Suriye iç savaşında her şeyini kaybettikten sonda 2015 yılında Halep’ten Türkiye’ye gelerek, Hatay merkez Antakya ilçesinde ikamet eden 52 yaşındaki Yahya Alsuhni, umutlarını canlandırmak için açtığı mobilya dükkanını çocuklarıyla işleterek, hayatını geri kazanmaya başladı.
Dram üstüne dram yaşadı
Asrın felaketi 6 Şubat depreminde kızını, eşini, bacağını ve tüm mal varlıklarını kaybeden Yahya Alsuhni, önce Halep’te daha sonra da Hatay’da dram üstüne dram yaşadı. Yaşadığı felaketlerin ve hastanelerdeki uzun süren tedavilerinin ardından hayatını geri kazanmak, tekrar yürüyebilmek için İstanbul’a gelen Alsuhni, İrade Adımları Derneği’ne başvurarak ücretsiz protez taktırdı.
“Depremde eşimi, kızımı ve bacağımı kaybettim”
Yaşadıklarını anlatan Alsuhni, “Savaştan dolayı Suriye’deki evimi ve iş yerimi kaybettim. 2015 yılında Halep’ten Türkiye’ye gelip Antakya’da ikamet ettim. Antakya’da sıfırdan bir hayata başladım. Kendime mobilya dükkanı açtım. İki çocuğum da benimle çalışmaya başladılar. Deprem olduğunda evde 6 kişiydik, bulunduğumuz bina üzerimize yıkıldı. Deprem felaketinde eşimi ve kızımı kaybettim. Bir oğlumun ellerinde ezilme ve yaralanmalar vardı. Benim ise iki bacağımda yaralanmalar vardı. Yaralarım şiddetli ve ağrılıydı. Ayrıca omzumda çıkık var ve hala iyileşmedi. Adana’ya götürüldüm, ondan sonra Ankara’ya sevk edilip, orada ampute oldum” dedi.
“Tekrar mobilya dükkanı açabilirim”
Ampute edildikten sonra engelli olarak evde oturduğunu hatırlatan Yahya Alsuhni, “Protezi taktıktan sonra yürüyebiliyorum ve çok şükür ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum. Dışarı çıkıp yürüyüş yapabiliyorum. Eskiden engelli olarak evde oturuyordum şimdi ise protezi taktıktan sonra eski hayatıma geri döndüm. Üstelik kendi işimi yapabilirim, tekrardan mobilya dükkanı açabilirim. İrade Adımları Derneği’ne çok teşekkür ediyorum. Merkezde bulunan çalışanlar ilgili, güler yüzlü ve iyi niyetli insanlardı. Zorlu tedavi sürecinde büyük destek oldular. Allah onlardan bin kere razı olsun” ifadelerini kullandı.
“Umudunu hiç kaybetmemesi beni çok etkiledi”
Tedaviyle ilgili bilgi veren Fizik Tedavi Teknikeri Beyza Hummadioğlu, “Merkezimize gelen sol diz altı ampute olan Yahya beye, herkese gösterdiğimiz gibi özel ilgiyle fizik tedavi seansları yaptık. Depremde eşini ve iki çocuğunu kaybetmiş. Diğer çocukları için hayata karşı olan umudunu hiç kaybetmemesi beni gerçekten çok etkiledi. Yahya Bey ile birlikte fizik tedavi seanslarında denge, koordinasyon ve kas kuvveti için egzersiz programları hazırladık. Karşılıklı olarak çok çaba gösterdik ve hasta artık eskisinden daha iyi hayatına devam edebiliyor. Hastanın bu umudu ve çabası beni ve iş arkadaşlarımı gerçekten çok etkiledi” diye konuştu.
Ortez ve Protez Teknikeri Samet Yılmazer ise depremzedenin durumuyla ilgili bilgi vererek, şunları söyledi:
“Yahya’nın depremde sağ bacağın diz altından ampute edilmiş ve sağ omzu kırılmış. Sol ayağında ise düşük ayak sendromu var. Ölçüden başlayıp protezin teslimine kadar olan bu serüvende uzuvlardaki fonksiyon bozuklukları, yaşı ve psikolojik durumu en zorlayıcı faktörler oldu. Kendisi için uygun ve güvenilir olan pin (kilitli) sistem protez uygulaması yapıldı. Sol ayağındaki sendrom için ise düşük ayak ortezi uygulandı. Yapılan bu uygulamalar sonucu hastamız hem desteksiz yürüyebildi hem de fonksiyonel bozukluklar ortez ile stabil hale geldiği için daha dengeli adım atabildi.” – HATAY
]]>HATAY – Kahramanmaraş merkezli asrın felaketinde enkaz altında bir bacağını kaybeden Murat Akkoç, yeni proteziyle artık yürüyebiliyor.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli asrın felaketinin yıkıma uğrattığı şehirlerden Hatay’da kaldığı enkaz altında bir bacağını kaybeden 47 yaşındaki Murat Akkoç’a, merkezi İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan İrade Adımları Derneği tarafından ücretsiz olarak protez bacak takılarak fiziki tedavisi yapıldı. Kaybettiği bacağına protez takılan Akkoç, artık yürüyebiliyor.
“4.17’de her şeyimizi kaybettik”
Asrın felaketine Hatay merkez Antakya ilçesindeki işyerinde yakalanan ve dışarı çıktıklarında bina üzenlerine devrilen, ikinci depremi de enkaz altında yaşayan 47 yaşındaki Murat Akkoç, “6 Şubat’ta 4.17’de her şeyimizi kaybettik. Sevdiklerimizi, evimizi, arabamızı, malımızı, mülkümüzü her şeyimizi kaybettik. Sevdiğimiz insanları, ayağımı kaybettim. Sevdiğim insanlar kolunu kaybetti, iki bacağını kaybetti” dedi.
“Enkaz altında kendimi değil sevdiklerimi düşündüm”
Restoranların saat 04.00’te kapandığını, temizlik sonrası kahve içmeye başladıklarını hatırlatan Akkoç, “Depremde 4.17’de iş yerindeydim. İş arkadaşımla kahve içiyorduk. Deprem olduğunda biz binadan uzaklaştık. İş yerinden çıktık, ikinci caddeye kadar yetiştik, kafamı kaldırdığımda gökyüzü parlaması oldu. Bembeyaz bir gökyüzü parlaması, o esnada binaya baktığımızda bina üstümüze geldi. Tabii kaçamadık, yerin su gibi kaynaması, sağa sola vurması bizi enkaz altında bıraktı. 14 saat enkaz altında kaldım. İkinci depreme enkazda yakalandım. 7,6 depreminde enkaz altındaydım. Enkaz altında kendi canımı değil, sevdiklerimi düşündüm. Hep aklım onlardaydı. Ben o esnada ayaklarımı çıkarmaya çalıştım ama çıkartamadım. Ayağımın üstüne kolon düşmüş. Bir metrelik alanda 5 arkadaştık. Kimisi kolundan, kimisi ayaklarından, kimisinin kafatası çatlamıştı. Belli bir süre sonra sesimizi duyurduk ve bizi enkazdan çıkardırlar” ifadelerini kullandı.
Önce parmakları, sonra bacağı kesildi
Enkaz altından kurtulduktan sonra ailesine haber vermeye çalıştığını, 15 kişilik ailesinin depremde hayatını kaybettiğini öğrendiğini hatırlatan Murat Akkoç, hayatta kalan abisinin kendisiyle ilgilendiğini ve ambulansla hastaneye kaldırdıklarını söyledi. Hatay’daki hastaneden Adana Şehir Hastanesi’ne, buradan özel bir hastaneye gönderdiklerini hatırlatan Akkoç, kendisinin istemesi üzerine İstanbul’da bir hastane sevk edildiğini belirtti.
Akkoç, önce parmaklarının kesildiğini hatırlatarak, “Kestikten sonra enfeksiyon durmadı. Durmayınca kırık yerden kestiler. Üç operasyon geçirdim, 2,5-3 ay hastanelerde yattım” diyerek yaşadıklarını anlatı.
“Yürümeyi özlemiştim”
Hastaneden protez için İrade Adımları Derneği’ni tavsiye ettiklerini söyleyen Akkoç, “Protez benim hayatımı çok değiştirdi. Çünkü yürüyemiyordum, tek ayakla bastonların desteğiyle yürüyordum. İnsan suyunu bile kalkıp dolduramıyordu. Tek ayakla çok zor. Ama protez gerçekten benim hayatımı çok değiştirdi. Yürümeyi özlemiştim. Protez olunca ayağa kalktık çok şükür” diye konuştu.
“Ampüte olduktan sonra bile hedefinden şaşmadı”
Murat Akkoç’un depremde kızı hariç tüm yakınlarını kaybettiğini hatırlatan Fizyoterapist Renim Elşeyh, “Bu hayatta tek kalan kızını en iyi şekilde yetiştirmeyi hedefleyen Murat bey, ampüte olduktan sonra bile bu hedeften şaşmayarak bizim verdiğimiz tüm egzersizlere uyarak tez zamanında dengesini tuttu ve protezle düzgün bir şekilde yürüyebildi” dedi.
“Aktif spor yapan biriydi”
Protez Ortez Teknikeri Samet Yılmazer ise Murat Akkoç’ın dernek merkezine ilk geldiğinde kendisindeki o üzüntüyü hissettiklerini vurgulayarak, “Çünkü Murat Bey gerçekten aktif bir hastaydı. Hastalığından önce aslında çok aktif spor yapan bir bireydi. Bunun için Murat Bey’e buna yönelik biz protez seçmeliydik. Kendisiyle gereken görüşmeleri ve muayeneleri yaptık. Daha sonra ölçü aşamasına geçtik ve ölçümüzü aldık. Gereken şekilde uygulama süreçlerini işledik. Kurulumu gerçekleştirdik. Bir tez soketi hazırladık” diye konuştu.
“Yüzündeki o gülücükler bizi de mutlu etti”
Bu tez soketi taktıklarında Murat Akkoç’un umudunu görebildiklerini vurgulayan Yılmazer, “Uygulama süreci gerçekten zor geçmişti. Ama kendisindeki değişim sürecini görünce biz de mutlu oluyorduk. Güzel bir uygulama sürecinden sonra nihai soketi elde ettik. Tam bir protezin kurulumu tamamladık. Murat Bey’in yüzündeki o gülücükler bizi de mutlu etmeye başlamıştı. Umarım bir daha böyle bir afet yaşanmaz. Tüm Türkiye’ye geçmiş olsun” diyerek açıklamasını noktaladı.
]]>6 Şubat Kahramanmaraş merkezli asrın felaketinin yıkıma uğrattığı şehirlerden Hatay’da kaldığı enkaz altında bir bacağını kaybeden 47 yaşındaki Murat Akkoç’a, merkezi İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan İrade Adımları Derneği tarafından ücretsiz olarak protez bacak takılarak fiziki tedavisi yapıldı. Kaybettiği bacağına protez takılan Akkoç, artık yürüyebiliyor.
“4.17’de her şeyimizi kaybettik”
Asrın felaketine Hatay merkez Antakya ilçesindeki işyerinde yakalanan ve dışarı çıktıklarında bina üzenlerine devrilen, ikinci depremi de enkaz altında yaşayan 47 yaşındaki Murat Akkoç, “6 Şubat’ta 4.17’de her şeyimizi kaybettik. Sevdiklerimizi, evimizi, arabamızı, malımızı, mülkümüzü her şeyimizi kaybettik. Sevdiğimiz insanları, ayağımı kaybettim. Sevdiğim insanlar kolunu kaybetti, iki bacağını kaybetti” dedi.
“Enkaz altında kendimi değil sevdiklerimi düşündüm”
Restoranların saat 04.00’te kapandığını, temizlik sonrası kahve içmeye başladıklarını hatırlatan Akkoç, “Depremde 4.17’de iş yerindeydim. İş arkadaşımla kahve içiyorduk. Deprem olduğunda biz binadan uzaklaştık. İş yerinden çıktık, ikinci caddeye kadar yetiştik, kafamı kaldırdığımda gökyüzü parlaması oldu. Bembeyaz bir gökyüzü parlaması, o esnada binaya baktığımızda bina üstümüze geldi. Tabii kaçamadık, yerin su gibi kaynaması, sağa sola vurması bizi enkaz altında bıraktı. 14 saat enkaz altında kaldım. İkinci depreme enkazda yakalandım. 7,6 depreminde enkaz altındaydım. Enkaz altında kendi canımı değil, sevdiklerimi düşündüm. Hep aklım onlardaydı. Ben o esnada ayaklarımı çıkarmaya çalıştım ama çıkartamadım. Ayağımın üstüne kolon düşmüş. Bir metrelik alanda 5 arkadaştık. Kimisi kolundan, kimisi ayaklarından, kimisinin kafatası çatlamıştı. Belli bir süre sonra sesimizi duyurduk ve bizi enkazdan çıkardırlar” ifadelerini kullandı.
Önce parmakları, sonra bacağı kesildi
Enkaz altından kurtulduktan sonra ailesine haber vermeye çalıştığını, 15 kişilik ailesinin depremde hayatını kaybettiğini öğrendiğini hatırlatan Murat Akkoç, hayatta kalan abisinin kendisiyle ilgilendiğini ve ambulansla hastaneye kaldırdıklarını söyledi. Hatay’daki hastaneden Adana Şehir Hastanesi’ne, buradan özel bir hastaneye gönderdiklerini hatırlatan Akkoç, kendisinin istemesi üzerine İstanbul’da bir hastane sevk edildiğini belirtti.
Akkoç, önce parmaklarının kesildiğini hatırlatarak, “Kestikten sonra enfeksiyon durmadı. Durmayınca kırık yerden kestiler. Üç operasyon geçirdim, 2,5-3 ay hastanelerde yattım” diyerek yaşadıklarını anlatı.
“Yürümeyi özlemiştim”
Hastaneden protez için İrade Adımları Derneği’ni tavsiye ettiklerini söyleyen Akkoç, “Protez benim hayatımı çok değiştirdi. Çünkü yürüyemiyordum, tek ayakla bastonların desteğiyle yürüyordum. İnsan suyunu bile kalkıp dolduramıyordu. Tek ayakla çok zor. Ama protez gerçekten benim hayatımı çok değiştirdi. Yürümeyi özlemiştim. Protez olunca ayağa kalktık çok şükür” diye konuştu.
“Ampüte olduktan sonra bile hedefinden şaşmadı”
Murat Akkoç’un depremde kızı hariç tüm yakınlarını kaybettiğini hatırlatan Fizyoterapist Renim Elşeyh, “Bu hayatta tek kalan kızını en iyi şekilde yetiştirmeyi hedefleyen Murat bey, ampüte olduktan sonra bile bu hedeften şaşmayarak bizim verdiğimiz tüm egzersizlere uyarak tez zamanında dengesini tuttu ve protezle düzgün bir şekilde yürüyebildi” dedi.
“Aktif spor yapan biriydi”
Protez Ortez Teknikeri Samet Yılmazer ise Murat Akkoç’ın dernek merkezine ilk geldiğinde kendisindeki o üzüntüyü hissettiklerini vurgulayarak, “Çünkü Murat Bey gerçekten aktif bir hastaydı. Hastalığından önce aslında çok aktif spor yapan bir bireydi. Bunun için Murat Bey’e buna yönelik biz protez seçmeliydik. Kendisiyle gereken görüşmeleri ve muayeneleri yaptık. Daha sonra ölçü aşamasına geçtik ve ölçümüzü aldık. Gereken şekilde uygulama süreçlerini işledik. Kurulumu gerçekleştirdik. Bir tez soketi hazırladık” diye konuştu.
“Yüzündeki o gülücükler bizi de mutlu etti”
Bu tez soketi taktıklarında Murat Akkoç’un umudunu görebildiklerini vurgulayan Yılmazer, “Uygulama süreci gerçekten zor geçmişti. Ama kendisindeki değişim sürecini görünce biz de mutlu oluyorduk. Güzel bir uygulama sürecinden sonra nihai soketi elde ettik. Tam bir protezin kurulumu tamamladık. Murat Bey’in yüzündeki o gülücükler bizi de mutlu etmeye başlamıştı. Umarım bir daha böyle bir afet yaşanmaz. Tüm Türkiye’ye geçmiş olsun” diyerek açıklamasını noktaladı. – HATAY
]]>Bayındır Sağlık Grubu’ndan yapılan açıklamaya göre, dünyada gün geçtikçe yaygın şekilde kullanılmaya başlanan robot teknolojilerine, sağlık alanında oldukça sık başvuruluyor.
Bu gelişmelere paralel olarak robot teknolojisi, ortopedi alanında başvurulan diz ile kalça protezi ameliyatlarında kullanılıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Bayındır Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Okan Karaeminoğulları, robotik ve klasik protez cerrahisinde temel olarak yapılan işin aynı olduğunu ve her iki cerrahide de hastanın hasarlanmış diz ya da kalça ekleminin protez ile değiştirildiğini ifade etti.
Karaeminoğulları, robotik protez cerrahisinde yer alan aşamaların klasik cerrahi ile aralarında büyük fark taşıdığını belirterek, şunları kaydetti:
“Ameliyatın planlanması, hastaya ait verilerin değerlendirilmesi ve ameliyatın 1 derece ve 1 milimetre hassasiyetle gerçekleştirilmesi ortopedi uzmanı tarafından robotik sistemler yardımıyla yapılıyor. Ameliyatta yapılacak kemik kesileri ameliyattan önce bilgisayar ortamında tasarlanıyor. Bu sayede komponent pozisyonlar ideal şekilde ayarlanabiliyor ve kemik kesileri robotik kol yardımıyla yapılıyor. Robotik diz ya da kalça cerrahisi planlanan hastalarda, ameliyattan önce hastanın her iki ekleminin tomografisi çekiliyor ve özel yazılım sayesinde eklemin üç boyutlu bir modeli oluşturuluyor. Bu model üzerinden kemik kesileri, protez boyutu ve yerleşimi ile ilgili bir plan oluşturuluyor. Ortopedi uzmanının son gözden geçirmesi sonrasında plan robota yükleniyor.”
“Daha uzun protez ömrü sağlanabiliyor”
Robotik protez cerrahisi ile protezin ideal pozisyonda yerleştirilebildiğini ve böylece protez aşınmalarının ve gevşemelerinin daha geç ortaya çıktığını aktaran Karaeminoğulları, “Robotik protez cerrahisi hasta açısından birçok avantaj sağlıyor. Hastalar ameliyat sonrasında daha az ağrı hissediyor ve hızlı iyileşiyorlar. Ama belki de en önemlisi, robotik sistem yardımı ile yapılan cerrahide, protez aşınmaları ve gevşemeleri daha geç ortaya çıktığından daha uzun protez ömrü sağlanabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Karaeminoğulları, eklem protezi planlaması yapılan her hastanın, eğer genel durumu uygunsa robotik cerrahi için de uygun olduğunu kaydetti.
Ayrıca, yüksekte doğuştan kalça çıkığı olan hastalarda da uygun planlamayla robotik cerrahi gerçekleştirilebildiğine işaret eden Karaeminoğulları, “İleri kemik kaybının eşlik ettiği diz sorunları olan hastalar ise robotik protez cerrahisi için uygun olmayabiliyor. Son olarak robotik cerrahi, henüz diz ve kalça protezi revizyon ameliyatlarında kullanılamıyor.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Karaeminoğulları, robotik protez cerrahisi sonrasında dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin şu bilgileri verdi:
“Ameliyat sonrasında yaklaşık 3 gün hastanede kalınıyor. Taburculuk sonrası reçete edilen ağrı kesici, mide koruyucu ve kan sulandırıcı ilaçların kullanılması gerekiyor. Diz protezi ve kalça protezi için ise yaklaşık 30 gün kan sulandırıcı iğne ya da hap kullanılarak, ameliyat sonrası toplardamarda pıhtılaşma oluşma riski en aza indiriliyor. Yara yerini su geçirmeyen pansumanlar ile takip etmek ve protez dikişleri 15 gün civarı aldırmak gerekiyor. Protez cerrahileri sonrası kas kontrolü ve kişinin kendine olan güveni yerine gelene kadar bir yürüteç yardımı almak gerekiyor. Ayrıca ameliyat sonrası verilen egzersizleri evde de devam ettirmek büyük önem taşıyor.”
]]>Yaşadıklarını AA muhabirine anlatan Koçak, Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde depreme yakalandığını ve deprem sırasında ise ağabeyi dışında herkesin uykuda olduğunu söyledi.
Koçak, ağabeyinin “deprem oluyor, kalkın” diye seslendiğini belirterek, “Sarsıntının şiddetinden adım bile atamadık. Hepimiz bir şekilde koridorda buluştuk, sadece babaannem yatağındaydı. Biraz sallandı, durdu gibi. Annem dışarı çıkmamıza izin vermedi.” dedi.
Sarsıntılar devam ederken annesi ve erkek kardeşiyle birbirlerine sarılarak beklediklerini dile getiren Koçak, o anlara ilişkin şunları anlattı:
“Annem bana odaya giderek telefonları almamı söyledi, arkamı döner dönmez bir anda yukarıya doğru sıçradık ve bina yıkıldı. Annemin ‘yavrularım’ deyişini duydum, bu son kelimesiydi, bir daha da sesini asla duymadım. Sonra babaannemin can çekişini duyuyordum. Gün kavramımız kalmamıştı. Beni 96’ncı saatte bulmuşlar ama dördüncü gün çıkarabildiler. Madenciler kurtarmış. Ağabeyim ve babam benimle birlikte çıkarıldı ama annem, erkek kardeşim ve babaannem vefat etti.
Ağabeyim ve babamla konuşuyorduk. Aramızda bir kapı vardı ve sadece parmak uçlarımızı birbirimize değdirebiliyorduk. Bu bize güç verdi. Ama çok korkuyor insan, her yer karanlıktı. Enkazdan çıkabileceğimi asla düşünmüyordum.”
Kurtarmaya gelen madencilerin kendilerine seslendiğini duyduğunda çok heyecanlandığını belirten Koçak, “Kurtarmaya gelenler, ‘Aleyna dışarıda seni bekliyoruz’ dedi ama bilemiyordum. Bacaklarımı kasıktan keserek çıkaracaklarını söylüyordu bazıları, bunu duymak çok korkutucuydu.” dedi.
“Bacaklarımın kesildiğini kabul etmem çok zor oldu”
Koçak, enkazdan çıkarıldıktan sonra ilk olarak Adana’ya hastaneye gönderildiğini, daha sonra Ankara’ya sevk edildiğini söyledi.
Ankara’da iki bacağına ampütasyon yapıldığını dile getiren Koçak, sözlerine şöyle devam etti:
“Yaralarım durumu da çok kötüydü, çok büyük yaralarım vardı. Yara tedavim yapıldı. Bacaklarımın kesildiğini kabul etmem ise çok zor oldu, hayata çok zor tutundum. İlk geldiğimde acil almışlar ve o zaman kesilmiş. Yoğun bakıma götürdüklerinde bacaklarımı, yaralarımı görmek istemiyor, üstünün örtüyle kapatılmasını istiyordum. Artık hayatımın nasıl devam edeceğini bilmiyordum. Sporcuydum çünkü. Sonra isyan etmemek gerektiğini düşündüm ve kabullenmeyi öğrendim. Kendimi böyle sevmeyi öğrendim.”
Çocukluğundan beri her zaman sporun içinde olduğunu, sporla profesyonel olarak ilgilenmeye başladıktan sonra da milli takıma girdiğini ifade eden Koçak, “2018’den beri milli sporcuyum. Fakat sakatlandım ve bırakmak zorunda kaldım.” diye konuştu.
Artık hayatının tamamen değiştiği ama mücadeleye devam edeceğini vurgulayan Koçak, iyileştikten sonra üniversiteyi de bitireceğini söyledi.
Bundan sonraki yaşamını Ankara’da sürdüreceğini belirten Koçak, “Bir şekilde spora devam edeceğim. Eski branşımı yapamayacağım ama voleybol ya da basketbolda spora devam edeceğim. Beni çağırdılar ampüte milli takım için ama tedavim sürdüğü için şu an bekliyorum. Kas kaybım çok oldu ama yatakta bile yapabildiğim kadar egzersiz yapıyorum güçlenmek için. Protezlerimin takılacağı günü bekliyorum, kaslarımı güçlendiriyorum.”
“Önce geçici protezleri için egzersizlere başlayacak”
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Uncu ise meslek yaşamı boyunca en çok etkilendiğini hastanın Aleyna Koçak olduğunu söyledi.
Koçak’ın, geldiğinde sağlık durumunun çok ağır olduğunu belirten Uncu, şuurunun yerinde olmadığını, vücudunda üç farklı mikroorganizmanın tespit edildiği bilgisi verdi.
Uncu, Koçak’ın yoğun bakım sürecine ilişkin de şunları kaydetti:
“Yüz üstü yatıyordu. ‘Aleyna sana yardım edeceğim’ dedim ve bana ‘Beni bırakmayın, ben yaşamaya karar verdim’ dedi. İlk olarak kalça bölgesi tamamen açıktı, kasları dışardaydı beline kadar. Şimdiye kadar böyle ağır yara görmemiştim diyebilirim. O da, biz de asla vazgeçmedik. Şimdi, bir yarası var, o da kapanmak üzere. Hedefimiz, depremin yıl dönümünde fizik tedavi bölümüne teslim etmek. Depremin yıl dönümünde iki bacağına da geçici protezleri takılacak. Önce geçici protezleri için egzersizlere başlayacak.”
]]>