Plastik – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 12 Jul 2024 22:48:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türk Bilim İnsanları, Beyin Hücrelerinde Mikroplastik Bulunduğunu Ortaya Koydu https://www.haber28.com.tr/turk-bilim-insanlari-beyin-hucrelerinde-mikroplastik-bulundugunu-ortaya-koydu/ https://www.haber28.com.tr/turk-bilim-insanlari-beyin-hucrelerinde-mikroplastik-bulundugunu-ortaya-koydu/#respond Fri, 12 Jul 2024 22:48:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25027 Türk bilim insanlarınca, beyin hücrelerinde “mikroplastik” bulunduğunu ortaya koyan bilimsel çalışma, günlük yaşamda birçok alanda kullanılan bu ürünlerin, gelecekte Alzheimer, MS, inme ve beyin kanaması gibi hastalıklarda etken olup olmadığına ışık tutacak.

Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Çeltikçi ve Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu tarafından yapılan bilimsel çalışma, Kanada’da hazırlanan belgeselde yer aldı ve The New York Times’da makale olarak yayımlandı.

Çeltikçi, mikroplastiklerin sağlık üzerindeki etkisine ve gerçekleştirilen bilimsel çalışmaya ilişkin, AA muhabirine açıklama yaptı.

Günlük yaşamda kullanılan hemen her şeyin içinde plastik bulunduğuna dikkati çeken Çeltikçi, kumaşlardan araba direksiyonuna, asfalttan su şişesi ve saklama kaplarına, tıbbi uygulamalarda kullanılan damar yolu aparatından ilaç kutularının kapaklarına kadar birçok üründe plastik olduğunu söyledi.

Çeltikçi, yaklaşık 100 yıldır insanların plastiklerle iç içe olduğuna işaret ederek, “Örneğin, plastik bir şişeye su konulduğunda, küçük plastik parçaları ayrılmaya başlıyor ve ayrılan parçaların çoğu nano diye isimlendirilen gözle görülemeyecek kadar küçük parçalardan oluşuyor. Böylece, vücudun herhangi bir yerine engelsiz şekilde geçebiliyor. Bunlar mikroplastik olarak isimlendiriliyor.” diye konuştu.

Mikroplastiklerin sağlığa etkisine ilişkin ilk çalışmaların deniz ürünleri üzerinde başladığını ve balık hücrelerinde plastik tespit edildiğini anımsatan Çeltikçi, daha sonra insan dokularındaki etkilerinin incelendiğini anlattı. Çeltikçi, bu çalışmaların bazılarında mikroplastiklerin kolon kanseri hücrelerinde ve plasentada görüldüğünü ortaya konulduğunu hatırlattı.

Çeltikçi, 2022’de Mikroplastik Çalışma Grubu ile temas kurduğunu ve bu alanda yapılan çalışmaları incelediğini aktararak, dünya literatür taramalarında çevresel faktörlere bağlı beyinde mikroplastiklerin bulunup bulunmadığını gösteren bir çalışmanın olmaması üzerine bu konuya yöneldiğini anlattı.

“Beyin hücrelerinin her yerinde mikroplastiklerin olduğunu belirledik”

Beynin diğer organlardan çok farklı olduğunu dile getiren Çeltikçi, çalışma sürecine ilişkin şu bilgileri verdi:

“Beyinde kan beyin bariyeri var. Kandaki her şey beyne aynen geçmiyor. Örneğin, karaciğerde damarlarla karaciğer arasında bir bariyer yok ama beyinde var. Beyinde kanın iletiminde bile filtreleme var. Çünkü, beyin hücreleri doğrudan kanla temas ettiğinde, yani sağlıklı kan bile ulaştığında beyne zarar veriyor. Dolayısıyla, mikroplastikler beyne geçiyor mu, kan beyin bariyeri bunu engelliyor mu diye bakmak istedik.”

Bu kapsamda Doç. Dr. Sedat Gündoğdu ile çalışma başlattıklarını belirten Çeltikçi, şunları kaydetti:

“Ön çalışmayla, beynin kendi ürettiği tümörlerden 4. evre olanların MR görüntülerini inceledik. Bu tümörler, normalde kan beyin bariyerini bozarak harap eder. Kan beyin bariyerini bozan tümör ile kan bariyerinin bozuk olmadığını gösteren MR görüntülerini belirledik. Ameliyatta, hastanın beynindeki kan beyin bariyerinin bozuk olduğu ve bozuk olmadığı bölgelerden örnekler aldık ve bunların içinde mikroplastik bulunup bulunmadığını inceledik. İncelemeler sonucunda, hasar gören ve hasar görmeyen beyin hücrelerinin her yerinde mikroplastiklerin olduğunu belirledik. Çalışma kapsamında şu anda örnek toplamaya devam ediyoruz ve 50 ayrı örnekte tek tek çalışacağız.”

Çeltikçi, araştırmanın sonuçlarının farklı uzmanlık alanlarında da ayrı ayrı çalışmaları beraberinde getireceğini ifade ederek, “Şu an beyin hücrelerinde mikroplastiklerin bulunduğunu biz gösterdik. Asıl soru, acaba devam edecek çalışmalarla mikroplastikler, demans, MS, Alzheimer gibi hastalıklara neden oluyor mu? Ayrıca beyin kanamaları, inme üzerinde etkisi var mı? Çalışmalar bunlara ışık olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Birçok ülkeden teklif

Çeltikçi, Kanada’da plastiklerin etkileri üzerine belgesel hazırlayan bir grubun, çalışmayı duyarak kendileriyle iletişime geçtiklerini söyledi.

Türkiye’ye gelen ekibin, belgeselde Türk bilim insanlarınca yürütülen bu araştırmaya da yer verdiklerini anlatan Çeltikçi, belgeselin Kanada’da izleyiciyle buluştuğunu belirtti.

Çeltikçi, bu sürecin ardından Türkiye’de yapılan çalışmanın hızla dünyada duyulmaya başladığını ve ABD, Kanada başta olmak birçok ülkeden AR-GE çalışmalarının devamının ülkelerinde yapılması için tekliflerin geldiğini dile getirdi.

Araştırmanın ön sonuçlarının bilimsel makale olarak tamamlandığını ve uluslararası tıp dergisinde yayımlanmak üzere gönderildiğini vurgulayan Çeltikçi, “Çalışmamız daha başında Kanada’da plastiklerin zararına ilişkin farkındalığın artırılması için çekilen ‘Plastic People’ isimli belgeselde yer aldı ve hemen ardından da The New York Times’ta makale olarak yayımlandı. Makalede, plastiklerin artık beynin içine kadar girdiğinin Türkiye’de yapılan çalışmaya ortaya konduğu belirtildi.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turk-bilim-insanlari-beyin-hucrelerinde-mikroplastik-bulundugunu-ortaya-koydu/feed/ 0
Ucuz Enerji Üretimi İçin Yenilikçi Plastik Geliştirildi https://www.haber28.com.tr/ucuz-enerji-uretimi-icin-yenilikci-plastik-gelistirildi/ https://www.haber28.com.tr/ucuz-enerji-uretimi-icin-yenilikci-plastik-gelistirildi/#respond Wed, 10 Jul 2024 02:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24523 Ucuz enerji üretimi teknolojilerinde devrim niteliğinde bir yenilik kapıda. Joanneum Research in Weiz tarafından geliştirilen özel bir plastik, küçük hareketlerden bile elektrik enerjisi üretebiliyor. Bu inovatif malzeme, piezoelektrik etkisini kullanarak, fiziksel deformasyonlardan elektrik enerjisi elde ediyor.

Plastikten ucuz elektrik enerjisi nasıl kullanılıyor? Ne işe yarıyor?

Bu uygun fiyatlı teknoloji, özellikle sensörlerin enerji ihtiyacını devrim niteliğinde bir şekilde karşılayabilir ve pil kullanımını gereksiz hale getirebilir. Bu ucuz malzeme, farklı uygulamalar için büyük potansiyel taşıyor. Örneğin, bisiklet lastiklerine uygulandığında, sürüş esnasında enerji üreterek, lastik basıncını Bluetooth üzerinden sürekli olarak iletebiliyor.

Bu yenilikçi plastik tabanlı ucuz enerji üretim teknolojisi, şu şekilde kullanılıyor:

Piezoelektrik etki kullanımı: Bu etki, belirli malzemelerin fiziksel olarak deformasyona uğradığında elektrik üretmesi prensibine dayanır. Plastik, fiziksel bir kuvvet uygulandığında (örneğin bükme, sıkıştırma veya germe) elektrik yükü üretir.

Ucuz enerji üreten plastik malzeme: Joanneum Research tarafından geliştirilen özel plastik malzeme, hafif ve esnek, bu da onu çeşitli uygulamalara uygun hale getiriyor. Bu plastik, küçük hareketlerden bile enerji üretebilir, örneğin bisiklet tekerleklerinin dönmesi veya rüzgarın etkisiyle.

Uygulamalara entegrasyon: Plastik, hedef nesneye doğrudan uygulanabiliyor. Örneğin, bir bisikletin tekerleği veya bir aracın hareketli parçası üzerine monte edilebiliyor. Bu plastik, hareket halindeyken sürekli olarak enerji üretiyor ve bu enerji, çeşitli elektronik cihazlarda kullanılabiliyor.

Veri iletimi ve gerçek zamanlı izleme: Üretilen enerji, sensör verilerini (örneğin, lastik basıncı veya sıcaklık) gerçek zamanlı olarak izlemek ve iletmek için kullanılabiliyor. Bluetooth gibi kablosuz iletişim teknolojileri aracılığıyla, bu veriler mobil cihazlara veya diğer izleme sistemlerine aktarılabiliyor.

Çevre dostu ve sürdürülebilir: Plastik malzeme çevre dostudur ve uzun ömürlüdür, bu da atık miktarını azaltıp çevresel etkiyi düşürüyor. Bu teknoloji, pil kullanımını azaltarak sürdürülebilir ucuz enerji çözümlerine de katkıda bulunuyor.

Güneşten gelen elektrik ile otomobil şarj etmek!

Bu özellikler, plastik tabanlı piezoelektrik enerji üretim teknolojisini, özellikle hareketin sık olduğu uygulamalar için değerli ve yenilikçi bir çözüm haline getiriyor. Bu da bize, özellikle bisikletler için gerçek zamanlı lastik basıncı izleme gibi yenilikçi uygulamalar sunuyor.

Ayrıca, bu malzemenin rüzgar türbinleri gibi diğer alanlarda da enerji üretimi için kullanılması mümkün. Bu ucuz enerji üreten plastik, Siebdruckverfahren (serigrafi) yöntemi ile etkili bir şekilde üretilebiliyor, bu da masrafları düşük tutarken ucuz ve yüksek enerji verimliliği sağlıyor.

Çeşitli taşıtlardan, hatta rüzgar enerjisi tesislerine kadar birçok alanda kullanılabilecek bu teknolojinin geliştirilmesine, Georgia Institute of Technology ve İsviçre’deki EMPA gibi diğer kurumlar da katkıda bulunuyor.

Bu gelişme, sürdürülebilir enerji çözümleri ve uzun vadede pil kullanımının azaltılması açısından büyük bir potansiyele sahip. Önümüzdeki yıllarda, bu teknolojinin hangi yeni alanlarda kullanılacağı ve enerji üretimi konusunda nasıl bir devrim yaratacağını merakla bekliyoruz.

Bu gelişme sizce de pil ihtiyacını ortadan kaldırabilir mi? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ucuz-enerji-uretimi-icin-yenilikci-plastik-gelistirildi/feed/ 0
Türk Bilim İnsanları Antarktika’da Deniz ve Göl Ekosistemlerini Araştırdı https://www.haber28.com.tr/turk-bilim-insanlari-antarktikada-deniz-ve-gol-ekosistemlerini-arastirdi/ https://www.haber28.com.tr/turk-bilim-insanlari-antarktikada-deniz-ve-gol-ekosistemlerini-arastirdi/#respond Fri, 07 Jun 2024 06:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19901 Türk bilim insanları, “geleceğe ışık tutan yolculuk” olarak da nitelendirilen Türkiye’nin kutuplara düzenlediği bilim seferlerinin 8’incisinde Antarktika’da deniz ve göl ekosistemlerini araştırdı.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda düzenlenen seferde bulunan araştırmacılar, Horseshoe Adası ve çevresinde deniz ve göllerde yaptıkları örneklemelerle projelerini tamamladı.

Bilim insanları, bölgedeki denizel ekosistemin fizikokimyasal karakterizasyonunu araştırarak, sucul ekosistemlerdeki çoklu antropojenik baskıları değerlendirdi.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve sefer katılımcısı Prof. Dr. Ülgen Aytan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, plastik kirliliğinin sadece gözle görülür boyutta olmadığına dikkati çekerek, “Özellikle günlük hayatta kronik olarak ürettiğimiz ve 5 milimetrenin altına inmiş olan kısım, gezegenimiz için çok hızlı büyüyen bir tehdit haline geldi.” dedi.

Prof. Dr. Aytan, insan etkisinden binlerce kilometre uzaktaki Antarktika ekosisteminde mikroplastiklere, hem suda hem sedimentte hem buzullarda hem de canlılarda rastlamanın mümkün olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

“TÜBİTAK tarafından desteklenen bu projeyle amacımız, Türk bilimsel araştırma kampının bulunduğu Horseshoe Adası’ndaki tatlı su kaynaklarında, buzul göllerinde ve denizde, mikro, mezo ve makro boyuttaki plastiklerin varlığını araştırmak, kaynaklarını tespit etmek ve bu ekosistem için oluşturdukları çevresel riski değerlendirmek.”

Horseshoe Adası’nda bulunan deniz, göl yüzey suyu ve sedimentinden plastik analizleri için numune aldıklarını ifade eden Aytan, Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Mikroplastik Araştırma Laboratuvarı’nda gerçekleştirecekleri analizlerle de plastiklerin tiplerini, boyutlarını, renklerini ve polimer içeriklerini belirleyerek çevresel risk değerlendirmesini tamamlayacaklarını söyledi.

Prof. Dr. Aytan, “plastik” için çok genel bir terim olduğunu vurgulayarak, bu terim altında farklı polimerik yapıya, dolayısıyla kimyasal içeriğe sahip plastiklere rastlandığını aktardı.

Aytan, gerçekleştirecekleri analizlerle buldukları plastiklerin çevresel tehlike skorlarıyla bu ekosistem için ne derece risk yarattığını değerlendirebileceklerini anlattı.

Denizel ve tatlı su çevresinde çoğunlukla tek kullanımlık plastik olduğuna işaret eden Aytan, “Özellikle polietilen, polietilen terafitalat, polipropilen gibi polimerlere rastlıyoruz ancak Antarktika’da yaptığımız ön çalışmada poliakrinonitril gibi özellikle sentetik tekstilin kullanımı ve yıkanması esnasında oluşan ve atmosferle kutuplara kadar taşınabilen mikroplastiklere de rastladık.” diye konuştu.

Prof. Dr. Aytan, bölgede yaptıkları çalışmalardan sonra özellikle sentetik tekstilde kullanılan bu polimerlerin iyileştirilmesi gerektiği konusunun önemine değinerek, şöyle devam etti:

“Plastik sektöründe kullanılan ilave katkı kimyasallarının iyileştirilmesi gerekiyor. Antarktika gibi çok özel bir ekosistemden elde edeceğimiz sonuçlar ile plastiklerin denizel ve tatlı su ortamında azaltılması için alınması gereken tedbirlerle ilgili olarak karar vericilere ve sektöre yol gösterici veri sağlamayı amaçlıyoruz.”

“Denizel fitoplankton çalışmalarını biraz daha derinleştirmeyi amaçlıyoruz”

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve sefer katılımcısı Prof. Dr. Ertuğrul Ağırbaş da iklim değişikliğinin en önemli kanıtlarının, artan atmosferik hava sıcaklıkları ve beraberinde deniz suyunda meydana getirdiği anomaliler olduğunu dile getirdi.

Ağırbaş, Horseshoe Adası’nda yürüttükleri çalışmalar konusunda, “Bölgede çok az çalışılmış bir konu olan denizel fitoplankton çalışmalarını biraz daha derinleştirme ve bu bağlamda bundan sonra yapılacak çalışmalara bir altlık oluşturmayı amaçlıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. Ertuğrul Ağırbaş, “Fitoplanktonik organizmalar değişen iklim koşullarına bağlı olarak meydana gelen değişimlere karşı direkt tepkiyi veren ilk canlı gruplarıdır ve bunların takibi ile ileride meydana gelebilecek olası iklim değişikliği senaryolarına karşı hazırlıklı olmamıza imkan sağlayacaktır.” diyerek, proje kapsamında araştırdıkları “fitoplankton fonksiyonel grup oranları”, “pigment kompozisyonu”, “mikroskobik hücre sayımı” ve “hidrografik ölçüm çalışmaları” ile bölgenin besin tuzu dinamiğini de inceledikleri bir proje olduğunu ifade etti.

Dünyanın iklimine en çok etki edecek, iklimin düzenlenmesini sağlayan önemli bir bölgede bulunduklarına işaret eden Ağırbaş, “Çalışmaların Antarktika ekosisteminin sürdürülebilir yönetimine katkı sağlayacağına ve bu bağlamda dünyanın geleceğine de katkı sağlayacağına inanmaktayız.” dedi.

“Deniz örneklemelerimizi yaklaşık 25 istasyonda gerçekleştirdik”

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve sefer katılımcısı Prof. Dr. Nüket Sivri de sefer süresince birçok noktada deniz suyu örneklemesi yaptı.

Prof. Dr. Sivri, “Kutup Bölgeleri’nde Kritik Hammadde (KHM) Konsantrasyonlarının Belirlenmesi ve Potansiyel Ekolojik Risk İndeksinin Kutup Bölgelerine Uyarlanması” konusunda yaptığı projesiyle “Endüstriyel üretim ve ekonominin sürdürülebilir işleyişi için önem taşıyan kritik hammadeler, Antarktik bölgesi sucul ekosistem sağlığını nasıl etkiler? Kritik hammaddeler kaynaklı olası toksik etkiler ve antropojenik baskılar her iki kutup bölgesinde de gözleniyor mu? Antarktika için uyarlanan potansiyel ekolojik risk indeksi (PERI), Arktik için oluşturulan indeksten ne kadar farklı olabilir?” sorularının cevaplarını arayarak projesinin Beyaz Kıta’da olan bölümünü tamamladı.

TÜBİTAK MAM İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcılığı’nda Araştırmacı olan sefer katılımcısı Dr. Mehtap Dursun da projesi kapsamında Antarktika’da mikrokirleticilerin çevresel incelenmesinin altyapısını oluşturmak üzerine çalışmalar gerçekleştirdi.

Dr. Mehtap Dursun, mikrokirleticileri genel olarak sucul ortamda canlılara zarar veren mikro ve nano düzeydeki kirleticiler olarak tanımlayabildiklerini ifade ederek, “Biz özellikle eksik yanma sonucu oluşan poliaromatik hidrokarbonlar ile tarımsal amaçlı kullanılan pestisitlerin çevresel olarak Antarktika kıtasında mevcudiyetini araştırıyoruz.” diye konuştu.

Çalışması kapsamında Horseshoe Adası’nda bulunan göllerden ve kar suyundan örnekleme yaptığını anlatan Dursun, şöyle devam etti:

“Deniz örneklemelerimizi yaklaşık 25 istasyonda gerçekleştirdik. Mevcut ortamda mikro kirleticinin analizleri için yüksek hacim su gerektirdiğinden, bizim yaptığımız yöntemle laboratuvara hiç su taşımadan gemide ön işlemleri yapılmış numunelerimizle Türkiye’deki araştırma laboratuvarımızda analiz ederek sonuçları elde etmiş olacağız.”

Amaçlarının Antarktika’da bir çevresel izleme altyapısını oluşturmak olduğuna dikkati çeken Dursun, “Daha sonrasında da bu araştırma sonucunda elde ettiğimiz verilerle eğer yöntemimiz başarılı olursa ileriki dönemlerde bu çevresel izlemelerin devamlılığını ve zaman içindeki değişimini gözlemlemiş olacağız.” bilgisini verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turk-bilim-insanlari-antarktikada-deniz-ve-gol-ekosistemlerini-arastirdi/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay’dan Atık Yönetimi Açıklaması https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugaydan-atik-yonetimi-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugaydan-atik-yonetimi-aciklamasi/#respond Mon, 27 May 2024 23:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19181 CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, atıkların çöp değil milli servet olduğuna dikkat çekerek, plastik, cam, kağıt, metal ve evsel atıkların ayrı ayrı ve ilan edilen saatlerde toplanacağını söyledi. Evsel atıkların organik kompost gübreye dönüştürülerek, tarımsal üretim yapanlara ücretsiz dağıtacağını belirten Tugay, plastik atıklardan da kent mobilyaları elde edileceğini ifade etti.

CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, atıklara bakış açısının ‘hammadde ve enerji kaynağı’ ya da ‘çöp’ olarak ikiye ayrıldığını, atığı hammadde olarak görmenin gelişmişlik göstergesi olduğunu vurguladı. Tugay şu ifadelere yer verdi:

“Biz maalesef hala ikinci kategorideki ülkeler arasındayız. Atık yönetimini, ‘plastik poşetlerin fiyatı artacak mı artmayacak mı’ sorunun sığlığına indirgemiş durumdayız. Rakamlar her şeyi anlatıyor aslında, 2022 yılında ülkemizdeki evsel atık miktarı 31 milyon tonu aşarken, bu atığın yüzde 80’i geri dönüştürülebilir atıklardan oluştu. Yani 2022’de ne yazık ki piyasa değeri asgari 75 milyar TL olan 25 milyon ton geri dönüştürülebilir malzemeyi çöpe attık. Türkiye’de atık yönetimi ile ilgili 15’e yakın yönetmelik var ancak bu yönetmelikler Avrupa’daki örneklerine göre çok zayıf. Türkiye’de atık ayrıştırma tesislerinin yeterli olmaması, kaynakta ayrıştırma ve toplamanın uygulanmaması nedeniyle Avrupa Birliği müktesebatına uyum yakalanamıyor.”

“ATIKLAR KAYNAĞINDA AYRIŞACAK”

Başkan Tugay, 1 Nisan’dan itibaren atık yönetimini öncelikli işler arasında alacağını belirterek, “Hedefimiz, tüm gelişmiş ülkelerde olduğu şekliyle, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve yeniden milli ekonomiye değer yaratmasını sağlayacak mekanizmaları geliştirmek olacak. İzmir’i bu konuda Türkiye’nin örnek kenti haline getirmek için var gücümüz ile çalışacağız. Karşıyaka Belediye Başkanlığım sırasında bu yönde güzel adımlar attık. Şimdi bu adımları tüm kent genelinde uygulamak için kolları sıvayacağız. Pilot mahallelerimizden hızlıca başlayarak plastik, cam, kağıt, metal ve evsel atıklarımızı ayrı ayrı ve ilan edilen saatlerde toplayacağız. Evsel atıklarımızı katma değeri son derece yüksek organik kompost gübreye dönüştürecek, bu gübreleri tarımsal üretim yapan hemşehrilerimize ücretsiz dağıtacağız.”

PLASTİK ATIKTAN KENT MOBİLYASI

Başkan Tugay, ilçelerin kapalı ve açık pazar yerlerinden çıkan sebze ve meyve atıkları ile bahçe budama atıklarının da komposta ve biyokömüre dönüşümünü sağlayacak tesislerin açılacağını dile getirerek, şöyle dedi:

“Plastik atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşümü ile yine örneği pek çok Avrupa ülkesinde görülen kent mobilyalarımızı üreteceğiz. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yer alan Atık Yönetimi Daire Başkanlığımızı, bu kapsamda yeniden yapılandıracak ve yetkilendireceğiz. Ege Bölgesi Sanayi Odamız başta olmak üzere iş dünyamızın uzun yıllardır beklentisi olan Geri Dönüşüm Organize Sanayi Bölgesi kurulması çalışmalarına Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü katkı ve desteği sunacağız. Türkiye’nin bu önemli sorununa yerel ölçekte özgün bir sistem kurarak çözüm üreteceğiz. Anaokullarından başlayarak, çocuklarımızın atıklarını kaynağında ayrıştırmaları için eğitim programları düzenleyeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığımız başta olmak üzere sorunun tarafları olan Bakanlıkların da desteğini talep edeceğiz. Unutmayalım, evsel ve endüstriyel atıklarımız gerçekte çöp değil, birer milli servettir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugaydan-atik-yonetimi-aciklamasi/feed/ 0
Eskişehir’de öğrenciler geri dönüşümle oyun üretiyor https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ogrenciler-geri-donusumle-oyun-uretiyor/ https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ogrenciler-geri-donusumle-oyun-uretiyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 03:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10365 Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin Sıfır Atık Kulübü tarafından okulda toplanan su şişelerinin kapakları, zeka ve strateji oyunu “beştemse” tablası ve boncuklarına dönüştürülüyor.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde 2019 yılında makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında eğitim öğretime başlayan lisede, öğrenciler geri dönüşümden elde ettikleri malzemelerle farklı alanlara yönelik çalışmalar yapıyor.

Okulun Sıfır Atık Kulübündeki 35 öğrenci, geri dönüşüm için topladıkları şişe kapaklarını makine bölümü öğretmeni Ali Yar’ın gözetiminde öğütme makinesinde parçalayarak dönüşüme kazandırıyor.

Öğrenciler, geri dönüştürdükleri malzemeden okuldaki enjeksiyon makinesi yardımıyla mangala benzeri “beştemse” adlı kutu oyunun tablası ve boncuklarını üretiyor.

Okul müdürü Bülent Seğmen, AA muhabirine, 2019’da eğitim öğretime başlayan okulda makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Son teknolojiyle donatılmış okulda 1300 öğrencinin okuduğunu anlatan Seğmen, şöyle konuştu:

“Öğrencilerimiz dışarıdan alınan siparişlerle gerçek işlerde çalışma fırsatı da buluyorlar. Okulumuzda bir iktisadi işletme var. Öğrencilerimizin sadece eğitim olarak değil bütünüyle gelişimini sağlamayı düşünüyoruz. Bu kapsamda Sıfır Atık projesine de destek veriyoruz. Okuldaki atık malzemeleri topluyoruz. Bunlardan okulda öğrencilerimizin yaptığı kalıplarla kendi makinelerimizde ürünler elde ediyoruz. Hazırladığımız kutu oyunu ‘beştemse’ tablaları Romanya’da yapılan bir yarışmada kullanıldı. Böylece okul olarak ilk ihracatımızı yaptık. Öğrencilerimizin kullandığı pet şişeler ve buna bağlı plastik malzemelerin hiçbiri boşa gitmiyor. Son dönemde birkaç fabrika ve bir okul, plastik atıklarını bize göndermeye başladı. Onları da ileri dönüşüm projesine dahil ediyoruz. Hem dönüşümü sağlamış oluyoruz hem de öğrencilerimizde geri dönüşüm bilincini yerleştiriyoruz. Bu arada yaptığımız kalıplar ve üretimle öğrencilerimiz gerçek bir iş üzerinde çalışmış oluyor.”

“Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor”

Okulda plastik alan şefi olarak görev yapan makine bölümü öğretmeni Ali Yar da öğrencilerinin sıfır atık konusunu ön planda tuttuğunu anlattı.

Plastik atık kullanabilecekleri projeleri değerlendirdiklerini vurgulayan Yar, şunları kaydetti:

“Okulumuzda günlük 1300 şişe kapağı ortaya çıkıyor. Sıfır Atık Kulübü’ndeki 35 öğrenciyle bunları toplamaya başladık. Dünya Kumalak Federasyonu okulumuza metalden beştemse oyunu tablası üretme fikriyle geldi. Ancak maliyeti düşürmek ve sıfır atık prensibini yaygınlaştırmak için plastikten yapılabileceğini söyledik. Bu fikir çok hoşlarına gitti. Okulda ortaya çıkan su şişeleri kapaklarından oyun tablasının üretimini yaptık. Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor. Romanya’daki şampiyona için geçen yaz mevsiminde 50 beştemse oyun tablası gönderdik.”

Plastik bölümü öğrencisi Azra Rüzgar da Kazakistan’ın geleneksel oyunlarından beştemsenin tablalarını hazırlamak için plastik su şişelerinin kapaklarını topladıklarını dile getirerek, “Kırdığımız kapakları daha sonra burada enjeksiyon makinalarının kalıbına aktarıyoruz. Kalıplardan çıkardığımız oyun tablalarını küçük vidalar aracılığıyla birleştiriyoruz. Dönüştürdüğümüz plastikten yararlı bir şeyler üretmek mutlu ediyor.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ogrenciler-geri-donusumle-oyun-uretiyor/feed/ 0