Pkk – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 22 Nov 2024 17:44:56 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tunceli ve Ovacık Belediye Başkanlarının yerlerine gelen isimler ve kayyum gerekçeleri belli oldu https://www.haber28.com.tr/tunceli-ve-ovacik-belediye-baskanlarinin-yerlerine-gelen-isimler-ve-kayyum-gerekceleri-belli-oldu/ https://www.haber28.com.tr/tunceli-ve-ovacik-belediye-baskanlarinin-yerlerine-gelen-isimler-ve-kayyum-gerekceleri-belli-oldu/#respond Fri, 22 Nov 2024 17:44:56 +0000 https://www.haber28.com.tr/tunceli-ve-ovacik-belediye-baskanlarinin-yerlerine-gelen-isimler-ve-kayyum-gerekceleri-belli-oldu/ İçişleri Bakanlığı; Tunceli ve Ovacık belediyelerine kayyum atandığını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, DEM Partili Tunceli Belediye Başkanı Cevdet Konak’ın ve CHP’li Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün, “PKK/KCK terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası aldıkları belirtildi.

YERLERİNE GELEN İSİMLER BELLİ OLDU

Görevlerinden alınan Tunceli Belediye Başkanı Cevdet Konak’ın yerine Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, CHP’li Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün yerine de Ovacık Kaymakamı Hüseyin Şamil Sözen kayyum olarak atandı.

Tunceli ve Ovacık Belediye Başkanlarının yerlerine gelen isimler ve kayyum gerekçeleri belli oldu

Mustafa SarıgülCevdet KonakTunceliKayyumOvacıkTerörKckPKK

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tunceli-ve-ovacik-belediye-baskanlarinin-yerlerine-gelen-isimler-ve-kayyum-gerekceleri-belli-oldu/feed/ 0
MSB, Suriye’nin Kuzeyinde 5 PKK/YPG’li Teröristi Etkisiz Hale Getirdi https://www.haber28.com.tr/msb-suriyenin-kuzeyinde-5-pkk-ypgli-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/ https://www.haber28.com.tr/msb-suriyenin-kuzeyinde-5-pkk-ypgli-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/#respond Fri, 22 Nov 2024 09:20:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/msb-suriyenin-kuzeyinde-5-pkk-ypgli-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/

MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde 5 PKK/ YPG’li teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Aziz vatanımız için terör ve teröristle mücadeleye tüm gücümüzle devam ediyoruz. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde tespit ettiği 5 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hale getirdi. Mehmetçik, kahramanca ve fedakarca mücadeleyi sürdürecek” denildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/msb-suriyenin-kuzeyinde-5-pkk-ypgli-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/feed/ 0
Fırat Kalkanı’nda 5 Terörist Etkisiz Hale Getirildi https://www.haber28.com.tr/firat-kalkaninda-5-terorist-etkisiz-hale-getirildi/ https://www.haber28.com.tr/firat-kalkaninda-5-terorist-etkisiz-hale-getirildi/#respond Fri, 22 Nov 2024 09:19:46 +0000 https://www.haber28.com.tr/firat-kalkaninda-5-terorist-etkisiz-hale-getirildi/ (ANKARA) – Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde 5 PKK/ YPG’li teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

MSB’nin resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Aziz vatanımız için terör ve teröristle mücadeleye tüm gücümüzle devam ediyoruz. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde tespit ettiği 5 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hale getirdi. Mehmetçik, kahramanca ve fedakarca mücadeleyi sürdürecek” ifadelerine yer verildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/firat-kalkaninda-5-terorist-etkisiz-hale-getirildi/feed/ 0
MİT’ten Irak Süleymaniye’de nokta operasyonu: PKK’nın sözde İran Sorumlusu Saliha Akbıyık, etkisiz hale getirildi https://www.haber28.com.tr/mitten-irak-suleymaniyede-nokta-operasyonu-pkknin-sozde-iran-sorumlusu-saliha-akbiyik-etkisiz-hale-getirildi/ https://www.haber28.com.tr/mitten-irak-suleymaniyede-nokta-operasyonu-pkknin-sozde-iran-sorumlusu-saliha-akbiyik-etkisiz-hale-getirildi/#respond Sun, 08 Sep 2024 08:31:01 +0000 https://www.haber28.com.tr/mitten-irak-suleymaniyede-nokta-operasyonu-pkknin-sozde-iran-sorumlusu-saliha-akbiyik-etkisiz-hale-getirildi/ MİT’ten Irak Süleymaniye’de nokta operasyonu: PKK’nın sözde İran Sorumlusu Saliha Akbıyık, etkisiz hale getirildi

ANKARA – Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), PKK/KCK’nın sözde İran sorumlusu ‘Nujiyan Amed’ kod isimli Saliha Akbıyık’ı, Irak’ın Süleymaniye kentinde düzenlediği nokta operasyon ile etkisiz hale getirdi.

MİT’in saha çalışmaları neticesinde PKK/KCK’lı Saliha Akbıyık’ın, Irak/Süleymaniye kırsalında İran sınırındaki Süleymaniye/Pencevin bölgesinde olduğu tespit edildi. MİT’in saha ajanları tarafından adım adım izlenen Saliha Akbıyık, en uygun anda düzenlenen nokta operasyon ile etkisiz hale getirildi. Nokta operasyonu ile etkisi hale getirilen ‘Nujiyan Amed’ kod Saliha Akbıyık’ın terör örgütünün İran yapılanmasında birinci derece sorumlu olarak faaliyet yürüttüğü belirtildi. 1993 yılından bu yana örgüt içinde bulunan Akbıyık’ın, İran-Irak sınır hattında barınan tüm teröristlerin faaliyetlerinden de birinci derecede sorumlu olduğu ifade edildi.

Saliha Akbıyık hakkında

PKK/KCK Merkez Komite ile YJA Star Merkez Karargah üyesi olan Saliha Akbıyık’ın aslen Diyarbakırlı olduğu belirtilirken, 1993 yılında Mersin’de PKK/KCK’nın kırsal kadrolarına katıldığı ve Yunanistan’da terör örgütünün kamplarında eğitim aldığı aktarıldı. Suriye’de bulunduğu dönemde gençlerin örgüte katılımını sağlayan Akbıyık’ın, terör örgütünün toplumsal, siyasi ve silahlı kanatlarında faaliyet gösterdiği, Irak’a geçtiği dönemde ise Kandil, Zap, Metina ve Mahmur’da silahlı faaliyetlerde yer aldığı belirtildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mitten-irak-suleymaniyede-nokta-operasyonu-pkknin-sozde-iran-sorumlusu-saliha-akbiyik-etkisiz-hale-getirildi/feed/ 0
Hitit Üniversitesi’nde Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele Kongresi Başladı https://www.haber28.com.tr/hitit-universitesinde-terorizm-ve-radikallesme-ile-mucadele-kongresi-basladi/ https://www.haber28.com.tr/hitit-universitesinde-terorizm-ve-radikallesme-ile-mucadele-kongresi-basladi/#respond Fri, 02 Aug 2024 03:00:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28980 Hitit Üniversitesi ve Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “2. Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele ve Türkiye’nin PKK Terörizmiyle Mücadelesi (1984-2024)” konulu kongre başladı.

Kongrede “PKK terör örgütünün eleman temin yöntemleri, medya stratejisi, terör eylemi yöntemleri, diğer ülkelerin PKK politikası, PKK’da kadın olmak” gibi farklı konuların yanı sıra PKK ile mücadele çerçevesinde “Geleneksel ve modern yaklaşımlar, istihbaratın rolü, radikalleşmeden dönüş, terör örgütünün ideolojisiyle mücadele, dijital dünyada mücadele, mücadelede kamu diplomasisi” gibi farklı konular akademik olarak tartışılacak. Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sami Kiraz, güvenlik ve terörizm çalışmaları alanında çalışan araştırmacıları bir araya getirmek suretiyle geleneksel ve güncel meselelerin tartışıldığı, alana yön verecek yeni bakış açılarının irdelendiği bir platform olma amacı taşıyan kongrenin bu yılki temasının “Türkiye’nin PKK Terörizmiyle Mücadelesi 1984-2024” olduğunu belirtti. Doç. Dr. Kiraz, “Kongremizin temel amacı PKK terör örgütüne odaklanarak Türkiye’deki terörizm olgusunu ve Türkiye’nin terörizmle mücadelesini akademik olarak incelemektir. Kongre çerçevesinde akademisyenler, araştırmacılar, düşünce kuruluşu çalışanları, sivil toplum örgütü üyeleri ve kamu kuruluşu mensuplarını bir araya getirmek; Türkiye’de terörizm ve terörizmle mücadele konularında farkındalık oluşturmak ve konuyla ilgilenenlerin görüşlerini paylaşabilmelerini sağlamak ve Türkiye’nin terörizmle mücadelesi konusunda ortak akılla çözüm üretilebilmesine katkıda bulunmak hedeflenmektedir” dedi.

“PKK, başka örgütlere ve başka devletlere taşeronluk yapan bir hale büründü”

Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele Derneği Başkanı Erol Başaran Bural ise, PKK terör örgütünün 15 Ağustos 1984 tarihinde Siirt’in Eruh, Hakkari’nin Şemdinli ilçelerinde ilk planlı, eş zamanlı ve kapsamlı terör eylemini düzenlediğini ifade etti. İlk saldırıdan itibaren geçen 40 yıllık süre içerisinde PKK terör örgütünün her açıdan kendisini dönüştürdüğüne dikkat çeken Bural, Türkiye, Irak, Suriye ve İran’ın yanı sıra Avrupa ve Orta Doğu’da yapılandığını, bir yandan uyuşturucu ticaretinin önde gelen parçası haline gelirken, diğer yandan başka örgütlere ve başka devletlere taşeronluk yapan bir hale büründüğünün altını çizdi. Terör örgütü PKK’nın defalarca yöntem, taktik ve strateji değiştirdiğine işaret eden Bural, “Hatta ilk ortaya çıktığı dönemdeki ideolojik eğilimlerini bir kenara bırakarak günümüzde çok daha farklı söylemlere yöneldi. Bununla birlikte Türkiye de PKK ile mücadelede büyük bir değişim ve dönüşüm geçirdi. Terörizmle mücadelenin dinamik doğası sürekli öğrenmeyi ve uyum sağlamayı gerektirdiğinden, devletin bu mücadeleye katkı sağlayan kurumları da değişen şartlara uyum sağladı. Ancak mücadelenin en önemli parçalarından birisi olan bilimsel alanda, yani akademik açıdan mücadele diğer mücadele boyutlarına göre biraz geride kaldı. Doğrudan PKK terör örgütünü odak noktasına alan oldukça az sayıda doktora tezinin bulunması bu durumu ispatlar nitelikte. Tam da bu nedenle PKK ile mücadelenin 40’ıncı yılında bu kongreyi düzenlemeyi ve akademik alana katkı sağlamayı düşündük. Kongremizin temel amacını da PKK terör örgütüne odaklanarak Türkiye’deki terörizm olgusunu ve Türkiye’nin terörizmle mücadelesini akademik olarak incelemek şeklinde belirledik” dedi.

Çorum’un barış kenti olduğunu ifade eden Çorum Valisi Zülkif Dağlı ise dünyanın ilk uluslararası barış anlaşmasının bu toraklarda imzalandığını hatırlattı. Gazze ve dünyanın birçok bölgesinde barışa nasıl ulaşılır diye çaba gösterilen bir dönemde olduğumuzu ifade eden Vali Dağlı, Gazze’de 40 bine yakın insanın hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Artık terörün kavram değiştirdiğini anlatan Vali Dağlı, “Öğrencilik yıllarımızda bizim için en önemli konulardan birisi Türk dış politikası endeksi içerisinde Kıbrıs konusuydu. 1950’den 1990’lı yıllara kadar Kıbrıs’ı konuştuk. Dünya da Soğuk Savaş ve etrafında şekillenen iki kutuplu dünyaydı. 1990’lı yıllardan itibaren bunun da kaybolduğunu, çok kutuplu, çok bölgesel anlayışa doğru konunun evrildiğini görüyoruz. Terörizm 1984’lü yıllardan itibaren ülkemizin gündeminde. Biz o günleri göz önüne getiriyoruz. Nerden nereye geldiğimizi de karşılaştırma imkanı buluyoruz. Bu anlamda ne kadar ileri adım attığımızı görmüş oluyoruz. Terörizm vekalet savaşları yoluyla arttı. Ülkemizin etrafında da arttı. Bu manada PKK’yı ve terörizmi konuşmak son derece önemli” şeklinde konuştu.

Açılış programına İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Naim Çetinkaya, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Eşref Savaş Başcı da katıldı. – ÇORUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/hitit-universitesinde-terorizm-ve-radikallesme-ile-mucadele-kongresi-basladi/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü Fatma Ceren Yazgan Açıklaması https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakanligi-arastirma-ve-guvenlik-isleri-genel-muduru-fatma-ceren-yazgan-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakanligi-arastirma-ve-guvenlik-isleri-genel-muduru-fatma-ceren-yazgan-aciklamasi/#respond Fri, 02 Aug 2024 00:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28943 Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü ve Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan, “PKK’nın Türkiye içerisinde İçişleri Bakanlığına yönelik eylemi sonrasında Avrupa’da zemin kaybettiğini gördüm. Avrupa bunu kınadı. Bu nedenle terör örgütü listesinde kalmaya devam ediyor” dedi.

Hitit Üniversitesi ve Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “2. Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele ve Türkiye’nin PKK terörizmiyle Mücadelesi (1984-2024)” konulu kongreye davetli olarak katılan Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü Fatma Ceren Yazgan, “Güvenlik Diplomasisinde ve Terörizmle Mücadelede Turnusol Kağıdı PKK” başlıklı bir sunum yaptı.

“Bir örgütün varlığını devam ettirmesi için devletin gücü karşısında ancak uluslararası destekle var olabiliyor”

Terörü onkolojik bir vaka olarak tanımlayan Yazgan, “Bünyemizde nasıl bir hücre bozulması olduğunda kanser oluyorsak bunun içeriden gelen genetik sebepleri var. Geçmişten gelen bazı atılmış adımlar, verilmiş kararlar var. Siz bunun içerisinde doğuyorsunuz. Siyasal şiddet terör bunun bir biçimi taktiksel bir davranış biçimi. Normal şiddetten farkı siyasi, kimlik gibi anlamlarla bütünleşmiş olması. Onkolojiyi anlamak için alt bilimler çalışıyor. Terör de böyle, siyaset bilimi çalışacak. Psikoloji çalışacak. Sosyal psikolojiyi çalışacak. Terörle mücadele değil ama terör çalışmaları uluslararası ilişkiler bölümlerinin altında kurulmuş. Neden uluslararası ilişkiler bölümlerinin altında terörizm kuruluyor, niye uluslararası ilişkiler bu bölümü üstleniyor. Çünkü bu bir konjonktür anlamakla ilgili. Uluslararası şiddetin katmanları var. Terör bunun bir yan ürünü. Toplum içinde şiddet ortaya çıkar sonra yok olur. Bir örgütün varlığını devam ettirmesi için devletin gücü karşısında ancak uluslararası destekle var olabiliyor. Toplumsal olarak ne kadar yanlış yaparsanız yapın kendi içinizde o iş bir şekilde bitiyor. İşin içine uluslararası konjektör girdiğinde o iş bitmiyor” ifadelerini kullandı.

Terör kavramının tarihçesi hakkında da açıklamalarda bulunan Yazgan, “Bu bir ekosistem. Kökü var. Yaprağı var. Dalları var. İklimler içinde gelişiyor. Devletin akademiden beslenmesi gerekiyor. Akademinin devlete doğru söylemesi gerekiyor. Devletin kendine doğru söylemesi gerekiyor. Zor konuları konuşmamız gerekiyor. Her şeyi açıktan konuşmamız gerekiyor. Bazı konularda terör bizi izliyor. Terörist rasyonel bir aktör. Belli bir plan ve strateji kuruyor. İzleyicisi sadece terör ve korku oluşturmak isteyen katmanlı bir izleyici grubu. Destek almak istediği bir grup var” dedi.

“PKK’nın uluslararası yapılanması 1999 yılında gün yüzüne çıktı”

“PKK neden turnusol kağıdı” diye soran Büyükelçi Yazgan, “Terörist başı Öcalan’ın yakalandığı dönemki rotayı düşünelim. Suriye’den çıkarıldı. Bir süre çeşitli ülkeleri dolaştı. SSCB döneminde destek aldığı yerlerde bulunmasına izin verilmedi. Roma’da aylarca kaldı. İtalya Türkiye’nin NATO müttefiki. AB tarafından terör örgütü listesinde olan birisi nasıl orada oturur. Bunun sırrı geçmişe dayanıyor. Neden İtalya, oradaki ilişkileri neydi? Kenya’da yakalandı, Yunan büyükelçiliğinde. O yakalandıktan sonra çeşitli ülkelerde teröristler kendini yaktı. Ortalığı birbirine kattılar. Birden bire PKK’nın uluslararası yapılanması 1999 yılında gün yüzüne çıktı. Bundan sonra Türkiye-Yunanistan bir diyalog geliştirdi. 2000’li yıllarda yasaklama kararı geldi. Almaya ve İsveç’te yasaklamalar oldu. Mesele yasaklama veya listelemede de değil. Madem listelendi, bugüne nasıl geldi? Burada olay güç dengelerini kim nasıl kullanıyor? Bütün ülkeler kendi çıkarını, kamu güvenliğini düşünür. Türkiye’de bunu yapıyor. PKK. 1994 yılında Avusturya’da ofisini açtı. PKK, neden AB tarafından listelendi? Çünkü 11 Eylül oldu. Genel farkındalık, güvenlik tehdidi ve Türkiye ile güvenlik işbirliği ihtiyacı arttı. Suriye’den nasıl çıktı. Kenya’da nasıl çıktı. İstihbarat işbirliği vardı. İstihbarat işbirliğinden o istihbaratı verenlerin bugün Suriye’de PKK’yı, YPG’yi desteklediği döneme nasıl geldik” diye konuştu.

“Terör örgütü Türkiye’de yapamadıklarını, asla yapamayacaklarını, yurt dışında yapıyor”

Terör örgütünün Türkiye’de yapamadıklarını, yurt dışında yaptığına dikkat çeken Yazgan, “Türkiye’yi hedef alan bütün terör örgütlerinin hiçbirinin merkez karar verici kadroları, merkez finans, propaganda örgütsel organları Türdkiye içinde değil. Hepsi yurt dışında. DEAŞ’a bakın, yurt dışında Türkiye’yi hedef alıyor. Türkiye, kendi içinde terörle mücadelede sahada çok başarılı bir ülke. Sahadaki başarılarla biz yurt dışında PKK’nın varlığını neden sonlandıramıyoruza gelince bir PKK 50 senelik bir terör örgütü. İsveç’te PKK’nın beslendiği Kürtçülük olarak adlandırılan ideolojinin geçmişine baktığınız zaman 1950’lere iniyorsunuz. PKK kendisinden başka bir Kürt varlığına kimliğine izin verir mi asla izin vermez? PKK, kendisinden başka bir kimliğe izin vermez. Suriye’de son dönemde izliyoruz, PKK, KDP’ye saldırıyor. İzin vermiyor. Aynı şeyi İsveç’te de yaptı. PKK’yı konuşuyorsak uluslararası arenada kimlerle eklemlendiğine bakabilirsiniz” şeklinde konuştu.

“PKK’nın Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkelerine düşman”

PKK’nın Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkelerine düşman olduğunu vurgulayan Yazgan, “Bir örgüt varolmak için eylem yapmak zorunda. Eylem yapmayan terörist ne olur, emekli olmuyor bunlar. Avrupa’ya gidiyor, haraç toplamazsa, uyuşturucu ticareti yapmazsa para kazanamaz. FETÖ’nün düzeneği ile farklı mı, değil. Aşağı yukarı aynı şeyi yapıyorlar. Bütün terör örgütleri aynı şeyi yapıyor. O ülkeler önlem alıyor. Terörün finansmanı ile mücadelede ne zaman önemli hale geldi terör örgütleri havale sistemini kullanmaya başladığı zaman. Bunun üzerine devletler bunun üzerine gitmeye başladı. Bunu sadece DEAŞ kullanmıyor PKK’da kullanıyor. Bir örgüt paramator alıp, bunu Suriye’de birleştirip paramotorla Hatay’a gelmeye kalkıştı. Sonra yakalandılar. Nerden geldi o paramotorlar? Örgütler uluslararası teknolojiyi ediyorlar. Avrupa Birliği’nin merkezinde Brüksel’de üç tane televizyonu olan kaç terör örgütü var. Birisi 7-8 dilde haber yapabiliyor. Nerede? Hollanda da. Avrupa Birliği içerisinde bunlar. Dolaysıyla bu ülkeler kendi kabul ettikleri terör tanımı içerisinde terörün finansmanı konusunda kararlar alıyorlar. Mahkeme kararları mevcut. Hiçbir şey yapmıyorlar değil, PKK’ya da yapıyorlar. Ama PKK onların önceliği olmuyor. Orda eylem yapmıyorlar. Orada kamu düzenini, istihbaratı, halkı rahatsız edecek eylem yapmıyorlar. Ne zaman yaparsa o zaman onlara karşı tedbir ve kontrol altına alma başlıyor. Sonra rahat duruyorlar” ifadelerini kullandı.

“PKK’nın amacı Avrupa’dan çıkmak değil”

PKK’nın amacının Avrupa’dan çıkmak olmadığının altını çizen Yazgan, “Aslında Avrupa’nın bir PKK problemi var. Belçika’daki son olaylar mesela. Belçika’da olaylar olduğunda herkes tepkisini belirtti ve ‘PKK terör örgütü’ dedi. Baktıklarında birincisi bu işi tetikleyenin Suriyeli PKK olduğunu gördüler. İki, oradaki yapıyı kontrol eden PKK’lılar Almanya’da adam örgütleyip otobüslerle geldiler. Kimi hedef aldılar, oradaki Türk kökenli Belçika vatandaşlarını hedef aldı. İç huzur konusunda ciddi bir tehdit olarak varlar. Bunu kullanıyorlar. Yerel belediyelerde bunu kullanıyor. Avrupa’da 350 tane örgütsel yapısı var. Ama sadece Avrupa’da yoklar. Örgüt Avrupa’da siyasi lobi, finansman, propaganda yapıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti üzerinde algı kurmak için varlar. Eğer dünyada terör tehdidi artarsa o ülkelerin siyasi kadroları bu tehdit karşısında seçmenlerinden gelen talep üzerine hassaslaşırlarsa o hassasiyet, güvenlik bürokrasine sokağa yansırsa PKK’ya karşı önlemler, yasalar işliyor. Bazı ülkelerde terörle mücadele yasası yoktu. Bugün bazı Avrupa ülkeleri Hamas’ı terör örgütü olarak kabul ediyor. Sokak’ta çok ciddi önlem alınmaya başlıyor. Kendi tehdit algıları arttığı zaman demokratik ülkeler genel uygulama yaparsa PKK’de etkileniyor” dedi.

“Terörle mücadelemiz devam edecek”

Genel konjoktürde güçler dengesi değişiminin örgütü de etkilediğini anlatan Yazgan, “PKK’nın yüzde 25’i Suriyeli diyebiliriz. Bu sayı muhtemelen arttı. Filistin olaylarından sonra örgüt elebaşları açıklama yapıyor. Ulus devlet fikrinden vazgeçin. Biz olsak Filistinlilerin yerinde ulus devlet fikrinden vazgeçeriz diyorlar. Örgüt ulus devlet fikrinden vazgeçiyor, bunlara ne istediği sorulduğunda nasıl bir şeyse biz dört parçalı demokratik konfederasyon istiyoruz diyorlar. PKK’nın Türkiye içerisinde İçişleri Bakanlığına yönelik eylemi sonrasında Avrupa’da zemin kaybettiğini gördüm. Avrupa bunu kınadı. Bu nedenle terör örgütü listesinde kalmaya devam ediyor. PKK, kendisini bir meşru müdafaa örgütü olarak konumlandırmaya çalışıyor. O kadar dallanıp budaklandı ki kendi içlerinde bu uluslararası konjonktürde parçalı biryere doğru gidiyorlar. Burada önemli olan Türkiye’nin terörle mücadelesinde tutarlı, meşruiyet zemini asla kaybetmeyen hukuk kuralları içinde uluslararası dengeleri iyi koruyarak kendi işini hatasız yaparak yoluna devam etmesi gerekiyor. Bu mücadele devam edecek. Bu mücadeleyi ne kadar iyi yaparsak o bilgiyi ne kadar iyi yönetirsek, bilgiyi yönetirken derdimizi de anlatmamız gerekiyor. Örgütün Türkiye’ye karşı kullandığı aparatların ve yapının bulunduğu ülkeler Doğu’da, Güneyimizde, Batı’da mevcut. Bu imkanlara sahip PKK tek bir örgüt değil. DHKP-C yine aynı. Biz işimizi iyi yaparsak devlet olarak adalet sistemimiz, cezaevlerinde radikalleşme sadece DEAŞ’a özgü mü değil. Güneydoğu’da niye kız çocukları örgüt tarafından kolay devşirildi. Bunun sosyoljik, eğitim sistemiyle bir yanıtı var. Terörle mücadelede sadece güvenlik güçlerinin konusu değil. Terörle mücadele onkolojik kavramlar hepimizi ilgilendiriyor. Herkes işini iyi yaparsa bizim bu mücadeleyi uzun dönemde değil kısa dönemde kazanma imkanımız var. Bizim dostumuz kim düşmanımız kim bunu bilelim. Kime neyi ne zaman söyleyeceğimizi de bilelim. Bu konuyu biz çözeceğiz. Bize başkası yardım etmeyecek. Terörün kolu bacağı dışarda olmakla beraber çözüm yeri her zaman ülkenin içi” sözleriyle konuşmasını sürdü. – ÇORUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakanligi-arastirma-ve-guvenlik-isleri-genel-muduru-fatma-ceren-yazgan-aciklamasi/feed/ 0
Erdoğan’ın Bağdat ve Erbil Ziyareti: İşbirliği Anlaşmaları ve Stratejik Adımlar https://www.haber28.com.tr/erdoganin-bagdat-ve-erbil-ziyareti-isbirligi-anlasmalari-ve-stratejik-adimlar/ https://www.haber28.com.tr/erdoganin-bagdat-ve-erbil-ziyareti-isbirligi-anlasmalari-ve-stratejik-adimlar/#respond Wed, 17 Jul 2024 01:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25837 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Pazartesi günü büyük bir heyetle önce Bağdat’ı sonra Erbil’i ziyaret edecek. Üzerinde uzun süredir çalışılan bu ziyaret, Ankara-Bağdat ilişkilerini yeni bir düzeye çıkartması açısından tarihi olarak nitelendiriliyor.

Ziyaret sırasında ikili ilişkilerin stratejik bir çerçeveye oturtulmasını amaçlayan kapsamlı bir anlaşmanın imzalanması, özellikle ‘terörle mücadele’, su yönetimi ve Kalkınma Yolu projesiyle ilgili işbirliği adımlarının açıklanması bekleniyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, imzalanacak anlaşmaların 20’den fazla olduğunu kaydetti.

Erdoğan kimlerle görüşecek?

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bağdat’ta önce Irak Cumhurbaşkanı Abdüllatif Reşid sonra Başbakan Muhammed al Sudani ile görüşecek. Erdoğan’a aralarında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler, Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın da olduğu geniş bir heyet eşlik edecek.

Erdoğan, son Bağdat ziyaretini başbakan sıfatıyla 2012’de gerçekleştirmişti.

12 yıl aradan sonra yapılacak ziyaretin hem zamanlaması hem de içeriği açısından tarihi bir nitelikte olduğu, Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatacağı Ankara’da yapılan değerlendirmeler arasında. Tarafların birçok anlaşmaya imza atmaları ve aradaki diyaloğu daha kurumsal düzeye çıkarmaları öngörülüyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ziyaret öncesi yaptığı açıklamada, Türkiye-Irak ilişkilerinin her alanda geliştirilmesi ve derinleştirilmesini amaçlayan ziyarette Stratejik Çerçeve Anlaşması’nın yanı sıra 20’den fazla metnin imzalanacağını kaydetti. Fidan’ın verdiği bilgiye göre taraflar ulaştırma, sağlık, bilim, tarım, su, enerji gibi birçok alanda işbirliği için somut adımları içeren anlaşmalar imzalayacak.

Bu metinler arasında en önemlilerden birisi olarak görülen Stratejik Çerçeve Anlaşması’nın kapsamlı bir metin olması ve özellikle güvenlik ve “terörle mücadele” alanında önemli unsurları barındırması bekleniyor.

Ortak Harekat Merkezi’nin kurulması gündemde

Türkiye ve Irak, Aralık 2023’ten bu yana arka arkaya yapılan görüşmeler sonucunda Irak topraklarında varlığını sürdüren PKK’ya karşı beraber hareket etme konusunda belli bir noktaya ulaştı.

Bağdat hükümeti, Mart ayında yapılan Türkiye-Irak 2. Güvenlik Zirvesi sonrasında yapılan ortak açıklamayla ilk defa PKK’yı yasaklı örgüt olarak ilan ettiğini dünyaya duyurdu.

Savunma Bakanı Güler, geçen hafta Irak ziyaretine ilişkin yaptığı bir açıklamada, “Cumhurbaşkanımız pazartesi günü Irak’ta… Uzun yıllar sonra ilk defa böyle bir stratejik anlaşmayı imzalayacağız. Iraklı dostlarımız PKK ile ilgili ‘PKK terör örgütü’ demese de ona yakın bir ifadeyi ilk defa kabul ettiler,” diye konuştu. Güler’in aktardığı gibi Türkiye’nin asıl beklentisi PKK’nın Irak hükümeti tarafından “terör örgütü” olarak tanımlanması.

Güvenlik işbirliği kapsamında ele alınacak diğer önemli bir unsur, Türkiye ve Irak silahlı kuvvetlerinin Ortak Harekat Merkezi kurmaları ve bu merkez sayesinde PKK’nın Irak topraklarındaki faaliyetlerinin sonlandırılması.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen aylarda yaptığı bir açıklamada, 2024 yazında Kuzey Irak’taki PKK varlığına ilişkin kapsamlı askeri adımların atılacağını, 2019’da başlayan Pençe-Kilit Operasyonu’nun tamamlanacağını açıklamıştı.

Türk yetkililer, operasyonlar sonunda Türkiye-Irak sınırında 30 kilometrelik güvenli hat oluşturulmasının, etkisini Irak’ın daha güney kısımlarına taşımayı amaçlayan PKK’nın o bölgelerdeki etkisinin kırılmasının hedeflendiğini belirtiyor.

PKK’nın son yıllarda İran sınırına yakın Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) kontrolündeki Süleymaniye, Asos gibi bölgelere etkisini taşırken, Suriye sınırındaki Sinjar bölgesinde de varlığını artırma amacında olduğu biliniyor.

Irak’ın önceliklerinden biri Fırat ve Dicle suları

Türkiye’nin güvenlik konusundaki hassasiyetine karşı Irak’ın da Fırat ve Dicle nehirlerinden akıtılan su miktarı konusunda yoğun bir beklentisi var.

Irak, her iki nehir üzerinde barajlar ve termik santraller kurulmasından dolayı Türkiye’nin akıttığı su miktarının yeterli olmadığını iddia ediyor.

Türkiye, 1980’lerde Irak’a saniyede 500 metreküp su bırakacağı güvencesini vermişti ancak Iraklı makamlar bu miktarın gerçekleşmediğini kaydediyorlar.

Erdoğan’ın ziyareti sırasında bu konuda da bir ilerleme olması bekleniyor. Türkiye ve Irak, geçen sene su konusunda iki ayrı komite kurmuşlar ve kapsamlı teknik çalışmalar yapmışlardı.

Irak, Türkiye’den her iki nehirden bırakılacak su miktarı konusunda yeni bir taahhüt bekliyor. Türkiye ise iklim değişikliği ve kuraklık gibi nedenlerden dolayı suyun azaldığını, miktar konuşmak yerine suyun verimli kullanılmasına ilişkin çalışmalara ağırlık verilmesini öneriyor.

Kalkınma Yolu uzun vadeli gündem

Türkiye-Irak görüşmelerinde önemli gündem maddeleri arasında Irak’ın geliştirmek istediği Kalkınma Yolu Projesi de yer alıyor.

Kalkınma Yolu Projesi, Körfez üzerinden denizden Basra’ya, oradan da karayolu ve demiryollarıyla Türkiye’ye ve Avrupa’ya uzanan, Irak ve Türkiye’yi birbirine bağlarken, küresel anlamda da önemli bir ticari koridor oluşturmayı amaçlıyor.

Kalkınma Yolu Projesi’nin yaşama geçirilmesi için güvenlik ortamının sağlanmış olması gerekliliği, Bağdat’ın Ankara ile PKK konusunda geçmişe oranla daha fazla işbirliği yapmak istemesinin nedenleri arasında sayılıyor.

Başta Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Körfez sermayesinin baş yatırımcılar olarak ilgi gösterdiği projeye Türkiye de katkı vereceğini, özellikle ulaştırma, enerji gibi alanlarda devrede olacağını kaydetti.

Kerkük-Yumurtalık Boru Hattı açılacak mı?

Erdoğan’ın Bağdat’tan sonra geçeceği Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) başkenti Erbil’de yapacağı temaslarda; güvenlik, ekonomi ve ticaretin yanı sıra enerji işbirliğinin ele alınması ve bu kapsamda 2023 Mart ayından bu yana kapalı olan Kerkük-Yumurtalık boru hattının yeniden çalışmaya başlaması konusunun ele alınması bekleniyor.

Türkiye, Irak tarafına boru hattının çalıştırılmasına hazır olduğunu iletmiş ancak merkezi Bağdat yönetimi ile Bölgesel Yönetim arasındaki sorunların devam etmesi nedeniyle bu konuda bir adım atılamamıştı.

Bu ziyarette enerji konusundaki işbirliğinin geniş bir şekilde ele alınması ve somut adımların atılması öngörülüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdoganin-bagdat-ve-erbil-ziyareti-isbirligi-anlasmalari-ve-stratejik-adimlar/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Türkiye’nin kusurları fitne örgütleri ve depremsellik https://www.haber28.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-turkiyenin-kusurlari-fitne-orgutleri-ve-depremsellik/ https://www.haber28.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-turkiyenin-kusurlari-fitne-orgutleri-ve-depremsellik/#respond Tue, 21 May 2024 03:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18854 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, her güzelin bir kusuru olduğu gibi Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın da iki tane kusuru olduğunu belirterek “İkisi de yerin altında. Yerin üstünde bir sıkıntı yok. Birisi fitne örgütleri Türkiye’yi bölmek, parçalamak isteyen yurtdışından destekli hainler hiç bitmek bilmiyor. İkincisi de depremsellik. Depremde başımızın belası. Onu bilerek hareket etmek durumundayız” dedi.

31 Mart Mahalli İdareler Seçim çalışmaları nedeniyle dün gece saatlerinde Trabzon’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Çarşıbaşı ilçesindeki seçim yürüyüşünün ardından Yomra ilçesinde mitinge katıldı. Partililerin ilgi gösterdiği mitingde konuşan Bakan Özhaseki, AK Parti Yomra Belediye Başkan adayı Abdülkadir Özdemir’e destek istedi. Konuşmasında coğrafyanın iki tane kusuru olduğunu belirten Bakan Özhaseki, “Bu Anadolu coğrafyası son dönemlerde bütün mazlumların aynı zamanda sığınma coğrafyasıdır. Balkanlarda, Karadeniz’de Doğu’da, Güney’de bunalan daralan ne kadar kardeşimiz varsa hep bu coğrafyaya gelmiştir. Allah’a hamd olsun etle tırnak gibi olduk. Bir olduk, beraber olduk. Bayrağımız dalgalanıyor. Ezanımız okunuyor. Gittikçe büyüyoruz. Düşmana korku salıyoruz. Gönlü coğrafyamıza da huzur veriyoruz. Her güzelin bir kusuru olduğu gibi bu coğrafyanın da iki tane kusuru var. İkisi de yerin altında. Yerin üstünde bir sıkıntı yok. Birisi fitne örgütleri Türkiye’yi bölmek, parçalamak isteyen yurtdışından destekli hainler hiç bitmek bilmiyor. İkincisi de depremsellik. Depremde başımızın belası. Onu bilerek hareket etmek durumundayız” diye konuştu.

Bir açılışta PKK’lıların sabaha kadar “Kayserili faşist bakan ne işin var? burada” diye bağırdıklarını dile getiren Bakan Özhaseki, “50 sene önce duvarda gördüğüm bir afişten sonra ‘Bunlar ne istiyor?’ dedim. Nereyi bölmek istiyorlar ‘ Bu ülkenin içerisinde bir devlet mi kurmak istiyorlar. Ne yazık ki zaman içerisinde çukur eylemleri ile birlikte paçavralarını bayrak diye çekerek öz yönetim ilan ettik demek gafletinde bulundular. Ben o dönemde bakandım. O bölgelere ömrümde ilk defa gittim. Şırnak’a, Cizre’ye, Yüksekova’ya her tarafa gittim. Orada karşımdaki muhataplarımızın birçoğu da PKK’nın siyasi uzantılarıydı. Bir açılışta onlar karşımdayken emin olun şunları aynen yüzlerini söyledim. ‘Dün gece Cizre’ye geldim hizmet ediyorum. Su getirdim, kanalizasyonunuzu yapıyorum, PKK’ların yıktığı evleri yapıyorum ama bana sabaha küfür ettiniz. PKK’lılar sabaha kadar Kayserili faşist bakan ne işin var burada diye bağırdınız durdunuz bana. Evet Kayseriliyim, sünniyim, Türkmen çocuğuyum ama size hizmet ediyorum’ dedim. Siz bana ‘Faşist bakan burada ne işin var” derken birkaç kilometre ötede okyanus ötesinde gelmiş olan coniler var. 10 bin kilometreden gelmişler. ‘O conilere sorsanıza ne işiniz var’ burada’ diye. ‘Amerikalılara sorsanıza ne işiniz var burada?’ diye. Milyarlarca dolar harcıyorlar. Çocuklarınızın eline veriyorlar dağa gönderiyorlar. Sonra da kurşunlar bize dönüyor kardeşliğimiz bombalıyorlar. Asıl o kitapsızlara sorun ne işiniz var burada diye. Bunlar size eşiklik mi getirecek, özgürlük mü getirecek. Nereye gittiler de insanlık götürdüler, nereye gittiler de özgürlük getirdiler. Her gittikleri yere kan, bela, sel götürdüler. Cenabı Hakka şükürler olsun PKK’yı da, FETÖ’yü de, DHKP-C’yi de, IŞİD’i de toprağa gömdük bir daha çıkamayacaklar inşallah” şeklinde konuştu.

“Deprem bölgesinde şuana kadar dağıttığımız konut sayısı 76 bini buldu”

6 Şubat depreminden etkilenen illerde yapılan konutlar teslim edilmeye devam ettiğini ve gece-gündüz çalıştıklarını kaydeden Bakan Özhaseki, “Bir taraftan da yerin altında depremsellik var. Ne yazık ki kural böyle konmuş. Biz ona kafa tutamayız. Onu bilerek hareket edip, uygun şekilde hal almaktan başka çaremiz yok. En son 6 Şubat’ta hatırlayın iki tane deprem. Tam 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon insanımız da zarar gördü. 680 bin evimiz yıkıldı. 170 bin işyerimiz yerle bir oldu. Maddi hasar çok büyük. 100 milyar doların üzerinde. Toprağa verdiğimiz kardeşlerimizin sayısı 53 bin 500. Çok büyük bir acı. O günden beri çalışıyoruz. O asrın felaketi asrın dayanışmasına döndürdük. 100 binlerce ev yapıyoruz. Köylerimizde çelikten evlerde yapıyoruz. Şehirlerimizi merkezini ve altyapısını yapıyoruz. Şuana kadar dağıttığımız konut sayısı 76 bini buldu. Her ay 10-15 bin ev vermeye devam edeceğiz. Ama biz böyle çalışırken tam bin tane şantiyede 110 bin kişilik orduyla çalışıyoruz. 4 bin 333 köyümüzde çelikten evler yapıyoruz. Fakat muhalefet çıkmış hani nerede evler diyorlar. Kimi verdiniz heralde akrabalarınıza veriyorsunuz. Allah ıslah etsin bunları. Biz gece-gündüz çalışıyoruz. Nasrettin Hoca’ya demişler ki, hocam adam olmanın yolu nedir demişti evladım kulaktır. Nasıl oluyor hocam demişler. Demiş ki karşınızdaki konuşurken can kulağı ile dinleyeceksiniz ki ne diyor anlayabilesiniz. Birde ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun ki, adam olmayı öğrenin. Allah bizim muhalefete de kulak versin ne diyelim. Ama biz yolumuzdan şaşmayacağız. Biz hizmetten başka bir şey bilmeyiz. Allah’ın izniyle hizmet edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Kılıçdaroğlu herkesi kandırmış; Anadolu lisanı ile ‘keklemiş’ “

Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken iki tane ittifak olduğunu hatırlatan Bakan Özhaseki, “Birisi Cumhur İttifakı, öbürü de Millet İttifakı. Cumhur ittifakı tarafından sizim ortaklığımız net. Özümüz, sözümüz bir. Biz yerli, milliyiz. Bizim ezan, bayrak ve bu vatan bölünmez diye bir derdimiz var. Ne söylüyorsak özümüzdeki söylüyoruz. Fakat karşı tarafta bir ittifak vardı. Önce 6’lıyız diyorlardı bizde masanın altından PKK kafasını gösteriyor saklamayın diyorduk. Sonradan Kılıçdaroğlu herkesi kandırmış, Anadolu lisanı ile keklemiş. İçişleri Bakanlığını da, MİT’i de vermiş. 8 oldu ortaklık. Sonradan dünyanın en başarısız iki belediye başkanını da ortak aldılar 10 oldu. Şunu iyi bilelim bu 10 tane grubun hiçbir şekilde görüşleri birbirine benzemez. Sosyal olaylara, siyasi meselelere bakışları, askeri noktalardaki görüşleri aynı değil benzemezler çetesi gibiler. Fakat bir araya gelmişler tek şey istiyorlar. Cumhur İttifakı, Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun. Bunun dışında söyledikleri hiçbir şey yoktu. Aslında birbirlerini sevmezler. Birisi bir gün olsun diğerini özleyip te yanına çay içmeye bile gitmemişler. Hani şair diyor ya, hadi gel şu Süleymaniye’yi yıkalım desem iki kazma kürek iki de ırgat gerek. Hadi gel yeniden yapalım desem önce bir Sinan sonradan da Süleyman gerek. Yapmak zor iş yapmaktan gerçekten zor. Ama çok şükür Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gece gündüz demeden çalışıyoruz” dedi. – TRABZON

]]>
https://www.haber28.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-turkiyenin-kusurlari-fitne-orgutleri-ve-depremsellik/feed/ 0
Türkiye ve Irak, Kuzey Irak’ta güvenlik için bir araya geliyor https://www.haber28.com.tr/turkiye-ve-irak-kuzey-irakta-guvenlik-icin-bir-araya-geliyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-ve-irak-kuzey-irakta-guvenlik-icin-bir-araya-geliyor/#respond Tue, 23 Apr 2024 00:00:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15372 Türkiye ve Irak’ın dışişleri, savunma ve istihbarat yetkilileri 3 ay aradan sonra bu kez yarın Bağdat’ta bir araya gelecek. İki ülke yetkilileri, Kuzey Irak’ta güvenliğin sağlanması konusunda atılacak adımları ele alacak.

PKK’nın bölgedeki varlığını bu yaz sona erdirmeye yönelik kararlılığını dile getiren Ankara, son dönemde pozitif mesajlar aldığı Bağdat ile ortak hareket etme arayışında. Irak ile yapılacak görüşmelerin sonucu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Kuzey Irak’ta yeni bir operasyon için nasıl bir yol izleyeceğini göstermesi açısından önemli olacak.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın yarın yapılacak güvenlik zirvesine katılacak. Heyette Türkiye’den, İçişleri Bakanlığı’ndan bir bakan yardımcısının da olması bekleniyor.

Irak tarafından ise Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ve Savunma Bakanı Thabit Mohammed Al Abbasi’nin yanı sıra, istihbarat dahil bir dizi kurumdan üst düzey yetkililerin güvenlik zirvesine katılması öngörülüyor.

Taraflar bu formattaki ilk güvenlik zirvesini 19 Aralık’ta Ankara’da gerçekleştirmişti. Zirve sonrası yapılan ortak açıklamada, “Terörle mücadele konusunda kararlıyız” ifadesi almıştı. Bağdat’taki toplantının ardından da yine ortak bir açıklama yapılması öngörülüyor.

Türkiye, Aralık ve Ocak aylarında PKK tarafından Kuzey Irak’ta gerçekleştirilen saldırılarda 21 Türk askerinin hayatını kaybetmesinden sonra Irak ile temaslarını artırmış ve bu bölgeden kaynaklanan güvenlik sorunlarını yaz aylarında tamamen çözeceğini açıklamıştı.

Milli Savunma Bakanı Güler de, “Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdikleri çerçeve doğrultusunda bu yaz Irak sınırımızı güven altına alacak çemberi tamamlayarak terör meselesini sorun olmaktan çıkartacağız” demişti.

ABD, Avrupa Birliği ve İngiltere’nin “terör örgütleri” listesinde yer alan PKK, 1980’lerden bu yana Kuzey Irak’ta konuşlu. Bölgenin yaşamakta olduğu siyasi otorite boşluğundan yararlanan PKK’nın üst düzey yönetici kadrosu ve eğitim birimleri Kuzey Irak’ın çeşitli bölgelerinde faaliyetlerini sürdürüyor.

Türkiye, 2019’da başlattığı Pençe-Kilit Operasyonu ile PKK ile mücadelesini Kuzey Irak’a taşımış ve bölgeye geçici üsler kurmuştu.

Milli Savunma Bakanı Güler, yaz aylarından itibaren bu operasyonun tamamlanacağını ve Irak içerisinde 30-40 kilometre derinliğe kadar uzanan “güvenlik koridoru” oluşturulacağını söylemişti.

Türkiye yeni operasyon mu başlatacak?

Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Güler olmak üzere Ankara’dan son dönemde yapılan açıklamalar, Türkiye’nin Kuzey Irak’ta son 5 senede sürdürdüğü askeri operasyonları bir başka aşamaya geçirme yönündeki siyasi ve askeri hazırlığın önemli bir işareti olarak görülüyor.

“Artık Türkiye’nin başka bir safhaya geçmesi gerekiyor” ifadesini kullanan Güler’e göre, 2024 yazında Pençe-Kilit Operasyonu tamamlanacak ve operasyonlar gereksinim duyulan bölgelere doğru genişletilecek.

Bu bölgeden Türkiye’ye dönük saldırıların tamamen durdurulması için bir güvenlik koridoru oluşturulmasının amaçlandığını kaydeden Bakan Güler, TSK’nın son dönemdeki operasyonları nedeniyle PKK’nın Kandil Dağı’ndan daha güney bölgede olan Asos’a çekildiğini söyledi.

Türkiye sınırına yaklaşık 150-200 kilometre mesafede bulunan Asos, TSK’nın son dönem hava harekatlarından önemli hedeflerinden biri oldu.

Pençe-Kilit Bölgesi’ndeki hedefler arasında yer alan Hakurk, Gara, Metina gibi bölgelerde geçici üslere sahip olan TSK’nın, yaz aylarından itibaren Kuzey Irak’ın diğer bölgelerine de harekatlar düzenlemesi Ankara’da yapılan değerlendirmeler arasında.

Türkiye, son 10 yılda geliştirdiği “Terörle mücadelede sorunu kaynağında yok etme” doktrini kapsamında Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de kapsamlı bir askeri varlık bulunduruyor, operasyonlarını “sürekli ve kapsamlı” bir içerikte devam ettiriyor.

Kuzey Irak’a yapılacak yeni operasyonların da bu kapsamda planlanması ve uygulanması değerlendiriliyor.

Türkiye, Irak ile ortak hareket etmek istiyor

Diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin PKK’ya karşı Kuzey Irak’ta Irak ile birlikte askeri operasyonları yapmak istediğini, Irak’ın da son dönemde “ülke topraklarının terör tehdidinden temizlenmesi” açısından eskiye oranla daha yapıcı olduğunun gözlendiğini söylüyor.

Aralık ayındaki güvenlik zirvesi sonrası yapılan ortak açıklamada “PKK tehdidinin” ilk kez açıkça kayda geçirilmiş olması, bu açıdan önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Irak’ın parçalı siyasi yapısı, İran’ın Şii gruplar üzerindeki etkisi ve Irak güvenlik birimlerinin kapasite eksikliği ise Türkiye’nin istediği iş birliğinin önündeki engeller olarak görülüyor.

Türkiye’nin Irak’a yaptığı en önemli önerilerden biri, Ortak Harekat Merkezi oluşturulması ve bu merkez aracılığıyla Irak güvenlik unsurlarının TSK operasyonlarına kendi kapasiteleri oranında katılabilmeleri.

Milli Savunma Bakanı Güler, bu konuda Irak’ın olumlu yanıt verdiğini ancak somut adım atılamadığını kaydetti.

Bağdat’ta yapılacak toplantılarda bu konunun yeniden ele alınacağı kaydediliyor.

Buna paralel olarak, Irak’la Türkiye’nin gündeme getirdiği güvenlik koridorunun oluşturulması da Bağdat’ta ele alınacak konular arasında.

Türkiye’nin hedefi, Irak’ın PKK ile mücadele konusunda daha fazla katılım ve iş birliği göstermesini sağlayacak bir yapı oluşturmak.

Erdoğan’ın Irak ziyareti dönüm noktası olabilir

Bu kapsamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyük olasılıkla Nisan ya da Mayıs ayında yapacağı Irak ziyaretinin dönüm noktası olabileceği kaydediliyor.

Ankara ve Bağdat’ta yapılan güvenlik zirvelerinden çıkan sonuca göre, ikili güvenlik iş birliği konusunda yeni bir anlaşma ya da ortak açıklama adımın atılması Türkiye’nin hedefleri arasında.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-ve-irak-kuzey-irakta-guvenlik-icin-bir-araya-geliyor/feed/ 0
Irak’ın Süleymaniye kentinde KYB’nin PKK/YPG’ye verdiği destek güvenlik sorununa neden oluyor https://www.haber28.com.tr/irakin-suleymaniye-kentinde-kybnin-pkk-ypgye-verdigi-destek-guvenlik-sorununa-neden-oluyor/ https://www.haber28.com.tr/irakin-suleymaniye-kentinde-kybnin-pkk-ypgye-verdigi-destek-guvenlik-sorununa-neden-oluyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 08:00:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10422 Irak’ın Süleymaniye kentindeki vatandaşlar, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) terör örgütü PKK/YPG’ye alan açarak destek vermesinin kentte güvenlik sorunu, yatırımların engellenmesi ve mağduriyete neden olduğunu, hükümet ve halka zarar verdiğini belirtiyor.

Süleymaniyeliler, KYB’nin terör örgütü PKK’ya kent merkezi ve çevresindeki desteğinin komşu ülkelere olduğu gibi bölge halkı için de tehdit oluşturduğunu düşünüyor.

AA muhabirine konuşan Süleymaniyeli araştırmacı-yazar Cemal Abdullah, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) hükümetinin siyasetinin çok açık olduğunu belirterek, “Irak’ın bir parçası olarak herhangi bir silahlı örgütün komşular için tehdit oluşturmasına izin vermez.” ifadelerini kullandı.

Buna rağmen KYB’nin IKBY hükümetinin bağlı olduğu güvenlik politikalarına uymadığını vurgulayan Abdullah, KYB’nin terör örgütüne destek veren uygulamalarının da hükümetin politikalarının bir parçası olmadığını söyledi.

Abdullah, “Süleymaniye’de (KYB) bir parti karar alıyor, hükümet değil. Bu durum Süleymaniye’de güvenlik, siyasi ve idari bir kaos doğurmuştur. KYB lideri, yargı, yasama ve yürütme organlarına danışmadan kendi başına hüküm veriyor.” diye konuştu.

“Kendi çıkarlarımızı, sınırlarımızda halkımızdan haraç alan PKK’ya kurban edemeyiz.” diyen Abdullah, terör örgütüyle işbirliğinin bölge halkı için oluşturduğu zarara ilişkin ise “Süleymaniye’de yatırımcılar güvenlik nedeniyle yatırım yapamıyor, çünkü siyasi istikrar yok. Bu sorumsuzca politikalar halka ve hükümete zarar veriyor.” uyarısında bulundu.

“Türkiye ile iyi ilişkiler isteyip diğer yandan PKK’yı savunamam”

Abdullah, terör örgütü PKK’nın Türkiye’ye karşı oluşturduğu tehdidin hem Irak anayasasına hem de uluslararası prensiplere ve hukuka aykırı olduğuna işaret etti.

Türkiye’nin kendisi için tehdit kaynağı olan yapılara karşı harekete geçme hakkı olduğunun altını çizen Abdullah, “Türkiye ile iyi ilişkiler isteyip diğer yandan PKK’yı savunamam. Çünkü PKK Türkiye için tehdittir.” dedi.

Abdullah, KYB’nin terör örgütüne verdiği destek konusunda kendisini düzeltmesi ya da Türkiye’nin kendisine karşı politikalarının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin, terör örgütüne destek verilmesi nedeniyle Süleymaniye Havalimanına hava sahasını kapattığını hatırlatan Abdullah, “Şimdi Erbil’den Diyarbakır uçuşları da başlıyor. Erbil’de ortak ticaret var, karşılıklı saygı var, ortak çıkarlar var. Çünkü PKK’ya destek vermiyorlar.” diye konuştu.

“Süleymaniye, bir kişinin, bir partinin ya da yabancı bir kesimin (PKK) kurbanı olamaz”

Süleymaniye’de esnaflık yapan Sever Cemil de kentin idaresini ellerinde bulunduran KYB’li yöneticileri “kayıtsızlıkla” suçlayarak, bu süreci endişeyle geçirdiklerini söyledi.

Güvenlik kaygısı nedeniyle kamera karşısında konuşmak istemediğini belirten Cemil, “Görüntülü konuşmak istemiyorum, çünkü sorun yaşarım. Süleymaniye çarşısı esnafını hiç bu kadar tereddütlü ve mağdur görmemiştim.” dedi.

Cemil, Süleymaniye’de halihazırda maaşların verilmemesi ve işsizlik nedeniyle çok kötü bir süreçten geçildiğini vurgulayarak, bölgede teröre verilen desteğin mevcut durumu daha kötü hale getirdiğine ilişkin şunları söyledi:

“Ne yazık ki Süleymaniye’yi yönetenler yaşananlara karşı çok ilgisiz ve kendi çıkarlarını halkın önünde tutuyorlar. Süleymaniye, bir kişinin, bir partinin ya da yabancı bir kesimin (PKK) kurbanı olamaz. Yıllarca barış yanlısı olduğumuzu ispat etmek için mücadele ettik. Şimdi komşularımız için tehdit unsuru haline geldik, bu da bize karşı uygulanan bir ambargoya neden oldu.”

“Türkiye, halkımızın en çok gittiği ülkelerden biri”

Süleymaniye Turizm Firmaları Odası Başkanı Ata Enver de bölgeye yönelik uçuşlara Türkiye’nin hava sahasını kapatma kararının turizm ve ekonomiyi çok olumsuz etkilediğini belirtti.

Turizm firmalarının Türkiye ile çok iyi ilişkilerinin bulunduğunun altını çizen Enver, “Türkiye, halkımızın en çok gittiği ülkelerden biri. Kış aylarında haftada 5, yazın ise 15 uçak seferi gerçekleştiriliyordu.” ifadelerini kullandı.

Süleymaniye’deki turizm firmalarının yüzde 60’ının iş alanının Türkiye olduğunu vurgulayan Abdullah, bölgeden Türkiye’ye gitmek isteyen vatandaşların Kerkük ve Erbil havalimanlarını kullandıklarını dile getirdi.

Terör örgütü PKK’nın Süleymaniye’deki varlığı

Terör örgütü PKK, KYB’nin verdiği destekle Süleymaniye ve çevresinde sözde siyasi yapı ve uzantıları dahil terörist yapılanmasını sürdürüyor.

KYB, terör örgütü PKK’ya kent merkezi ve kırsalda açtığı alanın yanı sıra, Suriye-Kandil arasında lojistik destek ve teröristlere askeri eğitim de veriyor.

İran-Irak sınırındaki çeşitli noktalarda uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık yapan PKK’lı teröristler, kırsalda ise sözde kontrol noktaları kurarak yol kesme, haraç alma ve adam kaçırma gibi terör eylemleriyle bölge halkı için tehdit unsuru olmaya devam ediyor.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani’nin Şubat 2021’de yaptığı açıklamaya göre, terör örgütü PKK’nın bölgede dağları ve yerleşim alanlarını işgali nedeniyle 800 köyün yeniden inşası tamamlanamazken, terör örgütü çiftçilerin topraklarına erişimini de engelliyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/irakin-suleymaniye-kentinde-kybnin-pkk-ypgye-verdigi-destek-guvenlik-sorununa-neden-oluyor/feed/ 0