Raporda – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 09 Jul 2024 02:00:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Beşiktaş’ta 29 kişinin öldüğü gece kulübü yangınına ilişkin itfaiye raporu hazırlandı https://www.haber28.com.tr/besiktasta-29-kisinin-oldugu-gece-kulubu-yanginina-iliskin-itfaiye-raporu-hazirlandi/ https://www.haber28.com.tr/besiktasta-29-kisinin-oldugu-gece-kulubu-yanginina-iliskin-itfaiye-raporu-hazirlandi/#respond Tue, 09 Jul 2024 02:00:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24332 Beşiktaş’ta 29 kişinin öldüğü gece kulübü yangınına ilişkin itfaiye raporu hazırlandı

Rapor: “Acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhaları yok, yangın söndürme sistemi çalışmıyor”

İSTANBUL – Beşiktaş Gayrettepe’de bulunan gece kulübü tadilatı sırasında çıkan ve 29 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin itfaiye raporu hazırlandı. Raporda, gece kulübü içerisinde acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhalarının olmadığı, yangın söndürme sistemi ve yangın dolaplarının çalışmadığı ortaya çıktı.

Beşiktaş Gayrettepe’de 16 katlı binanın eksi bir ve eksi ikinci katlarında faaliyet gösteren bir gece kulübünde tadilat yapıldığı sırada yangın çıkmıştı. 29 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin itfaiye raporu hazırlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, Masquarge isimli iş yerine ait çok sayıda ahşap kaplama malzemeleri, izolasyon malzemeleri, ses yalıtım malzemeleri, aydınlatma malzemeleri, elektronik cihazlar, ofis malzemeleri ve sahne üzerinde bulunan vinç motorlarının kısmen yanarak zarar gördüğü kaydedildi.

“Elektrik panolarında patlamalar meydana geldi”

Hazırlanan raporda, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin izlendiği belirtildi. Raporda ana giriş bölümü Yıldız Posta Caddesi üzerinde, mal kabul girişinin ise Gönenoğlu Sokak üzerinde bulunan 12 katlı binanın 1 ve 2. bodrum katlarına inşa edilmiş Masquerade tabela ismiyle faaliyet gösteren oturma alanı 750 metrekare eğlence mekanının mal kabul bölümünde yoğun duman ve alevli yanmanın olduğu, elektrik panolarında patlamaların meydana geldiği ifade edildi.

“Otopark kısmında yoğun duman oluştu”

Raporda, yangın sırasında itfaiye ekiplerinin söndürme çalışmalarına ilişkin bilgilere de yer verildi. İtfaiye raporunda ekiplerin yangını mal kabul girişinden söndürmeye başladıkları, eş zamanlı olarak diğer ekiplerin ise 36 sayılı binanın otopark girişinin üst bölümünde bulunan ofis penceresinden ve binanın yan kısmındaki muhasebe ofisi alanından girerek müdahale ettikleri yer aldı. Hazırlanan raporda, binanın servis merdivenlerinde mahsur kalanların olabileceği değerlendirilerek kontrol amacıyla üst katlara personel görevlendirildiği de belirtildi. Binanın otopark kısmında oluşan yoğun dumanın vanitilasyon aracı vasıtasıyla tahliye edildiği de raporda kaydedildi.

“Mal kabul bölümü girişinde yanmaya dayalı ağır tahribat ve deformasyon oluştu”

İtfaiye raporunda, yangın söndürme çalışmaları sonrasında yapılan incelemelere göre, gece kulübünün mal kabul bölümü girişinde yaklaşık 15 metre mesafede yanmaya dayalı ağır tahribatın ve deformasyonun oluştuğu kaydedildi. Raporda, tadilat amacıyla kullanılan ve prize takılı halde bulunan elektrikli kaynak makinesi, elektrikli metal kesme motoru, elektrikli el aletleri ve muhtelif sayıda oksijen tüplerinin olduğu belirtildi.

“Acil durum aydınlatmaları, yönlendirme levhaları yok, yangın söndürme sistemi çalışmıyor”

Hazırlanan raporda, iş yeri içerisinde acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhalarının olmadığı ortaya çıktı. Raporda, mevcut sprinkler söndürme sistemi ve yangın dolaplarının çalışmadığı da belirtildi. İtfaiye ekiplerinin dumandan etkilenerek yerde yatar vaziyette bulunan çalışanları olay yerinden dışarı çıkartıp sağlık ekiplerine teslim ettiği de raporda kaydedildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktasta-29-kisinin-oldugu-gece-kulubu-yanginina-iliskin-itfaiye-raporu-hazirlandi/feed/ 0
Dünya Bankası’ndan Türkiye için “enflasyon” tahmini https://www.haber28.com.tr/dunya-bankasindan-turkiye-icin-enflasyon-tahmini/ https://www.haber28.com.tr/dunya-bankasindan-turkiye-icin-enflasyon-tahmini/#respond Fri, 05 Jul 2024 12:36:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23669 Dünya Bankası, zayıflayan küresel ekonomi, sıkı para politikası, Çin’deki yavaşlama ve düşük emtia fiyatlarının bölgenin büyüme görünümü üzerinde baskı yaratması nedeniyle Avrupa ve Orta Asya ekonomisinin büyüme hızının bu yıl yüzde 2,8 olmasının beklendiğini bildirdi. Türkiye ekonomisine ilişin değerlendirmelerin de yer aldığı raporda, ülke ekonomisinin bu yıl 3 ve gelecek yıl yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği belirtildi. Türkiye’deki enflasyona ilişkin olarak ise “Sıkı para politikasının etkisiyle enflasyonun mayısta zirve yaptıktan sonra kademeli olarak gerilemesi bekleniyor.” değerlendirmesi yapıldı.

Banka, Avrupa ve Orta Asya ekonomilerine ilişkin raporunu yayımladı. Raporda, zayıflayan küresel ekonomi, sıkı para politikası, Çin’deki yavaşlama ve düşük emtia fiyatlarının bölgenin büyüme görünümü üzerinde baskı yaratması nedeniyle Avrupa ve Orta Asya bölgesinin yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerinde bu yıl yavaşlama beklendiği aktarıldı.

AVRUPA VE ORTA ASYA EKONOMİSİNİN BÜYÜME HIZI YÜZDE 2,8

Rusya ile savaşın vurduğu Ukrayna’nın ekonomilerinin büyümeye dönmesi ve Orta Asya’daki güçlü toparlanma nedeniyle Avrupa ve Orta Asya ekonomisinin geçen yıl yüzde 3,3 büyüdüğü kaydedilen raporda, bölge ekonomisinin büyüme hızının bu yıl ise yüzde 2,8’e gerilemesinin beklendiği belirtildi. Raporda, Avrupa ve Orta Asya ekonomisinin gelecek yıl ise yüzde 2,7 büyümesinin tahmin edildiği bildirildi.

Öte yandan Dünya Bankası, ocaktaki tahminlerinde Avrupa ve Orta Asya ekonomisinin bu yıl yüzde 2,4 ve gelecek yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini öngörmüştü.

BÖLGEDE YAŞAM MALİYETİ KRİZİ ETKİLİ OLMAYA DEVAM EDİYOR

Görünüme yönelik “ters rüzgarların” çok olduğuna dikkati çekilen raporda, başta Avro Bölgesi olmak üzere önemli ticaret ortaklarında beklenenden daha yavaş toparlanma, kısıtlayıcı para politikaları ve jeopolitik gelişmelerin kötüleşmesinin bölge genelinde büyümeyi daha da olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuldu. Raporda, yavaş büyümenin Rusya’nın Ukrayna’da devam eden savaşı, salgın ve 2022’de başlayan yaşam maliyeti krizi de dahil olmak üzere bölgenin son şoklardan toparlanmasını daha da geciktireceği ifade edildi.

Enflasyonun, Avrupa ve Orta Asya’nın yükselen piyasaları ile gelişmekte olan ekonomilerinde büyük ölçüde küresel enerji ve gıda fiyatlarındaki düşüşlerin etkisiyle beklenenden daha hızlı gerilediği belirtilen raporda, bölgedeki ortalama yıllık enflasyonun 2023 yılı başındaki yüzde 15 seviyesinden şubat ayı itibarıyla yüzde 4,2’ye indiği kaydedildi. Raporda, ancak 2022’deki yaşam maliyeti krizinin geçen yıl reel gelirlerdeki artışa rağmen haneleri etkilemeye devam ettiğine işaret edildi.

RAPORDA TÜRKİYE TAHMİNİ

Türkiye ekonomisine ilişin değerlendirmelerin de yer aldığı raporda, ülke ekonomisinin bu yıl 3 ve gelecek yıl yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği belirtildi. Dünya Bankası, ocaktaki tahminlerinde Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,1 ve gelecek yıl yüzde 3,9 büyüyeceğini tahmin etmişti. Raporda, makroekonomik konsolidasyon çabalarının yurt içi talebi kısıtlamasının beklendiği aktarıldı.

“ENFLASYON MAYISTA ZİRVE YAPACAK”

Bankanın raporunda, “Sıkı para politikasının etkisiyle enflasyonun mayısta zirve yaptıktan sonra kademeli olarak gerilemesi beklenirken, net ihracatın artan katkısıyla 2024 yılından itibaren cari dengenin iyileşmesi öngörülüyor.” değerlendirmesinde bulunuldu. Görünümün mevcut politika duruşunun devamına bağlı olduğu belirtilen raporda, görünüme yönelik risklerin dengeli olduğu kaydedildi. Raporda, yeni ekonomik yönetiminin artan itibarının daha fazla yatırım girişiyle sonuçlanabileceği, bunun da para biriminin istikrar kazanmasına ve ekonomik düzenlemenin hızlandırılmasına yardımcı olabileceği ifade edildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dunya-bankasindan-turkiye-icin-enflasyon-tahmini/feed/ 0
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Türkiye’deki İfade Özgürlüğü ve Yargı Bağımsızlığı Endişelerini Raporladı https://www.haber28.com.tr/avrupa-konseyi-insan-haklari-komiseri-turkiyedeki-ifade-ozgurlugu-ve-yargi-bagimsizligi-endiselerini-raporladi/ https://www.haber28.com.tr/avrupa-konseyi-insan-haklari-komiseri-turkiyedeki-ifade-ozgurlugu-ve-yargi-bagimsizligi-endiselerini-raporladi/#respond Wed, 03 Apr 2024 23:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12875 Avrupa Konseyi’nin İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatovic, Türkiye’de insan hakları, ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konularındaki gözlemlerini kayda geçirdiğini raporunu bugün yayımladı. 14 sayfalık raporda, Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğünün endişe verici düzeyde gerilediği, medyanın yüzde 90’ının hükümet kontrolünde olmasının demokratik tartışma ortamını engellediği belirtildi.

Raporda, Türkiye’de insan hakları savunucuları, kadın hakları ve LGBT savunucularının giderek artan baskıyla karşılaştığını kaydedildi. Ayrıca Türk hükümeti ve mahkemelerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını uygulamamasının anayasal düzeni zayıflattığı uyarısı yapıldı.

Raporu yazan Mijatovic, Türkiye’yi ziyaret talebinin Ankara tarafından kabul edilmediğini de kayda geçirdi.

Strasbourg merkezli Avrupa Konseyi’nin İnsan Hakları Komiseri Mijatovic, Türkiye’deki insan hakları durumuna ilişkin genel gözlemlerini “ifade ve basın özgürlüğü, insan hakları savunucuları ve sivil toplumun mevcut durumu ve Türk yargısının bağımsızlığı ve tarafsızlığı” başlıklarında raporlaştırdı.

Mijatovic, raporla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’de gazetecilerin, insan hakları savunucuları ve sivil toplumun giderek artan düşmanca bir ortamda görev yapmak durumunda kaldıklarını belirtirken, ülkedeki ifade özgürlüğünün tehlikede olduğunu vurguladı.

Raporda, Türk yetkililerinin ifade ve basın özgürlüğüne dönük negatif duruşları ve seçilmiş kişiliklere dönük meşru eleştirilere karşı tahammülsüzlük seviyesinin artmış olmasının ifade ve basın özgürlüğü konusundaki kaygıların daha derinleşmesine neden olduğunu kaydedildi. Bu olumsuz anlayışın gazetecilere ve insan hakları savunucularına karşı sistematik baskı ve yasal yolların kullanılmasıyla kendini göstermeye devam ettiği de raporda belirtildi.

İnsan Hakları Komiseri, Türkiye’de internet sansürünün giderek artmasından duyduğu kaygıyı da dile getirdi. Hükümetin Meclis’ten 2022’de geçirdiği İnternet Yasası ve Basın Yasası ile TCK’da yaptığı düzenlemelerle “yanlış ve yanıltıcı haber” yapmayı cezalandıracak unsurları gündeme getirdiğini ve böylece sosyal medyayı daha da kısıtlayıcı önlemler aldığını anımsatan Komiser, Aralık 2022 itibariyle 700 bin internet alan adı, 150 bin URL adresi ve 55 bin X mesajının bloke edildiğini kaydetti.

Komiser, ifade ve basın özgürlüğünün Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) aracılığıyla da kısıtlandığını raporunda kayda geçirdi, RTÜK’ün keyfi şekilde verdiği cezaların bir bölümünün eleştirel haberleri veren kurumları susturmak amaçlı olduğunu belirtti. Mayıs 2023 seçimleri sırasında eleştirel haber veren bazı kurumlara kesilen cezanın bu yönde atılan somut bir adım olduğu da, raporda vurgulandı.

‘Medyanın yüzde 90’ı hükümetin kontrolünde’

Komiserin raporunda, basın özgürlüğünün giderek gerilediğine işaret eden birçok raporda belirtildiği üzere Türkiye’de medyanın yüzde 90’ının hükümet kontrolünde olduğu, kalan muhalif medya organlarının giderek artan bir baskı altında olduğu kaydedildi.

Uluslararası Basın Enstitüsü’nün Türkiye’de basın özgürlüğünün gerilediğine ilişkin 2023 çalışmasında, gazetecilerin yaptıkları işten dolayı giderek artan şekilde taciz ve sindirme girişimine maruz kaldığının belirtildiğini kaydeden Mijatovic, Kürtçe yayın yapan medya çalışanlarının da yargısal baskı altında kaldığını belirtti.

Raporda, Avrupa Konseyi’nin Gazeteciler için Güvenlik Platformu’na göre 2023 yılında Türkiye’nin 52 tutuklama ile en çok gazeteci tutuklayan Avrupa ülkesi olduğu, Türkiye’yi 42 tutuklama ile Belarus’un ve 22 tutuklama ile Rusya’nın izlediği de kaydedildi.

‘İnsan hakları savuncularının durumu kötüleşti’

Raporda ayrıca, insan hakları savunucuları ve genel olarak sivil toplumun durumunun geçmişe oranla daha da kötüleştiği, 2016’da uygulamaya konulan olağanüstü halin 2018’de sona ermesine rağmen kısıtlayıcı önlemlerin uygulanmaya devam ettiği vurgulandı.

Osman Kavala’nın AİHM kararlarına rağmen serbest bırakılmamasının Türk yetkililerinin insan hakları savunucuları ve sivil topluma dönük düşmanca yaklaşımının göstergesi olduğunu belirten Komiser, iddianamede Kavala’nın Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ile iletişimde bulunmasının suç delilleri arasında gösterilmesinden duyduğu kaygıyı da dile getirdi.

Raporda, insan hakları savunucularının karşı karşıya kaldığı en akut sorunun kendilerine karşı açılan ceza sorgulamaları olduğu, sivil toplumun susturulmasında savcıların önemli rol oynadığı belirtildi.

Kolluk güçlerinin de insan hakları savunucularına karşı fiziksel şiddet de dahil olmak üzere taciz ve sindirme davranışı içinde olduğuna ilişkin iddiaların olduğunun anlatıldığı raporda, sadece 2022’de 1143 insan hakları savunucusunun 105 farklı dava nedeniyle yargıç önüne çıkmak durumunda kaldığı kaydedildi.

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin kadın ve LBGT haklarını zayıflattığını, bu alanda çalışan insan hakları savunucularının durumunu zorlaştırdığını belirten raporda, özellikle Mayıs 2023 seçimleri sürecinde kullanılan homofobik siyasi söylemin LGBT topluluklarının ulusal güvenlik tehdidi olarak algılanmasına neden olduğu anımsatıldı. Raporda, bu gruplara karşı giderek artan kötüleme, iftira ve damgalama girişimlerinin kaygıları artırdığını da kayda geçirildi.

‘Anayasal düzen zayıflıyor’

2020’de hazırladığı raporda, Türk hükümetine yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanması için çağrıda bulunduğunu, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda yapısal değişiklik yapılması gerektiğini belirttiğini anımsatan Komiser, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (AKPM) de 2023’te yargı bağımsızlığı açısından Türk yetkililere adım atmaları uyarısında bulunduğunu kaydetti.

Türk mahkemelerinin AYM içtihatlarını uygulamama konusundaki dirençlerinden kaygı duyduğu, Türkiye’de kamu yetkililerinin Yüksek Mahkeme’ye dönük sözlü saldırılarının sorunu daha da derinleştirdiğini belirten raporda, bu kararların uygulanmamasının kamusal ve anayasal düzeni zayıflattığı değerlendirmesi yer aldı.

Raporda, 2020 raporunda bahsedilen gözlemler ve çağrıların bugün de geçerliliğini koruduğu saptaması yapılırken, şu görüşlere de yer verildi:

“Sonuç olarak, anlamlı bir değişim yaratmak için Türk yetkililerin sivil toplumla yapıcı bir şekilde etkileşime geçmesi; kısıtlayıcı yasaları gözden geçirip revize etmeleri; ifade özgürlüğünü kullandığı için hapsedilen insan hakları savunucuları, gazeteciler, aktivistler ve diğer kişileri serbest bırakmaları; Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına saygı gösterip uygulamaları ve yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını sağlamaları esastır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/avrupa-konseyi-insan-haklari-komiseri-turkiyedeki-ifade-ozgurlugu-ve-yargi-bagimsizligi-endiselerini-raporladi/feed/ 0
Erzincan’daki altın madeni sahasında toprak kayması yaşandı https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-altin-madeni-sahasinda-toprak-kaymasi-yasandi/ https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-altin-madeni-sahasinda-toprak-kaymasi-yasandi/#respond Thu, 22 Feb 2024 22:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6721 İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü akademisyenlerince, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni sahasındaki toprak kaymasıyla ilgili hazırlanan ön inceleme raporunda, yaklaşık 112 metrelik yığın yüksekliğine sahip alanda 20 milyon 160 bin metreküplük bir kütlenin kaydığının değerlendirildiği belirtildi.

Üniversite tarafından paylaşılan raporda, Erzincan’daki altın madeni ocağında yaşanan durum incelendiğinde, olayın yığın liçi yapılan bölgedeki şevin (eğimli yüzey) kaymasıyla gerçekleştiğinin anlaşıldığı belirtilerek, “İliç’teki yığın liçi sahası, 2021 yılı Google Earth uydu bilgilerine göre, her biri 8 metre yüksekliğe sahip 31 basamaktan oluşmakta olup, genel şev eğimi 2,5Y: 1D şeklindedir. Sahada yığın liçi için oluşturulmuş olan şevin, şev kaymasına sebep olan kısmının ise yine aynı verilere göre 8 metre yüksekliğindeki 14 basamaktan oluştuğu anlaşılmaktadır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

???????Raporda, şunlar kaydedildi:

“2021 yılı uydu görüntüleri dikkate alınarak yapılan ilk incelemelere göre, ocak içerisinde 14 adet basamaktan oluşan bir liç yığınının olduğu ve basamak yüksekliğinin 8 metre olduğu düşünüldüğünde, yaklaşık 112 metrelik bir yığın yüksekliğine ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Bu da akmanın gerçekleştiği alanda çıkarılan ve liç işlemine tabi tutulan malzemenin yaklaşık 177 bin metrekarelik bir alanı etkilediği ve yaklaşık 20 milyon 160 bin metreküp hacimlik bir kütlenin kayarak ve akarak yaşanan sorunun meydana geldiğini göstermektedir. Kayma ve akma yaşanan bölge, yakında bulunan Fırat Nehri ve üzerinde bulunan HES barajına yakın olup, kayma sonrası akma da bu yöne doğru gerçekleşmiştir. Sahanın bulunduğu bölgede irili ufaklı fayların olduğu da anlaşılmaktadır.”

Bir mühendislik girişimi sonucu insan eliyle oluşturulan herhangi bir pasa (madenlerin arasında çıkan taş, toprak vb. yabancı nesneler) atık sahası, döküm sahası veya yığın liçi sahalarında oluşacak şev yenilmelerinin nedensiz ve habersiz olarak gelmeyeceğinin bilindiği aktarılan raporda, üstelik bu yığma materyaller kohezyonsuz, gevşek ve suya doymuş zayıf yapıda ise bu şev kütlesinin yenilme mekanizması, zaman deformasyon ilişkisi, topoğrafik değişmeler, şev geometrisi, yağış miktarları gibi birincil faktörlerin birlikte sorgulanarak önemle ve dikkatle izlenip değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Raporda, “Olası bir sabit hızlı deformasyon başlangıcında, zaman geçirmeksizin oluşan çekme çatlaklarının kapatılarak su girişinin önlenmesi, yüzey drenajı için kanalların oluşturulması, genel şev açısına uygun basamaklar oluşturulması, yığın şevlerinin üzerinde ve etrafında tepecik ve çukurların oluşumlarının engellenmesi gibi önlemler, bu tür riskli yığın ve atık şevlerinde ivedilikle alınması gereken önlemlerdir.” ifadelerine yer verildi.

Bütün kritik güvenlik katsayısı sınırlarında çalışılan işlerde olduğu gibi madencilik çalışmalarında da sürekli gözlem ve denetim ölçümlerinin yapılmasının zorunluluk olduğu belirtilen raporda, bu büyüklükteki bir yığının stabil olarak kalabilmesi için de maden mühendisliği disiplinine sıkı sıkıya bağlı kalınmasının, çevre koşullarının da dikkate alınarak konunun uzmanı kişilerce düzenli olarak takip edilmesinin önemi vurgulandı.

Raporda, bahsi geçen sahada, kazı yöntemleri ile üretilen malzemenin kırma eleme tesisinde boyutlandırılarak yığın haline getirildiği ve içerisindeki altın cevherini elde etmek amacıyla siyanür kullanılarak yığın liçi işlemi ile altın kazanımı gerçekleştirildiği aktarıldı.

Liç işleminin, “çözücü özelliği olan sıvı kimyasalların kullanılarak kıymetli metallerin kazanıldığı hidrometalurjik bir işlem” olarak tanımlandığı raporda, bu işlemin cevher hazırlama disiplininde yer alan boyut küçültme süreçleri sonrasında artırılan malzeme yüzeyinin kıymetli minerali kazanmak için bir çözücüyle muamele ettirilmesi prensibine dayandırıldığı kaydedildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-altin-madeni-sahasinda-toprak-kaymasi-yasandi/feed/ 0
Erzincan’da maden sahasında meydana gelen toprak kaymasıyla ilgili ön rapor hazırlandı https://www.haber28.com.tr/erzincanda-maden-sahasinda-meydana-gelen-toprak-kaymasiyla-ilgili-on-rapor-hazirlandi/ https://www.haber28.com.tr/erzincanda-maden-sahasinda-meydana-gelen-toprak-kaymasiyla-ilgili-on-rapor-hazirlandi/#respond Wed, 21 Feb 2024 05:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6508 Erzincan’ın İliç ilçesinde toprak kaymasının meydana geldiği maden sahasında inceleme yapan bilirkişi heyeti, ön raporunu hazırladı.

Aralarında A ve C sınıfı iş güvenliği uzmanı, çevre, jeoloji, inşaat ve ziraat mühendislerinin bulunduğu heyetin hazırladığı 27 sayfalık ön raporda, olayın iş kazası olarak nitelendirildiği, asıl işveren şirketin 4 farklı alt işveren firmayla çalıştığının tespit edildiği bilgisine yer verildi.

Raporda, aralarında operasyon direktörü vekili, proses oksit müdürü, oksit operasyon başmühendisi, oksit operasyon mühendisi, borulama şefinin yer aldığı 5 kişi asli kusurlu bulundu. Asıl işveren şirketin genel müdür yardımcısı ile alt işveren şirketlerde çalışan vardiya mühendisi, saha formeni, mühendis, formen, 4 şirket müdürünün yanı sıra 2 saha şefi de tali kusurlu olarak tespit edildi.

Asıl işveren şirketin genel müdür yardımcısının alt işveren şirketleri yeterince denetime ve gözetime tabi tutmadığı tespitine yer verilen raporda, bu yöneticinin tali kusurlu olduğu belirtildi.

Raporda, operasyon direktörü vekilinin ehil yetkili biri olarak şantiyede ortaya çıkması muhtemel tehlikeli durumların belirlenerek risklere dönüşmesine yol açan faktörleri analiz ettirmediği, çalışanlarını risklerden korumak için gerekli tedbirleri aldırmadığı, iş yerinde çalışanların sağlıklarının olumsuz yönde etkilenmemesi hususunda gerekli gözetim ve denetim mekanizması kurdurmadığı, kurdurduysa da bunu uygulatmadığı, yetkili biri olarak sabah yığın liçinde oluşan çatlakların şantiyede olumsuzluklara yol açabileceği konusunda tedbirsiz davranış sergilediğinin tespit edildiği belirtilerek, meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı kaydedildi.

Proses oksit müdürünün yığın liçinde meydana gelen açıklık ve çatlaklıkların kısa zamanda olmaması hususu değerlendirildiğinde, iş yerinde yetkili biri olarak yığın liçinde gün içinde tespit edilen çatlakların artmasıyla büyük risk oluşturacağını bilmesine rağmen liç yığını altında bulunan yolun kapatılması talimatını vermediği (eğer verilmiş olsaydı yığın liçi altında çalışan olmayacaktı) ve bu konuda tedbirsiz davranış sergilediği, dolayısıyla oluşan çatlakları ehil biri olarak çok büyük risk oluşturacağını bilmesine rağmen bunları göz ardı ettiği ve tehlikeli davranış sergilediğinin belirlendiği kaydedilen raporda, söz konusu kişinin olayda asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı aktarıldı.

“Çalışanların can güvenliklerinin tehlikeye atıldığı tespit edilmiştir”

Raporda, oksit operasyon başmühendisinin de yığın liçinde meydana gelen çatlaklar konusunda iş güvenliği uzmanı tarafından defalarca uyarılmasına rağmen solüsyon verdiği ve yığın liçinde hareketi hızlandırdığı, çatlakların belli aralıklara gelmesini gördüğü halde bunu hiçe saydığı, bu riskli durumu bilmesine rağmen alanın boşaltılması konusunu göz ardı ederek çalışanların can güvenliklerini tehlikeye attığının tespit edildiği vurgulanarak, kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirildi.

Raporda, oksit operasyon mühendisi ile ilgili de üretim mühendisi olarak yığın yapılan serbest malzemenin çimento şerbetinin birbirine yeterince aderans sağlayıp sağlamadığının kontrolünü göz ardı ettiği, eğer göz ardı edilmeseydi derin çatlakların oluşmayacağı kaydedildi.

Mühendisin malzeme depolama esnasında şev açısı, şev durabilitesi ve benzeri parametreleri göz ardı ettiği, meydana gelen çatlaklar hususunda gerekli uyarılar yapılmasına rağmen bunları dikkate almadığı, üretim mühendisi olarak yığınlarda çatlaklar oluşmaması veya akmaması için sahada imalat aşamasında yeterli planlamanın eksik olduğu ve bu çatlakların akmalara yol açacağını ehil biri olarak bilmesine rağmen bu işlere devam ettiği ve alanı güvenli hale getirmediğinin tespit edildiği belirtilen raporda, kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı vurgulandı.

Raporda, borulama şefinin iş tecrübesi dikkate alındığında, meydana gelen çatlakların normal olmadığını bilmesi gerekmesine rağmen solüsyona devam ettiği ve devam eden solüsyonun malzemenin hareketini hızlandırdığı, bu nedenle de kazada borulama şefinin de asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtildi.

Alt işveren şirketlerin vardiya mühendisi, saha formeni, mühendisi, müdürleri ile saha şeflerinin çalışma ortam ve gözetimi yapmadıkları ifade edilen raporda, riskli durumları göz ardı ederek işçilerin can güvenliklerini hiçe saydıkları, meydana gelen kazada tali kusurlu oldukları görüşüne yer verildi.

Raporda ayrıca, Hibliç bölge sorumlusu iş güvenliği uzmanının, yığın liçinde meydana gelen çatlaklarla ilgili üretim mühendislerini uyardığı, sorumluluklarını yerine getirdiği, risk analizi yaparak işverene önerilerde bulunduğuna değinilerek, kazada bir kusurunun olmadığı kanaatine ulaşıldı.

Raporda, olaydan bir gün önce işe başlayan maden mühendisinin kusuru olmadığı belirtildi. Ayrıca raporda, jeoteknik mühendisiyle ilgili de “tahkikat dosyası tamamlandığında gerekli incelemeler yapılarak kusur durumunun değerlendirileceğine” ilişkin ifadeler yer aldı.

İliç’e bağlı Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede 13 Şubat’ta meydana gelen toprak kayması sonucu kaybolan 9 işçinin bulunması için çalışma başlatılmıştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincanda-maden-sahasinda-meydana-gelen-toprak-kaymasiyla-ilgili-on-rapor-hazirlandi/feed/ 0
Dalyan’da Sazlık Kaybı ve Çevre Tehdit Altında https://www.haber28.com.tr/dalyanda-sazlik-kaybi-ve-cevre-tehdit-altinda/ https://www.haber28.com.tr/dalyanda-sazlik-kaybi-ve-cevre-tehdit-altinda/#respond Sat, 27 Jan 2024 08:24:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3711

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanlığı ile Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) iş birliğinde yürütülen ‘Deniz Kaplumbağaları Koruma ve İzleme’ projesinin sonuç raporu tamamlandı. Raporda, Dalyan kumsalının gerisindeki lagünden başlayarak, ‘Yenidünya’ olarak anılan bölgede sazlık kaybının 40 yılda 32 hektar olduğu belirtildi.

Muğla’nın Ortaca ilçesinde faaliyet gösteren DEKAMER ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi’ndeki sazlıkların dağılımı, İztuzu Plajı’nı oluşturan kıyı okunun zamansal değişimi, tuzlu ve tatlı su kütlelerinin etkileşim gösterdiği geçiş bölgelerinin tespit edilmesi, Dalyan Deltası-Köyceğiz Gölü ekosisteminin tehdit altında olmasının nedenleri, Dalyan kanallarındaki bozulmaların araştırılması ve Dalyan Deltası’nın sağlıklı görünümüne kavuşması için ‘Deniz Kaplumbağaları Koruma ve İzleme Projesi’ başlatıldı. 1 yıl süren çalışmaların ardından tamamlanan projenin sonuç raporu açıklandı.

BÖLGEDE İNŞAAT UYARISI

Fotoğraflarla desteklenen 50 sayfalık raporda, Köyceğiz- Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yapılacak inşaatın sistemin geri dönüşümsüz bozulmasına yol açılabileceği, bölgedeki değişimin yıllara yayıldığı, uygulanacak rejeneratif yöntemlerin etkilerinin uzun yıllarda alınabileceği, uygulamaların etkilerinin her yıl düzenli izlenmesi, müdahalelerin yol açabileceği beklenmeyen olumsuz etkilerin erken tespiti açısından önemli olduğu yer aldı.

SAZLIKLAR İÇİN ÖRNEK ALAN OLUŞTURULMALI

Dalyan kumsalının gerisindeki lagünden başlayarak yenidünya olarak anılan bölgede sazlık kaybının 40 yılda 32 hektar olduğu, sazlıkların azalması noktalarında sabit örnekleme alanları oluşturularak izlenmesi gerektiği belirtildi. Raporda, saz boyu ve sağlığının tatlı su etkisinin yüksek olan alanlarda iyi seviyede olduğu bildirildi.

İNSAN GİRİŞİ ENGELLENMELİ

İztuzu Plajı’nın batısında yer alan Köyceğiz Gölü ile deniz arasındaki su akışını sağlayan gideğendeki genişlemenin hem CORINE (Coordination of Information on the Environment – Çevresel Bilginin Koordinasyonu) verilerinde, hem de Google Earth uydu görüntülerinde tespit edildiği raporda vurgulandı. Bu durumun önüne geçilmesi için kalıcı olmayan kum tutucu bariyer uygulamasının yapılması gerektiği, bu alana insan girişinin engellenmesi ve vejetasyonun hızlıca yayılması, aynı zamanda kum tutum hızının artırılması gerektiği anlatıldı.

ÖNEMLİ KUMUL ALAN TEHDİT ALTINDA

Raporda, tuzluluğun değişmesi, sazlık köklerinin tuzdan daha fazla etkilenmesine ve tolerans sınırlarının aşılmasına yol açarak vejetasyonun yok olmasına sebep olduğunun düşünüldüğüne dikkat çekildi. Tuzluluğun değişmesinin Köyceğiz Gölü yönlü akıntının debisini değiştirdiği, Dalyan kumsalı boğaz ağzında kumul hareketlerini olumsuz etkilediği ve kıyı erozyonuna yol açtığı da ifade edildi. Bu durumun deniz kaplumbağaları için kritik öneme sahip olan önemli bir kumul alanın tehdit altına girmesine neden olduğu kaydedildi..

TEKNELERİN HAREKETLİĞİ İNCELENMELİ

Teknelerin göl alanında yarattığı hareketliliğin göl ekosistemi açısından incelenmesinin önem arz ettiğinin de altı çizilen raporda ayrıca, konut sayısında meydana gelen artışla birlikte artan şebeke suyu ihtiyacı ve atık yükünün, alanların yakın çevresindeki su varlığının kullanımına ve çeşitli kirlenmelere sebep olacağı, deniz kaplumbağası yuva yoğunluğunun çok fazla olduğu boğaz ağzı bölgesinde artan erozyon nedeniyle kumsalın büyük ölçüde değişime uğramaya başladığına da yer verildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dalyanda-sazlik-kaybi-ve-cevre-tehdit-altinda/feed/ 0