Oyuna ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan oyuncu ve yönetmen Metin Zakoğlu, Şensoy’un oyunu 1960’ta Ayfer Feray’la oynadığını belirterek, “İlk onun için yazıyor. Sonra 1980’de kendisi Nurhan Damcıoğlu’yla oynuyor. 2001 yılında Nurhan ablayla ben TRT’de Kantocunun Düeti diye bir program yapmaya başlamıştım. Nurhan ablayla oyun oynamak istediğimizde, (Ferhan Şensoy) bizim için yeniden yazdı.” dedi.
Zakoğlu, müziğin eşlik ettiği oyunda seyirciyle de etkileşim halinde olduklarına işaret ederek, “Ferhan Şensoy’un yeniden, benim adıma uyarladığı Hayrola Karyola’da zar zor geçinen, dar boğazda sıkışan, biri evli, biri de evlenme hazırlığı yapan iki farklı genç çiftimizin yaşadığı sıkıntılar, komik ve trajik durumlar bir anlatıcı üzerinden seyirciye anlatıyor. Bu arada da çok sevimli müzikler, şarkılar oyuna eşlik ediyor. İnteraktif bir oyun. Seyirciler de oyunun içine bir şekilde dahil oluyor. Bazen oyuna sahneye eşlik ediyor. Bazen sanatçı seyircilerin arasına iniyor. Onlarla iletişim kuruyor.” dedi.
Oyunda geleneksel Türk tiyatrosu normlarından yararlanıldığını kaydeden Zakoğlu, oyunda rol alan Bekir Erdem Öz ile kavuklu ve pişekarı modern bir yorumla sahnelediklerini aktardı.
“Küçük doğaçlamalar yaptım”
Metin Zakoğlu, oyunu kabare için hazırladığını dile getirerek, “Yaklaşık bir buçuk ay sürdü provamız. Provalar esnasında metni biraz daha bugüne güncellemek gerekti. Doğaçlamalarımızda onu yaptık. Çünkü 2001 yılındaki ev kiralarıyla 2024’teki ev kiraları o kadar farklı ki. Metin dramaturjik çalışmalarında böyle küçük doğaçlamalar yaptım.” diye konuştu.
Üç kişilik bir oyun olduğu için hareketi, dinamizmi ve tempoyu hiç düşürmeyen, sürekli yüksekte tutan bir rejiyi tercih ettiğini vurgulayan oyuncu, “Tabii ki açık alan rejisi. Dramatik bir oyun rejisi değil. Seyirciyi içine alan epik tiyatroyla geleneksel Türk tiyatrosundaki orta oyununu harmanlıyor. Anadolu epiği diyorum ben bu yaptığıma. Anadolu epiği oluşturduğum bir reji oldu. O yüzden de insanımıza çok yakın geldi. Çok sıcak buldu. Her gece neredeyse kapalı gişe oynuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Oyuncu Bekir Erdem Öz ise eserin Ferhan Şensoy’un en iyi oyunlarından biri olduğunu belirterek, “Büyük bir keyifle oynuyorum bu oyunu. Oyunu Metin’le ikinci kere oynuyorum. Yıllar önce bayağı uzun bir zaman oynamıştık. Dolayısıyla bu oyunun benim için böyle bir kıymeti var. Özellikle bu seferki oyunda, Metin’in yeni eklemeleri rejiyle bambaşka bir boyut kazandı. Daha keyif aldığımız, eğlendiğimiz, daha mesajları iyi olan bir oyun. O nedenle de çok keyifliyiz. Dün Ankara’daydık. Bugün buradayız. Yarın başka bir yerdeyiz. Yani o nedenle benim bu sene çok keyifli bir tiyatro sezonu geçirdiğim bir yıl.” ifadelerini kullandı.
Zakoğlu’nun yönettiği ve Şebnem Köstem’in de rol aldığı oyun, 21 Nisan’da Kartal İstMarin, 26 Nisan’da Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi, 7 Mayıs’ta ise AKM’de sahnelenecek.
]]>Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında deplasmanda karşılaştığı Konyaspor’u 3-1mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, “Milli takım arası, 17 günlük bir aradan sonra oynanan maç. Her şeyden önce bir kere oyunu özlemişiz. Oyunu konuşup, oyunun içinde kalmayı, oyunu geliştirmeyi, oyuncuyu geliştirmeyi, saha içinde kalmaya ben ve ekibim devam ediyor olacağız. Bizim hedefimiz lig üçüncülüğü. Bunun için sonuna kadar sağlıklı bir şekilde mücadele ediyoruz. Özellikle oyuncuların son iki haftalık süreçte sadece biz değil tabii, Türk futbolunu da yakından ilgilendiren süreci, net bir şekilde yaşamış bulunuyoruz. Bunun için de oyuncularımızı net bir şekilde, bunun içinden çıkartıp, onların mutlu olduğu alanın saha, sahadaki oyun ve skor alabilmek olduğunu, motivasyon amaçlı birebir görüşmelerde bunları ifade ettik. Sonra da sahada ne yapacaklarına baktık. Bugün oyuna döndüğümüzde, Konyaspor hem şehir olarak hem de futbol kültürü olarak, tarihi olarak çok önemli bir futbol şehri. Bugün belki bulunduğu durum kadro kalitesi, oyun kalitesini göstermiyor ama buradan da sağlıklı biçimde çıkacaklar diye düşünüyorum. Oyundaki üstünlüğümüz son derece sağlıklı biçimde gidiyordu. Sonrasında harika bir vuruş, oyunun aslında senaryosu böyle birden değişti. Bundan sonraki süreçte Konyaspor topa daha fazla sahip oldu. Çünkü o sorumluluğu ve geride olduğu için bu riskleri alacaktı. Düzgün ayakları var. Topa da sahip olabiliyorlar. Bizim bu bölümde belki rakibe pozisyon vermedik ama bu bölümde, rakibi ikinci bölgede de beklerken, baskılarımızı daha sert, sırtında giderek rakibi daha çok geriye püskürtmemiz gereken yerde biraz da bu baskılardan uzak kaldık. İkinci yarıda yakaladığımız penaltı, rakip artık tamamen riskleri aldığı, kenar ortadan yaptığı pozisyonda da bir formasyon değişikliği yaptık orada. Top rakipteyken iki stoperin arasına soktuk. Sonra 5-4-1’e döndük. Kenar ortası çok fazla gelmeye başladı. Sonra Taxiarchis oyuna girip, harika bir vuruş yaptı. Bugün itibarıyla üçüncülük hedefi için, kazandığımız için son derece mutluyuz. Konyaspor, iyi bir takım. Bugün kazanmayı hak ettik. Harika goller oldu. Harika bir galibiyet oldu. Oyuncularımı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.
“Sorumluluk sahibi insanlar, sorumlu davranacaklar”
Abdullah Avcı, Trabzonsporlu futbolcuların golü bulduktan sonra oyunu soğutmaya çalıştığıyla ilgili soru üzerine, “Biraz evvel konuşmamın başında Abdullah hoca ve ekibi bu zamana kadar ki çok net bilmeniz lazım, oyun ve oyunun içinde kalıp, oyunu geliştirmek ve oyuncuyu geliştirmekle ilgili bir ifade kullandım. Bu süreç bundan sonra böyle devam edecek. Şöyle bir şey var. Bütün yaşanan olaylarla ilgili bunu söylüyorum ama bir hiçbir şekilde, bu bizde başlık veya manşet olmuyor. Futbolun bütün paydaşları; sizler, bizler, teknik adamlar, antrenörler, futbolcular, yöneticiler, başkanlar, dilimizi, üslubumuzu değiştirmediğimiz sürece kalbimizi, gönlümüzü de değiştiremeyeceğiz. Bu sorumluluk sahibi insanlar, sorumlu davranacaklar. Dillerimizi değiştirirlerse o zaman her şey daha güzel olacak. Bu oyunun, bu futbolun güzel ve geliştirmek ve iyileştirme yönü var. Her şartta futbol oynadık. Onun için ben bu tarafından bakıyorum. Bu bizim yaptığımız bir eylem değil. Bunu herkesin de bir şekilde destek olduğu, eylem midir denir, bir duruş mu denir ben o tarafıyla hiç ilgilenmedim. Bugün şöyle bakabilirim. Biraz evvel yayıncı kuruluşta söyledim. 17 gün sonra maç oynadık. 9 gün sonra bir maç daha oynayacağız. Bir futbol takımı için ritimler açısından, maç oynama açısından, oyundaki devamlılığı sağlamak açısından, sağlıklı bir durum değil. 26 günde iki maç. TFF, rica ediyorum, sezon başı planlamaları yaparken takvimler bunun üzerine dururlarsa bu son derece sağlıklı olur. Futbol, bizim için de, Konyaspor için de bir başkası için de doğru bir süreçtir. Şimdi 9 gün sonra bir maç daha oynarız kendi sahamızda. Dediğim gibi sorumluluk sahibi insanlar, dillerini, üsluplarını değiştirirlerse, bütün paydaşlar bu oyundan güzel faydalanabiliriz diye düşünüyorum” diye konuştu. – KONYA
]]>Ankara Devlet Tiyatrolarınca sahnelenen, rejisörlüğünü Ayşe Emel Mesci’nin üstlendiği, usta yazar Kemal Tahir’in Devlet Ana romanı tiyatro sahnesinde bu ay dünya prömiyerini yaptı. Devlet Ana oyunun biletleri 1 dakika içinde bitti ve bir rekora imza attı.
Ayşe Emel Mesci, oyunun ilk temsilini verdiği Cüneyt Gökçer Sahnesinde, AA muhabirine, romanın oyuna aktarılma süreci ve esere yönelik açıklamada bulundu.
Mesci, Devlet Tiyatroları sahnesinden 10 yıl uzak kaldığını ve yeniden eser üretmeye başladığı için mutlu olduğunu söyledi.
1970’lerde Kemal Tahir romanlarındaki Orta Asya kökenli, göçebe toplum düzeninin sıkça tartışıldığını belirten Mesci, “Bütün tarihçilerin, roman yazarlarının, politikacıların üzerinde durduğu romanlardı Kemal Tahir’in Devlet Ana, Kurt Kanunu ve Yorgun Savaşçı eserleri.” dedi.
Mesci, eserde Anadolu medeniyetleri üzerine gelen göçlerin kendi kültür mirasını taşıdığını ve şaman kökenli hikaye anlatıcılığının daha sonra semavi semahlara dönüşmesinin sahneye yansıdığını söyledi.
“Doğu operası ve Shakespearean bir anlayışla oyunu sahneledik”
Seyirci karşısına çıkarak ilk takdiri kazandıklarını belirten Mesci, “73 yaşındayım ve 58 yıldır sanatın içindeyim. Yıllardır Anadolu mitosları, destanları, seyirlik oyunları üzerine uzun zamandır çalışıyordum. Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü ikinci sınıf öğrencileri ile her yıl antik tiyatrolarda bir antik metni çalışıyoruz. Bu kazanımlarımı Devlet Ana’ya yansıttım. Bütün sanatların sentezinden çıkacak bir tiyatro anlayışım olduğu için doğu operası ve Shakespearean bir anlayışla oyunu sahneledik.” dedi.
Rejisör Mesci, şunları kaydetti:
“Tarihsel romanda hikayelerin kopmamasına önem verdik. 60 kişilik bir ekip oynuyor. Oyunda 27 tablo var ve bu sahneler 1290 ile 1300 yılı arasında geçiyor. Sıçramalı bir tarih akışı var. Bir sahne kös meydanı, diğer sahne Osman Bey’in obasında geçiyor. Bu sıçramalı akışı seyirciye aktarmak için her sahnenin kendi özgün çalışmasını yapmak gerekiyordu. Bunu doğru aktarabilmek için çok büyük mücadele verdim.”
“Kemal Tahir oyunu izleseydi ne düşünürdü ve 2024’ten bu romanı nasıl görürdü” diye zaman zaman düşündüğünü ifade eden Mesci, Kemal Tahir’in Devlet Ana’yı yazarken derinlemesine tarih okuyarak araştırma yaptığı dönemle, bugünün eş değer olmadığını söyledi.
Ayşe Emel Mesci, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Oyunda çok mert insanlarla karşı karşıyayız. Eser, Kuran-ı Kerim’in, Allah’ın son elçisi Hz. Muhammed’in söylediklerinin devamını, aynısını vurguluyor. Yani ‘Toprağın mülkiyeti Allah’ındır. Anadolu’da çok temel bir husus bu ilke. Oyunda kadın-erkek eşitliğini görüyoruz. Kadınların hepsi eşit bir şekilde düşmana karşı savaşıyorlar. Kadınlar aynı zamanda yiğit savaşçılar yetiştiriyor. Kayı boyu ve diğerlerinde ırk, dil ayrımı yok, Kemal Tahir bunu çok güzel işlemiş biz de sahneye yansıtmaya çalıştık. Tasavvufi açıdan bakıldığından insana değer veren ilkelerin olduğu, birbirine destek veren insanların ve çok iyi savaşçıların yetiştiği bir dönem ve iyi bir şekilde sahneye taşıdığımı düşünüyorum.”
Bu tarz büyük oyunların Devlet Tiyatroları haricinde yapılamayacağının altını çizen Mesci, DT’nin sorumlukları olduğunu, hem öğretici, eğitici hem de eğlenceli oyunları hakkıyla yapabildiğini söyledi.
“Devlet Tiyatroları olmasa bu ülkenin kültürü çok geri gider. Osmanlı’yı da, Cumhuriyeti de yeni ve yabancı yazarları sahneye taşıyorlar. Çok görevi var Devlet Tiyatrosunun. İzleyiciler, 3 saatlerini diziye vereceklerine gelip izlesinler.” diyen Mesci, faydalı ve doğru bir oyun çıkardıklarına inançlarının tam olduğunu kaydetti.
“Devlet Ana, Osmanlı Devletinin yönetimi biçiminin simgesi”
Devlet Ana’yı (Bacıbey) canlandıran oyuncu Mehtap Öztepe, Ayşe Emel Mesci’nin yönetmenliğiyle böylesine zor bir oyunun sahnelenmesinden çok mutlu olduklarını söyledi.
Öztepe, “Devlet Ana, Osmanlı Devleti’nin yönetimi biçiminin simgesi. Kadının sert karakteri, koruyuculuğu, anaçlığı, kadın olması, yönetim anlayışının göstergesi. Sert bir karakter, koruyucu ama kadın. Kadına saygı duyuluyor.” dedi.
Oyunda didaktik bir dil kullanıldığını ve şiirsel bir anlatımın kullanıldığını vurgulayan Öztepe, “Kemal Tahir’in bir eserini oynamak bizim için büyük mutluluk, seyircimizin de seveceğini düşünüyoruz.” dedi.
Ertuğrul, Osman ve Orhan Bey’in hikayesi
Osmanlı Devleti’nin ikinci padişahı Osman Bey’i canlandıran Kutay Sungar, kapalı ve yoğun bir prova süreci geçirdiklerini ama prömiyer ile gelen seyirci yorumlarının ekibe mutluluk verdiğini söyledi.
Kariyeri boyunca Genç Osman, IV. Murad’ı oynadığını ama Osman Bey karakterini oynamadığını, daha farklı olduğunu belirten Sungar, şunları kaydetti:
“Genç Osman’da Osman’ın hikayesi anlatılıyordu ama Devlet Ana’da sadece Osman Bey değil, bir boyun hikayesi anlatılıyor. Tek bir karakterin, kahramanın hikayesi değil ve dediğiniz gibi edebiyatımızın en önemli romanlarından birisi. Sonradan imparatorluğa dönüşecek ve ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına giden süreci getirecek tarihin ilk kısmını anlatıyoruz. Kemal Tahir’in 650 sayfalık romanın özünü sahneye aktarabildik diye düşünüyorum. Romanda olan ama sahnede olmayan bir şey var mı diye düşünüyorum ama her şeyi anlattık tiyatroyu baz aldığımızda.”
“Görkemli bir roman uyarlaması”
Hikayenin anlatıldığı dönemin bugüne göre daha zor yıllar olduğunu belirten Sungar, oyunun ilk sahnelerinde Osman Bey’in Ertuğrul Bey’in vekili olarak görüldüğünü ve çok büyük bir Ertuğrul Bey karakterinin sahnede yer aldığını söyledi.
Oyunun ortalarında önce bey sonra atalarına başkaldıran bir Osman Bey karakterini seyircinin izleyeceğini belirten Sungar, “Görkemli bir roman uyarlaması. Türk Dil Kurumu ödülü almış ve çok hoş bir Türkçesi olan bir roman Devlet Ana. Tarihe kurgusal da olsa objektif yaklaşan ve kültürümüzün, Osmanlı Devletinin kuruluş felsefesini anlatan bir oyun izleyecek seyircimiz. Ankaralı sanatseverleri oyunumuza bekliyoruz.” dedi.
Osman Özkan’ın romandan uyarladığı iki perdelik oyunda, dekor tasarımını Murat Gülmez, kostüm tasarımını Gazal Erten, ışık tasarımını Yakup Çıtak üstlendi.
Oyunun müziklerini usta müzisyen Tuluyhan Uğurlu’nun yaptığı, dramaturgisi Ali Berktay’a ait olan eser bugün, yarın, 2, 3, 4 Nisan’da Cüneyt Gökçer’de sanatseverlerle buluşacak.
]]>Yıldızoğlu’nun çocukları Sibel Aybar, Cihan Özyıldız, eski eşi Suna Yıldızoğlu ve yakınlarının yanı sıra pek çok ünlü oyuncu ve tiyatrocu camiye gelerek Yıldızoğlu’nu son yolculuğunda yalnız bırakmadı.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da cenaze namazına katılan isimler arasındaydı.
“BURADAN BİLE POZİTİF ENERJİ VERİYOR”

Kayhan Yıldızoğlu’nun eski eşi Suna Yıldızoğlu, “Biz sadece bir sanatçıyı kaybetmedik, çok önemli bir nesilden bir bireyi kaybettik.
Tek tek gidiyorlar ve onların yerini dolduracak kimseyi göremiyorum açıkçası. Konuştukça, onu anlatırken içim açılıyor açıkçası. Buradan bile pozitif enerji veriyor” dedi.
“YEŞİLÇAM, ONDAN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİ”
Kayhan Yıldızoğlu’nun Türk sinemasının çok değerli isimlerinden biri olduğunu ifade eden oyuncu Bekir Aksoy, “Biz Çiçek Taksi’de çok uzun yıllarca beraberdik.
Anlatılacak bir insan değil; bütün donanımıyla, oyunculuğuyla, zarafetiyle, karakteriyle, kişiliğiyle, dostluğuyla, ağabeyliğiyle, arkadaşlığıyla bize o kadar büyük değerler kattı ki.
Sadece bizim için geçerli bir şey değil; Yeşilçam, Türk dizileri, Türk tiyatrosu ondan çok şey öğrendi. Çok özel bir insandı” diye konuştu.
“HEM ÇOK İYİ BİR OYUNCU HEM ÇOK İYİ BİR İNSAN”
Yıldızoğlu’nu küçük yaşından itibaren tanıdığını söyleyen oyuncu Meltem Cumbul, “Kayhan Yıldızoğlu, hayatımda tanıdığım en nezaketli, en kibar, çok küçük yaşımdan itibaren tanıdığım bir kişi kendisi.
Eniştemin ve arkadaşımın ablası olması sebebiyle. Hem çok iyi bir oyuncu hem çok iyi bir insan. Hepimizin başı sağ olsun” şeklinde konuştu.
“ONDAN BİR ŞEYLER ÖĞRENMEYE ÇALIŞTIM”
Bir dönem Yıldızoğlu ile aynı yapımda rol alan oyuncu Gökhan Keser, “Başımız sağ olsun, üzgünüz. Türk sineması adına ve onu sevenler adına çok önemli bir isim, çok özel bir kalpti.
Benim aslında kendisiyle çok fazla birebir, karşılıklı sahnem yoktu ama ortak alanda vesaire hep sohbet ederdik. İçten, samimi ve tecrübelerini aktaran bir isimdi. Ondan bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Çok değerli bir isimdi” dedi.
“KÖTÜ ADAMI OYNADIĞI ZAMAN BİLE ONU SEVDİK”
Film Yapımcısı ve Senarist Birol Güven de Yıldızoğlu’nun çok önemli bir isim olduğunu belirterek, “Hepimizin Yeşilçam’a çok büyük borcu var. Orada müthiş karakterler tanıdık.
Kayhan Yıldızoğlu o kadar değişik, çeşitli, zengin karakterlerle çıktı ki karşımıza. Kötü adamı oynadığı zaman bile onu sevdik. Çok sıcak, çok müthiş bir oyuncuydu. Mekanı cennet olsun” diye konuştu.
“İLK OYUNUM ONUNLAYDI, SON OYUNU DA YİNE BİRLİKTE OYNADIK”
Oyuncu ve tiyatrocu Müjdat Gezen ise, “1960’ta şehir tiyatrosunda tanıştık. O gün bugün devam etti, son oyununu benim tiyatromda oynadı. Çok alkış alıyordu, çok beğeniliyordu. Çok iyi bir oyuncuydu.
Beraber bir sürü filmimiz, bir sürü tiyatro oyunumuz var. İlk oyunum onunlaydı, son oyunu da yine birlikte oynadık. Böyle bir günde, Ramazan’ın ilk günü, demek ki tanrı onu seviyormuş ki yanına almış” şeklinde konuştu.
90 yaşında hayatını kaybeden Tiyatrocu ve Oyuncu Kayhan Yıldızoğlu, Levent Afet Yolal Camii’nde kılınan namazından ardından Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.
]]>Spider-Man 2, dokuz adaylıkla DICE ödüllerinde lider
1998’de başlayan ve prestijli bir ödül töreni olan DICE, ödül adaylarını 10 Ocak’ta açıklarken, Spider-Man 2 sekiz, Alan Wake 2 ve Baldur’s Gate 3 ise yedi adaylıkla liderliği paylaştı. COCOON, Yılın Oyunu kategorisinde yukarıda bahsedilen oyunlara ve The Legend of Zelda: Tears of the Kingdom’a katılarak bir diğer öne çıkan oyun oldu.

Adayların tam listesi aşağıda yer alıyor:
En iyi animasyon
Final Fantasy XVI
Hi-Fi RUSH
Marvel’s Spider-Man 2
Mortal Kombat 1
Super Mario Bros. Wonder
En iyi sanat yönetimi
Alan Wake 2
Hogwarts Legacy
Marvel’s Spider-Man 2
Star Wars Jedi: Survivor
Starfield
PlayStation Plus yıla hızlı başladı! 14 oyun alıyor
En iyi karakter
Alan Wake 2 – Saga Anderson
Baldur’s Gate 3 – Astarion
Baldur’s Gate 3 – Karlach
Marvel’s Spider-Man 2 – Miles Morales
Thirsty Suitors – Jala
En iyi müzik
Alan Wake 2
Diablo IV
Marvel’s Spider-Man 2
Planet of Lana
Star Wars Jedi: Survivor
En iyi ses tasarımı
Alan Wake 2
COCOON
Hi-Fi RUSH
Marvel’s Spider-Man 2
Star Wars Jedi: Survivor
En iyi hikaye
Alan Wake 2
Baldur’s Gate 3
DAVE THE DIVER
Thirsty Suitors
Venba
En iyi oynanış mekaniği
Alan Wake 2
Marvel’s Spider-Man 2
Hogwarts Legacy
THE FINALS
The Legend of Zelda: Tears of the Kingdom
Yılın aksiyon oyunu
ARMORED CORE VI FIRES OF RUBICON
Dead Space
Hi-Fi RUSH
Marvel’s Spider-Man 2
Remnant II
Yılın macera oyunu
Alan Wake 2
COCOON
DAVE THE DIVER
Star Wars Jedi: Survivor
The Legend of Zelda: Tears of the Kingdom
PlayStation 5 DualSense V2 ortaya çıktı!
Yılın aile oyunu
Disney Illusion Island
Fae Farm
Hello Kitty Island Adventure
Midnight Girl
Super Mario Bros. Wonder
Yılın dövüş oyunu
Granblue Fantasy Versus: Rising
Mortal Kombat 1
Nickelodeon All-Star Brawl 2
Pocket Bravery
Street Fighter 6
Yılın yarış oyunu
F-ZERO 99
Forza Motorsport
Hot Wheels Unleashed 2 – Turbocharged
LEGO 2K Drive
Yılın rol yapma oyunu
Baldur’s Gate 3
Cyberpunk 2077: Phantom Liberty
Diablo IV
Final Fantasy XVI
Starfield
Yılın spor oyunu
EA SPORTS FC 24
MLB The Show
23
WWE 2K23
Yılın strateji/simülasyon oyunu
Against the Storm
Cobalt Core
Dune: Spice Wars
The Last Spell
Wartales
Yılın sürükleyici gerçeklik oyunu
Asgard’s Wrath 2
Assassin’s Creed Nexus VR
Horizon: Call of the Mountain
Vampire: The Masquerade – Justice
Vertigo 2
Yılın bağımsız oyunu
COCOON
DREDGE
El Paso, Elsewhere
Thirsty Suitors
Venba
Yılın mobil oyunu
Gubbins
Hello Kitty Island Adventure
Honkai: Star Rail
Terra Nil
WHAT THE CAR?
Yılın çevrimiçi oyunu
Call of Duty: Modern Warfare III
Diablo IV
Omega Strikers
Street Fighter 6
THE FINALS
En iyi oyun tasarımı
Baldur’s Gate 3
COCOON
DAVE THE DIVER
Super Mario Bros. Wonder
The Legend of Zelda: Tears of the Kingdom
En iyi oyun yönetmeni
Baldur’s Gate 3
COCOON
Marvel’s Spider-Man 2
Super Mario Bros. Wonder
The Legend of Zelda: Tears of the Kingdom
Yılın oyunu
Alan Wake 2
Baldur’s Gate 3
COCOON
Marvel’s Spider-Man 2
The Legend of Zelda: Tears of the Kingdom
]]>