Psikiyatri – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Thu, 20 Jun 2024 01:48:25 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çocuklarda Otizm Şüphesi Olan Ailelerin Erken Dönemde Uzmana Başvurması Önemli https://www.haber28.com.tr/cocuklarda-otizm-suphesi-olan-ailelerin-erken-donemde-uzmana-basvurmasi-onemli/ https://www.haber28.com.tr/cocuklarda-otizm-suphesi-olan-ailelerin-erken-donemde-uzmana-basvurmasi-onemli/#respond Thu, 20 Jun 2024 01:48:25 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21807 Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Dr. Öğretim Üyesi Esra Hoşoğlu, çocuklarında otizm olduğu konusunda şüphe duyan ailelerin, en erken dönemde çocuk ve ergen psikiyatri uzmanına başvurmalarının önemli olduğunu bildirdi.

Hoşoğlu, “2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü” dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, otizmin, kişide sosyal iletişim ve etkileşim alanında güçlüklerin, kısıtlayıcı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışların görüldüğü psikiyatrik bir durum olduğunu belirtti.

Otizmde çocuklarda konuşmanın gecikmesi ya da hiç konuşamaması, göz teması kuramama, adı seslenildiğinde bakmama, beraber oyun oynama becerisinin gelişmemesi gibi çeşitli belirtiler görülebildiğine dikkati çeken Hoşoğlu, yaşa göre görülen belirtilerin değişebileceğini, her çocuğun farklı alanlarda, farklı şekilde ve düzeyde etkilenme gösterebileceğini aktardı.

Hoşoğlu, otizmin yıllar boyunca nadir bir durum olduğu ve sıklığının yaklaşık 10 bin çocukta 2-4 olduğunun düşünüldüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:

“Ancak otizm sıklığına dair son yıllarda yapılan çalışmalarda artan oranlar görülmektedir. Son istatistiklere göre 36 çocuktan birinde otizm bulunmaktadır. Bu artan oran, otizmi tanıyıp hafif vakaların tespit edilmesiyle de ilişkilidir. Bu çocukların erken tanı ve tedavisi önemlidir. Erken tanı konulup müdahalelere başlanması, gidişatın iyi olduğuna işaret etmektedir. Otizm, eskiden tedavisi olmayan bir durum olarak değerlendirilmekteyken son yıllarda uygun tedaviyle çocukların otizm tanısından çıkabildiği görülmektedir.”

Otizmin sebebinin bilinmediğini belirten Hoşoğlu, “Hem genetik hem de çevresel faktörlerin otizmin oluşumunda etkili olduğu düşünülmektedir. Ancak burada bilinmesi gereken nokta, aşıların ya da ebeveyn tutumlarının otizm sebebi olmadığıdır. Uygunsuz ve aşırı ekran maruziyeti ise direkt otizm yapmamakta ancak çocukların dil ve sosyal gelişimi başta olmak üzere birçok alanda gelişimsel sorunlara yol açabilmektedir.” ifadesini kullandı.

Hoşoğlu, otizm tanısının, çocuk psikiyatri doktorları tarafından konulduğuna işaret ederek, otizmin değerlendirilmesi, tedavi ve takip edilmesi sürecinde çocuğa destek olmak için farklı disiplinlerden uzmanların işbirliğinin önemli olduğunu, KTÜ Farabi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Kliniği olarak Ergoterapist, Konuşma Terapisti ve Sosyal Hizmet Uzmanı ile otizmli çocuklara destek sağladıklarını kaydetti.

Otizmin mevcut durumdaki temel belirtilerini iyileştiren bir ilacın henüz keşfedilmediğini aktaran Hoşoğlu, şöyle devam etti:

“Ancak otizme dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, kaygı bozuklukları ve agresyon gibi birçok psikiyatrik durum eşlik edebilmektedir. Eşlik eden bu psikiyatrik belirtilere yönelik çocuklara ilaç tedavisi başlanabilmektedir. Bu tedaviler, çocuğun eğitime uyum sağlamasında, dikkatini toparlamasında etkili olması sayesinde dolaylı olarak da otizm belirtilerinin gerilemesi sürecinde fayda sağlamaktadır.”

Hoşoğlu, otizmin son yıllarda sıklığı artan bir durum olarak ortaya çıktığını ve aileleri endişelendirdiğini belirterek, “Eskiden tanı konma yaşı daha ileriyken günümüzde 1-1,5 yaş gibi çok erken dönemlerde bile belirtileri tespit edebilmektedir. Erken tanı, tedavi sürecini olumlu etkilemekte ve otizm tanısından çıkma şansını artırmaktadır. Bu bağlamda çocuklarında otizm olduğu konusunda şüphe duyan ailelerin, en erken dönemde bir çocuk ve ergen psikiyatri uzmanına başvurmaları önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cocuklarda-otizm-suphesi-olan-ailelerin-erken-donemde-uzmana-basvurmasi-onemli/feed/ 0
DEHB Tedavisi Görmeyen Bireylerin İlişkileri Sağlıklı Olmayabilir https://www.haber28.com.tr/dehb-tedavisi-gormeyen-bireylerin-iliskileri-saglikli-olmayabilir/ https://www.haber28.com.tr/dehb-tedavisi-gormeyen-bireylerin-iliskileri-saglikli-olmayabilir/#respond Sat, 20 Apr 2024 05:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15008 Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, tedavi görmeyen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan bireylerin kişiler arası ilişkilerinin, sabırsızlık, dürtüsellik ya da dikkatsizlik nedeni ile pek sağlıklı olmadığını belirtti.

Üniversiteden yapılan açıklamada, Doç. Dr. Serdar Nurmedov, DEHB’nin yaşam konforunu ve ilişkileri nasıl etkilediğini değerlendirdi.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluğu olmasının yanı sıra psikiyatride ve hatta tıpta en fazla araştırılmış olan bozukluklardan olduğunu vurgulayan Nurmedov, “Her ne kadar DEHB çok sık görülen bir bozukluk olsa da özellikle erişkin dönem tanısı ve tedavisi bir o kadar da ihmal edilen bir bozukluktur. Tedavi edilmeyen olgularda son derece ciddi sosyal, psikolojik, psikiyatrik, legal ve akademik sorunlara yol açmaktadır.” ifadelerini kullandı.

DEHB tanısının genelde okul çağındaki çocuklara çocuk ve ergen psikiyatri uzmanları tarafından, ebeveynlerden ve öğretmenlerden alınan bilgiyle çocuğun okuldaki ve evdeki performansının ve davranışlarının değerlendirilmesi sonucu konduğunun altını çizen Nurmedov, “Semptomların başlangıcı erken yaşlardadır ve tanı konabilmesi için semptomlarının bazılarının 12 yaşından önce başlamış olması şartı aranır.” değerlendirmesinde bulundu.

“DEHB tedavisi uzun soluklu bir süreç, aileler sabırlı olmalı”

Çocuğuna DEHB teşhisi konan ebeveynler için tavsiyelerde bulunan Nurmedov, teşhis ne kadar erken konulur ve ne kadar erken müdahale edilirse, çocuk gelişiminin o kadar sağlıklı olacağının altını çizdi.

Nurmedov, bazı durumlarda davranışçı müdahalelere ek olarak ilaç tedavisinin gerekebileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bu konuda tedavi ekibi ile olabildiğince işbirliği içinde olmaları önerilir. DEHB tedavisi uzun soluklu bir süreç olduğu için sabırlı olmalı, maddi ve sosyal kaynakları buna göre kullanmalılar. Tek seferde tamamen tedavi edecek mucize bir yöntem yoktur. Doğru kaynaklardan doğru tedavi yaklaşımlarına başvurmaları önerilir. Tedavinin başarısı hastanın, ailenin ve tedavi ekibinin iş birliğine bağlıdır. İş birliğine önem vermeleri önerilir.”

DEHB’nin oluşumunda genetik faktörlerin temel bir rol aldığını da vurgulayan Nurmedov, sorunun bireyin yaşam konforunu olumsuz yönde etkilediğini belirtti.

“Dalgınlık veya unutkanlık, psikiyatrik bozukluklarda sıkça görülen genel bir problem”

DEHB’nin tanı kriterlerine bakıldığında dürtüsellik, dikkatsizlik ve aşırı hareketlilik olduğunun altını çizen Nurmedov, şunları kaydetti:

“Bu belirtiler her yaşta farklı sorunlara yol açabiliyor. Dikkat ve odaklanmada sorun yaşayan bir çocuğun akademik performansının olumsuz yönde etkilenmesi sonucu kendi kapasitesinin altında bir okulda okumasından, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik nedeni ile bir işte bir türlü dikiş tutturamayan, durmadan iş değiştiren yetişkinlere kadar çeşitli örnekler verilebilir. Kişiler arası ilişkileri de sabırsızlık, dürtüsellik ya da dikkatsizlik nedeni ile pek sağlıklı değildir tedavi görmeyen DEHB’li bireylerin. Tanışmak kolay, ilişkileri devam ettirmek zordur mesela. Rutin ilişkilerden çabuk sıkılabildikleri için evliliklerinde ya da yakın ilişkilerinde kimi zaman sorun yaşarlar.”

Doç. Dr. Serdar Nurmedov, DEHB’in ilaç, davranışçı yaklaşımlar, terapiler, diyet düzenlemeleri, Nörofeedback gibi alternatif yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirtti.

Sosyal medyada yanıltıcı bilgiler içeren videolara da değinen Nurmedov, şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür içerikler yanıltıcı ve hatalı bilgiler içeriyor. Örneğin, ‘Çay bardağınızı masada bırakıyorsanız DEHB’iniz olabilir’ gibi ifadeler gerçekçi değildir. Çay bardağını bir yerde unutmak, genellikle unutkanlık veya dalgınlığın bir belirtisi olabilir. Ancak, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) gibi ciddi bir durumu tek bir belirtiyle ilişkilendirmek doğru değildir. Dalgınlık veya unutkanlık, psikiyatrik bozukluklarda sıkça görülen genel bir problemdir. Bu durum, depresyon, kaygı bozukluğu, psikotik bozukluk, duygu durum bozukluğu ve panik bozukluk gibi çeşitli durumlarla ilişkilendirilebilir. Dolayısıyla, sadece dalgınlık üzerinden bir teşhis koymak bilimsel ve etik açıdan yanlış bir yaklaşımdır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/dehb-tedavisi-gormeyen-bireylerin-iliskileri-saglikli-olmayabilir/feed/ 0