Von der Leyen’ın altı yardımcısından biri olacak olan Fitto’nun, AB’nin mevcut bütçesinin yaklaşık üçte birini oluşturan milyarlarca euroluk bölgesel destek fonlarının dağıtımından sorumlu olması bekleniyor. Yardımlardan özellikle İtalya’nın güneyi gibi daha yoksul bölgeler faydalanıyor.
Fitto’nun bu kilit göreve getirilmesi kimi siyasilerin tepkisini çekerken Macaristan Başbakanı Viktor Orban, bu adımdan duyduğu duyduğu memnuniyeti ifade ederek siyasetçiyi “harika bir adam” olarak nitelendirdi.
Parlamento Fitto’ya tepkili
Avrupa Parlamentosu’ndaki merkez-sol grup ise karara tepkili. Liberallerin başkanı Valérie Hayer Fitto’nun bu önemli pozisyona getirilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade ederken Yeşiller ve Sosyal Demokratlar da eleştirilerini dile getirdi. Yeşiller Eş Başkanı Terry Reintke, Von der Leyen’ın Temmuz’da Yeşiller’in oyları sayesinde yeniden seçildiğini hatırlatan Reintke, İtalya’nın bir AB Komiseri hakkı olduğunu kabul etmekle birlikte, Von der Leyen’in “merkezde kalması ve aniden sağa kaymaması” gerektiğini savundu.
Avrupa Sosyal Demokrat Partisi Başkanı René Repasi ise, Başbakan Meloni’nin Von der Leyen’e karşı oy kullanmasına rağmen bir İtalyan’ı yardımcısı yapmasının, Alman siyasetçinin güvenilirliğini zedelediğini savundu.
Fitto’ya yönelik eleştiriler nedeniyle yeni Komisyon’un göreve başlamasının 1 Aralık’ı bulabileceği belirtiliyor. Karar sürecine dahil olma yetkisi bulunan parlamentodaki milletvekilleri, komisyon üyelerinin yeterliliklerini değerlendirerek ardından yeni komisyonu bütünüyle oylama sürecine tabi tutuyor. Geçmişte parlamenterler birkaç kez istenmeyen adayların listeden çıkarılmasını sağlamıştı.
Macron’un son dakika adayı Séjourné
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yakın müttefiki ve mevcut Dışişleri Bakanı Stéphane Séjourné, Von der Leyen’in birinci derecede yardımcı başkanlarından biri olarak görev yapacak bir diğer isim oldu. Macron, Pazartesi günü yaptığı son dakika değişikliğiyle Séjourné’i aday göstermişti. Avrupa iç pazarından ve AB’nin sanayi politikalarından sorumlu olacak olan siyasetçinin selefi Thierry Breton, Von der Leyen ile yaşadığı anlaşmazlıklar sonucu görevinden ayrılmıştı.
Ribera’nın yeni görevi: Nükleer enerji konusunda çıkmaza girilir mi?
Mevcut İspanyol Çevre Bakanı Teresa Ribera, AB’nin iklim hedeflerinin uygulanmasından sorumlu olacak. Sosyal Demokrat siyasetçi yeni iklim yasalarından sorumlu olan muhafazakar Hollandalı Wopke Hoekstra ile iş birliği yapmak zorunda kalacak. Bu iki isim arasında özellikle nükleer enerji konusunda anlaşmazlık yaşanabileceği belirtiliyor. Ribera ayrıca AB Komisyonu’nun rekabet politikalarını yönetecek.
Orban’a yakınlığıyla bilinen Varhelyi yeniden aynı görevde
Macaristan Cumhurbaşkanı Viktor Orban’a yakın bir isim olan Oliver Varhelyi, son beş yıl içinde Genişlemesinden Sorumlu AB Komiseri olarak bir dizi düşman edinmiş durumda.
Önümüzdeki dönemde de bu görevi üstlenecek olan Varhelyi’ye Ukrayna’nın üyelik çabalarını geciktirdiği yönünde suçlamalar yöneltilmişti. Varhelyi’nin Avrupa Parlamentosu önündeki duruşmasının, AB milletvekillerine açık mikrofonla “aptal” diyerek hakaret etmesi nedeniyle zorlu geçmesi bekleniyor.
Eski Estonya Başbakanı Kallas, Josep Borrell’in halefi oldu
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi olarak ise Josep Borrell’den görevi Estonya Başbakanı Kaja Kallas devralacak. AB’ye üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları geçen Temmuz ayında 47 yaşındaki liberal politikacıyı bu görev için aday göstermişti. Birlik içinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşı en sert tavrı takınan isimlerden biri olan Kallas, aynı zamanda Ukrayna’nın da en büyük destekçilerinden biri olarak tanınıyor.
AFP/ SÖ,ET
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kartal, İngiltere Parlamento Binası’nda defile gerçekleştiren ilk tasarımcı olarak moda tarihine geçti. Ayrıca, “Make a Wish”, “Boot Out Breast Cancer” ve David Beckham’ın kurduğu “Kirsty Club” gibi önemli derneklerle iş birliklerine imza atarak sosyal sorumluluk projelerinde de aktif rol oynadı. 2019 yılında Türkiye’de yaşayan Suriyeli sığınmacı kadınlarla beraber tasarladığı koleksiyonunu Londra Moda Haftası’nda sundu. Aynı yıl, III. Sultan Selim’in İngiliz Amiral Nelson’a armağan ettiği elmas çelenkten ilham alarak hazırladığı 2019 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu, büyük ilgi gördü.
Kartal, İngiltere’de sağlık profesyonellerini desteklemek için düzenlenen “Styled with Thanks” bağış kampanyasında yer alan tek Türk moda tasarımcısı olarak tanınıyor. Lady Gaga, Kylie Minogue, Bebe Rexha gibi ünlü isimlerle çalışan Kartal, Manchester Moda Festivali’nde ‘İngiltere’nin En İyi Moda Tasarımcısı’ ödülünü kazandı ve Bolton Council tarafından “Onur Ödülü”ne layık görüldü.
Bunun yanı sıra, Birleşik Krallık’ın 15 yardım kuruluşunu çatısı altında toplayan Afetler Acil Durum Komitesi ile iş birliği yaparak Türkiye’deki depremzedeler için özel bir tişört tasarladı ve 100 milyon sterlinlik bağış toplanmasına öncülük etti. 2021 yılında ise The Royal Ascot’un ilk Türk Moda Kurulu Başkanı olarak seçilen Kartal, bu görevini sürdürürken genç moda öğrencilerine de ilham veriyor. Ayrıca, İngiltere Parlamentosu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde seçilen “100 Güçlü Kadın” listesinde yer aldı.
Zeynep Kartal, eşi Hamit Özçelik ile birlikte iki çocuk yetiştiriyor. Oğulları Emre Özçelik, Londra Kings College’da diş hekimliği eğitimi alırken, Berke Özçelik ise Manchester’da elektrik elektronik mühendisliği bölümünde eğitimine devam ediyor.
Türk tasarımcının kariyerindeki başarılar ve sosyal sorumluluk alanındaki katkıları, moda dünyasında iz bırakmaya devam ediyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİFLİS – Gürcistan’da geçtiğimiz yıl gösterilere yol açan “Yabancı Etkinin Şeffaflığı” yasa tasarısına yönelik protestolar devam ederken, parlamento önünde akşam saatlerinde düzenlenen gösteride 14 kişi gözaltına alındı.
Gürcistan’da ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı ve sivil toplum kuruluşlarını bastıracağı gerekçesiyle geçtiğimiz yıl büyük tepki çeken “Yabancı Etkinin Şeffaflığı” yasa tasarısına yönelik protestolar devam ediyor. Başkent Tiflis’teki parlamento binası önünde akşam saatlerinde bir araya gelen binlerce kişi, tartışmalı yasanın yeniden parlamentoya sunulmasına tepki gösterdi. Gösterinin ilerleyen dakikalarında protestocular ile polis arasında arbede çıktı.
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, çıkan olaylarda 1 polisin yaralandığı ve 14 göstericinin gözaltına alındığı aktarıldı. Açıklamada, “Kolluk kuvvetleri, eylemi düzenleyenlere ve katılımcılara İçişleri Bakanlığı temsilcilerinin yasal gerekliliklerine uymaları, özgür toplanma ve ifade özgürlüğünün yasal sınırlarını aşmamaları, eylemin katılımcılarına ise defalarca çağrıda bulundu. Yasal gereklilikler dikkate alınarak kamu düzeninin bozulması, kolluk kuvvetlerine direnme ve sözlü tacizde bulunmaları nedeniyle 14 kişi gözaltına alındı” ifadeleri kullanıldı.
Gürcistan parlamentosunda yumruklu kavga
Yasa tasarısını sunan iktidardaki Gürcü Hayali Partisi’nin parlamento çoğunluğu lideri Mamuka Mdinaradze, tasarı hakkında konuşma yaptığı sırada muhalefetteki Vatandaşlar Partisi Milletvekili Aleko Elisaşvili’nin saldırısına uğramıştı. Yasanın Rusya’yla bağlantısı olmadığını savunan Mdinaradze’ye hakaret eden Elisaşvili, sözlü saldırısına yumrukla devam etmişti. Elisaşvili’nin yumruklu saldırısının ardından iktidar ve muhalefetteki milletvekilleri de birbirine girmişti. Bazı milletvekillerinin hafif yaralandığı olayda, Hukuk Komitesi’ndeki görüşmelere kısa bir ara verilmişti.
“Yabancı Etkilerin Şeffaflığı” yasa tasarısı
Gürcistan’da iktidara yakın Halkın Gücü Partisi’nin “Yabancı Etkinin Şeffaflığı” yasa tasarısını Mart 2023’te parlamentoya sunmasının ardından protestolar başlamıştı. Protestocuların “Rus yasası” olarak nitelendirdiği yasa tasarısına göre yıllık finansmanlarının yüzde 20’sinden fazlasını yurt dışından alan sivil toplum ve medya kuruluşları, her yılın ocak ayında kendilerini “yabancı ajan” olarak kaydettirmek zorunda kalacak. Kaydı yapmayanlar 25 bin lari (yaklaşık 300 bin lira) para cezasına çarptırılacak. Yasanın kabul edilmesinin Gürcistan’da basın özgürlüğünü kısıtlayacağı, sivil toplum kuruluşlarını bastıracağı ve ülkenin Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecine zarar vereceği belirtiliyor. Göstericiler ve muhalefet partileri, yasa tasarısının Rusya’daki “Yabancı Ajanlar Yasası”na benzediğini ifade ediyor. Ayrıca ABD, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de söz konusu yasaya tepki gösteriyor.
İktidardaki Gürcü Hayali Partisi, ülkedeki şiddetli protestoların ardından 9 Mart 2023’te yasa tasarısının geri çekildiğini açıklamıştı. Söz konusu yasa tasarısı bu yıl 8 Nisan tarihinde yeniden parlamentoya sunuldu.
“Kuruluşların finansmanı şeffaf değil”
İktidardaki Gürcü Hayali Partisi’nin parlamento çoğunluğu lideri Mamuka Mdinaradze, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada ülkesinde faaliyet gösteren STK’ların finansmanının yüzde 90’ından fazlasının şeffaf olmadığını ifade ederek, uluslararası kuruluşların Gürcistan’daki STK ve basın kuruluşlarına sağladıkları finansman hakkında şeffaf bilgi alınmasının imkansız olduğunu belirtmişti.
Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişivili ise yasa tasarısının Rusya’nın talimatıyla hazırlandığını belirterek, hükümeti ülkenin AB ile entegrasyonunu “sabote etmekle” suçladı.
]]>Gürcistan’da ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı ve sivil toplum kuruluşlarını bastıracağı gerekçesiyle geçtiğimiz yıl büyük tepki çeken “Yabancı Etkinin Şeffaflığı” yasa tasarısına yönelik protestolar devam ediyor. Başkent Tiflis’teki parlamento binası önünde akşam saatlerinde bir araya gelen binlerce kişi, tartışmalı yasanın yeniden parlamentoya sunulmasına tepki gösterdi. Gösterinin ilerleyen dakikalarında protestocular ile polis arasında arbede çıktı.
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, çıkan olaylarda 1 polisin yaralandığı ve 14 göstericinin gözaltına alındığı aktarıldı. Açıklamada, “Kolluk kuvvetleri, eylemi düzenleyenlere ve katılımcılara İçişleri Bakanlığı temsilcilerinin yasal gerekliliklerine uymaları, özgür toplanma ve ifade özgürlüğünün yasal sınırlarını aşmamaları, eylemin katılımcılarına ise defalarca çağrıda bulundu. Yasal gereklilikler dikkate alınarak kamu düzeninin bozulması, kolluk kuvvetlerine direnme ve sözlü tacizde bulunmaları nedeniyle 14 kişi gözaltına alındı” ifadeleri kullanıldı.
Gürcistan parlamentosunda yumruklu kavga
Yasa tasarısını sunan iktidardaki Gürcü Hayali Partisi’nin parlamento çoğunluğu lideri Mamuka Mdinaradze, tasarı hakkında konuşma yaptığı sırada muhalefetteki Vatandaşlar Partisi Milletvekili Aleko Elisaşvili’nin saldırısına uğramıştı. Yasanın Rusya’yla bağlantısı olmadığını savunan Mdinaradze’ye hakaret eden Elisaşvili, sözlü saldırısına yumrukla devam etmişti. Elisaşvili’nin yumruklu saldırısının ardından iktidar ve muhalefetteki milletvekilleri de birbirine girmişti. Bazı milletvekillerinin hafif yaralandığı olayda, Hukuk Komitesi’ndeki görüşmelere kısa bir ara verilmişti.
“Yabancı Etkilerin Şeffaflığı” yasa tasarısı
Gürcistan’da iktidara yakın Halkın Gücü Partisi’nin “Yabancı Etkinin Şeffaflığı” yasa tasarısını Mart 2023’te parlamentoya sunmasının ardından protestolar başlamıştı. Protestocuların “Rus yasası” olarak nitelendirdiği yasa tasarısına göre yıllık finansmanlarının yüzde 20’sinden fazlasını yurt dışından alan sivil toplum ve medya kuruluşları, her yılın ocak ayında kendilerini “yabancı ajan” olarak kaydettirmek zorunda kalacak. Kaydı yapmayanlar 25 bin lari (yaklaşık 300 bin lira) para cezasına çarptırılacak. Yasanın kabul edilmesinin Gürcistan’da basın özgürlüğünü kısıtlayacağı, sivil toplum kuruluşlarını bastıracağı ve ülkenin Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecine zarar vereceği belirtiliyor. Göstericiler ve muhalefet partileri, yasa tasarısının Rusya’daki “Yabancı Ajanlar Yasası”na benzediğini ifade ediyor. Ayrıca ABD, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de söz konusu yasaya tepki gösteriyor.
İktidardaki Gürcü Hayali Partisi, ülkedeki şiddetli protestoların ardından 9 Mart 2023’te yasa tasarısının geri çekildiğini açıklamıştı. Söz konusu yasa tasarısı bu yıl 8 Nisan tarihinde yeniden parlamentoya sunuldu.
“Kuruluşların finansmanı şeffaf değil”
İktidardaki Gürcü Hayali Partisi’nin parlamento çoğunluğu lideri Mamuka Mdinaradze, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada ülkesinde faaliyet gösteren STK’ların finansmanının yüzde 90’ından fazlasının şeffaf olmadığını ifade ederek, uluslararası kuruluşların Gürcistan’daki STK ve basın kuruluşlarına sağladıkları finansman hakkında şeffaf bilgi alınmasının imkansız olduğunu belirtmişti.
Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişivili ise yasa tasarısının Rusya’nın talimatıyla hazırlandığını belirterek, hükümeti ülkenin AB ile entegrasyonunu “sabote etmekle” suçladı. – TİFLİS
]]>İktidardaki Gürcü Hayali Partisi, “yabancı etkinin şeffaflığı” konulu yasa tasarısını Parlamento Bürosu oturumunda sundu.
Parlamento binasının arka giriş kapısında toplanan bir grup vatandaş, hükümetin kararına tepki gösterdi.
Çoğu genç ve üniversite öğrencisinin bulunduğu gösteriye katılanlar, geçen yıl söz konusu yasa tasarısının parlamentoya sunulması nedeniyle Tiflis’te protesto gösterilerinin düzenlendiğini hatırlattı.
Göstericiler, geçen yıl hükümetin geri çektiği söz konusu yasa tasarısını farklı başlık ama aynı içerikle tekrar parlamentoya sunmasına karşı çıktıklarını belirtti.
Ellerinde Gürcistan ile Avrupa Birliği (AB) bayrakları ve yasa tasarısı karşıtı pankartları taşıyan göstericiler, “Rus yasasına hayır” sloganları attı.
Gürcistan’ın AB ile entegrasyonu sürecinin devam ettiğini hatırlatan göstericiler, hükümetin hazırladığı yasa tasarısının, ülkenin Avrupa geleceğine tehdit oluşturduğunu savundu.
Söz konusu yasa tasarısının, Parlamento Hukuk Komitesi’nde 12 Nisan’da görüşülmesini beklediklerini aktaran göstericiler, aynı gün tekrar protesto gösterisi için toplanacaklarını bildirdi.
Yasa tasarısında “yabancı bir gücün çıkarlarını gözeten organizasyon” tanımı kullanılacak
Gürcistan’da iktidardaki Gürcü Hayali Partisi’nin parlamento çoğunluğu lideri Mamuka Mdinaradze, geçen hafta yaptığı açıklamada, “yabancı etkinin şeffaflığı” konulu yasa tasarısının yeniden parlamentoya sunulması kararını verdiklerini bildirmişti.
Ülkesinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının finansmanının yüzde 90’ından fazlasının şeffaf olmadığını savunan Mdinaradze, uluslararası mali kuruluşların Gürcistan’daki STK ve medya gibi kurumlara sağladıkları finansman hakkında şeffaf bilgi alınmasının imkansız olduğunu belirtmişti.
Geçen yıl, bu yasa tasarısını parlamentoya sunduklarını hatırlatan Mdinaradze, bazı siyasi güçlerin ve STK’lerin toplumu kışkırtmaya çalıştığını, Tiflis’te gösterilerin düzenlendiğini söylemişti.
Yasa tasarısı içeriğinin aynı olduğunu dile getiren Mdinaradze, sadece daha önce içindeki “yabancı etki ajanı” yerine “yabancı bir gücün çıkarlarını gözeten organizasyon” tanımının kullanılacağını aktarmıştı.
Tasarıyla ilgili açıklama yapan Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, hükümet olarak şeffaf çalıştıklarını kaydederek, herkesi de açık ve şeffaf davranmaya davet etmişti.
Ülkesinin, AB ile entegrasyon sürecinde kararlı şekilde ilerlemeye devam ettiğini vurgulayan Kobakhidze, Gürcistan’daki STK’lerin de “artık şeffaf şekilde faaliyet göstermeleri gerektiğini” söylemişti.
Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişivili ise iktidar partisinin hazırladığı yasa tasarısını bir “Rus yasası” olarak nitelendirdi ve hükümeti, ülkenin AB ile entegrasyonunu “sabote etmekle” suçlamıştı.
Geçen yıl gösterilere neden olmuştu
Gürcistan’da iktidardaki Gürcü Hayali Partisi, “yabancı etkinin şeffaflığı” yasa tasarısını ilk olarak Mart 2023’te parlamentoya sunmuştu.
Tasarı, fonlarının yüzde 20’sinden fazlasını yurt dışından alan Gürcü kuruluşların “yabancı ajan” olarak kaydolmalarını veya para cezalarıyla karşı karşıya kalmalarını öngörüyordu.
Muhalifler ve Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, yasa tasarısının Rusya’nın talimatıyla hazırlandığını ileri sürerek, iptal edilmesini istemişti.
Muhalifler, tasarının iptal edilmesi için gösteriler başlatırken, parlamentoda milletvekilleri arasında kavgalar çıkmış, Tiflis sokaklarında ise gösteriler düzenlenmişti.
Protesto gösterilerinin büyümesi üzerine iktidardaki Gürcü Hayali Partisi, parlamentoda ön onay alan yasa tasarısını geri çekmişti.
]]>