olarak futbol üretelim düşüncesindeyiz. Kayserispor ve Antalyaspor maçlarında oyun oynamaya devam ettik. Biz Türk futboluna bir katma değer üretmek için hangi ligde olursak olalım o lige kalite katacak bir futbol üretmeye çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Türk futbolunun marka değerini yukarıya taşımak için değer üretmek gerektiğine dikkati çeken Korkmaz, “Belki de futbolun bütün paydaşları olarak en çok üzerine düşünüp konuşmamız ve proje üretmemiz gereken konu bu aslında. Ülkemizde futbolun marka değerini yükseltmek istiyorsak en basitinden marka değeri yüksek olan liglerin bir benzerini taklit ederek olduğumuz yerden biraz daha iyi bir noktaya gelebiliriz.” diye konuştu.

Süper Lig’de topun oyunda kalma süresinin yeterli olmadığını vurgulayan Korkmaz, şunları kaydetti:

“Oyun süreleri konusunda herkesin bir isyanı var. Zaman zaman istatistikler karşılaştırılır ve majör ligler ile aramızdaki farklar ortaya konur. En büyük anlamlı farklılık ise oyunun süresinde, bunun en büyük sebebi ise faul çalınma sayısı. Çok fazla oyun duruyor ve oyun durduktan sonra da oyunun sonuna ilave edilen sürede bence daha esnek davranılmalı. Taktiksel olarak oyununun süresini hızlı bir şekilde tüketmek isteyen oyuncuların belki de kendilerini tekrar çek etmelerini sağlayacaktır. Oyuncu yere yatıp belli bir süre yedikten sonra maçtan, siz yine aynı süreyi verirseniz manası kalmıyor. Burada çok caydırıcı bir şekilde oyunun süresi uzatılabilir.”

“Galatasaray ve Fenerbahçe’nin kadro değeri diğer takımlar için mücadele etmede bir mazeret olmamalı”

Süper Lig’de bu sezon Galatasaray ve Fenerbahçe ile mücadelede kadro değerinin mazeret olmaması gerektiğini vurgulayan Korkmaz, “Bu sezon takımlar sürekli Galatasaray ve Fenerbahçe’nin kadro kalitesi açıdan daha farklı olduğundan bahsediyor. Ancak bu durum diğer takımlar için sahaya çıkıldığı zaman başa baş mücadele etmede bir mazeret olmamalı. Real Madrid, Barcelona, Manchester City ve Bayern Münih gibi takımların da ekonomileri diğer takımların çok çok üzerinde, ancak sahaya çıkıldığı zaman ortaya çıkan üründe bizdeki kadar devasa farklılıklar olmuyor. Burada kulüpler ve futbolu idare edenler kendilerini eleştirmeliler ve bunun üzerine düşünmeliler.” şeklinde görüş belirtti.

“Her maç özelinde öncelikler belirleyip uygulamaya çalışıyoruz”

Ligde pazar günü Beşiktaş’ı konuk edecekleri maça ilişkin olumlu ve pozitif bir oyun izletmeyi amaçladıklarını belirten Korkmaz, “Her maç özelinde öncelikler belirleyip uygulamaya çalışıyoruz. Biz şu an hala Süper Lig’deyiz, ligde 12 maçımız daha var, bundan keyif almamız ve burada olduğumuz için mutlu olmamız gerekiyor. Futbolcularımız büyük bir motivasyon ve keyifle bu maçı bekliyorlar, önceliğimiz olumlu ve pozitif bir futbol üretmek olacak. Beşiktaş ülkemizdeki büyük takımlardan bir tanesi içinde bulunduğu durum ne olursa olsun her maça rakibinden daha baskın oynamaya çıkar. Bu da bizim gibi sahaya olumlu futbol üretmeye çıkan takımlar için güzel bir fırsat. Seyir zevki yüksek, çok keyifli bir maç olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbulspor-teknik-direktoru-osman-zeki-korkmaz-turk-futboluna-kalite-katacak-bir-oyun-uretmeye-calisiyoruz/feed/ 0
Abdullah Avcı: Trabzonspor’un hedefi üçüncülük, dördüncülük ve Türkiye Kupası https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-trabzonsporun-hedefi-ucunculuk-dordunculuk-ve-turkiye-kupasi/ https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-trabzonsporun-hedefi-ucunculuk-dordunculuk-ve-turkiye-kupasi/#respond Tue, 05 Mar 2024 06:24:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8394 Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, “Ulaşılabilir hedefimizi zaten net şekilde söylemiştik. Bu sene itibarıyla üçüncülük, dördüncülük ile Avrupa Kupaları’na gitmek ve Türkiye Kupası.” dedi.

Avcı, Yukatel Adana Demirspor maçı hazırlıklarını sürdüren bordo-mavili takımın antrenmanı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ligin ikinci yarısında aldığı kötü sonuçların ardından son 2 haftada galip gelerek kötü gidişatını durduran bordo-mavili takımın çalıştırıcısı, her takımın ligde yaşadığı süreçten geçtiklerini belirterek, “O süreci çok telaffuz etmek istemiyorum. 1 haftada 3 maç, toplamda 13, ilk 11’de 7-8 oyuncunun olmadığı bir süreci yaşadık, kaybetmeyebilirdik de. Oyun olarak kaybetmediğimiz maçlar vardı.” ifadesini kullandı.

Adana Demirspor’un da kendileri gibi o süreçten geçen bir takım olduğunu vurgulayan Avcı, “Adana Demirspor da o süreci yaşadı. Tekrar toparlanmaya geçti. Transferler yaptılar, gidenler, gelenler oldu. Taraftarımız sonuç bekliyor. Bu süreç sağlıklı bir şekilde gidiyor. Mevcutta sıralama kaybetmedik. Rakiplerimiz de puan kaybettiler. Biz de puanlar kaybettik. Sıralamamız aynı yerde ve Türkiye Kupası hedefi aynı yerde duruyor.” diye konuştu.

Avcı, her takımın inişli çıkışlı bir dönem geçirebileceğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

“Bugün geldiğimiz nokta, oyuncuların gelmesiyle rekabetin daha iyi arttığı, mevcudun yukarı çektiği, gelenin biraz daha işin içine girdiği, yukarı çektiği durumu yaşıyoruz. Kazanmak önemli. Bizi daha da hırslandırıyor. Bu süreci bu şekilde geçtik diye düşünüyorum. Yine her takım için inişler çıkışlar olacak. Ulaşılabilir hedefimizi zaten net şekilde söylemiştik. Bu sene itibarıyla üçüncülük, dördüncülük ile Avrupa Kupaları’na gitmek ve Türkiye Kupası. Bu hedefler geçiş dönemi ve sancılı olmasına karşın önümüzde aynı sıralamada duruyor. Ligde 12 maçımız ve kupa var. Daha iyisini yapmak istiyoruz. Oyuncuların durumu iyi, enerjisi yüksek. Bir yandan bu günceli yapıyoruz, bir yandan da önümüzdeki senenin planlamasına çalışıyoruz. Umarım bunun karşılığını alırız.”

Başkan Ertuğrul Doğan ile görüşme

Gelecek sezon planlamasına ilişkin de Avcı, “Pazartesi başkan ile beraberdim İstanbul’da. Yoğun şekilde önümüzdeki senenin planlanması ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Hızlı mesafe kat etmek istiyoruz. Kulübün bütçesi, mevkisel olarak nelere ihtiyacımız var. Deneyimli oyuncu, genç oyuncu, birçok şeye bakılıyor. Zaman içinde Trabzonspor’un hedefleri ile ilgili kısa vadede, 2-2,5 sene hedefleri ile ilgili açıklama zaten yaparız. Şu an itibarıyla hem yarışacağız, hem sezonun planlamasını yapıyoruz. Sağlıklı gidiyor, umarım böyle devam eder.” dedi.

Avcı, kiralık olan Onuachu ile ilgili bir soruya da “Şu an itibarıyla içerdeki oyunculardan maksimum verim almak hedefimiz. Afrika Kupası’ndan geldiler, 1 aydır yoklar. Fiziksel durumları var. Onu en iyi şekilde planlamaya çalışıyoruz. Bunlar daha sonra karşılıklı oturup konuşulur ki onların da istekleri nedir? Başka planları var mı? Bizim düşüncemiz nedir? Mevcutta daha iyi performans nasıl alırız ona çalışıyoruz.” yanıtını verdi.

Orsic’in sağlık durumu

Sezon başında çapraz bağ ameliyatı geçiren Orsic’in sağlık durumuna ilişkin de Avcı, şu değerlendirmede bulundu:

“Antrenmanda ısınma, 5’e 2, oyunların bazı bölümlerine katılıyor. Bir aksilik çıkmazsa ki biliyorsunuz sakatlıktan çıkanlar, insanlar sakatlandığı yeri değil, diğer tarafı daha çok korurlar. Biz de bu süreçte Orsic’i daha koruyarak gidiyoruz. Mart ayının 15’ine kadar olan süreçte sanki faydalanacağız. Bir aksilik olmazsa. Sezon başında buranın en yatırım yapılan ve net oyuncularından bir tanesiydi. 7 aydır faydalanamıyoruz. Onun katılımıyla rekabet daha iyi olacak.”

Avcı, yeni transfer Meunier’in performansına ilişkin de “Oyuncuyu çok konuşmaya gerek yok. Kariyerini biliyorsunuz. Transfer olmadan önce oyun felsefemizi konuştuk, hedeflerimiz konuştuk. Onun da hedefleri var. Hem burada hedeflere koşmak hem de Avrupa Şampiyonası’nda milli takımda tekrar olma hedefi var. Her şeyi ile örnek oyuncu, Avrupalı, iyi bir profesyonel. Çok iyi çalışıyor. Takıma kısa sürede adapte oldu. Umarım böyle devam eder. Onunla çalışmaktan son derece mutluyuz.” diye konuştu.

Hafta sonunda Yukatel Adana Demirspor ile yapacakları maça taraftarları davet eden Avcı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Adana Demirspor geçiş döneminden çıkıyor. İyi de transferler yaptılar. İyi takımları var. Başlarında deneyimli teknik adam var. Zor bir müsabaka bizi bekliyor. En iyi şekilde hazırlanacağız. Taraftarlarımıza her zaman söylediğim bir şey var, onlarla varlığımızı hissedebiliyoruz. Rakibi baskı altına alabiliyoruz. Pazar günü bence kahvaltılarını yaptıktan sonra bize yardımcı olurlarsa son derece mutlu olacağız. Ondan sonra çarşamba günü ilk 8’e kalma, kupa maçı var. Öncelikle Adana Demir’e karşı zor müsabaka ve umarım bu çıkışımızı devam ettirebilecek sonucu tekrar alırız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-trabzonsporun-hedefi-ucunculuk-dordunculuk-ve-turkiye-kupasi/feed/ 0
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı: Takımda işler yoluna girmeye başladı https://www.haber28.com.tr/kayserispor-baskani-ali-camli-takimda-isler-yoluna-girmeye-basladi/ https://www.haber28.com.tr/kayserispor-baskani-ali-camli-takimda-isler-yoluna-girmeye-basladi/#respond Mon, 04 Mar 2024 05:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8197 Trendyol Süper Lig ekiplerinden Kayserispor’un kulüp başkanı Ali Çamlı, takımda işlerin yoluna girmeye başladığını, daha iyi yerlere gelecekleri konusunda teknik ekibe ve kadroya güvendiklerini söyledi.

Çamlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ligin 26. haftasında RAMS Başakşehir deplasmanında alınan 3-2’lik galibiyetin ve ortaya konulan mücadelenin camia açısından değerli olduğunu belirtti.

Son yılların en çekişmeli sezonunun yaşadığına vurgu yapan Çamlı, “Aşağıdaki makas daraldıkça her puanın önemi artıyor. Birçok takımın üstündeki ya da altındaki ekiple arasında 1 puan var. Bir galibiyet alan puan cetvelinde 3-4 sıra yukarı çıkabiliyor.” dedi.

Çamlı, RAMS Başakşehir maçının son dakikalarında verilen penaltı kararıyla ilgili yorum yapmak istemediğini, burada önemli olanın Kayserispor’un genç kalecisi Bilal Bayazıt’ın penaltı vuruşunu kurtarması olduğunu vurguladı.

“Takımın daha iyisini yapacağına inanıyorum”

Kayserispor’da işlerin yoluna girmeye başladığına dikkati çeken Çamlı, şunları kaydetti:

“Kayserispor’la ilgili bir endişe taşımıyorum. 7 hafta süren bir mağlubiyet serimiz oldu. Futbol takımları dönem dönem bu durumlara düşebiliyor. O dönemde ilk 11’de oynayan 3 oyuncumuz Afrika Uluslar Kupası’na, 1 oyuncumuz Asya Kupası’na gitti. Bunların üzerine 3 oyuncumuz da sakatlandı. Hepsi bir araya gelince bu sonuç kaçınılmaz oldu. O dönemde sakat olan ve milli takımları için ülkelerine giden oyuncularımız ile yeni transferlerimiz takımımıza adapte olunca, ortaya seyir zevki yüksek, izleyenlerin keyif aldığını düşündüğümüz bir oyun ortaya çıktı. Teknik ekip ve oyuncularımızın bundan sonra daha iyisini yapacaklarına inanıyorum. Çünkü ekibimizde bu enerjiyi görebiliyoruz. Onlar sahada işlerini yapar, biz de yönetim olarak üzerimize düşeni yaparsak böyle güzel bir tablo çıkıyor.”

“Burak Yılmaz’la kısa süreli bir anlaşma yapmadık”

Takımın başına geçen genç teknik direktör Burak Yılmaz’la ilgiliÇamlı, “Burak Yılmaz’ın Beşiktaş’ta kısa süreli bir tecrübesi var ama teknik direktör olarak bu işe yeni başladı. Burak Hoca, milli takım ve daha önce oynadığı kulüplerde yakaladığı başarının daha büyüğünü Kayserispor’da ortaya koyacak diye düşünüyorum.” diye konuştu.

Çamlı, Burak Yılmaz ve ekibinde iyi bir enerji olduğunu, Türk futbolunun başarılı bir teknik direktöre kavuşacağını söyledi.

Takımda aile ortamı oluştuğunun altını çizen Çamlı, şöyle devam etti:

“Burak Yılmaz’ın karakterini ve enerjisini çok seviyorum. Babası da daha önce Kayseri Erciyesspor’da görev yapmıştı. Kente yabancı bir isim değil. Burası onun evi. Futbolda başarı da başarısızlık da var. İnşallah futbol şansı da yanında olur ve Kayserispor’da iyi işler yapar. Burak Yılmaz’la kısa süreli bir anlaşma yapmadık. Burak Yılmaz bizim için bir proje. Biz bu projeyi hep birlikte hayata geçireceğiz. Bundan şüphem yok. Biz burada bir aile ortamı oluşturduk. Bu ortamı kimsenin bozmaya gücü yetmeyecek. Ben Kayseri kamuoyu ve basınından basit, gündelik çekişmeleri konuşmak yerine şehrin incisi olan Kayserispor’a destek vermesini istiyorum. Biz ne yapıyorsak şehrimiz ve şehrimizin en değerli markası Kayserispor için yapıyoruz.”

“Büyük fedakarlıklarla transfer tahtasını açtık”

Şehrin ileri gelenlerinin takımı hep sahiplendiklerini belirten Çamlı, “Başta Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki olmak üzere şehrin ileri gelenlerinin desteğiyle burada güzel bir ortam oluşturuldu. Büyük fedakarlıklarla transfer tahtasını açtık ve takıma 3 isim kazandırdık. Bundan sonra Kayserispor için ‘Düşecek mi kalacak mı?’ yerine, ‘Bu takım Avrupa’ya gidebilir mi, ligin üst sıralarında tutunabilir mi?’ konularının konuşulması lazım.” ifadelerini kullandı.

Çamlı, Kayserispor’un kalecisi Bilal Bayazıt’ın performansıyla ilgili de şu değerlendirmede bulundu:

“Bilal (24) genç bir kalecimiz. Onu ne zaman milli takımın kalesinde penaltı kurtarırken görürsem, o zaman bir şeyleri başarmış olacak. Ayaklarının yere basması lazım. Bilal çok yetenekli ve ahlaklı bir çocuk. Eksiklerini biliyor. Kayserispor kaleci Doğan Alemdar’ı yurt dışına gönderdi. Bilal’in de çok büyük takımların kalesini koruduğunu göreceğimize inanıyorum. Ancak şu anda Kayserispor’da devam edecek. Hiç acele etmeye gerek yok.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayserispor-baskani-ali-camli-takimda-isler-yoluna-girmeye-basladi/feed/ 0
Kastamonuspor, Menemen FK maçının hazırlıklarını sürdürüyor https://www.haber28.com.tr/kastamonuspor-menemen-fk-macinin-hazirliklarini-surduruyor/ https://www.haber28.com.tr/kastamonuspor-menemen-fk-macinin-hazirliklarini-surduruyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 23:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8116 – Kastamonuspor, Menemen FK maçının hazırlıklarını sürdürüyor

GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül:

“Kaybettiğimiz avantajı, yeniden yakalayabiliriz, bu yüzden problem konuşmaya değil, çözüm üretmeye geldim”

KASTAMONU – TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta liderlik mücadelesi veren ve ikinci devreye istediği gibi bir başlangıç yapamayan GMG Kastamonuspor, hafta sonu karşılaşacağı Menemen Futbol Kulübü maçının hazırlıklarını sürdürüyor. Kastamonuspor ile ilk antrenmanına çıkan Teknik Direktörü Fırat Gül, kaybettikleri avantajı yeniden yakalayabileceklerini ve bu yüzden problem konuşmak için değil çözüm üretmek için geldiğini söyledi.

TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta liderlik mücadelesi veren GMG Kastamonuspor, ikinci devrede yaşadığı puan kayıplarının ardından Levent Eriş ile yollarını ayırarak geçtiğimiz yıl Kocaelispor’u şampiyon yapan Teknik Direktör Fırat Gül ile anlaşma sağladı. Kastamonuspor’un İsmail Dikmenli Tesislerinde ilk kez takımın başında antrenmana çıkan Teknik Direktör Fırat Gül, oyuncularla bir süre toplantı yaptı. Ardından hafta sonu karşılaşacakları Menemen FK’nin hazırlıklarını sürdüren GMG Kastamonuspor’un antrenmanını izleyen Teknik Direktör Fırat Gül, kaybettikleri avantajı yeniden yakalayabileceklerini ve bu yüzden problem konuşmak için değil çözüm üretmek için geldiğini söyledi.

Büyük bir camiaya geldiğinin farkında olduğunu belirten Gül, “Üst ligleri ve Süper Lig’i hayal eden bir camiaya geldiğimi biliyorum” dedi. Bu hedefleri gerçekleştirmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Gül, takım olarak sonuna kadar mücadele edeceklerini kaydetti.

Oyun anlamında maçın gerekliliklerine göre hareket edeceklerine işaret eden GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, “Büyük bir camiaya üst ligleri ve süper ligi hayal eden bir camiaya geldiğimin farkındayım. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı yapacağız. Oyuncularımız sahanın içerisinde çaba sarf edecek, gayret gösterecek. Sonuç itibarıyla futbolda farklı sonuçlar alınabiliyor ama oyun anlamında elimizden geleni, maçın gereği neyse elimizden geleni yapacağız. Bütün camia aynı hedef kilitleniş durumda. Tabii ki futbolda bazen düşüşler olabiliyor. Bir avantaj vardı o kayboldu. Ama o avantajı yakalayan takımda bu takımdı. Yine o avantajı yakalayabiliriz. Problemler her kulüpte var. Ben buraya problem konuşmaya değil çözüm üretmeye geldim. Takımımıza inanıyorum, güveniyorum. Yetenek olarak baktığımızda ligin kaliteli takımlarından biriyiz.. Sadece psikolojik baskı var. Onu ortadan kaldırmamız gerekiyor. Taraftarımız, yönetimimiz, teknik heyetimiz ve bu camiayı oluşturan bütün bileşenlerle birlikte camia olarak o hedefi bu sene gerçekleştirmek için buradayız” diye konuştu.

“Bu camia bu yıl hak ettiği yere gelecektir”

Başarının kolay geldiğini ifade eden Gül, “Başarılar kolay gelmiyor. Biraz zor ve meşakkatli bir yol. Ama inanıyorum ki bu camia bu sene hak ettiği yere gelecek. Levent hoca bu kulübe çok ciddi hizmetlerde bulundu. Ona da buradan selam göndermek istiyorum” şeklinde konuştu.

“İki farklı sistem kullanacağız”

Oynadıkları oyunda iki farklı sistemi kullanmayı planladıklarını anlatan Gül, “Futbolda tek bir doğru ile başarılı olamazsınız. Tabii ki 7 puanlık bir avantaj eridi ve bugün itibarıyla 3 puan gerideyiz. Bu psikolojik baskı oluşturmuş olabilir. Burada sonuç itibarıyla saha içindeki performans önemli. Biz iki sistem üzerinden gideceğiz. İkisini de iyi oynamaya çalışacağız. Ne kadar planlı olursanız olun saha içinde istek ve arzu olmazsa başarı gelmiyor. Öncelikle onu halledeceğiz. Daha önce benimle çalışmış oyuncular var. Onlar benim oyuna bakış açımı çok iyi biliyorlar. Bu bir avantaj. Çünkü bir şeyi baştan inşa etmektense tanıyan bilen isimlerle çalışmak avantaj sağlar. Diğer oyuncularımızı da biliyor ve tanıyorum” ifadelerini kullandı.

GMG Kastamonuspor’un yeni Teknik Direktörü Fırat Gül’ün ekibinde Fırat Yeşilyuva, Ercan Gezgin, Aykut Erdoğan, Ali Hıdır Kurt ve Mustafa Kahraman yer aldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kastamonuspor-menemen-fk-macinin-hazirliklarini-surduruyor/feed/ 0
Gaming In Turkey, 2023 Yılına İlişkin Oyun Sektörü Raporunu Yayımladı https://www.haber28.com.tr/gaming-in-turkey-2023-yilina-iliskin-oyun-sektoru-raporunu-yayimladi/ https://www.haber28.com.tr/gaming-in-turkey-2023-yilina-iliskin-oyun-sektoru-raporunu-yayimladi/#respond Sun, 03 Mar 2024 08:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8061 Türkiye Oyun Sektörü Raporu ile özdeşleşen Gaming In Turkey | MENA | EU, 2023 yılının özeti niteliğindeki yeni raporunu yayımladı. Sektör paydaşları, profesyonelleri, sektöre giriş yapmak isteyen markalar ve yatırımcılar için rehber niteliği taşıyan raporda oyuna ve oyunculara dair detaylı bilgiler yer alıyor.

Ülkemizde oyun sektörü, teknoloji ve espor sektörlerinin ayrıntılı veriler ile ele alındığı Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023, turkiyeoyunsektoruraporu.com sitesinde yayımlandı. Burger King, GAMEON (Türk Telekom), GeForce NOW Powered by Game+, HOST (Hub of Streaming), Lockpick, Popeyes, Portuma, Twitch TV, WePlay Ventures ve XSolla gibi sektör liderlerinin sponsorluğunda yayımlanan raporda, Türk oyuncularının ve oyun sektörünün derinlemesine analizi yer alıyor.

Raporda, lokal oyun firmaları, mobil, konsol ve PC platformlarında tercih edilen oyun türleri, Türk oyuncularının satın alma, tüketim ve genel alışkanlıkları, önceki yıllara göre Türkiye oyun sektörü verilerinin detaylı karşılaştırmaları, espor ekosistemi ve sektördeki yatırımlar gibi başlıklar ele alınıyor. Ayrıca, Türkiye’nin sektör profesyonelleri ve oyun medyasının değerli temsilcileri de raporu yorumlarıyla zenginleştiriyor.

2022’den Bu Yana Türkiye Oyun Sektöründe Neler Değişti?

Türkiye Oyun Sektörü 2023’te yer alan verilere göre; 2023 yılı itibariyle Türkiye’de 74M+ üzerinde internet kullanıcısı bulunuyor. 2022 yılında %85 olan internet kullanıcılarının toplam nüfusa oranı, 2023’te %87,1’e yükseldi. Ülkemizdeki sosyal medya kullanıcı sayısı 70M+ bandında olurken, bu mecralarda geçirilen ortalama süre ise geçtiğimiz yıldan 3 dakika azalarak 2 saat 44 dakika olarak kaydedildi.

Aktif oyuncu sayısının 2023’te 47M+/- bandına yükseldiği görülürken, bu oyuncuların %45’ini kadınlar, %55’ini ise erkekler oluşturuyor. 2023 yılında ülkemizde PC türünde en çok tercih edilen oyun türü Shooter/FPS olurken, mobil cihazlarda ise casual veya gündelik oyunlar tercih edildi.

Sektör Profesyonelleri Yorumları ile Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2022’de

Gaming In Turkey | MENA | EU Oyun ve Espor Ajansı tarafından yayınlanan raporda, sektörün önemli isimlerinin yorumları ve görüşleri de bulunuyor. TESFED ve Federasyon Başkanı Alper Afşin Özdemir, TAB Gıda Marka İş Birlikleri ve Proje Geliştirme Müdürü Fatih Melih Kuzgunkaya, Türk Telekom Sabit Hizmetler Pazarlama Direktörü Nilay Altan, Video Oyun Tasarımcısı Senem Aksakal, Gamfed Türkiye Temsilcisi Ercan Altuğ, Teknoloji Oyunlaştırma ve Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Afra Çalık, Portuma kurucusu Ozan Emrah Ünal, WePlay Ventures CEO’su Burak Yılmaz, StartGate CEO’su Mustafa Cihat Durmuş, XSolla Türkiye Ülke Müdürü İlayda Bayarı, Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Erdinç İyikul, Bahçeşehir Üniversitesi Game Lab Yöneticisi Güven Çatak, ve canlı yayın ve turnuva organizasyon hizmetleri sunan EMBED’in kurucuları Ali Baki Duman ve Tugay Sakaoğlu gibi isimlerin yanı sıra daha birçok uzmanın yorumu da Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023’te yer alıyor.

Ayrıca Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023, bu yıl arkasında güçlü bir medya desteği de taşıyor. Türkiye’nin oyun, teknoloji ve espor haberleri ile sektörde adından söz ettiren medya mensuplarından 5mid, A’dan Z’ye Espor, Atarita, Başlat Tuşu, Bölüm Sonu Canavarı, BPT Oyun, Disket Kutusu, Donanım Haber, Espor Gazetesi, Espor Times, Flank Esports, Fragtist, FRPNet, Gamer Papers, Gamerbase, Gamizm, Hubogi, İndir.com, Ludenoid, Marketing Türkiye, Mavikol, Misternoob, Mobidictum, OSE, Oyun Dijital, Oyun Günlüğü, PC Hocası, Playerbros, Save Butonu, ShiftDelete, Tamindir.com, Technologic, Technopat, Teknodiot, Türk MMO, Turuncu Levye, Upcorn ve Webtekno raporun medya sponsorları olarak yer aldı.

2023 yılında Türkiye’de oyun sektörüne yön veren olayların ele alındığı raporda, dünyadaki genel oyuncu verileri ve oyun sektörüne ışık tutan bilgiler yer alıyor. Türkiye’deki oyun sektörü ve oyuncuları derinlemesine inceleyen Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023’ü dijital olarak yayınlandığı turkiyeoyunsektoruraporu.com adresinden inceleyebilir ve indirebilirsiniz.

]]>
https://www.haber28.com.tr/gaming-in-turkey-2023-yilina-iliskin-oyun-sektoru-raporunu-yayimladi/feed/ 0
GMG Kastamonuspor, Menemen FK maçı öncesi hazırlıklarını sürdürüyor https://www.haber28.com.tr/gmg-kastamonuspor-menemen-fk-maci-oncesi-hazirliklarini-surduruyor/ https://www.haber28.com.tr/gmg-kastamonuspor-menemen-fk-maci-oncesi-hazirliklarini-surduruyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 05:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8026 TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta liderlik mücadelesi veren ve ikinci devreye istediği gibi bir başlangıç yapamayan GMG Kastamonuspor, hafta sonu karşılaşacağı Menemen Futbol Kulübü maçının hazırlıklarını sürdürüyor. Kastamonuspor ile ilk antrenmanına çıkan Teknik Direktörü Fırat Gül, kaybettikleri avantajı yeniden yakalayabileceklerini ve bu yüzden problem konuşmak için değil çözüm üretmek için geldiğini söyledi.

TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta liderlik mücadelesi veren GMG Kastamonuspor, ikinci devrede yaşadığı puan kayıplarının ardından Levent Eriş ile yollarını ayırarak geçtiğimiz yıl Kocaelispor’u şampiyon yapan Teknik Direktör Fırat Gül ile anlaşma sağladı. Kastamonuspor’un İsmail Dikmenli Tesislerinde ilk kez takımın başında antrenmana çıkan Teknik Direktör Fırat Gül, oyuncularla bir süre toplantı yaptı. Ardından hafta sonu karşılaşacakları Menemen FK’nin hazırlıklarını sürdüren GMG Kastamonuspor’un antrenmanını izleyen Teknik Direktör Fırat Gül, kaybettikleri avantajı yeniden yakalayabileceklerini ve bu yüzden problem konuşmak için değil çözüm üretmek için geldiğini söyledi.

Büyük bir camiaya geldiğinin farkında olduğunu belirten Gül, “Üst ligleri ve Süper Lig’i hayal eden bir camiaya geldiğimi biliyorum” dedi. Bu hedefleri gerçekleştirmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Gül, takım olarak sonuna kadar mücadele edeceklerini kaydetti.

Oyun anlamında maçın gerekliliklerine göre hareket edeceklerine işaret eden GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, “Büyük bir camiaya üst ligleri ve süper ligi hayal eden bir camiaya geldiğimin farkındayım. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı yapacağız. Oyuncularımız sahanın içerisinde çaba sarf edecek, gayret gösterecek. Sonuç itibarıyla futbolda farklı sonuçlar alınabiliyor ama oyun anlamında elimizden geleni, maçın gereği neyse elimizden geleni yapacağız. Bütün camia aynı hedef kilitleniş durumda. Tabii ki futbolda bazen düşüşler olabiliyor. Bir avantaj vardı o kayboldu. Ama o avantajı yakalayan takımda bu takımdı. Yine o avantajı yakalayabiliriz. Problemler her kulüpte var. Ben buraya problem konuşmaya değil çözüm üretmeye geldim. Takımımıza inanıyorum, güveniyorum. Yetenek olarak baktığımızda ligin kaliteli takımlarından biriyiz.. Sadece psikolojik baskı var. Onu ortadan kaldırmamız gerekiyor. Taraftarımız, yönetimimiz, teknik heyetimiz ve bu camiayı oluşturan bütün bileşenlerle birlikte camia olarak o hedefi bu sene gerçekleştirmek için buradayız” diye konuştu.

“Bu camia bu yıl hak ettiği yere gelecektir”

Başarının kolay geldiğini ifade eden Gül, “Başarılar kolay gelmiyor. Biraz zor ve meşakkatli bir yol. Ama inanıyorum ki bu camia bu sene hak ettiği yere gelecek. Levent hoca bu kulübe çok ciddi hizmetlerde bulundu. Ona da buradan selam göndermek istiyorum” şeklinde konuştu.

“İki farklı sistem kullanacağız”

Oynadıkları oyunda iki farklı sistemi kullanmayı planladıklarını anlatan Gül, “Futbolda tek bir doğru ile başarılı olamazsınız. Tabii ki 7 puanlık bir avantaj eridi ve bugün itibarıyla 3 puan gerideyiz. Bu psikolojik baskı oluşturmuş olabilir. Burada sonuç itibarıyla saha içindeki performans önemli. Biz iki sistem üzerinden gideceğiz. İkisini de iyi oynamaya çalışacağız. Ne kadar planlı olursanız olun saha içinde istek ve arzu olmazsa başarı gelmiyor. Öncelikle onu halledeceğiz. Daha önce benimle çalışmış oyuncular var. Onlar benim oyuna bakış açımı çok iyi biliyorlar. Bu bir avantaj. Çünkü bir şeyi baştan inşa etmektense tanıyan bilen isimlerle çalışmak avantaj sağlar. Diğer oyuncularımızı da biliyor ve tanıyorum” ifadelerini kullandı.

GMG Kastamonuspor’un yeni Teknik Direktörü Fırat Gül’ün ekibinde Fırat Yeşilyuva, Ercan Gezgin, Aykut Erdoğan, Ali Hıdır Kurt ve Mustafa Kahraman yer aldı. – KASTAMONU

]]>
https://www.haber28.com.tr/gmg-kastamonuspor-menemen-fk-maci-oncesi-hazirliklarini-surduruyor/feed/ 0
Kayserispor Teknik Direktörü Burak Yılmaz: ‘Sadece 3 puanın değil, 1 puanın da çok değerli olduğu haftalara girdik’ https://www.haber28.com.tr/kayserispor-teknik-direktoru-burak-yilmaz-sadece-3-puanin-degil-1-puanin-da-cok-degerli-oldugu-haftalara-girdik/ https://www.haber28.com.tr/kayserispor-teknik-direktoru-burak-yilmaz-sadece-3-puanin-degil-1-puanin-da-cok-degerli-oldugu-haftalara-girdik/#respond Sun, 03 Mar 2024 00:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7960 Kayserispor Teknik Direktörü Burak Yılmaz, “Sadece 3 puanın değil, 1 puanında çok değerli olduğu haftalara girdik” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında sahasında MKE Ankaragücü ile karşılaşacak Kayserispor, maçın hazırlıklarını sürdürüyor. Kulüp tesislerinde Teknik Direktör Burak Yılmaz yönetimindeki antrenmanda futbolcular, düz koşunun ardından ısınma hareketleri yaptı. Kısa alanda pas çalışması ile süren antrenman, çift kale maç ile sona erdi.

Burak Yılmaz: “Sadece 3 puanın değil, 1 puanın da çok değerli olduğu haftalara girdik”

Antrenman öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Kayserispor Teknik Direktörü Burak Yılmaz, “Sadece 3 puanın değil, 1 puanın da çok değerli olduğu haftalara girdik. Biz kesinlikle bütün planımızı kazanma üzerine yaptık ve oyunumuzla da bunu belli ettiğimizi düşünüyorum. Özellikle ilk devre bunu gösterdiğimize inanıyorum. İkinci devre biraz düştük. Bu da skorun verdiği rehavetten psikolojik olarak. Rakip takımın da gösterdiği bir reaksiyondan dolayı oldu ama biz istediğimizi aldık. Çok mutluyuz. Başakşehir maçından sıyrıldık ve Ankaragücü maçına konsantre olduk. Ankaragücü maçını kazanıp hedeflerimizle alakalı konuşmamızın zamanı geldi diye düşünüyorum. Oyuncularımın hepsine teşekkür ediyorum. Ne söylediysek planımıza harfiyen uyup ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Çok değerli bir oyuncu grubu var. Bunun şansımız olduğunu düşünüyorum. Güzel bir birliktelik oldu. Bunun devam etmesini istiyoruz” dedi.

MKE Ankaragücü maçı öncesinde taraftarlara seslenen Yılmaz, “Ankaragücü çok değerli ve çok büyük bir camia. Çok değerli bir hocaları var. Emre ağabey, benim de ağabeyimdir. Kazanmak için her şeyi yapacağız. Kazanmamız gerekiyor. Bütün taraftarlarımıza buradan selamlarımı iletiyorum. Cumartesi günü stadın dolu olduğu, sonuna kadar bizi destekleyecekleri bir maç olmasını bekliyorum. Onların bize desteği, bizim de oynayacağımız mücadele ile oyunun onlara yakışacağını düşünüyorum. İnşallah stadımız dolu olur” diye konuştu.

Burak Yılmaz: “Ben Çağdaş hocayı severim, onların kulübesine hiçbir şey söylemedim”

RAMS Başakşehir Teknik Direktörü Çağdaş Atan’ın maç sonunda yaptığı açıklamalara değinen Burak Yılmaz, “Ben Çağdaş hocayı severim. Böyle gerginlikler olabilir ama ben onların kulübesine hiçbir şey söylemedim. Benim tarzım değil. Bana kimse bir şey söylemediği ve yapmadığı sürece ben kimseye bir şey yapmam. Maçın gerginliği ile olmuştur. Çağdaş hocayı da severim, buraya da emeği olmuştur. Böyle şeyler olacak. Maçtan sonra da sarıldık ve birbirimize başarılar diledik” şeklinde konuştu.

Ramazan Civelek: “Çok önemli bir galibiyet aldık”

Kayserisporlu futbolcu Ramazan Civelek de, “Çok önemli bir galibiyet aldığımızı düşünüyorum. İçerde çok iyi oyun oynayan, planı olan bir takıma karşı güzel bir galibiyet aldık. Hoca olarak bizim için tanıdık bir takımdı. Nasıl oynayacaklarını ve ne yapabileceklerini biliyorduk. Hocamızın verdiği taktik, teknik bilgilerle ve analizlerle çok iyi hazırlandık. Bizim de uzun süredir bir galibiyet hasretimiz vardı. Böyle önemli bir kulübe karşı deplasmanda galibiyet aldığımız için çok mutluyum. 2 ay önce çalıştığı bir hoca başka bir takıma gidebilir. Çağdaş hocayla güzel günler geçirdik. O da çok önemli bir hoca ama bizim için 2 ay sonra başka bir hoca olur, burada çalışır. Belki Burak hoca başka bir takıma gider ona karşı oynarsın. Futbolda böyle şeyler var. Güzel bir galibiyet aldık. İyi ve motive bir şekilde çıktık” ifadelerini kullandı.

Mehdi Bourabia: “Bu şekilde yolumuza devam etmemiz gerekiyor”

Sarı-kırmızılı takımın yeni transferi Mehdi Bourabia ise, “Son 2 maçta 4 puan aldık. Benim de takıma adaptasyon sürecim iyi bir şekilde devam ediyor. Takıma adapte olmaya başladım. Bu şekilde yolumuza devam etmemiz gerekiyor. Önümüzde bir Ankaragücü müsabakası var. Onlara karşı da iyi bir şekilde mücadele etmemiz ve iyi bir oyun oynamamız gerekiyor” dedi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayserispor-teknik-direktoru-burak-yilmaz-sadece-3-puanin-degil-1-puanin-da-cok-degerli-oldugu-haftalara-girdik/feed/ 0
Bülent Uygun’dan taraftara sitem: “Akıl vermeyi bırakın” https://www.haber28.com.tr/bulent-uygundan-taraftara-sitem-akil-vermeyi-birakin/ https://www.haber28.com.tr/bulent-uygundan-taraftara-sitem-akil-vermeyi-birakin/#respond Wed, 28 Feb 2024 08:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7637 – Bülent Uygun’dan taraftara sitem: “Akıl vermeyi bırakın”

SİVAS – Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, takımın oyun sistemini eleştiren taraftarlara sitemde bulunarak, “Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın, oradan tutacaksın” dedi.

Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta maçında 25 Şubat Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Bülent Uygun antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. Berabere kaldıkları Hatayspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Uygun, “Hatay’dan galip gelmek istiyorduk. İyi bir takım olduğunu da biliyorduk. Ona göre pozisyonlarımızı, duruşumuzu almaya çalıştık ama iyi oynadığımız bölümler oldu. Bazen de oyundan düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda deplasmanda yenemiyorsan yenilmemek her zaman iyidir. 1 puanla dönmüş olmamız bizim açımızdan mutluluk verici” dedi.

“Kazanan taraf olmak istiyoruz”

Hafta sonu Pendikspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Uygun, “Kendi evimizde, kendi seyircimizin desteğinde ki ben bunu artık 10 binleri tribünde görmek istiyorum. Havalar güzelleşti. Saatleri çok uygun. Maça gelme zamanının geldiğini düşünüyorum. Desteğe çok ihtiyacımız var. Birliğe çok ihtiyacımız var. Pendik gibi çok iyi bir takım ile oynayacağız. Devre arasında da özellikle 8-9 tane çok önemli bonservis bedelleri ödeyerek transfer ettiği çok kaliteli ve ligimizde de damga vurmuş futbolcuları transfer etti. O yüzden zor bir maç bizi bekliyor. Kendi evimizde, kendi seyircimizin önünde Allah’ın izniyle inşallah kazanmak istiyoruz. Kazanarak en azından yukarılara doğru bir an önce tırmanmak istiyoruz. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapıp inşallah kazanan taraf olmak istiyoruz” diye konuştu.

“Tek eksik Koita”

Bir basın mensubunun, “Takımdaki son durum ve sakatlar ne durumda?” sorusuna ise Uygun, “Tek sakatımız Koita var. Onun dışında diğerlerinin sakatlıkla ilgili herhangi bir problemi yok. Herkes idmanlara başladı. Yeni gelen arkadaşlar da artık hem havaya hem takıma uyum sağladı. Belki de bu hafta 3’ünü birden sahada görme ihtimalimiz var. Zaten 2’si geldiğinden beri oynuyor dolayısıyla 5 yeni transferimizle Pendik maçında sahada olabiliriz. Bu da bizim için sevindirici taraf. Onun dışında da önemli bir sakatlığımız, herhangi bir problemimiz de yok. Koita’da aramıza katıldığında bize güç katacaktır” yanıtını verdi.

“Cezamızı çektik”

3 hafta sonra yedek kulübesine döneceğini hatırlatan Uygun, “Evet tekrar geri dönüyoruz. Bazen futbol da oluyor öyle şeyler. Neyse cezasını çektik. Onlar da çekti velhasıl ceza almadan ligi bitirmek istiyoruz. Tabii ki hata hepimiz yapıyoruz. Hatasız olmaz. Art niyet ya da başka bir şeyi görmeden ligin artık sonuna yaklaşıldığı bir ortamda şampiyonluk ayrı bir mücadele gösteriyor. Düşme potasına Baktığınızda da herkesin birbirine özellikle ilk 8’den sonraki bütün takımların hepsinin birbirine yakın görüyor biliyorsunuz. O yüzden çok zorlaştı. Herkes iyi bir şekilde iyi bir mücadele ve iyi bir yönetim bekliyor. Ülkemiz için hayırlısı olsun” dedi.

“Şimdi akıl vermeyi bırakın”

Uygun son olarak taktiksel oyun anlayışı ile ilgili yöneltilen soruya da şu yanıtı verdi;

“Şimdi aslında bakıyorum böyle sosyal medyadan akıl verenler o şeyler yapanlar işte böyle oyun mu oynanır? Şu mudur diye. Ben size bir tane tüyo vereyim. Şampiyonlar Ligi’ne gittiğimizde biz Sivasspor olarak 350 pas yüzdemiz vardı. Kasımpaşa’nın 650 tane. Sonuç? O sezon Kasımpaşa küme düştü? Biz Şampiyonlar Ligi’ne gittik. Evet, eldeki kadronun oyun sisteminin, takımdaki bundan pozisyonların ne el veriyorsa, rakip ne gerekiyorsa onu oynuyoruz. Bir kere oynadığımız sistem, 5’li sistem değil, 3’lü sistem. 3-4-3 gibi bir sistem. Bu da çok fazlasıyla hücumsal bir format. Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın. Oradan tutacaksın. Bu böyle olmuş. Bu şöyle olmuş. ya güldürmeyin Allah aşkına ya. Çok fazla sallamak istemiyorum, sonra olmaz. Taraftar tribündeki yerini alacak, takımını destekleyecek. Bizim için önemli olan sahada o gün ne gerekirse onu yapmaya çalışıyoruz. Kadromuzun yapısı itibariyle giden arkadaşlar olunca sonradan yerine kattığımız arkadaşlar da başka adamlar da düşünüyorduk. Bunlarla ve rakibe göre oynaması gereken bir oyun planının içerisindeyiz. Desteğe ve duaya ihtiyacı var Sivasspor’un şu anda. Yeni sezona bakarız. Oyun sistemi de değişir. Oyun mantığı değişir. Birçok şey değişir. Açık oynayıp 5 yiyeceğime kapalı oynar. 1-0 yenerim olur biter. Son 5 maç bir tane gol yemişiz. Daha ne istiyorsunuz ki.”

Çalışmalar başladı

Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Pendikspor maçının hazırlıklarına devam edecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bulent-uygundan-taraftara-sitem-akil-vermeyi-birakin/feed/ 0
Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun Taraftarlara Sitem Etti https://www.haber28.com.tr/sivasspor-teknik-direktoru-bulent-uygun-taraftarlara-sitem-etti/ https://www.haber28.com.tr/sivasspor-teknik-direktoru-bulent-uygun-taraftarlara-sitem-etti/#respond Wed, 28 Feb 2024 06:48:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7622 Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, takımın oyun sistemini eleştiren taraftarlara sitemde bulunarak, “Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın, oradan tutacaksın” dedi.

Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta maçında 25 Şubat Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Bülent Uygun antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. Berabere kaldıkları Hatayspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Uygun, “Hatay’dan galip gelmek istiyorduk. İyi bir takım olduğunu da biliyorduk. Ona göre pozisyonlarımızı, duruşumuzu almaya çalıştık ama iyi oynadığımız bölümler oldu. Bazen de oyundan düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda deplasmanda yenemiyorsan yenilmemek her zaman iyidir. 1 puanla dönmüş olmamız bizim açımızdan mutluluk verici” dedi.

“Kazanan taraf olmak istiyoruz”

Hafta sonu Pendikspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Uygun, “Kendi evimizde, kendi seyircimizin desteğinde ki ben bunu artık 10 binleri tribünde görmek istiyorum. Havalar güzelleşti. Saatleri çok uygun. Maça gelme zamanının geldiğini düşünüyorum. Desteğe çok ihtiyacımız var. Birliğe çok ihtiyacımız var. Pendik gibi çok iyi bir takım ile oynayacağız. Devre arasında da özellikle 8-9 tane çok önemli bonservis bedelleri ödeyerek transfer ettiği çok kaliteli ve ligimizde de damga vurmuş futbolcuları transfer etti. O yüzden zor bir maç bizi bekliyor. Kendi evimizde, kendi seyircimizin önünde Allah’ın izniyle inşallah kazanmak istiyoruz. Kazanarak en azından yukarılara doğru bir an önce tırmanmak istiyoruz. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapıp inşallah kazanan taraf olmak istiyoruz” diye konuştu.

“Tek eksik Koita”

Bir basın mensubunun, “Takımdaki son durum ve sakatlar ne durumda?” sorusuna ise Uygun, “Tek sakatımız Koita var. Onun dışında diğerlerinin sakatlıkla ilgili herhangi bir problemi yok. Herkes idmanlara başladı. Yeni gelen arkadaşlar da artık hem havaya hem takıma uyum sağladı. Belki de bu hafta 3’ünü birden sahada görme ihtimalimiz var. Zaten 2’si geldiğinden beri oynuyor dolayısıyla 5 yeni transferimizle Pendik maçında sahada olabiliriz. Bu da bizim için sevindirici taraf. Onun dışında da önemli bir sakatlığımız, herhangi bir problemimiz de yok. Koita’da aramıza katıldığında bize güç katacaktır” yanıtını verdi.

“Cezamızı çektik”

3 hafta sonra yedek kulübesine döneceğini hatırlatan Uygun, “Evet tekrar geri dönüyoruz. Bazen futbol da oluyor öyle şeyler. Neyse cezasını çektik. Onlar da çekti velhasıl ceza almadan ligi bitirmek istiyoruz. Tabii ki hata hepimiz yapıyoruz. Hatasız olmaz. Art niyet ya da başka bir şeyi görmeden ligin artık sonuna yaklaşıldığı bir ortamda şampiyonluk ayrı bir mücadele gösteriyor. Düşme potasına Baktığınızda da herkesin birbirine özellikle ilk 8’den sonraki bütün takımların hepsinin birbirine yakın görüyor biliyorsunuz. O yüzden çok zorlaştı. Herkes iyi bir şekilde iyi bir mücadele ve iyi bir yönetim bekliyor. Ülkemiz için hayırlısı olsun” dedi.

“Şimdi akıl vermeyi bırakın”

Uygun son olarak taktiksel oyun anlayışı ile ilgili yöneltilen soruya da şu yanıtı verdi;

“Şimdi aslında bakıyorum böyle sosyal medyadan akıl verenler o şeyler yapanlar işte böyle oyun mu oynanır? Şu mudur diye. Ben size bir tane tüyo vereyim. Şampiyonlar Ligi’ne gittiğimizde biz Sivasspor olarak 350 pas yüzdemiz vardı. Kasımpaşa’nın 650 tane. Sonuç? O sezon Kasımpaşa küme düştü? Biz Şampiyonlar Ligi’ne gittik. Evet, eldeki kadronun oyun sisteminin, takımdaki bundan pozisyonların ne el veriyorsa, rakip ne gerekiyorsa onu oynuyoruz. Bir kere oynadığımız sistem, 5’li sistem değil, 3’lü sistem. 3-4-3 gibi bir sistem. Bu da çok fazlasıyla hücumsal bir format. Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın. Oradan tutacaksın. Bu böyle olmuş. Bu şöyle olmuş. ya güldürmeyin Allah aşkına ya. Çok fazla sallamak istemiyorum, sonra olmaz. Taraftar tribündeki yerini alacak, takımını destekleyecek. Bizim için önemli olan sahada o gün ne gerekirse onu yapmaya çalışıyoruz. Kadromuzun yapısı itibariyle giden arkadaşlar olunca sonradan yerine kattığımız arkadaşlar da başka adamlar da düşünüyorduk. Bunlarla ve rakibe göre oynaması gereken bir oyun planının içerisindeyiz. Desteğe ve duaya ihtiyacı var Sivasspor’un şu anda. Yeni sezona bakarız. Oyun sistemi de değişir. Oyun mantığı değişir. Birçok şey değişir. Açık oynayıp 5 yiyeceğime kapalı oynar. 1-0 yenerim olur biter. Son 5 maç bir tane gol yemişiz. Daha ne istiyorsunuz ki.”

Çalışmalar başladı

Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Pendikspor maçının hazırlıklarına devam edecek. – SİVAS

]]>
https://www.haber28.com.tr/sivasspor-teknik-direktoru-bulent-uygun-taraftarlara-sitem-etti/feed/ 0
Erzurumspor FK ve Adanaspor Teknik Direktörleri Maç Sonrası Açıklamalarda Bulundu https://www.haber28.com.tr/erzurumspor-fk-ve-adanaspor-teknik-direktorleri-mac-sonrasi-aciklamalarda-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/erzurumspor-fk-ve-adanaspor-teknik-direktorleri-mac-sonrasi-aciklamalarda-bulundu/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:12:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7033 Trendyol 1. Lig’in 23. haftasında oynanan Erzurumspor FK- Adanaspor maçının ardından iki takımın teknik direktörleri basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Trendyol 1. Lig’in 23. haftasında Erzurumspor FK sahasında karşılaştığı Adanaspor karşısında 1-0 galip geldi. Maçın ardından iki takımın teknik direktörleri basın toplantısında konuştu.

Kemal Kılıç: “Zor bir rakibe karşı oynadık”

Adanaspor Teknik Direktörü Kemal Kılıç, “Üzgünüz tabii, çok önemli bir karşılaşmayı kaybettik. Haftalar, günler geçtikte ligin alt sıralarında heyecan, rekabet ve mücadele şampiyonluk kadar önemli olabiliyor. Zor bir rakibe karşı oynadık. Hatta lidere karşı oynasak ancak bu kadar zorlanabilirdik. Son haftaların formda bir takımı, son beş haftada hiç kaybetmeyen, hatta gol yemeyen bir takım. Çok zor oyun oldu. Rakibin nasıl olacağını bildiğimiz için hafta içerisinde çalıştığımız yerlerden fire verdik, gol yedik, uzun topla oynayacağını biliyorduk, kenarlardan tehlikeli bir takım olduğunu biliyorduk. Duran toplarda belki de bu ligin en tehlikeli takımı olduğunu biliyorduk, bu şekilde golü yedik. İkinci yarı umutlanmak için bayağı bir çabamız vardı. Çok net pozisyonlar üretemezsek de rakip kaleye bayağı gittik. 2-3 kornerden gelen pozisyonumuz var. Oyunu ilk yarıdaki oyunla kaybettik. Rakibi tebrik ediyorum. Çıkışlarını sürdürüyorlar. Biz de en kısa zamanda tekrar kazanıp hatta birkaç maç üst üste kazınıp alt sıralardan kurtulmaya çalışacağız. Maçın heyecanından bazı şeyleri göremiyoruz. Penaltı pozisyonu var. Hakem dışarı çıktıktan sonra oldu diyor. İnanmak durumundayız. Oyunu fazla durdurdu. Tabii öndeyken zaman kazanmak için olabilir. Çok fazla toleranslı davrandı. Centilmence bir maç oldu. Kaybetmek kötü, en kısa zamanda kazanarak yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Hakan Kutlu: “İnanmış ve adanmış oyuncularımız var”

Adanaspor karşısında çok iyi bir oyun sergilediklerini ve aldıkları galibiyetten dolayı mutlu olduklarını belirten Erzurumspor FK Teknik Direktörü Hakan Kutlu ise, “Her hafta oyuncularımızı övünüyoruz, yönetimimizi övüyoruz, taraftarımızı övüyoruz. Fakat bir övgüyü de bugün saha stadyum çalışanlarını vermek istiyorum. Çünkü gerçekten bu mevsimde Türkiye’deki bütün statlar çok kötü durumdayken biz bu statta antrenman yapmamıza rağmen çok çok iyi durumda. Türkiye’nin sayılı iç statlarından, zemin olarak sayılı stadyumlarından bir tanesi. Stadyum çalışanlarımıza da bu anlamda teşekkür ediyorum. Oyuna gelince aslında maçı çok önceden kopartabileceğimiz bir maçtı. Çok fazla gol pozisyonuna girdik. Son 10 dakika hariç rakibin artık hani stoperini de ileriye yollamasından ötürü doldur boşalta girdiklerinde birkaç karambol vardı. Onlarda da pozisyon olmadı. Çok iyi oynadığımız bir maç. Özellikle maçın ilk 45 dakikasında çok çok önemli işler yaptık. Hem savunmaya dayalı hem hücuma dayalı hem önde baskı. Yani inanılmaz şeyler yaptı oyuncular. Bir adanmışlıkları var. Bir inanmışlıkları var. Hep söylüyorum. Böyle devam ederiz inşallah. Hepsini kutluyorum. Maça gelen taraftarlarımızı kutluyorum. Sayılarının artmasını diliyorum. Gelen taraftarlar çok canı gönülden destekliyorlar ama sayılarını da arttırabilirsek çok çok daha iyi olacak bizim için. Şimdi önümüzde çok kritik bir Bolu maçı var. Bugün tabii Eren ile Celal cezalı duruma düştü. Şimdi bu galibiyetin 1-2 gün sevinciyle yaşayıp Bolu maçının hazırlıklarına başlayacağız. 6 haftadır gol yemiyoruz. İnşallah devam ettiririz. Bunun yanında pozisyon da vermiyoruz. Rakibimizin kaçırmış olduğu net pozisyon da yok altı haftadır ve bu çok önemli. Defans oyuncularımız burada çok çok önemli. Müthiş bir disiplinle, büyük konsantreyle oynuyorlar. Fakat bunda en öndeki Eren’in de çok büyük katkısı var. Takım defansına inanılmaz yardım ediyor. Her santrafor oyuncusuna bu şekilde disiplinli hareket ettiremezsiniz. Kalecimiz aynı şekilde bugün bir tane frikik çok iyi çıkarttı. Hakem tabii bizim oyunu seyrederken kenardan bana göre verilmeyen iki tane penaltının, birkaç sarı kart pozisyonu vardı. Vücut dili kötü değildi hakemin. Sağ duruş yani art niyetli bir hakem olarak görmedim. Hata yapmış olabilir” diye konuştu. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzurumspor-fk-ve-adanaspor-teknik-direktorleri-mac-sonrasi-aciklamalarda-bulundu/feed/ 0
Hatayspor, Sivasspor ile berabere kaldı https://www.haber28.com.tr/hatayspor-sivasspor-ile-berabere-kaldi/ https://www.haber28.com.tr/hatayspor-sivasspor-ile-berabere-kaldi/#respond Fri, 23 Feb 2024 06:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6839 Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Mersin’de konuk ettiği EMS Yapı Sivasspor ile 1-1 berabere kalan Atakaş Hatayspor’da teknik direktör Volkan Demirel, “Neticesinde bir puan aldık. Aldığımız puana seviniyor muyuz, sevinmiyoruz ama bir puan da bugünün artısı yazılabilir.” dedi.

Demirel, Mersin Stadı’ndaki karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında, ilk yarıda oyuna çok fazla giremediklerini kaydetti.

Bu devrede Sivasspor’un pozisyon bulmaya çalıştığını ifade eden Demirel, rakiplerinin ilk yarıda duran topla güzel bir gol attığını vurguladı.

İkinci yarı maça girmeye çalıştıklarını aktaran Demirel, şöyle devam etti:

“Bence ilk yarı bunu yapmamız gerekirdi. Çünkü zaman daraldıkça gol bulmamız da zorlaşıyor. İkinci yarı oynadığımız oyun, topun kalma süresi bizde ama pozisyon olarak fazla bir şey üretemedik. Neticesinde bir tane uzaktan attığımız bir şut ve belki penaltı olabilecek bir pozisyon var. Ben penaltı olduğunu düşünüyorum. Bir temas var ama tabii ki hakemin ve VAR’ın yorumunun ne olduğunu bilemiyorum. Neticesinde bir puan aldık. Aldığımız puana seviniyor muyuz, sevinmiyoruz ama bir puan da bugünün artısı yazılabilir.”

Demirel, gelecek hafta TÜMOSAN Konyaspor ile önemli bir maça çıkacaklarını belirterek, deplasmanda güzel bir galibiyet almak istediklerini vurguladı.

“Aldığımız oyunculardan ve takımımızdan memnunuz”

Bir basın mensubunun yeni transferlerin performansıyla ilgili sorusuna Demirel, yeni gelen futbolcuların kısa süre önce aralarına katıldığını ve 4-5 antrenmana çıktıklarını kaydetti.

Oyuncuların kalitesinin belli olduğunu ifade eden Demirel, şöyle konuştu:

“Bence geride kalan zaman bize çok faydaları olacaktır. Bugün Halil’den iyi bir performans aldık. Belki penaltı olsa penaltıyı o atsa daha da güzel olurdu. Rui Pedro 45 dakika oynayabildi. O da kalitesiyle beraber bugün gösterdi ki bu takımda yer bulacaktır ve bize faydalı olacaktır. Zaten Doğukan’ın hafif sakatlığı var, riske etmek istemedik. Aldığımız oyunculardan ve takımımızdan memnunuz.”

Demirel, takım olarak ne yaptıklarını bildiklerini ve ona göre çalıştıklarını dile getirdi.

“Sivasspor’un attığı golde savunmanın hatasının olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine Demirel, barajda oyuncuların arkaya geçip çömelerek durmasını anlamadığını belirterek, “Az önce kaleci hocamla da konuştum. ‘Hocam dedim böyle bir şey yoktu. Yeni mi çıktı?’ gibilerinden. Belki orada baraj arkasında değil, barajın yanında dursa belki o pozisyon gol olmaz ama futbolda hataların üstüne konuşmak çok kolay. Hataları düzeltmemiz gerektiği tarafını savunuyorum her zaman. Belki baraj hatalı olabilir, belki bir gol yemiş olabiliriz ama bunu oturup konuşup bir sonraki maçta düzelterek hareket etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Sivasspor cephesi

EMS Yapı Sivasspor Yardımcı Antrenörü Ömer Faruk Mahir, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi ve afet sonrasında Hatayspor’un toparlanmasının önemli olduğunu kaydetti.

Güçlenerek giden bir oyun anlayışlarının olduğunu dile getiren Mahir, takım olarak her hafta ilerlediklerini aktardı.

Öne geçtikleri maçta puan kaybetmenin üzücü olduğunu ifade eden Mahir, şunları kaydetti:

“Kardeş takımımız Hatayspor ile puanları bölüşmek zorunda kaldık. Son 10 dakika gerçekten Hatayspor’un çok daha etkin, baskılı oynadığı bir maçtı. Bizim de zorunlu yapmamız gereken değişiklikler vardı. Ondan dolayı böyle oldu. Bundan sonraki süreçte de onlara başarılar diliyorum. Her şeyin en güzeline layıklar.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/hatayspor-sivasspor-ile-berabere-kaldi/feed/ 0
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, Eryaman Stadı’nın zemini hakkında manipülasyon yapıldığını iddia etti https://www.haber28.com.tr/genclerbirligi-teknik-direktoru-sinan-kaloglu-eryaman-stadinin-zemini-hakkinda-manipulasyon-yapildigini-iddia-etti/ https://www.haber28.com.tr/genclerbirligi-teknik-direktoru-sinan-kaloglu-eryaman-stadinin-zemini-hakkinda-manipulasyon-yapildigini-iddia-etti/#respond Tue, 20 Feb 2024 02:12:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6282 Trendyol 1. Lig ekiplerinden Gençlerbirliği’nin teknik direktörü Sinan Kaloğlu, Eryaman Stadı’nın zemini konusunda kendisi üzerinden manipülasyon yapıldığını ileri sürerek, “Zemin ortada. Umarım bu 8-9 günde iyi bir bakım yapmışlardır ve sağlıklı şekilde maç oynanır.” dedi.

Kırmızı-siyahlı takımın teknik direktörü Sinan Kaloğlu ile sportif direktör Emrah Yıldız, Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi.

Türkiye Kupası’ndaki Trabzonspor maçı öncesinde statta kontrol yapıldığını ve karşılaşmanın Eryaman Stadı’nda oynandığına dikkati çeken Kaloğlu, “Bizim stadımız Eryaman Stadı. Sezon başında maçlarımızı Keçiören Aktepe Stadı’nda oynadık ama sonra satılan kombineler, localar var. Bunlar hep Eryaman Stadı’na göre yapıldı çünkü bizim stadımız Eryaman Stadı ve maçlarımızı stadımızda oynamak istiyoruz” diye konuştu.

Stadın zemin konusunun manipüle edildiğini iddia eden Kaloğlu, “Ankaragücü bize çok destek olan bir kulüp. Stada ilişkin benden önce yapılan açıklamalar var. Emre hocanın, Abdullah Avcı’nın açıklamaları var. Benim onlardan farkım, ben zemin nedeniyle oyuncumu kaybettim. Oyuncum sezonu kapattı. Zemin konusunu şimdi değil haftalardır söylüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de genel anlamda statlarda zemin problemi yaşandığını dile getiren Kaloğlu,”Gaziantep’teki statta bir takım oynuyor ama onun da zemini bozuk. Genel anlamda statların zemini bozuk. Oyuncumun sakatlığı benim canımı acıttı. Bunun üzerinden manipüleye gerek yok. Kulüpler futbolculara büyük yatırımlar yapıyor. Hem başarı hem iyi oyun bekliyoruz. Oyuncuların sağılığını düşünmeden bu statlarda bu nasıl olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Gençlerbirliği’nin Trabzonspor ile oynadığı Türkiye Kupası maçından sonra sahanın bakımının yapıldığına dair açıklamalar olduğuna dikkati çeken Kaloğlu, şöyle devam etti:

“Hangi teknolojiyle yapıldığını bilmiyorum. Sonuçta Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) yetkilileri ‘oynanabilir’ dedi. Bizim için artık sorun bitmiştir. Kararı veren onlar. Üzerimden manipülasyon yapmaya gerek yok. Zemin ortada. Umarım bu 8-9 günde iyi bir bakım yapmışlardır ve sağlıklı şekilde maç oynanır. MKE Ankaragücü-Galatasaray maçı oynanabiliyorsa bizim de oynamamız gerekir normalde ama işin teknik tarafını, saha tarafını bilmiyorum. Sahaya kısa sürede bakım yapıldı, iki maç üst üste kaldıramayacağı için mi böyle bir kara verdiler bilmiyorum.”

Kaloğlu, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) Gençlerbirliği’nin Eryaman Stadyumu’nda maç oynamamasına karar vermesi halinde nasıl bir yol izleneceğine ilişkin soruya ise “İtirazlarımızı ederiz. Biz de play-off içinde yer alan bir takımız. Taraftarımızı da Eryaman Stadyumu’nda görmek isteriz. Sahanın durumu her iki takım için de belirleyici olacak. MKE Ankaragücü, Süper Lig’de mücadele ediyor. Biz de play-off grubu için mücadelemizi sürdürüyoruz. Bekleyip göreceğiz.” şeklinde cevap verdi.

Yaşanan maddi sorunlar

“Oyuncularımızın içeride büyük alacakları duruyor. Büyük maddi sorunlarımız var.” diyen Sinan Kaloğlu, ligde oynayacakları Teksüt Bandırmaspor maçına ilişkin de şöyle konuştu:

“Oyuncuları telkin ederek maça çıkarıyoruz. Yöneticilerimiz oyunculara ödeme yapmak için kaynak arayışında. 3-4 ay maaş almayan oyuncular sahaya çıkıp böyle mücadele ediyorsa takdir edilmesi gerekir. Çocuklar çok fedakarlık ediyor. Kaybedilmiş hiçbir şey yok play-off potasının içindeyiz. Teksüt Bandırmaspor maçına kazanmak için çıkacağız. İnşallah da kazanacağız. Zorlu bir fikstürden geçiyoruz. Rakiplerimizle oynuyoruz. Bu maçı kazanıp yükselişe geçeceğimizi umut ediyorum, düşünüyorum. Takımımız ligin en düşük bütçeli takımlarından. Biz hala hedefimizden şaşmadık, hedefimizi de kaçırmadık. Çıtayı ilk devre yükselttik sonra ikinci yarı altında kaldık ama planladığımız yerdeyiz. Biz de ligin alt tarafındaki takımlarla oynamaya başlayacağız.”

“Makinelerle fark kapatılıyor”

Sportif diröktör Emrah Yıldız ise stada ilişkin sahanın bakımının Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün yaptığı, parasının ise Gençlerbirlyiği ve MKE Ankaragücü tarafından karşılandığı bilgilerini verdi.

Kendisinin MKE Ankaragücü’nde görev yaptığı dönemde de böyle bir durum ile karşılaşıldığını hatırlatan Yıldız, şunları söyledi:

“Şampiyon olduğumuzda Beşiktaş maçımız Kayseri’ye alınmıştı. Ankara başkent ama bu sorun yıllardır gündemde. Burada Sinan hoca ya da Emre hocanın suçu yok. Marka değeri diyoruz ama Türkiye’deki sahaların durumu belli. TFF’nin devreye girip yaptırım uygulaması gerekiyor. Oynatmasa 3-4 tane maçı sahada düzelir. Gerekirse 2-3 hafta oynamayalım. Saha 1 ayda düzelsin. Saha güneş görmüyor. Makinelerle fark kapatılıyor. Umarım kısa sürede düzelir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/genclerbirligi-teknik-direktoru-sinan-kaloglu-eryaman-stadinin-zemini-hakkinda-manipulasyon-yapildigini-iddia-etti/feed/ 0
Okan Buruk: “İkinci maç için avantajımız oldu” https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-ikinci-mac-icin-avantajimiz-oldu/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-ikinci-mac-icin-avantajimiz-oldu/#respond Sun, 18 Feb 2024 22:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6050 – Okan Buruk: “İkinci maç için avantajımız oldu”

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk:

“Serge Aurier’in final maçından sakatlığı var”

“İstediğimiz Muslera ile devam etmek”

“Icardi’yi oyun içerisinde daha net pozisyonlara sokmamız gerekiyor”

İSTANBUL – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Sparta Prag maçının ardından yaptığı açıklamada, galibiyetin mutluluğu yaşadıklarını belirterek, “İkinci maç için avantajımız oldu. Zorlu bir fikstür var. Önemli bir galibiyet oldu” dedi.

UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında Galatasaray evinde karşı karşıya geldiği Çekya ekibi Sparta Prag’ı 3-2’lik skorla mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Rakibimizin ne oynayacağını biliyorduk. Bununla ilgi çalışmalarımız oldu. Maça başına çok iyi başlamadık. Devamında doğru bunu bir şekilde kırdık. Pas trafiğimizle, orta sahadaki hareketliliğimiz sonunda Kerem’in golüyle öne geçtik. Devamında rakip yarı sahada etkili hücumlarımız oldu. Doğru sonlandırsak ikinci golü bulabilirdik. Rakibimiz savunma arkasına koşuları ve uzun pasları çok fazla tercih etti. İkinci yarı duran top sonrası erken gol yedik. Devamında öne geçtik. Çok hızlı bir şekilde gördüğümüz kırmız kart ve yediğimiz gol oldu. Bunu oyun içerisinde çok hissettirmedik. 10 kişi kalsak bile 11’e 11 gibi oynadık. Zaman zaman savunmada pozisyonlar verdik. Rakibimiz de 10 kişi kalınca oyun daha dengelendi. Muslara çok önemli kurtarış yaptı. Son dakikada Barış’ın taşıdığı topla Icardi’nin attığı çok önemli golle bizim galip ayrılmamızı sağladı. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. İkinci maç için avantajımız oldu. Rakibimizin 3 eksiği olacak. Savunmada sıkıntılı bir dönem geçiriyoruz. Kaan’ın da sakatlığı oldu, Abdülkerim’i aldık. Zorlu bir fikstür var. Önemli bir galibiyet oldu. Bunu çabuk unutup, lig maçına hazırlanacağız” diye konuştu.

Sparta Prag’ın uzun bir aradan sonra maça çıktıklarının hatırlatılması üzerin Buruk, “Rakibimiz bize göre dinlenmiş bir şekilde çıktı. Ritim yakalamak da farklı bir şey. Bize karşı maçları çok daha iyi oynamak isteyen rakipler var. Onların hedefi de bizi elemek. İkinci maç daha da zor olacak. Rakibimiz daha iyi tanıyoruz. Rakibimizi daha iyi tanıyarak maça çıkmamız gerekiyor. Kazanarak gitmek önemliydi. Kazanarak gittiğimiz için şanslıyız” şeklinde konuştu.

Berkan Kutlu’nun maçta iyi oynadığı ifade eden sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Berkan iyi bir oyun oynadı. Oraya alışıyor. Elimizdeki oyuncularla burayı kullanacağız. Barış’ı sağ bek, sol bek her yerde kullanıyoruz. Galatasaray’ın başarısı için bu birlik olmak çok önemli. Bir sonraki maç kanat oyuncusunu da bek oynatabiliriz” açıklamasında bulundu.

“Icardi’yi oyun içerisinde daha net pozisyonlara sokmamız gerekiyor”

Maçta galibiyet golünü atan Arjantinli futbolcu Mauro Icardi ise Okan Buruk, “Gol atmak önemli. Her oyuncu için önemli. Santrfor için daha da önemli. Geçen maç da söyledim, ona daha çok top getirmemiz gerekiyor. Oyun içerisinde onu daha net pozisyonlara sokmamız gerekiyor” dedi.

“Serge Aurier’in final maçından sakatlığı var”

Yeni transfer Fildişi Sahilli sağ bek Serge Aurier’in sakatlığı olduğunu belirten Buruk, “Final maçından sonra hızlı bir şekilde getirip, kadroya almak istiyorduk. Final maçında yaşadığı adale ağrısı var. İlk yarısında başlamış, ikinci yarı 30 dakika bu şekilde oynamış. 7 maç oynadılar. Buraya şu an sakat olarak geldi. 2. derece zorlanması var. Ne kadar sürer, 2 hafta mı, 3 hafta mı doktorumuz bununla ilgili açıklama yapacak. Onun yerine olacak arkadaşlarımıza var. Kendi içimizden çözümler üretiyoruz. Bunları dert etmeden yolumuza devam edeceğiz. İyi niyetle transferimizi yaptık. Sol beki de Avrupa’dan sonra aldık. Derrick de bir sonraki maçta bizim için opsiyon olacak” ifadelerini kullandı.

“Belli paralar talep ediyoruz, sizin oynadığı zeminler tarla gibi”

Bütün oyuncularının 11 oyuncusu olduğunu vurgulayan Okan Buruk, “Kim oynarsa oynasın en iyisini yapamaya çalışıyor. Takıma bakacağız. Takımı göreceğiz ondan pazar günü için sonra karar vereceğiz. Stadın zeminiyle ilgili çok fazla bir şey söylemek istemiyorum. Ne olursa olsun gidip orada kazanmak için oynayacağız. Bu bir marka değeridir. Süper Lig’in marka değerini de yükseltmek Türkiye Futbol Federasyonu’nun görevidir. Sahalarla ilgili net bir şey yapılmıyor. Türk futbolu için üzücü. Şu anda yayın ihalesini konuşurken sahaların bu durumda olması aslında sizin talep ettiğiniz paraları da gerçekçi sunmuyor. Belli paralar talep ediyoruz, sizin oynadığı zeminler tarla gibi. O zaman marka değeri de bu anlamda zarar görüyor” açıklamasında bulundu.

Kerem Aktürkoğlu’nun karşılaşmada çok çalıştığını söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Çok çalıştı, çok mücadele etti. Hem savunma görevini yaptı hem de hücumda destek oldu. Oyuncularımızın öz güvene ihtiyacı var. Kerem, önemli bir oyuncu. Çıkana kadar arkadaşlarına pozisyonlar hazırlamaya çalıştı. Icardi’ye net ara pası verdi. 10 kişi kaldıktan hem hücum hem savunma yapmaya çalıştı. Kerem’in performansından memnunum. Takım kazandıkça da hepsinin öz güveni daha çok artacak” dedi.

“İstediğimiz Muslera ile devam etmek”

Kaptan Fernando Muslera’nın Galatasaray için önemli olduğunu vurgulayan Buruk, “Uzun yıllar Galatasaray’ın başarılarında hep rol aldı. He takım kaptanı hem kaleci olarak önemli rolü var. Hepimizi istedi, kulübün de isteği Muslera ile devam etmek. Muslera bizim için çok önemli ve değerli. Bunun ne kadar değerli olduğu her maçta gösteriyor. İstediğimiz onla devam etmek” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-ikinci-mac-icin-avantajimiz-oldu/feed/ 0
Okan Buruk: Hedefimiz bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-macin-avantajini-yakalamak/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-macin-avantajini-yakalamak/#respond Thu, 15 Feb 2024 08:24:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5484

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Hedefimiz ve amacımız bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Yüzde 100 olarak bu maça hazırız. Umarım ilk maçı kazanarak ikinci maçtaki avantajı da oraya taşıyarak bu maçtan ayrılırız” dedi.

Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında sahasında yarın Çek Cumhuriyeti temsilcisi Sparta Prag’ı konuk edecek. Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde saat 20.45’te başlayacak mücadelede İspanyol hakem Alejandro Hernandez düdük çalacak. Karşılaşma öncesi Florya Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında teknik direktör Okan Buruk açıklamalarda bulundu. İyi bir takıma karşı oynayacaklarını ifade eden Buruk, “Avrupa bizim için önemli ve değerli. Avrupa Ligi’ne geçmemiz ve buradaki hedeflerimize ulaşmak için yarın bizim için önemli ve değerli bir karşılaşma. Burada amacımız maç maç düşünmek. Kendi sahamızda da oynuyoruz. Biliyorsunuz eskisi gibi de değil. Gol avantajının ortadan kalktığı, iki sahada da gollerin eşit olduğu bir oyun ortaya çıkacak ve bu da futbolun aslında bu tür maçlardaki önemini ve zevkini biraz daha arttırdı. Kendi sahamızda kazanarak devam etmek istiyoruz. Kendi sahamızda kurduğumuz üstünlük, oyunumuzu taraftarımızla birlikte birleştirdiğimiz zaman neler yapabileceğimizi şu ana kadar gösterdik. Hedefimiz ve amacımız bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Kendi liginde geçen senenin şampiyonu. Bu sene de ligde lider durumdalar. Uzun bir aradan çıktılar. Bu dezavantaj mı avantaj mı tam bilemiyorum. Bizim de yüksek tempoda ve yoğun fikstürdeki maçlarımız vardı. Bu maç öncesi hem dinlenme hem çalışma fırsatımız oldu. Yüzde 100 olarak bu maça hazırız. Yine elimizden gelenin en fazlasını, yine her zaman olduğu gibi kazanmak için her şeyi yapmak istiyoruz. Umarım ilk maçı kazanarak ikinci maçtaki avantajı da oraya taşıyarak bu maçtan ayrılırız. Ama dediğim gibi iyi bir takım. Zor bir rakip. İyi başlayıp maçın sonuna kadar iyi devam etmek zorundayız. Burada da sabra ihtiyacımız var oyun içerisinde. Galatasaray taraftarına, Galatasaray’a yakışır bir oyun çıkacağından hiçbir şüphem yok. bu anlamda oyuncularıma çok güveniyorum” diye konuştu.

“DÖRT KUPAYI KAZANMAK İÇİN BİR HEDEFTEYİZ”

Amaçlarının Galatasaray’ın başarısı olduğunu ifade eden 50 yaşındaki teknik adam, “Bizim yaptığımız takım oyunu. Takım oyunu içerisindeyiz. Ben başında olsam da herkesle birlikte bir performans sergiliyoruz. İnişler çıkışlar olabiliyor. Ana amacımız Galatasaray’ın başarısı. Özellikle camia olarak bir birliktelik sergiliyoruz. Bu da son 1.5 senede artarak ilerliyor. Bunu ne zaman yakaladığımızı saha içinde de dışarıda da net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Bu birliktelik bize galibiyetler ve başarılar getiriyor. Geçen sene bir şampiyonluk getirdi. Bu sene önümüzde daha fazla hedefler var. Birincisi ligdeki hedefimiz, Türkiye Kupası var, Süper Kupa Finali oynayacağız, Avrupa Ligi yine bizim hedeflerimizden biri. Dört kupayı kazanmak için bir hedefteyiz. Bu hedefi gerçekleştirmek için birlikteliğe ihtiyacımız var. Bunu sağladığımızda Galatasaray’ın ne kadar büyük olduğunu ortaya çıkarıyoruz. Ben de oyuncularım ile birlikte sahada mücadeleyi ortaya koyuyorum. Stada gelen herkesin bizim oyunumuza katılmasını istiyoruz. Bu birlikteliği yakalamak için de etkili de bir oyun çıkartmamız gerekiyor. Ben de oyuncularım ile birlikte bu oyunu ortaya çıkartmaya çalışıyorum. Ama dediğim gibi futbolun içerisinde her gün farklı hikayeler var. Farklı maçlar var bazen sabırlı olmak gerekiyor. Bazen de dediğim gibi hep beraber en iyisini yapmak ve kazanmak için çok daha farklı bir şekilde oynamamız gerekiyor. Genel olarak hedefimiz her maçı kazanmak. Bunu Şampiyonlar Ligi’nde gösterdik. Oyun olarak gösterdik. Duruş olarak gösterdik. Şimdi sırada Avrupa Ligi var. Burada da başarılı olmak ve Galatasaray armasını tekrar bir kupayla taçlandırmak istiyoruz. En büyük hedefimiz bu. Kazandıkça rekorlar geliyor ama kazanan her zaman Galatasaray oluyor” ifadelerini kullandı.

“DERRICK’İN TRANSFERİNİ ERKEN BİTİREBİLSEYDİK DAHA FARKLI OLABİLİRDİ”

Yeni transfer Serge Aurier’in takıma bugün katıldığını ifade eden tecrübeli teknik adam, “Transfer dönem zor geçiyor. En önemlisi bu transfer dönemini güzel bir şekilde kapattık. Oyuncularımız bize katılmaya başladı. Sadece Serge kalmıştı. O da bugün geldi. Bizim ile beraber olacak. Kadromuzu yine geliştirmeye çalışıyoruz. Yine başkanımız ve yönetim kurulumuz bu anlamda bizim istediğimiz takviyeleri yaptı. Derrick’in transferini erken bitirebilseydik daha farklı olabilirdi. Şu anda da elimizdeki oyuncularla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Çok önemli ve tecrübeli oyuncularımız var. Son iki maçta da bunu net bir şekilde gösterdik. Oynadığımız oyunla ve kazandığımız iki zorlu karşılaşmayı kazandık. Bu kadrolar üzerinden takım olduğumuz sürece hiçbir oyuncunun eksikliğini aramamak istiyoruz. Ama bu takım olgusunu yakalamamız gerekiyor. Son iki maçta bunu yakaladık. Kimin olup olmadığı değil oyun çok önemli. Burada da çok önemli ve geniş bir kadroya sahibiz. Bu kadroyla da 3-4 tarafta da aynı şekilde mücadele edeceğiz. Sacha önemli bir oyuncuydu tabii ki. Ama onun yerine oynayan bütün oyuncularımız en iyisini yapmaya çalışacak. Elimdeki oyunculara güvenerek yarın ki maça çıkacağım. Beklentim yüksek ve performans bekliyorum. Bununla ilgili de son iki maç bizim için biraz daha ölçü oldu” dedi.

“GENEL SAKATLIK ANLAMINDA BİR TEK HAKIM ZIYECH KALDI”

Hakim Ziyech dışında takımda sakat oyuncu olmadığını ifade eden Okan Buruk, “Bazen maç maç, bazen de maç sıklığına göre hareket ediyoruz. Oyuncularımızın durumunu görüp karar vermemiz gerekiyor. Onun yanında doğal rotasyon da var. Sakatlıklar oluyor, cezalılar oluyor, başka şeyler oluyor. Bu doğal akışta da oyuncuların değiştiğini görüyoruz. Burada önemli olan oyun anlayışımızı aynı şekilde tutmak. Kim girerse, kim çıkarsa çıksın… Geniş bir kadromuz var. Dönen oyuncularımız oldu. Abdülkerim ve Sergio takıma döndü. Bir tek Hakim Ziyech dışında… Şu anda ufak tefek sıkıntılar oluyor. Hastalık oluyor. Genel sakatlık anlamında bir tek Hakim Ziyech kaldı. Onun dışında sakatlık sıkıntımız yok. Bu döngü içerisinde bazen biz değiştireceğiz bazen de doğal olarak değişecek. Puan kaybına tahammül olmayan bir ligi yaşıyoruz. Hep kazanmak üzerine her şeyimizi oluşturuyoruz. Avrupa’da da yolumuza devam etmek istiyoruz. Oyuncu kalitemiz çok yüksek. Birçok şeyi burada kullanmaya çalışacağız. Zaten çok yüksek bir maç sayısına ulaştık bu zamana kadar. Burada bütün oyuncularımın hazır olması gerekiyor. Hepsine önemli şanslar gelecek” şeklinde konuştu.

“KOPENHAG’I KİMSE TANIMIYOR AMA HERKES KOLAY TAKIM DİYOR”

Hedeflerinin ilk maçta kazanmak olduğunu ifade eden Buruk, “Kopenhag’ı kimse tanımıyor ama herkes kolay takım diyor. Oynadıktan sonra görüyorsunuz ve insanlar da seyrediyor. Biz ilk maçı oynadığımızda Kopenhag ile 2-2 berabere kaldıktan sonra büyük eleştiri almıştık. Kopenhag’ı nasıl yenemezsiniz diye. Şampiyonlar Ligi’nde kolay takım yok. Prag’ta aynı şekilde. Prag da Kopenhag’a elenerek geldi Avrupa Ligi’ne. İki maçta berabere kaldı ve penaltılarda elenerek geldi. İyi bir takım ve gruptan çıkmış bir takım. Güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Oyun olarak güçlü ve kaliteli oyunculara sahipler. Bu maçı önemsiyoruz, konsantre olduk. Karşımızda da oynayan bir takım var. Onun da altını çiziyorum. Topla oynayan bir takım var. Biz de bu maçları daha iyi oynayacağımızı düşünüyorum. Yarın tabi ki hedefimiz ilk maçta kazanmak” sözlerini sarf etti.

“OLUMSUZ BİR ŞEY OLURSA TFF’NİN HATALARINDAN BİRİ OLACAK”

Eryaman Stadyumu’nda oynanacak Ankaragücü – Galatasaray maçı hakkında yorumlarda bulunan tecrübeli teknik adam, “Eryaman Stadyumu’nda bakım çalışmaları ne kadar oldu bilmiyoruz. Gittiğimizde göreceğiz. TFF’nin sorumluluğunda olan bir şey. Marka değerini koruyacak olan taraf TFF. Demek ki oynanmaya uygun gördüler. Sizde stadyumu gördüğümüzde TFF’nin doğru bir karar verip vermediğini net bir şekilde göreceğiz. Biz kumda da toprakta da oynasak kazanmak için oynayacağız. Hangi saha veya zemin olursa olsun oyuncularımızı ona göre hazırlayıp oynayacağız ama sahanın düzeltileceğini düşünüyorum. 10 günlük bir bakım süresi vardı. Burada bütün sorumluluk TFF’nin. Olumsuz bir şey olursa TFF’nin hatalarından biri olacak” diye konuştu.

Buruk, Abdülkerim Bardakcı’nın iki gündür takımla antrenmanlara çıktığını ve şu an oynayacak durumda olduğunu ifade ederek sözlerini noktaladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-macin-avantajini-yakalamak/feed/ 0
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk: Hedefimiz bu maçı kazanarak bir sonraki maç için avantaj yakalamak https://www.haber28.com.tr/galatasaray-teknik-direktoru-okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-mac-icin-avantaj-yakalamak/ https://www.haber28.com.tr/galatasaray-teknik-direktoru-okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-mac-icin-avantaj-yakalamak/#respond Thu, 15 Feb 2024 08:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5481 Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Sparta Prag’ın iyi ve zor bir rakip olduğunu belirterek, “Hedefimiz bu maçı kazanarak bir sonraki maç için avantaj yakalamak. İyi bir takımla oynayacağız” dedi.

UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında Galatasaray yarın saat 20.45’te evinde Çekya ekibi Sparta Prag ile karşı karşıya gelecek. Bu müsabaka öncesinde Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Sarı-kırmızılıların teknik direktörü toplantıda sözlerine Erzincan’da yaşananlardan duyduğu üzüntüyü belirterek başladı.

Avrupa’nın kendiler için önemli ve değerli olduğunu söyleyen Buruk, “Şampiyonlar Ligi’nde oynadık oradan Avrupa Ligi’ne geçtik. Amacımı maç maç düşünmek. İlk maçta sahamızdayız. Eski gibi gol averajı da ortadan kalktı. Bu da futbolun aslında bu tür maçlardaki önemi, zevkini artırdı. Sahamızda kazanarak devam etmek istiyoruz. Sahamızda kurduğumuz üstünlük, taraftarımızla birleşince neler yapabileceğimizi gösterdik. Hedefimiz bu maçı kazanarak bir sonraki maç için avantaj yakalamak. İyi bir takımla oynayacağız. Kendi liginde geçen sene şampiyon oldu. Ligde de lider durumdalar. Uzun bir aradan çıktılar. Yüksek tempoda, yoğun fikstürde oynadığımız maçlar oldu. Yüzde 100’ümüzle bu maça hazırız. Elimizden gelenin fazlasını yapıp kazanmak için her şeyi yapmak istiyoruz. Umarım ilk maçı kazanarak ikinci maça avantajı taşıyarak bu maçtan ayrılırız. İyi bir takım, zor bir rakip. İyi başlayıp maçın sonuna kadar iyi devam etmek zorundayız. Onu içerisinde sabra ihtiyacımız var. Oyuncularımıza güveniyorum” diye konuştu.

“Ana amacımız Galatasaray’ın başarısı”

Takım oyunu oynadıkları vurgulayan sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Ben başında olsam da oyuncularımızla, çalışanlarımızla, yönetimimizle birlikte bir performans sergiliyoruz. Bu performansta tabii ki inişiler, çıkışlar olabiliyor. Ana amacımız Galatasaray’ın başarısı. Camia olarak birliktelik sağlıyoruz. Son 1.5 sene de bu artarak ilerliyor. Ne zaman bunu yakalarsak saha içerisinde, dışarıda da net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu birliktelikle galibiyetler, başarılar, geçen sen şampiyonluk getirdi. Lig, TFF Süper Kupa, Türkiye Kupası ve Avrupa Ligi ile 4 tane kupayı kazanmayı hedefliyoruz. Gerçekleştirmek için bu birlikteliğe ihtiyacımız var. Stada gelen herkesin bizim oyunumuza katılmasını istiyoruz. Bu birlikteliği yakalamak için de etkili oyun ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Genel olarak hedefimiz her maçı kazanmak. Şampiyonlar Ligi’nde bunu oyun ve duruş olarak gösterdik. Sırada Avrupa Ligi ve kendi ligimiz var. Kazandıkça rekorlar geliyor ama burada kazanan her zaman Galatasaray oluyor” açıklamasında bulundu.

“Transfer dönemini güzel bir şekilde kapattık”

Transfer dönemi zor geçtiğini belirten Okan Buruk, “Bu transfer dönemini güzel bir şekilde kapattık. Serge bugün geldi. Kadromuzu geliştirmeye çalışıyoruz. Başkanımız, yönetimimiz bu anlamda bizim istediğimiz takviyeleri yaptı. Transferi daha erken bitirebilsek daha farklı bir şey olabilirdi. Elimizdeki oyuncularla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Çok tecrübeli oyuncularımız var. Son 2 maçta bunu gösterdik. Takım olgusunu yakalamamız gerekiyor. Bence son 2 maçta bunu yakaladık. Kimin olup, olmadığı değil, oyun önemli. Çok geniş kadroya sahibimiz. 4 tarafta aynı şekilde mücadele edeceğiz. Sacha önemli bir oyuncuydu onun yerine oynayan oyuncularımız elinden geleni yapacak” dedi.

“Olumsuz bir şey olursa federasyonun hatalarından biri olacak”

Türkiye Futbol Federasyonu’nun Süper Lig’de bu hafta MKE Ankaragücü ile deplasmanda oynayacakları maçın Eryaman Stadyumu’nda yapılacağını açıklamasının hatırlatılması üzerine Buruk, “Bakım çalışmaları ne kadar oldu bilmiyoruz. Gittiğimizde göreceğiz. Futbol Federasyonu’nun sorumluluğuna olan bir şey. Süper Lig’in marka değerini koruyacak olan Futbol Federasyonu. Oynanmayı uygun gördüler. Maça çıktığımızda Futbol Federasyonu’nun doğru karar verip vermediğini net bir şekilde göreceğiz. Sahayı düşünmeden nerede oynasak, kumda da toprakta da oynasak, kazanmak için oynayacağız. Sahanın düzeltileceğini düşünüyorum. Burada bütün sorumluluk Türkiye Futbol Federasyonu’nda. Olumsuz bir şey olursa federasyonun hatalarından biri olacak” değerlendirmesinde bulundu.

Okan Buruk son olarak sakatlıktan dönen savunma oyuncusu Abdülkerim Bardakcı için ise, “İki gün takımla tamamen antrenmanlara çıktı. Şu anda oynayabilecek durumda” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/galatasaray-teknik-direktoru-okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-mac-icin-avantaj-yakalamak/feed/ 0
Bursaspor Teknik Direktörü Ümit Şengül: ‘Taraftarımız bize inansın, desteklesin’ https://www.haber28.com.tr/bursaspor-teknik-direktoru-umit-sengul-taraftarimiz-bize-inansin-desteklesin/ https://www.haber28.com.tr/bursaspor-teknik-direktoru-umit-sengul-taraftarimiz-bize-inansin-desteklesin/#respond Thu, 15 Feb 2024 00:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5363 Bursaspor Teknik Direktörü Ümit Şengül, Ankara Demirspor maçı öncesi önemli açıklamalar yaptı. Şengül, “40 puana ulaşan takım ligde kalır. Ortada 36 puan var. 28’ini kazanmayı hedefliyoruz. Taraftarımız bize inansın, desteklesin. Ligin son maçına kadar savaşacağız” dedi.

Bursaspor Teknik Direktörü Ümit Şengül, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde gerçekleşen basın toplantısında, hem geride kalan maçları hem de Ankara Demirspor’la oynanacak olan mücadeleyi değerlendiren Şengül, “Yoğun bir süreçle göreve başladık. Sağlık bir ortamı geçen hafta bulabildik. Bir kaç antrenmanda ne istediklerimizi gösterdik. Hedeflediğimiz bazı çalışmalar var. Yeni, yeni gerçekleştiriyoruz. Ona rağmen Beyoğlu Yeni Çarşı maçının ilk yarısında istediğimize yakın bir oyun ortaya koyduk. Basit bir hatadan gol yedik. Bir kaç tane pozisyon yakaladık, rakibi de verdik 12 maç var 36 puan var. Oyuncularımızı buna göre hazırlayıp en az 25-28’ini almayı planlıyoruz. Bunu alırsak ligde kalırız. Zor bir süreç. Oyuncularımızın üstün performansına ihtiyacımız var. Çağatay Yılmaz da döndü aramıza. Hasan Sabri Karaca da 1-2 hafta içinde oyun içinde kullanacağız. Daha farklı bir Bursaspor ortaya çıkacaktır. Taktik anlamda da yavaş yavaş istediklerimizi sahaya yansıtan bir takım göreceksiniz” cümlelerine yer verdi.

“Çağatay Yılmaz önemli katkı sağlayacaktır”

Ümit Şengül, taraftardan da desteklerini sürdürmeleri isteyerek, “Taraftarımızın önemli desteğine ihtiyacımız var. Bu futbolcular, taraftarıyla birlikte daha da coşkulu oynayacaktır. İsteyen ve arzulayan bir oyuncu grubumuz var. Özgüvenlerini de yerine getirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“İçerde oynadığımız maçı kazanmalıydık” diyerek sözlerine devam eden tecrübeli teknik adam, “Avantajlı duruma geçebilirdik. Rakiplerimiz puan kaybediyor. Büyük fırsat kaçırıyoruz. Bir an önce galibiyet alıp, kayıpları avantaja çevirmek istiyoruz. Ankara’dan puan veya puanlarla dönmek istiyoruz. Savaşan ve mücadele eden bir Bursaspor olacak bundan sonraki süreçte. Ben buna eminim. Oyunsal anlamda bir değişiklik göreceksiniz. O farkı göreceksiniz. Çağatay Yılmaz’ın da katkısı önemli bir katkı olacak. Hasan Sabri’nin de sonran katkıları olacak. Ama daha farklı bir Bursaspor olacağına eminim. İdmanlarda da bunu görüyoruz. Futbolcularımız istediklerimize cevap veriyor. Bu haftadan sonra farklı bir şey olacağına inanıyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Tecrübeli antrenör, “40 puana ulaşan takım ligde kalır. Benim de hedefim 12 maçın 8’ini kazanabilmek. 8-9 maç kazanırsak bu ligde kalırız. Bütün planlarımız ve çalışmalarımız o yönde. Rakiplerimizle de maç oynayacağız. O maçlara kazanarak da gidersek, o güveni yakalarız. Ligin son maçına kadar, son ana kadar mücadele edeceğiz. Bu takımı yaşatmalıyız, bu takımı ayakta tutmalıyız, ele ele verip yaşatmalıyız. Eğer bunu başarırsak hepimiz çok sevineceğiz. Bütün gayemiz de bu Biz inanıyoruz, çocukları da buna inandırmaya çalışıyoruz” diyerek devam etti.

“2-3 futbolcumuz maç sonu ağladı”

Bursaspor Teknik Direktörü Ümit Şengül, oyuncularının elinden geleni yaptığını belirterek, Beyoğlu Yeni Çarşı maçı sonrası 2-3 futbolcunun ağladığını belirtti. Şengül, konuyla ilgili olarak, “Bu haftaki kayıptan sonra futbolcu arkadaşlarımızın ağladığını gördüm. Onlar da bu içinde bulundukları durumları içine sindiremiyorlar. Beraberlikten sonra 2-3 futbolcunun ağladığını gördüm. İleriye bakmak için de beni bu durum umutlandırdı. Taraftarımız bunu görmese de oyuncularımız ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Sürecin sonucunda da onlarla birlikte güzellikler yaşayacağız. Bu oyuncu grubuna ihtiyacımız var. Desteğe de ihtiyacımız var. Ligin son maçına kadar bu oyuncu grubuna inanmalarını ve desteklemelerini istiyorum. Onlar da bunun karşılığını verecektir” değerlendirmesinde bulundu. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/bursaspor-teknik-direktoru-umit-sengul-taraftarimiz-bize-inansin-desteklesin/feed/ 0
İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA!.. https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-2/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:36:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5317 Bu hafta tiyatroseverleri Carlo Goldoni’den Molière’e, Şirin Gürbüz’den Bilgesu Erenus’a klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Ayak Bacak Fabrikası (Eskişehir Şehir Tiyatroları)(Konuk Oyun), Yaftalı Tabut, İki Efendinin Uşağı, Tartuffe, Ay, Carmela!, Godot Geldi, Kimse Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık, Oscar, Fındıkkıran, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Rüya, Bir Gece Masalı, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bekçi ile Postacı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait.

Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 18 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

Bu Haftanın Programı (14-18 Şubat 2024)

AYAK BACAK FABRİKASI (Eskişehir Şehir Tiyatroları)(Konuk Oyun)

İnsanlık tarihi boyunca ezenlerin, ezilenler üzerinde kurduğu otorite, baskı ve kandırmacanın değişmediğini vurgulayan oyun, bilinmeyen bir ülkede geçiyor ve aslında çok iyi bilinen bir konuyu, çarpıcı bir anlatımla ele alıyor.

Sermet Çağan’ın yazdığı, Murat Karasu’nun yönettiği oyunda Ali Eyidoğan, Hakkı Kuş, Ecren Can Serim, Korel Cezayirli, Zafer Ergül, Başak Boran Oksal, Mustafa Kılıkçı, Özlem Boyacı, Serhat Onbul, Nigar Berktin, Ceyda Çınar Onbul, Onur Birgi, Ahmet Barut, Kutan Gökkaya, Sinan Aktezcan, Emel Alnady rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

YAFTALI TABUT

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

İKİ EFENDİNİN UŞAĞI

Pantolone, kızı Dottore’yi oğlu Slvio ile evlendirmeye karar vermiştir ve evinde bir tören düzenler. Gençler birbirlerine aşıktır ancak daha önce Pantolone’nin kızını evlendirme sözünü verdiği ve öldüğünü sandıkları Federico Rasponi’nin bu törene gelmesiyle işler karışır.

Sözlü gelenekten beslenen İtalyan Halk Tiyatrosu Commedia Dell Arte’nin seçkin örneklerinden biri olan ve uşak Truffaldino’nun kurnaz hazırcevaplığı ile ilerleyen oyun izleyicilerine keyifli bir seyir sunuyor. Carlo Goldoni’nin yazdığı Aslı Öngören’in yönettiği oyunda Çağlar Ozan Aksu, Dolunay Pircioğlu, Eraslan Sağlam, Hamit Erentürk, Mert Tanık, Murat Bavli, Müslüm Tamer, Seda Çavdar, Volkan Öztürk, Yeliz Gerçek, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

TARTUFFE

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.

Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

AY, CARMELA!

İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır.

Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

GODOT GELDİ

“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir…

Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir…

Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

KİMSE ÖYLE ŞEYLERİ KONUŞMUYOR ARTIK

Oyun, 12 Eylül darbesi dönemini en acı şekilde yaşayıp parçalanan bir ailenin bugüne uzanan hikayesini konu alıyor. Leyla, ailesinin geçmişiyle yüzleşiyor ve onların hikayesini anlatabilmek için hayatını değiştirmeyi göze alıyor.

Şirin Gürbüz’ün yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda Caner Bilginer, Radife Baltaoğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Ebru Üstüntaş, Hazal Uprak, Can Alibeyoğlu, Kamer Karabektaş rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

OSCAR

Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 17 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

Çocuk Oyunları

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada,

sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir.

Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-2/feed/ 0
İstanbulspor, Gaziantep FK’ya 3-1 mağlup oldu https://www.haber28.com.tr/istanbulspor-gaziantep-fkya-3-1-maglup-oldu/ https://www.haber28.com.tr/istanbulspor-gaziantep-fkya-3-1-maglup-oldu/#respond Sun, 11 Feb 2024 22:00:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5069

Sacit GÖNCÜ/ İSTANBUL, –

STAT: Esenyurt Necmi Kadıoğlu

HAKEMLER: Abdulkadir Bitigen, Mustafa Savranlar, Anıl Usta

İSTANBULSPOR: Alp Arda – Sambissa, Okan Erdoğan, Mehmet Yeşil, Deli, Ali Yaşar (Dk. 76 Coly), Vefa Temel (Dk. 61 Emrehan Gedikli), Loshaj, Vorobjovas (Dk. 76 Jackson), Emir Kaan Gültekin (Dk. 86 Traore), Mamadou (Dk. 76 Eslem Öztürk)

GAZİANTEP FK: Nita – Mustafa Eskihellaç, Arda Kızıldağ, Nkoulou, Djilobodji, Morais (Dk. 71 Badji), Markovic (Dk. 71 Mbakata), Maxim (Dk. 83 Jevtovic), Ogün Özçiçek, Monteiro (Dk. 83 Furkan Soyalp), Dragus (Dk. 89 Sorescu)

GOLLER: Dk. 6 Loshaj (İstanbulspor) – Dk. 15 ve 60 (P) Dragus, Dk. 90+5 Sorescu (Gaziantep FK)

KIRMIZI KART: Dk. 69 Loshaj (İstanbulspor)

SARI KARTLAR: Mehmet Yeşil, Okan Erdoğan (İstanbulspor) – Dragus, Monteiro (Gaziantep FK)

İstanbulspor, Süper Lig’in 25’inci haftasında evinde Gaziantep FK’ya 3-1 mağlup oldu. Gaziantep FK’ya galibiyeti getiren golleri 15’inci ve penaltıdan 60’ıncı dakikada Dragus ile 90+5’inci dakikada Sorescu kaydetti. İstanbulspor’un tek golü ise 6’ncı dakikada Loshaj’dan geldi. Öte yandan karşılaşmanın 69’uncu dakikasında İstanbulspor’da Loshaj kırmızı kart gördü.

6’ncı dakikada İstanbulspor’un golü geldi. Sol kanatta topla buluşan Ali Yaşar, ceza sahası içerisine doğru ortasını açtı. Arka direğe gelen topu Sambissa kontrol etti ve altıpas üzerindeki Loshaj’a pasını aktardı. Bu oyuncunun bekletmeden vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 1-0.

15’inci dakikada Gaziantep FK’nın beraberlik golü geldi. Orta alanda topla buluşan Monteiro, pasını sol kanattaki Dragus’a aktardı. Topla kat ederek ceza sahası dışı sol çaprazına doğru hareketlenen Dragus’un rakibini geçtikten sonraki vuruşunda top ağlara gitti: 1-1.

24’üncü dakikada sağ kanatta topla buluşan Monteiro, ceza sahası içerisine doğru ortaladı. Gelen topa ceza sahası içerisinde Dragus, kafayla vurdu fakat top sağ direğin yanından dışarıya çıktı.

25’inci dakikada Gaziantep FK’da orta alanın önünden Maxim’in kullandığı serbest vuruşta ceza sahası içerisine gelen topa Arda Kızıldağ kafayla Markovic’e indirdi. Markovic, gelen topa bekletmeden vurdu fakat kaleci gole izin vermedi.

32’nci dakikada Gaziantep FK’da Dragus’un geri pasında araya giren Sambissa, pasını ceza sahası içerisine doğru hareketlenen Emir Kaan Gültekin’e aktardı. Bu oyuncunun topla ilerledikten sonraki vuruşunda meşin yuvarlak üstten dışarıya çıktı.

Karşılaşmanın ilk yarısı 1-1 eşitlikle bitti.

57’nci dakikada topla buluşan Markovic, pasını ceza sahası içerisine doğru hareketlenen Maxim’e aktrardı. Topla buluşan Maxim’e Ali Yaşar kayarak müdahale etti. Karşılaşmanın hakemi Abdulkadir Bitigen, pozisyonu kale vuruşu olarak değerlendirdi. Oyun bir süre dururken VAR’dan gelen izleme tavsiyesinin ardından hakem Abdulkadir Bitigen, pozisyonu izlemeye gitti. Monitörün önünde pozisyonu izleyen Abdulkadir Bitigen, penaltı kararı verdi.

60’ıncı dakikada Gaziantep FK karşılaşmada öne geçti. Penaltıda topun başına geçen Dragus, topu ve Alp Arda’yı farklı köşelere yollayarak meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 1-2.

69’uncu dakikada İstanbulspor’da Loshaj kırmızı kart gördü. Sağ kanatta topla buluşan Sambissa, pasını Loshaj’a aktardı. Bu oyuncunun topu kurtarmak isterken Nkoulou’ya yaptığı müdahale sonrasında karşılaşmanın hakemi Abdulkadir Bitigen, Losshaj’a ikinci sarıdan kırmızı kartla oyundan attı.

80’inci dakikada Gaziantep FK’da sağ kanatta topla buluşan Maxim, ceza sahası içerisine doğru ortasını açtı. Arka direğe gelen topa Ogün Özçiçek bekletmeden vurdu fakat top üstten dışarıya çıktı.

90+5’inci dakikada Gaziantep FK farkı 2’ye çıkardı. Ceza sahası dışının gerisinden Furkan Soyalp’in hızlı kullandığı serbest vuruşta top ceza sahası içindeki Sorescu’ya geldi. Bu oyuncunun ceza sahası içi sol çaprazından şutunda top ağlarla buluştu: 1-3.

Karşılaşmayı Gaziantep FK 3-1’lik skorla kazandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbulspor-gaziantep-fkya-3-1-maglup-oldu/feed/ 0
Okan Buruk: Galatasaray Avrupa’da başarıyı hayata geçirmek istiyor https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-galatasaray-avrupada-basariyi-hayata-gecirmek-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-galatasaray-avrupada-basariyi-hayata-gecirmek-istiyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 21:12:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4902

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Hak ettiğimiz bir galibiyeti aldık. Bundan sonra Avrupa maçı var. Orada da başarıyı istiyoruz. Galatasaray’ın genlerinde olan Avrupa’da başarıyı hayata geçirmek istiyoruz. Sparta Prag maçını kazanmak istiyoruz” dedi.

Süper Lig’in 25’inci haftasında Galatasaray sahasında Başakşehir FK’yı 2-0 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Maça iyi başladıklarını ve ilk yarıda buldukları gollerle bunun karşılığını aldıklarını ifade eden Okan Buruk, “Maça başlangıcımız taraftara, stada yakışır bir başlangıçtı. İlk yarının sonuna kadar coşkulu oynadık. Topa sahip olmamız, rakip kaleye yaptığımız ataklar, iyi bir ilk yarı geçirdik. ve 2-0 ile sonucunu aldık. İkinci yarıdan ben de çok memnun olmadım. İlk yarının altında kaldık. Daha az ürettik. Rakibe kalemize gelme şansı verdik. Bir sonraki maçta daha iyi olmak zorundayız. Rakibimizin ne oynayacağını, nasıl değişiklik yapacağını biliyorduk. Rakibin baskı yapma ihtimaline karşı nerede duracağız, nereye oynayacağız bunlar iyiydi. Hak ettiğimiz bir galibiyeti aldık. Bundan sonra Avrupa maçı var. Orada da başarıyı istiyoruz. Galatasaray’ın genlerinde olan Avrupa’da başarıyı hayata geçirmek istiyoruz. Sparta Prag maçını kazanmak istiyoruz. Nelsson için maçtan sonra doktor ile konuştuk. Kontrolleri yapılacak. Maç gününe kadar çok önemli bir şey çıkmazsa yetişir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Ankaragücü maçının oynanacağı stadyumun zemin nedeniyle değiştirilmesi gerekip gerekmediğiyle ilgili düşünceleri sorulan Okan Buruk, “Sıkışık fikstür devam ediyor. Burada zeminler önem kazanıyor. Türk futbolu için önemli. Türkiye Kupası maçının orada oynanması bence yanlıştı. Büyük sakatlık çıkabilir. Ankaragücü’nde Emre hoca da zeminin kötülüğünden şikayet etti. Ankaragücü topa sahip olan bir takım. Onlar için de zeminin kötü olması kötü. Sadece 4 büyüklerin oyuncuları yok. Bunların birçoğu milli oyuncu. TFF’nin ligin marka değerini koruması gerekiyor. Burada en iyi kararı vereceklerini düşünüyorum. 8, 9 gün içinde zeminin toplayacağını düşünmüyorum. Kararı TFF verecektir. Nerede olursa biz oynayacağız. Ama önemli olan oyuncu sağlığı. Oyuncuların sakatlanacağı bir zeminde oynayacak olursak bu TFF’ye yazacak bir şey” diye konuştu.

“2-0’I KORUMAK İSTİYORMUŞ GİBİ BİR OYUN ORTAYA ÇIKMASIN DİYE BİR FORVET DAHA ALDIM”

2-0’dan sonra skor koruyormuş gibi bir oyun ortaya çıkmaması adına ikinci forvet oyuncusunu oyuna aldığını belirten Buruk, şöyle konuştu:

“Oyun planı içinde rakibin stoperlerinin takip edeceğini biliyorduk. Mertens ve Icardi’nin çıkıp alan yaratması çalıştığımız şeylerdi. Barış’ın, Kerem’in vereceği destek planlarımız arasındaydı. Tabii ki zaman zaman önde top tutamadığımız geriye doğru yaslandığımız yerler oldu. Özellikle bir forvet daha aldım. 2-0’ı korumak istiyormuş gibi bir oyun ortaya çıkmasın diye. Bazen bu oluyor. Rakip, fazla kişiyle geliyor. Bize çok geçiş şansı da çıktı. Onlar bize geçişten geçişe atak olarak döndü. İlk yarının sonunda kalemize geldikleri yerler oldu. Şut, orta tercihlerimizde kaliteyi yukarı çekmemiz gerekiyor.”

“KÖHN’Ü RİSKE ATMAK İSTEMEDİM”

Yeni transfer Köhn’ü bir anda oyuna koymak istemediğini dile getiren Okan Buruk, “Köhn daha dün geldi. Kısa bir antrenman yaptı. Bir anda oyuna koymak istemedim. Berkan da orada Deniz’i tanıyan bir oyuncu. Kısa çalıştığı için de fiziksel olarak riske atmak istemedim. Bir ara onu düşündük. Aurier’in yarın final maçı var. Hızlıca buraya getirip, kadroda mı olacak, başta mı oynayacak sonradan mı oynayacak. Oyuncularımızın durumuna bakacağız” ifadelerini kullandı.

Mauro Icardi’nin karşılamanın ardından hemen soyunma odasına gitmesinin nedeni sorulan Okan Buruk, “Golcü oyuncu beslenmek ister. Bunu bazen arkadaşları yaratır bazen kendisi. Gol atmayan forvet mutsuzdur bu normal. Bizim oyunumuza destek vermeye çalıştı. Ceza sahası içinde çok net pozisyonlar gelmedi. 1 ya da 2 tane net top getirebildik. Ona daha çok net top getirmemiz lazım. Yüzde 100’ünde değil. Kendini buluyor. Önemli bir sakatlık geçirdi. Şu anda ayağından dolayı ağrıları daha az. İğnesiz oynayabiliyor. Böyle bir dönemde takımın yanında. Bu onun gelişimini gösteriyor. Fiziksel olarak çok daha üstüne çıkacak. Getirdiğimiz topların karşılığında tam gol pozisyonu yaratamıyoruz. Bu bizim geliştirmemiz gereken bir şey. Bunu Trabzon’da yaptık. Farklı bir galibiyet aldık. Diğer maçlarda biraz kaldık” dedi.

“AVERAJA KALIR MI BİLMEM”

Sezon sonunda şampiyonu averajın belirleyebileceği, bunun için ayrı bir çalışma yapıp yapmadıkları sorulan Okan Buruk, “İki takımda kazanıyor ama ligde ne olacağı belli değil. Ana hedef puan farkıyla öne geçmek. Bugün maçlarımız kazanırsak şampiyon oluyoruz. 6 maç üst üste kazandık. Rakip mi kaybeder biz mi kaybederiz bilmiyorum. İki takım da son dakika golleriyle kazandı. Bizim hedefimiz maçlarımızı kazanarak orada olmak. Averaja kalır mı bilmem. Girdiğimiz pozisyonları gole çevirmemiz gerekiyor. İlk yarı kaçırdıklarımız var. İkinci yarı oynadığımız kötü bire birler var. Daha çok yapıp, gol üretmeliyiz” şeklinde konuştu.

“BARIŞ’I BİRÇOK YERDE KULLANMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Barış Alper Yılmaz’ı birçok bölgede oynattıklarını söyleyen tecrübeli teknik adam, “Barış’a savunma bölgesinde ihtiyacımız olduğunda kullanmamız oynama alışkanlığı kazandırdı. Bu maçtan önce kasığında bir ağrı vardı. Oynatalım mı oynatmayalım mı diye düşünürken dün antrenmana çıktı. Iki kanatta da oynayabiliyor. Barış’ı birçok yerde kullanmaya devam edeceğiz. Öz güveni çok daha yukarı çıktı. Hem gol hem asist üretme sayısı yukarı gidiyor. Barış’ın gelişiminden mutluyum” dedi.

“OYUNDAN ÇIKARKEN SEVİNEN GÖRMEDİK”

Zaha’nın kupa maçında oyundan çıkarken gösterdiği tepkinin insani bir durum olduğunu, oyundan çıkan bir oyuncunun mutlu olduğunu görmediğini belirten Buruk, “Oyuncularımız çok değerliler. Hepsi çok özel. Kendi alanlarında iyi oyuncular ki Galatasaray forması giyiyorlar. Bizim amacımız hem onları yüksek düzeyde kullanmak hem de maç kazanmak. Kendi egolarımızdan, duygularımızdan feragat etmemiz gerekiyor. Takım oyununda bütün oyuncularımızın rollerini bilmesi gerekiyor. Profesyoneliz. İmzayı attıktan sonra az oynadım çok oynadım diye bir şey yok En iyi olanlar oynayacak. Bazen başlayacaksınız, bazen oyununun devamında gireceksiniz. Bazen insani tepkiler olabiliyor. Ben her tepkide kesip atmayı, bunu onların üstüne yapıştırmayı doğru bulmuyorum. Oyuncu tabii ki çıkınca üzülecek. Oyundan çıkınca sevinen görmedik. Üzülmeler olabiliyor. Bunu çok çabuk tamir etmemiz gerekiyor. Ben kendim için bir şey yapmıyorum. Oyuncuların da böyle yaklaşması gerekiyor. Galatasaray’ın başarısı için herkes bu görevi almak zorunda. Herkesin yapısı farklı, herkes bir tezgahtan çıkmıyor. 25 farklı oyuncu var. Tepkiler farklı olabiliyor. Bunları doğru yönetmek gerekiyor. Oyuncuyu tanımak, iyi analiz etmek gerekiyor. Bu insani şeyler olacak. Takıma zarar vermeyecek şekilde yönetmemiz gerekiyor” diye konuştu.

“MERTENS’LE OLMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUZ”

Mertens’in sezon sonunda sözleşmesinin sona ereceği, gelecek sene kendisiyle çalışmak isteyip istemeyeceği sorulan Okan Buruk, şu ifadeleri kullandı:

“Mertens önemli bir karakter. Sadece oyunculuk olarak değil. Saha içinde çok akıllı bir oyuncu. Oyun içinde top hem rakipte hem de bizdeyken doğru pozisyon alabiliyor. Şu an tek düşüncemiz şampiyonluk. Devam edecek mi, etmeyecek mi, burada mı edecek başka yerde mi? Biz onla olmaktan mutluluk duyuyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli rollerden birisi olacak. Benim için önemli olan bu. Diğer kısmı ondan dinlemek gerekiyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-galatasaray-avrupada-basariyi-hayata-gecirmek-istiyor/feed/ 0
İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta/#respond Wed, 07 Feb 2024 23:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4523 Bu hafta tiyatroseverleri Tolstoy’dan Arthur Miller’a, Suat Derviş’ten Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi? (Yeni Oyun), Savaş ve Barış, Cadı Kazanı, Fosforlu Cevriye, Geçit, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Uçurtmanın Kuyruğu, Çingene Boksör, Zehir, Rüya, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Fındıkkıran, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya, Bir Gün Ayakkabımın Teki adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)

Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 11 Şubat 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

Bu Haftanın Programı (7-11 Şubat 2024)

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ?(Yeni Oyun)

Polonya’nın başkenti Varşova 1 Eylül 1939 yılında işgal edildiğinde, Varşova Tiyatrosu’ndaki oyuncular; Hitler’in önderliğinde işgalci Nazi’lere, savaşa karşı tiyatro mesleği ile destansı bir direnişe başlarlar. Hayatlarını yok sayarak, bağımsızlıklarını yeniden kazanmak için mücadele ederler. Başarısız oldukları anda Polonya’nın başkenti Varşova’da direnişin beli kırılacak, savaş kaybedilecek, ülke bağımsızlığı son bulacak, Nazi’lere teslim olacaklardır.

Kara komedi tarzındaki oyunda; 1974’te Kıbrıs’ta savaşı yaşamak zorunda kalan Hüseyin Köroğlu rejisi ile savaşlara uzaktan nasıl tanıklık ettiğimizin ve barışın ne kadar kıymetli olduğunun aynasını tutuyor bize. Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Necdet Berk Bacdar, Baran Yusuf Polat rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

SAVAŞ VE BARIŞ

1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

CADI KAZANI

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

GEÇİT

Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…

“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

UÇURTMANIN KUYRUĞU

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

ZEHİR

Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 10 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

Çocuk Oyunları

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde,

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta/feed/ 0
Galatasaray, deplasmanda Samsunspor’u 2-0 mağlup etti https://www.haber28.com.tr/galatasaray-deplasmanda-samsunsporu-2-0-maglup-etti/ https://www.haber28.com.tr/galatasaray-deplasmanda-samsunsporu-2-0-maglup-etti/#respond Fri, 02 Feb 2024 22:24:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4071 Ersin DEMİR – Emre ÖNCEL/ SAMSUN, (DHA)- Süper Lig’in 24’üncü haftasında Galatasaray, deplasmanda Samsunspor’u 2-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ve Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol açıklamalarda bulundu.

OKAN BURUK: HEDEFİMİZ 24’ÜNCÜ ŞAMPİYONLUK

Hedeflerinin 24’üncü şampiyonluk olduğunu belirten Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, ‘Son haftaların formda takımı Samsunspor, ligde özellikle iyi başlayamayan ama sonradan çıkışını sürdüren bir takım. Son 4 maçtır da yenilmiyordu. Zor bir deplasman oldu. Tabii burada muhteşem bir taraftar desteği var. Ben de aynı şekilde havaalanından başlayıp otele kadar gelişimizde bize destek olan taraflarımıza önce teşekkür etmek istiyorum. Maçı etkili bir şekilde başladık. Çok erken goller bulduk. Devamında da zaman zaman Samsunspor’un da oluşturduğu tehlikeler oldu. Bizim de oluşturduğumuz tehlikeler oldu. Biraz daha dengeli geçti maç ama günün sonunda kazandığımız bir karşılaşma oldu. Skoru artırabilirdik ama Samsunspor’un da ikinci yarının başında yakaladığı pozisyon vardı. Burada skor 2-0’a gelip daha farklı maçta olabilirdi. Ben özellikle oyuncularıma burada teşekkür etmek istiyorum. Samsunsporlu oyuncuları da tebrik etmek istiyorum. Yani onlarda iyi bir mücadele sergilediler. Bundan sonraki maçlarda rakibimize de başarılar diliyorum. Önemli bir galibiyet aldık. Yürüyüşümüz sürüyor. Bu sene 24’üncü şampiyonluk için hedef koyduk. Bu şampiyonluk yolunda da çok önemli bir deplasmanı burada geride bıraktık. Amacımız bundan sonra kupa maçına hazırlanmak. Özellikle şubat ayı bizim için çok yoğun. Bu yoğunluk içerisinde de bu maçları kazanmak bize moral olarak geri dönüyor. Bundan sonraki haftalarda da kazanmak için elimizden geleni yapacağız’ dedi.

“AVRUPA KUPALARINDA BAŞARILI OLMAK İSTİYORUZ”

Hedeflerinin Avrupa kupalarında başarılı olmak olduğunu belirten Okan Buruk, ‘Birçok baskı oluşuyor. Transfer döneminde bazen gitmek isteyen oyuncular, sizin bazen göndermek sizin ama gönderemediğiniz oyuncular ve bu kadro yapılanması içerisinde bu maçlara hazırlanmak tabii ki zor ama bizim görevimizde bu maçlara hazırlanmak. Şöyle bir avantajımız var, şampiyonluk yolunda geçen sene çok önemli bir yol katettik. Bu katettiğimiz yol içerisinde çok tecrübeli oyuncularımız var. Son idmanımızda da oyuncularımızın ne kadar istekli olduğunu gördük. Konsantre olduklarını gördük. Aslında bir gün önceden oyuncudan aşağı yukarı ne durumda olduğunu net bir şekilde görebiliyorsunuz. Transfer dönemi dediğiniz gibi zor. Benim için de zor, oyuncularım için de zor ama bu zorluklar içerisinde biz kendi içimizde bazen eksik kalan mevkileri de onarmaya çalıştık. Bugün yine Berkan sol bek de güzel oynadı. Bence iyi bir oyun ortaya koydu. Birçok oyuncumuzu burada oyun içerisinde değerlendirmeye çalıştık. Bugün itibariyle 2 tane yaptığımız transfer var. 2 tane yine tecrübeli bize destek verecek oyuncular. Hedefimiz tabii ki Avrupa kupalarında başarılı olmak. Bugün Avrupa listesi için son gün biliyorsunuz. Avrupa listemizi oluşturup bundan sonra kalan bir haftada da eğer bize uygun ve fırsat olabilecek bir oyuncu çıkarsa bu anlamda da bir tane yabancı sayımızda zaten boşluk var. Bütçe olarak da yine ayırabileceğimiz bir bütçe var. Bu bütçe içerisinde de yine bir transfer olursa yapacağız. Olmazsa da yani istediğimiz gibi bir oyuncu çıkmazsa da o transferi yapmayacağız. Ama dediğim gibi hedefimiz Galatasaray’ın hem ligde hem Avrupa’da büyük başarılara ulaştırmak’ diye konuştu.

‘DEVRE ARASI TRANSFER YAPMAK ÇOK DAHA ZOR’

Sol bek mevkisinde iyi opsiyonlarının olduğunu ifade eden Buruk, ‘Bugünkü yaptığımız transferler içerisinde tam olarak istediğimiz oyuncuları tabii ki almaya çalıştık. Ama özellikle sol bekte elimizde iyi opsiyonlar var. Son maçlarda oynattığımız Barış Alper Yılmaz, Kana Ayhan yine bugün Berkan var. Yani bu oyuncularla birlikte o bölgede birçok çeşitlilik yakaladık. Orada Türk kullanmayı düşünüyorduk. O yüzden daha çok Türk oyuncular üzerinden gitmeye çalıştık. Bugün yaptığımız sağ bek transferi Boey’in yerine yaptığımız transfer oldu. Tabii ki ön tarafa da Bakambu sonrası iyi bir teklif gelmişti. Santrfor bölgesine bir transfer yaptık. Transfer dönemi çok zor oluyor. Biliyorsunuz çok uzun bir süreç. Burada çok yoğun bir çalışma sergiledik. Özellikle başkanımız Dursun Özbek ve yönetim kurulumuz burada takımın iyiliği için, takıma destek vermek için her zaman bizim yanımızdalar. İstediğimiz oyuncuları almaya çalışıyorlar. Devre arası tabii ki transfer yapmak çok daha zor. Seçenek çok azalıyor’ diyerek sözlerini noktaladı.

MARKUS GISDOL: BİRAZ DİNLENECEĞİZ VE KUPA MAÇINA HAZIRLANACAĞIZ

Son 75 dakikada iyi oynadıklarını belirten Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol, ‘İlk 15 dakikada bizim en iyi performansımız değildi. Geriye kalan 75 dakikada oyuncularımız gayet iyi oynadılar. 2 basit gol yedikten sonra geri gelmeye çalıştık. Bireysel anlamda oyuncuları karşılaştırdığımızda fark olabiliyor. Buna rağmen pozisyona da girdiler maalesef oyunu çeviremedik. Genel anlamda maçın geri kalan kısmında iyi oynadık. Biraz dinleneceğiz ve kupa maçına hazırlanacağız’ dedi.

“TRANSFER DÖNEMİ BİTTİĞİNDE MUTLU OLACAĞIM”

Transferler hakkında da bilgi veren Gisdol, ‘Transfer dönemi bittiğinde mutlu olacağım. Bu sebeple futbolcuların çok konuştuğunu duyuyorum. Başkanımızla konuşmamız oldu. Ofansif anlamda oyuncuya ihtiyacımız olduğunu kendisine ilettim. Umarım en kısa zamanda bunu açıklığa kavuştururuz. Bu transfer dönemi umarım biter. Bundan sonra inşallah odaklanmamız gereken şeylere odaklanacağız’ diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/galatasaray-deplasmanda-samsunsporu-2-0-maglup-etti/feed/ 0
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sağ bek ve sol bek transferleri için acele ettiklerini söyledi https://www.haber28.com.tr/galatasaray-teknik-direktoru-okan-buruk-sag-bek-ve-sol-bek-transferleri-icin-acele-ettiklerini-soyledi/ https://www.haber28.com.tr/galatasaray-teknik-direktoru-okan-buruk-sag-bek-ve-sol-bek-transferleri-icin-acele-ettiklerini-soyledi/#respond Mon, 29 Jan 2024 22:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3840

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Çok acele sağ bek, sol bek istiyorum. Başkanımız, Erdem Bey uğraşıyor. Hızlı bir şekilde cuma gününe kadar sağ bek ve sol bek transferini yapmamız gerekiyor” dedi.

Galatasaray, Süper Lig’in 23’üncü haftasında sahasında Gaziantep FK’yı 2-1 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Karşılaşmayı değerlendiren Okan Buruk, “Beklediğim gibi bir oyun oldu. Rakibin 5-4-3-1 savunacağını biliyorduk. Hep gol atacağımız gibi gitti maç. Beklediğimiz anda gol yedik. 1-0 sonrası reaksiyon gösterdik. Bugün iyi bir oyun ortaya koyduk. Çok pozisyona girdik. Sonunda kazandık. Bu tür maçlar çok önemli. Son dakika golleri bu tür maçlarda çok değerli. Hak ettiğimiz bir galibiyet olarak düşünüyorum. Yediğimiz gol, duran top sonrası daha konsantre bir şekilde durabilirdik. Genel olarak önemli olan kazanmaktı. İyi oyunla kazandık. Çok pozisyona girdik. Çok gol atmamız lazımdı. Şanslı değildik, 4 direkten dönen top oldu. Futbolcularına emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Taraftarlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“SAĞ BEK VE SOL BEK TRANSFERİ YAPMAMIZ GEREKİYOR”

Cuma gününe kadar sağ bek ve sol bek transferlerini istediğini ifade eden Buruk, “Çok acele sağ bek, sol bek istiyorum. Başkanımız, Erdem Bey uğraşıyor. Hızlı bir şekilde cuma gününe kadar sağ bek ve sol bek transferini yapmamız gerekiyor. Bugün Kaan’ı sağ bekte kullandık. Barış oyunun devamında sol beke geçti. Berkan orada oynadı. Çok fazla maç oynayacağız. Benim bu denklemi çözmek için transferleri yapmak istiyorum. Geçen maça geldik, döndük, 3 gün tesisten çıkmadım. Hep oyuncu bakıyoruz, hem Sacha Boey’un yerine hem de sol beke. Zor bir dönem. Transferin son haftası. Kolay değil. En iyisini yapmaya çalışacağız. Onun yanında her oynadığınız maçı kazanacağız. Kazanarak devam etmek zorundayız” yorumlarında bulundu.

“BİRÇOK OYUNCU ÜZERİNDEN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR”

Okan Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sacha’nın satışı beklediğimiz bir şey değildi. Angelino Romaya gitti. Yabancı kontenjanı açmak için bu oyuncuaların gitmesi gerekiyordu. Hazırlıklarımız var. Birçok oyuncu üzerinden çalışmalarımız sürüyor. Assignon da orada adı geçen oyunculardan biri. Direkt net bir görüşmemiz olmadı. Ayın 2’sine kadar yapacağımız transferin son 4 günü. Yarından sonra hızlı bir şekilde hareket etmemiz gerekiyor. Başkanımız da bu anlamda bize destek veriyor. Yönetim kurulumuzu aynı şekilde devam ediyor. Umuyorum ki bu 4 günde bize basamak atlatacak oyuncu bulunur. Elimizdeki kadroyu kullanmaya devam edeceğiz. En azında birer tane oyuncu almak istiyoruz.”

“BOEY İNANILMAZ BİR HİKAYE YAZDI”

Alman temsilcisi Bayern Münih’e transfer olan Sacha Boey ile ilgili de konuşan Buruk, “Sacha Boey, Türk futbol tarihinin rekor fiyatla gitti. Bunda emeği geçen herkesi tebrik etmek gerekiyor. En büyük pay burada Sacha Boey’un. Çok çalıştı, çok emek verdi. İnanılmaz bir hikaye yazdı. İnşallah orada da başarılı olur” ifadelerini kullandı.

“BARIŞ ALPER YILMAZ HER MEVKİYE ADAPTE OLUYOR”

Barış Alper Yılmaz’ın çok yönlü olmasına değinen Buruk, “Bu da önemli bir şey futbolcu için. Her oynadığı bölgeye adapte oluyor. Şu anda kadromuzdan bu tür oyuncuların ayrılmasına izin vermeyiz. Galatasaray’ın kadrosu çok değerli. Birçok oyuncumuza teklif gelecek. Şu andaki kadromuzu korumak istiyorum. Oyuncu sayımız azaldı. Afrika Uluslar Kupası devam ediyor, orada da oyuncularımız var. Bu dönemde açıkçası başka oyuncu kaybı istemiyorum” diye konuştu.

“PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK OLDUĞUNA İNANMIYORUM”

Fenerbahçe’nin gerisinde olmaları hakkında yorumlarda bulunan tercibeli teknik adam, “Her iki takımında yakın geçti. Fenerbahçe geriye düştü kazandı. Bizim de öyle. Oyun olarak üstün oyunumuz var. İki takım da dominant oynuyor. Bundan önceki senelerde puan kaynı normal karşılanırdı fakat şimdi karşılanmıyor.  İki takım da kazanmak için elinden geleni yapıyor. Bu hafta da deplasmana gidiyoruz, Fenerbahçe de deplasmana gidiyor. İki takımda kazanmak zorunda. Biz az hata yapan takım olmak istiyoruz. Hangi takım daha az hata yaparsa şampiyon olacak. Daha iyi olmamız gerektiğini biliyorum. Çok fazla maç oynuyoruz. Bu takvim içinde oyuncular da yıpranabiliyorlar. Önümüzdeki hafta kupa da geliyor. Psikolojik üstünlük gibi bir şey olduğuna inanmıyorum. İki takım aynı puanda. Şansları eşit. Galatasaray’ın genlerinde özellikle bizim şampiyonluk yarışı olduğumuz dönemlerde hep şampiyonluğu kazanmış bir Galatasaray var. Yine mayıslar bizim demek istiyorum. Hedefimiz o, şampiyonluk yolunda bir şampiyonluk daha kazanabilmek. Fenerbahçe’nin de ne kadar iyi bir takım olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Önemli olan dışarıya da aynı o sevgiyi, mutluluğu verebilmek. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerektiğini biliyorum” şeklinde konuştu.

“BERKAN OYUNCU OLARAK ÇOK FEDAKAR”

Berkan Kutlu’nun sol bek oynaması hakkında yorumlarda bulunan Okan Buruk, “Bir kere oyuncu olarak çok fedakar. Ne zaman oynarsa en iyisini yapmaya çalışan bir arkadaşımız Berkan. Sol ayaklı oyuncu oynatmak istedim. Oradan girdi orta yaptı. Ayağı kaliteli bir oyuncu. Berkan’ı oyun kurucu şekilde kullandık. Tabii ki mevkisi değil. Hücum yönünde iyiydi. Berkan da bugün orada bize alternatif olduğunu gösterdi” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/galatasaray-teknik-direktoru-okan-buruk-sag-bek-ve-sol-bek-transferleri-icin-acele-ettiklerini-soyledi/feed/ 0
Okan Buruk: İstanbulspor maçında daha iyi olmamız gerekiyordu https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-istanbulspor-macinda-daha-iyi-olmamiz-gerekiyordu/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-istanbulspor-macinda-daha-iyi-olmamiz-gerekiyordu/#respond Thu, 25 Jan 2024 23:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3590 Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Trendyol Süper Lig’de İstanbulspor’u 3-1 yendikleri maçta elde ettikleri galibiyete sevindiklerini ancak bu tip müsabakalarda daha iyi olmaları gerektiğini söyledi.

Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Buruk, böyle maçlara oyuncuları motive etmenin zor olduğunu dile getirerek, “Geçen haftaki 5-1’lik galibiyet, üstüne sahamızda İstanbulspor maçı. Oyuncularımızı motive etmek… Aslında oyun içinde çok fazla ikili mücadeleye girdik. Konsantrasyonumuzun çok kötü olduğunu düşünmüyorum ama rakibin dizilişinden dolayı eşleşmelerde sıkıntı yaşadık. Ana sıkıntımız, bizim daha çok üretmemiz gerekiyordu. Zaman zaman yine top kayıpları, yanlış tercihler vardı. Burada hem öndeki hem de orta sahadaki oyuncularımızın biraz daha hücum bölgesine katkıları gerekiyordu. Savunmadan, özellikle beklerin çıkışlarında doğru tercihleri yapamadık.” diye konuştu.

Okan Buruk, maçın ikinci yarısına bazı değişikliklerle başladıklarını belirterek, “3-1’lik bir galibiyet bizim için sevindirici ama bu tür oyunlara karşı daha iyi olmamız gerekiyor. Kendimizi daha iyi geliştirmemiz gerekiyor. İlk yarı verdiğimiz pozisyonlar vardı ama ikinci yarı pozisyon vermedik. Oyuncularımın bir sonraki maçta daha iyi olacağını düşünüyorum. Gaziantep FK ile oynayacağız. Onların da buna benzer bir dizilişi var. Bu maç, aslında bir sonraki maç için de bir hazırlık oldu. Kazanan bir takımız, kazanmaya devam etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sahalarında gösterdikleri başarılı performansla ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

“İç sahada hem bizim performansımız hem de oluşturduğumuz atmosfer çok önemli. Burada taraftarlarımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bugün de takıma büyük güç verdiler. Bir kupa maçında bile 30 binli sayılara yaklaştık. Galatasaray taraftarı, stadını en çok dolduran taraftar. Takımın ve bizlerin kırdığı rekorlarda onların çok büyük payı var. Bizim kazanmamız gerekiyor. Galatasaray her maça kazanmak için çıkıyor. İç saha performansımız önemli. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Bu sene içerde 11 maç üst üste kazandık. Hedefimiz bunu bir sonraki maçta da devam ettirmek. Tekrar camiamıza ve taraftarlarımıza teşekkür etmek istiyorum.”

“Sacha Boey’in ayrılmasından yana değilim”

Okan Buruk, transfer teklifleri alan sağ bekleri Sacha Boey’in ayrılmasından yana olmadığını ama bu konuda yönetimin alacağı karara saygı duyacaklarını dile getirdi.

Savunmanın soluna bir takviye yapmayı planladıklarını aktaran Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sol beke takviye yapmak istiyoruz. Angelino ayrılacak gibi gözüküyor. Teknik adam olarak Sacha Boey’in ayrılmasından yana değilim. Ama oluşacak şartlar, kulübün geleceği için önemli bir rakam gelirse bunu değerlendirecek başkanımız ve yönetim kurulumuz var. Onların kararına saygı duyacağız. Öyle bir konu olursa da biz de bu bölgeye de takviye yapmak isteyeceğiz. Yine Barış ve Kaan’ı kullandık. Oyunun içinde yer değiştirdiğimiz de oldu. İkisi hem sağ hem de sol bek oynayabiliyor. Bu dönemde bizim için önemli alternatifler. Ama orada direkt oynayacak oyuncular da almak istiyoruz. Sacha’nın durumu net değil. Teklif var. Uzun zamandır ilgilenen kulüpler var. Birçok oyuncumuzla ilgilenen kulüpler. Galatasaray değerli bir kadroya sahip. Kurduğumuz değerli kadro da her zaman teklif alacak. Ama bununla ilgili son kararı yönetimimiz verecek.”

Tecrübeli teknik adam, merkez orta sahada çok fazla oyuncuya sahip olduklarını ve bu bölgeye takviye yapmak gibi bir düşüncelerinin bulunmadığını anlatarak, “Transfer dönemi bir fırsat dönemi. Ne tür bir oyuncu önünüze gelecek bilemiyorsunuz. Mali anlamda kulübümüze yük olmayacak farklı bir profil çıkarsa düşünebiliriz. Ancak şu anki düşüncemiz elimizdeki oyuncuları kullanabilmek. Orada önemli bir oyuncu sayısına sahibiz. Şu anda 6 oyuncu var. Bu oyuncularla ilgili herhangi bir şey olursa o bölgede bir şey düşünebiliriz ama ilk düşüncem elimizdeki oyuncularla en iyisini yapabilmek. Geçen sene biliyorsunuz Zaniolo fırsatı olmuştu. O tür bir fırsat olursa buna açık olacağız. İlk düşüncem oynayacağımız maçları kazanmak.” değerlendirmesinde bulundu.

Hücumda Mauro Icardi ve Wilfried Zaha’yı bir arada oynatma planının olup olmadığı sorulan Buruk, “Zaha ve Icardi olabilir. Zaha ve Kerem kanatlarda, Mertens yine aynı mevkide olabilir. Barış var. Zaman zaman Barış’ı da ikinci forvet gibi kullandık. O da bizim opsiyonlarımızdan biri. Burada maç maç karar vereceğiz. Yoğun bir fikstüre giriyoruz. Bu süreçte oyuncularımızı dinlendirmemiz de gerekecek. Bütün opsiyonlar üzerinde duracağız. O da bizim için bir opsiyon.” ifadelerini kullandı.

Okan Buruk, maçın son bölümünde oyundan aldığı Barış Alper Yılmaz’ın herhangi bir sakatlığının olmadığını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-istanbulspor-macinda-daha-iyi-olmamiz-gerekiyordu/feed/ 0
Çaykur Rizespor, Trabzonspor’u 1-0 Mağlup Etti https://www.haber28.com.tr/caykur-rizespor-trabzonsporu-1-0-maglup-etti/ https://www.haber28.com.tr/caykur-rizespor-trabzonsporu-1-0-maglup-etti/#respond Thu, 25 Jan 2024 22:48:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3587

Süper Lig’in 22’nci haftasında Çaykur Rizespor, konuk ettiği Trabzonspor’u 1-0 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut ile Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı açıklamalarda bulundu.

Çok yoğun bir fikstürde bulunduklarını aktaran Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, “Üst üste çok fazla maç oynuyoruz ve bu da oyuncularda mental bozukluğa neden oluyor. Yine zor bir maçtı. Maçın içine girdiğimizde ilk 10’ar dakika sonra yavaş yavaş oyuna ısınan bir Rizespor vardı. Trabzonspor eksikti ama yine skora etki edebilecek oyunculara sahiplerdi. İyi bir savunma yapmamız, çok kompakt oynamamız, rakibi mümkün olduğunca önde karşılamamız gerekiyordu. Savunma kısmında başarılıydık. Rakibimize pozisyon vermedik. Top bizde iken hedefimiz coşkulu oyun oynamaktı. Birçok defa kendi 3’üncü bölgemize girdik. Sonuç olarak Varesanovic’in golüyle maçı kazandık. Maçın geneline baktığımız zaman ben Rizespor’un bir adım daha iyi futbol oynayıp pozisyona girdiğini gözlemledim. Bunun karşılığı olarak güzel bir galibiyet aldık oyuncularımı kutluyorum. Trabzonspor’a başarılar diliyorum” diye konuştu.

“HERKES İÇİN BİR STANDART ARIYORUZ”

Karşılaşmada hakem kararlarını değerlendiren Palut, “Biz de bir seminerlere gidip, hangi pozisyonun ne olduğunu biz de bilelim. Hangisi el, hangisi penaltı, hangisi ofsayt oyuncusu, hangisi aktif değil biz de bilelim. Yıllarımızı futbolla geçirmiş insanlar olarak, acaba ofsayt mı, faul mü, değil mi, bizde kararsız kaldık. Herkes için bir standart arıyoruz. Türk futbolunda hakemler doğru kararlar vermeyebilir, bunları tartışmıyorum. Sahada oyunu oynatma, sahada zaman çalmaya çalışan oyuncuyu tespit etme ve buna izin vermemesi gerekir. Biz de zaman zaman süreye oynuyoruz bunlara izin verilmemeli. Bu oyunu oynatmamız lazım. Biz de sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Kararlar doğru yanlış olabilir bilmiyorum. Ama hep beraber şu oyunu hakemler oynatsın biz de oynayalım. Kim kazanırsa kazansın” ifadelerini kullandı.

ABDULLAH AVCI: BÜTÜN TAKIMLARIN YAŞADIĞI BİR SÜRECİ YAŞIYORUZ

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Rizespor’un bu sene ligin çıkış yapan takımı olduğunu belirterek “Oyunun birçok parçasını oynayabilen bir takım. Aynı zamanda da çözüm notları ile ilgili birçok çözüm noktaları var. Bugün oyununun bütününe girmeden değerlendirecek olursak her iki tarafın da 3’er 4’er pozisyona girdiği dengede, ortada giden bir oyunun atanın belki kazanacağı, belki beraberliğin daha ortada olabileceği bir sonuçta rakibimizin Rizespor attığı golle kazandı Skor olarak değerlendirecek olursak onları tebrik ediyoruz. Bu sene iyi bir çıkış yaptılar, devam ediyorlar. Zaman içinde süreç bakalım nasıl gidecek. Trabzonspor adına baktığımızda son iki haftadır kaybediyoruz, biri içeride Galatasaray, bugün Rizespor. Trabzonspor tarihi lig kupalarıyla, şampiyonluk kupalarıyla, Süper Kupa’larla Türkiye Kupa’larıyla doludur. Onun için Trabzonspor tarihindeki bu kupalara erişmek kolay değildir. Onun için inişler çıkışlar futbolda her takımın olduğu gibi Trabzonspor için de olacaktır. Bugün 2 tane oyuncu değişikliği yapabildim. Bunların bir tanesi sakatlıktan kaynaklandı. Hüseyin’e geçmiş olsun diyoruz. Futbolda mücbir sakatlıklardan birisini yaşadı. Aşil tendomunun koptuğu bilgisi var. Şunu da bilin, taraftar, biz kulübeler, sağlık ekipleri içerdeki oyuncular sakatlandığı zaman buna inanın. Yani 20’nci dakika oyuncu sakat numarası da yapmaz, onun için çok üzüntülüyüm” diye konuştu.

“TARAFTARLARIMIZIN DESTEĞİNE İHTİYACIMIZ VAR”

Geçiş dönemlerinin sancılı olduğunu kaydeden Avcı, şöyle konuştu:

“Maç kazanılır kaybedilir, kupalar da kazanılır kaybedilir ama sporcu sağlığı bu anlamda son derece önemlidir. Bu konuyla ilgili son derece üzgünüz. Onun dışında biz genel olarak bütün takımların zaman zaman yaşadığı bir süreci yaşıyoruz şu an itibariyle. Geçiş dönemi sancılı olur, biz bu geçiş dönemini biraz bu anlamda sancılı yaşıyoruz. Ona rağmen ben sahadaki oyuncuların bugün oyunun içinde olduklarını sonuna kadar kazanmak için uğraştıklarını ama ufak bir detay futbol anlar oyunudur. Bu detayla da kaybettiğimizi görüyoruz. Rakibi tebrik ediyoruz. Biz bir an evvel yarından itibaren en iyi şekilde pazartesi gününe hazırlanmaya çalışacağız. Taraftarlarımızın bize vereceği desteğe son derece ihtiyacımız var.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/caykur-rizespor-trabzonsporu-1-0-maglup-etti/feed/ 0
Karşıyaka Teknik Direktörü Erkan Sözeri: Oyuncularımız iyi çalıştı, motivasyonları yüksekti https://www.haber28.com.tr/karsiyaka-teknik-direktoru-erkan-sozeri-oyuncularimiz-iyi-calisti-motivasyonlari-yuksekti/ https://www.haber28.com.tr/karsiyaka-teknik-direktoru-erkan-sozeri-oyuncularimiz-iyi-calisti-motivasyonlari-yuksekti/#respond Thu, 18 Jan 2024 07:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2920 Karşıyaka Teknik Direktörü Erkan Sözeri, güzel bir kamp dönemi geçirdiklerini belirterek, “Oyuncularımız iyi çalıştı. Motivasyonları ve enerjileri çok yüksekti. Biz de bunu istiyoruz zaten. Kamp ortamı gayet verimli ve iyi geçti. Tabii bunları maçlara yansıtmamız lazım, yansıtacağımızdan da şüphem yok” dedi.

TFF 3. Lig 2. Grup’ta mücadele eden Karşıyaka’nın yeni teknik direktörü Erkan Sözeri, Karşıyaka’ya şampiyon olmak için geldiğini ve bu yolda neler yapılmasını gerektiğini İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Karşıyaka camiasının çok güzel şeyleri hak ettiğini dile getiren Sözeri, “Ego falan yapmıyorum ama Erkan Sözeri varsa hedef vardır. Takımının da bir hedefi vardır. Erkan Sözeri’nin takımı asla hedefsiz olmaz. Hele Karşıyaka Spor Kulübü gibi büyük bir camianın her zaman hedefi şampiyonluktur, hangi ligde olursa olsun. Karşıyaka, bu lige yakışmıyor. Bir an önce buradan üst sıralara gideceğini düşünüyorum. Bu yolda çalışmalarımız sürüyor. Motivasyonumuz da gayet iyi” açıklamasını yaptı.

“Yeni transferler uyum sağladı”

Oyuncularla konuşarak analiz yaptıklarını ve daha sonra da eksikleri belirlediklerini ifade eden Karşıyaka Teknik Direktörü Erkan Sözeri, “Sadece saha içinde değil, saha dışında da hangi bölümlerde eksiklerimizin olduğunu hepsini oturup konuştuk. Biz oyuncularımıza neler istediğimizi söyledik, isteklerimizi ilettik. Onlar da mümkün olduğu kadar olumlu dönüş yaptılar. Bu durumdan gayet memnunuz. Yeni gelen arkadaşların da çok çabuk uyum sağladıklarını düşünüyorum zaten daha önce oynadığı arkadaşlar da var takımın içinde. Dolayısıyla yeni transferlerimizle beraber enerjimiz yüksek olarak lige başlayacağız” cümlelerine yer verdi.

“Burada olduğum için gururluyum”

Tecrübeli çalıştırıcı, teknik adamlığa yeni başlamış gibi heyecanlı olduğunu vurgulayarak, “Bu camiada olduğum için gururluyum. 20 yıllık teknik adamım ve ciddi başarılarım var fakat başarıya aç bir şekilde işe başladım. Oyuncularıma da bunu söyledim. Pazar günü taraftarlarımızı maça bekliyoruz. Sahaya onlara yakışacak, onları gururlandıracak bir mücadele ortaya koyacağız. Bundan emin olabilirler. Tabii ki pas hataları olacak, belki gol kaçıracağız, oyunun içinde belki zaman zaman dalgalanmalar olacak ama şunun garantisini verebilirim; sahada mücadele eden tüm oyuncular, Karşıyaka Spor Kulübü’ne yakışan bir takım göreceklerinden emin olabilirler. Cumartesi ve pazar günü hava bozuk gibi ama Karşıyaka taraftarı yağmurda, çamurda bizi yalnız bırakmayacaktır diye düşünüyoruz. Onlar bizim yanımızda olursa şampiyonluğa beraber yürüyeceğiz” şeklinde konuştu.

“Önceliğimiz iyi bir mücadele”

Bugüne kadar oyun anlayışını hiçbir zaman gizlemediğini de aktaran Sözeri, “Benim defans oyuncularım da hücuma gidecek, ofanstaki oyuncularım da defansa yardım edecek. Takım savunmasına yardım edecek. Takım bütünlüğü olacak. Bir defa onu görmek istiyorum. Göreceğimden de eminim. Çünkü bunu çok kısa bir zaman içerisinde yerleştirdim. Yani hücuma da beraber gideceğiz, savunmaya da beraber geleceğiz. Tabii oyun anlayışında, pas organizasyonda, pas trafiğinde, oyun içi organizasyonlarda biraz eksiklerimiz vardı. Onları da hem kampta hem buradaki antrenmanlarda geliştirdiğimizi düşünüyorum. Şimdi oyuncular daha rahat hareket ediyorlar. Daha pasa dayalı oyun oynuyorlar. Kendilerine daha özgüvenliler. Bazen pas hatalarında hoşgörülü olursa taraftarlarımız, oyuncularımız genç oyuncular, stres yapmazlar, panik yapmazlar. Önceliğimiz iyi bir mücadele. Rakipten daha çok koşan bir takım oluşturmak istiyoruz. Yani Alsancak Stadyumu’nda bizden daha fazla kimse koşamaz. Bizim oyuncularımız koşacak. Bunu bir defa yerleştireceğiz. Onun dışında oyun içi organizasyonlarını çalışacağız. Bugün, yarın taktik antrenmanlarını yapacağız. İnşallah iyi bir oyun da bekliyorum ben oyuncularımdan. Bunun sinyallerini de verdiler. Hem hazırlık maçlarında hem antrenmanlarda. Güzel bir oyun, güzel bir mücadele ve güzel bir galibiyetle ikinci devreye başlamak istiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/karsiyaka-teknik-direktoru-erkan-sozeri-oyuncularimiz-iyi-calisti-motivasyonlari-yuksekti/feed/ 0
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal: Takımda Tatlı Bir Rekabet Var https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-teknik-direktoru-ismail-kartal-takimda-tatli-bir-rekabet-var/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-teknik-direktoru-ismail-kartal-takimda-tatli-bir-rekabet-var/#respond Wed, 17 Jan 2024 22:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2874 Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, takımda tatlı bir rekabet olduğunu belirterek, “Bunların olması için uğraşıyoruz. Her şeyden önemlisi de takımdaki oyuncuların birbirilerine saygısı bizi buraya getirdi” dedi.

Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur maçında Fenerbahçe, konuk ettiği Adanaspor’u 6-0 mağlup ederek son 16 turuna yükseldi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, turu geçtikleri için mutlu olduklarını belirterek, “Bu akşamki Adanaspor maçında bu turu geçmemiz gerekiyordu. Sonuçta farklı galip gelerek, çok fazla gol atarak kazandığımız için oyuncularımızı tebrik ediyorum. Daha az şans bulan, sakatlıklardan çıkan oyuncularımı görmek, maç temposuna hazırlayarak daha derin bir kadroda oyun içerisine almaktı hedefimiz. İlk defa uzun aradan sonra Lincoln çok güzel performans ortaya koydu. Oyuncularımın hepsi elinden geleni yaptılar. 6-0’lık galibiyetle yendik turu geçtik. Mutluyuz” diye konuştu.

“Lincoln kaliteli oyuncu olduğunu gösterdi”

Sakatlık sonrası takıma dönen ve bu sezon ilk kez 11’de başlayan Lincoln Henrique’nin performansıyla ilgili Kartal, “Lincoln, çok karakterli bir oyuncu. Sol bek, 6 numara, kanatta, joker gibi. İyi bir oyuncu, bu akşam da bunu gösterdi. Bu süre içerisinde ne oluyor ne bitiyor buna göre bir karar vereceğiz” ifadelerini kullandı.

“Oyuncuların birbirine saygısı bizi buraya getirdi”

Her maçta farklı oyuncunun önemli performans ortaya koyduğuna vurgu yapan İsmail Kartal, “Bizde hemen hemen her maçta ciddi performanslar ortaya çıkıyor. Tabii ki güzel bir rekabet. Keşke her maça böyle olsa da benim işim zorlaşsa. Bunların olması için uğraşıyoruz. Her şeyden önemlisi de takımdaki oyuncuların birbirilerine saygısı bizi buraya getirdi” şeklinde konuştu.

“Forvette tatlı bir rekabet var”

Michy Batshuayi’nin 4 gollük performansı ve hücumdaki rekabet hakkında da konuşan sarı-lacivertlilerin teknik patronu, “Herhangi bir yere gitmesiyle ilgili bir şeyi yok. Kayseri maçında 3 gol, bugün 4 gol. Dzeko, Pendikspor maçında hat-trick yaptı. Bu güzel bir rekabet, tatlı bir rekabet. Herkesin takım içerisinde birbirine olan saygısı var. Bunu sezon sonuna kadar devam ettireceğiz” dedi.

“Krunic’in performansını iyi buldum”

Sarı-lacivertlilerin yeni transferi Rade Krunic’in performansını da değerlendiren Kartal, şöyle konuştu:

“Krunic’in performansını gayet iyi buldum. Son 2 haftalık periyotta Milan’da bireysel antrenman yaparak kendisini hazır tuttu. 2 antrenmanla bu maça çıktı. Ne kadar kaliteli oyuncu olduğunu gösterdi. İyi bir oyun çıkardı” diye konuştu.

“Herhangi oyuncunun bir yere gideceği ile ilgili karar vermiş değilim”

Mert Hakan’ın attığı gol sonrası sevincinde duygusallık yaşadığı ve ara transfer döneminde gidecek oyuncularla ilgili sorulan soruya İsmail Kartal, “Mert Hakan da bugün kaptan olarak güzel bir performans ortaya koydu. Uzun bir aradan sonra güzel bir gol attı. Gol sonrası duygusallık yaşadığını gözlemledim. Herhangi oyuncunun bir yere gideceği ile ilgili karar vermiş değilim” yanıtını verdi.

“Şampiyon olmak istiyoruz”

Sezonun kalan bölümüyle ilgili ise Kartal, “Oyuncularımı her maça kupaya, lige, önümüzdeki ay Avrupa kupaları maçlarımız başlayacak. Bazı şeyleri konuşmak için erken, sezon sonunda şampiyon olmak istiyoruz. Maç maç düşünüyoruz ve önümüze bakıyoruz” dedi.

İsmail Kartal, ara transfer döneminde bir tane yerli forvet takviyesi olabileceğini söyledi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-teknik-direktoru-ismail-kartal-takimda-tatli-bir-rekabet-var/feed/ 0
SPOR Recep Uçar: Hedefimiz puan almaktı, başaramadık https://www.haber28.com.tr/spor-recep-ucar-hedefimiz-puan-almakti-basaramadik/ https://www.haber28.com.tr/spor-recep-ucar-hedefimiz-puan-almakti-basaramadik/#respond Mon, 15 Jan 2024 23:24:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2690 Recep Uçar: Hedefimiz puan almaktı, başaramadık

Sacit GÖNCÜ-Serhan TÜRK/İSTANBUL, (DHA) – Kayserispor Teknik Direktörü Recep Uçar, “Üzgünüm. Şartlar ne olursa olsun hedefimiz buradan puan almaktı, başaramadık. 5 hafta öncesinde 9 maçta 8 galibiyet aldığımız periyotta kulübün belirli dönemlerden geçtiğini, bizim için akılcı hedefin her zaman özellikle kısa hedefler, bir sonraki maçın kazanılması olduğunu söylüyordum. Bugün son 5 maçını kaybeden takımın teknik direktörü olarak da bugün de aynı şeyleri söyleyebilirim” dedi.

Süper Lig’in 20’nci haftasında Kayserispor, deplasmanda Galatasaray’a 2-1 mağlup oldu. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Kayserispor Teknik Direktörü Recep Uçar açıklamalarda bulundu. Sözlerine Pençe-Kilit Harekatı’nda şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek başlayan Recep Uçar, ‘İyi bir atmosferde, iyi bir oyuncu ve oyun gücü olan Galatasaray ile mücadele etmenin zor olduğunu biliyorduk. İstanbul’da şartlar ne olursa olsun iyi bir sonuçla Kayseri’ye dönmek ana hedefimizdi. Maç öncesi isteğimiz önde karşılayabilmek, biraz Abdülkerim’i kapattık. İlk yarıya baktığımızda ilk yediğimiz gol hücuma çıkarken kaybettiğimiz top, sonra adam adama eşleşme hatasından yedik. Sonrasında oyundan kopmadık. Biz de rakip kaleye 10 kere gitmişiz, rakip de 15 kez. Bu statta bizim adımıza fena bir ilk yarı değildi. Topa sahip olduğumuz, ürettiğimiz bölümler vardı. Penaltı kaçırmamız da bizim adımıza talihsizlikti. İkinci yarı baskıyı biraz daha arttırarak hataya zorladığımız pozisyonlarda bulduğumuz golle eşitliği yakaladık. Sonra doğal olarak Galatasaray bizi biraz daha itti. O bölümlerde yüzde 100 pozisyon vermedik. 80’lerde pozisyon maalesef bireysel hata sonucu oluşan penaltı, sonra oyuna dokunmaya çalıştık ama kolay değil, 2-1 kaybettik. Üzgünüm. Şartlar ne olursa olsun hedefimiz buradan puan almaktı, başaramadık. 5 hafta öncesinde 9 maçta 8 galibiyet aldığımız periyotta kulübün belirli dönemlerden geçtiğini, bizim için akılcı hedefin her zaman özellikle kısa hedefler, bir sonraki maçın kazanılması olduğunu söylüyordum. Bugün son 5 maçını kaybeden takımın teknik direktörü olarak da bugün de aynı şeyleri söyleyebilirim. Galatasaray Kulübü’nü, oyuncuları ve Okan Hoca’yı tebrik ederim’ şeklinde konuştu.

“HAKEM GÖRDÜĞÜM KADARIYLA İYİ BİR MAÇ YÖNETTİ”

Mücadelenin hakemi Atilla Karaoğlan’ın performansı hakkında konuşan Uçar, ‘Hakem gördüğüm kadarıyla iyi maç yönetti. Ne bizim ne Galatasaray’ın penaltısına bakmadım. Onun üzerinden de maçı değerlendiren bir insan değilim. Mazeret üreten biri değilim. Var olan oyuncularla direnmeye devam edeceğiz. Kayserispor büyük bir takım, tarihi ile şehir ile. Kayseri forması da ağır bir forma. Bugün çocuklar aslanlar gibi hakkını vermeye çalıştılar. Gerek taktiksel sadakat gerek planları ellerinden geldiğince uygulamalarından dolayı kendi oyuncularımı da tebrik ediyorum. Haftaya İstanbulspor maçıyla başlayacak bir serimiz var. Tek arzumuz önce perşembe Gençlerbirliği ile başlayacağımız kupa maçı. Sonraki hedefimiz ligde İstanbulspor, Samsunspor, Antalyaspor maçlarından iyi sonuçlar almak olacak’ dedi.

“KAYSERİ ÖNEMLİ BİR MARKA”

Kayseri’nin önemli bir kulüp olduğunu belirten Recep Uçar, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

’15 gün öncesi süreçte Kemen ve Thiam ayrıldı. Mane, Julian Jeanvier Afrika Kupası’nda. Kartal, Cardoso ve Uzodimma sezonu kapadı. Şehrin ileri gelenleri, yönetim var gücüyle bunu aşabilmek için uğraşıyorlar. Kayseri önemli bir marka. Ümit ediyorum, ihtiyacımız da var.?

]]>
https://www.haber28.com.tr/spor-recep-ucar-hedefimiz-puan-almakti-basaramadik/feed/ 0
Trabzonspor ve Antalyaspor Teknik Direktörlerinden maç sonu açıklamaları https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-ve-antalyaspor-teknik-direktorlerinden-mac-sonu-aciklamalari/ https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-ve-antalyaspor-teknik-direktorlerinden-mac-sonu-aciklamalari/#respond Mon, 15 Jan 2024 08:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2658 Trabzonspor maçının ardından (1)

Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın 1 puanla ayrılmak bizim için üzücü oldu

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı Avrupa kupalarına gitmek önemli bir hedef

Adem AKALANANTALYA, (DHA) – Antalyaspor, Süper Lig’in 20’nci haftasında sahasında Trabzonspor ile 1-1 berabere kaldı. Maç sonunda açıklamalarda bulunan Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın, maçtan 1 puanla ayrılmalarının kendileri için üzücü olduğunu söylerken; Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, futbolun iyileştirici gücünün olduğunu vurgulayıp, Avrupa kupalarına gitmenin önemli bir hedef olduğunu dile getirdi.

Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın ile Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı açıklamalarda bulundu.

SERGEN YALÇIN 1 PUANLA AYRILMAK BİZİM İÇİN ÜZÜCÜ OLDU

Kendileri adına iyi bir maç olduğunu belirten Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Tamamen bizim kontrolümüzde olan, tamamen oyunu bizim yönlendirdiğimiz, pozisyonlar bulduğumuz, çok pozitif oyun oynamaya çalıştığımız bir maç oldu. Bizim için oyuncularımızın sürekli üretmeye çalıştığı, sürekli ekstra şeyler yapmaya çalıştığı, oyunu kazanmak adına da çok mücadele verdiği bir oyundu. Tabii ki 1 puanla ayrılmak bizim tarafımızdan biraz üzücü oldu. Oyuncularıma bu mücadelelerinden dolayı, bu oyun anlayışını yavaş yavaş benimsemelerinden dolayı teşekkür ediyorum. Bildiğiniz gibi 3 maçlık periyotta buradayız. Çok antrenman yapma zamanımız olmadı. Sürekli maç oynayarak takımı hazırlamaya çalışıyoruz. Bu da çok kolay olmuyor. Biraz zamana ihtiyacımız var ama her geçen gün mesafe kat ettiğimizi, takımın daha iyi olduğunu düşünüyorum. Kendi adıma yavaş yavaş inşallah çok daha iyi oyunlar oynayıp iyi sonuçlar alırız. Bu arada Trabzonspor’a da başarılar diliyorum diye konuştu.

KUPA MAÇINA YEDEK AĞIRLIKLI BİR KADROYLA ÇIKACAĞIZ

Ziraat Türkiye Kupası’nda Pendikspor’a karşı oynanacak maça yedek ağırlıklı bir kadroyla çıkacağını belirten Sergen Yalçın, Şu anda kupayla ilgili herhangi bir hedefimiz yok. Çarşamba günü yedek ağırlıklı bir kadroyla oynayacağız. Oynamayan oyuncuları daha fazla kullanacağımız bir müsabaka olacak. Orada turu geçersek ondan sonra kupayla ilgili bir planlama yapabiliriz. Şu anda Türkiye Kupası’yla ilgili bir planlama yapmak çok zor. Çok erken çünkü. Önümüzde Türkiye Kupası için uzun bir yol var. Şu anda planlama yapmayı çok mantıklı bulmuyorum. Çarşamba günü bir oynayalım. Ondan sonra duruma göre değerlendiririz. Çünkü çok fazla maç oynuyoruz. Oyuncuların da insan olduğunu unutmamak lazım. Dinlenmeleri gerekiyor. Tekrar toparlanmaları gerekiyor ve süreler çok kısıtlı. Bu herkes için geçerli. Sadece bizim için geçerli değil ama dediğim gibi hem oynayarak hem dinlendirerek bu ay sonuna kadar olan müsabakaları bu şekilde atlatmak istiyoruz ifadelerini kullandı.

ABDULLAH AVCI FUTBOLUN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ VAR

Konuşmasına yaşanan terör saldırılarıyla ilgili başlayan ve gözleri dolan Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Yani şehitlerimiz var. Hem ülkemiz adına hem aileler adına başsağlığı diliyorum. Bütün dünyada bu çatışma bir an evvel ortadan kalkmasını bütün arzumuz, isteğimiz bu. Futbolun her zaman iyileştirme gücü var. Özellikle ülkemizde ne yaşadıysak ama futbol hep oynandı. Terör oldu, oynandı, sağlık oldu, hastalık oldu, oynandı. Deprem oldu, oynandı. Çünkü bu oyunun iyileştirme gücü var. Biz de futbol ailesinin paydaşları olarak teknik adamlar, antrenörler, futbolcular, yöneticiler, sizler, medya, taraftarlarımız, dilimizi ve üslubumuzu düzgün kullanırsak kalbimizi, yüreğimizi de geri dönüştürürüz diye düşünüyorum. Bu oyun güzel bir oyun. Bunu kaybetmeden buna sahip çıkalım dedi.

GÜNÜ KAZANMAYA ODAKLANIYORUZ

Bu hafta 3’üncü maça çıktıklarını anlatan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü

72 saat dolmadan buraya geldik. Antalyaspor, salı günü oynadı. Biz perşembe günü oynadık. 72 saatte üçüncü maçı oynuyoruz. Oynamamız lazım ama deplasmana geldik. Bu bir bahane değil, bir bilgilendirme. Özellikle Afrika Kupası’nda üç oyuncumuzun olması bizim takımımızın net oyuncuları. Yani özellikle hücumda problem çözen oyuncular Pepe ve Trezeguet. Onun dışında sezon başından beri sakattı. Larssen, Denswil, Abdülkadir Ömür, Umut Bozok, dün akşam da Bakasetas sakatlandı. Trabzonspor formasını giyen her oyuncu çıktığı zaman kazanmak ister ama bir takım gerçekler de vardır. Bazen oyunun gerçekleri vardır. Bazen pragmatik düşünmek zorundasındır. ve onun dışındakiler de kulübemde bulunanlar veya oyuna kattıkları süre olarak Hüseyin Türkmen bu sene ilk defa 7 ay sonra son 15 dakikada süre aldı. Doğru bir pragmatik düşünerek günü kazanmaya odaklanıyoruz. Bugün itibariyle baktığımda ligin iyi takımı Antalyaspor’la oynadık. Özellikle Nuri Hoca, bu ligimizde şampiyonluk yaşamış Sergen Hoca. Topa sahip olmayı, geriden oyun kurmayı, genişlik vermeye çalışan ve sayısal olarak üstün gelen bir takım. Zor bir maç olacaktı. Oyunun başında golü bulduk. Onun dışında pragmatik olarak baskı yapmak istedik. Ama baskıyı kırabilecek bir takım. Kırdığında da bizi eksik yakalayabiliyordu. Yapamadığınızda kompakt bir şekilde kalmamız gerekiyordu. Kaldığımız zamanlar oldu. Rakip sahaya geçtiğimiz zaman çabuk topu çabuk kaybetmemek gerekiyordu. Biz bugün biraz onu çok çabuk kaybettik. Topu çevirmemiz gerekiyordu. 7-8 pas yapamadık. Çabuk kayıplar yaptık. Sonrasında da rakibinde biraz daha baskılı oyunu oldu. Rakibin iki direkten döneni var, çizgiden çıkanı var. Bizim de 87’de Enis Destan pası atabilseydi belki kazanarak dönecektik. Bu oyun böyle bir şey. Zor bir müsabakadan çıktık. Zor bir hafta haftalardan çıkıyoruz.

TRABZONSPOR ALINAN 1 PUANA SEVİNMEZ

Sakatların dönmesiyle biraz daha zengin bir kadroya sahip olacaklarını aktaran Abdullah Avcı, Trabzonspor alınan 1 puana sevinmez. Ama yapılan mücadele, oyuncular açısından, niyetleri açısından, son derece iyi, bu beni mutlu ediyor. Umut Bozok, 2,5 aydır ben buradayım ve 2 aydır antrenmanda yok. Umarım iyileşir ve döner aramıza. dedi.

TRABZONSPOR BİR KUPA VARSA ONA TALİPTİR

Türkiye Kupası’nı almak istediklerini kaydeden Abdullah Avcı, Perşembe günü kupa maçımız var. Trabzonspor’un Türkiye Kupası çok var ama bir kupa varsa bunu her zaman taliplisidir. Bunu en iyi şekilde dinlenerek maça hazırlanmak zorundayız. Çalışacağız. Onun için bugünkü mücadele evet rakip kazanabilirdi. Biz de kazanabilirdik. Buradan bugün iyi mücadelenin karşılığında çıkıyoruz. Oyun kalitesini bazen ben de beğenmiyorum, sevmiyorum ama gerçekçi de olmak gerekir. Onun için bugün 1 puanla ayrıldık. Şimdi iyi dinleneceğiz. Perşembe gününe hazırlanacağız. O diğer hedefimize en iyi şekilde koşmaya çalışacağız şeklinde konuştu.

AVRUPA KUPALARINA GİTMEK ÖNEMLİ BİR HEDEF

Geldikleri günden itibaren 12 maça çıktılarını ve 25 puan topladıklarını belirten Avcı, 1 mağlubiyetimiz var. Kendi evimizde kaybettik. Ligin üçüncüsüyüz. Avrupa kupalarına gidebilmek önemli bir hedef. Ligin ilk iki sırası zaten ayrıldı. Aradaki puan farkı çok büyük. Hem oyuncu, hem ekonomik farklar var. Avrupa kupalarına gitmek de önemli bir hedef. Kulübün kasasına ciddi para girmesi demektir. Avrupa’da oynamak prestijdir. En azından bunu kovalayacağız diye konuştu.

HEMEN PARALARI VERİP TRANSFER YAPAMAYIZ

Forvet transferi yapmayacaklarını belirten Abdullah Avcı, Afrika Kupası yanlış hatırlamıyorsam Şubat ayı başında bitecek. Bir aylık ve kısa vadede düşünemeyiz. Genel düşünmemiz lazım. Zaten bunu başkanımızla da konuştuk. Bu süreçte önemli olan Trabzonspor’un menfaatidir. Şimdi onlar gitti diye hemen paraları verip de yerine santrfor da alamayız. Bugün Enis Destan bence iyi bir performans sergiledi. Uzun zamandır oynamamasına karşı iyi bir performans sergiledi. Poyraz Efe benim 1,5 sene evvel buradayken A takım kadrosuna aldım ve kampa götürdüğüm bir oyuncudur. Gençlere de bu anlamda doğru zamanda, doğru şekilde yıpranmadan onlara da fırsat vermeye çalışıyorum. Kulübün menfaatleri doğrultusunda politikada bir değişiklik yok. Yabancı kontenjanımız dolu. Bugün bir kere yabancı kotamızın boşalması lazım. Bunun nasıl olacağını bilmek lazım. Şu an mevcut ulaşılabilir hedef bizim için üçüncülük ve Türkiye Kupası. Hani kısa sürede değil Trabzonspor’a 3-4 sene hizmet edecek oyuncu varsa bunu en iyi şekilde değerlendirmek isteyeceğiz diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-ve-antalyaspor-teknik-direktorlerinden-mac-sonu-aciklamalari/feed/ 0
Abdullah Avcı: “Trabzonspor 1 puana sevinmez” https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-trabzonspor-1-puana-sevinmez/ https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-trabzonspor-1-puana-sevinmez/#respond Sun, 14 Jan 2024 18:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2617 – Abdullah Avcı: “Trabzonspor 1 puana sevinmez”

ANTALYA – Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Antalyaspor maçının ardından yaptığı açıklamada “Trabzonspor 1 puana sevinmez” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Trabzonspor deplasmanda karşılaştığı Antalyaspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Avcı, şehit askerler için baş sağlığı dileyerek, “Bütün dünyadaki çatışma ortamının biran evvel ortadan kalkmasını bütün arzumuz, isteğimiz bu. Futbolun her zaman iyileştirme gücü var. Özellikle ülkemizde ne yaşadıysak futbol hep oynandı. Terör oldu oynandı, sağlık oldu, hastalık oldu oynandı. Deprem oldu oynandı. Çünkü bu oyunun iyileştirme gücü var. Biz de futbol ailesinin paydaşları olarak teknik adamlar, antrenörler, futbolcular, yöneticiler, medya, taraftarlarımız, dilimizi, üslubumuzu düzgün kullanırsak kalbimizi, yüreğimizi de geri dönüştürürüz diye düşünüyorum. Bu oyun güzel bir oyun, kaybetmeden sahip çıkalım” diye konuştu.

“7-8 pas yapamadık”

72 saat dolmadan üçüncü maçlarına çıktıklarını dile getiren Avcı, “Bu bir bahane değil. Bir bilgilendirme. Özellikle Afrika Kupası’nda üç oyuncumuzun olması bizim takımımızın net oyuncularıydı. Yani özellikle hücumda problem çözen oyuncular Pepe ve Trezeguet. Larssen, Denswil, Abdülkadir Ömür, Umut Bozok, dün akşam Bakesatas sakatlandı. Bu bir bahane olarak söylemiyorum. Trabzonspor formasını giyen her oyuncu çıktığı zaman kazanmak ister. Ama bir takım gerçekler de vardır. Bazen oyunun gerçekleri vardır. Bazen pragmatik düşünmek zorundasınızdır. Hüseyin Türkmen bu sene ilk defa son 15 dakikada pozisyon aldı. Fernandez kulübede hiçbir 30 dakikamız yok. Diğer oyuncularım genç az erotik shop süre almış oyuncular. Onun için bunun içinden doğru bir pragmatik düşünerek günü kazanmaya odaklanıyoruz. Bugün itibarıyla baktığımda ligin iyi takımı Antalyaspor’la oynadık. Oyunun başında golü bulduk. Onun dışında pragmatik olarak baskı yapmak istedik. Ama baskıyı kırabilecek bir takım. Kırdığında da bizi eksik yakalayabiliyordu. Yapamadığınızda kompakt bir şekilde kalmamız gerekiyordu. Kaldığımız zamanlar oldu. Rakip sahaya seks shop geçtiğimiz zaman çabuk topu çabuk kaybetmemek gerekiyordu. Biz bugün biraz onu çok çabuk kaybettik. Topu çevirmemiz gerekiyordu. 7-8 pas yapamadık, çabuk kayıplar yaptık” ifadelerine yer verdi.

“Enis atabilse, belki kazanarak dönecektik”

Rakibin iki topunun direkten döndüğünü hatırlatan Abdullah Avcı, “Bizim de 87’de Enis atabilseydi, belki kazanarak dönecektik. Bu oyun böyle bir şey. O gün itibarıyla baktığımda zor bir müsabakadan çıktık. Onun için sakatlarımızın bir an evvel dönmesini arzu ediyoruz. Trabzonspor 1 puana sevinmez. Ama yapılan mücadele oyuncular açısından niyetleri açısından son derece iyi bu beni mutlu ediyor. İlk defa kadıköy erotik shop sahaya çıkan lige çıkan oyuncular vardı bugün. Umut Bozok iki buçuk aydır, antrenmanda yok. Umarım iyileşir döner aramıza gelir. Denswil değil aynı şekilde. Onların dönmesiyle biraz daha zengin bir kadromuz olacak” dedi.

“Avrupa’da oynamak prestij”

Perşembe günü Ziraat Türkiye Kupası maçları olduğuna değinen Avcı, “Bir kupa varsa Trabzonspor bunun her zaman taliplisidir. Dinlenerek en iyi şekilde hazırlanmaya çalışıyoruz. Onun için bugünkü mücadele evet rakip kadıköy sex shop kazanabilirdi. Biz de kazanabilirdik. Buradan bugün iyi mücadelenin karşılığında çıkıyoruz. Oyun kalitesini bazen ben de beğenmiyorum, sevmiyorum. Ama gerçekçi de olmak gerekir. Bugün bir puanla ayrıldık. Şimdi iyi dinleneceğiz. Perşembe gününe hazırlanacağız. O diğer hedefimize en iyi şekilde koşmaya çalışacağız. Geldiğimiz günden itibaren 11-12 maç 25 puan almışız. Bir tane mağlubiyetimiz var o da 90. dakikada. Ligin üçüncüsüyüz. Avrupa kupalarına gidebilmek önemli bir hedef. Ligin birincisiyle ikincisi zaten ayrıldı. Arada çok büyük, hem oyuncu hem ekonomik farklar var. Avrupa kupalarına gitmek de önemli bir hedef. Kulübün kasasına ciddi para girmesi demektir. Avrupa’da oynamak prestijdir. En azından bunu da kovalayacağız” açıklamasını yaptı.

“Ulaşılabilir hedef 3.’lük ve kupa”

Forvet transferle ilgili bir soruya Avcı, “Aylık ve kısa vadede düşünemeyiz. Genel düşünmemiz lazım. Zaten bunu başkanımızla da konuştuğumuz zaman yine bir plan yapacaksak bunu kamuoyuna bilgilendireceğiz. Bu süreçte önemli olan Trabzonspor’un menfaatidir. Enis, uzun zamandır oynamamasına karşı bir performans sergiledi. Poyraz benim bir buçuk sene evvel buradayken A takım kadrosuna aldım ve kampa götürdüğüm bir oyuncudur. Gençlere de bu anlamda doğru zamanda, doğru şekilde yıpranmadan onlara da fırsat vermeye çalışıyorum. Kulübüm menfaatleri doğrultusunda politikada bir değişiklik yok. Yabancı kontenjanımız dolu. Kota dolu yani. Hep bana soruyorlar. Bugün bir kere boşalması lazım. Onun nasıl olacağını bilmek lazım. Kulübün menfaatleri doğrultusunda hareket edeceğiz. Şu an mevcut ulaşılabilir hedef bizim için üçüncü lig ve Türkiye Kupası. Bunu mevcutla da veya yapabiliyorsak hani kısa sürede değil Trabzonspor’a üç sene dört sene hizmet edecek oyuncu varsa bunu en iyi şekilde değerlendirmek isteyeceğiz” cevabını verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/abdullah-avci-trabzonspor-1-puana-sevinmez/feed/ 0
Trabzonspor maçının ardından https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-macinin-ardindan/ https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-macinin-ardindan/#respond Sun, 14 Jan 2024 17:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2607 Trabzonspor maçının ardından (1)

Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın 1 puanla ayrılmak bizim için üzücü oldu

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı Avrupa kupalarına gitmek önemli bir hedef

Adem AKALANANTALYA, (DHA) – Antalyaspor, Süper Lig’in 20’nci haftasında sahasında Trabzonspor ile 1-1 berabere kaldı. Maç sonunda açıklamalarda bulunan Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın, maçtan 1 puanla ayrılmalarının kendileri için üzücü olduğunu söylerken; Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, futbolun iyileştirici gücünün olduğunu vurgulayıp, Avrupa kupalarına gitmenin önemli bir hedef olduğunu dile getirdi.

Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın ile Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı açıklamalarda bulundu.

SERGEN YALÇIN 1 PUANLA AYRILMAK BİZİM İÇİN ÜZÜCÜ OLDU

Kendileri adına iyi bir maç olduğunu belirten Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Tamamen bizim kontrolümüzde olan, tamamen oyunu bizim yönlendirdiğimiz, pozisyonlar bulduğumuz, çok pozitif oyun oynamaya çalıştığımız bir maç oldu. Bizim için oyuncularımızın sürekli üretmeye çalıştığı, sürekli ekstra şeyler yapmaya çalıştığı, oyunu kazanmak adına da çok mücadele verdiği bir oyundu. Tabii ki 1 puanla ayrılmak bizim tarafımızdan biraz üzücü oldu. Oyuncularıma bu mücadelelerinden dolayı, bu oyun anlayışını yavaş yavaş benimsemelerinden dolayı teşekkür ediyorum. Bildiğiniz gibi 3 maçlık periyotta buradayız. Çok antrenman yapma zamanımız olmadı. Sürekli maç oynayarak takımı hazırlamaya çalışıyoruz. Bu da çok kolay olmuyor. Biraz zamana ihtiyacımız var ama her geçen gün mesafe kat ettiğimizi, takımın daha iyi olduğunu düşünüyorum. Kendi adıma yavaş yavaş inşallah çok daha iyi oyunlar oynayıp iyi sonuçlar alırız. Bu arada Trabzonspor’a da başarılar diliyorum diye konuştu.

KUPA MAÇINA YEDEK AĞIRLIKLI BİR KADROYLA ÇIKACAĞIZ

Ziraat Türkiye Kupası’nda Pendikspor’a karşı oynanacak maça yedek ağırlıklı bir kadroyla çıkacağını belirten Sergen Yalçın, Şu anda kupayla ilgili herhangi bir hedefimiz yok. Çarşamba günü yedek ağırlıklı bir kadroyla oynayacağız. Oynamayan oyuncuları daha fazla kullanacağımız bir müsabaka olacak. Orada turu geçersek ondan sonra kupayla ilgili bir planlama yapabiliriz. Şu anda Türkiye Kupası’yla ilgili bir planlama yapmak çok zor. Çok erken çünkü. Önümüzde Türkiye Kupası için uzun bir yol var. Şu anda planlama yapmayı çok mantıklı bulmuyorum. Çarşamba günü bir oynayalım. Ondan sonra duruma göre değerlendiririz. Çünkü çok fazla maç oynuyoruz. Oyuncuların da insan olduğunu unutmamak lazım. Dinlenmeleri gerekiyor. Tekrar toparlanmaları gerekiyor ve süreler çok kısıtlı. Bu herkes için geçerli. Sadece bizim için geçerli değil ama dediğim gibi hem oynayarak hem dinlendirerek bu ay sonuna kadar olan müsabakaları bu şekilde atlatmak istiyoruz ifadelerini kullandı.

ABDULLAH AVCI FUTBOLUN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ VAR

Konuşmasına yaşanan terör saldırılarıyla ilgili başlayan ve gözleri dolan Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Yani şehitlerimiz var. Hem ülkemiz adına hem aileler adına başsağlığı diliyorum. Bütün dünyada bu çatışma bir an evvel ortadan kalkmasını bütün arzumuz, isteğimiz bu. Futbolun her zaman iyileştirme gücü var. Özellikle ülkemizde ne yaşadıysak ama futbol hep oynandı. Terör oldu, oynandı, sağlık oldu, hastalık oldu, oynandı. Deprem oldu, oynandı. Çünkü bu oyunun iyileştirme gücü var. Biz de futbol ailesinin paydaşları olarak teknik adamlar, antrenörler, futbolcular, yöneticiler, sizler, medya, taraftarlarımız, dilimizi ve üslubumuzu düzgün kullanırsak kalbimizi, yüreğimizi de geri dönüştürürüz diye düşünüyorum. Bu oyun güzel bir oyun. Bunu kaybetmeden buna sahip çıkalım dedi.

GÜNÜ KAZANMAYA ODAKLANIYORUZ

Bu hafta 3’üncü maça çıktıklarını anlatan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü

72 saat dolmadan buraya geldik. Antalyaspor, salı günü oynadı. Biz perşembe günü oynadık. 72 saatte üçüncü maçı oynuyoruz. Oynamamız lazım ama deplasmana geldik. Bu bir bahane değil, bir bilgilendirme. Özellikle Afrika Kupası’nda üç oyuncumuzun olması bizim takımımızın net oyuncuları. Yani özellikle hücumda problem çözen oyuncular Pepe ve Trezeguet. Onun dışında sezon başından beri sakattı. Larssen, Denswil, Abdülkadir Ömür, Umut Bozok, dün akşam da Bakasetas sakatlandı. Trabzonspor formasını giyen her oyuncu çıktığı zaman kazanmak ister ama bir takım gerçekler de vardır. Bazen oyunun gerçekleri vardır. Bazen pragmatik düşünmek zorundasındır. ve onun dışındakiler de kulübemde bulunanlar veya oyuna kattıkları süre olarak Hüseyin Türkmen bu sene ilk defa 7 ay sonra son 15 dakikada süre aldı. Doğru bir pragmatik düşünerek günü kazanmaya odaklanıyoruz. Bugün itibariyle baktığımda ligin iyi takımı Antalyaspor’la oynadık. Özellikle Nuri Hoca, bu ligimizde şampiyonluk yaşamış Sergen Hoca. Topa sahip olmayı, geriden oyun kurmayı, genişlik vermeye çalışan ve sayısal olarak üstün gelen bir takım. Zor bir maç olacaktı. Oyunun başında golü bulduk. Onun dışında pragmatik olarak baskı yapmak istedik. Ama baskıyı kırabilecek bir takım. Kırdığında da bizi eksik yakalayabiliyordu. Yapamadığınızda kompakt bir şekilde kalmamız gerekiyordu. Kaldığımız zamanlar oldu. Rakip sahaya geçtiğimiz zaman çabuk topu çabuk kaybetmemek gerekiyordu. Biz bugün biraz onu çok çabuk kaybettik. Topu çevirmemiz gerekiyordu. 7-8 pas yapamadık. Çabuk kayıplar yaptık. Sonrasında da rakibinde biraz daha baskılı oyunu oldu. Rakibin iki direkten döneni var, çizgiden çıkanı var. Bizim de 87’de Enis Destan pası atabilseydi belki kazanarak dönecektik. Bu oyun böyle bir şey. Zor bir müsabakadan çıktık. Zor bir hafta haftalardan çıkıyoruz.

TRABZONSPOR ALINAN 1 PUANA SEVİNMEZ

Sakatların dönmesiyle biraz daha zengin bir kadroya sahip olacaklarını aktaran Abdullah Avcı, Trabzonspor alınan 1 puana sevinmez. Ama yapılan mücadele, oyuncular açısından, niyetleri açısından, son derece iyi, bu beni mutlu ediyor. Umut Bozok, 2,5 aydır ben buradayım ve 2 aydır antrenmanda yok. Umarım iyileşir ve döner aramıza. dedi.

TRABZONSPOR BİR KUPA VARSA ONA TALİPTİR

Türkiye Kupası’nı almak istediklerini kaydeden Abdullah Avcı, Perşembe günü kupa maçımız var. Trabzonspor’un Türkiye Kupası çok var ama bir kupa varsa bunu her zaman taliplisidir. Bunu en iyi şekilde dinlenerek maça hazırlanmak zorundayız. Çalışacağız. Onun için bugünkü mücadele evet rakip kazanabilirdi. Biz de kazanabilirdik. Buradan bugün iyi mücadelenin karşılığında çıkıyoruz. Oyun kalitesini bazen ben de beğenmiyorum, sevmiyorum ama gerçekçi de olmak gerekir. Onun için bugün 1 puanla ayrıldık. Şimdi iyi dinleneceğiz. Perşembe gününe hazırlanacağız. O diğer hedefimize en iyi şekilde koşmaya çalışacağız şeklinde konuştu.

AVRUPA KUPALARINA GİTMEK ÖNEMLİ BİR HEDEF

Geldikleri günden itibaren 12 maça çıktılarını ve 25 puan topladıklarını belirten Avcı, 1 mağlubiyetimiz var. Kendi evimizde kaybettik. Ligin üçüncüsüyüz. Avrupa kupalarına gidebilmek önemli bir hedef. Ligin ilk iki sırası zaten ayrıldı. Aradaki puan farkı çok büyük. Hem oyuncu, hem ekonomik farklar var. Avrupa kupalarına gitmek de önemli bir hedef. Kulübün kasasına ciddi para girmesi demektir. Avrupa’da oynamak prestijdir. En azından bunu kovalayacağız diye konuştu.

HEMEN PARALARI VERİP TRANSFER YAPAMAYIZ

Forvet transferi yapmayacaklarını belirten Abdullah Avcı, Afrika Kupası yanlış hatırlamıyorsam Şubat ayı başında bitecek. Bir aylık ve kısa vadede düşünemeyiz. Genel düşünmemiz lazım. Zaten bunu başkanımızla da konuştuk. Bu süreçte önemli olan Trabzonspor’un menfaatidir. Şimdi onlar gitti diye hemen paraları verip de yerine santrfor da alamayız. Bugün Enis Destan bence iyi bir performans sergiledi. Uzun zamandır oynamamasına karşı iyi bir performans sergiledi. Poyraz Efe benim 1,5 sene evvel buradayken A takım kadrosuna aldım ve kampa götürdüğüm bir oyuncudur. Gençlere de bu anlamda doğru zamanda, doğru şekilde yıpranmadan onlara da fırsat vermeye çalışıyorum. Kulübün menfaatleri doğrultusunda politikada bir değişiklik yok. Yabancı kontenjanımız dolu. Bugün bir kere yabancı kotamızın boşalması lazım. Bunun nasıl olacağını bilmek lazım. Şu an mevcut ulaşılabilir hedef bizim için üçüncülük ve Türkiye Kupası. Hani kısa sürede değil Trabzonspor’a 3-4 sene hizmet edecek oyuncu varsa bunu en iyi şekilde değerlendirmek isteyeceğiz diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-macinin-ardindan/feed/ 0
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı: ‘Trabzonspor 1 puana sevinmez’ https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-teknik-direktoru-abdullah-avci-trabzonspor-1-puana-sevinmez/ https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-teknik-direktoru-abdullah-avci-trabzonspor-1-puana-sevinmez/#respond Sun, 14 Jan 2024 17:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2598 Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Antalyaspor maçının ardından yaptığı açıklamada “Trabzonspor 1 puana sevinmez” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Trabzonspor deplasmanda karşılaştığı Antalyaspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Avcı, şehit askerler için baş sağlığı dileyerek, “Bütün dünyadaki çatışma ortamının biran evvel ortadan kalkmasını bütün arzumuz, isteğimiz bu. Futbolun her zaman iyileştirme gücü var. Özellikle ülkemizde ne yaşadıysak futbol hep oynandı. Terör oldu oynandı, sağlık oldu, hastalık oldu oynandı. Deprem oldu oynandı. Çünkü bu oyunun iyileştirme gücü var. Biz de futbol ailesinin paydaşları olarak teknik adamlar, antrenörler, futbolcular, yöneticiler, medya, taraftarlarımız, dilimizi, üslubumuzu düzgün kullanırsak kalbimizi, yüreğimizi de geri dönüştürürüz diye düşünüyorum. Bu oyun güzel bir oyun, kaybetmeden sahip çıkalım” diye konuştu.

“7-8 pas yapamadık”

72 saat dolmadan üçüncü maçlarına çıktıklarını dile getiren Avcı, “Bu bir bahane değil. Bir bilgilendirme. Özellikle Afrika Kupası’nda üç oyuncumuzun olması bizim takımımızın net oyuncularıydı. Yani özellikle hücumda problem çözen oyuncular Pepe ve Trezeguet. Larssen, Denswil, Abdülkadir Ömür, Umut Bozok, dün akşam Bakesatas sakatlandı. Bu bir bahane olarak söylemiyorum. Trabzonspor formasını giyen her oyuncu çıktığı zaman kazanmak ister. Ama bir takım gerçekler de vardır. Bazen oyunun gerçekleri vardır. Bazen pragmatik düşünmek zorundasınızdır. Hüseyin Türkmen bu sene ilk defa son 15 dakikada pozisyon aldı. Fernandez kulübede hiçbir 30 dakikamız yok. Diğer oyuncularım genç az süre almış oyuncular. Onun için bunun içinden doğru bir pragmatik düşünerek günü kazanmaya odaklanıyoruz. Bugün itibarıyla baktığımda ligin iyi takımı Antalyaspor’la oynadık. Oyunun başında golü bulduk. Onun dışında pragmatik olarak baskı yapmak istedik. Ama baskıyı kırabilecek bir takım. Kırdığında da bizi eksik yakalayabiliyordu. Yapamadığınızda kompakt bir şekilde kalmamız gerekiyordu. Kaldığımız zamanlar oldu. Rakip sahaya geçtiğimiz zaman çabuk topu çabuk kaybetmemek gerekiyordu. Biz bugün biraz onu çok çabuk kaybettik. Topu çevirmemiz gerekiyordu. 7-8 pas yapamadık, çabuk kayıplar yaptık” ifadelerine yer verdi.

“Enis atabilse, belki kazanarak dönecektik”

Rakibin iki topunun direkten döndüğünü hatırlatan Abdullah Avcı, “Bizim de 87’de Enis atabilseydi, belki kazanarak dönecektik. Bu oyun böyle bir şey. O gün itibarıyla baktığımda zor bir müsabakadan çıktık. Onun için sakatlarımızın bir an evvel dönmesini arzu ediyoruz. Trabzonspor 1 puana sevinmez. Ama yapılan mücadele oyuncular açısından niyetleri açısından son derece iyi bu beni mutlu ediyor. İlk defa sahaya çıkan lige çıkan oyuncular vardı bugün. Umut Bozok iki buçuk aydır, antrenmanda yok. Umarım iyileşir döner aramıza gelir. Denswil değil aynı şekilde. Onların dönmesiyle biraz daha zengin bir kadromuz olacak” dedi.

“Avrupa’da oynamak prestij”

Perşembe günü Ziraat Türkiye Kupası maçları olduğuna değinen Avcı, “Bir kupa varsa Trabzonspor bunun her zaman taliplisidir. Dinlenerek en iyi şekilde hazırlanmaya çalışıyoruz. Onun için bugünkü mücadele evet rakip kazanabilirdi. Biz de kazanabilirdik. Buradan bugün iyi mücadelenin karşılığında çıkıyoruz. Oyun kalitesini bazen ben de beğenmiyorum, sevmiyorum. Ama gerçekçi de olmak gerekir. Bugün bir puanla ayrıldık. Şimdi iyi dinleneceğiz. Perşembe gününe hazırlanacağız. O diğer hedefimize en iyi şekilde koşmaya çalışacağız. Geldiğimiz günden itibaren 11-12 maç 25 puan almışız. Bir tane mağlubiyetimiz var o da 90. dakikada. Ligin üçüncüsüyüz. Avrupa kupalarına gidebilmek önemli bir hedef. Ligin birincisiyle ikincisi zaten ayrıldı. Arada çok büyük, hem oyuncu hem ekonomik farklar var. Avrupa kupalarına gitmek de önemli bir hedef. Kulübün kasasına ciddi para girmesi demektir. Avrupa’da oynamak prestijdir. En azından bunu da kovalayacağız” açıklamasını yaptı.

“Ulaşılabilir hedef 3.’lük ve kupa”

Forvet transferle ilgili bir soruya Avcı, “Aylık ve kısa vadede düşünemeyiz. Genel düşünmemiz lazım. Zaten bunu başkanımızla da konuştuğumuz zaman yine bir plan yapacaksak bunu kamuoyuna bilgilendireceğiz. Bu süreçte önemli olan Trabzonspor’un menfaatidir. Enis, uzun zamandır oynamamasına karşı bir performans sergiledi. Poyraz benim bir buçuk sene evvel buradayken A takım kadrosuna aldım ve kampa götürdüğüm bir oyuncudur. Gençlere de bu anlamda doğru zamanda, doğru şekilde yıpranmadan onlara da fırsat vermeye çalışıyorum. Kulübüm menfaatleri doğrultusunda politikada bir değişiklik yok. Yabancı kontenjanımız dolu. Kota dolu yani. Hep bana soruyorlar. Bugün bir kere boşalması lazım. Onun nasıl olacağını bilmek lazım. Kulübün menfaatleri doğrultusunda hareket edeceğiz. Şu an mevcut ulaşılabilir hedef bizim için üçüncü lig ve Türkiye Kupası. Bunu mevcutla da veya yapabiliyorsak hani kısa sürede değil Trabzonspor’a üç sene dört sene hizmet edecek oyuncu varsa bunu en iyi şekilde değerlendirmek isteyeceğiz” cevabını verdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/trabzonspor-teknik-direktoru-abdullah-avci-trabzonspor-1-puana-sevinmez/feed/ 0
Antalyaspor Başkanı Boztepe: Transfer engelini kaldıracağız, önemli bir detay değil https://www.haber28.com.tr/antalyaspor-baskani-boztepe-transfer-engelini-kaldiracagiz-onemli-bir-detay-degil/ https://www.haber28.com.tr/antalyaspor-baskani-boztepe-transfer-engelini-kaldiracagiz-onemli-bir-detay-degil/#respond Sat, 13 Jan 2024 07:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2515 Antalyaspor Başkanı Boztepe: Transfer engelini kaldıracağız, önemli bir detay değil

VIDEO YOK

Adem AKALAN/ANTALYA, (DHA)- Antalyaspor Kulübü Başkanı Sinan Boztepe, FIFA’nın verdiği 3 dönem transfer engelini en kısa sürede kaldıracaklarını söyledi. Boztepe, konuyla alakalı olarak, “Transfer engelini kaldıracağız, çok önemli bir detay değil” dedi.

Süper Lig ekiplerinden Antalyaspor’da yönetim kurulu üyeleri ve başkan Sinan Boztepe basın mensuplarıyla bir araya geldi.

“TRANSFER ENGELİNİ KALDIRACAĞIZ”

Gazetecilere açıklamalarda bulunan başkan Boztepe, FIFA’dan verilen 3 dönem transfer engelinin yaklaşık 200 bin Euro ödenmesi durumunda açılacağını belirterek, “Transfer yasağı, küçük geçmişten gelen birkaç mahkemelik olay vardı ve sonuçlandı. Çok ciddi rakamlar da değil, yaklaşık 200 bin Euro civarı bir ödeme yapıldığı takdirde ceza kalkıyor. Kısa vadede zaten ihtiyacımız olduğu kadar ödenecek bir transferin engeli diyelim buna. Transfer engelini kaldıracağız. Çok önemli bir detay değil. Sonuçlanmasını beklediğimiz bir Luiz Adriano dosyası var. O da muhtemelen yakın zamanda sonuçlanır. Sonuçlanmasına göre hareket edeceğiz” diye konuştu.

“TRABZONSPOR MAÇINDA 3 PUANI ALACAĞIZ”

Hafta sonu oynanacak Trabzonspor maçında hedeflerinin 3 puan olduğunu dile getiren başkan Sinan Boztepe, “Trabzonspor maçına çok iyi bir şekilde hazırlandık. İnşallah üç puanla ayrılacağız. Önemli bir maç. Önemli bir galibiyet olacak bizim için. Heyecanlıyız. İnşallah başarılı bir sonuçla üç puanı alacağız” şeklinde konuştu.

“SERGEN YALÇIN ADAPTASYON SÜRECİNİ TAMAMLAMAK ÜZERE”

Futbol sorumlusu Nuri Şahin’in ardından göreve gelen teknik direktör Sergen Yalçın ile ilgili gelen soruya Boztepe, şu cevabı verdi:

“Sergen Yalçın adaptasyon zamanını doldurmak üzere, takımı, yönetim olarak bizleri ve şehri iyi şekilde tanıdı. Tanımaya da çalışıyor. Takım da daha iyi durumda. Pendik’ten bir üç puan aldık. Zorlu şartlarda, zorlu hava şartlarında özellikle iyi bir üç puandı. Şans da yanımızdaydı. İnşallah Trabzonspor maçında da aynı şey olur.”

“SOL DEFANS, STOPER, SAĞ KANAT ALACAĞIZ”

Antalyaspor’un başarılı olması için çalıştıklarını kaydeden Sinan Boztepe, gereken noktalara transfer yapacaklarını söyledi. Boztepe, “Antalyaspor’un olması gerektiği yerlerde olması için ve başarılı olması için çalışıyoruz. Bu sebeple de zaten Sergen hocamızla da birbirimizi tamamladığımız ve aynı düşüncede olduğumuz için anlaştık. İnşallah başarıya devam edeceğiz. Sergen hoca futbol şubeyle bu konu üzerinde yoğun bir toplantı yapıyor. Toplantımız olacak ve illa ki beklentileri olacak. Çünkü daha önce Nuri hocayla da aynı böyle ihtiyaçları görmüştük. İhtiyaçlar varsa gördüğü noktalarda çalışmalar yapacağız. Şu an bir sol defans, bir stoper, bir de muhtemelen sağ kanat diye düşünüyorum ben. Orta sahada değerli oyuncularımız var. Orta saha oyuncularımız değerli ama Sergen hocanın oyun biçimi ve tabii ki sistemi farklı. Burada bir açıklık hissettiysek konuyu dile getirecektir zaten” dedi.

“SERGEN YALÇIN’IN KUPA VE LİGDE BONUSU VAR”

Türkiye Kupası’nın alınması ve ligi ilk 4’te bitirmeleri halinde teknik direktör Sergen Yalçın’ın bonusu olduğuna dikkat çeken Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Sergen hocayla Ziraat Türkiye Kupası için bir anlaşma yaptık. Bu tamamen benim kişisel teklifimdi. Bunun bedelini de bir yöneticimiz karşılayacak. Antalyaspor’a herhangi bir maliyeti olmayacak. Ligi ilk dörtte bitirmemiz dahilinde de yine bir bonusu vardı. Sergen hoca biliyorsunuz başarılı ve iddialı bir hoca. Biz de iddialı bir kulübüz. En azından biz iddialı bir yönetimiz. Bundan sonra da iddialı bir şehir olacağız. İnşallah o hedefler doğrultusunda o başarıya ulaşacağız” diye konuştu.

“GENÇLERİ OYNATAN BİR HOCA”

Sergen Yalçın’ın gençleri ikinci plana atmasıyla ilgili gelen soruya başkan Boztepe, “Bu çok doğru bir bilgi değil. Sergen hoca zaten normal şartlarda gençleri oynatan, kadroda yeterliliğine inandığı, başarıyla oynayabileceğine inandığı bir oyuncu olduğu müddetçe sadece para kazanmak amaçlı öyle şeyler yapmayacağına ben kendi adıma o kadar emin bir şekilde cevap verebilirim” şeklinde yanıt verdi.

“SARİC’İN BONSERVİSİNİ ALACAĞIZ”

Sezon başında İtalya Serie B takımlarından Palermo’dan kiralık olarak kadroya dahil edilen ve gösterdiği performansla başarı sağlayan Bosna Hersekli orta saha oyuncusu Dario Saric’in bonservisini alacaklarını belirten Sinan Boztepe, “Saric’in bonservisini alacağız. Saric çok değerli bir oyuncu. Sakatlıktan çıkan kalecimiz Helton Leite’nin durumunu ben hala merak ediyorum. Çünkü güçlü bir karakter ve güçlü bir fizikle çıktı. Hiç beklemediğimiz performansı gösteriyor. Bu hepimiz için sürpriz oldu. Ara dönemde hastalığı veya daha doğrusu sakatlığı devam eder diye tedbirler alıyorduk. Çünkü çok riskli bir sakatlığı var. Allah etmesin yani transfer dönemi kapandıktan sonra yine bir sakatlık yaşarsa bu bizim istediğimiz başarı hedefinde çok lehimize olacak bir durum değil. Aleyhimize bir durum oluşturur. Bunun da değerlendirmelerini yapıyoruz. Yedek bir kaleci almamız gerektiğini ben kendi adıma düşünüyorum. Herhangi bir yaşadığı aksaklıkta yerini dolduracak bir kalecimiz olması lazım” dedi.

“YENİ YABANCI KURALINI DOĞRU BULUYORUM”

TFF’nin yeni yabancı kuralıyla ilgili soruya da Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Yabancı sınırlamasıyla alakalı pazartesi günü Kulüpler Birliği toplantısı var. Bu durumların hepsi yayıncı kuruluş ihalesi, Passolig ve yabancı sınırlamalar. Hepsi tekrar konuşulacak. Ben de orada olacağım. Ben doğru buluyorum. Yerli ve milli diyorsak doğru bulmalıyız. Bunu şimdi bir şey konuşup da başka bir şeyin arkasında durmak mantıklı değil. Ben yerli ve milli oyuncular diyorum. Çok ciddi paralar veriyoruz yabancılara. En azından sınırlamalara göre hareket edilir. Yani Türk ve gerçekten de gençlerimiz fırsat bulur. Fırsat bulmak zorunda kalır yani. Mecburiyetler var” diye cevap verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyaspor-baskani-boztepe-transfer-engelini-kaldiracagiz-onemli-bir-detay-degil/feed/ 0
Antalyaspor Başkanı: FIFA’nın verdiği transfer engelini kaldıracağız https://www.haber28.com.tr/antalyaspor-baskani-fifanin-verdigi-transfer-engelini-kaldiracagiz/ https://www.haber28.com.tr/antalyaspor-baskani-fifanin-verdigi-transfer-engelini-kaldiracagiz/#respond Sat, 13 Jan 2024 07:24:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2512

Antalyaspor Kulübü Başkanı Sinan Boztepe, FIFA’nın verdiği 3 dönem transfer engelini en kısa sürede kaldıracaklarını söyledi. Boztepe, konuyla alakalı olarak, “Transfer engelini kaldıracağız, çok önemli bir detay değil” dedi.

Süper Lig ekiplerinden Antalyaspor’da yönetim kurulu üyeleri ve başkan Sinan Boztepe basın mensuplarıyla bir araya geldi.

“TRANSFER ENGELİNİ KALDIRACAĞIZ”

Gazetecilere açıklamalarda bulunan başkan Boztepe, FIFA’dan verilen 3 dönem transfer engelinin yaklaşık 200 bin Euro ödenmesi durumunda açılacağını belirterek, “Transfer yasağı, küçük geçmişten gelen birkaç mahkemelik olay vardı ve sonuçlandı. Çok ciddi rakamlar da değil, yaklaşık 200 bin Euro civarı bir ödeme yapıldığı takdirde ceza kalkıyor. Kısa vadede zaten ihtiyacımız olduğu kadar ödenecek bir transferin engeli diyelim buna. Transfer engelini kaldıracağız. Çok önemli bir detay değil. Sonuçlanmasını beklediğimiz bir Luiz Adriano dosyası var. O da muhtemelen yakın zamanda sonuçlanır. Sonuçlanmasına göre hareket edeceğiz” diye konuştu.

“TRABZONSPOR MAÇINDA 3 PUANI ALACAĞIZ”

Hafta sonu oynanacak Trabzonspor maçında hedeflerinin 3 puan olduğunu dile getiren başkan Sinan Boztepe, “Trabzonspor maçına çok iyi bir şekilde hazırlandık. İnşallah üç puanla ayrılacağız. Önemli bir maç. Önemli bir galibiyet olacak bizim için. Heyecanlıyız. İnşallah başarılı bir sonuçla üç puanı alacağız” şeklinde konuştu.

“SERGEN YALÇIN ADAPTASYON SÜRECİNİ TAMAMLAMAK ÜZERE”

Futbol sorumlusu Nuri Şahin’in ardından göreve gelen teknik direktör Sergen Yalçın ile ilgili gelen soruya Boztepe, şu cevabı verdi:

“Sergen Yalçın adaptasyon zamanını doldurmak üzere, takımı, yönetim olarak bizleri ve şehri iyi şekilde tanıdı. Tanımaya da çalışıyor. Takım da daha iyi durumda. Pendik’ten bir üç puan aldık. Zorlu şartlarda, zorlu hava şartlarında özellikle iyi bir üç puandı. Şans da yanımızdaydı. İnşallah Trabzonspor maçında da aynı şey olur.”

“SOL DEFANS, STOPER, SAĞ KANAT ALACAĞIZ”

Antalyaspor’un başarılı olması için çalıştıklarını kaydeden Sinan Boztepe, gereken noktalara transfer yapacaklarını söyledi. Boztepe, “Antalyaspor’un olması gerektiği yerlerde olması için ve başarılı olması için çalışıyoruz. Bu sebeple de zaten Sergen hocamızla da birbirimizi tamamladığımız ve aynı düşüncede olduğumuz için anlaştık. İnşallah başarıya devam edeceğiz. Sergen hoca futbol şubeyle bu konu üzerinde yoğun bir toplantı yapıyor. Toplantımız olacak ve illa ki beklentileri olacak. Çünkü daha önce Nuri hocayla da aynı böyle ihtiyaçları görmüştük. İhtiyaçlar varsa gördüğü noktalarda çalışmalar yapacağız. Şu an bir sol defans, bir stoper, bir de muhtemelen sağ kanat diye düşünüyorum ben. Orta sahada değerli oyuncularımız var. Orta saha oyuncularımız değerli ama Sergen hocanın oyun biçimi ve tabii ki sistemi farklı. Burada bir açıklık hissettiysek konuyu dile getirecektir zaten” dedi.

“SERGEN YALÇIN’IN KUPA VE LİGDE BONUSU VAR”

Türkiye Kupası’nın alınması ve ligi ilk 4’te bitirmeleri halinde teknik direktör Sergen Yalçın’ın bonusu olduğuna dikkat çeken Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Sergen hocayla Ziraat Türkiye Kupası için bir anlaşma yaptık. Bu tamamen benim kişisel teklifimdi. Bunun bedelini de bir yöneticimiz karşılayacak. Antalyaspor’a herhangi bir maliyeti olmayacak. Ligi ilk dörtte bitirmemiz dahilinde de yine bir bonusu vardı. Sergen hoca biliyorsunuz başarılı ve iddialı bir hoca. Biz de iddialı bir kulübüz. En azından biz iddialı bir yönetimiz. Bundan sonra da iddialı bir şehir olacağız. İnşallah o hedefler doğrultusunda o başarıya ulaşacağız” diye konuştu.

“GENÇLERİ OYNATAN BİR HOCA”

Sergen Yalçın’ın gençleri ikinci plana atmasıyla ilgili gelen soruya başkan Boztepe, “Bu çok doğru bir bilgi değil. Sergen hoca zaten normal şartlarda gençleri oynatan, kadroda yeterliliğine inandığı, başarıyla oynayabileceğine inandığı bir oyuncu olduğu müddetçe sadece para kazanmak amaçlı öyle şeyler yapmayacağına ben kendi adıma o kadar emin bir şekilde cevap verebilirim” şeklinde yanıt verdi.

“SARİC’İN BONSERVİSİNİ ALACAĞIZ”

Sezon başında İtalya Serie B takımlarından Palermo’dan kiralık olarak kadroya dahil edilen ve gösterdiği performansla başarı sağlayan Bosna Hersekli orta saha oyuncusu Dario Saric’in bonservisini alacaklarını belirten Sinan Boztepe, “Saric’in bonservisini alacağız. Saric çok değerli bir oyuncu. Sakatlıktan çıkan kalecimiz Helton Leite’nin durumunu ben hala merak ediyorum. Çünkü güçlü bir karakter ve güçlü bir fizikle çıktı. Hiç beklemediğimiz performansı gösteriyor. Bu hepimiz için sürpriz oldu. Ara dönemde hastalığı veya daha doğrusu sakatlığı devam eder diye tedbirler alıyorduk. Çünkü çok riskli bir sakatlığı var. Allah etmesin yani transfer dönemi kapandıktan sonra yine bir sakatlık yaşarsa bu bizim istediğimiz başarı hedefinde çok lehimize olacak bir durum değil. Aleyhimize bir durum oluşturur. Bunun da değerlendirmelerini yapıyoruz. Yedek bir kaleci almamız gerektiğini ben kendi adıma düşünüyorum. Herhangi bir yaşadığı aksaklıkta yerini dolduracak bir kalecimiz olması lazım” dedi.

“YENİ YABANCI KURALINI DOĞRU BULUYORUM”

TFF’nin yeni yabancı kuralıyla ilgili soruya da Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Yabancı sınırlamasıyla alakalı pazartesi günü Kulüpler Birliği toplantısı var. Bu durumların hepsi yayıncı kuruluş ihalesi, Passolig ve yabancı sınırlamalar. Hepsi tekrar konuşulacak. Ben de orada olacağım. Ben doğru buluyorum. Yerli ve milli diyorsak doğru bulmalıyız. Bunu şimdi bir şey konuşup da başka bir şeyin arkasında durmak mantıklı değil. Ben yerli ve milli oyuncular diyorum. Çok ciddi paralar veriyoruz yabancılara. En azından sınırlamalara göre hareket edilir. Yani Türk ve gerçekten de gençlerimiz fırsat bulur. Fırsat bulmak zorunda kalır yani. Mecburiyetler var” diye cevap verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyaspor-baskani-fifanin-verdigi-transfer-engelini-kaldiracagiz/feed/ 0
Erzincan Üniversitesi öğrencileri anaokulu öğrencilerine masal anlatıyor https://www.haber28.com.tr/erzincan-universitesi-ogrencileri-anaokulu-ogrencilerine-masal-anlatiyor/ https://www.haber28.com.tr/erzincan-universitesi-ogrencileri-anaokulu-ogrencilerine-masal-anlatiyor/#respond Fri, 12 Jan 2024 04:12:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2425 Türkiye’de çok fazla eşi bulunmayan bu sınıfta minik öğrencilere masal anlatılıyor

Unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmaya çalışan üniversite öğrencileri anaokulu öğrencilerine derste masal anlatıyor

ERZİNCAN – Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesinde oluşturulan ve Türkiye’de çok fazla eşi bulunmayan Masal Atölyesi Sınıfında Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünü okuyan ve seçmeli ders olarak alan üniversite öğrencileri, anaokulu öğrencilerine unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmak için masal anlatıp, kurulan oyuncak stantların da miniklerle keyifli zaman geçiriyorlar.

Türkiye’de eşine az rastlanan sınıf Erzincan’da yoğun ilgi görüyor. Kentteki çeşitli anaokulundan öğrenciler Masal Atölyesi Sınıfına gelerek üniversiteli ağabey ve ablalarından masal dinliyorlar. Hem ders görüp hem de minikleri sevindiren üniversite öğrencileri ise bu durumdan bir hayli mutlu oluyorlar.

Masal dinleyen minikler çok güzel olduğunu ifade ederek büyüklerinden masal dinlemenin hoşlarına gittiğini belirttiler.

Masal Atölyesi Sınıfından çıkan anaokulu öğrencileri daha sonra EBYÜ Çocuk ve Oyun Kulübü öğrencilerinin koridorda kurduğu oyun stantlarında bolca neşeli vakit geçiriyorlar.

EBYÜ Çocuk ve Oyun Kulübü Başkanı Ayşenur Çiydem, temel eğitim öğrencileri olarak çocuklarla buluşmak, onlarla etkinlik yapmak ve güzel anılar bırakmak istediklerini ifade etti.

Çocuk ve Oyun Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Fulya Ezmeci’de, “Okul Öncesi Anabilim Dalı olarak Çocuk ve Oyun Kulübünü kurduk. Neden çocuk oyunu? Çünkü çocuk oyunla büyür. İnsan oyunla çocuk kalır. İnsan doğumundan ölümüne kadar hep oyun oynar. Ama bu çocuklukta biraz daha farklı. Çocuğu geliştirir, eğlendirir, geleceğe hazırlar. O yüzden Çocuk ve Oyun Kulübünü kurduk.” dedi.

EBYÜ Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümünden Doç. Dr. Serap Uzuner Yurt da, “Ben çocuk edebiyatı alanında çalışmalar yapıyorum. Derslerde bizim öğrencilerimiz 2000 ve 2000 sonrası doğumlu öğrenciler. Hep sorarım masal dinleyip büyüyen var mı içerinizde? Maalesef çok az parmak kalkıyor sınıfta. Bir, iki, bazen hiç. Masal geleneğinin devam etmesini bizde düşünüyoruz. Hem kendilerinin gelişimi açısından hem de öğrencilerine bilinçsel, dilsel, konuşma becerisi açısından çok büyük katkısı olduğunu ve bizim değer aktarımını sağlayan önemli ürünler bunlar. Buradan hareketle seçmeli bir ders açtık. 3 dönemdir devam ediyor. Kendi öğrencilerimizin çok ilgisi var. Keyifle katılıyorlar. Beraberinde tabi bunlar ekran çocukları. İnteraktif masal anlatıcılığı yapıyoruz birazda. Farklı olarak çocukları da, dinleyenleri de işe dahil ediyoruz. Sonrasında ilimizden de anaokulundaki öğrenciler buraya gelip bizlerden masal dinlemek istediklerini belirttiler. Böyle de bir katkımız var şehrimize. Öğretmen adayları da burada birebir öğrendiklerini uygulama fırsatı buluyorlar. Bu şekilde süreç ilerliyor. Erzincan dışından da masal dinleme talepleri gelmeye başladı. Şanlıurfa Viranşehir’den bir okulumuza online bağlanıp masal anlattık. Haftaya da Hatay’dan deprem bölgesinden bir okulumuz bizden rica etti. Onlara da online masal anlatacağız. Bu da yeni başladı. Geri çevirmek istemiyoruz. Oradaki miniklerimiz de. Bu şekilde devam ediyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincan-universitesi-ogrencileri-anaokulu-ogrencilerine-masal-anlatiyor/feed/ 0
Samsunspor maçının ardından https://www.haber28.com.tr/samsunspor-macinin-ardindan/ https://www.haber28.com.tr/samsunspor-macinin-ardindan/#respond Thu, 11 Jan 2024 23:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2411 Samsunspor maçının ardından

Nurgül GÜNAYDIN/TRABZON,(DHA)- Süper Lig’in 16’ncı hafta erteleme karşılaşmasında Trabzonspor, sahasında konuk ettiği Samsunspor’u 2-1 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ve Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol açıklamalarda bulundu.

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, rotasyon yapamadığını belirterek, “Rakibim 2 gün evvel oynadı ben Perşembe günü oynadım. 72 saat dolmadı, oynayacağız. Oynamakla ilgili bir sıkıntım yok, esas sıkıntım rotasyon yapamıyorum. Rotasyonları yapan teknik adam olarak zamanında çok eleştirildik. Şimdi bugün rotasyon yapmak çok önemli oldu. Neden yapamıyorum, 2 Afrika Kupası var, 2 sakatım var, 2 tane stoperim kulübede; 7 aydır 30 dakika oynamadılar. Onun dışında genç oyuncularım var; hiç süre almadılar. 2 haftadır da aynı 11 ile çıkıyorum. Şimdi 2 gün tamamen toparlanma ve dinlenme ile yolumuza devam edeceğiz” dedi.

“LİGİN 3’ÜNCÜSÜYÜZ”

Abdullah Avcı, yabancı olarak kotalarının dolduğunu belirterek “Maçı, 2’nci yarı kopartabilirdik, bizim de 2, rakibin de girdiği 2 pozisyon var. Oyunu sonuna kadar dengeli bir şekilde getirdik. Gerçekçi oyunlar var. Bunu bu seneyi inişleri, çıkışları olarak bazen oyun olarak bazen skor olarak götüreceğiz. Geldiğimizden itibaren 11 maç 24 puan, 2,18-2.20’ye yakın bir puan ortalaması. Ligin 3’üncüsüyüz. Baktığımızda o ulaşılabilir hedef olarak daha önce de açıklamıştım; Avrupa Kupaları’na gidebilmek, ligin 3’üncüsü olduğumuzda kulübe ekonomik olarak önemli katkı sağlayacak ve aynı zamanda da transferde kullanabileceğimiz bir durumu oluşturacak ve prestij. Uluslararası arenada olmak. Türkiye Kupası devam edecek. Bunun yanında devre arası mı, sezon sonu mu planlamamıza çalışıyoruz. Şu an itibariyle yabancı olarak kotamız dolu. Onun için Orsic’in önünü açmak istedik Kourbelis gitti. Oyuncularımı tebrik ediyorum” diye konuştu.

“TRABZONSPOR BİR YOLCULUKTUR”

Taraftarlarla ilgili de konuşan Avcı, ‘Burada üçüncü seneyi bitirdim. Arada 7 aylık bir boşluğum var. Gösterdikleri o samimi duyguları için, verdikleri destek için bugün yine bu teveccühü gösterdiler. Gösterdikleri iyi niyet, takıma destek. Trabzonspor kazandığı zaman burada şehirde herkes mutlu oluyor biz de mutlu oluyoruz. Onlara armağan ediyorum. Kulübün içerisinde tarihine sahip çıkarak bir takım görseller yapıyoruz. Medya sorumlumuz bu konuda çok iyi çalışıyor. Kulübün ve stadyumun içinde bunları gerçekleştiriyoruz. Bana ‘Trabzonspor senin için ne ifade ediyor” diye. Ben geldiğimde 3 sene evvel tarihte ve müzede yer almak istiyorum? demiştim. Allah’a şükürler olsun bu benim ve ekibim adına gerçekleşti. Biz tabiki teknik olarak bir takım katkılarda bulunmuş olabiliriz ama Trabzon şehri ve Trabzonspor bana çok şey kattı. Bunun ucu bucağı yok. Onun için hem Trabzonspor’a hem Trabzon şehrine teşekkür ediyorum. Bizim duygumuz karşılıklı, böyle olduğunu düşünüyorum. Trabzonspor bir yolculuktur. Bu arşivde de yerini alacak. İnançtan imkansıza mümkün kılan bir yolculuk. İyi ki buradayız iyi ki Trabzonspor var” ifadelerini kullandı.

“ABDÜLKADİR DUYGUSAL BİR OYUNCU”

Abdülkadir Ömür’ün durumuna ilişkin soru üzerine Avcı, “Abdülkadir Ömür bu yörenin yetiştirdiği oyunculardan. Burada çok güzel duygular yaşadı. Kazanılan bütün kupaların içinde bulunmuş, duygusal inişleri, çıkışları olan bir oyuncu. Ama şu anda adalesinde sakatlığı var. Bu transfer dönemi sadece Ömür ile ilgili değil Bakasetas’ın da konuşuluyor, başkasının da konuşuluyor. Ben şu anda antrenman içinde hepsinden verim almaya çalışıyorum. Ömür hafta içinde düz koşulara başladı. Umarım yarından itibaren bizimle beraber başlar” yanıtını verdi.

“YERLİ-YABANCI REKABETİ OLUŞTURULMALI”

Abdullah Avcı, TFF’nin yeni yabancı oyuncu kuralına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

“Bunları konuşarak değiştiremiyorum. Benim işim değil. Futbol federasyonu ve yönetim kurulu var. Ama milli takım teknik direktörlüğü de yapmış biri olarak 5+3’ler, 6+3’ler, 8+3’ler filan. Sonra dediler ki 7+4’e dönecek, sonra o sene uzadı, bozuldu. Cevabı şu, akademilerde de genç milli takımda da, A Milli Takımda da çalışmış biri olarak yerli yabancı rekabetini oluşturacak bir durumu oluşturursak serbest kalsın.”

MARKUS GİSDOL: GERİYE DÖNMEK ZOR OLDU

Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol da 2 farklı skorla geriye düştükten sonra geri dönüşlerinin zor olduğunu söyleyerek ‘Toplamda 2 gol yedik, biri kornerden ve diğeri frikikten geldi; bu tür gollerin yenmemesi lazım. Eğer 2 gol geriden geliyorsanız geri gelmek çok zor oluyor. İkinci yarıda ise her şeyi denedik, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Ne yazık ki ikinci yarıda bulduğumuz gol de son dakikalarda ve çok geç geldi’ diye konuştu.

Pazar günü oynayacakları maç nedeniyle çok fazla vakitlerinin olmadığını da kaydeden Gisdol, ‘Çok fazla vaktimiz yok. Yapmamız gereken takımdaki arkadaşlarla konuşup bu maça en iyi şekilde nasıl hazırlanırız onu net bir şekilde oyuncularımıza aktarmak’ diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/samsunspor-macinin-ardindan/feed/ 0
Belek’te 2023 yılında 460 bin raunt oyun oynandı https://www.haber28.com.tr/belekte-2023-yilinda-460-bin-raunt-oyun-oynandi/ https://www.haber28.com.tr/belekte-2023-yilinda-460-bin-raunt-oyun-oynandi/#respond Wed, 10 Jan 2024 23:00:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2316 ANTALYA’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki golf sahalarında 2023 yılında 460 bin raunt oyun oynandı. Belek’te 5 yıldızlı bir otelin Golf Kulübü Genel Müdürü Cahit Şahin, “Oyuncuların 8 ay aktif geldiğini düşünecek olursak golf, turizmi 12 aya yayan bir enstrümandır” dedi.

Türkiye’deki golf turizminin lokomotiflerinden Serik’e bağlı Belek turizm merkezinde geçen yıl birçok ülkeden golfçü oyun oynadı. 16 golf sahasının bulunduğu Belek bölgesinde 2023’te 460 bin raunt oynanırken, sektör temsilcileri rekor yıl olan 2019’daki 580 bin oyun rakamını yakalama hedefini ortaya koydu. Golf turizmiyle ilgili açıklamalarda bulunan 5 yıldızlı bir otelin Golf Kulübü Genel Müdürü Cahit Şahin, Belek bölgesinde golf sahalarının 1990’lı yıllarda açıldığını, bugün ise bölgede 16 saha bulunduğunu söyledi. Golf sahalarının yayılmasıyla ilk yıllarda 15 civarında olan otel sayısının 50’ye ulaştığını anlatan Şahin, “Golf turizminin Belek turizm bölgesine en büyük katkısı, kesintisiz 12 ay turizm yapılan bir bölge oldu. Oyuncuların 8 ay aktif geldiğini düşünecek olursak golf, turizmi 12 aya yayan bir enstrümandır” diye konuştu.

Bölgeye ilk etapta çoğunlukla Almanların, ardından İngilizlerin gelmeye başladığını kaydeden Şahin, “Sonrasında Rus golfçüleri aralık ve ocak aylarında görmekteyiz. Kore, Çin ve Doğu Avrupa ülkeleri sürekli ülkemize geliyor” dedi.

‘BİR GOLFÇÜ TESİSE GÜNLÜK 250-300 EURO BIRAKABİLİR’

Golf turizminde özellikle İspanya ve Portekiz’i rakip olarak gördüklerini kaydeden Şahin, sözlerine şöyle devam etti:

“Golf sahası sayıları bizlerden çok yüksek. Portekiz 350’ye yakın golf sahası, İspanya ise 450’ye yakın golf sahası ile büyük bütçe girdileri yapmakta. Belek bölgesinde 16 golf sahası ile yaklaşık 550 bin raunt civarında oyun vardır. Bu da yaklaşık 120 bin kişiye tekabül etmektedir. Golfçülerin konaklama ve oyun harcamaları ile sağladıkları katma değer normal bir turistten daha fazla olmakla birlikte 1300-1500 euro bandında olup, sezona göre değişmektedir. Bir hafta konaklayanlar minimum 5 oyun oynamaktadır. Genelde golfçüler yılda 2 defa geldikleri gibi yaz tatilinde de bölgemizdeki tesisleri tercih ediyor. Golfçüler için katma değeri yüksek turistler diyebiliriz. 1 hafta boyunca gelen bir golfçüden 1500 euro civarında gelir elde edilmekte. Konaklamanın dışında golf oynamak için kişi başı 200-250 euro verir. Golf sahasındaki mağazalardan alışveriş yapar, 20-30 euro harcar. Bir golfçü tesise günlük 250-300 euro bırakabilir.”

Golfçülerin özellikle oyun sonrası kendi alanlarında rahatsız edilmeyecek ortamları tercih ettiklerini belirten Cahit Şahin, şehre alışverişe gitmek istediklerinde yoğun trafiği olmayan bölgeleri ve lokal restoranları görmek istediklerini, bu durumun bölgenin tanıtımı açısından da golfçünün dikkatini çektiğini vurguladı.

‘2023 YILINDA 460 BİN RAUNT CİVARINDA OYUN OLDU’

Belek bölgesinde geçen yılki rakamlara ilişkin değerlendirmede bulunan Şahin, “2023 yılında 460 bin raunt civarında oyun oldu. Bizim 2019 yılındaki sayılarımız 580 binlerdeydi. Gün geçtikçe bu sayıları yakalayacağımızı umuyoruz. Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy, golfün turizme faydalarını kendisi de görmüştür. 12 ay turizm mottosu ile yola çıkmıştır. Bunu sağlayan da golf turizmidir. Bunun dışında kültürel müze etkinliklerinde de çalışmalarını görmekteyiz. Golf sporu 12 ay turizmi sağlamaktadır. Diğer bölgelerimizde de yeni sahalar göreceğiz. Golf turizminde Türkiye hak ettiği yerlere umarım kısa zamanda kavuşur” diye konuştu. (DHA)

]]>
https://www.haber28.com.tr/belekte-2023-yilinda-460-bin-raunt-oyun-oynandi/feed/ 0
Okan Buruk: Yarın farklı bir maç olacak https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-yarin-farkli-bir-mac-olacak/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-yarin-farkli-bir-mac-olacak/#respond Thu, 28 Dec 2023 23:12:02 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1368 Okan Buruk: Yarın farklı bir maç olacak (1)

Sezer AFŞAR – Mustafa AKIN/ RİYAD(Suudi Arabistan), (DHA) – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, ‘Yarınki maç farklı olacak. Burada Türkiye’yi temsil ediyoruz. Ülkemize yakışır bir maç olsun. Burada beraber oturmak isterdik ama rakibimizin böyle bir kararı oldu. Bizim hedefimiz kazanmak’ dedi.

Süper Lig’de 2022-2023 Sezonu şampiyonu Galatasaray ile Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu Fenerbahçe, Turkcell Süper Kupa maçında karşılaşacak. Yarın saat 20.45’te Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da oynanacak müsabakada hakem Abdulkadir Bitigen düdük çalacak. Karşılaşma öncesi düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Ligde oynadıkları karşılaşmaya göre farklı bir maç beklediğini aktaran Buruk, ‘İki büyük takım, tarihinde çok fazla kupası var. Kupa kazanmak için en büyük hedef. 2023 yılında ikinci kupayı kazanmak istiyoruz. Beklentinin yüksek olduğunu biliyoruz. Atmosfer, stat çok güzel. Bunun maça olumlu yansıyacağını düşünüyorum. Yarınki maç farklı olacak. Burada Türkiye’yi temsil ediyoruz. Ülkemize yakışır bir maç olsun. Burada beraber oturmak isterdik ama rakibimizin böyle bir kararı oldu. Bizim hedefimiz kazanmak’ diye konuştu.

‘İKİ TAKIM DA BEKLENTİNİN ALTINDA KALDI’

Fenerbahçe ile ligde oynadıkları karşılaşmanın oyun olarak kısır bir görüntü ortaya çıkarmasının sebeplerinin sorulması üzerine ise Buruk şunları söyledi:

‘Bayern Münih’e de Fenerbahçe’ye karşı da önde bastık. Fenerbahçe daha çok uzun topla çıkmak istedi. Bu da ikili mücadeleye sahne oldu. İlk yarı oyun kurmamıza müsaade ettiler. İlk yarı yüzde 60’ın üzerinde top bizdeydi. Burada iş bireysel beceriye kalıyor. İki takım da bu anlamda beklentinin altında kaldı. İstatistiksel anlamda iyi bir şey çıkmadı. Hedefimiz daha iyisini yapmak. Takımların biraz daha rahat olacağını düşünüyoruz. Oluşturulan baskı bambaşka. Geçen sene iki derbide 3-0’lık net skorlar almıştık. Bu bir strateji. Hedefimiz iyi oynayıp kazanmak. Burada önemli olan üretmek olacak.’

‘ICARDI’NİN OYNAYIP OYNAMAYACAĞINA KARAR VERECEĞİZ’

Okan Buruk, Mauro Icardi’nin maske ile antrenmana çıktığını vurgulayarak, ‘Icardi, maske ile antrenmana çıktı. 3 ayrı darbe aldı. Hakemlerin de oyuncuları koruması gerekiyor. Oyuncular korunmadığında böyle durumlar oluşması normal. Yarın için de oynayıp oynamayacağına karar vereceğiz’ şeklinde konuştu.

‘FRED’İN GELİŞİYLE OYUN DEĞİŞECEK’

Ligde oynanan karşılaşmada cezası nedeniyle forma giyemeyen Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Fred’in yarın sahada olmasını beklediğini söyleyen Buruk, ‘Fred’in gelmesiyle oyun değişecek. Kendisi gezen, mobil bir oyuncu. Bu da farklılığı getirecektir. Orta sahadaki bu boşluk bizim için avantaj da olabilir. Yarın maçta daha net bir şekilde göreceğiz’ açıklamasında bulundu.

‘OYUNCULARA SAYGI DUYMAK GEREKİYOR’

İsmail Kartal’ın ligde oynanan karşılaşma için ’55-60’ıncı dakikadan sonra rakip oyuncular yere yatarak oyun hızını düşürmek istedi’ demecinin hatırlatılması üzerine Buruk şöyle konuştu:

‘Oyunculara saygı duymak gerekiyor. Ben Fenerbahçeli oyunculara saygı duyuyorum. İki takımın oyuncuları da en iyisini yapmaya çalışıyor. Onlara sahip çıkmamız gerek. Yarın iki takımın oyuncuları da sahada en iyilerini yapacaklar. Ben bu şekilde konuşmak istiyorum.’

‘MUSLERA BÜTÜN PENALTILARI KURTARDI’

Takım olarak penaltılara çalıştıklarını aktaran tecrübeli teknik adam, ‘Genelde her maçtan önce sahamızda antrenman yapıyoruz. Taktik çalışmamızı yapıp öyle maça çıkıyoruz. Penaltılara en çok Muslera çalıştı. Muslera hepsini kurtardı ve takımın biraz moralini bozdu’ dedi.

Süper Kupa öncesi basın toplantısının ortak gerçekleştirilmemesinin rakibin aldığı bir karar olduğunu ifade eden Buruk, ‘Bir karar alındı. Yarın yine maç öncesi birbirimizin elini sıkıp birbirimize sarılacağız. Dostluk mesajımızı vereceğiz’ diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-yarin-farkli-bir-mac-olacak/feed/ 0