Bakan Koca, Sağlık Bakanlığı’nda düzenlenen “Ulusal Sağlık Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı”na katıldı.
Toplantının ardından basın açıklaması yapan Koca, verimlilik ilkesinin, her alanda olduğu gibi sağlık sitemi ve sağlık hizmetinde de esas olduğunu belirtti.
Türkiye’deki sağlık sisteminin sıradan bir sistem olmadığını, sağlık hizmetlerinin tamamının, bütün vatandaşlara sosyal güvenlik kapsamında, bedelsiz sunulduğuna ve bunu sunabilen ender ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Bakan Koca, “Buna bağlı olarak, sınırlı kaynakla sınır konulmayan bir sağlık hizmeti talebini karşılamaya çalıştığımız da bir gerçektir. Bir vatandaşımızın hissettiği herhangi bir sağlık sorunu; ona, hizmet talep etme ve özgürce başvurma hakkını tanımaktadır. En büyük gücümüzse sağlık çalışanlarımızdır. Onlara çabaları için teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Sağlık Bakanlığını üstlendiği günden itibaren, gerekli her hususta vatandaşları bilgilendirmeyi esas aldığını belirten Koca, bu prensibin değişmediğini ve aynı şekilde devam ettiğini vurguladı.
Koca, sosyal medyanın, sağlıklı bir bilgi kaynağı olmadığını, sağlıkla ilgili konularda doğru bilgi kaynağının Sağlık Bakanlığı olduğuna dikkati çekerek, “Bilgi kirliliğinin önüne geçmek için, tıpkı bugün olduğu gibi sizleri, Sağlık Koordinasyon Kurulumuzun kararları konusunda düzenli bir şekilde bilgilendireceğim. Sağlık Koordinasyon Kurulu, yeni dönemdeki en önemli değerlendirme organımızdır.” şeklinde konuştu.
Sağlıkta “beyaz reform”
Sağlıkta, yakın dönemde nelerin gerçekleştirildiğine de değinen Koca, “beyaz reform”a atıfta bulundu.
Bu reformun, hekimlerin kamuya geçişi başta olmak üzere pek çok sonucu beraberinde getirdiğini aktaran Koca, şunları kaydetti:
“Dünyada eşi görülmemiş bir yasayla, malpraktis davalarına ilişkin sorunlar, yine yakın bir dönemde, kökten çözülmüştür. Sağlıkta şiddet yasası sonucunda, şiddet olayları önemli ölçüde azalmıştır. ‘Beyaz kod’ uygulaması yanı sıra ‘Gri Kod’ uygulaması pilot uygulama olarak başlatılmıştır. Çalışmalarımız sonucunda Beyaz kod sayısı 1 milyonda 31’den bir milyonda 14’e inmiştir. Gri kod uygulanan bölgelerde ise bu düşüş ilave olarak yüzde 50’den fazladır.”
Bakan Koca, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının emekliliklerine dair özlük haklarında önemli iyileştirmeler yapıldığını da hatırlatarak, sağlık çalışanlarının verdikleri her hizmetin karşılığını aldığı bir teşvik sistemine geçtiklerini dile getirdi.
Görevi medikal kurtarma olan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) çatısı altında, UMKE ATAK adını taşıyan yeni bir birim kurduklarını belirten Koca, bu ekiplerin, medikal arama kurtarma çalışması yaptığını anlattı.
Koca, koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önemin arttığını, kaynakların yaklaşık üçte birini koruyucu hekimlik için kullandıklarını vurguladı.
Uzaktan sağlık hizmeti ile ilgili altyapı çalışmalarını tamamladıklarını ve pilot uygulamalarına başlandığına dikkati çeken Bakan Koca, “Kronik hastaların takibi, rapor ve reçete yenileme için de bu uygulama sayesinde çevrimiçi hizmet sunmayı planlıyoruz. Kısa adı YAŞAM olan Sağlıklı Yaş Alma Merkezlerimizi hayata geçirdik. Uygulamaya 80 yaş üzeri vatandaşlarımızdan başladık. Yaş sınırını aşağı indirerek uygulamayı yaygın hale getireceğiz.” ifadesini kullandı.
“2 milyon 200 binden fazla bebeğimiz için tarama yaptık”
Bakan Koca, evlilik öncesi SMA Taşıyıcı Tarama Programı kapsamında 1 milyon 400 binden fazla çifti taradıklarını aktararak, “Yeni Doğan SMA Tarama Programı’nda 2 milyon 200 binden fazla bebeğimiz için tarama yaptık. Erken tanı, tedavi başarımızın yüzde 90’ın üzerine çıkmasını sağladı.” dedi.
Aile diş hekimliği uygulamasını 3 ilde pilot olarak başlattıklarını ve 42 aile diş hekimliği biriminde 12 bini aşkın çocuk ile ailelerine ulaştıklarını kaydeden Koca, “23 şehir hastanemizde toplam 34 bini aşkın yatak kapasitesi ile hizmet veriyoruz. Yatak kapasitesi 15 bini bulacak olan 12 şehir hastanemizin yapımı devam etmektedir.” diye konuştu.
Kullanılan her 100 kutu ilacın 91’inin, değer bazında ise 57’sinin artık Türkiye’de üretildiği paylaşan ve Sağlık Vadisi kurma çalışmalarını hızlandırdıklarını bildiren Koca, şöyle devam etti:
“Hıfzıssıhha Aşı ve Biyoteknolojik Ürün Üretim Merkezimizin inşaatını tamamlayarak pilot üretimlere iki yıl içinde başlayabileceğiz. Hedefimiz, ihtiyacımız olan aşıların tamamının Türkiye’de üretilmesidir. 3 aşımız yani kuduz, Hepatit A ve suçiçeği aşıları, teknoloji transferi ile artık ülkemizde üretilecek. Bağışıklama programındaki diğer bütün aşılar da Hıfzıssıhha’da üretilecek. 2028’de ise tüm aşılar yüzde 100 yerli üretim olacak. Tip 1 diyabet hastaları başta olmak üzere, bütün diyabet hastalarımızın kullanabilecekleri sürekli glikoz ölçüm sensörlerini tamamen yerlileştiriyoruz. Klinik değerlendirmesini de tamamlayıp, en kısa sürede hastalarımıza sunacağız. Nadir hastalıklar için Hücre ve Gen Terapisi Hastanesini kuruyoruz. Böylece en güncel tedaviyi kendimiz geliştirerek uygulayacağız. Bağımlılıkla mücadele için rehabilitasyon amaçlı BAHAR merkezlerini hayata geçiriyoruz. İlki bu yıl Sancaktepe’de hizmete başlayacak. Çok kısa bir sürede tüm büyükşehirlerimiz bu merkezlere sahip olacak.”
“Gelinmeyen toplam randevu sayısı 81 milyon”
Bakan Koca, Kovid-19 pandemisi döneminde şartlar gereği hastanelerin, alışılageldiğinden çok farklı kullanıldığına işaret etti.
Kalabalık ortamların oluşmasını önlemek için ayaktan muayeneye karşı, randevu sistemini çok daha yaygın kullanmayı teşvik ettiklerini vurgulayan Koca, “O dönemden itibaren hastalarımız, çalışanlarımız, böyle bir gereklilik olmadığı halde, randevu sistemine yöneldiler. Aynı muayene, randevulu yapılabildiği gibi randevusuz da yapılabiliyorken tercih, atıl kalma riski olan randevulu muayeneye kaydı. Buna rağmen randevulu ve randevusuz bakılan hasta sayıları neredeyse eşittir.” diye konuştu.
Randevulu muayeneye yönelişin, beraberinde bazı uygulama zorluklarını da getirdiğini aktaran Koca, geçen yıl 23 milyon kişinin aldığı randevulardan en az birine gelmediğini bildirdi.
Bunun nüfusun yaklaşık 4’te birine geldiğine işaret eden Koca, “Gelinmeyen toplam randevu sayısı 81 milyon. 3-4 saat kala iptal edilen randevu sayısı ise 21 milyon. Bu gibi sebeplerle randevu kapasitesinin yüzde 30’u kullanılamadı.” dedi.
Küresel salgının, yaşattıklarının yanında bazı gerçekleri de apaçık görme fırsatı verdiğini dile getiren Koca, şehir hastanelerinin, sağlık hizmetlerinde kapasitesinin arttığına şahit olduklarını söyledi.
Tüm büyükşehirlerde şehir hastanesi kurulmasını ve her ilde üçüncü basamak sağlık hizmetinin verilebilir olmasını hedeflediklerini vurgulayan Koca, şunları kaydetti:
“Artık vatandaşlarımız, sağlık hizmeti almak için en iyi adres olarak kamu hastanelerimizi görüyor, sağlık sorunlarında kamu hastanelerimize müracaat ediyor. Eskiden ‘kamu hastaneleri’ denince anlaşılan ile bugün kamu hastaneleri denince anlaşılan aynı değildir. Söz konusu başarı, kamu hastanelerine yönelişi her geçen gün artırmaktadır. Bu tercihi, kamu hastanelerinde, pandemi öncesi dönemle şimdi bakılan hasta sayılarını kıyasladığımızda açıkça görüyoruz. Bu ve özel sektörün sağlık hizmetlerindeki payının azalması kamuya talepte artış demektir. Talep ise yeni randevu anlamına gelmektedir. Randevu sorununun bir nedeni de budur. Başarı, beraberinde bir sorun da getirmiştir.”
Sağlık hizmeti almayı kolaylaştıracak bir gelişmeyi de paylaşan Koca, sağlık yöneticileri ve yazılım mühendisleriyle birlikte kurdukları MHRS sisteminin yeni bir özellik kazandığını belirterek, “Ertesi gün randevusu olan her hastamız, akşam saat 20.00’ye kadar randevusuna onay verecek veya gelemeyeceğini bildirecek. Bu sisteme Onaylı Randevu Sistemi, MHRS’de başlatılan bu yeni döneme de Onaylı Randevu Dönemi diyoruz. Uygulama pazartesi günü başlıyor.” şeklinde konuştu.
“Hasta gelemeyeceği randevuyu iptal edecek”
Bakan Koca, yeni dönemde 65 yaş üstü hastalar ve kanser hastalarının ayrıcalıklı olarak kabul edileceğini, bu gruptaki hastaların onay işlemlerinden istisna olduğunu hatırlattı.
Onaylı Randevu Sistemi’nin, hastanelere, hekimlere zamanı verimli kullanma imkanı sağlayacağına vurgu yapan Koca, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hasta gelemeyeceği randevuyu iptal edecek. Böylece, randevu sadakatsizliği sebebiyle, şu an boş kalan kapasitemizi hizmet bekleyen hastalar için kullanabileceğiz. Boş kalan her bir randevuda, sistemden randevu alamayıp, talep bırakmış hastalarımıza ulaşacağız. Öncelik talep bırakan hastalarda olacak. Onaylı Randevu Sistemi sayesinde, öngörümüze göre, birçok branşta hastamızın talebine 24 saat içinde cevap verebiliyor olacağız. Bu yeni sistemden, beklenen sonucu alacağımıza inanıyoruz. Taleplerin etkin şekilde karşılanabilmesi içinse Randevu Koordinasyon Merkezi’ni devreye alıyoruz. Bu merkezin faaliyetlerini şahsen takip edeceğim.”
(Sürecek)
]]>(İSTANBUL) – İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) yayınladığı belgeyle bir hastanede 10 dakika içerisinde bir doktora 4 farklı randevu verildiği ortaya çıktı. İTO Yönetim Kurulu Üyesi Ertuğrul Oruç, Sağlık Bakanlığı’na çağrı yaparak “Burada yapılması gereken şey meslektaşlarımızın üzerine daha çok yük bindirmek değil, hastalara daha az vakit ayıracak şekilde düzelme yapmak değil; sağlıktaki bu muayene üzerinden yürüyen sistemi değiştirmek” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Gidiyorlarsa gitsinler” dediği doktorların sayısındaki yetersizlik, sağlık sistemini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Hastanelerdeki yığılmanın önüne geçilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı’nın 6 Ekim 2022’de aldığı kararla randevu süre aralığı 10 dakikadan 5 dakikaya düşürülmüştü.
Mağduriyetle ilgili İTO’nun sosyal medya hesabından bugün paylaşılan fotoğrafta da bir eğitim araştırma hastanesinin randevu ekranı yer aldı. Buna göre, bir doktora 10 dakika içerisinde 4 farklı hasta için randevu verildi.
“SORUNLARIN SEBEBİ HEKİMLER DEĞİL”
Konuya ilişkin İTO Yönetim Kurulu üyesi Ertuğrul Oruç, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Bu kadar kısa sürede muayene yapılamayacağını vurgulayan Oruç, şunları dile getirdi:
“Olsa olsa bir selamlama, yüzünüzü görme olabilirken ancak. Niye böyle bir uygulamaya gidildi, o önemli aslında. Bugün geldiğimiz süreçte, sağlıkta İstanbul’da randevu bulmak çok sıkıntı kamu hastanelerinde. Sağlık Bakanlığı da yürüttüğü politikaların bir sonucu olarak sıkışmış durumda. Sağlığı bu şekilde yürütemiyor. Bunun sorumluluğunu da doktorların üstüne yüklemek gibi bir çözüm kendince bulmuş durumda. Tabii biz bunu kabul etmiyoruz. Yaşanan sıkıntıların, sağlık sistemindeki sorunların sebebi hekimler değil; meslektaşlarımız değil. Keza zaten hastalar hiç değil. Biz hastalarımıza 1-2 dakika süre ayırmak istemiyoruz. Hiçbir hastanın da böyle bir hak gasbına uğramasını istemiyoruz. Sonuçta şifa bulmaya gelen hastalar 1-2 dakikada şifa bulamayacak. Hem de meslektaşlarımız şifa bulacak şekilde muayene edemeyecek. Yani her iki tarafın da mağdur olduğu bir sistem yaratılmış oldu”
“ESAS SUÇLU BAKANLIK”
Bu durumu protesto etmek için yarın Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi önünde eylem yapacaklarını söyleyen Oruç, sağlıkta şiddete de dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şifa bulmaya gelen hasta randevusuna baktığında 10 dakikalık randevu görüyor fakat geldiğinde bakıyor ki, o 10 dakikanın içinde 4 tane daha hasta var ve o bir şekilde doktoru görmek için çırpınmaya başlıyor. Doktor da muayene edemeyeceği bir süre olduğu için yeteri kadar süre ayıramıyor. Burada çıkan bu tartışma şiddetle sonuçlanıyor çoğu zaman. Hatta fiziki şiddete kadar varan bir sonuca ulaşıyor. Tam da aslında söylediğimiz şey. Yani ne hekim suçlu burada ne de hasta suçlu. Burada esas suçlu olan Bakanlığın böyle bir sistemi bize dayatması, hem hastalara hem meslektaşlarımıza dayatması. İki yıl önceki rakamlara göre Türkiye’de çok ciddi bir muayene sayısı var şu anda yıllık. Yıllık Türkiye’de 850 milyon muayene yapılıyor, özel ve kamu hepsi dahil. 85 milyonluk bir ülke olduğunu düşünürsek herkes bir yılda 10 kere muayeneye gidiyor demektir. Böyle bir sağlık sisteminin yürümesi imkansız tabii ki de. Burada yapılması gereken şey meslektaşlarımızın üzerine daha çok yük bindirmek değil, hastalara daha az vakit ayıracak şekilde düzelme yapmak değil; sağlıktaki bu muayene üzerinden yürüyen sistemi değiştirmek. Aile hekimliklerini güçlendirmek gerekiyor. Herkesi hastaneye çağırmamak gerekiyor. Gerekli gereksiz randevu vermemek gerekiyor”
TİP, MECLİS’E TAŞIDI
Oruç, İTO olarak taleplerini ve önerilerini aktarmak için de Sağlık Bakanlığı yetkililerine seslenerek randevu istedi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil de konuyu TBMM gündemine taşıyarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
]]>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul’daki ziyaretleri kapsamında Bayrampaşa’da vatandaşlarla bir araya geldi. Bakan Koca, cuma namazını Yıldırım Mahallesi Barbaros Camii’nde kıldıktan sonra Ali Fuat Başgil Caddesi esnafı ile cuma pazarı esnafını ziyaret etti.
“Bayrampaşa’ya da 400 ile başlayıp 500 yataklı hastane yapacağız”
Giyim ürünleri satan bir esnaf, Bakan Koca’ya ziyareti sırasında Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ameliyat geçirdiğini, ilgi, alaka ve hastane imkanlarından dolayı memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Koca, “Çam ve Sakura gibi hastanelerimizin sayısını artırmak lazım. Şimdi Sancaktepe’de daha büyüğü devam ediyor şehir hastanesi olarak. Bayrampaşa’ya da 400 ile başlayıp 500 yataklı hastane yapacağız” şeklinde konuştu.
“85 bin metrekare kapalı alanı olan 400 yataklı 100 yoğun bakım yatağı olan bir hastane olacak”
Bayrampaşa’da yapılacak hastaneyle ilgili bilgi veren Bakan Koca, “Bayrampaşa’da geciken bir sağlık hizmetimizin olduğunu söyleyebilirim. Şu an gördüğümüz hastane 13 bin metrekare kapalı alanı olan 100 yataklı bir hastane. Bayrampaşa’nın daha büyük bir ihtiyaca cevap verebileceği üçüncü basamak bir hastaneye ihtiyacı var. Bayrampaşa’ya yapılacak olan üçüncü basamak hastanenin ihalesi yapıldı, yer teslimi yapıldı. 2025 yılı aralık ayında bitmek üzere planlandı, ihalesi ona göre yapılmış oldu. Firma da belli olmuş oldu. Yapılacak olan hastanenin büyüklüğü proje değişikliği yapılarak 85 bin metrekare kapalı alanı olan 400 yataklı 100 yoğun bakım yatağı olan bir üçüncü basamak hastane olacak. Yani bütün birim, branşların yetkin olduğu bu anlamda hastanın bir başka hastaneye sevkinin olmadığı şeklinde planladığımız bir hastane inşa edilecek” dedi.
“Yapılacak olan hastane depreme dayanıklı 256 izolatörlü bir hastane olacak”
Hastanenin depreme dayanıklı olarak inşa edileceğini ifade eden Bakan Koca, “Burada özellikle bütün birimler olduğu gibi anjiyo ünitesi olarak bilinen yerde 4 anjiyo cihazı planlandı. Onkoloji ve diğer birimlerimizde burada olacak. Bayrampaşalı kardeşlerimizin bir başka ilçeye veya hastaneye sevkinin yapılmadan gelecek yıl sonu itibariyle üçüncü basamak hastaneye kavuşmuş olacak. Otopark sorununun olduğunu biliyoruz. Proje değişikliği yapılarak 400 araçlı otoparklıydı onu da 800 araçlı bir otoparka dönüştürdük. Yapılacak olan hastane depreme dayanıklı 256 izolatörlü bir hastane olacak. Bu anlamda da yeni nesil hastanelerimizden birisi olacak” ifadelerini kullandı.
“Şu an Türkiye’de toplam yoğun bakım doluluk oranı yüzde 69, İstanbul’da da yüzde 72”
Yoğun bakım oranları ile ilgili bilgi veren Bakan Koca, “Türkiye’de özellikle 2 ay öncesine kadar kısmen İstanbul’da biraz daha belirgin yoğun bakım sorunu yaşadığımızı biliyoruz. Şu an Türkiye’de toplam yoğun bakım doluluk oranı yüzde 69, İstanbul’da da yüzde 72. Servis yatak doluluk oranı Türkiye’de yüzde 60, İstanbul’da da yüzde 66 oranında. Bu anlamda yoğun bakım ve servislerde Türkiye’de olmadığı gibi İstanbul’da da 2 ay önceki yoğunluk söz konusu değil. Bu anlamda daha rahatız” cümlelerini kullandı.
“Vatandaşımızın da bize destek olmasını bekliyoruz”
Randevu ile ilgili sorunların çözümü için çalıştıklarını söyleyen Bakan Koca, “MHRS, randevuyla ilgili yer yer bir takım sorunları vatandaşımızın yaşadığını biliyoruz. Özellikle yan dal branşlarında bu sorunu yer yer yaşıyoruz. Bununla ilgili yoğun çalışmalarımızın olduğunu biliyorsunuz. Yan dal uzmanlık dahil olmak üzere kanun değişikliği yapılarak, en son geçen ay yapılan sınavın yüzde yüze yakın doluluğu söz konusu. Yaşadığımız sorunlarla birlikte vatandaşımızın da bize destek olmasını bekliyoruz. Bazı branşlarla ilgili bu sorunun daha belirgin olduğunu biliyoruz. Bunu aşmak için çaba gösteriyoruz. Vatandaşımızın da bu anlamda üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz” diye konuştu.
“Üzerimize bakanlık olarak düşeni, vatandaşımızın da üstüne düşeni yapmasını bekliyoruz”
Randevu sistemi ile ilgili sorunu çözmek için çalışma yaptıklarını söyleyen Bakan Koca, “Bayrampaşa’da geçen yıl bakılan toplam hasta sayısı 1 milyon 100 bin, randevuyla gelen hasta sayısı 400 bin. Randevusunu aldığı halde gelmeyen kişi sayısı 110 bin. Bu doğru bir şey değil. Ödeyemeyeceğimiz bir vatandaşın hakkını, sağlık hizmetini almak için engel olmamalıyız. Bu noktada hassasiyet göstermeliyiz. 400 bin randevu ile gelen ama 110 bin kişide randevusunu aldığı halde gelmeyen vatandaşımız var. 110 bin tedavi edilme imkanı olabilecek hastamızın hakkı alınmış olur. Hepimiz birlikte üzerimize bakanlık olarak düşeni, vatandaşımızın da üstüne düşeni yapmasını bekliyoruz. Gelecek aydan itibaren özellikle randevusunu alıp gelmeme durumuna karşı, bir takım çalışmalar yaptık. Bunu aşama olarak sorunu çözene kadar devam edeceğimizi söylemek istiyorum” cümlelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Düzce’ye gelen Bakan Koca, Büyük Cami’de öğle namazını kıldıktan sonra İstanbul Caddesi’nde esnafı ziyaret etti.
Bakan Koca, dükkanları gezerek esnafla sohbet etti, vatandaşlarla fotoğraf çektirdi.
Daha sonra Millet Bahçesi’ndeki AK Nokta’ya giden Koca, seçim çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı.
Temasları kapsamında Düzce Valiliğini de ziyaret eden Koca, şeref defterini imzaladıktan sonra Vali Selçuk Aslan ile görüştü.
Kentte yapılacak eğitim ve araştırma hastanesi arazisinde incelemede bulunan Koca, ardından Düzce Atatürk Devlet Hastanesi girişinde gazetecilere açıklama yaptı.
Bakan Koca, hastaların internet ya da mobil uygulama üzerinden randevu almalarına olanak sağlayan Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ile ilgili bazı sorunların olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Türkiye’de bakılan hastanın yarısı MHRS ile bakılıyor, MHRS ile bakılan hasta kadar da ilave gelen randevusuz hasta bakılıyor. Yani sadece randevuyla gelen hastaya bakılmıyor, bir o kadar hastamız da randevusuz, acil hastalar dışında hastaneye geldiklerinde bakılmış oluyor. Düzce için bunu düşündüğümüzde, 2023 yılında toplam bakılan hasta sayısı 1 milyon 800 bin kişi. 400 bini acile müracaat eden hastamız, 500 bine yakın kişi ise MHRS üzerinden randevuyla gelen hastalarımız. Yani 1 milyon 800 bin kişi bakılıyor; 500 bini sadece randevuyla bakılmış oluyor. Randevuyla bakılanın 2 katından fazlası randevusuz bakılmış oluyor.”
MHRS üzerinden randevu alıp randevusuna gitmeyenlerle ilgili de bilgi veren Koca, “Türkiye’de bir yıl boyunca MHRS üzerinden randevu alıp randevusuna gelmeyenlerin sayısı 23 milyon kişi. Düzce’de ise randevu alıp randevusuna gelen 500 bin, randevu alıp randevusuna gelmeyen 100 bin kişi. Yani 23 milyonun 100 bini de Düzce’den. Türkiye genelinde 23 milyon kişi, bir başka hasta vatandaşımızın sağlık hizmeti almasının önüne geçmiş oluyor. Yani bir başka hastanın hakkını gasbetmiş oluyor. Dolayısıyla bu anlamda çok hassasiyet göstermeliyiz.” diye konuştu.
“Bundan sonraki süreçte yan dal uzmanlığının daha çok tercih edileceğini düşünüyorum”
Koca, sağlık alanında düzenlemeler içeren kanun teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştığını hatırlatarak, bundan sonraki süreçte yan dal uzmanlığının daha çok tercih edileceğini ve bu konuyla ilgili sorun olacağını düşünmediğini kaydetti.
Kamu hastanelerinde 56 bine yakın uzman hekim çalıştığını aktaran Koca, “4 yıl içinde ise bir bu kadar daha uzman hekimimiz mezun olmuş olacak. Yani önümüzdeki 4 yıl sonunda toplamda 56 bine yakın uzman hekimimiz daha olacak. Yani var olan uzman hekim sayımız 2 katına çıkmış olacak.” ifadelerini kullandı.
Bakan Koca, Düzce’de bir eğitim ve araştırma hastanesinin eksikliğinin söz konusu olduğunu bildiklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada en önemli sorun arsayla ilgiliydi. Var olan hastanenin büyütülerek eğitim araştırma vasfına kavuşmasını arzuladık. Bu nedenle de bu hastanenin bitişiğinde belediyeye ait yaklaşık 38 dönümlük alana yeni, şehir hastanesi konseptinde bir hastane yapmak istiyoruz. Şu an mevcutta bulunan hastanenin yatak kapasitesi 355, Muncurlu’da bulunan ek binada 145 yatak kapasitesi var. Yani toplam 500 yatak kapasitesine sahip. Biz, 355 yatağı 1000 yatağa tamamlamak istiyoruz. Yani toplam 650 yataklı burada hizmet verebilecek, toplamda 1000 yatak kapasitesiyle eğitim araştırma hastanesi olarak fonksiyon görecek bir hastaneye sahip olacağız.”
Bunun için arsanın tevhit işlemlerinin devam ettiğini belirten Koca, “Bize geçtiği zaman bunu hızlandırmış olacağız. Ayrıca Muncurlu’daki ek binaya ilave olarak BAHAR projesini projelendirdik. BAHAR’dan kastım; Bağımlı Hastalar için Rehabilitasyon Merkezi yapmak. Bu anlamda 150 yataklı BAHAR projesini de Muncurlu’ya ilave etmiş olacağız. Dolayısıyla toplamda burada 1000 yataklı, şehir hastanesi konseptinde bir eğitim araştırma hastanesi, Muncurlu’da da ilave 150 yataklı özellikle bağımlı hastalarla ilgili rehabilitasyon fonksiyonunu ve ihtiyacını giderecek bir hastanemiz olacak.” ifadelerini kullandı.
Koca, Akçakoca ilçesinde de temeli atılan 50 yataklı devlet hastanesini 100 yataklı olarak tescil etmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.
Bakan Koca’ya, temaslarında Vali Selçuk Aslan, AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Belediye Başkanı Faruk Özlü, İl Sağlık Müdürü Yasin Yılmaz, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, protokol üyeleri ve partililer eşlik etti.
]]>