Türkiye’de arıcılıkta ilk 5’de yer alan Mersin’de bu yıl da havaların ısınması ve çiçek mevsiminin başlamasıyla arılar üretime geçti. Milyonlarca arının sabahın erken saatlerinden itibaren kovanlarından çıkarak çiçeklere konmasıyla başladığı polen mesaisinde hasat başladı. Arıların kovanda topladığı polenler, arıcılar tarafından özenle alınarak talebe göre satışa gönderiliyor. Kilogram fiyatı bin TL civarında olan polen, hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de sağlıklı gıda olarak tüketiliyor. Özellikle sağlık açısında altın değerinde gösterilen ve geçen yıl 150 ton civarında hasat edilen polenin bu sene 200 tona ulaşması bekleniyor.
“Polenin hasadına başladık”
Arıcılığın aile işleri olduğunu ifade eden arıcı Celal Çay,” Dededen, babadan öğrendiğimiz bir meslek. Yıllardır ailemiz arıcılık yapıyor, bizde ailemizin yaptığı mesleği devralarak devam ettiriyoruz. Gelecekte çocuklarımıza bırakmak istiyoruz. Mersinli arıcılar olarak biz her yıl polen hasadını heyecanla bekliyoruz. Polen de arılarımızın ürettiği bir değer. Piyasada talep görüyor. Özellikle sporcular, çocuklu aileler polen tüketiyor. Polendeki protein oranı çok yüksek olması sebebiyle sağlık açısından çok faydası var. Bir çok mineral vitamin içerdiği için vücuda destek oluyor. İnsanlarda bunun faydasını öğrendi, bizden talep ediyor. Bizde iklimin el verdiğince arılarımızın gücüne bağlı olarak poleni her yıl üretiyoruz, tüketicilerimize sunuyoruz. Mersinli arıcılar olarak altın değerindeki polenin hasadına başladık” dedi.
“Altın değerinde bir gıda üretiyoruz”
Sezonun güzel olacağını umut ettiklerini belirten Çay,” Bahar yağmurları çok iyi yağdı. Bahar yağmurları iyi yağınca çiçekleri suluyor. Çiçeklerde çok güzel polen salgılıyor, arılarımız da kovana getiriyor. Arılarımızın sağlığı da iyi ümitliyiz. İnşallah sezon sonunda tonlarca polen üretmiş oluruz. Altın değerinde bir gıda üretiyoruz. Arıcılık biz yaşam biçimi. Arılarımızı sürekli taşıyoruz. Şuanda sıfır rakımda polen hasadına başladık. Burada başlayan yolculuğumuz Haziran ayında Eğriçayır yaylasında son bulacak. Eğriçayır yaylasında da bal ve polen ürettikten sonra yolculuğumuz tekrar geriye başlayacak” diye konuştu.
“200 ton polen hasadı bekleniyor”
Sezonla ilgili bilgi veren Mersin Arıcılar Birliği Başkanı Adem Kurt ise” Mersinli arıcılarımız bugün itibariyle polen hasadına başlamış durumda. Bizim polen hasadı ile başlayan yolculuğumuz narenciye balı, daha sonra sandal ve kırbalı hasadı ile devam edecek. Mersin’de altın değerinde polen ve balları üreten yaklaşık 4 bin arıcımız var. Bol üretimli bir sezon olmasını bekliyoruz. Bu sene bahar yağışları iyiydi. Geçen sene yaklaşık 150 ton civarına polen hasadımız oldu. Bu yıl bu rakamın 200 ton civarında olmasını bekliyoruz. Arıcılık yolculuğumuz sıfır rakımda polen hasadı ile başlıyor, bu durum mevsimine göre doğadaki çiçeklerin açmasıyla önce bin, sonra 2 bin ardından da 3 bin rakıma kadar gidiyor. Sıfır rakımdan Toroslara, Eğriçayır yaylalarına kadar uzanıyor” şeklinde konuştu. – MERSİN
]]>Kayseri’de 35 yıldır arıcılık yapan İsmail Genç, AA muhabirine, Esenyurt Mahallesi’ndeki alana 3 yıl önce 200 kovan yerleştirdiğini, çeşitli nedenlerle yaşanan arı ölümlerinden dolayı bu yıl elinde 10 kovan kaldığını belirtti.
Arı kayıplarının zamanla arttığına ve bu durumun endişe verici olduğuna dikkati çeken Genç, “Bu yılki arı ölüm oranı yüzde 90 civarında. Sonbaharda yağışların olmaması ve polen eksikliğinden dolayı bu arılar güz yavrusunu atamadı. Havalar soğuk gitseydi ve arılar uyuşmuş olsaydı yani salkım yapmış olsaydı o zaman bu arı ölmezdi. Hava bu şekilde gittiği, üretim yani yavru olmadığı için ölüyorlar.” diye konuştu.
Metin Kirazgiller de 29 yıldır arıcılık yaptığını, geçen yıl arı zararlısı varroa (parazit) ile mücadele ettiklerini ve kovanlarda önemli kayıplar yaşadıklarını söyledi.
Bu sezon da arı ölümleri yaşadıklarına değinen Kirazgiller, “Havalar iyi gidiyor, ağaçlar uyanıyor. Arılar kış uykusuna tam geçemedi, bu da üremeyi olumsuz etkiledi.” ifadelerini kullandı.
Süleyman Sanoğlu da Kocasinan ilçesi Mollahacı Mahallesi’nde 14 yıldır arıcılık yaptığını dile getirdi.
Arıların havanın güneşli olmasına aldandığına işaret eden Sanoğlu, dışarı çıkan arıların geri gelmediğini ve öldüklerini bildirdi.
Sanoğlu, 2023 yılının arıcılar için sıkıntılı geçtiğini anımsatarak, “Bizim de hatalarımız var, varroa ile mücadeleyi fazla yapamadık, geç kaldık, balı erken alamadık.” dedi.
Arıcıların eğitilmesi ve desteklenmesi önerisi
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necati Muz ise arıcıların 2023 yılını ciddi kuraklık neticesinde polen kıtlığı yaşayarak geçirdiklerini hatırlattı.
Bu durumdaki arı kolonilerinin sonbaharda kendilerini yeterince toparlayamadıklarını ve yavru yapamayarak kışa yorgun, yaşlı arı nüfusuyla girmek zorunda kaldıklarını belirten Muz, “Arıcılar varroa mücadelesini de ihmal edebiliyorlar. Bal hasadından sonra etkili varroa tedavisi yapılamayan ve sonbaharda yeterince polen bulamayan kolonilerde viral hastalık rastlanma oranı ciddi şekilde artıyor. Bu da arı kayıplarına yol açıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Muz, Türkiye’de 12 farklı bal arısı virüsü tespit edildiğini belirterek, erken ilkbaharla özellikle şeftali, kayısı gibi meyve ağaçlarına kullanılan zirai ilaçların arıların kimyasal kalıntı içeren polenleri kovana getirmesine sebep olduğunu, bu ilaçların kovanın sıcak ortamında buharlaşarak arıların tamamını etki altına aldığını ve küresel ölçekte ciddi kayıplar yaşadığını vurguladı.
Prof. Dr. Muz, arıların milyonlarca yıldır her türlü iklim değişikliğine karşı dayanabilen, buz devrini bile atlatan ve günümüze kadar ulaşabilen canlılar olduğunun altını çizerek, “Türkiye’deki meteorolojik verilere göre arıların ölümüne sebep olacak çok ciddi ortalama ısı farkları resmi kayıtlarda yer almamaktadır. Ölümlerin kontrol altına alınabilmesi için arıcıların, yetiştiricilerin, üreticilerin farklı şekillerde desteklenmesi ve eğitilmesine önem verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde insanların ihtiyaç duyacağı kalıntıdan ari gıda güvenliği yüksek bal, polen, arı sütü, propolis gibi ürünler yerli kaynaklardan yeterince temin edilemeyecektir.” diye konuştu.
]]>