Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nden 1986 yılında mezun olduktan sonra bir süre Nevşehir’de ilaç mümessilli olarak çalışan Karahan, daha sonra iş hayatına patates üretimi yapan firmalarda devam etti.
Sektörde beş yılda edindiği deneyimle kendi firmasını kurarak patates üretimine yönelen Karahan, 1990’lı yıllarda patates tohumundaki dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için çalışma başlattı.
Karahan, 2000 yılında borçla kurduğu Doğa Tohumculuk Doku Kültür Laboratuvarı’nda 15 kişilik ekibiyle bugüne kadar “Zirve”, “Doruk”, “Kutup”, “Bahar”, “Kaya”, “Volkan”, “Ayaz”, “Yediveren”, “Yaprak”, “Yankı”, “Yaldız”, “Maden”, “Kafkas”, “Altay”, “Aydos”, “Petek”, “İlkmor”, “Bulut”, “Ses”, “Turaç”, Taş”, “Yakut” ve “Deniz” adlı 23 yerli tohum çeşidini Türk tarımına kazandırdı.
“Başarıya ulaşmamız 22 yılı buldu”
Karahan, AA muhabirine, patates üretimine başladığı dönemde yurt dışından getirilen tohumların arazilerde hastalık oluşturduğunu, Avrupa firmalarının Türkiye’ye kaliteli tohum göndermemek için çaba gösterdiğine şahit olduğunu söyledi.
Yerli ve dayanıklı tohum çeşitleriyle ilgili çalışmasına Hollanda’daki bir tohum firması yetkilisiyle aralarında geçen konuşmanın ardından başladığını anlatan Karahan, şöyle konuştu:
“Patates üretim maliyetinin yüzde 35’lik kısmını tohum oluşturuyor. O dönem tohum yurt dışından geliyordu ve kalitesi çok düşüktü. Hastalıklı tohum geliyordu. Nevşehir ve Niğde’deki arazilerde patates siğili hastalıkları o dönem yurt dışından tohumla birlikte geldi. Distribütörü olduğum yabancı firmaya, ‘Biz size çok büyük para ödüyoruz fakat bize çok kötü tohum gönderiyorsunuz. Biz daha iyi para verelim, iyi tohum gönderin’ dedim. O da bana ‘iyi tohumu git Mars’tan al’ dedi. 2000 yılında yaşanan bu görüşme bizi ateşledi. İlk laboratuvarı kurduk. Yaklaşık 5 yıl mesafe alamadık. Doku kültüründe bitki çoğaltıyoruz ama yüzde 80’e kadar küflenme oluyor, çürüyordu. Daha sonra yurt dışından uzman getirdik. Onlarla devam ettik. Sil baştan laboratuvarı değiştirdik. Sonuçta başarıya ulaşmamız 22 yılı buldu.”
Karahan, patatesin ülkeler için buğday kadar stratejik bir bitki olduğunu, yurt dışından gelen niteliksiz tohumlar nedeniyle Türkiye’deki bazı arazilerde uzun yıllar sürecek hastalıklar oluştuğunu söyledi.
Virüslere karşı dayanıklı tohum üretmek için uzun yıllar büyük uğraşlar verdiklerini dile getiren Karahan, “Ürettiğimiz çeşitlerin yüzde 90’ı virüse dayanıklıdır. Bu bölgedeki (Nevşehir) araziler patates siğili nedeniyle 39 yıl karantinaya alınmış. Buraya merhem olalım, uygun bir çeşit geliştirelim dedik. Bu hastalığın ilaçlı tedavisi yok, tek çare dayanıklı çeşit yapmak. ‘Kafkas’ adlı çeşit yaptık. Dünyanın en verimli ve yüzde 100 dayanıklı bir tohum türü oldu.” dedi.
Karahan, tohum geliştirme çalışmasına başladığında yeterli maddi imkana sahip olmadığını, süreç boyunca birçok kez iflasla karşı karşıya kaldığını ancak yılmadığını kaydetti.
Azim ve kararlılıkla sürdürdükleri laboratuvar çalışmalarının meyvelerini birkaç yıldır topladığını, Türkiye’nin patates tohumu üretiminde önemli ülkelerden biri konumuna yükseldiğini belirten Karahan, şunları kaydetti:
“Ben bu işe 2000 dolarla başladım. Nevşehir’de 28 banka vardı hepsiyle çalışıyordum. Faiz ne kadar diye hiç sormuyordum. Yeter ki kredi versin. Bu çeşitleri geliştirmek beni 4-5 kez iflas noktasına getirdi ama yine de bırakmadık. Çok sıkıntı çektik ve gelinen noktada muazzam bir ekip oluştu. 2030 yılında üretimimiz 100 bin tona çıkacak. Yapacağım tek şey, seralarımızı genişleteceğiz. Patates tohumu üreten dünyadaki 5 ülkeden biri olduk, 100 bin tonu aştığımızda söz sahibi iyi bir oyuncu olacağız.”
AB’den tescil alınan çeşitler var
Laboratuvarın genel müdürü Mete Kaan Bülbül de uzun yıllar verdikleri mücadele sonunda ilk yerli tohum tescillerinin 2018’de gerçekleştirildiğini anlattı.
Şu an 20 tescilli tohum çeşidinin bulunduğunu, 3’ünün de tescil sürecinin devam ettiğini belirten Bülbül, “Asıl hedefimiz Avrupa’ya tohum satmak. Elimizdeki en iyi çeşitler olan Kafkas, Bahar, Yankı ve Yaprak türleri Avrupa’da da tescillendi. Yıllık yaklaşık 40 bin ton üretimiz bulunmaktadır. Geçen yıl Avrupa’ya 4 bin ton tohum satışımız oldu, bu yıl da 10 bin ton hedeflemekteyiz.” ifadelerini kullandı.
]]>Nevşehir’in Gülşehir ilçesinde kayadan oyma doğal soğuk hava deposunda incelemede bulunan Yumaklı, dünyada farklı doğal depolama örnekleri bulunduğunu ancak kenttekilerin çok özel olduğunu dile getirdi.
Yumaklı, bu depolarda hem havalandırma hem de diğer hususlar için herhangi bir enerji harcamaya gerek kalmadan başta patates olmak üzere farklı ürünlerin depolanabildiğini belirtti.
Türkiye’de 5,7 milyon tonluk patates üretimi olduğunu aktaran Yumaklı, “Nevşehir, patates üretiminde Türkiye’de sekizinci sırada. Patates üretiminde kullanılan tohumların tamamı sertifikalı tohum. Bu, verimlilik açısından son derece önemli. Dünyadaki örneklerinden verimlilik açısından yaklaşık yüzde 80’e yakın daha fazla verim alınması söz konusu.” diye konuştu.
Türkiye’nin tohumculukta dünyada söz sahibi ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:
“Türkiye, ilk 10 ülke arasındadır. Türkiye’de üretimde kullanmış olduğumuz tohumların yüzde 97’si bu ülkenin topraklarında üretilmektedir. Bizim tohum açısından ya da bitkisel üretim açısından herhangi bir problemimiz yok. Ancak bazı ürünler var ki bunların tohumlarıyla alakalı henüz istediğimiz seviyede değiliz. Bunlardan bir tanesi de patates tohumu. Ancak bu konuda gerçekten işletmelerimiz, firmalarımız Ar-Ge yaparak patatesteki tohum üretiminde şu anda yaklaşık yüzde 10-15’ler civarındayız. Yüzde 50-60’lara çıkarmakla ilgili ciddi bir çaba var. İçinde bulunduğumuz bu alan, yaklaşık 100 bin tonluk patatesin depolanması için gerekli potansiyele sahip.”
Bazı ürünler sembolleştirilerek bunların üzerinden siyaset yapıldığını vurgulayan Yumaklı, şöyle devam etti:
“Her zaman söylediğim gibi gıda ile alakalı konular, siyaset malzemesi yapılmamalı. Çünkü bu üreticiye de haksızlık, bu oluşan ortamdan olumsuz etkilenen tüketiciye de haksızlık. Geçtiğimiz yıllarda soğan ve patates konusunda maalesef bizim ülkemizde hakikaten çok kısa bir dönemi belki de 3-5 günlük ya da bir haftalık bir dönemi sanki o üretim yılının tamamında varmış gibi lanse etmekle alakalı maalesef gündemimiz oldu. Bu konunun tekrar altını çizmek istiyorum, sadece Nevşehir’de şu anda ki sezonun yeni ürünlerinin çıkmasına doğru gidiyoruz, sezonun toplamında şu anda Nevşehir’de 660 bin tonluk patates stoku var. Bunun 100 bin ton civarındaki kısmını eğer tohum olarak düşünürsek 500 bin tonluk sadece Nevşehir’de bir stok söz konusu.”
Diğer illerin depolarında da yeteri kadar ürün olduğunu belirten Yumaklı, “Türkiye, bazı ürünlerin üretimi konusunda kendi ihtiyaçları için ve ülkeye gelen turistlerin ihtiyacını karşılama anlamında yeterli. Yeterli olamadığımız kısımlar için de bunları yüzde 100’e tamamlamak için çok yoğun bir çaba var. O yüzden ben buradan başta patates üreticileri olmak üzere bu ülkenin gıda arz güvenliğine katkıda bulunan bütün üreticilere teşekkür ediyorum. Bu dönemde artık hepimiz de biliyoruz ki ne patatesle alakalı ne de soğanla alakalı aldığımız tedbirler neticesinde herhangi bir spekülasyon söz konusu değil, olmayacaktır da, olmaması için biz hükümet olarak her şeyi yapacağız.” diye konuştu.
Hem üretici hem de tüketici için haksızlık olan bu duruma hiçbir şekilde göz yummayacaklarını kaydeden Yumaklı, tüm ürünlerde haksız ortam oluşmasını engelleyeceklerini, bu konuda Ticaret Bakanlığıyla koordineli çalıştıklarını aktardı.
Türkiye’nin gıda arz güvenliğiyle alakalı bir sorununun olmadığını dile getiren Yumaklı, “Fiyat hareketlerini gıda arz güvenliği üzerinden tanımlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara da yani tüketicinin zararına olacak eylemlere de hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz. Bu konuda hem bizler Tarım ve Orman Bakanlığı hem de Ticaret Bakanlığı son derece kararlıyız.” dedi.
Açıklamasının ardından depodaki yetkililerden bilgi alan Yumaklı, burada çalışan işçilerle sohbet etti ve patates ayıkladı.
]]>Bakan Yumaklı bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Nevşehir’de doğal soğuk hava deposunda incelemede bulundu. Bakan Yumaklı burada yaptığı açıklamada; an itibariyle Nevşehir’de 660 bin ton patatesin bulunduğunu belirtti. Bakan Yumaklı konuşmasına şöyle devam etti:
“Bugün Nevşehir’de bulunan doğal depolama alanlarından bir tanesindeyiz. Dünyada faktör örnekleri belki vardır ama burası hakikaten son derece özel bir yer. Hem havalandırma için, hem de diğer hususlar için herhangi bir enerji harcamaya gerek kalmaksızın başta patates olmak üzere farklı ürünlerin depolanabildiği doğal bir alandayız. Ülkemizde patates üretimiyle alakalı 5 milyon 700 bin tonluk patates üretiminin olduğunu söylemek istiyorum. Nevşehir patates üretimi açışından Türkiye’de sekizinci sırada. Patates üretiminde kullanılan tohumların tamamı sertifikalı tohum. Bunun önemi verimlilik açısından son derece önemli. Dünyadaki örneklerinden verimlilik açısından bu sebeple yaklaşık yüzde 80’e yakın daha fazla verim alınması söz konusu. Patates tohumculuğu konusunda dünyada söz sahibi ülkelerden bir tanesidir. Türkiye ilk 10 ülke arasındadır. Türkiye’de üretimde kullanmış olduğumuz tohumların yüzde 97’si bu ülkenin topraklarında üretilmektedir. Yani bizim tohum açısından ya da bitkisel üretim açısından herhangi bir problemimiz yok. Ancak bazı ürünler var ki bunların tohumlarıyla alakalı henüz istediğimiz seviyede değiliz. Bunlardan bir tanesi de patates. Ancak bu konuda gerçekten işletmelerimiz, firmalarımız arge yaparak patateste ki tohum üretimini şu andaki yaklaşık yüzde on beş civarından yüzde ellilere altmışlara çıkarmakla ilgili ciddi bir çaba var.”
Yumaklı, “Özellikle patates depolamasının yapıldığı bu alan yaklaşık 100 bin tonluk bir patatesin depolanması için gerekli potansiyele sahip. Bazı ürünler üzerinden onları sembolleştirilerek çok farklı bir ortam oluşturuldu. Bunların üzerinden siyaset yapılıyor. Her zaman söylediğim gibi gıda ile alakalı konular siyaset malzemesi yapılmamalı. Bu üreticiye tüketiciye de haksız. Şimdi geçtiğimiz yıllarda soğan ve patates konusunda maalesef bizim ülkemizde hakikaten çok kısa bir döneminde, sanki bütün sezonda sıkıntı varmış gibi lanse ettiler. Sadece Nevşehir’de 660 bin tonluk bir patates stoku var. Bunun 100 bin tonunu tohum olarak düşünürsek sadece 500 bin ton stok söz konusu. Diğer illerimizi de dahil edersek fazlamız bile var. Türkiye’nin bazı ürünlerin üretimi konusunda kendine yeterliliği ve kendi ihtiyaçları için ayrıca ülkeye gelen turistlerin ihtiyacını karşılamak anlamında yeterli. Yeterli olamadığımız kısımlar için de bunları yüzde 100’e tamamlamak için çok yoğun bir çaba var. O yüzden ben buradan başta patates üreticileri olmak üzere bu ülkenin gıda az güvenliğine katkıda bulunan bütün üreticilere teşekkür ediyorum” dedi.
Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorununun olmadığını söyleyen Bakan Yumaklı, “Bu dönemde artık hepimizde biliyoruz ki ne patatesle ne de soğanla alakalı aldığımız tedbirler neticesinde herhangi bir spekülasyon söz konusu değil. Olmayacaktır da. Olmaması için biz hükümet olarak her şeyi yapacağız. Tekrar ediyorum, hem üretici için hem de tüketici için son derece büyük haksızlık olan bu duruma hiçbir şekilde göz yummayacağız. Sadece bu ürünlerde değil, önümüze gelen bu konuda haksız ortamların oluşmasının sebebi olan bütün hususlara da müdahil olmuş olacağız. Bu konuda ticaret bakanımızla birlikte çok koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorunu yoktur. Fiyat hareketlerini gıda arz hareketleri üzerinden tanımlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara da tüketicinin zararına olacak eylemlere de müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu. – NEVŞEHİR
]]>